07.06.2024 Views

Hotel Restaurant Haziran 2024

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

0216 592 42 70 - 71 -72<br />

info@callipastacilik.com.tr


SPEED-X, kendi kendini yıkayan<br />

ilk kombi hızlı fırın: mükemmel<br />

kombinasyon kalite ve hız.<br />

unox.com<br />

+90 530 176 62 03


Kombi<br />

Modu<br />

HYPER.Speed<br />

Modu<br />

Taviz vermek zorunda<br />

kalmamak için üretildi.<br />

Kusursuz pişirmeyi garanti etmek için<br />

Konveksiyon ve buhar bir araya geliyor.<br />

Türünün<br />

ilk örneği.<br />

Pişirme ve mikrodalgaları bir araya getiren<br />

devrim niteliğindeki teknoloji.<br />

250<br />

makaron<br />

makarna<br />

12 dakika içinde<br />

1.5 kg<br />

bütün<br />

patates<br />

420 saniyede<br />

7.5<br />

kilo sandviç<br />

patates<br />

20 dakika içinde<br />

6 adet fileto<br />

somon ile<br />

sebzeler<br />

150 dakika içinde<br />

15 bölünmüş<br />

korniş tavuk<br />

parçaları<br />

35 dakika içinde<br />

6 adet tavuk<br />

şnitzel ile<br />

mantarlar<br />

180 dakika içinde


Turizmde çifte bayram<br />

hotelrestaurantmagazine<br />

@Hitechdergisi<br />

hotelrestaurantmagazine<br />

Mayıs ayı, turizm ve gastronomi sektörleri cephesinde<br />

oldukça yoğun geçti. Bu hareketlilikte elbette Kurban<br />

Bayramı hazırlıklarının yanı sıra okulların 14 <strong>Haziran</strong>’da<br />

yaz tatiline girecek olmasının da etkisi büyüktü…<br />

İşte o yoğun tempolu aydan dergimiz sayfalarımıza<br />

yansıyan ana başlıklarımız:<br />

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri<br />

Derneği (TURYİD) tarafından bu yıl dördüncüsü<br />

düzenlenen Global GastroEkonomi Zirvesi, bir kez daha<br />

Türkiye ve dünya gastronomisine ışık tutan<br />

oturumlarıyla sektör tarafından ilgiyle takip edildi.<br />

Gastronomi Turizm Derneği ve Turkuvaz Medya Grubu<br />

iş birliğinde Türk ve dünya gastronomisinin önemli<br />

temsilcilerinin ağırlandığı Gastroshow’da bir çağrıda<br />

bulunularak, “UNESCO, gastronomiyi sanat olarak<br />

tanımalı” mesajı verildi.<br />

Müzikte düetin tadı bir başkadır. Lezzetin düetine<br />

tanıklık etmek ise apayrı bir deneyim... Üstelik mutfağın<br />

iki imza ismi ayrıcalığıyla! Biri Tolga Atalay, Türkiye’nin<br />

önde gelen danışman şeflerinden. Bir diğeri, Elexus <strong>Hotel</strong><br />

Resort & Spa’nın Executive Şefi, Veli Bayraktar…<br />

“Ülkelerin sınırları vardır ama kültürlerin ve lezzetlerin<br />

sınırları yoktur” dediler. "Şeflerin Düeti" programı<br />

dahilinde Kıbrıs'ın modern yerel tatlarıyla müthiş lezzetli<br />

bir düete imza attılar…<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali’nin ilki 24-26<br />

Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. 9 ülke, 35 aşçılık<br />

lisesi ve 19 üniversitenin yanı sıra Türkiye'den ve yurt<br />

dışından çok sayıda şef ve birlik temsilcisinin katıldığı<br />

etkinliğe vatandaşların ilgisi de yoğundu. Festival<br />

karnesi, Türkiye ve dünyadan katkı sağlayan mutfak<br />

profesyonellerinin değerlendirmeleriyle sizlerle!<br />

Etkinlik sektörüyle tanışıklığı, nikah şekeri siparişleriyle<br />

başlıyor ilk. Derken ‘iyi niyetle çıktığı’ bu yolda girişimci<br />

ruhunu kurucu ortaklıklarını da üstlendiği TCA MICE,<br />

Tülay’ca Organizasyon ve Medicamap markalarıyla<br />

adeta bir başarı hikayesine dönüştüren Tülay Akın<br />

Ergincan, tam bir STK sever de! YEPUD Başkanlığı ile<br />

birlikte Skal International Ankara Kulübü, TOBB Kreatif<br />

Endüstriler Meclisi, Emel Uslu Atik, Eğitim, Uygulama<br />

ve Araştırma Vakfı, Ankara Genç İş İnsanları Derneği,<br />

Başkent Lions Kulübü, Kadın İşveren ve Sanayiciler<br />

Derneği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği ve LÖSEV’de<br />

de aktif görev alan Ergincan ile turizm-etkinlik sektörüne<br />

girişini, YEPUD çatısı altındaki projelerini ve kariyer<br />

hedeflerini konuştuk.<br />

Aslen Çorum'un Kargı ilçesinin Saracık köyünden. 7<br />

çocuklu çiftçi bir ailenin üçüncü ferdi. UNESCO'nun<br />

Dünya Kültür Mirası listesine eklediği, Hititlerin başkenti<br />

Hattuşaş ve Alacahöyük’e ev sahipliği yapan Anadolu<br />

şehrinin beş yıldızlı mutfaklara kazandırdığı bir<br />

profesyonel, Şaban Gülmez. Yaklaşık 100'e yakın yemek<br />

çeşidine yurtluk yapan ünlü Çorum mutfağının binlerce<br />

yıllık geçmişiyle kurulu sofralarında büyüyüp, ilk damak<br />

tadına da bu kültürel zenginlik ile erişme şansına vakıf<br />

bir mutfak ustası olan Oligark İstanbul’un Executive Şefi<br />

Şaban Gülmez, mutfak hikayesiyle bu sayımızda.<br />

2021 yılından bu yana İstinyePark ve Watergarden<br />

AVM’deki mekânların da aralarında bulunduğu Together<br />

Food Hall çatısı altındaki 13 restoran markasıyla birlikte<br />

Beyoğlu Zarifi ve Zarifi- Pera Meyhane’nin de genel<br />

müdürlüğünü yürüten Together Group Genel Müdürü<br />

Bülent Ödev ile İstanbul’un eğlence turizmi potansiyelini<br />

ve grubun yeni dönem yatırım rotasını konuştuk. Sektöre<br />

yön ve ilham vereceğini umuyorum.<br />

Tarihi Yarımada’nın enfes manzarasında yakın bir<br />

zamanda hizmete giren Roof Mezzepotamia’dan sokak<br />

lezzetlerinin yepyeni durağı Marmo Burger & Drink’e,<br />

Alaçatı’nın tropik bahçesiyle baş döndüren mekanı<br />

Isla’dan Lazzoni <strong>Hotel</strong>’in teras katında kapılarını açan<br />

Jin Terrace’a Türkiye’nin en yeni mekan seçkilerini de bu<br />

sayımızda bulabilirsiniz.<br />

Keyifli okumalar dilerim.<br />

K<br />

GENEL MÜDÜR<br />

(Sorumlu)<br />

REKLAM SATIŞ PAZARLAMA<br />

REKLAM KOORDİNATÖRÜ<br />

Emir Ömer ÖCAL<br />

emir.ocal@img.com.tr<br />

0212 454 22 22<br />

TEKNIK MÜDÜR<br />

BILGI İŞLEM<br />

TOLGA ÇAKMAKLI<br />

tolga.cakmakli@img.com.tr<br />

TAYFUN AYDIN<br />

tayfun.aydin@img.com.tr<br />

İMG WEB TEAM MAIL<br />

web@img.com.tr<br />

Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ<br />

Doç. Dr. MURAT DOĞDUBAY<br />

GÜRKAN BOZTEPE<br />

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı<br />

TEZER ÖNER<br />

Agon Danışmanlık / Gayrimenkul ve<br />

İşletme Yatırım Danışmanı<br />

HÜSEYİN KURT<br />

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği<br />

Başkanı<br />

AYDIN DEMIR<br />

Yeditepe Üniversitesi Gastronmi Mutfak<br />

Sanatları Chef Ögretim Görevlisi/<br />

The Maestro <strong>Hotel</strong> Executive Chef<br />

website<br />

www.hotelrestaurantmagazine.com<br />

e-mail<br />

info@img.com.tr<br />

CTP - BASKI<br />

İRTİBAT BÜROLARIMIZ<br />

ADRES<br />

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL<br />

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94<br />

www.ihlasmatbaacilik.com<br />

BURSA +90.224 211 44 50-51<br />

KONYA +90.332 238 10 71<br />

İSTMAG<br />

Magazin Gazetecilik Yayıncılık<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.<br />

İHLAS MEDIA CENTER<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi<br />

No: 11 Medya Blok Kat: 1<br />

34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey<br />

Tel: 0212 454 22 22<br />

Faks: 0212 454 22 93<br />

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın hakları<br />

İSTMAG Magazin Gazetecilik Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır. ISSN:1305-1792


Bu sayımızda<br />

antre<br />

10 Sektörden kısa haberler<br />

gündem<br />

18 CVK Park Bosphorus, yaza<br />

merhaba dedi<br />

20 Mastercard, Turizm Trendleri<br />

Raporu’nu açıkladı<br />

22 İşte lüks seyahat pazarının 2028<br />

hedefi<br />

36<br />

24 Öner: Deniz, güneş ve Bobby<br />

26 ISTTA’ya yeni Başkan<br />

28 Polatoğlu: 40 milyon turist başka<br />

ülkelere mi gitsin?<br />

30 <strong>2024</strong> Mavi Bayrak Ödülleri açıklandı<br />

32 Turizm ve seyahat sektöründe dev<br />

iş birliği<br />

36 Prontotour, kraliçelerin gemisini<br />

acentelere tanıttı<br />

62 52<br />

38 Uluslararası düğün turizmi<br />

profesyonelleri buluştu<br />

40 YEPUD B2B etkinliği gerçekleşti<br />

42 Bacaksız, Letonya Gaziantep Fahri<br />

Konsolosu olarak atandı<br />

44 Polatoğlu: 40 milyon turist başka<br />

ülkelere mi gitsin?<br />

45 Tatilsepeti 20. yaşını görkemli bir<br />

geceyle kutladı<br />

46 Radisson Otel Grubu, 2030 hedefini<br />

açıkladı<br />

60


96 Gastroshow, gastronomi<br />

dünyasının önemli<br />

temsilcilerini ağırladı<br />

gastro aktüel<br />

98 Gastronomi sektöründen<br />

haberler<br />

fuar<br />

yeni yatırımlar<br />

48 Abu Dabi’deki ilk La Quinta by<br />

Wyndham oteli olacak<br />

50 DoubleTree by Hilton Malta<br />

açıldı<br />

52 Kırklareli'nde önce bağcılığa<br />

sonra konaklamaya yatırım<br />

yaptılar<br />

54 Dedeman, Managed by<br />

Dedeman markasıyla<br />

Bodrum’da<br />

56 Ramada by Wyndham Fethiye<br />

Ölüdeniz açıldı<br />

58 Hilton Akdeniz’de 10 tatil köyü<br />

açacak<br />

60 Dedeman, Antalya’ya geri<br />

döndü<br />

iş’te kadın<br />

62 Tam bir STK sever: Tülay Akın<br />

Ergincan<br />

marka<br />

68 Seramiksan Usta Eğitim<br />

seminerlerine devam ediyor<br />

70 80<br />

şefin gözünden<br />

70 Boğaz'ın lezzet oligarkı:<br />

Şaban Gülmez<br />

gastro güncel<br />

76 Ödev: İstanbul’da eğlence<br />

turizminin can suyu,<br />

Beyoğludur<br />

78 Doğan: Lezzetin gizemi<br />

80 Tutak: Her tarif için 8 bin<br />

deneme yapıyoruz<br />

82 Tartıcı: Gelecek için bugün<br />

bilinçli tüketelim<br />

gastro etkinlik<br />

84 4. Global GastroEkonomi<br />

Zirvesi gerçekleşti<br />

86 Matbah’tan “Ege Lezzetleri”<br />

menüsü<br />

88 Sınırların ötesinde lezzet düeti<br />

90 1.Uluslararası Gastro Bodrum<br />

Festivali düzenlendi<br />

92 Mutfak profesyonelleri Gastro<br />

Bodrum’u değerlendirdi<br />

100 Host Fair 2025 hazırlıkları<br />

tam gaz<br />

101 IBAKTECH, 4 milyar euro<br />

hedefini aştı<br />

yeni mekan<br />

102 Roof Mezzepotamia açıldı<br />

104 Özel davetlerin nefes kesen<br />

mekanı: Jin Terrace<br />

105 Sokak lezzetlerine yepyeni<br />

durak: Marmo Burger &<br />

Drink<br />

106 Tropik bahçesiyle baş<br />

döndüren mekan: Isla<br />

HoReCa teknoloji &<br />

sistemleri<br />

108 Chippin, Joyalty ürününü<br />

tanıtt<br />

110 Rezervem, <strong>2024</strong> için yüzde<br />

300 büyüme hedefi koydu<br />

111 HoReCa teknoloji ve<br />

sistemleri<br />

112 Turizmde yapay zeka<br />

trendlerinin belirleyicisi<br />

olacak<br />

www.hotelrestaurantmagazine.com


ESTE HORECA<br />

Otel Restoran Ekipmanları<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

<br />

www.tedariksitesi.com


10<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

Özbekistan’da<br />

HolidayCheck<br />

misafirlerinden tam not<br />

Gloria Serenity Resort 5.8/6.0, Gloria Verde Resort 5.8/6.0 ve<br />

Gloria Golf Resort 5.6/6.0 puan ile misafirlerine sunduğu eşsiz tatil<br />

deneyimini muhteşem bir ödülle taçlandırdı. Ödül alan oteller,<br />

bulundukları bölgede en iyi puanı alan, yüzde 90 ve üzeri tavsiye<br />

oranına sahip, 50 ve üzeri yorum alan ve HolidayCheck'in belirlediği<br />

kriterleri ihlal etmeyen tesisler arasından seçildi. Denizin eşsiz<br />

mavisinin yemyeşil bitki örtüsü ile buluştuğu Akdeniz’in doğal<br />

güzelliğinde, misafirlerine unutulmaz bir tatil deneyimi sunan<br />

Gloria <strong>Hotel</strong>s & Resorts, ayrıcalıklı konaklama hizmetinin yanı sıra,<br />

muhteşem konserler, eşsiz lezzetler, profesyonel SPA deneyimi<br />

ve çocuklara özel aktiviteler ile tatili sevdiklerinizle yaşayacağınız<br />

unutulmaz anılara dönüştürüyor. Gloria <strong>Hotel</strong>s & Resorts, göz<br />

alabildiğince uzanan mavi bayraklı plajı ve doğa ile iç içe benzersiz<br />

konumu ile Akdeniz’in muhteşem havasında eşsiz bir tatil deneyimi<br />

yaşatıyor.<br />

Bentour Reisen’a<br />

yeni CIO<br />

Türkiye spesiyalisti Bentour<br />

Reisen, Christian Griese'nin<br />

yeni Bilgi İşlem Müdürü (CIO)<br />

olarak atandığını duyurdu.<br />

Yeni görevlendirme ile bilgi<br />

teknolojisini, tüm karar<br />

süreçlerine ve iş akışına sıkı<br />

bir şekilde entegre etmeyi ve<br />

bütünleştirmeyi hedefleyen<br />

şirket, iş süreçlerinin optimize edilmesinde ve verimliliğin<br />

arttırılmasında bilgi teknolojilerinin önemine vurgu yapıyor.<br />

2022 yılının nisan ayından bu yana Bentour ekibinin bir<br />

parçası olan Christian Griese’nin bu süre zarfında şirketin IT<br />

ekibini sürekli genişlettiği ve birçok iş sürecini otomasyonla<br />

optimize ettiği kaydedilen açıklamada “Griese'nin<br />

liderliğinde başarılı bir bulut geçişi gerçekleştirildi ve<br />

myBentour uygulaması gibi yenilikçi teknik çözümlerle<br />

müşteri hizmetleri daha da iyileştirildi.” denildi. Griese, yeni<br />

görevinde Bentour Reisen'deki dijital dönüşümü ilerletmeye<br />

devam edecek. Özellikle şirket içinde yapay zekayı<br />

genişletmeye odaklanacak. Bu önlemler, şirketin “Bentour<br />

macht glücklich” sloganı doğrultusunda satış ortakları ve<br />

misafirleri için hizmeti daha da iyileştirmeyi amaçlıyor.<br />

Turna.com yeni marka<br />

kimliğini tanıttı<br />

Kredi kartına puan<br />

aktarma, koşulsuz bilet<br />

iptali, akıllı uçuş gibi<br />

yenilikçi teknoloji ve<br />

hizmetleriyle seyahat<br />

ekosisteminde kullanıcıları<br />

önceliklendiren çözümler<br />

sunan Turna.com,<br />

Manivela Ventures’a<br />

hisse satışının ardından,<br />

değişimin ilk adımını<br />

attı. Kurumsal kimliğini<br />

yenileyerek büyük bir reklam kampanyasıyla yeni sezona giriş yapan 10<br />

yıllık seyahat platformu, böylece daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş en<br />

iyi seyahat deneyimini sunmayı hedefliyor. Yeni kurumsal kimliklerinin<br />

ve vizyonlarının, platformlarının dinamizmini, yenilikçiliğini ve kullanıcı<br />

deneyimi odaklı yaklaşımını simgelediğini belirten Turna.com Genel<br />

Müdürü Dr. Kadir Kırmızı, şu açıklamada bulundu: “Marka kimliğimizi<br />

ve vizyonumuzu yenileyerek sektördeki gücümüze güç katacak oldukça<br />

heyecanlı bir döneme başladık. Manivela Ventures'ın pazarlama<br />

gücüyle birlikte hedeflerimize en kısa sürede ulaşıp büyük başarılara<br />

imza atacağız. Önce Türkiye'de, sonra globalde en iyi seyahat<br />

deneyimini kullanıcılarla buluşturarak yenilikçi hizmetlerimiz ile<br />

sektöre yön veren bir marka haline geleceğiz.”<br />

Bolat: “Turquality, Türk<br />

ürünlerinin dünyada bilinilirliğini<br />

artırma programıdır”<br />

Turquality ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetler (TDKF) Derneği, İTÜ ve<br />

Progroup Danışmanlık iş birliği ile bu yıl 4.’sü yapılan “Turquality<br />

- Marka Uzmanlık ve Vizyon Programı”nı başarıyla tamamlayan<br />

öğrencilere Turquality - Marka Uzmanlık ve Vizyon Programı<br />

Diploma Töreni düzenlendi. Turquality’nin Türk ürünlerinin dünyada<br />

bilinirliğini ve cazibesini artırma programı olduğunu ifade eden<br />

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Turquality ve Marka Destek<br />

programı ile yaklaşık 377 firmanın 400 markasının desteklendiğini<br />

açıkladı. Türkiye’den dünyaya 10 milyar dolar, 15 milyar dolar, 20<br />

milyar dolar ihracat yapan firmaların olmasını hedeflediklerini<br />

kaydeden TDKF Derneği Kurucu Başkanı Kürşad Tüzmen,<br />

Turquality ile kilogram başına ihracatın 1,5- 2 dolardan, 12-15<br />

dolara çıkabildiğini belirtti.


www<br />

emart<br />

emart<br />

30 Yıllık Deneyimi ile<br />

Dondurma Arabalarında<br />

Kalitenin Adresi EMART<br />

5:17<br />

340 likes<br />

FoodCarts! #carretto #emartmakine<br />

Your story<br />

emart<br />

Emart<br />

340 likes<br />

FoodCarts! #carretto #emartmakine<br />

Onlarca Model<br />

Arasından Arabanızı<br />

İstediğiniz Renk ve<br />

Ebatlarda Kurumsal<br />

Kimliğinize Uygun<br />

Özelleştirin<br />

emart<br />

340 likes<br />

FoodCarts! #carretto #emartmakine<br />

emart<br />

Liked by Benjamin and others<br />

#foodcart #icecream #dondurmaarabalari<br />

340 likes<br />

#emartmakine<br />

340 likes<br />

FoodCarts! #carretto #emartmakine<br />

Emart Dondurma<br />

Arabaları Dikkat<br />

Çeken Tasarımları ve<br />

Enfes Dondurmaları<br />

ile Yaz Akşamlarınızın<br />

Vazgeçilmezi Olacak


12<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

Uluslararası Concierge’ler<br />

Birliği Enternasyonel<br />

Kongresi gerçekleşti<br />

1952 yılından beri her yıl dünyanın farklı bir şehrinde uluslararası<br />

üye olan tüm Concierge görevlileri ile buluşulan, genel kurul, eğitim<br />

sempozyumu ve gala davetinin gerçekleştiği uluslararası kongre<br />

etkinliği bu kez Bali’de yapıldı. 80 ülke, 530 şehir ve yaklaşık 4000<br />

resmi concierge üyenin bulunduğu Les Clefs d'Or Internationa’ın<br />

Türkiye’deki tek resmi temsilcisi olan Les Clefs d'Or Turkey (Altın<br />

Anahtar Otel Danışma Görevlileri (Concierge) Derneği) salonda yerini<br />

aldı. Kongre kapsamında yapılan Genel Kurul, Eğitim Sempozyumu<br />

ve Gala davetine, Türkiye'den 12 resmi üyesiyle katılan Les Clefs<br />

d'Or Turkey Başkanı Adnan Öner, önemli bilgiler paylaştı. Adnan<br />

Öner, uluslararası platformda ülkeyi temsil etmenin gururunu<br />

vurgulayarak, "Bu tip kongreler ülke prestiji açısından son derece<br />

önemlidir. Geniş katılımla ülkenizi temsil etmenin gururu her zaman<br />

bir başka oluyor." şeklinde konuştu.<br />

Croatia Airlines<br />

yeni sezonluk rotasını tanıttı<br />

Croatia Airlines,<br />

Hırvatistan'ın<br />

bayrak<br />

taşıyıcısının<br />

Dalmaçya'nın<br />

en büyük turizm<br />

merkezi ile<br />

Türkiye'nin en<br />

büyük şehrini<br />

doğrudan birbirine bağlayacağı Split'ten İstanbul'a yeni<br />

sezonluk rotasını tanıttı. Croatia Airlines, bu yılın ekim ayı<br />

ortasına kadar Split-İstanbul hattında salı, perşembe ve<br />

cumartesi günleri olmak üzere haftada üç kez doğrudan<br />

uçuş gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu sayede Croatia Airlines,<br />

Split ile uluslararası destinasyonlar arasında daha da iyi hava<br />

bağlantıları sağlayabilecek. Split-İstanbul hattındaki uçuşlar<br />

için dönüş uçak biletleri 179 Euro'dan başlayan fiyatlarla<br />

temin edilebilir. Bu yılın yaz sezonunda Croatia Airlines,<br />

Split Havalimanı'nı 21 uluslararası destinasyona veya 22<br />

havalimanına (Amsterdam, Atina, Viyana, Berlin, Bükreş,<br />

Dublin, Düsseldorf, Frankfurt, İstanbul, Kopenhag, Londra<br />

Gatwick, Londra Heathrow, Lyon, Milano, Münih, Oslo, Paris,<br />

Prag, Roma, Üsküp, Stockholm ve Zürih) bağlayacak.<br />

Turizm sektörüne yeni oyuncu<br />

Atlas International<br />

Turizm sektörüne yeni bir soluk getirme<br />

amacıyla yola çıkan Atlas International,<br />

kuruluşunu tamamlayarak faaliyetlerine<br />

başladı. Tur operatörü kimliğiyle başta<br />

B2C seyahat acenteleri olmak üzere<br />

sektör profesyonellerine hizmet verecek<br />

olan Atlas International, DMC sektöründe<br />

de önde gelen markalar arasında olmayı<br />

hedefliyor. Şirket, ayrıca küresel iş birlikleri<br />

ile alanını genişletip ülke turizmine katma<br />

değer sağlamayı planlıyor. B2B seyahat<br />

acentelerine tur operatörü olarak hizmet<br />

vermeye başladıklarını söyleyen Atlas<br />

International Kurucu Ortak ve Genel Müdürü<br />

Şahin Ülgen, “Dünyanın pek çok noktasından operasyonlar yaparak<br />

bölgesel hizmet ağları oluşturacağız. Bilgili, tecrübeli ve güçlü bir<br />

ekip kurarak tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Özellikle outgoing<br />

ve incoming turizminde pazarın en iddialı çözüm ortağı olacağız.<br />

Partnerlerimize birçok destinasyonda uçaklı, uçaksız özel paketler<br />

sunmaya başladık. Atlas International her zaman doğru ürün, doğru<br />

fiyat yaklaşımıyla servis sağlayacak.” dedi.<br />

Tatilciler kalacakları oteli<br />

sosyal medyadan seçiyor<br />

Pandeminin ardından turizm sektörü toparlanma turlarını sürdürse<br />

de, değişen seyahat alışkanlıkları kaldığı yerden devam ediyor.<br />

Birçok insan, tatil planlama, rezervasyon yapma ve yönetme gibi<br />

aşamaları online platformlardan gerçekleştiriyor. Bu gelişmeler,<br />

599 milyar dolarlık online seyahat pazarının da büyümesini<br />

tetikliyor. Dünya çapındaki tatilcilerin %80’i artık seyahat<br />

rezervasyonlarını tamamen çevrimiçi yaptığını aktarıyor. %75’i<br />

ise belirli bir destinasyona yapacakları seyahatlere sosyal medya<br />

paylaşımlarının ilham verdiğini, bunların %23’ünü konaklama<br />

tesislerini seçerken değerlendirdiklerini söylüyor. Tüketicilerin<br />

artık otellerin fotoğraflarından ve internet sitelerinden daha<br />

fazlasına ihtiyaç duyduğunu aktaran Tatilciden.com Kurucusu Onur<br />

Öztürk, Türkiye’nin dört bir yanındaki otellerin sunum videoları ile<br />

tatilcilerin seçimine katkıda bulunduklarını açıkladı.


14<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

Bu yıl da karbon ayak<br />

izini nötrledi<br />

2023 yılında karbon emisyonunu dengeleyen Türkiye’deki ilk tatil<br />

köyü olan Club & <strong>Hotel</strong> Letoonia, <strong>2024</strong> yılında da bu vizyonunu<br />

devam ettirdi. Sahip oldukları doğa dostu tatil vizyonuyla ilgili<br />

değerlendirmede bulunan Club & <strong>Hotel</strong> Letoonia Genel Müdürü<br />

Bozkurt Atilla, “Kurulduğumuz günden bu yana Club & <strong>Hotel</strong><br />

Letoonia’da misafirlerimize ‘Doğa için, doğa içinde kal’ diyoruz. 1985<br />

yılında taşlık bir araziyi rehabilite ederek faaliyetine başlayan Club<br />

& <strong>Hotel</strong> Letoonia bugün 100 binden fazla ağaç ve bitkiye ev sahipliği<br />

yapan bir tesis konumunda. Bu mutluluğu bir adım daha ileriye<br />

taşımak için misafirlerimizin çevreye duyarlı tatil yapmalarına olanak<br />

sağladık. 2023 yılında Türkiye’de karbon emisyonunu dengeleyen<br />

ilk tatil köyü olarak doğayı koruma vizyonumuzu daha da ileriye<br />

taşımıştık. Bu yıl da bu vizyonumuza devam ediyoruz. Bu sayede<br />

ülkemizde ve uluslararası arenada müşterilerimize ‘sürdürülebilir<br />

yaşam’ ve ‘sürdürülebilir tatil’ imkânı sunuyoruz” dedi.<br />

TÜRSAB sağlık turizmi<br />

acentalarını ağırladı<br />

Sağlık turizmi<br />

alanında faaliyet<br />

gösteren seyahat<br />

acentaları, en<br />

üst düzeyde<br />

temsil edildikleri<br />

birliklerinde<br />

bir araya geldi.<br />

Toplantıda<br />

TÜRSAB Başkan Yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri, Bölge Temsil<br />

Kurulu Başkanları ile çok sayıda seyahat acentası temsilcisi yer<br />

aldı. TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, açılış konuşmasında<br />

seyahat acentalarının meslek örgütü ile birlikte hareket ettiğinde<br />

güçlü olduğuna dikkat çekerek birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Eker,<br />

acentaların sektördeki önemine değinerek sağlık turizminin ülkemiz<br />

için taşıdığı büyük potansiyeli ve bu alanda birlikte çalışmanın önemini<br />

belirtti. TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural ise, sağlık ve spor<br />

turizmi hizmetleri, sağlık turizminde hedef ülkeler, sağlık turizminde<br />

teşvik ve destekler, bu konuda mevzuatta yapılan değişiklikler ile<br />

desteklenen etkinliklerin kapsamlı bir şekilde anlatıldığı bir sunum<br />

gerçekleştirdi. Sunum sonrasında, sağlık turizmi alanında yaşanan<br />

sorunlar ve çözüm önerilerine dair interaktif bir soru-cevap oturumu<br />

düzenlendi. Katılımcılar, deneyimlerini ve görüşlerini paylaşarak<br />

sektörde karşılaşılan sorunlara dair çözüm önerilerini paylaştı.<br />

“Yılın En İyi Lüks Butik Oteli”<br />

seçildi<br />

Portofino Urla Luxury<br />

Boutique <strong>Hotel</strong>, 6<br />

Mayıs’ta düzenlenen<br />

Nigella Klass Ödülleri<br />

<strong>2024</strong>’te “Yılın En İyi<br />

Luxury Boutiqe <strong>Hotel</strong>”<br />

ödülüne layık görüldü.<br />

Sunuculuğunu Ece<br />

Sükan’ın üstlendiği ve<br />

50 farklı kategoride<br />

ödül verilen törene katılan Yako Groups Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Galip Ölmez şu açıklamalarda bulundu: “İtalyan<br />

estetiğini ve konforunu sanatla buluşturduğumuz otelimizin<br />

böyle prestijli bir ödüle sahip olması bizi gururlandırıyor.<br />

Dünya genelinde lüks butik otel kavramını özelleştirdiğimiz<br />

destinasyonumuzda yapacağımız yeniliklerle, daha nice<br />

ödüle layık görüleceğimize inanıyoruz.” Misafirlerine<br />

sundukları deneyim alanları hakkında da bilgi veren Ölmez,<br />

“Otelimizin lezzetleri ve açık hava müzesini andıran peyzajı<br />

ile misafirlerimize adeta kendilerini sanat galerisinde<br />

hissedecekleri bir ortam sunuyoruz. İtalya’nın kasaba ve<br />

şehirlerinin isimlerini taşıyan odalarımızın her birinde farklı<br />

bir hikaye anlatıyoruz. İtalyan krallarına ait karyolalar ve<br />

mobilyalarla döşenmiş odalardaki her detayda özgünlük ve<br />

zarafeti ön plana çıkarıyoruz. Yako Group’un bir iştiraki olan<br />

otelimizde, İzmir’in eşsiz doğasının eşlik ettiği Rönesans<br />

mimarisiyle büyülü bir atmosfer oluşturuyoruz” diye konuştu.<br />

Skål İstanbul üyeleri<br />

Müzeler Haftası’nı kutladı<br />

Skål International<br />

İstanbul Kulübü<br />

Yönetim Kurulu,<br />

üyeleri ve<br />

davetlileri Mayıs<br />

ayı toplantısını<br />

gerçekleştirmek<br />

ve Uluslararası<br />

Müzeler Haftası’nı<br />

kutlamak için Lazzoni <strong>Hotel</strong>’de bir araya geldi. Lazzoni <strong>Hotel</strong> Genel<br />

Müdürü Gürhan Sayar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının<br />

ardından Müzeler Haftası kutlamaları kapsamında Miniatürk<br />

Müzesi’nde yer alan “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi’ ziyaret<br />

edildi. Dünyada sayılı, Türkiye’de ise bu ölçekte en büyük hareketli<br />

model sergisi olan “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi’ni<br />

gezen Skål International İstanbul Kulübü sergi hakkında detaylı<br />

bilgileri yatırımcısı Murat Soysal’dan dinledi. Skål İstanbul ailesinin<br />

geleneksel olarak Müzeler Haftası’nı her yıl bir arada kutlamasının<br />

çok değerli olduğuna dikkat çeken Skål International İstanbul Kulübü<br />

Başkanı Selma Tatar: “Kültürel mirasımızın, tarihimizin ve milli<br />

değerlerimizin korunması için müzelerimiz çok kıymetli bir görevi<br />

üstleniyor. Geçmişimize sahip çıkarak gelecek kuşaklara aktarmanın<br />

en güvenli yolu olan müzelerimizin gelişmesi ve çoğalması için<br />

bizlere de çok önemli görevler düşüyor” dedi.


16<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

Ruhsatsız yapılara<br />

adli ve para cezası<br />

Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu<br />

kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek,<br />

vatandaşlar arasında ruhsatsız olarak<br />

konteyner, bungalov tarzı binaların<br />

yapımında gözle görülür bir artış<br />

gözlemlendiğini belirterek, “Bu tarz<br />

binaların yere sabitlenip temel dökme<br />

şeklinde inşa edilmesi, 5237 Sayılı Türk<br />

Ceza Kanunu'nun 184. maddesi kapsamında<br />

suç teşkil ettiği gibi, 3194 sayılı İmar<br />

Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca da yıkım ve idari para<br />

cezası ile cezalandırılmaktadır.” dedi. İlgili maddenin, imar kirliliğine<br />

neden olma suçunu tanımladığını da sözlerine ekleyen Şimşek, “Bu<br />

maddeye göre, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak<br />

bina yapmak veya yaptırmak bir suç teşkil etmektedir. Aynı şekilde,<br />

yapı ruhsatı alınmadan başlatılan inşaatlar nedeniyle kurulan<br />

şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade<br />

eden kişiler de suç işlemiş olurlar. Ancak, bu suçlar sadece belediye<br />

sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde işlendiğinde<br />

cezalandırılır.” dedi.<br />

MSC Divina, <strong>2024</strong> yaz<br />

sezonunu başlattı<br />

MSC Cruises, Türk<br />

turizm sektöründen<br />

yaklaşık 250<br />

misafirin katılımıyla<br />

İzmir Limanı’na<br />

gelen MSC<br />

Divina gemisinde<br />

düzenlediği<br />

karşılama töreni<br />

ile <strong>2024</strong> yaz sezonununun açılışını yaptı. <strong>2024</strong> Yaz sezonu boyunca İzmir<br />

hareketli seferlerini gerçekleştirecek olan MSC Divina, 21 Ekim’e kadar<br />

7 gecelik programlarıyla Ege ve Akdeniz turu kapsamında 24 kez İzmir’i<br />

ziyaret edecek. İzmir’den hareketle başlayacak tur, Yunanistan’ın en<br />

gözde adaları Santorini ve Mikonos; İtalya’nın ise en önemli şehirleri<br />

olan Napoli/Pompeii ve Civitavecchia/Roma limanlarına uğrayarak<br />

İzmir’e geri dönecek. 7 gece 8 günlük sürecek sabah,öğle ve akşam<br />

yemeklerinin de dahil olduğu bu program 699 Avro’dan başlayan<br />

fiyatlarla satışa sunuluyor.<br />

Marriott’tan yeni nesil<br />

eğitim projesi<br />

Marriott International,<br />

Türkiye'deki otelcilik eğitimine<br />

yenilikçi bir yaklaşım<br />

getirerek "Marriott Yeni<br />

Nesil" projesini başlatıyor. Bu<br />

proje kapsamında, Türkiye<br />

genelindeki sekiz ana Marriott<br />

otelinin yönetimleriyle<br />

iş birliği yapılacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından<br />

onaylanan özel bir lise programı başlatılacak. İstanbul'un<br />

çeşitli bölgelerinde bulunan ve tanınmış oteller arasında<br />

yer alan Sheraton, JW Marriott, Marriott, Le Meridien,<br />

Ritz-Carlton ve St. Regis gibi markaların yönetimleri, "Bay<br />

ve Bayan Marriott" adaylarını yetiştirmek üzere 50. Yıl<br />

Lisesi'nde iki özel sınıf oluşturacak. Bu sınıflarda, öğrenciler<br />

okul yılı boyunca sekiz farklı otelde rotasyon yaparak<br />

Marriott markasının işleyişini deneyimleyecek. Proje, gelecek<br />

eğitim-öğretim döneminde 60 öğrenci ile başlayacak ve<br />

zamanla kapasitesini artırarak, 4 yıllık lise eğitimi boyunca<br />

700 nitelikli mezun yetiştirmeyi hedefliyor. Programın<br />

ayrıntılı müfredatı, Marriott International markasının tüm<br />

yönlerini kapsayacak şekilde belirlenecek ve öğrencilere<br />

pratik ve teorik bilgiler sunulacak. Programın en dikkat<br />

çekici yanlarından biri, mezuniyet sonrasında öğrencilere<br />

belirlenen otellerde iş garantisi verilmesi. Böylece, Marriott<br />

markası için yetiştirilmiş deneyimli bir iş gücü oluşturularak<br />

sektöre katkı sağlanacak.<br />

Afrika’nın ilk uluslararası<br />

turizm zirvesini Tanzanya’da<br />

düzenledi<br />

2010 yılından<br />

itibaren<br />

dünyanın birçok<br />

destinasyonunda<br />

etkinlik düzenleyen<br />

Travelshop<br />

Turkey, Afrika’nın<br />

ilk uluslararası<br />

turizm zirvesini<br />

Tanzanya’da gerçekleştirdi. Travelshop Turkey Kurucu Başkanı<br />

Murtaza Kalender, 50'yi aşkın ülkeden 500'e yakın davetlinin<br />

katıldığı Uluslararası Turizm Zirvesi ile ilgili şunları söyledi: “Bizim<br />

için katma değeri yüksek bir etkinlik oldu. Dünyanın önde gelen<br />

turizm liderlerinin konferansları ile birlikte B2B Network Çalıştayı<br />

düzenleyerek en az 5 bin ikili görüşme sağlıyoruz. Devamında ise<br />

organize etmiş olduğumuz famtrip ile bölgenin yerinde en iyi şekilde<br />

tanıtılmasını sağlıyoruz. Bununla belirtmek isteriz ki dünya turizm<br />

sektöründe tekiz ve lideriz. Yapmış olduğumuz bu faaliyetlerimiz,<br />

Türk turizminde organik, doğal ve etkili tanıtımını yapmaktadır.”<br />

Travelshop Turkey ve Workshop Trvaleshop ekibi, gelecekte de farklı<br />

coğrafyalarda benzer etkinlikler düzenleyerek turizm sektörünün<br />

gelişimine katkıda bulunmaya devam edeceklerini belirttiler.


hakiki kahve keyfi<br />

mehmetefendi.com<br />

#hakikikahvekeyfi<br />

#mehmetefendi


18<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem etkinlik<br />

CVK PARK<br />

BOSPHORUS<br />

SÜRPRIZ<br />

YENILIKLERIYLE<br />

“YAZA MERHABA”<br />

DEDI...<br />

Şehrin kalbi Gümüşsuyu’nda büyüleyici Boğaz manzarası ve iddialı gastronomi<br />

deneyimiyle farkını ortaya koyan Izaka Terrace, gerçekleştirdiği “Yaza Merhaba”<br />

partisinde iş ve sanat camiasından ünlü isimleri ağırladı.<br />

İstanbul’un kalbi Gümüşsuyu’nda, CVK<br />

Park Bosphorus <strong>Hotel</strong>’in teras katında<br />

yer alan Izaka Terrace yaza merhaba<br />

davetinin kokteyli otelin yenilenen Lobby<br />

Lounge & Bar alanında gerçekleştirildi.<br />

30 Mayıs Perşembe akşamı, CVK <strong>Hotel</strong>s<br />

& Resorts Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Fatih Çevik, Yönetim Kurulu Başkan<br />

Yardımcısı Serap Çevik’in ev sahipliğinde<br />

gerçekleşen davete Pervin Ersoy,<br />

Saadetin Saran, Cenk Torun, Yavuz<br />

Ketenci gibi iş ve sanat dünyasının ünlü<br />

isimleri katıldı.<br />

İlk ikramlar, şehrin en yeni Japon<br />

mutfağından<br />

Yeni açılan Japon Restoranı Kumiko<br />

Sushi & More ikramlarıyla gerçekleşen<br />

kokteyl sonrası, misafirler muhteşem<br />

Boğaz manzarası eşliğinde Izaka<br />

Terrace Executive Şefi Serhat Eliçora‘nın<br />

hazırladığı lezzetli menü ile unutulmaz<br />

bir gece yaşadı. Kendine özgü enerjisi ve<br />

sahne performansıyla son dönemlerin<br />

sevilen ismi Seda Mete‘nin hareketli<br />

ritimleriyle gece boyunca misafirler,<br />

yaz mevsimine eğlence dolu bi saatler<br />

geçirdi.<br />

Yenilenen lobisi ile misafirlerine<br />

eşsiz bir deneyim vadeden CVK Park<br />

Bosphorus <strong>Hotel</strong> İstanbul Lobby<br />

Lounge & Bar alanında keyifle vakit<br />

geçirebilir, Ressam İsmail Acar’ın<br />

“Bir İstanbul Masalı” adlı yağlı boya<br />

tablosu ile kentin tarihine bir yolculuğa<br />

çıkabilir, Japon mutfağının inceliklerini<br />

Kumiko sanatının zarafeti ile yansıtan<br />

Kumiko Sushi & More’un lezzetlerini<br />

tadabilir, modaya uygun dekorasyon<br />

ve kişisel ürünleriyle fark oluşturan<br />

konsept store Casa Miraggio’yu<br />

keşfedebilirsiniz.


20<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

Mastercard, Turizm<br />

Trendleri Raporu’nu<br />

açıkladı<br />

Mastercard’ın açıkladığı<br />

Turizm Trendleri Raporu’na<br />

göre, Türkiye’deki yabancı<br />

kartlı işlemler <strong>2024</strong>’ün ilk<br />

çeyreğinde bir önceki yılın<br />

aynı dönemine göre ciro bazlı<br />

yüzde 7, adet bazlı ise yüzde<br />

16 büyüdü.<br />

Mastercard, <strong>2024</strong>’ün ilk çeyreğine<br />

dair turizm trendleri raporunu<br />

yayınladı. Mastercard ve Maestro<br />

logolu yurt dışı kartlarının Türkiye’de ve<br />

seçilmiş diğer ülkelerde gerçekleştirilen<br />

POS harcamalarına göre hazırlanan<br />

rapor kapsamında 2023 ve <strong>2024</strong> yıllarının<br />

Ocak-Mart dönemini kapsayan ilk üç<br />

aylık dönemleri karşılaştırıldı. Raporun<br />

sonuçlarına göre, Türkiye’deki yabancı kartlı<br />

işlemler Ocak-Mart <strong>2024</strong> dönemini kapsayan<br />

yılın ilk çeyreğinde büyümeye devam etti.<br />

2023’ün aynı döneminde yüzde 12 olan ciro<br />

bazlı büyüme yüzde 7, yüzde 1 olan adet bazlı<br />

büyüme/ziyaretçi sayısı ise yüzde 16 olarak<br />

gerçekleşti. Türkiye’de yapılan bireysel<br />

yabancı kartlı ödemelerin ülke bazlı dağılımı<br />

incelendiğinde İngiltere menşeli kartlarla<br />

yapılan harcama sıralamasında zirvedeki<br />

yerini korurken, Mısır menşeli kartlar geçen<br />

yıla göre büyüme rekoru kırdı.<br />

İngilizler zirvede, Almanlar takipte<br />

Buna göre Türkiye’de yabancı menşeli<br />

kartlarla yapılan işlemlerde en çok harcama<br />

(ciro) yapan ilk beş ülke kartları sırasıyla<br />

İngiltere (%17), Almanya (%12), Amerika<br />

(%6), Suudi Arabistan (%5), Hollanda (%4)<br />

şeklinde sıralandı.<br />

Suudi Arabistan’tan gelenler en<br />

çok giyim için harcadı<br />

Raporun sonuçlarına göre, restoran<br />

harcamaları yılın ilk çeyreğinde bir önceki<br />

yılın aynı dönemine göre ciddi oranda<br />

artış göstererek giyim ve konaklama<br />

sektörlerinden pay aldı. Suudi Arabistanlı<br />

turistler en çok giyim harcaması yapan<br />

kitle olurken, yüksek hacimli işlemlere de<br />

öncülük etti. İngiliz turistler sağlık/kozmetik<br />

sektörleri ile ön plana çıktı. Ocak-Mart<br />

<strong>2024</strong> döneminde ciro bazlı sektör dağılımı<br />

giyim (%17), sağlık (%14), market (%14),<br />

restoran (%13) ve konaklama (%12) şeklinde<br />

sıralandı. Ciro bazlı şehir dağılımı ise<br />

İstanbul (%57), Antalya (%15), İzmir (%4),<br />

Ankara (%2), Muğla (%2) ve diğerleri (%19)<br />

olarak kayıtlara geçti.<br />

İzmir’de mücevherat ön plana çıktı<br />

İngiliz turistler en fazla İstanbul’da restoran<br />

harcaması (%21) yaparken, Hollandalı<br />

turistler en çok Antalya’da giyim (%16)<br />

harcamaları gerçekleştirdi. Almanya’dan<br />

gelen turistler büyükşehirlerde restoran<br />

(%18), giyim (%16) ve sağlık/kozmetik (%13)<br />

sektörleri, İstanbul’da ABD’li turistler<br />

mücevherata (%15) yöneldi. Amerika<br />

menşeli kartlarla yapılan harcamaların<br />

büyüklüğü İstanbul’da %75 oranında sabit<br />

kalırken, mücevherat (%15) en çok harcama<br />

yaptıkları sektör oldu.<br />

Rapora yansıyan diğer önemli<br />

sonuçlar özetle şöyle:<br />

• Suudi Arabistanlı turistlerin çok giyim<br />

harcaması yapan kitle olurken (%36) yüksek<br />

hacimli işlemlere de öncülük etti.<br />

• Hollandalı turistler İstanbul (%21) ve<br />

İzmir’de (%18) daha çok restoran harcaması<br />

yaparken, Antalya (%16) ve Ankara’da (%19)<br />

giyim harcamaları ile dikkat çekti.<br />

• Birleşik Arap Emirlikleri menşeli<br />

kartlarda ciro büyüklüğünde İstanbul’da<br />

giyim (%38), konaklama (%12) ve restoran<br />

(%11) sektörleri ön plana çıktı.<br />

• Ukrayna’dan gelen turistlerin<br />

harcamalarında giyim İstanbul (%24) ve<br />

İzmir (%13), market harcamaları ve İzmir<br />

öne çıkan sektörler olurken Edirne’de<br />

benzin ve yakıt harcamalarında artış<br />

gerçekleşti.<br />

• Azerbaycan’dan gelen turistler<br />

harcamaları İstanbul ve Ankara’da giyim ve<br />

sağlık/kozmetik sektörlerinde arttı.<br />

• Bulgaristanlı turistler Marmara<br />

Bölgesi’nde sağlık/kozmetik, market ve<br />

giyim alanındaki alışverişlerle ön plana çıktı.<br />

• İsviçreli ziyaretçiler ise İzmir ve Muğla’da<br />

harcamalarını artırırken, Muğla’da<br />

yapı malzemesi sektöründe yapılan<br />

harcamalardaki artış kayıtlara geçti.<br />

*Nakit çekim işlemleri ve internet üzerinden<br />

yapılan kartlı harcamalar kapsam dışında<br />

bırakılmıştır.


22<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

Lüks seyahat pazarının<br />

2028 hedefi: 578 milyar dolar<br />

Lüks ürünlerin oluşturduğu pazarın büyüklüğü 2023'te %10 büyümeyle 1,5 trilyon<br />

dolara ulaştı. Dünya çapında artan milyarder sayısı, lüks turizme olan ilgiyi de artırdı.<br />

Jeopolitik ve<br />

makroekonomik<br />

sarsıntılara rağmen<br />

lüks tüketim pazarı 2023'te<br />

dayanıklı kalmayı başardı.<br />

Bain & Company'nin<br />

tahminlerine göre, lüks<br />

ürünlerin oluşturduğu<br />

pazarın büyüklüğü 2023'te<br />

%10'dan fazla büyümeyle<br />

1,5 trilyon euro'ya ulaştı.<br />

Trendin <strong>2024</strong> ve takip eden<br />

yıllarda da devam edeceği,<br />

lüks seyahat pazarının<br />

büyüme projeksiyonlarında<br />

görüldü. Güncel bir<br />

araştırma, lüks seyahat<br />

pazarının 2028’e kadar 578<br />

milyar dolarlık büyüklüğe<br />

ulaşacağını gösterdi.<br />

Milyarderler çoğaldıkça<br />

lüks turizme olan talep<br />

artıyor<br />

Konuyla ilgili değerlendirmelerini<br />

paylaşan turizm odaklı dijital ve<br />

performans ajansı IQUEEM’in<br />

Kurucusu Berkun Meral, “Küresel<br />

Zenginler Listesi’nin <strong>2024</strong> edisyonu,<br />

<strong>2024</strong>’te milyarder sayısının %5, toplam<br />

servetlerinin ise %9 arttığını gösterdi.<br />

Dünya çapında milyarderler çoğaldıkça,<br />

lüks turizme olan talep de artıyor.<br />

Türkiye bu fırsatı değerlendirmeli” dedi.<br />

Türkiye dünyanın en çok tercih<br />

edilen dördüncü destinasyonu<br />

Türkiye, dünya çapında en çok turist<br />

çeken ülkeler arasında yer alıyor.<br />

Özellikle kur baskısını azaltmak ve<br />

ekonomide normalleşmeyi hızlandırmak<br />

için ümitlerin yüksek olduğu turizm<br />

sektörü, sezona 60 milyar dolar gelir<br />

hedefiyle giriyor.<br />

Doğal güzellikleri nitelikli hizmetle<br />

birleştiren Türkiye’nin “bacasız sanayisi”<br />

turizmin ülke ekonomisine büyük katkıda<br />

bulunduğunu belirten Berkun Meral, “Bu<br />

yıl Didim, Side, Alanya, Belek, Bodrum,<br />

Fethiye gibi lokasyonlarda açılacak en az<br />

10 prestijli ve geniş ölçekli tesis olduğu<br />

biliniyor. Ülkemiz, turizmden elde ettiği<br />

gelirleri artırmak ve Türkiye’yi turizmde<br />

dünya markası haline getirmek için her<br />

sezonda doğru taşları üst üste koymak<br />

için çalışıyor” ifadelerini kullandı.<br />

“Turizmde istikrar için farklı<br />

taleplere yanıt verebilmek gerek”<br />

Lüks turizmde tüketici beklentilerine<br />

yönelik ipuçlarını da paylaşan<br />

Meral, “Lüks seyahat pazarında<br />

kişiselleştirilmiş, benzersiz deneyimler,<br />

net değeri yüksek turistler tarafından<br />

yoğun talep görüyor. Lüks gezginler,<br />

özelleştirilen programlara, üst düzey<br />

konaklama deneyimlerine ve farklı<br />

mutfakları harmanlayan gastronomi<br />

değeri yüksek<br />

restoranlara<br />

önem veriyor.<br />

Teknoloji<br />

kullanımı ve<br />

sürdürülebilirlik<br />

de lüks tatiller<br />

yapmak<br />

isteyenlerin<br />

ilgi duyduğu<br />

trendler<br />

arasında yer alıyor. İstikrarlı bir turizm<br />

sektörünün her bütçeye hitap eden<br />

hizmetler sunması gerekiyor. Bu<br />

hizmetlerin tipik turistik mekanların<br />

ötesine geçen, özgün ve unutulmaz<br />

deneyimlere dönüşmesi bekleniyor. Bu<br />

deneyimin, pazarlama ve rezervasyon<br />

süreçlerinden itibaren başlaması<br />

önemli. IQUEEM olarak bu hizmetleri<br />

doğru şekilde tanıtma konusunda 15<br />

yıldır Türkiye'nin en iyi otellerine destek<br />

oluyoruz” diye konuştu.


24<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem / makale<br />

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO’su<br />

Tezer Öner<br />

Deniz, güneş ve Bobby<br />

Yaz geldi… Okullar tatile giriyor. Hepimiz<br />

yazlıklara ve otellere tatile gitme planları<br />

yapıyoruz. Özellikle son günlerde tekrar<br />

başlayan klasik tartışmayı bu defa ben<br />

de yazmak istedim. Çünkü her geçen gün<br />

sahiplenilen köpek ve kedi sayısında ciddi bir<br />

artış var. Peki tartışma nerede? Köpeklerin<br />

denize girmesi yasak mı serbest mi?<br />

Kuralları var mı?<br />

Öncelikle kediler bu konudan muaf<br />

çünkü kediler her yerde ve sudan da<br />

hoşlanmıyorlar. Bunu hepimiz biliyoruz. Ama<br />

patili diğer dostlarımız tam tersi bizimle<br />

sahilde oynamaktan ve denize girmekten<br />

büyük bir mutluluk duyuyor. Şahsen ben bir<br />

köpeksever olarak sahilde sahipli ve tasmalı<br />

hiçbir kuçudan rahatsız olmuyorum.<br />

Duruma bakacak olursak; öncelikle<br />

maalesef bir dini sebep söz konusu. Kısaca<br />

özetlemek gerekirse, İslami düşüncede<br />

bir hayvanın ağzı değen suya girilmez veya<br />

içilmez diye özetleyebiliriz. İkincisi de Mavi<br />

Bayrak kuralları… Aşağıdaki paragrafı Mavi<br />

Bayrak Türkiye web sitesinden virgülüne<br />

bile dokunmadan aldım. Sonrasına kişisel<br />

yorumumu ekleyeceğim.<br />

‘’Kriter 23: Köpeklerin ve diğer evcil<br />

hayvanların plaja erişimi sıkı bir şekilde<br />

kontrol edilmelidir. Yardım köpekleri dışında<br />

köpek veya evcil hayvanların Mavi Bayraklı<br />

bir plajda veya daha büyük bir plajın parçası<br />

olan Mavi Bayraklı alanda bulunmasına izin<br />

verilmez. Evcil hayvanların varlığına yerel ve<br />

ulusal mevzuat tarafından izin veriliyorsa;<br />

hayvanlara yalnızca iç plaj alanındaki<br />

park alanlarında, yürüyüş yollarında ve<br />

gezinti yerlerinde izin verilir ve hayvanlar<br />

kontrol altında olmalıdır. Plajda atlı polis<br />

devriye geziyorsa, dışkı maddelerinin plajı<br />

kirletmemesini sağlamak için önlemler<br />

alınmalıdır.<br />

Mümkün olan her yerde başıboş hayvanlar<br />

yönetilmeli ve başıboş hayvanların sahilden<br />

uzaklaştırılması için sistemler kurulmalıdır.<br />

Başıboş hayvanların plaja erişimini<br />

engellemek için de önlemler alınmalıdır.<br />

Başıboş hayvanlar plaja girebiliyor ve<br />

kontrol edilemiyorsa, plaj işletmecisinin/<br />

yerel otoritenin halkı bu konuda bilgilendiren<br />

tabelalar dikmesi tavsiye edilir. Ayrıca, plajda<br />

başıboş hayvanların görülmesi halinde<br />

halkın ne yapması gerektiği konusunda bilgi<br />

verilmesi de tavsiye edilmektedir."<br />

Bu kriter, dünyanın her yerindeki Mavi<br />

Bayraklı plajlarda zorunludur ve yüzme<br />

sezonuna karşılık gelen ödül sezonu<br />

boyunca geçerlidir. Yüzme sezonu süresince<br />

TÜRÇEV tarafından yapılan haberli ve/<br />

ya habersiz denetimlerde, plajlarda evcil<br />

hayvan veya başıboş sokak hayvanlarının<br />

görülmesi durumunda Mavi Bayrak indirilir.<br />

– Alıntı (https://www.mavibayrak.org.tr/tr/<br />

icerikDetay.aspx?icerik_refno=76)<br />

Şimdi durum ortada… Bana sorarsanız<br />

kesinlikle yukarıdaki açıklamaya karşıyım.<br />

Zaten belediyelerin aldığı Mavi Bayraklı halk<br />

plajlarında sokak hayvanları gayet güzel<br />

gezip tozuyor ve denize de giriyor. Bunu<br />

kontrol edemediklerini ben gözlerimle<br />

gördüm. Tesise ait özel plaj veya kapalı<br />

plajlarda durum daha kontrol altında. Peki<br />

evdeki dostumuzla nasıl tatil yapacağız?<br />

Öncelikle köpek girişine izin veren plajları<br />

bulmak zorundayız. Bunların da bazılarında<br />

tasma şartı olabiliyor, bazıları serbest koşma<br />

ve oyuna izin veriyor. Ayrıca bu konuya<br />

da dikkat etmemiz gerekiyor. Köpekleri<br />

plaja götürürken dikkat edilmesi gereken<br />

kriterleri de ayrıca yazacağım.<br />

En güzeli de eğer tatile bir konaklama tesisi<br />

kullanarak çıkacaksak, o zaman köpek<br />

dostu otelleri tercih edebiliriz. Bu oteller<br />

zaten özellikle bu konuyu tanıtımlarında<br />

kullandıkları için çok kolay bulabiliriz.<br />

Burada da bazıları 10 kilo altı bazıları da<br />

kilogram sınırı olmadan köpeklerimizi<br />

kabul edebiliyor. Bu bizim için resmen bir<br />

cankurtaran simidi olacaktır.<br />

Gelelim bu konudaki son yorumuma… İşin<br />

inanç kısmına hiç girmeyeceğim, o beni<br />

aşar. Ancak durup düşündüğümüzde bir<br />

yılda insana saldıran köpek sayısı ile insana<br />

saldıran insan sayısını karşılaştıralım bu<br />

bir… İkincisi de bir köpek, plajdaki rahatsızlık<br />

oluşturan magandalardan, kaçaklardan,<br />

kanunsuz göçmenlerden ve usul adap<br />

bilmeyenlerden ne kadar fazla rahatsızlık<br />

verebilir?<br />

Son olarak da benim aşılarını yaptırdığım,<br />

her daim yıkayıp özel besinlerle<br />

doyurduğum, düzenli veterinere götürüp<br />

parazit ve hastalıklardan gözüm gibi<br />

sakındığım bir canlının hijyen sorunu<br />

oluşturacağını söyleyen her kişinin aşı<br />

kartını, düzenli doktor kontrollerini ve<br />

geçirdiği hastalıkları sorgularsam mahcup<br />

olabilir.<br />

O yüzden tüm köpek ve kedilere de güzel bir<br />

yaz tatili diliyorum. Biz hepimiz bir aileyiz.


26<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

ISTTA’nın yeni başkanı<br />

MURTAZA KALENDER<br />

4.Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştiren İstanbul Turizm Derneği (ISTTA), TravelShop<br />

Turkey Genel Müdürü Murtaza Kalender’i derneğe yeni başkan olarak seçti. ISTTA’nın<br />

yeni yönetiminde ast, yedek ilişkisinin olmadığını vurgulayan Kalender, “Bizde ast,<br />

yedek yok. İstanbul turizmini dünyada hak ettiği yere getirmek için hep birlikte tüm<br />

gayretimizle çalışacağız." diye konuştu.<br />

İstanbul Turizm Derneği (ISTTA), 4.<br />

Olağanüstü Genel Kurulu’nu Grand Cevahir<br />

<strong>Hotel</strong>’de gerçekleştirdi. ISTTA’nın yeni<br />

başkanı Murtaza Kalender yaptığı konuşmada<br />

“Dünyanın en güzel şehirlerinden olup 3 ayrı<br />

imparatorluğa başketlik yapan İstanbul’da,<br />

İstanbul Turizm Derneği Başkanı olarak<br />

aday gösterilmekten büyük mutluluk<br />

duydum. Destekleriniz için hepinize en içten<br />

teşekkürlerimi iletmek isterim.” dedi. Dernek<br />

olarak sorumlulukların farkında olduklarını<br />

belirten Kalender, “Sizlerle birlikte İstanbul<br />

turizminin gelişmesi için yeni projelerin<br />

takipçisi olacak, şehir turizminin dünyada<br />

hak ettiği yere gelmesi için tüm gayretimiz ile<br />

çalışacağız.” ifadelerini kullandı.<br />

“Kongre turizminde hedefimiz, iki<br />

yılda ilk 10’a girmek”<br />

İstanbul kongre turizmi verilerini paylaşan<br />

Kalender, şehrin kongre turizminde<br />

Avrupa'da 16'ncı, dünyada 21'inci sırada<br />

olduğunu kaydetti ve “Uluslararası Kongre ve<br />

Toplantılar Birliği'nin (ICCA) verilerine göre<br />

İstanbul 31’inci sırada yer alıyor. En cazip<br />

seyahat şehirlerinde ise Avrupa’da İstanbul<br />

23’üncü sırada konumlanıyor. ISTTA olarak<br />

kentimizin iki yıl içerisinde ilk 10’a girmesi<br />

için gayret edeceğiz.” diye konuştu.<br />

“İstanbul’u düğün turizminin<br />

merkezi yapacağız”<br />

Kalender konuşmasının devamında<br />

destinasyon düğünleri ile ilgili hedeflerinden<br />

de bahsetti. Pazarın küresel ölçekte yaklaşık<br />

300 milyar dolar hacminin olduğunu<br />

bilmelerine rağmen ülkesel bazda sadece 25<br />

Hint düğünü yapıldığını ifade eden Kalender<br />

şöyle konuştu: “Sayın Bakanımız Mehmet<br />

Nuri Ersoy’un belirtmiş olduğu gibi, bir düğün<br />

organizasyonu günlük kişi başı en az 500-600<br />

dolar harcama hacmine sahip. Bu pazar,<br />

tüm dünyada en özellikli ve alım gücü yüksek<br />

turizm alanı olarak kabul ediliyor. Bizler de<br />

şehrimizi düğün turizminin merkezi halinde<br />

getirmek için çalışacağız.”<br />

“Vize sorununu çözeceğiz”<br />

ISTTA’nın yeni başkanı Kalender, turizmde<br />

süregelen vize sorunlarına da değindi.<br />

Türkiye’nin an itibarı ile dünyada en pahalı<br />

vizeyi veren ülkeler arasında yer aldığını<br />

hatırlatan Kalender, “Dünyanın 3/2’sine vize<br />

uygulamamız olması ile birlikte yaklaşık 5<br />

milyar nüfusun önüne, kısaca 500 milyon<br />

potansiyel müşterilere vize uygulaması<br />

tahakküm ediyor ve dünyanın en pahalı<br />

vizesini uyguluyoruz. Vize sorunlarını çözmek<br />

için de gerekli tüm mevkiler ile görüşüp,<br />

çözüm üreteceğiz’’ diye belirtti.<br />

“Yönetimde ast, yedek yok, beraber<br />

çalışacağız”<br />

ISTTA’nın yeni döneminde ast, yedek<br />

yapılanmasının olmadığının altını çizen<br />

Kalender, “Şu anda bizleri neler bekliyor<br />

biliyoruz ve sorumluluklarımızın farkındayız.<br />

Bunun için yönetimimizde ast, yedek yok,<br />

hep birlikte çalışacağız. Daha fazla verimli<br />

olabilmek için, tüm komite başkanlarımız ile<br />

birlikte daha çok zaman harcayıp, şehrimize<br />

yeni vizyonlar katacağız. Yeni yönetimimizle<br />

daha çok çalışacağız ve dünyanın en iyi<br />

turizm STK’larından birisi olacağız.” şeklinde<br />

konuştu.<br />

Kalender’in İstanbul için yeni<br />

projeleri neler?<br />

Olağan Genel Kurul’da yeni dönem<br />

projelerinden de bahseden Kalender,<br />

şehir turizmini geliştirmek için yeni<br />

hedefler koyduklarını belirtti ve o hedefleri<br />

şöyle sıraladı: “İstanbul turizmini 12 aya<br />

yayarak turizm gelirlerini artırmak ve<br />

katma değer katmak. Şehri yeniden dünya<br />

kongre turizminde ilk 5’e yerleştirmek.<br />

DEİK’de Turizm Komisyonu oluşturması<br />

için mücadele etmek. Uluslararası<br />

Turizm Zirvesi’ni yılda bir defa İstanbul<br />

gerçekleştirmek. Turizmin birçok farklı<br />

sektöründe istihdamı artırmak hedefiyle<br />

eğitim seminerleri düzenlemek ve<br />

sektöre yeni kalifiye personel yetiştirmek.<br />

İstanbul’daki turizm sorunlarını tespit edip,<br />

çözüm üretmek için turizm komiteleri<br />

kurmak. Raporlar hazırlayarak devlet<br />

yetkilileri ile sürekli istişarelerde bulunmak.<br />

Dünya genelindeki başarılı turizm fuarlarını<br />

belirleyerek maksimum oranda katılım<br />

sağlamak. İstanbul’daki turizm çeşitliliğini<br />

artıran yeni projeler üretmek. Şehre daha<br />

fazla destinasyon düğünlerinin gelmesi için<br />

projeler ve etkinlikler üretmek. Dünya Turizm<br />

Örgütü ile birlikte dünyanın önde gelen sivil<br />

toplum kuruluşlarında üyelerimiz ile yer<br />

almaya çalışmak.”<br />

Başkan Murtaza Kalender'in yeni<br />

yönetim ve komite listesindeki<br />

isimler ise şöyle:<br />

Ahmet Küçükbaşkan, Alper Gerdaneri, Aslı<br />

Çayır, Aydın Karacabay, Ayşe Demir, Begüm<br />

Gümüş, Burçin Karakuş, Doç. Dr. Nur Ündey,<br />

Emre Güllüler, Hafize Özer, Halime Önen,<br />

İsmail Coşar, Mert Özcan, Meryem Yıldız,<br />

Neslihan Saraylı, Osman Dolapçı, Pınar<br />

Özdemir, Pınar Siverek, Sami Sarıkaya,<br />

Sevim Aydın, Şenel Aybek, Taylan Corta, Ulaş<br />

Doğan, Volkan Kaya, Zeynel Kılıç.


28<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem etkinlik<br />

TATILSEPETI 20. YAŞINI<br />

GÖRKEMLI BIR GECEYLE KUTLADI<br />

Türkiye’nin ilk online seyahat acentesi Tatilsepeti, 20. yaşını Rahmi M. Koç Müzesi’nde<br />

çalışanları, iş ortakları, medya ve sektör paydaşlarının katıldığı görkemli bir<br />

davetle kutladı.<br />

Türkiye’nin turizm seyahat alanındaki ilk<br />

dijital girişimlerinden biri olarak 2004<br />

yılında kurulan Tatilsepeti’nin 20. Yıl<br />

kutlaması 31 Mayıs Cuma akşamı Rahmi<br />

M. Koç Müzesi’nde davetliler eşliğinde<br />

gerçekleşti. 20. Yıl lansmanına Tatilsepeti<br />

çalışanları, iş ortakları, medya temsilcileri ve<br />

sektör paydaşları katıldı.<br />

Kılıç: “Bir lise hayaliyle başladık”<br />

20. yıl kutlamasında açılış konuşmasını yapan<br />

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, “Bir lise<br />

hayaliyle başlayıp bugünlere başarıyla gelen<br />

bir şirkette yönetici olmak benim için çok<br />

değerli, çalışmaktan en çok gurur duyduğum<br />

yer burası. Tatilsepeti belki de dünyanın ilk<br />

online seyahat sitesi olma başarısını elde<br />

etmiş bir marka. Dijitalde doğan, büyüyen,<br />

bugün ise dijitaldeki tüketici alışkanlıklarını<br />

özümsemiş, onların ihtiyaç ve taleplerine<br />

göre kendini sürekli geliştiren; yeni nesil bir<br />

markayız. Zengin otel envanteri, tur çeşitliliği,<br />

farklı tatil konseptleri, uçak gibi bugün tatil<br />

ile ilgili akıllara gelen her şeyi bir arada<br />

sunuyoruz. Milyonlarca kişiye hayallerindeki<br />

tatili yaparak yüzde 90’ın üzerinde müşteri<br />

memnuniyetine ulaşmış olmak çabamızın<br />

sonuç verdiğini ve doğru yolda olduğumuzun<br />

gösteriyor.” diye konuştu.<br />

Karayal: “Türkiye’nin tatilini<br />

yapıyoruz”<br />

Açılışın ardından kurucu ortaklar Kaan<br />

Karayal, Nedim Paltura ve Suat Gücel<br />

birlikte sahneye çıkarak davetlileri selamladı.<br />

Tatilsepeti Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Karayal, 3 arkadaşın Galatasaray<br />

Lisesi’nde okurken katıldıkları bir okul<br />

gezisinde çıktıkları yolu ve 20 yılın hikayesini<br />

kısaca anlatarak sözlerini şöyle noktaladı:<br />

“20 yıl önce çıktığımız yolda bugün geldiğimiz<br />

yer o 3 liseli öğrenci için gurur verici. 20 yıl<br />

sonra bugün 350 çalışanımızla Türkiye’nin<br />

tatilini yapıyoruz. Müşteri memnuniyeti,<br />

marka güvenilirliği, aldığımız sayısız ödül,<br />

kazanımlar, yatırımlar ve mutlu işinde tutkulu<br />

Tatilsepeti ekibi olarak koca bir gurur tablosu<br />

ile 20. Yılımızı kutlamanın sevinci içindeyiz.’’<br />

Demir: “20. yıl<br />

kampanyamızda<br />

gerçek çalışanlar da<br />

rol aldı”<br />

Tatilsepeti’nin 20. yılını<br />

kutladığı ve çalışanlarının<br />

da rol aldığı etkili<br />

reklam kampanyasını<br />

ise Pazarlama Direktörü Canan Demir ise,<br />

“20 yılı aşkın süredir milyonlarca kişinin<br />

hayallerindeki tatili gerçekleştirmek için<br />

çalışıyoruz. Peki bunu nasıl anlatabilirdik? ‘20<br />

yıldır tatil yapıyoruz’ kampanya fikri doğdu. 20<br />

yıldır misafirlerimize en zorlu şartlarda bile<br />

en iyi hizmeti vermeye çalıştığımız mesajını<br />

espirili bir dille anlatmaya çalıştık. Çok güzel<br />

çok olumlu tepkiler aldık. Umarım sizler<br />

de beğenirsiniz. Ayrıca belki billboardlarda<br />

dikkatinizi çekmiştir 20. yıl kampanya<br />

çekimlerinde gerçek çalışanlarımız da rol<br />

aldı. Ve umuyoruz ki geçmişte işini tutkuyla<br />

yapan ekipler olarak aldığımız sayısız değerli<br />

ödüle yenilerini de ekleyebileceğiz.’’<br />

90’lar konseptiyle gerçekleşti<br />

Tatilsepeti fikrinin ortaya atıldığı yılların<br />

anısına 90’lar konseptiyle gerçekleşen<br />

kutlamada 90’lar grubu Eda-Metin Özülkü,<br />

Reyhan Karaca, Sibel Alaş ve Jale konser<br />

verdi. Sanatçılar muhteşem performansları<br />

ve 90’ların unutulmayan şarkılarıyla<br />

davetlilere nostaljik ve eğlenceli bir gece<br />

yaşattı. Gecenin en ilgi çeken ve heyecanlı<br />

bölümlerinden biri de sürpriz hediyeler oldu,<br />

canlı yapılan çekilişle 20 davetli alkışlar<br />

eşliğinde 20 tatil hakkı kazandı.


30<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

<strong>2024</strong> MAVI BAYRAK<br />

ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI<br />

Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi, <strong>2024</strong> yılı Mavi Bayrak ödüllerini açıkladı. Bu yıl<br />

Türkiye’de 567 plaj, 27 marina, 18 turizm teknesi ve 9 bireysel yatta Mavi Bayrak<br />

dalgalanacak.<br />

Mavi Bayraklı plajlar 33 kriter,<br />

marinalar 38 kriter, turizm<br />

tekneleri 51 kriter ve bireysel<br />

yatlar 4 kriter ile 16 davranış kuralını<br />

içeriyor. Plajlarda sezon içerisinde 15<br />

gün ara ile yüzme suyu analizlerinin<br />

yapılması, atıksu arıtma tesislerinin<br />

uygunluğu, hassas doğal alanların<br />

korunması, cankurtaran ve ilkyardım<br />

malzemeleri bulundurulması, acil<br />

durum planı, engelli olanakları, atıkların<br />

ayrıştırılması, evcil hayvanların kontrolü,<br />

çevre eğitimi ve bilgilendirme zorunlu<br />

kriterlerden bazılarıdır. Marinalar ve<br />

turizm tekneleri için kurumsal sosyal<br />

sorumluluk ve halkın katılımı ve eğitimi<br />

de ayrıca isteniyor.<br />

Ülkemizde Türkiye Çevre Eğitim Vakfı<br />

(TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen<br />

Mavi Bayrak Programı, uluslararası<br />

alanda Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-<br />

FEE koordinasyonunda Dünyada 50<br />

ülkede uygulanıyor.<br />

Merkezi, Kopenhag<br />

Merkezi Danimarka Kopenhag’ta<br />

bulunan Uluslararası Çevre Eğitim<br />

Vakfı-FEE, <strong>2024</strong> yılında Mavi Bayrak<br />

Programı’nı uygulayan tüm ülkelerden<br />

ilk beş ülke sıralamasını bildirirken<br />

ödüle hak kazanan plaj ve marina<br />

sayılarını 25 Mayıs’ta açıklayacağını<br />

belirtti. Buna göre Türkiye, plaj sayısı<br />

ile yine dünya 3.’sü oldu İlk sırada<br />

İspanya, ikinci sırada Yunanistan yer aldı.<br />

Türkiye’nin arkasından 4. sırada İtalya ve<br />

ardından 5. sırada Fransa yer aldı.<br />

Turizm ve sürdürülebilirliğe katkı<br />

sağlıyor<br />

Ülkemizin elde ettiği bu başarı<br />

üzerine Türkiye Çevre Eğitim Vakfı<br />

Başkanı ve Turizm Eski Bakanı Doç.<br />

Dr. Abdulkadir Ateş şunları söyledi:<br />

“Dünya genelinde insan faaliyetleri<br />

kaynaklı iklim değişikliğinin etkileri,<br />

küresel ticari ve göç hareketlilikleri ile<br />

biyolojik çeşitliliğin azalması gibi her<br />

türlü çevresel, sosyal ve uluslararası<br />

gelişmelerden olumsuz etkilenen<br />

sektörlerin başında turizm geliyor. Buna<br />

karşın “doğal çevre”nin korunması her<br />

daim cazibe merkezi olmanın temel<br />

unsurunu oluşturuyor. Çevrenin ve<br />

halk sağlığının korunmasına yönelik<br />

kriterleri barındıran, dünyada halk<br />

nezdinde en çok bilinen ve güvenilen<br />

Mavi Bayrak eko-etiketi bu anlamda<br />

önemli bir rol üstlenmeye devam<br />

ediyor. Bugün açıklanan Uluslararası<br />

Mavi Bayrak ödüllerinin, insanların<br />

turizm tercihlerine katkı sağlamasını<br />

yanında turizm ve sürdürülebilirlik<br />

alanlarında yerel yönetimler ve<br />

işletmecilerin çalışmalarına da destek<br />

olacağını düşünüyoruz. Çevre, sağlık,<br />

güvenlik ve hijyen koşullarının en<br />

üst seviyede tutulduğu Mavi Bayraklı<br />

plajlarda yüzme suyunun mikrobiyolojik<br />

olarak kontrol edilmesi, plaj ve<br />

donanımlarının temizliği, can güvenliği<br />

ve çevre yönetimine dair pek çok<br />

kriteri barındırması, tüm bu kriterlerin<br />

denetim altında tutulması, uluslararası<br />

turizm camiası için önemli güvence<br />

alanları olmaktadır. Ülkemizin Mavi<br />

Bayrak sayıları açısından dünyadaki<br />

başarısı bu anlamda önemli bir avantaj<br />

sağlamaktadır. Çevre sağlığı olmadan<br />

insan sağlığı ve sürdürülebilir turizm<br />

olmaz ilkesi ile 30 yılı aşkın süredir<br />

çalışan Türkiye Çevre Eğitim Vakfı<br />

olarak, kıyılarımızda dalgalanan Mavi<br />

Bayraklarımız ile sağlıklı ve başarılı bir<br />

sezon geçirilmesini dileriz.''


Helx Bamboo<br />

Doğadan esinlenen yumuşak yeşil tonlarıyla eşsiz<br />

bir görünüm kazanan Helix Bamboo Koleksiyonu<br />

sunumlarınızın vazgeçilmezi olmaya aday. Zarif<br />

çizgisel dokusuyla ve eşsiz detaylarıyla koleksiyona<br />

benzersiz bir hava katar.<br />

bybone.tr www.bybone.com nfo@bybone.com.tr


32<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

Turizm ve seyahat sektöründe<br />

dev iş birliği<br />

Türkiye’den dünyaya outgoing turlar düzenleyen B2B tur operatörü Wtatil,<br />

modern ve genç filosuyla dikkat çeken Umman merkezli havayolu şirketi Salam Air’in<br />

Türkiye’deki resmi ve tek yetkili temsilcisi oldu.<br />

Dünya kültürlerinin keşfedilmesine<br />

ve zenginleşmesine katkıda<br />

bulunma vizyonuyla 2018 yılında<br />

kurularak outgoing tur operatörü<br />

olarak hizmet vermeye başlayan Wtatil,<br />

işbirliklerine bir yenisini ekleyerek<br />

havayolundaki gücünü de artırdı. Salam<br />

Air ile anlaşma imzalayan Wtatil,<br />

Umman merkezli havayolu şirketinin<br />

Türkiye’deki resmi ve tek yetkili<br />

temsilcisi oldu. İki marka arasındaki<br />

imza töreni iş ortakları, sektör paydaşları<br />

ve medya temsilcilerinin katılımıyla<br />

Swissotel Bosphorus’ta gerçekleşti.<br />

10 kat büyüme hedefi<br />

Turizm ve seyahat alanındaki<br />

uluslararası iş birliği kapsamında,<br />

taraflar Salam Air’ın <strong>2024</strong> için yolcu<br />

sayısı ve ciro bazlı 10 kat büyüme<br />

hedefinde mutabık kaldıklarını<br />

duyurdu. Umman’ın düşük maliyetli<br />

genç havayolu şirketi Salam Air, 2017<br />

yılında hava sahasına girdi. Umman'ın<br />

başkenti Muskat'tan çeşitli iç ve dış<br />

hatlara hizmet veriyor. Modern ve genç<br />

filosuyla dikkat çekiyor; filosunda 6<br />

Airbus A320neo, 7 Airbus A321neo ve 1<br />

Airbus A321 olmak üzere toplam 14 uçak<br />

bulunuyor. Ağırlıklı olarak Orta Doğu ve<br />

Asya'daki çeşitli destinasyonlara seferler<br />

düzenleyen Salam Air, Türkiye’ye ilk<br />

uçuşunu 2019 Temmuz ayında yapmıştı.<br />

Salam Air, uygun fiyatlarla seyahat<br />

etmek isteyen yolcular için İstanbul,<br />

Trabzon, Bangkok, Phuket, Colombo<br />

gibi popüler destinasyonların yanında<br />

Hindistan ve Asya’da birçok noktaya,<br />

Almanya ve Arnavutluk gibi ülkelere<br />

alternatif bir uçuş seçeneği sunuyor.<br />

İstanbul’da Salam Air ofisi de açıldı<br />

İşbirliğiyle birlikte; bundan böyle Türkiye<br />

pazarından tüm Salam Air biletlemeleri<br />

ve programları Wtatil üzerinden<br />

yapılacak. Taraflar arasında, Türkiye’den<br />

haftada İstanbul çıkışlı 7 sefer, Trabzon<br />

çıkışlı 2 sefer gerçekleşmesi ve bu<br />

uçuşların geliştirilmesi yönünde de<br />

anlaşmaya varıldı. Wtatil Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Cihan Saray, Salam<br />

Air’la işbirliğine dair şu açıklamayı<br />

yaptı: ‘’Bu anlaşmadan dolayı çok<br />

mutluyuz, heyecanlıyız. Salam Air’i<br />

Wtatil üzerinden Türkiye’deki tüm<br />

acenteler ağı ile tanıştıracağız. Salam<br />

Air artık hem münferit biletlerde hem<br />

de tur paketlerinde daha fazla görünür<br />

olacaktır. Şişli Esentepe’de Salam Air’e<br />

ait ofisimizi de açtık; şu an tüm acente<br />

ve misafirlerimizin hizmetindeyiz. Bir<br />

güzel haberi daha paylaşmak isterim;<br />

aramızdaki bu işbirliğiyle Wtatil sadece<br />

Türkiye’de değil Arnavutluk’ta da Salam<br />

Air’ın GSI’ı olarak hizmet verecek.’’<br />

Varlık: “Birlikte daha da<br />

büyüyeceğiz”<br />

WTatil Yönetici Ortağı Cansu Varlık ise<br />

‘Salam Air yenilikçi yaklaşımı ve kaliteli<br />

hizmet anlayışı ile havacılık sektöründe<br />

önemli bir konumda bulunuyor. Wtatil<br />

ise tatil deneyimindeki mükemmelliği<br />

ve misafir memnuniyetini odak noktası<br />

yaparak sektörde fark yaratıyor. Bu<br />

işbirliği ile Salam Air’in hizmet verdiği<br />

rotalara WTatil’in uçaklı paket turları<br />

eklenerek misafirlerimize daha<br />

kapsamlı ve keyifli bir seyahat deneyimi<br />

sunacağız. Birlikte daha da büyüyerek<br />

sektördeki liderliğimizi pekiştireceğimize<br />

inanıyoruz’’ dedi.<br />

Mazin Al Salmani: “Türkler’in de<br />

uçuşlarımıza talebi yüksek”<br />

Salam Air Satış Direktörü Mazin Al<br />

Salmani ise, Wtatil ile iş birliğinden<br />

duyduğu memnuniyeti dile getirerek<br />

şunları söyledi: ‘’Wtatil ile iş birliğimiz<br />

markamıza güç katacak, daha geniş bir<br />

ağa erişmemizi sağlayacaktır. Türkiye<br />

Salam Air için çok özel ve önemli bir<br />

destinasyon. Türkler’in de uçuşlarımıza<br />

talebi yüksek. Bu işbirliğinden aldığımız<br />

güçle uçuşlarımızı yeni hatlar ekleyerek<br />

geliştirmeyi; özellikle yüksek yaz<br />

sezonunda uçuş sayılarımızı artırmayı<br />

hedefliyoruz. Türkiye pazarında<br />

olmaktan mutluyuz.’’


şıııı<br />

ı ışşııı<br />

ıı ıııışııııııı ıııııı<br />

ş ııııııııışı<br />

ı ğ şş<br />

<br />

<br />

ş ş şşş<br />

ııışşşşşşşşğı ııışşşşşşşşğı ııııııııı


36<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem etkinlik<br />

Prontotour,kraliçelerin gemisini<br />

acentelere tanıttı<br />

Seyahat sektöründe 30. yılını kutlayan Prontotour, Türkiye pazarına giriş yapan İngiliz<br />

cruise şirketi Cunard filosuna ait Queen Victoria’nın tanıtımını 20 Mayıs Pazartesi günü<br />

acente ve basın mensuplarına yönelik özel bir toplantıyla gerçekleştirdi.<br />

Prontotour’un Türkiye temsilcisi<br />

olduğu İngiltere merkezli cruise<br />

şirketi Cunard’ın Queen Victoria<br />

gemisi Türkiye’ye ilk ziyaretini Galataport<br />

İstanbul’a yaptı. Cunard’ın muhteşem<br />

gemileriyle Türkiye’de kraliyet rüzgârı<br />

estirdiklerini belirten Prontotour Cruise<br />

Müdürü Merve Başaran, gemileri tanıtmak<br />

için özel kampanyalar yaptıklarını, 20<br />

Mayıs’ta İstanbul’a gelen Victoria’da acente<br />

ve basın mensuplarıyla özel bir toplantı<br />

gerçekleştirdiklerini söyledi. ‘Kraliçelerin<br />

Gemisi’ olarak bilinen Queen Victoria, British<br />

kültürüne uygun lüks ve zarafetiyle dikkatleri<br />

üzerine çekiyor.<br />

Farklı konseptler, ayrıcalıklı rotalar<br />

Gemi seyahatinin gelişen teknolojiyle birlikte<br />

artık daha konforlu hale geldiğini vurgulayan<br />

Merve Başaran, “Gemiler güvenlik, eğlence<br />

alanları, kabin tasarımları ve mutfak<br />

konseptleri ile kusursuz bir tatil vadediyor.<br />

Türkiye’de ise gemi seyahatine ilgi giderek<br />

yükseliyor. Artık her yaş grubunun gemiyle<br />

tanıştığını söyleyebiliriz. Evet, yaş aralığı<br />

genişliyor, başta çocuklu aileler olmak<br />

üzere, gençlerin, balayı çiftlerinin yoğun<br />

ilgi gösterdiğini görüyoruz. 5 yıldızlı hatta<br />

sektörde 6 yıldızlı olarak bilinen her şey dahil<br />

otel kalitesinde gemiler var. Öte yandan<br />

ülkemizde cruise sektörü hızla büyüyor;<br />

iç pazarda talep her geçen gün artıyor, biz<br />

de bu doğrultuda rotalarımızı çeşitlendirip<br />

seçkin gemi firmalarının ürünleriyle pazarı<br />

tanıştırmaya devam ediyoruz. İç pazara her<br />

zaman sıra dışı konseptler, ayrıcalıklı rotalar<br />

sunmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.<br />

Nehir turları da ilgi görüyor<br />

Son yıllarda başta Yunan Adaları olmak<br />

üzere Akdeniz coğrafyası, Fiyortlar, Arap<br />

Yarımadası, Japonya- Güney Kore, Doğu<br />

ve Batı Karayipler, Kanarya Adaları,<br />

Güney Afrika’yı içeren programların en<br />

çok satış yapılan yerler olarak dikkat<br />

çektiğini hatırlatan Başaran, sözlerine<br />

şöyle devam etti: “Cruise tatili ile bavul<br />

aç- kapa yapmadan pek çok ülke ve şehri<br />

görebilirsiniz. Kara turlarından daha maliyetli<br />

olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Üstelik<br />

hem deniz hem kültür tatilini birlikte<br />

yapabiliyorsunuz. Deniz paketlerimiz dışında<br />

nehir turlarımız da yine yoğun şekilde<br />

tercih ediliyor. Ren, Tuna, Volga nehirlerini<br />

kapsayan birçok keyifli rota bulunuyor.<br />

Yılın farklı dönemlerinde düzenlenen nehir<br />

turlarının sadık misafir kitlesinin oluştuğunu<br />

da söylemeliyim.”<br />

Queen Anne de suya indi<br />

İngiltere merkezli cruise şirketi Cunard’ın<br />

yeni gemisi Queen Anne de 1 Mayıs’ta<br />

misafirlerini ağırlamaya başladı. Neredeyse<br />

bir sanat galerisini çağrıştıran sosyal alan<br />

ve kabinleri, Michelin yıldızlı şeflere taş<br />

çıkartan restoranları ile Kraliçe Anne göz<br />

kamaştırıyor. Cunard’ın Victoria ve Anne<br />

dışında Elizabeth ve Mary 2 adlarında<br />

toplamda 4 gemisi bulunuyor.


38<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem etkinlik<br />

Uluslararası<br />

düğün turizmi profesyonelleri<br />

İstanbul ve Bodrum<br />

konferanslarında buluştu<br />

Uluslararası düğün turizmi profesyonellerini bir araya getiren RSVP Sempozyumu<br />

ve EWPC (Egzotik Düğün Planlama Konferansı), KM Events'in yerel partnerliği ve<br />

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) resmi partnerliğinde Türkiye’de<br />

gerçekleşti.<br />

80 ülkenin temsil edildiği ve<br />

dünyanın en büyük düğün planlama<br />

konferansı olarak kabul edilen<br />

EWPC (Egzotik Düğün Planlama<br />

Konferansı) ise, 24- 26 Nisan <strong>2024</strong><br />

tarihlerinde Bodrum Lujo <strong>Hotel</strong><br />

Bodrum'da düzenlendi.<br />

Türkiye’nin etkinlik ve düğün destinasyon<br />

turizminin tanıtımında büyük rol oynayan<br />

ve yüzlerce sponsorun desteğiyle<br />

gerçekleşen konferanslar, toplamda<br />

1.000 kişilik uluslararası düğün<br />

profesyoneline ev sahipliği yaptı. Bu<br />

çok önemli iki etkinliğin, Türkiye'nin<br />

destinasyon tanıtımına katkı sağlarken,<br />

gelecekteki muhtemel işbirliklerinin de<br />

potansiyelini artırabileceği öngörülüyor.<br />

Meltem Tepeler'e Uluslararası Yaşam<br />

Boyu Başarı ödülü<br />

2 - 6 Nisan <strong>2024</strong> tarihlerinde Mandarin<br />

Oriental Bosphorus, Istanbul’da gerçekleşen<br />

“RSVP Sempozyumu” organizasyonunda<br />

KM Events Kurucusu Meltem Tepeler'e<br />

“Uluslararası Yaşam Boyu Başarı Ödülü”<br />

takdim edildi! Etkinlikler hakkında açıklama<br />

yapan KM Events Kurucusu, Meltem<br />

Tepeler; "Ülkemizin eşsiz kültürel zenginliği<br />

ve muhteşem mekanları, global düğün<br />

endüstrisi için büyük bir cazibe kaynağı…<br />

Ülkemizi dünya çapında bir etkinlik-düğün<br />

endüstrisi merkezi haline getirmek için<br />

sürdürülebilir projeler üretmekten, KM Events<br />

ailem ve meslektaşlarım ile sektörümüz<br />

adına çalışmaktan gurur duyuyorum” dedi.


40<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem etkinlik<br />

YEPUD B2B etkinliği<br />

Portaxe’de gerçekleştirildi<br />

YEPUD-Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği’nin Mayıs ayı B2B etkinliği<br />

Portaxe’de gerçekleştirildi. Başkan Tülay Akın Ergincan, yaptığı konuşmada YEPUD<br />

üyelerine güç birliği çağrısı yaptı.<br />

Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve<br />

Uygulama Derneği Mayıs ayı<br />

etkinliği, 14 Mayıs Salı günü<br />

Portaxe’de gerçekleştirildi. Dernek<br />

üyelerine özel olarak düzenlenen<br />

organizasyona YEPUD Başkanı Tülay<br />

Akın Ergincan, dernek kurucusu ve eski<br />

başkanı Meltem Bayazıt Tepeler’in yanı<br />

sıra dernek üyeleri ve basın mensupları<br />

katıldı.<br />

Portaxe’in sahibi Lütfü Sapmaz<br />

ev sahipliğinde gerçekleşen B2B<br />

etkinliğinde üyeler arası ticareti<br />

geliştirmek ve tek çatı altında sektörel<br />

faydalar sunmak üzere projeler<br />

geliştirmek hedeflendi.<br />

Başkan Ergincan güç birliği çağrısı<br />

yaptı<br />

Etkinlikte kısa bir konuşma yapan<br />

YEPUD Başkanı Tülay Akın Ergincan,<br />

Türkiye ve dünya genelinde yaşanan tüm<br />

olumsuz durumlarda en fazla etkinlik<br />

sektörünün yara aldığını hatırlatarak<br />

üyelerine güç birliği çağrısı yaptı.<br />

Ergincan, ülkemizin içinde bulunduğu<br />

ekonomik krize de işaret ederek “Gün,<br />

birbirimize çok daha fazla destek<br />

olma günüdür. Birlikte tüm zorlukları<br />

aşacağımıza inancım tam.” diye konuştu.<br />

KM Events'in Kurucu Başkanı<br />

Meltem Bayazıt Tepeler de etkinlikte<br />

kısa bir konuşma yaparak derneğin<br />

kuruluşundan bugüne geldiği seviyeden<br />

duyduğu mutluluğu ve heyecanı paylaştı.<br />

Tepeler, ayrıca bir dönem başkanlığını<br />

da üstlendiği YEPUD üyelerinden proje<br />

kurucu ortağı olduğu Sofralar Sergisi’ne<br />

daha fazla destek ve katılım talebinde<br />

bulundu.<br />

“Yaza merhaba” dediler<br />

İstanbul Boğazı’nın gözde mekanı<br />

Portaxe’deki Mayıs ayı etkinliği, B2B<br />

toplantıların ardından DJ müzik ve<br />

lezzetli tadımlar tadımlar eşliğinde yaza<br />

merhaba partisi ile son buldu.


42<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

SONER BACAKSIZ<br />

Letonya Gaziantep Fahri Konsolosu<br />

olarak atandı<br />

Letonya’nın Gaziantep Fahri Konsolosluğu'nun açılış töreni, 14 Mayıs <strong>2024</strong> tarihinde<br />

Grand <strong>Hotel</strong>’de gerçekleştirildi. TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Soner Bacaksız,<br />

Letonya Gaziantep Fahri Konsolosu olarak atandı.<br />

Fahri Konsolosluğun açılış törenine;<br />

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, TÜRSAB<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya<br />

başkanlığındaki TÜRSAB Heyeti, Gaziantep<br />

Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Taner<br />

Özdurak, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi<br />

Başkan Vekili Hakan Aslansoy, Letonya<br />

Büyükelçisi H.E. Péteris Vaivars, Letonya<br />

Bursa Fahri Konsolosu Yavuz İskenderoğlu<br />

ve birçok önemli isim katıldı. Etkinlikte, iki<br />

ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine<br />

yönelik önemli mesajlar verildi.<br />

Çeber: “Çok doğru bir ismin<br />

seçildiğini görüyorum”<br />

Açılış töreninde konuşan Gaziantep Valisi<br />

Kemal Çeber, Türkiye ve Letonya arasında<br />

yaklaşık 100 yıldır süren dostluk ilişkilerini<br />

hatırlattı. İki ülkenin uzun yıllar boyunca<br />

karşılıklı destekleyici politikalar yürüttüğünü<br />

söyleyen Çeber, sözlerine şöyle devam etti:<br />

“Gaziantep, bizim için çok özel ve bölgenin<br />

merkezi olan bir kent. Ancak hala Avrupa<br />

Birliği'ne üye yaklaşık 20 ülkede, Gaziantep<br />

ve bulunduğu bölge kırmızı alan, yani<br />

gidilmesi tehlikeli bölge olarak görülüyor.<br />

Bu sorunlardan bahsedince Büyükelçimiz<br />

cevap olarak ‘Gaziantep'te benim gördüğüm<br />

tek tehlike muhteşem yemekleri” dedi. Tüm<br />

Avrupalı dostlarımızın bir gün buradaki tek<br />

tehlikenin bizim muhteşem yemeklerimiz<br />

olduğunu hissederek buna uygun<br />

davranmalarını diliyorum. İki ülke arasındaki<br />

sağlam, köklü dostluğumuzun devam<br />

edeceğine, Soner Bey'in yeni<br />

göreviyle birlikte bunun daha<br />

da katlanacağına inanıyorum.<br />

Çok doğru bir ismin seçildiğini<br />

görüyorum. İlimize, ülkemize<br />

ve Letonya'ya güzel katkılar<br />

sağlamasını temenni ediyorum.”<br />

Vaivars: “Gaziantep Fahri<br />

Konsolosluğu stratejik<br />

önem taşıyor”<br />

Letonya Büyükelçisi H.E.<br />

Péteris Vaivars, Gaziantep Fahri<br />

Konsolosluğu’nun Letonya ve<br />

Türkiye arasında büyüyen bağların bir kanıtı<br />

olduğunu kaydetti. Gaziantep'in ekonomik<br />

canlılığına ve Orta Doğu'ya açılan bir kapı<br />

olduğunu işaret eden Vaivars, "Bu önemli<br />

olay, iki ulusumuz arasındaki dostluk ve iş<br />

birliği açısından önemli bir dönüm noktasına<br />

işaret ediyor. Lezzetli mutfağı, canlı kültürü,<br />

gelişen ekonomisi ve ticaretiyle ünlü bu tarihi<br />

şehirde bir araya geldiğimizde, bu yeni Fahri<br />

Konsolosluğun stratejik öneminin farkına<br />

varıyoruz." şeklinde konuştu.<br />

Fahri Konsolosluğun Letonya ve Türkiye<br />

arasında ticaret, yatırım, turizm, eğitim<br />

ve kültür dahil her alanda iş birliğinin<br />

geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacağına<br />

inandığını dile getiren Vaivars, Letonya'nın<br />

Gaziantep Fahri Konsolosu olarak atanan<br />

Soner Bacaksız'a tebriklerini iletti.<br />

Bağlıkaya: “Türkiye ve Letonya’nın<br />

iyi ilişkileri dostluk temeline<br />

dayanıyor”<br />

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz<br />

Bağlıkaya, resepsiyonda yaptığı konuşmaya<br />

Türkiye ve Letonya arasındaki iyi ilişkileri<br />

vurgulayarak başladı. Bağlıkaya, uzun<br />

yıllardan bu yana turizme emek veren<br />

Bacaksız’ın Letonya Fahri Konsolosu<br />

olmasını çok değerli bulduğunu belirterek<br />

şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye<br />

Letonya’dan gelen ziyaretçi sayısı 117 bin<br />

kişiye ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Bu<br />

anlamda Türkiye’nin en önemli turizm<br />

destinasyonlarından biri olan Gaziantep’te<br />

Letonya Fahri Konsolosluğu’nun açılmasını<br />

önemli buluyorum.”<br />

Bacaksız: “Her Gaziantepli<br />

Letonya’nın muhteşem kültürüyle<br />

tanışacak”<br />

Letonya'nın Gaziantep Fahri Konsolosu<br />

olarak atanan TÜRSAB Başkan<br />

Başdanışmanı Soner Bacaksız ise "Bir<br />

turizmci olarak, Gaziantepli olmanın<br />

şehrimizin kültürünün, turizm potansiyelinin,<br />

yüksek insani değerlerinin tanıtılması,<br />

dünya şehirleri ile barış ve sevgi köprüleri<br />

kurarak bu zenginliğin büyütülmesi için<br />

büyük görevleri beraberinde getirdiğinin<br />

bilincindeyim. Bir gastronomi şehri olarak,<br />

zaten soframızı tüm dünyaya açtık. Bu zengin<br />

sofrada eminim ki konuşulacak ve yapılacak<br />

çok şey, yürünecek çok yol var" dedi.<br />

Fahri Konsolosluk görevi<br />

nedeniyle gurur duyduğunu<br />

ifade eden Bacaksız, "Her<br />

Gaziantepli, Letonya'nın<br />

muhteşem kültürüyle<br />

tanışacak, bu harikulade<br />

ülkenin doğasıyla ve sıcak<br />

insanıyla buluşarak yaşam<br />

yolculuğunda daha da<br />

zenginleşecek, renklenecek<br />

ve asırlarca sürecek bir<br />

dostluğun temelini atacaktır"<br />

diye konuştu.


44<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem / makale<br />

Cem<br />

Tur Andiamo Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Polatoglu<br />

-<br />

“40 milyon turist başka ülkelere<br />

mi gitsin?”<br />

Sene 2018; TESK yani Türkiye Esnaf<br />

ve Sanatkârları Konfederasyonu<br />

Başkanı Bendevi Palandöken: “Her<br />

şey dahil sistemi kalkmalı"<br />

2019, 2020, 2021, Bendevi<br />

Palandöken: “Her şey dahil<br />

sisteminden vazgeçilmeli"<br />

2022, 2023 ve <strong>2024</strong>, Palandöken:<br />

“Türkiye, turizmde her şey dahil<br />

sisteminden vazgeçmeli”<br />

Çok istikrarlı Bendevi hocam. Ancak<br />

her şey dahil sistem tartışılmamalı<br />

bile.<br />

Geçen sene 50 milyonu aşkın turist<br />

aldık. Bunun 30 milyona yakını her<br />

şey dahil sistem için Türkiye'ye<br />

gelen turistler.<br />

Her şey dahil kalkarsa 40 milyon<br />

turist evde mi oturacak?<br />

Bazıları sanıyor ki, her şey dahil<br />

sistem bir tek Türkiye'de var.<br />

Söyleyeyim; İtalya, Fransa dahil,<br />

başta Club Med'ler olmak üzere<br />

dünyada birçok tatil köyünde,<br />

kayak merkezlerinde, tüm Akdeniz<br />

çanağında, Uzakdoğu’da, Amerika<br />

kıtasında hemen her ülke ve<br />

adalarda her şey dahil sistem var.<br />

Eğer biz bu sistemi kaldırırsak,<br />

bize gelen 30 milyon her şey dahil<br />

müşterisinin evde oturacağını, tatil<br />

yapmayacağını mı sanıyoruz? Hayır!<br />

Elbette bu konsepti uygulayan<br />

başka ülkelere gidecekler. Bu sene<br />

beklentimiz, 60-65 milyon turist<br />

ve bunun 40 milyona yakını yine<br />

her şey dahil turisti olacak. Sistem<br />

yasaklansın diyerek ve bunu ikide<br />

bir dile getirerek kendi bacağımıza<br />

sıkmaya gerek var mı?<br />

Sistem revize edilmeli<br />

Evet, bunu tartışalım. Örneğin şehrin<br />

göbeğinde 3, 4 yıldızlı otelde her şey<br />

dahil sisteminin ne işi var? Her şeyin<br />

başında esnafa günah. Bu sistem,<br />

sadece 5 yıldızlı otellerde ve şehir<br />

merkezinden en az 5 kilometre<br />

uzakta olan otellerde uygulanmalı.<br />

Bunun dışında, her biri birbirinden<br />

farklı uygulanan bu sisteme standart<br />

getirelim. Bizden bu sistemi öğrenip,<br />

bu sistemi geliştiren ülkelere<br />

bakalım. 5, 6 hatta 7 kategoriye<br />

ayırmışlar bu sistemi;<br />

HD Standart demiş; Yemeklerde<br />

yerli içki dahil HD.<br />

HD Plus demiş; Yemek dışında<br />

da gece 12:00'ye kadar yerli içki<br />

alabilirsiniz.<br />

HD Silver demiş; 24 saat her yerde<br />

yemek, her yerde içki demiş.<br />

HD Gold; Garsonlar tarafından servis<br />

edilen menü seçenekli restoranlarda<br />

ve açık büfelerde 24 saat yemek<br />

içmek serbest demiş.<br />

HD Platin; Lüks, konsept a la carte<br />

restoranlar, açık büfeler, özel plaj,<br />

özel bungalov ve su sporları dahil...<br />

Bunların her birine "Plus" eklemek<br />

mümkün. Yurt dışında özellikle<br />

Zanzibar, Maldivler, Bahamalar ve<br />

Seyşeller gibi tatil beldelerinde özel<br />

aşçısı olan her şey dahil otelleri var.<br />

Kısaca, Her Şey Dahil Sistem, bir<br />

daha asla tartışılmamalı, şeytanın<br />

kulağına kar suyu kaçırmamalı.<br />

Zamanında birileri 40 kez<br />

kumarhaneler kapansın dedi,<br />

kapattık. Sonra? Bugünün hesabıyla,<br />

her sene 3-5 milyon kumar<br />

müşterisinden, en az 5-10 milyar<br />

dolar turizm gelirinden ve 50-70.000<br />

emekçiden olduk.<br />

Aman Bendevi hocam. Seni<br />

seviyoruz. Ama biraz yavaş lütfen.


46<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

RADISSON OTEL GRUBU<br />

2030 HEDEFINI AÇIKLADI<br />

Türkiye'deki tüm yatırımcılarını Sakıp Sabancı Müzesi'nde düzenlenen özel bir etkinlikte<br />

ağırlayan Radisson Otel Grubu, 2030 hedefini açıkladı.<br />

Radisson Otel Grubu, Orta, Güney ve<br />

Doğu Avrupa Bölgesi Kıdemli Başkanı<br />

Yılmaz Yıldırımlar, Franchise Oteller<br />

EMEA Kıdemli Başkan Yardımcısı Joep<br />

Peeters, Türkiye & Afrika İş Geliştirme<br />

Başkanı Ramsay Rankoussi, İş Geliştirme ve<br />

Franchise Servisler Türkiye Ülke Direktörü<br />

Baran Türkel’in katılımıyla Türkiye'deki tüm<br />

yatırımcıları ile Sakıp Sabancı Müzesi'nde<br />

düzenlenen özel bir davette bir araya geldi.<br />

Grubun Türkiye pazarına olan taahhüdünün<br />

bir kez daha vurgulandığı ve 2030 yılına<br />

kadar Türkiye genelinde 100 otele ulaşma<br />

hedefinin tüm yatırımcılar ile paylaşıldığı<br />

davette, Türkiye büyüme stratejileri, yenilikçi<br />

projeler ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımın<br />

yanı sıra Grubun sektördeki öncü konumu ve<br />

gelecek vizyonu da katılımcılara aktarıldı.<br />

2030’a kadar 100 otel hedefi<br />

Grup, yakın gelecekte, Türkiye'de büyüme ve<br />

genişleme konusundaki kararlılığını yansıtan,<br />

somut kilometre taşlarını ve hedeflerini<br />

paylaştığı davette, halihazırda bölgedeki tüm<br />

mevcut markalarının faaliyette olan veya<br />

yapımı devam eden tesislerinin bulunduğunu,<br />

önümüzdeki dönemde ise, küresel tatil<br />

trendlerinin artış göstermesiyle birlikte,<br />

gelişmekte olan bu pazarda markalarının<br />

genelinde büyümeyi artıracaklarını belirtti.<br />

Esas hedefi önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde 70<br />

otele ulaşmak olan grup, 2030 yılına kadar<br />

belirlediği 100 otele ulaşma hedefini duyurdu.<br />

İlham verici fikir alışverişleri<br />

Sakıp Sabancı Müzesi'nde gerçekleşen<br />

davet, misafirlerin keyifli müze gezisiyle<br />

başladı ve ‘’Modernizmin İzinde Türk Resmi’’<br />

koleksiyon sergisini ziyaretle devam etti. MSA<br />

Restoran’da düzenlenen ve büyük ilgi gören<br />

kokteylin ardından, misafirler kendileri için<br />

özel olarak hazırlanan akşam yemeğinde bir<br />

araya geldi. Davet boyunca grup yöneticileri<br />

ile bir arada olarak samimi sohbetler<br />

gerçekleştiren ve birbirinden değerli<br />

deneyimleri paylaşan misafirler, gelecekteki<br />

işbirlikleri ve projeler hakkında ilham verici<br />

fikir alışverişinde bulundu.<br />

Yıldırımlar: "Yatırımcılarımıza<br />

saygımızı bir kez daha<br />

vurgulamaktan mutluyuz"<br />

Radisson Otel Grubu Orta, Güney ve Doğu<br />

Avrupa Bölgesi Kıdemli Başkanı Yılmaz<br />

Yıldırımlar konuşmasında şu sözlere yer<br />

verdi: ‘’Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılını<br />

kutlama şerefine ulaştığımız bu olağanüstü<br />

akşamda sizleri ağırlamaktan büyük<br />

mutluluk duyuyoruz. Gururla ifade ediyoruz<br />

ki, Türkiye'de 20 yılı aşkın bir süredir varlık<br />

gösteren ve her geçen gün daha da güçlenen<br />

bir marka olarak, yatırımcılarımıza olan<br />

saygımızı bir kez daha vurgulamaktan<br />

mutluluk duyuyor ve kendilerine bize<br />

gösterdikleri güven için teşekkür ediyoruz.<br />

Ülkemizin ekonomik ve kültürel gelişimine<br />

katkı sağlamanın yanı sıra, sürdürülebilir<br />

turizm ve sorumlu işletmecilik ilkelerine olan<br />

bağlılığımızla, istihdam yaratma ve toplumsal<br />

yönden öncü olma hedefimizi desteklemeyi<br />

sürdürüyoruz.’’<br />

Yatırımcılarıyla birlikte büyüme<br />

taahhüdü<br />

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlamak<br />

ve zengin tarihini anmak amacı ile<br />

etkinlikte yer alan yatırımcılar, Radisson<br />

Otel Grubu'nun Türkiye'deki büyüme<br />

stratejisine olan güvenlerini dile getirdi ve<br />

iş birliklerini daha da güçlendirmek için<br />

kararlı olduklarını belirtti. Radisson Otel<br />

Grubu, Türkiye'nin turizm potansiyelinden<br />

tam olarak faydalanmayı, misafirlerine üstün<br />

hizmet sunmayı ve unutulmaz anlar yaratma<br />

hedefinin devamlılığı ile, bu önemli adımı attı<br />

ve yatırımcılarıyla birlikte büyümeye devam<br />

edeceğini bir kez daha taahhüt etti.


48<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

Abu Dabi’deki ilk La Quinta by<br />

Wyndham oteli olacak<br />

Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ikinci La Quinta by Wyndham oteli Abu Dabi’de<br />

açılıyor. La Quinta by Wyndham markası altında İstanbul da dahil olmak üzere<br />

dünyanın önde gelen şehirlerinde 900’den fazla otel bulunuyor.<br />

Wyndham <strong>Hotel</strong>s & Resorts, La<br />

Quinta by Wyndham Abu Dhabi<br />

Al Wahda’nın açılışının Mayıs ayı<br />

içinde beklendiğini duyurdu. Birleşik Arap<br />

Emirlikleri’nin başkentinde ve Al Wahda<br />

alışveriş merkezinin hemen yanı başında<br />

bulunan otel, Wyndham’ın Abu Dabi<br />

Emirliği’nde açtığı altıncı, La Quinta by<br />

Wyndham markasıyla açtığı ilk otel olacak.<br />

107 odalı<br />

107 odalı La Quinta by Wyndham Abu Dhabi<br />

Al Wahda, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat<br />

edenlerin ihtiyaçlarına cevap veren, çift kişilik<br />

standart odalardan geniş executive süitlere<br />

kadar farklı konaklama seçenekleri sunuyor.<br />

Otelin tüm gün hizmet veren yeme-içme<br />

alanları, kapalı havuz, spor salonu ve spa gibi<br />

zengin olanakları bulunuyor.<br />

Gromaxx <strong>Hotel</strong> Management ve Otel Sahibi<br />

Mohammad Abdul Saleem, “Misafirlerimizin<br />

Abu Dabi’yi keşfederken konfor içinde<br />

konaklayabilecekleri La Quinta by Wyndham<br />

Al Wahda’nın açılışını gerçekleştirmekten<br />

büyük bir heyecan duyuyoruz. Uzun vadeli<br />

ortağımız olan Wyndham <strong>Hotel</strong>s & Resorts,<br />

dünya çapında bir konaklama şirketinin<br />

sunduğu hacim ve kaynakların yanı sıra,<br />

kişiselleştirilmiş hizmetler ve bir kez daha iş<br />

birliğinde bulunmaktan gurur duyduğumuz<br />

yardımsever bir ekibi de beraberinde<br />

getiriyor” dedi.<br />

Wyndham <strong>Hotel</strong>s & Resorts Türkiye, Orta<br />

Doğu ve Afrika Pazar Yönetici Direktörü<br />

Panos Loupasis, “ABD’de yaygın bir<br />

varlığa sahip olan La Quinta by Wyndham<br />

markamızın Birleşik Arap Emirlikleri’nde<br />

de büyük bir potansiyeli bulunduğunu<br />

düşünüyoruz. Daha önce, 2021 yılında<br />

Dubai’de bir La Quinta otelimizi açmıştık.<br />

Canlı tasarımı, harika konumu ve Arap<br />

coğrafyasının sıcak misafirperverliğiyle<br />

birlikte üst-orta segmentteki bu otelimizi<br />

Orta Doğu’daki yaklaşık 60 otelden oluşan<br />

portföyümüze katmaktan memnuniyet<br />

duyuyoruz” dedi.<br />

900’den fazla otel<br />

La Quinta by Wyndham, canlı marka<br />

kimliği, sıcak bir atmosfere sahip odaları<br />

ve sunduğu modern olanaklarla “Sizin İçin<br />

Buradayız” ilkeli hizmet anlayışını dünyanın<br />

her yerinde gezginlerle buluşturuyor. La<br />

Quinta by Wyndham markası altında İstanbul<br />

da dahil olmak üzere dünyanın önde gelen<br />

şehirlerinde 900’den fazla otel bulunuyor.


50<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

DoubleTree by Hilton Malta açıldı<br />

Hilton (NYSE: HLT) markanın Malta Adası’ndaki ilk tesisi olan<br />

DoubleTree by Hilton Malta'nın açılışını duyurdu.<br />

Akdeniz'in büyüleyici St Paul Körfezi'nde<br />

yer alan 485 odalı sahil oteli<br />

konumundaki DoubleTree by Hilton<br />

Malta; zarif konuk odaları, seçkin yemek<br />

deneyimleri, çok sayıda yüzme havuzu ve<br />

önde gelen iş toplantı alanları sunuyor. Tesis<br />

böylece, DoubleTree by Hilton'un dünya<br />

çapında hızla büyüyen 684 otellik portföyüne<br />

katılıyor. Konukların Malta'nın zengin tarihini<br />

ve doğal güzelliklerini keşfetmeleri için<br />

mükemmel bir konuma sahip olan otel, antik<br />

Mdina kentine, canlı Valletta'ya ve UNESCO<br />

listesindeki Megalitik Tapınaklara kolay<br />

erişim sağlıyor. DoubleTree by Hilton Malta<br />

otelinin arazisindeki Buğibba Antik Tapınağı<br />

konuklara Malta'nın Neolitik dönemine eşsiz<br />

bir bakış sunarken tesisin kalbinde adanın<br />

uzak geçmişiyle de bağ kuruyor.<br />

Qawra sahil beldesinde yer alan DoubleTree<br />

by Hilton Malta, Akdeniz'in sıcaklığını ve<br />

canlılığını yansıtacak şekilde tasarlanmış ve<br />

zarif bir şekilde döşenmiş konuk odalarına<br />

ev sahipliği yapıyor. Birçok oda St Paul<br />

Körfezi'nin etkileyici manzaralarına ve<br />

özel balkonlara sahip. Oda tipleri arasında<br />

superior, deluxe ve bazıları çekyatlı olan<br />

aile odaları bulunuyor. Her oda düz ekran<br />

HDTV, çay/kahve yapma imkanı, saç kurutma<br />

makinesi ve ücretsiz Wi-Fi ile donatılmış<br />

bulunuyor.<br />

Benzerlerinden farklı dünya<br />

mutfağı seçkileri<br />

Azure <strong>Restaurant</strong> and Terrace, en seçici<br />

damak zevkine hitap eden en taze açık<br />

büfe seçenekleriyle benzersiz bir dünya<br />

mutfağı sunuyor. Carvv Grill ve Enoteca,<br />

cesur ve çağdaş bir ambiyansta, taze yerel<br />

ve uluslararası et yemekleri, vejetaryen ve<br />

vegan dostu seçenekler ve kapsamlı bir<br />

şarap seçkisi sunarak benzersiz bir yemek<br />

deneyimi sağlıyor.<br />

Rahat bir atmosfer arayan konuklara hizmet<br />

veren Juniper Lounge Bar, sabah kahveleri<br />

ve hafif atıştırmalıklarıyla çok yönlü bir alan<br />

sunarken, akşamları kokteyller sunan şık<br />

bir bara dönüşüyor. Konukların havuzdan<br />

çıkmadan servis alabileceği Limonata havuz<br />

bar, cennet gibi Yunan Adaları'na, Sicilya'nın<br />

pişirilmiş toprak karolarına ve canlı Amalfi<br />

limonlarına selam göndererek Akdeniz'e<br />

dair her şeyden ilham alıyor. Ombré Café<br />

Bistro ise konukların gevşemeleri ve lezzetli<br />

Akdeniz mutfağının en iyi örneklerini<br />

tatmaları için mükemmel bir ortam sunuyor.<br />

İki mevsimlik açık havuza sahip<br />

Paul Körfezi'ne bakan bir güneşlenme alanı<br />

da dahil olmak üzere iki mevsimlik açık<br />

havuza sahip ana havuz alanı bir rahatlama<br />

vahası sunuyor. Isıtmalı havuz, kış sezonunda<br />

bile yüzmeyi tercih edenler için yıl boyunca<br />

hizmet veriyor. Otelin kapsamlı dinlence<br />

tesisleri arasında, iki sonsuzluk havuzu ve<br />

doğrudan plaj erişiminin yanı sıra Aziz Paul<br />

adalarının nefes kesici manzarasını sunan<br />

özel bir plaj kulübü (açılış 2025) de yer alıyor.<br />

Myoka Spa'da (<strong>Haziran</strong> <strong>2024</strong>'te açılacak)<br />

konuklar, kendilerini enerjik ve tazelenmiş<br />

hissetmelerini sağlayacak bütünsel<br />

deneyimlerle birlikte çeşitli egzotik ve<br />

canlandırıcı vücut bakımlarının keyfini<br />

çıkarabiliyorlar. Spa'da ayrıca su püskürten<br />

koltukları olan bir kapalı havuz, sauna, spa<br />

küveti ve dinlenme alanı bulunuyor.<br />

DoubleTree by Hilton Malta, büyük etkinlikler<br />

ve düğünler için 971 metrekarelik bir<br />

balo salonu da dahil olmak üzere 2.000<br />

metrekareden fazla toplantı alanıyla 800<br />

kişiye kadar toplantı ve etkinlikler için önde<br />

gelen bir destinasyon olarak hizmet veriyor.<br />

Çok yönlü alan yelpazesinde ayrıca, tümü en<br />

son görsel-işitsel teknolojiyle donatılmış 16<br />

toplantı odası ve bir oditoryum da bulunuyor.


52<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

Kırklareli'nde önce bağcılığa<br />

sonra konaklamaya yatırım yaptılar!<br />

BNK Group, Saranta ve Chateau Murou markalarından sonra Kırklareli Karakoç<br />

mevkiindeki 200 dönümlük tesisinde konaklama hizmetleri de başlattı. Bağcılıkla beraber<br />

Mia Bella <strong>Restaurant</strong> ve Saranta Farmhouse Otel yatırımlarıyla vites yükselttiklerini<br />

söyleyen BNK Group Genel Müdürü Yusuf Devrim Tosun, yatırım detaylarını ve turizmgastronomiye<br />

yönelik hedeflerini anlattı.<br />

Haber: Hatice Ünal Bilen<br />

Kırklareli'nin Karakoç mevkiinde 2002<br />

yılında satın alınan 100 dönümlük<br />

arazide bağcılık faaliyetleriyle başladı,<br />

Saranta hikayesi. İlk ekim 2003 yılında<br />

gerçekleşirken 10 yıl boyunca iyileştirme<br />

çalışmaları sürdü, ilk şişeleme ise 2011<br />

yılında yapıldı. Biyoteknik mücadele ve<br />

organik bağcılık yöntemleriyle doğaya ve<br />

çevreye uyum, saygı ve sürdürülebilirlik<br />

çerçevesinde Saranta ve Chateau Murou<br />

markalarıyla Türkiye’de pek çok ilke imza<br />

atıldı. Bağcılıkla başlayan bu serüven, iş<br />

insanı Murat Türkmen’in otel ve restoran<br />

yatırımlarıyla devam etti. Türkmen, Şubat<br />

<strong>2024</strong>'te Mia Bella Saranta'yı, Nisan <strong>2024</strong>'te<br />

ise Saranta Farmhouse Oteli turizm ve<br />

gastronomi sektörlerine kazandırdı.<br />

Oliva MICE’ın 3-4 Mayıs tarihlerinde tesise<br />

düzenlediği tanıtım etkinliği kapsamında<br />

BNK Group Genel Müdürü Yusuf Devrim<br />

Tosun ile bir araya geldik.<br />

200 dönüm özel arazi üzerinde yaklaşık 1.5<br />

aydır şarap üretimi temasıyla konaklama<br />

hizmeti vermeye başladıklarını da söyleyen<br />

Tosun, yatırım sürecine ilişkin şu bilgileri<br />

paylaştı: “Murat Türkmen, Kırklareli<br />

bölgesinde Türkmen Holding bünyesinde<br />

tekstil yatırımları olan bir iş insanı. Kendisi<br />

yurt dışı ziyaretleri esnasında Türkiye'de<br />

de çiftlik evi ve şato tarzı yerlere ihtiyaç<br />

olabileceğini tespit ediyor. Bölgenin iklimine<br />

ve toprak yapısına uygun üzüm çeşitlerini<br />

getirmek suretiyle ilk olarak 2002 yılında<br />

Kırklareli bölgesinde bağcılık faaliyetlerini<br />

başlatıyor. 10 yıl boyunca sürekli denemeler<br />

yapılıyor. 10 yılın sonunda Saranta ve<br />

Chateau Murou olarak markalarını oluşturup<br />

şişeleme yaptıktan sonra şarap çeşitleriyle<br />

piyasaya girmeye başlıyor. O tarihten itibaren<br />

her yıl girdiği yarışmalarda pek çok şarap<br />

çeşidiyle ödül alıyor.”<br />

Önce Mia Bella <strong>Restaurant</strong> sonra<br />

Saranta Farmhouse…<br />

Trakya’nın verimli topraklarında bir<br />

hayal hikâyesinin devamı niteliğindeki<br />

Saranta Farmhouse Otel ve Mia Bella<br />

<strong>Restaurant</strong>'ın yatırıma dönüşmesi sürecini<br />

ise Tosun şu sözleriyle aktardı: “Devamında<br />

Saranta Farmhouse ve restoranın inşaatı<br />

tamamlanıyor. O süreçte Murat Türkmen,<br />

Lüleburgaz ve Edirne'deki restoranlarımızı<br />

ziyaret ettiler. Lezzetlerimizi tattılar,<br />

şeflerimizi tanıdılar. Bizleri tanıdılar. Birlikte<br />

yol alabileceğimize kanaat getirerek önce<br />

29 Şubat <strong>2024</strong>'te restoranımızın açılışını<br />

yaptık. 5 Nisan itibariyle de otelimizi hizmete<br />

açtık. O günden itibaren de daha çok otel<br />

ve restoranımızı tanıtmaya çalışıyoruz.<br />

Kırklareli Karakoç mevkiinde İstanbul'a 2<br />

saat mesafede konumlanan bir tesisiz. Hem<br />

İstanbul Havalimanı'na hem de Bulgaristan<br />

ve Yunanistan'a yakın bir mesafedeyiz.<br />

Lokasyon olarak avantajlı bir noktadayız.”<br />

Beyaz yakalılara hitap ediyor<br />

“Sadelik en büyük lükstür” felsefesiyle<br />

misafirlerini ağırlayan Saranta<br />

Farmhouse'un hedef profilini beyaz yakalı<br />

üst düzey yöneticiler oluşturuyor. İstanbul'a<br />

iki, İstanbul Havalimanı'na 1.5 saat<br />

uzaklıkta olmanın avantajıyla Türkiye'nin<br />

her noktasından tercih edildiklerini belirten<br />

Tosun, “Bizler doğru hizmet vermeye<br />

devam ettikçe, standartlarımızı yükselttikçe<br />

burada konaklamamaları için bir neden<br />

kalmayacak.” dedi.<br />

Sonbahara kadar oda sayısı 14'ten<br />

25'e çıkacak<br />

Otel içi ve tesis bahçesinde milyonluk sanat<br />

eserlerine yer veren Saranta Farmhouse


Otel'in 14 odasının her biri kendine özel bir<br />

temayı içinde barındırıyor. Odaların, dünya<br />

üzerinde en popüler üzüm bölgelerinden<br />

ilham alınarak tasarlandığını belirten<br />

Tosun, "Bize gelen talepler doğrultusunda<br />

oda sayımızı 25'e çıkarmak için proje<br />

geliştiriyoruz. Proje daha tamamlanmadı,<br />

üzerinde çalışılıyor. Bu sonbahara kadar<br />

karar verip hızlıca uygulamak istiyoruz."<br />

dedi ve dokuyu bozmaksızın herkesi rahat<br />

ettirebilecek kapasite artırımı üzerindeki<br />

çalışmalarını sürdüklerini sözlerine ekledi.<br />

Yer altı mahzenine sahip<br />

Tesisin en güçlü kaslarından biri, yaklaşık<br />

430 metrekare büyüklüğündeki yer altı<br />

mahzeni. 72 günde katoyla kazılarak<br />

oluşturulan mahzende yaklaşık 9-10 çeşit<br />

üzüm bulunuyor. Üzüm bağlarıyla çevrili<br />

konaklama alanlarına sahip Saranta<br />

Farmhouse'ta spa, hamam, sauna, masaj,<br />

buhar, tuz odası, bilardo salonu, özel<br />

ikili görüşme odası ve yarı olimpik açık<br />

yüzme havuzu gibi birçok hizmet bir arada<br />

sunuluyor. Geniş bahçesinde 360 derecelik<br />

seyir terası ve gün batımı barına ilave olarak<br />

tesis, 135 metrekarelik alana yayılan büyük<br />

toplantı salonu ile de iş toplantıları için güçlü<br />

bir alternatif.<br />

Konaklama hizmetlerinin yanı sıra<br />

misafirlerine doğanın tadını çıkarabilecekleri<br />

pek çok aktiviteyi de yaşama imkanı sunan<br />

tesisi ziyaret edenler yakın coğrafyadaki<br />

doğal güzellikleri keşfetme olanağına<br />

da sahip. Kuzulu Şelalesi ve hemen üst<br />

tarafındaki şapel bunlar arasında öne<br />

çıkanları.<br />

“Trakya Bağ Rotası'na dahil olmak<br />

istiyoruz”<br />

BNK Group Genel Müdürü Yusuf Devrim<br />

Tosun, Saranta Farmhouse'un pazarlaması<br />

kadar destinasyon tanıtımının önemine de<br />

vurgu yapıyor sözlerinde. Bir taraftan tesisi<br />

pazarlarken diğer taraftan Kırklareli'ni<br />

turizmde cazibe merkezi haline getirmek<br />

için tanıtım çalışmaları yürüttüklerini ifade<br />

eden Tosun şöyle devam etti: “Trakya Kuzey<br />

Bağ rotasının içerisine dahil olmak istiyoruz.<br />

Türkiye'de Kırklareli'nin markalaşmasını<br />

istiyoruz. Aynı zamanda şehrin Trakya'daki<br />

coğrafi işaretli ürünlerin satışı ve tanıtımını<br />

da misyon edinmiş durumdayız. Her bir<br />

ürünün ülkemizde markalaşması, her bir<br />

yerel ürünün Türkiye'nin en uzak noktaya<br />

bile ulaşması için vesile olabilirsek mutlu<br />

olacağız.”<br />

Türkiye'de hali hazırda iki bağ rotasının<br />

olduğunu belirten BNK Group Genel<br />

Müdürü Yusuf Devrim Tosun, “Bağ rotası,<br />

Bulgaristan'dan geliyor. Çanakkale,<br />

Bozcaada'dan aşağı giden bir rota var. Bir de<br />

Kuzey Bağ Rotası denilen Bulgaristan'dan<br />

başlayarak Kırklareli'nin de içine dahil<br />

olduğu daha kısa bir bağ rotası var.” dedi.<br />

Tosun, şu anda bağ rotasına yapılan yerli<br />

ve yabancı ziyaretçi sayısının hedeflenenin<br />

altında olduğunu söyleyen Tosun, “Bizim<br />

hedefimiz potansiyeli artırmak.” ifadelerini<br />

kullandı.<br />

Yerel istihdama katkı<br />

Tesis genelinde toplam 40 kişiye çalışma<br />

imkanı veren Saranta Farmhouse, yerel<br />

istihdamıyla da dikkat çekiyor. Turizm<br />

lisesinden stajyer elemanlar aldıklarını<br />

söyleyen Tosun, “İş garantili bölüm olarak<br />

da çok yakında protokol yapmak istiyoruz.<br />

Mezun olan tüm genç arkadaşlarımızı da<br />

turizme, gastronomi sektörüne kazandırmak<br />

istiyoruz.” şeklinde konuştu.<br />

Yusuf Devrim Tosun Kimdir?<br />

1975 Almanya doğumlu. Gurbetçi bir<br />

ailenin çocuğu olan Yusuf Devrim Tosun,<br />

aslen Adanalı. Türkiye'ye dönüşünde<br />

lise öğrenimini Adana'da tamamlayan<br />

Tosun, Kocaeli Üniversitesi'nde otomotiv<br />

okudu. 1996 yılında perakende sektörüne<br />

adım atan, bu eğitimi sırasında çalışma<br />

ekonomisi ve Eskişehir Anadolu<br />

Üniversitesi'nde turizm eğitimi alan<br />

Tosun, perakende sektörüyle birlikte<br />

mağazacılık alanında görev aldı, ardından<br />

alışveriş merkezi yönetimine dahil oldu.<br />

Türkiye'nin yaklaşık 20 şehrinde fiilen<br />

çalıştıktan sonra en son Kırklareli'ndeki<br />

alışveriş merkezinin yönetimine katıldı.<br />

Mayıs 2023 itibariyle yeme içme sektörüne<br />

geçiş yapan Tosun, bir yıldır BNK<br />

Group'un Genel Müdürlüğü görevini<br />

üstleniyor.


54<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

Dedeman, Managed by Dedeman<br />

markasıyla Bodrum’da<br />

Rammos <strong>Hotel</strong> yatırımcıları Kumova ve Mandalinci aileleri iş birliği ile Dedeman<br />

kalite ve tecrübesini Bodrum’a taşıyan zincir, gerçekleştirdiği lansman töreni ile<br />

Bodrum’da misafirlerini ağırlamaya başladı.<br />

2<br />

yıldır Kumova ve Mandalinci aileleri<br />

tarafından başarıyla işletilen Rammos<br />

<strong>Hotel</strong> Bodrum, yapılan franchise<br />

anlaşması sonrasında 5 Mayıs <strong>2024</strong><br />

tarihinde gerçekleştirilen lansman töreni ile<br />

misafirlerini ‘Rammos Managed by Dedeman<br />

Bodrum’ olarak Dedeman yönetim güvencesi<br />

ile ağırlamaya başladı. Bodrum Turgutreis’te<br />

yer alan ‘Rammos Managed by Dedeman’<br />

lokasyonu, konforlu odaları, huzur veren<br />

peyzajının yanı sıra; modern ve bohem tarzda<br />

dizayn edilmiş keyifli plajı ile de misafirlerine<br />

çok özel bir tatil imkânı sağlayacak.<br />

120 odalı<br />

Bodrum’un Turgutreis ilçesinde yer alan,<br />

6 süit, 8 aile odası ve 106 deluxe oda<br />

olmak üzere 120 odası bulunan Rammos<br />

Managed by Dedeman Bodrum; Rammos<br />

<strong>Hotel</strong>’in şıklığı ve konforunu Dedeman’ın<br />

eşsiz misafirperverlik anlayışı ve kalitesiyle<br />

birleştirerek, hem bölgedeki konaklama<br />

ihtiyacını karşılayacak hem de 12 ay aralıksız<br />

istihdam sağlayacak.<br />

Rammos Managed by Dedeman Bodrum,<br />

bünyesinde bulunan iki alakart restoranından<br />

biri olan Rios A la Carte <strong>Restaurant</strong> ile<br />

dünya mutfağından seçme lezzetler<br />

sunarken, Marea Fish <strong>Restaurant</strong>’ın sahile<br />

sıfır konumu, enfes gün batımı, deniz<br />

ürünleri ağırlıklı mutfağı ve Ege mezeleriyle<br />

misafirlerine adeta bir lezzet şöleni<br />

yaşatacak.<br />

4 mevsim tatil olanağı<br />

Turgutreis merkeze 3, Bodrum şehir<br />

merkezine 19 ve Bodrum havalimanına<br />

53 kilometre mesafede yer alan Rammos<br />

Managed by Dedeman Bodrum;<br />

Güvenli Turizm, Mavi Bayrak, 3 Yaprak<br />

Sürdürülebilirlik ve Sıfır Atık sertifikalarına<br />

sahip olmasıyla da dikkat çekiyor.<br />

Yerli ve yabancı turistlerin sadece yaz<br />

aylarında değil, 4 mevsim tatil yapabilmeleri<br />

için çok özel bir seçenek sunan Rammos<br />

Managed by Dedeman Bodrum, Turgutreis<br />

Marina’ya<br />

yakınlığı ile yat sahibi misafirlerin, Kos<br />

Adası’na en yakın konumda bulunması<br />

sebebiyle de Kos Adası’na gitmek isteyen<br />

konukların vazgeçilmezi olmaya hazırlanıyor.<br />

Sadece tatil değil; iş seyahatinden<br />

şirket etkinlerine, düğün ve özel gün<br />

organizasyonlarından balayı tatiline kadar<br />

çok geniş bir kitleyi misafir eden otel,<br />

Dedeman Loyal Club üyesi olan misafirlere<br />

otelin eşsiz olanaklarından çok özel fırsatlar<br />

ile yararlanma şansı sunuyor.<br />

Konforlu odaları, plajı, huzur veren peyzajı<br />

ve enfes lezzetleri ile eşsiz bir deneyim<br />

sunmanın yanı sıra; hayvan dostu konseptiyle<br />

küçük ırk evcil hayvanları da kabul eden<br />

Rammos Managed by Dedeman Bodrum,<br />

misafirlerin otele adım attıkları andan<br />

itibaren tüm özel talep ve ihtiyaçlarına ‘Guest<br />

Asist’ sistemi ile cevap veriyor.<br />

Spor ve dinlendirici<br />

aktiviteleri ön planda tutan<br />

misafirlerini de unutmayan<br />

Rammos Managed by<br />

Dedeman Bodrum; Fitness<br />

merkezi, cilt bakımı odasını<br />

da kapsayan 3 masaj odası,<br />

sauna ve Türk hamamı gibi<br />

aktivite olanaklarını bir arada<br />

sunacak.


56<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

Ramada by Wyndham<br />

Fethiye Ölüdeniz açıldı<br />

Fethiye'deki ilk Ramada by Wyndham oteli Ölüdeniz'de açıldı. Mülkiyeti Wyndham’ın<br />

projedeki otel ortağı Sertil Turizm İnşaat A.Ş.’ye ait olan Ramada by Wyndham<br />

Fethiye Ölüdeniz, yine aynı şirket tarafından franchise modeliyle işletilecek.<br />

95’ten fazla ülkedeki yaklaşık 9 bin 200<br />

oteliyle dünyanın franchise veren en<br />

büyük otel şirketi Wyndham <strong>Hotel</strong>s &<br />

Resorts, Muğla’nın Fethiye ilçesindeki ilk<br />

oteli olan Ramada by Wyndham Fethiye<br />

Ölüdeniz’in açılışını gerçekleştirdi. Ramada<br />

by Wyndham Fethiye Ölüdeniz, aynı zamanda<br />

Fethiye’nin uluslararası bir otel zincirine<br />

dahil olan ilk oteli olma özelliği taşıyor.<br />

Mülkiyeti Wyndham’ın projedeki otel ortağı<br />

Sertil Turizm İnşaat A.Ş.’ye ait olan Ramada<br />

by Wyndham Fethiye Ölüdeniz, yine aynı<br />

şirket tarafından franchise modeliyle<br />

işletilecek.<br />

Havalimanına 58 kilometre<br />

uzaklıkta<br />

Dalaman Havalimanı'na 58 kilometre<br />

mesafede yer alan Ramada by Wyndham<br />

Fethiye Ölüdeniz'in öne çıkan özellikleri<br />

arasında her biri balkonlu olan 76 misafir<br />

odası, harika deniz manzaraları, çevrede<br />

gezilecek yerlere kolay erişim imkanı ve bir<br />

sonsuzluk havuzu yer alıyor.<br />

Misafirlerini tesis içi restoran, spa, sauna,<br />

kapalı havuz, araç kiralama hizmeti ve<br />

ücretsiz otopark gibi zengin olanaklarla<br />

ağırlayan otelden Ölüdeniz Plajı'na yalnızca<br />

birkaç dakika içinde ulaşılabiliyor.<br />

Sertil Turizm İnşaat A.Ş.<br />

ortaklığında<br />

Wyndham <strong>Hotel</strong>s & Resorts Türkiye<br />

Ülke Direktörü Murat Özel, "Fethiye’nin<br />

gezginlerin kalbinde özel bir yeri var ve<br />

Ölüdeniz de bu güzel ilçemizin ziyaretçileri<br />

en çok hayran bırakan beldeleri arasında<br />

yer alıyor. Bölgenin sosyal ve çevresel<br />

dokusuyla uyumlu, sürdürülebilirlikten ve<br />

en yüksek standartlardan ödün vermeyen<br />

bir konaklama anlayışını otel ortağımız<br />

Sertil Turizm İnşaat A.Ş. ile birlikte bu eşsiz<br />

destinasyonla buluşturmaktan büyük bir<br />

heyecan duyuyoruz" dedi.


58<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

Hilton Akdeniz’de<br />

10 tatil köyü açacak<br />

Gözlerini Akdeniz'e çeviren Hilton, haziran ayı sonuna kadar İbiza Adası'ndan<br />

Atina Rivierası'na kadar 10 tatil köyü açacaklarını duyurdu.<br />

Yunanistan'ın kumsallarından<br />

Hırvatistan'ın büyüleyici sahil şeridine<br />

ve ötesine uzanan yeni açılışlar, keyifli<br />

zaman geçirme, rahatlama ve kültürle iç içe<br />

olmak isteyen gezginler için unutulmaz bir<br />

kaçış vadediyor. Dinlenme ve rahatlamanın<br />

tatil yeri seçiminde önemli bir etken olduğu<br />

düşünüldüğünde, gezginlerin ihtiyaç duyduğu<br />

her şeyin parmaklarının ucunda olduğu<br />

Hilton'un yeni yaz açılışları, konukların<br />

tamamen gevşeyebilmelerini ve bölgenin<br />

sunduğu her şeyi içlerine çekebilmelerini<br />

sağlıyor.<br />

Mangia's Santa Teresa Sardinia,<br />

Curio Collection by Hilton (İtalya)<br />

Santa Reparata Körfesi’nin büyüleyici<br />

sahil şeridinde yer alan Mangia's Santa<br />

Teresa Resort, Curio Collection by Hilton<br />

konuklarına en üst düzeyde rahatlama<br />

için özel bir plaja özel erişim sağlıyor. Bu<br />

ay açılışı gerçekleşen tesiste konuklar<br />

otel içinde, göz alıcı sonsuzluk havuzunda<br />

kendilerini dünyanın zirvesinde hissedebiliyor<br />

veya tenis kortunda servislerini test<br />

edebiliyorlar. Dileyen konuklar bölgeyi<br />

keşfetmek için yerel bir yürüyüş parkuruna<br />

çıkabiliyor ya da sadece 10 dakika uzaklıktaki<br />

Santa Teresa Gallura kasabasına gidebiliyor.<br />

Cala San Miguel <strong>Hotel</strong> Ibiza, Curio<br />

Collection by Hilton (İspanya)<br />

İbiza’nın kuzey bölgesinde yer alan ve<br />

haziran ayında açılması planlanan Cala<br />

San Miguel <strong>Hotel</strong> Ibiza, Curio Collection by<br />

Hilton doğrudan plaj ve deniz erişiminin<br />

yanı sıra fitness tesisleri ve sağlıklı yaşam<br />

alanıyla birlikte jimnastik ve yoga için özel<br />

bir açık alana sahip. Bu sahil otelinde 196<br />

konuk odasının yanı sıra Akdeniz ve İtalyan<br />

mutfaklarından yemekler sunan üç restoran,<br />

iki bar ve büyük bir havuz barın da yer aldığı<br />

geniş bir yüzme havuzu bulunuyor.<br />

Semeli Coast Mykonos Resort, Curio<br />

Collection by Hilton (Yunanistan)<br />

<strong>Haziran</strong> ayında açılması planlanan Semeli<br />

Coast Mykonos Resort, Curio Collection by<br />

Hilton oteli, tüm odalarında özel havuz veya<br />

hidromasajlı küvet bulunan ve Ege Denizi'nin<br />

doğal manzarasını sunan mükemmel bir<br />

cennet. Otelin kapalı havuz, sauna, hamam,<br />

tuz terapi odası ve buz odası içeren tam<br />

hizmetli spası, konukların konaklamaları<br />

boyunca sağlıklı yaşamı ön planda<br />

tutmalarına yardımcı oluyor. Keşfetmek<br />

isteyenler için otel, Mikonos'u uluslararası


ir cazibe merkezi haline getiren barlara,<br />

restoranlara ve gece hayatına kısa bir sürüş<br />

mesafesinde yer alıyor.<br />

Keight <strong>Hotel</strong> Opatija, Curio<br />

Collection by Hilton (Hırvatistan)<br />

Mayıs ayında açılışı gerçekleşen Keight<br />

<strong>Hotel</strong> Opatija, Curio Collection by Hilton,<br />

yüzme havuzu, iki bar, restoran ve spa<br />

içeren güneş alan bir çatı katına sahip<br />

olup en iyi sağlıklı yaşam destinasyonunu<br />

oluşturuyor. Slatina Plajı'na sadece kısa<br />

bir yürüyüş mesafesindeki konuklar,<br />

turkuaz denizi seyrederek günün tadını<br />

çıkarabiliyor, ardından ihtiyaç duydukları her<br />

şey parmaklarının ucundayken dinlenmek<br />

için geri dönebiliyorlar. Ücretsiz kahvaltının<br />

dahil olduğu otelin 54 konuk odası, şehrin<br />

kırmızı kiremitli çatılarına bakan geniş<br />

pencereleriyle konukları taze ve sağlıklı bir<br />

kahvaltının ardından bölgeyi keşfetmeye<br />

davet ediyor.<br />

Isla Brown Chania Crete Resort,<br />

Curio Collection by Hilton<br />

(Yunanistan)<br />

Mayıs ayında açılan Isla Brown Chania<br />

Resort, Curio Collection by Hilton’un tüm<br />

şık konuk odalarında denizin veya yemyeşil<br />

bahçelerin büyüleyici manzarasına sahip<br />

bir balkon, teras veya özel havuz bulunuyor.<br />

Otelin kendine özgü tasarımı, Girit'in<br />

engebeli manzarasının ortasında sakin bir<br />

sığınak yaratarak yemyeşil peyzajın yanı sıra<br />

ahşap ve fiber unsurları bir araya getiriyor.<br />

Konuklar alakart restoran ve geleneksel<br />

Yunan büfesi de dahil olmak üzere çeşitli<br />

yemek seçeneklerinin tadını çıkarabiliyor,<br />

dört açık havuzdan birine girebiliyor veya<br />

otelin dört bakım odası bulunan spasında<br />

kendilerini şımartabiliyor.<br />

Isla Brown Corinthia Resort &<br />

Spa, Curio Collection by Hilton<br />

(Yunanistan)<br />

Atina Rivierası’nın en güzel köşesinde<br />

konumlanan ve mayıs ayında hizmete giren<br />

Isla Brown Corinthia Resort & Spa, Curio<br />

Collection by Hilton mükemmel bir yaz<br />

kaçamağı sunuyor. Aile dostu olanakları,<br />

küçüklerin yüzen su parkı ve çocuk havuzu<br />

içeren özel çocuk alanının keyfini çıkarmasını<br />

sağlarken, macera arayanlar çeşitli su<br />

sporları aktivitelerine sadece birkaç adım<br />

mesafede. Bu arada otelin çatı katı, barda<br />

serinletici bir içkinin tadını çıkarmak veya<br />

şezlonglarda dinlenmek için mükemmel<br />

bir mekan. Konuklar otelin büyüleyici<br />

tavernasında, restoranında veya plaj barında<br />

Yunan adalarının lezzetlerini tadarak hızlı bir<br />

atıştırmanın, hoş bir yemeğin veya lezzetli bir<br />

kokteylin tadını çıkarabilirler. Herkes için bir<br />

şeyler sunan otelin 166 konuk odasının her<br />

biri özel balkonlu olup otelin spa'sı beş bakım<br />

odası, sauna, yüzme havuzu ve hamam ile<br />

huzurlu bir rahatlama sunuyor.<br />

Hilton Kıta Avrupası<br />

Kıdemli Başkan<br />

Yardımcısı David<br />

Kelly, “Misafirlerimizin<br />

giderek artan bir şekilde<br />

olağanüstü özellikleri<br />

Hilton'un güvenilir ve<br />

samimi misafirperverliği<br />

ile birleştiren tatil köyleri<br />

aradığını biliyoruz” diyerek<br />

şöyle ekledi: “Tatil köyü<br />

portföyümüzü önemli<br />

ölçüde genişletmenin yanı<br />

sıra dünyanın en popüler<br />

tatil destinasyonlarına<br />

yeni markalar sunmaktan<br />

heyecan duyuyoruz.<br />

Misafirlerimizin farklı<br />

beklentilerini anlayarak,<br />

tüm destinasyonlarda<br />

unutulmaz bir konaklama<br />

sağlamak için olağanüstü<br />

yeni tesislerimizde<br />

zenginleştirici bir yaz<br />

deneyimi sunmaktan<br />

memnuniyet duyuyoruz.”


60<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

Dedeman<br />

Olimpos oteliyle Antalya’ya<br />

geri döndü<br />

Dedeman Olympos Health Resort, 17-18 Mayıs’ta gerçekleştirilen görkemli açılış etkinliği<br />

ile kapılarını açarak, <strong>2024</strong> yaz sezonuna iddialı bir giriş yaptı. Yerli otel zinciri tarafından<br />

işletilecek olan resort otel, 10 farklı tipte 202 oda, 800 yatak kapasitesine sahip.<br />

Dedeman <strong>Hotel</strong>s & Resorts International,<br />

“Herkesin Dedeman”ı olma vizyonu ile<br />

aralıksız sunduğu hizmet kalitesini, 11<br />

yıl aradan sonra yeniden Antalya’ya taşıdı.<br />

Antalya’nın doğası, tarihi ve huzur dolu<br />

atmosferiyle dikkat çeken bölgesi Olimpos’ta<br />

yer alan Dedeman Olympos Health Resort,<br />

17-18 Mayıs’ta gerçekleştirilen görkemli<br />

açılış etkinliği ile kapılarını açarak, <strong>2024</strong> yaz<br />

sezonuna iddialı bir giriş yaptı.<br />

Dedeman’ın deniz ve güneş odaklı tatil<br />

odağındaki gücünü bir kez daha ortaya<br />

koyacak olan Dedeman Olympos Health<br />

Resort; Antalya Kemer-Kumluca mevkiinde,<br />

Olympos Antik Kenti'ne 7, Kemer şehir<br />

merkezine 40, Antalya şehir merkezine 87 ve<br />

Antalya Havalimanı'na 99 kilometre uzaklıkta<br />

yer alıyor.<br />

Resort turizminin kapsamını<br />

genişletiyor<br />

Değişik büyüklükteki geniş süit odaları<br />

ve villa seçenekleriyle farklı konaklama<br />

beklentilerine yanıt veren otel, sağlık<br />

hizmetlerini de içine alan çok yönlü bir<br />

konsept sunarak, yurt içi ve yurt dışından<br />

misafirlerine Dedeman misafirperverliğini<br />

yaşatıyor. Resort turizmine eğlence ve<br />

sağlık odaklı yeni bir yaklaşım kazandıran<br />

Dedeman Olympos Health Resort; villa<br />

seçenekleri dahil 10 farklı tipte 202 oda, 800<br />

yatak kapasitesine sahip. 3’ü alakart olmak<br />

üzere 4 restoranı, 24 saat hizmet veren Myra<br />

Lounge’ı, Lymra Pool Bar, Colosseum Bar,<br />

Simena Snack Bar’ı, Solyma Corner alanları<br />

bulunduran tesis; Türk hamamı, saunası<br />

ve SPA merkezi ile misafirlerinin tüm<br />

beklentilerine hitap eden bir tatil deneyimi<br />

sunuyor.<br />

Pavilyon konsepti ile sıra dışı bir<br />

tatil atmosferi sunan Dedeman<br />

Olympos Health Resort, 40 bin<br />

metrekarelik geniş alana yayılan<br />

spor ve eğlence merkezi, minik<br />

misafirleri ağırlayacak Oly Kids<br />

Club’ın yanı sıra bünyesinde<br />

yer alan kliniğinde çeşitli sağlık<br />

hizmetleri de verecek.


62<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

Tam bir<br />

STK sever<br />

Tülay<br />

Akın<br />

Ergincan<br />

Röportaj: Hatice Ünal Bilen<br />

Etkinlik sektörüyle tanışıklığı, nikah şekeri<br />

siparişleriyle başlıyor ilk. Derken ‘iyi niyetle<br />

çıktığı’ bu yolda girişimci ruhunu kurucu<br />

ortaklıklarını da üstlendiği TCA MICE, Tülay’ca<br />

Organizasyon ve Medicamap markalarıyla adeta<br />

bir başarı hikayesine dönüştüren Tülay Akın<br />

Ergincan, tam bir STK sever de! YEPUD Başkanlığı<br />

ile birlikte Skal International Ankara Kulübü,<br />

TOBB Kreatif Endüstriler Meclisi, Emel Uslu Atik,<br />

Eğitim, Uygulama ve Araştırma Vakfı, Ankara Genç<br />

İş İnsanları Derneği, Başkent Lions Kulübü, Kadın<br />

İşveren ve Sanayiciler Derneği, Türk Üniversiteli<br />

Kadınlar Derneği ve LÖSEV’de de aktif görev alan<br />

Ergincan ile turizm-etkinlik sektörüne girişini, YEPUD<br />

çatısı altındaki projelerini ve kariyer hedeflerini<br />

konuştuk.<br />

Bir tarafta TCA MICE, Tülay’ca Organizasyon,<br />

Medicamap kurucu ortaklıkları… Diğer tarafta YEPUD<br />

Başkanlığı ve daha pek çok sivil toplum kuruluşu<br />

üyeliği. Çok şapkalı iş insanlarından birisiniz. Nasıl<br />

başladı bu yolculuk?<br />

Ankara doğumluyum. Çocukluk ve gençlik yıllarım<br />

Başkent’te geçti. Hayalim, Ankara Üniversitesi<br />

Radyo TV bölümünde okuyup ana haber spikeri<br />

olmaktı. Ama işletme fakültesini bitirip organizatör<br />

olduğum için de son derece mutluyum. Dünyada<br />

işini severek yapan, saatine bakmadan çalışan şanslı<br />

iş insanlarındanım. 17 yaşımdan beri profesyonel<br />

hayatın içindeyim. Lise son sınıftan itibaren hem<br />

okudum hem çalıştım. 19 yaşında “Kayra” isimli<br />

bir oğlum var. Bu yıl İrlanda’ya ekonomi okumaya<br />

gidecek. Oğlumla işim birlikte büyüdüler diyebilirim.<br />

“Her başarılı kadının arkasında<br />

bir erkek ve bir hikaye vardır”<br />

Profesyonel hayata girişiniz<br />

nasıl oldu?<br />

Okuldan mezun olduğum yıl hemen<br />

evlendim ve iki yıl çalışmadım.<br />

Evliliğimdeki maddi baskıcı tutum,<br />

beni para kazanmaya itti ve evde<br />

ne iş yapabilirim diye düşünürken<br />

nikah şekeri yapmaya başladım. O<br />

kadar çok sipariş almaya başladım ki<br />

evimin bir odasını atölyeye çevirmek<br />

zorunda kaldım. Bir nikah dairesi ile<br />

anlaşarak onların tüm siparişlerini<br />

hazırlıyordum. Modellerimi o kadar<br />

beğenmişlerdi ki, başka kimseyle<br />

çalışmadılar. Oğluma hamile olduğum<br />

tüm süreç nikah şekeri yaparak<br />

geçti. Büyüyen karnımı masa niyetine<br />

kullanıyordum.<br />

7 yıl süren evliliğim bittiğinde 4<br />

yaşındaki oğlumla yeni bir hayat<br />

kurmak zorunda kaldık. Sıfırdan<br />

bir düzen, sıfırdan bir iş hayatı beni<br />

bekliyordu. İyi niyetle çıktığınız her<br />

yolun sonu güzelliklerle buluşur.<br />

Beni de çok şükür, çok zorlandığım<br />

süreçlerin sonunda güzel mucizeler<br />

bekliyordu. Aralıksız 10 yıl hiç tatil<br />

yapmadan, gece gündüz demeden<br />

büyük emekler vererek yaptığım<br />

işim bugün Ankara’nın en iyi firması<br />

ödülünün sahibi. Ankara’da ilk Hint<br />

düğünü organizasyonunu düzenleyen<br />

ve aynı zamanda sayısız teşekkür<br />

plaketinin de sahibi. Yani demem o<br />

ki, “Her başarılı kadının arkasında bir<br />

erkek ve bir hikaye vardır”.<br />

Etkinlik sektörüyle nasıl<br />

tanıştınız?<br />

Etkinlik sektörüyle etrafımda<br />

evlenirken benden destek isteyen<br />

yakınlarım sayesinde tanıştım. “Nikah


“Bir kadın olarak<br />

sektörümün hiçbir<br />

dezavantajını yaşamadım<br />

diyebilirim. Kadın<br />

olmamızın işimize ve<br />

sektörümüze katkısı ise<br />

oldukça fazla bence.<br />

Daha detaycı olmamız,<br />

etkinlik sektöründe daha<br />

fazla kadının var olmasını<br />

gerektiriyor.”<br />

şekeri yanında davetiyemi de tasarlar<br />

mısın?”, “Düğünümle de sen ilgiler misin?”<br />

diyen tüm akrabalarım ve arkadaşlarım<br />

ilk denemelerimdi. Bizim sektörümüzde<br />

sonradan gördüm ki, bu işi yapan herkes<br />

başkalarının yanında çalışıp işi öğrenip<br />

daha sonra kendilerine firma kuruyor.<br />

Bense tamamen düşe kalka kendi başıma<br />

öğrendim diyebilirim.<br />

İlk dükkanım eşimin mevcut ofisinde bana<br />

verdiği bir köşeydi. Sonrasında kendime ana<br />

cadde üstünde bir ofis tuttum. Sıfırdan bir<br />

düzen kurarak kendimi nasıl tanıtabilirim<br />

derken ünlü bir alışveriş merkezinde stand<br />

açayım dedim. Ne kadar doğru bir karar<br />

olduğunu tüm sezonu orada doldururken<br />

gördüm. Bir depo tutarak kendime malzeme<br />

yaptırmaya başladım. İlk sezonumda<br />

birbirinden farklı etkinlikler yaptığım için<br />

her işte farklı malzemelere de sahip oldum.<br />

İşimi severek, samimiyetle ve titizlikle<br />

yapmam müşteri memnuniyetini<br />

beraberinde getirdi. İyi referanslarla yıllar<br />

geçti. Bugün sadece referansla çalışan bir<br />

firma konumundayız.<br />

İşimiz dışarıdan bakıldığında herkes<br />

tarafından “ne kadar keyifli” sözleriyle<br />

tanımlanır. Halbuki içine girdiğinizde en<br />

özel günlerini üstlenmek ciddi sorumluluk<br />

ister. Hem sizin hem de tüm ekibinizin<br />

aynı titizlikle çalışması gerekir. Çok şükür,<br />

biz bunu sevgili Ali, Cem ve Esra başta<br />

olmak üzere arka plandaki yüzlerce çalışan<br />

kahramanımızla başardık.<br />

TCA MICE, Tülay’ca Organizasyon,<br />

Medicamap markaları nasıl doğdu?<br />

Tülay’ca Organizasyon, daha önce<br />

de bahsettiğim gibi etrafımda<br />

organizasyonlarına destek verdiğim kişilerin<br />

isteği üstüne 2005 yılında kuruldu. İlk etapta<br />

daha küçük çaplı organizasyonlar yaparak<br />

deneyimlerimizi büyüttük.<br />

TCA MICE, 2018 yılında kurumsalı ayırmak<br />

istediğimizde, çok önemli bir kurumsal<br />

markada 10 yıl çalışmış olan Hande Özkan<br />

ile dostluğumuzu iş hayatına da taşımak<br />

arzumuzla kuruldu. TÜRSAB belgesi<br />

alarak A sınıfı seyahat acentası olduk.<br />

Kamu kurumları ve özel sektörde toplantı,<br />

kongre ve lansmanlar düzenlemeye devam<br />

ediyoruz.<br />

Sağlık turizmi tarafında da Medicamap<br />

markamızla hizmet ediyoruz. Ankara Gazi<br />

Hastanesi içindeki uluslararası hasta ofisini<br />

işletiyoruz.<br />

“Sağlık turizmi saç ekimi,<br />

estetik ve diş tedavileriyle<br />

sınırlandırılmamalı”<br />

Sağlık ve MICE tarafını biraz açalım<br />

isterim. Ülkemiz sağlık turizminde<br />

gelinen nokta nedir?<br />

Medikal turizmde ülke olarak, nitelikli tıbbi<br />

kadrolarımız ve yüksek teknoloji donanımlı<br />

hastanelerimiz ile potansiyelimizin<br />

Avrupa’dan daha yüksek olduğuna<br />

inanıyorum. Avrupa’nın, pandemi sonrası<br />

sağlık profesyonellerimize yönelik yüksek<br />

ücret, bluecard ve greencard teklifleri<br />

bunun göstergelerinden biri. Son 10<br />

senedir kamu ve özel hastanelerimizin<br />

teknoloji ve yeniden<br />

yapılanma atılımları<br />

ile dünya genelinde ön<br />

sıralara yükseldik.<br />

Bu nedenlerle sağlık<br />

turizminin saç ekimi,<br />

estetik ve diş tedavileri<br />

ile sınırlandırılması<br />

algısının medikal turizm<br />

kapsamında nitelikli<br />

tedavi hizmetlerinin<br />

uluslararası pazarlama<br />

faaliyetlerini geri<br />

planda bıraktığını<br />

düşünüyorum. Yüksek<br />

bütçeli tüm cerrahi<br />

işlemler, organ nakilleri,<br />

onkoloji tedavileri vb.<br />

yüksek başarı oranı ile<br />

lokomotif olabileceğimiz<br />

alanlarda da uluslararası<br />

pazarlama faaliyetlerinin<br />

dünya pazarındaki<br />

pasta payımızı olumlu<br />

yönde etkileyeceğine<br />

inanıyorum.<br />

MICE tarafında neler<br />

oluyor? Pandemide<br />

ağır hasar alan<br />

sektörün tam<br />

toparlanması sizce<br />

ne kadar sürer?<br />

Pandemi ve depremden<br />

olumsuz etkilenen<br />

sektörümüz, çok sancılı<br />

süreçlerden geçmesine rağmen Türkiye<br />

hala en fazla tercih edilen destinasyonların<br />

başında geliyor. Geçen hafta Ticaret<br />

Bakanlığı Hizmet İhracatı Genel Müdürlüğü<br />

Sağlık ve Seyahat Dairesi ile yaptığımız<br />

bir toplantıda MICE sektörünün destek<br />

kapsamına alınacağı bilgisi bizi çok mutlu<br />

etti. Maalesef ki ülkemizde yaşanan tüm<br />

olumsuzluklar ve olağanüstü durumlarda<br />

ilk etkilenen, ilk yasaklanan, son açılan<br />

sektör bizim ki.<br />

Pandemi sonrası dünya genelinde seyahat<br />

hareketlerinde yaşanan canlanma ile<br />

birlikte 2021 ve 2022 yıllarında yaşanan<br />

olumlu ivme, 2023 yılında da hedefleri<br />

yukarı taşıdı. <strong>2024</strong> ise daha çok bir test<br />

yılı... Birkaç hafta önce açıklanan tasarruf<br />

tedbirleri ile kamu tarafında birçok etkinlik<br />

yine iptal edildi.<br />

Sektörün şu an en önemli problemlerinden<br />

biri, enflasyon ve hızlı fiyat değişimi. Pozitif<br />

senaryoda ziyaretçi sayılarında neredeyse<br />

tam bir düzelme öngörülüyorken, negatif<br />

senaryo enflasyonun GSMH üzerindeki<br />

büyümeyi daha fazla baskılayacağını<br />

hesaplayarak tam düzelmenin 2026<br />

yılından önce olması beklenmiyor.


64<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

“İşimi severek, samimiyetle<br />

ve titizlikle yapmam müşteri<br />

memnuniyetini beraberinde<br />

getirdi. İyi referanslarla<br />

yıllar geçti. Bugün sadece<br />

referansla çalışan bir firma<br />

konumundayız.”<br />

“Tam bir STK sever olabilirim”<br />

İş hayatınız gibi STK<br />

görevlerinizle de yoğun bir<br />

saha çalışmasındasınız. YEPUD<br />

Başkanlığı nasıl gidiyor? Derneği<br />

tanıtarak, projeleriniz hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Tam bir STK sever olabilirim. 2020 yılında<br />

pandemi döneminde üyesi olduğum<br />

YEPUD’un aynı yıl Ankara temsilcisi,<br />

ikinci yıl yönetim kurulu üyesi, geçtiğimiz<br />

yılda da başkanı seçildim.<br />

Yaratıcı Etkinlik Planlama ve Uygulama<br />

Derneği (YEPUD), 2006 yılında etkinlik<br />

sektöründe kurulan ilk dernek.<br />

Etkinlik organizasyonu hizmetlerini<br />

geliştirmek, profesyonel bakış açısı<br />

ile yapılabilmesine olanak sağlamak,<br />

sektörü yurt içinde ve yurt dışında<br />

temsil etmek, gerçekleştirilecek<br />

organizasyonlara destek olmak, dernek<br />

üyelerine iç ve dış ek pazarlar sağlamak<br />

veya mevcut pazarlarını geliştirmek<br />

amacıyla kurulan bir derneğiz.<br />

Pandemi üyelerimizi fazlasıyla olumsuz<br />

etkilediği için pandemi ve sonrası en<br />

büyük çabamız üyelerimizin ayakta<br />

kalmasını sağlamak, üyeler arası ticareti<br />

geliştirmek için üye buluşmaları ve<br />

B2B etkinlikleri artırmak oldu. Ayda bir<br />

birbirimize daha fazla destek olmak için<br />

bir araya gelmeye çalışıyoruz.<br />

En büyük arzumuz, derneğimize üye<br />

markaların değerlerine değer katmak,<br />

dünyaya açılma, uluslararası statüde<br />

temsil edilmesini sağlamak, bu<br />

destinasyonu eskisinden daha parlak hale<br />

getirmeye katkı sunmak.<br />

Ticaret Bakanlığı Yaratıcı Endüstriler<br />

ve Uluslararası Hizmetler Başkanlığı<br />

ile yaptığımız görüşme sonrası yurt<br />

dışında çalışmak isteyen üyelerimiz için<br />

dosyalarını hazırlıyor ve destek olmaya<br />

çalışıyoruz. Diğer taraftan sektörümüze<br />

kalifiye personel yetiştirmek için<br />

yapacağımız sertifika program için de<br />

büyük çaba gösteriyoruz. Eylül ayında<br />

lansmanını yapmak gibi de bir hedefimiz<br />

var.<br />

YEPUD’un dışında farklı STK<br />

üyeliklerinizin olduğunu biliyorum.<br />

Onlardan da bahseder misiniz<br />

biraz?<br />

YEPUD dışında; Skal International<br />

Ankara Kulübü’nde Genel Sekreterim.<br />

TOBB Kreatif Endüstriler Meclisi<br />

Üyesiyim. Emel Uslu Atik, Eğitim,<br />

Uygulama ve Araştırma Vakfı’nda Başkan<br />

Yardımcısıyım. ANGİAD (Ankara Genç<br />

İş İnsanları Derneği) Sosyal Komite<br />

Başkanıyım. Başkent Lions Kulübü<br />

Kurucu Üyesiyim. KAİSDER (Kadın İşveren<br />

ve Sanayiciler Derneği) Kurucu Üyesiyim.<br />

TÜKD (Türk Üniversiteli Kadınlar<br />

Derneği) Üyesiyim. Aynı zamanda LÖSEV<br />

gönüllüsüyüm.<br />

Bu yoğun iş temposu içinde sivil<br />

toplum faaliyetlerine ekstra zaman<br />

ayırmak kolay olmasa gerek?<br />

Toplumsal bilincim ve sorumluluk<br />

duygum çok yüksek sanırım. Zaman<br />

yönetimimi de iyi yaptığımdan her şeye<br />

vakit bulabiliyorum. Sosyal sorumluluk<br />

kapsamında eğer bu işi yapıyorsam ve<br />

böyle bir misyonum varsa ülkem için<br />

de elimden geleni yapmam gerekiyor<br />

diye düşünüyorum. Diğer taraftan<br />

kimsesiz çocukların etkinlikleri LÖSEV<br />

için yaptıklarımı ise işimin zekatı olarak<br />

düşünüyorum.


66<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

“Kadın olmanın<br />

dezavantajını<br />

yaşamadım”<br />

Etkinlik sektöründe<br />

kadın olmak<br />

üzerine neler<br />

söyleyebilirsiniz?<br />

Bağlı olduğunuz<br />

dernek<br />

yapılanmalarında<br />

kadın istihdamına<br />

yönelik çalışmalarınız<br />

neler?<br />

Bir kadın olarak<br />

sektörümün hiçbir<br />

dezavantajını yaşamadım<br />

diyebilirim. Kadın<br />

olmamızın işimize ve<br />

sektörümüze katkısı ise<br />

oldukça fazla bence.<br />

Daha detaycı olmamız,<br />

etkinlik sektöründe<br />

daha fazla kadının var<br />

olmasını gerektiriyor.<br />

İçinde var olduğum sivil<br />

toplum kuruluşlarıyla<br />

kadın istihdamı, eğitimi,<br />

girişimcilik kampları ve toplumsal cinsiyet<br />

eşitliği ile ilgili birçok farklı projemiz oldu.<br />

Eğitim, Uygulama ve Araştırma Vakfı<br />

olarak da her yıl 81 ilden hiç şehrinden<br />

çıkmamış, Anıtkabir’i görmemiş 81<br />

genci Ankara’ya getiriyoruz. Gençlerle<br />

görüşmeye ve bir ihtiyaçları olursa destek<br />

vermeye devam ediyoruz.<br />

Bir diğer projemiz ise, köy okullarına<br />

götürdüğümüz çocuk festivalleri.<br />

Geçtiğimiz iki yıl Diyarbakır ve<br />

Mardin’deydik, görmeniz lazımdı. Gerçek<br />

çocuk sevinci, gerçek çocuk gülmesini<br />

sadece oralarda yaşayabilirsiniz. Her<br />

gidişimizde müthiş duygulu anlar<br />

geçiriyoruz.<br />

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde<br />

ise, “8 Mart - 8 Kadın - 8 Hikaye” temalı<br />

etkinliğimiz Ankara Ticaret Odası ev<br />

sahipliğinde gerçekleşti.<br />

Biraz da sizi konuşalım isterim.<br />

Bize işteki ve evdeki Tülay Akın<br />

Ergincan’ı nasıl tanıtırsınız?<br />

Evdeki Tülay; düzenli ve programlıdır.<br />

Evdeyken oğlumla vakit geçirmeyi, zaman<br />

buldukça yemek yapmayı çok severim.<br />

Aynı zamanda korkularımın üstüne<br />

gitmeyi de sevdiğim için çok korktuğum<br />

kedi fobimi yenmek için 2 aylık bir kedi<br />

sahiplendim. Şimdi 3 yaşında “Naz” isimli<br />

bir kedi kızım var. Onunla vakit geçirmek<br />

de büyük bir huzur benim için.<br />

İşteki Tülay’ı da ekibe sormak lazım<br />

tabii ama çok hareketli olduğumuz için<br />

sürekli farklı yerlerde, farklı deneyimlerin<br />

içinde buluyoruz kendimizi. Heyecanımız,<br />

işimize olan tutkumuz, her yeni ve farklı<br />

bir işte yaşadığımız mutluluk yıllar geçse<br />

de hiç değişmiyor.<br />

<strong>2024</strong> yılına kadar ofisimiz, dört katlıbahçeli<br />

bir villaydı. Pandemi ve<br />

depremden sonra Ankara’nın en iyi<br />

markalarından biri olan Divan Otel’in<br />

içine taşındık. Pandemi döneminde iş<br />

ve görüşme yapma şeklimiz çok değişti.<br />

Zoom toplantıları hayatımızı kolaylaştırdı.<br />

İş neredeyse keşif ve toplantı da orada<br />

oluyor. Dolayısıyla ofiste geçirdiğimiz<br />

zamanlar çok azaldı.<br />

İşteki beni anlatmaya devam eder isem;<br />

Sakin yaradılışlı, çalışkan, azimli, özenli<br />

ve uyumlu biriyimdir. Sakin olmamın<br />

yaptığım işe katkısı çok büyük oldu<br />

tabii. Bizim tarafta müşteri toplantıları<br />

oldukça uzun sürer. Detay bilgi vermeyi<br />

ve tecrübeleri aktarmayı sevdiğim kadar<br />

dinlemeyi de iyi bilirim. Uzun uzun<br />

dinlerim, öncelikleri ve hassasiyetleri<br />

anlamaya çalışırım. O nedenle birçok<br />

müşterimizden “Buraya geldiğim için<br />

çok mutluyum, çok rahatladım, psikolog<br />

gibisiniz” cümlelerini çok duydum.<br />

Son zamanlarda haftada iki gün tenis<br />

oynuyorum. Bir saat boyunca hiçbir şey<br />

düşünmeden sadece topu izlemek müthiş<br />

terapi oldu benim için. Diğer taraftan<br />

sevgili iletişim koçu Özgür Aksuna yaşam<br />

koçluğumu yapıyor, ondan da çok şey<br />

öğreniyorum.<br />

Ekip ruhunuz nasıl peki?<br />

Tüm ekip her daim çözüm odaklıyız.<br />

Sorun elbette olabilir ama önemli<br />

olan, hızlıca çözüme odaklanmak<br />

diye düşünürüz. Bazen arka planda<br />

öyle olmayacak şeyler olur ki, davet<br />

sahiplerine hiç yansımaz bile. Asıl<br />

görevimizin bu olduğuna inanırım hep!<br />

Etkinlik alanı kurulumu, dekoru, müziği,<br />

tekniği elbette önemlidir. Ama asıl<br />

önemli kısım, soğukkanlı ve sakin bir<br />

yapıyla alanda çözüm üretmek ve akışı<br />

maksimum titizlikle takip etmektir.<br />

Bundan sonra neler olsun<br />

istiyorsunuz hayatınızda?<br />

İleriye dönük iş planlarımız, kurumsal<br />

alanda ilerlemek ve hayalini kurduğumuz<br />

sağlık otelini açmak üzerine. Kişisel<br />

hedefim ise, aldığım her görevi layıkıyla<br />

tamamlamak.<br />

Sektörümüz dilerim, hak ettiği değeri<br />

hem global alanda hem de devlet<br />

düzeyinde bulur, çok daha fazla destek<br />

görür. Etkinlik sektörünün kadınlara her<br />

zaman ihtiyacı var. Lütfen cesur olsunlar<br />

ve korkmasınlar. Dediğim gibi yeter ki<br />

niyetiniz iyi olsun, yolun sonu mutlaka<br />

güzel olur.


üfelerimizin farkındayız...<br />

büfelerrmmzzn farkındayız...<br />

www.monotech.com.tr<br />

biz işimizi çok seviyoruz<br />

her mekana özel açıkbüfe tasarlıyoruz ve ürettyoruz.<br />

Kirman Arycanda De Luxe<br />

özenle tasarlıyoruz. itina ile üretiyoruz. yaptığımız işten keyif alıyoruz.


68<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka<br />

SERAMIKSAN USTA EĞITIM<br />

SEMINERLERINE DEVAM EDIYOR<br />

Karo, vitrifiye ve yapı kimyasalları markası, eğitim seminerleriyle ustaların<br />

yetkinliklerini artırıyor.<br />

Karo, vitrifiye ve yapı kimyasalları<br />

markası Seramiksan, <strong>2024</strong> boyunca<br />

farklı şehirlerdeki bayilerinin iş birliğiyle<br />

ustaları için başladığı eğitim seminerlerine<br />

hız kesmeden devam ediyor.<br />

Erzurum ve Erzincan’da Usta Eğitim<br />

Seminerleri’ni gerçekleştiren Seramiksan’ın<br />

yeni rotasında Çorum, Trabzon, Fatsa<br />

ve Hopa bulunuyor. Seramiksan<br />

Pazarlama Müdürü Görkem Helvacıoğlu,<br />

seminerlerlere ilişkin şu açıklamada<br />

bulundu: “Başarıya ulaşmak için yalnızca<br />

bir ürünü son kullanıcıya sunmak yeterli<br />

değil. İnovasyonu üretimden mağazaya ve<br />

kullanıldığı mekâna kadar tüm ekiplere<br />

ulaştırmak gerekiyor. Herkesin bir ürün<br />

hakkında aynı derecede bilgiye sahip olması,<br />

üretilecek diğer koleksiyonların da yenilikçi<br />

olmasını sağlıyor. Bu yüzden, ustalarımızın<br />

yetkinliklerini artırmak için başladığımız<br />

eğitim seminerlerimize hızla devam ediyoruz.<br />

Türkiye’nin dört bir yanındaki şubelerimizdeki<br />

ustalarımızla bir araya geliyor, üretimden<br />

müşteri ilişkilerine kadar pek çok konuyu<br />

masaya yatırıyoruz.”<br />

<strong>2024</strong> sonu hedefi: 50 seminer<br />

Seramiksan, yıl sonuna kadar 50 seminer<br />

daha yaparak ustalarının yetkinliklerini<br />

artırmaları için çalışmalarını sürdürecek.


70<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

şefin gözünden<br />

BOĞAZ’IN<br />

LEZZET<br />

OLIGARKI<br />

ŞABAN<br />

GÜLMEZ<br />

Röportaj: Hatice Ünal Bilen<br />

Aslen Çorum'un Kargı ilçesinin<br />

Saracık köyünden. 7 çocuklu<br />

çiftçi bir ailenin üçüncü ferdi.<br />

UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası<br />

listesine eklediği, Hititlerin başkenti<br />

Hattuşaş ve Alacahöyük’e ev sahipliği<br />

yapan Anadolu şehrinin beş yıldızlı<br />

mutfaklara kazandırdığı bir profesyonel,<br />

Şaban Gülmez. Yaklaşık 100'e yakın<br />

yemek çeşidine yurtluk yapan ünlü<br />

Çorum mutfağının binlerce yıllık<br />

geçmişiyle kurulu sofralarında büyüyüp,<br />

ilk damak tadına da bu kültürel<br />

zenginlik ile erişme şansına vakıf bir<br />

mutfak ustası o!<br />

Anlattığına göre, çiftçi babası Kızılırmak<br />

havzasının verimli tarlalarında pirinç<br />

yetiştiriciliği yapıyor, o vakitler...<br />

Mutfakla ilgili hatırasında iz bırakan<br />

ilk mentorlarıysa, doğup büyüdüğü<br />

köyde eli lezzet doğuran maharetli<br />

kadınlar. Bazen anneler bazen hiç<br />

tanımadığı köylü komşuları, sözünü<br />

ettikleri. Odun fırınında pişirdikleri o<br />

sımsıcak ekmekler yok mu? Gülmez, o<br />

günleri anımsatırken bile buram buram<br />

kokan ekmeklerin nasıl da burnunda<br />

tüttüğünden ve mesleki kariyerine şekil<br />

verdiğinden şu cümleleriyle bahsediyor:<br />

"Büyüdüğüm köydeki annelerimizin,<br />

köylü komşularımızın yemek yapması,<br />

ekmek yapması beni her zaman<br />

mutlu etmişti. O köyde pişen ekmeğin,<br />

tüm yemeklerin bende bıraktığı izler<br />

mesleğe başlamamda büyük etken oldu<br />

diyebilirim."<br />

Mutfağa bulaşıkhaneden giriyor<br />

Oligark İstanbul’un Executive Şefi<br />

Şaban Gülmez'in çocukluk hayalinde<br />

birçok akranı gibi öğretmen olmak<br />

var. Ama şartlar ağır. Ancak ilkokulu<br />

okuyabildiğini söyleyen Gülmez, 14<br />

yaşındayken ailecek İstanbula taşındığını<br />

ve erken yaşlarda iş hayatına atılmak<br />

zorunda kaldığından söz ediyor.<br />

Şaban Gülmez'in ilk iş yeri ise, Etiler'deki<br />

Adres <strong>Restaurant</strong>'ın mutfağı. O da<br />

babası gibi bulaşıkçılık yapıyor. Altı ayın<br />

sonunda şefinin başarı ve girişkenliğini<br />

farketmesiyle mutfağa çırak olarak<br />

alındığını dile getiren Gülmez, bir<br />

süre restoranın getir götür işleriyle<br />

vazifelendiriliyor. Çorumlu şefin ilk<br />

pişirdikleri ise, mercimek çorbası ve<br />

ızgara köfte. "Bu tabakları çıkarmak<br />

bana ayrı bir mutluluk verdi. Mesleğe<br />

olan bütün ilgimi ve hevesimi artırdı."<br />

diyen Şaban Şef, devamında mesleğinde<br />

daha da gelişmek düşüncesiyle yepyeni<br />

mutfaklara dümen kırıyor. Bunlar<br />

arasında City's <strong>Restaurant</strong>, Levent Tenis<br />

Kulubü ve İstiklal Caddesi'ndeki MN<br />

Cafe tecrübe edindiği bir diğer mutfaklar<br />

arasında öne çıkıyor.<br />

Bu aralık, herbir restoranda alanının<br />

en iyi ustalarını pür dikkat izleyerek<br />

ve hiç usanmadan reçetelerini tekrar<br />

tekrar deneyerek mutfak becerisini<br />

geliştirdiğinden bahsediyor ve<br />

ustalarından öğrendiği yemekleri


Oligark İstanbul’un<br />

Executive Şefi<br />

Şaban Gülmez, Türk<br />

gastronomisinin son<br />

yıllardaki gelişiminden<br />

epey bir mutlu ve umutlu.<br />

Ülkemizin zengin ürünleri<br />

ve yeni neslin gastronomiye<br />

olan yoğun ilgisi sebebiyle<br />

Türk gastronomisinin<br />

önümüzdeki yıllarda daha<br />

da ileri taşınacağı inancını<br />

paylaşan Gülmez,"En<br />

lezzetli yemekler bizim<br />

mutfağımızda." diyor ve<br />

Türk aşçılarının dünyanın<br />

en iyi aşçıları olduğunu<br />

iddia ederek, "Bizler her<br />

zaman kendini geliştiren,<br />

bunları da gelecek<br />

kuşaklara aktarabilen<br />

bireyleriz. Dünyanın<br />

hemen her bölgesinde Türk<br />

gastronomisinden izler<br />

taşıyor." diye anlatıyor.<br />

hazırlayabilmenin mesleğinin her anında<br />

ne denli heyecan verici olduğuna vurgu<br />

yapıyor.<br />

5 yıldır Oligark İstanbul<br />

mutfaklarını yönetiyor<br />

Çorum doğumlu Şaban Gülmez,<br />

askerlik vazifesinde de yemek pişirmeye<br />

devam ediyor. İstanbul'a dönüşünde<br />

ise yolunun bir zamanların en gözde<br />

gece kulüplerinden biri olan Reina Club<br />

<strong>Restaurant</strong> ile kesiştiğini dile getiren<br />

Gülmez, sıcak şefi olarak başladığı<br />

mutfakta beş yılın ardından sous şefliğe<br />

kadar yükseldiğini söylüyor. Yedi yıl<br />

boyunca bu pozisyonu koruduğunu<br />

anlatan Gülmez, talihsiz Reina<br />

saldırısına kadar ki iki yıl boyunca da<br />

mutfak şefliği görevini sürdürüyor.<br />

Arkasından Tahincioğlu'nun brasserie<br />

mutfağında iki yıl şeflik yapıyor.<br />

Uzun yıllara dayanan Boğaz hattı<br />

deneyimlerini Ağustos 2019 yılı itibariyle<br />

Oligark İstanbul mutfaklarına taşıyan<br />

Şaban Şef, İstanbul'un bu büyüleyici<br />

Boğaz manzarasında Türk ve dünya<br />

mutfağının en seçkin tatlarını beş yıldır<br />

lezzetseverlerle buluşturmaktan büyük<br />

keyif aldığını anlatıyor.<br />

Mutfaktaki esasları: Disiplin,<br />

temizlik, hijyen!<br />

Oligark İstanbul'un Executive Şefi<br />

Şaban Gülmez'i iş prensipleriyle biraz<br />

daha yakından tanıtmak istiyorum.<br />

Evli ve 3 çocuk sahibi mütevazı bir<br />

Türk ailesi olduğunu dile getiriyor, ilk<br />

olarak. Önceliğinin iyi bir baba, iyi bir<br />

eş ve iyi bir şef olmak olduğunun altını<br />

çizen Gülmez, profesyonel hayatında,


72<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

şefin gözünden<br />

restorandan içeri adım attığı andan<br />

itibaren tüm problemlerini kapının<br />

önünde bırakmaya özen gösterdiğini<br />

söyleyerek, "Ekip arkadaşlarım da<br />

bunu çok iyi bilir ve onlar da bu şekilde<br />

hareket eder. Mesai başladığı anda<br />

bütün arkadaşlarım kendi bölgelerinde,<br />

kendi görev yerlerinde yerini almış ve<br />

en leziz tabağı misafirimize sunmak için<br />

hazırdır." diyor.<br />

Mutfağında disiplin, temizlik ve<br />

hijyeni esas kabul eden Gülmez,<br />

ekibiyle kurduğu ilişkilerinde kırıcı<br />

olmaktan uzak ve anlayışlı bir yaklaşım<br />

benimsiyor. Mesleğinde daha iyisini<br />

başarmak için ekibiyle sıklıkla bilgi<br />

alışverişinde bulunduğunu ve herbirinin<br />

görüşünü özenle dinlediğinden<br />

bahseden Gülmez, "Yeni kuşaklara<br />

işimizin zor yanlarını anlatırım ancak<br />

yaptıkları işi severek ve özenle<br />

yaparlarsa kolaylıklarını da kendilerinin<br />

yaratabileceklerini, bu sayede de başarı<br />

merdivenlerini hızla tırmanacaklarını<br />

ifade ederim." diye de ekliyor.<br />

"Mutfak, özgürlük alanım"<br />

Mutfağı bir tutku, hayatını sürdürebildiği<br />

ve kendini en özgür hissettiği alanlardan<br />

biri olarak gören Gülmez; bilgilerini,<br />

tecrübelerini ve sanatını sergilediği<br />

bir sahne de olarak da yorumluyor.<br />

Mutfağın hakimi olmanın ve birlikte<br />

çalıştığı ekip arkadaşlarını en doğru<br />

şekilde yönetmenin kendisini çok iyi<br />

hissettirdiğinden söz<br />

eden Gülmez, "Bütün<br />

mesleklere saygı duyan<br />

biriyimdir. Bu meslekte tek<br />

derdim, misafirlerimize<br />

daha güzel neler<br />

sunabilirim… Dünyanın<br />

farklı lezzetlerini ülkemize<br />

nasıl kazandırabilirim…<br />

Gelecek nesillere<br />

aktarmak için nasıl katkıda<br />

bulunabilirim düşünceleri<br />

oldu. Mesleğime gönülden<br />

bağlıyım. Bunu başarmak<br />

için de ekibimle var<br />

gücümüzle çalışıyoruz."<br />

diyor.<br />

Sunumda kalıcı imzaya<br />

karşı!<br />

Ya lezzet ve sunum<br />

kriterleri? Ürün<br />

tedarikinde mevsimselliği<br />

baş köşeye koyan<br />

Gülmez, yemekte doğru<br />

baharat kullanımından<br />

pişirme sürelerine, ekip<br />

uyumundan tecrübe,<br />

bilgi ve birikime kadar<br />

her bir detayın lezzette<br />

belirleyici olduğunun<br />

altını çiziyor. Çorumlu şef,<br />

sunumlarına kalıcı bir<br />

imza koymayı hiçbir zaman<br />

tercih etmediğini söylüyor.<br />

"Benim için en kıymetli<br />

imza, mutfaktan çıkan her bir ürünün<br />

misafirimizin masasında bıraktığı etki<br />

ve yolcu ederken yüzlerine yansıyan<br />

tebessümleri." diyen Şaban Şef için<br />

mutluluk ve güven temelli sürdürülebilir<br />

misafir memnuniyeti her şeyin ötesinde<br />

geliyor.<br />

Salt kendi değil, tüm ekibin bu iş<br />

prensibiyle çalıştığından bahseden<br />

şefin tabak kompozisyonundaki püf<br />

noktalarına gelince… Gülmez, tabakta<br />

ürün kompozisyonu, renk uyumu,<br />

zarafet ve şıklık nüanslarına fazlaca<br />

kafa yoran bir şef. İçine sinen en iyi<br />

tabağı çıkarmak hedefiyle ekibiyle<br />

sürekli fikir alışverişinde bulunduğunu<br />

söyleyen Gülmez, mutfağında<br />

yenilikçiliği ve dayanışmayı kendine<br />

en başından misyon edindiğini dile<br />

Gerek yemek kültürü gerekse zengin ve çeşitlilik<br />

gösteren yapısıyla Türk mutfağında ayrı bir öneme<br />

sahip olan Çorum mutfağından pişme şefin kendini<br />

en çok Türk ve İtalyan mutfaklarına yakın hissediyor.<br />

Uluslararası mutfakların önde gelen lezzetlerini ülkemize<br />

kazandırmaya gayret gösterdiğini söyleyen Gülmez, Türk<br />

mutfağından en çok kuzu tandır ve kebaba bayıldığını<br />

söylüyor.


74<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

şefin gözünden<br />

İstanbul mutfaklarına adayan Çorumlu<br />

şefin önündeki yıllar için de en büyük<br />

arzusu, Boğaz'ın ünlü sosyal kulübünün<br />

mutfağını yönetmek var ki, "Oligark<br />

İstanbul bünyesinde en iyi lezzetleri,<br />

en iyi sunumlarla misafirlerimize<br />

servis etmeye devam ediyorum.<br />

Misafirlerimizin buradan mutlulukla ve<br />

keyifle ayrılmasının hazzını daha çok<br />

uzun yıllar görmek istiyorum." sözleriyle<br />

de açıkça dile getiriyor.<br />

Tam bir doğasever olan Çorumlu şefin<br />

tabiatın bahşettiği organik ürünlerle<br />

kurduğu güçlü bir bağı da var. Gerek<br />

profesyonel mutfağında gerekse<br />

özel yaşamında bu bağın sunduğu<br />

nimetlerden sonuna kadar faydalandığını<br />

anlatan Gülmez, sağlık, mutluluk ve<br />

huzur dolu bir yaşamı Anadolu çocuğu<br />

olmanın da bir neticesi olarak tamamıyla<br />

bu felsefe üzerinde temellendiriyor.<br />

getiriyor. Gülmez, garnitürlerini günlük,<br />

taze olarak hazırlıyor. Ana yemek<br />

uyumunu gözeterek en doğru seçimle<br />

konumlandırıp misafirlerine servis<br />

ediyor.<br />

Odağında tazelik, yerellik ve<br />

sürdürülebilirlik var<br />

Tabaklarında tazelik, yerellik ve<br />

sürdürülebilirlik çizgisine sadık<br />

kalmaya özen gösterdiğini söylerek<br />

sözlerini sürdüren Gülmez, ithal ürün<br />

kullanımına şiddetle karşı çıkan bir şef<br />

aynı zamanda. Tabakta yerel ürünleri<br />

önceliklendirmesinin lezzet ve sağlığa<br />

olduğu kadar bölgenin yerel üreticisine<br />

de ciddi bir destek ve katkı sağladığının<br />

bilinciyle hareket ettiklerine vurgu<br />

yapan Şaban Şef, Türkiye'nin yerel<br />

ürünler konusunda kendi kendine yeten<br />

bir ülke olduğunu hatırlatıyor. Tarım,<br />

hayvancılık ve sanayiinin yanı sıra ülke<br />

olarak mutfak ekipmanları konusunda<br />

da dünyada epeyce söz sahibi olduğunu<br />

söyleyen Gülmez, mutfak ekipmanları<br />

ve tarımsal ürünlerde %85 oranında<br />

yerli ürün ve üretimleri tercih ettiklerini<br />

anlatıyor.<br />

Şefin sürdürebilirlik konusuna bakış<br />

açısı da çok net! "Gelecek kuşakları,<br />

çocuklarımızı, torunlarımızı düşünmek<br />

zorundayız. İsraf etmeden kaynaklarımızı<br />

kullanmak zorundayız." diyen Şaban<br />

Şef, bunu yer altı kaynakları, su, orman<br />

gibi yaşamın her alanına yaymanın<br />

gerekliliğine de ayrıca dikkat çekiyor.<br />

Çok uzun yıllar daha Oligark<br />

mutfaklarına devam<br />

2005- 2010 yılları arasında TÜYAP'ta<br />

düzenlenen gastronomi yarışmasında<br />

Çanakkale barbun balığından altın<br />

madalya ve vejetaryen tabağından<br />

gümüş madalya ödüllerini kazanan<br />

Şaban Gülmez, bundan sonra da aşçılık<br />

mesleğini layıkıyla devam ettirerek Türk<br />

mutfağını tanıtmak, gelecek nesillere<br />

aktarmak, yanı sıra Türk gastronomisine<br />

katkı sağlayacak projeler içinde yer<br />

almak istiyor. Son beş yılını Oligark


Röportaj: Hatice Ünal Bilen<br />

76<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro güncel röportaj<br />

BÜLENT ÖDEV<br />

“İstanbul’da eğlence turizminin<br />

can suyu, Beyoğludur!”<br />

Türkiye, özellikle de İstanbul; zengin<br />

tarihi, doğa güzellikleri ve kültürel<br />

mirasıyla olduğu kadar yeme-içme<br />

kültürü, yöresel lezzetleri ve hareketli<br />

eğlence hayatıyla da dünyadaki çekim<br />

merkezlerinden biri. Tiyatro etkinlikleri,<br />

sinema ve film endüstrisi, dünyanın önemli<br />

isimlerinin de ağırlandığı sergiler, dünyaca<br />

ünlü müzisyenlerin sahne aldığı konserler,<br />

birbirinden değerli koleksiyonlara sahip<br />

müzeler... Gerek yerli gerek yabancı turistler<br />

gezi rotası belirlerken eğlence sektörü en<br />

önemli kriterleri arasında geliyor.<br />

2021 yılından bu yana İstinyePark ve<br />

Watergarden AVM’deki mekânların da<br />

aralarında bulunduğu Together Food Hall<br />

çatısı altındaki 13 restoran markasıyla birlikte<br />

Beyoğlu Zarifi ve Zarifi- Pera Meyhane’nin de<br />

genel müdürlüğünü yürüten Together Group<br />

Genel Müdürü Bülent Ödev ile İstanbul’un<br />

eğlence turizmi potansiyelini ve grubun yeni<br />

dönem yatırım rotasını konuştuk.<br />

Eğlence turizminin, turizm<br />

ekonomisine katkısıyla başlayalım<br />

derim. Elinizdeki son rakamlar<br />

nedir?<br />

TÜİK’in son açıkladığı Turizm İstatistikleri, 1.<br />

Çeyrek verilerine göre; ocak, şubat ve mart<br />

aylarında ülkemizi ziyaret eden 9 milyon<br />

10 bin 90 turistin neredeyse yarısı gezi,<br />

eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler için<br />

geldi. Turizm geliri ise bu üç ayda bir önceki<br />

yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,4 artarak<br />

8 milyar 784 milyon 800 bin doları buldu.<br />

Bunda, yeme-içme harcamalarının payı<br />

yüzde 22,6, uluslararası ulaştırmanın yüzde<br />

16,7, paket turlarınki ise yüzde 11,5 oldu. Yine<br />

bu konuda önemli verilerden biri, TÜİK’in 1<br />

Aralık 2023’te açıkladığı Kültür Ekonomisi ve<br />

Kültürel İstihdam İstatistikleri. Buna göre,<br />

kültür harcamaları 2022’de 2021’e göre<br />

yüzde 88,1 artarak 149 milyar 620 milyon 769<br />

bin TL’ye ulaştı. Yeme içme sektörü, yıllardır<br />

yüz binlerce insan için önemli bir gelir kapısı.<br />

TÜİK’in Ücretli Çalışan İstatistikleri Şubat<br />

<strong>2024</strong> verilerine göre, 1 milyon 82 bin 163 kişi<br />

konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinden<br />

ekmeğini kazanıyor.<br />

Sektörün gelecek dönemki büyüme<br />

oranı ne olur?<br />

Deloitte'un Türkiye Yemek Hizmeti<br />

Pazarı raporuna göre, 2023’te 415 milyar<br />

TL büyüklüğe sahip olduğu düşünülen<br />

Türkiye’deki yemek hizmetleri pazarının<br />

gelecek 3 yılda yüzde 86 büyüyerek 770<br />

milyar TL’yi aşması bekleniyor. Raporda,<br />

sektördeki en büyük segmenti ise, yaklaşık<br />

yüzde 40’lık pay ile full servis restoranların<br />

oluşturduğu aktarılıyor.<br />

Bu canlı ekonomiden Together<br />

Group bünyesindeki mekânlara<br />

düşen pay nedir? 2025 hedefleriniz<br />

için neler söylersiniz?<br />

Gastronomiden eğlenceye kadar birçok<br />

hizmeti sağlayan grup işletmelerimiz,<br />

2023 cirosuyla da sektörde önemli bir rol<br />

oynuyor. 150’ye yakın kişiyi istihdam ediyoruz.<br />

Çalışanlarımızın yüzde 47’si kadınlardan<br />

oluşuyor. Kadın çalışanların desteklenmesini<br />

önemsiyoruz.<br />

Tabii çok zor bir coğrafyada, bir o kadar da<br />

kırılgan bir sektörde faaliyet gösteriyoruz.<br />

Geride bıraktığımız yılların ne denli üzücü<br />

olaylarla geçtiğini hepimiz çok iyi biliyoruz.<br />

Hepimiz çok üzüldük, olumsuz yönde<br />

etkilendik ama en çok hangi sektör etkilendi<br />

denilirse, müzik ve eğlence sektörü ilk<br />

sıradaki yerini hiç kimseye kaptırmaz.<br />

Hal böyleyken geleceğe yönelik sadece iyi<br />

şeyler ümit etmek, altını çizerek söylüyorum,<br />

ümit etmek istiyorum. Bu bakımdan<br />

işletmelerin sürdürülebilirlik temelli<br />

kaliteli hizmet anlayışıyla hareket etmesi<br />

önemli. Ufak kârlar peşinde marka değerini<br />

zedelememek; iş yaşamının ve hayatın<br />

dertlerinden bunalmış, soluk almak için<br />

eğlenmeye çıkmış insanları hayal kırıklığına<br />

uğratmamak gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda<br />

da öncelikli hedef olarak, bu anlayışımızı<br />

korumayı sürdüreceğiz.<br />

“Zarifi-Pera Meyhane’yi çok yakında<br />

hizmete açıyoruz”<br />

Bununla beraber yakında yeni bir markayla<br />

eğlence hayatına yine kaliteli bir hizmet<br />

kazandıracağız. Çok yakında Beyoğlu’nda<br />

hizmete girecek olan Zarifi-Pera Meyhane<br />

gerek atmosferi gerek lezzetli mezeleri gerek<br />

eğlence konseptiyle misafirlerini ağırlayacak.<br />

Ayrıca Zarifi olarak Beyoğlu’ndan sonra<br />

İstanbul’da Avrupa ve Anadolu Yakası’nda<br />

birer şube daha açmayı hedefliyoruz.<br />

Bunlardan birinin özellikle insanların<br />

yazın bunaltıcı havasından kaçıp keyifle<br />

eğlenebileceği bir yerde olmasını planlıyoruz.<br />

Beyoğlu, sizin önemli yatırım<br />

kalelerinizden biri. Son dönemde<br />

özellikle de Gezi eylemleri sonrası<br />

bölgenin eğlence turizminde<br />

çok kan kaybettiği konuşuldu.<br />

Sizin yorumunuz nedir? Beyoğlu<br />

bölgesine mülteci akşının ve<br />

yoğunluğunun da bir etkisi söz<br />

konusu mudur?<br />

İstanbul’un çekim gücü, hızlı bir değişimi<br />

de beraberinde getiriyor. Şehrin kalbi olan<br />

Beyoğlu da bu değişimden en çok payını<br />

alan ilçe. Gerek siyasi olaylar gerek şehrin<br />

dönüşen demografik yapısı gerek yeni<br />

trendler Beyoğlu’na farklı yüzler eklenmesine<br />

neden oluyor, mekânlara siniyor. Zaman<br />

zaman Beşiktaş ve Kadıköy gibi ilçeler,<br />

eğlence hayatında öne çıksa da Beyoğlu’nda<br />

hâlâ kalitesini koruyan belli başlı mekânlar<br />

çekim merkezi olmayı sürdürüyor.<br />

Bölge, tarihi dokusuyla birleşen canlı<br />

atmosferi, gece hayatı, alışveriş olanakları<br />

ve kültürel etkinlikleriyle öne çıkıyor. Barları,<br />

gece kulüpleri, canlı müzik mekânları,<br />

kafeleri ve tabii ki gece hayatımızın en köklü<br />

geleneklerinden biri olan meyhaneleriyle<br />

gençlerden yetişkinlere kadar herkesin<br />

ilgisini çekiyor. Haliyle bu kadar kozmopolit<br />

bir yerde zaman zaman bazı sıkıntılar da<br />

yaşanıyor. Ancak bakın, Beyoğlu gibi faal<br />

bir mekânda hizmet veren, alkollü bir<br />

eğlence konseptine sahip Zarifi’de güvenlik<br />

müdürlüğü görevini 20 senedir bir kadın,<br />

Azize Atiz yapıyor. Yani layıkıyla yemek yiyip,<br />

eğlenmek isteyenler için güvenliği dert<br />

etmeyecekleri alanlar mevcut. Bence her


ne olursa olsun, nasıl dönüşürse dönüşsün,<br />

“İstanbul’un can suyu” Beyoğlu. Öyle de<br />

olmaya devam edecek. Tabii ki o can suyunun<br />

güçlenmesi için bu köklü geleneğe hep<br />

birlikte sahip çıkmamız gerekiyor.<br />

Eğlence turizminin popüler<br />

destinasyonlarından Las Vegas’ın<br />

pazarlanmasında “Vegas’da olan<br />

Vegas’da kalır” ifadesi kullanılır<br />

sıkça. Hatta birçok işletmenin<br />

giriş tabelasında da yer alır bu<br />

cümle. Beyoğlu hangi sloganla<br />

pazarlanırsa etki uyandırır size<br />

göre?<br />

Dünya üzerinde 7/24 yaşayan nadir<br />

şehirlerden biri, İstanbul. Her gün yüzlerce<br />

kültür-sanat etkinliği gerçekleşiyor.<br />

Bütün bunların kalbi ise kuşkusuz yıllardır<br />

Beyoğlu’nda atıyor. Beyoğlu’ndaki eğlence<br />

mekânları, zengin kültürel miras ve<br />

modern eğlence anlayışının bir karışımını<br />

sunarak, ziyaretçilerine unutulmaz<br />

deneyimler yaşatıyor. Ancak tabii ki her şey<br />

güllük gülistanlık değil. Son zamanlarda<br />

Beyoğlu’nun çehresi çok değişti. Yine de şu<br />

var ki, Taksim, Beyoğlu her şeye rağmen yine<br />

de Taksim, Beyoğlu. Buranın havası, hele<br />

gece hayatının havası hâlâ çok farklı.<br />

Eskiden daha güzel miydi? Evet, daha güzeldi<br />

ama biz de inanın bu güzelliği yaşatmaya<br />

devam edebilmek adına burada kalmayı<br />

sürdürüyoruz, adeta direniyoruz. Çünkü<br />

biliyoruz ki, “Başka Beyoğlu yok” ve buranın<br />

tarihine çok şey borçluyuz. Dolayısıyla<br />

bu sloganı bir adım ileri taşıyıp, “Kaliteli<br />

eğlencenin, doğru iletişimin, rengârenk<br />

misafirlerin, zarif sohbetlerin 7/24 buluşma<br />

noktası: Beyoğlu”na dönüştürebiliriz. Tabii ki<br />

sadece slogan olarak kalmayıp, bu anlayışın<br />

tüm Beyoğlu’na ve İstanbul’a yayılması şart!<br />

Eğlence turizminde son dönemin<br />

en ilgi uyandıran trendlerini de<br />

yorumlar mısınız? Zarifi’nin bu<br />

konuda etki gücü nedir?<br />

Eğlence turizminde büyük çeşitlilik olduğu<br />

için her tercihe ve ilgi alanına uygun bir<br />

seçenek bulmak mümkün. Örneğin, canlı<br />

müzik mekânları; Türk müziği, pop, rock<br />

ve elektronik müzik gibi farklı türlerdeki<br />

konserleriyle müzikseverlere geniş bir<br />

seçenek sunuyor. Her yıl uluslararası tiyatro<br />

ve film festivalleri gerçekleştiriliyor. Son<br />

zamanlarda konsept partiler, konu odaklı<br />

atölyeler ve gastronomi turları oldukça ilgi<br />

görüyor. Hiç eskimeyen trend ise, sevilen<br />

insanlarla birlikte demlenirken sohbetin her<br />

tonuna dalınan meyhane akşamları.<br />

Meyhaneler, İstanbul’un fethiyle birlikte<br />

ilk olarak Galata’da gayrimüslimlere<br />

tanınan imtiyazlar çerçevesinde varlıklarını<br />

sürdürüyor. Zaman içerisinde İstanbul<br />

geneline yayılıyor. Yüzyıllara meydan<br />

okumuş bu eğlence geleneğine sahip<br />

çıkmak bir anlamıyla görev. Onu başarıyla<br />

bugünlere taşıyabilmek ise, öncelikle<br />

bu değerlerin tarihini bilmek ve böylece<br />

kıymetini anlayabilmekle mümkün. Biz<br />

de bu görevin bilincinde olduğumuz için<br />

Zarifi olarak 20 yıldır hiç bozmadan hizmet<br />

vermeyi sürdürüyoruz. Zarifi, kapısından<br />

giren misafirlerinde gönül bağı oluşturmayı<br />

başaran bir eğlence mekânı. Hani gece<br />

ayrılırken, “Ne zamandır böyle lezzetli yemek<br />

yiyip, böyle de güzel eğlenmemiştik” dediğiniz<br />

yerler olur ya, Zarifi işte bu cümleyi içinize<br />

sine sine kuracağınız çok özel bir konsept.<br />

Bu konuda iddialı bir cümle sarf ettiğimi<br />

biliyorum ama gerçek tam olarak bu olduğu<br />

için gönül rahatlığıyla söylüyorum bunu,<br />

iddialıyız.<br />

Aslında bunu, misafirlerimizin çoğunun<br />

müdavimimiz haline gelmesi de kanıtlıyor.<br />

Onlarla kurduğumuz gönül bağından ve<br />

Beyoğlu’nun köklü bir eğlence kültürünü<br />

adabına uygun yaşatmaktan çok mutluyuz.<br />

Zarifi binası bile kendi başına tarihe sahip<br />

çıktığımızı gösteriyor. Bina tarihi 1800’lü<br />

yıllara dek uzanıyor. İstanbul'un köklü ve<br />

zengin Rum ailelerinden, Galata Bankeri<br />

olarak da bilinen Zarifi Ailesi’nin yıllarca<br />

moda terzihanesi olarak kullanılmış. Daha<br />

sonra aile, binayı Beyoğlu Fukaraperver<br />

Cemiyeti’ne vakfetmiş. Bizim Zarifi olarak<br />

hizmet geçmişimiz ise 2000 yılına dayanıyor.<br />

Eğlence kültüründe olduğu kadar yeme-içme<br />

geleneklerimize sahip çıkmakta da iddialıyız.<br />

Genel bir değerlendirmeyle<br />

İstanbul’un gastronomi<br />

performansına ilişkin tespit ve<br />

önerilerinizi öğrenebilir miyiz? Bu<br />

potansiyel eğlence turizmine ne<br />

şekilde etki etmekte?<br />

Yemek, sadece insan yaşamını sürdürmek<br />

için zaruri bir gereklilik değil, aynı zamanda<br />

insanlık tarihinin önemli bir kültürel değeri<br />

de. Bir bölgenin acı-tatlı günlerini, kuşaktan<br />

kuşağa aktarılan hikâyelerini insanlara<br />

taşıyan bir kültürel araç. Bu nedenle<br />

gastronomi turizmine ilgi her geçen gün<br />

artıyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin<br />

(TÜRSAB) açıklamalarına göre, dünyada<br />

turist sayısı 1 milyar kişiyi aşarken, bu<br />

turistlerin yüzde 88.2’si “Destinasyon tercih<br />

etmede yemek çok önemli” diyor. Dolayısıyla<br />

seyahat rotaları çıkarılırken lezzet durakları<br />

da dikkate alınıyor.<br />

Sipariş üzerine yemek hazırlama ve satış<br />

amaçlı günümüz lokantaları 18. yüzyılda<br />

Avrupa’da ortaya çıkıyor. Sanayi Devrimi ve<br />

ulaşımın kolaylaşmasıyla yeme-içme, ülke<br />

ekonomilerinin ana sektörlerinden biri hâline<br />

geliyor. Birbirinden renkli medeniyetlere<br />

ev sahipliği yapan İstanbul’da da haliyle<br />

yeme-içme sektörü önemli ekonomik<br />

lokomotiflerden biri. Yemek tarihi kültürü<br />

üzerine kitaplarıyla da tanınan Sula Bozis,<br />

asırlarca sözlü bir yapıda olan İstanbul<br />

mutfağının ev, saray, aşevi-lokantanın yanı<br />

sıra meyhane geleneğinin de katkılarıyla<br />

oluştuğunu ifade eder.<br />

Turistlerin Türkiye mutfağından lezzetleri<br />

tattıkları Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan<br />

“Turizm İşletmesi” belgesi alan gastronomi,<br />

birinci sınıf lokanta, özel lokantaların<br />

sayısı sadece 565. Zarifi olarak biz de<br />

onlardan biriyiz. Zarifi’nin özenle hazırlanan<br />

menüsünde yer alan lezzetler, Türkiye<br />

mutfağının zenginliğini, kaliteli malzemelerle<br />

birleştirir, böylece adeta bir gastronomi<br />

elçiliği yapılması hedeflenir. Sektörde<br />

pek rastlanmayan bir şekilde, Zarifi’nin<br />

lezzetlerinde 20 yıldır aynı kişinin, Fuat<br />

Özcan’ın imzası var. Öte yandan Anadolu’nun<br />

yöresel lezzetlerini modern sunum ve<br />

kaliteli ürünlerle birleştiren İstinye Park’taki<br />

Yediden <strong>Restaurant</strong>’ımız, sağlıklı ve doyurucu<br />

ev yemeklerini “anne elinin lezzeti”nde<br />

yiyebileceğiniz Kitchen Local, Lübnan<br />

mutfağından burger’a, noodle’dan kruvasana<br />

13 farklı markayı tek çatı altında bir araya<br />

getiren Together Food Hall markalarımızla<br />

gastronomi dünyasında fark oluşturan<br />

lezzetler sunuyoruz.<br />

Son olarak eğlence sektörüne<br />

ilgili kurumların desteğini yeterli<br />

buluyor musunuz?<br />

Yurt dışındaki birçok ülkeden daha<br />

hareketli bir eğlence hayatımız var. Ancak<br />

yeterli destek alınırsa sektörün çok daha<br />

hareketlenip gelişeceğine eminiz. İşletme<br />

sahipleri de gittikleri bir mekânda nasıl bir<br />

hizmet almak istediklerini düşünerek hareket<br />

ederse, Türkiye eğlence sektöründeki kalite<br />

artacak, pazar daha da büyüyecektir. Sektör,<br />

tüm dünyada artık bir tercihten ziyade<br />

zorunluluk haline gelen küresel ısınma, iklim<br />

krizi ve gıda kıtlığı gibi konulara da duyarlı<br />

olmalı. Örneğin, biz gıda atıklarımızı en aza<br />

indirmek için çalışırken, ayrıştırılmış gıda<br />

atıklarımızı HAYTAP’ın da yardımıyla hayvan<br />

barınaklarına ulaştırıyoruz.


78<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro güncel / makale<br />

DrṀurat<br />

İstanbul Gelişim Üniversitesi<br />

Dogan<br />

Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı<br />

Doç.<br />

)<br />

Anne karnında başladığımız lezzet<br />

yolculuğuna anne sütüyle devam ettik.<br />

Tüm hayatımız boyunca da devam<br />

edeceğiz... Yazımın başlığına ‘lezzetin<br />

gizemi’ diyerek aslında modern biliminin<br />

tüm çabalarına rağmen çözemediği bir<br />

probleme gönderme yapmak istedim.<br />

Bilim insanlarının çözemediği bu gizem<br />

hakkında birkaç noktaya değineceğim.<br />

Yiyecek ve içecek sektörünün her<br />

zaman önceliği misafir memnuniyetidir.<br />

Bunu sağlamanın yolu da, onlara<br />

lezzetli gelecek yemekleri sunmaktan<br />

geçmektedir. Mutfakta yemekleri<br />

standart reçetelere göre hazırlar ve<br />

tadım testlerinden geçiririz. İşte tadım<br />

testleri veya literatür tabiriyle duyusal<br />

değerlendirmede dikkate aldığımız dört<br />

temel tat mevcut. Bunlar tuzlu, ekşi,<br />

tatlı ve acıdan ibaret. Modern bilimdeki<br />

baş döndürücü gelişmelere rağmen son<br />

yüzyılda bu dört temel tadın üstüne çok<br />

fazla bir şey koyamadık. İşte problem<br />

burada başlıyor ve bu nedenle lezzeti tam<br />

olarak tanımlayamıyor ve çözemiyoruz.<br />

Biraz farkındalık oluşturmak adına<br />

henüz tam anlamıyla açıklanamayan<br />

umami, yağımsı ve kokumi tatlardan söz<br />

edeceğim. Bununla birlikte henüz adı<br />

bile konmamış tatlar var. Örneğin aynı<br />

anda ekşi ve buruk bir lezzet sağlayan<br />

kızılcığın sağladığı kekremsi denebilecek<br />

tat, pekmez tükettiğimizde aldığımız<br />

metale benzeyen tat ve papaz eriğini tuza<br />

Lezzetin gizemi<br />

batırıp yediğimizde aldığımız alkali tat ve<br />

benzeri tatlar. Daha nicesi…<br />

Umami Tat<br />

Bir Japon bilim insanı olan Kikunae<br />

Ikeda, deniz yosunu ve et ürünlerinde<br />

dört temel tadın dışında hoşa giden<br />

bir lezzetin olduğunu fark eder. Buna<br />

da ‘hoşa giden tat’ anlamına gelen<br />

umami ismini verir. Sonunda bu<br />

lezzeti ortaya çıkaran şeyin glutamat<br />

olduğunu bulur. Bu etken, kimyasalı<br />

deniz yosunundan izole etmeyi başarır.<br />

İkeda’nın sayesinde MSG veya Çin tuzu<br />

olarak da adlandırdığımız bir sektör<br />

doğmuştur. Günümüzde MSG sağlık<br />

yönünden sorunlu olduğu yönünde<br />

çok fazla eleştirilmektedir. Bu eleştiri<br />

farklı bir yazının konusu olduğu<br />

için değinmeyeceğim. Ancak şunu<br />

söyleyebilirim, mono sodyum glutamat,<br />

glutamik asidin tuzudur. Doğal olarak<br />

domates, mantar ve peynir gibi birçok<br />

gıdada bulunur. Ayrıca vücudumuz da bu<br />

maddeyi üretir.<br />

Yağımsı Tat<br />

Amerikalı bilim insanı Richard David<br />

Mattes, 2015 yılında lezzetin algısal<br />

haritalamaları üzerine çalışmalar<br />

yapmış ve temel tatlardan farklı tat<br />

duyusuna yol açabilecek lezzetlerin<br />

varlığını öne sürmüştür. Bu çalışmasında<br />

yağımsı tattan ilk defa o bahsetmiştir.<br />

Latince olea (yağ, yağlı) ve gustus<br />

(tat, tatma) sözcüklerini birleştirerek<br />

Oleogustus (yağımsı tat) olarak<br />

adlandırmıştır. Mattes, yağımsı tadın<br />

tek başına tüketildiğinde tıpkı umami<br />

gibi hoşnutsuzluk hissi yarattığını<br />

vurgulamıştır. Araştırmacılar oleogustus<br />

tadının hafif tuzlu ve şekerli bir tada<br />

sahip olduğunu ancak yağlı bir his<br />

bıraktığını, bu tadın ağızda bıraktığı<br />

yağlılık hissini algılayan dil üzerinde<br />

uyarıcıların bulunduğu ve tatta<br />

uzun süreli devamlılığın sağladığını<br />

bulmuşlardır. Bu tat ile ilgili çalışmalar<br />

devam etmektedir.<br />

Kokumi Tat<br />

1990’lı yıllarda Japonya Ajinomoto<br />

firmasında çalışan lezzet geliştirme<br />

uzmanları zengin lezzet (kokumi) olarak<br />

adlandırdıkları bir tat geliştirmişlerdir.<br />

Araştırmanın öyküsünü kısaca<br />

basitleştirerek anlatmak gerekirse,<br />

araştırmacılar sarımsağı püre haline<br />

getirmiş ve aktif kömürle muamele<br />

ederek kokusunu da almışlar. Tadı<br />

tuzu olamayan bir toz ortaya çıkmış.<br />

Sonrasında bu maddeden bir miktar<br />

sebze çorbasına eklemişler ve çok<br />

lezzetli bir yemek olmuş.<br />

Sonuç olarak yiyeceklerin tadını ve<br />

aromasını tamamlayan, zenginleştiren<br />

ve değiştiren ancak kendine özgü<br />

bir tat veya aromaya sahip olmayan<br />

bileşikler ortaya çıkmıştır. Bu bileşikler<br />

genellikle glutamin, valin ve glisin amino<br />

asitlerinden oluşmaktadır. Günümüzde<br />

kokumi gıdalarda lezzet artırıcı olarak<br />

kullanılmaya başlamış ve gelecekte farklı<br />

lezzet bileşenleri ile birlikte kullanılması<br />

planlanmaktadır.


80<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro güncel<br />

FATIH<br />

TUTAK<br />

“Her tarif için<br />

8 bin deneme<br />

yapıyoruz”<br />

Müşteri deneyimini iyileştirmeye çalışan memnuniyeti ile başlamak gerektiğini söyleyen<br />

TURK’un Kurucusu ve Şefi Fatih Tutak, SAP Müşteri Deneyimi Zirvesi’nde müşteri<br />

deneyiminde teknolojiyi nasıl kullandıklarını paylaştı. Ödüllü şef, her tarif için ortalama 8<br />

bin deneme yaptıklarını söyledi.<br />

Müşterilere kişiselleştirilmiş<br />

ve özel deneyimler sunmanın<br />

önemi giderek artarken iş<br />

dünyasının önemli isimleri, bu alandaki<br />

deneyimlerini paylaşmaya devam<br />

ediyor. TURK’un Kurucusu ve Şefi<br />

Fatih Tutak da 7 Mayıs’ta katıldığı “SAP<br />

Müşteri Deneyimi Zirvesi <strong>2024</strong>: Akıllı<br />

Çözümler ve İlham Verici Hikayeler”<br />

başlıklı etkinlikte, müşteri deneyimini<br />

iyileştirmeye çalışan memnuniyeti ile<br />

başlamak gerektiğini söyleyerek bu<br />

alanda teknolojiyi ve yapay zekayı nasıl<br />

kullandıklarını açıkladı.<br />

“Teknolojiyi her noktada<br />

kullanıyoruz”<br />

Şef Fatih Tutak, “Teknolojiyi, restoran<br />

işleyişini ve misafir deneyimini<br />

iyileştirebilmek adına her noktada<br />

kullanıyoruz. Restorancılık bir sanatçı,<br />

tarihçi, tasarımcı, mimar veya bir DJ<br />

ile yolları kesişen çok disiplinli iş. Şefin<br />

başarısı, kendisi restoranda değilken<br />

de elde edilen başarıdır. Öyle ki son bir<br />

senede yapay zekayı eğiterek bir tatlı<br />

reçetesi oluşturduk ve dün itibarıyla<br />

menüye ekledik. Teknolojiyi geçmişle<br />

günümüzü, köklerimizle geleceği inşa<br />

etmek amacıyla kullanıyoruz” dedi.<br />

“Yılda 11 ay çalışıyoruz”<br />

Zirvede müşteri deneyimine, çalışan<br />

memnuniyeti ile başlamak gerektiğine<br />

inandıklarını aktaran Tutak, “Bu<br />

amaçla yılda 11 ay çalışıyoruz, kalan 1<br />

ayda da çalışanlarımıza yatırım yapıyor,<br />

dünyanın farklı restoranlarında staj<br />

yapmalarını ve deneyim kazanmalarını<br />

sağlıyoruz. Ar-Ge ekibimiz kusursuz<br />

müşteri deneyimi için çalışıyor.<br />

Menüye eklenecek her tarif için<br />

ortalama 8 bin deneme yapıyoruz.<br />

Denediğimiz lezzetlerin yalnızca %10’u<br />

başarılı oluyor ve menüye ekleniyor.<br />

Yemek yapmak, yemek geliştirmek<br />

önemli. Ancak, en az bunun kadar<br />

önemli olan diğer bir husus, müşteri<br />

deneyimi yönetimi. Rezervasyon<br />

sürecinden karşılama ve masaya<br />

yolculuğa, mutfak turundan ödeme<br />

ve uğurlama sürecine kadar 5 farklı<br />

düzeyde planlama yapabiliyoruz.<br />

Rezervasyon sonrası, ağırlayacağımız<br />

tüm misafirleri araştırıyor, yapılacak<br />

sunumu elde ettiğimiz bilgi ve verilerle<br />

şekillendiriyoruz. Misafirlerimizin<br />

tercihleri, sonraki ziyaretleri için<br />

arşivleniyor ve alerjisinden içecek<br />

tercihine kadar otomatik olarak<br />

bir sonraki gelişinde kullanılıyor”<br />

ifadelerini kullandı.


82<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gustonun yorumu<br />

Gusto-Akademisyen<br />

Reha Tartıcı<br />

"Gelecek için bugün bilinçli tüketelim"<br />

Ürün ve hizmet çeşitliliği ile artan<br />

kullanım ve sahiplik, bireylerin<br />

mutluluğu, sosyal statüleri ve başarının<br />

anahtarı gibi algılanmaktadır. Gelir ve<br />

tüketimin artması, daha lüks ürünlere<br />

olan talebi artırmakta ve toplumda<br />

yenilikleri erken benimseyenlerin<br />

yeni standartlar belirlemesine yol<br />

açmaktadır. Diğerleri de bu standartlara<br />

uyum sağlamak için çabalamakta ve bu<br />

tüketim döngüsü sürekli olarak devam<br />

etmektedir. Ancak bu süreç, ekonomik<br />

büyüme ve bolluk dinamiklerini savurgan<br />

tüketim davranışlarının yol açan olumsuz<br />

noktalara da taşıyabilmektedir.<br />

Toplumun her düzeyinde, gereksiz<br />

tüketim ve savurganlık belirtileri ortaya<br />

çıkmaktadır. Bu durum, insanların<br />

çevre bilinciyle tüketim yaparak<br />

kaynakların sürdürülebilir bir şekilde<br />

kullanılmasını sağlamalarıyla önlenebilir.<br />

Bu yaklaşım, gelecek nesillerin<br />

ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çevresel<br />

kaynakların bozulmadan ve tükenmeden<br />

kullanılmasını hedefler.<br />

İhtiyaçları karşılamak için üretilen ürün<br />

ve hizmetler, insanların yaşamlarını<br />

iyileştirmelerine ve kaliteli bir yaşam<br />

sürdürmelerine olanak tanır. Ancak<br />

tüketim sadece ihtiyaçları karşılamakla<br />

kalmaz, aynı zamanda sosyal statü<br />

arayışı gibi etkenlerle de şekillenir.<br />

İnsanlar, diğerlerinden etkilenerek<br />

daha yüksek bir yaşam standardı elde<br />

etmek için gösterişli tüketim eğiliminde<br />

olabilirler. Bu da tüketim kalıplarının<br />

benzerleşmesine ve tüketim çılgınlığının<br />

artmasına neden olabilir.<br />

Sürdürülebilir tüketim kavramı, doğal<br />

kaynakların gelecek nesillere de<br />

aktarılabilmesini sağlamak için önem arz<br />

etmektedir. Bu da ürünlerin üretiminden<br />

kullanımına ve atılmasına kadar olan<br />

süreçlerde çevresel etkilerin minimize<br />

edilmesini gerektirir.<br />

Sürdürülebilir tüketim, hem ürünlerin<br />

tasarımı ve üretimi hem de tüketici<br />

davranışları açısından ele alınmalıdır.<br />

Bu noktada insanların doğal çevreyi<br />

korumak ve gelecek nesillere aktarmak<br />

için çevre bilincine sahip olmaları<br />

önemlidir.<br />

Bilinçli olarak hareket eden tüketiciler,<br />

kaynakları daha etkin bir şekilde<br />

kullanarak çevresel etkileri azaltabilirler.<br />

Bu anlayış, endüstriyel tüketicilerden son<br />

kullanıcılara kadar herkes için geçerlidir.<br />

Tüketim kültürü, ürün ve hizmetlere<br />

farklı değer ve anlamlar yükleyerek<br />

arzuların isteklere, isteklerin de<br />

ihtiyaçlara dönüştürüldüğü bir<br />

sistemdir. Tüketim, sembollerin ve<br />

göstergelerin tüketilmesi haline gelmiş<br />

ve fiziksel doyumun ötesine geçmiştir.<br />

Ürünlerin sürekli olarak yenilenmesi<br />

ve geliştirilmesi, tüketicilere statü ve<br />

sosyal kimlik sağlama aracı olarak<br />

sunulmaktadır. Bu süreç, tüketim<br />

miktarını artırarak ve sürekli döngüleri<br />

teşvik ederek devam etmektedir.<br />

Tüketim kültüründe ürünler genellikle<br />

gerçek bir işlev yerine, tüketici arzularını<br />

tatmin etme amacıyla sunulmaktadır.<br />

Bu, tüketicilerin ihtiyaçlarını değil,<br />

arzularını yönlendirerek ve artırarak<br />

tüketim faaliyetini teşvik etmektedir.<br />

İşletmeler, tüketicileri daha fazla<br />

harcamaya teşvik etmek için sürekli<br />

olarak ürünlere yeni değerler ve<br />

anlamlar yükleyerek onların satın alma<br />

isteklerini artırmaya çalışmaktadır.<br />

Ürün çeşitliliğinin artması, tüketicilere<br />

daha fazla seçenek sunarak bireysel<br />

tercihlerine daha uygun ürünleri seçme<br />

imkanı tanırken, aynı zamanda akılcı bir<br />

seçim yapmayı zorlaştırabilir. Ayrıca,<br />

satın alınan üründen duyulan tatmin<br />

düşük olduğunda, fırsat maliyetleri<br />

ortaya çıkabilir.<br />

Bu nedenle, ürün çeşitliliğinin<br />

azaltılması, sürdürülebilirliği artırmak<br />

adına önemli bir adım olabilir.<br />

Sürdürülebilir tüketim politikaları,<br />

ürünlerin yanı sıra hizmetlerin ve<br />

süreçlerin etkilerini de dikkate alarak<br />

uygulanabilir. Kişilerin tüketimlerinde<br />

sağlık, çevresel etki ve sosyal boyutları<br />

göz önünde bulundurmalarını teşvik<br />

edilebilir.<br />

Sonuç olarak, günümüzde çevrenin<br />

bozulması, kaynakların azalması ve<br />

artan tüketim çeşitliliği karşısında,<br />

talebi azaltmaya yönelik uygulamalar<br />

sürdürülebilirlik açısından hayati önem<br />

taşıyor.


84<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

Global GastroEkonomi Zirvesi<br />

4. kez gerçekleşti<br />

Türkiye’nin öncü ve güçlü sivil toplum kuruluşu Turizm Restoran Yatırımcıları<br />

ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) tarafından düzenlenen “4. Global<br />

GastroEkonomi Zirvesi” dünya ve Türkiye gastronomisine ışık tuttu.<br />

TURYİD tarafından organize edilen,<br />

“4. Global GastroEkonomi Zirvesi” 23<br />

Mayıs’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde<br />

(AKM) gerçekleşti. Toplumsal sanat için<br />

tasarlanan kültür merkezi AKM ise zirve<br />

ile birlikte kapılarını ilk kez gastronomi<br />

dünyasına açtı. TURYİD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Kaya Demirer ve TURYİD Zirve<br />

Komitesi Başkanı Ebru Koralı’nın ev<br />

sahipliğiyle düzenlenen zirveye, Türkiye<br />

Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı<br />

Mehmet Nuri Ersoy, gastronomi sektörünün<br />

temsilcileri, Türkiye'den ve dünyadan çok<br />

sayıda akademisyen, sanatçı, basın mensubu<br />

ve TURYİD üyeleri katıldı.<br />

Demirer: “Gastronomi ekonomi için<br />

güçlü bir kaldıraç”<br />

TURYİD Yönetim Kurulu Başkanı Kaya<br />

Demirer 4. Global GastroEkonomi Zirvesi’nin<br />

açılışını yaparken şöyle konuştu: “Yemek<br />

bizim için sadece zorunlu bir ihtiyaç değil<br />

bir yaşam biçimi, dayanışma, diyalog, fikir<br />

alışverişi, birlikte eğlenme, sohbet etme gibi<br />

çeşitli aktiviteleri de içeren bir sosyalleşme<br />

edinimi ve her coğrafya için bir kültür<br />

unsuru teşkil ediyor. Gastronomi ise turizm,<br />

kırsal kalkınma, katma değerli üretim ve<br />

sürdürülebilir bir ekonomi için güçlü bir<br />

kaldıraç. Kırsal kalkınmayı desteklemesi<br />

yönüyle de gastronomi önemli bir etken.<br />

2019-<strong>2024</strong> rakamları, sosyalleşmeye ne<br />

kadar özlem duyduğumuzu anlatan verileri<br />

bize sundu. Sektörümüz, bu yıl sonunda<br />

900 milyar TL'lik bir beklenti içinde. İnsan<br />

kaynağı bugün gastronomi ve turizmde en<br />

büyük kaynak sorunu olarak öne çıkıyor.<br />

Maddi ve manevi destek olunmalı. Dünyada<br />

yaygın olarak kullanılan servis ücretlerinin<br />

adisyona ve kredi kartına eklenmesi, kayıt<br />

dışı gerçekleşen 100 milyar TL’ye yakın ücret<br />

anlamında önem taşıyor.<br />

Ülkemiz, tarımsal üretimi, tarımsal ticareti<br />

ve gastronomisi ile dünyada çok özel bir<br />

yere sahip. Tarımsal üretim ve gastronomi,<br />

bu topraklar üzerinde yüzyıllardır devam<br />

ediyor. Tarımdan başlamak zorundayız.<br />

Michelin yıldızlı şeflerimize hak ettikleri<br />

ham maddeyi vermeliyiz. İyi tarım<br />

olmadan iyi bir gastronomi mümkün değil.<br />

Restoran ihracatı potansiyel olarak ülke<br />

tanıtımlarının günümüzde en güçlü bileşeni.<br />

Türk girişimcilerin marka restoranları<br />

sayesinde "Türk Malı" ürün ve hizmet<br />

kalitesi dünya ile buluşuyor. Bilindiğiniz<br />

üzere Ticaret Bakanlığı'mız yerli üretimin<br />

desteklenmesine yönelik çalışmalar<br />

kapsamında, Türkiye'nin yerel değerlerinin<br />

ve coğrafi işaretli ürünlerinin tanınırlığının<br />

artırılması, bu ürünlerin markalaşmasının<br />

sağlanması ve piyasada daha fazla pazar<br />

payına sahip olması ile bu ürünleri üreten<br />

küçük yerel üreticilerin pazara girişinin<br />

kolaylaştırılmasını hedefleyen ‘Marka’ ve<br />

‘Turquality’ programlarını hayata geçirdi.<br />

Bunun desteklenmesi ülkemiz turizmi ve<br />

gastronomisi açısından büyük önem taşıyor."<br />

Bakan Ersoy: “Türkiye’nin yeri<br />

sağlamlaşıyor”<br />

Zirvede, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet<br />

Nuri Ersoy da bir konuşma yaptı: "Türkiye<br />

olarak sunduğumuz eşsiz gastronomi<br />

deneyimleriyle dünya çapında fark<br />

yaratıyoruz. Dünyada 'Gastrocity' olarak<br />

da adlandırılan Londra, Paris, New York<br />

gibi büyük metropollerde olduğu gibi 'fine<br />

dining' amacıyla Türkiye’ye gelinebileceğini<br />

anlatmak istiyoruz. Michelin Guide’ın<br />

ülkemizin yeme-içme sektörüne gösterdiği<br />

ilgi, Türkiye’nin gastronomi turizminde<br />

ön sıralardaki yerini sağlamlaştırmaya<br />

başladığının göstergesidir. Yeme-içme<br />

sektörümüz, Michelin Guide’dan aldığı<br />

bu destekle global gastronomi turizmi<br />

hareketliliğinden hak ettiği payı almış;<br />

İstanbul, İzmir ve Bodrum marka değerlerini<br />

sağlamlaştırmıştır.”<br />

Ortaylı: "Türk mutfağının coğrafyası<br />

gibi aşamaları var"<br />

Tarihçi İlber Ortaylı “Tanzimat'tan<br />

Cumhuriyet'e Mutfakta Değişim” başlıklı<br />

oturumda yaptığı konuşmada, “Türk<br />

mutfağının aşamaları var, coğrafyası da<br />

öyledir. Anadolu, Yunan ve Pers kültürleri<br />

arasında etkilenmiştir. Türklerin mutfağın<br />

çeşitliliğinde farklı unsurlar söz konusu.<br />

Osmanlı azınlık milletleri içerisinde<br />

Ermenilerin mutfağı çok zengindir, çeşni<br />

çeşitliliği nedeniyle. Türk’ün bitkileri<br />

kullanma yöntemi fevkaladedir. Her bölgenin<br />

kendi tabiatına göre onları kullanma<br />

şekilleri vardır. Ev mutfağı ev yemeklerini<br />

küçümsemek çok ayıp bir şeydir. Pastırma<br />

kültürü bizim Anadolu’da bulduğumuz bir<br />

çeşittir. Pastırmanın alası Kastamonu’dadır.<br />

Vegan mutfak, Türk mutfağına aykırı bir<br />

darbe değildir, çok güzel örneği de çıktı<br />

pekala et kullanılmayan bir mutfakta da<br />

harikalar yaratılır" diye konuştu.


Sükan: “Gastronomi modanın<br />

duruşunu sağlamlaştırıyor”<br />

Kreatif Direktör, Moda Yazarı, Oyuncu<br />

Ece Sükan, “Lüks Moda Markalarının<br />

Gastronomiye Olan Tutkusu” sunumunda<br />

modanın gastronomi ile ilişkisini anlattı.<br />

Sükan, “Moda endüstrisi gastronomi<br />

buluşması yeni değil ancak son 20 yılda ciddi<br />

anlamda ayrılmaz bir ikiliye döndü. Lüksün<br />

tanımı artık 360 derece pazarlama. Bir<br />

hikayeye sahip olması gerekiyor. Sadece bir<br />

çantayı alıp satmak pazarlama değil, bunun<br />

stratejiyle ilerlemesi bu zamanın ruhunun<br />

getirdiği bir şey. Dünya moda haftalarında<br />

markalar deneyim ve hikaye sunmak<br />

durumunda, gastronomiyle birleşiyor, defile<br />

sonrası önemli bir şefle gastronomi deneyimi<br />

yaşatmak istiyor. Markanın duruşunu daha<br />

da sağlamlaştırdığını görüyoruz” ifadesini<br />

kullandı.<br />

Yemek yeme deneyimi üzerine<br />

ilginç bilgiler<br />

Deneysel psikolog Prof. Charles Spence,<br />

“Gastro Fizik: Yeni Yeme Bilimi” sunumunda<br />

şunları söyledi: “Sofranın zevki esas olarak<br />

ağızda değil akıldadır. Ne zaman daha iyi<br />

bir ruh halindeysek, yemeklerin tadı daha<br />

iyi, hatta en iyi olur. Bazı sesler de yemeğin<br />

tadını daha tatlı hale getirir. Artık sonik<br />

sesleri kullanarak bir yemeği yüzde 30<br />

daha keyifli hale getirebilirsiniz. Yapılan<br />

araştırmalara göre beyaz bir tabakta yerseniz<br />

bir yemek yüzde 11 daha keyifli bulunuyor.<br />

Tabağın dokusu yeme deneyimini değiştiriyor.<br />

Dijital yemek deneyimi ve artırılmış gerçeklik<br />

gelecekte gerçek bir olasılık. Ancak, birine<br />

yemeğin hazırlanması sırasında bir robotun<br />

veya yapay zekanın yer aldığını söylerseniz,<br />

insanların bunu beğenme ihtimali azalıyor."<br />

Gezegenin geleceği için ‘Mavi<br />

Ekonomi’<br />

Akdeniz Koruma Derneği Kurucusu<br />

Zafer Kızılkaya ise Mavi Ekonomi başlıklı<br />

konuşmasında, sürdürülebilir denizciliğin<br />

önemine vurgu yaptı. Kızılkaya gezegenin<br />

geleceği için Mavi Ekonomi'nin şart olduğunu<br />

belirterek, veriler paylaştı. Kızılkaya "Eğer<br />

okyanuslar tek başına bir devlet olsaydı<br />

2,5 katriyonluk yıllık geliriyle dünyanın en<br />

büyük birinci ülkesi olurdu. Bizler çiftçi<br />

olmadan önce denizciydik. Akdenizin yüzde<br />

6.1'i korunuyor, kağıt üstünde. Gerçek<br />

anlamda korunan yüzde 0.06. Bir denizin<br />

sağlık göstergesi metrekaredeki balık<br />

sayısı. 2027’de neredeyse Akdeniz’de bütün<br />

balıkların yüzde 30’u istilacı türler olacak.<br />

Pinna nobilis’in nesli Akdeniz’de tükendi"<br />

diye konuştu.<br />

Türk gastronomisi için yeni fırsatlar<br />

Türkiye Gastronomi Turizminde Küresel<br />

Fırsatlar için Mutfak Turizmi Kurucusu<br />

& World Food Travel Association Kurucu<br />

& CEO'su Erik Wolf "Gastronomide<br />

Küresel Fırsatlar" oturumunda, ülkelerin<br />

gastronomiye bakış açılarına ilişkin<br />

yenilikçi fikirler sundu. Wolf, "Turizm<br />

pazarlama bütçeleri daha çok doğa veya<br />

gurme yemeklere harcanır, oysa bu gelir<br />

getirmez. Kendi mutfağınıza inanmalısınız.<br />

Otantik yemekler yükselen bir trend. Türk<br />

mutfağının dünya sahnesindeki algısını<br />

değiştirmek için kurumlarla lobi yapmalı<br />

ve yenilikçi olmalısınız. Türk mutfağı için<br />

büyük fırsat, Akdeniz diyetinin yaygınlaşması.<br />

Restoranlar, otantik mutfağını tanıtmaya<br />

odaklanmalı ve Türk yemeklerinin benzersiz<br />

lezzetlerini ve malzemelerini sergilemelidir.<br />

Türk mutfağının sağlık faydalarını ve<br />

kültürel önemini vurgulayarak, restoranlar<br />

daha geniş bir kitleyi çekebilir ve pazarda<br />

kendilerini farklılaştırabilirler” dedi.<br />

"Tarım olmazsa gastronomi olmaz"<br />

Yeni Çiftçi Platformu Kurucusu Emrah<br />

İnce de yaptığı sunumda, tarımsal üretimin<br />

gastronomideki önemine değindi. İnce,<br />

"James C. Scott’ın dediği gibi devletleri<br />

tahıl yaratır. Tarıma sahip olmak beka<br />

meselesidir. Dünyada 2000 yılında 6.5 milyar<br />

ton tahıl üretildi. 2022’de 9.5 milyar tona<br />

çıktı bu oran. Toplamda dünyada tarım ve<br />

gıdanın ekonomik büyüklüğü 20 trilyon<br />

dolar, bu da 20 Türkiye demek. Ölçek küçük<br />

demenin aslında bir karşılığı yok dünyada.<br />

Dünya bizden daha küçük ortalamayla<br />

çalışıyor. Tarım olmazsa gastronomi olmaz.<br />

Gastronomi olmadığı zaman da bir ekonomik<br />

değeri olmaz. Dünyada üretilen kahvenin<br />

değeri kahve çekirdeği olarak 25-30 milyar<br />

dolar bandında. Oysa ki, kahve ürünlerinin<br />

yarattığı değer 500 milyar dolar bandında.<br />

Bir ürünün önce tarımsal olarak üretilmesi<br />

gerekiyor ki, ondan sonra gastrosu ve<br />

ekonomisi olsun" dedi.<br />

Zirvede neler yaşandı?<br />

Zirveden bir gün önce 22 Mayıs'ta “2 Film<br />

Birden” oturumunda, sınırlı katılımcıyla<br />

Tràn Anh Hùng'un yönetmenliğini üstlendiği<br />

Şeflerin Aşkı (La Passion De Dodin Bouffant)<br />

ve Metin Çavuş'un yönetmenliğindeki<br />

reBuilding Palanga filmi gösterimi yapıldı.<br />

Cannes ve San Sebastian Film Festivali’den<br />

ödüllerle dönen Şeflerin Aşkı filminde pişen<br />

yemeklerden esinlenerek Le Cordon Blue<br />

öğrencileri tarafından hazırlanan özel bir<br />

menü ikram edildi. Yönetmen, sanatçı ve<br />

çiftçi Kutluğ Ataman’ın ailesinden kalan<br />

toprakları yeniden hayata döndürmek için<br />

verdiği mücadeleyi anlatan, mimarların,<br />

sanat tasarımcılarının katkılarıyla başlatılan<br />

projenin 10 yıllık serüvenine odaklanan<br />

Metin Çavuş’un reBuilding Palanga fimi de<br />

sinefillere gastronomi ve sinemanın büyülü<br />

ilişkisini keyifle sundu.


86<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

MATBAH’TAN<br />

TÜRK MUTFAĞI<br />

HAFTASI’NA ÖZEL<br />

“EGE<br />

LEZZETLERI”<br />

MENÜSÜ<br />

Osmanlı Saray Mutfağı<br />

uzmanı ödüllü restoran<br />

Matbah, 21-27 Mayıs <strong>2024</strong><br />

tarihleri arasında üçüncüsü<br />

düzenlenen Türk Mutfağı<br />

Haftası’nda ‘Ege Lezzetleri<br />

Menüsü’ ile lezzetseverleri<br />

ağırladı.<br />

Ottoman <strong>Hotel</strong> Imperial bünyesinde<br />

hizmet veren Matbah <strong>Restaurant</strong>,<br />

21-27 Mayıs <strong>2024</strong> tarihleri arasında<br />

81 ilde üçüncüsü düzenlenen Türk Mutfağı<br />

Haftası’na buram buram tarih kokan<br />

ambiyansında “Ege Lezzetleri” menüsü ile<br />

katkı sağladı. Bu yılın ana teması olarak<br />

‘Tarih, kültür ve doğanın bir buluşması olan<br />

Ege lezzetleri, coğrafi işaretli ürünleriyle<br />

hazırlanan özgün lezzetler’ belirlendiği<br />

hafta kapsamında kadim ve sürdürülebilir<br />

Türk Mutfağı’nın bir kez da dünya<br />

sahnesine çıkması hedeflendi.<br />

Türk Mutfağı’nda sürdürülebilirlik<br />

vurgusu<br />

Bin yılları aşan kültür, gelenek, toplumsal<br />

miras, hikaye ve derin bir tecrübenin eseri<br />

olan zengin Türk Mutfağı, 21-27 Mayıs<br />

tarihleri arasında bir kez daha bereketli<br />

sofrası eşliğinde, eşsiz serüvenini dünya ile<br />

paylaşıyor. Zengin gastronomi kültürünü<br />

Türk Mutfağı Haftası kapsamında,<br />

üçüncü kez Türkiye Cumhuriyeti’nin dış<br />

temsilcilikleri ve yurt içinde tanıtacak olan<br />

Türkiye, bu önemli haftanın etkinlikleri<br />

sayesinde geniş kitleleri, kadim Türk<br />

Mutfağı’nın eşsiz reçeteleriyle tanıştırıyor.<br />

Binyıllardan beri sıfır atık felsefesiyle<br />

tencerelerin kaynadığı; birçok özelliğiyle<br />

sürdürülebilir olan Türk Mutfağı’nın<br />

lezzetleri herkesi büyülüyor.<br />

81 ili kapsıyor<br />

Türkiye’nin mavi ile yeşilin iç içe geçtiği Ege<br />

kıyıları, muhteşem manzaraları ve köklü<br />

tarihinin yanında sağlıklı yemek kültürüyle<br />

de dikkat çekiyor. 2010 yılında UNESCO<br />

tarafından “İnsanlığın Somut Olmayan<br />

Kültürel Mirası” olarak kabul edilen<br />

Akdeniz Diyeti’nin hâkim olduğu bu kıyılar,<br />

bölgeyle özdeşleşen enginar ve kabak<br />

çiçeği gibi sebzeleri, yöreye özgü çeşit<br />

çeşit otları ve deniz ürünlerinin bolluğuyla<br />

meşhur. Ege bölgesi aynı zamanda,<br />

asırlık zeytin ağaçlarıyla uzun yaşamın<br />

sırrı olan zeytinyağı mucizesinin de ortaya<br />

çıktığı topraklar. Öyle ki zeytin bahçeleri<br />

Çanakkale’den Muğla’ya bir rota gibi<br />

uzanarak bölgenin zeytin ve zeytincilikle<br />

ilişkili kültürel mirasını da gözler önüne<br />

Türk Mutfağı Haftası<br />

kapsamında gerçekleştirilen<br />

çeşitli etkinliklerle,<br />

sürdürülebilir Türk mutfağının<br />

birbirinden lezzetli, sağlıklı,<br />

geleneksel ve atıksız reçeteleri<br />

öne çıkarılırken bu yıl tarih,<br />

kültür ve doğanın bir buluşması<br />

olan Ege lezzetleri, coğrafi<br />

işaretli ürünleriyle hazırlanan<br />

özgün lezzetler tanıtıldı.<br />

seriyor. Türk Mutfağı Haftası boyunca 81 ili<br />

kapsayan etkinliklerde yerel malzemeler ve<br />

geleneksel pişirme teknikleriyle hazırlandı.<br />

Kadim ve sürdürülebilir Türk Mutfağı’nı<br />

yansıtan tüm menüler; Türk kahvesi, Türk<br />

çayı ve lokum ikramıyla da Türk Mutfağı’nın<br />

tüm yönleriyle deneyimlenmesi sağlandı.


88<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

SINIRLARIN ÖTESINDE<br />

LEZZET DÜETI<br />

Müzikte düetin tadı bir başkadır. Lezzetin düetine tanıklık etmek ise apayrı bir deneyim... Üstelik<br />

mutfağın iki imza ismi ayrıcalığıyla! Biri Tolga Atalay, Türkiye’nin önde gelen danışman şeflerinden.<br />

Bir diğeri, Elexus <strong>Hotel</strong> Resort & Spa’nın Executive Şefi, Veli Bayraktar… “Ülkelerin sınırları vardır<br />

ama kültürlerin ve lezzetlerin sınırları yoktur” dediler. "Şeflerin Düeti" programı dahilinde Kıbrıs'ın<br />

modern yerel tatlarıyla müthiş lezzetli bir düete imza attılar… Lezzette sınır tanımadılar!<br />

Elexus <strong>Hotel</strong>'in ev sahipliğinde<br />

Şeflerin Düeti etkinliğinin<br />

ikincisi gerçekleşti. Etkinlik<br />

katılımcılara, Kıbrıs'ın zengin mutfak<br />

kültürünü deneyimleme ve keşfetme<br />

imkânı sağlarken, tarihi bilgilerde<br />

verdi. Elexus <strong>Hotel</strong> Executive Şef Veli<br />

Bayraktar ve ünlü Şef Tolga Atalay<br />

öncülüğünde gerçekleşen etkinlik,<br />

yöresel malzemelerle hazırlanan<br />

geleneksel tatları modern dokunuşlarla<br />

buluşturdu. Etkinlik boyunca, Kıbrıs'ın<br />

yöresel malzemeleriyle hazırlanan<br />

geleneksel tatlar, Şeflerin modern<br />

dokunuşlarıyla buluşarak katılımcılara<br />

özgün bir lezzet şöleni yaşattı.<br />

Executive Şef Veli Bayraktar ve Şef<br />

Tolga Atalay’ın uzmanlığıyla, Kıbrıs'ın<br />

mutfak kültürü ve malzemeleri en<br />

ince detaylarıyla ve tarihi bilgileriyle<br />

konuklara aktarıldı. Etkinlikte<br />

özellikle dikkat çeken noktalardan<br />

biri, katılımcılara sunulan menünün<br />

günümüz beslenme alışkanlıklarına<br />

uygun olarak tasarlanmış olmasıydı.<br />

Şefler, geleneksel tariflerle günümüz<br />

tatlarını harmanlayarak lezzet<br />

şöleni oluşturdular. Elexus <strong>Hotel</strong>'de<br />

gerçekleşen bu özel gastronomi<br />

buluşması, katılımcılara Kıbrıs'ın<br />

kültürel mirasını, tarihini ve lezzetlerini<br />

keşfetme fırsatı sunarken, aynı<br />

zamanda modern gastronomi anlayışını<br />

da deneyimleme şansı verdi.<br />

Geleneksel Kıbrıs lezzetleri gün<br />

yüzüne çıkardılar<br />

Kıbrıs’ın özgün lezzetlerinden olan


zeytinli ve hellimli bitta yanında<br />

Ege ve Akdeniz'e özgü aromatik bir<br />

çekirdek olarak bilinen çitlenbik, Kıbrıs<br />

tarhanasıyla hazırlanarak başlangıçlara<br />

eşlik etti. İki farklı kültürde en sevilen<br />

lezzetlerin başında gelen pancar ise<br />

özel yapım tekniği ile hazırlanarak<br />

yapılan nor peyniri ve Kıbrıs'ta bahar<br />

aylarında toplanan bir kuşkonmaz<br />

çeşidi olan ayrelli ve adaya özgü kök<br />

sebze olan turpgillerden golyandro ile<br />

sunuldu. Menüde bulunan magarina<br />

bulli, tavuk ve makarnanın eşsiz bir<br />

birleşimiyle hazırlandı ve konukların<br />

damaklarında unutulmaz bir lezzet<br />

bıraktı. Elexus <strong>Hotel</strong> Executive Şefi Veli<br />

Bayraktar ve ünlü Şef Tolga Atalay'ın<br />

özel yorumlarıyla, molahiya genellikle<br />

kuzu eti veya tavuk eti ile pişirilen bir<br />

yemek olmasına rağmen ilk defa deniz<br />

ürünü olan aslan balığı ile bir araya<br />

getirildi. Aslan balığı, adada yakın<br />

geçmişe kadar bulunmayan ancak deniz<br />

suyunun ısınmasıyla istilacı bir balık<br />

türü olarak ortaya çıktı. Bu istilacı tür,<br />

adanın ekolojik dengesini tehdit eder<br />

ve yerel türlerin yaşam alanlarına ve<br />

besin zincirine zarar verir. Aslan Balığı<br />

– Molehiya sürdürülebilirlik esasına<br />

dayalı olarak oldukça farklı bir teknikle<br />

hazırlandı ve enginar, gabbar (kapari) ve<br />

kabak çiçeği ile katılımcılara sunuldu.<br />

Bunların yanı sıra, kuzu eti, karbon ile<br />

hazırlanmış pita, kıbrıs patatesi ve kekik<br />

ile bir çekistes ile hazırlanan kleftiko,<br />

konukların damaklarında unutulmaz<br />

bir tat bıraktı. Kişniş, bal ve marine<br />

edilen dana eti ile hazırlanan stefado<br />

ise odun fırınında pişirilmiş kolokas<br />

ve kereviz ile katılımcılara sunuldu.<br />

Menüde tatlı olarak hazırlanan adanın<br />

özgün tatlılarının başında gelen Kırbaç<br />

tatlısı, şeflerin yorumuyla biraz farklı<br />

mevsime uygun olarak çilek ve karadut<br />

ile yüzyıllar boyunca tüm Akdeniz’e<br />

Kıbrıs’tan ticareti yapılan Harnup<br />

(Keçiboynuzu) kıtırları ile sunuldu.<br />

Kıbrıs Türk mutfağında modern<br />

dokunuşlar<br />

Elexus <strong>Hotel</strong>'in Executive Şefi Veli<br />

Bayraktar, Elexus <strong>Hotel</strong>'de düzenlenen<br />

etkinlikle ilgili olarak Kıbrıs Türk<br />

mutfağının yanı sıra Rum mutfağının<br />

da önemine değinerek şunları söyledi:<br />

"Mutfak ve mutfak kültürü, turizmde<br />

önemli bir faktördür. Bir ülkenin veya<br />

bölgenin özgün yemekleri, turizm<br />

gastronomisi için büyük bir çekicilik<br />

oluşturur. Rum mutfağının Kıbrıs'a<br />

katkısı sadece yemeklerle sınırlı değil,<br />

aynı zamanda kültürel bir etki olarak<br />

değerlendirilir. Dolayısıyla, Kıbrıs<br />

Türk mutfağı ve Rum mutfağı, Akdeniz<br />

ve adaya özgü birçok farklı kültürün<br />

mutfaklarının birleşiminden oluşan<br />

zengin bir mirasa sahiptir. Bu etkinlikle,<br />

konuklarımıza Kıbrıs'ın zengin<br />

mutfak kültürünü ve Rum mutfağını<br />

en iyi şekilde sunmayı hedefledik.<br />

Katılımcılarımız yerel tatları keşfetme<br />

ve yeni mutfak deneyimleri kazanma<br />

fırsatı buldular. Bu etkinlikle birlikte,<br />

Kıbrıs'ın eşsiz lezzetlerini tanıtmaya<br />

olan kararlılığımızı bir kez daha<br />

gösterdik." dedi.<br />

Ünlü Şef Tolga Atalay, etkinlikle<br />

ilgili Kıbrıs mutfağının derinliklerini<br />

ve çeşitliliğini ortaya çıkarırken<br />

aynı zamanda Rum mutfağının<br />

da zenginliklerini gösterdiklerini<br />

belirterek şunları söyledi: ' Elexus<br />

<strong>Hotel</strong>'de Executive Şef Veli Bayraktar<br />

ile Kıbrıs Türk mutfağını modern<br />

dokunuşlar ile yorumlamak benim<br />

için çok keyifliydi. Böylelikle Kıbrıs'ın<br />

yöresel malzemeleriyle hazırladığımız<br />

yemeklerle konuklara eşsiz bir lezzet<br />

şöleni sunduk.” dedi.


90<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

1.Uluslararası<br />

Gastro Bodrum Festivali düzenlendi<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali’nin ilki 24-26 Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. 9<br />

ülke, 35 aşçılık lisesi ve 19 üniversitenin yanı sıra Türkiye'den ve yurt dışından çok sayıda şef<br />

ve birlik temsilcisinin katıldığı etkinliğe vatandaşların ilgisi de yoğun oldu.<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali’nin<br />

ilki 24-26 Mayıs tarihleri arasında<br />

Bodrum Yat Limanı alanında<br />

düzenlendi. Muğla Aşçılar ve Pastacılar<br />

Derneği ve Tekne Aşçıları Derneği Başkanı<br />

Şef Taner Kökten tarafından organizasyonu<br />

gerçekleştirilen etkinliğe Muğla Valisi Dr.<br />

İdris Akbıyık, Bodrum Belediye Başkanı<br />

Tamer Mandalinci, Bodrum Kaymakamı<br />

Mustafa Çit ve onur konuğu olarak<br />

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu<br />

Köksal katıldı. 9 ülkenin önde gelen<br />

mutfak şefleri ve birlik temsilcilerinin hazır<br />

bulunduğu festivale Türkiye'den 35 aşçılık<br />

lisesi ve 19 üniversite katılım sağladı.<br />

Bodrum Yat Limanı çevresinde kortej<br />

yürüyüşüyle başlayan program, İşletmeci<br />

Şef Özlem Mekik’in sunuculuğunu üstlendiği<br />

açılış töreni ile devam etti.<br />

Haber: Hatice Ünal Bilen<br />

Köksal: "Gastronomi şehir<br />

turizmine büyük katkı sağlıyor"<br />

Gastro Bodrum’a onur konuğu olarak<br />

katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı<br />

Burcu Köksal, yaptığı konuşmada şehrin<br />

tarihi ve kültürel zenginliklerine değindi<br />

ve geçmişte birçok uygarlığa ev sahipliği<br />

yaptığını belirtti. Dünyada gastronominin<br />

ülkelerin ve şehirlerin turizmine büyük katkı<br />

sağladığını söyleyen Köksal şunları söyledi:<br />

"Bu bağlamda da şehrimizde gerçekten<br />

çok güzel lezzetler var. Biz de UNESCO’nun<br />

yöresel lezzetler olarak tescillediği bir<br />

şehiriz. Bu bağlamda da lezzetlerimizi bütün<br />

dünyaya tanıtmak, Afyonkarahisar’a çok<br />

sayıda yerli ve yabancı turistin bu lezzetleri<br />

tatmasını sağlamak için elimizden gelen her<br />

türlü tanıtımı yapmaya çalışıyoruz. Bugün de<br />

buradayız."<br />

"Şeflerimize Afyon lezzetlerimizi<br />

tattırmaya geldik"<br />

Bodrumlulara ve şeflere Afyon lezzetlerini<br />

tanıtmak için geldiklerini ifade eden Köksal,<br />

"Ben herkesi Afyonkarahisar’ın o tarihi,<br />

kültürel güzelliklerini ve gastronomik<br />

lezzetlerini tatmak için bekliyorum.<br />

Kaymağımız, lokumumuz, haşhaşlı<br />

ürünlerimiz, patlıcan böreğimiz, Göce<br />

köftemiz ve tescilli 32 tane ürünümüzle<br />

bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış<br />

lezzetlerimizle gerçekten görülmeye,<br />

gezilmeye değer bir şehiriz.” diye konuştu.<br />

Kökten: “Türk Mutfağı Haftası’na<br />

denk gelmemize rağmen katılım<br />

memnun edici”<br />

Muğla Aşçılar ve Pastacılar Derneği ve<br />

Tekne Aşçıları Derneği Başkanı Şef Taner<br />

Kökten ise, festivalin onur konuğu olan<br />

Afyonkarahisar’a Belediye Başkanı Burcu<br />

Köksal nezdinde teşekkürlerini sunarak,<br />

“Gastronomiye verdiğiniz emekleri yıllardır<br />

biliyoruz. Sizlere çok teşekkür ediyoruz.<br />

Buraya yoğun bir katılımla geldiniz.” dedi.<br />

Muğla Aşçılar ve Pastacılar Derneği ve Tekne<br />

Aşçıları Derneği olarak bugüne kadar pek<br />

çok başarılı işlere imza attıklarını ifade eden<br />

Kökten şöyle devam etti: "Bizim derneğimiz<br />

1.250 kişi kök hücre kan bağışçısı. Bir tane<br />

şefimizin çocuğu lösemi diye bu hareketi<br />

başlattık. Bu ölçekte organizasyonun ilkini<br />

yapıyoruz. Türk Mutfağı Haftası’na da denk<br />

geldik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden<br />

çağırılan önemli arkadaşlarımız vardı<br />

içimizde. Yurt dışına gidenler de dahil 20 kişi<br />

fire verdik. Ama yine de herkesin emeğine,<br />

yüreğine sağlık.”<br />

“Jürimiz taş gibi”<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali’nin<br />

üç ayrı amacının olduğunu açıklayarak<br />

sözlerini sürdüren Kökten, “Birincisi bu


çocuklara bu havayı solutup aşçılık mesleğini<br />

sevdirmek. İkincisi bizler bir araya geliyoruz.<br />

15 saat uçuşla aramızda olan Brezilya’dan<br />

meslektaşlarımız var burada. Hepsi<br />

birbirinden değerliler. Üçüncü amacımız da,<br />

yerli yabancı taş bir jüri kadrosu oluşturduk.<br />

Türkiye’deki derneklere, yarışmalara olan<br />

inancı ve güvenç kırılmasını da yenmek için<br />

böyle güzel bir jüri kadrosu yaptık. Bundan<br />

sonra da Kaymakam beyimizin, Valimizin<br />

ve Bodrum Belediyesi’nin yıllardır bize<br />

desteği var. Etkinliğimiz programımıza<br />

gastronomi çalıştayını dahil ettik. Akademik<br />

boyut kazansın istedik. Üç gün boyunca<br />

sürecek yarışmalarımız olacak. 35 tane lise<br />

başvurmuş, 19 tane üniversite başvurmuş.<br />

Sosyal projeler, engelsiz lezzetlerimiz<br />

var. LÖSEV’in 25. Yıl paneli var. Elimizden<br />

geldiği kadarıyla Bodrum’a fayda sağlamaya<br />

çalışıyoruz.” diye konuştu.<br />

Bodrum’un başlı başına bir UNESCO şehri<br />

olduğunun altını da çizen Kökten, “Elinizi<br />

salladığınız yer restoranlar ve yiyecek<br />

içecek mekanlarıyla dolu. Doğal, kültürel<br />

ve gastronomi çeşitliliği olan bir yer burası.<br />

Mandalinamız yeter her şeyden önce.”<br />

şeklinde sözlerini tamamladı.<br />

Gastro Bodrum'da neler yaşandı?<br />

Liseler, üniversiteler ve ustalar<br />

kıyasıya yarıştı<br />

Üç gün boyunca devam eden etkinliğin ilk<br />

günü açılış konuşmalarının ardından paneller<br />

ve yemek yarışmaları ile devam etti. “Yerel<br />

Yönetimlerin Gastronomi / Gastronomi<br />

Turizmi Üzerindeki Önemi” ve “STK’ların<br />

Gastronomi Üzerindeki Yeri ve Önemi’nin<br />

konuşulduğu ilk oturumun moderatörlüğünü<br />

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı (GTD)<br />

Gürkan Boztepe üstlendi. Afyonkarahisar<br />

Belediye Başkanı Burcu Köksal, UNESCO<br />

Hatay Gastronomi Evi Müdürü İpek Aslan’ın<br />

panelist olarak yer aldığı panelde UNESCO<br />

tescilli iki mutfağın başarı hikayeleriyle<br />

birlikte depremde büyük kayba uğrayan<br />

Hatay gastronomisinin yeni dönem projeleri<br />

ve çevre illerle yaptığı iş birliklerine değinildi.<br />

Paneller serisine yoğun ilgi<br />

“Gastronomi ve Sürdürülebilirlik”, “Eko<br />

Turizm ve Gastronomi” ana başlıklarında<br />

Cafer Topaloğlu moderatörlüğünde 2.<br />

oturumunu gerçekleştiren paneller serisinde<br />

Aydan Bekar, Süleyman Yıldırım ve Doç.<br />

Dr. Turgay Bacak söz aldı. Festivalin 3.<br />

oturumunda “Otelcilik ve Gastronomi<br />

Üzerine” konusu Nowness <strong>Hotel</strong> Genel<br />

Müdürü Rahmi Yılmaz moderatörlüğünde,<br />

BOYD Genel Başkanı Sabahattin Duman,<br />

Swiss <strong>Hotel</strong> Genel Müdürü Barış Gençoğlu,<br />

BOYDBaşkan Yardımcısı Hakan Şamhal ve<br />

Mehmet Gazezoğlu katılımıyla ele alındı.<br />

“Gastronomi ve Turizm İlişki”, “Gastronomi<br />

ve Pazarlama” başlıklı 4. oturumun<br />

moderatörlüğünü BOYD Onursal Başkanı<br />

Serdar Karcılıoğlu yaparken, BODER Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dengiz, İl<br />

Turizm Müdürü Hüseyin Toprak 4. oturumun<br />

konuşmacıları arasında yerini aldı.<br />

Yoğun panel programlarıyla devam<br />

eden festivalin 5. oturumunda “Tarih ve<br />

Gastronomi”, “Gastronomi Rotaları” konuları<br />

Öğretim Görevlisi Executive Şef Haldun Tüzel<br />

moderatörlüğünde Okan Dikiş, Erman Aras<br />

ve Unilever’i temsilen Ahmet Kanderi’in<br />

konuşmalarıyla irdelendi. Günün son<br />

oturumu “Gastronomi ve Alternatif Beslenme<br />

Türleri”, “Atıksız Mutfak ve Gastronomi”<br />

başlıkları BigChefs Mutfaklar Koordinatörü<br />

Murat Aslan moderatörlüğünde Öğretim<br />

Görevlisi Ali İhsan Uygun, Tintin Chef ve<br />

Arif Solukanoğlu katılımıyla tamamlandı.<br />

Panellere eş zamanlı olarak Türkiye’nin<br />

pek çok şehrinden gelen 180’e yakın<br />

meslek lisesi öğrencisi Liselerarası Yemek<br />

Yarışması’nda kıyasıya yarıştı. Günün geç<br />

saatlerine kadar süren yarışmaların sonunda<br />

genç aşçı adaylarına ödülleri takdim edildi.<br />

1. Uluslararası Gastro Bodrum<br />

Festivali'nin konuk şefleri ve basın<br />

mensupları, 24 Mayıs Cuma gecesi<br />

Herodot Beach Otel ev sahipliğinde canlı<br />

müzik ve lezzetli sunumlar eşliğinde<br />

keyifli saatler geçirdi. Gecede ayrıca<br />

festivale katkı ve destek sağlayan şeflere<br />

plaketleri de takdim edildi.<br />

Bodrum gastronomisinin geleceği<br />

çalıştayda ele alındı<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali’nin<br />

ikinci günü toplam 5 oturumlu panel<br />

programlarıyla sürdü. “Medya ve<br />

Gastronomi”, “Etin Gastronomideki Yeri”<br />

konulu 1. oturumun moderatörlüğünü<br />

Türk Mutfağı Uzmanı & Yazar Sahrap<br />

Soysal yaptı. Devamında “UNILEVER<br />

Geleceğin Menüleri”, “Ödüllendirme<br />

Sistemi Michelin Yıldızı Hakkında Söyleşi”<br />

başlıkları konunun uzman isimleri<br />

tarafından ele alındı.<br />

25 Mayıs Cumartesi günü Bodrum Yat<br />

Limanı alanında gerçekleşen etkinliğin<br />

ikinci günü, Türkiye’den 19 üniversitenin<br />

katıldığı yemek yarışmaları ile devam<br />

etti. Programın aynı gününde profesyonel<br />

şeflerin katılımıyla bir çalıştay da<br />

düzenlenerek Bodrum gastronomisinin<br />

gelişimine ve gelecek projelerine dair bir<br />

yol haritası çizildi. Etkinliğin son gününde<br />

ise ustalar yarışırken paneller yoğun<br />

programlarıyla devam etti.


92<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

MUTFAK PROFESYONELLERI<br />

ULUSLARARASI GASTRO BODRUM<br />

FESTIVALI’NI DEĞERLENDIRDI…<br />

Muğla Aşçılar ve Pastacılar Derneği<br />

Başkanı Şef Taner Kökten tarafından<br />

bu yıl 24-26 Mayıs tarihleri arasında<br />

ilki gerçekleştirilen Uluslararası Gastro<br />

Bodrum Festivali'nin sona ermesi ile<br />

birlikte etkinliğe katkı sağlayan mutfak<br />

profesyonelleri festivali değerlendirdi. İşte<br />

Gastro Bodrum ile ilgili o yorumlar...<br />

Soysal: “Asıl gündem, kaybolan<br />

lezzetlerin gün yüzüne<br />

çıkarılmasıydı”<br />

Türk Mutfağı Uzmanı & Yazar Sahrap Soysal,<br />

mutfağının temel alındığı ‘Antik Çağ'dan<br />

Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabıyla Muğla<br />

mutfağı tanıtımı yapıldı. Emek veren herkesi<br />

buradan kutluyorum. Bir başka çalışma<br />

ise, Bodrum gastronomik destinasyon<br />

rotasının oluşturulması konusuydu.<br />

Bununla ilgili olarak Bodrum'un yerel<br />

şefleriyle birlikte birtakım çalışmalar yaptık.<br />

Bağarası Restoran Bitez’de yaptığımız<br />

çekimde çok kadim bir tarif olan limonlu<br />

balık pirinçlemesinin yanı sıra soğanlama<br />

ve hardimya gibi kaybolup giden sakatat<br />

yemekleri konusunu işledik. Düğün ve<br />

davetlerin baş tacı olan lokum pilavını<br />

bazı aksaklıklardan da söz açarak şöyle<br />

devam etti: "Sıcak hava koşulları nedeniyle<br />

öğrencilerimiz uygun bir ortamda yarışma<br />

imkanı bulamadı. Aynı şekilde etkinliği<br />

izleyen konuklarımız için de oturma alanı<br />

eksikliğini gördük. Mutfağımız, Antalya'dan<br />

zor şartlarda geldi. Kurulumunda emeklerini<br />

esirgemeyen sivil arkadaşlarımız oldu ve<br />

onların sayesinde buraya kadar geldik.<br />

Sponsorlarımız sağ olsun ellerinden<br />

geleni yapmaya çalıştı. Ancak yine de<br />

birtakım teknik arızalar haricinde festival<br />

planladığımız haliyle devam etti.”<br />

Gelecek yıllarda Bodrum'un çok daha<br />

gastronomi festivallerinin düzenlendiği<br />

şehrin adını duyurmak, yöresel yemeklerin ve<br />

coğrafi işaretli ürünleri tanıtmak anlamında<br />

önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.<br />

Bodrum gibi turizmden çok yüksek pay<br />

alan turistik cazibe merkezi konumundaki<br />

yörelerde ise daha farklı konuların gündeme<br />

geldiğini belirten Soysal, “Bodrum yöresel<br />

yemeklerinin gün yüzüne çıkarılması, orijinal<br />

reçetelere ulaşılması, sürdürülebilirliğinin<br />

sağlanması, gelecek kuşaklara aktarılıp<br />

somut olmayan kültürel miras kapsamında<br />

yaşatılması konusu esas gündemimizi<br />

oluşturdu. Çünkü Bodrum'un binlerce yıl<br />

öncesine uzanan muhteşem bir tarihi mutfak<br />

kültürü, sofra gelenekleri ve yeme içme<br />

alışkanlıkları var.” ifadelerini kullandı.<br />

Bir süredir gastronomi dünyasındaki<br />

yolculuğunu YouTube kanalı üzerinden<br />

yaptığı yüzyıllık kadim tarifler çekimleriyle<br />

sürdüren Soysal, festival programına dahil<br />

iki önemli çalışmadan da bahsederek şu<br />

bilgileri aktardı: “Gastro Bodrum’da yörük,<br />

muadil ve yakın adalardan gelen göçmenlerin<br />

ot, zeytinyağı ve deniz ürünleri ağırlıklı<br />

ve Bodrum usulü su böreğini ise Kısmet<br />

Restoran’da hazırlayıp çekimlerle kaydettik.<br />

Öte yandan kenker dolması, gemici çorbası,<br />

Bodrum halkası gibi birçok özgün yemeğin<br />

tadına baktık. Bu eskimeyen reçetelerin<br />

restoranlarda daha fazla sunulmasının<br />

önemini konuştuk. Yemek yarışmalarında<br />

başarı elde eden genç aşçı adaylarına<br />

ödüllerini verdikten sonra festival alanından<br />

ayrıldık.”<br />

Özdemir: “Bodrum gastronomisi çok<br />

daha iyilerine layık”<br />

Sun Valley Resort & Residency'nin Yiyecek<br />

İçecek Koordinatörlüğü görevini yürüten,<br />

aynı zamanda Uluslararası Gastro Bodrum<br />

Festivali'nin Jüri Başkanlığını da yapan Fikret<br />

Özdemir, etkinliğin Türk Mutfağı Haftası'na<br />

denk gelmesine rağmen ilk yılında başarıyla<br />

tamamlandığını söyledi. Muğla Aşçılar ve<br />

Pastacılar Derneği Başkanı Taner Kökten'in<br />

yoğun emekleri ve sektör profesyonellerinin<br />

katkı ve destekleriyle çok kısa bir zaman<br />

diliminde büyük işler başarıldığının altını<br />

çizen Özdemir, etkinlik alanında yaşanan<br />

iyilerine layık olduğunun altını çizen, bu<br />

noktada kurumların topyekün desteğinin<br />

önemine vurgu yapan Özdemir, Kökten’i<br />

ve katkı sağlayan herkesi tebrik ederek<br />

şöyle devam etti: “Festival adına herhangi<br />

bir olumsuzluk yok. Tek şikayetim,<br />

öğrencilerimiz her şeyi istiyor. Hatta<br />

olmayan şeyleri de istiyor. Nasıl oluyorsa<br />

herkes yaptığını altın veya veya daha üstü<br />

zannediyor. Çok aceleci davranıyorlar.<br />

Hocalarımızın çok yoğun emekleri var<br />

aslında. Çocuklar biraz daha mülayim<br />

olsalar belki daha başarılı olacaklar. Bir<br />

de şimdiki çocukları yeterince tutkulu ve<br />

istekli görmüyorum. Yaptıkları işe daha<br />

bir odaklanıp, ilgi gösterseler eminim çok<br />

daha iyi işler başaracaklar.” Fikret Özdemir<br />

ayrıca etkinlikte tanıtımı yapılan "Antik<br />

Çağ'dan Günümüze Muğla Mutfağı" kitabı<br />

çalışmasıyla Bodrum ilçesini takdir ettiğini<br />

sözlerine ekledi.<br />

Amiraslanov: “Türk mutfağını kendi<br />

mutfağımız biliyoruz”<br />

Azerbaycan Milli Aşçılık Birliği Başkanı ve


Dünya İslam Aşçılık Toplulukları Başkanı<br />

Tahir Amiraslanov da Gastro Bodrum<br />

Festivali'ne destek veren isimlerden oldu.<br />

TAŞFED'in eski Başkanı merhum Yalçın<br />

Manav ile birlikte 1995 yılında Türkiye’nin ilk<br />

aşçılar derneğinin temellerinin atılmasında<br />

olduğu gibi 2008 yılında Türkiye’nin Dünya<br />

Şefler Birliği’ne (WACS) dahil edilmesinde<br />

de emeği çokça geçen Amiraslanov, festivale<br />

büyük bir heyecan ve istekle geldiğini söyledi<br />

ve "Çünkü Türk mutfağını kendi mutfağımız<br />

biliyoruz." diye de ekledi.<br />

Liseler, Üniversiteler ve Ustalar olmak<br />

üzere üç ayrı kategoride düzenlenen<br />

yemek yarışmalarında özellikle gençlerin<br />

gurur veren başarılarına tanık olduğunu<br />

memnuniyetle dile getiren Amiraslanov,<br />

öte yandan karşılaştığı olumsuz hal ve<br />

yaklaşımlardan da söz ederek şu eleştirisini<br />

samimiyetle dile getirdi: “Ben burada<br />

gençlerin nasıl güzel yetiştirildiklerini<br />

gördüm. Hoş olmayan örnekler de vardı.<br />

Festivalin ilk gününde liseli bir çocuk<br />

mütevazılıktan çıktı ve bizim için çok<br />

plana çıkan bir destinasyon olduğunun altını<br />

çizdi. Yarı Bodrumlu bir şef olarak turizm<br />

ilçesinde düzenlenen kültür ve gastronomi<br />

etkinliklerine elinden geldiği kadarıyla<br />

destek vermeye çalıştığını belirten Mekik<br />

şunları söyledi: “Mavinin ve yeşilin bence en<br />

güzel noktasındayız. Bodrum'un doğal ve<br />

kültürel zenginlikleri kadar yerel lezzetleri<br />

de çok kıymetli. Bodrum gastronomisi<br />

dediğiniz zaman çökeleğinden mantarına<br />

kadar öyle özel lezzetleri var ki, her biri<br />

cevher değerinde. Ege’nin sağlıklı otlarıyla,<br />

denizinden çıkan taptaze balıkları ve deniz<br />

mahsulleriyle pişirilen yemeklerin tadına<br />

doyum olmuyor. Bodrum mutfağını bu<br />

kadar benzersiz kılan ürünlerin tazeliği.<br />

Hatta bu yerel ürünler Türkiye'nin 81 iline<br />

dağıtılıyor. Bodrum deyince dillere destan<br />

mandalinasını ve zeytinyağını da unutmamak<br />

gerek. Şunu da eklemem gerek, Bodrum<br />

deyince her ne kadar çok bilinmese de<br />

burada hayvancılık da çok iyi durumda.<br />

Özellikle Milas'ta hayvancılık adına ciddi<br />

çalışmalar yürütüldüğünü biliyorum. Elbette<br />

Muğla şehrinin turizm ve gastronomideki<br />

rekabet gücünü ortaya koyabilmesinde sivil<br />

toplum örgütleri ve çevre esnafı da dahil<br />

tüm yerel yönetimlerin komple destek<br />

vermesi çok önemli.” diye konuştu.<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali<br />

kapsamında düzenlenen çalıştayda bu<br />

konuyla ilgili tespit ve önerilerini de<br />

paylaştığını dile getiren Çulfaz, şunları<br />

söyledi: “Bu gibi gastronomi etkinliklerinde<br />

yarışmacılara tabaklarında mutlaka o şehrin<br />

en az bir lokal ürününü ön plana çıkarma<br />

şartı konmalı. Bodrum ise mandalinasını,<br />

ada çayını, Malatya ise kayısısını, Tokat ise<br />

yaprağını misal. İkinci olarak raporlama<br />

kısmı çok mühim. Etkinliklere davet<br />

edilen akademisyenler, gazetecilerden<br />

alınan geri dönüşler doğrultusunda bir<br />

raporlama yapılmalı. Hatta bir de envanter<br />

çalışması yapılmalı. Bununla beraber<br />

gelen misafirlere hep aynı yemekler<br />

tattırılmamalı. Şehirlerimizin zengin mutfak<br />

kültürlerini ve lezzetlerini tanıtmaya yönelik<br />

farklı deneyimler sunulmalı.”<br />

büyük bir nimet olan ödülü 'Bana niye<br />

bronz madalya verdiler" diye yere attı.<br />

Ben kaldırdım, atmak olmaz. 32 yaşımda<br />

bronz madalyamı aldığımda sevincimden<br />

uçuyordum.”<br />

Tahir Amiraslanov, Türkiye'de aşçılık okuyan<br />

öğrencilerin Avrupa mutfaklarına ilgilerini de<br />

eleştirdi. Yeni nesil gençliğin tüm dünyada<br />

yaygınlaşan Fransız ve İtalyan mutfaklarını<br />

değil, Türk mutfağını yaymayı kendilerine<br />

vazife edinmeleri gerektiğinin altını çizen<br />

Amiraslanov, “Siz ne kadar da iyi olursanız<br />

olun bir Fransız veya İtalyan kadarını<br />

yapamayacaksınız. Ama Türk mutfağı<br />

kanımızda.” dedi ve yemek yarışmalarında<br />

tiramisu yerine cennet çamuru ve levzine<br />

tatlılarını yapmayı seçen gençlerle bir araya<br />

gelmekten duyduğu mutluluğu ifade etti.<br />

Mekik: “Yarı Bodrumlu bir şef olarak<br />

her zaman destekçisiyim”<br />

Uluslararası Gastro Bodrum Festivali’nin<br />

sunuculuğunu üstlenen İşletmeci Şef<br />

Özlem Mekik, Bodrum’un turizm ve eğlence<br />

potansiyeli kadar gastronomisi ile de ön<br />

bu da ekonomik açıdan Bodrum ekonomisine<br />

önemli bir kazanç sağlıyor. Bölgedeki<br />

çiftçilere ve üreticilere de destek veriliyor.<br />

Bodrum her bakımdan potansiyeli yüksek bir<br />

yer. Bu yüzden de yerel yönetimler tarafından<br />

çok daha fazla desteklenmesi gerektiği<br />

düşünüyorum.”<br />

Çulfaz: “Gastro Bodrum, turizmle<br />

gastronomiyi birleştirdi”<br />

Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu<br />

(TAŞPAKON) Başkanı Öner Çulfaz, festivalin<br />

Bodrum gastronomisi adına bir farkındalık<br />

oluşturduğunu belirtti. Bodrum’un pek<br />

çok insan tarafından sadece bir turizm<br />

destinasyonu olarak algılandığını, etkinliğin<br />

ise turizmle gastronomiyi birleştirici bir<br />

güç ortaya koyduğunu anlatan Çulfaz,<br />

“Turizm burada oturmuş. İnsanlar buraya<br />

geldiklerinde denize gireceklerini biliyor.<br />

Yatla gezeceklerini, doğaya akacaklarını<br />

biliyor. Gastronomi turizmle birleşmediği<br />

sürece tüm bu değerlerin faydasını<br />

göremeyiz. Bu yüzden de Bodrum özelinde<br />

Sünbül: “Öğrencilerin hepsi altın<br />

olmuş”<br />

Bodrum’da ilki düzenlenen festivalin sıcak<br />

hava koşullarına rağmen iyi geçtiğini<br />

söyleyen Danışman Şef Rüzgar Sünbül, lise<br />

ve yüksekokul düzeyinde aşçılık eğitimi alan<br />

öğrencilerin yoğun katılımından ve ilgisinden<br />

memnuniyetini dile getirdi. Etkinliğe yurt içi<br />

ve yurt dışından gelen şeflerin ve sponsor<br />

firmaların desteklerinin ne kadar önemli<br />

olduğundan bahseden Sünbül, “İstasyonların<br />

hepsi doluydu, yetişmiyordu. Normalde saat<br />

17.00’de bitmesi gereken yarışmaları ancak<br />

20.00’de tamamlayabildik. Şimdiki çocuklar<br />

gerçekten çok iyiler, hepsi altın olmuş. Tabii<br />

öğretmenlerinin de hakkını teslim etmek<br />

lazım ki çok iyi yetiştirmişler. Yeni nesil<br />

gençlerin gelecek vadettiklerini görüyorum.<br />

Hatta işi bırakırken birine el bile verebilirim.”<br />

Arslan: “Gençlerin modern Türk<br />

mutfağı tabaklarıyla mutlu olduk”<br />

Uluslararası Gastro Bodrum etkinliğine<br />

Fethiye’den katıldıklarını ve ilk anından<br />

itibaren de büyük heyecan duyduklarını


94<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

belirten Şef Mavi Fethiye Profesyonel Aşçılar<br />

Derneği Başkanı Onur Arslan, “Aramızda<br />

festival yarışmalarına katılım gösteren çok<br />

değerli öğrenci arkadaşlar vardı. Bununla<br />

beraber Bodrum’u hiç görmeyen arkadaşlar<br />

da vardı. Bu genç arkadaşlarımız etkinlik<br />

sayesinde hem Bodrum’un tarihi kültürel<br />

zenginliklerini ziyaret etmiş oldu hem de<br />

bölgenin yerel lezzetlerini ve coğrafi işaretli<br />

yemeklerini tatma fırsatı buldu.” dedi.<br />

Festivalin Bodrum’da yaşayan vatandaşlara<br />

da ayrı bir heyecan kattığını, son dönemde<br />

popülerliğini artıran aşçılık mesleğine<br />

ve gastronomiye ilginin artmasında<br />

önemli bir rol oynadığını anlatan Arslan,<br />

“Aşçıların yoğun olduğu bu tarz etkinliklerin<br />

düzenlenmesi, bölgeye gastronomi<br />

anlamında da büyük ilgi uyandırıyor.<br />

Bu da hem vatandaşların hem de çevre<br />

esnafının faydasına oluyor. Bodrum<br />

yemek ve tatil anlamında dikkat çeken<br />

bir ilçe. Gastro Bodrum gibi lezzet içerikli<br />

etkinliklerin turistik ilçeye değer katacağı ve<br />

ekonomik anlamda da kazanç getireceğini<br />

düşünüyorum.” dedi.<br />

Sözlerinde Muğla’nın Ege ve Akdeniz<br />

karışımı bir mutfağa sahip olduğuna da<br />

değinen Arslan, “Dolayısıyla Bodrum da bir<br />

sahil ilçesi olarak deniz ürünleri ağırlıklı<br />

bir mutfağı benimsiyor. Yıllar içinde kendini<br />

markalaştırmış bir yer burası. Başta<br />

mandalinası olmak üzere pek çok lezzeti<br />

tarihle harmanlanmış bir hikayeye sahip.<br />

Bilindiği üzere deniz mahsulleri konusunda<br />

zirve çıkmış, aynı zamanda Ege otlarının<br />

kullanıldığı meze ve yemek sunumlarıyla<br />

da faal bir cazibe noktası.” dedi ve festivale<br />

Türkiye ve dünyadan pek çok şefin katılım<br />

göstermesinin bölgenin yerel ürünlerinin ve<br />

lezzetlerinin tanıtımına katkı sağlayacağını<br />

söyleyerek şöyle devam etti: “Yarışan<br />

öğrencilerimizin sunumlarında ağırlıklı<br />

olarak modern Türk mutfağına öncelik<br />

verildiğini gördük. Bu da Türk şefler olarak<br />

bizleri çok mutlu etti. Aynı şekilde etkinliğin<br />

yurt dışından gelen konuk şefleri için de<br />

eminim ilham verici keşifler oldu.”<br />

Dırbalı: “Yerel Bodrum Yemekleri’<br />

kategorisi etkinliğe ayrı bir değer<br />

kattı”<br />

Bodrum’un dünyanın pek çok zincir otel<br />

markası ve ödüllü restoranın bir arada<br />

olduğu değerli bir lokasyon olduğunu belirten<br />

Executive Şef Erdem Dırbalı, bölgenin<br />

kendine has Ege otlu yemekleri, taze balıkları<br />

ve meze çeşitliliğinin yanı sıra domates ve<br />

patlıcan reçeli gibi farklı tatlarıyla da ün<br />

yapmış seçkin bir mutfağa sahip olduğunu<br />

söyledi. Bu tarz yarışmalarda yerel Bodrum<br />

yemekleri kategorisi oluşturulmasının<br />

etkinliğe ayrı bir değer kattığını dile getiren<br />

Bolulu şef, “Uluslararası Gastro Bodrum<br />

yarışmaları için yurt içi ve yurt dışından<br />

birçok değerli şef bir araya geldi. Bu güzel<br />

organizasyona ev sahipliği yapan Sayın Taner<br />

Kökten şefimize öncelikle teşekkürlerimi<br />

sunuyorum. Bu tarz büyük ve detaylı<br />

etkinlikleri özellikle ilkini yapmak oldukça zor<br />

oluyor. Ufak aksaklıklar dışında bana göre ilki<br />

olmasına rağmen başarılı bir organizasyon<br />

oldu. Bodrum Kalesi’nin önünde ve denize<br />

sıfır bir alanda yapılması da organizasyona<br />

keyif kattı.” diye de ekledi.<br />

Kalaycıoğlu: “Gastronomi<br />

festivalleri mutfağa ilgiyi artırıyor”<br />

MFK Danışmanlık şirketinin ‘Mehmet<br />

Butcher’ lakaplı kurucu şefi Mehmet<br />

Fatih Kalaycıoğlu, Bodrum’un turizmiyle<br />

başlı başına bir marka olduğunu hatırlattı.<br />

Bölgenin gastronomik değerlerinin<br />

ortaya çıkarılması, ulusal ve uluslararası<br />

platformlarda daha fazla tanıtılıp<br />

pazarlanması noktasında bu türlü<br />

etkinliklerin fayda sağlayacağına dikkat<br />

çeken tecrübeli şef, etkinlikle ilgili şu<br />

değerlendirmeleri yaptı: “Organizasyonu<br />

düzenleyen Taner şef, Türkiye'den 19<br />

üniversitenin yanı sıra çok sayıda aşçılık<br />

lisesi ile bağlantı kurmuş, yaklaşık 1 yıl<br />

boyunca emek harcamış. Dolayısıyla festivale<br />

katılan okul ve öğrenci sayısı da o oranda<br />

yüksek oldu. Etkinliğin ilk günü düzenlenen<br />

liseler yarışmasında 180 öğrenci yarıştı.<br />

Hepsine madalya, plaket ve başarı belgeleri<br />

verdik. Gençler bu işe yıllarını vermiş Türk<br />

ve yabancı şeflerden oluşan sağlam bir<br />

jüri ekibiyle takip edildi, ödüllendirildi.<br />

Bizimle beraber 9 ayrı ülkeden katılım<br />

söz konusuydu. Öğrenciler tabaklarının<br />

ödüllendirilmesinden büyük mutluluk duydu.<br />

Mutfak şefleriyle sohbet etmekten çok<br />

keyif aldılar, benim gördüğüm. Bildiğiniz<br />

gibi, nitelikli personel istihdamı, turizm ve<br />

yeme içme sektörü için halen süregelen bir<br />

problem. Ben bu tip etkinlikler sayesinde<br />

gençlerin sektöre ilgisinin artacağına ve daha<br />

fazla motive edileceklerine inanıyorum.”<br />

Karadağ: “Türk mutfağını tanıtmaya<br />

her zaman hazırız”<br />

Gravel Group Executive Şefi Ufuk Karadağ<br />

ise festivali şu sözleriyle değerlendirdi:<br />

“Bodrum’da ilki düzenlenen etkinlik,<br />

Bodrum gastronomisini duyurmak için adım<br />

attı. Yemek kültürümüzü geniş kitlelere<br />

ulaştırmak adına bu tarz etkinliklerin sayıca<br />

artırılması gerektiği düşüncesindeyim.<br />

Festival programı çerçevesinde düzenlenen<br />

panelleri başarılı buldum. Hava sıcak<br />

olmasına rağmen ilgiyle izlendiğini görmek<br />

memnuniyet vericiydi. Etkinliğin şehir<br />

meydanında yapılması da yerli yabancı<br />

turistler ile etkileşime geçilmesi adına doğru<br />

bir adımdı, etkinliği renklendirdi. Etkinliklere<br />

gastronomi öğrencilerinin de dahil edilmesi<br />

ve yarışmalar düzenlenerek rekabeti ve takım<br />

oyununu yaşamaları ve ödül kazanmak için<br />

heyecan yaşamaları çok önemliydi. Bizlerin<br />

de öğrenciler ile zaman geçirerek kendi<br />

tecrübelerimizi anlatmak, neler yapmaları<br />

gerektiğini paylaşmak özel anlardan biriydi.<br />

Bu tarz etkinliklerin daha fazla yapılması,<br />

gastronominin gelişmesine destek veren<br />

firmaların da bu etkinliklere, şef olma hayali<br />

kuran öğrencilere ve okullara daha çok<br />

destek olmaları gerektiğini düşünüyorum.<br />

Biz şefler kendi tecrübelerimizi öğrencilere<br />

aktarmak ve Türk mutfağını tanıtmak için her<br />

zaman hazırız.”


96<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik<br />

Gastroshow’dan çağrı<br />

“UNESCO, gastronomiyi sanat olarak<br />

tanımalı”<br />

Türk ve dünya gastronomisinin önemli temsilcilerinin ağırlandığı Gastroshow’dan<br />

UNESCO’ya bir çağrıda bulunularak, “UNESCO, gastronomiyi sanat olarak tanımalı”<br />

mesajı verildi.<br />

Gastronomi Turizm Derneği ve Turkuvaz<br />

Medya Grubu iş birliğiyle 30-31<br />

Mayıs tarihlerinde Turkuvaz Medya<br />

Merkezi’nde düzenlenen Gastroshow, Türk<br />

ve dünya gastronomi dünyasının önemli<br />

temsilcilerinin ağırladı. İki gün boyunca<br />

devam eden etkinlik, gastronomi dünyasının<br />

keşfi ve anlamlandırılması hedefiyle yemek<br />

kültürü, mutfak sanatları, sürdürülebilir<br />

tarım, gıda israfı, yerel gıda hareketi ve<br />

daha birçok konuda bilgi sahibi olan uzman<br />

isimleri bir araya getirdi.<br />

Bakan Ersoy: “Türk turizmi<br />

gastronomi ile büyüyecek”<br />

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren<br />

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,<br />

ülkemizin turizm gelirinin 2023 yılında bir<br />

önceki yıla göre yüzde 12 artarak yaklaşık 56<br />

milyar dolara ulaştığını belirterek, Türkiye’nin<br />

dünya turizminde ilk 5 içinde yer aldığını<br />

söyledi. Gastronomi ile turizm arasında son<br />

yıllarda giderek güçlenen bağa dikkat çeken<br />

Ersoy, “Gastronomi dünyasının temsilcileri,<br />

turizm pazarının gerçek aktarımları arasında<br />

yer almakta, turizmin gelişmesine büyük<br />

katkılar sağlamaktadır” dedi.<br />

“İstanbul, İzmir ve Bodrum<br />

gastrocity olarak öne çıkıyor”<br />

Zengin bir gastronomi kültürüne sahip olan<br />

ülkemizin, bu zenginliğinin uluslararası<br />

kuruluşlar tarafından da tescil edilmesinin<br />

önemine dikkat çeken Ersoy, bu alanda 6<br />

yılda tamamlanacak çalışmaların iki yılda<br />

tamamlanarak Michelin Rehberi’nde yer<br />

alındığını belirtti. Bakan Ersoy sözlerini<br />

şöyle devam etti: “Mutfak zenginliğimizin ve<br />

yaratıcı rehberliğimizin uluslararası bağımsız<br />

bir kuruluş tarafından tescillenmesiyle,<br />

gastronomi turizminde ortaya koyduğumuz<br />

iddia daha da ileri bir boyuta taşınmış oldu.<br />

Yapmış olduğumuz bu çalışmalar ve tanıtım<br />

faaliyetleri ile İstanbul, İzmir, Bodrum gibi<br />

destinasyonlarımız birer gastrocity olarak<br />

öne çıkmaktadır.”<br />

Boztepe: “Misafirlerimizin çoğu<br />

Anadolu bağlantılı”<br />

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Başkanı<br />

Gürkan Boztepe yaptığı konuşmada,<br />

Anadolu’nun yemek ve lezzet kültürüne<br />

değinerek, “Bugün T.C Kültür ve Turizm<br />

Bakanlığı ve Turkuaz Medya desteğiyle<br />

yapılan bu organizasyonun çok kıymetli<br />

olduğuna inanıyorum. Buraya gelen<br />

misafirlerimiz dünyanın çeşitli yerlerinden<br />

gelerek ülkemizin gastronomi turizmine<br />

büyük katkıda bulunuyor. Burada<br />

dikkat edilmesi gereken temel konu,<br />

misafirlerimizin çoğunun Anadolu’yla<br />

bağlantılı olması. Burası sadece fine dining<br />

şeflerinin olduğu bir yer değil, aynı zamanda<br />

global olarak da kültürümüzü yaydığımız bir<br />

konumda bulunuyor” diye konuştu.<br />

“Dünyada Gastronomi Turizmi ve Türkiye’nin<br />

Gücü” ve Uluslararası Mutfak ve Sokak<br />

Lezzetleri” panelleriyle devam eden<br />

Gastroshow konuşmalarından öne çıkan<br />

başlıklar ise şöyle:<br />

Wolf: “Gastronomi, klasik sanattan<br />

farksız bir alandır”<br />

“Dünyada Gastronomi Turizmi ve Türkiye’nin<br />

Gücü” panelinin konuşmacıları arasında yer<br />

alan Dünya Gastronomi Derneği Başkanı Erik<br />

Wolf, gastronominin klasik sanattan farksız<br />

bir alan olduğunu belirterek,“UNESCO’nun<br />

gastronomiyi sanat olarak tanımasını<br />

istiyoruz. Çünkü bir şefin müşterilerine<br />

sunduğu yemek, adeta bir performans<br />

sanatçısı gibi sanat eseri görevi görür” dedi.<br />

Amiraslanov: “Yemeği, UNESCO’nun<br />

bir kültür ve bir sanat olarak<br />

tanıması gerekiyor”<br />

Azerbaycan olarak dünya mutfağına<br />

katkı sunmaya devam edeceklerini ifade<br />

eden Azerbaycan Gastronomi ve Aşçılar<br />

Federasyonu Başkanı Tahir Amiraslanov,<br />

“Azerbaycan olarak dünya mutfağına çok<br />

büyük katkılar sunduk, sunmaya da devam<br />

ediyoruz. Biz Azerbaycan’da insanı mutlu<br />

etmek için yemeğin çok önemli olduğuna<br />

inanıyoruz. Bu yüzden Sayın Wolf’ün de dediği<br />

gibi, yemeği bir kültür ve bir sanat olarak<br />

Unesco’nun tanıması gerekiyor.” dedi.<br />

Bukharov: “Karadeniz mutfağını<br />

proje haline getirdik”<br />

Rusya Restoranlar ve Otelciler Federasyonu<br />

Başkanı İgor Bukharov, Karadeniz bölgesinin<br />

ürünleri ve yemeklerini ayrı bir proje<br />

haline getirdiklerini söyledi. Bu projenin<br />

çalışmalarına başladıktan sonra anladık ki<br />

bu sadece Rusya’ya değil, tüm Karadeniz’i<br />

birleştiren bir proje haline geldiğini söyleyen<br />

Bukharov, “Bu projenin içerisinde 662<br />

yemek ve ürünü birleştiren bir veri tabanı<br />

oluşturduk. Dünya mutfakları arasında<br />

Karadeniz mutfağı basit ve lezzetli bir<br />

mutfak olduğunu anladık. Proje kapsamında<br />

birleşik Karadeniz mutfağının menüsü<br />

oluşturuldu. Veri tabanımızda yer alan 662


yemek arasında uzun listede 162 yemek, kısa<br />

listede ise 73 yemek bulunuyor. Projenin<br />

geliştirilmesinde sadece turizmciler değil,<br />

tüm yemek yelpazesindeki kurumlar yer<br />

alıyor” dedi.<br />

Sivrioğlu: “Gastronomi bir sanattır,<br />

restoranlarımızda sanat eseri<br />

sunuyoruz”<br />

Gastroshow’un panelinin özel oturumunda<br />

konuşan Şef Somer Sivrioğlu, son 7 senede<br />

TV programlarıyla gastronominin halka<br />

yayılmasında büyük rol oynadıklarına<br />

inandığını belirterek, “Şefler olarak güzel<br />

yemek yapıp bunu da insanlarımıza anlatma<br />

konusunda biraz olsun katkımız olduysa<br />

bu bizi mutlu eder. Biz programlarımızda<br />

ülkemizde coğrafi işaretli ürünlerden<br />

yemekler yapılmasına önem veriyoruz;<br />

çünkü bu mutfağımızı ve ürünlerimizi<br />

dünyaya anlatmamızda önemli bir rol<br />

oynuyor. Biz şefler olarak yaratıcılığı ve el<br />

emeğini ön plana çıkardığımız için sanat<br />

eseri niteliğinde tabaklar ortaya çıkarmaya<br />

çalışıyoruz. Biz bu açıdan restoranlarımıza<br />

gelen müşterilerimize sanat eseri niteliğinde<br />

yemekler sunarak onları mutlu etmeye<br />

çalışıyoruz” diye konuştu.<br />

Ünlü şeflerden Türk mutfağı<br />

yorumu: “Yemeklerimiz çok lezzetli<br />

ama sunumda eksik kalıyoruz”<br />

Gastroshow’da ünlü şefler modern Türk<br />

mutfağının dünyaya açılmasını konusunu ele<br />

aldı. Murat Bozok, Cüneyt Asan ve Birkan<br />

Erköylü konuşmalarında, Türk mutfağının<br />

lezzete sadık kalarak modernize edilmesi<br />

görüşünde birleşti.<br />

Bozok: “Türk mutfağı 20 yıldır<br />

atılım içinde”<br />

Gastroshow’un ikinci bölümünde “Modern<br />

Türk Mutfağı” panelinde konuşan Şef Murat<br />

Bozok, Türk mutfağının dünyaya açılması<br />

için önce teknik anlamında bir standarda<br />

sahip olması gerektiğini belirtti. Son 20 yılda<br />

Türk mutfağının gelişiminin de göz ardı<br />

edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Bozok,<br />

“Eskiden gastronomi konusunda yazarımız<br />

bile yokken şu an ana akımda programlar,<br />

özel aşçılık kursları ve büyük gastronomi<br />

yatırımları var; o sebeple bu gelişimi<br />

görmezden gelemeyiz.” diye konuştu.<br />

Asan: “Yemeklerimiz lezzetli ama<br />

dünyaya sunmada eksik kalıyoruz”<br />

Mutfağımızı modernize etmemiz gerektiğini<br />

belirten Günaydın Restoran Zinciri Kurucusu<br />

Cüneyt Asan, “Bizim yemeklerimizin lezzet<br />

anlamında sorunu yok ama onları dünyaya<br />

sunma konusunda bir takım eksikliklerimiz<br />

var. Gastronominin sürdürülebilir olması<br />

için öncelikle devletin destek olması ve<br />

kalifiye eleman bolluğunun olması gerekiyor.<br />

Eğer ürünlerinizin pazarlamasını doğru<br />

yapamazsanız onu satmada ve dünyaya ihraç<br />

etmede de başarılı olamazsınız. Tüm bunlara<br />

rağmen Türkiye’de önümüzdeki 10 içinde<br />

büyük gelişmeler olacağına inanıyor. Çünkü<br />

eğitimli bir nesil de yetişiyor. Yurt dışında<br />

başta sarma ve kuru fasulye olmak üzere<br />

zeytinyağlı yemeklerimizle temsil edilmemiz<br />

gerekiyor” dedi.<br />

Erköylü: “Yemeklerimizin farkı<br />

hikayesi olması”<br />

Ben uzun yıllar Türk-Osmanlı mutfağı<br />

kültüründe çalıştığını belirten, Feriye<br />

Lokantası Şefi Birkan Erköylü, “Yemek<br />

dediğimizde hem kültürel hem teknik<br />

anlamda geleneğe bağlı kalacak şekilde<br />

modernize etmeliyiz. Yemekleri modernize<br />

ederken sunum teknikleriyle müşterileri<br />

şaşırtmak gerekiyor. Biz şefler, yemeğin<br />

tadını değiştirmeden farklı teknikler<br />

kullanarak modernize edebiliyoruz. Bunun<br />

içinde modern teknoloji ve aletlerden<br />

yararlanıyoruz” dedi.<br />

Gastroshow’da iklim değişikliği ve<br />

gastronomi turizmi konuşuldu<br />

“İklim krizinin ekmek kokusunun yok<br />

olmasından anlıyoruz”<br />

Gastroshow’da, dünyanın en önemli konu<br />

başlıkları arasında yer alan iklim değişikliği<br />

ve gastronomi turizmindeki yeni trendler<br />

de mercek altına alındı. Özellikle Türk<br />

kahvesinin dünyaya tanıtılması üzerinde<br />

durulan Gastronomi Turizmi panelinde,<br />

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat<br />

Kolbaşı tarafından yurt dışında gittiğiniz<br />

her restoranda Türk kahvesi isteyin çağrısı<br />

da yapıldı. Demsa Group Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan, MEB<br />

sertifikalı eğitimlerle kadınları istihdama<br />

kazandırdıklarını belirterek, “Bizler üretici<br />

kadınlarımızla unutulmaya yüz tutmuş<br />

yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmak<br />

ve kadın istihdamını artırmak için<br />

elimizden geleni yapıyoruz. Bu anlamda<br />

Türk gastronomisini geliştirmek için özel<br />

çalışmalar yürütüyoruz. Biz il il gezerek<br />

her yörenin kendi ürünlerini farklı amaç<br />

ve tekniklerle üretilmesini sağlamaya<br />

çalışıyoruz” dedi.<br />

Panelin konuşmacıları arasında yer<br />

alan Koçulu Peynircilik Yönetim Kurulu<br />

Başkanı İlhan Koçulu, israfa dikkat çektiği<br />

konuşmasında, “İklim krizi olduğunu ilk önce<br />

israf ve ekmek kokusunun yok olmasıyla<br />

anladığımızı düşünüyorum. Biz insanlık<br />

olarak soyumuzu sürdürmek yerine çok fazla<br />

israf ediyoruz. Eskiden topraktan aldığımız<br />

verim daha yüksekken artık bu tüketim<br />

çılgınlığıyla iyice azaldı. Adana bölgesinde<br />

toprağın PH değerleri son yıllarda çok fazla<br />

düştü. Bu da toprağın verimini düşürüp<br />

bizleri belki de ilerde kıtlığa sürükleyecek.<br />

Gastronominin temel amacı soframıza yemek<br />

koymaktır fakat biz bu israf anlayışıyla temel<br />

amacımızın dışına çıktık” dedi.<br />

Pronto Tur Yönetim Kurulu Başkanı Ali<br />

Onaran, Türk kahvesi tarihsel öneme sahip<br />

olduğunu belirterek, “Türk kahvesini yurt<br />

dışına tanıtmalı ve bunu diğer ülkeler gibi<br />

doğru şekilde pazarlamalıyız. Bizim aynı<br />

zamanda Türk kahvesini dünyaya devletimizin<br />

desteği ve markalarımızın girişimiyle<br />

yayılımını artırmalıyız” dedi.


98<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro aktüel<br />

Kıdemli şeften uygulamalı eğitim<br />

IC <strong>Hotel</strong>s Santai Family Resort’un Kıdemli Şefii Veli Ekinci,<br />

İbrahim Çeçen Vakfı Gastronomi ve Mutfak Sanatları Uygulama<br />

Laboratuvarı’nda öğrencilerle bir araya gelerek geleceğin şeflerine<br />

ilham kaynağı oldu. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Gastronomi ve<br />

Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerinin katıldığı uygulamalı derste<br />

Şef Veli Ekinci, gastronomi sanatındaki önemli noktalara değindi.<br />

Balık açma ve temizlemeden soslama tekniklerine kadar balık<br />

pişirmenin inceliklerini uygulamalı olarak paylaşan Kıdemli Şef Veli<br />

Ekinci, tavuk ve et pişirme teknikleri üzerine de önemli ipuçları verdi.<br />

Eğitimde ayrıca tabak dekorlama, yan ürün uyumu, tabak seçimi ve et<br />

temizleme teknikleri gibi konular da ele alındı. Etkinlikte öğrenciler,<br />

alanında uzman Kıdemli Şef rehberliğinde uygulamalı eğitimler<br />

alarak, gastronomi sanatındaki yeteneklerini bir adım öteye taşıma<br />

imkânı buldular. Şef Veli Ekinci’nin tecrübe ve bilgilerini aktarması,<br />

geleceğin şef adaylarına ilham verici bir deneyim sundu.<br />

Meşe ormanlarının sürdürülebilirliğini<br />

sağlayacak iş birliği<br />

Kadim meşe ağaçlarının gelecek nesillere taşınması ve sürdürülebilir<br />

bir dünya ilkesiyle, 3 farklı meşe türüyle oluşturulan 3 Meşe Hatıra<br />

Ormanı Efe Alkollü İçecekler tarafından Ege Orman Vakfı iş birliği ile<br />

Lüleburgaz Karıncak Mevkii’nde hayata geçirildi. Türkiye’de yetişen<br />

Sapsız Meşe (Quercus Petraea), Saçlı Meşe (Quercus Cerris) ve<br />

Istranca Meşesi’nden (Quercus Hartwissiana) oluşan 3 farklı meşe<br />

türünün fidanlarının dikiminin gerçekleştirildiği 3 Meşe Hatıra Ormanı,<br />

meşe türlerinin ve ormanlarının bilinçli ve programlı yöntemlerle<br />

sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı, gelecek nesillere de bir doğa<br />

mirası aktarmayı ve nice meşe ormanlarına vesile olmayı amaçlıyor.<br />

Sürdürülebilirlik vizyonu ile yola çıkan firmanın aynı zamanda ‘meşe’ ile<br />

yıllar içinde gelişmiş organik bir bağı bulunuyor.<br />

Profesyonel mutfaklara<br />

özel kızartma yağı<br />

Orkide; profesyonel<br />

mutfaklarda derin yağda<br />

kızartma yöntemiyle<br />

hazırlanan patates,<br />

churros, kroket, dolgulukaplamalı<br />

ürünler,<br />

hamur bazlı ürünler,<br />

tavuk ve deniz ürünleri<br />

için geliştirdiği Orkide<br />

FRY Pro Kızartma Yağını<br />

2.5 kg x 6’lı blog paketi içeren yağ sızdırmaz özel koli ambalajıyla<br />

pratik, ekonomik ve çevreci bir ürün olarak ev dışı tüketim kanalına<br />

sundu. Yüksek sıcaklıklara dayanıklı stabil bir yağ olan Orkide<br />

Fry Pro, fritözde 2.5 kg’lık blog paketlerin kullanımıyla soğutma<br />

olmadan bile kızartma yağının kalitesini ve yüksek performansını<br />

koruduğu için kızarma sayısını artırıyor. Orkide FRY Pro, düşük<br />

yağ emilimi sayesinde daha az yağ kullanım avantajı sunuyor.<br />

Pürüzsüz kıvamı sayesinde dozajı kolay olan, 2.5 kg’lik blog paket<br />

ambalajlarıyla pratik bir kullanım sunan Orkide FRY Pro; her türlü<br />

kızartma kabına veya fritözlere kolayca ilave edilebilir. Çevreci bir<br />

yaklaşımla üretilen Orkide FRY Pro, polietilen ambalajı sayesinde<br />

bertaraf kolaylığı sağlıyor. Laktoz içermeyen, laktoz intoleransı<br />

ile de uyumlu olan Orkide FRY Pro, bitkisel içeriğiyle vegan ve<br />

vejetaryen beslenmeye yönelik menüler için de ideal bir ürün<br />

olarak profesyonel mutfakların tercihi olacak.<br />

Aslı, 2023’te 350 Bin kWh<br />

enerji tasarrufu sağladı<br />

Gıda<br />

perakendeciliğinin<br />

lider markalarından<br />

Aslı, çevre odaklı<br />

çalışmaları ve sıfır<br />

atık vizyonuna<br />

sağladığı katkı<br />

neticesinde Çevre,<br />

Şehircilik ve İklim<br />

Değişikliği Bakanlığı<br />

tarafından verilen<br />

Sıfır Atık Belgesi'ni<br />

almaya hak kazandı. Sürdürülebilirliği ve çevre<br />

dostu iş uygulamalarını destekleyen Aslı’da<br />

Sıfır Atık Belgesi’ne giden süreçten bahseden<br />

Genel Müdür Bayıralan “Fiziki şartların uygun<br />

hale getirilmesi yönünde de adımlar atılarak<br />

fabrika ve idari binalarda gerekli düzenlemeler<br />

gerçekleştirdik. İdari binada bireysel çöp<br />

kutuları yerine ortak atık dönüşüm istasyonları<br />

koyduk. Biriken atıkların uygun şekilde<br />

geçici depolanması için Çevre, Şehircilik ve<br />

İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belirlediği şartlara uygun olarak<br />

tehlikeli ve tehlikesiz geçici depolama alanları oluşturduk. Ancak<br />

belgenin kazanılmasına yönelik en önemli aşamalardan biri çalışma<br />

arkadaşlarımıza yönelik atıkların dönüşümü ve çevresel ekosisteme<br />

katkılarını anlatan eğitim oldu.” dedi.


Metro Türkiye’ye yeni CEO<br />

Yaklaşık 4 yıldır Metro Türkiye’nin<br />

dönüşümüne ve büyüme<br />

stratejilerine liderlik eden Sinem<br />

Türüng, şirketin CEO koltuğunu<br />

David Antunes’e devretti. İş<br />

hayatına Kasım 1997 tarihinde<br />

Metro Grup’ta başlayan David<br />

Antunes, Asya Bölgesinde ve Orta<br />

Doğu Avrupa Bölgesi’nde Tedarik<br />

Zinciri ve Operasyon Yönetimi<br />

rollerini üstlendi. Mayıs 2011'de<br />

Metro Grup Kurumsal Tedarik<br />

Zinciri Grup Müdürü olarak<br />

atanan Antunes, Şubat 2012'de<br />

Polonya'da Operasyon Direktörü,<br />

Ekim 2014 itibariyle de Satın<br />

Alma Direktörü rolünü üstlendi.<br />

Nisan 2018'den bu yana Portekiz<br />

CEO’su olarak çalışma hayatına devam eden Antunes, şirketin karlı<br />

büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesine liderlik etti. 1 Mayıs <strong>2024</strong><br />

itibarıyla Metro Türkiye CEO’su olarak yeni görevine başlayan David<br />

Antunes, şirketteki çeyrek asrı aşkın tecrübesiyle Metro Türkiye’nin<br />

Türk mutfağını ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak<br />

ve uluslararası arenada hak ettiği yere gelmesini sağlamak<br />

vizyonunu daha da ileri taşımak üzere çalışacak.<br />

Söke, kurabiye üretim<br />

tesisini devreye aldı<br />

Un sektörünün perakendedeki lider<br />

markası Söke, pazardaki liderliğini unlu<br />

mamuller sektörüne taşımak adına<br />

11.10.2023 tarihinde KAP’a Samsun/<br />

Tekkeköy’de 6.995 metrekare toplam alan<br />

üzerine kurulu 4.100 metrekare kapalı<br />

alana sahip üretim tesisinin kiralandığını<br />

ve <strong>2024</strong>’ün ilk yarısında da üretime<br />

geçileceğini bildirmişti. 23 Mayıs itibariyle<br />

yeni tesis üretime başladı. İlk etapta<br />

4 çeşit kurabiye üretimiyle başlayan<br />

sürecin ilerleyen zamanda toplamda 7<br />

farklı kurabiye üretimiyle devam etmesi<br />

planlanıyor. Konuyla ilgili açıklama<br />

yapan Söke Yönetim Kurulu Başkanı Dr.<br />

Eren Günhan Ulusoy, “Söke olarak hem ürün<br />

yelpazemizi genişletme çalışmalarında hem de<br />

mevcutta olan ürünlerimizde Ar-Ge çalışmalarını<br />

çok önemsiyoruz. Tüketici sağlığı odaklı bir<br />

marka mottomuzla yaptığımız tüm çalışmalarımızda, yeni lezzetlerde<br />

kurabiyeler, farklı yelpazede geliştirilen glutensiz ürünler, rutubeti<br />

düşürülmüş un çalışmalarımız her geçen gün devam etmektedir.<br />

Söke kurabiye grubuyla da unlu mamuller sektörüne adım atarak<br />

un sektöründeki liderliğimizi unlu mamuller sektörüne de taşımak<br />

istiyoruz” dedi.<br />

Londralı Zahter’de Pop -Up<br />

lezzet şöleni<br />

Yalçın Manav hayatını kaybetti<br />

Türk aşçılarına adanmışlıkla bütün ömrünü mutfak sektörünün ve<br />

aşçılık mesleğinin gelişimine veren Yalçın Manav, 83 yaşında hayatını<br />

kaybetti. 1941 yılında Malatya’da doğan Yalçın Manav, İstanbul<br />

Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. 1968<br />

yılından itibaren 37 yıl 9 ay Turizm Bakanlığı’nda çeşitli kademelerde<br />

hizmette bulunan Manav, 16 yıl boyunca İstanbul Turizm İl Müdürü<br />

olarak görev yaptı. 2002 yılında Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı<br />

görevini üstlendikten sonra bu görevinden 2003 yılında emekli olan<br />

Manav, uzun seneler Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED)<br />

Başkanlığı yaptı. Manav’ın Türk aşçılarının dünyanın en saygın meslek<br />

kuruluşlarından biri olan Dünya Aşçılar Birliği (WACS) üyeliğine Dubai<br />

Kongresi’nde kabul edilmesinde büyük payı olurken, Türkiye’nin ilk<br />

aşçılar derneğinin kuruluşunda da imzası vardı. <strong>Hotel</strong> & <strong>Restaurant</strong><br />

dergisi olarak, çok kıymetli sektör duayeni merhum Yalçın Manav'a<br />

Allah'tan rahmet, tüm sevenlerine ve mutfak camiasına baş sağlığı<br />

dileriz.<br />

Zahter, 9-10 Mayıs tarihlerinde<br />

Türk gastronomi dünyasının<br />

en başarılı şeflerinden Çiğdem<br />

Seferoğlu’nu ağırladı. Geçtiğimiz yıl<br />

vefat eden Zahter’in kurucusu Esra<br />

Muslu’unun anıldığı buluşmada,<br />

Şef Çiğdem Seferoğlu ‘ Sevgili<br />

Esra’yı kaybetmenin derin acısını<br />

hala yürekten hissediyoruz. Bugün,<br />

Esra’nın göz bebeği Zahter’de<br />

bulunmaktan, Zahter’in misafirlerine<br />

Esra’nın da çok mutlu olacağına inandığım bir deneyim sunmaktan<br />

gurur duyuyorum’ dedi.<br />

Şef Esra Muslu’nun yad edildiği Zahter X Hodan menülerinden; Zahter<br />

simit üstü tarama, humus üstü ince dilim Hodan bonfile, Çiğdem<br />

Seferoğlu’nun adıyla özdeşleşen Hodan köfte ve ispir kuru fasulye<br />

üstü ahtapot gibi lezzetlerin sunulduğu gastronomi buluşmasında,<br />

urfa biberli Frigo tatlısı büyük beğeni kazandı. Q Food & Beverage<br />

kurucularından Simay Kamer ise; ‘Şef Çiğdem Seferoğlu ile<br />

Londra’nın yükselen trendi Zahter’de da Pop-Up menü oluşturarak<br />

Türk lezzetlerine farklı bir soluk getirmekten memuniyet duyduk.<br />

Bunu yaparken, Zahter’in kurucusu, çok kıymetli Esra Muslu’yu<br />

da andık. Esra’nın emaneti Zahter’le hedefimiz Türk lezzetlerini<br />

Londra’da daha da bilinir kılmak ve dünyanın her noktasına taşımak.’<br />

şeklinde konuştu.


100<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

fuar<br />

Host Fair 2025 hazırlıkları tam gaz!<br />

Profesyonel konaklama ve gıda perakendeciliği alanında dünyanın önde gelen<br />

etkinliğinin bir sonraki edisyonuna şimdiden %44'ü uluslararası olmak üzere 900<br />

şirket kayıt yaptırdı: İspanya, Almanya, Fransa, ABD ve Hollanda'nın öne çıkması<br />

HostMilano'nun istikrarlı büyümesini ve uluslararası niteliğini teyit ediyor.<br />

Henüz bir buçuk yılını geride bırakan<br />

fuar konsepti, özellikle SIPAN<br />

Konsorsiyumu ile yapılan anlaşma<br />

sayesinde White Art sektörünün gelişmesiyle<br />

birlikte büyümeye devam ederken,<br />

rakamlar şimdiden önem ve uluslararası<br />

nitelik kazandı. Bunlar, Fiera Milano<br />

tarafından düzenlenen ve önümüzdeki<br />

yıl 17-21 Ekim tarihleri arasında Milano-<br />

Rho'daki fieramilano'da gerçekleştirilecek<br />

olan Host 2025'e doğru yolculuğuna<br />

başlayan, profesyonel konaklama ve gıda<br />

perakendeciliği alanında dünyanın önde<br />

gelen etkinliği HostMilano'nun güçlü<br />

yönlerinden bazıları.<br />

Giderek gelişen uluslararası bir<br />

edisyon<br />

İtalya'dan ve dünyanın dört bir yanından<br />

en iyi oyunculardan niş üstün performans<br />

gösterenlere kadar katılımcılar,<br />

uzmanlaşmış sektörler arasındaki değer<br />

zinciri yakınlıklarını artıran üç makro alana<br />

bölünmüş, bireysel sektörlerdeki dikey iç<br />

görülerle profesyonel konaklama genelinde<br />

yeniliğe tam bir genel bakışı birleştiren<br />

çok sektörlü bir fuar konseptine hayat<br />

verecek: Yemek Servis Ekipmanları, Fırın<br />

Pizza Makarna; Kahve-Çay, Barlar-Kahve<br />

Makineleri-Otomat, Gelato-Pastacılık;<br />

Mobilya-Teknoloji ve Sofra Takımları.<br />

Fiera Milano Fuarlar Direktörü Simona<br />

Greco, “Tüm ekibimizin çabaları sayesinde,<br />

daha bir buçuk yıl varken, fuar şimdiden beş<br />

kıtadan yaklaşık 400‘ü (yüzde 44) uluslararası<br />

olmak üzere 900’den fazla şirketin kaydını<br />

almış durumda” dedi ve ekledi: “Şu anda en<br />

çok temsil edilen ülkeler sırasıyla İspanya,<br />

Almanya, Fransa, ABD ve Hollanda. 2023 hala<br />

bir geçiş yılı olmasına rağmen, son edisyonun<br />

sonuçları bizi Host 2025'i hazırlamak için<br />

hemen yeniden başlamaya motive etti ve<br />

bugün, halihazırda kayıt yaptırmış olan<br />

şirketlerin niceliği ve her şeyden önce kalitesi<br />

ve uluslararası niteliği ile gözle görülür bir<br />

şekilde yeniden teyit edildi.”<br />

White Art, SIPAN Konsorsiyumu ile<br />

ortaklık sayesinde güçleniyor<br />

Beyaz Sanat, SIPAN Konsorsiyumu ile<br />

kurulan ortaklık sayesinde güçleniyor<br />

Fuarın başarısı, değer zincirleri boyunca<br />

tüm paydaşların sürekli değişen ihtiyaçlarını<br />

öngörmek ve karşılamak için sürekli olarak<br />

gelişebilen bir konsepte dayanmaktadır. Host<br />

2025'in yeni özelliklerinden biri, dikey ticaret<br />

fuarı MIPPP - Milano Pane, Pizza Pasta'ya,<br />

Host 2025'e yeni nesil yenilikler getirecek<br />

olan ve bu sektör için 60'tan fazla önde gelen<br />

İtalyan teknoloji sağlayıcısından oluşan bir<br />

konsorsiyum olan SIPAN'ın katılmasıyla<br />

Beyaz Sanat alanının birleştirilmesi olacak.<br />

Zengin etkinlik programı ana<br />

hatlarıyla belirlenmeye başladı<br />

Bu arada etkinlik programı da şekillenmeye<br />

başladı. Bu edisyonda da veriler,<br />

araştırmalar, önde gelen uzmanlarla<br />

toplantılar, canlı deneyimler ve heyecan verici<br />

yarışmalarla en ilginç trendleri inceleme ve<br />

tahmin etme fırsatı sunacak.<br />

HostMilano ve Fiera Milano'nun POLI.<br />

design ortaklığı ve ADI - Endüstriyel Tasarım<br />

Derneği'nin himayesi ile desteklediği<br />

profesyonel konaklama alanındaki yeniliklere<br />

adanmış ödül Smart Label - Host Innovation<br />

Award ve profesyonel ziyaretçilerin bu<br />

ek hedefini fuara çekecek olan mimar<br />

ve tasarımcılara adanmış Design Talks<br />

toplantıları ön planda olacak.<br />

Ancak, mutlaka görülmesi gereken<br />

etkinlikler tüm sektörleri zenginleştirecek.<br />

Dünyanın en iyi baristalarının performansları<br />

gurme kahveleri, kahve karışımlarını ve<br />

yeni ekstraksiyon yöntemlerini vurgularken,<br />

en büyük uluslararası pasta ustaları,<br />

heyecan verici şampiyonalar ve yarışmalar<br />

da dahil olmak üzere cesur malzemeleri<br />

ve klasik tarifleri harmanlayan inanılmaz<br />

kreasyonlarıyla ziyaretçileri şaşırtacak.<br />

Heyecan verici olduğu kadar<br />

öğretici<br />

Heyecan verici olduğu kadar öğretici yemek<br />

pişirme etkinliklerinde sırlarını paylaşacak<br />

olan tanınmış veya yeni ama her zaman<br />

başarılı yıldızlı şefler ve İtalyan mutfağının<br />

bu büyük simgesinin en çağdaş ve yenilikçi<br />

yeniden yorumlarıyla halkı memnun<br />

edecek ve büyüleyecek pizza ustaları, ortak<br />

derneklerle işbirliği içinde düzenlenen<br />

uzmanlarla derinlemesine toplantılara kadar<br />

hiçbir eksiklik olmayacak.<br />

Bu arada Road to Host 2025, Kuzey ve Güney<br />

Amerika, Avrupa, Körfez Ülkeleri ve Uzak<br />

Doğu'da atölye çalışmaları ve ağ kurma<br />

anlarını içeren bir sonraki organizasyona<br />

giden uluslararası yolculuk devam ediyor.<br />

Toronto ve Chicago'daki son etkinliklerin<br />

ardından, bir sonraki duraklar arasında<br />

Avrupa'da Kopenhag ve Orta Doğu'da Riyad<br />

yer alıyor.


IBAKTECH<br />

4 milyar euro hedefini aştı<br />

Messe Stuttgart Ares Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop rakamsal verileri açıklayarak bu yıl<br />

IBAKTECH’in kendi rekorunu kırdığını ve 92.482 ziyaretçiye ulaştığını aynı zamanda uluslararası<br />

ziyaretçi sayısında da 2022 yılına göre yüzde 46 artış ile 10.566 kişiye ulaşıldığını açıkladı.<br />

Messe Stuttgart Ares Fuarcılık Genel<br />

Müdürü Ufuk Altıntop, IBAKTECH<br />

fuarının sektördeki önemine<br />

değinerek; "IBAKTECH fuarı bu yıl kendi<br />

rekorunu kırarak 92.482 ziyaretçiye ulaştı.<br />

Uluslararası ziyaretçi yüzde 46 artış ile<br />

10.566 oldu. Daha önce açıkladığımız 4 milyar<br />

Euro hedefini aşmaktan büyük mutluluk<br />

duyuyoruz. IBAKTECH, hem katılımcılarına<br />

yeni pazarlara ulaşmaları için fırsatlar sundu<br />

hem de uluslararası bir ticari platform<br />

olarak sektör profesyonellerinin yatırım<br />

kararlarındaki önemini bir kez daha ortaya<br />

koydu. Bu başarısıyla alanında dünyanın<br />

ikinci büyük fuarı olma konumunu koruyor.<br />

Katılımcılar ve ziyaretçiler, bu fuar sayesinde<br />

sektördeki gelişmeleri takip ederek,<br />

potansiyel yeni iş ortakları ile bağlantı<br />

kuruyor ve uluslararası pazarlara açılma<br />

fırsatı yakalıyorlar" ifadelerini kullandı.<br />

Anract: “Türkiye’de UNESCO<br />

mirasına kaydettirilecek çok ürün<br />

var”<br />

Fuarı ziyaret eden UIBC (International Union<br />

of Bakers and Confectioners) Uluslararası<br />

Fırıncılar ve Şekerlemeciler Birliği Başkanı<br />

Dominique Anract: Fransa’da fırıncılık<br />

sektöründe 30 bin kişi çalışıyor. Sektörde 4<br />

büyük problem var: Fiyatlandırma problemi<br />

ve enerji krizi başı çekiyor. Fransa’da enerji<br />

krizi yaşadık, Arjantin de yaşıyor şu an.<br />

Hammadde, enerji, iş gücü ve büyük endüstri<br />

ile küçük üretici arasındaki rekabet. Küçük<br />

üretici daha özel ve yüksek fiyatlı ürünler<br />

sunuyor, büyük endüstriyel üreticiler ise<br />

daha uygun ve daha fazla ürün sunuyor.<br />

Dolayısıyla ikisi arasında fiyat farkı oluşuyor.<br />

Bu da rekabet sorununu doğuruyor. Dünya<br />

üzerinde büyük ekmek zincirlerinden ziyade<br />

bireysel zanaatkâr mirasını önemsiyoruz<br />

ve bunun ardından insan sağlığı sorununa<br />

da eğilmemizi sağlıyor. Uluslararası<br />

ziyaretlerimde dahi IBAKTECH’i duyuyordum<br />

ve çok da merak ediyordum. Türkiye<br />

Fırıncılar Federasyonu Başkanı ile tanıştım.<br />

Türkiye’de ekmek çok önemli, çok geleneksel<br />

bir ürün. Türkiye ile ekmeğin yapılışıyla<br />

ilgili birbirimizden öğreneceğimiz çok şey<br />

var. Bizler Fransa’da bageti ve yapılışını<br />

UNESCO’ya miras olarak kaydettirdik.<br />

İnanıyorum ki Türkiye’de de bu mirasa<br />

kaydettirilecek pek çok ürün mevcut. Hedef<br />

çalışma tekniklerini modernleştirmek ancak<br />

tarifleri geleneksel tutmak” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

FEDIMA üyeleri toplam cirosu 6.7<br />

milyar euro<br />

FEDIMA-Avrupa Fırıncılık, Şekerleme ve<br />

Pastacılık Sektörlerine Yönelik Malzeme<br />

Üreticileri ve Tedarikçileri Federasyonu<br />

Başkanı Thomas Lesaffre: “ Avrupa’da çok<br />

güçlü bir büyüme görüyoruz . Son 2 yılda<br />

özellikle covid sonrasında yüzde 30’luk<br />

bir artış var üyelerimizin gelirlerinde.<br />

İstihdam açısından da yüzde 9’luk artış söz<br />

konusu. Avrupa ve Türkiye’de Fedima’ya<br />

üye firmaların toplam cirosu 6.7 milyar<br />

euro. Aynı zamanda yine üyelerimizin<br />

yapmış olduğu ihracata bakacak olursak;<br />

Avrupa’dan yapılan ihracatta (bunlar<br />

muhteviyat ya da malzeme ihracatı) 2022<br />

- 2023 yılları arasında yüzde 20’lik bir artış<br />

yaşandı. Genel duruma baktığımızda pozitif<br />

gelişmeler var ama zorluklar da söz konusu.<br />

Kalifiye çalışan bulmakta zorlanıyoruz.<br />

Hammadde fiyatlarındaki artışlar da<br />

zorlayıcı etki yaratıyor. <strong>Haziran</strong> 2022’den<br />

bu yana fiyatlarda yüzde 8-14’lük bir artış<br />

söz konusu. Bu da yaşanan genel enflasyon<br />

artışından kaynaklanıyor. Tedarik zinciri ile<br />

ilgili yaşanan zorluklar da mevcut. Lojistik<br />

sektöründe dünyanın genelinde sıkıntı<br />

mevcut ve hammadde bulunması çok zor.<br />

331 katılımcı firma, 500'ün üzerinde<br />

marka<br />

Messe Stuttgart Ares Fuarcılık tarafından<br />

düzenlenen fuar; 6 salonda, 30 bin m2’lik<br />

alanda organize edildi. Ticaret Bakanlığı,<br />

KOSGEB, GIDABİL, EKMADER ve Türkiye<br />

Fırıncılar Federasyonu gibi kuruluşların<br />

desteğiyle düzenlenen IBAKTECH;<br />

Türkiye’nin yanı sıra İtalya, Fransa, Almanya<br />

(Resmi ülke pavilyonu olarak), Slovenya,<br />

Bulgaristan, Azerbaycan, Çin, İran, Lübnan<br />

ve Ukrayna’dan 331 katılımcı firma ve 500'ün<br />

üzerinde markaya ev sahipliği yaptı. Bu<br />

sayede ziyaretçiler farklı ülkelerden gelen<br />

sektör profesyonelleri ile bir araya gelerek<br />

iş birlikleri ve ticari ilişkiler geliştirildi.<br />

Fuar; ekmek – pasta makinaları, hamur<br />

makinaları, ekmek – pasta katkı maddeleri,<br />

çikolata ve üretim teknolojileri, dondurma<br />

ve üretim teknolojileri, ambalaj makinaları,<br />

dekor malzemeleri, fırın – pastane<br />

ekipmanları, pişiriciler, gıda ve içecek,<br />

gıda & içecek makine ve ekipmanları,<br />

konveyör sistemleri ve ekipmanları,<br />

makine ekipmanları otel, kafe – bar mutfak<br />

ekipmanları, soğutma grupları, dondurulmuş<br />

ürünler, mobilya dekorasyon, dernek,<br />

sektörel yayınlar gibi tüm sektörleri tek çatı<br />

altında bir araya getirdi.


102<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni mekan<br />

Tarihi Yarımada manzarasında<br />

lezzet ve müzik senfonisi<br />

Roof Mezzepotamia açıldı!<br />

Roof Mezzepotamia, AYS Otelcilik yatırımıyla Orient Occident <strong>Hotel</strong> Istanbul<br />

Autograph Collection’ın teras katında kapılarını açtı. Fırat Yıldıran ve Barış Çolak<br />

tarafından hayata geçirilen mekan, Türkiye'nin en iyi restoranı olmak<br />

iddiasıyla hizmet verecek.<br />

Köklü bir otelcilik deneyimi olan<br />

ve hizmet yaklaşımlarıyla dünya<br />

sıralamasında en üstlerde yer alan<br />

AYS Otelcilik’in yatırımcıları Fırat Yıldıran<br />

ve Barış Çolak tarafından hayata geçirilen<br />

Roof Mezzepotamia; imza lezzetleri, özel<br />

reçete kokteylleri, şık sunumları, ayrıcalıklı<br />

hissettiren hizmet anlayışı ve etkileyici<br />

manzarasıyla İstanbul’un en çok konuşulan<br />

mekanları arasında yerini alacak. En iyi<br />

lezzet, en iyi müzik ve en iyi hizmet anlayışıyla<br />

İstanbul’un ve Türkiye’nin en iyi restoranı<br />

olma hedefiyle yola çıkan ve dünyaca ünlü<br />

DJ’leri de sahnesinde ağırlayacak olan<br />

Roof Mezzepotamia, beş duyuya hitap<br />

eden bütünsel bir restoran deneyimine<br />

odaklanıyor.<br />

Türkiye’nin yedi bölgesinden seçkin<br />

lezzetler<br />

Mezopotamya’nın yeni bir medeniyet ve<br />

kültür yaratma mirasından ilham alan Roof<br />

Mezzepotamia, Türkiye’nin yedi bölgesinden<br />

en özel tatları kendine has yorumuyla bir<br />

lezzet senfonisine dönüştürüyor. Seçkin<br />

lezzetleri, hafızalara yer edecek kokteyleri,<br />

İstanbul’un masalsı manzarası ve etnik<br />

müzik eşliğinde unutulmaz anlara ev sahipliği<br />

yapan Roof Mezzepotamia, restoran deneyimi<br />

bambaşka bir boyuta taşıyor. Mevsiminde<br />

tüketim ilkesiyle yerel üreticilerden sağlanan<br />

ürünlerle Türk mutfağının unutulmaz<br />

lezzetlerini yeniden yorumlayan mekan,<br />

tutkulu bir damak şöleni yaşatıyor. Kahvaltı,<br />

özel bir akşam yemeği, yıl dönümleri, özel<br />

davetler, iş yemekleri ve eğlenceli dost<br />

masaları için harika bir alternatif olarak<br />

ön plana çıkan Roof Mezzepotamia, Tarihi<br />

Yarımada’da eşsiz bir gastronomi deneyimi<br />

yaşamak isteyenlerin favorisi olacak.<br />

“Türkiye’nin en iyi restoranı olmayı<br />

hedefliyoruz”<br />

AYS Otelcilik yatırımcılarından Barış Çolak,<br />

“Konsepti, lezzetleri ve müzikleriyle çok özel


ir restoranı hayata geçirdiğimiz için son<br />

derece mutluyuz. Roof Mezzepotamia’da<br />

lezzet ve müzikseverler İstanbul’un seyrine<br />

doyum olmayan Boğaz manzarasının ve<br />

Tarihi Yarımada’nın mistik güzelliğinin<br />

keyfini çıkaracak. En iyi lezzet, en iyi<br />

müzik ve en iyi hizmet anlayışımızla<br />

İstanbul’un ve Türkiye’nin en iyi restoranı<br />

olmayı hedefliyoruz.” dedi. AYS Otelcilik<br />

yatırımcılarından Fırat Yıldıran ise<br />

“İstanbul’un eğlence ve gastronomi<br />

açısından çekim merkezi haline gelen<br />

Sirkeci’de Roof Mezzepotamia ile yepyeni<br />

bir değer yaratacağız. Hizmet anlayışımız<br />

ve otelcilikte ortaya koyduğumuz farklar<br />

ile dünya sıralamasında ilk üçte yerimizi<br />

aldık. İmza lezzetlerimiz, şık sunumlarımız<br />

ve harika manzaramızla misafirlerimize<br />

yepyeni bir restoran deneyimi yaşatacağız.<br />

Etnik elektronik müzikler ve dünyanın en<br />

iyi DJ’leri eşliğinde tam bir müzik ve lezzet<br />

şöleni sunacağız. Bu konsept Türkiye’de ve<br />

belki dünyada bile yok. Misafirlerimiz eşsiz<br />

lezzetlerin tadını çıkarırken, müziklerimizle<br />

başka bir yolculuğa çıkacak.” şeklinde ifade<br />

etti.<br />

Mutfağı Şef Bulut Gökmen Gök ve<br />

ekibine emanet!<br />

Roof Mezzepotamia’nın mutfağı kariyer<br />

yolculuğuna genç yaşta başlayan Bulut<br />

Gökmen Gök ve ekibine emanet. Türk<br />

mutfağının geleneksel lezzetlerini modern<br />

dokunuşlarla yorumlayarak ve çok özel<br />

sunumlarla hazırlanan menüsüyle dikkat<br />

çeken mekan, misafirlerini eşsiz bir<br />

lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Dünyanın<br />

en eski medeniyetlerinden biri olan<br />

Mezopotamya’dan ilham alınarak hazırlanan<br />

menü, Osmanlı döneminden günümüze<br />

kadar uzanan Türk mutfağından izler<br />

Turizm sektörünün deneyimli ismi ve AYS Otelcilik Yiyecek<br />

İçecek Direktörü olan Ferruh Gürdol, tüm operasyonun başında<br />

yer alıyor ve zarifliği ile misafirleri ağırlıyor. Mekan, geniş şarap<br />

seçkisi, premium içki çeşitleri ve şık bar konseptiyle de şık ve göze<br />

hitap eden bir konsepte sahip.<br />

taşıyor. Bulut Gökmen Gök, Türkiye’nin 7<br />

bölgesinden geleneksel lezzetleri yeniden<br />

yorumlayarak en yenilikçi dokunuşlar ve<br />

pişirme teknikleriyle lezzet severlerin<br />

beğenisine sunuyor. Sunumlarıyla da göz<br />

dolduran menü; farklı aromaları, çok özel<br />

tatları buluşturan ve yemeklere başka bir<br />

lezzet katan soslarıyla da oldukça iddialı.<br />

Her bir tadı imza değerinde<br />

Türkiye’nin 7 bölgesinden izler taşıyan<br />

tadım menüsünde yer alan soğuk mezeler,<br />

ara sıcaklar, salatalar, spesiyal kokteyller<br />

ve enfes tatlılar ile misafirler aralıksız<br />

bir lezzet serüveni yaşıyor. İmza mezeler<br />

arasında; Güneydoğu topraklarında çok uzun<br />

yıllardır yapılan Sasiço, Osmanlı'nın en eski<br />

lezzetlerinden biri olan kuru köftenin bir<br />

Uzak Doğu yemeği olan Miso ile füzyonuyla<br />

hazırlanan Misolu Kuru Köfte, Hatay'ın en<br />

leziz mezelerinden biri olan Mütebbel’in<br />

kızaltılarak bambaşka bir yorum katıldığı<br />

Kızarmış Mütebbel, Antakya tuzlu yoğurdu<br />

ve Samandağ acısının Denizli’nin kale biberi<br />

ile kombinasyonu ile hazırlanan Atom yer<br />

alıyor. Sütte marine edilen Kuzu Uykuluk<br />

ve ağır ateşte pişmiş Dana Yanak ise ana<br />

yemeklerde ön plana çıkıyor. Özel tariflerle<br />

hazırlanan ve yalnızca Roof Mezzepotamia’da<br />

yer alan imza kokteyller ise bambaşka bir<br />

lezzet sunuyor.<br />

Müzik danışmanı, etnik elektroniğin<br />

ünlü ismi DJ Manjoon<br />

Lezzet ve müziği eşsiz bir uyumla buluşturan<br />

Roof Mezzepotamia, yeme içme sektörüne<br />

yeni bir soluk getiriyor. Müzik danışmanlığını<br />

etnik elektronik müziğin popüler ismi<br />

DJ Manjoon’un üstlendiği mekanda her<br />

gece dünyaca ünlü DJ’ler performans<br />

sergileyecek. Mayıs ve haziran aylarında<br />

FIBI, Omerar Nanda ve Mosso Noise<br />

etnik elektronik müziğin güçlü isimleri DJ<br />

performansı ile lezzet ve müzik keyfinin<br />

doruklara çıkacak.


104<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni mekan<br />

Özel davetlerde<br />

manzarasıyla nefes kesecek mekan<br />

Jin Terrace<br />

Lazzoni <strong>Hotel</strong>’in teras katında yer alan Jin Terrace, eşsiz Haliç manzarasında nefes<br />

aldırırken, davetlerin de favori lezzet durağı olarak öne çıkıyor. iddiasıyla hizmet<br />

verecek.<br />

Lazzoni <strong>Hotel</strong>’in teras katında<br />

konumlanan Jin Terrace,<br />

günün her saatinde lezzetli<br />

yemekleriyle birbirinden özel<br />

davetlerin vazgeçilmez mekanları<br />

arasında yer alıyor. Kurumsal<br />

toplantılardan lansmanlara,<br />

ödül gecelerinden doğum günü<br />

kutlamalarına kadar birçok<br />

etkinliğe ev sahipliği yapan Jin<br />

Terrace, Haliç’in muhteşem<br />

manzarasını ayaklar altına seriyor.<br />

Mekanın modern mimarisi, özel<br />

menüsü ve farklı sunumları ile<br />

yaşattığı ambiyansla davetleriniz<br />

unutulmazlar arasına giriyor.<br />

Müzik dinletileriyle de güçlü bir<br />

alternatif<br />

Özel davetler dışında Jin Terrace;<br />

şehrin içinde ama şehrin<br />

gürültüsünden uzakta, jazz ve klasik<br />

müzik dinletileriyle her mevsim<br />

keyifli vakit geçirebilecek bir<br />

alternatif. İstanbul terasları arasında<br />

çok özel bir konumda bulunan<br />

mekan, misafirlerine benzersiz bir<br />

deneyim sunuyor.


SOKAK<br />

LEZZETLERINE<br />

YEPYENI DURAK<br />

MARMO BURGER &<br />

DRINK<br />

İstanbul’un kalbinde<br />

misafirlerini ağırlayan<br />

Wish More <strong>Hotel</strong> Şişli,<br />

bünyesine bu defa da sokak<br />

lezzetlerinin en iddialı<br />

mekanlarından biri olmaya<br />

aday Marmo Burger &<br />

Drink’i kattı. Şef Muhittin<br />

Kabasakal imzasını taşıyan<br />

reçeteler özel soslarıyla<br />

şimdiden müdavimlerini<br />

oluşturdu bile!<br />

İstanbul’un kalbindeki konumuyla Wish<br />

More <strong>Hotel</strong> Şişli’de yeni bir lezzet<br />

durağı olarak kapılarını açan Marmo<br />

Burger & Drink, modern atmosferi ve<br />

menüsüyle misafirlerine nefis bir yemek<br />

deneyimi sunuyor. Marmo Burger &<br />

Drink, Şef Muhittin Kabasakal'ın imzasını<br />

taşıyan ve özenle seçilmiş malzemelerle<br />

hazırlanan reçeteleriyle lezzet tutkunlarının<br />

vazgeçilmezi olmaya hazırlanıyor. Menüdeki<br />

hamburgerler özenli bir süreçten geçiyor.<br />

Lezzetine lezzet katan soslar ise Marmo<br />

imzası taşıyor. Mayalanması üç gün<br />

süren hamburger ekmekleri, el yapımı<br />

özel soslarıyla gastronomik bir yolculuğa<br />

çıkarıyor.<br />

Menünün favorisi, Marmo Burger<br />

Adını taşıyan Marmo Burger, Marmo’nun<br />

menüsünde bulunan en özel lezzetlerden<br />

biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu spesiyal<br />

hamburger Japon burger ekmeği, enfes<br />

cheddar peyniri, taze salatalık turşusu ve<br />

double patty köfteler ile buluşarak eşsiz bir<br />

lezzete dönüşüyor. Cheeseburger tutkunları<br />

ise menüdeki ‘‘Cheeseburger’’ ile lezzetin<br />

doruklarına çıkıyor. İki adet burger köftesi,<br />

cheddar ve fancy sosuyla zenginleşen bu<br />

şölen, damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor.<br />

Lezzetli atıştırmalıklar<br />

Lezzetli atıştırmalıklar da Marmo’nun<br />

menüsünde önemli bir yer alıyor. Kendine<br />

has baharatlı Belçika patatesi ve peynir<br />

sosu ile servis edilen Curly Fries, patates<br />

kızartmalarının ötesinde sokak lezzetlerini<br />

gurme yorumuyla buluşturuyor. Taze<br />

fırınlanmış Marmo Patates ise lezzetin taze<br />

ve doğal halini sunuyor. Menünün paylaşımlık<br />

lezzetlerinde ise, damaklara hitap eden<br />

seçenekler yer alıyor. BBQ chili sos ile<br />

sunulan Tavuk Nugget; haşlanmış patates,<br />

tavuk parçaları ve feta sosun buluştuğu<br />

Patachino; patlıcan püresi, peynir ezmesi<br />

ve acılı biber sos ile sunulan Patlıcan Roll,<br />

paylaşılan anların tadını artırıyor.<br />

Marmo Burger & Drink,<br />

hamburger ve atıştırmalık<br />

sevenlerin yanı sıra farklı tatları<br />

keşfetmek isteyenlere keyifli<br />

bir yemek deneyimi ve paket<br />

servis imkanı sunuyor. İmza<br />

dokunuşları ve sokak lezzetlerini<br />

aynı çatı altında buluşturan<br />

Marmo, haftanın her günü<br />

11:00-23:00 saatleri arasında<br />

hizmet veriyor.


106<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni mekan<br />

Tropik bahçesiyle baş<br />

döndüren mekan<br />

ISLA<br />

Açıldığı günden beri<br />

kendinden sıkça söz ettiren,<br />

Alaçatı’nın tropik bahçesi<br />

Isla, <strong>2024</strong> yaz sezonunu 7<br />

<strong>Haziran</strong> Cuma günü açtı…<br />

İçeri adım atıldığı anda insana kendini tropik<br />

bir adadaymış gibi hissettiren Isla Alaçatı,<br />

<strong>2024</strong> yazına damgasını vurmaya hazır! 7<br />

<strong>Haziran</strong>’daki açılış haberiyle sevenlerinin<br />

yüzünü güldüren Isla Alaçatı, tatilin hakkını<br />

veren mimarisiyle misafirlerine olağanüstü<br />

bir deneyim sunuyor. Sınır selvileri, 3 büyük<br />

badem ağacı, 20 hindistancevizi palmiyesi,<br />

6 dev strelitzia, 90 muz ağacı, 160 bambu,<br />

18 Akdeniz palmiyesi, 2 dev yuka, yaşlı bir<br />

hurma ve 70’e yakın tropik çalıyla bezeli<br />

tropik orman, bitki çeşitliliği kadar yemekleri,<br />

kokteylleri, eğlencesi ve hizmetiyle de göz<br />

dolduruyor.<br />

Akdeniz ve Latin Amerika esintili<br />

mutfak<br />

Isla’nın masaları, dostlarınızla<br />

yanınızdakinden uzakta sohbet<br />

edebileceğiniz mesafede... Birbirinden<br />

farklı yüksekliklerdeki bar tezgahları ve iç<br />

içe geçen bar sistemi tepeden bakıldığında<br />

Sanskritçe’de sıkça kullanılan “nefes”<br />

sembolünü oluşturuyor. Mekanın 20 kişilik<br />

bar ekibi kokteyl klasiklerinin yanı sıra her yıl<br />

değişen imza kokteyller servis ediyor.<br />

Isla’nın doğala ve yerele değer veren<br />

Akdeniz ve Latin Amerika esintili mutfağı<br />

çoğunlukla deniz ürünü ağırlıklı olsa da<br />

kırmızı et ve sebze spesiyalitelerine de<br />

yer veriyor. İmza lezzetlerden cam kutuda<br />

kırık buz içinde servis edilen istiridyelerin,<br />

yengeçlerin, karideslerin yanı sıra, deniz<br />

mahsullü carpaccio’lar ve ceviche’ler Isla<br />

müdavimlerinin favorilerinden… Menü, deniz<br />

ürünlerine ek olarak karamelize ananaslı,<br />

keçi peynirli salatalar, dana kaburgalı<br />

taco’lar ve odun ateşinde kuzu küşnemeye<br />

uzanan bir zenginlikte…<br />

O ünlü eğlenceleri<br />

Isla’nın eğlencesi de dillere destan; öyle ki<br />

mekan sadece Alaçatı için değil tüm Ege için<br />

bir cazibe merkezi… Yemek servisine eşlik<br />

edecek şekilde planlanmış, insana kendini<br />

iyi hissettiren harika müziklerin ardından<br />

saat 23:00’te başlayan eğlence Afro house,<br />

bossa nova, classic house, latin house ve<br />

funk tınılarıyla zirveye ulaşıyor. Mekan yaz<br />

sezonu boyunca Enzo Siffredi, Baqabo,<br />

Emmanuel Jal gibi uluslararası isimlere ve<br />

Orkun Bozdemir, TAI, OA Music, Charmeine,<br />

Mt. Axel, Murat Tokuz, Aksak gibi DJ ve<br />

müzisyenlere ev sahipliği yaparak bu sezona<br />

da damgasını vuracağının sinyallerini veriyor.<br />

Alaçatı’da tropik bahçesiyle<br />

misafirlerinin başını<br />

döndüren Isla, doğal ve yerel<br />

ürünler kullandığı Latin<br />

Amerika esintili mutfağıyla<br />

birbirinden leziz tatlar<br />

sunuyor. Isla’nın müzik<br />

programı da yerli ve yabancı<br />

isimlerle dolu…


108<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

HoReCa teknolojileri<br />

CHIPPIN<br />

Joyalty ürününü tanıttı<br />

Chippin, firmalara gelişmiş kampanya ve sadakat programı yönetimi yapma<br />

imkânı sunan Joyalty ürününü tanıttı. Joyalty, sağladığı veri analitiği ve yapay zekâ<br />

destekli sadakat ve kampanya yönetimi sayesinde müşteri ve marka arasındaki bağı<br />

kuvvetlendiriyor; firmalara rekabette avantaj sağlıyor.<br />

Chippin, 22 yıllık CRM tecrübesiyle<br />

başta perakendeciler olmak<br />

üzere müşterisiyle bağını<br />

güçlendirmek isteyen firmalar için<br />

CRM ve kampanya orkestrasyonunu<br />

kolaylaştıran Joyalty’yi geliştirdi. Joyalty<br />

ile firmalar kendi sadakat programlarını<br />

ve kampanyalarını self-servis olarak<br />

yönetebiliyor. Uçtan uca kampanya<br />

ve sadakat programı yönetiminde<br />

firmalara büyük kolaylık sağlayan<br />

Joyalty, markalara kendisine ait kapalı<br />

devre çalışabilen esnek sadakat<br />

programları ve uçtan uca kampanya<br />

yönetimi altyapısı sunuyor. Böylece<br />

firmaların müşteriyle bağ kurmasını<br />

pratik ve verimli hale getiriyor.<br />

İnci: "CRM altyapısıyla müşteriyi<br />

tanımanın pazarlama stratejilerinde<br />

önemli bir rolü var"<br />

CRM altyapısıyla müşteriyi tanımanın<br />

pazarlama stratejilerinde önemli bir<br />

rolü olduğunu ifade eden Chippin<br />

CEO’su Sabri İnci, “22 yıllık CRM<br />

deneyimimizi Joyalty ürünümüzde<br />

bir araya getirdik. Joyalty firmalara<br />

sadakat programlarını hızlı bir<br />

şekilde hayata geçirme ve çok farklı<br />

kurgularda kampanyaları tek bir<br />

platform üzerinden uygulama imkânı<br />

sağlıyor. Başta perakendeciler<br />

olmak üzere bu altyapıdan özellikle<br />

gıda, kozmetik, giyim, yapı market,<br />

akaryakıt, dayanıklı tüketim, elektronik,<br />

turizm, restoran gibi çoklu ürün<br />

grupları olan firmalar faydalanabilir.<br />

Joyalty sağladığı esnek ve yönetimi<br />

kolay altyapısıyla pazarlama, CRM<br />

ve IT ekiplerini özgürleştiren bir<br />

ürün. Firmalar Joyalty’yle müşteri<br />

içgörülerini toplayabiliyor, müşteriye<br />

kişiselleştirilmiş teklifler sunabilyor.<br />

Üstelik Joyalty mevcut sistemlerle<br />

entegre olarak çalışabiliyor. Firmalar<br />

self servis ekranlarla ve yapay zekâ<br />

destekli yeni nesil veri analitiğiyle<br />

birden fazla kanalda, bütünleşik olarak<br />

kampanya ve sadakat program yönetimi<br />

yapabiliyor. Joyalty ile müşteri temas<br />

noktalarından topladıkları tüketici ve<br />

alışveriş verilerini merkezi bir veri<br />

tabanında toplayabiliyor. Bu sayede,<br />

markalar verilere tek ekrandan<br />

ulaşabiliyor, self servis kampanya<br />

yönetimi ekranlarından kurguladığı<br />

150’den fazla kişiselleştirilmiş<br />

kampanyayı anlık olarak tüm kanallarda<br />

sunabilme kabiliyetini elde ediyor.<br />

Şablon iletişim kurgularıyla CRM<br />

manuel olmaktan çıkıyor, etkileşim<br />

aksiyonları hızlı ve kolay gerçekleşiyor”<br />

dedi.<br />

Veriyi etkili kullanan yüzde 25’in<br />

üzerinde kar edebiliyor<br />

Sadakat programlarıyla müşteri bağını<br />

aktif olarak kullanan markaların maliyet<br />

olarak da büyük kazanç sağladığını<br />

açıklayan İnci, “Birçok farklı kanaldan<br />

müşteriye ulaşmanın maliyetleri<br />

pazarlama alanında yüksek bütçeler<br />

gerektiriyor. 1 yeni müşteriyi kazanmak,<br />

mevcut müşteriyi elde tutmaya göre 5<br />

kat daha pahalı. Global araştırmalar<br />

sadakat programı olan markaların<br />

olmayanlara göre yeni müşteri kazanım<br />

ve müşteri tutundurmada yüzde 88<br />

oranında maliyet avantajı olduğunu<br />

gösteriyor. Verimlilik artışının yanında<br />

sadakat programlarına üye müşteriler,<br />

diğer müşterilere göre 2 kata kadar<br />

daha fazla harcama yapıyorlar.<br />

Firmaların sadakat ve kampanya<br />

yönetiminde pratik ve kolay aksiyon<br />

alabilmesini sağlayan Joyalty ile<br />

müşteri verisinin etkili yönetilmesine<br />

katkı sağlayarak müşteriyi doğru<br />

kampanyayla buluşturmanın önünü<br />

açıyoruz. Firmalar; sadakat ve<br />

kampanya yönetimini doğru yürüterek<br />

müşteri elde tutma oranında yüzde<br />

5’lik bir artışla, karlılıkta yüzde 25’in<br />

üzerinde bir etkiye sahip olabiliyor”<br />

dedi.<br />

Pratik ve hızlı kampanya yönetimi<br />

sağlıyor<br />

Chippin; Joyalty ile sadakat yönetimi,<br />

kampanya yönetimi, hedef kitle yönetimi<br />

ve iletişime ek olarak analitik katmanlar<br />

sunarak firmaların pazarlama<br />

altyapılarını güçlendirmeyi hedefliyor.<br />

Joyalty sağladığı yapay zekâ tabanlı<br />

analitik modellerle; işletmelerin ürün<br />

önerileri, segmentasyon ve tahminsel<br />

modeller ile verilerini daha etkili<br />

kullanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca


doğru müşteriye kişiselleştirilmiş<br />

teklifler sunarak firmaların satışlarını<br />

artırmasına ve pazarlama bütçelerini<br />

daha efektif kullanmalarına katkı<br />

sağlıyor.<br />

Hem ulusal ölçekteki markalara<br />

hem de KOBİ ve işletmelere<br />

operasyonel verimi yüksek, hızlı ve<br />

maliyeti düşük pazarlama ürünleri<br />

sunduklarını belirten İnci, “Tek<br />

bir platform üzerinden uçtan uca<br />

sadakat ve kampanya yönetimi<br />

gerçekleştirilmesine imkân sağlayan<br />

Joyalty, işletmelerin müşterilerine<br />

daha kişiselleştirilmiş teklifler<br />

sunarak etkileşimini artırmasında ve<br />

alışveriş bağını kuvvetlendirmesinde<br />

etkin rol oynuyor. Veriyi verimli<br />

kullanarak müşteriye özel stratejiler<br />

geliştirebilmek rekabette büyük avantaj<br />

yaratıyor. Joyalty ile sağladığımız<br />

altyapı hem müşteri sadakatini daha<br />

ileri seviyeye taşımaya hem de daha<br />

pratik ve kolay şekilde yeni müşteri<br />

kazanımına yardımcı oluyor. Chippin<br />

ile tüketici ve firmalar arasında<br />

kurduğumuz köprüyü; karmaşık veri<br />

kümelerini anlamlı bilgi bütününe<br />

dönüştüren Joyalty ile genişletiyor ve<br />

perakendeci ve müşteri arasındaki<br />

bağın güçlenmesine katkıda<br />

bulunuyoruz. Joyalty’nin sunduğu CRM<br />

hizmetleri halihazırda Türkiye’nin farklı<br />

sektörlerdeki lider markalarına hizmet<br />

veriyor. Vakko, Rossmann, Opet, Media<br />

Markt, Arçelik, Koçtaş, Tofaş gibi CRM<br />

referanslarına sahip olan Joyalty’nin<br />

CRM hizmetlerinden yılda yaklaşık 130<br />

milyon işlem geçiyor. Joyalty’yle hizmet<br />

verdiğimiz portföy ağımızı genişletmeyi<br />

hedefliyoruz.” diye konuştu.<br />

Yapılan araştırmalara<br />

göre artık sadece müşteri<br />

verisini toplamak yeterli<br />

değil, verinin işlenmesi ve<br />

doğru yönetilerek fayda<br />

dönüştürülmesi daha fazla<br />

önem kazanmış durumda.<br />

Sadakat ve kampanya<br />

yönetimini doğru yürüten<br />

firmalar müşteriyi elde<br />

tutma oranında yüzde 5’lik<br />

bir artışla, karlılıkta yüzde<br />

25’in üzerinde bir etkiye<br />

sahip olabiliyor.


110<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

HoReCa teknolojileri<br />

Rezervem, <strong>2024</strong> için<br />

yüzde 300 büyüme hedefi koydu<br />

Teknoloji ve yazılım alanında geniş bilgi birikimine sahip olan genç girişimci Bekir Topuz tarafından<br />

2018 yılında kurulan Rezervem, 2023'ü yüzde 200 büyüme ile kapatırken, bu yıla yüzde 300 büyüme<br />

hedefini koydu.<br />

Restoranlar için geliştirdiği<br />

özel bir yazılım ile restoran<br />

deneyimini teknolojiyle<br />

buluşturan Rezervem, gelecek<br />

projeksiyonlarını ve <strong>2024</strong> hedeflerini<br />

13 Mayıs Pazartesi günü Oligark<br />

İstanbul'da düzenlediği basın<br />

toplantısıyla açıkladı. Detaylı bir<br />

sunumla şirketin hikayesini ve<br />

sektöre sunduğu yenilikleri anlatan<br />

Rezervem Kurucusu Bekir Topuz,<br />

Türkiye’de bu alanda hizmet veren<br />

tek şirket olduklarını ve kısa sürede<br />

ciddi bir büyüme elde ettiklerini<br />

belirterek, "Restoranların rezervasyon<br />

yönetim süreçlerini teknolojiyle buluşturarak,<br />

geleneksel yöntemlerin aksine kusursuz<br />

bir hizmet sunuyoruz. Rezervem olarak<br />

yazılım altyapımızla misafirlerin restoran<br />

yolculuğunda çok güçlü bir veri analizi ve<br />

raporlaması oluşturarak, misafirlerin tüm<br />

tüketim ve davranış alışkanlıklarını takip<br />

ediyoruz. İletişim ve pazarlama optimizasyonu<br />

sağlayarak, daha ölçülebilir ve doğru hedef<br />

kitleye etkili iletişim kurulmasını sağlayarak,<br />

ciddi bir maliyet avantajı sunuyoruz. Rezervem<br />

olarak, restorana gitmeyi bir yolculuk<br />

ve deneyim serüveni olarak görüyoruz.<br />

Restoranların misafirlerine sunduğu hizmet,<br />

imkanlar ve kurduğu iletişim bu yolculuğun<br />

seyrini doğrudan etkiliyor. Sıcak teması<br />

ve samimiyeti kaybetmeden teknolojinin<br />

tüm imkanlarından faydalanarak eşsiz bir<br />

yeme-içme deneyimi yaşatıyoruz. Misafirin<br />

restoran yolculuğunda yaşadığı en büyük<br />

problemlerden biri olan iletişim başta olmak<br />

üzere geri bildirim, online rezervasyon,<br />

raporlama & analitik ve SMS & e-posta<br />

bildirimleri gibi birçok alanda teknolojiyi<br />

merkeze alan kapsamlı bir hizmet sağlıyoruz."<br />

dedi.<br />

"100’den fazla işletmeye hizmet<br />

veriyoruz"<br />

Şu an aktif olarak 100’den fazla işletmeye<br />

hizmet verdiklerini söyleyen Topuz şu bilgilerle<br />

devam etti: "Bunların arasında beach club’lar<br />

ve gece kulüpleri de var fakat ağırlıklı olarak<br />

restoranlara hizmet sunuyoruz. Kısa sürede<br />

ciddi bir büyüme elde ettik ve 2023 yılını<br />

yüzde 200 büyüme ile kapattık. Ülkemizde<br />

bizim sunduğumuz hizmeti sunabilecek<br />

başka bir şirket yok ve restoranlardan çok<br />

ciddi bir talep alıyoruz. Sürekli geliştirdiğimiz<br />

yazılım altyapımızla misafir deneyimini<br />

en üst noktalara çıkarmayı ve sistemin<br />

sunduğu avantajları tüm dünyayla paylaşmayı<br />

hedefliyoruz. Çok büyük bir pazarda güçlü<br />

yazılım know how’ı ve yeni yatırımlarla sürekli<br />

büyüme potansiyeline sahip bir teknoloji<br />

şirketiyiz. <strong>2024</strong> yılında yurt içinde büyüme<br />

hızımızı sürdürmeyi ve yurt dışına açılarak<br />

globalleşmeyi hedefliyoruz.”<br />

<strong>2024</strong> yılında 250 lokasyon sayısına ulaşarak<br />

yüzde 300 büyüme hedeflleyen Rezervem,<br />

restoranlara sunduğu finansal araçlar<br />

sayesinde toplamda 140 milyon TL’lik bir işlem<br />

hacmine ulaştı. Bunun 107 Milyonu provizyon,<br />

32 Milyonu da ön ödeme olarak gerçekleşti.<br />

Yeni sunacağı hizmetlerle bu yıl işlem<br />

hacmini 250 milyon TL’ye çıkarma hedefinde...<br />

Rezervem; TURK FATIH TUTAK, Neolokal, OD<br />

Urla, Vino Locale, Sankai by Nagaya, Banyan,<br />

Aheste, Ioki Nau, Sunset Grill&Bar, Oligark,<br />

Lokanta 1741 ve Olden 1772 gibi sektörde<br />

büyük başarılara imza atan birçok restorana<br />

hizmet sağlıyor.<br />

Hedef ülkeleri arasında Kanada ve<br />

Avustralya da var<br />

Güçlü ve sürekli gelişen teknik alt yapısı<br />

ile hizmet ağını her geçen gün büyüten<br />

Rezervem, yeme içme sektörüne yepyeni<br />

bir vizyon katıyor. Türkiye’de ulaştığı<br />

başarıdan güç alarak yurt dışına açılmayı<br />

planlayan şirket; Türk kültürünü ve Türk<br />

misafirperverliğini dünyanın dört bir köşesine<br />

taşımayı hedefliyor. Dubai ve Mısır gibi<br />

son yıllarda turizm açısından popüler hale<br />

gelen ülkelerde birçok restoran ve otel ile<br />

görüştüklerini belirten Topuz, “Globalleşme<br />

hedeflerimiz doğrultusunda yurt dışındaki<br />

restoran ve otellerle yoğun bir şekilde<br />

görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Kanada ve<br />

Avustralya hedefimizdeki ülkeler arasında ilk<br />

sırada yer alıyor. Kanada’daki şirketimizi bu<br />

yıl kurduk ve Rezervem Kanada olarak orada<br />

faaliyetlerimizi hızla sürdüreceğiz. Türkiye’de<br />

olduğu gibi yurt dışında da büyük bir ilgili<br />

ile karşı karşıya olmak bizim için<br />

gurur verici... Bu yıl yapacağımız pek<br />

çok farklı çözüm ortaklığı ve değer<br />

ortaklığı sayesinde hem yurt içinde<br />

hem de yurt dışında hem restoranları<br />

hem de misafirlerimizi büyük<br />

bir değer ve kusursuz hizmet ile<br />

buluşturacağız.” şeklinde ifade etti.<br />

“970 bin rezervasyon<br />

sayısına ulaştık”<br />

Kullanıcıların yeme-içme tercihlerini<br />

ve deneyimlerini kendi mobil<br />

uygulaması üzerinden yapabilecekleri<br />

yenilikçi bir teknolojiyi sunmaya hazırlanan<br />

Rezervem, rezervasyon sistemini bambaşka<br />

bir boyuta taşıyacak. Rezervem’in çalıştığı<br />

tüm restoranlara Rezervem Mobil Uygulaması<br />

üzerinden rezervasyon yapabilecek olan<br />

kullanıcılar; geçmiş rezervasyonlarını ve diğer<br />

kullanıcıların değerlendirmelerini görebilme,<br />

kendi araç bilgilerini uygulamaya kaydederek<br />

VIP vale hizmetinden faydalanma, kredi<br />

kartını uygulamaya kaydederek restoranda<br />

kolayca ödeme yapabilme ve sevdikleri için<br />

hediye çeki, tadım menüsü hediye etme<br />

gibi birçok ayrıcalıklı hizmetle buluşacak.<br />

Rezervasyon yaparken özel günleri için pasta<br />

ve çiçek siparişi bile verebilecekler. Mobil<br />

uygulama ile yeme – içme deneyimini yeniden<br />

şekillendireceklerini ve kullanıcılarına pek çok<br />

kişiselleştirilmiş hizmet sunacaklarının altını<br />

çizen Bekir Topuz, “Kurulduğumuz ilk günden<br />

bu yana toplamda 970 bin rezervasyon sayısına<br />

ulaştık. Toplamda 2,2 milyon insana temas<br />

etmişiz. Fakat hayata geçireceğimiz Rezervem<br />

Mobil uygulamamız ile kullanıcılarımızla<br />

doğrudan temas kurma fırsatı yakalayacağız<br />

ve onları kusursuz bir rezervasyon, deneyim<br />

ve etkinlik sistemiyle buluşturacağız. Mobil<br />

uygulamamız ile yeme– içme deneyiminin<br />

vazgeçilmez bir parçası haline gelerek,<br />

kısa sürede hızla büyüyeceğimize eminiz.<br />

Ülkemizde bu konuda büyük bir eksiklik söz<br />

konusu. Rezervem’in bu açılımı sayesinde üst<br />

segment markalarla da iş ortaklıkları ve değer<br />

ortaklıkları yapmak istiyoruz. Bu sayede her<br />

marka doğru hedef kitlesine doğru reklam<br />

ve kampanya faaliyetleri düzenleyebilecek.<br />

Aynı zamanda hizmet verdiğimiz restoranlarla<br />

cross marketing yaparak, karşılıklı olarak<br />

kazanç elde edebilecek. Kullanıcılar ise birçok<br />

seçenek arasından kendilerine en uygun<br />

kampanya, fırsat ve ayrıcalıktan kolayca<br />

faydalanabilecek.” diye konuştu.


Daikin Cloud Plus<br />

şimdi Türkiye’de<br />

Wijgmaal tesisinde CO2<br />

emisyonlarını azaltacak<br />

Gıda, yem ve ilaç için fonksiyonel bileşenlerin<br />

lider üreticisi olan BENEO, Wijgmaal tesisinde<br />

en son teknoloji, daha sürdürülebilir üretime<br />

yönelik olarak atık sudan enerji geri kazanımı<br />

sağlayacak.<br />

Gıda, yem ve ilaç için fonksiyonel<br />

bileşenlerin lider üreticisi olan BENEO,<br />

Belçika'nın Wijgmaal kentindeki pirinç<br />

bileşenleri fabrikasına yeni ekipmanlar<br />

kurarak daha sürdürülebilir üretim<br />

süreçlerine olan bağlılığını sürdürüyor.<br />

Endüstriyel ısı pompası çözümlerinde<br />

uzman olan Heaten tarafından sağlanan<br />

büyük ölçekli bir endüstriyel ısı pompası<br />

sayesinde şirket, CO2 emisyonlarını<br />

azaltmak için atık sudan enerji geri<br />

kazanabilecek. BENEO'nun Wijgmaal<br />

tesisinde üretilen pirinç bileşenleri, dünya<br />

çapındaki gıda üreticileri tarafından<br />

pudingi daha kremalı hale getirmek, pizza kabuğunun hamur<br />

kıvamını iyileştirmek veya çorbaların viskozitesini daha uygun<br />

bir şekilde geliştirmek için kullanılıyor. Roland Vanhoegaerden,<br />

Operations Managing Director, Specialty Rice Ingredients at BENEO<br />

(Operasyonel Genel Müdür) "Isı pompasının kurulumu, gezegen<br />

üzerindeki genel etkimizi azaltmanın anahtarı olan CO2 emisyonlarını<br />

azaltmamıza yardımcı olacağı için BENEO'da bizim için önemli<br />

bir sürdürülebilirlik kilometre taşını temsil ediyor. Wijgmaal<br />

fabrikamızda ısı eşanjörleri ve ek borular kurmak için birkaç ay<br />

harcadık ve ısı pompasının <strong>Haziran</strong> <strong>2024</strong>'te faaliyete geçmesi<br />

bekleniyor” dedi.<br />

İklimlendirme sektörünün öncüsü Daikin<br />

akıllı, web tabanlı bir uzaktan izleme ve servis<br />

çözümü olan Daikin Cloud Plus’ı, yeni sürümü ile<br />

Türkiye’de de devreye aldı.<br />

Daikin, tesis yöneticilerinin, teknik personelin, bina sahiplerinin ve<br />

enerji danışmanlarının işini Daikin Cloud Plus ile kolaylaştırıyor.<br />

Bina sakinlerinin konforunu sağlamak ve bina yaşam döngüsü<br />

boyunca çevresel performansı optimize etmek için ısıtma,<br />

havalandırma ve iklimlendirme(HVAC) sistemlerini uzaktan kontrol<br />

etmelerini, yönetmelerini ve servis vermelerini sağlayan güçlü<br />

işlevselliğe sahip yenilikçi bir çözüm olan Daikin Cloud Plus<br />

yenilenen sürümü ile Türkiye’de. Daikin'in yeni uzaktan HVAC<br />

yönetim ve kontrol platformu, karbon ayak izini iyileştiriyor ve<br />

bakımı basitleştiriyor, optimum konfor ve verimlilik sunarken<br />

işletme maliyetlerinden tasarruf sağlıyor. Gerçek zamanlı olarak<br />

çalışan Daikin Cloud Plus, ısıtma, havalandırma, klima ve diğer bina<br />

olanakları gibi binanın çeşitli yönlerini yakalıyor ve analiz ediyor.<br />

Bu çalışma, enerji maliyetlerini düşürürken konfor seviyelerini<br />

korumak için tasarlanmış kurumsal ısıtma veya soğutma<br />

politikalarının planlanması, uygulanması ve düzenlenmesine dahil<br />

edilebilecek enerji kullanım karşılaştırmalarını kolaylaştırıyor.<br />

Danimarka’da<br />

BKF Klima'yı<br />

satın aldı<br />

Daikin, Danimarkalı Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) distribütörü BKF<br />

Klima’yı satın aldı. 100 yıllık geçmişe sahip iklimlendirme sektörünün öncü şirketi<br />

Daikin, satın almalar ve bölgesel yatırımlarla küresel çaptaki büyümesini sürdürüyor.<br />

Daha önce de önemli satın almalarla dikkat çeken Daikin, bu kez de Danimarkalı<br />

Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) distribütörü BKF Klima’yı satın aldı.<br />

Bu satın alma, Daikin’in İskandinavya’daki büyüme stratejisinin önemli bir adımını<br />

oluşturuyor. Daikin’in BKF Klima’yı satın alması; şirketin 2008 yılında Daikin İsveç,<br />

2018 yılında Daikin Norveç ve 2018 yılında da Finlandiya’daki Daikin ofisiyle başlayan<br />

İskandinavya’daki büyüme stratejisi için büyük önem taşıyor. Avrupa, Ortadoğu ve<br />

Afrika’da (EMEA) lider bir konuma sahip olan Daikin, BKF Klima’nın satın alınmasıyla<br />

birlikte Danimarka’daki konumunu da güçlendirmiş oluyor. Daikin Avrupa Başkanı Toshitaka<br />

Tsubouchi, “Mükemmel bir itibara sahip olan BKF Klima’nın satın alınması bölgedeki yerimizi<br />

güçlendirmede önemli bir rol oynuyor. İskandinavya’nın sürdürülebilirliğe verdiği önemi göz önüne<br />

alarak, bu yatırımın bizim için 3 ayrı amaca hizmet ettiğini söyleyebilirim. Bunları da stratejik büyüme,<br />

üstün müşteri hizmeti ve Danimarka pazarında düşük karbon emisyonlu HVAC teknolojilerinin<br />

benimsenmesine katkıda bulunmak şeklinde sıralayabilirim” dedi.


112<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

HoReCa teknolojileri<br />

Turizmde yapay zeka trendleri<br />

belirleyip yol gösterici olacak<br />

DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, turizm sektöründe ERP programına geçen işletmelerin<br />

her açıdan avantaj sağladığını, ayrıca yapay zekanın turizm sektöründeki trendleri belirleyebilip<br />

sektörün gelecekteki ihtiyaçlarını tahmin edebileceğini açıkladı.<br />

Turizm sektöründe yapay zeka<br />

uygulamalarının birçok alanda<br />

kullanılabileceğini belirten DİA<br />

Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, “Seyahat<br />

planlama, müşteri hizmetleri, pazarlama,<br />

güvenlik ve veri analizi gibi konularda yapay<br />

zeka, turizm sektöründeki işletmelerin daha<br />

verimli ve etkili bir şekilde çalışmalarına<br />

yardımcı olabilir. Yapay zeka ayrıca, turizm<br />

sektöründeki trendleri belirleyebilir ve<br />

turizm sektörünün gelecekteki ihtiyaçlarını<br />

tahmin edebilir. Bu veriler, turizm sektörü<br />

işletmelerinin karar alma süreçlerinde de<br />

kullanılabilir.” dedi.<br />

İş süreçlerinin otomatikleştirilmesi,<br />

tekrar eden görevleri azaltır<br />

Teknolojik gelişmeleri yakından takip<br />

etmenin ve uygulamanın tesislere ve<br />

acentelere rekabet avantajı sağladığını<br />

da sözlerine ekleyen Onay, “En son<br />

teknolojik gelişmeleri yakından takip<br />

eden turizm sektörü işletmeleri, öncelikle<br />

verimlilik artışı sağlar. İş süreçlerinin<br />

otomatikleştirilmesi, tekrar eden görevleri<br />

azaltabilir ve personellerin daha düzenli ve<br />

verimli çalışmasını sağlayabilir. Günümüzde<br />

geliştirilen her teknoloji biraz da müşteri<br />

deneyimini iyileştirmek için tasarlanıyor.<br />

Örneğin, rezervasyon sistemleri, online<br />

check-in hizmetleri, kişiselleştirilmiş<br />

tatil önerileri gibi özellikler müşterilerin<br />

memnuniyetini artırıp, sadakatlerini<br />

sağlamlaştırıyor.<br />

Geleceğe yönelik kararlar alırken<br />

bilgiye dayalı tercihler yapılmalı<br />

Ayrıca teknoloji ilerledikçe muhakkak<br />

güvenlik sistemleri de ilerleme yaşıyor.<br />

Güncel yazılımlar genellikle en son güvenlik<br />

standartlarına göre tasarlanıyor. Müşteri<br />

verilerinin korunması turizm sektöründe<br />

oldukça önemli bir konu. DİA gibi yenilikçi<br />

yazılım sistemleri genellikle kapsamlı<br />

veri analizi araçlarına sahip olur. Bu da<br />

işletmelerin müşteri tercihlerini, trendleri ve<br />

performanslarını daha iyi anlamayı sağlar.<br />

Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden<br />

turizm sektörü paydaşları, geleceğe yönelik<br />

kararlar alırken bilgiye dayalı tercihler<br />

yapabilir.<br />

ERP programı seçerken dikkat!<br />

Öte yandan turizm sektöründeki işletmeler<br />

ERP yazılımı seçerken bazı önemli faktörleri<br />

göz önünde bulundurmalı. İlk olarak seçilen<br />

ERP programının işletme özelliklerine<br />

uygun olup olmadığına bakılmalı. Her<br />

işletmenin farklı ihtiyaçları olduğu için, en<br />

uygun ERP yazılımını seçmek önemlidir.<br />

Bu noktada biz DİA olarak modüler bir<br />

yapı sunduğumuz için, işletmeler sadece<br />

ihtiyaç duydukları çözümlerden oluşan bir<br />

programa sahip olabiliyorlar. Bu da hem<br />

tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine hem<br />

de ihtiyaç duymadıkları çözümlere boşuna<br />

para ödememelerine yarıyor. Biz DİA ile<br />

işletmelere bulut ERP yazılımı sunduğumuz<br />

için, hem herhangi bir donanım yatırımı<br />

yapmalarına gerek kalmıyor, hem de<br />

zamanla büyürken ERP’den aynı kalitede<br />

hizmeti almaya devam edebiliyorlar.<br />

Bir diğer husus da ERP yazılımının kullanım<br />

kolaylığı. Tesis personelinin yazılımı<br />

rahatlıkla kullanabilmesi çok önemli. Tercih<br />

edilecek yazılımların ara yüzünün kolay<br />

olması bu anlamda önemli bir nokta. DİA<br />

Yazılım olarak başta KOBİ’ler olmak üzere<br />

her ölçekten şirkete uçtan uca ERP yazılımı<br />

sunuyoruz. Muhasebeden üretime, stok -<br />

depo yönetiminden CRM’e kadar çok sayıda<br />

çözüm tek bir platformdan yönetilebiliyor.”<br />

şeklinde konuştu.


Monaco<br />

Steak Bıçak

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!