PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
YURT MADENCİLİĞİNİ GELİŞTİRME VAKFI
ISSN 2980-3667
SAYI 91 | NiSAN, MAYIS, HAZiRAN 2024
“ 38 YILDIR MADENCiNiN HiZMETiNDE”
Prof. Dr. Güven Önal’ın
öngörüsü gerçek oldu
Maden Türkiye 2024
Avrasya’nın
en kapsamlı fuarı
Tüm Sayılar İçin
ÖNSÖZ
Değerli okurlarımız,
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfının kurucu üyeleri arasında yer alan ve 31 yıl Yönetim Kurulu Başkanlığını
yürüten Prof. Dr. Güven Önal’ı 31 Mart 2024 tarihinde kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yurt Madenciliği Geliştirme
Vakfı adına hocamıza Allah’tan rahmet yakınları ile camiamıza başsağlığı diliyoruz. Prof. Dr. Güven Önal,
ömrünü yurt madenciliğini geliştirmeye vakfetmiş, bu yolda hayalleri olan ve bunları gerçekleştirmek için başarı
odaklı çalışan, eşine ender rastlanan bir bilim insanıydı. Değerli hocamızın başkanlığındaki Yönetim Kurulları Vakıf
Senedinde tanımlanan amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulunmuş ve Vakfı ulusal ve uluslararası düzeyde
saygın bir konuma getirmiştir. Prof. Dr. Güven Önal hocamız, yurt madenciliğinin gelişimine unutulmaz katkıları
ile daima anılacaktır.
Sektörmaden dergimizin Mart 2024 sayısı büyük ölçüde hocamızın döneminde hazırlanmış ve aramızdan ayrılmadan
önce yazdığı önsöz maalesef sonsözü olmuştur. Sektörmaden dergisinin yurt madenciliğini geliştirme amacına
yönelik olarak, yayın hayatını sürdürmesini önemsiyoruz. Duayen Başkanımız, derginin sunuş yazılarında, Vakıf
faaliyetleri ile madencilikte güncel gelişmelere (sorunlar, başarılar vb.) vurgu yapardı. Böylelikle sektörü kısa ve
öz olarak kolay bir şekilde bilgilendirirdi. Sektörmaden’in bu sayısında, ağırlıklı olarak Prof. Dr. Güven Önal’ı bir
akademisyen ve vakıf başkanı olarak gelecek kuşaklara tanıtmak istedik. Ayrıca, yine Prof. Dr. Güven Önal hocamızın
hayallerinden biri olan, 2-5 Mayıs 2024 tarihleri arasında YMGV ile TUYAP işbirliğinde gerçekleştirilen Maden
Türkiye Fuarına yer verdik. Maden Türkiye Fuarı, 48 bin metrekare alanda, 39 farklı ülkeden 710 firma ve 22.092
ziyaretçi ile buluşarak “uluslararası etkin ve bölgesel bir güç” haline geldi.
Madencilik sektörünün, toplam ülke ekonomisinde hak ettiği yeri bulamamış olmasına karşın, ekonomik krizin geçerli
olduğu günümüzde cari açığı kapatmak açısından en önemli iş kolu olduğunu unutmamak gerekir. Madencilik,
işsizliğin artış gösterdiği ekonomik kriz döneminde emek yoğun bir sektör olması nedeni ile istihdam açısından
büyük önem taşımaktadır. Madenciliğin ekonomik önemi toplum tarafından anlaşılmış olmasına rağmen, maden
işletmeleri kaynak tüketimi, iş güvenliği ve işçi sağlığı ile çevresel sorunlar nedeniyle büyük baskılarla karşı karşıyadır.
Bu bakımdan, madencilik faaliyetlerinde uygulanacak projelerin iş güvenliği, işçi sağlığı ve çevresel etkileri
açısından bilimsel, çağdaş ve uygulanabilir olması büyük önem arz etmektedir.
Saygılarımızla,
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı
Yönetim Kurulu
Temmuz 2024
İÇİNDEKİLER
NİSAN, MAYIS, HAZİRAN 2024 | SAYI 91 | YAYIN TÜRÜ: YAYGIN SÜRELİ | ISSN 2980-3667
YMGV ADINA İMTİYAZ SAHİBİ
Ali Emiroğlu
YMGV YÖNETİM KURULU
Mehmet Ali Türkoğlu
Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Emiroğlu
Başkan Yardımcısı
İbrahim Halil Kırşan
Başkan Yardımcısı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel
Muhasip Üye
Güldal Şeyda Çağlayan
Genel Sekreter
Prof. Dr. Fatma Arslan
Üye
Mehmet Yılmaz
Üye
Hasan Yücel
Üye
A. Emre Kayışoğlu
Üye
YEDEK YÖNETİM KURULU
ÜYELERİ
Prof. Dr. Gündüz Ökten
Nursun Şirvancı
Mustafa Aksoy
Prof. Dr. Erdoğan Yüzer
Danışma Kurulu Başkanı
DENETİM KURULU
Mustafa Sönmez
Antony Caouki
M.Oğuz Güner
KURUCULAR
Özer Altay (Vefat)
Yavuz Aytekin (Vefat)
Turgut Bayraktar (Vefat)
Cemal Birön (Vefat)
Nizamettin Çoban
Zeki Doğan (Vefat)
Hayrettin Elmas
Namık Esmer (Vefat)
Yavuz Fındıkgil (Vefat)
Yüceer Göver
H. Nijat Gürsoy (Vefat)
İsmet Kasapoğlu
Güven Önal (Vefat)
Cahit Özden (Vefat)
Attila Yalçın (Vefat)
Prof. Dr. Erdoğan Yüzer
TÜZEL KİŞİ MÜTEVELLİLER
• Alser Madencilik A.Ş.
• Altın Madencileri Derneği
• Ant Group A.Ş.
• Bilfer Madencilik A.Ş.
• Ciner Grubu
• Dedeman Madencilik A.Ş.
• Ersel Ağır Makine A.Ş.
• Eti Bakır A.Ş.
• Eti Maden
• İbrice Madencilik A.Ş.
• İmbat Madencilik A.Ş.
• İstanbul Maden İhr. Birliği
• İTÜ Maden Fakültesi
• Jeofizik Mühendisleri Odası
• Krom Üreticileri Derneği
• Maden Mühendisleri Odası
• Maden Sanayii İşverenleri
Sendikası
• Maden ve Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü
• Maden Tetkik ve Arama Genel
Müdürlüğü
• Türkiye Kömür İşletmeleri
Kurumu
• Türkiye Kömür Üreticileri
Derneği
• Türkiye Madenciler Derneği
• Tüm Mermer Doğaltaş ve
Makine Üreticileri Birliği
• Türkiye Taş Kömürü Kurumu
• YMGV Trakya Komitesi
GERÇEK KİŞİ MÜTEVELLİLER
A. Ekrem Yüce
A. Emre Kayışoğlu
Ali Emiroğlu
Ali Erguvanlı
Alp Gürkan
Antony Caouki
Atılgan Sökmen
Bülent Tüfekçioğlu
Caner Zanbak
Cemil Ökten
Dündar Ergunalp
Erdemir Karakaş
Erdoğan Yüzer
Faruk Çalapkulu
Fatma Arslan
Güldal Şeyda Çağlayan
Gülhan Özbayoğlu
Günaydın Yirmibeşoğlu
Gündüz Ökten
H. Semih Demircan
Hasan Yücel
Hayrettin Çaycı
Hayrettin Elmas
İbrahim Halil Kırşan
İsmet Kasapoğlu
İsmet Sivrioğlu
Lütfi Çallı
M.Oğuz Güner
Mehmet Ali Türkoğlu
Mehmet Tombul
Mehmet Yılmaz
Melih Turhan
Metin Balıbey
Mevlüt Kaya
Murat Turan
Mustafa Aksoy
Mustafa Aktaş
Mustafa Sever
Mustafa Sönmez
Mustafa Topaloğlu
Nizamettin Çoban
Nursun Şirvancı
Oktar Kızılsencer
Remzi Karagüzel
Rıfat Kont
Sabri Karahan
Sadrettin Alpan
Selahattin Çimen
Suat Sarısoy
Süha Nizamoğlu
Sümeyra Eşgün
Tolga Yalçın
Umut Rallas
Yüceer Göver
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Lütfi Çallı
YAYIN KURULU BAŞKANI
Prof. Dr. Gündüz Ökten
YAYIN KURULU ÜYELERİ
Prof. Dr. Fatma Arslan
Prof. Dr. Remzi Karagüzel
Dr. Ali Vedat Oygür
Nursun Şirvancı
Prof. Dr. Yüksel Örgün Tutay
EDİTÖR
Ümit Dertli
REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER
SORUMLUSU
Gülseren Koçer
gulseren@ymgv.org.tr
k.gulseren@gmail.com
Tel: 0 530 227 66 35
GRAFİK TASARIM
Zeyneb Öztürk
zeyneb.ozturk@hotmail.com
YÖNETİM YERİ
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı
Cumhuriyet Cad.No.179/5,
Daire: 9 Harbiye -İstanbul
Tel: 0 212.246 20 81
Fax: 0 212.247 51 11
e-posta: ymgv@ymgv.org.tr
web: www.ymgv.org.tr
BASKI-CİLT
Everest Basım Matbaa San.ve
Tic. Ltd. Şti.
Maltepe Mah. Litros Yolu Sokak
2. Matbaacılar Sitesi 5.Kat F Blok
No:3 NF7 Zeytinburnu/İstanbul
info@everestbasim.com
Sektörmaden dergisi Yurt Madenciliğini
Geliştirme Vakfı tarafından
5680 sayılı Basın Kanunun
9/2 maddesi gereğince İstanbul
Valiliğine beyanname verilerek
aynı kanunun 9. maddesine
göre tanzim edilen 04.04.2003
tarihli izinle ulusal gayri siyasi ve
yaygın süreli türünde 3 ayda bir
yayınlanmaktadır. Sektörmaden
dergisi abonelerine dağıtılmaktadır.
Dergiye gönderilen yazılar
ve fotoğraflar geri iade edilmez.
Yayınlanması ise yayımcının kararına
bağlıdır. Yayınlanan yazı ve
fotoğrafların sorumluluğu yazarına
aittir. Kaynak gösterilerek alıntı
yapılabilir. ymgv.org.tr
6
YMGV’den haberler
Yeni yönetim belirlendi
14
Maden Türkiye 2024
Avrasya’nın en
kapsamlı fuarı
Güven Önal’ın öngörüsü
gerçek oldu
26
Katılımcıların fuar
izlenimleri
REKLAM INDEX
32
Makale
Türkiye Madencilik Şûraları
Prof. Dr. Yüksel Örgün
Dr. A. Vedat Oygür
36
Prof. Dr. Güven Önal
anısına
54
Kadın Madenciler
Sevil Yalçın
Öksüt Madencilik
Ön Kapak İçi
Eti̇ Bakır A.Ş.
Arka Kapak İçi
Traxys Europe S.A.
Arka Kapak
Ersel Ağır Makine A. Ş 1
Merta Maden Mak. Ltd. Şti. 2
Aydin Linyit Maden A.Ş. 19
Ant Group A.Ş. 21
Maden Türkiye Fuarı 2026 25
Kiremitçiler Mad. Ltd. Şti. 30
Turbo Makine Ltd. Şti. 31
Bilfer Madencilik ve Turizm A.Ş. 35
58
Türkiye’den haberler
58
66
Sorumlu Altın
Madenciliği
Konferansı yapıldı
IPMS 2024
Zonguldak’ta
yapıldı
68
Dünyadan haberler
Temiz enerji talebi kritik
minerallerin değerini
yükseltiyor
76
Teknolojiṅiṅ niṁetleri
Madencilik “akıllanıyor”
Remas Redüktör ve Makina San. A.Ş. 57
Argetest Cevher Zenginleştirme 61
Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. 63
Çolakoğlu Müh. Mak. San. Ltd. Şti. 65
Dama Müh Proje ve Mad. San.Tic. A.Ş. 71
Metal Form Endüstri ve Tic. Ltd. Şti. 75
Zenit Madencilik San. ve Tic. A.Ş. 83
İstanbul Maden İhracatçılar Birliği 85
Tümad Mad. San. ve Tic. A.Ş. 86
MTM Makina Tic. Ltd. Şti. 87
Tüprag Metal Maden San. Tic. A.Ş. 88
MÜTEVELLİ HEYET TOPLANDI
VAKIF’TAN HABERLER
Mütevelli
Heyeti
toplandı
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın 79. Mütevelliler
Toplantısı 11 Mayıs 2024 günü İstanbul’da yapıldı.
Vakıf Başkan vekili M. Ali Türkoğlu’nun açılış
konuşmasının ardından Prof. Dr. Erdoğan Yüzer 31
Mart tarihinde aramızdan ayrılan Yönetim Kurulu
Başkanı Prof. Dr. Güven Önal anısına yaptığı konuşmada,
kuruluşundan bu yana Vakıf ve Türk madenciliği
için yaptığı çalışmaları anlattı.
Toplantıda, Vakfın 2023 yılı faaliyetleri hakkında bilgi
sunumu İbrahim Halil Kırşan tarafından yapıldı.
Kırşan, bu dönemde yapılan toplantılar, kongre ve
teknik inceleme gezileri, öğrencilere verilen burslar,
tanıtım ve lobi faaliyetleri kapsamında yapılan
politikacı ve bürokrat ziyaretleri, madenciliğin tanıtımı
faaliyetleri kapsamında gerçekleşen televizyon
programları, çevrim içi eğitim seminerleri, yayınlar ve
diğer etkinlikler hakkında bilgiler verdi. Aynı döneme
ilişkin mali bilanço Prof. Dr. Remzi Karagüzel, denetçi
raporu da Günaydın Yirmibeşoğlu tarafından
mütevellilere sunuldu ve oy birliği ile onaylandı.
Toplantıda, Mütevelli Heyet üyeliği için aday gösterilen
Prof. Dr. Gündüz Ökten, Prof. Dr. Fatma Arslan,
Emre Kayışoğlu ve Umut Rallas ile tüzel kişi olarak
Dedeman Madencilik A.Ş.’nin üyelikleri ayrı ayrı oylanarak
kabul edildi.
6 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 7
VAKIF’TAN HABERLER
VAKIF’TAN HABERLER
Yeni yönetim
belirlendi
Mütevelli Heyet toplantısında Vakfın yeni yönetim
kurulu da seçildi. Başkan dışında sekiz üyeden oluşan
yönetim kurulunda bir önceki kurulda da yer alan M.
Ali Türkoğlu, İbrahim Halil Kırşan, Prof. Dr. Remzi
Karagüzel, Mehmet Yılmaz, Hasan Yücel ve Güldal
Şeyda Çağlayan’ın yanı sıra Ali Emiroğlu, Prof. Dr.
Fatma Arslan ve A. Emre Kayışoğlu seçildiler. Prof.
Dr. Gündüz Ökten, Nursun Şirvancı ve Mustafa Aktaş
da yönetim kurulu yedek üyeleri oldular. Denetim
kurulu ise Mustafa Sönmez, Antony Caouki ve M.
Oğuz Güner’den oluştu.
Mütevelli Heyet toplantısının ardından, yeni seçilen
yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında toplanarak
görev dağılımı yaptılar. Buna göre, Yurt madenciliğini
Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu şöyle şekillendi:
M. Ali Türkoğlu
Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Emiroğlu
Başkan Yardımcısı
İbrahim Halil Kırşan
Başkan Yardımcısı
G. Şeyda Çağlayan
Genel Sekreter
Prof. Dr. Remzi Karagüzel
Muhasip Üye
Prof. Dr. Fatma Arslan
Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Yılmaz
Yönetim Kurulu Üyesi
Hasan Yücel
Yönetim Kurulu Üyesi
A. Emre Kayışoğlu
Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Ali Türkoğlu
Yönetim Kurulu Başkanı
İTÜ Maden Fakültesi’nden 1974 yılında mezun
olduktan sonra mesleğe Etibank’ta mühendis
olarak başlayan Mehmet Ali Türkoğlu, 1979’dan
itibaren Karadeniz Bakır İşletmeleri’nde Grup
Başkanı, Proje Tesis Daire Başkanı, Genel Müdür
Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak
çalıştı. 1999-2001 yıllarında Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığında Müsteşar yardımcılığı
ve TPAO Genel müdür vekilliği görevlerinde
bulundu. Ardından EPDK 2. Başkanlığına
getirilen Türkoğlu 2004 yılında emekliye
ayrıldı. Türk madenciliğine mühendis, yönetici
ve bürokrat olarak yaptığı hizmetlerin yanı sıra
İTÜ Vakfı ve Yurt Madenciliğini Geliştirme
Vakfı Mütevelli heyet üyesi ve YMGV Yönetim
Kurulu üyesi olarak da hizmet eden Mehmet Ali
Türkoğlu, artık YMGV Yönetim Kurulu Başkanı
olarak çalışmalarını sürdürecek.
Ali Emiroğlu
Başkan Yardımcısı
1958 doğumlu olan Ali Emiroğlu 1975 yılında girdiği İTÜ Maden Fakültesi’nden
Maden İşletme Mühendisi olarak mezun oldu. Maden mühendislik hizmetleri,
danışmanlık ve maden işletmeciliği yapan Emiroğlu, 1985 yılından itibaren
çalışmalarını yoğunlaştırdığı mermer sektöründe halen faaliyetlerini sürdürüyor.
Önceki dönem Türkiye Madenciler Derneği Başkanlığı yapan Emiroğlu, halen
TÜMMER Yönetim Kurulu Üyesi, İTÜ Maden Fakültesi Vakfı Yönetim Kurulu
Üyesi olarak da madenciliğe hizmetlerde bulunuyor.
İbrahim Halil Kırşan
Başkan Yardımcısı
1964 Batman doğumlu olan İbrahim Halil Kırşan Dokuz Eylül ve Hacettepe
Üniversiteleri’ndeki Maden Mühendisliği Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerinin
ardından TODAİE’de Kamu Yönetimi Uzmanlığı programını tamamladı. 1987
yılında MTA’da Maden Mühendisi olarak başladığı meslek hayatına Daire
Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Başkentgaz Genel
Müdürlüğü, Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı, Bakan Danışmanlığı, Kamu
Şirketlerinde Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerde bulunduktan
sonra 2016 yılında kendi isteği ile emekli olarak özel sektöre geçti. İbrahim Halil
Kırşan halen Çiftay İcra Kurulu Başkanı, TOBB Türkiye Madencilik Meclisi
Başkanı, Ulusal Maden ve Kaynak Rezerv Raporlama Komisyonu (UMREK)
Üyesi olarak görev yapıyor.
Prof. Dr. Remzi Karagüzel
Muhasip Üye
1956 yılında doğan Remzi Karagüzel, İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği
Bölümü’nde lisans, Almanya’daki Aachen Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans
ve doktora derecelerini aldı. 1990 yılında Akdeniz Üniversitesi Isparta Mühendislik
Fakültesinde Yardımcı Doçent olarak göreve başlayan Karagüzel, Süleyman
Demirel Üniversitesi (SDÜ)’nde 2000 yılında Profesör oldu. SDÜ’ de Senatör, Fen
Bilimleri Enstitüsü Müdürü, Yabancı Diller Merkezi Müdürü, Fakülte Yönetim
Kurulu Üyesi, Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu.
2006 yılında İTÜ’ye katılan Profesör Karagüzel; Mühendislik Jeolojisi-Jeoteknik,
Hidrojeoloji ve Çevre Jeolojisi bilim dallarındaki akademik çalışmalarının yanı
sıra; Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Başkanı
olarak yükseköğretim kurumlarına yönetsel anlamda da katkılarda bulundu. Prof.
Karagüzel halen; Mühendislik Jeolojisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, İTÜ
Vakfı ve Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı mütevelli heyetleri üyesi, YMGV 3.
dönem Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulu üyesi görevlerini sürdürüyor.
8 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 9
VAKIF’TAN HABERLER
VAKIF’TAN HABERLER
Güldal Şeyda Çağlayan
Genel Sekreter
İTÜ Maden Fakültesi’nde 1980 yılında lisans, 1982’de yüksek lisans eğitimini
tamamlayan Güldal Şeyda Çağlayan, 1994-2002 arasında Cevher Hazırlama
Ana Bilim Dalında doktora programına tez aşamasına kadar devam etti. Türk
Maadin Şirketi A.Ş. ve İntermetal Madencilik ve Tic. A.Ş. Şirketlerinde Genel
Müdür olarak çalışıyor. Daha önce üç dönem İMİB Yönetim Kurulu Üyeliği
yapan Çağlayan halen Uluslararası Krom Geliştirme Derneği (ICDA), Krom-Der
(Türkiye Krom Üreticileri Derneği), Türkiye Madenciler Derneği ve İTÜ Maden
Fakültesi Vakfı yönetim kurulu üyelikleri ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) 1. Grup
Meslek Komitesi Başkanlığı görevini de sürdürüyor.
Prof. Dr. Fatma Arslan
Yönetim Kurulu Üyesi
1960 yılında Bursa’da doğan Fatma Arslan, İTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi
Metalurji Mühendisliği Bölümü’nden lisans, Columbia Üniversitesi Henry
Krumb School of Mines’tan cevher hazırlama - kimyasal metalurji alanında,
yüksek lisans ve doktora derecelerini aldı. 1991 yılında İTÜ Maden Fakültesi,
Maden Mühendisliği, Cevher ve Kömür Hazırlama Anabilim Dalında Yardımcı
Doçent olarak göreve başlayan Fatma Arslan halen İTÜ Maden Fakültesi, Cevher
Hazırlama Mühendisliği Bölümü’nde Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır. 2012-
2016 yılları arasında İTÜ Maden Fakültesi’nin ilk kadın dekanı olarak görev yapan
Fatma Arslan üniversitede yürüttüğü idari ve bilimsel çalışmaların yanı sıra İTÜ
Maden Fakültesi Vakfı Başkanı, YMGV Mütevelli Heyet ve Danışma Kurulu
Üyeliği ve İTÜ Vakfı Mütevelli Heyeti Üyeliği görevlerinde de bulundu.
Mehmet Yılmaz
Yönetim Kurulu Üyesi
1964 doğumlu olan Mehmet Yılmaz, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden
mezun olduktan sonra 1987 yılında TÜPRAG Metal Madencilik A.Ş.’de arazi
jeoloğu olarak başladığı meslek yaşamında kıdemli jeolog, kamu ve halkla ilişkiler
müdürü, şirket direktörlüğü gibi birçok görevde çalıştı. Güney Afrika, Brezilya,
Meksika, Amerika ve Kanada’da eğitim ve çalışma amaçlı olarak bulunan Yılmaz,
halen TÜPRAG Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Türkiye’deki
madencilik sektörünün çatı örgütlenmesi olan “Maden Platformu”nun sözcülük
görevini sürdüren Yılmaz, aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)
“Türkiye-Kanada İş Konseyi” Başkanlığı ve Türkiye Madenciler Derneği
Başkanlığını da yürütüyor.
Hasan Yücel
Yönetim Kurulu Üyesi
Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü’nde lisans ve yüksek
lisans eğitimlerini tamamlayan Hasan Yücel, 1998’den itibaren Divriği Hekimhan
Maden İşletmeleri ve TDÇİ’de üretim ve maden mühendisi olarak çalıştıktan
sonra MİGEM’de şube müdürü olarak görev yaptı. 2011 yılında Genel Müdür
Yardımcısı olarak göreve başladığı TÜMAD Madencilik A.Ş.’de halen Genel
Müdür olarak çalışıyor. Yücel, halen Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu
Başkanlığını da yürütüyor.
A. Emre Kayışoğlu
Yönetim Kurulu Üyesi
“İnsanı Maden
Yaşatır”
1981 doğumlu olan Emre Kayışoğlu, 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümünü bitirdikten sonra 2005 yılında
otomotiv sektöründe üretim mühendisi olarak meslek yaşamına başladı. Kayışoğlu,
2006 yılından itibaren Eti Alüminyum’da satış ve pazarlama alanında çeşitli
görevlerde çalıştı. 2017-2023 yılları arasında Eti Bakır’da, 2020-2023 yılları
arasında ise ICoNiChem Widnes’da Genel Müdür olarak görev aldı. Kayışoğlu
halen, Esan’da CEO’luk görevini sürdürüyor.
Ergani’deki Bakır Madeni Tesislerine Atatürk’ü taşıyan özel trende, henüz
ilkokul öğrencisi olan bir çocuk da vardı. Madenle ilk defa bu seyahatte
tanışan o çocuk büyüyecek, savaş koşullarında İngiltere’ye, üniversite
öğretimine giderek maden yüksek mühendisi olacak, daha sonra 18 yıl
boyunca MTA Genel Direktörlüğü yapacaktı.
Ülkemizdeki pek çok maden yatağının keşfedilmesinden, azgelişmiş ülkelerde maden arama projelerine kadar pek çok başarıya
imza atacaktı. Uçakla maden arama çalışmalarını başlatacak; Muğla’da krom, Uludağ’da volfram yatakları keşfedecek;
pek çok üniversitede maden fakültesi kurulmasını sağlayacak; geri kalmış ve gelişmekte olan 47 ülkenin kalkınması için
Birleşmiş Milletler bünyesinde onlarca projeyi hayata geçirecekti. O çocuk, bugün maden bilimcilerin duayeni olarak anılan
Sadrettin Alpan’dı.
Kitabı Vakıf merkezinden temin edebilirsiniz: 0212 246 20 81 | ymgv@ymgv.org.tr
10 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
VAKIF’TAN HABERLER
Danışma Kurulu
Prof. Dr. Güven Önal
anısına toplandı
‘‘İsmi Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı ile özdeşleşmiş Güven Hoca tüm hayatını Türk madenciliğine
adamıştı. Onun sonsuzluğa göçmesi hem vakfımız hem Türk madencilik dünyası için büyük bir kayıp.”
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın 74. Danışma
Kurulu Toplantısı 20 Nisan 2024 tarihinde çevrimiçi
olarak yapıldı. Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr.
Erdoğan Yüzer toplantının açılış konuşmasında merhum
Prof. Dr. Güven Önal’ı anarak, bu toplantının gündemini
vefatından önce Prof. Dr. Güven Önal ile birlikte
hazırladıklarını söyledikten sonra “Fakat maalesef
kendisi artık aramızda değil. İsmi Yurt Madenciliğini
Geliştirme Vakfı ile özdeşleşmiş Güven Hoca tüm
hayatını Türk madenciliğine adamıştı. Onun sonsuzluğa
göçmesi hem vakfımız hem Türk madencilik dünyası
için büyük bir kayıp” dedi. Yüzer, bu toplantıyı Prof.
Dr. Güven Önal’ın anısına adadıklarını, onunla ilgili
duygu, düşünce ve hatıraları paylaşmaya ayıracaklarını
söyleyerek daha önce belirlenen gündem uyarınca
hazırlanan sunumların bir sonraki toplantıda ele
alınacağını ifade etti. Ardından başta büyük önder
Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm maden
şehitlerimiz ve Prof. Dr. Güven Önal anısına saygı
duruşu yapıldı.
Toplantının başında kurula yeni katılan Esin Şişman
(Yılmaden Holding) ve Merve Harzadın (MHS
Madencilik) üyelere takdim edildiler. Ardından, Prof.
Dr. Remzi Karagüzel, Güven Hoca’nın yaşamını kısaca
özetledikten sonra Vakfın 2023 yılı faaliyetleri hakkında
kurula bilgi verdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ali
Türkoğlu da 2-5 Mayıs tarihleri arasında yapılan Maden
Türkiye 2024 Fuarı hakkında üyeleri bilgilendirdi.
Fuar kapsamında Güven Önal anısına yapılacak açık
oturumlar hakkında bilgi veren Türkoğlu, ayrıca
fuar alanında Prof. Güven Önal için bir anı köşesi de
oluşturulacağını söyledi.
Toplantıda Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, Vakfın
hazırlamakta olduğu Madencilik El Kitabı’nın Güven
Önal’ın anısına ithafen basılması fikrini dile getirdi.
Başkan Türkoğlu da bu konuyu Yönetim Kurulunun
gündemine getireceğini söyledi. Toplantının sonraki
bölümünde üyeler Güven Önal ile ilgili duygu, düşünce
ve anılarını paylaştılar. Güven Önal’ın oğlu Erdem
Önal da babasıyla ilgili duygularını aktardıktan sonra
ailesi olarak onun adına Vakıf aracılığı ile burs vermek
istediklerini ifade etti.
Geçmişten geleceğe
YMGV
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, 14 Şubat 1986
tarihinde, merhum Güven Önal, merhum Özer Altay,
merhum Yavuz Aytekin, merhum Turgut Cengiz Bayraktar,
merhum Cemal Birön, merhum Mustafa Zeki
Doğan, merhum Namık Esmer, merhum Yavuz Fındıkgil,
merhum H. Nijat Gürsoy, merhum İzzet Cahit
Özden merhum Attila Yalçın, Nizamettin Çoban,
Hayrettin Elmas, Abdullah Yüceer Göver, Erdoğan
Yüzer ve İsmet Kasapoğlu tarafından İstanbul’da kuruldu.
Temel hedefi Türkiye’nin madencilik sektörünü
geliştirmek ve yeraltı kaynaklarının ülke ekonomisine
kazandırılmasını sağlamak olan Vakıf, aradan geçen 40
yıla yakın zaman sürecinde bu amaç doğrultusunda sayısız
faaliyette bulundu. Kongre, sempozyum, çalıştay
gibi çok sayıda bilimsel toplantılar düzenledi, meslek içi
eğitim seminerleri ve teknik geziler gibi sektör çalışanlarının
yetkinliğini artırmaya yönelik çalışmalar yaptı,
ülke madenciliğini ilgilendiren konularda yayınlar çıkardı,
raporlar hazırladı, bilimsel ve teknik araştırmaları
destekledi, madencilik eğitimi gören öğrencilere burslar
sağladı, madencilikle ilgili eğitim kuruluşlarına katkıda
bulundu. Ayrıca sektörün sorunlarının çözümü ve önünün
açılması için kamu makamları nezdinde çalışmalar
yürüttü, tüm sektör bileşenlerini bir araya getirerek
Madencilik Şuraları düzenledi, madenciliği halka doğru
anlatmak için basın-yayın ve tanıtım çalışmaları yaptı,
Maden Türkiye Fuarı’na öncülük etti ve alanında dünyanın
en önemli fuarlarından biri haline getirdi. Vakfın
yeni seçilen Yönetim Kurulu bu çalışmaları sürdürecek,
üzerine yenilerini ekleyecek ve bu mirası daha da ileri
taşıyacaktır.
12 | SEKTÖRMADEN 2024 TEMMUZ NİSAN, MAYIS, AĞUSTOS HAZİRAN EYLÜL
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 13
MÜTEVELLİ HEYET TOPLANDI
MÜTEVELLİ HEYET TOPLANDI
Güven Önal’ın öngörüsü
gerçek oldu
Maden
Türkiye 2024
Avrasya’nın en
kapsamlı fuarı
Yurt Madenciliğini Geliştirme
Vakfının Tüyap iş birliği
ile düzenlediği “Maden
Türkiye 2024 11. Uluslararası
Madencilik, Tünel İnşa,
Makine Ekipmanları ve İş
Makineleri Fuarı”, 2-5 Mayıs
2024 tarihlerinde Tüyap
Fuar ve Kongre Merkezinde
gerçekleştirildi.
14 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 15
VAKIF’TAN HABERLER
VAKIF’TAN HABERLER
Açılışa katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı
Abdullah Tancan konuşmasına Maden Türkiye Fuarının
bugünkü durumuna gelmesinde büyük emeği olan merhum
Prof. Dr. Güven Önal’ı anarak başladı. Tancan, fuarın her yıl
büyüyen, gerek yerli gerekse yabancı yatırımcı ve ziyaretçi
sayısının hızla arttığı bir fuar haline geldiğini belirterek
‘’Burada yerli üreticilerimizin, maden faaliyetlerinde kullanılan
birçok ekipmanı, makineyi üretip Avrupa’ya ve dünyanın birçok
ülkesine ihraç etmekte olduklarını da hep birlikte gördük. Biz de
bu başarıları daha da ileriye taşımaları için kendilerine her türlü
desteği vereceğiz,’’ şeklinde konuştu.
Açılışta konuşan Tüyap Fuarcılık Genel
Müdürü İlhan Ersözlü, Maden Türkiye Fuarının
Avrupa’nın en büyük fuarı haline geldiğini
belirterek “9 salonda 50 bin metrekarede
700’ün üzerinde katılımcısıyla fuar, Türk
maden sektörünün ne kadar önemli olduğunu
da ön plana çıkardı,” dedi.
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi
Hasan Yücel de açılış konuşmasında, merhum Prof. Dr. Güven
Önal’ı anarak onun Türkiye’nin maden potansiyelinin layıkıyla
değerlendirilmesi konusundaki ısrarını hatırlattı. Fuarın da
Hoca’nın bu ısrarının bir ürünü olduğunu belirten Yücel,
madenciliğimizin kaydettiği bu gelişmeyi daha da ilerilere
taşımak gerektiğini söyledi. Yücel, “Bu tür organizasyonlar
sektörün, kamu idaresinin ve toplumun farkındalığını artırıyor.
Türkiye, iyi bir bilinç dönüşümü ve planlama ile cari açığının
yüzde 70-80’nini madencilikle kapatabilir. Bizim gelecek
kuşaklarımıza bırakacağımız en büyük miras aslında yeraltı
kaynaklarımızı bu bilinçle değere dönüştürmektir,”
16 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 17
VAKIF’TAN HABERLER
Fuar “uluslararası etkin ve bölgesel bir güç” oldu
Maden Türkiye Fuarı’nın bir fikir olarak ortaya çıkışından
bu günlere gelmesinde sarf ettiği çabalarla en büyük
pay sahibi olan Vakfın merhum başkanı Prof. Dr. Güven
Önal, bundan tam 20 yıl önce yapılan ilk fuar sırasında
Sektörmaden dergisine verdiği demeçte, Türk madencilik
sektörüne olan güvenini ortaya koymuş, adeta bu
günleri öngörmüştü. Önal, “Sektörü bir fuarda bir araya
getirmek ve birikimlerini paylaşmak sektörün gelişimine
de katkı sağlayacak. Maden Türkiye Fuarı uluslararası
etkin ve bölgesel bir güç yaratacak.” şeklinde
konuşmuştu.
İlk fuardan 20 yıl sonra yapılan Maden Türkiye 2024
Fuarı, adeta Güven Hoca’nın bu öngörüsünü doğrularcasına,
48 bin metrekare alanda 710 firma ile 22.092
ziyaretçiyi ağırladı. Madencilik sektöründeki güncel
gelişmeleri takip etmek isteyenler için vazgeçilmez bir
platform olan fuarda ziyaretçiler delici makine ve ekipmanlardan
kesme-yükleme-taşıma makine ve ekipmanlarına,
jeolojik etüt ekipmanlarından sondaj makine ve
ekipmanlarına, öğütme, kırma-eleme-ayıklama makine
ve ekipmanlarından kimyasal zenginleştirme malzeme
ve ekipmanlarına, iş sağlığı ve güvenliği ekipmanlarından
jeneratörler, elektrik motorları, transformatörlere
kadar maden dünyasına ait her şeyi tek çatı altında bulabilmenin
avantajını yaşadılar.
Maden Türkiye Fuarını ziyaret eden profesyonellerin
yüzde 25’i Avrupa, yüzde 25’i Asya ve Okyanusya,
yüzde 23’ü Afrika, yüzde 11’i Orta Doğu, yüzde 9’u
Balkanlar ve yüzde 7’si de Kuzey ve Güney Amerika
ülkelerinden geldiler. Çok geniş bir coğrafyaya yayılmış
büyük bir ticaret hacmine sahip olan fuarda, toplam 85
ülkeden alıcılar ürün ve hizmetleri tek çatı altında inceleme
fırsatı buldular.
18 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
VAKIF’TAN HABERLER
BULMACA
Güven Önal anısına açık oturumlar
Fuar kapsamında, 3 Mayıs günü merhum Prof. Dr. Güven
Önal anısına iki de açık oturum gerçekleştirildi.
Bugün tüm dünyada madencilik denince ilk akla gelen
iki önemli başlık olan “Kritik Mineraller” ve “Sürdürülebilir
Madencilik” konulu açık oturumlar izleyiciler
tarafından ilgiyle takip edildi.
Kritik Mineraller
Kritik Mineraller başlıklı oturumun moderatörü Caner
Zanbak sunuş konuşmasında, dünya jeopolitiğinde madenlerin
çok önemli bir yeri olduğunu vurgulayarak bazı
hammaddeler için dünya arenasında adeta bir soğuk
savaş yürütüldüğünü söyledi. Çoğu kişinin adını bile
duymadığı bazı hammaddelerin kullanım alanları dolayısıyla
ekonomik, endüstriyel ve hatta askeri açıdan kritik
önemde olduğunu belirten Zanbak, bu nedenle pek
çok ülkenin kendileri için kritik mineralleri tespit ettiğini
ve bunların arz güvenliğini sağlamak üzere adımlar
attıklarını ifade etti. Açık oturumda, Türkiye için kritik
minerallerin neler olduğu ve bu konuda neler yapılması
gerektiği ele alındı. Oturumda Prof. Dr. Ekrem Yüce
“Dünya’da Hammadde Üretimi ve Tedarikinde Kritiklik/Stratejiklik
- Türkiye’de Mevcut Durum”, Sait Uysal
“Kritik/Stratejik Mineraller”, Leman Çetiner “Kritik ve
Stratejik Hammaddeler” ve Hüseyin Çaldırak “Madenden
Nihai Ürüne Arge ve Teknoloji Geliştirme” başlıklı
sunumlarında konuyu tüm yönleriyle ele aldılar.
Sürdürülebilir Madencilik
Sürdürülebilir Madencilik konulu ikinci açık oturumda
ise son yıllarda sadece madencilik için değil tüm endüstriler
için çok önemli bir başlık haline gelen sürdürülebilirlik
konusu ele alındı. Maden aramadan ömrünü
tamamlayan maden sahalarının rehabilitasyonuna kadar
madenciliğin tüm süreçlerini kapsayan, entegre bir yaklaşım
olan sürdürülebilir madencilik konusunun özellikle
çevresel yönünün ele alındığı açık oturumun moderatörlüğünü
Jale Şakıyan Ateş yaptı. Oturumda, Prof. Dr.
Zafer Ayaş “Biyoçeşitlilik Etki Değerlendirme”, Prof.
Dr. Güven Güllü “İklim Kriziyle Mücadelede Madencilik
Sektörünün Yeri, Önemi ve Sorumlulukları”, Prof.
Dr. Hasan Yazıcıgil “Sürdürülebilir Madencilik için Su
Yönetimi” ve Bilge Küçükaytan “Tümad Sorumlu ve
Sürdürülebilir Madencilik Uygulamaları” başlıklı sunumlarını
gerçekleştirdiler.
2023 Madencilik Ödülleri
sahiplerini bulacak
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, madenciliğimizin geliştirilmesine yönelik
bilimsel araştırma, tez ve yayın yapan, üstün hizmetleriyle madenciliğimizi
ve Vakfı destekleyen kişi ve kuruluşlar ile maden üretimi için önemli yatırım
yapan, üretim aşamasında teknolojik yenilik getiren, ürün niteliğini arttıran,
iş sağlığı ve güvenliği ile çevre korumaya yönelik önlemler alan şirketlere
1996 yılından bu yana iki yılda bir ödüller veriyor. Bilim, Tez, Teşvik, Hizmet,
Üretim, Çevre Koruma, İş Sağlığı ve Güvenliği, Halkla İlişkiler ve Sosyal
Sorumluluk, Sürdürülebilir Madencilik ve Basın kategorilerinde verilecek
2023 Madencilik Ödülleri 23 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da yapılacak
törenle sahiplerine takdim edilecek.
20 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 TEMMUZ AĞUSTOS EYLÜL | 21
MÜTEVELLİ HEYET TOPLANDI
VAKIF’TAN HABERLER
Maden Türkiye Fuarı
2004–2024 tarihsel
gelişimi
Nursun Şirvancı
Sektörmaden Yayın Kurulu Üyesi
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı (YMGV) Kurucu
Üyesi ve merhum Başkanı Prof. Dr. Güven Önal
öncülüğünde 2004 yılında ilk tohumları atılan Maden
Türkiye Fuarı, 2024 yılında 20. yaşına hüzün, gurur ve
mutluluk duyguları ile girdi. “Artık Türkiye’nin uluslararası
bir Maden Fuarı var” diyerek 2004 yılında bir ilke
imza atan YMGV, madenlerin işletilmesi için toplumu
harekete geçirmek amacıyla canla başla çalışarak, tüm
güçlüklere göğüs gererek, kararlılıkla Maden Türkiye
Fuarı’nın layık olduğu noktaya gelmesi için en büyük
katkıyı sağladı.
2024’te de madencilik sektöründe ulusal ve uluslararası
lider firmaların üretim potansiyellerini sergiledikleri ya
da madencilik özelinde hizmetlerini tanıttıkları bu bilim,
inovasyon ve ticaret platformu, tüm paydaşlar için
büyük fırsatlar sunmaya devam etti.
2004-2024 arasında gerçekleşen Maden Türkiye Fuarı, 20
yıl boyunca, 39 ülkeden toplam 4.173 katılımcı ile 85 ülkeden
96.075 yerli ve 7.615 yabancı olmak üzere toplamda
103.690 profesyonel ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Bu
süreçte fuara katılan firma ve firma temsilcileri tarafından
kullanılan sergi alanı toplamı 183.262 m 2 , katılımcı başına
ortalama fuar alanı kullanımı da 44 m 2 oldu.
Özellikle pandemi sonrası düzenlenen Maden Türkiye Fuarı
2022’de yakalanan katılımcı (firma, firma temsilcisi)
ve ziyaretçi (toplam profesyonel ziyaretçi) sayılarındaki
artış, 2024’te de hızını kesmeden devam etti. Aşağıdaki
grafikten de görüldüğü üzere, Maden Türkiye Fuarı katılımcı
sayısı 2004’te 187 iken 20 yıl sonra 2024’e geldiğimizde
%280 artarak 710’a ulaştı. Aynı şekilde, ziyaretçi
sayısı da ilk günden bu güne 20 yıl içinde yaklaşık 10 kat
artarak 2.204’ten 22.092’ye ulaştı.
Maden Türkiye Fuarı’nı ziyaret
eden profesyonel ziyaretçilerin
dağılımına bakıldığında, 2004’de
%1 olan yabancı ziyaretçi oranı
2024’de %7,3’lere yükseldi. Aşağıdaki
grafikte de görüldüğü üzere
yabancı ziyaretçi sayısı 2014 yılında
yakaladığı artışı koruyamamış
olsa da 2018’den sonra yeniden artış
trendine girdi. 2024 yılında 20.478’i
yerli ve 1.614’ü yabancı olmak üzere
toplam ziyaretçi sayısı 22.092
olarak gerçekleşti. Fuarı en fazla
ziyaret eden ülkelerin başında İran,
Rusya, Almanya, Çin, Birleşik Krallık,
Azerbaycan, Kazakistan, Kongo,
Bulgaristan, Özbekistan yer aldı.
2004’te 12 ülkeden ziyaretçi kabul
eden fuar 2024 yılında ziyaretçi ülke
sayısını 7 kat arttırarak 85 ayrı ülkeden
ziyaretçi kabul etti.
2004 yılında Maden Türkiye Fuarına
katılan 187 firma ve firma temsilcisi
2.282 m 2 fuar alanı kullanırken
katılımcı başına ortalama alan
kullanımı 12,2 m 2 idi. Fuar alanı
ve katılımcı başına fuar kullanım
alanının 20 yıl içindeki değişimini
gösteren aşağıdaki grafikte görüleceği
gibi, 2008 sonrası fuar alanı
kullanımı artış trendine girmiştir.
Maden Türkiye Fuarının 20. yılında
katılımcı sayısı 3,8 kat artarak
710’a çıkarken, fuar alanı kullanımı
21 kat artarak 48.000 m 2 ’ye çıktı,
katılımcı başına ortalama alan kullanımı
da 67,6 m 2 olarak gerçekleşti.
Ziyaretçi Sayısı
Katılımcı Sayısı
2004- 2024 Arası Maden Türkiye Fuarı Katılımcı ve Ziyaretçi
Sayıları ve Trenleri
Katılımcı Sayısı
1200
1100
1000
900
800
700
600
500
400
300
200
100
2.204
3.794 3.852
5.329
187 218 268 176
6.394
316
9.371 9.472
412 392
11.082
447
11.488
409
18.612
2004 2006 2008 2010 2012 2014 2016 2018 2021 2022 2024
Katılımcı (Firma ve Firma Temsilcisi) Sayısı
Üstel ( Katılımcı (Firma ve Firma Temsilcisi) Sayısı)
638
Toplam Profesyonel Ziyaretçi Sayısı
22.092
710
Üstel (Toplam Profesyonel Ziyaretçi Sayısı)
2004- 2024 Arası Maden Türkiye Fuarı Yerli, Yabancı ve Toplam
Ziyaretçi Sayıları
24.000
22.000
20.000
18.000
16.000
14.000
12.000
10.000
2004- 2024 Arası Maden Türkiye Fuar Alanı (1000 x m 2 ) ve
Fuar Alanı Kullanımı (m 2 /katılımcı)
1200
1100
1000
900
800
700
600
500
400
300
200
100
8.000
6.000
4.000
2.000
0
12,20 12,54 12,50
2,3
2.204
13
2.191
2,7
3.794 3.852
193 206
3.601 3.646
3,4
26,24
4,6
187 218 268 176
5.329
277
5.052
27,27
8,6
28,81
11,9
30,23
11,9
55,79
24,9
25,0
61,12
62,70
40,0
67,61
48,0
316 412 392 447 409 638 710
2004 2006 2008 2010 2012 2014 2016 2018 2021 2022 2024
Katılımcı (Firma ve Firma Temsilcisi) Sayısı
6.394
327
6.067
9.371 9.472
1.291
563
8.080 8.909
Toplam Fuar Alanı
(1000 x m2 )
11.082
11.488
760 1.026
10.322 10.462
18.612
17.267
Fuar Alanı Kullanımı
(m2/katılımcı)
22.092
2004 2006 2008 2010 2012 2014 2016 2018 2021 2022 2024
Toplam Ziyaretçi Sayısı Yerli Ziyaretçi Sayısı Yabancı Ziyaretçi Sayısı
Büyük başarılara ve memnuniyet oranına imza atan 2024 Maden Türkiye Fuarı’nda yapılan ankete yanıt veren
firma ve firma temsilcilerinin yüzde 93’ü, 6-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Maden
Türkiye Fuar’ına tekrar katılacaklarını belirttiler. Öyle görünüyor ki, Maden Türkiye Fuarı gelecekte de kendi
rekorlarını kırmaya devam edecek.
1.345
1.614
20.478
24.000
22.000
20.000
18.000
16.000
14.000
12.000
10.000
8.000
6.000
4.000
2.000
0
26.000
24.000
22.000
20.000
18.000
16.000
14.000
12.000
10.000
8.000
6.000
4.000
2.000
0
80,0
70,0
60,0
50,0
40,0
30,0
20,0
10,0
0,0
Toplam Ziyaretçi Sayısı
Toplam Ziyaretçi Sayısı
Fuar Alanı (1000x m2) &
Fuar Alanı Kullanımı (m2/katılımcı)
22 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 23
VAKIF’TAN HABERLER
Güven Önal ve
TÜYAP
2003 yılında Güven Hoca’nın hayalleriyle TÜYAP‘ın fuarcılık alanındaki
engin tecrübesi birleşerek Maden Türkiye Fuarı’nı yarattı. Madencilik
sektörünün duayeni, dünyaca tanınan hocamızın desteği, sektörü yakinen
tanıması ve bitmez tükenmez enerjisi ile hep yanımızda oldu ve ileri
gitmemize büyük katkı sağladı.
Fuarın ulusal ve uluslararası
platformlarda saygın bir
konuma ulaşmasında, Güven
Önal’ın liderliği, rehberliği
ve engin bilgisi yadsınamaz
bir gerçektir. Onun azmi
ve çalışkanlığı, sadece
madencilik sektörüne değil,
aynı zamanda iş dünyasına
ve akademik çevrelere de
ilham kaynağı olmuştur.
Geçmişe dayalı dostluğumuz, ağabeyliği ve hocalığı beraberinde
güç birliğimiz sayesinde Avrasya coğrafyasının en etkili ve kapsamlı
fuarlarından birini gerçekleştirdik. Başladığı her işte hep daha büyüğünü
ve daha iyisini hedef kabul eden hocamızla TÜYAP’ın çalışma tarzı her
zaman paralel oldu. Bundan sonra da bu ilkelerle fuarın gelişimine katkı
sağlayacağız. Güven Önal, duruşu ve hayata bakışıyla her zaman yanımızda
olacak ve bize ışık tutacak.
Bu işbirliğinin ve dostluğun gelişimine zemin hazırlayan TÜYAP Yönetim
Kurulu Başkanı Bülent Ünal, fuarın ve sektörün gelişmesine Güven Hoca
ile çalışmaktan her zaman şeref duyan ve ondan feyz alan TÜYAP Genel
Müdür Yardımcısı Hakan Mirgün ve Maden Türkiye ekibi, onu her zaman
saygı, sevgi, sorumluluk ve özlemle anacaktır.
Güven Önal, 1963 yılından itibaren Türkiye maden endüstrisinin gelişmesi
için özveriyle çalışmış, bilgi ve deneyimlerini sektördeki genç nesillere
aktarmaktan hiçbir zaman geri durmamıştır. Sektör duayeni, akademisyen
ve Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı olarak, madencilik alanında
yenilikçi yaklaşımları ile projeleri destekleyerek, Türkiye’nin madencilik
sektöründe dünya çapında tanınmasına büyük katkı sağlamıştır. Madencilik
sektöründeki emekleri ve enerjisi ile Maden Türkiye Fuarı’nın bu denli
büyük bir organizasyon haline gelmesinde önemli bir rol oynamıştır. Fuarın
ulusal ve uluslararası platformlarda saygın bir konuma ulaşmasında, Güven
Önal’ın liderliği, rehberliği ve engin bilgisi yadsınamaz bir gerçektir. Onun
azmi ve çalışkanlığı, sadece madencilik sektörüne değil, aynı zamanda iş
dünyasına ve akademik çevrelere de ilham kaynağı olmuştur.
Her zaman sektördeki meslektaşları tarafından saygıyla anılan Güven Önal,
aramızdan ayrılmış olsa da ortak değerlerimiz ile oluşturulmuş 20 yılı aşkın
bir birliktelik; birbirini dinleyen, anlayan, iyiyi yapabilmek için güçlerini,
akıllarını birleştiren, yeri doldurulamayacak bir dostluk toplumumuz için
biliyoruz ki çok iyi ve etkili bir örnek olarak hep yaşayacak.
TÜYAP
24 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
VAKIF’TAN HABERLER
Katılımcıların fuar izlenimleri
Kuvars
Makine
Erden Tüzünalp
Firma Kurucusu
Uzun yıllar Türkiye’de
ve dünyanın çeşitli yerlerinde
maden projelerinde
yönetici olarak çalıştıktan
sonra üç yıl önce, pandemi
sürecinin tam ortasında
ekibimizle birlikte kendi
firmamızı kurduk. Kuvars
Makine böyle doğdu. Madencilik
sektörüne yönelik
yenilikçi makine ve ekipman
çözümleri üreterek
Türk madenciliğin gelişimine
katkı sunmaya çalışıyoruz.
Maden Türkiye Fuarına
daha önce çalıştığımız
şirketler adına katılmıştık.
Pandemi sonrası yapılan
fuara Kuvars Makine
olarak ilk defa katıldık
ve ikinci kez buradayız.
Fuarın yıllar içinde büyümesini
görmek bizi mutlu
ediyor. Maden Türkiye
Fuarının sektöre yönelik
spesifik bir fuar olarak
doğru alıcı ile doğru tedarikçiyi
bir araya getiriyor.
Bu sebeple, bundan sonra
da katılmak istiyoruz. Hatta
aynı lokasyonda yerimizi
almayı arzuluyoruz.
Standart
Pompa
Ramazan Günay
Satış Yöneticisi
Standart Pompa 1957 yılından
beri faaliyet gösteriyor
ve şu anda Türkiye’nin
en büyük yerli
pompa üreticisi konumunda
bulunuyor. Tek ve çok
kademeli santrifüj pompalar,
hidroforlar, yangın
pompaları, özel proses
pompaları ve özellikle
maden sektörüne yönelik
çamur grubu pompalarının
üretimini yapıyoruz.
Maden Türkiye Fuarına
üst üste üçüncü kez katılıyoruz.
Fuarın sektör
tarafından dikkatle takip
edildiğini gözlemliyoruz.
Hem eski müşterilerimizle
ilişkilerimizi daha
da geliştirmek hem yeni
müşterilere ulaşmak hem
de ürünlerimizi sergilemek
için bu fuarı bir fırsat
olarak görüyoruz. Fuarın
katılımcı ve ziyaretçi sayısının
yıldan yıla arttığını
gözlemliyoruz. Maden
Türkiye’nin yüksek potansiyelli
bir fuar olduğunu
düşünüyoruz, bu nedenle
sonraki fuarlara da mutlaka
katılacağız.
Tesim
Global
Ali Şahin Dokuyucu
Yönetim Kurulu Üyesi
1998 yılında Depar Elektrik
olarak kurulan firmamız
2013 yılından itibaren
de Tesim Global adıyla
maden makina, ekipman
ve tesis kurulumu faaliyetlerine
devam ediyor.
Kendi ürettiğimiz makine
ve ekipmanlara ek olarak,
Sandvik kırma eleme bölümünün
de Türkiye, Batı
Afrika ve Orta Asya bayiliğini
yürütüyoruz.
Sandvik bayisi olarak
Asya ve Afrika’da daha
önce çeşitli fuarlara katılmıştık
fakat Tesim olarak
Maden Türkiye Fuarına
ilk kez katılıyoruz. Fuarın
hem tatılımcı hem de ziyaretçiler
için çok verimli
geçtiğini gözlemliyoruz.
Müşteriler açısından yüzlerce
firmayı bir arada bulmak,
firmalar açısından da
bir yılda ulaşabilecekleri
müşteri kitlesine birkaç
gün içinde ulaşabilme imkânı
çok güzel. Bundan
sonraki fuarlara da mutlaka
katılacağız.
FKK Güney
Oto A.Ş.
Burak Akdoğan
Jeoloji Mühendisi
FKK Grubu, 1957 yılındaki
kuruluşundan bugüne
otomotiv, maden, denizcilik,
endüstriyel ürünler
ve inşaat sektörleri için
üretim yapan dünyanın en
önemli yedek parça üreticileri
arasındadır. FFK
olarak, otomotiv, tekstil ve
inşaat gibi sektörlerine yönelik
üretiminin yanı sıra
maden sektörü için kauçuk
değirmen astarları ve liftbarlar
üretiminde dünyanın
üçüncü büyük üreticisi
konumundayız.
Maden Türkiye Fuarına
katılmış olmaktan mutluyuz.
Burada mevcut
müşterilerimizin yanı sıra
potansiyel yeni müşterilerle
de bir araya gelme
olanağı buluyoruz. Mevcut
müşterilerimizin geri
bildirimini alıyor, yeni
müşterilere ürünlerimizi
tanıtıyor, yeni iş bağlantıları
kuruyoruz. Fuar hem
iş hem sosyalleşme adına
çok önemli fırsatlar yaratıyor.
Biz de bu fırsatları değerlendirmek
için bundan
sonraki fuarlara da mutlaka
katılmayı düşünüyoruz.
CSK Sondaj
Makina
Şebnem Çaşka
Finans ve İnsan
Kaynakları Müdürü
2013 yılında, “C” serisi
karotlu sondaj makinaları
ile sektöre giren CSK
Sondaj, bugün Ankara’daki
modern ve tam entegre
üretim tesisinde 7 farklı
ebatta yer altı ve yer üstü
sondaj makinaları üretiyor,
Türkiye’nin yanı sıra
4 kıtada 22’den fazla ülkeye
ihracat yapıyor. Firma
olarak ayrıca, yedek parça
imalatı ve satış sonrası
servis hizmetleri de gerçekleştiriyoruz.
CSK Sondaj firması olarak
Maden Türkiye Fuarına
yaklaşık 10 yıldır katılmaktayız.
Bu yıl da geçen
yıllardaki gibi fuarın ve
fuar katılımının oldukça
başarılı olduğunu görüyoruz.
Fuar sayesinde dış
pazarda kendimizi tanıtma
fırsatı bulduğumuz kadar,
iç pazarda da bize ulaşamayan
firmalara ulaşabiliyoruz.
Ayrıca, bize de
hergün biraz daha gelişen
pazardaki yenilikleri takip
etme olanağı sağlıyor.
Dolayısıyla, Maden Türkiye
Fuarına önümüzdeki
yıllarda da katılacağımızı
şimdiden söyleyebilirim.
FMY
Kimya
Selim Yılmaz
Satış ve Operasyon
Müdürü
2016 yılında kurulan FMY
Kimya, madencilik sektörüne
enjeksiyon kimyasalları,
zemin stabilizasyonu,
ankraj sabitleme, püskürtme
betonlar için fiber donatı
ürünleri ve benzeri
çeşitli ürünler sunuyor. Bu
fuarda öncelikle tanıtmak
istediğimiz ürün, kömür
madenlerine yönelik yanmaz
dolgu köpükleri. Bu
ürün, boşlukların doldurulması
ve gaz sızıntılarının
engellenmesinde mükemmel
bir çözüm olarak
öne çıkıyor.
Maden Türkiye Fuarına
üst üste üçüncü katılımımız
bu. Fuarın bizim açımızdan
önemli yanı tüm
sektör bileşenlerini, tüm
tedarikçi ve alıcıları bir
çatı altında toplaması. Potansiyel
müşterilerle ilişkiye
geçmek, sektörü tanımak,
daha iyi çözümlerin
temelini atmak için buradayız.
Mevcut müşterilerimizin
bizi burada ziyaret
etmelerinden de büyük keyif
alıyoruz. Bundan sonraki
fuarlara da kesinlikle
katılacağız.
Weber Mining
And Tunneling
Caner Tuz
Uygulama Baş
Mühendisi
Tünelcilik ve yer altı madencilik
sektörüne yönelik
yer altı kimyasalları üreten
ve bunların uygulamasına
ilişkin teknik projeleri
gerçekleştiren bir firmayız.
Weber, Fransa merkezli
bir firma. Ürünlerimiz
Fransa’da üretiliyor
ve dünyanın dört yanına
dağılıyor. Ekiplerimiz de
yine dünyanın dört yanında
bilfiil sahada uygulamaları
gerçekleştiriyor.
Maden Türkiye Fuarı bize
iş ortaklarımızla daha kolay
iletişim kurma, ve projelerimizi
daha etkili bir
şekilde hayata geçirme fırsatı
sunuyor. Bizim çalışma
alanımızda iletişim son
derece önemli ve bu konuda
fuarın sağladığı olanaklar
için müteşekkiriz. Fuarın
yıllar içindeki gelişimi
bizi de memnun ediyor
fakat uluslararası ayağının
daha da geliştirilmesi
gerektiğini düşünüyoruz.
Önümüzdeki fuarlara da
katılmayı düşünüyoruz.
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 27
VAKIF’TAN HABERLER
VAKIF’TAN HABERLER
Turbo
Makina
Ünal
Mühendislik
Hansa-Flex
Türkiye
Çolakoğlu
Makina
Yılmaz
Redüktör
Talpa
Makine
Can Özdemir
Genel Müdür
Cihan Ünal
Firma Sahibi
Mevlüt Yıldırımöz
Genel Müdür
Yeşim Topaloğlu
Ar-Ge Yöneticisi
Murat Gedikoğlu
Satış Müdürü
Leman Sezginsoy
Yönetim Kurulu Üyesi
1989 yılında İstanbul’da kurulan
Turbo Makina, inşaat, maden,
çimento, petrol ve doğal gaz
sektörlerine makina ve ekipman
satış ve servis hizmetleri veriyor.
İstanbul merkez ve Ankara şubemizin
yanı sıra, Glasgow’daki
ihracat şirketimiz ve New
York’taki lojistik destek büromuz
sayesinde müşterilerimize
global çözümler sunuyoruz.
Maden Türkiye Fuarına katılımımız,
sektör profesyonelleri ile
verimli görüşmeler yapmamıza
ve temsil ettiğimiz markaların
ürünlerini tanıtmamıza olanak
sağladı. Beklentilerimizin fazlasıyla
karşılandığını ve iş birlikleri
açısından çok değerli bağlantılar
kurduğumuzu belirtmek
isterim. Ayrıca, Fuarda Türkiye
içinde ulaşamadığımız bazı madenci
firmaların yetkilileri ile
tanışma olanağı da bulduk. Önümüzdeki
fuarlara da katılmayı
kesinlikle planlıyoruz. Çünkü
bu tür etkinlikler hem mevcut
müşterilerimizle ilişkilerimizi
güçlendirmek hem de yeni müşteriler
kazanmak için mükemmel
fırsatlar sunuyor.
Ünal Mühendislik, geçmişi 40
yıla dayanan, İzmir merkezli bir
aile şirketi. Makine yüksek mühindesi
olan babamız tarafından
kurulmuş. Ben maden yüksek
mühendisiyim ve maden mühendisi
olan kardeşimle birlikte ikinci
kuşak olarak devam ediyoruz.
Laboratuvar ölçeğinde maden
makineleri üretiyoruz. Tasarım
ve geliştirmesini kendi yaptığımız
makineleri hem iç hem de
dış piyasaya sunuyoruz. Bu fuarda
da yeni çeneli kırıcı ve gemini
tipi sallantılı masa gibi ürünlerimizi
görücüye çıkarıyoruz.
Maden Türkiye Fuarına ilk yapıldığı
yıldan beri katılıyoruz.
Sektörde faaliyet gösteren bir
şirket olarak bu tür organizasyonların
öneminin farkındayız.
Maden Türkiye de bunlar arasında
en önemlisi. Bu nedenle bu
yıl stant alanımızı da büyütmüş
olarak burada ürünlerimizi sergiliyoruz.
Bir sonraki fuarda da
muhtemelen stant alanımızı daha
da büyütmüş olarak yerimizi alacağız.
1962 yılında Almanya’da bir
aile şirketi olarak kurulan HAN-
SA-FLEX, hidrolik hortum üretiminden
tüm hidrolik sistemlerin
planlanması, kurulumu, bakımı
ve optimizasyonu alanlarında
hizmet veriyor. Türkiye’de ise
16 yıldır HANSA-FLEX Türkiye
olarak pazarda yer alan firmamız,
mobil ve sabit hidrolik
sistemlerin planlanması, çalıştırılması
ve optimizasyonu için
A’dan Z’ye akışkan teknolojisinin
tamamını sunuyor.
Maden Türkiye Fuarına ikinci
kez katılıyoruz. Son derece verimli,
müşteri ağımızı genişlettiğimiz
mevcut müşterilerimizle
yeni ürünler üzerine görüşmeler
yaptığımız çok faydalı bir fuar
oldu. İsmimizi duymuş ancak
iletişim imkanı bulamamış bir
çok müşteri adayı stadımızı ziyaret
ederek hem bizleri yakından
tanımış oldu hem de maden
sektörüne özel ama aslında bizim
sürekli olarak stoklarımızda bulundurmuş
olduğumuz ürünleri
inceleme fırsatı buldu. Bu anlamda,
fuar beklentimizi fazlasıyla
karşıladı, bundan sonraki
yıllarda da bu ve benzeri fuarlara
katılmaya devam edeceğiz.
Çolakoğlu Makina 1980 yılından
beri madencilik sektörüne yönelik
ekipman üreten bir firma.
Yurt içi ve yurt dışı anahtar teslim
projelerin yanı sıra 6 yıldır
da Trabson’daki ofisimizde arge
faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
Sektöre yönelik olarak anahtar
teslim projelerin yanı sıra flotasyon
tankları, kondisyoner tanklar,
taşıma sistemleri, konveyör
bant sistemleri üretiyor ve bu
sistemleri daha da geliştirmek
için araştırma ve geliştirme çalışmaları
yapıyoruz.
Firma olarak bu tür etkinliklere
genellikle katılıyoruz. Maden
Türkiye Fuarı da Türkiye ve
dünyadan sektör paydaşlarını bir
araya toplayan bir platform olarak
sektördeki yenilikleri izleme,
potansiyel müşterilerle bir araya
gelme, ürün ve hizmetlerimizi
tanıtma ve en genel anlatımla
sektörün nabzını tutma olanağı
sunuyor. Emeği geçenlere çok
teşekkür ediyoruz. Gelecekteki
fuarlara da mutlaka katılmayı
düşünüyoruz.
Yılmaz Redüktör, Mesut Yılmaz
tarafından 1958 yılında Şişhane’de
küçük bir atölye olarak kuruldu.
Şirketimizin çeşitli makine
parçaları imalatı ile başlayan
hikayesi Standart dişli kutuları
üretimi ile devam etti ve firmamız
bugün ikinci kuşak tarafından
Türkiye’de alanında lider
tüm dünyaya ihracat yapan saygın
bir makine üreticisi marka
haline getirildi.
Maden Türkiye Fuarına bu yıl
ilk kez katıldık. Sergilediğimiz
ürünler beklediğimizin ötesinde
ilgi gördü. Sektörümüz genel
itibariyle gelişime açık ve ciddi
kapasiteye sahip makine imalatçılarından
oluştuğu için yabancı
müşterilere ulaşmak bizim için
çok önemli. Fuara yabancı katılımın
daha da artırılması gerektiğini
düşünüyoruz. Ülke olarak
aslında üretim konusunda tecrübeli
ve deneyimli bir yapımız var
ama yurtdışı müşterilerine daha
fazla ulaşmamız gerekli. Bundan
sonraki fuarlara da katılmayı düşünüyoruz.
Talpa Makine olarak, yer altı
madenciliğine yönelik iş makineleri
üretiyoruz. Bunlar arasında
kamyon ve yükleyicileri
sayabiliriz. Bu fuarda ilk defa
tanıttığımız bir yeraltı kamyonumuz
var. 20 tonluk Talpa ADT20
kamyonumuzu ilk defa burada
görücüye çıkardık. Bu kamyon,
kendi kategorisinde Türkiye’nin
ilk yerli makinesi olması bakımından
önem teşkil ediyor.
Bundan sonrası için de özellikle
elektrikli makineler üretmek için
arge çalışmalarımızı sündürüyoruz.
Maden Türkiye Fuarına bu yıl
dördüncü kez katılıyoruz. Sektörün
buluşma noktası olan bu fuarın
gayet iyi geçtiğini gözlemliyoruz
ve bunun için emeği geçenlere
teşekkür ediyoruz. Eski
katılımcılardan biri olarak fuarın
yıldan yıla geliştiğini gözlemliyoruz.
Hem alan hem katılımcı
sayısı bakımından her yıl kendini
aşıyor. Burası artık bizim evimiz
gibi, bundan sonra da mutlaka
katılacağız diyebilirim.
28 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 29
Marmomac 2024
Milli Katılım Başvuruları
Alınmaya Başlandı!
HPGR
24-27 Eylül 2024 | Verona / İtalya
Satış Fiyatı: 530 €/m²
C
M
Y
CM
MY
CY
YEARS
CMY
K
Başvuru ve Bilgi için:
emrah.ozturk@immib.org.tr
Ayrıntılı bilgi için: 0 212 454 07 81
Köppern başta klinker olmak üzere demir,
bakır, altın, molibden ve lityum cevheri gibi
yüksek aşındırıcı cevherlerin ya da cürufun
yüksek basınçlı merdanelerle (Roller Press
/ HPGR) ölçülmesinde uzmanlaşmış bir
Alman Şirketler Grubudur. Köppern
HPGR ve Havalı Separatörleri,
gübre, çimento, mineral ve
metal işleme endüstrisiyle ilgili
çeşitli prosesler için maliyet tasarrufu
sağlayan makinalardır.
3 ÜRÜNLÜ
HAVALI SEPARATÖR
30 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
Adres : Dudullu OSB Mh. İmes Sanayi Sitesi
Telefon : +90 (216) 362 82 42
B Blok 201 Sk. No: 4 34775, Ümraniye / İstanbul / Türkiye E-Mail : info@turbomakina.com www.turbomakina.com
MAKALE
MAKALE
Türkiye Madencilik
Şûraları
Ülkemiz madenciliğinin gelişmesi çalışmalarında önemli bir yeri olan ve bu amaçla yapılan
mücadelelerin ön safında yer almış olan rahmetli Güven Hocamızı minnetle anmak hepimizin
görevidir. Bu çalışmaların bir bölümü de Türkiye Madencilik Şûralarıdır. Bugüne dek yapılan iki
şûranın gerçekleştirilmesinde büyük emekleri olan Hocamız, üçüncüsünün de en kısa zamanda
toplanması için hazırlık çalışmalarını hiç vaz geçmeden sürdürdü.
Yüksel Örgün Tutay
Prof. Dr. Jeoloji Müh.
Ali Vedat Oygür
Dr. Jeoloji Müh.
küreselleşme modeli çerçevesinde
madenlerin kim tarafından ve nerede
üretildiğinin artık bir önemi kalmadığını,
hammadde kaynaklarının değerlendirilmesinde
ekonomik ölçülerin
getirdiği sınırlamaların dikkate
alınmasının gerektiğini belirti. Şûra,
hazırlık komisyonları tarafından hazırlanan
raporların, ayrı oturumlar
biçiminde komisyon başkanları tarafından
şûra üyelerine sunulmasıyla
devam etti. “Madenciliğin Ülke Ekonomisindeki
Yeri ve Önemi” başlıklı
birinci oturumda, Muammer Öcal
madenciliğe genel olarak değindikten
sonra ülkemizin maden cevherlerine
dayalı sanayileri mercek altına
aldı. İsmet Kasapoğlu’nun sunduğu
«Madencilik Sektörünün Güçlendirilmesi”
başlıklı ikinci komisyon
raporunda madencilikle ilgili yazılı
düzenlemeler, kurum ve kuruluşlar,
teşvikler ve sektörde örgütlenme ele
alındı. Halim Demirel’in sunduğu
“Çevre ve Madencilik” başlıklı 3.
Komisyon raporunda madencilik faaliyetlerinin
çevreye etkisi, Türkiye
ve diğer ülkelerde madencilikle ilgili
çevre mevzuatı, Türkiye madencilik
sektöründe çevresel iyileştirme
yöntem ve uygulamaları ele alındı.
İkinci Madencilik Şûrasında son
olarak Fuat Karayazıcı tarafından
“Madencilikte Özelleştirme” raporu
sunuldu. Raporda özelleştirme genel
olarak tanıtıldıktan sonra, Türkiye’de
madencilik sektöründe yer
alan KİT’ler irdelendi, diğer ülkelerden
özelleştirme örnekleri verildi ve
KİT’lerin özelleştirilmesinde aranması
gereken nitelikler ile özelleştirme
konusunda komisyon tarafından
hazırlanan öneriler sunuldu.
Sunulan raporlarda ele alınan konular,
Şûra katılımcıları tarafından etkin
ve yoğun bir katılımla tartışıldı.
Şûranın en son oturumunda komisyon
başkanları, raporların tartışılması
sırasında getirilen eleştirileri
yanıtladılar. Şûra kapanış konuşmasını
başkan ETK Bakanı Dr. Veysel
Atasoy yaptı. Bakan, konuşmasında
yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması
gerektiğini, diğer sanayi
kollarından farklı olan madenciliğin
güçlendirilmesi için özel teşvik
tedbirlerinin getirileceğini, çevrenin
korunmasının gelişmeyi ve sanayileşmeyi
engellememesi gerektiğini
belirtti.
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı
(YMGV) öncülüğünde, sektörün
sorunlarını tüm tarafların katılımıyla
ele alıp çözüm yollarının aranması
amacıyla “Madencilik Şûraları”
düzenlendi. Bu amaçla ilk Türkiye
Madencilik Şûrası Güven Önal Hocamız
önderliğinde 21-22 Haziran
1990 tarihlerinde Ankara’da Milli
Kütüphane salonunda toplandı. Şûra
başkanlığını Devlet Bakanı İbrahim
Özdemir, yardımcılıklarını ise
YMGV Başkanı Prof. Dr. Erdoğan
Yüzer ve Doç. Dr. Süha Nizamoğlu
yaptılar. Şûranın Organizasyon
Komitesi’nde ÇİNKUR, Etibank,
KBİ, MTA, TDÇİ, TKİ, TTK genel
müdürleri, TMMOB Maden Mühendisleri
Odası başkanı, YMGV’den
Prof. Dr. Güven Önal, Atilla Yalçın,
Ömer Yenel ve Cahit Özden’in yanı
sıra madenci milletvekili Zeki Yavuztürk,
Başbakanlık Başdanışmanı
Erdemir Karakaş, Ege Metal adına
Antony Caouki ve ETAŞ adına İsmet
Kasapoğlu yer aldılar. Dönemin
Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın açılış
konuşmasını yaptığı ilk oturumun
ardından ikinci oturumda Prof. Dr.
Güven Önal “Madencilik Potansiyeli
ve Bu Potansiyelin Değerlendirilmesi”,
üçüncü oturumda İsmet
Kasapoğlu “Ulusal Madencilik Politikası
ve Yasal Düzenlemeler”, dördüncü
oturumda Prof. Dr. Erdoğan
Yüzer “Madencilik Eğitimi ve Sorunları”
başlıklı raporlarını sundular.
Şûranın son oturumda ise katılımcılar
raporlar hakkındaki görüşlerini
dile getirdiler. Şûrada sunulan bildiriler
daha sonra YMGV tarafından
“1. Madencilik Şûrası” başlığıyla
kitap haline getirilerek yayınlandı.
İkinci Madencilik Şûrasının hazırlık
çalışmaları, Ocak 1993’de başladı.
Hazırlık çalışmaları sırasında
oluşturulan komisyonların hazırladığı
raporların tartışıldığı Şûra 11-15
Kasım 1993 tarihlerinde Ankara’da,
MTA Kültür Sitesi’nde toplandı.
Şûranın başkanlığını Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı (ETKB)
yaptı. Şûranın düzenleme kurulunda
ise Etibank, ÇİNKUR, KBİ, MTA,
TDÇİ, TKİ, TTK Genel Müdürlükleri,
TMMOB - Jeoloji, Maden
ve Jeofizik Mühendisleri Odaları
temsilcileri, Anadolu Madencileri
Derneği, Ege ve İstanbul Maden İhracatçıları
Birliği, Genç Madenciler
Derneği, Maden Müstahsilleri Birliği,
Mermerciler Derneği, Türkiye
Madenciler Derneği ve YMGV yer
aldılar. Dönemin Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel yaptığı açılış konuşmasında,
Dünya’ya egemen olan
Üçüncü Şûra hazırlıkları
Üçüncü Madencilik Şurası’nın
YMGV koordinatörlüğünde 2020 yılında
gerçekleştirilmesi planlanmıştı
ancak pandemi nedeni ile Şûra ileri
bir tarihe ertelendi. Bununla birlikte
Üçüncü Madencilik Şûrasının hazırlıkları
ETKB, madencilik sektörü
ile ilgili kamu kurumları, sektördeki
STK’lar, madencilik şirketleri ve üniversitelerden
katılan akademisyenler
tarafından 2019 yılında başladı. Şûraya
hazırlık çalışmaları kapsamında
27 Eylül 2019 tarihinde İstanbul’da
İTÜ-Maçka Sosyal Tesisi salonlarında
yapılan toplantıda Şûra çalışmalarını
yürütecek komisyonlar oluşturuldu.
Toplantının açılışında, Prof.
Dr. Güven Önal katılımcıları gündem
hakkında bilgilendirerek, yapılan
temaslar sonucu 20 Kasım 2019 tarihinde
Ankara’da bir “Madencilik
Çalıştayı” düzenlenmesi kararı alındığını
bildirerek, çalıştay gündemini
belirlemek ve ilgili komisyonları
oluşturmak için bu toplantının yapıldığı
aktardı. Güven Hocamız, geçmiş
yıllarda yapılan 1. ve 2. Madencilik
Şûralarıyla ilgili bilgiler vererek, bu
iki Şûranın yönetmelik olmadan yapıldığını,
3. Şûranın hazırlıklarına da
bu tecrübeye göre başlandığını belirterek,
Şûraya 5 temel konu ile ilgili
hazırlık yapılmasını ve çalışmaları
yürütecek komisyonların kurulmasını
önerdi. Güven Hocanın önerileri
doğrultusunda, 1-Türkiye’nin Maden
Potansiyeli ve Değerlendirilmesi Komisyonu;
2-Ulusal Madencilik Politikası
ve Yasal Düzenlemeler Komisyonu;
3-Çevre, İSG ve Sosyal Boyutuyla
Madencilik Komisyonu; 4 -Madencilik
Eğitimi ve Tanıtımı Komisyonu;
ve 5-Madenciliğin Finansmanı ve
Teşvikler Komisyonu kurularak çalışmalara
başlandı.
3. Madencilik Şûrası hazırlıkları kapsamında
düzenlenen Çalıştay 20 Kasım
2019 tarihinde Ankara’da MTA
Genel Müdürlüğünde ETKB, MTA,
madencilik alanındaki STK temsilcileri,
meslek odalarının temsilcileri
ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Sn. Sadrettin Alpan’ın
onur konuğu olarak katıldığı çalıştayın
açılış konuşmasını Prof. Dr.
Güven Önal yaptı. Güven Hoca Şûra
hazırlık çalışmaları hakkında bilgi
verdikten sonra, ülkemizin maden
potansiyelini rakamlarla değerlendirerek,
madenciliğin ülkemiz ekono-
32 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 33
MAKALE
misi açısından önemini vurguladı.
Madencilik STK’ları Sözcüsü Aydın
Dinçer, MTA Genel Müdürü Cengiz
Erdem ve ETKB Bakan Yardımcısı
Şeref Kalaycı tarafından yapılan
açılış konuşmalarından sonra yukarıda
belirtilen komisyonlar tarafından
hazırlanan raporların sunumuna geçildi.
Aşağıda kısaca tanıtılan komisyon
raporlarının sunumunu takiben,
her rapor ayrı ayrı tartışmaya açıldı.
“Türkiye’nin Maden Potansiyeli ve
Değerlendirilmesi Komisyonu” raporu,
komisyon başkanı Prof. Dr.
Erdoğan Yüzer tarafından sunuldu.
Yüzer, geçmişte yapılan iki madencilik
Şûrası hakkında özet bilgiler
verdikten sonra, madenciliğin ülkelerin
ekonomileri üzerindeki etkilerini
vurgulayarak, ülkemizin doğal taş,
bor, trona, uranyum-toryum ve NTE
rezervlerinin önemi ve 1. Madencilik
Şûrasından bu yana trona, fosfat, bor,
altın, doğal taş ve agrega üretimine
yapılan yatırımlar hakkında bilgiler
verdi.
“Ulusal Madencilik Politikası ve Yasal
Düzenlemeler Komisyonu” raporu
Cemil Ökten tarafından sunuldu.
Ökten, hazırlanan raporun üzerinde
çalışılarak daha iyi hale getirilmesi
gerektiğini belirterek, sürdürülebilir
madenciliğin önemine ve madenciler
ile kamu kurumları arası koordinasyon
eksikliğine dikkat çektiği sunumunda
ÇED sürecinin tek seferde ve
tek merkezden sonuçlandırılmasını
ve kamu kuruluşlarının madenciliği
kolaylaştırıcı ve denetleyici bir işlev
üstlenmeleri gerektiğini belirtti.
“Çevre, İSG ve Sosyal Boyutuyla
Madencilik Komisyonu” raporu
M. Oğuz Güner tarafından sunuldu.
Raporda, sürdürülebilir kalkınma
ilkeleri gözetilerek çevreye uyumlu,
iş sağlığı ve güvenliğinden ödün
vermeden, sosyal mutabakat içinde
madenciliğin mümkün olduğunu
belirtilerek, çevre ile kalkınma arasındaki
sınırın iyi tanımlanmaması
durumunda iki tarafın da kaybedeceği,
kalkınma olmadığında çevre
yatırımlarının da yapılamayacağı savunuldu.
Güner, çok tehlikeli grupta
yer alan madencilik sektörünün yüzde
3,6 ile en çok iş kazası görülen
üçüncü sektör olduğunu, madenlere
denetime gelen iş müfettişlerinin
meslek mensubu olması gerektiğini,
çevre konusunda 40 civarı mevzuat
olmasının sakıncalarını, ÇED ve
Maden Atıkları Yönetmeliklerinin
yeniden ele alınmasını gereğini ifade
etti.
“Madencilik Eğitim ve Tanıtımı Komisyonu”
raporu Prof. Dr. Remzi Karagüzel
tarafından sunuldu. Raporda,
dünyada ve Türkiye’de yerbilimleri
eğitiminin tarihçesi ayrıntılı olarak
sunduktan sonra, güncel duruma değinilerek,
günümüzde öğrencilerin
yerbilimleri bölümlerini tercihinde
büyük azalma olduğu, tercihin azalmasında
işsizlik, ücret düşüklüğü,
sektör beklentisi ile yetişen öğrencinin
niteliklerinin örtüşmemesi gibi
faktörlerin etkili olduğunu vurgulandı.
Karagüzel, uygulamalı eğitimin
önemine değinerek, stajların öğrenci
çokluğu, kurumlarda yeterli kontenjan
olmaması nedeniyle salonlarda
ders olarak anlatılarak geçiştirildiği
belirtilip, hizmet içi ve sürekli eğitim,
mesleki gelişim, yetkin kişiler
konularında özet bilgiler aktardı.
“Madenciliğin Finansmanı ve Teşvikler
Komisyonu” raporu Tarkan
Büyükbaşaran tarafından sunuldu.
Büyükbaşaran, iyi hazırlanmış bir
arama dönemi raporunun işletme dönemine
geçişte, finansman konusunda
kolaylık sağlayacağını belirterek,
yatırımcılar için hayati önem taşıyan
konuları başlıklar halinde sundu. Ayrıca
ruhsat sürelerinin işletme projesi
ve rezerv ömrüyle uyumlu olması,
ruhsat büyüklüklerinin rezerv miktarı
dikkate alınarak belirlenmesi, ruhsat
devrinin maden kanunundan çıkarılıp,
ticaret kanununun bir parçası
olması konuları da raporda ele alındı.
Orman izinlerinin ruhsat süresi
kadar olması ve orman bedellerinin
düşürülmesi, maden atık ve artıklarının
farklı amaçlarla değerlendirilmesinin
önünün açılması, mermer
ve agregada arama dönemi olması
talep edilmesi ve maden firmalarının
finansmana ulaşabilmesi için düzenlemeler
yapılması gerektiği belirtilen
raporda, sektörün ARGE teşviki ve
çeşitli vergi indirimleriyle desteklenmesi
gerektiği de vurgulandı. Çalıştayın
tamamlanmasından sonra,
dönemin ETK Bakanı Fatih Dönmez
başkanlığında 23 Aralık 2020 tarihinde
web üzerinden Madencilik Şûrası
Ön Hazırlık Toplantısı yapıldı ve
Şûra gerçekleşene kadar çalışmaların
sürmesi kararlaştırılmıştır.
Rahmetli Güven Hocamızın madencilik
şûrasına verdiği önemin
bilincinde olarak, madenciliğimizin
sıkıntı içerisinde olduğu bu dönemde,
zaten hazırlıkları tamamlanmış
ve öncekinden bu yana 30 yıl geçmiş
olan Üçüncü Madencilik Şûrasını
gerçekleştirmeyi bir görev bilmeliyiz.
Kuşkusuz, Şûra Hazırlık Çalıştayında
sunulan raporlar günün gereksinimlerine
uygun olarak yeniden
gözden geçirilebilir.
TURKISH
HIGH QUALITY IRON, CHROMIUM&COPPER
ORE AND CONCENTRATES
Production and Export
Since 1940
• Metallurgical Lumpy Chromium Ores
• Metallurgical Chromium Concentrates
• Refractory Lumpy Chromium Ores
• Refractory Chromium Concentrates
• Chrome Refractory Ladle & Foundry Sand
• Iron Ore Concentrate
• Ultra Fine Magnetite Powder (for coal washing process)
• Copper Concentrate
Head Office
Ataç 1 Sok. 35/6
Yenişehir 06420 ANKARA,TURKEY
Tel : (0312) 430 28 80
Fax : (0312) 433 90 47
e-mail : bilfer@superonline.com
34 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
MÜTEVELLİ HEYET TOPLANDI
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
Prof. Dr. Güven Önal
1940 - 2024
Türkiye madencilik
sektörünün onarılmaz
kaybı: Prof. Dr. Güven Önal
Prof. Dr. Erdoğan Yüzer
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Kurucu Başkanı
“Türkiye’de madencilik, olması gereken yerden oldukça
uzaktadır. İyi bir stratejik planlama ve özendirme ile bugünkünden
çok ileri noktalara taşınabilir. Ülkemizin gerçek
kalkınması, cari açığın ortadan kaldırılması ve refahın tüm
ülke düzeyine yayılması ülke madenlerinin işletilmesi ve metal
üretim endüstrisinin kurulmasına bağlıdır.” (İTÜ Dergisi,
Temmuz-Eylül 2015).
Yukarıdaki satırlar, benim 62 yıllık yol arkadaşım, can yoldaşım,
sırdaşım, ayrıcalıklı dostum, Güven Önal kardeşimin
kaleminden alıntıdır.
1962 yılında İTÜ Maden Fakültesi’nin tarihi Maçka binasında
başlattığımız birlikteliği, 1960-1980 arasında akademik
hayatımızın koşturması içinde geçti. Bu birliktelik 1980’den
günümüze kadar olan yıllarda bir ‘Kader Yoldaşlığı”na dönüştü.
İTÜ Maden Fakültesi’nde Türkiye’nin en zor yıllarında,
1982-91 arasında 9 yıl idari görev üstlendim. Bu dönemin
YÖK ile birlikte gelen inanılmaz zorluklarının aşılmasında
en büyük yardım ve katkıyı rahmetli Güven Önal ve Mahir
Vardar kardeşlerimden gördüm. Onlar olmasaydı, üniversite
camiasında günümüze kadar gelen “Maden Fakültesi bir başkadır”
farkındalığının temelleri atılamazdı. Kendilerine ömür
boyu ödeyemeyeceğim minnet borcum olduğunun her an bilincindeyim.
Yüce Allah’ın, yanına aldığı bu müstesna insan-
ları layık oldukları ortamlarda yaşattığına inanıyorum!
Prof. Dr. Güven Önal hocamızın vefatına kadar yönetim
kurulu başkanlığını sürdürdüğü Yurt Madenciliğini Geliştirme
Vakfı iki yıl süren yoğun hazırlık çalışmalarından
sonra 14.02.1986 tarihinde resmen kuruldu.
Halen örnek alınacak nitelikteki ‘Vakıf Resmi Senedi’ni
hazırlayan 16 kurucu üyeden 11’i ebediyete göçtü. Kendilerini
rahmetle anıyorum. Vakfın isminde de belirtilen
kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek için ilk üç dönemde
(1986-1993) yönetim kurulu başkanı olarak görev
aldım. Bu süre içinde günümüzde de tartışılan konuları
içeren iki Madencilik Şurasının yapılmış olması bu dönemin
en belirgin etkinlikleridir.
1993 yılından günümüze kadar geçen sürede Prof. Dr.
Güven Önal’ın geceli gündüzlü diyebileceğimiz yoğun
çalışmaları her türlü takdirin üzerindedir. Eğer ‘vakıf’
sözcüğü, bir faninin kuruluş amacı doğrultusunda kendisini
vakfetmesi ise bunun en anlamlı örneği Prof. Dr.
Güven Önal’dır. Bu nedenle geride kalan bizlere boşluğu
kolay doldurulmayacak bir miras bıraktı. Bu mirasa layık
olmak, kaçınılmaz borcumuzdur.
Prof. Dr. Güven Önal hoca, Vakıf yönetiminde geçirdiği
31 yıl boyunca sektörle ilgili, bilimsel, teknik ve sosyal
içerikli etkinliklerin fikir babası, tasarlayıcısı ve yürütücüsü
olarak büyük bir özveri ve emekle çalıştı. Bu dönemde
vakfın gerçekleştirdiği sayısız etkinlik arasından
birkaçını özellikle anmak isterim.
Türkiye madenciliğine emeği geçenleri unutulmayanlar
arasına koyabilmek için yapılan yayınlar, duayen madencimiz
Prof. Dr. Sadrettin Alpan için hazırlanan kitapla
doruğa ulaştı. Bu kitap sadece sektörden kişilerin
değil her Türk vatandaşının Türkiye’nin nereden geldiğinin
bilincine varabilmesi için gerçek anlamda bir baş
ucu kitabıdır.
Türk madenciliğinin yüz akı haline gelen Maden Türkiye
Fuarı’nın da altında Vakfın ve Güven Önal’ın imzası
vardır. Fuarın yıllar içindeki gelişimi gelecek için
de umut vericidir. Maden Türkiye Fuarı’nın temellerinin
atılmasında o dönemin yönetim kurulu üyesi Merhum
Selçuk Buyurgan’ın ısrarlı çabalarını da bilhassa anmayı
vicdani borç bilirim.
Vakfın düzenlediği teknik geziler de sektörün gelişimi,
madencilerin dünyadaki uygulamaları yerinde görerek
bilgi ve görgü edinmeleri açılından çok önemlidir. Neredeyse
tamamına Güven Önal’ın bizzat liderlik ettiği
bu gezilerde Alaska’dan Avustralya’ya, Güney Amerika’dan
Sibirya’ya kadar 5 kıtada sayısız maden ocak
ve tesisi yerinde incelenmiş, katılanların belleklerinde
unutulmaz anılar kalmıştır. Madenciliğin halka tanıtılması
ve kamuoyunda madencilikle ilgili olumsuz algının
kırılıp halkın desteğinin sektöre kazanılması için
gerçekleştirilen tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetleri de
Vakfın önemli çalışmalarındandır. Madencilik lobi çalışmalarından
basın bilgilendirme toplantılarına ve düzenli
televizyon programlarına kadar pek çok etkinliğin altında
da yine Güven Önal’ın imzası vardır.
Tüm bu etkinliklerdeki geniş vizyonu, insan ilişkilerindeki
olağanüstü başarılı çalışmaları kendisine yurt içinde
ve yurt dışında hak edilmiş bir ün ve ödüller kazandırdı.
Tabii, Güven Önal tüm bunları yaparken büyük bir özveri
gösterdi, yerine göre aile yaşamını, zamanını hatta sağlığını
bile yıllarca göz ardı etti. Çalışmalarındaki özveri
ve disiplinin yanı sıra yaptığı işe, dostlarına ve ülkesine
sadakati ve vefası ile Güven Önal hayranlık uyandıran bir
insandı. Benim değerlerime ve takdir gücüme göre, ülkemizin
yetiştirdiği ender kişilerden birisidir. Bilgi edinmedeki
ısrarlı çalışkanlığı, edindiklerini her ortamda öğrenci
ve meslektaşlarına aktarması, birikimini paylaşması her
faninin başarabileceği bir haslet değildir. Güven Önal hocanın
bilime, Türk madencilik sektörüne özellikle cevher
hazırlamaya yaptığı unutulmaz katkılarının yanı sıra
üretkenliğinin, sevecenliğinin ve beyefendi kişiliğinin
gelecek kuşaklara aktarılması geride kalanlar için yerine
getirilmesi gereken kutsal bir vefa borcu olmalıdır.
Özetle, ait olduğu üniversiteye, vakıflara, Türkiye madencilik
sektörüne güçlü bir aidiyet duygusu ile bağlanan,
hizmet duygusu ile bu değerleri yüceltmek azmi ve
kararlılığı içinde geçirilen bir yaşamı sürdüren Prof. Dr.
Güven Önal aramızda yok artık! Güven’siz yaşamak hepimize
çok zor gelecek. Onu ebedi alemde hoşnut edecek
ve mirasını sürdürme yolundaki çabalarımız ısrarla
sürecek! Söz!
Tüm sevenlerinin başı sağ olsun!
Yüce Allah rahmetini ve mağfiretini eksik etmesin!
36 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 37
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
• Uluslararası deneyim: Öğrencilerinin uluslararası
deneyim kazanmalarını teşvik etmiş ve yurtdışında
eğitim ve araştırma fırsatları bulmalarına yardımcı
olmuştur.
• Etkinlik ve organizasyonlar: Öğrencilerin sosyal ve
profesyonel ağlarını genişletmeleri için konferanslar,
seminerler ve atölye çalışmaları düzenlemiştir.
Duayen Hocamız’ın öğrenci yetiştirme konusundaki bu
tutumu, onun akademik camiada “Hocaların Hocası”
olarak anılmasının sebeplerinden biridir. Prof. Dr. Güven
Önal’ın katkıları sadece akademik başarılarla sınırlı
kalmamıştır. Her zaman ileri görüşlü olan hocamız akademik
çalışmalarının yanı sıra;
Duayen hocamız
Prof. Dr. Güven Önal’ın
ardından…
İTÜ Maden Fakültesi Cevher
Hazırlama Mühendisliği Bölümü
1940 yılında Manisa’da doğan Hocamız Prof. Dr. Güven
Önal lisans eğitimini 1963 yılında İTÜ Maden Fakültesi’nde
tamamlamış ve aynı yıl Cevher Hazırlama
Anabilim Dalı’nda asistan olarak göreve başlamıştır.
1970 yılında doktorasını tamamladıktan sonra, 1970-72
yılları arasında İngiltere’de Imperial College’de araştırmalar
yapmıştır. 1979-1981 yılları arasında Alexander
von Humboldt Bursu ile ödüllendirilerek Berlin Teknik
Üniversitesi’nde araştırmalarda bulunmuştur.
1982-1991 yılları arasında İTÜ Maden Fakültesi Dekan
Yardımcılığı, 2004-2007 yılları arasında İTÜ Maden
Mühendisliği Bölüm Başkanlığı ve İTÜ Maden Fakültesi,
Maden Mühendisliği Bölümü, Cevher ve Kömür
Hazırlama Anabilim Dalı’nda 1984-1994 ve 2003-2007
yılları arasında 13 yıl Anabilim Dalı Başkanlığı görevini
sürdürmüştür. Daha sonra 2007 yılında Fakülte bünyesinde
O’nun önderliğinde kurulan ve halen Türkiye’de
ilk ve tek olan “Cevher Hazırlama Mühendisliği Bölümü’nün
2007-2008 eğitim-öğretim döneminde emekliliği
öncesi bir yıl süreyle Kurucu Bölüm Başkanlığı
yapmıştır.
Prof. Dr. Önal, Rus Bilim Akademisi Ekoloji ve Çevre
Bölümü ile Yugoslav Bilim Akademisi üyeliğine
seçilmiş, Balkan Ülkeleri Cevher Hazırlama Bilim ve
Teknoloji Akademisi Başkanlığı yapmış, 2010 yılında
Pittsburgh Üniversitesi Bilim Ödülü’nü kazanmıştır.
Kendisine, Romanya Baia-Mare Teknik Üniversitesi tarafından
“Fahri Profesör” unvanı verilmiştir. Prof. Dr.
Önal, Uluslararası Cevher Hazırlama Kongresi Bilim ve
Yürütme Komitesi üyeliği, Balkan Cevher Hazırlama
Kongresi Organizasyon Kurulu Başkanlığı ve Pittsburgh
Kömür Kongresi Organizasyon Kurulu üyeliği görevlerinde
bulunmuştur.
1981 yılında “profesör” olan hocamızın Türkçe ve yabancı
dilde toplam 36 kitap yazarlığı, ayrıca kitap bölümü ve
kitap editörlüğü ile birlikte 450’nin üzerinde bilimsel ve
teknolojik yayını bulunmaktadır. 200’ün üzerinde teknolojik
araştırma ve çalışmaya, yürütücü ve yönetici olarak
emek veren Hocamız çok sayıda proje koordinatörlüğü,
danışmanlık gibi endüstriyel faaliyetleri ve üniversite-sanayi
işbirliği konusunda çalışmaları yürütmüştür.
1963-2007 yılları arasında öğretim üyesi olarak sürdürdüğü
akademik hayatında sayıları yüzleri aşan lisans,
yüksek lisans öğrencileri ile 11 doktora tez çalışmasının
tamamlanmasında tez danışmanlığı görevini üstlenmiştir.
Hocaların hocası ünvanına en iyi yakışan hocamızın
7 doktora öğrencisi ulaştıkları Profesör ünvanı ile akademik
kariyerlerini sürdürmüşlerdir. Duayen Hocamızın
“Öğrenci Yetiştirme Yaklaşımı” aşağıdaki başlıklar altında
sıralanabilir:
• Birebir ilgi: Her öğrencisine birebir zaman ayırarak,
onların akademik ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamıştır.
• Araştırma fırsatları: Öğrencilerine araştırma projelerinde
aktif roller vererek, onların bilimsel düşünme
ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı
olmuştur.
• Kariyer rehberliği: Öğrencilerinin kariyer hedeflerini
belirlemelerine ve bu hedeflere ulaşmalarına
yardımcı olacak rehberlik ve danışmanlık yapmış,
birçok mezun öğrencimizin sektörde kısa sürelerde
iş bulmalarına yardımcı olmuştur.
• Eğitim alanında yenilikler: Eğitim metodolojilerinde
yenilikçi yaklaşımlar getirerek, interaktif ve uygulamalı
öğrenme tekniklerini Türkiye’deki madencilik
eğitimine entegre etmiştir.
• Endüstri işbirlikleri: Madencilik endüstrisi ile üniversite
arasında köprüler kurarak, öğrencilerin gerçek
dünya deneyimleri kazanmalarını sağlamış ve
endüstriyel projelerde aktif rol almıştır.
• Uluslararası ilişkiler: Türkiye’nin madencilik alanındaki
uluslararası ilişkilerini güçlendirmek adına
birçok uluslararası konferans ve seminerlerde ülkeyi
temsil etmiştir.
• Sosyal sorumluluk projeleri: Madencilik faaliyetlerinin
çevresel etkilerini azaltma konusunda sosyal
sorumluluk projelerine liderlik etmiş ve sürdürülebilir
madencilik uygulamalarını teşvik etmiştir.
• Mentorluk ve danışmanlık: Kariyerlerinin başında
olan genç mühendis ve bilim insanlarına mentorluk
yapmış, onların profesyonel gelişimlerine katkıda
bulunmuştur.
Yukarıda sıralanan bazı özellikleriyle binlerce öğrencinin
yetişerek sektörde aranan isimler haline gelmesinde
öngörüleri, yol göstericiliği ve katkıları asla unutulamayacak
değerli hocamızın öğrenciler gözünden değerlendirilmesine
ilişkin aşağıda verilen cümleler onun değerini
ve eşsiz hocalık kariyerini en güzel anlatan ifadelerdir.
• “Hocamız, sadece bilgisiyle değil, insani değerleriyle
de bizlere örnek oldu. Onun sayesinde mesleki
etik ve sorumluluk bilincini kazandık.”
38 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 39
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
• “Profesör Önal’ın dersleri, sadece madencilik alanında
değil, hayatın her alanında bize yol gösterici
oldu.”
• “Akademik hayatım boyunca karşılaştığım en ilham
verici kişiliklerden biriydi. Bilgiye olan tutkusu ve
öğrencilerine olan sevgisi unutulmaz.”
• “Her zaman öğrencilerinin yanında olan, onların
sorunlarına çözüm bulmaya çalışan bir hocaydı.
Bilimsel çalışmalarının yanı sıra insanlığa olan
katkılarıyla da hep hatırlanacak.”
Prof. Önal, Maden Fakültesi bünyesinde 1986 yılında
çok önemli bir proje kapsamında sınırlı bir alanda bir pilot
tesisin kuruluşuna önderlik etmiştir. Bugün 450 metrekarelik
alana sahip pilot tesis deney holü, içerdiği alet
ve donanımı bakımından Türkiye’nin en büyük entegre
cevher ve kömür hazırlama laboratuvarıdır. 1984 yılında
Etibank Genel Müdürlüğü’nün maddi katkılarıyla ilk temelleri
atılan Cevher ve Kömür Hazırlama Pilot Tesisi,
1988 yılında Fakültenin Maslak yerleşkesine taşınması
sonrasında yeni geliştirilen çağdaş cihazların da eklenmesiyle
her türlü teknolojik ve bilimsel araştırmanın
başarı ile yapıldığı laboratuvar haline gelmiştir. Vefatının
ardından bölüm olarak bu laboratuvara O’nun adını
yaşatmak adına “Prof. Dr. Güven Önal Pilot Tesisi”
adının verilmesi kararlaştırılmıştır.
Güven Önal, Türkiye madenciliğinin gelişiminde, maden
ve cevher hazırlama alanlarında ülkemiz, üniversitemiz
ve bölümümüzün ulusal ve uluslararası platformlarda
tanıtımında tükenmek bilmez bilimsel ve teknik
heyecanıyla çok değerli ve asla unutulamayacak katkılar
yaratmıştır.
Çok sayıdaki ulusal ve uluslararası mesleki kuruluşların,
vakıf ve derneklerin kurucusu ve yönetim kurulu üyesi
olan Prof. Dr. Önal Hocamız, ölümüne kadar İTÜ Vakfı
ve Deprem Vakfı’nın Yönetim Kurulu Üyeliği, Yurt
Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın (YMGV) Yönetim
Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmüştür. 1986-1992
yılları arsında İTÜ Vakfı Genel Sekreterliği ve 1992 yılından
itibaren İTÜ Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi olarak
görev yapmıştır.
Madencilik camiasında geniş bir tabana yayılan Yurt
Madenciliğini Geliştirme Vakfı, bünyesindeki öğretim
üyeleri ve değişik konulardaki uzmanlarla ülke madenciliğinin
Ulusal ve Uluslararası platformlarda gelişmesi
doğrultusunda toplantılar düzenlemek, yayınlar yapmak,
raporlar hazırlamak ve kamuoyunu, sektör bileşenlerini
madencilik ve cevher hazırlama konularında
eğitmek amacıyla yayınlar yapmaktadır. YMGV’nin kuruluş
tarihinden 1990’a kadar iki dönem hocamız Prof.
Dr. Erdoğan Yüzer’in başkanlığı sonrası 1991 yılından
itibaren ölümüne kadar kesintisiz Vakıf Yönetim Kurulu
Başkanlığını sürdüren Güven Hocamızın önderliğinde
Vakıf amaçları doğrultusunda sayısız bilimsel, teknik ve
sosyal faaliyetlere imza atılmıştır. Bu yazı kapsamında,
tümünü saymanın olanaksız olduğu bu faaliyetler içinde;
Türkiye madencilik şuraları, sektöre yönelik teknik
projeler, çalışma grupları aracılığı ile sektörel raporların
hazırlanması, yurtiçi ve yurtdışı sempozyum, çalıştay ve
kongrelerin düzenlenmesi ve katılımlar, teknik geziler,
meslek içi eğitim seminerleri, madencilikle ilgili kitap
ve diğer yayınlar, Maden Türkiye Fuarı organizasyonu,
madencilik ödülleri, madenciliği kamuoyuna tanıtmaya
yönelik televizyon programları, mezuniyet ödülleri, öğrenci
bursları ve periyodik olarak yayınlanan Sektörmaden
dergisi gibi çok sayıda etkinliğin hayata geçirilmesinde
duayen Hocamızın fikir babası olması ve önderliği
onun vizyonunu ve misyonunu anlatmaya yeterlidir. Hocamızın
bıraktığı mirasın sonsuza kadar, sektörümüze,
meslektaşlarımıza, bilim insanlarına ve öğrencilerimize
ilham vermeye devam edeceğine inanmaktayız.
İTÜ Maden Fakültesi Cevher Hazırlama Mühendisliği
Bölümü üyeleri olarak, bölümümüzün kurulması ve
gelişmesindeki asla unutamayacağımız katkılarıyla duayen
Hocamızın ışığı bizlere daima yol gösterici olacaktır.
Sağlam karakter, hümanist, önderlik ve yöneticilik
yetenekleri, hayata ve mesleğe ilişkin öngörüleri, mesleğe
duyulan aşk ve bağlılığı, saygı ve sevgi, misyon ve
vizyon, çağdaşlık ve daha nicelerini bizlere aşılayan can
Hocamıza;
Bizlere bıraktığınız bayrağı sonsuza kadar daha da yukarılara
taşıyarak gelecek kuşaklara öğretileriniz doğrultusunda
aktarmaya söz veriyoruz.
Sonsuz saygı ve şükranlarımızla.
40 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 41
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
Prof. Dr. Güven Önal
anısına
Prof. Dr. Suna Atak
İTÜ Maden Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
Sevgili Güven’i 60 yıl kadar önce, bitirme ödevine numune
almak için Gebze’ye gidişimizde tanıdım. Hemen sonra
ben Amerika’ya gittim. Döndüğümde Cevher Hazırlama
kürsüsüne girmiş, doktora çalışmasını yapıyordu. Güven,
rahmetli arkadaşımız Yalçın (Kaytaz) ve ben uyumlu
bir araştırma grubu oluşturarak, pek çok projede birlikte
çalıştık. O günlerle ilgili sayısız anılarım var. Çalışmaların
bazısı okulda, bazısı da projeyi aldığımız firmalarda
yapılıyordu. Güven’in “düldül” dediği Volkswagen ile
çok yolculuklar yaptık. Eşi, sevgili Neşe, kardeşimin ilkokul
sınıf arkadaşı ve daha sonra İTÜ Vakfında çalışma
arkadaşım olarak, bu yakınlığımızı pekiştirdi.
Eski başkanımızın tutumu gereği, cevher hazırlama yurt
içinde çok faal olduğu halde, yurtdışı ilişkileri çok zayıf
olan bir daldı. Onun üniversiteden ayrılıp, Maden İhracatçıları
Birliği’ne başkan olması ile, Güven Anabilim
Dalı başkanı oldu. Hem kendi ilişkilerimiz hem de göreve
alınan yeni elemanlarla dış ilişkilerimizde büyük
bir atılım yaptık. Berlin Teknik Üniversitesi, Uluslararası
Cevher Hazırlama Derneği, Balkan Ülkeleri Cevher
Hazırlama Komiteleri vs. ile sayısız teknik gezi, kongre,
sempozyum, ortak proje girişimleri başladı. Güven’in
aynı zamanda YMGV Başkanı olması da parasal işlemlerde
kolaylık ve vakfa gelir sağladı.
60 yıllık arkadaşımı kaybettim. Üzüntüm büyük. Ama
bunun yanında Güven’in başlattığı girişimlerin yarım
kalması ihtimali de en büyük üzüntüm. Genç cevher hazırlamacılara
ve YMGV yöneticilerine büyük bir iş düşüyor:
bütün projeleri devam ettirmek. Eminim ki kendisinin
de en önemli vasiyeti buydu.
Ailesine, dostlarına başsağlığı dilerim. Işıklar içinde
yatsın.
Hocam, büyüğüm,
meslektaşım
Prof. Dr. Güven Önal
Prof. Dr. Gündüz Ökten
İTÜ Maden Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
İTÜ Maden Fakültesi’ne girdikten sonra hocalarımızı
yakından tanıma, onlarla ilişki kurma çabasına giriştim.
Fakültedeki üçüncü yılımda Güven Hoca ile de yollarımız
kesişti ve kendisini ile şahsen tanışıklığımız başladı.
Açıkça söylemeliyim ki pek de iyi bir karşılaşma olmamıştı.
Dün gibi aklımda, “Cevher Hazırlama I” dersinin
laboratuvar uygulamalarından birini yapıyorduk. O gün
bizim grubumuza bir metalik cevher numunesinin “sarsıntılı
masa ile zenginleştirilmesi” deneyi düşmüştü.
Üç - dört kişiden oluşan grubumuzla deneye başladık.
Zannederim su debisini fazla tuttuğumuz için masadan
çevreye doğru devamlı su sıçrıyordu. Bu nedenle biz de
deneyi iki metre kadar uzaktan izliyorduk. O sırada, birisinin
beni arkamdan güçlü bir şekilde sarsıntılı masaya
doğru ittiğini hissettim. Masaya bir karış kala durdu, ben
de hızla arkama döndüm ve Güven Hoca ile göz göze
geldik. Beni itekleyenin arkadaşlardan birisi olduğu
düşüncesindeydim, ona vereceğim karşılığı da belirlemiştim.
Tabii Hoca’yı görünce beynimde şimşek çakmış
gibi oldum ve onun “Deney iki metre uzaktan izlenmez,
buradan izlenir” dediğini duydum. Hoca’nın ikinci bir
uyarısına meydan vermemek için deney süresince yerimden
ayrılmadım, sanki yekpare bir heykel gibi sarsıntılı
masanın dibinde durdum. Deney sona erdiğinde,
belime kadar ıslanmıştım. Nedenini bilmiyorum ama
konuyu zihnimde o anda kapattım. Cevher Hazırlama I
ve II derslerini de Falih Ergunalp Hoca’dan aldığım için
daha sonra fakülte bitinceye kadar Güven Hoca’yla doğrudan
bir ilişkim de olmadı.
Fakülteden mezun olduktan birkaç ay sonra, Maden
İşletmesi ve Makinaları Kürsüsü’nde asistan olarak çalışmaya
başladım. Maçka’daki binamızın üst katındaki
geniş koridorda yürürken Hoca ile karşılaştık. Gülümseyerek
bana doğru yaklaştığını fark edince çok şaşırdım.
Elini bana doğru uzattı, asistanlığa atanmam nedeniyle
beni tebrik etti ve heyecandan tam olarak hatırlayamadığım
bazı güzel sözler söyledi. Çok mutlu oldum, Güven
Hoca’yı da kalbimdeki özel kişiler arasına yerleştirdim.
O tarihten Güven Hoca’nın vefatına kadar geçen yarım
asırlık zaman sürecinde, birçok kez birlikte çalışma imkanı
buldum. Projelerde çalıştım, yurtiçi ve dışına düzenlenen
teknik gezilere katıldım, YMGV’nin eğitim
çalışmalarına katkı koydum. En önemlisi, Hoca’nın
yıllardır hayalinde yaşattığı Cevher Hazırlama Mühendisliği
Bölümü’nün kuruluşu ve İTÜ Madencilik Eğitim
Galerisi’nin açılması çalışmalarında Hoca’ya destek
oldum. Özellikle Cevher Hazırlama Mühendisliği Bölümü’nün
kurulması sürecinde Hoca’nın karşılaştığı zorluklara
karşı gösterdiği azmi ve kararlığı görüp onu yalnız
bırakmak olmazdı. Maden Mühendisliği Bölümü’ndeki
diğer Anabilim Dalları öğretim üyelerinin olumsuz
görüş belirtmesine rağmen, Doç. Dr. Cengiz Kuzu arkadaşımla
birlikte olumlu oy vererek 2008 yılında Cevher
Hazırlama Mühendisliği Bölümü’nün kurulmasına
yardımcı olduk. Güven Hoca’nın güzel hasletlerinden
biri de değerbilir bir insan olmasıdır. Bu desteğimizi hiç
unutmadı, her yeri geldiğinde “Bölüm bu iki arkadaşımızın
oylarıyla kuruldu,” diye söylerdi.
İTÜ Madencilik Eğitim Galerisi’nin açılması konusu
Güven Hoca’nın sabır ve mücadele gücünün başka bir
göstergesi oldu. Galeri açma işi İTÜ Vakfı tarafından bir
müteahhide verilmişti. Hoca’nın isteği üzerine ben ve
Cengiz Kuzu hoca, galerinin ilk 80 metrelik kısmının
açılışına nezaret ettik. Bir süre sonra finansal sorunlar
ortaya çıkınca kazı çalışmaları da durdu. Ancak, başlayan
bir işi yarıda bırakmak Hoca’nın kitabında yazmazdı.
Aradan yıllar geçti, ben konuyu unuttum, tam 14
yıl sonra, 11 Haziran 2019’da 230 metre uzunluğundaki
galerinin açıldığını gazetelerden okuyunca çok memnun
oldum ancak pek fazla şaşırmadım.
Son olarak, Yurt Madenciliği Geliştirme Vakfı ailesine
katılma aşamasında aramızda ilginç bir konuşma geçti.
Bana gönderilen Sektörmaden dergisini incelerken
gözüme Dergi Yayın Kurulunun kompozisyonu takıldı.
Kurul üyeleri, biri hariç tamamen jeoloji kökenli arkadaşlarımızdan
oluşuyordu. Bunu bir toplantı sırasında
Hoca’ya ilettim. “Ben de bu durumun farkındayım”
dedi ve hemen ardından sordu; “Sen kurula girmek ister
misin?” Hoca haklıydı, onu kırmak da olmazdı. Kabul
ettim ve yaklaşık bir yıllık sürede Hoca ve kuruldaki diğer
arkadaşlarımla zevkli bir çalışma dönemi geçirdim.
Güven Hoca hakkında söylenecek çok şey var. Birkaç
kelime ile özetlemem gerekirse; O’nun çok iyi eğitim
almış, türkçeyi güzel konuşan, kibar, onurlu, olgun, hatırnaz,
alçakgönüllü, yardımsever, her zaman temiz ve
bakımlı kısaca tam bir “İstanbul Beyefendisi” olduğunu
söyleyebilirim. Mesleğine bağlılığı ve onu yüceltmek
için yaptıkları ise tüm çevresindekiler tarafından bilinen
ve takdir edilen diğer bir özelliği idi. “Her ölüm erken
ölümdür” derler, insanların 90 yaşına kadar rahatlıkla
çalışabileceklerini savunan Güven Hoca’mız da aramızdan
erken ayrıldı.
Ruhu şad olsun. Nurlar içinde uyusun.
42 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 43
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
Prof. Dr. Güven Önal’ın
ardından
Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu
ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Güven Önal’ı ani olarak kaybedeceğimiz ve
onun için yazı yazacağım hiç aklıma gelmezdi. Kendisi
90 yaşına kadar yapacağı işleri anlatır ve planlar yapardı.
50 yılı aşkın süredir arkadaşım olan Prof Önal’ın
yokluğunu hep hissedeceğim.
ODTÜ’de 1960 yılında kurulan Maden Mühendisliği
Bölümü’nün ilk talebesi olan ben mezuniyetimden 4 yıl
sonra ODTÜ’de doktora çalışmalarımı yürütürken 1953
yılında kurulan İTÜ Maden Mühendisliği Bölümü’nün
akademisyenleriyle tanışmaya can atar ve vakit buldukça
İTÜ’nün Maçka’daki yerleşkesine giderdim. Master
eğitimim sırasında tez hocam olan Avusturyalı Klaus
Orel ODTÜ’ye gelmeden önce İTÜ’de ders vermiş ve
bana Suna Atak’ın ilk kız Maden Mühendisliği öğrencisi
olduğundan bahsetmişti. Maçka yerleşkesinde tanıştığım
ilk kişi Prof. Dr. Suna Atak olmuştu. Prof. Dr. Güven
Önal olan tanışıklığımız ise sonraki yıllara rastlar.
Prof. Dr. Güven Önal tam bir İstanbul beyefendisiydi.
Kılık kıyafetine dikkat eden, düzgün konuşan, insana
saygı gösteren, sevecen bir kişiliğe sahipti. Akademik
bakımdan girişken, vizyon sahibi, yeniliklere açık, yardımsever
bir insandı. Madencilik camiasında birçok
faaliyeti başlatan veya yaygınlaştıran oydu. Örneğin
Balkan Cevher Hazırlama Kongrelerinden birçoğunu
Türkiye`de gerçekleştirmiş, Balkan Bilimler Akademisi’nin
kuruluşuna destek vermiş, Uluslararası Cevher
Hazırlama Sempozyumlarının dört büyük üniversite
(İTÜ, ODTÜ, Hacettepe ve Dokuz Eylül Üniversiteleri)
tarafından yürütülmesine önderlik etmiş, İTÜ’de Cevher
Hazırlama Mühendisliği Bölümü’nü kurmuş ve iki kez
Madencilik Şurasını organize etmiştir. Yurt madenciliğinin
sorunlarına çözüm bulmak amacıyla kurulan Yurt
Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın kuruluşunda aktif
rol almış ve uzun yıllar Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı
olarak görev yapmıştır.
İstanbul’da yapılan kongreler kapsamında dünyanın tanınmış
bilim insanlarını konuşmacı olarak davet eder ve
yurdumuzun akademisyenleriyle tanışmalarını sağlardı.
Bu kongreler sırasında yurtiçi ve yurtdışı organizasyon
ve yürütme kurulu üyelerini İstanbul’un en lüks otellerinde
ve restoranlarında ağırlamaktan mutlu olurdu.
Kongrelerde gala yemeklerinde hanım delegeleri muhakkak
dansa kaldırır, pistten kolay kolay ayrılmazdı.
Prof Önal ile karşılaştığım son toplantı Ankara’da
MTA’da yapılan ve Maden Mühendisleri Mesleki Gelişim
Derneği tarafından organize edilen “Türkiye Madenciliğinin
100. Yılında Madenciliğimizin Yüz Yılı”
konulu sempozyum olmuştu. Kendisine kaleme alıp
yazdığım ve bastırdığım anı kitabımı verdiğimde altın
konusunu yazıp yazmadığımı sordu. Yazmadığımı söyleyince
“Nasıl yazmazsın? Birlikte Danıştay 6. Daire
Başkanı’na çıktık, Beykoz villarında Hüsamettin Özkan’ı
ziyaret ettik ve altın madenciliğinin önünü açtık.
Bu önemli girişimimizi yazmalıydın” dedi. Ben de onu
kendisinin yazmasının daha yerinde olacağını söyledim.
Maalesef ömrü bunu yazmasına fırsat vermedi.
Prof. Güven Önal beni her zaman onore etmiş ve öne
çıkarmıştır. Kendisi ile birlikte 10 yıl Dedeman Madencilik
Proje Yarışmalarında jüri üyeliği yaptık. 2006 yılında
Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilmesini sağladığı
ve kongre başkanlığını yaptığı XXIII. Uluslararası Cevher
Hazırlama Kongresi’nde davetli konuşmacı olarak
çağırdığı 10 kişiden biri olarak Türkiye’yi benim temsil
etmemi ve bor konusunu anlatmamı istedi. 2022 yılında
Yönetim Kurulu Başkanı olduğu YMGV beni Hizmet
Ödülüne layık gördü. Sırbistan Bilimler Akademisi
yabancı üye olarak akademiye Türkiye’den önce Prof.
Önal’ı seçti, akademinin seçtiği ikinci üye ben oldum.
Hindistan’da Bombay araştırma merkezlerine yaptığımız
bir seyahatte erkek akademisyenler misafirhanenin
en güzel odalarında misafir edilirken biz hanım akademisyenlere
çok kötü yerler tahsis edilmişti. Biz de protesto
olarak (masrafları kendimiz ödeyerek) beş yıldızlı
bir otele geçtik. Prof. Önal Hintlilerin bu davranışını
değiştiremedi ama bütün Türk Hanım akademisyenlere
ipek fular hediye ederek gönlümüzü almaya çalışmıştı.
Prof. Önal’ın yurt madenciliğine yaptığı en büyük katkılardan
birisi de Cevher Hazırlama El Kitabı’nın hazırlanmasını
ve basılmasını sağlamasıdır. Ayrıca yurt
dışındaki kongreler öncesi ve sonrasında o ülkelerin madenleri
ve tesislerini ziyaret etmek amacıyla madencilerimize
organize ettiği teknik geziler de yine onun önemli
katkıları arasındadır.
Prof. Dr. Güven Önal yeri kolay kolay doldurulmayacak
bir akademisyen ve meslektaşımızdı. Nurlar içinde
uyusun.
Tanıdığım Güven Önal
Prof. Dr. Güngör Evren
İTÜ İnşaat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
İTÜ Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi
Değerli arkadaşım Prof. Dr. Güven Önal ile ne zaman,
nerede tanıştığımızı anımsamıyorum. Yakınlaşmamız
1986 yılında İTÜ Vakfı Genel Sekreterliği görevine başlamasından
sonra oldu. O tarihlerde ben de İTÜ Vakfı
Yönetim Kurulu üyesi idim. Aynı amaç doğrultusunda
iş birliği yapmak arkadaşlık bağlarımızı pekiştirdi.
1992’ye kadar süren Genel Sekreterlik görevinden ayrılmasından
sonra da İTÜ Vakfı yönetim kurulu üyeliği
sürecinde birlikte çalıştık.
Güven Önal’ın olağanüstü enerjisi, işini yürütmedeki en
kısa sürede sonuca varma kararlılığı belirleyici özelliğiydi.
Öncelikle Maçka Yerleşkesinde harap durumda
bulunan eski kimya laboratuvarının sosyal tesise dönüştürülmesi
projesinin gerçekleşmesi sırasında bu özelliğini
yakından gözlemek olanağını buldum. Ardından
yüzme havuzunun, spor alanlarının yapılarak işletmeye
açılması konusunda başarılı çalışmalar yaptı. Burada sıralayamayacağım
bir liste oluşturan tesislerin kazandırılması
dışında, İTÜ Ailesinde ihtiyaç duyulan sosyal,
sportif ve kültürel etkinlikleri gerçekleştirdi. Kısacası
İTÜ Vakfının tüm çalışmalarında Güven Önal arkadaşımın
emeği bulunduğunu söylersem abartmış olmam.
Yaşamının sonuna kadar Vakıf Yönetim Kurulu üyeliği
görevini sürdürmekteydi.
Güven Önal aynı anda birçok işle ilgilenir ve başarılı sonuçlar
elde ederdi. Akademik çalışmaları içinde yoğun
uygulama işleri yapardı. Yurt dışı ilişkileri de etkinlikleri
arasında önemli yer tutuyordu. Bütün bu işler arasında
özel yaşamına zaman ayıramadığı akla gelebilir. Fakat
çoğu zaman paylaştığım sosyal etkinlikleri hiç ihmal
etmezdi. Görüşme aralığı uzadığında bir fırsat yaratıp
arkadaşları ile bir araya gelirdi.
Sağlık sorunları olduğunu biliyordum. Ama bu durum
çalışma enerjisini etkilemiyordu. Birlikte olduğumuzda
sağlık sorunlarını gündeme getirmez ya da kısa bilgi
vermekle yetinirdi. Ailesine, eşine ve çocuklarına
çok düşkündü. Değerli Eşi Neşe Hanım’ı kaybettiğinde
sarsılmıştı. Yıldönümlerinde değişik etkinliklerle eşini
anma geleneğini aksatmadan sürdürdü. Çocukları, onların
aileleri ve torunları ile ilişkisinin ne kadar sıcak
olduğunu, birlikte olduğumuz zamanlarda konuşma konularımızdan
biliyorum. Karşılıklı çocuklarımızı ve torunlarımızı
anlatırdık.
Aramızdan ayrılışından kısa bir süre önce Yurt Madenciliğini
Geliştirme Vakfında buluşmuştuk. Her zamanki canlı
halindeydi. Vefat haberi beklenmedik bir durumdu. Ne
var ki, gerçekti ve yapacak bir şey yoktu. Bu önlenemez
sona gelene kadar, yaşamına çok yararlı ve anlamlı uğraşları
ve başarıları sığdırdı. Önemli olan da bu değil mi?
44 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 45
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
İTÜ Vakfı Güven Önal’ın
hizmetlerini unutmayacak
İTÜ Vakfı
Prof. Dr. Güven Önal İTÜ Vakfı’nda 1986-1992 yılları
arasında Genel Sekreterlik görevini üstlendi. Aynı zamanda
İTÜ Vakfı Mütevelli Heyet üyeliğine de seçilmiş
olan Güven Önal 1992-2000, 2004-2024 yılları arasında
Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Önal’ın Vakıf
yönetiminde görev aldığı süreç, aynı zamanda İTÜ
Vakfı’nın kurumsal biçim aldığı, örgütlenme ve organizasyonel
yapısını tamamladığı ve Vakıf Senedinde
yazılı amaçlar doğrultusunda pek çok çalışmayı hayata
geçirdiği yıllar oldu. Güven Önal, Genel Sekreterlik
sorumluluğunu; bir İTÜ’lü ve bir öğretim üyesi olarak
üniversitenin, mezun ve mensupların ihtiyaçlarının farkında
olarak, tüm bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik yapıyı
oluşturacak bir fırsat olarak gördü ve bu kararlılıkla
hareket etti.
Tesisler
Önal’ın görev yaptığı dönemde, İTÜ mensupları, mezunları
ile öğrencilerine hizmet verecek iktisadi işletmelerin
oluşturulması ve tüm yatırımların İTÜ Kampüslerine
yapılması öncelikli hedef olarak seçildi ve kampüslerde
kullanılamaz durumdaki binalar, boş ve atıl durumdaki
alanlar, Üniversiteden hiçbir yardım almadan adeta yeniden
inşa edilerek İTÜ’lülerin hizmetine sunuldu.
Güven Önal döneminde hayata geçirilen Eğitim Tesisleri
İşletmesi İTÜ’lülerin eğitim, spor, kültür ve sosyal
ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyordu. 1986 yılında
Maçka Kampüsünde kullanılmayan harap bir binanın
giriş katında tadilet yapılarak hizmete alınan eğitim tesislerinde
bilgisayar ve çeşitli dil ve seviyelerde yabancı
dil kursları verilmeye başlandı. Eğitim Tesislerinde bu
kursların yanı sıra, pek çok kamu kuruluşu ve özel kuruluşa
meslek içi eğitim seminerleri verildi.
Güven Önal, İTÜ Vakfı’nda Genel Sekreterlik yıllarını
değerlendirirken, “İTÜ Vakfı Genel Sekreterliği görevini
kabul etmemdeki en büyük etken, Üniversitemizde
sosyal hayatı canlandırmak üzere bazı projeleri hayata
geçirme hayalimdi” ifadesini özellikle vurguluyor. Bu
kapsamda sosyal hayatı canlandıracak en önemli proje
olarak gördüğü Sosyal Tesisler İşletmesi de bu hayalin
bir sonucu olarak 1987 yılında hizmete açıldı. Tesisler,
farklı büyüklüklerde restoranlar, konferans ve toplantı
salonları ile 72 yatak kapasiteli konaklama birimi,
yüzme havuzu, Ayazağa Kampüsündeki Çamlık Lokali
ve Hisarüstü’nde İTÜ’ye ait boğaz manzaralı alanı kapsıyor.
Tüm bu tesislerden yararlanmanın kuralları belirlendikten
sonra, bunu bir esasa bağlamak üzere İTÜ
Vakfı Yönetim Kurulu kararı ile İTÜ Vakfı Sosyal Kulübü
kuruldu ve üye sayısı kısa zamanda 4 bine ulaştı.
Güven Önal döneminde1988 yılında İTÜ Yönetim Kurulunca
İTÜ Vakfı’na tahsis edilen Maçka, Ayazağa ve
Gümüşsuyu kampüslerindeki birimler ve alanları bünyesinde
toplayan Spor Tesisleri İşletmesi kuruldu. Bu
kapsamda Maçka’da tenis kortu, Gümüşsuyu kampüsünde
açık ve kapalı spor alanları, Ayazağa Kampüsü’de
futbol sahası ve tenis kortları, soyunma odaları, duş ve
ofis birimleri oluşturuldu.
Kurumsallaşma ve örgütlenme
İTÜ Vakfı’nın organizasyonel yapısının oluşturulması
ve örgütlenme de Güven Önal’ın Genel Sekreterlik
yaptığı dönemde dikkat çekici gelişme gösterdi. Bu dönemde
İTÜ Vakfı’na maddi ve manevi güç katma amacıyla
kurulan Planlama ve Koordinasyon Komitesi o
yıllarda ülke gündemindeki pek çok konuda düzenlediği
etkinliklerle kamuoyunda dikkat çekti, İTÜ Vakfı’na
katkı sağlanması ve tanınması açısından yarar sağladı.
Komite’nin önemli çalışmalarından biri de bünyesinde
oluşturulan Burs Komisyonu’nun, İTÜ’ye ilgiyi artırmak
ve daha başarılı öğrencilerin gelmesini sağlamak
yönündeki faaliyetler oldu. Yine bu dönemde İTÜ Vakfı
pek çok şehirde kurulan Geliştirme Komiteleri kanalıyla
yurt çapında İTÜ mezunlarını bir araya getirme amacına
yönelik örgütlenmeyi gerçekleştirdi. 1988 yılında, temel
amacı İTÜ öğrencilerinin eğitim ve barınma sorunlarına
çözüm üretmek üzere kurulan, üyelerini İTÜ mezun ve
öğretim üyesi eşleri ile İTÜ’lü kadınların oluşturduğu,
Sosyal ve Kültürel Hizmetler Komitesi de, Gönül Yavuz,
Kayacan Kayan ve Neşe Önal’ın girişimleriyle
kuruldu.
Öğrencilere destek
Sosyal ve Kültürel Hizmetler Komitesini girişimleriyle,
Gümüşsuyu Kampüsündeki eski bir bina bütün giderleri
İTÜ Vakfı tarafından karşılanmak üzere 58 kişilik Gümüşsuyu
Kız Öğrenci yurduna dönüştürüldü. İTÜ Vakfı
kurucularından ve Mütevelli Heyet üyesi Dr. Y. Müh.
Sedat Üründül’ün yaptığı bağışla, Ayazağa Kampüsünde
109 kişilik Verda Üründül Kız Öğrenci Yurdu da Güven
Önal’ın genel sekreterlik döneminde inşa edildi.
İTÜ Vakfı temel amaçlarından biri olarak kuruluş yılından
itibaren İTÜ öğrencilerine karşılıksız eğitim bursu
veriyor. Bu burslar, gerek Vakfın tesis ve işletmelerinden
sağlanan gelir, gerek Vakfın düzenlediği ‘Burs Bağışı’
kampanyaları, gerekse Vakfın örgütlenme yapısı
içindeki oluşumların çabasıyla her yıl giderek önemli
bir potansiyele dönüştü. Prof. Dr. Güven Önal’ın Genel
Sekreterliği döneminde ve uzun yıllardır İTÜ Vakfı Yönetim
Kurulu üyesi olarak Vakfın burs verme amacına
yaptığı katkılar yadsınamaz.
Yayın faaliyetleri
Güven Önal’ın Genel Sekreterlik görevini üstlendiği
1986 yılında, İTÜ öğretim üyeleri tarafından hazırlanan
ders kitaplarının yayımlandığı İTÜ Vakfı Yayınları
önemli bir eksiği gideren, literatüre katkı yapan bir
girişim olarak başladı. İTÜ Vakfı Dergisi de İTÜ ile
mezunları arasında iletişimi sağlamak amacıyla 1989
yılında yine Güven Önal’ın öneri ve girişimleriyle yayın
hayatına başladı. Güven Önal, İTÜ Vakfı Dergisi’nde
uzun yıllar Sorumlu Yazı İşleri Müdürü, Yayın Kurulu
Üyesi ve 2020 yılından itibaren de İmtiyaz Sahibi görevlerini
üstlendi.
Diyebiliriz ki, Güven Önal’ın genel sekreter olarak görev
yaptığı yıllarda oluşturduğu sinerji ile üniversite-vakıf-mezun-öğrenci
tüm paydaşlar el ele, gönül birliği
içinde üniversiteye katkı ideali etrafında bir araya geldiler
ve tutkuyla bu amaca hizmet ettiler.
Kuruluş ve gelişme yıllarında Vakfımıza çok değerli
hizmetlerde bulunan Prof. Dr. Güven Önal’ı saygı ve
minnetle anıyoruz.
Prof. Dr. Güven Önal Genel Sekreterlikteki çalışma arkadaşları ile birlikte
46 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 47
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
Madenciliğe adanmış
bir ömür
İbrahim Halil Kırşan
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkan Yardımcısı
Güven Hocam’la tanışıklığımız 1990’lı yılların sonlarına
kadar gider. MTA’da çalışırken Hacettepe Üniversitesi’nde
master yaptıktan sonra ikinci yüksek lisansımı
Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde
Kamu Yönetimi Uzmanlık Programı’nda yaptım. Bu
programda 1995-1996 eğitim döneminde dersleri verdikten
sonra program kapsamında hazırlamış olduğum
“Madencilik Sektöründe Yeniden Yapılanma” adlı yüksek
lisans tezini duymuş olacak ki Güven Hoca beni arayarak
“İbrahim Bey tezini gönder Vakıf olarak bunu basalım,”
dedi. Hızlı bir şekilde bir iki hocamızın tetkik ve
redaksiyonundan sonra tezim Vakfın yayınlarında yerini
buldu. Basımını izleyen yılda da kitabımız çok ilgi görmüş
olacak ki Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın
iki yılda bir düzenlendiği geleneksel ödül töreninde teşvik
ödülüne layık görüldü.
Güven Hocam’la bu şekilde başlayan tanışıklığımız
daha sonraki yıllarda hiç kopmadan bazen öğrenci-öğretmen,
bazen iki meslektaş, bazen iki dost, bazen de
bir baba-oğul ilişkisine dönüştü. Hocamla aramızdaki
samimiyet ve yakınlık sektör tarafından da yakından izlendi.
Öyle ki lisans eğitimimi Dokuz Eylül Maden Mühendisliği
Bölümü’nde almış olmama rağmen, Güven
Hocam’la olan yakınlıktan dolayı herkes beni İTÜ’den
mezun bir Maden Mühendisi olarak tanımaya başladı.
Sonraki yıllarda Hocam beni Vakfın hemen hemen bütün
etkinliklerine davet etti. Ben de imkanlar ölçüsünde
hepsine katılmaya çalışıyordum. Öyle ki 2000-2005
yılları arasında yurtdışına düzenlediği teknik gezilerin
tümüne katıldım. Birlikte yaklaşık 15-20 ülke ve 50-
60’a yakın şehre seyahat ettik, bir o kadar madeni de
sayesinde görme fırsatı elde ettim. Belki hayatımda görme
şansı bulamayacağım Arjantin, Brezilya, Şili, Peru,
G.Afrika gibi ülkeleri ile İsveç-Finlandiya gibi İskandinav
ülkelerini Güven Hocamız sayesinde ziyaret ettim.
İsveç’teki meşhur Kiruna Demir madenini görmek için
Kuzey Kutup Dönence’sini geçerken sertifika aldık, Ice
Hoteli ziyaret ettik ve beyaz geceleri yaşadık. Bu teknik
gezilerde ben not tutup hem madenlerle ilgili teknik
konuları hem de gezdiğimiz ülkelerin tarihi, kültürel ve
turistik yönleri ile ilgili yazıları vakfın dergisinde yazı
olarak hazırladığım için Güven Hoca bir sonraki geziye
de beni istisnasız dahil ediyordu. Burada Hocamla
ilgili bir gözlemimi de paylaşmam gerekiyor. Özellikle
maden gezilerinde gruptaki en dikkatli kişi olarak Hocamız
ön plana çıkıyor ve adeta bir stajyer öğrenci gibi
sorular sorup not alıyor ve dönüş yolunda geziye katılan
arkadaşları adeta sınava tabi tutuyordu. Tabii ki bu gezilerden
hem mesleki olarak çok şeyler öğreniyor hem
de yurtdışında değişik coğrafyalar ve kültürler tanıma
fırsatı bulduğumuz için ufkumuz açılıyordu. Bütün bu
imkanları da Hocamız sayesinde sağlıyorduk.
Uzun yıllar MTA’da çalıştığım ve sektörde uğraş verdiğim
için Güven Hocam ile münasebetimiz o yıllarda
kesintisiz devam etti. Ancak 2010 yılının başında önce
Başkentgaz, daha sonra da Özelleştirme İdaresi Başkan
Yardımcılığı’na atandığım için ister istemez madencilik
sektörünün dışında enerji sektöründe 6 yıl çalıştım. O
yıllarda bile Güven Hocam’la bağımız hiç kopmadı. Yanılmıyorsam
o yıllarda Güven Hoca’nın daveti ile Vakfın
Mütevelli Heyeti üyesi oldum. Enerji sektöründe çok
yoğun bir gündem içinde iken bile yılda iki defa düzenlenen
Danışma Kurulu ve Mütevelli Heyeti toplantılarına
imkanlar ölçüsünde katılmaya gayret gösteriyordum.
2012 yılında İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Pittsburgh
Kömür Kongresi’nde bana doğalgaz ile ilgili bir
sunum da yaptırdı.
Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı iken 2016 yılında
halen çalıştığım firma olan Çiftay’dan teklif aldım ve
29 yıllık kamu hizmetimi sonlandırarak kendi isteğimle
emekli olup özel sektöre geçtim. Tabii, tekrar madencilik
sektöründe çalışmaya başlayınca Güven Hoca ile
yine eskisi gibi daha sık görüşmeye başladık.
Malum, Vakıf Yönetim Kurulları Mütevelli Heyeti tarafından
belirleniyor. 2018 yılının ikinci yarısında yapılan
Mütevelli Heyeti toplantısından önce beni aradı ve “İbrahim
Bey bu dönem seni Yönetim Kurulu’na alacağız,
itiraz istemiyorum” dedi. “Hocam işlerim çok yoğun
beni affedin,” dediysem de itirazım kabul görmedi ve
Vakfın Yönetim Kurulu’nda diğer arkadaşlarla beraber
çalışmaya başladık. Üç yıl süren Yönetim Kurulu Üyeliği’mizin
bittiği birinci dönemin sonunda yapılan Mütevelli
Heyet toplantısında ise üç yıl sürecek ikinci dönem
Yönetim Kurulu’nda da Hocamızın ısrarıyla aynı arkadaşlarla
yola devam ettik.
Güven Hoca Ankara’ya gelişte çoğu zaman beni arıyor,
müsaitsem yanıma uğruyordu. Programımın uygunluğuna
göre bazen yemeğe gidiyor, bazen de çay kahve
eşliliğinde sektörle ilgili uzun sohbetler ediyorduk. Yeri
gelmişken, Güven Hoca’nın karakterinde ve lügatında
asla ümitsizliğe ve karamsarlığa yer yoktu. Ülke madenciliğimizin
gelişmesi ve maden potansiyelimizin değerlendirilmesi
için onun kadar azimli ve inançlı ikinci
bir insan tanımıyorum. Kafasına koyduğu bir plan ve
projenin ısrarlı ve yılmaz bir savunucusu olur ve o işi
sonuçlandırıncaya kadar durmazdı. Yönetim Kurulu’nda
birlikte görev yaparken bazı konularda tek başına
kalmasına rağmen ısrarlı bir şekilde bizleri ikna eder ve
o konuda karar aldırırdı ve nihayetinde ısrarcı olduğu
etkinlik neyse onu başarılı bir şekilde nihayetlendirirdi.
Yıllar su gibi akıp geçerken Güven Hoca heyecanından
hiçbir şey kaybetmez, aksine genç bir delikanlı gibi daha
azim ve inançla bu ülkenin yeraltı potansiyeline inanır
ve bunları harekete geçirmek için özel çaba gösterirdi.
Ülke madenciliğimizin geliştirilmesi için kafa yorar,
içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın
yolu olarak da maden potansiyelimizden efektif bir
şekilde faydalanmamız gerektiğini söyler ve bunun için
de finansman desteği ile birlikte proje geliştirme fikrine
özel vurgu yapardı.
Hocamız sağlıklıydı, dimağı çok berrak, heyecanı hepimizden
fazlaydı. Ancak maalesef yıllardır muzdarip
olduğu şeker hastalığı ayaklarında tahribat yaratmıştı.
Doktorların uzun seyahate çıkmama uyarısına bir türlü
uymak istemiyor, yerinde duramıyordu. Ailesinin ve yakın
dostlarının uyarıları da sonuçsuz kalıyordu. Sektörle
ilgili bir fuara katılmak üzere gittiği son Amerika seyahatinde,
hastalığın doğurduğu dolaşım bozukluğu ne yazık
ki ayak parmaklarında ciddi hasara neden olmuş, ayak
baş parmakları kesilmek zorunda kalmıştı. Vefatından 5
gün önce kendisini hastane odasında ziyaret ettiğimde
“Şeker hastalığının bu kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini
doğrusu düşünmemiştim” demişti. Hastanede çok
sıkıldığını ve doktorların kendisini hafta sonu taburcu
edeceğini söyleyerek teselli buluyordu adeta. Ama maalesef,
hafta sonu taburcu olmadan Güven Hocamızın
vefat haberini aldık. Her fani için beklenen sona gelinmişti.
Ülke madenciliğine adanan ve Yurt Madenciliğini
Geliştirme Vakfıyla özdeşleşen koskoca bir ömür son
bulmuştu. Şanına yakışır bir veda ve cenaze töreniyle
Güven Hocamızı uğurladık son yolculuğuna.
Meslek yaşamını onun gibi dolu dolu geçiren ve 84 yıllık
yaşamına bu kadar çok şey sığdıran başka bir fani
var mı bilmiyorum doğrusu. Ama şuna eminim, Güven
Hoca yaşamını ülke madenciliğinin gelişimine adamıştı.
Nefesini verdiği son dakikaya kadar bütün hayatı, başında
bulunduğu vakıfla özdeşleşmişti. Son ziyaretimde
yanından ayrılırken son cümlesinde adeta veda edip
vasiyet edercesine “Kırşan, Vakfa sahip çıkın” demişti.
Yazımı bitirirken Güven Hocama Allah’tan rahmet, ailesine
ve sektörümüze sabır ve başsağlığı diliyorum. Güven
Hocamızın ülke madenciliği için yaptığı hizmetler
asla unutulmamalı ve her fırsatta hayırla yad edilmeli ve
yıldönümünde şanına yakışır bir etkinlikle anma programı
düzenlenmelidir. Kendi adıma bana yaptığı vasiyeti
tutacağıma söz veriyor ve hem vakfa hem de sektöre
sağlığım, gücüm ve kuvvetim el verdiği müddetçe sahip
çıkmaya çalışacağım inşallah.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun Hocam. Hatıralarımızda
her zaman o güler yüzün ve bitip tükenmeyen
heyecanınla yaşayacaksın. Seni her zaman minnet ve
şükran hisleriyle anacağız inşallah.
48 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 49
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
Güven Hoca’mız anısına
Hayrettin Elmas
Maden, İnşaat Mühendisi, 17-18. dönem İstanbul Milletvekili
Değerli Hoca’m, sizi zamansız kaybetmek iyi bir dost
olarak benim için ve madencilik camiası için çok acı oldu.
Bir talebeniz olarak, sizinle ilgili bir anımı anlatarak
başlamak isterim. Sene 1967, Haziran ayı. Okul bitmiş,
mezun olduğumu öğrenmiştim. Arkadaşlar o zamanlar
asistan olan Güven Hoca’nın Cengiz Öner, A. Cengiz
Erciyes ve Hayrettin Elmas’la görüşmek istediğini söylediler.
Cevher Hazırlama Kürsüsü’ne hocamızın yanına
üçümüz birlikte girdik. Güven Hoca, bize önce artık öğrencilik
bitti, kahve içebiliriz dediyse de biz çay istedik.
Çaylar geldi. Madenciliğin hangi branşın da çalışacaksınız
diye sordu? Ben bütün stajlarımı Zonguldak, Soma
ve Almanya’daki kömür işletmelerinde yaptığımı söyledim.
Cevher hazırlamacı olduğu için metal madenciliğini
tavsiye etti ve bana cevher hazırlama konusunda kaç
türlü kırıcı olduğunu ve benzeri birkaç soru sordu. Yanıtlarını
verdikten sonra, Cengiz Erciyes ve Cengiz Öner’e
soru soracaktı ki, Cengiz, “Hocam siz bizi kutlamak için
mi, yoksa imtihan etmek için mi çağırdın?” dedi. Güven
Hoca gülerek “Yahu Cengiz nasıl anladın,” dedi ve devam
etti: “Üçünüzün de imtihan kağıdı hem geçer, hem
de kalabilirdi. Ben araştırdım bütün derslerden geçmişsiniz;
benim dersimden dolayı kaybınız olmasın diye geçer
not verdim. Fakat doğru mu yaptım diye sizi çağırdım.”
İşte, Hocam, sizin bu davranışınız benim için, yaptığınız
işin mükemmelliğinin tarifi olmuştur.
Maden Mühendisliği mezuniyeti sonrası Kozlu’da bir
yıl Maden Mühendisliği yaptım. Askerlik görevi için
işten ayrıldım. Yedek subaylık döneminde gece İnşaat
Mühendisliği Bölümü’ne devam ederek İnşaat Mühendisliği
diploması da aldım ve böylece madencilik hayatım
da bitmiş oldu. Ancak, eşim Kozlu’lu bir madenci
kızı olduğu için, Güven Önal ve Erdoğan Yüzer hocalarımla
da ilişkilerim devam ettiği için madencilikle irtibatım
kopmadı. Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın
kurucuları arasında yer aldım. Güven Hoca’mın daveti
ile Vakıf Mütevelli Heyeti toplantılarına devamlı katıldım,
madencileri o çalışkan insanları tanıdım ve madencilik
hakkında pek çok yeni şey öğrendim. Çok güzel
madenci dostlarım oldu.
Sevgili Güven Hoca’nın teknik gezileri hem madencilik
konusunda bilgi ve görgü kazanma açısından hem de
turistik anlamda her zaman verimli, cazip olmuştur. Hocamla
birlikte ilk seyahatimiz Güney Afrika’ya olmuştu.
Bana ilk tembihi, “Otelde kumar makinaları var, aman
fazla kaybetme” şeklinde olmuştu, ben de o işlerle hiç
ilgim olmadığını söylemiştim. Gezinin üçüncü günü,
birkaç saatlik otobüs yolculuğu ile açık işletme kömür
madenine gittik. Zümrüt yeşili çam ormanlarının arasından
geçerek kömür madenine ulaştık. Madencilik brifinginde
kömür madenciliğinin nasıl yapıldığını dinlerken,
yolda gördüğüm zümrüt yeşili çam ormanının açık işletme
ile kömürü alınan ocakların doldurularak dikilen
çam ormanları olduğunu öğrendim. Bu vesile ile madenciliğin
doğayı tahrip etmekten ziyade güzelleştirdiği
kanaatine vardım. Bu gezinin turistik tarafı da Hocam’ın
ve onun seçtiği madencilerin eşliğinde bir o kadar keyifli
idi. Güney Afrika’nın en ucunda, Cape Town’da sıcak
ve soğuk denizin kesiştiği noktayı ve penguenlerin yaşam
alanlarını ziyaret ettiğimizi hatırlıyorum.
Bir başka seferde de yine Güven Hoca’nın önderliğinde
Sibirya’ya gitmiştik. Moskova aktarmalı uzun bir uçuşun
ardından indiğimiz Nilüfer nehri kıyısındaki şehrin
yeşilliğine şaşırmış, hayran kalmıştım. Çünkü Sibirya
denince aklıma ilk karla kaplı bembeyaz bir düzlük gelmişti.
Mevsimi hesaba katmamışım demek.
Açık işletme kömür madenini gezdik, buradaki üretim
yöntemleri hakkında bilgi aldık, çıkarılan kömürün maliyetinin
ton başına 3 dolar olduğunu ve dört ayrı termik
santrali beslediğini öğrendik. Daha sonra bir alüminyum
madenini ziyaret ettik. Cevher yetersizliğine çözüm olarak,
bildiğimiz grovak taşından ham madde üretildiğini
gördük. Seydişehir Alüminyum Fabrikası’na da ham
cevherin azalmasına çözüm bulmak üzere araştırma
yapmak için üç genç Maden Mühendisinin de bu geziye
katıldığını görmek beni çok mutlu etmişti. Demek ki bu
geziler amacına ulaşıyordu. İşte sevgili Güven Hoca’nın
dünyadaki maden ve madencilik sektöründeki gelişmeleri
yöresinde görüp ülke madenciliğine katkı sağlama
vizyonu böyle bir şeydi ve bu yolda gösterdiği çabalar
da takdire şayandı. Nilüfer nehri üzerinde yük taşıyan
gemiler ve Nilüfer barajı üzerindeki ekonomik faaliyetlere
hayranlığımızı belirtince de Hoca’nın “İşte bunun
için ben İstanbul’a kanal yerine Kızılırmak’ın ıslahını
savunuyorum. Anadolu’daki üretimi bu nehirler üzerinden
Karadeniz’e nakledebilir, nehir boyunda ekonomik
hayatı canlandırarak İstanbul’a göçü önleyebilir, buralara
küçük sanayi şehirleri kurabiliriz” dediğini unutmuyorum.
Vizyona bakar mısınız?
Sevgili Güven Hoca’mızı hatıralarla anlatmak hiç kolay
değil. Onu en iyi eserleriyle anlayabilir, anısını onun vizyonunu
hayata geçirerek yaşatabiliriz. Ruhu şad olsun,
yüce Allah’ın şefaati üzerine olsun, nurlar içinde yatsın.
Eğitime vakfedilmiş bir
ömür: Prof. Dr. Güven
Önal
Uğur Harlar
Comidat Genel Müdürü
Prof. Dr. Güven Önal hocamız her fuarda, seminerde,
sempozyumda, kısaca katılabildiğimiz her etkinlikte bizi
de ziyaret eder ve ziyareti ile bizi onurlandırırdı. Ziyaretleri
sırasında hem keyifli sohbetler eder hem eski ortak
dostlarımızı yad ederdik. Tabii, sonunda konu döner
dolaşır, ülke madenciliğinin sorunlarına, çözüm yollarına
gelirdi. Onun vizyonu her zaman çok geniş, ufku çok
açık, öngörüleri isabetliydi. Şahsi tanışıklığımız 2009
yılına dayanır. O tarihlerde de, son görüşmemizde de
amacı hep ülkemiz, sektörümüz, geleceğimiz için “taş
üstüne taş koyabilme” çabası idi. 2021 yılı 9. MINEX
(Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri) fuarı sırasında
da standımızı ziyaret etmişti. Yine önceliği hep
sektörümüzdü. O sohbet sırasında şirketimiz tarafından
üretilen ürünler hakkında bilgi veriyordum, yeni ürünlerimizi
tanıtıyordum ki, hocamız, “Bunları neden bizim
üniversitemizin eğitim kampüsüne kurmuyorsunuz?
Orada eğitim alan geleceğin Maden Mühendisleri var.
Yeraltı Personel Takip Sistemlerini, Merkezi Gaz İzleme
Sistemlerini stajlarından veya iş hayatından önce orada
görsünler.” dedi. Heyecanla kabul ettim. Siz önayak
olun, biz gerekirse bilâbedel bu sistemleri oraya kurarız
dedim. Hocamız, fuardan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi
ile gerekli görüşmeleri yaptı. Protokol imzalandı.
Sonraki Maden Türkiye Fuarının ardından ekiplerimiz
giderek üniversitenin Ayazağa Kampüsü içinde bulunan
Madencilik Eğitim Galerisine personel takip sistemi ve
gaz izleme sistemlerini kurarak, bilgisayarı, yazılımı,
sensör grubu, alıcıları ve içlerine personel takip sistemi
çipleri dahil edilmiş kablolu ve kablosuz madenci baş
lambalarını çalışır durumda teslim ettiler.
Takdir edilmelidir ki, bu tarz girişimler her zaman kolaylıkla
hayata geçirilemez. Üst kurullar, yönetim kurulları
onayları gerekir. Beklemek gerekir. Yapılacak iş ve
işlemler her ne kadar doğrudan toplumun yararına dahi
olsa hiçbir kurum bu tarz bağışları doğrudan ve kolaylıkla
kabul etmez. Süreç uzun ve meşakkatli olur.
Hocamız ile bu sohbeti ilk yaptığımız andaki heyecanı
ne ise, süreç boyunca ve kurulumlar tamamlanana kadar
konuyu hem bizim tarafımızda hem üniversite tarafında
aynı heyecan ile takip etti. Çalışmanın üniversite tarafında
neler yaşandı bilemiyorum, ama bizi çalışmanın
düzgün ve zamanında yapılması için çok sıkıştırdı. Biz
de onu güvenini boşa çıkarmamak için elimizden geleni
yaparak projeyi tamamladık.
Bahsedilen İTÜ Madencilik Eğitim Galeri’sinin kurulmasında
da aktif rol alan hocamız, oranın geliştirilmesinde
de her an ilk günkü motivasyon ile çalışmaya, düşünmeye,
üretmeye devam etti.
Eğitime, gelişmeye, yenilenmeye, öğrenmeye ve öğrenilen
her bilgiyi ulaşılabilen her bireye aktarmaya vakfedilmiş
bir ömür geçirdi Güven Hoca’mız. Onun gibi
olabilmek umuduyla.
50 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 51
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
PROF. DR. GÜVEN ÖNAL ANISINA
Müstesna bir
beyefendinin ardından
Dr. Barry Wills
Uluslararası Madencilik, Metalürji ve Arama Cemiyeti - MEI
nan Prof. Önal, Rusya Bilimler Akademisi ve Yugoslav
Bilimler Akademisi Ekoloji ve Çevre Bölümü üyeliği
yaptı ve Pittsburg Üniversitesi Bilim Ödülü’nü kazandı.
Balkan Ülkeleri Cevher Hazırlama Bilim ve Teknoloji
Akademisi Başkanı ve Uluslararası Cevher Hazırlama
Kongresi (IMPC) Bilim ve Yürütme Kurulunun uzun
süre üyeliğini yaptı. Güven Önal, 2006’da İstanbul’da
düzenlenen 23. Uluslararası Cevher Hazırlama Kongresi’nin
Başkanlığını da yapmış ve buradaki akademik
kalitenin yanı sıra muhteşem ev sahipliği ve konukseverliği
ile de hepimizin gönlünde taht kurmuştu. Güven,
müstesna bir beyefendi idi. Kendisini çok özleyeceğiz.
Hepimizin başı sağ olsun.
Dünya madenciliğinin
büyük kaybı
Prof. Dr. Cyrill O’Connor
Uluslararası Cevher Hazırlama Konseyi
yerinin kolay kolay doldurulamayacağına işaret ediyor.
Ancak Güven’i tanıyan herkes için çok daha önemli
olan, onun güzel dotluğu ve eşi Neşe Hanım ile birlikte
sergilediği dillere destan konukseverliği idi. Pek çoğumuz
onu misafiri olarak Türkiye’de geçirdiğimiz güzel
zamanlarla hatırlayacağız. İki oğlu ve onların aileleri
başta olmak üzere İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki
tüm meslektaşlarına, dahil olduğu kurumlara, Türkiye
ve dünya madencilik camiasına en derin taziyelerimizi
sunuyoruz.
A very sad loss for the mining world
It is with great sadness that we have learnt of the sad and unexpected
passing of our dear friend and colleague Professor Guven
1986, İzmir Uluslararası Cevher Hazırlama Sempozyumu
İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesinin en
önemli profesörlerinden ve Türkiye Madenciliğini Geliştirme
Vakfı Başkanı olan eski dostum Güven Önal’ı
maalesef kaybettik. Derin bir üzüntü içindeyim.
Güven ile tanışıklığımız 37 yıl öncesine dayanır. Eylül
1986’da Uluslararası Cevher Hazırlama Sempozyumu
Türkiye’de ilk kez yapılmıştı. İzmir’deki bu sempozyumun
ilk bildirisini sunma şerefine nail olmuştum ve Güven
Önal o oturumun başkanıydı. Onunla son olarak da
birkaç hafta önce Phoenix’te yapılan SME (Society for
Mining Metalurgy and Exploration - Uluslararası Madencilik,
Metalürji ve Arama Cemiyeti) yıllık toplantısında
karşılaşmıştık. Güven, SME Toplantılarına ve başka
pek çok uluslararası madencilik etkinliğine düzenli
olarak katılırdı. MEI’nin (Minerals Engineering International
– Uluslararası Maden Mühendisliği) 2012 yılında
İstanbul’da yapılan Endüstriyel Mineral ve Kömür İşleme
konulu konferansının danışmanı idi ve o konferans
sırasında rahmetli eşi Neşe Hanım ile birlikte kendisinin
muazzam konukseverliğini tatma fırsatı bulmuştuk.
1940 yılında doğan Güven Önal, 1963 yılında İstanbul
Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nden Maden Mühendisi
olarak mezun olmuş, 1970 yılında “Doktor”,
1975 yılında “Doçent” ve 1981 yılında “Profesör” unvanları
aldı. Türkçe ve yabancı dillerde 27’si kitap olmak
üzere 450’den fazla bilimsel ve teknolojik yayını bulu-
In memory of a gentleman
Very sad news in from Turkey of the death, 3 days ago, of my
old friend Güven Önal, mining professor at Istanbul Technical
University, and President of the Turkish Mining Development
Foundation.
I have known Güven for over 37 years, since the first of the biennial
Turkish International Mineral Processing Symposia, which
was held in Izmir in September 1986. I had the honour of presenting
the first paper and Güven was my session chairman. I last saw
Güven only 5 weeks ago in Phoenix, where he was attending the
SME Annual Meeting with his son Seckin Sahap Onal. Güven was
a regular attendee at the SME Meetings and many other international
events. Güven was a consultant to MEI’s Processing of
Industrial Minerals and Coal 2012 in Istanbul where we appreciated
his hospitality and that of his late wife Nese.
Born in 1940, Güven Önal graduated from Istanbul Technical
University Faculty of Mining as a Mining Engineer in 1963 and
received the title of “Doctor” in 1970, “Associate Professor” in
1975 and “Professor” in 1981. He had more than 450 scientific
and technological publications, including 27 books, in Turkish
and foreign languages. He was a member of the Department of
Ecology and Environment of the Russian Academy of Sciences
and the Yugoslav Academy of Sciences, and won the University
of Pittsburg Science Prize. He was the President of the Balkan
Countries Mineral Processing Science and Technology Academy,
and a long time Member of the Scientific and Executive Committee
of the International Mineral Processing Congress (IMPC). He
was the Chairman of the 23rd International Mineral Processing
Congress in Istanbul in 2006. Güven was one of life’s gentlemen,
who will be sorely missed. Our thoughts are with his two sons,
Seckin Sahap and Erden and their families.
IMPC 2006, Kongre Başkanı Güven Önal ve Konsey üyeleri
Cyril O’Connor, Wang Dianzuo, Doug Fuerstenau ve
Eric Forssberg
Sevgili dostumuz ve meslektaşımız Profesör Güven
Önal’ın beklenmedik vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendik.
Güven, hem akademi hem de endüstrideki uzun
ve parlak kariyeri boyunca madencilik dünyasına büyük
katkılarda bulunmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden
mezun olan Güven, 1997 yılından bu yana Uluslararası
Cevher Hazırlama Konseyi’nin üyesi olarak uluslararası
madencilik camiasına büyük katkılar yapmıştı.
Özellikle 2006 yılında İstanbul’da düzenlenen ve o zamana
kadarki en büyük kongre olan 23. IMPC Kongresi’nin
Organizasyon Komitesi Başkanı olarak yaptığı
olağanüstü çalışmalarla hatırlanacaktır.
Güven Önal ayrıca IMPC Bölgesel Konferansları serisinin
başlangıcına da öncülük etmişti. 2019’da Antalya’da
büyük bir başarıyla gerçekleştirilen ilk bölgesel konferans
IMPC Avrasya Konferansında kendisinin büyük
katkıları vardı. Bu serinin ikincisini de 2025 yılında Antalya’da
düzenlemeyi planlıyordu, maalesef ömrü vefa
etmedi. Vefat ettiğinde halen Balkan Bilimsel Komitesi
ve Balkan Cevher Hazırlama Bilim Akademisi Başkanı
ve Pittsburgh Kömür Konferansı Başkan Yardımcısıydı.
Aynı zamanda Türkiye’deki Yurt Madenciliği Geliştirme
Vakfı’nın da uzun süredir başkanlığını yürütüyordu.
Tüm bunlar, aslında madencilik dünyasındaki önemini
ve yaptığı büyük katkıları yeterince ortaya koyuyor,
Onal. Guven had been hospitalized for about three weeks and
passed away from heart failure. Guven made enormous contributions
to the world of mining and minerals processing during
his long and illustrious career both in academe and in industry. A
graduate of the famous Istanbul Technical University he was still
engaged in academic activities at the university until the present
time. He was a long-standing member of the International
Mineral Processing Council having been first elected in 1997 and
serving continuously since then. He will be particularly remembered
for the outstanding work he did as Chair of the Organizing
Committee of the XXIII IMPC Congress in Istanbul in 2006 which
at that time was the largest ever Congress.
He also inaugurated the concept of an IMPC Regional Conference
with the highly successful first in this series, viz. IMPC-
Eurasia, taking place in Antalya in 2019. He was in fact already
planning to organize the 2nd in the series in Antalya in 2025. At
the time of his passing, he was still President of Balkan Scientific
Committee and Balkan Mineral Processing Science Academy,
and Vice-Chair of the Pittsburgh Coal Conference. He was also
the long-standing President of the Turkish Mining Development
Foundation. It is clear from all the above that his contribution
to mining and minerals processing was enormous and he will be
greatly missed. However much more significant for all of those
who knew Guven is the memory of a wonderful friend and most
gracious and generous host always accompanied until her death
by his dear wife. His hospitality was legendary and many friends
and colleagues will have fond memories of times spent in Turkey
as a guest of Guven. Our deepest sympathies are extended to his
two sons, their wives and his grandchildren as well to all of his
colleagues at Istanbul Technical University and the organisations
with which he was involved.
52 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 53
KADIN MADENCİLER
KADIN MADENCİLER
Madenci olmayı nasıl seçtiniz?
Beni madencilik alanında kariyer seçmeye yönlendiren
anları paylaşarak başlamaktan mutluluk duyarım.
Madenciliğe olan tutkum matematiğe ve açık havaya
olan derin sevgimin etkisiyle başladı. Küçük yaşlardan
itibaren diğer tüm konulardan çok hep matematiğe ilgi
duydum ve bu da doğal olarak beni bir mühendis olarak
gelecek hayal etmeye yöneltti.
Bu kararımda doğaya olan hayranlığım ve çevreci aktivist
ruhlu bir insan olmam da önemli rol oynadı. Ayrıca
gerek sanata karşı derin ilgim ve gerekse çocukluğumda
evdeki tamir ve deney arası kazalar hep detaycı, yaratıcı
ve hayalci bir çocuk denerek idare edildi. Bu yaratıcılık,
matematik becerilerim ile birleşince, Maden Mühendisliği
- Cevher Hazırlama alanında mükemmel bir çıkış
yolu buldu. Madenciliğin bana yalnızca doğayla yakın
çalışma olanağı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda
madencilik operasyonları ve tesislerine yenilik getirme
ve tasarlama fırsatları da sunduğunu fark ettim. Teknik
ve yaratıcı zorlukların bu karışımı yeteneklerime ve ilgilerime
mükemmel şekilde uydu.
Maden-Cevher Hazırlama Yüksek Mühendisi
Sevil Yalçın ile söyleşi
Kendinize güvenin,
hayallerinizin
peşinden gidin
Sevil Yalçın, ülkemizin yetiştirdiği en önemli kadın madencilerden
biri. Lisans derecesini 1992 yılında İTÜ Maden Fakültesi Maden
Mühendisliği Bölümü’nden ve Yüksek Lisans derecesini 1995
yılında İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Cevher Hazırlama Programı’ndan
(1995) almıştır. Türkiye’de ve dünyanın çok çeşitli ülkelerinde
pek çok maden projesinde çalıştı. Halen Kanada’da Wood
şirketinde görev yapıyor. Kendisi ile bir kadın mühendis olarak
madencilik dünyasındaki yolculuğunu konuştuk...
Sonuçta Maden Mühendisliği kararı, matematiğe, açık
havaya ve yaratıcı eğilimlerime olan sevgimin doğal bir
birleşimi. Anlamlı bir fark yaratmak için becerilerimi ve
tutkumu uygulayabileceğim bir alandı ve hala da öyle.
Kanada’ya gelişiniz nasıl oldu?
2007 yılında, Sudbury’deki Xstrata Nickel Rim Güney
Madeni projesinde Proses Mühendislik ekibini yönetmek
üzere Kanada’ya transfer teklifi yapıldığında madencilik
yolculuğumda önemli bir dönüm noktasına
ulaştım. Bu proje, atık yönetimi konusundaki uzmanlığımın
etkin bir şekilde uygulanabileceği tüm alanları içeren
hidrolik dolgu, jel dolgu tesisleri ve yer altı maden
dağıtım sistemlerini içeriyordu.
Bu teklifi aldığımda zamanlarda Türkiye’de CBI First
Quantum’da çalışıyordum. Kanada’ya transfer olmayı
kabul etmek, kariyerim için stratejik bir karardı; yeni ve
dinamik bir ortamda profesyonel ufkumu genişletirken
büyük bir projeye katkıda bulunmamı sağladığı gibi, as-
lında bu teklifi kabul etmemin nedeni dünyanın
dört bir yanındaki maden projelerini yönetmek
için bir adım olmasıydı. Maden ve Cevher Hazırlama
Mühendisliği’ndeki uzmanlığım küresel
madencilik endüstrisini geliştirmek için bir
fırsattı.
Madenciliğin özel hayatınıza getirdiği avantajlar
var mı?
Madencilik özel hayatımı pek çok yönden
zenginleştirdi. En önemli avantajlardan birisi
seyahat etmekti. Bu vesile ile 50’den fazla
ülkeyi ziyaret ettim. Dünyanın benim küçük
evim olduğunu hissedebilmek sanırım bizim
sektörün en büyük avantajı. Farklı kültürlerden
insanlarla tanışmak ve onların yaşam tarzlarını
deneyimlemek bakış açımı genişletirken, insan
deneyimlerinin çeşitliliğine ve kültürel zenginliğine
olan sevgimi de derinleştirdi.
Diğer avantaj ise madencilik kariyer ağının
oluşturduğu rahatlık diyebilirim. Nerede olursa
olsun doğru kişiye anında doğrudan ulaşmanın
kıymeti benim için büyük. Ayrıca, küresel çok
dinamik ve etkili bir sektörün parçası olmak tatmin
edici ve sonsuz bir özgürlük duygusu da
veriyor.
Garp Linyitleri
Tunçbilek, Tavşanlı
“Transfer olmak için
futbolcu olmaya
gerek yok”
Yeni mezun olacak madencilere ne önerirsiniz?
Kendi deneyimlerime dayanarak, yeni mezunlara madencilik
sektöründe başarılı bir kariyer için vereceğim öneriler şunlar
olabilir:
• Proaktif olun: İş fırsatları aramaya başlamak için mezun
olana kadar beklemeyin. Ağ kurun, sektör etkinliklerine
katılın ve alandaki profesyonellerle erkenden bağlantı
kurun.
• Fırsatları yaratın: Farklı deneyimler sunan rolleri üstlenin.
Operasyonun içinde birebir yetişmeden, doğrudan
mühendislik şirketinde çalışmaya başlayıp sonrasında da
uluslararası bir kariyer yapmak çok zor. Bu bir süreç ve
bunun operasyon ve şantiye ayağı çok önemli.
• Seyahat edin ve ufkunuzu genişletin: Mümkünse seyahat
etmenize ve uluslararası deneyim kazanmanıza olanak
tanıyan fırsatları arayın. Küresel uygulamaları ve
bakış açılarını anlamak inanılmaz derecede değerli.
• Pratik deneyime odaklanın: Madenciliğin tüm aşamalarını
kapsayan projeler üzerinde çalışmayı hedefleyin. Bu
size sektör hakkında çok yönlü bir anlayış sağlayacak ve
sizi gelecekteki stratejik rollere hazırlayacaktır.
• Yenilikçi olun ve stratejik düşünün: İnovasyona katkıda
bulunmak için operasyonel deneyiminizi ve hayallerinizi
kullanın. Cevher hazırlama ve zenginleştirme tesis tasarımlarındaki
fikirler hem pratik hem yaratıcı hem de stratejik
düşünmeyi gerektiriyor.
• Yapabileceklerinizin farkında olun, kendinize güvenin:
Güven kendi fırsatlarınızı yaratmanın anahtarıdır. Mesela
Hatch’ten AMEC’e geçişte, iki uzman mühendis arasında
karar verilirken (İTÜ Cevher Hazırlama Mühendisi
Yüksek Lisans derecesine sahip ben ve Cambridge’den
doktora derecesine sahip bir uzman mühendis), benim seçilme
nedenim iletişim becerim ve yaratıcılığım olmuştu.
Bu nedenle, mühendis olarak yapabileceklerinizin farkında
olun.
54 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 55
KADIN MADENCİLER
Tasarladığınız ve hayata geçirdiğiniz cevher hazırlama
projelerinden bahseder misiniz?
Yıllar içinde, dünya çapında çok sayıda uluslararası proje
tasarlama ve yönetme ayrıcalığına sahip oldum; bunların
her biri hem mesleki gelişimime hem de madencilik
sektörünün ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulundu.
En heyecan verici, çevre dostu ve yenilikçi projeleri yaratıp
sonrasında gurur duyduğum projeleri ticari gizlilik
anlaşmalarından dolayı maalesef paylaşamıyorum. Ama
genel bir fikir vermesi açısından tasarladığım çeşitli proje
konumlarını gösteren bir dünya haritası hazırladım.
Sadece maden ve cevher zenginleştirme değil aynı zamanda
çevreyi yaban hayati korumak için petrol şirketleri
için yaptığım projeler de var. Bu haritada işaretlediğim
her bir fabrika projesi başlı başına bir tutku hikayesi.
Sektördeki en iyi teknolojileri ve en iyi uygulamaları birleştirirken
yenilikçi tasarımlarla doğdular.
ettiğinin bilinciyle, yenilikçi, sürdürülebilir, çevre dostu,
karbondan arınmış bir dünya için tasarlıyorum ve bu konudaki
dirençler karşısında asla pes etmiyorum.
Madencilikte sürdürülebilir bir gelecek için vizyonunuz
nedir? Sürdürülebilirlik yaklaşımınızı nasıl
geliştiriyorsunuz ve hangi yollarla savunuyorsunuz?
Madencilikle ilgili en son sürdürülebilirlik trendleri ve
teknolojileri hakkında bilgi sahibi olmakla kalmıyor bu
trendleri yaratan ekipte aktif rol alıyorum. Beş ila on yıl
arasında dünya madenciliğinin bu konuda önemli yollar
kat edeceğini görüyorum. Bu alanda sektördeki dernekler
ve topluluklar önünde gerek konuşmalarımla gerekse
United Nations Global Compact (Birleşmiş Milletler
Küresel İşbirliği Paketi) üyesi olarak sürdürülebilir kalkınma
meşalesini gelecek nesillere taşıma sözümüzle,
liderliğini yürüttüğüm sürdürülebilirlik komitesi yöneticileriyle
birlikte sürdürülebilir madencilik ve cevher
işletme tesisleri için stratejiler ve ileri uygulamalar
oluşturuyoruz, daha dayanıklı ve yaşanabilir bir dünya
yaratmaya çalışıyoruz.
Madencilik dışında neler yapıyorsunuz?
Madencilikte karşılaştığınız zorluklar neler?
Operasyonlardan, masaüstü projelerine her proje yeni
bir meydan okuma ve öğrenecek yeni şeylerle geliyor.
Sosyo-politik/çevresel etki, hepimiz çok iyi biliyoruz ki
siyaset madencilik şirketlerini büyük ölçüde etkiler. Birlik
Madencilik, CBI First Quantum, Hatch, Amec Foster
Wheeler Wood plc yada kendi şirketin QP (bilirkişi)
olarak mührümüzü bastığımız projelerde asla değişmez
temel prensiplerimiz profesyonel ve etik sorumluluklarımız.
Toplulukların maden projelerinin geleceğini dikte
Madencilik dışında, çevresel sürdürülebilirlik, zihinsel
sağlık ve toplum hizmetine olan bağlılığımı yansıtan
çeşitli girişimlerle yakından ilgileniyorum. Lions Kulübü’nde
yönetim kurulunda Direktör ve Çevre Başkanı
olarak görev yapıyorum. Ayrıca “Küresel Sürdürülebilirlik
Şampiyonu” olarak, sürdürülebilir uygulamaları
operasyonlarımıza entegre etmek için çalışıyorum.
Amacım verimliliği en üst düzeye çıkarırken çevresel
ayak izimizi en aza indirmek. Tabii ki akademik alanda,
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin endüstri danışma kurulu
üyesi olarak, madencilik ve ilgili alanlarda geleceğin
liderlerine rehberlik etme konusunda katkıda bulunarak,
aynı şeyi burada Kanada’daki üniversitelerde de yapmayı
seviyorum. Ayrıca Sağlık ve Güvenlik Komitesindeki
yerim, sektördeki güvenlik standartlarını koruma ve geliştirme
konusundaki kararlılığımı yansıtıyor. Bu roller
yalnızca mesleki sorumluluklarımla uyumlu olmakla
kalmıyor, aynı zamanda hem topluma hem de daha geniş
anlamda sektöre anlamlı katkıda bulunmamı da sağlıyor.
56 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
TÜRKİYE’DEN HABERLER
Sorumlu
Altın
Madenciliği
Konferansı
yapıldı
Ali Vedat Oygür
Dr. Jeoloji Müh.
Altın Madencileri Derneği (AMD) ve Dünya Altın
Konseyi’nin (WGC) birlikte düzenledikleri
Sorumlu Altın Madenciliği Konferansı 16 Mayıs
2024 tarihinde Ankara’da kalabalık bir katılım
ile yapıldı.
Konferansın yapıldığı otelin önünde altın
madenciliğini protesto eden gruplar, ihtiyaç
olmadığı halde altın çıkarmanın, siyanür ile
ayrıştırmanın ve rehabilite edilemeyecek atıkların
sürdürülebilir olmadığını ileri sürdüler 1 . Yani
altın madencilerinin önünde daha gidilecek çok
yol var.
Konferansın açılış oturumunda ilk konuşmayı
yapan AMD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Yılmaz “Sorumlu altın madenciliği derken sektörün
bütün oyuncularının dört dörtlük olduğunu
ileri sürmüyoruz” diyerek sözlerine başladı. ‘Ne
pahasına olursa olsun madencilik’ yaklaşımının
Altın madenciliğini protesto
yanlışlığını vurgulayan Yılmaz, çevresel ve sosyal
sorumluluk yönetim (ESG) sisteminin önem-
eden gruplar, ihtiyaç olmadığı
halde altın çıkarmanın,
li olduğunu söyledi. Mehmet Yılmaz, “İzin alıp
siyanür ile ayrıştırmanın
denetimden geçince iş bitmiyor. Madencinin sorumluluğu
arama ile başlayıp kapatmadan sonra
ve rehabilite edilemeyecek
atıkların sürdürülebilir olmadığını
ileri sürdüler. Yani
da sürüyor.
altın madencilerinin önünde
1 https://yesilgazete.org/yurttas-yesil-aklama-yapilan-altindaha
gidilecek çok yol var. konferansina-karsi-ankaradan-tepki-gosterdi/
2 https://altinmadencileri.org.tr/sorumlu-altin-madenciligi-konferansi/
Denetimciler her an madende olamayacaklarına
göre, esas gerekli
olan sektörün iç denetimidir,” dedi.
Yılmaz, merhum Prof. Dr. Güven
Önal’ı da anarak onun altın madenciliğinin
gelişmesinde çok önemli
hizmetleri olduğunu belirterek sektör
açısından yeri doldurulamayacak
bir insan olduğunu söyledi.
WGC CEO’su David Tait ise dünya
altın piyasasının durumunu ve Türkiye’nin
konumunu grafiklerle anlatarak
sırasıyla Türkiye, Çin, Hindistan
ve Kazakistan’ın altın alımında,
diğerlerinden çok önde olduklarını,
dünya altın üretiminin yükseleceğini,
altın fiyatının dolar karşısında
güçlü pozisyonda olduğunu ve artış
beklendiğini belirtti. Açılış oturumunda
söz alan MAPEG Genel Müdürü
Arslan Nadir, maden olmadan
insanın yaşamını sürdürmesinin imkânsız
olduğunu belirttikten sonra
maden çıkartmak gerektiğini topluma
anlatamadık diyerek, madencilik
yaparken sorumlu davranılması gerektiğini
vurguladı.
Konferansta Türkiye altın piyasası,
altın rafinerisi, ESG ve sürdürülebilirlik
boyutunda altın madenciliği,
yığın liçi prosesinin tasarımı, uygulaması
ve denetimi, sorumlu madencilikte
biyoçeşitlilik uygulamaları,
altın ve iklim değişikliği, altın madenciliğinde
su yönetimi, Uluslararası
Siyanür Yönetim Kodu uygulaması
konularında sunumlar yapıldı.
Sunumlara AMD’nin web sitesinde
ulaşılabilir 2 .
Son oturumda Türkiye’de Altın Sektörünün
Katma Değer Yaratmadaki
Önemi konulu panel Hazine ve
Maliye Bakanlığı, Borsa İstanbul
ile İstanbul Altın Rafinerisi temsilcilerinin
katılımıyla gerçekleştirildi.
Günümüzde altın dışalımının çok
yüksek olması nedeniyle hükümet
tarafından yasaklandığı, bu durumda
halkın altına olan talebini karşılamak
üzere piyasada kaçak altının
artacağına dikkat çekildi. İthalatı
azaltmanın yollarının altın üretimini
artırmak ve yastık altındaki altını
bankaya yönlendirmek olduğu belirtildi.
Madencilerin ürettiği cevherden
rafinasyonu yapılan altının
7 gün içerisinde İstanbul Altın Borsasına
getirilmiş olması gerektiği
ve Borsa’daki altın için de Merkez
Bankasının alım önceliği olduğu
açıklandı.
58 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 59
TÜRKİYE’DEN HABERLER
Elazığ’da Doğaltaş ve Madencilik Sektörü Toplantısı
düzenlendi
Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları
Üreticileri Birliği (TÜM-
MER) ve Elâzığ Mermerciler ve Madenciler
Derneği (EMMAD) tarafından
ortaklaşa düzenlenen Doğaltaş
ve Madencilik Sektörü Toplantısı
1 Haziran günü Elazığ’da yapıldı.
Toplantı, TÜMMER Başkanı Hanefi
Şimşek, EMMAD Başkanı Ali
Seyran ve Yurt Madenciliğini Geliştirme
Vakfı Başkan Yardımcısı Ali
Emiroğlu’nun açılış konuşmaları ile
başladı. Ali Emiroğlu konuşmasında
sektörün zor bir dönemden geçtiğini
belirterek böyle bir dönemde
madencilik sivil toplum örgütleri ile
kamu otoritesinin bir araya gelmesinin
önemine dikkat çekti. Emiroğlu,
bu tür sektörel bir araya gelişlerin
çok önemli olduğunu belirterek, “17
sivil toplum örgütü başkan ve temsilcilerinin
burada birlikte olması
sektörün sorunlarının çözümü için
çok değerli. Bu birlikteliğin daha
da genişleyerek devam etmesinin
sektörün geleceğine çok önemli etki
edeceğine inanıyorum,” dedi.
Toplantı kapsamında “Maden, Orman,
Çevre Mevzuatı” konulu bir
açık oturum da düzenlendi. TOBB
Madencilik Meclisi Başkanı İbrahim
Halil Kırşan’ın moderatörlüğünde
yapılan açık oturumda MAPEG Genel
Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı,
Orman Genel Müdürlüğü İzin
İrtifak Daire Başkanı Ahmet Köle,
ÇED Genel Müdürlüğü Endüstriyel
Yatırımlar ÇED Daire Başkanı Fatih
Selimoğlu, TMD Yönetim Kurulu
Başkanı ve Madencilik Platformu
Sözcüsü Mehmet Yılmaz ve Diyarbakır
Mermerciler ve Madenciler
Derneği Başkanı Fahrettin Çağdaş
konuşmacı olarak yer aldılar.
İMİB’in yeni Başkanı Eyüp Batal oldu
İstanbul Maden İhracatçıları Birliğinin (İMİB) mevcut yönetiminde başkan yardımcısı
olarak görev Yapan Eyüp Batal, Yönetim Kurulu başkanlığına getirildi.
Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlayan
Eyüp Batal, Cerrahoğlu Avukatlık Bürosu’nda başladığı kariyerini, 2007 yılında
Büyük Baskı Merkezi Genel Müdürü olarak sürdürdü. 2011 - 2017 yılları
arasında İlbak Holding Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu
Üyesi olarak çalışan Batal, 2017 yılından bugüne İlbak Holding Hukuk, İş
Sağlığı ve Güvenliği departmanları ile İnşaat ve Maden Grubu şirketlerinden
sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak iş hayatına devam ediyor.
TS EN ISO/IEC 17025
ISO 9001:2015
ISO 14001:2015
OHSAS 18001:2007
Accredited Laboratory
İ.O.S.B. Ağaç İşleri Sanayi Sitesi
1354. Cadde 1358. Sokak No: 43-45
İvedik-Yenimahalle / Ankara - TURKEY
T: +90.312 395 77 95 • F: +90.312 395 77 96
www.argetest.com • info@argetest.com
60 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 61
TÜRKİYE’DEN HABERLER
6 bin 600 hektar maden
sahası rehabilite edildi
TOBB Türkiye Madencilik Meclisinin düzenlediği,
sektörünün mevcut durumu, yaşanan sorunlar
ve potansiyel çözüm önerilerinin ele alındığı toplantıya
katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Alparslan Bayraktar, madenciliğin çevre karşıtı
değil, çevreyle beraber bütüncül bir yaklaşımla
yürütülmesi gerektiğini söyledi. Bayraktar, madencilik
sektörünün ulusal ve uluslararası arenada
önemli bir ilgi odağı haline geldiğini vurgulayarak,
milli enerji ve maden politikası çerçevesinde
madenlerden yüksek katma değer sağlamak
amacıyla ara ve uç ürün üretiminin hedeflendiğini
aktardı.
Türk madencilik sektörünün son 15 yılda ortalama
136 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını
ve son 10 yılda yıllık ortalama 758 milyon ton
maden üretimi yapıldığını ifade eden Bayraktar,
maden sektörüne olan yatımların artarak devam
edeceğini ifade ederek, çevreci madencilik anlayışının
uluslararası boyutları olan bir sorumluluk
olduğunu dile getirdi. Bakan, bu anlamda bugüne
kadar yapılan üretim faaliyetlerinde 6 bin 600
hektarlık alanın rehabilite edildiğini ve bu alanlara
18 milyondan fazla ağaç dikildiğini söyledi.
TOBB Madencilik Meclisi Başkanı İbrahim Halil
Kırşan da ülkemizin kalkınması için sürdürülebilir
madencilik faaliyetlerinin planlanmasının
kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Madenciliğimizin
büyümesi için yeni bir anlayışa ve yatırımcı
dostu ortamların oluşturulmasına imkân
tanıyacak yeni bir madencilik stratejisine ihtiyaç
var,” dedi. Kırşan, madencilik sektörünün en
önemli sorunlarının orman mevzuatı uygulamalarından
kaynaklandığını ifade ederek, Tarım ve
Orman Bakanlığı nezdinde madencilik girişimlerinin
olumlu sonuçlandırılmasının en büyük beklentileri
olduğunu dile getirdi.
Türkiye Madenciler
Derneği genel kurulu
yapıldı
Türkiye Madenciler Derneğinin (TMD) 18 Mayıs 2024
tarihinde İstanbul’daki 59. genel kurulunda yapılan seçim
ile derneğin yeni yönetimi belirlendi. Buna göre,
Mehmet Yılmaz (Tüprag Metal Madencilik) derneğin
yeni Yönetim Kurulu Başkanı olurken yönetim kurulu
da Çayeli Bakır İşletmeleri, Demir Export, Esan, Egemad
Madencilik, Aksu Madencilik, Ataer Madencilik,
Acacia Maden İşletmeleri ve Labris Maden ve Makine
Sanayi temsilcilerinden oluştu.
TMD’nin yeni başkanı Mehmet Yılmaz, Genel Kurul’da
yaptığı konuşmada, “Ulu Önderimiz Mustafa
Kemal Atatürk’ün 1922 yılında ortaya koyduğu “Topraklarımızın
altında kullanılmadan duran maden hazinelerinin
kısa sürede işletilerek milletimizin yararına
sunulması” hedefini hatırlatarak, derneğimizde üstlendiğimiz
her görev için çalışma şevkimizi de coşkumuzu
da Atamızın bizlere gösterdiği bu hedeften alıyoruz”
dedi.
Yılmaz, başkanlık görevini devraldığı Ali Emiroğlu’na,
madencilik sektörü ve TMD’ye hizmetlerinden dolayı
teşekkür plaketi takdim etti.
62 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
TÜRKİYE’DEN HABERLER
Sürdürülebilirlik, İş Sağlığı
ve Güvenliği Vizyonu
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı ve Kömürder tarafından düzenlenen
“Madenlerde Sürdürülebilirlik, İş Sağlığı ve Güvenliği”
toplantısı 18 Nisan 2024 tarihinde Ankara’da yapıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın
açılış konuşması ile başlayan toplantıda Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak
Alpkan, Kömürder Başkanı Muzaffer Polat, Madencilik
Platformu Başkanı Mehmet Yılmaz, Yurt Madenciliği
Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Hasan Yücel
de birer konuşma yaptılar. Hasan Yücel konuşmasında
merhum Prof. Dr. Güven Önal’ı anarak, onun tüm yaşamını,
enerjisini ve birikimini Türk madenciliğini geliştirmeye
adadığını hatırlattı ve bu yeri doldurulmaz kayıp
için tüm sektöre baş sağlığı diledi. Toplantıda, madencilik
sektöründe faaliyet gösteren İş Sağlığı ve Güvenliği
firmaları katılımcıları bilgilendiren sunumlar gerçekleştirdiler.
Türk ve İskandinav madenciler buluştu
İsveç Büyükelçiliğinin düzenlediği Nordic Sustainable
Mining Türkiye 2024 toplantısı 28 Mayıs günü
büyükelçilik binasında yapıldı. İsveç’in Ankara Büyükelçisi
Malena Mård’ın ev sehipliğinde yapılan
toplantıya Polonya, Romanya, İsveç Ticaret Birliği
Türkiye Müdürü Mattias Lindgren ve Finlandiya Ticaret
Ataşesi Joona Selin de katıldılar. Toplantıda İsveç
Madencilik Teknoloji ve İnovasyon Müdürü Lawrence
Hooey İsveç madenciliğinde dijitalleşme yönündeki
gelişmeleri anlatırken Türkiye Madenciler Derneği
(TMD) Genel Sekreteri Barış Erdem de “Türkiye Madenciliğinde
Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme” başlıklı
bir sunum yaptı. Madenciliğin finansmanı konularında
ise, İsveç İhracat Kredi Ajansından İnna Kasperovic
ve Finnvera’dan Kari P. Korhonen bilgiler verdiler.
Toplantıya Türkiye’den TMD, Maden Mühendisleri
Mesleki Gelişim Derneği, Demirexport, Egemaden
ve Lidya Madencilik ile İsveç ve Finlandiya’dan, Nokia,
EPSE, Sandvik, ASCENDUM, SKF, VOLVO ve
EPIROC gibi kurum ve şirketler katıldılar.
Bugünün önceliği, yarının
güvencesi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işyerlerine yönelik teftişler
kapsamında, çalışma koşullarına ve ortamına ilişkin yürütülen faaliyetleri
tanıtmak amacıyla “Farkındalık Artırmaya Yönelik Bilgilendirme
Toplantısı” düzenledi. İşverenler, işyeri İSG uzmanları ve
ilgili çalışanların katıldığı toplantıda Bakanlığın iş başmüfettişleri
Denizhan Burak Özhan ve Levent Sözen iş mevzuatı, işyerlerinde
karşılaşılan sorunlar, tespit edilen kural ihlalleri ve önleyici tedbirler
ile çözüm önerileri hakkında bilgiler verdiler.
64 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
TÜRKİYE’DEN HABERLER
IPMS 2024
Zonguldak’ta
yapıldı
Halim Demirkan
Maden Mühendisleri Mesleki Gelişim Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Maden Mühendisleri Mesleki
Gelişim Derneği (MMMGD)
tarafından Zonguldak Bülent
Ecevit Üniversitesi (BEÜ) iş
birliği ile düzenlenen IPMS
2024-Uluslararası Madencilik
Sonrası Faaliyetler Sempozyumu,
22-24 Mayıs tarihlerinde
Zonguldak’ta yapıldı.
MMMGD Yönetim Kurulu Başkanı
Halim Demirkan, sempozyum açılış
konuşmasında, maden sektörünün
ülkelerin gelişmesinde büyük rol oynadığını
belirterek, madencilik sonrası
bölgenin iyileştirilmesine yönelik
çalışmaların daha görünür hale
getirilmesi ve bu sayede halkın sektöre
yönelik önyargılarının kırılmasının
önemine işaret etti. Madencilik
sonrası çalışmaların doğaya geri kazandırma,
atık yönetimi, endüstriyel
miras ve sosyo-ekonomik faaliyetler
olmak üzere 4 bölüme ayrıldığını
aktaran Demirkan, düzenlenen sempozyumun
esasen endüstriyel mirasa
odaklandığını belirtti.
madencilik faaliyetlerinin gerekliliğine
dikkati çekerek, “Madenciliğimizin
büyümesi için yeni bir anlayışa
ve yatırımcı dostu ortamların
oluşturulmasına imkan tanıyacak
yeni bir madencilik stratejisine ihtiyaç
var,” dedi.
BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı
Özölçer de madencilik faaliyetleri
sona erdikten sonraki iyileştirme
sürecinin çevresel etkilerin azaltılmasını,
ekonomik ve sosyal yönden
de kalkınmayı hedeflediğini söyleyerek,
“Yerel halkın ihtiyaçları ve
beklentileri göz önünde bulundurulmalıdır.
Kültürel mirasın korunması,
nitelikli eğitim programları, yeni iş
fırsatları yaratma ve toplulukların
karar alma sürecine katılımları da
sağlanmalıdır,” şeklinde konuştu.
Sergi, açık oturum, gezi
Sempozyumda sunulan 30’dan fazla
bildiride, Madencilik sonrası faaliyetlere
ilişkin hukuki, teknik, çevresel
ve kültürel konuların yanı sıra
Türkiye ve dünyanın dört yanından
rehabilitasyon örnekleri ele alındı.
Sempozyum kapsamında, Yıldız
Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden
Doç. Dr. Server Funda
Kerestecioğlu, Dr. Nazlı Arslan
ve öğrencileri tarafından hazırlanan
Geçmişten Geleceğe Yeni Olasılıklar-Kömür
Havzaları Sergisinde
kömür havzalarında yapılan endüstriyel
miras uygulamaları ve gelecekte
yapılabileceklerle ilgili mimari
uygulamalara ilişkin örneklere yer
verildi.
Sempozyum kapsamındaki “Madencilik
Sonrası Mevzuatı ve Uygulamaları’’
konulu açık oturumda
Caner Zanbak’ın moderatörlüğünde
Anna Ostrega, Şahin Özdemir ve
Kerem Canbazoğlu konuşmacı olarak
yer aldılar.
Sempozyumun son günü de Zonguldak
Kömür Jeoparkına bir gezi düzenlendi.
Gezide Cumhuriyetin ilk
kömür temizleme tesisinin olduğu ve
endüstriyel miras olarak etkinlikler
için kazandırılan “Üzülmez Kültür
Vadisi”, Üzülmez Kömür Müzesi,
Rombaki Konağı, Gökgöl Mağarası,
Maden Müzesi, Fener Tarihi Yolu ve
Varagel tüneli ziyaret edildi.
Zonguldak Vali Yardımcısı Turgut
Subaşı da madencilik faaliyetlerinden
kaynaklanan olumsuzlukların
en aza indirilmesi için sektörün iyileştirme
çalışmalarını gündemine alması
gerektiğini vurgulayarak, “Bu
sempozyumda da bilim insanları, bu
alanın uzmanları bunları tartışacak,”
diye konuştu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Madencilik Meclisi Başkanı
İbrahim Halil Kırşan ise sürdürülebilir
kalkınma için sürdürülebilir
66 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 67
DÜNYADAN HABERLER
DÜNYADAN HABERLER
Temiz enerji talebi kritik minerallerin değerini
yükseltiyor
Dünyada yeşil dönüşüm için gerekli temiz enerji teknolojilerinde kullanılan kritik minerallerin piyasa büyüklüğünün
2040 yılına kadar yüzde 137 artarak 770 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ülkeler önümüzdeki yıllarda iklim
değişikliğiyle mücadele kapsamında belirledikleri hedeflere ulaşmak için temiz teknolojilere daha fazla ağırlık verecekler.
Bu da başta elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, yenilenebilir enerji projeleri ve enerji depolama alanında
kullanılan kritik minerallere talebi artıracak. Söz konusu projelerde lityum, nikel, kobalt ve grafitin yanı sıra tercih
ediliyor. Ayrıca, güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde nadir toprak elementleri ve bakır da kullanılıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın “Küresel Kritik Mineraller Görünümü” raporunda yer alan bilgilere göre, 2023 yılında
bu madenlere talep 33 bin 971 kiloton oldu ve bunun yüzde 24,2’sini temiz enerji kaynaklı kullanım oluşturdu.
Lityum, nikel, kobalt, grafit ve bakır madenlerine yönelik küresel talebin 2040’ta yüzde 92 artışla 65 bin 231 kilotona,
talepteki temiz enerjinin payının ise yüzde 55,2’ye yükseleceği hesaplanıyor. Nadir toprak elementleri talebi
ise 2023-2040 yıllarında yüzde 89 artışla 176 kilotona yükselecek. Geçen yıl talep içerisinde yüzde 18 olan temiz
enerjinin payı, 2040’ta yüzde 41’e ulaşacak.
Dünyada 2023-2040 arası kritik
madenlere talep miktarları
Ülkelerin, iklim değişikliğiyle mücadele
kapsamında belirledikleri net sıfır emisyon
hedeflerine ulaşmak için gelecek yıllarda
temiz teknolojilere daha fazla ağırlık vermesi
bekleniyor.
Lityum başı çekecek
Bu dönemde en büyük talep artışı yüzde 767 ile lityumda
beklenirken, bu madeni yüzde 285,8 ile grafit ve yüzde
119,5 ile kobalt takip edecek.
Lityum, pil ve batarya üretimiyle elektrikli arabaların
yanı sıra nükleer santrallerde soğutucu olarak ve roketlerde
itici kuvvet sağlamada kullanılıyor. Ayrıca seramik
ve cam yapımıyla ilaç sektöründe de değerlendiriliyor.
Geçen yıl dünyada 165 kiloton olan lityum talebi
2040’ta 1431 kilotona yükselecek. Söz konusu dönemde
temiz enerji projelerinin lityum talebindeki payı yüzde
56’dan yüzde 91’e yükselecek.
Çelik ve elektrometalurji sanayisinde kullanılan grafitte
talep, aynı dönemde yüzde 285,8 artarak 17 bin 873
kilotona, bu miktarda temiz enerjinin payı ise yüzde
28’den yüzde 63’e çıkacak. Elektrik dirençleri, kesici
ve delici aletler ile yüksek ısıya dayanıklı malzemelerde
kullanılan kobalt madenine yönelik talep 2040’ta 472 kiloton
olacak. Aynı dönemde kobaltın elektrikli araçlarda
kullanımına yönelik talep yüzde 350 artışla 279 kilotona
ulaşacak. Böylece kobalt talebinin yüzde 59’unu temiz
enerji kaynaklı talep oluşturacak.
Geçen yıl 3 bin 104 kiloton olan küresel nikel talebi
2040’ta yüzde 105,7 artarak 6 bin 386 kiloton olacak.
Temiz enerji talebi ise yüzde 15’ten yüzde 56’ya yükselecek.
Elektrik üretim ve iletimi ile ilgili tesislerde
yaygın kullanılan bakır talebi 2023-2040 arasında yüzde
51 artışla 39 bin 69 kilotona, temiz enerji kullanımına
yönelik talep yüzde 50’ye çıkacak.
Yeşil enerji dönüşümünde önemli rol oynayan bu madenlerin
toplam piyasa değeri 325 milyar dolar olarak
hesaplanıyor. Söz konusu kaynaklarda beklenen güçlü
talep büyümesi, kritik maden piyasalarının genel değerinde
de büyük artışı beraberinde getirecek. Böylece,
lityum, nikel, kobalt, grafit ve bakır ile nadir toprak elementlerinin
toplam piyasa değeri 2040’a kadar yüzde
137 artışla 770 milyar dolara yükselecek. Piyasa değeri
bakımından bakır 330 milyar dolarla ilk, lityum ise 230
milyar dolar ile ikinci sırada yer alacak.
(Kaynak: AA)
%92
Yeşil enerji dönüşümü için kritik önemdeki
madenlere talep 2040’a kadar %92 artacak
%91
En çok artışın olduğu lityumunda temiz enerji
projelerinin payı %91 olacak
Kritik minerallerin piyasa büyüklüğü 2040’a
kadar 770 milyar dolara ulaşacak
04.06.2024 Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı
68 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
DÜNYADAN HABERLER
2050’de net sıfır hedefine
ulaşmanın maliyeti
yüzde 19 arttı
Bloomberg NEF’in yayınladığı Yeni Enerji Görünümü
2024 raporunda, düşük karbonlu enerji geçişine yönelik
küresel yatırımların 2023’te %17 artarak 1,8 trilyon dolara
yükseldiği belirtirken, Net Sıfır Senaryosu çerçevesinde
petrol, gaz ve kömüre olan talebin zirveye ulaştıktan
sonra 2025’ten itibaren keskin bir düşüşe geçeceğini
öngörülüyor. Ancak bu durumun iklim değişikliğiyle
mücadele maliyetlerini %19 artıracağı belirtiliyor.
Temel senaryo, hükümetlerin yalnızca ekonomik açıdan
rekabetçi teknolojilere dayandığını ve dünyayı sanayi
öncesi dönemlere göre 2,6 derece ısınma yoluna soktuğunu
öngörüyor. Net sıfır senaryosu ise hükümetlerin
2050 yılına kadar net sıfıra ulaşma hedefiyle emisyon
azaltıcı teknolojileri iki katına çıkaracağını varsayıyor.
Küresel olarak net sıfır senaryosu önlemleri istikrarla izlense
bile ülkelerin, Paris Anlaşması’nın küresel ısınmayı
1,5 derecenin altında tutma yönündeki hedefini kaçıracağını
ortaya koyuyor. Bloomberg NEF raporu ayrıca,
2050 yılında net sıfıra ulaşılması için 2030 yılına kadar
yenilenebilir enerji kaynaklarının kapasitesinin üç katına
çıkması gerektiğini vurguluyor.
Bakır fiyatı iki yılın
zirvesine tırmandı
Bakırın fiyatı, küresel arzda açık oluşacağı yönündeki
öngörülere bağlı olarak son iki yılın en yüksek
düzeyine ulaştı. Bakır fiyatı 2024
başından bu yana %20 arttı. Bakır
arzındaki daralma ile birlikte
fiyatın 10.500 USD/ton seviyesine
kadar yükselebileceği öngörülürken,
piyasalarda fiyat 14 Mayıs
günü son iki yılın en yüksek düzeyi
olan 10.239 doları gördü.
Japonya ile AB
Hidrojen konusunda
birlikte çalışacak
Japonya ile Avrupa Birliği (AB) temiz hidrojen
için arz ve talep yaratmaya ilişkin politikalar üzerinde
birlikte çalışmanın yanı sıra yeni yakıt olarak
adlandırılan temiz hidrojeni geliştirmek amacıyla
ileri teknolojiler geliştirme konusunda işbirliği
yapmaya karar verdiler. Japonya, hidrojen enerjisini,
ülkenin 2050 yılına kadar sıfır karbon hedefine
ulaşmada sıvılaştırılmış doğal gazın yerini alacak
temiz alternatif olarak görüyor. AB için ise temiz
hidrojenden elde edilecek enerji, Rusya kaynaklı
fosil yakıtların kullanımını aşamalı olarak sona erdirme
seçeneklerinden biri.
70 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
DÜNYADAN HABERLER
DÜNYADAN HABERLER
Otomotiv ve havacılık endüstrilerinde alüminyumun ikili
etkisi
Hafif ama aynı zamanda dayanıklı olması nedeniyle
alüminyum metali, otomotiv ile havacılık endüstrilerinde
devrim yaratan bir mihenk taşı olma özelliği taşıyor.
Ayrıca, alüminyumun kolay biçim verilebilir bir metal
olması karmaşık tasarımlara olanak tanıyarak araçların
aerodinamiğine ve güvenliğine katkı sunuyor.
Alcircle haber sitesinin 2024 yılı görünüm raporuna
göre, kara ulaştırma sektöründe alüminyumun kullanımı
geçen yıl 27,5 milyon tona ulaştı. Ulaşım araçları sektöründe
alüminyum kullanımı bakımından binek otomobil
sektörü öne çıkarken, elektrikli araç üretimindeki artış
da bu trendi destekliyor. 2022 yılında 8,4 milyar dolar
düzeyinde olan otobüs ile kamyon üretimi ile ilişkili küresel
alüminyum pazarının, yıllık ortalama %9,5 büyüme
oranıyla 2027 yılına kadar 15,2 milyar dolara ulaşması
bekleniyor.
G7, kömür santrallerini
2025’te tümüyle kapatmayı
tartışıyor
İtalya’da bir araya gelen G7 ülkelerinin enerji bakanları, kömürle
çalışan elektrik santrallerini kapatmak için 2035 yılını
ortak bir hedef tarihi olarak belirlemeyi tartışıyor. G7, yenilenebilir
enerji üretiminin artmasına bağlı olarak ülkelerin
elektrik üretiminde kömürü sonlandırmayı ve pil depolama
kapasitesi geliştirme ve elektrik şebekelerine yatırımı artırma
çabalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uzmanlar, G7 ülkelerinin
yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin depolanabilmesi
için 2030 yılına kadar pil kapasitesini 2022 seviyelerine göre
altı kat artırması gerektiğini tahmin ediyor.
Havacılık ve uzay sanayiinde ise, alüminyumun ağırlık/
dayanıklılık oranı ve paslanma direnci onu uçak-uzay
aracı modellerinin sağlamlığına, yük taşıma kapasitesine,
uzun ömürlülüğüne ve güvenliğine önemli bir
katkı sağlıyor. Bu bakımdan, dünya havacılık ve uzay
endüstrisinde alüminyum üzerine araştırma ve geliştirme
çalışmaları devam ediyor. NASA, gelecekteki uzay
araştırmaları için 3D baskılı alüminyum roket modelleri
üzerinde çalışmalar yürütüyor. Metallerin endüstriyel
ölçekte geliştirilmesi üzerine çalışan TISICS Metal
Composites firması, alüminyum metalinden üretilmiş
iniş takımları geliştirerek uçaklarda karbon salımının
azaltılması yolunda önemli gelişmelerin yolunu açıyor.
Airbus Grubu ise yeni A350F kargo uçağı modelinin ilk
parçaları için lityum-alüminyum bileşenler üretmeye
başladı bile.
Alüminyum üreticilerinin
2025 yılına kadar
karbon emisyon
verilerini
sunmaları
planlanıyor
Londra Metal Borsası (LME) alüminyum üreticilerinin
Mart 2025’e kadar karbon emisyon verilerini
sunmalarını zorunlu kılan bir istişare süreci başlattı.
Süreç, alüminyum piyasasını, belirli sektörlere
karbonla ilgili bir maliyet uygulayan AB Sınırda
Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gereklilikleriyle
uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor. LME
onaylı birincil alüminyum ile alüminyum alaşımı
ithal eden firmaların emisyon verilerini borsaya
sunması gerekecek.
1.000 kilometre menzilli
otomobil bataryası geliyor
Çinli Contemporary Amperex Technology (CATL)
şirketinin geliştirdiği yeni binek araç bataryası
“Shenxing Plus” 2024 Pekin Uluslararası Otomotiv
Fuarı’nda tanıtıldı.
Lityum demir fosfat malzemeleri kullanılan “Shenxing
Plus” batarya, 1.000 kilometreyi aşan maksimum
menzil ve 10 dakikalık şarjla 600 kilometre menzil
sunabiliyor.
Kırgızistan kömür üretimini
yıllık 5 milyon tona
çıkaracak
Kırgızistan Enerji Bakanlığı, Devlet Kömür İşletmesi’ne
ülkenin kömür üretimini yılda 5 milyon tona çıkarma
görevi verdi. Ön üretim hedefi çizelgesine göre kömür
üretiminin 2035 yılına kadar 5,5 milyon tona ulaşması
öngörülüyor. Geçen yıl Kırgızistan’ın kömür üretimi
%8,2 oranında artışla 4,1 milyon tona yükselmişti. Söz
konusu üretim rakamı 2006 yılından bu yana en düşük
üretim düzeyine karşılık geliyor.
AB ile Avustralya
arasında kritik
mineraller anlaşması
imzalandı
Avustralya ile Avrupa Birliği (AB), kritik madenlere
yönelik işbirliği ile ortak yatırımları artırma
amaçlı anlaşma imzaladı. Anlaşma kritik maden
projelerinde işbirliğini geliştirme ve ortak “somut
girişimlerinde” bulunmayı öngörüyor. Anlaşma
uyarınca, AB ile Avustralya kritik maden projelerine
yatırımın yanı sıra araştırma-geliştirme ile yenilikler
konusunda işbirliğini artırmaya çabalayacak.
72 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 73
DÜNYADAN HABERLER
Almatis Çin’de yeni üretim
tesisi kuruyor
Özellikli alümina ürünleri ve çözümlerinde dünya lideri
olan OYAK Grubu Şirketlerinden Almatis, Çin’in
Qingdao Ekonomik Kalkınma Bölgesi’nde
yeni bir kalsine alümina üretim tesisi
kuruyor. Almatis’in kalsine alümina
üretim kapasitesini 50 bin tondan 100
bin tona yükseltecek tesis, şirketin yarı
iletken yapısal bileşenler, tüketici elektroniği,
termal kontrol cihazları ve elektrikli araçlar
gibi kilit pazarlarda büyümesine olanak sağlayacak.
Toplam 6 bin 600 metrekarelik alanda kurulacak yeni
tesisin inşaatı 2024 yılının son çeyreğinde başlayacak.
Tesisin 2026 yılı başında devreye alınması
planlanıyor. Almatis, ürün portföyünü
genişletecek yeni kalsine ürün hattının
devreye girmesi ile birlikte Çin’de
toplam 100 bin metrik tonluk kapasiteye
ulaşacak. Şirket, söz konusu üretimin
yaklaşık 20 bin metrik tonunu bölge ülkelerine
ihraç etmeyi hedefliyor.
45 yıldır güvenle...
Çin’in kömür üretiminde rekor gerileme
Çin’de süregelen maden denetimlerinin kömür üretimini kısıtlaması sonucu ülkenin 2024 nisan ayı kömür
üretimi 2022 ekim ayından bu yana en düşük düzeyine geriledi. Ulusal İstatistik Ofisi’ne göre Çin’in kömür
üretimi 2024 yılı nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 oranında düşüşle 371,67 milyon metrik
ton oldu. Üretim bir önceki aya göre de yüzde 7 azaldı. Kömür üretimindeki bu gerileme madenlerde çok sık
ölümcül kazaların yaşanmasının ardından hükümetin yayınladığı güvenlik kontrolü talimatları ve kömür madencilerini
fazla üretimi durdurmaya zorlamasına bağlanıyor.
Öte yandan, Çin gümrük verilerine göre bu yılın Ocak-Nisan döneminde Çin’in kömür ithalatı yıllık %13,1
artışla 161,154 milyon metrik ton düzeyinde gerçekleşti. 2024 yılı Nisan ayı tek başına değerlendirildiğinde
Çin, bir önceki aya göre %9,4 oranında, geçen yılın aynı ayına göre ise %11,2 oranında artışla 45.252 milyon
metrik ton kömür ithalatı yaptı.
Çin, katı hal pil araştırmalarına
hız veriyor
Çin, katı hal pilleri geliştirmeye yönelik olarak devlet öncülüğündeki
bir projeye 830 milyon dolardan fazla yatırım yapmayı
planlıyor. Pek çok otomotiv sektörü yetkilisi ve analist, katı hal
pillerinin yeni nesil elektrikli araçların rekabet gücünü belirleyeceğini
düşünüyor. Birçok küresel otomobil üreticisi de Çin’in mevcut
elektrikli araç batarya teknolojilerindeki hakimiyetini kırmayı
amaçlayarak bu teknolojiyi araştırıyor. Japon otomobil üreticisi
Toyota, birkaç yıl içinde katı hal pilleriyle çalışan araçları piyasaya
sürmeyi planladığını duyurmuştu.
DOĞRU VE KARŞI AKIMLI DÖNER KURUTUCU
MF-T1 Tek Yönlü / MF-T2 İki Yönlü / MF-T3 Üç Yönlü
DÖNER SOĞUTUCU
MF-IKT Direkt / MF-KKT Endirekt
MADEN VE MİNERAL İŞLEME ÇÖZÜMLERİ
info@metalformltd.com www.metalformltd.com
TEKNOLOJİNİN NİMETLERİ
MÜTEVELLİ HEYET TOPLANDI
Madencilik
“akıllanıyor”
Yapay zeka tabanlı
teknolojiler, madencilik
sürecinin farklı
aşamalarında çok
önemli avantajlar
getiriyor ve operasyonel
mükemmelliğin yolunu
açıyor.
Yapay zeka (AI), tüm diğer sektörlerde olduğu gibi madencilik
endüstrisinde de giderek daha fazla gündeme geliyor,
sektörün karşılaştığı sorunların çözümünde adeta her derde
deva bir ilaç gibi algılanıyor. Elbette, yapay zekanın her soruna
çözüm olması mümkün değil fakat pek çok durumda
işleri kolaylaştırdığı, operasyonel verimliliği artırdığı, muhtemel
riskleri minimize etmeye katkı sağladığı söylenebilir.
Yani, yapay zekayı her kapıyı açan bir anahtar olarak görmek
yerine bunun gerçekte ne olduğunu ve madencilik sektörüne
hangi durumlarda ne gibi faydalar sağlayabileceğini
anlamak gerekiyor. IBM’e göre, yapay zeka, bilgisayarların
insan eylemlerini ve karar verme süreçlerini veri ve algoritmalar
aracılığıyla taklit etmesini sağlayan bir teknoloji. Bu
teknolojinin işlemesinde ve kendi kendini geliştirmesinde
makine öğrenimi denilen süreç kilit bir rol oynuyor. Yani
makine sadece önceden programlandığı işi yapmakla kalmıyor,
bu süreçte kendisi de öğrenip algoritmasını adapte
ediyor, kendini geliştiriyor. Bu yanıyla yapay zekanın madenciliğe
de sunabileceği önemli avantajlar var. Bunlara kısaca
yakından bakalım.
Arama ve keşifte yapay zeka
Yapay zeka tekniklerinin, insanların gözden kaçırabileceği
paternleri tanımlayarak kaynak arama süreçlerini geliştirme
ve keşif oranını önemli ölçüde artırma potansiyeli sunuyor.
Kritik metaller için arama/keşif oranları azaldıkça, yapay
zeka ekonomik olarak işletilebilir yatakların tespitinde yeni
metotlar sunuyor, hatta jeolojik olarak zorlu arazilerde bile.
Örneğin, VerAI Discoveries Inc., gizli maden yataklarını
belirlemek için AI kullanarak keşif olasılığını endüstri standardı
olan 1/1000’den 1:10’a yükseltmeyi hedefliyor.
Yapay zeka ile patlatma optimizasyonu
Madencilik operasyonlarında patlatma ölçümlerinin iyileştirilmesinde
ve bu ölçümlerin gerçek sonuçlarla uyumunda
da yapay zeka önemli fırsatlar sunuyor. Hexagon’un Augment
Technologies iş birliği ile geliştirdiği yapay zeka entegrasyonu,
blok model verileri, hedef hareket modelleri ve
ölçülen 3D hareket verisini yapay zeka ile çapraz bir şekilde
işleyerek cevher verimini maksimize ediyor. Bu sistemde,
modelin kontrol parametrelerini sağlamak için çok miktarda
patlatma verisi kullanılıyor ve bu sayede simülasyonun
gerçeğe mümkün olduğunca yakın olması, dolayısıyla da
farklı sahalara özel optimum çözümler geliştirilmesi sağlanabiliyor.
Zenginleştirme proseslerinde yapay zeka
Yapay zeka cevher işleme proseslerinde de çok önemli
geliştirmeler sağlayabiliyor. Weir’ın geçtiğimiz aylarda
satın aldığı SentianAI, cevher zenginleştirme proseslerinde,
enerji ve su tüketimini minimize ediyor, atıkları
azaltıyor ve tüm proses devrelerini optimize ediyor.
SentianAI’ın takviyeli öğrenme sistemi (bir tür makine
öğrenimi) sürekli öğreniyor, yeni verilere göre kendini
optimize ediyor ve bu sayede sürekli değişen şartlara
uyum sağlıyabiliyor. SentianAI’nin bu platformu, kırma
ve elemeden flotasyona kadar zenginleştirme sürecinin
tüm proseslerinde verimi artırıp operasyona değer katabiliyor.
Bugünden bakıldığında, yapay zekanın, madencilik sektörünün
karşılaştığı pek çok sorunun çözümünde çok
önemli bir rol oynayacağını söylemek mümkün. Azalan
cevher tenörlerinden daha yüksek verim alarak üretimi
artırma ve düşük karbon ekonomisine geçişte ortaya çıkacak
talebi karşılama potansiyeli var. Dahası, proses
optimizasyonunda yapay zekadan yararlanmak, madencilerin
çevresel ayak izlerini ve enerji kullanımını azaltmaya
da yardımcı olacak.
Maden planlamasında yapay zeka
Madencilik operasyonlarında planlama ve zamanlama
alanında da yapay zeka destekli karar alma araçları
önemli bir dönüşüme kapı açıyor. Deswik şirketlerinden
Polymathian, BOLT ve ORB gibi çözümleriyle sofistike
yapay zeka algoritmaları kullanarak tedarik zinciri planlamasını
ve lojistik operasyonlarını optimize etmeye
odaklanıyor. Bu araçlar karmaşık karar süreçlerini otomatik
hale getiriyor, üretkenliği artırıyor ve insan hatası
riskini ortadan kaldırarak stratejik önceliklerle uyumlu
optimal sonuçlar sağlayan bir yapı oluşturuyor.
Büyük madencilik operasyonları genellikle daha küçük
alt departmanlara bölünmüş olarak yürütülür ve bu da
her bir alandaki kararların operasyonun geneli üzerindeki
etkisini öngörmeyi zorlaştırır. İşte, yapay zeka destekli
optimizasyon ve simülasyon teknolojileri tam bu
noktada devreye giriyor; işletmeyi tüm yönleriyle bir
bütün olarak ele alıyor ve tüm süreçleri entegre ediyor.
Avustralya’da bulunan dünyanın en büyük kömür madenlerinden
biri, yenilerde yapay zeka destekli BOLT
platformunu devreye aldı. Koklaşabilir kömür üreten işletmede
sevkiyattan önce çeşitli bileşenlerin harmanlanması
ve nihayi ürünün limana sevkedilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla burada kömür hazırlama tesisinde her ürün
spesifikasyonu için hangi girdiden ne kadar gerektiğini
tespit ederek hassas bir tedarik planı yapacak otomatik
bir çözüm gerekiyordu. Bu işletmenin günlük malzeme
hareketlerini ve işleme kararlarını otomatikleştirmek
üzere devreye alınan BOLT, hangi nihayi ürün için hangi
girdilerin hangi miktarlarda ve hangi zamanda işletmeye
getirileceğine yönelik tedarik planlarını önceki yönteme
göre 10 kat daha hızlı ve güvenli olarak yapıyor. Model,
sistemin sınırlarını biliyor, neyin mümkün olup neyin
olmadığını anlayabiliyor ve sonraki 16 ay için ayrıntılı
plan yapabiliyor.
Yapay zeka ve sektörün geleceği
Yapay zeka, madencilik endüstrisinde üretimi artırma,
cevher kalitesinin düşmesine rağmen çevresel etkileri
en aza indirgeme gibi birçok acil soruna çözüm üretme
potansiyeline sahip. Maden aramadan zenginleştirmeye,
işletmeden karar alma süreçlerine kadar çeşitli proseslerde
insan hatası kaynaklı riskleri minimize eden, daha
hassas kontrol ve optimizasyon sağlayan yapay zeka,
madencilik operasyonlarının daha verimli, sürdürülebilir
ve karlı hale gelmesinde son derece önemli bir rol oynayacak
gibi görünüyor. Yapay zeka teknolojileri insan
yeteneklerini artırarak ve süreçleri optimize ederek endüstrde
bir devrimin müjdesini veriyor. Bu ilerlemeleri
benimseyenler, daha güvenli, üretken ve sürdürülebilir
madencilik operasyonlarını başarıyla gerçekleştirecekler,
buna ayak uyduramayanlar uzun vadede geride kalma
ve yok olma riskiyle karşılaşacaklar.
76 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 77
TEKNOLOJİNİN NİMETLERİ
TEKNOLOJİNİN NİMETLERİ
Elektrikli kazıcı bir milyon ton sınırını aştı
Sasquatch amfibi arazi aracı
Fortescue’nun yeni Liebherr R 9400 elektrikli ekskavatörü 1
milyon ton malzeme yükledi. Bu performans aracın en az dizel
modeller kadar iyi olduğunu gösteriyor. Kısmen güneş enerjisi
ile çalışan ekskavatör, 6,6 kV alt istasyona 2 km’den uzun
yüksek gerilimli kablo ile bağlanıyor. Fortescue yetkilileri bu
elektrikli kazıcının şirketin dekarbonizasyon ve güvenlik hedefleri
için ideal olduğunu ifade ediyor. Şirket yakında iki elektrikli
ekskavatörü daha devreye almayı planlıyor. Tüm filonun dekarbonizasyonu
tamamlandığında yılda 95 milyon litre dizel kullanımı
ortadan kalkacak ve karbon emisyonları azalacak. Ayrıca,
Fortescue 240 tonluk pilli elektrikli kamyon prototipinin de ilk
aşama testini başarıyla tamamladı. Test sonuçlarının performans
beklentilerinin üzerinde olduğu belirtiliyor.
Argo’nun duyurduğu yeni Sasquatch gelişmiş amfibi arazi aracında, dört kişilik kabin, çok yönlü Flexbox
ve direksiyondan kontrol edilen ARGO HDT Otomatik e-Steer şanzıman bulunuyor. Kabini devrilmeye
karşı korumalı olan araç iyi bir ses yalıtımı, klima, cam tavan, Bluetooth
radyo ve tam iç aydınlatma ile donatılmış. Araçta ayrıca, çevre kontrol sistemi
için geniş bir ekran ile geri görüş kamerası da var.
Sasquatch, ARGO Anlık Tork Debriyajı ve HDT e-Steer şanzımanı
ile entegre Doosan 1.8-L turbo dizel motorla çalışıyor, karada
ve suda optimal performans sağlıyor. Temel özellikler arasında
elektrikli direksiyon, lityum-titanyum pil paketi ve yüksek çıkışlı
alternatör şarj bulunuyor. Benzersiz lastik tasarımı ise su itişini,
yol tutuşunu ve çekişi artırıyor.
Ekipman yangın söndürme
sistemi üretime giriyor
Johnson Controls şirketinin ürettiği Ansul N-101 Clean Agent yangın söndürme sistemi, ağır endüstriyel
araçlardaki boş elektrik dolaplarında enerjili elektrik ekipmanlarını korumak üzere özel olarak tasarlanmış.
Sistemde, söndürücü ajan olarak nitrojen kullanılıyor ve hiçbir kalıntı veya yan ürün bırakmıyor,
dolayısıyla elektrik tesisatına zarar vermiyor ve temizlik gerektirmiyor. Operasyonel aralığı -54°C ila
99°C olan, basitleştirilmiş tek tanklı, tek nozullu tasarım ve sağlam çelik askı konstrüksiyonuna sahip
olan sistem, ağır endüstriyel ortamların sert şartlarına dayanacak şekilde tasarlanmış. Sistemin ve 0,65
m3 ve 1,56 m3 olmak üzere iki farklı boyuttaki azot kartuşu, elektrik-pnömatik aktüatörle çalışıyor.
Hidrolik hortum dağıtım hattı ve 360° nozul kullanan sistem elektrik dolabını hızlı ve verimli
bir şekilde dolduruyor ve oksijen içeriğini azaltıyor. Ansul, Checkfire tespit ve aktüasyon
sistemleri ile birlikte kullanılabiliyor.
Elektrikli demir izabe fırını
teknolojisi
Rio Tinto, BHP ve BlueScope Steel,
Avustralya’nın ilk elektrikli demir
izabe fırını (Electric smelting furnace
– ESF) pilot tesisinin geliştirilmesi
için iş birliği yapıyor. Bu
çığır açan girişim, BHP’nin ve Rio
Tinto’nun Pilbara demir cevherleri
konusundaki geniş bilgi birikimini
BlueScope’un elektrikli izabe fırını
teknolojisindeki operasyonel deneyimiyle
birleştirerek endüstri devlerinin
kolektif uzmanlığını büyütmeyi
amaçlıyor.
Projenin temel amacı, yenilenebilir
enerji kaynaklarını sünger demir
(Direct reduced iron - DRI) işleme
teknolojisi ile birlikte kullanarak
Pilbara cevherlerinden sıvı demir
üretimini gerçekleştirmek. Projenin
başarılı olması, özellikle Avustralya
demir cevherlerini işleyen çelikhaneler
için, sera gazı emisyonlarını
neredeyse sıfıra indirecek bir değişimin
de müjdecisi olacak. Proje
için şu anda devam eden ön fizibilite
çalışmasının yıl sonunda tamamlanması
ve pilot tesisin 2027 yılından
önce devreye alınması planlanıyor.
ESF, bazik oksijen çelik üretimine
(Basic oxygen stellmaking - BOS)
uygun demir üretebilen bir fırın
türü olup, demir cevherini sünger
demire dönüştürerek fırına beslemek
suretiyle çalışıyor. Bu sistemin
Syensqo’nun kaba partikül kazanımı için geliştirdiği yeni Transfoamer serisi
köpürtücüler pH seviyelerine göre köpük kuvvetini ayarlayarak zor cevherlerden
bakır kazanımını iyileştiriyor. Geleneksel köpürtücü karışımlarının
daha az etkili olduğunu ve temizleme safhalarında aşırı köpürmeye neden olabildikleri
biliniyor. Transfoamer köpürtücüleri, performansı optimize etmek
için kalın devirme devresinde güçlü, temizleme devresinde ise zayıf olacak
şekilde geçiş yapıyorlar. Latin Amerika’da zaten ticari olarak kullanılan bu
teknoloji, iş akışını, cevher kazanımını ve enerji verimliliğini artırıyor.
geleneksel yüksek fırınlara ve metalurjik
kömüre bağımlılığı ortadan
kaldırabileceği ve dolayısıyla CO2
emisyonlarını önemli ölçüde azaltabileceği
belirtiliyor.
Proje tam da dünya çapında, hükümetlerin
daha yeşil ve sürdürülebilir
endüstrileri teşvik etmek amacıyla
DRI tabanlı çelik üretimine yatırım
yapmaya başladığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Örneğin, Almanya, Fransa
ve Kanada gibi ülkelerde DRI tabanlı
çelik üretimine geçişi desteklemek
için önemli hükümet teşvikleri
veriliyor. Bu da düşük emisyonlu
çelik üretimine yönelik küresel ivmenin
arttığını gösteriyor.
Adaptif köpürtücü ile gelişmiş flotasyon yönetimi
78 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 79
MADEN BORSASI
MADEN BORSASI
ALTIN
GÜMÜŞ
BAKIR
KURŞUN
2.326,4 USD/t.oz Haziran ‘24
Gold
29.134 USD/t.oz Haziran ‘24
Silver
4.3915 USD/Lbs Haziran ‘24
Copper
2.224,0 USD/T Haziran ‘24
Lead
2500
2400
2300
32
30
5.250
5
4.750
2400
2350
2300
2250
2200
28
4.500
2200
2100
26
4.250
2150
2000
1900
1800
24
22
4
3.750
3.500
2100
2050
2000
1950
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
ALÜMİNYUM
MOLİBDEN
ÇİNKO
KALAY
2.524,5 USD/T Haziran ‘24
Aluminum
480,00 USD/kg Haziran ‘24
Molybdenum
2.937,5 USD/T Haziran ‘24
Zinc
32.208 USD/T Haziran ‘24
Tin
2800
2700
575
550
3200
3100
3000
36000
34000
2600
525
2900
32000
2500
2400
500
2800
2700
30000
2300
2200
2100
475
450
425
2600
2500
2400
2300
28000
26000
24000
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
NİKEL
DEMİR CEVHERİ %62 FE
KOBALT
MANGANEZ
17.291,00 USD/T Haziran ‘24
Nickel
106,51 USD/T Haziran ‘24
Iron Ore
27.150 USD/T Haziran ‘24
Cobalt
36.500 CNY/DMTU Haziran ‘24
Manganese
23000
150
34000
44
22000
33000
42
21000
140
32000
40
20000
130
31000
38
19000
120
30000
36
18000
110
29000
34
17000
28000
32
16000
100
27000
30
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
source: tradingeconomics.com
1 CNY = 0,14 USD
80 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN | 81
MADEN BORSASI
LİTYUM KARBONAT
91.500 CNY/T Haziran ‘24
Lithium Carbonate
NEODİMYUM
457.500 CNY/T Haziran ‘24
Neodymium
325000
300000
275000
250000
225000
200000
175000
150000
125000
100000
675000
650000
625000
600000
575000
550000
525000
500000
475000
450000
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
URANYUM
85.750 USD/Lbs Haziran ‘24
Uranium
SODA KÜLÜ
2.090,0 CNY/T Haziran ‘24
Soda Ash
110
3200
100
90
80
70
3000
2800
2600
2400
2200
60
2000
Aug Dec 2024 May Jun Jul
source: tradingeconomics.com
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
KÖMÜR
133.20 USD/T Haziran ‘24
Coal
HAM PETROL
81.540 USD/Bbl Haziran ‘24
Crude Oil WTI
160
90
150
85
140
80
130
75
120
70
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
Sep Nov 2024 Mar May Jul
source: tradingeconomics.com
1 CNY = 0,14 USD
82 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN
ETKİNLİK TAKVİMİ
Türkiye’de
11. MINEX Madencilik, Doğal Kaynaklar ve
Teknolojileri Fuarı,
3-6 Eylül 2025 | İzmir
izfas.com.tr
17. TÜRKÇİMENTO Uluslararası Teknik
Seminer & Sergisi
2-5 Kasım 2024 | Antalya
turkcimento.org.tr
Sektörün en prestijli fuarlarından Marmomac
2024 Fuarı’nda yerinizi almak için acele edin!
KATILMAK İÇİN SON ŞANS!
Türkiye 23. Uluslararası Kömür Kongresi ve
Sergisi 2024
12-13 Eylül 2024 | Zonguldak
IMMC 2024
22. Uluslararası Metalurji ve
Malzeme Kongresi
19-21 Eylül 2024 | İstanbul
immc-mtm.com
Bursa 8. Uluslararası Blok Mermer Fuarı
13-16 Kasım 2024 | Bursa
Tüyap Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi
www.blokmermerfuari.com
12.Uluslararası Madencilik, Tünel İnşaat
Makina Ekipmanları ve İş Makineleri Fuarı
08-11 Nisan 2026 | İstanbul
madenturkiyefuari.com
24-27 Eylül 2024
Verona / İtalya
Satış Fiyatı: 530 €/m²
Dünyada
ICESRE 2024: 18. International Conference
on Earth Science and Resource Engineering
15-16 Ağustos 2024 | Venedik, İtalya
11. Uluslararası Madencilik, Malzeme ve
Metalurji Mühendisliği Konferansı
(MMME 2024)
22-24 Ağustos 2024 | Barselona, İspanya
Hydrometallurgy Conference 2024
1-3 Eylül 2024 | Stellenbosch, Güney Afrika
camielah@saimm.co.za
ICGGES 2024: 18. International Conference
on Geology, Geophysics and Earth Sciences
26-27 Eylül 2024 | Hong Kong, Çin
waset.org
XXXI IMPC-Uluslararası Cevher
Hazırlama Kongresi
29 Eylül – 3 Ekim 2024 | Vaşington, ABD
www.smeimpc.org
Process Mineralogy ‘24,
11-13 Kasım 2024 | Cape Town, Güney Afrika
amanda@min-eng.com
International Mine Ventilation Congress 2024
(IMVC2024)
12-16 Ağustos 2024 | Sidney, Avustralya
www.www.ausimm.com
Mill Operators Conference 2024
21–23 Ekim 2024 | Perth, Avustralya
www.ausimm.com
International Mining and Resources
Conference (IMARC) 2024
29-31 Ekim 2024 | Sidney, Avustralya
www.imarcglobal.com
International Future Mining Conference 2024
2-4 Eylül 2024 | Sidney, Avustralya
www.ausimm.com
Başvuru ve Bilgi için:
emrah.ozturk@immib.org.tr
Ayrıntılı bilgi için: 0 212 454 07 81
84 | SEKTÖRMADEN 2024 NİSAN, MAYIS, HAZİRAN