PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
TIDYE-1 Yeni Gezegen
Astronomlar, evrenin derinliklerinde henüz 3 milyon yaşında olan bİR gezegen keşfetti.
TIDYE-1b ya da diğer adıyla IRAS 04125+2902 b, şimdiye kadar gözlemlenen en genç
gezegenlerden biri.
Bu nadir keşif, gezegenlerin nasıl doğduğu
hakkında mevcut anlayışları yeniden
şekillendiriyor.
Kuzey Karolina Üniversitesi’nden yüksek lisans
öğrencisi ve keşif ekibinin başyazarı Madyson
Barber, TIDYE-1b’nin keşfini "Gezegenlerin
oluşum sürecini anlamamıza yardımcı olacak
bir zaman yolculuğu" olarak değerlendirdi.
Barber ve ekibi, NASA’nın TESS teleskopunu
kullanarak gezegeni transit yöntemiyle
keşfetti. Bu yöntem, bir gezegenin yıldızının
önünden geçerken ışığını hafifçe karartarak
gezegenin varlığını tespit etmeyi sağlıyor.
Gezegenlerin genellikle toz ve gaz bulutlarının içinde oluştuğunu belirten
araştırmacılar, TIDYE-1b’nin farklı bir yörüngede bulunması nedeniyle
gözlemlenmesini sağladı. Bu gezegen, normalde yıldızına ve etrafındaki gaz ve toz
diskiyle hizalanmış bir yörüngeye sahip olmayan bir yapıya sahip. UNC-Chapel
Hill'den Doç. Dr. Andrew Mann, bu sıra dışı eğikliğin gezegenlerin nasıl oluştuğuna dair
mevcut teorileri yeniden gözden geçirmemize neden olduğunu vurguladı.
TIDYE-1b, yıldızına çok yakın bir
yörüngede hareket ediyor ve
yıldızının etrafındaki bir turunu
yaklaşık dokuz günde tamamlıyor.
Gezegene dair yapılan tahminlere
göre, TIDYE-1b gelecekte bir "süper-
Dünya" veya "sub-Neptün" tipi bir
gezegene dönüşebilir. Çapı Dünya'nın
yaklaşık 11 katı olan bu gezegen,
gezegenlerin kısa bir süre içinde
oluşabileceğini kanıtlayan önemli bir
örnek oluşturuyor.
KENDİ KENDİNE ŞARJ OLABİLEN
KALP PİLİ
Olcay Kaan Çakır, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu bir astsubay. Ancak yaptığı
bilimsel çalışmalarla, dünyanın yakından izlediği bir isim haline geldi.
Henüz doktora süreci devam etmesine rağmen dünyanın çeşitli teknik üniversiteleri
onunla çalışabilmek için yarışıyor. O ise TSK’dan ayrılmadan, çalışmalarını Türkiye ve
Danimarka’da sürdürmeyi tercih ediyor.
Geliştirdiğim bu teknoloji, insan hareketlerinden
enerji topluyor ve kalp pillerinin bu yöntemle şarj
edilebilmesini hedefliyor. Bu yenilikçi yaklaşım,
hastaların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor.
Vücudun doğal hareketlerini enerjiye dönüştürerek
kalp pillerine enerji sağlama prensibine dayanan bu
teknoloji, özellikle hastaların sık sık pil değiştirme
operasyonlarına ihtiyaç duymasını önlemeye
odaklanıyor.
Çalışma yaptığım konular arasında kalp pilleri, mikro, nanorobot teknolojileri,
piezoelektrik ve triboelektrik enerji hasatçıları, kanser tedavisine yönelik yenilikçi
teknoloji araştırmaları, biyomedikal cihazlar, hücre rejenerasyon teknolojileri,
mekanotransdüksiyon, elektroeğirme, optogenetik, 1 milimetre altı mikro piller, yüksek
enerji yoğunluklu piller, gelişmiş sensör teknolojileri, protez teknolojileri, kopmuş
omurilik rejenerasyonuna yönelik mikro teknolojiler ve kablosuz enerji teknolojileri
bulunuyor.
Disiplinlerarası çalışmalara büyük
önem veriyorum. Biyomühendislik,
elektrik-elektronik ve malzeme
mühendisliği gibi farklı alanları
birleştirerek yenilikçi çözümler
üretiyorum.
Bilim insanı olarak amacım, insanlığa
fayda sağlayacak sürdürülebilir
teknolojiler geliştirmektir. Aynı
zamanda, teknoloji üretiminde
Türkiye’nin uluslararası arenada daha
fazla söz sahibi olmasını istiyorum. Bu
amaçla, ileri mühendislik
araştırmalarıma devam ediyorum.”
TÜRKİYE'NİN İLK KUANTUM BİLGİSAYARI.
QUANT
Türkiye'nin ilk kuantum
bilgisayarı olan 'QuanT'
tanıtıldı.Ankara merkezli TOBB
Ekonomi ve Teknoloji
Üniversitesi'nde (ETÜ) 21 Kasım
Perşembe günü tanıtılan
Türkiye'nin ilk kuantum
bilgisayarıyla Türkiye kuantum
bilgisayar teknolojisine sahip az
sayıda ülke arasına girmiş oldu.
Kuantum bilgisayar
alanındaki araştırmaların en
önemli hedeflerinden biri,
klasik bilgisayarlarla
çözülmesi binlerce yıl
alacak şifrelenmiş bilgileri
hızla çözebilecek
teknolojiler geliştirmek
olarak gösteriliyor.
KUANTUM
BİLGİSAYARI
NE DEMEK?
Bilimsel çalışmaların yanı sıra
hareketli animasyon, nükleer
enerji araştırması, meteoroloji ve
akışkanların karakteristiklerinin
hesaplanmasında kullanılan,
fiziğe dayalı yüksek veri hızıyla
çalışan kuantum bilgisayarlar
kuantum fizik kurallarına dayanır.
Gelecek nesil internet
teknolojisinin genel adıdır.
QUANT’IN
ÖZELLİKLERİ
Kuantım bilgisayarlar, klasik
bilgisayarlardan farklı olarak
işlemleri "bit" yerine "kuantum
bitleri" (kübit) ile
gerçekleştiriyor. Kuantum
bilgisayar alanındaki
araştırmaların en önemli
hedeflerinden biri, klasik
bilgisayarlarla çözülmesi
binlerce yıl alacak şifrelenmiş
hızlarda çözülebilecek
teknolojiler olarak gösteriliyor.
En gelişmiş bilgisayarlardan
bile milyonlarca kat daha hızlı
işlem yaparak büyük miktardaki
veriyi aynı anda işleyebiliyor.
QuanT, Türkiye'nin kuantum
ekosisteminin oluşturulmasına
da öncülük edecek. Siber
güvenlik, yapay zeka ve
optimizasyon gibi alanlarda
yerli algoritmalarla
güçlendirilmiş kuantum
çözümleri, Türkiye'nin
teknolojik bağımsızlık
sağlamasında önemli rol
üstlenecek.
KUANTUM
BİLGİSAYARI
NASIL ÇALIŞIR?
QUANT HANGİ
ALANLARDA
KULLANILACAK?
Türkiye’nin kuantum bilgisayarı,
birçok farklı alanda çözümler
sunacak. Özellikle aşağıdaki
alanlarda bu teknolojinin etkin
kullanımı bekleniyor:
Savunma Sanayii: Şifreleme ve
siber güvenlik konularında yeni
nesil çözümler sunabilir.
Tıp: Yeni ilaç geliştirme ve
genetik analizlerde devrim
yaratabilir.
Finans: Karmaşık veri analizi ve
öngörü modellerinde daha hızlı
sonuçlar elde edilebilir.
Yapay Zeka: Daha karmaşık
modellerin öğrenilmesi ve
işlenmesi sağlanabilir.
Kübitler, klasik bitlerin kuantum
karşılığıdır. 0, 1 veya bu
durumların herhangi bir kuantum
süperpozisyonunda bulunabilirler
ve bu da bir kuantum
bilgisayarının aynı anda birden
fazla olasılığı ele almasına olanak
tanır.
Süperpozisyondaki bir kübit, aynı
anda hem 0 hem de 1
içeriyormuşcasına iki hesaplama
kolunu gerçekleştirebilir ve bu da
büyük bir paralellik avantajı sunar.
Klasik mantık kapılarında olduğu
gibi, kuantum kapıları da kübitleri
manipüle eder. Kubitlere dönüşler
uygulamak veya dolanıklık
yaratmak gibi kuantum
özelliklerini koruyan şekillerde
çalışırlar.
Shor algoritması (büyük sayıları
çarpanlarına ayırma) ve Grover
algoritması (veritabanı araması)
gibi algoritmalar, klasik
muadillerinden daha verimli bir
şekilde sorunları çözmek için
kuantum özelliklerini kullanır.
Ölçüldüklerinde, kübitler bir üst
üste binme durumundan kesin bir
duruma (0 veya 1) çökerek
hesaplamanın sonucunu ortaya
çıkarır.
Page 69
Kuantum Bilgisayar Nedir? sorusunun ardında
finanstan askeriyeye, havacılıktan nükleer füzyona
birçok alanda önemli etkileri olması beklenen bir
devrimin izleri yer alıyor…
1980’lerde doğan kuantum hesaplamanın
ardından kuantum algoritmalarının belirli
problemleri klasik muadillerinden daha verimli
bir şekilde çözebildiği keşfedildi. 1994 yılında
Peter Shor’un, tam sayıları bilinen herhangi bir
klasik algoritmadan daha hızlı çarpanlarına ayıran
ünlü kuantum algoritmasını formüle etmesi
fazlaca heyecan yaratmıştı çünkü modern
şifreleme, büyük bir sayının asal faktörlerini
bulmanın binlerce yıl sürdüğü gerçeğine
dayanıyordu.
Günümüzde Dünya’nın dört bir yanındaki
üniversiteler ve laboratuvarların yanı sıra büyük
teknoloji şirketleri ve hükümetler kuantum
bilgisayarlarla ilgili çalışmalar yapmakta ve bu
bilgisayarların geliştirilmesinde büyük çaba sarf
etmektedir.
Potansiyeli ve öngörülen pazar büyüklüğü
nedeniyle IBM, Microsoft, Google, D-Waves
Systems, Alibaba, Nokia, Intel, Airbus, HP,
Toshiba, Mitsubishi, SK Telecom, NEC, Raytheon,
Lockheed Martin, Rigetti, Biogen, Volkswagen, ve
Amgen kuantum hesaplama alanında çalışmaya
hevesli olduklarını ifade eden dev isimlerden
birkaçı.
Birçok Fortune-500 şirketi de alan olgunlaştığında
hazırlıklı olmak için kuantum hesaplamaya dair
araştırma ve geliştirme çalışmalarını başlatmış
bulunmakta. Aslında, kuantum hesaplama
geliştirme ortamları arasında bir tür format
savaşının çoktan patlak verdiği bile söylenebilir.
Elon Musk
Musk’ın İlk Yılları
Dünyanın en zengin kişisi olması dolaysıyla dünya çapında
en çok konuşulan insanlardan olan Elon Musk ironik bir
biçimde Afrika doğumludur. Elon Musk aslen Britanya
kökenli afrikalardandır ve Güney Afrika’nın Pretoria
kentinde doğmuştur. Annesi Maye Musk ve babası Errol
Musk boşanınca Musk, babasıyla birlikte Pretoria
banliyölerinde yaşamaya başladı. Musk, girişimcilik
yeteneğini erken yaşta göstererek, kardeşiyle kapı kapı
dolaşıp ev yapımı çikolatalı Paskalya yumurtaları sattı ve 12
yaşındayken ilk bilgisayar oyununu geliştirerek 500 dolara
sattı. Bryanston High School'da sekizinci ve dokuzuncu
sınıfları geçtikten sonra Musk, Pretoria Boys High School'a
geçip oradan mezun oldu.
Yüksek Eğitimi
1988 yılında henüz on yedi yaşındayken Güney Afrika
ordusunda askerlik yapmamak için evinden ayrıldı. 1992
yılında Kingston, Ontario’daki Queen's Üniversitesinde iki
yıl geçirdikten sonra Pennsylvania Üniversitesinde işletme
ve fizik okumak için Kanada’dan ayrıldı. The Wharton
School of the University of Pennsylvania’da ana dalını
seçip ekonomi alanında lisans diploması aldı. Ayrıca
University of Pennsylvania, School of Arts and
Sciences’dan da fizik alanında yan dal diploması aldı. Daha
sonra uygulamalı fizik ve malzeme bilimi alanında doktora
yapmak için Kaliforniya’nın Silikon Vadisi bölgesine taşındı.
Ancak doktorayı tamamlamadı.
Şirketleri
Paypal’i kurduktan birkaç yıl sonra
eBay’e 1,5 milyar dolarlık hisse senedi
karşılığında sattı. paypal’den elde ettiği
180 milyon doların 100 milyonu
SpaceX’e 70 milyonu Tesla’ya 10
milyonu Solarcity’e harcadı.
Musk üçüncü şirketi ve ilk özel uzay
kurumlarından biri olan SpaceX’i
Haziran 2002’de kurdu. Şirketin ilk iki
fırlatma aracı Falcon 1 ve Falcon 9
roketleri, ilk uzay aracı ise Dragon’dur.
Şuanda dünyanın çeşitli ülkeleri için
fırlatmalar yapmakta. SpaceX ticari
uzay ajanslarının öncüsü olarak
Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir araç
gönderen ve yanaştıran ilk ticari şirket
olarak tarihe geçmiştir. musk 2011'deki
bir röportajında 10-20 yıl içinde Mars'a
insan göndermeyi umduğunu
söyleyerek SpaceX’in vizyonunu
belirtmiştir.
Musk’ın elektronik ve futurizm
merakının bir sonucu olarak ortaya
çıkan Tesla Motors günümüzde en
büyük elektrikli taşıt üreticilerinden
biridir. Raporlara göre Musk'ın Tesla'da
%32 hissesi vardır ve bu hisselerin 29
Mayıs 2013 itibarıyla değeri 12 milyar
dolardır. Tesla özellikle sürücüsüz
araba teknolojisine önem verse de
şuanlık tam otomatik bir taşıt
üretilmemiştir. Tesla güvenli olmayan,
tekrarlayan veya sıkıcı görevleri
gerçekleştirebilen genel amaçlı, iki
ayaklı, otonom bir insansı robot Tesla
Bot’u geliştirmiştir.
Elon Musk’ın diğer ana şirketleriyse;
ABD’nin güneş enerjisi sağlayıcısı olan
Solarcity, insan beynini yapay zekayla
entegre etmek için kurulan Neuralink,
tüneller inşa eden The Boring
Company ve 2022 yılında 44 milyar
dolara satın aldığı Twitter’dır.
DNA NEDİR ?
DNA, her türü benzersiz kılan
biyolojik talimatları içeren bir
moleküldür. DNA, içerdiği
talimatlarla birlikte üreme
sırasında yetişkin
organizmalardan yavrularına
geçer. Ökaryot denilen
organizmalarda DNA, hücrenin
çekirdek adı verilen özel bir
bölgesinde bulunur. Hücre çok
küçük olduğundan ve
organizmalar hücre başına çok
sayıda DNA molekülüne sahip
olduğundan dolayı, her DNA
molekülü sıkıca paketlenmelidir.
DNA'nın bu paketlenmiş
formuna kromozom denir.
DNA replikasyonu sırasında
DNA, kopyalanabilmesi için
gevşemektedir. Hücre
döngüsünün diğer
zamanlarında DNA da çözülür,
böylece talimatları protein
yapımında ve diğer biyolojik
işlemlerde kullanılabilir.
Ancak hücre bölünmesi
sırasında DNA, yeni hücrelere
aktarımı sağlamak için
kompakt kromozom
formundadır.
Araştırmacılar, hücrenin
çekirdeğinde bulunan
DNA'yı nükleer DNA
olarak adlandırmaktadır.
Bir organizmanın nükleer
DNA'sının tamamına
genomu denir. Çekirdekte
bulunan DNA'nın yanı
sıra, insanlar ve diğer
karmaşık organizmalar da
mitokondri olarak bilinen
hücre yapılarında az
miktarda DNA'ya sahiptir.
Giyilebilir Teknoloji
Giyilebilir cihazlar, vücudumuzun hareketini takip eden akıllı sensörlerle yüklü
olan teknolojilerdir. Vücudumuz hareket ettikçe sensörler devreye girer bilgi
akışı sağlanır. Genellikle giyilebilir teknoloji ürünleri akıllı telefonlarla senkronize
olur ve bluetooth, Wi-Fi ve mobil internet bağlantıları aracılığıyla aktifleşir.
Giyilebilir teknolojiyi kim buldu sorusu merak uyandıran
sorulardan biridir değil mi? Öyle ya, bugün her işimizi kolayca
halletmemizi sağlayan bu teknolojinin bir geçmişi olmalı! Şu
an her ne kadar teknolojinin etkisiyle çok daha modern
cihazlardan bahsediyor olsa da aslında “giyilebilir cihaz”ın
geçmişi 1500'lü yıllara dayanır.
Giyilebilir cihazlar, teknolojiyi o yıllardan bu yıllara
günlük hayata dahil etti ve teknoloji hızla ilerledi.
1980'lere gelindiğinde pre-modern giyilebilir
teknolojinin ilk parçalarından biri olan hesap
makinesi saati karşımıza çıktı. Adeta yüzyılın icadı
olarak düşünülen hesap makinesi saati ile bilgi
işlemi kolumuza taktık diyebiliriz!
GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ
ÖRNEKLERİ
İşte geldik akıllı yüzüğe. Ringly markasının
akıllı yüzükleri, giyilebilir teknoloji kavramını
son derece şık ve kompakt boyutlara taşıyor.
Bu yüzük akıllı telefonunuzla eşleştirdiğinizde
fitness takibi yapmanızı, mobil bildirimlerden
haberdar olmanızı ve meditasyon rehberliği
hizmeti almanızı sağlıyor. Yanlış duymadınız,
tüm bu fonksiyonlar minicik bir yüzüğün
içerisinde
Akıllı saatler; uyku takibi özelliği ile uyku
sürenizi ve uyku evrelerinizi analiz
ederek, uyku kaliteniz hakkında bilgi
verir. Kısacası akıllı saat kullanımı, dijital
bir ekranı olan ve içerisinde bir işletim
sistemi bulunan giyilebilir teknolojik
cihazlardan yararlanmak olarak
tanımlanabilir.
Tap Strap o kadar hoş bir giyilebilir
teknoloji ürünü ki, onu gördükten sonra
hemen bulup satın almak isteyeceğinize
eminiz. Parmaklarınıza geçirip görünmez
bir eldiven gibi kullanabildiğiniz bu ilginç
cihaz, hem klavye, hem mouse hem de
oyun kontrolörü olarak kullanılabiliyor.
Microsoft, yapay zekayı nükleer reaktörle
besleyecek !
Microsoft yapay zeka teknolojisi için
gereken enerjiyi nükleer santralden
sağlayacak. Bu kapsamda eski bir
reaktör sadece Microsoft'un enerji
ihtiyacını karşılamak için yeniden
faaliyete geçiyor.
DW Türkçe'nin aktardığına göre, Microsoft
ve enerji şirketi Constellation arasında
elektrik tedariki için 20 yıllık sözleşme
yapıldı. Buna göre yüksek işletme
maliyetleri nedeniyle 2019'da kapatılan
santralin birinci reaktörü 2028'in başlarında
yeniden faaliyete geçecek. Amerikan basını
şirketin reaktörü açmak için 1,6 milyar dolar
yatırım yapacağını yazdı
Anlaşmanın, yapay zeka (YZ) için
enerjiye ihtiyaç duyan veri
merkezlerinin genişlemesiyle birlikte
şirkete temiz bir enerji kaynağı sağlaması
amaçlanıyor.
Nükleer santrallerin sürekli olarak "bol
miktarda" karbonsuz enerji sağlayabilen
"tek enerji kaynağı" olduğunu söyledi.
Microsoft ayrıca bunu "şebekeyi
karbondan arındırma" çabalarında bir
"milat" olarak nitelendirdi.
Constellation CEO'su Joe Dominguez,
analistlere yaptığı açıklamada,
anlaşmanın "nükleer enerjinin temiz ve
güvenilir bir enerji kaynağı olarak
yeniden doğuşunun güçlü bir sembolü"
olduğunu söyledi.
Santralin ikinci reaktörü 28 Mart
1979'da yaşanan kazada kısmen erimiş,
radyoaktif madde sızıntısı meydana
gelmişti. Olayda çalışanlar veya bölge
halkı herhangi bir sağlık sorunuyla
karşılaşmasa da bu Amerikan tarihinin
en kötü nükleer kazası olarak kayıtlara
geçmişti. O tarihte faaliyette olan ilk
reaktör ise sızıntıdan etkilenmemişti.
Microsoft Başkan Yardımcısı Bobby
Hollis nükleer anlaşmanın şirketin
karbon nötr hedeflerine ulaşmasına
yardımcı olacağını ifade etti. Teknoloji
şirketi halihazırda rüzgar ve güneşin
yetersiz kaldığı dönemlerde
Virginia'daki veri merkezi için
Constellation'a ait başka nükleer
tesislerden enerji tedarik ediyor
EUROPA
Jüpiter'in uydusu Europa'da yaşamın izlerini arayacak
uzay aracı fırlatıldı
AMACI
JÜPITER'IN UYDUSU
EUROPA’DA YAŞAMIN
IZLERINI ARAMAK
ÜZERE ABD’NIN
FLORIDA'DA
EYALETINDE CAPE
CANAVERAL'DAKI UZAY
ÜSSÜNDEN BIR UZAY
ARACI FIRLATILDI.
Europa Clipper, NASA'nın
Europa uydusunu inceleyecek bir
uzay aracıdır. 2025'in ortasında
fırlatılması planlanıyor. Buzlu
yüzeyin altındaki okyanusları
araştırarak yaşam belirtisi
arayacak. Yüksek çözünürlüklü
kameralarla donatılacak. Proje,
Europa'nın yaşanabilir
ortamlarını keşfedecek.
Starlink Amerikan uydu şirketi SpaceX[
tarafından uydu interneti erişimi sağlamak
üzere inşa edilmiş bir uydu internet
kümesidir. Takımyıldızı, yer istasyonları ile
birlikte çalışacak ve seri olarak üretilen
binlerce küçük uydudan oluşacak. SpaceX
firması ayrıca bazı uydularını keşifler ve bilim
amaçlı kullanmakla birlikte bazı uydularını
ise ordulara satmayı da planlamaktadır.
2020 yılı Eylül ayı itibarıyla SpaceX 775
uyduyu konuşlandırdı. Ayrıca yine bu
aydan itibaren her iki haftada bir
gerçekleştirilecek fırlatmalarda, fırlatma
başına 60'tan fazla uydunun yerleştirilmesi
planlanmaktadır. Toplamda ise 2020'lerin
ortalarında 12.000 uydu konuşlandırılarak,
ardından toplam uydu sayısının 42.000'e
çıkarılması planlanmaktadır. İlk 12.000
uydunun üç yörünge üzerinde bulunması
planlanmaktadır: üç yörüngenin ilki yerden
550 km yükseklikte ve toplam 1.600
uydunun bulunduğu bir yörünge, ardından
1.550 km irtifada yaklaşık 2.800 Ku- ve Kaband
spektrum uydularının bulunduğu
başka ikinci bir yörünge ile 340 km
yükseklikte yaklaşık 7.500 V-band
uydularının yerleştirilmesi şeklindedir.
Uyduların ticari olarak kullanılmasına ise
2020 yılında başlanabileceği
öngörülmektedir.
Gerçekleştirilecek bu girişimle beraber, binlerce
uydunun 340 ila 1.550 km arasındaki yörüngeye
yerleştirilecek olmasının gök bilimi üzerinde olası
etkilerinin olabileceği ve uzun vadede uzay çöplüğü
oluşacağı endişelerine yol açmıştır.
2015–2019
SpaceX haberleşme ağı haberleri ilk olarak Ocak
2015'te kamuya açıklandı. Açıklamalarda tüm ana
taşıyıcı (backhaul) iletişim trafiğinin %50'sini taşımaya
yetecek bant genişliğini destekleyebilecek bir yetenekte
olduğu ve yoğun şehirlerde yerel internet trafiğinin
%10'una kadar olan kısmı karşılayabileceği
belirtiliyordu.CEO Elon Musk açıklamalarında,
projenin düşük maliyetli küresel geniş bant internet
yetenekleri için önemli bir talebi karşılayacağını ifade
etmiştir.
Uydu takımyıldızın tasarlanması, inşa edilmesi ve
konuşlandırılması için on yıllık sürenin gerektiği,
projenin toplam maliyetinin ise Mayıs 2018’de
SpaceX’e 10 milyar ABD dolarına mâl olacağı
tahmin ediliyordu. Ürünün geliştirilmesine 2015
yılında başlandı ve 2018 yılı Şubat ayında ilk iki
prototip uydu deney uçuşu ile denendi. İkinci test
uyduları seti ve ilk büyük çaplı konuşlandırma ise
60 adet küçük uydu barındırıyordu ve bu uçuş 24
Mayıs 2019 (UTC) tarihinde gerçekleştirildi.
Starlink araştırma, geliştirme, üretim ve yörünge
kontrol operasyonlarının tamamı Redmond,
Washington'da bulunan SpaceX uydu geliştirme
tesislerinde yapılmaktadır.
Açıklanan yeni iletişim ağının geliştirilmesi için
SpaceX uydu geliştirme tesisinin Redmond'daki
açılışı SpaceX tarafından Ocak 2015'te
ortaklarıyla birlikte duyuruldu. Bu dönemde
Seattle bölge ofisi 60 mühendis ve daha sonraki
birkaç yıl içinde yaklaşık 1.000 kadar kişiyi işe
almayı planlıyordu. Şirket 2016 yılı sonuna
kadar 2.800 m² kiraladığı alanda çalıştı ve Ocak
2017'de yine Redmond'da bulunan 3.800 m²
olan ikinci tesisi aldı. Ağustos 2018'de SpaceX,
Ar-Ge'ye ek olarak uydu üretimini desteklemek
amacıyla Redmond Ridge Corporate Center'da
daha büyük bir üçüncü binaya geçerek Seattle
bölgesindeki tüm operasyonlarını birleştirdi.
PANDA
SARILMASI
1. Gözlerini kapat ve derin bir
nefes al-ver.
2. Sağ elini sol omzuna yerleştir
3. Sol elini de sağ omzuna
yerleştir.
4. Kucağında yumuşacık, çok
sevimli ve sarılmayı çok seven
bir "Panda" olduğunu hayal et.
5. Sevgi dolu Panda'nın
kucaklayışını, seni olduğun gibi
kabul edişini, tüm sevgisini sana
aktarışını hisset.
6. Kalbin yumuşacık, nefesin sakin
ve sıcak...
7. İşte böyle...
8. Kendini hazır hissettiğinde
gözlerini açabilirsin :)
MARCUS JUNIUS BRUTUS
Hakkında
Marcus Junius Brutus (MÖ 85 - MÖ 42)
diğer adıyla Quintus Servilius Caepio
Brutus, Romalı askerî ve politik liderdir.
Roma Cumhuriyeti diktatörü Julius
Ceasar'a karşı senatoda yapılan saldırı ile
bilinir. Bazı kaynaklarda Julius Ceasar’ın
evlatlık, bazılarında ise öz oğlu olduğu
söylenir.
Senato Kariyeri
MÖ 49 yılında Pompey ile Caesar arasında
bir savaş çıkyı. Brutus bu savaş sırasında
senato konsülü Pompey'in tarafını oldu.
Caesar savaş sırasında kendi subaylarına
Brutus'u kulübeye kapatılma konusunda
emretti. Savaşı Caesar kazandıktan sonra
Brutus özürlerle dolu bir mektup
göndererek affını diledi. Buna karşılık
Caesar kendisini bağışladığını bildirdi.
Brutus'un Caesar'a bağlılığını bildirmesi
ile Caesar kendisine üst düzey yöneticilik
verdi.
*Brutus'un başının sağa baktığı gümüş sikke
MARCUS JUNIUS BRUTUS
Caesar'ın Brutus’ün Komplosu
Yüzünden Ölümü
Caesar'ın yönetimi sırasında, birçok senatör
Caesar'ın güçlenmesinden ve tüm gücün onun
elinde olmasından korkmaya başladı. Bu
senatörlerden Brutus, Porcia ve diğerleri MÖ
44'te Caesar'a karşı hareket etmeyi
kararlaştırdı
*Brutus
KomploBrutus cular ilk komployu
mart ayının ortasında yapmayı
planlamışlardı ama Caesar
planlanan günde senatoya gitmedi.
Çünkü Caesar'ın eşi onu senatoya
gitmemesi yönünde ikna etmişti.
Fakat Brutus kararlıydı ve Caesar
senatoya gelene kadar bekleyecekti.
Caesar sonunda senatoya geldi ve
gelir gelmez Brutus, Caesar'a
saldırıldı. Caesar ilk atağı karşıladı;
ama diğerlerine karşı koyamadı.
Yüzüne ve vücuduna aldığı
darbelerle senato içinde öldü.
"Sezar'ın Ölümü"
MARCUS JUNIUS BRUTUS
Suikast Sonrası
Suikastten sonra Brutus bir ikilemde kaldı:
eğer Caesar tiran* ilan edilirse yaptığı hiçbir
şey geçerli sayılmayacak, aynı şekilde kendi
senatörlüğü de düşecekti. Diğer tarafta ise
eğer Caesar tiran ilan edilemezse, kendisi ve
arkadaşları katil ilan edilecek, ancak
kendilerine genel bir af çıkarıldığı takdirde
kurtulabileceklerdi. Brutus, Caesar'ı tiran
olarak ilan edemedi ve Roma'yı terk etmek
zorunda kaldı.
*Brutus’ün Yemini
MÖ 43'te, Octavian, Roma senatosunun konsülü
olduktan sonra Caesar'a suikast düzenleyenlerin
hepsinin Roma'nın düşmanı olduğunu ilan etti.
Brutus toplam 17 lejyon ile Roma üzerine yürümeye
başladı. Octavian ve Marcus Antonius toplam 19
lejyonla ona müdahale etti ve savaş sonunda Brutus
kaybetti.
Savaş sonrası elinde kalan 4 lejyonla yakındaki
dağlara saklandı. Onu takip eden Marcus Antonius
tarafından yakalanacağını fark ettiği zaman intihar
ederek kendini öldürdü.
Sende mi Brutus?..
Yenilenebilir enerji, güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gelgitler, dalgalar
ve jeotermal ısı gibi karbon nötr doğal kaynaklardan elde edilebilen ve
insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde
edilebilen enerjiye denir.Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi,
dalga enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi
olarak sıralanabilir.Bu tür bir enerji kaynağı, yenilenmekte
olduklarından çok daha hızlı kullanılan fosil yakıtların tam tersidir.
Yenilenebilir teknolojilere yapılan dünya çapındaki yatırımlar 2015
yılında 286 milyar ABD Dolarını aştı.Yenilenebilir enerji sistemleri hızla
daha verimli ve ucuz hale geliyor ve toplam enerji tüketimindeki payları
artıyor.2019 itibarıyla, dünya çapında yeni kurulan elektrik kapasitesinin
üçte ikisinden fazlası yenilenebilirdi.
Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği teknolojilerinin
hızlı yayılması, önemli ölçüde enerji güvenliği, iklim
değişikliğini hafifletme ve ekonomik faydalarla
sonuçlanmaktadır.Uluslararası kamuoyu
araştırmalarında,Birçok yenilenebilir enerji projesi
büyük ölçekli olsa da, yenilenebilir teknolojiler aynı
zamanda enerjinin insani gelişme için genellikle çok
önemli olduğu kırsal ve uzak bölgeler ve gelişmekte
olan ülkeler için de uygundur.
TÜRKİYE’DE
YENİLENEBİLİR
ENERJİ
Türkiye'de yenilenebilir enerjinin resmi alt yapı kazanması 2005'te
çıkartılan Yenilenebilir Enerji Kanunu (YEK)'e dayanmaktadır, ayrıca
AB'ye uyum kapsamında 2011-2020 yıllarını kapsayan Ulusal
Yenilenebilir Enerji Eylem Planı (YEEP) yürürlüğe girmiştir.Plana göre
2023'te Türkiye'de üretilen elektriğin %22'si hidroelektrikten (ama miktar
daha büyük olacak çünkü toplam çok daha büyük olacak) ve %16'sı diğer
yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesi hedeflendi YEEP'e göre
ulaştırma sektörünün %10'u yenilenebilir enerjiden yararlanması
planlandı. 2023 yılı sonu verilerine göre yenilenebilir enerji kurulu gücü
59 bin 236 megavat oldu. 2023 yılında yenilenebilir enerjinin kurulu
güçteki payı %56, üretimdeki payı ise %42 oldu.
Türkiye, 2013 yılında yenilenebilir
enerjide dünya ortalamasının üzerinde
üretim gerçekleştirmiştir. Dünyada
üretilen enerjinin %22'si yenilenebilir iken
Türkiye'de bu oran %29'a ulaşmıştır.2015
yılı sonu itibarıyla Türkiye elektriğinin
%32.5'ini yenilenebilir enerji
kaynaklarından üretmiştir.
Gregor Johann Mendel
Gregor Mendel, 1822 yılında o
zamanki adı ile Çekoslovakya’nın,
başlıca geçim kaynağı tarım ve
meyve yetiştiriciliği olan Silezya’nın
Heinzendorf köyünde doğmuştur.
Mendel ’in Brno şehri yakınlarındaki
St.Thomas Manastırını seçmiş
olması tesadüf değildi. Doğa
bilimlerine merakı olan Mendel’in bu
seçiminin nedeni, bu manastırın
botanik müzesi, bahçe bitkileri ve
geniş kütüphaneleri ile ünlü
olmasıydı.
Gregor Mendel ilk ve orta öğrenimini
bölgesindeki okullarda tamamladı.
Fakat orta öğrenimin sonlarına doğru
babasını kaybetmesinden dolayı hem
okul masraflarını karşılamak hem de
ailesinin geçimini sağlamak Mendel ’e
düşmüştü. Bu durum normalden çok
çalışmayı gerektiriyordu.
O zamanlar dini kurumlarda çalışan din adamlarından, esas görevlerinden ayrı
olarak, sanat ve bilim alanlarından birinde yaratıcı çalışmaları yürütmeleri
beklenirdi. Bu sebepten Gregor Mendel zamanının çoğunu doğa bilimlerine
ayırırdı.
Mendel burada tarım bilim derslerine katılıyordu. Verimi arttırmak için bitkilerin
daha fazla ürün veren cinsleriyle yapay olarak nasıl döllenebileceğini bu derslerde
öğrenmişti.
Bilimcilikten Papazlığa Doğru
1843 senesine gelindiğinde, Fizik
Bölümündeki profesörlerinden Friedrich
Franz'in tavsiyesi üzerine Mendel,
Brnou'daki Agustinyen St. Thomas
Manastırı'nda papazlık eğitimine
başladı.Aslında, Mendel'in tek adı
Johann'dır. Ancak dini hayata girmesiyle
birlikte Gregor adını da alacaktır. Daha
sonra, 1851 yılında Viyana Üniversitesi'ne
eğitim için gönderildi ve tüm masrafları
kilisenin başrahibi tarafından karşılandı.
Viyana Üniversitesinde ünlü fizikçi
Christian Doppler'den dersler aldı. Daha
sonra, 1853 yılında manastırına geri
döndü ve burada Fizik öğretmeni olarak
çalışmaya başladı1867 yılında ise
başrahip oldu..
Mendel, manastırdaki görevi yanı sıra, manastırın bahçesinde bitkiler üzerinde
artık herkesin bildiği o meşhur deneyleri yapmaya başladı.
Üstelik sadece bununla da yetinmedi, manastıra bir arı evi inşa ettirerek burada
kendi hazırladığı petekler aracılığıyla arılar üzerinde çeşitli deneyler yaptı. Hatta
bununla da yetinmeyerek astronomi ve meteoroloji üzerinde de araştırmalar yaptı.
Bu alanlardaki başarı ve girişkenliğini de 1865 yılında kendisinin sıfırdan kurduğu
Avusturya Meteoroloji Birliği örneğinden anlayabiliriz. Hayatı boyunca yayınladığı
makalelerin çoğu meteoroloji alanındaydı.
Google Arama Motoru
Tekelciliği Davasını Kaybetti
ABD Adalet Bakanlığı tarafından 2020
yılında arama motoru pazarının %90’ını
elinde tuttuğu için açılan davayı Google
kaybetti.
ABD Adalet Bakanlığından 24 Ocak 2023'te
yapılan açıklamada, Kaliforniya, Colorado,
Connecticut, New Jersey, New York, Rhode
Island, Tennessee ve Virginia eyaletlerinin
başsavcılarıyla Google'a Virginia Doğu
Bölgesi Bölge Mahkemesinde antitröst
(tekelcilik) davası açıldığını bildirilmişti.
ABD Adalet Bakanlığı avukatları, Google'ın
tekelinin reklam verenlerden piyasadaki gücü
sayesinde yapay olarak yüksek fiyatlar talep
etmesini sağladığını, akıllı telefonlarda ve
tarayıcılarda varsayılan olmak için büyük
paralar ödediğini ve Son 15 yılda Google'ın, satın
almalar yoluyla reklam teknolojisi rakiplerini
etkisiz hale getirdiği veya ortadan kaldırdığını
savundu.
ABD Adalet Bakanlığı avukatlarına göre bütün
bunlar Google’ın kullanıcılarının çıkarlarından
çok kendi çıkarlarını umursayarak kullanıcı
deneyimlerini yok saymasının ve bu sayede
kârlarını tekelciliğe karşı yasalara uymayarak
arttırmasının kanıtı. Google her ne kadar
kendini savunmaya çalışsaydı da sonuç olarak
bu davayı kaybetti ve bölge yargıcı amit Mehta :
'Google bir tekeldir ve tekelini korumak üzere
hareket etmiştir.' Diye karar verdi.
Bu davanın sonuçları olarak Google’ın sahibi
olan Alphabet yapay zeka yarışında düşebilir ve
bu sayede Open Ai kendi atını koşturabilir ve
bizim için iyi bir özellik olarak Google arama
motorunun kullanıcı deneyimlerini arttırabilir
2024 NOBEL ÖDÜLLERI
Fizik Nobel Ödülleri
Hiç şüphesiz Nobel fizik ödülleri dünya çapında 2024 Nobelleri hakkında en
çok tartışma yapılan dal. Bu tartışmalı fizik ödüllerini alan kişilerse John
Hopfield ve Geoffrey Hinton. Nobel sahiplerinin tartışılmasının sebebi ödül
verilen çalışmanın yapay zeka öğrenmesi olması ki bu da insanlara ilk başta
fizik ilgili gelmiyor. Fizik Nobeli’nin yapay zeka öğrenimine verilmesinin
bazı açıklamaları var. Resmi açıklamada verilen sebep ise bugün yapay zeka
olarak adlandırdığımız nöral ağları keşfederken fizik araçlarını
kullandıkları yönünde . Resmi olmayan açıklamalardan başta geleni ise
;yapay zeka hakkında bir ödül verilmesinin vaktinin geldiğini ve bu dala
verilecek bir ödül için en uygun adayın Nobel fizik ödülleri olması ve
verilecek kişilerden biri olan John Hopfield’ın biyofizik , istatistiksel fizik
ve yoğun madde fiziği alanında çalışmışlığı olan bir fizikçi olması.
Diğer Nobel ödüllerinin sahipleriyse;
Nobel kimya ödülü; David Baker, Demis Hassabis ve John
Jumper’ın proteinler hakkındaki araştırmalarına
verildi,
Nobel barış ödülü ,Nihon Hidankoyo’ya
nükleer silahlardan arınmış bir dünya
yaratma çabaları ve nükleer silahların bir
daha asla kullanılmaması gerektiğini tanık
ifadeleriyle göstermesi nedeniyle verildi.
Koreli roman yazarı Han Kang , 2024 Nobel
Edebiyat Ödülü’nü “tarihsel travmalarla
yüzleşen ve insan yaşamının kırılganlığını
ortaya koyan yoğun şiirseldüzyazısı “
dolayısıyla kazanmıştı.
Nobel tıp ve fizyoloji ödülü mikroRNA'nın keşfi ve
transkripsiyon sonrası gen düzenlemesindeki rolü için
Victor Ambros ve Gary Ruvkun ‘a verildi.
Ekonomi Nobel Ödülleri
Türkiye için 2024 Nobel ödüllerinin en güzel yanı 3. Kez bir türkün
Nobel alması .2024 Nobel ekonomi ödülünün sahibi olan ve dünya
çapında ilgi gören ulusların düşüşünü yazan Daron Acemoğlu , Prof.
Dr. Simon Johnson ve Prof. Dr. James A. Robinson’la birlikte
“kurumların nasıl oluştuğu ve refah üzerindeki etkileri” konusundaki
çalışmalarından dolayı ödülün sahibi oldu. Acemoğlu , bu çalışmalarda
sömürgeleştirme sırasında oluşan kurumlarda reform yapmanın
zorluğuna ve bu zorluğun gerçekleşebileceği durumları işaret ediyor.
Nobel Komitesinin yaptığı açıklamada, "Hukukun üstünlüğünün zayıf
olduğu toplumlar ve nüfusunu kötüye kullanan kurumlar büyüme
veya daha iyiye doğru değişim yaratmaz. Ödül sahiplerinin
araştırması bunun nedenini anlamamıza yardımcı oluyor" ifadelerini
kullandı.le
K A T H E R I N E W I L S O N
L A R A N A M A G A Z I N E I N C .
ÖZLEM
TÜRECİ
Özlem TÜRECİ;
Alman immünolog, girişimci, akademisyen, bilim insanı ve iş insanı. Kanser
araştırmaları konusunda deneyimli bir araştırmacı olan Türeci, BioNTech adlı
biyoteknoloji firmasının kurucularındandır ve baş tıbbi sorumlusudur.
Türeci aralarında Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı, Asturias Prensliği
Ödülü ve Aydın Doğan Ödülü'de dahil birçok ödül ve madalya ile ödüllendirildi.
İstanbul göçmeni bir Türk ailenin çocuğu olarak 6 Mart 1967 tarihinde Batı
Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Siegen kentinde doğdu
Türeci, çok kültürlü bir ortamda büyüdü. Türeci, lisans eğitimini Saarland
Üniversitesi'nde tamamladı. 2001 yılında Mainz kentine taşındı. Mainz
Üniversitesi Hastanesi'nde modifiye edilmiş genetik kodlarla bağışıklık sistemini
kansere karşı mücadele ettirmeyi hedefleyen çalışmalar yaptı.
Bağışıklık sisteminin, kanserli hücreleri vücuda giren bir virüs gibi algılaması ve
onları ortadan kaldırması için birlikte çalışmayı sürdürdü. Türeci 2008 yılında
eşi Uğur Şahin ve Avusturyalı immünolog, onkolog Christoph Huber ile birlikte
BioNTech adlı firmayı kurdu.
2020 yılı itibarıyla 1300 çalışanı olanı şirket, başlangıçta immünoterapi kanser
tedavileri üzerine çalışmalar yaptı.
2020'de COVID-19 pandemisinin
ortaya çıkmasıyla şirket korona virüs
aşısı bulmaya yöneldi. Özlem Türeci,
SARS-CoV-2'ye karşı geliştirilmek
istenen aşı çalışmalarında öncü bir rol
oynadı. Üretilen COVID-19 aşısı
(BNT162)'nın
,
%90 başarı elde ettiğini
duyurmuştur.
29 EKİM
CUMHURİYET BAYRAMI
KELİME AVI
Aşağıda listelenen kelimeleri tabloda bulup işaretleyiniz.
K A F C G M İ L L E T Ç H
U Ğ B I J E K İ O G P R D
R Ö B S U C Y A N E C D F
T Ü A V T L Z L B M E Ç G
U J Y I N İ C İ M E Ğ H V
L K R L M S O P R N Ö S A
U B A Ğ I M S I Z L I K T
Ş T K U Z Ü A V B İ Y Ş A
D E F A T A T Ü R K G I N
C U M H U R İ Y E T H K L
MECLİS
BAYRAK
EGEMENLİK
ATATÜRK
CUMHURİYET
BAĞIMSIZLIK
MİLLET
VATAN
KURTULUŞ
SOHBET KARTLARI
Arkadaşlarınla farklı konularda eğlenceli bir sohbet etmek istediğinde bu
kartları kullanabilirsin. Kartları kes ve rastgele bir tane kart seçerek üzerindeki
soruyu arkadaşına sor. O da sana sorsun. Böylece eğlenceli bir sohbet
gerçekleşecektir.
En ilginç
yeteneğin
ne?
Bir gününü
eğlenerek
geçirmek
istesen yanına
kimi alırsın?
Sence ormanda
piknik yapmak
mı? Alışveriş
merkezine
gitmek mi?
Neden?
En sevdiğin
kitabın adı
ne?
İnsanların
sende en
sevdiği özellik
nedir?
Bir evcil
hayvanın olsa
hangi hayvan
olurdu?
Bu kartları keserek eğlenceli bir sohbet başlatabilirsin.
SOHBET KARTLARI
Arkadaşlarınla farklı konularda eğlenceli bir sohbet etmek istediğinde bu
kartları kullanabilirsin. Kartları kes ve rastgele bir tane kart seçerek üzerindeki
soruyu arkadaşına sor. O da sana sorsun. Böylece eğlenceli bir sohbet
gerçekleşecektir.
Her gün
sadece bir
yemek yeme
hakkın olsaydı
bu hangi
yemek olurdu?
Eski çağlarda
yaşasaydın
hangi çağda
yaşamak
isterdin?
Neden?
Sence arabada
gezmek mi?
Yürüyüş
yapmak mı?
Neden?
En sevdiğin
şarkı ne?
Süper gücün
olsaydı ne
olsun isterdin?
Dünya
çapında bir
madalya
kazansaydın
hangi dalda
kazanmak
isterdin?
Bu kartları keserek eğlenceli bir sohbet başlatabilirsin.
SOHBET KARTLARI
Arkadaşlarınla farklı konularda eğlenceli bir sohbet etmek istediğinde bu
kartları kullanabilirsin. Kartları kes ve rastgele bir tane kart seçerek üzerindeki
soruyu arkadaşına sor. O da sana sorsun. Böylece eğlenceli bir sohbet
gerçekleşecektir.
Her gün
sadece bir
kıyafet giyme
hakkın olsaydı
bu hangi
kıyafet
olurdu?
Okulda yeni bir
ders
ekletebilseydin
bu hangi ders
olurdu?
Sence yaz
mevsimi mi?
Kış mevsimi
mi? Neden?
En sevdiğin
oyun hangisi?
Bir özelliğinden
vazgeçseydin
hangi
özelliğinden
vazgeçerdin?
Gazetede bir
haberle
gündeme
gelseydin nasıl
bir haber
olurdu?
Bu kartları keserek eğlenceli bir sohbet başlatabilirsin.