26.03.2025 Görüntülemeler

YILMAZ MAKINE #21 (Mart & March, 2025)

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

ISSUE S AY I

21

MAGAZINE PUBLISHED BY YILMAZ MACHINE YILMAZ MAKİNE KURUMSAL İÇ YAYIN ORGANI | MARCH 2025 MART 2025

YILMAZ MACHINE

TOOK ITS USUAL PLACE AT

THE EURASIA DOOR, WINDOW

AND GLASS FAIRS

YILMAZ MAKİNE

AVRASYA KAPI, PENCERE

VE CAM FUARINDA

HER ZAMANKİ YERİNİ ALDI

YILMAZ MACHINE

AT BATIMAT

MET WITH

GLOBAL BUYERS

YILMAZ MAKİNE

BATIMAT’TA

KÜRESEL ALICILARLA

BULUŞTU

YILMAZ MACHINE

WILL ESTABLISH ITS OWN ECOSYSTEM

WITH LOCAL SOFTWARE

YILMAZ MAKİNE

YERLİ YAZILIMLA,

KENDİ EKOSİSTEMİNİ KURACAK


EXPORT

SUCCESS TO

100+ COUNTRIES!

AIM 3410

INDUSTRIAL DESIGN and

Industrial We are proud of exporting & Life Science Design

to more than 100 AWARD countries WINNER

in 2023.

100+ ÜLKEYE

İHRACAT

BAŞARISI!

2023 yılında da 100’den

fazla ülkeye ihracat

gerçekleştirmenin

gururunu yaşıyoruz.

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178


Dear business partners, dear readers,

Since its establishment, Yılmaz Machine has set its goals with the

love of domestic and national production and has always designed its

growth strategies for a more competitive, more global Yılmaz Machine.

We have left behind another challenging period of the global

economy, and we have a new year, new challenges, new goals and

new achievements ahead of us. At Yılmaz Machine, we are aware of

the transformation in competition, and we continue to update our

business processes to adapt to this new competition. As I said at

the beginning, domestic and national production is indispensable for

Yılmaz Machine. Every year, we improve the localization rate of the

machines we develop and export to more than 100 countries around

the world. The latest example of this is when we started writing our

own software. We will now write about the communication language

of our machines with our own engineers and domestic facilities. I

believe that the pride of adding software to our engineering strength

will encourage us for our future successes.

ABDULLAH YILMAZ

Yılmaz Machine Chairman of the Board

of Directors

Yılmaz Makine Yönetim Kurulu Başkanı

As Yılmaz Machine, we are a big family, and I wish each member of

this big family a healthy and successful year.

With love and respect...

Değerli iş ortaklarımız, kıymetli okurlar,

Yılmaz Makine, kuruluşundan bugüne yerli ve milli üretim aşkıyla

hedeflerini belirlemiş; büyüme stratejilerini de her zaman daha

rekabetçi, daha küresel bir Yılmaz Makine için kurgulamıştır.

Küresel ekonominin zorlu bir dönemini daha geride bıraktık ve

önümüzde yeni bir yıl, yeni zorluklar, yeni hedefler ve yeni başarılar

var. Yılmaz Makine olarak rekabetteki dönüşümün farkındayız, iş

süreçlerimizi de bu yeni rekabete uyum sağlamak üzere güncellemeye

devam ediyoruz. Başta da söylediğim gibi, yerli ve milli üretim Yılmaz

Makine’nin vazgeçilmezidir. Geliştirdiğimiz ve dünyanın 100’den

fazla ülkesine ihraç ettiğimiz makinelerimizin yerlilik oranını her yıl

daha da geliştiriyoruz. Bunun en son örneği, kendi yazılımlarımızı

yazmaya başlamamızdır. Artık makinelerimizin iletişim dilini de

kendi mühendislerimiz ve yerli imkânlarımızla yazacağız. Mühendislik

gücümüze yazılımı da eklemenin gururunun, gelecek günlerdeki

başarılarımız için bizi cesaretlendireceğine inanıyorum.

Yılmaz Makine olarak büyük bir aileyiz ve bu büyük ailenin her bir

ferdine sağlıklı ve başarılarla dolu bir yıl diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla…

1


Contents İçindekiler

04

06

10

News About Us

Bizden Haberler

Digital Showroom

Dijital Stüdyo

Yılmaz Machine will establish its own ecosystem

with local software

Yılmaz Makine yerli yazılımla,

kendi ekosistemini kuracak

26

28

32

14 Cömert Demet:

“Our first target is YılmazSoft, the second one

is an R&D that’s opened out, and the third is

to become an international R&D center”

“İlk hedefimiz YılmazSoft, ikincisi dışarı

açılmış bir Ar-Ge, üçüncüsü de uluslararası

Ar-Ge merkezi olmak”

22 İhsan Mahmutoğlu:

“Predictive maintenance

will be one of the cornerstones

of the future of Yılmaz Machine”

“Kestirimci bakım

Yılmaz Makine’nin geleceğinde

temel taşlardan biri olacak”

Sector Sektör

Predictive maintenance what is it and why is it

important?

Kestirimci bakım nedir ve neden önemlidir?

Notes from History Tarihten Notlar

Aluminium in all parts of life with us

Alüminyum, hayatın her alanında bizimle birlikte

Travel Guide Gezi Rehberi

“Taş Tepeler” Project will shed light

on the history of civilization

Taş Tepeler Projesi medeniyet tarihine

ışık tutacak

06

14

05

22

2


PUBLISHED BY YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş.

YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş. ADINA

YAYIMLANMAKTADIR.

GRANT HOLDER FOR YILMAZ MAKİNE SAN. VE TİC. A.Ş.

YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ

ABDULLAH YILMAZ

EYÜP YILMAZ

BOARD OF DIRECTORS YÖNETIM KURULU

ABDULLAH YILMAZ

EYÜP YILMAZ

MAHMUT YILMAZ

CİHAN YILMAZ

26

SALES & MARKETING GENERAL MANAGER

SATIŞ VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜRÜ

ALI SNOPÇE

SENIOR MARKETING EXECUTIVE

KIDEMLİ PAZARLAMA YÖNETİCİSİ

BARIŞ YILDIRIM

MARKETING RESPONSIBLE

PAZARLAMA SORUMLUSU

RAŞIT AKGÜN

MARKETING SPECIALIST

PAZARLAMA UZMANI

KÜBRA BAYRAK

GRAPHIC DESIGN SPECIALIST

GRAFİK TASARIM UZMANI

OĞUZHAN CANDAN

SENIOR VIDEOGRAPHER

KIDEMLİ VİDEO DÜZENLEME

GÖKHAN AY

PUBLISHED BY YAYINA HAZIRLAYAN

28

EDITOR IN CHIEF GENEL YAYIN YÖNETMENİ

TUGAY SOYKAN

EDITOR EDİTÖR

TOLGA ÇATAL

ART DIRECTOR GÖRSEL YÖNETMEN

MURAT CERİT

PUBLISHER’S ADDRESS YAYIN ADRESİ

Trump Tower, Blok No: 12, İç Kapı No: 405, Şişli / İstanbul

T: 0212 252 87 76-77 F: 0212 211 40 70

www.origamimedya.com

TYPE OF PUBLICATION YAYIN TÜRÜ

Mainstream, periodical. Published 2 times per year.

Yaygın, süreli dergi. 6 ayda bir yayımlanır.

HEADQUARTER MERKEZ OFİS

Taşdelen Mah. Atabey Cad. No: 9, Çekmeköy, İstanbul

T: +90 444 41 78 T/F: +90 0850 577 91 78

PRODUCTION FACILITY ÜRETİM TESİSİ

6. İMES Makine İhtisas OSB, Çerkeşli Mah.

İMES 5 Bulvarı, No: 17, Dilovası, Kocaeli

T: +90 444 41 78 T/F: +90 0850 577 91 78

info@yilmazmachine.com.tr

www.yilmazmachine.com.tr

32

All publishing rights are reserved. Quotations can be made

provided that its source is referenced. Copy and reprinting

are allowed only upon permissions of persons or companies

preserving publishing rights. Information, views, opinions and

arguments are merely binding for authors.

Tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak göstermek suretiyle alıntı

yapılabilir, kopya edilmesi ve çoğaltılması yayın hakkı olan kişi

ve kuruluşlardan alınacak izine bağlıdır. Yayının içeriğinde yer

alan bilgi, görüş, düşünce ve tezler yazan yazarını bağlar.

3


News About Us Bizden Haberler

Employees of Yılmaz Machine Boosted Morale For 2025

Yılmaz Makine Çalışanları 2025 İçin Moral Depoladı

Yılmaz Machine’s traditional Seniority Awards were presented

to employees at a fun event.

At the event, which was attended by Yılmaz Machine’s Board

of Directors as well as Yılmaz Machine’s senior managers

Ali Snopçe and Arslan Kayaoğlu, employees who have been

working in the Yılmaz Machine family for many years were

presented with seniority awards for their contributions.

During the event, which was enriched with a barbecue and

open buffet, where fun tournaments were organized between

departments, a pleasant event environment was created,

team spirit was strengthened, and morale was boosted for

2025.

Yılmaz Makine’nin gelenekselleşen Kıdem Ödülleri,

eğlenceli bir etkinlikle çalışanlara takdim edildi.

Yılmaz Makine Yönetim Kurulu’nun yanı sıra, Yılmaz

Makine üst düzey yöneticileri olarak Ali Snopçe ve

Arslan Kayaoğlu’nun da katıldığı etkinlikte, uzun yıllar

Yılmaz Makine ailesinde görev alan çalışanlara katkılarından

dolayı kıdem ödülleri verildi.

Departmanlar arasında eğlenceli turnuvalarında

düzenlendiği, barbekü ve açık büfe ile zenginleşen

etkinlik boyunca, keyifli bir etkinlik ortamı oluşturularak

ekip ruhu güçlendirildi ve 2025 yılı için moral

depolandı.

4


Yılmaz Machine Attended The 12 th UTIS Congress

Yılmaz Makine 12’nci UTIS Kongresi’ne Katıldı

Participating in the 12 th International Machining

Congress (UTIS) held in Antalya on November 1-3, 2024,

Yılmaz Machine shared its R&D and innovation power

with the participants.

The UTIS Congress, which is shown as one of the most

important meetings of the machining sector, was held

in Antalya on November 1-3, 2024, and Yılmaz Machine,

one of the important actors of the sector, supported the

Congress as a Gold Sponsor.

At the event, which also hosted various activities such as

panels, industry sessions, open forums, and focus group

workshops to increase networking opportunities, Mahmut

Yılmaz, a member of the Board of Directors of Yılmaz

Machine, informed the participants about R&D and innovation

activities and Yılmaz Machine’s export strategy.

1-3 Kasım 2024 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşen

12’nci Uluslararası Talaşlı İmalat Kongresi’ne (UTIS)

katılan Yılmaz Makine, Ar-Ge ve inovasyon gücünü

katılımcılarla paylaştı.

Talaşlı imalat sektörünün en önemli buluşmalarından

biri olarak gösterilen UTIS Kongresi, 1-3 Kasım 2024

tarihlerinde Antalya’da düzenlenirken, sektörün önemli

aktörlerinden Yılmaz Makine de Kongreyi Altın Sponsor

olarak destekledi.

Ağ oluşturma fırsatlarını artırmak için paneller, sektör

oturumları, açık forumlar ve odak grup çalıştayları

gibi çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapan etkinlikte

Yılmaz Makine Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Yılmaz,

Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları ile Yılmaz Makine’nin

ihracat stratejisi hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Cömert Demet Joins Yılmaz Machine Family

Cömert Demet, Yılmaz Makine ailesine katıldı

Yılmaz Machine,

Türkiye’s leading brand

in the production of PVC

and aluminium profile

processing machines,

continues to take important

steps within the

scope of its strategies

to strengthen its global

competitiveness.

Adjusting its corporate

structure to stand out

in today’s increasingly

intense technology competition,

Yılmaz Machine

appointed Cömert Demet,

an experienced name in the automation sector, to the

Technology Directorate, which was established with the

mission of developing domestic and national technologies

and adding unique and unrivalled products to the Yılmaz

Machine product range.

PVC ve alüminyum profil işleme

makineleri üretiminde Türkiye’nin

lider markası Yılmaz Makine, küresel

rekabetçiliğini güçlendirecek stratejileri

kapsamında önemli adımlar

atmaya devam ediyor.

Günümüzde giderek yoğunlaşan

teknoloji rekabetinde öne çıkmak için

kurumsal yapılanmasında da düzenlemeler

yapan Yılmaz Makine, yerli

ve milli teknolojiler geliştirme, Yılmaz

Makine ürün gamına benzersiz ve

rakipsiz ürünler ekleme misyonuyla

kurduğu Teknoloji Direktörlüğüne,

otomasyon sektörünün deneyimli

ismi Cömert Demet’i atadı.

Geçmişte YASKAWA ve OMRON gibi makine otomasyonuna

yön veren küresel markalarda önemli deneyimler

edinmiş olan Cömert Demet’i Yılmaz Makine

ailesine katılımları için tebrik ediyor ve CTO-Teknoloji

Direktörlüğü görevinde başarılar diliyoruz.

5


Digital Showroom Dijital Stüdyo

Yılmaz Machine Took Its Usual Place at

The Eurasia Door, Window and Glass Fairs

Yılmaz Makine Avrasya Kapı, Pencere ve Cam Fuarında

Her Zamanki Yerini Aldı

Yılmaz Machine exhibited a large product range

at its usual place at the Eurasia Door, Window

and Glass fairs held on 16-19 November 2024,

and showed that its products are available

at any time with online connections from the

Digital Studio.

16-19 Kasım 2024 tarihlerinde düzenlenen

Avrasya Kapı, Pencere ve Cam Fuarında

her zamanki yerinde büyük bir ürün gamını

sergileyen Yılmaz Makine, Dijital Stüdyo’dan

gerçekleştirdiği çevrim içi bağlantılarla da her

an ürünlerinin ulaşılabilir olduğunu gösterdi.

Yılmaz Machine, Türkiye’s leading brand in the production

of PVC and aluminium profile processing machines, exports

its products and services to more than 100 countries

around the world, and continues to participate in local and

global sectoral fairs to strengthen brand awareness.

In this context, Yılmaz Machine participated in the Eurasia

Door, Window and Glass fairs, one of the most important

trade events of the sector, which took place at TÜYAP

Fair and Congress Centre on 16-19 November 2024 and

received full marks from the visitors this year with the

new machine models it exhibited, and the Digital Studio

connections made online.

Yılmaz Machine, which deals with its visitors one-to-one

during the fairs and offers the right solutions for their

needs, left its mark on the fair with the PIM 6508E PVC

Profile Processing and Cutting Centre and the AIM 3410

Aluminium Processing Centre, which has received international

design awards. While visitors experienced the

two models in practice, the KP 180 Controlled Aluminium

Corner Joining Press also made its debut at the fair after

extensive revisions. Visitors also had the opportunity to

experience the new features and quality of the KP 180 at

Yılmaz Machine’s stand.

6

PVC ve alüminyum profil işleme makineleri üretiminde

Türkiye’nin lider markası Yılmaz Makine, dünyada

100’ün üzerinde ülkeye ürün ve hizmetlerini ihraç

ederken, marka bilinirliğini güçlendirmek için yerel ve

küresel sektörel fuarlara katılmayı sürdürüyor.

Bu kapsamda, sektörün en önemli ticaret etkinliklerinden

biri olan ve 16-19 Kasım 2024 tarihlerinde TÜYAP

Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Avrasya Kapı,

Pencere ve Cam fuarlarına katılan Yılmaz Makine,

sergilediği yeni makine modelleri ve çevrim içi gerçekleştirilen

Dijital Stüdyo bağlantılarıyla bu yıl da

ziyaretçilerden tam not aldı.

Fuarlar süresince ziyaretçileriyle bire bir ilgilenen ve

onların ihtiyaçlarına yönelik doğru çözümleri sunan

Yılmaz Makine, PIM 6508E PVC Profil İşleme ve Kesim

Merkezi ve uluslararası tasarım ödüllerine sahip AIM

3410 Alüminyum İşleme Merkezi ile fuara damgasını

vurdu. Ziyaretçiler iki modeli uygulamalı olarak deneyimlerken,

KP 180 Kontrollü Alüminyum Köşe Birleştirme

Presi de yapılan kapsamlı revizyonların ardından

fuarda ilk kez görücüye çıktı. Ziyaretçiler fuardaki

Yılmaz Makine standında, KP 180’in yeni özelliklerini

ve kalitesini de deneyimleme fırsatı yakaladı.


During the fair, Yılmaz Machine continued to offer its

visitors a unique experience with Digital Studio connections.

Introducing other machine models in its product

catalogue to the fair participants with uninterrupted live

connections via the Digital Studio #WeAreOnline link,

Yılmaz Machine also enabled one-to-one online meetings

with regional managers through the Digital Studio.

TRADITIONAL DEALER DINNER ATTRACTS

INTENSE INTEREST

The Dealer Dinner, which has now become a tradition

at the Eurasia Door, Window and Glass fairs, was also

held with great participation. The event, which brought

together 150 people from 60 Yılmaz Machine dealers

in Turkey and abroad, was appreciated for its friendly

atmosphere and the structure that brought the sector

together. During the event, ideas were exchanged on

the current state of the sector and future trends, while

Yılmaz Machine’s contributions to the sector were once

again emphasized.

Yılmaz Makine, fuar süresince, Dijital Stüdyo bağlantılarıyla

ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim yaşatmaya da

devam etti. Dijital Stüdyo #WeAreOnline bağlantısıyla

ürün kataloğundaki diğer makine modelini kesintisiz

canlı bağlantılarla fuar katılımcılarına tanıtan Yılmaz

makine, Dijital Stüdyo aracılığıyla bölge yöneticileriyle

birebir çevrim içi toplantılar da düzenlenmesine imkân

sağladı.

GELENEKSEL BAYİ YEMEĞİNE

YOĞUN İLGİ

Avrasya Kapı, Pencere ve Cam fuarlarında artık gelenekselleşen

Bayi Akşam Yemeği buluşması da büyük bir

katılımla gerçekleştirildi. Yurt içi ve yurt dışındaki 60

Yılmaz Makine bayisinden 150 kişinin bir araya geldiği

etkinlik, samimi atmosferi ve sektörü bir araya getiren

yapısıyla beğeni topladı. Etkinlikte sektörün mevcut

durumu ve gelecek trendleri üzerine fikir alışverişleri

yapılırken, Yılmaz Makine’nin sektöre katkıları bir kez

daha vurgulandı.

7


Digital Showroom Dijital Stüdyo

Yılmaz Machine at BATIMAT Met With Global Buyers

Yılmaz Makine BATIMAT’ta Küresel Alıcılarla Buluştu

Yılmaz Machine participated in BATIMAT, one

of the world’s most comprehensive building

and construction fairs held in Paris, the capital

of France, and presented the quality of Yılmaz

Machine to global buyers with live broadcasts

from the Digital Studio as well as the machines it

exhibited during the fair held on 30 September-3

October 2024.

Yılmaz Machine, Türkiye’s leading brand in the production

of PVC and aluminium profile processing machines, is

continuously increasing its brand awareness on a global

scale. Exporting its products and services to more than

100 countries around the world, Yılmaz Machine continues

to participate in global sectoral fairs to strengthen its

effectiveness abroad.

In this context, Yılmaz Machine participated in BATIMAT,

one of the most comprehensive building and construction

fairs in the world, which was held in France between 30

September and 3 October 2024, and brought together the

most interesting and ambitious models of the sector with

visitors at its 54 square meter stand.

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen ve

dünyanın en kapsamlı yapı ve inşaat fuarları

arasında gösterilen BATIMAT’a katılan Yılmaz

Makine, 30 Eylül-3 Ekim 2024 tarihlerinde

düzenlenen fuar süresince sergilediği

makinelerinin yanı sıra Dijital Stüdyo’dan

gerçekleşen canlı yayınlarla küresel alıcılara

Yılmaz Makine kalitesini sundu.

PVC ve alüminyum profil işleme makineleri üretiminde

Türkiye’nin lider markası Yılmaz Makine, küresel

ölçekte de marka bilinirliğini sürekli olarak artırıyor.

Dünyanın 100’ün üzerinde ülkesine ürün ve hizmetlerini

ihraç eden Yılmaz Makine, yurt dışındaki etkinliğini

güçlendirmek için küresel sektörel fuarlara katılmaya

da devam ediyor.

Bu kapsamda, dünyanın en kapsamlı yapı ve inşaat fuarları

arasında gösterilen ve geçtiğimiz 30 Eylül-3 Ekim

2024 tarihlerinde Fransa’da düzenlenen BATIMAT’a

katılan Yılmaz Makine, 54 metrekarelik standında sektörün

en ilgi çeken ve iddialı modellerini ziyaretçilerle

buluşturdu.

8


Yılmaz Machine participated in this giant event, which is

closely related to the North African market as well as the

European market, with the most ambitious products of its

segments, such as the internationally awarded AIM 3410

Aluminium Profile Machining Centre, DC 421 Double Head

Cutting Machine, SK 500 Automatic Cutting Machine, RYK

420 Radial Cutting Machine and ACK 500 Undercutting

Machine. As in every exhibition period, Yılmaz Machine

introduced other machine models in its product catalogue

to the fair participants with uninterrupted live connections

via the Digital Studio #WeAreOnline link.

In addition to the intense interest from the European market,

visitors from North African countries such as Morocco,

Tunisia, Algeria and other parts of Africa such as Nigeria

and Cameroon also showed great interest in the machine

models exhibited at the Yılmaz Machine’s stand.

Avrupa pazarını olduğu kadar Kuzey Afrika pazarını da

yakından ilgilendiren bu dev etkinliğe uluslararası ödüllere

sahip AIM 3410 Alüminyum Profil İşleme Merkezi, DC 421

Çift Kafa Kesme Makinesi, SK 500 Otomatik Kesme Makinesi,

RYK 420 Radyal Kesme Makinesi ve ACK 500 Alttan

Çıkma Kesme Makinesi gibi kendi segmentlerinin en iddialı

ürünleriyle katılan Yılmaz Makine, her fuar döneminde

olduğu gibi Dijital Stüdyo #WeAreOnline bağlantısıyla ürün

kataloğundaki diğer makine modellerini de kesintisiz canlı

bağlantılarla fuar katılımcılarına tanıttı.

Yılmaz Makine standında sergilenen makine modellerine,

Avrupa pazarından gelen yoğun ilginin yanı sıra Fas, Tunus,

Cezayir gibi Kuzey Afrika ülkelerinden ve Nijerya, Kamerun

gibi Afrika’nın diğer bölgelerinden ziyaretçiler de yoğun ilgi

gösterdi.

9


Digital Showroom Dijital Stüdyo

Yılmaz Machine’s Digital Publications

Creating The Archive of The Sector

Yılmaz Makine’nin Dijital Yayınları

Sektörün Arşivini Oluşturuyor

In the Digital Studio, one of Yılmaz Machine’s digitalization

steps, the machines in Yılmaz Machine’s product

portfolio are introduced in detail in Turkish and

English in bilingual broadcasts every month, a first in

the sector.

The Behind the Window broadcasts, narrated by Eray

Çelik, Manager of Yılmaz Academy, continue to include

product groups such as cutting, welding, machining

center and milling machine, while the machines are

examined in detail with their functions, capacities and

technical features; demo applications are also carried

out with the interactive participation of the audience,

along with comparisons with competitor models. All

questions from customers and dealers were answered

in detail by regional managers.

You can access all Behind the Window broadcasts until

today with the QR codes on the next page.

Yılmaz Makine’nin dijitalleşme adımlarından biri olan Dijital

Stüdyo’da, sektörde bir ilk olarak her ay gerçekleşen

yayınlarda, Yılmaz Makine ürün portföyündeki makineler

detaylı olarak Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde tanıtılıyor.

Yılmaz Akademi Müdürü Eray Çelik’in anlatımlarıyla

gerçekleşen Behind the Window yayınlarda son bir yılda

kesim, kaynak, işleme merkezi, frezee makinesi gibi ürün

gruplarının dâhil olduğu anlatımlara devam edilirken,

makineler işlevleri, kapasiteleri ve teknik özellikleriyle detaylı

olarak inceleniyor; rakip modellere göre kıyaslamalarla

birlikte demo uygulamaları da izleyicilerin interaktif

katılımıyla gerçekleştiriliyor. Müşterilerden ve bayilerden

gelen tüm sorularsa bölge yöneticileri tarafından ayrıntılı

olarak yanıtlanıyor.

Bugüne kadar gerçekleşen tüm Behind the Window yayınlarına,

yan sayfadaki karekodlarla ulaşabilirsiniz.

10


ALM 6510

ALUMINIUM PROFILE MACHINING CENTER

ALÜMİNYUM PROFİL İŞLEME MERKEZİ

Scan for our

YouTube Channel

NCR 300

4 AXIS NUMERICAL CONTROLLED NC ROUTER MACHINE

4 EKSEN NUMERİK KONTROLLÜ NC FREZE MAKİNESİ

DK 502

DOUBLE CORNER PVC WELDING MACHINE

PVC ÇİFT KÖŞE KAYNAK MAKİNESİ

DC 550 SKH

FULL AUTOMATIC DOUBLE HEAD MITRE SAW MACHINE

TAM OTOMATİK ÇİFT KAFA KESME MAKİNESİ

Scan for our

YouTube Channel

Scan for our

YouTube Channel

Scan for our

YouTube Channel

For detailed information visit our website & YouTube channel

Detaylı bilgi için web sitemizi & YouTube kanalımızı ziyaret ediniz

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178

11


Research and Development Araştırma ve Geliştirme

YILMAZ MACHINE

WILL ESTABLISH

ITS OWN ECOSYSTEM

WITH LOCAL

SOFTWARE

YILMAZ MAKİNE

YERLİ YAZILIMLA,

KENDİ EKOSİSTEMİNİ

KURACAK

12


To stand out in global competition, it is now necessary to “pull a rabbit

out of a hat.” It is very difficult to distinguish between products with the

same technology and mechanics. Therefore, it is becoming increasingly

difficult for end-users or purchasers to find out what distinguishes two

products of the same quality from each other. When it comes to the

processing machinery segment, in which Yılmaz Machine is a member,

one of the tricks that can be pulled out of the hat is “software and

automation.” Having its own software and operating ecosystem also

means establishing an infrastructure that can enable much faster, more

waste-free, higher quality, more cost-effective and greener production.

Küresel rekabette öne çıkmak için artık gerçekten de “şapkadan tavşan

çıkartmak” gerekiyor. Teknolojisi ve mekaniği aynı ürünleri birbirinden

ayırmak çok zor. Dolayısıyla son kullanıcı ya da satın almacılar için

aynı kalitedeki iki ürünü birbirlerinden ayıran şeyleri bulmak giderek

zorlaşıyor. Söz konusu ürün Yılmaz Makine’nin de içerisinde olduğu

işleme makineleri segmenti olunca, şapkadan çıkabilecek tavşanlardan

biri de “yazılım ve otomasyon” olarak karşımıza çıkıyor. Kendi yazılım

ve işletim ekosistemine sahip olmak, peşinden çok daha hızlı, çok daha

firesiz, çok daha kaliteli, çok daha hesaplı ve çok daha yeşil bir üretimi

de mümkün kılabilecek altyapının kurulması anlamına da geliyor.

13


Research and Development Araştırma ve Geliştirme

“Our first target is YılmazSoft,

the second one is an R&D that’s opened out,

and the third is to become an international

R&D center”

“İlk hedefimiz YılmazSoft,

ikincisi dışarı açılmış bir Ar-Ge,

üçüncüsü de uluslararası Ar-Ge merkezi olmak”

What will differentiate

you and make you

stand out from the

competition is having

your own software. This

is a very important

issue. Today, our

competitors in Europe

are also drawing this

route for themselves.

In addition to the

mechanical system,

they are also trying

to develop unique

solutions in software.

I can say that Yılmaz

Machine has also

recognized this and has

put forward a strong

strategy at this point.

Sizi farklılaştıracak,

rekabette öne

çıkaracak olan şey,

sizin kendinize ait bir

yazılımınızın olmasıdır.

Bu çok önemli bir konu.

Bugün Avrupa’daki

rakiplerimiz de

kendilerine bu rotayı

çiziyorlar. Mekanik

sisteme ek olarak

yazılımda da benzersiz

çözümler geliştirmeye

çalışıyorlar. Yılmaz

Makine’nin de

bunu gördüğünü

ve bu noktada

güçlü bir strateji

ortaya koyduğunu

söyleyebilirim.

14

CÖMERT DEMET

Chief Technology Officer

Teknoloji Direktörü

Can we start by getting to know you

first?

Today, students preparing for the university

exam cannot decide which profession

they will do until the last moment.

They take the exam and make a choice

according to the score they get. However,

this was not the case in my generation;

for example, when I was in the second

grade of secondary school, I decided to

be interested in software. I was spending

time with the software we called “Basic”

on the computers of that period, such as

Commodore 64 and Amiga 500. With that

enthusiasm, I chose the department of

Önce sizi tanımakla başlayabilir

miyiz?

Günümüzde üniversite sınavına hazırlanan

öğrenciler, son ana kadar hangi

mesleği yapacaklarına karar veremiyorlar.

Sınava giriyorlar ve aldıkları

puana göre bir tercihte bulunuyorlar.

Oysa benim neslimde böyle değildi;

örneğin ben, daha ortaokul ikinci sınıftayken

yazılımla ilgilenmeye karar

vermiştim. Commodore 64, Amiga

500 gibi o dönemin bilgisayarlarında

“Basic” dediğimiz yazılımlarla vakit

geçiriyordum. O hevesle elektrik ve

elektronik bölümünü seçtim. Başka bir


electricity and electronics. I had no other goal; I chose

this department. While studying, I was interested in automation

control systems, not communication or medical

electronics. That was my feeling and thought from the

beginning, and I graduated from the automation department.

Then, when I was looking for a job, I waited

patiently until I found a job related to automation, while

my friends started working in communication-oriented

companies. Then I found a job related to automation,

and as soon as I started working, I started programming

machines. In the first years of my business life, I established

factories in seven different locations in Türkiye.

Of course, this effort of mine was immediately noticed

by international companies, and they started to say, “If

you have talent, come and work for us.” After eight years

of Omron experience, I had the opportunity to work at

Yaskawa for 12 years. During my working life, there are

few factories in Türkiye that I have not entered, worked

in, and carried out projects related to automation. I have

worked with nearly 300 machinery companies and personally

programmed more than 100 machines in different

categories.

How did you meet Yılmaz Machine?

Yılmaz Machine was originally my customer for 18 years.

When I was still working at Omron, I think it was 2005-

2006, I was doing projects with Yılmaz Machine. Our

cooperation started with the CNC 608 and CNC 610

model PVC Corner Cleaning Machine in those years, and

continued uninterruptedly with the SK450, NCR, PIM and

ALM series. In other words, the machines that Yılmaz

Machine describes as “High-Tech” also include my labor.

My relationship with Yılmaz Machine was different from

the supplier-employer relationship. For a while, I even had

a personnel card that opened all doors at Yılmaz Machine.

At the end of 18 years of this relationship, we decided to

take this relationship one step further. With the kind invitation

of Yılmaz Machine, I became a part of this family.

How would you describe being under the roof of Yılmaz

Machine?

Yılmaz Machine is a pioneering company that always

sets its goals forward. And in Türkiye, it has an export

record approved by the ministry. It values its employees

and always wants to do good things. It is also a recognized

brand in Türkiye. But now, when we come to the

point, we call smart systems and closed factories, you

need to put your software power alongside mechanical

progress. Yılmaz Machine’s goal is to become a globally

recognized brand. Therefore, they wanted to benefit

from my experience to achieve this goal, and now we are

working together. This is a very important and beautiful

vision, a valuable perspective. This is what impressed

me the most. Otherwise, coming here and rebuilding the

machines I had already built in 18 years would not have

added much to me. They asked me to set up a team for

this vision, to develop software towards this vision and

to manage this process like an orchestra conductor. On

the other hand, the idea of transferring my 20 years

of international experience to a Turkish brand, rather

than to foreign brands, was very attractive, and I must

express this sincerely.

hedefim yoktu, bu bölümü tercih ettim. Okurken de haberleşme

ya da tıbbi elektronik değil, otomasyon kontrol

sistemleri ile ilgilendim. Baştan beri duygu ve düşüncem

oydu ve otomasyon bölümünden de mezun oldum. Sonra

iş ararken de arkadaşlarım iletişim odaklı şirketlerde

çalışmaya başlarken ben sabırla otomasyonla ilgili bir

iş bulmayı bekledim. Sonra otomasyonla alakalı bir iş

buldum ve işe başlar başlamaz da makine programlamaya

başladım. İş hayatımın ilk yıllarında Türkiye’nin

yedi farklı noktasında fabrika kurulumu gerçekleştirdim.

Tabii bu çabam, uluslararası firmalar tarafından da

hemen fark edildi ve “Madem yeteneğin var, gel bizde

çalış” demeye başladılar. Omron firmasıyla da böyle

tanıştım. Sekiz yıllık Omron tecrübesinden sonra 12 yıl

Yaskawa’da çalışma fırsatım oldu. Çalışma hayatım

boyunca Türkiye’de otomasyonla alakalı girmediğim, çalışmadığım,

proje yapmadığım fabrika azdır. 300’e yakın

makine firmasıyla çalışmış, farklı kategorilerde 100’den

fazla makineyi de bizzat programlamışımdır.

Yılmaz Makine ile nasıl tanıştınız?

Yılmaz Makine aslen, benim 18 yıllık müşterimdi. Daha

Omron firmasinda çalışırken, sanıyorum 2005-2006 yıllarıydı,

Yılmaz Makine ile proje yapıyordum. O yıllarda CNC

608 ve CNC 610 modeli PVC Köşe Temizleme Makinesi

ile başlayan iş birliğimiz sonrasında SK450, NCR, PIM

ve ALM serilerinde de kesintisiz devam etti. Yani Yılmaz

Makine’nin “High-Tech” olarak nitelendirdiği makinelerde

benim emeğim de vardır. Yılmaz Makine ile olan ilişkim,

tedarikçi-işveren ilişkisinden farklıydı. Hatta bir dönem,

Yılmaz Makine’de tüm kapıları açan bir personel kartım

bile vardı. 18 yıllık bu ilişkinin sonunda, artık bu ilişkiyi bir

adım daha ileriye taşımaya karar verdik. Yılmaz Makine’nin

nazik daveti ile bu ailenin bir parçası oldum.

Yılmaz Makine çatısı altında olmayı nasıl tarif

edersiniz?

Yılmaz Makine hedeflerini hep ileriye koyan öncü bir

firmadır. Türkiye’de bakanlık tarafından onaylanmış

ihracat rekoruna sahiptir. Çalışanlarına değer verir ve

hep güzel şeyleri yapmak ister. Türkiye’de de tanınan bir

markadır. Ama artık akıllı sistemler, kapalı fabrikalar

dediğimiz noktaya geldiğimizde, mekanik ilerlemenin

yanına kesinlikle yazılım gücünüzü de koymanız gerekiyor.

Yılmaz Makine’nin hedefi de küresel ölçekte tanınan

bir marka olmak. Dolayısıyla bu hedefe ulaşabilmek

için benim tecrübelerimden faydalanmak istediler ve

işte, şimdi birlikte çalışıyoruz. Bu çok önemli ve güzel

bir vizyon, değerli bir bakış açısı. Beni en çok etkileyen

de bu oldu. Yoksa, buraya gelip zaten 18 yılda yaptığım

makineleri tekrar yapmak bana çok fazla bir şey

katmayacaktı. Bu vizyona yönelik bir ekip kurmamı, bu

vizyona doğru giden yazılımlar geliştirmemi ve bu süreci

bir orkestra şefi gibi yönetmemi benden rica ettiler.

Bunun öncülüğünü yapmaya talip oldum. Diğer yandan

20 yıllık uluslararası tecrübemi de artık yabancı markalara

değil de bir Türk markasına aktarma fikri de çok

cezbediciydi, bunu da samimiyetle ifade etmeliyim.

Sizce “yerlilik” neden önemli? Özellikle yazılımda

yerlilik için neler söyleyebilirsiniz?

Şöyle, 10 yıl önce, 20 yıl önce mekaniğiniz çok iyiyse

15


Research and Development Araştırma ve Geliştirme

“I can say that

the machinery

manufacturers

in Türkiye are

still behind the

manufacturers in

Europe and the

USA. But we also

have machine

manufacturers that

are far ahead. For

example, Yılmaz

Machine. So much

so that the quality

of our production

facility may not

be available in

most European

manufacturers.”

“Türkiye’deki

makine imalatçıları

Avrupa’daki,

ABD’deki

imalatçıdan halen

gerideler diyebilirim.

Ama çok ileride

olan makine

üreticilerimiz de

var. Örneğin Yılmaz

Makine. Öyle ki bizim

üretim tesisimizin

kalitesi çoğu

Avrupalı imalatçıda

olmayabilir.”

16

Why do you think “localization” is

important? What can you say about

localization, especially in software?

Well, 10 years ago, 20 years ago, if your

mechanics were very good, it was not

very important from whom you bought

the software service. You were buying

and using ready-made software. But

today, certain limits have been reached

in mechanics in the world. Changes are

no longer as fast as before. Therefore,

your differentiating component is now

the quality of the service you offer to

your customers. You can do this up to

a certain point with mechanics. Beyond

that, it depends on your software and

the applications you develop. If I were to

elaborate a little more, you are receiving

an external service, but the same

software is also received by Company

A and Company B, and your difference

disappears. But if you make the software

in-house, if you can make your machines

talk to other machines, if you can make

your machines talk to the factory infrastructure,

if you can make them compatible

with ERP management systems

programs, if you can move all your

processes to the cloud, and if you can

detect problems in the field in advance

and perform predictive maintenance by

making digital twins of your machines,

you can make a difference. You can do

this by outsourcing the software, but

you cannot make a difference. There are

no solutions unique to you. You cannot

be independent. What will differentiate

you and make you stand out from the

competition is having your own software.

This is a very important issue. Today,

our competitors in Europe are following

a similar strategy. They reinforce their

success in mechanics by differentiating

themselves in software. I can say that

Yılmaz Machine has also recognized this

and has put forward a strong strategy at

this point.

So, let’s talk a little bit about your work

at Yılmaz Machine; what is the first item

on your business plan now?

What I have described is an investment

strategy. Yılmaz Machine is making an

investment, and our goal is to establish

an ecosystem. As you know, every

machine uses a controller based on PLC,

Motion or CNC. All three of these systems

have their own sub-systems. Until

today, Yılmaz Machine has been supplying

some of the software of its machines

with Motion system from company A

and some from company B. The software

yazılım hizmetini kimden aldığınız çok

önemli değildi. Hazır yazılımları satın alıp

kullanıyordunuz. Ama bugün dünyada

mekanikte belirli limitlere ulaşıldı. Artık

eskisi kadar hızlı değişimler olmuyor. Dolayısıyla

artık sizin fark yaratan bileşeniniz,

müşterilerinize sunduğunuz hizmetin

kalitesi olmaya başladı. Bunu da şu an

mekanikle bir noktaya kadar yapabiliyorsunuz.

Bunun ötesi, sizin yazılımlarınız ve

geliştirdiğiniz aplikasyonlara bağlı. Birazcık

daha açacak olursam, siz sonuçta dışarıdan

bir hizmet alıyorsunuz ama aynı

yazılımı A firması da B firması da alıyor

ve farklılığınız ortadan kalkıyor. Ama siz

yazılımı kendi içinizde yaparsanız, makinenizi

diğer makinelerle konuşabilir hale

getirirseniz; makinelerinizi fabrika altyapısıyla

konuşur, ERP yönetim sistemleri

programlarıyla uyumlu hale getirebilirseniz;

tüm süreçlerinizi buluta taşıyabilir ve

makinelerinizin dijital ikizlerini yaparak

sahadaki sorunları önceden tespit edebilir,

kestirimci bakım yapabilirseniz fark

yaratabilirsiniz. Bunları, yazılımı dışarıdan

alarak da yapabilir ama fark yaratamazsınız.

Size özgü çözümler olmaz. Bağımsız

olamazsınız. Sizi farklılaştıracak, rekabette

öne çıkaracak olan şey sizin kendinize

ait bir yazılımınızın olmasıdır. Bu

çok önemli bir konu. Bugün Avrupa’daki

rakiplerimiz de benzer bir strateji izliyor.

Mekanikte elde ettikleri başarıyı yazılım

alanında farklılaşarak pekiştiriyorlar. Yılmaz

Makine’nin de bunu gördüğünü ve bu

noktada güçlü bir strateji ortaya koyduğunu

söyleyebilirim.

Peki, biraz Yılmaz Makine’deki

mesainizden söz edelim; güncel olarak iş

planınızın ilk maddesinde neler var?

Anlattıklarım aslında bir yatırım stratejisidir.

Yılmaz Makine bir yatırım yapıyor

ve hedefimiz bir ekosistem kurmak.

Biliyorsunuz her makine PLC, Motion ya

da CNC tabanında bir kontrolcü kullanır.

Bu üç sistemin de kendi alt yazılımları

vardır. Bugüne kadar Yılmaz Makine, örneğin

Motion sistemine sahip makinelerinin

kimi yazılımlarını A firmasından, kimini

de B firmasından tedarik ediyordu. Bu

makinenin yanındaki PLC sistemine sahip

makinenin yazılımını C firmasından; diğer

yanındaki CNC sistemine sahip makinenin

yazılımını ise D firmasından satın alıyordu.

Bu ekosistemde, saydığım üç makine

grubu birbiriyle haberleşemiyor çünkü her

tedarikçinin kendine has bir altyapısı ve

programlama dili var. Bizim ilk hedefimiz,

tüm makinelerin yazılımlarını ortak bir

programlama dilene çevirmek. Böylece

tüm bu eko sistemdeki makineler aynı


for the machine with the PLC system

next to this machine was purchased

from company C, and the software for

the machine with the CNC system next

to this machine was purchased from

company D. In this ecosystem, these

three machine groups cannot communicate

with each other because each

supplier has its own infrastructure and

programming language. Our first goal is

to convert the software of all machines

into a common programming language.

Thus, all machines in this ecosystem will

use the same language and will be able

to communicate with each other. This

will reduce the number of operators and

will be the key to the dark factory. Since

we will also have a common programming

language, you are building an upper

platform that understands all machines.

This upper platform will be able to serve

not only production, but also sales and

marketing, after-sales services and stock

control.

You are really talking about a complete

ecosystem. Will this also include user

interfaces?

Of course, for example, the user interface

of the X machine currently belongs to a

Japanese supplier; it has a unique design

from icons to fonts. More interestingly, the

interface of machine Y, which is integrated

with this machine, is from a German

supplier and the icons and fonts are

completely different. This incompatibility

causes difficulties in use and a negative

experience for the end user. However, if

we create a user interface designed with

a harmonious color palette, common icons

and font family, the machines will work in

harmony with each other and a completely

unique, easy-to-use, customer-friendly

product family will emerge. This is exactly

the focus of today’s competitive environment.

Aren’t these very long-term targets?

Yes, but now we are working on the HMI

(Human-Machine Interface), which is

a set of software that allows the user

to communicate with the machine and

production facilities, and the screens on

which operators control the machine. I

believe that we will have completed the

HMI interface of all machines by the end

of 2025. I would like to emphasize here

that we will not use any external support

and external software in this process. We

are progressing completely with our own

engineering team. Our goal is to introduce

this innovation to our customers at

dili kullanacaklar ve birbirleriyle iletişim

kurabilecekler. Bu, operatör sayısının

azalmasını sağlayacak ve karanlık

fabrikaya giden yolun da anahtarı olacak.

Yine ortak bir programlama dilene sahip

olacağımız için aslında tüm makineleri

anlayan bir üst platform da inşa etmiş

oluyorsunuz. Bu üst platform sadece

üretime değil, satış ve pazarlamaya, satış

sonrası hizmetlere, stok kontrolüne kadar

hizmet edebiliyor olacak.

Gerçekten de tam bir ekosistemden söz

ediyorsunuz. Buna kullanıcı arayüzleri de

dâhil olacak mı peki?

Elbette, örneğin, şu anda X makinesinin

kullanıcı arayüzü Japon menşeli bir tedarikçiye

ait; ikonlardan yazı tipine kadar

kendine özgü bir tasarımı var. Daha da

ilginç olanı, bu makine ile entegre çalışan

Y makinesinin arayüzünün Alman

bir tedarikçiye ait olması ve ikonlar ile

yazı tiplerinin tamamen farklı olması. Bu

uyumsuzluk, son kullanıcı için kullanım

zorluklarına ve olumsuz bir deneyime sebep

oluyor. Oysa biz, uyumlu bir renk paleti,

ortak ikonlar ve font ailesiyle tasarlanmış

bir kullanıcı arayüzü oluşturursak,

makineler de birbirleriyle uyumlu çalışacak

ve ortaya tamamen bize özgü, kolay

kullanımlı, müşteri dostu bir ürün ailesi

çıkacaktır. Günümüz rekabet ortamının da

temel odağı tam olarak budur.

Bu anlattıklarınız aslında çok uzun

soluklu hedefler değil mi?

Evet ama şu anda HMI dediğimiz (İnsan-Makine

Arayüzü) kullanıcının makine

ve üretim tesisleri ile iletişim kurmasına

olanak sağlayan, operatörlerin makineyi

kontrol ettikleri ekranların yazılım bütünü

üzerinde çalışıyoruz. Ve bu aşamada da

bir hayli yol kat ettik. 2025 yılının sonuna

kadar tüm makinelerin HMI arayüzünü

tamamlamış olacağımıza inanıyorum.

Burada vurgulamak isterim ki, bu süreçte

herhangi bir dış destek ve dış yazılım

kullanmayacağız. Tamamen kendi mühendislik

ekibimizle ilerliyoruz. Hedefimiz,

Kasım 2025’te düzenlenecek Avrasya

Kapı, Pencere, Cam Fuarlarında bu yeniliği

müşterilerimize tanıtmak. Sonraki

aşamada, makineler arasında iletişimi

sağlayarak entegrasyonu güçlendireceğiz.

Ardından, üst dil mimarisini kurarak

akıllı fabrika konseptine doğru adım adım

ilerlemeyi planlıyoruz. Bununla birlikte,

Yılmaz Makine’nin mevcut satışta olan

bazı makinelerinin revizyon çalışmalarını

da eş zamanlı yürütüyoruz. Örneğin, 2006

yılında programladığım CNC 608 ve CNC

610 PVC Köşe Temizleme Makinelerini

“An important

difference that

Yılmaz Machine

will create in the

new period is that it

will add the ‘Smart

Cutting’ feature to its

machines. We have

already finalized

the software part,

and we are about to

complete testing it

on some machines.

Thus, the machines

will be able to

tolerate possible

loading errors, and

instead of stopping

for the moment, they

will be able to move

towards the most

suitable product that

can be produced

with the loaded

material.”

“Yılmaz Makine’nin

yeni dönemde

yaratacağı

önemli bir fark,

makinelerine ‘Akıllı

Kesim’ özelliğini de

ekleyecek olmasıdır.

Yazılım kısmını

hallettik hatta

bazı makinelerde

bunu test etmeyi

de tamamlamak

üzereyiz. Böylece

makineler, olası

yükleme hatalarını

tolere edebilecek

ve o an için duruşa

geçmek yerine yüklü

materyal ile üretimi

yapılabilecek

en uygun ürüne

yönelebilecek.”

17


PIM 6508 E

PVC PROFILE MACHINING AND CUTTING CENTER

PVC PROFİL İŞLEME VE KESME MERKEZİ

GENERAL FEATURES

• Servo control system providing CNC motion at 8-axis

• Fully automated feeding, carrying, positioning, cutting and transferring units

• Performing operations on four sides of PVC profiles such as milling, opening

key holes, water slots, hinge holes, handle holes, marking, saw blade cutting

etc.

• Servo controlled pneumatic gripper for accurate positioning of the profile

• Horizontal and vertical clamping of workpiece during the sawing operation

• Automatic in-feed conveyor with 7 pcs. of profile loading capacity

• Servo controlled down-cutting saw blade with Ø 500 mm dia. that rotates

between the range of 450 and 1350

• Windows based PC and 15.6’’ LCD touch screen monitor

• Remote desktop connection and providing technical support

• User friendly interface software that is compatible with CAD programs

• Ability to perform milling and cutting operations at the same time

• Easy integration with the CNC welding, corner cleaning and screwing

machines

• Automatic frame and sash profile recognition system

• Automatic profile width and height dimension control system

• Cartridge & manual lubrication system

• Low pressure control for saw blade safety operations

• LED interior lighting

GENEL ÖZELLİKLER

• 8 eksende hareket sağlayan CNC kontrol sistemi

• Otomatik besleme, taşıma, pozisyonlama, işleme, kesme ve aktarma özelliği

• PVC profillerin dört yüzeyinde frezeleme, su tahliye kanallarının, menteşe,

anahtar ve kol deliklerinin açılması ile testere ile boy kesme operasyonlarını

yapabilmek

• Profillerin hassas olarak pozisyonlanmasını sağlayan servo kontrollü pnömatik

tutucu ünite

• Otomatik olarak çalışan yatay ve dikey mengene sistemi

• 7 adet profil kapasiteli otomatik besleme konveyörü

• Ø 500 mm çaplı servo kontrollü testere ile 45° ve 135° derece arasında

hassas kesim

• Windows tabanlı PC ve 15.6’’ dokunmatik panel ekran

• Uzaktan bağlanma ve teknik destek sağlama

• Kolay kullanılabilen ve bütün çizim programlarına entegre ara yüz program

• Frezeleme ve kesme işlemlerini aynı anda yapabilme

• Dört köşe PVC kaynak, temizleme ve vidalama hattına entegrasyon

• Otomatik kasa ve kanat profillerini tanıma sistemi

• Otomatik profil genişlik ve yükseklik ölçülerini kontrol sistemi

• Kartuş & manuel yağlama sistemi

• Testere düşük basınç emniyet kontrolü

• Kabin içi çok düşük enerji tüketimi olan LED aydınlatma

STANDARD ACCESSORIES

• Totally 7 pc of tools, consisting of milling and drilling cutters

• Barcode printer

• Safety fence around the machine

• Keyboard & mouse

STANDART AKSESUARLAR

• Toplam 7 adet freze takılı olarak

• Barkod yazıcı

• Makine etrafına güvenlik çiti

• Klavye & Mouse

OPTIONAL ACCESSORIES

• Angled swarf conveyor

• Profile rotating mechanism

• KP 3500 chip vacuum extractor

• Workshop logistic equipment

• Spare Ø500 mm saw blade

• Spare Ø5xL95 mm carbide cutter bit

OPSİYONEL AKSESUARLAR

• Açılı talaş konveyörü

• Profil döndürme mekanizması

• KP 3500 talaş emici aspiratör

• Atölye lojistik ekipmanları

• Yedek Ø500 mm testere

• Yedek Ø5xL95 mm karbür freze


D

d

Net

Bar

Air Cons.

WxLxH cm

12 kW 31A

400V AC 3P

PE 50-60 Hz,

2440 RPM

D:Ø500

d: Ø30 mm

18.000 RPM

8pc.x Ø5xL95

6-8

Bar

250

L/min.

2.500x

13.950x

2.200

2.800

3.100


Research and Development Araştırma ve Geliştirme

Bize nihai hedefinizden, kestirimci bakımdan da

söz edebilir misiniz?

Kestirimci bakım, yeni nesil üretimin olmazsa

olmazlarındandır. Yılmaz Makine’nin de bu yönthe

Eurasia Door, Window, Glass Fairs to be held in November

2025. In the next stage, we will strengthen integration by

ensuring communication between machines. Then, we plan to

move step by step towards the smart factory concept by establishing

the upper language architecture. At the same time,

we are simultaneously carrying out revision work on some

of Yılmaz Machine’s machines currently on sale. For example,

we aim to present the CNC 608 and CNC 610 PVC Corner

Cleaning Machines, which I programmed in 2006, to the industry

at the November 2025 exhibition after comprehensive

revision.

How many people do you have here?

We have three main departments: Mechanical design, production

development and automation software. I work with a

team of approximately 30 people. Yılmaz Machine’s deep-rooted

experience in design and development is indisputable. I

am in this role to ensure the integration between mechanics

and automation. Accordingly, we do not want any external

software developers or suppliers to enter our R&D center. We

manage this process with our own engineering team, and we

are progressing quite fast. Currently, our outsourcing rate has

dropped to 10 per cent, and I believe we will bring it to the

most reasonable level in a short time.

In fact, a culture is also necessary for your goals. How do you

see the strength of Yılmaz Machine here?

Yılmaz Machine is a visionary brand. Our Board of Directors

always sets goals for the future. Moreover, this does not only

apply to the Board of Directors; the sales team also has this

visionary vision, as do the after-sales services team and other

departments... Even better, Yılmaz Machine has been able to

create the right staff to underpin this visionary vision. Now I

feel the pressure to establish the right staff, but we have very

valuable academics and students with very open horizons

at our universities. Therefore, I think my job will not be very

difficult.

As CTO, is there any aspect of Yılmaz Machine that you think

“should have been solved earlier?”

Software... I think that a brand of this size with this experience

should have taken measures and started working on automation

and software much earlier. Beyond that, I think we also

need to strengthen Yılmaz Machine’s own communication

network. When we produce a machine in R&D, it doesn’t mean

anything if we stay within ourselves; our communication network

with dealers, end users, aluminium and PVC manufacturers

must be very strong.

So, what are the areas where you see a plus?

I can say quality and customer satisfaction. The following

opinion is very clear here: I would rather lose money than lose

customers. Here, satisfaction is valued more than profit, and

this is very valuable. For this reason, Yılmaz Machine always

cooperates with the most recognized and reliable brands in its

field.

Could you tell us about your goal, predictive maintenance?

Predictive maintenance is a must for new generations of

production. Yılmaz Machine is certainly making efforts in this

direction, and one of our projects approved by TÜBİTAK last

year was related to predictive maintenance. We believe that

20

kapsamlı bir revizyondan geçirerek Kasım 2025

fuarında sektörün beğenisine sunmayı hedefliyoruz.

Burada kaç kişilik bir ekibiniz var?

Üç temel bölümümüz var: Mekanik tasarım, üretim

geliştirme ve otomasyon-yazılım. Yaklaşık 30

kişilik bir ekiple çalışıyorum. Yılmaz Makine’nin

tasarım ve geliştirme konusundaki köklü deneyimi

tartışılmaz. Ben ise mekanik ile otomasyon arasındaki

entegrasyonu sağlamak için bu görevdeyim.

Bu doğrultuda, Ar-Ge merkezimize dışarıdan herhangi

bir yazılım geliştiricinin veya tedarikçinin

girmesini istemiyoruz. Kendi mühendislik ekibimizle

bu süreci yönetiyor ve oldukça hızlı ilerliyoruz.

Şu anda dış hizmet alım oranımız yüzde 10’a

kadar düştü ve kısa sürede bunu en makul seviyeye

getireceğimize inanıyorum.

Hedefleriniz için bir kültür de gerekli aslında.

Burada Yılmaz Makine’nin gücünü nasıl

görüyorsunuz?

Yılmaz Makine, vizyoner bir marka. Yönetim Kurulumuz

hep ileriye hedef koyar. Üstelik bu, sadece

Yönetim Kurulu için de geçerli değildir, satış ekibi

de bu vizyonerliğe sahiptir, satış sonrası hizmetler

ekibi ve diğer departmanlar da… Daha da güzeli,

Yılmaz Makine, bu vizyonerliğin altını dolduracak

doğru kadroları da oluşturabilmiş durumda. Şimdi

ben de doğru kadroyu kurmak konusunda baskı

hissediyorum ama üniversitelerimizde çok kıymetli

akademisyenlerimiz, ufku çok açık öğrencilerimiz

var. Dolayısıyla işim çok da zor olmayacaktır

diye düşünüyorum.

Teknoloji Direktörü olarak, Yılmaz Makine’nin

“daha önce çözülmeliydi” dediğiniz bir yönü var

mı?

Yazılım… Bu tecrübeye sahip, bu büyüklükteki bir

markanın çok daha önceden tedbir alarak otomasyon

ve yazılım ayağında çalışmaya başlamış

olması gerekliydi diye düşünüyorum. Bunun

ötesinde, bence, Yılmaz Makine’nin kendi iletişim

ağını da güçlendirmemiz gerekiyor. Ar-Ge’de bir

makine ürettiğimizde kendi içimizde kalmamız

bir şey ifade etmiyor; bayilerle, son kullanıcılarla,

alüminyum ve PVC üreticileriyle iletişim ağımızın

çok güçlü olması gerekir.

Peki, artı gördüğünüz alanlar hangileri?

Buraya da kesinlikle kalite ve müşteri memnuniyeti

diyebilirim. Burada şu görüş çok nettir: Müşteri

kaybedeceğime para kaybedeyim. Burada kârdan

çok memnuniyete değer veriliyor ve bu çok kıymetlidir.

Zaten bu nedenle de Yılmaz Makine her

zaman alanında en tanınan ve güvenilir markalarla

iş birliği yapıyor.


we are technically capable of this competence.

Predictive maintenance essentially

consists of collecting data with the

sensors on the machine and processing

and interpreting this data correctly.

The difficulty is not to achieve predictive

maintenance, it is enough to place

the right sensors at the right points. But

when you do this, your production costs

increase several times. Therefore, it is

not easy to sell machines with predictive

maintenance. In summary, the real trick,

the real challenge, is to reach predictive

maintenance without destroying the economy

of the machine. For this, you need to

write the software yourself and develop

the sensors yourself.

Sensors have collected huge amounts of

data, but how do we interpret them? Isn’t

this also a challenge?

Very true, our referee committee asked us

this question regarding the project I just

mentioned. Of course, there are internationally

recognized algorithms, but the

important thing here is to be able to use

various algorithms together. For example,

there are different algorithms for pneumatics,

servo motors and asynchronous

motors. In our project, we chose the most

recognized algorithms in their fields, and

we managed to convince the referee committee.

What do you see for the future of Yılmaz

Machine? Are there any projects you

dream of?

One of our goals is to create “YılmazSoft”,

it may not be called that, of course, but

that’s what I call it. Another goal is to

raise our R&D center to a level where it

will be able to carry out work that can

also come from industry. Because there is

both a mechanical and software engineering

infrastructure here, and after a certain

stage, not outsourcing this experience

would be a waste of labor. For example,

wouldn’t it be great to carry out joint projects

with R&D centers in different countries

abroad? We have engineering capability,

software capability, and machining

capability. Therefore, we can say, “We can

be involved in this part of the project.” In

other words, we dream of transforming

the R&D center, which only serves Yılmaz

Machine, into a center that also serves

international projects. This is, of course, a

very long-term project. Finally, if I were to

list them once again, I would say that our

first goal is YılmazSoft, the second is to

become an open R&D center, and the third

is to become an international R&D center.

de çabaları elbette var, geçen yıl TÜBİ-

TAK’tan onay alan projelerimizden biri de

kestirimci bakım ile ilgiliydi. Biz, teknik

olarak bu yeterliliğe sahip olabileceğimize

inanıyoruz. Kestirimci bakım aslen, makinenin

üzerindeki sensörlerle veri toplayıp

bu verileri doğru işlemek ve anlamlandırmaktan

geçiyor. İşin zorluğu kestirimci

bakıma ulaşmak değil, doğru noktalara

doğru sensörleri yerleştirmek yeterli. Ama

bunu yaptığınızda üretim maliyetleriniz

birkaç kat artıyor. Dolayısıyla kestirimci

bakıma sahip makinelerin satışı çok da

kolay olmuyor. Özetle asıl marifet, asıl

zorluk makinenin ekonomikliğini bozmadan

kestirimci bakıma ulaşmak. Bunun

için yazılımı kendiniz yazmanız, sensörleri

kendiniz geliştirmeniz gerekli.

Sensörler devasa veriler topladı ama

onları nasıl yorumlayacağız? Bu da

zorluk alanı değil mi?

Çok doğru, az önce sözünü ettiğim projemizde

de hakem heyetimiz bize bu soruyu

sormuştu. Burada tabii uluslararası kabul

edilmiş algoritmalar var, burada önemli

olan çeşitli algoritmaları bir arada kullanabilmek.

Örneğin pnömatik için başka,

servo motorlar için başka, asenkron motor

için başka algoritmalar var. Biz, projemizde,

alanlarında en kabul görmüş algoritmaları

seçtik ve hakem heyetini de ikna

etmeyi başardık.

Yılmaz Makine’nin geleceğinde neler

görüyorsunuz? Hayalini kurduğunuz

projeler var mı?

Hedeflerimizden biri “YılmazSoft” oluşturmak,

adı elbette böyle olmayabilir

ama ben böyle adlandırıyorum. Bir başka

hedefimiz Ar-Ge merkezimizi, sektörden

gelebilecek işleri de yapabilecek seviyeye

çıkartmak. Çünkü burada hem mekaniksel

hem yazılımsal bir mühendislik altyapısı

var ve belirli bir aşamadan sonra bu

deneyimi dış kaynaklarda kullanmamak

emeği heba etmek olur. Örneğin yurt

dışında farklı ülkelerdeki Ar-Ge merkezleri

ile ortak projeler yapmak harika

olmaz mı? Mühendislik kabiliyetimiz var,

yazılım kabiliyetimiz var, talaşlı imalat

kabiliyetimiz var. Dolayısıyla “Projenin şu

kısmında bulunabiliriz” diyebiliriz. Yani

sadece Yılmaz Makine’ye hizmet veren

Ar-Ge merkezini, uluslararası projelere

de hizmet verir hale dönüştürmeyi hayal

ediyoruz. Bu tabii çok uzun soluklu bir

proje. Son olarak, bir kez daha sıralarsam,

ilk olarak hedefimiz YılmazSoft,

ikincisi dışarı açılmış Ar-Ge, üçüncüsü

de uluslararası Ar-Ge merkezi olmak

diyebilirim.

“Our competitors

in the global arena

stand out with

their software and

visuals on the HMI.

Aside from the

technology involved,

these undoubtedly

create an important

attraction.”

“Küresel arenadaki

rakiplerimiz

tamamen yazılımla,

HMI’daki görsellikle

öne çıkıyor. Bunlar,

işin teknolojisi bir

yana kuşkusuz

önemli bir albeni de

yaratıyor.”

“In 20 years, my

name has become

‘Legendary Cömert’,

which I learnt much

later... But it is not

easy to program

more than 100

machines in 20

years, I cannot deny

that.”

“20 yılda ismim

‘Efsane Cömert’

olmuş, çok sonraları

öğrendim ben de…

Ama gerçekten de

20 yılda 100’den

fazla makineyi

programlamak kolay

bir şey değil, bunu da

yadsıyamam.”

21


Research and Development Araştırma ve Geliştirme

“Predictive maintenance

will be one of the cornerstones

of the future of Yılmaz Machine”

“Kestirimci bakım Yılmaz Makine’nin geleceğinde

temel taşlardan biri olacak”

Our goal is to

implement a

comprehensive

predictive maintenance

system that includes

not only electronic

but also mechanical

components. In this

way, the wear status

of many mechanical

parts, from bearings

to motors, belts to

hydraulic systems,

will be analyzed and

maintenance processes

will be made more

efficient. We can already

say that predictive

maintenance will be one

of the cornerstones of

Yılmaz Machine’s future

production approach.

Hedefimiz, sadece

elektronik değil,

mekanik bileşenleri

de içeren kapsamlı

bir kestirimci bakım

sistemini hayata

geçirmek. Bu sayede

rulmanlardan

motorlara, kayışlardan

hidrolik sistemlere

kadar pek çok mekanik

parçanın aşınma

durumu analiz edilerek

bakım süreçleri daha

verimli hale getirilecek.

Kestirimci bakımın

Yılmaz Makine’nin

gelecekteki üretim

anlayışının temel

taşlarından biri

olacağını şimdiden

söyleyebiliriz.

22

İHSAN MAHMUTOĞLU

R&D Software and Automation Manager

Ar-Ge Yazılım ve Otomasyon Müdürü

First of all, can we get to know you? How

did you join the Yılmaz Machine family?

I was born in 1993 in Kadıköy. I graduated

from Marmara University Mechatronics

Engineering Department in 2016. My

interest in automation, software and robotics,

which started with the TÜBİTAKsupported

“Industrial Robot Design and

Software Project” I developed during my

university years, was reinforced by the

internships I completed. After graduation,

I focused on these areas in my business

life and continuously developed myself

in software and automation. I worked

in various positions in the technical

departments of companies producing

industrial automation products such as

Festo, Beijer Electronics and Yaskawa.

I have been working as R&D Software

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Yılmaz Makine ailesine katılımınız

nasıl gerçekleşti?

1993 yılında Kadıköy’de doğdum.

2016 yılında Marmara Üniversitesi

Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden

mezun oldum. Marmara Üniversitesi’nde

Yüksek Lisans eğitimime devam

ediyorum. Üniversite yıllarımda geliştirdiğim

TÜBİTAK destekli “Endüstriyel

Robot Tasarımı ve Yazılımı Projesi”

ile başlayan otomasyon, yazılım ve

robotik alanındaki ilgim, gerçekleştirdiğim

stajlarla pekişti. Mezuniyetimin

ardından da iş hayatımda bu alanlarda

yoğunlaşarak kendimi sürekli olarak

yazılım ve otomasyon konusunda

geliştirdim. Festo, Beijer Electronics

ve Yaskawa gibi endüstriyel otomas-


and Automation Manager at Yılmaz Machine

for about 3 months. Yılmaz Machine was one

of the machine manufacturers whose projects

we supported and supplied products to

for many years. Therefore, although it may

seem that I joined the Yılmaz Machine family

3 months ago, I can say that I have been a

part of this family for 7 years. Compared to

other machine manufacturers, the working

environment offered by Yılmaz Machine has

always given me more pleasure. In addition to

being a permanent member of this family, the

opportunity to work here again with Cömert

Demet, whom I enjoyed working with before,

and Yılmaz Machine’s innovative perspective

combined with its technology and innovation

goals were important factors for me to join

this family. It is a source of great happiness

for me to take part in new projects in the

R&D department here. I would like to thank

Mr. Cömert, our CTO, and the members of our

Board of Directors for the opportunity to join

the Yılmaz Machine family.

How would you describe the situation in

Türkiye in terms of human-robot interaction?

Do you think Türkiye is a country that

has adapted to robotic technologies in its

manufacturing industries?

Human-robot interaction stands out as one

of the fastest developing areas of today’s

technology. With the acceleration of access

to information and data, Türkiye is closely

following this change. With artificial intelligence

learning and developing more and more

every day, robots are no longer just machines

that fulfil certain industrial tasks but have

started to appear in many different fields.

Today, robots provide automation in production

lines, serve as chatbots on websites,

act as assistants on our smartphones and

are included in our lives as humanoid robots

guiding us in various events. Türkiye has an

important position in robotics applications

compared to many countries with its strong

human resources and technical know-how in

the field of engineering. In Türkiye, especially

the studies carried out in universities and

research centers support the development of

domestic robotic technologies and increase the

competence of engineers in this field. However,

the dissemination of robotic applications in

the manufacturing industry is not only possible

with skilled manpower and engineering

capacity. For this process to proceed more

efficiently, it is of great importance for the

state to create incentives and support mechanisms

in addition to economic power. The use

of robotic technologies is becoming increasingly

widespread, especially in sectors such

as the automotive, white goods and defense

industries. Thanks to the integration of robots

yon ürünleri üreten firmaların teknik

departmanlarında çeşitli görevlerde

bulundum. Yaklaşık üç aydır Yılmaz

Makine’de Ar-Ge Yazılım ve Otomasyon

Müdürü olarak görev yapıyorum.

Yılmaz Makine, uzun yıllar boyunca

projelerine destek verdiğimiz ve ürün

tedarik ettiğimiz makine üreticilerinden

biriydi. Bu yüzden, Yılmaz

Makine ailesine katılmam üç ay önce

gerçekleşmiş gibi görünse de aslında

yedi yıldır bu ailenin bir parçasıyım

diyebilirim. Diğer makine üreticilerine

kıyasla Yılmaz Makine’nin sunduğu

çalışma ortamı, bana her zaman

daha fazla keyif vermişti. Bu ailenin

kadrolu bir üyesi olmanın yanı sıra

daha önce birlikte çalışmaktan keyif

aldığım Cömert Demet ile yeniden

burada çalışma fırsatı ile Yılmaz Makine’nin

teknoloji ve inovasyon hedefleriyle

birleşen yenilikçi bakış açısı,

benim bu aileye katılmam için önemli

etkenler oldu. Burada Ar-Ge departmanında

yer alacağım yeni projelerde

görev almak benim için büyük bir

mutluluk kaynağı. Yılmaz Makine

ailesine katılma fırsatı sundukları için

Teknoloji Direktörümüz Cömert Bey’e

ve Yönetim Kurulu üyelerimize tekrar

teşekkür ederim.

İnsan-robot etkileşiminde

Türkiye’deki durumu nasıl

tanımlarsınız? Sizce Türkiye, imalat

sanayilerinde robotik teknolojilere

uyum sağlamış bir ülke midir?

İnsan-robot etkileşimi, günümüz

teknolojisinin en hızlı gelişen alanlarından

biri olarak öne çıkıyor. Bilgiye

ve veriye ulaşmanın hız kazanmasıyla

birlikte Türkiye de bu değişimi

yakından takip ediyor. Yapay zekânın

her geçen gün daha fazla öğrenmesi

ve gelişmesi sayesinde robotlar artık

yalnızca belirli endüstriyel görevleri

yerine getiren makineler olmaktan

çıkıp, birçok farklı alanda hayatımızda

olmaya başladı. Bugün robotlar;

üretim hatlarında otomasyon sağlarken,

internet sitelerinde chatbot

olarak hizmet veriyor, akıllı telefonlarımızda

asistan olarak görev yapıyor

ve çeşitli etkinliklerde yol gösterici

insansı robotlar şeklinde hayatımıza

dâhil oluyorlar. Türkiye de mühendislik

alanındaki güçlü insan kaynağı

ve teknik bilgi birikimi ile robotik

uygulamalar konusunda pek çok ülkeye

göre önemli bir konuma sahiptir.

Ülkemizde, özellikle üniversitelerde

ve araştırma merkezlerinde yapı-

Yılmaz Machine

makes a difference

in aftersales services

by using digital

Technologies much

more effectively

than many other

companies in the

sector. However,

Yılmaz Machine’s

vision is not limited

to providing fast

technical support;

we also aim to

ensure that machines

require less service

and are equipped

with intelligent

systems that can

predict malfunctions

in advance.

Yılmaz Makine,

dijital teknolojileri

sektördeki birçok

firmaya kıyasla

çok daha etkin bir

şekilde kullanarak,

satış sonrası

hizmetlerde fark

yaratıyor. Ancak

Yılmaz Makine’nin

vizyonu sadece

hızlı teknik destek

sağlamakla sınırlı

değil; aynı zamanda

makinelerin daha

az servise ihtiyaç

duymasını ve

arızaları önceden

tahmin edebilen

akıllı sistemlerle

donatılmasını

hedefliyoruz.

23


Research and Development Araştırma ve Geliştirme

We continue to

increase our efforts

in this area to offer

our customers

longerlasting, more

efficient machines

that require less

downtime.

Müşterilerimize daha

uzun ömürlü, daha

verimli ve daha az

duruş gerektiren

makineler sunmak

için bu alanda

çalışmalarımızı

artırmaya devam

ediyoruz.

24

Yılmaz Makine, satış sonrası hizmetlere

özel bir önem veriyor. Bu konuda,

örneğin kestirimci bakım için bize neler

söyleyebilirsiniz?

Yılmaz Makine, dijital teknolojileri sektördeki

birçok firmaya kıyasla çok daha

etkin bir şekilde kullanarak, satış sonrası

hizmetlerde fark yaratıyor. Dijital Stüdyo’nun

sağladığı avantaj sayesinde, dünyanın

neresinde olursa olsun Yılmaz Makine

logolu ürünlere anında müdahale edilebiliyor.

VR gözlük teknolojisi ile teknik destek

sağlanması hem zaman hem de maliyet

açısından büyük tasarruf sağlarken, servis

sürelerini kısaltarak müşteri memnuniyetini

artırıyor. Ancak Yılmaz Makine’nin vizyonu

sadece hızlı teknik destek sağlamakinto

production processes in large-scale

factories, productivity increases, production

costs decrease, and quality standards

increase. However, the adaptation of

SMEs in Türkiye to robotic technologies

is not yet at the desired level. One of the

biggest reasons for this is the high cost

of such investments and the inability of

enterprises to receive sufficient financial

support. For Türkiye to adapt to robotic

technologies and increase its competitiveness,

state-supported incentive programs

should be expanded, more resources

should be allocated to R&D studies and

industry-university cooperation should

be strengthened. In addition, supporting

domestic robot manufacturers and

increasing investments in the development

of robotic software will help Türkiye

gain a stronger position in this field. In

conclusion, although Türkiye is a country

that is highly prone to robotic technologies

in terms of engineering capability

and human resources, economic factors

and investment costs make it difficult for

these technologies to become widespread

in industry. With government support,

private sector investments and increased

importance given to R&D studies, it is

possible for Türkiye to reach a stronger

position in this field.

Yılmaz Machine attaches special

importance to after-sales services. In this

regard, for example, what can you tell us

about predictive maintenance?

Yılmaz Machine makes a difference in

after-sales services by using digital

technologies much more effectively than

many other companies in the sector.

Thanks to the advantage provided by the

Digital Studio, products with the Yılmaz

Machine logo can be intervened instantly,

no matter where they are in the world.

Providing technical support with VR

glasses technology saves a great deal of

time and cost, while increasing customer

satisfaction by shortening service times.

However, Yılmaz Machine’s vision is not

limited to providing fast technical support;

we also aim to ensure that machines

require less service and are equipped

with intelligent systems that can predict

malfunctions in advance. This is where

predictive maintenance technologies

come into play. Predictive maintenance

allows us to detect potential failures

before they occur, thanks to sensors and

data analytics inside the machines. Thus,

unexpected downtime in production

processes is prevented, maintenance costs

are reduced, and the service life of the

lan çalışmalar, yerli robotik teknolojilerin

gelişimini desteklerken, mühendislerin

bu alandaki yetkinlikleri de artmaktadır.

Bununla birlikte, robotik uygulamaların

imalat sanayisinde yaygınlaştırılması yalnızca

yetenekli insan gücü ve mühendislik

kapasitesiyle mümkün olmuyor. Bu sürecin

daha verimli bir şekilde ilerleyebilmesi için

ekonomik gücün yanı sıra devletin teşvik

ve destek mekanizmaları oluşturması da

büyük önem taşıyor. Özellikle otomotiv,

beyaz eşya ve savunma sanayisi gibi

sektörlerde robotik teknolojilerin kullanımı

giderek yaygınlaşırken, büyük ölçekli

fabrikalarda robotların üretim süreçlerine

entegrasyonu sayesinde verimlilik artıyor,

üretim maliyetleri düşüyor ve kalite standartları

yükseliyor. Ancak, Türkiye’deki

KOBİ’lerin robotik teknolojilere adaptasyonu

henüz istenen seviyede değil. Bunun en

büyük nedenlerinden biri, bu tür yatırımların

yüksek maliyetli olması ve işletmelerin

finansal açıdan yeterli desteği alamamasıdır.

Türkiye’nin robotik teknolojilere uyum

sağlaması ve rekabet gücünü artırması

için devlet destekli teşvik programlarının

yaygınlaştırılması, Ar-Ge çalışmalarına

daha fazla kaynak ayrılması ve sanayi-üniversite

iş birliğinin güçlendirilmesi

gerekiyor. Ayrıca, yerli robot üreticilerinin

desteklenmesi ve robotik yazılımların geliştirilmesine

yönelik yatırımların artırılması,

Türkiye’nin bu alanda daha güçlü bir

konuma gelmesini sağlayacaktır. Sonuç

olarak, Türkiye mühendislik kabiliyeti ve

insan kaynağı açısından robotik teknolojilere

oldukça yatkın bir ülke olmasına

rağmen, ekonomik faktörler ve yatırım

maliyetleri bu teknolojilerin sanayide yaygınlaşmasını

zorlaştırıyor. Devlet desteği,

özel sektör yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarına

verilen önemin artmasıyla birlikte,

Türkiye’nin bu alanda daha güçlü bir

konuma ulaşması gayet mümkün.


machines is extended. As the importance

of this technology is increasing

in today’s industry, Yılmaz Machine is

closely following developments in this

field. In fact, the machines we currently

produce have the infrastructure to

monitor the maintenance times of the

electronic components they contain.

Our existing systems can monitor the

status of electronic equipment and

predict certain malfunctions in advance.

However, our goal is to implement

a more comprehensive predictive

maintenance system that includes not

only electronic but also mechanical

components. In this way, maintenance

processes will be made more efficient

by analyzing the wear status of many

mechanical parts, from bearings to motors,

belts to hydraulic systems. The full

integration of this technology into our

production portfolio will depend on our

R&D activities and the development of

artificial intelligence-supported analysis

systems. However, we can already

say that predictive maintenance will

be one of the cornerstones of Yılmaz

Machine’s future production approach.

We continue to increase our efforts

in this area to offer our customers

longer-lasting, more efficient machines

that require less downtime.

Can you also talk about the

importance of “localization” in terms

of the software that controls which

operation the machines will perform

at which time, for how long and

how? Why should we prioritize local

software? What are the advantages of

this?

Software is like the brain of machines

and therefore plays a critical role in

production processes. Outsourced

software can carry risks in terms of

security, flexibility and sustainability.

Local software can adapt faster to the

specific needs of manufacturers by

offering more secure, independent and

customizable solutions. At the same

time, technical support, maintenance

and updating processes can be managed

more efficiently. The development

of domestic software creates employment

and contributes to the economy

by creating an ecosystem within the

country. For companies that attach

importance to digital transformation,

such as Yılmaz Machine, domestic

software will increase competitiveness

by making machines smarter, more

efficient and sustainable.

la sınırlı değil; aynı zamanda makinelerin

daha az servise ihtiyaç duymasını ve arızaları

önceden tahmin edebilen akıllı sistemlerle

donatılmasını hedefliyoruz. Bu noktada

kestirimci bakım teknolojileri devreye giriyor.

Kestirimci bakım, makinelerin içerisindeki

sensörler ve veri analitiği sayesinde, potansiyel

arızaları gerçekleşmeden önce tespit

etmeye olanak tanır. Böylece üretim süreçlerinde

beklenmedik duruşların önüne geçilir,

bakım maliyetleri düşer ve makinelerin kullanım

ömrü uzar. Günümüz sanayisinde bu

teknolojinin önemi giderek artarken, Yılmaz

Makine de bu alandaki gelişmeleri yakından

takip ediyor. Aslında şu anda ürettiğimiz

makineler, içerdikleri elektronik komponentlerin

bakım zamanlarını takip edebilecek altyapıya

sahip. Mevcut sistemlerimiz, elektronik

ekipmanların durumunu izleyerek belirli

arızaları önceden tahmin edebiliyor. Ancak

hedefimiz, sadece elektronik değil, mekanik

bileşenleri de içeren daha kapsamlı bir kestirimci

bakım sistemini hayata geçirmek. Bu

sayede rulmanlardan motorlara, kayışlardan

hidrolik sistemlere kadar pek çok mekanik

parçanın aşınma durumu analiz edilerek

bakım süreçleri daha verimli hale getirilecek.

Bu teknolojinin üretim portföyümüze tam

anlamıyla entegre edilmesi, Ar-Ge çalışmalarımıza

ve yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin

gelişimine bağlı olarak şekillenecek.

Ancak kestirimci bakımın Yılmaz Makine’nin

gelecekteki üretim anlayışının temel taşlarından

biri olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Müşterilerimize daha uzun ömürlü, daha

verimli ve daha az duruş gerektiren makineler

sunmak için bu alanda çalışmalarımızı

artırmaya devam ediyoruz.

Makinelerin hangi işlemi hangi anda, ne

kadar süreyle ve nasıl yapacağını kontrol

eden yazılımlar konusunda “yerlileşmenin”

öneminden de söz edebilir misiniz? Neden

yerli yazılımları önceliklendirmeliyiz? Bunun

avantajları neler olabilir?

Yazılım, makinelerin beyni gibidir ve bundan

dolayı üretim süreçlerinde kritik bir

rol oynar. Dışa bağımlı yazılımlar, güvenlik,

esneklik ve sürdürülebilirlik açısından riskler

taşıyabilir. Yerli yazılımlar, daha güvenli, bağımsız

ve özelleştirilebilir çözümler sunarak

üreticilerin spesifik ihtiyaçlarına daha hızlı

uyum sağlayabilir. Aynı zamanda teknik

destek, bakım ve güncelleme süreçleri daha

verimli yönetilebilir. Yerli yazılım geliştirilmesi,

ülke içinde bir ekosistem oluşturarak

istihdam yaratır ve ekonomiye katkı sağlar.

Yılmaz Makine gibi dijital dönüşüme önem

veren firmalar için yerli yazılımlar, makinelerin

daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir

olmasını sağlayarak rekabet gücünü artıracaktır.

The dissemination of

robotic applications

in the manufacturing

industry is not

only possible with

skilled manpower

and engineering

capacity. For this

process to proceed

more efficiently, it is

of great importance

for the state to

create incentives and

support mechanisms

in addition to

economic power.

Robotik

uygulamaların

imalat sanayisinde

yaygınlaştırılması

yalnızca yetenekli

insan gücü ve

mühendislik

kapasitesiyle

mümkün olmuyor.

Bu sürecin daha

verimli bir şekilde

ilerleyebilmesi için

ekonomik gücün

yanı sıra devletin

teşvik ve destek

mekanizmaları

oluşturması da

büyük önem taşıyor.

25


Sector Sektör

PREDICTIVE MAINTENANCE

WHAT IS IT AND

WHY IS IT IMPORTANT?

KESTİRİMCİ BAKIM

NEDİR VE

NEDEN ÖNEMLİDİR?

Increasing competition drives industrial facilities

towards more efficient production processes. One

of the most important challenges to productivity

is unplanned production downtime. According to

market research, the annual cost of unplanned

downtime to industry worldwide exceeds 1 trillion

dollars, and on average, each industrial facility

experiences 17 days of unplanned downtime per

year. At this point, predictive maintenance, which

reduces unplanned downtime and increases

machine reliability, gains importance.

Predictive maintenance and preventive maintenance

are two different methods that are often compared. The

advantage of predictive maintenance over traditional

preventive maintenance is that maintenance planning

is based on machine condition. By evaluating the data

collected from the machine, unnecessary and expensive

maintenance is avoided while the machine is healthy, and

a machine with a detected fault can be intervened in a

timely manner. With early diagnostics, it is possible to improve

maintenance planning, spare parts inventory management,

and operational aspects such as man-hours to

be spent during maintenance. Of course, the criticality level

and return on investment in the equipment should also

be taken into consideration when determining whether the

equipment to be subjected to predictive maintenance. It

is possible to carry out predictive and preventive maintenance

practices in parallel with the facility and to have a

hybrid approach where different maintenance methods are

applied to different equipment.

WHAT IS PREDICTIVE

MAINTENANCE?

Predictive maintenance is a method used to predict

potential failures in equipment and prevent them before

they happen. Using technologies such as sensors, artificial

intelligence, and machine learning, predictive maintenance

continuously monitors the condition of the machine and

can anticipate any problems. This is critical to improve the

timing of machine maintenance and prevent unexpected

breakdowns.

26

Artan rekabet ortamı sanayi tesislerini daha

verimli üretim süreçlerine yönlendiriyor.

Verimliliğin önündeki en önemli sorunlardan

biri ise plansız üretim duruşları. Pazar

araştırmalarına göre plansız duruşların

dünya genelinde endüstriye yarattığı yıllık

maliyet 1 trilyon doları aşıyor ve ortalama

olarak her sanayi tesisi yılda 17 gün plansız

duruş yaşıyor. Bu noktada tesislerin plansız

duruşlarını azaltıp makine güvenilirliğini

artıran kestirimci bakım önem kazanıyor.

Kestirimci bakım ve önleyici bakım genellikle karşılaştırılan

farklı iki metottur. Kestirimci bakımın geleneksel

önleyici bakıma göre avantajı, bakım planlamalarının

makine durumuna göre yapılmasıdır. Makineden

toplanan verilerin değerlendirilmesiyle makine sağlıklı

durumdayken gereksiz ve pahalı bakımlar yapılmaz,

arıza tespit edilen bir makineye de zamanında

müdahale edilebilir. Erken arıza teşhisleri ile bakım

planlamalarını, yedek parça stok yönetimini ve bakım

esnasında harcanacak adam-saat gibi operasyonel

unsurları iyileştirmek mümkündür. Elbette kestirimci

bakım uygulanacak ekipman belirlenirken ekipmanın

kritiklik seviyesi ve yatırım getirisi de göz önünde

bulundurulmalıdır. Tesis içinde kestirimci ve önleyici

bakım uygulamalarının paralel yürütülmesi, farklı

ekipmanlara farklı bakım metotlarının uygulandığı

hibrit bir yaklaşım olması mümkündür.

KESTİRİMCİ BAKIM NEDİR?

Kestirimci bakım, ekipmanlardaki olası arızaları

tahmin edip gerçekleşmeden önlemek için kullanılan

bir yöntemdir. Kestirimci bakım sensörler, yapay zekâ

ve makine öğrenmesi gibi teknolojileri kullanarak,

makinenin durumunu sürekli olarak izler ve herhangi

bir problemi önceden tahmin edebilir. Bu, makinelerin

bakım zamanlamasını iyileştirmek ve beklenmedik

arızaları önlemek için kritik öneme sahiptir.

KESTİRİMCİ BAKIMIN AMACI NEDİR?

Üretim ekipmanlarının plansız duruşları zarara neden


WHAT IS THE PURPOSE OF

PREDICTIVE MAINTENANCE?

Unplanned downtime of production equipment causes

losses and significantly reduces profits in the long run.

One thing is certain: machine and system failures pose

a serious threat to the industrial sector. Predictive maintenance

aims to save costs compared to routine, intermittent,

or time-based preventive maintenance. This is

because work is only carried out when necessary.

WHAT ARE THE ADVANTAGES OF

PREDICTIVE MAINTENANCE?

* Increase in production with less downtime,

* Reduced operation and maintenance costs with fewer

outages,

* Longer availability of systems with less downtime,

* Maximizing the service life of plants and machinery,

* Optimal deployment of maintenance technicians,

* Ability to plan maintenance time,

* Improving employee safety,

* Reducing carbon emissions through energy savings.

HOW IS PREDICTIVE

MAINTENANCE DONE?

Many different predictive maintenance techniques can be

used in the industrial field. It is possible to see examples

of predictive maintenance according to different needs in

different industrial facilities. With Industry 4.0, predictive

maintenance applications have also shown serious developments.

The prerequisite for predictive maintenance is

that the machines are networked. This means that all machines

provide data to a database for storage and analysis.

This is mostly realized with an OPC UA protocol. All

necessary data is provided via associated sensors and

processed by specialized artificial intelligence algorithms.

WHAT ARE EXAMPLES OF

PREDICTIVE MAINTENANCE?

* Vibration measurements in systems provide information

about imbalances and incipient bearing damage,

* Temperature measurement systems provide information

about bearing damage or cooling problems,

* With oil analysis, the status of the system can be determined,

* Power consumption measurements of pumps and motors

indicate slow-running drives and couplings,

* Measurements of the transmission characteristics of

data cables give an idea of the remaining service life,

* Force or load cell sensors help determine current utilization.

WHAT IS THE DIFFERENCE

BETWEEN PREVENTIVE AND

PREDICTIVE MAINTENANCE?

Preventive maintenance is a maintenance strategy in

which maintenance measures are performed at specific

intervals. The intervals can be based on time or quantity.

It is sustained by systematic preventive inspections and

the application of maintenance measures, where systems

or machine parts are not expected to fail. In this case, the

actual degree of wear and tear of machines and systems

is not important. This procedure is the opposite of predictive

maintenance, where process and machine data are

recorded, stored, and then analyzed during operation via

sensors and interfaces.

olur ve uzun vadede kârı önemli ölçüde azaltır. Kesin

olan bir şey varsa o da makine ve sistem arızalarının

sanayi sektörü için ciddi bir tehdit oluşturduğudur.

Kestirimci bakımla rutin, aralıklı veya zamana dayalı

önleyici bakıma göre maliyet tasarrufu amaçlanır.

Çünkü çalışma, yalnızca gerekli olduğunda gerçekleştirilir.

KESTİRİMCİ BAKIMIN

AVANTAJLARI NELERDİR?

* Daha az kesinti ile üretimde artış,

* Daha az kesinti ile işletme ve bakım maliyetlerinde

azalma,

* Daha az kesinti ile sistemlerin daha uzun süre kullanılabilmesi,

* Tesislerin ve makinelerin kullanım ömrünün en üst

düzeye çıkarılması,

* Bakım teknisyenlerinin en iyi şekilde görevlendirilmesi,

* Bakım zamanının planlanabilmesi,

* Çalışan güvenliğinin artırılması,

* Enerji tasarrufu ile karbon emisyonunun azaltılması.

KESTİRİMCİ BAKIM

NASIL YAPILIR?

Endüstriyel alanda birçok farklı kestirimci bakım teknikleri

kullanılabilir. Farklı sanayi tesislerinde farklı ihtiyaçlara

göre kestirimci bakım örnekleri görmek mümkündür.

Endüstri 4.0 ile kestirimci bakım uygulamaları

da ciddi gelişmeler göstermiştir. Kestirimci bakım için

ön koşul, makinelerin ağa bağlı olmasıdır. Yani tüm makineler

depolama ve analiz için bir veri tabanına veri

sağlar. Bu çoğunlukla bir OPC UA protokolü ile gerçekleştirilir.

Gerekli tüm veriler ilişkili sensörler aracılığıyla

sağlanır ve özel yapay zekâ algoritmalarıyla işlenir.

KESTİRİMCİ BAKIM

ÖRNEKLERİ NELERDİR?

* Sistemlerdeki titreşim ölçümleri dengesizlikler, yeni

başlayan yatak hasarları hakkında bilgi sağlar,

* Sıcaklık ölçüm sistemleri, rulman hasarı veya soğutma

sorunları hakkında bilgi sağlar,

* Yağ analizi ile sistemin aşınma durumu tespit edilebilir,

* Pompa ve motorların güç tüketimi ölçümleri, yavaş

çalışan sürücüleri ve kaplinleri gösterir,

* Veri kablolarının iletim özelliklerinin ölçümleri, kalan

kullanım ömrü hakkında fikir verir,

* Kuvvet veya yük hücresi sensörleri, akım kullanımının

belirlenmesine yardımcı olur.

ÖNLEYİCİ VE

KESTİRİMCİ BAKIM

FARKLARI NEDİR?

Önleyici bakım, bakım önlemlerinin belirli aralıklarla

gerçekleştirildiği bir bakım stratejisidir. Aralıklar zamana

veya miktara bağlı olabilir. Sistemlerin veya makine

parçalarının bozulmasının beklemediği, sistematik

önleyici denetimler ve bakım önlemlerinin uygulanması

ile sürdürülür. Bu durumda, makinelerin ve sistemlerin

gerçek aşınma ve yıpranma derecesi önemli değildir.

Bu prosedür, kestirimci bakımın tam tersidir; burada

süreç ve makine verileri sensörler ve arayüzler aracılığıyla

çalışma sırasında kaydedilir, depolanır ve ardından

analiz edilir.

27


Notes from History Tarihten Notlar

ALUMINIUM

IN ALL PARTS OF LIFE

WITH US

ALÜMİNYUM,

HAYATIN HER ALANINDA

BİZİMLE BİRLİKTE

Aluminium, a gray light metal, is the third

most common element in the earth’s crust

and the most widely used metal after

iron. Aluminium, which has been known

to mankind since ancient times and used

in various ways, continues to be widely

present in almost every aspect of our lives

today.

The name aluminium comes from the word “alumine”.

The name alumina is taken from French and

derived from “aluminene”, the classical Latin name

for alum, the mineral from which it is harvested. In

the Indo-European language family, the root “alu-”

means “bitter” or “beer.”

Aluminium (Al), the 12th most common element in

the universe, is classified as the third most common

element on Earth. Aluminium, the metal most used

by mankind after iron, makes up about 1.6 percent

of the earth’s mass. Easily oxidized and bound to

rocks, aluminium is the third most abundant element

in the world after oxygen and silicon.

28

Gri renkli hafif bir metal olan alüminyum,

yerkabuğunda en yaygın bulunan üçüncü

element olmasının yanı sıra demirden sonra

en fazla kullanılan metaldir. Antik çağlardan

beri insanoğlunun tanıdığı ve çeşitli şekillerde

kullandığı alüminyum, günümüzde de hayatımızın

hemen her alanında yaygın olarak var olmaya

devam ediyor.

Alüminyum adı, “alümine” kelimesinden gelir. Alümin adı

Fransızcadan alınmış ve toplandığı mineral olan şapın klasik

Latince adı olan “alümen”den türetilmiştir. Hint-Avrupa dil

ailesinde “alu-” kökü ise “acı” veya “bira” anlamında kullanılır.

Evrende en yaygın bulunan 12’nci element olan alüminyum

(Al), dünyamızda da en yaygın üçüncü element olarak sınıflandırılıyor.

İnsanoğlunun demirden sonra en fazla kullandığı

metal olan alüminyum, yer kürenin kütlece yaklaşık yüzde

1,6’sını oluşturur. Kolayca oksitlenerek kayalara bağlanan

alüminyum, tüm elementler arasında oksijen ve silikondan

sonra dünyada en fazla bulunan üçüncü elementtir.

Günümüzde alüminyum ve alaşımları, sahip oldukları fiziksel

ve kimyasal özellikleri nedeniyle evsel malzemelerden yüksek


Today, aluminium and its alloys have

become indispensable material in many

fields, from domestic materials to hightech

devices, from building elements to

automotive and aerospace industries, due

to their physical and chemical properties.

This metal, which is in high demand in

industrial applications due to its cheapness

compared to many other metals,

recyclability, abundance, light weight, high

strength, and high corrosion resistance

obtained by heat treatment under appropriate

conditions, increases its usage areas

every year, especially with improvements

in surface properties.

KNOWN IN THE PAST

AS “ALUM”

Aluminium is very rare in its natural form,

and the process of refining it from ores

is complex. For this reason, we know that

the “alum salt” form of aluminium has

been used by mankind since early written

history, although it was unknown for most

of human history. Egyptian inscriptions

and Babylonian tablets mention the use of

alum, an aluminium salt, in fabric dyeing

and medicinal mixtures, while the Greek

historian Herodotus, in his texts dating

back to the 5th century BC, reports that

alum was widely used in fabric dyeing.

Alum, which was also an important

substance in trade until the Middle Ages,

emerged as a substance that scientists

were more interested in during the

Renaissance. In 1754, German chemist

Andreas Sigismund Marggraf synthesized

alumina for the first time by boiling clay

in sulfuric acid and then adding potash,

while in 1807, British chemist, physicist,

and inventor Humphry Davy found the

element aluminium as a component of

iron alloy. Davy, who aimed to obtain

aluminium from a mixture of alumina and

potassium by electrolysis, wanted it to be

called “aluminium.”

In 1824, pure aluminium was first produced

by Danish physicist and chemist

Hans Christian Ørsted. Ørsted reduced

aluminum chloride using potassium amalgam

and isolated metallic aluminium. In

1827, German chemist Friedrich Wöhler

took Ørsted’s work one step further,

obtaining purer and larger amounts of aluminium.

With these achievements, Ørsted

and Wöhler are also known as the discoverers

of aluminium.

The year 1886 is the turning point of

modern aluminium. On this date, largescale

production of aluminium was made

possible by the “Hall-Héroult” technique,

discovered almost simultaneously -indeteknolojili

cihazlara, yapı elemanlarından

otomotiv ve havacılık sanayisine kadar

birçok alanda vazgeçilmez bir malzeme

haline gelmiştir. Diğer birçok metale göre

ucuz olması, geri dönüştürülebilmesi, bol

bulunması, hafif olması, uygun koşullarda

yapılan ısıl işlem ile elde edilen yüksek

mukavemet ve yüksek korozyon dayanımı

nedeniyle sanayi uygulamalarında yüksek

talep gören bu metal, özellikle yüzey özelliklerinde

yapılan iyileştirmelerle kullanım

alanlarını da her yıl artırmaktadır.

GEÇMİŞTE EN ÇOK

“ŞAP” OLARAK

TANINIYORDU

Alüminyum, doğal formda çok nadirdir ve

onu cevherlerden arıtma işlemi karmaşıktır.

Bu nedenle insanlık tarihinin çoğunda

bilinmese de alüminyumun “şap tuzu” formunun

yazılı tarihin erken dönemlerinden

itibaren insanoğlu tarafından kullanıldığını

biliyoruz. Mısır yazıtları ve Babil tabletleri,

bir alüminyum tuzu olan şapın kumaş

boyamasında ve tıbbi karışımlarda kullanıldığından

söz ederken, Yunan tarihçi

Heredot da MÖ 5’inci yüzyıla tarihlenen

metinlerinde şapın kumaş boyamasında

yaygın olarak kullanıldığını aktarıyor.

Orta Çağ’a kadar ticarette de önemli bir

madde olan şap, Rönesans döneminde bilim

insanlarının daha fazla ilgilendiği bir

madde olarak karşımıza çıkıyor. 1754’te

Alman kimyager Andreas Sigismund

Marggraf, sülfürik asit içinde kili kaynatıp

ardından potas ekleyerek alüminayı ilk

kez sentezlerken, 1807’de İngiliz kimyager,

fizikçi ve mucit Humphry Davy, alüminyum

elementini demir alaşımının bir

bileşeni olarak buldu. Elektroliz yöntemiyle

alümina ve potasyum karışımından

alüminyum elde etmeyi amaçlayan Davy,

buna “alüminyum” adının verilmesi istedi.

1824’te ise saf alüminyum ilk kez Danimarkalı

fizikçi ve kimyager Hans Christian

Ørsted tarafından üretildi. Ørsted,

potasyum amalgamı kullanarak alüminyum

klorürü indirgedi ve metalik alüminyumu

izole etti. 1827’de Alman kimyager

Friedrich Wöhler, Ørsted’in çalışmalarını

bir adım ileriye taşıyarak, daha saf ve

büyük miktarda alüminyum elde etti. Bu

başarılarıyla Ørsted ve Wöhler, alüminyumun

kâşifleri olarak da anılmaktadır.

1886 yılı ise modern alüminyumun dönüm

noktasıdır. Bu tarihte alüminyumun büyük

ölçekli üretimi, Amerikalı kimyager Charles

Martin Hall ve Fransız bilim insanı

Paul Héroult tarafından -birbirlerinden

bağımsız olarak- neredeyse aynı anda

keşfedilen “Hall-Héroult” tekniğiyle mümkün

oldu. Bu buluş, alüminyum oksidin

“Aluminium

production starts

with the extraction

of bauxite rock

from the ground.

The bauxite is

processed using

the Bayer process

and converted into

alumina. It is then

processed using the

Hall-Héroult process

to produce the final

aluminium metal.”

“Alüminyum

üretimi, boksit

kayanın yerden

çıkarılmasıyla

başlar. Boksit, Bayer

işlemi kullanılarak

işlenir ve alüminaya

dönüştürülür. Daha

sonra Hall-Héroult

işlemi kullanılarak

işlenir ve nihai

alüminyum metali

elde edilir.”

“The statue of Eros

in London, made in

1893, is one of the

first sculptures made

of aluminium. The

first aluminium foil

was produced in

1910, and the first

aluminium beverage

can in 1959”

“Londra’da bulunan

Eros heykeli,

1893’te yapılmış

olup alüminyumdan

üretilmiş ilk

heykellerden biridir.

İlk alüminyum

folyo 1910’da ilk

alüminyum içecek

kutusu ise 1959’da

üretilmiştir.”

29


Notes from History Tarihten Notlar

WHERE IS ALUMINIUM

USED?

• In transportation vehicles (such

as cars, planes, trucks, wagons,

marine vehicles, bicycles, and

spacecraft) due to their low

density,

• In packaging materials (such as

boxes, foils, and frames) as they

are non-toxic or absorbent and

resistant to fragmentation,

• In building and construction

areas where lightweight,

corrosion resistance, or

engineering properties are

important (such as windows,

doors, siding, building wire,

sheathing, roofing),

• In electrical-related fields (such

as conductor alloys, motors

and generators, transformers,

and capacitors) due to its high

conductivity, sufficient strength,

and low density,

• In household items ranging from

cooking utensils to furniture,

• Chemical industry and

agricultural needs.

ALÜMİNYUM

NERELERDE

KULLANILIYOR?

• Düşük yoğunluğundan dolayı

ulaşım araçlarında (otomobiller,

uçaklar, kamyonlar, vagonlar,

deniz araçları, bisikletler, uzay

araçları gibi),

• Toksik veya emici olmadığı

ve parçalanmaya karşı

dayanıklı olduğu için ambalaj

malzemelerinde (kutular,

folyolar, çerçeveler gibi),

• Hafiflik, korozyon direnci veya

mühendislik özellikleri önemli

olduğunda bina ve inşaat

alanlarında (pencereler, kapılar,

dış cephe kaplaması, inşaat teli,

mantolama, çatı kaplama gibi),

• Yüksek iletkenliği, yeterli

mukavemete ve düşük

yoğunluğa sahip olması

nedeniyle elektrikle ilgili

alanlarda (iletken alaşımları,

motorlar ve jeneratörler,

transformatörler, kapasitörler

gibi),

• Yemek pişirme gereçlerinden

mobilyalara kadar çeşitli ev

eşyalarında,

• Kimya endüstrisi ve tarım

ihtiyaçlarında.

30

pendently of each other- by the American

chemist Charles Martin Hall and the

French scientist Paul Héroult. This invention

was based on obtaining aluminium

by melting aluminium oxide into cryolite

and electrolyzing it. This process, which

led to a significant increase in aluminium

production, also paved the way for the

formation of favorable aluminium prices

in the market. The Hall-Héroult formula

is still used in aluminium production

today.

IN OUR DAILY LIVES

TOO MUCH SPACE

The use of aluminium in industry started

with the introduction of the electrolysis

method. Compared to copper, brass, steel,

and other engineering materials used in the

industry due to their density, aluminium is

preferred due to its lightness, strength, high

thermal and electrical conductivity, easy

formability, superior corrosion resistance,

machining, and heat treatability. With the

development of technology and industry,

aluminium is widely used in many industries

as an alternative material to steel.

Another important factor in the widespread

use of aluminium is the ease of

compounding with other chemical elements

and the ability to develop alloys

with very different properties. High formability,

good mechanical properties, conductivity,

economic and long life, ease of final

product processing, and high corrosion

resistance increase the use of aluminium

day by day.

kriyolit içinde eritilip elektrolize edilerek

alüminyumun elde edilmesine dayanıyordu.

Alüminyum üretiminde belirgin bir

artışa yol açan bu işlem, piyasada uygun

alüminyum fiyatlarının oluşumuna da

zemin hazırladı. Hall-Héroult formülü,

günümüzde hala alüminyum üretiminde

kullanılmaya devam edilmektedir.

GÜNLÜK HAYATIMIZDA

YERİ ÇOK FAZLA

Alüminyumun sanayide kullanılmaya

başlanması ise elektroliz yönteminin kullanılmaya

başlamasıyla gerçekleşmiştir.

Yoğunluğu nedeniyle sanayide kullanılan

bakır, pirinç, çelik ve diğer mühendislik

malzemeleriyle kıyaslandığında hafiflik,

mukavemet, yüksek derecede ısı ve

elektrik iletkenliği, kolay şekillendirilebilme,

üstün korozyon direnci, işleme ve

ısıl işlem yapılabilirliği özelliklerinden

dolayı tercih edilen alüminyum, teknoloji

ve endüstrinin gelişmesiyle birlikte çeliğe

alternatif bir malzeme olarak pek çok

endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır.

Alüminyum kullanımının yaygınlaşmasındaki

önemli bir başka etken ise diğer

kimyasal elementlerle bileşik oluşturmasının

kolaylığıyla çok farklı özelliklere

sahip alaşımlar geliştirilebilmesidir.

Yüksek şekillendirilebilirlik, mekanik

özelliklerinin iyiliği, iletkenlik, ekonomik

ve uzun ömürlü olması, nihai ürün prosesinin

kolaylığı ve korozyon direncinin

yüksek olması alüminyumun her geçen

gün kullanımını artırmaktadır.


KP 180

HYDRAULIC ALUMINIUM CORNER CRIMPING MACHINE

HİDROLİK ALÜMİNYUM KÖŞE BİRLEŞTİRME PRESİ

H

Net

Bar

Air Cons.

W

WxLxH cm

Max

10 L/ Hmax: 180 mm

4000 kg x 2 100

98x110x140

min. Wmax: 150 mm

Bar

436

463

GENERAL FEATURES

• It is designed through the hydrauliccally crimping system

• Steel construction of the machine table that is strong and lasting

• Practically adjustment of the knives according to the shape and height of the

profiles

• Practically adjustment of the cylinder feed and profile stops by means of the

milimetric ruler

• The machine is equiped with the pneumatic (for clamps) and hydraulic (for

crimping) foot pedals for the operation control during the machining cycle

• Pressing is done by hydraulic crimping heads that move in synchronous with

each other

• Double-acting 90° of bracing clamp for inner corner returns to the home

position under the table after crimping

• Powerfull hydraulic pump with 2 x 5 tons capacity

• Protection plates made of polyamide material to prevent being scrathes on the

profile surface

• Positioning of the cylinders closer to the workpiece to shorten the cycle time

thanks to the ‘return’ push button

• Maximum clamping capacity : H: 185 x W: 150 mm

• Maximum crimping height : H: 180 mm

• Minimum window inner dimension that can be crimped : 200 mm

GENEL ÖZELLİKLER

• Tamamen hidrolik presleme prensibine sahiptir

• Kuvvetli ve uzun ömürlü çelik malzemeden üretilmiş makine tablasına sahiptir

• Profillerin şekline ve yüksekliğine göre kolay ayarlanabilir ve monte edilebilir

takım sistemi

• Hidrolik silindirlerin ilerlemesi ve profil dayama milimetrik cetvel sistemli ile

ayarlanabilmektedir

• Makine pnömatik (mengeneler için) ve hidrolik (presleme için) iki adet ayak

pedalı sayesinde çalışma döngüsünü tamamlamaktadır

• Presleme işlemi birbiri ile senkronize olarak hareket eden hidrolik presleme

kafaları sayesinde olmaktadır

• 90° olan merkezleme gönyesi presleme işleminin bitiminden sonra tablanın

altına başlangıç noktasına geri dönerek gizli pozisyonda kalır

• Güçlü hidrolik pompa sistemi (5 ton x 2)

• Profilin yüzeyini korumak için polyamid levhalar

• Piston ‘return’ butonu sayesinde presleme silindirlerini iş parçasına yakın

olarak konumlamak mümkündür

• Bağlanabilir maksimum profil ölçüleri: H: 185 x W: 150 mm

• Maksimum presleme yüksekliği: H: 180 mm

• Birleştirilebilecek minimum çerçeve iç ölçüsü 200 mm

STANDARD ACCESSORIES

• 1 set of 3 mm, 1 set of 5 mm and 1 set of 7 mm crimping knives

• 2x pneumatic vertical clamp

• 2x profile support arms

• 2x allen key (4 and 5 mm)

STANDART AKSESUARLAR

• 1 set 3 mm, 1 set 5 mm ve 1 set 7 mm kalınlıkta presleme bıçakları

• 2 x pnömatik dikey mengene

• 2 x profil destek kolu

• 2 x alyan anahtar (4 ve 5 mm)

OPTIONAL ACCESSORIES

• Adjustable multi knife set

• KP 180 CE top guard (H: 180 mm)

• Special crimping knives

OPSİYONEL AKSESUARLAR

• Çoklu ayarlı bıçak seti

• KP 180 CE kapak grubu (H: 180 mm)

• Profile göre özel presleme bıçak seti


Travel Guide Gezi Rehberi

“TAŞ TEPELER” PROJECT

WILL SHED LIGHT

ON THE HISTORY OF

CIVILIZATION

TAŞ TEPELER PROJESİ

MEDENİYET TARİHİNE

IŞIK TUTACAK

Şanlıurfa, the City of Prophets, is home

to the oldest settlements of humankind.

Archaeological research that started with

Göbeklitepe has now spread to 11 different

regions. While the scientific world eagerly

awaits the data to be obtained with the “Taş

Tepeler-Stone Hills Project,” the tourism

potential of the region is booming.

Taş Tepeler, home to the oldest settled communities

of Anatolia and Upper Mesopotamia, consists of

Göbeklitepe and 11 other archaeological sites around

it. Spread over an area of approximately 200 square

kilometers in Şanlıurfa, these sites include Göbeklitepe,

Karahantepe, Harbetsuvan, Gürcütepe, Kurttepesi,

Taşlıtepe, Sefertepe, Ayanlar, Yoğunburç, Sayburç,

Çakmaktepe, and Yeni Mahalle.

The ongoing archaeological research, which began

in 2021, has yielded important information about the

daily lives and beliefs of people who lived 12 thousand

years ago, and it is estimated that there are many more

sites waiting to be discovered in this magical area. For

example, Göbeklitepe, which we can call the center of

the Stone Hills, dates back to 9,600 BC and reflects an

uninterrupted period of approximately 1,500 years. This

32

Peygamberler Şehri Şanlıurfa, insanoğlunun

en eski yerleşimlerine ev sahipliği yapıyor.

Göbeklitepe ile başlayan arkeolojik

araştırmalar günümüzde 11 farklı bölgeye

yayılmış durumda. Bilim dünyası “Taş Tepeler

Projesi” ile elde edilecek verileri merakla

beklerken, bölge turizm potansiyelinde de

patlama yaşanıyor.

Anadolu’nun ve Yukarı Mezopotamya’nın yerleşik hayata

geçen en eski topluluklarına ev sahipliği yapan Taş

Tepeler, Göbeklitepe ve çevresindeki diğer 11 arkeolojik

sit alanından oluşuyor. Şanlıurfa’da, yaklaşık olarak 200

kilometrekarelik bir alana yayılan bu sit alanları Göbeklitepe,

Karahantepe, Harbetsuvan, Gürcütepe, Kurttepesi,

Taşlıtepe, Sefertepe, Ayanlar, Yoğunburç, Sayburç, Çakmaktepe

ve Yeni Mahalle bölgesini kapsıyor.

2021’de başlatılan ve halen devam eden arkeolojik araştırmalarda,

12 bin yıl önce yaşamış insanların günlük

yaşamları ve inançlarına dair önemli bilgilere ulaşılırken,

bu büyülü alanda keşfedilmeyi bekleyen daha

çok sit alanı olduğu da tahmin ediliyor. Örneğin, Taş

Tepeler’in merkezi diyebileceğimiz Göbeklitepe’nin tarihi

MÖ 9.600’lere kadar uzanıyor ve yaklaşık 1.500 yıllık

bir süreci kesintisiz olarak yansıtıyor. Bu zaman dilimi


period of time is neither a single place nor a single

moment: Anatolia was not only the birthplace of modern

civilizations but also the site of long-distance trade,

experiments in animal domestication and agriculture,

the first villages, and the world’s oldest monumental

structures. All these elements are also recognized as the

most important elements of modern human life.

THE ZERO POINT OF HISTORY:

GÖBEKLITEPE

In 1994, German archaeology professor Klaus Schmidt,

while leading a series of excavations in Sanliurfa, followed

the traces of records from the 1960s to the site

called Göbeklitepe. The results of the first excavations

in the region were exciting: “T-shaped” standing stones

from the Neolithic period, 3 to 6 meters tall and weighing

40 to 60 tons, with wild animal figures.

Located on the edge of the Fertile Crescent of Upper

Mesopotamia, 12 kilometers northeast of Şanlıurfa, in

the Tek Tek Mountains, Göbeklitepe was built by prehistoric

people thousands of years before the invention of

writing and the wheel, 7,100 years before the Pyramids

of Giza and 6,600 years before Stonehenge, before metal

tools and even pottery were invented.

Göbeklitepe, which preserves its mystery as one of

the most important discoveries in the history of archaeology,

has also led to the acceleration of surface

research in its immediate vicinity. Thus, similar monolithic

columns decorated with magnificent reliefs of

animals and symbols were found in nearby sites such as

Karahantepe and Harbetsuvan Tepe.

The mysterious and impressive Göbeklitepe, thought to

be the oldest known center of worship and added to the

UNESCO World Heritage List in 2018, promises visitors

a time travel to one of the least known periods of

human history.

OLDER THAN GÖBEKLİTEPE:

KARAHANTEPE

With 12 thousand years of history, Karahantepe is

thought to be even older than Göbeklitepe and is one of

the most important settlements of the Neolithic period.

ne tek bir yeri ne de tek bir anı ifade ediyor: Anadolu,

günümüz medeniyetlerinin doğduğu yer olmakla kalmamış,

aynı zamanda uzun mesafeli ticaretin gerçekleştiği,

hayvan evcilleştirme ve tarım denemelerinin yapıldığı,

ilk kez köylerin kurulduğu ve dünyanın en eski anıtsal

yapılarının inşa edildiği yer olmuş. Tüm bu unsurlar, modern

insan yaşamının en temel unsurları olarak da kabul

ediliyor.

TARİHİN SIFIR NOKTASI:

GÖBEKLİTEPE

1994’te, Alman Arkeoloji Profesörü Klaus Schmidt, Şanlıurfa’da

bir dizi kazıyı yönetirken, 1960’lardaki kayıtların

izlerini takip ederek Göbeklitepe adı verilen yere ulaştı.

Bölgedeki ilk kazıların sonuçları heyecan vericiydi: Kazılarda

neolitik döneme ait, boyları 3 ila 6 metre, ağırlıkları

da 40 ila 60 ton olan, yabani hayvan figürlü “T” biçimli

dikili taşlar bulundu.

Yukarı Mezopotamya’nın Bereketli Hilali’nin kenarında,

Şanlıurfa’nın 12 kilometre kuzeydoğusunda, Tek Tek

Dağları’nda yer alan Göbeklitepe, henüz metal aletler

ve hatta çanak çömlek icat edilmemişken tarih öncesi

insanlar tarafından; yazının ve tekerleğin icadından binlerce

yıl, Gize Piramitleri’nden 7.100 yıl, Stonehenge’ten

ise 6.600 yıl önce inşa edilmişti.

Arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri olarak

gizemini koruyan Göbeklitepe, yakın çevresindeki yüzey

araştırmalarının hızlanmasını da beraberinde getirmiştir.

Böylece Karahantepe ve Harbetsuvan Tepe gibi

yakındaki sit alanlarında, muhteşem hayvan ve sembol

kabartmalarıyla süslenmiş benzer yekpare sütunlara

ulaşılmıştır.

Bilinen en eski tapınma merkezi olduğu düşünülen ve

2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenen

gizemli ve etkileyici Göbeklitepe, ziyaretçilerine insanlık

tarihinin en az bilinen dönemlerinden birine bir zaman

yolculuğu vadediyor.

GÖBEKLİTEPE’DEN DE ESKİ:

KARAHANTEPE

12 bin yıllık geçmişe sahip Göbeklitepe’den bile daha eski

bir tarihe sahip olduğu düşünülen Karahantepe, neoli-

33


Travel Guide Gezi Rehberi

DO YOU KNOW THESE?

• As far as is known, the Taş

Tepeler are home to the first

examples of settled life and

social communities in the world.

• 12,000 years ago, the process

in which shelter turned into

dwellings and real villages

emerged began.

• The region also hosts the first

examples of organized labor and

specialization.

• The monumental structures

in Taş Tepeler are believed to

be community centers where

people came together.

• Settled life brought with it new

strategies for obtaining and

storing food. People developed

food storage and procurement

skills in the region.

• In the later stages of the period,

new food habits led to the

production of terracotta pots,

and watery food emerged as a

new input in nutrition. Thus, the

region witnessed humanity’s

first use of utensils and the

ability to carry out basic trade

ventures.

“In Şanlıurfa,

archaeological

excavations were

launched at the

end of 2021 at

a total of 12

archaeological sites

covering an area of

approximately 200

square kilometers,

providing important

insights into the

daily lives and beliefs

of prehistoric people.”

“Şanlıurfa’da,

yaklaşık olarak 200

kilometrekarelik

bir alana yayılan

toplam 12 arkeolojik

sit alanında tarih

öncesi dönemdeki

insanların günlük

yaşamları ve

inançlarına dair

önemli bilgiler veren

arkeolojik kazılar

2021 yılının sonunda

başlatılmıştı.”

34

Located in the Haliliye district of

Şanlıurfa, Karahantepe is 55 kilometers

east of Şanlıurfa. Recent archaeological

studies show that Karahantepe may be

even earlier than Göbeklitepe, which tells

us that Karahantepe is the oldest known

neolithic site.

As in Nevali Çori and Göbeklitepe,

Karahantepe follows a similar settlement

plan. While nearly 250 “T” shaped

obelisks have been unearthed so far,

the surfaces of the obelisks are mostly

human as well as animal depictions: A

three-dimensional human face carved

into the bedrock deeply impresses everyone,

whether scientist or visitor.

Where Karahantepe differs from

Göbeklitepe is that there are also elements

of daily use adjacent to the site.

In other words, Karahantepe is not only

a place of worship/gathering but also a

settlement.

SEFERTEPE AND

OTHER SETTLEMENTS

There are other important archaeological

sites in the Taş Tepeler region, such

as Sefertepe. These settlements bear

witness to the transition from hunter-gatherer

lifestyle to agriculture and

animal husbandry, which is considered

one of the most important revolutions

in human history. The discoveries made

in the region contribute greatly to our

tik dönemin önemli yerleşimleri arasında

sayılıyor.

Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesi sınırlarında kalan

Karahantepe, Şanlıurfa’nın 55 kilometre

doğusunda yer alıyor. Son arkeolojik çalışmalar,

Karahantepe’nin Göbeklitepe’den

bile daha erken olabileceğini gösteriyor ki

bize, Karahantepe’nin bilinen en eski neolitik

bölge olduğunu da söylüyor.

Nevali Çori ve Göbeklitepe’de olduğu gibi

Karahantepe’de de benzer bir yerleşim

planı izleniyor. Bugüne kadar 250’ye yakın

“T” şeklinde dikilitaş gün ışığına çıkarılırken,

dikilitaşların yüzeylerinde hayvan

betimlemelerinin yanı sıra daha çok insan

betimlemeleri ile karşılaşılıyor: Ana kayaya

oyulmuş üç boyutlu bir insan yüzü, bilim

insanı ya da ziyaretçi olsun herkesi derinden

etkiliyor.

Karahantepe’nin Göbeklitepe’den ayrıştığı

nokta ise alanın bitişiğinde günlük kullanım

öğelerine de rastlanmış olması. Başka

bir deyişle Karahantepe, sadece tapınma/

toplanma alanı değil aynı zamanda bir

yerleşim yeri özelliği de taşıyor.

SEFERTEPE VE

DİĞER YERLEŞİMLER

Taş Tepeler bölgesinde, Sefertepe gibi diğer

önemli arkeolojik sit alanları da bulunuyor.

Bu yerleşimler, insanların avcı-toplayıcı

yaşam tarzından tarım ve hayvancılığa

geçiş dönemine tanıklık ederken, bu geçiş

insanlık tarihinin en önemli devrimlerin-


understanding of this process. For example,

the small stone structures and

stone tools found at Sefertepe provide

important clues about the daily lives and

agricultural activities of the people of

the period.

Another important area of the Taş

Tepeler Project, Harbetsuvan Hill, draws

attention with its ritual structures from

the Neolithic period. The stone columns

and reliefs found here provide scientists

with important information about the

belief system of the period.

The Taş Tepeler Project proves that

there are other sites that are contemporary

with Göbeklitepe and have similar

characteristics. For now, it is possible to

say that all of these sites are located on

high hills, ideal for hunting. The hunting

grounds in the vicinity of these sites also

support this

view. However,

what we know

is still a very

small part of

what we will

learn.

You can access

detailed information

about

the Taş Tepeler

Project with

the QR codes

on the page.

den biri olarak kabul ediliyor. Bölgede

yapılan keşifler ise bu süreci anlamamıza

büyük katkı sağlıyor. Örneğin Sefertepe’de

bulunan küçük taş yapılar ve taş aletler,

dönemin insanlarının günlük yaşamlarına

ve tarımsal faaliyetlerine dair önemli

ipuçları sunuyor.

Taş Tepeler Projesi’nin bir başka önemli

alanı Harbetsuvan Tepesi ise neolitik döneme

ait ritüel yapılarıyla dikkat çekiyor.

Burada bulunan taş sütunlar ve kabartmalar,

dönemin inanç sistemine yönelik bilim

insanlarına önemli bilgiler sağlıyor.

Taş Tepeler Projesi bizlere, Göbeklitepe ile

çağdaş ve benzer özellikler taşıyan başka

yerler olduğunu da kanıtlıyor. Şimdilik bu

yerlerin tamamının yüksek tepeler üzerinde,

avcılık için ideal alanlarda olduğunu

söylemek mümkün. Bu alanların yakın

çevresinde bulunan av yerleri de bu görüşü

destekliyor.

Ancak

bildiklerimiz,

öğreneceklerimizin

henüz

çok küçük bir

kısmı.

Taş Tepeler

Projesi ile

ilgili ayrıntılı

bilgilere

sayfadaki

karekodlarla

ulaşabilirsiniz.

BUNLARI

BİLİYOR MUSUNUZ?

• Bilindiği kadarıyla Taş Tepeler,

dünya üzerindeki ilk yerleşik

yaşam ve sosyal topluluk

örneklerine ev sahipliği yapar.

• 12.000 yıl önce barınağın konuta

dönüştüğü, gerçek köylerin

ortaya çıktığı süreç başlar.

• Bölge aynı zamanda organize

iş gücünün, uzmanlaşmanın ilk

örneklerini barındırır.

• Taş Tepeler’de bulunan anıtsal

yapıların insanların bir araya

geldiği topluluk merkezleri

olduğuna inanılmaktadır.

• Yerleşik yaşam beraberinde yeni

besin elde etme ve saklama

stratejilerini de getirmiştir.

İnsanlar bölgede yiyecek

saklama ve tedarik becerileri

geliştirmiştir.

• Dönemin ileri aşamalarında yeni

besin alışkanlıkları pişmiş toprak

kapların üretimini de beraberinde

getirmiş, sulu aş beslenmede yeni

bir girdi olarak ortaya çıkmıştır.

Bölge böylece, insanlığın ilk

kap kacak kullanımı ve temel

ticaret girişimleri gerçekleştirme

becerisine sahne olmuştur.

TAŞ TEPELER

PROJECT:

TAŞ TEPELER

PROJESİ:

TAŞ TEPELER MAP:

TAŞ TEPELER

HARİTA:

35


Fair Agenda Fuar Takvimi

GLASSTECH

Mexico Meksika

July 16-18 Temmuz

AVRASYA

PENCERE FUARI

Türkiye

November 15-18 Kasım

DoWin-Tech

Iran İran

May 21-31 Mayıs

BIG 5 EXPO

UAE BAE

November 24-27 Kasım

GLASS BUILD

AMERICA

USA ABD

November 4-6 Kasım

Expo Construction

Colombia Kolombiya

May 20-25 Mayıs

Fevent

Chile Şili

June 17-19 Haziran

36


YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178


SMARTER PRODUCTION,

FASTER SOLUTIONS,

MEET AIMCAM!

DAHA AKILLI ÜRETİM,

DAHA HIZLI ÇÖZÜMLER,

AIMCAM İLE TANIŞIN!

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!