AIRWORLD_SAYI 34
TÜRKİYE'DE BASINÇLI HAVA SEKTÖRÜNÜN SEKTÖREL YAYIN ORGANI
TÜRKİYE'DE BASINÇLI HAVA SEKTÖRÜNÜN SEKTÖREL YAYIN ORGANI
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025 / SAYI: 34 - www.airworldturkiye.com
ÇİN İTHALATIYLA
KUŞATILAN
TÜRK SANAYISI
MURAT ALİŞİROĞLU
KOMSAD
Genel Sekreteri
VEKALET SAVAŞLARI
ARASINDA
KALAN TÜRKIYE
İTHALATTA VAHIM TABLO
MAKINA VAR
SERVIS YOK!
››
››
MAKALE
38
100
TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL
TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025 / SAYI: 34 - www.airworldturkiye.com
26
KAPAK KONUSU
ÇİN İTHALATIYLA
KUŞATILAN
TÜRK SANAYİSİ
MURAT ALİŞİROĞLU
KOMSAD
Genel Sekreteri
VEKALET SAVAŞLARI
ARASINDA
KALAN TÜRKIYE
ITHALATTA VAHIM TABLO
MAKINA VAR
SERVIS YOK!
SANAYİ EGEMENLİĞİ EL
DEĞİŞTİRİYOR:
ÇİN İTHALATIYLA KUŞATILAN
YERLİ ÜRETİM
KÜRESEL SAVAŞ GÖLGESİNDE TÜRK SANAYİSİ: BİR ÇIKIŞ STRATEJİSİ 30
SANAYİ ÜRÜNLERİ SATIŞ SONRASI HİZMETLER DÜZENLEMESİ ŞART OLDU! / ZÜHTÜ BAKIR 34
EKONOMİK KRİZDE SANAYİCİMİZİN ÇIKIŞ YOLU: ENERJİ VERİMLİLİĞİ YATIRIMLARI
/GÖKAY ÇOMOĞLU 38
VAKUM TEKNOLOJİSİNDE VERİMLİLİĞİN ANAHTARI: PAKETLEME SÜREÇLERİNDE DOĞRU
KULLANIMIN 10 KURALI /EMİNE CABBAR 42
ÇOKLU KOMPRESÖR SİSTEMLERİNDE YAPAY ZEKA TABANLI ENERJİ OPTİMİZASYONU
RUBIKFLOW ® /AHMET HAMDİ GÜZEL 50
KURU VE NEMLİ HAVA İÇİN BASINÇLI HAVA DEBİMETRELERİ VE KULLANIM KOŞULLARI
/ALİ HAKAN HEKİM 58
TURBO KOMPRESÖRLERDE ŞAFT SIZDIRMAZLIĞI: VERİMLİLİĞİN SESSİZ BEKÇİSİ /ŞABAN YILMAZ 66
KOMPRESÖRLERDE KULLANILAN KASNAKLARDA BALANSIN ÖNEMİ / MERT CAN 70
KONTEYNER YAĞMURUNA KARŞI ENDÜSTRİYEL GÜVENCE /YASİN KARAMEHMETOĞLU 74
"BİR GÜN" DİYE BAŞLAYAN MİRAS: ERTAN SÖYLEMEZ /RÖPORTAJ 76
BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİNDE AŞIRI MÜHENDİSLİK /TUNA CAN İŞCAN 78
F-GAZLARIN SINIRLANDIĞI YENİ DÖNEM: SEKTÖR NASIL DÖNÜŞÜYOR?
/HÜSEYİN ÇELİK / GÜLDEN SAKA 82
SONİK NOZU İLE VİDALI KOMPRESÖR DEBİ TESTLERİNDE HACİMSEL YAPININ ETKİSİ
VE TEST HATTI İYİLEŞTİRME ÇALIŞMASI / ENES SOLAK / SERHAT ŞALE / MEHMET AY
/ DR. AHMET AYDIN 90
TMM, PDYNA VE KAISHAN'IN ENDÜSTRİYEL HAVA VİZYONU 98
CE İŞARETİ VE KOMPRESÖRLERDE UYGULANMASI /ALİ GÜBÜZ 100
2 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
››
MAKALE
ÖNSÖZ
İMTIYAZ SAHIBI Murat ALİŞİROĞLU
YAZI İŞLERI MÜDÜRÜ Murat ALİŞİROĞLU
GÖRSEL YÖNETMEN Eda ÇELİK DADALI
TASARIM NORM-ALL CREATIVE AJANS
HABER MUHABİRİ Canan ALİŞİROĞLU
HUKUK MÜŞAVIRI
Av. M. Hakan ÇINAR - Çınar Hukuk Bürosu
YAYIN İDARE MERKEZI
Kırkkonaklar Mah. 314.Cad. No 12/A Çankaya / ANKARA
Tel: +90 (543) 218 81 81
YAYIN KURULU
İbrahim ÖZEN-Genel Müdür/MEHMET ÖZEN MAK.SAN.
Nuri KARA Yön.Kur.Üyesi/DALGAKIRAN KOMPRESÖR
Özen TÜJÜMET Genel Müdür/ALKIN KOMPRESÖR
DANIŞMA KURULU
Alparslan TEKİN- Genel Müdür / İDEAL MAKİNA
Cengiz ATEŞ-Kimya Yüksek Mühendisi / PENTA GAZ SİSTEMLERİ
Emre TÜJÜMET-Yön.Krl.Bşk. / AYKOM KOMPRESÖR
Hüseyin GENÇ-Genel Müdür / GENSA
İlker AKÇAY- Yüksek Uçak Müh. / DELTA FİLTRE
Murat TÜYLÜOĞLU Genel Müdür / TÜYLÜOĞLU BLOWER
Şakir ÇAKIN –BASINÇLI HAVA SIST. DANIŞMANI
Tuna Can İŞCAN – GENEL MÜDÜR /SEL BAS.HAVA LTD.ŞTİ.
Yakub TÜFEKCİ- Genel Müdür / ID TURBO KOMPRESÖR FAB.
Yusuf İLHAN -Genel Müdür / CS İNSTRUMENS
BASKI
AZIM MATBAACILIK
Büyük Sanayi 1. Cad. No: 99/33
İskitler - ANKARA - TÜRKİYE
Tel: 0312 342 03 71-72 Faks: 0312 341 29 77
info@azimmatbaacilik.com • www.azimmatbaacilik.com
Sertifika No: 47897
REKLAM VE ABONELIK İLETIŞIM
murat@airworldturkiye.com.tr • (0543) 217 71 71
ISSN No.: 2564-6540
Basım Tarihi: 10.07.2025
Yayının Türü: Yaygın-Süreli Yayın
Üç Ayda Bir Yayınlanır.
Bu dergide yayınlanan yazılardaki sorumluluk yazarlarına,
ilanlardaki sorumluluk ilan veren kurum ve kişilere aittir.
Yayınlanan yazılar için yazarlara ücret ödenmez.
Krizler Arasında
Yol Almak:
Üreten Sanayiciye
Sahip Çıkmak
2025’in üçüncü çeyreğine ağır bir ekonomik ve jeopolitik iklimde giriyoruz.
Yerli sanayicimiz, yıllardır omuzladığı üretim yüküne rağmen bugün
iki cephede birden mücadele veriyor: Bir yanda Çin’den gelen düşük
kaliteli ürünlerin adeta pazar istilasına dönüşen baskısı, diğer yanda ise
küresel savaş atmosferinin yarattığı riskler.
KOMSAD olarak bu dönemde yalnızca Türkiye’deki bakanlıklarla değil,
ulusal basınla da sürekli temas halindeyiz. Başta Dünya Gazetesi ve birçok
sektörel yayın olmak üzere Çin menşeli kalitesiz ürünlerin sektöre verdiği
zararları gündeme taşıyor, bu tehdide karşı yapısal önlemler alınması için
çağrıda bulunuyoruz.
Ancak ekonomik tehditler sadece ticari haksızlıklarla sınırlı değil.
Sektörümüzün en büyük dış pazarı olan ülkelerin birçoğu şu anda fiili ya da
vekil savaşlar içinde. İsrail–İran hattındaki gerilim, yalnızca bölgesel değil,
aynı zamanda lojistik zincirleri, enerji maliyetleri ve döviz kurları üzerinden
Türk sanayisine doğrudan etkiler yaratıyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi
geleneksel ihracat bölgelerimizdeki belirsizlik, 2025’in ikinci yarısından
itibaren sektörümüzün ihracat potansiyelini tehdit eder hale geldi.
Üstelik içeride de tablo iyimser değil. Kamu yatırımlarının durması, finansmana
erişimin imkânsız hale gelmesi ve sanayicinin sırtına binen vergi
yüklerinin artışı, yerli üretici için adeta bir kıskaca dönüşmüş durumda. Bu
ortamda üretimi sürdürmek yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik
bir direnişe dönüştü. Ancak bu zorlu dönemde sanayicimizin karşı karşıya
kaldığı riskler yalnızca dış kaynaklı tehditlerle sınırlı kalmıyor. İçeride de
sistematik bazı sorunlar üretim gücünü zayıflatıyor. Özellikle kamu kurumlarında
yaşanan bürokratik yavaşlık, teşvik ve destek süreçlerinin dağınıklığı,
sanayi politikalarının devlet öncelikleri arasında yeterince yer bulamaması,
reel sektörün dayanma gücünü ciddi biçimde törpülüyor. Bugün birçok
sanayi kuruluşu, artan girdi maliyetlerinin ve finansmana erişim zorluklarının
yanında; uzun süren onay süreçleri, yeterli yönlendirme eksikliği ve
destek mekanizmalarındaki gecikmeler nedeniyle darboğaza sürükleniyor.
Bu nedenle son dönemde artan konkordato ilanları ve kapısına kilit vuran
işletmeler, münferit değil; yapısal bir uyarı niteliği taşıyor. Görünmeyen bu
çöküş, sessizliğini korudukça daha geniş sektörlere yayılma riski taşıyor.
Bu nedenle KOMSAD olarak TSE ile iş birliği içinde kurmayı planladığımız
Test ve Ölçüm Merkezi, yalnızca kaliteyi belgelemek değil, aynı
zamanda sektörü yeniden yapılandırmak adına kritik bir adımdır. Kaliteli
üretimi teşvik edecek yapılar, ithalat denetimleri, yerli üreticiye kamu alımlarında
pozitif ayrımcılık gibi önlemler artık ertelenemez.
Bu sayımızda, AIR WORLD TÜRKİYE olarak yine gündemin nabzını
tutuyoruz. Yalnızca yaşananları değil, yaşanabilecekleri de ortaya koyarak;
sektörümüzün akılcı, gerçekçi ve dayanışmacı bir stratejiyle nasıl ayağa
kalkabileceğini tartışıyoruz.
Krizler geçicidir. Ancak vizyon, dayanışma ve stratejik akıl kalıcıdır. Tüm
paydaşlarımızı bu ortak geleceği birlikte inşa etmeye davet ediyorum.
www.seyad.org.tr
ÜYESİDİR.
Dergimiz
Kurucu Üyesidir
/airworldturkiye
/airworldturkiye
/airworldturkiye
Murat ALİŞİROĞLU
murat@airworldturkiye.com.tr
4 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
››
MAKALE
››
››
MAKALE
››
››
MAKALE
Basınçlı Hava ve Gazlar için
ÖLÇÜM TEKNOLOJİLERİ
İLETİŞİM
SCAN ME
https://www.cs-instruments.com/tr/
(+90) 216 2516758
info@cs-instruments.com.tr
››
Bir Vidalı Blowerden
ne beklersiniz?
Delta Hybrid
Roots tipi blowerlere kıyasla %30 ‘a varan enerji tasarrufu
Yağ ve bozunabilir malzemeden %100 arındırılmış işletme havası
Yüksek düzeyde güvenilirlik ve düşük bakım ihtiyacı
Düşük yaşam boyu maliyeti
turkey@aerzen.com
www.aerzen.com/deltahybrid
››
MAKALE
››
Mentis Mühendislik ile
Güvenli
Gaz Çözümleri
öeknolo
ö
N & O 2 2
+90 0332 342 38 80
www.mentiseng.com info@mentiseng.com Fevziçakmak Mah, 10776 Sokak, No:1/L, Karatay/Konya
››
MAKALE
Ürün değişir. Kalite hep aynı.
Products may change. Quality remains the same.
Yataklı Rulman
Bearing Housing
Paslanmaz
Stainless
Özel Ölçü
Üretim
Custom Size
Production
Stoktan
Gönderim
Ready to
Ship from Stock
Yüksek Devir
Tam Performans
High RPM
Full
Performance
Bizi Takip Edin / Follow us | www.unsalmakina.com.tr
››
››
MAKALE
››
Hizmetlerimiz
Bakım ve Onarım
Genel Revizyon
Satış & Kiralama
Yedek Parça
Mühendislik Hizmetleri
Projelendirme
Aydınlı Mh. Yanyol Cd. Melodi Sk.
No: 2/61 Bilmo Sanayi Sitesi
Şekerpınar - Tuzla / İstanbul
Tel : +90 216 370 55 44
Mail : info@aircenter.com.tr
Web : aircenter.com.tr
aircentercompressor
aircentercompressor
Air Center Compressor San. ve Tic. A.Ş
››
MAKALE
››
BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİ
CE BELGELİ MÜHÜRLÜ
PİRİNÇ (MS58)
EMNİYET VENTİLLERİ
1/8" - 1/4" - 3/8" - 1/2" - 3/4" - 1"
BAĞLANTI ÇAPLARINDA
0,1 BAR - 65 BAR ARALIĞINDA
TÜM BASINÇLAR
-50 / + 250 ÇALIŞMA
SICAKLIĞINA DAYANIKLI
HAVA SU BUHAR YAĞ
MAY SERİSİ
KOMPRESÖR ÇEK VALFLERİ
İç yapsında kullanılan paslanmaz
yay ve darbeye karşı dayanıklı
özel tasarım conta sayesinde
yağ emme olmadan +250 derece
sıcaklığa ve yağ buharına
dayanıklı olarak üretilmektedir.
CE BELGELİ MÜHÜRLÜ
PASLANMAZ (316L)
EMNİYET VENTİLLERİ
1/8" - 1/4" - 3/8" - 1/2" - 3/4" - 1"
BAĞLANTI ÇAPLARINDA
0,1 BAR - 65 BAR ARALIĞINDA
TÜM BASINÇLAR
-50 / + 250 ÇALIŞMA
SICAKLIĞINA DAYANIKLI
HAVA SU BUHAR YAĞ
››
MAKALE
››
Maksimum Performans
DSC Compact Serisi Vidal› Kompresörler
Endüstriyel partneriniz
Dinamik Kompresör maksimum
performans ve ekonomi için en
mükemmel tercihinizdir...
www.dinamikcompressor.com
Yüksek Verim Düşük Maliyet...
DVS Serisi Kapasite Kontrollü Vidal› Kompresörler
DVS SER‹S‹ S‹Z‹N ‹Ç‹N HEREY‹
B‹R KEZ DAHA DÜÜNÜR.
DVS serisi invertörlü kompresörlerin
yap›m›ndaki yakla›m, optimum
performans›n daha geni hava üretim
aral›¤›na yay›lmas›n› sa¤lamaktad›r.
“Kompresörün en dinamik hali”
Dinamik Kompresör ve Mak. San. Tic. Ltd. ti.
Tel. : +90 (212) 858 00 67
Fax : +90 (212) 858 08 59
E-mail: info@dinamikcompressor.com
www.dinamikcompressor.com
››
MAKALE
››
››
KAPAK KONUSU
Yerli üretici kepenk indiriyor. Bu
gidişle fabrikalar kapanacak, Türkiye
sadece tüketen bir ülkeye dönüşecek.
SANAYI EGEMENLIĞI EL DEĞIŞTIRIYOR:
ÇIN İTHALATIYLA
KUŞATILAN
YERLI ÜRETIM
Devlet destekli Çin ürünleri,
Türkiye’nin üretim gücünü
stratejik biçimde tasfiye
ediyor. Kompresör gibi kritik
sektörler ithalatla boğulurken,
yerli üretici sessizce sahadan
çekiliyor. KOMSAD uyarıyor:
“Bu sadece ekonomik bir kriz
değil, sanayi egemenliğimizin
kaybıdır.”
26 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
KAPAK KONUSU
MURAT ALIŞIROĞLU
KOMSAD Genel Sekreteri
KOMSAD Genel Sekreteri ve sektör temsilcileri,
fuar nedeniyle bulundukları İstanbul’da bir
araya geldi. Sektör temsilcilerinin sorunlarını
dinleyen Dernek Genel Sekreteri Murat
Alişiroğlu, sektörün içindeki çıkmazı “kral çıplak”
sözleriyle özetledi. Alişiroğlu, konuşmalarında birçok
konuyu ön plana çıkardı:
“ÇIN ÜRETIMLE BÜYÜYOR; BIZ ITHALATLA
ÇÖKÜYORUZ”
Türkiye’de sanayi artık üretimle değil,
mukavemetle ayakta kalıyor. Bir sanayici için
üretmek artık ekonomik bir eylem değil,
ideolojik bir direnç halini aldı. Bu direnişin
karşısında; düşük kaliteli ama devlet destekli Çin
malları, yüksek enflasyon, maliyet krizi, sessiz kalan
kamu kurumları ve kırılgan KOBİ yapısı var.
Bu tabloyu sadece “küresel ticaretin sonucu” olarak
yorumlamak kolaycılıktır. Gerçek şu ki, Türkiye’de
sanayi stratejik olarak korumasız, üretici yalnız, pazar
ise kontrolsüz biçimde işgal altındadır.
TÜRK BASINÇLI HAVA SEKTÖRÜNÜN ANATOMİSİ:
KENDİ OKSİJENİNİ ÜRETEN SANAYİ
Basınçlı hava sistemleri; gıda, otomotiv, savunma,
sağlık, enerji ve tekstil gibi birçok sektörün görünmeyen
kalbidir. Türkiye, bu alanda hem teknolojik altyapıya
hem de insan kaynağına sahiptir. Yerli üreticiler,
mühendislikten montaja, Ar-Ge’den ihracata kadar her
adımda milli sermayeyi kullanarak ilerlemektedir.
Ancak bu yapı bugün ağır bir saldırı altındadır.
Çin’den gelen ürünler, yalnızca fiyatla değil; yapısal
avantajlarla desteklenmiş bir stratejik saldırı aracı haline
gelmiştir.
ÇİN’İN MODELİ: DEVLET
DESTEKLİ YAYILMACILIK, PAZAR
İŞGALİ
Çin’in hedefi yalnızca rekabet etmek değil, alanı
domine etmektir. Kompresör gibi sektörlerde;
• Devlet destekli sübvansiyonlar,
• Sıfır faizli ihracat kredileri,
• Lojistik ve navlun teşvikleri,
• Sahte belge ve sertifikalarla serbest dolaşım
…gibi yöntemlerle pazarlarda sistematik
olarak boşluk yaratılmakta, sonra da bu
boşluk doldurulmaktadır.
Bu sadece ucuz mal satmak değildir.
Bu bir ekonomik stratejidir: İşlevsiz
bırakılmış rakip sanayilerin Çin’e
bağımlı hale getirilmesidir.
TÜRKİYE’DEKİ
MANZARA: SESSİZ
BÜROKRASİ, YALNIZ
SANAYİCİ
Bugün Türkiye’de
üretici:
• Krediye ulaşamıyor,
KOMSAD
UYARIYOR!
İTHALATLA
GELEN SESSİZ
ÇÖKÜŞ
• Enerji maliyetleri altında eziliyor,
• İthal ürünle rekabet edemiyor,
• Ve yerli ürününü kendi pazarında savunamıyor.
KOMSAD gibi STK’ların çabaları takdire şayandır;
ancak tek başına ve desteklenmeden bu çaba yetersiz
kalır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın
proaktif değil, pasif gözlemci rolünde kalması; sektörü
günden güne eritmektedir. Gümrük denetimleri zayıf,
yerli üretimi koruyan regülasyonlar ise ya yok ya da
işletilmemektedir.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 27
››
KAPAK KONUSU
DÖNÜM NOKTASINDAYIZ: ÜRETİMDEN
VAZGEÇEN ÜLKE, GELECEĞİNDEN DE
VAZGEÇER
Bugün Çin’den beşte bir fiyatına ithal edilen
ürünler, Türk sanayicisinin rasyonel rekabet
şansını ortadan kaldırmaktadır. Bu gidişle:
• Kalifiye mühendis işsiz kalacak,
• Ar-Ge faaliyetleri duracak,
• Küçük ve orta ölçekli üreticiler kapanacak,
• Türkiye, dışa bağımlı bir montaj ülkesine
dönüşecektir.
Bu yalnızca kompresör sektörüyle sınırlı bir
tehdit değildir. Aynı tablo; tekstil, makine, plastik,
otomotiv yan sanayi ve beyaz eşya sektörlerinde de
yaşanmaktadır.
POLİTİKA ÖNERİLERİ: İTHALAT DEĞİL, ÜRETİM
DESTEKLENSİN
Anti-Damping ve Gümrük Reformu
Çin menşeli ürünlere yönelik acil anti-damping
soruşturmaları açılmalı; sahte belge ve standart dışı ürünlere karşı
etkili gümrük denetimi sağlanmalıdır.
Yerli Üreticiye Özgü Kredi ve Teşvik Paketleri
• Düşük faizli, uzun vadeli yatırım kredileri
• OSB’lerde enerji ve kira destekleri
• Ar-Ge ve otomasyon modernizasyon hibeleri
• İhracata dayalı teşvikler artırılmalıdır.
Kamu Alımlarında Yerli Önceliği
Savunma sanayi dışındaki kamu ihaleleri ve KOBİ destekleri, yerli
üretimi öncelemeli; bu husus bir tavsiye değil, zorunluluk olmalıdır.
STK’lara Yasal Yetki ve Temsil Gücü
KOMSAD gibi dernekler yalnızca sektör temsilcisi değil, aynı
zamanda kamu politikası ortağı olarak konumlandırılmalıdır. Bu
amaçla özel temsil mekanizmaları oluşturulmalıdır.
STRATEJİ
YOKSA
SANAYİ DE
YOKTUR!
28 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
SONUÇ: BU BİR EKONOMİK MÜCADELE DEĞİL, MİLLİ
EGEMENLİK MESELESİDİR
Sanayi yalnızca bir üretim biçimi değil; bağımsızlık,
egemenlik ve gelecek demektir. Kompresör gibi stratejik
sektörlerin Çin’e teslim edilmesi, sadece üreticinin değil;
Türkiye’nin kendi oksijenini dışa bağımlı hale getirmesi
anlamına gelir.
Bugün susarsak, yarın üreticinin sesi değil; ülkenin
sanayi hafızası silinir. Sayın Cumhurbaşkanımızın
başkanlığında ve himayesinde yapılacak sanayici
buluşmalarında, kendi sektör temsilcilerimizle içinde
bulunduğumuz durumu izah etmek ve çözüm yollarını
konuşmak istiyoruz. Sanayi Bakanlığınca bu konuda
tarafları bir araya getirmek için ivedi adımların atılması
gerekmektedir" dedi.
››
VLT® HVAC Drive FC 102: Frekans Konvertörleri
Danfoss Frekans Konvertörleri
ile Donatılmış Hava
Kompresörleriyle Tanışın!
Daha Verimli Hava Akışı: Çıkış hava hacmini maksimum
verimle kontrol edin.
Sabit ve Güvenilir Basınç: Basınç dalgalanmalarını
minimuma indirerek şebeke kalitenizi optimize edin.
www.danfoss.com.tr
››
HABER
KÜRESEL SAVAŞ
GÖLGESİNDE TÜRK SANAYİSİ:
BİR ÇIKIŞ
STRATEJİSİ
30 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Küresel savaş gölgesinde üretimsizliğe mahkûm edilen
Türkiye, ya montaj üssü olacak ya da kendi direniş sanayisini
kurarak bağımsızlık mücadelesini yeniden başlatacak.
HABER
İsrail ile İran arasında yaşanan savaş yalnızca
Ortadoğu’yu değil, küresel güç dengelerini
ve sanayi politikalarını da kökten sarsacak bir
dönemece girdiğimizi göstermektedir. Savaşın
doğrudan askeri boyutlarının ötesinde, NATO’nun
yeniden sahaya sürülmesi, ABD emperyalizminin
tazelenmiş müdahale iştahı ve Çin’in sanayi üstünlüğü
karşısında şekillenen çok kutuplu yeni dünya düzeni,
özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan, fakat üretim gücü
içten içe çürütülen ülkeleri büyük risklerin ve zorunlu
tercihlerle dolu bir geleceğe sürüklüyor.
Savaşın Gölgesinde NATO ve ABD:
Emperyalizmin Dirilişi
İsrail-İran savaşı, NATO’nun meşruiyet krizini aşmak
için bir fırsata dönüştürüldü. NATO üyesi ülkelerin
bölgedeki enerji yolları ve istikrar adı altında yeniden
mobilize olması, aslında Soğuk Savaş döneminde görülen
“küresel güvenlik bahanesiyle kaynaklara müdahale”
taktiğinin güncellenmiş versiyonudur.
ABD bu süreçte yalnızca askeri değil, ekonomik
ve teknolojik olarak da yeniden hegemonya kurmaya
çalışıyor. Ancak bu defa karşısında Çin gibi üretim, lojistik,
altyapı ve rezerv
para sistemlerinde
alternatif kurmuş bir
güç var. Bu çatışma
hali, sanayisi ithalata
Sanayi üç
bağımlı kılınmış
Türkiye gibi ülkeler
cepheden
için iki yönlü bir
kuşatıldı:
baskı yaratıyor: Bir
yanda Batı’dan gelen
siyasi-askeri talepler,
diğer yanda
Çin’den
gelen
ucuz, fakat
sanayiyi
çökerten
ürün
baskısı.
Çin malı çöplüğe
dönen iç pazar,
yüksek maliyetle
kıvranan üretici,
teşviksiz bırakılan
KOBİ’ler… Türkiye
ya bu kırılmayı fırsata
çevirip yeniden
üreten bir güç olacak
ya da dışa bağımlı bir
montaj ekonomisine
mahkûm kalacak.
Çin’in Küresel
Sanayi Rolü: “Dünyanın
Fabrikası”ndan
“Dünyanın Söküğü”ne
Çin, yalnızca ucuz ›› MURAT ALİŞİROĞLU
işçilikle değil; devlet Air World Türkiye Dergisi
destekli Ar-Ge, üretim Genel Yayın Yönetmeni
teşvikleri ve devasa altyapı
yatırımlarıyla dünya pazarlarını istila eden bir sanayi
süper gücü haline geldi. Ancak bu “başarı” modeli, Çin
dışındaki birçok ülkenin sanayisini yavaşça öldürdü.
Türkiye’deki örnek bunun açık göstergesidir:
Basınçlı hava sistemlerinden makineye, oyuncaktan
tekstile kadar birçok alanda yerli üretici fiyat ve kalite
dengesinde rekabet edemez hale geldi.
Çin malı ürünlerin TSE belgeli
muadilleri dahi
%40 daha ucuza
satılıyor.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 31
›› HABER
Gümrük duvarlarının AB ile gümrük birliği anlaşması
sebebiyle indirilememesi, Türkiye’nin savunmasızlığını
artırıyor.
Türkiye Sanayisi Nereye Gidiyor?
Türkiye’nin sanayisi şu an üç cephede kuşatılmış
durumda:
1. Dışarıdan gelen Çin menşeli düşük kaliteli ürünler,
iç pazarı adeta işgal etti.
2. Yüksek faiz ve enerji maliyetleri, yerli üreticinin
rekabet gücünü kırdı.
3. Devlet teşvikleri bürokrasiye ve büyük sermayeye
sıkıştı, KOBİ’ler sistem dışına itildi.
Bu koşullarda, “sanayi-istihdam-ihracat” üçgeni
kırıldı. Türkiye, bir montaj üssü veya lojistik terminali
olmaya doğru sürükleniyor. Bu da bağımsız ekonomik
politika üretimini imkânsız hale getiriyor.
ÇIKIŞ STRATEJİSİ: NE YAPMALI?
Türkiye gibi üretim potansiyeli olan ama yönsüz bırakılmış
ülkeler için kurtuluş, emperyalist sistemin iki kutbuna da
entegre olmadan üçüncü bir yol oluşturmakla mümkün. Bu
bağlamda atılabilecek adımlar:
1. “Millî Teknoloji – Millî Sanayi” Programı Yeniden
Kurgulanmalı
• Savunma
sanayi
modelinde
elde edilen
başarı, sivil
sanayiye
entegre
edilmeli.
• KOBİ’lere
yönelik yerli
makine
alımında %70’e
varan teşvikler
sağlanmalı.
• Sektörel
kümelenme
ve devlet alım
garantileri
netleştirilmeli.
2. Çin
Menşeli
Düşük Kaliteli
Ürünlere Karşı
Akıllı Koruma
Mekanizmaları
• Teknik
düzenleme
KRIZDEN
BÜYÜYEREK ÇIKMAK
İÇIN ENDÜSTRI 5.0
STRATEJISI;
• İleri imalat,
dijitalleşme ve insanmerkezli
üretim
Türkiye sanayisinin
ana omurgasına
dönüşmeli.
• Devlet, sanayi
bölgelerinde robotik,
yapay zekâ ve sensör
üretimi için altyapı
yatırımcısı olmalı.
bazlı ithalat denetimleri (TAREKS ve TSE) artırılmalı.
• “Yerli katkı oranı” zorunluluğu getirilerek montaj
sanayi yerine üretim teşvik edilmeli.
• İthal ikamesi odaklı yatırım teşvikleri yeniden
düzenlenmeli.
3. Türk Birliği ve Asya İç Ticaret Ağı
• Türk Devletleri Teşkilatı içinde ortak üretim – ortak
pazar modelleri kurulmalı.
• Çin'e mahkûm olmayan, alternatif lojistik ve tedarik
ağları Asya içinden örülmeli.
• İran, Pakistan, Endonezya gibi ülkelerle ikili üretim
ortaklıkları geliştirilmeli.
Yeni Bir Direniş Sanayisi Kurmak Zorundayız
Türkiye sanayisi için mesele yalnızca rekabetçilik değil,
bağımsızlık meselesidir. Küresel savaş gölgesi büyürken, ya
dışarıdan gelen ürünlere, müdahalelere, pazarlara bağımlı
yaşamayı sürdüreceğiz ya da bedeli ne olursa olsun kendi
sanayi gücümüzü yeniden tesis edeceğiz.
Bu bir tercih değil; bir zorunluluktur. Çünkü üretmeden
var olmak, artık yalnızca ekonomik değil, jeopolitik olarak
da mümkün değildir.
32 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
KISA HABERLER AIR WORLD
KOMSAD Üyeleri, WIN EURASIA
2025’te de güçlü varlığını sürdürdü
KOMSAD üyeleri, WIN EURASIA 2025’te yine
sektördeki varlıklarını güçlü biçimde hissettirdi.
Kompresör, Vakum ve Basınçlı Gaz Ekipmanları Derneği
(KOMSAD) ile Hannover Messe arasında 2024 yılında
yapılan anlaşma gereği, COMVAC fuarlarının iki yılda bir
düzenlenmesi ve çift yıllarda ülke içindeki gidişata bağlı
olarak katılım sağlanması kararlaştırılmıştı.
Bu çerçevede KOMSAD yönetimi ve üyeleri, 2024
yılında WIN EURASIA fuarına büyük bir çıkarmayla
katılarak toplamda tüm branşlarda 2.500 m²’yi aşan bir
alanda yer aldı. 2025 yılı için ise Almanya’daki COMVAC
fuarına hazırlık nedeniyle genel olarak WIN 2025'e katılım
sağlanmama yönünde karar alınmıştı. Ancak bu karara
rağmen bazı KOMSAD üyeleri, WIN EURASIA 2025’te
de stantlarıyla yerlerini alarak sektördeki dinamizmlerini
sürdürdü.
Fuarı ziyaret eden KOMSAD Genel Sekreteri
Murat Alişiroğlu, katılım
sağlayan üyeleri tek tek
gezerek fuar hakkında
bilgi aldı ve yönetim
kurulu adına iyi dileklerini
iletti. KOMSAD’ın,
ekonomik konjonktüre
bağlı olarak 2026 yılında
düzenlenecek COMVAC
fuarında bir salonun
tamamını kiralayarak çok
daha kapsamlı bir katılım
planladığı da dile getiriliyor.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 33
››
HABER
SANAYI ÜRÜNLERI SATIŞ
SONRASI HIZMETLER
DÜZENLEMESI
ŞART OLDU!
›› ZÜHTÜ BAKIR
MAKFED Genel Sekreteri
Makine ithalatı için eskiden bir masa bir kasa
yeterli denirdi. Dijitalleşme ile artık ona da ihtiyaç
kalmadı. Hiçbir satış sonrası hizmet kapasitesi
oluşturulmadan sanayici veya tacire yönelik bir
makine kolayca ithal edilip piyasaya arz edebiliyor.
Bunu her bir tüzel ve gerçek kişi yapabiliyor. Bu
durum kullanıcılarda mağduriyetler oluştururken
Türkiye’nin bir makine ithalatı cenneti olmasının
altında yatan kök nedenler arasında yer alıyor.
34 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
HABER
Sanayici
Mağdur,
İthalatçı
Serbest:
Hizmet
Yeterliliği
Nerede?
“Tüketici” olmak ya
da olmamak!
Sanayi ürünlerinin
imalatı veya ithalatı
ile piyasaya arzı
sonrasındaki satış
sonrası hizmet şartları
ürünün hitap ettiği
zümreye göre büyük
fark içeriyor. Zümre ikiye
ayrılıyor, “tüketici” olanlar ve
“diğerleri”.
Tüketici işlemi ile tüketiciye
yönelik uygulamaları kapsayan 6502
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’da Tüketici, “ticari veya
mesleki olmayan amaçlarla hareket
eden gerçek veya tüzel kişi” olarak
tanımlıyor.
Tüketici işlemi ise “Mal veya
hizmet piyasalarında kamu tüzel
kişileri de dâhil olmak üzere ticari
veya mesleki amaçlarla hareket eden
veya onun adına ya da hesabına
hareket eden gerçek veya tüzel kişiler
ile tüketiciler arasında kurulan, eser,
taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,
bankacılık ve benzeri sözleşmeler de
dâhil olmak üzere her türlü sözleşme
ve hukuki işlemi” olarak ifade ediliyor.
Yani malı veya hizmeti piyasaya arz
eden taraf aynı; ancak bunları alanın
tüketici olup olmaması satış sonrası
hizmet şartlarını kökten değiştiriyor.
Tüketici dışında kalan tarafın
profesyonel olduğu kabulü ile
haklarını arayabileceği, tüketicinin ise
sıkı kurallarla güven altına alınması
esası mevcut. Dolayısıyla
KOBİ dahil sanayici, esnaf,
tacir ve hatta çiftçinin bir
mal veya hizmet alırken
sözleşme yapması
ve uygunsuzluklar
durumunda haklarını
ticari mahkemelerde,
Türk Ticaret Kanunu
ve Türk Borçlar
Kanunu genel esasları
çerçevesinde araması
bekleniyor.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 35
›› HABER
Oysa tüketici iseniz
her ilçede yerleşik olan
“Tüketici Hakem Heyetleri”
yanı başınızda; anlaşmazlık
burada çözülmez ise “Tüketici
Mahkemeleri” ihtisas mercileri
olarak görevde.
6502 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun ve
buna bağlı oluşturulan Satış
Sonrası Hizmetler Yönetmeliği
ve Garanti Belgesi Yönetmeliği
başta olmak üzere abonelik,
devre tatil ve uzun süreli tatil
ile finansal hizmetler gibi özel
durumlar için oluşturulmuş
düzenlemeler ile haklar ve
sorumluluklar belirlenirken
uyuşmazlık çözümleri ile cezai
yaptırım esasları oluşturulmuş durumda.
6502 sayılı Kanunun ikincil düzenlemelerinde tanımlı
ürünler için Servis İstasyonları ve Servis Hizmetleri
ile şartlar tanımlanmış durumda. Bu alt yapıyı
oluşturduktan sonra Satış Sonrası Hizmet Yeterlilik
Belgesi alarak ürünün piyasaya arz edilmesi mümkün.
Ayrıca garanti belgesi ile satılmak zorunda olan ürünler
ile Garanti Belgesi düzenlenmesine ilişkin esaslar da
belirlenmiş durumda.
Nihayetinde Türkiye’de tüketici hakları koruma
altına alınmış durumda
Televizyon, bilgisayar, otomobil gibi hem tüketiciye
hem de profesyonel olarak görülen diğerlerine tabi
ürünlerde satış sonrası hizmet yükümlülüğü malı alan
tarafın vasfına göre hemen değişiyor. Bir otomobil
tüketici aldı ise 6502 sayılı Kanun onu koruyor, hakları
belli. Ancak aynı otomobili bir şirket aldı ise şartlar
değişiyor.
Esasen yukarıda belirtilen şartlar yaklaşık 15 yıl
öncesine kadar sanayi ürünlerini de kapsar şekilde
uygulanırdı. Buna göre düzenlenen Satış Sonrası
Hizmet Yeterlilik Belgesi olmadan bir makineyi ithal
edemezdiniz. Ta ki 6502 sayılı Kanun sadece “tüketici”
tarafını kapsar şekilde uygulanır olana kadar. Bundan
sonra tüketici dışındaki zümre açıkta kaldı.
Bu durum bugün önemini neden hatırlattı?
Sanayi ürünleri için satış sonrası hizmetleri
düzenleyen esasların olmaması özellikle KOBİ’ler, esnaf
ve çiftçilerde oluşturdukları mağduriyetler bakımından
önemini sürdürüyor.
Ancak makine imalatçılarının her hâlükârda bir alt
yapısının olması ve erişilebilirliklerine karşın ithalatçının
Sanayi üreticisi altyapı kuruyor,
ithalatçı kurmuyor: Rekabet
adaletsizliği büyüyor.
herhangi bir satış sonrası hizmet yeterliliği olmadan
ithalat yapıyor olması haksız rekabet oluşturuyor.
Bununla birlikte 80 milyar dolara varan ülkemiz
makine pazarının hâlâ %55’i ithal makinelerle
karşılanıyor ve bu durum her yıl 15 milyar dolar dış
ticaret açığı vermemize neden oluyor. 2024 yılında
daralan pazara bağlı olarak makine ithalatı %3,3
azalırken devlet desteklerini arkasına alan Çin’den
yapılan makine ithalatı artışını sürdürüyor. Çin kaynaklı
makine ithalatı 12 milyar dolara giderken bizim
ihracatımız sadece 150 milyon dolarda kalıyor.
Dolayısıyla amacımız ticarette teknik engel
oluşturmak olmamakla birlikte sanayi ürünü
imalatçısı ve ithalatçısı firmaların satış sonrası hizmet
şartlarının belirlenmesi ve buna dair kapasitelerini
oluşturmalarının istenmesi.
Kurumlarımızdan beklentilerimiz
Ticaret Bakanlığı – Tüketicinin Korunması ve Piyasa
Gözetimi Genel Müdürlüğü
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’un tüketici dışındaki tarafları da kapsayacak
şekilde genişletilmesi. Bu durum, Kanunun özü ve
Kurumun yapısı bakımından pek mümkün görünmüyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı – Sanayi Genel
Müdürlüğü
Sanayi Ürünleri Satış Sonrası Hizmetler
Düzenlemesinin oluşturulması.
Ticaret Bakanlığı – İthalat Genel Müdürlüğü
Sanayi Ürünleri Satış Sonrası Hizmetler Düzenlemesi
oluşturulana kadar ithalatçılardan satış sonrası
yeterliliklerine dair şartların aranması.
36 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
GÖKAY ÇOMOĞLU
Observer – Genel Müd. Yrd.
EKONOMİK KRİZDE
SANAYİCİMİZİN ÇIKIŞ YOLU:
ENERJİ
VERİMLİLİĞİ
YATIRIMLARI
Artan maliyetler ve ekonomik
belirsizliklerle boğuşan sanayiciler için en
sürdürülebilir çıkış yolu, enerji verimliliğini
merkeze alan yatırımlardan geçiyor. Hem
kısa vadede tasarruf sağlayan hem de
uzun vadede rekabet gücünü artıran bu
yatırımlar, devlet destekleriyle çok daha
erişilebilir hale geliyor.
38 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik
zorluklar, özellikle sanayi sektörünü derinden
etkilemektedir. Artan maliyetler, yüksek
enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve
finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar mutlaka dikkate
alınmalıdır. Sanayi işletmeleri bu süreçte maliyetleri
azaltabilmek için ya üretimini düşürmekte ya da çalışan
sayısında küçülmeye gitmektedir. Oysaki bu zorlu
dönemde sanayicimizin kalıcı ve sürdürülebilir bir çıkış
yolu bulması gerekmektedir. Bu noktada sanayicimiz
için en etkili çıkış yolu, enerji verimliliği yatırımlarına
yönelmeleridir.
Enerji, üretim maliyetleri içerisinde en büyük gider
kalemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle
enerji yoğun sektörlerde bu oran %30 seviyelerine
kadar ulaşabilmektedir. Enerji fiyatlarının sürekli
yükseldiği bir ortamda işletmeler, rekabet gücünü
koruyabilmek için enerji maliyetlerini mutlaka azaltmalı,
bu nedenle enerji verimliliği yatırımlarını hayata
geçirmelidir.
Enerji verimliliği yatırımları, sanayicimize yalnızca
uzun vadede değil, aynı zamanda kısa vadede
de ciddi ekonomik kazanımlar sağlamaktadır. Bu
fırsatların değerlendirilebilmesi için işletmeler öncelikle
enerji etüt çalışmaları yapmalıdır. Türkiye’de sanayi
sektörü özelinde %30’a varan bir tasarruf potansiyeli
olduğu unutulmamalıdır. İşletmelerin enerji tüketim
haritası çıkarılmalı, tasarruf potansiyelleri net olarak
belirlenmelidir. Akabinde bu projelerin Verimlilik Artırıcı
Proje (VAP) destekleriyle birlikte uygulanması için
enerji eylem planları oluşturulmalıdır. Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı tarafından sağlanan VAP desteği
ile projeler %30 hibe oranı ile 21,5 milyon TL’ye kadar
desteklenmektedir.
Bunun yanı sıra Enerji Performans Sözleşmeleri (EPS)
gibi alternatif finansman modelleri de değerlendirilmelidir.
Bu modellerle projelerin maliyeti, sağlanan enerji tasarrufu
Resim 1: VAP Desteği Süreçleri ve Sektörel Enerji Verimliliği Potansiyel Oranları
ile karşılanmakta ve yatırımlar kısa sürede kendini amorti
etmektedir. Özellikle ilk yatırım maliyeti konusunda
finansmana ulaşmada zorluk yaşayan işletmeler için bu
finansman çözümü oldukça önemlidir. Yapılan projedeki
tasarruf, izleme sistemi üzerinden izlenmekte, çözüm
sunan EVD şirketi ise, bu tasarruftan pay alarak, belirlenen
sözleşme süresinde aylık ödemelerini almaktadır. Böylece
işletmeler hem finansman hem de performans riskini
ortadan kaldırmış olmaktadır.
Resim 2 : Enerji Performans Sözleşmesi Tasarruf Grafiği
Enerji verimliliği yalnızca ekonomik bir kazanç
sağlamamakta, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik
hedeflerine de katkı sağlamaktadır. Düşük karbon
salımı ile üretim yapan işletmeler, hem iç pazarda
hem de uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde
etmektedir. Özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon
Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi yeni ticaret
kuralları dikkate alınmalı ve sanayicilerimiz çevre dostu
üretime yönelmelidir.
Sonuç olarak; enerji verimliliği yatırımları ile
bugünün ve geleceğin enerji maliyetlerini azaltmalıdır.
İçinden geçtiğimiz bu zorlu ekonomik koşullarda
işletmeler mutlaka
enerji verimliliğini
önceliklendirmelidir.
Enerji verimliliği
işletmelerimiz için artık
bir tercih değil, önemli
bir hedef olmalıdır.
Sanayicimiz kısa
vadede maliyet avantajı
sağlamalı, uzun vadede
ise rekabet gücünü
artırmalıdır. Enerji
verimliliğine yapılan
her yatırım, işletmenin
geleceğine yapılmış en
doğru yatırım olmalıdır.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 39
››
EMİNE CABBAR
Kıdenli Satış Mühendisi
VAKUM TEKNOLOJISINDE VERIMLILIĞIN ANAHTARI:
PAKETLEME
SÜREÇLERINDE
Doğru Kullanımın
Gıda ve ambalaj endüstrisinde kritik öneme sahip vakum
sistemleri, yanlış kullanıldığında yüksek maliyetli sonuçlara yol
açabiliyor. Süreçleri optimize etmek ve verimliliği artırmak için
dikkat edilmesi gereken temel noktaları sizin için derledik.
10KURALI
42 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
1. Vakum kavramı anlamak
Vakum pompalarının ve vakum sistemlerinin temel
amacı, vakum oluşturmak için kapalı bir sistemdeki
havayı emmektir. Bu, atmosferik veya ortam
basıncından daha düşük bir basınç seviyesi oluşturmak
anlamına gelir.
Paketleme teknolojisinde vakumu emme, boşaltma,
şekillendirme, bastırma, tutma, taşıma ve doldurma
için kullanabilirsiniz. Kullanılan vakum seviyesi
uygulamaya bağlıdır, ancak her zaman 1 ila 900 milibar
[mbar] (mutlak) arasında değişir. Atmosferik basıncın
(hava basıncı) 1.000 mbar olduğu varsayıldığında, bu
vakum seviyesi yüzde 10 ila 99,9 arasında olacaktır
(Şekil 1).
Şekil 1: Vakumun milibar ve yüzde cinsinden gösterimi
Bir vakum pompası tarafından elde edilen vakum
seviyesine (nihai basınç olarak bilinir) ek olarak, bir
vakum pompasının pompalama hızı bir başka önemli
değişkendir. Pompalama hızı, bir vakum pompasının
belirli bir süre içinde ne kadar hava çıkarabileceğini
tahliye edebilecegini gösterir. Pompalama hızı saatte
metreküp [m3/h] cinsinden belirtilir. Her iki teknik
parametre de birbiriyle ilişkilidir. Bu ilişki pompalama
hızı eğrisi olarak adlandırılan eğride gösterilmektedir
(Şekil 2).
Vakum teknolojisi, gıda maddelerinin ve diğer
ürünlerin paketlenmesinde önemli bir rol
oynamaktadır. Vakum, hat tipi poşetleme
sistemleri, kaparcık toplama prosesleri ve
termoform makinelerine kadar her şey için gereklidir.
Vakum olmadan kartonları işlemek ve taşımak ya da
paletleme ve toplama sistemlerini otomatikleştirmek
de imkansız olurdu. Çeşitli dolum makineleri de ürünü
beslemek veya ambalajlamak için vakum kullanır.
Pozitif basınç teknolojisinin aksine, birçok kullanıcı
vakum teknolojisini anlamayı oldukça zor bulmaktadır.
Bu nedenle vakum pompaları genellikle yanlış kullanılır
ve tatmin edici olmayan sonuçlara, aksamaya meyilli
süreçlere veya aşırı enerji ya da işletme maliyetlerine
yol açmaktadır. Aşağıdaki 10 husus, süreçleri optimize
edebilmeniz ve işletme maliyetlerini azaltabilmeniz için
vakum teknolojisini mümkün olduğunca etkili ve verimli
bir şekilde kullanmanıza yardımcı olmak üzere bir araya
getirilmiştir.
Şekil 2: Tipik pompalama hızı eğrisi: basınç düştükçe
pompalama hızı azalır.
2. İdeal vakum makinesini seçme
Bir çok farklı vakum teknolojisi bulunmaktadır.
Aşağıdaki mekanik vakum pompaları veya blowerler
temel olarak paketleme teknolojisi alanında
kullanılmaktadır (Şekil 3):
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 43
››
MAKALE
Şekil 3: Farklı vakum makinelerinin karşılaştırılması ve
ambalajlamada potansiyel kullanımları
3. Kuru kancalı vakum pompaları
Kuru kancalı vakum pompaları, sıkıştırma odasında
herhangi bir çalışma sıvısı gerektirmez. Temassız
çalışma prensibine sahiptirler ve bu nedenle neredeyse
hiç bakım gerektirmezler. Bu pompalar 40 mbar'a kadar
nihai basınçlara ulaşır ve 20-80 Hz dönme hızı arasında
ayarlanabilir. Değişen hava emiş kapasitelerinin
olduğu proseslerde çalıştırılmak için idealdir. Yaygın
pompalama hızları 40 ila 1.000 m 3 /saat arasındadır
(Şekil 6).
1. Kuru tip döner kanatlı vakum pompaları
Kuru tip döner kanatlı vakum pompaları çeşitli
paketleme işlemleri için idealdir. Bu pompalar
minimum 100 mbar vakum seviyesine ulaşabilmektedir.
Ancak pompalama hızı 40 m 3 /saati geçmemelidir. Bu
tip vakum pompalarında büyük kapasitelerde pompa
kanatları fazla aşınır ve dolayısıyla bakım maliyetleri
artar, büyük kapasitelerde bu tip pompalar tavsiye
edilmemektedir. (Şekil 4).
Şekil 6: Kuru kancalı vakum pompası
Şeki 4: Kuru tip döner kanatlı vakum pompaları
2. Yağlı tip döner kanatlı vakum pompaları
Yağlı tip döner kanatlı vakum pompaları 0,1mbar vakum
seviyesine ulaşır. Vakum paketleme sistemlerinde
standarttırlar ancak diğer uygulamalarda da yaygın
olarak kullanılabilirler. Döner kanatlı vakum pompaları
3 ila 1.600 m 3 /saat arasında pompalama hızlarını
karşılayabilmektedir. Emilen hava yağlı bir iç devre
içinde taşınır (Şekil 5).
4. Kuru vidalı vakum pompaları
Kuru vidalı vakum pompaları, emilen havayı
sıkıştırmak için herhangi çalışma sıvısına ihtiyaç duymaz.
Bu tip pompalar 0,1 mbar ve altında bir vakum
seviyesine ulaşır. Çoğu uygulama çok daha yüksek
basınçlarda çalıştığından, vidalı vakum pompaları
genellikle yalnızca büyük vakumlu paketleme
makinelerinde ek bir vakum boosteriyle döner kanatlı
vakum pompasına alternatif olarak kullanılır (Şekil 7).
Şekil 5: Yağlı tip döner kanatlı vakum pompası
Şekil 7: Kuru vidalı vakum pompası
44 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
Digital Compressor Technology
Yeni nesil çift kademe vidalı Gemini® serisi
Yeni nesil turbo kompresör KSK-TC serisi
www.komteks.com
35.Yıl
+90 322 882 00 53 info@komtekskompresor.com.tr
Adana Merkez Fabrika: Adres: Yeşiloba mah.46167 Sk.Efer-1 San.Sit. A Blok No:22/M
İstanbul AR-GE Merkezi: İkitelli O.S.B Sefaköy San. Sit. 14 Blok No:14 Başakşehir
››
MAKALE
5. Yan kanallı santrifüj blowerler
Yan kanallı blowerlerin ayırt edici özelliklerinden
biri yüksek pompalama hızlarıdır. Düşük diferansiyel
basınçlar elde ettikleri için yalnızca 500 mbar minimum
vakum seviyesine ulaşabilirler. Bu nedenle, düşük
vakum seviyesi ile birlikte yüksek pompalama hızı
gerektiren uygulamalar için idealdirler. Yan kanallı
blowerler bakım gerektirmezken, performans sınırlarına
yakın kullanıldıklarında daha az enerji verimliliği
sağlarlar (Şekil 8).
Şekil 9: Merkezi vakum sistemi
Şekil 8: Yan kanallı santrifüj blower
3. Vakum ihtiyacının belirlenmesi
Kullanıcıların kendi süreçlerini tam olarak
anlamaları ve prosesleri için hangi vakum seviyesinin
ve pompalama hızının gerekli olduğunu belirlemeleri
önemlidir. Belirsizlik genellikle büyük kapasitelere sahip
bir vakum pompasının seçilmesine yol açarak gereksiz
enerji ve işletme maliyetlerine neden olur. Proses
parametrelerinin değiştiği senaryolarda, talebe bağlı
olarak kontrol edilebilen ve gerekli vakum seviyesini
sürekli olarak koruyan veya tutarlı bir pompalama hızını
garanti eden vakum pompalarını öneriyoruz.
Her zaman bir vakum uzmanına danışmanızı tavsiye
ederiz.
4. Merkezi vakum sistemi veya vakum pompaları
arasında seçim yapma
Tüm tesis veya birden fazla vakum ihtiyaç noktası
için merkezi bir vakum kaynağı (Şekil 9) ile her bir hattın
kendi vakum pompasına sahip olduğu merkezi olmayan
bir vakum kaynağı arasındaki karar vermek zordur.
Bu seçim, tedarik ve işletme maliyetleriniz üzerinde
belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu nedenle seçeneklerinizi
dikkatlice değerlendirmeniz önemlidir.
Bir makinenin içine veya yakınına monte edilen
bireysel vakum pompaları, merkezi bir vakum
kaynağından daha ucuzdur, çünkü artık bir boru hattı
sistemi tedarik etme ve kurma maliyetlerini karşılamanız
gerekmez. Bununla birlikte, merkezi bir vakum
kaynağının merkezi olmayan bir çözümden çok daha
az vakum pompası kullandığını unutmamak önemlidir.
Bakım ve enerji maliyetleriniz daha düşük olduğu için
işletme maliyetleri de azalır. Dahası, merkezi bir vakum
kaynağı paketleme veya üretim alanlarının dışında
kurulabilir. Bu, çalışma istasyonlarınızda gürültü veya ısı
oluşmayacağı anlamına gelir. Kontrol ünitesine sahip
bir merkezi vakum kaynağı, talebe bağlı olarak vakum
gereksinimlerini karşılamayı da kolaylaştırır ve daha
geniş bir pompalama hızı aralığında çalıştırılabilir.
Merkezi vakum kaynağının lehinde veya aleyhinde
karar verirken bir vakum uzmanına da danışmalısınız.
5. Vakum tankları veya buffer tank ile verimliliği artırma
Bireysel vakum pompalarındaki ve hatta daha büyük
vakum besleme sistemlerindeki vakum tankları büyük
miktarda enerji tasarrufu sağlayabilir. Vakum pompası
veya vakum sistemi ile vakum yapılacak olan hat arasına
monte edilebilirler. Basit bir kontrol mekanizması
kullanılarak tanktaki vakum belirli bir seviyede
tutulabilir. Bu seviyeye ulaşıldığında, vakum pompası
otomatik olarak kapanır veya rölanti moduna geçer.
Tanktaki basınç tanımlı bir değerin üzerine çıkarsa,
vakum pompası tekrar devreye girer. Bu yukarı akış
vakum tankı olmadan, vakum pompası her zaman tam
güçte çalışacak ve bu da daha fazla enerji tüketileceği
anlamına gelmektedir. Değişken hız kontrollü bir vakum
46 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
pompasının kullanılması enerji tasarrufunu daha da
artırabilir.
öngörülen enerji tüketimini hesaplayabilmektedir.
8. Toplam maliyetlerin hesaplanması
Vakum teknolojisi satın alırken, karar vermenize
yardımcı olması için farklı vakum pompalarının
ve farklı üreticilerin yatırım ve enerji maliyetlerini
karşılaştırmaktan daha fazlasını yapmalısınız. Her zaman
uzun bir dönem boyunca öngörülen toplam maliyetlere
bakmalısınız. Enerji maliyetleri gibi işletme maliyetleri
de büyük farklılıklar gösterebilir. Bakım çalışmalarını
ve bunun sonucunda ortaya çıkan çalışmama süresini,
yedek parça maliyetlerini ve çalışma yağlarının tedariki
ve bertarafını dikkate almak önemlidir.
Şekil 10: Kuru tip kancalı vakum pompası ve vakum
tankından oluşan vakum sistemi
6. Vakum uzmanları ile çalışma
Her vakum teknolojisi türünün ve her vakum sistemi
konfigürasyonunun avantajları ve dezavantajları vardır.
En iyi vakum çözümünü seçmek, vakum teknolojisi
hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmanın yanı sıra
kullanıcının süreçlerini anlamayı da gerektirir.
Bu nedenle her zaman bir vakum uzmanı ile
çalışmanızı öneririz.
7. Enerji maliyetlerini düşünmek
Bir vakum pompasının enerji maliyetleri nominal
motor değerine göre hesaplanamaz, çünkü bu
sadece tüketilen gerçek gücün sınırlı bir yansımasını
gösterir. Nominal motor değerine ilişkin bilgiler ve
servis faktörünün ek spesifikasyonu konuyu karıştırır.
Bu formata ABD, NEMA standardı kapsamında izin
verilse de aslında elde edeceğinizden daha düşük güç
tüketimi önermektedir.
Bunun da ötesinde, farklı vakum teknolojisi türleri farklı
basınç aralıklarında farklı miktarlarda elektrik tüketir. Yağlı
tip döner kanatlı bir vakum pompası, 0,1 ila 10 mbar vakum
seviyesinde, belirtilen nominal değerin yalnızca yüzde 40
ila 60'ına ihtiyaç duyar. Enerji tüketimi ancak tüm basınç
profili boyunca şaft gücü ve paketleme işlemi sırasındaki
basınç koşulları biliniyorsa doğrudan karşılaştırılabilir.
Vakum pompası ve sistemi üreticileri sistem kullanıcıları için
9. Servis ve yedek parçaların mevcudiyetinin
kontrol edilmesi
Bir paketleme sürecinin güvenilirliği normalde
doğrudan vakum pompasının veya vakum sisteminin
çalışma güvenliğine bağlıdır. Bu nedenle, tesislerinizde
hızlı ve güvenilir hizmetler sunabilecek ve ayrıca yedek
parçaları gecikmeden teslim edebilecek güvenilir bir
sağlayıcı seçmek önemlidir.
10. Geleceği yakalamak: Endüstri 4.0
Günümüzde vakum pompaları, servisle ilgili tüm
parçalara kolay erişim ve bakım imkanı sağlar böylece
operatör korunur ve işletmelerin vakum pompaları
için servis teknisyenlerine sahip olması gerekmez.
Operatörü veya servis teknisyenini bekleyen bakım
çalışmaları hakkında gerçek zamanlı olarak bilgilendiren
akıllı sensörlere sahip vakum pompaları bulunmaktadır
(Şekil 11). Dahası, mevcut vakum pompalarını
Endüstri 4.0'a hazır hale getirmek için kullanılabilecek
güçlendirme kitleri de sunulmaktadır.
Şekil 11: Vakum Pompaları Endüstri 4.0 için hazır
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 47
›› AIR MAKALE WORLD KISA HABERLER
Kaeser Yatırıma Doymuyor
Virginia'daki ABD Genel Merkezinin
Genişlemesi İçin Temel Attı
Küresel kompresör üreticisi
Kaeser Kompresör’ün
ABD merkezi olan
Kaeser Compressors,
Fredericksburg, VA
bölgesindeki tesisini
genişletiyor. Şirket, 29
Nisan 2025'te 25.000 m 2
tesisinin temelini attı.
Soldan sağa; Kaesers Kompresör'den Cedric Harrison, Matt Chilton ve Frank Mueller,
Harlan Construction'dan Tyler Jennelle ve McKinney & Co.'dan Michael Stevenson
Tören, şirket iş gücünü ve yeteneklerini büyütmeye
devam ederken yeni bir bölümün başlangıcını işaret
etti. Kaeser Kompresör Başkanı Frank Mueller, etkinliğe
Harlan Construction ve McKinney & Co. temsilcileriyle
birlikte katıldı. Fredericksburg ofisindeki çalışanlar, bu
dönüm noktasını kutlamak için yerel ve eyalet yetkilileri
ve basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Mueller, "Bu küçük kürekle Kaeser'in gelecekteki
büyümesinin tohumlarını atacağız," dedi. "Bu proje,
Fredericksburg'da daha fazla özel mühendislik
çözümümüzü ve KASE ünitemizi inşa etme kapasitemizi
genişletiyor." dedi.
Yeni alan, öncelikle Kaeser'in özel hava sistemlerinin
montajını destekleyecek.
Kaeser şu anda Fredericksburg bölgesinde yaklaşık
300 kişiyi istihdam ediyor. Bu genişlemenin depo
operasyonları ve mekanik, elektrik ve tesisat işlerinde
yaklaşık 30 kişilik yeni istiham yaratması bekleniyor.
Sel, Enerji Verimliliğinde
Geleceğe Yön Veriyor
"Enerji Verimliliği ve Yönetimi
Sempozyumu”nda SEL Basınçlı Hava
Mühendislik Firması da yerini aldı. Firma,
Biteman Kimyasal Kurutucu ve Confit
Alüminyum Tesisat sistemleri ile sektörde fark
yaratan verimlilik çözümleriyle büyük ilgi gördü.
SEL Mühendislik, 8-9 Mayıs 2025 tarihlerinde
gerçekleşen “Enerji Verimliliği ve Yönetimi
Sempozyumu”na sektörel sponsor olarak katılım sağladı.
Özellikle yüksek enerji tasarruf potansiyeli olan Biteman
Kimyasal Kurutucu ve Confit Alüminyum Hava&Azot
Tesisat ürünleri fuarda yoğun ilgi gördü.
48 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Enerji verimliliği ve çevre dostu üretim anlayışıyla sektöre
yön veren Dalgakıran Kompresör, Kocaeli fabrikasında
hayata geçirdiği GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımı ile
sürdürülebilir üretim hedeflerine bir adım daha yaklaştı.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak
çevresel etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan Dalgakıran,
bu proje ile yıllık enerji tüketiminin önemli bir kısmını
güneşten karşılamaya başladı. Kurulan GES sistemi,
yalnızca karbon ayak izini azaltmakla kalmıyor; aynı
zamanda şirketin uzun vadeli çevre politikalarının da
somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.
KISA HABERLER DALGAKIRAN MAKALE
Güneşten Gelen Güçle
Üretime Sürdürülebilir Destek
Teknoloji Liderleri Zirvesi’nde
Geleceğe Yön
Veren Vizyonlar
Adnan
Dalgakıran
Konuşuldu
Türkiye’nin sanayi ve
teknoloji alanındaki geleceğini
şekillendirmek amacıyla
düzenlenen Teknoloji Liderleri
Zirvesi, sektörün önde gelen
isimlerini bir araya getirdi. Zirvede
Adnan Dalgakıran da konuşmacı
olarak yer aldı.
Yaptığı konuşmada; Türkiye’nin
yüksek katma değerli üretim
ve teknolojiye dayalı büyüme
modeline geçiş sürecinde sanayi
politikalarının önemine vurgu yapan
Dalgakıran, “Sanayinin dijitalleşmesi,
sürdürülebilirlik ve verimlilik artık
tercih değil, zorunluluktur,” ifadelerini
kullandı. Kamu ve özel sektörün
ortak akılla hareket etmesinin kritik
olduğuna dikkat çekti.
Konuşmasında küresel
ölçekte yaşanan demografik
değişimlere de değinen ve
doğurganlık oranlarındaki
düşüşün ve genç nüfustaki azalışın
uzun vadede nitelikli iş gücünü
stratejik bir güvenlik meselesine
dönüştürdüğünü belirtti. Bu
bağlamda dijitalleşme, otomasyon
ve yapay zekânın, iş gücü
açığını kapatmada önemli bir rol
oynayabileceğini dile getirdi.
İnsansı robotlar ve otonom
üretim sistemlerinin hızla geliştiğine
de dikkat çeken Dalgakıran, 2035
yılı itibarıyla üretim süreçlerinin
önemli bir bölümünün otonom
sistemlerle yürütüleceğini
öngördüklerini belirtti. Türkiye’nin
bu dönüşüme ayak uydurabilmesi
için en acil yatırımının insan
kaynağının yeniden yetkinleştirilmesi
olduğuna işaret etti.
Zirve, Türkiye’nin 2035 sanayi
ve teknoloji vizyonuna yönelik yol
haritasının çizilmesinde önemli bir
adım olarak değerlendiriliyor.
Dalgakıran,
Sabancı
Üniversitesi
Öğrencileriyle
Dalgakıran, Sabancı Üniversitesi
Kalite ve Verimlilik Kulübü (KAVEK)
öğrencilerini Kocaeli fabrikasında
ağırladı. Şirketin ana faaliyet
alanlarını, geçmiş deneyimlerini
ve yenilikçi üretim süreçlerini
öğrencilere aktardı.
Teknik gezi ve öğrenci
buluşmalarıyla geleceğin
mühendislerine kariyerlerinin
başında destek olan Dalgakıran,
bu tür etkinliklerle gençleri sektörle
buluşturmaya devam ediyor.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 49
››
AHMET HAMDİ GÜZEL
Araştırma Direktörü
ÇOKLU KOMPRESÖR SISTEMLERINDE
YAPAY ZEKA TABANLI
ENERJI OPTIMIZASYONU
RUBIKFLOW®
50 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
Son yıllarda yapay zeka teknolojilerinin endüstriyel
uygulamalarda hızla yaygınlaşması, kompresör sistemlerinin
yönetiminde de devrim niteliğinde değişikliklere kapı
aralamaktadır. Bu makalede, yapay zeka destekli kompresör
yönetim sistemlerinin çoklu kompresör tesislerinde sağladığı
verimlilik artışları, teknolojik altyapı gereksinimleri ve uygulama
örnekleri detaylı olarak incelenecektir. Makalenin temel amacı,
kompresör sistemlerinde enerji verimliliğini artırmaya yönelik yapay
zeka çözümlerini teknik personelin anlayabileceği bir dilde sunmak
ve sektördeki dijital dönüşüm sürecine ışık tutmaktır.
1. Çoklu Kompresör Sistemlerinde Verimliliğin Kritik Önemi
ve Dijital Dönüşüm
Çoklu kompresör tesislerinde, tek kompresör sistemlerinde
karşılaşılmayan karmaşık yük dağılımı sorunları yaşanmaktadır.
Geleneksel kontrol yaklaşımları, sabit setpoint değerleri ve klasik
kontrol algoritmaları ile kompresörleri yönetirken, kompresörler
arasında dengesiz yük paylaşımı, talep değişimlerinde gereksiz
başlatma/durdurma döngüleri ve sistemsel optimizasyon
yetersizlikleri gibi kritik problemlere yol açmaktadır. Modern
endüstriyel tesislerde kullanılan gelişmiş hiyerarşik kontrol sistemleri
belirli bir seviyeye kadar enerji verimliliği sağlasa da, yapay zeka
teknolojilerinin sunduğu yeni paradigma ile çok daha yüksek
verimlilik kazanımları elde etmek mümkün hale gelmiştir. Endüstri
4.0'ın getirdiği dijital dönüşüm ile birlikte yapay zeka, geleneksel
otomasyon çözümlerini aşan akıllı karar verme mekanizmaları
sunmakta; IoT sensör ağlarının yaygınlaşması, bulut tabanlı işlem
kapasitelerinin artması ve makine öğrenmesi algoritmalarının
olgunlaşması, kompresör sistemlerinde gerçek zamanlı akıllı
optimizasyon için güçlü bir teknolojik temel oluşturmaktadır.
2. Yapay Zeka Teknolojileri: Tanım ve Endüstriyel Uygulama
Alanları
2.1 Yapay Zeka Teknoloji Katmanları
Endüstriyel üretim tesislerinin
vazgeçilmez bileşenleri
olan kompresör sistemleri,
toplam elektrik tüketiminin
%20-40'ını oluşturarak enerji
maliyetlerinde kritik bir paya
sahiptir. Özellikle çoklu
kompresör sistemlerinde
geleneksel kontrol yöntemleri,
değişken yük koşulları
altında optimal verimlilik
sağlamakta yetersiz kalmakta
ve bu durum önemli enerji
kayıplarına yol açmaktadır.
Şekil 1
Yapay zeka, makine öğrenmesi ve derin öğrenme arasındaki ilişki
Şekil 1’de gösterilmiştir. Bu ilişki kompresör uygulamaları açısından
şu şekilde sınıflandırılabilir:
Yapay Zeka (AI): Kompresör sistemlerinde insan benzeri
karar verme süreçlerinin otomatikleştirilmesi. Örneğin, bakım
zamanlaması, arıza tespiti ve enerji optimizasyonu.
Makine Öğrenmesi (ML): Geçmiş işletim verilerinden öğrenerek
gelecekteki sistem davranışlarını tahmin etme. Kompresör yük
profillerinin analizi ve optimum çalışma stratejilerinin belirlenmesi.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 51
››
MAKALE
Derin Öğrenme (DL): Karmaşık veri setlerinden
örtük kalıpları çıkarma. Çoklu kompresör sistemlerinde
sensör verilerinin analizi ve anormal durum tespiti.
2.2 Pekiştirmeli Öğrenme (Reinforcement
Learning) Konsepti
Kompresör sistemlerinde pekiştirmeli öğrenme
(derin öğrenmenin bir alt sistemi olarak), sistem
performansını sürekli iyileştiren öğrenme algoritmaları
kullanır. Bu yaklaşımda:
Şekil 2
Çevre (Environment): Kompresör sistemi, çevre
koşulları, talep profilleri ve işletim parametrelerinin
oluşturduğu dinamik ortam
Ajan (Agent): Sürekli öğrenen yapay zeka kontrol
algoritması
Eylemler (Actions): Kompresör hız ayarları, devreye
alma/çıkarma kararları, yük dağılım stratejileri ve basınç
setpoint optimizasyonları
Ödül (Reward): Enerji verimliliği, sistem
güvenilirliği, ekipman ömrü ve operasyonel süreklilik
gibi çok boyutlu performans metrikleri
Bu kapalı döngü öğrenme sistemi sayesinde,
yapay zeka algoritması farklı işletim senaryolarında
sürekli deneme-yanılma ve geri bildirim mekanizmaları
ile deneyim kazanır. Sistem, her bir karar sonrasında
aldığı performans geri bildirimlerini değerlendirerek
gelecekteki benzer durumlarda daha optimal stratejiler
geliştirir ve böylece zaman içinde kompresör sisteminin
genel verimliliğini sürekli artıran adaptif bir kontrol
yapısı oluşturur. Ancak, endüstriyel sistemlerde
operasyon sırasında deneme-yanılma yoluyla öğrenme
gerçekleştirmek hem güvenlik riskleri hem de işletmenin
kesintisiz üretim ihtiyaçları açısından kabul edilemez bir
yaklaşımdır. Bu nedenle, yapay zeka ajan algoritmasının
çevrimdışı pekiştirmeli öğrenme (offline RL) yöntemleri
ile eğitilmesi ve endüstriyel uygulamalara uygun
algoritmaların tercih edilmesi kritik öneme sahiptir.
Eğitim sürecinde gerekli olan çeşitli işletim senaryolarına
ait veri setleri, üretken yapay zeka algoritmaları ve
yüksek korelasyona sahip dijital ikiz simülasyon modelleri
aracılığıyla güvenli bir şekilde sağlanabilmekte, böylece
gerçek sistem üzerinde risk almadan kapsamlı öğrenme
süreçleri gerçekleştirilebilmektedir.
3. Çoklu Kompresör Sistemlerinde Yapay Zeka
Uygulamaları
3.1 Geleneksel Kontrol Sistemlerinin Sınırları
Geleneksel kompresör kontrol sistemleri, genellikle
basit kontrol mantığı kullanarak hedef basınç değerini
PID kontrol sistemi ile vida hızını regüle ederek
gerçekleştirmekte olup, bu yaklaşım reaktif bir yapıda
olduğundan sistem basınç düştükten sonra müdahale
etmekte, sadece basınç kontrolünü dikkate alan tek
boyutlu optimizasyon gerçekleştirmekte, değişken işletim
koşullarına adaptasyon sağlamayan statik setpoint'ler
kullanmakta ve her kompresörü bağımsız kontrol ederek
sistem geneli görüş eksikliği yaratmaktadır.
3.2 Dinamik Yük Dağılımı ve Prediktif
Optimizasyon
Yapay zeka destekli sistemler, çoklu kompresörlerde
dinamik yük dağılımını geçmiş tüketim verileri ve
üretim planları kullanarak gelecekteki basınçlı hava
ihtiyacını tahmin eden prediktif talep tahmini, enerji
tüketimi, sistem güvenilirliği ve ekipman ömrünü eş
zamanlı optimize eden multi-objektif optimizasyon ve
değişen koşullara gerçek zamanlı adaptasyon sağlayan
adaptif kontrol yaklaşımları ile optimize etmektedir.
Sistem, toplam güç tüketimi ve başlatma maliyetlerini
minimize ederken toplam debinin minimum ihtiyacı
karşılaması, sistem basıncının belirlenen aralıkta kalması
ve her kompresörün kapasite sınırları içinde çalışması
gibi kısıtları gözetmektedir. Yapay zeka sistemi, her
kompresörün anlık verimlilik performansını üretilen
basınçlı hava birimi başına enerji tüketimini gösteren
spesifik güç tüketimi, kompresörlerin optimal çalışma
aralığındaki süresini belirleyen yük oranı analizi ve
toplam enerji girişi ile yararlı enerji çıkışı arasındaki
oranı hesaplayan sistem verimliliği parametreleri ile
izlemekte ve bu veriler makine öğrenmesi algoritmaları
tarafından analiz edilerek sürekli iyileştirme önerileri
geliştirilmektedir.
4. RubikFlow® Teknolojisi: Yapay Zeka Destekli
Kompresör Yönetimi
Komteks Kompresör tarafından geliştirilen
RubikFlow® sistemi, çoklu kompresör tesislerinde
enerji optimizasyonu için tasarlanmış patentli bir
yapay zeka çözümü olup, çoklu kompresör sistemlerini
tek bir ana yapay zeka üzerinden koordine ederek
anlık tüm kompresörler için stratejik eylem planları
oluşturmaktadır. Sistem, kompresörlerden gelen
sıcaklık, basınç ve motor hızı gibi çoklu sensör verilerini
işletmeye giden nihai toplam hava dinamikleri ile
birlikte analiz ederek optimal karar verme sürecinde
yapay zeka modülünü devreye almaktadır. Sistem
çalışma diagram Şekil 3’te verilmiştir.
52 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
ALÜMİNYUM
HAVA & AZOT
KİMYASAL TESİSATI
HAVA
KURUTUCULARI
Yağlı / Yağsız Vidalı Kompresörler
Gazlı Kurutucular
Azot / Oksijen Jeneratörleri
Filtrasyon / Kondens Tahliye
Atık Isı Geri Kazanım
Debimetre / Hava Kalitesi Sensörleri
Ultrasonik Kaçak Dedektörleri
Basınçlı Hava Tesisatı Modelleme & Analiz
Enerji Verimliliği Projeleri
Ölçüm Hizmetleri
HAVA BIÇAKLI
BLOWER
SİSTEMLERİ
Basınçlı Hava Mühendislik ve Danışmanlık
Telefon: 0543 749 14 19 / E-Posta: sel@selmuhendislik.com / Web: www.selmuhendislik.com
19 Mayıs Mah. Halaskargazi Caddesi. No:226 Çiftkurt Apt. K:7 D:24, Şişli / İSTANBUL
››
MAKALE
Şekil 4
Şekil 3
RubikFlow® sisteminin temel farkı, Bellman
denklemini kullanarak anlık optimizasyon yerine uzun
vadeli performans optimizasyonu gerçekleştirmesidir.
Geleneksel sistemler anlık en iyi çalışma noktalarını
ararken, RubikFlow® belirli bir zaman dilimi boyunca
örneğin; bir gün toplam enerji kullanımını optimize
edecek şekilde çalışmaktadır. Bu yaklaşımın temelinde,
kompresörlerde sıcaklığa bağlı motor çalışma noktası
verimlerinin kritik öneme sahip olması yatmaktadır. Bir
önceki sayıda yayınlanan motor - vida entegrasyonu
makalemizde detaylı olarak açıklandığı üzere,
zamana bağlı sıcaklık değişimleri motor verimini
doğrudan etkilemekte olup, yapay zeka modülünün
verdiği kumulatif kararlar klasik anlık optimizasyon
yöntemlerinden üstün performans sergilemektedir.
Bellman denklemi: Q(s,a) = r(s,a) + γ · max Q(s',a')
Burada; Q(s,a) 's' durumunda 'a' eylemini almanın
beklenen gelecek getirisi, r(s,a) anlık ödül, γ gelecek
getiriyi değerlendiren indirim faktörü, s' sonraki durum
ve max Q(s',a') gelecek durumdan elde edilebilecek
maksimum beklenen getiridir.
Sistemin etkinliğini kanıtlamak amacıyla 4 adet 75kW
inverterli KSK-D VSD Premium serisi kompresörde
kapsamlı bir karşılaştırmalı çalışma gerçekleştirilmiştir.
Bir hafta boyunca sürdürülen testlerde üç farklı yaklaşım
değerlendirilmiş olup, enerji verimliliği kazançları
normalize yüzdelik değerler üzerinden Şekil 4'te
sunulmuştur. Klasik yöntemle herhangi bir algoritma
olmadan sadece hedef basınç ayarı yapılan sistem
(yaygın endüstriyel uygulama), anlık en iyi motor verim
noktası kullanılarak kurulan hiyerarşik algoritma temelli
sistem ve Komteks RubikFlow® sistemini kullanan akıllı
çoklu kompresör yönetim sistemi.
5. Sonuç ve Gelecek Perspektifleri
1 MW'lık bir çoklu kompresör sisteminde
RubikFlow® teknolojisinin etkisi çarpıcıdır. Yıllık
yaklaşık %10 tasarruf, Türkiye'nin mevcut elektrik
tarifesi ile hesaplandığında yılda 2.9 milyon TL arasında
doğrudan maliyet tasarrufu anlamına gelmektedir.
Yapay zeka destekli kompresör yönetim sistemleri,
bu çarpıcı ekonomik kazanımın yanı sıra endüstriyel
sektörde çok boyutlu iyileştirmeler sağlamaktadır.
Bu sistemler otomatik optimizasyon sayesinde insan
hatasından kaynaklanan kayıpları ortadan kaldırırken,
planlı bakım stratejileri ile beklenmedik duruş sürelerini
minimize eden öngörülü bakım kapasitesi ve gerçek
zamanlı performans metrikleri ile operasyonel şeffaflık
sağlayan veri odaklı karar verme süreçleri sunmaktadır.
Komteks Kompresör olarak, "Kompresör 2.0" vizyoner
yaklaşımımız çerçevesinde geliştirdiğimiz RubikFlow®
teknolojisini sürekli geliştirmekte ve küresel endüstriyel
müşterilerimize yeni nesil akıllı çözümler sunarak dijital
kompresör çağına öncülük etmekteyiz. Yapay zeka
destekli kompresör yönetim sistemlerimiz, sadece enerji
optimizasyonu sağlamakla kalmayıp, endüstriyel tesislerin
Endüstri 4.0 tabanlı dijital dönüşüm sürecinde stratejik
bir aktifleştirici rolü üstlenmekte ve rekabet avantajı
yaratmaktadır. Çoklu kompresör sistemlerinde yapay
zeka teknolojilerinin entegrasyonu, hem teknik üstünlük
hem de ekonomik değer yaratma açısından paradigma
değiştirici avantajlar sunmaktadır. Bu teknolojilerin
endüstriyel sahada başarılı uygulanması için en ileri
teknoloji seçimi, uzman insan kaynağı kapasitesi ve
vizyoner uzun vadeli strateji geliştirme süreçlerinin
bütüncül bir yaklaşımla ele alınması kritik başarı faktörü
olarak öne çıkmaktadır. Avrupa ve Asya'nın köklü
kompresör üreticilerine karşı dünya pazarında dijital
teknolojilerin endüstriyel kompresör sistemlerine devrimci
uygulanması konusunda küresel teknoloji lideri olmak,
Komteks Kompresör'ün en büyük stratejik hedefleri
arasında yer almaktadır. Türkiye'nin teknoloji ihracatçısı bir
markası olarak tanımladığımız "Dijital Kompresör" veya
"Kompresör 2.0" konseptini dünya standartlarının ötesine
taşımak, şirketimizin kurum kültüründe yer alan yenilikçilik
anlayışının en güçlü yansımasıdır.
54 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
Sarıyı Seç
Tasarruf Et
Yeşili Koru!
www.topkapigroup.com.tr
››
MAKALE
BASINÇLI KAPLAR
PRESSURE VESSELS
‘GÜVEN VERİR
DEĞER KATAR’
GIVES TRUST,
ADDS VALUE...
| MERKEZ
İkitelli OSB Demirciler Sanayi Sitesi
B-3 Blok No: 75-76 Başakşehir
İSTANBUL / TÜRKİYE
P | +90.212 549 60 36
F | +90.212 549 60 38
E | info@guvenbombe.com.tr
| FABRİKA
Akçaburgaz Mah. 137. Sok. No: 11 Esenyurt
İSTANBUL / TÜRKİYE
P | +90 212 407 08 08
F | +90 212 486 36 49
E | info@guvenbombe.com.tr
guvenbombe.com.tr
››
BOMBE
DISHED HEADS
BÜKÜM İŞLEMİ
BENDING PROCESS
TANK ÜRETİMİ
TANK PRODUCTION
ISIL İŞLEM
HEAT TREATMENT
SINCE 1946
YEARS
guvenbombe.com.tr
Bizi sosyal
ağlardan takip
edin.
››
ALİ HAKAN HEKİM
Endüstri Mühendisi
KURU VE NEMLİ HAVA İÇİN
BASINÇLI HAVA
DEBİMETRELERİ VE
KULLANIM KOŞULLARI
58 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
Basınçlı hava sistemlerinde debimetrelerin önemi
ve sağladığı avantajlar
Basınçlı hava sistemleri, birçok endüstriyel
uygulamanın vazgeçilmez enerji kaynaklarından biridir.
Ancak bu sistemlerin işletme maliyetleri hesaplanırken
genellikle kaçak yönetimi göz ardı edilir ve görünmeyen
kaçak ve verim kayıpları zamanla ciddi enerji kayıplarına
yol açar. Bu noktada debimetreler, sistemin gerçek
performansını ortaya koymak ve sürdürülebilir enerji
yönetimi sağlamak için kritik bir rol üstlenir.
Sisteminizde kullanacağınız debimetreler
sayesinde basınçlı hava akışı ölçülerek;
- Anlık tüketim değerleri detaylı biçimde izlenebilir,
- Bölgesel ve proses bazlı analizler yapılabilir,
- Kaçaklar tespit edilerek enerji israfı minimize edilebilir,
- Ekipmanların kapasite kullanımı ve dengesizlikleri
gözlemlenebilir,
- Verimlilik kaybı yaratan bölümler tespit edilerek
iyileştirme yapılabilir,
- Enerji verimliliği projelerinde net ölçüm verileriyle
yatırım geri dönüşü (ROI) hesaplamaları sağlıklı ve
doğru biçimde yapılabilir.
- Kompresör çıkışlarına uygun, nemli havaya dayanıklı,
fark basınç yöntemi ile ölçüm prensibine sahip
debimetreler ile kompresör çıkışları anlık olarak
izlenerek kompresör arıza ve verim kayıpları belirlenir
ve böylece hemen müdahale edilebilir ve olası enerjiüretim
kayıpları engellenebilir.
Günümüzde enerji izleme sistemlerinin temelini
oluşturan debimetreler, sadece anlık ölçüm yapmakla
kalmaz; aynı zamanda geçmiş verilerin analiz
edilmesini, karşılaştırmalar yapılmasını ve tesisin genel
performansının sürekli olarak iyileştirilmesini mümkün
kılar. Özellikle çoklu kompresör sistemlerinde, farklı
üretim hatlarının karşılaştırılması, hafta içi/hafta sonu yük
analizleri, duruş bölgelerindeki tüketim takibi gibi detaylı
analizler debimetreler aracılığıyla gerçekleştirilebilir.
Bu sayede firmalar yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla
kalmaz; aynı zamanda karbon ayak izini düşürerek çevresel
sürdürülebilirliğe katkıda bulunur ve operasyonel verimliliği
artırarak rekabet avantajı elde eder.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 59
››
MAKALE
DALDIRMA TİP NEMLİ DEBIMETRE
Nemli havada ölçüm alan daldırma tip debimetre,
%100 doygunlukta (nemli) basınçlı hava ölçümleri için
özel olarak geliştirilmiş, fark basınç sensörü prensibiyle
çalışan gelişmiş bir akış ölçüm cihazıdır. Kondenstop
damlacıklarını tolere edebilen yapısı sayesinde,
kurutucudan önce veya doğrudan kompresör çıkışında
güvenle kullanılabilir.
Akış, basınç, sıcaklık ve tüketimi anlık ölçer. Çift yönlü
akış ölçümü tedarik tarafındaki akışı izlemeye uygundur.
Farklı çaplarda borulara tek bir cihazla uygulanabilir.
Aydınlatmalı LCD ekranı ile anlık veriler
görüntülenebilir, entegre veri kayıt cihazı (opsiyonel) ile
uzun süreli ölçümler yapılabilir.
Teknik Özellikler
Ölçüm Aralığı: 20 ... 200 m/s
Sıcaklık Aralığı: -40 ... 150 °C
Basınç Aralığı: 0 ... 16 bar
Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA - RS485 (Modbus
RTU), pulse
Bağlantı Tipi: M12 5-pin dişi konnektör 340mm
probe uzunluğu
Kurulum: Daldırma tip - Basınç altında montaj opsiyonu
Ölçüm Ortamı: Doymuş (nemli) hava, kondens içerikli hatlar
DALDIRMA TİP KURU DEBIMETRE
Kuru havada ölçüm alan daldırma tip debimetre,
kuru basınçlı hava ve endüstriyel gazlar için geliştirilmiş,
hem tedarik (supply) hem de tüketim (demand)
tarafında kullanılabilen termik kütle ölçüm prensibiyle
çalışan bir debimetredir.
Farklı boru çaplarına (1.5..50”) uygulanabilir olması
sayesinde sistemin her noktasında entegre edilebilir.
Basınç altı montaj özelliği, üretimi durdurmadan
kurulum yapılmasına olanak tanır. Akış, basınç, sıcaklık
ve toplam tüketimi anlık ölçer. Opsiyonel çift yönlü akış
ölçümü, çevrim (ring) hatlarındaki değişken akış yönleri
için idealdir.
Aydınlatmalı LCD ekranı ile anlık veriler
görüntülenebilir, entegre veri kayıt cihazı (opsiyonel) ile
uzun süreli ölçümler yapılabilir.
Teknik Özellikler
Ölçüm Aralığı: 0.5 ... 150 m/s
Sıcaklık Aralığı: 0 ... 60 °C
Basınç Aralığı: 0 ... 16 bar
Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA - RS485 (Modbus
RTU), pulse
Ekran: 3 satırlı LCD ekran (opsiyonel), ters
çevrilebilir metin
Opsiyonel: Çift yönlü (bi-directional) ölçüm
Kurulum: Daldırma tip - Basınç altında montaj
opsiyonu
Sensör Teknolojisi: Termal Kütle akış sensörü
Bağlantı: M12 5-pin dişi konnektör 400mm probe
uzunluğu
- Nemli Hava
- Yüksek Hız
Daldırma Tip Nemli
Hava Debimetresi
Uygulama Alanları
Kompresör performans ve verimlilik ölçümleri
Tedarik tarafı (supply side) hava analizleri
Kurutucusuz sistemlerde tüketim izleme
Doymuş hava ortamları, yüksek sıcaklık ve hız içeren
hatlar
Desikant kurutucu giriş/çıkış kontrolü
Kompresör katkı oranı izleme
Kurutucu öncesi ölçümler
60 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
››
MAKALE
- Nemli Hava
- Yüksek Hız
Uygulama Alanları
Tesis genelinde (supply ve demand side) hava
tüketim takibi
Enerji ve hava denetimleri (air audits)
Çevrim hatlarında çift yönlü akış izleme
Endüstriyel gaz izleme (N 2
, CO 2
, Ar ve benzeri kuru,
korozif olmayan gazlar)
Maliyetlendirme ve tüketim analizi
Kaçak tespiti
4…20 mA
Analog
çıkış
2. milyon
data kayıt
hafızası
3.satırlı dijital
gösterge
paneli
USB/
Konnektör
çıkış arayüzü
gazlar için geliştirilmiş, termal
kütle ölçüm prensibiyle
akış, basınç, sıcaklık ve
toplam tüketimi anlık olarak
ölçebilen 4’ü 1 arada bir
daldırma tip debimetredir.
Basınç altındayken montaj
yapılabilmesi sayesinde üretim
süreçlerini durdurmadan
devreye alınabilir. Yenilikçi
tasarımıyla birlikte gelen
VPSensorCartridge®
teknolojisi, geleneksel kalibrasyon gereksinimini
ortadan kaldırır. Cihazın tamamını geri göndermek
yerine, sahada sadece sensör kartuşu değiştirilerek
yeniden kalibrasyon sağlanır. Bu sayede süreç sürekliliği
korunur ve bakım maliyetleri indirgenir.
Kalibrasyonsuz Kuru
Hava Debimetresi
- Kuru Hava
- Düşük
- Orta Hız
Teknik Özellikler
Ölçüm Aralığı: 0.5 ... 150 mn/s
Sıcaklık Aralığı: 0 ... 60 °C
Basınç Aralığı: 0 ... 10 bar
Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA Analog - RS485
(MODBUS RTU)
Opsiyonel: Çift yönlü (bi-directional) ölçüm
Kurulum: Daldırma tip - Basınç altında montaj
opsiyonu
Sensör Teknolojisi: Değiştirilebilir özel teknoloji
kartuş
Bağlantı: M12 5-pin konnektör 340mm probe
uzunluğu
RS485
(Modbus RTU)
Konfigürasyon
12…24 VDC – Geniş
besleme aralığı
KALIBRASYONSUZ KURU DEBIMETRE
Kalibrasyon gerektirmeyen, kuru havada ölçüm alan
daldırma tip debimetre, basınçlı hava ve endüstriyel
Uygulama Alanları
Talep tarafı (demand side) basınçlı hava takibi
Kurutucu ve filtre sonrası düşük/orta hızda kuru hava
ölçümü
Enerji verimliliği denetimleri ve hava denetimleri (air
audits)
SCADA entegrasyonu sayesinde maliyet ve tasarruf
analizi
Çevrim hatları (ring networks) – çift yönlü akış
Endüstriyel gaz ölçüm (kuru ve korozif olmayan
62 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
hava, azot, karbondioksit, vb.)
Kaçak tespiti uygulamaları
HAT-ARASI
KURU TİP
DEBİMETRE
HAT-ARASI TIP KURU DEBIMETRE
Uygulama Alanları
Kuru havada ölçüme uygun hat-arası debimetreler,
basınçlı hava ve endüstriyel gazların noktasal tüketim
ölçümleri için hat arası ideal bir debimetredir. Termal
kütle ölçüm prensibiyle çalışan bu sensör, debi,
basınç, sıcaklık ve toplam tüketimi anlık olarak ölçer.
Küçük çaplı hatlar (0...2 inç) için özel olarak tasarlanan
FlowScope In-line, hem bağımsız kullanımlara hem
de enerji izleme sistemlerine entegrasyona uygundur.
16 bar ve 35 bar olmak üzere iki farklı basınç sınıfı ile
sunulur. Gelişmiş modelinde 3 satırlı LCD ekran ve 2
milyon nokta kapasiteli veri kayıt cihazı (datalogger)
entegredir.
Teknik Özellikler
Ölçüm Aralığı: DN15 – 0.23 .. 80 m3n/hr DN25 -
0.91 .. 250 m3n/hr DN50 - 3.55 .. 1000 m3n/hr
Sıcaklık Aralığı: 0 ... 60 °C
Basınç Aralığı: 0 ... 16 bar
Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA Analog - RS485
(Modbus RTU), pulse
Opsiyonel: Çift yönlü (bi-directional) ölçüm
Kurulum: Hat arası
Sensör Teknolojisi: Termal Kütle akış sensörü
Bağlantı: M12 5-pin konnektör
Talep tarafı (demand side) basınçlı hava takibi
Kurutucu ve filtre sonrası düşük/orta hızda kuru hava
ölçümü
Enerji verimliliği denetimleri ve hava denetimleri (air
audits)
SCADA entegrasyonu sayesinde maliyet ve tasarruf
analizi
Kaçak tespiti uygulamaları
Endüstriyel gaz ölçüm
4…20 mA
Analog
çıkış
RS485
(Modbus RTU)
Konfigürasyon
12…24 VDC – Geniş
besleme aralığı
2. milyon
data kayıt
hafızası
3.satırlı dijital
gösterge
paneli
USB/
Konnektör
çıkış arayüzü
Makalede bahsi geçen tüm debimetre ile ilgili
detaylı bilgiye www.yigittaslar.com'dan ulaşabilirsiniz.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 63
››
MAKALE AIR WORLD KISA HABERLER
Özen Kompresör’ün Güçlü
Temsilcisi, Genişleyen
Ürün Gamıyla Yeni
Lokasyonunda.
Mentis, Yeni Merkezine Taşındı
Azot ve Oksijen Jeneratör çözümleri alanında
Özen Kompresör’ün stratejik gücünü sahaya taşıyan
Mentis, büyüme vizyonu doğrultusunda yeni merkezine
taşındı. Bu taşınma, yalnızca fiziksel bir değişiklik değil;
aynı zamanda Mentis’in genişleyen ürün portföyü,
mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik odaklı
yaklaşımıyla geleceğe yapılan güçlü bir yatırımdır.
Mentis, yeni lokasyonunda aşağıdaki ürün ve
çözümleriyle sektöre değer katmaya devam ediyor:
• Oksijen ve Azot jeneratörleri,
• Kimyasal Kurutucular
• Aktif Karbon Kuleleri,
HCS Mühendislik’te
Hedef KOMSAD Üyeliği
Basınçlı Kap İmalatında kısa zamanda ciddi ivme
kazanan HCS Mühendislik firması yaptığı yatırımlar ve
aldığı kalite belgeleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi
başardı. Firma daha önce 300 m 2 lik imalat alanından
600 m 2 lik alana çıkmıştı. Hedefi KOMSAD üyeliği olarak
açıklayan firma yeni yatırımlarla önce robot kaynak
makinalarını bünyesine katmış ve Ankara İvedik’te yeni
1000 m 2 lik fabrika alanına taşınarak adım adıma hedefe
doğru gittiğini gösterdi. Firma metalik malzemelerin
ergitme kaynağı için kalite şartlarını yerine getirerek EN
ISO 3834-2 belgesini de aldı. Firma ISO 9001-2015,ISO
14001-2015, ISO 45001-2018 Kalite Yönetim Sistemleri
Belgelerini almış, EN 13445 direktiflerine göre testleri
yapacak test merkezini de kendi bünyesinde kurdu. Firma
Genel Müdürü Çağatay Sönmez, “Sektör liderlerinin
buluşma alanı ve sektörün sesi ve derneği olan KOMSAD
• Balık çiftlikleri, hastaneler, metal kesim ve kimyasal
prosesler gibi özel uygulamalara yönelik sistemler,
• Anahtar teslim mühendislik projeleri ve proses
optimizasyon hizmetleri.
Yeni merkez, Ar-Ge, tasarım, üretim ve satış sonrası
destek ekiplerinin daha entegre çalışabileceği şekilde
tasarlandı. Bu sayede üretim kapasitesini 3 kat arttıran
Mentis, hem yerel hem de uluslararası pazarlarda daha
çevik ve etkili çözümler sunabilecek.
Özen Kompresör’ün iştiraki olarak faaliyet gösteren
Mentis, yeni adresinde de “Etkin ve Güvenilir
Çözümler” sunmaya devam edecek.
derneğine üyelik başvurusu yapmayı planlıyoruz. Fakat
öncesinde derneğin istediği eksiklerimizi gördük ve
hızla gidermek için çalışıyoruz. KOMSAD üyeliği için
gerekli belgeleri tamamlamaya devam ediyoruz. İlk
etapta gerek çalışanların sağlıklı bir ortamda çalışması,
gerek ise makine yatırımlarımız nedeniyle üretim
alanımızı değiştirdik. Hedefimiz kaliteli imalat ve sektör
lideri firmalar ile ülkemizin basınçlı kap sanayisinde
standartlara uygun imalat yapmak. KOMSAD’ın verdiği
mücadele bizler için hayati öneme sahip ve önemsiyoruz.
Bu hedefimiz için süreç uzun sürse de biz hazırlıklarımızı
eksiksiz yapmak için çalışıyoruz” dedi.
64 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
KISA HABERLER
AIR WORLD MAKALE
KOMSAD’dan Milli Eğitim Bakanlığı’na Açık Çağrı:
Basınçlı Hava Teknisyenliği Bölümü
Meslek Liselerinde Açılmalıdır!
Türkiye sanayisinin lokomotif sektörlerinden biri olan basınçlı hava
sistemleri, üretimden enerjiye, gıdadan otomotive kadar onlarca
kritik sektörde kullanılmakta. Yerli üretimle hem iç piyasada hem
de ihracatta ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Ancak
sektörümüz bugün, artan üretim kapasitesine rağmen nitelikli insan
kaynağı bulamama kriziyle karşı karşıyadır.
Kompresör,
Vakum ve Basınçlı
Gaz Ekipmanları
Derneği
(KOMSAD) Genel
Sekreteri Murat
Alişiroğlu‘ndan
Milli Eğitim
Bakanlığı'na
önemli bir çağrı
geldi. Alişiroğlu,
yaptığı çağrıda
Meslek Liselerinde
MURAT ALIŞIROĞLU
sektör olarak
KOMSAD Genel Sekreteri
yaşadıkları ara
eleman sıkıntısı nedeniyle bölüm açılmasının
elzem olduğunu ve bakanlığın bu adımı atmasını
beklediklerini dile getirdi. Alişiroğlu, “Sektör
olarak defalarca vurguladığımız bu sorunun
çözümü, teorik değil pratiktir: Basınçlı hava
sistemleri alanında çalışacak teknisyenler, meslek
liselerinde yetiştirilmelidir. Bugün hâlâ mesleki ve
teknik anadolu liselerinde bu alana özgü bir bölüm
bulunmamaktadır. Öğrenciler genel başlıklar
altında eğitim almakta, iş hayatına yeterince hazır hale
gelememektedir.
KOMSAD olarak çağrımız nettir:
Milli Eğitim Bakanlığı, sanayi-üniversite iş birliği
modelleri kadar önemli olan sanayi-meslek lisesi
entegrasyonunu bir an önce gerçekleştirmeli. İlgili
sektör temsilcilerinin katılımıyla “Basınçlı Hava
Sistemleri Teknisyenliği” ya da “Endüstriyel Hava
Sistemleri Teknolojisi” bölümlerini açmalıdır.
Bu bölümler sayesinde;
• Gençlerimize yüksek istihdam garantili bir meslek
kazandırılacak,
• Sanayimizin teknik eleman ihtiyacı yerli insan
kaynağı ile çözülecek,
• Türkiye'nin yerli üretim gücü daha da artacaktır.
Bugün yaşanan personel açığı sadece üretimi
değil, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma hedeflerini
de tehdit eder hale gelmiştir. Bu nedenle MEB’in bu
çağrımızı stratejik öncelik olarak görmesini ve 2025–
2026 eğitim öğretim yılı için gerekli adımları atmasını
bekliyoruz” dedi. Alişiroğlu, Sanayi Bakanlığı, MAKFED
ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapacağı bir çalıştay ile
sektörün geleceğini birlikte planlamaya hazırız” dedi.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 65
››
ŞABAN YILMAZ
AR&GE Müdürü- R&D Manager
TURBO KOMPRESÖRLERDE
ŞAFT SIZDIRMAZLIĞI:
VERIMLILIĞIN
SESSIZ BEKÇISI
Yüksek hızlı şaftların çalıştığı turbo kompresörlerde, sızdırmazlık
elemanlarının doğru seçimi yalnızca enerji kayıplarını önlemekle kalmaz,
aynı zamanda sistemin güvenliği ve uzun ömürlülüğü açısından da kritik
rol oynar. Labirent keçelerin yapısı, performans kriterleri ve kaçak debi
analiz yöntemleriyle sızdırmazlık sistemlerini yakından inceliyoruz.
66 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
Endüstride üretim faaliyetlerinde basınçlı
hava kullanılmakta olup, çeşitli hatların
çalıştırılmasında yaygın olarak tercih
edilmektedir. Basınçlı hava, temiz, depolanması
güvenli, yüksek kapasitelere çıkabilen ekonomik bir
enerji türüdür. Bu sebeple, endüstrideki enerjinin
yaklaşık %20-30 ‘unu basınçlı hava kompresörleri
tüketmektedir. Özelikle yüksek kapasitede ve
sürekli üretim yapan tesislerde kullanılan turbo
kompresörlerde basınçlı havanın verimli bir şekilde
elde edilmesi çok elzemdir. Bu bağlamda yüksek hızda
çalışan şaftların sızdırmazlık elemanları kompresör
verimliliğine doğrudan etki etmektedir.
Şekil 2. Labirent Keçeler
Endüstrideki dinamik kompresör türünden biri
olan radyal turbo kompresörler de şaft sızdırmazlık
elemanı olarak genellikle labirent veya karbon keçeler
kullanılmaktadır.
Şekil 1. Kompresörlerin Sınıflandırma Şeması
Ortak bir sınırı paylaşan iki ortam arasında boşluk
olduğu sürece madde geçişi molekül boyutunda dahi
olsa engellenemez. Sızdırmazlığın amacı bu madde
geçişini kontrol altına almaktır. Şaft sızdırmazlığı
uygulamalarında ise sızdırmazlık elemanı, yağlayıcının
ya da basınçlı akışkanın sistem içerisinden sızmasına
engel olacak ya da bunu kontrol altına alacak
elemandır.
Labirent Keçeler
Labirent keçeler, temas etmeyen, dolayısıyla
sürtünmesiz çalışan sızdırmazlık elemanlarıdır. Mil
etrafında yer alan çoklu çıkıntı ve girintiler sayesinde
gazın geçişi zorlaştırılır. Bu yapılar, sızıntı gazı geri
döndürerek veya yavaşlatarak sistemden kaçmasını
engeller. Dişlerin dizilim şekli, geometrik özellikleri
gibi parametreler uygulama alanına göre farklılık
gösterebilmektedir. Şekil 3 ’de de tipik bir labirent keçe
örneği ve akım çizgileri gösterilmiştir.
Şekil 3. Labirent keçe akış şematiği ve akım çizgileri
Akım çizgileri gösterilen bir labirent keçe örneğinde
görülebileceği üzere, akış yüksek basınç bölgesinden
düşük basınç bölgesine doğru ilerlemektedir. Burada
akışı meydana getiren sürücü kuvvet, keçenin iki yüzeyi
arasındaki basınç farkıdır. Ardı sıra dizilen labirent
keçe dişleri, seri bağlanmış ani daralma ve genişleme
kayıpları olarak düşünülebilir. Akışkan yüksek basınç
bölgesinden harekete başlayınca, diş üstü ile stator
bölgesi arasında kalan açıklıkta daralan bir alana
girer ve bu alandan sonra tekrar genişleyerek çıkar.
Hızlanmadan dolayı diş çıkışında akışta türbülans
artar ve iki diş arasında kopmalar meydana gelir. Bu
kopmalar sonucunda oluşan sirkülasyonlar akışkanın
enerjisini kaybetmesine sebep olur. Her kademe de
benzer bir fizikle ilerleyen akışkan, çıkışta basıncını
azaltır ve sızdırmazlık havası kontrol edilir.
Labirent keçelerin diş konfigürasyonları farklılık
gösterebilmektedir. Şekil 4 ‘de görüleceği üzere şu
şekilde sınıflandırma yapmak mümkündür.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 67
››
MAKALE
n Düz Dişli Labirent Keçe
n Açılı Dişli Düz Labirent Keçe
n Karşılıklı Dişli Labirent Keçe
n Eğimli Labirent Keçe
n Kilitli Labirent Keçe
n Aşındırılabilir Labirent Keçe
Şekil 5. Keçe Geometrik Parametreleri
Labirent keçeler, kaçak debi kontrolünde iyi
olmalarına rağmen dinamik değişimlere kalıcı
deformasyondan dolayı iyi cevap verememekte ve
turbo makinada sızdırmazlık artışına yol açmaktadır.
Buna rağmen, labirent keçeler turbo makinalarda uzun
yıllardır kullanılmaktadır ve güvenilirlik-sağlamlık olarak
kendilerini ispatlamışlardır. Bu sebeple neredeyse tüm
turbo makina uygulamalarında kullanılmaktadır.
Şekil 4. Labirent keçe tipleri
Şekil 5 ’de bir labirent keçe performansını belirleyen
geometrik parametreler gösterilmiştir. Görüleceği üzere
birçok geometrik parametrenin birlikte düşünülüp, en
iyi sızdırmazlık performansı sağlayacak geometrinin
çıkarılması için birçok çalışma yapılmıştır. Örneğin, dişler
arasında mesafenin artırılması, odacık büyüklüğünü
ve sirkülasyon alanını artıracaktır. Bu sebeple daha iyi
sızdırmazlık performansı elde edilecektir.
Labirent Keçe Kaçak Debi Belirleme Yöntemleri
Labirent keçelerde kaçak debi belirlenmesinde kullanılan
yöntemler genel olarak üç grupta toplanabilir. Bunlar;
1) Deneysel yöntem ile kaçak debi belirleme
2) Analitik yöntem ile kaçak debi belirleme
3) Sayısal (HAD analizi) yöntem ile kaçak debi belirleme
Bu üç yöntem de labirent keçe kaçak debi
belirlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
SONUÇ
Teorik olarak, kompresörlerde her türlü şaft contası
kullanılabilir. Labirent contalar, yüzer karbon keçeler
basınca ve işlem gazına bağlı olarak en yaygın olanlardır.
Labirent contalar, özellikle sağlamlığın düşük sızıntıdan
daha önemli olduğu durumlarda birçok düşük basınçlı hava
kompresörü için kullanılır. Normalde metalden, çoğunlukla
alüminyumdan yapılırlar. Ancak daha yüksek korozyon
direnci veya daha iyi sürtünme davranışı için termoplastikler
kullanılabilir. Özel labirent diş tasarımıyla, daha iyi sızıntı
performansı için daha küçük boşluklar elde edilebilir.
REFERANSLAR
M.S. Sertçakan, 2017, Gaz Türbinli Motorlarda Kullanılan Labirent
Keçelerdeki Aşınmış Diş Geometrisinin Sızdırmazlık Performansına
Etkisinin HAD Analizi ile İncelenmesi
U.Yalçın, 2020, Düz labirent keçelerde oyuk oluşumunun
sızdırmazlık performansına etkisi
Aaron M. Rimpel, ... Kolja Metz, in Compression Machinery for
Oil and Gas, 2019
68 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Her ölçümde üstün performans
ETRANS-P Serisi Basınç Transmitterleri & Bilge Pro Datalogger
BASINCI ÖLÇÜN VERİYİ YÖNETİN
Enelsan, basınç transmitterleri ile kompresör, kurutucu, blower, vakum sistemleri, oksijen, azot, hidrojen jeneratörleri gibi
kritik endüstriyel uygulamalarda güvenli ve verimli ölçüm çözümleri sunmaktadır. Ürünlerimiz, zorlayıcı şartlarda bile yüksek
hassasiyetle çalışarak, süreçlerinizi kesintisiz hale getirir.
Kompresörler ve Kurutucular: Hava ve gaz basınçlarını hassas bir şekilde ölçerek, ekipman verimliliğini artırır.
Blower Sistemleri: Basınç denetimi sağlar, sistem stabilitesini ve performansını optimize eder.
Vakum Sistemleri: Düşük basınç koşullarında bile yüksek doğrulukla ölçüm yapar.
Gaz Jeneratörleri (Oksijen, Azot, Hidrojen): Endüstriyel gaz üretim sistemlerinde güvenilir basınç izleme ve kontrol sağlar.
BİLGE PRO
DATALOGGER
ETRANS-P07 ETRANS-P08 ETRANS-P01 ETRANS-P02 ETRANS-DP01
ETRANS-TGMF Serisi Daldırma Tip Termal Kütle Debimetre
GAZ AKIŞINI DOĞRU ÖLÇÜN
Endüstriyel proseslerde doğru ve güvenilir ölçüm, verimli bir üretim sürecinin temel taşıdır. Enelsan Daldırma Tip Termal Kütle
Debimetreler, termal dağılım teknolojisi ile gazların kütlesel debisini doğrudan ölçerek üstün performans sunar. Hava, azot,
oksijen, hidrojen, doğalgaz ve diğer endüstriyel gazlar için mükemmel bir çözümdür.
Doğrudan kütlesel debi ölçümü – Ekstra sıcaklık ve basınç sensörüne ihtiyaç duymaz.
Geniş ölçüm aralığı – Düşük ve yüksek debilerde üstün hassasiyet sağlar.
Düşük basınç kaybı – Enerji tasarrufu ve proses verimliliği sunar.
Hareketli parça içermez – Uzun ömürlü kullanım ve düşük bakım gereksinimi sağlar.
Yüksek sıcaklık ve basınca dayanıklı – Zorlu endüstriyel ortamlarda güvenilir performans gösterir.
Kendi kendine tanılama fonksiyonu – Sensör performansını izleyerek olası sorunları önceden tespit eder.
Kompresörler, kurutucular, vakum sistemleri, oksijen & azot & hidrojen jeneratörleri, kimya, enerji, metalurji, gıda ve daha
birçok endüstriyel proses için ideal bir çözümdür.
Boru alanı tazminatı özelliği ile montaj sırasında oluşabilecek ölçüm sapmalarını otomatik olarak dengeler. Bu sayede her
ortamda yüksek hassasiyetle çalışır.
Çerkeşli OSB Mahallesi İmes 4 Bulvarı No:11 Dilovası/Kocaeli
+90 262 754 63 13 | +90 534 366 76 28
www.enelsan.com | satis@enelsan.com
››
MERT CAN
Yurtiçi Satış Uzmanı
KOMPRESÖRLERDE
KULLANILAN
KASNAKLARDA
BALANSIN
ÖNEMI
70 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Kompresörlerde kullanılan kasnaklar, tahrik
sisteminin kritik bir parçası olup, güç iletimini
doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer
alır. Bu kasnakların balans (denge) durumu,
hem sistemin performansını hem de çalışma ömrünü
belirleyen temel faktörlerden biridir. Balanssız bir
kasnak, titreşim, enerji kaybı ve mekanik aşınmalar
gibi birçok sorunu beraberinde getirir. Bu bağlamda
balansın sağlanması, sadece ürün kalitesi değil, aynı
zamanda iş güvenliği ve işletme maliyetleri açısından
da büyük önem taşır.
Titreşimin Azaltılması
Balanssız kasnaklar dönme esnasında merkezkaç
kuvveti yaratır. Bu durum, kasnağın bağlı olduğu
ekipmanlarda yüksek seviyede titreşime neden olur.
Titreşim kaynaklı problemler, kompresör gövdesinde
çatlaklara, bağlantı elemanlarının gevşemesine ve
uzun vadede sistem stabilitesinin bozulmasına yol açar.
Doğru balanslanmış bir kasnak, bu tür risklerin önüne
geçilmesini sağlar.
Rulman ve Mil Ömrü
Kasnaktaki balanssızlık, rulman ve mil gibi döner
ekipmanlara düzensiz ve ani yükler bindirir. Bu yükler
zamanla rulmanların aşırı ısınmasına, yatak yüzeylerinde
deformasyona ve millerde eğilme gibi kalıcı hasarlara
neden olabilir. Dolayısıyla, balans kontrolü, bu kritik
parçaların ömrünü doğrudan etkileyen bir bakım
kalemidir.
Enerji Verimliliği
Balanslı çalışan bir kasnak, dönme direncini
minimize eder. Bu durum, enerji tüketimini düşürerek
kompresörün daha verimli çalışmasına katkıda bulunur.
Aynı zamanda motorun gereksiz yere zorlanmasının
da önüne geçilmiş olur. Enerji verimliliği, özellikle
endüstriyel ölçekte çalışan tesislerde ciddi maliyet
avantajları sunar.
Bakım Maliyetlerinin Azaltılması
Balanssızlıktan kaynaklanan titreşim ve aşınmalar,
bakım aralıklarının sıklaşmasına ve daha fazla parça
değişimine neden olur. Bu da işletme maliyetlerini
artırır. Oysa ki balansı düzgün alınmış bir kasnak,
sistemdeki diğer komponentlerin de ömrünü uzatarak
bakım maliyetlerini minimize eder.
Performans ve Güvenlik
Kompresör gibi yüksek devirle çalışan makinelerde
balanssızlık, sadece verimliliği değil, aynı zamanda
iş güvenliğini de tehlikeye atabilir. Dengesiz dönme
hareketi zamanla kasnakların yerinden çıkmasına veya
kırılmasına sebep olabilir. Bu da operatör güvenliği
açısından ciddi riskler doğurur. Bu nedenle balans
kontrolü, sadece teknik bir zorunluluk değil, aynı zamanda
yasal iş güvenliği kurallarına uyumun da bir parçasıdır.
MAKALE
Balans Uygulamaları
Ünsal Makina olarak kasnak üretim ve montaj
süreçlerinde yüksek hassasiyetle çalışılmaktadır. Bu
doğrultuda, balans işlemleri Alman menşeli Schenck
marka balans makinesi ile gerçekleştirilmekte olup, her
ürün tek tek test edilerek hassas tolerans aralıklarında
onaylanmaktadır. Sahip olduğumuz bu ileri teknoloji
ve kalite kontrol anlayışı sayesinde; müşterilerimize
güvenli, titreşimsiz ve uzun ömürlü ürünler sunmayı
taahhüt ediyoruz. Balans sürecine verdiğimiz önem,
üretimimizin temel taşı olarak konumlanmaktadır.
Sonuç
Kasnaklarda balans, kompresör sistemlerinin
performansını ve güvenliğini doğrudan etkileyen
kritik bir unsurdur. Rulman ömründen enerji
verimliliğine, bakım maliyetlerinden operatör
güvenliğine kadar birçok alanda etkili olan bu
konu, endüstriyel işletmelerin vazgeçilmez kalite
kriterlerinden biridir.
Kaynakça
1. Balancing of Rotating Masses, Schenck RoTec GmbH Teknik
Yayını.
2. ISO 1940-1: Mechanical Vibration – Balance Quality
Requirements for Rotors.
3. Eker, İ. (2018). Makine Elemanları. Nobel Yayınları.
4. Ünsal Makina İç Kalite Prosedürleri ve Balans Test Raporları
(2024).
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 71
››
MAKALE
››
››
YASİN KARAMEHMETOĞLU
Şirket Müdürü
KONTEYNER YAĞMURUNA KARŞI
ENDÜSTRIYEL GÜVENCE
Denizaşırı taşımacılıkta sıcaklık farklarından kaynaklanan yoğunlaşma, ürünler
için büyük risk oluşturur. Yüksek adsorbsiyon kapasiteli kurutucular, konteyner
içindeki nemi sürekli kontrol altında tutarak pas, küf, ambalaj deformasyonu
gibi sorunların önüne geçer ve sevkiyat güvenliğini garanti altına alır.
74 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
Modern Endüstride Nem ve Korozyon
Kontrolünde Yenilikçi Çözümler
Endüstriyel üretim ve lojistik süreçlerinde nem
ve korozyon kontrolü, ürün kalitesinin korunması ve
uzun ömürlü güvenliğin sağlanması açısından kritik
öneme sahiptir. Bu doğrultuda, sektörde yaygın olarak
kullanılan nem alıcı ve korozyon önleyici çözümler hem
teknolojik gelişmeler hem de çevresel hassasiyetler
doğrultusunda sürekli olarak yenilenmektedir.
Konteyner Yağmuru Nedir?
Denizaşırı sevkiyatlarda konteyner içerisindeki
havanın gündüz çok yükselip gece çok fazla düşmesi ile
gece ve gündüz ısı farklılığı çok fazladır. Doğal olarak
%100 rutubetli bir ortamda gerçekleşen bu değişimler
sonucu havanın taşıyamadığı nem yoğunlaşarak
konteyner içerisine bir yağmur gibi yağar.
Çözümü Nedir?
Rutubetin yoğunlaşması öncesinde havada kondens
olma ihtimali olan su buharını yüksek kapasiteli ve uzun
dönemli çalışan adsorbanlar ile çekmek gerekmektedir.
Cont-Pack ürünümüz bu zorlu sevkiyat koşullarında
en ideal kuruluğu sağlamaya ve kesintisiz çalışmaya
yönelik tasarlanmıştır.
Havanın Taşıdığı Nem
Sıcaklık ve Rölatif rutubet ile havadaki nem
miktarının değişimi( g/m 3 )
50 o C den 5 o C ye soğuyan 1m 3 havadan 83 – 6.8=
76.2g su yoğunlaşacaktır
Cont-Pack PLUS %300 Konteyner Kurutucu nem alıcı
▶ Konteyner içerisinde bulunan havadan ve karton,
tahta benzeri nem içeren malzemelerden fazla suyu alarak
sıcaklık değişimlerinde konteyner yağmurunu önler
▶ Yüksek adsorbsiyon performansı ile 60–90 gün
boyunca aralıksız çalışarak sürekli kuruluk sağlar
Kendi ağırlığı kadar (%300) adsorbsiyon yapabilir
▶ Küf, koku, pas, ıslanma, kolilerin bozulması gibi
problemleri ortadan kaldırır
▶ Ürünlerinizi korumakla birlikte müşterinizde güçlü
bir güven duygusu yaratır.
Deniz aşırı sevkiyatlarda, yüksek rutubet ve gece –
gündüz arası sıcaklık farkları nedeni ile konteyner gibi
kapalı alanlarda havada bulunan rutubet yoğunlaşarak
ürünler üzerine yağmur şeklinde düşer. Bu durum gıda
ürünlerinde küflenme, metal ürünlerde paslanma,
elektronik ürünlerde kısa devre, koli gibi karton
ambalajlarda hamurlaşma, çökme gibi çok sayıda geri
dönüşü olmayan zararlara yol açmaktadır. Nemin neden
olduğu bu zararları önlemek için havadaki su buharının
yolculuk boyunca sürekli olarak tutulması gerekmektedir.
Cont – Pack Plus, özellikle uzun süreli deniz aşırı
sevkiyatlarda 60–80 gün boyunca sürekli çalışarak su
buharını adsorbe eder ve rutubetin ürünler üzerinde
kondense olmasını engeller.
Cont Pack Plus Özel formülasyonu ve güvenli
ambalajları sayesinde %300’ün üzerinde nem alma
kapasitesi ile havadaki nemi etkili bir şekilde bünyesine
alır ve jelleştirir.
RUTUBET ADSORBSİYON PERFORMANSI
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 75
››
RÖPORTAJ
MAKALE
ERTAN SÖYLEMEZ
"Bir Gün" Diye
Başlayan Miras
Bir masayla başladı, bir ekole dönüştü.
Ertan Söylemez’in bıraktığı izleri, Enelsan
A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet
Gökgöl’ün anlatımıyla saygıyla anıyoruz.
›› MURAT ALİŞİROĞLU
Air World Türkiye Dergisi
Genel Yayın Yönetmeni
76 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
RÖPORTAJ
Her sektörde iz bırakan, yolu açan ve arkasında
sadece başarı değil; bir duruş, bir vizyon
bırakan insanlar vardır. Ertan Söylemez, Türk
mühendisliğinin bu öncülerinden biriydi.
Onun için mühendislik yalnızca teknik değil; bir ülkeye
inançla hizmet etmenin yoluydu. Enelsan’ın temellerini
imkânsızlıklar içinde atan, yerli üretimin kutsallığına
inanan bu öncü ismi, en yakın yol arkadaşlarından biri
olan Enelsan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed
Gökgöl ile konuştuk.
Bu röportaj, sadece bir yaşam öyküsünü değil, aynı
zamanda yerli sanayinin nasıl bir ruha yaslandığını da
anlatıyor.
n Sayın Gökgöl, Ertan Söylemez sadece bir
mühendis değil, aynı zamanda bir vizyonerdi. Sizce
onu bu kadar özel kılan neydi?
Ertan Bey’i tanımak bir ayrıcalıktı. O, sadece teknik
bilgisiyle değil; karakteri, emeğe olan saygısı ve insan
yetiştirme konusundaki kararlılığıyla da öncüydü. Her
zaman şunu söylerdi: “Mühendislik yalnızca hesap kitap
değil; bir ülkenin kaderini değiştirme işidir.” O bu sözü
yaşamıyla somutlaştırdı. Bizlere sadece bir şirket değil,
bir bakış açısı bıraktı.
ERTAN
SÖYLEMEZ
MUHAMMED
GÖKGÖL
Enelsan A.Ş. Yönetim
Kurulu Başkanı
n Enelsan’ın kuruluş sürecine dair ondan
dinlediğiniz ve hiç unutamadığınız bir anısı var mıydı?
Çok var ama bir tanesini hiç unutmam. Bir gün şöyle
demişti: “1976’da şirketi kurarken cebimde fazla bir
şey yoktu ama aklımda çok şey vardı.” Fabrikanın ilk
üretim masasını kendi elleriyle yapmış. Bu masayı hâlâ
ofisimizde saklıyoruz. Onun için sembol niteliğinde.
Çünkü o masa, imkânsızlıklar içinde üretilen ilk
ürünlerin tanığı.
n Ertan Bey’in mühendislik anlayışı Enelsan’ı nasıl
şekillendirdi?
Yerliyi önceledi. Her ithal edilen ürünü, “Biz neden
yapamıyoruz?” diye sorgulardı. Basınç, sıcaklık, debi
gibi ölçüm ekipmanlarında yerli üretim vizyonu onunla
başladı. Enelsan’ın bir fabrika değil, bir okul gibi olması
da onun eseridir. Bugün sektörde önemli görevlerde
olan pek çok mühendis onun elinden geçti.
n “Bir gün...” diye başlayan hikâyeleri sektörde
çok meşhurdur. Siz bu anlatıları nasıl hatırlıyorsunuz?
Evet, “Bir gün…” deyince hepimiz hemen dikkat
kesilirdik. Çünkü o cümleyle başlayan her hikâye bir
mühendislik anekdotundan fazlasıydı. O anlatılar,
Türkiye’nin sanayileşme sürecinin iç yüzünü gözler
önüne seriyordu. Yeri gelir bir krizi nasıl yönettiğini,
yeri gelir eski usullerle nasıl yenilik yaptıklarını anlatırdı.
Aslında bunlar sadece geçmiş değil, bize rehberdi.
n Bugün Enelsan’ı yönetiyorsunuz. Bu mirası
taşımak nasıl bir sorumluluk?
Çok büyük bir sorumluluk. Çünkü Enelsan sadece
bir şirket değil; bir ideolojiyi, bir inancı temsil ediyor.
Ertan Bey’in bize bıraktığı en kıymetli şey; “Yerli
üretimin kutsallığı” ve “Ahlaklı mühendisliğin gücü”
oldu. Biz bu bayrağı düşürmeden taşımaya kararlıyız.
Onun ilkelerine sadık kalmak bizim asli görevimiz.
n Son olarak, Ertan Söylemez’i tek bir cümleyle
nasıl tanımlarsınız?
O bir mühendis değil, bir dönemdi. Gitti ama
fikirleri hâlâ bizimle yaşıyor. Ve biz o fikirlerin izinde, her
sabah işe onun adıyla başlıyoruz.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 77
››
TUNA CAN İŞCAN
Satış & Proje Enerji Yöneticisi
BASINÇLI HAVA
SİSTEMLERİNDE
*
AŞIRI MÜHENDİSLİK
*OVERENGINEERING
Olması gerekenden fazla emniyet payı ile büyük düşünmek
verimsiz enerji tüketimine sebep oluyor olabilir mi?
Endüstriyel tesislerde basınçlı hava sistemleri
projelendirilirken sıkça karşılaşılan bir yaklaşım vardır: “Büyük
olsun, ileride sıkıntı yaşamayalım.” Bu düşünce tarzı, ilk bakışta
güvenli ve öngörülü gibi görünse de; uzun vadede enerji
verimliliğini baltalayan, işletme maliyetlerini artıran ve sistemin
sürdürülebilirliğini zedeleyen ciddi bir mühendislik sorunu olan
aşırı mühendislik (overengineering) olgusunu doğurur.
78 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Basınçlı hava sistemlerinde aşırı mühendislik,
çoğu zaman fark edilmeden yıllarca işletme
maliyetlerine zarar verir. Peki nedir bu “fazlalıklar”
ve işletmelere gerçekten neye mal olur?
Overengineering Nedir? Neden Olur?
Overengineering, bir sistemin gerçek ihtiyaçlarının
ötesinde, gereksiz yere fazla güçlü, büyük veya
karmaşık olarak tasarlanmasıdır. Basınçlı hava
sistemlerinde genellikle şu şekilde karşımıza çıkar:
* Olması gerekenden fazla kapasiteli seçilmiş
kompresörler.
* Olması gerekenden yüksek basınçta seçilmiş
kompresörler.
* İhtiyacın üzerinde kurutucu ve filtre
kombinasyonları.
* Abartılmış borulama çapları ve sistem karmaşıklığı.
Bunun nedenleri ise teknik olmaktan çok
psikolojiktir:
“Bir daha uğraşmayalım” mantığı
Tesisin gelecekte büyüyeceği varsayımı
Mühendislik verisi olmadan karar verilmesi
Ticari kaygılar: Basınçlı hava ekipman ve komponent
satıcılarının daha büyük sistemleri pazarlaması
Ölçüm ve analiz yapılmadan “hissedilen” yük
üzerinden sistem seçimi.
Sahada sıkça karşılaşılan birkaç tipik aşırı
mühendislik örneği:
Ö1: 160 kW’lık kompresörün %25 yükte
çalışması: Gereksiz yere fazla elektrik faturası, düşük
verimlilik ve kompresörün erken yıpranması.
MAKALE
Ö2: Son noktada max 6 bar ihtiyaç varken, 10 veya
13 barlık kompresör seçilmesi ile 1 veya 2 model büyük
kw kompresör seçimine ve yüksek enerji tüketimine
sebep olur.
Resim 2. 10 bar vs 7 bar ➝ %21 fark
Ö3: Aynı özellikte filtrelerin seri olarak kullanımı:
Basınç düşüşü artar, kompresör daha fazla enerji harcar.
Resim 3. Seri bağlanmış filtreler ve hassasiyet
Resim 1. 160 kw vs 55 kw kompresör
Ö4: Daha iyi kurutma olacağı düşünülerek seri
olarak kullanılan gazlı kurutucular: Basınç düşüşü
artar ve kompresör daha fazla enerji harcar, ayrıca
mükerrer kurutmadan dolayı enerji tüketimi artar.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 79
››
MAKALE
Resim 4. Seri bağlanmış kurutucular
Ö5: Kapasite tayini yapılmadan kullanılan lokal
kimyasal hava kurutucularında, olması gerekenden
daha büyük kapasiteli kurutucu seçiminden dolayı,
daha fazla purge havası tüketimi ve daha fazla enerji
tüketimi oluşur.
Resim 5. Ölçülmeden kullanılan kimyasal kurutucu
Ö6: Fazla büyük ve karmaşık borulama: Gereksiz
montaj maliyeti ve yer işgali, bakım zorluğu.
Resim 6. Basit Sistem vs Karmaşık Sistem
Bu Fazlalıkların Maliyeti Nedir?
Enerji Maliyeti:
Bir kompresörün %25 yükte sürekli çalışması, kWh
başına ürettiği hava maliyetini neredeyse 1,3~1,5
katına çıkarır. Üstelik gereksiz yere çalışan büyük
kompresör, bakım süresini (işçilik maliyeti) ve yedek
parça maliyetini de artırır.
Yatırım ve İşletme Maliyeti:
Büyük sistem = büyük yatırım. Ancak ihtiyaç duyulmayan
kapasiteye harcanan her lira, aslında sistemin geri ödeme
süresini uzatır. Büyük kompresör, ekstra ve büyük kurutucu,
filtreler ➝ daha pahalı bakım / daha pahalı yatırım maliyeti.
Verim Kaybı
Verimlilik yalnızca cihaz seçimiyle değil, ihtiyaca
uygunlukla ilgilidir. Aşırı kapasiteli bir sistem mutlaka
düşük verimle çalışır ve elektrik faturasını arttırır.
Çözüm nedir? İhtiyaca Göre Tasarım
1. Gerçek Debi ve Basınç İhtiyacını Ölçün:
Debimetre, basınç sensörü, yük profili analizörü kullanarak
en az 1 hafta sistem ölçümü yapılmalı ve analiz edilmelidir.
2. Modüler Sistem Tasarımı:
Birkaç küçük kompresörden oluşan esnek bir yapı
kurulmasında fayda var. İnvertörlü (değişken devirli) kompresör
tercihleri (kapasite ve adet bazında) de oldukça önemlidir.
Kaç kompresör olursa olsun, sistemde 1 adet
invertörlü kompresör olması yeterlidir.
Ayrıca invertörlü kompresör kapasitesi, sabit devirli
kompresör kapasitesine göre bir model üstte seçilmelidir.
Kompresör kapasiteleri küçülterek bölmeli çözüm
oluşturulması ile yedek kompresör kapasitesi de azalır,
%100 yedekli sistem için yatırım maliyeti azalmış olur.
3. Büyüme Tahminlerine Abartılı Emniyet Payı
Eklemeyin:
Gelecekteki büyüme ihtimali için “yedekleme” mantıklı
olabilir, ancak mevcut sistem buna göre kurulmamalıdır.
Bölmeli çözüm sistemi kurulursa; gerçekleşen kısmi
büyümelerde daha düşük yatırım maliyeti ile gereken
kompresör kapasitesi sağlanmış olacaktır.
4. Profesyonel Danışmanlık Alın:
Mühendislik firmaları tarafından yapılan profesyonel
analizler ve etütler, gereksiz yatırımı önler.
Sonuç: Verimlilik Mühendisliğin Kalbidir
“Aşırı Mühendislik”, sadece yatırım fazlası değil, enerji
ve zaman israfı demektir. Bugün enerji verimliliği artık
sadece çevreci bir hedef değil, ekonomik sürdürülebilirliğin
temelidir. Tasarım aşamasında yapılan küçük iyileştirmeler,
yıllar boyu sürecek büyük kazançlar sağlar.
Unutmayalım; mühendisliğin özü, optimum
çözümleri bulmak ve uygulamaktır. “Fazlası zarar” sözü,
özellikle basınçlı hava sistemleri için fazlasıyla geçerlidir.
80 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
Zaman sizin için değerliyse,
her dakikasını
yüksek verimli kullanın!
Firmamız
Üyesidir
YILDIRIM KOMPRESÖR SAN. TİC. A.Ş.
İstasyon Mahallesi, Güney Yan Yol Caddesi No:82 Gebze / KOCAELİ
Tel: (0262) 641 22 21
www.yildirimcompressor.com
Daha az enerji
Maksimum
Performans
Firmamız
Üyesidir
YILDIRIM KOMPRESÖR SAN. TİC. A.Ş.
İstasyon Mahallesi, Güney Yan Yol Caddesi No:82 Gebze / KOCAELİ
Tel: (0262) 641 22 21
www.yildirimcompressor.com
KISA HABERLER AIR WORLD
Parker, Filtrasyon Grubu Başkanlığına
MATT JACOBSON’I ATADI
Hareket ve kontrol
teknolojilerinde dünya
lideri olan Parker Hannifin
Corporation, Başkan
Yardımcısı ve Filtrasyon Grubu
Başkanı Robert W. Malone’un 31
Ağustos 2025 itibarıyla emekli
olacağını duyurdu. Malone, Parker’da
geçirdiği 12 yıl boyunca önemli
katkılarda bulundu ve Filtrasyon
Grubu’nu güçlü bir büyüme
döneminde yönetti.
Parker Yönetim Kurulu, 1 Temmuz
2025'ten itibaren Malone'un yerine,
şu anda Hareket Sistemleri Grubu
Operasyon Başkan Yardımcısı olan
Matthew A. Jacobson'ı Başkan
Yardımcısı ve Filtrasyon Grubu
Başkanı olarak seçti.
Malone, 2014 yılında Başkan
Yardımcısı seçildi. 2013 yılında
Parker'a Filtrasyon Grubu Operasyon
Başkan Yardımcısı olarak katıldı. Daha
önce, filtrasyon sektöründe çeşitli
yöneticilik görevlerinde ise 15 yıl
geçirdi. Parker'ın Filtrasyon Grubunu
önemli bir büyüme ve dönüşüm
döneminde yönetti ve grubun
performansını optimize etmek için
The Win Strategy'nin güçlü bir
savunucusuydu. Ayrıca, 2017'de satın
alınan ve o zamanlar
Parker'ın en büyük satın
alımı olan ve Filtrasyon
Grubunun boyutunu iki
katına çıkaran CLARCOR'un başarılı
bir şekilde entegre edilmesine
öncülük etti. Malone, sorumlulukların
sorunsuz bir şekilde devredilmesini
sağlamak için 1 Temmuz 2025'ten
emeklilik tarihine kadar Parker Başkan
Yardımcısı olarak görev yapmaya
devam edecek.
Parker Yönetim Kurulu ve İcra
Kurulu Başkanı Jenny Parmentier,
“Rob'a Parker'ın başarısına uzun yıllar
boyunca yaptığı önemli katkılardan
dolayı teşekkür ediyor ve seçkin
kariyeri için tebriklerimi sunuyorum,”
dedi. “Rob, Parker'ı bu önemli
büyüme pazarında küresel bir lider
olarak sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Sağlam halefiyet planlama sürecimiz,
Matt gibi olağanüstü liderleri
belirlememize ve geliştirmemize,
böylece daha yüksek liderlik rollerine
sorunsuz bir şekilde adım atmamıza
ve grubun başarısının devam etmesini
sağlamamıza olanak tanıyor. Matt'in
Parker'da operasyonel bir lider olarak
uzun yıllara dayanan deneyimi,
Rob'un kurduğu güçlü temel üzerine
inşa etmesine olanak tanıyacak”dedi.
Avrupa Basınçlı
Ekipmanlar
Sertifikasını
Aldı
Enelsan, Avrupa Birliği’nin
basınç altında çalışan
ekipmanlar için zorunlu tuttuğu
en önemli kalite belgelerinden
biri olan PED 2014/68/EU
sertifikasını almaya hak kazandı.
Bu sertifika, Enelsan’ın
Ar-Ge’den üretime kadar tüm
süreçlerinde yüksek kalite ve
güvenlik standartlarını başarıyla
uyguladığını belgeliyor.
Böylece şirket, basınçlı
ürünlerinin Avrupa güvenlik
mevzuatına tam uyum içinde
olduğunu resmiyete dökerken,
Avrupa pazarındaki büyüme
hedefleri için de kritik bir eşiği
aşmış oldu.
Enelsan yetkilileri, “Bu
belge, uluslararası pazarlarda
rekabet gücümüzü artırmanın
yanı sıra müşterilerimize de
güven veriyor” ifadelerini
kullandı.
Atlas Copco
İsveçli Kompresör
Distribütörünü Satın Aldı
İsveçli bir kompresör ve güç ekipmanı distribütörü
olan Itsab AB, Atlas Copco Group'un bir parçası
olacak. 1985 yılında kurulan Itsab'ın merkezi Luleå'da
olup İsveç'in Gällivare ve Kiruna kentinde iki ek şubesi
daha bulunmakta. Şirket, madencilik, inşaat ve genel
endüstrideki müşterilere basınçlı hava, nitrojen, oksijen,
vakum, yedek güç, pompalar, boru sistemleri ve
kiralama çözümleri sağlamak için ekipman satıyor ve
servis hizmeti veriyor.
Şirketin 21 çalışanı, satın almanın bir parçası olarak
Atlas Copco Group'a katılacak. Itsab, Atlas Copco'nun
Kompresör Tekniği ve Güç Tekniği İş Alanları
içindeki servis bölümlerinin bir parçası haline geliyor.
Anlaşmanın 2025'in üçüncü çeyreğinde sağlanması
bekleniyor.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 81
››
HÜSEYİN ÇELİK
Ürün Geliştirme Müdürü
GÜLDEN SAKA
Pazarlama Takım Lideri
F-GAZLARIN
SINIRLANDIĞI
YENI DÖNEM:
SEKTÖR NASIL
DÖNÜŞÜYOR?
Yüksek küresel
ısınma potansiyeline
sahip F gazları,
endüstride yaygın
kullanım alanlarına
rağmen iklim
değişikliğiyle
mücadelede ciddi bir
risk oluşturmaktadır.
Avrupa ve
Amerika’da
yürürlüğe giren
düzenlemelerle florlu
gazların kullanımı
kısıtlanmakta; çevre
dostu alternatifler
ve düşük GWP’li
yeni nesil soğutucu
akışkanlar öne
çıkmaktadır.
82 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
F
gazları (Florlu gazlar), flor elementi içeren ve
genellikle sanayide yoğun olarak kullanılan
endüstriyel gazlardır. Bu gazlar; soğutma,
iklimlendirme, alev geciktirici maddeler, tıbbi
uygulamalar, elektronik cihazlar ve otomotiv sanayisi
gibi birçok alanda yaygın şekilde kullanılmaktadır.
Ayrıca, soğutmalı tip basınçlı hava kurutucuları ve su
soğutma sistemlerinde de florlu sera gazları yoğun
olarak kullanılmaktadır.
Ancak F gazları, atmosferde güçlü sera gazları
olarak bilinir ve küresel ısınma potansiyelleri (GWP
- Global Warming Potential) oldukça yüksektir.
Florlu gazlar için dikkate alınan iki temel çevresel
etki göstergesi GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) ve
ODP (Ozone Depleting Potential - Ozon Tüketme
Potansiyeli) değerleridir. Regülasyonlar sayesinde
ODP değerleri büyük ölçüde düşürülmüş olup,
günümüzde odak noktası GWP değerlerinin de sıfıra
yakın seviyelere indirilmesidir.
Florlü Gazların Kullanımı Neden Kısıtlanıyor?
Hepimizin bildiği üzere gezegenimiz her gün biraz
daha ısınıyor, buzullar eriyor, kuraklık ve ısının şiddeti
artıyor. İklim değişikliğinin etkileri, dünya çapında daha
fazla afet ve ekosistemlerdeki bozulmalarla kendini
gösteriyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri sera
gazlarının artan salınımıdır. Bu sera gazlarının arasında F
gazlar (Florlu gazlar) da önemli bir yer tutmaktadır.
F gazlar, özellikle soğutma ve iklimlendirme
sistemlerinde, bazı endüstriyel süreçlerde ve elektronik
cihazlarda yaygın olarak kullanılan, fakat son derece
güçlü küresel ısınma potansiyeline sahip gazlardır.
F gazlar, diğer sera gazlarına kıyasla atmosferde
çok daha uzun süre kalabildiği için çevresel yıkıma
sebep olma potansiyelleri daha yüksektir. Bu yüzden
birçok ülke florlü gazların kullanımını sınırlamak için
düzenlemeler yapmaktadır.
Küresel Ölçekte F-Gaz Düzenlemeleri Nelerdir?
F gazlarının salınımının kontrol altına alınması,
iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir adımdır.
Birçok ülke, bu gazların kullanımını sınırlamak için
çeşitli düzenlemeler getirmiştir. Özellikle Avrupa Birliği
ve Amerika Birleşik Devletleri, F gazlarının üretimi
ve tüketimini azaltmaya yönelik yasal düzenlemeler
hazırlamış ve alternatif, daha çevre dostu soğutucu
akışkanların kullanımını teşvik etmeye başlamıştır.
Küresel ölçekte, F gazlarının kullanımının
sınırlanması için Montreal Protokolü ve Paris İklim
Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalar devreye girmiştir.
Bu anlaşmalar, ülkelerin F gaz kullanımını azaltmalarını
teşvik eder ve daha çevre dostu gazların kullanımını
teşvik edici uygulamalar hayata geçirir.
Avrupa’da F-Gaz Düzenlemeleri
Avrupa, F gazlarının kullanımını sınırlandırmak
için 2014 yılında Florlu Gazlar Yönetmeliği’ni
yürürlüğe koymuştur. Bu düzenleme, F gazlarının
kullanımını 2030 yılına kadar %79 oranında
azaltmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, Avrupa'da
yüksek küresel ısınma potansiyeline sahip gazların
yeni soğutma ve iklimlendirme cihazlarında
kullanılmasını yasaklamıştır. Örneğin, R407c, R404A,
R134A ve R410A gibi gazlar artık yeni cihazlarda
kullanılmamaktadır.
Amerika’da F-Gaz Düzenlemeleri
Amerika, F gazlarının kullanımını sınırlamak
amacıyla 2020'de American Innovation and
Manufacturing (AIM) Act’i kabul etmiştir. Bu yasa,
F gazlarının üretimini ve ithalatını 2035 yılına kadar
%40 oranında azaltmayı hedeflemektedir. ABD’de
bazı F gazlarının kullanımı sınırlanmış olsa da, tam
anlamıyla bir yasaklama getirilmemiştir. Bunun
yerine, bu gazların kullanımının azaltılması için çeşitli
stratejiler uygulanmaktadır.
R513A Gazı Nedir ve Neden Popüler?
Soğutmalı tip
kurutucular, chiller
sistemleri, endüstriyel
soğutma ve iklimlendirme
uygulamalarında kritik
öneme sahiptir. Bu cihazlar,
üretim hatlarında sıcaklık ve
nem kontrolünü sağlarken,
aynı zamanda ürün kalitesinin korunmasına da
yardımcı olur. Bu cihazların tamamı soğutma işlemini
gerçekleştirebilmek için bir soğutucu akışkana
ihtiyaç duyar. Günümüzde yaygın olarak kullanılan
soğutucu akışkanlar Hidroflorokarbonlar (HFC),
Perflorokarbonlar (PFC), Kükürt heksaflorür (SF6) gibi
küresel ısınma potansiyeli yüksek florlu gazlardır.
Bunlara alternatif olarak kullanılmaya başlayan
R513A gazı, HFC-134a ve HFO-1234yf gazlarının bir
karışımı olarak tasarlanmış, yeni nesil bir soğutucu
gazdır. Düşük GWP (Global Warming Potential) değeri
sayesinde eski nesil gazlara göre daha çevre dostudur.
• Düşük GWP Değeri: R513A'nın GWP değeri
631 olup, bu değer eski HFC gazlarına göre %56
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 83
››
MAKALE
daha düşüktür.
• Çevre Dostu Yapı: Düşük sera gazı emisyonlarıyla
iklim değişikliğini azaltmaya katkı sağlar.
• Eski Sistemlerle Uyumlu: R513A, mevcut
sistemlerde büyük değişiklikler yapmadan kolayca
kullanılabilir.
R513A’nın popülerliği, yalnızca düşük çevresel
etkisiyle sınırlı değildir. R513A gazının, mevcut soğutma
sistemleriyle uyumlu olması, endüstriyel soğutma
cihazları üreticileri için büyük bir avantaj sağlar. Bu
gazın kullanılması, eski sistemlerin yenilenmesine gerek
kalmadan çevre dostu bir alternatife geçiş yapılmasına
olanak tanır. Ayrıca, R513A gazı, enerji verimliliği
sağlarken, sistem performansını da artırır, böylece
işletme maliyetleri düşer. Bu özellikleri, chiller ve
kurutucu üreticileri için, daha az enerji tüketen ve çevre
dostu makineler üretmek adına büyük bir fırsat sunar.
Bu süreçte yalnızca cihaz üreticileri değil, aynı zamanda
soğutucu gaz üreticileri, kritik bileşen üreticileri
gibi tedarikçilerin de bu geçişe uygun altyapıyı
sağlayabilmeleri büyük önem taşır.
F-Gaz Regülasyonları Endüstriyel Rekabeti Nasıl Etkiler?
F-Gaz regülasyonları,
sektörde yenilikçi ve çevre
dostu teknolojilere yönelimi
teşvik etmektedir. Yeni nesil
gazları kullanmaya başlayan
şirketler, sadece yasal
düzenlemelere uymakla kalmaz,
aynı zamanda rekabet avantajı
elde eder. Tedarik ve satış ağı uluslararası boyutta
olan şirketler son yıllarda sürdürülebilir çözümler
sunan firmalar ile çalışma konusunda daha seçici
davranmaktadır.
Bu nedenle, R513A gibi yeni nesil gazlara geçiş
yapmak, hem yasal düzenlemelere hem de global
ticarete uyum sağlamak için önemli bir adımdır. Çevre
dostu teknolojilere yatırım yapan firmalar, küresel
pazarda daha fazla söz sahibi olmaya ve yenilikçi
çözümleriyle müşteri portföyünü genişletme konusunda
daha yüksek potansiyele sahip olacaktır.
F-Gaz Düzenlemeleri ve Mikropor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 15
Ekim 2024 tarihinde yayınladığı ve halen geçerli olan
“Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik” gereği, Florlu
Gaz içeren cihazları satan, servis veren ve kullanan firma ve
kişilerin birtakım yasal yükümlülükleri oluşmuştur. Özetle;
• EKOMVET (Ekipman Operatörleri Merkezi Veri
Tabanı) adındaki sisteme içinde 5 ton
CO 2
eşdeğeri veya daha fazla florlu sera gazı içeren
sabit soğutma ekipmanının operatörleri (sahipleri) olan
gerçek ve tüzel kişiler tarafından veri girişi yapılması
zorunlu hale gelmiştir.
5 ton CO 2
eşdeğeri sadece 3,5 kg. R134A gazı
içeren kurutucu ya da benzeri bir soğutma cihazıdır. Yani
3,5 kg. ve fazlası R134A gazı içeren bir kurutucunun
kaydının EKOMVET sistemine yapılması zorunludur.
• Soğutma gazı içeren cihazlara teknik servis hizmeti
sağlayan firmalar TSE tarafından verilen TS13905
Hizmet Yeterlilik Belgesine sahip olmalıdır. Bu belgeye
sahip olmayan firmalar F-Gaz içeren hava kurutucusu
gibi soğutma cihazlarına teknik servis veremezler.
• Söz konusu TS13905 Hizmet Yeterlilik Belgesine
sahip firmaların teknik personeli eğer F-Gaz içeren
kurutucu gibi cihazlara kurulum ya da müdahale
edecekse bu kişinin yetkili MYK (Mesleki Yeterlilik
Kurumu) tarafından verilen Florlu Sera Gazlı
Cihazlar Teknik Personeli (Seviye 5) Ulusal Belgesine
sahip olması gerekir. MİKROPOR, MYK olarak
sektörümüzdeki soğutma personeline Mesleki Yeterlilik
Belgesi vermeye Eylül 2025 itibarıyla başlayacaktır.
• Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi kişiler ekipman
operatörü tarafından EKOMVET sistemine bildirimi
yapılmış olan faaliyetlerin doğruluğunu kontrol ederek
uygunluğunu EKOMVET üzerinden onaylar.
• Kaydı yapılan ve 5 ton CO 2
eşdeğeri ve üzeri
miktarda (Örneğin 3,5 kg R134A) F-Gaz içeren
cihazların en az 12 ayda bir sızıntı kontrollerinin
yapılması gerekmektedir.
• Söz konusu sızıntı kontrolleri sadece Mesleki
Yeterlilik Belgesi sahibi kişiler tarafından yapılabilir.
• Yapılan sızıntı kontrolleri hakkında bilginin
EKOMVET’e girilmesi zorunludur.
• Yukarıda belirtilen şekilde EKOMVET’e kayıt ve
sızıntı kontrolü yaptırmayan kullanıcılara Çevre Şehircilik
ve İklim Değişikliği Bakanlığı 166 bin TL’den başlayan
para cezaları uygulayabilir.
• F-Gaz içeren cihazın hermetik olarak sızdırmazlığı
sağlanmış ise 5 ton CO 2
eşleniği yerine 10 ton
CO 2
eşleniği miktara (Örneğin; 7 kg. R134A)
kadar sızdırmazlık kontrolü yapılma zorunluluğu
bulunmamaktadır. Bu nedenle Mikropor 2025 yılı
başından itibaren tamamen hermetik kurutucular
üretmeye başlamıştır. Ayrıca R134A yerine daha düşük
GWP değeri olan R513A gazı kullanarak 10 ton CO 2
eşlenik değerini 16 kg.’a çıkarmıştır. Böylece 5000 m 3 /h
kapasite altında kalan tüm Mikropor hava kurutucusu
müşterilerinin rutin yıllık sızdırmazlık kontrolü
yapmasına gerek kalmamıştır.
Sınıfının en iyisi olan Mikropor ürünleri, uzun
yıllar titizlikle sürdürülen Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları
sonucunda geliştirilmiş, son derece ileri teknoloji
çözümleridir. Bu süreçte, ileri mühendislik, inovasyon
ve sürdürülebilirlik kriterlerini dikkate alarak yapılan
derinlemesine araştırmalar sayesinde, ürünlerin verimliliği
en üst düzeye çıkarılmış ve çevresel faydalar maksimize
edilmiştir. Mikropor’un ileri teknoloji ile geliştirdiği ve
F-Gaz düzenlemelerine uygun ürünleri incelemek için
www.mikropor.com web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
84 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
DEPOLAMA VE
SEVKİYAT
GÜVENLİĞİ
ÜRÜNLERİ
d a m l a k i m y a @ d a m l a k i m y a . c o m
›› HABER
HAUS, IFAT EURASIA 2025’TE
ÇEVRE TEKNOLOJILERIYLE FARK YARATTI
İstanbul’da düzenlenen IFAT EURASIA 2025 Fuarı'na 5. kez katılan HAUS, çevre dostu yüksek
teknoloji ürünleriyle dikkat çekti. İlk Milli Gemi Separatörü ve yeni nesil hava yataklı turbo blower gibi
yeniliklerle öne çıkan marka, yoğun ziyaretçi ilgisiyle fuarın en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.
Çevre teknolojileri alanında bölgenin en önemli
etkinliklerinden biri olan IFAT EURASIA 2025 İstanbul
Fuarı'nda, HAUS çevreye duyarlı ve yüksek verimlilik
sağlayan teknolojileriyle büyük beğeni topladı. İlk
gün gerçekleşen açılış töreninde fuara 5. Kez katılımı
dolayısıyla özel bir ödül de takdim edilen HAUS, yoğun
ilgi gören standında, sektör profesyonelleri, kamu
ve özel sektör temsilcileri ile yerli ve yabancı birçok
ziyaretçinin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
Fuarda ilk kez tanıtımı gerçekleştirilen, HAUS’un
Ar-Ge gücünü ve milli teknoloji üretme kapasitesini
simgeleyen ilk Milli Gemi Separatörü, ziyaretçilerin
özel ilgi gösterdiği ürünlerden biri oldu. Denizcilik
sektöründe sürdürülebilirlik, sorunsuz kullanım, bakım
kolaylığı ve ileri teknoloji gereksinimlerine çözüm
sunan bu yerli üretim gemi separatörü, HAUS’un
global standartlardaki inovatif yaklaşımının en somut
örneklerinden biri olarak öne çıktı.
Çevre uygulamaları kapsamında özellikle kentsel
ve endüstriyel atık su arıtma ile içme suyu arıtma
proseslerinde yaygın biçimde kullanılan HAUS
teknolojileri, fuarda detaylı biçimde tanıtıldı. Bu
alandaki yenilikçi çözümler arasında:
• HAUS Turbo Blowerları, arıtma tesislerinin kum
tutucu, havalandırma havuzu, çamur havuzları ve
dengeleme havuzları gibi temel proseslerinde
etkin biçimde kullanılmakta. Arıtma tesislerinin
toplam elektrik tüketiminin yaklaşık %50-60’ının
blowerlar tarafından gerçekleştirildiği göz önünde
bulundurulduğunda, enerji verimliliği açısından
HAUS’un sunduğu ve geleneksel tiplere göre
%40’a varan enerji tasarruflu çözümler büyük önem
taşımaktadır. Bu teknolojiler, işletme maliyetlerini ciddi
oranda düşürme potansiyeliyle öne çıkmaktadır.
• HAUS Dekantörleri ve Vidalı Presleri ise arıtma
tesislerinin son aşaması olan çamur yoğunlaştırma
ve/veya susuzlaştırma proseslerinde kullanılırken bu
sistemler, yüksek verimlilik ve düşük bakım maliyeti
ile tesislerin verimli çalışmasına katkı sunmaktadır.
Fuarda sergilenen ve dikkat çeken ürünlerden bir diğeri
de hava yataklı turbo blower oldu. HAUS’un uzun yıllardır
başarıyla sunduğu manyetik yataklı turbo blowerlar ile
elde edilen performansın ardından, tanıtılan hava yataklı
yeni sistem, düşük enerji tüketimi ve bakım kolaylığı gibi
avantajlarıyla ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.
Standın yoğun ilgi görmesi basının da dikkatini
çekerken gerçekleştirilen röportajlarda özellikle ilk milli
gemi separatörü, hava yataklı turbo blower gibi yeni
ürünlerin yanı sıra yıllardır sektörde başarısını kanıtlamış
HAUS dekantör ve vidalı preslerindeki yeniliklere değinildi.
HAUS Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Oğuz Vural,
Air World Türkiye'ye verdiği demeçte HAUS’un çevre
teknolojileri alanındaki yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve
global pazarlardaki büyüme stratejileri hakkında bilgi verdi.
Vural, HAUS’un çevre dostu, yüksek teknolojili çözümlerle
globalde lider teknoloji üreticilerinden biri olma yolunda
kararlılıkla ilerlediğini vurguladı.
IFAT EURASIA 2025, HAUS için bir kez daha
sektördeki güçlü konumunu sergileme fırsatı sundu.
HAUS, fuarın en fazla ilgi gören stantlarından biri
olarak, yüksek ziyaretçi katılımı ve olumlu geri
bildirimlerle etkinliği başarıyla tamamladı.
86 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
MOTORLARINIZA
DEĞER KATIYORUZ!
Firmamız KOMSAD üyesidir
KOMPRESÖR MOTORLARINIZ İÇİN
OVA ENERJİ FARKIYLA ÖZGÜN
ÇÖZÜMLER, DÜNYA STANDARTLARINDA
HİZMET VE MÜKEMMEL İŞÇİLİK...
ELEKTRİK MOTORLARININ SARIM,
BAKIM VE ONARIM MERKEZİ
KESTİRİMCİ BAKIM
TEST HİZMETLERİ
n Hi-pot Surge Testi
n Dinamik Motor Testi
n Vibrasyon Ölçümü
n Balans Hizmetleri
n Termal Kamera Ölçüm Hizmetleri
n Lazerli Kaplin Kasnak Ayarı
OVA ENDÜSTRİYEL ISITMA VE SOĞUTMA END. ELEKT. ENERJİ MAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ
+90 262 754 88 99 +90 532 381 25 08 satis@ovaenerji.com.tr www.ovaenerji.com.tr
Dilovası Organize San. Bölgesi 1. Kısım Dicle Caddesi No:18 Dilovası / Kocaeli - Türkiye
››
ENES SOLAK
Makine Mühendisi
SERHAT ŞALE
Makine Mühendisi
MEHMET AY
AR-GE Uzmanı
Dr. AHMET AYDIN
Makine Mühendisi
SONIK NOZUL ILE VIDALI
KOMPRESÖR DEBI TESTLERINDE
HACIMSEL YAPININ
ETKISI VE TEST HATTI
İYILEŞTIRME ÇALIŞMASI
Mevcut Test Hattı Görseli
90 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE
Özet
Bu çalışmada, vidalı kompresörlerin debi
testlerinde kullanılan Sonik Nozul test hattı üzerinde
gerçekleştirilen yapısal ve ölçümsel iyileştirmeler
sunulmaktadır. Mevcut sistemde test işlemi sırasında,
kompresörden alınan hava belirli hacimlerdeki sabit
tanklarda biriktirilmekte ve daha sonra Sonik Nozul
üzerinden geçirilerek debi ölçümü yapılmaktadır.
Ancak bu yapı hem fiziksel alan açısından verimsizlik
oluşturmakta hem de borulama karmaşası nedeniyle
sistemin kullanıcı dostu olmamasına sebep olmaktadır.
Yapılan iyileştirme kapsamında, test hattı akış
mühendisliği prensiplerine göre optimize edilmiş;
borulardaki hava akışı detaylı şekilde analiz edilerek,
akışın her noktada Mach sayısının 0.3’ün altında
kalacağı boru çapları tercih edilmiştir. Bu sınırın
altında, hava akışı sıkıştırılamaz kabul edilebildiğinden
teorik hesaplamalar ve CFD analizleri büyük ölçüde
sadeleşmekte; aynı zamanda basınç kayıpları ve gürültü
oluşumu da minimuma indirilmektedir. Ayrıca, sistemde
bulunan tankların gerekli olup olmadığı test edilmiştir.
Bu doğrultuda, 15 kW ve 90 kW güçteki kompresörlerle
hem tanklı hem de tanksız testler gerçekleştirilmiş,
ölçüm sonuçları karşılaştırılmıştır. Elde edilen test
verileri, tanklı ve tanksız sistemler arasında yalnızca
+-%0,7 oranında bir fark oluştuğunu göstermiş; bu
düşük sapma değeri, ölçüm doğruluğu açısından
anlamlı bir farklılık oluşturmadığını ortaya koymuştur.
Sonuç olarak, test hattında sabit tanklar
kullanmadan, yalnızca uygun boru çapı ve uzunluğu ile
Sonik Nozul öncesinde kararlı hacim sağlanabileceği
doğrulanmıştır. Bu yapı sayesinde test sahası yalnızca
fiziksel olarak optimize edilmekle kalmamış, aynı
zamanda sabit tank ihtiyacının ortadan kalkmasıyla
birlikte ilk yatırım maliyeti de önemli ölçüde
düşürülerek daha esnek ve taşınabilir bir test altyapısı
elde edilmiştir.
1. Giriş
Vidalı kompresör sistemleri, sanayi uygulamalarında
yaygın olarak tercih edilen, yüksek verimlilik ve sürekli
çalışma avantajlarına sahip hava üretim sistemleridir.
Bu sistemlerin performans karakteristiklerinin güvenilir
şekilde belirlenmesi hem ürün kalitesi hem de müşteri
memnuniyeti açısından kritik öneme sahiptir. Bu
doğrultuda, debi ölçüm sistemlerinin doğruluğu
ve tekrar edilebilirliği, test altyapılarının en önemli
bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Debi ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden
biri olan Sonik Nozul (kritik akış nozulu) yöntemi,
basınç farkı ile sabit kütlesel akış sağlayarak yüksek
doğrulukta ve tekrar edilebilir ölçüm imkânı sunar.
Bu özellikleri nedeniyle Sonik Nozul sistemleri, ISO
1217:2009 “Displacement Compressors – Acceptance
Tests” ve ISO 7183:2007 “Compressed Air Dryers
– Specifications and Testing” gibi uluslararası
standartların gerekliliklerini karşılayan debi test
altyapılarında tercih edilmektedir.
Firmamız bünyesinde, 3 kW’tan 355 kW’a kadar
olan vidalı kompresörlerin debi testlerinin yapılabildiği
bir Sonik Nozul test hattı bulunmaktadır. Bu hat
üzerinde farklı kapasitelere sahip beş adet Sonik Nozul
yer almakta ve her biri belirli bir debi aralığında ölçüm
yapabilmektedir. Mevcut sistemde, test sırasında hava
önce belirli hacimlerdeki sabit tanklara doldurulmakta,
ardından bu hava kontrollü şekilde nozullara
yönlendirilerek ölçüm alınmaktadır.
Ancak bu yapı, tesis içerisinde ciddi bir alan
kaplamakta ve borulama açısından karmaşık bir sistem
doğurmaktadır. Aynı zamanda testlerde kullanılan sabit
tankların gerçekten gerekli olup olmadığı ve sistem
performansına etkisi, soru işaretleri oluşturmaktadır. Bu
çalışmada, mevcut test hattının fiziksel ve operasyonel
açıdan sadeleştirilmesi, debi testlerinin harici tanklar
kullanılmadan buffer rezervuarı ile yapılabilirliğinin
araştırılması ve bu doğrultuda yapılan karşılaştırmalı
validasyon testlerinin sonuçları sunulmuştur.
Amaç, test hattının yapısal verimliliğini artırmak,
test sürecini optimize etmek ve Sonik Nozul sisteminin
doğru çalışmasını sağlayacak kararlı akış koşullarını
tank kullanmadan da oluşturabileceğimizi göstermek
olmuştur.
2. Kompresör Performans Testlerinde Kararlı
Rejim Şartı
ISO 1217 standardı, vidalı kompresörlerin
performans testlerinin gerçekleştirilmesine yönelik
yöntemleri ayrıntılı olarak tanımlamaktadır. Bu
standart kapsamında, ölçüm işlemlerine başlanmadan
önce kompresörün kararlı rejime (steady-state
condition) ulaşmış olması temel bir gereklilik olarak
belirtilmektedir. Standartta, “ölçüm alınmadan önce
cihaz, sistematik değişikliklerin gözlenmeyeceği
şekilde yeterli süreyle çalıştırılmalıdır” ifadesine yer
verilerek, test sonuçlarının güvenilirliği açısından kararlı
çalışma koşullarının önemi vurgulanmaktadır. Ancak
ISO 1217:2009 sürümünde “kararlı rejim” kavramı
sayısal eşiklerle kesin olarak tanımlanmadığından,
uygulayıcılar genellikle bu durumu deneyimlerine ve
sektörel kılavuzlara dayanarak değerlendirmektedir. Bu
kapsamda yaygın uygulama, kompresörün tam yükte
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 91
››
MAKALE
belirli bir süre çalıştırılarak ısı dengesinin sağlanması,
sistem parametrelerinin (özellikle çıkış havası sıcaklığı,
debi ve basınç) stabil hale gelmesinin ardından ölçüm
alınması yönündedir. Gerçekleştirilen saha testlerinde
de bu yaklaşım benimsenmiş; testlere başlanmadan
önce kompresör yeterli süre çalıştırılmış, ardından
sıcaklık, debi ve basınç değerlerinin belirli bir süre
boyunca ±%2 sapma aralığı içinde sabit kaldığı
gözlemlendiğinde ölçüm sürecine geçilmiştir. Böylece
elde edilen verilerin hem ISO 1217’ye uygunluğu hem
de ölçüm güvenilirliği teminat altına alınmıştır.
3. Mevcut Test Hattının Yapısı ve Problemler
Test sürecinde, kompresörden çıkan hava önce
sabit hacimli tanklara (300, 500, 1000 ve 3000 litre gibi)
yönlendirilmekte, ardından bu tanklardan kontrollü
şekilde Sonik Nozul’a aktarılmaktadır. Bu yöntem,
ölçüm doğruluğu açısından güvenilirlik hissi sunmakla
birlikte; sistemin fiziksel yerleşimi ve operasyonel
yönetimi açısından bazı zorluklar doğurmaktadır.
Özellikle test sahasında kullanılan büyük tanklar,
alan kullanımında ciddi verimsizlik yaratmakta ve
sistemdeki borulama altyapısını karmaşıklaştırmaktadır.
Tanklara göre değişen bağlantı düzeni, esnekliği
azaltmakta ve test süreçlerini yavaşlatmaktadır.
Bu bağlamda, sabit tankların ölçüm sistemindeki
gerekliliği sorgulanmış ve yapılan ön çalışmalar,
tankların çoğu durumda ölçüm doğruluğu üzerinde
belirgin bir etki oluşturmadığını göstermiştir. Ancak bu
sonucun yüksek güçlü kompresörler için de geçerli olup
olmadığı, çalışmanın temel araştırma noktalarından biri
olarak ele alınmıştır.
akış yapısını bozmayacak, kaotik akışı önleyecek
çaplar seçilmiştir. Ayrıca tankların sistemden çıkarılmak
istenmesi sebebi ile de boru çapları ve uzunlukları
optimum düzeyde ayarlanarak nozul öncesinde kararlı
bir hacim oluşturulmak istenmiştir. Bu hacmin de
havanın belli bir miktarını nozul öncesinde depolaması
ve akışta süreklilik sağlaması hedeflenmiştir.
Hat
Maks.
Debi
Min.
Debi
Boru
Çapı
A Vmax Vmin Mach
Sayısı
m 3 /s m m 2 m/s
1 0.13 0.01 0.1541 0.018651 6.81 0.31 0.02
2 0.45 0.10 0.304 0.072583 6.14 1.32 0.02
3 1.12 0.36 0.1541 0.018651 60.00 19.32 0.17
[Tablo 1. Farklı Hatlar İçin Boru Çapı, Hacimsel Debi ve Mach Sayısı İlişkisi]
Bu teknik optimizasyonların ardından, sistemdeki
tankların ölçüm sonuçlarına etkisin test etmek üzere
deneysel çalışmalar başlatılmıştır. İlk olarak 15 kW
güçteki kompresör hem tanklı hem de tankların
sistemden çıkarıldığı tanksız yapılarla test edilmiştir. Her
iki yöntemle alınan ölçümler karşılaştırıldığında, aradaki
farkın ortalama +-%0,7 olduğu ve bunun sonucunda
anlamlı bir fark gözlemlenmediği kanısına varılmıştır.
Tanksız yapıdaki ölçümler de kararlı ve güvenilir
sonuçlar göstermektedir.
4. Yapılan İyileştirmeler ve Test Çalışmaları
Test hattında yapılan ilk iyileştirme çalışmaları,
fiziksel yerleşim düzeniyle başlamıştır. Mevcut
yapıdaki karmaşık borulama ve büyük hacimli tankların
oluşturduğu düzensizlik, fabrikanın üretim alanlarında
iş akışını zorlaştırmaktaydı. Bu nedenle test hattının,
operasyonel akış için optimum konuma yerleştirilerek
daha sade, erişilebilir ve düzenli bir yapı kazanması
hedeflenmiştir. Böylece hem test alanı daha verimli
kullanılmış hem de bakım ve operasyon kolaylığı
sağlanmıştır.
Yapısal düzenlemelerin ardından, sistemdeki
boru çaplarının doğru seçimi için detaylı bir analiz
gerçekleştirilmiştir. Her bir test hattında kullanılabilecek
maksimum ve minimum boru içi hızları, o hatta
bağlanacak kompresörlerin debi değerleri dikkate
alınarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamalarda havanın
[Grafik 1. 15 kW Kompresör İçin Tanklı ve Tanksız Test Sonuçlarının
Karşılaştırılması]
Bu bulgu doğrultusunda, daha yüksek güçlü
bir kompresörde de benzer bir sonuç alınıp
92 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
›› MAKALE
alınamayacağı araştırılmıştır. Ancak mevcut sistemde
büyük kompresörlerin doğrudan tanksız olarak
bağlanabileceği bir bağlantı noktası bulunmamaktaydı.
Bu ihtiyaca yönelik olarak, test hattında bulunan geniş
bir bağlantı noktasına uygun bir boru redüksiyonu ve
bağlantı aparatı kaynatılarak yeni bir geçici test portu
oluşturulmuştur. 90 kW gücündeki bir kompresör bu
noktadan bağlanarak tanksız test edilmiştir.
90 kW kompresörle yapılan test sonuçları da
tanklı ve tanksız yapı arasında anlamlı bir fark
olmadığını doğrulamıştır. Grafikler ve sayısal veriler
karşılaştırıldığında, tanksız sistemin performans
açısından güvenli olduğu görülmüştür. 90 kW makinede
alınan testlerde de tanklı ve tanksız debi ölçümlerindeki
fark, yaklaşık +-%0,7 olarak hesaplanmıştır.
yeni test hattı yapısı; ölçüm doğruluğunu artıran,
fiziksel alanı verimli kullanan ve operasyonel açıdan
daha sürdürülebilir bir çözüm sunmaktadır.
[Şekil-1 Yeni Test Hattı Görseli]
[Grafik 2. 90 kW Kompresör İçin Tanklı ve Tanksız Test Sonuçlarının
Karşılaştırılması]
5. Sonuçlar ve Tartışma
Gerçekleştirilen tüm testler ve iyileştirme çalışmaları
sonucunda, test hattında yer alan büyük hacimli
tankların ölçüm sürecine anlamlı bir katkı sağlamadığı
tespit edilmiştir. Farklı güç seviyelerinde yapılan tanklı
ve tanksız testlerde elde edilen veriler karşılaştırılmış,
ölçüm doğruluğu ve kararlılığı açısından fark
gözlemlenmemiştir. Özellikle 90 kW gibi yüksek güçlü
bir kompresörle yapılan tanksız testlerde de kararlı
sonuçlar elde edilmesi, bu yaklaşımın güvenilirliğini
pekiştirmiştir.
Bu bulgular doğrultusunda, test hattının nihai
yapısında büyük tankların sistemden tamamen
çıkarılmasına karar verilmiştir. Tankların yerine, test hattı
boyunca Optimize edilmiş tesisat tasarlanarak nozul
öncesi kararlı bir hacim oluşturulmuştur. Bu sayede,
ölçüm esnasında sistemin dinamik davranışı minimize
edilmiş ve sonic nozul öncesinde istikrarlı bir akış
sağlanmıştır.
Sonuç olarak, sadeleştirilmiş ve optimize edilmiş
6. Sonuç
Yapılan çalışmalar sonucunda, test hattında
kullanılan büyük hacimli tankların debi ölçüm
doğruluğuna anlamlı bir katkı sağlamadığı tespit
edilmiştir. Özellikle düşük güçlü makinelerle başlayan
test süreci, 90 kW gibi daha büyük kapasiteli bir
kompresörle yapılan doğrulama ile desteklenmiş ve
tanksız yapının test sonuçları açısından güvenilir olduğu
net şekilde ortaya konmuştur.
Bu doğrultuda, tankların test hattı sisteminden
tamamen çıkarılması yönünde bir karar alınmıştır.
Bu karar, yalnızca sistem sadeleşmesini sağlamakla
kalmamış; aynı zamanda fiziksel alan kullanımında
da ciddi bir iyileşme getirmiştir. Tankların sistemden
çıkarılmasıyla birlikte, borulama yapısı daha kompakt
hale gelmiş, yerleşim düzeni daha ergonomik olmuş ve
bakım erişimi kolaylaşmıştır.
Ayrıca, sistemin tanksız yapıya dönüştürülmesi hem
yatırım maliyetlerinde hem de işletme giderlerinde
belirgin bir tasarruf sağlamaktadır. Büyük hacimli
tankların üretimi, montajı, periyodik bakımı ve güvenlik
önlemleri ciddi bir maliyet kalemi oluşturmaktaydı.
Tanksız yapıya geçilmesiyle birlikte bu maliyetler ortadan
kalkmıştır. Ayrıca testlerin daha hızlı ve az iş gücüyle
alınabilmesi sayesinde operasyonel verimlilik de artmıştır.
Bu çalışma ile elde edilen sonuçlar, yalnızca
mevcut test hattı için değil; benzer test sistemlerinin
kurulumu veya revizyonu planlanan diğer fabrikalar ve
uygulamalar için de önemli bir referans niteliğindedir.
Gerek test doğruluğundan ödün vermeden daha
kompakt bir yapı kurma olanağı, gerekse maliyet
avantajı açısından bu yöntem yüksek potansiyele
sahiptir.
94 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
MAKALE AIR WORLD KISA HABERLER
CompAir’dan
Yeni Ultima Serisi
CompAir, sınıfının en iyisi olan yağsız hava
kompresörü Ultima serisini, diğer yağsız
hava kompresörlerinden %50'ye kadar daha
küçük bir ayak izine sahip yeni 55 ila 110 kW
serisini geliştirerek piyasaya sürdü.
Ankara Polatlı'da
Azot Gazı Faciası
Ankara'nın Polatlı ilçesindeki Organize
Sanayi Bölgesi'nde bulunun bir fabrikada gaz
sızıntısı nedeniyle ağır yaralı olarak hastaneye
kaldırılan iki işçi hayatını kaybetti, 8 işci ise
gazdan etkilendi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye
Müdürlüğü'nden dergimiz AIR WORLD
TÜRKİYE ye yapilan aciklamada, Polatlı da yer
alan Çekirdeksiz OSB Pomega Enerji içerisinden
gelen iş kazası ihbarı üzerine olay yerine Polatlı
İstasyonu sevk edildi.
Alınan bilgide azot gazı iletimi yapan
hortumun yerinden çıkması nedeniyle fabrika
içerisine dolan yoğun gaza maruz kalan işçiler
hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı işçilerden ikisi
hayatını kaybetti. Olay, sabah saatlerinde
Polatlı Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan
lityum fabrikasında meydana geldi. Azot
borusunda çıkan arızayı tamir etmek için gaz
odasına giren 2 işçi, gazdan etkilendi.Durumu
fark eden diğer çalışanlar, mesai arkadaşlarını
kurtarmak için odaya girdi. 3 işçi daha gazdan
etkilendi. İhbarla olay yerine çok sayıda polis,
itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Gazdan
etkilenen toplam 5 kişi, sağlık görevlilerince
yapılan ilk müdahalenin ardından Polatlı Devlet
Hastanesi'ne kaldırıldı. İtfaiye ekipleri, fabrika
içerisinde gaz tahliyesini tarama çalışmalarını
tamamladı.
Yeni seri, sınıfının en iyi debisini ve verimliliğini sunan
yepyeni bir tahrik konseptini bünyesinde barındırıyor.
Gürültü seviyeleri 69 dB gibi düşük bir seviyede olup,
Ultima'yı günümüzde mevcut en sessiz yağsız hava
kompresörlerinden biri yapıyor.
İki metrekarenin altında bir ayak izine sahip olan yeni
Ultima, birinci nesil modellerden %34 ve birçok rakip
modelden %50'ye kadar daha küçüktür ve modern
üretim tesisleri için önemli bir alan avantajı sunar. Yeni
Ultima, 10 bar maksimum çalışma basıncı ve dakikada 20
m 3 ’e kadar debi sağlamaktadır.
Ultima modellerinde CompAir'in U-Drive Teknolojisi
tarafından doğrudan tahrik edilen iki adet son teknoloji,
yağsız sıkıştırma aşaması yer alır. İki adet yüksek hızlı
kalıcı manyetik motor, geleneksel dişli kutusu tasarımının
yerini alır. Bu da daha az sürtünme kaybı ve tüm çalışma
aralıkları boyunca yüksek verimlilik sağlar.
CompAir'in yağsız kompresör çözümleri Ürün
Müdürü David Bruchof, "2017'deki lansmanından
bu yana Ultima, dünya çapındaki endüstriler için
verimli, ekonomik, güvenilir, yağsız basınçlı hava
çözümü olduğunu kanıtladı" dedi. "Yeni nesil Ultima'yı
geliştirirken, üç müşteri talebini karşılamayı amaçladık.
Birincisi, daha da iyi verimlilik ve performans sunmak.
İkincisi, en zorlu uygulamalar için güvenilirlik ve hava
saflığı sunmak. Son olarak, yeni Ultima'yı gelecekteki
basınçlı hava talebi için daha da kolay kullanımlı ve
esnek hale getirmek istedik. Sonuç, yağsız basınçlı hava
üretimine yönelik daha akıllı, daha temiz ve daha fazla
alan tasarrufu sağlayan bir yaklaşım oldu" dedi.
96 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
KISA HABERLER
AIR WORLD MAKALE
WEG, WIN EURASIA 2025’TE
GÜCÜNÜ VE VİZYONUNU SERGİLEDİ
28-31 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşen WIN EURASIA
2025 Fuarı’nda, global güç aktarım ve otomasyon devi WEG, bu yıl da 8. Hall’de C100
numaralı standıyla ziyaretçilerini ağırlayarak büyük ilgi gördü.
Türkiye’de üretici kimliğiyle faaliyetlerini sürdüren
WEG Türkiye, geçtiğimiz yıl bünyesine kattığı Volt Elektrik
Motorları ile birlikte W20 elektrik motorları portföyünü
sergiledi. Standda, WEG ve Volt WEG Group W20 serisi
motorlar ile yatırım aşamasında olan Manisa fabrikasında
üretilecek WG20 helisel tip ve WG50 endüstriyel tip
redüktörler tanıtılarak geleceğin üretim teknolojilerine ışık
tutuldu.
Fuar boyunca WEG yalnızca motor ve redüktör
çözümleriyle değil, otomasyon teknolojileriyle de dikkat
çekti. Şalt ürün grubu, kontrol ekipmanları, sürücüler, soft
starterlar ile endüstriyel otomasyon alanındaki PLC ve HMI
çözümleri, ziyaretçilere WEG’in “uçtan uca enerji yönetimi”
vizyonunu deneyimleme fırsatı sundu.
Fuarın ikinci gününde, Moneta Tanıtım ve WIN
Eurasia iş birliğiyle düzenlenen “Güç Aktarımı Özel Alanı”
etkinliğinde WEG Türkiye Genel Müdürü Marco Antino
Campos, şirketin global ve yerel operasyonlarına dair
önemli bilgiler paylaştı. Motor ve redüktör ürün gruplarının
teknik detaylarını Satış Müdürü Yalçın Erkayhan aktarırken,
WEGmotion Drives kapsamında otomasyon çözümlerini
Otomasyon Satış Müdürü Kubilay Terzi tanıttı. Ayrıca Proje
Satış Müdürü Şemsettin Ercan, orta ve yüksek gerilim
ürünleriyle ilgili proje örneklerini ve kullanım alanlarını
katılımcılarla paylaştı.
Aralık 2024’ten bu yana Volt Elektrik Motorları
fabrikasında yapılan kapsamlı yatırımlarla, WEG Türkiye artık
WEG standartlarında üretim yaparak hem Türkiye hem de
Avrupa pazarına yüksek verimli elektrik motorları sunmak
için çalışmalarını sürdürüyor. Sürdürülebilirlik ve verimliliği
her iş biriminin merkezini koyan WEG, Türkiye’de de geniş
faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 97
››
GÜÇLÜ İŞ BIRLIĞIYLE DERIN VAKUMDAN
3 BAR BASINCA KADAR ÇÖZÜM:
TMM, PDYNA VE KAISHAN’IN
ENDÜSTRIYEL HAVA VIZYONU
Türkiye’nin en büyük blower üreticisi TMM Blower, kardeş şirketi Pdyna
aracılığıyla, dünyanın üçüncü büyük kompresör üreticisi Kaishan Group
ile stratejik bir ortaklığa imza attı. Bu iş birliği; blower, vakum pompası ve
düşük basınçlı kompresör alanında pazara yeni bir perspektif kazandırıyor.
98 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Türkiye’nin Blower Gücü: TMM Blower
1969 yılında kurulan TMM Blower, Türkiye’nin en
köklü ve en büyük blower üreticisidir. Bugün yandan
kanallı blower, loblu blower ve düşük hızlı turbo blower
modelleri üreten firma; gaz sızdırmazlık ve ATEX
(ExProof) özellikli çözümleriyle endüstriyel tesislerin
zorlu proseslerine hitap etmektedir.
TMM, ürün tasarımlarını ve kalıp üretimini
tamamen kendi bünyesinde gerçekleştiren, yüksek
mühendislik disiplinine sahip bir şirkettir. 55 yılı aşan
üretim tecrübesi ile hem yerli pazarda hem de ihracat
pazarlarında güçlü bir marka olarak konumlanmıştır.
TMM Ürün Grupları:
• Yandan Kanallı Blowerlar (1550 m³/h’ye kadar)
• Loblu Blowerlar (13.000 m³/h’ye kadar)
• Düşük Hızlı Turbo Blowerlar (9000 m³/h’ye kadar)
• Vakum Boosterlar (16.000 m³/h’ye kadar)
• Hava bıçağı sistemleri, merkezi vakum sistemleri,
yüksek vakum sistemleri, ATEX blowerlar, endüstriyel
süpürgeler gibi özel çözümler
Yerli İmalat Önceliği ve Akılcı Tamamlayıcılık
TMM Blower, kuruluşundan bu yana yerli imalatı
önceleyen bir yaklaşımla faaliyet göstermektedir.
Blower alanında Türkiye’nin lider yerli üreticisi olan
firma, kendi geliştirdiği ürünlerle sektöre teknolojik ve
ekonomik değer katmaktadır.
Ancak Türkiye’de endüstriyel hava çözümleri
alanında hâlâ yerli üretimi bulunmayan çok sayıda ürün
grubu mevcuttur. Kaishan Group’un ürün portföyü bu
noktada devreye giriyor.
Kaishan’ın Pdyna tarafından Türkiye pazarına
sunulan ürün gruplarından sadece manyetik yataklı
turbo blowerlar, ülkemizin gurur kaynağı olan HAUS
firması tarafından üretilmektedir. Diğer ürün gruplarının
(vidalı blowerlar, vidalı vakum pompaları, proses gazı
kompresörleri vb.) bugün itibariyle Türkiye'de hiçbir
yerli üreticisi bulunmamaktadır.
TMM olarak biz, bu ürün gruplarının da gelecekte
Türkiye'de yerli üretiminin yapılmasını elbette arzu
ediyoruz. Ancak bugün itibariyle bu ürünlere ihtiyaç
duyan sanayi kuruluşları için, Kaishan’ın sahip olduğu
teknolojik derinlik ve üretim kalitesiyle en iyi çözümleri
sunabileceğimize inanıyoruz. Böylece, yerli üretimin eksik
olduğu alanlarda kaliteli çözümler sunarken, kendi ürün
gamımızda liderliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz.
Küresel Güç ile Stratejik Dağıtım: Pdyna ve
Kaishan İş Birliği
TMM Blower’ın kardeş kuruluşu Pergamon
Dynamics (kısa adıyla Pdyna), 2025 yılı itibarıyla Çin
merkezli Kaishan Group ile yaptığı distribütörlük
anlaşması sayesinde yeni bir misyon üstlendi. Bu
HABER ANALiZ
anlaşma kapsamında Pdyna, Kaishan’ın düşük basınç
ve vakum ürün grubu için Türkiye’deki tek yetkili
distribütörü olarak atanmıştır.
Kaishan Group, 50 yılı aşkın üretim tecrübesine
sahip, dünyanın en büyük üçüncü kompresör, blower
ve vakum pompası üreticisidir. Ürünlerinin %80’ini
kendi bünyesinde üretme kapasitesine sahip olan
Kaishan, dikey entegrasyon konusunda sektörün
öncülerindendir.
Kaishan Ürün Grupları:
• Vidalı Blowerlar (8400 m³/h’ye kadar)
• Manyetik Yataklı Turbo Blowerlar (37–355 kW)
• Düşük Basınçlı Vidalı Kompresörler (1.5–3 bar /
37–132 kW)
• Manyetik Yataklı Düşük Basınçlı Turbo
Kompresörler (110–400 kW)
• Yağlı Vidalı Vakum Pompaları (90 kW’a kadar)
• Oil-Free Vidalı Vakum Pompaları (1200 m³/h’ye kadar)
• MVR, ATEX ve Proses Gazı Blower ve
Kompresörleri
Derin Vakumdan 3 Bar Basınca Kadar: Tüm
İhtiyaçlara Tek Adresten Çözüm
Bu iş birliğiyle birlikte TMM ve Kaishan ürün gamları
bir araya gelerek 0.01 mbar(a) basınçtan 3 bar(g)’a
kadar olan aralıkta, çok geniş bir ürün portföyü sunar
hale geldi. Türkiye pazarına ilk defa sunulan bazı
Kaishan ürünleri, özellikle yağsız vakum teknolojisi,
manyetik yataklı turbo makineler ve proses gazı
çözümleriyle öne çıkıyor.
Pdyna, bu ürünlerin Türkiye’deki teknik tanıtım, satış,
satış sonrası servis ve sistem entegrasyon hizmetlerini
yürütmektedir. Aynı zamanda Kaishan'ın global bayi
ağına, TMM ürünlerinin tanıtılması ve değerlendirilmesi
için çeşitli tanıtım ve eğitim etkinlikleri planlanmaktadır.
Ancak Kaishan bayilerinin tümünün TMM ürünlerini
pazara sunup sunmayacağı henüz netleşmemiştir.
Bu iş birliği, birbirini tamamlayan iki ayrı ürün ailesinin
hem teknik hem de ticari uyumuna dayanmaktadır.
TMM’nin üretmediği tüm segmentlerde Kaishan’ın
ürünleri yer alırken; Kaishan’ın portföyünde bulunmayan
ürünler ise TMM tarafından karşılanmaktadır. Bu durum
sinerjiye dayalı bir pazar modeli yaratmaktadır.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 99
››
ALİ GÜRBÜZ
Teknik ve Ar-Ge Müdürü
CE İŞARETI VE
KOMPRESÖRLERDE
UYGULANMASI
CE işareti, Avrupa Birliği’nin teknik mevzuat uyumu çerçevesinde ürün
güvenliğini ve uygunluğunu belgeleyen bir işarettir. Kompresörler gibi
yüksek risk içeren makineler için CE işareti, belirli direktif ve standartlara
uyumu zorunlu kılar. Bu makalede, CE işaretinin önemi, kompresörler için
gerekli yönetmelikler ve uygunluk süreci ele alınmaktadır.
100 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
Günümüzde CE işareti birçok sektör ve ürün
için büyük önem arz etmektedir. Detaylı
açıklamalara ve tanımlara geçmeden önce,
CE işaretinin ne olduğu, neden önemli
olduğu ilk kısımlarda anlatılmıştır.
Bir makinaya, CE işareti etiketini yapıştırmak, o
makinanın CE işaretini taşıdığı anlamına gelmez,
üreticinin, aşağıda detaylandırılan konuları yerine
getirmesi gerekir.
Makinaların CE işaretine sahip olması için, verilmesi
gereken dökümanlardan biri olan ‘Beyanlarında’ ilgili
yönetmeliklere ( Direktiflere ) atıf yapılmalı ve bu
direktiflerin gerekliliklerinin yerine getirilmiş olması
gerekmektedir. Ayrıca, bahsi geçen beyanlarda, ilgili
makina için kullanılan Avrupa standartları belirtilmelidir.
Beyan’a ek olarak; CE işaretine sahip makina için,
Teknik Dosyanın hazırlanması gerekmektedir.
Kompresörler, gerek Avrupa ülkelerinde satılmaları
ve gerekse başka ülkelerden yurdumuza giren ürünler
açısından; CE işaretine sahip olmaları gereken
makinalardır. Çünkü kullanımlarında çeşitli risk ve
tehlikeleri içermektedir.
Kompresörler için verilmesi gereken beyanlar,
genellikle şu Yönetmeliklere (Direktiflere) göre hazırlanır:
- 2006/42/AT Makine Emniyet Yönetmeliği
(2006/42/EC Machinery Directive)
- 2014/35/AB Belirli Gerilim Sınırları için Tasarlanan
Elektrikli Ekipman ile İlgili Yönetmelik
(2014/35/EU Low Voltage Directive)
- 2014/68/AB Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği
(2014/68/EU Pressure Equipment)
- 2014/29/AB Basit Basınçlı Kaplar Yönetmeliği
(2014/29/EU Simple Pressure Vessels)
- 2000/14/AT Gürültü Emisyonu Yönetmeliği
(2000/14/EC Noise emission in the environment by
equipment for use outdoors)
- 2014/30/AB Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği
(2014/30/EU Electromagnetic Compatibility Directive (EMC))
Kompresör ile ilgili Standartlar, başka bir makalenin
konusudur.
Teknik Dosya hazırlanmasını da iki kısımda ele alabiliriz:
- Separatör Tankı için (Pistonlu kompresörde hava
tankı için) Teknik Dosya
-Makina için Teknik Dosya
Yukarıda bahsedilen belgelerin kontrolü, CE
işaretlemesinin doğruluğunu belirlemek için elzemdir.
Fakat belge kontrolünün yanı sıra, ülkemize getirilecek
kompresör üniteleri üzerinde, fiziksel kontrolün
yapılması da elzemdir.
Gerek fiziksel kontrolün ve gerekse döküman
kontrolünün, hangi direktife göre yapılacağı ve
MAKALE
ilgili direktiflerin açıklamaları aşağıdaki makalenin
konusudur.
Bu makalede, Vidalı Kompresör Üniteleri üzerinde,
makina ve Teknik dosya içeriğinin ilgili direktife göre
kontrolünün yapılabilmesini sağlayacak açıklamalar
ele alınmıştır.
Separatör tankının PED veya SPED direktiflerine göre
Teknik Dosyalarının ayrıntıları farklı bir makalenin konusudur.
‘’CE İşareti nedir?
CE işareti, Avrupa Birliği'nin, teknik mevzuat uyumu
çerçevesinde 1985 yılında benimsediği Yeni Yaklaşım
Politikası kapsamında hazırlanan bazı Yeni Yaklaşım
Direktifleri kapsamına giren ürünlerin bu direktiflere
uygun olduğunu ve ürünün imalatçısı ve yetkili
temsilcisi tarafından veya direktifte zorunlu kılınmış
ise bir üçüncü taraf uygunluk değerlendirme kuruluşu
(onaylanmış kuruluş vs.) tarafından gerekli bütün uygunluk
değerlendirme faaliyetlerinden geçtiğini gösteren bir Birlik
işaretidir. "CE" İşareti, ürünün ilgili teknik düzenlemesine
uygun olduğunu ve ürünlerin amacına uygun kullanılması
halinde insan can ve mal güvenliği, bitki ve hayvan varlığı
ile çevreye zarar vermeyeceğini gösteren bir işarettir. İlgili
direktif bu temel gereklerden bir kısmının veya tamamının
karşılanmasına yönelik olabilir. Bunun yanısıra, CE İşaretini
gerektiren direktiflerin bazıları güvenlikten farklı boyutlarla
(örneğin; elektromanyetik uyumluluk, enerji verimliliği
gibi) da ilgili olabilmektedir.
CE işareti aşağıdaki şekilde sembolize edilmektedir:
“CE işareti” neden önemlidir?
“CE işareti”, Avrupa Birliği"nin uyulması mecburi
olan birtakım Yeni Yaklaşım Direktifleri kapsamında
yer alan ürünlere konulan bir işaret olduğu için, söz
konusu mevzuat kapsamına giren ve AB üyesi ülkelerde
ve Türkiye'de piyasaya arz edilecek olan ürünlerin bu
işareti taşıması zorunludur. Diğer bir ifadeyle, bu işaret,
ürünlerin, AB üyesi ülkelerde serbest dolaşıma çıkabilmesi
için bir çeşit pasaport işlevi görmektedir. Türkiye’nin de
Avrupa Birliği mevzuatını uyumlaştırarak benzer mevzuatı
uygulamakta olması nedeniyle, ilgili mevzuatın yürürlüğe
girmesiyle birlikte, ülkemizde piyasaya arz edilecek
ürünlerin de bu işareti taşıması zorunlu hale gelmektedir.
“CE işareti”nin ürüne konulmasının yolları nelerdir?
CE işaretinin ürüne nasıl konulacağı, ürüne bağlı
olarak ilgili direktiflerde belirtilmektedir.
Ürünlerin, CE işaretli olarak piyasaya sunulmasından
imalatçı ve yetkili temsilci sorumludur. Ancak; eğer
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 101
››
MAKALE
imalatçı ya da imalatçının yetkili temsilcisi Avrupa
Birliği'nde veya Türkiye'de yerleşik değilse, ithalatçı
ürünün "CE" işareti taşıdığını teyit etmekten
sorumludur. Bir başka deyişle, ithalatçı ithal ettiği
ürünlerin AB normlarına uygun olduğunu garanti etmek
zorundadır. İmalatçının bu işareti ürüne koyabilmesi için
çeşitli alternatifler sunulmuştur;
• Bir kısım ürün grupları için (bunlar genelde
düşük risk arz eden ve/veya arz ettikleri riskin
tespitinin görece kolay olduğu ürünlerdir, örneğin,
bazı makinalar), direktifin temel gereklerine uygunluk,
imalatçının kendisi tarafından ya kendi test imkanları
ya da başka herhangi bir kuruluşun imkanlarının
kullanılmasıyla doğrulanabilmekte ve bu ürünler
hakkında imalatçının düzenleyeceği uygunluk beyanı ile
CE işareti, imalatçı tarafından ürüne konulmaktadır.
• Diğer bir kısım ürünlerin ise (örneğin, bazı tıbbi
cihazlar ve bazı makinalar)
NANDO internet sitesindeki
yetkili test ve belgelendirme
kuruluşları (Onaylanmış
kuruluşlar-Notified bodies)
tarafından doğrulanması
gerekmektedir. Onaylanmış
kuruluşun bu incelemesine
istinaden, imalatçı CE İşaretini
ürününe koymaktadır.
NANDO internet sitesine
https://webgate.ec.europa.
eu/single-market-compliancespace/home
adresinden
ulaşılabilir.
Onaylanmış Kuruluş
(Notified Body) nedir?
Fonksiyonu nedir?
Avrupa Birliği mevzuatı,
CE İşareti taşıması gereken
ürünlerden yüksek risk
taşıyan ürünlerin, piyasaya
arz edilmeden önce
konusunda uzman, üçüncü
bir taraf olan ve AT Resmi
Gazetesi'nde yayımlanmış
kuruluşlar tarafından uygunluk
değerlendirmesine tabi
tutulmasını şart koşmaktadır.
Bu ürünlerin test, muayene
ve/veya belgelendirmesini
yapmak üzere üye ülkeler
tarafından altyapısı yeterli
görülen test, muayene ve/
veya belgelendirme kuruluşları
arasından seçilerek AT Resmi
Gazetesi'nde yayımlanan
kuruluşlar onaylanmış kuruluş (bazı direktiflerde farklı
terimler kullanılabilse de genel olarak "notified body"
ifadesi kullanılmaktadır.) statüsünü almaktadır. Üye
ülkelerce belirlenen onaylanmış kuruluşlar Avrupa
Komisyonu'na bildirilmekte ve diğer üye ülkelere
duyurulması amacıyla bu listeler AT Resmi Gazetesi’nde
yayımlanmaktadır. AB ülkelerinde yerleşik olarak
faaliyet gösteren onaylanmış kuruluşların isim ve
adreslerine NANDO internet sitesinden ulaşmak
mümkündür. Bu kuruluşların teknik açıdan yetkin
olmaları gerekmektedir.
Aşağıdaki tabloda, Vidalı Kompresör Ünitesi içindeki
belli başlı bölümlerin, CE işaretlemesi açısından hangi
Direktife göre kontrol edileceği özetlenmiştir.
Alt bölümlerde ise, bahsi geçen Direktif
maddelerinin, orijinal açıklamalarına yer verilmiştir.
VİDALI KOMPRESÖR
Makine Yağ ( Separatör ) Tankı Hava Tankı
Etiket Kontrolü (Makine Emniyet
Yönetmeliği 2006/42/AT, EK-1 /
1.7.3. Makinaların işaretlenmesi)
Kullanma Kılavuzu kontrolü (Makine
Emniyet Yönetmeliği 2006/42/
AT, EK-1 / 1.7.4. Talimatlar)
CE Uygunluk Beyanı kontrolü,
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT EK-2 Beyanlar)
Elektrik motoru, hava kurutucusu,
su seperatörü, basınçlı ekipmanların
ve elektrik şalt malzemelerinin
CE varlığının kontrolü.
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT EK-3 CE işaretlemesi
Döner aksamla ilgili kontroller
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT, EK-1 / 1.3.7, 1.4
Hareketli Parçalarla ilgili riskler,
Mafhaza ve koruma tertibatları)
Kullanma kılavuzu içerisinde yer
alan makine uyarı etiketleri, ürün
üzerinde varlığının kontrolü,
dönme yönü,sıcak,gerilim gibi.
Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT, EK-1 / 1.7.1Makine
üzerindeki bilgi ve uyarılar.
Elektrik panolarının toz ve suya
karşı dayanaklı bir bölümde
olmasının kontrolü
Etiket Kontrolü, 2014/68/EU (PED)
Ek1, 3.3 Etiketleme
2014/29/EU (SPVD)
Ek3, 1.2 Etiketleme
TS1203 EN286-1/2004 Bölüm
12 İşaretleme
200 bar lt üzerinde yer
alan yağ tanklarının CE
işaretinin altında NOBO
numarası kontrolü. NOBO
numarasının NANDO üzerinden
uygunluğunun kontrolünün
sağlanması.
Emniyet ventili CE kontrolü.
Emniyet ventili ile birlikte verilmesi
gereken belgeler:
- Deklarasyon
-CE Sertifikası
- Kullanım ve bakım talimatı
Kompresör etiketi,hava ve
yağ tankları üzeride yer alan
tasarım parametleri (max min
çalışma sıcaklığı, max tasarım
basıncı) birbirleri ile uyumluluğunun
kontrolü.
Etiket Kontrolü, 2014/68/EU
(PED) Ek1, 3.3 Etiketleme
2014/29/EU (SPVD) Ek3,
1.2 Etiketleme
TS1203 EN286-1/2004
Bölüm 12 İşaretleme
200 bar lt üzerinde yer
alan hava tanklarının CE
işaretinin altında NOBO
numarası kontrolü. NOBO
numarasının NANDO
üzerinden uygunluğunun
kontrolünün sağlanması.
Emniyet ventili CE kontrolü.
Emniyet ventili ile birlikte
verilmesi gereken belgeler:
- Deklarasyon
-CE Sertifikası
- Kullanım ve bakım talimatı
Kompresör etiketi, hava ve
yağ tankları üzeride yer alan
tasarım parametleri (max
min çalışma sıcaklığı, max
tasarım basıncı) birbirleri ile
uyumluluğunun kontrolü.
102 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
HAVA TANKI
LPG TANK
KRİYOJENİK LIN/LOX/LAR
ZEOLİT SİSTEMLER
PAKET ARITMA TANKI
ÖZEL İMALAT TANKLAR
SU TANKI
ivedik OSB. 1470. Sokak.
No:82 / ANKARA
+90 532 343 59 24
+90 312 344 59 24
››
››
MAKALE
Makine
Etiket Kontrolü (Makine Emniyet
Yönetmeliği 2006/42/AT, EK-1 /
1.7.3. Makinaların işaretlenmesi)
Kullanma Kılavuzu kontrolü
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT, EK-1 / 1.7.4. Talimatlar)
CE Uygunluk Beyanı kontrolü,
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT EK-2 Beyanlar
PİSTONLU KOMPRESÖR
Elektrik motoru, hava kurutucusu,
su seperatörü, basınçlı ekipmanların
ve elektrik şalt malzemelerinin
CE varlığının kontrolü.
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT EK-3 CE işaretlemesi
Döner aksamla ilgili kontroller
(Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT, EK-1 / 1.3.7, 1.4
Hareketli Parçalarla ilgili riskler,
Mafhaza ve koruma tertibatları)
Kullanma kılavuzu içerisinde yer
alan makine uyarı etiketleri, ürün
üzerinde varlığının kontrolü,
dönme yönü,sıcak,gerilim gibi.
Makine Emniyet Yönetmeliği
2006/42/AT, EK-1 / 1.7.1 Makine
üzerindeki bilgi ve uyarılar.
Hava Tankı
Etiket Kontrolü, 2014/68/EU
(PED)
Ek1, 3.3 Etiketleme
2014/29/EU (SPVD) Ek3, 1.2
Etiketleme
TS1203 EN286-1/2004 Bölüm
12 İşaretleme
200 bar lt üzerinde yer alan
hava tanklarının CE işaretinin
altında NOBO numarası
kontrolü. NOBO numarasının
NANDO üzerinden uygunluğunun
kontrolünün sağlanması.
Emniyet ventili CE kontrolü.
Emniyet ventili ile birlikte verilmesi
gereken belgeler:
- Deklarasyon
-CE Sertifikası
- Kullanım ve bakım talimatı
Makine etiketi hava ve yağ
tankları üzeride yer alan
tasarım parametleri (max min
çalışma sıcaklığı, max tasarım
basıncı) birbirleri ile uyumluluğunun
kontrolü.
2006/42/AT Makina Emniyet Yönetmeliği
Ek VII
A. Makinalar için teknik dosya
Bu bölüm, teknik dosya hazırlama işlemlerini
tanımlamaktadır. Teknik dosya, makinanın bu
yönetmeliğin gerekleriyle uygun olduğunu
göstermelidir. Teknik dosya bu değerlendirme için
gerekli olabilecek ölçüde, makinanın tasarımını,
imalâtını ve işlevini kapsamalıdır. Ek I’in 1.7.4.1
numaralı paragrafındaki özel hükümlerinin uygulandığı
makina ile ilgili talimatlar hariç olmak üzere, teknik
dosya Türkçe veya yetkili kuruluşun ve uygunluk
değerlendirme kuruluşunun uygun göreceği bir
Topluluk dilinde hazırlanmalıdır.
1- Teknik dosya, aşağıdakilerden oluşmalıdır:
(a) Aşağıdakileri içeren bir imalat dosyası:
- Makinanın genel bir tarifi,
- Makinanın işleyişini anlamak için uygun tarifler ve
açıklamaların yanı sıra, ilgili makinanın genel bir çizimi
ile kumanda devrelerinin çizimleri,
- Makinanın temel güvenlik ve sağlık gereklerine
uygunluğunu teyit etmek için gerekli olan
hesaplamalar, deney sonuçları, belgelerle birlikte tam
ayrıntılı çizimler,
- Takip edilen işlemleri gösteren risk
değerlendirmesi hakkındaki aşağıdakileri içeren
belgeler: (i) Makinaya uygulanan temel sağlık ve
güvenlik gerekliliklerinin listesi,
(ii) Tanımlanmış tehlikeleri ortadan kaldırmak veya
riskleri azaltmak için uygulanan koruyucu önlemlerin
tarifi veya uygun olan durumlarda, makina ile ilgili
giderilemeyen risklerin belirtilmesi,
- Kullanılan standardlar ve diğer teknik şartnameler
ve bu standardların kapsadığı temel sağlık ve güvenlik
kurallarının gösterimi,
- İmalatçı tarafından veya imalatçı ya da yetkili
temsilcisince seçilmiş olan bir kuruluş tarafından yapılan
testlerin sonuçlarını içeren her türlü teknik rapor,
- Makina için talimatlarının bir kopyası,
- Uygun olan durumda, kısmen tamamlanmış
makinalar için İmalatçı Beyanı ile bu tip makinalar için
ilgili montaj talimatları,
- Uygun olan durumlarda, makina ile bu makinaya
takılan diğer ürünler için AT Uygunluk Beyanların kopyaları,
- AT Uygunluk Beyanı'nın bir kopyası
(b) Seri üretim için, makinaların bu Yönetmeliğin
hükümlerine uygunluğu güvenceye almak amacıyla
yürütülecek dahili tedbirler.
İmalatçı, tasarımı ve yapımı itibariyle güvenli bir
şekilde monte edilip hizmete sunulma kabiliyetine
sahip olduğuna karar verebilmek amacıyla
tamamlanmış makina, aksamlar veya teçhizatlar
üzerinde gerekli araştırma ve deneyleri yapmalıdır. İlgili
raporlar ve sonuçlar teknik dosyaya ilave edilmelidir.
2- Bu ekin 1 numaralı paragrafında bahsedilen teknik
dosya, makinanın üretimi tarihini, ya da seri üretim
halinde, son ünitenin üretim tarihini takip eden en az 10
yıl boyunca, Bakanlığın denetimine hazır tutulmalıdır.
Teknik dosyanın Türkiye’de ve/veya Topluluk sınırları
içinde bulunması gerekmediği gibi, sürekli olarak
somut biçimde mevcut olması da zorunlu değildir.
Bununla birlikte, teknik dosya, AT Uygunluk
Beyanı'nda belirtilen kişi tarafından, makinanın
karmaşıklığıyla orantılı bir süre zarfında, derlenip hazır
duruma getirilebilmelidir.
Teknik dosya, temel sağlık ve güvenlik kurallarına
uygunluğun doğrulanması için gerekli olan bilgiler
olmadıkça, makinanın imalâtında kullanılan alt
bileşenlerinin ayrıntılı planları ya da diğer özel bilgileri
içermek zorunda değildir.
3- Yetkili ulusal kuruluşların gerekçeli talebine karşılık
olarak teknik dosyanın sunulmaması, söz konusu makinanın
temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygun olmadığından
106 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
şüphelenmek için yeterli sebep teşkil edebilir.
B. Kısmen tamamlanmış makinalarla ilgili teknik dosya
Bu bölüm ilgili teknik dosyanın düzenlenmesi işlemini
tanımlamaktadır. Dokümantasyon, bu yönetmeliğin
hangi gerekliliklerinin uygulandığını ve yerine
getirildiğini göstermelidir. Teknik dosya, uygulanan
temel sağlık ve güvenlik kurallarına uygunluğu
değerlendirebilmek için gerekli olabilecek ölçüde,
kısmen tamamlanmış makinanın tasarımını, imalâtını ve
işleyişini kapsamalıdır. Teknik dosya, Türkçe veya yetkili
kuruluşun ve uygunluk değerlendirme kuruluşunun
uygun göreceği bir Topluluk dilinde düzenlenmelidir.
Dokümantasyon aşağıdakileri içermelidir:
(a) Aşağıdakileri içeren bir imalat dosyası:
- Kısmen tamamlanmış makinanın genel bir çizimi ve
kontrol devrelerinin çizimleri,
- Kısmen tamamlanmış makinanın uygulanan temel
sağlık ve güvenlik kurallarına uygunluğunu teyit - etmek
için istenilen hesaplamalar, deney sonuçları, belgeler
vb. ile desteklenmiş tam ayrıntılı çizimler,
- Takip edilen işlemleri gösteren olan risk
değerlendirmesi hakkındaki aşağıdakileri içeren
belgeler: (i) Uygulanan ve yerine getirilen temel sağlık
ve güvenlik gerekliliklerinin listesi,
(ii) Tanımlanmış tehlikeleri ortadan kaldırmak veya
riskleri azaltmak için uygulanan koruyucu önlemlerin
tarifi veya uygun olan durumlarda, giderilemeyen
risklerin belirtilmesi,
(iii) Kullanılan standardlar ve diğer teknik
şartnameler ve bu standardların kapsadığı temel sağlık
ve güvenlik kurallarının gösterimi,
(iv) İmalatçı ya da yetkili temsilcisince seçilen bir
kuruluş tarafından yapılan deneylerin sonuçlarını
içeren her türlü teknik rapor, (v) Kısmen tamamlanmış
makinalar için hazırlanmış birleştirme talimatlarının bir
kopyası,
(b) Seri imalat için, kısmen tamamlanmış makinaların
uygulanan temel sağlık ve güven kurallarına uygunluğu
güvenceye almak yapılacak olan dahili tedbirler.
İmalatçı, tasarımı ve yapımı itibariyle güvenli bir
şekilde monte edilip hizmete sunulma kabiliyetine
sahip olduğuna karar verebilmek amacıyla kısmen
tamamlanmış makina, aksamlar veya teçhizatlar
üzerinde gerekli araştırma ve deneyleri yapmalıdır. İlgili
raporlar ve sonuçlar teknik dosyaya ilave edilmelidir.
İlgili teknik dosya, kısmen tamamlanmış makinanın
imalât tarihini ya da seri üretim halinde, son ünitenin
imalât tarihini takip eden en az 10 yıl boyunca saklanmalı
ve istek halinde bakanlığın denetimine sunulmalıdır.
Teknik dosyanın Türkiye’de ve/veya Topluluk
bölgesi sınırları içerisinde bulunması gerekmediği
gibi, sürekli olarak somut biçimde mevcut olması
da zorunlu değildir. Bununla birlikte, teknik dosya,
MAKALE
İmalatçı Beyanında belirtilen kişi tarafından, ilgili Yetkili
Kuruluşa derlenip hazır duruma getirilebilmelidir.
Bakanlığın gerekçeli talebine karşılık olarak
teknik dosyanın sunulmaması, söz konusu kısmen
tamamlanmış makinanın temel sağlık ve güvenlik
gereklerine uygun olmadığından şüphelenmek için
yeterli sebep teşkil edebilir.
1.7.3 Makinaların işaretlenmesi
Bütün makinalar, aşağıdaki asgari özellikler göz
önünde tutularak, görünür, okunur ve silinemez bir
şekilde işaretlenmelidir:
- İmalatçının ve ilgili olduğunda, yetkili temsilcisinin
ticari unvanı ve tam adresi,
- Makinanın tanımı,
- CE İşaretlemesi (Ek III)
- Seri veya tip tanımlaması,
- Varsa seri numarası,
- İmalat yılı, yani imalat işleminin tamamlandığı yıl.
Makinaya CE işareti iliştirilirken tarih öne veya ileriye alınamaz.
Bunun yanı sıra, muhtemel patlayıcı ortamlarda
kullanılmak üzere tasarımlanmış ve imal edilmiş
makinalar buna göre işaretlenmelidir.
Makinalar, tipi ve güvenli kullanım için esas olan
bütün bilgileri de taşımalıdır. Bu tip bilgiler 1.7.1
numaralı paragrafta verilen kurallarda ele alınmıştır.
Makina parçalarının kaldırma ekipmanı ile kullanılarak
işlem görmesi halinde, bunların kütlesi okunur, silinmez
ve belirgin olarak gösterilmelidir.
1.7.4 Talimatlar
Bütün makinalarda, Türkçe hazırlanmış talimatlar
bulunmalıdır.
Makinaların beraberinde yer alan talimatlar ya
‘Orijinal talimatlar’ olmalı ya da orijinal talimatların
Türkçe olmaması halinde ‘Orijinal talimatların
tercümesi’ olmalıdır. Bu durumda orijinal talimatlar da
çevirileri ile birlikte verilmelidir.
İstisna olarak, imalatçı veya yetkili temsilcisi
tarafından görevlendirilen uzman personelin kullanımı
amacıyla hazırlanan bakım talimatları
Türkçenin yanı sıra uzman personelin anlayabileceği
Topluluk dilinde verilebilir.
Talimatlar aşağıda düzenlenen ilkeler doğrultusunda
hazırlanmalıdır.
1.7.4.1 Talimatların hazırlanması ile ilgili genel ilkeler
(a) Talimatlar Türkçe hazırlanmalı, orijinal talimatların
başka bir dilde olması halinde beraberinde Türkçeye
çevirisi yer almalıdır. İmalatçı veya yetkili temsilcisi
tarafından doğrulanan dil versiyonu/versiyonları
üzerinde ‘Orijinal talimatlar’ ibaresi görülmelidir.
(b) Makinaların kullanılacağı ülkenin resmi
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 107
››
MAKALE
dili/dillerinde ‘Orijinal talimatların’ bulunmadığı
durumlarda, imalâtçı veya yetkili temsilcisi veya bu
makinayı getiren kişi tarafından söz konusu bölgedeki
geçerli dile çeviri sağlanmalıdır. Çeviri ‘Orijinal
talimatların çevirisi’ ibaresini taşımalıdır.
(c) Talimatların içeriği yalnızca makinaların amaçlanan
kullanımlarını değil aynı zamanda makul bir şekilde
öngörülebilen olası yanlış kullanımlarını da içermelidir.
(d) Profesyonel olmayan operatörler tarafından
kullanılması düşünülen makinalar için, kullanım
talimatlarının yazılması ve düzenlenmesinde bu tür
operatörlerden makul olarak beklenebilecek genel
eğitim seviyeleri ve yargıda bulunabilme düzeyleri de
göz önünde bulundurulmalıdır.
1.7.4.2 Talimatların içeriği
Her bir kullanıcı el kitabı, ilgili olduğu şekilde, en
azından aşağıdaki bilgileri içermelidir:
(a) İmalatçı ve yetkili temsilcisinin adı ve tam adresi,
(b) Seri numarası hariç olmak üzere, makina üzerinde
işaretlenmiş halde makinanın tanımı (1.7.3 numaralı paragraf),
(c) AT Uygunluk Beyanı veya AT Uygunluk Beyanı içeriğini
gösteren makinanın özelliklerini veren ve seri numarası ve
imzanın bulunmasının gerekli olmadığı bir belge,
(d) Makinanın genel tarifi,
(e) Makinanın kullanım, bakım - onarımı ve doğru
çalışıp çalışmadığının kontrolü için gerekli çizimler,
şemalar, tarifler ve açıklamalar,
(f) Operatörlerin bulunacakları muhtemel iş
istasyonlarının tarifi,
(g) Makinanın kullanım amacının tarifi,
(h) Makinanın deneyimlerle ortaya çıkması
muhtemel olduğu tespit edilen yanlış kullanım şekilleri
ile ilgili uyarılar,
(i) Çizimler, şemalar ve bağlantı araçları dahil
montaj, takma ve bağlama talimatları ile makinanın
monte edileceği tesisat veya şasinin tanımlaması,
(j) Gürültü veya titreşimlerin azaltılmasına yönelik
kurulum ve montaj ile ilgili talimatlar,
(k) Makinanın hizmete sunulmaları ve kullanılmaları
ile ilgili talimatlar ve gerekli ise, operatörlerin eğitimi ile
ilgili talimatlar,
(l) Yapısal olarak güvenli tasarım tedbirleri, koruma
ve uygulanan tamamlayıcı koruyucu tedbirlere rağmen
giderilemeyen riskler hakkında bilgilendirme,
(m) Uygun olan durumlarda kişisel koruyucu ekipman
da dahil olmak üzere, kullanıcı tarafından alınması
gereken koruyucu tedbirler hakkında talimatlar,
(n) Makinaya takılabilecek takımların temel
karakteristikleri,
(o) Makinanın kullanım, nakliye, montaj, hizmet dışı
iken sökme, test etme ve öngörülebilir arızalar sırasında
kararlılık şartını karşıladığı koşullar,
(p) Taşıma, eleme ve depolama işlemlerinin güvenli
bir şekilde yapılmasını teminen, makinanın ve varsa ayrı
olarak taşınması gereken parçalarının kütlesini veren
talimatlar,
(q) Kaza veya arıza durumunda izlenecek çalıştırma
yöntemi; blokaj oluşumu muhtemel ise, ekipmanın
güvenli bir şekilde blokajdan kurtarılması için izlenecek
çalıştırma yöntemi,
(r) Kullanıcı tarafından yapılacak olan ayarlama ve
bakım çalışmalarının ve uyulması gereken koruyucu
bakım tedbirlerinin tarifi,
(s) Ayarlama ve bakım çalışmalarının güvenli bir
şekilde yapılması amacıyla tasarlanmış, bu işlemler
sırasında alınacak koruyucu tedbirleri içeren talimatlar,
(t) Operatörün sağlık ve güvenliğini etkilediği
durumlarda, kullanılacak yedek parçaların özellikleri,
(u) Hava ile taşınan gürültü emisyonları ile ilgili
aşağıdaki bilgiler:
- 70 dB(A)’yı aşıyorsa, iş istasyonlarındaki A-ağırlıklı
emisyon ses basınç seviyesi; bu düzeyin 70 dB(A)’yı
aşmaması halinde, belirtilmelidir,
- 63 Pa’ı aşıyorsa, iş istasyonlarındaki C-ağırlıklı anlık
tepe ses basınç değeri (20 μPa’a göre 130 dB),
- İş istasyonlarındaki A-ağırlıklı emisyon ses basınç
seviyesi 80 dB(A)’yı aşıyorsa, makinanın yaydığı
A-ağırlıklı ses güç seviyesi.
Bu değerler söz konusu makinada ölçülen fiili değer olmalı
veya üretilecek makinayı temsil eden teknik olarak kıyaslanabilir
makinadan alınan ölçümlere göre oluşturulan değerler olmalıdır.
Çok büyük makinalarda, A-ağırlıklı ses güç seviyesi
yerine, makina etrafında belirli konumlardaki A-ağırlıklı
emisyon ses basınç seviyeleri gösterilebilir.
Uyumlaştırılmış standardların uygulanmadığı
durumlarda, ses seviyeleri makina için en uygun
yöntem kullanılarak ölçülmelidir. Ses emisyon değerleri
gösterildiğinde, bu değerlere ait belirsizlikler de
belirtilmelidir. Ölçmeler sırasında makinanın çalışma
koşulları ile kullanılan ölçme yöntemi de açıklanmalıdır.
Çalışma istasyonlarının tanımlanmamış olduğu ya da
tanımlanamadığı durumlarda, A-ağırlıklı ses basınç değerleri
makina yüzeyinden 1 metre mesafede ve zeminden veya
erişim platformundan 1,6 metre yükseklikte ölçülmelidir.
Azami ses basıncının konumu ve değeri belirtilmelidir.
30/12/2006 tarihli ve 26392 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Açık Alanda Kullanılan Teçhizat Tarafından
Oluşturulan Çevredeki Gürültü Emisyonu ile İlgili
Yönetmelikte (2000/14/AT) ses basınç seviyelerinin
veya güç seviyelerinin ölçümü için başka şartların
öngörülmesi durumunda, bu paragrafın (1.7.4.2) ilgili
hükümleri yerine anılan yönetmelik uygulanmalıdır.
(v) Makinanın kişilere özellikle de vücuda
yerleştirilen aktif ya da aktif olmayan cihazlar taşıyan
108 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
kişilere zarar verebilecek iyonize olmayan ışıma yayması
muhtemel ise, operatör ve maruz kalan kişiler için
yayılan ışıma ile ilgili bilgiler.
Ek II Beyanlar
1- Kapsam
A- Makinaların AT uygunluk beyanı
Bu beyan ve çevirileri talimatlarla aynı koşullarda [Ek I,
1.7.4.1.(a) ve (b) numaralı paragraflar] hazırlanmalı ve daktilo
ile ya da büyük harflerle el yazısı ile yazılmış olmalıdır.
Bu beyan, sadece piyasaya arz edildiği durumdaki
makinaya aittir ve sonradan ilave edilen aksam ve/veya son
kullanıcı tarafından daha sonra yapılacak işlemleri kapsamaz.
AT Uygunluk Beyanı aşağıdaki hususları içermelidir:
1) İmalatçının veya varsa yetkili temsilcisinin ticari
unvanı ve açık adresi,
2) Teknik dosyayı hazırlamakla yetkili olan ve
Türkiye’de veya Toplulukta yerleşik olması gereken
kişinin adı ve adresi,
3) Jenerik kodlaması, işlevi, modeli, tipi, seri
numarası ve ticari adı dahil olmak üzere; makinaların
tarifi ve tanıtımı,
4) Makinaların bu Yönetmeliğin ilgili hükümlerini
karşıladığını doğrudan bir şekilde beyan eden bir ifade
ve uygun durumlarda, makinanın uygun olduğu diğer
yönetmelikler ve/veya ilgili hükümlere uygunluğu
beyan eden benzer bir cümle. Bu atıflar Avrupa Birliği
Resmî Gazetesi'nde yayımlanmış metinler olmalıdır,
5) Uygun olan durumlarda, Ek IX’da belirtilen AT Tip
İncelemesini yapan Onaylanmış Kuruluşun adı, adresi
ve kimlik numarası ile AT Tip
İnceleme Belgesi numarası,
6) Uygun durumlarda, Ek X’da belirtilen Tam Kalite
Güvence Sistemini onaylayan Onaylanmış Kuruluşun
adı, adresi ve kimlik numarası,
7) Uygun durumlarda, bu Yönetmeliğin 9'uncu
maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği şekliyle,
kullanılan uyumlaştırılmış standartlara atıf,
8) Uygun durumlarda, kullanılan diğer teknik
standartlara ve şartnamelere atıf,
9) Beyanın yeri ve tarihi,
10) İmalatçı ya da yetkili temsilcisi adına beyanı hazırlama
yetkisi verilmiş olan kişinin kimlik bilgileri ve imzası
B- Kısmen tamamlanmış makinalar için imalatçı beyanı
Bu beyan ve çevirileri talimatlarla aynı koşullarda (Ek I,
1.7.4.1.(a) ve (b) numaralı paragraflar) hazırlanmalı ve daktilo
ile ya da büyük harflerle el yazısı ile yazılmış olmalıdır.
İmalatçı beyanı aşağıdaki hususları içermelidir:
1) Kısmen tamamlanmış makinaların imalâtçısının veya
varsa yetkili temsilcisinin ticari unvanı ve açık adresi,
2) İlgili teknik dosyayı hazırlamakla yetkili olan ve
Türkiye’de veya Toplulukta yerleşik olması gereken
MAKALE
kişinin adı ve adresi,
3) Jenerik kodlaması, işlevi, modeli, tipi, seri
numarası ve ticari adı dahil olmak üzere; kısmen
tamamlanmış makinaların tarifleri ve tanıtımı,
4) Bu Yönetmeliğin temel gerekliliklerinin
karşılandığını ve ilgili teknik dokümanların Ek VII Kısım
B hükümlerine uygun olarak hazırlandığını beyan eden
bir ifade ve uygun durumlarda, kısmen tamamlanmış
makinanın diğer ilgili yönetmeliklere uygun olduğunu
beyan eden bir cümle. Bu atıflar Avrupa Birliği Resmi
Gazetesi'nde yayımlanmış olan metinler olmalıdır,
5) Yetkili kuruluşlardan gelecek makul olan bir
talebe karşın, kısmen tamamlanmış makina ile ilgili
bilgilerin sağlanacağına dair bir taahhüt. Bu taahhüt
sağlama yöntemini içermeli ve kısmen tamamlanmış
makina imalâtçısının fikri mülkiyet haklarına bir zarar
getirmemelidir,
6) Kısmen tamamlanmış makinaların, uygulanabilir
olduğunda, bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğu
beyan edilen nihai makina ile birleştirilinceye kadar
hizmete sunulamayacağına dair beyan,
7) Beyanın yeri ve tarihi,
8) İmalatçı veya yetkili temsilcisi adına beyanı hazırlama
yetkisi verilmiş olan kişinin kimlik bilgileri ve imzası.
2- Beyanı saklama
Makinaların imalâtçısı veya yetkili temsilcisi orijinal
AT Uygunluk Beyanı'nı makinanın son imalât tarihinden
itibaren en az 10 yıllık bir süre için muhafaza etmelidir.
Kısmen tamamlanmış makinaların imalatçısı veya
yetkili temsilcisi orijinal İmalatçı Beyanı'nı kısmen
tamamlanmış makinanın son imalât tarihinden itibaren
en az 10 yıllık bir süre için muhafaza etmelidir.
Ek III
CE işaretlemesi
“CE” uygunluk işareti aşağıdaki biçimde ‘CE’ baş
harflerinden oluşmalıdır:
“CE” uygunluk işareti yukarıdaki resimde gösterilen
şekle sadık kalmak şartıyla büyütülür veya küçültülür.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 109
››
MAKALE
“CE” uygunluk işaretinin çeşitli unsurları, esas olarak
aynı düşey öçlüye sahip olmalıdır. Bu ölçü 5 mm’den
küçük olmamalıdır. Asgari boyut küçük ölçekli makinalar
için değiştirilebilir.
“CE” uygunluk işareti, aynı teknik kullanılarak,
imalâtçı veya yetkili temsilcisinin adının hemen yakınına
iliştirilmelidir.
Bu Yönetmeliğin 13'üncü maddesinin üçüncü
fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin dördüncü
fıkrasının (b) bendinde belirtilen Tam Kalite
Güvence İşlemlerinin uygulandığı durumlarda, “CE”
uygunluk işaretinin yanına Onaylanmış Kuruluş'un
kimlik numarası yazılmalıdır.
1.3.7 Hareketli parçalarla ilgili riskler
Makinaların hareketli parçaları bir kazaya neden
olabilecek temas etme risklerini önleyecek biçimde
tasarımlanmalı ve imal edilmeli veya riskin devam ettiği
durumlarda, mahfazalar veya koruyucu tertibatlarla
teçhiz edilmelidir.
Çalışmaya dahil olan hareketli parçaların yanlışlıkla
bloke olmasını önleyecek gerekli bütün tedbirler
alınmalıdır. Alınan tedbirlere rağmen bir blokajın
meydana gelme olasılığının sürdüğü durumlarda,
uygun olduğunda, bu ekipmanın güvenli bir şekilde
blokajdan çıkması için gerekli olan özel koruyucu
tertibatlar ve takımlar sağlanmalıdır.
Talimatlarda ve mümkün olduğunda, makina
üzerindeki bir işaret ile bu özel koruyucu tertibatlar ve
bunların nasıl kullanılacağı tanımla
1.4 Mafhazaların ve koruma tertibatlarının
karakteristikleri
1.4.1 Genel kurallar
Mahfazalar ve koruyucu tertibatlar aşağıdaki
özellikleri taşımalıdır:
- Sağlam bir yapıda olmalı,
- Yerlerine sağlam bir şekilde sabitlenmeli,
- İlave herhangi bir tehlikeye ortaya çıkarmamalı,
- Kolayca devreden çıkarılmamalı veya kolayca bypass
edilememeli,
- Tehlike bölgesinden yeterli uzaklığa yerleştirilmeli,
- Üretim işlemin izlenmesini asgari engel olmalı ve
çalışmanın yapılması gereken alana özellikle erişimi
kısıtlayarak, mümkünse mahfazanın çıkarılmasına
veya koruyucu tertibatın devreden çıkarılmasına
gerek kalmaksızın, aletlerin takılmasına ve/veya
değiştirilmesine ve bakım amaçlarıyla gerekli çalışmanın
yapılmasına imkân vermeli. İlave olarak, mümkün
olan durumlarda, mahfazalar malzeme ve nesnelerin
fırlamasına veya düşmesine karşı ve makinalardan
kaynaklanan emisyonlara karşı koruma sağlamalıdır.
1.4.2 Mahfazalar için özel kurallar
1.4.2.1 Sabit mahfazalar
Sabit mahfazalar sadece aletlerle açılabilen veya
sökülebilen sistemlerle takılmalıdır. Bunların bağlama
sistemleri, mahfazalar veya koruyucular söküldüğünde
makinalara bağlı kalmalıdır. Mümkün olduğu
durumlarda, bağlantıları olmaksızın mahfazalar yerinde
kalamamalıdır.
1.4.2.2 Ara kilitlemeli hareketli mahfazalar
Birbirini kilitleyen hareketli mahfazalar aşağıdaki
özellikleri taşımalıdır:
- Mümkün olduğunca, kilitli olmadıklarında makinalara
tespit edilmiş halde kalmalı,
- Yalnızca bilinçli bir eylemle ayarlanabilecek şekilde
tasarlanmalı ve imal edilmelidir.
Birbirini kilitleyen hareketli mahfazalar aşağıdakileri
sağlayan bir birbirini kilitleyen tertibatla irtibatlı olmalıdır:
- Kapanana kadar makinaların tehlikeli işlevlerinin
harekete geçmesini önleyen ve kapanmaları durumunda
bir durdurma komutu veren birbirini kilitlemeyen
tertibatla birlikte çalışmalıdır.
Operatörün, makinanın tehlikeli işlevinden doğan
riskin ortadan kaldırılmasından önce, tehlike bölgesine
erişiminin mümkün olduğu durumlarda, hareketli
mahfazalar aşağıdakini sağlayan bir birbirini kilitleme
tertibata ilave olarak bir mahfaza kilitleme tertibatına
sahip olmalıdır:
- Mahfaza kapanana ve kilitlenene kadar tehlikeli
makina işlevlerinin harekete geçmesini önlemeli ve
makinanın tehlikeli işlevinden kaynaklanan yaralanma riski
ortadan kaldırılana kadar, mahfaza kapalı ve kilitli olmalıdır.
Birbirini kilitleyen hareketli mahfazalar, makinanın
aksamlarından birinin olmaması veya arızalanması
halinde, makinanın tehlikeli işlevlerinin çalışmasını
önleyecek veya bu işlevleri durduracak şekilde
tasarımlanmadır.
1.4.2.3 Erişimi kısıtlayan ayarlanabilen mahfazalar
Çalışma için kesinlikle gerekli olan hareketli parçalar
bölgesine erişimi kısıtlayan ayarlanabilen mahfazalar
aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:
- Yapılan işin türüne göre manuel veya otomatik
olarak ayarlanabilir ve alet kullanmaya gerek olmadan
kolayca ayarlanabilir olmalıdır.
1.4.3 Koruyucu tertibatlarla ilgili özel kurallar
Koruyucu tertibatlar kumanda sistemine aşağıdaki
hususlar dahilinde tasarlanması ve dahil edilmelidir:
- Hareketli parçalar operatörün erişim mesafesi
içerisinde iken çalışmaya başlamamalı,
- Parçalar hareket halinde iken kişiler bunlara
erişememeli
110 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
››
- Bunların aksamlarından birisinin olmaması veya
arızalanması durumunda hareketli parçaların çalışmaya
başlamasını önlemeli veya bunları durdurmalıdır.
Koruyucu tertibatlar yalnızca bilinçli bir eylem ile
ayarlanabilmelidir.
1.7.1 Makina üzerindeki bilgi ve uyarılar
Makinalar üzerinde yer alan bilgi ve uyarılar
tercihen hâlihazırda kolayca anlaşılabilen sembol veya
şemalardan oluşmalıdır. Yazılı veya sözel herhangi bir
bilgi ve uyarı varsa bunlar Türkçe hazırlanmalıdır.
1.7.1.1 Bilgilendirme ve bilgilendirme tertibatları
Makinanın kumandası ile ilgili ihtiyaç duyulan bilgiler
belirsizliğe yer vermeyecek şekilde ve kolay anlaşılan
bir şekilde sağlanmalıdır. Bunlar operatörü aşırı yoracak
derecede fazla olmamalıdır.
Görüntülü ekranlar veya makina ile operatör
arasındaki diğer interaktif iletişim araçları kolayca
anlaşılabilmeli ve kullanımı kolay olmalıdır.
1.7.1.2 Uyarı tertibatları
Makinaların denetimsiz bir şekilde çalışırken
meydana gelebilecek bir hata sonucunda kişilerin
sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girebileceği
durumlarda, makinalar uyarı olarak uygun bir ses veya
ışık sinyali verecek şekilde teçhiz edilmelidir.
Makinalar uyarı tertibatları ile teçhiz edilmesi durumunda,
bu tertibatlar belirgin olmalı ve kolayca algılanabilmelidir.
Operatör, her zaman bu tür uyarı tertibatların çalışmasını
kontrol edecek imkânlara sahip olmalıdır.
Renkler ve güvenlik sinyalleri ile ilgili yönetmeliklerin
şartlarına uyulmalıdır.
2014/68/AB Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği (PED)
EK1
3.3. İşaretleme ve etiketleme
21 ve 22'nci maddelerde belirtilen CE işaretine ve
9 uncu maddenin altıncı fıkrası ve 11'inci maddenin
üçüncü fıkrası uyarınca sağlanacak bilgilere ilaveten
aşağıdaki bilgiler de verilir:
a) Tüm basınçlı ekipmanlar için:
- İmal yılı.
- Basınçlı ekipmanın tipi, seri veya parti tanımlaması
ve seri numarası gibi.
- Gerekli izin verilebilen maksimum/minimum
sınırları.
b) Basınçlı ekipmanın türüne bağlı olarak, güvenli
kurulum, işletme veya kullanım, bakım ve periyodik
muayenesi için gerekli bilgiler aşağıdaki gibidir:
- Basınçlı ekipmanın litre cinsinden hacmi V.
- Boru donanımı için standart çapı, DN.
- Bar cinsinden uygulanan test basıncı PT ve tarihi.
MAKALE
- Güvenlik aletinin ayar basıncı, bar olarak.
- Basınçlı ekipmanın çıkış gücü kW.
- Uygulanan gerilim V (volt).
- Amaçlanan kullanımı.
- Dolum oranı kg/L.
- Kg olarak maksimum doldurma kütlesi.
- Dara ağırlığı kg.
- Ürün grubu.
c) Gerektiği yerlerde tecrübelere göre oluşabilecek
yanlış kullanıma dikkat çekmek için basınçlı ekipmana
iliştirilmiş uyarılar.
(a), (b) ve (c) bentlerinde bildirilen bilgiler basınçlı
ekipmanın üzerinde aşağıdaki istisnalarla birlikte sıkı bir
şekilde tutturulan bir bilgi plakası ile verilir:
- Gerektiğinde, aynı donanım için tasarlanmış olan,
boru parçaları gibi ayrı parçalara tekrar işaretleme
yapılmasını önlemek için, uygulanabilen yere, uygun
belgelendirme sistemi kullanılabilir.
- Basınçlı ekipmanın çok küçük olması halinde,
örneğin; aksesuarlar, bu bilgiler, basınçlı ekipmana bir
etiket ile tutturulabilir.
- Doldurulacak miktar ve (c) bendinde bahsedilen
uyarılar için uygun süre, okunabilir kalmaları sağlamak
kaydıyla etiketleme veya diğer yeterli araçlar kullanılabilir.
2014/29/AB Basit Basınçlı Kaplar Yönetmeliği (SPVD)
Ek-III
İBARELER, TALİMATLAR, TANIMLAR VE SEMBOLLER
1.2. Kapta veya veri plakalarında en azından aşağıda
belirtilen bilgiler yer alır:
a) Azami çalışma basıncı (bar cinsinden PS).
b) Azami çalışma sıcaklığı (Tmax, °C cinsinden).
c) Asgari çalışma sıcaklığı (Tmin, °C cinsinden).
ç) Kabın kapasitesi (V, L cinsinden).
d) İmalatçının adı, tescilli ticari adı veya tescilli ticari
markası ve adresi.
e) Kabın tipi ve seri veya parti kimlik bilgileri
Sonuç:
Komresörlerde CE işaretinin kontrolü kapsamlı bir
iştir. Bu kontrolü yapacak personelin, giriş kısmında
belirtilen direktiflere ve makina içinde hangi kısımlara
bakması gerektiğini bilmesi gerekir. Çalıştırılmasında
çeşitli riskler taşıyan kompresör üniteleri, direktif ve
standartların ön gördüğü özellikleri taşımazsa; insanlara
ve çevreye zarar verebilmesi muhtemeldir.
Yukarıda bahsedilen ve çeşitli direktiflerle açıklanan
konular göz önüne alınmazsa, kullanıcılara verebileceği
zararın yanında, ülkemizde kullanılması uygun olmayan
ve haksız rekabete yol açan ünitelerin getirilmesi
engellenemez.
2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 111
››
MAKALE