03.07.2025 Görüntülemeler

AIRWORLD_SAYI 34

TÜRKİYE'DE BASINÇLI HAVA SEKTÖRÜNÜN SEKTÖREL YAYIN ORGANI

TÜRKİYE'DE BASINÇLI HAVA SEKTÖRÜNÜN SEKTÖREL YAYIN ORGANI

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025 / SAYI: 34 - www.airworldturkiye.com

ÇİN İTHALATIYLA

KUŞATILAN

TÜRK SANAYISI

MURAT ALİŞİROĞLU

KOMSAD

Genel Sekreteri

VEKALET SAVAŞLARI

ARASINDA

KALAN TÜRKIYE

İTHALATTA VAHIM TABLO

MAKINA VAR

SERVIS YOK!



››


››

MAKALE

38

100

TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL

TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025 / SAYI: 34 - www.airworldturkiye.com

26

KAPAK KONUSU

ÇİN İTHALATIYLA

KUŞATILAN

TÜRK SANAYİSİ

MURAT ALİŞİROĞLU

KOMSAD

Genel Sekreteri

VEKALET SAVAŞLARI

ARASINDA

KALAN TÜRKIYE

ITHALATTA VAHIM TABLO

MAKINA VAR

SERVIS YOK!

SANAYİ EGEMENLİĞİ EL

DEĞİŞTİRİYOR:

ÇİN İTHALATIYLA KUŞATILAN

YERLİ ÜRETİM

KÜRESEL SAVAŞ GÖLGESİNDE TÜRK SANAYİSİ: BİR ÇIKIŞ STRATEJİSİ 30

SANAYİ ÜRÜNLERİ SATIŞ SONRASI HİZMETLER DÜZENLEMESİ ŞART OLDU! / ZÜHTÜ BAKIR 34

EKONOMİK KRİZDE SANAYİCİMİZİN ÇIKIŞ YOLU: ENERJİ VERİMLİLİĞİ YATIRIMLARI

/GÖKAY ÇOMOĞLU 38

VAKUM TEKNOLOJİSİNDE VERİMLİLİĞİN ANAHTARI: PAKETLEME SÜREÇLERİNDE DOĞRU

KULLANIMIN 10 KURALI /EMİNE CABBAR 42

ÇOKLU KOMPRESÖR SİSTEMLERİNDE YAPAY ZEKA TABANLI ENERJİ OPTİMİZASYONU

RUBIKFLOW ® /AHMET HAMDİ GÜZEL 50

KURU VE NEMLİ HAVA İÇİN BASINÇLI HAVA DEBİMETRELERİ VE KULLANIM KOŞULLARI

/ALİ HAKAN HEKİM 58

TURBO KOMPRESÖRLERDE ŞAFT SIZDIRMAZLIĞI: VERİMLİLİĞİN SESSİZ BEKÇİSİ /ŞABAN YILMAZ 66

KOMPRESÖRLERDE KULLANILAN KASNAKLARDA BALANSIN ÖNEMİ / MERT CAN 70

KONTEYNER YAĞMURUNA KARŞI ENDÜSTRİYEL GÜVENCE /YASİN KARAMEHMETOĞLU 74

"BİR GÜN" DİYE BAŞLAYAN MİRAS: ERTAN SÖYLEMEZ /RÖPORTAJ 76

BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİNDE AŞIRI MÜHENDİSLİK /TUNA CAN İŞCAN 78

F-GAZLARIN SINIRLANDIĞI YENİ DÖNEM: SEKTÖR NASIL DÖNÜŞÜYOR?

/HÜSEYİN ÇELİK / GÜLDEN SAKA 82

SONİK NOZU İLE VİDALI KOMPRESÖR DEBİ TESTLERİNDE HACİMSEL YAPININ ETKİSİ

VE TEST HATTI İYİLEŞTİRME ÇALIŞMASI / ENES SOLAK / SERHAT ŞALE / MEHMET AY

/ DR. AHMET AYDIN 90

TMM, PDYNA VE KAISHAN'IN ENDÜSTRİYEL HAVA VİZYONU 98

CE İŞARETİ VE KOMPRESÖRLERDE UYGULANMASI /ALİ GÜBÜZ 100

2 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››


››

MAKALE

ÖNSÖZ

İMTIYAZ SAHIBI Murat ALİŞİROĞLU

YAZI İŞLERI MÜDÜRÜ Murat ALİŞİROĞLU

GÖRSEL YÖNETMEN Eda ÇELİK DADALI

TASARIM NORM-ALL CREATIVE AJANS

HABER MUHABİRİ Canan ALİŞİROĞLU

HUKUK MÜŞAVIRI

Av. M. Hakan ÇINAR - Çınar Hukuk Bürosu

YAYIN İDARE MERKEZI

Kırkkonaklar Mah. 314.Cad. No 12/A Çankaya / ANKARA

Tel: +90 (543) 218 81 81

YAYIN KURULU

İbrahim ÖZEN-Genel Müdür/MEHMET ÖZEN MAK.SAN.

Nuri KARA Yön.Kur.Üyesi/DALGAKIRAN KOMPRESÖR

Özen TÜJÜMET Genel Müdür/ALKIN KOMPRESÖR

DANIŞMA KURULU

Alparslan TEKİN- Genel Müdür / İDEAL MAKİNA

Cengiz ATEŞ-Kimya Yüksek Mühendisi / PENTA GAZ SİSTEMLERİ

Emre TÜJÜMET-Yön.Krl.Bşk. / AYKOM KOMPRESÖR

Hüseyin GENÇ-Genel Müdür / GENSA

İlker AKÇAY- Yüksek Uçak Müh. / DELTA FİLTRE

Murat TÜYLÜOĞLU Genel Müdür / TÜYLÜOĞLU BLOWER

Şakir ÇAKIN –BASINÇLI HAVA SIST. DANIŞMANI

Tuna Can İŞCAN – GENEL MÜDÜR /SEL BAS.HAVA LTD.ŞTİ.

Yakub TÜFEKCİ- Genel Müdür / ID TURBO KOMPRESÖR FAB.

Yusuf İLHAN -Genel Müdür / CS İNSTRUMENS

BASKI

AZIM MATBAACILIK

Büyük Sanayi 1. Cad. No: 99/33

İskitler - ANKARA - TÜRKİYE

Tel: 0312 342 03 71-72 Faks: 0312 341 29 77

info@azimmatbaacilik.com • www.azimmatbaacilik.com

Sertifika No: 47897

REKLAM VE ABONELIK İLETIŞIM

murat@airworldturkiye.com.tr • (0543) 217 71 71

ISSN No.: 2564-6540

Basım Tarihi: 10.07.2025

Yayının Türü: Yaygın-Süreli Yayın

Üç Ayda Bir Yayınlanır.

Bu dergide yayınlanan yazılardaki sorumluluk yazarlarına,

ilanlardaki sorumluluk ilan veren kurum ve kişilere aittir.

Yayınlanan yazılar için yazarlara ücret ödenmez.

Krizler Arasında

Yol Almak:

Üreten Sanayiciye

Sahip Çıkmak

2025’in üçüncü çeyreğine ağır bir ekonomik ve jeopolitik iklimde giriyoruz.

Yerli sanayicimiz, yıllardır omuzladığı üretim yüküne rağmen bugün

iki cephede birden mücadele veriyor: Bir yanda Çin’den gelen düşük

kaliteli ürünlerin adeta pazar istilasına dönüşen baskısı, diğer yanda ise

küresel savaş atmosferinin yarattığı riskler.

KOMSAD olarak bu dönemde yalnızca Türkiye’deki bakanlıklarla değil,

ulusal basınla da sürekli temas halindeyiz. Başta Dünya Gazetesi ve birçok

sektörel yayın olmak üzere Çin menşeli kalitesiz ürünlerin sektöre verdiği

zararları gündeme taşıyor, bu tehdide karşı yapısal önlemler alınması için

çağrıda bulunuyoruz.

Ancak ekonomik tehditler sadece ticari haksızlıklarla sınırlı değil.

Sektörümüzün en büyük dış pazarı olan ülkelerin birçoğu şu anda fiili ya da

vekil savaşlar içinde. İsrail–İran hattındaki gerilim, yalnızca bölgesel değil,

aynı zamanda lojistik zincirleri, enerji maliyetleri ve döviz kurları üzerinden

Türk sanayisine doğrudan etkiler yaratıyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi

geleneksel ihracat bölgelerimizdeki belirsizlik, 2025’in ikinci yarısından

itibaren sektörümüzün ihracat potansiyelini tehdit eder hale geldi.

Üstelik içeride de tablo iyimser değil. Kamu yatırımlarının durması, finansmana

erişimin imkânsız hale gelmesi ve sanayicinin sırtına binen vergi

yüklerinin artışı, yerli üretici için adeta bir kıskaca dönüşmüş durumda. Bu

ortamda üretimi sürdürmek yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik

bir direnişe dönüştü. Ancak bu zorlu dönemde sanayicimizin karşı karşıya

kaldığı riskler yalnızca dış kaynaklı tehditlerle sınırlı kalmıyor. İçeride de

sistematik bazı sorunlar üretim gücünü zayıflatıyor. Özellikle kamu kurumlarında

yaşanan bürokratik yavaşlık, teşvik ve destek süreçlerinin dağınıklığı,

sanayi politikalarının devlet öncelikleri arasında yeterince yer bulamaması,

reel sektörün dayanma gücünü ciddi biçimde törpülüyor. Bugün birçok

sanayi kuruluşu, artan girdi maliyetlerinin ve finansmana erişim zorluklarının

yanında; uzun süren onay süreçleri, yeterli yönlendirme eksikliği ve

destek mekanizmalarındaki gecikmeler nedeniyle darboğaza sürükleniyor.

Bu nedenle son dönemde artan konkordato ilanları ve kapısına kilit vuran

işletmeler, münferit değil; yapısal bir uyarı niteliği taşıyor. Görünmeyen bu

çöküş, sessizliğini korudukça daha geniş sektörlere yayılma riski taşıyor.

Bu nedenle KOMSAD olarak TSE ile iş birliği içinde kurmayı planladığımız

Test ve Ölçüm Merkezi, yalnızca kaliteyi belgelemek değil, aynı

zamanda sektörü yeniden yapılandırmak adına kritik bir adımdır. Kaliteli

üretimi teşvik edecek yapılar, ithalat denetimleri, yerli üreticiye kamu alımlarında

pozitif ayrımcılık gibi önlemler artık ertelenemez.

Bu sayımızda, AIR WORLD TÜRKİYE olarak yine gündemin nabzını

tutuyoruz. Yalnızca yaşananları değil, yaşanabilecekleri de ortaya koyarak;

sektörümüzün akılcı, gerçekçi ve dayanışmacı bir stratejiyle nasıl ayağa

kalkabileceğini tartışıyoruz.

Krizler geçicidir. Ancak vizyon, dayanışma ve stratejik akıl kalıcıdır. Tüm

paydaşlarımızı bu ortak geleceği birlikte inşa etmeye davet ediyorum.

www.seyad.org.tr

ÜYESİDİR.

Dergimiz

Kurucu Üyesidir

/airworldturkiye

/airworldturkiye

/airworldturkiye

Murat ALİŞİROĞLU

murat@airworldturkiye.com.tr

4 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››


››

MAKALE


››


››

MAKALE


››


››

MAKALE

Basınçlı Hava ve Gazlar için

ÖLÇÜM TEKNOLOJİLERİ

İLETİŞİM

SCAN ME

https://www.cs-instruments.com/tr/

(+90) 216 2516758

info@cs-instruments.com.tr


››

Bir Vidalı Blowerden

ne beklersiniz?

Delta Hybrid

Roots tipi blowerlere kıyasla %30 ‘a varan enerji tasarrufu

Yağ ve bozunabilir malzemeden %100 arındırılmış işletme havası

Yüksek düzeyde güvenilirlik ve düşük bakım ihtiyacı

Düşük yaşam boyu maliyeti

turkey@aerzen.com

www.aerzen.com/deltahybrid


››

MAKALE


››

Mentis Mühendislik ile

Güvenli

Gaz Çözümleri

öeknolo

ö

N & O 2 2

+90 0332 342 38 80

www.mentiseng.com info@mentiseng.com Fevziçakmak Mah, 10776 Sokak, No:1/L, Karatay/Konya


››

MAKALE

Ürün değişir. Kalite hep aynı.

Products may change. Quality remains the same.

Yataklı Rulman

Bearing Housing

Paslanmaz

Stainless

Özel Ölçü

Üretim

Custom Size

Production

Stoktan

Gönderim

Ready to

Ship from Stock

Yüksek Devir

Tam Performans

High RPM

Full

Performance

Bizi Takip Edin / Follow us | www.unsalmakina.com.tr


››


››

MAKALE




››

Hizmetlerimiz

Bakım ve Onarım

Genel Revizyon

Satış & Kiralama

Yedek Parça

Mühendislik Hizmetleri

Projelendirme

Aydınlı Mh. Yanyol Cd. Melodi Sk.

No: 2/61 Bilmo Sanayi Sitesi

Şekerpınar - Tuzla / İstanbul

Tel : +90 216 370 55 44

Mail : info@aircenter.com.tr

Web : aircenter.com.tr

aircentercompressor

aircentercompressor

Air Center Compressor San. ve Tic. A.Ş


››

MAKALE


››

BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİ

CE BELGELİ MÜHÜRLÜ

PİRİNÇ (MS58)

EMNİYET VENTİLLERİ

1/8" - 1/4" - 3/8" - 1/2" - 3/4" - 1"

BAĞLANTI ÇAPLARINDA

0,1 BAR - 65 BAR ARALIĞINDA

TÜM BASINÇLAR

-50 / + 250 ÇALIŞMA

SICAKLIĞINA DAYANIKLI

HAVA SU BUHAR YAĞ

MAY SERİSİ

KOMPRESÖR ÇEK VALFLERİ

İç yapsında kullanılan paslanmaz

yay ve darbeye karşı dayanıklı

özel tasarım conta sayesinde

yağ emme olmadan +250 derece

sıcaklığa ve yağ buharına

dayanıklı olarak üretilmektedir.

CE BELGELİ MÜHÜRLÜ

PASLANMAZ (316L)

EMNİYET VENTİLLERİ

1/8" - 1/4" - 3/8" - 1/2" - 3/4" - 1"

BAĞLANTI ÇAPLARINDA

0,1 BAR - 65 BAR ARALIĞINDA

TÜM BASINÇLAR

-50 / + 250 ÇALIŞMA

SICAKLIĞINA DAYANIKLI

HAVA SU BUHAR YAĞ


››

MAKALE


››


Maksimum Performans

DSC Compact Serisi Vidal› Kompresörler

Endüstriyel partneriniz

Dinamik Kompresör maksimum

performans ve ekonomi için en

mükemmel tercihinizdir...

www.dinamikcompressor.com


Yüksek Verim Düşük Maliyet...

DVS Serisi Kapasite Kontrollü Vidal› Kompresörler

DVS SER‹S‹ S‹Z‹N ‹Ç‹N HEREY‹

B‹R KEZ DAHA DÜÜNÜR.

DVS serisi invertörlü kompresörlerin

yap›m›ndaki yakla›m, optimum

performans›n daha geni hava üretim

aral›¤›na yay›lmas›n› sa¤lamaktad›r.

“Kompresörün en dinamik hali”

Dinamik Kompresör ve Mak. San. Tic. Ltd. ti.

Tel. : +90 (212) 858 00 67

Fax : +90 (212) 858 08 59

E-mail: info@dinamikcompressor.com

www.dinamikcompressor.com


››

MAKALE


››






››

KAPAK KONUSU

Yerli üretici kepenk indiriyor. Bu

gidişle fabrikalar kapanacak, Türkiye

sadece tüketen bir ülkeye dönüşecek.

SANAYI EGEMENLIĞI EL DEĞIŞTIRIYOR:

ÇIN İTHALATIYLA

KUŞATILAN

YERLI ÜRETIM

Devlet destekli Çin ürünleri,

Türkiye’nin üretim gücünü

stratejik biçimde tasfiye

ediyor. Kompresör gibi kritik

sektörler ithalatla boğulurken,

yerli üretici sessizce sahadan

çekiliyor. KOMSAD uyarıyor:

“Bu sadece ekonomik bir kriz

değil, sanayi egemenliğimizin

kaybıdır.”

26 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

KAPAK KONUSU

MURAT ALIŞIROĞLU

KOMSAD Genel Sekreteri

KOMSAD Genel Sekreteri ve sektör temsilcileri,

fuar nedeniyle bulundukları İstanbul’da bir

araya geldi. Sektör temsilcilerinin sorunlarını

dinleyen Dernek Genel Sekreteri Murat

Alişiroğlu, sektörün içindeki çıkmazı “kral çıplak”

sözleriyle özetledi. Alişiroğlu, konuşmalarında birçok

konuyu ön plana çıkardı:

“ÇIN ÜRETIMLE BÜYÜYOR; BIZ ITHALATLA

ÇÖKÜYORUZ”

Türkiye’de sanayi artık üretimle değil,

mukavemetle ayakta kalıyor. Bir sanayici için

üretmek artık ekonomik bir eylem değil,

ideolojik bir direnç halini aldı. Bu direnişin

karşısında; düşük kaliteli ama devlet destekli Çin

malları, yüksek enflasyon, maliyet krizi, sessiz kalan

kamu kurumları ve kırılgan KOBİ yapısı var.

Bu tabloyu sadece “küresel ticaretin sonucu” olarak

yorumlamak kolaycılıktır. Gerçek şu ki, Türkiye’de

sanayi stratejik olarak korumasız, üretici yalnız, pazar

ise kontrolsüz biçimde işgal altındadır.

TÜRK BASINÇLI HAVA SEKTÖRÜNÜN ANATOMİSİ:

KENDİ OKSİJENİNİ ÜRETEN SANAYİ

Basınçlı hava sistemleri; gıda, otomotiv, savunma,

sağlık, enerji ve tekstil gibi birçok sektörün görünmeyen

kalbidir. Türkiye, bu alanda hem teknolojik altyapıya

hem de insan kaynağına sahiptir. Yerli üreticiler,

mühendislikten montaja, Ar-Ge’den ihracata kadar her

adımda milli sermayeyi kullanarak ilerlemektedir.

Ancak bu yapı bugün ağır bir saldırı altındadır.

Çin’den gelen ürünler, yalnızca fiyatla değil; yapısal

avantajlarla desteklenmiş bir stratejik saldırı aracı haline

gelmiştir.

ÇİN’İN MODELİ: DEVLET

DESTEKLİ YAYILMACILIK, PAZAR

İŞGALİ

Çin’in hedefi yalnızca rekabet etmek değil, alanı

domine etmektir. Kompresör gibi sektörlerde;

• Devlet destekli sübvansiyonlar,

• Sıfır faizli ihracat kredileri,

• Lojistik ve navlun teşvikleri,

• Sahte belge ve sertifikalarla serbest dolaşım

…gibi yöntemlerle pazarlarda sistematik

olarak boşluk yaratılmakta, sonra da bu

boşluk doldurulmaktadır.

Bu sadece ucuz mal satmak değildir.

Bu bir ekonomik stratejidir: İşlevsiz

bırakılmış rakip sanayilerin Çin’e

bağımlı hale getirilmesidir.

TÜRKİYE’DEKİ

MANZARA: SESSİZ

BÜROKRASİ, YALNIZ

SANAYİCİ

Bugün Türkiye’de

üretici:

• Krediye ulaşamıyor,

KOMSAD

UYARIYOR!

İTHALATLA

GELEN SESSİZ

ÇÖKÜŞ

• Enerji maliyetleri altında eziliyor,

• İthal ürünle rekabet edemiyor,

• Ve yerli ürününü kendi pazarında savunamıyor.

KOMSAD gibi STK’ların çabaları takdire şayandır;

ancak tek başına ve desteklenmeden bu çaba yetersiz

kalır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın

proaktif değil, pasif gözlemci rolünde kalması; sektörü

günden güne eritmektedir. Gümrük denetimleri zayıf,

yerli üretimi koruyan regülasyonlar ise ya yok ya da

işletilmemektedir.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 27


››

KAPAK KONUSU

DÖNÜM NOKTASINDAYIZ: ÜRETİMDEN

VAZGEÇEN ÜLKE, GELECEĞİNDEN DE

VAZGEÇER

Bugün Çin’den beşte bir fiyatına ithal edilen

ürünler, Türk sanayicisinin rasyonel rekabet

şansını ortadan kaldırmaktadır. Bu gidişle:

• Kalifiye mühendis işsiz kalacak,

• Ar-Ge faaliyetleri duracak,

• Küçük ve orta ölçekli üreticiler kapanacak,

• Türkiye, dışa bağımlı bir montaj ülkesine

dönüşecektir.

Bu yalnızca kompresör sektörüyle sınırlı bir

tehdit değildir. Aynı tablo; tekstil, makine, plastik,

otomotiv yan sanayi ve beyaz eşya sektörlerinde de

yaşanmaktadır.

POLİTİKA ÖNERİLERİ: İTHALAT DEĞİL, ÜRETİM

DESTEKLENSİN

Anti-Damping ve Gümrük Reformu

Çin menşeli ürünlere yönelik acil anti-damping

soruşturmaları açılmalı; sahte belge ve standart dışı ürünlere karşı

etkili gümrük denetimi sağlanmalıdır.

Yerli Üreticiye Özgü Kredi ve Teşvik Paketleri

• Düşük faizli, uzun vadeli yatırım kredileri

• OSB’lerde enerji ve kira destekleri

• Ar-Ge ve otomasyon modernizasyon hibeleri

• İhracata dayalı teşvikler artırılmalıdır.

Kamu Alımlarında Yerli Önceliği

Savunma sanayi dışındaki kamu ihaleleri ve KOBİ destekleri, yerli

üretimi öncelemeli; bu husus bir tavsiye değil, zorunluluk olmalıdır.

STK’lara Yasal Yetki ve Temsil Gücü

KOMSAD gibi dernekler yalnızca sektör temsilcisi değil, aynı

zamanda kamu politikası ortağı olarak konumlandırılmalıdır. Bu

amaçla özel temsil mekanizmaları oluşturulmalıdır.

STRATEJİ

YOKSA

SANAYİ DE

YOKTUR!

28 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025

SONUÇ: BU BİR EKONOMİK MÜCADELE DEĞİL, MİLLİ

EGEMENLİK MESELESİDİR

Sanayi yalnızca bir üretim biçimi değil; bağımsızlık,

egemenlik ve gelecek demektir. Kompresör gibi stratejik

sektörlerin Çin’e teslim edilmesi, sadece üreticinin değil;

Türkiye’nin kendi oksijenini dışa bağımlı hale getirmesi

anlamına gelir.

Bugün susarsak, yarın üreticinin sesi değil; ülkenin

sanayi hafızası silinir. Sayın Cumhurbaşkanımızın

başkanlığında ve himayesinde yapılacak sanayici

buluşmalarında, kendi sektör temsilcilerimizle içinde

bulunduğumuz durumu izah etmek ve çözüm yollarını

konuşmak istiyoruz. Sanayi Bakanlığınca bu konuda

tarafları bir araya getirmek için ivedi adımların atılması

gerekmektedir" dedi.


››

VLT® HVAC Drive FC 102: Frekans Konvertörleri

Danfoss Frekans Konvertörleri

ile Donatılmış Hava

Kompresörleriyle Tanışın!

Daha Verimli Hava Akışı: Çıkış hava hacmini maksimum

verimle kontrol edin.

Sabit ve Güvenilir Basınç: Basınç dalgalanmalarını

minimuma indirerek şebeke kalitenizi optimize edin.

www.danfoss.com.tr


››

HABER

KÜRESEL SAVAŞ

GÖLGESİNDE TÜRK SANAYİSİ:

BİR ÇIKIŞ

STRATEJİSİ

30 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

Küresel savaş gölgesinde üretimsizliğe mahkûm edilen

Türkiye, ya montaj üssü olacak ya da kendi direniş sanayisini

kurarak bağımsızlık mücadelesini yeniden başlatacak.

HABER

İsrail ile İran arasında yaşanan savaş yalnızca

Ortadoğu’yu değil, küresel güç dengelerini

ve sanayi politikalarını da kökten sarsacak bir

dönemece girdiğimizi göstermektedir. Savaşın

doğrudan askeri boyutlarının ötesinde, NATO’nun

yeniden sahaya sürülmesi, ABD emperyalizminin

tazelenmiş müdahale iştahı ve Çin’in sanayi üstünlüğü

karşısında şekillenen çok kutuplu yeni dünya düzeni,

özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan, fakat üretim gücü

içten içe çürütülen ülkeleri büyük risklerin ve zorunlu

tercihlerle dolu bir geleceğe sürüklüyor.

Savaşın Gölgesinde NATO ve ABD:

Emperyalizmin Dirilişi

İsrail-İran savaşı, NATO’nun meşruiyet krizini aşmak

için bir fırsata dönüştürüldü. NATO üyesi ülkelerin

bölgedeki enerji yolları ve istikrar adı altında yeniden

mobilize olması, aslında Soğuk Savaş döneminde görülen

“küresel güvenlik bahanesiyle kaynaklara müdahale”

taktiğinin güncellenmiş versiyonudur.

ABD bu süreçte yalnızca askeri değil, ekonomik

ve teknolojik olarak da yeniden hegemonya kurmaya

çalışıyor. Ancak bu defa karşısında Çin gibi üretim, lojistik,

altyapı ve rezerv

para sistemlerinde

alternatif kurmuş bir

güç var. Bu çatışma

hali, sanayisi ithalata

Sanayi üç

bağımlı kılınmış

Türkiye gibi ülkeler

cepheden

için iki yönlü bir

kuşatıldı:

baskı yaratıyor: Bir

yanda Batı’dan gelen

siyasi-askeri talepler,

diğer yanda

Çin’den

gelen

ucuz, fakat

sanayiyi

çökerten

ürün

baskısı.

Çin malı çöplüğe

dönen iç pazar,

yüksek maliyetle

kıvranan üretici,

teşviksiz bırakılan

KOBİ’ler… Türkiye

ya bu kırılmayı fırsata

çevirip yeniden

üreten bir güç olacak

ya da dışa bağımlı bir

montaj ekonomisine

mahkûm kalacak.

Çin’in Küresel

Sanayi Rolü: “Dünyanın

Fabrikası”ndan

“Dünyanın Söküğü”ne

Çin, yalnızca ucuz ›› MURAT ALİŞİROĞLU

işçilikle değil; devlet Air World Türkiye Dergisi

destekli Ar-Ge, üretim Genel Yayın Yönetmeni

teşvikleri ve devasa altyapı

yatırımlarıyla dünya pazarlarını istila eden bir sanayi

süper gücü haline geldi. Ancak bu “başarı” modeli, Çin

dışındaki birçok ülkenin sanayisini yavaşça öldürdü.

Türkiye’deki örnek bunun açık göstergesidir:

Basınçlı hava sistemlerinden makineye, oyuncaktan

tekstile kadar birçok alanda yerli üretici fiyat ve kalite

dengesinde rekabet edemez hale geldi.

Çin malı ürünlerin TSE belgeli

muadilleri dahi

%40 daha ucuza

satılıyor.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 31


›› HABER

Gümrük duvarlarının AB ile gümrük birliği anlaşması

sebebiyle indirilememesi, Türkiye’nin savunmasızlığını

artırıyor.

Türkiye Sanayisi Nereye Gidiyor?

Türkiye’nin sanayisi şu an üç cephede kuşatılmış

durumda:

1. Dışarıdan gelen Çin menşeli düşük kaliteli ürünler,

iç pazarı adeta işgal etti.

2. Yüksek faiz ve enerji maliyetleri, yerli üreticinin

rekabet gücünü kırdı.

3. Devlet teşvikleri bürokrasiye ve büyük sermayeye

sıkıştı, KOBİ’ler sistem dışına itildi.

Bu koşullarda, “sanayi-istihdam-ihracat” üçgeni

kırıldı. Türkiye, bir montaj üssü veya lojistik terminali

olmaya doğru sürükleniyor. Bu da bağımsız ekonomik

politika üretimini imkânsız hale getiriyor.

ÇIKIŞ STRATEJİSİ: NE YAPMALI?

Türkiye gibi üretim potansiyeli olan ama yönsüz bırakılmış

ülkeler için kurtuluş, emperyalist sistemin iki kutbuna da

entegre olmadan üçüncü bir yol oluşturmakla mümkün. Bu

bağlamda atılabilecek adımlar:

1. “Millî Teknoloji – Millî Sanayi” Programı Yeniden

Kurgulanmalı

• Savunma

sanayi

modelinde

elde edilen

başarı, sivil

sanayiye

entegre

edilmeli.

• KOBİ’lere

yönelik yerli

makine

alımında %70’e

varan teşvikler

sağlanmalı.

• Sektörel

kümelenme

ve devlet alım

garantileri

netleştirilmeli.

2. Çin

Menşeli

Düşük Kaliteli

Ürünlere Karşı

Akıllı Koruma

Mekanizmaları

• Teknik

düzenleme

KRIZDEN

BÜYÜYEREK ÇIKMAK

İÇIN ENDÜSTRI 5.0

STRATEJISI;

• İleri imalat,

dijitalleşme ve insanmerkezli

üretim

Türkiye sanayisinin

ana omurgasına

dönüşmeli.

• Devlet, sanayi

bölgelerinde robotik,

yapay zekâ ve sensör

üretimi için altyapı

yatırımcısı olmalı.

bazlı ithalat denetimleri (TAREKS ve TSE) artırılmalı.

• “Yerli katkı oranı” zorunluluğu getirilerek montaj

sanayi yerine üretim teşvik edilmeli.

• İthal ikamesi odaklı yatırım teşvikleri yeniden

düzenlenmeli.

3. Türk Birliği ve Asya İç Ticaret Ağı

• Türk Devletleri Teşkilatı içinde ortak üretim – ortak

pazar modelleri kurulmalı.

• Çin'e mahkûm olmayan, alternatif lojistik ve tedarik

ağları Asya içinden örülmeli.

• İran, Pakistan, Endonezya gibi ülkelerle ikili üretim

ortaklıkları geliştirilmeli.

Yeni Bir Direniş Sanayisi Kurmak Zorundayız

Türkiye sanayisi için mesele yalnızca rekabetçilik değil,

bağımsızlık meselesidir. Küresel savaş gölgesi büyürken, ya

dışarıdan gelen ürünlere, müdahalelere, pazarlara bağımlı

yaşamayı sürdüreceğiz ya da bedeli ne olursa olsun kendi

sanayi gücümüzü yeniden tesis edeceğiz.

Bu bir tercih değil; bir zorunluluktur. Çünkü üretmeden

var olmak, artık yalnızca ekonomik değil, jeopolitik olarak

da mümkün değildir.

32 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025




KISA HABERLER AIR WORLD

KOMSAD Üyeleri, WIN EURASIA

2025’te de güçlü varlığını sürdürdü

KOMSAD üyeleri, WIN EURASIA 2025’te yine

sektördeki varlıklarını güçlü biçimde hissettirdi.

Kompresör, Vakum ve Basınçlı Gaz Ekipmanları Derneği

(KOMSAD) ile Hannover Messe arasında 2024 yılında

yapılan anlaşma gereği, COMVAC fuarlarının iki yılda bir

düzenlenmesi ve çift yıllarda ülke içindeki gidişata bağlı

olarak katılım sağlanması kararlaştırılmıştı.

Bu çerçevede KOMSAD yönetimi ve üyeleri, 2024

yılında WIN EURASIA fuarına büyük bir çıkarmayla

katılarak toplamda tüm branşlarda 2.500 m²’yi aşan bir

alanda yer aldı. 2025 yılı için ise Almanya’daki COMVAC

fuarına hazırlık nedeniyle genel olarak WIN 2025'e katılım

sağlanmama yönünde karar alınmıştı. Ancak bu karara

rağmen bazı KOMSAD üyeleri, WIN EURASIA 2025’te

de stantlarıyla yerlerini alarak sektördeki dinamizmlerini

sürdürdü.

Fuarı ziyaret eden KOMSAD Genel Sekreteri

Murat Alişiroğlu, katılım

sağlayan üyeleri tek tek

gezerek fuar hakkında

bilgi aldı ve yönetim

kurulu adına iyi dileklerini

iletti. KOMSAD’ın,

ekonomik konjonktüre

bağlı olarak 2026 yılında

düzenlenecek COMVAC

fuarında bir salonun

tamamını kiralayarak çok

daha kapsamlı bir katılım

planladığı da dile getiriliyor.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 33


››

HABER

SANAYI ÜRÜNLERI SATIŞ

SONRASI HIZMETLER

DÜZENLEMESI

ŞART OLDU!

›› ZÜHTÜ BAKIR

MAKFED Genel Sekreteri

Makine ithalatı için eskiden bir masa bir kasa

yeterli denirdi. Dijitalleşme ile artık ona da ihtiyaç

kalmadı. Hiçbir satış sonrası hizmet kapasitesi

oluşturulmadan sanayici veya tacire yönelik bir

makine kolayca ithal edilip piyasaya arz edebiliyor.

Bunu her bir tüzel ve gerçek kişi yapabiliyor. Bu

durum kullanıcılarda mağduriyetler oluştururken

Türkiye’nin bir makine ithalatı cenneti olmasının

altında yatan kök nedenler arasında yer alıyor.

34 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

HABER

Sanayici

Mağdur,

İthalatçı

Serbest:

Hizmet

Yeterliliği

Nerede?

“Tüketici” olmak ya

da olmamak!

Sanayi ürünlerinin

imalatı veya ithalatı

ile piyasaya arzı

sonrasındaki satış

sonrası hizmet şartları

ürünün hitap ettiği

zümreye göre büyük

fark içeriyor. Zümre ikiye

ayrılıyor, “tüketici” olanlar ve

“diğerleri”.

Tüketici işlemi ile tüketiciye

yönelik uygulamaları kapsayan 6502

sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında

Kanun’da Tüketici, “ticari veya

mesleki olmayan amaçlarla hareket

eden gerçek veya tüzel kişi” olarak

tanımlıyor.

Tüketici işlemi ise “Mal veya

hizmet piyasalarında kamu tüzel

kişileri de dâhil olmak üzere ticari

veya mesleki amaçlarla hareket eden

veya onun adına ya da hesabına

hareket eden gerçek veya tüzel kişiler

ile tüketiciler arasında kurulan, eser,

taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,

bankacılık ve benzeri sözleşmeler de

dâhil olmak üzere her türlü sözleşme

ve hukuki işlemi” olarak ifade ediliyor.

Yani malı veya hizmeti piyasaya arz

eden taraf aynı; ancak bunları alanın

tüketici olup olmaması satış sonrası

hizmet şartlarını kökten değiştiriyor.

Tüketici dışında kalan tarafın

profesyonel olduğu kabulü ile

haklarını arayabileceği, tüketicinin ise

sıkı kurallarla güven altına alınması

esası mevcut. Dolayısıyla

KOBİ dahil sanayici, esnaf,

tacir ve hatta çiftçinin bir

mal veya hizmet alırken

sözleşme yapması

ve uygunsuzluklar

durumunda haklarını

ticari mahkemelerde,

Türk Ticaret Kanunu

ve Türk Borçlar

Kanunu genel esasları

çerçevesinde araması

bekleniyor.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 35


›› HABER

Oysa tüketici iseniz

her ilçede yerleşik olan

“Tüketici Hakem Heyetleri”

yanı başınızda; anlaşmazlık

burada çözülmez ise “Tüketici

Mahkemeleri” ihtisas mercileri

olarak görevde.

6502 sayılı Tüketicinin

Korunması Hakkında Kanun ve

buna bağlı oluşturulan Satış

Sonrası Hizmetler Yönetmeliği

ve Garanti Belgesi Yönetmeliği

başta olmak üzere abonelik,

devre tatil ve uzun süreli tatil

ile finansal hizmetler gibi özel

durumlar için oluşturulmuş

düzenlemeler ile haklar ve

sorumluluklar belirlenirken

uyuşmazlık çözümleri ile cezai

yaptırım esasları oluşturulmuş durumda.

6502 sayılı Kanunun ikincil düzenlemelerinde tanımlı

ürünler için Servis İstasyonları ve Servis Hizmetleri

ile şartlar tanımlanmış durumda. Bu alt yapıyı

oluşturduktan sonra Satış Sonrası Hizmet Yeterlilik

Belgesi alarak ürünün piyasaya arz edilmesi mümkün.

Ayrıca garanti belgesi ile satılmak zorunda olan ürünler

ile Garanti Belgesi düzenlenmesine ilişkin esaslar da

belirlenmiş durumda.

Nihayetinde Türkiye’de tüketici hakları koruma

altına alınmış durumda

Televizyon, bilgisayar, otomobil gibi hem tüketiciye

hem de profesyonel olarak görülen diğerlerine tabi

ürünlerde satış sonrası hizmet yükümlülüğü malı alan

tarafın vasfına göre hemen değişiyor. Bir otomobil

tüketici aldı ise 6502 sayılı Kanun onu koruyor, hakları

belli. Ancak aynı otomobili bir şirket aldı ise şartlar

değişiyor.

Esasen yukarıda belirtilen şartlar yaklaşık 15 yıl

öncesine kadar sanayi ürünlerini de kapsar şekilde

uygulanırdı. Buna göre düzenlenen Satış Sonrası

Hizmet Yeterlilik Belgesi olmadan bir makineyi ithal

edemezdiniz. Ta ki 6502 sayılı Kanun sadece “tüketici”

tarafını kapsar şekilde uygulanır olana kadar. Bundan

sonra tüketici dışındaki zümre açıkta kaldı.

Bu durum bugün önemini neden hatırlattı?

Sanayi ürünleri için satış sonrası hizmetleri

düzenleyen esasların olmaması özellikle KOBİ’ler, esnaf

ve çiftçilerde oluşturdukları mağduriyetler bakımından

önemini sürdürüyor.

Ancak makine imalatçılarının her hâlükârda bir alt

yapısının olması ve erişilebilirliklerine karşın ithalatçının

Sanayi üreticisi altyapı kuruyor,

ithalatçı kurmuyor: Rekabet

adaletsizliği büyüyor.

herhangi bir satış sonrası hizmet yeterliliği olmadan

ithalat yapıyor olması haksız rekabet oluşturuyor.

Bununla birlikte 80 milyar dolara varan ülkemiz

makine pazarının hâlâ %55’i ithal makinelerle

karşılanıyor ve bu durum her yıl 15 milyar dolar dış

ticaret açığı vermemize neden oluyor. 2024 yılında

daralan pazara bağlı olarak makine ithalatı %3,3

azalırken devlet desteklerini arkasına alan Çin’den

yapılan makine ithalatı artışını sürdürüyor. Çin kaynaklı

makine ithalatı 12 milyar dolara giderken bizim

ihracatımız sadece 150 milyon dolarda kalıyor.

Dolayısıyla amacımız ticarette teknik engel

oluşturmak olmamakla birlikte sanayi ürünü

imalatçısı ve ithalatçısı firmaların satış sonrası hizmet

şartlarının belirlenmesi ve buna dair kapasitelerini

oluşturmalarının istenmesi.

Kurumlarımızdan beklentilerimiz

Ticaret Bakanlığı – Tüketicinin Korunması ve Piyasa

Gözetimi Genel Müdürlüğü

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında

Kanun’un tüketici dışındaki tarafları da kapsayacak

şekilde genişletilmesi. Bu durum, Kanunun özü ve

Kurumun yapısı bakımından pek mümkün görünmüyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı – Sanayi Genel

Müdürlüğü

Sanayi Ürünleri Satış Sonrası Hizmetler

Düzenlemesinin oluşturulması.

Ticaret Bakanlığı – İthalat Genel Müdürlüğü

Sanayi Ürünleri Satış Sonrası Hizmetler Düzenlemesi

oluşturulana kadar ithalatçılardan satış sonrası

yeterliliklerine dair şartların aranması.

36 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025



››

GÖKAY ÇOMOĞLU

Observer – Genel Müd. Yrd.

EKONOMİK KRİZDE

SANAYİCİMİZİN ÇIKIŞ YOLU:

ENERJİ

VERİMLİLİĞİ

YATIRIMLARI

Artan maliyetler ve ekonomik

belirsizliklerle boğuşan sanayiciler için en

sürdürülebilir çıkış yolu, enerji verimliliğini

merkeze alan yatırımlardan geçiyor. Hem

kısa vadede tasarruf sağlayan hem de

uzun vadede rekabet gücünü artıran bu

yatırımlar, devlet destekleriyle çok daha

erişilebilir hale geliyor.

38 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik

zorluklar, özellikle sanayi sektörünü derinden

etkilemektedir. Artan maliyetler, yüksek

enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve

finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar mutlaka dikkate

alınmalıdır. Sanayi işletmeleri bu süreçte maliyetleri

azaltabilmek için ya üretimini düşürmekte ya da çalışan

sayısında küçülmeye gitmektedir. Oysaki bu zorlu

dönemde sanayicimizin kalıcı ve sürdürülebilir bir çıkış

yolu bulması gerekmektedir. Bu noktada sanayicimiz

için en etkili çıkış yolu, enerji verimliliği yatırımlarına

yönelmeleridir.

Enerji, üretim maliyetleri içerisinde en büyük gider

kalemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle

enerji yoğun sektörlerde bu oran %30 seviyelerine

kadar ulaşabilmektedir. Enerji fiyatlarının sürekli

yükseldiği bir ortamda işletmeler, rekabet gücünü

koruyabilmek için enerji maliyetlerini mutlaka azaltmalı,

bu nedenle enerji verimliliği yatırımlarını hayata

geçirmelidir.

Enerji verimliliği yatırımları, sanayicimize yalnızca

uzun vadede değil, aynı zamanda kısa vadede

de ciddi ekonomik kazanımlar sağlamaktadır. Bu

fırsatların değerlendirilebilmesi için işletmeler öncelikle

enerji etüt çalışmaları yapmalıdır. Türkiye’de sanayi

sektörü özelinde %30’a varan bir tasarruf potansiyeli

olduğu unutulmamalıdır. İşletmelerin enerji tüketim

haritası çıkarılmalı, tasarruf potansiyelleri net olarak

belirlenmelidir. Akabinde bu projelerin Verimlilik Artırıcı

Proje (VAP) destekleriyle birlikte uygulanması için

enerji eylem planları oluşturulmalıdır. Enerji ve Tabii

Kaynaklar Bakanlığı tarafından sağlanan VAP desteği

ile projeler %30 hibe oranı ile 21,5 milyon TL’ye kadar

desteklenmektedir.

Bunun yanı sıra Enerji Performans Sözleşmeleri (EPS)

gibi alternatif finansman modelleri de değerlendirilmelidir.

Bu modellerle projelerin maliyeti, sağlanan enerji tasarrufu

Resim 1: VAP Desteği Süreçleri ve Sektörel Enerji Verimliliği Potansiyel Oranları

ile karşılanmakta ve yatırımlar kısa sürede kendini amorti

etmektedir. Özellikle ilk yatırım maliyeti konusunda

finansmana ulaşmada zorluk yaşayan işletmeler için bu

finansman çözümü oldukça önemlidir. Yapılan projedeki

tasarruf, izleme sistemi üzerinden izlenmekte, çözüm

sunan EVD şirketi ise, bu tasarruftan pay alarak, belirlenen

sözleşme süresinde aylık ödemelerini almaktadır. Böylece

işletmeler hem finansman hem de performans riskini

ortadan kaldırmış olmaktadır.

Resim 2 : Enerji Performans Sözleşmesi Tasarruf Grafiği

Enerji verimliliği yalnızca ekonomik bir kazanç

sağlamamakta, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik

hedeflerine de katkı sağlamaktadır. Düşük karbon

salımı ile üretim yapan işletmeler, hem iç pazarda

hem de uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde

etmektedir. Özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon

Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi yeni ticaret

kuralları dikkate alınmalı ve sanayicilerimiz çevre dostu

üretime yönelmelidir.

Sonuç olarak; enerji verimliliği yatırımları ile

bugünün ve geleceğin enerji maliyetlerini azaltmalıdır.

İçinden geçtiğimiz bu zorlu ekonomik koşullarda

işletmeler mutlaka

enerji verimliliğini

önceliklendirmelidir.

Enerji verimliliği

işletmelerimiz için artık

bir tercih değil, önemli

bir hedef olmalıdır.

Sanayicimiz kısa

vadede maliyet avantajı

sağlamalı, uzun vadede

ise rekabet gücünü

artırmalıdır. Enerji

verimliliğine yapılan

her yatırım, işletmenin

geleceğine yapılmış en

doğru yatırım olmalıdır.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 39




››

EMİNE CABBAR

Kıdenli Satış Mühendisi

VAKUM TEKNOLOJISINDE VERIMLILIĞIN ANAHTARI:

PAKETLEME

SÜREÇLERINDE

Doğru Kullanımın

Gıda ve ambalaj endüstrisinde kritik öneme sahip vakum

sistemleri, yanlış kullanıldığında yüksek maliyetli sonuçlara yol

açabiliyor. Süreçleri optimize etmek ve verimliliği artırmak için

dikkat edilmesi gereken temel noktaları sizin için derledik.

10KURALI

42 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

1. Vakum kavramı anlamak

Vakum pompalarının ve vakum sistemlerinin temel

amacı, vakum oluşturmak için kapalı bir sistemdeki

havayı emmektir. Bu, atmosferik veya ortam

basıncından daha düşük bir basınç seviyesi oluşturmak

anlamına gelir.

Paketleme teknolojisinde vakumu emme, boşaltma,

şekillendirme, bastırma, tutma, taşıma ve doldurma

için kullanabilirsiniz. Kullanılan vakum seviyesi

uygulamaya bağlıdır, ancak her zaman 1 ila 900 milibar

[mbar] (mutlak) arasında değişir. Atmosferik basıncın

(hava basıncı) 1.000 mbar olduğu varsayıldığında, bu

vakum seviyesi yüzde 10 ila 99,9 arasında olacaktır

(Şekil 1).

Şekil 1: Vakumun milibar ve yüzde cinsinden gösterimi

Bir vakum pompası tarafından elde edilen vakum

seviyesine (nihai basınç olarak bilinir) ek olarak, bir

vakum pompasının pompalama hızı bir başka önemli

değişkendir. Pompalama hızı, bir vakum pompasının

belirli bir süre içinde ne kadar hava çıkarabileceğini

tahliye edebilecegini gösterir. Pompalama hızı saatte

metreküp [m3/h] cinsinden belirtilir. Her iki teknik

parametre de birbiriyle ilişkilidir. Bu ilişki pompalama

hızı eğrisi olarak adlandırılan eğride gösterilmektedir

(Şekil 2).

Vakum teknolojisi, gıda maddelerinin ve diğer

ürünlerin paketlenmesinde önemli bir rol

oynamaktadır. Vakum, hat tipi poşetleme

sistemleri, kaparcık toplama prosesleri ve

termoform makinelerine kadar her şey için gereklidir.

Vakum olmadan kartonları işlemek ve taşımak ya da

paletleme ve toplama sistemlerini otomatikleştirmek

de imkansız olurdu. Çeşitli dolum makineleri de ürünü

beslemek veya ambalajlamak için vakum kullanır.

Pozitif basınç teknolojisinin aksine, birçok kullanıcı

vakum teknolojisini anlamayı oldukça zor bulmaktadır.

Bu nedenle vakum pompaları genellikle yanlış kullanılır

ve tatmin edici olmayan sonuçlara, aksamaya meyilli

süreçlere veya aşırı enerji ya da işletme maliyetlerine

yol açmaktadır. Aşağıdaki 10 husus, süreçleri optimize

edebilmeniz ve işletme maliyetlerini azaltabilmeniz için

vakum teknolojisini mümkün olduğunca etkili ve verimli

bir şekilde kullanmanıza yardımcı olmak üzere bir araya

getirilmiştir.

Şekil 2: Tipik pompalama hızı eğrisi: basınç düştükçe

pompalama hızı azalır.

2. İdeal vakum makinesini seçme

Bir çok farklı vakum teknolojisi bulunmaktadır.

Aşağıdaki mekanik vakum pompaları veya blowerler

temel olarak paketleme teknolojisi alanında

kullanılmaktadır (Şekil 3):

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 43


››

MAKALE

Şekil 3: Farklı vakum makinelerinin karşılaştırılması ve

ambalajlamada potansiyel kullanımları

3. Kuru kancalı vakum pompaları

Kuru kancalı vakum pompaları, sıkıştırma odasında

herhangi bir çalışma sıvısı gerektirmez. Temassız

çalışma prensibine sahiptirler ve bu nedenle neredeyse

hiç bakım gerektirmezler. Bu pompalar 40 mbar'a kadar

nihai basınçlara ulaşır ve 20-80 Hz dönme hızı arasında

ayarlanabilir. Değişen hava emiş kapasitelerinin

olduğu proseslerde çalıştırılmak için idealdir. Yaygın

pompalama hızları 40 ila 1.000 m 3 /saat arasındadır

(Şekil 6).

1. Kuru tip döner kanatlı vakum pompaları

Kuru tip döner kanatlı vakum pompaları çeşitli

paketleme işlemleri için idealdir. Bu pompalar

minimum 100 mbar vakum seviyesine ulaşabilmektedir.

Ancak pompalama hızı 40 m 3 /saati geçmemelidir. Bu

tip vakum pompalarında büyük kapasitelerde pompa

kanatları fazla aşınır ve dolayısıyla bakım maliyetleri

artar, büyük kapasitelerde bu tip pompalar tavsiye

edilmemektedir. (Şekil 4).

Şekil 6: Kuru kancalı vakum pompası

Şeki 4: Kuru tip döner kanatlı vakum pompaları

2. Yağlı tip döner kanatlı vakum pompaları

Yağlı tip döner kanatlı vakum pompaları 0,1mbar vakum

seviyesine ulaşır. Vakum paketleme sistemlerinde

standarttırlar ancak diğer uygulamalarda da yaygın

olarak kullanılabilirler. Döner kanatlı vakum pompaları

3 ila 1.600 m 3 /saat arasında pompalama hızlarını

karşılayabilmektedir. Emilen hava yağlı bir iç devre

içinde taşınır (Şekil 5).

4. Kuru vidalı vakum pompaları

Kuru vidalı vakum pompaları, emilen havayı

sıkıştırmak için herhangi çalışma sıvısına ihtiyaç duymaz.

Bu tip pompalar 0,1 mbar ve altında bir vakum

seviyesine ulaşır. Çoğu uygulama çok daha yüksek

basınçlarda çalıştığından, vidalı vakum pompaları

genellikle yalnızca büyük vakumlu paketleme

makinelerinde ek bir vakum boosteriyle döner kanatlı

vakum pompasına alternatif olarak kullanılır (Şekil 7).

Şekil 5: Yağlı tip döner kanatlı vakum pompası

Şekil 7: Kuru vidalı vakum pompası

44 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


Digital Compressor Technology

Yeni nesil çift kademe vidalı Gemini® serisi

Yeni nesil turbo kompresör KSK-TC serisi

www.komteks.com

35.Yıl

+90 322 882 00 53 info@komtekskompresor.com.tr

Adana Merkez Fabrika: Adres: Yeşiloba mah.46167 Sk.Efer-1 San.Sit. A Blok No:22/M

İstanbul AR-GE Merkezi: İkitelli O.S.B Sefaköy San. Sit. 14 Blok No:14 Başakşehir


››

MAKALE

5. Yan kanallı santrifüj blowerler

Yan kanallı blowerlerin ayırt edici özelliklerinden

biri yüksek pompalama hızlarıdır. Düşük diferansiyel

basınçlar elde ettikleri için yalnızca 500 mbar minimum

vakum seviyesine ulaşabilirler. Bu nedenle, düşük

vakum seviyesi ile birlikte yüksek pompalama hızı

gerektiren uygulamalar için idealdirler. Yan kanallı

blowerler bakım gerektirmezken, performans sınırlarına

yakın kullanıldıklarında daha az enerji verimliliği

sağlarlar (Şekil 8).

Şekil 9: Merkezi vakum sistemi

Şekil 8: Yan kanallı santrifüj blower

3. Vakum ihtiyacının belirlenmesi

Kullanıcıların kendi süreçlerini tam olarak

anlamaları ve prosesleri için hangi vakum seviyesinin

ve pompalama hızının gerekli olduğunu belirlemeleri

önemlidir. Belirsizlik genellikle büyük kapasitelere sahip

bir vakum pompasının seçilmesine yol açarak gereksiz

enerji ve işletme maliyetlerine neden olur. Proses

parametrelerinin değiştiği senaryolarda, talebe bağlı

olarak kontrol edilebilen ve gerekli vakum seviyesini

sürekli olarak koruyan veya tutarlı bir pompalama hızını

garanti eden vakum pompalarını öneriyoruz.

Her zaman bir vakum uzmanına danışmanızı tavsiye

ederiz.

4. Merkezi vakum sistemi veya vakum pompaları

arasında seçim yapma

Tüm tesis veya birden fazla vakum ihtiyaç noktası

için merkezi bir vakum kaynağı (Şekil 9) ile her bir hattın

kendi vakum pompasına sahip olduğu merkezi olmayan

bir vakum kaynağı arasındaki karar vermek zordur.

Bu seçim, tedarik ve işletme maliyetleriniz üzerinde

belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu nedenle seçeneklerinizi

dikkatlice değerlendirmeniz önemlidir.

Bir makinenin içine veya yakınına monte edilen

bireysel vakum pompaları, merkezi bir vakum

kaynağından daha ucuzdur, çünkü artık bir boru hattı

sistemi tedarik etme ve kurma maliyetlerini karşılamanız

gerekmez. Bununla birlikte, merkezi bir vakum

kaynağının merkezi olmayan bir çözümden çok daha

az vakum pompası kullandığını unutmamak önemlidir.

Bakım ve enerji maliyetleriniz daha düşük olduğu için

işletme maliyetleri de azalır. Dahası, merkezi bir vakum

kaynağı paketleme veya üretim alanlarının dışında

kurulabilir. Bu, çalışma istasyonlarınızda gürültü veya ısı

oluşmayacağı anlamına gelir. Kontrol ünitesine sahip

bir merkezi vakum kaynağı, talebe bağlı olarak vakum

gereksinimlerini karşılamayı da kolaylaştırır ve daha

geniş bir pompalama hızı aralığında çalıştırılabilir.

Merkezi vakum kaynağının lehinde veya aleyhinde

karar verirken bir vakum uzmanına da danışmalısınız.

5. Vakum tankları veya buffer tank ile verimliliği artırma

Bireysel vakum pompalarındaki ve hatta daha büyük

vakum besleme sistemlerindeki vakum tankları büyük

miktarda enerji tasarrufu sağlayabilir. Vakum pompası

veya vakum sistemi ile vakum yapılacak olan hat arasına

monte edilebilirler. Basit bir kontrol mekanizması

kullanılarak tanktaki vakum belirli bir seviyede

tutulabilir. Bu seviyeye ulaşıldığında, vakum pompası

otomatik olarak kapanır veya rölanti moduna geçer.

Tanktaki basınç tanımlı bir değerin üzerine çıkarsa,

vakum pompası tekrar devreye girer. Bu yukarı akış

vakum tankı olmadan, vakum pompası her zaman tam

güçte çalışacak ve bu da daha fazla enerji tüketileceği

anlamına gelmektedir. Değişken hız kontrollü bir vakum

46 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

pompasının kullanılması enerji tasarrufunu daha da

artırabilir.

öngörülen enerji tüketimini hesaplayabilmektedir.

8. Toplam maliyetlerin hesaplanması

Vakum teknolojisi satın alırken, karar vermenize

yardımcı olması için farklı vakum pompalarının

ve farklı üreticilerin yatırım ve enerji maliyetlerini

karşılaştırmaktan daha fazlasını yapmalısınız. Her zaman

uzun bir dönem boyunca öngörülen toplam maliyetlere

bakmalısınız. Enerji maliyetleri gibi işletme maliyetleri

de büyük farklılıklar gösterebilir. Bakım çalışmalarını

ve bunun sonucunda ortaya çıkan çalışmama süresini,

yedek parça maliyetlerini ve çalışma yağlarının tedariki

ve bertarafını dikkate almak önemlidir.

Şekil 10: Kuru tip kancalı vakum pompası ve vakum

tankından oluşan vakum sistemi

6. Vakum uzmanları ile çalışma

Her vakum teknolojisi türünün ve her vakum sistemi

konfigürasyonunun avantajları ve dezavantajları vardır.

En iyi vakum çözümünü seçmek, vakum teknolojisi

hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmanın yanı sıra

kullanıcının süreçlerini anlamayı da gerektirir.

Bu nedenle her zaman bir vakum uzmanı ile

çalışmanızı öneririz.

7. Enerji maliyetlerini düşünmek

Bir vakum pompasının enerji maliyetleri nominal

motor değerine göre hesaplanamaz, çünkü bu

sadece tüketilen gerçek gücün sınırlı bir yansımasını

gösterir. Nominal motor değerine ilişkin bilgiler ve

servis faktörünün ek spesifikasyonu konuyu karıştırır.

Bu formata ABD, NEMA standardı kapsamında izin

verilse de aslında elde edeceğinizden daha düşük güç

tüketimi önermektedir.

Bunun da ötesinde, farklı vakum teknolojisi türleri farklı

basınç aralıklarında farklı miktarlarda elektrik tüketir. Yağlı

tip döner kanatlı bir vakum pompası, 0,1 ila 10 mbar vakum

seviyesinde, belirtilen nominal değerin yalnızca yüzde 40

ila 60'ına ihtiyaç duyar. Enerji tüketimi ancak tüm basınç

profili boyunca şaft gücü ve paketleme işlemi sırasındaki

basınç koşulları biliniyorsa doğrudan karşılaştırılabilir.

Vakum pompası ve sistemi üreticileri sistem kullanıcıları için

9. Servis ve yedek parçaların mevcudiyetinin

kontrol edilmesi

Bir paketleme sürecinin güvenilirliği normalde

doğrudan vakum pompasının veya vakum sisteminin

çalışma güvenliğine bağlıdır. Bu nedenle, tesislerinizde

hızlı ve güvenilir hizmetler sunabilecek ve ayrıca yedek

parçaları gecikmeden teslim edebilecek güvenilir bir

sağlayıcı seçmek önemlidir.

10. Geleceği yakalamak: Endüstri 4.0

Günümüzde vakum pompaları, servisle ilgili tüm

parçalara kolay erişim ve bakım imkanı sağlar böylece

operatör korunur ve işletmelerin vakum pompaları

için servis teknisyenlerine sahip olması gerekmez.

Operatörü veya servis teknisyenini bekleyen bakım

çalışmaları hakkında gerçek zamanlı olarak bilgilendiren

akıllı sensörlere sahip vakum pompaları bulunmaktadır

(Şekil 11). Dahası, mevcut vakum pompalarını

Endüstri 4.0'a hazır hale getirmek için kullanılabilecek

güçlendirme kitleri de sunulmaktadır.

Şekil 11: Vakum Pompaları Endüstri 4.0 için hazır

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 47


›› AIR MAKALE WORLD KISA HABERLER

Kaeser Yatırıma Doymuyor

Virginia'daki ABD Genel Merkezinin

Genişlemesi İçin Temel Attı

Küresel kompresör üreticisi

Kaeser Kompresör’ün

ABD merkezi olan

Kaeser Compressors,

Fredericksburg, VA

bölgesindeki tesisini

genişletiyor. Şirket, 29

Nisan 2025'te 25.000 m 2

tesisinin temelini attı.

Soldan sağa; Kaesers Kompresör'den Cedric Harrison, Matt Chilton ve Frank Mueller,

Harlan Construction'dan Tyler Jennelle ve McKinney & Co.'dan Michael Stevenson

Tören, şirket iş gücünü ve yeteneklerini büyütmeye

devam ederken yeni bir bölümün başlangıcını işaret

etti. Kaeser Kompresör Başkanı Frank Mueller, etkinliğe

Harlan Construction ve McKinney & Co. temsilcileriyle

birlikte katıldı. Fredericksburg ofisindeki çalışanlar, bu

dönüm noktasını kutlamak için yerel ve eyalet yetkilileri

ve basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Mueller, "Bu küçük kürekle Kaeser'in gelecekteki

büyümesinin tohumlarını atacağız," dedi. "Bu proje,

Fredericksburg'da daha fazla özel mühendislik

çözümümüzü ve KASE ünitemizi inşa etme kapasitemizi

genişletiyor." dedi.

Yeni alan, öncelikle Kaeser'in özel hava sistemlerinin

montajını destekleyecek.

Kaeser şu anda Fredericksburg bölgesinde yaklaşık

300 kişiyi istihdam ediyor. Bu genişlemenin depo

operasyonları ve mekanik, elektrik ve tesisat işlerinde

yaklaşık 30 kişilik yeni istiham yaratması bekleniyor.

Sel, Enerji Verimliliğinde

Geleceğe Yön Veriyor

"Enerji Verimliliği ve Yönetimi

Sempozyumu”nda SEL Basınçlı Hava

Mühendislik Firması da yerini aldı. Firma,

Biteman Kimyasal Kurutucu ve Confit

Alüminyum Tesisat sistemleri ile sektörde fark

yaratan verimlilik çözümleriyle büyük ilgi gördü.

SEL Mühendislik, 8-9 Mayıs 2025 tarihlerinde

gerçekleşen “Enerji Verimliliği ve Yönetimi

Sempozyumu”na sektörel sponsor olarak katılım sağladı.

Özellikle yüksek enerji tasarruf potansiyeli olan Biteman

Kimyasal Kurutucu ve Confit Alüminyum Hava&Azot

Tesisat ürünleri fuarda yoğun ilgi gördü.

48 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025




››

Enerji verimliliği ve çevre dostu üretim anlayışıyla sektöre

yön veren Dalgakıran Kompresör, Kocaeli fabrikasında

hayata geçirdiği GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımı ile

sürdürülebilir üretim hedeflerine bir adım daha yaklaştı.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak

çevresel etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan Dalgakıran,

bu proje ile yıllık enerji tüketiminin önemli bir kısmını

güneşten karşılamaya başladı. Kurulan GES sistemi,

yalnızca karbon ayak izini azaltmakla kalmıyor; aynı

zamanda şirketin uzun vadeli çevre politikalarının da

somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.

KISA HABERLER DALGAKIRAN MAKALE

Güneşten Gelen Güçle

Üretime Sürdürülebilir Destek

Teknoloji Liderleri Zirvesi’nde

Geleceğe Yön

Veren Vizyonlar

Adnan

Dalgakıran

Konuşuldu

Türkiye’nin sanayi ve

teknoloji alanındaki geleceğini

şekillendirmek amacıyla

düzenlenen Teknoloji Liderleri

Zirvesi, sektörün önde gelen

isimlerini bir araya getirdi. Zirvede

Adnan Dalgakıran da konuşmacı

olarak yer aldı.

Yaptığı konuşmada; Türkiye’nin

yüksek katma değerli üretim

ve teknolojiye dayalı büyüme

modeline geçiş sürecinde sanayi

politikalarının önemine vurgu yapan

Dalgakıran, “Sanayinin dijitalleşmesi,

sürdürülebilirlik ve verimlilik artık

tercih değil, zorunluluktur,” ifadelerini

kullandı. Kamu ve özel sektörün

ortak akılla hareket etmesinin kritik

olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasında küresel

ölçekte yaşanan demografik

değişimlere de değinen ve

doğurganlık oranlarındaki

düşüşün ve genç nüfustaki azalışın

uzun vadede nitelikli iş gücünü

stratejik bir güvenlik meselesine

dönüştürdüğünü belirtti. Bu

bağlamda dijitalleşme, otomasyon

ve yapay zekânın, iş gücü

açığını kapatmada önemli bir rol

oynayabileceğini dile getirdi.

İnsansı robotlar ve otonom

üretim sistemlerinin hızla geliştiğine

de dikkat çeken Dalgakıran, 2035

yılı itibarıyla üretim süreçlerinin

önemli bir bölümünün otonom

sistemlerle yürütüleceğini

öngördüklerini belirtti. Türkiye’nin

bu dönüşüme ayak uydurabilmesi

için en acil yatırımının insan

kaynağının yeniden yetkinleştirilmesi

olduğuna işaret etti.

Zirve, Türkiye’nin 2035 sanayi

ve teknoloji vizyonuna yönelik yol

haritasının çizilmesinde önemli bir

adım olarak değerlendiriliyor.

Dalgakıran,

Sabancı

Üniversitesi

Öğrencileriyle

Dalgakıran, Sabancı Üniversitesi

Kalite ve Verimlilik Kulübü (KAVEK)

öğrencilerini Kocaeli fabrikasında

ağırladı. Şirketin ana faaliyet

alanlarını, geçmiş deneyimlerini

ve yenilikçi üretim süreçlerini

öğrencilere aktardı.

Teknik gezi ve öğrenci

buluşmalarıyla geleceğin

mühendislerine kariyerlerinin

başında destek olan Dalgakıran,

bu tür etkinliklerle gençleri sektörle

buluşturmaya devam ediyor.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 49


››

AHMET HAMDİ GÜZEL

Araştırma Direktörü

ÇOKLU KOMPRESÖR SISTEMLERINDE

YAPAY ZEKA TABANLI

ENERJI OPTIMIZASYONU

RUBIKFLOW®

50 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

Son yıllarda yapay zeka teknolojilerinin endüstriyel

uygulamalarda hızla yaygınlaşması, kompresör sistemlerinin

yönetiminde de devrim niteliğinde değişikliklere kapı

aralamaktadır. Bu makalede, yapay zeka destekli kompresör

yönetim sistemlerinin çoklu kompresör tesislerinde sağladığı

verimlilik artışları, teknolojik altyapı gereksinimleri ve uygulama

örnekleri detaylı olarak incelenecektir. Makalenin temel amacı,

kompresör sistemlerinde enerji verimliliğini artırmaya yönelik yapay

zeka çözümlerini teknik personelin anlayabileceği bir dilde sunmak

ve sektördeki dijital dönüşüm sürecine ışık tutmaktır.

1. Çoklu Kompresör Sistemlerinde Verimliliğin Kritik Önemi

ve Dijital Dönüşüm

Çoklu kompresör tesislerinde, tek kompresör sistemlerinde

karşılaşılmayan karmaşık yük dağılımı sorunları yaşanmaktadır.

Geleneksel kontrol yaklaşımları, sabit setpoint değerleri ve klasik

kontrol algoritmaları ile kompresörleri yönetirken, kompresörler

arasında dengesiz yük paylaşımı, talep değişimlerinde gereksiz

başlatma/durdurma döngüleri ve sistemsel optimizasyon

yetersizlikleri gibi kritik problemlere yol açmaktadır. Modern

endüstriyel tesislerde kullanılan gelişmiş hiyerarşik kontrol sistemleri

belirli bir seviyeye kadar enerji verimliliği sağlasa da, yapay zeka

teknolojilerinin sunduğu yeni paradigma ile çok daha yüksek

verimlilik kazanımları elde etmek mümkün hale gelmiştir. Endüstri

4.0'ın getirdiği dijital dönüşüm ile birlikte yapay zeka, geleneksel

otomasyon çözümlerini aşan akıllı karar verme mekanizmaları

sunmakta; IoT sensör ağlarının yaygınlaşması, bulut tabanlı işlem

kapasitelerinin artması ve makine öğrenmesi algoritmalarının

olgunlaşması, kompresör sistemlerinde gerçek zamanlı akıllı

optimizasyon için güçlü bir teknolojik temel oluşturmaktadır.

2. Yapay Zeka Teknolojileri: Tanım ve Endüstriyel Uygulama

Alanları

2.1 Yapay Zeka Teknoloji Katmanları

Endüstriyel üretim tesislerinin

vazgeçilmez bileşenleri

olan kompresör sistemleri,

toplam elektrik tüketiminin

%20-40'ını oluşturarak enerji

maliyetlerinde kritik bir paya

sahiptir. Özellikle çoklu

kompresör sistemlerinde

geleneksel kontrol yöntemleri,

değişken yük koşulları

altında optimal verimlilik

sağlamakta yetersiz kalmakta

ve bu durum önemli enerji

kayıplarına yol açmaktadır.

Şekil 1

Yapay zeka, makine öğrenmesi ve derin öğrenme arasındaki ilişki

Şekil 1’de gösterilmiştir. Bu ilişki kompresör uygulamaları açısından

şu şekilde sınıflandırılabilir:

Yapay Zeka (AI): Kompresör sistemlerinde insan benzeri

karar verme süreçlerinin otomatikleştirilmesi. Örneğin, bakım

zamanlaması, arıza tespiti ve enerji optimizasyonu.

Makine Öğrenmesi (ML): Geçmiş işletim verilerinden öğrenerek

gelecekteki sistem davranışlarını tahmin etme. Kompresör yük

profillerinin analizi ve optimum çalışma stratejilerinin belirlenmesi.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 51


››

MAKALE

Derin Öğrenme (DL): Karmaşık veri setlerinden

örtük kalıpları çıkarma. Çoklu kompresör sistemlerinde

sensör verilerinin analizi ve anormal durum tespiti.

2.2 Pekiştirmeli Öğrenme (Reinforcement

Learning) Konsepti

Kompresör sistemlerinde pekiştirmeli öğrenme

(derin öğrenmenin bir alt sistemi olarak), sistem

performansını sürekli iyileştiren öğrenme algoritmaları

kullanır. Bu yaklaşımda:

Şekil 2

Çevre (Environment): Kompresör sistemi, çevre

koşulları, talep profilleri ve işletim parametrelerinin

oluşturduğu dinamik ortam

Ajan (Agent): Sürekli öğrenen yapay zeka kontrol

algoritması

Eylemler (Actions): Kompresör hız ayarları, devreye

alma/çıkarma kararları, yük dağılım stratejileri ve basınç

setpoint optimizasyonları

Ödül (Reward): Enerji verimliliği, sistem

güvenilirliği, ekipman ömrü ve operasyonel süreklilik

gibi çok boyutlu performans metrikleri

Bu kapalı döngü öğrenme sistemi sayesinde,

yapay zeka algoritması farklı işletim senaryolarında

sürekli deneme-yanılma ve geri bildirim mekanizmaları

ile deneyim kazanır. Sistem, her bir karar sonrasında

aldığı performans geri bildirimlerini değerlendirerek

gelecekteki benzer durumlarda daha optimal stratejiler

geliştirir ve böylece zaman içinde kompresör sisteminin

genel verimliliğini sürekli artıran adaptif bir kontrol

yapısı oluşturur. Ancak, endüstriyel sistemlerde

operasyon sırasında deneme-yanılma yoluyla öğrenme

gerçekleştirmek hem güvenlik riskleri hem de işletmenin

kesintisiz üretim ihtiyaçları açısından kabul edilemez bir

yaklaşımdır. Bu nedenle, yapay zeka ajan algoritmasının

çevrimdışı pekiştirmeli öğrenme (offline RL) yöntemleri

ile eğitilmesi ve endüstriyel uygulamalara uygun

algoritmaların tercih edilmesi kritik öneme sahiptir.

Eğitim sürecinde gerekli olan çeşitli işletim senaryolarına

ait veri setleri, üretken yapay zeka algoritmaları ve

yüksek korelasyona sahip dijital ikiz simülasyon modelleri

aracılığıyla güvenli bir şekilde sağlanabilmekte, böylece

gerçek sistem üzerinde risk almadan kapsamlı öğrenme

süreçleri gerçekleştirilebilmektedir.

3. Çoklu Kompresör Sistemlerinde Yapay Zeka

Uygulamaları

3.1 Geleneksel Kontrol Sistemlerinin Sınırları

Geleneksel kompresör kontrol sistemleri, genellikle

basit kontrol mantığı kullanarak hedef basınç değerini

PID kontrol sistemi ile vida hızını regüle ederek

gerçekleştirmekte olup, bu yaklaşım reaktif bir yapıda

olduğundan sistem basınç düştükten sonra müdahale

etmekte, sadece basınç kontrolünü dikkate alan tek

boyutlu optimizasyon gerçekleştirmekte, değişken işletim

koşullarına adaptasyon sağlamayan statik setpoint'ler

kullanmakta ve her kompresörü bağımsız kontrol ederek

sistem geneli görüş eksikliği yaratmaktadır.

3.2 Dinamik Yük Dağılımı ve Prediktif

Optimizasyon

Yapay zeka destekli sistemler, çoklu kompresörlerde

dinamik yük dağılımını geçmiş tüketim verileri ve

üretim planları kullanarak gelecekteki basınçlı hava

ihtiyacını tahmin eden prediktif talep tahmini, enerji

tüketimi, sistem güvenilirliği ve ekipman ömrünü eş

zamanlı optimize eden multi-objektif optimizasyon ve

değişen koşullara gerçek zamanlı adaptasyon sağlayan

adaptif kontrol yaklaşımları ile optimize etmektedir.

Sistem, toplam güç tüketimi ve başlatma maliyetlerini

minimize ederken toplam debinin minimum ihtiyacı

karşılaması, sistem basıncının belirlenen aralıkta kalması

ve her kompresörün kapasite sınırları içinde çalışması

gibi kısıtları gözetmektedir. Yapay zeka sistemi, her

kompresörün anlık verimlilik performansını üretilen

basınçlı hava birimi başına enerji tüketimini gösteren

spesifik güç tüketimi, kompresörlerin optimal çalışma

aralığındaki süresini belirleyen yük oranı analizi ve

toplam enerji girişi ile yararlı enerji çıkışı arasındaki

oranı hesaplayan sistem verimliliği parametreleri ile

izlemekte ve bu veriler makine öğrenmesi algoritmaları

tarafından analiz edilerek sürekli iyileştirme önerileri

geliştirilmektedir.

4. RubikFlow® Teknolojisi: Yapay Zeka Destekli

Kompresör Yönetimi

Komteks Kompresör tarafından geliştirilen

RubikFlow® sistemi, çoklu kompresör tesislerinde

enerji optimizasyonu için tasarlanmış patentli bir

yapay zeka çözümü olup, çoklu kompresör sistemlerini

tek bir ana yapay zeka üzerinden koordine ederek

anlık tüm kompresörler için stratejik eylem planları

oluşturmaktadır. Sistem, kompresörlerden gelen

sıcaklık, basınç ve motor hızı gibi çoklu sensör verilerini

işletmeye giden nihai toplam hava dinamikleri ile

birlikte analiz ederek optimal karar verme sürecinde

yapay zeka modülünü devreye almaktadır. Sistem

çalışma diagram Şekil 3’te verilmiştir.

52 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


ALÜMİNYUM

HAVA & AZOT

KİMYASAL TESİSATI

HAVA

KURUTUCULARI

Yağlı / Yağsız Vidalı Kompresörler

Gazlı Kurutucular

Azot / Oksijen Jeneratörleri

Filtrasyon / Kondens Tahliye

Atık Isı Geri Kazanım

Debimetre / Hava Kalitesi Sensörleri

Ultrasonik Kaçak Dedektörleri

Basınçlı Hava Tesisatı Modelleme & Analiz

Enerji Verimliliği Projeleri

Ölçüm Hizmetleri

HAVA BIÇAKLI

BLOWER

SİSTEMLERİ

Basınçlı Hava Mühendislik ve Danışmanlık

Telefon: 0543 749 14 19 / E-Posta: sel@selmuhendislik.com / Web: www.selmuhendislik.com

19 Mayıs Mah. Halaskargazi Caddesi. No:226 Çiftkurt Apt. K:7 D:24, Şişli / İSTANBUL


››

MAKALE

Şekil 4

Şekil 3

RubikFlow® sisteminin temel farkı, Bellman

denklemini kullanarak anlık optimizasyon yerine uzun

vadeli performans optimizasyonu gerçekleştirmesidir.

Geleneksel sistemler anlık en iyi çalışma noktalarını

ararken, RubikFlow® belirli bir zaman dilimi boyunca

örneğin; bir gün toplam enerji kullanımını optimize

edecek şekilde çalışmaktadır. Bu yaklaşımın temelinde,

kompresörlerde sıcaklığa bağlı motor çalışma noktası

verimlerinin kritik öneme sahip olması yatmaktadır. Bir

önceki sayıda yayınlanan motor - vida entegrasyonu

makalemizde detaylı olarak açıklandığı üzere,

zamana bağlı sıcaklık değişimleri motor verimini

doğrudan etkilemekte olup, yapay zeka modülünün

verdiği kumulatif kararlar klasik anlık optimizasyon

yöntemlerinden üstün performans sergilemektedir.

Bellman denklemi: Q(s,a) = r(s,a) + γ · max Q(s',a')

Burada; Q(s,a) 's' durumunda 'a' eylemini almanın

beklenen gelecek getirisi, r(s,a) anlık ödül, γ gelecek

getiriyi değerlendiren indirim faktörü, s' sonraki durum

ve max Q(s',a') gelecek durumdan elde edilebilecek

maksimum beklenen getiridir.

Sistemin etkinliğini kanıtlamak amacıyla 4 adet 75kW

inverterli KSK-D VSD Premium serisi kompresörde

kapsamlı bir karşılaştırmalı çalışma gerçekleştirilmiştir.

Bir hafta boyunca sürdürülen testlerde üç farklı yaklaşım

değerlendirilmiş olup, enerji verimliliği kazançları

normalize yüzdelik değerler üzerinden Şekil 4'te

sunulmuştur. Klasik yöntemle herhangi bir algoritma

olmadan sadece hedef basınç ayarı yapılan sistem

(yaygın endüstriyel uygulama), anlık en iyi motor verim

noktası kullanılarak kurulan hiyerarşik algoritma temelli

sistem ve Komteks RubikFlow® sistemini kullanan akıllı

çoklu kompresör yönetim sistemi.

5. Sonuç ve Gelecek Perspektifleri

1 MW'lık bir çoklu kompresör sisteminde

RubikFlow® teknolojisinin etkisi çarpıcıdır. Yıllık

yaklaşık %10 tasarruf, Türkiye'nin mevcut elektrik

tarifesi ile hesaplandığında yılda 2.9 milyon TL arasında

doğrudan maliyet tasarrufu anlamına gelmektedir.

Yapay zeka destekli kompresör yönetim sistemleri,

bu çarpıcı ekonomik kazanımın yanı sıra endüstriyel

sektörde çok boyutlu iyileştirmeler sağlamaktadır.

Bu sistemler otomatik optimizasyon sayesinde insan

hatasından kaynaklanan kayıpları ortadan kaldırırken,

planlı bakım stratejileri ile beklenmedik duruş sürelerini

minimize eden öngörülü bakım kapasitesi ve gerçek

zamanlı performans metrikleri ile operasyonel şeffaflık

sağlayan veri odaklı karar verme süreçleri sunmaktadır.

Komteks Kompresör olarak, "Kompresör 2.0" vizyoner

yaklaşımımız çerçevesinde geliştirdiğimiz RubikFlow®

teknolojisini sürekli geliştirmekte ve küresel endüstriyel

müşterilerimize yeni nesil akıllı çözümler sunarak dijital

kompresör çağına öncülük etmekteyiz. Yapay zeka

destekli kompresör yönetim sistemlerimiz, sadece enerji

optimizasyonu sağlamakla kalmayıp, endüstriyel tesislerin

Endüstri 4.0 tabanlı dijital dönüşüm sürecinde stratejik

bir aktifleştirici rolü üstlenmekte ve rekabet avantajı

yaratmaktadır. Çoklu kompresör sistemlerinde yapay

zeka teknolojilerinin entegrasyonu, hem teknik üstünlük

hem de ekonomik değer yaratma açısından paradigma

değiştirici avantajlar sunmaktadır. Bu teknolojilerin

endüstriyel sahada başarılı uygulanması için en ileri

teknoloji seçimi, uzman insan kaynağı kapasitesi ve

vizyoner uzun vadeli strateji geliştirme süreçlerinin

bütüncül bir yaklaşımla ele alınması kritik başarı faktörü

olarak öne çıkmaktadır. Avrupa ve Asya'nın köklü

kompresör üreticilerine karşı dünya pazarında dijital

teknolojilerin endüstriyel kompresör sistemlerine devrimci

uygulanması konusunda küresel teknoloji lideri olmak,

Komteks Kompresör'ün en büyük stratejik hedefleri

arasında yer almaktadır. Türkiye'nin teknoloji ihracatçısı bir

markası olarak tanımladığımız "Dijital Kompresör" veya

"Kompresör 2.0" konseptini dünya standartlarının ötesine

taşımak, şirketimizin kurum kültüründe yer alan yenilikçilik

anlayışının en güçlü yansımasıdır.

54 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


Sarıyı Seç

Tasarruf Et

Yeşili Koru!

www.topkapigroup.com.tr


››

MAKALE

BASINÇLI KAPLAR

PRESSURE VESSELS

‘GÜVEN VERİR

DEĞER KATAR’

GIVES TRUST,

ADDS VALUE...

| MERKEZ

İkitelli OSB Demirciler Sanayi Sitesi

B-3 Blok No: 75-76 Başakşehir

İSTANBUL / TÜRKİYE

P | +90.212 549 60 36

F | +90.212 549 60 38

E | info@guvenbombe.com.tr

| FABRİKA

Akçaburgaz Mah. 137. Sok. No: 11 Esenyurt

İSTANBUL / TÜRKİYE

P | +90 212 407 08 08

F | +90 212 486 36 49

E | info@guvenbombe.com.tr

guvenbombe.com.tr


››

BOMBE

DISHED HEADS

BÜKÜM İŞLEMİ

BENDING PROCESS

TANK ÜRETİMİ

TANK PRODUCTION

ISIL İŞLEM

HEAT TREATMENT

SINCE 1946

YEARS

guvenbombe.com.tr

Bizi sosyal

ağlardan takip

edin.


››

ALİ HAKAN HEKİM

Endüstri Mühendisi

KURU VE NEMLİ HAVA İÇİN

BASINÇLI HAVA

DEBİMETRELERİ VE

KULLANIM KOŞULLARI

58 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

Basınçlı hava sistemlerinde debimetrelerin önemi

ve sağladığı avantajlar

Basınçlı hava sistemleri, birçok endüstriyel

uygulamanın vazgeçilmez enerji kaynaklarından biridir.

Ancak bu sistemlerin işletme maliyetleri hesaplanırken

genellikle kaçak yönetimi göz ardı edilir ve görünmeyen

kaçak ve verim kayıpları zamanla ciddi enerji kayıplarına

yol açar. Bu noktada debimetreler, sistemin gerçek

performansını ortaya koymak ve sürdürülebilir enerji

yönetimi sağlamak için kritik bir rol üstlenir.

Sisteminizde kullanacağınız debimetreler

sayesinde basınçlı hava akışı ölçülerek;

- Anlık tüketim değerleri detaylı biçimde izlenebilir,

- Bölgesel ve proses bazlı analizler yapılabilir,

- Kaçaklar tespit edilerek enerji israfı minimize edilebilir,

- Ekipmanların kapasite kullanımı ve dengesizlikleri

gözlemlenebilir,

- Verimlilik kaybı yaratan bölümler tespit edilerek

iyileştirme yapılabilir,

- Enerji verimliliği projelerinde net ölçüm verileriyle

yatırım geri dönüşü (ROI) hesaplamaları sağlıklı ve

doğru biçimde yapılabilir.

- Kompresör çıkışlarına uygun, nemli havaya dayanıklı,

fark basınç yöntemi ile ölçüm prensibine sahip

debimetreler ile kompresör çıkışları anlık olarak

izlenerek kompresör arıza ve verim kayıpları belirlenir

ve böylece hemen müdahale edilebilir ve olası enerjiüretim

kayıpları engellenebilir.

Günümüzde enerji izleme sistemlerinin temelini

oluşturan debimetreler, sadece anlık ölçüm yapmakla

kalmaz; aynı zamanda geçmiş verilerin analiz

edilmesini, karşılaştırmalar yapılmasını ve tesisin genel

performansının sürekli olarak iyileştirilmesini mümkün

kılar. Özellikle çoklu kompresör sistemlerinde, farklı

üretim hatlarının karşılaştırılması, hafta içi/hafta sonu yük

analizleri, duruş bölgelerindeki tüketim takibi gibi detaylı

analizler debimetreler aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

Bu sayede firmalar yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla

kalmaz; aynı zamanda karbon ayak izini düşürerek çevresel

sürdürülebilirliğe katkıda bulunur ve operasyonel verimliliği

artırarak rekabet avantajı elde eder.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 59


››

MAKALE

DALDIRMA TİP NEMLİ DEBIMETRE

Nemli havada ölçüm alan daldırma tip debimetre,

%100 doygunlukta (nemli) basınçlı hava ölçümleri için

özel olarak geliştirilmiş, fark basınç sensörü prensibiyle

çalışan gelişmiş bir akış ölçüm cihazıdır. Kondenstop

damlacıklarını tolere edebilen yapısı sayesinde,

kurutucudan önce veya doğrudan kompresör çıkışında

güvenle kullanılabilir.

Akış, basınç, sıcaklık ve tüketimi anlık ölçer. Çift yönlü

akış ölçümü tedarik tarafındaki akışı izlemeye uygundur.

Farklı çaplarda borulara tek bir cihazla uygulanabilir.

Aydınlatmalı LCD ekranı ile anlık veriler

görüntülenebilir, entegre veri kayıt cihazı (opsiyonel) ile

uzun süreli ölçümler yapılabilir.

Teknik Özellikler

Ölçüm Aralığı: 20 ... 200 m/s

Sıcaklık Aralığı: -40 ... 150 °C

Basınç Aralığı: 0 ... 16 bar

Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA - RS485 (Modbus

RTU), pulse

Bağlantı Tipi: M12 5-pin dişi konnektör 340mm

probe uzunluğu

Kurulum: Daldırma tip - Basınç altında montaj opsiyonu

Ölçüm Ortamı: Doymuş (nemli) hava, kondens içerikli hatlar

DALDIRMA TİP KURU DEBIMETRE

Kuru havada ölçüm alan daldırma tip debimetre,

kuru basınçlı hava ve endüstriyel gazlar için geliştirilmiş,

hem tedarik (supply) hem de tüketim (demand)

tarafında kullanılabilen termik kütle ölçüm prensibiyle

çalışan bir debimetredir.

Farklı boru çaplarına (1.5..50”) uygulanabilir olması

sayesinde sistemin her noktasında entegre edilebilir.

Basınç altı montaj özelliği, üretimi durdurmadan

kurulum yapılmasına olanak tanır. Akış, basınç, sıcaklık

ve toplam tüketimi anlık ölçer. Opsiyonel çift yönlü akış

ölçümü, çevrim (ring) hatlarındaki değişken akış yönleri

için idealdir.

Aydınlatmalı LCD ekranı ile anlık veriler

görüntülenebilir, entegre veri kayıt cihazı (opsiyonel) ile

uzun süreli ölçümler yapılabilir.

Teknik Özellikler

Ölçüm Aralığı: 0.5 ... 150 m/s

Sıcaklık Aralığı: 0 ... 60 °C

Basınç Aralığı: 0 ... 16 bar

Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA - RS485 (Modbus

RTU), pulse

Ekran: 3 satırlı LCD ekran (opsiyonel), ters

çevrilebilir metin

Opsiyonel: Çift yönlü (bi-directional) ölçüm

Kurulum: Daldırma tip - Basınç altında montaj

opsiyonu

Sensör Teknolojisi: Termal Kütle akış sensörü

Bağlantı: M12 5-pin dişi konnektör 400mm probe

uzunluğu

- Nemli Hava

- Yüksek Hız

Daldırma Tip Nemli

Hava Debimetresi

Uygulama Alanları

Kompresör performans ve verimlilik ölçümleri

Tedarik tarafı (supply side) hava analizleri

Kurutucusuz sistemlerde tüketim izleme

Doymuş hava ortamları, yüksek sıcaklık ve hız içeren

hatlar

Desikant kurutucu giriş/çıkış kontrolü

Kompresör katkı oranı izleme

Kurutucu öncesi ölçümler

60 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››


››

MAKALE

- Nemli Hava

- Yüksek Hız

Uygulama Alanları

Tesis genelinde (supply ve demand side) hava

tüketim takibi

Enerji ve hava denetimleri (air audits)

Çevrim hatlarında çift yönlü akış izleme

Endüstriyel gaz izleme (N 2

, CO 2

, Ar ve benzeri kuru,

korozif olmayan gazlar)

Maliyetlendirme ve tüketim analizi

Kaçak tespiti

4…20 mA

Analog

çıkış

2. milyon

data kayıt

hafızası

3.satırlı dijital

gösterge

paneli

USB/

Konnektör

çıkış arayüzü

gazlar için geliştirilmiş, termal

kütle ölçüm prensibiyle

akış, basınç, sıcaklık ve

toplam tüketimi anlık olarak

ölçebilen 4’ü 1 arada bir

daldırma tip debimetredir.

Basınç altındayken montaj

yapılabilmesi sayesinde üretim

süreçlerini durdurmadan

devreye alınabilir. Yenilikçi

tasarımıyla birlikte gelen

VPSensorCartridge®

teknolojisi, geleneksel kalibrasyon gereksinimini

ortadan kaldırır. Cihazın tamamını geri göndermek

yerine, sahada sadece sensör kartuşu değiştirilerek

yeniden kalibrasyon sağlanır. Bu sayede süreç sürekliliği

korunur ve bakım maliyetleri indirgenir.

Kalibrasyonsuz Kuru

Hava Debimetresi

- Kuru Hava

- Düşük

- Orta Hız

Teknik Özellikler

Ölçüm Aralığı: 0.5 ... 150 mn/s

Sıcaklık Aralığı: 0 ... 60 °C

Basınç Aralığı: 0 ... 10 bar

Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA Analog - RS485

(MODBUS RTU)

Opsiyonel: Çift yönlü (bi-directional) ölçüm

Kurulum: Daldırma tip - Basınç altında montaj

opsiyonu

Sensör Teknolojisi: Değiştirilebilir özel teknoloji

kartuş

Bağlantı: M12 5-pin konnektör 340mm probe

uzunluğu

RS485

(Modbus RTU)

Konfigürasyon

12…24 VDC – Geniş

besleme aralığı

KALIBRASYONSUZ KURU DEBIMETRE

Kalibrasyon gerektirmeyen, kuru havada ölçüm alan

daldırma tip debimetre, basınçlı hava ve endüstriyel

Uygulama Alanları

Talep tarafı (demand side) basınçlı hava takibi

Kurutucu ve filtre sonrası düşük/orta hızda kuru hava

ölçümü

Enerji verimliliği denetimleri ve hava denetimleri (air

audits)

SCADA entegrasyonu sayesinde maliyet ve tasarruf

analizi

Çevrim hatları (ring networks) – çift yönlü akış

Endüstriyel gaz ölçüm (kuru ve korozif olmayan

62 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

hava, azot, karbondioksit, vb.)

Kaçak tespiti uygulamaları

HAT-ARASI

KURU TİP

DEBİMETRE

HAT-ARASI TIP KURU DEBIMETRE

Uygulama Alanları

Kuru havada ölçüme uygun hat-arası debimetreler,

basınçlı hava ve endüstriyel gazların noktasal tüketim

ölçümleri için hat arası ideal bir debimetredir. Termal

kütle ölçüm prensibiyle çalışan bu sensör, debi,

basınç, sıcaklık ve toplam tüketimi anlık olarak ölçer.

Küçük çaplı hatlar (0...2 inç) için özel olarak tasarlanan

FlowScope In-line, hem bağımsız kullanımlara hem

de enerji izleme sistemlerine entegrasyona uygundur.

16 bar ve 35 bar olmak üzere iki farklı basınç sınıfı ile

sunulur. Gelişmiş modelinde 3 satırlı LCD ekran ve 2

milyon nokta kapasiteli veri kayıt cihazı (datalogger)

entegredir.

Teknik Özellikler

Ölçüm Aralığı: DN15 – 0.23 .. 80 m3n/hr DN25 -

0.91 .. 250 m3n/hr DN50 - 3.55 .. 1000 m3n/hr

Sıcaklık Aralığı: 0 ... 60 °C

Basınç Aralığı: 0 ... 16 bar

Veri ve Analog Çıkış: 4 ... 20 mA Analog - RS485

(Modbus RTU), pulse

Opsiyonel: Çift yönlü (bi-directional) ölçüm

Kurulum: Hat arası

Sensör Teknolojisi: Termal Kütle akış sensörü

Bağlantı: M12 5-pin konnektör

Talep tarafı (demand side) basınçlı hava takibi

Kurutucu ve filtre sonrası düşük/orta hızda kuru hava

ölçümü

Enerji verimliliği denetimleri ve hava denetimleri (air

audits)

SCADA entegrasyonu sayesinde maliyet ve tasarruf

analizi

Kaçak tespiti uygulamaları

Endüstriyel gaz ölçüm

4…20 mA

Analog

çıkış

RS485

(Modbus RTU)

Konfigürasyon

12…24 VDC – Geniş

besleme aralığı

2. milyon

data kayıt

hafızası

3.satırlı dijital

gösterge

paneli

USB/

Konnektör

çıkış arayüzü

Makalede bahsi geçen tüm debimetre ile ilgili

detaylı bilgiye www.yigittaslar.com'dan ulaşabilirsiniz.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 63


››

MAKALE AIR WORLD KISA HABERLER

Özen Kompresör’ün Güçlü

Temsilcisi, Genişleyen

Ürün Gamıyla Yeni

Lokasyonunda.

Mentis, Yeni Merkezine Taşındı

Azot ve Oksijen Jeneratör çözümleri alanında

Özen Kompresör’ün stratejik gücünü sahaya taşıyan

Mentis, büyüme vizyonu doğrultusunda yeni merkezine

taşındı. Bu taşınma, yalnızca fiziksel bir değişiklik değil;

aynı zamanda Mentis’in genişleyen ürün portföyü,

mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik odaklı

yaklaşımıyla geleceğe yapılan güçlü bir yatırımdır.

Mentis, yeni lokasyonunda aşağıdaki ürün ve

çözümleriyle sektöre değer katmaya devam ediyor:

• Oksijen ve Azot jeneratörleri,

• Kimyasal Kurutucular

• Aktif Karbon Kuleleri,

HCS Mühendislik’te

Hedef KOMSAD Üyeliği

Basınçlı Kap İmalatında kısa zamanda ciddi ivme

kazanan HCS Mühendislik firması yaptığı yatırımlar ve

aldığı kalite belgeleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi

başardı. Firma daha önce 300 m 2 lik imalat alanından

600 m 2 lik alana çıkmıştı. Hedefi KOMSAD üyeliği olarak

açıklayan firma yeni yatırımlarla önce robot kaynak

makinalarını bünyesine katmış ve Ankara İvedik’te yeni

1000 m 2 lik fabrika alanına taşınarak adım adıma hedefe

doğru gittiğini gösterdi. Firma metalik malzemelerin

ergitme kaynağı için kalite şartlarını yerine getirerek EN

ISO 3834-2 belgesini de aldı. Firma ISO 9001-2015,ISO

14001-2015, ISO 45001-2018 Kalite Yönetim Sistemleri

Belgelerini almış, EN 13445 direktiflerine göre testleri

yapacak test merkezini de kendi bünyesinde kurdu. Firma

Genel Müdürü Çağatay Sönmez, “Sektör liderlerinin

buluşma alanı ve sektörün sesi ve derneği olan KOMSAD

• Balık çiftlikleri, hastaneler, metal kesim ve kimyasal

prosesler gibi özel uygulamalara yönelik sistemler,

• Anahtar teslim mühendislik projeleri ve proses

optimizasyon hizmetleri.

Yeni merkez, Ar-Ge, tasarım, üretim ve satış sonrası

destek ekiplerinin daha entegre çalışabileceği şekilde

tasarlandı. Bu sayede üretim kapasitesini 3 kat arttıran

Mentis, hem yerel hem de uluslararası pazarlarda daha

çevik ve etkili çözümler sunabilecek.

Özen Kompresör’ün iştiraki olarak faaliyet gösteren

Mentis, yeni adresinde de “Etkin ve Güvenilir

Çözümler” sunmaya devam edecek.

derneğine üyelik başvurusu yapmayı planlıyoruz. Fakat

öncesinde derneğin istediği eksiklerimizi gördük ve

hızla gidermek için çalışıyoruz. KOMSAD üyeliği için

gerekli belgeleri tamamlamaya devam ediyoruz. İlk

etapta gerek çalışanların sağlıklı bir ortamda çalışması,

gerek ise makine yatırımlarımız nedeniyle üretim

alanımızı değiştirdik. Hedefimiz kaliteli imalat ve sektör

lideri firmalar ile ülkemizin basınçlı kap sanayisinde

standartlara uygun imalat yapmak. KOMSAD’ın verdiği

mücadele bizler için hayati öneme sahip ve önemsiyoruz.

Bu hedefimiz için süreç uzun sürse de biz hazırlıklarımızı

eksiksiz yapmak için çalışıyoruz” dedi.

64 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025




››

KISA HABERLER

AIR WORLD MAKALE

KOMSAD’dan Milli Eğitim Bakanlığı’na Açık Çağrı:

Basınçlı Hava Teknisyenliği Bölümü

Meslek Liselerinde Açılmalıdır!

Türkiye sanayisinin lokomotif sektörlerinden biri olan basınçlı hava

sistemleri, üretimden enerjiye, gıdadan otomotive kadar onlarca

kritik sektörde kullanılmakta. Yerli üretimle hem iç piyasada hem

de ihracatta ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Ancak

sektörümüz bugün, artan üretim kapasitesine rağmen nitelikli insan

kaynağı bulamama kriziyle karşı karşıyadır.

Kompresör,

Vakum ve Basınçlı

Gaz Ekipmanları

Derneği

(KOMSAD) Genel

Sekreteri Murat

Alişiroğlu‘ndan

Milli Eğitim

Bakanlığı'na

önemli bir çağrı

geldi. Alişiroğlu,

yaptığı çağrıda

Meslek Liselerinde

MURAT ALIŞIROĞLU

sektör olarak

KOMSAD Genel Sekreteri

yaşadıkları ara

eleman sıkıntısı nedeniyle bölüm açılmasının

elzem olduğunu ve bakanlığın bu adımı atmasını

beklediklerini dile getirdi. Alişiroğlu, “Sektör

olarak defalarca vurguladığımız bu sorunun

çözümü, teorik değil pratiktir: Basınçlı hava

sistemleri alanında çalışacak teknisyenler, meslek

liselerinde yetiştirilmelidir. Bugün hâlâ mesleki ve

teknik anadolu liselerinde bu alana özgü bir bölüm

bulunmamaktadır. Öğrenciler genel başlıklar

altında eğitim almakta, iş hayatına yeterince hazır hale

gelememektedir.

KOMSAD olarak çağrımız nettir:

Milli Eğitim Bakanlığı, sanayi-üniversite iş birliği

modelleri kadar önemli olan sanayi-meslek lisesi

entegrasyonunu bir an önce gerçekleştirmeli. İlgili

sektör temsilcilerinin katılımıyla “Basınçlı Hava

Sistemleri Teknisyenliği” ya da “Endüstriyel Hava

Sistemleri Teknolojisi” bölümlerini açmalıdır.

Bu bölümler sayesinde;

• Gençlerimize yüksek istihdam garantili bir meslek

kazandırılacak,

• Sanayimizin teknik eleman ihtiyacı yerli insan

kaynağı ile çözülecek,

• Türkiye'nin yerli üretim gücü daha da artacaktır.

Bugün yaşanan personel açığı sadece üretimi

değil, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma hedeflerini

de tehdit eder hale gelmiştir. Bu nedenle MEB’in bu

çağrımızı stratejik öncelik olarak görmesini ve 2025–

2026 eğitim öğretim yılı için gerekli adımları atmasını

bekliyoruz” dedi. Alişiroğlu, Sanayi Bakanlığı, MAKFED

ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapacağı bir çalıştay ile

sektörün geleceğini birlikte planlamaya hazırız” dedi.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 65


››

ŞABAN YILMAZ

AR&GE Müdürü- R&D Manager

TURBO KOMPRESÖRLERDE

ŞAFT SIZDIRMAZLIĞI:

VERIMLILIĞIN

SESSIZ BEKÇISI

Yüksek hızlı şaftların çalıştığı turbo kompresörlerde, sızdırmazlık

elemanlarının doğru seçimi yalnızca enerji kayıplarını önlemekle kalmaz,

aynı zamanda sistemin güvenliği ve uzun ömürlülüğü açısından da kritik

rol oynar. Labirent keçelerin yapısı, performans kriterleri ve kaçak debi

analiz yöntemleriyle sızdırmazlık sistemlerini yakından inceliyoruz.

66 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

Endüstride üretim faaliyetlerinde basınçlı

hava kullanılmakta olup, çeşitli hatların

çalıştırılmasında yaygın olarak tercih

edilmektedir. Basınçlı hava, temiz, depolanması

güvenli, yüksek kapasitelere çıkabilen ekonomik bir

enerji türüdür. Bu sebeple, endüstrideki enerjinin

yaklaşık %20-30 ‘unu basınçlı hava kompresörleri

tüketmektedir. Özelikle yüksek kapasitede ve

sürekli üretim yapan tesislerde kullanılan turbo

kompresörlerde basınçlı havanın verimli bir şekilde

elde edilmesi çok elzemdir. Bu bağlamda yüksek hızda

çalışan şaftların sızdırmazlık elemanları kompresör

verimliliğine doğrudan etki etmektedir.

Şekil 2. Labirent Keçeler

Endüstrideki dinamik kompresör türünden biri

olan radyal turbo kompresörler de şaft sızdırmazlık

elemanı olarak genellikle labirent veya karbon keçeler

kullanılmaktadır.

Şekil 1. Kompresörlerin Sınıflandırma Şeması

Ortak bir sınırı paylaşan iki ortam arasında boşluk

olduğu sürece madde geçişi molekül boyutunda dahi

olsa engellenemez. Sızdırmazlığın amacı bu madde

geçişini kontrol altına almaktır. Şaft sızdırmazlığı

uygulamalarında ise sızdırmazlık elemanı, yağlayıcının

ya da basınçlı akışkanın sistem içerisinden sızmasına

engel olacak ya da bunu kontrol altına alacak

elemandır.

Labirent Keçeler

Labirent keçeler, temas etmeyen, dolayısıyla

sürtünmesiz çalışan sızdırmazlık elemanlarıdır. Mil

etrafında yer alan çoklu çıkıntı ve girintiler sayesinde

gazın geçişi zorlaştırılır. Bu yapılar, sızıntı gazı geri

döndürerek veya yavaşlatarak sistemden kaçmasını

engeller. Dişlerin dizilim şekli, geometrik özellikleri

gibi parametreler uygulama alanına göre farklılık

gösterebilmektedir. Şekil 3 ’de de tipik bir labirent keçe

örneği ve akım çizgileri gösterilmiştir.

Şekil 3. Labirent keçe akış şematiği ve akım çizgileri

Akım çizgileri gösterilen bir labirent keçe örneğinde

görülebileceği üzere, akış yüksek basınç bölgesinden

düşük basınç bölgesine doğru ilerlemektedir. Burada

akışı meydana getiren sürücü kuvvet, keçenin iki yüzeyi

arasındaki basınç farkıdır. Ardı sıra dizilen labirent

keçe dişleri, seri bağlanmış ani daralma ve genişleme

kayıpları olarak düşünülebilir. Akışkan yüksek basınç

bölgesinden harekete başlayınca, diş üstü ile stator

bölgesi arasında kalan açıklıkta daralan bir alana

girer ve bu alandan sonra tekrar genişleyerek çıkar.

Hızlanmadan dolayı diş çıkışında akışta türbülans

artar ve iki diş arasında kopmalar meydana gelir. Bu

kopmalar sonucunda oluşan sirkülasyonlar akışkanın

enerjisini kaybetmesine sebep olur. Her kademe de

benzer bir fizikle ilerleyen akışkan, çıkışta basıncını

azaltır ve sızdırmazlık havası kontrol edilir.

Labirent keçelerin diş konfigürasyonları farklılık

gösterebilmektedir. Şekil 4 ‘de görüleceği üzere şu

şekilde sınıflandırma yapmak mümkündür.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 67


››

MAKALE

n Düz Dişli Labirent Keçe

n Açılı Dişli Düz Labirent Keçe

n Karşılıklı Dişli Labirent Keçe

n Eğimli Labirent Keçe

n Kilitli Labirent Keçe

n Aşındırılabilir Labirent Keçe

Şekil 5. Keçe Geometrik Parametreleri

Labirent keçeler, kaçak debi kontrolünde iyi

olmalarına rağmen dinamik değişimlere kalıcı

deformasyondan dolayı iyi cevap verememekte ve

turbo makinada sızdırmazlık artışına yol açmaktadır.

Buna rağmen, labirent keçeler turbo makinalarda uzun

yıllardır kullanılmaktadır ve güvenilirlik-sağlamlık olarak

kendilerini ispatlamışlardır. Bu sebeple neredeyse tüm

turbo makina uygulamalarında kullanılmaktadır.

Şekil 4. Labirent keçe tipleri

Şekil 5 ’de bir labirent keçe performansını belirleyen

geometrik parametreler gösterilmiştir. Görüleceği üzere

birçok geometrik parametrenin birlikte düşünülüp, en

iyi sızdırmazlık performansı sağlayacak geometrinin

çıkarılması için birçok çalışma yapılmıştır. Örneğin, dişler

arasında mesafenin artırılması, odacık büyüklüğünü

ve sirkülasyon alanını artıracaktır. Bu sebeple daha iyi

sızdırmazlık performansı elde edilecektir.

Labirent Keçe Kaçak Debi Belirleme Yöntemleri

Labirent keçelerde kaçak debi belirlenmesinde kullanılan

yöntemler genel olarak üç grupta toplanabilir. Bunlar;

1) Deneysel yöntem ile kaçak debi belirleme

2) Analitik yöntem ile kaçak debi belirleme

3) Sayısal (HAD analizi) yöntem ile kaçak debi belirleme

Bu üç yöntem de labirent keçe kaçak debi

belirlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

SONUÇ

Teorik olarak, kompresörlerde her türlü şaft contası

kullanılabilir. Labirent contalar, yüzer karbon keçeler

basınca ve işlem gazına bağlı olarak en yaygın olanlardır.

Labirent contalar, özellikle sağlamlığın düşük sızıntıdan

daha önemli olduğu durumlarda birçok düşük basınçlı hava

kompresörü için kullanılır. Normalde metalden, çoğunlukla

alüminyumdan yapılırlar. Ancak daha yüksek korozyon

direnci veya daha iyi sürtünme davranışı için termoplastikler

kullanılabilir. Özel labirent diş tasarımıyla, daha iyi sızıntı

performansı için daha küçük boşluklar elde edilebilir.

REFERANSLAR

M.S. Sertçakan, 2017, Gaz Türbinli Motorlarda Kullanılan Labirent

Keçelerdeki Aşınmış Diş Geometrisinin Sızdırmazlık Performansına

Etkisinin HAD Analizi ile İncelenmesi

U.Yalçın, 2020, Düz labirent keçelerde oyuk oluşumunun

sızdırmazlık performansına etkisi

Aaron M. Rimpel, ... Kolja Metz, in Compression Machinery for

Oil and Gas, 2019

68 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

Her ölçümde üstün performans

ETRANS-P Serisi Basınç Transmitterleri & Bilge Pro Datalogger

BASINCI ÖLÇÜN VERİYİ YÖNETİN

Enelsan, basınç transmitterleri ile kompresör, kurutucu, blower, vakum sistemleri, oksijen, azot, hidrojen jeneratörleri gibi

kritik endüstriyel uygulamalarda güvenli ve verimli ölçüm çözümleri sunmaktadır. Ürünlerimiz, zorlayıcı şartlarda bile yüksek

hassasiyetle çalışarak, süreçlerinizi kesintisiz hale getirir.

Kompresörler ve Kurutucular: Hava ve gaz basınçlarını hassas bir şekilde ölçerek, ekipman verimliliğini artırır.

Blower Sistemleri: Basınç denetimi sağlar, sistem stabilitesini ve performansını optimize eder.

Vakum Sistemleri: Düşük basınç koşullarında bile yüksek doğrulukla ölçüm yapar.

Gaz Jeneratörleri (Oksijen, Azot, Hidrojen): Endüstriyel gaz üretim sistemlerinde güvenilir basınç izleme ve kontrol sağlar.

BİLGE PRO

DATALOGGER

ETRANS-P07 ETRANS-P08 ETRANS-P01 ETRANS-P02 ETRANS-DP01

ETRANS-TGMF Serisi Daldırma Tip Termal Kütle Debimetre

GAZ AKIŞINI DOĞRU ÖLÇÜN

Endüstriyel proseslerde doğru ve güvenilir ölçüm, verimli bir üretim sürecinin temel taşıdır. Enelsan Daldırma Tip Termal Kütle

Debimetreler, termal dağılım teknolojisi ile gazların kütlesel debisini doğrudan ölçerek üstün performans sunar. Hava, azot,

oksijen, hidrojen, doğalgaz ve diğer endüstriyel gazlar için mükemmel bir çözümdür.

Doğrudan kütlesel debi ölçümü – Ekstra sıcaklık ve basınç sensörüne ihtiyaç duymaz.

Geniş ölçüm aralığı – Düşük ve yüksek debilerde üstün hassasiyet sağlar.

Düşük basınç kaybı – Enerji tasarrufu ve proses verimliliği sunar.

Hareketli parça içermez – Uzun ömürlü kullanım ve düşük bakım gereksinimi sağlar.

Yüksek sıcaklık ve basınca dayanıklı – Zorlu endüstriyel ortamlarda güvenilir performans gösterir.

Kendi kendine tanılama fonksiyonu – Sensör performansını izleyerek olası sorunları önceden tespit eder.

Kompresörler, kurutucular, vakum sistemleri, oksijen & azot & hidrojen jeneratörleri, kimya, enerji, metalurji, gıda ve daha

birçok endüstriyel proses için ideal bir çözümdür.

Boru alanı tazminatı özelliği ile montaj sırasında oluşabilecek ölçüm sapmalarını otomatik olarak dengeler. Bu sayede her

ortamda yüksek hassasiyetle çalışır.

Çerkeşli OSB Mahallesi İmes 4 Bulvarı No:11 Dilovası/Kocaeli

+90 262 754 63 13 | +90 534 366 76 28

www.enelsan.com | satis@enelsan.com


››

MERT CAN

Yurtiçi Satış Uzmanı

KOMPRESÖRLERDE

KULLANILAN

KASNAKLARDA

BALANSIN

ÖNEMI

70 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

Kompresörlerde kullanılan kasnaklar, tahrik

sisteminin kritik bir parçası olup, güç iletimini

doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer

alır. Bu kasnakların balans (denge) durumu,

hem sistemin performansını hem de çalışma ömrünü

belirleyen temel faktörlerden biridir. Balanssız bir

kasnak, titreşim, enerji kaybı ve mekanik aşınmalar

gibi birçok sorunu beraberinde getirir. Bu bağlamda

balansın sağlanması, sadece ürün kalitesi değil, aynı

zamanda iş güvenliği ve işletme maliyetleri açısından

da büyük önem taşır.

Titreşimin Azaltılması

Balanssız kasnaklar dönme esnasında merkezkaç

kuvveti yaratır. Bu durum, kasnağın bağlı olduğu

ekipmanlarda yüksek seviyede titreşime neden olur.

Titreşim kaynaklı problemler, kompresör gövdesinde

çatlaklara, bağlantı elemanlarının gevşemesine ve

uzun vadede sistem stabilitesinin bozulmasına yol açar.

Doğru balanslanmış bir kasnak, bu tür risklerin önüne

geçilmesini sağlar.

Rulman ve Mil Ömrü

Kasnaktaki balanssızlık, rulman ve mil gibi döner

ekipmanlara düzensiz ve ani yükler bindirir. Bu yükler

zamanla rulmanların aşırı ısınmasına, yatak yüzeylerinde

deformasyona ve millerde eğilme gibi kalıcı hasarlara

neden olabilir. Dolayısıyla, balans kontrolü, bu kritik

parçaların ömrünü doğrudan etkileyen bir bakım

kalemidir.

Enerji Verimliliği

Balanslı çalışan bir kasnak, dönme direncini

minimize eder. Bu durum, enerji tüketimini düşürerek

kompresörün daha verimli çalışmasına katkıda bulunur.

Aynı zamanda motorun gereksiz yere zorlanmasının

da önüne geçilmiş olur. Enerji verimliliği, özellikle

endüstriyel ölçekte çalışan tesislerde ciddi maliyet

avantajları sunar.

Bakım Maliyetlerinin Azaltılması

Balanssızlıktan kaynaklanan titreşim ve aşınmalar,

bakım aralıklarının sıklaşmasına ve daha fazla parça

değişimine neden olur. Bu da işletme maliyetlerini

artırır. Oysa ki balansı düzgün alınmış bir kasnak,

sistemdeki diğer komponentlerin de ömrünü uzatarak

bakım maliyetlerini minimize eder.

Performans ve Güvenlik

Kompresör gibi yüksek devirle çalışan makinelerde

balanssızlık, sadece verimliliği değil, aynı zamanda

iş güvenliğini de tehlikeye atabilir. Dengesiz dönme

hareketi zamanla kasnakların yerinden çıkmasına veya

kırılmasına sebep olabilir. Bu da operatör güvenliği

açısından ciddi riskler doğurur. Bu nedenle balans

kontrolü, sadece teknik bir zorunluluk değil, aynı zamanda

yasal iş güvenliği kurallarına uyumun da bir parçasıdır.

MAKALE

Balans Uygulamaları

Ünsal Makina olarak kasnak üretim ve montaj

süreçlerinde yüksek hassasiyetle çalışılmaktadır. Bu

doğrultuda, balans işlemleri Alman menşeli Schenck

marka balans makinesi ile gerçekleştirilmekte olup, her

ürün tek tek test edilerek hassas tolerans aralıklarında

onaylanmaktadır. Sahip olduğumuz bu ileri teknoloji

ve kalite kontrol anlayışı sayesinde; müşterilerimize

güvenli, titreşimsiz ve uzun ömürlü ürünler sunmayı

taahhüt ediyoruz. Balans sürecine verdiğimiz önem,

üretimimizin temel taşı olarak konumlanmaktadır.

Sonuç

Kasnaklarda balans, kompresör sistemlerinin

performansını ve güvenliğini doğrudan etkileyen

kritik bir unsurdur. Rulman ömründen enerji

verimliliğine, bakım maliyetlerinden operatör

güvenliğine kadar birçok alanda etkili olan bu

konu, endüstriyel işletmelerin vazgeçilmez kalite

kriterlerinden biridir.

Kaynakça

1. Balancing of Rotating Masses, Schenck RoTec GmbH Teknik

Yayını.

2. ISO 1940-1: Mechanical Vibration – Balance Quality

Requirements for Rotors.

3. Eker, İ. (2018). Makine Elemanları. Nobel Yayınları.

4. Ünsal Makina İç Kalite Prosedürleri ve Balans Test Raporları

(2024).

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 71


››

MAKALE


››


››

YASİN KARAMEHMETOĞLU

Şirket Müdürü

KONTEYNER YAĞMURUNA KARŞI

ENDÜSTRIYEL GÜVENCE

Denizaşırı taşımacılıkta sıcaklık farklarından kaynaklanan yoğunlaşma, ürünler

için büyük risk oluşturur. Yüksek adsorbsiyon kapasiteli kurutucular, konteyner

içindeki nemi sürekli kontrol altında tutarak pas, küf, ambalaj deformasyonu

gibi sorunların önüne geçer ve sevkiyat güvenliğini garanti altına alır.

74 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

Modern Endüstride Nem ve Korozyon

Kontrolünde Yenilikçi Çözümler

Endüstriyel üretim ve lojistik süreçlerinde nem

ve korozyon kontrolü, ürün kalitesinin korunması ve

uzun ömürlü güvenliğin sağlanması açısından kritik

öneme sahiptir. Bu doğrultuda, sektörde yaygın olarak

kullanılan nem alıcı ve korozyon önleyici çözümler hem

teknolojik gelişmeler hem de çevresel hassasiyetler

doğrultusunda sürekli olarak yenilenmektedir.

Konteyner Yağmuru Nedir?

Denizaşırı sevkiyatlarda konteyner içerisindeki

havanın gündüz çok yükselip gece çok fazla düşmesi ile

gece ve gündüz ısı farklılığı çok fazladır. Doğal olarak

%100 rutubetli bir ortamda gerçekleşen bu değişimler

sonucu havanın taşıyamadığı nem yoğunlaşarak

konteyner içerisine bir yağmur gibi yağar.

Çözümü Nedir?

Rutubetin yoğunlaşması öncesinde havada kondens

olma ihtimali olan su buharını yüksek kapasiteli ve uzun

dönemli çalışan adsorbanlar ile çekmek gerekmektedir.

Cont-Pack ürünümüz bu zorlu sevkiyat koşullarında

en ideal kuruluğu sağlamaya ve kesintisiz çalışmaya

yönelik tasarlanmıştır.

Havanın Taşıdığı Nem

Sıcaklık ve Rölatif rutubet ile havadaki nem

miktarının değişimi( g/m 3 )

50 o C den 5 o C ye soğuyan 1m 3 havadan 83 – 6.8=

76.2g su yoğunlaşacaktır

Cont-Pack PLUS %300 Konteyner Kurutucu nem alıcı

▶ Konteyner içerisinde bulunan havadan ve karton,

tahta benzeri nem içeren malzemelerden fazla suyu alarak

sıcaklık değişimlerinde konteyner yağmurunu önler

▶ Yüksek adsorbsiyon performansı ile 60–90 gün

boyunca aralıksız çalışarak sürekli kuruluk sağlar

Kendi ağırlığı kadar (%300) adsorbsiyon yapabilir

▶ Küf, koku, pas, ıslanma, kolilerin bozulması gibi

problemleri ortadan kaldırır

▶ Ürünlerinizi korumakla birlikte müşterinizde güçlü

bir güven duygusu yaratır.

Deniz aşırı sevkiyatlarda, yüksek rutubet ve gece –

gündüz arası sıcaklık farkları nedeni ile konteyner gibi

kapalı alanlarda havada bulunan rutubet yoğunlaşarak

ürünler üzerine yağmur şeklinde düşer. Bu durum gıda

ürünlerinde küflenme, metal ürünlerde paslanma,

elektronik ürünlerde kısa devre, koli gibi karton

ambalajlarda hamurlaşma, çökme gibi çok sayıda geri

dönüşü olmayan zararlara yol açmaktadır. Nemin neden

olduğu bu zararları önlemek için havadaki su buharının

yolculuk boyunca sürekli olarak tutulması gerekmektedir.

Cont – Pack Plus, özellikle uzun süreli deniz aşırı

sevkiyatlarda 60–80 gün boyunca sürekli çalışarak su

buharını adsorbe eder ve rutubetin ürünler üzerinde

kondense olmasını engeller.

Cont Pack Plus Özel formülasyonu ve güvenli

ambalajları sayesinde %300’ün üzerinde nem alma

kapasitesi ile havadaki nemi etkili bir şekilde bünyesine

alır ve jelleştirir.

RUTUBET ADSORBSİYON PERFORMANSI

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 75


››

RÖPORTAJ

MAKALE

ERTAN SÖYLEMEZ

"Bir Gün" Diye

Başlayan Miras

Bir masayla başladı, bir ekole dönüştü.

Ertan Söylemez’in bıraktığı izleri, Enelsan

A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet

Gökgöl’ün anlatımıyla saygıyla anıyoruz.

›› MURAT ALİŞİROĞLU

Air World Türkiye Dergisi

Genel Yayın Yönetmeni

76 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

RÖPORTAJ

Her sektörde iz bırakan, yolu açan ve arkasında

sadece başarı değil; bir duruş, bir vizyon

bırakan insanlar vardır. Ertan Söylemez, Türk

mühendisliğinin bu öncülerinden biriydi.

Onun için mühendislik yalnızca teknik değil; bir ülkeye

inançla hizmet etmenin yoluydu. Enelsan’ın temellerini

imkânsızlıklar içinde atan, yerli üretimin kutsallığına

inanan bu öncü ismi, en yakın yol arkadaşlarından biri

olan Enelsan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed

Gökgöl ile konuştuk.

Bu röportaj, sadece bir yaşam öyküsünü değil, aynı

zamanda yerli sanayinin nasıl bir ruha yaslandığını da

anlatıyor.

n Sayın Gökgöl, Ertan Söylemez sadece bir

mühendis değil, aynı zamanda bir vizyonerdi. Sizce

onu bu kadar özel kılan neydi?

Ertan Bey’i tanımak bir ayrıcalıktı. O, sadece teknik

bilgisiyle değil; karakteri, emeğe olan saygısı ve insan

yetiştirme konusundaki kararlılığıyla da öncüydü. Her

zaman şunu söylerdi: “Mühendislik yalnızca hesap kitap

değil; bir ülkenin kaderini değiştirme işidir.” O bu sözü

yaşamıyla somutlaştırdı. Bizlere sadece bir şirket değil,

bir bakış açısı bıraktı.

ERTAN

SÖYLEMEZ

MUHAMMED

GÖKGÖL

Enelsan A.Ş. Yönetim

Kurulu Başkanı

n Enelsan’ın kuruluş sürecine dair ondan

dinlediğiniz ve hiç unutamadığınız bir anısı var mıydı?

Çok var ama bir tanesini hiç unutmam. Bir gün şöyle

demişti: “1976’da şirketi kurarken cebimde fazla bir

şey yoktu ama aklımda çok şey vardı.” Fabrikanın ilk

üretim masasını kendi elleriyle yapmış. Bu masayı hâlâ

ofisimizde saklıyoruz. Onun için sembol niteliğinde.

Çünkü o masa, imkânsızlıklar içinde üretilen ilk

ürünlerin tanığı.

n Ertan Bey’in mühendislik anlayışı Enelsan’ı nasıl

şekillendirdi?

Yerliyi önceledi. Her ithal edilen ürünü, “Biz neden

yapamıyoruz?” diye sorgulardı. Basınç, sıcaklık, debi

gibi ölçüm ekipmanlarında yerli üretim vizyonu onunla

başladı. Enelsan’ın bir fabrika değil, bir okul gibi olması

da onun eseridir. Bugün sektörde önemli görevlerde

olan pek çok mühendis onun elinden geçti.

n “Bir gün...” diye başlayan hikâyeleri sektörde

çok meşhurdur. Siz bu anlatıları nasıl hatırlıyorsunuz?

Evet, “Bir gün…” deyince hepimiz hemen dikkat

kesilirdik. Çünkü o cümleyle başlayan her hikâye bir

mühendislik anekdotundan fazlasıydı. O anlatılar,

Türkiye’nin sanayileşme sürecinin iç yüzünü gözler

önüne seriyordu. Yeri gelir bir krizi nasıl yönettiğini,

yeri gelir eski usullerle nasıl yenilik yaptıklarını anlatırdı.

Aslında bunlar sadece geçmiş değil, bize rehberdi.

n Bugün Enelsan’ı yönetiyorsunuz. Bu mirası

taşımak nasıl bir sorumluluk?

Çok büyük bir sorumluluk. Çünkü Enelsan sadece

bir şirket değil; bir ideolojiyi, bir inancı temsil ediyor.

Ertan Bey’in bize bıraktığı en kıymetli şey; “Yerli

üretimin kutsallığı” ve “Ahlaklı mühendisliğin gücü”

oldu. Biz bu bayrağı düşürmeden taşımaya kararlıyız.

Onun ilkelerine sadık kalmak bizim asli görevimiz.

n Son olarak, Ertan Söylemez’i tek bir cümleyle

nasıl tanımlarsınız?

O bir mühendis değil, bir dönemdi. Gitti ama

fikirleri hâlâ bizimle yaşıyor. Ve biz o fikirlerin izinde, her

sabah işe onun adıyla başlıyoruz.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 77


››

TUNA CAN İŞCAN

Satış & Proje Enerji Yöneticisi

BASINÇLI HAVA

SİSTEMLERİNDE

*

AŞIRI MÜHENDİSLİK

*OVERENGINEERING

Olması gerekenden fazla emniyet payı ile büyük düşünmek

verimsiz enerji tüketimine sebep oluyor olabilir mi?

Endüstriyel tesislerde basınçlı hava sistemleri

projelendirilirken sıkça karşılaşılan bir yaklaşım vardır: “Büyük

olsun, ileride sıkıntı yaşamayalım.” Bu düşünce tarzı, ilk bakışta

güvenli ve öngörülü gibi görünse de; uzun vadede enerji

verimliliğini baltalayan, işletme maliyetlerini artıran ve sistemin

sürdürülebilirliğini zedeleyen ciddi bir mühendislik sorunu olan

aşırı mühendislik (overengineering) olgusunu doğurur.

78 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

Basınçlı hava sistemlerinde aşırı mühendislik,

çoğu zaman fark edilmeden yıllarca işletme

maliyetlerine zarar verir. Peki nedir bu “fazlalıklar”

ve işletmelere gerçekten neye mal olur?

Overengineering Nedir? Neden Olur?

Overengineering, bir sistemin gerçek ihtiyaçlarının

ötesinde, gereksiz yere fazla güçlü, büyük veya

karmaşık olarak tasarlanmasıdır. Basınçlı hava

sistemlerinde genellikle şu şekilde karşımıza çıkar:

* Olması gerekenden fazla kapasiteli seçilmiş

kompresörler.

* Olması gerekenden yüksek basınçta seçilmiş

kompresörler.

* İhtiyacın üzerinde kurutucu ve filtre

kombinasyonları.

* Abartılmış borulama çapları ve sistem karmaşıklığı.

Bunun nedenleri ise teknik olmaktan çok

psikolojiktir:

“Bir daha uğraşmayalım” mantığı

Tesisin gelecekte büyüyeceği varsayımı

Mühendislik verisi olmadan karar verilmesi

Ticari kaygılar: Basınçlı hava ekipman ve komponent

satıcılarının daha büyük sistemleri pazarlaması

Ölçüm ve analiz yapılmadan “hissedilen” yük

üzerinden sistem seçimi.

Sahada sıkça karşılaşılan birkaç tipik aşırı

mühendislik örneği:

Ö1: 160 kW’lık kompresörün %25 yükte

çalışması: Gereksiz yere fazla elektrik faturası, düşük

verimlilik ve kompresörün erken yıpranması.

MAKALE

Ö2: Son noktada max 6 bar ihtiyaç varken, 10 veya

13 barlık kompresör seçilmesi ile 1 veya 2 model büyük

kw kompresör seçimine ve yüksek enerji tüketimine

sebep olur.

Resim 2. 10 bar vs 7 bar ➝ %21 fark

Ö3: Aynı özellikte filtrelerin seri olarak kullanımı:

Basınç düşüşü artar, kompresör daha fazla enerji harcar.

Resim 3. Seri bağlanmış filtreler ve hassasiyet

Resim 1. 160 kw vs 55 kw kompresör

Ö4: Daha iyi kurutma olacağı düşünülerek seri

olarak kullanılan gazlı kurutucular: Basınç düşüşü

artar ve kompresör daha fazla enerji harcar, ayrıca

mükerrer kurutmadan dolayı enerji tüketimi artar.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 79


››

MAKALE

Resim 4. Seri bağlanmış kurutucular

Ö5: Kapasite tayini yapılmadan kullanılan lokal

kimyasal hava kurutucularında, olması gerekenden

daha büyük kapasiteli kurutucu seçiminden dolayı,

daha fazla purge havası tüketimi ve daha fazla enerji

tüketimi oluşur.

Resim 5. Ölçülmeden kullanılan kimyasal kurutucu

Ö6: Fazla büyük ve karmaşık borulama: Gereksiz

montaj maliyeti ve yer işgali, bakım zorluğu.

Resim 6. Basit Sistem vs Karmaşık Sistem

Bu Fazlalıkların Maliyeti Nedir?

Enerji Maliyeti:

Bir kompresörün %25 yükte sürekli çalışması, kWh

başına ürettiği hava maliyetini neredeyse 1,3~1,5

katına çıkarır. Üstelik gereksiz yere çalışan büyük

kompresör, bakım süresini (işçilik maliyeti) ve yedek

parça maliyetini de artırır.

Yatırım ve İşletme Maliyeti:

Büyük sistem = büyük yatırım. Ancak ihtiyaç duyulmayan

kapasiteye harcanan her lira, aslında sistemin geri ödeme

süresini uzatır. Büyük kompresör, ekstra ve büyük kurutucu,

filtreler ➝ daha pahalı bakım / daha pahalı yatırım maliyeti.

Verim Kaybı

Verimlilik yalnızca cihaz seçimiyle değil, ihtiyaca

uygunlukla ilgilidir. Aşırı kapasiteli bir sistem mutlaka

düşük verimle çalışır ve elektrik faturasını arttırır.

Çözüm nedir? İhtiyaca Göre Tasarım

1. Gerçek Debi ve Basınç İhtiyacını Ölçün:

Debimetre, basınç sensörü, yük profili analizörü kullanarak

en az 1 hafta sistem ölçümü yapılmalı ve analiz edilmelidir.

2. Modüler Sistem Tasarımı:

Birkaç küçük kompresörden oluşan esnek bir yapı

kurulmasında fayda var. İnvertörlü (değişken devirli) kompresör

tercihleri (kapasite ve adet bazında) de oldukça önemlidir.

Kaç kompresör olursa olsun, sistemde 1 adet

invertörlü kompresör olması yeterlidir.

Ayrıca invertörlü kompresör kapasitesi, sabit devirli

kompresör kapasitesine göre bir model üstte seçilmelidir.

Kompresör kapasiteleri küçülterek bölmeli çözüm

oluşturulması ile yedek kompresör kapasitesi de azalır,

%100 yedekli sistem için yatırım maliyeti azalmış olur.

3. Büyüme Tahminlerine Abartılı Emniyet Payı

Eklemeyin:

Gelecekteki büyüme ihtimali için “yedekleme” mantıklı

olabilir, ancak mevcut sistem buna göre kurulmamalıdır.

Bölmeli çözüm sistemi kurulursa; gerçekleşen kısmi

büyümelerde daha düşük yatırım maliyeti ile gereken

kompresör kapasitesi sağlanmış olacaktır.

4. Profesyonel Danışmanlık Alın:

Mühendislik firmaları tarafından yapılan profesyonel

analizler ve etütler, gereksiz yatırımı önler.

Sonuç: Verimlilik Mühendisliğin Kalbidir

“Aşırı Mühendislik”, sadece yatırım fazlası değil, enerji

ve zaman israfı demektir. Bugün enerji verimliliği artık

sadece çevreci bir hedef değil, ekonomik sürdürülebilirliğin

temelidir. Tasarım aşamasında yapılan küçük iyileştirmeler,

yıllar boyu sürecek büyük kazançlar sağlar.

Unutmayalım; mühendisliğin özü, optimum

çözümleri bulmak ve uygulamaktır. “Fazlası zarar” sözü,

özellikle basınçlı hava sistemleri için fazlasıyla geçerlidir.

80 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


Zaman sizin için değerliyse,

her dakikasını

yüksek verimli kullanın!

Firmamız

Üyesidir

YILDIRIM KOMPRESÖR SAN. TİC. A.Ş.

İstasyon Mahallesi, Güney Yan Yol Caddesi No:82 Gebze / KOCAELİ

Tel: (0262) 641 22 21

www.yildirimcompressor.com


Daha az enerji

Maksimum

Performans

Firmamız

Üyesidir

YILDIRIM KOMPRESÖR SAN. TİC. A.Ş.

İstasyon Mahallesi, Güney Yan Yol Caddesi No:82 Gebze / KOCAELİ

Tel: (0262) 641 22 21

www.yildirimcompressor.com


KISA HABERLER AIR WORLD

Parker, Filtrasyon Grubu Başkanlığına

MATT JACOBSON’I ATADI

Hareket ve kontrol

teknolojilerinde dünya

lideri olan Parker Hannifin

Corporation, Başkan

Yardımcısı ve Filtrasyon Grubu

Başkanı Robert W. Malone’un 31

Ağustos 2025 itibarıyla emekli

olacağını duyurdu. Malone, Parker’da

geçirdiği 12 yıl boyunca önemli

katkılarda bulundu ve Filtrasyon

Grubu’nu güçlü bir büyüme

döneminde yönetti.

Parker Yönetim Kurulu, 1 Temmuz

2025'ten itibaren Malone'un yerine,

şu anda Hareket Sistemleri Grubu

Operasyon Başkan Yardımcısı olan

Matthew A. Jacobson'ı Başkan

Yardımcısı ve Filtrasyon Grubu

Başkanı olarak seçti.

Malone, 2014 yılında Başkan

Yardımcısı seçildi. 2013 yılında

Parker'a Filtrasyon Grubu Operasyon

Başkan Yardımcısı olarak katıldı. Daha

önce, filtrasyon sektöründe çeşitli

yöneticilik görevlerinde ise 15 yıl

geçirdi. Parker'ın Filtrasyon Grubunu

önemli bir büyüme ve dönüşüm

döneminde yönetti ve grubun

performansını optimize etmek için

The Win Strategy'nin güçlü bir

savunucusuydu. Ayrıca, 2017'de satın

alınan ve o zamanlar

Parker'ın en büyük satın

alımı olan ve Filtrasyon

Grubunun boyutunu iki

katına çıkaran CLARCOR'un başarılı

bir şekilde entegre edilmesine

öncülük etti. Malone, sorumlulukların

sorunsuz bir şekilde devredilmesini

sağlamak için 1 Temmuz 2025'ten

emeklilik tarihine kadar Parker Başkan

Yardımcısı olarak görev yapmaya

devam edecek.

Parker Yönetim Kurulu ve İcra

Kurulu Başkanı Jenny Parmentier,

“Rob'a Parker'ın başarısına uzun yıllar

boyunca yaptığı önemli katkılardan

dolayı teşekkür ediyor ve seçkin

kariyeri için tebriklerimi sunuyorum,”

dedi. “Rob, Parker'ı bu önemli

büyüme pazarında küresel bir lider

olarak sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Sağlam halefiyet planlama sürecimiz,

Matt gibi olağanüstü liderleri

belirlememize ve geliştirmemize,

böylece daha yüksek liderlik rollerine

sorunsuz bir şekilde adım atmamıza

ve grubun başarısının devam etmesini

sağlamamıza olanak tanıyor. Matt'in

Parker'da operasyonel bir lider olarak

uzun yıllara dayanan deneyimi,

Rob'un kurduğu güçlü temel üzerine

inşa etmesine olanak tanıyacak”dedi.

Avrupa Basınçlı

Ekipmanlar

Sertifikasını

Aldı

Enelsan, Avrupa Birliği’nin

basınç altında çalışan

ekipmanlar için zorunlu tuttuğu

en önemli kalite belgelerinden

biri olan PED 2014/68/EU

sertifikasını almaya hak kazandı.

Bu sertifika, Enelsan’ın

Ar-Ge’den üretime kadar tüm

süreçlerinde yüksek kalite ve

güvenlik standartlarını başarıyla

uyguladığını belgeliyor.

Böylece şirket, basınçlı

ürünlerinin Avrupa güvenlik

mevzuatına tam uyum içinde

olduğunu resmiyete dökerken,

Avrupa pazarındaki büyüme

hedefleri için de kritik bir eşiği

aşmış oldu.

Enelsan yetkilileri, “Bu

belge, uluslararası pazarlarda

rekabet gücümüzü artırmanın

yanı sıra müşterilerimize de

güven veriyor” ifadelerini

kullandı.

Atlas Copco

İsveçli Kompresör

Distribütörünü Satın Aldı

İsveçli bir kompresör ve güç ekipmanı distribütörü

olan Itsab AB, Atlas Copco Group'un bir parçası

olacak. 1985 yılında kurulan Itsab'ın merkezi Luleå'da

olup İsveç'in Gällivare ve Kiruna kentinde iki ek şubesi

daha bulunmakta. Şirket, madencilik, inşaat ve genel

endüstrideki müşterilere basınçlı hava, nitrojen, oksijen,

vakum, yedek güç, pompalar, boru sistemleri ve

kiralama çözümleri sağlamak için ekipman satıyor ve

servis hizmeti veriyor.

Şirketin 21 çalışanı, satın almanın bir parçası olarak

Atlas Copco Group'a katılacak. Itsab, Atlas Copco'nun

Kompresör Tekniği ve Güç Tekniği İş Alanları

içindeki servis bölümlerinin bir parçası haline geliyor.

Anlaşmanın 2025'in üçüncü çeyreğinde sağlanması

bekleniyor.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 81


››

HÜSEYİN ÇELİK

Ürün Geliştirme Müdürü

GÜLDEN SAKA

Pazarlama Takım Lideri

F-GAZLARIN

SINIRLANDIĞI

YENI DÖNEM:

SEKTÖR NASIL

DÖNÜŞÜYOR?

Yüksek küresel

ısınma potansiyeline

sahip F gazları,

endüstride yaygın

kullanım alanlarına

rağmen iklim

değişikliğiyle

mücadelede ciddi bir

risk oluşturmaktadır.

Avrupa ve

Amerika’da

yürürlüğe giren

düzenlemelerle florlu

gazların kullanımı

kısıtlanmakta; çevre

dostu alternatifler

ve düşük GWP’li

yeni nesil soğutucu

akışkanlar öne

çıkmaktadır.

82 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

F

gazları (Florlu gazlar), flor elementi içeren ve

genellikle sanayide yoğun olarak kullanılan

endüstriyel gazlardır. Bu gazlar; soğutma,

iklimlendirme, alev geciktirici maddeler, tıbbi

uygulamalar, elektronik cihazlar ve otomotiv sanayisi

gibi birçok alanda yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Ayrıca, soğutmalı tip basınçlı hava kurutucuları ve su

soğutma sistemlerinde de florlu sera gazları yoğun

olarak kullanılmaktadır.

Ancak F gazları, atmosferde güçlü sera gazları

olarak bilinir ve küresel ısınma potansiyelleri (GWP

- Global Warming Potential) oldukça yüksektir.

Florlu gazlar için dikkate alınan iki temel çevresel

etki göstergesi GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) ve

ODP (Ozone Depleting Potential - Ozon Tüketme

Potansiyeli) değerleridir. Regülasyonlar sayesinde

ODP değerleri büyük ölçüde düşürülmüş olup,

günümüzde odak noktası GWP değerlerinin de sıfıra

yakın seviyelere indirilmesidir.

Florlü Gazların Kullanımı Neden Kısıtlanıyor?

Hepimizin bildiği üzere gezegenimiz her gün biraz

daha ısınıyor, buzullar eriyor, kuraklık ve ısının şiddeti

artıyor. İklim değişikliğinin etkileri, dünya çapında daha

fazla afet ve ekosistemlerdeki bozulmalarla kendini

gösteriyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri sera

gazlarının artan salınımıdır. Bu sera gazlarının arasında F

gazlar (Florlu gazlar) da önemli bir yer tutmaktadır.

F gazlar, özellikle soğutma ve iklimlendirme

sistemlerinde, bazı endüstriyel süreçlerde ve elektronik

cihazlarda yaygın olarak kullanılan, fakat son derece

güçlü küresel ısınma potansiyeline sahip gazlardır.

F gazlar, diğer sera gazlarına kıyasla atmosferde

çok daha uzun süre kalabildiği için çevresel yıkıma

sebep olma potansiyelleri daha yüksektir. Bu yüzden

birçok ülke florlü gazların kullanımını sınırlamak için

düzenlemeler yapmaktadır.

Küresel Ölçekte F-Gaz Düzenlemeleri Nelerdir?

F gazlarının salınımının kontrol altına alınması,

iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir adımdır.

Birçok ülke, bu gazların kullanımını sınırlamak için

çeşitli düzenlemeler getirmiştir. Özellikle Avrupa Birliği

ve Amerika Birleşik Devletleri, F gazlarının üretimi

ve tüketimini azaltmaya yönelik yasal düzenlemeler

hazırlamış ve alternatif, daha çevre dostu soğutucu

akışkanların kullanımını teşvik etmeye başlamıştır.

Küresel ölçekte, F gazlarının kullanımının

sınırlanması için Montreal Protokolü ve Paris İklim

Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalar devreye girmiştir.

Bu anlaşmalar, ülkelerin F gaz kullanımını azaltmalarını

teşvik eder ve daha çevre dostu gazların kullanımını

teşvik edici uygulamalar hayata geçirir.

Avrupa’da F-Gaz Düzenlemeleri

Avrupa, F gazlarının kullanımını sınırlandırmak

için 2014 yılında Florlu Gazlar Yönetmeliği’ni

yürürlüğe koymuştur. Bu düzenleme, F gazlarının

kullanımını 2030 yılına kadar %79 oranında

azaltmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, Avrupa'da

yüksek küresel ısınma potansiyeline sahip gazların

yeni soğutma ve iklimlendirme cihazlarında

kullanılmasını yasaklamıştır. Örneğin, R407c, R404A,

R134A ve R410A gibi gazlar artık yeni cihazlarda

kullanılmamaktadır.

Amerika’da F-Gaz Düzenlemeleri

Amerika, F gazlarının kullanımını sınırlamak

amacıyla 2020'de American Innovation and

Manufacturing (AIM) Act’i kabul etmiştir. Bu yasa,

F gazlarının üretimini ve ithalatını 2035 yılına kadar

%40 oranında azaltmayı hedeflemektedir. ABD’de

bazı F gazlarının kullanımı sınırlanmış olsa da, tam

anlamıyla bir yasaklama getirilmemiştir. Bunun

yerine, bu gazların kullanımının azaltılması için çeşitli

stratejiler uygulanmaktadır.

R513A Gazı Nedir ve Neden Popüler?

Soğutmalı tip

kurutucular, chiller

sistemleri, endüstriyel

soğutma ve iklimlendirme

uygulamalarında kritik

öneme sahiptir. Bu cihazlar,

üretim hatlarında sıcaklık ve

nem kontrolünü sağlarken,

aynı zamanda ürün kalitesinin korunmasına da

yardımcı olur. Bu cihazların tamamı soğutma işlemini

gerçekleştirebilmek için bir soğutucu akışkana

ihtiyaç duyar. Günümüzde yaygın olarak kullanılan

soğutucu akışkanlar Hidroflorokarbonlar (HFC),

Perflorokarbonlar (PFC), Kükürt heksaflorür (SF6) gibi

küresel ısınma potansiyeli yüksek florlu gazlardır.

Bunlara alternatif olarak kullanılmaya başlayan

R513A gazı, HFC-134a ve HFO-1234yf gazlarının bir

karışımı olarak tasarlanmış, yeni nesil bir soğutucu

gazdır. Düşük GWP (Global Warming Potential) değeri

sayesinde eski nesil gazlara göre daha çevre dostudur.

• Düşük GWP Değeri: R513A'nın GWP değeri

631 olup, bu değer eski HFC gazlarına göre %56

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 83


››

MAKALE

daha düşüktür.

• Çevre Dostu Yapı: Düşük sera gazı emisyonlarıyla

iklim değişikliğini azaltmaya katkı sağlar.

• Eski Sistemlerle Uyumlu: R513A, mevcut

sistemlerde büyük değişiklikler yapmadan kolayca

kullanılabilir.

R513A’nın popülerliği, yalnızca düşük çevresel

etkisiyle sınırlı değildir. R513A gazının, mevcut soğutma

sistemleriyle uyumlu olması, endüstriyel soğutma

cihazları üreticileri için büyük bir avantaj sağlar. Bu

gazın kullanılması, eski sistemlerin yenilenmesine gerek

kalmadan çevre dostu bir alternatife geçiş yapılmasına

olanak tanır. Ayrıca, R513A gazı, enerji verimliliği

sağlarken, sistem performansını da artırır, böylece

işletme maliyetleri düşer. Bu özellikleri, chiller ve

kurutucu üreticileri için, daha az enerji tüketen ve çevre

dostu makineler üretmek adına büyük bir fırsat sunar.

Bu süreçte yalnızca cihaz üreticileri değil, aynı zamanda

soğutucu gaz üreticileri, kritik bileşen üreticileri

gibi tedarikçilerin de bu geçişe uygun altyapıyı

sağlayabilmeleri büyük önem taşır.

F-Gaz Regülasyonları Endüstriyel Rekabeti Nasıl Etkiler?

F-Gaz regülasyonları,

sektörde yenilikçi ve çevre

dostu teknolojilere yönelimi

teşvik etmektedir. Yeni nesil

gazları kullanmaya başlayan

şirketler, sadece yasal

düzenlemelere uymakla kalmaz,

aynı zamanda rekabet avantajı

elde eder. Tedarik ve satış ağı uluslararası boyutta

olan şirketler son yıllarda sürdürülebilir çözümler

sunan firmalar ile çalışma konusunda daha seçici

davranmaktadır.

Bu nedenle, R513A gibi yeni nesil gazlara geçiş

yapmak, hem yasal düzenlemelere hem de global

ticarete uyum sağlamak için önemli bir adımdır. Çevre

dostu teknolojilere yatırım yapan firmalar, küresel

pazarda daha fazla söz sahibi olmaya ve yenilikçi

çözümleriyle müşteri portföyünü genişletme konusunda

daha yüksek potansiyele sahip olacaktır.

F-Gaz Düzenlemeleri ve Mikropor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 15

Ekim 2024 tarihinde yayınladığı ve halen geçerli olan

“Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik” gereği, Florlu

Gaz içeren cihazları satan, servis veren ve kullanan firma ve

kişilerin birtakım yasal yükümlülükleri oluşmuştur. Özetle;

• EKOMVET (Ekipman Operatörleri Merkezi Veri

Tabanı) adındaki sisteme içinde 5 ton

CO 2

eşdeğeri veya daha fazla florlu sera gazı içeren

sabit soğutma ekipmanının operatörleri (sahipleri) olan

gerçek ve tüzel kişiler tarafından veri girişi yapılması

zorunlu hale gelmiştir.

5 ton CO 2

eşdeğeri sadece 3,5 kg. R134A gazı

içeren kurutucu ya da benzeri bir soğutma cihazıdır. Yani

3,5 kg. ve fazlası R134A gazı içeren bir kurutucunun

kaydının EKOMVET sistemine yapılması zorunludur.

• Soğutma gazı içeren cihazlara teknik servis hizmeti

sağlayan firmalar TSE tarafından verilen TS13905

Hizmet Yeterlilik Belgesine sahip olmalıdır. Bu belgeye

sahip olmayan firmalar F-Gaz içeren hava kurutucusu

gibi soğutma cihazlarına teknik servis veremezler.

• Söz konusu TS13905 Hizmet Yeterlilik Belgesine

sahip firmaların teknik personeli eğer F-Gaz içeren

kurutucu gibi cihazlara kurulum ya da müdahale

edecekse bu kişinin yetkili MYK (Mesleki Yeterlilik

Kurumu) tarafından verilen Florlu Sera Gazlı

Cihazlar Teknik Personeli (Seviye 5) Ulusal Belgesine

sahip olması gerekir. MİKROPOR, MYK olarak

sektörümüzdeki soğutma personeline Mesleki Yeterlilik

Belgesi vermeye Eylül 2025 itibarıyla başlayacaktır.

• Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi kişiler ekipman

operatörü tarafından EKOMVET sistemine bildirimi

yapılmış olan faaliyetlerin doğruluğunu kontrol ederek

uygunluğunu EKOMVET üzerinden onaylar.

• Kaydı yapılan ve 5 ton CO 2

eşdeğeri ve üzeri

miktarda (Örneğin 3,5 kg R134A) F-Gaz içeren

cihazların en az 12 ayda bir sızıntı kontrollerinin

yapılması gerekmektedir.

• Söz konusu sızıntı kontrolleri sadece Mesleki

Yeterlilik Belgesi sahibi kişiler tarafından yapılabilir.

• Yapılan sızıntı kontrolleri hakkında bilginin

EKOMVET’e girilmesi zorunludur.

• Yukarıda belirtilen şekilde EKOMVET’e kayıt ve

sızıntı kontrolü yaptırmayan kullanıcılara Çevre Şehircilik

ve İklim Değişikliği Bakanlığı 166 bin TL’den başlayan

para cezaları uygulayabilir.

• F-Gaz içeren cihazın hermetik olarak sızdırmazlığı

sağlanmış ise 5 ton CO 2

eşleniği yerine 10 ton

CO 2

eşleniği miktara (Örneğin; 7 kg. R134A)

kadar sızdırmazlık kontrolü yapılma zorunluluğu

bulunmamaktadır. Bu nedenle Mikropor 2025 yılı

başından itibaren tamamen hermetik kurutucular

üretmeye başlamıştır. Ayrıca R134A yerine daha düşük

GWP değeri olan R513A gazı kullanarak 10 ton CO 2

eşlenik değerini 16 kg.’a çıkarmıştır. Böylece 5000 m 3 /h

kapasite altında kalan tüm Mikropor hava kurutucusu

müşterilerinin rutin yıllık sızdırmazlık kontrolü

yapmasına gerek kalmamıştır.

Sınıfının en iyisi olan Mikropor ürünleri, uzun

yıllar titizlikle sürdürülen Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları

sonucunda geliştirilmiş, son derece ileri teknoloji

çözümleridir. Bu süreçte, ileri mühendislik, inovasyon

ve sürdürülebilirlik kriterlerini dikkate alarak yapılan

derinlemesine araştırmalar sayesinde, ürünlerin verimliliği

en üst düzeye çıkarılmış ve çevresel faydalar maksimize

edilmiştir. Mikropor’un ileri teknoloji ile geliştirdiği ve

F-Gaz düzenlemelerine uygun ürünleri incelemek için

www.mikropor.com web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

84 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


DEPOLAMA VE

SEVKİYAT

GÜVENLİĞİ

ÜRÜNLERİ

d a m l a k i m y a @ d a m l a k i m y a . c o m


›› HABER

HAUS, IFAT EURASIA 2025’TE

ÇEVRE TEKNOLOJILERIYLE FARK YARATTI

İstanbul’da düzenlenen IFAT EURASIA 2025 Fuarı'na 5. kez katılan HAUS, çevre dostu yüksek

teknoloji ürünleriyle dikkat çekti. İlk Milli Gemi Separatörü ve yeni nesil hava yataklı turbo blower gibi

yeniliklerle öne çıkan marka, yoğun ziyaretçi ilgisiyle fuarın en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.

Çevre teknolojileri alanında bölgenin en önemli

etkinliklerinden biri olan IFAT EURASIA 2025 İstanbul

Fuarı'nda, HAUS çevreye duyarlı ve yüksek verimlilik

sağlayan teknolojileriyle büyük beğeni topladı. İlk

gün gerçekleşen açılış töreninde fuara 5. Kez katılımı

dolayısıyla özel bir ödül de takdim edilen HAUS, yoğun

ilgi gören standında, sektör profesyonelleri, kamu

ve özel sektör temsilcileri ile yerli ve yabancı birçok

ziyaretçinin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Fuarda ilk kez tanıtımı gerçekleştirilen, HAUS’un

Ar-Ge gücünü ve milli teknoloji üretme kapasitesini

simgeleyen ilk Milli Gemi Separatörü, ziyaretçilerin

özel ilgi gösterdiği ürünlerden biri oldu. Denizcilik

sektöründe sürdürülebilirlik, sorunsuz kullanım, bakım

kolaylığı ve ileri teknoloji gereksinimlerine çözüm

sunan bu yerli üretim gemi separatörü, HAUS’un

global standartlardaki inovatif yaklaşımının en somut

örneklerinden biri olarak öne çıktı.

Çevre uygulamaları kapsamında özellikle kentsel

ve endüstriyel atık su arıtma ile içme suyu arıtma

proseslerinde yaygın biçimde kullanılan HAUS

teknolojileri, fuarda detaylı biçimde tanıtıldı. Bu

alandaki yenilikçi çözümler arasında:

• HAUS Turbo Blowerları, arıtma tesislerinin kum

tutucu, havalandırma havuzu, çamur havuzları ve

dengeleme havuzları gibi temel proseslerinde

etkin biçimde kullanılmakta. Arıtma tesislerinin

toplam elektrik tüketiminin yaklaşık %50-60’ının

blowerlar tarafından gerçekleştirildiği göz önünde

bulundurulduğunda, enerji verimliliği açısından

HAUS’un sunduğu ve geleneksel tiplere göre

%40’a varan enerji tasarruflu çözümler büyük önem

taşımaktadır. Bu teknolojiler, işletme maliyetlerini ciddi

oranda düşürme potansiyeliyle öne çıkmaktadır.

• HAUS Dekantörleri ve Vidalı Presleri ise arıtma

tesislerinin son aşaması olan çamur yoğunlaştırma

ve/veya susuzlaştırma proseslerinde kullanılırken bu

sistemler, yüksek verimlilik ve düşük bakım maliyeti

ile tesislerin verimli çalışmasına katkı sunmaktadır.

Fuarda sergilenen ve dikkat çeken ürünlerden bir diğeri

de hava yataklı turbo blower oldu. HAUS’un uzun yıllardır

başarıyla sunduğu manyetik yataklı turbo blowerlar ile

elde edilen performansın ardından, tanıtılan hava yataklı

yeni sistem, düşük enerji tüketimi ve bakım kolaylığı gibi

avantajlarıyla ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

Standın yoğun ilgi görmesi basının da dikkatini

çekerken gerçekleştirilen röportajlarda özellikle ilk milli

gemi separatörü, hava yataklı turbo blower gibi yeni

ürünlerin yanı sıra yıllardır sektörde başarısını kanıtlamış

HAUS dekantör ve vidalı preslerindeki yeniliklere değinildi.

HAUS Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Oğuz Vural,

Air World Türkiye'ye verdiği demeçte HAUS’un çevre

teknolojileri alanındaki yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve

global pazarlardaki büyüme stratejileri hakkında bilgi verdi.

Vural, HAUS’un çevre dostu, yüksek teknolojili çözümlerle

globalde lider teknoloji üreticilerinden biri olma yolunda

kararlılıkla ilerlediğini vurguladı.

IFAT EURASIA 2025, HAUS için bir kez daha

sektördeki güçlü konumunu sergileme fırsatı sundu.

HAUS, fuarın en fazla ilgi gören stantlarından biri

olarak, yüksek ziyaretçi katılımı ve olumlu geri

bildirimlerle etkinliği başarıyla tamamladı.

86 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025



MOTORLARINIZA

DEĞER KATIYORUZ!

Firmamız KOMSAD üyesidir

KOMPRESÖR MOTORLARINIZ İÇİN

OVA ENERJİ FARKIYLA ÖZGÜN

ÇÖZÜMLER, DÜNYA STANDARTLARINDA

HİZMET VE MÜKEMMEL İŞÇİLİK...


ELEKTRİK MOTORLARININ SARIM,

BAKIM VE ONARIM MERKEZİ

KESTİRİMCİ BAKIM

TEST HİZMETLERİ

n Hi-pot Surge Testi

n Dinamik Motor Testi

n Vibrasyon Ölçümü

n Balans Hizmetleri

n Termal Kamera Ölçüm Hizmetleri

n Lazerli Kaplin Kasnak Ayarı

OVA ENDÜSTRİYEL ISITMA VE SOĞUTMA END. ELEKT. ENERJİ MAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ

+90 262 754 88 99 +90 532 381 25 08 satis@ovaenerji.com.tr www.ovaenerji.com.tr

Dilovası Organize San. Bölgesi 1. Kısım Dicle Caddesi No:18 Dilovası / Kocaeli - Türkiye


››

ENES SOLAK

Makine Mühendisi

SERHAT ŞALE

Makine Mühendisi

MEHMET AY

AR-GE Uzmanı

Dr. AHMET AYDIN

Makine Mühendisi

SONIK NOZUL ILE VIDALI

KOMPRESÖR DEBI TESTLERINDE

HACIMSEL YAPININ

ETKISI VE TEST HATTI

İYILEŞTIRME ÇALIŞMASI

Mevcut Test Hattı Görseli

90 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

MAKALE

Özet

Bu çalışmada, vidalı kompresörlerin debi

testlerinde kullanılan Sonik Nozul test hattı üzerinde

gerçekleştirilen yapısal ve ölçümsel iyileştirmeler

sunulmaktadır. Mevcut sistemde test işlemi sırasında,

kompresörden alınan hava belirli hacimlerdeki sabit

tanklarda biriktirilmekte ve daha sonra Sonik Nozul

üzerinden geçirilerek debi ölçümü yapılmaktadır.

Ancak bu yapı hem fiziksel alan açısından verimsizlik

oluşturmakta hem de borulama karmaşası nedeniyle

sistemin kullanıcı dostu olmamasına sebep olmaktadır.

Yapılan iyileştirme kapsamında, test hattı akış

mühendisliği prensiplerine göre optimize edilmiş;

borulardaki hava akışı detaylı şekilde analiz edilerek,

akışın her noktada Mach sayısının 0.3’ün altında

kalacağı boru çapları tercih edilmiştir. Bu sınırın

altında, hava akışı sıkıştırılamaz kabul edilebildiğinden

teorik hesaplamalar ve CFD analizleri büyük ölçüde

sadeleşmekte; aynı zamanda basınç kayıpları ve gürültü

oluşumu da minimuma indirilmektedir. Ayrıca, sistemde

bulunan tankların gerekli olup olmadığı test edilmiştir.

Bu doğrultuda, 15 kW ve 90 kW güçteki kompresörlerle

hem tanklı hem de tanksız testler gerçekleştirilmiş,

ölçüm sonuçları karşılaştırılmıştır. Elde edilen test

verileri, tanklı ve tanksız sistemler arasında yalnızca

+-%0,7 oranında bir fark oluştuğunu göstermiş; bu

düşük sapma değeri, ölçüm doğruluğu açısından

anlamlı bir farklılık oluşturmadığını ortaya koymuştur.

Sonuç olarak, test hattında sabit tanklar

kullanmadan, yalnızca uygun boru çapı ve uzunluğu ile

Sonik Nozul öncesinde kararlı hacim sağlanabileceği

doğrulanmıştır. Bu yapı sayesinde test sahası yalnızca

fiziksel olarak optimize edilmekle kalmamış, aynı

zamanda sabit tank ihtiyacının ortadan kalkmasıyla

birlikte ilk yatırım maliyeti de önemli ölçüde

düşürülerek daha esnek ve taşınabilir bir test altyapısı

elde edilmiştir.

1. Giriş

Vidalı kompresör sistemleri, sanayi uygulamalarında

yaygın olarak tercih edilen, yüksek verimlilik ve sürekli

çalışma avantajlarına sahip hava üretim sistemleridir.

Bu sistemlerin performans karakteristiklerinin güvenilir

şekilde belirlenmesi hem ürün kalitesi hem de müşteri

memnuniyeti açısından kritik öneme sahiptir. Bu

doğrultuda, debi ölçüm sistemlerinin doğruluğu

ve tekrar edilebilirliği, test altyapılarının en önemli

bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Debi ölçümlerinde kullanılan yöntemlerden

biri olan Sonik Nozul (kritik akış nozulu) yöntemi,

basınç farkı ile sabit kütlesel akış sağlayarak yüksek

doğrulukta ve tekrar edilebilir ölçüm imkânı sunar.

Bu özellikleri nedeniyle Sonik Nozul sistemleri, ISO

1217:2009 “Displacement Compressors – Acceptance

Tests” ve ISO 7183:2007 “Compressed Air Dryers

– Specifications and Testing” gibi uluslararası

standartların gerekliliklerini karşılayan debi test

altyapılarında tercih edilmektedir.

Firmamız bünyesinde, 3 kW’tan 355 kW’a kadar

olan vidalı kompresörlerin debi testlerinin yapılabildiği

bir Sonik Nozul test hattı bulunmaktadır. Bu hat

üzerinde farklı kapasitelere sahip beş adet Sonik Nozul

yer almakta ve her biri belirli bir debi aralığında ölçüm

yapabilmektedir. Mevcut sistemde, test sırasında hava

önce belirli hacimlerdeki sabit tanklara doldurulmakta,

ardından bu hava kontrollü şekilde nozullara

yönlendirilerek ölçüm alınmaktadır.

Ancak bu yapı, tesis içerisinde ciddi bir alan

kaplamakta ve borulama açısından karmaşık bir sistem

doğurmaktadır. Aynı zamanda testlerde kullanılan sabit

tankların gerçekten gerekli olup olmadığı ve sistem

performansına etkisi, soru işaretleri oluşturmaktadır. Bu

çalışmada, mevcut test hattının fiziksel ve operasyonel

açıdan sadeleştirilmesi, debi testlerinin harici tanklar

kullanılmadan buffer rezervuarı ile yapılabilirliğinin

araştırılması ve bu doğrultuda yapılan karşılaştırmalı

validasyon testlerinin sonuçları sunulmuştur.

Amaç, test hattının yapısal verimliliğini artırmak,

test sürecini optimize etmek ve Sonik Nozul sisteminin

doğru çalışmasını sağlayacak kararlı akış koşullarını

tank kullanmadan da oluşturabileceğimizi göstermek

olmuştur.

2. Kompresör Performans Testlerinde Kararlı

Rejim Şartı

ISO 1217 standardı, vidalı kompresörlerin

performans testlerinin gerçekleştirilmesine yönelik

yöntemleri ayrıntılı olarak tanımlamaktadır. Bu

standart kapsamında, ölçüm işlemlerine başlanmadan

önce kompresörün kararlı rejime (steady-state

condition) ulaşmış olması temel bir gereklilik olarak

belirtilmektedir. Standartta, “ölçüm alınmadan önce

cihaz, sistematik değişikliklerin gözlenmeyeceği

şekilde yeterli süreyle çalıştırılmalıdır” ifadesine yer

verilerek, test sonuçlarının güvenilirliği açısından kararlı

çalışma koşullarının önemi vurgulanmaktadır. Ancak

ISO 1217:2009 sürümünde “kararlı rejim” kavramı

sayısal eşiklerle kesin olarak tanımlanmadığından,

uygulayıcılar genellikle bu durumu deneyimlerine ve

sektörel kılavuzlara dayanarak değerlendirmektedir. Bu

kapsamda yaygın uygulama, kompresörün tam yükte

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 91


››

MAKALE

belirli bir süre çalıştırılarak ısı dengesinin sağlanması,

sistem parametrelerinin (özellikle çıkış havası sıcaklığı,

debi ve basınç) stabil hale gelmesinin ardından ölçüm

alınması yönündedir. Gerçekleştirilen saha testlerinde

de bu yaklaşım benimsenmiş; testlere başlanmadan

önce kompresör yeterli süre çalıştırılmış, ardından

sıcaklık, debi ve basınç değerlerinin belirli bir süre

boyunca ±%2 sapma aralığı içinde sabit kaldığı

gözlemlendiğinde ölçüm sürecine geçilmiştir. Böylece

elde edilen verilerin hem ISO 1217’ye uygunluğu hem

de ölçüm güvenilirliği teminat altına alınmıştır.

3. Mevcut Test Hattının Yapısı ve Problemler

Test sürecinde, kompresörden çıkan hava önce

sabit hacimli tanklara (300, 500, 1000 ve 3000 litre gibi)

yönlendirilmekte, ardından bu tanklardan kontrollü

şekilde Sonik Nozul’a aktarılmaktadır. Bu yöntem,

ölçüm doğruluğu açısından güvenilirlik hissi sunmakla

birlikte; sistemin fiziksel yerleşimi ve operasyonel

yönetimi açısından bazı zorluklar doğurmaktadır.

Özellikle test sahasında kullanılan büyük tanklar,

alan kullanımında ciddi verimsizlik yaratmakta ve

sistemdeki borulama altyapısını karmaşıklaştırmaktadır.

Tanklara göre değişen bağlantı düzeni, esnekliği

azaltmakta ve test süreçlerini yavaşlatmaktadır.

Bu bağlamda, sabit tankların ölçüm sistemindeki

gerekliliği sorgulanmış ve yapılan ön çalışmalar,

tankların çoğu durumda ölçüm doğruluğu üzerinde

belirgin bir etki oluşturmadığını göstermiştir. Ancak bu

sonucun yüksek güçlü kompresörler için de geçerli olup

olmadığı, çalışmanın temel araştırma noktalarından biri

olarak ele alınmıştır.

akış yapısını bozmayacak, kaotik akışı önleyecek

çaplar seçilmiştir. Ayrıca tankların sistemden çıkarılmak

istenmesi sebebi ile de boru çapları ve uzunlukları

optimum düzeyde ayarlanarak nozul öncesinde kararlı

bir hacim oluşturulmak istenmiştir. Bu hacmin de

havanın belli bir miktarını nozul öncesinde depolaması

ve akışta süreklilik sağlaması hedeflenmiştir.

Hat

Maks.

Debi

Min.

Debi

Boru

Çapı

A Vmax Vmin Mach

Sayısı

m 3 /s m m 2 m/s

1 0.13 0.01 0.1541 0.018651 6.81 0.31 0.02

2 0.45 0.10 0.304 0.072583 6.14 1.32 0.02

3 1.12 0.36 0.1541 0.018651 60.00 19.32 0.17

[Tablo 1. Farklı Hatlar İçin Boru Çapı, Hacimsel Debi ve Mach Sayısı İlişkisi]

Bu teknik optimizasyonların ardından, sistemdeki

tankların ölçüm sonuçlarına etkisin test etmek üzere

deneysel çalışmalar başlatılmıştır. İlk olarak 15 kW

güçteki kompresör hem tanklı hem de tankların

sistemden çıkarıldığı tanksız yapılarla test edilmiştir. Her

iki yöntemle alınan ölçümler karşılaştırıldığında, aradaki

farkın ortalama +-%0,7 olduğu ve bunun sonucunda

anlamlı bir fark gözlemlenmediği kanısına varılmıştır.

Tanksız yapıdaki ölçümler de kararlı ve güvenilir

sonuçlar göstermektedir.

4. Yapılan İyileştirmeler ve Test Çalışmaları

Test hattında yapılan ilk iyileştirme çalışmaları,

fiziksel yerleşim düzeniyle başlamıştır. Mevcut

yapıdaki karmaşık borulama ve büyük hacimli tankların

oluşturduğu düzensizlik, fabrikanın üretim alanlarında

iş akışını zorlaştırmaktaydı. Bu nedenle test hattının,

operasyonel akış için optimum konuma yerleştirilerek

daha sade, erişilebilir ve düzenli bir yapı kazanması

hedeflenmiştir. Böylece hem test alanı daha verimli

kullanılmış hem de bakım ve operasyon kolaylığı

sağlanmıştır.

Yapısal düzenlemelerin ardından, sistemdeki

boru çaplarının doğru seçimi için detaylı bir analiz

gerçekleştirilmiştir. Her bir test hattında kullanılabilecek

maksimum ve minimum boru içi hızları, o hatta

bağlanacak kompresörlerin debi değerleri dikkate

alınarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamalarda havanın

[Grafik 1. 15 kW Kompresör İçin Tanklı ve Tanksız Test Sonuçlarının

Karşılaştırılması]

Bu bulgu doğrultusunda, daha yüksek güçlü

bir kompresörde de benzer bir sonuç alınıp

92 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025



›› MAKALE

alınamayacağı araştırılmıştır. Ancak mevcut sistemde

büyük kompresörlerin doğrudan tanksız olarak

bağlanabileceği bir bağlantı noktası bulunmamaktaydı.

Bu ihtiyaca yönelik olarak, test hattında bulunan geniş

bir bağlantı noktasına uygun bir boru redüksiyonu ve

bağlantı aparatı kaynatılarak yeni bir geçici test portu

oluşturulmuştur. 90 kW gücündeki bir kompresör bu

noktadan bağlanarak tanksız test edilmiştir.

90 kW kompresörle yapılan test sonuçları da

tanklı ve tanksız yapı arasında anlamlı bir fark

olmadığını doğrulamıştır. Grafikler ve sayısal veriler

karşılaştırıldığında, tanksız sistemin performans

açısından güvenli olduğu görülmüştür. 90 kW makinede

alınan testlerde de tanklı ve tanksız debi ölçümlerindeki

fark, yaklaşık +-%0,7 olarak hesaplanmıştır.

yeni test hattı yapısı; ölçüm doğruluğunu artıran,

fiziksel alanı verimli kullanan ve operasyonel açıdan

daha sürdürülebilir bir çözüm sunmaktadır.

[Şekil-1 Yeni Test Hattı Görseli]

[Grafik 2. 90 kW Kompresör İçin Tanklı ve Tanksız Test Sonuçlarının

Karşılaştırılması]

5. Sonuçlar ve Tartışma

Gerçekleştirilen tüm testler ve iyileştirme çalışmaları

sonucunda, test hattında yer alan büyük hacimli

tankların ölçüm sürecine anlamlı bir katkı sağlamadığı

tespit edilmiştir. Farklı güç seviyelerinde yapılan tanklı

ve tanksız testlerde elde edilen veriler karşılaştırılmış,

ölçüm doğruluğu ve kararlılığı açısından fark

gözlemlenmemiştir. Özellikle 90 kW gibi yüksek güçlü

bir kompresörle yapılan tanksız testlerde de kararlı

sonuçlar elde edilmesi, bu yaklaşımın güvenilirliğini

pekiştirmiştir.

Bu bulgular doğrultusunda, test hattının nihai

yapısında büyük tankların sistemden tamamen

çıkarılmasına karar verilmiştir. Tankların yerine, test hattı

boyunca Optimize edilmiş tesisat tasarlanarak nozul

öncesi kararlı bir hacim oluşturulmuştur. Bu sayede,

ölçüm esnasında sistemin dinamik davranışı minimize

edilmiş ve sonic nozul öncesinde istikrarlı bir akış

sağlanmıştır.

Sonuç olarak, sadeleştirilmiş ve optimize edilmiş

6. Sonuç

Yapılan çalışmalar sonucunda, test hattında

kullanılan büyük hacimli tankların debi ölçüm

doğruluğuna anlamlı bir katkı sağlamadığı tespit

edilmiştir. Özellikle düşük güçlü makinelerle başlayan

test süreci, 90 kW gibi daha büyük kapasiteli bir

kompresörle yapılan doğrulama ile desteklenmiş ve

tanksız yapının test sonuçları açısından güvenilir olduğu

net şekilde ortaya konmuştur.

Bu doğrultuda, tankların test hattı sisteminden

tamamen çıkarılması yönünde bir karar alınmıştır.

Bu karar, yalnızca sistem sadeleşmesini sağlamakla

kalmamış; aynı zamanda fiziksel alan kullanımında

da ciddi bir iyileşme getirmiştir. Tankların sistemden

çıkarılmasıyla birlikte, borulama yapısı daha kompakt

hale gelmiş, yerleşim düzeni daha ergonomik olmuş ve

bakım erişimi kolaylaşmıştır.

Ayrıca, sistemin tanksız yapıya dönüştürülmesi hem

yatırım maliyetlerinde hem de işletme giderlerinde

belirgin bir tasarruf sağlamaktadır. Büyük hacimli

tankların üretimi, montajı, periyodik bakımı ve güvenlik

önlemleri ciddi bir maliyet kalemi oluşturmaktaydı.

Tanksız yapıya geçilmesiyle birlikte bu maliyetler ortadan

kalkmıştır. Ayrıca testlerin daha hızlı ve az iş gücüyle

alınabilmesi sayesinde operasyonel verimlilik de artmıştır.

Bu çalışma ile elde edilen sonuçlar, yalnızca

mevcut test hattı için değil; benzer test sistemlerinin

kurulumu veya revizyonu planlanan diğer fabrikalar ve

uygulamalar için de önemli bir referans niteliğindedir.

Gerek test doğruluğundan ödün vermeden daha

kompakt bir yapı kurma olanağı, gerekse maliyet

avantajı açısından bu yöntem yüksek potansiyele

sahiptir.

94 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025



››

MAKALE AIR WORLD KISA HABERLER

CompAir’dan

Yeni Ultima Serisi

CompAir, sınıfının en iyisi olan yağsız hava

kompresörü Ultima serisini, diğer yağsız

hava kompresörlerinden %50'ye kadar daha

küçük bir ayak izine sahip yeni 55 ila 110 kW

serisini geliştirerek piyasaya sürdü.

Ankara Polatlı'da

Azot Gazı Faciası

Ankara'nın Polatlı ilçesindeki Organize

Sanayi Bölgesi'nde bulunun bir fabrikada gaz

sızıntısı nedeniyle ağır yaralı olarak hastaneye

kaldırılan iki işçi hayatını kaybetti, 8 işci ise

gazdan etkilendi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye

Müdürlüğü'nden dergimiz AIR WORLD

TÜRKİYE ye yapilan aciklamada, Polatlı da yer

alan Çekirdeksiz OSB Pomega Enerji içerisinden

gelen iş kazası ihbarı üzerine olay yerine Polatlı

İstasyonu sevk edildi.

Alınan bilgide azot gazı iletimi yapan

hortumun yerinden çıkması nedeniyle fabrika

içerisine dolan yoğun gaza maruz kalan işçiler

hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı işçilerden ikisi

hayatını kaybetti. Olay, sabah saatlerinde

Polatlı Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan

lityum fabrikasında meydana geldi. Azot

borusunda çıkan arızayı tamir etmek için gaz

odasına giren 2 işçi, gazdan etkilendi.Durumu

fark eden diğer çalışanlar, mesai arkadaşlarını

kurtarmak için odaya girdi. 3 işçi daha gazdan

etkilendi. İhbarla olay yerine çok sayıda polis,

itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Gazdan

etkilenen toplam 5 kişi, sağlık görevlilerince

yapılan ilk müdahalenin ardından Polatlı Devlet

Hastanesi'ne kaldırıldı. İtfaiye ekipleri, fabrika

içerisinde gaz tahliyesini tarama çalışmalarını

tamamladı.

Yeni seri, sınıfının en iyi debisini ve verimliliğini sunan

yepyeni bir tahrik konseptini bünyesinde barındırıyor.

Gürültü seviyeleri 69 dB gibi düşük bir seviyede olup,

Ultima'yı günümüzde mevcut en sessiz yağsız hava

kompresörlerinden biri yapıyor.

İki metrekarenin altında bir ayak izine sahip olan yeni

Ultima, birinci nesil modellerden %34 ve birçok rakip

modelden %50'ye kadar daha küçüktür ve modern

üretim tesisleri için önemli bir alan avantajı sunar. Yeni

Ultima, 10 bar maksimum çalışma basıncı ve dakikada 20

m 3 ’e kadar debi sağlamaktadır.

Ultima modellerinde CompAir'in U-Drive Teknolojisi

tarafından doğrudan tahrik edilen iki adet son teknoloji,

yağsız sıkıştırma aşaması yer alır. İki adet yüksek hızlı

kalıcı manyetik motor, geleneksel dişli kutusu tasarımının

yerini alır. Bu da daha az sürtünme kaybı ve tüm çalışma

aralıkları boyunca yüksek verimlilik sağlar.

CompAir'in yağsız kompresör çözümleri Ürün

Müdürü David Bruchof, "2017'deki lansmanından

bu yana Ultima, dünya çapındaki endüstriler için

verimli, ekonomik, güvenilir, yağsız basınçlı hava

çözümü olduğunu kanıtladı" dedi. "Yeni nesil Ultima'yı

geliştirirken, üç müşteri talebini karşılamayı amaçladık.

Birincisi, daha da iyi verimlilik ve performans sunmak.

İkincisi, en zorlu uygulamalar için güvenilirlik ve hava

saflığı sunmak. Son olarak, yeni Ultima'yı gelecekteki

basınçlı hava talebi için daha da kolay kullanımlı ve

esnek hale getirmek istedik. Sonuç, yağsız basınçlı hava

üretimine yönelik daha akıllı, daha temiz ve daha fazla

alan tasarrufu sağlayan bir yaklaşım oldu" dedi.

96 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025




››

KISA HABERLER

AIR WORLD MAKALE

WEG, WIN EURASIA 2025’TE

GÜCÜNÜ VE VİZYONUNU SERGİLEDİ

28-31 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşen WIN EURASIA

2025 Fuarı’nda, global güç aktarım ve otomasyon devi WEG, bu yıl da 8. Hall’de C100

numaralı standıyla ziyaretçilerini ağırlayarak büyük ilgi gördü.

Türkiye’de üretici kimliğiyle faaliyetlerini sürdüren

WEG Türkiye, geçtiğimiz yıl bünyesine kattığı Volt Elektrik

Motorları ile birlikte W20 elektrik motorları portföyünü

sergiledi. Standda, WEG ve Volt WEG Group W20 serisi

motorlar ile yatırım aşamasında olan Manisa fabrikasında

üretilecek WG20 helisel tip ve WG50 endüstriyel tip

redüktörler tanıtılarak geleceğin üretim teknolojilerine ışık

tutuldu.

Fuar boyunca WEG yalnızca motor ve redüktör

çözümleriyle değil, otomasyon teknolojileriyle de dikkat

çekti. Şalt ürün grubu, kontrol ekipmanları, sürücüler, soft

starterlar ile endüstriyel otomasyon alanındaki PLC ve HMI

çözümleri, ziyaretçilere WEG’in “uçtan uca enerji yönetimi”

vizyonunu deneyimleme fırsatı sundu.

Fuarın ikinci gününde, Moneta Tanıtım ve WIN

Eurasia iş birliğiyle düzenlenen “Güç Aktarımı Özel Alanı”

etkinliğinde WEG Türkiye Genel Müdürü Marco Antino

Campos, şirketin global ve yerel operasyonlarına dair

önemli bilgiler paylaştı. Motor ve redüktör ürün gruplarının

teknik detaylarını Satış Müdürü Yalçın Erkayhan aktarırken,

WEGmotion Drives kapsamında otomasyon çözümlerini

Otomasyon Satış Müdürü Kubilay Terzi tanıttı. Ayrıca Proje

Satış Müdürü Şemsettin Ercan, orta ve yüksek gerilim

ürünleriyle ilgili proje örneklerini ve kullanım alanlarını

katılımcılarla paylaştı.

Aralık 2024’ten bu yana Volt Elektrik Motorları

fabrikasında yapılan kapsamlı yatırımlarla, WEG Türkiye artık

WEG standartlarında üretim yaparak hem Türkiye hem de

Avrupa pazarına yüksek verimli elektrik motorları sunmak

için çalışmalarını sürdürüyor. Sürdürülebilirlik ve verimliliği

her iş biriminin merkezini koyan WEG, Türkiye’de de geniş

faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 97


››

GÜÇLÜ İŞ BIRLIĞIYLE DERIN VAKUMDAN

3 BAR BASINCA KADAR ÇÖZÜM:

TMM, PDYNA VE KAISHAN’IN

ENDÜSTRIYEL HAVA VIZYONU

Türkiye’nin en büyük blower üreticisi TMM Blower, kardeş şirketi Pdyna

aracılığıyla, dünyanın üçüncü büyük kompresör üreticisi Kaishan Group

ile stratejik bir ortaklığa imza attı. Bu iş birliği; blower, vakum pompası ve

düşük basınçlı kompresör alanında pazara yeni bir perspektif kazandırıyor.

98 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

Türkiye’nin Blower Gücü: TMM Blower

1969 yılında kurulan TMM Blower, Türkiye’nin en

köklü ve en büyük blower üreticisidir. Bugün yandan

kanallı blower, loblu blower ve düşük hızlı turbo blower

modelleri üreten firma; gaz sızdırmazlık ve ATEX

(ExProof) özellikli çözümleriyle endüstriyel tesislerin

zorlu proseslerine hitap etmektedir.

TMM, ürün tasarımlarını ve kalıp üretimini

tamamen kendi bünyesinde gerçekleştiren, yüksek

mühendislik disiplinine sahip bir şirkettir. 55 yılı aşan

üretim tecrübesi ile hem yerli pazarda hem de ihracat

pazarlarında güçlü bir marka olarak konumlanmıştır.

TMM Ürün Grupları:

• Yandan Kanallı Blowerlar (1550 m³/h’ye kadar)

• Loblu Blowerlar (13.000 m³/h’ye kadar)

• Düşük Hızlı Turbo Blowerlar (9000 m³/h’ye kadar)

• Vakum Boosterlar (16.000 m³/h’ye kadar)

• Hava bıçağı sistemleri, merkezi vakum sistemleri,

yüksek vakum sistemleri, ATEX blowerlar, endüstriyel

süpürgeler gibi özel çözümler

Yerli İmalat Önceliği ve Akılcı Tamamlayıcılık

TMM Blower, kuruluşundan bu yana yerli imalatı

önceleyen bir yaklaşımla faaliyet göstermektedir.

Blower alanında Türkiye’nin lider yerli üreticisi olan

firma, kendi geliştirdiği ürünlerle sektöre teknolojik ve

ekonomik değer katmaktadır.

Ancak Türkiye’de endüstriyel hava çözümleri

alanında hâlâ yerli üretimi bulunmayan çok sayıda ürün

grubu mevcuttur. Kaishan Group’un ürün portföyü bu

noktada devreye giriyor.

Kaishan’ın Pdyna tarafından Türkiye pazarına

sunulan ürün gruplarından sadece manyetik yataklı

turbo blowerlar, ülkemizin gurur kaynağı olan HAUS

firması tarafından üretilmektedir. Diğer ürün gruplarının

(vidalı blowerlar, vidalı vakum pompaları, proses gazı

kompresörleri vb.) bugün itibariyle Türkiye'de hiçbir

yerli üreticisi bulunmamaktadır.

TMM olarak biz, bu ürün gruplarının da gelecekte

Türkiye'de yerli üretiminin yapılmasını elbette arzu

ediyoruz. Ancak bugün itibariyle bu ürünlere ihtiyaç

duyan sanayi kuruluşları için, Kaishan’ın sahip olduğu

teknolojik derinlik ve üretim kalitesiyle en iyi çözümleri

sunabileceğimize inanıyoruz. Böylece, yerli üretimin eksik

olduğu alanlarda kaliteli çözümler sunarken, kendi ürün

gamımızda liderliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz.

Küresel Güç ile Stratejik Dağıtım: Pdyna ve

Kaishan İş Birliği

TMM Blower’ın kardeş kuruluşu Pergamon

Dynamics (kısa adıyla Pdyna), 2025 yılı itibarıyla Çin

merkezli Kaishan Group ile yaptığı distribütörlük

anlaşması sayesinde yeni bir misyon üstlendi. Bu

HABER ANALiZ

anlaşma kapsamında Pdyna, Kaishan’ın düşük basınç

ve vakum ürün grubu için Türkiye’deki tek yetkili

distribütörü olarak atanmıştır.

Kaishan Group, 50 yılı aşkın üretim tecrübesine

sahip, dünyanın en büyük üçüncü kompresör, blower

ve vakum pompası üreticisidir. Ürünlerinin %80’ini

kendi bünyesinde üretme kapasitesine sahip olan

Kaishan, dikey entegrasyon konusunda sektörün

öncülerindendir.

Kaishan Ürün Grupları:

• Vidalı Blowerlar (8400 m³/h’ye kadar)

• Manyetik Yataklı Turbo Blowerlar (37–355 kW)

• Düşük Basınçlı Vidalı Kompresörler (1.5–3 bar /

37–132 kW)

• Manyetik Yataklı Düşük Basınçlı Turbo

Kompresörler (110–400 kW)

• Yağlı Vidalı Vakum Pompaları (90 kW’a kadar)

• Oil-Free Vidalı Vakum Pompaları (1200 m³/h’ye kadar)

• MVR, ATEX ve Proses Gazı Blower ve

Kompresörleri

Derin Vakumdan 3 Bar Basınca Kadar: Tüm

İhtiyaçlara Tek Adresten Çözüm

Bu iş birliğiyle birlikte TMM ve Kaishan ürün gamları

bir araya gelerek 0.01 mbar(a) basınçtan 3 bar(g)’a

kadar olan aralıkta, çok geniş bir ürün portföyü sunar

hale geldi. Türkiye pazarına ilk defa sunulan bazı

Kaishan ürünleri, özellikle yağsız vakum teknolojisi,

manyetik yataklı turbo makineler ve proses gazı

çözümleriyle öne çıkıyor.

Pdyna, bu ürünlerin Türkiye’deki teknik tanıtım, satış,

satış sonrası servis ve sistem entegrasyon hizmetlerini

yürütmektedir. Aynı zamanda Kaishan'ın global bayi

ağına, TMM ürünlerinin tanıtılması ve değerlendirilmesi

için çeşitli tanıtım ve eğitim etkinlikleri planlanmaktadır.

Ancak Kaishan bayilerinin tümünün TMM ürünlerini

pazara sunup sunmayacağı henüz netleşmemiştir.

Bu iş birliği, birbirini tamamlayan iki ayrı ürün ailesinin

hem teknik hem de ticari uyumuna dayanmaktadır.

TMM’nin üretmediği tüm segmentlerde Kaishan’ın

ürünleri yer alırken; Kaishan’ın portföyünde bulunmayan

ürünler ise TMM tarafından karşılanmaktadır. Bu durum

sinerjiye dayalı bir pazar modeli yaratmaktadır.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 99


››

ALİ GÜRBÜZ

Teknik ve Ar-Ge Müdürü

CE İŞARETI VE

KOMPRESÖRLERDE

UYGULANMASI

CE işareti, Avrupa Birliği’nin teknik mevzuat uyumu çerçevesinde ürün

güvenliğini ve uygunluğunu belgeleyen bir işarettir. Kompresörler gibi

yüksek risk içeren makineler için CE işareti, belirli direktif ve standartlara

uyumu zorunlu kılar. Bu makalede, CE işaretinin önemi, kompresörler için

gerekli yönetmelikler ve uygunluk süreci ele alınmaktadır.

100 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

Günümüzde CE işareti birçok sektör ve ürün

için büyük önem arz etmektedir. Detaylı

açıklamalara ve tanımlara geçmeden önce,

CE işaretinin ne olduğu, neden önemli

olduğu ilk kısımlarda anlatılmıştır.

Bir makinaya, CE işareti etiketini yapıştırmak, o

makinanın CE işaretini taşıdığı anlamına gelmez,

üreticinin, aşağıda detaylandırılan konuları yerine

getirmesi gerekir.

Makinaların CE işaretine sahip olması için, verilmesi

gereken dökümanlardan biri olan ‘Beyanlarında’ ilgili

yönetmeliklere ( Direktiflere ) atıf yapılmalı ve bu

direktiflerin gerekliliklerinin yerine getirilmiş olması

gerekmektedir. Ayrıca, bahsi geçen beyanlarda, ilgili

makina için kullanılan Avrupa standartları belirtilmelidir.

Beyan’a ek olarak; CE işaretine sahip makina için,

Teknik Dosyanın hazırlanması gerekmektedir.

Kompresörler, gerek Avrupa ülkelerinde satılmaları

ve gerekse başka ülkelerden yurdumuza giren ürünler

açısından; CE işaretine sahip olmaları gereken

makinalardır. Çünkü kullanımlarında çeşitli risk ve

tehlikeleri içermektedir.

Kompresörler için verilmesi gereken beyanlar,

genellikle şu Yönetmeliklere (Direktiflere) göre hazırlanır:

- 2006/42/AT Makine Emniyet Yönetmeliği

(2006/42/EC Machinery Directive)

- 2014/35/AB Belirli Gerilim Sınırları için Tasarlanan

Elektrikli Ekipman ile İlgili Yönetmelik

(2014/35/EU Low Voltage Directive)

- 2014/68/AB Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği

(2014/68/EU Pressure Equipment)

- 2014/29/AB Basit Basınçlı Kaplar Yönetmeliği

(2014/29/EU Simple Pressure Vessels)

- 2000/14/AT Gürültü Emisyonu Yönetmeliği

(2000/14/EC Noise emission in the environment by

equipment for use outdoors)

- 2014/30/AB Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği

(2014/30/EU Electromagnetic Compatibility Directive (EMC))

Kompresör ile ilgili Standartlar, başka bir makalenin

konusudur.

Teknik Dosya hazırlanmasını da iki kısımda ele alabiliriz:

- Separatör Tankı için (Pistonlu kompresörde hava

tankı için) Teknik Dosya

-Makina için Teknik Dosya

Yukarıda bahsedilen belgelerin kontrolü, CE

işaretlemesinin doğruluğunu belirlemek için elzemdir.

Fakat belge kontrolünün yanı sıra, ülkemize getirilecek

kompresör üniteleri üzerinde, fiziksel kontrolün

yapılması da elzemdir.

Gerek fiziksel kontrolün ve gerekse döküman

kontrolünün, hangi direktife göre yapılacağı ve

MAKALE

ilgili direktiflerin açıklamaları aşağıdaki makalenin

konusudur.

Bu makalede, Vidalı Kompresör Üniteleri üzerinde,

makina ve Teknik dosya içeriğinin ilgili direktife göre

kontrolünün yapılabilmesini sağlayacak açıklamalar

ele alınmıştır.

Separatör tankının PED veya SPED direktiflerine göre

Teknik Dosyalarının ayrıntıları farklı bir makalenin konusudur.

‘’CE İşareti nedir?

CE işareti, Avrupa Birliği'nin, teknik mevzuat uyumu

çerçevesinde 1985 yılında benimsediği Yeni Yaklaşım

Politikası kapsamında hazırlanan bazı Yeni Yaklaşım

Direktifleri kapsamına giren ürünlerin bu direktiflere

uygun olduğunu ve ürünün imalatçısı ve yetkili

temsilcisi tarafından veya direktifte zorunlu kılınmış

ise bir üçüncü taraf uygunluk değerlendirme kuruluşu

(onaylanmış kuruluş vs.) tarafından gerekli bütün uygunluk

değerlendirme faaliyetlerinden geçtiğini gösteren bir Birlik

işaretidir. "CE" İşareti, ürünün ilgili teknik düzenlemesine

uygun olduğunu ve ürünlerin amacına uygun kullanılması

halinde insan can ve mal güvenliği, bitki ve hayvan varlığı

ile çevreye zarar vermeyeceğini gösteren bir işarettir. İlgili

direktif bu temel gereklerden bir kısmının veya tamamının

karşılanmasına yönelik olabilir. Bunun yanısıra, CE İşaretini

gerektiren direktiflerin bazıları güvenlikten farklı boyutlarla

(örneğin; elektromanyetik uyumluluk, enerji verimliliği

gibi) da ilgili olabilmektedir.

CE işareti aşağıdaki şekilde sembolize edilmektedir:

“CE işareti” neden önemlidir?

“CE işareti”, Avrupa Birliği"nin uyulması mecburi

olan birtakım Yeni Yaklaşım Direktifleri kapsamında

yer alan ürünlere konulan bir işaret olduğu için, söz

konusu mevzuat kapsamına giren ve AB üyesi ülkelerde

ve Türkiye'de piyasaya arz edilecek olan ürünlerin bu

işareti taşıması zorunludur. Diğer bir ifadeyle, bu işaret,

ürünlerin, AB üyesi ülkelerde serbest dolaşıma çıkabilmesi

için bir çeşit pasaport işlevi görmektedir. Türkiye’nin de

Avrupa Birliği mevzuatını uyumlaştırarak benzer mevzuatı

uygulamakta olması nedeniyle, ilgili mevzuatın yürürlüğe

girmesiyle birlikte, ülkemizde piyasaya arz edilecek

ürünlerin de bu işareti taşıması zorunlu hale gelmektedir.

“CE işareti”nin ürüne konulmasının yolları nelerdir?

CE işaretinin ürüne nasıl konulacağı, ürüne bağlı

olarak ilgili direktiflerde belirtilmektedir.

Ürünlerin, CE işaretli olarak piyasaya sunulmasından

imalatçı ve yetkili temsilci sorumludur. Ancak; eğer

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 101


››

MAKALE

imalatçı ya da imalatçının yetkili temsilcisi Avrupa

Birliği'nde veya Türkiye'de yerleşik değilse, ithalatçı

ürünün "CE" işareti taşıdığını teyit etmekten

sorumludur. Bir başka deyişle, ithalatçı ithal ettiği

ürünlerin AB normlarına uygun olduğunu garanti etmek

zorundadır. İmalatçının bu işareti ürüne koyabilmesi için

çeşitli alternatifler sunulmuştur;

• Bir kısım ürün grupları için (bunlar genelde

düşük risk arz eden ve/veya arz ettikleri riskin

tespitinin görece kolay olduğu ürünlerdir, örneğin,

bazı makinalar), direktifin temel gereklerine uygunluk,

imalatçının kendisi tarafından ya kendi test imkanları

ya da başka herhangi bir kuruluşun imkanlarının

kullanılmasıyla doğrulanabilmekte ve bu ürünler

hakkında imalatçının düzenleyeceği uygunluk beyanı ile

CE işareti, imalatçı tarafından ürüne konulmaktadır.

• Diğer bir kısım ürünlerin ise (örneğin, bazı tıbbi

cihazlar ve bazı makinalar)

NANDO internet sitesindeki

yetkili test ve belgelendirme

kuruluşları (Onaylanmış

kuruluşlar-Notified bodies)

tarafından doğrulanması

gerekmektedir. Onaylanmış

kuruluşun bu incelemesine

istinaden, imalatçı CE İşaretini

ürününe koymaktadır.

NANDO internet sitesine

https://webgate.ec.europa.

eu/single-market-compliancespace/home

adresinden

ulaşılabilir.

Onaylanmış Kuruluş

(Notified Body) nedir?

Fonksiyonu nedir?

Avrupa Birliği mevzuatı,

CE İşareti taşıması gereken

ürünlerden yüksek risk

taşıyan ürünlerin, piyasaya

arz edilmeden önce

konusunda uzman, üçüncü

bir taraf olan ve AT Resmi

Gazetesi'nde yayımlanmış

kuruluşlar tarafından uygunluk

değerlendirmesine tabi

tutulmasını şart koşmaktadır.

Bu ürünlerin test, muayene

ve/veya belgelendirmesini

yapmak üzere üye ülkeler

tarafından altyapısı yeterli

görülen test, muayene ve/

veya belgelendirme kuruluşları

arasından seçilerek AT Resmi

Gazetesi'nde yayımlanan

kuruluşlar onaylanmış kuruluş (bazı direktiflerde farklı

terimler kullanılabilse de genel olarak "notified body"

ifadesi kullanılmaktadır.) statüsünü almaktadır. Üye

ülkelerce belirlenen onaylanmış kuruluşlar Avrupa

Komisyonu'na bildirilmekte ve diğer üye ülkelere

duyurulması amacıyla bu listeler AT Resmi Gazetesi’nde

yayımlanmaktadır. AB ülkelerinde yerleşik olarak

faaliyet gösteren onaylanmış kuruluşların isim ve

adreslerine NANDO internet sitesinden ulaşmak

mümkündür. Bu kuruluşların teknik açıdan yetkin

olmaları gerekmektedir.

Aşağıdaki tabloda, Vidalı Kompresör Ünitesi içindeki

belli başlı bölümlerin, CE işaretlemesi açısından hangi

Direktife göre kontrol edileceği özetlenmiştir.

Alt bölümlerde ise, bahsi geçen Direktif

maddelerinin, orijinal açıklamalarına yer verilmiştir.

VİDALI KOMPRESÖR

Makine Yağ ( Separatör ) Tankı Hava Tankı

Etiket Kontrolü (Makine Emniyet

Yönetmeliği 2006/42/AT, EK-1 /

1.7.3. Makinaların işaretlenmesi)

Kullanma Kılavuzu kontrolü (Makine

Emniyet Yönetmeliği 2006/42/

AT, EK-1 / 1.7.4. Talimatlar)

CE Uygunluk Beyanı kontrolü,

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT EK-2 Beyanlar)

Elektrik motoru, hava kurutucusu,

su seperatörü, basınçlı ekipmanların

ve elektrik şalt malzemelerinin

CE varlığının kontrolü.

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT EK-3 CE işaretlemesi

Döner aksamla ilgili kontroller

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT, EK-1 / 1.3.7, 1.4

Hareketli Parçalarla ilgili riskler,

Mafhaza ve koruma tertibatları)

Kullanma kılavuzu içerisinde yer

alan makine uyarı etiketleri, ürün

üzerinde varlığının kontrolü,

dönme yönü,sıcak,gerilim gibi.

Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT, EK-1 / 1.7.1Makine

üzerindeki bilgi ve uyarılar.

Elektrik panolarının toz ve suya

karşı dayanaklı bir bölümde

olmasının kontrolü

Etiket Kontrolü, 2014/68/EU (PED)

Ek1, 3.3 Etiketleme

2014/29/EU (SPVD)

Ek3, 1.2 Etiketleme

TS1203 EN286-1/2004 Bölüm

12 İşaretleme

200 bar lt üzerinde yer

alan yağ tanklarının CE

işaretinin altında NOBO

numarası kontrolü. NOBO

numarasının NANDO üzerinden

uygunluğunun kontrolünün

sağlanması.

Emniyet ventili CE kontrolü.

Emniyet ventili ile birlikte verilmesi

gereken belgeler:

- Deklarasyon

-CE Sertifikası

- Kullanım ve bakım talimatı

Kompresör etiketi,hava ve

yağ tankları üzeride yer alan

tasarım parametleri (max min

çalışma sıcaklığı, max tasarım

basıncı) birbirleri ile uyumluluğunun

kontrolü.

Etiket Kontrolü, 2014/68/EU

(PED) Ek1, 3.3 Etiketleme

2014/29/EU (SPVD) Ek3,

1.2 Etiketleme

TS1203 EN286-1/2004

Bölüm 12 İşaretleme

200 bar lt üzerinde yer

alan hava tanklarının CE

işaretinin altında NOBO

numarası kontrolü. NOBO

numarasının NANDO

üzerinden uygunluğunun

kontrolünün sağlanması.

Emniyet ventili CE kontrolü.

Emniyet ventili ile birlikte

verilmesi gereken belgeler:

- Deklarasyon

-CE Sertifikası

- Kullanım ve bakım talimatı

Kompresör etiketi, hava ve

yağ tankları üzeride yer alan

tasarım parametleri (max

min çalışma sıcaklığı, max

tasarım basıncı) birbirleri ile

uyumluluğunun kontrolü.

102 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

HAVA TANKI

LPG TANK

KRİYOJENİK LIN/LOX/LAR

ZEOLİT SİSTEMLER

PAKET ARITMA TANKI

ÖZEL İMALAT TANKLAR

SU TANKI

ivedik OSB. 1470. Sokak.

No:82 / ANKARA

+90 532 343 59 24

+90 312 344 59 24



››


››

MAKALE

Makine

Etiket Kontrolü (Makine Emniyet

Yönetmeliği 2006/42/AT, EK-1 /

1.7.3. Makinaların işaretlenmesi)

Kullanma Kılavuzu kontrolü

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT, EK-1 / 1.7.4. Talimatlar)

CE Uygunluk Beyanı kontrolü,

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT EK-2 Beyanlar

PİSTONLU KOMPRESÖR

Elektrik motoru, hava kurutucusu,

su seperatörü, basınçlı ekipmanların

ve elektrik şalt malzemelerinin

CE varlığının kontrolü.

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT EK-3 CE işaretlemesi

Döner aksamla ilgili kontroller

(Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT, EK-1 / 1.3.7, 1.4

Hareketli Parçalarla ilgili riskler,

Mafhaza ve koruma tertibatları)

Kullanma kılavuzu içerisinde yer

alan makine uyarı etiketleri, ürün

üzerinde varlığının kontrolü,

dönme yönü,sıcak,gerilim gibi.

Makine Emniyet Yönetmeliği

2006/42/AT, EK-1 / 1.7.1 Makine

üzerindeki bilgi ve uyarılar.

Hava Tankı

Etiket Kontrolü, 2014/68/EU

(PED)

Ek1, 3.3 Etiketleme

2014/29/EU (SPVD) Ek3, 1.2

Etiketleme

TS1203 EN286-1/2004 Bölüm

12 İşaretleme

200 bar lt üzerinde yer alan

hava tanklarının CE işaretinin

altında NOBO numarası

kontrolü. NOBO numarasının

NANDO üzerinden uygunluğunun

kontrolünün sağlanması.

Emniyet ventili CE kontrolü.

Emniyet ventili ile birlikte verilmesi

gereken belgeler:

- Deklarasyon

-CE Sertifikası

- Kullanım ve bakım talimatı

Makine etiketi hava ve yağ

tankları üzeride yer alan

tasarım parametleri (max min

çalışma sıcaklığı, max tasarım

basıncı) birbirleri ile uyumluluğunun

kontrolü.

2006/42/AT Makina Emniyet Yönetmeliği

Ek VII

A. Makinalar için teknik dosya

Bu bölüm, teknik dosya hazırlama işlemlerini

tanımlamaktadır. Teknik dosya, makinanın bu

yönetmeliğin gerekleriyle uygun olduğunu

göstermelidir. Teknik dosya bu değerlendirme için

gerekli olabilecek ölçüde, makinanın tasarımını,

imalâtını ve işlevini kapsamalıdır. Ek I’in 1.7.4.1

numaralı paragrafındaki özel hükümlerinin uygulandığı

makina ile ilgili talimatlar hariç olmak üzere, teknik

dosya Türkçe veya yetkili kuruluşun ve uygunluk

değerlendirme kuruluşunun uygun göreceği bir

Topluluk dilinde hazırlanmalıdır.

1- Teknik dosya, aşağıdakilerden oluşmalıdır:

(a) Aşağıdakileri içeren bir imalat dosyası:

- Makinanın genel bir tarifi,

- Makinanın işleyişini anlamak için uygun tarifler ve

açıklamaların yanı sıra, ilgili makinanın genel bir çizimi

ile kumanda devrelerinin çizimleri,

- Makinanın temel güvenlik ve sağlık gereklerine

uygunluğunu teyit etmek için gerekli olan

hesaplamalar, deney sonuçları, belgelerle birlikte tam

ayrıntılı çizimler,

- Takip edilen işlemleri gösteren risk

değerlendirmesi hakkındaki aşağıdakileri içeren

belgeler: (i) Makinaya uygulanan temel sağlık ve

güvenlik gerekliliklerinin listesi,

(ii) Tanımlanmış tehlikeleri ortadan kaldırmak veya

riskleri azaltmak için uygulanan koruyucu önlemlerin

tarifi veya uygun olan durumlarda, makina ile ilgili

giderilemeyen risklerin belirtilmesi,

- Kullanılan standardlar ve diğer teknik şartnameler

ve bu standardların kapsadığı temel sağlık ve güvenlik

kurallarının gösterimi,

- İmalatçı tarafından veya imalatçı ya da yetkili

temsilcisince seçilmiş olan bir kuruluş tarafından yapılan

testlerin sonuçlarını içeren her türlü teknik rapor,

- Makina için talimatlarının bir kopyası,

- Uygun olan durumda, kısmen tamamlanmış

makinalar için İmalatçı Beyanı ile bu tip makinalar için

ilgili montaj talimatları,

- Uygun olan durumlarda, makina ile bu makinaya

takılan diğer ürünler için AT Uygunluk Beyanların kopyaları,

- AT Uygunluk Beyanı'nın bir kopyası

(b) Seri üretim için, makinaların bu Yönetmeliğin

hükümlerine uygunluğu güvenceye almak amacıyla

yürütülecek dahili tedbirler.

İmalatçı, tasarımı ve yapımı itibariyle güvenli bir

şekilde monte edilip hizmete sunulma kabiliyetine

sahip olduğuna karar verebilmek amacıyla

tamamlanmış makina, aksamlar veya teçhizatlar

üzerinde gerekli araştırma ve deneyleri yapmalıdır. İlgili

raporlar ve sonuçlar teknik dosyaya ilave edilmelidir.

2- Bu ekin 1 numaralı paragrafında bahsedilen teknik

dosya, makinanın üretimi tarihini, ya da seri üretim

halinde, son ünitenin üretim tarihini takip eden en az 10

yıl boyunca, Bakanlığın denetimine hazır tutulmalıdır.

Teknik dosyanın Türkiye’de ve/veya Topluluk sınırları

içinde bulunması gerekmediği gibi, sürekli olarak

somut biçimde mevcut olması da zorunlu değildir.

Bununla birlikte, teknik dosya, AT Uygunluk

Beyanı'nda belirtilen kişi tarafından, makinanın

karmaşıklığıyla orantılı bir süre zarfında, derlenip hazır

duruma getirilebilmelidir.

Teknik dosya, temel sağlık ve güvenlik kurallarına

uygunluğun doğrulanması için gerekli olan bilgiler

olmadıkça, makinanın imalâtında kullanılan alt

bileşenlerinin ayrıntılı planları ya da diğer özel bilgileri

içermek zorunda değildir.

3- Yetkili ulusal kuruluşların gerekçeli talebine karşılık

olarak teknik dosyanın sunulmaması, söz konusu makinanın

temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygun olmadığından

106 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

şüphelenmek için yeterli sebep teşkil edebilir.

B. Kısmen tamamlanmış makinalarla ilgili teknik dosya

Bu bölüm ilgili teknik dosyanın düzenlenmesi işlemini

tanımlamaktadır. Dokümantasyon, bu yönetmeliğin

hangi gerekliliklerinin uygulandığını ve yerine

getirildiğini göstermelidir. Teknik dosya, uygulanan

temel sağlık ve güvenlik kurallarına uygunluğu

değerlendirebilmek için gerekli olabilecek ölçüde,

kısmen tamamlanmış makinanın tasarımını, imalâtını ve

işleyişini kapsamalıdır. Teknik dosya, Türkçe veya yetkili

kuruluşun ve uygunluk değerlendirme kuruluşunun

uygun göreceği bir Topluluk dilinde düzenlenmelidir.

Dokümantasyon aşağıdakileri içermelidir:

(a) Aşağıdakileri içeren bir imalat dosyası:

- Kısmen tamamlanmış makinanın genel bir çizimi ve

kontrol devrelerinin çizimleri,

- Kısmen tamamlanmış makinanın uygulanan temel

sağlık ve güvenlik kurallarına uygunluğunu teyit - etmek

için istenilen hesaplamalar, deney sonuçları, belgeler

vb. ile desteklenmiş tam ayrıntılı çizimler,

- Takip edilen işlemleri gösteren olan risk

değerlendirmesi hakkındaki aşağıdakileri içeren

belgeler: (i) Uygulanan ve yerine getirilen temel sağlık

ve güvenlik gerekliliklerinin listesi,

(ii) Tanımlanmış tehlikeleri ortadan kaldırmak veya

riskleri azaltmak için uygulanan koruyucu önlemlerin

tarifi veya uygun olan durumlarda, giderilemeyen

risklerin belirtilmesi,

(iii) Kullanılan standardlar ve diğer teknik

şartnameler ve bu standardların kapsadığı temel sağlık

ve güvenlik kurallarının gösterimi,

(iv) İmalatçı ya da yetkili temsilcisince seçilen bir

kuruluş tarafından yapılan deneylerin sonuçlarını

içeren her türlü teknik rapor, (v) Kısmen tamamlanmış

makinalar için hazırlanmış birleştirme talimatlarının bir

kopyası,

(b) Seri imalat için, kısmen tamamlanmış makinaların

uygulanan temel sağlık ve güven kurallarına uygunluğu

güvenceye almak yapılacak olan dahili tedbirler.

İmalatçı, tasarımı ve yapımı itibariyle güvenli bir

şekilde monte edilip hizmete sunulma kabiliyetine

sahip olduğuna karar verebilmek amacıyla kısmen

tamamlanmış makina, aksamlar veya teçhizatlar

üzerinde gerekli araştırma ve deneyleri yapmalıdır. İlgili

raporlar ve sonuçlar teknik dosyaya ilave edilmelidir.

İlgili teknik dosya, kısmen tamamlanmış makinanın

imalât tarihini ya da seri üretim halinde, son ünitenin

imalât tarihini takip eden en az 10 yıl boyunca saklanmalı

ve istek halinde bakanlığın denetimine sunulmalıdır.

Teknik dosyanın Türkiye’de ve/veya Topluluk

bölgesi sınırları içerisinde bulunması gerekmediği

gibi, sürekli olarak somut biçimde mevcut olması

da zorunlu değildir. Bununla birlikte, teknik dosya,

MAKALE

İmalatçı Beyanında belirtilen kişi tarafından, ilgili Yetkili

Kuruluşa derlenip hazır duruma getirilebilmelidir.

Bakanlığın gerekçeli talebine karşılık olarak

teknik dosyanın sunulmaması, söz konusu kısmen

tamamlanmış makinanın temel sağlık ve güvenlik

gereklerine uygun olmadığından şüphelenmek için

yeterli sebep teşkil edebilir.

1.7.3 Makinaların işaretlenmesi

Bütün makinalar, aşağıdaki asgari özellikler göz

önünde tutularak, görünür, okunur ve silinemez bir

şekilde işaretlenmelidir:

- İmalatçının ve ilgili olduğunda, yetkili temsilcisinin

ticari unvanı ve tam adresi,

- Makinanın tanımı,

- CE İşaretlemesi (Ek III)

- Seri veya tip tanımlaması,

- Varsa seri numarası,

- İmalat yılı, yani imalat işleminin tamamlandığı yıl.

Makinaya CE işareti iliştirilirken tarih öne veya ileriye alınamaz.

Bunun yanı sıra, muhtemel patlayıcı ortamlarda

kullanılmak üzere tasarımlanmış ve imal edilmiş

makinalar buna göre işaretlenmelidir.

Makinalar, tipi ve güvenli kullanım için esas olan

bütün bilgileri de taşımalıdır. Bu tip bilgiler 1.7.1

numaralı paragrafta verilen kurallarda ele alınmıştır.

Makina parçalarının kaldırma ekipmanı ile kullanılarak

işlem görmesi halinde, bunların kütlesi okunur, silinmez

ve belirgin olarak gösterilmelidir.

1.7.4 Talimatlar

Bütün makinalarda, Türkçe hazırlanmış talimatlar

bulunmalıdır.

Makinaların beraberinde yer alan talimatlar ya

‘Orijinal talimatlar’ olmalı ya da orijinal talimatların

Türkçe olmaması halinde ‘Orijinal talimatların

tercümesi’ olmalıdır. Bu durumda orijinal talimatlar da

çevirileri ile birlikte verilmelidir.

İstisna olarak, imalatçı veya yetkili temsilcisi

tarafından görevlendirilen uzman personelin kullanımı

amacıyla hazırlanan bakım talimatları

Türkçenin yanı sıra uzman personelin anlayabileceği

Topluluk dilinde verilebilir.

Talimatlar aşağıda düzenlenen ilkeler doğrultusunda

hazırlanmalıdır.

1.7.4.1 Talimatların hazırlanması ile ilgili genel ilkeler

(a) Talimatlar Türkçe hazırlanmalı, orijinal talimatların

başka bir dilde olması halinde beraberinde Türkçeye

çevirisi yer almalıdır. İmalatçı veya yetkili temsilcisi

tarafından doğrulanan dil versiyonu/versiyonları

üzerinde ‘Orijinal talimatlar’ ibaresi görülmelidir.

(b) Makinaların kullanılacağı ülkenin resmi

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 107


››

MAKALE

dili/dillerinde ‘Orijinal talimatların’ bulunmadığı

durumlarda, imalâtçı veya yetkili temsilcisi veya bu

makinayı getiren kişi tarafından söz konusu bölgedeki

geçerli dile çeviri sağlanmalıdır. Çeviri ‘Orijinal

talimatların çevirisi’ ibaresini taşımalıdır.

(c) Talimatların içeriği yalnızca makinaların amaçlanan

kullanımlarını değil aynı zamanda makul bir şekilde

öngörülebilen olası yanlış kullanımlarını da içermelidir.

(d) Profesyonel olmayan operatörler tarafından

kullanılması düşünülen makinalar için, kullanım

talimatlarının yazılması ve düzenlenmesinde bu tür

operatörlerden makul olarak beklenebilecek genel

eğitim seviyeleri ve yargıda bulunabilme düzeyleri de

göz önünde bulundurulmalıdır.

1.7.4.2 Talimatların içeriği

Her bir kullanıcı el kitabı, ilgili olduğu şekilde, en

azından aşağıdaki bilgileri içermelidir:

(a) İmalatçı ve yetkili temsilcisinin adı ve tam adresi,

(b) Seri numarası hariç olmak üzere, makina üzerinde

işaretlenmiş halde makinanın tanımı (1.7.3 numaralı paragraf),

(c) AT Uygunluk Beyanı veya AT Uygunluk Beyanı içeriğini

gösteren makinanın özelliklerini veren ve seri numarası ve

imzanın bulunmasının gerekli olmadığı bir belge,

(d) Makinanın genel tarifi,

(e) Makinanın kullanım, bakım - onarımı ve doğru

çalışıp çalışmadığının kontrolü için gerekli çizimler,

şemalar, tarifler ve açıklamalar,

(f) Operatörlerin bulunacakları muhtemel iş

istasyonlarının tarifi,

(g) Makinanın kullanım amacının tarifi,

(h) Makinanın deneyimlerle ortaya çıkması

muhtemel olduğu tespit edilen yanlış kullanım şekilleri

ile ilgili uyarılar,

(i) Çizimler, şemalar ve bağlantı araçları dahil

montaj, takma ve bağlama talimatları ile makinanın

monte edileceği tesisat veya şasinin tanımlaması,

(j) Gürültü veya titreşimlerin azaltılmasına yönelik

kurulum ve montaj ile ilgili talimatlar,

(k) Makinanın hizmete sunulmaları ve kullanılmaları

ile ilgili talimatlar ve gerekli ise, operatörlerin eğitimi ile

ilgili talimatlar,

(l) Yapısal olarak güvenli tasarım tedbirleri, koruma

ve uygulanan tamamlayıcı koruyucu tedbirlere rağmen

giderilemeyen riskler hakkında bilgilendirme,

(m) Uygun olan durumlarda kişisel koruyucu ekipman

da dahil olmak üzere, kullanıcı tarafından alınması

gereken koruyucu tedbirler hakkında talimatlar,

(n) Makinaya takılabilecek takımların temel

karakteristikleri,

(o) Makinanın kullanım, nakliye, montaj, hizmet dışı

iken sökme, test etme ve öngörülebilir arızalar sırasında

kararlılık şartını karşıladığı koşullar,

(p) Taşıma, eleme ve depolama işlemlerinin güvenli

bir şekilde yapılmasını teminen, makinanın ve varsa ayrı

olarak taşınması gereken parçalarının kütlesini veren

talimatlar,

(q) Kaza veya arıza durumunda izlenecek çalıştırma

yöntemi; blokaj oluşumu muhtemel ise, ekipmanın

güvenli bir şekilde blokajdan kurtarılması için izlenecek

çalıştırma yöntemi,

(r) Kullanıcı tarafından yapılacak olan ayarlama ve

bakım çalışmalarının ve uyulması gereken koruyucu

bakım tedbirlerinin tarifi,

(s) Ayarlama ve bakım çalışmalarının güvenli bir

şekilde yapılması amacıyla tasarlanmış, bu işlemler

sırasında alınacak koruyucu tedbirleri içeren talimatlar,

(t) Operatörün sağlık ve güvenliğini etkilediği

durumlarda, kullanılacak yedek parçaların özellikleri,

(u) Hava ile taşınan gürültü emisyonları ile ilgili

aşağıdaki bilgiler:

- 70 dB(A)’yı aşıyorsa, iş istasyonlarındaki A-ağırlıklı

emisyon ses basınç seviyesi; bu düzeyin 70 dB(A)’yı

aşmaması halinde, belirtilmelidir,

- 63 Pa’ı aşıyorsa, iş istasyonlarındaki C-ağırlıklı anlık

tepe ses basınç değeri (20 μPa’a göre 130 dB),

- İş istasyonlarındaki A-ağırlıklı emisyon ses basınç

seviyesi 80 dB(A)’yı aşıyorsa, makinanın yaydığı

A-ağırlıklı ses güç seviyesi.

Bu değerler söz konusu makinada ölçülen fiili değer olmalı

veya üretilecek makinayı temsil eden teknik olarak kıyaslanabilir

makinadan alınan ölçümlere göre oluşturulan değerler olmalıdır.

Çok büyük makinalarda, A-ağırlıklı ses güç seviyesi

yerine, makina etrafında belirli konumlardaki A-ağırlıklı

emisyon ses basınç seviyeleri gösterilebilir.

Uyumlaştırılmış standardların uygulanmadığı

durumlarda, ses seviyeleri makina için en uygun

yöntem kullanılarak ölçülmelidir. Ses emisyon değerleri

gösterildiğinde, bu değerlere ait belirsizlikler de

belirtilmelidir. Ölçmeler sırasında makinanın çalışma

koşulları ile kullanılan ölçme yöntemi de açıklanmalıdır.

Çalışma istasyonlarının tanımlanmamış olduğu ya da

tanımlanamadığı durumlarda, A-ağırlıklı ses basınç değerleri

makina yüzeyinden 1 metre mesafede ve zeminden veya

erişim platformundan 1,6 metre yükseklikte ölçülmelidir.

Azami ses basıncının konumu ve değeri belirtilmelidir.

30/12/2006 tarihli ve 26392 sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanan Açık Alanda Kullanılan Teçhizat Tarafından

Oluşturulan Çevredeki Gürültü Emisyonu ile İlgili

Yönetmelikte (2000/14/AT) ses basınç seviyelerinin

veya güç seviyelerinin ölçümü için başka şartların

öngörülmesi durumunda, bu paragrafın (1.7.4.2) ilgili

hükümleri yerine anılan yönetmelik uygulanmalıdır.

(v) Makinanın kişilere özellikle de vücuda

yerleştirilen aktif ya da aktif olmayan cihazlar taşıyan

108 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

kişilere zarar verebilecek iyonize olmayan ışıma yayması

muhtemel ise, operatör ve maruz kalan kişiler için

yayılan ışıma ile ilgili bilgiler.

Ek II Beyanlar

1- Kapsam

A- Makinaların AT uygunluk beyanı

Bu beyan ve çevirileri talimatlarla aynı koşullarda [Ek I,

1.7.4.1.(a) ve (b) numaralı paragraflar] hazırlanmalı ve daktilo

ile ya da büyük harflerle el yazısı ile yazılmış olmalıdır.

Bu beyan, sadece piyasaya arz edildiği durumdaki

makinaya aittir ve sonradan ilave edilen aksam ve/veya son

kullanıcı tarafından daha sonra yapılacak işlemleri kapsamaz.

AT Uygunluk Beyanı aşağıdaki hususları içermelidir:

1) İmalatçının veya varsa yetkili temsilcisinin ticari

unvanı ve açık adresi,

2) Teknik dosyayı hazırlamakla yetkili olan ve

Türkiye’de veya Toplulukta yerleşik olması gereken

kişinin adı ve adresi,

3) Jenerik kodlaması, işlevi, modeli, tipi, seri

numarası ve ticari adı dahil olmak üzere; makinaların

tarifi ve tanıtımı,

4) Makinaların bu Yönetmeliğin ilgili hükümlerini

karşıladığını doğrudan bir şekilde beyan eden bir ifade

ve uygun durumlarda, makinanın uygun olduğu diğer

yönetmelikler ve/veya ilgili hükümlere uygunluğu

beyan eden benzer bir cümle. Bu atıflar Avrupa Birliği

Resmî Gazetesi'nde yayımlanmış metinler olmalıdır,

5) Uygun olan durumlarda, Ek IX’da belirtilen AT Tip

İncelemesini yapan Onaylanmış Kuruluşun adı, adresi

ve kimlik numarası ile AT Tip

İnceleme Belgesi numarası,

6) Uygun durumlarda, Ek X’da belirtilen Tam Kalite

Güvence Sistemini onaylayan Onaylanmış Kuruluşun

adı, adresi ve kimlik numarası,

7) Uygun durumlarda, bu Yönetmeliğin 9'uncu

maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği şekliyle,

kullanılan uyumlaştırılmış standartlara atıf,

8) Uygun durumlarda, kullanılan diğer teknik

standartlara ve şartnamelere atıf,

9) Beyanın yeri ve tarihi,

10) İmalatçı ya da yetkili temsilcisi adına beyanı hazırlama

yetkisi verilmiş olan kişinin kimlik bilgileri ve imzası

B- Kısmen tamamlanmış makinalar için imalatçı beyanı

Bu beyan ve çevirileri talimatlarla aynı koşullarda (Ek I,

1.7.4.1.(a) ve (b) numaralı paragraflar) hazırlanmalı ve daktilo

ile ya da büyük harflerle el yazısı ile yazılmış olmalıdır.

İmalatçı beyanı aşağıdaki hususları içermelidir:

1) Kısmen tamamlanmış makinaların imalâtçısının veya

varsa yetkili temsilcisinin ticari unvanı ve açık adresi,

2) İlgili teknik dosyayı hazırlamakla yetkili olan ve

Türkiye’de veya Toplulukta yerleşik olması gereken

MAKALE

kişinin adı ve adresi,

3) Jenerik kodlaması, işlevi, modeli, tipi, seri

numarası ve ticari adı dahil olmak üzere; kısmen

tamamlanmış makinaların tarifleri ve tanıtımı,

4) Bu Yönetmeliğin temel gerekliliklerinin

karşılandığını ve ilgili teknik dokümanların Ek VII Kısım

B hükümlerine uygun olarak hazırlandığını beyan eden

bir ifade ve uygun durumlarda, kısmen tamamlanmış

makinanın diğer ilgili yönetmeliklere uygun olduğunu

beyan eden bir cümle. Bu atıflar Avrupa Birliği Resmi

Gazetesi'nde yayımlanmış olan metinler olmalıdır,

5) Yetkili kuruluşlardan gelecek makul olan bir

talebe karşın, kısmen tamamlanmış makina ile ilgili

bilgilerin sağlanacağına dair bir taahhüt. Bu taahhüt

sağlama yöntemini içermeli ve kısmen tamamlanmış

makina imalâtçısının fikri mülkiyet haklarına bir zarar

getirmemelidir,

6) Kısmen tamamlanmış makinaların, uygulanabilir

olduğunda, bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğu

beyan edilen nihai makina ile birleştirilinceye kadar

hizmete sunulamayacağına dair beyan,

7) Beyanın yeri ve tarihi,

8) İmalatçı veya yetkili temsilcisi adına beyanı hazırlama

yetkisi verilmiş olan kişinin kimlik bilgileri ve imzası.

2- Beyanı saklama

Makinaların imalâtçısı veya yetkili temsilcisi orijinal

AT Uygunluk Beyanı'nı makinanın son imalât tarihinden

itibaren en az 10 yıllık bir süre için muhafaza etmelidir.

Kısmen tamamlanmış makinaların imalatçısı veya

yetkili temsilcisi orijinal İmalatçı Beyanı'nı kısmen

tamamlanmış makinanın son imalât tarihinden itibaren

en az 10 yıllık bir süre için muhafaza etmelidir.

Ek III

CE işaretlemesi

“CE” uygunluk işareti aşağıdaki biçimde ‘CE’ baş

harflerinden oluşmalıdır:

“CE” uygunluk işareti yukarıdaki resimde gösterilen

şekle sadık kalmak şartıyla büyütülür veya küçültülür.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 109


››

MAKALE

“CE” uygunluk işaretinin çeşitli unsurları, esas olarak

aynı düşey öçlüye sahip olmalıdır. Bu ölçü 5 mm’den

küçük olmamalıdır. Asgari boyut küçük ölçekli makinalar

için değiştirilebilir.

“CE” uygunluk işareti, aynı teknik kullanılarak,

imalâtçı veya yetkili temsilcisinin adının hemen yakınına

iliştirilmelidir.

Bu Yönetmeliğin 13'üncü maddesinin üçüncü

fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin dördüncü

fıkrasının (b) bendinde belirtilen Tam Kalite

Güvence İşlemlerinin uygulandığı durumlarda, “CE”

uygunluk işaretinin yanına Onaylanmış Kuruluş'un

kimlik numarası yazılmalıdır.

1.3.7 Hareketli parçalarla ilgili riskler

Makinaların hareketli parçaları bir kazaya neden

olabilecek temas etme risklerini önleyecek biçimde

tasarımlanmalı ve imal edilmeli veya riskin devam ettiği

durumlarda, mahfazalar veya koruyucu tertibatlarla

teçhiz edilmelidir.

Çalışmaya dahil olan hareketli parçaların yanlışlıkla

bloke olmasını önleyecek gerekli bütün tedbirler

alınmalıdır. Alınan tedbirlere rağmen bir blokajın

meydana gelme olasılığının sürdüğü durumlarda,

uygun olduğunda, bu ekipmanın güvenli bir şekilde

blokajdan çıkması için gerekli olan özel koruyucu

tertibatlar ve takımlar sağlanmalıdır.

Talimatlarda ve mümkün olduğunda, makina

üzerindeki bir işaret ile bu özel koruyucu tertibatlar ve

bunların nasıl kullanılacağı tanımla

1.4 Mafhazaların ve koruma tertibatlarının

karakteristikleri

1.4.1 Genel kurallar

Mahfazalar ve koruyucu tertibatlar aşağıdaki

özellikleri taşımalıdır:

- Sağlam bir yapıda olmalı,

- Yerlerine sağlam bir şekilde sabitlenmeli,

- İlave herhangi bir tehlikeye ortaya çıkarmamalı,

- Kolayca devreden çıkarılmamalı veya kolayca bypass

edilememeli,

- Tehlike bölgesinden yeterli uzaklığa yerleştirilmeli,

- Üretim işlemin izlenmesini asgari engel olmalı ve

çalışmanın yapılması gereken alana özellikle erişimi

kısıtlayarak, mümkünse mahfazanın çıkarılmasına

veya koruyucu tertibatın devreden çıkarılmasına

gerek kalmaksızın, aletlerin takılmasına ve/veya

değiştirilmesine ve bakım amaçlarıyla gerekli çalışmanın

yapılmasına imkân vermeli. İlave olarak, mümkün

olan durumlarda, mahfazalar malzeme ve nesnelerin

fırlamasına veya düşmesine karşı ve makinalardan

kaynaklanan emisyonlara karşı koruma sağlamalıdır.

1.4.2 Mahfazalar için özel kurallar

1.4.2.1 Sabit mahfazalar

Sabit mahfazalar sadece aletlerle açılabilen veya

sökülebilen sistemlerle takılmalıdır. Bunların bağlama

sistemleri, mahfazalar veya koruyucular söküldüğünde

makinalara bağlı kalmalıdır. Mümkün olduğu

durumlarda, bağlantıları olmaksızın mahfazalar yerinde

kalamamalıdır.

1.4.2.2 Ara kilitlemeli hareketli mahfazalar

Birbirini kilitleyen hareketli mahfazalar aşağıdaki

özellikleri taşımalıdır:

- Mümkün olduğunca, kilitli olmadıklarında makinalara

tespit edilmiş halde kalmalı,

- Yalnızca bilinçli bir eylemle ayarlanabilecek şekilde

tasarlanmalı ve imal edilmelidir.

Birbirini kilitleyen hareketli mahfazalar aşağıdakileri

sağlayan bir birbirini kilitleyen tertibatla irtibatlı olmalıdır:

- Kapanana kadar makinaların tehlikeli işlevlerinin

harekete geçmesini önleyen ve kapanmaları durumunda

bir durdurma komutu veren birbirini kilitlemeyen

tertibatla birlikte çalışmalıdır.

Operatörün, makinanın tehlikeli işlevinden doğan

riskin ortadan kaldırılmasından önce, tehlike bölgesine

erişiminin mümkün olduğu durumlarda, hareketli

mahfazalar aşağıdakini sağlayan bir birbirini kilitleme

tertibata ilave olarak bir mahfaza kilitleme tertibatına

sahip olmalıdır:

- Mahfaza kapanana ve kilitlenene kadar tehlikeli

makina işlevlerinin harekete geçmesini önlemeli ve

makinanın tehlikeli işlevinden kaynaklanan yaralanma riski

ortadan kaldırılana kadar, mahfaza kapalı ve kilitli olmalıdır.

Birbirini kilitleyen hareketli mahfazalar, makinanın

aksamlarından birinin olmaması veya arızalanması

halinde, makinanın tehlikeli işlevlerinin çalışmasını

önleyecek veya bu işlevleri durduracak şekilde

tasarımlanmadır.

1.4.2.3 Erişimi kısıtlayan ayarlanabilen mahfazalar

Çalışma için kesinlikle gerekli olan hareketli parçalar

bölgesine erişimi kısıtlayan ayarlanabilen mahfazalar

aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:

- Yapılan işin türüne göre manuel veya otomatik

olarak ayarlanabilir ve alet kullanmaya gerek olmadan

kolayca ayarlanabilir olmalıdır.

1.4.3 Koruyucu tertibatlarla ilgili özel kurallar

Koruyucu tertibatlar kumanda sistemine aşağıdaki

hususlar dahilinde tasarlanması ve dahil edilmelidir:

- Hareketli parçalar operatörün erişim mesafesi

içerisinde iken çalışmaya başlamamalı,

- Parçalar hareket halinde iken kişiler bunlara

erişememeli

110 › AIR WORLD TÜRKİYE / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025


››

- Bunların aksamlarından birisinin olmaması veya

arızalanması durumunda hareketli parçaların çalışmaya

başlamasını önlemeli veya bunları durdurmalıdır.

Koruyucu tertibatlar yalnızca bilinçli bir eylem ile

ayarlanabilmelidir.

1.7.1 Makina üzerindeki bilgi ve uyarılar

Makinalar üzerinde yer alan bilgi ve uyarılar

tercihen hâlihazırda kolayca anlaşılabilen sembol veya

şemalardan oluşmalıdır. Yazılı veya sözel herhangi bir

bilgi ve uyarı varsa bunlar Türkçe hazırlanmalıdır.

1.7.1.1 Bilgilendirme ve bilgilendirme tertibatları

Makinanın kumandası ile ilgili ihtiyaç duyulan bilgiler

belirsizliğe yer vermeyecek şekilde ve kolay anlaşılan

bir şekilde sağlanmalıdır. Bunlar operatörü aşırı yoracak

derecede fazla olmamalıdır.

Görüntülü ekranlar veya makina ile operatör

arasındaki diğer interaktif iletişim araçları kolayca

anlaşılabilmeli ve kullanımı kolay olmalıdır.

1.7.1.2 Uyarı tertibatları

Makinaların denetimsiz bir şekilde çalışırken

meydana gelebilecek bir hata sonucunda kişilerin

sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girebileceği

durumlarda, makinalar uyarı olarak uygun bir ses veya

ışık sinyali verecek şekilde teçhiz edilmelidir.

Makinalar uyarı tertibatları ile teçhiz edilmesi durumunda,

bu tertibatlar belirgin olmalı ve kolayca algılanabilmelidir.

Operatör, her zaman bu tür uyarı tertibatların çalışmasını

kontrol edecek imkânlara sahip olmalıdır.

Renkler ve güvenlik sinyalleri ile ilgili yönetmeliklerin

şartlarına uyulmalıdır.

2014/68/AB Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği (PED)

EK1

3.3. İşaretleme ve etiketleme

21 ve 22'nci maddelerde belirtilen CE işaretine ve

9 uncu maddenin altıncı fıkrası ve 11'inci maddenin

üçüncü fıkrası uyarınca sağlanacak bilgilere ilaveten

aşağıdaki bilgiler de verilir:

a) Tüm basınçlı ekipmanlar için:

- İmal yılı.

- Basınçlı ekipmanın tipi, seri veya parti tanımlaması

ve seri numarası gibi.

- Gerekli izin verilebilen maksimum/minimum

sınırları.

b) Basınçlı ekipmanın türüne bağlı olarak, güvenli

kurulum, işletme veya kullanım, bakım ve periyodik

muayenesi için gerekli bilgiler aşağıdaki gibidir:

- Basınçlı ekipmanın litre cinsinden hacmi V.

- Boru donanımı için standart çapı, DN.

- Bar cinsinden uygulanan test basıncı PT ve tarihi.

MAKALE

- Güvenlik aletinin ayar basıncı, bar olarak.

- Basınçlı ekipmanın çıkış gücü kW.

- Uygulanan gerilim V (volt).

- Amaçlanan kullanımı.

- Dolum oranı kg/L.

- Kg olarak maksimum doldurma kütlesi.

- Dara ağırlığı kg.

- Ürün grubu.

c) Gerektiği yerlerde tecrübelere göre oluşabilecek

yanlış kullanıma dikkat çekmek için basınçlı ekipmana

iliştirilmiş uyarılar.

(a), (b) ve (c) bentlerinde bildirilen bilgiler basınçlı

ekipmanın üzerinde aşağıdaki istisnalarla birlikte sıkı bir

şekilde tutturulan bir bilgi plakası ile verilir:

- Gerektiğinde, aynı donanım için tasarlanmış olan,

boru parçaları gibi ayrı parçalara tekrar işaretleme

yapılmasını önlemek için, uygulanabilen yere, uygun

belgelendirme sistemi kullanılabilir.

- Basınçlı ekipmanın çok küçük olması halinde,

örneğin; aksesuarlar, bu bilgiler, basınçlı ekipmana bir

etiket ile tutturulabilir.

- Doldurulacak miktar ve (c) bendinde bahsedilen

uyarılar için uygun süre, okunabilir kalmaları sağlamak

kaydıyla etiketleme veya diğer yeterli araçlar kullanılabilir.

2014/29/AB Basit Basınçlı Kaplar Yönetmeliği (SPVD)

Ek-III

İBARELER, TALİMATLAR, TANIMLAR VE SEMBOLLER

1.2. Kapta veya veri plakalarında en azından aşağıda

belirtilen bilgiler yer alır:

a) Azami çalışma basıncı (bar cinsinden PS).

b) Azami çalışma sıcaklığı (Tmax, °C cinsinden).

c) Asgari çalışma sıcaklığı (Tmin, °C cinsinden).

ç) Kabın kapasitesi (V, L cinsinden).

d) İmalatçının adı, tescilli ticari adı veya tescilli ticari

markası ve adresi.

e) Kabın tipi ve seri veya parti kimlik bilgileri

Sonuç:

Komresörlerde CE işaretinin kontrolü kapsamlı bir

iştir. Bu kontrolü yapacak personelin, giriş kısmında

belirtilen direktiflere ve makina içinde hangi kısımlara

bakması gerektiğini bilmesi gerekir. Çalıştırılmasında

çeşitli riskler taşıyan kompresör üniteleri, direktif ve

standartların ön gördüğü özellikleri taşımazsa; insanlara

ve çevreye zarar verebilmesi muhtemeldir.

Yukarıda bahsedilen ve çeşitli direktiflerle açıklanan

konular göz önüne alınmazsa, kullanıcılara verebileceği

zararın yanında, ülkemizde kullanılması uygun olmayan

ve haksız rekabete yol açan ünitelerin getirilmesi

engellenemez.

2025 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL / AIR WORLD TÜRKİYE ‹ 111


››

MAKALE



Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!