10.12.2025 Görüntülemeler

Tekstil Teknik Aralık 2025

Tekstil Teknik Aralık 2025

Tekstil Teknik Aralık 2025

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.




içindekiler

index

6 “Textiles are still with us — but the industry is

moving away: An analysis of the great contradiction”

“Tekstil bizimle, ama sektör bizden uzaklaşıyor: Büyük

çelişkinin analizi”

12 Boyarmaddelerin evrimi-reaktif boyamada düşük

tuzlu ve tuzsuz sistemler

14 Meslek liseleri ve iş dünyası

20 Machinery suppliers prepare January 2026

launches as global demand strengthens

Küresel talep güçlenirken makine üreticileri ocak 2026

lansmanlarına hazırlanıyor

24 A new window of opportunity emerges for Türkiye

in the global textile machinery market in 2026

Küresel tekstil makine pazarında 2026’da Türkiye

için yeni fırsat dönemi başlıyor

30 Erşahan Elektrik raises the bar in energy

management as it strengthens its foothold in the

textile industry

Enerji yönetiminde çıtayı yükselten Erşahan Elektrik

tekstil sektöründe büyümesini sürdürüyor

34 Sürdürülebilir boyama teknolojilerinde yeni nesil

egalizatör: PESCLEAN 2B

42 Istanbul to shape the transformation roadmap of

the global textile and fashion industry

Küresel tekstil ve moda sektörünün dönüşüm rotası

istanbul’da belirleniyor

46 The new-generation SKS tube boosts efficiency in

the ring spinning process

Yeni nesil SKS masura üretimde verim sağlıyor

48 Effects of a nano-silicone based elasticity and

hydrophilicity enhancing finishing agent on textiles:

UNISIL LYC

Nano-silikon esaslı esneklik ve hidrofilite artırıcı bitim

ajanının tekstil üzerindeki etkileri: UNISIL LYC

52 Picanol highlights global shift toward

air‐consumption optimization in weaving mills for 2026

Picanol, 2026’da dokuma işletmelerinde hava tüketimi

optimizasyonuna yönelik küresel yönelimi vurguladı

56 Oerlikon plants tighten fiber-quality control

routines

Oerlikon tesisleri elyaf kalite kontrol rutinlerini

sıkılaştırıyor

60 Saurer prepares 2026 rotor-spinning and twisting

upgrades

Saurer, 2026 rotor ve büküm yeniliklerine hazırlanıyor

64 Rieter SERVOpack: Modular System for Efficient

Packaging

Rieter SERVOpack: Verimli Paketleme için Modüler

Sistem

68 Rieter announces expanded automation roadmap

for early 2026 amid rising yarn demand

Rieter, artan iplik talebiyle birlikte 2026’nın ilk çeyreği

için genişletilmiş otomasyon yol haritasını duyurdu

72 A structural shift is now essential for Türkiye’s

textile industry

Türk tekstilinde dönüşüm artık bir zorunluluk hâline

geldi

2 December Aralık 2025


78 Mills strengthen jacquard-control routines as

pattern density increases

Desen yoğunluğu artarken işletmeler jakar kontrolünü

daha hassas hâle getiriyor

82 Digitalization ushers in a new era in textile

machinery

Dijitalleşme tekstil makinelerinde yeni bir dönem

açıyor

84 Smart fabrics and wearable textiles reshape the

new generation of performance materials

Akıllı kumaşlar ve giyilebilir tekstiller yeni nesil

performans malzemelerini yeniden şekillendiriyor

87 Next-generation sustainable fabrics and the key

textile trends shaping 2025

2025’i şekillendiren yeni nesil sürdürülebilir kumaşlar

ve önemli tekstil trendleri

90 Weaving mills shift from machine tweaks to true

defect-origin analysis

Dokuma işletmeleri makine ayarından gerçek hata kök

neden analizine geçiyor

92 AI-driven quality control reshapes textile

production

Yapay zekâ destekli kalite kontrol tekstil üretimini

dönüştürüyor

94 Digital printing plants refine color‐consistency

control

Dijital baskı tesisleri renk tutarlılığı kontrollerini

güçlendiriyor

INDEX ADS

West Global............Front Cover

Rieter.....................Back Cover

Erşahan Elektrik......Inside Front Cover

Elteksmak..............Inside Back Cover

Tüfekçi...................5

Innomotics..............10-11

Genkim..................13

İdes.......................15

Enes......................17

Effe........................18-19

ITM........................21

Uster......................23

Argema..................25

Optima...................27

Canlar Mekatronik...28-29

Repart....................33

Comfytex................35

Redman.................37

İnfakolor.................39

Brazzoli..................40-41

Işılsan Plastik..........45

Interzum.................51

Kıray Makina...........54-55

West Global............57

ABB Pamuk............59

Serteks..................62-63

Effe........................65

Akbaş Plastik..........67

Yıldız Makina..........70-71

Sanko....................73

Canlar Mekatronik...75

Effe........................77

Elinmac..................79

ITMA......................81

Feyen.....................83

IGATEX...................93

İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ DANIŞMANI

Advisory Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza CANDAN

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK

Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY

Prof. Dr. Yalçın BOZKURT

Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ

Prof. Dr. W. OXENHAM

Prof. Dr. Emel ÖNDER

Prof. Dr. Yusuf ULCAY

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. USKANER

STAFF WRITER

İsmail ÇAKIR

ismail.cakir@img.com.tr

PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ

Marketing & Sales Coordinator

Ömer Faruk GÖRÜN

omer.gorun@img.com.tr

+90 505 299 62 65

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

Tel: +90 212 454 22 22

GSM: +90 532 313 22 11

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphic & Design

Serkan BEYOĞLU

serkan.beyoglu@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and Cir cu la ti on

Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 November

Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1

P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler

/ İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22

Fax: +90 212 454 22 93

BASKI | Printed By | İH LAS

Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 November Caddesi No: 11

A/41 Yenibosna - Bahçelievler /

İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50

Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71

Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah CHINN

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Tekstil & Teknik is published monthly.

Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es

pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to

ad ver tisers.

www.tekstilteknik.com.tr

img@img.com.tr

tekstilteknikdergisi

tekstilveteknik

tekstilteknikdergisi

Tekstil Teknik

December Aralık 2025

3


editör

editor

A new era of transformation

in Turkish textiles

Türk tekstilinde

dönüşüm çağı

Ali ERDEMTurkey’s long-standing export powerhouse,

Yazı İşleri Müdürü the textile industry, has been facing a

News Editor major test over the past two years. Rising

costs, weakening demand, and investments

shifting abroad have pushed the sector toward

restructuring. The contraction in the market is not

“temporary”; it signals a permanent transformation

driven by technology, energy efficiency, and

sustainability.

Turkey still holds strong advantages with

its robust production infrastructure, skilled

workforce, and extensive supply-chain network.

However, converting this potential into sustainable

growth depends on strategic planning and

innovation-oriented investments. The future

of the Turkish textile industry will no longer

be defined solely by production volume but by

sustainability, technological integration, and global

competitiveness. The earlier the sector adapts to

this shift, the stronger its recovery will be.

Technical textiles, performance fabrics and

functional materials are emerging as the new

growth engines for Turkish manufacturers. By

aligning production capabilities with environmental

standards, the sector is rapidly adapting to the

EU’s product passport requirements and Green

Deal agenda. Ensuring the long-term sustainability

of this transformation will require strategic

policymaking. Access to finance, R&D incentives,

combating informality, and energy subsidies

remain critical pillars for the sector’s structural

strengthening.

Today, the Turkish textile industry competes

not through price but through technology,

efficiency, traceability, and sustainability. Future

competitiveness lies in intelligent production

systems and green technologies. Thanks to

Turkey’s proximity to the EU, fast delivery capability,

flexible manufacturing structure, engineering

know-how, and sustainability investments,

the industry has strong potential for renewed

momentum in the 2026–2028 period.

At Tekstil & Teknik, we see this transition as one

of the most powerful rebirth stories of Turkish

industry.

Türkiye’nin geleneksel ihracat gücü

tekstil, son iki yılda önemli bir

sınavdan geçiyor. Artan maliyetler,

talep daralması ve yurtdışına kayan

yatırımlar sektörü yeniden yapılanmaya

zorluyor. Sektördeki daralma “geçici”

değil; teknoloji, enerji ve sürdürülebilirlik

ekseninde ilerleyen kalıcı bir yeniden

yapılanmanın işareti. Türkiye, hâlâ

güçlü bir üretim altyapısına, deneyimli

iş gücüne ve geniş tedarik zinciri

ağına sahip. Ancak bu potansiyelin

sürdürülebilir büyümeye dönüşebilmesi,

stratejik planlama ve yenilikçi yatırım

anlayışına bağlı. Sektör bu dönüşümü ne

kadar erken yakalarsa, o kadar güçlü bir

geri dönüş mümkün olacak.

Teknik tekstiller, performans

kumaşları ve fonksiyonel ürün grupları,

Türk üreticisinin yeni büyüme alanlarını

oluşturuyor. Sektör, üretim kabiliyetini

çevresel standartlarla uyumlu hale

getirerek AB’nin ürün pasaportu ve yeşil

mutabakat gündemine hızla adapte

oluyor. Bu dönüşümün sürdürülebilirliği

ise stratejik politikalarla desteklenmeli.

Finansman erişimi, Ar-Ge teşvikleri,

kayıt dışılıkla mücadele ve enerji

sübvansiyonları, sanayinin kalıcı

güçlenmesi için kritik başlıklar.

Türk tekstil sanayisi artık fiyatla

değil; teknoloji, verimlilik, izlenebilirlik

ve sürdürülebilirlikle rekabet ediyor.

Geleceğin rekabet gücü, akıllı üretim

sistemleri ve yeşil teknolojilerde.

Türkiye’nin AB’ye yakınlık, hızlı teslim,

esnek üretim, mühendislik bilgisi ve

sürdürülebilirlik yatırımları sayesinde

2026–2028 döneminde yeniden

ivmelenme şansı güçlü.

Tekstil & Teknik olarak bu dönüşümü,

Türk sanayisinin en güçlü yeniden doğuş

hikâyelerinden biri olarak görüyoruz.

4 December Aralık 2025



“Textiles are still with us — but

the industry is moving away: An

analysis of the great contradiction”

“Tekstil bizimle, ama sektör bizden uzaklaşıyor:

Büyük çelişkinin analizi”

Ömer Faruk GÖRÜN

Pazarlama ve Satış Koordinatörü

Marketing & Sales Coordinator

bizden

from us

1. At the global level: Textile production

is growing — but its structure is

changing

• Global fiber production continues to rise.

According to Textile Exchange’s 2025 report,

total global fiber production reached 132

million tons in 2024, up significantly from

125 million tons in 2023.

• This increase appears to run parallel with

population growth and rising demand for

textiles and fashion. In addition, per-capita

fiber consumption has been increasing in

the long term — from 8.3 kg per person per

year in 1975 to around 16.2 kg per person

per year in 2024.

• However, most of this growth has

been driven by synthetic fibers, especially

petroleum-based ones. In 2024, synthetics

accounted for 69% of total production, with

polyester alone holding a 59% share.

• Although natural fibers — cotton, wool,

etc. — have increased in absolute volume,

their market share has shifted in favor of

synthetics. For example, cotton represented

only 19–20% of total fiber production in

2023/24.

• Meanwhile, recycled fibers still account

for a very small share: around 7–8% of total

fiber production in 2024, similar to 2023.

In short: globally, textile (fiber) production

is expanding in line with population and

demand growth — but this growth is

concentrated not in traditional natural

fibers like cotton, but in petroleum-based

synthetics. In other words, textiles are

growing, but their form is changing.

Several key factors lie behind this shift:

the relatively low cost and easy availability

of raw materials for synthetics; fastfashion

demand; low-maintenance and

rapid-production advantages; and more

flexible production structures and price

competitiveness compared to natural

fibers.

1. Küresel düzeyde: Tekstil üretimi

artıyor — ama yapısı değişiyor

Dünya genelinde elyaf/fiber üretimi giderek

artıyor. Textile Exchange’in 2025 raporuna göre,

2024 yılında küresel fiber üretimi 132 milyon

tona yükseldi; bu, 2023’teki 125 milyon tondan

kayda değer bir artış.

Bu artış, nüfus artışı + tekstil & moda

talebinin büyümesiyle paralel görünüyor.

Ayrıca, “kişi başına düşen fiber tüketimi” de

uzun vadede artmış durumda — 1975’te kişi

başına 8.3 kg/ yıl iken, 2024’te 16.2 kg/ yıl

civarına gelmiş.

Ancak bu artışın büyük kısmı “sentetik

elyaflar” (özellikle petrol kökenli olanlar)

üzerinden. 2024’te sentetik elyaflar toplam

üretimin %69’unu oluşturdu; polyester tek

başına %59 pay aldı.

Doğal elyaf—pamuk, yün vs.—mutlak olarak

artıyor olsa da, pazar payı olarak sentetik

lehine bir kayma söz konusu. Örneğin pamuk

2023/24 döneminde toplam elyaf üretiminin

%19–20’si kadar.

Diğer yandan “geri dönüştürülmüş

(recycled) elyaflar” hâlâ çok küçük bir paya

sahip: 2024’te toplam fiber üretiminin ~7–8

%’sini oluşturuyor; tıpkı 2023’te olduğu gibi.

Yani: küresel anlamda “tekstil (fiber)

üretimi” büyüyor; nüfus ve talep artışı buna

karşılık geliyor. Ama bu büyüme, geleneksel

pamuk gibi doğal elyaflarda değil, petrol

kaynaklı sentetik elyaflarda. Başka bir deyişle,

“tekstil büyüyor ama formu değişiyor”.

6 December Aralık 2025


2. The Turkish context: Textiles are not “stable” — they

are shrinking or undergoing deep transformation

Despite the global growth trend, the Turkish textile

sector has been under heavy pressure over the past

2–3 years. The causes and results of this pressure are

as follows:

• As of 2024, Türkiye’s textiles and raw materials

exports reached USD 9.495 billion.

• However, serious difficulties have emerged in higher

value-added sub-sectors such as ready-to-wear,

apparel, and home textiles: declining orders, weak

export demand, and contraction in the domestic market.

• As of early 2025, a critical warning sign has

appeared: the number of active companies is falling

and employment is declining. In the first six months of

2025, 55,840 people lost their jobs and 3,298 companies

closed.

• More broadly, in 2025, the closure of 2,781 textile–

apparel companies was reported; the downturn is not

limited to apparel but also affects textile production itself.

• Industry representatives cite extremely high

domestic costs: energy, raw materials, interest rates,

exchange rates, and financing costs are making

production difficult.

• At the same time, global competition and international

price pressure have intensified: East Asian countries

(China, Bangladesh, Vietnam, etc.) and some North

African countries enjoy advantages through cheaper

labor and lower costs, weakening the competitiveness

of Turkish producers.

• Even in some raw materials (e.g., cotton), there are

supply and cost pressures, and some supply systems

remain dependent on imported raw materials.

As a result: textiles still “exist” in Türkiye, but they

are no longer growing as before; on the contrary, both

quantitatively (number of firms, employment, production

volume) and structurally, the sector is shrinking and

transforming — moving away from labor-intensive

apparel production toward fiber/raw material, yarn, and

potentially less labor-intensive but higher-technology

or higher-value-added production models, although

this transition is also painful.

3. Why do we say “textiles are part of us” while the

industry is shrinking or not growing?

As you noted, textiles — clothing, home textiles,

upholstery, fabrics — are present in daily life. But whether

the sector grows is not determined by consumption

alone; many variables are at play:

• Global competition and price pressure: Countries

with cheap labor and low-cost production (East Asia,

South Asia, North Africa…) compete directly with

Türkiye. Their low production costs have reduced

Türkiye’s traditional cost advantage.

• Rising production costs (energy, raw materials,

labor, financing): In recent years, Türkiye has faced

sharp cost increases in energy, inputs, exchange rates,

and interest rates, increasing production costs and

squeezing profitability.

• Changing demand composition: Global textile output

growth is shifting from natural to synthetic fibers.

Bu durumun arkasında birkaç önemli etken var:

sentetik elyafların maliyeti ve hammadde tedarikinin

nispeten kolaylığı, hızlı moda / fast-fashion talebi, az

bakım / çabuk üretim avantajları; doğal elyafa kıyasla

daha esnek üretim yapısı ve fiyat rekabeti.

2. Türkiye özelinde: Tekstil “sabit kalmıyor”, aksine

daralıyor ya da ciddi dönüşüm yaşıyor

Global büyüme eğilimine rağmen, Türkiye’de özellikle

son 2-3 yılda sektör ağır bir baskı altında. Bu baskının

nedenleri ve sonuçları şöyle:

2024 itibariyle Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri

ihracatı 9 milyar 495 milyon dolar oldu.

Fakat aynı dönemde hazır giyim/konfeksiyon/ev

tekstili gibi yüksek katma değerli ürünleri kapsayan alt

sektörlerde ciddi sıkıntılar yaşandı: azalan siparişler,

zayıf ihracat talebi, iç pazarda daralma.

2025 başı itibariyle kritik bir uyarı: sektörde faaliyet

eden firmaların sayısı düşüyor, istihdam azalıyor.

2025’in ilk 6 ayında 55.840 kişi işini kaybetmiş, 3.298

şirket kapanmış.

Daha genel: 2025 yılında 2.781 tekstil–konfeksiyon

firmasının kapanması bildirildi; yalnızca konfeksiyonda

değil, tekstil üretiminde de ciddi düşüş var.

Sektör temsilcileri: çok yüksek iç maliyetler; enerji,

hammadde, faiz, kur, finansman maliyetleri üretimi

zorlaştırıyor.

Aynı zamanda, küresel rekabet ve uluslararası fiyat

baskısı artmış: Doğu Asya (Çin, Bangladeş, Vietnam

vb.) ile Kuzey Afrika bazı ülkeleri, ucuz iş gücü ve düşük

maliyetle avantaj elde ediyor; bu da Türk üreticisinin

rekabet gücünü zayıflatıyor.

Bazı ham maddelerde (örneğin pamuk) bile tedarik

& maliyet baskısı var; ayrıca kimi tedarik sistemleri

hammadde ithalatına bağımlı.

Sonuç olarak: Türkiye’de tekstil hâlâ “var” ama

eskisi gibi büyümüyor; aksine hem nicelik (firma

sayısı, istihdam, üretim hacmi) daralıyor hem de

yapısal dönüşüm yaşıyor: ucuz işçilik üzerine kurulu

konfeksiyon + hazır giyim üretimi yerine, fiber/ham

madde, iplik, belki daha az emek yoğun, daha yüksek

teknoloji veya katma değerli üretim modellerine geçiş —

ama bu geçiş de sancılı.

3. Neden “Tekstil bizim bir parçamız” dedik ama sektör

küçülüyor / büyümüyor?

Söylediğiniz gibi — günlük hayatımızda giysi, ev tekstili,


Türkiye’s historical competitive advantage was built on

natural cotton, cotton yarn, textile raw materials, quality,

and fast delivery — an advantage that has weakened

with the widespread adoption of synthetics.

• Sustainability, environmental pressure, and changing

consumer preferences: Although fast fashion continues

to favor cheap synthetics, environmental criticism of

plastic-based fibers is rising. This creates a need for

transformation, pushing countries like Türkiye to adapt

to natural fibers, sustainable production, and supplychain

transparency (a process that is costly and risky).

• Need for technological and productivity

transformation without sufficient investment: To remain

competitive, technology, automation, efficiency, and

innovation are required. However, high interest rates,

financing constraints, and exchange-rate uncertainty

make investment difficult. This is why textiles remain

a daily necessity and a vital industry, but instead of

automatic growth as in the past, the sector is shaped

by fragility, structural transformation, and intense

competition — leading to stagnation or contraction.

4. In this context — Policy and strategic

recommendations on “why the sector is not growing /

is shrinking”

• Increase value added: The priority should shift from

cheap labor toward technology, automation, R&D,

design, and brand value. Türkiye should move beyond

being a “low-cost production base” and focus on highvalue

production (quality, specialty fabrics, technical

textiles, design, sustainable production).

• Reduce external dependency: Strategic planning is

needed for raw materials, cotton, fibers, energy, and

logistics. Strengthening the natural fiber value chain,

ensuring diversified supply, and improving stock and

supply security are critical.

• Diversify export markets: Beyond the EU and

traditional European markets, Eastern Europe, the

Middle East, Africa, and other emerging markets should

be targeted with a balanced price–quality strategy.

This would reduce dependence on Europe and improve

resilience to demand shocks.

• Invest in sustainability, green transformation, and the

circular economy: Recycling, organic fibers, sustainable

production, quality control, and ethical supply chains

can become future competitive advantages. Despite

the dominance of cheap synthetics, global trends are

moving toward environmentally responsible and ethical

production.

döşeme, kumaş vesaire… tekstil hep var. Ama sektörün

büyüyüp büyümediği sorusu sadece “tüketim” ile ilgili

değil; bir çok değişken var:

Küresel rekabet & fiyat baskısı: Ucuz işçilik ve düşük

maliyetli üretim yapan ülkeler (Doğu Asya, Güney Asya,

Kuzey Afrika…) Türkiye’yle rekabet ediyor. Bu ülkelerde

üretim maliyeti düşük, bu nedenle Türkiye’nin maliyet

avantajı azalıyor.

Üretim maliyetleri (enerji, hammadde, işçilik,

finansman): Türkiye’de son yıllarda enerji, hammadde,

kur ve faiz gibi girdilerde maliyet artışı çok yüksek — bu

da üretim maliyetlerini yükseltiyor, kârlılığı düşürüyor.

Talep kompozisyonu değişiyor: Küresel tekstil

üretim artışı, doğal elyaf yerine sentetik elyafa kayışla

gerçekleşiyor. Türkiye’nin pazar avantajı geçmişte doğal

pamuk/ pamuk ipliği, tekstil hammaddesi, kalite & hızlı

teslimat gibi üstünde kuruluydu — bu rekabet avantajı,

sentetik üretimin yaygınlığıyla azaldı.

Sürdürülebilirlik, çevresel baskılar, tüketici tercihi

değişiyor: Dünya çapında “daha ucuz, hızlı moda”

yönelimi olsa da; aynı zamanda çevresel baskılar,

plastik & sentetik elyaf eleştirileri de artıyor. Bu, sektörde

dönüşüm ihtiyacı doğuruyor ve Türkiye gibi ülkelerin

doğal elyaf, sürdürülebilir üretim, tedarik şeffaflığı gibi

alanlara adapte olmayı gerektiriyor. (Ne var ki bu adapte

olma süreci hem maliyetli hem riskli.)

Teknoloji ve verimlilik dönüşümü gerekiyorken,

yeterince yatırım yapılmaması: Rekabet edebilmek

için teknoloji, otomasyon, verimlilik, inovasyon gerekli.

Ancak yüksek kredi faizi, finansman zorluğu, kur

belirsizliği gibi faktörler yatırım yapılmasını zorlaştırıyor.

Bu yüzden: evet — tekstil hâlâ “ihtiyaç”, hâlâ

“hayatımızda”, hâlâ önemli; ama “eski Türkiye’deki gibi”

otomatik büyüme değil, kırılganlık, yapısal dönüşüm,

rekabet vs ile biçimlenen bir “gerileme/dönüşüm

süreci”.

4. Bu durumda — “tekstil neden büyümüyor / neden

küçülüyor” sorusuna öneriler & çıkarımlar (politik,

stratejik)

Katma değeri artırmak — yalnızca ucuz işçilik değil,

teknoloji, otomasyon, AR–GE, tasarım & marka değeri

öncelikli olmalı. Türkiye artık “ucuz üretim üssü”

olmaktan çıkıp, katma değerli üretim (yüksek kalite, özel

kumaş, teknik tekstil, tasarım, sürdürülebilir üretim)

8 December Aralık 2025


• State support and coherent policy/financing strategy:

Interest rates, credit access, energy costs, taxes,

incentive programs, export supports, and raw material

& agricultural policies should be better coordinated

within a long-term strategy. In short, “textiles can still

be part of us” — but to remain healthy, sustainable, and

competitive, the building blocks of the sector must be

rethought and transformed.

5. Why there is no single definitive answer to “why

textiles are not growing” — but the direction is clear:

global growth + local contraction

• Globally: yes, total production and demand are

increasing — but growth is concentrated in synthetic

fibers; traditional natural-fiber-based textiles (cotton,

wool, etc.) are relatively stable or losing share.

• In Türkiye: due to costs, competition, interest and

exchange-rate pressures, demand contraction, export

challenges, and global price pressure, the sector is

not growing but shrinking — visible through company

closures, job losses, and reduced investment.

Therefore, your observation — “textiles are everywhere

in daily life, population is growing, so why isn’t the sector

growing?” — is valid in terms of visible consumption,

but the production structure, global competition, cost

dynamics, and demand balance make the reality far

more complex.

6. Conclusion: Textiles will not return in their

“Old Glory” — but can survive and thrive through

transformation

In article form, the conclusion would be: Textiles have

historically been a cornerstone of Türkiye’s economy —

a source of employment, industry, and everyday culture.

However, if the sector fails to keep pace with rapid global

change, it risks losing its former advantages. That said,

it has not disappeared. Through high-value production,

sustainability, innovation, technical textiles, design,

branding, and advanced manufacturing technologies, it

can reposition itself.

In conclusion: textiles have not vanished, but they

have shrunk, weakened, and transformed — and yet,

they remain a sector that can be rebuilt and re-elevated,

if industry stakeholders, policymakers, producers,

designers, and investors embrace a new vision.

üzerine odaklanmalı.

Dışa bağımlılığı azaltmak — hammaddede, pamukta,

elyafta, enerji & lojistikte stratejik planlama gerek.

Özellikle pamuk & diğer doğal elyaf üretim zincirinin

güçlendirilmesi, tedarikte çeşitlilik, stok & arz güvenliği

gibi önlemler önemli.

İhracat pazarlarını çeşitlendirmek — AB + geleneksel

Avrupa pazarı yanında, Doğu Avrupa, Orta Doğu,

Afrika, yeni pazarlar, uygun fiyat/kalite dengesiyle

hedeflenebilir. Böylece Avrupa’ya bağımlılık azaltılabilir;

talepten kaynaklı dalgalanmalara karşı direnç artar.

Sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi

yatırımları — geri dönüşüm, organik elyaf, sürdürülebilir

üretim, kalite kontrol, etik tedarik zinciri... Bu alanlar

geleceğin rekabet avantajı olabilir. Zira küresel eğilim,

ucuz sentetiklere rağmen — çevreye duyarlı, “temiz” ve

etik üretime yöneliyor.

Devlet desteği, politika & finansman stratejisi — faiz,

kredi, enerji maliyeti, vergi, destek programları, ihracat

teşvikleri, hammadde & tarım politikaları gibi konularda

düzenleme, koordinasyon ve uzun vadeli planlama.

Kısacası, “tekstil hâlâ bizim bir parçamız olabilir” —

ama bu parçanın sağlıklı, sürdürülebilir ve rekabetçi

kalabilmesi için, yapı taşlarını yeniden düşünmek ve

dönüştürmek şart.

5. Neden “Tekstil büyümüyor” sorusunun kesin yanıtı

yok — ama yönelim net: global artış + yerel daralma

Küresel olarak: evet, toplam üretim artıyor, talep artıyor

— ama bu büyüme sentetik elyaflarda; doğal elyaf

temelli, geleneksel tekstil üretimi (pamuk, yün vs.)

nispeten sabit ya da pay kaybediyor.

Türkiye özelinde: maliyet, rekabet, kur-faiz, talep

daralması, ihracat sorunları ve rekabetçi küresel fiyat

baskısı nedeniyle sektör büyümüyor; aksine daralma

yaşıyor — firma kapanması, işçi çıkışı, yatırım azalması

vs.

Dolayısıyla sizin söylediğiniz “tekstil bizim her

anımızda; nüfus artıyor; o hâlde tekstil neden

büyümüyor?” yaklaşımı — evet, görünür tüketim ve

ihtiyaç hâlâ var; ama sektörün aktörleri, üretim altyapısı,

uluslararası rekabet, maliyet & talep dengesi vs öyle

kolay değil.

6. Sonuç: Tekstil “eski görkemli hâliyle” dönmez —

ama dönüşerek kalabilir

Makale formundaki önerim: tekstil tarihsel olarak Türkiye

için hem “emek/istihdam” hem “sanayi & üretim” hem

de “gündelik hayat” açısından bir kültür, bir yapı. Ancak

bu yapı — küresel hızlı değişime ayak uyduramazsa,

eski avantajlarını yitiriyor. Ama değilse: yeni biçimiyle

(yüksek katma değerli üretim, sürdürülebilirlik,

inovasyon, teknik tekstil, tasarım & marka, ileri üretim

teknolojisi) — yeniden konumlanabilir.

Yani sonuç: Tekstil “yok olmadı”, küçüldü / daraldı

/ zayıfladı — ama halen dönüştürülüp yeniden inşa

edilebilir. Eğer sektör paydaşları, devlet, üreticiler,

tasarımcılar, yatırımcılar vizyon değiştirirse — tekstil

Türkiye için yeniden “lokomotif” olabilir.



Trend-setting Innovation

IE5 Permanent

Magnet Motors

PM motors

with efficiency

class IE5 –

the pinnacle of

internationally

recognized

efficiency

levels and

even higher.

#JoinReliableMotion


Boyarmaddelerin evrimi-reaktif boyamada

düşük tuzlu ve tuzsuz sistemler

Turgay KARAGÖMLEK

Reaktif boyalar, selülozik elyafların en

çok tercih edilen boya sınıfıdır. Ancak

klasik sistemlerde pamuk elyafı

anyonik (–), boya da anyonik (–) yapıdadır.

Bu iki negatif yüzey birbirini iter; boyanın lifi

tutabilmesi için tuz gerekir. Tuz, lifle boya

arasındaki itme kuvvetini azaltır; ancak bu

da yüksek TDS ve iletkenlik yükü oluşturur.

Pamuklu reaktif boyamada 1 kg kumaş için

ort. 10–100 g boya ve 20–100 g tuz kullanılır.

amonyum gibi pozitif yüklü gruplar bağlanır.

Böylece boya, tuz eklenmeden doğrudan lif

tarafından çekilir.

Özellik Klasik Sistem Katyonik Sistem

Tuz 60–100 g/L 0–10 g/L

Fikse oranı %65 %90–95

Banyo sayısı 7–8 4–5

Atık su TDS Yüksek Çok düşük

Renk haslığı Orta Yüksek

tekstil / görüş

textile / opinion

Arıtmalarda en zor giderilen kirlilik de bu

tuzdur. Bu yüzden günümüzde hedef Low

Salt ve Zero Salt sistemlere geçmektir.

1.Tuz Kullanımının Kimyasal Mantığı

Başlangıç, elyaf ve boya her ikisi de negatif,

birbirini iter.

Tuz eklenir, Na+ iyonları boyayı nötralize

eder, boya life yaklaşır.

Soda eklenir, reaktif grup lifin –OH’siyle bağ

yapar, boya fikse olur.

Aşırı tuz verilirse fazla iyon —> hidrolize

bağlı renk kaybı ve atık artışı demektir.

Tuz “bağlama yardımcısıdır”, ama fazlası

kaliteyi bozar.

2.Düşük Tuzlu Low Salt Sistemler

Yeni nesil HE, ME, TF tip reaktif boyalar, lifle

daha kolay reaksiyona girer.

Bu yüzden klasik MCT sistemlerine göre

%50–70 daha az tuz isterler.

Parametre Klasik (MCT) Yeni (HE / ME / TF)

Tuz ihtiyacı 60–100 g/L 20–40 g/L

Fikse oranı %60–70 %80–90

Durulama suyu Fazla Az

AOX / TDS Yüksek Düşük

Avantaj: daha temiz banyo ve düşük atık

yükü.

Dezavantaj: boya fiyatı biraz daha yüksek

ama toplam maliyet düşer.

3.Tuzsuz Zero Salt Sistemler – Katyonik

Modifikasyon

Tuzsuz sistemin temeli: Pamuğun yüzey

yükü negatiftir; onu pozitif hale getirirsek

tuza gerek kalmaz.

Bu amaçla kumaş, boyama öncesi katyonik

modifikasyon işlemine alınır.

Selülozun –OH gruplarına kuaterner

Uygulama Notu

Katyonik modifikasyon işlemi ramda

yapılır. Kumaş tam kurutulmalı, ıslak

bırakılmamalıdır. pH 6–7 aralığında

tutulmazsa sarımsı ton kayması, Sıkma

homojen değilse lekelenme (spotting)

görülebilir.

4. Çevresel Kazanımlar

1. TDS %70’e kadar azalır.

2. Durulama banyosu sayısı düşer —> su ve

enerji tasarrufu.

3. Hidroliz azaldığı için renk haslıkları artar.

4. Arıtma yükü ve kimyasal sarfiyatı belirgin

şekilde düşer.

Gerçek saha verileri: klasik sisteme göre

%30–40 daha az atık su yükü.

5.Sonuç

Reaktif boyamadaki yeni yön belli: daha

az tuz, daha çok bağ. Katyonik sistemler,

klasik yöntemin en zayıf halkasını ortadan

kaldırıyor.Daha az su, daha düşük TDS, daha

temiz üretim. Geleceğin reaktifi: Low Salt ve

Zero Salt boyama.

12 December Aralık 2025



Meslek liseleri ve iş dünyası

Dr. Ahmet TEMİROĞLU

Özen Mensucat Genel Müdürü

Değerli okuyucular, geçen günlerde

medya organlarında, Türkiye’de

iş gücünün yaklaşık üçte birinin

üniversite mezunu olduğu yazıldı, söylendi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre,

2025’in ikinci çeyreğinde Türkiye’de

çalışanların sayısı 32 435.000 kişidir.

Üniversite mezunu çalışan sayısı ise

10.027.000 kişiye ulaşmış durumdadır. Bu

sayı, toplam istihdam edilen kişi sayısının

%30,9’unu oluşturmaktadır. Yani söylendiği

gibi her üç çalışandan biri üniversite

mezunudur. Buna rağmen yine 2025 yılı

verilerine göre 866.000 üniversite mezunu

da halen işsiz durumdadır.

TÜİK‘in 2023 yılı verilerinde ise, mesleki

veya teknik lise mezunu olan çalışan sayısı

3.748.000 kişi olarak belirtilmektedir. Bu

da yaklaşık toplam çalışanların %11,5’ine

tekabül ediyor. Aynı verilerde çalışanların

%11,7‘sinin ise normal lise mezunu olduğu

belirtiliyor.

Lise altı eğitimliler ise istihdam edilenler

arasında en büyük paya sahip olup TÜİK

verilerine göre çalışanların %45,7’sini

oluşturmaktadır. Aşağıdaki tablo, 2023

ve 2025 yılları arasındaki değişimi ihmal

etmek şartıyla yaklaşık değerleri gösterse de

çalışan profilimiz hakkında genel olarak bir

fikir verebilmektedir.

Mavi yakalılar

Öncelikle lise altı eğitime sahip olan çalışan

sayısının neredeyse tüm çalışanların

yarısına yakın olması düşünülmesi gereken

bir durumdur. Bu insanların sadece

bilek gücünden yararlanılması günümüz

şartlarında kesinlikle yanlış ve yetersizdir.

Çünkü “mavi yakalı” denilen bu çalışanlar

aynı zamanda “beyinlerini” de işin içine

katarak, düşüncelerini, fikirlerini de ortaya

koyarak, çalıştıkları iş yerlerine daha yararlı

olabilmektedirler. Bu durum işletmeye

verimlilik ve rekabet avantajı sağlamakla

birlikte aynı zamanda çalışanların da

motivasyonunu artırmakta ve kişisel

gelişimlerine katkı sağlamaktadır. Bu

nedenle bu çalışanların eğitim düzeylerinin

en az lise mezunu seviyesinde olması çok

büyük yararlar sağlayacaktır.

Ancak bu konu başka bir yazıda ele

alınabilir. Biz bu yazımızda meslek lisesi

mezunlarının istihdamı konusunu ele

alacağız.

Sanayinin teknisyen ihtiyacı

TÜİK verilerine göre, üniversitelerin lisans

bölümünden mezun olanların istihdam

edilme oranları, 2023’te %75,6, 2024’te

ise %75,0 olmuştur. İlk bakışta bu oranlar

nicelik bakımından iyi görünse de nitelik

14 December Aralık 2025



bakımından aynı şeyleri söylemek mümkün değildir. Ne

yazık ki bir kaç üniversite dışında, bir çok yüksek öğrenim

kurumuzdaki eğitim, iş dünyamızın gerçek ihtiyaçlarını

karşılamaktan uzaktır. Özellikle mühendislik gibi teknik

eğitimlerde bir çok üniversitemiz yeteri kadar donanıma

sahip değildir. Bununla birlikte on binlerce gencimiz

düşük puanlarla bu üniversiteleri kazanmaktadırlar.

Hem üniversite özelliklerinin yetersiz olması, hem de bu

üniversiteye giren öğrencilerin diğer iyi üniversitelere

girebilen öğrencilere nazaran daha düşük puan

alabilecek özellikte olmaları bu üniversitelerden mezun

olacak gençlerin daha en baştan yeterli düzeyde

olmayabileceğini göstermektedir. Ancak mezun

olduklarında onlar da aynı diplomayı alarak işyerlerine

başvurmaktadırlar. Bu durum hem o gençler için hem

de işyerleri için bir çok sorun yaratabilmektedir. Çünkü

gençlerimiz iş hayatı için gerekli olan donanımlardan

uzak bir şekilde iş dünyasının önüne gelmektedirler.

Ellerinde bir diplomaya sahip olan bu gençler

yeterli özelliklere sahip olmadıkları için işyerlerinde

istihdam edilmekte zorluklar veya hayal kırıklıkları

yaşamaktadırlar. Bir kısmı kendi branşların dışındaki

işlerde çalışmakta, bir kısmı mühendis olduğu halde

mühendis gibi değil de bir ara eleman veya teknisyen

gibi çalışmakta, yeteri kadar donanım ve deneyime sahip

olmadıkları için bu konumlarda bile çoğu zaman başarılı

olamamaktadırlar. Çünkü bu gençler ne iyi bir mühendis

ne de iyi bir teknisyen olarak yetiştirilmişlerdir.

Oysa mühendis olacak gençler hem pratik, hem

teorik olarak yüksek kalitede eğitim veren üniversitelere

girmeli, oralardaki kaliteli eğitim sonucunda gerçek bir

mühendis olarak iş dünyası için hazırlanmalıdırlar. Bu

kaliteli üniversitelere giremeyen öğrenciler ise belki

daha ilköğretim sürecinden itibaren meslek liselerine

yönlendirilmelidirler. Çünkü sanayimizin orta kademe

teknik insanlara yani teknisyenlere, yani meslek lisesi

mezunu olan insanlara çok daha fazla ihtiyacı vardır.

Meslek liselerindeki eğitimler de öncelikle akademik

eğitimlerdir. Bu eğitimler de yüksek öğretimdeki gibi, bir

meslek grubunda insanlara unvan kazandırmaktadırlar.

Meslek liselerinde öğrenci sayılarına göre yeterli

miktarda bulunan makina ve ekipmanlarla öğrencilere iş

ortamları uygulamalı olarak yaşatılır. Böylelikle öğrenciye

işyerleri için istenilen temel davranışlar da uygulamalı

olarak gösterilir. Ayrıca iş ahlakı ve milletimize ait ahilik

kültürünün gerekleri konusunda da gençler eğitilirler.

teknisyen olabilecek, ara eleman olabilecek öğrenciler

belirlenebilir ve bu yönde gençler teşvik edilebilirler.

Böylelikle kendi haline bırakılıp örneğin diploması olan

yetersiz bir mühendis olmak yerine gencin yeterli bir

teknisyen olarak hayata atılması sağlanabilir. Bu konuda

gençlerimizin anne babalarına ya da velilerine de önemli

görevler düşmektedir. Bu gençlerin hayatta başarılı

olabilmeleri için mutlaka bir üniversiteye gitmelerinin

gerekmediği onlara anlatılmalıdır. Bir meslek sahibi

olmanın tek yolunun üniversite olmadığına hem annebabalar,

hem de öğrenciler inanmalıdırlar.

Bu konuda iş yerlerine ve iş adamlarına da önemli

görevler düşmektedir. Meslek liselerinde okumakta olan

öğrencilerin pratik uygulamaları görmeleri ve pratik

deneyimler kazanmaları çok önemlidir. İş adamları

çevrelerinde bulunan meslek liselerindeki bu gençlerle

yakından ilgilenmeli, onlara staj imkanları ve başka pratik

yapma imkanları tanımalıdırlar. Örneğin Almanya’da

meslek lisesi öğrencileri “Dual Sistem” dedikleri mesleki

eğitim sisteminde, teorik bilgileri okullarında, pratik

bilgileri ise gerçek işyerlerinde edinerek yetişmektedirler.

Öte yandan iş adamları meslek lisesinden mezun

olarak işyerlerine gelen bu gençlere hiçbir özelliğe

sahip olmayan insanlara önerdikleri gibi asgari ücret

önermemelidirler. Bu gençler teknisyen olarak kabul

edilmeli ve aldıkları ücretler ona göre ayarlanmalıdır.

Böylelikle hem işyerlerinin ara eleman ve teknisyen

ihtiyaçları karşılanmış olur hem de bu genç insanlar

başarılı olabilecekleri doğru işlerde çalışarak mutlu

olurlar.

Meslek lisesi yöneticileri ve öğretmenleri de iş dünyası

ile iletişim içinde olmalı ve bu gençlerin istihdam

edilmesinde rehberlik etmelidirler.

Gençler mesleki eğitime İlkögretimden

yönlendirilmelidir

Meslek liselerine de gençler gelişi güzel alınmamalıdır.

Günümüzde gençlerin yeteneklerini, kişilik özelliklerini

ölçen ve değerlendiren birçok bilimsel yöntem

geliştirilmiş durumdadır.

Yukarıda belirtildiği gibi daha ilköğretim sınıflarında,

değişik evrelerde öğrenciye herhangi bir stres

yaşatmadan tekrar tekrar yapılabilecek bu bilimsel

ölçümlerle öğrencinin yetenekleri ve özellikleri

belirlenebilir. Böylelikle öğrenciler daha çocuk

yaşlarında iken gelecekte başarılı olabilecekleri doğru

hedeflere yönlendirilebilirler. Bu ölçümlerde örneğin

mühendis olabilecek, doktor olabilecek, pilot olabilecek





Machinery suppliers prepare

January 2026 launches as

global demand strengthens

Küresel talep güçlenirken makine üreticileri

ocak 2026 lansmanlarına hazırlanıyor

In the final weeks of the year, global machinery

suppliers reported a notable uptick in pre-orders for

new-generation textile systems planned for release

in January 2026. Industry representatives highlight that

demand has risen sharply in Türkiye, India and Southern

Europe due to capacity expansions and the renewed

appetite for energy‐efficient production lines.

New weaving machines scheduled for early‐January

release

Two major weaving technology brands confirmed that

their next‐generation air‐jet and rapier platforms will

be introduced during the first half of January. These

models feature optimized airflow systems, reinforced

drive components and upgraded digital monitoring

packages. Engineers say the updates support faster

setting adjustments and reduce operational losses

during high‐speed runs.

Several Turkish weaving mills have already scheduled

factory trials for the second week of January. The

machines will be tested under real production conditions

with mixed fiber compositions, including recycled

polyester and compact‐spun cotton blends. Early

technical notes suggest measurable improvements in

fabric stability and lower air consumption.

Dyeing departments focus on modular upgrades

Dyeing equipment manufacturers are preparing modular

packages that will be available by mid‐January. These

include improved automation software, revised chemical

dosing valves and new data‐tracking dashboards.

Plants with older lines are particularly interested in these

Yılın son haftalarına girilirken küresel makine

tedarikçileri, ocak 2026’da piyasaya çıkacak yeni

nesil tekstil makineleri için ön siparişlerde belirgin

bir artış olduğunu bildirdi. Türkiye, Hindistan ve Güney

Avrupa’daki kapasite genişlemeleri ile enerji verimli üretim

hatlarına yönelik güçlü talep bu hareketliliği destekliyor.

Ocak ayının ilk haftasında yeni dokuma makineleri geliyor

İki büyük dokuma teknolojisi markası, yeni nesil hava

jetli ve rapier sistemlerinin ocak ayının ilk yarısında

tanıtılacağını açıkladı. Bu modeller geliştirilmiş hava akışı

düzeni, güçlendirilmiş tahrik bileşenleri ve güncellenmiş

dijital izleme paketleri içeriyor. Mühendisler, yeniliklerin

ayar sürelerini hızlandırdığını ve yüksek hızda yaşanan

kayıpları azalttığını belirtiyor.

Türkiye’deki bazı dokuma işletmeleri, ocak ayının

ikinci haftasında fabrika denemeleri yapmayı planlıyor.

Makineler, geri dönüştürülmüş polyester ve kompakt

pamuk karışımlarının bulunduğu gerçek üretim

koşullarında test edilecek. İlk teknik değerlendirmeler,

kumaş stabilitesinde ve hava tüketiminde ölçülebilir

iyileşmeler olduğunu gösteriyor.

20 December Aralık 2025


Teknik

9-13

JUNE / HAZİRAN 2026

OWNERS

Teknik

with the cooperation

Scan the QR Code for

more information

Follow us!

TÜYAP FAIRS INC.

P : + 90 212 867 11 00

F : + 90 212 886 66 98

www.tuyap.com.tr

TEKNiK FAIRS INC.

P : + 90 212 876 75 06

F : + 90 212 876 06 81

www.teknikfuarcilik.com

Textile Machinery and Accessories Industrialists Association

itmexhibition


Several leading textile machinery

manufacturers announced January

rollout dates for upgraded weaving,

spinning and dyeing systems aligned

with rising orders from Europe and

Asia.

modules because they allow incremental modernization

without interrupting production.

Italian and Indian suppliers also confirmed that

updated low‐liquor‐ratio machines will be showcased

in late January to address water‐management

priorities. Early demonstrations indicate that the revised

circulation system helps maintain temperature balance

more consistently across full‐width loads.

Spinning sector expects stronger Q1 activity

Spinning‐machine builders project heightened demand

in the first quarter of 2026. Orders for compact‐spinning

frames, monitoring sensors and high‐efficiency

motors increased steadily throughout December. Sales

teams attribute this rise to mills preparing for larger

yarn commitments linked to activewear brands and

home‐textile exporters.

Analysts note that the global textile industry is entering

2026 with clearer investment confidence compared to

earlier in the decade. Modernization plans, regulatory

targets and the need for reliable production capacity

are accelerating

equipment decisions.

With January launch

schedules intensifying,

machinery producers

expect the coming

months to define

c o m p e t i t i v e

momentum across key

textile hubs.

Önde gelen tekstil makine üreticileri,

Avrupa ve Asya’dan gelen artan

siparişlere paralel olarak ocak ayında

devreye alınacak yeni dokuma, iplik

ve boyama sistemlerini duyurdu.

Boyama bölümleri modüler güncellemelere yöneliyor

Boyama makinesi üreticileri, ocak ortasında satışa

çıkacak modüler güncelleme paketlerini hazırlıyor. Bu

paketlerde geliştirilmiş otomasyon yazılımı, yenilenmiş

kimyasal dozaj valfleri ve yeni veri izleme panelleri

bulunuyor. Özellikle eski hatlara sahip işletmeler, üretimi

durdurmadan modernizasyon sağlayan bu modüler

çözümlere yoğun ilgi gösteriyor.

İtalya ve Hindistan’dan tedarikçiler ayrıca su yönetimi

odaklı düşük flotte oranlı makinelerin ocak ayı sonunda

sergileneceğini doğruladı. İlk tanıtımlar, yenilenen

sirkülasyon sisteminin tam en yüklerde sıcaklık dengesini

daha istikrarlı tuttuğunu gösteriyor.

İplik sektöründe ilk çeyrek için güçlü beklenti

İplik makinesi üreticileri, 2026’nın ilk çeyreğinde talebin

artacağını öngörüyor. Kompakt eğirme hatları, izleme

sensörleri ve yüksek verimli motorlara yönelik siparişler

aralık boyunca istikrarlı biçimde yükseldi. Satış ekipleri

bu ilgiyi, aktif giyim markaları ve ev tekstili ihracatçılarıyla

yapılan yeni iplik anlaşmalarına bağlıyor.

Analistler, küresel tekstil sektörünün 2026’ya önceki

yıllara göre daha net bir yatırım

güveniyle girdiğini belirtiyor.

Modernizasyon hedefleri,

düzenleyici gereklilikler ve güvenilir

üretim kapasitesi ihtiyacı makine

yatırımlarını hızlandırıyor. Ocak

lansmanlarının yoğunlaşmasıyla

birlikte, önümüzdeki ayların tekstil

merkezlerinde rekabet temposunu

belirlemesi bekleniyor.

22 December Aralık 2025


360Q

FiberQ is part of

Uster 360Q

Hammadde yönetiminin en iyisi

Uster FiberQ, minimum harman maliyetiyle

maksimum kalite tutarlılığı sağlar

www.uster.com/fiberq


A new window of opportunity

emerges for Türkiye in the global

textile machinery market in 2026

Küresel tekstil makine pazarında 2026’da

Türkiye için yeni fırsat dönemi başlıyor

As Türkiye’s textile industry steps into 2026

with caution, businesses are becoming more

selective in their investment decisions due to

rising production costs and soft domestic demand.

However, the growing interest of international machinery

manufacturers in the region and the changing dynamics

of global supply chains indicate that Türkiye still holds

strategic advantages. Industry representatives highlight

that global market activity may create a medium-term

recovery path for the country.

Global demand reopens doors for Türkiye

Declining production volumes in Europe, expanding

markets in the Middle East and increasing cost pressures

in Asia are directing global machinery producers toward

Türkiye. Even though the domestic market is not strong,

Türkiye’s geographic position and industrial knowhow

continue to make it a regional hub. The increasing

international participation in 2026 fairs and sectoral

events signals that “Türkiye remains a viable and resilient

production base.”

Manufacturers prioritize efficiency and modernization

during the downturn

Despite demand contraction, companies are focusing

on investments that increase efficiency, reduce energy

consumption and lower maintenance costs. Experts

underline that small but strategic modernization steps

Türkiye tekstil sektörü 2026’ya temkinli bir başlangıç

yaparken, işletmeler üretim maliyetlerindeki artış ve

zayıf iç talep nedeniyle yatırım kararlarında daha

seçici davranıyor. Ancak global makine üreticilerinin

bölgeye olan ilgisi ve değişen tedarik zinciri dengeleri,

Türkiye için stratejik avantajların yeniden oluştuğunu

ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, küresel pazardaki

hareketliliğin Türkiye’ye orta vadede toparlanma alanı

açabileceğini belirtiyor.

Küresel talep Türkiye için kapıları yeniden aralıyor

Avrupa’da düşen üretim hacimleri, Orta Doğu pazarındaki

genişleme ve Asya’daki maliyet baskısı global makine

üreticilerini Türkiye’ye daha fazla yönlendiriyor. İç pazar

güçlü olmasa bile, Türkiye’nin coğrafi konumu ve üretim

tecrübesi onu hâlâ bölgesel bir merkez hâline getiriyor.

24 December Aralık 2025



Despite the slowdown in the domestic

market, shifts in the global textile

machinery landscape suggest that

Türkiye may gain new momentum in

2026 through the right technology

investments.

2026 yılında küresel tekstil makine

pazarında yaşanan yön değişimi,

Türkiye’nin iç pazarda yaşanan

yavaşlamaya rağmen doğru

teknoloji yatırımlarıyla yeni fırsatları

yakalayabileceğini gösteriyor.

taken in challenging periods often lead to significant longterm

gains. Interest in automation, digital production

monitoring and low-energy consumption lines continues

to rise throughout 2026.

2026 may become a “transition year” for Türkiye

Although the local market is not performing strongly,

growing international interest in Türkiye offers the sector

a much-needed source of optimism. Industry figures

note that 2026 does not need to be a breakthrough year;

however, with the right technology upgrades, it could

mark the beginning of a renewed strengthening phase.

Combining Türkiye’s production culture, machinery

expertise and geographic advantage, the industry

may sustain its global position and find new growth

opportunities in the medium term.

2026’daki fuarlara ve sektörel etkinliklere uluslararası

ilgideki artış, “Türkiye’de üretim devam ediyor ve pazar

potansiyeli kaybolmadı” mesajı veriyor.

İşletmeler zor dönemde verimlilik ve dönüşüme odaklanıyor

Sektördeki firmalar, talep daralmasına rağmen

kapasitelerini korumak için verimliliği artıran, enerji

tasarrufu sağlayan ve bakım maliyetlerini düşüren makine

yatırımlarına yöneliyor. Uzmanlar, kriz dönemlerinde

yapılan küçük ama doğru modernizasyonların firmalara

büyük avantaj sağladığını vurguluyor. 2026’da otomasyon,

dijital üretim takibi ve düşük enerji tüketimli hatlara olan

ilgi artarak devam ediyor.

Türkiye için 2026 “dönüşüm yılı” olabilir

Her ne kadar iç pazar güçlü olmasa da uluslararası

üreticilerin Türkiye’ye ilgisinin artması, sektör için moral

veren bir dinamik oluşturuyor. Sektör yetkilileri, 2026’nın

büyük sıçrama yılı olmak zorunda olmadığını; ancak

doğru teknoloji yatırımlarıyla yeniden güçlenmenin

başlangıcı olabileceğini ifade ediyor. Türkiye’nin üretim

kültürü, makine kullanım tecrübesi ve coğrafi avantajı

birleştiğinde, global pazardaki konumunu koruma ve orta

vadede yeniden büyüme fırsatı doğuyor.

26 December Aralık 2025


www.optimakimyevi.com.tr




Erşahan Elektrik raises the bar in

energy management as it strengthens

its foothold in the textile industry

Enerji yönetiminde çıtayı yükselten

Erşahan Elektrik tekstil sektöründe

büyümesini sürdürüyor

Founded by Kahramanmaraş-born entrepreneur

Alpaslan Erşahan, Erşahan Elektrik continues to

solidify its position in the industry with its expertise

in power quality, compensation, panel engineering,

electronic board production and 24/7 on-site technical

support. Carrying nearly a decade of experience into his

own company in 2018, Erşahan has become a trusted

name for industrial facilities seeking to enhance energy

efficiency, both regionally and across Türkiye.

Growing up within the industrial culture of

Kahramanmaraş, Alpaslan Erşahan transformed

his experience in electrical, electronics and project

management into a corporate structure when he founded

Erşahan Elektrik in 2018. Snce its earliest days, the

company has prioritized earning the trust of the industry,

quickly becoming one of the most reliable solution

partners for textile manufacturers. “From the day we

started this journey, our main expectation was to earn

the confidence of industrialists,” Erşahan says. “Serving

factories that operate million-dollar machinery means

taking responsibility without taking unnecessary risks,

creating a safe technical environment and advancing with

accurate analysis.”

Behind the company’s steady growth lies strong

technical capability and a continuously updated

Alpaslan Erşahan,

Owner of Erşahan Elektrik

Tekstil üretiminde enerji kalitesinin kritik önem

kazandığı bir dönemde, Kahramanmaraşlı girişimci

Alpaslan Erşahan tarafından kurulan Erşahan

Elektrik; güç kalitesi, kompanzasyon, pano projelendirme,

elektronik kart üretimi ve 7/24 teknik destek hizmetleriyle

sektördeki konumunu her yıl daha da sağlamlaştırıyor.

Yaklaşık 10 yıla dayanan birikimini 2018’de kendi şirketine

taşıyan Erşahan, sanayi tesislerinin enerji verimliliğini

artıran çözümleriyle hem bölgesel hem ulusal ölçekte

dikkat çekiyor.

Kahramanmaraş’ın sanayi kültürü içinde yetişen

Alpaslan Erşahan, elektrik, elektronik ve proje

yönetiminde 10 yıla yakın sürede edindiği deneyimi 2018

yılında Erşahan Elektrik markasıyla kurumsal bir yapıya

dönüştürdü. Kurulduğu ilk günden bu yana sektörde

güven inşa etmeyi öncelik olarak gören firma, kısa sürede

tekstil sektörünün en önemli çözüm ortaklarından biri

hâline geldi. Erşahan, “Bu yola çıkarken temel beklentimiz,

sanayicilerimizin bize güvenmesiydi. Bugün milyon

dolarlık makine parkuruna sahip işletmelere hizmet

verirken en büyük sorumluluğumuz risk almadan güvenli

bir alan oluşturmak ve doğru analizlerle ilerlemek” diyor.

Şirketin büyümesinin ardında, sahadaki teknik beceri

ve sürekli yenilenen altyapı bulunuyor. Erşahan Elektrik,

30 December Aralık 2025


Erşahan Elektrik provides textile

factories with power quality

solutions, compensation systems,

panel design services and roundthe-clock

technical support.

Erşahan Elektrik, tekstil fabrikalarına

güç kalitesi, kompanzasyon, pano

projelendirme ve 7/24 teknik destek

hizmetleri sunuyor.

infrastructure. Erşahan Elektrik is built not only on

knowledge and field experience, but also on the ability

to seize the right opportunities at the right time while

maintaining a sustainability-driven business approach.

This philosophy has positioned the company as a

dependable partner in power quality improvements, panel

design, electronic board repair and spare-part supply for

textile factories.

Getting to the root of the problem: the need for properly

analyzed energy infrastructure

The textile industry, made up largely of high-consumption

facilities, depends on correct compensation, stable power

quality and fast on-site intervention. Yet according to

Alpaslan Erşahan, many factories still overlook detailed

energy infrastructure analysis. “Industrialists analyze

their expenses, but the compensation section of the

energy infrastructure is often ignored. In reality, most

malfunctions that shorten machine life originate from

poor power quality,” he explains.

To address this, Erşahan Elektrik implements

comprehensive modeling that includes measurement,

analysis, improvement and monitoring. These steps

reduce losses, increase production efficiency and extend

the lifespan of machinery.

Eliminating hidden costs with 3D panel engineering

One of the company’s standout services is its threedimensional

panel design approach. Every component

is modeled with precise technical detail, preventing

unexpected costs during implementation. “Seeing

everything in the project beforehand gives businesses

both time and cost advantages,” Erşahan emphasizes.

Round-the-clock support: fast action that keeps

machines running

Unplanned stoppages can cause significant losses

in textile production. Erşahan Elektrik responds

rapidly to medium- and low-voltage interruptions,

sadece bilgi ve tecrübeye değil; doğru zamanda doğru

fırsatları değerlendirmeye, sürdürülebilirliği merkeze alan

iş yapma anlayışına dayanıyor. Bu yaklaşım, firmanın

tekstil fabrikalarında enerji kalitesi, pano tasarımı,

elektronik kart onarımı ve makine yedek parça tedariğinde

güvenilir bir iş ortağı olmasını sağladı.

Tekstil fabrikalarının en büyük ihtiyacı: doğru analiz

edilmiş enerji altyapısı

Tekstil sektörü, özellikle enerji tüketiminin yoğun olduğu

işletmelerden oluştuğu için doğru kompanzasyon,

kesintisiz güç kalitesi ve sahada hızlı teknik müdahale

büyük önem taşıyor. Ancak Alpaslan Erşahan’a göre

birçok işletmede enerji altyapısına dair kapsamlı analizler

yapılmıyor. “Sanayicilerimiz gider analizlerini yapıyor ama

enerji altyapısındaki kompanzasyon kısmı çoğu zaman

göz ardı ediliyor. Oysa makinelerin ömrünü kısaltan

arızaların büyük bölümü güç kalitesiyle ilişkilidir” diyerek

sorunun kaynağına işaret ediyor.

Erşahan Elektrik bu noktada; ölçüm, analiz, iyileştirme

ve izleme süreçlerini içeren kapsamlı modellemelerle

işletmelerin kayıplarını azaltıyor. Böylece hem üretim

verimliliği artırılıyor hem de makine parkurunun kullanım

ömrü uzuyor.

3 boyutlu pano projelendirme ile sürpriz maliyetleri

ortadan kaldırıyor

Firmanın öne çıkan hizmetlerinden biri, pano montajı

ve projelendirme süreçlerinde geliştirdiği üç boyutlu

tasarım yaklaşımı. Kullanılacak tüm malzemelerin teknik

detaylarına kadar modellenmesi, yatırımcıların uygulama

sürecinde beklenmeyen maliyetlerle karşılaşmasını

engelliyor. Erşahan, “Her detayı projede önden görmek,

işletmelere zaman ve maliyet avantajı sağlıyor” diyerek

bu sürecin önemini vurguluyor.

Sahada 7/24 kesintisiz destek: makine duruşlarını

azaltan hızlı müdahaleler

Tekstil fabrikalarında ani duruşların büyük kayıplara

yol açtığı biliniyor. Erşahan Elektrik, orta gerilim ve

alçak gerilim kaynaklı kesintilerde, makine elektronik

altyapılarındaki arızalarda ve kısa devre kaynaklı

December Aralık 2025

31


electronic infrastructure failures and short-circuitrelated

shutdowns. When needed, backup devices from

the company’s own inventory are deployed, allowing

production to continue without disruption.

Reducing dependency with domestic electronic

board production

As highlighted in the Ekoful interview, Erşahan Elektrik

has evolved beyond maintenance services into a local

production center for electronic boards. Persistent

shortages in European-origin machine parts encouraged

the company to focus on this area. To date, 13 different

electronic boards—approximately 70% locally designed—

have been developed and are actively used in the field.

Current projects are supported through collaborations

with KOSGEB, TÜBİTAK and Teknokent. The company’s

long-term goal is the domestic production of key

components such as CPU boards, power supply boards

and pressure boards—the very heart of industrial

machinery.

“Success is never easy, but walking the right path

brings honor”

For Alpaslan Erşahan, the greatest capital in business is

reputation built on trust and principle. “If you carry these

values, success will come one way or another. It’s not

easy—you’ll get tired, you’ll make sacrifices. But in the

end, you walk your path as an honorable businessperson,”

he says, reflecting the core of the company culture.

A growing structure shaped by textile-focused solutions

Working with well-known American and European

brands, the company offers a wide range of spare parts

and technical solutions. By prioritizing energy efficiency,

power quality enhancement and machine safety, Erşahan

Elektrik continues to be a reliable partner for textile sector

investments with its innovative and sustainable approach.

duruşlarda hızlı müdahaleleriyle öne çıkıyor. Gerektiğinde

firmanın kendi havuzundaki yedek cihazlar devreye

alınıyor ve üretimin devamlılığı sağlanıyor.

Yerleşik elektronik kart üretimi: yerli çözümlerle dışa

bağımlılığı azaltıyor

Ekoful röportajındaki detaylara göre Erşahan Elektrik,

yalnızca bakım ve onarım yapan bir yapı değil; aynı

zamanda yerli elektronik kart tasarlayıp üreten bir merkez

hâline gelmiş durumda. Tekstil sektörünün yıllardır Avrupa

menşeili makine yedek parçalarında yaşadığı sıkıntılar,

firmayı bu alana yönlendirmiş. Bugüne kadar yaklaşık

%70’i yerli tasarım olan 13 farklı elektronik kart üretildi ve

tamamı sahada aktif olarak çalışıyor.

Yürütülen projeler KOSGEB, TÜBİTAK ve Teknokent

iş birlikleriyle destekleniyor. Firmanın hedefi ise CPU

kartları, besleme kartları, basınç kartları gibi makinaların

kalbi niteliğindeki parçaların yerlileştirilmesi.

“Başarı kolay değil ama doğru yürütülürse onurlu bir yol”

Alpaslan Erşahan, ticaret hayatında en büyük sermayenin

güven, itibar ve prensip sahibi olmak olduğunu söylüyor.

“Bu değerleri taşıyorsanız başarı bir şekilde mutlaka

gelir. Kolay değil, yorulacaksınız, fedakârlık yapacaksınız

ama sonunda onurlu bir iş insanı olarak yolunuza devam

edeceksiniz” sözleri, şirket kültürünün de temelini

oluşturuyor.

Tekstil sektörüne özel çözümlerle büyüyen bir yapı

Amerika ve Avrupa menşeili markalarla çalışan firma,

yedek parça çeşitliliğinde geniş bir ürün gamı sunuyor.

Enerji verimliliği, güç kalitesi iyileştirmeleri ve makine

güvenliği konularına odaklanan Erşahan Elektrik, yenilikçi

ve sürdürülebilir uygulamalarıyla tekstil sektöründeki

yatırımlar için güvenilir bir çözüm ortağı olmaya devam

ediyor.

32 December Aralık 2025



Zeynep Nihan KIR,

Ayşe MARTİN,

Betül AKINCI,

Şule KEÇELİ,

Nalan BENLİ

Eksoy Kimya,

Ar-Ge Merkezi,

Adana, Türkiye

Sürdürülebilir boyama

teknolojilerinde yeni nesil

egalizatör: PESCLEAN 2B

ABSTRACT

Sustainable production in the textile

industry is closely linked not only to

reducing chemical consumption and

increasing water and energy efficiency, but

also to ensuring quality and reproducibility

in dyeing processes. In reactive dyeing

applications, particularly in cotton/

polyester (PES/CEL) blended fabrics,

issues such as color inconsistency and

polyester contamination adversely affect

both product quality and production

efficiency. In this study, the effectiveness

of PESCLEAN 2B a new-generation,

high–molecular weight anionic levelling

agent developed by Eksoy Kimya in

achieving color uniformity in reactive

dyeing and its contribution to sustainable

dyeing processes were investigated.

The findings indicate that PESCLEAN 2B,

through its high molecular weight anionic

structure, regulates dye uptake rates,

resulting in more uniform, stain-free, and

environmentally friendly dyeings.

Keywords: PESCLEAN 2B, levelling agent,

reactive dyes, sustainable dyeing, polyester

staining, cotton/polyester blends.

ÖZET

Tekstil endüstrisinde sürdürülebilir üretim,

kimyasal kullanımının azaltılması, su ve

enerji verimliliğinin artırılması kadar, boyama

proseslerinde kalite ve tekrarlanabilirliğin

sağlanmasıyla da yakından ilişkilidir. Reaktif

boyama işlemlerinde, özellikle pamuk/

polyester (PES/CEL) karışımlı kumaşlarda

görülen renk dengesizliği ve polyester kirliliği

hem ürün kalitesini hem de üretim verimliliğini

olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada, Eksoy

Kimya tarafından geliştirilen PESCLEAN 2B

adlı yüksek molekül ağırlıklı anyonik yapıdaki

yeni nesil egalizatörün, reaktif boyamalarda

renk homojenliği sağlamadaki etkinliği ve

sürdürülebilir boyama süreçlerine katkısı

incelenmiştir. Bulgular, PESCLEAN 2B’nin

yüksek molekül ağırlıklı anyonik yapısıyla

boya çekim hızını kontrol altına alarak daha

düzgün, lekesiz ve çevre dostu boyamalar

sağladığını ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: PESCLEAN 2B, egalizatör,

reaktif boyama, sürdürülebilir tekstil, polyester

kirliliği, pamuk polyester karışımları

Next-generation levelling agent in

sustaınable dyeing technologies: PESCLEAN

2B

1. GİRİŞ

Tekstil boyama proseslerinde, özellikle

pamuk ve pamuk karışımlı kumaşların

boyanmasında, renk homojenliği ve ton

bütünlüğü en kritik kalite kriterleri arasında

yer almaktadır. Bu bağlamda, egalizatörler

(levelling agents) boyar maddenin lif yüzeyine

düzgün dağılmasını ve eşit şekilde nüfuz

etmesini sağlayarak, boyama kalitesinin

sürdürülebilirliğinde temel bir rol üstlenir.

Pamuk lifinin hidrofilik yapısı, yüksek

emiciliği ve doğal varyasyonları, boyar

maddenin lifin farklı bölgelerine farklı hızlarda

tutunmasına neden olabilir. Bu durum, abraj

olarak bilinen istenmeyen ton farklılıklarının

oluşmasına yol açar. (Shore, 1995; Mousa

ve diğ., 2024). Karışım kumaşlarda ise

(örneğin pamuk/polyester veya pamuk/

viskon karışımları), farklı lif tiplerinin

boyar maddeye karşı gösterdiği afinitenin

değişkenliği, boyama dengesizliğini daha

da artırabilir. Bu tür problemlerin önlenmesi

ve renk düzgünlüğünün sağlanması için

egalizatörlerin doğru seçimi ve kullanımı

hayati öneme sahiptir.

Egalizatörler, boyama banyosunda boyar

madde ile lif arasındaki etkileşimi kontrol

ederek, boyanın lif üzerine aşamalı ve dengeli

bir şekilde geçişini mümkün kılar. Böylece,

hem boya migrasyonu hem de absorpsiyon

hızları optimize edilir. Uygun bir egalizatör

kullanımı; renk tekrarlanabilirliğini, parti

tutarlılığını ve genel üretim verimliliğini

artırırken, hatalı üretim oranlarını azaltarak

çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliğe katkı

sağlar. (Hassan, 2025).

34 December Aralık 2025



Bu noktada, boyar maddenin lif yüzeyine dengeli

biçimde nüfuz etmesini sağlayan egalizatörlerin (renk

dengeleyicilerin) önemi ön plana çıkmaktadır. EKSOY

tarafından geliştirilen PESCLEAN 2B, reaktif boyama

proseslerinde yüksek performanslı bir egalizatör ve

kırık önleyici ajan olarak tasarlanmıştır. PESCLEAN

2B, modifiye naftalin sülfonat türevlerinin kontrollü

polimerizasyonu sonucu elde edilen, yüksek moleküler

ağırlıklı anyonik bir dispersiyon/egalizasyon ajanıdır.

Polimer zincirlerdeki aromatik halkalar, reaktif boyar

maddelerle rekabetçi adsorpsiyon oluşturarak lif

yüzeyinde geçici bir bariyer görevi görür. Bu sayede,

negatif yüklü reaktif boyaların lif yüzeyine hızlı

bağlanması önlenir ve boya çekimi kontrollü biçimde

gerçekleşir.

Çizelge 1. PESCLEAN 2B Genel Analizleri

Kimyasal Adı : Pesclean 2B

Görüntü : Kahverengi, sıvı

Refrakto :36

Katı Madde :34,6

pH (25°C) :7,5

2.2. Metod

Çalışma Forlab boyama makinesinde yapılmıştır. Flotte:

1/10 olarak ayarlanmıştır. Boyama işlemi 80°C’de

yapılmıştır. Şekil 3’te Boyama prosesi verilmiştir.

Çalışmada Pesclean 2B, Naftalin sülfonat ve rakip firma

egalizatörleri çektirme yöntemine göre 1g/L ve 2g/L

verilerek %1 Turq. boyama işlemi yapılmıştır. Boyama

işleminde her bir tüpte 5gr %100 pamuk, 5gr %100

polyester kumaş boyanmıştır.

Şekil 1. Pesclean 2B ve Naftalin Sülfonat

Polimerizasyonu

PESCLEAN 2B, özellikle bej, gri, haki, kahverengi, turkuaz

ve saks mavi gibi riskli tonlarda ortaya çıkan egal

olmayan yüzeyleri önlemede etkinlik göstermektedir.

Lif–boya etkileşimini dengeleyerek iplik içi ve dışı

renk farklarını minimize eder, bobin boyamalarda

sık rastlanan dip ton koyulaşmasını engeller. Ayrıca

polyester karışımlı kumaşlarda, Vinyl sulfon grubu

reaktif boyaların polyester liflerine leke yapmasını

önleyerek temiz, parlak ve uniform bir görünüm elde

edilmesini sağlar.

Suda tamamen çözünür, otomatik dozlama

sistemlerine uyumlu ve nötr pH aralığında çalışan

PESCLEAN 2B, hem proses güvenilirliği hem de

çevresel sürdürülebilirlik açısından yeni nesil egalizatör

anlayışını temsil etmektedir. Reaktif ve vat boyalarla

geniş uyumluluk gösteren bu ürün, tekstil üretiminde

hem kalite güvencesi hem de atık azaltımı hedefleriyle

örtüşen yenilikçi bir çözümdür.

2. MATERYAL VE METOD

2.1. Materyal

Çalışmada %100 pamuk 30/1 penye suprem ve 100

polyester kumaş kullanılmıştır. Kimyasal olarak Eksoy

tarafından geliştirilen Pesclean 2B ve karşılaştırmak

için Naftalin Sülfonat ile rakip firmadan bir kimyasal

kullanılmıştır. Boyar madde Vivizol Turq. Blue 266%

yardımcı kimyasal olarak soda ve sodyum sülfat

kullanılmıştır. Aşağıdaki Çizelge 1’de kimyasallar ve

genel analiz sonuçları verilmiştir.

Şekil 2. Forlab Boyama Makinesi

Boyama sonrası pamuk kumaşın polyester kumaşı

ne kadar kirlettiği incelenmiştir. Bunun için Datacolor

850 Spektrofotometre cihazı kullanılmıştır. Datacolor

cihazı ile renk ölçümü yapılarak renk kuvvetleri

kıyaslanmıştır.

Şekil 3. Boyama Prosesi

Şekil 4. Datacolor 850 Spektrofotometre Cihazı



3. BULGULAR VE TARTIŞMA

Egalize maddesi ile birlikte 50/50 oranında pes/

pamuk kumaş %1 Turq. boyaması yapılmıştır. Boyama

sonrası kumaşlara durulama yapılarak kurutulmuştur.

Kurutulan kumaşlar yalnızca %1 boyama yapılan kumaş

referans alınarak kimyasal verilen polyester kumaşlar

ile polyester kumaşın ne kadar kirlendiği incelenmiştir.

Datacolor cihazında da kimyasal verilen ve verilmeyen

polyester kumaş kuvvetleri incelenmiştir.

Şekil 5. Egalize Performansları

Yukarıdaki Şekil 5’te verilen sonuçlar incelendiğinde;

pamuk/pes kumaşlar birlikte boyandığında kimyasal

verilmeyen pes kumaşın renk kuvveti 100 iken, 1g/L;

Naftalin sülfonat 90,31 rakip numune 89,1 Eksoy Kimya

tarafından geliştirilen Pesclean 2B numunesi 33,88

olarak ölçülmüştür. Aynı şekilde 2 g/L Naftalin sülfonat

87,81 rakip numune 85,4 Pesclean 2B numunesi 27,88

olarak ölçülmüştür. Bu durum, PESCLEAN 2B’nin lif

yüzeyini kaplama kapasitesinin ve reaktif boyaya karşı

rekabetçi adsorpsiyon davranışının klasik ürünlerden

çok daha etkili olduğunu göstermektedir.

PESCLEAN 2B’nin üstün performansı, modifiye

naftalin sülfonat polimerinin yüksek molekül ağırlığına

bağlı olarak lif yüzeyinde kararlı bir geçici film

oluşturabilmesine dayanmaktadır. Bu film, reaktif

boyanın lif yüzeyine ani bağlanmasını önler ve boyanın

kontrollü şekilde difüzyonuna olanak tanır.

Elde edilen bulgular, literatürde büyük molekül ağırlıklı

egalizatörlerin reaktif boyama homojenliğini artırdığına

yönelik tespitlerle uyumludur (Holme, 2002; Burkinshaw,

2016).

PESCLEAN 2B ayrıca sürdürülebilirlik açısından da

avantajlıdır:

• yeniden işleme gereksinimini azaltarak su ve enerji

tasarrufu sağlar,

• suda tamamen çözünür ve proses dostudur.

4. SONUÇ

Çalışmada pamuk/polyester kumaş birlikte

kullanılarak %1 Turq. boyaması yapılmıştır. Boyama

işleminde pamuk kısmın abrajsız boyanması

gerekirken polyester kısmın ise daha az kirlenmesi

amaçlanmıştır. Kıyaslama yapabilmek için

egalize maddesi verilen ve verilmeyen kumaşlar

incelenmiştir. Hem göz ile hem de spektrofotometre

cihazı ile polyester kumaş kirlenmeleri ölçülmüştür.

Egalize maddesi verilmeyen kumaş en kirli kumaştır.

Bu nedenle onun kirlenmesi %100 kabul edilerek diğer

kumaşlardaki kirlenmeleri ölmek için spektrometrede

renk ölçülmesi yapılmıştır.

Polyester kumaş kirlenme sonuçları incelendiğinde;

egalize maddesi verilmeyen kumaşa göre 1 g/L ve 2

g/L kullanımda Naftalin sülfonat ve rakip numunesi

%10-15 kadar kirlenmesi azaltırken Pesclean 2B

kirlenmeyi yaklaşık %70 kadar azalttığı görülmüştür.

Bu sonuç, PESCLEAN 2B’nin lif yüzeyindeki boya–

lif etkileşimini kontrol altına alma kapasitesinin

konvansiyonel egalizatörlere kıyasla çok daha yüksek

olduğunu ortaya koymaktadır.

Başlıca sonuçlar:

1. Polyester kirlenmesinde %70’e varan azalma,

2.Renk homojenliğinde belirgin iyileşme,

3.Bobin boyamalarda görülen dip ton koyulaşmasının

etkin şekilde önlenmesi,

4.Sürdürülebilir proses parametreleri ile yüksek

uyumluluk.

Tüm sonuçlar bir arada değerlendirildiğinde,

PESCLEAN 2B’nin reaktif boyama proseslerinde hem

kalite güvencesi hem de çevresel sürdürülebilirlik

açısından yeni nesil, yüksek performanslı bir alternatif

sunduğu anlaşılmaktadır.

5. KAYNAKLAR

1. Broadbent, A. D. (2001). Basic Principles of Textile

Coloration. Society of Dyers and Colourists.

2. Burkinshaw, S. M. (2016). Physico-chemical

Aspects of Textile Coloration. Wiley.

3. Holme, I. (2002). Developments in textile auxiliaries

for reactive dyeing. Coloration Technology, 118(1),

19–26.

4. Shore, J. (1995). Cellulosics Dyeing. Society of

Dyers and Colourists.

5. Eksoy Kimya Teknik Dökümanı (PAZ-FLY-043-

PESCLEAN 2B-00, 2025).

6. Hassan, M. M. (2025). A comprehensive review

of the advances in process engineering and

greener solvents in dyeing to impart sustainable

textile manufacturing. Sustainable Materials and

Technologies, 45, e01490. https://doi.org/10.1016/j.

susmat.2025.e01490

7. Mousa, A. A., Almetwally, A. A., Nassar, S. H., Ahmed,

N. S., Fahmy, H. M., & El-Shishtawy, R. M. (2024). A

novel green approach for reactive printing of cotton/

cellulosic regenerated blended fabrics using trisodium

nitrilotriacetate. Scientific Reports, 14, 24981.

https://doi.org/10.1038/s41598-024-75633-5

38 December Aralık 2025





Istanbul to shape the

transformation roadmap of the

global textile and fashion industry

Küresel tekstil ve moda sektörünün

dönüşüm rotası İstanbul’da belirleniyor

Sustainability Talks Istanbul, one of the most

comprehensive sustainability platforms for

the textile and apparel industry, will take place

on December 9, 2025, at Hilton Istanbul Bosphorus.

The event is organized by Orbit Consulting and Kipaş

Textiles in strategic partnership with the Istanbul Textile

and Raw Materials Exporters’ Association (İTHİB).

This year’s corporate partner is Aster Textile, known for

its measurable sustainability approach across supply

chains.

The year 2025 marks a turning point for the sector

as the EU’s critical regulations—ESPR, CS3D, and the

EU Textile Strategy—enter their implementation phase.

Transparency, traceability, circularity and low-carbon

production are no longer compliance obligations alone;

they have become key competitive differentiators.

“Turkish textile is at the center of this transformation”

Ahmet Öksüz, Chairman of İTHİB, emphasized the

significance of the event: “EU’s new sustainability

regulations have become an integral part of trade.

Transparency, traceability, low-carbon production and

circular economy are now decisive criteria for brands

when selecting suppliers. The Turkish textile industry,

with its integrated structure, innovative technologies

and engineering strength, continues to be at the center

of this transformation.”

Highlighting Türkiye’s momentum in

sustainability investments, Öksüz added:

“Today, our industry stands among the fastest adapters

to Europe’s transformation thanks to its recycling

technologies, low-carbon production lines, digital

Ahmet Öksüz, Chairman of İTHİB

Tekstil ve hazırgiyim sektörünün en kapsamlı

sürdürülebilirlik platformlarından biri olan

Sustainability Talks Istanbul, 9 Aralık 2025’te

Hilton İstanbul Bosphorus’ta gerçekleştirilecek.

Etkinlik, Orbit Consulting ve Kipaş Textiles iş birliğinde;

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları

Birliği (İTHİB) stratejik ortaklığında düzenleniyor.

Bu yılın kurumsal partneri ise tedarik zincirlerinde

ölçülebilir sürdürülebilirlik yaklaşımıyla öne çıkan Aster

Textile. 2025 yılı, Avrupa Birliği’nin ESPR, CS3D ve tekstil

stratejisi gibi kritik düzenlemelerinin uygulama aşamasına

geçmesiyle sektör için kırılma noktası niteliği taşıyor.

Şeffaflık, izlenebilirlik, döngüsellik ve düşük karbonlu

üretim artık yalnızca uyum başlığı değil; rekabetin temel

belirleyicisi hâline geliyor.

“Türk tekstili bu dönüşümün merkezinde”

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz,

etkinliğin önemini şu sözlerle değerlendirdi:

“AB’nin yeni sürdürülebilirlik düzenlemeleri artık ticaretin

ayrılmaz bir parçası. Şeffaflık, izlenebilirlik, düşük

karbonlu üretim ve döngüsel ekonomi, markaların

tedarikçi seçiminde belirleyici kriterler hâline geldi. Türk

tekstil sektörü ise entegre yapısı, yenilikçi teknolojileri

ve mühendislik gücüyle bu dönüşümün merkezinde yer

almayı sürdürüyor.”

Öksüz, Türkiye’nin sürdürülebilirlik yatırımlarındaki

ivmesine dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti:

42 December Aralık 2025


As the European Union’s new

sustainability regulations reshape

supply chains, Sustainability Talks

Istanbul will bring the industry

together for the sixth time on

December 9. The event, centered

on circularity, traceability and lowcarbon

production, will host global

brands sharing their transformation

strategies from Istanbul.

traceability solutions and circular economic models.

Sustainability Talks serves as a critical platform to share

this vision, foster collaboration and shape a common

roadmap with the entire value chain.”

Global brands to share sustainability strategies in Istanbul

This year’s program will once again host insights

from leading global fashion brands. Following Öksüz’s

opening remarks, the event will continue with a CEO

session, international brand presentations, Spotlight

sessions and five thematic panels.

Notable speakers include:

• Mavi – Cüneyt Yavuz: The brand’s sustainability

transformation

• ON – Danielle Petesic: Circular design and

performance approach

• Lacoste – Raynald Anquet: Responsible production

strategies

• Kering – Caterina Tonda: Nature-positive and

measurable impact in luxury fashion

• ARMEDANGELS – Sarah Vollmer: Ethical design and

radical transparency

• IKEA – Calvin Woolley: Global scaling of circularity

and reuse

On the policy front, Dirk Vantyghem, Director General of

EURATEX, will assess Europe’s regulatory transformation

during the CEO session.

Avrupa Birliği’nin yeni sürdürülebilirlik

düzenlemelerinin tedarik zincirlerini

kökten değiştirdiği bir dönemde,

Sustainability Talks Istanbul 9

Aralık’ta altıncı kez sektörün

tüm paydaşlarını buluşturuyor.

Döngüsellik, izlenebilirlik ve

düşük karbonlu üretim odağındaki

etkinlikte, küresel markaların

dönüşüm stratejileri ilk kez

İstanbul’dan paylaşılacak.

“Bugün sektörümüz, geri dönüşüm teknolojileri, düşük

karbonlu üretim hatları, dijital izlenebilirlik çözümleri ve

döngüsel ekonomik modelleri ile Avrupa’nın dönüşümüne

en hızlı uyum sağlayan aktörlerden. Sustainability Talks,

bu vizyonu paylaşmak ve tüm değer zinciriyle ortak bir yol

haritası oluşturmak için kritik bir platform.”

Küresel markalardan istanbul’a sürdürülebilirlik stratejileri

Etkinlik, bu yıl da küresel moda devlerinin içgörülerine

ev sahipliği yapacak. Program, Ahmet Öksüz’ün açılış

konuşmasının ardından CEO oturumu, uluslararası marka

sunumları, Spotlight oturumları ve beş tematik panel ile

devam edecek.

Etkinlikte sahne alacak isimlerden bazıları:

• Mavi – Cüneyt Yavuz: Markanın sürdürülebilirlik

dönüşümü

• ON – Danielle Petesic: Döngüsel tasarım ve performans

yaklaşımı

• Lacoste – Raynald Anquet: Sorumlu üretim stratejileri

• Kering – Caterina Tonda: Lüks modada doğa pozitiflik

ve ölçülebilir etki

• ARMEDANGELS – Sarah Vollmer: Etik tasarım ve

radikal şeffaflık

• IKEA – Calvin Woolley: Döngüsellik ve yeniden

kullanımın küresel ölçeklenmesi

Sektör politikaları perspektifinde ise EURATEX

Genel Direktörü Dirk Vantyghem, Avrupa’daki mevzuat

dönüşümünü CEO oturumunda değerlendirecek.

December Aralık 2025

43


Strengthening international collaboration

Country-level collaboration will also be a key theme this

year, with participation from:

• Friso Pietersen, Netherlands Enterprise Agency (RVO)

• Marja-Liisa Permikangas, Finnish Textile & Fashion

(STJM)

Additionally, Christina Iskov, Impact Director at Global

Fashion Agenda, and Jasmin Malik Chua, Climate &

Labor Editor at Sourcing Journal, will contribute with

analyses on global supply chain transformation.

Panel sessions shaping the industry’s competitive agenda

Highlights of the 2025 program include:

• Leaders Driving Transformation: CEO perspectives

on the future of sustainable fashion

• Transparency & Traceability: Building trust across

the textile value chain

• Closing the Loop Together: Textile-to-textile recycling

• Pathways to Net Zero: Decarbonization in the textile

supply chain

• Strategic Transformation in Sustainable Fashion &

Textiles

• IKEA Spotlight: Global perspective on circularity

Türkiye: A key partner in Europe’s low-carbon supply chain

With its speed, quality, flexibility and technical expertise,

Türkiye continues to reinforce its strategic position within

Europe’s fashion and textile value chain. One of the key

aims of Sustainability Talks Istanbul is to highlight this

contribution and strengthen Türkiye’s leadership in the

global transformation.

Uluslararası iş birliği vurgusu güçleniyor

Ülke iş birlikleri kapsamında bu yılki konuklar arasında;

• Hollanda Girişim Ajansı RVO’dan Friso Pietersen,

• Finlandiya Moda ve Tekstil Birliği STJM’den Marja-

Liisa Permikangas yer alacak.

Global Fashion Agenda Impact Director’ı Christina Iskov

ve Sourcing Journal Climate & Labor Editor’ı Jasmin

Malik Chua da küresel tedarik zinciri dönüşümüne yönelik

uzman görüşleriyle programa katkı sunacak.

Sektörün rekabet gündemini belirleyecek panel başlıkları

2025 programının öne çıkan oturumları şöyle:

• Dönüşüme Yön Veren Liderler: CEO’lardan

sürdürülebilir modanın geleceğine bakış

• Şeffaflık ve İzlenebilirlik: Değer zinciri boyunca güven

inşa etmek

• Döngüyü Birlikte Tamamlamak: Tekstilden tekstile

dönüşüm

• Net Sıfıra Giden Ortak Yollar: Tekstil değer zincirinde

karbonsuzlaşma

• Sürdürülebilir Moda ve Tekstilde Stratejik Dönüşüm

• IKEA Spotlight: Küresel döngüsellik perspektifi

Türkiye, Avrupa’nın düşük karbonlu tedarik zincirinde kilit

oyuncu

Hız, kalite, esneklik ve teknik uzmanlıkla öne çıkan

Türkiye, bugün Avrupa’nın moda ve tekstil değer zincirinde

stratejik ortak konumunu pekiştiriyor. Sustainability Talks

Istanbul’un önemli hedeflerinden biri de bu katkıyı görünür

kılmak ve Türkiye’nin küresel dönüşümdeki liderliğini

güçlendirmek.

44 December Aralık 2025



The new-generation SKS tube

boosts efficiency in the ring

spinning process

Yeni nesil SKS masura üretimde verim

sağlıyor

Across today’s textile facilities, equipment

that supports efficiency and transformation

is becoming increasingly important. Işılsan

Plastic’s SKS tube has rapidly become a preferred

solution thanks to its higher winding capacity, longer

package duration and reduced end-break rates when

compared to standard tubes. Field experience shared by

a mill adopting the new tube highlights this shift clearly.

Needs that shaped the transition

For a long period, the facility had been using a 36 mm

ring diameter together with Işılsan’s standard 39-gram

tube. Increasing bobbin efficiency, extending doffing

intervals, reducing knot counts and addressing rising

energy costs were the main drivers behind the decision

to switch to the SKS tube.

After installation, the mill briefly continued with a

thicker tube recommended by the machine manufacturer;

however, frequent stoppages—particularly during coarse

yarn processing—made the transition to the thin and

lightweight SKS tube inevitable. Throughout the process,

Işılsan closely supported all technical adjustments.

Immediate improvements observed in production

Production increases were quickly noticeable after

adopting the SKS tube. In Ne 20/1 knitted yarn production,

daily output per machine rose from 1,800 kg to 2,400

kg. With standard tubes, the ring machine waited nearly

15 minutes for the bobbin winder during each doffing

Modern tekstil işletmelerinde dönüşüm sağlayan

ekipmanların önemi giderek artıyor. Işılsan

Plastik’in geliştirdiği SKS masura, standart

masuralara göre sunduğu daha yüksek sarım miktarı,

daha uzun takım süresi ve daha düşük kopuş oranı

sayesinde farklı üretim parkurlarında hızlıca tercih edilen

çözümlerden biri hâline geldi. SKS masurayı kullanmaya

başlayan bir işletmenin sahadaki deneyimi de bu

dönüşümü net bir şekilde ortaya koyuyor.

Geçiş kararını belirleyen ihtiyaçlar

İşletme uzun süre 36 mm çap bilezikte, Işılsan’ın 39

gramlık standart masurasını kullanıyordu. Takım alma

süresini uzatma isteği, bobin verimliliğini artırma ihtiyacı,

düğüm sayısını azaltma hedefi ve enerji maliyetlerinin

yükselmesi SKS masuraya geçiş kararında etkili oldu.

Başarılı montajın ardından makine üreticisinin tavsiyesi

doğrultusunda kısa süre kalın masura ile devam edildi;

ancak özellikle kalın ipliklerde yaşanan sık duruşlar, ince

ve hafif SKS masuraya geçişi zorunlu hâle getirdi. Işılsan

süreç boyunca kullanıcıyla temas hâlinde kalarak tüm

teknik ayarlara destek verdi.

Üretimde anlık fark edilen iyileşmeler

SKS masuraya geçiş sonrası üretimde hızla fark edilen

artışlar yaşandı. Ne 20/1 triko üretiminde günlük ortalama

1800 kg olan çıktı, SKS masurayla makine başı 2400 kg

seviyelerine ulaştı. Standart masuralarda ring makinesi

her takımda bobin makinesini yaklaşık 15 dakika beklemek

zorunda kalıyor, bu da ekipmanın randıman kaybına yol

açıyordu. SKS masurada sarım miktarının artması bu

kaybı büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

Sarım kapasitesi ve takım sürelerinde belirgin avantaj

Saha verileri SKS masuranın sağladığı kazancı net şekilde

gösteriyor:

46 December Aralık 2025


Developed by Işılsan Plastic, the thin

and lightweight SKS tube enhances

daily productivity by increasing

winding capacity and offering clear

advantages in energy consumption

across modern spinning operations.

Işılsan Plastik tarafından geliştirilen

ince ve hafif SKS masura, sarım

kapasitesindeki artış ve enerji

kullanımındaki avantajlarla

işletmelerin günlük üretim

verimliliğini yükseltiyor.

cycle, causing efficiency losses. The increased winding

capacity of the SKS tube significantly eliminated this

waiting time.

Clear advantages in winding capacity and duration

Field data highlights the tangible benefits of the SKS

tube:

• A standard tube provides approximately 47 g of

winding.

• With the SKS tube, winding capacity rises depending

on yarn fineness:

— Around 60 g for Ne 16/1,

— Above 60 g for finer yarns such as Ne 30/1.

Winding length per tube increases from about 2,600 m

on a standard tube to 3,200 m with the SKS version.

Tests at another mill showed that during Ne 30/1

production, a standard tube fills in 105 minutes, whereas

an SKS tube continues running for up to 125 minutes—a

difference that equates to approximately 2.5 fewer tube

changes per day, reducing labor workload and enhancing

machine consistency.

Energy consumption: measurable savings

Measurements indicate:

• Standard tube: 1420 watt/kg

• SKS tube: 1380 watt/kg

This corresponds to 2.5%–2.9% energy savings.

Operator and maintenance feedback

During commissioning, essential adjustments were

made to doffer, winding and diameter settings. The cop

holders supplied free of charge by Işılsan contributed to

smoother operation.

Operators emphasized the reduction in end breaks

during each doffing cycle. Although the maintenance

team initially expressed concern about potential

breakage or efficiency loss, all concerns disappeared

after the SKS tube became operational.

A structure that reduces knot count and improves yarn

quality

To produce 2,500 kg of bobbin in Ne 20/1 yarn:

• Standard tube requires 51 tubes

• SKS tube requires 44 tubes

The reduced tube count directly lowers knot (splay)

formation, resulting in smoother yarn structure, improved

running performance and higher-quality final products

delivered to customers.

• Standart masurada bir kops yaklaşık 47 gram sarım

sunuyor.

• SKS masurada ise sarım miktarı iplik inceliğine göre

artıyor:

— Ne 16/1 iplikte yaklaşık 60 gram,

— Ne 30/1 gibi daha ince ipliklerde bu miktar 60 gramın

da üzerine çıkıyor.

Masura başına sarım uzunluğu standart masurada

yaklaşık 2600 metre iken SKS masurada 3200 metre

seviyesine ulaşıyor.

Başka bir işletmede yapılan denemelerde Ne 30/1

üretiminde standart masura 105 dakikada dolarken SKS

masura 125 dakikaya kadar üretime devam ediyor. Bu

fark günlük takım sayısında yaklaşık 2,5 takım daha az

değişim anlamına geliyor. Hem işçilik yükü azalıyor hem

makine performansı yükseliyor.

Enerji tüketimi açısından yapılan ölçümlerde:

• Standart masura: 1420 watt/kg

• SKS masura: 1380 watt/kg

Bu da yaklaşık %2,5 – %2,9 enerji tasarrufu anlamına

geliyor.

Operatör ve bakım ekibinin değerlendirmeleri

Devreye alma aşamasında doffer, sarım ve çap

parametrelerinde gerekli ayarlar yapıldı. Işılsan’ın ücretsiz

gönderdiği kops tutucular da makinenin

daha randımanlı çalışmasına katkı sağladı.

Operatörler özellikle takım başı kopuşların

azalmasından memnun. Bakım ekibi,

başlangıçta “kopuş artar mı, randıman

düşer mi?” yönündeki endişeler yaşasa

da SKS masuranın devreye alınmasıyla bu

kaygılar tamamen ortadan kalktı.

Kalitede düğüm sayısını azaltan yapı

Ne 20/1 iplik üretiminde 2500 kg’lık bobin

üretimi için:

• Standart masurada: 51 masura,

• SKS masurada: 44 masura yeterli

oluyor.

Masura sayısındaki bu düşüş düğüm

(splays) miktarını

azaltarak ürün kalitesine

doğrudan etki ediyor.

Daha pürüzsüz, daha

stabil bir yapı ortaya

çıkıyor ve müşteriye

giden nihai ürünün

kalitesi yükseliyor.

December Aralık 2025

47


Zeynep Nihan KIR,

Ayşe MARTİN,

Nalan BENLİ,

Betül AKINCI,

Şule KEÇELİ,

Eksoy Kimya,

Ar-Ge Merkezi,

Adana, Türkiye

Effects of a nano-silicone based

elasticity and hydrophilicity

enhancing finishing agent on

textiles: UNISIL LYC

Nano-silikon esaslı esneklik ve

hidrofilite artırıcı bitim ajanının

tekstil üzerindeki etkileri: UNISIL LYC

ABSTRACT:

In this study, the effects of UNISIL LYC, a

nano-silicone emulsion–based weakly

cationic finishing agent, on cotton knitted

fabrics were investigated. By applying the

product at various g/L concentrations,

properties such as fabric elongation,

softness, yellowing tendency, and

increased hydrophilicity were evaluated.

The findings of the study showed that

UNISIL LYC provides improved elongation

and elastic recovery performance, reduced

yellowing, excellent softness, increased

hydrophilicity and absorbency, safe and

easy handling, and versatile application

possibilities.

Keywords: UNISIL LYC, weakly cationic

finishing agent, nano-silicone emulsion,

fabric elongation strength, yellowing,

hydrophilicity.

ÖZET:

Bu çalışmada nano-silikon emülsiyon esaslı

zayıf katyonik bitim ajanı olan UNISIL LYC’nin

pamuklu örme kumaşlar üzerindeki etkileri

incelenmiştir. Ürünün belirli g/L aralıklarında

uygulanması ile kumaşlardaki esneme özelliği,

yumuşaklığı, sararma eğilimi ve hidrofilite

artışı gibi özellikleri değerlendirilmiştir.

Çalışmadaki bulgular sonucunda UNISIL

LYC’ nin kumaşa arttırılmış esneklik ve

uzama performansı ve olağanüstü elastikiyet,

sararma, mükemmel yumuşaklık, arttırılmış

hidrofilite ve emicilik, güvenli ve kolay

kullanım ve çok yönlü uygulama imkanının

sağlandığını göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: UNISIL LYC, zayıf

katyonik bitirme ajanı, nano silikon-emülsiyon,

kumaşta esneme, sararma, hidrofilite.

1. GİRİŞ

Tekstil terbiye proseslerinde esneklik,

yumuşaklık, hidrofilite ve sararma

dayanımı önemli kalite kriterleri arasında

yer almaktadır. Özellikle örme pamuk

kumaşlarda konfor ve kullanım performansı

açısından elastikiyet ve uzama sonrası

toparlanma özellikleri kritik öneme sahiptir.

Nano-teknoloji tabanlı silikon emülsiyonları,

lif yüzeyinde ince bir film oluşturarak hem

tutumu iyileştirmekte hem de mekanik

performansa katkı sağlamaktadır.

Kullanılan bazı geleneksel silikon

yumuşatıcılar bu gibi özellikleri geliştirmede

yaygın olarak kullanılsa da, hidrofobik

karakterleri nedeniyle kumaşların

hidrofilitesini azaltma eğiliminde olabilirler.

Bu amaçla geliştirilen UNISIL LYC, nanosilikon

bazlı, zayıf katyonik yapıda bir bitirme

ajanıdır ve diğer silikon emülsiyonlarına

kıyasla hidrofilik performans, düşük sararma

eğilimi ve iyi derecede esneme gücü ile öne

çıkmaktadır. Bu çalışma, UNISIL LYC’nin

farklı konsantrasyonlarda uygulanmasıyla

pamuklu kumaşlarda elde edilen mekanik,

optik ve ıslanabilirlik performanslarını

karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi

amaçlamaktadır.

2. MATERYAL ve METOT

2.1. Materyal

Çalışmada %100 pamuklu suprem örgü kumaş

ve bitim ajanı olarak Eksoy Kimya tarafından

geliştirilen UNISIL LYC kullanılmıştır.

48 December Aralık 2025


Çizelge 1. UNISIL LYC Genel Analizleri

Özellik

UNISIL LYC

İyonik Durum

Zayıf Katyonik

pH

5-6 (25°C)

Çözünürlük

Suda Çözünür

Viskozite

<200 cP

Şekil 3. Scorch Test Cihazı

Şekil 1. UNISIL LYC Emülsiyonu

2.2. Metot

Çalışmada UNISIL LYC emdirme yöntemine göre Forlab

Markalı fular makinesinde pick up :%75-80 pH:5-

5,5 ayarlanarak 50 ile 100 g/L aralıklarında kumaşa

uygulanmıştır. Kurutma işlemi Forlab markalı kurutma

makinesinde 110°C de yapılmıştır.

Bitim işlemi sonrası kumaşlara; hidrofilite sararma,

beyazlık ve elastikiyet testi uygulandı.

Sararma, spektrofotometre ile ölçülmektedir.

Çalışmada Datacolor 850 spektrofotometre cihazı

kullanılmıştır.

Hidrofilite, AATCC 197 Vertical Wicking standardına

göre belirlenmiş olup kumaşın 10 dakika içerisindeki

dikey kapiler yükselme yüksekliği ölçülmüştür.

Kumaş elastikiyetinin ölçülmesi için TITAN-4 cihazı

kullanılmıştır. Çalışma EN 14704-1.92 Method A Fixed

Load (Force Decay) standardına göre yapılmıştır. Uzama

(% extension) ve geri kazanım (% recovery) değerleri

EN 14704-1 Method A’ya göre 10 N sabit yük altında

ölçülmüştür.

Şekil 2. Fular Makinası

2.2.1 Uygulanan Testler ve Standartları

Scorch Testi kumaşın yüksek sıcaklıkta (180°C-200°C)

belirli bir sürede (40 saniye–2 dakika) ütülenmiş gibi

preslenerek sararma eğiliminin test edilmesidir. Bu

test için laboratuvarda SDL ATLAS cihazı kullanılmıştır.

Çalışmada Scorch Testi 190°C de 2 dakika olarak

uygulanmıştır.

Şekil 4. TITAN-4 Cihazı

3. BULGULAR ve TARTIŞMA

3.1 Elastikiyet Sonuçları

Çalışmada UNISIL LYC 50–75 ve 100 g/L aralığında

uygulanmıştır. Uygulama yapılan kumaş 20x5 cm

boyutunda kesilerek 10N yük altında uzaması bakılmış

ve ardından 60 saniye sonra kumaş elastikiyeti

ölçülmüştür.


İşlemsiz kumaş ile farklı g/L oranlarında kullanılan bitim

ajanı UNISIL LYC elastikiyet sonuçları kıyaslanmıştır.

Elastikiyet sonuçları Çizelge 2’de verilmiştir. Şekil 5’te

elastikiyet sonuçları grafik ile gösterilmiştir.

Çizelge 2. Farklı Miktarlarda Uygulanan UNISIL LYC’nin

% Kumaş Elastikiyet Performansları

Bitim Ajanı Uygulama Miktarı % Uzama % Geri

(g/L)

Kazanım

İşlemsiz --- 22 50

UNISIL LYC 50 32.7 70

UNISIL LYC 75 38 71

UNISIL LYC 100 40 72

Şekil 5. 50–75 ve 100 g/L uygulanan UNISIL LYC ve

% Kumaş Elastikiyeti

UNISIL LYC, kumaşlarda %30-40 arasında belirgin bir

elastikiyet artışı sağlamıştır. Aynı zamanda g/L artışı

ile elastikiyet artışı da doğru orantılı olarak artmıştır.

Bu durum, nano-silikon partiküllerinin elyaf kumaş

yüzeyinde oluşturduğu esnek film tabakasından

kaynaklanmaktadır.

3.2 Scorch Testi

UNISIL LYC uygulanan kumaşlar 190°C de 2 dakikada

Scorch Testine tabi tutulmuştur. Yüksek sıcaklıklarda

yapılan Scorch testlerinde beyazlık kaybının maksimum

%7 olduğu Şekil 6’da görülmektedir. Bu durum UNISIL

LYC’nin non-yellowing karakterini kanıtlamaktadır ve

ürünün optik beyaz ve açık tonlu kumaşlarda güvenle

kullanılabileceğini göstermektedir.

Şekil 6. Beyaz Kumaşta Scorch Testi CIE Beyazlık

Değer Sonuçları

3.3 Hidrofilite Test

UNISIL LYC uygulanan kumaşlarda yumuşak dolgun

ve ipeksi bir tutum elde edilmiştir. Zayıf katyonik

karakterine rağmen UNISIL LYC, kumaşın hidrofilitesini

arttırarak emiciliğini iyileştirmiştir.

4. SONUÇ

Bu çalışmada nano-silikon emülsiyon esaslı zayıf

katyonik bitim ajanı olan UNISIL LYC %100 pamuklu

kumaşa farklı g/L oranında kullanılmış olup yaklaşık

olarak %50 oranında elastikiyet artışı kazandırmakla

birlikte kumaşa kaygan tuşe, yumuşaklık ve dolgun

tutum kazandırmıştır. Ayrıca uzama sonrası geri

kazanım oranı da belirgin şekilde yükselmiştir. Bu etki,

ev tipi yıkama ve kuru temizleme işlemlerine karşı da

dayanıklıdır.

UNISIL LYC, tekstil yüzeylerine uygulandığında

kumaşın esneklik ve geri kazanım özelliklerini belirgin

biçimde arttırmıştır. Kumaşın sararma direncini arttırıp

ürünün beyaz ve açık renkli kumaşlar için uygun olduğu

sonucuna varılmıştır. Ayrıca UNISIL LYC kumaşa

yumuşak ve dolgun tutum kazandırmakla birlikte

hidrofilite arttırıcı özellik de eklemiştir.

Özetle UNISIL LYC sürdürülebilir tekstil bitim

teknolojilerinde hem estetik hem de fonksiyonel

performansı arttıran yenilikçi bir nano-silikon esaslı

yumuşatıcı ajan olarak değerlendirilebilir.

5. KAYNAKLAR

Parvinzadeh, M., & Hajiraissi, R. (2013). Effect of Nano

and Micro Emulsion Silicone Softeners on Properties of

Polyester Fibers. Tenside Surfactants Detergents, 45(5).

Koruyucu, A. (2025). Organo-Modified and Amino-

Functional Silicone Finishing Chemicals and Their

Effects on the Handle and Color Values of Cotton Knitted

Fabrics. Çukurova University, Journal of the Faculty of

Engineering, 40(1), 193–204.

Orhan, M., Tiritoğlu, M., & Özbarutçu, B. (2020). Silikon

Yumuşatıcıların Pamuk ve Viskon Örme Kumaşlar

Üzerindeki Etkileri. Uludağ Üniversitesi Mühendislik

Fakültesi Dergisi, 25(2), 941–959.

Serttaş, S., & İbiş, A. (2021). Hydrophilic Silicone

Emulsions Developed for Use in 100% Cotton and

Cotton/Elastane Blended Fabrics and Their Optimization

Studies. International Congress of Engineering and

Natural Sciences (ICENSS2021) Proceedings.

Textile Value Chain. Fundamentals of Silicone and Their

Uses in Textile. Textile Magazine.

Gulrajani, M. L. (2016). Silicone Finishes in Textiles:

Chemistry and Applications. Woodhead Publishing

Series in Textiles

Paul, R. (Ed.). (2015). Functional Finishes for Textiles:

Improving Comfort, Performance and Protection.

Woodhead Publishing.

50 December Aralık 2025



Picanol highlights global shift toward

air‐consumption optimization in

weaving mills for 2026

Picanol, 2026’da dokuma işletmelerinde

hava tüketimi optimizasyonuna yönelik

küresel yönelimi vurguladı

A

new

industry analysis compiled with data

from Picanol’s global user base shows that

weaving mills across Europe, Türkiye, the Middle

East and South Asia have intensified their focus on

air‐consumption reduction as energy tariffs fluctuate

through late 2025. The shift reflects a broader movement

toward production models designed around energy

transparency, stable operating costs and measurable

environmental impact.

The report indicates that air‐jet weaving users

recorded the highest efficiency gains when combining

nozzle‐pressure mapping, pipeline maintenance cycles

and airflow‐balancing routines. Several mills in Türkiye

and Italy reported double‐digit reductions in monthly

compressed‐air costs after implementing structured

monitoring routines across all shifts.

Weaving teams adopt advanced diagnostic practices

According to the findings, mills increasingly rely on

digital diagnostic tools to detect pressure drops, valve

fatigue and unbalanced air routes before they lead to

unnecessary consumption. Engineers noted that the

most effective strategies integrate routine air‐leak

audits, stable compressor zoning and simplified cleaning

tasks that reduce turbulence inside pipelines.

Some factories introduced cross‐shift dashboards

Picanol’ün küresel kullanıcı ağından derlenen

yeni analiz, Avrupa, Türkiye, Orta Doğu ve Güney

Asya’daki dokuma işletmelerinin 2025’in son

döneminde dalgalanan enerji tarifeleri nedeniyle hava

tüketimini azaltmaya daha güçlü şekilde odaklandığını

ortaya koyuyor. Bu yönelim, enerji şeffaflığı, sabit işletme

maliyetleri ve ölçülebilir çevresel etki üzerine kurulu üretim

modellerine geçişin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Analiz, hava jetli dokuma hatlarında en yüksek verimlilik

kazançlarının meme basınç haritalama, boru hattı bakım

döngüleri ve hava akışı dengeleme rutinlerinin birlikte

uygulanmasıyla elde edildiğini gösteriyor. Türkiye ve

İtalya’daki bazı işletmeler, tüm vardiyalarda yapılandırılmış

izleme adımları uyguladıktan sonra aylık sıkıştırılmış hava

maliyetlerinde çift haneli düşüşler bildirdi.

Dokuma ekipleri gelişmiş tanı uygulamalarını benimsiyor

Bulgulara göre işletmeler, gereksiz tüketim oluşmadan

önce basınç düşüşleri, valf yorgunluğu ve dengesiz hava

hatlarını tespit etmek için dijital tanı araçlarına daha fazla

güveniyor. Mühendisler, en etkili stratejilerin düzenli hava

kaçak denetimleri, dengeli kompresör bölgelendirmesi

ve hat içi türbülansı azaltan sadeleştirilmiş temizlik

adımlarını içerdiğini belirtiyor.

Bazı fabrikalar kasım ve aralık aylarında vardiyalar arası

karşılaştırma sağlayan yeni panelleri devreye aldı. Bu

sistemleri kullanan pilot işletmeler, meme basıncındaki

52 December Aralık 2025


Weaving mills from Europe to South

Asia are cutting compressed-air

use with data-driven monitoring,

leak audits and airflow-balancing

routines.

Avrupa’dan Güney Asya’ya dokuma

işletmeleri, veri destekli izleme,

kaçak denetimleri ve hava akışı

dengeleme rutinleriyle sıkıştırılmış

hava kullanımını azaltıyor.

during November and December, enabling supervisors to

compare real‐time air profiles across loom groups. Early

pilot users reported fewer pressure deviations and more

predictable energy planning during fast‐style‐change

operations.

Energy‐cost volatility accelerates optimization strategies

In regions where energy prices changed frequently

throughout the year, weaving plants shifted from

“reactive maintenance” to data‐supported, continuous

optimization. Picanol’s analysis shows that operators

who standardized airflow‐balancing sequences achieved

smoother filling insertion and fewer micro‐stoppages

during demanding yarn combinations.

Several weaving clusters in Southeast Asia and

North Africa began applying weekly airflow‐uniformity

checks, encouraging teams to track small deviations

that accumulate into higher‐than‐expected electricity

use. Managers reported that these routines supported

more stable loom groups and reduced the load on older

compressor installations.

Sustainability targets shape new weaving priorities

Brands requesting clearer environmental metrics

pushed many mills to document air‐use efficiency more

transparently. As reporting frameworks expand in 2026,

analysts expect air‐consumption monitoring to become

a central performance indicator, influencing purchasing

decisions and production‐planning strategies.

Industry observers emphasize that the shift toward

optimization represents a long‐term evolution rather

than a short‐term cost reaction. With energy‐intensive

weaving markets under stronger scrutiny, mills adopting

structured air‐management routines are expected to

maintain competitive advantages through 2026 and

beyond.

dalgalanmaların azaldığını ve hızlı kalite değişimleri

sırasında enerji planlamasının daha öngörülebilir hâle

geldiğini aktardı.

Enerji maliyeti dalgalanmaları optimizasyon adımlarını

hızlandırıyor

Enerji fiyatlarının yıl boyunca sık değiştiği bölgelerde

dokuma işletmeleri, “reaktif bakım” yaklaşımından veri

destekli sürekli iyileştirme modeline geçti. Picanol’ün

analizine göre hava akışı dengeleme adımlarını

standartlaştıran işletmelerde dolgu atışında daha akıcı

performans ve zorlu iplik kombinasyonlarında daha az

mikro duruş gözlendi.

Güneydoğu Asya ve Kuzey Afrika’daki bazı dokuma

kümeleri haftalık hava akışı denge kontrollerini

uygulamaya başladı. Yöneticiler, küçük sapmaların

birikerek beklenenden yüksek enerji kullanımına yol

açtığını, düzenli takip sayesinde hem eski kompresör

yüklerinin azaldığını hem de tezgâh gruplarının daha

stabil çalıştığını bildirdi.

Sürdürülebilirlik hedefleri dokuma önceliklerini yeniden

şekillendiriyor

Markalar daha net çevresel metrikler talep ettikçe, birçok

işletme hava kullanım verimliliğini daha şeffaf şekilde

belgelemeye yöneldi. 2026’da raporlama çerçevelerinin

genişlemesiyle birlikte hava tüketimi izlemesinin temel bir

performans göstergesine dönüşmesi bekleniyor.

Sektör gözlemcileri, optimizasyona yönelik bu eğilimin

kısa vadeli bir maliyet tepkisi değil, uzun vadeli bir

dönüşüm olduğuna dikkat çekiyor. Enerji yoğun dokuma

pazarları daha sıkı değerlendirilirken, yapılandırılmış

hava yönetimi rutinlerini uygulayan işletmelerin 2026 ve

sonrasında rekabet üstünlüğünü koruyacağı öngörülüyor.

December Aralık 2025

53




Oerlikon plants tighten fiberquality

control routines

Oerlikon tesisleri elyaf kalite kontrol rutinlerini

sıkılaştırıyor

Fiber-production facilities across Türkiye, Germany,

China and the United States increased their emphasis

on filament stability as demand rose for hightenacity,

recycled and specialty filament grades. Oerlikon’s

field assessments indicate that plants integrating draftingzone

diagnostics with controlled humidity and spinneretload

tracking achieve more consistent results than those

relying only on downstream quality checks.

Engineers reported that many recurring filament

irregularities observed between November and January—

such as denier fluctuation, filament bonding variance

and loop tendency—originated upstream from thermaldrift

effects, polymer-feed inconsistency or cooling-air

imbalance. Plants synchronizing data from extruders,

quench zones and winding modules documented fewer

unexplained defects and more stable run behavior during

long batches.

Drafting-zone insight becomes a decisive factor

Teams applying structured drafting-zone evaluations

reported clearer visibility into micro-variations in tension

and elongation. Supervisors noted that combining

drafting diagnostics with periodic polymer-pressure

snapshots reduced filament break frequency and improved

downstream winding stability.

Environmental alignment drives filament stability

Facilities working with recycled polymers reported stronger

results when maintaining narrow humidity corridors and

stable cooling-air profiles. These routines helped prevent

filament flutter and reduced static buildup—common

disruptions in fine-denier and high-tenacity segments.

Türkiye, Almanya, Çin ve ABD’deki elyaf üretim

tesisleri, yüksek mukavemetli, geri dönüştürülmüş

ve özel filament türlerine yönelik talebin artmasıyla

filament stabilitesine daha fazla odaklanıyor. Oerlikon’un

saha değerlendirmeleri, çekim bölgesi tanısını kontrollü

nem ve memeden çıkış yükü takibiyle birleştiren tesislerin,

yalnızca downstream kontrollerine güvenen modellere

göre daha tutarlı sonuçlar elde ettiğini ortaya koyuyor.

Mühendisler, kasım–ocak döneminde gözlemlenen

denye dalgalanmaları, birleşme tutarsızlıkları ve ilmek

eğilimleri gibi tekrar eden sorunların çoğunun termal

sapma, polimer besleme dengesizlikleri veya soğutma

havası uyumsuzluğundan kaynaklandığını belirtiyor.

Ekstrüder, soğutma kanalı ve sarım modüllerini birlikte

izleyen tesislerde açıklanamayan hatalar azaldı ve uzun

partilerde çalışma kararlılığı güçlendi.

Çekim bölgesi içgörüleri belirleyici hâle geliyor

Çekim bölgesini düzenli olarak analiz eden ekipler,

gerginlik ve uzama üzerindeki mikro değişimleri daha net

gördü. Denetçiler, çekim tanısını periyodik polimer basıncı

okumalarıyla birleştirmenin kopuş sıklığını azalttığını ve

downstream sarım stabilitesini artırdığını aktarıyor.

Ortam uyumu filament stabilitesini yönlendiriyor

Geri dönüştürülmüş polimerlerle çalışan işletmeler, dar nem

aralıkları ve stabil soğutma hava profilleri uyguladıklarında

daha kararlı sonuçlar elde etti. Bu rutinler, filament

çırpınmasını ve statik birikimini azaltarak ince denye ve

yüksek mukavemetli ürünlerde görülen yaygın bozulmaları

sınırladı.

Termal ve soğutma davranışı daha fazla analiz ediliyor

Oerlikon’un bulguları, termal gradyan ve soğutma

56 December Aralık 2025



New evaluations show stronger links

between drafting behavior, humidity

balance and filament stability.

Yeni değerlendirmeler, çekim

davranışı, nem dengesi ve filament

stabilitesi arasındaki ilişkinin

güçlendiğini gösteriyor.

Thermal and quench behavior gain analytical weight

Oerlikon’s findings highlight that fluctuations in thermal

gradients and quench-air distribution significantly shape

filament roundness and cohesion. Plants mapping quench

behavior across shifts documented smoother doff cycles

and fewer mass-variation spikes, especially in lightweight

technical yarns.

Industry analysts expect fiber-quality control routines

to remain central as global markets demand higher

consistency across recycled, functional and fine-denier

filament categories.

havası dağılımındaki değişimlerin filament yuvarlaklığı

ve kohezyonunu önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.

Soğutma davranışını vardiyalar arasında haritalayan

tesislerde, özellikle hafif teknik ipliklerde daha pürüzsüz

doff döngüleri ve daha az kütle varyasyonu görüldü.

Sektör analistleri, geri dönüştürülmüş, fonksiyonel ve ince

denye filament kategorilerindeki tutarlılık beklentilerinin

artmasıyla elyaf kalite kontrol rutinlerinin kritik bir rol

oynamaya devam edeceğini öngörüyor.

58 December Aralık 2025



Saurer prepares 2026 rotorspinning

and twisting upgrades

Saurer, 2026 rotor ve büküm yeniliklerine

hazırlanıyor

Saurer confirmed that its first‐quarter 2026 product

cycle will introduce upgraded rotor‐spinning units,

enhanced twisting technologies and new service

packages designed to support mills facing higher

yarn‐quality demands and tighter delivery schedules.

The company noted that demand for stable,

energy‐efficient rotor systems has risen across Türkiye,

India, Uzbekistan and Mexico during the final stretch of

2025. Many mills expanded their planning for fast‐response

machinery as brands requested greater flexibility in yarn

types and shorter production lead times.

Rotor‐spinning systems enter a new performance phase

Saurer’s updated rotor platforms include redesigned rotor

housings, improved trash‐extraction features and new

monitoring sensors that help stabilize yarn structure during

long production runs. Initial technical evaluations showed

more consistent yarn strength and reduced end‐break

frequency in coarse‐ and medium‐count applications.

Several large mills in Türkiye and Central Asia scheduled

January trials where mixed blends, including recycled

cotton and functional fiber combinations, will be tested

under actual operating speeds. Engineers expect smoother

drafting behavior and fewer interruptions during shift

transitions.

Twisting solutions gain efficiency‐focused updates

The company also announced upgrades to its twisting

portfolio, including revised spindle geometries, optimized

cooling patterns and upgraded drive components. Early

test installations in Europe indicated lower vibration levels

Şirket, 2026’nın ilk çeyreğinde devreye alınacak yeni

rotor eğirme üniteleri, geliştirilmiş büküm teknolojileri

ve destek paketlerini doğruladı. Bu yenilikler, yükselen

kalite beklentileri ve sıkılaşan teslimat takvimleriyle karşı

karşıya kalan işletmelere yönelik geliştirildi.

Enerji verimli ve kararlı rotor sistemlerine olan talep,

2025’in son döneminde Türkiye, Hindistan, Özbekistan ve

Meksika’da belirgin şekilde arttı. Birçok işletme, markaların

daha kısa üretim süreleri ve daha geniş iplik çeşidi talepleri

nedeniyle hızlı tepki verebilen makine yatırımlarına ağırlık

verdi.

Rotor eğirme sistemleri performans açısından yeni bir

aşamaya geçiyor

Saurer’in güncellenen rotor platformları, yeniden

tasarlanmış rotor muhafazaları, geliştirilmiş atık çıkarma

düzenleri ve uzun üretim hatlarında yapıyı daha kararlı

tutan yeni izleme sensörleri içeriyor. İlk teknik sonuçlar,

kalın ve orta numara ipliklerde daha tutarlı mukavemet ve

daha düşük kopuş oranı gösterdi.

Türkiye ve Orta Asya’daki büyük işletmeler, geri

dönüştürülmüş pamuk ve fonksiyonel elyaf karışımlarının

gerçek hızlarda test edileceği ocak ayı denemeleri planladı.

Mühendisler, daha dengeli çekim davranışı ve vardiya

geçişlerinde daha az kesinti bekliyor.

Büküm çözümleri verimlilik odaklı güncellemeler alıyor

Şirket, büküm portföyü için de yenilikler duyurdu. Bu

yenilikler arasında revize edilmiş iğ yapıları, optimize

soğutma düzeni ve güncellenmiş tahrik bileşenleri

60 December Aralık 2025


Saurer prepares early‐2026 launch

of upgraded rotor‐spinning and

twisting solutions.

Saurer, 2026’nın ilk döneminde

sunulacak geliştirilmiş rotor eğirme

ve büküm çözümlerine hazırlanıyor.

and more uniform twist distribution across full bobbin

ranges.

Saurer added that the new twisting updates respond to

increased demand from home‐textile and industrial‐yarn

producers preparing higher‐volume orders for the first half

of 2026.

Digital modules strengthen process transparency

New digital modules arriving in early 2026 will provide

clearer yarn‐quality dashboards, spindle‐level data, and

predictive‐maintenance alerts. Mills participating in pilot

programs reported faster issue detection and more stable

shift‐planning routines.

Industry analysts expect Saurer’s January–March lineup

to gain strong attention from mills aiming to boost quality

reliability, reduce downtime and strengthen cost control as

global competition tightens heading into 2026.

bulunuyor. Avrupa’daki ilk kurulumlar, daha düşük titreşim

seviyeleri ve tam bobin aralığında daha üniform büküm

dağılımı gösterdi.

Saurer, bu güncellemelerin özellikle ev tekstili ve teknik

iplik üreticilerinin 2026’nın ilk yarısı için planladığı yüksek

hacimli siparişlere yanıt verdiğini belirtiyor.

Dijital modüller süreç şeffaflığını güçlendiriyor

2026’nın ilk döneminde gelecek dijital modüller, daha net

kalite panelleri, iğ düzeyinde veri takibi ve kestirimci bakım

uyarıları sağlayacak. Pilot uygulamalara katılan işletmeler,

sorunları daha hızlı belirlediklerini ve vardiya planlamasında

daha istikrarlı sonuçlar aldıklarını bildirdi.

Analistler, Saurer’in ocak–mart dönemine yönelik

çözümlerinin, kalite güvenilirliğini artırmak, duruş sürelerini

azaltmak ve maliyet kontrolünü güçlendirmek isteyen

işletmelerden güçlü ilgi görmesini bekliyor.

December Aralık 2025

61




Rieter SERVOpack: Modular

System for Efficient Packaging

Rieter SERVOpack: Verimli Paketleme için

Modüler Sistem

Short-staple spinning mills are under increasing

pressure due to rising production costs, a growing

shortage of skilled workers and increasing traceability

requirements. The fully automatic packaging system

SERVOpack is a significant improvement as it takes over

physically demanding tasks, increases process reliability

and saves operator costs

Streamlined packaging solution

SERVOpack is a complete solution, streamlining the entire

packaging process, including transport, quality control,

palletizing, steaming and packaging. With maximum

performance and flexibility, it integrates seamlessly at

the end of any spinning line. Its modular design allows for

optimal adaptation to the production environment, tailored

to each customer’s specific requirements.

Economical and durable system

SERVOpack optimizes the workflow, reduces manual labor

and ensures consistent performance. At the end of the

process, pallets, boxes, or bags are weighed automatically,

and labels are printed and attached for easy identification

and traceability. The system’s proven components and

customized design make SERVOpack durable and low

maintenance, supporting long-term operational reliability.

Ensuring quality from spinning to shipping

The integrated quality control system ensures that each

The intelligent and economical packaging system

SERVOpack reduces the workload to a minimum and

saves operator cost. PP-ID: 102160

Kısa kesik elyaf iplikhaneleri, artan üretim maliyetleri,

kalifiye işçi sıkıntısı ve artan izlenebilirlik

gereksinimleri nedeniyle giderek artan bir baskı

altındadır. Tam otomatik paketleme sistemi SERVOpack,

fiziksel olarak zorlu görevleri üstlendiğinden, süreç

güvenilirliğini artırdığından ve operatör maliyetlerinden

tasarruf sağladığından önemli bir gelişmedir.

Kolaylaştırılmış paketleme çözümü

SERVOpack nakliye, kalite kontrol, paletleme, buharlama

ve paketleme de dâhil olmak üzere tüm paketleme

sürecini optimize eden eksiksiz bir çözümdür. Maksimum

performans ve esneklik ile her türlü eğirme hattının sonuna

sorunsuz bir şekilde entegre olur. Her müşterinin özel

gereksinimlerine göre tasarlanan modüler tasarımı, üretim

ortamına optimum uyum sağlar.

SERVOpack streamlines the entire packaging process.

PP-ID: 102163

Ekonomik ve dayanıklı sistem

SERVOpack iş akışını optimize eder, elle yapılan bedensel

işi azaltır ve istikrarlı performansı garanti eder. Prosesin

sonunda paletler, kutular veya torbalar otomatik olarak

tartılır ve kolay tanımlama ve izlenebilirlik için etiketler

yazdırılarak yapıştırılır. Sistemin kendini kanıtlamış

komponentleri ve özelleştirilmiş tasarımı, SERVOpack’i

dayanıklı ve az bakım gerektiren bir çözüm hâline getirerek

uzun vadeli operasyonel güvenilirliği destekler.

64 December Aralık 2025



The future is within reach: In 2027,

fully automated Rieter spinning mills

with only three operators for every 10

000 spindles will become a reality.

This means maximum efficiency

with minimum personnel costs.

Smart automation solutions like the

fully automatic packaging system

SERVOpack are paving the way.

yarn package is placed on the correct pallet and reaches

the intended addressee by verifying the yarn material and

identifiers on the tubes. Contactless transport from the

spinning machine to the final packaging preserves yarn

quality, while the optional steaming function relaxes the

yarn, improves color absorption, and sterilizes the product

for consistent quality.

Flexible packaging solutions tailored to

customer needs

SERVOpack provides versatile packaging options to meet

diverse customer requirements, including palletizing, box

packaging and bag packaging. It supports both centralized

and individual palletizing, covering a wide range of

operational needs. In addition, Rieter remote support

ensures fast, secure and reliable assistance whenever it is

needed.

With SERVOpack, spinning mills can achieve a fully

automated, efficient, and highquality yarn packaging

process, redefining the standard for modern textile

production.

Gelecek elinizin altında: 2027

yılında, her 10.000 iğ için yalnızca

üç operatörün çalıştığı tamamen

otomatik Rieter iplikhaneleri gerçeğe

dönüşecek. Bu, minimum personel

maliyeti ile maksimum verimlilik

anlamına gelmektedir. Tam otomatik

paketleme sistemi SERVOpack gibi

akıllı otomasyon çözümleri bu alanda

öncü rol oynamaktadır.

Eğirmeden sevkiyata kadar kalite güvencesi

Entegre kalite kontrol sistemi, iplik malzemesini ve

masuralardaki tanımlayıcıları doğrulayarak her bir iplik

bobininin doğru palete yerleştirilmesini ve istenen alıcıya

ulaşmasını sağlar. İplik makinasından son paketlemeye

kadar temassız taşıma, iplik kalitesini korurken isteğe

bağlı(opsiyonel) buharlama işlevi ipliği gevşetir, renk

emilimini artırır ve tutarlı kalite için ürünü sterilize eder.

Müşteri ihtiyaçlarına göre uyarlanmış esnek paketleme

çözümleri SERVOpack paletleme, kutu paketleme ve

torba paketleme de dâhil olmak üzere çeşitli müşteri

gereksinimlerini karşılamak için çok yönlü paketleme

seçenekleri sunar. Merkezi ve münferit paletlemeyi

destekleyerek çok çeşitli operasyonel ihtiyaçları karşılar.

Buna ek olarak Rieter ihtiyaç duyulduğunda uzaktan

destek, hızlı, güvenli ve güvenilir yardım sağlar.

SERVOpack ile iplikhaneler tam otomatik, verimli ve

yüksek kaliteli bir iplik paketleme süreci elde ederek modern

tekstil üretiminin standardını yeniden tanımlayabilir.

Different variants of SERVOpack meet different customer requirements. PP-ID: 102154

66 December Aralık 2025



Rieter announces expanded

automation roadmap for early

2026 amid rising yarn demand

Rieter, artan iplik talebiyle birlikte 2026’nın

ilk çeyreği için genişletilmiş otomasyon yol

haritasını duyurdu

The global spinning technology leader confirmed

new automation modules, enhanced monitoring

tools and expanded service programs that will roll

out during the first quarter of 2026, following a steady

rise in compact- and ring-spun yarn orders throughout

late 2025.

Rieter reported that mills in Türkiye, India, Pakistan and

Southern Europe increased investment planning during

the final months of the year as energy‐efficient spinning

solutions remained a strategic priority. Company

representatives indicated that the new roadmap aligns

with customers seeking integrated, digitally supported

production flows.

Automation-focused mills prepare for next‐phase

upgrades

Rieter’s upcoming packages include revised roving

transport solutions, improved piecing automation and

upgraded package‐handling systems designed to

support higher running speeds. Early evaluation notes

show that the updated units help maintain consistent

bobbin flow and reduce stoppage frequency during peak

output periods.

Several mills in Türkiye and Italy scheduled on‐site

demonstrations for January, where the modules will

be tested under mixed fiber blends including recycled

cotton, modal and performance fibers. Technical teams

Küresel eğirme teknolojisi üreticisi, 2025’in son

aylarında kompakt ve ring iplik siparişlerindeki

artışın ardından 2026’nın ilk çeyreğinde devreye

alınacak yeni otomasyon modülleri, geliştirilmiş izleme

araçları ve genişletilmiş servis programlarını açıkladı.

Rieter, Türkiye, Hindistan, Pakistan ve Güney Avrupa’daki

işletmelerin yılın son döneminde yatırım planlarını

artırdığını belirtti. Enerji verimli eğirme çözümleri

önceliğini korurken şirket, yeni yol haritasının entegre ve

dijital destekli üretim akışlarını hedefleyen müşterilerle

uyumlu olduğunu ifade ediyor.

Otomasyona odaklanan işletmeler yeni aşama için hazırlık

yapıyor

Şirketin yeni paketleri, yenilenmiş fitil taşıma çözümleri,

geliştirilmiş ekleme otomasyonu ve yüksek hızlara uyum

sağlayan yeni paket taşıma sistemlerini içeriyor. İlk teknik

değerlendirmeler, güncellenen ünitelerin bobin akışını

68 December Aralık 2025


Rising global yarn demand and mills’

push for fully digital production

flows are accelerating automation

investments heading into early 2026.

Küresel iplik talebindeki artış ve tam

dijital üretim akışına geçiş isteği,

2026’nın başına yönelik otomasyon

yatırımlarını hızlandırıyor.

expect smoother yarn transitions and better tension

stability across long production runs.

Digital dashboards and predictive tools gain wider

adoption

The company also confirmed that its digital platform

will receive new predictive‐maintenance analytics,

enabling teams to identify spindle‐level irregularities

before they escalate into downtime. Additional features

include enhanced energy‐trend reporting and expanded

quality‐tracking functions connected directly to winding

departments.

Mills that piloted the dashboard updates during

November and December reported improved clarity in

spindle‐efficiency mapping and faster decision‐making

during shift transitions. Rieter emphasized that the

platform’s open architecture allows factories to

integrate data from external testing instruments and

environmental sensors.

Global service network prepares for higher early‐2026

activity

Rieter’s service division announced extended

availability for conversion kits, component

replacements and technician support during the first

quarter. Demand for modernization kits—particularly

for compact‐spinning and rotor‐spinning lines—has

increased steadily as factories plan for more resilient,

high‐efficiency configurations in 2026.

Industry analysts note that Rieter’s January–March

rollout reflects broader market momentum driven by

transparency expectations, stable delivery targets and

long‐term cost‐management strategies. With spinning

mills entering the new year with stronger order volumes,

the company’s expanded automation and digital

offerings are expected to draw substantial attention

across major textile regions.

daha kararlı tuttuğunu ve yoğun üretim dönemlerinde

duruş sıklığını azalttığını gösteriyor.

Türkiye ve İtalya’daki bazı işletmeler ocak ayında saha

gösterimleri planladı. Modüller, geri dönüştürülmüş

pamuk, modal ve performans elyaflarının yer aldığı karışık

iplik üretimlerinde test edilecek. Teknik ekipler, uzun

üretim hatlarında daha dengeli gerginlik ve daha pürüzsüz

geçişler bekliyor.

Dijital paneller ve kestirimci araçlar daha yaygın

kullanılıyor

Rieter ayrıca dijital platformunun yeni kestirimci bakım

analizleri alacağını doğruladı. Bu araçlar, ekiplerin iğne

seviyesindeki düzensizlikleri büyümeden tespit etmesine

yardımcı olacak. Ek özellikler arasında enerji eğilim

raporlaması ve sarım bölümlerine doğrudan bağlı gelişmiş

kalite izleme fonksiyonları bulunuyor.

Kasım ve aralık boyunca güncellemeleri pilot olarak

deneyen işletmeler, iğne verimlilik haritalarının daha

net olduğunu ve vardiya geçişlerinde karar sürecinin

hızlandığını aktardı. Şirket, platformun açık mimarisi

sayesinde fabrikaların dış test cihazları ile çevresel

sensörlerden gelen verileri de entegre edebildiğini

belirtiyor.

Küresel servis ağı 2026’nın ilk dönemine hazırlanıyor

Rieter’in servis birimi, dönüşüm kitleri, bileşen

değişimleri ve teknisyen desteğinin ilk çeyrekte geniş

kapsamla sunulacağını açıkladı. Modernizasyon

kitlerine olan ilgi—özellikle kompakt ve rotor eğirme

hatlarında—2026 için daha dayanıklı ve yüksek verimli

yapılandırmalara yönelik planların artmasıyla büyümeye

devam ediyor.

Sektör analistleri, Rieter’in ocak–mart dönemine yönelik

güncellemelerinin şeffaflık beklentileri, teslimat istikrarı

hedefleri ve uzun vadeli maliyet yönetimi stratejileriyle

şekillenen genel piyasa hareketine işaret ettiğini belirtiyor.

Yeni yıla daha güçlü sipariş hacimleriyle giren işletmeler

düşünüldüğünde şirketin genişletilmiş otomasyon ve

dijital çözümlerinin büyük tekstil bölgelerinde yoğun ilgi

görmesi bekleniyor.

December Aralık 2025

69




A structural shift is now essential

for Türkiye’s textile industry

Türk tekstilinde dönüşüm artık bir

zorunluluk hâline geldi

Root causes of contraction in Türkiye

Over the past two years, both labor and energy

unit costs have increased significantly. Financial

expenses and exchange-rate volatility further complicate

capacity planning for manufacturers.

• Labor costs are now higher than in many competing

countries.

• Energy expenses account for up to 12–35% of total

product cost.

• Price-based competition is no longer sustainable in low

value-added product groups.

Education and talent gap

The current workforce’s training level and its ability to

adapt to modern production processes remain limited.

While many employees can manage routine tasks, futureoriented

skills in efficiency, digitalization, and technology

are insufficient. At the top-management level, resistance

to change and a tendency to protect the status quo

are widespread. Talented employees often leave due

to mobbing, performance pressure, or lack of upward

Türkiye’de daralmanın temel nedenleri

Son iki yılda hem işçilik maliyetleri hem de enerji

birim fiyatları belirgin şekilde yükseldi. Finansman

giderleri ve kur oynaklığı da işletmelerin kapasite

planlamasını zorlaştırıyor.

• İşçilik maliyetleri artık birçok rakip ülkenin üzerinde.

• Enerji maliyetleri toplam ürün maliyetinin %12–35’ine

kadar çıkıyor.

• Düşük katma değerli ürün gruplarında fiyat rekabeti

sürdürülebilir değil.

Eğitim ve İnsan Kaynağı Açığı

Sektörde mevcut iş gücünün eğitim seviyesi ve modern

üretim süreçlerine adaptasyonu sınırlı. Mevcut çalışanlar

rutin işleri sürdürebiliyor, ancak geleceğe yönelik verimlilik

ve teknoloji odaklı beceriler sınırlı. Üst yönetimde ise

değişime kapalı, mevcut statükoyu korumaya odaklı

yaklaşımlar gözlemleniyor; yetenekli çalışanlar ya

mobbing veya performans baskısıyla işten ayrılıyor, ya

da yüksek pozisyonlara erişim engelleniyor. Bu durum,

kurumsal öğrenme ve inovasyon kapasitesini kısıtlıyor,

72 December Aralık 2025



Rising cost pressures, a widening

skills gap, and rapidly shifting

global competition dynamics clearly

show that Türkiye’s textile industry

can no longer rely on its traditional

production model. For the sector

to move forward sustainably, it

must establish a productivity- and

technology-driven structure without

delay.

Artan maliyet baskısı, yetenek açığı

ve küresel rekabet dinamiklerinin

hızla değişmesi, Türkiye tekstil

sektörünün artık eski üretim modeline

tutunamayacağını açık biçimde

gösteriyor. Sektörün sürdürülebilir

bir şekilde yoluna devam edebilmesi,

verimlilik ve teknoloji temelli bir

yapılanmayı gecikmeden hayata

geçirmesine bağlı.

mobility. This restricts organizational learning, weakens

innovation capacity, and makes it difficult to implement

productivity-enhancing technologies effectively.

This landscape clearly shows that Türkiye must shift

from a price-driven competition model to one built on

productivity + technology + human capital.

How global manufacturers are managing this challenge

Asian producers

• Expanding automation and digital monitoring across

production lines.

• Rapidly deploying renewable-energy investments.

• Stabilizing costs through state-supported energy tariffs

and carbon-reduction programs.

Eastern Europe

• Investing in micro-automation to boost efficiency.

• Using cooperative energy-procurement models to gain

cost advantages.

North Africa (Egypt, Morocco, Tunisia)

• Maintaining competitiveness with low labor costs and

incentivized energy pricing.

• Attracting demand through proximity to the EU and

logistical advantages.

Other low-cost competitor countries (Pakistan, India,

Uzbekistan, Turkmenistan)

• Flexible labor and production: Seasonal and flexible

employment optimizes labor costs.

• Energy and raw-material management: State-supported

tariffs and bulk purchasing reduce cost fluctuations.

• Logistics: Fast access to markets and free-trade

agreements strengthen competitiveness.

verimlilik ve teknoloji yatırımlarının etkin uygulanmasını

zorlaştırıyor.

Bu tablo, Türkiye’nin fiyat odaklı rekabet modelinden

verimlilik + teknoloji + insan kaynağı odaklı modele

geçmesi gerektiğini güçlü şekilde ortaya koyuyor.

Dünyada üreticiler bu sorunu nasıl yönetiyor?

Asya üreticileri

• Üretim hatlarında otomasyon ve dijital izleme sistemlerini

yaygınlaştırıyor.

• Yenilenebilir enerji yatırımlarını hızla devreye alıyor.

• Devlet destekli enerji tarifeleri ve karbon azaltım

programlarıyla maliyeti sabitliyor.

Doğu Avrupa

• Verimliliği artıran mikro otomasyon projelerine yöneliyor.

• Enerji tedarikini kooperatif modelleriyle maliyet

avantajına dönüştürüyor.

Kuzey Afrika (Mısır, Fas, Tunus)

• Düşük işçilik maliyeti + teşvikli enerji fiyatı ile rekabet

gücünü koruyor.

• AB’ye yakınlık ve lojistik avantajıyla talebi üzerine

çekiyor.

Diğer Düşük Maliyetli Rekabet Ülkeleri (Pakistan,

Hindistan, Özbekistan, Türkmenistan)

• İşgücü ve üretim esnekliği: Sezonluk ve esnek istihdam,

maliyetleri optimize ediyor.

74 December Aralık 2025



• Basic automation and digital monitoring improve

efficiency, waste rates, and energy optimization.

Common denominator

Across all these regions, energy efficiency, digitalization,

renewable energy, and flexible labor models play a central

role in minimizing cost pressure.

A practical solution package for Türkiye

A. Short Term (0–12 months) – Highest impact / fastest

results

• Comprehensive Energy Efficiency Master Plan

• Shared renewable-energy models (solar / biomass)

• Digitalization and micro-automation initiatives

B. Medium Term (1–3 years) – Strategic transformation

• Transition to high value-added segments such as

technical textiles, functional fabrics, and recycled-fiberbased

products.

• Reskilling programs in data literacy, equipment

optimization, and maintenance technologies.

• Simplifying energy and R&D incentives and making them

long-term and predictable.

• Strengthening corporate culture to support motivated,

innovative, and future-oriented managers and employees.

Transformation is not a choice — it is a necessity

Türkiye’s textile industry can no longer compete through

low-cost production. The new competitive model must

be built on efficiency, technology, energy management,

flexible human-resource structures, and high valueadded

product development. Global examples clearly

show that transformation is not optional—it is essential.

With the right steps, today’s contraction can become

not a setback, but the beginning of a stronger and more

sustainable competitive model.

• Enerji ve hammadde yönetimi: Devlet destekli enerji

tarifeleri ve toplu hammadde alımları ile maliyet

dalgalanmalarını azaltıyor.

• Lojistik avantajları: Pazara hızlı erişim ve serbest ticaret

anlaşmaları ile rekabet üstünlüğü sağlıyor.

• Temel otomasyon ve dijital izleme: Verimlilik, fire ve

enerji kullanımı optimizasyonu sağlıyor.

Ortak Nokta: Enerji verimliliği, dijitalleşme, yenilenebilir

enerji ve esnek iş gücü modelleri ile maliyet baskısını

minimize ediyorlar.

Türkiye İçin uygulanabilir çözüm paketi

A. Kısa Vadeli (0–12 ay) – En yüksek etki / en hızlı sonuç

• Enerji Verimliliği Master Planı

• Ortak Yenilenebilir Enerji Modelleri (GES/Biyokütle)

• Dijitalleşme ve Mikro Otomasyon

B. Orta Vadeli (1–3 yıl) – Stratejik Dönüşüm

• Teknik tekstiller, fonksiyonel kumaşlar, geri

dönüştürülmüş elyaf bazlı ürünler gibi yüksek katma

değerli segmentlere geçiş.

• Çalışanlara veri okuryazarlığı, ekipman optimizasyonu ve

bakım teknolojileri alanlarında yeniden beceri kazandırma

programları.

• Enerji ve Ar-Ge teşviklerinin basitleştirilmesi ve uzun

vadeli öngörülebilir hâle getirilmesi.

• Kurumsal kültürün güçlendirilmesi: motivasyonu yüksek,

inovatif ve geleceğe odaklı yönetici ve çalışanların

pozisyon almasını destekleyecek politikalar.

Dönüşüm bir tercih değil, bir zorunluluk

Türkiye tekstil sektörü artık düşük maliyetli üretimle değil,

verimlilik, teknoloji, enerji yönetimi, esnek insan kaynağı

yönetimi ve katma değerli ürün geliştirme ile rekabet

etmek zorunda. Küresel örnekler gösteriyor ki dönüşüm

bir tercihten ziyade bir zorunluluk. Doğru adımlarla bu

daralma, bir kayıp değil, yeni rekabet modelinin başlangıcı

olabilir.

76 December Aralık 2025



Mills strengthen jacquardcontrol

routines as pattern

density increases

Desen yoğunluğu artarken işletmeler jakar

kontrolünü daha hassas hâle getiriyor

Weaving mills across Türkiye, Europe and South

Asia are entering a new phase of precision as

demand grows for high-density upholstery,

mattress ticking and technically complex jacquard designs.

As fabric constructions become denser and customer

expectations tighten, mills are shifting from machinecentric

adjustments to holistic jacquard-control routines

that stabilize every stage influencing pattern accuracy.

Field evaluations from late 2025 show that most

inconsistencies in jacquard fabrics do not originate from

the jacquard head itself, as traditionally assumed. Instead,

upstream factors — including beam preparation, harness

leveling, tension symmetry and environmental variations

— play a far more decisive role. As a result, weaving teams

are adopting multi-layered control strategies that target

both mechanical and environmental stability.

Teams strengthen pattern-stability routines

Mills that began implementing cross-shift pattern checks

during November and December reported noticeable

improvements in repeat clarity and edge formation across

high-density constructions. These structured checks help

detect micro-shifts that accumulate into visible pattern

drift when left unmonitored.

Early adopters have also introduced routine cordalignment

audits. These audits ensure consistent harness

movement across jacquard groups, reducing the risk of

tension imbalance and asymmetric repeats — issues that

commonly disrupt mattress ticking and intricate upholstery

designs. By standardizing these alignment steps, mills

create a more predictable fabric appearance, even when

working with complex pattern families.

In addition, teams have refined warp-path calibration

routines, applying tension-mapping sequences that

identify small deviations between beam zones. These

deviations, when corrected early, significantly lower the

likelihood of long-run repeat distortion.

Environmental influence becomes a critical factor

One of the strongest findings from recent trials is the

degree to which humidity fluctuations influence jacquard

stability. Mills operating with significant morning-toevening

humidity swings saw consistent pattern distortion,

Türkiye, Avrupa ve Güney Asya’daki dokuma

işletmeleri, 2026’ya yaklaşırken jakar kontrollü

dokumalarda artan desen yoğunluklarına karşı daha

gelişmiş stabilite rutinleri uygulamaya başladı. Özellikle

döşemelik kumaş, yatak kumaşı ve teknik tekstillerde

talep edilen yüksek çözünürlüklü desenler, tezgâhlarda en

küçük sapmanın bile görünür kalite sorununa dönüştüğü

bir üretim dönemini beraberinde getiriyor. Bu nedenle

işletmeler, makine odaklı müdahaleler yerine bütünsel

kontrol adımlarına yöneliyor.

Saha raporlarına göre işletmeler, desen kaymalarının

büyük bölümünün jakar kafasından değil, yukarı akıştaki

hazırlık süreçlerinde oluştuğunu net biçimde ortaya

koyuyor. Çözgü hazırlığındaki küçük gerilim farklılıkları,

askı hizasındaki milimetrik sapmalar ve vardiyadan

vardiyaya değişen ortam nemi, yoğun desenlerde daha

belirgin hatalara yol açıyor. Bu nedenle ekipler, önce bu

temel değişkenleri stabilize etmeye yönelik kapsamlı

kontrol takvimleri oluşturmaya başladı.

78 December Aralık 2025



Weaving groups across Türkiye,

Europe and South Asia are refining

jacquard-control strategies to

achieve greater pattern stability as

demand for high-density upholstery

and technical designs continues to

rise.

particularly in dense constructions and designs with

pronounced weft-float regions.

Facilities that implemented controlled-humidity windows

— stabilizing micro-zones around loom groups — recorded

more stable harness motion and smoother pattern

transitions. The approach proved especially effective

in regions where seasonal humidity shifts are known to

cause unpredictable loom behavior. As these routines

become more widespread, controlled humidity is emerging

as a core element of jacquard-quality management rather

than a secondary environmental consideration.

Analysts point to a long-term structural shift

Industry analysts note that jacquard-control strategies

are becoming central to competitive positioning in

global markets. With pattern density increasing and

brands requesting higher visual precision, mills can no

longer rely solely on mechanical adjustments or isolated

operator interventions. Instead, success now depends on

coordinated routines that connect preparation, weaving

and environmental control into a unified workflow.

The shift toward structured jacquard-control frameworks

is expected to accelerate throughout 2026. Mills adopting

these routines stand to benefit from more consistent

output, reduced waste, and stronger alignment with the

performance expectations of upholstery, home textiles

and technical-fabric buyers. As pattern complexity grows,

holistic jacquard strategies are positioned to become

a defining quality benchmark for weaving operations

worldwide.

Türkiye, Avrupa ve Güney Asya’daki

dokuma grupları, yüksek yoğunluklu

döşemelik ve teknik desen

taleplerinin artmasıyla birlikte jakar

kontrol rutinlerini yenileyerek daha

stabil ve hatasız üretime odaklanıyor.

Ekipler desen

stabilitesine odaklı yeni

rutinler geliştiriyor

Kasım ve aralık aylarında

yapılan denemeler,

vardiyalar arası desen

karşılaştırmalarının

kaliteyi önemli ölçüde

artırdığını gösteriyor. İlk

uygulayıcı işletmeler,

düzenli kordon hizalama testleri ve çapraz grup desen

denetimleri sayesinde karmaşık jakar tasarımlarında tekrar

netliğini belirgin şekilde yükseltti. Bu yöntem, özellikle

yatak kumaşlarında görülen kenar bozulmalarını ve mikro

atlamaları büyük ölçüde azaltıyor.

Ekipler, ayrıca çözgü yolundaki mikro ayarların düzenli

takibini içeren özel kontrol döngüleri kullanmaya başladı.

Bu döngüler, tezgâh grupları arasında desen tutarlılığını

artırırken, farklı kalitedeki çözgü kirişleri arasındaki

davranış farklarını da daha erken tespit etmeyi sağlıyor.

Ortam şartları desen kalitesinde belirleyici rol oynuyor

Uzmanların dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, gün

içindeki nem değişimlerinin yoğun desen dokumalarına

etkisi oldu. Sabah düşük nemle çalışan bir tezgâhın, akşam

saatlerinde daha yüksek nemle maruz kaldığında askı

hareketinde mikroskobik dengesizlikler oluştuğu, bunun

da desen kaymalarına yol açtığı gözlemlendi. Kontrollü

nem pencereleri uygulayan işletmelerde bu bozulmaların

belirgin biçimde azaldığı raporlandı.

Özellikle döşemelik ve teknik desen kullanan işletmeler,

hava akışı ve nem kontrolünü artık ana kalite göstergesi

olarak değerlendiriyor. Mikro bölge nem uyumunun

sağlanması, tezgâh grupları arasında askı hareketinin daha

dengeli ilerlemesini sağlıyor.

Analistler geleceğe yönelik yönelimi yorumluyor

Sektör analistleri, jakar desenlerinin karmaşıklığının

artmaya devam ettiğini ve bunun 2026 ile birlikte işletmeleri

daha sistematik kontrol yaklaşımlarına zorlayacağını

belirtiyor. Artık tek bir tezgâh üzerinde yapılan mekanik

düzenlemeler yeterli görülmüyor; işletmelerin çözgü

hazırlığından nem yönetimine, desen doğrulama

rutinlerinden kordon hizalamaya kadar bütünsel bir kalite

çerçevesi uygulaması gerekiyor.

Bu dönüşümün, hem maliyet kontrolünü hem de müşteri

beklentilerine uyumu güçlendireceği öngörülüyor. Desen

yoğunluğunun hızla arttığı global pazarda, jakar kontrolünü

sistematik şekilde yöneten işletmelerin rekabet avantajını

sürdüreceği ifade ediliyor.

80 December Aralık 2025


16-22 Eylül 2027

MESSEGELAENDE HANNOVER

ALMANYA

Tekstilin geleceğini

birlikte kuruyoruz

Ticaret, inovasyonun yatırım ve

iş birliğiyle buluştuğu ITMA

2027'de gerçekleşiyor

Ürün sektörünüzde bir stand alanı ayırtmak için hemen başvurun.

Fuar Sahibi CEMATEX Dernekleri Show Organizatörü Bizimle bağlantı kurun

Daha Fazla Bilgi Alın

ACIMIT

AMEC AMTEX

BTMA

GTM

SWISSMEM

SYMATEX

TMAS

UCMTF

VDMA


Digitalization ushers in a new

era in textile machinery

Dijitalleşme tekstil makinelerinde yeni bir

dönem açıyor

As the textile industry enters 2026, digital

transformation is accelerating across production

infrastructures. In Türkiye, recent machinery

investments are shifting strongly toward automation,

data-driven management and solutions compatible with

Industry 4.0. Companies aiming to boost competitiveness

while keeping costs under control are prioritizing

machines integrated with digital technologies. This

trend has become an essential strategy particularly for

manufacturers with a strong export orientation.

A growing focus on efficiency-driven production

Rising labor costs and global competitive pressure are

pushing producers toward machinery and production

lines that can deliver higher output with fewer resources.

Thanks to new-generation digital systems, production

lines can now be monitored in real time, with automated

fault detection, energy optimization and maintenance

planning all managed from a single control point.

This approach not only increases efficiency but also

significantly reduces the cost impact of production errors.

Industry experts note that smart sensors used especially

in dyeing and finishing lines have notably reduced water

and energy consumption.

Sustainable machine technologies gain momentum

In textiles, sustainability is no longer just an environmental

expectation but an economic necessity. Energy-efficient

motors, low-water-use dyeing machines and digital

control systems that support waste management

are becoming central to new investment decisions.

This growing demand for eco-friendly technologies

Tekstil sektöründe 2026 yılına girilirken üretim

altyapılarında dijital dönüşümün hız kazandığı

görülüyor. Türkiye’deki makine yatırımlarının son

dönemde ağırlıklı olarak otomasyon, veri odaklı yönetim

ve Endüstri 4.0 uyumlu çözümlere yöneldiği dikkat çekiyor.

Firmalar, hem rekabet gücünü artırmak hem de maliyetleri

kontrol altında tutmak için dijital teknolojilerle entegre

çalışan makinelere ağırlık veriyor. Bu eğilim, özellikle

ihracat payı yüksek olan işletmeler için vazgeçilmez bir

stratejiye dönüşmüş durumda.

Verimlilik odaklı üretim anlayışı güç kazanıyor

Artan işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı,

üreticileri daha az kaynakla daha yüksek çıktı sağlayan

makine ve hat yatırımlarına yönlendiriyor. Yeni nesil

dijital çözümler sayesinde üretim hatlarında anlık izleme,

hata tespiti, enerji optimizasyonu ve bakım planlaması

gibi süreçler tek merkezden kontrol edilebiliyor. Bu

yaklaşım yalnızca verimliliği yükseltmekle kalmıyor, aynı

zamanda hataların üretim maliyetine etkisini de önemli

ölçüde azaltıyor. Sektör uzmanları, özellikle boya ve

terbiye hatlarında kullanılan akıllı sensörlerin su ve enerji

tüketimini ciddi biçimde düşürdüğünü belirtiyor.

Sürdürülebilir makine teknolojileri önem kazanıyor

Tekstilde sürdürülebilirlik artık çevresel bir zorunluluktan

çok ekonomik bir gereklilik olarak görülüyor. Enerji

verimli motorlar, su tüketimini minimize eden boyama

makineleri ve atık yönetimini destekleyen dijital kontrol

sistemleri, yeni yatırımların odağını oluşturuyor. Çevre

82 December Aralık 2025


Digitalization is increasingly shaping

new investments in textile machinery,

driving higher efficiency, lowering

operational costs and supporting

more sustainable production models.

strengthens Türkiye’s competitive position in global

markets while also easing certification processes for

manufacturers. The shift toward sustainability-focused

production technologies aligns with the industry’s longterm

growth strategies.

Türkiye accelerates its machinery renewal trend

As of 2026, a large share of textile manufacturers are

planning to upgrade their existing machinery. These

renewal steps not only increase production capacity but

also help companies secure a stronger place in export

markets. Experts emphasize that the normalization of

digital transformation across production processes

will make Türkiye a more strategic player in the textile

machinery landscape. With ongoing technology

investments, the industry is expected to become faster,

more flexible and more competitive in 2026 and beyond.

Dijitalleşme, tekstil makinelerinde

verimliliği artıran, maliyetleri düşüren

ve sürdürülebilir üretimi destekleyen

yeni yatırımların odağına yerleşiyor.

dostu çözümlere yönelik bu talep, Türkiye’nin uluslararası

pazarlardaki rekabet avantajını güçlendirirken firmalara

sertifika süreçlerinde de kolaylık sağlıyor. Üretim

teknolojisinin sürdürülebilirlik temelli bir yapıya doğru

evrilmesi, sektörün uzun vadeli büyüme stratejisiyle de

uyum gösteriyor.

Türkiye’nin makine yenileme trendi hızlanıyor

2026 itibarıyla tekstil işletmelerinin önemli bölümü mevcut

makinelerini yenilemeyi planlıyor. Bu yenileme adımları

hem kapasite artışı getiriyor hem de işletmelere ihracatta

daha güçlü bir konum sağlıyor. Uzmanlara göre, dijital

dönüşümün üretim süreçlerinde standart haline gelmesi

Türkiye’nin tekstil makineleri pazarında daha stratejik bir

oyuncu olmasını sağlayacak. Yeni teknoloji yatırımlarıyla

birlikte sektörün 2026 ve sonrasında daha hızlı, daha esnek

ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşması bekleniyor.

December Aralık 2025

83


Smart fabrics and wearable textiles

reshape the new generation of

performance materials

Akıllı kumaşlar ve giyilebilir tekstiller yeni nesil

performans malzemelerini yeniden şekillendiriyor

The rapid evolution of smart fabrics and wearable

textiles is marking one of the most significant shifts

in today’s material technology landscape. Once

limited to research labs and experimental prototypes,

smart textiles are now entering mainstream markets

with commercially viable applications. Innovations in

flexible electronics, conductive yarns, micro-sensors

and responsive fiber engineering are redefining what

textiles can do—moving from passive materials to

interactive, data-enabled systems.

Türkiye’s textile ecosystem, known for its manufacturing

scale, technical know-how and agility, is increasingly

active in this transformation. With the growing global

demand for performance-driven wearables, Turkish

producers are investing in new-generation functional

fabrics that combine comfort, durability and intelligence.

Electronic integration becomes more seamless and scalable

One of the defining developments in wearable textile

technology is the integration of electronic components

directly into fabric structures. Conductive yarns made

from silver-coated fibers, carbon nanofilaments or

conductive polymer blends allow fabrics to transmit

signals, store data or activate embedded functions.

Recent advancements in ultra-thin circuits, flexible

batteries and micro-energy harvesting systems make

electronic integration more commercially feasible.

Textile mills in Türkiye are testing conductive yarn blends

that can support biometric monitoring, pressure sensing

or movement analysis. Applications allow real-time ECG

Akıllı kumaşlar ve giyilebilir tekstillerin hızlı gelişimi,

günümüz malzeme teknolojisi dünyasında en

dikkat çekici dönüşümlerden birini oluşturuyor. Bir

zamanlar sadece araştırma laboratuvarları ve deneysel

prototiplerle sınırlı olan akıllı tekstiller, artık ticari olarak

uygulanabilir çözümlerle ana akım pazarlara giriyor. Esnek

elektronikler, iletken iplikler, mikro sensörler ve tepkisel

lif mühendisliği alanındaki yenilikler, tekstilin sınırlarını

genişleterek pasif malzemelerden etkileşimli, veri destekli

sistemlere geçişi mümkün kılıyor.

Üretim ölçeği, teknik uzmanlığı ve çevik yapısıyla bilinen

Türkiye’nin tekstil ekosistemi de bu dönüşümde giderek

daha aktif rol oynuyor. Performans odaklı giyilebilir

ürünlere yönelik küresel talebin artmasıyla, yerli üreticiler

konfor, dayanıklılık ve zekayı bir arada sunan yeni nesil

fonksiyonel kumaşlara yatırım yapıyor.

Elektronik entegrasyonu daha sorunsuz ve ölçeklenebilir

hale geliyor

Giyilebilir tekstil teknolojisinin en belirleyici

gelişmelerinden biri, elektronik bileşenlerin doğrudan

kumaş yapısına entegre edilmesi. Gümüş kaplı lifler,

karbon nano lifler veya iletken polimer karışımlarından

oluşan iletken iplikler sayesinde kumaşlar sinyal

iletebiliyor, veri depolayabiliyor veya gömülü fonksiyonları

aktif hale getirebiliyor.

84 December Aralık 2025


Sensor-integrated structures,

adaptive fibers and data-driven

textile engineering are transforming

wearable products into intelligent

systems for sports, healthcare,

mobility and defense industries.

tracking, temperature mapping, hydration assessment

or muscle activity measurement—all within lightweight,

stretchable textile structures.

Battery-free sensors, powered by body heat or kinetic

energy, are gaining prominence, reducing the weight and

rigidity associated with traditional electronic modules.

Health and medical monitoring drive strong global demand

Healthcare remains one of the fastest growing application

areas for smart textiles. Rising interest in remote patient

monitoring, early diagnosis and continuous data tracking

is fueling investments in textile-based sensor platforms.

Medical smart garments now include features such as:

• respiration monitoring

• heart rate and blood-flow analysis

• posture and mobility tracking

• pressure mapping for ulcer prevention

• recovery support through compression and thermal

regulation

Türkiye’s established medical textile sector—strong in

nonwovens, elastic fabrics and biocompatible materials—

provides a natural foundation for developing advanced

wearable medical systems. Collaboration between

universities, biomedical engineers and textile R&D labs is

accelerating the commercial readiness of these products.

Sports technology embraces responsive and data-driven

materials

In the sports and fitness sector, wearable textiles are

becoming essential tools for performance optimization.

Smart compression garments, moisture-regulating

structures and motion-tracking layers support athletes

by providing real-time insights into body mechanics.

Performance-oriented brands are incorporating smart

fibers that:

• track muscle activation

• provide feedback on posture and form

• analyze movement efficiency

• adapt thermal insulation to activity level

• respond to sweat, heat or pressure

Türkiye’s strong capacity in high-performance knitting

and sportswear production is supporting the growth of

sensor-enhanced activewear categories.

Adaptive materials set new expectations for comfort and

functionality

Beyond electronics, a new class of smart materials

is emerging from advances in fiber chemistry and

nanotechnology. These innovations allow fabrics

to respond naturally to environmental conditions,

Sensör entegreli yapılar, uyarlanabilir

lifler ve veri odaklı tekstil mühendisliği;

spor, sağlık, mobilite ve savunma

sektörlerinde giyilebilir ürünleri akıllı

sistemlere dönüştürüyor.

Ultra ince devreler, esnek piller ve mikro enerji toplama

sistemlerindeki ilerlemeler, elektronik entegrasyonunu daha

ticari uygulanabilir bir seviyeye taşıyor. Türkiye’deki bazı

tesisler, biyometrik izleme, basınç algılama veya hareket

analizini destekleyebilen iletken iplik karışımlarını test ediyor.

Uygulamalar arasında gerçek zamanlı EKG takibi, sıcaklık

haritalaması, hidrasyon değerlendirmesi veya kas aktivitesi

ölçümü gibi fonksiyonlar yer alıyor — üstelik bunların tümü

hafif, esnek ve giyilebilir yapıların içinde sağlanıyor.

Vücut ısısı veya kinetik enerjiyle çalışan pillerden

bağımsız sensörler de yaygınlaşıyor; böylece geleneksel

elektronik modüllerin ağırlığı ve sertliği ortadan kalkıyor.

Sağlık ve medikal izleme küresel talebi ileri taşıyor

Sağlık sektörü, akıllı tekstiller için en hızlı büyüyen alanlardan

biri olmaya devam ediyor. Uzaktan hasta izleme, erken teşhis

ve sürekli veri takibine olan ilginin artması, tekstil tabanlı

sensör platformlarına yatırımları artırıyor.

Medikal akıllı giysiler artık şu özellikleri içerebiliyor:

• solunum takibi

• kalp ritmi ve kan akışı analizi

• duruş ve hareket izleme

• bası noktalarının haritalandırılması

• kompresyon ve ısı düzenleme yoluyla iyileşme desteği

Türkiye’nin nonwoven, elastik kumaşlar ve biyouyumlu

malzemeler konusundaki güçlü altyapısı, gelişmiş

giyilebilir medikal sistemlerin oluşturulması için doğal bir

temel sunuyor. Üniversiteler, biyomedikal mühendisleri

ve tekstil Ar-Ge laboratuvarları arasındaki iş birlikleri bu

ürünlerin ticari olgunluğa ulaşmasını hızlandırıyor.

Spor teknolojisi tepkisel ve veri odaklı malzemeleri benimsiyor

Spor ve fitness alanında giyilebilir tekstiller, performans

optimizasyonu için temel araçlar haline geliyor. Akıllı

kompresyon giysileri, nem yönetimli yapılar ve hareket

izleme panelleri, sporculara vücut mekaniği hakkında

anlık geri bildirim sağlıyor.

Performans odaklı markalar, şu fonksiyonları sunan

akıllı lifleri uygulamaya başlıyor:

• kas aktivitesini izleme

• duruş ve form konusunda geri bildirim sağlama

• hareket verimliliğini analiz etme

• aktivite seviyesine göre ısı yalıtımını uyarlama

• ter, ısı veya basınca yanıt verme

Türkiye’nin yüksek performanslı örme ve spor

giyim üretim kapasitesi, sensör destekli aktif giyim

kategorilerinin gelişimine güçlü bir katkı sunuyor.

Uyarlanabilir malzemeler konfor ve işlevsellikte yeni

beklentiler oluşturuyor

Elektroniklerin ötesinde, lif kimyası ve nanoteknoloji

December Aralık 2025

85


enhancing comfort and safety without electronic

modules.

Examples include:

• phase-change materials providing dynamic thermal

regulation

• shape-memory fibers adjusting tension or fit

• moisture-reactive fabrics improving breathability

• UV-responsive materials strengthening outdoor

protection

• antimicrobial or self-cleaning surfaces achieved

through nano-coatings

These adaptive functionalities are increasingly applied

in outdoor apparel, protective clothing, industrial

uniforms and military gear.

Sustainability and smart design advance together

The new generation of smart textiles is being shaped

by sustainability requirements. Manufacturers are

developing recyclable conductive fibers, biodegradable

sensors and modular electronic components that can be

separated before recycling. These innovations support

the transition to circular textile systems.

Digital design tools, including 3D simulation and digital

prototyping, allow brands to test performance before

physical production, reducing waste and shortening

development cycles. Such technologies help ensure that

smart textiles meet both functional and environmental

expectations.

Türkiye’s expanding role in next-generation wearable

technology

Türkiye is strengthening its position as a strategic

partner for global brands seeking advanced smart textile

solutions. The combination of high production capacity,

technical expertise, rapid prototyping capability and

strong R&D infrastructure makes the country an

attractive hub for material innovation.

With global demand rising for intelligent, responsive

and health-focused textiles, Turkish manufacturers

investing in smart fibers, electronic integration,

sustainability and certification are securing competitive

advantage in the evolving wearable technology market.

Smart fabrics are no longer an experimental concept—

they are becoming a core component of next-generation

performance materials. Their integration into daily life,

from healthcare and sports to mobility and protective

equipment, is setting the foundation for a more

connected and responsive textile future.

alanındaki gelişmeler sayesinde yeni bir akıllı malzeme

sınıfı ortaya çıkıyor. Bu inovasyonlar, kumaşların çevresel

koşullara doğal olarak tepki vermesini ve elektronik

modüllere ihtiyaç duyulmadan konfor ve güvenliği

artırmasını sağlıyor.

Bunlara örnek olarak:

• dinamik ısı düzenleme sağlayan faz değişim malzemeleri

• gerginlik veya oturma formunu ayarlayan şekil hafızalı lifler

• nefes alabilirliği artıran nem tepkili kumaşlar

• dış mekân korumasını güçlendiren UV tepkili yapılar

• nano kaplamalarla elde edilen antimikrobiyal veya

kendi kendini temizleyen yüzeyler

Bu uyarlanabilir fonksiyonlar, dış giyimden koruyucu

ekipmanlara, endüstriyel üniformalardan askeri giysilere

kadar birçok alanda kullanılıyor.

Sürdürülebilirlik ve akıllı tasarım birlikte ilerliyor

Yeni nesil akıllı tekstiller, sürdürülebilirlik gereklilikleri

doğrultusunda şekilleniyor. Üreticiler geri dönüştürülebilir

iletken lifler, biyolojik olarak çözünebilen sensörler ve geri

dönüşüm öncesi ayrılabilen modüler elektronik bileşenler

geliştiriyor. Bu yenilikler döngüsel tekstil sistemlerine

geçişi destekliyor.

3D simülasyon ve dijital prototipleme gibi dijital tasarım

araçları, markaların fiziksel üretim öncesi performans

testleri yapmasını sağlayarak israfı azaltıyor ve geliştirme

sürelerini kısaltıyor. Böylece akıllı tekstiller hem işlevsel

hem de çevresel beklentileri karşılayabiliyor.

Türkiye’nin yeni nesil giyilebilir teknoloji alanındaki

yükselen rolü

Türkiye, gelişmiş akıllı tekstil çözümleri arayan küresel

markalar için stratejik bir iş ortağı olarak öne çıkıyor. Yüksek

üretim kapasitesi, teknik uzmanlık, hızlı prototipleme

yeteneği ve güçlü Ar-Ge altyapısının birleşimi, ülkeyi

malzeme inovasyonu için cazip bir merkez haline getiriyor.

Akıllı, tepkisel ve sağlık odaklı tekstillere yönelik

küresel talebin artmasıyla birlikte; akıllı liflere, elektronik

entegrasyonuna, sürdürülebilirliğe ve sertifikasyona

yatırım yapan Türk üreticiler, giyilebilir teknoloji pazarında

rekabet avantajını güçlendiriyor.

Akıllı kumaşlar artık bir deneysel konsept olmaktan

çıkıyor — yeni nesil performans malzemelerinin temel

bileşenlerinden biri haline geliyor. Sağlık, spor, mobilite

ve koruyucu ekipmanlardan günlük yaşama kadar birçok

alandaki entegrasyonları, daha bağlantılı ve tepkisel bir

tekstil geleceğinin zeminini oluşturuyor.

86 December Aralık 2025


Next-generation sustainable

fabrics and the key textile

trends shaping 2025

2025’i şekillendiren yeni nesil sürdürülebilir

kumaşlar ve önemli tekstil trendleri

The global textile industry is entering one of its most

transformative periods, driven by environmental

responsibility, material innovation, and rapidly

evolving consumer expectations. As sustainability

becomes an operational requirement rather than a

branding claim, manufacturers are rethinking material

sourcing, redesigning production systems, and adopting

processes that reduce waste and energy consumption.

In 2025, next-generation sustainable fabrics are no

longer specialty products—they are becoming essential

materials across fashion, home textiles, automotive

textiles, technical fabrics and industrial applications.

In Türkiye, this transformation is especially visible.

Strong manufacturing capacity, vertically integrated

supply chains and alignment with global sustainability

standards are enabling domestic textile producers to

compete effectively in sustainable fabric categories. With

global brands increasing their demands for traceability,

recyclability and lifecycle transparency, Türkiye’s shift

toward innovative, eco-efficient production creates

significant competitive advantage.

Biosourced and regenerated fibers move into the

mainstream

A major trend defining 2025 is the rapid rise of biosourced

fibers. Derived from agricultural waste, renewable

crops or biotechnological processes, these fibers offer

Küresel tekstil endüstrisi, çevresel sorumluluk,

malzeme inovasyonu ve hızla değişen tüketici

beklentileri tarafından yönlendirilen en

dönüşümsel dönemlerinden birine giriyor. Sürdürülebilirlik

bir marka vaadinden çok operasyonel bir gereklilik hâline

geldikçe, üreticiler ham madde kaynaklarını yeniden

düşünüyor, üretim sistemlerini yeniden tasarlıyor ve atığı

ve enerji tüketimini azaltan süreçleri benimsiyor. 2025

yılında yeni nesil sürdürülebilir kumaşlar artık özel ürünler

değil; moda, ev tekstili, otomotiv tekstili, teknik kumaşlar

ve endüstriyel uygulamalar dahil olmak üzere birçok

alanda temel materyaller hâline geliyor.

Türkiye’de bu dönüşüm özellikle belirgin. Güçlü üretim

kapasitesi, dikey entegre tedarik zincirleri ve küresel

sürdürülebilirlik standartlarıyla uyum, yerli tekstil

üreticilerinin sürdürülebilir kumaş kategorilerinde etkin

bir şekilde rekabet etmesini sağlıyor. Küresel markaların

izlenebilirlik, geri dönüştürülebilirlik ve yaşam döngüsü

şeffaflığına yönelik taleplerinin artmasıyla birlikte,

Türkiye’nin yenilikçi ve çevre dostu üretime geçişi önemli

bir rekabet avantajı oluşturuyor.

Biyobazlı ve rejeneratif lifler ana akıma taşınıyor

2025’i tanımlayan önemli eğilimlerden biri, biyobazlı liflerin

hızlı yükselişi. Tarımsal atıklardan, yenilenebilir bitkisel

kaynaklardan veya biyoteknolojik süreçlerden elde edilen

bu lifler, geleneksel alternatiflere kıyasla çok daha düşük

çevresel etki sunuyor. Bambu bazlı lifler, lyocell, modal ve

December Aralık 2025

87


Sustainable materials, circular

production and low-impact

technologies are reshaping the global

textile industry and positioning

Türkiye as a leading supplier of nextgeneration

eco-friendly fabrics.

significantly lower environmental impact compared

with conventional alternatives. Regenerated cellulose

fibers—such as bamboo-based fibers, lyocell, modal and

next-generation viscose with improved solvent-recovery

systems—are expanding due to their reduced ecological

footprint and strong performance characteristics.

Turkish yarn manufacturers and research centers

are investing heavily in bio-based raw materials that

integrate smoothly into established production lines.

These innovations allow mills to offer fabrics with

lower water usage, reduced emissions and improved

biodegradability. At the same time, chemically or

enzymatically recycled polyester and nylon are gaining

market share, enabling manufacturers to build circular

production loops that minimize dependence on virgin

resources.

Circularity and closed-loop systems reshape supply chains

Circularity is evolving from a long-term aspiration to

a measurable production model. Textile waste—from

cutting-room scraps to post-consumer garments—

is increasingly treated as a valuable raw material. In

Türkiye, several companies now operate fiber-to-fiber

recycling systems that sort, decompose and convert

textile waste into high-quality fibers.

Two factors accelerate this shift in 2025: tightening

global regulations and brand-level commitments to

reduce virgin material usage. The European Union’s

Extended Producer Responsibility (EPR) rules have

direct implications for Turkish exporters, prompting

rapid adaptation. As a result, recycled polyester lines,

mechanically recycled cotton blends and innovative

fiber blends compatible with circular manufacturing are

becoming standard components of product assortments.

Eco-efficient dyeing and finishing technologies gain

momentum

Dyeing and finishing remain among the most resourceintensive

phases of textile production. In response,

the industry is rapidly adopting low-impact solutions.

Technologies such as digital printing, dope-dyed yarns,

enzymatic pre-treatments and foam-based finishing

deliver substantial reductions in water, heat and

chemical consumption.

Turkish mills implementing these systems

report measurable improvements in efficiency and

environmental performance. At the same time, biobased

finishing agents—developed as alternatives to

petroleum-derived chemicals—help ensure safer outputs

for workers, consumers and the environment.

Sürdürülebilir malzemeler, döngüsel

üretim ve düşük etki düzeyine

sahip teknolojiler, küresel tekstil

endüstrisini yeniden şekillendiriyor

ve Türkiye’yi yeni nesil çevre

dostu kumaşların önde gelen

tedarikçilerinden biri hâline getiriyor.

geliştirilmiş çözücü geri kazanım sistemlerine sahip yeni

nesil viskon gibi rejeneratif selülozik lifler, düşük ekolojik

ayak izi ve yüksek performans özellikleri nedeniyle hızla

yaygınlaşıyor.

Türk iplik üreticileri ve araştırma merkezleri, mevcut

üretim hatlarına sorunsuz şekilde entegre olabilen

biyobazlı ham maddelere yoğun yatırım yapıyor. Bu

yenilikler, fabrikaların daha düşük su tüketimi, azaltılmış

emisyonlar ve geliştirilmiş biyolojik çözünürlük

özelliklerine sahip kumaşlar sunmasını mümkün kılıyor.

Aynı zamanda, kimyasal veya enzimatik olarak geri

dönüştürülmüş polyester ve naylonun pazar payı artarken,

üreticiler bakir kaynaklara bağımlılığı en aza indiren

döngüsel üretim sistemleri kurabiliyor.

Döngüsellik ve kapalı devre sistemler tedarik zincirlerini

yeniden şekillendiriyor

Döngüsellik, uzun vadeli bir hedef olmaktan çıkıp

ölçülebilir bir üretim modeline dönüşüyor. Kesim artıkları

ve kullanılmış giysiler gibi tekstil atıkları giderek daha

değerli bir ham madde olarak görülüyor. Türkiye’de birçok

şirket, tekstil atığını sınıflandıran, ayrıştıran ve yüksek

kaliteli liflere dönüştüren fiber-to-fiber geri dönüşüm

sistemleri kurmuş durumda.

Bu değişimi 2025’te hızlandıran iki unsur var: sıkılaşan

küresel düzenlemeler ve markaların bakir lif kullanımını

azaltma taahhütleri. Avrupa Birliği’nin Genişletilmiş

Üretici Sorumluluğu (EPR) kuralları, Türk ihracatçıları

doğrudan etkiliyor ve hızlı uyum gerektiriyor. Sonuç olarak

geri dönüştürülmüş polyester hatları, mekanik olarak geri

dönüştürülmüş pamuk karışımları ve döngüsel üretime

uygun yenilikçi lif karışımları ürün portföylerinin standart

parçaları hâline geliyor.

88 December Aralık 2025


Smart performance fabrics built on sustainable principles

Performance textiles continue to be a major growth area,

yet the sector is undergoing its own sustainability shift.

Moisture-management knits, thermal-regulating fabrics,

antibacterial structures and UV-protective textiles are

now increasingly produced using bio-derived or mineralbased

components. These materials are in high demand

in sportswear, outdoor clothing, medical textiles and

technical garment applications.

Türkiye’s strong knitting and technical textile

capabilities position the industry to respond quickly

to this demand. Collaboration between universities,

machinery manufacturers and R&D departments

accelerates the development of durable, functional and

environmentally responsible performance fabrics.

Consumer expectations redefine production priorities

Perhaps the most powerful driver of sustainable

transformation is changing consumer behavior. Gen

Z and young millennials expect transparency, ethical

sourcing, durability and environmental accountability.

They seek brands capable of documenting every

stage of production through QR-code traceability,

blockchain-enabled tracking or comprehensive lifecycle

assessments.

To meet these expectations, Turkish suppliers are

adopting digital traceability platforms, investing in

internationally recognized certifications and offering

transparent sourcing disclosures. These efforts support

global brands in meeting new regulatory standards while

strengthening trust and brand value.

Türkiye’s strengthening role in sustainable global

production

Türkiye’s advanced infrastructure, regional proximity,

flexible production options and growing expertise in ecofabrics

make the country a key partner for global brands

seeking sustainable supply chains. The integration of

recycled fibers, bio-based materials and low-impact

dyeing technologies into mainstream production

signals a structural shift: sustainability is becoming the

foundation on which future competitiveness will be built.

Eko-verimli boyama ve terbiye teknolojileri ivme kazanıyor

Boyama ve terbiye, tekstil üretiminin en fazla kaynak

tüketen aşamalarından biri olmayı sürdürüyor. Buna

karşılık sektör, düşük etkili çözümleri hızlı bir şekilde

benimsiyor. Dijital baskı, dope-dyed iplikler, enzimatik

ön işlemler ve köpük bazlı terbiye teknolojileri; su, ısı ve

kimyasal tüketiminde önemli azalmalar sağlıyor.

Bu sistemleri uygulayan Türk fabrikaları, verimlilikte ve

çevresel performansta ölçülebilir iyileşmeler bildiriyor.

Aynı zamanda, petrol türevli kimyasalların yerine geçen

biyobazlı terbiye maddeleri, çalışanlar, tüketiciler ve çevre

için daha güvenli çözümler sunuyor.

Sürdürülebilir temelli akıllı performans kumaşları

Performans tekstilleri önemli bir büyüme alanı olmaya

devam ederken, sektör kendi sürdürülebilirlik dönüşümünü

yaşıyor. Nem yönetimli örmeler, ısı düzenleyici kumaşlar,

antibakteriyel yapılar ve UV korumalı tekstiller artık

giderek daha fazla biyobazlı veya mineral bazlı bileşenlerle

üretiliyor. Bu materyaller; spor giyim, outdoor ürünler,

medikal tekstiller ve teknik giysi uygulamalarında yüksek

talep görüyor.

Türkiye’nin güçlü örme ve teknik tekstil kapasitesi, bu

talebe hızlı yanıt verebilmesini sağlıyor. Üniversiteler,

makine üreticileri ve Ar-Ge birimleri arasındaki iş birlikleri,

dayanıklı, fonksiyonel ve çevre dostu performans

kumaşlarının geliştirilmesini hızlandırıyor.

Tüketici beklentileri üretim önceliklerini yeniden tanımlıyor

Sürdürülebilir dönüşümün en güçlü itici gücü belki de

değişen tüketici davranışları. Gen Z ve genç kuşak,

şeffaflık, etik tedarik, dayanıklılık ve çevresel sorumluluk

bekliyor. Üretimin her aşamasının QR kodlu izlenebilirlik,

blok zinciri tabanlı takip veya kapsamlı yaşam döngüsü

analizleriyle belgelenmesini talep ediyorlar.

Bu beklentileri karşılamak için Türk tedarikçileri dijital

izlenebilirlik platformlarını benimsiyor, uluslararası

sertifikasyonlara yatırım yapıyor ve şeffaf tedarik

bilgileri sunuyor. Bu çabalar, küresel markaların yeni

düzenlemelere uyumunu desteklerken güveni ve marka

değerini güçlendiriyor.

Türkiye’nin sürdürülebilir küresel

üretimde güçlenen rolü

Türkiye’nin gelişmiş altyapısı,

bölgesel yakınlığı, esnek

üretim seçenekleri ve çevre

dostu kumaşlardaki artan

uzmanlığı, ülkeyi sürdürülebilir

tedarik zincirleri arayan

küresel markalar için önemli

bir ortak hâline getiriyor. Geri

dönüştürülmüş liflerin, biyobazlı

materyallerin ve düşük etkili

boyama teknolojilerinin ana

akım üretime entegre edilmesi,

yapısal bir değişime işaret ediyor:

sürdürülebilirlik, gelecekteki

rekabet gücünün temeli hâline

geliyor.

December Aralık 2025

89


Weaving mills shift from

machine tweaks to true defectorigin

analysis

Dokuma işletmeleri makine ayarından

gerçek hata kök neden analizine geçiyor

A

new cross-regional assessment based on Itema’s

field data from Türkiye, Italy, North Africa and India

indicates that weaving mills are moving away from

purely mechanical adjustments and toward structured

defect–root-cause analytics as fabric-quality demands

tighten through the end of 2025. The study highlights that

teams increasingly prioritize process-driven diagnostics

over traditional loom-by-loom tuning.

According to Itema’s engineers, mills that track defect

clusters—such as filling stoppages, double picks, warp

float patterns and edge inconsistencies—achieve faster

corrective cycles than those relying solely on mechanic

intervention. The report shows that grouping data across

loom families improves clarity in identifying systemic

causes such as tension drift, yarn humidity inconsistencies

or misaligned auxiliary settings.

Mills adopt cluster-based quality mapping

Teams using cluster maps during November and

December reported clearer visibility into repeated microdefects.

Early adopters noted that this method reduces

unnecessary mechanical adjustments by revealing when

issues originate upstream, such as winding irregularities

or inconsistent beam preparation.

In several Turkish and Italian mills, supervisors began

comparing cluster trends across different yarn suppliers,

Türkiye, İtalya, Kuzey Afrika ve Hindistan’dan elde

edilen saha verilerine dayanan yeni değerlendirme,

dokuma işletmelerinin 2025’in son döneminde

yalnızca mekanik ayarlara odaklanmak yerine hataların kök

nedenlerine yönelik yapılandırılmış analizlere yöneldiğini

ortaya koyuyor. Çalışma, ekiplerin tezgâh bazlı ince ayarlar

yerine süreç odaklı tanılara daha fazla önem verdiğini

gösteriyor.

Itema mühendislerine göre, doldurma duruşları, çift

atışlar, çözgü yüzmeleri ve kenar tutarsızlıkları gibi hata

kümelerini takip eden işletmelerin düzeltme döngüleri,

yalnızca mekanik müdahaleye dayanan modellere göre

daha hızlı ilerliyor. Analiz, tezgâh grupları arasında veri

kümelerini karşılaştırmanın, gerginlik kayması, iplik rutubeti

uyumsuzluğu veya yardımcı ayarlardaki sapmalar gibi

sistemsel nedenleri daha net ortaya çıkardığını gösteriyor.

İşletmeler küme odaklı kalite haritalarını benimsiyor

Kasım ve aralık aylarında küme haritaları kullanan

işletmeler, tekrarlayan mikro hataları daha kolay gördü. İlk

kullanıcılar, bazı sorunların aslında yukarı akıştan—sarım

düzensizlikleri veya yetersiz çözgü hazırlığı gibi—geldiğini

fark ederek gereksiz mekanik müdahaleleri azalttı.

Türkiye ve İtalya’daki bazı işletmeler, farklı iplik

tedarikçileri arasında küme eğilimlerini karşılaştırmaya

başladı. Bu yaklaşım, daha doğru satın alma kararları ve

daha sıkı kalite anlaşmaları yapılmasını sağladı.

90 December Aralık 2025


Itema’s new study shows mills

improving fabric quality faster by

mapping defect clusters, tracking

systemic causes and using

coordinated, data-driven diagnostics

instead of traditional loom-by-loom

adjustments.

Itema’nın yeni analizi, işletmelerin

hata kümelerini izleyerek, sistemsel

nedenleri takip ederek ve bölümler

arası veri odaklı tanı süreçleri

kullanarak kaliteyi tek tek tezgâh

ayarlarından çok daha hızlı

iyileştirdiğini gösteriyor.

leading to more accurate purchasing decisions and tighter

quality agreements.

Environment and yarn behavior take a central role

Itema’s analysis emphasizes that many recurring defects

stem from environmental factors—particularly humidity

variation between morning and evening shifts. Mills

applying controlled-humidity routines recorded fewer

warp-related stops, especially in dense constructions and

stretch-blend fabrics.

The study also highlights that mills working with recycled

or specialty fibers benefit from combined monitoring of

twist-consistency, lubrication levels and loom-speed

transitions rather than isolated adjustments.

Digital dashboards accelerate coordinated actions

Plants using Itema’s diagnostic dashboards documented

quicker decision-making during fast style changes.

Engineers reported that the new workflows encourage

departments to coordinate insights between warping,

winding, weaving and maintenance, reducing duplicate

work and streamlining shift planning.

Industry observers note that the move toward defectorigin

analytics marks a structural shift in weaving

practice, supporting cost control, smoother planning and

more consistent output as global buyers tighten fabricperformance

expectations.

Ortam koşulları ve iplik davranışı kritik rol oynuyor

Itema’nın çalışması, tekrarlayan birçok hatanın çevresel

koşullardan kaynaklandığını vurguluyor. Özellikle sabah

ve akşam vardiyaları arasındaki nem değişimleri, yoğun

yapıdaki kumaşlarda ve esnek elyaf karışımlarında çözgü

kaynaklı duruşları artırabiliyor. Kontrollü nem rutinlerini

uygulayan işletmelerde bu sorunların belirgin şekilde

azaldığı görüldü.

Analiz, geri dönüştürülmüş veya özel elyaflarla çalışan

işletmelerin, büküm tutarlılığı, yağlama seviyesi ve hız

geçişlerini birlikte takip ettiklerinde daha dengeli sonuçlar

aldığını ortaya koyuyor.

Dijital paneller koordineli aksiyonları hızlandırıyor

Itema’nın tanı panellerini kullanan işletmeler, hızlı kalite

değişimleri sırasında karar süreçlerinin hızlandığını bildirdi.

Mühendisler, yeni iş akışlarının çözgü, sarım, dokuma

ve bakım bölümleri arasında bilgi akışını kolaylaştırarak

tekrarlanan işleri azalttığını ve vardiya planlamasını daha

dengeli hâle getirdiğini belirtiyor.

Sektör uzmanları, hata kaynağı analizine dayalı bu

yaklaşımın dokuma pratiğinde yapısal bir dönüşümü temsil

ettiğini, maliyet kontrolünü, planlama akışını ve kumaş

tutarlılığını güçlendirdiğini ifade ediyor.

December Aralık 2025

91


AI-driven quality control

reshapes textile production

Yapay zekâ destekli kalite kontrol tekstil

üretimini dönüştürüyor

The rapid adoption of intelligent

optical inspection systems is

transforming how mills reduce waste

and enhance fabric consistency.

Textile manufacturers across Europe and Asia are

rapidly adopting AI-supported optical control

systems that help detect weaving defects, color

deviations and pattern irregularities in real time. The

shift gained momentum throughout 2025 as companies

increasingly prioritized efficiency and sustainable

resource use.

Growing demand for precise monitoring

AI-supported inspection units integrate seamlessly

with modern looms and knitting machines, allowing

teams to track irregularities instantly. Engineers report

that these systems help reduce fabric waste and minimize

manual re-checking. Many mills have already linked

their inspection data with planning software

to streamline daily production decisions.

Machine builders also introduced new

sensor modules capable of identifying

filament breaks, needle wear and subtle

tension changes. These tools support teams

in preventing unexpected downtime and

keeping fabric output consistent throughout

long production runs.

Investments driven by global competition

Producers in Türkiye, Italy, India and Vietnam intensified

their investments this year as global competition grew

stronger. Executives emphasize that intelligent quality

control tools now play a central role in protecting

brand reputation and ensuring stable delivery times.

New partnerships between software developers and

textile machinery suppliers are expected to accelerate

innovation during 2026.

Industry experts predict that mills focusing on digital

integration will maintain a competitive advantage. The

trend also supports environmental goals by reducing

energy use and limiting the amount of rejected fabric.

As demand for precision continues to rise, the sector is

preparing for a new phase where AI-enabled monitoring

becomes an everyday standard.

Akıllı optik kontrol sistemlerinin

hızla yaygınlaşması, fabrikaların

atığı azaltıp kumaş tutarlılığını

güçlendirmesine yardımcı oluyor.

Avrupa ve Asya’daki tekstil üreticileri, dokuma

hatalarını, renk sapmalarını ve desen

düzensizliklerini anında tespit eden yapay zekâ

destekli optik kontrol çözümlerini hızla benimsemeye

başladı. 2025 boyunca ivme kazanan bu değişim,

şirketlerin verimliliği ve sürdürülebilir kaynak kullanımını

daha fazla önemsemesiyle öne çıkıyor.

Hassas izleme ihtiyacı büyüyor

Yapay zekâ destekli denetim üniteleri, modern dokuma

ve örme makineleriyle uyum içinde çalışarak hataların

anında görülmesini sağlıyor. Mühendisler, bu sistemlerin

kumaş kayıplarını azalttığını ve tekrar kontrol ihtiyacını

düşürdüğünü belirtiyor. Birçok işletme, günlük üretim

planlamasını hızlandırmak için denetim

verilerini yazılımlarla entegre etmeye

başladı.

Makine üreticileri, filament kopmalarını,

iğne aşınmalarını ve hassas gerginlik

değişimlerini algılayabilen yeni sensör

modülleri de geliştirdi. Bu araçlar, ekiplerin

beklenmeyen duruşları önlemesine ve uzun

üretim süreçlerinde kumaş kalitesini sabit

tutmasına destek sağlıyor.

Küresel rekabet yatırımları artırıyor

Türkiye, İtalya, Hindistan ve Vietnam’daki üreticiler, küresel

rekabetin güçlenmesiyle 2025 boyunca yatırımlarını

hızlandırdı. Yöneticiler, akıllı kalite kontrol çözümlerinin

marka değerini koruma ve teslim sürelerini istikrarlı tutma

açısından artık kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Yazılım geliştiricileri ile makine üreticileri arasında

kurulan yeni iş birliklerinin 2026’da yenilik hızını artırması

bekleniyor.

Uzmanlar, dijital entegrasyona ağırlık veren işletmelerin

rekabet avantajını koruyacağını öngörüyor. Bu eğilim,

enerji kullanımının düşmesine ve reddedilen kumaş

miktarının azalmasına da katkı sağlıyor. Hassas üretim

ihtiyacı yükseldikçe, sektörde yapay zekâ destekli izleme

çözümlerinin günlük standart hâline gelmesi bekleniyor.

92 December Aralık 2025


Fakt Exhibitions (Pvt.) Ltd.


Digital printing plants refine

color‐consistency control

Dijital baskı tesisleri renk tutarlılığı

kontrollerini güçlendiriyor

Digital textile printing facilities across Türkiye, Italy,

Spain and India are intensifying their efforts to

stabilize color consistency as demand for short‐run,

fast‐delivery fabric orders grows. EFI Reggiani’s recent field

evaluation indicates that plants combining ink‐rheology

checks with controlled humidity and structured nozzle

diagnostics achieve significantly more stable results than

those relying on isolated profile adjustments.

Technicians reported that many recurring tone‐shift

patterns observed in November–January originated not

from RIP settings but from ink‐temperature fluctuations,

fabric‐preparation variance and inconsistent drying

load. Facilities applying joint monitoring across printing,

steaming and washing lines documented fewer reprints,

smoother transitions during dense coverage jobs and

more predictable batch‐to‐batch outcomes.

Plants strengthen ink‐and‐environment routines

Teams that paired rheology checks with controlled

humidity corridors saw reduced graininess and fewer edge

halos, especially on viscose, modal and cotton‐elastane

blends. Engineers noted that maintaining narrow humidity

windows helped stabilize droplet formation, reducing

visible deviation during large‐panel prints.

Türkiye, İtalya, İspanya ve Hindistan’daki dijital

tekstil baskı tesisleri, kısa süreli ve hızlı teslimatlı

siparişlerin artmasıyla renk tutarlılığını stabilize

etmeye daha fazla odaklanıyor. EFI Reggiani’nin son saha

değerlendirmesi, mürekkep reolojisi kontrollerini kontrollü

nem ve yapılandırılmış nozül tanısı ile birleştiren tesislerin,

yalnızca profil ayarlarına odaklanan modellere göre çok

daha kararlı sonuçlar elde ettiğini ortaya koyuyor.

Teknisyenler, kasım–ocak döneminde gözlemlenen

tekrar eden ton kaymalarının çoğunun RIP ayarlarından

değil; mürekkep sıcaklığı dalgalanmaları, kumaş hazırlık

değişimleri ve kurutma yükündeki tutarsızlıklardan

kaynaklandığını bildirdi. Baskı, fikse ve yıkama hatlarını

birlikte izleyen tesislerde yeniden baskı ihtiyacı azaldı,

yoğun kaplama işlerinde geçişler daha dengeli ilerledi ve

partiler arası tutarlılık güçlendi.

Tesisler mürekkep ve ortam rutinlerini sıkılaştırıyor

Reoloji kontrollerini dar nem koridorlarıyla birleştiren

ekiplerde grenlenme azaldı ve kenar parlama sorunları

daha seyrek görüldü. Mühendisler, sabit nem aralıklarının

özellikle viskon, modal ve pamuk‐elastan karışımlarında

damlacık oluşumunu stabilize ettiğini belirtiyor.

Bazı baskı kümelerinde denetçiler, farklı ortam

koşullarında nozül davranışını karşılaştıran vardiya

panelleri kurdu. İlk kullanıcılar, mikro tıkanmaların daha

erken tespit edildiğini ve önleyici temizlik kararlarının

hızlandığını bildirdi.

Upstream hazırlık belirleyici unsur hâline geliyor

EFI Reggiani’nin bulguları, kumaş hazırlığının—özellikle

kaplama homojenliği, nem içeriği ve kimyasal dengenin—

baskı stabilitesi üzerinde kritik rol oynadığını ortaya

koyuyor. Hazırlık verilerini gerçek zamanlı baskı verisiyle

94 December Aralık 2025


In several printing clusters, supervisors introduced

shift‐comparison dashboards to evaluate nozzle‐health

behavior under different environmental conditions. Early

adopters reported earlier detection of micro‐clogs and

improved decision‐making for preventive cleaning cycles.

Upstream preparation emerges as a decisive factor

EFI Reggiani’s findings highlight that fabric preparation—

particularly coating uniformity, moisture content and

residual chemical balance—plays a central role in print

stability. Plants synchronizing preparation logs with

real‐time print data reported fewer unexplained tone jumps

and better color penetration on dense constructions.

Energy and drying behavior gain analytical weight

Plants integrating dryer‐load mapping into their dashboards

discovered clear correlations between air‐flow variance,

fabric weight and tone irregularities. Understanding these

patterns helped teams optimize dryer zoning and reduce

over‐drying issues in lightweight fabrics.

Industry analysts expect color‐consistency routines

to remain a primary focus throughout the year as brands

demand tighter visual standards and faster, low‐defect

batch delivery.

New cross‐plant evaluations show

rising focus on ink behavior, humidity

balance and nozzle diagnostics.

Yeni saha değerlendirmeleri,

mürekkep davranışı, nem dengesi

ve nozül tanısına yönelik ilgide artış

olduğunu gösteriyor.

senkronize eden tesislerde açıklanamayan ton sıçramaları

azaldı ve yoğun konstrüksiyonlarda renk penetrasyonu

güçlendi.

Enerji ve kurutma davranışı daha fazla analiz ediliyor

Kurutucu yükü haritalarını panellere ekleyen tesisler, hava

akışı dengesizliği, kumaş ağırlığı ve ton sapmaları arasında

net ilişkiler buldu. Bu içgörüler, kurutucu bölgelemesini

optimize etmeyi ve ince kumaşlarda aşırı kurutma

sorunlarını azaltmayı kolaylaştırdı.

Sektör analistleri, markaların daha sıkı görsel standartlar

ve hızlı, düşük hatalı parti teslimatı talep etmesiyle

birlikte renk tutarlılığı kontrollerinin yıl boyunca merkezde

kalacağını öngörüyor.

December Aralık 2025

95




Make the Difference

OMEGAlap E 40 – Vatka sarımında lider

Penye hazırlık makinası OMEGAlap E 40, kanıtlanmış kayış teknolojisiyle 800 kg/saate

varan yüksek üretim kapasitesi sunar. Tüm komponentlerin tek bir merkezi lokasyonda

toplanması sayesinde düşük enerji tüketimi ve kolay bakım imkânı sağlar.

www.rieter.com

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!