20.01.2026 Görüntülemeler

Konfeksiyon Teknik Ocak 2026

Konfeksiyon Teknik january 2026

Konfeksiyon Teknik january 2026

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

ISSN 2148-9246

C L O T H I N G T E C H N O L O G Y M A G A Z I N E

OCAK JANUARY 2026

www.konfeksiyonteknik.com.tr


TUĞRA MAKİNA TEKSTİL BİLGİSAYAR, İNŞAAT OTOMOTİV SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

Akıncılar Mahallesi, Abdi İpekçi Caddesi No: 35 Güngören - İstanbul / TÜRKİYE

Tel: +90 212 539 98 65 | Fax: +90 212 641 35 82 | Satış: +90 507 848 72 94 | Servis: +90 533 950 71 42

Web: tugramakina.net | E-mail: tugramakina@hotmail.com


QUALITY

SHARED SHARED BY THE BY THE WORLD WORLD






İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ DANIŞMANI

Advisory Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza Candan

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM DANIŞMANI

Advisory Graphics & Design

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and Cir cu la ti on Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mah. 29 Ekim Cad. No: 11

Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197 Yenibosna -

Bahçelievler / İSTANBUL / TURKIYE

T: +90 212 454 22 22 F: +90 212 454 22 93

BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

T: +90 224 211 44 50 F: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

T: +90 332 238 10 71 F: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah Chinn

T: 8224813411 F: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Konfeksiyon Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Konfeksiyon Teknik is published onthly.

Advertisements responsibilities published

in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.

konfeksiyonteknik

konfeksiyontknk

konfeksiyonteknik

konfeksiyonteknik

www.konfeksiyonteknik.com.tr

ali.erdem@img.com.tr

BASKI | Printed By

İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER | Merkez Mah.

29 Ekim Cad. No: 11 A/41 Yenibosna -

Bahçelievler / İSTANBUL / TURKIYE

T: +90 212 454 30 00


Korsan Yazılıma Hayır,

Lisanslı Yazılıma Evet!

Şimdi tam zamanı! %25 indirimle Accurate 5’e geçiş yapın!

Güvenli, hızlı ve yasal bir yazılım deneyimi için doğru adımı

atın. Şimdi geçiş yapın, profesyonel geleceğinizi güvenceye alın.

ATA İleri Teknoloji &

Bilişim Sistemleri Ltd. Şti.,

BEST Bilgisayar

Nakış Desen Programı

Distribitörüdür.

Merkez Mah. Değirmenbahçe Cad. Airport Hill Sitesi

No: 11 D: 6 C Blok Yenibosna / İstanbul

T: 0212 660 80 82 | 0532 296 38 47

info@ataileri.com | info@accurate5.com

accurate5.com


8

Konfeksiyon sektörü 2026’ya

nasıl hazırlanmalı

2025 yılı, konfeksiyon ve hazır giyim sektörü için zorlu geçti. Küresel ölçekte talep

dalgalı, maliyetler yüksek, rekabet giderek yoğunlaştı. Pandemi sonrası toparlanma

yerini daha temkinli ve seçici bir piyasa yapısına bıraktı. Bu süreç, üretim hacminden

çok verimlilik, hız ve teknik yeterlilik gerektiren bir döneme işaret ediyor.

Avrupa başta olmak üzere ana pazarlar, stok yönetimine odaklanırken kısa terminli

ve esnek üretim taleplerini artırdı. Türkiye, güçlü üretim altyapısı ve hızlı teslim

avantajı sayesinde bu taleplere cevap verebilecek konumda. Ancak artan işçilik,

enerji ve finansman maliyetleri, fiyat odaklı rekabeti zorlaştırıyor.

2025, teknik açıdan dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarının önemini net biçimde

gösterdi. Hat verimliliği, kalite yönetimi ve izlenebilirlik sistemlerine yatırım yapan

firmalar, dalgalı piyasa koşullarında daha dirençli oldu.

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

2026’ya girerken, sektörün katma değerli, teknik ve hızlı üretime dayalı yeni

bir rekabet anlayışına hazırlık yapması gerekiyor. Üretimde verimlilik, tasarım

ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, Türkiye konfeksiyon sektörü için rekabet

avantajını belirleyecek temel unsurlar olacak.

EDİTÖR

How the apparel sector

should prepare for 2026

The apparel and ready-to-wear sector faced a challenging 2025. Global

demand remained unpredictable, costs continued to rise, and competition

intensified. Post-pandemic recovery has now transitioned into a more

cautious and selective market, emphasizing efficiency, speed, and technical

capability over mere production volume.

In key markets, particularly across Europe, retailers focused on inventory control

while requiring shorter lead times and flexible production. Turkey’s strong

manufacturing infrastructure and rapid delivery capacity position it well to meet

these evolving demands. However, rising labor, energy, and financing costs make

price-focused competition increasingly difficult.

Technically, 2025 underscored the critical importance of digitalization and

automation. Companies that invested in line efficiency, quality management, and

traceability demonstrated greater resilience under fluctuating market conditions.

Looking ahead to 2026, the sector must embrace a value-added, technical,

and agile production model. Strategic investments in efficiency, design, and

sustainability will be key to maintaining and enhancing Turkey’s competitive

advantage in the global apparel industry.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


Uzman üretimin

yuvası.

21. – 24. 4. 2026

FRANKFURT, ALMANYA

Ev tekstillerinin işlenmesi, mühendisler

için birçok diğer alanda olduğu gibi

önemli bir zorluk yaratır. Farklı form ve

malzeme kombinasyonlarının sayısız

varyasyonu, yüksek hacimlerde maliyet

açısından verimli üretimi zorunlu kılar.

Sektörümüzün en iyilerinin tüm bu

zorlukların üstesinden nasıl geldiğini

gelin yerinde keşfedin.

info@turkey.messefrankfurt.com

Tel.: +90-216-384 50 50

in parallel with

part of

powered by


10

PANORAMA

Türk tekstilinde dönüşüm

artık bir zorunluluk hâline geldi

A structural shift is now essential

for Türkiye’s textile industry

Artan maliyet baskısı, yetenek açığı ve küresel rekabet dinamiklerinin

hızla değişmesi, Türkiye tekstil sektörünün artık eski üretim modeline

tutunamayacağını açık biçimde gösteriyor. Sektörün sürdürülebilir bir

şekilde yoluna devam edebilmesi, verimlilik ve teknoloji temelli bir

yapılanmayı gecikmeden hayata geçirmesine bağlı.

Rising cost pressures, a widening skills gap, and rapidly shifting global

competition dynamics clearly show that Türkiye’s textile industry

can no longer rely on its traditional production model. For the sector

to move forward sustainably, it must establish a productivity- and

technology-driven structure without delay.

Türkiye’de daralmanın temel nedenleri

Son iki yılda hem işçilik maliyetleri hem de

enerji birim fiyatları belirgin şekilde yükseldi.

Finansman giderleri ve kur oynaklığı da

işletmelerin kapasite planlamasını zorlaştırıyor.

• İşçilik maliyetleri artık birçok rakip ülkenin

üzerinde.

• Enerji maliyetleri toplam ürün maliyetinin

%12–35’ine kadar çıkıyor.

• Düşük katma değerli ürün gruplarında fiyat

rekabeti sürdürülebilir değil.

Root causes of contraction in Türkiye

Over the past two years, both labor and energy

unit costs have increased significantly. Financial

expenses and exchange-rate volatility further

complicate capacity planning for manufacturers.

• Labor costs are now higher than in many

competing countries.

• Energy expenses account for up to 12–35% of

total product cost.

• Price-based competition is no longer

sustainable in low value-added product groups.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 11

Education and talent gap

The current workforce’s training level and its ability

to adapt to modern production processes remain

limited. While many employees can manage

routine tasks, future-oriented skills in efficiency,

digitalization, and technology are insufficient. At

the top-management level, resistance to change

and a tendency to protect the status quo are

widespread. Talented employees often leave

due to mobbing, performance pressure, or lack

of upward mobility. This restricts organizational

learning, weakens innovation capacity, and makes

it difficult to implement productivity-enhancing

technologies effectively.

This landscape clearly shows that Türkiye must shift

from a price-driven competition model to one built

on productivity + technology + human capital.

How global manufacturers are managing

this challenge

Asian producers

• Expanding automation and digital monitoring

across production lines.

• Rapidly deploying renewable-energy

investments.

• Stabilizing costs through state-supported

energy tariffs and carbon-reduction programs.

Eastern Europe

• Investing in micro-automation to boost efficiency.

• Using cooperative energy-procurement models

to gain cost advantages.

North Africa (Egypt, Morocco, Tunisia)

• Maintaining competitiveness with low labor

costs and incentivized energy pricing.

• Attracting demand through proximity to the EU

and logistical advantages.

Other low-cost competitor countries

(Pakistan, India, Uzbekistan, Turkmenistan)

• Flexible labor and production: Seasonal and

flexible employment optimizes labor costs.

• Energy and raw-material management: Statesupported

tariffs and bulk purchasing reduce

cost fluctuations.

• Logistics: Fast access to markets and free-trade

agreements strengthen competitiveness.

• Basic automation and digital monitoring improve

efficiency, waste rates, and energy optimization.

Common denominator

Across all these regions, energy efficiency,

digitalization, renewable energy, and flexible labor

models play a central role in minimizing cost pressure.

Eğitim ve İnsan Kaynağı Açığı

Sektörde mevcut iş gücünün eğitim seviyesi ve

modern üretim süreçlerine adaptasyonu sınırlı.

Mevcut çalışanlar rutin işleri sürdürebiliyor, ancak

geleceğe yönelik verimlilik ve teknoloji odaklı

beceriler sınırlı. Üst yönetimde ise değişime kapalı,

mevcut statükoyu korumaya odaklı yaklaşımlar

gözlemleniyor; yetenekli çalışanlar ya mobbing

veya performans baskısıyla işten ayrılıyor, ya

da yüksek pozisyonlara erişim engelleniyor.

Bu durum, kurumsal öğrenme ve inovasyon

kapasitesini kısıtlıyor, verimlilik ve teknoloji

yatırımlarının etkin uygulanmasını zorlaştırıyor.

Bu tablo, Türkiye’nin fiyat odaklı rekabet

modelinden verimlilik + teknoloji + insan

kaynağı odaklı modele geçmesi gerektiğini

güçlü şekilde ortaya koyuyor.

Dünyada üreticiler bu sorunu nasıl yönetiyor?

Asya üreticileri

• Üretim hatlarında otomasyon ve dijital izleme

sistemlerini yaygınlaştırıyor.

• Yenilenebilir enerji yatırımlarını hızla devreye alıyor.

• Devlet destekli enerji tarifeleri ve karbon

azaltım programlarıyla maliyeti sabitliyor.

Doğu Avrupa

• Verimliliği artıran mikro otomasyon

projelerine yöneliyor.

• Enerji tedarikini kooperatif modelleriyle

maliyet avantajına dönüştürüyor.

Kuzey Afrika (Mısır, Fas, Tunus)

• Düşük işçilik maliyeti + teşvikli enerji fiyatı ile

rekabet gücünü koruyor.

• AB’ye yakınlık ve lojistik avantajıyla talebi

üzerine çekiyor.

Diğer Düşük Maliyetli Rekabet Ülkeleri

(Pakistan, Hindistan, Özbekistan, Türkmenistan)

• İşgücü ve üretim esnekliği: Sezonluk ve esnek

istihdam, maliyetleri optimize ediyor.

• Enerji ve hammadde yönetimi: Devlet destekli

enerji tarifeleri ve toplu hammadde alımları ile

maliyet dalgalanmalarını azaltıyor.

• Lojistik avantajları: Pazara hızlı erişim ve serbest

ticaret anlaşmaları ile rekabet üstünlüğü sağlıyor.

• Temel otomasyon ve dijital izleme: Verimlilik,

fire ve enerji kullanımı optimizasyonu sağlıyor.

Ortak Nokta: Enerji verimliliği, dijitalleşme,

yenilenebilir enerji ve esnek iş gücü modelleri ile

maliyet baskısını minimize ediyorlar.

Türkiye İçin uygulanabilir çözüm paketi

A. Kısa Vadeli (0–12 ay) – En yüksek etki / en

hızlı sonuç

• Enerji Verimliliği Master Planı

• Ortak Yenilenebilir Enerji Modelleri (GES/Biyokütle)

• Dijitalleşme ve Mikro Otomasyon

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


12

PANORAMA

B. Orta Vadeli (1–3 yıl) – Stratejik Dönüşüm

• Teknik tekstiller, fonksiyonel kumaşlar, geri

dönüştürülmüş elyaf bazlı ürünler gibi yüksek

katma değerli segmentlere geçiş.

• Çalışanlara veri okuryazarlığı, ekipman

optimizasyonu ve bakım teknolojileri alanlarında

yeniden beceri kazandırma programları.

• Enerji ve Ar-Ge teşviklerinin basitleştirilmesi ve

uzun vadeli öngörülebilir hâle getirilmesi.

• Kurumsal kültürün güçlendirilmesi:

motivasyonu yüksek, inovatif ve geleceğe

odaklı yönetici ve çalışanların pozisyon almasını

destekleyecek politikalar.

Dönüşüm bir tercih değil, bir zorunluluk

Türkiye tekstil sektörü artık düşük maliyetli

üretimle değil, verimlilik, teknoloji, enerji

yönetimi, esnek insan kaynağı yönetimi ve

katma değerli ürün geliştirme ile rekabet

etmek zorunda. Küresel örnekler gösteriyor ki

dönüşüm bir tercihten ziyade bir zorunluluk.

Doğru adımlarla bu daralma, bir kayıp değil, yeni

rekabet modelinin başlangıcı olabilir.

A practical solution package for Türkiye

A. Short Term (0–12 months) – Highest impact /

fastest results

• Comprehensive Energy Efficiency Master Plan

• Shared renewable-energy models (solar / biomass)

• Digitalization and micro-automation initiatives

B. Medium Term (1–3 years) – Strategic

transformation

• Transition to high value-added segments such

as technical textiles, functional fabrics, and

recycled-fiber-based products.

• Reskilling programs in data literacy, equipment

optimization, and maintenance technologies.

• Simplifying energy and R&D incentives and

making them long-term and predictable.

• Strengthening corporate culture to support

motivated, innovative, and future-oriented

managers and employees.

Transformation is not a choice - it is a necessity

Türkiye’s textile industry can no longer compete

through low-cost production. The new

competitive model must be built on efficiency,

technology, energy management, flexible

human-resource structures, and high valueadded

product development. Global examples

clearly show that transformation is not optionalit

is essential. With the right steps, today’s

contraction can become not a setback, but the

beginning of a stronger and more sustainable

competitive model.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



14

PANORAMA

Akıllı kumaşlar ve giyilebilir tekstiller

yeni nesil performans malzemelerini

yeniden şekillendiriyor

Smart fabrics and wearable

textiles reshape the new generation

of performance materials

Akıllı kumaşlar ve giyilebilir tekstillerin hızlı gelişimi,

günümüz malzeme teknolojisi dünyasında en dikkat

çekici dönüşümlerden birini oluşturuyor. Bir zamanlar

sadece araştırma laboratuvarları ve deneysel prototiplerle

sınırlı olan akıllı tekstiller, artık ticari olarak uygulanabilir

çözümlerle ana akım pazarlara giriyor. Esnek elektronikler,

iletken iplikler, mikro sensörler ve tepkisel lif mühendisliği

alanındaki yenilikler, tekstilin sınırlarını genişleterek pasif

Sensör entegreli yapılar,

uyarlanabilir lifler ve veri

odaklı tekstil mühendisliği;

spor, sağlık, mobilite ve

savunma sektörlerinde

giyilebilir ürünleri akıllı

sistemlere dönüştürüyor.

Sensor-integrated structures,

adaptive fibers and datadriven

textile engineering

are transforming wearable

products into intelligent

systems for sports,

healthcare, mobility and

defense industries.

The rapid evolution of smart fabrics

and wearable textiles is marking

one of the most significant shifts in

today’s material technology landscape.

Once limited to research labs and

experimental prototypes, smart textiles

are now entering mainstream markets

with commercially viable applications.

Innovations in flexible electronics,

conductive yarns, micro-sensors and

responsive fiber engineering are

redefining what textiles can do—

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 15

moving from passive materials to interactive,

data-enabled systems.

Türkiye’s textile ecosystem, known for its

manufacturing scale, technical know-how and

agility, is increasingly active in this transformation.

With the growing global demand for

performance-driven wearables, Turkish producers

are investing in new-generation functional fabrics

that combine comfort, durability and intelligence.

Electronic integration becomes more

seamless and scalable

One of the defining developments in wearable

textile technology is the integration of electronic

components directly into fabric structures.

Conductive yarns made from silver-coated

fibers, carbon nanofilaments or conductive

polymer blends allow fabrics to transmit signals,

store data or activate embedded functions.

Recent advancements in ultra-thin circuits,

flexible batteries and micro-energy harvesting

systems make electronic integration more

commercially feasible. Textile mills in Türkiye are

testing conductive yarn blends that can support

biometric monitoring, pressure sensing or

movement analysis. Applications allow real-time

ECG tracking, temperature mapping, hydration

assessment or muscle activity measurement—all

within lightweight, stretchable textile structures.

Battery-free sensors, powered by body heat

or kinetic energy, are gaining prominence,

malzemelerden etkileşimli, veri destekli sistemlere

geçişi mümkün kılıyor.

Üretim ölçeği, teknik uzmanlığı ve çevik

yapısıyla bilinen Türkiye’nin tekstil ekosistemi de

bu dönüşümde giderek daha aktif rol oynuyor.

Performans odaklı giyilebilir ürünlere yönelik

küresel talebin artmasıyla, yerli üreticiler konfor,

dayanıklılık ve zekayı bir arada sunan yeni nesil

fonksiyonel kumaşlara yatırım yapıyor.

Elektronik entegrasyonu daha sorunsuz ve

ölçeklenebilir hale geliyor

Giyilebilir tekstil teknolojisinin en belirleyici

gelişmelerinden biri, elektronik bileşenlerin

doğrudan kumaş yapısına entegre edilmesi.

Gümüş kaplı lifler, karbon nano lifler veya

iletken polimer karışımlarından oluşan

iletken iplikler sayesinde kumaşlar sinyal

iletebiliyor, veri depolayabiliyor veya gömülü

fonksiyonları aktif hale getirebiliyor.

Ultra ince devreler, esnek piller ve mikro enerji

toplama sistemlerindeki ilerlemeler, elektronik

entegrasyonunu daha ticari uygulanabilir

bir seviyeye taşıyor. Türkiye’deki bazı tesisler,

biyometrik izleme, basınç algılama veya hareket

analizini destekleyebilen iletken iplik karışımlarını

test ediyor. Uygulamalar arasında gerçek zamanlı

EKG takibi, sıcaklık haritalaması, hidrasyon

değerlendirmesi veya kas aktivitesi ölçümü gibi

fonksiyonlar yer alıyor — üstelik bunların tümü

hafif, esnek ve giyilebilir yapıların içinde sağlanıyor.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


16

PANORAMA

Vücut ısısı veya kinetik enerjiyle çalışan pillerden

bağımsız sensörler de yaygınlaşıyor; böylece

geleneksel elektronik modüllerin ağırlığı ve

sertliği ortadan kalkıyor.

Sağlık ve medikal izleme küresel talebi

ileri taşıyor

Sağlık sektörü, akıllı tekstiller için en hızlı

büyüyen alanlardan biri olmaya devam ediyor.

Uzaktan hasta izleme, erken teşhis ve sürekli

veri takibine olan ilginin artması, tekstil tabanlı

sensör platformlarına yatırımları artırıyor.

Medikal akıllı giysiler artık şu özellikleri

içerebiliyor:

• solunum takibi

• kalp ritmi ve kan akışı analizi

reducing the weight and rigidity associated with

traditional electronic modules.

Health and medical monitoring drive strong

global demand

Healthcare remains one of the fastest growing

application areas for smart textiles. Rising

interest in remote patient monitoring, early

diagnosis and continuous data tracking is fueling

investments in textile-based sensor platforms.

Medical smart garments now include

features such as:

• respiration monitoring

• heart rate and blood-flow analysis

• posture and mobility tracking

• pressure mapping for ulcer prevention

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



18

PANORAMA

• duruş ve hareket izleme

• bası noktalarının haritalandırılması

• kompresyon ve ısı düzenleme yoluyla

iyileşme desteği

Türkiye’nin nonwoven, elastik kumaşlar ve

biyouyumlu malzemeler konusundaki güçlü

altyapısı, gelişmiş giyilebilir medikal sistemlerin

oluşturulması için doğal bir temel sunuyor.

Üniversiteler, biyomedikal mühendisleri ve tekstil

Ar-Ge laboratuvarları arasındaki iş birlikleri bu

ürünlerin ticari olgunluğa ulaşmasını hızlandırıyor.

Spor teknolojisi tepkisel ve veri odaklı

malzemeleri benimsiyor

Spor ve fitness alanında giyilebilir tekstiller,

performans optimizasyonu için temel araçlar haline

geliyor. Akıllı kompresyon giysileri, nem yönetimli

yapılar ve hareket izleme panelleri, sporculara vücut

mekaniği hakkında anlık geri bildirim sağlıyor.

Performans odaklı markalar, şu fonksiyonları

sunan akıllı lifleri uygulamaya başlıyor:

• kas aktivitesini izleme

• duruş ve form konusunda geri bildirim sağlama

• hareket verimliliğini analiz etme

• aktivite seviyesine göre ısı yalıtımını uyarlama

• ter, ısı veya basınca yanıt verme

Türkiye’nin yüksek performanslı örme ve spor

giyim üretim kapasitesi, sensör destekli aktif giyim

kategorilerinin gelişimine güçlü bir katkı sunuyor.

Uyarlanabilir malzemeler konfor ve

işlevsellikte yeni beklentiler oluşturuyor

Elektroniklerin ötesinde, lif kimyası ve

nanoteknoloji alanındaki gelişmeler sayesinde

yeni bir akıllı malzeme sınıfı ortaya çıkıyor. Bu

inovasyonlar, kumaşların çevresel koşullara

doğal olarak tepki vermesini ve elektronik

modüllere ihtiyaç duyulmadan konfor ve

güvenliği artırmasını sağlıyor.

Bunlara örnek olarak:

• dinamik ısı düzenleme sağlayan faz değişim

malzemeleri

• gerginlik veya oturma formunu ayarlayan şekil

hafızalı lifler

• nefes alabilirliği artıran nem tepkili kumaşlar

• dış mekân korumasını güçlendiren UV tepkili yapılar

• nano kaplamalarla elde edilen antimikrobiyal

veya kendi kendini temizleyen yüzeyler

Bu uyarlanabilir fonksiyonlar, dış giyimden

koruyucu ekipmanlara, endüstriyel üniformalardan

askeri giysilere kadar birçok alanda kullanılıyor.

Sürdürülebilirlik ve akıllı tasarım birlikte ilerliyor

Yeni nesil akıllı tekstiller, sürdürülebilirlik

gereklilikleri doğrultusunda şekilleniyor.

Üreticiler geri dönüştürülebilir iletken lifler,

• recovery support through compression and

thermal regulation

Türkiye’s established medical textile sector—strong

in nonwovens, elastic fabrics and biocompatible

materials—provides a natural foundation for

developing advanced wearable medical systems.

Collaboration between universities, biomedical

engineers and textile R&D labs is accelerating the

commercial readiness of these products.

Sports technology embraces responsive and

data-driven materials

In the sports and fitness sector, wearable textiles

are becoming essential tools for performance

optimization. Smart compression garments,

moisture-regulating structures and motiontracking

layers support athletes by providing

real-time insights into body mechanics.

Performance-oriented brands are

incorporating smart fibers that:

• track muscle activation

• provide feedback on posture and form

• analyze movement efficiency

• adapt thermal insulation to activity level

• respond to sweat, heat or pressure

Türkiye’s strong capacity in high-performance

knitting and sportswear production is

supporting the growth of sensor-enhanced

activewear categories.

Adaptive materials set new expectations for

comfort and functionality

Beyond electronics, a new class of smart

materials is emerging from advances in

fiber chemistry and nanotechnology. These

innovations allow fabrics to respond naturally to

environmental conditions, enhancing comfort

and safety without electronic modules.

Examples include:

• phase-change materials providing dynamic

thermal regulation

• shape-memory fibers adjusting tension or fit

• moisture-reactive fabrics improving breathability

• UV-responsive materials strengthening

outdoor protection

• antimicrobial or self-cleaning surfaces achieved

through nano-coatings

These adaptive functionalities are increasingly

applied in outdoor apparel, protective clothing,

industrial uniforms and military gear.

Sustainability and smart design advance

together

The new generation of smart textiles is being

shaped by sustainability requirements.

Manufacturers are developing recyclable

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



20

PANORAMA

conductive fibers, biodegradable sensors and

modular electronic components that can be

separated before recycling. These innovations

support the transition to circular textile systems.

Digital design tools, including 3D simulation

and digital prototyping, allow brands to test

performance before physical production, reducing

waste and shortening development cycles. Such

technologies help ensure that smart textiles meet

both functional and environmental expectations.

Türkiye’s expanding role in next-generation

wearable technology

Türkiye is strengthening its position as a

strategic partner for global brands seeking

advanced smart textile solutions. The

combination of high production capacity,

technical expertise, rapid prototyping capability

and strong R&D infrastructure makes the country

an attractive hub for material innovation.

biyolojik olarak çözünebilen sensörler ve geri

dönüşüm öncesi ayrılabilen modüler elektronik

bileşenler geliştiriyor. Bu yenilikler döngüsel

tekstil sistemlerine geçişi destekliyor.

3D simülasyon ve dijital prototipleme gibi

dijital tasarım araçları, markaların fiziksel üretim

öncesi performans testleri yapmasını sağlayarak

israfı azaltıyor ve geliştirme sürelerini kısaltıyor.

Böylece akıllı tekstiller hem işlevsel hem de

çevresel beklentileri karşılayabiliyor.

With global demand rising for intelligent,

responsive and health-focused textiles, Turkish

manufacturers investing in smart fibers,

electronic integration, sustainability and

certification are securing competitive advantage

in the evolving wearable technology market.

Smart fabrics are no longer an experimental

concept—they are becoming a core component

of next-generation performance materials. Their

integration into daily life, from healthcare and

sports to mobility and protective equipment,

is setting the foundation for a more connected

and responsive textile future.

Türkiye’nin yeni nesil giyilebilir teknoloji

alanındaki yükselen rolü

Türkiye, gelişmiş akıllı tekstil çözümleri arayan

küresel markalar için stratejik bir iş ortağı olarak

öne çıkıyor. Yüksek üretim kapasitesi, teknik

uzmanlık, hızlı prototipleme yeteneği ve güçlü

Ar-Ge altyapısının birleşimi, ülkeyi malzeme

inovasyonu için cazip bir merkez haline getiriyor.

Akıllı, tepkisel ve sağlık odaklı tekstillere yönelik

küresel talebin artmasıyla birlikte; akıllı liflere,

elektronik entegrasyonuna, sürdürülebilirliğe ve

sertifikasyona yatırım yapan Türk üreticiler, giyilebilir

teknoloji pazarında rekabet avantajını güçlendiriyor.

Akıllı kumaşlar artık bir deneysel konsept olmaktan

çıkıyor — yeni nesil performans malzemelerinin

temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Sağlık,

spor, mobilite ve koruyucu ekipmanlardan

günlük yaşama kadar birçok alandaki

entegrasyonları, daha bağlantılı ve tepkisel bir

tekstil geleceğinin zeminini oluşturuyor.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


"D e ta yd a G ü c ü m ü z, B a sk ıd a İm za m ız."

TUĞRA MAKİNA TEKSTİL BİLGİSAYAR, İNŞAAT OTOMOTİV SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

Akıncılar Mahallesi, Abdi İpekçi Caddesi No: 35 Güngören - İstanbul / TÜRKİYE

Tel: +90 212 539 98 65 | Fax: +90 212 641 35 82 | Satış: +90 507 848 72 94 | Servis: +90 533 950 71 42

Web: tugramakina.net | E-mail: tugramakina@hotmail.com


22

PANORAMA

Tekstil ve hazır giyimde

rekabet alarmı yeniden çalıyor

Competition alarm rings again

in textiles and ready-to-wear

Türkiye İhracatçılar Meclisi

(TİM) Başkanı Mustafa Gültepe

Türkiye Exporters Assembly

(TİM) Chairman Mustafa Gültepe

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ihracattaki

daralma, istihdam kaybı ve artan maliyetler

karşısında sektörün yeniden rekabet gücü

kazanması gerektiğine dikkat çekiyor.

TİM Chairman Mustafa Gültepe

underlines that the sector must regain its

competitiveness in the face of shrinking

exports, job losses, and rising costs.

Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, son yıllarda

küresel dalgalanmalar, artan maliyetler ve

finansmana erişimde yaşanan zorluklarla birlikte

ciddi bir sınavdan geçiyor. Türkiye İhracatçılar

Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, sektörün

Türkiye’s textile and ready-to-wear sector

has been going through a serious test in

recent years, shaped by global fluctuations,

rising costs, and increasing difficulties in

accessing finance. Assessing the current

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 23

state of the sector, Türkiye Exporters

Assembly (TİM) Chairman Mustafa Gültepe

emphasizes that both short-term support

mechanisms and medium- to long-term

structural transformation steps are of vital

importance. According to Gültepe, textiles

and ready-to-wear still hold a strategic

position in Türkiye’s export-led growth story;

however, maintaining this position requires

competitiveness to be firmly re-established.

Declining exports put pressure on the

sector and employment

How did 2025 unfold for the textile and

apparel sector? What were the most

frequent issues and expectations raised by

your members?

“Ready-to-wear and textiles are two sectors

that complement each other and cannot be

considered separately. These sectors played a

leading role in opening up Türkiye’s economy

through exports. We are global players in

both fields. However, it would be difficult to

say that things have been going well over the

past three years. The contraction that began

in exports continued throughout 2025. We

closed all of the past 11 months in negative

territory in ready-to-wear, and six out of 11

months in textiles. This year, our 11-month

ready-to-wear exports remained at around

USD 15.5 billion, while textile exports reached

only USD 8.6 billion. Compared to the same

period of 2024, we are down by 6.6 percent in

ready-to-wear and 0.9 percent in textiles.

The contraction in exports is also negatively

affecting employment. While employment in

textiles and ready-to-wear stood at 959,395

at the end of 2024, it declined to 873,198 as

of September 2025. This shows that the two

sectors lost 86,000 jobs in just nine months.

From the end of 2022 to September 2025, total

employment losses reached 350,000.

For both textiles and ready-to-wear to

overcome the current bottleneck, we must

create conditions that will allow us to regain

our competitiveness. This requires restoring

the balance between exchange rates and

inflation, increasing the employment support

planned at TRY 3,500 for 2026 to TRY 5,000

and extending it to all companies without

discrimination, providing premium support

for labor-intensive sectors, and reducing

the interest rate on rediscount credits to

15 percent. In addition, raising the foreign

exchange conversion support—currently at 3

percent—to 10 percent for sectors generating

a current surplus would make a significant

contribution to the sector’s recovery.”

mevcut tablosunu değerlendirirken hem

kısa vadeli desteklerin hem de orta ve uzun

vadeli yapısal dönüşüm adımlarının hayati

önem taşıdığını vurguluyor. Gültepe’ye göre

tekstil ve hazır giyim, Türkiye’nin ihracatla

büyüme hikâyesinde hâlâ stratejik bir konumda

bulunuyor; ancak bu konumun korunması için

rekabetçiliğin yeniden tesis edilmesi gerekiyor.

İhracattaki gerileme sektörü ve i

stihdamı zorluyor

2025 yılı, tekstil ve konfeksiyon sektörü

açısından nasıl geçti? Üyelerinizden en sık

gelen sorunlar ve beklentiler nelerdi?

“Hazır giyim ve tekstil, ayrı

düşünemeyeceğimiz, birbirini tamamlayan iki

sektör. Ülkemizin ihracatla dışa açılmasında bu

iki sektörümüz liderlik yaptı. Her iki sektörde

de küresel oyuncuyuz. Ancak son üç yıldır

işlerin yolunda gittiğini söyleyemeyiz. İki

sektörümüzün ihracatında başlayan daralma

2025’te de devam etti. Hazır giyim ihracatında

geride kalan 11 ayın hepsini, tekstilde 11 ayın

altısını ekside tamamladık. Bu yıl hazır giyimde

11 aylık ihracatımız 15,5 milyar dolar düzeyinde

kaldı. Tekstilde ise 8,6 milyar dolarlık ihracat

gerçekleştirebildik. 2024’ün aynı dönemiyle

kıyasladığımızda hazır giyimde yüzde 6,6,

tekstilde ise yüzde 0,9 eksideyiz. İhracattaki

daralma istihdama da olumsuz yansıyor.

2024’ün sonunda tekstil ve hazır giyimde

959 bin 395 bin olan istihdamımız, Eylül 2025

itibarıyla 873 bin 198’e inmiş bulunuyor. Bu

da bize iki sektörün sadece dokuz ayda 86 bin

kişilik istihdam kaybettiğini gösteriyor. 2022’nin

sonundan Eylül 2025’e kadar olan dönemdeki

istihdam kaybı ise 350 bine ulaştı.

Gerek tekstil gerekse hazır giyimin mevcut

darboğazdan çıkabilmesi için rekabetçiliğimizi

yeniden kazanacak ortamı oluşturabilmeliyiz.

Bunun da yolu, kurla enflasyon arasındaki

dengenin sağlanmasından, 2026’da 3 bin 500

lira olarak uygulanacak istihdam desteğinin 5

bin liraya çıkarılarak ayrım yapılmaksızın tüm

firmalara verilmesinden, emek yoğun sektörlere

prim desteğinden ve reeskont kredilerinde faizin

yüzde 15’e indirilmesinden geçiyor. Ayrıca halen

yüzde 3 olan döviz dönüşüm desteğinin cari

fazla veren sektörlerde yüzde 10’a çıkarılmasının

sektörün toparlanmasına çok büyük bir katkı

yapacağını söyleyebiliriz.”

Katma değerli üretim ve finansmana erişim

kilit rol oynuyor

Sektörün küresel rekabet gücünü artırmak

için hangi yapısal reformlar gerekli? İhracat

teşvikleri, Eximbank Kredileri ve KGF Destekleri

konusunda nasıl düzenlemeler yapılmalı?

“Kısa vadede yapılması gerekenleri yukarıda

özetlemeye çalıştım. Orta ve uzun vadede ise

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


24

PANORAMA

sektörde verimliliğe odaklanmamız, tasarımın,

inovasyonun ve markalaşmanın gücünü

kullanarak katma değerli üretimi artırmamız,

ikiz dönüşümü hızla tamamlamamız gerekiyor.

Bütün bunlara ilave olarak ticaret diplomasisinin

imkânlarını kullanarak ihracatçımızın Avrupa

Birliği (AB) ve ABD gibi büyük pazarlara daha

avantajlı tarifelerle girebileceği düzenlemeler

konusunda daha fazla kafa yormalıyız.

Uygun maliyetle finansmana erişim özellikle

böylesi dönemlerde büyük önem arz

ediyor. Düşük faizli ve uzun vadeli krediye

erişebileceğimiz finansman modelleri

geliştirmek durumundayız.”

Düşük kur ve yüksek faiz üretim

maliyetlerini yukarı taşıyor

Maliyet yapısı, kur politikası ve finansmana

erişim sektörü nasıl etkiliyor?

“Enflasyonla mücadele kapsamında 2,5

yıldır uygulanan ‘düşük kur, yüksek faiz’

politikası nedeniyle Türkiye, bugün dünyanın

en pahalı üretim merkezlerinden biri

konumuna geldi. Üretim maliyetlerinde

Asya’daki rakiplerimizden yüzde 60-65, Doğu

Avrupa’dan yüzde 15-20 daha pahalıyız.

Yılbaşından itibaren bu maliyetler daha da

artacak. Çünkü yeni asgari ücretin açıklandığı

gün itibarıyla asgari ücretli bir çalışanın

işverene maliyeti 930 dolara yükseldi.”

Türkiye, tekstil ve hazır giyimde marka ülke

konumunu koruyor

Türkiye tekstil ve konfeksiyon sektörünü

önümüzdeki yıllarda nerede görüyorsunuz?

“Türkiye’de ilklere imza atan hazır giyim ve

tekstilin ülke ekonomimiz için orta ve uzun

vadede de önemini koruyacağına inanıyorum.

Bu tespitten hareketle bütün oyun planlarımızı,

stratejilerimizi orta ve uzun vadeli hedeflerimiz

doğrultusunda kurguluyoruz. Bugün hem

tekstil hem de hazır giyim üretiminde marka

ülkeyiz. Hızımız, kalitemiz, Avrupa gibi büyük

bir pazara coğrafi yakınlığımız ve Avrupa

Birliği (AB) standartlarındaki sosyal uygunluk

standartlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.

Biz mevcut avantajlarımızın yanına ikiz

dönüşümü de eklemek istiyoruz. Gerek TİM

gerekse hazır giyim ve tekstil birliklerimizle

ikiz dönüşümü stratejik bir hedef olarak

görüyoruz. Dönüşüm için bakanlıklarımızla,

üniversitelerle iş birlikleri yapıyoruz.

Örneğin TİM’in yanı sıra halen başkanlık

görevini yürüttüğüm İstanbul Hazır Giyim ve

Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) sadece

bu yıl ikiz dönüşüme odaklanan üç yeni proje

başlattı. Üç yıldır devam eden METAMORHOSIS

Projemizi de bu yıl tamamladık. Projenin en

Value-added production and access to

finance play a key role

Which structural reforms are needed

to strengthen the sector’s global

competitiveness? What kind of

arrangements should be made regarding

export incentives, Eximbank loans, and

KGF supports?

“I tried to summarize the short-term measures

above. In the medium and long term, we need

to focus on productivity, increase value-added

production by leveraging the power of design,

innovation, and branding, and rapidly complete

the twin transformation.

In addition to these, we should make

greater use of trade diplomacy to work on

arrangements that will allow our exporters

to enter major markets such as the European

Union (EU) and the United States under more

advantageous tariff conditions.

Access to affordable finance is particularly

critical in periods like this. We must develop

financing models that enable access to lowinterest,

long-term credit.”

Low exchange rates and high interest rates

push production costs upward

How do cost structures, exchange rate policies,

and access to finance affect the sector?

“Due to the ‘low exchange rate, high

interest rate’ policy implemented for the

past 2.5 years as part of the fight against

inflation, Türkiye has become one of the

most expensive production hubs in the

world today. Our production costs are

60–65 percent higher than those of our Asian

competitors and 15–20 percent higher than

those in Eastern Europe. These costs will rise

even further as of the beginning of the year,

as the employer cost of a minimum-wage

worker increased to USD 930 on the day the

new minimum wage was announced.”

Türkiye maintains its position as a brand

country in textiles and ready-to-wear

Where do you see Türkiye’s textile and

apparel sector in the coming years?

“I believe that ready-to-wear and textiles—

sectors that pioneered many firsts in Türkiye—

will continue to be important for our economy

in the medium and long term. Based on this

belief, we structure all our game plans and

strategies around our medium- and long-term

goals. Today, Türkiye is a brand country in

both textile and ready-to-wear production.

We stand out from our competitors thanks to

our speed, quality, geographical proximity to a

major market such as Europe, and compliance

with European Union (EU) social standards.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


Tekstil Sektörüne Özel

Yenilikçi ERP çözümlerimiz ile işinizi

kolaylaştırın!

İşletmenizin tüm operasyonlarını

tek bir platformda yönetin

verimliliğinizi artırın.

LiveVOGUE

Konfeksiyon Yönetim Sistemi

LiveDYE

Tekstil Terbiye Takip Sistemi

LiveWEAVE

Dokuma Üretim Takip Sistemi

LiveKNIT

Kumaş Üretim Takip Sistemi

LiveYARN

İplik Üretim Takip Sistemi

sentez.com


26

PANORAMA

önemli kazanımlarından biri olan İHKİB

Dijital Dönüşüm Merkezi’ni (DDM)

sektörün hizmetine sunduk.

AB’nin hibe desteğiyle kasım ayında

başlattığımız ve yürütücülüğünü

İHKİB’in üstlendiği 7 milyon euroluk Yeşil

Ekonomiye Geçiş Projemizde TİM’in yanı

sıra İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile İstanbul

Kimyevi Maddeler ve Mamulleri

İhracatçıları Birliği (İKMİB) ve Uluslararası

Nakliyeciler Derneği (UND) de paydaşlar

arasında yer alıyor. 36 ay süreli projeyle

firmaların karbon ve su ayak izlerini

ölçümleme ve azaltma kapasitelerini

güçlendireceğiz.”

2026’da dönüşüme odaklanan

firmalar öne çıkacak

Üyelerinize ve sektör paydaşlarına

2026 yılı için iletmek istediğiniz en

önemli mesaj nedir?

“Koşullar ne kadar zor olursa olsun,

ben hiçbir zaman karamsarlığa

kapılmadım. Türkiye’de ilklere imza atan

sektörlerimiz bugüne kadar pek çok

küresel dalgalanmayı aşmayı başardı,

bu dönemi de atlatacak bilgi birikimine

ve deneyime sahibiz.

Önümüzdeki dönemde verimliliği

artıran, katma değeri yükselten ve

sürdürülebilirliği merkeze alan firmaların

öne çıkacağı bir rekabet ortamı bizi

bekliyor. Bu nedenle firmalarımızın orta

ve uzun vadeli dönüşüm hedeflerini

canlı tutmaları büyük önem taşıyor. Biz

de TİM ve ihracatçı birliklerimiz ile bu

dönüşüm sürecinde ihracatçılarımızın

yanında olmaya, yol gösterici projeler

ve destek mekanizmalarıyla sektörü

güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Sektörel yayınlar dönüşümün sahaya

yansımasında kritik rol üstleniyor

Okurlarımıza özel olarak paylaşmak

istediğiniz bir mesajınız var mı?

“Tekstil ve hazır giyim sektörü, teknoloji,

sürdürülebilirlik ve teknik uzmanlıkla

birlikte hızla yeniden tanımlanıyor.

Bu dönüşüm süreci, Türkiye’nin

üretim gücünü daha nitelikli ve daha

rekabetçi bir yapıya taşıma potansiyeli

barındırıyor. Tekstil & Teknik gibi sektöre

yön veren yayınların, bu dönüşümün

doğru anlaşılması ve sahaya yansıması

açısından çok önemli bir rol üstlendiğine

inanıyorum. Bu katkının, sektörün

geleceğini şekillendiren kalıcı bir referans

noktası olacağını düşünüyorum.”

We want to add the twin transformation to our existing

advantages. Both TİM and our ready-to-wear and textile

exporters’ associations see the twin transformation

as a strategic goal. We collaborate with ministries

and universities to support this transformation.

For example, alongside TİM, the Istanbul Apparel

Exporters’ Association (İHKİB), where I currently

serve as chairman, launched three new projects this

year focused solely on the twin transformation. We

also completed our three-year METAMORPHOSIS

Project this year. One of the project’s most significant

outcomes, the İHKİB Digital Transformation Center

(DDM), has been put into service for the sector.

In our EUR 7 million Transition to Green Economy

Project, launched in November with EU grant support

and led by İHKİB, stakeholders include TİM, the Istanbul

Textile and Raw Materials Exporters’ Association

(İTHİB), the Istanbul Chemicals and Chemical Products

Exporters’ Association (İKMİB), and the International

Transporters’ Association (UND). Through this 36-month

project, we will strengthen companies’ capacities to

measure and reduce their carbon and water footprints.”

Companies focusing on transformation will

stand out in 2026

What is the most important message you would

like to convey to your members and sector

stakeholders for 2026?

“No matter how challenging the conditions may be, I

have never given in to pessimism. Our sectors, which

have pioneered many firsts in Türkiye, have successfully

overcome numerous global fluctuations and possess the

knowledge and experience to overcome this period as well.

In the coming period, we will see a competitive

environment where companies that increase

productivity, enhance value added, and place

sustainability at the center will come to the forefront.

For this reason, it is crucial for companies to keep their

medium- and long-term transformation goals alive. As

TİM and our exporters’ associations, we will continue to

stand by our exporters throughout this transformation

process and strengthen the sector with guiding projects

and support mechanisms.”

Sector publications play a critical role in bringing

transformation to the field

Is there a message you would like to share

specifically with our readers?

“The textile and ready-to-wear sector is being rapidly

redefined through technology, sustainability, and

technical expertise. This transformation process holds

the potential to move Türkiye’s production strength

toward a more qualified and more competitive

structure. I believe that publications like Tekstil &

Teknik, which guide the sector, play a very important

role in ensuring that this transformation is properly

understood and reflected in practice. I think this

contribution will become a lasting reference point

shaping the future of the sector.”

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



28

PANORAMA

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği

(TGSD) Başkanı Toygar Narbay

Toygar Narbay, Chairman of the

Turkish Clothing Manufacturers’

Association (TGSD).

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, 2025 yılının hazır

giyim sektörü açısından ciddi bir daralma ve rekabet gücü kaybıyla kapandığını

belirtiyor. Narbay’a göre doğru sanayi politikaları ve yapısal reformlarla sektör

yeniden toparlanabilir; 2026 ise bu dönüşüm için kritik bir başlangıç yılı olacak.

Toygar Narbay, Chairman of the Turkish Clothing Manufacturers’ Association

(TGSD), states that 2025 ended with a severe contraction and a significant loss

of competitiveness for the apparel industry. According to Narbay, with the

right industrial policies and structural reforms, the sector can recover, and

2026 may mark a critical starting point for this transformation.

TGSD Başkanı Toygar Narbay:

“2026, hazır giyim için

toparlanma yılı olabilir”

TGSD Chairman Toygar Narbay:

“2026 could be a year of recovery

for the apparel industry”

Konfeksiyon & Teknik Dergisi olarak 2026 yılına

“Başkanlar Konuşuyor” adı altında özel bir dosya

hazırlayarak girdik. Tekstil sektörünün değerli

başkanları, Türk tekstil sektörünün geçen yılını

ve 2026 yılına yönelik beklenti ve öngörülerini

As Konfeksiyon & Teknik Magazine, we entered

2026 with a special feature titled “Presidents

Speak”, bringing together leading figures of

the textile industry to share their evaluations of

the past year as well as their expectations and

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 29

forecasts for 2026. We invite our readers to enjoy

the insights and assessments of industry leaders

on the following pages.

Representing the apparel industry—one of

the key contributors to Türkiye’s economy and

exports—Toygar Narbay, Chairman of TGSD,

evaluated the year 2025 and shared his goals

and expectations for the coming period.

How would you evaluate 2025 for the apparel

industry? What were the most common

issues and expectations expressedaised by

your members?

“The Turkish apparel industry closed 2025

with a historic contraction and a serious loss

of competitiveness. We project that exports,

which stood at USD 21.2 billion in 2022, will

decline to USD 16.7 billion by the end of 2025.

Meanwhile, imports are expected to rise from

USD 2.6 billion to USD 5 billion. This indicates

a contraction of approximately USD 6.9 billion

in apparel production.

While the global market continues to grow,

Türkiye’s negative divergence is striking. The

employment picture is even more alarming.

Between December 2022 and September 2025,

total job losses in the textile and apparel sectors

reached 349,431. Of this figure, 42.4% occurred

bizlerle paylaştılar. Başkanların sektörle ilgili

yorum ve değerlendirmelerini sayfalarımızda

keyifle okumanızı dileriz…

Türkiye’nin ekonomisine ve ihracatına büyük

katkı sağlayan hazır giyim sektörü adına Türkiye

Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar

Narbay, 2025 yılını değerlendirdi ve gelecek

dönem hedeflerini paylaştı.

2025 yılı, hazır giyim sektörü açısından nasıl

bir yıl oldu? Üyelerinizden en sık gelen sorun

ve beklentiler nelerdi?

“Türk hazır giyim sektörü 2025 yılını tarihi bir

daralma ve ciddi bir rekabet gücü kaybıyla kapattı.

2022 yılında 21,2 milyar dolar olan ihracatın,

2025 yıl sonunda 16,7 milyar dolara gerilemesini;

buna karşılık 2,6 milyar dolar olan ithalatın ise

5 milyar dolara yükselmesini öngörüyoruz. Bu

tablo, hazır giyim üretiminde yaklaşık 6,9 milyar

dolarlık bir küçülmeye işaret ediyor. Dünya pazarı

büyürken Türkiye’nin negatif ayrışması son derece

dikkat çekici. İstihdam tarafında ise tablo daha

da çarpıcı. Aralık 2022–Eylül 2025 döneminde

tekstil sektörüyle birlikte toplam istihdam

kaybı 349 bin 431 kişiye ulaştı. Bu kaybın yüzde

42,4’ü, sektörün asıl katma değerini yaratan 250

ve üzeri çalışanı olan işletmelerde gerçekleşti.

2025 sonu itibarıyla bu kaybın 380 bin kişiye

ulaşacağını tahmin ediyoruz.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


30

PANORAMA

Bu tablo sanayicinin kendi tercihlerinin

sonucu değil. Yüksek enflasyonla mücadelede

uygulanan yüksek faiz–baskılanan kur politikası

sektörü bu noktaya getirdi. Sanayicinin bu

koşullardan maliyet yönetimi, markalaşma ya

da inovasyonla kısa vadede tek başına çıkması

mümkün değil. En temel beklentimiz, doğru

politikalarla sektörün önce toparlanması,

ardından rekabetçiliğini yeniden kazanarak

kaybettiği pazarları geri almasıdır.”

Sektörün küresel rekabet gücünü artırmak

için hangi yapısal reformlar gerekli?

“TGSD olarak 2025 yılı Şubat ayında sektörün

yeniden toparlanmasını sağlayacak 10 maddelik

çözüm önerimizi karar vericilerle ve kamuoyuyla

paylaştık. 2026 yılında istihdam başına verilen

3.500 TL’lik desteğin bölgesel olarak artırılması

ve üç yıl süreyle uygulanması büyük önem

taşıyor. Bunun yanı sıra net ihracatın, yani

ithalattan arındırılmış ihracatın yüzde 10’u kadar

döviz dönüşüm desteği sağlanması gerekiyor.

Eriyen işletme sermayelerinin, referans faizin

yarısı kadar değişken faiz oranıyla ve uzun vadeli

kredilerle tamamlanması; reeskont kredilerinde

faizin vade sonunda tahsil edilmesi de kritik

adımlar arasında. Eximbank kredi desteklerinin

2018’de olduğu gibi toplam ihracatın yüzde 16’sı

seviyesine çıkarılması, vadelerin uzatılması ve

Eximbank’ın talep ettiği teminat mektuplarının

yüzde 75’inin KGF tarafından karşılanması

gerektiğini düşünüyoruz.”

Maliyet yapısı, kur politikası ve finansmana

erişim sektörü nasıl etkiliyor?

“Resmî enflasyon verileri üzerinden yaptığımız

hesaplamalara göre 2022–2025 döneminde işçilik

maliyetleri yüzde 351, finansman maliyetleri

yüzde 241, enflasyon yüzde 216 artarken döviz

kurları sadece yüzde 144 arttı. Maliyet artışları ile

baskılanan kur arasındaki fark, sektör firmalarının

döviz bazlı maliyetlerini dolar cinsinden yüzde

26,1 artırdı. Sahadan gelen veriler ise bu artışın

yüzde 35’lere ulaştığını gösteriyor.

Bu durum Türk üreticilerini Asyalı rakiplerine

göre yüzde 61, Kuzey Afrikalı rakiplerine göre

in enterprises with 250 or more employees—

companies that generate the sector’s core value.

We estimate that total employment losses will

reach 380,000 by the end of 2025.

This situation is not the result of industrialists’

own choices. The high-interest-rate and

suppressed-exchange-rate policy implemented

to combat inflation has pushed the sector to

this point. It is not possible for manufacturers to

overcome these conditions on their own in the

short term through cost management, branding

or innovation alone. Our most fundamental

expectation is that, with the right policies,

the sector will first recover and then regain its

competitiveness and reclaim lost markets.”

What structural reforms are needed to

enhance the sector’s global competitiveness?

“As TGSD, we shared our 10-point solution

proposal aimed at revitalizing the sector with

decision-makers and the public in February 2025.

Increasing the employment support of TRY 3,500

per employee on a regional basis and extending

it for three years is of critical importance in 2026.

In addition, foreign currency conversion support

equivalent to 10% of net exports—that is,

exports net of imports—should be provided.

Replenishing eroded working capital through

long-term loans with variable interest rates

set at half the reference rate is another key

step. Collecting interest on rediscount loans at

maturity rather than upfront is also crucial.

We believe that Eximbank credit supports

should be increased to 16% of total exports, as

was the case in 2018, with longer maturities.

Furthermore, 75% of the letters of guarantee

requested by Eximbank should be covered by

the Credit Guarantee Fund (KGF).”

How do cost structure, exchange rate policy

and access to finance affect the sector?

“According to our calculations based on official

inflation data, between 2022 and 2025 labor

costs increased by 351%, financing costs by 241%,

and inflation by 216%, while exchange rates

rose by only 144%. The gap between rising costs

and the suppressed exchange rate increased

companies’ foreign currency–based costs in

dollar terms by 26.1%. Field data suggests this

increase has reached as high as 35%.

As a result, Turkish manufacturers have become

61% more expensive than their Asian competitors

and 46% more expensive than North African

rivals. Sector companies that have posted losses

for two consecutive years are rapidly consuming

their equity capital, leading to closures,

bankruptcies and concordat processes.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PROFESSIONAL

TEXTILE LABEL SYSTEMS

GSM: 0532 262 83 94


32

PANORAMA

ise yüzde 46 daha pahalı hâle getirdi. Son

iki yıl üst üste zarar eden sektör firmaları, öz

kaynaklarını hızla tüketiyor. Bu da kapanma, iflas

ve konkordato süreçlerini beraberinde getiriyor.

Öte yandan 2010–2022 döneminde dünya

hazır giyim ticaretinden ortalama yüzde 3,67

pay alan Türkiye’nin payı, 2025’te 35 yıl sonra

ilk kez yüzde 3’ün altına düşerek yüzde 2,96

oldu. Eğer geçmiş payımızı koruyabilseydik, 3,5

milyar dolar ek ihracat yapar, 1 milyar dolarlık

ithalatı önler ve toplamda 4,5 milyar dolarlık

üretim artışı sağlayabilirdik. Bu da 216 bin

kişinin istihdamını korumak anlamına gelirdi.

Sorunun kaynağı küresel ticaret değil, Türkiye’de

uygulanan ekonomi politikalarıdır.”

Türk hazır giyim sektörünü önümüzdeki

yıllarda nerede görüyorsunuz?

“Tüm zorluklara rağmen direncimizi ve

umudumuzu koruyoruz. Dünyanın ikinci büyük

hazır giyim tedarik zincirine sahip olan sektörümüz,

doğru teşvikler ve ekonomi politikalarıyla yeniden

rekabetçi hâle gelebilir. Bu şartlar sağlanırsa 2026’yı

16,5–17 milyar dolar bandında kapatabilir, 2027’den

itibaren büyüyen küresel pazarda kaybettiğimiz

payı geri kazanabiliriz.”

2026 yılı için üyelerinize ve sektör paydaşlarına

vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

“TGSD olarak “Hazır Giyim ve Tekstil Sanayi

Politikası” kapsamında üç aşamalı bir Strateji

Haritası oluşturduk. 2026–2028 dönemini

“Stabilizasyon”, 2026–2034 dönemini “Değişim

ve Dönüşüm”, 2026–2040 dönemini ise “Türkiye

Markasının Tesisi” olarak tanımladık.

Stabilizasyon dönemi, firmalarımızın finansal ve

yapısal bütünlüğünün korunmasını hedefliyor.

Değişim ve Dönüşüm döneminde ise nitelikli

üretim ve markalaşma ekseninde yeniden

konumlanmayı öngörüyoruz. Bu sürecin

merkezinde, sanayinin puanlama ve sertifikasyon

esasına göre destekleneceği “Nitelikli Üretici

Sertifikasyon Sistemi” yer alıyor.

Türkiye Markasının Tesisi aşamasında ise

hazır giyim, tekstil, moda, perakende,

gastronomi, turizm ve yaratıcı endüstrilerin

ortak bir vizyonla buluşturulması gerektiğine

inanıyoruz. Güçlü bir ülke markası olmadan,

nitelikli üretim ve markalaşma çabalarının

istenen sonucu vermesi zor.”

Okurlarımıza özel paylaşmak istediğiniz bir

mesaj var mı?

“Üretim gücümüzü nitelikli üretim ve markalaşma

ile dönüştürdüğümüz, “Türkiye Markası”

vizyonuyla taçlandırdığımız, ortak akılla zorlukları

aştığımız bir 2026 yılı diliyorum. Konfeksiyon &

Teknik okuyucularıyla sorunları değil, yeni başarı

hikâyelerini paylaştığımız verimli bir döneme

birlikte ilerlemeyi temenni ediyorum.”

On the other hand, Türkiye’s share of global

apparel trade—averaging 3.67% between 2010

and 2022—fell below 3% for the first time in

35 years, declining to 2.96% in 2025. Had we

maintained our historical share, we could have

generated an additional USD 3.5 billion in exports,

prevented USD 1 billion in imports and achieved

a total production increase of USD 4.5 billion. This

would have meant preserving employment for

216,000 people. The root of the problem is not

global trade dynamics, but domestic economic

policies implemented in Türkiye.”

Where do you see the Turkish apparel

industry in the coming years?

“Despite all challenges, we maintain our resilience

and optimism. As the world’s second-largest

apparel supply chain, our industry can regain

competitiveness with the right incentives and

economic policies. If these conditions are met,

we could close 2026 in the range of USD 16.5–17

billion and begin reclaiming our lost share in the

growing global market from 2027 onward.”

What is the most important message you

would like to convey to your members and

industry stakeholders for 2026?

“As TGSD, we have developed a three-phase

Strategic Roadmap within the framework of the

‘Apparel and Textile Industry Policy.’ We define

the 2026–2028 period as ‘Stabilization,’ 2026–2034

as ‘Change and Transformation,’ and 2026–2040

as ‘Establishment of the Türkiye Brand.’

The Stabilization phase aims to preserve

the financial and structural integrity of

our companies. During the Change and

Transformation phase, we foresee repositioning

the sector around qualified production and

branding. At the center of this process lies the

‘Qualified Manufacturer Certification System,’

under which industrial support will be based on

scoring and certification criteria.

In the phase of Establishing the Türkiye Brand,

we believe that apparel, textiles, fashion, retail,

gastronomy, tourism and creative industries

must be brought together under a shared vision.

Without a strong national brand, efforts toward

qualified production and branding are unlikely

to yield the desired results.”

Do you have a final message you would like

to share with our readers?

“I wish for a 2026 in which we transform

our production strength through qualified

manufacturing and branding, crown it with

the ‘Türkiye Brand’ vision, and overcome

challenges through collective wisdom. I

hope we move forward together into a

productive period in which we share new

success stories—rather than problems—with

Konfeksiyon & Teknik Magazine readers.”

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


"Wastes are not garbage but the future!"

Recycling saves lives

MEGA ETİKET

MÜLLER - İSVİÇRE (DOKUMA ETİKET) / FOCUS - İNGİLTERE (KUMAŞ BASKI, METAL BASKI) /WILLY - İTALYA (KESME KATLAMA, LAZER)

HORSTKIND - ALMANYA (KESME KATLAMA) / HEIDELBERG - ALMANYA (MATBAA, BASKI)


34

PANORAMA

Konfeksiyon Yan sanayicileri Derneği

(KYSD) Başkanı Murat Özpehlivan

Murat Özpehlivan,

Chairman of the Apparel Sub-Industry

Manufacturers Association (KYSD).

KYSD Başkanı Murat Özpehlivan, 2025 yılının tekstil ve konfeksiyon

sektörü açısından son derece zorlu geçtiğini vurgularken; yüksek

maliyetler, kur politikası ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların

rekabet gücünü ciddi biçimde zayıflattığını ifade ediyor. Özpehlivan’a

göre 2026, sanayici odaklı politikalar için kritik bir eşik yılı olacak.

KYSD Chairman Murat Özpehlivan emphasizes that 2025 was an

extremely challenging year for the textile and apparel sectors, stating

that high costs, exchange rate policies and difficulties in accessing finance

have seriously weakened competitiveness. According to Özpehlivan, 2026

will be a critical threshold year for industry-focused policies.

“Sanayici güçlenirse Türkiye güçlenir”

“If industry grows stronger,

Türkiye grows stronger”

Konfeksiyon & Teknik Dergisi olarak 2026 yılına

“Başkanlar Konuşuyor” adı altında özel bir dosya

hazırlayarak girdik. Tekstil sektörünün değerli

başkanları, Türk tekstil sektörünün geçen yılını

ve 2026 yılına yönelik beklenti ve öngörülerini

bizlerle paylaştılar. Başkanların sektörle ilgili

yorum ve değerlendirmelerini sayfalarımızda

keyifle okumanızı dileriz…

As Konfeksiyon &Teknik Magazine, we entered

2026 with a special feature titled “Presidents

Speak”, bringing together respected leaders of

the textile industry to share their evaluations

of the past year as well as their expectations

and forecasts for 2026. We invite our readers to

enjoy the insights and assessments of industry

presidents on the following pages.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 35

On behalf of the apparel industry—one of the

major contributors to Türkiye’s economy and

exports—Murat Özpehlivan, Chairman of the

Apparel Sub-Industry Manufacturers Association

(KYSD), evaluated the year 2025 and shared his

objectives for the upcoming period.

How would you evaluate 2025 for the textile

and apparel sectors? What were the most

common issues and expectations expressed

by your members?

“The year 2025 was extremely challenging for

our sector. Across Türkiye, textile and apparel

exports contracted by approximately 7–8%

during the first ten months of the year. While

domestic demand weakened, the slowdown in

global orders continued.

Our members—manufacturers of hangers, narrow

fabrics, buttons, labels, zippers, interlinings

and metal accessories—largely converged on

three main issues. First and foremost is the high

cost pressure, driven by cumulative increases

exceeding 90% over the past two years in

energy, labor and operating expenses. While

Türkiye’nin ekonomisine ve ihracatına büyük katkı

sağlayan hazır giyim sektörü adına Konfeksiyon

Yan sanayicileri Derneği (KYSD) Başkanı Murat

Özpehlivan, 2025 yılını değerlendirdi ve gelecek

dönem hedeflerini paylaştı.

2025 yılı, tekstil ve konfeksiyon sektörü

açısından nasıl bir yıl oldu? Üyelerinizden en

sık gelen sorun ve beklentiler nelerdi?

2025 yılı sektörümüz açısından son derece zorlu

geçti. Türkiye genelinde tekstil ve hazır giyim

ihracatı yılın ilk 10 ayında yaklaşık yüzde 7-8

oranında daraldı. İç piyasada talep zayıflarken,

küresel siparişlerdeki yavaşlama da devam

etti. Birliğimize üye olan askı, dar dokuma,

düğme, etiket, fermuar, tela ve metal aksesuar

üreticileri özellikle üç temel sorun üzerinde

birleşti. Bunların başında enerji, işçilik ve işletme

giderlerinde son iki yılda kümülatif olarak yüzde

90’ı aşan artışla oluşan yüksek maliyet baskısı

geliyor. Enflasyon yüksek seyrederken Türk

Lirası’nın reel olarak değerli kalması ihracatçıyı

ciddi biçimde zorladı. Faizlerdeki yükseliş ve

kredi kullanımındaki kısıtlar ise özellikle KOBİ

niteliğindeki üreticilerimizi sıkıştırdı. Bu koşullar

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


36

PANORAMA

nedeniyle 2025’te bazı hazır giyim üreticilerinin

Mısır gibi daha düşük işçilik maliyetine sahip

ülkelere yöneldiğini gördük. Bu durum, Türkiye

merkezli tedarik zinciri yapısını da riskli hâle

getirmeye başladı. Üyelerimizin en temel

beklentisi ise rekabet edilebilir bir maliyet ortamı

ve öngörülebilir bir ekonomi politikası oldu.

Sektörün küresel rekabet gücünü artırmak

için hangi yapısal reformlar gerekli?

İhracat teşvikleri ve finansman destekleri

konusunda neler yapılmalı?

Rekabet gücümüzü yeniden kazanmak için artık

kozmetik değil, yapısal reformlara ihtiyacımız var.

Öncelikle maliyet rekabetinin güçlendirilmesi

gerekiyor. Enerji ve işçilik maliyetlerinde belirli

sektörler için stratejik üretici tarifeleri oluşturulmalı,

SGK prim destekleri artırılmalı ve uzun vadeli,

öngörülebilir hâle getirilmeli. Lojistikte ihracatçıya

özel navlun teşvikleri de küresel pazarlarda rekabet

edebilmemiz için büyük önem taşıyor.

İhracat finansmanının hızlandırılması da kritik.

Eximbank’ın düşük faizli kredi limitleri artırılmalı

ve KOBİ’lere ayrılan pay genişletilmeli. KGF

kredileri 2025’te gündeme gelmesine rağmen

etkin biçimde uygulanmadı; 2026’da çok daha

hızlı ve geniş kapsamlı devreye alınmalı. Ayrıca

döviz kazandırıcı hizmetler için verilen primlerin

yeniden değerlendirilerek en az yüzde 10

seviyesine çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bunun yanında sektörümüzün orta-düşük

teknolojiden orta-yüksek teknolojiye geçmesi

şart. Alt segmentlerde makine yatırımlarına

yönelik teşvikler artırılmalı, dijital dönüşüm

ve otomasyon yatırımları için vergi kolaylıkları

sağlanmalı. Bu adımlar atılmadan kaybedilen

ivmeyi geri kazanmak oldukça zor.

Maliyet yapısı, kur politikası ve finansmana

erişim sektörü nasıl etkiliyor?

Bugün sektörümüzün en kritik sorunu rekabetçi

olmayan maliyet yapısıdır. Türkiye’nin tekstil ve

hazır giyim maliyet endeksi, bazı AB ülkelerinin

inflation remained high, the Turkish lira stayed

relatively strong in real terms, placing exporters

under severe strain. Rising interest rates and

restrictions on credit access further squeezed

our producers, particularly SMEs.

As a result of these conditions, we observed that

some apparel manufacturers shifted production

to countries such as Egypt, where labor costs

are lower. This trend has begun to pose risks

to Türkiye-based supply chain structures. Our

members’ primary expectation is the creation

of a competitive cost environment and a

predictable economic policy framework.”

What structural reforms are needed to

enhance the sector’s global competitiveness?

What should be done regarding export

incentives and financial support?

“To regain our competitiveness, we no longer

need cosmetic measures but comprehensive

structural reforms. First, cost competitiveness

must be strengthened. Strategic producer

tariffs should be introduced for certain

sectors in energy and labor costs, while

social security premium supports should be

increased, extended and made predictable

over the long term. Export-specific freight

and logistics incentives are also crucial for

competing in global markets.

Accelerating export financing is equally critical.

Eximbank’s low-interest credit limits should be

increased, and the share allocated to SMEs should

be expanded. Although Credit Guarantee Fund

(KGF) loans were discussed in 2025, they were

not implemented effectively; in 2026, they must

be rolled out much faster and on a broader scale.

In addition, we believe that incentives provided

for foreign currency–earning services should be

reassessed and increased to at least 10%.

Furthermore, our sector must transition

from medium-low technology to mediumhigh

technology production. Incentives for

machinery investments in lower segments

should be increased, and tax advantages should

be provided for digital transformation and

automation investments. Without these steps, it

will be very difficult to regain lost momentum.”

How do cost structure, exchange rate policy

and access to finance affect the sector?

“Today, the most critical issue facing our sector

is a non-competitive cost structure. Türkiye’s

textile and apparel cost index has risen above

that of some EU countries. Labor costs over

the past two years have virtually eliminated

profitability in real terms. Energy costs,

meanwhile, remain 23–35% higher than those

of competing countries.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


Her Detayda KALİTE,

Her Yüzeyde EYFA

Sanayi Mahallesi Kanarya Caddesi No:13/6 Göngören - İstanbul / Türkiye

Telefon & Faks: +90 212 637 43 88 Gsm: +90 536 387 71 90 | +90 533 637 62 89

web: www.eyfaboya.com | e-mail: info@eyfaboya.com - eyfa@eyfaboya.com


38

PANORAMA

bile üzerine çıkmış durumda. İşçilik maliyetleri

son iki yılda reel olarak kârlılığı neredeyse ortadan

kaldırdı. Enerji maliyetleri ise hâlâ rakip ülkelere

kıyasla yüzde 23-35 oranında daha yüksek.

Kur tarafında ise enflasyonun çok gerisinde

kalan bir artış söz konusu. Türk Lirası reel

olarak değerlenmiş durumda ve bu tablo

ihracatçıyı adeta cezalandırıyor. Yüksek faiz

ortamı nedeniyle finansmana erişimde yaşanan

zorluklar, işletmeler üzerinde ciddi bir yük

oluşturuyor. Birçok üyemiz faaliyet kârının

önemli bir bölümünü finansman giderlerine

ayırmak zorunda kalıyor. Bu da yatırımları

yavaşlatıyor ve risk iştahını düşürüyor.

Türkiye tekstil ve konfeksiyon sektörünü

önümüzdeki yıllarda nerede görüyorsunuz?

Açık konuşmak gerekirse sektörümüz zor bir

dönemden geçiyor ve acil önlemler alınmazsa

daha ciddi kayıplarla karşılaşabiliriz. Son

dönemde yatırımların ve siparişlerin Mısır,

Özbekistan, Bangladeş, Vietnam, Kamboçya

ve özellikle Kuzey Afrika ülkelerine kaydığını

görüyoruz. 2024-2025 döneminde ciddi bir

istihdam kaybı yaşandığı tahmin ediliyor.

Önümüzdeki üç yılda destek gelmezse bu kaybın

çok daha hızlı artma riski bulunuyor.

Türkiye hâlâ Avrupa’nın en güçlü

tedarikçilerinden biri. Lojistik avantajımız, ürün

çeşitliliğimiz ve kalite standardımız yüksek.

Ancak destekler artırılmaz, kur-enflasyonfaiz

dengesi yeniden kurulmaz ve verimlilik

artışı sağlanmazsa sektör rekabet avantajını

kaybetmeye devam eder. Buna rağmen

umudumuzu koruyoruz. Doğru politikalarla

Türkiye bu sektörde yeniden büyüyebilir;

potansiyel hâlâ çok güçlü.

Üyelerinize ve sektör paydaşlarına 2026 yılı

için vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

2026 yılı hepimiz için bir eşik yıl olacak. Üç yıldır

süren finansal baskı artık taşınması güç bir

noktaya geldi. Makroekonomik istikrar elbette

önemli; ancak bunu yaparken sanayiciyi göz ardı

eden bir yaklaşım sürdürülemez.

Mesajım çok net: Sanayici güçlenirse

Türkiye güçlenir.

2026’da finansmana erişimi kolaylaştıran, üretim

maliyetlerini hafifleten, ihracatçıya moral

veren, makine yatırımlarını teşvik eden, döviz

kurunda dengeli ve gerçekçi, güven oluşturan

bir ekonomi politikası şart. Sanayiciler artık

önceliklendirilmelidir. Aksi hâlde üretim ve

istihdam kaybını geri çevirmek çok zor olur.

KYSD olarak üyelerimizin sesi olmaya, çözüm

odaklı çalışmaya ve sektörümüz için güçlü

bir gelecek yaratma hedefiyle çalışmalarımızı

sürdürmeye devam edeceğiz.

On the exchange rate side, increases have

lagged far behind inflation. The Turkish lira has

appreciated in real terms, effectively penalizing

exporters. Difficulties in accessing finance under

a high-interest-rate environment place a heavy

burden on businesses. Many of our members are

forced to allocate a significant portion of their

operating profits to financing expenses. This

slows investment and reduces risk appetite.”

Where do you see the Turkish textile and

apparel sectors in the coming years?

“Frankly speaking, our sector is going through a

difficult period, and without urgent measures, we

may face even more severe losses. Recently, we

have observed investments and orders shifting

toward Egypt, Uzbekistan, Bangladesh, Vietnam,

Cambodia and especially North African countries.

Significant employment losses are estimated

to have occurred during the 2024–2025 period.

Without support, there is a serious risk that these

losses will accelerate over the next three years.

Türkiye remains one of Europe’s strongest

suppliers, with significant logistical advantages,

product diversity and high quality standards.

However, unless support mechanisms are

strengthened, the balance between exchange

rates, inflation and interest rates is restored, and

productivity gains are achieved, the sector will

continue to lose its competitive edge. Despite all

this, we remain hopeful. With the right policies,

Türkiye can grow again in this sector—the

potential is still very strong.”

What is the most important message you

would like to convey to your members and

industry stakeholders for 2026?

“The year 2026 will be a threshold year for all

of us. Financial pressure that has persisted for

three years has now reached a point that is

increasingly difficult to bear. Macroeconomic

stability is, of course, important; however,

an approach that ignores industrialists while

pursuing this goal is not sustainable.

My message is very clear: If industry grows

stronger, Türkiye grows stronger.

In 2026, we need an economic policy that

facilitates access to finance, eases production

costs, boosts exporters’ morale, encourages

machinery investments, adopts a balanced and

realistic exchange rate approach, and builds

confidence. Industrialists must now be prioritized.

Otherwise, reversing losses in production and

employment will be extremely difficult.

As KYSD, we will continue to be the voice of

our members, work with a solution-oriented

approach, and pursue our goal of building a

strong future for our sector.”

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



40

PANORAMA

Rekabet baskısı ve dönüşüm ihtiyacı

tekstilin gündeminde

Competitive pressure and

the need for transformation dominate

the textile agenda

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği

(UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı

Pınar Taşdelen Engin

Pınar Taşdelen Engin, Chairperson

of the Board of the Uludağ

Textile Exporters’ Association (UTIB)

UTİB YKB Pınar Taşdelen Engin, artan

maliyetler, kur politikaları ve yeşil

dönüşüm ekseninde sektörün 2026’ya

nasıl hazırlandığını değerlendiriyor.

Pınar Taşdelen Engin, Chairperson of UTIB,

assesses how the sector is preparing for

2026 amid rising costs, exchange rate

policies, and the green transformation.

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim

Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, küresel

talepteki durağanlık, maliyet baskıları ve

finansmana erişimde yaşanan zorlukların tekstil

ve konfeksiyon sektörü üzerindeki etkilerini

Pınar Taşdelen Engin, Chairperson of the

Board of the Uludağ Textile Exporters’

Association (UTIB), evaluates the impact of

stagnating global demand, cost pressures,

and difficulties in accessing finance on the

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 41

textile and apparel sector. Engin underlines

that in order to preserve its competitiveness,

the Turkish textile sector needs structural

reforms, investments in sustainability, and a

predictable economic environment.

2025 became a true resilience test for the sector

How did 2025 unfold for the textile and apparel

sector? What were the most common issues

and expectations voiced by your members?

“The past year seriously challenged our sector

due to economic fluctuations experienced both

globally and in Türkiye, high inflation, and cost

pressures created by exchange rate policies.

For the Turkish textile and apparel industry,

2025 almost became a year of ‘stress testing.’

Sluggish global demand and the economic

slowdown in Europe, our main market, put

pressure on our export figures.

One of the biggest challenges facing our

sector today is losing competitiveness in global

markets due to rising costs. The widening gap

between inflation and exchange rates erodes

exporters’ profitability and weakens our

price competitiveness. This situation makes it

particularly difficult for us to compete with Asian

and Egyptian producers in the European market.

The tendency of European brands to turn to

alternative suppliers stands out as one of the

most critical risks for the period ahead.

Despite these challenges, thanks to the great

efforts of our exporters, UTİB reached exports

of USD 1 billion 272 million 280 thousand last

year, and USD 1 billion 117 million 183 thousand

in the first 11 months of 2025. This picture

clearly shows that, despite all difficulties, the

Turkish textile industry continues to preserve its

production strength and resilience.

• Most frequent complaints from our members:

Inability to maintain competitive pricing due to

rising energy and labor costs, unfair competition

from the Far East, and shrinking profit margins.

• Expectations: Members most strongly

demanded a reduction in high financing costs

and increased support for green transformation

in order to maintain the quality of Turkish textiles.

Another major uncertainty is the European

Union’s yet-unclear roadmap regarding the

establishment of a new production hub in the

MENA region. Should such a step be taken, the

risk of Türkiye’s strategic role in the European

textile supply chain weakening remains

significant. Therefore, today it is not enough to

merely defend our current position; we must

urgently implement long-term policies that will

strengthen our trade ties with Europe.”

değerlendiriyor. Engin, Türk tekstil sektörünün

rekabet gücünü koruyabilmesi için yapısal

reformlara, sürdürülebilirlik yatırımlarına ve

öngörülebilir bir ekonomik ortama ihtiyaç

duyulduğunu vurguluyor.

2025, sektör için adeta bir dayanıklılık

sınavı oldu

2025 yılı, tekstil ve konfeksiyon sektörü

açısından nasıl geçti? Üyelerinizden en sık

gelen sorunlar ve beklentiler nelerdi?

“Geride bıraktığımız yıl hem dünyada hem

Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar,

yüksek enflasyon ve kur politikalarının yarattığı

maliyet baskısı sektörümüzü ciddi şekilde

zorladı. 2025 yılı, Türk tekstil ve konfeksiyon

sektörü adeta için bir “direnç testi” yılı oldu.

Küresel talebin durağan seyretmesi ve

ana pazarımız olan Avrupa’daki ekonomik

yavaşlama ihracat rakamlarımızı baskıladı.

Bugün sektörümüzün en büyük meydan

okumalarından biri, yükselen maliyetler

nedeniyle küresel rekabette dezavantajlı hale

gelmemizdir. Enflasyon–kur makasının giderek

açılması, ihracatçılarımızın kârlılığını eritirken

fiyat rekabetçiliğimizi zayıflattı. Bu durum,

özellikle Avrupa pazarında Asyalı ve Mısırlı

üreticilere karşı elimizi zorlaştırıyor. Avrupalı

markaların alternatif tedarikçilere yönelme

eğilimi ise önümüzdeki döneme ilişkin en kritik

risklerden biri olarak karşımızda duruyor.

Buna rağmen ihracatçılarımızın gösterdiği büyük

çaba sayesinde UTİB olarak geçen yıl 1 milyar

272 milyon 280 bin dolar, 2025’in 11 ayında ise

1 milyar 117 milyon 183 bin dolarlık ihracata

ulaştık. Bu tablo, tüm zorluklara rağmen Türk

tekstil sanayisinin üretim gücünü ve direncini

koruduğunu açıkça ortaya koyuyor.

• Üyelerimizden gelen en sık şikayetler: Artan

enerji ve işçilik maliyetleri karşısında fiyat

tutturamama, Uzak Doğu’nun haksız rekabeti

ve daralan kâr marjları oldu.

• Beklentiler: Üyelerimiz en çok yüksek

finansman maliyetlerinin düşürülmesini ve Türk

tekstilinin kalitesini koruyabilmesi için yeşil

dönüşüm desteklerinin artırılmasını talep etti.

Bir başka önemli belirsizlik ise AB’nin MENA

bölgesinde yeni bir üretim üssü kurma konusunda

nasıl bir yol izleyeceğinin henüz netleşmemiş

olması. Böyle bir adımın atılması halinde Türkiye’nin

Avrupa tekstil tedarik zincirindeki stratejik

rolünün zayıflama ihtimali ciddiyetini koruyor. Bu

nedenle bugün, yalnızca mevcut konumumuzu

savunmak değil, Avrupa ile olan ticari bağlarımızı

güçlendirecek uzun vadeli politikaları gecikmeden

hayata geçirmek zorundayız.”

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


42

PANORAMA

Küresel ligde kalmak için üretim yetmiyor

Sektörün küresel rekabet gücünü artırmak

için hangi yapısal reformlar gerekli? İhracat

teşvikleri, Eximbank kredileri ve KGF destekleri

konusunda nasıl düzenlemeler yapılmalı?

“Sektörümüzün küresel ligde üst sıralarda

kalması için artık sadece “üretim merkezi” değil,

“tasarım ve teknoloji merkezi” olmamız şart.

• Yapısal Reformlar: Ham madde güvenliğinin

sağlanması, yerli üretimin korunması ve dijital

gümrük uygulamalarının hızlandırılması gerekiyor.

• Finansal Destekler: Eximbank kredileri sadece

miktar olarak değil, vade ve teminatlandırma

açısından da esnetilmeli. KGF destekleri,

özellikle KOBİ ölçeğindeki ihracatçılarımızın

teknolojik dönüşümü için “can suyu” olacak

şekilde, katma değerli üretim şartına bağlı

olarak genişletilmelidir.”

Kur–faiz–finansman dengesi sektörün en

kırılgan noktası

Maliyet yapısı, kur politikası ve finansmana

erişim sektörü nasıl etkiliyor?

“Şu an sektörümüzün en hassas karnı bu üçlü

dengedir.

• Kur Politikası: Enflasyonla paralel hareket

etmeyen döviz kuru, ihracatçının rekabetçiliğini

zayıflatıyor. Bizim için öngörülebilirlik, kurun

seviyesinden daha kritiktir.

• Finansmana Erişim: Faizlerin yüksekliği

yatırımları durma noktasına getirdi. Finansmana

erişimdeki zorluklar, özellikle sürdürülebilirlik

yatırımlarımızı (GES, geri dönüşüm vb.)

ertelememize neden oluyor ki bu da uzun

vadede AB pazarındaki payımızı riske atıyor.”

Hedef: Dünyanın en güvenilir ve en yeşil

tedarikçisi olmak

Türkiye tekstil ve konfeksiyon sektörünü

önümüzdeki yıllarda nerede görüyorsunuz?

“Türkiye, tekstil ve konfeksiyonda dünyanın

“en güvenilir ve en yeşil” tedarikçisi olma

yolunda ilerliyor. Önümüzdeki yıllarda bizi;

standart penye üreten bir ülkeden ziyade,

akıllı tekstiller, teknik tekstiller ve geri

dönüştürülmüş materyallerle moda dünyasına

yön veren bir lider olarak görüyorum. “Made in

Türkiye” etiketi, sürdürülebilirliğin ve kalitenin

en güçlü simgesi olacak.”

2026 mesajı: Üretmek yetmez, fark

yaratmak gerekir

Üyelerinize ve sektör paydaşlarına 2026 yılı

için iletmek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

“2026 yılına yönelik en önemli beklentimiz,

üreticilerimizin rekabetçiliğini güçlendirecek

politikaların hızla devreye alınmasıdır.

Kur politikasının enflasyonla uyumlu hale

getirilmesi, enerji ve işçilik maliyetlerinin

üreticiyi destekleyecek şekilde düzenlenmesi

ve KOBİ’lerimizin uygun finansman

Staying in the global league requires more

than production

Which structural reforms are needed

to strengthen the sector’s global

competitiveness? What kind of arrangements

should be made regarding export incentives,

Eximbank loans, and KGF supports?

“In order for our sector to remain in the upper

ranks of the global league, it is no longer

sufficient to be merely a ‘production hub’; we

must become a ‘design and technology hub.’

• Structural reforms: Ensuring raw material security,

protecting domestic production, and accelerating

digital customs applications are essential.

• Financial supports: Eximbank loans should be

made more flexible not only in terms of volume

but also maturity and collateral requirements.

KGF supports should be expanded—particularly

for SME-scale exporters—as a real ‘lifeline’ for

technological transformation, tied to valueadded

production.”

The exchange rate–interest–finance balance

is the sector’s most fragile point

How do cost structures, exchange rate policies,

and access to finance affect the sector?

“At present, this three-way balance represents

the most sensitive pressure point for our sector.

• Exchange rate policy: Exchange rates that

do not move in parallel with inflation weaken

exporters’ competitiveness. For us, predictability

is even more critical than the absolute level of

the exchange rate.

• Access to finance: High interest rates have

brought investments to a near standstill.

Difficulties in accessing finance cause us to

postpone sustainability investments (such as

solar energy systems and recycling), which in the

long term puts our share in the EU market at risk.”

The goal: becoming the world’s most reliable

and green supplier

Where do you see Türkiye’s textile and

apparel sector in the coming years?

“Türkiye is moving toward becoming the world’s

‘most reliable and green’ supplier in textiles

and apparel. In the coming years, I see us not as

a country producing standard combed cotton

fabrics, but as a leader shaping the fashion

world with smart textiles, technical textiles,

and recycled materials. The ‘Made in Türkiye’

label will become the strongest symbol of

sustainability and quality.”

The message for 2026: Producing is not

enough—making a difference is essential

What is the most important message you

would like to convey to your members and

sector stakeholders for 2026?

“Our primary expectation for 2026 is the rapid

implementation of policies that will strengthen

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


Otomatik Tanımlama ve Veri Toplama (OT-VT) alanlarında,

A’dan Z’ye işinizi kolaylaştırmak, veriminizi artırmak

ve müşteri memnuniyetinizi yükseltmek için sizinleyiz.


44

PANORAMA

kaynaklarına erişiminin kolaylaştırılması

sektörümüz için hayati önemdedir.

Küresel rekabetin hızla arttığı günümüzde,

tekstil firmalarımız, sürdürülebilirliği, dijital

dönüşümü, Ar-Ge ve inovasyonu merkeze

alarak farklılaşma ve öne çıkma stratejileri

geliştiriyor. Bursa, köklü tekstil geleneği ve

güçlü altyapısıyla bu dönüşümde önemli bir rol

üstlenmiş durumda. Tekstil firmalarımız, Avrupa

Yeşil Mutabakatına uyum sağlamak ve çevresel

etkilerini minimize etmek adına sürdürülebilir

üretim süreçlerine yatırım yapmaya devam

ediyor. Dijital baskı sistemleri gibi geleneksel

tekniklere göre daha az su ve elektrik tüketen

teknolojiler kullanılıyor. Atık su geri dönüşüm

sistemleri ve enerji verimliliği sağlayan

makineler yaygınlık kazanıyor. Sürdürülebilir

kumaşlar ve eko-tasarımlar geliştirilmekte.

Karbon ayak izi ölçümü, raporlaması ve

azaltımına yönelik yol haritaları oluşturuluyor.

Temiz üretim yöntemleri ve sürdürülebilirlikte

dijital uygulamalar konularında da çalışmalar

devam ediyor. Üretimden tasarıma kadar tüm

süreçlerde dijitalleşmenin, sektörümüzdeki

tekstil firmalarının rekabet gücünü artıracak

temel unsurlardan biri olduğunu biliyoruz,

bu konuda da uzun zamandır projeleri ve

girişimleri destekliyoruz. Üretim süreçlerinde

robotik otomasyonlar ve veri analizi sistemleri

kullanılarak verimlilik ve kalite artırılabiliyor. Bazı

firmalarda anlık izlenebilirlik sağlayan dijital

sistemlerle üretim planlaması optimizasyonu

sağlanıyor. Kumaş ve iplik kalite kontrolünde

yapay zeka destekli hata tespiti, tahmini

analizler ile talep öngörüsü ve stok yönetimi

gibi alanlarda yapay zeka kullanımının

yaygınlaşmasını öngörüyoruz.

Tüm dünyanın merkezine aldığı döngüsel

ekonomi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik

konularında yürüttüğümüz çalışmalar hız

kesmeden devam ediyor. Bu alanlardaki yatırımlar,

Türk tekstilinin katma değerini artıracak ve

sektörümüzü geleceğe hazırlayacaktır.

Aynı zamanda tüm dünyanın merkezine aldığı

döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik

konularında yürüttüğümüz çalışmalar hız

kesmeden devam ediyor. Bu alanlardaki yatırımlar,

Türk tekstilinin katma değerini artıracak ve

sektörümüzü geleceğe hazırlayacaktır.

2026 yılına girerken üyelerimize mesajım

şudur: Yalnızca üretmek yetmez, fark yaratmak

zorundayız. Yeni dönemde verimlilik odaklı üretim,

dijitalleşme ve döngüsel ekonomi modelini iş

süreçlerimize tam entegre etmeliyiz. Birlikte

hareket ederek, küresel tedarik zincirindeki

değişimleri fırsata çevirebiliriz. Karamsarlığa yer

yok; tekstil bu toprakların DNA’sında var.”

the competitiveness of our producers.

Aligning exchange rate policies with inflation,

regulating energy and labor costs in a way that

supports producers, and facilitating access to

affordable financing for our SMEs are all of vital

importance for our sector.

In today’s environment of intensifying global

competition, textile companies are developing

strategies to differentiate and stand out by placing

sustainability, digital transformation, R&D, and

innovation at the core. Bursa, with its deeprooted

textile tradition and strong infrastructure,

plays an important role in this transformation.

Our textile companies continue to invest in

sustainable production processes to comply

with the European Green Deal and minimize

environmental impacts. Technologies such as

digital printing systems, which consume less water

and electricity compared to traditional methods,

are being adopted. Wastewater recycling systems

and energy-efficient machinery are becoming

more widespread. Sustainable fabrics and ecodesigns

are being developed. Roadmaps for

carbon footprint measurement, reporting, and

reduction are being created. Efforts continue in

the areas of clean production methods and digital

applications for sustainability.

We know that digitalization across all

processes—from production to design—is

one of the key elements that will enhance the

competitiveness of textile companies, and

we have long been supporting projects and

initiatives in this field. Robotic automation

and data analytics systems are being used in

production processes to improve efficiency

and quality. In some companies, digital systems

providing real-time traceability enable optimized

production planning. We foresee the growing

use of artificial intelligence in areas such as AIsupported

defect detection in fabric and yarn

quality control, predictive analytics, demand

forecasting, and inventory management.

Our work in circular economy, digitalization,

and sustainability—issues that are now at the

center of the global agenda—continues without

slowing down. Investments in these areas will

increase the value added of Turkish textiles and

prepare our sector for the future.

As we enter 2026, my message to our members

is this: Producing alone is not enough—we must

make a difference. In the new era, we must fully

integrate productivity-oriented production,

digitalization, and the circular economy model

into our business processes. By acting together,

we can turn changes in the global supply

chain into opportunities. There is no room for

pessimism; textiles are in the DNA of these lands.”

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



46

PANORAMA

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, Türkiye genelindeki bayi ağını

büyütme kararı aldı. Temsil ettiği Xerox, Keundo, JWEI, Duplo, Flora, EFI

ve Epson gibi global markalarla sektörde güçlü bir konumda bulunan

firma, 2026 yılına kadar mevcut bayilerine yenilerini eklemeyi hedefliyor.

Lidya Grup, a leading company in the digital printing industry, has

announced plans to expand its dealer network across Turkey. Representing

global brands such as Xerox, Keundo, JWEI, Duplo, Flora, EFI, and Epson,

the company aims to add new dealers to its existing network by 2026.

Lidya Grup, bayi ağını genişletiyor

Lidya Grup expands its dealer network

Dijital baskı sektörü, hem Türkiye’de hem dünyada

büyümesini sürdüren güçlü endüstriler arasında yer

alıyor. Reklam, görsel iletişim, tanıtım, etiket, promosyon

ve ambalaj gibi alanlarda dijitalleşmenin artması, hızlı

üretim, düşük adetlerde baskı ve kişiselleştirme ihtiyaçları

sektörde talebi artırıyor. Müşteriler, yüksek kaliteli, hızlı

ve ekonomik baskı çözümleri talep ediyor; bu durum

sektörün büyüme trendini sürdüreceğinin göstergesi.

Bayi ağını güçlendirme hedefi

Lidya Grup Bayi Satış Yöneticisi Zekiye Yılmaz, bayi

yapılanmalarına ilişkin şu açıklamada bulundu: “Lidya

Grup olarak, İstanbul’daki merkez ofisimiz ve deneyim

merkezimizin yanı sıra İzmir, Ankara, Konya, Kocaeli

bölge müdürlüklerimiz ile Samsun, Trabzon, Kayseri,

Adana, Bursa gibi bölgelerde aktif satış ve servis

hizmeti sunuyoruz. Bu yıl ve önümüzdeki yıllarda

potansiyeli yüksek bölgelerde ve özellikle reklam

ve baskı sektörünün yoğun olduğu şehirlerde bayi

yapılanmamızı güçlendirmeyi planlıyoruz. 2026 yılında

The digital printing sector continues

to grow both in Turkey and worldwide.

Increasing digitalization in advertising,

visual communication, promotion,

labeling, and packaging, along with the

demand for fast production, low-volume

printing, and customization, is driving

the industry’s expansion. Customers are

seeking high-quality, fast, and costeffective

printing solutions, indicating a

sustained growth trend for the sector.

Strengthening the dealer network

Zekiye Yılmaz, Dealer Sales Manager

at Lidya Grup, commented on the

company’s dealer strategy: “At Lidya

Grup, we provide active sales and service

support through our headquarters and

experience center in Istanbul, regional

offices in İzmir, Ankara, Konya, and

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


PANORAMA 47

Kocaeli, and dealers in Samsun, Trabzon,

Kayseri, Adana, and Bursa. This year

and in the coming years, we plan to

strengthen our dealer network in highpotential

regions, especially in cities with

strong printing and advertising sectors.

By 2026, we aim to add new dealers

to our ecosystem to further enhance

customer satisfaction. Increasing the

number of dealers and establishing main

dealer structures at strategic locations

are among our key objectives.”

Comprehensive partnership model

Yılmaz also emphasized that customers

consider more than just machine prices

when making investment decisions; factors

such as the provider’s market position,

skilled workforce, after-sales service, and

sustainability are critical. She noted that

Lidya Grup offers its dealers not only

the authority to sell products but also a

comprehensive business partnership model.

Key advantages for dealers:

1. Strong brand portfolio: Access to

global brands including Xerox, Keundo,

JWEI, Duplo, Flora, EFI, and Epson.

2. Continuous training: Regular sales

and technical training and certification

support for dealer teams.

3. Installation and service support:

Robust technical service organization

and spare parts network.

4. Marketing and trade show support:

Assistance to increase regional sales and

brand awareness.

5. Commercial advantages: Special

pricing, financial solutions, promotional

campaigns, and sales support.

Dealers can offer both products and

services

Lidya Grup dealers have the right to sell

all products in the company’s official

portfolio and, upon completing required

training, provide authorized technical

service. Dealers receive technical service

training, sales training, machine installation

training, spare parts management support,

and service equipment and testing device

support. These resources enable dealers

to maintain a strong sales and service

presence in their regions.

Brands available through lidya grup

dealers:

• Xerox: Digital offset, color and blackand-white

production printing systems

• Keundo: UV and large-format digital

printing machines

• Flora: Industrial printing solutions for

book printing, educational materials, and

high-volume text-based printing

• JWEI: Digital cutting and finishing machines

• Duplo: Post-press equipment including

folding, cutting, binding, and finishing

• EFI: Industrial printing solutions, RIP

software, and UV systems

• Epson: Professional graphics,

photography, production, and wideformat

printing solutions

da ekosistemimize yeni bayiler ekleyerek müşteri

memnuniyetimizi artırmayı sürdüreceğiz. Stratejik

hedeflerimiz arasında bayi sayısını artırmak ve belirli

noktalarda ana bayiler yapıları oluşturmak bulunuyor.”

Kapsamlı iş ortaklığı modeli

Zekiye Yılmaz, müşterilerin yatırım kararında yalnızca

makine fiyatına bakmadığını, hizmet sağlayıcının

gücü, yetkin insan kaynağı, satış sonrası destek ve

sürdürülebilirliğinin de önemli kriterler olduğunu vurguladı.

Lidya Grup olarak bayilere sadece ürün satışı yetkisi değil,

kapsamlı bir iş ortaklığı modeli sunduklarını belirtti.

Bayilere sağlanan başlıca avantajlar:

1. Güçlü marka portföyü: Xerox, Keundo, JWEI, Duplo,

Flora, EFI, Epson gibi global markalara erişim.

2. Sürekli eğitim: Satış ve teknik ekipler için düzenli

eğitim ve sertifikasyon desteği.

3. Kurulum ve servis desteği: Güçlü teknik servis

organizasyonu ve yedek parça ağı.

4. Pazarlama ve fuar desteği: Bölgesel satış ve marka

bilinirliğini artıracak destekler.

5. Ticari avantajlar: Özel fiyatlandırmalar, finansal

çözümler, kampanyalar ve satış desteği.

Bayiler ürün ve servis sunabiliyor

Lidya Grup bayileri, şirketin resmi ürün portföyündeki

tüm markaları satabiliyor ve gerekli eğitimleri

tamamladıktan sonra yetkili teknik servis hizmeti

verebiliyor. Bayilere sağlanan teknik servis eğitimleri,

satış eğitimleri, makine kurulum eğitimleri, yedek parça

yönetimi desteği ile servis ekipmanı ve test cihazları

desteği sayesinde, bayiler bölgelerinde güçlü bir satış ve

servis yapısı ile faaliyet gösteriyor.

Lidya Grup bayilerinin satışını yapabileceği markalar:

• Xerox: Dijital ofset, renkli ve siyah-beyaz üretim tipi

baskı sistemleri

• Keundo: UV ve geniş format dijital baskı makineleri

• Flora: Kitap baskısı, eğitim materyali üretimi ve yüksek

hacimli metin bazlı baskı çözümleri

• JWEI: Dijital kesim ve sonlandırma makineleri

• Duplo: Sonlandırma, katlama, kesim, ciltleme ve baskı

sonrası ekipmanları

• EFI: Endüstriyel baskı çözümleri, RIP yazılımları ve UV

sistemleri

• Epson: Profesyonel grafik, fotoğraf, üretim ve geniş

format baskı çözümleri

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


48

PANORAMA

Antalya’da düzenlenen TDK Leather & Fur Fashion Show, 18 ülkeden yaklaşık 800

yabancı alıcıyı ağırladı. Türk deri konfeksiyon sektörü, yüksek kalite ve yenilikçi

üretimiyle dünya pazarında liderliğini sürdürdüğünü bir kez daha kanıtladı.

Held in Antalya, the TDK Leather & Fur Fashion Show attracted around 800 foreign

buyers from 18 countries, reinforcing Turkey’s position as a leader in high-quality

leather and apparel production.

TDK Leather & Fur Fashion show,

Türk derisinin global gücünü gösterdi

TDK Leather & Fur fashion show highlights

the global power of turkish leather

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD)

tarafından 8–11 Aralık tarihlerinde Antalya Belek’te

düzenlenen fuar, dünya genelinde deri sektörünün

önemli buluşmalarından biri olarak öne çıktı. Fuarın

açılışında konuşan TDKD Yönetim Kurulu Başkanı

Cengiz Sarıgül, “Kalite, model ve üretim kabiliyeti

açısından Türkiye’nin üzerinde üretim yapan bir ülke

yok. Dünyada kaliteli deri ürün satmak isteyen markalar

için Türk malı olmazsa olmaz. Dünyada her 100 deri

ceket kullanandan beşi Türk deri ceketi giyiyor,” dedi.

Fuar, 18 ülkeden 800 alıcıyı ağırladı

Fuar, 18 ülkeden yaklaşık 800 yabancı alıcı ve

Türkiye’den katılımcılarla birlikte binin üzerinde sektör

profesyonelini bir araya getirdi. Sarıgül, etkinliğin sektör

için kritik önemini vurgulayarak, “Avrupa Birliği’nden

Orta Asya’ya, doğu blokundan Amerika’ya kadar

geniş bir coğrafyadan katılımcıları ağırlıyoruz. Bu fuar,

Türkiye’nin deriye yön veren ülke konumunu açık

şekilde ortaya koyuyor,” ifadelerini kullandı.

The TDK Leather & Fur Fashion Show,

organized by the Turkish Leather Apparel

Association (TDKD) from December

8–11 in Antalya Belek, has become one

of the most important gatherings in the

global leather industry. Speaking at the

opening, TDKD Chairman Cengiz Sarıgül

emphasized Turkey’s unmatched quality

and production capabilities: “No other

country can match Turkey in quality,

design, and production capacity. Turkishmade

leather is indispensable for brands

selling high-quality leather products.

Today, 5 out of every 100 leather jackets

sold worldwide are Turkish-made.”

18 Countries, 800 buyers, over 1,000

industry professionals

The fair welcomed around 800 foreign

buyers from 18 countries, along with more

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


“İşi profesyonellerine bırakın”

WEB OFSET DÜZ OFSET CİLT AMBALAJ

‘nin matbaası

“İhlas Matbaacılık güvencesiyle”

Termal Kalıp

Yüksek tirajlı baskılara uygun, geniş

gelişim töleransına sahip, net ve kaliteli

baskı sağlayan özel bir kalıptır.

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

80.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Detaylar İçin:

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 31 95 • www.afarkplates.com

Konvansiyonel Kalıp (Ctcp-LX)

UV-CTP kalıp kullanan üst düzey müşteriler

için geliştirilmiştir. Yüksek hassasiyete sahip,

yüksek tirajlı baskılara uygun,

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

50.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Merkez Mahalasi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00 www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


50

PANORAMA

Her firma 100 ürünle katılıyor, 5.600 yeni model

sergileniyor

Fuar, Türk deri sektörünü dinamik tutan en önemli

platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Sarıgül, “Fuarımıza

katılan her firma en az 100 yeni model sunuyor. Toplamda

56 firma ve 5.600 model var, bunun yaklaşık yüzde 80’i

tamamen farklı. Dünyanın hiçbir yerinde bu çeşitlilik

yok. Yeni materyaller, efektler, renkler ve deriyi farklı

malzemelerle birleştiren yenilikler bu fuarın imzası,” dedi.

Katma değerli ürünler ve markalaşma öne çıkıyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Deri ve Deri Mamulleri

Sektör Kurulu Başkanı Güven Karaca, dünyada marka

çıkarmanın Asya’ya kaydığına dikkat çekerek, “Katma

değerli ürün satmak için markalaşma şart. Türkiye, Asya’ya

karşı köprü pozisyonunda ve avantajlı bir yerde. Bundan

sonra markalı satışlarla dünya pazarında daha güçlü

olacağız,” dedi. Karaca ayrıca Amerika’nın sektör için

birinci pazar haline geldiğini ve ABD’ye yapılan ihracatın

2025’in ilk 11 ayında yüzde 41 arttığını vurguladı.

2026 beklentileri ve sektörün gücü

Sarıgül, Rusya-Ukrayna savaşının etkilediği pazarların

büyük ölçüde Avrupa ve Amerika ile telafi edildiğini

belirterek, savaş sona erdiğinde sektörün ciddi ivme

kazanacağını söyledi. Yan giderlerdeki artışın sektör için

zorluk oluşturduğunu ifade eden Sarıgül, çözümün yenilik

ve esnek üretim kabiliyetinde olduğunu vurguladı. Karaca

ise 2026 hedeflerini tüm dünyaya açılmak olarak özetledi:

“Artık hedef pazar değil, hedef dünya demek lazım. İlk

hedefimiz e-ticaretle tüm dünyaya ulaşmak. Avrupa ikinci

büyük pazarımız olacak ve Rusya-Ukrayna pazarının

yeniden açılmasıyla ciddi ihracat artışı bekliyoruz.”

Türk derisi, dünyada fark oluşturuyor

Sarıgül ve Karaca, fuarın Türk deri sektörünün liderliğini

pekiştirdiğini ve sektörün global ölçekte söz sahibi

olduğunu vurguladı. Sarıgül, “Dünyada her yerde Türk

deri ceketlerini görebilirsiniz. Yenilikçi gücümüz, hızlı

teslimatımız ve kaliteli üretimimizle dünya bizi takip

ediyor. Bu fuar, Türkiye’nin küresel deri modasındaki

liderliğini perçinleyen bir etkinlik,” dedi.

than 1,000 local professionals. Sarıgül

highlighted the event’s critical importance:

“We host participants from the EU, Central

Asia, the Eastern Bloc, and America.

This show clearly demonstrates Turkey’s

leadership in the global leather industry.

There is no other event that matches its

efficiency in leather apparel trade.”

100 products per company, 5,600 new

models on display

The show is a key platform keeping the

Turkish leather sector dynamic. Sarıgül

explained: “Each company presents at

least 100 new models, totaling 56 firms

and 5,600 models, about 80% of which are

entirely unique. No other event in the world

offers this variety. New materials, effects,

colors, and innovative combinations with

leather are the hallmark of this fair.”

Branding and value-added products

take center stage

Güven Karaca, Chairman of the Istanbul

Leather and Leather Products Exporters’

Association (İDMİB) and Head of the

Leather Sector Council at the Turkish

Exporters Assembly (TİM), noted the

shift of global brand creation to Asia:

“Branding is essential to sell value-added

products. Turkey is in a strategic bridge

position and very well-placed. With

branded sales, we will strengthen our

position in the global market.” Karaca

also pointed out that the United States

has become the sector’s largest market,

with exports to the U.S. increasing by

41% in the first 11 months of 2025.

2026 expectations and sector strength

Sarıgül emphasized that the European and

American markets have largely offset the

impact of the Russia-Ukraine conflict, and

the sector will gain further momentum

if the conflict ends. He also noted

rising operational costs as a challenge,

highlighting innovation and flexible

production as the solution. Karaca outlined

Turkey’s 2026 strategy: “Our target is not just

certain countries anymore; it is the world.

E-commerce is our first priority, reaching

buyers worldwide with a single click. Europe

will be our second-largest market, and once

the Russia-Ukraine market reopens, we

expect a significant increase in exports.”

Turkish leather makes a global impact

Both Sarıgül and Karaca underscored

the fair’s role in consolidating Turkey’s

leadership in leather production. Sarıgül

concluded: “Turkish leather jackets can be

found worldwide. With our innovation,

fast delivery, and quality production, the

world follows us. This fair solidifies Turkey’s

global leadership in leather fashion.”

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


DETAYLI BİLGİ VE

RANDEVU İÇİN

0212 314 14 14

www.turkiyehastanesi.com


52

PANORAMA

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının önde gelen fuarı SIGN

İstanbul, 2026 yılında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

23 – 26 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek etkinlik, sektörün ticaret

hacmini daha da büyütmeyi hedefliyor.

The leading trade fair for industrial advertising and digital printing will

take place at Istanbul Expo Center in 2026, aiming to further expand the

sector’s business volume from September 23 to 26.

Sektörün dev buluşması

SIGN İstanbul, yeni adresinde

Sign İstanbul, the major industry

gathering, moves to a new venue

Endüstriyel reklam ve dijital baskı sektörünün

en kapsamlı buluşmalarından biri olan SIGN

İstanbul, 2026 yılında yeni adresi İstanbul

Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuar,

23 – 26 Eylül 2026 tarihlerinde Çarşamba’dan

Cumartesi’ye kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

One of the most comprehensive gatherings in

the industrial advertising and digital printing

sector, SIGN Istanbul, will be held at its new

venue, Istanbul Expo Center, in 2026. The

fair will welcome visitors from Wednesday to

Saturday, September 23–26, 2026.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



54

PANORAMA

SIGN İstanbul Fuar Direktörü Seda Bozkurt,

yaşanan dönüşümle ilgili şunları ifade etti: “SIGN

İstanbul’u daha geniş bir alanda açarak, daha

fazla ve çeşitli ürün grubuna yer verebileceğiz.

Türkiye’nin en kapsamlı endüstriyel reklam

ve dijital baskı fuarı olarak, her yıl milyonlarca

dolarlık ticarete ev sahipliği yapıyor ve

sektörümüze uluslararası ölçekte önemli

katkılar sağlıyoruz. Yeni tarih ve lokasyon, 27.

buluşmamıza farklı bir dinamizm katacak ve

katılımcı ile ziyaretçilerimize daha güçlü bir iş

ortamı sunmayı hedefliyoruz.”

Fuar, son buluşmasında 80 ülkeden sektör

profesyonelini ağırlayarak, yurt dışı ziyaretçi

oranını bir önceki yıla göre %16 artırmıştı. 2026

etkinliği ile SIGN İstanbul, hem Türkiye pazarını

hem de bölgesel ticareti güçlendirecek yeni bir

dönemin kapılarını aralıyor.

Ziyaretçiler, en yeni dijital baskı teknolojilerinden

geniş format makinelere, endüstriyel reklam

uygulamalarından LED ekranlara, tekstil baskı

çözümlerinden yenilikçi malzeme ve ekipmanlara

kadar sektörün tüm ihtiyaçlarına tek adresten

erişim sağlayabilecek. Katılımcı markalar, en

yeni ürün ve çözümlerini sergilerken, ziyaretçiler

de tedarik zincirinin tamamına ulaşma, yeni iş

bağlantıları kurma ve sektördeki son trendleri

yerinde takip etme fırsatı bulacak. Endüstriyel

Reklam ve Dijital Baskı Fuarı SIGN İstanbul, 23

– 26 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar

Merkezi’nde gerçekleşecek.

Seda Bozkurt, Fair Director of SIGN Istanbul,

commented on the transformation: “By hosting

SIGN Istanbul in a larger venue, we will be able

to accommodate more product categories and

a wider variety of offerings. As Turkey’s most

comprehensive industrial advertising and digital

printing fair, we host millions of dollars in trade

each year and make significant contributions to

our industry on an international scale. The new

dates and location will bring fresh dynamism to

our 27th edition and provide participants and

visitors with a stronger business environment.”

At its previous edition, the fair hosted industry

professionals from 80 countries, increasing its

international visitor rate by 16% compared to the

prior year. The 2026 edition of SIGN Istanbul is

set to open a new chapter that strengthens both

the Turkish market and regional trade. Visitors

will have access to all of the sector’s needs

in one place, from the latest digital printing

technologies and wide-format machines to

industrial advertising applications, LED screens,

textile printing solutions, and innovative

materials and equipment. Participating

brands will showcase their newest products

and solutions, while visitors will have the

opportunity to explore the full supply chain,

establish new business connections, and track

the latest industry trends firsthand. The 27th

Industrial Advertising and Digital Printing Fair

SIGN Istanbul will take place from September

23–26, 2026, at Istanbul Expo Center.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



56

PANORAMA

Ev tipi ütülerde yüksek standartları ve yenilikçi teknolojileriyle fark

yaratan SINGER, EXPERT serisi yeni modelleriyle ütü deneyimini

yeniden tanımlıyor. EXPERT, EXPERT POWER ve EXPERT PRO; güçlü

buhar teknolojileri, pratik kullanım özellikleri ve güvenli tasarımlarıyla

ütülemeyi daha hızlı, kolay ve keyifli hale getiriyor.

Standing out in household irons with high standards and innovative

technologies, SINGER is redefining the ironing experience with its

new EXPERT series models. EXPERT, EXPERT POWER, and EXPERT PRO

make ironing faster, easier, and more enjoyable with powerful steam

technology, practical features, and safe designs.

SINGER’den yeni nesil EXPERT ütüler:

Güçlü, pratik ve güvenli

Next-Generation SINGER EXPERT irons:

Powerful, practical and safe

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle SINGER, yenilikçi

teknolojiler ve kullanıcı dostu tasarımlarıyla dikiş

makinelerinden ev tipi ütülere kadar geniş ürün

yelpazesi sunmaya devam ediyor. Yeni EXPERT

serisi ütüler, hem performans hem de güvenlik

arayan kullanıcılar için ideal çözümler sunuyor.

With over 150 years of heritage, SINGER continues

to offer a wide product range from sewing

machines to household irons, combining innovative

technology with user-friendly design. The new

EXPERT series irons provide ideal solutions for users

seeking both performance and safety.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



58

PANORAMA

SINGER EXPERT: Practical and Technological Solutions

With 2600W of power and a ceramic soleplate, EXPERT

delivers flawless results on all types of fabrics. Its continuous

steam output of 10–20 g effectively removes wrinkles with

ease. Thanks to its Self-Clean, Anti-Calc, and Anti-Drip

functions, the model ensures long-lasting, safe use. A 300 ml

water tank and 360-degree swivel cord protection provide

additional comfort and freedom of movement while ironing.

SINGER EXPERT POWER: The Power of Steam

EXPERT POWER stands out with its 2600W power and

continuous steam output of 25–35 g. Equipped with

powerful steam burst and vertical steam functions, it

delivers effective results from curtains to thick fabrics.

With a 320 ml water tank and a 1.9 m cord, it ensures

convenient use throughout the home.

SINGER EXPERT: Pratik ve

teknolojik çözümler

2600W gücü ve seramik tabanıyla

her kumaşta kusursuz sonuç

sağlayan EXPERT, 10-20 gr sürekli

buhar çıkışıyla kırışıklıkları kolayca

açıyor. Self-Clean, Anti-Calc ve

Anti-Drip fonksiyonları sayesinde

uzun ömürlü ve güvenli kullanım

sunan model, 300 ml su tankı

ve 360 derece dönebilen kablo

koruması ile de konforlu bir

ütüleme deneyimi vadediyor.

SINGER EXPERT PRO: Professional Ironing at Home

The most powerful model in the series, EXPERT PRO, offers

professional-level performance with its 3000W power

and 25–35 g continuous steam output. The automatic

shut-off function provides extra safety, while the LED

display ensures the right temperature and steam settings

for different fabric types. With a 320 ml water tank and

ergonomic design, it delivers long-lasting, comfortable use

even for large ironing loads.

SINGER EXPERT POWER:

Buharın gücü

EXPERT POWER, 2600W gücü ve

25-35 gr sürekli buhar çıkışıyla

öne çıkıyor. Şok buhar ve dikey

buhar fonksiyonları sayesinde

perdelerden kalın kumaşlara kadar

etkili sonuç veren ürün, 320 ml su

tankı ve 1,9 m kablosuyla evin her

köşesinde rahat kullanım sağlıyor.

SINGER EXPERT PRO:

Profesyonel ütüleme evlerde

Serinin en güçlü modeli EXPERT

PRO, 3000W gücü ve 25-35 gr

sürekli buhar çıkışıyla profesyonel

seviyede performans sunuyor.

Otomatik kapanma özelliği ile

ekstra güvenlik sağlayan model,

LED ekranıyla farklı kumaşlar

için doğru ayarları gösteriyor.

320 ml su tankı ve ergonomik

tasarımıyla uzun süreli ve

konforlu kullanım imkânı veriyor.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



60

PANORAMA

Türkiye’de teknik tekstil ve nonwoven alanında artan yatırım ilgisi, 2026 yılında üretim

kapasitesini büyüterek sektörün küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artırıyor.

The rising investment appetite in Türkiye’s technical textile and nonwoven

sectors is set to expand production capacity in 2026, significantly

strengthening the industry’s global competitivenes

Teknik tekstil ve nonwoven yatırımları

2026’da güçlü bir ivme kazanıyor

Investments in technical textiles and

nonwovens gain strong momentum in 2026

Türkiye tekstil sektörü 2026 yılına girerken,

katma değeri yüksek alanlara yönelimi daha

da güçlendiriyor. Özellikle teknik tekstil ve

nonwoven ürünlerinde yükselen küresel talep,

işletmeleri bu alanda yeni üretim hatları kurmaya

ve makine parkurlarını yenilemeye yönlendiriyor.

Medikal tekstillerden endüstriyel kumaşlara, filtre

malzemelerinden otomotiv tekstillerine kadar

genişleyen ürün çeşitliliği, Türkiye’nin teknik tekstil

pazarında daha stratejik bir oyuncu olmasını sağlıyor.

Yüksek performanslı ürünlere olan talep artıyor

2026’da uluslararası pazarlarda dayanıklılık,

fonksiyonellik ve uzun ömür sunan teknik

tekstil ürünlerine yönelik talep önemli

As Türkiye’s textile industry enters 2026, its focus

on high value–added segments continues to

intensify. Growing global demand for technical

textile and nonwoven products is driving

companies to establish new production lines

and upgrade their machinery. From medical

textiles to industrial fabrics, from filtration

materials to automotive textiles, the expanding

product range positions Türkiye as a more

strategic player in the technical textile market.

Demand for high-performance products is

increasing

In 2026, international markets are witnessing

a notable rise in demand for technical textile

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026



62

PANORAMA

ölçüde yükseliyor. Türk üreticileri, UV

dayanımı, su geçirmezlik, ısıya direnç ve

antibakteriyel özellikler gibi fonksiyonel

niteliklere sahip ürünler geliştirerek

bu talebe karşılık veriyor. Nonwoven

hatlarına yapılan yatırımlar, özellikle

hijyen, tıbbi koruma ve filtrasyon

alanlarında daha yüksek kalite ve

verimlilik sunuyor. Bu yatırımlar, firmaların

hem kapasitesini artırıyor hem de global

markalarla iş birliği fırsatlarını genişletiyor.

Yeni yatırımlar ihracat pazarlarında

avantaj sağlıyor

Teknik tekstil üretimindeki artış,

Türkiye’nin geleneksel tekstil ihracatına

ek olarak daha yüksek katma değerli bir

yapıya geçmesini destekliyor. Nonwoven

ve teknik tekstil makinelerinde yapılan

modernizasyon çalışmaları, firmalara

daha düşük hata oranı, daha hızlı üretim

ve daha esnek ürün geliştirme kabiliyeti

kazandırıyor. Avrupa ve Amerika gibi

kalite kriterlerinin yüksek olduğu

pazarlarda, teknik tekstil ürünlerinin

talep görmesi Türkiye’nin ihracat

pozisyonunu güçlendiriyor.

2026’da teknik tekstiller sektörün

yeni büyüme alanı olacak

Sektör temsilcileri, teknik tekstil ve

nonwoven segmentlerinin 2026 boyunca

büyümenin merkezi olacağını vurguluyor.

Yatırımların hızlanmasıyla birlikte Türkiye,

sadece geleneksel giyim ve ev tekstili

üretiminde değil; aynı zamanda endüstriyel

ve fonksiyonel tekstillerde de bölgesel bir

üretim üssü olma yolunda ilerliyor. Ürün

geliştirme ve makine teknolojileri aynı

doğrultuda ilerledikçe, sektörün küresel

pazarda daha güçlü ve sürdürülebilir bir

konuma ulaşacağı öngörülüyor.

products that offer durability, functionality, and long

service life. Turkish manufacturers are responding by

developing products with functional properties such as UV

resistance, waterproofing, heat resistance, and antibacterial

performance. Investments in nonwoven lines especially

enhance quality and efficiency in hygiene, medical

protection, and filtration applications. These investments

not only increase companies’ capacity but also broaden

collaboration opportunities with global brands.

New investments strengthen export market advantages

The rise in technical textile production supports

Türkiye’s shift toward a higher value–added export

structure, complementing its traditional textile exports.

Modernization efforts in nonwoven and technical textile

machinery provide companies with lower defect rates,

faster production, and greater flexibility in product

development. As demand for technical textile products

grows in markets with high quality standards—such as

Europe and the United States—Türkiye’s export position

continues to strengthen.

Technical textiles will be the sector’s new growth

driver in 2026

Industry representatives emphasize that technical textile

and nonwoven segments will remain at the center of

growth throughout 2026. With accelerating investments,

Türkiye is progressing toward becoming a regional

production hub not only in traditional apparel and home

textiles but also in industrial and functional textiles.

As product development and machinery technologies

advance in parallel, the sector is expected to achieve a

stronger and more sustainable position in global markets.

KONFEKSİYONTEKNİK

OCAK | JANUARY | 2026


FUAR

TAKVİMİ

2026

* Yayın takvimi değişebilir.

GARMENTECH BANGLADESH

Dhaka-Bangladeş | Ocak, 14-17, 2026

HEIMTEXTIL

Frankfurt, Almanya | Ocak 13-16, 2026

IMM COLOGNE

Köln, Almanya | Ocak 20-23, 2026

BARCELONA TEXTILE EXPO

Barcelona, İspanya | Ocak 13-15, 2026

IFCO

4-7 Şubat 2026

Uluslararası Tekstil & Konfeksiyon Makineleri Fuarı

Dhaka-Bangladeş | Şubat, 5-8 2026

TEXHIBITION

İstanbul – Türkiye | 04-06-Mart, 2026

INTERNATIONAL ISTANBUL YARN FAIR

İstanbul, Türkiye | Mart 26-28, 2026

INGLEGMACH

Moskova, Rusya | Mart 16-19, 2026

INTERZUM

Guangzhou, Çin | Mart 28-03, 2026

IGATEX

Lahor, Pakistan | Nisan 08-11, 2026

TECHTEXTIL & TEXPROCESS

Frankfurt, Almanya | Nisan 21-24, 2026

HOMETEX

İstanbul, Türkiye | Mayıs 19-22, 2026

FESPA GLOBAL PRINT

Berlin, Almanya | Mayıs 19-22, 2026

ITM-Istanbul Textile Machinery

İstanbul, Türkiye | Haziran 06-09, 2026

IFCO 2026

19 - 21 Ağustos 2026

TEXHIBITION

İstanbul – Türkiye | 09-11 Eylül, 2026

CAITME

Taşkent, Özbekistan | Eylül 09-11, 2026

INTERMOB

İstanbul – Türkiye | 17-20 Eylül 2026

EGY STITCH & TEX

Kahire, Mısır | Eylül, 24-27, 2026

INTERTEX MACHINERY TUNISIA

Sousse, Tunus | Ekim 2026

Avrasya Ambalaj

İstanbul/ Türkiye | 13-16 Ekim 2026

TGSD KONFERANSI

İstanbul - Türkiye | Ekim 2026

SIGN İSTANBUL TÜYAP

Ekim 31-Kasım 03, 2026

AYSAF / İFM

İstanbul – Türkiye | 11-14 Kasım, 2026

ITMA ASIA & CITME

Shanghai, Çin | Kasım 20-24, 2026

BTKM Bursa

Textile, Garment and Embroidery Machines Fair

Bursa – Türkiye | Kasım 2026

SUSTAINABILTY TALKS IST

İstanbul – Türkiye | 2026


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU

Name / İsim : ........................................................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : .........................................................................................................................................................................

Company / Firma : ....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Mailing adress / Posta Adresi : ............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Tel : ......................................................................................................................................................................................................................... Fax : ........................................................................................................................................................................................................................

Vergi dairesi : ....................................................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................................................................................

Business Type / Faaliyet Alanınız : ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 ..................

One year EURO 950

Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 3.750 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ

Check is enclosed / Çek ektedir.

Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed.

Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir.

Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız.

Credit card no / Kredi kartı no :

Security number / Güvenlik numarası :

Name of the card holder

Kart sahibinin adı-soyadı

Expiry date / Geçerlilik süresi : .................... / .................... / ....................

Type of the card / Kartın cinsi : Visa Master / Eurocard

: .............................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Date / Tarih : .................... / .................... / .................... Stamp & Signature / İmza : .................................................................................................................................................................................................................

YURTİÇİ BANKA

HESAP NUMARALARIMIZ ( TL )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

GARANTİ BANKASI

GÜNEŞLİ ŞUBESİ

ŞUBE KODU: 295

HESAP NO: 6293152

IBAN NO:

TR02 0006 2000 2950 0006 2931 52

BANK ACCOUNT NO ( EURO )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073622

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR74 0006 2000 2950 0009 0736 22

BANK ACCOUNT NO ( USD )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073623

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR47 0006 2000 2950 0009 0736 23

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93 web: www.konfeksiyonteknik.com.tr e-mail: img@img.com.tr


SERVİS ODAKLI HİZMET ANLAYIŞI

MIX-PTD SÜZENE SERİLERİ | MIX CHENILLE SERIES

HP1200 DEVİR DÜZ MAKİNA SERİLERİ | FLAT SERIES

MERKEZ: Gümüşçay Mahallesi 4003 Sokak No: 22/2 Merkezefendi / Denizli / Türkiye

T: +90 258 372 16 11 | GSM: +-0 532 203 70 11

www.marsesmakina.com


Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!