02.03.2026 Görüntülemeler

Konfeksiyon Teknik Mart 2026

Konfeksiyon Teknik Mart 2026

Konfeksiyon Teknik Mart 2026

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

ISSN 2148-9246

C L O T H I N G T E C H N O L O G Y M A G A Z I N E

MART MARCH 2026

www.konfeksiyonteknik.com.tr


HALL : 8 STAND : E28





TUĞRA MAKİNA TEKSTİL BİLGİSAYAR, İNŞAAT OTOMOTİV SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

Akıncılar Mahallesi, Abdi İpekçi Caddesi No: 35 Güngören - İstanbul / TÜRKİYE

Tel: +90 212 539 98 65 | Fax: +90 212 641 35 82 | Satış: +90 507 848 72 94 | Servis: +90 533 950 71 42

Web: tugramakina.net | E-mail: tugramakina@hotmail.com


QUALITY

SHARED BY THE WORLD




İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ DANIŞMANI

Advisory Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza Candan

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM DANIŞMANI

Advisory Graphics & Design

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and Cir cu la ti on Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mah. 29 Ekim Cad. No: 11

Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197 Yenibosna -

Bahçelievler / İSTANBUL / TURKIYE

T: +90 212 454 22 22 F: +90 212 454 22 93

BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

T: +90 224 211 44 50 F: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

T: +90 332 238 10 71 F: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah Chinn

T: 8224813411 F: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Konfeksiyon Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Konfeksiyon Teknik is published onthly.

Advertisements responsibilities published

in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.

konfeksiyonteknik

konfeksiyontknk

konfeksiyonteknik

konfeksiyonteknik

www.konfeksiyonteknik.com.tr

ali.erdem@img.com.tr

BASKI | Printed By

İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER | Merkez Mah.

29 Ekim Cad. No: 11 A/41 Yenibosna -

Bahçelievler / İSTANBUL / TURKIYE

T: +90 212 454 30 00



10

Yeniden yapılanma ve dönüşüm

Konfeksiyon ve hazır giyim sektörü, son üç yılda yalnızca ekonomik

dalgalanmalarla değil, aynı zamanda yerleşik alışkanlıkların sorgulandığı derin bir

dönüşüm süreciyle karşı karşıya kaldı. Küresel talepteki daralma, maliyet baskıları

ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler; sektörü beklemeye değil, yeniden

yapılanmaya zorladı. Bugün gelinen noktada bu sürecin bir gerileme değil, daha

sağlıklı bir yapı için zorunlu bir ayıklanma olduğu açıkça görülüyor.

2026 yılı tüm sorunların çözüldüğü bir yıl olmayacak. Ancak yönünü doğru

belirleyen firmalar için sürdürülebilir büyümenin temellerinin atılacağı kritik bir eşik

olma potansiyeli taşıyor. Küresel tedarik zincirleri yeniden şekillenirken, markalar

artık fiyat kadar; hız, esneklik, sürdürülebilirlik ve güvenilir iş ortaklığına odaklanıyor.

Bu yeni düzende Türkiye, coğrafi avantajı, entegre üretim yapısı ve güçlü sanayi

kültürüyle önemli bir konumda. Ancak bu konumun kalıcı bir rekabet üstünlüğüne

dönüşmesi; vizyoner bakış, teknoloji yatırımları ve katma değerli üretimle

mümkün olacaktır. Tüm bu unsurlar, konfeksiyon ve hazır giyim sektörünü 2026

denkleminde yeniden önemli bir konuma taşıyor.

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

Sektörün önünde şimdi çok net bir yol ayrımı var: Eski düzenin geri gelmesini mi

bekleyeceğiz, yoksa yeni düzenin kurucuları arasında mı yer alacağız?

Dönüşümü ertelemeyenler, yarının kazananları olacak.

EDİTÖR

Restructuring and transformation

The apparel and ready-to-wear industry has faced not only economic volatility over

the past three years, but also a profound transformation in which long-established

habits have been fundamentally questioned. Weakening global demand, rising cost

pressures, and difficulties in accessing finance have forced the sector not to wait, but

to restructure. At this point, it is clear that this period represents not a decline, but a

necessary phase of consolidation toward a healthier and more resilient structure.

The year 2026 will not be one in which all challenges are resolved. However, for

companies that define their direction correctly, it holds the potential to become a

critical threshold where the foundations of sustainable growth are laid. As global

supply chains are being reshaped, brands are now prioritizing speed, flexibility,

sustainability, and reliable partnerships as much as price.

Within this new landscape, Turkey holds a significant position thanks to its

geographical proximity, integrated production capabilities, and strong industrial

culture. Turning this position into a lasting competitive advantage, however,

will depend on visionary leadership, technology investments, and value-added

production. These factors are once again positioning the apparel and ready-towear

sector as a key player in the 2026 equation.

The sector now faces a clear choice: waiting for the old order to return, or

becoming one of the architects of the new one. Those who do not postpone

transformation will be tomorrow’s winners.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



12

PANORAMA

Dijitalleşme tekstil makinelerinde

yeni bir dönem açıyor

Digitalization ushers in a new era

in textile machinery

As the textile industry enters 2026, digital

transformation is accelerating across production

infrastructures. In Türkiye, recent machinery

investments are shifting strongly toward

automation, data-driven management and

solutions compatible with Industry 4.0. Companies

aiming to boost competitiveness while keeping

costs under control are prioritizing machines

integrated with digital technologies. This trend

has become an essential strategy particularly for

manufacturers with a strong export orientation.

A growing focus on efficiency-driven production

Rising labor costs and global competitive

pressure are pushing producers toward

Tekstil sektöründe 2026 yılına girilirken üretim

altyapılarında dijital dönüşümün hız kazandığı

görülüyor. Türkiye’deki makine yatırımlarının son

dönemde ağırlıklı olarak otomasyon, veri odaklı

yönetim ve Endüstri 4.0 uyumlu çözümlere

yöneldiği dikkat çekiyor. Firmalar, hem rekabet

gücünü artırmak hem de maliyetleri kontrol

altında tutmak için dijital teknolojilerle entegre

çalışan makinelere ağırlık veriyor. Bu eğilim,

özellikle ihracat payı yüksek olan işletmeler için

vazgeçilmez bir stratejiye dönüşmüş durumda.

Verimlilik odaklı üretim anlayışı güç

kazanıyor

Artan işçilik maliyetleri ve küresel rekabet

baskısı, üreticileri daha az kaynakla daha yüksek

çıktı sağlayan makine ve hat yatırımlarına

yönlendiriyor. Yeni nesil dijital çözümler

sayesinde üretim hatlarında anlık izleme, hata

tespiti, enerji optimizasyonu ve bakım planlaması

gibi süreçler tek merkezden kontrol edilebiliyor.

Bu yaklaşım yalnızca verimliliği yükseltmekle

Dijitalleşme, tekstil

makinelerinde verimliliği

artıran, maliyetleri düşüren

ve sürdürülebilir üretimi

destekleyen yeni yatırımların

odağına yerleşiyor.

Digitalization is increasingly

shaping new investments in

textile machinery, driving

higher efficiency, lowering

operational costs and

supporting more sustainable

production models.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


PANORAMA 13

machinery and production lines that can deliver

higher output with fewer resources. Thanks to

new-generation digital systems, production

lines can now be monitored in real time, with

automated fault detection, energy optimization

and maintenance planning all managed from

a single control point. This approach not only

increases efficiency but also significantly

reduces the cost impact of production errors.

Industry experts note that smart sensors used

especially in dyeing and finishing lines have

notably reduced water and energy consumption.

Sustainable machine technologies gain

momentum

In textiles, sustainability is no longer just an

environmental expectation but an economic

kalmıyor, aynı zamanda hataların üretim

maliyetine etkisini de önemli ölçüde azaltıyor.

Sektör uzmanları, özellikle boya ve terbiye

hatlarında kullanılan akıllı sensörlerin su ve enerji

tüketimini ciddi biçimde düşürdüğünü belirtiyor.

Sürdürülebilir makine teknolojileri önem

kazanıyor

Tekstilde sürdürülebilirlik artık çevresel bir

zorunluluktan çok ekonomik bir gereklilik olarak

görülüyor. Enerji verimli motorlar, su tüketimini

minimize eden boyama makineleri ve atık

yönetimini destekleyen dijital kontrol sistemleri,

yeni yatırımların odağını oluşturuyor. Çevre

dostu çözümlere yönelik bu talep, Türkiye’nin

uluslararası pazarlardaki rekabet avantajını

güçlendirirken firmalara sertifika süreçlerinde

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


14

PANORAMA

necessity. Energy-efficient motors,

low-water-use dyeing machines

and digital control systems that

support waste management are

becoming central to new investment

decisions. This growing demand

for eco-friendly technologies

strengthens Türkiye’s competitive

position in global markets while

also easing certification processes

for manufacturers. The shift

toward sustainability-focused

production technologies aligns with

the industry’s long-term growth

strategies.

de kolaylık sağlıyor. Üretim teknolojisinin sürdürülebilirlik

temelli bir yapıya doğru evrilmesi, sektörün uzun vadeli

büyüme stratejisiyle de uyum gösteriyor.

Türkiye’nin makine yenileme trendi hızlanıyor

2026 itibarıyla tekstil işletmelerinin önemli bölümü mevcut

makinelerini yenilemeyi planlıyor. Bu yenileme adımları

hem kapasite artışı getiriyor hem de işletmelere ihracatta

daha güçlü bir konum sağlıyor. Uzmanlara göre, dijital

dönüşümün üretim süreçlerinde standart haline gelmesi

Türkiye’nin tekstil makineleri pazarında daha stratejik bir

oyuncu olmasını sağlayacak. Yeni teknoloji yatırımlarıyla

birlikte sektörün 2026 ve sonrasında daha hızlı, daha esnek

ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşması bekleniyor.

Türkiye accelerates its machinery

renewal trend

As of 2026, a large share of textile

manufacturers are planning to

upgrade their existing machinery.

These renewal steps not only

increase production capacity but also

help companies secure a stronger

place in export markets. Experts

emphasize that the normalization

of digital transformation across

production processes will make

Türkiye a more strategic player in the

textile machinery landscape. With

ongoing technology investments,

the industry is expected to become

faster, more flexible and more

competitive in 2026 and beyond.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



16

PANORAMA

RFID ile kimliklenen ürünler

ticaretin yeni standardı oluyor

RFID-Identified products are becoming

the new standard of trade

AKBARKOD, RFID teknolojisinin geldiği noktaya ve küresel ölçekte artan

dijital izlenebilirlik gerekliliklerinin sektörlere etkisine dikkat çekti. Şirket,

RFID’in artık yalnızca operasyonel bir araç değil, işletmelerin rekabet gücünü

belirleyen stratejik bir dönüşüm altyapısı haline geldiğini vurguluyor.

AKBARKOD draws attention to the current state of RFID technology

and the impact of increasing global digital traceability requirements on

various industries. The company emphasizes that RFID is no longer merely

an operational tool, but has evolved into a strategic transformation

infrastructure that directly determines companies’ competitive strength.

Küresel ticarette şeffaflık, sürdürülebilirlik ve ürün

yaşam döngüsünün izlenebilirliği giderek daha

kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Ürünlerin

hammaddeden üretime, lojistikten geri dönüşüme

kadar tüm süreçlerinin dijital olarak kayıt altına

Transparency, sustainability, and product

lifecycle traceability are becoming increasingly

critical requirements in global trade. Digitally

recording every stage of a product’s journey—

from raw materials and production to

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



18

PANORAMA

logistics and recycling—has become a core

expectation of the new trade environment.

This transformation necessitates the verifiable

management of data such as production

information, supply chain movements,

environmental impact, and product lifespan.

alınması, yeni ticaret düzeninin temel beklentileri

arasında yer alıyor. Bu dönüşüm; üretim bilgileri,

tedarik zinciri hareketleri, çevresel etkiler ve

kullanım ömrü gibi verilerin doğrulanabilir şekilde

yönetilmesini zorunlu kılıyor.

RFID: Donanım yatırımından

uçtan uca çözüm ekosistemine

AKBARKOD, RFID teknolojisini müşterilerinin

dijital dönüşüm yolculuğunun merkezinde

konumlandırarak yalnızca ürün tedariki

değil, bütünsel çözüm yaklaşımı sunuyor. Bu

kapsamda sunulan RFID sistemleri üç temel

bileşenden oluşuyor:

• Yazılım: Okuyuculardan gelen verileri

toplayarak kurumsal sistemlere aktarır, izleme ve

raporlama sağlar.

• Donanım: El terminalleri, sabit okuyucular,

antenler ve RFID yazıcılardan oluşur; sahada

otomatik veri toplar.

• Sarf Malzemeleri: RFID etiketleri ve tag’ler

ürünlere benzersiz dijital kimlik kazandırır.

RFID: From hardware investment

to an end-to-end solution ecosystem

Positioning RFID technology at the center of

its customers’ digital transformation journeys,

AKBARKOD offers not only product supply but

also a holistic solution approach. The RFID systems

provided consist of three main components:

• Software: Collects data from readers,

transfers it to enterprise systems, and enables

monitoring and reporting.

• Hardware: Includes handheld terminals, fixed

readers, antennas, and RFID printers that enable

automated data capture in the field.

• Consumables: RFID labels and tags that assign

unique digital identities to products.

This radio-frequency-based structure allows

multiple products to be read simultaneously

without the need for physical contact or line of sight.

From operational efficiency

to strategic advantage

Although traditional barcode systems have

been widely used for many years, their reliance

on manual processes can lead to time loss and

increased error rates in high-volume operations.

RFID technology, on the other hand:

• Accelerates processes through bulk,

contactless reading

• Ensures real-time inventory accuracy

• Minimizes human error

• Enables data updates throughout the product

lifecycle

• Reduces labor and operational costs

Thanks to these capabilities, RFID delivers

a sustainable competitive advantage,

Radyo frekansı ile çalışan bu yapı, temas veya

görüş hattı gerektirmeden aynı anda çok sayıda

ürünün okunmasına olanak tanır.

Operasyonel verimlilikten

stratejik avantaja

Geleneksel barkod sistemleri uzun yıllardır

yaygın şekilde kullanılsa da manuel işlem

gereksinimi, yoğun operasyonlarda zaman kaybı

ve hata riskini artırabiliyor. RFID teknolojisi ise:

• Toplu ve temassız okuma ile süreçleri hızlandırır

• Gerçek zamanlı envanter doğruluğu sağlar

• İnsan kaynaklı hataları minimize eder

• Ürün yaşam döngüsü boyunca veri

güncellenmesine imkân tanır

• İş gücü ve operasyon maliyetlerini düşürür

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



20

PANORAMA

Bu özellikler sayesinde RFID, özellikle yüksek

hacimli ve izlenebilirliğin kritik olduğu sektörlerde

sürdürülebilir rekabet avantajı sunuyor.

Yeni ticaret düzeninde uyumluluk

kritik hale geliyor

Artan regülasyonlar ve sürdürülebilirlik odaklı

ticaret modelleri, şirketlerin ürünlerini dijital

olarak kimliklendirmesini ve tüm hareketlerini

kayıt altına almasını gerekli kılıyor. İzlenebilirlik

altyapısı bulunmayan işletmelerin uluslararası

pazarlarda rekabet etmesi giderek zorlaşıyor.

AKBARKOD, RFID’i artık bir teknoloji tercihi değil;

veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendiren

ve işletmeleri geleceğe hazırlayan stratejik bir

yatırım olarak konumlandırıyor.

Geleceğin tedarik zinciri:

Şeffaf, izlenebilir ve veri odaklı

RFID tabanlı sistemler sayesinde fiziksel dünyadaki

hareketler dijital olarak anlık izlenebilir hale

geliyor. Bu da şirketlerin daha hızlı, daha doğru ve

daha sürdürülebilir kararlar almasını sağlıyor.

AKBARKOD’a göre yakın gelecekte, ürünlerinin

dijital kimliğini ortaya koyamayan işletmelerin

küresel ticaret zincirinde yer alması zorlaşacak.

RFID teknolojisi ise bu yeni dönemin en temel

yapı taşlarından biri olmaya devam edecek.

particularly in sectors where high volume and

traceability are critical.

Compliance becomes critical

in the new trade environment

Rising regulations and sustainability-driven

trade models require companies to digitally

identify their products and record all

movements. Businesses lacking a traceability

infrastructure are finding it increasingly difficult

to compete in international markets.

AKBARKOD positions RFID not merely as a

technology choice, but as a strategic investment

that strengthens data-driven management

practices and prepares businesses for the future.

The future supply chain:

Transparent, traceable, and data-driven

With RFID-based systems, movements in the

physical world become digitally traceable in real

time. This enables companies to make faster,

more accurate, and more sustainable decisions.

According to AKBARKOD, in the near future,

companies that cannot demonstrate the digital

identity of their products will struggle to

remain part of the global trade ecosystem. RFID

technology will continue to be one of the most

fundamental building blocks of this new era.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


16-22 Eylül 2027

MESSEGELAENDE HANNOVER

ALMANYA

Tekstilin geleceğini

birlikte kuruyoruz

Ticaret, inovasyonun yatırım ve

iş birliğiyle buluştuğu ITMA

2027'de gerçekleşiyor

Ürün sektörünüzde bir stand alanı ayırtmak için hemen başvurun.

Fuar Sahibi CEMATEX Dernekleri Show Organizatörü Bizimle bağlantı kurun

Daha Fazla Bilgi Alın

ACIMIT

AMEC AMTEX

BTMA

GTM

SWISSMEM

SYMATEX

TMAS

UCMTF

VDMA


22

PANORAMA

Türkiye, tekstil ihracatında

dünya devleriyle aynı ligde

Türkiye competes with

global giants in textile exports

Türkiye tekstil ve hammaddeleri sektörü, 2025 yılını 11,4

milyar dolarlık ihracatla tamamladı. Hazır giyim sektörüyle

birlikte değerlendirildiğinde toplam ihracat hacmi 26

milyar dolara ulaşırken, iki sektör toplamda 17 milyar

dolarlık dış ticaret fazlası yarattı. Böylece tekstil ve hazır

giyim, Türkiye’nin en fazla ihracat yapan sektörleri arasında

üçüncü sıradaki konumunu korudu. İstanbul Tekstil ve

Turkey’s textile and raw materials

sector completed 2025 with exports

totaling USD 11.4 billion. When

combined with the ready-to-wear

sector, total exports reached USD

26 billion, while the two sectors

together generated a foreign trade

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


PROFESSIONAL

TEXTILE LABEL SYSTEMS

GSM: 0532 262 83 94


24

PANORAMA

Türkiye tekstil ve hammaddeleri sektörü, 2025 yılında 11,4 milyar

dolarlık ihracata imza atarken, hazır giyimle birlikte toplam 26 milyar

dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Sektör, 17 milyar dolarlık dış ticaret

fazlasıyla Türkiye ekonomisine güçlü katkı sağlamayı sürdürdü.

Turkey’s textile and raw materials sector closed 2025 with exports

worth USD 11.4 billion, while combined with ready-to-wear, total

exports reached USD 26 billion. The two sectors generated a

foreign trade surplus of USD 17 billion, continuing to make a strong

contribution to the Turkish economy.

Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından

düzenlenen ve İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet

Öksüz’ün yanı sıra Başkan Yardımcıları Fatih Bilici ve Ali Sami

Aydın ile Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe’nin katılımıyla

gerçekleştirilen toplantıda, sektörün 2025 performansı ve

önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri değerlendirildi.

Toplantıda konuşan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet

Öksüz, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin üretim gücüne

dikkat çekerek, “Hazır giyimle birlikte 77,2 milyar dolarlık

üretim değeriyle imalat sanayisinde en yüksek üretim

hacmine sahip sektörüz. Tekstil sektörümüz 44,8 milyar

dolar, hazır giyim sektörümüz ise 32,4 milyar dolarlık

üretim değeri yaratıyor” dedi.

İhracatın yüzde 40’ı AB’ye

Tekstil sektörünün 2025 yılında 11,3 milyar dolarlık ihracat

gerçekleştirdiğini belirten Öksüz, Avrupa Birliği’nin en büyük

pazar olmayı sürdürdüğünü söyledi. AB ülkelerine yapılan

ihracatın 4,5 milyar dolara ulaştığını kaydeden Öksüz, bu

rakamın toplam ihracatın yüzde 40,3’ünü oluşturduğunu ifade

etti. Afrika ülkelerine yapılan ihracat 1,5 milyar dolar ile yüzde

13,6 pay alırken, eski Doğu Bloku ülkelerine yapılan ihracat

yaklaşık 1,4 milyar dolar ile yüzde 12 seviyesinde gerçekleşti.

İtalya ilk sırada, Mısır hızla yükseliyor

Ülke bazında ihracat verilerini paylaşan Ahmet Öksüz,

838 milyon dolar ile İtalya’nın ilk sırada yer aldığını,

ABD’nin 792 milyon dolar ile ikinci, Almanya’nın ise 715

milyon dolar ile üçüncü sırada bulunduğunu söyledi.

Öksüz, Mısır’ın ise son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş

sergilediğini vurgulayarak, “2023’te 344 milyon dolar olan

Mısır’a ihracatımız, 2025’te 567 milyon dolara ulaştı. Bu, bir

yılda yüzde 23’lük artış anlamına geliyor” dedi.

Tekstil sektörünün katma değerli yapısına da dikkat çeken

Öksüz, kilogram başına ihracat birim fiyatının tekstilde 4,3

dolar, hazır giyimde ise 21,3 dolar seviyesine yükseldiğini,

Türkiye ortalamasının ise 1,59 dolar olduğunu belirtti.

Türkiye, küresel tekstil ligi’nde üst sıralarda

Küresel tekstil ticaretine ilişkin değerlendirmelerde

bulunan Öksüz, dünyanın en büyük 10 tekstil ihracatçısının

surplus of USD 17 billion. As a result,

textiles and apparel maintained their

position as Turkey’s third-largest

exporting industries. The sector’s 2025

performance and future outlook were

discussed at a meeting organized by

the Istanbul Textile and Raw Materials

Exporters’ Association (İTHİB), attended

by İTHİB Chairman Ahmet Öksüz, Vice

Chairmen Fatih Bilici and Ali Sami

Aydın, and Board Member Sultan Tepe.

Speaking at the meeting, İTHİB

Chairman Ahmet Öksüz underlined

the strong production capacity of the

textile and apparel industries, stating:

“Together with ready-to-wear, we are

the manufacturing sector with the

highest production volume, reaching

USD 77.2 billion. The textile sector

accounts for USD 44.8 billion, while

ready-to-wear contributes USD 32.4

billion in production value.”

40% of exports go to the EU

Öksüz noted that the textile sector

recorded exports of USD 11.3 billion

in 2025, with the European Union

remaining the largest market. Exports

to EU countries reached USD 4.5

billion, accounting for 40.3% of total

textile exports. Exports to African

countries amounted to USD 1.5

billion, representing a 13.6% share,

while exports to former Eastern Bloc

countries totaled approximately USD

1.4 billion, corresponding to around

12% of total exports.

Italy leads, Egypt shows rapid growth

Sharing country-based export data,

Öksüz stated that Italy ranked first

with USD 838 million in textile exports,

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


PROFESSIONAL TEXTILE LABEL SYSTEMS

TEXFLABEL sets itself apart from other labels with its high-precision details, compared to embroidered, PVC, or silicone emblems,

hundreds of metallic effect options, and proven resistance to industrial washing and dry cleaning.

TEXFLEX emblems are produced from high-quality materials to deliver permanent and stable results, while also providing protection

against dye migration from the substrates on the surface they are applied to.

TEXFLEX is also synonymous with innovation. It is the preferred choice for production, both in public service uniforms and for many

famous brands in the fashion market, as well as for a wide variety of different projects.

GSM: 0532 262 83 94


26

PANORAMA

8’inin G20, 4’ünün ise G7 ülkeleri arasında yer aldığını

söyledi. Çin’in 141 milyar dolarlık ihracatla liderliğini

sürdürdüğünü belirten Öksüz, Hindistan’ın 19 milyar

dolar ile ikinci, ABD’nin 18 milyar dolar ile üçüncü sırada

bulunduğunu ifade etti. Almanya 13 milyar dolar ile

dördüncü sırada yer alırken, Türkiye ve İtalya yaklaşık 12’şer

milyar dolarlık ihracatla beşinciliği paylaştı. ABD’nin aynı

zamanda 3 milyar dolarlık yatırımla dünyanın en büyük

tekstil yatırımcısı konumunda olduğuna dikkat çekildi.

İthalatta DİR payı artıyor

Sektörün ithalat verilerine de değinen Ahmet Öksüz, 2022

yılında 12,7 milyar dolar ile tarihi zirveye çıkan ithalatın,

küresel durgunluk nedeniyle sonraki yıllarda gerilediğini

belirtti. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde ithalatın 7,3 milyar

dolar olarak gerçekleştiğini ifade eden Öksüz, Dahilde

İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılan ithalatın payının

yüzde 22,9’a yükseldiğini söyledi. İplik ürün grubunda

DİR payının yüzde 44,1 ile rekor seviyeye çıktığını, pamuk

ipliğinde ise bu oranın yüzde 65,5’e ulaştığını kaydetti.

İstihdam 860 bin kişi

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam istihdamın 860

bin kişi seviyesinde olduğunu belirten Öksüz, 2022 yılında 1

milyon 250 bin kişiyle tarihi zirveye ulaşılan istihdamın, son

dönemde yaşanan daralmayla gerilediğini söyledi. Son bir

yılda tekstil sektöründe yüzde 9,3, hazır giyim sektöründe

ise yüzde 12,1’lik istihdam kaybı yaşandığını ifade etti.

followed by the United States with

USD 792 million and Germany with

USD 715 million. Highlighting Egypt’s

strong upward trend, Öksüz said: “Our

exports to Egypt increased from USD

344 million in 2023 to USD 567 million

in 2025. This represents a year-on-year

increase of 23%.”

Öksüz also drew attention to the

sector’s high value-added structure,

noting that the average export price

per kilogram stands at USD 4.3 in

textiles and USD 21.3 in ready-to-wear,

compared to Turkey’s overall export

average of USD 1.59 per kilogram.

Turkey ranks high in the global

textile league

Commenting on global textile trade,

Öksüz pointed out that eight of

the world’s top 10 textile exporting

countries are members of the G20, while

four are part of the G7. China leads the

ranking with USD 141 billion in textile

exports, followed by India with USD

19 billion and the United States with

USD 18 billion. Germany ranks fourth

with USD 13 billion, while Turkey and

Italy share fifth place with exports of

approximately USD 12 billion each.

Öksüz also noted that the United States

is the world’s largest textile investor,

with investments totaling USD 3 billion.

Inward processing regime share

on the rise

Addressing import figures, Öksüz

stated that textile imports peaked

at USD 12.7 billion in 2022 before

declining in subsequent years due to

global economic slowdown. Imports

amounted to USD 7.3 billion during

the January–November period of

2025. The share of imports carried

out under Turkey’s Inward Processing

Regime (IPR) increased to 22.9%. In

the yarn product group, the IPR share

reached a record 44.1%, while the ratio

for cotton yarn rose to 65.5%.

Employment at 860,000

Öksüz noted that total employment in

the textile and ready-to-wear sectors

currently stands at around 860,000

people. After reaching a historic

peak of 1.25 million employees in

August 2022, employment levels have

declined in recent years. Over the

past year, employment fell by 9.3% in

textiles and 12.1% in ready-to-wear.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


PROFESSIONAL TEXTILE LABEL SYSTEMS

TEXFLEX is a new challenge in the field of label systems, accepted by the fashion industry.

Its patented and licensed system allows for the creation and application of remarkably valuable,

uniquely detailed emblems, logos, and badges.

The extraordinary details and rich array of color combinations deliver the quality required for the

ever-evolving demands of the fashion sector.

GSM: 0532 262 83 94


28

PANORAMA

2025’i yüksek maliyetler, faiz ve enflasyon baskısı altında ihracat kaybıyla

geride bırakan deri ve deri mamulleri sektörü, 2026’ya destekler ve

dezenflasyon sürecine ilişkin beklentilerle umutlu ama temkinli hazırlanıyor.

After closing 2025 with export losses amid rising costs, high interest

rates and inflationary pressures, the leather and leather goods sector is

preparing for 2026 with cautious optimism, supported by expectations

of policy incentives and a sustained disinflation process.

Deri sektörü 2026’ya

umutla ama temkinle giriyor

Leather sector enters 2026

with cautious optimism

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları

Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven

Karaca, yüksek faiz ve enflasyon baskısının

ihracatçının rekabetçiliğini olumsuz etkilediğini

vurguladı. Bugün ihracatçıların

yalnızca ürünlerini değil, aynı

zamanda faiz ve enflasyonu

da ihraç etmeye çalıştığını

dile getiren Karaca, ürünlerin

dünya pazarlarında talep

görmesine rağmen maliyetler

nedeniyle rekabet etmekte

zorlanıldığını ifade etti.

2025’te ihracat artarken

deri sektörü geriledi

Türkiye, 2025 yılını yüzde 4,5

artışla 273,4 milyar dolarlık

ihracatla kapattı. Yıl genelinde

26 sektörün 18’i ihracatını

artırırken, 8 sektör düşüş yaşadı.

İhracatta kilogram başına

ortalama birim fiyat 1,54 dolar

olarak gerçekleşti. Deri ve deri

mamulleri sektörü ise 2025

Güven Karaca, Chairman of the Board of the

Istanbul Leather and Leather Products Exporters’

Association (IDMIB), emphasized that high

interest rates and inflation have significantly

undermined exporters’

competitiveness. Stating that

exporters are now trying to “sell

not only their products, but

also interest rates and inflation,”

Karaca noted that although

Turkish products continue

to see demand in global

markets, elevated costs make it

increasingly difficult to compete.

While overall exports

rose in 2025, the leather

sector declined

Türkiye closed 2025 with

exports totaling USD 273.4

billion, marking a 4.5%

increase year-on-year. During

the year, 18 out of 26 sectors

recorded export growth,

while 8 sectors experienced

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



30

PANORAMA

yılında yüzde 5,3’lük düşüşle 1,44 milyar

dolarlık ihracat yaptı. İDMİB Başkanı Güven

Karaca’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen

toplantıda, sektörün 2025 performansı

değerlendirilirken 2026 yılına yönelik

hedefler de kamuoyu ile paylaşıldı.

En değerli dördüncü ihracatçı sektör

Yüksek maliyet baskısına rağmen sektörün

koruduğu katma değer yapısı, 2026 yılında

rekabet gücünün yeniden inşası açısından

önemli bir avantaj olarak görülüyor. Ege Deri

ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan

Yardımcısı Halil Gündoğdu başta olmak üzere

sektörün çatı kuruluşlarının temsilcilerinin

katıldığı toplantıda konuşan Karaca, zorlu

geçen 2025 yılına rağmen sektörün katma

değer gücünü koruduğunu vurguladı. Karaca,

deri ve deri mamulleri sektöründe kilogram

başına ortalama ihracat birim fiyatının 13,9

dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek,

“Bu veriyle sektörümüz, mücevher, savunma

ve havacılık ile hazır giyim ve konfeksiyon

sektörlerinin ardından Türkiye’nin en değerli

dördüncü ihracatçı sektörü oldu” dedi.

Dış ticaret dengesi fazladan açığa döndü

Sektörün dış ticaret dengesindeki bozulmaya

da dikkat çeken Karaca, 2021 yılında 566

milyon dolar, 2022 yılında ise 241 milyon

dolar dış ticaret fazlası verildiğini hatırlattı.

Ancak 2023 yılında 551 milyon dolar dış

ticaret açığı oluştuğunu, 2024’ün ise 1,1

milyar doların üzerinde açıkla kapandığını

belirtti. 2025 yılında da Ocak–Kasım dönemi

itibarıyla dış ticaret açığının 1 milyar doların

üzerine çıktığını kaydeden Karaca, yüksek

üretim maliyetleri nedeniyle ihracat kaybı

yaşandığını, yerli markaların ithalata

yönelmesinin ve firmaların kârlılık sorununun

üretim kapasitelerini düşürdüğünü ifade etti.

2026 için umut: Destekler ve

faizlerde gerileme

2025 yılında yaşanan ihracat kaybının

ardından sektör, yeni yıla temkinli bir

iyimserlikle hazırlanıyor. 2025 yılında yüksek

faiz ortamına rağmen ciddi bir finansal kaza

yaşanmadığını ve sektörün dayanıklılık

sınavını geçtiğini vurgulayan Karaca, fuar

katılımları ve B2B organizasyonlarıyla sektörün

küresel pazarlardaki varlığını sürdürdüğünü

söyledi. 2026 yılına girerken ithalatta korunma

önlemleri ile emek yoğun sektörlere yönelik

destekleri olumlu bulduklarını dile getiren

Karaca, bu adımların ekonomik etkisinden

ziyade psikolojik etkisinin yüksek olacağını

belirtti. Dezenflasyon sürecinin kalıcı olması

ve faiz oranlarının gerilemesiyle birlikte üretim

ve yatırıma erişimin kolaylaşmasının kritik

önemde olduğunu ifade etti.

declines. The average export unit value stood at

USD 1.54 per kilogram. In contrast, exports of the

leather and leather goods sector fell by 5.3% in

2025 to USD 1.44 billion. At a meeting hosted by

IDMIB Chairman Güven Karaca, the sector’s 2025

performance was evaluated and targets for 2026

were shared with the public.

Fourth most valuable export sector

Despite strong cost pressures, the sector’s ability to

preserve its high value-added structure is seen as a

key advantage for rebuilding competitiveness in 2026.

Speaking at the meeting attended by representatives

of the sector’s umbrella organizations, including Halil

Gündoğdu, Vice Chairman of the Aegean Leather

and Leather Products Exporters’ Association, Karaca

stressed that the sector maintained its value-added

strength despite the challenging conditions of 2025.

Karaca noted that the average export unit price of

the leather and leather goods sector reached USD

13.9 per kilogram, adding: “With this figure, our sector

ranked as Türkiye’s fourth most valuable export

sector, following jewelry, defense and aerospace, and

ready-to-wear and apparel.”

Foreign trade balance turns from

surplus to deficit

Drawing attention to the deterioration in the

sector’s foreign trade balance, Karaca recalled that

the sector posted a foreign trade surplus of USD

566 million in 2021 and USD 241 million in 2022.

However, this balance turned negative in subsequent

years, resulting in a foreign trade deficit of USD

551 million in 2023. The sector closed 2024 with a

deficit exceeding USD 1.1 billion, while provisional

data for January–November 2025 indicate a foreign

trade deficit of over USD 1 billion. Karaca stated that

high production costs led to export losses, while

domestic brands’ growing preference for imports

and declining profitability among firms caused a

contraction in production capacity.

Hope for 2026: Incentives and lower

ınterest rates

Following the export losses experienced in 2025,

the sector is entering the new year with cautious

optimism. Karaca underlined that despite the high

interest rate environment, the sector avoided a major

financial shock in 2025 and successfully passed a

resilience test. He added that through participation

in international trade fairs and B2B organizations, the

sector continues to strengthen its presence in global

markets. As 2026 begins, Karaca said that protective

measures against imports and support mechanisms

for labor-intensive sectors are viewed positively.

While their direct economic impact may be limited,

he noted that their psychological impact would be

significant. Emphasizing the importance of a lasting

disinflation process, Karaca highlighted that a decline

in interest rates would be critical in easing access to

finance for production and investment.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


Korsan Yazılıma Hayır,

Lisanslı Yazılıma Evet!

Şimdi tam zamanı! %25 indirimle Accurate 5’e geçiş yapın!

Güvenli, hızlı ve yasal bir yazılım deneyimi için doğru adımı

atın. Şimdi geçiş yapın, profesyonel geleceğinizi güvenceye alın.

ATA İleri Teknoloji &

Bilişim Sistemleri Ltd. Şti.,

BEST Bilgisayar

Nakış Desen Programı

Distribitörüdür.

Merkez Mah. Değirmenbahçe Cad. Airport Hill Sitesi

No: 11 D: 6 C Blok Yenibosna / İstanbul

T: 0212 660 80 82 | 0532 296 38 47

info@ataileri.com | info@accurate5.com

accurate5.com


32

PANORAMA

Pantone’un 2026 rengi “Bulut”,

sokak modasında yerini bulamıyor

Pantone’s 2026 “Cloud”

color misses the streets

Pantone’un “bulut” rengi duyurusu sosyal medyada

geniş yankı uyandırsa da, moda dünyasının gerçek renk

ajandası sokakta farklı bir tablo çiziyor. Doç. Dr. Başak

Boğday Saygılı, açıklanan Pantone rengi ile vitrinlerde

karşılaşılan renklerin yıllardır ciddi biçimde ayrıştığını

Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı

Pantone’s announcement of the “Cloud”

color for 2026 has gone viral on social

media, yet the real fashion scene tells

a different story. Associate Professor

Başak Boğday Saygılı emphasizes that

Pantone’un 2026 için açıkladığı

“bulut” rengi sosyal medyada

gündem olurken, vitrinler ve

moda koleksiyonları çok daha

farklı tonları işaret ediyor. Moda

uzmanları, asıl trendin toprak,

bej, haki ve denim tonları

olacağını belirtiyor.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026

While Pantone’s 2026 “Cloud”

hue is trending on social media,

shop windows and fashion

collections point to entirely

different shades. Experts say the

real trends will be earthy tones,

beige, khaki, and denim.



34

PANORAMA

the announced Pantone color

often diverges significantly from

the colors seen in store displays:

“Trend is shaped less by Pantone’s

declared color and more by

society’s emotional landscape.”

vurguluyor: “Trend, Pantone’un ilan ettiği renkten çok,

toplumun duygu dünyasıyla belirleniyor.”

Geçmiş yılların örnekleri: Vitrinler hep farklı renkler konuştu

Saygılı, geçmiş yıllardan örnekler vererek bu kopukluğun

net şekilde görüldüğünü söylüyor. 2025’te Mocha rengi

açıklanmış olsa da vitrinler bordo, krem ve acı kahve

tonlarıyla dolmuştu. 2024’te şeftali tonları konuşulurken

sokaklarda neon mavi ve çimen yeşili öne çıkmıştı. 2023’te

Viva Magenta gündemdeyken markalar ateş kırmızısı, metalik

altın ve şeker pembe tonları kullanmıştı. Pandemi sonrası

2022’de Very Peri açıklansa da vitrinlerde neon patlaması

yaşanmış ve 2020–2021 döneminde gri-bej hâkimiyeti

sürmüştü. Bu örnekler, psikolojik ve sosyolojik dinamiklerin

modadaki renk seçimlerini nasıl etkilediğini gösteriyor.

2026’nın gerçek renk trendleri: Toprak ve denim tonları

Pantone’un bulut rengine rağmen 2026 vitrinlerinde farklı

bir hikâye yazılacağını belirten Saygılı, moda markalarının

koleksiyon hazırlıklarında başka bir renk skalasına

odaklandığını ifade ediyor. Kış sezonu acı kahve, bej, lacivertsiyah,

haki, bal köpüğü ve açık mavilerle şekillenirken; yaz

sezonunda aksesuar tarafında acı kahve ve açık bej öne

çıkıyor, açık mavinin tazeliği ve açık pembenin son kez

görüleceği bir dönem olacak. Özellikle bej ve haki kombinleri,

2026 yazının en belirgin renk birlikteliklerinden biri olmaya

hazırlanıyor. “Pantone’un açıklaması bir başlangıçtır, evet.

Ancak vitrinlerde gördüğümüz renkler toplumsal ruh hâlinin

yansımasıdır. 2026’nın gerçek renk gündemi bulut değil;

güven veren toprak tonları, sakinleştiren açık maviler ve

doğallığı temsil eden haki tonları olacak.”

Duygular renkleri belirliyor

Saygılı, 2026’nın sosyal medyada konuşulan renkten çok,

insanların günlük hayatına dokunan duygularla şekillenen

bir renk yılı olacağını vurguluyor. Moda dünyasında trendleri

belirleyen unsurun yalnızca renk seçimi değil, toplumsal ruh

hâli ve dönemin duygusal atmosferi olduğunu hatırlatıyor.

Past years show the gap

Looking at previous years, Saygılı

points out a clear pattern of

divergence. In 2025, although

Mocha was announced as the color

of the year, store displays featured

burgundy, cream, light beige, and

bitter brown. In 2024, while peach

tones were trending, neon blue

and grass green dominated the

streets. In 2023, Viva Magenta was

highlighted, yet brands leaned

toward fiery red, metallic gold, and

candy pink. Post-pandemic in 2022,

despite Very Peri being announced,

neon colors exploded in stores, and

gray-beige remained dominant

in 2020–2021. These examples

demonstrate how psychological

and sociological dynamics

influence color choices in fashion.

2026’s real trends: Earthy and

denim tones

Despite Pantone’s “Cloud,” Saygılı

notes that 2026’s shop windows

are telling a different story. Fashion

brands are preparing collections

with an alternative color palette.

The winter season will feature

bitter browns, beige, navy-black

combinations, khaki, honey tones,

and soft blues. For summer,

accessories will highlight bitter brown

and light beige, with soft blues

and pale pinks making their final

appearances. Particularly, beige and

khaki combinations are expected to

dominate summer 2026. “Pantone’s

announcement is just a starting point.

The colors we see in stores reflect

societal moods. 2026’s real color

agenda is not Cloud, but comforting

earthy tones, calming soft blues, and

nature-inspired khaki shades.”

Emotions define fashion colors

Saygılı stresses that 2026 will be

a year shaped more by emotions

and everyday life than by the color

trending online. Fashion trends are

influenced not only by color choice

but also by social moods and the

emotional atmosphere of the time.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


"Wastes are not garbage but the future!"

Recycling saves lives

MEGA ETİKET

MÜLLER - İSVİÇRE (DOKUMA ETİKET) / FOCUS - İNGİLTERE (KUMAŞ BASKI, METAL BASKI) /WILLY - İTALYA (KESME KATLAMA, LAZER)

HORSTKIND - ALMANYA (KESME KATLAMA) / HEIDELBERG - ALMANYA (MATBAA, BASKI)


36

PANORAMA

2025’i şekillendiren yeni nesil

sürdürülebilir kumaşlar ve

önemli tekstil trendleri

Next-generation sustainable fabrics and

the key textile trends shaping 2025

Küresel tekstil endüstrisi, çevresel sorumluluk,

malzeme inovasyonu ve hızla değişen tüketici

beklentileri tarafından yönlendirilen en

dönüşümsel dönemlerinden birine giriyor.

Sürdürülebilirlik bir marka vaadinden çok

The global textile industry is entering one

of its most transformative periods, driven

by environmental responsibility, material

innovation, and rapidly evolving consumer

expectations. As sustainability becomes

Sürdürülebilir malzemeler, döngüsel üretim ve düşük etki düzeyine

sahip teknolojiler, küresel tekstil endüstrisini yeniden şekillendiriyor

ve Türkiye’yi yeni nesil çevre dostu kumaşların önde gelen

tedarikçilerinden biri hâline getiriyor.

Sustainable materials, circular production and low-impact technologies

are reshaping the global textile industry and positioning Türkiye as a

leading supplier of next-generation eco-friendly fabrics.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


PANORAMA 37

an operational requirement rather than a

branding claim, manufacturers are rethinking

material sourcing, redesigning production

systems, and adopting processes that reduce

waste and energy consumption. In 2025,

next-generation sustainable fabrics are no

longer specialty products—they are becoming

essential materials across fashion, home

textiles, automotive textiles, technical fabrics

and industrial applications.

In Türkiye, this transformation is especially

visible. Strong manufacturing capacity, vertically

integrated supply chains and alignment with

global sustainability standards are enabling

domestic textile producers to compete

effectively in sustainable fabric categories.

With global brands increasing their demands

for traceability, recyclability and lifecycle

transparency, Türkiye’s shift toward innovative,

eco-efficient production creates significant

competitive advantage.

operasyonel bir gereklilik hâline geldikçe,

üreticiler ham madde kaynaklarını yeniden

düşünüyor, üretim sistemlerini yeniden tasarlıyor

ve atığı ve enerji tüketimini azaltan süreçleri

benimsiyor. 2025 yılında yeni nesil sürdürülebilir

kumaşlar artık özel ürünler değil; moda, ev

tekstili, otomotiv tekstili, teknik kumaşlar ve

endüstriyel uygulamalar dahil olmak üzere

birçok alanda temel materyaller hâline geliyor.

Türkiye’de bu dönüşüm özellikle belirgin. Güçlü

üretim kapasitesi, dikey entegre tedarik zincirleri

ve küresel sürdürülebilirlik standartlarıyla uyum,

yerli tekstil üreticilerinin sürdürülebilir kumaş

kategorilerinde etkin bir şekilde rekabet etmesini

sağlıyor. Küresel markaların izlenebilirlik, geri

dönüştürülebilirlik ve yaşam döngüsü şeffaflığına

yönelik taleplerinin artmasıyla birlikte, Türkiye’nin

yenilikçi ve çevre dostu üretime geçişi önemli bir

rekabet avantajı oluşturuyor.

Biosourced and regenerated fibers move into

the mainstream

A major trend defining 2025 is the rapid rise

of biosourced fibers. Derived from agricultural

waste, renewable crops or biotechnological

processes, these fibers offer significantly

lower environmental impact compared

with conventional alternatives. Regenerated

cellulose fibers—such as bamboo-based fibers,

lyocell, modal and next-generation viscose

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


38

PANORAMA

Biyobazlı ve rejeneratif lifler ana akıma taşınıyor

2025’i tanımlayan önemli eğilimlerden biri,

biyobazlı liflerin hızlı yükselişi. Tarımsal

atıklardan, yenilenebilir bitkisel kaynaklardan

veya biyoteknolojik süreçlerden elde edilen bu

lifler, geleneksel alternatiflere kıyasla çok daha

düşük çevresel etki sunuyor. Bambu bazlı lifler,

lyocell, modal ve geliştirilmiş çözücü geri kazanım

sistemlerine sahip yeni nesil viskon gibi rejeneratif

selülozik lifler, düşük ekolojik ayak izi ve yüksek

performans özellikleri nedeniyle hızla yaygınlaşıyor.

Türk iplik üreticileri ve araştırma merkezleri,

mevcut üretim hatlarına sorunsuz şekilde

entegre olabilen biyobazlı ham maddelere

yoğun yatırım yapıyor. Bu yenilikler, fabrikaların

daha düşük su tüketimi, azaltılmış emisyonlar

ve geliştirilmiş biyolojik çözünürlük özelliklerine

sahip kumaşlar sunmasını mümkün kılıyor. Aynı

zamanda, kimyasal veya enzimatik olarak geri

dönüştürülmüş polyester ve naylonun pazar payı

artarken, üreticiler bakir kaynaklara bağımlılığı en

aza indiren döngüsel üretim sistemleri kurabiliyor.

Döngüsellik ve kapalı devre sistemler tedarik

zincirlerini yeniden şekillendiriyor

Döngüsellik, uzun vadeli bir hedef olmaktan

çıkıp ölçülebilir bir üretim modeline dönüşüyor.

Kesim artıkları ve kullanılmış giysiler gibi tekstil

atıkları giderek daha değerli bir ham madde

olarak görülüyor. Türkiye’de birçok şirket, tekstil

atığını sınıflandıran, ayrıştıran ve yüksek kaliteli

liflere dönüştüren fiber-to-fiber geri dönüşüm

sistemleri kurmuş durumda.

Bu değişimi 2025’te hızlandıran iki unsur var:

sıkılaşan küresel düzenlemeler ve markaların

bakir lif kullanımını azaltma taahhütleri. Avrupa

with improved solvent-recovery systems—are

expanding due to their reduced ecological

footprint and strong performance characteristics.

Turkish yarn manufacturers and research centers

are investing heavily in bio-based raw materials

that integrate smoothly into established

production lines. These innovations allow mills

to offer fabrics with lower water usage, reduced

emissions and improved biodegradability. At the

same time, chemically or enzymatically recycled

polyester and nylon are gaining market share,

enabling manufacturers to build circular

production loops that minimize dependence

on virgin resources.

Circularity and closed-loop systems

reshape supply chains

Circularity is evolving from a long-term

aspiration to a measurable production model.

Textile waste—from cutting-room scraps to

post-consumer garments—is increasingly

treated as a valuable raw material. In Türkiye,

several companies now operate fiber-to-fiber

recycling systems that sort, decompose and

convert textile waste into high-quality fibers.

Two factors accelerate this shift in 2025:

tightening global regulations and brandlevel

commitments to reduce virgin material

usage. The European Union’s Extended

Producer Responsibility (EPR) rules have direct

implications for Turkish exporters, prompting

rapid adaptation. As a result, recycled polyester

lines, mechanically recycled cotton blends

and innovative fiber blends compatible with

circular manufacturing are becoming standard

components of product assortments.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


KMF 007

BUHARLI KUMAŞ

FİKSE

STEAM FABRIC FIXING

BP 1000

TELA YAPIŞTIRMA VE

LAMİNASYON PRESİ

FINISHING AND LAMINATION PRESS

TSS 3646

SOĞUK SIÇAK FORM YAPIŞTIRMA

VE BASKI PRESİ

OLD HOT FORM GLUING

AND PRINTING PRESS

ASF3656

DÖNER SICAK SOĞUK

ŞOKLAMA VE FORM PRESİ

ROTARY HOT COLD SHOCKING

AND FORM PRESS

KP 12070

KOT VE SICAK BASKI PRESİ

JEANS AND HOT PRINTING PRESS

GBP 6090

BOYUN İPİ DİJİTAL BASKI PRESİ

NECK ROPE DIGITAL PRINTING PRESS

VDT 3656

TAM OTOMATİK

TAŞ DİZİM MAKİNASI

FULLY AUTOMATIC STONE

SETTING MACHINE

MBP 4050

TAŞ TRANSFER ETİKET BASKI PRESİ

STONE TRANSFER LABEL

PRINTING PRESS

OBP4050

TAM OTOMATİK ÇİFTLİ TAŞ

TRANSFER TİPU VE BASKI PRESİ

FULLY AUTOMATIC DOUBLE STONE

TRANSFER TYPE AND PRINTING PRESS

OBP 1513

ŞAPKA BASKI PRESİ

HAT PRINTING PRESS

ATAK MAKİNA VE KALIP SAN. DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Ziya Gökalp Caddesi Dersankoop Sanayi Sitesi

S7 Blok No: 251-252-53 Başakşehir - İSTANBUL / TÜRKİYE

T: +90 212 655 56 33 | +90 212 540 44 60 | +90 212 550 47 84 | +90 212 550 47 85

Gsm: +90 533 487 20 63 | +90 533 487 20 64

www.atakmakina.com.tr | www.atakmakina.net

www.atakmakine.com | www.transferbaski.com.tr | www.baskipresi.com

e-mail: info@atakmakina.com.tr


40

PANORAMA

Birliği’nin Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR)

kuralları, Türk ihracatçıları doğrudan etkiliyor

ve hızlı uyum gerektiriyor. Sonuç olarak geri

dönüştürülmüş polyester hatları, mekanik olarak

geri dönüştürülmüş pamuk karışımları ve döngüsel

üretime uygun yenilikçi lif karışımları ürün

portföylerinin standart parçaları hâline geliyor.

Eko-verimli boyama ve terbiye teknolojileri

ivme kazanıyor

Boyama ve terbiye, tekstil üretiminin en fazla

kaynak tüketen aşamalarından biri olmayı

sürdürüyor. Buna karşılık sektör, düşük etkili

çözümleri hızlı bir şekilde benimsiyor. Dijital

baskı, dope-dyed iplikler, enzimatik ön işlemler

ve köpük bazlı terbiye teknolojileri; su, ısı ve

kimyasal tüketiminde önemli azalmalar sağlıyor.

Bu sistemleri uygulayan Türk fabrikaları,

verimlilikte ve çevresel performansta ölçülebilir

iyileşmeler bildiriyor. Aynı zamanda, petrol

türevli kimyasalların yerine geçen biyobazlı

Eco-efficient dyeing and finishing

technologies gain momentum

Dyeing and finishing remain among the

most resource-intensive phases of textile

production. In response, the industry is rapidly

adopting low-impact solutions. Technologies

such as digital printing, dope-dyed yarns,

enzymatic pre-treatments and foam-based

finishing deliver substantial reductions in

water, heat and chemical consumption.

Turkish mills implementing these systems

report measurable improvements in efficiency

and environmental performance. At the same

time, bio-based finishing agents—developed as

alternatives to petroleum-derived chemicals—

help ensure safer outputs for workers,

consumers and the environment.

Smart performance fabrics built on

sustainable principles

Performance textiles continue to be a major

growth area, yet the sector is undergoing

its own sustainability shift. Moisturemanagement

knits, thermal-regulating fabrics,

antibacterial structures and UV-protective

textiles are now increasingly produced using

bio-derived or mineral-based components.

These materials are in high demand in

sportswear, outdoor clothing, medical textiles

and technical garment applications.

Türkiye’s strong knitting and technical textile

capabilities position the industry to respond

quickly to this demand. Collaboration between

universities, machinery manufacturers and

R&D departments accelerates the development

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


Tekstil Sektörüne Özel

Yenilikçi ERP çözümlerimiz ile işinizi

kolaylaştırın!

İşletmenizin tüm operasyonlarını

tek bir platformda yönetin

verimliliğinizi artırın.

LiveVOGUE

Konfeksiyon Yönetim Sistemi

LiveDYE

Tekstil Terbiye Takip Sistemi

LiveWEAVE

Dokuma Üretim Takip Sistemi

LiveKNIT

Kumaş Üretim Takip Sistemi

LiveYARN

İplik Üretim Takip Sistemi

sentez.com


42

PANORAMA

terbiye maddeleri, çalışanlar, tüketiciler ve çevre

için daha güvenli çözümler sunuyor.

Sürdürülebilir temelli akıllı performans

kumaşları

Performans tekstilleri önemli bir büyüme

alanı olmaya devam ederken, sektör kendi

sürdürülebilirlik dönüşümünü yaşıyor. Nem

yönetimli örmeler, ısı düzenleyici kumaşlar,

antibakteriyel yapılar ve UV korumalı tekstiller artık

giderek daha fazla biyobazlı veya mineral bazlı

bileşenlerle üretiliyor. Bu materyaller; spor giyim,

outdoor ürünler, medikal tekstiller ve teknik giysi

uygulamalarında yüksek talep görüyor.

Türkiye’nin güçlü örme ve teknik tekstil

kapasitesi, bu talebe hızlı yanıt verebilmesini

sağlıyor. Üniversiteler, makine üreticileri ve

Ar-Ge birimleri arasındaki iş birlikleri, dayanıklı,

fonksiyonel ve çevre dostu performans

kumaşlarının geliştirilmesini hızlandırıyor.

Tüketici beklentileri üretim önceliklerini

yeniden tanımlıyor

Sürdürülebilir dönüşümün en güçlü itici gücü

belki de değişen tüketici davranışları. Gen Z ve

genç kuşak, şeffaflık, etik tedarik, dayanıklılık

ve çevresel sorumluluk bekliyor. Üretimin her

aşamasının QR kodlu izlenebilirlik, blok zinciri

tabanlı takip veya kapsamlı yaşam döngüsü

analizleriyle belgelenmesini talep ediyorlar.

Bu beklentileri karşılamak için Türk

tedarikçileri dijital izlenebilirlik platformlarını

benimsiyor, uluslararası sertifikasyonlara

yatırım yapıyor ve şeffaf tedarik bilgileri

sunuyor. Bu çabalar, küresel markaların yeni

düzenlemelere uyumunu desteklerken güveni

ve marka değerini güçlendiriyor.

Türkiye’nin sürdürülebilir küresel üretimde

güçlenen rolü

Türkiye’nin gelişmiş altyapısı, bölgesel

yakınlığı, esnek üretim seçenekleri ve çevre

dostu kumaşlardaki artan uzmanlığı, ülkeyi

sürdürülebilir tedarik zincirleri arayan küresel

markalar için önemli bir ortak hâline getiriyor. Geri

dönüştürülmüş liflerin, biyobazlı materyallerin

ve düşük etkili boyama teknolojilerinin ana akım

üretime entegre edilmesi, yapısal bir değişime

işaret ediyor: sürdürülebilirlik, gelecekteki rekabet

gücünün temeli hâline geliyor.

of durable, functional and environmentally

responsible performance fabrics.

Consumer expectations redefine

production priorities

Perhaps the most powerful driver of sustainable

transformation is changing consumer behavior.

Gen Z and young millennials expect transparency,

ethical sourcing, durability and environmental

accountability. They seek brands capable of

documenting every stage of production through

QR-code traceability, blockchain-enabled tracking

or comprehensive lifecycle assessments.

To meet these expectations, Turkish suppliers

are adopting digital traceability platforms,

investing in internationally recognized

certifications and offering transparent sourcing

disclosures. These efforts support global brands

in meeting new regulatory standards while

strengthening trust and brand value.

Türkiye’s strengthening role in sustainable

global production

Türkiye’s advanced infrastructure, regional

proximity, flexible production options and

growing expertise in eco-fabrics make the

country a key partner for global brands seeking

sustainable supply chains. The integration

of recycled fibers, bio-based materials

and low-impact dyeing technologies into

mainstream production signals a structural shift:

sustainability is becoming the foundation on

which future competitiveness will be built.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



44

PANORAMA

Eastman, artırılmış

mukavemete sahip yeni

selüloz asetat filament ipliği

Naia Lyte’ı Première Vision

Paris’te tanıttı. Naia Lyte,

artırılmış dayanıklılığıyla

asetat ipliklerde performans ve

tasarım özgürlüğünü yeni bir

seviyeye taşıyor.

Eastman introduced Naia

Lyte, a new cellulose acetate

filament yarn with enhanced

tenacity, at Première Vision

Paris. With its increased

strength, Naia Lyte

elevates performance and

design freedom in acetate

yarns to a new level.

Hafiflikte güç: Naia Lyte

Strength in lightness: Naia Lyte

Eastman, hafif ve premium kumaşlar için

performans açısından önemli bir kilometre

taşı olan yeni bir selüloz asetat filament iplik

Naia Lyte’ı Première Vision Paris’te tanıttı.

luslararası moda ve tekstil topluluğuna ilk kez

sunulan Naia Lyte, artırılmış mukavemetiyle

asetat ipliğin sınırlarını genişleterek

tasarımcılar, üreticiler ve markalar için yeni

yaratıcı ve teknik olanakların önünü açıyor.

Eastman unveils Naia Lyte, a new cellulose

acetate filament yarn that represents an important

milestone in performance for lightweight and

premium fabrics, at Première Vision Paris. Presented

for the first time to the international fashion

and textile community, Naia Lyte expands the

capabilities of acetate yarn by introducing enhanced

tenacity, unlocking new creative and technical

possibilities for designers, mills and brands.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



46

PANORAMA

“Naia Lyte marks a significant development

in acetate filament yarn innovation,” says Ruth

Farrell, general manager of Eastman’s textiles

business. “By increasing the tenacity of our yarn,

we are expanding the performance boundaries

of acetate and enabling new lightweight fabric

applications, while staying true to the comfort,

aesthetics and reliability that define Naia. Naia

Lyte is already being produced commercially,

and we are excited by initial reactions to this

new, innovative addition to our Naia portfolio.

Eastman’ın tekstil iş kolu Genel Müdürü

Ruth Farrell şunları söylüyor: “Naia Lyte,

asetat filament iplik inovasyonunda önemli

bir gelişmeyi temsil ediyor. İpliğimizin

mukavemetini artırarak asetatın performans

sınırlarını genişletiyor ve Naia’yı tanımlayan

konfor, estetik ve güvenilirlikten ödün

vermeden yeni hafif kumaş uygulamalarını

mümkün kılıyoruz. Naia Lyte halihazırda

ticari olarak üretiliyor ve Naia portföyümüze

eklenen bu yeni ve yenilikçi ürüne gelen ilk

tepkilerden büyük heyecan duyuyoruz.”

Olağanüstü dayanıklılık ve zarif stiller

Naia Lyte, artırılmış mukavemeti sayesinde

asetat filament ipliklerde yeni bir performans

seviyesi sunarken, Naia ile özdeşleşmiş

rafine estetiği koruyor. Bu denge; modaya

yön veren hafif kumaşlardan daha teknik

performans gerektiren segmentlere kadar

geniş bir kullanım alanını destekliyor. Rafine,

ipeksi tuşesi; doğal parlaklığı ve akıcı dökümü;

kuru his, serin dokunuş konforu, tekrarlanan

yıkamalardan sonra formunu koruma gibi

konfor ve kolay bakım avantajlarıyla birleşiyor.

Ayrıca koku yönetimi ve antistatik özellikler

gibi fonksiyonel nitelikler de sunuyor.

Exceptional strength. Elegant styles. Endless

possibilities.

Naia Lyte introduces a new level of performance

to acetate filament yarns through enhanced

tenacity, while preserving the refined aesthetics

traditionally associated with Naia. This balance

supports a wide range of applications, including

fashion-forward lightweight fabrics as well as

segments with more technical performance

needs. Its refined, silky hand feel, natural luster

and fluid drape are combined with comfort

and easy-care benefits such as dry feel, cool-totouch

comfort, shape retention after repeated

washes, and functional features including odor

management and anti-static properties.

From strategic partnership to product

innovation

Naia Lyte has been developed and produced

via Eastman’s strategic partnership with Huafon

Chemical, established to accelerate innovation and

localized development of cellulose acetate filament

yarns. Announced in 2025, the collaboration

combines Eastman’s long-standing expertise in

cellulosic materials with Huafon’s manufacturing

and development capabilities, creating a strong

platform for advancing acetate yarn performance.

Stratejik ortaklıktan ürün inovasyonuna

Naia Lyte, Eastman’ın selüloz asetat filament

ipliklerde inovasyonu hızlandırmak ve yerel

geliştirmeyi desteklemek amacıyla kurduğu

Huafon Chemical ile stratejik ortaklığı

kapsamında geliştirilip üretilmiş. 2025 yılında

duyurulan bu iş birliği, Eastman’ın selülozik

malzemelerdeki uzun yıllara dayanan uzmanlığını

Huafon’un üretim ve geliştirme yetkinlikleriyle

birleştirerek asetat iplik performansını ileri

taşımak için güçlü bir platform oluşturuyor.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



48

PANORAMA

Geleneksel “Maraş Abası”nı çağdaş sanatla geleceğe taşıyan “Bir Kardeşlik

Hikâyesi” sergisi’nin ikinci gösterimi Kahramanmaraş’ta gerçekleşti

Maraş-Antep kardeşliği

“Maraş abası” motiflerinde yaşatılıyor

gönül bağlarına ve kardeşlik hukukuna bir saygı

duruşu niteliği taşıyor. Sergide yer alan her eser;

dayanışmanın, vefanın, dua ve direnişin, kültürel

mirasın, çağdaş sanattaki izdüşümünü temsil etmekte.

“Maraş Aba’sı” motiflerinin modern yorumlarıyla

hazırlanan 15 eserlik özel koleksiyon, Gaziantep’in

kurtuluş günü vesilesiyle 22–29 Aralık 2025

tarihleri arasında Gaziantep Panorama Müzesi’nde

sanatseverlerle buluşmuş ve büyük ilgi uyandırmıştı.

Aynı koleksiyon, Kahramanmaraş’ın 12 Şubat Kurtuluş

Bayramı etkinlikleri kapsamında 13 Şubat 2026 günü

saat 18.00’de Mehmet Akif Kültür Merkezi’nde ikinci

kez sanatseverlerle buluştu. Bu gösterim, serginin

doğduğu şehirde, Maraş’ın düşman işgalinden

kurtuluş günü kutlamaları çerçevesinde gerçekleşti.

Sanatçı ve akademisyen Dr. Mutlu ASLANTÜRK,

Kahramanmaraş’ın köklü dokuma geleneği olan

“Maraş Aba’sı” motiflerini çağdaş bir yaklaşımla

yeniden yorumladı. “BİR KARDEŞLİK HİKÂYESİ” başlıklı

sergi, “Maraş Aba’lı” kahraman ve gazi çetelerin (sivil

milli savaşçıların), Maraş’ın kurtuluşundan sonra

derhal Antep’e yardıma koşarak Millî Mücadele’de

komşularıyla omuz omuza verdikleri mücadeleye,

Tarihi hafıza, sanatçı-akademisyen

vizyonuyla can buluyor

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ)

Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mutlu

ASLANTÜRK, geleneksel dokuma kültürümüzün en

nadide örneklerinden olan “Maraş Abası” motiflerini

modern sanatla buluşturarak ulusal bir başarıya imza

atıyor. Sanatçının büyük ilgi gören ve ikinci durağı

Kahramanmaraş olan “Bir Kardeşlik Hikâyesi” sergisi,

yöresel kıyafet kültürünün akademik bir vizyonla

yeniden yorumlanabileceğini kanıtlıyor. Dr. Mutlu

Aslantürk, yöresel kıyafet kültürü üzerine yürüttüğü

derinlemesine çalışmaları, Kahramanmaraş ve

havalisinin Kurtuluş Savaşı’nın sembolü olan

abalar üzerinden özenle hazırladığı koleksiyonu

sanatseverlere sunuyor. Sergi, sadece bir görsel

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


DETAYLI BİLGİ VE

RANDEVU İÇİN

0212 314 14 14

www.turkiyehastanesi.com


50

PANORAMA

şölen olmayıp İstiklal Savaşı’ndaki milli dayanışmayı

“Maraş Abası” motifleri üzerinden anlatan bir

“sadakat ve kardeşlik” manifestosu niteliği taşıyor.

“Motifler, yalnızca desen değil; hafıza,

kimlik ve kardeşliğin dilidir”

Dr. Mutlu ASLANTÜRK sergi hakkında şunları söyledi:

“Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olamaz

diyerek düşmanı 22 günde perişan edip 12 Şubat

1920’de Maraş’tan def eden kahraman dedelerimiz,

yine aynı kahramanlıkla Antep bize mezar olmadan

düşmana yar olamaz diyerek işgal altındaki komşunun

yardımına koştular. Maraşlı çetelerle Antepli çeteler

Antep’in savunmasında omuz omuza vuruştular,

birbirlerinin kucağında şehid oldular ama vatanın bir

karışını bile vermediler, bayrağı yere düşürmediler.

Ve nihayet 25 Aralık 1921’de düşmanı Antep’ten de

kaçırarak bir destan daha yazdılar; bu mübarek vatanı

kanlarıyla sulayarak bize miras bıraktılar. Maraş harbi

komutanı Arslan Bey’le birlikte Maraş’tan Antep

harbine giden çeteler arasında Maraşlı Hüseyin

çete şehitlerden sadece biri. Vurulduğunda şehit

olurken nişanlısı Emu’ya yazdığı kanlı mektup

Gaziantep Panorama Müzesi’nde sergileniyor. Aile

büyüklerimizden İbrahim Efendi de Maraş harbinden

sonra Antep harbine koşup kahraman ve gazi

olanlardan sadece biri. Daha nice şehitler, nice gaziler

var; nice hikâyeler nesillere aktarıldı. Tüm şehit ve

gazi Maraşlı çetelerin sırtlarındaki Maraş Abasını aziz

biliyor; canları pahasına ortaya koydukları dayanışma,

kardeşlik ve vatanseverlik ruhunu bu sergiyle baş tacı

ediyorum. Ve vatan savunmamıza iştirak eden tüm

şehit ve gazi dedelerimizi minnetle yad ediyorum. Bu

çalışmaları, Maraş ve Antep’in destansı direnişinde

verilen omuz omuza mücadeleyi, gönül bağını,

komşuluk hukuku ve kardeşliği saygıyla selamlama

olarak hazırladım. Motifler, yalnızca desen değil;

hafıza, kimlik ve kardeşliğin dilidir.”

Mutlu ASLANTÜRK sözlerini şöyle tamamladı;

“Koleksiyonun ilk gösterimine derin bir kadirşinaslık

ile ev sahipliği yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye

Başkanı Fatma Şahin’e, sergime kolleksiyonundan

kıymetli parçaları ekleyerek değer katan Maraş Antik

Sayın Cahit Altıgöz ve Araştırmacı Tarihçi yazar Sayın

Orhan Saydam beyefendilere, salonunda sergimizi

misafir eden Belediye Başkanımız Fırat Görgel

nezdinde Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye’sine,

sergimizin Kahramanmaraş’ta ikinci gösterimine

vesile olan Sayın İl Kültür müdürümüz Eshabil Yıldız

şahsında Kahramanmaraş Valiligimiz ve İl Kültür

Müdürlüğümüze, çalışmalarımıza himayelerinde

devam ettiğimiz Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut

Ak, dekanımız Prof. Dr. Sayın Ersin İrfan Akıncı,

Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Sayın Mehmet Zahit Bilir

beyefendilere kalbi şükranlarımı sunarım.”

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



52

PANORAMA

Matset & HP Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Alican Duran, konvansiyonel

baskının öneminin devam ettiğini, ancak dijital baskı ve ileri teknolojilerin

önümüzdeki dönemde sektörde çok daha kritik bir rol üstleneceğini bildirdi.

Speaking at the Matset & HP Introduction Meeting, Alican Duran

stated that while conventional printing continues to maintain

its importance, digital printing and advanced technologies

will play a much more critical role in the industry in the coming period.

Karton ambalaj sektörü

yatırım iştahını koruyor

The carton packaging industry maintains

its investment appetite

KASAD Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, yılın

ikinci buluşması olan Matset & HP Tanıtım

Toplantısı’nda sektöre dair değerlendirmelerde

bulundu. Toplantıda dijital çağ ile birlikte karton

Alican Duran, Chairman of the Board of the Carton

Packaging Manufacturers Association (KASAD),

shared his evaluations of the industry at the

Matset & HP Introduction Meeting, the second

gathering of the year. Emphasizing that with the

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


“İşi profesyonellerine bırakın”

WEB OFSET DÜZ OFSET CİLT AMBALAJ

‘nin matbaası

“İhlas Matbaacılık güvencesiyle”

Termal Kalıp

Yüksek tirajlı baskılara uygun, geniş

gelişim töleransına sahip, net ve kaliteli

baskı sağlayan özel bir kalıptır.

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

80.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Detaylar İçin:

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 31 95 • www.afarkplates.com

Konvansiyonel Kalıp (Ctcp-LX)

UV-CTP kalıp kullanan üst düzey müşteriler

için geliştirilmiştir. Yüksek hassasiyete sahip,

yüksek tirajlı baskılara uygun,

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

50.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Merkez Mahalasi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00 www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


54

PANORAMA

ambalaj sektöründe teknolojinin artık bir tercih

değil, zorunluluk haline geldiğini de vurgulayan

Duran, konvansiyonel baskının önemi devam

etmekle birlikte, dijital baskı ve ileri teknolojilerin

önümüzdeki dönemde sektörde çok daha kritik

bir rol üstleneceğini kaydetti.

“Dijital baskı, sektörün geleceğini

şekillendiriyor”

Toplantıda konuşan Matset Satış Direktörü Can

Babataş, baskı sektörünün dönüşüm sürecine

dikkat çekerek şunları söyledi: “Baskı sektörü,

geçmişten bugüne kendini sürekli yenileyen

ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen

güçlü bir yapıya sahip. Bugün bu dönüşümün

merkezinde dijital baskı teknolojileri yer alıyor.

Dijital baskı; hızlı üretim, esnek çözümler,

digital age, technology in the carton packaging

industry is no longer a choice but a necessity,

Duran noted that although conventional printing

remains important, digital printing and advanced

technologies will assume a far more critical role in

the sector in the near future.

“Digital printing is shaping the future

of the industry”

Speaking at the meeting, Matset Sales Director

Can Babataş drew attention to the transformation

process in the printing industry and said: “The

printing industry has a strong structure that has

continuously renewed itself and adapted rapidly to

changing conditions from past to present. Today,

digital printing technologies are at the center of

this transformation. With its advantages such as

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



56

PANORAMA

fast production, flexible solutions, personalization

opportunities, and suitability for short print

runs, digital printing has become not merely a

technological investment but a strategic element

shaping the future of the industry. Supporting this

transformation with practical field applications will

further enhance our sector’s competitiveness.”

kişiselleştirme imkânları ve düşük tiraj

avantajıyla yalnızca bir teknoloji yatırımı değil,

sektörün geleceğini şekillendiren stratejik bir

unsur haline geldi. Bu dönüşümün sahadaki

uygulamalarla desteklenmesi, sektörümüzün

rekabet gücünü daha da ileri taşıyacaktır.”

“Teknolojiye yalnızca makine olarak

bakmıyoruz”

Matset Satış Müdürü Önder Babataş ise

sektörel iş birliği ve dijital teknolojilerin

önemine dikkat çekti. Babataş, birçok markanın

temsilciliğini yaptıklarını ve KASAD’ın baskı

sektöründeki diğer alanların aksine, rakipten

ziyade “meslektaş” bilinciyle hareket eden bir

organizasyon olduğunu belirtti. Konuşmasında

Scodix teknolojisinin üretime sağladığı

avantajları da anlatan Babataş, “Biz teknolojiye

yalnızca makine olarak bakmıyoruz; ‘ürünü daha

iyi nasıl satarız’ sorusuyla, ambalajın ürünün

algısını ve değerini artıran stratejik bir unsur

olduğuna inanıyoruz ve paydaşlarımızla birlikte

büyümeyi hedefliyoruz” dedi.

“We do not view technology merely

as machinery”

Matset Sales Manager Önder Babataş highlighted

the importance of sectoral cooperation and

digital technologies. Stating that they represent

many brands and that KASAD, unlike other areas

of the printing industry, operates with a sense

of “collegiality” rather than rivalry, Babataş also

explained the advantages Scodix technology

brings to production. “We do not view technology

merely as machinery; by asking ‘how can we sell

the product better?’, we believe that packaging is

a strategic element that enhances the perception

and value of the product, and we aim to grow

together with our stakeholders,” he said.

“We offer sustainable solutions”

Introducing digital corrugated solutions at

the meeting, Xavier Melisse, HP PWI Materials

Supply Worldwide Category Manager, stated:

“With these solutions, different print jobs

can be produced consecutively and side by

side without the need for plate changes. This

structure eliminates plate, waste, and inventory

processes while reducing the workflow from

seven stages to four. Compared to traditional

methods, production can be completed with

less labor and fewer process steps. It also

provides 25% savings in raw materials and paper

usage. Operating with water-based inks, this

digital process enables faster time-to-market

while offering a strong alternative in terms of

sustainability and operational efficiency.”

“Sürdürülebilir çözümler sunuyoruz”

Toplantıda dijital oluklu mukavva çözümlerini

tanıtan HP PWI Malzeme Tedarik Dünya

Kategori Müdürü Xavier Melisse ise şu

açıklamalarda bulundu: “Bu çözümlerle, kalıp

değişimine gerek kalmadan farklı baskılar art

arda ve yan yana üretilebiliyor. Bu yapı, kalıp,

atık ve stok süreçlerini ortadan kaldırırken

iş akışını yedi kademeden dörde indiriyor.

Geleneksel yöntemlerle karşılaştırıldığında

daha az iş gücü ve işlem adımıyla üretim

tamamlanabiliyor. Ham madde ve kağıt

kullanımında da yüzde 25 tasarruf sağlanıyor.

Su bazlı mürekkeplerle çalışan bu dijital süreç,

pazara daha hızlı ürün sunulmasını sağlarken,

sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik

açısından da güçlü bir alternatif oluşturuyor.”

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



58

PANORAMA

Çobantur Logistics,

köklü mirasıyla geleceğe yürüyor

Çobantur Logistics moves into

the future with ıts strong heritage

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından BOLTAS,

yoluna Çobantur Logistics adıyla devam ediyor. Geniş filosu, Türkiye ve Avrupa’daki

toplam 57 bin 500 metrekarelik depolama kapasitesi, dijital dönüşüm odaklı

yeniden yapılanma süreci ve Almanya’da planlanan stratejik satın almayla şirket,

küresel ölçekte büyümeyi ve geleceğin lojistik ekosistemine yön vermeyi hedefliyor.

With nearly half a century of experience, one of the logistics sector’s longestablished

brands, BOLTAS, is continuing its journey under the name Çobantur

Logistics. With its extensive fleet, a total storage capacity of 57,500 square

meters across Türkiye and Europe, a digital transformation–focused restructuring

process, and a planned strategic acquisition in Germany, the company aims to

grow on a global scale and shape the logistics ecosystem of the future.

Kontrollü, sürdürülebilir ve güven odaklı

büyüme anlayışıyla yoluna devam eden

Çobantur Logistics, köklerinden aldığı gücü

yeni markasına taşıyarak 50’nci kuruluş

yılına yeni yatırım planlarıyla hazırlanıyor.

Şirket, çözüm odaklı servis sağlayıcı rolüyle

lojistik sektöründe katma değer yaratmayı

ve dönüşüme yön vermeyi hedefliyor.

Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı

Ulaş Çobanoğlu, dönüşüm sürecine ilişkin

değerlendirmesinde lojistiğin artık yalnızca

taşımacılıktan ibaret olmadığını vurguladı.

Çobanoğlu, “Lojistik bugün üretimden

Pursuing a growth strategy based on control,

sustainability, and trust, Çobantur Logistics is carrying

the strength of its roots into its new brand as it prepares

for its 50th anniversary with new investment plans.

Positioning itself as a solution-oriented service provider,

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



60

PANORAMA

ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar

tüm akışın merkezinde yer alan stratejik

bir güç. Biz de geçmişten gelen köklü

mirasımızı, geleceğe yön verecek bir

vizyonla Çobantur Logistics adı altında

sürdürüyoruz. Sağlam köklerin, güçlü

bir geleceğin temelini oluşturduğuna

inanıyoruz” dedi.

Güven, sürdürülebilirlik ve şeffaflık

odağında yeni dönem

Çobantur Logistics’in attığı her adımın

yeniden tanımlanmış bir vizyonun parçası

olduğunu belirten Çobanoğlu, “Verdiğimiz

her sözü aynı netlik ve kararlılıkla

tutuyoruz. Artık adımız; tutarlılığın,

sürdürülebilirliğin, itibarın ve yıllar içinde

inşa edilmiş güvenin sembolü” ifadelerini

kullandı. Şirket, yalnızca taşımacılık

hizmetleriyle sınırlı kalmayarak uçtan

uca lojistik çözümler sunuyor. Yurt içinde

toplama-dağıtım, limanlardan adreslere

konteyner taşımaları, gümrüklü ve

gümrüksüz depolama, katma değerli depo

hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu

(FCL/LCL) ve havayolu taşımacılığı ile

Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları

Çobantur Logistics’in hizmet portföyünde

yer alıyor. Yaklaşık 200 çekici, 500 römork,

5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten

oluşan filosuyla faaliyetlerini sürdüren

şirket; Türkiye’de Erenköy, Orhanlı,

Dilovası ve İzmir’de toplam 45 bin 500

metrekarelik depolama alanına sahip.

Avrupa’da ise İtalya ve Almanya’daki

6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet

veren Çobantur Logistics, Romanya’da

planlanan yeni depo yatırımıyla

Avrupa’daki operasyonel gücünü

artırmayı amaçlıyor.

the company aims to create added value in the logistics

sector and lead industry transformation.

Chairman of the Board of Çobantur Logistics,

Ulaş Çobanoğlu, emphasized that logistics is no

longer limited to transportation alone. “Today,

logistics is a strategic force at the center of all

flows—from production and trade to the economy

and technology. With Çobantur Logistics, we are

sustaining our deep-rooted heritage under a vision

that shapes the future. We believe that strong roots

form the foundation of a strong future,” he said.

A new era focused on trust, sustainability, and

transparency

Stating that every step taken by Çobantur Logistics

is part of a redefined vision, Çobanoğlu noted: “We

keep every promise we make with the same clarity

and determination. Today, our name represents

consistency, sustainability, reputation, and the trust

built over many years.”

Going beyond transportation services alone, Çobantur

Logistics offers end-to-end logistics solutions. Its

service portfolio includes domestic collection and

distribution, container transportation from ports to final

destinations, bonded and non-bonded warehousing,

value-added warehouse services, project cargo

transportation, sea freight (FCL/LCL), air freight, and

Europe-to-Europe operations.

The company operates with a fleet comprising

approximately 200 tractor units, 500 trailers, 5

lowbeds, 6 trucks, and 2 vans. In Türkiye, it has a total

warehousing area of 45,500 square meters across

Erenköy, Orhanlı, Dilovası, and İzmir. In Europe, Çobantur

Logistics serves customers through 6,000-square-meter

warehouses in both Italy and Germany, while a new

warehouse investment planned in Romania aims to

further strengthen its operational presence in Europe.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026



62

PANORAMA

2026 hedefi: Holding yapısı ve Avrupa’da

stratejik büyüme

Jeopolitik belirsizliklere rağmen lojistik sektörünün büyüme

potansiyelini koruduğuna dikkat çeken Çobanoğlu,

2026 yılının şirket için kritik bir eşik olacağını belirtti.

Almanya’da planlanan stratejik satın alma ile operasyonların

güçlendirileceğini ifade eden Çobanoğlu, yurt dışında

kurulacak holding yapısıyla tüm grup şirketlerinin tek çatı

altında toplanacağını söyledi. “2026, yeniden yapılanma

sürecimizin somut sonuçlarını alacağımız bir yıl olacak”

diyen Çobanoğlu, “Avrupa’daki yatırımlarımızı genişletirken

en büyük önceliğimiz kârlı, istikrarlı ve şeffaf büyüme. Bu

doğrultuda devreye aldığımız 7/24 track & trace sistemimizle

müşterilerimize operasyonel şeffaflık sağlıyoruz. Hedefimiz

yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 5–10 yılın lojistik

ihtiyaçlarını da karşılayacak bir yapı kurmak” diye konuştu.

Dijitalleşme ve yeşil lojistik odakta

Lojistik sektörünün 2026’da hem önemli fırsatlar hem

de risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Çobanoğlu,

Türkiye’nin stratejik konumunun transit taşımacılık

ve entegre lojistik çözümler açısından büyük avantaj

sunduğunu, küresel ticaretteki dalgalanmalar ve

finansmana erişimin ise dikkatle yönetilmesi gereken

başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.

Geleceğin lojistiğinin veri odaklı, otomatikleşmiş ve

dijital altyapılar üzerine kurulduğunu vurgulayan

Çobanoğlu, dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekânın

sektörün dönüşümünde belirleyici rol oynadığını

söyledi. Bu dönüşümün merkezinde “yeşil lojistik”

anlayışının yer aldığını belirten Çobantur Logistics,

çevresel etkileri azaltmayı tüm operasyonlarının odağına

alıyor. Şirket, filosundaki eski nesil taşıma ünitelerini

aşamalı olarak devreden çıkararak 2026 yılında 250 yeni

dorse yatırımı gerçekleştirmeyi planlıyor. Ayrıca ofis

ve depolarda uygulanan “Sıfır Atık Yönetim Sistemi”,

güneş enerjili tesis yatırımları ve dijitalleşme projeleriyle

karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor.

Çobanoğlu, şirketin vizyonunu “sektörün dönüşümüne

öncülük etmek” sözleriyle özetleyerek, lojistiğin yalnızca

ürün değil, geleceği de taşıdığına dikkat çekti.

2026 Target: Holding structure and

strategic growth in Europe

Despite geopolitical uncertainties,

Çobanoğlu underlined that the logistics

sector continues to maintain its growth

potential, noting that 2026 will be a critical

milestone for the company. He stated

that operations will be strengthened

through a planned strategic acquisition in

Germany and that a holding structure to

be established abroad will bring all group

companies under a single roof. “2026

will be the year in which we begin to see

tangible results from our restructuring

process,” said Çobanoğlu.

“As we expand our investments in

Europe, our top priority remains

profitable, stable, and transparent

growth. Through our 24/7 track & trace

system, we provide our customers with

full operational transparency. Our goal

is to build a structure that meets not

only today’s needs, but also the logistics

demands of the next 5 to 10 years.”

Digitalization and green logistics at

the core

Pointing out that the logistics sector will face

both significant opportunities and risks in

2026, Çobanoğlu emphasized that Türkiye’s

strategic location offers major advantages

for transit transportation and integrated

logistics solutions. At the same time, he

noted that fluctuations in global trade and

access to financing are issues that must be

carefully managed. Highlighting that the

future of logistics is built on data-driven,

automated, and digital infrastructures,

Çobanoğlu stated that digitalization,

automation, and artificial intelligence play a

decisive role in the sector’s transformation.

At the center of this transformation lies the

concept of green logistics.

Çobantur Logistics places reducing

environmental impact at the core of all

its operations. The company plans to

gradually phase out older-generation

transport units in its fleet and make an

investment in 250 new trailers by 2026.

In addition, through its Zero Waste

Management System implemented in

offices and warehouses, solar energy

facility investments, and digitalization

projects, the company aims to

significantly reduce its carbon footprint.

Summing up the company’s vision as

“leading the transformation of the sector,”

Çobanoğlu emphasized that logistics

carries not only goods, but also the future.

KONFEKSİYONTEKNİK

MART | MARCH | 2026


FUAR

TAKVİMİ

2026

* Yayın takvimi değişebilir.

GARMENTECH BANGLADESH

Dhaka-Bangladeş | Ocak, 14-17, 2026

HEIMTEXTIL

Frankfurt, Almanya | Ocak 13-16, 2026

IMM COLOGNE

Köln, Almanya | Ocak 20-23, 2026

BARCELONA TEXTILE EXPO

Barcelona, İspanya | Ocak 13-15, 2026

IFCO

4-7 Şubat 2026

Uluslararası Tekstil & Konfeksiyon Makineleri Fuarı

Dhaka-Bangladeş | Şubat, 5-8 2026

TEXHIBITION

İstanbul – Türkiye | 04-06-Mart, 2026

INTERNATIONAL ISTANBUL YARN FAIR

İstanbul, Türkiye | Mart 26-28, 2026

INGLEGMACH

Moskova, Rusya | Mart 16-19, 2026

INTERZUM

Guangzhou, Çin | Mart 28-03, 2026

IGATEX

Lahor, Pakistan | Nisan 08-11, 2026

TECHTEXTIL & TEXPROCESS

Frankfurt, Almanya | Nisan 21-24, 2026

HOMETEX

İstanbul, Türkiye | Mayıs 19-22, 2026

FESPA GLOBAL PRINT

Berlin, Almanya | Mayıs 19-22, 2026

ITM-Istanbul Textile Machinery

İstanbul, Türkiye | Haziran 06-09, 2026

IFCO 2026

19 - 21 Ağustos 2026

TEXHIBITION

İstanbul – Türkiye | 09-11 Eylül, 2026

CAITME

Taşkent, Özbekistan | Eylül 09-11, 2026

INTERMOB

İstanbul – Türkiye | 17-20 Eylül 2026

EGY STITCH & TEX

Kahire, Mısır | Eylül, 24-27, 2026

INTERTEX MACHINERY TUNISIA

Sousse, Tunus | Ekim 2026

Avrasya Ambalaj

İstanbul/ Türkiye | 13-16 Ekim 2026

TGSD KONFERANSI

İstanbul - Türkiye | Ekim 2026

SIGN İSTANBUL TÜYAP

Ekim 31-Kasım 03, 2026

AYSAF / İFM

İstanbul – Türkiye | 11-14 Kasım, 2026

ITMA ASIA & CITME

Shanghai, Çin | Kasım 20-24, 2026

BTKM Bursa

Textile, Garment and Embroidery Machines Fair

Bursa – Türkiye | Kasım 2026

SUSTAINABILTY TALKS IST

İstanbul – Türkiye | 2026


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU

Name / İsim : ........................................................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : .........................................................................................................................................................................

Company / Firma : ....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Mailing adress / Posta Adresi : ............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Tel : ......................................................................................................................................................................................................................... Fax : ........................................................................................................................................................................................................................

Vergi dairesi : ....................................................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................................................................................

Business Type / Faaliyet Alanınız : ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 ..................

One year EURO 950

Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 3.750 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ

Check is enclosed / Çek ektedir.

Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed.

Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir.

Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız.

Credit card no / Kredi kartı no :

Security number / Güvenlik numarası :

Name of the card holder

Kart sahibinin adı-soyadı

Expiry date / Geçerlilik süresi : .................... / .................... / ....................

Type of the card / Kartın cinsi : Visa Master / Eurocard

: .............................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Date / Tarih : .................... / .................... / .................... Stamp & Signature / İmza : .................................................................................................................................................................................................................

YURTİÇİ BANKA

HESAP NUMARALARIMIZ ( TL )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

GARANTİ BANKASI

GÜNEŞLİ ŞUBESİ

ŞUBE KODU: 295

HESAP NO: 6293152

IBAN NO:

TR02 0006 2000 2950 0006 2931 52

BANK ACCOUNT NO ( EURO )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073622

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR74 0006 2000 2950 0009 0736 22

BANK ACCOUNT NO ( USD )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073623

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR47 0006 2000 2950 0009 0736 23

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93 web: www.konfeksiyonteknik.com.tr e-mail: img@img.com.tr


"D e ta yd a G ü c ü m ü z, B a sk ıd a İm za m ız."

TUĞRA MAKİNA TEKSTİL BİLGİSAYAR, İNŞAAT OTOMOTİV SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

Akıncılar Mahallesi, Abdi İpekçi Caddesi No: 35 Güngören - İstanbul / TÜRKİYE

Tel: +90 212 539 98 65 | Fax: +90 212 641 35 82 | Satış: +90 507 848 72 94 | Servis: +90 533 950 71 42

Web: tugramakina.net | E-mail: tugramakina@hotmail.com


Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!