12.04.2026 Görüntülemeler

sektörmaden 2026 Mart Sayısı

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

VAKIF’TAN HABERLER

VAKIF’TAN HABERLER

Vakfın 40. yılında 41 kere maşallah

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, 40. kuruluş yılını

geride bırakırken, bu anlamlı dönüm noktası yalnızca bir

zaman dilimini değil, aynı zamanda ortak emekle inşa

edilmiş köklü bir birikimi de temsil ediyor. Kırk yıla yayılan

bu yolculuk, madencilik sektörüne katkı sunma iradesinin

sürekliliğini ve kurumsallaşmasını ortaya koyuyor.

Vakfın hayatta olan kurucularının kaleme aldıkları

aşağıda okuyacağınız üç farklı tanıklık, aslında tek bir

ortak zeminde birleşiyor: dayanışma, ortak akıl ve sektöre

karşı duyulan sorumluluk. 1980’li yılların başında

akademi, kamu ve sektör temsilcileri arasında kurulan

bu temaslar, madenciliğin yalnızca teknik değil, aynı

zamanda kurumsal bir gelişim ihtiyacı içinde olduğunu

açık biçimde ortaya koyuyordu .

Belgrad Ormanlarında bir piknikte filizlenen fikir, kısa

sürede sistemli toplantılarla olgunlaştı, Maçka’daki fakülte

binasında yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda

bir vakıf çatısı altında kalıcı hale getirildi. Bu süreçte

yalnızca bir kurum kurulmadı, farklı kesimleri bir araya

getiren, tartışan, üreten ve çözüm arayan bir zemin inşa

edildi. Kurucuların ifadesiyle, amaç “çorbada bir tutam

tuz” olmak değil, sektörün geleceğine yön verecek bir

ortak irade oluşturmaktı.

Aradan geçen 40 yıl, bu iradenin somut sonuçlarını ortaya

koydu. Madencilik Şuralarından mesleki eğitim

faaliyetlerine, ülkenin ve dünyanın dört bir yanına düzenlenen

teknik inceleme gezilerinden, halkla ilişkiler

çalışmalarına, uluslararası kongrelere, fuarlara ve bilimsel

toplantılara kadar geniş bir alanda etkisini hissettiren

Vakıf, Türk madenciliğinin ortak akıl platformlarından

biri haline geldi.

Bugün gelinen noktada, kuruluş dönemindeki o samimi

birliktelik ve üretken tartışma kültürü, yalnızca bir hatıra

değil aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir referanstır.

Vakfın ilk yıllarında ortaya konan bu dayanışma modeli,

önümüzdeki dönemde de madencilik sektörünün gelişimi

için en değerli yol gösterici olmaya devam edecektir.

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfının doğum yeri:

Belgrad Ormanları Kirazlı Bent Piknik Alanı (1984)

Prof. Dr. Erdoğan Yüzer

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Kurucu Başkanı

İTÜ Maden Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Emekli Öğretim Üyesi

Bu başlık sizleri şaşırtabilir; ancak aşağıda anlatacaklarım,

kişiliğimle de örtüşen bir sürecin doğal sonucudur.

Osmanlı İmparatorluğunun ilk başkenti olan Bursa’da

doğdum. İlk öğrenimimi, Muradiye Külliyesinin hemen

bitişiğindeki Muradiye Cumhuriyet İlkokulunda tamamladım.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu iki yapının

iç içeliği, farkında olmadan kişiliğimin oluşumunda etkili

oldu. Bu birlikteliğin getirdiği paylaşma ve dayanışma

kültürünün, yaşam anlayışımı şekillendirdiğini yıllar

sonra daha iyi kavradım.

Çocukluk yıllarımdan itibaren insanları bir araya getirmeyi,

paylaşmayı ve dayanışmayı önemseyen bir yaklaşımı

benimsedim. Bu anlayış, gençlik yıllarımda da

sürdü; ilerleyen dönemlerde sivil toplum faaliyetleriyle

daha da pekişti. 1950’li yılların sonunda İstanbul Teknik

Üniversitesinde asistanlığa başlamamdan bu yana,

sağlığım elverdiği ölçüde bu yaklaşımı sürdürdüm. Derneklerde

ve bilimsel kuruluşlarda üstlendiğim görevleri

yaşamımın doğal bir parçası olarak gördüm.

İTÜ Maden Fakültesinde yürüttüğüm yöneticilik görevleri

sırasında, yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen

çalışanlarla birlikte sosyal birliktelikler oluşturduk.

Amaç, yalnızca bir araya gelmekti. Fakülte içinde kurulan

bu ortam, zamanla güçlü bir dayanışma kültürüne

dönüştü ve farklı fakültelerden katılımlarla daha geniş

bir etki yarattı.

1980’li yılların başında, özellikle üniversitelerde zor bir

dönemin yaşandığı koşullarda, bu birliktelikler önemli

bir dayanışma zemini oluşturdu. Bu sürecin en somut örneklerinden

biri, her yıl düzenlenen fakülte piknikleriydi.

Belgrad Ormanlarında gerçekleştirilen bu etkinlikler,

zamanla yüzlerce kişinin katıldığı şenliklere dönüştü.

1984 yılı mayıs ayı sonunda Kirazlı Bent’te düzenlenen

piknikte, başta rahmetli Güven Önal, Işık Özpeker, Attila

Yalçın, İsmet Kasapoğlu ve H. Nijat Gürsoy olmak

üzere oluşturduğumuz grup içinde, bu birlikteliğin kalıcı

hale getirilmesi fikri ortaya çıktı. Önce dernek, ardından

vakıf düşüncesi gündeme geldi. Mevcut yapı dikkate

alındığında vakıf kurma fikri benimsendi.

Bu fikir, önce fakülte yönetimi içinde paylaşıldı, ardından

daha geniş bir grupla tartışıldı. 1984–1986 yılları

arasında yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda vakfın

yönetmeliği hazırlandı ve 14 Şubat 1986 tarihinde resmi

senedi onaylanarak Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı

kuruldu. Yönetmelik, sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle

geliştirilerek günümüze ulaştı.

1986 yılında 16 kurucu üye ile kurulan vakfın bugün hayatta

olan beş üyesinden biriyim. Kuruluşun ilk üç döneminde

Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüm.

Daha sonra bu görevi, yakın çalışma arkadaşım Güven

Önal ile devralıp devrettik. Bu birliktelik, onun vefatına

kadar sürdü.

Aşağıdaki satırları merhum dostum Güven Önal’ın meslekte 50. yılı vesilesi ile kaleme almıştım. Onun en büyük

eseri olan Vakfın 40 yılı vesilesiyle burada da aynen yayınlanmayı hak ediyor.

YMGV 2. Yönetim Kurulu Üyeleri (1988-1991)

İzzet Cahit Özden, Attila Yalçın, Erdoğan Yüzer (Başkan), Güven Önal, H. Nijat Gürsoy

Her işin başı…

Bu yarım bırakılmış cümlenin ardından, eğer insan yaşamı söz konusu ise ilk akla gelen kuşkusuz sağlıktır. Ama insan

ilişkileri söz konusuysa, her işin başının GÜVEN duymak olduğuna inananlardanım. İnsanın tüm yönleriyle güven

duyabileceği dostlar biriktirmesi, Tanrı’nın en değerli armağanıdır kanımca. Hele bu birlikteliğin sağlandığı kişi bir

de GÜVEN ismi ile anılıyorsa, yaşamımızdaki mutluluğu yakalamada bir adım öndesiniz demektir.

SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 9

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!