12.04.2026 Görüntülemeler

sektörmaden 2026 Mart Sayısı

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

MAKALE

MAKALE

Dolgu Tipi Atık özelliği Deşarj

Gereksinimleri

Su Tutma

Barajı

Membada

Yükseltilen

Mansapta

Yükseltilen

Merkezde

Yükseltilen

Her tür atık için

uygun

Atığın en az %60’ı

kum boyutunda

ve bulamaç

yoğunluğu düşük

olmalı

Her tür atık için

uygun

Kum veya düşük

plastisiteli ince

malzeme

Su

Depolamaya

Uygunluğu

Daha düşük su içeriğine sahip ve daha stabil olan atıklar

ile filtrelenmiş kuru atıklar, yığınlar halinde de depolanabilmektedir.

Günümüzde madencilik sektörü, sorumlu

Tablo 1. Atık barajı dolgu tiplerinin karşılaştırılması (Vick, 1990).

Her türlü deşarj

yöntemi uygun

Çevresel deşarj,

iyi kontrol edilen

sahil oluşumu

(kıyıda çökelme)

gerekli

Tasarım detayına

göre değişir

En azından

minimal sahil

oluşumu sağlayan

çevresel deşarj

gerekli

Sismik

Dayanım

Yükseltme

Hızı

Kısıtlamaları

İyi İyi Tüm dolgu

başlangıçta inşa

edilir

Önemli su

depolaması

için uygun

değil

Yüksek

sismik

bölgelerde

zayıf

Yıllık 5–10 m’den

az önerilir. 15 m/

yıl üzeri tehlikeli

olabilir

Dolgu

Malzemesi

Gereksinimleri

Doğal zemin

malzemesi

Doğal zemin,

kumlu atık,

pasa kaya

İyi İyi Yok Kumlu atık,

pasa kaya,

doğal zemin

Kalıcı su

depolaması

için önerilmez.

Geçici taşkın

depolaması

tasarlanabilir

Kabul

edilebilir

Bireysel

yükseltmeler

için yükseklik

kısıtlamaları

uygulanabilir

Kumlu atık,

pasa kaya,

doğal zemin

Göreli

Dolgu

Maliyeti

Yüksek

Düşük

Yüksek

Orta

Düşük

Geçirimli

Çekirdek

Kullanımı

Mümkün

Mümkün

değil

Mümkün

(eğimli koni)

Mümkün

(merkezi koni)

madencilik kapsamında, atıkların tehlike sınıflarına göre

daha güvenli ve ekonomik bertaraf yöntemlerini geliştirmeye

yoğun şekilde odaklanmaktadır.

Hasarlı Atık Barajı Sayıları

Şekil 3 a) 1960-2026 arasında dünya ülkelerinde

yıkılan veya ciddi hasar gören atık barajı sayıları;

Şekil 4’de sunulan dağılım, atık barajlarında meydana gelen hasarların

nedenlerini göstermektedir. En yüksek hasar oranı (%42) tasarım

hatalarından kaynaklanmaktadır. Tasarım hataları; yetersiz zemin

etüdü, hatalı şev geometrisi, eksik drenaj sistemleri ve hidrolik

kapasite hesaplarındaki belirsizliklerle ilişkilidir. İkinci sırada yer

alan yağış (%18), iklimsel faktörlerin etkisini göstermektedir. Heyelan

(%8) ve deprem (%8) gibi orta düzey etkiler ile sızıntı (%7)

ve taşma (%7) kaynaklı hasarlar, geçirimsizlik sistemleri ve filtre-drenaj

tasarımındaki eksiklikleri işaret etmektedir. Daha düşük

oranlarla tahliye borusu arızaları (%2), iç erozyon (%1) ve obruk

oluşumu (%1) sınırlı paya sahip olsa da ani yıkım potansiyeli taşır.

Atık yığını çökmesi (%6) ise mekanik davranış açısından kritik bir

hasar türüdür.

Sonuç olarak, veriler atık barajı hasarlarının büyük bölümünün

doğrudan veya dolaylı olarak önlenebilir mühendislik ve yönetim

eksikliklerinden kaynaklandığını göstermektedir. Bu durum, doğal

tehlikelerin kaçınılmaz etkilerinden ziyade, bütüncül mühendislik

tasarımı, kapsamlı jeolojik–hidrojeolojik etütler, iklim değişikliği

senaryolarını içeren hidrolik analizler ve etkin izleme–bakım sistemlerinin

önemini ortaya koymaktadır.

Geçmişten günümüze madencilik atık barajı kazalarına ilişkin incelemeler,

şirketlerin meydana gelen olay ve kazaları şeffaf biçimde

raporlamalarının ve işletmelerini iç ve dış denetime açık tutmalarının

sektörün sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez bir gereklilik

olduğunu ortaya koymaktadır.

3. Dünyada yıkılan atık barajları

1960–2025 döneminde dünya genelinde yıkılmış veya

ciddi hasar görmüş atık barajlarının ülkelere göre dağılımı

ve yıkılma nedenleri incelenmiştir (Şekil 3). Bu tür

tarihsel vaka analizleri, güncel atık barajı projelerinde

risklerin azaltılmasına ve daha güvenli tasarım–işletme

yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlar.

Bu çalışmada kullanılan toplam 218 hasarlı atık barajı

verisi, resmî kayıtlar, teknik raporlar ve erişilebilir

medya kaynaklarına dayanmaktadır (USCOLD, 1994;

UNEP, 1996; ICOLD, 2001; URL-1). Bildirilen hasar sayıları,

ülkelerin teknik kapasitesi, kayıt sistemlerinin gelişmişliği

ve kurumsal şeffaflık düzeyi ile doğrudan ilişkilidir.

Raporlama kültürü gelişmiş ülkelerde (ör. ABD,

Kanada, Avustralya, AB ülkeleri) daha yüksek olabilir.

Gelişmekte olan veya düşük gelirli ülkelerde ise yalnızca

büyük ölçekli kazalar kayıtlara geçmiş olabilir. Türkiye’den

de yalnızca 2021 yılında Giresun–Şebinkarahisar

kurşun-çinko-bakır madenine ait atık barajı çökmesi kayıtlara

geçmiştir. Bu olayda 4.500 tonun üzerinde atık,

yaklaşık 5 km akarak Kılıçkaya Barajı’na ulaşmıştır.

1960–2000 yılları arasında dünya genelinde atık barajı

yıkılmalarında 1.116 kişi, 2000 sonrası dönemde ise 945

kişi yaşamını yitirmiştir. Yakın örnekler arasında Çin-2008

(277 kişi) ve Brezilya-2019 (267 kişi) olayları yer almaktadır.

2000 öncesinde ise Stava-İtalya 1985 (268 kişi) ve

Bulgaristan-1966 (488 kişi) felaketleri kayıtlara geçmiştir.

Stava-İtalya ve Brumadinho-Brezilya atık barajları,

güvenlik açısından en riskli membada yükseltilen baraj

tipine örnek teşkil etmektedir. Can kaybı 100’ün üzerinde

olan tüm tesisler bu kategoriye dahil edilebilir (URL-1).

Şekil 3 b) Stava-Prealpi Mineraria florit atık

depolama tesisinin yıkılma öncesi ve

c) sonrası (Vick, 1990).

Şekil 4. Madencilik sektöründe 1960-2025 arasında

dünya ülkelerinde atık barajlarının yıkılma

nedenlerinin oransal dağılımı.

20 | SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART

SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 21

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!