sektörmaden 2026 Mart Sayısı
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
TÜRKİYE’DEN HABERLER
TÜRKİYE’DEN HABERLER
Taşa değer katan bir vizyon:
Erdoğan Akbulak
Murat Türkoğlu
Silkar Madencilik Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi
Türk doğal taş sektörü, 12 Ocak 2026’da trajik bir olayda
hayatını kaybeden Erdoğan Akbulak ile yalnızca bir
iş insanını değil, bir vizyonu, bir çalışma disiplinini ve
mermeri dünyaya anlatma biçimimizi değiştiren bir öncüyü
kaybetti. Erdoğan Akbulak’ın ardından yazmak,
sadece bir “anma” metni kaleme almak değildir. Onun
hikâyesi; Türkiye’den çıkan bir girişimcilik iradesinin,
taşın ham maddeden katma değerli ürüne dönüşümünün
ve bu dönüşümün sektör genelinde karşılık bulmasının
hikâyesidir.
Erdoğan Akbulak’ı tek bir sıfatla anlatmak zordur. Onu
tanımlayan şey, yıllar içinde oluşmuş bir yaklaşım bütünüdür.
Taşın geleceğini erken okuyan bir bakış, mevcut
olanla yetinmeyen bir arayış ve kararlarını sezgi kadar
veri ve tecrübeye dayandıran bir çalışma disiplini… Bu
yaklaşım, yalnız kendi işine değil, Türk doğal taş sektörünün
gelişim yönüne de etki eden bir çerçeve sundu.
Özellikle üretim, kalite ve proje yönetimi arasındaki bağın
güçlendirilmesi, sektörde daha bütünlüklü bir çalışma
kültürünün oluşmasına katkı sağladı.
Onun dünyasında taş, hiçbir zaman
yalnızca bir ürün olmadı. Doğru seçim,
doğru üretim standardı, doğru
proje yönetimi ve doğru uygulama
ile anlam kazanan bir bütündü. Bu
nedenle ortaya koyduğu yaklaşım,
doğal taşı ham madde olarak ihraç
eden bir anlayıştan, katma değerli
üretime dayalı bir modele geçişin
önemli örneklerinden biri oldu. Kalitenin
yalnızca üründe değil, sürecin
tamamında üretildiğini savunan
bu bakış, sektörde kurumsal ve teknik
yaklaşımın güçlenmesine doğrudan
katkı sağladı.
Silkar’ın 1990’lı yılların başında
başlayan yolculuğu, bu yaklaşımın
somut karşılıklarını ortaya koyar.
Ocak yatırımlarıyla başlayan süreç,
kısa sürede üretim tesisleri ve
yurt dışı yapılanmalarla genişledi.
1990’ların ortasında Amerika’da kurulan
yapı, o dönem için önemli bir
eşikti. Bu adım, Türk doğal taşının
yalnız üretimle değil, pazara yakınlık,
proje takibi ve müşteri ilişkileriyle
birlikte ele alınması gerektiğini
gösterdi. Sektör açısından bakıldığında
bu yaklaşım, ihracatın yalnız
miktar üzerinden değil, proje ve
çözüm üretme kapasitesi üzerinden
değerlendirilmesine zemin hazırladı.
Bu yaklaşımın en somut göstergelerinden
biri, 1998 yılında alınan ISO
9002 kalite güvence belgesidir. Doğal
taş sektöründe kaliteyi ölçülebilir
ve sürdürülebilir bir yapıya bağlamak,
o yıllarda yaygın bir refleks değildi.
Erdoğan Akbulak’ın bu alandaki
katkısı, kaliteyi ürünün ötesine
taşıyarak üretimden sevkiyata kadar
tüm sürecin temel unsuru haline getirmesiydi.
Bu yaklaşım, Türk doğal
taşının uluslararası pazarlarda güvenilir
ve sürdürülebilir bir tedarikçi
olarak konumlanmasına katkı sağlayan
önemli adımlardan biri oldu.
2000’li yıllarla birlikte doğal taşın
yalnızca üretim değil, tasarım ve
uygulama boyutuyla ele alınması gerektiği
daha belirgin hale geldi. Mozaik
üretimi bu dönüşümün önemli
bir aşamasıdır. Mozaik, zanaat ile
endüstrinin kesiştiği bir alan olarak
hem estetik sezgi hem de üretim disiplini
gerektirir. Akbulak’ın katkısı,
bu iki alanı birlikte ele alabilmesiydi.
Bu yaklaşım, doğal taşın yalnızca
ham ya da yarı mamul olarak değil,
tasarım değeri yüksek bir ürün olarak
değerlendirilmesine katkı sağladı ve
sektörde katma değer üretiminin somut
örneklerinden biri haline geldi.
Zaman içinde geliştirilen yeni taş
kaynakları ve ürün kimlikleri, Türk
doğal taşının uluslararası pazardaki
yerini güçlendirdi. Ancak burada belirleyici
olan yalnızca üretim değil,
bu üretimin doğru projelerle, doğru
teknik kararlarla ve doğru tasarım
anlayışıyla buluşturulmasıydı. Bu
bakış açısı, sektörde proje odaklı çalışma
kültürünün gelişmesine katkı
sağladı ve doğal taşın mimari projelerde
daha etkin bir rol üstlenmesini
mümkün kıldı.
2009’da Turquality programına dahil
olunması, bu yaklaşımın kurumsal
bir çerçeveye taşındığını gösterir.
Akbulak’a göre marka, yalnızca bir
isim değil, bir standardın sürekliliğidir.
Her projede aynı kaliteyi, aynı
disiplini ve aynı güveni yeniden üretebilmek…
Bu anlayış, Türk doğal
taş sektöründe markalaşma kavramının
daha somut ve ölçülebilir bir
zemine oturmasına katkı sağlamıştır.
2010’lu yıllarda öne çıkan bir diğer
başlık ise Ar-Ge ve ürün geliştirme
oldu. Lamine doğal taş paneller gibi
yenilikçi çözümler, taşın kullanım
alanlarını genişletti. Bu tür çalışmalar,
sektörde mühendislik bilgisinin
ve teknik kapasitenin önemini artırdı.
Akbulak’ın yaklaşımında Ar-Ge,
kısa vadeli sonuçlar üretmekten ziyade,
üretim anlayışının ayrılmaz
bir parçası olarak ele alındı. Bu
yaklaşım, sektörde yenilikçi ürün
geliştirme kültürünün güçlenmesine
katkı sağladı.
30 | SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART
SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 31