sektörmaden 2026 Mart Sayısı
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
KADIN MADENCİLER
KADIN MADENCİLER
Kastamonu’dan Avustralya’ya
Avustralya, lise yıllarımdan beri gitmeyi hayal ettiğim
bir ülkeydi ve artık önümde gerçek bir fırsat vardı. Ancak
yıllarca emek verdiğiniz bir kariyeri, kurduğunuz çevreyi
ve alıştığınız düzeni geride bırakmak kolay değildir.
Göç yalnızca fiziksel bir yer değişikliği değil, kimliğin
yeniden inşasıdır. Yeni bir ülkede yeniden başlamak,
kendinizi yeniden anlatmak, yeniden güven kazanmak
ve yeniden üretmek demektir. Bir anlamda, yıllarca inşa
ettiğiniz profesyonel kimliği yeniden kurarsınız.
Bugün hâlâ çalıştığım bu pozisyonda, Sustainable Minerals
Institute çatısı altında yürütülen endüstri destekli
İri Tane Flotasyonu Araştırma Programında (CPR) hem
program başkan yardımcısı hem de proje yürütücüsü
olarak görev alıyorum. Bu program, madencilik sektörünün
ihtiyaç duyduğu ileri flotasyon teknolojilerini geliştirmek,
iri taneli cevherlerin yüzey kimyası ve proses
davranışını derinlemesine anlamak ve bunları pratik çözümlere
dönüştürmek üzere akademi ile endüstriyi bir
Sahada çalışmak bana ayrıca verimlilik perspektifi kazandırdı.
Günlük üretim ve bakım stresinin ötesinde
benim odağım sürecin nasıl daha iyi çalışabileceği sorusuydu.
Kaynak verimliliği, enerji kullanımı ve proses
optimizasyonu üzerine düşünmek kendi sınırlarımı fark
etmemi sağladı. Bu farkındalık, akademik arka planımı
daha ileri taşımak ve doktora sonrası araştırmalara yönelmek
istememin temel nedenlerinden biri oldu. Kendimi
daha da geliştirmek için doktora sonrası yurt dışı
araştırma pozisyonlarına başvurmaya başladım.
Yıl 2020’ydi ve pandemi gerçeğiyle karşı karşıyaydık.
Kabul aldığım birçok yere küresel seyahat ve vize kısıtlamaları
nedeniyle gidemiyordum. Tam bu belirsizlik
içinde, bugün hâlâ çalışmakta olduğum UQ Sustainable
Minerals Institute – Julius Kruttschnitt Mineral Research
Centre’da (JKMRC) çalışmak üzere kabul aldım.
Bu kabul yalnızca akademik bir başarı değildi; küresel
bir pandemi krizinin ortasında açılan nadir fırsatlardan
biriydi. Devlet destekli bir projede görev alacağım için
özel izinle seyahat edebilme imkânım oldu.
Böylece 2021 yılında hayatımın en büyük kararlarından
birini verdim: Göç etmek.
araya getiriyor. Bu rol, akademik merakımı doğrudan
endüstrinin gerçek ihtiyaçlarıyla bağdaştırırken flotasyonun
sınırlarını zorlayan uygulamalı araştırmalar yürütme
fırsatı veriyor. Üniversite–endüstri iş birliklerini
güçlendiren yapısıyla öne çıkan bu araştırma programı,
Queensland Üniversitesinin 2022 Araştırma Ortaklıkları
ve Bilginin Uygulamaya Aktarımı Ödülleri kapsamında
Yenilikçi Ortaklıklar Ödülüne layık görülmüştür. Program
2020 yılında başlatılmış olup 2030 yılına kadar devam
etmesi planlanmaktadır.
Buna ek olarak, sekiz farklı Avustralya üniversitesinin
ortaklığıyla yürütülen minerallerin çevre dostu ve verimli
bir şekilde zenginleştirilmesini hedefleyen ARC
Araştırma Merkezi (ARC Centre of Excellence for
Enabling Eco-Efficient Beneficiation of Minerals) bünyesinde
yürüttüğüm çalışmalar kapsamında, flotasyon
alanında çalışan lisansüstü öğrencilere flotasyon deneylerinin
pratik uygulamalarına yönelik eğitimler verdim
ve deneysel çalışmaların planlanması ile yürütülmesine
aktif katkı sağladım. Bu süreç, araştırma faaliyetlerine
doğrudan katkı sunmamın yanı sıra uluslararası bir akademik
ortamda bilgi ve deneyim paylaşımında bulunma
fırsatı sağlayan değerli bir akademik deneyim oldu.
Ayrıca, sahada uygulanan jeofizik yöntemleri laboratuvara
adapte ederek minerallerin elektriksel iletkenlik
(conductivity) ve yüklenebilirlik (chargeability) özelliklerinin
flotasyon performansı, sülfürlerin kendiliğinden
yanabilmesi ve yüzey kimyası davranışı üzerindeki etkisini
araştırıyorum. Bu kapsamda mineralin elektriksel
özellikleri ile reaktif etkileşimi, yüzey oksidasyonu ve
flotasyon kinetiği arasındaki olası korelasyonları araştırıyor,
jeofizik ölçümlerin proses performansını öngörmede
kullanılabilirliği üzerine çalışmalar yapıyorum.
Akademik araştırmaların sahadaki karşılığını daha yakından
gözlemleyebilmek amacıyla birlikte çalıştığımız
birçok endüstri partnerinin Avustralya’daki operasyonlarını
yerinde ziyaret etme ve tesislerini inceleme fırsatı
buldum. Bu ziyaretler laboratuvar ortamında yürüttüğümüz
çalışmaların endüstriyel ölçekte nasıl uygulandığını
görmem açısından son derece öğretici oldu. Aynı
zamanda bu süreç uzun zamandır görmeyi hayal ettiğim
Mount Isa bakır işletmelerini kapanmadan önce görme
fırsatı sağladı.
Dolayısıyla, bu pozisyon hem saha deneyimimi hem de
akademik bilgi birikimimi bir arada kullanmamı gerektiren
önemli bir çalışma deneyimi sundu. Yıllar önce sahada
aklıma takılan sorulara bu kez bilimsel bir zeminde
yanıt arama imkânı buldum. O dönemlerde üretim baskısı
altında, cevherin neden beklediğimiz gibi davranmadığını
ve yaşanan üretim kayıplarının arkasındaki
nedenleri anlamaya çalışıyordum. Sahada başlayan bu
merak, bugün araştırma laboratuvarlarında daha derin
ve sistematik bir sorgulamaya dönüştü. Benim için bu
süreç, mesleki bir devamlılığı ifade ediyor. Yıllar önce
üretim hattında sorduğum soruların peşini bırakmadım;
bugün ise aynı soruları bilimsel yöntemlerle anlamaya
ve başkalarına da aktarabilmeye çalışıyorum. Belki de
bu yolculuğun en anlamlı tarafı bu: Sorularımın yıllar
sonra bambaşka bir kıtada cevap bulması.
Bugün geriye baktığımda laboratuvardaki flotasyon
deneylerinden başlayan yolculuğun beni yalnızca bir
maden mühendisi yapmadığını görüyorum. Akademik
sabır, sahadaki sorumluluk, uluslararası deneyim, kadın
olarak profesyonel kimliğimi inşa etme kararlılığı ve
göç ederek yeniden başlama cesareti… Hepsi aynı bütünün
parçalarıydı.
Mühendislik benim için yalnızca bir meslek olmadı;
dünyayı anlamanın ve sorgulamanın bir yolu oldu.
Problemlere bakışımı, belirsizlikle ilişkimi ve karar
alma biçimimi şekillendirdi. Bu bakış açısının temeli
İTÜ’de atıldı. Orada yalnızca teknik bilgi değil, düşünme
disiplini kazandım. Bugün anlıyorum ki üniversite
tercihi yalnızca bir eğitim kararı değildir. İnsanın nasıl
düşüneceğini, nasıl sorular soracağını ve hangi yoldan
yürüyeceğini belirleyen ilk adımdır. Ve bazen bir adım,
insanı kıtalar aşan bir yolculuğa çıkarır.
50 | SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART
SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 51