12.04.2026 Görüntülemeler

sektörmaden 2026 Mart Sayısı

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

MAKALE

MAKALE

Şekil 3: Fitoremediasyon yöntemleri

toprak (pH, tuzluluk, tekstür, ağır metal konsantrasyonu

vd.) ve iklim özelliklerinin bitki yetiştirilmesini kısıtlaması

yer almaktadır. Bitkilerin metal biriktirme kapasitesinin

düşük olması da önemli bir sınırlayıcı faktördür

(Dağhan, 2007).

Doğada, normal bitkilere göre belirli metalleri 100

kat daha fazla (kuru ağırlık esasına göre >%0,01 Cd,

%0,1’den fazla Pb, Cr, Co ve Ni, %1 Zn ve Mn) biriktirebilen

bitkiler vardır. Bu bitkiler hiperakümülatör bitki

olarak adlandırılır ve yaklaşık 450 türü bulunmaktadır

(Dağhan, 2007; Güneş ve Bozkurt, 2021). Örneğin,

Thlaspi caerulescens (Çobandağarcığı), yeşil aksamında

yüksek konsantrasyonlarda (1800 ppm Cd ve 51600

Fitoremediasyon yöntemi kullanılarak yapılan bazı çalışmalar

Ağır metallerle kirlenmiş toprakların fitoremediasyon

yöntemi uygulanarak temizlenmesi konusunda son yıllarda

yapılan araştırmalar yoğunlaşmıştır. Yapılan çalışmalarda

bitkilerin ağır metal biriktirme potansiyelleri

gen aktarımı, nanopartikül, nanozeolit, organik ve inorganik

şelatların kullanımı ve bazı kimyasal uygulamalarla

artırılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmalardan bazılarına

aşağıda yer verilmiştir.

Metallotiyonin (MT) geninin farklı bitkilere aktarılmasıyla

bitkilerin ağır metal toleransı artmıştır. Ancak çalışmalar,

MT geni aktarılan bitkilerde metal alımının her

zaman artmadığını; bazı transgenik bitkilerin ise kontrol

bitkilerine göre %60-70’e kadar daha fazla Cd biriktirdiğini

göstermektedir (Dağhan, 2004).

ppm Zn) ağır metal biriktirebilmektedir. Hiperakümülatör

bitkiler yüksek miktarda ağır metal biriktirme yeteneğine

sahip olsalar da, yavaş büyümeleri, az biyokütle

üretmeleri ve genellikle yalnızca belirli bir elementi

biriktirebilmeleri nedeniyle fitoremediasyon yönteminde

kullanımları sınırlıdır. Fitoremediasyon yönteminde

kullanılacak bitkilerin hızlı büyümesi, fazla biyokütle

üretmesi, derin köklü olması ve hasat edilebilir aksamında

yüksek oranda metal biriktirebilmesi ile kolay

hasat edilebilmesi gerekir (Dağhan, 2007). Gen mühendisliğindeki

gelişmeler sayesinde bu özellikleri taşıyan

transgenik bitkiler geliştirilmiştir.

Thlaspi Caerulescens (Çoban Dağarcığı)

Köleli ve ark. (2017), antropojenik faaliyetler sonucunda

çoklu metalle (Cd, Pb ve Zn) kirlenmiş toprakta yetiştirilen

Silene armenia bitkisinin fitoremediasyon kapasitesi

araştırılmıştır. Temiz toprak örneği, %0, %25,

%50, %75 ve %100 oranlarında çoklu metalle kirlenmiş

toprakla karıştırılmış ve bu karışımlardan her bir saksıya

8 kg doldurularak Silene armenia bitkisi 3 ay boyunca,

kontrollü koşullarda iklim odasında yetiştirilmiştir. Deneme

sonunda hasat edilen Silene armenia bitkisinin Cd,

Pb ve Zn alımının tüm çoklu metal dozlarında çarpıcı bir

şekilde değiştiği, %75 ve %100 çoklu metalle dozlarında

ise; bitki yetişmediği bildirilmiştir. Bitkilerdeki Cd,

Pb ve Zn konsantrasyonlarının, çoklu metal dozlarının

artmasıyla birlikte arttığı ve Silene armenia bitkisinin

sırayla, en fazla Zn > Cd > Pb biriktirdiği saptanmıştır.

Ancak tüm ağır metal konsantrasyonlarının hiperakümülatör

bitkilerin kritik toksisite seviyesinden (Cd:100-

Pb:1000 ve Zn:10000 mg/kg) daha düşük olduğu sonucuna

varılmıştır (Köleli ve ark., 2017). Silene armeria

tek bir ağır metal için hiperakümülatör bitki olmakla birlikte,

çoklu metal (Cd, Pb ve Zn) ile kirlenmiş toprağın

fitoekstraksiyonu için uygun olmadığı rapor edilmiştir.

Bir süs bitkisi olan Tagetes patulanın Ni fitoekstraksiyon

kapasitesi, artan dozlarda (0-5-10-20 ve 40 mg/L) Ni uygulanmış

su kültürü ortamında araştırılmıştır. Bitkilerin

yeşil aksam ve köklerinde en yüksek Ni konsantrasyonu

(sırasıyla 2247 mg/kg ve 7790 mg/kg) 40 mg/L Ni

dozunda belirlenirken, yeşil aksamda solma ve köklerde

zayıf gelişim belirtileri gözlenmiştir. Ayrıca, 20 ve 40

mg/L Ni dozlarında, Tagetes patula’nın yeşil aksamında

hiperakümülatör bitkilerin kritik toksisite seviyesinden

(> 1000 mg Ni/kg) yaklaşık 2,2 kat fazla Ni birikmiş

olduğu saptanmıştır (Dağhan, 2016).

Olumsuz çevre koşullarına dayanıklı ve yüksek biyokütleye

sahip olan aspir (Carthamus tinctorius L.) bitkisi

artan dozlarda (0, 5, 10, 20 mg/L) Cd içeren su kültürü

ortamında 15 gün süreyle yetiştirilmiştir. Kontrol uygulamalarına

kıyasla, Cd maruziyeti ile bitkinin yeşil aksam

ve kök kuru maddesi azalırken Cd konsantrasyonları

artmıştır. Aspir bitkisi, hiperakümülasyon değerinin

(>100 mg/kg Cd) yaklaşık olarak 2,5 katı (252 mg/kg

Cd) biriktirerek fitoremediasyon yöntemi için ideal bir

bitki olabileceği sonucuna ulaşılmıştır (Dağhan, 2018).

Bir başka çalışmada, artan dozlarda nanozeolit uygulanmasının

çoklu metallerle (Cd, Pb ve Zn) kirlenmiş toprakta

yetiştirilen aspir bitkisinin ağır metal alımı üzerine

etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, çoklu metalle kirlenmiş

toprak, kirlenmemiş toprak ile %0, %25, %50, %75

ve %100 oranında karıştırılmış ve bu karışımlara da artan

oranlarda (%0-5-10-20) nanozeolit ilave edilmiştir.

Çoklu metal ve nanozeolit içeren saksılarda bitkiler 3 ay

boyunca yetiştirilmiştir. Nanozeolit uygulanmamış saksılarda

artan oranlarda ağır metal uygulaması ile (%25-

52-75 ve 100) bitkilerin Zn, Cd ve Pb alımında büyük

bir artış gözlenmiştir. Ancak nanozeolit uygulaması ile

hem kontrol hem de artan oranlarda çoklu metal içeren

topraklarda yetişen bitkilerin Zn, Cd ve Pb konsantrasyonları

kontrole göre ciddi oranda bir azalma göstermiştir.

Sonuçlar nano zeolit uygulamasının ağır metallerle

kirlenmiş tarım topraklarında kullanılması ile bitkilerin

ağır metal alımını azaltarak gıda zincirinde oluşabilecek

tehlikelerin önlenebileceğini göstermiştir (Ergün ve

ark., 2016)

Sağlam ve ark. (2021), Artvin Eti Murgul Bakır (Cu) madeni

pasa döküm sahasında yürüttükleri bir çalışmada 4

farklı alanda çok yıllık bitkileri (kavak (Populus tremula

L.) ve huş (Betula pendula)) 1 yıl ve tek yıllık [ayçiçeği

(Helianthus annuus) ve Hint yağı (Ricinus communis)]

bitkileri ise 16 hafta süre ile yetiştirmişlerdir (Şekil 3).

Araştırmacılar dört alanda da ekim-dikim öncesi toprakta

belirlenen ağır metal (Cu, Zn ve Pb) konsantrasyonlarının

hasattan sonra azaldığını saptamışlardır. Birçok

bitki, bünyesinde yalnızca bir ağır metali akümüle ederken,

denemede kullanılan ağaç ve yıllık bitkilerin her üç

(Cu, Zn ve Pb) metalide bünyelerinde biriktirebildiklerini,

ancak bu metal konsantrasyonlarının hiperakümülasyon

değerlerine (Cu ve Pb için 1000 mg/kg ve Zn için 10

000 mg/kg) ulaşamadıkları bildirilmiştir. Bitkilerin ağır

metal birikim sıralamasının kavak > huş > ayçiçeği >

hint yağı şeklinde olduğu belirlenmiştir.

Şekil 4: Maden deneme alanı

54 | SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART

SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 55

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!