12.04.2026 Görüntülemeler

sektörmaden 2026 Mart Sayısı

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

DÜNYADAN HABERLER

DÜNYADAN HABERLER

İran’a yönelik savaş maden sektörünü de vuruyor

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı ile başlayan savaş enerji

arzı ve lojistik hatlar üzerinden küresel madencilik, metal

ve gübre piyasalarında ölçülebilir etkiler yaratmaya

başladı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik

riskleri, hem hammadde sevkiyatlarını hem de enerji

ve kimyasal girdi maliyetlerini doğrudan etkileyen bir

unsur haline geldi. Genel tablo, İran merkezli jeopolitik

gelişmelerin madencilik ve bağlantılı sektörleri üç ana

kanaldan etkilediğini gösteriyor: enerji maliyetlerinde

artış, lojistik ve tedarik zinciri aksaklıkları ile metal ve

gübre piyasalarında arz kaynaklı fiyat hareketleri.

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği

stratejik bir hat olan Hürmüz Boğazından geçişlerin

aksaması petrol ve LNG fiyatlarında ani sıçramalara

neden olurken, madencilik sektöründe yakıt ve elektrik

maliyetlerini de yukarı çekti. Enerji giderlerinin toplam

operasyonel maliyet içindeki payının %20–30 seviyelerine

ulaştığı dikkate alındığında, özellikle açık ocak işletmeleri

ve uzun mesafeli cevher taşımacılığı üzerinde

doğrudan bir maliyet baskısı oluştuğu belirtiliyor.

Enerji maliyetlerindeki bu artış, metal piyasalarına da

sert yansıdı. Londra Metal Borsası (LME) verilerine

göre alüminyum fiyatları Mart 2026’da ton başına 3.500

doların üzerine çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine

ulaştı. Orta Doğu’nun küresel alüminyum üretimindeki

payı yaklaşık %9 seviyesinde bulunurken, bölgedeki

üretim aksaklıkları ve enerji arzı riskleri nedeniyle

yıllık 500–600 bin tonluk kapasitenin risk altında olduğu

ifade ediliyor.

Lojistik tarafında ise deniz taşımacılığı maliyetlerinde

artış ve savaş riski sigorta primlerindeki (war risk premiums)

sert yükseliş dikkat çekti. Alternatif güzergâhlara

Kaynak: Reuters, Financial Times,

Mining.com, Argus Media

yönelim sevkiyat sürelerini uzatırken, bu durum özellikle

Orta Doğu–Asya hattında hammadde ve metal ticaretinde

lojistik maliyet artışına yol açtı.

Metal fiyatlarında emtia bazında farklı yönlerde hareketler

gözleniyor. Financial Times verilerine göre savunma

ve ileri teknoloji uygulamalarında kullanılan stratejik

metallerde daha keskin artışlar yaşanıyor: tungsten fiyatları

kısa sürede yaklaşık %40, germanyum fiyatları

ise %10 civarında yükseldi.

Gübre piyasasında ise enerji ve doğal gaz fiyatlarındaki

artış belirleyici oldu. Azot bazlı gübrelerin üretiminde

temel girdi olan doğal gaz fiyatlarının yükselmesiyle birlikte,

Avrupa ve Orta Doğu’daki bazı üreticilerin kapasite

kullanım oranlarını düşürdüğü bildirildi. S&P Global

ve Argus verilerine göre, üre ve amonyak fiyatlarında

Mart ayı itibarıyla %10–20 aralığında artış kaydedildi.

Orta Doğu’nun amonyak ve üre ihracatında önemli bir

tedarikçi olması nedeniyle, bölgedeki sevkiyat risklerinin

küresel gübre arzını doğrudan etkileyebileceği ifade

ediliyor.

Madencilik sektöründe dolaylı bir etki de kimyasal girdiler

üzerinden hissediliyor. Sülfür ve amonyak gibi,

özellikle liç (leaching) süreçlerinde kullanılan kimyasalların

fiyatlarındaki artış, bakır ve altın üretim maliyetlerini

(AISC) yukarı yönlü etkileyen temel unsurlar

arasında yer alıyor.

Madencilik şirketlerinin piyasa performansları da bu gelişmelerden

olumsuz etkilendi. Barron’s verilerine göre,

artan enerji ve operasyonel maliyetlerin kâr marjlarını

baskılaması nedeniyle küresel madencilik hisselerini izleyen

endeksler, çatışmanın ilk haftalarında %5–6 oranında

değer kaybetti.

AB, karbonsuzlaştırmayı

hızlandırıyor

Avrupa Birliği, karbon fiyatlandırma

sisteminde büyük değişiklikler

yapmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda,

AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)

revize edilecek ve 30 milyar avroluk yeni

bir temiz teknoloji yatırım fonu başlatılacak.

Küresel enerji fiyatlarındaki artış ve jeopolitik baskılar

Avrupa ekonomisini ve sanayisini etkiliyor. Yeni adımlar

AB’nin karbon fiyatlandırma sistemini iyileştirmeyi

amaçlıyor. Ayrıca, AB genelinde temiz teknolojiye yapılan

yatırımlar da teşvik edilecek. 2013’ten bu yana AB

ETS gelirleri 258 milyar avroyu aştı. Sektöre verilen

ücretsiz ödenekler için kıyaslama ölçütlerinin güncellenmesi

ve fiyatları istikrara kavuşturmak için karbon

emisyon izinlerinin arzını yöneten Piyasa İstikrar Rezervinin

güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak:Carbon Credits

Alüminyum tel pazarında

işler iyi

Küresel alüminyum tel ihracatı, enerji iletimi, yenilenebilir

enerji, otomotiv ve inşaat sektörlerinde

artan talebin sonucu olarak 2025 yılı Ekim ayı itibariyle

güçlü görünümünü koruyor. Alüminyum tel,

yüksek iletkenliği, hafifliği ve maliyet avantajı nedeniyle

elektrik altyapısında yaygın olarak kullanılmaya

devam ediyor. Söz konusu durum, uluslararası

pazarlara alüminyum tel ile iletken ürünleri sağlayan

birçok önemli ihracatçı ülkenin konumunu güçlendiriyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, Kanada,

Hindistan, Malezya, Hollanda, Norveç,

İtalya, Endonezya, Polonya, Türkiye

ve Macaristan, alüminyum tel

ihracatında önde gelen ülkeler

olarak öne çıkıyor. Kaynak: alcircle

Ha Long’da mekanize uzun ayak sistemi devreye alınıyor

Vietnam’da Ha Long Kömür Şirketi, Khe Cham II–IV

sahasında orta kapasiteli mekanize uzun ayak sistemi

kurulum çalışmalarını hızlandırdı. Proje, şirketin 2026

yılı için belirlenen yaklaşık 2,1 milyon ton üretim hedefi

açısından kritik bir yatırım olarak değerlendiriliyor.

Kurulum çalışmaları yaklaşık 500 metre derinlikte yer

alan IV-9-46 uzun ayak panosunda yürütülürken, sistemin

planlanandan önce tamamlanması için üç vardiyalı

çalışma düzeni uygulanıyor. Yaklaşık 142 metre pano

uzunluğuna sahip sistemin yıllık 650 bin ton üretim kapasitesine

ulaşması hedefleniyor.

Devreye alınacak mekanize uzun ayak sistemi; hidrolik

tahkimat üniteleri, elektrikli kesici-yükleyici ve entegre

tavan kömürü geri kazanım ekipmanlarını içeren bütünleşik

bir üretim altyapısına dayanıyor. Bu yapı, üretim

sürekliliğini artırırken aynı zamanda tavan kontrolünün

iyileştirilmesine ve üretim sırasında oluşabilecek kayıpların

azaltılmasına olanak sağlıyor.

Sahanın 1,4 ila 7,7 metre arasında değişen damar kalınlığı

ve değişken eğim koşulları, üretim yöntemi seçiminde

belirleyici rol oynuyor. Bu tür jeolojik koşullarda mekanize

uzun ayak sistemleri hem yüksek üretim kapasitesi

hem de iş güvenliği açısından geleneksel yöntemlere

göre önemli avantajlar sunuyor. Sistemle birlikte iş gücü

yoğun üretimden ekipman yoğun üretime geçişin hızlandırılması

hedefleniyor.

Kurulum sürecinde havalandırma, drenaj ve gaz kontrol

sistemlerinin eş zamanlı olarak optimize edilmesi, derin

yer altı işletmelerinde karşılaşılan operasyonel risklerin

yönetimi açısından kritik önem taşıyor. Mekanizasyon

yatırımıyla birlikte işletmede üretkenliğin artırılması,

operasyonel sürekliliğin sağlanması ve çalışma koşullarının

iyileştirilmesi amaçlanıyor.

SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 61

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!