12.04.2026 Görüntülemeler

sektörmaden 2026 Mart Sayısı

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler, Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18 Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42 Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52 Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 40.ncı kuruluş yılı, madencilik , Madenciler için yeni teknolojik gelişmeler,
Madencilik sektöründe atık barajlarına ilişkin bir
değerlendirme: Önlenebilir riskler ve güvenlik yaklaşımı
Prof. Dr. Remzi Karagüzel 18
Eski madenler nasıl değerlendirilir: Cornwall ve Batı Devon
madencilik bölgesi, İngiltere | Dr. Ali Vedat Oygür 42
Ağır metallerle kirlenmiş alanların bitki yetiştirilerek
temizlenmesine yönelik bazı çalışmalar | Prof. Dr. Hatice Dağhan 52
Madencilik ve cevher zenginleştirme tesislerinde su kullanımı,
yönetimi ve sürdürülebilirlik yaklaşımları
Araştırma Görevlisi Gülşah Güven, Prof. Dr. Gülay Bulut

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

TEKNOLOJİNİN NİMETLERİ

TEKNOLOJİNİN NİMETLERİ

Deniz altından elmas

çıkaran makine

De Beers Group, Namibya açıklarında deniz tabanı elmas

üretimi için geliştirdiği yeni nesil denizaltı tarayıcı

(crawler) sistemini devreye aldı. Yaklaşık 20 yıldır deniz

tabanından elmas çıkaran şirketin teknoloji birimince

geliştirilen yeni ekipman, Debmarine Namibia’nın Benguela

Gem gemisinde kullanılmaya başlandı. Sürekliliği

sağlamak amacıyla ikinci bir ünitenin de üretim aşamasında

olduğu belirtiliyor.

Yeni nesil tarayıcı, önceki modellere kıyasla daha büyük

boyutları ve geliştirilmiş kapasitesiyle dikkat çekiyor.

Yaklaşık 370 ton ağırlığındaki ve 28 metre uzunluğundaki

ekipman, 100–135 metre derinlikte çalışarak deniz

tabanındaki kum, çakıl ve elmas içeren malzemeyi 800

mm çapında bir hat üzerinden yüzeye taşıyor. Geniş açılı

kazı kolu sayesinde daha geniş alanların daha kısa sürede

taranabilmesi hedefleniyor.

Sistemde yer alan otomatik palet germe mekanizması,

değişen zemin koşullarına göre kendini ayarlayarak aşınmayı

azaltmayı ve ekipman ömrünü uzatmayı amaçlıyor.

Ayrıca yüksek düzeyde otomasyon, operasyonun daha

öngörülebilir şekilde yürütülmesine ve ekipman üzerindeki

mekanik yüklerin daha kontrollü yönetilmesine imkân

tanıyor. İleri görüş sonar sistemi ise deniz tabanının

görüntülenmesini sağlayarak kazının daha hassas şekilde

yapılmasına katkı sunuyor.

Yeni ekipmanın devreye alınmasıyla birlikte geminin

üretim kapasitesinde yaklaşık %20 artış sağlanması bekleniyor.

Bu artışın, mevcut işleme tesisinin kapasitesinin

daha etkin kullanılmasına imkân tanıyacağı ifade edilirken,

sistemin daha düşük duruş süreleri ve daha stabil

üretim performansı ile çalışması hedefleniyor.

Ocakta tekerine taş

değmesin

Kanadalı lastik hizmetleri şirketi Kal Tire ile Avustralya

merkezli teknoloji firması Decoda arasında kurulan

iş birliği kapsamında, açık ocak işletmelerinde

nakliye yollarındaki lastik hasarına yol açabilecek

risklerin gerçek zamanlı izlenmesine yönelik bir

sistem geliştirildi. Çözüm, kamyonlara yerleştirilen

LiDAR ve kamera sensörleri aracılığıyla yol koşullarını

sürekli takip ederek döküntü, yol bozuklukları

ve yüksek titreşim gibi ekipman ve lastik ömrünü

olumsuz etkileyebilecek unsurları anlık olarak tespit

etmeyi amaçlıyor.

Araç üzerinde işlenen veriler sayesinde saha ekiplerinin

sorunlara hızlı müdahale etmesi ve operasyonel

kesintilerin azaltılması hedefleniyor. Sistem, mevcut

lastik ve operasyon yönetim altyapılarıyla entegre

çalışacak şekilde tasarlanırken, tespit edilen risklere

göre önceliklendirilmiş bakım ve müdahale süreçlerinin

oluşturulmasına da imkân tanıyor.

Uygulamanın, nakliye döngü sürelerinin kısaltılması,

yakıt tüketiminin optimize edilmesi ve lastik ömrünün

uzatılması gibi alanlarda iyileşme sağlaması bekleniyor.

Ayrıca yol koşullarına bağlı üretim kayıplarının

maliyetini analiz ederek, altyapı yatırımlarına yönelik

karar süreçlerini destekleyebilecek veri üretmesi öngörülüyor.

Kaynak: Mining Weekly

Hidrolik yağlar için vakum dehidrasyon

Hidrolik sistemlerde yağın temizliği ve su içeriğinin

kontrolü, ekipman ömrü ve operasyonel verimlilik açısından

kritik bir parametre olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda

geliştirilen vakum dehidrasyon sistemleri, yağ

içerisindeki su ve gazların etkin şekilde uzaklaştırılmasına

yönelik çözümler sunuyor.

Hy-Pro Filtration tarafından geliştirilen vakum dehidrasyon

üniteleri, hidrolik yağ içerisindeki serbest, emülsifiye

ve çözünmüş su ile gazları sürekli olarak uzaklaştıracak

şekilde tasarlanıyor. Sistem, yağın ısıtılarak

vakum ortamına alınması ve bu ortamda su ile gazların

buharlaştırılması prensibine dayanıyor. Ardından yağ,

partikül filtresinden geçirilerek katı kirleticilerden arındırılıyor.

Bu süreç, yağın kullanım ömrünü uzatırken,

sistem bileşenleri ve rulmanlar üzerindeki aşınmayı

azaltmayı hedefliyor.

Ünite, önceden programlanabilen ve röle kontrollü bir

panel üzerinden çalıştırılıyor. Sistem; bağıl nem (RH),

ISO temizlik seviyesi, sıcaklık ve basınç gibi parametreleri

izleyerek operatöre sürekli veri sağlıyor. Çift

kondens tankı tasarımı sayesinde vakum koşulları korunarak

sistemin kesintisiz çalışması sağlanırken, olası

arızalarda otomatik duruş mekanizması

devreye giriyor.

Bakım gereksinimi sınırlı

olan sistemde, çevresel koşullara

bağlı olarak solunum

filtresi ve yağ devresindeki

filtre elemanlarının periyodik

değişimi yeterli oluyor.

Kaynak: hyprofiltration

NOx ve N 2

O emisyonlarını azaltan teknoloji

Sanayi tesislerinde üretim sürekliliğini korurken

emisyonları düşürme ihtiyacı, giderek sıkılaşan çevre

mevzuatlarıyla birlikte daha kritik hale geliyor. Azot

oksit (NOx) emisyonlarının sınırlandırılmasına yönelik

düzenlemeler, bu alandaki teknolojik çözümlere

olan talebi artırıyor.

thyssenkrupp uhde tarafından geliştirilen EnviNOx teknolojisi,

özellikle nitrik asit üretim tesislerinde ortaya

çıkan NOx ve sera gazı nitroz oksit (N 2

O) emisyonlarını

eş zamanlı olarak azaltmayı hedefliyor. N 2

O, gübre

üretiminde yaygın olarak kullanılan nitrik asit üretimi

sırasında yan ürün olarak oluşuyor ve yüksek küresel

ısınma potansiyeline sahip gazlar arasında yer alıyor.

Sistem, seçici katalitik indirgeme (SCR) prensibine

dayanıyor ve reaksiyon ortamında düşük miktarda

amonyak ile özel katalizörler kullanılarak NOx ve

N 2

O’nun zararsız azot ve suya dönüştürülmesini sağlıyor.

EnviNOx’in ayırt edici özelliği ise, her iki gazın

tek bir reaktör içerisinde giderilebilmesine olanak tanıyan

özel reaktör ve katalizör tasarımı.

Teknolojinin merkezi bileşeni olan reaktör, genellikle

son baca gazı ısıtıcısı ile türbin arasına yerleştiriliyor.

Farklı proses koşullarına uyum sağlayacak şekilde geliştirilen

iki ayrı sistem konfigürasyonu, 300–550 °C

aralığındaki geniş sıcaklık aralıklarında çalışabiliyor.

Sistem, kademeli yatırım imkânı sunarak önce NOx

azaltımına, daha sonra N 2

O giderimine geçiş yapılmasına

olanak tanıyor.

Kaynak: thyssenkrupp-uhde

74 | SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART

SEKTÖRMADEN 2026 OCAK, ŞUBAT, MART | 75

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!