10.01.2013 Görüntülemeler

Sayı 74 - Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Okulları

Sayı 74 - Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Okulları

Sayı 74 - Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Okulları

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

KARNELER‹M‹Z VE BÜYÜKLER‹M‹ZLE NE KADAR fiEND‹K!


GAZ‹ ÜN‹VERS‹TES‹ VAKFI<br />

ÖZEL OKULLARI<br />

ADINA SAH‹B‹<br />

Dr. Yusuf EK‹NC‹<br />

YAYINA HAZIRLAYAN<br />

Zati ÜRER<br />

Ö⁄RENC‹ YAZI KURULU<br />

Günefl Savut 8A<br />

Ecem Orhan 8C<br />

Merve Akçay 8B<br />

Hilal Aydo¤du 8C<br />

Sonat Baltac› 7C<br />

Gizem Günefl 7E<br />

GRAF‹K TASARIM<br />

BASKI<br />

Dönmez Ofset<br />

0312 229 79 61<br />

DERG‹ ADRES‹:<br />

Eti Mah. Ali Suavi Sokak<br />

No: 15 Maltepe / Ankara<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

DANIfiMA KURULU<br />

Davut YILMAZ<br />

Hamdi ÜNLÜ<br />

Süleyman AKSOY<br />

‹NCELEME KURULU<br />

Hatice Emel fi‹R‹N<br />

Yonca Yeliz HAT‹PO⁄LU<br />

fierife DEM‹RC‹O⁄LU<br />

Oktay TATAR<br />

KAPAK<br />

Erman Tolga YILMAZ<br />

‹LET‹fi‹M KANALLARI<br />

e-posta: kolej@gazi.edu.tr<br />

web: http://www.kolej.gazi.edu.tr<br />

Tel: (0312) 232 28 12 -13<br />

Faks: (0312) 231 15 22<br />

BU SAYIDA ...<br />

Ö¤retmenler Günü . . . . . . . . . . . . . .2<br />

Kurucu Temsilcimiz . . . . . . . . . . . . . .4<br />

Devir Teslim Kokteyli . . . . . . . . . . . . .6<br />

Ö¤retmenlik Sorumlulu¤u . . . . . . . . .7<br />

Millî E¤itim Müdürüyle Görüflme . . .8<br />

Üniversitemizle ‹fl Birli¤imiz . . . . . . . .9<br />

Örgütlerde Y›ld›rma . . . . . . . . . . . .10<br />

Faz›l Hüsnü Da¤larca . . . . . . . . . . . .16<br />

fiair Ö¤retmenimiz . . . . . . . . . . . . .17<br />

‹stanbul’da Bir Sürrealist . . . . . . . . .18<br />

fiiir Köflesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .19<br />

Anadolu Ajans› Gezisi . . . . . . . . . . .20<br />

Küçük Mustafa Kemal . . . . . . . . . . .21<br />

1. S›n›flar›m›z Okur Yazar Oldu . . . .22<br />

‹lk Okuma Yazma Ö¤retimi . . . . . . .25<br />

Halk Oyunlar› ve 1. S›n›flar . . . . . . .26<br />

Basketbolda Ankara ‹kincili¤imiz . . .27<br />

Etkinlikler ve Yorumlar . . . . . . . . . . .28<br />

‹ngilizce . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .30<br />

Dergimize<br />

Milli E¤itim Bakanl›¤›n›n<br />

iogm.meb.gov.tr<br />

"Size <strong>Özel</strong>"<br />

ö¤retmenlere<br />

ö¤rencilere<br />

velilere<br />

adresinden<br />

ulaflabilirsiniz.


Mavi Kufl<br />

Ö⁄RETMENLER GÜNÜ’NDE REKTÖRÜMÜZ<br />

20.yüzy›l›n<br />

bafl›nda 1926<br />

y›l›nda ilk<br />

muallim mektebi<br />

<strong>Gazi</strong> E¤itim<br />

Fakültesi aç›ld›.<br />

Burada yanan<br />

e¤itim ›fl›¤›, tüm<br />

Türkiye’ye<br />

yay›lacakt›.<br />

Türkiye<br />

Cumhuriyeti<br />

bir yere geldiyse<br />

bu ›fl›¤›n ayd›nl›¤›nda<br />

gelmifltir. Art›k 21. yüzy›la geldik. Bu at›l›m devam<br />

edecek, <strong>Gazi</strong> her zaman övünece¤imiz yerdir. Ama<br />

bununla yetinmemeliyiz. K›rkl›, altm›fll› y›llardaki<br />

baflar›lar›m›z› aflmal›y›z. Sürekli yenilikleri araflt›rmak<br />

zorunday›z. Vak›f Okullar›m›z› bu amaçla kurduk. Ne<br />

kadar baflar›ya ulaflt›¤›m›z da görüldü. Birlikteli¤imiz<br />

baflar›lara öncülük yapmal›d›r. <strong>Gazi</strong>li oldu¤unuza göre<br />

her zaman en iyiyi, en güzeli yapmak zorundas›n›z.<br />

Bunun için siz isteyeceksiniz, biz verece¤iz. Mustafa<br />

Kemal Atatürk, gayret gösterin, demiflti. Sizden fikri hür<br />

nesiller istiyoruz, demiflti. Bu iste¤i yerine getirmelisiniz.<br />

Arkadafllar, anma günlerinde birçok ö¤retmenle birlikte<br />

oluyoruz. Hâli âtiye bakarak de¤erlendiriyoruz hep.<br />

2<br />

SAYIN PROF. DR. RIZA AYHAN<br />

HEDEF GÖSTERD‹<br />

B‹RL‹KTEL‹⁄‹M‹Z BAfiARILARA ÖNCÜLÜK<br />

ETMEL‹D‹R. HER ZAMAN EN ‹Y‹Y‹,<br />

EN GÜZEL‹ YAPMALISINIZ.<br />

S‹Z ‹STEYECEKS‹N‹Z, B‹Z VERECE⁄‹Z.<br />

Konuflmas›na “A¤z›n›z tatl› olsun!” diyerek<br />

bafllayan Rektörümüz Say›n Prof. Dr. R›za AYHAN<br />

özetle flunlar› söyledi :<br />

Say›n Rektörümüze<br />

sevgi çiçekleri...<br />

Neden? Çünkü an› âtiye bakarak anlar, anlat›rsak<br />

21. yüzy›l› yakalayabiliriz. 2023 y›l›nda bahçesi, spor<br />

salonlar›yla ve en geliflmifl araç gereçleriyle yaln›z<br />

kendisiyle yar›flacak okul olmal›s›n›z. O gün ben<br />

olmayabilirim; ama takip edece¤im. Genç ö¤retmenler,<br />

tecrübeli ö¤retmenlerle kaynaflarak baflar›l› olacakt›r. Bu<br />

okul sizlerle yücelecek. O aflk›n yüreklerinizde oldu¤unu<br />

biliyorum. Bu aflk bitmez arkadafllar. Nice ö¤retmenler<br />

gününde beraber olmak dile¤iyle hepinize sevgi ve<br />

sayg›lar sunuyorum.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


Okul Aile Birli¤i Üyelerimiz de bizimleydi.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

REKTÖRÜMÜZE, YARDIMCISI<br />

SAYIN PROF. DR. MET‹N AKTAfi,<br />

VAKIF MÜDÜRÜMÜZ SAYIN<br />

‹LYAS KURDO⁄LU VE VAKIF<br />

AVUKATIMIZ SAYIN JALE<br />

KAYNAR DA EfiL‹K EDEREK B‹Z‹<br />

ONURLANDIRDILAR.<br />

SAYIN REKTÖRÜMÜZ<br />

REKTÖRÜMÜZ<br />

PROF. DR. RIZA AYHAN’DAN<br />

AYHAN DAN<br />

Ö⁄RETMENLERE<br />

KARANF‹LLER...<br />

Ö⁄RETMENLER‹N MUTLULU⁄U<br />

3


Mavi Kufl<br />

KURUCU TEMS‹LC‹M‹Z GÖREV‹NE BAfiLADI<br />

Aral›k 2008 Perflembe<br />

23 günü görevine bafllayan<br />

Kurucu Temsilcimiz Say›n<br />

Dr. Yusuf EK‹NC‹<br />

afla¤›daki mesaj› yay›nlad›:<br />

De¤erli Mesai Arkadafllar›m, Sevgili Ö¤renciler,<br />

Sayg›de¤er Veliler,<br />

23.12.2008 tarihinde, <strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf›<br />

Yönetim Kurulu Baflkan› Say›n<br />

Rektör Prof. Dr. R›za AYHAN‘<br />

›n teklif ve istekleri ile Kurucu<br />

Temsilcisi olarak göreve<br />

bafllam›fl bulunuyorum. Beni<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vak›f<br />

Okullar›na, Vak›f yönetimi<br />

ad›na yetkilendirmelerinden<br />

dolay› kendilerine teflekkür<br />

ederim. <strong>Gazi</strong> Vakf› Okullar›<br />

ailesine kat›lmaktan büyük bir<br />

mutluluk duyuyorum.<br />

<strong>Gazi</strong> ailesi, gelece¤imizin<br />

teminat› olan ö¤rencilerimiz,<br />

ö¤retmenlerimiz,idarecileri- miz ve de¤erli çal›flanlar›m›z›<br />

bünyesinde bar›nd›ran büyük<br />

bir ailedir. Bu ailenin bütün<br />

fertleri üzerine düflen görev-<br />

leri büyük bir gayretle yap-<br />

maktad›rlar ve bundan sonra<br />

daha güçlü bir flekilde yapmaya devam<br />

edeceklerdir.<br />

<strong>Gazi</strong> ailesinin bütün fertlerinin ayr› ayr› hedefleri<br />

oldu¤u gibi hepimizin birleflti¤i ortak hedef ise<br />

okullar›m›z› sadece Ankara ilinin de¤il, Türkiye’nin<br />

en iyi okullar› yapmak ve marka haline getirmektir.<br />

MillÎ E¤itim Bakanl›¤›n›n bütün kademelerinde ve<br />

her düzeyde görev yapman›n sorumlulu¤u ve mut-<br />

lulu¤unu yaflam›fl bir e¤itimci olarak sizlerle bu<br />

hedefleri gerçeklefltirece¤imize inan›yor ve bu<br />

heyecan› yafl›yorum.<br />

E¤itimci, e¤itim yöneticisi ve araflt›rmac›<br />

olarak Üniversitemizin deste¤inde; yönetici,<br />

4<br />

ö¤retmen ve di¤er çal›flanlarla e¤itimde kaliteyi<br />

yakalamak; böylece en çok tercih edilen okul<br />

olmak için hep birlikte gerekeni yapma gayreti<br />

içerisinde olaca¤›z. Bu, hepimizin ortak hedefidir.<br />

Bu hedefe ulaflmak için herkes üzerine düfleni<br />

yapmak mecburiyetindedir ve yapacakt›r.<br />

Bu çal›flmalar›m›z› yaparken T.C. Anayasas›, Millî<br />

E¤itim Temel Kanunu ve Millî E¤itim Mevzuat›<br />

dayana¤›m›z, okullar›m›za ad›n› veren <strong>Gazi</strong><br />

Mustafa Kemal ATATÜRK<br />

rehberimizdir.<br />

Millet aflk› ve ülke<br />

sevdam›z›, insan<br />

sevgisi ile birlefltirerek<br />

akl›n ve bilimin<br />

rehberli¤inde<br />

hayat›m›z› e¤itime<br />

adad›¤›m›z› gösteren<br />

ifllerle hat›rlanmak ve<br />

bunun mutlulu¤unu<br />

hep beraber yaflamak<br />

hepimizin en büyük<br />

dile¤idir.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf›<br />

<strong>Özel</strong> Okullar›m›z›n<br />

kurulufl aflamas› ve<br />

aradan geçen on<br />

y›ldan fazla süre<br />

içerisinde büyümesi,<br />

geliflmesi, baflar›lar›<br />

sistemli bir çal›flman›n;<br />

ciddi bir durufl ve inanc›n eseridir. Bu eseri<br />

düflünce aflamas›ndan hizmetleriyle bugünkü<br />

büyüklü¤e getirenlere sevgi, sayg› ve flükranlar›m›<br />

sunuyorum.<br />

Bu vesileyle 2009 y›l›n›n milletimize, <strong>Gazi</strong> ailesinin<br />

bütün fertlerine sa¤l›k, huzur, mutluluk ve<br />

baflar›lar getirmesini diliyor, sevgi ve flükranlar›m›<br />

sunuyorum.<br />

Dr. Yusuf EK‹NC‹<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Kurucu Temsilcisi<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


DR.YUSUF EK‹NC‹<br />

HAKKINDA…<br />

21 Mart 1943’te Burdur’da do¤du. 1962’de<br />

Isparta Gönen ‹lkö¤retmen Okulunu bitirdi.<br />

Haziran 1965’te Bal›kesir Necati E¤itim Enstitüsü<br />

Edebiyat Bölümünü<br />

bitirdi.<br />

Burdur’da K›z<br />

Enstitüsü, K›z<br />

Ö¤retmen Okulu,<br />

‹mam Hatip<br />

Okulu, Lise ve<br />

Ticaret Lisesi<br />

ö¤retmenlikleri<br />

ile idarecilikleri<br />

yapt›.<br />

1975 SONRASI GÖREVLER‹ VE<br />

E⁄‹T‹M‹<br />

◆ MEB Özlük ‹flleri Genel Müdür Yard›mc›l›¤›<br />

◆ Ankara <strong>Gazi</strong> E¤itim Enstitüsü, Ticaret ve Turizm<br />

Yüksek Ö¤retmen Okulunda ö¤retmenlik<br />

◆ MEB Özlük ‹flleri Genel Müdür Yard›mc›l›¤›<br />

◆ 1980’de A.Ü. E¤itim E¤itim<br />

Bil. Fakültesinde E¤itimde<br />

Psikolojik Hizmetler Bölümünde lisans<br />

tamamlama e¤itimini bitirdi.<br />

◆ 1981’de Devlet Memurlar› Yabanc› Diller E¤itim<br />

Merkezinde 9 ay süreli ‹ngilizce kursunu bitirdi.<br />

◆ 1982’de Ankara ‹ktisadî ve Ticarî ‹limler<br />

Akademisinde KAMU YÖNET‹M‹ UZMANI<br />

unvan›n› ald›.<br />

◆ MEB Ç›rakl›k ve Yayg›n E¤itim Genel Müdür<br />

Yard›mc›l›¤›: Yard›mc›l›¤› 1984-1987<br />

◆ 1987’de A.Ü. Türk ‹nk›lap Tarihi Enstitüsünde<br />

doktoras›n› tamamlad›.<br />

◆ Polis Akademisi ve <strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Teknik<br />

E¤itim Fakültesinde ö¤retim görevlisi<br />

◆ MEB Hizmet ‹çi E¤itim Dairesi Baflkanl›¤›<br />

◆ MEB Müsteflar Yard›mc›l›¤›: Yard›mc›l›¤› 1989-1992<br />

◆ MEB Talim Terbiye Kurulu Baflkanl›¤›:1992-1994<br />

Baflkanl›¤›: 992-1994<br />

◆ 24 Aral›k 1995’te Burdur milletvekilli¤ine<br />

milletvekilli¤ine<br />

seçildi.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

1995-1999 TAR‹HLER‹ ARASINDA<br />

TBMM’DE YAPTI⁄I GÖREVLER<br />

◆ Millî E¤itim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu<br />

◆ Çevre Komisyonu<br />

◆ Parlamentolar Aras› Dostluk Grubu Üyelikleri:<br />

Türkiye-K›rg›zistan; Türkiye-Tacikistan;<br />

Türkiye-Kanada<br />

◆ Anavatan Partisinde Grup Yönetim Kurulu<br />

Üyeli¤i, Sosyal ‹fller Baflkan Yard›mc›l›¤› ve<br />

Teflkilat ‹flleri Baflkan Yard›mc›l›¤›<br />

◆ 2000-2007 tarihleri aras›nda Türk-‹fl<br />

Genel Baflkan Dan›flman›¤›<br />

Dan›flman› ¤›<br />

E S E R L E R‹ :<br />

1-AH‹L‹K<br />

2-MAKALELER<br />

3-HÜKÜMET VE<br />

S‹YASÎ PART‹<br />

PROGRAMLARINDA<br />

M‹LLÎ E⁄‹T‹M<br />

4-HOCA AHMET<br />

YESEVÎ<br />

5-AH‹L‹K VE MESLEK<br />

E⁄‹T‹M‹<br />

6-E⁄‹T‹M ÜZER‹NE<br />

DÜfiÜNCELER<br />

7-TAR‹H ‹Ç‹NDE<br />

TÜRKLERDE MESLEK<br />

E⁄‹T‹M‹<br />

8-BURDUR<br />

9-GASPIRALI ISMA‹L<br />

10-SORUNLU E⁄‹T‹MDE ZORUNLU E⁄‹T‹M<br />

(Say›n ‹zzet ÇEV‹K EV‹K ile) ile<br />

11- HÜKÜMET VE<br />

S‹YASÎ PART‹<br />

PROGRAMLARIN-<br />

PROGRAMLARIN<br />

DA ÇALIfiMA<br />

YAfiAMI (Sn. Naci<br />

ÖNSAL ile)<br />

üstün baflar›lar diliyoruz. diliyoruz<br />

Mavi Kufl<br />

Kurucu<br />

Temsilcimiz Say›n<br />

Dr. Yusuf Ekinci<br />

evli ve iki çocuk<br />

babas›d›r.<br />

Kendilerine<br />

“Ailemize Ailemize hofl<br />

geldiniz” geldiniz”<br />

diyor,<br />

5


Mavi Kufl<br />

KURUCU TEMS‹LC‹LER‹M‹Z‹N<br />

Ocak 2009 Çarflamba günü ‹lkö¤retim<br />

Okulumuz ‹darî Kat›’nda Kat› nda bir kokteyl<br />

düzenlendi. Devir teslim kokteyline<br />

2009 Çarflamba günü<br />

07 07Ocak<br />

vak›f ak›f Müdürümüz Say›n ‹lyas Kurdo¤lu, Kurdo¤lu,<br />

önceki ve<br />

flimdiki Kurucu Temsilcileri<br />

Temsilcilerimiz<br />

miz Say›n Zeynep<br />

Bumin SÜZEN, SÜZEN Say›n Dr.Yusuf EK‹NC‹ ile yönetici<br />

ve ö¤retmenlerimiz kat›ld›lar. kat›ld›lar.<br />

Birlikteli¤imizde<br />

irlikteli¤imizde<br />

güzel anlar yafland›.<br />

Önceki nceki Kurucu Temsilcimiz Say›n Zeynep<br />

Bumin Süzen de mutlulu¤unu<br />

vurgularken flunlar› söyledi:<br />

Burada çok güzel ifller yapmaya çal›flt›k. çal›flt› . Genç<br />

yafl›ma ra¤men Müdürlerimin yak›n ilgi ve<br />

deste¤ini gördüm. Bir ir katk›m olduysa bundan<br />

büyük bir gurur duyar›m. Benim için burada<br />

bulunman›za çok sevindim. Teflekkür ederim.<br />

Kendimi aran›zdan ayr›lm›fl gibi hissetmiyorum.<br />

Yine her zaman yan›n›zda olaca¤›m.<br />

Yeni Kurucu Temsilcimiz Yusuf Hocam, y›llar›n›<br />

e¤itime e¤it me vermifl tecrübeli bir isim. Bizi daha ileriye<br />

götürece¤ine yürekten inan›yorum. Bu duygularla<br />

hepinize sayg›lar sunar; mutluluk ve baflar›lar dilerim.<br />

6<br />

DEV‹R TESL‹M KOKTEYL‹<br />

Kurucu urucu Temsilcimiz Say›n Dr. Yusuf Ekinci de<br />

<strong>Gazi</strong> ailesine kat›lmaktan mutlu oldu¤unu<br />

söyledi. “Zeynep Zeynep Han›m hep aram›zda<br />

olacak, olacak,<br />

do¤umunu bekledi¤imiz<br />

bekledi¤imiz<br />

bebe¤i Irmak da<br />

ö¤rencimiz olacak olacak,<br />

bunun sözünü kendisinden<br />

ald›k.” dedi.<br />

Birkaç günlük incelemesin<br />

incelemesinde<br />

de nereden nereye<br />

gelindi¤ini tespite çal›flt›¤›n›, çal›flt›¤›n› , böyle bir ekiple çok<br />

daha ileriye gidilebilece¤ini vurgulad›.<br />

Hayat boyu ö¤renme ve e¤itimde bireyselleflmenin<br />

ça¤›m›zdaki önemine de¤indi ve “Oturan Oturan varsa<br />

aya¤a kalkacak, ayakta duran yürüyecek,<br />

yürüyenler de koflacak; böylece birlikte<br />

baflar›dan baflar›ya ulaflaca¤›z.” ulaflaca¤›z. dedi.<br />

Tüm üm ö¤retmenlerin parlayan gözlerinde<br />

flimflekler gibi çakan bu dolu dolu sözlerin sözlerin<br />

zihinlerimizi ayd›nlatt›¤› aç›kça görülüyordu.<br />

Say›n Dr. Yusuf Ekinci Hocam›z›n moral gücü<br />

depolayan güzel dilekleriyle bitirdi¤i konuflmas›,<br />

duygu ve düflünce seli oluflturdu. Çiçekler,<br />

arma¤anlar ve an›lar› yaflatacak plakete yans›yan<br />

hofl havam›z›n hep yaflamas›n› diliyoruz.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


E¤itim Fakültemizin Dekan› Say›n Prof. Dr.<br />

Mustafa SAFRAN’›n, Ö¤retmenler Günü<br />

töreninde yapt›¤› önemli konuflman›n özeti:<br />

Konuflmama, y›llar önce gazetede okudu¤um bir an› ile<br />

bafllamak istiyorum:<br />

“Yaflar Tiryakio¤lu, 19 yafl›nda ö¤retmen okulundan<br />

mezun olur. Milli E¤itim Bakanl›¤›na ö¤retmen olarak<br />

atanmak için müracaat eder. Milli E¤itim Bakanl›¤›n›n<br />

yetkilileri, nerede görev yapmak istersen verece¤imiz<br />

k⤛da yaz, derler. O s›rada müracaatta bulunanlar<br />

köyünü, kasabas›n›, bir k›sm› da ilçesini yazar ve<br />

yetkililere teslim eder. Yaflar Tiryakio¤lu ise ka¤›d›na<br />

“Türk bayra¤›n›n dalgaland›¤› her yerde görev<br />

yapmaya haz›r›m.” diye yazm›fl ve teslim etmifltir.<br />

Y›llar›n› Yüksekova, Pervari ve Karl›ova’da ö¤retmenlik<br />

yaparak tamamlam›fl, vatan›n›, milletini seven binlerce<br />

genç yetifltirmifltir. Bu an›, ö¤retmenli¤in sadece bir<br />

meslek olarak alg›lanamayaca¤›n›, mesle¤e gönül vermenin,<br />

inanman›n ve sevmenin, bu de¤erlere inanan<br />

ö¤retmen yetifltirmenin ne kadar önemli oldu¤unu bize<br />

göstermektedir. Bugün 24 Kas›m Ö¤retmenler Günü;<br />

Ulu Önder, <strong>Gazi</strong> Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet<br />

Mektepleri”nin baflö¤retmenli¤ini kabul ediflinin 80’nci,<br />

“Ö¤retmenler Günü”nün ise 27. y›l dönümü. Bir<br />

milletin yeniden do¤uflunun, muas›r medeniyet seviyesine<br />

ç›kmak için verdi¤i mücadelenin sembolleflti¤i bir<br />

dönem. Atatürk’ün kara tahta bafl›na geçip,Türk milletine<br />

yeni harfleri ö¤retmeye bafllad›¤› bir gündür.<br />

Cumhuriyetin kuruldu¤u y›llarda, Türk milleti yaklafl›k<br />

otuz y›ldan beri de¤iflik cephelerde savaflmaktayd›.<br />

Henüz okul ça¤›ndaki çocuklar, cepheden cepheye gönderilmifl,<br />

eli kalem tutmas› gereken bu çocuklar,<br />

savaflmak zorunda kalm›fl ve ço¤u vatan kurtaran kahramanlar<br />

aras›nda yer alm›flt›. Genç cumhuriyet yönetiminin<br />

elinde, yafll›, sakat, hasta ve e¤itimsiz bir millet<br />

vard›. Atatürk, bu olumsuz flartlar alt›nda yeniden bir<br />

millet yaratmak için mücadele verdi. Bu aflamada,<br />

yeniden dirilifl mücadelesi veren bir liderin,<br />

düflünebilece¤i en önemli strateji, okuma-yazma seferberli¤ini<br />

bafllatmak ve milletinin e¤itim düzeyini yükseltmektir.<br />

Ulu önder de bu yönde karar vermifltir. Atatürk,<br />

1921’de Kurtulufl Savafl›’n›n o s›cak günlerinde,<br />

Ankara’da Maarif Kongresi düzenlemifltir. Bu kongrede,<br />

gelecekteki Türk millî e¤itiminin ilkeleri belirlenmifltir.<br />

O günlerde milleti ayd›nlatan, kurtulufl mücadelesine<br />

büyük destek sa¤layan, cepheden cepheye koflan kahra-<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

Ö⁄RETMENL‹K M‹LLET‹N GELECE⁄‹N‹<br />

HAZIRLAMA SORUMLULU⁄U TAfiIR<br />

Prof. Dr. Mustafa SAFRAN - G.Ü. E¤itim Fak. Dekan›<br />

manlar›n içerisinde ö¤retmenlerin de olmas›, dikkatimizi<br />

çekmektedir. Yurdumuzun düflmanlar taraf›ndan<br />

paylafl›ld›¤› s›rada ö¤retmenler “Nasihat Heyetleri”nde<br />

yer alarak milli ba¤›ms›zl›k ve Kurtulufl Savafl›<br />

düflüncelerini yaym›fllard›r. Ö¤retmenler çeflitli e¤itim<br />

kurulufllar›yla birlikte “Milli Kongre Cephesi”ni<br />

kurmufllard›r. Milli Kongre Cephesi, düflmanlar›n ‹zmir’i<br />

iflgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingi gibi<br />

mitingler düzenlemifl, bu mitinglerin konuflmac›lar›ndan<br />

ço¤u da bildi¤iniz gibi, ö¤retmenlerden oluflmufltur.<br />

Atatürk, yeni Türkiye’nin kurulmas›nda, ö¤retmenlere<br />

büyük görevler düfltü¤ü inanc›ndayd›. Ça¤dafl bir millet<br />

olmak için e¤itimin yayg›nlaflt›r›lmas› gere¤ine<br />

inan›yordu. Bu sebeple, ö¤retmenlere büyük önem<br />

vermifl ve onlar› her zaman desteklemifltir. Bir köy<br />

okulunu ziyaretinde, ders vermekte olan genç bir ö¤retmenin<br />

s›n›f›na girdi¤i zaman, onun, yerini kendisine<br />

b›rakmas› üzerine söyledikleri: “Hay›r yerinize oturunuz<br />

ve dersinize devam ediniz! E¤er izin verirseniz, biz de<br />

sizden istifade etmek isteriz. S›n›fa girdi¤i zaman<br />

Cumhurbaflkan› bile ö¤retmenden sonra gelir.” demifl<br />

ve ö¤retmenin dersini dinlemifltir. Ö¤retmen “yükseltici,<br />

yüksek hizmet verici, kutsal bir görev üstlenici”dir.<br />

Bu dönemde ça¤dafl Cumhuriyet, ö¤retmenli¤i öne<br />

ç›karm›fl ve ö¤retmenli¤i kutsal bir meslek haline<br />

getirmifltir.<br />

Sevgili Ö¤retmen Adaylar›,<br />

Türk milletinin yaratt›¤› de¤erleri, yetiflen genç kuflaklara<br />

aktaracak olan, ça¤dafl Türkiye Cumhuriyeti’nin<br />

misyoner güçleri olacaks›n›z. Bu milletin onurunu,<br />

namusunu, ahlak›n› ve gelece¤ini temsil edecek bireyler<br />

yetifltireceksiniz. Ö¤rencileriniz arac›l›¤›yla topluma yön<br />

verecek, devleti güçlendirecek, vatan› yüceltecek ve<br />

tehlikelerden koruyacaks›n›z. Ö¤retmenlik; bir milletin,<br />

bir devletin gelece¤ini haz›rlama sorumlulu¤unu tafl›yan<br />

özel ve önemli bir ihtisas mesle¤idir. Fakültemizin flu<br />

amblemine iyi bakman›z› istiyorum: “‹lmin denizler<br />

kadar engin, gökler kadar genifl; ö¤retmenlerin de<br />

göklerdeki y›ld›zlar kadar parlak oldu¤unu” dile<br />

getirmektedir. Büyük Atatürk’ün de be¤enisini ve<br />

onay›n› alan bu amblemin hakk›n› veren ö¤retmenler<br />

olaca¤›n›za inan›yor ve sizlere güveniyorum.<br />

Baflta Ulu önder Atatürk olmak üzere e¤itim ordumuzun<br />

ebediyete intikal etmifl de¤erli mensuplar›na ve<br />

flehitlerimize Allah’tan rahmet diler, aziz hat›ralar›na<br />

sayg› ve flükranlar›m› sunar›m.<br />

7


Mavi Kufl<br />

ANKARA M‹LLî E⁄‹T‹M MÜDÜRÜMÜZLE GÖRÜfiTÜM<br />

13 Ocak günü Say›n Millî E¤itim Müdürümüz<br />

Kâmil AYDO⁄AN’› ziyarete gittim.<br />

Beni kabul ettiler. Kendisine sorular›m ve<br />

yan›tlar› flöyle:<br />

Branfl›n›z?<br />

Ankara <strong>Gazi</strong> E¤itim Enstitüsü Türkçe Bölümü<br />

mezunuyum.<br />

‹flinizi seviyor musunuz?<br />

Bir e¤itimci olarak mesle¤imi hem seviyor, hem de<br />

gururlan›yorum. Tercih etti¤im bu mesle¤in öncelikle<br />

kutsall›¤›na inan›yorum. Bir meslekte<br />

baflar›l› olmak için severek,<br />

isteyerek çal›flmak önemlidir.<br />

<strong>Özel</strong>likle ö¤retmenlik özveri ve<br />

gönül iflidir. Çocuklar› e¤itmek ve<br />

yar›n›n Türkiye’sini kurgulamak,<br />

büyük sorumluluk, sab›r ve genifl<br />

vizyon sahibi olmay› gerektirir.<br />

Mesle¤imi sevmekle kalmay›p,<br />

bu mesle¤e ve e¤itime daha fazla<br />

nas›l katk›da bulunabilirim<br />

düflüncesiyle yafl›yorum.<br />

‹l Millî E¤itim Müdürü olmak<br />

nas›l bir duygu?<br />

Yukar›da bahsetti¤im gibi<br />

öncelikle sorumluluk isteyen bir<br />

duygu. Baflkentimizde 46.610<br />

ö¤retmen, 848.580 ö¤renci ile<br />

1525 okulda, (resmi+özel) örgün<br />

e¤itime devam etmekteyiz. Bu<br />

say›lar görüldü¤ü gibi oldukça yüksek. Hedef kitlemizin<br />

bu geniflli¤i sorumlulu¤umuzu da artt›rmaktad›r. Mesai<br />

arkadafllar›mla tüm ö¤retmen ve ö¤rencilerimize eflit,<br />

adaletli ve hoflgörülü hizmet sunmaya ve yeni projeler<br />

üretmeye çal›fl›yoruz.<br />

Daha önce nerelerde görev yapt›n›z?<br />

1956 Kahramanmarafl do¤umluyum. ‹lk ve orta<br />

ö¤renimimi bu kentte, yüksek ö¤renimimi Ankara <strong>Gazi</strong><br />

E¤itim Enstitüsü Türkçe Bölümünde gördüm. Çank›r›<br />

Orta ‹lçesi Özlü Ortaokulu ile Çank›r› Kurflunlu ‹lçesi<br />

Çardakl› Ortaokulunda 1981-1984 y›llar› aras›nda<br />

Türkçe ö¤retmenli¤i yapt›m.<br />

1984 y›l› ile 1986 y›l› aras›nda Kahramanmarafl And›r›n<br />

Lisesi Müdürlü¤ü, 1986-1987 y›llar› aras›nda Ankara<br />

Çankaya ‹ncesu Lisesi Müdürlü¤ü, 1987’den 2003 y›l›na<br />

kadar Ankara Çankaya Kurtulufl Lisesi Müdürlü¤ü,<br />

2003-2008 y›llar› aras›nda ‹zmir ‹l Millî E¤itim<br />

Müdürlü¤ü görevlerinde bulundum. 10 Ekim 2008<br />

tarihinde de Ankara ‹l Millî E¤itim Müdürlü¤ü görevine<br />

bafllad›m.<br />

Çocukluk y›llar›nda unutamad›¤›n›z bir an›n›z›<br />

bize anlat›r m›s›n›z?<br />

Biz sekiz kardefliz. Bir yafl›ndayken annemizi kaybettik.<br />

Babam›z askerdeydi ve dört kardefl yaln›z kalm›flt›k.<br />

Bu ac› bir hikâye, fakat sizleri üzmek için<br />

anlatm›yorum.<br />

8<br />

Ebrar ALTUN 4E<br />

Azim, çal›flma ve inançla insan›n her türlü zorlu¤u<br />

yenerek, hedeflerine ulaflaca¤›n› göstermek istedim.<br />

Atatürk’ün en çok be¤endi¤iniz yönü hangisidir?<br />

Atatürk büyük bir lider, yürekli bir asker ve baflö¤retmenimiz.<br />

Benim için toplumumuzda birlik ve beraberli¤i<br />

sa¤layan bütünlefltirici özelli¤i, 23 Nisan› Türk<br />

çocuklar›na arma¤an ederek onlara ve “Muallimler yeni<br />

nesil sizlerin eseri alacakt›r.” diyerek ö¤retmenlerimize<br />

verdi¤i de¤er çok önemlidir.<br />

Yurdunu seven bir çocuk neler yapmal›d›r?<br />

Öncelikle çok çal›flmal›d›r.<br />

Bir ö¤rencinin çok<br />

çal›flmas› hem kendisi,<br />

hem ailesi, hem de vatan›<br />

için gereklidir. Azimle,<br />

sab›rla, engelleri aflarak,<br />

y›lmayarak, gerekti¤inde<br />

ö¤retmenlerinden, büyüklerinden<br />

destek alarak<br />

sürekli bir çal›flmadan<br />

bahsediyorum. Damlayan<br />

su tafl› deler. Tafl› delen<br />

suyun gücü de¤il,<br />

damlalar›n süreklili¤idir.<br />

Konfüçyüs “Hiç kimse<br />

baflar› merdivenlerini<br />

elleri cebinde t›rmanmam›flt›r.”diyor.<br />

Ne kadar<br />

çok çal›fl›rsan›z o kadar<br />

çok flansa sahip olursunuz.<br />

Tek cümleyle; hedefinizi seçiniz, zaman ve ifl plan›<br />

yap›n›z, çal›flmay› al›flkanl›k haline getiriniz, kendinize<br />

güveniniz, size güvenildi¤ini biliniz.<br />

Kitap okumay› seviyor musunuz?<br />

Kitap okumay›, daha do¤rusu okumay› seviyorum.<br />

Ö¤rencilerimiz için bafllatt›¤›m›z “Ankara Okuyor”<br />

projesiyle sizin de okuma al›flkanl›¤›n›z›n geliflmesini<br />

hedefliyoruz. Kitap okumak ufkunuzu gelifltirir, yeni<br />

fleyler ö¤retir, de¤iflik fikirlere aç›k olman›z›, ayn›<br />

zamanda kendinizi tan›man›z› sa¤lar.<br />

En son okudu¤unuz kitap hangisidir?<br />

Cengiz Aymatov’un “Gün Olur Ömre Bedel” adl› eseri<br />

çok güzel bir kitap, herkese tavsiye ederim.<br />

Siz Cumhurbaflkan› veya Baflbakan olsayd›n›z<br />

yurdumuz için, e¤itim için neleri düzeltir, neler<br />

yapard›n›z?<br />

Bakanl›¤›m›z›n son 5 y›lda uygulad›¤› Millî E¤itim<br />

politikalar› e¤itimde dev ad›mlar at›lmas›n› sa¤lam›flt›r.<br />

Ben de bu paralelde; teknolojik imkânlar›n kullan›ld›¤›,<br />

yeniliklere aç›k, bilgiyi sorgulayan, ö¤renmeyi ö¤reten<br />

bir e¤itim ö¤retim sisteminin devam›n› sa¤lard›m.<br />

Okulunuzu en k›sa zamanda ziyaret etmek umuduyla,<br />

okul müdürünüz, idareci ve ö¤retmenlerinize, bu güzel<br />

söylefliyi gerçeklefltiren ö¤rencimiz Ebrar Altun’a<br />

teflekkür eder, baflar›lar›n›z›n devam›n› dilerim.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


Üniversitemiz ö¤retim<br />

toplant› yapt›k.<br />

üyelerinden oluflan Bilim<br />

Dan›flma Kurulumuz ile<br />

Toplant›ya E¤itim Fakültesi Dekan›<br />

Prof.Dr.Mustafa SAFRAN, Dekan<br />

Yard›mc›s› Prof. Dr. Ali GÜL ile Bilim<br />

ve Dan›flma Kurulu ö¤retim<br />

üyeleri kat›ld›lar.<br />

Üniversitemizle <strong>Özel</strong> Okullar›m›z›n<br />

ifl birli¤inin önemi, ö¤retim<br />

üyelerimizin öncülü¤ünde<br />

yürütülecek çal›flmalar tüm<br />

kat›l›mc›lar›n birleflti¤i konuydu.<br />

Önerilerin de¤erlendirilmesinden<br />

sonra yap›lmas› gerekenler<br />

planland›.<br />

Toplant› sonunda E¤itim<br />

Fakültesi Dekan›m›z Say›n<br />

Prof. Dr. Mustafa SAFRAN<br />

flunlar› söyledi:<br />

“<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› Okullar›<br />

bizim için çok önemlidir. ‹lk<br />

Kurucu Temsilcisi bendim. Bu<br />

okulu Üniversitenin laboratuvar›,<br />

vitrini olarak gördük. Baflar›l› da<br />

olduk. Birço¤umuzun çocuklar›<br />

bu okulda okudu. E¤itimle ilgili<br />

her ne yap›lacaksa haz›r›z. Bu<br />

konuda verdi¤imiz sözün<br />

arkas›nda duraca¤›m›z› garanti<br />

ediyorum.”<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

ÜN‹VERS‹TEM‹ZLE ‹fi B‹RL‹⁄‹M‹Z<br />

2008-2009 Ö⁄RET‹M YILI ÜN‹VERS‹TE DANIfiMA KURULU ÜYELER‹<br />

Prof. Dr. Yusuf KALENDER <strong>Gazi</strong> Ün. Fen Edebiyat Fakültesi<br />

(koordinatör) Biyoloji Bölümü<br />

Doç. Dr. Mehmet YILMAZ <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

(koordinatör) Biyoloji Bölümü<br />

Prof. Dr. Yaflar ÖZBAY <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

E¤itim Bilimleri Bölümü<br />

Doç. Dr. Alev DO⁄AN <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Fen Bilimleri E¤itimi Bölümü<br />

Doç. Dr. Musa SARI <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Fizik E¤itimi Ana Bilim Dal›<br />

Doç. Dr. Ayfle Yücel ÇET‹N <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Ortaö¤retim Sosyal Alanlar E¤t. Böl.<br />

Türk Dili ve Edebiyat›<br />

Doç. Sad›k ÖZÇEL‹K <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Güzel Sanatlar E¤itimi Bölümü<br />

Doç. Dr. Güler EKMEKC‹ <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Kimya E¤itimi Bölümü<br />

Doç. Dr. Necati CEMALO⁄LU <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

E¤itim Yönetimi, Teftifli,<br />

Planlamas› ve Ekonomisi<br />

Yrd. Doç. Dr. G›yasettin AYTAfi <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Türkçe E¤itimi Bölümü<br />

Yrd. Doç. Dr. Mine AKTAfi <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Matematik E¤itimi Bölümü<br />

Yrd.Doç.Dr.Hikmet KATIRCIO⁄LU <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Biyoloji Bölümü<br />

Yrd. Doç. Dr. Bahri ATA <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Sosyal Bilimler E¤itimi Ana Bilim Dal›<br />

Yrd. Doç. Dr. Abdullah ERTAfi <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

‹ngilizce Ö¤retmenli¤i Ana Bilim Dal›<br />

Yrd. Doç. Dr. Serçin KARATAfi <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Bilgisayar ve Ö¤retim Teknolojileri<br />

E¤itimi Bölümü<br />

Yrd.Doç.Dr.Sevil BÜYÜKALAN F‹L‹Z <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

E¤t. Programlar› ve E¤itimi /<br />

Program Gelifltirme<br />

Yrd. Doç. Dr. Meliha YILMAZ <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Güzel Sanatlar Resim-‹fl E¤itimi<br />

Ana Bilim Dal›<br />

Ö¤r. Gör. Özlem BAYRAK CÖMERT <strong>Gazi</strong> Ün. <strong>Gazi</strong> E¤itim Fakültesi<br />

Türkçe E¤itimi Ana Bilim Dal›<br />

9


Mavi Kufl<br />

ÖRGÜTLER‹N KAÇINILMAZ SORUNU<br />

Y I L D I R M A<br />

10<br />

Doç. Dr. Necati CEMALO⁄LU- G.Ü E¤itim Bilimleri Fak. Ö¤. Üyesi<br />

Örgütlerde stres yaratan faktörlerle<br />

ilgili olarak yap›lan araflt›rmalar,<br />

iflgörenlerin stres içinde olduklar›n›<br />

ve pek çok stres yaratan faktörle<br />

karfl› karfl›ya kald›klar›n› göstermektedir.<br />

Literatürde, örgütlerde<br />

stres yaratan faktörlere paralel olarak<br />

iflgörenlerin ifl doyumsuzlu¤u,<br />

tükenmifllik ve yüksek kayg›<br />

yaflad›klar›n› göstermektedir. Bu faktörlerin<br />

sebepleri de¤iflik flekillerde<br />

Çizim: Asl› Sultan Kemalo¤lu<br />

ifade edilmektedir. Örgütlerde<br />

iflgörenlerin stres, kayg›, ifl doyumsuzlu¤u<br />

ve tükenmifllik yaflamas›na<br />

neden olan faktörlerden birisi de<br />

y›ld›rmad›r. Y›ld›rma örgütlerde bir<br />

bireye karfl› bir ya da birkaç birey<br />

taraf›ndan sistematik bir biçimde<br />

yöneltilen düflmanca ve gayri ahlakî<br />

iletiflim biçimlerini içeren psikolojik<br />

terör olarak da ifade edilebilir. Bu<br />

kavram, de¤iflik kaynaklarda farkl›<br />

sözcüklerle ifade edilmektedir.<br />

Bunlar; bullying, harassment, abuse<br />

behavior’d›r.<br />

Son y›llarda “sosyal d›fllama” ve<br />

“rahats›z etme” olgular›, iki farkl›<br />

literatürde ayr› ayr› ele al›nmaktad›r.<br />

Bunlar, “ifl yerindeki mobbing’’ ve<br />

“okulda bullying’’ kavramlar›d›r.<br />

‹ngiliz ve Avustralyal› araflt›rmac›lar,<br />

çal›flmalar›nda, y›ld›rma (mobbing)<br />

yerine zorbal›k (bullying) terimini<br />

kullanm›fllard›r. Zorbal›k, fiziksel<br />

sald›r›, tehdit anlam›ndad›r<br />

(Yücetürk 2002). Leymann, zorbal›k<br />

(bullying) terimini okullarda çocuklar<br />

aras›nda, çocuklara zarar veren<br />

eylemler için kullan›lmas›n›,<br />

y›ld›rma (mobbing) terimini ise<br />

örgütlerde iflgörenler aras›nda<br />

yaflanan düflmanca davran›fllar için<br />

kullan›lmas›n› uygun görmektedir.<br />

Örgütlerde bu flekilde iflgörenleri<br />

d›fllama ve rahats›z etme olgusu,<br />

Avrupa’da pek çok araflt›rman›n<br />

yap›lmas›na neden olmufltur.<br />

Örne¤in: Alman medyas›nda,<br />

meslektafllar› taraf›ndan ifl grubundan<br />

d›fllanm›fl, sindirilmifl iflgören-<br />

lerin yaflad›klar› s›k›nt›lar› konu alan<br />

pek çok haber bulunmaktad›r. Bu<br />

haberler üzerine alan uzmanlar›<br />

taraf›ndan haz›rlanan raporlarda,<br />

ma¤durlar›n dramatik ak›betleri ele<br />

al›nm›flt›r. Raporlarda ma¤durlar›n,<br />

ço¤u zaman örgütten istifa etmek<br />

zorunda kald›klar›, bazen intihar<br />

vakalar› yafland›¤›, iflgörenlerin<br />

özsayg›lar›n› yitirdikleri ve yüksek<br />

düzeyde stres yaflad›klar› vurguland›<br />

(Leymann 1993,1996; Niedl 1996).<br />

‹flgörenlerin ruh sa¤l›¤›n› olumsuz<br />

yönde etkileyen bu durumun<br />

y›ld›rma olarak ifade edilmesi,<br />

dikkatleri bu kavram üzerinde<br />

odaklaflt›rd›.<br />

Y›ld›rma ile ilgili literatür<br />

incelendi¤inde, ‘mob’ sözcü¤ünün,<br />

‘birkaç zay›f›n bir araya gelerek<br />

sald›rgan davran›fllar sergilemesi’<br />

anlam›na geldi¤i görülür.<br />

Y›ld›rman›n karakteristik tan›m›,<br />

uzun süre tekrarlanan olumsuz<br />

davran›fllara<br />

maruz<br />

kalmad›r.<br />

Örgütte<br />

iflgörenler<br />

aras›ndaki<br />

çat›flman›n<br />

aksine<br />

y›ld›rma, bir<br />

veya birkaç<br />

kiflinin di¤er<br />

kifliler taraf›ndan hedef hâline getirilmesi<br />

ve onlara karfl› yap›lan sistematik<br />

sald›rganl›kt›r (Hoel 1999). Adil<br />

muamele görmeme hissi, y›ld›rma<br />

kurbanlar›n›n ortak noktas›d›r.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


Üstelik davran›fllar› kar›fl›kt›r.Genel<br />

olarak fiziksel olmayan sözlü suçlamalar<br />

ve kifliden uzaklaflma gibi<br />

yaflanan davran›fllard›r. Y›ld›rma,<br />

bireylerden çok grubun uygulad›¤›<br />

psikolojik sald›rganl›k olarak<br />

tan›mlan›r. Kuramsal olarak<br />

örgütlerdeki sosyal stres<br />

kaynaklar›n›n en uç noktas›d›r.<br />

Afla¤›daki araflt›rma sonuçlar›, ifl<br />

yaflam› boyunca y›ld›rmaya maruz<br />

kalma oranlar›n› ortaya koymaktad›r.<br />

1- Tüm iflgörenlerde %3 ile %50<br />

Höel 1999<br />

2- ‹sveç çal›flanlar›nda %25<br />

Leymann 1990<br />

3- ‹ngiltere çal›flanlar›nda % 50<br />

Rayner 1997<br />

4- ‹sviçre çal›flanlar›nda %3,5<br />

Niedl 1996<br />

YILDIRMANIN NEDENLER‹<br />

Araflt›rmalar y›ld›rman›n birçok<br />

nedene ba¤l› oldu¤unu<br />

göstermektedir.<br />

KISKANÇLIK: Einarsen ve di¤erleri<br />

(1998: 17) k›skançl›¤› ana sebep<br />

olarak göstermektedir. Ayn› zamanda<br />

özgüven eksikli¤i, yetersiz<br />

iletiflim, uyuflmazl›k da bu nedenler<br />

aras›ndad›r.<br />

ULAfiILMAZLIK: Randall 1997; Akt.<br />

Jennifer, Cowie ve Ananiadou<br />

(2003: 490), y›ld›rmaya maruz<br />

kalanlar›n bu durumu yaflama<br />

sebebini, kurbanlar›n özgüvenlerinin<br />

yüksek olmas›na ve çevresindekiler<br />

taraf›ndan ulafl›lamayacak kifliymifl<br />

gibi alg›lanmas›na ba¤lamaktad›rlar.<br />

Onlar› y›ld›rmaya teflebbüs<br />

edenlerin, provokasyona gelebilen<br />

insanlar olduklar› ifade edilmektedir.<br />

Baflkalar›na y›ld›rma eylemi içinde<br />

olan kifliler incelendi¤inde, bu<br />

kiflilerin, sald›rgan ve zay›f karakterli<br />

insanlar olduklar› görülmektedir.<br />

Höel ve di¤erleri (1999) ise<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

baflkalar›na y›ld›rma uygulayanlar<br />

için tam bir kiflilik özelli¤inden<br />

bahsedilemeyece¤ini ileri<br />

sürmektedir.<br />

ÖRGÜTSEL SORUNLAR:Örgütün<br />

iklimi, yüksek stres, zaman bask›s›<br />

gibi nedenler y›ld›rman›n<br />

yaflanmas›nda etkilidir. (Zapf ve<br />

Osterwalder 1998)Yüksek düzeyde<br />

Çizim: Asl› Sultan Kemalo¤lu<br />

Nedir<br />

Sizden<br />

çekti¤im!<br />

örgütsel sorunlar›n oldu¤u veya<br />

yüksek düzeyde belirsizli¤in<br />

yafland›¤› örgütlerde de bir iflgörene<br />

y›ld›rma uygulamak çok kolayd›r. Bu<br />

tür ifl ortamlar›, bireyi, ifl yönünden<br />

çeflitli hatalara götürür ki bu durum,<br />

bireyin aleyhine kullan›l›r.<br />

Örgütlerde bir gerilimin olmas›,<br />

y›ld›rma olay›n› daha çok destekler.<br />

Bu durum, bireyi her olumsuzlu¤un<br />

nedeni hâline getirir. Bunun da<br />

ötesinde sorunlar›n yaflanmas›na<br />

katk›da bulunan baflka faktörler de<br />

olabilir.<br />

‹LET‹fi‹M N‹TEL‹⁄‹: Bazen suçun<br />

kurbanda ya da sosyal grupta<br />

oldu¤unu söylemek zordur. Baz›<br />

nedenlerden dolay›, farkl› kiflilik özellikleri<br />

olan kiflilerle bütünleflmek<br />

imkâns›zd›r. Ancak burada yaflanan<br />

sorun, kurban›n, y›ld›rmaya maruz<br />

kalmas›nda kiflisel sorumluluklar›<br />

Mavi Kufl<br />

üzerine al›p almamas›d›r. ‹flgörenlerin<br />

y›ld›rmaya maruz kalmalar›nda<br />

sosyal becerilerde eksikli¤i,<br />

baflar›m(performans) düflüklü¤ü,<br />

“zor adam olmak” (örne¤in bir<br />

fleyin kesinli¤i hakk›nda titizlik),<br />

sald›rgan olmak veya her fleyden<br />

flikâyet edip s›zlamak gibi özellikler<br />

tafl›d›¤›n› göstermektedir(Zapf1999).<br />

‹fi ÖRGÜTLENMES‹ VE L‹DERL‹K:<br />

Leymann (1993), zay›f ifl örgütlenmesi<br />

ve liderlik sorunlar›n›n<br />

y›ld›rmaya yol açt›¤›n› gösteren<br />

birçok durumu bildirmektedir. Bu<br />

görüflü, Einarsen (1994),Zapf ve<br />

Osterwalder’in (1998) sonuçlar› da<br />

desteklemektedir. Hepsi örgütsel<br />

de¤iflkenlerle y›ld›rma aras›nda bir<br />

çok iliflki oldu¤unu ileri sürmektedir.<br />

Salmivalli ve di¤erleri (1996)<br />

yapt›klar› araflt›rmada, araflt›rmaya<br />

kat›lan kiflileri; y›ld›rma yapan,<br />

y›ld›rma yapana yard›m eden, ortam<br />

yaratan, tetikçiler ve y›ld›rmaya<br />

maruz kalan› destekleyen kifliler<br />

olarak grupland›rm›fllard›r. Bu gruplamaya<br />

karfl› ç›kan araflt›rmac›lar da<br />

mevcuttur. Zapf (1999) ise y›ld›rma<br />

olaylar›n›n sadece bir<br />

11


Mavi Kufl<br />

nedene ba¤lanamayaca¤›n›, pek çok<br />

nedenin y›ld›rmaya sebep olabilece¤ini,<br />

y›ld›rmaya bir bütün<br />

içinde bak›lmas› gerekti¤ini ileri<br />

sürmektedir. Baflkalar›na y›ld›rma<br />

eyleminde bulunan kifli için örgütte<br />

herhangi bir sorunun yaflanmas›, iyi<br />

bir f›rsatt›r. Bu kifli, hemen kendisine<br />

bir kurban seçer ve seçti¤i kurbana<br />

y›ld›rma uygulamaya bafllar.<br />

Örgütün kültürel yap›s›ndan destek<br />

ald›¤› sürece güçlenir ve artarak<br />

devam eder. Örgüt yöneticilerinin<br />

eflit ve adaletli olduklar›, liderlik özelliklerini<br />

tafl›d›klar› örgütlerde,<br />

y›ld›rma eylemleri kolay kolay ortaya<br />

ç›kmaz. Baflka bir ifade ile örgütün<br />

kültürü, hangi davran›fllar›n kabul<br />

edildi¤ini, hangi davran›fllar›n<br />

reddedildi¤ini göstermektedir<br />

(Einarsen ve di¤erleri 1994). E¤er bir<br />

örgütte y›ld›rman›n görülme<br />

s›kl›¤›nda periyodik bir art›fl<br />

görülüyorsa, örgüt kültürünün<br />

y›ld›rmay› destekleyen bir yönünün<br />

oldu¤u ileri sürülebilir.<br />

KÜLTÜR: Y›ld›rma; kültürel, ahlakî ve<br />

maddî nedenlerden kaynaklanabilir.<br />

Bireyler kendi baflar›s›zl›klar›n›, yetersizliklerini,<br />

baflkalar›n›<br />

12<br />

çekifltirerek, davran›fllar›na, kendilerine<br />

göre anlamlar yükleyerek gidermeye<br />

çal›fl›r. Bu durum dedikodu<br />

denilen ve genellikle yanl› ve amaçl›<br />

yorumlar› içeren bir yanl›fl iletiflim<br />

tarz›n› gelifltirir (Pehlivan 1993: 66).<br />

Bu tip bir davran›fl, en basit bir<br />

y›ld›rma eylemidir. Örgütlerde<br />

y›ld›rma yo¤un olarak yaflanmas›na<br />

ra¤men, örgüt yönetimi ço¤u<br />

zaman sorunu ya görmezden gelir<br />

ya da sorunla ilgilenmez. Bazen de<br />

y›ld›rma, sinsice ve sessizce yay›l›r ve<br />

çözülemez hâle gelir. Araflt›rmalar,<br />

baz› yöneticilerin, örgütlerindeki<br />

y›ld›rma eylemlerini<br />

tan›mlamad›klar›n›, görmezden<br />

geldiklerini göstermektedir<br />

A<br />

n (Dick ve Wagner 2001).<br />

l<br />

a Y›ld›rma davran›fl›<br />

m<br />

› sergileyenler genellikle<br />

y<br />

o<br />

bunu bir al›flkanl›k hâline<br />

r getirmifltir. Y›ld›rma<br />

l<br />

a davran›fl›n› sergileyenler,<br />

r<br />

her türlü ortamda y›ld›rma<br />

k i!<br />

uygulayabilecekleri<br />

iflgörenleri bulacaklard›r.<br />

Karfl›l›ks›z b›rak›l›rsa<br />

y›ld›rma artarak sürecektir.<br />

(Clarke 2002: 73). Örgütsel ortamda<br />

y›ld›rma serbest b›rak›ld›¤› zaman<br />

ise giderek di¤er insanlar› da,<br />

y›ld›rma ikilisinin taraflar›ndan birine<br />

kat›lmaya zorlayacakt›r. Genellikle<br />

de di¤er kifliler, y›ld›ran tarafa<br />

kat›lmaktad›r.<br />

Leymann (1990) ‹sveç’teki ifl yerlerinde<br />

“y›ld›rma” davran›fl›n› ilk<br />

defa tan›mlarken bu davran›fllar›n<br />

bir tür “ifl yeri terörü” oldu¤unu<br />

vurgulam›flt›r. Bu eylemlerle karfl›<br />

karfl›ya kalan kifli, yard›ms›z ve<br />

korunmas›z b›rak›lmaktad›r.<br />

Örgütlerde s›k s›k uygulanan bu<br />

düflmanca eylemler, uzun süre<br />

devam ettirilmektedir<br />

(Yücetürk 2003: 2).<br />

YILDIRMA NEDENLER‹N‹N<br />

DE⁄‹fiKENL‹⁄‹<br />

Y›ld›rmaya maruz kalan iflgörenlerin,<br />

neden y›ld›rmaya maruz kald›klar› ile<br />

ilgili araflt›rmalar incelendi¤inde,<br />

farkl› görüfllerin ifade edildi¤i<br />

görülmektedir. Bu konudaki bir<br />

görüfl, kurbanlar›n, y›ld›rmaya<br />

maruz kalmalar›nda kendilerinin<br />

sorumlu oldu¤unu ileri sürmektedir.<br />

Y›ld›rma ile ilgili klinik psikologlar›n<br />

bir k›sm› da bu görüflü destekleyici<br />

aç›klamalarda bulunmaktad›r. Birkaç<br />

çal›flmada rapor edildi¤i gibi, bu<br />

psikologlar, kurbanlarda gözlenen<br />

fliddetli bulgular›n, kurban›n örgütsel<br />

iliflkilerinin sonucu oldu¤una<br />

inanmamaktad›r. Bu durumla ilgili<br />

olarak, “flikâyet edilen davran›fl”<br />

veya “genel kayg›n›n”y›ld›rma<br />

eyleminin bafllamas›ndan önce var<br />

oldu¤unu ve eylemin y›ld›rma hâline<br />

gelmesine as›l bu rahats›zl›klar›n yol<br />

açt›¤›n› iddia etmektedirler<br />

(Zapf 1999: 76).<br />

Leymann (1996), örgütlerde<br />

y›ld›rma eylemlerinin nedeni olarak,<br />

örgütsel iliflkileri, örgütün bask›n<br />

sorunlar›n› ve örgüt yöneticilerinin<br />

liderlik stillerini göstermektedir.<br />

Adams ve Crawford (1992),<br />

örgütlerde iflgörenlere y›ld›rma<br />

eylemlerine baflvuran baz› iflgörenlerin<br />

bulunabilece¤ini, y›ld›rma<br />

eylemlerinden de bu kiflilerin sorumlu<br />

olduklar›n› belirtmektedirler.<br />

Örgütlerde yaflanan y›ld›rman›n<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


nedenlerini belirtme konusunda<br />

yap›lan araflt›rmalar›n yetersiz<br />

oldu¤u görülmektedir.<br />

Bu araflt›rmalarda görülen sorunlardan<br />

birisi, yönteme dayal› sorunlard›r.<br />

Yap›lan araflt›rmalar›n ortak<br />

noktas› ise, y›ld›rman›n pek çok<br />

nedenden kaynaklanabilece¤ini<br />

göstermektedir (Zapf 1999: 76).<br />

fiekil 1’de y›ld›rman›n nedenlerine<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

yönelik bir model ve sonuçlar›<br />

gösterilmektedir.<br />

Y›ld›rman›n dört nedeni, fleklin<br />

solunda gösterilmifltir. Bunlar; örgütsel<br />

nedenler (liderlik, örgüt kültürü,<br />

ifl stresi ve iflin örgütlenme biçimi),<br />

iflgörenlere y›ld›rma eylemlerinde<br />

bulunanlar (failler), sosyal gruplar<br />

(husumet, k›skançl›k, grup bask›s›,<br />

günah keçisi olma), her olumsuz-<br />

Mavi Kufl<br />

lu¤un nedeni olarak görülme ve<br />

iflgörenden kaynaklanan (kiflili¤i,<br />

meslekî nitelikleri, sosyal becerileri<br />

ve geçmifl yaflant›lar› gibi) faktörler<br />

de etkilidir.<br />

YILDIRICI VE KURBANLARIN<br />

ÖZELL‹KLER‹<br />

Y›ld›rmaya baflvuran kiflilerin özellikleri<br />

flu flekilde ifade edilmektedir<br />

(Baltafl,2003): Y›ld›rma hareketine<br />

baflvuranlar ço¤unlukla, kendi<br />

eksik taraflar›n›, korku ve güvensizliklerini,<br />

bir baflkas›n› küçük<br />

düflürerek telafi etmeye çal›flan<br />

kiflilerdir. Bu tür kifliler genellikle<br />

farkl›l›klara karfl› hoflgörüsüz,<br />

ikiyüzlü, kendini üstün gören ya<br />

da göstermek isteyen, afl›r›<br />

denetleyici ve k›skançt›rlar.<br />

Hedef ald›klar› kiflinin zor<br />

durumlar›yla e¤lenerek, kendi<br />

yetersizlik duygular›n› yenmeye<br />

çal›fl›rlar.<br />

Y›ld›rmaya hedef olan kifliler,<br />

ço¤unlukla üstün meslekî özelliklere<br />

sahip, yetkinlik düzeyleri<br />

yüksek, yarat›c›, dürüst, baflar›<br />

yönelimli ve kendilerini ifllerine<br />

adam›fllard›r. Bu kiflilerin özellikleri,<br />

baz› kiflileri rahats›z edebilir<br />

ve flimflekleri üstlerine çekmelerine<br />

sebep olabilir. Bu tür kifliler<br />

insanlara güven duyar, iyi niyetlidir,<br />

politik davranmay› bilmez.<br />

Kurumlar›na çok ba¤l›d›rlar ve<br />

iflleriyle özdeflleflmifllerdir. ‹fllerini<br />

kaybetmek, onlar› daha da<br />

derinden etkiler. Stresle bafla<br />

ç›kamad›klar› için özel yaflamlar›<br />

bozulur, sa¤l›k sorunlar›<br />

bafl gösterir (Baltafl 2003).<br />

13


Mavi Kufl<br />

YILDIRMA DAVRANIfiLARI<br />

Leymann, y›ld›rma eylemlerini, befl farkl› grupta, 45<br />

çeflit davran›fl olarak belirtmektedir (Davenport ve<br />

di¤erleri 2003: 18-19). Farkl› davran›fllar, farkl› kifliler<br />

taraf›ndan uygulanabilir ve hepsi ayn› anda bulunmayabilir.<br />

Bu eylemlerin herhangi birinin gerçeklefltirilmesi<br />

bile örne¤in tek bafl›na b›rakma ya da gayri medenî<br />

flekilde davranma biçimi de genellikle kabul edilemez bir<br />

durumdur (Yücetürk 2003: 2).<br />

Afla¤›da Leymann taraf›ndan belirlenen y›ld›rma<br />

davran›fllar› verilmifltir (Davenport ve di¤erleri 2003: 18-19):<br />

I. GRUP: ‹LET‹fi‹M B‹Ç‹M‹ VE ETK‹LER‹: Kurban, amirleri<br />

taraf›ndan s›n›rlan›r. Sürekli sözü kesilir. Kendini ifade<br />

etme f›rsat› verilmez. Benzer davran›fllar› meslektafllar›<br />

sergiler. Azarlan›r ve yüksek sesle ba¤›r›l›r. ‹fliyle ilgili<br />

olarak elefltirilir. <strong>Özel</strong> yaflam› elefltirilir. Telefonla rahats›z<br />

edilir. Sözlü olarak tehdit edilir. Tehdit mektubu al›r.<br />

Yalanc› oldu¤u ima edilir.<br />

II. GRUP: SOSYAL ‹L‹fiK‹LERE SALDIRI: ‹nsanlar kurbanla<br />

konuflmaz. Kurban›n ifl yerindeki arkadafllar›yla<br />

konuflmas› engellenir. Görüflme hakk›ndan yoksun<br />

b›rak›l›r. Di¤er iflgörenlerden d›fllan›r. Örgütte, kurban<br />

yokmufl gibi davran›l›r.<br />

III. GRUP: ‹T‹BARA SALDIRI: Kurban hakk›nda kötü<br />

konuflulur. As›ls›z dedikodu ç›kar›l›r. Alaya al›n›r. Ak›l hastas›ym›fl<br />

gibi davran›l›r. Psikiyatrik tedavi almaya zorlan›r.<br />

Herhangi bir özrüyle alay edilir. El kol hareketleri,<br />

yürüyüflü, sesi taklit edilir. Politik ya da dinî inançlar›yla,<br />

özel yaflam›yla milliyetiyle alay edilir. Öz sayg›s›n› etkileyecek<br />

bir ifl yapmaya zorlan›r. Çaba ve baflar›s› haks›z<br />

bir flekilde de¤erlendirilir. Kararlar› sürekli sorgulan›r.<br />

Küçük düflürücü isimlerle ça¤r›l›r. Cinsel imâlarda<br />

bulunulur.<br />

IV. GRUP: YAfiAM VE ‹fi KAL‹TES‹NE SALDIRI: Kurbana<br />

önemli görevler verilmez. Görevleri k›s›tlan›r. Anlams›z<br />

görevleri yapmas› istenir. Yeteneklerinin alt›nda görevler<br />

verilir. Sürekli yeni görevler verilir. Öz sayg›s›n› olumsuz<br />

yönde etkileyen görevler verilir. Oluflan zararlar›n faturas›<br />

kurbana ç›kar›l›r. ‹flyerine ve evine hasar verilir.<br />

V. GRUP: DO⁄RUDAN SA⁄LI⁄I ETK‹LEYEN SALDIRI:<br />

Kurban, fiziksel olarak zor bir görev yapmaya zorlan›r.<br />

Fiziksel fliddet uygulan›r. Hafif fliddetle tehdit<br />

14<br />

edilir. Fiziksel olarak taciz edilir. Cinsel olarak taciz edilir.<br />

Bir örgütte, hangi y›ld›rma eylemlerinin uyguland›¤›,<br />

birçok faktöre ba¤l›d›r.Bu faktörler içinde al›flkanl›klar,<br />

inanç ve gelenekler gibi beflerî unsurlar oldu¤u gibi,<br />

örgüt kültürü veya örgütün hiyerarflik yönü gibi örgütsel<br />

faktörler de etkilidir.<br />

ABD’DE, 1998 YILINDA YILDIRMA EYLEMLER‹NE KARfiI<br />

B‹R KAMPANYA BAfiLATILMIfiTIR.<br />

Kampanyada, bu eylemlere yönelik savunma, araflt›rma<br />

ve e¤itim hizmetleri kâr amac› gütmeden verilmifltir. Bu<br />

kapsamda yap›lan araflt›rma sonuçlar›na göre örgütlerde<br />

en çok uygulanan on y›ld›rma davran›fl›, afla¤›daki gibi<br />

saptanm›flt›r<br />

(Namie ve Namie 2000: 18; Akt. Yücetürk 2003: 4).<br />

• Yap›lan yanl›fll›klardan sorumlu tutulma.<br />

• Mant›ks›z görevlerin verilmesi.<br />

• Yetene¤in elefltirilmesi.<br />

• Birbiriyle çeliflkili kurallara itaat ettirilmesi.<br />

• Görevin kaybettirilece¤ine iliflkin tehditler.<br />

• Küçük düflürülme ve hakarete u¤rama.<br />

• Baflar›n›n, oldu¤undan az gösterilmesi.<br />

• ‹flten ç›kar›lma (aya¤›n kayd›r›lmas›).<br />

• Ba¤›r›lmas›.<br />

• fierefin lekelenmesi.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


JENN‹FER, COW‹E VE ANAN‹ADOU (2003: 493),<br />

YILDIRMA EYLEMLER‹ HAKKINDA fiUNLARI TESP‹T ETT‹<br />

• ‹flgörenlerin meslekî statülerini tehdit etme. Örne¤in;<br />

utand›rma, afla¤›lama, onur k›r›c› sözler söyleme,<br />

küçümseme, meslekî çal›flmalar› hakk›nda as›ls›z sözler<br />

söyleme.<br />

• ‹flgörenin kiflili¤i hakk›nda tehditte bulunma. Örne¤in;<br />

ad takma, göz da¤› verme, yap›lan ifl için çok genç ya<br />

da çok yafll› oldu¤unu söyleme.<br />

• Sosyal ortamlardan d›fllama. Örne¤in; birimin ya da<br />

bölümün yemeklerine davet etmeme, örgütün tesislerinden<br />

yararlanmas›n› engelleme, örgüt hakk›nda bilgi<br />

edinme hakk›ndan yoksun b›rakma.<br />

• Ak›lc› olmayan ifl yükü. Örne¤in; yap›lmas› zor ve<br />

imkâns›z olan görevler verme, verilen ifllerle ilgili k›sa<br />

zaman aral›klar› verme, çal›flmalar› gereksiz ve nedensiz<br />

bir flekilde sona erdirme.<br />

• Tutars›z davran›fllar. Örne¤in; yetki ve<br />

sorumluluklar›n›n elinden al›nmas›, iflleri kötü yapt›¤›n›n<br />

ve beceriksiz oldu¤unun söylenmesi, anlams›z görevler,<br />

onur k›r›c› ifller verilmesi.<br />

• Fiziksel zarar verme.<br />

Çizim: Asl› Sultan Kemalo¤lu<br />

YILDIRMA KURBANLARINDA<br />

GÖRÜLEN RAHATSIZLIKLAR<br />

Baz› araflt›rma sonuçlar›, y›ld›rma ile kurbanlar›n sa¤l›¤›<br />

ve huzuru aras›nda önemli iliflkilerin oldu¤unu<br />

göstermifltir.<br />

Kurbanlar›n ço¤unda psikolojik ve psikosomatik<br />

rahats›zl›klar görülmüfltür.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

Örne¤in; kendini be¤enmeme, kayg›, bunal›m,<br />

konsantrasyon bozuklu¤u, kronik yorgunluk, uyku<br />

problemi, mide problemleri, bafl ve bel a¤r›s›, sinirlilik,<br />

kendinden nefret etme ve intihar gibi düflüncelere sahip<br />

olduklar› saptanm›flt›r.<br />

Yap›lan bir di¤er araflt›rmada ise, 17 kurban›n<br />

tümünde uykusuzluk, sinirlilik, melankoli, duyars›zl›k,<br />

konsantrasyon eksikli¤i ve sosyal fobi görülmüfltür.<br />

SONUÇ<br />

Birçok araflt›rma, koroner kalp hastal›klar›, sindirim sistemi<br />

hastal›klar›, yüksek tansiyon, gerginlik ve depresyon<br />

gibi sorunlar›n, kiflinin iflinden ve çal›flma flartlar›ndan<br />

memnun olmay›fl›ndan kaynakland›¤›n› göstermektedir.<br />

(Baltafl ve Baltafl 1998: 87).<br />

Davran›fl bilimcilerin ço¤u, kiflisel veya örgütsel yaflamda<br />

sa¤l›kl› olman›n, di¤er kiflilerle iyi iliflkiler içinde olmakla<br />

mümkün oldu¤u görüflünde birleflmifllerdir.<br />

(Artan 1986: 85)<br />

Bu örnekler, insan hayat›n›, mutlulu¤unu ve baflar›s›n›<br />

etkileyen faktörleri ortaya koymaktad›r. Bir örgütün etkilili¤i,<br />

iflgörenlerin etkilili¤ine ba¤l›d›r. ‹flgörenin etkili<br />

olmas› için mutlu ve sa¤l›kl› olmas› gerekir. Örgütlerde<br />

yaflanan olumsuzluklar, iflgörenleri k›sa ve<br />

uzun dönemde etkileyerek, örgütsel<br />

faaliyetlerde verimlili¤ini ve performans›n›<br />

olumsuz yönde etkiler.<br />

(Tutar 2000: 254)<br />

Bunlara paralel olarak, iflgörenlerin örgüte<br />

ilgi ve ba¤l›l›¤›n›n, sorumluluk duygusunun<br />

azalmas›, iflte hata yapma ve yetersizlik<br />

duygusu, do¤rudan ortaya ç›kan<br />

yans›malard›r. ‹fle devams›zl›k yapma, ifle<br />

geç gelme, iflten erken ayr›lma, ani<br />

emeklilik istemi, ifl doyumsuzlu¤u ve ifle<br />

yo¤unlaflamama ise dolayl› olarak ortaya<br />

ç›kan durumlard›r (Kayum 2002: 47-48).<br />

Güdülenme düzeyi düflen iflgörenlerin, meslekî aç›dan<br />

yararl› olmas› imkâns›zd›r. Bu sebeple, örgütlerdeki insan<br />

iliflkilerini, iletiflimi ve baflar›m›n› (performans) olumsuz<br />

yönlerden etkileyen de¤iflkenlerden biri olarak y›ld›rma,<br />

yöneticiler taraf›ndan fark edilmeli ve gerekli<br />

tedbirler al›narak önlenmelidir.<br />

15


Mavi Kufl<br />

DA⁄LARCA: TÜRKÇEN‹N<br />

fiiir büyük bir gramer mucizesidir.<br />

fiiir tüm ülkelerin ilk sesidir.<br />

Ama Türkiye'ye gelince ifl de¤iflir.<br />

Ülkemiz uzun süre kendi dilinden yoksun b›rak›ld›.<br />

Bu sözler, 15 Ekim 2008 Çarflamba günü kaybetti¤imiz<br />

dilimizin ses bayra¤› Faz›l Hüsnü Da¤larca’ya ait.<br />

Onu, bu sözleriyle bafllayan sunumumuzla anarken<br />

dilimizin inceliklerini kavrama e¤itimi de yapt›k.<br />

Da¤larca, soyad› yasas› ç›k›nca epeyce düflünmüfl,<br />

da¤lara ç›km›fl gezmeye. Birden da¤lar›n heybetini<br />

görüvermifl ve hemen karar vermifl Da¤larca soyad›n›<br />

almaya. Ruhundaki yüceliflin yans›mas›yd› bu soyad›.<br />

Yazd›klar› yüceliflinin simgesiydi usta flairin. ‹lk fliiri<br />

‹stanbul dergisinde yay›nlan›nca dikkat çekti, sözcüklere<br />

anlam yüklemedeki ustal›¤› belli oluyordu. Biz de onun<br />

duyuflunu, soyad›n› al›fl›na da dikkat çektikten sonra bu<br />

fliiri üzerinde sezdirelim dedik ö¤rencilerimize. Toplad›k<br />

ö¤rencilerimizi etkinlik salonumuza ve saydam üzerinde,<br />

kullan›lan sözcükler aras›ndaki iliflkiye dikkat çektik:<br />

YAVAfiLAYAN ÖMÜR (1933 ‹stanbul dergisi)<br />

Hasretim, içerimde bana bir kefen tafl›r,<br />

Sarar bir bahar gibi seni ipek kumafllar.<br />

Benim ad›mlar›ma topraklar yalç›nlafl›r;<br />

Erir bir mavilikte senin yolunda tafllar.<br />

Ne ruhun beni görür, ne sevgim döner geri;<br />

Beyaz gölgeler saklar gözlerimden her yeri.<br />

Diner akflam olunca günün bütün sesleri<br />

Ve benim içerimde eski bir flark› bafllar.<br />

Örne¤in hasret duygusunun flairin ruhundaki etkisini<br />

anlatmak için kefen sözcü¤ü seçilmiflti. Sorduk<br />

ö¤rencilerimize “Acaba ‘kor’ seçilseydi, hangi anlam<br />

üretilmifl oldurdu?” diye. ‹lgili resimleri ve müzikleri de<br />

destekleyici k›lmak için ortama soktuk.<br />

16<br />

TÜRKÇEN‹N SES BAYRA⁄I<br />

Fondaki müzikle kefen ve kor resimleri dizelere yüklenen<br />

anlam› çözmek için kolayl›k sa¤lad›. Hasret nedeniyle<br />

ölümü, çekilen ac›n›n afl›r›l›¤›n› düflündüren flairlerin de<br />

dünyalar› ö¤rencilerimizin yaflant›s›nda yerini ald›.<br />

Sunum :<br />

Zati ÜRER<br />

Türkçe Ö¤retmeni<br />

Bu çal›flma, fliirin tümüne uyguland› ve ö¤rencilerimiz<br />

farkl› duygular› farkl› sözcükler seçerek dile getirmeye<br />

çal›flt›lar. Hatal› yaz›lm›fl fliirler de elefltiri konumuz oldu.<br />

fiairimizi anarken Türkçemizin inceliklerini de kavr›yor,<br />

dilimize katk›s› nedeniyle ona olan sevgi ve sayg›y› da<br />

böylece pekifltiriyorduk. Bu çal›flmam›z “‹fl ‹çinde Türkçe<br />

E¤itimi” uygulamas›d›r. Bunu örnek olarak arz ediyor,<br />

de¤erli meslektafllar›m›za flunu özellikle vurgulamak<br />

istiyoruz: Ö¤rencilerinizin yaflant›s›na girmelisiniz. Bunu<br />

yapman›n yolu da onlar›, dili çok güzel kullanm›fl flair ve<br />

yazarlar›n dünyalar›na sokabilmektir. Ders ortamlar›n›,<br />

ustalar›n anma günleriye bütünlefltirmenin çok etkili<br />

oldu¤unu düflünüyorum. Da¤larca’n›n an›s›na<br />

okudu¤umuz fliirlerin ö¤rencilerimizi nas›l etkiledi¤ini<br />

foto¤raflar›m›zda görmek mümkün. Sunumumuzun son<br />

fliiri, ses bayra¤›m›z›n hayata bak›fl›yd› ve etkili oldu:<br />

DOLU SOKAK<br />

Ne korkuyorsun,<br />

Uyan›p geceleri?<br />

Ölüm yaflayaca¤›n› yok edebilir,<br />

Yaflad›¤›n› de¤il.<br />

Program›m›z›, onun için yazd›¤›m flu dizelerle bitirdik.<br />

GÜLE GÜLE KOCA ÇINAR, U⁄URLAR OLSUN;<br />

ESERLER‹N GELECE⁄E REHBER OLSUN,<br />

IfiI⁄IN B‹ZDE KALSIN, RUHUN fiAD OLSUN!<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


MEÇHULE DAVET<br />

Ya¤murun ya¤mad›¤› bir akflam gel,<br />

fiimflekler dans ederken karanl›kla,<br />

Bulutlar›n var olufl kavgas›nda,<br />

K›yamet kopmak üzereyken gel.<br />

Ne bir gören olsun geldi¤ini.<br />

Ne de gölgen takip etsin peflinden seni.<br />

Bilmesin kimseler gelece¤ini.<br />

Gece kufllar› duymas›n ayak sesini.<br />

Ay dede flahit olmas›n.<br />

Tan›kl›k yapmas›n y›ld›zlar.<br />

Sokak lambalar›ndan gizlenerek<br />

Senden baflka kimse görmesin seni.<br />

Öylesine sessiz ve derinden…<br />

Ürkütmeden uyuyan serçeleri<br />

Ateflböceklerinin ›fl›¤›yla bul yolunu<br />

Baykufllar›n bak›fl›na tak›lma emi.<br />

Korkma zifiri karanl›klardan,<br />

Cehennem zebanileri yok art›k.<br />

Dinozorlar silinmifl yeryüzünden<br />

Bekliyorum geleceksin diye her an.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

MEÇHULE DAVET<br />

Ya¤murun ya¤d›¤› bir akflam gel,<br />

fiimflekler dans ederken karanl›kla,<br />

Bulutlar›n var olufl kavgas›nda,<br />

K›yamet kopmak üzereyken gel.<br />

Mavi Kufl<br />

fiA‹R Ö⁄RETMEN‹M‹Z‹N ÇANKAYA’DAK‹ GÜCÜ<br />

Satranç Ö¤retmenimiz Kemal fiahin, flairmifl me¤er.<br />

Çankaya Millî E¤itim Müdürlü¤ünün Ö¤retmenler Günü fiiir<br />

Yar›flmas›’na kat›lm›fl; hiç haberimiz yoktu. Birinci olunca<br />

duyduk. Türkçe Zümresi olarak arkadafl›m›z›n töreninine kat›ld›k<br />

gururla. Gayet kendinden emin havas›yla ç›kt›, birinci gelen fliirini<br />

okudu. Onu dinlerken flokta gibiydi salon, sanki nefesini tutmufltu<br />

insanlar. Kemal Bey’in bitirifl selam›, büyük bir alk›flla al›nd›. Kendisini<br />

yürekten kutluyor, fliirinin iki ayr› halini sunuyoruz. Neden iki hali?<br />

Önce fliirleri okuyal›m:<br />

Haber-yorum:Türkçe Zümresi<br />

Bilmesin kimseler gelece¤ini;<br />

Ne bir gören olsun geldi¤ini,<br />

Ne de gölgen takip etsin seni.<br />

Gece kufllar› bile duymas›n ayak sesini.<br />

Kimse görmesin geldi¤ini;<br />

Ay dede fark etmesin seni,<br />

Y›ld›zlar da tan›k olamas›n,<br />

Sokak lambalar›ndan gizlenerek gel<br />

Ateflböceklerinin ›fl›¤›yla bul yolunu;<br />

Baykufllar›n bak›fl›na tak›lma sak›n!<br />

Uyuyan serçeleri bile ürkütmeden<br />

Öylesine sessiz ve derinden gel!<br />

Dinozorlar silindi yeryüzünden,<br />

Cehennem zebanileri yok art›k.<br />

Korkma zifiri karanl›klardan,<br />

Bekliyorum geleceksin diye her an.<br />

Kemal Bey, Zümremize fliir hakk›nda görüfl sorunca biz de kendisine<br />

anlam ilgilendirme ve bütünleme konusundaki görüfllerimizi ilettik.<br />

Zaten “‹fl ‹çinde Türkçe E¤itimi” çal›flmalar›m›z› biliyordu. fiiirini bu<br />

e¤itim çal›flmalar›m›zda kullanmam›za da izin verdi. Çal›flmalar›m›z›n<br />

sonunda fliiri ikinci haline getirdik.<br />

‹ki fliirin fark› ne? Okulca düflündük ve dili kullanmada bütünlemenin<br />

önemine dikkat çektik. Kendisine çok teflekkür ediyoruz.<br />

17


Mavi Kufl<br />

‹STANBUL’DA B‹R SÜRREAL‹ST<br />

DAL‹’N‹N S‹H‹RL‹ DÜNYASI<br />

Sabanc› <strong>Üniversitesi</strong> Sak›p Sabac› Müzesi’nin 20 Eylül<br />

2008 - 20 Ocak 2009 tarihleri<br />

aras›nda devam edecek olan<br />

“‹stanbul’da bir sürrealist: Salvador<br />

Dali” sergisinde bulunman›n heyecan›<br />

ve coflkusunu siz de¤erli<br />

ö¤renciler ile paylaflmak beni daha<br />

da heyecanland›r›yor. Desenler,<br />

tablolar ve daha birçok sanat<br />

unsuruyla karfl›laflt›¤›m 270 eser…<br />

Sizi Dali’nin kendisini yine kendi anlat›m›yla bafl bafla<br />

b›rakarak sergi izlenimlerimi aktarmak istiyorum:<br />

Ben büyük ressam Salvador Dali.1904 y›l›nda, ‹spanya’da<br />

Figueres adl› bir kasabada dünyaya gelmiflim. Üç y›l<br />

sonra k›z kardeflim Anna Maria do¤mufl. Ailem bana<br />

do¤umumdan bir y›l önce ölen a¤abeyimin ismini<br />

vermifl. Ailem bana her zaman çok hassas davrand›. Bu<br />

yüzden hep üzerime düflülmesini isterdim.<br />

Okuldan eve döner dönmez sürekli resim çizerdim.<br />

Çamafl›rhanemiz benim ilk atölyemdi. Orada çok zaman<br />

geçirirdim. Manzaralar çizer, aile portreleri yapard›m.<br />

Bir dahi olmak istiyordum. 14 yafl›mdayken ilk sergimi<br />

açm›flt›m bile.<br />

Aile dostumuz ressam Ramon Pitox ile tan›flt›m. Onunla<br />

beraber, yeni bir resim tarz›n› keflfetmifltim:<br />

‹ZLEN‹MC‹L‹K: 19. yüzy›l›n sonlar›nda Fransa da ortaya<br />

ç›kan ve dünyan›n anl›k ve do¤al temsilini hedefleyen<br />

bir sanat ak›m›. Konular› manzara ve günlük yaflamlar...<br />

17 yafl›mda Madrid’deki Güzel Sanatlar Okuluna giderek<br />

resim ö¤retmenli¤i e¤itimi ald›m. En sonunda kendi<br />

tarz›m› buldum. Hayallerle gerçekli¤i kar›flt›rmay›<br />

seviyordum. Bu yeni bir resim anlay›fl›yd›.<br />

Güzel bir günde Gala ile tan›flt›m ve Gala’y› çok sevdim.<br />

Art›k resimlerimde Gala da vard›.<br />

Paris’te, Londra’da, New York’ta sergiler düzenledim.<br />

Moda ve mücevher tasar›m› yapt›m, filmler çektim,<br />

kitaplar yazd›m… En sonunda hayalim gerçek olmufltu:<br />

Ben bir dahi idim. Güzel Sanatlar Okulunda fovizim,<br />

kübizm gibi yeni resim tarzlar›n› keflfettim.<br />

Figuenes’e geri döndüm ve orada kendimi resim<br />

sanat›na verdim. O s›ralar aile portreleri,<br />

manzara resimleri yapmak en büyük zevkimdi.<br />

18<br />

Seçil SEÇK‹N- Görsel Sanatlar Ö¤retmeni<br />

Picasso gibi ünlü sanatç›larla tan›flt›m ve kendi tarz›m›<br />

buldum. Hayallerimi gerçeklikle kar›flt›r›yordum.<br />

Sevinçlerimi, tutkular›m›, endiflelerimi resmediyordum.<br />

Gerçeküstücülük ak›m›n›n ustas› olmufltum.<br />

Avrupa ve Amerika’da düzenledi¤im birçok sergi sonucunda<br />

ünlü bir ressam olmufltum. 1940 y›l›nda Gala ile<br />

birlikte New York’a gittik ve orada çok güzel günler<br />

geçirdik. Herkes bizi tan›yordu. Burada 8 y›l boyunca<br />

her fleyi yapt›m. Tiyatrolarda sahne dekoru tasarlad›m,<br />

elbise ve mücevher tasarlad›m hatta bir otobiyografi bile<br />

yay›nlad›m: Salvador Dali’nin Gizli Yaflam›.<br />

Bu s›ralarda resim tarz›m› de¤ifltiriyordum: Rönesans<br />

ressamlar›n› inceliyor ve bu çal›flmalar eserlerim üzerinde<br />

etkili oluyordu. Ayr›ca bilime de ilgi duymaya bafllad›m.<br />

‹kinci Dünya Savafl› s›ras›nda<br />

Hiroflima’ya atom bombas›<br />

at›lmas›, bende önemli bir etki<br />

yaratm›flt›r. Tüm nesnelerin<br />

havada yüzdü¤ü resimler<br />

yapmaya bafllad›m. Yaflam›m<br />

boyunca dönemin bilimsel ve<br />

teknolojik ilerlemelerini takip<br />

ettim.<br />

Yeni teknikler denemeyi sürdürüyordum. Benim için<br />

sinekler hep esin kayna¤› oluyordu. Benim için<br />

Akdeniz’in temiz ve bilge perileri olarak görünüyordu.<br />

Ayr›ca kar›ncalar›n da resimlerime önemli etkileri vard›.<br />

Sinekleri kendi üzerime çekebilmek için b›y›klar›ma bal<br />

ve marmelat sürerdim.<br />

Art›k yafllanmaya bafllam›flt›m ama yaratmaktan ve<br />

denemekten vezgeçmiyordum. 1970’li y›llarda itibaren<br />

kendimi çok büyük hayalime adam›flt›m. 4 y›l sonra<br />

Figueres’te DAL‹ T‹YATRO MÜZES‹ aç›lm›flt›. Müzenin<br />

önü ile Galata Kulesini 1200 somun ekmek süsler ve<br />

çat›dan koca koca yumurtalar sarkar. Müzenin içinde bir<br />

çok gerçeküstü tablo ve nesne vard›r.<br />

Gala, 1982’de öldü. Bir y›l sonra da Dali’nin sa¤l›¤›<br />

bozuldu. Bu arada K›rlang›ç Kuyru¤u adl› son tablosunu<br />

tamamlad›. 23 Ocak 1989 tarihinde kalp<br />

yetmezli¤inden öldü. Naafl›, Dali Tiyatro Müzesinde<br />

defnedildi.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


fi‹‹R KÖfiES‹<br />

3 Aral›k 2008 tarihli Sabah<br />

Gazetesi Ankara ekinde 5/E<br />

s›n›f› ö¤rencisi Didem AYDIN’›n<br />

Ata’m fliiri yay›nland›.Didem’i<br />

kutlar baflar›lar›n›n devam›n› dileriz.<br />

A R K A D A fi L A R<br />

Bazen uzun bazen de k›sa<br />

Kimi sar›fl›n kimi k›sa<br />

Kiminin saç› uzun kiminin k›sa<br />

Ama hepsinin kalbi p›rlanta<br />

Bir de ö¤retmenim var<br />

Tatl› m› tatl›<br />

‹çinde sanki fleker çikolata<br />

O bir melek hem de kanatl›<br />

Damla Uyan›k 2B<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

‹LK Ö⁄RETMEN‹M<br />

Okula bafllad›¤›m ilk günü hat›rl›yorum da<br />

Hiç a¤lamam›flt›m.<br />

Neden bilmiyorum ama,<br />

S›cak bir gülümsemeyle,<br />

Sanki yeniden uyanm›flt›m.<br />

Bu gülümseme,<br />

Bir mele¤in olmal›yd›.<br />

Çünkü böyle bir tebessüm,<br />

Ancak bir mele¤in s›cakl›¤›yd›.<br />

Annem hep söylerdi,<br />

Ö¤retmen ikinci anad›r.<br />

Me¤er ne de hakl›ym›fl,<br />

Ama bir eksi¤i varm›fl.<br />

O da ö¤retmen asl›nda<br />

Hem ana<br />

Hem de babaym›fl.<br />

Ben o günü asla unutmad›m,<br />

Ö¤retmenlerimi hep sevdim,<br />

Hep sayd›m.<br />

Ama bunu zorla de¤il,<br />

‹steyerek yapt›m.<br />

Bugün bir alt›nc› s›n›f›m,<br />

Ama çocukluk huylar›m›,<br />

Hep içimde saklad›m.<br />

fiimdi ise tek fark›m,<br />

Ö¤retmenlerime daha çok ba¤l›y›m.<br />

Gökçe Deniz Deniz ARDOR 6-C<br />

Mavi Kufl<br />

19


Mavi Kufl<br />

ANADOLU AJANSI GEZ‹S‹<br />

Anadolu Ajans›, Kurtulufl Savafl› y›llar›nda Atatürk taraf›ndan<br />

kurulmufltur. 7 gün 24 saat tüm dünyada medya kurulufllar›<br />

için haber toplar.<br />

Buraya bir gezi düzenledik. Daha kap›s›ndan girer girmez<br />

ne kadar de¤erli bir kurulufl oldu¤unu anlad›m. Bir<br />

konferans salonunda bize Ajans tan›t›ld›.<br />

Öncelikle çevremi dikkatle incelemeye bafllad›m. Burada<br />

çal›flanlar aras›nda çok s›cak bir arkadafll›k ortam› ve bilgi<br />

al›flverifli vard›. ‹ç tasar›m sayesinde orada çal›flan personelin<br />

daha verimli oldu¤unu düflünüyorum.<br />

Anadolu Ajans› çeflitli bölümlere ayr›lm›flt›. Her bölümün<br />

görevi ad›ndan anlafl›laca¤› gibi farkl›. Bize bölümler<br />

anlat›ld›. Her haber, ilgili bölümde çal›flan kiflilerce<br />

denetlenip düzenleniyor. Düzenlemeler bitti¤inde haberler<br />

medya kurulufllar›na da¤›t›l›yor. Ancak bu medya<br />

kurulufllar›ndan baz›lar› haberi kayna¤›n› belirtmeden<br />

kullan›yor. Bunu duydu¤umda cidden çok üzüldüm. Orada<br />

dikkatimi çeken fleylerden biri personelin iflini gerçekten<br />

sevmesi ve konusunda uzman olmas›. Ancak son zamanlarda<br />

özel medya kurulufllar›n›n ço¤almas›yla Anadolu Ajans›<br />

ve TRT gibi kurulufllar›n önemi unutuluyor . Bizim üzerimize<br />

düflen görev bu de¤erli kurulufllar›n önemini bilmek ve<br />

onlara sahip ç›kmak. Erhan GÜNDÜZ 7B<br />

Kurtulufl fiavafl› sürerken ulafl›m olanaklar› k›s›tl›yd›.<br />

‹letiflimin çok önemli oldu¤u günleri yafl›yordu<br />

Anadolu’muz. Bir taraftan iflgal edilen vatan topraklar›<br />

kurtar›lmaya çal›fl›l›yor, di¤er taraftan da yurt içi ve yurt<br />

d›fl›nda Türk Milleti’nin aleyhine sürdürülen düflmanca<br />

propaganda ile bafl edilmeye çal›fl›l›yordu. ‹flte o günlerde<br />

Atatürk önderli¤inde 6 Nisan 1920’de kuruldu Anadolu<br />

Ajans›. Kurum do¤ru, tarafs›z ve h›zl› yay›nc›l›k ilkesini<br />

benimseyerek günümüze kadar geldi. Bu güne kadar<br />

Anadolu Ajans›n›n ilerlemesi ve geliflmesinde eme¤i geçmifl<br />

tüm çal›flanlar›na minnet ve flükran duygular›m›z› iletiyor,<br />

bizleri a¤›rlayan bugünkü çal›flanlar›na teflekkür ediyoruz.<br />

AL‹YE GÖKTAfi<br />

Sosyal Bilgiler Ö¤retmeni<br />

Anadolu Ajans›nda bize öncelikle tan›t›m filmini izlettiler.<br />

Bu filmde Ajans›n Mustafa Kemal liderli¤inde, do¤ru ve<br />

tarafs›z haber yapmak için kuruldu¤u anlat›l›yordu.<br />

Haberlerin haz›rland›¤› bölümlere do¤ru ilerlemeye<br />

bafllad›k. Önce haberlerle ilgili foto¤raflar›n bulunup,<br />

seçildi¤i bölüme gittik. Burada çal›flanlar binlerce foto¤raf<br />

aras›ndan 200–300 tanesini seçip gazetelere, televizyonlara<br />

da¤›t›yorlar.<br />

“Yurtiçi Haberleri” bölümünde geliflen haberler yaz›l›p, televizyon<br />

ve gazetelere gönderiliyor. Burada çal›flanlar çok h›zl›<br />

ve yo¤un çal›fl›yor. ‹ki dakika önce yazd›klar› bir haber, iki<br />

dakika sonra televizyonda son dakika haberi olarak<br />

yay›nlan›yor.<br />

“Yurtd›fl› Haberleri” bölümünde de ayn› ifllem yap›l›yor.<br />

Anadolu Ajans›’nda çal›flanlar› üzen bir fley var. O da bazen<br />

televizyonlar›n ya da gazetelerin habere veya foto¤rafa<br />

Anadolu Ajans›na ait oldu¤unu belirten ‘AA’ logosunu koymamalar›...<br />

Lütfen eme¤e sayg› duyal›m ve duydu¤umuzu<br />

gösterelim. ‹pek KÖKEfi 7E<br />

20<br />

Ajansa vard›¤›m›zda bizi Demirhan Bey karfl›lad› ve hep<br />

beraber konferans salonuna girdik. Salonda bize çok ilginç<br />

foto¤raflar gösterdiler. Daha sonra kurumun yetkilisi sorular›m›z›<br />

yan›tlad›. Ayr›ca bir grup arkadafl›mla bizi ajans›n<br />

di¤er bölümlerine götürdü.<br />

Ajansta o kadar çok bölüm vard› ki... Orada flunu fark<br />

ettim:Küçük görev yok, çünkü orada yap›lan ifllerden hepsi<br />

birbirinden önemli. Bu ifllerden bir tanesi olmasa tüm<br />

Ajans›n iflleri aksar. Baflka yay›n kurulufllar›nda sunulan<br />

haberlerin ço¤u Anadolu Ajans›na aittir ve kurulufllar kaynak<br />

olarak Anadolu Ajans›n› gösterir. Çok ilginç bir fley daha<br />

Anadolu Ajans›n›n ad›n› Halide Edip ADIVAR ve Yunus NAD‹<br />

bir istasyonda konuflurken bulmufllard›r.<br />

Günümüzde hala aktivitesini sürdürebilen Anadolu<br />

Ajans›’na sayg› duyulmal›y›z ve nas›l zorluklarla<br />

kuruldu¤unu ve oynad›¤› önemli rolü unutmamal›y›z.<br />

O¤uz Kaan A¤aç 7B<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


KÜÇÜK MUSTAFA KEMAL<br />

ö¤rencimiz Ça¤lar UYSAL,<br />

bu y›l da Küçük Mustafa Kemal<br />

1As›n›f›<br />

kimli¤iyle sahnede. Geçen y›l<br />

yine ayn› k›yafetiyle Küçük Mehmet Akif<br />

olarak an›l›yordu. ‹stiklal Marfl›’m›z›<br />

ezberden ve yanl›fls›z olarak kendine özgü<br />

beden dili ve seslendirme biçimiyle okuyan<br />

ö¤rencimiz Yenimahalle Belediye Baflkan›<br />

Say›n Ahmet DUYAR’›n özel konu¤u olarak<br />

“‹ST‹KLAL MARfiINI EZBERDEN OKUMA<br />

YARIfiMASI” nda sahne ald›. Sempatik<br />

tav›rlar›yla okulumuzu baflar›yla temsil etti.<br />

Bizim okulumuz Çankaya’ya ba¤l› oldu¤u<br />

için yar›flmac›<br />

de¤ildi; ancak okuyuflu<br />

yar›flmac›lara örnek<br />

olsun diye programa<br />

ünlü tiyatro sanatç›s›<br />

Ahmet YEN‹LMEZ ile<br />

davet edildi.<br />

Ö¤rencimizin sahne<br />

gösterisi halk taraf›ndan<br />

dakikalarca alk›flland›.<br />

Yetifltirece¤imiz gelecek<br />

kuflaklar›n örnek temsilcisi<br />

ö¤rencimizi biz de<br />

yürekten kutluyoruz.<br />

Haber: Arzu Bayar KÖSE<br />

BASINDAK‹ VE SAHNEDEK‹ ÇA⁄LAR...<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

21


Mavi Kufl<br />

1.SINIFLARIMIZ YEN‹ YILA<br />

OKUR YAZAR OLARAK G‹RD‹<br />

1.s›n›f ö¤rencilerimize y›l›n son<br />

haftas›nda alfabemizin son harfini<br />

ö¤rettik. Böylece okulumuzun<br />

gözbebe¤i mini mini birlerimiz,<br />

yeni y›la okur yazar olarak<br />

girdiler.<br />

Görmeliydiniz güzel gözlerindeki<br />

ö¤renme iste¤ini ve<br />

heyecan›n›… Sonunda hepsi de<br />

baflard› ve öyle emin yürüdüler<br />

ki koridorlarda… Bize de gururla<br />

onlar› izlemek kald›.<br />

Ö¤rencilerimize sorduk :<br />

“Okuma yazma ö¤renirken<br />

neler hissettin?<br />

‹flte cevaplar› :<br />

Arda KAYMAK: Heyecanl›yd›m.<br />

Biraz korkmufltum, korkmamam<br />

gerekti¤ini anlad›m.<br />

Ali Ka¤an DAfiTAN: Okumay›<br />

sevdim, yazmay› sevdim.<br />

Zeynep Nur ÖZSUNAR: Çok<br />

sevdim ama “o” ile “u” yu<br />

kar›flt›rd›m, flimdi<br />

kar›flt›rm›yorum.<br />

Tuana ÇOL: Çok heyecanland›m<br />

ama çok mutluydum.<br />

Nilsu MET‹N: Her fleyi yazabilece¤im<br />

ve gazete okuyaca¤›m<br />

için sevinçliydim.<br />

Do¤a BAYDAR: Biraz zorlanm›flt›m.<br />

Art›k zorlanm›yorum.<br />

Ece DEM‹R: Hangi harf olabilir<br />

diye düflündüm, yaz›l›fl› kolay m›,<br />

sesli harf mi, sessiz harf mi?<br />

Candan CENG‹Z: Çok sevinçliydim.<br />

<strong>Gazi</strong> Koleji’ne gelmeden<br />

önce hiçbir fley bilmiyordum.<br />

Arkadafllar›mla çok e¤lendim.<br />

Kerem KURfiUN: Okuman›n nas›l<br />

bir fley oldu¤unu merak ettim.<br />

Sonra okuman›n zevkini anlad›m.<br />

Zeynep Nazl› BENEKL‹: Okuma<br />

yazma ö¤renmek hem kolay<br />

hem de zordu.<br />

Ata Berk KARS: Heyecanl›yd›m<br />

ve mutluydum.<br />

22<br />

Haber-yorum: 1. S›n›f Zümresi<br />

Kaya PEKPERDAHÇI: Biraz zorluklar<br />

yaflad›m. Harfleri bir araya<br />

getiriyorsun oluyor. Çok kolayd›<br />

asl›nda, bence okumaya al›flmak<br />

çok kolay.<br />

Mert BARUT: Kendimi iyi hissettim<br />

ve harf ö¤renece¤im için<br />

sevinçliydim.<br />

Ya¤mur Naz AKIN: Hemen<br />

bitirmek istedim. ‹lk bafllarken<br />

çok heyecanl›yd›m.<br />

Yi¤it COfiKUN: Kendimi çok iyi<br />

hissettim. Okumay› hemen<br />

ö¤renmek istedim.<br />

Ça¤lar UYSAL: Çok heyecanl›yd›m;<br />

çünkü okuma yazma<br />

ö¤renince büyük yaz›l› kitaplar›m›<br />

kendim okuyabilecektim.<br />

Alp DEM‹RBAY: Hiçbir fley hissetmedim.<br />

Ama içimden okumay›<br />

ö¤renmek istedim.<br />

Ceylin KALYONCU: Çok güzel<br />

mi, çok kötü mü olacak diye<br />

merak ettim.Heyecanl›yd›m.<br />

Zehra Bahar TEM‹ZYÜREK: Bir<br />

fleyler ö¤renece¤im için mutlu<br />

oldum..<br />

Metin TÜRKEL‹: Acaba nas›l<br />

okuyaca¤›m, harfler nas›l<br />

yaz›lacak diye merak ettim.<br />

Selin YAVUZ: Okuma yazma<br />

ö¤renince bir fleyler okuyup<br />

yazaca¤›m diye sevindim.<br />

Harflerin çok kolay yaz›ld›¤›n›<br />

ö¤rendim.<br />

Ceyhun ÖZBESLER: Okumay›<br />

çok sevdim, çok e¤lenceli.<br />

Bartu YAfiAR: Babam okumay›<br />

ö¤retmiflti o yüzden harfleri<br />

kar›flt›rd›m.<br />

Yi¤it O¤uzhan KÖKTEN:<br />

Heyecanland›m.<br />

Serhat YILMAZ: Annem babam<br />

harfleri evde ö¤retiyorlard›.<br />

Eda SERTBAfi: Mutlu oldum,<br />

sevindim.<br />

Dilay Melis DUMAN: Çok heyecanl›yd›m.<br />

Ö¤renirken çok<br />

e¤lendim.<br />

Sena KASAP : El yaz›s›n›n güzel<br />

bir görüntüsü oldu¤u için bütün<br />

sevdiklerime mektup yazmak<br />

istiyorum.<br />

Emir SAL‹HPAfiAO⁄LU : ‹lk baflta<br />

“e” ve “l” seslerinde pek<br />

becerikli de¤ildim. Ama son harfi<br />

ö¤renince her fleyi okuyup<br />

yazabilece¤imi fark ettim ve çok<br />

mutlu oldum.<br />

Utku BUDAKO⁄LU : El yaz›s›n›<br />

görünce flafl›rd›m. E¤ik ve güzel<br />

bir görüntüsü oldu¤u için yaz›<br />

yazmay› seviyorum.<br />

Serkan SADIR : Ben bunu<br />

yapabilirim dedim ve bütün<br />

harfleri ö¤renmek için<br />

sab›rs›zland›m.<br />

Sude Melis GÖKER : Yeliz<br />

ö¤retmenime notlar<br />

yazabilece¤im için sevinçliyim.<br />

Nehir ULU : Okuma yazmay›<br />

ö¤renemem diye kafam› yerlere<br />

vuruyordum. Me¤ersem hiç de<br />

zor de¤ilmifl.<br />

Derin DEVEC‹ : Anneme beni<br />

almaya geldi¤inde onun için<br />

yazd›¤›m mektubu vermek<br />

istedim.<br />

Ayflegül YILMAZ : Süslü süslü<br />

yazabildi¤im için ve okudu¤um<br />

için çok mutluyum.<br />

Emre ERKAN : Harfleri<br />

ö¤rendikçe daha çok fley<br />

ö¤renebilece¤im için çok mutlu<br />

oldum.<br />

Ayten GÜZELGÖZ : Bitiflik e¤ik el<br />

yaz›s› ö¤rendi¤im için sevinçten<br />

havalara uçuyorum.<br />

Bar›fl AYIK : Ö¤renmek için<br />

sab›rs›zland›m ve ö¤renince de<br />

çok mutlu oldum.<br />

Deniz YÜTEK: ‹lk zamanlar<br />

yaz›n›n ne kadar e¤ik olaca¤›n›<br />

merak ettim!<br />

Utkan SARI : Önce merak ettim<br />

okuyup yazmaya bafllay›nca da<br />

çok mutlu oldum.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


Berke ÖZÇEL‹K : El yaz›s› zor mu<br />

diye merak ettim. Çok kolay<br />

diyemem ama çok da zor<br />

de¤ilmifl.<br />

Dila Nur KÜÇÜKÜNAL :<br />

‹stedi¤im her fleyi yaz›p okuyabilece¤im<br />

için çok mutluydum.<br />

Do¤a GÜNDÜZ : Güzel görünen<br />

harfleri kendimde yapabilince<br />

çok mutlu oldum.<br />

Dilan BEfiPARMAK : Ö¤renince<br />

çok güzel yaz› yazabilece¤imi<br />

düflünüp mutlu oldum.<br />

Mete ERTÜRK : El yaz›s›n› çok<br />

be¤endim çünkü çok süslüydü.<br />

Irmak Ece GÖKÇE : El yaz›s›n›<br />

çok merak ediyordum ö¤renince<br />

kolay oldu¤unu gördüm ve<br />

flimdi yaz› yazabildi¤im için çok<br />

mutluyum.<br />

Zeynep YA⁄AN : El yaz›s›<br />

göründü¤ü kadar zor de¤ilmifl.<br />

Ö¤rendi¤im için kendimi çok iyi<br />

hissediyorum.<br />

Ulafl Ça¤›n ÖNDEV : Çok basit<br />

bir yaz›, bofluna korkmuflum<br />

diye düflündüm.<br />

Pelin YAZMAN : Okuyup<br />

yazabilece¤imi görünce çok<br />

mutlu oldum.<br />

Ya¤›z DÜNDAR : “j” sesini de<br />

ö¤renince art›k her fleyi okuyup<br />

yazabilece¤im için çok mutlu<br />

oldum.<br />

Öykü ORHAN : El yaz›s›n›<br />

ö¤rendi¤im için çok mutluyum.<br />

Zeynep ÖZBEY : Çok mutlu oldum.<br />

Eren DUMAN : Gazeteleri okuyabilece¤im<br />

için çok mutluyum.<br />

Do¤ukan ‹LHAN: Çok heyecanlanm›flt›m.<br />

Okuman›n nas›l bir<br />

fley oldu¤unu merak ediyordum.<br />

fiimdi okuyorum ve çok<br />

mutluyum.<br />

Kaan TUNCEL: “e” harfini<br />

gördü¤ümde çok flafl›rm›flt›m.<br />

Harfleri tan›mad›¤›m için okumakta<br />

zorlan›yordum. fiimdi<br />

okuyorum. 4 tane kitab›m var.<br />

Seray MAV‹TUNA: Bir an önce<br />

bütün harfleri ö¤renmek istiyordum.<br />

Çünkü merak ediyordum.<br />

A¤abeyimin kal›n kitaplar›n›<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

okuyaca¤›m için mutluyum.<br />

Onat YILDIZ: Okumay› ö¤renemeyece¤imi<br />

düflünüp<br />

korkmufltum. O kadar da kolay<br />

de¤ilmifl ama ö¤rendik. fiimdi<br />

kendimi iyi hissediyorum.<br />

Lara ERCAN: Yaz›lanlar› okurken<br />

heyecanlan›yorum. Bazen okuyamam<br />

diye korkuyorum ama hepsini<br />

okuyunca mutlu oluyorum.<br />

Can Onat YAREN: Okuma yazmay›<br />

ö¤renece¤imi düflündükçe<br />

heyecanland›m.<br />

Emir ORHAN: Düz yaz›y› biliyordum<br />

ama el yaz›s›n› bilmiyordum.<br />

Ö¤renince heyecanland›m.<br />

Zeynep Ceren Y‹⁄‹T: fiimdi<br />

anneme her fleyi okudu¤um için<br />

mutluyum.<br />

‹rem Sude ‹NEC‹: Her kitab›<br />

okuyaca¤›m› düflünüp mutlu<br />

oldum. fiimdi her fleyi okuyabiliyorum.<br />

Çetin Eren KIRATLI: Okuma<br />

yazma çok güzeldi, be¤endim.<br />

Miray ÇUBUK: Okuma yazma<br />

ö¤renince büyüyece¤imi ve<br />

zevkli olaca¤›n› hissetmifltim ve<br />

bunlar oldu.<br />

Kaan GÜRGAN: ‹lk gördü¤ümde<br />

harfler çok garip geldi, sonra<br />

al›flt›m.<br />

Yi¤it TERZ‹: De¤iflik harfler<br />

ö¤renece¤imi düflündüm.<br />

Çizgileri görünce flafl›rm›flt›m.<br />

fiimdi çok mutluyum.<br />

Deren GÜNEfi: Harfleri merak<br />

ettim. Çok e¤lenceliydi. Okuma<br />

ve yazmay› çok sevdim.<br />

Nisa S‹VR‹: Okumay› ö¤rensem<br />

her fleyi okuyabilsem diyordum.<br />

fiimdi her fleyi okuyorum ve<br />

okumay› çok seviyorum.<br />

‹rem KOCAO⁄LU: Çok harf<br />

oldu¤unu ve okuma yazman›n<br />

kolay olmad›¤›n› düflündüm.<br />

Büyüdü¤ümü ve okuma yazmay›<br />

çok iyi ö¤rendi¤imi düflünüyorum.<br />

Okulumu çok seviyorum.<br />

Cemre DÖNMEZ: ‹lk günler<br />

biraz korkmufltum ama sonra<br />

al›flt›m. fiimdi kitaplar›<br />

okudu¤um için mutluyum.<br />

Mavi Kufl<br />

Ozan DO⁄AN: Çok korkmufltum<br />

ö¤renemezsem diye ama sonra<br />

ö¤rendikçe korkum geçti. fiimdi<br />

okurken kendimi çok iyi<br />

hissediyorum.<br />

R›za Selim TEM‹ZYÜREK: ‹lk<br />

baflta harflerin zor oldu¤unu<br />

düflündüm ama sonra yaz›m›<br />

güzellefltirdim. Sonraki harfleri<br />

daha güzel yazd›m. Okurken<br />

kendimi iyi hissediyorum ve<br />

daha h›zl› okumak istiyorum.<br />

Sena ÜNALMIfi: Harfleri<br />

ö¤renirken okuma yazma<br />

ö¤renece¤im için mutluydum.<br />

Yaz› yazarken mutlu oluyorum.<br />

Sarp YILDIRIM: Okuma yazma<br />

ö¤renince hayat›m nas›l olacak<br />

diye merak ediyordum. fiimdi<br />

her fleyi okuyorum ve<br />

mutluyum.<br />

Ceren TAfiÇI: Heyecanl›yd›m,<br />

nas›l yazaca¤›m› merak ediyordum.<br />

Okurken çok seviniyorum<br />

çünkü okumay› çok<br />

seviyorum.<br />

O¤uzhan BODUR: ‹lk baflta korktum<br />

ama harfleri birlefltirdikçe<br />

sevindim. Art›k okuma ve<br />

yazmay› çok seviyorum.<br />

Zeynep NAR: Harfleri ilk<br />

gördü¤ümde ve birlefltirmeye<br />

bafllad›¤›mda güzel oldu¤unu<br />

düflündüm. Yaz› yazmay› ve okumay›<br />

çok seviyorum.<br />

Mustafa Bu¤ra KALENDER: Baflta<br />

biraz yazmaktan s›k›ld›m. Harfleri<br />

ö¤renmek çok uzun sürmüfltü.<br />

Kelimeleri yazarken zorlan›yordum.<br />

fiimdi okumam ve yazmam<br />

h›zland›.<br />

Da¤han ÜNAL: Harfleri birlefltirerek<br />

yazmay› çok sevmifltim.<br />

fiimdi harfleri bitirdik. Daha<br />

güzel ve h›zl› okuyup yaz›yorum.<br />

Irmak Aleyna AYGÜN: ‹lk baflta<br />

harfleri birlefltirmek zor geldi<br />

ama sonra kolaylaflt›. Okuyup<br />

yazd›¤›m için mutluyum.<br />

Gülsu ÖZGÜN : Okumay› yazmay›<br />

ö¤rendi¤im için çok sevindim.<br />

Ayberk ‹KE : Ailemin sevinmesini<br />

istedim, gururduymalar›n›<br />

istedim.<br />

23


Mavi Kufl<br />

Bilgehan ÖZTÜRK : Yaz›<br />

yazabiliyorum, mutluyum.<br />

Atakan ÖZKAN : Biraz<br />

zorland›m, birazc›k heyecan,<br />

birazc›k korku…<br />

Dervifl Emre ÇEL‹K : Yaz›m›n<br />

güzel oldu¤unu hissettim.<br />

Do¤a Zeynep YURDABAK :<br />

Mutluluk hissettim.<br />

Hüseyin Hakan BALCI : Özen<br />

gösterdim, sevindim.<br />

Arman ‹SKENDER: Çok mutlu<br />

oldum.<br />

Gökdeniz Olufl AKTEK‹N :<br />

Yazmay› ö¤rendi¤ime sevindim.<br />

M.Yi¤it DÜNDAR : Halama mektuplar,<br />

yaz›lar yazmay›<br />

düflündüm. Ona mektupta akülü<br />

jip almas›n› yazaca¤›m.<br />

Zeynep AYDO⁄AN : Bitiflik yaz›y›<br />

çok be¤endim.<br />

Aysu TOKLU : Güzel bir fleyler<br />

hissettim.<br />

Aybala TATAR : Okuma yazma<br />

ö¤rendi¤im için çok mutluyum.<br />

Göksu GÖNCÜ : fiiirler<br />

yazabilece¤im için mutluyum.<br />

Elif P›nar BORCA : Biraz<br />

heyecanl›yd›m. Çok mutlu<br />

oldum.<br />

Osman KAYMAKÇI : Çok güzel<br />

yazaca¤›m› ve ailemin gurur<br />

duyaca¤›n› düflündüm.<br />

Sevindim.<br />

Elvin C‹⁄ER : Mutlu ve<br />

heyecanl›yd›m.<br />

Yapamayaca¤›mdan korktum.<br />

Kutay ÖZKAYMAK : Mutluydum.<br />

Seren KAYA: Sevindim.<br />

Sude Selin ÖKSÜZ : El yaz›s›n›<br />

çok sevdim, hiç yorulmad›m.<br />

Deran AKUSTA : Art›k düz yaz›ya<br />

geçebilece¤iz diye düflündüm.<br />

Metehan ARHAN : ‹yi fleyler<br />

hissettim.<br />

Berkin KIYAKER : Sat›rdan<br />

tafl›r›r›m diye korktum.<br />

Dilay SATIO⁄LU : Yazabilirim<br />

diye düflündüm.<br />

24<br />

Fatma Selin ÖZDAMAR : ‹lk kez<br />

bitiflik el yaz›s› yazd›¤›m için çok<br />

sevindim.<br />

Ceren YILDIRIM : Ailemin güzel<br />

yazd›¤›m› görmelerini istedim.<br />

Çal›flkan oldu¤umu düflündüm.<br />

Emirhan YOLCU : Kendi<br />

kendime “Yazabilecek miyim?”<br />

diye sordum. Ama yazabildim.<br />

Ç.Ça¤atay ÇET‹NKIRAN : El<br />

yaz›s›n› çok seviyorum. Güzel<br />

yazmak için u¤rafl›yorum.<br />

Artun Alp ÖZTAfi : Yazmay›<br />

ö¤renmek için çok<br />

heyecanl›yd›m. Ailemin ilk ald›¤›<br />

kitab› hemen okudum flimdi de<br />

çok güzel yaz›yorum.<br />

Beril Ç‹MEN : El yaz›s› ile<br />

yazmay› çok seviyorum.<br />

B.Güçlü ÖZKAN : El yaz›s› ile<br />

yazmak zor de¤ilmifl.<br />

Do¤a ÇOL : ‹lk zamanlar çok zor<br />

yaz›yordum. Çok çal›flt›m, flimdi<br />

çok kolay yaz›yorum.<br />

Ece DEDE : Yazmay› seviyorum<br />

ama çabuk yazam›yorum.<br />

M.Kaan ÖZKAN : Okula ilk<br />

geldi¤im gün hemen harf<br />

ö¤renece¤imizi zannediyordum.<br />

5 gün sonra ilk harfimizi ö¤rendik.<br />

A.Kerem ADAM : Yazmaktan çok<br />

korkuyordum. Çok kolay yaz›p<br />

okuyorum.<br />

Alara GELBAL : Önceden merak<br />

ediyordum. Çok kolay<br />

yaz›yorum.<br />

A.G. Volkan PAUL : Önceleri<br />

kötü yaz›yordum. fiimdi yaz›m›<br />

düzeltiyorum.<br />

Ö.Burak KALENDER : Okula<br />

bafllad›¤›mda okuma ve yazmadan<br />

korkuyordum. Art›k<br />

okuma yazmay› ö¤rendim çok<br />

mutluyum.<br />

Ö.Tolga B‹NGÖL : Okumay›<br />

biliyordum. El yaz›s›n› bilmiyordum.<br />

fiimdi ö¤rendim, çok kolay<br />

yaz›yorum.<br />

Irmak KARAKUfi : El yaz›s›n› çok<br />

merak ediyordum. Bir an önce<br />

ö¤renmek istiyordum.<br />

M.Tu¤berk ‹RKEY : Düz yaz› ile<br />

yazmak istiyorum. El yaz›s› ile<br />

güzel yazmak için çok<br />

u¤rafl›yorum.<br />

M.Arda ALKAN : Düz yaz›yla<br />

okuyup yazabiliyordum.El<br />

yaz›s›n› da ö¤rendim, çok<br />

kolaym›fl.<br />

Zeynep TELEFON : Okuma yazman›n<br />

çok zor oldu¤unu<br />

düflünüyordum. Çok kolay<br />

ö¤rendim.<br />

Zeynep AKARTEPE : Çizgilerin<br />

içine yazmay› ö¤rendim çok<br />

güzel yaz›yorum.<br />

N.Buket ERCAN : Okuma yazmay›<br />

çok istiyordum. El yaz›s›n›<br />

da ö¤renmek istiyordum.<br />

Ö¤rendim çok mutluyum.<br />

N.Damla BOYUNA⁄A : Çok zor<br />

yaz›yordum. Hep flafl›r›yordum.<br />

fiimdi ö¤rendim. Çok güzel<br />

yaz›yor okuyorum.<br />

Aybeniz fi‹R‹N : Çok zor yaz›yordum.<br />

Yapamayaca¤›m diye çok<br />

korkuyordum. fiimdi ö¤rendim<br />

her fley çok kolaym›fl.<br />

Selin ÖZDEM‹R : El yaz›s›n› çok<br />

seviyorum. Baz› harfleri<br />

kar›flt›r›yorum.<br />

Serhan ‹PEK : El yaz›s›n› merak<br />

ediyordum. Kolay yaz›yorum.<br />

Utku Cem UZUN : E harfini<br />

biliyordum. El yaz›s›yla bütün<br />

harfleri ö¤rendim okuyup<br />

yaz›yorum.<br />

B.Tuna KORKMAZ : El yaz›s›n›<br />

önceleri yapam›yordum. Çok<br />

çal›flt›m art›k yapabiliyorum.<br />

Büflra ‹fiÇ‹ : Çok zor oldu¤unu<br />

düflünüyordum. Çok kolaym›fl.<br />

Erdem AKÇALI : ‹stemiyordum.<br />

Hala yazmay› sevmiyorum.<br />

‹stersem güzel ve düzgün<br />

yaz›yorum.<br />

Elif BAfiKOCA : El yaz›s›n› merak<br />

ediyordum.Çok seviyorum ve<br />

güzel yazmaya çal›fl›yorum.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


‹LK OKUMA YAZMA Ö⁄RET‹M‹ HAKKINDA...<br />

lk okuma yazma ö¤retimi<br />

‹ büyük önem tafl›maktad›r. ‹lk<br />

okuma yazma ö¤retiminin<br />

ö¤rencilere okuma ve yazma<br />

becerilerini kazand›rmaktan daha<br />

genifl bir içeri¤i bulunmaktad›r.<br />

Bu süreçte sadece okuma ve<br />

yazma becerilerinin<br />

kazand›r›lmas› de¤il ayn› zamanda<br />

Türkçe’yi do¤ru, etkili ve<br />

güzel kullanma, iletiflim kurma,<br />

problem çözme, karar verme<br />

gibi temel becerilerin de gelifltirilmesi<br />

beklenmektedir. Ö¤rencilere<br />

bu nitelikleri kazand›rmada<br />

ilk okuma yazma ö¤retim yöntem<br />

ve uygulamalar›n›n da<br />

büyük rolü vard›r. Bundan dolay›<br />

ilk okuma yazma yöntemi olarak<br />

Ses Temelli Cümle Yöntemi<br />

ortaya konmufltur.<br />

SES TEMELL‹ CÜMLE<br />

YÖNTEM‹<br />

Ses Temelli Cümle Yöntemi’nde,<br />

ilk okuma yazma ö¤retimine<br />

seslerle bafllanmaktad›r. Anlaml›<br />

bütün oluflturacak birkaç ses<br />

verildikten sonra seslerden<br />

hecelere, kelimelere ve<br />

cümlelere ulafl›lacak flekilde<br />

düzenlenmektedir.<br />

‹lk okuma yazma ö¤retimi<br />

boyunca okuma ve yazma birlikte<br />

sürdürülmektedir. Okunan her<br />

öge yaz›lmakta, yaz›lanlar da<br />

okunmaktad›r. Yaz› ö¤retiminde,<br />

ö¤rencilerin geliflimine uygun<br />

olan bitiflik e¤ik yaz› harfleri<br />

kullan›lmaktad›r.<br />

Ses Temelli Cümle<br />

Yönteminin <strong>Özel</strong>likleri<br />

•‹lk okuma yazma ö¤retimine<br />

seslerle bafllanmas›, seslerin<br />

birlefltirilmesi ile anlaml› heceler,<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

kelimeler oluflturulmas› ve<br />

cümlelere ulafl›lmas› ö¤rencinin<br />

bilgileri yap›land›rmas›n›<br />

kolaylaflt›rmaktad›r. Bu yönüyle<br />

Ses Temelli Cümle Yöntemi,<br />

yap›land›r›c› ö¤renme<br />

yaklafl›m›na uygun bir<br />

yöntemdir.<br />

•Türkçe’de her harf bir sesi<br />

karfl›lad›¤›ndan bu yöntem<br />

Türkçe’nin ses yap›s›na<br />

uygundur.<br />

• Bu yöntem, ö¤rencilerin<br />

duydu¤u ve ç›kard›¤› seslerin<br />

bilincine varmas›n› sa¤lamaktad›r.<br />

Böylece ö¤rencilerin dil<br />

geliflimine (do¤ru telaffuz,<br />

ak›c›l›k, sesleri ay›rt etme vb.)<br />

katk›da bulunmaktad›r.<br />

•Ö¤rencilerin bütün sesleri<br />

ö¤renmesi, yazma sürecinde<br />

kelimeleri do¤ru yazmalar›n›<br />

sa¤lamaktad›r.<br />

•Ö¤renci, yaz› ile konuflma<br />

aras›ndaki benzerlikleri görmekte<br />

yaz›n›n harflerin birlefltirilmesiyle;<br />

konuflman›n ise seslerin<br />

birlefltirilmesiyle yap›ld›¤›n›<br />

anlamaktad›r.<br />

•Ö¤rencilerin sözlü dilden yaz›l›<br />

dile geçmesini kolaylaflt›rmaktad›r.<br />

•Bu yöntem, ilk okuma yazmay›<br />

ö¤renme sürecinde ö¤rencilerin<br />

bireysel, zihinsel ve sosyal<br />

geliflimlerine katk› sa¤lamaktad›r.<br />

Bitiflik E¤ik Yaz›<br />

‹lk okuma yazma ö¤retimine<br />

bitiflik e¤ik yaz› ile bafllanmaktad›r.<br />

1.‹lk okuma yazma ö¤renmeye<br />

bafllayan ö¤rencilerin, kalemi<br />

ellerine ilk ald›klar›nda e¤ik ve<br />

dairesel çizgiler çizdikleri<br />

gözlenmektedir.<br />

2.Ö¤renciler, anatomik yap›lar›<br />

Mavi Kufl<br />

gere¤i kalemi e¤ik olarak<br />

tutmaktad›rlar.<br />

3.Bitiflik e¤ik yaz›n›n ak›c› ve<br />

kesintisiz olmas›, soldan sa¤a<br />

do¤ru yaz› yönünü<br />

desteklemektedir.<br />

4.Bitiflik e¤ik yaz› geri dönüfllere<br />

izin vermemektedir. Bu durum,<br />

yaz›n›n ak›c› ve do¤ru yönde<br />

geliflimini sa¤lamaktad›r.<br />

5.Bitiflik e¤ik yaz›, harflerin<br />

do¤ru yaz›m›n› desteklemektedir.<br />

Harflerin yaz›l›fl yönlerinin<br />

kar›flt›r›lmas› sorununun ortaya<br />

ç›kmas›n› önlemektedir.<br />

6.Bitiflik e¤ik yaz›daki süreklilik<br />

düflüncelerdeki süreklili¤e<br />

yans›makta, birbirlerini<br />

desteklemektedir. Yaz›da<br />

kazan›lan bu ak›c›l›k okuma<br />

becerisine de yans›maktad›r.<br />

7.Dik temel harflerin ard›ndan<br />

bitiflik e¤ik yaz› harfleri ile<br />

yazmaya bafllayan ö¤renciler,<br />

bitiflik e¤ik yaz›ya geçiflte güçlük<br />

çekmektedirler. Bu sebeple ilk<br />

okuma yazma ö¤retimine bitiflik<br />

e¤ik yaz› ile bafllanmaktad›r.<br />

8.Yap›lan araflt›rmalar, ö¤rencilerin<br />

bitiflik e¤ik yaz› harflerini<br />

yazmada bir problemle<br />

karfl›laflmad›klar›n› ve bu yaz›<br />

türünden zevk ald›klar›n›<br />

göstermektedir.<br />

9.Bitiflik e¤ik yaz›n›n estetik<br />

görünümü, ö¤rencilerin estetik<br />

bak›fl aç›s› gelifltirmelerine<br />

yard›mc› olmaktad›r. Bitiflik e¤ik<br />

yaz› ö¤retimi ile resim ve müzik<br />

derslerinin ö¤retimleri aras›nda<br />

iliflki bulunmaktad›r.<br />

10.Bitiflik e¤ik yaz› al›flkanl›¤›,<br />

ö¤rencilerin di¤er yaz›<br />

karakterleriyle yaz›lm›fl metinleri<br />

okumalar›nda problem<br />

ç›karmamaktad›r.<br />

25


Mavi Kufl<br />

OKUDUK YAZDIK, fi‹MD‹<br />

HALK OYUNLARIMIZI DA<br />

Ö⁄REN‹YORUZ.<br />

<strong>Gazi</strong> Kolejinde, bizden önceki abla ve a¤abeyle<br />

rimizden baz›lar› halkoyunlar› ekibinde oynam›fllar.<br />

Yar›flmalarda Ankara birincisi olmufllar. Türkiye’deki<br />

en baflar›l› ekiplerle yar›flm›fllar.<br />

Biz onlar›n yerini almaya haz›rlan›yor, yurdumuzun<br />

de¤iflik yörelerine ait oyunlar› ö¤reniyoruz.<br />

fiimdi, Karadeniz, Artvin, Ege, Silifke ve Trakya<br />

oyunlar›n› çal›fl›yoruz. <strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Beden<br />

E¤itimi Bölümünde okuyan ö¤renci ablalar ve<br />

a¤abeylerimiz bizi çal›flt›r›yorlar. Bizimle birlikte<br />

s›n›f ö¤retmenlerimiz de oyun ö¤reniyor.<br />

<strong>Gazi</strong>li 1. S›n›flar<br />

26<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


B‹R SAYI FARKLA ANKARA<br />

‹K‹NC‹L‹⁄‹: TED-88 GAZ‹-87<br />

<strong>Özel</strong> Lise Basket Tak›m›m›z TED Ankara Kolejine birincili¤i<br />

kapt›rd› ama...oyun gücüyle düflündürdü. Kutluyoruz.<br />

M<br />

A<br />

Ç<br />

T<br />

A<br />

N<br />

G<br />

Ö<br />

R<br />

Ü<br />

N<br />

T<br />

Ü<br />

L<br />

E<br />

R<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

27


Mavi Kufl<br />

YÜZYILIN DENEY‹N‹N<br />

‹LK SAFHASI TAMAMLANDI<br />

Befl binden fazla fizikçinin on y›ld›r üzerinde çal›flt›¤›<br />

yüzy›l›n deneyi Cenevre yak›nlar›nda, yerin 100<br />

metre alt›nda 27 kilometrelik dairevi bir tünel<br />

olarak infla edildi. ‹lk aflamas› baflar› ile tamamland› ve flu<br />

an durduruldu. “Büyük Hadron Çarp›flt›r›c›s›”yla yap›lan<br />

deneyin sonuçlar› merakla bekleniyor.<br />

Çal›flmalar›n sürdürüldü¤ü günlerde <strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong><br />

E¤itim Fak. Fizik Ana Bilim Dal›nda görev yapan<br />

Ar. Gör. Dr. Uygar KANLI, okulumuza 6 ,7, 8. s›n›flara<br />

seminer<br />

düzenledi.<br />

Seminer<br />

ö¤rencilerimiz<br />

taraf›ndan ilgiyle<br />

izlendi.<br />

Yo¤un çal›flma<br />

temposuna<br />

ra¤men<br />

okulumuza<br />

zaman ay›rarak<br />

ö¤rencilerimizin konuyla ilgili bilgi edinmesini ve<br />

bilimsel bak›fl aç›lar›n›n geliflmesini sa¤layan<br />

Say›n Uygar KANLI’ ya teflekkür ederiz.<br />

28<br />

DÜNYA NEREYE G‹D‹YOR?<br />

Haberlere flöyle bir bak›yorum da hiç insan›n ne<br />

güzelmifl diyebilece¤i<br />

olaylar oluyor mu? Son<br />

zamanlarda dünyada hiç<br />

mi olumlu fleyler olmuyor?<br />

Kriz, savafl, do¤algaz<br />

facialar› tüm bu yaflananlar<br />

insanlar›n kendilerine<br />

verdikleri zararlar de¤il mi?<br />

Haberleri seyrederken<br />

çocuklar›n ve masum<br />

insanlar›n ölümünü görünce yüreklerimiz c›z<br />

ediyor. Bütün dünya ise daha gözü aç›lmam›fl minik,<br />

masum yeni do¤mufl bir bebek gibi olanlar›<br />

seyrediyor. 21. yüzy›lda katliam yap›l›yor. Oysaki<br />

insanlar›n din ve dil ayr›m› gözetmeksizin bar›fl içinde<br />

yaflamalar› gerekiyor. Dünya zaten insanlar›n bar›fl içinde<br />

yaflayacaklar› büyük ve güzel bir gezegen; ama de¤erini<br />

bilenlere tabi. Do¤ay› katlettik s›ra insanlara m› geldi<br />

yoksa? ‹nsanlar›n yaflama haklar› kendilerinden men<br />

edilmifl bir dünya ve bu dünyada yaflama hakk› diye bir<br />

hak var. Bütün dünya olanlar› sadece izlemekle<br />

yetiniyor. ‹zlemek yerine durdurulmas› için seferber<br />

olunmas› gerekiyor. ‹nsanlar ve içlerinde daha iyilik atefli<br />

sönmemifl yavrular ölürken biz burada kendi<br />

dertlerimize üzülüp rahat bir yaflam sürüyoruz. ‹nsanlar<br />

oradaki 盤l›klar› haberleri izleyince veya gazeteleri<br />

okuyunca duyuyorlar.‹nsanlar bu yap›lanlara tepkili.<br />

Ya¤mur ya¤m›yor orada. Orada evlerin ve insanlar›n<br />

üstlerine bomba ya¤›yor.<br />

Dünya nereye gidiyor? Do¤a katlediliyor. O zaman s›ra<br />

insanlarda m› demeliyiz yoksa do¤am›z› kurtar›p bütün<br />

bu olanlara son mu vermeliyiz? Dünyada bütün canl›lara<br />

yetecek kadar iyilik varken neden biz bu iyiliklerden<br />

faydalanmayal›m.Kendimize kötü koflullar haz›rlay›p<br />

daha ne kadar insan› öldürüp iyilikten yoksun b›rakal›m.<br />

‹nsanlar ayn› zihniyette devam ederse dünya yok olufla<br />

gidiyor.<br />

Dilara AKINCI 7C<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


KÜÇÜKLERDEN BÜYÜKLERE<br />

SA⁄LIK UYARILARI<br />

Günümüzde kanser, birçok<br />

kiflinin hayat›nda önemli<br />

rol oynuyor.” Acaba neleri<br />

yapar ve neleri yapmazsak<br />

bu hastal›ktan uzak<br />

kalabiliriz? “ sorusunun<br />

cevaplar›n› araflt›r›rken<br />

afla¤›daki sonuçlara<br />

ulaflt›m. Bunlar› sizlerle<br />

paylaflmak istiyorum:<br />

KANSER NEDENLER‹ : Günde en az 6-7 saat<br />

uyumamak. Haftada en az 6 gün erken yatmamak.<br />

Erken kalkmamak. Elektronik araçlardan uzak<br />

durmamak. Uyurken odadaki televizyon ve<br />

bilgisayar› fiflinden çekmemek. Cep telefonuyla 30<br />

san›yeden fazla konuflmak.<br />

Her tür flampuan ve dufl jeli kansorejendir. Bazen<br />

yal›n ayak toprakta gezmemek kansere neden olur.<br />

K›zartma yememeli. Yüzme havuzlar›ndaki klor<br />

kansorejendir. Hemen dufl almak gerekir.<br />

Süt yerine daha çok yo¤urt ve ayran tüketmek<br />

gerekir. Beyaz un, tuz ve stres kanseri tetikler.<br />

Herkes elinde sihirli bir de¤nek ister,<br />

bir de¤il bir sürü sihir yapar. Ama ben<br />

sadece bir tane sihir yapmak isterim.<br />

Benim istedi¤im sihirli de¤nek, sadece<br />

günümü geriye getirmek, geriye<br />

getirip Cuma günü ö¤len olmas›n›<br />

istemektir. Çünkü o gün babam flehit<br />

oldu, geri al›p ifle gitmemesini<br />

sa¤lard›m.<br />

Sevgi fi‹R‹N 2D<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

YEN‹ HAYAT ÖZLEM‹<br />

Merve Nur YILDIZ 6C<br />

KANSER‹ ÖNLEYENLER : Mevsimindeki meyve ve<br />

sebzeler; özellikle domates... Sebzeleri ve meyveleri<br />

elma sirkeli suda 20 dakika beklettikten sonra iyice<br />

durulayabilirsiniz. Kara turp, havuç, maydanoz,<br />

rezene, tereyi bol bol tüketmeliyiz. Kara üzüm,<br />

kuru erik, bö¤ürtlen, çilek, karadut, çekirdekli<br />

karpuz, esmer pirinç yemek gerekli. Haftada dört<br />

kez bal›k yenmeli ya da bal›k çorbas› içilmeli.<br />

Mümkünse bal›k, k›l盤›yla yenmelidir. Zerdeçal<br />

(köri) bol kullan›lmal›. Sabah kahvalt›s›nda bir<br />

çorba kafl›¤› zeytinya¤›n›n içine kekik, nane, köri<br />

koyup zeytine kar›flt›rarak yemeli. Haftada en çok<br />

iki kez k›rm›z› et tüketmeli. Yeflil çay, bö¤ürtlen,<br />

›s›rgan otu, limon kabu¤unu kar›flt›rarak kaynat›p<br />

günde iki bardak içmeliyiz. Sentetik de¤il, pamuk<br />

yorgan ve yast›kta yatmal›y›z. Yemekleri cam,<br />

porselen veya çelik kaplarda piflirmeliyiz. Ac› biber<br />

kanser ilac›d›r. Elma sirkesi metabolizmay›<br />

h›zland›r›r. Her sabah aç karn›na bir bardak ›l›k su<br />

tüketmeli ve içme suyunun markas›n› üç ayda bir<br />

de¤ifltirmeliyiz.<br />

DAVRANIfiLAR:<br />

Hareketli bir hayat yaflamal›y›z. Sigara içmemeliyiz.<br />

Oksijenli ortamda günde en az yar›m saat<br />

yürümeliyiz. Aile sevgisi kanseri yok eder. Stresten<br />

uzak durmal›y›z.<br />

Kaynak: Prof. Erkan Topuz<br />

‹stanbul <strong>Üniversitesi</strong> Onkoloji Enstitüsü Baflkan›<br />

Ben babam› çok seviyordum; ama flu<br />

an yan›mda de¤il. Babam yan›mda<br />

olsa yeni bir hayata bafllamak isterim.<br />

‹flte herkes babas›n›n yan›nda<br />

olabiliyor, sanki sadece biz olam›yoruz<br />

gibi geliyor bana. Ben herkese<br />

söylüyorum : ”Baban›z yan›n›zda, onu<br />

iyi bir flekilde öpüp öyle gönderim ifle.<br />

Baban›za yaflarken sevdi¤inizi<br />

söyleyin!”<br />

Mavi Kufl<br />

29


Mavi Kufl<br />

Our Cultural Representatives in<br />

Slovakia<br />

The he Slovakia trip, the first step of the Comenius Project has been successfully<br />

accomplished.<br />

We, project coordinator Serife<br />

Demircioglu, English teacher<br />

Ayse Simsek and six students<br />

(Begum Ozcan, Elif Eser, Ali Eser,<br />

Baris Ofluoglu, Mert Demirel,<br />

Oguzhan Alkan) participated in<br />

the project meeting.<br />

We flew to Slovakia on 12th<br />

November and came back on<br />

16th November. The subject of<br />

the presentation was “food” and<br />

“landmarks landmarks” as two of the “Icons<br />

of Identity”.<br />

On the first day, each country presented their landmarks. As the Turkish group we<br />

demonstrated some of our landmarks, such as: Hasankeyf, Cappodocia, Bosphorus,<br />

Manavgat Waterfall, Hell and Heaven, Meke Saltpan, Nemrut Mountain, Pamukkale,<br />

Damlatas Cave and Hidden Valley. Our landmarks greatly drew the attention of the<br />

audience.<br />

Then, each country prepared a table on<br />

which their traditional food was served.<br />

The other project groups tasted Turkish<br />

delight, stuffed grape leaves, Turkish<br />

coffee, Kibbe, Borek, Baklava and potato<br />

balls. They liked our traditional food so<br />

much and they indicated that they really<br />

found traditional Turkish food delicious.<br />

On the second day, we visited an open<br />

air museum. After this, we went to Oravice<br />

Castle which is one of their historical places. The Slovakian group talked about the<br />

country’s history.<br />

On the third day, we had a natural trip in Slovakia. We went to Rohace<br />

30<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


dinner the students and the teachers<br />

exchanged their gifts. Everybody was very<br />

happy and then everybody said good bye<br />

to each other.<br />

On the last day, every group returned to<br />

its country.<br />

To sum up, it was a very effective and<br />

enjoyable trip. We learned a lot about the<br />

culture of other countries. We also had a<br />

lot of fun and made a lot of friends. We are<br />

looking forward to hosting them in Turkey.<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›<br />

Mavi Kufl<br />

Mountains and their first<br />

National Park. We went<br />

hiking and took lots of<br />

photos. Then we went to a<br />

Spa Centre. Spa Centres are<br />

very popular in Slovakia. In<br />

the Spa Centre, our<br />

students swam in natural<br />

pools. In the evening, there<br />

was a farewell dinner in the<br />

school’s guest house. The<br />

school’s headmaster made<br />

a speech and expressed his<br />

pleasure for hosting the<br />

groups. During the farewell<br />

31


Mavi Kufl<br />

Cambridge University Certificate Celebration<br />

On the 10th October 2008 Cambridge<br />

University Celebration was held in<br />

the Architecture Faculty Meeting Hall. Our<br />

General Manager, school headmaster,<br />

English teachers, the awarded pupils and<br />

their parents participated in the celebra-<br />

tion. As it was done last year, the 4th, 5th,<br />

6th, 7th and 8th graders who took the<br />

international Cambridge University exam<br />

were awarded with their certificates. We’re proud of our success in Cambridge Esol exams.<br />

Der fliegende Diwan – ein internationaler Wettbewerb<br />

Die Deutschabteilung lädt zum Wettbewerb<br />

ein. Unsere Schüler der Klassen 4 und 5 sind<br />

dazu aufgerufen, ihre Lieblingsmärchen aus dem<br />

europäischen und dem orientalischen Raum<br />

bildlich darzustellen. Die höheren Klassen sollen<br />

einen ihnen sehr nahen Gegenstand für sich<br />

sprechen lassen und ihr Leben erzählen lassen. Der<br />

Wettbewerb wird veranstaltet vom Goethe Institut<br />

Rom. Die Gewinner des jeweiligen Landes werden<br />

zusammen mit einer Begleitperson nach Rom eingeladen. Alle Schüler werden gebeten,<br />

ihre Arbeiten bis zum 15. Januar 2009 abzugeben. Wir freuen uns auf Eure Teilnahme.<br />

Die DaF Abteilung<br />

32<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›


33<br />

5. S›n›flar Karma Resim Sergisi 22 - 31 Aral›k 2008 tarihleri aras›nda<br />

okulumuz idari kat›nda aç›ld›. Ö¤rencilerimizin mürekkep ve pastel<br />

boya birlikteli¤iyle yapt›¤› çal›flmalar ilgiyle izlendi.<br />

‹lknur AfiIK - Görsel Sanatlar Ö¤retmeni<br />

<strong>Gazi</strong> <strong>Üniversitesi</strong> Vakf› <strong>Özel</strong> Okullar›

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!