23.01.2013 Views

PDF SAYI 16 - Hayat Online

PDF SAYI 16 - Hayat Online

PDF SAYI 16 - Hayat Online

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

GOLDEN HOLIDAY Frankfurt’tan Türkiye Uçu�larına Ba�ladı

SunExpress ile her Pazartesi, Salı, Per�embe ve Cumartesi günleri �zmir seferleri

ve Salı, Cumartesi, Pazar Antalya seferleri

Bestair Uçak �irketi ile her Salı, Per�embe ve Cumartesi �stanbul, her Salı Kayseri,

her Per�embe Adana ve her Cumartesi Ankara direkt seferleri

Kıbrıs Türk Hava Yolları ile Ankara ve �stanbul ba�lantılı Ercan seferleri

(Geni� Bilgi 2. Sayfada)

Draft

Yaz Okulları ve Önemi

Almanya’nın

Türk Problemi /

Ufkumuzu

Karartan

Aydınlar

Mahmut A�KAR

Dosya Sayfa 5’te

Hacarab’ın

serüvenleri

M.Salih AYDIN

Özel Kö�e Sayfa 25’te

�LM�N

ÖNÜNDEK�

ENGELLER

Sebahattin UÇAR

Dosya Sayfa 27’de

IGMG

Yaz Okulları

ve entegrasyon

sürecine katkıları

Mehmet GED�K

Dosya Sayfa 7’de

Tarihi

Duru�manın

Ardından

Ramazan KURUYÜZ

Dosya Sayfa 9’da

Kim

anayasa

dü�manı?

O�uz ÜÇÜNCÜ

Dosya Sayfa 11’de


Draft


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

ED�TÖR’DEN

Sevgili dostlar!

Yine dolu dolu bir ay› geride b›rakt›k. Art›k

Almanya`n›n ve tabiki Hessen Eyaletinin izin

sezonu da geldi çatt›. Temmuz ay›n›n ortas› itibariyle

izinciler yollara düflmüs olacaklar.

fiimdiden izine giden dostlar›m›za kazas›z belas›z

hay›rl› yolculuklar dileriz.

Geçti¤imiz dönemde Hessen Eyaletinde yap›lan

pekçok programa ifltirak etme f›rsat› bulduk.

Baflta Herborn Yabanc›lar Meclisinin düzenlemifl

oldu¤u “Kültür fiöleni”ne kat›ld›k.

Bu flölendeki organizasyon gerçekten güzeldi.

Organizeyi bizim genç kardefllerimiz yapm›fllar

idi. Burada bu kardefllerimizi kutlamak istiyorum.

Özellikle programda bir konuflma yapan

SPD Federal Milletvekili Helga Lopez`i

de tebrik etmek istiyorum. Konuflmas›nda

özellikle entegrasyon ile alakal› sözleri tüm salonda

bulunanlarca takdirle karfl›land›. Almanya

Federal ‹çiflleri Eski Bakan› Say›n Otto

Schlie`nin “en iyi entegrasyon asimilasyondur”

sözünü tashih edercesine “entegrasyon

asimilasyon de¤ildir” sözü salonda bulunanlar

taraf›ndan alk›flla karfl›land›.

Yine Hessen`de bulunan sivil teflkilatlar›n

yapm›fl olduklar› programlara ifltirak ettik. Elsenfeld

Milli Görüfl Teflkilatlar›n›n 20. kurulufl

y›ldönümü etkinliklerine kat›ld›k. Burada flunu

da belirtmek isterim ki; gazetemize ve flahs›-

m›za gösterilen ilgi ve teveccüh bizleri ziyade-

si ile memnun etmektedir. Demek ki gazetemiz

insanlar›m›z›n meselelerine e¤ilme ve reçete

olma baflar›s›n› elde etmifl durumdad›r.

15. say›m›zda özellikle baflörtülü resim meselesi

ile alakal› önemli bir yaz› yay›nlam›flt›k.

Bu yaz›n›n insan›m›za yol göstermifl olmas›

bizleri sevindirmifltir. Hessen Eyaleti yetkilileri

bu meseleyi gündemde tutmaya devam ediyorlar.

Yay›nlam›fl oldu¤umuz yaz›daki resimlerin

flekillerine dikkat edilmesi özel ricam›zd›r.

Kimse sizi bu resimlerin fleklinin haricinde

baflka bir ba¤lama flekline veya bafl›n›z› aç›k

flekilde resim getirmeye mecbur edemez. Her

zaman tekrarlad›¤›m›z gibi Almanya bir hukuk

devletidir. Ve hukuk devletinde kimse dini vecibelerini

yerine getirme noktas›nda engellemelere

tabi tutulamaz. Bu inanc›m›z› daima

korumaktay›z.

HASB�HAL 3

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Hayırlı Tatiller...

Darmstadt`ta Vuslat Gecesi isimli bir programa

kat›ld›k. Bu program bizleri biraz daha

sevindirdi. Çünkü gün geçtikce insan›m›z›n

kültür programlar›ndaki ihtiyac›n›n de¤iflti¤ini

tabiri caiz ise seviyenin biraz daha yükseldi¤ini

görmekteyiz. Bu programda tam manas› ile

olmasa bile Türk Tasavvuf Mus›kisinden örnekleri

gördük. Genç kardefllerimizin sema

gösterisi bizleri mest etti dersek yanl›fl olmaz

herhalde.

Draft

Haziran ay›n›n bafl›nda Belçika Hasselt`te

yap›lan IGMG Kardefllik ve Dayan›flma program›na

kat›ld›k. Program›n ihtiflam› ve organizenin

güzelli¤i bizleri mest etti. Yaklafl›k 32

bin insan›n kat›ld›¤› programda en ufak bir s›k›nt›

bile yaflanmad›. Özellikle Sami Yusuf`un

konseri izlemeye de¤erdi. Profesyonel manada

yap›lan çal›flmalar›n insan›m›z taraf›ndan be-

¤eniyle takip edildi¤i bir gerçek.

Yine k›sa ad› KAV olan Frankfurt Yabanc›lar

Meclisinde bulunan Türklerin yapm›fl olduklar›

tan›flma ve bilgilendirme toplant›s›na

kat›ld›k. Bizler Almanya`da bulunan yabanc›lar;

bu meclislerin diyalog için önemini hala

kavrayamam›fl durumday›z. Dertlerimizi ve

meselelerimizi birinci a¤›zdan resmi makamlara

ulaflt›rman›n en direkt yolu olan bu meclisler

insan›m›z›n ilgisini bekliyor. Burada seçilmifl

görevli kardefllerimizi çal›flmalar›ndan do-

lay› tebrik etmek istiyorum.

Yaz tatilinin bafllamas› münasebetiyle çocuklar›m›z›n

e¤itimleri de gündeme geliyor.

Çocuklar›m›z›n dini e¤itimleri noktas›nda

özellikle çaba sarfetmemiz gerekiyor. Art›k flu

bir gerçek ki dini e¤itim noktas›nda eksik kalan

bir çocuk kendisine de topluma da yararl›

olmada eksik kalmaktad›r. ‹statistikler dini

e¤itimini alm›fl bir çocu¤un topluma uyum

noktas›nda çok daha baflar›l› oldu¤unu göstermektedir.

‹zine gitmeyen kardefllerimizin mutlaka

sivil toplum kurulufllar›n›n düzenlemifl olduklar›

e¤itim kurslar›na çocuklar›n› göndermelidirler.

Buralarda çocuklar hem e¤itimlerini

almakta ve hem de bir nevi yaz tatillerini de-

¤erlendirmifl olmaktalar.

WM 2006 Dünya Kupas› organizasyonu

Almanya için bir yüzak› olmufltur. Organizasyon

boyunca hiçbir s›k›nt›n›n yaflanmamas› ve

gerçekten medenice karfl›laflmalar›n yap›lmas›

ve seyredilmesi takdire flayand›r. Burada futbolseverlerin

güvenli bir flekilde bu organizeyi

takip etmelerini sa¤lad›klar› için, Alman resmi

makamlar›n› tebrik etmek gerekir. Futbolun

güzelliklerini beraberce yaflaman›n hazz›n› ortaya

koyan tüm insanlara teflekkür etmek laz›m.

‹nflallah bu tür organizeler tüm dünyadaki

futbol izleyicilerine örnek olur. Ve inflallah

Türkiyemiz de bu tür büyük organizeleri yapma

baflar›s›n› elde eder.

Sevgili Prof. Dr. Yaflar Bilgin CDU Hessen

Eyalet yönetiminde aktif olarak görev alm›fl

durumdad›r. Biz Yaflar Bey`in insan›m›z›n meseleri

ile ilgilenilmesi aç›s›ndan faydal› olaca-

¤› kanaatindeyiz. Bugüne kadar yapm›fl oldu¤u

faaliyetler bizleri yan›ltmayacakt›r diye düflünüyoruz.

Ayn› zamanda Yaflar Bey`in; CDU

Hessen yönetimi ile insan›m›z aras›ndaki so-

¤uklu¤u da kald›raca¤›n› düflünüyoruz.

Sevgili dostlar; sizlerden Eylül 2006 bafl›na

kadar izin rica ediyoruz. Malumunuz izin sezonunda

bizler de izine ç›k›yoruz. ‹nflallah Eylül

bafl› itibariyle yepyeni dolu dolu bir Hessen

Hayat ile karfl›n›zda olmaya çal›flaca¤›z.

Bu vesile ile Cenab-› Allah çal›flmalar›m›z›

bereketlendirsin, fluurland›rs›n. Çal›flmak bizden,

baflar› Allah`tand›r.

Allah`a emanet olun.

Hessen Hayat Ayl›k Ücretsiz Gazete

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Sahibi ve Genel Yay›n Yönetmeni: Sinan AKTÜRK

Yay›n Kurulu: Dr. Yusuf Ifl›k, ‹brahim Gümüflo¤lu, Mahmut Aflkar, Sinan Aktürk, M. Salih Ayd›n, ‹hsan Güler,

Saim Ayas, (Profesör) Ünal Köse

Merkez: Königsbergerstr. 16 · D-61169 Friedberg

Tel: 06031-162411 · Fax: 06031-738644 · E-mail: info@hessenhayat.de

Gazetemizde ç›kan yaz›lar›n ve reklamlar›n içeri¤inden sorumlu de¤iliz.


4

ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

IGMG Darmstadt’ta Vuslat Gecesi

IGMG Hessen Bölgesine ba¤l› olarak faaliyetlerini

sürdüren Darmstadt Cemiyeti

taraf›ndan organize edilen “Vuslat Gecesi”

program› Eberstadt’ta yap›ld›.

Mehmet Ölmez- Darmstadt

IGMG Hessen Bölgesine ba¤l› olarak

faaliyetlerini sürdüren Darmstadt

Cemiyeti taraf›ndan organize

edilen “Vuslat Gecesi” programi

Eberstadt’ta yap›ld›.

Program Darmstadt Camii ‹mam›

Ali Arslan’›n okudu¤u aç›l›fl Kur’an-›

Kerimi ile bafllad›. Aç›l›fl Kur’an-› Keriminden

sonra Cemiyet Baflkan› Ahmet

Ölmez kat›l›mc›lara bir selamlama

konuflmas› yapt›. Ahmet Ölmez; cemiyet

olarak bu tür programlar› s›k s›k

yapacaklar›n› ve her programda da de-

¤iflik içeriklerle insan›m›z›n estetik

zevkini gelifltirmeyi düflündüklerini

ifade etti.

Daha sonra mikrofona IGMG Hessen

Bölge Baflkan› Mehmet Atefl geldi.

Atefl: Programi düzenleyenlere teflekkür

ettikten sonra; bu tür programlar›n

önemine de¤indi. Gün geçtikçe insan›m›z›n

ihtiyac› olan bu tür programlarin

içerik olarak geliflti¤ini vurgulayan

Atefl; insan›m›z her fleyin en iyisine lay›kt›r

dedi.

Mehmet Atefl’in konuflmas›ndan

sonra Cemiyet Kad›n Kollar› Gençli-

¤inden bir k›z›m›z “40 Yafl›ndas›n” ad-

l› Peygamber Efendimize ithafen yaz›lm›fl

na’at› okudu.

Na’at›n sunumundan sonra sahneye

Grup Gülizar geldi. Birbirinden güzel

üç eser seslendiren Grup Gülizar salonda

bulunanlara Tasavvuf Mus›kisi

ziyafeti sundular.

Grup Gülizar›n sunumundan sonra

akflam namaz› için mola verildi.

Akflam Namaz› molas›ndan sonra

program›n as›l hatibi Sebahattin Uçar

yaklafl›k bir saatlik sürecek olan Vuslat

isimli çal›flmas›n›n sunumunu yapt›.

Gerçekten hofl bir ortamda geçen bu

sunum esnas›nda salonda bulunanlar

özel dakikalar geçirdiler.

Sebahattin Uçar’›n sunumundan

sonra sahnede gençlerden oluflan bir

grup sema gösterisi yapt›lar. Özellikle

Almanya’da yetiflen bu gençlerin sema

gösterisi salonda bulunanlar taraf›ndan

büyük bir dikkatle izlendi.

Daha sonra Makedonya’dan Sami

Abdullah isimli haf›z›n sundu¤u Kur-

’an ziyafeti programdan al›nan hazz›n

en üst seviyeye ç›kmas›na vesile oldu.

Program›n as›l önemli sürprizi sona

b›rak›lm›flt›. Salavat-› fierifeler eflli¤inde

“Sakal-› fierif” ziyareti yap›ld›.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Mahmut A�KAR

AT�B Genel Sekreteri

Almanya’nın

Türk Problemi

Bir göçmen olarak kendi hâlimize

acıdı¤ım kadar Almanya’nın da

mevcut durumuna üzülüyorum.

Göçmenlerin iyi olabilmesi için göç ettikleri

ülkenin de iktisadî, beflerî ve hukukî

olarak iyi durumda olması lazım.

‹ktisadî hayatın her kötüye gidiflinde

gözler bu ülkenin yabancı kökenli vatandafllarına

çevrilir. Meselâ malî durumu

yerinde olan bir Türk lüks sınıf bir

araba binse, hangi parayla aldı diye

dikkatleri üzerine çeker. ‹flsiz bir Türk

de, devletin kasasını soyuyor diye düflmanca

bakıflların hedefi olur.

Bu ülkenin Türk manzarası; namazda

secdeye gidenlerin, çarflıda baflörtülü

dolaflanların, mesire yerlerinde ailece

piknik yapanların yazılı ve görüntülü

medyadaki klifleleflmifl resimleriyle

zihinlerde yer etmifltir. Hadiseleri önyargısız

ve yerinde de¤erlendiren birçok

Alman yorumcunun da dedi¤i gibi,

Almanya’nın yabancılar meselesidinden

ziyade buradaki Türklerle "Türkenproblem"i

var.

Bu "mesele"nin nerden kaynaklanabilece¤ine

üstbafllıklarla ıflık tutmaya

çalıflalalım:

-Göçmen nüfus içinde Türkler olarak

en büyük azınlı¤ı teflkil etmek.

-Komünizmin yerine ‹slam’ın düflman

ilân edildi¤i bir zamanda bu dine

mensup olmak.

-Cami/kültür/spor ve iflveren dernekleriyle

kendi dinamiklerini muhafaza

etmek.

-Hakkıyla temsil edilememek.

Yukarıdaki tesbitlerimizi tersinden

giderek cevapladı¤ımızda, Almanya’nın

Türkler Meselesi de olmayabilirdi.

fiöyleki; mevcut göçmen nufüsun

içindeki en azlardan olsaydık, müslüman

de¤il de hıristiyan olsaydık, kültürel

de¤erlerimizi ayakta tutan teflkilatlı

bir toplum olmasaydık ve iflinin ehli,

flahsiyetli bir durufl sergileyen temsilcilerimiz

olsaydı, bugün mesele olan konular

ve dolayısıyla biz Türk azınlık

problem olarak görülmeyecektik.

Zamanında Almanya’nın iktisadî

problemlerini kendi iflgücünü ortaya

koyarak çözmede yardımcı olan insanlar

bugün problem olarak görülüyorsa,

yukarıda sıraladı¤ımız etkenlerden ba-

¤ımsız olarak, bu ülkenin göçmenler

politikasının olmayıflından veya mevcutun

iflas etmesinden de kaynaklanmaktadır.

Alman okullarında göçmen

ailelere mensup ö¤rencilerin baflarısızlı¤ının

faturasını flimdiye kadar hep ailelere

çıkaran resmî tavıra karflı en son

yayınlanan "OECD-Pisa Arafltırması

2003" neticelerine bakıldı¤ında, bu ülkedeki

yabancı kökenli ö¤rencilerin ne

kadar ihmal edildi¤i, ayırımcılı¤a tabi

tutuldu¤u görülecektir.

Haftalık "Der Spiegel" dergisinin

15.05.06 tarihli internet sitesinde "Yabancı

çocukları üç okul yılı geride"

bafllı¤ıyla yaptı¤ı haber/yorumda bu

çalıflma grubu içinde yer alan Petra Stanat’ın

"Almanya’da yaflayan göçmenlerin

durumu, süre uzadıkça daha da kötülefliyor"

tesbitine yer vermifl. Sadece

bu tesbit bile buradaki göçmen nesillerinin

gelecekleriyle ilgili endiflelerimizi

artırmaya yetiyor.

Biz söylemifl olsaydık, önyargılı bir

yaklaflım olarak de¤erlendirilecek ve

itibar edilmeyecekti. Konuyla ilgili Alman

E¤itim Sendikası GEW internet sitesinde

bizim düflüncelerimize de tercüman

olarak flu tesbiti yapıyor: "Her

ne kadar muhafazakârlar da, Almanya’nın

bir göçmen ülkesi oldu¤u gerçe-

¤ini görme¤e baflladılar ama eflit seviyede

karflılıklı farklılıkları kabullenenen

uyum sürecinden ziyade kayıtsızflartsız

Alman Öncü Kültürü (hıristiyan?)’ne

adapte olmayı beklemektedirler."

Almanya’daki Türk göçmenlerin bu

ülkeyle yabancı düflmanlı¤ı ve ayırımcılı¤ın

dıflında ciddi bir problemi yok

ama Almanya’nın kendi Türkleriyle yine

kendisinin icad etti¤i problemi var.

En son FAZ (Franfurter Allgemeine

Zeitung)’in buradaki müslüman azınlıkla

ilgili yaptırdı¤ı kamuoyu arafltırmasında

bu durumu ürpererek tekrar

görmek mümkündür. Bunu çözmek de,

kendisine problem üreten/yaratanların

meselesidir, bizim de¤il!

Ufkumuzu

Karartan

Aydınlar

"Bizde fikir ormanda uyuyan güzeldir,

kendisini uyandıracak prensi

bekliyor. (C. Meriç)"

Bir kaya parçasının ustanın elinde

flekillendi¤i gibi, ham maddelerin fabrikalarda

ifllendi¤i gibi ve delice akan

suların kanallarla kontrol altına alınarak,

yerine göre barajlarda biriktirilip

elektrik enerjisine dönüfltürülmesi gibi,

bir milletin aydınları onu flekillendirir,

ham düflünceleri olgunlafltırır ve kullanıma

hazır (potensiyel) gücü yönlendirir.

Bir toplumun maddî-manevî refah

seviyesinin yükselmesi; onun sahip ol-

DOSYA 5

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

du¤u de¤erlerin kıymetini yukarıdaki

vasıflara haiz münevverler sayesinde

gerçekleflir. Türkiye’nin henüz daha bu

seviyeyi yakalandı¤ını söylemek mümkün

de¤ildir. Bu istikamette bazen ciddi

endifleler sebebiyet veren geliflmelere

flahit olmaktayız. Tarihi geçmi¤imiz

ve bulundu¤umuz co¤rafik konum itibariyle

dünya siyasetini yönlendirenlerin

odak noktasındaki ülkelerin baflında

gelmekteyiz. Hâl böyle olunca; bin sene

boyunca Haçlı saldırılarının önünde

kendini siper edinmesinin ötesinde Viyana

kapılarına kadar Avrupa’nın içlerine

girebilmifl bir millet üzerinde dünya

hâkimiyetini elinde bulunduranların

binbir emelleri olabilece¤ini tahmin etmek,

günümüz aydını için sıradan bilgi

olmalıdır.

Memleketin mevcut panaromasını

bir göz atalım: 17 Aralık 2005’de AB-

Tam Üyeli¤i müracaatı alındıktan sonra

hükümet, toplumda yeni heyecanlar

yaratacak uzun vadeli projeler ortaya

koyamayınca; Meclis (parlemanto) içi

ve dıflı muhalefetin sesi yükseliyor, giderek

artan memnuniyetsizlikler halka

yayılıyor ve kurumlar arasında öteden

beri varolan güçler veya selahiyetler

çatıflması; bazen "Baflörtüsü", bazen

"Laik-Antilaik", bazen de "Ulusalcı-‹slamcı"

kavramlar etrafında tehlikeli boyutlara

vardırılıyor. Bir de bunlara,

"karanlık güçler"in tetikçilerinden çıkan

kurflunları ilave ederseniz; ülke,

düflmanın arzuladı¤ı ortama sürüklenmifl

oluyor. Böylesi, sıradan vatandaflın

kafasını allakbullak eden, geçmiflteki

kan, gözyaflı, yokluk ve ihtilallerin ça¤rıflımını

yaptıran hadiseler karflısında

millete ümit verecek, tehlikeleri gö¤üsleyerek

birli¤imiz ve dirliflimizin teminatı

olabilecek aydınlarımızı geçmiflten

kalma ideolojik bir saplantı içerisinde

görünce, üzüntümüz bir kat daha artıyor.

Danıfltay üyelerine yapılan saldırı,

aslında istikrara, rejime ve ülkenin gelece¤ine

sıkılmıfl kurflun oldu¤unu herkes

bilmesine ra¤men, konu kıtlı¤ı çeken

eli kalem tutan anlı-flanlı yazarlarımızın

ve ilim erbabımızın hırçın, akl-ı

selimden uzak ve sı¤ de¤erlendirmeleri,

Türk aydını adına bir azgeliflmifllik

vesikasıdır. ‹deolojik ça¤dan kalma,

ezberlediklerinin ötesinde fikir üretmeden

yoksun olanlar, ülkenin önündeki

en geçilmez barikatları oluflturmaktadırlar.

Bunların aslında kabile reislerinden

hiçbir farkları yoktur. Herkes; benim

bildi¤im, benim partim ve benim

çıkarlarım diyor. O mevzilerden atıfl

yapanların, "‹slamcı"sı, "Atatürkçü"sü

ve "Milliyetçi"siyle hepsi de –kendilerine

göre- ülkenin yüksek menfaatlerinin

yegane savunucularıdır. Ama di¤er

taraftan neticeye baktı¤ınızda; bu mevcut

de¤erlerin hepsi de ülkesi ve milletiyle

telafisi mümkün olmayacak tahribata

maruz kalıyorlar.

Aflı¤ı oldu¤umuz Avrupa, "Aydınlanma"yı

aydınları sayesinde gerçeklefltirirken,

kendi gerçekleriyle de yüzleflerek

o devreyi tamamlamıfltır. Bizim

aydınımız da, kendi dünya görüflü veya

inancından ba¤ımsız olarak, Kemalist,

Laik, Antilaik, Ülkücü, Ateist, Dindar,

Kürtçü, Alevici, Sünnici ve sair unsurları

kabullenerek düflüncelerini ortaya

sürmelidir. Fikirler dayatma yoluyla

de¤il, ancak zıtlarıyla çarpıflarak (e¤er

varsa üstünlü¤ü) kendini kabul ettirebilir.

Aydının görevi, kendi do¤ruları dıflında

kalan herkesi ve herfleyi karalaya

karalaya toplum ufkunun tamamına yakınını

karartmak de¤il, ufuk açmak ve

aydınlatmak olmalıdır. Bu noktadan

hareketle, Batı’dan neredeyse her konuda

millet olarak a¤zımızın yandı¤ı

bu sıralarda ve hâlâ bir baflörtüsünü bile

ülkenin en çözülmez meselesi haline

getirdi¤imiz bugünlerde genel hatlarıyla

"Kemalist"lerimiz, "Milliyetçi"lerimiz

ve "‹slâmcı"larımız Türkiye’nin

dünya konjüktüründeki konumunu hangi

siyasî, iktisadî ve kültürel paradigmalara

göre belirleyerek yönlendirmelidirler?

Millisi olmayan Müslüman-Türk

düflünülemeyece¤i gibi, ‹slâm’ı olmayan

Milli-Türk de asla düflünülemez!

Dil, din ve soy birli¤i oldu¤umuz di¤er

Türk boyları veya devletlerini görmemezlikten

gelmek, kendimizi inkâr manâsında

olmasa da, dünyadaki yalnızlı-

¤ımıza boyun e¤mek demektir. Bir taraftan

Batı dünyasıyla her türlü siyasiiktisadi-kültürel

iliflkileriniz devam

edecek, di¤er taraftan Türk dünyası ve

‹slam alemiyle kucaklaflarak güçleneceksiniz.

Aydınımız, milletler camiasında

"Güçlü Türkiye" için olmazsa

olmazlarımızdan olan ve bu iki anata¤ıyıcımızı

görerek önümüzü açmalı, ufkumuzu

aydınlatmalıdır. Bu konuda

içimizdekilerle cedelleflme yerine, dünya

âlimleri arenasında yarıflabiliyorsa,

her türlü takdir ve saygıya layıkdırlar.

Aksi taktirde, bu millet er veya geç

kendisini sahiplenen alimlerini ba¤rından

çıkaracaktır.

Dünyanın yeniden bloklaflmaya meyillendi¤i,

Rusya’nın tekrar A.B.Devletleri

karflısında "Süper Güç" olarak

sahaya çıkmaya hazırlandı¤ı bugünlerde

Türk aydını herkesden evvel, dünya

Türklü¤ünün örnek almak istedi¤i, her

konuda yardım bekledi¤i, a¤abeyi ve lider

olarak arzu etti¤i Türkiye’yle kültürel

ba¤ları pekifltermenin öncülü¤ünü

yapmalı, bu konuda devlet ve hükümet

yetkililerini adım atmaya zorlamalıdırlar.

Sayın R.T. Erdo¤an’ın Baflbakanlı-

¤ındaki Hükümetin Türk dünyasıyla

olan münasebetlerini son derece yetersiz

oldu¤unu, günlük siyaset dedikodusuyla

köflesinde, patronunun televizyonunda

ahkâm kesenlerden veya Türk

olarak yaratılmıfl olmayı neredeyse inkâr

edeceklerden beklemek de beyhudelik

olur galiba...

‹mparaorluk tecrübesine ve zengin

bir kültür birikimine sahip genç, dinamik

ve atılgan bir milleti anlayabilecek,

yorumlayabilecek ve onları Batı karflısında

temsil ederken alnı açık, baflı dik

durabilecek fikir ustalarına ihtiyaç var.


6 ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Federal Milletvekili

Helga LOPEZ (SPD):

Herborn’da Kültür �öleni

Program Herborn Belediye Baflkanı

Hans Benner’in (SPD) yapmıfl

oldu¤u açılıfl konuflması ile

baflladı. Konuflmasında Yabancılar

Meclisi Baflkanının ve ekibinin her türlü

destekçileri olduklarını ifade etti.

Akabinde Herborn Belediyesi Yabancılar

Meclis Baflkanı Halit Erdemir misafirlere

katılımlarından dolay› flükranlarını

arz etti. Yabancıların Almanya’ya

kazandırdıklarını sıralarken ‘Birilerine

2. sınıf muamelesi uygulamak,

kimseyi 1. sınıf yapmaz’ sözleri ile konuflmasını

tamamladı.

Programa misafir konuflmacı olarak

Federal Almanya Milletvekili Helga

LOPEZ (SPD), Hessen Milletvekili

Marcus Bocklet (Grüne/Yefliller), Bölge

Grup Baflkanvekili Ronny Schmidt

(FDP), CDU Herborn-Sinn Gençlik

Kolları Baflkanı Florian Kämpfer (JU)

ve Hessen Yabancılar Meclis Baflkan

Yardımcısı Sawsan Chahrour (AGAH/

LAB) katıldılar. Her biri konuflmalarında

Yabancılar Meclisi Baflkanını ve

ekibini tebrik ederken, Yabancıların ve

Yabancılar Meclislerin önemlerini vurguladılar.

Konuflmalar arasında Federal Almanya

Milletvekili LOPEZ’in ‘Entegrasyon,

Asimilasyon de¤ildir, insanlar

bunları birbirine karıfltırmamalı’ sözleri

uzun süre alkıfllandı. Hessen Milletvekili

Marcus Bocklet (Grüne/Yefliller)

ise Yabancıların yeteri kadar vatandafllıktan

faydalanmadıklarını hatırlattı.

Konuflma aralarında sahnede yer

alan Yunan Folklar ekibi (Sirtaki),

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Herborn Belediyesi Yabancılar Meclisinin düzenlemi� oldu�u Kültür �ölenine

halkın yanısıra Siyasi Parti temsilcilerinin de ilgisi büyüktü. �ölende siyasi

arenanın her kademesinden katılımın olması dikkat çekti.

Türk Halay ekibi ve Kafkas oyunları

katılımcıların büyük be¤enisini kazandı.

Ayrıca programda Herborn Dergah

Saz-Ekibi, Lil Knight & Metaphor’un

Hip Hop ve Tarek Zahreddin yönetti¤i

‘Blue Dragon Akademi’nin Jeet-Kune

Do Show ve sunulan klip gösterileri salonda

nefleli, canlı, heyecanlı ve unutulmaz

anlar yaflattı.

Program, yo¤un istek üzere tekrar

sahneye gelen Kafkas Ekibinin gösterimi

ile nihayete erdi.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Mehmet GED�K

IGMG E¤itim Baflkan›

mgedik@igmg.de

Farklı kültürel ve dinî toplulukların

meydana getirdi¤i toplumların,

sa¤lıklı bir uyum içerisinde

yaflayabilmelerinin temel dinamiklerinden

biri, ülke çapında toplumsal entegrasyonun

sa¤lanmasıdır. Sa¤lıklı bir entegrasyon

ise, tüm insanî de¤erlerin ve

gereksinimlerin göz önünde bulundurularak

sa¤lanabilir. Özellikle Batı Avrupa

ülkelerini dikkate alırsak, bu toplumların

artık, farklı ırkların, dinlerin, dil

ve kültürlerin iç içe yaflamak zorunda

oldu¤u toplumlar oldu¤u gerçe¤ini görürüz.

Entegrasyon sürecinin sa¤lıklı

yürüyebilmesi için de, göçmenlerin dinî

ve sivil toplum kurumları ile birlikte çözümler

bulunması gerekir.

Bu yazımızda, IGMG Yaz Okulları’nın

sosyal entegrasyon açısından

önemini de¤erlendirmek istiyorum.

Herfleyden önce, içinde yafladı¤ımız

toplumların bir parçası oldu¤umuz gerçe¤inden

hareket ediyoruz. Bununla

birlikte, göçmen nesillerin kimlik arayıfllarında,

yardımcı olma gerçe¤i ve bu

gerçe¤in de sosyal entegrasyona katkısını

de¤erlendirece¤im.

IGMG Yaz Okulları’nda çalıflmalarımız,

bu toplumdan kaçıflı de¤il, bu

topluma yönelik, ama farklılıklarımızı

da ortaya koyan bir çabayı göstermektedir.

Bunun için de, gerek mevcut toplumsal

sorumlarımızın ve gerekse farklı

bir kültür anlayıflından kaynaklanan

sorunlarımızın teflhisi, tesbiti ve de¤erlendirmelerini

göz önünde bulunduruyoruz.

Ki sa¤lıklı bir kimlik bulma gayesi

ancak bu flekilde gerçe¤e dönüflebilir.

Karflılafltı¤ımız bu sorunların çözümlerini

bulmak, bu sorunların çözümünde

özellikle e¤itim boyutunu ön

planda tutmak durumundayız. Zira e¤itim,

uyumun birinci çözümüdür. Bu

e¤itimde, dinî bilgilerin ö¤retimi oldu-

¤u kadar, Müslümanca davranma ilkeleri,

yani, adab-ı muafleret dedi¤imiz

toplumsal iliflki, dost ve arkadafl edinebilme

yetene¤inin gelifltirilmesi gibi temel

davranıfllar önemli bir yer tutmaktadır.

Gençlerimizin ‹slamî kimliklerini

bulmalarına yardımcı olmak, bu okulların

ana hedefi. Çünkü, sa¤lam temellere

oturtulmufl bir kimlik, entegrasyon için

IGMG Yaz Okulları ve

entegrasyon sürecine katkıları

engel de¤il, yönlendiricidir. Bu açıdan

bakıldı¤ında, Yaz Okulları, ya temelleri

zaten atılmıfl olan ‹slamî kimli¤in geliflmesine

yardımcı oluyor ya da, bu kimli¤in

temellerinin atılmasına. Bütün bu

çalıflmalar, e¤itim sürecinin uzun bir

süreç oldu¤u gerçe¤inden hareketle, pedagojik

ve didaktik metotlar dahilinde

yapılmaktadır.

Yaz Okulları çalıflmalarında, ilkesel

olarak aynı olsalar da, belirli kalıplar

bulunmuyor. Ö¤retmenlerin, ö¤rencilerin

bizzat kendilerinin ve binaların fizikî

flartlarına göre de¤iflkenlik arzediyor.

Fakat temelde, çocuklarımızın kimlik

kazanmaları ve sorumluluk üstlenebilmelerini

hedefliyor. Bu çalıflmaları, veli

dernekleri, okul aile birliklerinin katkıları

ile zenginlefltirerek velileri de e¤itim

sürecinde aktif rol almalarını teflvik

ederek katkıda bulunmalarını sa¤lıyoruz.

Bize göre entegrasyon, kiflilere sorumluluk

ve özgüven kazandırmakla

gerçeklefltirilebilir. Yaz Okulları’nda

bu amaca yönelik olarak, sosyal aktivitelerle

çocuklarımızın kendi kifliliklerinin

gelifltirilmesi sa¤lanıyor. Bunun

için de, yerel lisanların kullanımını tercih

ediyor ve bunu teflvik ediyoruz. Çocuklarımızın

kendilerine olan özgüvenlerinin

sa¤lanması ve kifliliklerinin geliflmesi,

kendi inançlarını ve kültürel

kimliklerini yerel lisanlarda, di¤er insanlara

anlatabilmeleri ve aktarabilmeleri

ile kuvvetleniyor. Bununla birlikte,

kültürümüzün aktarımında temel araç

olan Türkçe’nin de gelifltirilmesine

önem veriyoruz.

Kimlik edinmek ve kimlik bunalımının

çözümüne yardımcı olmak, Yaz

Okulları’mızın temel hedeflerinden birisidir.

Bunun için, bu programlara katılan

tüm çocuk ve gençlerimizin e¤itimlerini

Avrupa için özel hazırlamıfl oldu-

¤umuz temel e¤itim ve gençlik e¤itim

müfredatları çerçevesinde e¤itimlerini

gerçeklefltirmekteyiz. Böylelikle, e¤itimde

birlikteli¤i sa¤lıyor ve çocuklarımızın

içinde yafladıkları toplumda, dıflarıdan

transport edilmifl bir kültür yapılanmasından

dolayı ortaya çıkan kimlik

bunalımlarının çözümlenmesini kolaylafltırıyoruz.

Bu konuyu biraz daha izah etmekte

fayda buluyorum. Çocuklarımız eninde

sonunda bir kimli¤e bürünüyorlar. Fakat

bürünülen bu kimlik, gelecekte kendileri

açısından ne kadar uyumlu bir

kimlik olacaktır? Sorusuna gerçekçi bir

cevap da bulmak zorundayız. Biz

IGMG olarak, çocuklarımızın Avrupalı,

ama Müslüman kimlikleri ile bu toplumda

yer almalarını istiyoruz. Transport

edilmifl kültür dedi¤imizde, bu gerçe¤e

iflaret etmek istiyoruz. Transport

edilmifl kültürde, dıfl dünyayı tanıma ve

tanımlama zorunlulu¤u yoktur. Fakat

oturmufl ve sa¤lıklı bir kimlik, yerinde

DOSYA 7

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

oluflmufl bir kültürle ortaya çıkar. Bu

kimli¤in oluflumu da, bize göre, Kur’an

ve Sünnet’e dayanan ölçülerle Avrupa

kültürünü de bilen, dikkate alan bir e¤itim

süreci ile gerçekleflecektir.

Okul ve meslek e¤itimi de Yaz

Okulları’nın a¤ırlıklı bir noktasını oluflturmaktadır.

Her ne kadar, Yaz Okulları’nda

bu alanlarda dersler verilmiyor

ise de, çocukların hayatında okulun ve

e¤itimin önemini vurgulayarak, gelece-

¤in ancak e¤itim ve okul ile temin edilebilece¤i

anlayıflı yerlefltiriliyor. Çocuklarımız

okul ve meslek e¤itimi bakımından

yönlendiriliyor, kendi kabiliyetlerini

kendilerinin ortaya çıkarmaları

için tavsiyelerde bulunuluyor. ‹statistiklere

baktı¤ımızda gördü¤ümüz gerçek

fludur: Özellikle Türk çocuk ve gençlerinin

okullardaki e¤itim ve ö¤renim seviyesi,

bulundukları ülkelerin genel düzeyleri

dikkate alındı¤ında hiç de içaçıcı

de¤il. Türk çocuklarının, yüzde 75

oranında kalitesi düflük çevre ve okullarda

e¤itim görmekte olduklarını görebiliriz.

E¤itim ve ö¤retim alanındaki ihmal

ve ilgisizlikler, talebelerin baflarısızlı¤ını

garanti etmekten baflka bir ifle

yaramıyor. Böylesi bir durumda çocuklarımız

hedefsizlik ve yönsüzlükten dolayı,

arzu edilen baflarıya ulaflamıyor.

‹flte bunun için, Yaz Okulları, okul e¤itimin

önemini kavratmak ve çocuklarımızın

yönlendirilmesine yardımcı olmak

gibi bir görevi de üstleniyor.

Yaz Okulları’nın bir paralel toplum

oluflmasına katkısı veya paralel toplum

oluflması için bir altyapı teflekkül etti¤i

yolundaki iddiaların, yanlıfl ve eksik

bilgilenmeden kaynaklandı¤ını söylemek

zorundayız. Do¤rudur, Yaz Okulları’nda

çocuklarımız farklı bir kültür

ve farklı bir inanç yapısına sahip olduklarının

fluuruna varıyorlar. Ama bu fluur,

yeni bir sosyal olufluma, daha açıkçası

paralel bir toplum oluflumuna yönelik

de¤il; farklı bir kimlik fluuruyla bu

toplumdaki yerini alma çabasına yöneliktir.

Göçmen kökenli oldukları gerçe-

¤inin yanı sıra, bu çok kültürlü toplumlarda

inançlarımız do¤rultusunda, toplumun

bir parçası oldu¤u gerçe¤inin

kavranılması da önem arzetmektedir.

Aslında tartıflmanın temeli, entegrasyon

veya asimilasyonun nasıl anlaflıldı¤ı

ve göçmenlere hangisinin, nasıl

dayatılmak istendi¤i ile ilgilidir. Bu açıdan

bakıldı¤ında, son yıllarda entegrasyon

ve asimilasyon kavramlarının sosyal

ve siyasî platformlarda, amansızca

tartıflıldı¤ına, yazılıp çizildi¤ine flahid

oluyoruz. Üzülerek de söylemek gerekirse,

bu tartıflma süreçlerinin, model

olarak sokaklara, okullara, resmî kurumlara

ve dolayısıyla toplum içerisine

taflınarak, pratik modeller oluflturmaya

yönelik yanı yok. Tartıflma daha ziyade,

göçmenlerin, ço¤unluk toplumlar bün-

yesinde eritilerek asimile edilmesine

yönelik.

IGMG Yaz Okulları ile ilgili olarak

bilinmesi gereken en önemli noktalardan

birisi fludur: Bu programlar, ‹slamî

bir kurulufl olarak bizim üyelerimize,

cemaatimize ve bu hizmetlerden yararlanmak

isteyen Müslümanlara karflı bir

sorumlulu¤umuzun yerine getirilmesidir.

Bu Müslümanların bir ihtiyacıdır ve

IGMG bunu bir görev olarak yapmaktadır.

Bu yüzdendir ki, bu programları,

toplumdan uzaklaflma olarak göstermek

tamamıyla yanlıfltır. Entegrasyon söz

konusu edildi¤inde, gördü¤ümüz flu

gerçe¤e de iflaret etmekte yarar vardır.

Entegrasyon sürecinde, ülke yöneticileri,

toplumsal gereksinimi yeterince karflılayacak

sa¤lıklı ve bilimsel mekanizmaları

oluflturamamıfllardır. Göçmen

nesillerin kendi dil ve dinini ö¤renebilece¤i

e¤itim-ö¤retim fırsat ve imkânlarının

da genel sistem içerisinde oluflturulmasına

yönelik adımlar atılmamıfltır.

Mevcut yapı, yanlıfl yönlendirilmelerle,

maalesef kültürler arası barıflı ve entegrasyonu

de¤il, sosyo-kültürel kargaflayı

teflvik ediyor. Sonunda, karflılıklı ön

yargıları pekifltiriyor, ırkçılık ve ayrımcılı¤ı

körüklüyor. Entegrasyon sürecinde

inançlar dikkate alınmalıdır ve Müslümanların

kültür ve inanç de¤erlerini

ö¤renmesi ve bu de¤erlere ço¤unluk

toplumu tarafından da saygı duyulması,

önemli bir rol oynar. Dolayısıyla IGMG

Yaz Okulları, madalyonun Müslümanlara

düflen görevini yansıtıyor.

Aynı zamanda bir sivil toplum kurumu

olarak, çalıflma sahamızın toplumsal

entegrasyona katkısının bilinci ile

çalıflıyoruz. Zorluklar ve hakkımızdaki

yanlıfl hükümler bizleri çalıflmalarımızdan

alıkoymayaca¤ı gibi, bu programların

daha da gelifltirilmesine yönelik

elefltiri ve önerilere da açık oldu¤umuzu

bildirmek istiyorum. Anayasal hak ve

özgürlükler çerçevesinde ‹slam inançları

do¤rultusunda, Müslüman çocukların

e¤itimi ve ‹slamî kimlik kazanmaları

bizim için önemlidir.

‹çerisinde yafladı¤ımız ülkelerde ‹slam’dan

baflka ve hatta zaman zaman

‹slam’a aykırı inanç ve kültürlerin bulundu¤unun

bilincindeyiz. Bu bilinci

Müslüman çocuklara da aktarma gayretindeyiz.

Ama aynı zamanda, Müslümanlar

olarak bizim inanç ve kültürümüzün

de bu ülkelere bir zenginlik kazandıraca¤ını

düflünüyoruz. Programlarımıza

katılan çocuklarımıza, farklılıklara

saygı ve tahammül etme fluurunu

da zaten ancak böyle kazandırabiliriz.

Di¤er insanlara karflı saygılı olmanın,

temel bir ahlakî de¤er oldu¤unu kavratmanın

yolu da, kendi öz kimli¤ini ve

özgüvenini kazanmaktan geçti¤ini de

hatırlatmak istiyorum. Yaz Okulları’nda

buluflmak üzere..


8 ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

E.B.G.-Elsenfeld

26.05.2006 tarihinde, ismi Türkisch

Deutscher Kultur Verein olan,

IGMG Elsenfeld fiubesi Fatih Camii

Elsenfeld’in 20.yılını kutladı. Saat

18.30’da bafllayan Pro¤ram Camii ‹mamı

tarafından okunarak, açılıfl Kuran-ı Kerim

ile bafllad›.

Cemiyet Baflkanı Ahmet Turhan, selamlama

konuflmasını, Fatih Camii Elsenfeldin

kuruluflunu ve 20 yıllık faliyetlerini

dile getirerek baflta ilk Camii kurucularına

"Nafiz Güzel, Niyazi Poyraz, Mehmet Aslan,

Ali Nefes, Hoca Mahmut, Hoca Metin

gibi..., bütün üyelerine, idarecilerine

ve maddi manevi eme¤i geçen tüm kar-

defllerimize teflekkür ederek konuflmasını

noktaladı.

Gelen Alman misafirleri için, Gençlik

kolundan Bekir Güzel 20 yıllık raporu Almanca

olarak tercüme etti. Almanya’ya

gelen birinci neslin bu flubeyi açma amac›,

Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed

(s.a.v) buyurdu¤u gibi: "‹nsanlar›n en hay›rl›s›,

insanlara faydal› olan›d›r" - "kötülü¤ü,

iyilikle yok et" düflüncesi ile bu 2

ana madde üzerine kuruldu¤unu, hizmet

etti¤ini ve gelecekte de ayn› bu düflünce

ile ba¤l› oldu¤umuz çat› kurulufluyla birlikte,

devam çalıflaca¤ını ifade etti.

Pro¤ramın sonuna kadar, aralarda yapılan

çekilifller, ezbere fliirler ve Esmaul

Hüsna, Grup Yeni Ça¤ ve Grup Selsebil`den

söylenen ilahiler, e¤lenceye ayrıca

güzel renk kattı.

Elsenfeld Gençlik Teflkilat›

Tnt.Bflk.Y.Güzel tarafından hazırlanan

"20 Yıl Fatih Camii Elsenfeld" Slayt gösterisi

izleyicileri neflelendirdi ve Ahde Vefa

bölümü ile derinden duygulandırdı.

Tüm kat›l›mc›lara dünya ve ahiret saadeti

dileyen IFH Genel Bflk. Mehmet

Atefl Hadis ve Ayetlerle "‹slam davas› u¤runda

sakal›n› a¤artan, cennete girer" sözüne

devam etti.

Bar›fl ve iyili¤in elçileriyiz. Dünyada

nerede olursak olal›m, Müslüman oldu¤umuzdan

utanmamal›y›z, çünki bizler bar›fl

ve güzellik için çal›fl›yoruz. Kanun ve Hukuk

devletindeyiz. Alman kanunlar› içerisinde

çal›flmalar›m›z› yapaca¤›z ve hakk›m›z›

da arayaca¤›z. Diyalog çal›flmalar›-

Draft

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

IGMG Elsenfeld 20. yılını kutladı

m›z dinler de¤il dindarlar aras›nda diyalo-

¤u sürdürece¤iz. Bu ana bafll›klar› ile Kültürler

aras›ndaki çal›flmalarda, IGMG’siz

olamayaca¤›n› dile getirildi.

Konuflman›n ard›ndan plaket verme

bölümüne geçildi. Plaketler eskimeyen

Cemiyet, Gençlik, Kad›n Kollar› Baflkanlar›na

ve baflar›l› talebelere verildi.

Plaketleri, Elsenfeld fiubesinin faal duruma

gelmesine vesile olan, IGMG-Hessen

Bölge Genclik Teflkilat› Baflkan› Hakan

Bayhan ve IFH Baflkanı Mehmet Atefl

taraf›ndan takdim edildi.

Program›n sonlar›na do¤ru Avrupa F›k›h

Konseyi Üyesi IGMG ‹rflad Baflkan

Yrd. Mustafa Mullao¤lu izleyicileri tekrar

coflturdu. Söze bafllarken Camii infla etmenin,

Cemiyete Üye olman›n yaflan›lm›fl

olaylarla, Hadis ve Ayetlerle, Dünya /

Ahiret ne kadar önemli oldu¤unu kulaklara

yans›tt›. ALLAH’›n izniyle: "Bodrumda

da Alt›n yetifltirmeyi biliriz" diyen Hatib,

ASRI Saadete dönerek izleyicilere alt›n

dakikalar yaflatt›.

Kapan›fl Kuran-› Kerim, Cami Talebesi

Tugana Aslan taraf›ndan okundu.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Ramazan Kuruyüz

Hessen �slam Cemaati

IRH Ba�kanı

Yaz›ma öncelikle k›sa bir tan›tma

ve geçen y›lki yaz›mdan

bugünkü geliflmeleri ayd›nlatacak

bölümleri tekrar ederek

bafllamak istiyorum. Almanca ismiyle

Islamxsche Relxgionsgemeinschaft

Hessen/IRH olarak kamuoyunda

tan›nan Hessen ‹slam Cemaati, eyaletimizde

bulunan cemaat ve cami

derneklerinin büyük ço¤unlu¤unun

kat›l›m›yla, fertlerin (bireylerin) üyeli¤i

fleklinde, Kas›m 1997’de kurulmufltur.

Eyalet düzeyinde bugün yaklafl›k

11.500 üyesi bulunan IRH, birçok

cemaat, millet ve rengin bulufltu-

¤u ümmet mozai¤ini sergilemektedir.

IRH, sizlerin, bizlerin, hepimizin

çocu¤u ve ortak emeklerimizin ürünüdür.

Kuruluflundan bugüne kadar IRH,

Hessen Eyaleti’nde yaflayan üyelerinin

ve tüm Müslümanlar’›n, toplum

hayat›n›n her alan›nda önem tafl›yan

dini ihtiyaçlar›, anayasal haklar› ve

eflit muamele görmeleri yönünde tüm

gücüyle mücadele etmektedir.

IRH’n›n bu alanlarda yapt›¤› hizmetler,

çal›flmalar ve projeler, Almanya’da

bulunan bu konularla ilgili tüm

dini, siyasi, toplumsal ve akademik

kurum ve kurulufllar taraf›ndan dikkatle

izlenmekte ve takdirle karfl›lanmaktad›r.

IRH, Hessen’de ve Almanya’da

‹slam’›n art›k bir yabanc› unsur

olarak alg›lanmamas›na ve bu ülkenin

önemli bir gerçe¤i olarak kabul

görmesine, k›sa zamanda önemli

katk›lar sa¤lam›flt›r.

Ancak, Müslümanlar’›n anayasa

ve kanunlar›n kendilerine de tan›d›¤›

haklar› ve eflit muamele görmeleri

yönündeki talepleri, devlet kurumlar›

taraf›ndan sürekli olarak ayr›mc› muameleye

tabi tutulmufl ve Müslümanlar

ma¤dur edilmifllerdir. Hessen

Eyalet Hükümeti’nin Müslümanlar’›n

anayasal haklar›na yönelik ayr›mc›

politikalar yürütmesi sonucunda,

Müslümanlar anayasal ve kanuni

haklar› için maalesef s›k s›k hukuki

mücadele yapmak ve mahkemelere

müracaat etmek zorunda b›rak›lm›fl-

DOSYA 9

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Tarihi Duru�manın Ardından

“Uzlaflmay› ve bar›flmay› bilmeyen, kavga etmemelidir!”

lard›r (Örne¤in ‹slam din dersi, floksuz

kurban kesimi ve baflörtüsü gibi).

Siyasi irade taraf›ndan birçok alanda

anayasal ve kanuni haklar› verilmeyen

ve reddedilen Müslümanlar, bu

haklar›n› hukuk yolu ve mahkemeler

kanal›yla kazand›klar›nda, demokratik

bir hukuk devleti olan bu ülkede,

sadece Müslümanlar› bu haklardan

mahrum b›rakmak üzere kanunlar

de¤ifltirilmeye veya yeni kanunlar ç›kar›lmaya

çal›fl›lm›flt›r.

Biz Müslümanlar’›n anayasal ve

kanuni haklar›m›z için yapt›¤› toplumsal,

siyasi ve hukuki mücadelesine

karfl›, Eyalet Hükümeti ve devlet

kurumlar›, y›llardan beri, sesimizi

kesme, sindirme, korkutma, engelleme,

d›fllama ve afla¤›lama gibi her tür

hukuk d›fl› yöntem ve yollara baflvurmufllard›r.

Özellikle “11. Eylül”

2001 tarihinden sonra, Avrupa ülkelerinde,

Müslümanlar’a yönelik bir

cinnet politikas› yürütülmüfl ve yürütülmektedir.

Müslümanlar’a yönelik

önyarg›l›, peflin hükümlü, flüpheci,

suçlay›c›, ayr›mc› ve sindirme yaklafl›mlar›

içeren politikalar gittikçe

t›rmanm›flt›r. Bununla ilgili birkaç

somut örnek verebiliriz: Camilere

yönelik sorumsuzca yap›lan polis

bask›nlar›, yüksekokul ve üniversitelerde

Müslüman ö¤rencilere yönelik

fiflleme uygulamas›, baflörtülü Müslüman

bayan ö¤retmen ve memurlara

yönelik meslek yasa¤› ve anayasayan›n

eflitlik ilkesine ayk›r› ayr›mc› uygulama,

vatandafll›k ve yabanc›lar

dairelerinin vatandafll›k ve oturum

ifllemlerinde Müslümanlara yönelik

onur k›r›c› muameleleri, birçok devlet

kurumunda baflörtülü müslüman

bayanlardan baflörtüsüz resim talepleri

ve buna yönelik bask›lar, floksuz

kurban kesim hakk›n›n kanuna ayk›r›

bir flekilde sürekli geri çevrilmesi ve

bu konuda ç›kar›lan zorluklar ve

Müslüman dernek ve teflkilatlar›n

toplumdaki imaj ve görüntülerini

bozmaya yönelik, iftira ve yanl›fl bilgilerle

dolu anayasay› koruma dairesi

raporlar›...Hessen Anayasay› Koruma

Dairesi Baflkan›, daha da ileri

giderek, yetki ve sorumluluklar›n›

aflarak ‹slam’› afla¤›lay›c› ve hakaret

dolu yay›nlar yapabilmifltir. Yay›nlar›nda

ve konuflmalar›nda, ‹slam Dini’ni

gerici ve Hristiyanl›k Dini’ni

ilerici ve modern bir din olarak tan›mlama

cüretini gösterebilmifltir.

Böylece, Hessen Eyaleti Anayasay›

Koruma Dairesi, anayasada tan›mlanan,

devlet ve devlet kurumlar›n›n

dinlere karfl› tarafs›zl›k ilkesini aç›k

bir flekilde ihlal etmifltir.

IRH, kuruluflundan bugüne kadar,

onur k›r›c› politika ve muamelelere

karfl›, bütün gücüyle ve her yerde

karfl› durmufl, mücadele etmifl ve giriflimlerde

bulunmufltur. Müslümanlar›n

devlet kurumlar›nda u¤rad›klar›

onur k›r›c› muameleleri, her yerde ve

her zaman dile getirmifl ve bunlar›n

ortadan kalkmas› için y›lmadan gayret

etmifltir. IRH, tüm bu politikalar

karfl›s›nda asla duyars›z kalmam›fl,

susmam›fl ve susturulamam›flt›r. Hessen

Eyaleti Anayasay› Koruma Dairesi,

hükümetten ald›¤› destekle

IRH’y› susturmak ve sindirmek için

her tür metoda baflvurmufl ve baflar›s›z

kalm›flt›r. Hat›rlayaca¤›n›z gibi,

31 May›s 2005 tarihinde yap›lan bas›n

toplant›s›nda, Hessen ‹çiflleri Bakan›

taraf›ndan, 2004 Anayasay› Koruma

Raporu kamuoyuna tan›t›lm›flt›r.

Eyalet Hükümeti, ilk defa IRH’y›

da bu rapora alarak, sindirme, korkutma

ve susturma politikas›na yeni

bir boyut kazand›rm›flt›r. IRH’n›n

Hessen ve Almanya düzeyindeki

imaj›na, özellikle temyiz mahkemesi

aflamas›ndaki ‹slam Din Dersi davas›na,

müslüman bayan ö¤retmen ve

memurlara yönelik ç›kar›lan baflörtüsü

yasa¤› kanununa karfl› yapt›¤›

onurlu mücadeleye, Almanya düzeyinde

tüm müslüman kurulufllar›n

tek bir çat› alt›nda toplanmalar› ve

birleflmeleri yönünde yapt›¤› ve büyük

katk›da bulundu¤u geliflmelere

ve müslümanlar›n bu ülkede onurlu

ve eflit muamele gören vatandafllar

konumuna gelmesi yönünde yapt›¤›

tüm çal›flmalara darbe vurmak üzere,

raporda IRH’n›n anayasa düflman›

bir kurulufl oldu¤u iddia edilmifltir.

Bu raporla bizi susturaca¤›n› ve

sindirece¤ini zanneden hükümet ve

Anayasay› Koruma Dairesi, yan›lm›fllard›r.

Onurlu mücadelemize bütün

gücümüzle devam ettik. 15. Haziran

2005 tarihinde yapt›¤›m›z bas›n

toplant›s›yla bu onurlu tavr›m›z› ve

mücadelemizi kamuoyuna duyurduk.

Alman medyas› ve bas›n kurulufllar›,

haftalarca ve hatta aylarca bununla

ilgili haber, yorum ve röportajlar yay›nlam›fllard›r.

‹lk defa, Müslüman

bir kuruluflun onurlu mücadelesi ve

görüflleri bu yo¤unlukta Alman medyas›nda

ve bas›n›nda yer bulmufltur.

IRH, Alman kamuoyunun gündemine

yerleflmifltir. Türk medyas› ve bas›n›

ise, genel ve ço¤unlu¤u itibariyle,

maalesef Türk kamuoyunu bilgilendirme

konusunda duyars›z ve etkisiz

kalm›flt›r. Bugüne kadar, Müslümanlar’a

yönelik onur k›r›c› muamelelere

karfl› duyars›z kalan ya da

yeterince net tepki göstermeyen siyasi

partiler, kilise yönetimleri, sivil

toplum ve insan haklar› kurulufllar›,

ilk defa aç›k tepki göstermeye bafllam›fllar

ve IRH’ya destek mesajlar›

yay›nlam›fllard›r. Geçen sene, 2 Kas›m

2005 tarihinde Frankfurt’ta yapt›¤›m›z

Ramazan ‹ftar Pro¤ram›m›za

önemli kurum ve kurulufl temsilcilerinin

yan›s›ra, Hessen Eyalet Meclisi

SPD, Yefliller ve FDP Grup Baflkanlar›

da kat›larak, IRH’ya destek verdiklerini

kamuoyuna ilan etmifllerdir.

Bunlar, yukar›da sayd›¤›m tüm

olumsuzluklara ra¤men, Müslümanlar’›n

bu ülkedeki gelecekleri aç›s›ndan

önemli ve sevindirici geliflmelerdir.

Almanya tarihinde belki de bir

ilk yaflanm›flt›r. Siyasi otorite ve hükümete

ra¤men, Müslümanlar’›n

onurlu mücadelesine sahip ç›kan sesler

yükselmeye bafllam›flt›r. Bu seslerin

yükselmesinin ard›nda, IRH’n›n

gösterdi¤i cesur ve onurlu duruflu

yatmaktad›r.

Anayasay› Koruma Dairesi Raporu

ile ilgili olarak, Hessen Eyaleti

‹çiflleri Bakanl›¤› aleyhine açt›¤›m›z

dava, 29 May›s 2006 tarihinde sonuçlanm›flt›r.

29 May›s 2006 tarihinde,

Wiesbaden Eyalet Mahkemesi’nde

toplam 4 saat 15 dakiki süren,

tarihi bir duruflma yaflanm›flt›r. Alman

medyas›n›n da takip etti¤i bu tarihi

duruflma, Alman medyas›nda ve

kamuoyunda büyük yank› uyand›rm›flt›r.

Duruflma, IRH’n›n savunmas›

fleklinden ç›karak, 11 Eylül 2001

sonras› Müslümanlar’a yönelik olarak

yap›lan onur k›r›c› ve insan haklar›na

ayk›r› devlet politikalar›n›n

yarg›land›¤› bir platforma dönüflmüfltür.

Dava, IRH’n›n baflar›s›yla

sonuçlanm›flt›r. Mahkeme heyeti,

Eyalet Hükümeti’nin IRH’ya karfl›

hukuk önünde hiçbir flans›n›n olmad›¤›n›

görerek, IRH’n›n art›k böyle

raporlarda yer alamayaca¤› ve böylece

hakk›ndaki ithamlar›n mesnetsiz

oldu¤una karar vermifltir. Mahkeme,

IRH ve Hessen Eyalet Hükümeti aras›nda

uzlaflmay› sa¤layarak, Müslümanlar’›n

entegrasyonu konusunda

bundan böyle iflbirli¤i yapmalar› gerekti¤ini

karara ba¤lam›flt›r. Almanya’da

Anayasay› Koruma Dairesi ile

ilgili aç›lan bir dava, Müslümanlar

aç›s›ndan ilk defa böylesi bir boyutta

olumlu ve baflar›yla sonuçlanm›flt›r.

En önemlisi de, bunun ilk yarg› sürecinde

ve ilk duruflmada gerçekleflmifl

olmas›d›r. Bundan böyle, üyelerimizle

ilgili olarak, vatandafll›¤a geçiflte

herhangi bir zorluk ç›kar›lamayacakt›r.

Çünkü bu hukuka ve mahkeme

karar›na ayk›r› olacakt›r. Vatandafll›k

dairelerince ç›kar›lacak bir

zorlukta, üyelerimizin derhal bize


10 DOSYA

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

durumu bildirmeleri önemlidir. IRH,

bu durumda gere¤ini yapacakt›r.

IRH olarak, bundan sonraki süreçte

flu prensip fliar›m›z olacakt›r:

„Büyüklük, mütevazi ve alçakgönüllü

olmakta yatar." Davay› aç›k ve net

kazanan taraf olarak, bundan böyle

mütevazi ad›mlarla iliflkileri yumuflatma

sürecine katk›da bulunaca¤›z.

„Uzlaflmay› ve bar›flmay› bilmeyen,

kavga etmemelidir!"

IRH, tüm zor flartlara ra¤men,

onurlu mücadele etme ve gerekti¤inde

izzetli bir flekilde kavga edebilme

yetene¤ini ispat etmifltir. Ayn› flekilde,

medeni bir flekilde uzlaflmas›n›

ve bar›flmas›n› da bilir. Bununla ilgili

gerekli ad›mlar› att›k ve atmaya devam

edece¤iz. Yak›nda Eyalet Hükümeti

ile biraraya gelmeyi ümit ediyoruz.

Eyalet Meclisi Grup Baflkanlar›

ile k›sa bir süre sonra biraraya gelece¤iz.

Önümüzdeki dönemde en önemli

çal›flma alan›m›z›, eyalet ve federal

Amerikan Arafltırma Merkezi Pew’in yaptı¤ı

bir anket ‹slam dünyası ve Batı arasında büyük

bir güvensizlik oldu¤unu ortaya çıkardı.

Ankete göre ‹slam dünyasında özellikle ABD ve

Avrupa’daki insanlar kendini be¤enmifl, ahlaksız ve

paragöz algılanırken, Amerikalılar ve Avrupalılar

ise Müslümanları fliddet e¤ilimli, tolerans sahibi olmayan

veya fanatik olarak görüyor. Anket özellikle

Almanya’da di¤er insanlara karflı güvensizli¤in yüksek

oldu¤unu ortaya koyuyor.

13 farklı ülkeden insanlara yöneltilen anket sorularına

verilen cevaplarda Müslümanlar ve batı iliflkilerinin

kötü oldu¤u cevabını verilirken, bu fikri savunanlar

Almanya’da yüzde 70, Fransa’da yüzde 66

ABD’de yüzde 55 olarak ortaya çıktı. "Batı ülkelerinde

Müslümanlar sorumlu tutulurken, ‹slam ülke-

düzeyde tüm Müslüman cemaatlerin

birleflmesi ile ilgili faaliyetler kapsayacakt›r.

Yaklafl›k iki seneden beri

yo¤un bir flekilde sürdürülen toplant›lar

ve çal›flmalar, meyvesini vermeye

bafllam›flt›r. Federal Almanya’da

bulunan hemen hemen tüm Müslüman

çat› kurulufllar›n›n içinde yer ald›¤›

„Birlik Platformu", inflaallah yak›n

bir zamanda somut hale gelecektir.

Hessen Eyaleti, bu birleflme sonucunda

Federal Almanya düzeyinde

inflaallah IRH taraf›ndan temsil edilecektir.

Eyalette bulunan cami dernekleri,

önümüzdeki haftalar ve aylarda

tüzel kiflilik olarak, IRH’ya üye

olarak al›nacaklard›r. Bununla ilgili

olarak, inflaallah yak›n zamanda Federal

ve Eyalet çat› kurulufllar›n›n iflbirli¤i

ve kat›l›m›yla, gerekli toplant›

ve görüflmeler yap›lacakt›r. Tüm

Müslümanlar’›n eyaletler ve federal

düzeyde birleflmeleri, hepimizin y›llard›r

arzulad›¤› ve gerçeklefltirmek

istedi¤i bir idealdir. Elbetteki bu sü-

reç, çak›l tafllar› ve bir tak›m zorluklarla

kapl›d›r. Allah’a flükürler olsun

ki, son iki y›l içinde yapt›¤›m›z yo-

¤un toplant›lar sonucunda, bunlar›n

büyük bir k›sm›n› aflt›k. Tüm Müslüman

çat› kurulufllar›n›n ve herbir cami

derne¤inin ve üyelerinin gayret

ve samimiyetleriyle, önümüzdeki

birleflme sürecini sa¤l›kl› bir flekilde

gerçeklefltirmeyi, Allah’tan diliyoruz.

Bu süreçte hepimiz sab›rl› ve

birbirimize karfl› anlay›fll› olmal›y›z.

Kardefllik, dayan›flma, birlik, karfl›l›kl›

güven ve sevgi ba¤lar›m›z› güçlendirmeliyiz.

Tüm Müslümanlar’›n

gerek eyaletler düzeyinde ve gerekse

Federal Almanya genelinde en iyi bir

flekilde ve birlik içinde temsil edilmesi,

hepimize güç katacakt›r. Birlikten

güç do¤ar.

Sevgili Müslümanlar ve Muhterem

Kardefllerim!

Bafllar›n›z dik, al›nlar›n›z aç›k ve

duruflunuz sa¤lam olsun!!! Korkmay›n,

kendinizi sindirtmeyin ve ümit-

lerinde ve Avrupa’da Müslümanlar tarafından batılı

ülke vatandaflları suçlanıyor" diyen Pew Direktörü

Andrew Kohut, örne¤in karikatür krizinin büyümesini

Almanların yüzde 62’sinin Müslümanların tolerans

sahibi olmadı¤ına ba¤ladı¤ını ifade etti. Buna

karflın Almanya’daki Müslümanların yüzde 71’i ise

Batının ‹slam’a yeterince saygılı olmadı¤ını belirtti.

Ankete göre Almanların yüzde 70’i ve ‹spanyalıların

da yüzde 58’i inançlı bir Müslüman ile "modern"

batı toplumunun yaflamı arasında temel zıtlıklar

oldu¤unu düflünüyor. 413’ü Müslüman olan 902

anket katılımcısının yüzde 73’ünün ‹slam ülkelerinin

"daha modern" bir zihne sahip olmaları durumunda

ekonomilerinin daha iyi olaca¤ı cevabını verdikleri

belirtildi.

Anketten çıkan di¤er bir sonuç ise batılı ülkeler-

siz olmay›n! Bizler sa¤lam durursak,

birlik ve dayan›flma içinde olursak,

bu ülkede Müslümanlar ve az›nl›klara

yönelik ›rkç› politikalar de¤iflmek

zorunda kalacakt›r. Y›llard›r ‹slam

ve Müslümanlar hakk›nda baflkalar›

konuflmufl ve kararlar alarak uygulam›fllard›r,

art›k buna dur demenin zaman›

gelmifltir. Eyaletler ve Federal

Almanya düzeyindeki birleflme, ‹nflaallah

yeni bir dönemin bafllang›c›

olacakt›r. Müslümanlar’›n daha iyi,

daha güçlü ve birlik içinde temsil

edilmelerinin önü aç›lm›fl olacakt›r.

Bu süreçte, hepimize görev ve sorumluluklar

düflmektedir. Herkes

kendi bulundu¤u cami derne¤i ve

varsa, ba¤l› oldu¤u eyalet veya federal

çat› kurulufluna sahip ç›kmal› ve

onun bu birleflmede en iyi flekilde

temsil edilmesine katk›da bulunmal›d›r.

Allah, sabreden, birlik ve beraberlik,

ihlas ve samimiyet içinde hizmet

edenlerle birliktedir.

"Batı" ve ‹slam dünyası arasında büyük güvensizlik

“Almanya’da güvensizlik özellikle daha fazla”

Genf Üniversitesi Sosyoloji

Enstitüsü’nün gerçeklefltirdi¤i

yeni bir arafltırma sonucunda

‹sviçre nüfusunun yarısının

yabancı düflmanı ve dörtte birinin

de "antisemitist" oldu¤u anlaflılırken,

her yirmi kifliden birinin de

ırkçı oldu¤u ortaya çıktı. Arafltırma

için yapılan anket soruları halk içerisinde

önemli rol oynayan dört büyük

gruba yöneltildi. ‹nsan ve yabancı

düflmanı tutumu reddeden ve

yüzde 37 ile en büyük grubu oluflturan

"Kreativen" grubundakiler genelde

sol görüfllü gençler ve flehirde

yaflayan insanlar.

Bu gurubu yüzde 23 ile açık bir

flekilde yabancı düflmanı olan "muhafazakâr

milliyetçiler" takip ediyor.

Bu grup sa¤ görüfllü, daha az

e¤itimli ve geleceklerinden korkuyor.

"Liberal iflverenler" diye adlandırılan

üçüncü grup ise aynı flekilde

yabancılardan korkuyor, ancak

farklılıkları kabul eden ve insanlarla

iyi geçinen bir grup. Hak, hukuk,

düzen taraftarı ve piyasanın gücüne

inanıyor.

Dördüncü ve en küçük grubu

yüzde 9 ile "flaflkın gelenekçiler"

oluflturuyor. Bu grupta açık bir flekilde

yabancı düflmanı, ayrıca politik

olarak uyumsuz ve fliddeti problemin

bir çözümü olarak görüyor.

Arafltırmanın sonuçlarına göre kendisini

toplumdan soyutlayan "flaflkın

gelenekçiler" problemin ana

kayna¤ını olufltururken, "Muhafazakâr

milliyetçiler" de fliddet e¤ilimleri

nedeniyle aynı flekilde endifle

verici olarak de¤erlendiriliyor.

Genf Üniversitesi Sosyoloji Enstitüsü

ayrıca ‹sviçrelilerin dörtte birinin

Yahudi karflıtı oldukları sonucunu

ortaya koydu. Ankete katılan-

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

de yaflayan Müslüman azınlıkların Müslüman ve batılı

yaflam tarzlarında temelde zıtlık olmadı¤ını

düflünmeleri. Anket ayrıca, Avrupa’daki birçok

Müslümanın batılı Hristiyanlar için olumlu düflünceler

taflıdıklarını ortaya koydu. Buna göre Fransa’daki

Müslümanların yüzde 91’i, ‹spanya’dakilerin yüzde

82’si, ‹ngiltere’dekilerin yüzde 71’i, Almanya’dakilerin

yüzde 69’u ise Hristiyanlar hakkında olumlu

düflünüyor.

Bununla beraber Fransızların yüzde 65’i, yüzde

61’i, ABD’lilerin yüzde 54’ü, Almanların sadece

yüzde 36’sı, ‹spanyalıların yüzde 29’u Müslümanlar

hakkında olumlu düflündüklerini ortaya çıkaran ankette,

Almanların yüzde 93’ü "‹slam dünyasındaki

artan aflırı e¤ilimler" konusunda endifle ettiklerini

ifade ettiler.

“�sviçre’nin yarısı yabancı dü�manı”

Yapılan yeni bir arafltırma ‹sviçre’nin yarısının yabancı düflmanı dörtte

birinin de "antisemitist" oldu¤unu ortaya koydu

ların toplam yüzde 90’ının ırkçılı¤ı

reddetti¤i belirtildi. Yüzde 77’lik

bir bölüm politik süreçte azınlıklar

için daha iyi entegrasyon isterken,

yüzde 55’lik bir bölüm de vatandafllı¤a

geçiflin daha çok kolaylafltırılmasından

yana.

Arafltırmacılar "‹nsan düflmanlı-

¤ı"nı, engelliler, eflcinseller, Müslümanlar,

Yahudiler veya kadınlar gibi

halk gruplarından hofllanmamak,

yabancı düflmanlı¤ını da göçmenleri

reddetmek olarak tarif ederken,

ankete 3000 kiflinin katıldı¤ı kaydedildi.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

O�uz ÜÇÜNCÜ

IGMG Genel Sekreteri

Zamanımızda, kamuoyu

arafltırmalarını, arafltırma yapılmasını

isteyenlerin düflüncelerini

arafltırmak üzere bu fikirleri

masum flahitler yoluyla ispat ettirme

sanatı olarak tanımlayan insanlar

var. Allensbach Enstitüsü’nün

"Frankfurter Allgemeine Zeitung"

gazetesi adına yaptı¤ı, Almanların

‹slam algısı konulu anketi bu bilgi

ıflı¤ında de¤erlendirirsek, yayınlanan

rakamların, FAZ"ın "düflünce ve hislerine

derin bir bakıfl" sunaca¤ı

düflünülebilir. ‹flin flakası bir yana,

Enstitü’nün ortaya koydu¤u anket

sonuçları, zaten cansıkıcı olarak nitelenen

Almanya’daki Müslümanların

entegrasyonu tartıflmalarını alevlendirecek.

Bu ülkede yaflayan Müslümanların

tehlike teflkil etti¤i gibi ne oldu¤u

‹slam Toplumu Milli Görüfl (IGMG) 2002 yılında

da Bavyera Eyaleti Anayasayı Koruma

Teflkilatı’nın yayınlarında geçen gerçek dıflı

iddialar nedeniyle Bavyera Eyaleti hakkında davacı

olmufl, gerçeklefltirdi¤i programlarında veya

cemiyetlerinde "Hoca, sen savafl dersen savaflırız,

öldür dersen öldürürüz" veya "Yahudilere ölüm"

gibi sloganların kullanıldı¤ı iddialarına karflı çıkmıfltı.

Bavyera Eyaleti ise son duruflmada halen

raporun do¤rulu¤unda ısrar ediyordu.

‹çiflleri Bakanlı¤ının savunması Münih ‹dare

Mahkemesi önünde kabul görmedi ve mahkeme

IGMG’nin talebini haklı buldu. Böylece Mahkeme

davalının flu iddialarını reddetmifl oldu:

- Bir programda katılımcıların "Hoca, savafl

dersen savaflırız, öldürmemizi istersen öldürürüz"

diye slogan attıkları,

- Hamburg’ta bir camide görevli bir imamın,

"keflke geçmiflte de günümüzde de Yahudiler denize

batırılsalardı" fleklinde konufltu¤u ve vaazını

"tüm Yahudilere ölüm" sözleriyle noktaladı¤ı,

- fiikayetçi kuruluflun baflkanının, bir konuflmasındaki

"Yahudilerin Amerika’yı kontrol

altına aldıkları gibi, Müslümanların da Avrupa’yı

kontrol altına alabilecek derecede, hiç de azımsanmayacak

bir politik güce sahiptirler" cümlesinde

"Yahudi" sözcü¤ünü kullandı¤ı.

DOSYA 11

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Kim anayasa dü�manı?

müphem sonuçlar bir yana, ankete

katılanların özellikle bir soruya verdikleri

cevaplar, Almanya’nın flu anki

zihin yapısını, endifle verici bir

flekilde ele veriyor. Zira, katılımcıların

yüzde 56’sı kendilerine yöneltilen

flu ifadeyi onaylıyorlar: "fiayet

kimi Müslüman ülkelerde kilise

inflaa etmek yasak ise, bizde de cami

yapmak yasaklanmalı".

Din özgürlü¤ü konusunda günyüzüne

çıkan böyle bir anlayıfla bakınca,

bir temel hak olan din özgürlü¤ü

konusunda yapılan ihlallerin halkın

büyük bir ço¤unlu¤u tarafından desteklenmesi

de aslında insanı gerçekten

de flaflırtmıyor.

Böyle bir düflünce kalıbından yola

çıkarsak, göçmen kökenli insanlar

için evrensel bir insan haklarının

de¤il, aksine onların geldikleri ülkelerdeki

insan hakları anlayıflının geçerli

olması gerekti¤i sözkonusu demektir.

Bunun anlamı flu olur: Örne¤in

Çin’de fikir özgürlü¤ü ve demokrasinin

olmadı¤ını varsayarsak, Çinlilerin

Almanya’da da bunları talep etme

hakları olmayacak mı? Veya

farz-u muhal, Afrika’da insanın bedensel

zarara u¤ramama hakkı yoksa,

Afrikalı insanlarının Almanya’da

bu hakkı talep edememeleri mi gerekir?

Yine, önünde "‹slamî" sözcü¤ü

yer alan tüm ülkelerde kapsamlı bir

din özgürlü¤ünün olmaması, mantık-

sal olarak Almanya’daki Müslümanların

da kapsamlı bir din özgürlü¤ü

talebinde bulunamamalarını mı gerektiriyor?

Anket, Almanların yüzde

56’sının, çok endifle verici ve hatta

temel haklar noktasında "anayasa

düflmanı" sayılabilecek bir anlayıfla

sahip oldu¤unu meydana çıkarıyor.

Ortaya çıkan bu anlayıflın, bilhassa,

Avrupa ‹nsan Hakları Sözleflmesi’ne

ciddî anlamda aykırı olmasına

ra¤men, kamuoyu, tepkisini ortaya

koyma noktasında mesafeli kalmayı

tercih ediyor. Bu durum, Müslümanların

entegrasyon kabiliyeti konusundaki

tartıflmalarda konunun, sürekli

olarak anayasaya sadakat, insan

hakları anlayıflı gibi kavramlara dayandırılması

sebebiyle, çok acı. Ankettin

açı¤a çıkardı¤ı fikirlerin, Almanya’daki

Müslümanlar tarafından

savunuldu¤unu bir an için aklımızdan

geçirerek, Alman politikacıların

ve Kilise temsilcilerinin olası tepkilerini

gözönüne getirelim. Beklenebilecek

tepkilerin en düflü¤ü, her kesimden

fliddetle red açıklamaları

olurdu herhalde.

FAZ tarafından, Allensbach Enstitüsü’ne

yaptırılan anket, bir anayasal

düzenin, içinde yaflayan insanların

onun temel prensiplerini anlamadı¤ı

veya içsellefltiremedikleri takdirde

ruhsuz bir yapıya dönüfltü¤ünü

çok açık gösteriyor. Böyleyken yerli

Mahkeme ayrıca, Bavyera Eyaleti’ne, Anayasayı

Koruma Teflkilatı’nın raporunda IGMG ile

ilgili bölümde "Milli Gazete"den alıntıların kullanılması

da yasaklandı.

Duruflma sırasında, Bavyera Anayasayı Koruma

Teflkilatı Baflkanı Günter Gold’un iddialarının

aksine, raporlar ve resmi daire belgelerinde sürekli

ve bilinçli olarak güvenilir olmayan iddiaların

ve kesinleflmemifl bilgilerin kullanıldı¤ı ortaya

çıktı.

Ayrıca tanık olarak dinlenen Anayasayı Koruma

Dairesi eski baflkanı, dairenin sivil davalar

için flahıslara destek olarak, hatta daha sonra yanlıfl

oldu¤u ortaya çıkan resmi karneler verme sebebini

de açıklayamadı.

veya göçmen olmufl olmak farketmiyor.

Entegrasyon kursları diye feryat

edenler ve göçmenlerden Almanya’nın

anayasal düzeni hususunda

bilgili olmalarını talep edenler, kendilerine

dönüpte, bu ülkenin okullarında

ve kamuya ait kurumlarında

insanların anayasal düzeni kavramaları

ve ihtiyaç halinde onun korunması

taraftarı olmaları için ne adımlar

atıldı¤ını sormalılar. Özellikle de

birilerinin çıkıp da ülkenin güvenli¤ini

sa¤lamak için sınırlandırmalara

gidilmesi gerekti¤ini söyledi¤i bu

zamanlarda.

Evrensel insan hakları ba¤lamında

iki sınıflı toplum tabii ki olamaz,

olmamalıdır. Ancak ard arda gelen

olaylar ve insanların kafalarına yerleflmifl

endifle verici fikirler karflısında,

ülkenin anayasal düzeninin korunması

için önlemler almanın tam

zamanıdır.

Bunu söylerken kontrollerin artması,

insanların daha fazla izlenmesi

veya özgürlüklerin daha fazla sınırlandırılması

gibi tedbirlerden bahsetmiyoruz.

Aksine, hasseten, anayasada

kök salmıfl haklardan ödün vermenin,

bizim için kıymetli ve paha

biçilmez de¤erler olan, refah, özgürlük

ve toplumsal barıfl gibi de¤erleri

tehlikeye soktu¤unu "Almanlar"ın

gözleri önüne getirmek gibi tedbirlerden

bahsediyoruz.

Bavyera Eyaleti IGMG’nin açtı�ı davayı kaybetti

IGMG Genel Sekreteri O¤uz Üçüncü; "Anayasayı

Koruma Dairesi’nin siyasi emeller için suistimalinin

kabul edilemez bir durum" oldu¤unu

belirtti. Ayrıca; "Bu gibi durumların ilgili daireler

için nasıl olumsuz sonuçlar do¤urabilece¤i ortada.

Bazı içiflleri bakanlarının uyguladı¤ı siyasi

baskılar anayasayı koruma dairelerinin bu tür metotlara

baflvurmaya zorluyor" uyarısında bulundu.

Öte yandan "Anayasayı Koruma Dairesi’nin

kanuni sınırlarını hatırlatmak için sürekli uzun

yıllar süren davalar açmak zorunda olmamız hukuk

devleti açısından düflündürücüdür" tespitinde

bulunan Üçüncü, son Anayasa raporları hakkında

flunları söyledi; "IGMG hakkındaki son anayasa

raporlarının, IGMG’yi takip raporundan çok,

‹çiflleri Bakanlı¤ı’nın siyasi manifestosu görüntüsü

vermesi göze batmaktadır. Özellikle

IGMG’nin Anayasayı Koruma Dairesi tarafından

neden takip edildi¤i konusunda Daire’nin kanuni

görevi dâhilindeki gerekçeleri bulmak imkansız."

Üçüncü son olarak; "Bavyera Eyaleti’nin bu

süreçte dava ile daire tarafından kullanılan muhbirleri

tespit etmek istedi¤imize dair iddiaları

asılsızdır. Bizim amacımız sadece Bavyera Anayasayı

Koruma Dairesi’nin hukuka aykırı hareketlerini

tespit ettirmektir" dedi.


12

ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Hikmet Erdemir

Avrupa’da Müslüman Gençli¤e yönelik çeflitli

alanlarda hizmet veren IGMG Gençlik Teflkilatı

15.Bilgi yarıflmasını dört ayrı grupda gerçeklefltirdi.

1.Grup: Hamburg, Bremen, Berlin, K.Ruhr, Hannover

Yer: Hannover

2.Grup: Köln, Düsseldorf, RuhrA, K.Hollanda,

G.Hollanda, Hessen, Belçika, Paris, Danimarka,

‹sveç, Norveç, ‹ngiltere, ‹talya

Yer: Kerpen

3.Grup: Strasbourg, Lyon, Annecy, ‹sviçre, Freiburg,

Rhein-Saar, Stuttgart

Yer: Strasbourg

4.Grup: G.Bavyera, K.Bavyera, Schwaben, Avusturya

1, Avuturya 2

Yer: München / G.Bavyera

Bilgi Yar›flmasında Din ve Ahlak Bilgisi, Fıkıh,

‹slam Tarihi, Genel Kültür ve güncel sorular yer

aldı. Yarıflmacıların 60 dakika test olarak katıldıkları

yarıflmada heyecanlı oldukları gözlendi. Yarıflma

sonunda hem ferdi alanda hemde bölgelerarası

derecelendirme yapıldı. Katılımcılar kendi aldıkları

puanla ferdi alanda dereceye girerken, bölgeden

katılan üç kiflinin puanı toplanarak toplam bölge

puanı olarak de¤erlendirildi.

13-17 yafl Grubunun soruları IGMG E¤itim Baflkanlı¤ının

hazırladı¤ı Temel bilgiler 1, 2 ve 3’ten

soruldu. 18-25 yafl grubunun soruları bilgi yarıflması

kitapçıklarından ve genel kültür ve bilgilerden

soruldu.

IGMG Gençlik Teflkilatı E¤itim Baflkanlı¤ı yarıflmayla

alakalı çalıflmalarda eme¤i geçenlere ve yarıflmaya

katılanlara teflekkür etti.

Gençlik Teflkilatı E¤itim Birimi Baflkanı Hikmet

Atak yaptı¤ı bilgilendirmede; “Gençlerimize yönelik

yapılan bilgi yarıymalarının asıl amacının e¤itim

oldu¤unu vurgulayarak gençlik e¤itim müfre-

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Milli Görü� Gençli�inin Bilgi Yarı�masında Heyecan Doruktaydı

IGMG Gençlik Te�kilatı 15. Bilgi Yarı�ması yapıldı

Her yıl geleneksel olarak e¤itim amaçlı yapılan bilgi yarıflması

iki katagoride dört ayrı grupda gerçeklefltirildi.

Yarıflmacıların yanı sıra velilerin de yarıflmacılara destek

olmak için katılmaları ayrı bir güzellik kattı.

Federal Anayasa Mahkemesi okul zorunlulu_unun

ailelerin e¤itim hakkından önce

geldi¤ine, bu nedenle de ebeveynlerin çocuklarını

dini nedenlerle okuldan tamamen men

edemeyeceklerine karar verdi. Karara ba¤lanan

davayı, üç kız çocuklarının kaydını okuldan sildiren

ve bu nedenle cezai ihtar alan Nordhessen’den

bir aile açmıfltı. Protestan-Reformist bir

cemaate ba¤lı sözkonusu aile neden olarak, kamuya

ait okullarda verilen cinsiyet dersi, evrim

teorisi, de¤er ve düflünce ço¤ulculu¤un Hristiyan

de¤erlerine uygun olmadı¤ını göstermifllerdi.

datında yer alan flu maddeleri sıraladı

Avrupa’da yaflayan gençlerimize;

- Allah’a kulluk bilinci kazandırmak

- Kur’an-› Kerimi ve Peygamberimizin sünnetlerini

sevdirmek ve bunların yaflamımıza yansımasını

sa¤lamak

- Millî, manevî ve kültürel de¤erlerini ö¤retmek

- ‹çinde yafladı¤ı toplumun insanları ile entegre olmalarını

sa¤lamak

- Kiflilik kazandırmak

- Birlikte çalıflma kabiliyeti kazandırmak

- Plânlı yaflamayı ö¤retmek

- Teflkilatımızın önemini ö¤retmek

- Görgü kurallarına uygun bir yaflayıfl tarzı kazandırmak,

Gelecek yıl yapılacak olan 16. Bilgi yarıflmasının

Türkiyedeki ÖSS usulünde yapılması için karar

alan E¤itim komisyonu bu flekilde bilgi yarıflmasına

ilginin daha fazla olacagını bekliyorlar.

IGMG Gençlik Teflkilatının 15.sini gerçeklefltirdi-

¤i bilgi yarıflmasının sonuçları flu flekilde belirlendi.

a) 13-17 yafl grubu ferdi alanda sıralama

1. Enes Çürük 270 Puan (Düsseldorf) 2. Habil Altın

265 Puan (Ruhr A) 3. Yasir Dardal 260 Puan

(Belçika)

13- 17 yafl grubu Bölge sıralaması

1. Berlin 745 Puan 2. Belçika 665 Puan 3. Düsseldorf

ve Hannover 660 Puan

b) 18-25 yafl grubu ferdi alanda sıralama

1. Özgür Develio¤lu 258 Puan (Stuttgart) 2. Üzeyir

Sarıtafl 236 Puan (K. Hollanda) 3. Muhammed

Reçber 235 Puan (K.Ruhr)

18-25 yafl gurubu Bölge sıralaması

1. K.Hollanda 672 Puan 2. Stuttgart 663 Puan 3.

Hessen 662 Puan

Bilgi yar›flmas› hediyeleri birincilere dizüstü Bilgisayar›,

ikincilere Video kamera, üçüncülere de digital

resim makinas› olarak takdim edilecek.

Okul zorunlulu�u ailelerin e�itim

hakkından öncelikli

"Ebeveynler çocuklarını dini nedenlerden dolayı okuldan tamamen men edemezler"

Anayasa mahkemesi ise verdi¤i kararda ailelerin

e¤itim hakkının okul zorunlulu¤u ile "okulda

sosyal yetkinlik farklı düflünenler ve yaflanan

tolerans ile tecrübe edilmesi gerekli" diyerek sınırlandırılabilece¤ini

belirtti.

Mahkeme kararında ayrıca flu ifadeler yer

verdi: "Umumun din veya belli dünya görüflleri

etrafında motive olmufl paralel toplumların

oluflması engellemeye çalıflmasında ve azınlıkları

entegre etmesinde fayda vardır. Bu nedenle bu

tür azınlıkların farklı düflünenlerle diyalog yolunu

kapamalarını izin verilmez".


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Millî Görü� Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Belçika’da

IGMG’nin düzenledi�i programdaki konu�ması:

�nsanlık �slâm’a çok �ey borçlu

■ 4 Haziran 2006 tarihinde Belçika’n›n Hasselt Kentinde ‹GMG öncülü¤ünde biraraya gelen yaklafl›k 30

bin kifliye hitap eden T.C. 54. Hükümeti’nin Baflbakan› Prof. Dr. Necmettin Erbakan yapt›¤› konuflmada

Bat›l› devlet yöneticilerine önemli mesajlar verdi.

■“Materyalist maksatlar için ve menfaat için de¤il, Allah r›zas› için ifl yapmay› insanl›¤a ‹slâm ö¤retmifltir”

diyen Erbakan ‹slâm’›n ö¤rettiklerinin saadetin temelini teflkil etti¤ini belirterek Bat›l› liderlere gittikleri

yanl›fl yoldan dönüp, insanl›¤›n kurtuluflu ve saadeti için çal›flmalar› tavsiyesinde bulundu. Erbakan’›n

konuflmas›n›n tam metnini yay›nl›yoruz.

Esselamü Aleyküm.

Hepinizi hürmetle selaml›yorum, muhabbetle kucaklay›p,

ba¤r›ma bas›yorum. Bugün Avrupa Milli

Görüfl Teflkilatlar›n›n y›ll›k en büyük toplant›s›n›

yapmak üzere Avrupa’n›n dört bir taraf›ndan

koflup Belçika’n›n bu güzel spor sahas›nda büyük

bir insan seli olarak bir araya geldiniz.

Kimli¤inizin fluurunu yafl›yorsunuz.

Avrupa Milli Görüfl Teflkilatlar›n›n bir y›ll›k faaliyetleri

hakk›nda bilgi al›yorsunuz. Çeflitli toplant›

ve görüflmelerle fikir al›flveriflinde bulunuyorsunuz.

Her y›l, bir büyük stadyumda gerçeklefltirdi¤iniz

bu büyük mana tafl›yan toplant›n›za bu y›l Türkiye’den

Saadet Partisi’nin Genel Baflkan› Say›n Recai

Kutan bey arkadafllar›yla beraber bugünün heyecan›n›

sizinle beraber yaflamak üzere toplant›n›za

kat›ld›. Size sevgi ve muhabbetlerini sundu.

Bendeniz de ayn› flekilde flimdi hepinize sevgi ve

1- ‹slâm dini bar›fl dinidir. ‹slâm fliddetin her türlüsünü reddeder. Bizim

kitab›m›z Bismillahirrahmanirrahim’le bafll›yor. Peygamberimizin (A.S.)

rahmetellilalemin olarak gönderilmifltir. Onun için inanc›m›z›n ve düflüncemizin

temeli rahmettir, esirgemedir, ba¤›fllamad›r, sevgidir ve flefkattir.

Bundan dolay› da gayemiz yeryüzündeki 6 milyar insan›n hepsinin saadetir.

Biz Allah’›n kullar›n›n hepsini Müslüman olsun olmas›n, dünya ve ahirette

mesut olmalar›n› isteriz.

Temel insan haklar› herkes için eflittir.

‹nsanlar›n haklar›na sayg› gösterirken Müslim, gayri Müslim ayr›m› yap›lamaz.

2- ‹nsanl›k tarihi ve ilimler tarihi aç›kça göstermektedir ki, bugünkü insanl›k

bütün temel konularda ‹slâm’a ve Müslümanlara çok fley borçludur. Zira modern

ilimlerin kurucular› ‹slâm âlimleridir.

Temizli¤i insanl›¤a ‹slâm ö¤retmifltir.

Materyalist maksatlar için ve menfaat için de¤il, Allah r›zas› için ifl yapmay›

insanl›¤a ‹slâm ö¤retmifltir.

Bunlar ise, Saadetin temelini teflkil etmektedir.

Düflününüz ki Müslümanl›ktan önce insanlar, ne say› iflaretlerini biliyorlard›,

ne de 4 ifllemi yapabiliyorlard›.

Cebir, Fizik, Kimya, Astronomi, T›p akl›n›za ne gelirse, bütün ilimleri kuranlar

Müslüman âlimleridir.

Avrupa Ortaça¤ karanl›klar›ndan Rönesans ile kurtulmaya çal›flm›flt›r. Rönesans

ise Endülüs Müslümanlar›n›n ve haçl› seferlerine ifltirak edenlerin,

Müslümanlarla temas edip, onlardan ö¤rendikleriyle gerçekleflmifltir.

3- Kültürler birbirini yok etmeye de¤il, bar›fl içinde bir arada yaflayarak insanl›¤a

hizmet için yar›flmal›d›rlar. Bundan dolay› entegrasyona evet, fakat asimilasyona

hay›r demek bütün toplumlar›n yarar›nad›r.

Bilelim ki, Osmanl› devleti 7 as›r, 30 çeflit soy, her çeflit inanç, mezhep ve

tarikat sahibi insanlar›n bar›fl içinde bir arada yaflamalar›n›n en güzel örne¤ini

vermifltir.

Yine tarihte Endülüs’te, bar›fl içerisinde de¤iflik kültürlerin bir arada yaflamalar›n›n

en güzel örne¤ini göstermifltir.

Bugün de Kanada’da bunun güzel bir örne¤ini görüyoruz.

DOSYA 13

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

muhabbetlerimi sunuyorum.

Böylece sizi kucaklarken bir kaç önemli nokta üzerinde

durmakta yarar görüyorum.

Hepinizin bildi¤i gibi Türkiye’nin nüfusu takriben

75 milyona ulaflm›flt›r. 4 milyon kardeflimiz ise

Avrupa’da yaflamaktad›r. Avrupa’ya insanlar›m›z›n

gidifli malumlar›n›z oldu¤u üzere 1965 y›l›nda

bafllam›fl. ‹nsanlar›m›z orada kendi kültürlerini yaflamak

ve gelifltirmek üzere daha ilk y›llardan itibaren

Milli Görüfl teflkilatlar›n› kurmaya bafllam›fllard›r.

Milli Görüfl teflkilat› 40 y›ldan beri 4 milyon insan›m›za,

baflta en do¤al insan haklar› olan ibadetlerini

rahat yapabilmeleri ve helal g›da temin edebilmeleri

ve her husustaki ihtiyaçlar›n›n giderilmesi,

yeni yetiflen evlatlar›m›z›n kendi kültürlerine sahip

olarak yetiflmesi ve okuduklar› Avrupa okullar›nda

derslerinde baflar› kazanmak için yard›mc› e¤itimler,

her sene binlerce gence burs verme dahil, kur-

ban ve hacc hizmetlerinde Avrupa’daki kardefllerimize

yard›mc› olmak dahil, say›lamayacak pek çok

hizmeti canla baflla yürütmektedir.

Avrupa’n›n 30 bölgesinde bölge teflkilatlar›n› kurmufl,

600 den fazla mescidi, gençlerimizin spor faaliyetleri

dahil, her bak›mdan gerekli hizmetleri

yürütebilmek için 1000’e yak›n teflkilat›yla Avrupa’da

yaflayanlara en büyük hizmeti en baflar›l› flekilde

veren bir kurulufltur.

40 y›ldan beri bu hay›rl› hizmetleri yürütebilmek

için bugüne kadar hizmeti geçen bütün yöneticileri

ve bu meyanda bu gün baflta ‹GMG Genel Baflkan›

Say›n Yavuz Çelik Karahan olmak üzere yönetim

kadrolar›nda hizmet veren bütün kardefllerimizi

bu hay›rl›, bar›flc›, insanc›l hizmetlerinden dolay›,

böyle anlaml› bir günde hepinizin huzurunda

tebrik ediyorum. Hepsine bu toplant›dan sonra daha

üstün, daha baflar›l› hizmetler diliyorum.

Ben Baflbakanken ve Baflbakan yard›mc›l›¤› görevlerini yaparken Bat›l› muhataplar›m›za Baflbakan, bakan ve di¤er yüksek

seviyedeki bat›l› yöneticilere her defas›nda flu gerçekleri tan›tmaya gayret ettim.

4- Toplumlar›n ve insanlar›n saadeti için gidilecek yol ve esas al›nacak

temel prensipler ancak flunlar olmal›d›r.

D-8 lerin bayra¤›ndaki 6 y›ld›z›n da ifade etti¤i gibi Saadet için gerekli

olan;

1- Savafl de¤il, bar›fl! 2- Çat›flma de¤il, diyalog! 3- Çifte standart de¤il,

adalet! 4- (Tekebbür) Üstünlük taslamak de¤il, eflitlik! 5- Sömürü de¤il, iflbirli¤i!

6- Bask› ve tahakküm de¤il, insan haklar›.

5- Bu temel esaslara dayanarak bat›l› devlet adamlar›na yapt›¤›m tavsiyeler flunlar

olmufltur.

1- Müslümanlar› gerçe¤in tam z›dd› bir zorlamayla terörle ilgili gibi göstermek

beyhude bir ç›rp›n›flt›r. Günefl balç›kla s›vanmaz.

2- Ülkelerinizdeki de¤iflik kültüre mensup insanlar aras›nda, siz kendiniz

ayr›mc›l›k yapmay›n. Hepsine, mesela Kanada da oldu¤u gibi eflit muamele

edin.

3- Asimilasyon için di¤er kültür mensuplar›na bask› uygulamak tamamen

hatal› bir davran›flt›r. Huzur ve bar›fl›n tesisine de¤il, bozulmas›na sebep olur.

4- Hollanda ve Avusturya’da Müslümanlar›n kendi çocuklar›n› kendi

inanç ve kültürlerine uygun flekilde e¤itmek için kurulan e¤itim kurumlar›na

devlet taraf›ndan yard›m yap›ld›¤› halde, Almanya’da ayr›m yap›larak H›ristiyan

temeline dayal› e¤itim kurumlar›na her türlü yard›m yap›lmas›na mukabil,

Müslüman dini mensuplar›na kinderkarden, krefl ve okul tesis etmeleri ve

bar›fl içerisinde entegrasyonunun sa¤lanmas› laz›m gelirken bugüne kadar ayr›mc›l›k

yap›lm›fl olmas› yanl›fl bir davran›fl olmufltur.

6- Ümit ediyoruz ve inan›yoruz ki gerçekler karfl›s›nda ve edinilen tecrübeler ›fl›-

¤›nda flayet bugüne kadar hatalar yap›lm›flsa, bunlar en k›sa zamanda düzeltilecek,

bütün insanl›¤›n ve toplumlar›n bar›fl içerisinde yaflamas› için daha fluurlu bir döneme

geçilecektir.

Bu dileklerle IGMG’nin 2006 y›l› y›ll›k toplant›s›n›n hem Avrupa’daki 4

milyon kardeflimize, hem de bat›l› toplumlar›n huzur ve bar›fl›na vesile olmas›n›

diler, Çal›flkan IGMG yöneticilerinin bugünden sonra da gayretli çal›flmalar›n›

art›rarak devam ettirmelerini temenni ederken Cenab-› Allah’tan bu y›ll›k

toplant›ya ifltirak eden ve etmeyen 4 milyon kardeflimize huzur, bar›fl, baflar›

ve iki cihan saadeti diler, hepinizi muhabbetle kucaklarken Allah’a emanet

ederim. fiöleniniz kutlu olsun. Esselamü Aleyküm.


14 ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

AT�B’de görev da�ılımı yap ıldı

AT‹B 17. Büyük Kurultayından sonra yapılan ilk Genel Yönetim Kurulu toplantısında,

19. Faaliyet Dönemi için görev da¤ılımı yapıldı

Genel Baflkan Fikret Ekin’in, Batı Avrupa

Türklerinin çözüm bekleyen meselelerine

de genifl yer verdi¤i açıfl konuflmasında, bu

faaliyet dönemini "Atılım Yılı" olarak ilân ettiklerini

ve çoktan beridir tehlike sinyalleri veren Türk

aile yapısındaki çözülmeleri teflkilat çalıflmalarının

öncelikleri arasında ele alacaklarını söyledi. Burada

yetiflen gençlerimizin de behamahal çözüm bekleyen

meseleleri oldu¤una dikkat çeken Ekin, onun

için geçen sene bafllattı¤ımız e¤itim seferberli¤imizi

devam ettirece¤iz dedi.

Offenbach Orta Ö�retim’den IHH’ya ziyaret

IGMG Hessen Bölgesi Offenbach Mevlana Camii Orta Ö¤retim

Gençli¤i, Frankfurt'taki IHH (Uluslararası ‹nsani Yardım Teflkilatı)

Genel Merkezini ziyaret etti.

Arif ZERAN/FRANKFURT

IGMG Offenbach Mevlana Camii

gençli¤ini IHH Genel Merkezi’nde

görevli Nihat

Cesur karflıladı. Cesur

gençlere öncelikle

IHH binasını gençlere

gezdirdi ve bilgi

verdi. Daha sonra

toplantısalonunda

gençlere bir sinevizyon

gösterisi sunuldu

ve IHH'nin faliyetleri

anlatıldı. Tanitma

süresince

Daha sonra yapılan görev taksimi, afla¤ıdaki

flekliyle gerçekleflti.

Genel Baflkan: Fikret Ekin

Gen. Baflk. Yardımcıları: Selahattin Saygın,

Mehmet Çubukçu, Nurdo¤an Aktafl, Yakup Tufan

ve Mahmut Aflkar

Genel Sekreter: ‹mam Cengiz

Gen. Sekrt. Yardımcıları: Kamuran Dönmez,

Harun Kılıç, O¤uzhan Erkmen ve Ramazan Çakır

Gen. Muhasip: Mehmet Sever

Gen. Muh. Yardımcıları: Abdullah Uzun, Mah-

gençlerin soruları durmak bilmedi. IHH

Yöneticisi Adem Bark'ın gençlere verdigi

brifingle ziyaret sona erdi.

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

mut Yılmaz ve ‹mdat Baflöz

Bölge Baflkanları: Dursun Çavufl ( Baden Württemberg),

Abbas Yücel (Bavyera), Köksal Akçay

(Hessen), Kuzey Ren Vestfalya (Ramis Dedeo¤lu),

Mehmet Bafl (Afla¤ı Saksonya)

Birim Baflkanları:

Gençlik Kolları Genel Baflkanı: Harun Kılıç

Kadın Kolları Genel Baflkanı: Nurten Öner

Yüksek Ö¤renim Gençlik Baflkanı: O¤uzhan

Aksoy

Frankfurt-Rödelheim’da dü�ün

Rödelheim Cemiyeti Gençlik

Baflkanı Mesut Yüksel düzenlenen

merasimle dünyaevine girdi.

Dü¤ün Törenine IGMG ‹rflad Baflkanlı¤ı

hatiplerinden Mustafa Mullao¤lu

konuflmacı olarak katıldılar.

‹lk olarak söz alan ‹brahim Gümüflo¤-

lu, yuva kuran gençleri tebrik etti ve iki

cihan saadeti diledi. Sonunda Mustafa

Mullao¤lu da evlenen Yüksel çiftine

ömür boyu mutluluklar diledi.

Bizler de Hessen Hayat olarak Mesut

ve Nesrin kardeflimize saadetler diliyoruz.


Draft


Draft


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

IGMG Karde�lik ve Dayanı�ma Günü'ne

muhte�em bir katılım oldu

‹slam Toplumu Millî Görüfl, her yıl düzenledi¤i

yıllık genel toplantılarını bu sene “Kardefllik

ve Dayanıflma Günü” adı altında Belçika'nın

Hasselt kendinde gerçeklefltirdi. 30 binden fazla

kiflinin katıldı¤ı Kardefllik ve Dayanıflma Günü'nde

çeflitli konuflmaların yanı sıra, çeflitli sanatçılar

da katıldı.

Toplantıda IGMG Genel Baflkanı Yavuz Çelik

Karahan, Genel Sekreter O¤uz Üçüncü birer konuflma

yaparlarken, Türkiye'den de Saadet Partisi

Genel Baflkanı Recai Kutan ve Genel Baflkan Yarcımcısı

Prof. Dr. Numan Kurtulmufl misafir konuflmacı

olarak katıldılar. Eski Baflbakanlardan

Prof. Dr. Necmettin Erbakan da canlı ba¤lantı ile

katıldı¤ı toplantıya hitaben bir konuflma yaptı. Sanatçılardan

ise Sami Yusuf ve Ömer Çelik ile birlikte

Mustafa Cihat gibi sanatçılar da sevilen ilahi,

türkü, naat ve ezgileri ile izleyenleri coflturdu.

IGMG Genel Baflkanı Yavuz Çelik Karahan

yaptı¤ı konuflmada, artık Avrupa'da ‹slam'ın ve

müslümanların kalıcı oldu¤una iflaret etti ve di¤er

dünya ülkelerinde oldu¤u gibi Avrupa'nın da müslümanların

anayurdu haline geldi¤ini belirtti.

„Müslümanlar Avrupa'da kalıcıdır, ‹slam Avrupa'da

kalıcıdır," diyen Karahan bunun temellerini

ise bazı soruları gündeme getirerek ortaya koydu:

„Kimli¤imizi oluflturan temellerden taviz vermeden,

bu topra¤ı yurt edinmek, nasıl olacaktır?

Avrupa'nın renklerine, ‹slam'ın esenlik rengini nasıl

kataca¤ız? Artık misafir olmamak, kalıcı olmak,

yerli olmak ne demek? Bunun her birimiz

için, yaflam biçimimiz için, teflkilatımız için anlamı

nedir? Bu anlayıfl ve sosyal olgu bizlere ne gibi

sorumluluklar yüklemektedir? Bizi, gelece¤i kurma

iddiasıyla kuflanmıfl müminler olarak, bekleyen

sorular bunlardır. Bu topraklarda bir müddet

kalıp, para kazanmayı düflünerek buraya gelmifl

insanların, artık bu toprakları, nesiller boyu hayırda

yarıfl mekânı olarak kavraması gerekmektedir."

„Bizim üzerimize de özel görevler düflüyor,"

diyen Karahan flöyle devam etti: „Her fleyden önce

içinde yaflad¤ımız ülkenin dilini, bunu birileri sürekli

gündeme getirip, bütün problemlerin kayna¤ı

olarak gösterdi¤i için de¤il, lisanların Allah'ın birer

ayeti oldu¤u için ö¤renmeliyiz bu dilleri. Rabbimizin

mesajını her dilde ulafltırabilelim için, yafladı¤ımız

toplumlarda, dünyaya kör sa¤ır kalmayalım

için ö¤renmeliyiz. Yafladı¤ımız toplumların

içinde kökü derinlerde bir çınar olma sevdasıyla

filizlenelim için ö¤renmeliyiz biz bu dilleri. Ve

bizler bu dilleri günü kurtaracak kadar de¤il, gelece¤i

kurtaracak (kuracak) kadar ö¤renmeliyiz…

Diller kadar içinde yafladı¤ımız toplumların kültürlerini

ve tarihlerini, hayatı kavrama biçimlerini

bilmeliyiz. Bilgiye dayanmayan, anlamayı öncelemeyen

tavırlarla asırlık çınarlar de¤il, mevsimlik

renksiz kokusuz çiçekler oluruz ancak. "

IGMG Genel Sekreteri O¤uz Üçüncü de toplantıda

bir konuflma yaptı ve IGMG'nin yapmıfl oldu¤

hizmetleri de¤erlendirdi. Üçüncü ayrıca Avrupa'daki

çeflitli geliflmeleri de de¤erlendirdi.

Üçüncü, namus cinayetleri ile zoraki evlilik

olgusunun, IGMG gibi pek çok dinî cemaatin

olumlu çalıflmalarına ra¤men, göçmenlerin tamanında

var oldu¤u gibi bir genellemeyi de elefltirdi.

„ Töre cinayeti, zorakî evlilikler gibi ‹slam Toplu-

DOSYA 17

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

mu Millî Görüfl gibi dinî cemaatlerin gayretleri sayesinde

marjinal toplumsal sorunlara dönüflmüfl

konular, toplum tarafından genellefltirilip polemik

konusu yapılıyor" diyen Üçüncü flöyle devam etti:

„Türkiyenin AB ye tam üye olma sürecinden, eyalet

ve ülkelerde yürürlü¤e konan baflörtüsü yasaklarına

kadar, vicdan testlerinden, cami önlerindeki

kimlik kontröllerine kadar ve son olarak basın özgürlü¤ü

adına Peygamber efendimize karikatürler

vasıtası ile yapılan çirkin saldırıları tanıklık yapan

akl-ı selîm sahibi herkes görüyor ki bir din, bir

medeniyet, bir hayat tarzı yargılanıyor, hedef gösteriliyor,

ötekilefltiriliyor. Aklı selim sahibi herkes

görüyor ki bir hayat tarzı bir bütün olarak yargılanıyor.

Ancak özellikle teflkilatımız ve mensublarımız

adeta bir cadı avı ile karflı karflıya ve bundan

dolayı avrupadaki günlük hayatında sıkıntı çekiyor.

Raporlar neflrediliyor, vatandafllık müracaatlarımız

reddeliyor, cami yapım müracaatlarımız

yer yer geri çevriliyor ve hatta derneklerimizin kamuya

yararlı statüleri iptal ediliyor. Bu tesbitleri

yaparken önemli bir hususun altını bir kez daha

çizmek istiyorum: Camia olarak yaflamıfl oldu¤umuz

sıkıntılar asimilasyonu kesin reddeden entegrasyon

anlayıflımızdan, hayat taryımızdan, yani

Kur an ve Sünnet'e ba¤lılı¤ımızdan kaynaklanıyorsa

bilinsin ki biz bu sıkıntılara razıyız: Çünkü

biz Müslümanız!!!"

Teflkilatın verdi¤i hizmetlerden örnekler de sunan

Üçüncü flöyle devam etti: Yine bu çalıflma döneminde

Kardefllik ve Dayanıflma ruhumuzun en

güzel tezahürü olan Kurban kampanyamızla sizlerin

sayesinde rekorlar kırdık, rekorlar! ‹flte rakamlar:

Toplanan Kurban sayısı: 61.016 Kesilen Kurban

sayısı: 76.926 ALLAH eme¤i ve katkısı geçen

herkesten razı olsun!"

Öte yandan, Eski Baflbakanlardan ve Refah

Partisi Genel Baflkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan

da toplantıya canlı yayınla katıldı. Erbakan

inanç ve kültürlerinden kopmadan, Avrupa'nın çeflitli

bölgelerinde yaflayan müslümanara teflekkür

etti¤i konuflmasında önemli mesajlar verdi.

Erbakan ‹slâm'la terörü yanyana zikretmenin

yapılabilecek "en büyük yanlıfllık" "en büyük kötülük"

oldu¤unu belirterek, "Bizim kitabımız Rahmet

ve merhametle bafllar" dedi. Erbakan, istedikleri

fleyin iyilikte yarıfl oldu¤unu hatırlatarak haksızlı¤a

ve zulme karflı herkesin birleflmesini istedi.

Kardefllik ve Dayanıflma Günü'ne Türkiye'den

Saadet Partisi Genel Baflkanı Recai Kutan ile birlikte

Genel baflkan Yardımcısı Numan Kurtulmufl

da katıldı. Recai Kutan Avrupa'da önemli hizmetler

veren Milli Görüfl teflkilatını tebrik etti¤i konuflmasında,

Avrupa'da müslümanların artık reddedilemez

bir gerçek oldu¤unu söyledi ve bu

Müslamanların Batı dünyası ile ‹slam dünyası arasında

köprü oldu¤unu söyledi.

Saadet Partisi Genel Baflkan Yardımcısı Numan

Kurtulmufl da yaptı¤ı konuflmada, Batı Dünyasının

‹slam dünyasına, ‹slam dünyasının da Batı

dünyasına ihtiyacı oldu¤unu ve bunun için için de

Avrupa'da yaflayan müslümanlara önemli görevler

düfltü¤ünü söyledi.

Program, Ömer Celik, Mustafa Cihat und Sami

Yusuf gibi sanatçıların konserleri ile son buldu.


En ac›l› gününüzde

sizinleyiz...

“Her nefis ölümü

mutlaka tadacakt›r”

Sa¤lık sigortaların›n (Krankenkasse) cenaze defin yard›m›n› kald›rd›¤›

Almanya’da:

• Cenazeler, vefat yerinden al›narak defin edilece¤i yere kadar götürülür.

Cenaze nakil masraflar› karflılan›r; bir kiflilik Refakatc› bileti de ödenir.

• Fon imkanlar›ndan ücretsiz olarak yararlanabilecek aile fertleri: Kendisi,

efli ve 18 yaflın› doldurmam›fl çocuklar›, yafl› kaç olursa olsun kendi geli-

ri olmayan bekar k›z çocuklar›.

• Girifl ücreti: Aile bafl› sadece 50,- Euro.

• Üyenin, yafl› dolan çocukları ile geliri olan aile fertleri, IGMG Cenaze Fo-

nuna üye olmalar› durumunda kay›t ücreti ödemezler.

• Masraf pay› her yıl sonunda ödenir. 2005 yılı masraf pay› 32,20 Euro ola-

rak tesbit edilmifltir.

• Üye olmak ve daha genifl bilgi için IGMG flubelerinden, Bölge temsilcilik-

lerimizden, ya da Genel Merkezimizden broflür ve kay›t formu isteyiniz.

IGMG CENAZE FONU

Boschstr. 61-65, 50171 KERPEN • Tel: 02237 - 656 313, Faks: 02237 - 656 555

Mobil: 0177 - 478 83 34, e-mail: cenazefonu@igmg.de

Hesap Numaras›: SEB AG Köln

Kontonr.: 162 888 56 06 • BLZ: 370 101 11

Hessen Bölgesi Cenaze Fonu Sorumlusu Hüseyin AVCI Mobil: 0174-5750461


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

M. Salih AYDIN

m.salihaydin@t-online.de

Müslümanların

Sevgi ve Güvene

�htiyacı var!

ALLAH’ın Selamı, Rahmeti,

Bereketi Müslümanların

üzerine olsun. Hayat

gazetesine de bana bu fırsatı verdi-

¤i için ayrıca teflekkür ederim.

Müslüman kardefllerim ALLAH

(c.c) rızası için bütün Müslümanları

çok seviyorum. ALLAH (c.c)

rızası için çok güveniyorum. Müslümanlar

olarak binmifliz gururun

atına gidiyoruz. Ufacık hatalar af

edilmez olmufl senelerce küs senelerce

kin taflıyoruz. Ömrümüzün

ebedi oldu¤unu mu sanıyoruz? Sanıyorsak

yanılıyoruz!..

Acaba kendimize soruyor muyuz

neden ve niçin? Bakıyorsun

kendi öz kardefli ile veya en yakını

ile velhasıl Müslüman kardefli ile

küsmüfl sanki cephedeki düflmanı

zannediyor. Bu misaller ço¤altılabilir.

Mesele Müslümanların hatalarını

anlayıp hatalarından bir an

dönmesidir. Gelin sevgi tohumlarını

ekelim bir gün hasatı alaca¤ımızı

asla unutmayarak derdimize

sahip çıkalım.

Birbirimize gülümseyelim, sevelim,

yardım edelim ve tövbe

edelim. Sevgimizi eksik etmeyelim.

Kimimiz o, kimimiz bu, kimimiz

flu demeyelim. Birbirimizle tara¤ın

diflleri gibi kenetleflelim.

Medine’de Resül öyle emretmifl.

Bizim örne¤imiz günün magazin

popçuları ve topçuları de¤il. O olmalı

yoksa kurtulufl beklemeyin.

Bu yerin üstü oldu¤u gibi altı da

var. Hem de hiç ölmemek üzere

bin düflünün bir karar verin. Kararınız

do¤ruya güzele olsun. Birimizin

derdi hepimizin, hepimizin

derdi birimizin derdi olsun. Benim

güzel kardefllerim Vesselam....

Hacarab’ın serüvenleri

Ah O Amele (‹flçi) Pazarı Ah!

‹flsizlik o günlerde had safhada,

babam ve arkadaflı bir türlü ifl bulamaz.

Amele pazarına gidip, gidip

beklerler ama o günde siftah yok.

Sebebi ise bizim Bozkır’dan iflçilerin

ifllerinde daha çalıflkan olmaları.

Babam ve arkadaflında süreklilik

yok, onun için a¤alar iflleri Bozkır’lılara

veriyor. Babam ve arkadaflı

bir türlü, bu olayı hazmedemiyor.

Ertesi gün, Bozkır’lılara bir

iyilik düflünürler. Tanıdıkları bir

terziye gidip, bir kaç saatli¤ine,

emanet takım elbise alıp giyinirler.

Böylece biri Mühendis, biri Katip

olur. Büyük bir Otel yapılacak,

onun içinde insan gücüne çok ihtiyaç

var. Herfley hazırlanmıfl, ifl uygulamaya

ve iflçileri pazardan da-

¤ıtmaya gelmifltir. Sabah erkenden

insan pazarına giderler, bu arada

her yer dolmufl ifl arayan arayana.

Babam ikna edici hitabesiyle, Bozkır’lılara

bir nutuk atar:

- Arkadafllar! Buraya büyük bir

otel yapılacak, Mühendis arkadafl

bu ifli almıfl olup Karaman’ımızda

bir müddet kalacaktır. Bu iflte çalıflmak

isteyen herkesi ifle alacak,

çalıflmak isteyen sıraya girsin, isim

alaca¤ım. Diyerek, hepsini yazar,

ve yine:

- Parası olmayan olana versin,

azıklarınızı alın, biraz sonra avans

da¤ıtaca¤ız. Bozkır’lılarda büyük

bür sevinç, nede olsa aylarca çalıflacak

bir ifl bulmufllardır. Bunları

daha önce tespit ettikleri, ekili alana

götürürler. Tarla sahibi bir kenarına

tafl yı¤dırmıfl, gerçekten bir

han yaptırmayı düflünüyor. Babamla

arkadaflı, içlerinden palabıyık birini

Çavufl yaparlar ve:

- Bu taflları karflıya taflıyacaksınız,

ekinin parasını verdik! Derler

ve babamla arkadaflı gider. O anda

oradan geçen, tarla sahibinin bir arkadaflı,

bakarki millet harıl harıl

çalıflıyor, ve iflçinin birine sorar:

- Yi¤en ne yapıyorsunuz?

‹flçi:

- Dayı bizi buraya Mühendisler

getirdi, otel mi ne yapılacakmıfl.

Bu arada çavuflları ba¤ırır:

- Arkadafllar durmayalım çalıflalım.

Tabiki ekin harabe olmufl, Çavufl

adamlara duman attırıyor.

Adam flaflkın bir halde gider ve soluk

solu¤a arkadaflının yanına varır.

Bu arada babamla arkadaflı,

çoktan emanet elbiseleri verip, eskileri

giyerek, amele pazarına giderler.

Gelen a¤alar bakar, amele

pazarında kimse yok, ister istemez

ÖZEL KÖ�E 19

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

bir tanesi babamla arkadaflına ifl

teklifi yapar. Babam ve arkadaflı

artık bir haftalık ifl bulmufllardır.

Öbür tarafta ise tarla sahibinin arkadaflı:

- Selamün aleyküm a¤a hayırlı

olsun, hanı yaptırmaya bafllamıflsın!

Tarla sahibi flaflkın bir halde:

- Ne hanı ben hasatı kaldırdıktan

sonra bafllıyaca¤ım ‹nflaallah!

Arkadaflı:

- Valla ben bilemem ben gözüme

mi yoksa sana mı inanayım!

Tarla sahibi telaflla:

- Ne oldu söyle?

Arkadaflı:

- Biraz önce senin tarlanın yanından

geçiyordum, baktımki insanlar

harıl harıl çalıflıyor, ne yapıyorsunuz?

Dedim, bir tanesi:

- Bizi Mühendisler getirdi, otel

mi ne yapılacakmıfl! Deyince, ben

de derhal tebrik etmek için sana

geldim. Tarla sahibi, periflan bir

halde tarlaya koflar. Tarlaya varınca

bakarki her yer harabe iflçiler

harıl, harıl çalıflıyor.

Tarla sahibi ba¤ırarak:

- Hey orada ne yapıyorsunuz,

burası benim tarla.

Çavufl:

- Bizi buraya Mühendisler bıraktı,

iflimize engel olma git ihtiyar

ifline. Adam koflarak karakola gider.

Fazla sürmez adamlar hem bir

araba dayak yerler, hemde taflları

geri taflırlar. Babamlar ise iflte çalıflırlar

ama korkudan kahveye felan

çıkamazlar. Bir gün babamın arkadaflı

illa kıraathaneye gidece¤im

diye tutturur. Babam engellemek

ister ama nafile, kıraathaneye varınca

babam bir köfleye saklanır.

Arkadaflı daha içeri girer girmez,

Bozkır’lılar fırlar pat, küt bir taraftan

da sesler yükselir:

- ALLAH’ını seven vursun!

Adam zor kurtulur, babam ise çoktan

kayıplara karıflmıfltır. Bu olaydan

sonra Bozkır’lılar da¤ılır imajları

zedelenmifl a¤aların güveni

kalmamıfltır. Babam ve arkadaflı

bir müddet rahat kalırlar. Ama bu

seferde Hadim’liler amele pazarına

gelmeye bafllar. Bir müddet sonra

amele pazarı dolar, artık yine eskisi

gibi ifle götürülmeyince cepte para

kalmaz. Durumları iyi de¤ildir, yine

bir hile düflünürler. Bu arada

rahmetli dedemin bir sözü aklıma

geldi:

- O¤lum senin baban adam olmaz,

okula gönderdim okumadı,

sanata gönderdim ö¤renmedi velhasıl

adam olmadı! derdi. Hiç bir

evladından yardım istemedi, para

vermek isteyenlere de:

- Evlatlarınızı besleyin yeter,

ben çalıflırım! derdi. Çok kibar konuflurdu.

Dönelim babamlara yine

takım elbiseleri giyerler, pazarın

yolunu tutarlar. Amelelere yönelerek:

- Arkadafllar Çumra’dan kamyonla

kum taflınacak, araba baflı 5

lira hem de sigorta yapaca¤ız, nüfus

cüzdanlarınızı da vereceksiniz

sigorta olmanız için, burdan do¤ru

emeksevene gideceksiniz, oraya

kamyonlar gelecek, sizi Çumra’ya

götürecek, kamyonlara hemen binin

gidin, ALLAH kolaylık versin!

Dedikten sonra amele pazarı birden

boflalır. Meydan bizimkilere kalır,

bir ifl bulup giderler, tabiiki adamların

nüfus cüzdanları da ceplerinde.

Bu acıklı manzaradan sonra ise

öbür tarafta bakalım ne olmufltur.

Ekmeksiz, aflsız zavallı iflçiler babamların

tarif etti¤i yere varırlar.

Güneflin altında her gördükleri

kamyona koflarlar ama nafile her

seferinde floförler:

- Gidin kardeflim siz kafayımı

yediniz! Cevabı ümitleri suya düflürür.

Adamlar periflan bir halde

akflama kadar beklerler ne gelen

olur ne götüren. Bir gün sonra babamgiller

kıraat haneye giderek:

- Alın flu nüfus cüzdanlarınızı

bizi bir sürü zarara u¤rattınız! Deyip

kapıdan içeri atarak güya

adamları suçlu durumuna düflürürler.

Ama kıraathaneden son sürat

kaçarak. Devamı gelecek sayıda

baflka bir hikayede...

Bir tane hikaye de benden!

Küçükken birgün küçük dayımla

büyük dayımlara köye gitmifltim.

Sel geldi¤i için bahçeye set

yapacak, beni de sevdi¤i için yanında

götürmüfltü. Bahçeden geri

gelirken köydeki dayımların bir

merkebi vardı beni ona bindirdiler.

Hayvan önce çok uysal görünüyordu,

biraz sakin, sakin yürüdü ve

birden koflmaya baflladı, daha ben

toparlanamadan aniden durdu, sanki

ABS fren tertibatı var, boynunu

aniden e¤ince ben kendimi yerde

buldum, daha ne oldu¤unu bilemeden

çifte ata, ata köye do¤ru kaçtı

gitti. O kadar yolu yürümekte cabası....

Selam ve dua ile...

Not: Elefltiri ve desteklerinizi Email

ile beklerim. Her fikire açı¤ım

Saygılarımla yazı hatalarımdan

dolayı özür dilerim.


20 ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

D�NLER�N KARDE�L�K MESAJI

Dinlerarası diyalog çerçevesi altında çalıflmalarını sürdüren Diyanet ‹flleri Türk ‹slam Birli¤i (D‹T‹B) Köln-

Roonstrasse’de faaliyet gösteren Yahudi Cemaati’nin Köln flehrindeki en büyük Sinagog’unu ziyaret etti.

Diyanet ‹flleri Türk ‹slam

Birli¤i (D‹T‹B) Genel Baflkanı

Rıdvan Çakır’ın baflkanlı¤ında

D‹T‹B Merkez Camii

Din Görevlisi Ali ‹hsan Akıllı, Dinlerarası

Diyalog Koordinatörü Rafet

Öztürk, Dinlerarası Diyalog

Müdürlü¤ü’nden Bekir Albo¤a,

Basın-Yayın ve Halkla ‹liflkiler

Müdürlü¤ü’nden Ercüment Aydın’dan

oluflan 5 kiflilik heyeti, Sinegog

yöneticilerinden Dr. Michael

Rado, Ronald Graetz, Prof. Alexander

Joffe, Abraham Lehrer, ‹dare

Müdürü Benzion Wieber ve Haham

Netanel Teitelbaum tarafından

karflılandı.

1938 yılında ve Orta Avrupa’daki

Havraların mimari tarzında yapılmıfl,

19 yüz yıl mimarisine göre

infla edilmifl olan Sinagog hakkında

Dr. Michael Rado bilgi verdi. Hizmet

binası içerisinde Nazi döneminde

katledilen 6 milyon ve

Köln’de öldürülen 11 bin Yahudi

için yapılan 4 anıtın Yahudiler açısından

çok önemli oldu¤unu anlattı.

Rado; "Bu insanların bir kabir

taflı bile olmadı¤ını, onlardan hatıra

sadece duman ve hatıralarından

baflka birfley kalmadı¤ını" ifade etti.

Ayrıca: "Havra ile caminin bazı

özelliklerinin aynı oldu¤unu anlatan

Rado: "‹badet esnasında kadın-

larla ve erkeklerin ayrı ayrı bölümlerde

olduklarını, hahamın hutbesini

rahlede okudu¤unu, Kur’an-ı

Kerim’in kutsiyeti gibi Tevrat’ın da

temizlendikten sonra tutulabilece-

¤ini, Ebedi ıflı¤ın üzerinde W harfine

benzeyen harfin, ‹branice’deki

fiin harfinin Allah’ın isminin kısaltılmıfl

harfi oldu¤unu, caminin minaresine

benzeyen menoranın, bir

tarafından girilip, di¤er tarafından

çıkılarak ayinin yapıldı¤ını" anlattı.

Sinagog ve Havra’nın müfltemilatı

hakkında genifl bilgi veren Rado;

"Günlük ayin yapmak isteyen guruplarımız

için küçük havramız

var. Büyük havramızda özel günlerde

ibadet ederiz. Ayrıca bu binamızda;

restorant, pazar günleri

gençlerin buluflabilece¤i gençlik

merkezi, din e¤itimi için dersanelerimiz,

kütüphane, 1 ile 7 yafl arasında

çocuklara hizmet verdi¤imiz bölümümüz,

konferans, e¤lence ve

koro müzik çalıflmaları için büyük

toplantı salonumuz, ilk okulumuza

hazırlık mahiyette krefllerimiz, yafllılar

yurdu, Havra’ya ba¤lı bir çok

sosyal, kültürel ve sportif cemiyetlerimiz

ve de¤iflik alanlarda faaliyet

gösteren kadın derneklerimiz var.

Hizmet binamızda ve cemiyetlerimizde

bu faaliyetleri yapmaktayız"

dedi. Rado: "Burası en büyük hav-

ramız ve burada sizin gibi de¤erli

heyetlerimizi a¤ırlarız" dedi. Bina

içerisinde teflhir edilen müze gezilmesinin

ardından, Diyanet ‹flleri

Türk ‹slam Birli¤i (D‹T‹B) Genel

Baflkanı Rıdvan Çakır’ın baflkanlı-

¤ındaki heyetle birlikte yemek salonuna

geçildi.

Diyanet ‹flleri Türk ‹slam Birli¤i

(D‹T‹B) hakkında bilgi veren Genel

Baflkan Rıdvan Çakır: "Bizlere

gösterdi¤iniz bu yakın ilgiden dolayı

çok teflekkür ediyorum. Biz, Diyanet

‹flleri Türk ‹slam Birli¤i (D‹-

T‹B) Teflkilatı olarak dinler arası

diyalog çalıflmalarına çok önem veriyoruz.

Bu mabetler cemaatsiz ifllev

görmez. Müslümanlar Kur’an-ı

Kerim’in hükümlerinin dıflına çıkamazlar

ve kendi düflüncelerine göre

hüküm veremezler. Kur’an, Tevrat,

Zebur ve ‹ncil Allah’tan gelen ifadelerdir.

Bu kutsal kitapların tercümeleri

de esas kitap olmayıp sadece

onun anlamını ifade eder. Bizim

camilerimize sadece Türkler de¤il,

bütün insanlar ibadet edebilir. Hangi

dinden olursa olsun gelip ziyaret

edebilir ve kapımız herkese açıktır.

Hatta biz gelen guruplara bir kapalı

kapı buldu¤unuzda gelin söyleyin.

O kapınının arkasında ne var açın,

bakmak istiyorum dedi¤inizde o

kapıyı da açarız. Hiç kimsenin, bir

baflkasının inancını elefltirmesinin

do¤ru olmadı¤ını ifade ediyoruz.

E¤er bizler dünya üzerinde huzurlu

yaflamak istiyorsak, bu birbirimizi

sevmemizle ve inançlarımıza saygı

göstermemizle mümkün olacaktır.

Sayın Rado’nun ifade etti¤i gibi

havra ile cami arasında bir takım

benzeri özelikler var. Bizler 4 kutsal

kitabın varlı¤ına inanıyoruz ve

‹brahim-i dinlerin temsilcileri olarak

zaten bizler kardefliz. Bu kardeflli¤imizi

bozmaya ve bizleri rahatsız

etmeye kimsenin hakkı yoktur"

dedi.

Haham Teitelbaum: "Sayın Baflkan

Çakır’ı aramızda görmekten

çok memnun olduk. Sayın Baflkan’ın

da ifade etti¤i gibi bizler ‹brahim-i

Dinlerin mensuplarıyız.

‹nanç mensupları özünde birbirleriyle

kardefltirler. Bugün burada bu

kardeflli¤imizin en güzel örne¤ini

görüyoruz. Bu kardeflli¤imiz ve diyalo¤umuz

artarak devam edecektir.

Ümid ediyoruz ve diliyoruz ki,

güzel bir cami infla ederek, Köln’e

güzel bir eser kazandırırsınız" dedi.

Sorular ve cevapların eflli¤inde

devam eden akflam yeme¤i, D‹T‹B

Merkez Camii Din Görevlisi Ali

‹hsan Akıllı’nın yaptı¤ı yemek duasıyla

sona erdi.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Türkiye’de emekli olma �artları 2. Bölüm

Türk vatandafllarının, Türkiye

dıflında çalıfltı¤ı süreleri

borçlanarak Türkiye’den de

emekli olmaları uygulamadan, çifte

vatandafllık sahibi olan Türk vatandaflları

da yararlanabiliyor. Yurt

dıflındaki çalıflma sürelerini borçlanarak

emekli olma hakkı kazanan

Türk vatandafllarına aylık ba¤lanabilmesi

için ise Türkiye’ye kesin dönüfl

flartı getirilmifltir. Ancak, kesin

dönüfl flartı, Türkiye’de ikamet mecburiyeti

getirmemektedir. Bu durumdaki

bir Türk vatandaflı, yeniden

Türkiye dıflında ikamet edebilmektedir.

Yeni uygulamaya göre kesin

dönüfl flartı, "Yurtdıflında çalıflmamak

ve herhangi bir sosyal yardımdan

yararlanmamak" olarak açıklanmıfltır.

Ba¤lanan aylık, kiflinin daha sonra

yurtdıflına çıkması veya yurtdıflında

bulunması nedeniyle kesilmez.

Ancak; aylık ba¤lananların, tekrar

yurtdıflında çalıflmaya bafllamaları

halinde, çalıflmaya baflladıkları tarihi

takip eden aybaflından itibaren

aylıkları kesilir. Aynı flekilde, yurt

dıflına çıkıp ifle ve ikamete ba¤lı

yardımlar olan iflsizlik parası, iflsizlik

yardımı, sosyal yardım gibi yar-

Önceki y›l sergiledikleri Töre adl› oyunla büyük

bir kitleye ad›n› duyuran ve bu y›l da

Kaan Erkam’›n yazd›¤› Kamil Kellecio¤lu’nun

yönetti¤i “Dün Komik Bir fiey Oldu” adl›

oyunu sahneleyen grubun sahnedeki baflar›s› k›sa

sürede önemli bir ödüle lay›k görülmelerini sa¤lad›.

‹stanbul’da düzenlenen ödül törenine davet edilen

ekibi temsilen ödül gecesine yönetmen Kamil Kellecio¤lu

ve baflar›l› oyunculardan Seval Öztürk kat›ld›.

Gecede sanat ve Tiyatro dünyas›ndan birçok

tan›d›k yüz vard›. Okan Bayülgen, Nilgün Belgün,

Emre K›nay gibi tan›nm›fl tiyatrocular da gecede

ödüllerini ald›lar. Konuyla ilgili olarak görüfllerine

baflvurdu¤umuz Kamil Kellecio¤lu gazetemize yapt›¤›

aç›klamada; Türkiye`de Lions Kulübü taraf›ndan

bu y›l alt›nc›s› verilen Selim Naflit Tiyatro

dım almamaları halinde de emekli

aylıklarının ödenmesi durdurulur.

Yurda kesin olarak döndüklerini

beyan ettikleri, ya da, aylık talebinde

bulundukları tarihte yurtdıflında

çalıfltıkları veya ikamete dayalı sosyal

yardımlardan yararlandıkları tespit

edilenler ise kesin dönüfl yapmamıfl

sayılmaktadır. Bu kiflilerin aylıkları,

aylıkların bafllandı¤ı tarihinden

itibaren iptal edilmekte, ödenmifl

olan aylıklar da, ödemelerin yapıldı¤ı

tarihten itibaren bafllayarak,

ba¤lanan bu aylıkların geri ödenece¤inin

beyan edilece¤i tarihe kadar,

yasal faiz uygulanmak suretiyle geri

alınır.

Böyle bir durumla karflılaflan

kiflilerin yeniden kesin dönüfl yapmaları

halinde, bu hizmetlerini de 4.

madde hükümleri gere¤ince borçlanmaları

flartıyla, aylıkları bu süreler

de dikkate alınarak yeniden hesaplanır.

Bu borçlanmayı yapmayanların

aylıkları ise eski aylıkları

miktarında, yurda kesin dönüfl tarihini

takip eden aybaflından itibaren,

müracaatları üzerine tekrar ödenmeye

bafllanır. Yurt dıflında iflsizlik sigortasından

veya ikamete dayalı

DOSYA 21

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Yusuf YILMAZ

olarak di¤er sosyal yardımlardan yararlananlar,

bu zaman zarfında uzun

süre de Türkiye’de kalsalar, Türkiye’ye

geçici olarak gelmifl sayılırlar

ve Türkiye’ye kesin dönüfl yapmıfl

olarak kabul edilmezler. Bu kanundan

yararlanıp aylık alanlar, e¤er

yurt dıflına geri dönüp çalıflmaya

bafllar veya sosyal yardım alırlarsa,

bu durumu kendileri önceden bir dilekçe

ile bildirmek durumundadır.

Bir dilekçe ile durumlarını bildirenler,

daha sonra çalıflmaz ve sosyal

yardım da almazlarsa, yeni bir dilekçe

ile durumlarını tekrar bildirerek,

yeniden emekli aylı¤ı alabilirler.

Türkiye’de emekli olanlar ve

Almanya’da ‹flsizlik Parası II

(Arbeitslosengeld II) alanların

durumu

Almanya’da, 01.01.2005 tarihinden

itibaren ‹flsizlik Parası II diye

bilinen kanundan yararlanabilmek

için, 15 ile 64 arasında olanların, geçim

ve kira masraflarını kendileri

karflılayabilecek kadar gelirleri ve

servetleri olmayan kifliler olması gerekiyor.

Bu kanuna göre, beraber

yaflayan aile bireylerinin çalıflma

Ödülleri`nden Halk Jürisi ödülüne lây›k görüldük.

Lios Kulübü, 50`yi aflk›n dalda tiyatroya eme¤i geçenlere

ödül veriyor. Biz de k›sa sürede bu baflar›y›

yakalad›¤›m›z için ve bu ödüle lay›k görüldü¤ümüz

için çok mutluyuz. Türk dili ve Kültürünü yaflamak

ve yaflatmak, sanat› ki özellikle tiyatroyu topluma

sevdirmek ve hak etti¤i yere getirmek, insanlar› her

yönden gelifltiren ve e¤lendiren, toplumun dil, kültür

ve ahlak geliflimine olumlu katk›s› olan sanat›n

televizyon kültürüne yenik düflmesini önlemek

amac› ile ç›kt›¤›m›z yolda çal›flmalar›m›z›n meyvesi

olan bu ödül bizi daha çok çal›flmaya ve insanlar›m›zla

daha çok buluflmaya teflvik etmifltir. Oyunda

eme¤i geçen herkese teflekkür ederim. Sanat dostlar›n›

Sanata sahip ç›kmaya bekliyoruz diyerek yapm›fl

olduklar› çal›flmalar›n ve sergiledikleri baflar›-

durumunda olanlarının, kendilerine

sunulan ifl imkanlarını kullanmalarına

ra¤men ifl bulamadıklarını isbat

etmeleri ve her hangi bir geliri olmadı¤ını

isbatlamaları gerekmektedir.

Bu durumda, Türkiye’den emekli

aylı¤ı alanlar da bu durumularını

bildirmek zorundadır. Türkiye’den

alınan emekli aylı¤ı da hesap edilerek,

‹flsizlik Parası II, duruma göre

verilmeye devam edilir. Ancak bu

durumda, Türkiye’den alınan aylık

miktarı düflülür ve ödeme öyle yapılır.

Türkiye’den emekli aylı¤ı alınabilmesi

için ise, yurt dıflında sosyal

yardım almama flartı bulundu¤una

göre, her iki kurumun da durumdan

do¤ru bir flekilde bilgilendirilmesi

gerekir. Ki böylece, daha sonra

oluflacak olan hukukî problemler de

önlenmifl olur.

Tekrar hatırlatmakta yarar vardır.

‹flsizlik Parası II yardımı alabilmek

için mutlaka baflvuru formu doldurmak

ve bu forumda istenilen bilgileri

do¤ru bir flekilde vermek gerekmektedir.

E¤er hala bu yardımı alıyorsanız,

durumunuzda da her hangi

bir de¤ifliklik olmufl ise, bu durumları

da bildirmeniz gerekmektedir.

Tiyatro Frankfurt’tan “Dün Komik Bir �ey Oldu” Oyunu

Almanya`n›n Frankfurt flehrinde 2003 y›l›ndan beri Türk-Alman Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren Tiyatro Frankfurt, Türkiye

Lions Kulübü taraf›ndan her y›l Türk kültür ve sanat›n› baflar›yla gösterenlere verilen Selim Naflit ödülüne lây›k görüldü.

n›n önemini vurgulad›.

Oyunun yönetmeni Kamil Kellecio¤lu yapt›¤›

aç›klamada 10 Haziran Dünya kupas› festivali WM

etkinliklerinde Frankfurt’un ünlü caddesi Zeil’de

sokak tiyatrosu gösterisi gerçeklefltirdi. Gösteriye

ilgi oldukça yo¤undu ayr›ca bir ilke imza atan ekip

Zeil’de ilk Türk Tiyatro gurubu gösterisini yapan

grup oldu

Ayr›ca 7 Temmuz’da Hanau’da yap›lacak olan

Uluslararas› Kültür fienlikleri ad›nda festivale davet

edildiklerini söyledi. Amac›m›z kendi kültürümüzü

yaflamak ve yaflatmak diye yola ç›kt›klar›n› oyundan

beklenenin çokçok üzerinde olumlu tepkilerin

kendilerini mutlu etti¤ini belirterek oyunun Almanya

çap›nda turnelerinin sürdü¤ünü Türkiye ile de temas

halinde olduklar›n› söyledi.


22

ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

IGMG Hessen; Geni�letilmi� �dareciler Toplantısı ile 2005-2006 sezonunu kapattı

IGMG Hessen’de 2005-2006 sezonu çok bereketli geçti

IGMG Hessen Bölgesi 2005-2006 Çal›flma

Sezonunu Frankfurt`ta yapt›¤› Geniflletilmifl

‹dareciler Toplant›s› ile kapatt›

Frankfurt Enkheim`da bulunan Saalbau

Salonunda yap›lan Geniflletilmifl ‹dareciler

toplant›s›na baflta tüm Büyükler Bölge Yürütme

Kurulu Üyeleri olmak üzere Gençlik

Teflkilat› Bölge Yürütme Kurulu, Kad›n

Kollar› Bölge Yürütme Kurulu, Cemiyet

Baflkanlar›, Cemiyet Gençlik Baflkanlar›,

Cemiyet Kad›n Kollar› Baflkanlar›, cemiyetlerde

görevli tüm idareciler ve cemiyet

imam hatipleri kat›ld›.

Program› Bölge ‹rflat Baflkan› fierif Aslan

sundu. Program Kur`an-› Kerim okunmas›yla

bafllad›. Aç›l›fl Kur`an-› Kerimini

2006 Bölge Kur`an Okuma Yar›flmas› ikincisi

Offenbach cemiyetinden Cihat Bal›kç›

okudu.

Aç›l›fl Kur`an-› Keriminden sonra Bölge

Teflkilatlanma Baflkan› Cengiz fiahbaz idarecilerin

yoklamas›n› yapt›. Kat›l›m›n yo¤un

oldu¤u gözlendi.

Daha sonra IGMG Hessen Bölge Baflka-

Hessenin Frankfurt, Darmstadt, Lollar ve Rodgau

flehirlerinde TIES adı altında düzenlenen

pro¤ramlar sünnete uygun bir flekilde açılıfl

Kuran-ı Kerimi’nin okunmasıyla baflladı. Ev sahibi

flube gençlik baflkanların›n selamlama konuflmasının

hemen ardından sohbet bölümüne geçildi. Gençler yak-

n› Mehmet Atefl mikrofona geldi. Atefl;

2005-2006 sezonunda yap›lan faaliyetler

hakk›nda bilgiler verdi. Bu yap›lan faaliyetlere

kat›lan tüm idarecilere teflekkür etti.

Atefl; 2005-2006 sezonunun çok bereketli

geçti¤ini ve yap›lan çal›flmalarda samimiyetin

ve inanc›n devam etmesi durumunda

önümüzdeki dönemlerde de bu bereketin artarak

devam edece¤ini vurgulad›. Atefl; önümüzdeki

dönemde her üye yeni bir üye kampanyas›n›n

start›n› verdi. Atefl; son olarak

önümüzdeki çal›flma sezonunda da di¤er zamanlarda

oldu¤u gibi çal›flmalar›n diyalo¤a

yönelik ve Alman resmi makamlar› ile birlikte

yap›lmaya devam edilece¤ini belirtti.

Daha sonra Kad›n Kollar› Gençli¤inin

Eski Baflkanlar› Kübra Y›lmaza çiçek takdimi

merasimi yap›ld›. Merasim s›ras›nda

duygulu anlar yafland›.

Çiçek takdiminden sonra programa 15

dakikal›k bir mola verildi.

Moladan sonra mikrofona IGMG Genel

Baflkan Bafldan›flman› Hasan Damar geldi.

Damar kendine has uslübu ile kat›l›mc›lara

güzel bir konuflma yapt›.

laflık bir saat süren sohbette Allah (cc)’ın insanları niçin

yarattı¤ını, insanları hayvanlardan ayıran dört özellikleri

ve bu özelliklerden dolayı insanlar için do¤an

sorumlulukları tanıdılar. Bu doyurucu sohbete katılan

gençler sohbetin ardından yatsı namazlarını kılıp zikir

halkaları kurdular, Allahın güzel isimlerini andılar ve

Hasan Damar`dan sonra IGMG E¤itim

Baflkan Yard›mc›s› ve Hessen Bölge Sorumlusu

Ramazan Bafll›k mikrofona geldi.

Bafll›k; Hessen Bölgesinin çal›flmalar›n›n

takdire flayan oldu¤unu ve pek çok noktada

öncü konumda oldu¤unu vurdulad›.

Program sonunda daha önce IGMG Hessen

Bölgesinde idareci olarak görev yapanlara

flilt takdimine geçildi.

IGMG Hessen Bölgesi Eski Baflkanlar›ndan

Recep Ç›nara, Bölge Eski Sorumlusu

Hasan Damar`a ve halen Bölge Sorumlusu

olan Ramazan Bafll›k`a birer hat tablosu hediye

olarak sunuldu.

2005-2006 sezonunda cemiyetlerde görev

de¤iflikli¤i yapan eski baflkanlara da teflekkür

belgeleri takdim edildi.

IGMG Hessen Bölgesi Gençlik Teflkilat›

da eski cemiyet gençlik baflkanlar›na teflekkür

belgesi takdim etti.

Program toplu hat›ra fotograflar›n›n çekilmesi

ve kapan›fl Kur`an-› Kerimi ile sona

erdi.

Hessen gençli�i sohbetlerde �uurlanıyor

IGMG Hessen Bölge Gençlik Teflkilatı geçti¤imiz günlerde Hessen’in dört flubesinde aynı vakitte aynı sohbeti düzenledi.

Hessen’in 22 flube gençli¤inin davet edildi¤i e¤itim pro¤ramında ço¤u filosofların çözemedi¤i sorular cevaplandırıldı.

insanların saadet ve huzuru için dualarda bulundular.

Pro¤ram ev sahibi gençli¤inin ikram etti¤i ziyafetle sona

erdi.

IGMG Hessen Bölge Gençlik Teflkilatı olarak ev

sahipli¤ini yapan gençlere ve sohbetleri veren hocalarımıza

teflekkürü borç biliyoruz.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Avrupa’da Müslüman kimli�inin in�asında Yaz Okullarının rolü

Avrupa’daki Müslümanların

çok büyük bir bölümü göçmen

Müslümanlardan olufluyor.

Bu Müslümanların e¤itim ve

meslekî vasıf seviyelerine baktı¤ımızda,

bu seviyenin, Avrupa ortalamasının

altında oldu¤unu tesbit etmek

hiç de zor olmaz. Genç göçmen

neslin e¤itim imkânlarından yararlanma

imkânları mevcut olsa da, bu

imkanları kullanabilmeleri için istenilen

seviyede bir rehberlik hizmeti

görebildiklerini söylemek mümkün

de¤il. Bu flartlar altında yetiflen genç

Müslüman göçmen neslin ‹slamî

kimliklerinin oluflumu, dinî e¤itim

ve ö¤retimleri ile paralel gider. Yani,

‹slamî kimlik oluflum süreci, gençlerin

dinî e¤itim ve ö¤retimi ile hızlanır

ve geliflir. Bu açıdan de¤erlendirildi¤inde

IGMG Yaz Okulları’nın

önemli bir bofllu¤u doldurdu¤u görülür.

Avrupa’daki genç Müslüman neslin

kimlik oluflum süreci çatıflmalarla

ve ikilemlerle doludur. Bir tarafta

ebeveynin sahip oldu¤u ve ço¤u zaman

oturmamıfl farklı bir kimlik,

öbür tarafta hayatın tam da içinde oldu¤u,

yani gerçek dünyanın kendine

özgü kimli¤i. Genç nesil ister istemez

bu iki kimlik arasında bocalar.

Müslüman çocu¤un ‹slamî kimli¤inin

oluflması, bu kimli¤in geliflmesine

imkân sa¤layan e¤itim kurumları

ile ‹slâmî toplumsal yapının varlı¤ı

ile do¤rudan ba¤lantılıdır. Bu e¤itim

kurumları ile toplumsal yapı, yeni

neslin ‹slâmî kimli¤inin oluflumunda

içinde yaflanılan çevrenin gerçeklerini

de göz önünde bulundurmak durumundadır.

Yani, yenil nesil Müslümanlar

iki farklı kimli¤i özümseyen,

ama bu iki farklı kimli¤i Müslüman

olarak ortaya koyabilen insanlar olmak

durumundadır.

IGMG Yaz Okulları, kısa bir dönemde

ö¤retim alanında gösterdi¤i

baflarıyı en çok e¤itim alanında, yani

Federal ‹statistik Dairesi "Microzensus 2005"in

(küçük nüfus arafltırması) sonuçlarını açıkladı.

Arafltırma sonuçları Almanya nüfusunun flimdiye

kadar düflünülenin iki katı kadar göçmen kökenli

nüfusa sahip oldu¤unu ortaya koydu. Sonuçlar

Almanya nüfusunun beflte birine tekabül eden 15,3

milyonluk bölümünün göçmen kökenli oldu¤unu

gösterdi. Buna karflın resmi rakamlara göre Almanya’da

yaflayan yabancı sayısı sadece 7,3 milyon.

Arafltırmada yabancı ailelerden gelip Alman vatandafllı¤ına

sonra geçenlerde dikkate alındı. Bu

kimselerin Alman vatandaflı olarak sayıldıkları için

yabancılar istatistiklerine alınmadıkları belirtildi.

Federal ‹statistik Daire’sinin Baflkanı Johann Hahlen,

"Microzensus 2005"in Berlin’deki tanıtımında;

‹slamî kimli¤in geliflmesi alanında

gösteriyor. Zaten, bu kısa süre içerisinde

uygulanan programın asıl amacı

da ö¤retimden ziyade, e¤itime yönelik.

Burada e¤itimi, Türkçe’de eskiden

kullanıldı¤ı haliyle, 'terbiye' ve

'edeb’li olma alıflkanlı¤ının kazandırılması

olarak de¤erlendirmek daha

do¤ru olur. Kısacası terbiye, genç

nesillerin hayata alıflma ve di¤er insanlarla

iyi iliflki kurabilme yeteneklerinin

kabul görmüfl bir ahlâkî düzen

içerisinde gelifltirilmesi sürecidir.

Yaz Okulları’nda çocuklarımızın

davranıfllarındaki geliflmelerin arasında

ilk dikkati çeken konu ‹slâmî

anlamda selâmlaflmayı kabullenip

ö¤renmeleridir. En kısa haliyle, 'Selâmün

Aleyküm' fleklindeki bu selamlaflma,

‹slâmî kimlik oluflumunda

mühim bir adımdır. Zira dinimiz ‹slâm,

Müslümanları kardefl ilan etmifl

ve bu kardeflli¤i imandan kaynaklanan

bir sevgi, muhabbet ve saygı

esasına ba¤lamıfltır. Bu esasın kuvvetlenmesi

için de Müslümanların

karflılıklı olarak selamlaflmaları, birbirlerine

karflı yerine getirilmesi gereken

önemli bir ödev kılınmıfltır.

Kur’an-ı Kerim’de, Nisa Sûresi’nin

86. ayetinde, Müminlerin birbirlerine

selâm vermeleri emredilmifltir. "Size

bir selâm verildi¤i zaman, ondan

daha güzeliyle veya aynı ile karflılık

verin. fiüphesiz Allah her fleyi hesap

eder." Bu ayet ile birlikte peygamber

efendimizin selâmın önemini

vurgulayan ve emreden pek çok sünneti

vardır. Bunların en dikkat çekenlerinden

birisi flu hadistir: "Siz

iman etmedikçe cennete giremezsiniz;

birbirinizi sevmedikçe de gerçek

mânâda iman etmifl olmazsınız; ben

size yaptı¤ınız takdirde, birbirinizi

sevebilece¤iniz bir fleyi söyleyeyim

mi? Aranızda selamı yayınız." ‹flte

ÖZEL KÖ�E 23

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

�lhan B�LGÜ · ibilgu@igmg.de

bu önemli ‹slâmî görev, Yaz Okulları’nda

Müslüman çocukların kazandıkları

genel davranıfl flekillerinin ilk

adımını oluflturuyor. Kazanılmıfl

kimli¤in ortaya konulmasında ipucu

olması bakımından, Yaz Okulları’nda

kazanılan davranıfl biçimlerinden

bir kaç örnekleme ile bahsetmek

do¤ru olur.

Hayat süreci içerisinde yeni dostluklar

kurabilme kabiliyeti hangi

kimlik olursa olsun, di¤er insanî iliflkilerin

temelini oluflturur. Baflkalarına

saygı gösterme, konuflma ve hitaplarda

baflkalarını incitmeme, arkadafllarına,

ebeveyne, ö¤retmenlere ve

büyüklere karflı saygılı davranma,

küçükleri de sevgi ve anlayıflla karflılama

yeteneklerinin geliflmesi de bu

açıdan önem kazanır. Yaz Okulları,

daha önceden de arkadafl veya tanıdık

olanlar olsa da, farklı ortamlardan

gelen çocukların yeni dostluklar

kurması için bir fırsat oluyor. Kurulan

bu dostluk ve arkadafllıklar, çocukların

birbirlerine karflı fedakârca

davranabilmelerine de yardımcı oluyor.

Örne¤in, çocukların birbirlerine

yemek veya içecek servisi yapmalarının

afla¤ılayıcı bir durum olmadı¤ı,

aksine kendisi daha çok acıkmıfl ya

da susamıfl olsa bile, önce arkadaflına

ikram edebilmelerinin iyi bir davranıfl

oldu¤u hazzını tatmaları ve bu

fluura ermeleri Yaz Okulları’nın temel

hedeflerinden. Paylaflabilmeyi

ö¤renmek, sahip oldu¤u her hangi

bir fleyi bölüflebilmek de çocukların

kimlik geliflimi açısından bir baflka

noktayı da gösteriyor. Elinde bir parça

çikolatası olan bir çocu¤umuz, bu

çikolatayı severek, ya arkadaflı ile

paylaflmayı ö¤reniyor ya da, hiç de-

¤ilse, arkadaflının yanında yemeyerek,

arkadaflının ifltahının kabarmasını

önlüyor. Bu davranıfl, ‹slâmî ahlâk

kurallarından biri olan ve adına "göz

"E¤er bir toplumun içerisinde yüzde 19’luk bir kısım

göçmen kökenliyse, burdan yola çıkarak bir göç

toplumundan bahsedebiliriz" fleklinde konufltu.

Öte yandan arafltırma sonuçları göçmen kökenli

vatandaflların yüzde 52’sinin Alman vatandaflı oldu¤unu

ve bu oranın sekiz milyon nüfus ile nerdeyse

Almanya’nın tüm nüfusunun yüzde onuna

ulafltı¤ını gösterdi. Hahlen; "Sadece göçmen kökenli

vatandafllar Almanya’daki toplumun yafllanma sürecini

frenleyebilir" dedi ve yabancı kökenli Almanların,

yabancı kökenli olmayan Almanlardan farklı

olarak toplumu yafl oranı olarak gençlefltirdi¤i yönünde

açıklamalarda bulundu.

Arafltırmanın gözler önüne serdi¤i bir di¤er nokta

da, Almanya’da her geçen gün büyük aile, yani

hakkı"ının teslim edilmesi de denilen

edebli bir davranıfla iflaret ediyor.

Yaz Okulları’na katılan çocukların

davranıfllarındaki bu olumlu de¤iflim

ebeveynlerin de dikkatini çekti¤i

gibi, toplum içerisinde de dikkati çekiyor.

Bu e¤itimden geçen çocuklarımız

okulda arkadaflları ile daha iyi

geçinebiliyor, ö¤retmenleriyle ve di-

¤er insanlarla olumlu bir iliflki kurabiliyor.

Çocuklu¤un verdi¤i afacanlık

her haliyle mutlaka devam edecektir.

Fakat kazanılan bu kimlik, gelecek

hayata atılacak adımların sa¤lam

temeller üzerinde devam etmesinde

öncü rol oynuyor. Bu anlamda,

Yaz Okulları’na katılan çocuklarımız,

okulun gelecek hayat için önemini

kavrıyor, okul hayatına daha da

önem veriyorlar. Farklı bir kültürel

yapı içerisinde, ama Müslüman olarak

yaflama fluuru, artarak çocuklarımızın

hayatını kuflatıyor. Yaz Okulları’nın,

do¤rudan okul derslerine

yardımcı olma gibi bir hedefi olmamakla

birlikte, okulun, okumanın,

e¤itim görmenin öneminin kavratılması

gibi bir hedefi var. Bunun içindir

ki, derslerin bir bölümü bu amaca

yönelik olarak, çocuklarımızın ufkunun

açılmasına yardımcı oluyor. Çeflitli

meslekler üzerinde müzakereler,

çocuklarımızın hayal etti¤i meslek

üzerindeki tartıflmalar, daha henüz

bu konuları düflünme ihtiyacı olmayan

çocuklarımızın da kalbinde bir

ıflık yanmasına vesile oluyor.

Yaz Okulları, ba¤lı baflına bir e¤itim

kurumu de¤il. Ancak, IGMG’nin

gerçeklefltirdi¤i e¤itim hizmetleri

zincirinin bir parçasını oluflturuyor.

Yukarıda söz konusu edilen kimlik

özelliklerinin kazanılıp yerlefltirilmesi

ve gelifltirilmesi bu e¤itim zinciri

halkalarının kopmamasına da ba¤lı.

Yaz Okulları’ndan öte cami, cemaat,

aile ve toplumun bir kimli¤i beslemesi

gerekiyor.

Almanya’da her be� ki�iden biri göçmen kökenli

"Sadece göçmen kökenli vatandafllar Almanya’daki toplumun yafllanma sürecini frenleyebilir"

dede-nine, anne-baba ve çocukların oluflturdu¤u aile

yapısının iyice yok oldu¤uydu. Almanya’da bulunan

39,2 milyon hanenin geçen yıla nazaran sadece yüzde

birinin bu flekilde bir aile yapısına sahip oldu¤u

ifade edildi.


24 KISA HABERLER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Üçüncü:"Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti'nin anayasaya

aykırı ba�örtüsü yasa�ı Müslüman bayanları dı�lıyor"

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti'ndeki

okullarda ö¤retmenler

için baflörtüsü yasa¤ı getirilmesi

kararı nedeniyle açıklama yapan

‹slam Toplumu Milli Görüfl

(IGMG) Genel Sekreteri O¤uz Üçüncü,

kamusal yaflamda Müslüman bayanlara

yönelik giderek artan ayrımcılı¤ı

elefltirdi. Üçüncü, "Bu kanunlar

Müslüman bayanları toplumsal alandan

dıfllıyor" dedi ve ekledi, "Bu tür

yasaklar getiren kanunlar, bayanların

ö¤retmenlik mesle¤inden dıfllanmalarını

beraberinde getirirken, aynı zamanda

bayanların ifl hayatına atılma-

Mecliste Yefliller Partisi’nin

yabancıların entegrasyonuyla

ilgili sundu¤u taslakta,

göçmenlere taleplerde bulundu¤u

ve problemlerini tespit etti¤i belirtilirken,

taslak ile ‹slam’ın hukuki eflitli-

¤i, e¤itime teflvik ve politik katılımın

amaçlandı¤ı ifade edildi. Yefliller Partisi’nin

göç politikası sözcüsü Josef

Winkler, ‹slam’ın di¤er dinlere göre

hukuken eflit sayılabilmesi için anayasada

"vatandafllı¤a kabul edilmifl

bir ‹slam"ın olması gerekti¤ini söylerken,

bu nedenle Devlet-Kilise Hukuku’nda

olası bir de¤iflikli¤in nasıl

larını da temelde çok zorlafltırmakta.

Özel flirketler devletin koydu¤u yasakları

gözönünde tutarak baflörtülü

müslüman bayanları ifle almayı reddetmekteler".

Sonuçta anayasamızdaki eflitlik ilkesi

ile ba¤daflmayan bir durumun ortaya

çıktı¤ını belirten Üçüncü, ayrıca

flunları söyledi, "Kuzey Ren Vestfalya'daki

FDP, bilinçli olarak Alman

sekülerizminden uzaklaflarak, Fransız

laikli¤ine do¤ru kaymakta. Ancak

CDU'nun da niçin bunu kabullendi¤i

ve kendi hristiyan geçmifli ile nasıl

ba¤dafltırdı¤ını anlayabilmifl de¤iliz".

yapılabilece¤inin incelenmesi gerekti¤ini

ifade etti.

Buna karflın Devlet-Kilise Hukuku’nda

böyle bir de¤iflikli¤i reddeden

Hristiyan Demokrat Grubu ‹çiflleri

Sözcüsü Hartmut Koschyk, Devlet-

Kilise Hukuku’nun entegrasyonu teflvik

aracı olmadı¤ını, ‹slam’ın ancak

baflarılı bir entegrasyon süreci sonucunda

Devlet-Kilise Hukuku tarafından

garanti altına alınabilece¤ini ifade

etti.

Koschyk ayrıca, anayasal ölçülerin

açıkça ortaya konmasının yanısıra,

Müslüman organizasyonların teflvik

Üçüncü bunun yanında baflörtüsü ile

ilgili bu kanunun anayasanın eflitlik

ilkesini ihlal etti¤i tespitinde bulundu.

"Görevde bulunan ö¤retmenler

açısından bakıldı¤ında kanun flüphesiz

dava konusu olacaktır" diyen

Üçüncü, ayrıca flunları söyledi "Entegrasyonun

mahkeme yoluyla gerçekleflece¤ini

düflünmemifltik. Siyaset

artık, entegrasyon konusunda sorumlulu¤undan

kaçmak, hatta bunu engellemek

ve sonrada hatalarını her seferinde

mahkemelere telafi ettirmekten

vazgeçmelidir."

Ye�iller’den �slam’a e�it muamele iste�i

Yefliller ‹slam’ın di¤er dinlerle hukuki eflitli¤i için Devlet-Kilise Hukuku’nda olası bir de¤iflikli¤i arafltırırken CSU ise bunu reddediyor

Merkel: "Vatandafllarımızın büyük ço¤unlu¤u

yabancılara karflı olumlu bir tutuma sahiptirler"

"Yabancı dü�manlı�ı Almanların tipik

bir özelli�i olarak gösterilmemeli"

Almanların ço¤unlu¤unun yabancıları

dostça karflıladıklarını

belirten Baflbakan Angela Merkel,

"Maalesef kabul edilmesi mümkün

olmayan ve tüm imkânlarımızı kullanarak

arafltırdı¤ımız yabancı düflmanlı-

¤ından kaynaklan saldırılara flahit oluyoruz.

Ancak vatandafllarımızın büyük

ço¤unlu¤u yabancılara karflı olumlu bir

tutuma sahiptirler" dedi ve yabancı

düflmanlı¤ının Almanların tipik bir

özelli¤i olarak gösterilmeyece¤ini söz-

lerine ekledi.

Anayasayı Koruma Örgütü’nün

2005 yılı raporuna göre aflırı sa¤ e¤ilimli

kiflilerin iflledi¤i suçların oranının

önceki yıla nazaran yüzde 27,5’e yükseldi¤i

belirtildi. Hatta Eski Hükümet

Sözcüsü Uwe-Karsten Heye’nin farklı

ten rengine sahip olan vatandaflları, Do-

¤u Almanya’nın bazı bölgelerinde aflırı

sa¤cıların saldırılarına maruz kalmamaları

için bu bölgelerden uzak durmaları

yönünde uyarıda bulunmufltu.

Bu arada Potsdam flehrinde yaflanan

ve Alman-Etyopyalı bir vatandaflın

ölümcül flekilde yaralanmasına neden

olan saldırı sonrasında gözaltına alınan

iki flüphelinin salıverildi¤i kaydedildi.

Avukat Veikko Bartel, mahkemeyi yürüten

hâkimlerin artık olayın yabancı

düflmanlı¤ından kaynaklandı¤ını düflünmediklerini

açıkladı. Etyopyalı vatandafl

Paskalya Pazarı’nda Potsdam

flehrindeki bir durakta saldırıya u¤ramıfl

ve ölümcül flekilde yaralanmıfltı.

Kuzey Ren Vestfalya Entegrasyon

Bakanı Armin Laschet

(CDU) Almanlar ve göçmenler

için ortak öncü kültür talep etti. "Die

Zeit" gazetesi için kaleme aldı¤ı yorumda,

Almanlar ve göçmenlerin yapmaları

gerekenin, di¤erinin varlı¤ını,

inançlarını tanımayı ve saygı göstermeyi,

kendi inanç ve de¤erlerinin do¤rulu¤unu

tartıflmaya açmadan gerçek-

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

ile devletin temel prensiplerine planlı

bir flekilde uyum sa¤lamasını ve bu

prensipleri eksiksiz kabullenmelerinin

gereklili¤ini dile getirdi.

Öte yandan Koschyk, özellikle

anayasal devletin prensiplerine ters

düflüldü¤ü zamanlar fleriattan vazgeçmenin

gereklili¤ini de vurguladı.

Koschyk son olarak:"Alman devletinin

nitelikleri hakkında ciddi bir

ortak görüfl sa¤lanmadan, ‹slam’ın

Devlet-Kilise Hukuku’na eklenmesi

entegrasyon açısından son derece elveriflsizdir"

dedi.

Kuzey Ren Vestfalya Entegrasyon

Bakanı ortak öncü kültür talep etti

"Alman toplumu nesillerin uyum içerisinde birarada yaflama,

çocuk sevgisi, yafllılara karflı saygı ve dini inançlara saygı

gibi özellikleri yeniden kazanmalı"

lefltirmeyi ö¤renmeleri oldu¤unu belirtti.

Alman toplumundan da nesillerin

uyum içerisinde birarada yaflaması, çocuk

sevgisi, yafllılara karflı saygı ve dini

inançlara saygı gibi özellikleri yeniden

kazanmasını isteyen Laschet, sözkonusu

de¤erlerin göçmenlerin dünyasında

sa¤lam bir flekilde yer aldı¤ını ifade etti.

Laschet ayrıca flunları söyledi, "Dindar

insanları inciten her türlü zevksiz

fleyi medyamız yayınlamak zorunda

mı?

Ülkemizdeki dindar Hristiyanlar

medyadaki bel altı vurufllara tahammül

etmek zorunda mı?" Almanya’daki

Müslümanlardan din ile devlet ayrımını

kabul etmelerini isteyen Laschet,

"‹slam’ın reforme edilmesi kesin olarak

batı devletlerinin ifli de¤il, ancak batıya

ve Müslüman olmayanlara karflı nefreti

yayanların susturulması haklı olarak talep

edilebilir" dedi.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Sebahattin UÇAR

E�itimci - Yazar

Bence insano¤lunun hayatında en

önemli soru fludur: Hayatta en

güzel fley nedir?

Bu sorunun en isabetli cevabı flu cevap

olsa gerek: Hayatta en güzel fley

ilimdir.

Meleklerin Hazreti Adem’e secde etmeye

memur kılınmalarının temel sırrı

da flüphesiz ki yine ilimdir.

Peki ‹lim Nedir?

‹lim: "Bir fleyin hakikatini ve malum

olanın, oldu¤u hal üzere bilinmesidir."

Bu tarife göre; yanlıfl malumata ilim

denilemez.

Ebu Cehil’e bu ismin verilmesinin

sebebi: Bilinmesi gerekeni bilmemesi

de¤il, yanlıfl bilmesidir.

‹lmin Kaynakları Nedir?

1. Do¤ru Haber

2. Selim Hisler

3. Akıl

‹slam ‹nancına Göre

Üç Çeflit Kitap Vardır:

1. Kur’an-ı Kerim: Bu ilahi kitaptan

bafllıca flu ilimler do¤mufltur:

- Tefsir

- Hadis

- Fıkıh

- Akaid

- Tecvid

- Kıraat

2. Kainat: Bu kitaptan da flu ilimler

do¤mufltur.

- Fizik

- Kimya

- Matematik

- Biyoloji

- Astronomi

- Co¤rafya

- Mühendislik

3. ‹nsan: Bu kitaptan ise flu ilimler

ortaya çıkmıfltır:

- Tıp

- Psikoloji

- Sosyoloji

- Tarih

- Antropoloji

‹nsanın hayatını aydınlatan bu ilimlerin

ö¤renilmesi gerekti¤i aklın gere¤idir.

Aklı olan herkes imkanları nispetinde bu

ilimleri mutlaka ö¤renmek ister. Ancak

ilmin önündeki engelleri aflmaları gerekir.

‹lmin önündeki engeller genel olarak

ikiye:

1. ‹çten Kaynaklanan Engeller

�LM�N ÖNÜNDEK� ENGELLER

Bu engeller flunlardır:

a) Geri zekalılık

Bu genel olarak do¤ufltan gelir.

b) Tembellik

c) Hz. Muhammed (s.a.v.) de, namazlarının

sonunda el açıp Allah'a dua

ederdi. Çeflitli kötü, yanlıfl, zararlı ve istenmeyen

fleylerden Allah'a sı¤ınırdı.

Bunlardan biri de tembelliktir. "Ya

Rabb'i, tembellikten sana sı¤ınırım."

derdi (Buhârî, Cihâd, 25, 74;

d) Önemsememek

Halbuki "‹lim ‹slam’ın hayatı, imanın

dire¤idir" Hadis

Örnek: Pusula, Harita ve Iflık… Pusula

aklımız, harita dinimiz, ıflık ise ö¤renmemiz

gereken ilimdir.

e) Fakirlik

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz flöyle

dua etmifltir: "Allah'ım, yoksulluk fitnesinin

flerrinden, küfür ve yoksulluktan

sana sı¤ınırım" (Nesaî, Sehv, 90, ‹stiâze,

16, 29;

Fakirlik insan düflüncesi üzerinde

olumsuz etki yapar. Muhammed efl-fieybânî'ınin

(ö.189/805) flöyle dedi¤i nakledilir:

Ebû Hanife (ö.150/767) ilim meclisinde

iken hizmetçisi evde yiyecek kalmadı¤ını

söyleyince, o flöyle demifltir:

"Allah hayrını versin, kafamdan kırk fıkıh

meselesini kaçırttın".

Yine Ebû Hanife'nin baflka bir sözü

flöyledir: "Evinde yiyece¤i olmayan kimse

ile istiflârede bulunma. Çünkü onun

fikri da¤ınık, kalbi meflguldür; kararı

isabetli olmaz" (Yûsuf el-Kardâvî, Fakirlik

Problemi ve ‹slâm, terc. Abdulvehhâb

Öztürk, Ankara, 1975, s.24).

"Hâkim, öfkeli iken karar vermesin "

hadisi de aynı esası belirtir. ‹slâm hukukçuları

fazla açlık, susuzluk ve benzeri

etkenleri öfkeye kıyas etmifllerdir.

f) ‹lmin maddi menfaat için ö¤renilmek

istenmesi

Unutulmamalıdır ki, ilim para ve

maddi menfaat için yapılmaz. ‹lmin gayesi

Allah rızası, insanlı¤a hizmet ve ilmin

kendisinde bulunan manevî lezzettir.

Evet, ‹mam fiafi’î’nin tesbiti olan

"‹lim talebelerinin rızkına ben kefilim"

hakikatine katılıyorum. Zira ilim azizdir;

sahibini aslâ zillette bırakmaz. Ancak ilmin

karflılı¤ı dünyevî olamaz.

‹mam Gazali’nin babası o¤lunun ilim

okumasını çok arzu ediyor. Ancak ömrü

kifayet etmiyor…..

g) Kibir ve Utanmak

"Bilmiyorsanız, bilenlere sorun!"

[Nahl 43]

"‹ki sınıf insan ilimden istifade edemez.

Kibirli olan ve utanan kimse." (Hadis)

2. Dıfltan Kaynaklanan Engeller

Bu engel de flunlardır:

a) ‹lim ö¤renme özgürlü¤ünün olmaması

Anayasamızın 27. Maddesi, herkesin,

bilim ve san’atı ö¤renme, ö¤retme,

açıklama, yayma ve her türlü arafltırmayı

yapma hakkına sahip oldu¤unu ifade

ederek bilim hürriyetini düzenlemektedir.

Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasındaki

kayıtların Türkiye’de yanlıfl uygulanması,

bu hürriyeti otomatik olarak

ortadan kaldırmaktadır.

b) ‹lim ö¤renme imkanlarının bulunmaması

Türkiye’de on binlerce ö¤rencinin

üniversite imtihanlarında baflarılı olama-

DOSYA 25

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

dıkları için okuyamamaları……

c) ‹lme ait de¤erin korunmaması

‹lmin izzetini koruma meselesini zikredince,

akla flu soru hemencecik geliveriyor:

Günümüzde çokça görülen bir hal,

devlet adamları, ilmin izzetinden ve buna

muhtaç olmalarından dolayı, ilim

adamlarının kapısını aflındırmaları icabederken,

bugün ilim adamları, mansıb

ve makam kaparım ümidiyle, devlet

adamlarının kapılarını aflındırmakta ve

bu dünyevî makam ve menfaat sebebiyle

de her zaman ve her yerde hakk'ı söyleyememekte

ve müdâfaa edememektedir.

Bu durumu nükteli bir flekilde izah

eden flu hâdise çok manidardır:

"‹ran'ın âdil Padiflahlarından Nuflirevan'ın

veziri, büyük ve aklı âlim Büzürg-

Mihr’e sormufl: Neden âlimler, devlet

adamlarının kapısında görünüyor da,

devlet adamları âlimlerin kapısında görünmüyor?

Halbuki ilim, emâretin fevkindedir.

Bu sorunun cevabında akıllı

âlim flöyle demifl:

Alimlerin ilminden ve devlet adamlarının

da cehaletindendir. Yani devlet

adamları cehaletlerinden ilmin kıymetini

bilmiyorlar ki, âlimlerin kapısına gidip

ilmi arasınlar. limler ise, marifetlerinden

mallarının kıymetlerini dahi bildikleri

için, devlet adamlarının kapılarından ayrılmıyorlar.

Böylece akıllı âlim, âlimlerin

düfltükleri zillet halini, nazik bir flekilde

tevil ederek takdim etmek istemifltir"[

Lem’alar, 135.].

"‹lim rütbesi tüm rütbelerin üzerindedir."

(Hadis)

d) ‹lim adamlarının yetersizli¤i ve

ehliyetsizli¤i

Bilimin en büyük engellerinden biri

de, bilimin ehil olmayan ellere düflmesidir.

Bu engel özellikle bizim tarihimizde

çok acı sonuçlar do¤urmufltur. Osmanlı

Devletini yıkan, torpil ile ve soya intisab

ile ilmiye payelerinin verilmesi oldu¤u

gibi, Osmanlı medreselerini mahveden

de beflik uleması tabir olunan insanlardır.

Maalesef beflik uleması uygulaması

bugün de devam etmektedir. Sadece siyasilere

yakınlıkları sebebiyle, yüzlerce

insana 1950 öncesi profluk ünvanları verildi¤i

gibi..

Hz. Peygamber, ehliyetsiz ve ilmini

kötüye kullanan ilim adamları için ulemâ-i

sû’ yani ilmini kötüye kullanan bilim

adamları tabirini kullanmaktadır.

"hir zamanda bir millet çıkar, câhiller

bafllarına geçerek insanlara fetva verirler,

hem kendileri yoldan saparlar ve

hem de insanları do¤ru yoldan sapıtırlar."

"Din (ve devletin) üç büyük musibeti

vardır: hevâ ve hevesine uyup kuralları

çi¤neyen hâkim, zâlim devlet adamı

ve câhil müctehid". Bu emirleri buyuran

Hz. Peygamber, sanki bizim zamanımızı

tasvir etmektedir (Yazır, Elmalılı Muhammed

Hamdi, Hak Dini Kur’an Dili,

Ankara 1936, sh. 4794)

Sonuç olarak bu engelleri aflmak için

Allah Resulünün flu tavsiyelerine uymamız

yeterli olacaktır:

"Ya âlim, ya talebe ol, yâ dinleyici ya

ilmi seven ol! Beflincisi olma helâk olursun!

[Beyhekî]


26 HABERLER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

AT�B Darmstadt’ta Uyu�turucu ve �iddet Konferansı

‹lerlemifl sanayi toplumlarında çocuk

sahibi ebeveynlerin mesuliyeti

her geçen gün biraz daha artmaktadır.

Her türlü tüketim malı üreticilerinin

öncelikli hedefi genç nesillerdir.

Aile mesuliyeti taflımayan

genç insan, yemek, içmek, giymek ve

gezip e¤lenmek ister. Genç tecrübesiz

ve meraklıdır. Onun bu özelli¤ini

bilen sigara, alkol ve di¤er uyuflturucu

pazarlayıcıları, müflterilerini bu

kesimden kazanır.

Sözün özü; aile ilgisinden mahrum

ve temel e¤itimi yetersiz genç

insanlar her an alkol ve uyuflturucu

gibi bataklı¤a saplanıp kalma tehlikesiyle

karflı karflıyadır. Türk kökenli

gençler için bir baflka tehlike de; kriminel

olayların içine çekilmek!

Bu ve benzeri, gençli¤i tehdit

eden hadiselere karflı "Gençlikte fiiddet

ve Uyuflturucu" adı altında AT‹B-

Georg-Büchner Lisesi Müdürü

Gunter Stauf, kanunlaflan baflörtüsü

yasa¤ına ra¤men, baflörtülü

ö¤retmenin derslere girmesine

izin veriyor. "Ben, Eyalet Meclisi’nin

yardakçısı de¤ilim, benim yetenekli

ö¤retmenlere ihtiyacım var"

diyen okul müdürü Stauf muhtemelen

flikayet dilekçesi tehdidi altında.

Bunun nedeni Kuzey Ren Vestfalya

Eyaleti’nin bunu yapan sekizinci eyalet

olarak Müslüman ö¤retmenler için

baflörtüsü yasa¤ı getirmifl olması.

Okul Bakanlı¤ı’ndan yapılan açıklamaya

göre kanunun Haziran ayının

ortasında resmi gazetede yayınlanarak

herkesin kanuna uymayla yükümlü

tutulması öngörülüyor. Bu durum-

Darmstadt Emir Sultan Külliyesinin

toplantı salonunda bir konferans düzenlendi.

Darmstadt Emniyet Müdürlü-

¤ü’nde göçmen vatandafllar sorumlusu

Hasan Tatlıgün tarafından sunulan

konuya ilgi büyüktü.

Dernek Baflkanı ‹lhami Ertürk’ün

selamlama ve takdim konuflmasından

sonra, mikrofana davet edilen Hasan

Tatlıgün, önce ailelerin dikkatini çekerek;

çocuklarınızda alıflılagelmiflin

da okul müdürü de kanunun uygulanmasından

sorumlu olacak.

Bakanlık sözcüsü ayrıca flunları

söyledi " Müdür sorumlulu¤unu yerine

getirmezse hakkında disiplin soruflturması

açılır. Ö¤retmen baflörtüsünü

çıkarmazsa meslekten uzaklafltırılır".

Bu arada 29 yaflındaki Almanca

ve ‹ngilizce ö¤retmeni mesle¤ini bırakmak

istemiyor. "Baflörtümü çıkarmak

istemiyorum, ancak acilen mesle¤ime

de devam etmek istiyorum"

diyen ö¤retmen, "Benim için demokrasinin

alternatifi yok" dedi. Baflörtülü

ö¤retmen ayrıca baflörtüsünün siyasal

sembol olarak taflındı¤ını, kızların

ve bayanların aile fertleri tara-

dıflında hâl ve hareketler sizlere ipuçları

verebilir" dedi. ‹statistiklere göre

okulda bafları oranları düflük ö¤rencilerin

fliddete daha meyilli olduklarını

da dile getiren Tatlıgül, uyuflturucu

kuryeleri genellikle bu kesimden

gençleri tuzaklarına düflürüyorlar dedi.

Hasan Tatlıgül daha sonra polis

camiasında zaman zaman yabancı

düflmanı tavır takınanlar olursa, hiç

çekinmeden bu memurlar hakkında

fından buna zorlandıklarının da do¤ru

olmadı¤ını dile getirdi.

Baflörtüsüyle ö¤retmenlik için

baflvuran meslektaflı hakkında okul

müdürü flunları söyledi, "Bizi neyin

bekledi¤ini biliyorduk. Baflvuran

otuz aday arasında kendisi bizi ortaya

koydu¤u konseptle çok etkiledi. Ö¤rencilerini

çok iyi motive ediyor, bu

bayan okulumuz için en iyisi. Baflörtüsü

takmakla siyasal hedefler gütmedi¤ini

bize gösterdi. Ondan vazgeçmeye

niyetim yok. O’nun baflörtüsü

ile burada kalması için hepimiz

mücadele edece¤iz". Okul müdürü

ayrıca flunları söyledi, "Ö¤retmenlerinin

baflörtüsünü çıkarmaya zorlanmasını

gören kızlar ve de Müslüman er-

suç duyurusunda bulunabilirsiniz, dedi.

Yarıflma ve e¤lence bölümü

Konferansın sona ermesinden

sonra gençler arasında bilardo ve masatopu

turnuvaları düzenlenerek, dereceye

girenlere çeflitli hediyeler verildi.

Daha sonra sazlı-sözlü "Sıla

Gecesi" baflladı. Hessen Eski Bölge

Baflkanı Mehmet Aksoy’un da sazıyla

ifltirak etti¤i e¤lence bölümü gecenin

geç saatlerine kadar devam etti.

Okul Müdürü’nden anayasaya aykırı

ba�örtüsü yasa�ına onurlu direni�

Kuzey Ren Vestfalya’da bir lise müdürü baflörtülü ö¤retmeninin derslere devam etmesini istiyor

Düsseldorf Eyalet Meclisi,

CDU ve FDP’nin oylarıyla

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti

resmi okullarındaki Müslüman

bayan ö¤retmenlerin bundan sonra

baflörtüsü takmalarının yasak oldu¤u

kararını verdi. Buna karflın

Hristiyan dini kıyafeti ve Yahudi

kippası Eyalet Anayasası’nda Hristiyan-batılı

geleneklere ba¤lı olarak

halen serbest.

Federal Almanya ‹slam Konseyi

bu yasayı ayrımcılık olarak de¤erlendirdi.

‹slam Konseyi Baflkanı

Ali Kızılkaya; "Anayasa Mahkemesi

baflörtüsü yasa¤ı ile ilgili yasal

düzenleme konusunu eyaletlerin

kendi takdirine bırakmasından sonra,

flimdi de Kuzey Ren Vestfalya

Eyaleti böyle bir yasal düzenlemeye

gitmifltir. Bu yasak bir yandan

kiflinin özgürlük hakkı ihlali ve çalıflma

yasa¤ı manasına da gelirken,

di¤er yandan da kurumsal bir ay-

kek ö¤renciler kendilerini dıfllanmıfl

hissediyorlar. Tüm politikacılar entegrasyondan

bahsederken ben bu durumu

onlara nasıl açıklayayım?".

Okuldaki 600 ö¤renciden 30’unun

baflörtülü oldu¤unu belirten okul müdürü,

"‹slam bizim kültürümüzü etkiledi

ve biz bununla yaflamayı bilmeliyiz.

Bunun da anlamsız kanunlarla

olamayaca¤ı da kesin".

Ö¤retmenin baflörtüsü ile ö¤retmenli¤e

devam edebilmesi için alıflık

olmayan protestolar üzerine düflündüklerini

belirten okul müdürü, " Gerekirse

hepimiz birer baflörtüsü takarız.

Tüm arkadafllarımız bu genç bayanın

arkasında ve biz bunu kamuoyuna

da gösterebiliriz".

�slam Konseyi:

"Ba�örtüsü yasa�ı ayrımcılıktır"

rımcılıktır" açıklamasında bulundu.

Kızılkaya ayrıca bu yasa¤ın sadece

dini özgürlü¤ü kısıtlamadı¤ını, aynı

zamanda eflitlik ilkesini de ihlal etti¤ini

ifade etti.

"Baflörtüsü yasa¤ı entegrasyona

zarar vermekte ve eyalet hükümetinin

öne sürdü¤ü ‘büyük entegrasyon

politikası’na da ters düflmektedir"

diyen Kızılkaya, bu ayrımcılı¤ın

entagrasyonun tam zıddı oldu¤unu

vurguladı.


Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

Allah’u Teala’nın bizlere gönderdi¤i

Kur’an-ı Kerim, biz

kullar için o kadar büyük

kolaylık ki; kulların kılavuzu, yol

göstericisi. Allah’u Teala’nın gönderdi¤i

kılavuza uyarak, onu iyi okuyup,

iyi anlayıp, hayatımıza aktarabilirsek

ne yolumuzu flaflırırız, ne tökezleriz,

ne periflan, ne bedbaht vede

ne rezil, rüsvay oluruz. Yani bu o

kadar zor ifl de¤il. Biz kendimize

azap edercesine, Allah’ın kanunlarına,

yasalarına uymayarak, kendimize

en büyük kötülü¤ü yapıyoruz. Allah’ın

bizim ibadetimize ihtiyacı mı

var? Tabiki hayır. Her zaman ve heryerde

biz ona muhtacız. Zaten Mevla

bütün kainatı bizim için yaratmamıfl

mı? Bizim emrimize vermemmifl

mi? Soludu¤umuz havayı, içti¤imiz

suyu, günefli, ayı biz kulların rahat

yaflaması için ne gerekiyorsa,

hepsini bize bahfletmemifl mi? Bizim

yapaca¤ımız tek görevimiz, Mevla’ya

iyi kul olup, O’na flükretmek.

Allah’a kulluk ederken bir bakıyoruz,

görev olarak bizlere; birbirimize

iyi davranmamız, birbirimizin

hakkını hukukunu korumamız, birbirimizi

sevmemiz, saymamız ve iyilik

etmemiz emrediliyor. Bütün bunları

ve Rabbin bize gönderdi¤i anayasayı

uyguladı¤ımız takdirde, kulluk vazifemizi

yerine getirmifl oluyoruz. Ne

kadar büyüksün Allahım. Sen biz

kullarını affeyle.

‹çinde bulundu¤umuz bu asırda

heran ve heryerde bir çok musibetler

kol geziyor. Aile hayatımızda, yaflantımızda

huzur diye birfley kalmadı.

Edep haya diye, biz müslümanların

olmazsa olmaz dedi¤imiz de¤erlerimizden

eser yok. Edebin hayanın

yaflanmadı¤ı zamanda sevgi saygı

olur mu? ‹flte biz bu de¤erlerimize

ba¤lı kalmamız için, hep Kur’an-ı

Kerim’e ba¤lanmamız gerekir.

Gerçekten içinde bulundu¤umuz

flartlar, fleytana davetiye çıkarırcasına,

flansları zorluyor. Eskiden ‹slami

mahrem konularına çok dikkat edilirdi

ve elhamdülillah fazla olumsuzluklarla

karflılaflılmazdı. Lakin

günümüzde sık sık bu tür nahofl durumlarla

karflılaflıyoruz veya duyuyoruz

ve çok üzülüyoruz. Bu mese-

lelerden dolayı da çok yuvalar yıkılıyor.

Çocuklar sersefil oluyor. Gelece¤imizin

garantisi çocuklarımız çok

sa¤lıksız yetifliyor ve sa¤lıksız yetiflen

gençlik, sa¤lıksız nesil ve sa¤lıksız

bir millet demektir.

Biz hanımlar giyimimizi, kuflanmamızı,

sözümüzü, sohbetimizi, tutum

ve davranıfllarımızı, dinimizin

emretti¤i gibi sürdürür/yaflarsak, ne

biz üzülür, ne baflkalarını üzmüfl oluruz.

Yaflamımızda tesettür konusu

çok önemli, tesettürlü giyinmek

edepdir. Sözümüze, sohbetimize, tutum

ve davranıfllarımıza dikkat etmek

hayadır ve yine edepdir. Biz,

her zaman örnek oldu¤umuz gibi,

bundan sonra da örnek olma fluuru

içerisinde, Allah’u Teala’nın yolundan

flaflmadan, Peygamber (S.A.V.)

efendimizin yaflantısını Sünneti Seniyesininden

ayrılmadan yaflamaya

devam edece¤iz. Allah’u Teala dünyadaki

bütün müslüman kardefllerimize

edebiyle yaflamayı nasip eylesin,

hep beraber inflallah!

Günümüzde boflanmalar oldukça

ço¤aldı. Bu konuyu irdeledi¤imizde,

bakıyoruz dinimizi tam manası ile

yaflamamaktan, kültür de¤erlerimize

önem vermemekten, yani kısacası

e¤itimsizlik birinci sırada geliyor.

‹kincisi tahammülsüzlük. ‹nsanlar

artık biribirine eyvallah etmiyor.

Sen çalıflıyorsan, ben de çalıflıyorum,

benim de param var diyerek.

Üçüncüsü flimdiki gençler evlendi¤i

günden dayalı döfleli, tam teflkilatlı

ev ve arabaya sahip oluyorlar.

Düflünecek hiç bir eflya derdi yok,

alalım satalım diye gençleri meflgul

edecek bir meseleleri yok. Bu sefer

birbirileri ile u¤raflıyorlar.

Dördüncüsü ailelerin gençlerin

ifline çok karıflması. Benim taraf, senin

taraf, hem hiç eksiksiz herfleyleri

dörtdörtlük olsun istiyorlar, hem de

sonra ben daha çok aldım, yok sen

daha çok aldın, diye huzursuzluk çı-

ÖZEL KÖ�E 27

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Ev ve Evliliklerimiz

Nurten Öner

AT�B Kadın Kolları Ba�kanı

Wiesbaden’da yapılan CDU 98. eyalet teflkilatı

kongresinde seçilen 14 yönetim kurulu üyesi arasında

yer alan Bilgin toplam 320 oyun 283’ünü aldı.

En fazla oyu alan üye olan Bilgin sorumluluklarının

bilincinde oldu¤unu ve görevlerini en iyi fle-

karıyorlar.

Beflincisi, istisnalar kaideyi bozmaz,

maddi durumun iyi olmayıflı

ve iflsizlik konusu.

Altıncı, bazen bayanın, bazen beyin

ilgisizli¤i, vurdum duymazlı¤ı,

sohbet ve muhabbet eksikli¤i, birbirilerine

dertlerini açık açık anlatamama

gibi durumlar, birbirine kırılmıfl

olup di¤erinin bundan haberi olmayıflı.

Yedinci Türkiye’den gelen damat

ve gelin, geldikleri ortamla buradaki

ortamın farklı oluflu, uyum sa¤lamada

zorluk çekmeleri. Örf adetlerin,

gelenek göreneklerin dejenere oluflu,

ne Alman ne Türk, karma karıfl bir

yaflam biçimi oluflmufl bir aile ile

karflılaflınca tabiki genç umdu¤unu

bulamıyor, hayal kırıklı¤ı yaflıyor.

Hele bu genç büyük flehirden gelen

bir genç ise, bu daha zor oluyor.

Çünki burada bazılarımız 40 yıl önce

geldi¤imiz gibi kalmıflız. Bazılarımızda

buranın, yani yafladı¤ımız

ülkenin yaflantısını, daha çok benimsemifliz.

Türkiye’den gelen genç için

yafladı¤ımız ülkenin kültürü çok

farklı oldu¤u için, biz gelen gence

anlayıfl göstermemiz, ona yardımcı

olmamız gerekir.

Ve son zamanlarda evliliklerin en

can alıcı, en tehlikelisi de internetten

tanıflıp evlenmeler. Çocuklarımız internetten

maalesef hep hayırda faydalanmıyorlar.

Bilgisayarlar evlerde

adeta sadece gençlerimiz çetleflsin,

eylensin, kafa bulsun, erkek çocukları

kız, kızlar da erkek arkadafl bulsun

diye mevcut. Bu her ailede böyledir

demiyorum. Böyle yapmayan

gençleri tenzih ediyorum, inflallah

bu gençlerimizin yolu açık olsun.

Ama çet yapan gençlerimiz için

bazı tavsiyelerim olacak. Ben de anneyim,

o¤lumun ve kızımın çet yaparak

evlence¤i genci kabullenmem

çok zor. Evliliklerde dikkat edece¤imiz

konular, dinimizce bize söylen-

mifltir. Evlilik yaparken kız evlatlar

için, delikankının önce dindar, soylu,

iyi huylu olufluna, hali vakti yerinde

olufluna dikkat etmeleri. Peygamber

(S.A.V.) efendimiz bu konuda

aydınlatıcı bilgi vererek flöyle buyuruyor:

"Erkek bir kadınla dört

özelli¤inden dolayı evlilik yapmalı;

malı, soyu, güzelli¤i ve dindarlı¤ı

için. Sen dindar olanına zafer bul

ki ellerin feyiz ve bereketle dolsun."

Peygamber efendimiz dindar olanını

seçin diye tavsiye ediyor. Peki gençler,

internetteki gencin dindar oldu-

¤unu nasıl anlayacaklar, bilecekler.

Sonra evliliklerde ailede çok önemli,

ailesini tanıma imkanınız yok, soyunu,

sopunu, huyunu, dindar olup olmadı¤ını

bilmek çok zor. Bu yüzden

bu tür evliliklerden kaçınmak gerekir.

fiimdiki evlilikler zaten hep duygusal

oluyor, kimse mantıki evlilik

yapmıyor. ‹nternetin duygusal yönü

de yok. Hani; gençler birbirini görür

bir elektrik alır, hofllanır, sempatik

bulur, peki bu çetle nasıl oluyor. Tamamen

hayal loto oyunu gibi, ya tutarsa.

Duygusallık yok, sevgi yok,

aflk yok, saygı yok, peki bu evlilikten

ne bekleyebiliriz ve bu evlilik ne

kadar ömürlü olur. ‹flte düflünülmesi

gereken, üzerinde durulması gereken

önemli konulardan biriside bu.

Allah’u Teala cümlemizin çocuklarına

hayırlı evlilikler nasip etsin ve

bir ömür boyu sürdürsün inflallah.

Diyeceklerim çok, dertli söylermifl.

Bizler de sorunlar karflısında

yazar olduk, Allah rızasını kazanmaya,

müslüman kardefllerimize iyi

olanı tavsiye etmek için.

fiu koskoca kainat sarayının bir

ustası vardır. O usta onu bilir, görür,

yapar ve idare eder. Bize de sadece

ona flükür etmek kalır. fiükür görevi,

dille yerine getirilebilece¤imiz gibi

ifl ve davranıfllarla da yerine getirilir.

Allah’u Teala’nın bize gönderdi¤i

hayat reçetemiz olan Kur’an-ı Azimüflan’a

uymadan yaflarsak, yani

kendi bildi¤imiz gibi yaflarsak, karflılafltı¤ımız

musibetlerden dolayı flikayetçi

olmaya da hakkımız yok.

‹yi adamın evinde kötü bir kadın,

bu alemde onun cehennemidir.

(Hz. Ali)

Almanya Türk Vatanda�ları Konseyi Ba�kanı

Ya�ar Bilgin CDU Yönetim Kurulu’nda

Prof. Dr. Yaflar Bilgin Hristiyan Demokrat Parti’nin Hessen Eyalet

Yönetim Kurulu Üyeli¤i’ne seçildi

kilde yerine getirece¤ini söyledi. 1,5 yıldır parti

üyesi olan Bilgin yeni seçildi¤i üyelik görevini sa¤lık

ve entegrasyon konularından sorumlu yönetim

kurulu üyesi olarak, iki yıl boyunca sürdürecek.


28 ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

UETD Konrad Adenauer Vakfına Berlin’de iade-i ziyarette bulundu

UETD´nin Köln´deki Genel Merkezini 6 hafta önce ziyaret eden Konrad Adenauer Vakfı Genel Sekreteri Dr.

Wilhelm Staudacher ve ekibi baflkent Berlin´de UETD Genel Baflkanı D. Cebe ve ekibini a¤ırladı.

Üç saat kadar süren yogun görüflmeler

sonunda karflılıklı

iflbirli¤i ve ortak projelerin

hazırlanıp sunulması konusunda görüfl

birli¤ine varıldı.

‹lk toplantıya Ankara´daki resmi

bir programdan dolayı katılamayan

Dr. Cebe, Konrad Adenauer Vakfı

(KAS) Avrupalı Türk Demokratlar

Birli¤i (UETD) zirvesinin ertesinde

yaptı¤ı açıklamada: “Oldukça verimli

bir buluflma oldu. KAS Genel Sekreteri

Sayın Staudacher UETD´yi Avrupanın

en büyük Türk lobisi olarak

gördüklerini ve Konrad Adenauer

Vakfı olarak UETD ile yo¤un bir iflbirli¤i

ve ortaklık projeleri oluflturma

konusunda karar aldıklarını açıkladı.

‹nsan Hakları Organizasyonu Uluslarası Af Örgütü

(Amnesty International), 2006 yılı raporunu

yayınladı. Örgütün Almanya fiubesi Genel

Sekreteri Barbara Lochbihler, yeni raporun tanıtımında

flunları söyledi, "Devletin tüm eylemlerinin

temelinde insan haklarının olması durumunda ancak

insan güvenli¤i sa¤lanabilir. 2005 yılı, giderek

daha fazla uluslararası kurum ve ulusal hükümetlerin,

insan haklarını koruma ba¤lamında terörle

mücadele tedbirleri konuflulsa da, bu görüflü paylafltıklarını

gösteren bir yıl oldu".

Bu arada "terörle savafl" denilerek ABD’nin

Guantanamo’daki veya baflka gizli yerlerdeki tutuklular

örne¤inde oldu¤u gibi sayısız insan hakları

ihlalleri ifllendi. Bu ihlallere di¤er bir örnek, geçen

yıl ortaya çıkan, CIA’in kanunsuz bir flekilde

Almanya´nın en köklü ve etkili kurumlarından

biri olan KAS´ın iflbirli-

¤i önerisi bizi, UETD olarak oldukça

memnun etti. Bu iflbirli¤inin Avrupa

Türk Toplumu için yepyeni ufuklar

açaca¤ını düflünüyorum." dedi.

Toplantı sonunda afla¤ıda belirtilen

konuların projelendirilmesi konusunda

görüfl birli¤ine varıldı

1) Almanya´da yetiflmifl yüksek

yetenekli Türk Lise mezunlarına e¤itim

bursları tahsis edilip üniversite

e¤itimlerinin desteklenmesi

2) Almanya´daki Türk Toplumunu

ilgilendiren olası hukuki ve politik

geliflmelerde UETD´nin bilirkifli ve

danıflmanlık görevi üstlenmesi

3) Türk Toplumunun ve Türk kül-

türünün yeni bir anlayıflla ve farklı

projelendirmelerle kemikleflmifl karflılıklı

önyargıların aflılmaya çalıflılması

4) AB üyelik sürecinde Türkiye

ile ilgili konularda KAS- Brüksel ofisi

ile iflbirli¤i oluflturulması

5) KAS- Ankara Baflkanı Sayın

Spengler ile UETD Genel Baflkanı

Dr. Cebe arasında buluflma yapılması

6) Almanya´da yeni kuflak politikacılar

yetifltirmeyi amaçlayan

UETD- Politika Akademisinde, Konrad

Adenauer Vakfı ile yo¤un bir iflbirli¤i

ve danıflmanlık a¤ının oluflturulması

Almanya ve Avrupa´da hızla büyüyen

ve kurumsallaflan UETD ve

gizli hapishanelere Avrupa ülkeleri üzerinden tutuklu

transferi gerçeklefltirmeleri olmufltu.

"Federal Almanya Hükümeti ve di¤er AB-Hükümetleri

olayın açıklı¤a kavuflmasını sa¤lamalılar

ve yanlıfl anlamaya neden olmaksızın, açık bir flekilde

kendi ülkelerinden kanunsuz transferlere izin

vermeyeceklerini açıklamalılar" diyen Lochbihler,

yeni kurulacak olan BM ‹nsan Hakları Konseyi

konusunda da flunları söyledi, "Konseyin üyeleri

çalıflma çerçevesini belirlemeliler. Bu noktada

önemli olan üyelerin özel rapor hazırlayıcı olarak

ba¤ımsız olmaları ve hükümet olmayan organizasyonların

bu zamana kadar olan söz haklarının ortadan

kalkmaması".

Almanya’nın da isminin geçti¤i raporda, Almanya

Göç ve Mülteci Bakanlı¤ı 2005 yılında sa-

Almanyanın en etkin sivil kurumu

KAS arasında oluflan bu iflbirli¤i,

UETD Baflkanı Dr. Cebe ve KAS

Genel Sekreteri W.Staudacher tarafından

“fevkalade bir geliflme” olarak

yorumlandı.

“Avrupa ve özellikle Almanya´da

etkin bir lobicilik a¤ı kurmayı amaçladıklarını”

belirten Dr. Cebe sözlerini

“Konrad Adenauer Vakfıyla oluflturulan

karflılıklı iflbirli¤i projesinin

bu amaca giden büyük bir geliflme oldu¤u

inancını taflıyorum ve dolayısıyla

bu geliflmelerin Almanya Türk

Toplumu için pozitif geliflmeler sa¤layaca¤ını

düflünüyorum” fleklinde

sürdürdü.

Uluslararası Af Örgütü 2006 Raporunu yayınladı

"Almanya 2005 yılında savafl ve kriz bölgelerinden gelen 11 000 insanın mülteci statüsünü kabul etmedi"

Federal Almanya ‹çiflleri Bakanı

Wolfgang Schäuble’nin, Yabancılar,

Mülteci ve Vatandafllık

yasalarında de¤ifliklik planladı¤ı belirtildi.

Schäuble, mültecilerin korunması,

iltica süreci ve göç konularında çok

sayıda AB yönetmeliklerinin uygulamaya

konulmasının planlandı¤ını ifade

etti. Bu arada BM Mülteci Komiserli¤i

(UNHCR), AB’nden mülteci

politkalarını düzeltmelerini istedi.

"Avrupa’da mülteci politikaları konusunda

en ince detayına kadar birleflme

e¤ilimi yakın geçmifle kadar çok büyük

bir olaydı" diyen, UNHCR Bölge

Sorumlusu Gottfried Köfner, AB’de

mülteci baflvurularının son 26 yılda en

az seviyeye düfltü¤ünü vurguladı. Avrupa

Parlementosu Milletvekili Wolfgang

Kreissl-Dörfler (SPD) ise mültecilere

ülkelere kanuni girifl yollarının

sürekli sınırlandırıldı¤ını kaydetti.

‹nsan hakları organizasyonları

Uluslararası Af Örgütü ve Pro

Asyl’de, Federal Hükümet’in mülteci-

lere karflı tavrını elefltirdi ve uzun süredir

ülkede olanlar için kalma hakkı

talep etti.

Buna karflın Avrupa mülteci politikalarını

savunan Schäuble, Almanya’nın

AB yönetmeliklerine uyaca¤ını,

ancak yapılacak de¤iflikliklerin Alman

mülteci hukukunda sadece ufak

de¤ifliklikler beraberinde getirce¤ini

ifade etti.

vafl ve kriz bölgelerinden 11 000 insanın mülteci

statüsünün tanınmaması nedeniyle ‹nsan Hakları

Örgütü tarafından elefltiriliyor. Lochbihler ise konuyla

ilgili flunları söyledi, "Biz birçok kez eyaletlerin

içiflleri bakanlıklarına gittik ve savafl ve kriz

bölgelerine geri gönderimlerin durdurulmasını talep

ettik".

Uluslararası Af Örgütü’nün 2006 raporunda 1

Ocak’tan, 31 Aralık 2005 tarihine kadar 150 ülkede

gerçeklefltirilen insan hakları ihlalleri yer alıyor.

Rapordaki insan hakları ihlalleri özetle flu flekilde:

104 ülkenin güvenlik güçleri, polisleri veya

di¤er devlet çalıflanları insanlara iflkence uyguladı

ve kötü muamele etti. 53 ülkede idam cezası verilirken,

22 ülkede en azından 2148 idam gerçeklefltirildi.

Yabancılar Yasası’nda de�i�iklik planı

Schäuble; Yabancılar, Mülteci ve Vatandafllık yasalarında de¤ifliklik istiyor


Bir yemek türü

Tarihte bir Türk

devleti

Ünlü Selçuklu

Sultan›

Üçüncü tekil

flah›s

Yar› ba¤›ms›z

Bir yük hayvan›

Duadan sonra

denir

Uyar›

Tungsten’in

simgesi

A¤açl›k arazi

Cihan devleti

......can›n

yongas›d›r

Atefl

Gümüfl’ün

simgesi

45

Cehd, gayret

Bir kad›n ad›

Uranyum’un

simgesi

Küçük akarsu

Resimdeki tarihi

medresemiz

Tersi, su felaketi

Bir erkek ad›

Bir erkek ad›

‹yot’un simgesi

Hayali olaylar

Bir yemek kab›

Tersi, bir müzik

aleti

‹ridyum’un

simgesi

Arnavutluk’un

baflflehri

Cihan devleti

Kan ba¤› olan

kifliler

Maksimum

Osmanl›n›n

kurucusu

Bir yaz meyvesi

Bir erkek ad›

Hüküm

19

35

20

31

Tasa’n›n ünsüzleri

Günaha giren kifli

Peygambere

övgü fliiri

Bir hat›rlama

nidas›

Bir haber

ajans›m›z

Yaz›l› olmayan

ahlaki kurallar

Rami’nin

ünsüzleri

Bir olumsuzluk eki

Zirkonyum’un

simgesi

Sebep, öne

sürülen neden

Tersi, fayda

Uygun ortam

Piflman

ANAHTAR

SÖZCÜK

43

13

53

10

Erzurum ilimizin

bir ilçesi

Göz aç›p

kapay›ncaya

kadar geçen

zaman

Filistin’in ilk

devlet baflkan›

Radyum’un

simgesi

29

25

1

56

52

7

Bir erkek ad›

Bir göz hastal›¤›

Köpek yavrusu

Lahza

Konuflma

organ›m›z

Kay›ts›z

Kötülük

Su

Ekmek

5

24

‹stif yapmak

Çay’›n ünsüzleri

Nil’in ünsüzleri

Yani, demekki,

bundan dolay› gibi

anlamlara gelir

Tür

2

Tersi, büyük bir

çöl

Tanikat-i

Muhammediye

adl› eserin sahibi

Nil’in ünsüzleri

K›rm›z› renk

Tarihte bir

uygarl›k

Tersi, Amerikan Gizli Haberalma

Teflkilat›

E¤lence alemi

41

14

27

fiuur

Baston

Kal›n sicim

Gazetemiz

yazarlar›ndan

Bir mevsim

Cehalet

Çak›’n›n ilk hecesi

Bir hat›rlama nidas›

Küçük çocuk

Ifl›¤›n simgesi

Ceset

Zenci

Draft

9

Tersi, damarda

bulunur

Ak›flkan s›v›

Ma

Küçük b›çak

Buyruk

Bilim adam›

Tak›m’›n k›sa

yaz›l›fl›

Karadeniz Teknik

Üniversitesi

Bir rüzgar ad›

Tersi, en sonunda

anlam›nda

‹limiz

Kahraman..........

Yunanistan’›n

baflflehri

Gayrimüslim

Yürek

‹sim

Bundan dolay›

anlam›nda

Bir rüzgar ad›

Bir renk

Kasabadan küçük

yerleflim birimi

Bir kad›n ad›

Bir haber

ajans›m›z

‹ridyum’un

simgesi

Adet’in ünsüzleri

Avrupa Ekonomik

Toplulu¤u

Köpek

Gelir

Beddua

Vurma sesi

Büyük kara

parças›

Leke’nin ilk hecesi

Bir soru

Araç’›n ünsüzleri

Lale’nin ünsüzleri

Alfabemizin 17.

harfi

Tabak

Türkiye’nin

trafikteki simgesi

K›rm›z› renk

Kraliçe

Edepler

Erzurum

halkoyunu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 3940

41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57

Sonsuz

Yüce

Duman lekesi

Reflit, akil bali¤

Bir tür yemek

Alfabemizin ilk

harfi

Duman lekesi

Yenilmifl elma

çöpü

Tersi, bir müzik

aleti

Kesin

Argon’un simgesi

Yanafl›k

Çimen

Bir flart yap›m eki

Yafll›

Yurt

Al›fl verifl

Baston

Tersi, bir müzik

aleti

Onay sözü

Çocuk

‹syankar

‹lgi

Soy, sop

Oksijen’in simgesi

Bir erkek ad›

Hane

Cam koruyucu

Afl›r› aptal

Gümüfl’ün

simgesi

Bir renk

Bir nota

‹flin ustas›

Antalya’n›n bir

ilçesi

‹nce sicim

Utanma duygusu

Tüküren hayvan

Ünlü Selçuklu

Sultan›

Alev’in ünsüzleri

Dolayl› anlat›m

Toplumun temeli

Lale’nin son

hecesi

Bal›kesir ilimizin

Bir

bir ilçesi

Bir soru

ba¤laç

Sol yönün z›dd›

Çorba kab›

Alfabemizin 12.

harfi

Araç, vas›ta

Bir nehrimiz

Utanma duygusu

Köpek yavrusu

Nispet

Kara’n›n ilk hecesi

Tersi, bir tür kufl

Kiloamper

Gelecek

Çizmeye

benzeyen ülke

1

Çocuklu kad›n

Beyaz

Elbisenin eskiyen

yerine dikilen bez

parças›

Alfabemizin ilk

harfi

Tersi, hareketli

3 17 18

4

46 47

21

38

57

55

Uzakl›k belirtir

33

30

51

8

44

49

36

6

50

40

54

37

Bir özel

ulafl›m

arac›

22

Suretimi

zi

gördü¤ü

müz

k›r›lgan

madde

Bir renk

48

fiikar Mükem

mel

32

34

23

28

12

Bütün

Z›dl›k, ayk›r›l›k

Zengin köylü

Do¤ru yol

Bir erkek ad›

Bir nota

Tuzak

16

42

Yaz› aleti

Y›l›n sekizinci ay›

Kavisli yol

Bir nehirmiz

Yüce

39

26

15


30 ETK�NL�K HABER

Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427

Gerçekler “Hayat”ın �çinde Gizlidir

HESSEN Hayat

IGMG Hessen �darecileri toplandı

IGMG Hessen Bölgesi fiube Baflkanlar› Pfungstadt’ta Topland›

Hessen Kadın Kolları toplantısı

■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar› Hessen Bölgesi

Kad›n Kollar› ‹dareciler toplant›s› Darmstadt’ta yap›ld›

■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar›

Hessen Bölgesi Kad›n Kollar›

‹dareciler toplant›s› Darmstadt’ta

yap›ld›.

IGMG Hessen Bölgesi Kad›n Kollar›

‹darecileri Bölge Kad›n Kollar›

Baflkan› Naile Ats›z`›n baflkanl›¤›nda

Darmstadt Cemiyetinde biraraya

geldiler.

Program aç›l›fl Kur`an-› Kerimi ile

bafllad›. Ard›ndan yoklama yap›ld›.

Bölge idarecileri ile birlikte yüksek

bir kat›l›m›n oldu¤u gözlendi.

Hessen Bölgesi Kad›n Kollar› Baflkan›

Naile Ats›z: yap›lan çal›flmalar

hakk›nda k›sa bilgiler verdi ve bu

çal›flmalar›n önemine vurgular yapt›.

Daha sonra cemiyet kad›n kollar›

baflkanlar›ndan cemiyetlerindeki

faaliyetler hakk›nda bilgiler al›nd›.

Program dilek ve temneniler bölümü

ile sona erdi.

Pfungstadt cemiyetinde gerçeklefltirilen toplant›ya

IGMG Genel Merkezden E¤itim Baflkan Yard›mc›s›

ve Hessen Bölgesi Sorumlusu Ramazan Bafll›k da

kat›ld›. Toplant›da Hessen Bölge Yürütme Kurulu da haz›r

bulundu.

Y›ll›k Çalıflma Program›nda yer alan ola¤an fiube Baflkanlar›

toplant›s› üst seviyede bir kat›l›mla gerçekleflti.

IGMG Hessen Bölge Baflkan› Mehmet Atefl yap›lan çal›flmalar›

de¤erlendirdi. Atefl: “Alm›fl oldu¤umuz görevler

bize sorumluluklar yüklemektedir, yapt›¤›m›z çal›flmalar

bir ibadettir, aflk ve heyecanla sorumlulu¤umuzu yerine

getirmek, özellikle burada yetiflen gençli¤imize sahip ç›kmak

onlar›n gelece¤ini haz›rlamak bizim görevimizdir”

dedi.

Katılımcıların dikkatle dinledi¤i IGMG Genel Merkez

E¤itim Baflkan Yard›mc›s› ve Hessen Bölgesi Sorumlusu

Ramazan Bafll›k e¤itimle alakal› yap›lan çal›flmalar hakk›nda

bilgiler verdi ve güzel de¤erlendirmeler yapt›.

Program; kapan›fl Kur`an-› Keriminin okunmas› ve evsahibi

Pfungstadt cemiyetinin verdi¤i ikram ile sona erdi.

Herborn’da geleneksel piknik

■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar› Hessen

Bölgesi olarak her sene geleneksel olarak yap›lan piknik

program› Herborn`da yap›ld›

■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar›

Hessen Bölgesi olarak her

sene geleneksel olarak yap›lan piknik

program› bu sene Herborn’da

yap›ld›.

IGMG Hessen Bölge Baflkanl›¤› taraf›ndan

organize edilen ve geleneksel

olarak düzenlenen piknik program›

cemiyet idarecilerinin kat›l›m› ile

Herborn`da yap›ld›.

IGMG Hessen Bölgesine ba¤l› olarak

faaliyetlerini sürdüren Herborn

Mesut ÇET‹N-HATTERSHEIM

Hessen Bölgesi Hattersheim ve

Offenbach Gençlik Teflkilatları

arasında yapılan ilk futbol

maçı Milli Görüflçülere yakıflır

bir flekilide kardeflçe ve centilmence

cemiyetinin evsahipli¤i yapt›¤› piknik

program› havan›n ya¤murlu olmas›na

ra¤men iyi bir kat›l›m ile

gerçekleflti.

IGMG Hessen Bölge Baflkan› Mehmet

Atefl`in de haz›r bulundu¤u

programa idareciler aileleri ile birlikte

kat›ld›lar.

Evsahibi cemiyet baflkan› A.Kuddusi

K›l›ç misafirlere kat›l›mlar›ndan

dolay› teflekkür etti.

Dostluklar peki�ti

geçti. Main-Taunus ve çevresindeki

gençlerimize hizmet veren Hattersheim

gençli¤i ile Offenbach’taki gençlerimizin

karflı karflıya geldi¤i karflılaflma

baflladı¤ı gibi dostane ve berabere

bitti.


IGMG BÖLGE

YAZ OKULLARI

‹RT‹BAT

ADRESLERI

Draft

• Berlin: Kottbusser Damm 75, D- 10967 Berlin Tel: 030-69807820 / 21 Mobil: 0179-9211976

• Hamburg: Böckmannstraße 40 D- 20099 Hamburg Tel: 040-245629 Mobil: 0173-2464877

• Bremen Stapelfeldstr. 9 D- 28309 Bremen Tel: 0421-6100604 Mobil: 0177-5286856

• Hannover Scheffel Str.17 D- 30167 Hannover Tel: 0511-14887 0171-8184256

• Kuzey Ruhr Hallestr. 66 D- 33803 Steinhagen Tel: 0521-9687236 0178-8618606

• Ruhr A Arnold Str. 4 D- 44147 Dortmund Tel: 0231-88084510 Mobil: 0163-6799114

• Düsseldorf Wolfstr.9-11 D- 47916 Duisburg-Marxloh Tel: 0174-3315353

• Köln Merheimerstr 229 D- 50733 Köln Tel: 0221-97304525/16 Mobil: 0177-4284992

• Hessen Gutenbergstr. 9 D- 65428 Rüsselsheim Tel: 0614217455149-51 Mobil: 0178-5336389

• Stuttgart Ulmer Str. 172 D- 70188 Stuttgart Tel: 0711-4149954 Mobil: 0163-7965247

• G.Bavyera Landwehrstr. 25 /4 D- 80336 München Tel: 089-51514967 Mobil: 0176-23259440

• K.Bavyera Holbeinstr. 25 D- 90441 Nürnberg Tel: 0911-663002 Mobil: 0177-7882584

• Freiburg Seemühle 12 D- 78183 Hüfingen Tel: 0771-8968731 Mobil: 0173-5916891

• Schwaben Schillerstr. 29 D- 89077 Ulm Tel: 07316198 19 Mobil: 0172-7285153

• Rhein Saar Brunhildenstr. 10 D- 67059 Ludwigshafen Tel: 0621-628506 Mobil: 0170-1038238

• Avusturya 1 Rauchfangkehrergasse 36/10 A- 1150 Wien Tel: 01-961912111 Mobil: 06765709432

• Avusturya 2 Neu Amerika 4 A- 6900 Bregenz Tel: 0557479483 mobil: 06767243695

• ‹sviçre Hof Str. 98 CH- 8620 Wetzikon Tel: 01-449321569 Mobil: 01-786989574

• Belçika Chaussee de Haecht 124/A B- 1030 Brüxelles Tel: 02-2198079 Mobil: 0474988954

• K.Hollanda Zuidermolenwegweg 25-a NL- 1069 CE Amsterdam Tel: 020-6182986 Mobil: 0625596985

• G.Hollanda Voreseweg 123 NL- 3047 Rotterdam Tel: 010-4716 847 Mobil: 0643751669

• Paris 29, Rue des Petit Ecuruit F- 75010 Paris Tel: 01-45235512 Mobil: 0613361565

• Lyon 19, Av. Maurice Thorez F- 69200 Venissieux Tel: 04-78701083 Mobil: 0633322231

• Alpes 26, Route de Genéve F- 1130 Nantua Tel: 04-74751233 Mobil: 0684403941

• Strasbourg 29, Rue de Federatione F- 67100 Strasbourg Tel: 03-870647586 Mobil: 0614441620

• Danimarka Valdemarsgade 171 DK- 1665 Köbenhavn Tel: 03-8111830 Mobil: 060706356

• ‹sveç Gardebyplan 20 box 5051 S- 16305 Spanga Tel: 07-04444008 Mobil: 0739840511

• Norveç Herslebsgate 12 N- 561 Oslo Tel: 02-2670086 Mobil: 022304525

• ‹ngiltere 272 Highbury New Park GB- E10SHR London N5 2 lH Tel: 07908502948-07881863937

• ‹talya Viale Marche 40 I- 20159 Milano Tel: 0289695131 Mobil: 03482920739

E¤itim Baflkanl›¤› • Boschstr. 61-65 · D-50171 Kerpen Tel.: +49 (0)2237-656 271 • egitim@igmg.de · www.igmg.de


Lust auf mehr Küche

fürs Geld?

Sonnige Aussichten für genussvolle

Momente: Diese Sommer-Angebotsküche

begeistert mit einer zeitgemäßen

Front in 12 tollen Farben und vielen

raffinierten Ausstattungsdetails. Serienmäßige

Vollauszüge mit leisem Selbsteinzug,

ergonomisch eingebaute Elektrogeräte

der neuesten Generation und

durchdachte Innenorganisationen machen

richtig Lust auf mehr Küche fürs Geld.

Programm 700 PN 100

Front 845 kometrot

Korpus 772 Edelstahloptik

Arbeitsplatte 788 Deltagrau-Dekor

Griffe 817 Bügelgriff ALU-Optik

Inkl.:

· Dunstesse 900 mm

· Einbaubackofen

· Cerankochfeld

· Kühlschrank

· Geschirrspüler

Titelseite:

Programm 730 PN 250

Front 875 Hochglanz jasmin

Korpus 793 Esche Nachbildung Sesam

Arbeitsplatte 793 Esche Nb Sesam

Griffe 751 Stangengriff Edelstahloptik

Inkl.:

· Dunstesse 900 mm

· Einbaubackofen

· Cerankochfeld

· Kühlschrank

· Geschirrspüler

Alle Preise sind Abholpreise

Draft

Da lacht das

Genießerherz.

Jetzt geht die Sonne auf: mit einem

sommerlichen Küchen-Highlight der

Extraklasse, das einen jungen Look mit

Ideenreichtum bis ins Detail verbindet.

Damit keine Wünsche in punkto Komfort

und Wohnspaß offen bleiben ...

Programm 731 PN 350

Front 865 Kunststoff, Apfel Nb. calvados

Korpus 782 Apfel-Nachbildung calvados

Arbeitsplatte 777 Tahiti-Dekor

Griffe 786 Bügelgriff Alumattoptik

Frontenstärke 22 mm in zwei

attraktiven Holzdekoren.

Ausgestattet mit Servosoftauszügen

für geräuschloses Schließen. Inkl.:

· Dunstesse

· Einbauherd

· Rahmenloses Ceranfeld

· Kühlschrank

· Geschirrspüler

Alle Küchen ohne Fliesen, Dekoration,

Mischbattarie und Nischenausstattung.

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!