Agustos 2012 - Anadolu Sigorta

anadolusigorta.com.tr

Agustos 2012 - Anadolu Sigorta

MAKSİMUM BİZ ANADOLU SİGORTA’NIN İÇ YAYIN ORGANIDIR.

Sahibi

Musa ÜLKEN

Dergi Yayın Kurulu Başkanı

Filiz TİRYAKİOĞLU

Genel Yayın Yönetmeni

Berna SEMİZ ERGÜNTAN

Elif Banu KOCAOĞLU

Genel Yayın Yönetmeni Yardımcıları

İlker DEMİRCİOĞLU

Esra ERDOĞAN

Editörler

Macit BAL

Evren ÇAĞLAR

Cenk ÇALIŞIR

Seda EVRENSEL GÜLEÇ

Tayfun GÜLER

Serhat GÜNEŞ

Canan KUNDURACI

Levent KÜÇÜKÇÜOĞLU

Murat YÜKSEL

Sayı

21 / 2012

Grafik Tasarım

Umut YILDIRIM

Baskı

Senk Ofset Matbaa Reklam Promosyon ve

Tanıtım Hiz. San. Dış Tic. Ltd. Şti.

www.senk.com.tr

0212 493 26 26

Maksimum Biz Dergisi ANADOLU SİGORTA

çalışan ve emeklileri ile tüm dağıtım

kanallarına ücretsiz olarak dağıtılır.

“Maksimum Biz“ ifadesi ile herhangi bir alıntı

yapılması yazılı izne tabidir.

Adres

İş Kuleleri Kule 2 Kat: 24

4. Levent 34330 İstanbul

Bilgi Hattı

0212 350 03 23-25

Faks

0212 350 03 29

e-posta

kurumsaliletisim@anadolusigorta.com.tr

www.anadolusigorta.com.tr


İÇİNDEKİLER

“Çorome: Bir başarı öyküsü”

Bir Usta Bin Usta

projesi Çorum’dan

Roma’ya uzandı

Yeni insan kaynakları

yapımız uygulamaya alındı.

Bu sene de Şile’de

hep beraberdik...

Yine...Yeniden...Şampiyon

10

21

28

58

2

05

18

24

38

Anadolu Sigorta’nın

yeni genel müdürü

Musa Ülken

Şirketimizde yeni

atama

RH+

Muhasebe ve Mali İşler

Müdürlüğü


MUSA ÜLKEN • Genel Müdür

3

Sevgili Anadolu Sigortalılar,

BAŞYAZI

Uzun yıllar sizlerle aynı çatı altında hizmet etmekten gurur

duyduğum Anadolu Sigorta’nın yeni Genel Müdürü olarak

yazıma başlarken, öncelikle benden önce bu görevi yapan

tüm değerli yöneticilerimizi saygıyla anıyor ve kendilerine

buradan şükranlarımı sunuyorum. Hedefim, 87 yıl çalışarak

bizlere bırakılan bu büyük mirası daha da ileri götürmek ve

Anadolu Sigorta’nın gücünü pekiştirmek olacaktır. Bu amaçla

şu ana kadar olduğu gibi, bundan sonra da sizlerle birlikte

omuz omuza çalışmaya devam edeceğim.

2012 yılı, ülkemizde ve dünyada dikkatle izlenmesi gereken

olayların gerçekleştiği önemli bir yıl olarak tarihe geçiyor.

Özellikle Avrupa’da, geçmiş yıllardan gelen ekonomik

güçlüklerin etkisinin sürdüğünü, her ne kadar kemer sıkma

politikaları ve kurtarma planları ile aşılmaya çalışılsa da,

krizin sonuna henüz gelinmediğini görmekteyiz.

Şimdilik bu finansal krizin uzağında kalan ülkemizde, sigorta sektörü, geçtiğimiz yıl reel anlamda büyüme kaydetti. Bildiğiniz

üzere Anadolu Sigorta da geçen yıl sektörün üzerinde bir prim üretimi artışı elde etmiş ve sektördeki konumunu güçlendirmiştir.

Aynı olumlu trend 2012’nin ilk 3 ayında da devam etti. 2012 senesinin ilk 3 ayında brüt prim üretimimiz, geçen yılın aynı dönemine

göre, yaklaşık yüzde 38 artışla, 600 milyon lirayı aşmıştır. Buna karşın kârlılık cephesinde halen arzu ettiğimiz noktada değiliz.

Hedefimiz prim üretimi ve kârlılığı aynı potada buluşturmaktır.

Sigorta sektörüne baktığımızda, yapılan çeşitli yasal düzenlemeler ile sektörün desteklenmeye çalışıldığına tanık oluyoruz. Bu

düzenlemelerin en önemlilerinden birisi olan ve Mayıs ayı ortasında Meclis’ten geçen Afet Sigortaları Kanunu’na göre, bundan

böyle zorunlu deprem sigortası yaptırmayanlar, devletin deprem konutu yardımlarından yararlanamayacak, ayrıca yeni düzenleme

ile zorunlu deprem sigortası olmayan konutlara, elektrik ve su aboneliği de yapılmayacak. Benzer bir çalışmanın hayat

branşında bireysel emeklilik sigortasını teşvik etmek amacıyla da gerçekleştirildiği dikkate alındığında, devletin sigortalılık oranını

artırmaya yönelik bir çaba içerisine girdiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Tüm bu gelişmeler alt alta konulup incelendiğinde sektörümüzün önümüzdeki günlerde de önemli gelişmelere gebe olduğu fark

edilebilir. Bu bağlamda mevcut rekabet şartları içerisinde, şirketimizin kendi iç dinamizmini en üst seviyeye taşıması kritik bir önem

arz etmektedir. Bu amaçla devam ettirmekte olduğumuz yeniden yapılandırma projelerinin, aynı kararlılıkla tamamlanmasını

hedeflemekteyiz.

Bu çalışmalardan birisi olan, hasar ve rücu projemiz son olarak, analiz, tasarım ve gerçekleştirme aşamalarının ardından, test

aşamasını da başarı ile tamamlamış ve yaygınlaştırma aşamasına geçmiştir. Projenin tam anlamıyla hayata geçmesiyle; etkin

süreç yönetimi ve optimum kapasite kullanımı sağlanacak, bu sayede müşteri odaklı bir yaklaşımla, sigortalılarımızın memnuniyetinin

artırılması mümkün olacaktır. Projemiz; şirketimizdeki tüm hasar ve rücu süreçleri ile dosya ve tedarikçi yönetimi

konularında, tam bir kontrol ve raporlamayı da olanaklı kılacaktır.

Sevgili Anadolu Sigortalılar…

Sözlerimi tamamlarken, hepinize bir kez daha bu süreçte göstereceğinizi bildiğim, gayret ve destek için teşekkürlerimi iletmeyi

borç bilirim. Acenteleri, çalışanları ve müşterileri ile ayrılmaz bir bütün olan Anadolu Sigorta ailesi, gelecekte de büyük işlere

imzasını atacaktır.

Çalışmalarınızda üstün başarılar diler, en içten sevgi ve saygılarımı sunarım.

Musa Ülken

Genel Müdür


YÖNETİMDEN

Değerli Çalışma Arkadaşlarım,

Gerek sektörümüz, gerekse Şirketimizde önemli gelişmeleri

arka arkaya yaşadığımız şu günlerde, Maksimum Biz Dergimizin

yeni sayısı ile tekrar bir aradayız.

Bu sayıdaki yazıma, Şirketimizin Genel Müdürlük görevine

atanan, değerli çalışma arkadaşım Musa Ülken’i bir kez

daha tebrik ederek başlamak istiyorum. Aynı çatı altında

uzun yıllar birlikte çalıştığım Musa Ülken’in yönetiminde

Anadolu Sigorta’nın, sektördeki güçlü pozisyonunu daha da

kuvvetlendireceğine tüm kalbimle inanıyorum. Kendisine

yeni görevinde başarılar dilerken, Şirketimize ve tüm Anadolu

Sigorta ailesine hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Son sayımızdan bu yana meydana gelen gelişmelere de kısaca

hep birlikte göz atalım.

Sosyal sorumluluk projemizin 2012 yılı illerinden Ankara ve

Kars’taki eğitimlerimizi başarılı bir şekilde tamamladık. İki kursumuzda

toplam 40’a yakın kursiyerimiz, sedef kakma ve heybe dokuma sanatlarında, bayrağı ustalarından devralmaya artık bir

adım daha yakınlar. Yeni usta adaylarımızı gayretli çalışmalarından dolayı tebrik ederim.

Sosyal sorumluluk projemizle ilgili bir diğer başarı haberi de Roma’dan… Bir Usta Bin Usta’nın ikinci yılında Çorum’un Kargı ilçesinde

üretilen “kargı bezleri” ünlü tasarımcı Ahmet Özceyhan’ın hazırladığı 48 parçadan oluşan koleksiyonla, İtalya’nın Türkiye

Büyükelçiliği’nde düzenlenen defilede modacıların karşısına çıktı. 4 atölyede 64 kursiyerin dokuduğu bezlerden oluşan koleksiyon

Roma’da büyük beğeni topladı. Defilenin ev sahipliğini Büyükelçi Hakkı Akil, Çorum Valisi Nurullah Çakır, Kargı Kaymakamı Tolga

Ersöz ile birlikte yaptık. Projemizin Türkiye sınırlarını aşmış olması açısından hepimiz için çok gurur verici bir organizasyondu.

Şirketimiz, geçtiğimiz dönemde beş önemli ödülün daha sahibi oldu. İlk ödül, Mart ayının sonunda, Türkiye Kalite Derneği’nden geldi.

Kalder ve uluslararası araştırma şirketi KA Araştırma tarafından yürütülen Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi sonuçlarına

göre Anadolu Sigorta, 2010 yılında olduğu gibi bir kez daha müşteri memnuniyetinde ilk sırada yer aldı. İkinci ödülümüz kurumsal

web sitemize verildi. 10. Altın Örümcek Web Ödülleri’nde yarışan web sitemiz, halk oylamasında, sigortacılık kategorisinde en iyi

web sitesi seçildi. Sosyal Sorumluluk Projemiz “Bir Usta Bin Usta”, iletişim sektöründe dünyanın en prestijli ödüllerinden kabul

edilen Altın Sabre 2012 Birincilik ödülünü ve Dünya Şirketler Grubu tarafından düzenlenen Demirkent Ödülleri kapsamında bu

yıl ilk kez verilen Sosyal Sorumluluk Projesi ödülünü kazandı. Son olarak, 2011 yılı Faaliyet Raporumuz, “Amerikan İletişim Profesyonelleri

Ligi” (League of American Communications Professionals - LACP) tarafından düzenlenen uluslararası faaliyet raporu

yarışmasında 2011 Vizyon Ödülü’ne layık görüldü.

Geçtiğimiz dönem içerisinde Şirketimiz açısından dikkat çekici bir diğer gelişme de insan kaynakları alanında yaşandı. Şirketimiz,

rekabet gücünü daha da artıracak ve Anadolu Sigorta’nın geleceğine damgasını vuracak insan kaynakları yeniden yapılanma

projesini tamamladı. Temmuz ayından itibaren hayata geçirilen yeni insan kaynakları modeli ile 900’den fazla çalışana sahip olan

Anadolu Sigorta, bir taraftan sektördeki öncü pozisyonunu güçlendirirken, diğer taraftan iş yapış modellerini değişen şartlara

daha iyi uyarlama konusunda önemli bir adım atmış oldu. Detaylarını dergimizde de bulabileceğiniz bu yeni sürecin, tüm Anadolu

Sigortalılara hayırlı olmasını dilerim.

Şirketimizin Haziran ayında gerçekleştirdiği Şile motivasyon etkinliğimizde, Anadolu Sigortalılar olarak bir kez daha hep beraber

eğlendik ve bu camianın içinde yer almaktan dolayı gurur duyduk.

Bu sayıda dergimizde neler okuyacaksınız?

Maksimum Biz dergimizin 21. sayısında ele alacağımız konulara da kısaca bir göz atalım;

Dergimizin haberler kısmı “Bizde Neler Oluyor”da, Şirketimizin geçtiğimiz dönemde aldığı ödüllere kadar pek çok haberin

detaylarını okuyabilirsiniz. Ayrıca, sosyal sorumluluk projemizin Ankara ve Kars illerindeki kursları ile ilgili son bilgiler ve Şile

motivasyon etkinliğimizle ilgili renkli görüntüler de yer alıyor.

Dergimizin “Tanıyalım” bölümünde; Dağcan Sigorta, Gaye Kaymak Sigorta acentelerimize ve Türkiye İş Bankası İzmir Bostanlı ile

Türkiye İş Bankası Ümraniye Ticari şubelerine konuk oluyoruz.

Spor köşesinde ise Şirketimizin futbol ve bowling takımının başarılarını takip edebilirsiniz.

Yeni sayımızda buluşmak üzere…

Filiz Tiryakioğlu

Genel Müdür Yardımcısı

4

FİLİZ TİRYAKİOĞLU • Genel Müdür Yardımcısı


Anadolu

Sigorta’nın

yeni genel

müdürü

Musa Ülken

Şirketimizin, Mustafa Su’dan

boşalan Genel Müdürlük

makamına, I. Genel Müdür

Yardımcısı Musa Ülken getirildi.

Böylece kuruluşundan bu yana

Şirketimizin Genel Müdürlüğü’ne

ilk kez kariyerine şirket içinde

başlayan bir isim getirilmiş oldu.

Genel Müdür Musa Ülken, 1953 yılında Tarsus’ta doğdu. Ülken,

İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İktisat-Maliye

Bölümü’nden mezun olduktan sonra, iş kariyerine, 1978

senesinde Anadolu Sigorta Hasar Müdürlüğü’nde Memur

unvanıyla başladı. 1991 senesinde II. Müdür, 1992’de Müdür

Yardımcılığı ve 1993 yılında Müdürlük görevine yükselen Ülken,

1997’de Anadolu Sigorta Marmara Bölge Müdürü, 2002’de ise

Anadolu Sigorta Kadıköy Bölge Müdürü olarak görev yaptı.

2004 yılına kadar Kadıköy Bölge Müdürlüğü görevini sürdüren

Musa Ülken, 01 Ağustos 2004 tarihinde Genel Müdür Yardımcısı,

01 Şubat 2008 tarihinde ise, şu zamana kadar sürdürmekte

olduğu, I. Genel Müdür Yardımcılığı görevine yükseldi. Musa

Ülken’in Genel Müdür olarak atanmasıyla birlikte, 87 yıllık

Anadolu Sigorta tarihinde ilk defa, kariyerine şirket içerisinde

başlayan bir çalışan, Genel Müdürlük koltuğuna oturmuş oldu.

Musa Ülken evli ve 2 çocuk babasıdır.

5

BİZDE NELER OLUYOR


2012 İlk çeyreğinde prim

üretiminde birinci olduk!

Şirketimiz, 2011 yılında yakaladığı olumlu prim üretim artış

performansını, 2012’nin ilk 3 ayında da sürdürdü. Türkiye

Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından açıklanan

sonuçlara göre, 2012 yılının ilk çeyreğini prim üretiminde birinci

tamamlayan Anadolu Sigorta, 600.280.641 TL’lik prim üretimiyle

yüzde 13,59 pazar payına sahip oldu.

Prim üretimi 2011 yılının ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine

göre yüzde 37.80 oranında artarken, Genel Müdürümüz

Musa Ülken, prim üretimindeki bu artışın tüketicinin Anadolu

Sigorta’ya olan güveninin yansıması olduğuna dikkat çekti.

2011 yılının ilk çeyreğinde 435.609.699 TL olan prim üretimini

6

2012 ilk üç ayında 600.280.641 TL’ye ulaştırdıklarını ifade eden

Ülken, ortaya çıkan bu oranın Anadolu Sigorta’nın gücünü en iyi

şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.

Musa Ülken prim üretimindeki bu başarıyı kârlılığa da taşımayı

ve 2012 yılını en verimli şekilde tamamlamayı hedeflediklerini

sözlerine ekledi.

Şirketimiz, 2012 yılının ilk üç aylık döneminde, branş bazında,

‘Kara Araçları’nda 212.361.141 TL, ‘Su Araçları’nda 11.010.619

TL, ‘Nakliyat’ta 10.021.768 TL ve ‘Hava Araçları Sorumluluk’ta

7.832.434 TL’lik prim üretimi ile birinci sırada yer aldı.


Şirketimiz müşteri

memnuniyetinde bu

sene de birinci sırada...

Türkiye Kalite Derneği (KalDer)

ve uluslararası araştırma şirketi

KA Araştırma Limited tarafından

yürütülen Türkiye Müşteri

Memnuniyeti Endeksi (TMME)

sonuçlarına göre Şirketimiz,

sigorta sektöründe, müşteri

memnuniyetinde birinci sırada

yer aldı.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ve uluslararası araştırma

şirketi KA tarafından yürütülen Türkiye Müşteri Memnuniyeti

Endeksi (TMME) 2011 yılı sonuçları açıklandı. 25 sektörde 123

kuruluşun ölçüldüğü araştırmada, 81 ilde 10 bin 812 müşteri

ile yapılan görüşmelerin ardından belirlenen sonuçlara göre;

7

Şirketimiz, sigorta sektöründe sağlık ve kasko branşlarında

müşteri memnuniyetinde birinci sırada yer aldı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Genel Müdürümüz Musa Ülken,

şirketin müşteri memnuniyeti konusuna verdiği önemi vurgularken,

Anadolu Sigorta’nın, sigortalılarına daha iyi hizmet

verebilmek amacıyla tüm acenteleriyle uyum içinde çalıştığını,

sigortalıların ihtiyaçları, beklentileri ve talepleri doğrultusunda

şirketin sürekli olarak kendini geliştirdiğini belirtti.

“Bu çabaların takdir edildiğini ve bu önemli ödülle başarıların

teyit edildiğini görmek Anadolu Sigorta için büyük mutluluk

ve gurur kaynağı olmuştur” diye konuşan Ülken, Anadolu

Sigorta’nın müşteri odaklı çalışma stratejisinden ödün vermeden,

her zaman sigortalılarının yanında olmaya ve onları

güvence altına almaya devam edeceğini ifade etti.

Şirketimiz, Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi Müşteri

Memnuniyeti Ödülü’nü 2010 yılında da kazanmıştı.

Genel olarak, 2011 yılı 3. çeyreğinde 76,1 olarak ölçülen ulusal

müşteri memnuniyeti endeksi, 2011 yılının 4. çeyreğinde 0,2

puan artarak 76,3 puana yükseldi.


Bir Usta

Bin Usta

projesinin

2012 yılı ilk

mezunları

Karslı kilim

dokumacıları

Bir Usta Bin Usta Projesi’nin 2012 yılındaki Kars Heybe ve

Kilim Dokumacılığı kursu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

Faruk Çelik’in de katıldığı kapanış töreni ile tamamlandı.

07 Temmuz günü Kars’ta gerçekleştirilen törene, şehirde

temaslarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk

Çelik’in yanı sıra Kars Valisi Ahmet Kara, Ardahan Valisi Mustafa

Tekmen, Kars Milletvekilleri Ahmet Arslan ve Yunus Kılıç

ile Kars Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş da katıldı.

Tören sırasında Anadolu Sigorta’nın Kilim ve Heybe

Dokumacılığı kursu hakkında bilgi alan Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, konuşmaların ardından kursu

başarı ile tamamlayan kursiyerlere katılım ve teşekkür belgelerini

verdi. Kursiyerlerin dokuduğu eserleri inceleyen ve

onlarla sohbet de eden Bakan Çelik’e, geleneksel motifler

taşıyan, Anadolu Sigorta’nın kursunda özel olarak dokunmuş,

el yapımı bir heybe hediye edildi.

Kars Kilim ve Heybe Dokumacılığı eğitiminde 3 ay boyunca 21

kursiyere bu el sanatı ile ilgili eğitimler verildi. Şehirdeki proje

iş ortağı Karsod’dan Serap Çağatay’ın gözetiminde, Nuran

Coşkun Aras tarafından verilen eğitimler sonucunda mezun

olan kursiyerlerden sanatı sürdürecek olanlar, Türkiye İş

Bankası’nın projeye özel olarak geliştirdiği krediye başvurma

imkanına da sahip oluyor.

Kars Kilim ve Heybe Dokumacılığı Kursu Hakkında

Anadolu Sigorta’nın Kilim ve Heybe Dokumacılığı kursu, ilk

olarak Nisan ayında kapılarını açtı. Kilim ve Heybe’nin tarihi,

kilimin hangi malzemelerden yapıldığı ve tezgâh kurumu

gibi genel bilgilerle başlayan kursta, kursiyerler, 3 aylık bir

8

sürede kendi başlarına ürün çıkartabilecek duruma gelmeyi

başardılar.

Kurs boyunca tatil zamanları bile gönüllü olarak eğitim görmeye

devam eden kursiyerlere, el sanatının teorik ve pratik

bilgileri bir arada verildi. Kursiyerler, kursun tamamlanmasına

yakın; farklı motifleri oluşturma, desen büyültme küçültme

gibi ileri konularda da eğitimler aldı ve mesleği kendi başlarına

sürdürebilecek yeterliliğe kavuştular.

Tamamen ahşaptan üretilmiş tezgâhlarda yapılan, Kilim ve

Heybe Dokumacılığı el sanatı, yüzyıllardan bu yana bölge

halkının geçim kaynağı olmasının yanı sıra kültürel bir değer

olarak da ön plana çıkmaktadır. Modern zamanlardaki

değişim ile birlikte yok olma tehlikesi altına giren el sanatını,

günümüzde geleneksel metotlarla devam ettiren az sayıda

kişi kalmıştır. Anadolu Sigorta’nın kursu ile birlikte, sanatı

sürdürecek yeni ustaların yetişmesi ve kültürel bir değer olan Kilim

ve Heybe Dokumacılığı’nın sürdürülmesi yönünde güçlü bir adım

atılmış oldu.


Bir Usta Bin Usta projesinin

sedefkârları mezun oldu…

Şirketimizin 85. kuruluş yılında başlattığı sosyal sorumluluk

projesi Bir Usta Bin Usta projesi kapsamında Ankara’da

gerçekleşen Sedef Kakma eğitimi 08 Temmuz’da düzenlenen

tören ile son buldu.

Anadolu’da kaybolan ya da kaybolmaya yüz tutan mesleklere

olan ilgiyi artırmak ve bu meslekleri yeniden canlandırmak

amacıyla, TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teknik

danışmanlığında yola çıkan Anadolu Sigorta, “Bir Usta Bin

Usta” projesi kapsamında Ankara’da Sedef Kakma kursu

düzenledi.

Şubat 2012’de başlayan ve 5 ay süren eğitim boyunca kursiyerler;

Sedef Kakma’nın tarihi, oyma teknikleri ve sedef

üzerine tel kakma tekniklerini öğrendi. Öncelikle el pratikliğini

geliştirmek için kağıt üzerine çeşitli çizim ve motifler yapan

kursiyerler, daha sonra bu çizimleri ahşap üzerinde uyguladı.

Sedefi yuvarlak, badem ve baklava şeklinde yontmasını

öğrenen kursiyerler; ahşaba takılan sedef ve teli, vernik ile

cilalayarak Sedef Kakma çalışmalarını tamamladı.

8 Temmuz 2012 tarihinde Ankara Kulübü Derneği’nin

merkez binası Abidin Paşa Köşkü’nde gerçekleşen törende

sertifikalarını alan kursiyerler bir meslek sahibi olmanın

heyecanını yaşadı. Eğitmen Erol Kadıoğlu; Ankaralıların bile

artık günümüzde pek yapmadığı Sedef Kakma’nın genç nesillerle

yeniden hayat bulmasından çok memnun olduğunu

belirtti.


“Çorome: Bir başarı

öyküsü”

Bir Usta Bin Usta projesi

Çorum’dan Roma’ya uzandı

10


“Kaybetmek Yok” ilkesiyle hizmet veren

Şirketimizin, 85. kuruluş yıldönümü

dolayısıyla hayata geçirdiği Bir Usta

Bin Usta projesi Çorum’dan Roma’ya

uzandı. ÇOROME etkinliği ile de

Çorum’da üretilen kargı bezleri moda

merkezi İtalya’da bir defileyle moda

dünyasına tanıtıldı.

Şirketimizin kamuoyunun ilgisini kaybolmaya yüz tutan mesleklere

ve yerel değerlere çekmek, bu mesleklerin yeniden

canlanmasını ve meslek ustalarının deneyimlerinin geleceğe

taşınmasını sağlamak amacıyla başlattığı, TC. Kültür ve Turizm

Bakanlığı’nın teknik danışmanlığında gerçekleştirilen “Bir

11

Usta Bin Usta” projesi Türkiye sınırlarını aştı. Proje kapsamında

Çorum’un Kargı ilçesinde üretilen “kargı bezleri” ünlü tasarımcı

Ahmet Özceyhan’ın hazırladığı 48 parçadan oluşan koleksiyonla,

İtalya’nın başkenti Roma’da, Türkiye Büyükelçiliği’nde

düzenlenen, ‘Hitit Uyanışı’ adlı defileyle modacıların karşısına

çıktı. 4 atölyede 64 kursiyerin dokuduğu bezlerden oluşan

koleksiyon Roma’da modacıların büyük beğenisini topladı.

Defilenin ev sahipliğini Roma’nın Kargılı Büyükelçisi Hakkı

Akil, Çorum Valisi Nurullah Çakır, Anadolu Sigorta Genel Müdür

Yardımcısı Filiz Tiryakioğlu ve Kargı Kaymakamı Tolga Ersöz yaptı.

Bir Usta Bin Usta projesiyle Anadolu’da kaybolmaya yüz

tutmuş meslekleri yaşatmayı amaçladıklarını söyleyen Genel

Müdür Yardımcımız Filiz Tiryakioğlu, Anadolulu kadınların

başarılarının Türkiye sınırlarını aşıp yurtdışına ulaşmasından

dolayı büyük gurur duyduklarını, bu başarı hikayesinin bir

parçası olmaktan ötürü de son derece mutlu olduklarını belirtti.

Kargı bezinden ilk kez gelinlik üretildi

Moda Tasarımcısı Ahmet Özceyhan, koleksiyonda yer alan

48 giysinin tamamını Kargı Bezi’nden ürettiklerini belirtti.

Çorum’un uygarlık tarihinin en önemli medeniyetlerinden Hitit

Uygarlığı’nın merkezi olduğuna dikkat çeken Ahmet Özcey-


12

han, şöyle konuştu; “Anadolu’nun ortasında barış antlaşmasına

mühür basan Kraliçe Puduhepa’dan yola çıkarak, çok güzel bir

koleksiyon yaptık. Hititlerin dünyaya örnek olacak davranışlarını,

barışa verdikleri önemi, hukuk biçimlerini, kadın haklarına

verdiği önemi vurguladık. Kargı Bezi, 1850 yılından beri çok

amatör bir şekilde yapılıyordu. Bu bezi, çağdaş kullanım konumuna

getirmek için epeyce uğraştık. Kargı Bezi’nin, dünyadaki

diğer tanınanlar kadar güzel bir bez olduğunu söyleyebilirim.

Umarım iç ve dış piyasada daha fazla ilgi görür. Kargı

Bezi, daha önce gelinlikte ya da abiyede hiç kullanılmamıştı.

Hatta ince pamuklu olarak da hiç gelinlik yapılmamıştı. Biz ilk

defa yapanlardanız. Bu kadar saf, bu kadar temiz, tamamen

el dokuması, son derece yumuşak bir malzemeden gelinlik

olabileceğini gösterdik. Bunları, Kargı’da eli kınalı hanımlar

dokuyor.”

Roma Türkiye Büyükelçisi Akil: Bu bir başarı öyküsü

Hititler’in yanı sıra önemli pek çok medeniyetin merkezi

olan 7 bin yıllık bir geçmişe sahip Çorum’un, Kargı İlçesi’nde

doğan Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Hakkı Akil, Şirketimizin

başlattığı Bir Usta Bin Usta projesinin bir başarı öyküsü

olduğunu belirterek, Roma’daki defilenin de bunun en somut

örneği olduğunu söyledi. Türkiye Büyükelçisi Hakkı Akil ve eşi

İnci Akil’in ev sahipliğinde, Şirketimizin, Çorum Valiliği, Çorum

Belediyesi, Kargı Kaymakamlığı ile Kargı Belediyesi’nin

destekleriyle Roma’da düzenlenen gecede, Kargı Bezi’nden

hazırlanan Hitit motifli giysiler görücüye çıktı. Türkiye’nin

Roma Büyükelçiliği’nin tarihi binasında gerçekleştirilen defilede,

4’ü Türk 8’i İtalyan toplam 12 manken, Ahmet Özceyhan’ın

tasarımlarını, dünya modasına yön veren İtalyanlara sundular.

Altın ve gümüş sırmalarla işlenmiş kıyafetler arasında, bir

kaftanın üzerine dizayn edilmiş, Hitit Kraliçesi Puduheba’nın

Kadeş Antlaşması’na bastığı mühür de yer aldı.


“Bir Usta Bin Usta”nın

başarısı uluslararası

arenada da tescillendi

Altın Sabre 2012 ödülü

şirketimizin oldu

14

Bir Usta Bin Usta ödüllerine bir yenisini

daha ekledi ve iletişim sektöründe

dünyanın en prestijli ödüllerinden

SABRE AWARDS’da birincilik ödülü

kazandı. Türkiye genelinde kaybolmaya

yüz tutan meslekleri yaşatmak,

bu mesleklerin yeniden canlanmasını

ve meslek ustalarının deneyimlerinin

geleceğe taşınmasını sağlamak

amacıyla hayata geçirilen proje

Türkiye’den ödül alan tek çalışma oldu.

2010 yılında, Şirketimizin kuruluşunun 85. yılı dolayısıyla

başlattığımız “Bir Usta Bin Usta” projesi, dünyanın en

prestijli iletişim ödüllerinden olan SABRE’de, Altın SABRE

2012 Ödülü’ne layık görüldü. Türkiye’den sadece Anadolu

Sigorta’nın ödül aldığı etkinlikte, dünya çapında 69 kategoride

340 proje finale kaldı.

2012 yılında Bir Usta Bin Usta kapsamında; Ankara’da Sedef

Kakma, Kars’ta Kilim ve Heybe Yapımı, Muğla’da Cam

Üfleme, Nevşehir’de Çömlek Yapımı ve Tokat’ta Yazma Baskı

eğitimleri verilecek.

SABRE adıyla bilinen “Superior Achievement in Branding

and Reputation” (Marka ve İtibarda Üstün Başarı) Ödülleri,

halkla ilişkiler faaliyetlerinde mükemmelliği ödüllendiren bir

yarışmadır. Kuzey Amerika ve EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve

Afrika) bölgesi ile Asya-Pasifik olmak üzere birbirinden ayrı

programları da kapsayan yarışma, 2008 yılında 40’dan fazla

ülkeden 3.500’ü aşkın başvuruya ulaşarak geçtiğimiz 10 yılda

dünyadaki en büyük PR ödülü yarışması haline gelmiştir.


Sosyal sorumluluk

projemize bir ödül daha…

Demirkent sosyal sorumluluk

ödülünü Şirketimizin “Bir Usta

Bin Usta” projesi aldı.

Dünya Şirketler Grubu tarafından düzenlenen Demirkent

Ödülleri kapsamında bu yıl ilk kez verilen Sosyal Sorumluluk

Ödülü’nü kazanan “Bir Usta Bin Usta” projesi ödülünü Anadolu

Sigorta adına Genel Müdürümüz Musa Ülken ve Genel Müdür

Yardımcımız Filiz Tiryakioğlu aldılar.

15

Pera Palas Oteli’nde düzenlenen ödül töreninde “Bir Usta Bin

Usta” projemizin “yılın en başarılı sosyal sorumluluk projesi”

seçildiği belirtildi.

“Bir Usta Bin Usta” sosyal sorumluluk projesi, Türkiye genelinde

kaybolmaya yüz tutan meslekleri yaşatmak, bu mesleklerin

yeniden canlanmasını ve meslek ustalarının deneyimlerinin

geleceğe taşınmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirildi.

Projemiz, geçtiğimiz yıl da Reklamcılar Derneği tarafından

düzenlenen İletişimin Zirvesindekiler Yılın Kurumsal Sosyal

Sorumluluk Projesi Ödülü ve 17. Motif Halk Bilim Ödülleri

Büyük Ödülü’nü kazanmıştı.


Bir Usta Bin Usta projemiz ödüle

doymuyor…

“Bir Usta Bin Usta” projesiyle Şirketimiz, ülkenin tüm kurum

ve kuruluşlarından büyük övgüler almaya devam ediyor.

“Bir Usta Bin Usta” bu kez de Ulus Rotary Kulübü tarafından

taçlandırıldı.

Ulus Rotary Kulübü Başkanı Sayın Atıf Baltacı, Şirketimiz ve

projemiz hakkında övgü dolu sözler kullanarak, Şirketimizin

daha önce hiç düşünülmemiş bir organizasyona herhangi

bir kar amacı gütmeden girişmesinin kendi oluşumlarının

felsefesi ile de örtüştüğünü belirttiği konuşmasının ardından

el yapımı gümüş bir ibriği Anadolu Sigorta adına İç Anadolu

Bölge Müdürümüz Sayın O. Kenan Uğur’a takdim etti.

Ödül töreninde bir konuşma yapan O. Kenan Uğur, Ulus Rotary

Kulübü üyelerine, çok önem verdiğimiz projemizle ilgili devam

eden kurslarımız hakkında bilgi vererek, kulüp üyelerine

göstermiş oldukları ilgi ve nezaketten ötürü teşekkürlerini

sundu.

Ödül töreninin ardından gösterilen projemize dair reklam filmi

ise büyük alkış topladı. Kulüp üyeleri, Şirketimizin başlattığı

16

bu proje ile yok olmaya yüz tutmuş mesleklerin gençlere

tanıtılması ve istihdam oluşturularak ülke ekonomisine katma

değer yaratılmasından ötürü memnuniyetlerini dile getirdi.

Projemizle ilgili ödül törenine ilişkin fotoğraf ve bilgilendirme

“Guvernör” dergisiyle de tüm Rotary camiasına duyuruldu.


Anadolu Sigorta web sitesi

Altın Örümcek’te en iyi seçildi!

Geçen yıl, 6 aylık bir çalışmanın

ardından 20 Haziran tarihinde ziyaretçilerin

beğenisine sunulan

websitemiz, 10. Altın Örümcek

Web Ödülleri’nde halk oylamasında

sigortacılık kategorisinde en iyi web

sitesi seçildi.

2002 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen Altın

Örümcek Web Ödülleri, web ve internet teknolojileri alanında

sunulan başarılı projelerin tanıtılması ve bu teknolojilere

yapılacak yatırımların özendirilmesi amacıyla organize ediliyor. Etkinlik,

artık geleneksel hale gelmiş yapısıyla sektörde, Türkiye’deki

ilk ve tek platform bağımsız organizasyon olma özelliğini de taşıyor.

Konuyla ilgili görüşlerini ifade eden Genel Müdür Yardımcımız

Filiz Tiryakioğlu, web sitesinin yeni bir çizgi, canlı ve kullanıcı

dostu bir arayüzle tasarlandığını vurgularken; acente ve

sigortalılar kadar, Anadolu Sigorta ve sigortacılıkla ilgili bilgi

almak isteyen ziyaretçilerin de sıkılmadan kullanabilecekleri

bir konsepte sahip olduğunu belirtti.

17

Üst bir performansa sahip olan yeni web sitemiz; Internet

Explorer, Firefox, Google Chrome, Safari gibi tarayıcıların yanı

sıra Android yazılımlı cihazlar, iPad, iPhone ve BlackBerry’lerle

de tamamen uyumlu olarak geliştirildi.

İlk yayın tarihinin ardından yeni uygulamalarla zenginleştirilen

web sitemiz halihazırda Şirketimizin medya ve yatırımcı

ilişkileri de dahil olmak üzere şirket ile ilgili güncel içeriğe

online olarak ulaşılabilen en önemli referans kaynağı durumunda.

Kazananlar çift aşamalı seçim ile belirleniyor!

Web ödülleri organizasyonunda, web ve internet teknolojileri,

pazarlama ve iletişim alanlarında uzman ve tecrübeli jüri üyeleri

her sene Türkiye’de gerçekleştirilen başarılı projeleri belirliyor.

Bu yıl ilk kez Facebook üzerinden yapılan ve her kullanıcının

her kategoriden sadece bir web sitesine oy verebildiği Altın

Örümcek Web Ödülleri, halk oylamasında ise organizasyonun

heyecanını tüm internet kullanıcıları ile paylaşarak, konu

ile ilgili merak uyandırıyor ve aktif olarak oylamaya katılım

sağlanıyor. Böylelikle jüri üyelerinin elemelerinden geçen

projeler, halkın oyladığı 2. elemeye giriyor ve “halk oylaması”

sonucunda son kazananlar bu şekilde belirleniyor.


Şirketimizde yeni atama

“Bilgi İşlem Müdürlüğü”, “Yazılım

Geliştirme Müdürlüğü”, “Bilgi Teknolojileri

Mimari ve Güvenlik Danışmanlığı”

ve “Proje ve Değişim Yönetimi

Başkanlığı”ndan sorumlu Genel Müdür

Yardımcılığı görevine 01 Haziran 2012

tarihinden itibaren Mehmet Abacı getirildi.

1967 yılında Ankara’da doğan Mehmet Abacı, 1991 yılında

ODTÜ Metalürji Mühendisliği bölümünden mezun oldu.

18

Profesyonel iş yaşamına aynı yıl Türkiye İş Bankası Bilgi İşlem

Müdürlüğü’nde Yazılım Uzmanı olarak başlayan Abacı, 1999’da

Yazılım Geliştirme Bölümü’nde Müdür Yardımcısı, 2004’de ise

Birim Müdürü unvanına yükseldi.

2008 yılında SoftTech’te Genel Müdür Yardımcılığı görevine

getirilen Abacı, 2010 yılında Türkiye İş Bankası BT Çözüm

Geliştirme Müdürü, 2011 yılında ise Proje ve Değişim Yönetimi

Müdürü olarak görevini sürdürdü.

Mehmet Abacı, Anadolu Sigorta’ya Genel Müdür Yardımcısı

olarak atanmadan önce son olarak, 1 Ocak 2012’de SoftTech’te

yeniden Genel Müdür Yardımcılığı görevi sürdürüyordu.

İngilizce bilen Mehmet Abacı evli ve 2 çocuk babasıdır.


2012 Yılı Hizmet Hatıraları

Şirketimizde 25, 20 ve 15 yıl çalışma süresini

dolduran çalışanlarımıza hizmet hatırası ödülleri

verildi.

İstanbul’daki çalışanlarımızın ödülleri 30 Mart

2012’de kuruluş yıldönümü kutlamamızda,

İstanbul dışındaki çalışanlarımızın ödülleri bölge

müdürlüklerimizce düzenlenen kutlamalarda,

İstanbul dışındaki bölge müdürlerimizin ödülleri

ise 09-10 Haziran 2012’de düzenlenen Şile motivasyon

gezimizde verildi.

Hizmet hatırası alan çalışanlarımızı kutluyoruz.

25 YIL - ALTIN MADALYON

Osman Kenan Uğur İç Anadolu Bölge

Kamil Demirel

20 YIL - ALTIN SAAT

Marmara Bölge

Ömer Ceylan İstanbul Bölge

Ümit Kalyon İç Anadolu Bölge

Hamdi Ersin Özmen Marmara Bölge

Hakan Bilgin Sağlık Sigortaları

Rana Ceylan Sağlık Sigortaları

Ayhan Uzun İstanbul Bölge

Sevcan Akalın İç Anadolu Bölge

İzzet Naycı Banka Sigortacılığı

Zelfinaz Zorlu Bireysel ve Ticari Sigortacılık

15 YIL - ALTIN ROZET

Alpaslan Tanrıver Oto Hasar

Murat Işıklı

Nakliyat ve Sorumluluk Sigortaları

Mehmet Ali Özdemir Reasürans

Kenan Eke Oto Sigortaları

19

Murat Tetik Muhasebe ve Mali İşler

Cengiz Ertürk Kıbrıs Şube

Mustafa Alperdem Orta Karadeniz Bölge

Ömer Altun Risk Yönetimi ve İç Kontrol

İbrahim Varol Kadıköy Bölge

Ayşe Gamze Yüzbaşıoğlu Hukuk ve Rücu İşlemleri

Ahmet Alper Öztutar Yazılım Geliştirme

Kadri Yazar Yazılım Geliştirme

İlkay Bulut İnsan Kaynakları ve Eğitim

Tibet Turan Akdeniz Bölge

Mehmet Naci Yılmaz Muhasebe ve Mali İşler

Murat Balkan Güney Anadolu Bölge

Ali Cevdet Bilgi İşlem

Ali Tunaboylu Hukuk ve Rücu İşlemleri

Murat Özbakır İç Anadolu Bölge

Rıdvan Bilaç Marmara Bölge

Yasin Hızlı Güney Anadolu Bölge

Ferda Akyol Organizasyon

Mehmet Kadıoğlu Kıbrıs Şube

Nihan Ebru Akçalı Marmara Bölge

Metin Acur İç Anadolu Bölge

Ayten Biter Sağlık Sigortaları

Şevket Kaymaz Batı Anadolu Bölge

Altan Sezer Batı Anadolu Bölge

Okan Sayar Marmara Bölge

Alper Giresunlu Akdeniz Bölge

Ejder Oğuz Batı Anadolu Bölge

Nurettin Acar Kurumsal Sigortacılık

Gültekin Güveyi Orta Karadeniz Bölge

Hakan Aldemir İç Anadolu Bölge

Numan Eren Karadeniz Bölge

Avni Tuluğ Emci Satın Alma, Destek ve İnşaat

Seher Gürkut Kıbrıs Şube


Anadolu Sigorta Faaliyet

Raporu’na Uluslararası Ödül

Anadolu Sigorta’nın 2011 yılı Faaliyet Raporu, “Amerikan İletişim Profesyonelleri

Ligi” (League of American Communications Professionals -LACP) tarafından

düzenlenen uluslararası faaliyet raporu yarışmasında, 2011 Vizyon Ödülü’nü

kazandı.

20

20’yi aşkın ülkeden 5.500’den fazla

başvurunun değerlendirildiği bu seneki

yarışmada “Sigortacılık” kategorisinde

gümüş madalyayı kazanan, Anadolu

Sigorta 2011 Yılı Faaliyet Raporu oldu.

Yapılan değerlendirmede rapor, toplam

100 üzerinden 97 puan alırken, kendi sektöründe

yarışmaya katılan en iyi faaliyet

raporlarından birisi olarak sınıflandırıldı.

Anadolu Sigorta Faaliyet Raporu, “İlk

İzlenim”, “Hissedarlara Mesaj”, “Raporun

Anlatımı”, “Yaratıcılık” ve “Bilgiye

Erişim” değerlendirme başlıklarından

tam puan aldı. Jüri üyelerinin yazılı

değerlendirmelerinde, raporun prodüksiyon

kalitesinin bu yılki yarışmanın

en iyilerinden birisi olduğu ve finansal

bölümdeki sunumun sıra dışı bulunduğu

ifade edildi.

Şirketimizin sosyal sorumluluk projesi

“Bir Usta Bin Usta” temalı hazırlanan

2011 yılı Faaliyet Raporu’muzun, özellikle

kapak tasarımı övgüye layık görüldü. Genel

anlamda kullanılan yaratıcılık sıra dışı

olarak değerlendirilirken, tasarımın verilmek

istenen anahtar mesajlarla birlikte,

mükemmel bir açıklıkla desteklendiği

belirtildi.

2001 yılında kurulan Amerikan

İletişim Profesyonelleri Ligi, iletişim

sektöründe en iyi uygulamaların

paylaşımını sağlamak ve örnek gösterilecek

iletişim yeteneği gösterenleri ön

plana çıkarmak amacını taşıyor.


Yeni insan kaynakları yapımız

uygulamaya alındı.

Yaklaşık 3 yıldır süren çalışmalar sonrasında yeni insan kaynakları yapımız, Temmuz

ayı itibarı ile uygulamaya alındı.

Geçiş öncesinde “işim:gücüm” olarak adlandırılan yeni yapımızı,

sizlerle paylaşmak ve soruları birebir yanıtlayabilmek adına,

Genel Müdürlük ve tüm Bölge Müdürlüklerimizde 40’a yakın

sunum gerçekleştirdik.

Toplantılar, son derece keyifli ve beklendiği şekilde oldukça

faydalı geçti. En fazla soru ve yorum yeni unvan yapımız ve

kariyer yönetimi konularında geldi.

Önceki yapıdan, çok daha esnek ve kişi bazlı kariyer

planlamalarına odaklanan yeni sistem, ilk başta karmaşık

gelse de, detaylarıyla paylaşıldıkça merak uyandırdı ve oldukça

beğenildi. En önemlisi, tatmin edici ve son derece kapsamlı bir

sistem olarak nitelendirildi.

Proje ekibi olarak, söz konusu yapının, sürekli değişime ve

gelişime açık olduğu, Şirketimizin her kademesinden alınacak

geri bildirimlerle daha da verimli bir yapıya dönüşebileceği

inancındayız.

Yetenek ve performansımızın bizi ön plana çıkaracağı,

yürüttüğümüz işlerin gücümüzü artıracağı, birlikte daha

iyiye taşıyacağımız yeni sistemimizin hepimize hayırlı,

uğurlu ve verimli olması dileğimizle…

Seda EVRENSEL GÜLEÇ

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü

21

Gerek toplantılarda, gerekse sonrasında, yeni yapının,

amaçlandığı üzere gelişim odaklı tasarlandığı yönündeki geri

bildirimler, uzun tasarım sürecinin en güzel sonucu oldu.

Her bir süreç, Şirket çıktılarına ve çalışanlara en fazla

katkının ne şekilde sağlanabileceği bilinciyle tasarlandı. Bu

nedenle, çalışma süresinin bir kısmı tasarım, diğer büyük

kısmı ise, uygulama dönemi dikkate alınarak, iyileştirme sürecine

ayrıldı.

Her ne kadar kapsamlı olarak tasarlanmış olsa da, yeni İK

yapımızın işlevselliğini ve Şirketimize sağlayacağı gerçek

katkıyı, hayata geçtikten sonra hep birlikte görüyor olacağız.


26.

Uluslararası

Sigortacılar

Tenis

Turnuvası’nın

kazananı

Musa Ülken

ve Macit Bal

oldu…

22

Milli Reasürans tarafından her

yıl geleneksel olarak düzenlenen

“Uluslararası Sigortacılar Tenis

Turnuvası”nın 26’ıncısı, 1-3

Haziran tarihleri arasında, İstanbul

Miltaş Suadiye Spor Tesisleri’nde

gerçekleştirildi. Üç gün süren turnuvada

şampiyonluk ipini Anadolu Sigorta

takımı göğüsledi.

Yüksek katılımlı, profesyonel karşılaşmaları aratmayan maçlar

sonucunda, Anadolu Sigorta ekibi kupanın sahibi oldu.

Genel Müdürümüz Musa Ülken ile Acente ve Kanal Yönetimi

Müdürümüz Macit Bal’dan oluşan Anadolu Sigorta ekibi, çok

sayıda yerli ve yabancı seyirci tarafından izlenen turnuvanın final

maçında, Fahri Altıngöz ve Günter Rutz’a karşı oynadıkları

karşılaşmayı, 6-0 ve 6-2 ‘lik skorlarla 2-0 kazandı.

Karşılaşmadan sonra, şampiyon olan ekibe kupa ve hediyeleri,

turnuvaya destek olan sigorta ve reasürans şirketlerinin

yöneticileri tarafından tören ile verildi. Turnuva, ödül töreninin

ardından Miltaş Spor Tesisleri’nde düzenlenen kapanış kokteyliyle

son buldu.

1987 yılından bu yana her sene Haziran ayında organize edilen

Uluslararası Sigortacılar Tenis Turnuvası’nda, yerli ve yabancı

sigortacılar, farklı bir ortamda bir araya gelme ve sportif alanda

yarışma imkanı buluyorlar. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen

32 çiftin, 4 kortta 8’li gruplar halinde mücadele ettiği turnuvada,

yarı finale kadar olan maçlar 9 oyun üzerinden tek sette

gerçekleşirken, yarı final ve final maçı 3 set üzerinden oynanıyor.


Risk mühendisliği

websitemiz yenilendi...

Anadolu Sigorta, tüm müşterilerini yeni

Anadolurisk websitemizi ziyaret ederek,

risk yönetimi konusunda detaylı bilgi almaya

ve ücretsiz risk mühendisliği hizmetinden

faydalanmaya çağırıyor.

Anadolu Risk” (www.anadolurisk.com.tr)

güncel içerikler ve kullanıcı dostu modern

tasarımlarla yenilenerek, sigortalılarımızın

kullanımına sunuldu.

2010 yılında yayına başlayan ilk risk mühendisliği websitemizin,

görsel ve içerik olarak çok daha gelişmiş bir versiyonu olan

Anadolurisk.com.tr, bireysel ve kurumsal sigortalılarımızı;

karşı karşıya oldukları riskler hakkında bilgilenmeye ve ücretsiz

risk mühendisliği hizmeti almaya teşvik eden, interaktif

uygulamaları ile dikkat çekiyor.

Sitede en fazla ilgi görmesi beklenen kısımlardan birisi olan

“Riskinizi Ölçün” başlığı altında, ziyaretçilerin ev ve araçlarının

içerdiği riskleri ölçen testler bulunurken, kullanıcılar bu testler

vasıtasıyla; günlük hayatlarında yaşayabilecekleri risklere ilişkin

soruları cevaplayıp, risk seviyelerini ölçebiliyorlar.

Anadolurisk.com.tr’de, dünya ve Türkiye gündeminde yer alan

büyük ölçekli hasarlar konusunda açıklayıcı ve güncel bülten-

23

ler de yer alıyor. Bu bültenler ve konuyla ilgili makaleler sayesinde,

ziyaretçiler, çeşitli hasarlar hakkında, risk mühendisliği

ekibimizin bakış açısını ve önerilerini okuma fırsatını yakalayabiliyor.

Websitesindeki, diğer bir yenilik ise bir LPG dolum tesisinin

faaliyetlerini ele alan animasyon. Yaratılan animasyon sayesinde,

temsili bir tesis üzerinden risk unsurları ve bilgilendirici

içerikler aktarılarak, kullanıcılar ile görsel bir iletişim sağlanması

amaçlanıyor.

Anadolu Sigortalı’lar kendi risk analiz raporlarına

Anadolurisk’ten ulaşabiliyorlar…

Anadolurisk.com.tr websitesi Türkiye’de ilk defa yapılan bir

uygulamayı da içeriyor. Buna göre müşteri ve acentelerimiz,

uzman risk mühendislerince ziyaret edilerek hazırlanan kendi

tesislerine ait risk analiz raporlarında yer alan öneriler ve

tavsiyeler kısmına da site üzerinden kolayca erişebilecekler.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Genel Müdür Yardımcımız

Levent Sönmez, Anadolurisk.com.tr’nin sektörde az sayıdaki

benzerlerinden özellikle bu yönüyle ayrıldığını ve sigortalılarına

sunduğu; güncel test, bülten ve risk analiz raporları ile bir

“Risk Mühendisliği Portalı” niteliğinde olduğunu vurguladı.

Risk Mühendisliği Hizmeti…

Risk mühendisliğinin günümüzde sigorta ihtiyacı duyan

kuruluşlar için çok önemli bir hizmet olduğunu belirten

Levent Sönmez, bu hizmetin Şirketimiz tarafından

sigortalılarına tamamen karşılıksız verildiğini ifade etti.

Risk mühendisliği hizmeti; firma ve tesislerin; üretim

süreçleri, elektrik mekanik sistemleri, depolama koşulları,

yangın ve güvenlik önlemlerine göre değerlendirilmesi ve her

bir firmaya özel olarak, riski azaltma/önlemeye yönelik kritik

tavsiyelerin de yer aldığı risk analizi raporları düzenlenmesi

anlamına geliyor.

Anadolu Sigorta Risk Mühendisliği hizmetinde; gerçekleştirilen

ziyaretler sonrasında, müşterilere özel risk yönetim raporları

hazırlanıyor. Bu sayede firmalar, kendilerine ait riskleri görme,

çok basit ve düşük maliyetlerle bu riskleri önleme veya azaltma

ve gerekirse bu risklere göre farklılaştırılmış sigorta paketleri

satın alma ayrıcalığına kavuşuyorlar.

Risk yönetimi uygulamaları ile ilgili daha detaylı bilgi almak

için www.anadolurisk.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.


RH+

Şirketimiz bünyesinde yürütülen C2C değişim programı

kapsamında, manuel iş yükünün azaltılması, optimum kapasite

kullanımının sağlanması, kayıp maliyetlerin azaltılması, etkin

süreç yönetiminin sağlanması ile müşteri odaklı yaklaşımın

geliştirilmesi ve memnuniyetin artırılması hedefleri ile yola

çıktığımız Şirketimizin tüm hasar ve rücu süreçlerini teknolojik

olarak destekleyerek, dosya ve tedarikçi yönetimi konularında

tam kontrol ve raporlama sağlayacak olan Hasar ve Rücu projemiz

analiz, tasarım ve gerçekleştirme aşamalarının ardından

test aşamasını da başarı ile tamamlamış ve yaygınlaştırma

aşamasına geçmiştir.

İhtiyaçlarımızı karşılayacak olan kurguların en ince ayrıntısına

kadar tarif edilmesi, süreçlerin baştan sona gözden geçirilmesi,

organizasyonel yapının biçimlendirilmesi ve yapılan tüm bu

çalışmaların sağlıklı olarak hayata geçirilmesi için gerekli proje

yönetimi metodolojisinin eksiksiz olarak uygulanması sonucunda

hasar ve rücu projesi, RH+ adlı ürününü kullanıcıları ile

buluşturmuştur.

Özellikle hasar süreçlerindeki kuralların karmaşıklığı dikkate

alındığında yeni bir sistemin ve yeni süreçlerin tasarlanması

süreci zorluklar ile dolu aşamaların yaşanmasına sebep

olmuş olsa da ekranları canlı olarak karşımızda görmenin

mutluluğunu ve gururunu hiç unutmayacağız.

Proje süresince;

• Elektronik doküman yönetim sistemi,

• Görev yönetimi,

24

• Otomatik dosya sorumlusu atamaları,

• Otomatik rücu sorumlusu atamaları,

• Dosyaların sınıflandırılması,

• Tedarikçi tanıtım ve yönetimi,

• Eksperlerin sınıflandırılması,

• Muhasebe sistemi, hukuk sistemi, üretim sistemi gibi iç

sistem entegrasyonları,

• Otoanaliz, tramer gibi dış sistem entegrasyonları,

• Usulsüzlük kuralları,

• Otomatik eksper atama ve ücretlendirme,

•iOrganizasyonel yapının kurgulanması ve takım

yapılandırması,

• Acente ve çağrı merkezi uygulamaları,

• Anlaşmalı servis uygulamaları,

• Yedek parça tedarik uygulamaları,

• Rücu süreçleri,

• Standartlaştırılmış ve otomatikleştirilmiş mektup/yazışma

süreçleri,

• Onay / ret kurguları,

• SMS / e- mail bilgilendirmeleri

• Raporlar,

• Yönetici ekranları,

• IT bağımlılığını azaltan modüler yapı,

gibi bir çok konuda çalışmalarını tamamlayan proje ekibi

olarak şunu çok net ifade edebiliriz ki hayallerimiz ve

isteklerimiz hiçbir zaman bitmeyecek.

Yeni süreçler ve yeni uygulamalar ile hizmet kalitesini yükseltme

aşkımız bu çalışmalar ile birlikte kat ve kat arttı.

Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Hasar ve Rücu Proje Ekibi


Acentelerimizi ödüllendirmeye

devam ediyoruz…

Acentelerimizin motivasyonlarını artırmak, özverili

çalışmalarını ödüllendirmek ve Şirketimiz ile iletişimlerini

güçlendirmek amacıyla yepyeni bir uygulama başlatıyoruz.

Aylar itibarıyla bölge müdürlüklerimizde faaliyet gösteren

acentelerin üretimleri farklı kriterler ışığında göz önüne

alınarak, birinci olan acenteler belirlenecektir. Her bir bölge

müdürlüğü için merkez ili birincisi acente ile merkez harici

iller birincisi ayrıca belirlenecek olup, Kıbrıs Şube için tek bir

acente belirlenecektir.

KIRAÇ SİGORTA Güney Anadolu Bölge

Adana İli Performans Birincisi

SELİN SİGORTA Batı Anadolu Bölge

İzmir Dışı İller Performans Birincisi

BETA SİGORTA İç Anadolu Bölge

Ankara İli Performans Birincisi

ZELLUHOĞLU SİGORTA Güney Anadolu Bölge

Adana Dışı İller Performans Birincisi

BAHADIR MEMİŞ-BAHADIR SİGORTA Marmara Bölge

Bursa İli Performans Birincisi

ÖZENÇ SİGORTA İç Anadolu Bölge

Ankara Dışı İller Performans Birincisi

26

Her ay birinci olacak acentelerimiz, bölge müdürlüklerimizde

yer alacak olan panoya resminin bir ay boyunca asılmasının

yanı sıra, Maksimum Biz dergimiz ile de tüm teşkilata duyurularak

ve ayrıca ilgili bölge müdürü ile acente danışmanının da

katılacağı bir yemek organize edilerek ödüllendirilecektir.

Sadece profesyonel acentelerin dahil edileceği söz konusu

uygulamaya konut paket, bireysel sağlık, ferdi kaza ve kobi

paket poliçeleri üretimleri dikkate alınacaktır. Uygulamamız

Haziran ayı itibariyle başlamıştır. Haziran ayı itibariyla performans

birincisi olan acentelerimizin isimleri şöyledir;

ÖMER BÜLENT-CİVAN SİGORTA Batı Anadolu Bölge

İzmir İli Performans Birincisi

SARAR SİGORTA Marmara Bölge

Bursa Dışı İller Performans Birincisi

GELİŞEN SİGORTA Orta Karadeniz Bölge

Samsun İli Performans Birincisi


FATİH UÇAR–TOKAT ÇÖZÜM SİGORTA Orta Karadeniz

Bölge Samsun Dışı İller Performans Birincisi

TRETE SİGORTA Akdeniz Bölge

Antalya İli Performans Birincisi

ERSOYLU SİGORTA İstanbul Bölge

Trakya İlleri Performans Birincisi

YETKİN SİGORTA Kıbrıs Şube Performans Birincisi

BAŞARAN SİGORTA Karadeniz Bölge

Trabzon İli Performans Birincisi

SEMA ÖZDEMİR SİGORTA Akdeniz Bölge

Antalya Dışı İller Performans Birincisi

TEMA SİGORTA Kadıköy Bölge

İstanbul İli Performans Birincisi

Bu uygulamanın, acentelerimizin başarı ve

motivasyonlarını artırmasına olan güvenimiz

ve inancımız sonsuzdur.

27

SUNAY YILDIRIM SİGORTA Karadeniz Bölge

Trabzon Dışı İller Performans Birincisi

MAKSİMUM SİGORTA İstanbul Bölge

İstanbul İli Performans Birincisi

ÖZ ATILIM SİGORTA Kadıköy Bölge

İstanbul Dışı İller Performans Birincisi

Murat YÜKSEL

Acente ve Kanal Yönetimi Müdürlüğü


Bu sene de Şile’de hep beraberdik...

Çalışanlarımız her yıl yaz başında gerçekleştirdiğimiz motivasyon etkinliğimiz kapsamında

bu sene de, 09-10 Haziran 2012 tarihleri arasında Şile Doğa Club’ta bir araya geldi. Anadolu

Sigortalıların hem yorgunluklarını atıp dinlendikleri hem de bir araya gelerek hoşça vakit

geçirdikleri motivasyon etkinliğinde; gündüz çeşitli yarışma ve eğlenceler, akşam ise yemek

eşliğinde canlı müzik, gece boyunca süren dans ve gündüz yapılan yarışmaların ödül törenleri

gerçekleştirildi.

28


Acentelerimiz ile buluştuk…

Acentelerimizin moral ve motivasyonlarını artırmak, tüm

sigorta konularına ilişkin olarak etkin bir paylaşım platformu

yaratmak, sigortacılık faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunları,

problemleri tespit etmek, çözüm üretmek amacıyla, Üst

Yönetimimizin de katılımıyla, tüm Bölge Müdürlüklerimizde

organize edilen toplantılarda acentelerimiz ile buluştuk.

Genel Müdürümüz Musa Ülken, Genel Müdür Yardımcılarımız

Metin Oğuz ve Filiz Tiryakioğlu, Acente ve Kanal Yönetimi

Müdürümüz Macit Bal ile Bölge Müdürlüğümüzün de

katılımlarıyla gerçekleşen toplantılarda, talep ve şikayetlerin

birebir olarak aktarılabilmesi, sorunlara yönelik çözüm

arayışları, aynı zamanda acentelerimize gelişmeler ve yenilikler

ile ilgili bilgi aktarılması ve acentelerimiz ile bilgi

Ankara

Adana

Bursa Bursa

30

paylaşımında bulunulması da, toplantıların çok daha verimli ve

kapsamlı olarak seyretmesini sağlamıştır.

Periyodik olarak devam edilmesi planlanan acente

toplantılarımızın, acentelerimizin motivasyonunu artırmasına

ve üretime teşvik etmesine olan inancımız ve güvenimiz

sonsuz olup, iş ortaklarımız ile yapılan söz konusu toplantı

organizasyonlarının yanı sıra periyodik ziyaretlerde de birlikte

olmaya devam edeceğiz.

Macit BAL

Acente ve Kanal Yönetimi Müdürlüğü


Mehmetçik Sigorta yeni hizmet

binasında…

İç Anadolu Bölge Müdürlüğümüz acentelerinden

Mehmetçik Vakfı Sigorta yeni

hizmet binasına taşındı.

Açılış, TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürü ve Mehmetçik Sigorta

Şirketi Ortakları Kurulu Başkanı (E) Tümgeneral Salih

Güloğlu tarafından yapılan konuşma ile devam etti. Bu güzel

organizasyona Şirketimiz adına Acente ve Kanal Yönetimi

Müdürümüz Macit Bal, İç Anadolu Bölge Müdürümüz Kenan

Uğur katıldı. Mehmetçik Sigorta’nın çalıştığı sigorta şirketlerinin

yetkililerinin de katıldığı açılış töreni kokteyl ve neşeli, samimi

sohbetler eşliğinde devam etmiştir.

Anadolu Sigorta ailesi olarak acentemize yeni hizmet binasında

artan başarılar ve bol kazançlar dileriz.

31


Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda

deniz sigortaları

İstanbul Barosu Sigorta Hukuku Komisyonu, Deniz Hukuku

Derneği ve Sigorta Hukuku Türk Derneğince düzenlenen “Yeni

Türk Ticaret Kanunu’nda Deniz Sigortaları” konulu sempozyum, 23

Mart 2012 Cuma günü Teşvikiye’deki Milli Reasürans Salonu’nda

yapıldı.

Uygulamanın Gereksinimleri ve Yeni Türk Ticaret Kanunu

başlıklı oturumda konuşan Nakliyat ve Sorumluluk Sigortaları

Müdürümüz Kaptan Murat Işıklı, sempozyumda yeni Türk Ticaret

Kanunu’nun deniz sigortalarına etkileri konusuna, uygulama

yönünden yaklaşırken, açılış konuşmalarından birisini de

Şirketimizin Hukuk Danışmanı Prof Dr. Samim Ünan yaptı.

Sempozyum konuşmaların ardından soru-cevaplarla devam etti.

32


Anadolu Sigorta, sağlık

sigortalarında yeni nesil akıllı pro-

vizyon ve harcama yönetim siste-

mi olan Claimer’ı devreye aldı!

Özel sağlık sigortalarında sağlık harcamalarının elektronik

ortamda akıllı bir şekilde yönetilmesini sağlayan Claimer,

sigortalılara yönelik gerçekleştirilen tanı ve tedavi bilgilerini

hastanelerden elektronik ortamda alıyor. Alınan veriler, sigortalının

poliçe şartlarına, ilgili hastaneyle sigorta şirketinin anlaşma

koşullarına, temel medikal kurallara göre sistemde işleniyor.

Oluşturulan ödeme kararı hastaneye yine elektronik ortamda

iletiliyor.

Sistem, hangi harcamanın sigortalının poliçe şartı gereği

ödenmeyeceğini, hastaneyle yapılan anlaşmaya göre hangi

işlemlerden ne kadar ücret alınacağını biliyor. Ayrıca sistem

yine cinsiyete, yaşa, hekim uzmanlığına göre yapılamayacak

medikal işlemleri tanıyor ve geçit vermiyor.

Hafızası da olan Claimer, örneğin sigortalı daha önce başka

bir hastanede yakın bir zamanda aynı konulu MR çektirdiyse,

uyarı vererek bu işlemin yapıldığını hatırlatıyor ve gereksiz

yere tetkik yinelenmemiş oluyor.

Claimer ile Anadolu Sigortalılar, kağıtsız ortamda

gerçekleştirilen provizyon işlemleri ile anında ve doğru olarak

hastanelerden hizmet almış oluyor.

Hastaneler ise Anadolu Sigorta’nın ödeme kararını alabilmek

için sigorta şirketi sistemine veri girmek, her muafiyette çağrı

merkezini aramak, faks çekip teyit almak zorunda kalmıyor.

Sağlık Bakanlığı ve ulusal standartlara göre verileri sınıflandıran

Claimer, ICD-10 (Uluslararası Tanı Kodu), TTB (Türk Tabipler

Birliği), SUT (Sağlık Uygulama Tebliği), UBB (Ulusal Bilgi

Bankası) gibi standartlara göre çalışıyor.

33

Son günlerde oldukça gündemde olan ve mevzuat çalışmaları

devam eden Tamamlayıcı Sağlık Sigortaları provizyonunu da

destekleyen Claimer, karar destek sistemleri için en geniş,

ayrıntılı, sınıflandırılmış veri kümesini de barındırıyor.

Sağlık giderlerini akıllı ve doğru bir biçimde yönetme özelliği

ile Claimer, sağlık tazminatlarında azalış sağlarken, operasyonel

verimlilik artışını da sağlamış oluyor. Hastanelerin fatura

eklerini elektronik ortamda iletmesi ile hastaneler tarafında iş

gücü ve kağıt tasarrufu sağlayan Claimer, çevreci bir uygulama

olarak da öne çıkıyor. Yine hastaneler tarafında fatura geri

dönüşlerini minimize edip, tahsilatta artış sağlıyor.

Konuyla ilgili bilgi veren Anadolu Sigorta Genel Müdür

Yardımcısı Metin Oğuz, “Ülkemizin özel sağlık sigortası sektörüne;

gerek müşteri memnuniyeti, gerek sağlık hizmetleri

tedarikçileri memnuniyeti, gerekse özel sigorta şirketi memnuniyetini

eş zamanlı sağlayan bir ilki sunmanın mutluluk ve

gururunu yaşıyoruz. İnsan emeği yoğun bir branş olan özel

sağlık sigortacılığında, teknolojinin ve uluslararası kriterlerin

ön plana çıkmasını sağlayan, özel sağlık sigortacılığında devrim

yaratan bu projenin hayata geçmesi ile birlikte sigortalılara,

hem sigorta şirketleri, hem de sağlık kurumları çok daha hızlı,

doğru ve kaliteli hizmet sunmaktadır” dedi.

CompuGroup Medical tarafından geliştirilen Claimer sistemini,

özel geri ödeme kurumları arasında ilk defa ve şu anda yalnızca

Anadolu Sigorta anlaşmalı hastanelerin ve sigortalılarının

kullanımına sunarken, sistem hızla özel sağlık kuruluşlarında

ve diğer özel sigorta şirketlerinde yaygınlaşmaya devam ediyor.

CompuGroup Medical Genel Müdürü Fatma Zakaryan, bu projenin

sağlık sigortalarında verimlilik artışı, hızlı hizmet ve etkin

yönetim anlamında devrim niteliğinde olduğunu vurguladı.

Türkiye’de tamamlayıcı sağlık sigortalarının ileride pazarda yer

bulacağını, sağlık sigortalı sayısının en az üçe katlanacağını,

böylesine büyüyecek bir branşta provizyon sistemleri yönetiminin

ancak Claimer gibi güçlü bilişim alt yapıları ile mümkün

olacağının altını çizdi.


Kıbrıs bilgilendirme ve

paylaşım toplantısı

23 Haziran 2012 Cumartesi günü TİBAŞ Gönyeli şubesinde

gerçekleştirilen “Bilgilendirme ve Paylaşım Toplantısı”, başta TİBAŞ

KKTC Şubeleri Müdürü Sayın Selami Kaçamak olmak üzere

KKTC’deki 14 şubenin yöneticisi ve sigortadan sorumlu personelinin

katılımıyla gerçekleştirildi. Kıbrıs Şubesi personelimizin de tam

kadro katıldığı toplantıda, genel olarak TİBAŞ şubelerinin sigorta

konusunda karşılaştığı sorunlar gündeme getirilerek, sorunların

çözümüne yönelik bilgilendirme yapılarak, çözüm önerileri

34

üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Sektörde yaşanan ve

yaşanacak gelişmeler ile sağlık sigortaları hakkında da genel

bilgiler verildi. Katılımın oldukça yoğun olduğu ve samimi bir

havada geçen toplantı, 2011 ve 2012 yılının ilk 5 ayında başarılı

olan şube müdürlerine üretim ve performans ödüllerinin verilmesinin

ardından, tüm şubelerin başarısında önemli pay sahibi

olan Selami Kaçamak’a da “Özel Başarı Ödülü” nün takdim

edilmesiyle sona erdi.


Acentelerimizin teknik

personelleri

Bilindiği üzere 14.04.2008 tarihinde yürürlülüğe giren sigorta

acenteleri yönetmeliği ile sigortacılık mesleğinin icrasında acentelerimizin

haklı yerini bulma yolunda önemli bir adım atıldı.

Sigorta sektörümüzün emekçileri ve ülkemizde sigorta üretiminde

en büyük paya sahip profesyonel acentelerimiz, söz konusu

yönetmeliğin getirdiği düzenlemelerle daha nitelikli bir meslek durumuna

getirildi. Eğitim seviyesinden deneyime, fiziki şartlardan

donanıma kadar birçok konuda getirilen yenilikler ile güzel bir

değişim sürecine girildi. Sigorta sektörünün girdiği bu hızlı değişim

süreci acentelerimize de bazı sorumlulukları da berberinde getirdi.

Bu sorumlulukların en önemlilerinden biri de yönetmeliğin

18.maddesinde yer alan “Sigorta ürünlerinin, acenteler tarafından

pazarlanması, bilgilendirme ve satış işlemleri yalnızca acentelerin

teknik personeli tarafından yapılabilir” hükmü oldu. Yönetmeliğin

bu maddesiyle acentelerimizde müşterilere pazarlama yapan ve

poliçe satışını gerçekleştiren çalışanların, yönetmelikte belirtilen

vasıflara sahip “Teknik Personel” olma zorunluluğu getirilmiş olun-.

du.

Bilindiği üzere aynı zamanda Sigorta Acenteleri Yönetmeliği’nin

12.maddesinin birinci fıkrasında “Sigorta poliçelerinde yetkili acentenin

unvanı ve levha numarası ile işlemi yapan teknik personelin

adı, soyadı, kayıt numarası ve imzasının açık olarak yer alması

zorunludur“ açıklaması yer almaktadır. Yönetmeliğin yukarıda

bahsedilen 12. ve 18. maddeleri gereği, sigorta şirketleri tarafından

sağlanan sistem ekranlarının kullanımı sadece acenteliğin

TOBB’da kaydı bulunan “Teknik Personelleri” için geçerli olmak

durumundadır. “Teknik Personel” kaydı bulunmayan çalışanların,

sistem kullanıcılarının da bulunmaması gerekmektedir. Aksi

35

durumun tespiti halinde cezai yaptırımlar ile karşılaşma riski

bulunmaktadır.

Yakın zamanda TOBB, resmi kayıtlarda yer alan acentelerin teknik

personellerine “Sicil Numarası” vermiş ve “Sicil Numarası” verilen

teknik personel listesi sigorta şirketleriyle paylaşılmıştır.

Artık acentelerimizce düzenlenen poliçelerin üzerinde teknik

personelin ad-soyadı bilgisinin yanında TOBB tarafından verilen

“Sicil Numarası” nın da yer alması zorunlu hale getirilmiştir. Bu

zorunluluğun bir gereği olarak acentelerimizin teknik personellerinin

“Sicil Numaraları”, SAMBA ekranından takip ettiğimiz

“Kanal Veri Kartı” üzerine taşınmış durumdadır. Çok yakın zamanda

“Teknik Personel” dışında kullanıcısı olan acente çalışanlarının

kullanıcıları kapatılacaktır. Bu durum Mart ve Nisan aylarında

değerli acentelerimize Acente ve Kanal Yönetimi Müdürlüğünce

haftalık bildirimlerle hatırlatılmıştır.

Sigorta mesleğinin icrasında önemli bir adım olan “Teknik Personel”

uygulamasının hem sektörümüze hem de değerli acentelerimize

getirdiği yapılanmanın, ailemiz kabul ettiğimiz acentelerimizle

beklenilen seviyeye getirileceğine olan inancımız sonsuzdur.

Tayfun GÜLER

Acente ve Kanal Yönetimi Müdürlüğü


Anadolu Sigorta

Klasik Oto

Rallisi bu yıl da

hız kesmedi…

Şirketimizin sponsorluğunda bu yıl ikincisi düzenlenen Anadolu

Sigorta Klasik Oto Rallisi, 2 Haziran Cumartesi günü Kıbrıs/

Lefkoşa’da gerçekleştirildi. Ralliye, 1937 model ile 1980 model

aralığında toplam 39 araç katıldı. Lefkoşa Dereboyu’ndan

başlayan 100 km’lik ralli Gönyeli-Şirinevler-Yılmazköy-Girne

güzergahını takip ederek yine Lefkoşa’da sona erdi. 4 SHT

(sabit hız testi) ve 9 hız değişimini içeren, güzel ve güneşli

bir günde yapılan rallinin startı Kıbrıs Şubesi personelimiz

tarafından ve-rildi. Rallide ödül kazanan yarışmacılara ödülleri

düzenlenen kokteylle Kıbrıs Şubesi Müdürümüz Cengiz

Ertürk, II. Müdür Mehmet Kadıoğlu ve Hasar Denetimcisi Erkan

Değirmenci tarafından verildi.

Yerel basının yoğun ilgisiyle karşılaşan ralli, ardında hoş izlenimler

ve anılar bırakarak yerini bir sonraki rallinin heyecanına

bıraktı.

36


Anadolu Sigorta’dan

spora destek...

Şirketimiz, 02-15 Nisan 2012 tarihleri

arasında düzenlenen CS Tenis Turnuvası’nın

sponsorluğunu üstlendi. Toplam 293

katılımcının, 12 kategoride yarıştığı turnuvadan

elde edilen gelir, Lions kulüplerinin iştiraki

olan ve üniversite öğrencilerine burs veren

Liay Vakfı’na aktarılırken, turnuva sonrasında,

Anadolu Sigorta’yı ziyaret eden Kartal Sigorta

Acenteliği’nin sahibi ve Batı Ataşehir

Lions Kulübü Dönem Başkanı Hasan Kartal,

katkılarından dolayı Şirketimizi temsilen, Acente

ve Kanal Yönetimi Müdürümüz Macit Bal ve Kurumsal

İletişim Müdürümüz Berna Ergüntan’a

teşekkür plaketi takdim etti.

37


Muhasebe ve Mali İşler Müdürlüğü

Muhasebe ve Mali İşler Müdürlüğü Şirketimizin en köklü ve en vazgeçilmez Müdürlüklerinden biridir. Müdürlüğümüzde çalışan

13 kişi; tahsilat, genel muhasebe ve fon yönetimi birimlerimizde çalışmasına rağmen her zaman için geniş bir ailenin fertleri

gibi birbirine yakındırlar.

Uzakta olsalar da diğer bölge muhasebecileri de her zaman için Müdürlüğümüzün ayrılmaz birer parçası olmuşlardır. Bölge

Müdürlükleri ile en yakın bağı tahsilat birimimiz kurmaktadır. Primi tahsil edilmiş bir poliçenin kutsal sayılacağı anlayışıyla!, ve

müşteri odaklı bir yaklaşımla, çağdaş ödeme yöntemlerinin müşterilerimize sunulabilmesi bu birimimizde temel amaçtır. Yapılan

çalışmalar sonucunda, son beş yıllık süreçte tahsilat dağılımımızın kredi kartı ağırlıklı bir yapıya dönüşmesi sağlanmıştır. Tahsilat

yapımızdaki değişim doğrultusunda 2011 yılında tahsilatın merkezi bir yapıda takibi konusunda çalışmalara başlanmış ve Bölge

Müdürlüklerimizden iki çalışanımız müdürlüğümüze katılmıştır. Yakın zamanda merkezileştirme adına yeni adımlar da atılacaktır.

Hepimizi yakından ilgilendiren diğer bir birimimiz ise genel muhasebedir. Personelin maaş ve diğer ödeme işlemleri bu birim

tarafından gerçekleştirildiği için herkesle yakın ilişki halindedir. Bu birimden gelen e-postalar her zaman için heyecan yaratır.

Bunun dışında eksper ve anlaşmalı servis istasyonlarına yapılan ödemeler ile hasar ödemelerinin bir çoğu da genel muhasebe

tarafından gerçekleştirilir. Ayrıca birimimizin son dönemde artarak önem kazanan, Maliye ve diğer kurumlara yaptığı bildirimlerdeki

payını ve vergi ödemelerinin doğru biçimde ve zamanında yapılmasındaki rolünü de unutmamak lazım.

Aktif büyüklüğü 2,4 milyar TL’ye ulaşmış olan Şirketimiz portföyünün önemli bir kısmını fon yönetimi birimimiz yönetmektedir.

Fon yönetimi biriminin diğer önemli bir görevi de Şirketimizin mali tablolarını ve faaliyet raporlarını hazırlamaktır. Şirketin mali

sonuçlarını ilk gören onlar olduğu için bu dönemlerde yüzlerindeki ifadeden sonuçların iyi mi kötü mü olduğunu anlamak hiç de

zor değildir.

Sadece mali konularla sınırlı kalmayan çalışmalarımız aynı zamanda yatırımcı ilişkileri ile de kendini göstermektedir. Şirketimiz

hisseleri İMKB’de işlem gördüğü için önemi daha da artan bu görevde temel amaç; Şirketimize yatırım yapanların, yapmayı

düşünenlerin veya analistlerin sorularını cevaplamak ve Şirketimiz hakkında bilgi vermektir. Şu anda fon yönetimi birimi altında

faaliyet gösteren yatırımcı ilişkileri bölümü gerek yerli ve yabancı yatırımcılarla yaptığı toplantılarla olsun gerekse katıldığı “road

show” ve seminerlerle olsun Şirketimizi en iyi şekilde tanıtmaktadır.

Elektronik haberleşme, entegrasyon ve bilgilendirmenin ön plana çıktığı günümüzde Müdürlüğümüzce bir çok kuruma düzenli

aralıklarla raporlama yapılmaktadır. Söz konusu kurumlar içinde Hazine Müsteşarlığı, Maliye, Kamuyu Aydınlatma Platformu

ve Merkezi Kayıt Kuruluşu ilk sıralarda yer almaktadır. Bunun yanında Şirketimiz içinde de bilgilendirmeye önem verilmektedir.

Bir çok Müdürlüğümüzde devam eden C2C kapsamındaki proje çalışmalarına Şubat 2012 döneminde yapılan “kick off” ile

Müdürlüğümüz de dahil olmuştur. Hızla değişen teknolojik alt yapıya uyum sağlamak ve değişen ihtiyaçlara daha hızlı çözümler

yaratabilecek bir yapıya kavuşmak için Oratürk firması ile çalışmalara başlanmıştır.

Ebediyete intikal eden muhasebe müdürlerimizden Mete Selvi’nin bize ilettiği yan tarafta belirtilen mısralarla yazımıza son veriyoruz.

38


Beynimi aktife,

Yüreğimi pasife aldım.

Tutkularımı, vadesi geçmiş ertelenmiş diğer

yükümlülüklere.

Düşlerimi, sayım ve tesellüm fazlalarına.

Düşüncelerime reeskont uyguladım.

Korkularımı geçmiş yıllar zararlarına,

Kaygılarımı gelecek yıllara ait gider tahakkuklarına.

Alışkanlıklarımı, borç ve gider karşılıklarına.

Dostlarımı özkaynaklara yazdım.

Dostluklarımın bitenini birikmiş amortismanlara.

Seni hiçbir hesaba yazamadım.

O kadar hesapsız ve kitapsızsın ki

Beynimle yüreğim arasında

Virman yapıp duruyorum.

39

BİR MÜDÜRLÜĞÜMÜZ

9 Nisan 1968 Eskişehir doğumluyum. İstanbul Üniversitesi

İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümünden mezun oldum.

Şirketimize 1997 yılında müfettiş yardımcısı olarak katıldım.

Mesleki açıdan ve kişisel açıdan birçok tecrübe edindiğim

müfettişlik mesleğindeki bilgilerimi 2005 yılında atandığım

Muhasebe ve Mali İşler Müdürlüğünde kullanma fırsatı buldum.

Müdür yardımcısı olarak görev yapmaya başladığım bu

birimde 2008 yılında müdür unvanına yükseldim. Üniversite

döneminde de ilgimi çeken bir alan olması nedeniyle çalıştığım

birimi seviyorum. Takım arkadaşlarımdaki ekip ruhu da eklenince

çalışmak daha keyifli oluyor. Projelerle yeni bir sürecin

başladığı günümüzde Müdürlüğümüzü daha farklı noktalara

taşıyacağımıza inanıyorum.

Kişisel hayatımda daha çok gezmeyi, eşimle ve kızımla vakit

geçirmeyi seviyorum. Hobi olarak başladığım tenisi önümüzdeki

dönemlerde ilerletmek istiyorum. Uzun bir süredir vakit

ayırmaya fırsat bulamasam da resim yapmayı ve karikatür

çizmeyi seviyorum. Ortaokul yıllarında çizdiğim ve o dönem

bir dergide yayınlanan “hayata dair” bir karikatürümü sizinle

de paylaşmak istedim.


ACENTELERİMİZ

Dağcan

Sigorta

Acenteliğinizin tarihçesinden bahseder misiniz?

Sigorta aracılığına 1995 yılında Orhangazi Dağaşan ve Mehmet

Şükrü Bircan ortaklığında Anadolu Sigorta acentesi olarak

kurulan Bilge Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti olarak başladık. Sonraki

yıllarda Orhangazi Dağaşan şahıs acenteliği ile, akabinde

değişen piyasa şartları gereği 2008 yılında da Dağcan Sigorta’yı

kurarak acentelik faaliyetimizi Anadolu Sigorta çatısı altında

sürdürmekteyiz.

Müşteri portföyünüzü değerlendirir misiniz? Müşteri seçiminde

ve müşterilere verilen hizmetlerde nelere dikkat

ediyorsunuz?

Müşteri portföyümüzde kurumsal ve bireysel sigortalılar

dengeli bir dağılım içerisindedir. Sigortalılarımızın % 90’nı

sadık müşteri dediğimiz, her koşulda sirketine ve acentesine

güvenen, aldığı hizmetten memnun, yeni arayışlara lüzum görmeyen

kişi ve kuruluşlardan oluşmaktadır. Sigortalılarımızın

çoğunluğu ile beş yılı aşkın süredir çalışmaktayız. Yeni

müşterilerimizle de aynı performansı yakalamak için gereken

hizmeti sunmanın gayreti içerisindeyiz. Poliçenin vade

40

bitiminde yollarımızı ayıracağımız müşteri yerine uzun yıllar

çalışabileceğimiz müşteri profiline yönelip kalıcı portföy

oluşturmaktayız. Sigorta yaptıran kişinin en zor anı hasar

anıdır. Hasar anında sigorta şirketinin ve acentesinin gücünü,

samimiyetini, maddi manevi her türlü desteği yanında hisseden

müşteri, en sadık müşteri grubunu oluşturmaktadır. Bu

bakış açısı ile biz Dağcan Sigorta olarak tüm sigortalılarımızın,

her türlü hasarında, hasarın oluşunu takiben tazminatın ödenmesine

kadar tüm aşamalarda yanında olmaya, destek olmaya

gayret gösterdik. Bunun ödülünü de portföyümüzdeki sadık

müşterilerle alıyoruz.

Ağırlıklı hangi branşlarda çalışıyorsunuz? Sektörün

bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hizmet sektörü olmamız itibari ile tüm branşlarda çalışmaya

gayret gösteriyoruz. Ancak Türkiye şartları ve bölgesel faktörler

nedeniyle kaza ve yangın branşları daha fazla ön plana

çıkmaktadır. Son yıllardaki büyük değişime rağmen insanlar

önce araçlarını sonra işyerlerini ve en son konut ve diğer

değerlerini sigortalatmaktadır. Kaza ve yangın branşları

dışında toplumda henüz yeterli bilinç oluşmamakla birlikte

gelişen Türkiye ile beraber bu branşlarda biz sigortacılar için

büyük bir gelecek vaad etmektedir. Sigorta sektörü olarak

kişi başına düşen prim üretimi ve poliçe adedinde Avrupa

ortalamasının çok gerisinde olmamıza rağmen, toplumun

alım gücünün artması, sigorta bilincinin yayılması, şirketlerin

yeni ürün ve hizmet arzları ile doğru orantılı olarak artacağı

kanaatindeyiz. Gelişen teknoloji, şirketlerin doğru risk analizleri

ve fiyatlandırma yapmalarına olanak sağlamıştır. Devlet


Mehmet Şükrü BİRCAN

Dağcan Sigorta

Gaziantep Acentesi

kurumları ve şirketler sahip oldukları veri tabanı sayesinde

nerede eksiklik olduğunu anında görebilmekte ve duruma

göre pozisyon alabilmektedirler.

Hedefleriniz nelerdir?

Dağcan Sigorta olarak her alanda bulunduğumuz konumu

hep bir adım ileriye taşımayı kendimize ilke edindik. Amacımız

sadece çok prim üretmek olmadı. Prim üretiminin yanında

müşteri memnuniyeti, karlılık da çok önemliydi. Asla kar

etmeyeceğimiz işlere girmediğimiz gibi sadece prim üretmek

adına müşteri de edinmedik. Çalışmaya başladığımız insanların

bizimle uzun yıllar bir arada olması için ne gerekiyorsa onu

yaptık. Bu konuda da ilerlemeyi sürdürmekteyiz. Bizi bu güne

getiren ilkelerimiz gelecek için yol gösterici olacaktır.

Eklemek istedikleriniz…

Sigortacılar olarak bizler müşterilerimize elle tutulur,

kullanılabilir nesneler satmıyoruz. Poliçe adı altında söz

satıyoruz. Çesitli sebeplerle meydana gelebilecek kayıplarını

telafi etmeyi taahhüt ediyoruz. Vaatle başlayan güvenin

devamlılığı sözünüzü eksiksiz yerine getirebilmenize bağlıdır.

Sigortalının en zor anı hasar anıdır demiştik. Sigortacının en

mutlu anı ise sigortalının oluşan hasarını zamanında tazmin

edip mağduriyetini giderdiği andır. Çünkü karşımızdaki insanın

yüzündeki huzura, bakışlarındaki minnete tanık oluruz. Poliçe

yaparken vermiş olduğumuz sözün arkasında durmanın

gururunu yaşarız.

41

Orhangazi DAĞAŞAN

Dağcan Sigorta

Gaziantep Acentesi


F. Gaye Kaymak Sigorta

Acentenizin tarihçesinden bahseder misiniz?

1984 yılında Anadolu Sigorta’da acentelik hizmetlerimiz

başladı. O günden bugüne çok değerli arkadaşlarla yol aldık.

Tam bir sigorta eğitimi veren kurumla yola çıkmak kolay

değildi. Fakat bugünlere de bu güçlü alt yapının desteği ile

gelebildik.

Müşteri portföyünüzü değerlendirir misiniz? Müşteri seçiminde

ve müşterilere verilen hizmetlerde nelere dikkat

ediyorsunuz?

Acenteliğe başladığım günden bu güne değin hasar/prim

yüzdelerinde olumlu bir çizgiyi yakalamaya özen gösterdik ve

geçen uzun süreçte bu çizgi, özellikle 2000’li yıllarda acenteler

arası performansı olarak aldığımız başarı belgelerine yansıdı.

Şirkete kar bırakan müşteri portföyü ilkesi ile yolumuza devam

ederken müşteri memnuniyeti amaçlı hizmetimizde de

çok dikkatli çalışmaktayız.

Ağırlıklı hangi branşlarda çalışıyorsunuz? Sektörün

42

bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turizm alanında hizmetleri olan kurumsal müşterilerimiz

portföyümüzde 25 yıldır yer almaktadır. Bu güvenli bir portföyü

yansıtmaktadır. Poliçeler yangın branşını çalışmalarımızda

öne çıkarmıştır. Ancak şirketimizin son yıllarda sektörde öne

çıkan portföye kazandırılmış yeni ürünleri içinde elimizdeki

imkânları çapraz satışlarda değerlendiriyoruz.

Hedefleriniz nelerdir?

Sektörde son zamanlarda oldukça artış gösteren yabancı

şirketlerin verdikleri teminatları yakından izleyip özellikle teminat

eksikliği yaratmadan ve portföyde ürün çeşitlerine yer vererek

hizmeti daha üretken yapıya kavuşturmak amacındayız.

Eklemek istedikleriniz…

Sigorta sektörü dünden bugüne hukuksal ve örgütsel

çalışmalarla çok olumlu yol aldığından yabancı şirket

ağırlıklı bugünkü üretim alanında Türk sermayeli şirketimizle

çalışmanın onuru ile üretime katkımız sürmektedir.

F. Gaye KAYMAK

F. Gaye Kaymak Sigorta

İstanbul Acentesi


Türkiye İş

Bankası

İzmir

Bostanlı

Şubesi

Kendinizi tanıtır mısınız?

1968 İzmir doğumluyum. 1990 yılında Ege Üniversitesi Fen

Fakültesi Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra

Bankamız Uzman Yardımcılığı Sınavını kazanıp, 1992 yılında

Uzmanlık eğitimi sonrası İzmir Eğitim Grup Müdürlüğü’nde Uzman

Yardımcısı olarak göreve başladım. 2001 yılında Karşıyaka

Şubesi Müdür Yardımcılığı’na yükseldikten sonra, 2003 yılında o

dönem Bireysel Şube olarak hizmet veren Alsancak Şubemize

Şube Müdürü olarak yükseldim. 2007 yılında Ege Serbest

Bölge Şubemize atandım. 2009 yılından bu yana da Bostanlı/

İzmir Şubemizde Şube Müdürü olarak görev yapmaktayım.

Evliyim, 13 yaşında bir oğlum var. Bankamızın Kambiyocu, II.

Derece Almanca, Pratik İngilizce tazminatlarını almaktayım.

Özel ilgi alanımda yer alan fotoğrafçılık konusunda kendimi

geliştirmek amaçlı T.C. Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve

Kameramanlık Bölümü 1. sınıfta okumaktayım. Ayrıca İzmir

Bisiklet Derneği üyesiyim.

Şubeniz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Şubemiz 1972 yılında yaklaşık kırk yıl önce kurulmuş olup,

İzmir’in mutena ilçesi Karşıyaka’da, orta ve üst gelir düzeyine

sahip kişilerin ikamet ettiği bir semt olan Bostanlı’da yer

almaktadır. Şubemiz, Bostanlımız’da hem bireysel hem de ticari

alanda hizmet vermektedir. Genel olarak yaş ortalaması

yüksek, belli gelir ve kültür düzeyinin üzerinde yaklaşık 12.000

bireysel segment müşterimiz yanı sıra ticari ve özel bankacılık

müşterilerimizle birlikte şubemiz toplam müşteri sayısı

yaklaşık 14.000’i bulmaktadır.

Bireysel segmente ağırlıklı hizmet veren Şubemiz, farklı sektörlerde

birçok firma ve işletmenin ticari bankacılık işlemlerine

de aracılık etmektedir. Ticari alanda farklı sektörler bulunmakla

birlikte bulunduğumuz bölgenin yerleşim bölgesi olması

yeni ve gelişen inşaat alanları ve bölgelerinin bulunması nedeniyle,

semtimizde inşaat ve taahhüt firmalarının da yoğunlukla

bulunduğu bilinmektedir.

43

Zülal TAHTAKIRAN

İzmir Bostanlı Şubesi Müdürü

TÜRKİYE İŞ BANKASI

Piyasamızda ve sektörümüzde artan rekabet ortamına

karşılık, çalışma performansımızı en üst düzeyde tutarak, ekip

olarak uyumlu, disiplinli çalışmanın bilinciyle, 19 çalışanımızla

bankamızı en iyi şekilde temsil etme gayreti içindeyiz.

Müşterilerimizle bütünleşen, kalıcı, uzun ömürlü müşteri

ilişkisi oluşturarak, hizmet kalitesine, insan ilişkilerine önem

veren geniş kitlelere hizmet vermek, bu doğrultuda sürdürülebilir

müşteri memnuniyeti ile müşteri portföyümüzü büyütmek

istemekteyiz. Hedefimiz, üstün rekabet gücümüzle,

bankamızın sorunsuz ve karlı büyüme politikası dahilinde,

yüksek hizmet kalitesiyle en fazla tercih edilen banka olmak ve

ekibimizle şubemizin daha iyi yerlere gelmesi için çalışmaktır.


Türkiye’de sigortacılık sektörünü nasıl

değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde, sigorta faaliyetlerinin başladığı tarihten itibaren en

temel konu, yasal bir çerçevenin olmaması iken; 2007 Haziran

ile birlikte bu ihtiyaç giderilmiş, Sigortacılık Kanunu kabul

edilmiştir. Yasa sonrası alt düzenlemeler yapılarak, yeni

tanım ve uygulamalarla, kurumsal bir yapı oluşturulmuştur.

Sektörde faaliyet gösterecek tüm firmalar, acenteler, acente

çalışanları için sektörün ihtiyaç duyduğu düzenlemeler

yapılmıştır.

Sigortacılığın, Batı’ya bakıldığında ülkemizde nispeten

daha yeni olduğu, Avrupa Birliği’nde ve ABD’de kişi başına

üretilen ortalama prim tutarlarının ülkemizde üretilenle

karşılaştırıldığında oldukça geride olduğunun bilindiğini, ancak

gelişmeye açık, temas edilecek çok geniş bir alanın varlığını da

söylemek mümkün. Yıllar itibariyle söz konusu rakamların

yükseliyor olması, bugün dünya çapındaki sigorta şirketlerinin

Türkiye piyasasında faaliyet gösteriyor olması, yüksek potansiyel

olduğunun bir göstergesi.

Ülkemizde sigorta kültürünün yeterince yerleşmemiş

olması sigorta sektörünün önemli konularından biri diye

düşünüyorum. Prim yatırılıp, risk oluştuğunda paranın geri

alınmasında sorunlar yaşanacağı düşüncesinin hakim olması,

44

genel olarak sigorta yaptırmaktan imtina ediliyor olması, sigorta

algısında problemler olduğunu düşündürmekte. Yakın

geçmişte ülkemizde ve dünyada ciddi sonuçları, zararları

olan depremler yaşanmış olmasına rağmen Zorunlu Deprem

Sigortası yaptırılma oranının yüksek olması beklenirken,

düşük yüzdelerde kalması, sigorta konusuna olan yaklaşımla

ilgili örneklerden birini oluşturuyor sanırım.

Güven unsuru olan sigortaya karşı ilgiyi artırmak, sigortayı

akıllara getirmek konusunda daha çok yol alınması gerekiyor.

Bunun da doğru bilgilendirme yapmaktan geçtiğini

düşünüyorum. Toplumun her kademesinin sigorta konusunda

bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekiyor. Gelecek nesil

gençlerin, öğrencilerin sigorta konusunda yeterince hatta

hiç bilgiye sahip olmadıkları ya da sigortanın zihinlerinde

birkaç kavramdan öteye gitmediğini gözlemlemekteyim. Bu

nedenle genç neslin de bilgilendirilmesinin önemli olduğu

kanısındayım. Ayrıca sigorta şirketlerinin tüketiciye verdiği

değer, hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti vb. gibi konularda

ilerleme kaydedilmesi gerekmekte. Tüm bunlar, sigortaya

karşı olan olumsuz yaklaşımları da zaman içinde olumluya

dönüştürecektir sanırım.

Sektör için bir diğer önemli konu da karlılık. Mevcut potansiyelden

yüksek pay alabilmek için, sektöre yabancı sermayeli

şirketlerin de girmesiyle, yoğun bir rekabet yaşandığı gözlen-


mekte. Büyük olmayan bir piyasada, rekabetin yüksek olduğu,

fiyatlar konusunda ciddi farkların oluştuğu görülmekte. Rekabet

mutlaka olmalı, ancak karlılığın da çok önemli olduğu

unutulmadan hacmin büyütülmesi, pazar payının artırılması

sağlanmalı diye düşünüyorum. Yine karlılığın arttırılmasında

önemli bir unsur, sigortanın sebepsiz zenginleşme aracı

olarak düşünülmesinin önlenmesi ve toplumun bu yönde

bilinçlendirilmesinden geçmekte. Karlılıkta bir diğer önemli

unsur ise sigortalının hasarının ortadan kaldırılması ve hasar

öncesi hale getirilmesi için çalışılan firmaların iyi denetlenmesi,

kayıp ve fazla ödemelerin önlenmesi de karlılık için büyük

önem taşımaktadır.

Sonuç olarak; topluma sigortanın iyi tanıtılması ve doğru

bilgilendirme yapılması, tüketiciye verilecek değer, müşteri

memnuniyeti sağlanması, kaliteli hizmet, karlılık gözetilerek

pastanın büyütülmesi gibi hususlar yıllar itibariyle sigorta

sektörünün Türk finans sektörü içindeki ağırlığının artmasını,

uluslararası rekabet düzeyinin de yükselişini sağlayacak

unsurlardır diye düşünüyorum.

Anadolu Sigorta hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Anadolu Sigorta, ülkemiz için kuruluşundaki özel yeri ile, bir

T.İş Bankası A.Ş. kuruluşu olması ile onur duyduğumuz, ilk

ulusal sigorta şirketimiz. Müşterilerimize sunduğu kaliteli hizmeti,

etkin ve yaygın hizmet ağı ve ürünleri ile, müşterilerimize

ve bizlere güven vermektedir. Kurumsal yapıya sahip, sürekli

kendini yenileyen, hizmette öncü, sektöre yön veren bir kurumumuz.

Köklülük, öncülük, dürüstlük, güçlü yapı şeklindeki kurumsal

değerleri ile bugün Anadolu Sigorta geniş kitlelere ulaşmış,

etik değerlere, mali güce sahip yapısı ile sektördeki duruşu,

sektördeki yeri ile farklı bir konuma sahip sigorta şirketimizdir.

Türkiye’de, sektöründe pek çok konuya liderlik ve önderlik

eden Anadolu Sigorta, Türkiye İş Bankası’nın müşterilerine

sunduğu kredi imkanlarını, Anadolu Sigorta güvencesi ile

teminat altına almaktan, müşterilerimize güvenli ve kaliteli

hizmeti tavsiye etmekten ve Anadolu Sigorta’nın bir İş Bankası

kuruluşu olmasından dolayı da ayrıca gurur duymaktayız. Banka

sigortacılığının gittikçe artan yeriyle birlikte yaratacağımız

sinerji sonucunda daha büyük ortak başarılar edinileceğine

inanmaktayım.

Bankacılık ve sigortacılık ilişkisi hakkında ne

düşünüyorsunuz?

Bankasüransın önemi, yeri, sonuçları gittikçe artan bir

trend göstermektedir. Bugün artık sigorta şirketleri standart

sigorta ürünleri yerine, bankalar kanalıyla satılabilecek,

tüketici gruplarına ulaşılabilecek, yine tüketicinin hızlı bir

şekilde ulaşabileceği ürünler tasarlamaktalar. Bankaların

uyguladıkları çapraz satış çalışmaları, bankalarda müşteri

segmentasyonunun olması müşteriyi kolay ulaşılabilir hale getirmesinin

yanı sıra maliyetlerin düşük olması Bankasürans

payının artırılmasında önemli olmakta. Bu yolla daha fazla gelir

45

sağlanmakta, büyük üretim rakamlarına ulaşılmakta, önemlisi

karlılığın artırılması sağlanmakta.

Ayrıca bankalarda satış kanalının sadece şubeler üzerinden

değil, internet sayfalarını kullanan geniş bir müşteri kitlesinin

bulunması, yine telefon bankacılığı, ATM’ler gibi farklı kanallardan

müşterilere ulaşılması da sigorta şirketlerinin bankalara

yönelmesinde rol oynamakta.

Bankalar yönünden ise; sigorta ürünleri, müşterilerine bu

hizmeti sunabilmenin yanı sıra, hizmet ve komisyon gelirlerini

artırmanın en etkin yollarından biri olarak ortaya çıkmakta.

Tüm bunların farkındalığı ve komisyon gelirlerimizi artırma

isteği ile biz de çalışmalarımıza yön vermekte, şubemizde

Anadolu Sigorta çalışanı, MSU olarak görev yapan Fatma Coşan

ile ekibimiz, birlikte uyumlu bir çalışma anlayışı benimseyerek

bilinçli çalışmalar yürütmekte, sigorta konusundaki hedeflerimizi

gerçekleştirmekteyiz. Müşteriye doğru bilgilendirme

yapma, müşteri ihtiyacına göre yönlendirme yapılması, ekibin

uyumu, çalışmalarımızda etkili olmakta. Müşteri ihtiyaçlarının

belirlenmesi, müşterinin bizim sigorta şirketimizi tercih etmesine

yönelik, geçmiş yıllarda kendimizin başlattığı, satış

ekibimizin yapmış olduğu envanter çalışmaları da portföylerin

taranmasında, satış fırsatlarının ortaya çıkmasında yardımcı

olmuştur. Yine geçen yıl şubemizce düzenlediğimiz sigorta

günlerinde, müşterilerimize tanıtım yapılmış, sigorta bilgileri ve

farklı sigorta şirketlerinden yaptırdıkları poliçe tarihleri edinilmiştir.

Bu bilgiler ışığında da günü geldikçe görüşmeler yapılarak, teklif

verilmesi yönünde çalışmalarımız sürdürülmektedir.

Tüm bunlar şube müşteri ilişkilerinin pozitif yansımasıyla

poliçe adet/prim üretim tutarlarının büyümesini olumlu etkilemekte,

şube - müşteri ilişkilerinin pozitif yansımalarından

yararlanırken müşteri ilişkisinin sürdürülebilirliğinin de

önemiyle, sigorta müşterileri ilişkilerinin de olumlu devam etmesi

için takipçi olunmaktadır.

Sigorta şirketimizle, uyumlu bir işbirliği içinde olunması,

banka şubelerinin etkin bir acente konumunda olmaları

için, ortak stratejiler doğrultusunda hareket edilmesi, banka

çalışanlarının sigorta ürünlerini bankanın ürünü gibi benimseyerek

çalışmalara yön verilmesinin banka sigortacılığının

gelişmesi için gerekli olduğu kanısındayım.

Yine sigorta şirketimizin bölge yapılanması ya da banka

sigortacılığı bölümü aracılığı ile şubelerle işbirliği içinde,

uyumlu, karşılıklı performans takibi içinde, müşteri odaklı

çalışılması, iş süreçlerinin ve buna bağlı altyapının oluşturularak

desteklenmesi, pazar payını ve hacmini geliştirmede etkili

olacaktır.

Gelinen noktada önümüzdeki dönemde banka şubelerinin,

rekabetin de etkisiyle, etkin birer acente olarak faaliyetlerine

devam edecekleri, bankasüransın payının ve öneminin artarak

devam edeceği düşüncesindeyim. Artan trendde ortak

başarılar edineceğimiz çalışmalar dilerken, Anadolu Sigorta’ya

görüşlerimizi paylaşma şubemizi tanıtma imkanı verdiği için

teşekkür ederiz.


Türkiye

İş Bankası

Ümraniye

Ticari

Şubesi

Kendinizi tanıtır mısınız?

25.09.1976 tarihinde Aşkale’de doğdum. İlk, orta ve lise

eğitimimi İstanbul’da tamamladıktan sonra 1998 yılında Marmara

Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu

Yönetimi Bölümü’nden mezun oldum. 18.11.1999 tarihinde

Altunizade Şubesi’nde Kredi Uzman Yardımcısı olarak göreve

başladım. 2005 yılında aynı Şube’de Kredi Uzmanlığı’na yükselmemin

ardından Mayıs 2007 tarihinde Kozyatağı Kurumsal

Şubesi’ne Kredi Uzmanı olarak tayin edildim. Anılan Şubede

geçen 1 yılın ardından 21.05.2008 tarihinde Gebze Kurumsal

Şubesi’ne Müdür Yardımcısı, 28.06.2011 tarihinde ise Ümraniye

Ticari Şubesi’ne Müdür olarak atandım. 28.06.2011 tarihinden

bu yana Ümraniye Ticari Şubesi Müdürü olarak görev

yapıyorum.

Şubeniz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Şubemiz, bankamızın müşteri odaklı dönüşüm projesinin

bir uzantısı olarak hayata geçirdiği “Ticari Şube” yapılanması

kapsamında 06.04.2009 tarihinde faaliyete geçmiştir. Eski bir

yerleşim yeri olan Ümraniye’de başta inşaat ve taahhüt olmak

üzere demir çelikten kozmetik sektörüne kadar birçok farklı

sektöre 16 kişilik kadrosu ile hizmet verilmektedir. Ümraniye

Bölgesi ile sınırlı kalmayarak özellikle Anadolu Yakası’nda

Kadıköy-Gebze’ye kadar olan hatta bulunan yaklaşık 500

müşterimize, bankamızın genel prensipleri dahilinde tüm

ilişkili kurumların uzun vadeli çıkarları gözetilerek diğer bankalardan

olumlu anlamda ayrışan bir hizmet kalitesi sunmaya

gayret gösterilmektedir. İlişkili olduğumuz müşterilerimizdeki

mevcut payımızın korunması, artırılması ve yeni müşteri

kazanımı konusundaki faaliyetlerimiz tüm ekibimizle yoğun

şekilde sürdürülmektedir.

Türkiye’de sigortacılık sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sermaye piyasalarındaki liberalleşmenin tarihi 1980’li yılların

46

ikinci yarısına rastlayan ülkemizde tüm mali kesimin süreç

içerisinde yaşadığı mevzuat, uygulama ve bilinç yaratma

sorunlarının sigorta sektörü için de fazlasıyla yaşandığı ve

yaşanmakta olduğunu söyleyebilirim. Özellikle son 10-15 yıllık

dönemde müşteri sayısı, prim üretimi ve 2005 yılı sonrasında

yabancı sermayenin de ilgisi ile bilanço büyüklüğü anlamında

önemli adımların atıldığını izlediğimiz sigorta sektöründe yine

de OECD ülkelerinin kişi başına sigorta prim harcamaları

ile kıyaslandığında, ülkemizdeki kişi başına sigorta prim

harcamalarının halen çok düşük düzeylerde bulunduğu

görülmektedir. Sigorta sektörü için önemli bir potansiyel

barındırdığını düşündüğüm ülkemizde yaş ortalamasının da

28’i aşmadığı göz önüne alındığında, sigorta bilincinin artırılması

ile sektörün kısa sürede, son 20-25 yılda aldığı mesafenin çok

üzerinde bir performans gösterebileceğini düşünüyorum.

Anadolu Sigorta hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Sahip olduğu kültür, devamlılık, etik kurallara olan bağlılığı

ve son yıllarda daha da fazla hissettirdiği müşteri odaklı

yaklaşımı ile müşteriler nezdindeki olumlu algısını bir üst

noktaya taşıdığını memnuniyetle gözlemlediğim Anadolu Sigorta

sektördeki somut hakimiyetini sürdürmektedir. Anadolu


Sigorta’nın önümüzdeki dönemlerde ulusal sigorta sektörümüzün,

ülkemizin birlikte anıldığı AB Bölgesi’nin sahip olduğu,

prim büyüklüklerine ulaşmasında lokomotif rol oynayacağını

düşünüyorum.

Bankacılık ve sigortacılık ilişkisi hakkında

ne düşünüyorsunuz?

Bankacılık ve sigorta sektörlerinin birlikte hareket eden,

karlılıklarını riskleri doğru ölçme üzerine kurmuş, birbirlerini

tamamlayan sektörler olduğunu düşünüyorum. Bankacılık

sektörünün aktiflerinin hızla arttığı bir ortamda sigorta sektörünün

prim hacimlerinin büyümemesi düşünülemez.

Diğer yandan İş Bankası - Anadolu Sigorta ilişkisi özelinde

değerlendirildiğinde ise henüz bankamız kaynaklı sigorta

işlemlerinden Anadolu Si-gorta tarafından alınan payın istenilen

seviyede olmadığı kanaatini taşıyorum. Müşteriyi doğru,

etkin ve hızlı anlamak noktasında göstereceğimiz işbirliğiyle

bankamız kaynaklı sigorta havuzundan Anadolu Sigorta’nın

alacağı payın yüksek bir seviyeye taşınabileceğini umuyor ve

bekliyorum.

47

Vedat KARAHANOĞLU

Ümraniye Ticari Şubesi Müdürü


Meme kanseri hakkında merak ettiklerimiz…

Dergimizin yeni sayısında Şirketimizin

Proje ve Değişim Yönetimi

Başkanlığı’nda çalışan Canan

Kunduracı’nın Genel Cerrahi Profesörü

Sayın Cihan Uras ile “Meme Kanseri”

üzerine yaptığı söyleşiyi okuyabilirsiniz.

Kendinizden bahseder misiniz?

Genel cerrahi profesörüyüm. 1958 yılında doğdum. 1981’de tıp

fakültesinden mezun oldum. 1986 yılında genel cerrahi uzmanı,

1990 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi genel cerrahi doçenti ,

1996 yılında da genel cerrahi profesörü oldum. Özellikle meme

hastalıklarıyla ve laparoskopik cerrahi ve kanser cerrahisiyle

uğraşıyorum. Uzun yıllardan beri meme kanserinin tanı,

takip ve tedavisiyle uğraşmaktayım. Bu konuda oldukça geniş

deneyimlere sahibim. 1998 yılında meme kanserinin cerrahi

tedavisinde önemli bir gelişme olan ilk beze bulma yöntemi

veya sentinel left bezi biobsisi yöntemini ilk defa Türkiye’de

ben başlattım. Gene aynı seansta meme kanserinde meme

alındıktan sonra aynı seansta meme protezi uygulamasını

Türkiye’de ilk başlatan öncülerinden birisiyim. Meme kanserinin

tanı ve tedavisindeki yenilikleri uygulamaktayım. Aynı zamanda

obezite cerrahisi ve kanser cerrahisiyle uğraşıyorum.

Kanser nedir?

Kanser, vücudumuzdaki hücrelerin form değiştirerek kontrolsüz

bir şekilde üremeleri ve vücudun diğer organlarına,

dokularına yayılarak istila eder hale gelmesidir. Kanser kötü

huylu bir tümördür. Vücudun herhangi bir yerinde olabilir.

Meme kanseri de özellikle kadınlarımızda en sık karşılaşılan

kanser türüdür. Bütün dünyada yaygındır. ABD’de 8 kadından

biri, Türkiye’de 12 kadından biri yaşamları boyunca meme kanserine

yakalanma riskine sahiptir.

Meme kanserinin görülme sıklığı nedir? Belli bir yaş aralığı

var mıdır?

Son yıllarda genç yaşlarda da meme kanseri görülme sıklığı

artmıştır. Eskiden ileri yaşların hastalığı iken bugün artık 30’lu

hatta 20’li yaşlarda bile görülmeye başlanmıştır. Ülkemizdeki

yaş dağılımına baktığımızda 40 yaş altı yani genç grupta meme

kanseri görülme sıklığının diğer ülkelerden daha fazla olduğu

görülmektedir. Ama esas olarak en çok 40 yaşından sonra

olur ve yaşla birlikte de bu sıklık artar.

Meme kanserini artıran risk faktörleri nelerdir?

Meme kanserinde özellikle bir takım risk faktörleri vardır.

Bunların iyi bilinmesi önemlidir. Bir kere hormonal faktörler

vardır. Erken adet görme, geç menepoza girme kanser riskini

artırır. Bununla birlikte özellikle 30 yaşın altında doğum

yapma kadınlarda meme kanseri riskini azaltır, ileriki yaşlarda

48

doğum yapmak meme kanseri riskini artırıcı etki yapar. Bazı

hormon ilaçlarını uzun süreli kullanma kanser riskinde artışa

yol açmaktadır. Gençlik çağında göğüsün bulunduğu bölgeye

fazla ışın alma riski artırır. Ailesinde meme kanseri olma çok

önemli risk faktörlerinden birisidir. Bu oran artıkça risk de

artmaktadır. Şişmanlık, obezite, alkol kullanımı da riski artırır.

Başka nedenlerle meme biyopsisi yapılmış ve riskli hücreler

çıkmış kadınlarda da meme kanserini daha sık olarak görmekteyiz.

Sigara da faktördür. Bunun dışında düşük kilolu

olma, spor yapma ise koruyucu özelliktedir. Bazı diyet faktörleri

üzerinde de durulmaktadır.

Erkeklerde görülme oranı nedir?

Meme kanseri erkeklerde de görülebilir ancak sıklığı düşüktür.

100 hastadan bir tanesi erkektir.

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?

Meme kanserinin en önemli belirtisi memede ele gelen kitledir.

Bunun dışında koltuk altı lenf bezlerinde büyüme, meme

cildinde, başında çekilme, memenin giderek büyümesi,

meme damarlarında belirginleşme, meme cildinde ödem ve

portakal kabuğu görünümü, sert bazı kabarcıkların ortaya

çıkması, meme başından akıntılar, (kanlı veya su gibi berrak

kendiliğinden akıntılar) belirtiler arasında sayılabilir.

Nasıl önlem alırız?

Meme kanserinde tarama çok önemlidir. Her kadının 35

yaşında tarama programına girmesi gerekmektedir. 35 ve 40

yaşında mamografi çektirilir. Risk taşımayan kadınlarda 40-50


yaş arasında 2 yılda bir, 50 yaşından sonra ise her sene mamografi

yapılmalıdır. Her kadın ayrıca kendi kendini meme

muayenesi yapmalıdır. Risk grubu altında olan kadınlar, en

genç aile ferdinden 5 sene önce taramaya girmelidir. Yani

ailesinde 35 yaşında meme kanseri olan bir kadın 30 yaşında

taramaya başlamalıdır. Yukarıda saydıklarımın dışında ultrasonografi

gibi diğer tanı programları ancak hekim gördüğü

zaman ilave edilmelidir.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Meme kanserinin ilk tedavisi cerrahidir. Ancak bazı durumlarda

ilk tedavi kemoterapi de olabilir. Bu özel durumlarda yapılır.

Birincisi iltihabi tip dediğimiz kanserlerde bir de tümörün ileri

büyük olduğu durumlarda önce kemoterapi ile başlanılır,

tümör küçültülür ondan sonra cerrahi tedavi yapılır.

Kadının memesindeki kütle büyük ama memesi küçükse,

kadın memesinin korunmasını istiyorsa da önce kemoterapi

yapılır. Mamografik taramalarda ortaya çıkan lezyonlarda ise

tel veya radyoaktif madde ile işaretlenir ve çıkarılır. Cerrahi tedavide

öncelikle koruyucu tedaviyi tercih ediyoruz. Hastalıklı

dokuyu çevresindeki sağlam doku ile çıkarıyoruz. Bunu

plastik cerrahide onkoloji esasları uyguladığımız yöntemle

yapıyoruz. Bu sayede bir ameliyat dahi geçirse ona düzgün,

şekli bozulmamış bir meme bırakıyoruz.

Bazı özel durumlarda memeyi almamız gerekebiliyor. Bu durumda

istenirse aynı seansta protez yerleştirebiliyoruz. Eskiden

meme kanseri tanısı konulduğunda koltuk altındaki tüm lenf

bezleri alınırdı. 90’lı yıllarda ilk beze bulma yöntemi geliştirildi,

1998’de ben bu yöntemi başlatmıştım. Bu sayede hastalığın

yayılabileceği koltuk altındaki yerleri bulabiliyoruz, bir boya veya

radyoaktif madde ile yapıyoruz. Riskli lenf bezlerini çıkarıyoruz.

Ameliyat anında patolog bakıyor, eğer ilk beze de kanserli hücre

yok ise geri kalan bezleri almıyoruz. Bu yöntem gereksiz yere

koltuk altındaki bütün lenf bezlerini çıkarmamızı önlemiş oluyor.

Bu sayede ömür boyu bir kol şişme riskinin önüne geçilmiş

oluyor. Cerrahi tedaviden sonra kadınların çıkan patoloji

49

RÖPORTAJ

sonuçlarına göre bir kemoterapi veya radyoterapi gerekip

gerekmediğini bir tümör konseyi ile değerlendiriyoruz. Bu konseye

genel cerrahi, meme uzmanları, radyasyon onkologları,

medikal onkologlar, radyologlar, patologlar katılıyor. Tedavi

konusunda kararsız kaldığımız durumlarda, tümörün genetik

yapısını çıkarttırıyoruz ve bu yapıya göre kemoterapiden yarar

görür mü yoksa sadece hormonoterapi tedavi yeterli olur mu

diye değerlendiriyoruz.

Koruyucu terapi yapmışsak mutlaka memeye radyoterapi

uygulatıyoruz. Ama memenin tümü alındığı durumlarda

radyoterapi yapılmayabiliniyor. Meme kanseri geçirmiş olan

kadınların mutlaka yakın takip edilmeleri gerekiyor. Takibi

bu alanda spesifikleşmiş genel cerrahi uzmanları yapar. Bu

hastaları 6 aylık aralarla kontrollere çağırarak takip ederiz.

Neden lenf oluşur?

Koltuk altındaki tüm lenf benzleri çıkarıldığı zaman kolun lenfatik

dolaşımı da bozulmuş oluyor. Normalde lenf kanallarının

içerisindeki lenfatik sıvı, koltuk altlarındaki lenf bezlerinden

geçtikten sonra vücudun diğer yerlerine gidiyor. Lenfatik

akımın önüne bir engel konduğu zaman kolda lenfatik bir

ödem ortaya çıkıyor. Bu durumu engellemek için hastaya egzersiz

ve masaj programları veriyoruz. Bunlarla da bu lenf

ödemin gerilemesine katkıda bulunuyoruz.

Geçenlerde gazetede meme kanseri olanların malulen

emekli olması şeklinde bir yazı çıktı. Bu konuda ne

düşünüyorsunuz?

Meme kanserinin günümüzde kronik bir hastalık olarak görülüyor.

Eğer erken evrede yani birinci ikinci evrede saptanmış bir

meme kanseri varsa bu kadınlar normal çalışma hayatlarına

devem edebilir. Ciddi bir hastalıklarının olmadığını kendilerin

de anlamaları için ben malulen emekli olmamalarını daha

yararlı buluyorum.

Canan KUNDURACI

Proje ve Değişim Yönetimi Başkanlığı


SADİM

piknikte

Sonbahar ve kış aylarının yoğun iş temposu sonrası doğayla

baş başa, cıvıl cıvıl kuş sesleri ile dolu, şehrin karmaşasından

uzak, aileniz ve dostlarınızla güzel vakit geçirebileceğiniz, nefis

yemekler yiyip birbirinden eğlenceli aktivitelerle stres atarak

mini bir tatil yapmak ister misiniz? Cevabınız evet ise; bu yazıyı

dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.

İstanbul… Bırakın Türkiye’yi, dünyanın en büyük metropollerinden

biri. Bu büyüklükte bir metropolde doğa dostu

yerleşim yerleri bulmak ve sosyal aktivitelerinizi bu alanlarda

gerçekleştiriyor olmak birçok şehir için hayalden ibarettir.

Doğayla iç içe aktiviteler İstanbul için henüz hayal olmamışken,

gerek yoğun kış sezonu sonrasında derin bir nefes almak ve

gerekse de yaz tatiline aperatif olması amaçlı düzenlediğimiz

piknik organizasyonumuz için SADİM çalışanları olarak bu

denli büyük bir kentte gidilebilecek ender alanlardan biri olan

Kilyos’u seçtik.

Giderek yayılan şehirleşme sarmalına henüz kurban

edilmemiş, yeni imar planlarına Don Kişot misali şuursuzca

direnen ve İstanbullulara nefes alma imkanı veren bir çok mesire

alanını içinde barındırır Kilyos. Kilyos’un doğayla dansına

eşlik eden ve yeşilin tüm tonlarını içinde barındıran Şömine

Restaurant mesire alanında birbirinden eğlenceli aktivitelerle

süslediğimiz organizasyonumuzda geçirdiğimiz eğlenceli anları

sizler ile de paylaşmak istedik. Acıların paylaşılarak dineceği,

mutlulukların da paylaşılarak büyüyeceğinden hareketle SADİM

ailesi olarak yaşadığımız keyifli anları ve çalışanlarımızın organizasyon

hakkındaki yorumlarını beğeninize sunuyoruz.

Sucuk bulamayınca pasta yemeğe kalkan aristokrat kesim =)

50

Malkoçoğlu Junior talimde =)

Pınar Karayiğit

Hafif esintili bir Cumartesi günü yeşillikler içerisinden; dar,

uzun ve dönemeçli yollardan girdik Şömine Restaurant’ın

bahçesine. Her göreni mest edecek, pek çok piknik alanından

farklı, kendine özgü kıskandıracak güzelliklere sahip,

şehrin kalabalığından kaçmak isteyenler için huzur dolu bir

mekandı. Herkesin aileleri ile birlikte katılması ortamı daha

da şenlendirmişti. Piknik alanı; ızgara yapanların, turnuvalar

için tavla ve satranç oynayanların, ata binenlerin, futbol

oynayanların ve park alanında güle oynaya eğlenen çocukların

gülüşleriyle doluydu. Masalarımız, restaurantın bizlere

vereceği yemekler yetmeyecekmiş gibi evlerimizde yaptığımız

börek ve çöreklerle donatılmıştı. Sabah saatlerinde başlayıp,

akşamın sıcak meltemleriyle sonlandırdığımız, herkesin keyif

aldığı güzel bir gündü.


Sait Doğan

Bulutlu bir sabaha uyanmış olsak da içimizde bir sevinç vardı

ve bu sevinçle düştük yollara. Piknik alanında buluştuğumuz

ilk dakikaları sohbet ederek geçirdik. Bu keyifli dakikaların

ardından Ayhan ile hemen tavlanın başına geçtik ve Hakan

Bey’in tavla turnuvası olduğunu söylemesiyle birlikte de kendimizi

önceden planlanmamış sürpriz bir turnuvanın içerisinde

bulduk. Ayhan’ı 5-3’lük bir skor ile geçtikten sonra finalde

Abdullah ile karşılaştım ve biraz da şansımın sayesinde onu

da aynı skorla geçmeyi başardım. Hakan Bey tavla turnuvası

birincisi olmam nedeniyle bana bir tavla hediye etti. Şimdi bu

tavla ile attığım her zarda o güzel günü hatırlıyorum.

Eşim ve oğlumla yemyeşil piknik alanını gezmek, özellikle

de tavşan, keklik ve bıldırcınların olduğu bölümde vakit

geçirmek ayrı bir keyifti. Güzel yemekleri, yemyeşil doğası

ve tüm yaşattıklarıyla mutlu eden, anımsattıklarıyla tatlı bir

hüzün katan bu günü organize eden yöneticilerime ve emeği

geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyor, birlikteliğimiz

ve bütünlüğümüzü daha iyi noktalara taşımak adına bu tür

organizasyonların daha sık yapılmasını diliyorum.

Azmi Kaya

Gol olur…Olmazsa da önümüzdeki maçlara bakarız artık…

Bir hafta öncesinde; cuma akşamı, dolu ile karışık yağan

sağanak yağmur nedeniyle ertelenen pikniğimiz, aynı şekilde

yine cuma günü akşamından ertelenme tehdidi ile başladı.

Ancak güneşli ve çok güzel bir cumartesi günü ile devam

etti. Bizim ve ailelerimizin de katılımları ile oluşan büyük bir

‘’SADİM AİLESİ ‘’ olarak yaptığımız bu piknik, çok güzel bir

gün olarak da hatıralarımızda yerini aldı. Mangalda pişen et ve

sucuğa bir de hemen yanında pişen mantarın lezzeti eklenince

ortaya muhteşem bir yemek masası da çıkmış oldu. Masada

yer alan börekler, meyveler, tatlılar da lezzete ayrı birer tat

kattı. Esmeyen rüzgâra karşı kızımla birlikte uçurtma uçurma

çabamız, çekişmeli geçen ve en son golü atanın galip geldiği

futbol maçımız ve Ankara oyun havaları eşliğinde oynadığımız

çiftetelli günün ayrı güzellikleriydi. Bizim, ailelerimizin ve

çocuklarımızın da doyasıya eğlendiği bu organizasyon için

emeği geçen herkese teşekkür ediyor, yeni organizasyonlarda

yeniden görüşmeyi diliyorum.

51

Nurhayat Bayar

Real Madrid bu kadar seyirciye oynuyor mudur acaba…

İş hayatında olduğu gibi sosyal aktivitelerde de birlikte olmak ve

bir şeyleri paylaşabilmek çok güzel ve mutluluk vericiydi. Güne

yağmurla başlamak her ne kadar karamsar bir hava yaratsa da

sonrasında güneşin ve birlikteliğin verdiği sıcaklık görülmeye

ve yaşamaya değerdi. Tavla ve okey turnuvalarındaki heyecan

da güne ayrı bir renk ve keyif kattı. Çimenlik bir alanda oynansa

bile, önceki günlerde yağan yağmur nedeniyle var olan çamura

aldırmadan gönüllerince futbol oynayan arkadaşlarımız da

izlenmeye değerdi. Bu arada sözüm sizedir arkadaşlar, böylesi

günlerde çamur da olsa kirlenmek güzeldir.

Güzelim sucuğun yanmadan önceki son görüntüsü..

Yiyemedik ama kalbimizdesin :)


Unutulmayacaklar (7. Sanat)

Maksimum Biz dergimizde

yer alan “Unutulmayacaklar”

yazısının çok

olumlu eleştiriler alması

üzerine tebessümle ve

özlemle hatırladığımız

şarkı ve şarkıcılardan

sonra bu kez de gene

yazarın en sevdiği artistler

ile ilgili bir yazı yazmayı

düşündük.

Türk sineması birçok badireler atlatmış olmasına, birçok teknik

olanaksızlıklara rağmen, sinema emekçilerimizin insanüstü

gayretleriyle olağanüstü işler çıkarmıştır. Aslında yazımızda

değinmek istediğimiz neşe, hüzün, kahkaha, gözyaşı

olgularının harmanlandığı, üstün oyunculuk performansları

gösteren artistlerdir. Bu büyük insanların maalesef bir kısmı

aramızda değil, kalanlar da 60 yaşını devirmiş güzel insanlar.

60 yaş altı klasmanda da asla unutamayacağımız iartist

ve aktristlerimizle ilgili cümlelerimizi ilerleyen sayılarda

paylaşacağız. Bir sonraki yazımız 60+ aktristlerimiz olacak.

Yapılan sıralama tamamen yazarın kendi ilgi ve zevklerine

göre hazırlanmış olup, burada olmayan artistleri bilmemesi

kendisinin cehaleti ile ilgilidir. Bu sıralamada herhangi bir kriter

gözetilmemiştir.

Cüneyt Arkın: Malkoçoğlu oldu, Bizans’tan,

kötü komutanlarından ve tüm askerlerinden

bizi kurtardı. Aslında Bizanslı

olmasına rağmen iyi yürekli prenseslere

de misafirperverliğimizi gösterdi. İlk Türk

uzay gemimiz olan Atılgan’a atladığı gibi,

dünyamızı ele geçirmeye çalışan hain

uzaylıları kovmakla kalmadı, peşlerinden ta

oralara giderek galaksi barışını tesis etti.

52

Tarık Akan: Türk erkeklerinin hala en çok

kıskandığı ve çekemediği büyük adam.

Hiç kötü adamı oynamadı, Hababam Sınıfı

serisinde Damat Ferit iken iyiydi nasılsa yatılı

erkek lisesindeydi. Asıl kıskançlık tepkilerini

romantik filmlerde oynadığı rollerle aldı.

Son dönemlerde sosyal içerikli ve ülkemiz

gerçekliği ile ilgili filmlerde rol alan “damat”

bu ülke için bir şans olmaya devam ediyor.

Filiz Akın ve Hale Soygazi bence en iyi rol arkadaşlarıydı.

Kadir İnanır: Ağır abi… Mafya babası bile

olsa, birçok adamı bile öldürse hep sevdik

onu. Beyaz yün atkısı, yarım kilo ağırlığındaki

bıyığı ve çatık kaşları Kadir İnanır denince

gözümde ilk canlanan detaylar. Selvi Boylum

Al Yazmalım, Bodrum Hakimi, Devlerin

Aşkı, 72.Koğuş, Tatar Ramazan aklımıza ilk

gelenler. (aslında arşivimde olanlar). Öyle bir

artist ki, bıyığını kesip Komser Şekspir’deki

o büyük fırtınaları koparan kostümü giye

bildi. Öyle bir ağlar ki, ben bile içlenirim.

Kemal Sunal: Aklıma geldikçe beni tebessüm

ettiren, ancak bizi çok erken

bıraktığı için içimi cızlatan Şaban… Dersten

en erken o çıktı ve geri gelmedi… Hala gülüyorum

birçok filmine, hala İnek Şaban o,

bizi hiç terk etmedi, edemez ki zaten, biz

hala ona gülüyor ve onu seviyoruz.

Yılmaz Güney: Hem aykırı, hem çirkin, hem

kral. Özel yaşantısı, dünya görüşü ne olursa

olsun Türk sinemasının hem kamera

önü hem de arkasındaki dev. Her filminde,

her projesinde kendi doğruları çerçevesinde

mesaj verdi. Bütün rollerinde -kovboyluk

dahil-, zayıfın yanında oldu. Çekemediği

ancak kendi filmi olan “Yol” Cannes Film

Festivali’nde ödül aldı. Yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla Türk

sinemasının belki de en çok tartışılan oyuncusu.

Coşkun Göğen: Kim mi? Genç kızların hala en

çok korktuğu adam. Filmlerde mafyanın pis

işlerini zevkle yürütüp, bulduğu her fırsatta

korumasız kadınlara kötü şeyler yapıp, kirli

şakalar yapması ve pis sırıtması ile ünlüdür.

Şeytan bile kendisiyle karşılaşmadığı için

dua ediyor olabilir. Enfes dans figürleri ile ev


ve disko partilerinin en popüler yakışıklısı. Ama Jön’den en pis

dayağı da Coşkun yer hep.

Tuncel Kurtiz: Birçok üniversitenin birçok

bölümünde okumuş ama hiç birinden mezun

olamamış. Tanrının ona verdiği sanat

yeteneğinin farkına bir türlü mezun olamama

tecrübelerinden sonra varmış. İyi de

yapmış. Yerli yabancı birçok yapımda üstün

rol yeteneğini sergilemiş olan usta, doğayı

ve Yılmaz Güney’i pek sever. Altın Portakal’da yaşam boyu

onur ödülü sahibidir. Kısa filmlerde, televizyon filmlerinde, tiyatro

sahnelerinde, televizyon dizilerinde rol aldı. Harika biri,

öyle böyle değil gerçekten harika.

Sadri Alışık: Turist Ömer, kartalların en

yüksekten uçanı, hakime “bu da mı gol değil

ha bu da mı” diye soran sanık, filmlerinde

genellikle aşkına karşılık bulamayan ama

adına ödüller, yarışmalar düzenlenen büyük

usta. Dolu dolu olan gözleri ve sesini kullanmaktaki

büyük yeteneğini özleyeceğiz.

Hulusi Kentmen: Hayalimizdeki baba/

dede profili. Hep otoriter, hep babacan, hep

güleryüzlü ve şefkatli süper tonton. Kimi

zaman oğlundan şikayetçi zengin bir fabrikatör,

kimi zaman komiser, hakim olarak

çıktı karşımıza. Rollerinde hep sevgi saygı

duyulan, sadece anlık parlamalarından çekinilen

süper bıyıklı koca çınar… Yaklaşık 50

senelik film hayatı ve 500 film… Ancak Hulusi

Baba yapabilir.

Şener Şen: Türkiye’de sinemadan, yetenekten

ve seviyeden bahsedilecekse merkezinde

Şener Şen vardır. Badi Ekrem, turşucu

ailenin en haylaz ferdi, Züğürt Ağa, Eşkıya,

Çiçek Abbas’ın kötü patronu, Banker Bilo’da

dolandırıcıların kralı, Çıplak Vatandaş…

Sinema, rol yeteneği ve karakterden ne

anlayabiliyorsam hepsi sanırım Şener

Şen’de toplanmış. Komik, hınzır, şapşal, uyanık, kabadayı, saf,

amansız bir polis, aşçı… Aklıma gelen karakterler sadece bunlar.

Haberi yok ama çocukluğumda Ayşen Gruda ile kendisini

evlendirmiştim.

Münir Özkul: Daima sevecen, daima sevgi

dolu, hepimizin Mahmut Hoca’sı… Bir

de ön bahçede top oynamamıza, dersleri

asmamıza ve tütün mamulleri tüketmemize

izin verseydi… Marangoz, turşucu, fabrikada

ustabaşı, kalabalık ailenin reisi. Hep

dar gelirli ama geniş yürekli, kalbi büyük

olduğu için hemen her filminde bir kriz geçiren

ama son ve en önemli repliğin sahibi. Herkese verecek

sevgisi, zamanı ve enerjisi olan büyük usta.

53

Erol Taş: Aklıma ilk gelen sahnesi köyün

ağası olarak, aç marabanın karşısında

hunharca dişlediği tavuk budu, eliyle

ağzını silmesi ve o müthiş kahkahası

(nıhhahahhaa). Erol Taş bütün kötülüklerini

zorbalıkla ve şiddetle yaptı, hiç nazik ve

şefkatli değildi. Türk sinemasına 600’e yakın

film ve o korkunç kahkahasını bıraktı.

Nuri Alço: Coşkun Göğen’in işvereni ve

idolü. Alkollü meşrubat ve keyif verici maddelerle

birleşince tam bir kötülük makinası.

Dış mekan çekimlerini hatırlayanınız var mı

merak ediyorum. Genelde evde, otelde ya da

gece kulübünde rol kesmiştir. Son yıllarda

Ankara, İstanbul gibi birçok büyük ilde

kalabalık yerlerdeki binaların duvarlarında

sprey boyalarla “Nuri Alço” yazılmıştı. Bu eylemin amacı çok

farklı olsa da Nuri Alço bundan ilk önceleri rahatsız görünmekle

birlikte ilerleyen zamanda üniversitelerde konuşmacı bile

olarak panellere davet edildi. Nuri Abimizin sağ kolu Coşkun

olup, diğer çalışma arkadaşları da aşağıdaki bu güzel abilerimizdir.

Asıl emekçi onlardır, onların yediği dayağı, mermiyi

benim diyen artist ya da dublör yiyemez.

Bu dünya güzeli insanlar, şimdiki popüler kültürde artist diye

yedirilmeye çalışan birçok gereksiz kişiden daha kötü ekonomik

şartlarda yaşadılar/yaşıyorlar. Aramızdan ayrılanlara

Tanrının, bizimle kalanlara ise bizim onlara hak ettikleri

değeri vermemiz gerekiyor. Bu insanlar bu zor mesleği aşkla

yaptılar, şartların uygunsuzluğu nedir bilmediler. Kapris, para,

şöhret ve buna benzer hırsları özellikleri hiç olmadı.

Çok ama çok teşekkürler beyler.

Levent Kütükçüoğlu

İç Anadolu Bölge Müdürlüğü


“Orman yurdun öz evladı,

Ormansız yok dünya tadı.”

Aşık Veysel

Şehirden Kaçış

Taraklı - Karagöl

29 Nisan’da beş Anadolu Sigortalı şehirden kaçış için bir

fırsat yakaladık. Bizim gibi kaçmak isteyen diğer on beş

kişiye katılarak, kaçtık yurdun öz evladı ormanlarla kaplı bir

coğrafyaya, sabahın altısında…

Arabamızı bıraktığımız İstanbul Bölge Müdürlüğümüzün

karşısındaki durakta servisimizi beklerken hava üşütecek

kadar serindi. Ancak hava durumu parçalı bulutlu, mevsim

normallerinde bir gün olacağını söylüyordu. Yani tam bir Nisan

günü… Tam bir bahar günü…

Servis son yolcusunu Kartal’dan alarak Adapazarı’na doğru

hızlandı. Bir Pazar günü olmasına rağmen, erkenden uyanmış

kaçkınların hiçbirinde uyku belirtisi yoktu. Dokuz sularında

Berceste Sapanca Dinlenme Tesislerine vardık. Yanımızda

getirdiğimiz sandviçlerimizi çay eşliğinde mideye indirdikten

sonra tesisi dolaştık kısaca. Mutlaka çoğunuzun yolu

düşmüştür; restoran, çay bahçesi, doğal ve organik olduğu iddia

edilen ürünlerin satıldığı market ve hediyelik eşya bölümlerinden

oluşan ortalamanın üzerinde bir tesis burası. Ancak

çok tesis görmüş birisi olarak, Anadolu’nun kuş uçmaz kervan

geçmez yollarındaki bitik tesisler daha çok ilgimi çekmiştir

benim. Ve gerçek lezzet arayanlara da albenisiz, sadece bilenin

bildiği kamyoncu konaklarını tavsiye ederim.

Çok oyalanmadan tesisten ayrıldık ve yaklaşık 1 saatlik yolculuktan

sonra Geyve kavşağından otobandan ayrılarak

Taraklı’ya doğru tırmanmaya başladık. Tırmanmaya başladık,

çünkü Taraklı’nın rakımı 1000 metreye yakın. Yaklaşık yarım

saat kıvrıla kıvrıla tırmandıktan sonra Taraklı’ya ulaştık. Helenistik

dönemdeki adı “Bytinia”, eski adı “Dablar” olan; eskiden

halkının çoğunun tahtadan kaşık ve tarak imalatıyla uğraşması

sebebiyle son olarak resmi kayıtlara Taraklı ismiyle geçen,

yemyeşil ormanlarla kaplı, kaplıcaları ve Osmanlıdan kalma

Safranboluvari ahşap evleriyle ünlü, şipşirin bir kasaba burası.

Eskiden Geyve’nin bir kasabası iken 1987 yılında Sakarya’ya

bağlı bir ilçe olmuş. Son alışverişlerimiz için kısa bir mola vermek

zorunda olduğumuz için fazla gezemedik kasabayı. Ancak

bireysel gidilecek yerler listeme aldım. AVM, Starbucks,

Y- London, arayanlara pek tavsiye etmem; ama parke taşı

kaplı dingin sokaklarda dolaşmak, odun dumanı kokulu lo-

54

Karagöl Gölü


kantalarda yemek yiyip, bir ağaç gölgesindeki bir çay ocağında

odun ateşinde yapılmış çayını yudumladıktan sonra Fenerli

Ev’i, Yunuspaşa Camii’ni, el sanatları galerilerini gezip, finali

kaplıcada yapmak isteyen herkese öneririm.

Taraklı’dan buruk bir şekilde ayrıldıktan sonra Karagöl

yaylasına doğru tekrar tırmanmaya başladık. Artık yolumuz

iyice daralmış, zemini bozulmuştu. Daracık köy sokaklarından

geçerken karşıdan gelen araçlara yol vermek durumunda

kaldık. Taraklı’dan yaklaşık 20 kilometre sonra Samanlı

Dağlarının bir uzantısı olan, 1200 metre rakımlı, etrafı çam,

kayın, köknar ve meşe ağaçlarıyla kaplı, yeşil, ama gerçekten

yeşil Karagöl Yaylası’na ulaştık. Ahşap yayla evlerinin

yakınında aracımızdan inip son hazırlıklarımızı yaptığımızda

saatler on biri gösteriyordu. Pırıl pırıl bir güneş, toprak, çam

ağaçları ve envai çeşit çiçeklerin karışık aromasından oluşan bol

oksijenli tertemiz bir hava bizi karşılıyordu. Üstümüzde kalın

ne varsa çıkarttık. Sadece bir tişört yeterliydi. İçinde öğlen nevalemiz,

suyumuz, fotoğraf makinelerimiz olan çantalarımızı

kuşanarak yürümeye başladık. Başta tozluk takmak gereksiz

gibi görünse de ilk bir iki kilometrenin sonunda yanıldığımızı

anlayacaktık.

Sucuk molasında yüzler gülüyor

55

Kısa bir süre sonra toprak yoldan ayrılarak vurduk doğanın

böğrüne. Her taraftan envai çeşit çiçekler fışkırmıştı. En dikkat

çekenleriyse, her yerde öbek öbek açmış çuha çiçekleri

ve dünya güzeli kardelenlerdi. Ağaçların gölgesine girdikten

sonra kenarda kıyıda henüz erimemiş kar yığınlarını

görüp şaşırdık. Ancak yürüyüşümüzün yarısını kar üzerinde

yapacağımızı anladıktan sonra şaşkınlığımız geçti. Bütün kış

görmediğimiz kadar kar vardı ve inanın hiç erimeye niyeti

yokmuş gibi duruyorlardı. Oldukça sertleşmiş olduğu için kart

üzerinde yürümek tercih edilebilir. Tabi ayakkabıları uygun

olanlar için. Kar olamayan gölgeler genellikle su ve çamur

kaplı. Her girdiğimiz patikada bizi takip eden derelerin üzerinden

atlamak zorunda kaldık zaman zaman. Atlayamayanlar

ayakkabılarını çıkartıp, buz gibi sudan yürüyerek geçti. Ya da

atlamaya çalışırken ufak tefek dalışlar oldu suya.

Bir keşif turu olduğu için nadiren de olsa çıkmaz sokağa girip

geri dönmek zorunda kaldığımız zamanlar oldu. Rehberimiz,

Dağ Keçileri Derneği’nin kurucusu Cumhur, bölgeyi iyi bilse de,

bu rotayı ilk kez yürüyor, yönümüzü GPS cihazı ile buluyorduk.

Zaman zaman karşılaştığımız rampalarda tırmanış zor oldu biz

şehir ahalisi için. Böyle durumlarda ileri bakmamak lazım…

Yayladaki ahşap yayla evlerinden biri

Tepede güneş zeminde kar


Yoksa rampa daha ne kadar sürecek stresine giriyor insan. Ya

ayaklarına bak ya da sağına soluna arkana…

Nadiren de olsa sık ağaçların arasındaki küçük boşluklara

geliyorduk. Buralarda güneş yakıcı oluyordu. Aynı mesafeyi

aynı tempoda güneş altında yürümek imkânsız… Ağaçların

varlığına bir kez daha şükrediyorum. Doğa her yerden fışkırmış;

ayaklarımızın altında minicik çam ağacı fidanları var. Çiçeklere

basmaktan sakınır gibi ağaçlara basmamaya dikkat ediyoruz.

Ve nihayet saat bir civarında bir açıklıkta öğlen yemeği için

mola veriyoruz. Çoğunluk ayakkabılarını çıkartıp sere serpe

çimlere uzanırken bazıları –çoğunlukla erkekler- imece usulü

ateş yakmaya girişiyor. Önce çalı çırpıyı tutuşturup üzerine kalın

dalları yığdık. Ateşimiz köze dönerken sucukları çubuklara

dizmeye başladık. İnanın fotoğrafta gördüğünüzden daha lezzetliydi.

Taraklı’da bir odun fırınından aldığımız ekmekleri yarıp

doldurduk içini pişen sucuklarla. Temiz hava, yorgunluk derken

hayatımızın en lezzetli sucuk ekmeklerini yedik. Ardından herkes

serildi çimlere. Kısa molalarda tercihim kahvedir. Kahvelerimizi

yudumladık. Tabii ki sıcak suyu termosta getirdik. Eğer o ateşin

üzerinde çay demleyecek kadar vaktimiz ve çaydanlığımız olsaydı,

bambaşka olurdu.

Moladan sonra parkur yemek sonrası yürüyüşü için uygundu

kısa bir süre için. Nihayet Karagöl Gölü’nü gördük. Gölün

etrafında da yayla evleri, kenarında olta atan balıkçılar vardı.

Sahilde piyasa turu tadında kısa bir yürüyüşten sonra tekrar

56

vurduk rampaya ormanın içine doğru. Karları çiğnedik, derelerden

atladık ve yol tekrar sakinleşti. Son birkaç kilometrelik

yürüyüşümüzü sakin, düz bir patikada yaptık. Kimisi bittiği

için mutluydu; bense üzgün… Saat yedi civarında servise

vardığımızda toplamda 20 kilometrelik orta zorlukta bir parkuru

yürümüş olduk. Servis şoförümüz demlediği çayla karşıladı

bizi, çok da makbule geçti.

Bu turda şirketten iki arkadaşımız ilk kez katıldı bize.

Çekirdek kadrodan iki arkadaşımız hayırlı bir işin hazırlıkları

için katılamadı bu kez. Yeni katılan arkadaşlarımız memnun

kaldı mı bilinmez. Bunu diğer organizasyonlara katılıp

katılmayacaklarından anlayabiliriz.

Çaylarımızı yudumladıktan sonra üzerimizi değiştirdik ve

serviste yerlerimizi alarak kaosa dönüş yoluna çıktık. Bu

yorgunluktan sonra biraz uyumayı umuyordum ama akşam

güneşinin altındaki manzaranın güzelliği fırsat vermedi uyumaya.

Bindiğimiz yerde servisten inerken saat on biri gösteriyordu.

Güzel bir günü yaşamış olmanın verdiği mutlulukla, bir

sonraki organizasyonun hayalini kurarak dağıldık evlerimize,

kalbimiz doğada.

Cenk ÇALIŞIR

Proje ve Değişim Yönetimi Başkanlığı

Anadolu Sigortalılar yaylada


İzmit Acenteleri Toplantımız

18.04.2012 tarihinde İzmit ve ilçelerinde faaliyet gösteren 17 acentemiz ile Antik

Kapı Restaurant’ta buluştuk. Kahvaltının ardından toplantıya devam ettik.

Toplantıya Kadıköy Bölge Müdürümüz Zafer Uçar, Müdür

Yardımcısı Aylin Civelekoğlu, İzmit Acenteleri SKS lerinden

Çiğdem Okan ve Burak Kaya ile acentelerimiz Hatkur Sigorta,

Özçakır Sigorta, Candemir Sigorta, Ayluç Sigorta, Demirhan

Sigorta, Vural Acartekin Sigorta, Nilgün Aydın Sigorta, Meday

Sigorta, Keşik Sigorta, Hasan Cemil Altınkaya Sigorta, Bilenler

Sigorta, Nurettin Gemici Sigorta, Olcay Yıldız Sigorta, Mehmet

Şahin Sigorta, Atılımcı Sigorta ve Çağcıl Sigorta yetkilileri

katıldı.

Toplantıda, sigortacılık faaliyetlerini yürüten acentelerimizin

motivasyonunu artırmaya yönelik sorunlar ele alındı. Oto

sigortalarındaki tarife değişikliğinden, sağlık sigortalarına kadar

çeşitli konularda sorular, Bölge Müdürümüz Zafer Uçar

tarafından cevaplandırıldı. Acentelerimizin teknik kar sonuçları

hakkında birebir görüşmelerin ardından toplantımız son buldu.

Marmara Bölge Müdürlüğümüzden...

Marmara Bölge Müdürlüğü çalışanlarımız 1 Mayıs 2012’de düzenledikleri brunch organizasyonuyla bir araya geldi. Organizasyona

aileleriyle katılan çalışanlarımız, keyifli sohbetlerin ardından çekilen fotoğraflarla yaşanan bu keyifli dakikaları ölümsüzleştirdiler.

57

HABERLER


SPOR

Yine... Yeniden... Şampiyon

Yıllardır süren gelenek değişmedi ve Türkiye İş Bankası yaz

dönemi turnuvasında şampiyonluk yine final maçında İşmer’i

güzel bir oyunla yenen Anadolu Sigorta’nın oldu…

Mart ayının soğuk ve rüzgarlı bir sabahında 42 takımın

katılımıyla başlayarak yaklaşık 3 ay süren zorlu maratonun

final maçı ılık bir Haziran akşamında sonuçlandığında skor

tabelası 3-0’ı gösteriyor ve son 8 yılda 7. kez Anadolu Sigorta

Futbol Takımı şampiyonluğa ulaşıyordu.

Final maçına sahaya Alpaslan Tanrıver yönetiminde Rıdvan

Atasoy, Murat Karadaş, Engin Arslan, Raşit Yıldan, Selçuk

Uğurdoğan, Yusuf Çoşkun ve Şahin Şen’den oluşan kadro

ile çıkan takımımızın arkasında son yıllarda görmediği kadar

büyük bir taraftar desteği vardı… Öyle ki Yönetim Kurulu

Başkanımız Caner Çimenbiçer, Genel Müdürümüz Musa Ülken

ve Genel Müdür Yardımcımız Filiz Tiryakioğlu da; o gün

orada tribünü renklendiren ve sıcacık muhabbetlerin yapıldığı

ortamı oluşturan; eş ve çocukları ile birlikte tribündeki yerini

alan Anadolu Sigorta çalışanlarını yalnız bırakmamıştı. Tribünlerde

oluşan bu güzel birliktelik eşliğinde maçın başlamasıyla

takımımızın ilk golünün gelmesi arasında ise sadece 3 dakika

vardı… Kaptan Şahin Şen’in attığı ilk golün sonrasında oyunun

kontrolünü tamamen ele geçiren takımımız, ikinci yarıda

Selçuk Uğurdoğan ve Atila Ertekin’den gelen gollerle rahat

bir şekilde kupaya uzandı. Ancak Şirketimiz için şampiyonluk

kadar önemli olan diğer bir husus da Ersin Özince ve Adnan

Bali tarafından kupa kapanış konuşmalarında da özellikle

belirtildiği üzere, futbol takımımızın sergilediği centilmence

oyunun tüm izleyenlerce takdir edilmesiydi.

58

Futbol Takımımız yıllardan beri Şirketimizi alıştırdığı üzere bir

yılı daha mutlu son ve büyük bir gururla kapatırken, takımın

içerisinde yer alan arkadaşlık, sevgi ve saygı düşünüldüğünde

bu sayfanın altında bulunan sevinç fotoğraflarını önümüzdeki

yıllarda görmeye devam etmememiz için hiçbir neden yok…

Zaten hepimizin bildiği üzere Anadolu Sigorta’da kaybetmek

yok…

Evren ÇAĞLAR

Hasar Yönetimi Müdürlüğü


Anadolu Sigorta

bowling takımı üst üste

4.kez şampiyon!

Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı tarafından düzenlenen TSEV Türk

Sigorta Sektörü 4. Bowling Ligi’nin 2012 yılı Şampiyonu yine

Anadolu Sigorta A Takımımız oldu.

Turnuva sektördeki birçok şirketin katılım sağladığı, rekabet

ve arkadaşlığın üst seviye yaşandığı büyük bir organizasyon

olarak dikkat çekti.

Bu yıl 20 takımın katıldığı turnuvada, Anadolu Sigorta A

takımımız en yüksek puanı toplayarak *Yıldız Takım*, Anadolu

Sigorta B takımımız ise büyük bir başarıya imza atarak 2.’lik

ödülünü kazandı.

01 Mart 2012-07 Haziran 2012 tarihleri arasında toplamda

7 oyun sonucunda takım sıralamasında üst üste 4. kez

şampiyonluk ve 2.lik başarılarını yaşayan Anadolu Sigorta

Bowling Takımlarımız ayrıca bireysel sıralamalarda aşağıdaki

ödülleri alarak turnuvaya damgasını vurdu.

• Erkekler Bireysel 1.lik Ödülü Ayhan Uzun

• Erkekler Bireysel 2.lik Ödülü Erdal Turgut

• Bayanlar Bireysel 2.lik Ödülü Nesligül Güneş

59

• High Strike Ödülü Ayhan Uzun

• High Skor Ödülü Erdal Turgut

Sigorta sektöründeki en büyük organizasyonların biri olan

Türk Sigorta Sektörü Bowling Ligi’ne “Kaybetmek Yok” sloganı

ile 4 senedir damga vuran takımlarımızdan desteklerini esirgemeyen

Genel Müdürümüz Musa Ülken başta olmak

üzere tüm yöneticilerimize özel teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Geçen yıllarda olduğu gibi geleneğimize devam ediyor ve bu

seneki şampiyonluğumuzu tüm Anadolu Sigorta ailesine

armağan ediyoruz.

Anadolu Sigorta Bowling Takımları olarak en büyük gücümüz

ARKADAŞLIĞIMIZ…

Sevgiyle...

Serhat GÜNEŞ

Bireysel ve Ticari Sigortacılık

Müdürlüğü


Şampiyonluğun adresi

yine değişmedi…

Basisen’in İzmir’de düzenlediği, aralarında Batı Anadolu Bölge

Müdürlüğümüzün de bulunduğu 19 takımın katıldığı futbol

turnuvasının galibi, finalde Türkiye İş Bankası Gıda Çarşısı

Şubesi’ni 10-3 yenen bölge müdürlüğümüz oldu.

60

Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü takımımız böylelikle üst üste 2.

kez şampiyonluğun sahibi oldu.

Takımımızı kutlar, başarılarının devamını dileriz.


Mısra’dan

uluslararası

başarı…

Eski Genel Müdür Yardımcımız Efe Gündeş’in kızı Mısra Gündeş,

Türkiye Senkronize Yüzme Milli Takımı’nın bir sporcusu olarak,

05.04.2012-07.04.2012 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf

kentinde bu yıl 26’ıncısı düzenlenen Uluslararası Novice Youth

Senkronize Yüzme Yarışması’na kendi yaş kategorisinde (B Yaş

Grubu: Doğum tarihi 1997 ve sonrası olanlar) katıldı.

Mısra, söz konusu yarışmanın 12 ülkeden 19 sporcunun katıldığı

“B Yaş Grubu Solo Kategorisi”nde birinci olarak altın madalya

kazandı. Mısra, bu başarısıyla birlikte ülkemize “Senkronize

Yüzme” dalında ilk uluslararası madalyayı kazandıran sporcu

unvanına sahip oldu.

Aynı yarışmanın 8 ülkeden 13 takımın katıldığı “B Yaş Grubu Düet

Kategorisi”nde ise Mısra Gündeş, düet eşi Defne Bakırcı ile birlikte

ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Böylece, uluslararası bir

yarışmada kazanılan ilk altın madalyadan sonra uluslararası ilk

gümüş madalyamızda “Düet”ten gelmiş oldu.

61


İNSAN KAYNAKLARI

07.03.2012-30.06.2012 Tarihleri

arasında göreve başlayan çalışanlarımız

1986 Şişli doğumlu olan Emine

Paşabeyzade, Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik

Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği

Bölümü mezunudur. 07.05.2012 tarihinde

Yazılım Geliştirme Müdürlüğü’nde Yazılım

Uzman Yardımcısı olarak göreve başlamıştır.

1988 Besni doğumlu olan Esra Özçetinkaya,

Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek

Yüksekokulu Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü

mezunudur. 07.05.2012 tarihinde Akdeniz Bölge

Müdürlüğü’nde Maksimum Sigorta Uzmanı

olarak göreve başlamıştır.

1984 Lefkoşa doğumlu olan Hasan Serdengeçti,

Doğu Akdeniz Üniversitesi Bilgi ve Teknoloji

Yüksekokulu Elektrik ve Elektronik Teknolojileri

Programı mezunudur. 19.03.2012 tarihinde

Kıbrıs Şube’de Maksimum Sigorta Uzmanı

olarak göreve başlamıştır.

TARIK ÖZKANLI

1976 Silivri doğumlu olan Tarık Özkanlı,

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunudur.

21.05.2012 tarihinde Bilgi Teknolojileri

Mimari ve Güvenlik Danışmalığı’nda II. Sınıf

BT Mimarı olarak göreve başlamıştır.

UFUK POLAT

1980 Düzce doğumlu olan Ufuk Polat, Düzce

Lisesi mezunudur. 09.04.2012 tarihinde

Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü’nde Destek

Hizmetleri Personeli olarak göreve başlamıştır.

NESLİHAN ERTAN

1989 Fatih doğumlu olan Neslihan Ertan,

Beykent Üniversitesi Meslek Yüksekokulu

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunudur.

11.06.2012 tarihinde İstanbul Bölge

Müdürlüğü’nde Maksimum Sigorta Uzmanı

olarak göreve başlamıştır.

EMİNE PAŞABEYZADE ERTAN KURT

ESRA ÖZÇETİNKAYA FATMANUR AKARÇAY

HASAN SERDENGEÇTİ ÖZLEM ARISOY

62

1985 Kartal doğumlu olan Ertan Kurt, Kocaeli

Üniversitesi Gölcük Meslek Yüksekokulu

Otomotiv Programı mezunudur. 07.05.2012

tarihinde Oto Hasar Müdürlüğü’nde Hasar

Denetim Memuru olarak göreve başlamıştır.

1991 İslahiye doğumlu olan Fatmanur Akarçay,

Mustafa Kemal Üniversitesi İskenderun

Meslek Yüksek Okulu Metalurji Bölümü mezunudur.

07.05.2012 tarihinde Bireysel ve

Ticari Sigortacılık Müdürlüğü’nde Memur olarak

göreve başlamıştır.

1980 Fatih doğumlu olan Özlem Arısoy,

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi

İşletme Bölümü mezunudur. 19.03.2012

tarihinde Kadıköy Bölge Müdürlüğü’nde

Maksimum Sigorta Uzmanı olarak göreve

başlamıştır.

TUBA TAŞER

1982 İstanbul doğumlu olan Tuba Taşer,

Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü

mezunudur. 19.03.2012 tarihinde İstanbul

Bölge Müdürlüğü’nde Maksimum Sigorta

Uzmanı olarak göreve başlamıştır.

ÖZLEM DEVRİM

1983 İzmir doğumlu olan Özlem Devrim, Anadolu

Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme

Bölümü mezunudur. 11.06.2012 tarihinde

İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde Maksimum

Sigorta Uzmanı olarak göreve başlamıştır.


Hasar Yönetimi Müdürlüğü

Evren Çağlar, 17.12.2011

İç Anadolu Bölge Müdürlüğü

Gültaç Gülsüm Gürkan ile Sinan

Koray Kırıklar, 07.04.2012

Oto Hasar Müdürlüğü

Yasin Özbey, 26.05.2012

Proje ve Değişim Yönetimi Başkanlığı

Sinem Söyler, 26.05.2012

Aktüerya Müdürlüğü

Taylan Matkap, 26.05.2012

Organizasyon Müdürlüğü

Ferda Akyol ile Muhasebe ve Mali

İşler Müdürlüğü Tunç Eryıldız,

27.05.2012

İç Anadolu Bölge Müdürlüğü

Ali Kaya, 27.05.2012

Kurumsal Sigortacılık Müdürlüğü

Seda Sel, 02.06.2012

Sağlık Sigortaları Müdürlüğü

Selin Meraki, 02.06.2012

63

Hasar Yönetimi Müdürlüğü

Ayla Coşar, 09.06.2012

Kurumsal Sigortacılık Müdürlüğü

Nur İpek Karabiber, 16.06.2012

Orta Karadeniz Bölge Müdürlüğü

Ebru Yiğit ile İç Anadolu Bölge

Müdürlüğü Baha Orhan Eryaşar,

17.06.2012

Sağlık Sigortaları Müdürlüğü

Mine Sezener ile Burak Afşar,

23.06.2012

İç Anadolu Bölge Müdürlüğü

Dilek Güney ile Hakan Aldemir,

23.06.2012

İstanbul Bölge Müdürlüğü

Lütfiye Berna Berger ile Hakan

Akgün, 30.06.2012

Proje ve Değişim Yönetimi Bşk.

Zeynep Özübek, 30.06.2012

İç Anadolu Bölge Müdürlüğü

Arzu Yılmaz, 14.07.2012

EVLENENLER


ÇOCUĞU OLANLAR

Güney Anadolu Bölge Müdürlüğü

Fatma Sıraç’ın 16.03.2012’de bir oğlu

Kıbrıs Şube Mehmet Ali Bozkurt’un

18.03.2012’de bir oğlu

Reasürans Müdürlüğü Pelin

Köseoğlu’nun 23.03.2012’de bir oğlu

İstanbul Bölge Müdürlüğü Nur Erel’in

24.03.2012’de bir kızı

İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden Ebru

Ayvaz ile Satın Alma, Destek ve İnşaat

Müdürlüğü’nden Gürsel Ayvaz’ın

29.03.2012’de bir kızı

Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü Ufuk

Karkın’ın 03.04.2012’de bir kızı

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü

Fatma Meltem Yurtseven’in

04.04.2012’de bir kızı ve bir oğlu

İstanbul Bölge Müdürlüğü Ünal Sel’in

09.04.2012’de bir oğlu

Oto Hasar Müdürlüğü Kazım Han’ın

07.05.2012’de bir kızı

Satın Alma, Destek ve İnşaat

Müdürlüğü Mehmet Dinç’in

08.05.2012’de bir kızı

64

Teftiş Kurulu Volkan Dursunoğlu’nun

13.05.2012’de bir kızı

Proje ve Değişim Yönetimi Başkanlığı

Kerem Erberk’in 18.05.2012’de bir

oğlu

İstanbul Bölge Müdürlüğü Volkan

Ayas’ın 19.05.2012’de bir oğlu

Oto Hasar Müdürlüğü Erdal Yılmaz’ın

22.05.2012’de bir oğlu

İç Anadolu Bölge Müdürlüğü Barkın

Turhanoğlu’nun 22.05.2012’de bir kızı

Sağlık Sigortaları Müdürlüğü

Ramazan Demir’in 25.06.2012’de

ikiz oğulları

İstanbul Bölge Müdürlüğü

Ahmet Us‘un 27.06.2012’de bir oğlu

Kadıköy Bölge Müdürlüğü

Alparslan Karakuş’un 10.07.2012’de

bir kızı

Teftiş Kurulu

Hüsnü Erdem Karabostan’ın

12.07.2012’de bir oğlu

Risk Yönetimi ve İç Kontrol Müd.

Nurdan Türkdemir’in 18.07.2012’de

bir kızı

More magazines by this user
Similar magazines