ANADOLU

nikmik.yok

FILE_0cb441-7d595d-962be9-28daaa-be123f-ce9ddb

Makine

yağı

Ferda

Resimdeki

siyasetçi

Bir tür

marangoz

aleti

Zorla

alınan para

Yolundan

çevirmek

Bir

Orta Çağ

çalgısı

Mavi

Petrolden

damıtılan

ürün

Doğum

işini

yaptıran

kadın

Yaşamasını

sağlayan

Bol karşıtı

Asklı

mantarlara

özg üreme

organı

Dolaylı

olarak

anlatma

Ağıt Kilogram

Mila tan

Önce

Atın

ayağındaki

demir

Dingil

Arjantin

plakası

Dövize

çevrilebilir

mevduat

Yanaktaki

küçük çukur

Arapçada

bir işaret

Patavatsızlık,

Samanyolu

pot

gibi bağımsız

uzay adası

3 HARFLİ

ALA

DEM

NUH

TER

Su

yosunu

Modaya

uygun

4 HARFLİ

ARPA

EZEL

FARS

İKAZ

İMAN

KASK

KELT

LİME

LİRA

Yankı

Söz

dinleme

Veli

Söyleniş

biçimi,

vurgusu

MAAŞ

NAİF

NAME

PEYK

RAST

ŞEMS

Zir, üst

karşıtı

UFKİ

5 HARFLİ

ÂDETA

AMADE

ANLAM

EMARE

ETSİZ

IHMAK

LEHİM

N A İ F U F K İ

A M A R A Z A K

M A Ş A R P A

E M N İ Y E T S İ Z

A Z ı Â D E M E L M A S ı

D E M N U H

E A M İ R A L M

T E R A L A

A T E Ş L E T M E K

Evet

anlamında

Bir tür

kunduracı

aleti

Mikroplu bir

hastalık

Lisan

S Ü H

P İ Ş İ R İ M L İ K

E Z E L L İ M E

Y M İ S T E R L

K A S K R A S T

Bazı

şeylerde

dip bölüm

Santimetre

Afiş

Hint

mihracesi

Birincil

. gıdı

Çocukları

gıdıklarken

söylenir

Üvey

olmayan

İrade dışı

hareketler

olan bir

hastalık

Makule,

kategori

Giyecekte

ek parça

Gelişmemiş,

cılız (bitki)

Akılı, zeki

Pİ SU

6 HARFLİ

AMİRAL

FAŞİZM

MARAZA

MİSTER

Ş İLİK

TÜMLER

UZATIM

10 HARFLİ

ÂDEMELMASI

ATEŞLETMEK

EMNİYETSİZ

PİŞİRİMLİK

Esenleme

Optik

kaydırma

Askısı

olan

Büyük

çivi

Kalay

simgesi

Ulu

ırmak

Davranış

Cezire

Yazık

anlamında

söylenen

bir söz

İriye

yakın,

biraz iri

Aile

ile ilgili

Bütün

Alabalık

Öğütücü

diş

AÇILMA

ADAMA

AMFORA

BİNEK

BİTEY

ÇARDAK

ÇOKLU

DEREOTU

EKLEMLEME

FODRA

HUSUL

Lahuti

Razı

olma

Masonların

toplantı yeri

Ensiz

geriye şifremiz çıkacaktır.

Bezekleme,

örge

Ayağı sert

olarak

basmak

Değerli

bir yün

kumaş

İTHAF

KABUS

KÜMEÇ

LAUBALİ

MAKSİ

MAYTAP

Şaşılacak

kadar çirkin

olan şey

ODSUZ

ÖRGÜT

ZEKÂT

Usta olma

durumu

Bağlam

Beyaz etli

bir balık,

topbaş

balık

Soldan Sağa:

Gözde

bi renk

Üye

Türk Dil

Kurumu

Zaviye

Mi let

Bir

ünlem

Klavsen

Kaba

baston

Yukarıdan Aşağıya:

.

haber@yenibirlikgazetesi.com

Makine

yağı

Ferda G

7

Operatör

(kısaca)

Çok

büyük

21

Balık

adam

Uygun

adım

yürürken

çıkarılan

ses

Kumaş

vb.de

kıvrım

Müslüman

ülkelerde

oturan Yunan

asılı kimse

Çevik

Ok yapan

veya satan

Teğmen

(kısaca)

Soy

Tuvalet

Olağandan

daha

hacimli

Sürekli

Bir tür ipek

kumaş

Su samuru

Hararet Utçu

Atomlarla

ilgili olan,

atomik

Esasen,

zati

Siyasi

çekişmelerin

geçtiği yer

Yaradan,

Mevla

Küme Karakter

Hamız

Uzak

yerde

Gerçekten,

gerçek

olarak

Duygu

Bir

peygamber

Ölçüsünde

Enstitü

(kısaca)

Bir bağlaç

Arapçada

bir işaret

Ağıt Kilogram Bütün Sürekli

E R T E A M Z E L A L A B A N İ

Duygu Ö

L A M A F L İ İ S

İ S M E T Y ı L M A Z ı Z A U M S A

A

ı H A L T İ K

Cezire

R E N D E R S P R S İ T

Veli

Hararet A Ç O N A T D K D İ

Ç E L M E K

Ç ı A T E N

Ö K A D A U L U S R E N A

Yaşa Şaka

J İ G K O

R K

A İ A C A H ı H T O M A L

Lahuti Sayı N A F T A S L İ E M B A L O

Küme L G E L O C A

N S T

Davranış Y A Ş A T ı C ı D A S T A L ı K K İ

Lisan Bağlam ı T İ L A H A Ğ R İ O F

A S K ı N ı R İ C E E G A T R E

D

Resimdeki

Mila tan

siyasetçi Önce E M

Arjantin

plakası

Bir tür

Doğum

marangoz

işini

Atın

yaptıran

ayağındaki Dövize

aleti

kadın

demir

Zorla

alınan para

Yolundan

çevirmek B

çevrilebilir R mevduat

Bir Dolaylı

Samanyolu

Orta Çağ olarak

Patavatsızlık,

gibi bağımsız

çalgısı anlatma

pot

uzay adası G

Mavi

Petrolden

damıtılan

ürün M

Yaşamasını

sağlayan

Bol karşıtı

Asklı

mantarlara

özg üreme K organı

Dingil

Su

yosunu

Modaya

uygun A

Santimetre

Esenleme

Afiş

Optik K C kaydırma S

Yanaktaki

küçük çukur

Yankı

Söz

Arapçada

bir işaret G

Evet

Makule,

anlamında kategori S U

Bir tür

kunduracı

aleti Ö

Mikroplu bir

hastalık

Bazı

dinleme E

Zir, üst Hint

karşıtı mihracesi R

Söyleniş

biçimi,

vurgusu T

D

Büyük

Üvey Giyecekte

çivi

olmayan ek parça

Kalay

simgesi M

şeylerde Z dip bölüm

İrade dışı

hareketler

Ulu

olan bir

ırmak

hastalık B D

Birincil

. gıdı

Çocukları

gıdıklarken A söylenir

Gelişmemiş,

cılız (bitki)

Akılı, zeki K

Askısı

olan İ

E

Yazık

anlamında

söylenen

bir söz V

İriye

yakın,

biraz iri İ

Aile

ile ilgili

Bezekleme,

T

Alabalık

Öğütücü

diş A

Razı

olma R

Beyaz etli

Uygun

adım

bir balık,

yürürken

örge topbaş

çıkarılan N balık K ses R

Ayağı sert

olarak

basmak K

Değerli

bir yün

kumaş Ş

Gözde

bi renk

Üye E

Operatör

Türk Dil

(kısaca)

Kurumu

Zaviye

Mi let A

Şaşılacak

Klavsen

kadar çirkin

Kaba

olan şey İ U baston Ç

Masonların

toplantı yeri

Ensiz L

Usta olma

durumu U

B

Balık

adam O

Kumaş

vb.de

kıvrım P

Müslüman

ülkelerde

oturan Yunan

asılı kimse R

Çevik

Ok yapan

veya satan A

Bir

Soy

ünlem Tuvalet G ı

Çok

büyük M

Teğmen

(kısaca) L

Olağandan

daha

hacimli İ

Gerçekten,

gerçek D

Bir tür ipek

kumaş

Su samuru A

Utçu U

Atomlarla

ilgili olan,

atomik A

Esasen,

zati Z

Siyasi

çekişmelerin

geçtiği yer

Yaradan, A Mevla

Hamız

Uzak

yerde A

Kadın

olarak Bağıntılı S N

H

Enstitü

Karakter

(kısaca)

Bir

peygamber

Ölçüsünde İ

İş

Avrupa'da

merkezi bir nehir P

Bir bağlaç E

Arapçada

bir işaret Ö

Tekçi V

Birden

bir artık İ

Bir çeşit

sertçe,

ince yünlü

kumaş S

Türler,

çeşitler U

A

8

İş

merkezi

Kadın

Bağıntılı

Türler,

çeşitler

Avrupa'da

bir nehir

Yaşa Tekçi Şaka

Birden

bir artık

Bir çeşit

sertçe,

ince yünlü

kumaş

8 2

Sayı

1 8

7 1

8

5 1

n Sayfa 9

TAKIM RUHU

n İngiltere Premier Lig’de yarıştan ne

zaman kopacağı merakla beklenirken

sezonun bitimine iki hafta kala

şampiyonluğunu ilan ederek büyük

bir başarıya imza atan Leicester City,

mütevazı bütçesine rağmen sezon

boyunca ortaya koyduğu performansla

güçlü rakiplerine adeta ders verdi.

TBMM’DEN TARiHi ‘ÇERKES

ETHEM’ YANITI

n Çerkes Ethem’in ağabeyi Reşit Bey’in

kızı mimar ve yazar Güner Kuban’ın (81),

Meclis Dilekçe Komisyonu’na başvurarak,

belli çevrelerce “hain” olmakla

suçlanan amcası için iade-i itibar talebinde

bulunması pek bilinmeyen tarihi bir

gerçeğin ortaya çıkmasına yol açtı.

n Sayfa 4 n Sayfa 11

MANEVİ

HAYATIMIZ

MiRAÇ’TAKi

MÜJDE

NAMAZDIR

BULUŞMA

NOKTASI

KONGRE KARARI

MAYIS SONU GİBİ...

n Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu,

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya

geldi. Görüşmeden AK Parti’nin olağanüstü

kongreye gitme kararı çıktı. Bugün AK Parti

Genel Merkezi’nde, saat 11.00’de, MYK toplanacak.

Başbakan Davutoğlu, daha sonra basın

toplantısı düzenleyecek.

n Sayfa 8

GERGİNLİĞİN

PERDE

ARKASI

A. Tarık ÇELENK Sayfa 8

5 Mayıs 2016 PERŞEMBE

HALEP’TE

ÖNEMLİ KARAR

ABD ve Rusya’dan

Halep’te ateşkes

ABD Dışişleri Bakanlığı,

Suriye’de çatışmaların durdurulmasının

Halep’i de kapsaması

için gerekli düzenlemelerin Rusya

ile sonuçlandırıldığını, düzenlemelerin

Şam saati ile 00.01’de

yürürlüğe girdiğini bildirdi.

İSRAİL SAVAŞ

UÇAKLARI SALDIRDI

Gazze’ye füze

İSRAİL’E ait savaş uçakları, Gazze

Şeridi’ndeki farklı bölgelere 5

füze saldırısı gerçekleştirdi.

İsrail’e ait F-16 tipi savaş

uçakları, Gazze’nin güneyindeki

havalimanı bölgesi ve Refah

Sınır Kapısı civarına iki füzeyle

saldırı düzenledi. Saldırı sonucu

füzelerin düştüğü yerde ve

etrafındaki binalarda maddi

hasar meydana geldi.

www.gazetebirlik.com

Fiyatı: 50 Kuruş

ANADOLU

FİTNEYİ REDDEDER

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen

“25. Muhtarlar Toplantısı”nda

ABKomisyonu

AB Komisyonu’nun

Göç, İçişleri

birinci Başkan

AB Komisyonu’nun

Başkanı

Jean-Claude

ve Vatandaşlıktan

muhtarlara hitap eden Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan, hizmet için

Yardımcısı Frans

Juncker

Sorumlu Üyesi

Timmermans

Dimitris Avramopoulos

değil, makam için çalışanların baştan

kaybettiğinin altını çizerek, Türkiye’nin

hizmet niyetiyle çalışan kadrolara

sahip olduğu dönemlerde tarihî

atılımlar yaptığını dile getirdi.

AB komisyonu:

Türkler’e vize kalksın

KOŞULLU

YEŞiL IŞIK

n AB Komisyonu Türkiye’nin vize serbestisi için 72 kriterden 67’sinin

yerine getirildiğini belirtti. Komisyon, Türk vatantaşları için vizelerin

haziran ayı sonunda kaldırılmasını ön gören tavsiye kararı aldı.

n Sayfa 9

MİLLETE HİZMET

n Erdoğan: Makamlar, insanlara hizmet için bir

araçtır. Muhtar da olsanız, belediye başkanı da

olsanız, milletvekili de, bakan da, başbakan da,

cumhurbaşkanı da olsanız kalbiniz ve zihniniz

millete hizmet için çalışmalıdır. n Sayfa 8

n Sayfa 9

TÜRK TURİZMİNİN

YENİ MEKANI BOZTEPE

ORDU’NUN önemli turizm mekanı

olan Boztepe’yi kuş bakışı izlemek

için yerli ve yabancı turistler bölgeye

akın ediyor. Turistler teleferikle

yukarı çıkarken manzaranın

keyfini çıkarıyorlar. n Sayfa 6

TAM SAYFA

BULMACA

Bulmaca 5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

13

SAHTE SAVCI VE POLİS 1 MİLYON LİRAYLA YAKALANDI

KiRLi iTTiFAK

BELGELENDi

İNGİLİZ televizyon kanalı Sky

News, terör örgütü DAEŞ ile Esed

rejimi arasındaki ilişkileri ortaya

koyan bir dizi belge ele

geçirdiğini iddia etti. n Sayfa 10

n Sayfa 3

TANAP’ta aslan payı

Türk müteahhitlerin

AZERBAYCAN’DAN Avrupa’ya doğalgaz

taşıyacak boru hattı TANAP’ın

Genel Müdürü Saltuk Düzyol, projede en

büyük payı yüzde 80’e yakın iş hacmiyle

Türklerin aldığını söyledi. n Sayfa 7

n Sayfa 5

PKK’nın üst düzey

ismi ÖLDÜRÜLDÜ

DİYARBAKIR Lice kırsalında düzenlenen

operasyonda öldürülen PKK’lı teröristlerden

birinin başına 1,5 Milyon TL

ödül konulmuş olan Orta Saha Sorumlusu

Ekrem Güney’in olduğu belirtildi. n Sayfa 3

ÖZGECAN ASLAN

ROMAN OLDU

KELİME YERLEŞTİRME

 D E M E L M A S ı

Bulmacada verilen ipucu kelimeden yararlanarak

çözülmüş bulmacayı tamamlayınız.

2 5 8 7 6 3 9 4 1

4 6 1 9 8 2 5 7 3

7 9 3 1 5 4 6 2 8

6 3 4 8 9 1 2 5 7

8 2 9 5 4 7 1 3 6

1 7 5 3 2 6 4 8 9

9 8 6 4 7 5 3 1 2

3 4 2 6 1 8 7 9 5

5 1 7 2 3 9 8 6 4

A S O N H F O D R A U Ç

L D A L A U B A L İ R I

D E A H Ğ A S İ L B A O

Ş L T M M K M U A N G D

I İ Ç L A A L F L A R S

I D I D Y B K Ç O K L U

E Ç R E T U Ğ S Ç R T Z

A A T Â A S R E İ O A B

Ç İ K İ P E M B E M S İ

B E Ş T T Ü Ö R G Ü T N

Z İ R E K L E M L E M E

M E K G E D R E K İ R K

Aşağıdaki sözcükleri yandaki bulmaca içerisinde

bulup, üzerini karaladığınızda

PEMBEMSİ

TERSO

ŞİFRE: .

.

1. Harman karıştırmakta ku lanılan tahta araç. - 4. Karo.

- 7. Başıboş, aylak. - 8. Elektrik veya telefon te lerinin

toplanıp bağlandığı kap. - 10. Bir akarsuyun herhangi

bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım. - 12.

Em, deva. - 13. Mi let. - 14. Yazım. - 16. Oysaki, hâlbuki.

- 19. Yemek, yiyecek. - 20. Düşkünlük. - 21. Yufka inceliğinde

açılmış uzun sade pide. - 2. Bazı di lerde, bir ek

göreviyle köklerin yapısı içine giren seslik. - 23. Erişmiş.

1. Sürekli. - 2. Veri. - 3. Avuçla kavramak, avuçla almak.

- 4. Oyunbozan. - 5. Gerçek. - 6. Bir şeyin başka bir şey

üzerinde yara tığı etki. - 9. Ulanan parça, ek, katkı, ilave.

- 1. Türkiye’nin Marmara Bölgesi’nde yer alan i lerinden

biri. - 14. Tepi. - 15. Meyve koparmak için ucuna

üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık. - 17. Yaşasın,

ole. - 18. Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

1 2 3 4 5 6

8 9 10 1

12 13

14 15 16 17 18

19 20

2 23

8 9

4 5

7 1 5 2

4 9 2

4 7 3 6

7 5 6

SÖZCÜK AVI KLASİK KARE ÇIRAK SUDOKU

4 1 5 9 3 7 6 2 8

6 2 3 1 4 8 9 7 5

9 7 8 2 5 6 1 4 3

8 6 4 3 2 5 7 1 9

5 9 2 6 7 1 3 8 4

7 3 1 4 8 9 5 6 2

1 8 6 5 9 4 2 3 7

2 4 9 7 6 3 8 5 1

3 5 7 8 1 2 4 9 6

3 5 2 1 8 7 6 4 9

7 6 8 4 9 2 5 3 1

9 4 1 3 6 5 7 2 8

8 2 9 7 3 1 4 5 6

6 7 5 9 2 4 8 1 3

4 1 3 8 5 6 2 9 7

5 9 7 2 1 8 3 6 4

1 8 6 5 4 3 9 7 2

2 3 4 6 7 9 1 8 5

Ş İ F R E : S O N U Ç L A R I D E Ğ İ L B A Ş L A N G I Ç L A R I D E Ğ İ Ş T İ R M E K G E R E K İ R

1 2 9 6

KALFA SUDOKU

1 3 7

6 7

4 5 1

7 9 5 2

9 3 7

8 2 9

USTA SUDOKU

1 6

2 3 1

5 2

8 5

7 5 9 3

4 3 8 2

1 8 4 7

6 9 1 5

ÇÖZÜMLER

S: 1. BUDA, 4. ORYA, 7. AVARE, 8. KUTU, 10. DEBİ, 12.

İLAÇ, 13. ULUS, 14. İMLA, 16. OYSA, 19. T AM, 20. Z AF,

21. LAVAŞ, 2. İÇEK, 23. NAİL. YA: 1. BAKİ, 2. DATA, 3.

AVUÇLAMAK, 4. ORDUBOZAN, 5. R EL, 6. AKİS, 9. ULA-

MA, 1. BURSA, 14. İTKİ, 15. LALE, 17. YAŞA, 18. AFAL.

Yani AB bize büyük bir

lütuf mu yapıyor?

İLNUR

ÇEVİK

n Sayfa 3

“Hadi şöyle bir kaset koy da

neşelenelim, Semra”

HALİL

İBRAHİM İZGİ n Sayfa 9

Ralli’yi gelişen ülke

para birimleri kazandı

SERPİN

ALPARSLAN

n Sayfa 7

Hürmet

Stoku-Anayasa

OSMAN

ATAMAN n Sayfa 4


25 MAYIS 2016 PERŞEMBE Hazırlayan Sinan TOSUN Magazin haber@yenibirlikgazetesi.com

Ayşegül

Aldinç

“Aynı evde

yaşıyoruz”

Coşkun Sabah

yıllık eşi Ceyda Sabah’ın

19 ihanet gerekçesiyle boşanma

davası açtığı Coşkun Sabah,

önceki gün Akmerkez’de objektiflere

takıldı. Eşi Ceyda Sabah’la

olan boşanma davasının devam

ettiğini ve bu konuda konuşmak

istemediğini söyleyen ünlü

sanatçı,”Dava devam ediyor.

Eşimle hâlâ aynı evde yaşıyoruz.

Aramızda hiçbir sorun yok. Aynı

evde eskisi gibi bir hayatımız var.

Konuşuyoruz birlikte yemekte

yiyoruz” diyerek soruları geçiştidi.

Ne olursa

olsun

uzaya

gideceğim

Les Ottomans

Otel’in sahibi

Ahu Aysal, önceki

gün yakın arkadaşı

Ece Şirin’in

Ahu Aysal

Akmerkez’deki

takı mağazasındaki

davete

katıldı.

Yıllardır hayalini

kurduğu

uzaya gitme yolculuğunun ertelenmesi

ile ilgili ünlü sosyetik, “uzay şirketi yaşanan

Virgin kazasından dolayı benim

yolculuğumu 2017’e erteledi. Ne olursa

olsun uzaya gideceğim. Hayatta ne

istedimse Allah onu bana verdi. Çünkü

Allah beni avcunun içinde gezdiriyor”

diye konuştu.

Emel

Sayın’ın

yeğeninin

kızı Zeynep’le

görüntülendi.

Şaşırtan açıklama

Ünlü sanatçı Ayşegül Aldinç, önceki gün Akmerkez’de

objektiflere takıldı. Göz önünde olmayı pek sevmediğini

söyleyen güzel sanatçı,”Göz önünde olmayı seven biri

değilim. Yıllardır hep aynı yaşta kalmamın tek sebebini

beslenmeme bağlıyorum. Sakin hayat yaşamayı

seviyorum. Özel hayatımda da göz önünde olmayı

sevmiyorum ve beslenmemde arada bir kaçmak

yaparak yaşıyorum” dedi.

“İnşallah

mutlu olur”

Nebahat Çehre, önceki gün

Akmerkez’de görüntülendi.

Siyahlara bürünen oyuncu,

iri aynalı gözlükleri ile dikkat

çekti. Kendisine dizi tekliflerinin

geldiğini söyleyen usta oyuncu,

projelerin yeterli görmediğini

belirtti. Yeni yayın döneminde

ekranlara dönmek istediğini

söyleyen Çehre,”Güzel bir proje

gelirse ekranlarda olmayı

bende isterim.

Güzel sanatçı Emel Sayın’ın yeğeninin

kızı Zeynep’le önceki gün

Akmerkez’de alışveriş

sırasında objektiflere

takıldı. Gazetecilerle

ayak üstü sohbet

eden Sayın,”Tarkan’ın

evlenmesine çok şaşırdım.

İnşallah mutlu

olur. Kendisinden

düğün için davet almadım.

Davet

gelseydi seve

seve giderdim”

dedi.

“Özledim”

Kosovalı Florent Boşnaku,

Sıla’nın son albümünde

yer alan ve aynı zamanda

albümün çıkış şarkısı olan

Afitap’ın sahibi olduğunu ve

konuyu mahkemeye taşıdığını

açıkladı.

Şarkının sahibi olan Floren

Boşnaku, Kosova’nın en

çok okunan Expres gazetesine

yaptığı açıklamada, Sıla’nın

şirketinin kendisiyle

bağlantıya geçtiklerini ve

‘Memleketimin

takımına sahip çıkın’

İstanbul’da yaşayan Samsunlu sanatçı

Orhan Gencebay, Samsunspor’un ifade etti. Samsunspor’un kendisinin

atkısıyla büyük onur duyduğunu

zor döneminde herkesin takıma toprağının takımı olduğunu bu nedenle

çok sevdiğini, geçmişte önemli

sahip çıkması gerektiğini belirterek,

kımızı-beyazlı forma ve atkıyla takıma

destek mesajı verdi.

Orhan Gencebay, kırmızı-beyazlıların

başarılara imza attığını hatırlatan

Gencebay, İlkadım Belediye geçirdiği zor dönemleri atlatacağını

Başkanı Erdoğan Tok’un kendisine ve yeniden başarılı sonuçlar elde

gönderdiği Samsunspor forması ve edeceğini söyledi.

Nebahat Çehre

Hacı Sabancı

BÖYLE AHMAKLIKLAR

BANA GÖRE DEĞIL

Türk Pop Müziği’nin güçlü kadın vokali

ve söz yazarı Sıla, albümünün çıkış

şarkısı olan Afitap’ın çalıntı olduğu

iddialarına çok sert yanıt verdi.

Bir süredir sağlığıyla ilgili ciddi sorunlar

yaşayan oyuncu Şafak Sezer

kalp krizi geçirdi. Ünlü oyuncunun sağlık

durumuna ilişkin hastaneden açıklama

yapıldı. Açıklamada, kalp damarına

stent takılan Sezer’in taburcu edildiği

bildirildi. Ünlü oyuncu Şafak Sezer’in sağlık durumuyla ilgili

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.

Sinan Dağdelen tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Şafak

Sezer’in 3 Mayıs 2016 Salı günü akşam saatlerinde göğsünde

sıkıntı ve çarpıntı şikayetiyle hastanelerine başvurduğu

Şafak Sezer’e

stent takıldı

aktarılan açıklamada, “Hastamız Şafak

Sezer, dün akşam göğsünde sıkıntı

hissi ve çarpıntı şikayeti ile Acıbadem

Kadıköy Hastanesi Acil Servisi’ne

başvurmuştur. Acil Servis’te yapılan

ilk tıbbi inceleme sonrasında uygulanan

ilaç tedavisiyle rahatlatılmıştır. Bugün yapılan koroner

anjiyografi (el bileğinden anjiyo) işlemi sırasında bir kalp

damarına stent takılarak daralan kalp damarı açılmıştır.

Klinik olarak tamamen iyi durumda olan hastamız Şafak

Sezer, bu akşam taburcu edilmiştir” denildi.

şarkının kullanma iznini aldıklarını,

ancak bugüne kadar

herhangi bir ödemenin yapılmadığını

iddia etti.

Çıkan haberlerin ardından

Sıla Instagram sayfasında bir

açıklama yaptı:

“Bir haberler çıkmış, cayır

cayır bir telefon trafiği sabah

sabah. Yani aklınız alıyor mu

Allah aşkına? Bir söz yazarı ve

besteci, yani bir üretici olarak,

beğenip şarkıyı alacağım ve

‘Yapmayalım kardeşim ödenmesini’

diyeceğim. Bu konularda

bu kadar hassas olan ben

mi yapacağım bunu? siz belki

o kadar yakınen tanımazsınız

beni, ben kendimi oldukça iyi

tanıyorum 35 senedir falan...

Böyle ahmaklıklar, adaletsizlikler,

cahillikler bana göre

değildir. Yalan haber yani.

Teesüf ederim bir telefon açıp

sormayana, doğruluğu var

mıdır teyidini almayana...”

ORHAN GENCEBAY’DAN SAMSUNSPOR’A DESTEK ÇAĞRISI...

Şeyda Coşkun

“Şampiyonluğa

yürüyoruz”

Hacı Sabancı, önceki gün yaşam koçu

Şeyda Çoşkun ile Arnavutköy sahilinde

görüntülendi. Akşam yürüyüşüne

çıkan Sabancı’nın fazla kilolarından

kurtulmaya başladığı görüldü. Kilo

verdiğini belirten Hacı Sabancı,”-

Şampiyonluğa yürüyoruz” diye espri

yaptı. Koyu Beşiktaş, taraftarı olduğu

bilinen Hacı Sabancı, şampiyonluk

yarışı içerisinde olduğu

Fenerbahçe’nin önünde ipi göğüsleyeceklerini

söyledi. Hacı Sabancı,

geçirdiği trafik kazası ile alakalı konuşmayacağını

söyledi.

“Seneye

yokum”

Fox tv ekranlarında yayınlanan

“O Hayat Benim”

dizisine dahil olan Ceyda

Ateş, önceki gün Arnavutköy’de

görüntülendi. Mini

eteğiyle dikkatleri üzerine

çeken oyuncu, gazeteciler

ile karşılaşınca

ayaküstü soruları

yanıtladı. Dahil

olduğu dizide

her şeyin yolunda

gittiğini söyleyen

Ateş,”Önümüzdeki

sene ben ‘O Hayat

Benim’ de

olmayacağım”

şeklinde

Ceyda Ateş

konuştu. Aynı

yapım şirketi

ile yeni

bir projeye

başlayacağını

söyleyen genç

oyuncu, heyecanlı

olduğunu

söylemeden

geçmedi. Ateş, sonrasında,”Çok

işim var, geç

kaldım” dedikten sonra Arnavutköy

sokaklarında kayboldu.

Şafak Sezer


17/11 18/11

17/7

5 MAYIS 2016 HABER - BİLGİ - İSTİHBARAT TEL: 0212 258 47 02

PERŞEMBE haber@yenibirlikgazetesi.com FAX: 0212 258 48 04

19/15

16/7

15/12

21/10

15/5

19/9

BALIKESİR

ÇANAKKALE

DENİZLİ

ERZURUM

ESKİŞEHİR

G.ANTEP

HAKKARİ

KAYSERİ

17/7

17/11

18/8

15/5

16/7

21/10

19/9

16/8

İLLER İMSAK GÜNEŞ ÖĞLE iKiNDi AKŞAM YATSI

İstanbul 04:08 05:51 13:08 16:58 20:13 21:47

Ankara 03:58 05:38 12:52 16:41 19:55 21:26

İzmir 04:27 06:03 13:15 17:02 20:15 21:43

Adana 04:00 05:34 12:43 16:27 19:39 21:05

Antalya 04:19 05:52 13:01 16:46 19:57 21:23

Trabzon 03:25 05:08 12:25 16:15 19:30 21:03

Konya 04:08 05:43 12:54 16:40 19:52 21:19

Diyarbakır 03:37 05:12 12:23 16:09 19:21 20:48

Rumi: 5 Mayıs 2016 Hicri: 27 Recep 1437 diyanet.gov.tr alınmıştır.

SAHTE SAVCI VE POLIS 1 MILYON LIRAYLA YAKALANDI

Yaşlı kadını telefonla

DOLANDIRDILAR

Telefonda kendilerini “savcı ve polis” gibi tanıtarak Ankara’da yaşayan 72 yaşındaki bir kadının

yaklaşık 1 milyon lira tutarındaki ziynet eşyası ve parasını dolandıran 4 kişi Niğde’de yakalandı

Niğde Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri,

Niğde-Adana otoyolu Eminlik

mevkisindeki yol uygulamasında

bir otomobili durdurdu.Otomobilde bulunan

R.B, M.A, M.A. ve M.A’nın üzerilerinde

ve araçta yapılan aramada koltuk altları ile

minder kılıfı içerisine gizlenmiş banknotlar

halinde 250 bin avro ile yaklaşık 185 bin

lira değerinde altın bilezik, köstekli ve kol

saatleriyle çeşitli takılar ele geçirildi.Polis

ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda,

banknotlar üzerinde bulunan bir bankanın

Ankara Kavaklıdere şubesine ait kaşeden

yola çıkılarak paraların Ankara’da ikamet

eden 72 yaşındaki Y.S’ye ait olduğu tespit

edildi. Asayiş Şube Müdürlüğünde ifadesi

alınan şüphelilerle ele geçirilen para ve ziynet

eşyaları, Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü

ekiplerine teslim edildi.

TELEFONLA DOLANDIRMIŞLAR

Ankara Asayiş Şube Müdürlüğüne

gönderilen para ve ziynet eşyalarına

ait fotoğraflar Y.S.’ye gösterildi. Para ve

takıların kendisine ait olduğunu ifade eden

Y.S, telefonla arayan kişinin kendisini savcı

ve polis olarak tanıttığını, evinde ne kadar

para, altın ve değerli takı varsa tamamını

Kavaklıdere’de belirtilen adrese getirmesini

istediğini aktardı.

KORKTUĞU İÇİN ŞİKAYETÇİ OLMAMIŞ

Asistanını arayarak acilen bankadan

para çekmesi gerektiğini söyleyen Y.S,

50, 100 ve 500’lük banknotlardan oluşan

250 bin avro ve 185 bin lira değerindeki

çok sayıda ziynet eşyasını masa örtüsüne

sararak istenilen adrese götürüp bıraktığını

anlattı.

Dolandırıldığını fark eden ancak hayatından

endişe duyarak polise şikayette

bulunmadığı öğrenilen Y.S’nin, para ve

ziynet eşyalarını teşhis edince şüpheliler

hakkında şikayetçi olduğu belirtildi. Ankara’ya

götürülen 4 zanlının emniyetteki

işlemleri devam ediyor.

EV HAPSiNDE BiLE...

3 kişiyi telefonla

arayıp

kendisini

polis olarak

tanıtarak

27 bin 200

liralarını

aldığı iddiasıyla

hakkında

ev hapsi

cezası verilen

kişi, aynı

yöntemle üç

kişiyi daha 75

bin 500 lira

dolandırdığı

gerekçesiyle

tutuklandı

Adana’da üç kişiyi telefonla arayıp

kendisini polis olarak tanıtarak dolandırmaktan

hakkında ev hapsi cezası verilen

kişi, bu süre içinde aynı yöntemle üç kişiyi

daha dolandırdığı iddiasıyla cezaevine

gönderildi.

Kent merkezindeki bir banka şubesinden

hesabında bulunan yüklü miktardaki

parayı çekmek isteyen kişinin durumundan

şüphelenen vezne görevlisi, konuyu

polise bildirdi. Görevlinin oyaladığı şüpheli

Deniz K. (40) bankaya gelen polis ekiplerince

sorgulandı.

Deniz K, polislere, “İsminin Vedat K. (59)

olduğunu belirttiği kişinin, kendisinin banka

hesabına yüklü miktarda para yatırmak

istediğini, bunun karşılığında da kendisine

bir miktar para vereceğini söylediğini,

kendisinin de işsiz olduğu için teklifi kabul

ettiğini” anlattı.

EV HAPSİ CEZASINDA...

Bunun üzerine polis ekipleri, yaptıkları

çalışmayla zanlı Vedat K’nin 11 gün önce

telefonda kendisini polis olarak tanıtarak,

Kars’ta yaşayan Süleyman Dalga’nın (61)

15 bin 500 lirasını, Kırklareli’de yaşayan

Mehmet Sevil’in (82) 6 bin 700 lirasını, Ercan

Elmas’ın (41) da 5 bin lirasını almaktan

yakalanıp, hakkında mahkemece ev hapsi

cezası verildiğini belirledi. Polis ekipleri,

zanlı Vedat K’yi Adana’nın merkez Sarıçam

ilçesindeki evinde yakaladı.

BU KEZ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİLER

Öte yandan yapılan araştırmalarda,

Deniz K’nin hesabına Kars’tan 62 bin 500

lira, Samsun’dan 8 bin lira, Uşak’tan da 5

bin lira yatırıldığı ve hesaba para yatıran

3 kişinin telefonla kendilerini arayıp polis

olarak tanıtan kişilerce dolandırıldığı

tespit edildi. Emniyet Müdürlüğünde

sorgulanan zanlı Vedat K, şüpheli Deniz

K’yi tanımadığını ve hakkındaki suçlamayı

kabul etmediğini belirtti. Şüpheliler

emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık

kontrolü için Adana Adli Tıp’a getirildi.

Daha sonra adliyeye götürülen zanlılar,

savcılık sorgusunun ardından çıkarıldıkları

nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Yani AB bize büyük

bir lütuf mu yapıyor?

Avrupa Birliği Türkiye’nin Brüksel’den en

önemli beklentileri arasında yer alan vize

muafiyeti konusunda olumlu haber geldi.

Avrupa Birliği bu süreçte Türkiye’den 5 kriteri

tamamlamasını beklediğini açıkladı.

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans

Timmermans, “Türkiye özellikle son haftalarda

vize serbestisine yönelik koşulları yerine getirme

konusunda etkileyici bir ilerleme kaydetti. Daha

atılması gereken bazı adımlar var. Türkiye’nin 5

kriteri tamamlamasını bekliyoruz” dedi.

Bu ne demek? Yani Türk vatandaşlarına

vizesiz İngiltere ve İrlanda hariç Avrupa’ya girişleri

için yeşil ışık yandı. Avrupa Birliği Komisyonu,

Schengen ülkelerine

yapılacak seyahatlerde

Türk vatandaşları için

vizelerin kaldırılması

yönünde tavsiye kararı

aldı. 72 kriterle ilgili ek

süre talep edilmezken, tamamlanmamış

5 kriterin

kaldığı açıkladı.

Hükümet yetkilileri

ise gerekli çalışmaların

yapılıp Haziran sonuna

kadar eksikliklerin giderileceğini

açıkladı. Yani o

beş kriteri çözecekler…

Peki bu kriterler ne?

Biometrik pasaportların

kullanıma girmesi. 1

Haziran’da geri kabul

anlaşmasının hayata

geçmesi. Basın özgürlüğünün

güçlendirilmesi.

Rüşvetle mücadele. Bilgi

güvenliği. Hepsi güzel

de basın özgürlüğünü

güçlendirmek ne demek?

Rüşvetle mücadele

ne demek? Bunlar

zaten Yeni Türkiye’nin

olmazsa olmazları…

Ama bunların Türklerin

Avrupa’ya vizesiz girişi

ile ne alakası var?

Avrupa’ya vizesiz gitmek

güzel bir şey ama bu

acaba AB’nin Türkiye’ye

sağladığı kocaman bir

lütuf mu? Tabii ki hayır…

Türk vatandaşlarının

bu hakkı daha Türkiye

aday ülke olmaya hak

kazandığı zaman kazanmaları

gerekirdi. Ama

her zamanki gibi AB

İlnur ÇEVİK

ARTI +GÜNDEM

çifte standartları devreye girdi ve vize muafiyeti

Türklere tanınmadı. Avrupa mahkemeleri bu

konuda Türkler lehine karar verdi ama yine bir

şey olmadı.

Şimdi ise AB yetkilileri vizeyi kaldırıyorlar

diye büyük bir lütuf yapmış pozlarına giriyorlar.

Bu doğru değil. Olaya mültecileri Avrupa dışında

tutmak için bir nevi rüşvet havası veriliyor. Bu da

doğru değil.

AB Türkiye’yi de ABD ile yürürlüğe girecek

ticaret anlaşmasının bir parçası yapsın o zaman

“helal sana AB” diyelim…

icevik@yenibirlikgazetesi.com

AB Komisyonu

Başkan

Yardımcısı Frans

Timmermans,

“Türkiye özellikle

son haftalarda

vize serbestisine

yönelik koşulları

yerine getirme

konusunda

etkileyici bir

ilerleme kaydetti.

Daha atılması

gereken bazı

adımlar var.

Türkiye’nin

5 kriteri

tamamlamasını

bekliyoruz” dedi.

TUTUKLANSAYDI

Düzgün yaşayacaktı

Gemlik’te bir fabrikada işçi olarak çarptırıldı.Yıldız’ın, Akyıldız’ı öldürdüğü

26 Aralık tarihinden bir gün önce,

çalışan Düzgün Akyıldız (30), geçen

yıl 26 Aralık’ta, Balıkpazarı

bir kahvede otururken, N.S.

Mahallesi’ndeki eşinin

bürosuna yemek getirirken,

daha önce tartıştığı

Erşan Yıldız (27) tarafından

bürodan indirilip bıçaklanarak

öldürüldü. Olaydan

sonra cinayette kullandığı

bıçağı atıp kaçan Yıldız

polis tarafından yakalanarak,

çıkarıldığı mahkemece

tutuklandı.

ÇOCUĞU DÖVEREK GASP ETMİŞ

Yıldız, yargılandığı Bursa 7’nci Ağır

Ceza Mahkemesi’nce müebbet hapse

Bursa’nın Gemlik

ilçesinde, Düzgün

Akyıldız’ı eşinin gözleri

önünde ekmek bıçağıyla

öldüren şahsın,

cinayetten bir gün

önce gasp suçundan

gözaltına alınıp serbest

bırakıldığı ortaya çıktı.

adındaki çocuğu döverek

cebinde bulunan 5 lira 50

kuruşu aldığı belirtildi.

Gözaltına alınıp tutuksuz

yargılanmak üzere serbest

bırakılan Yıldız’ın bu suçtan

Bursa 7’nci Ağır Ceza

Mahkemesinde geçen hafta

çıktığı ilk duruşmada 7,5 yıl

hapis cezasına çarptırıldığı

belirlendi.Maktul Düzgün

Akyıldız’ın yakınları, “Gasp

suçundan o zaman tutuklanmış olsaydı

Düzgün’ü öldüremeyecekti. Bir insanın

hayatı bu kadar basit mi?” dedi.

Sahte reçeteciler sorguda

milyon lira zarara uğrattıkları ileri sürülüyor.

Sahte reçete ve sağlık raporlarıyla

aldıkları yüksek fiyatlı ilaçları, yurt

dışına gönderdikleri iddia edilen organize

suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda

ele geçirilen 110 bin kutu ilaç basına

gösterilirken; İstanbul Emniyet Müdürlüğü

Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele

Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul

merkezli 32 ilde 266 adrese

düzenlenen eş zamanlı operasyonda

gözaltına alınan 107 kişinin emniyetteki

işlemleri devam ediyor.

110 BİN KUTU İLAÇ

Operasyonda ele geçirilen 40

milyon lira değerinde 110 bin kutu

ilaç, Kaçakçılık

Suçlarıyla

Mücadele Şube

Müdürlüğünün

Kumkapı’daki

deposunda

basına gösterildi.”Çıkar

amaçlı

suç örgütü

kurmak, örgüt

üyesi olmak,

rüşvet, resmi

belgede sahtecilik,

nitelikli

dolandırıcılık ve

kaçakçılık” iddiasıyla

gözaltına

alınan şüphelilerin,

SGK’yı 250

Gözaltında

bulunan 107

şüphelinin

emniyetteki

işlemleri devam

ediyor

CANLI BOMBALARI İKNA AMAÇLI..

Suç örgütü üyelerinin, sahte reçete ve sağlık

raporlarıyla aldıkları kanser, kemoterapi,

psikoterapi alanlarının da aralarında bulunduğu

yüksek fiyatlı ilaçları kaçakçılar

ve terör örgütü PKK üzerinden Irak ve

Suriye’ye gönderdikleri, bu ilaçların

bir kısmının da daha sonra uluslararası

kaçakçılar üzerinden Özbekistan

ve Hindistan gibi ülkelere yollandığı

iddia ediliyor.Psikoterapi alanında

kullanılan ilaçların, terör örgütü PKK

tarafından canlı bomba eylemcilerini

ikna amaçlı kullanıldığı belirtildi.

MAVI VE TURUNCU

LISTEDEKI IKI

TERÖRIST ETKISIZ

Diyarbakır Lice’de terör örgütü PKK’ya

yönelik operasyonda, “Mavi” ve “Turuncu”

listede yer alan iki teröristin de aralarında

olduğu 10’un üzerinde örgüt üyesi etkisiz hale

getirildi.Bu arada güvenlik kaynaklarından

alınan bilgiye göre, operasyonda etkisiz hale

getirilen teröristler arasında, örgütün Türkiye’deki

üst düzey sorumlularından (orta saha

sorumlusu) “Azar Siser” kod adlı Ekrem Güney

ile yardımcısı “Çektar” kod adlı Ahmet Talva

da bulunuyor.Teröristlerin, Dicle ve Hani İlçe

Jandarma Komutanlığına yönelik bombalı

araçla gerçekleştirilen saldırının da failleri

olduğu belirtildi. Güney ve Talva’nın İçişleri

Bakanlığının “aranan teröristler” listesinde

bulunduğu, Güney’in “Mavi” listede, Talva’nın

ise “Turuncu” listede yer aldığı öğrenildi.


4 Toplum

Hürmet Stoku-Anayasa

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE haber@yenibirlikgazetesi.com

üşmez kalkmaz bir Allah …’ sözünün

‘Ddoğruluğu siyasette sıkça kanıtlanıyor. Karşı

düşünce veya kampların suçlama bombardımanı,

en karşıt olunan kişinin ‘yandaş’ haline dönüştüğü

anlarda suni bir ‘hürmet’ gösterisiyle yer değiştiriyor.

Bir dönem gözden düşmüş kişiler, sadece

ve sadece sessiz kalabilmelerinin, fikirsizliklerinin

sonucu hiçbir gruba yakınlık duymamalarının neticesinde

kendilerinde ‘hikmet’ olduğu iddiasıyla

vitrine çıkabiliyorlar. Tabii, tekrar aşağıya düşene

kadar!

Türkiye, dünyada siyasetçisine ; ‘sen şimdiki

itibarını, sana gösterilen ilgiyi ve hürmet sandığın

bu sıcaklığı, saygıyı stokla, sakla, nasıl olsa

ileride bir gün, kenara atıldığında sarılacağın tek

şeyin bu anıların, bu ‘hürmet stokların’ denilebilen

ender ülkelerden değil midir? Yurdumuzda

kurumlaşması gereken bir çok şey geçici ve yanlış

yapılarla idare edilmiş ve halen ‘restorasyon’, yer

yer de ‘deformasyon’ devam ederken, ‘hürmet

stokçusu’ siyasetçi kimliği kurumlaştırılmış, ‘hürmet

spekülatörü’ her devrin adamları ise yelkenlerini

en sertinden, en ılımanına her iklimde

açabilmişlerdir.

Her seviyede kongrelerin, genel kurulların

profesyonel hürmet spekülatörleri, kişilikleri zayıf

siyasetçinin iki hürmet lafzasıyla yönlendiricisi

olabilmekte, işine uygun düştüğü sürece bu

senaryoyu oynamaktadırlar.

Siyasi

kuruluşlarda delegeler,

derneklerde üyeler,

Osman ATAMAN

ARTI +GÜNDEM

Hakedilmemiş

hürmeti veya

hürmet gösterme

niteliği

olmayanlarda

sahte hürmet

görmek, eğitim

hamuru kötü

mayalanmış

bir toplumun

siyasetçisinin

pek tabii ayırdedemediği

ince

ve hassas bir

konudur.

Meclis’te milletvekilleri

potansiyellerine ihtiyaç

duyulduğu, destek

aranıldığı anlarda, hürmet

spekülatörlerince

kuşatılmakta, iş bitene

dek el bebek gül bebek

tutulmaktadır. Bu,

siyasi partilerde Genel

Başkanlık yarışında,

spor kulüplerinde

başkanlık mücadelesinde

böyledir. İnsan

faktörünün olduğu her yerde

durum aynıdır.

Güneş Motel operasyonuyla

1978’lerdeki

Ecevit hükümeti kurulurken,

AP’den istifa eden 11’ler

Bakan olurken gördükleri

ilgi, sevgi, hürmet hep bu

türden değil miydi? Nitekim

bunlardan bir kısmı geriye

dönmüş (rahmetli Ali Rıza

Septioğlu) bakanlığı döneminde

stokladığı hürmetle

avunmuştur. Yıllarca

söyledikleri ve kitaplarında

yazdıklarının aksine Deniz

Baykal ile beraberlik kurmuş

olan rahmetli İsmail

Cem yine o spekülatörlerce

avlanmamış mıdır?

Ve bu kendisine sonuçsuz

oataman@yenibirlikgazetesi.com

parti kurma eylemini yapmaya itmemiş midir?

Bir Bedrettin Dalan; Haliç’ti, Tarlabaşı yoluydu

derken karşılaştığı ilginin tahvil edildiği hürmet

stokuyla oluşturduğu partiyi (DMP) ancak kısacık

bir süre ayakta tutabilmiş değil midir?

Hakedilmemiş hürmeti veya hürmet gösterme

niteliği olmayanlarda sahte hürmet görmek,

eğitim hamuru kötü mayalanmış bir toplumun

siyasetçisinin pek tabii ayırdedemediği ince ve

hassas bir konudur. Siyasette lideri saran ve

bütün toplumun gerçek yüzünü görebildiği beceriksiz

ve haysiyetsiz kadrosunun daha da niteliksizleri

aynı siyaset zincirinin aşağıdaki halkalarına

da fazlasıyla bulaşmaktadırlar. Fakat ‘aşağıdakiler‘

liderler kadar ‘vitrinde‘ olmadıkları için toplumun

gözüne aynı derecede batmamaktadırlar.

Şimdi siz söyleyin ; bileğinin, yüreğinin, beyninin

hakkıyla bir yerlere gösterilen sahte hürmetlere

o kişiler itibar edebilir mi? Ama yanlışlıkla

oralara gelenler buna inanır, daha doğrusu sahte

de olsa, yalan da olsa o hürmet gösterisine ihtiyacı

vardır. Ve bu mekanizma böyle kurulmuştur.

İşte bütün mesele hürmet spekülatörlerine güç

vermeyecek, bileğinin, yüreğinin, beyninin gücüne

güvenenleri seçebilmektir. Yeni bir Anayasa

tartışmalarının olduğu, yenilenmenin eşiğinde

dolaştığımız bir ortamda ‘hürmet stoku’ meraklısı

kişilerin oluşabilecek yeni Meclis’lerde en az sayıya

inmesi için altyapı iyi düzenlenmelidir.

Tek temsilci seçecek dar bölgede ve tercih oyu

ile doğrudan seçilebilecek kişiler bu ‘zehirden’

arınabilirler.

Güçlü bir Başkan ve Hükümeti ile bağımsız

‘yasama – denetim’ Türkiye’nin tartışmasız demokratik

ve ileri ülke olmasını sağlar.

Sonuçta bizimkisi naif bir dilek tabii..

ARAÇLA

OKULA GIDEBILECEK

Annesi tarafından uzun süre kucakta

okula getirilip götürülen 11 yaşındaki

Çelik, 10 gün önce ödünç ola-

Çelik’e Hatay Büyükşehir Belediyesince akülü araç hediye edildi.

Reyhanlı’da doğuştan bedensel engelli 4. sınıf öğrencisi Cemile

rak verilen tekerlekli sandalyeyle okuluna

devam etti.

Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından

durumu tespit edilen çocuğa akülü

araç armağan edildi. Cemile Çelik, bundan

sonra annesini yormayacağı için mutlu

olduğunu söyledi. Annesinin okuluna yaz,

kış demeden kucağında getirip götürdüğünü

anlatan Çelik, “10 gün önce ödünç

aldığımız tekerlekli sandalye ile biraz

olsun rahat ettik. Onu vereceğim için çok

üzgündüm, ancak bana bugün akülü araç

hediye ettiler, dünyalar benim oldu.” dedi.

Hayalinin öğretmen olmak olduğunu belirten

Çelik, kendisine yardımda bulunanlara

teşekkür etti.

‘BIZLERI ÇOK MUTLU ETTI’

5 çocuk annesi Fatma Çelik, kızının tek

başına okula gidip gelebilecek olmasının

kendilerini sevindirdiğini dile getirdi.

Cemile’yi okula uzun süre kucağında

götürüp getirdiğini aktaran Çelik, “Evladımı

taşıyarak 4. sınıfa kadar getirdim.

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde,

üniversite öğrencilerinin

desteğiyle, ihtiyaç sahipleri

için “Askıda Ekmek Var” projesi

hayata geçirildi. Mustafa Kemal

Üniversitesi Reyhanlı Sosyal

10 gün önce ödünç aldığımız tekerlekli

sandalyeye biraz olsun rahat ettik. Şimdi

ise kızımın akülü aracına kavuşması

bizleri çok mutlu etti. Destek olanlara çok

teşekkür ederiz.” diye konuştu.

Cemile’nin sınıf arkadaşı Merve

Bilimler Meslek Yüksekokulu

öğrencilerinin hazırladığı, Büyükşehir

Belediyesi Reyhanlı Zabıta

Amirliğinin destek verdiği proje

kapsamında, 30 fırın ve ekmek

fabrikası önüne askı konuldu.

Sinoplu da 4 yıldır birlikte güzel anlar

yaşadıklarını kaydetti. Onu çok sevdiğini

belirten Sinoplu, “Beraber ders çalışıyoruz.

Teneffüste onunla birlikte vakit geçiriyoruz.

Birbirimize anlamadığımız konularda

destek oluyoruz” şeklinde konuştu.

Üniversiteli öğrencilerinden ihtiyaç sahiplerine anlamlı proje

‘Askıda Ekmek Var’

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, üniversite öğrencilerince

hazırlanan proje kapsamında, ihtiyaç sahibi

aileler ücretsiz ekmek temin edebilecek.

YÜKSEKOKUL öğretim görevlisi Hamit

Basık, gazetecilere yaptığı açıklamada, hayata

geçirdikleri sosyal sorumluluk projesiyle

“birçok ihtiyaç sahibi ailenin sofralarının

şenleneceğini” söyledi.

Reyhanlı’da 30 fırın ve fabrika önüne askı

Kırıkkaleli Mustafa Yavuz, iki yıl önce

çalışmak için gittiği Hollanda’da evlendiği

Hollandalı eşi için memleketinde Türk

geleneklerine göre yeniden düğün yaptı.

“Çerkes Ethem” gerçeği TBMM’den

tarihi ‘Çerkes Ethem’ yanıtı

Çerkes Ethem’in ağabeyi Reşit Bey’in kızı

mimar ve yazar Güner Kuban’ın (81), Meclis

Dilekçe Komisyonu’na başvurarak, belli

çevrelerce “hain” olmakla suçlanan amcası

için iade-i itibar talebinde bulunması pek bilinmeyen

tarihi bir gerçeğin ortaya çıkmasına

yol açtı. Meclis Dilekçe Komisyonu, Güner

İHTIYAÇ SAHIBI AILELER ASKIDAKI EKMEKLERDEN ÜCRETSIZ ALABILECEK

Kuban’ın başvurusu üzerine ilgili bakanlıklara

yazı yazarak Çerkes Ethem’le ilgili bilgi ve

belge istedi. Komisyon, bakanlıklardan aldığı

bilgiler doğrultusunda Kuban’ın dilekçesine,

“Çerkes Ethem Bey’le ilgili itibarını kaldıran

veya zedeleyen resmi bir karar bulunmadığı

anlaşılmıştır.” cevabını verdi.

Annesi Cemile’yi

her yere kucağında

taşıyarak götürüyordu

AKÜLÜ

konulduğunu anlatan Basık, “Durumu iyi

vatandaşların askıya koydukları ekmeklerin,

maddi durumları kötü vatandaşlara ulaştırılması

sağlanıyor. Pilot uygulama olarak

Reyhanlı seçildi. İnşallah Hatay’ın tamamına

yayılacaktır.” dedi. Reyhanlı Zabıta Amirliği

Hollandalı geline

TÜRK DÜĞÜNÜ

Müslüman olup evlendikten

sonra “Ceyda”

ismini alan Jamie

Sommeedijik Yavuz, düğüne

11 aylık bebeği Aysen ile bindiği

gelin arabasıyla geldi.

Kucağına aldıkları bebekleriyle

davetlilerinin şaşkın

bakışları arasında ve alkışlar

eşliğinde düğün salonuna

gelen Mustafa ve Ceyda Yavuz

çifti, yöresel oyunlar oynayarak

eğlendi. Hollanda’dan gelen

misafirler de kemençe eşliğinde

horon oynayıp halay çekerek

düğüne renk kattı.

Damat Mustafa Yavuz, yaptığı

açıklamada, eşinin Müslüman

olup Ceyda ismini almasıyla

Hollanda’da düğün yaparak

dünya evine girdiklerini söyledi.

Eşinin Müslüman olmasından

proje sorumlusu Emrullah Yumuşak ise ekmeğe

ihtiyacı olanlara yönelik uygulamanın

devam edeceğini belirtti. İlçede 30 bölgede

uygulamanın hayata geçirildiğini dile getiren

Yumuşak, projeyle Türk ve Suriyeli ihtiyaç

sahiplerine destek olunacağını kaydetti.

dolayı çok mutlu olduğunu dile

getiren Yavuz, “Şimdi bebeğimizle

birlikte Kırıkkale’de de bir

düğün yaptık. Çok mutluyuz.

Bizi bu mutlu günümüzde yalnız

bırakmayan ve destek olan ailelerimize

de teşekkür ediyoruz.”

diye konuştu.

Gelin Ceyda Yavuz da çok

mutlu olduğunu ve Türk geleneklerini

çok sevdiğini ifade etti.

Damadın babası Emin

Yavuz ise Allah’tan evlatlarına

hayırlı ömürler ve hayırlı rızıklar

dileyerek, mutlu olduklarını

kaydetti.

Gelinin annesi Anita Sommeedijik

de çok ilginç ve güzel

bir düğün olduğunu belirterek,

Türkiye’deki insanların sıcak

kanlı olduğunu ifade etti.

EKMEĞINI

taştan çıkartıyor

BITLIS’in Ahlat ilçesinde taş ustası

Muhyettin Tanış, çeyrek asrı aşkın

süredir, yöreye özgü taşları balyoz ve

çivi kullanarak ocaklardan çıkarıyor.

İlçede, yöre mimarisinin yanı sıra

tarihi yapıların restorasyonunda da

kullanılan Ahlat taşı, estetik görünümü

ve kendine has yalıtımı nedeniyle

tercih ediliyor. Bölgede ev, cami,

minare, çeşme, kemer ve köprü gibi

yapılarda da kullanılan Ahlat taşı sayesinde

birçok kişi geçimini sağlıyor.

Havaların ısınmaya başlamasıyla

taşları gün yüzüne çıkarmak için taş

ustaları yoğun çaba harcıyor. Ustalar,

ocaklarda atalarından öğrendikleri

yöntemlerle balyoz ve çivi kullanarak

farklı özelliklere sahip, beyaz, kırmızı

ve siyah taşları çıkarıyor.

‘ÖMRÜMÜN YARISI TAŞ

ÇIKARMAKLA GEÇTI’

Taş ustası Tanış, ocaklardan taş

çıkarmanın zorluğunu anlattı. Ahlat

taşının bilek gücüyle çıkarıldığını

belirten Tanış, bunun için büyük

çaba sarf ettiklerini söyledi.

Günün ağardığı saatlerde iş başı

yaptıklarını belirten Tanış, “Tek geçim

kaynağım taşçılık. Ailemi bu şekilde

geçindiriyorum. Ömrüm yettiği sürece

taş ustası olarak çalışacağım. 66

yaşındayım, 30 yıldır bu işle uğraşıyorum.

Ömrümün yarısı taş çıkarmakla

geçti. Taş sezonu nisan ayında

başlayıp kasım ayına kadar devam

ediyor. Sezon boyunca ancak 5-6 bin

lira kazanıyorum” ifadesini kullandı.

Bursalı beşizler

taburcu edildi

BURSA’da, annelerinin hamileliğinin

28. haftasında dünyaya gelen

beşizler, doğumlarının 83’üncü gününde

hastaneden pasta kesilerek

taburcu edildi.

Beşizlerin doğdukları özel hastanenin

yöneticisi Op. Dr. Mustafa

Esgin, düzenlenen basın toplantısında,

Tenzile, Hira Nur, Havva, Rabia

ve Berfin adları verilen bebeklerin

yoğun bakım sürecinin sona

erdiğini söyledi. Beşizlerin babası

Fatih Yılmaz, “Başbakanımızın eşi

Sare Davutoğlu ile Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu,

beşizlerimizi ziyaret etmişti.

Bize iş ve ev konusunda yardımcı

olacaklarını söylediler. İnşallah

bana da kadrolu bir iş verirler, Bursa’da

çocuklarıma güzel bir gelecek

sağlarım.” ifadesinde bulundu.


Tarsus ilçesinde,

11 Şubat 2015’te

alışveriş merkezinden

çıktıktan sonra

evine gitmek için

bindiği minibüste

öldürülen ve kadına

yönelik şiddetin

simgesi olmasıyla

Türkiye’nin hafızasına

derin izler bırakan

Özgecan Aslan’ın

hayatı, romana konu

oldu.

Taziye sırasında baba Mehmet

Aslan’ın anlattığı bir rüyadan esinlenilerek,

Mersin İl Kültür ve Turizm

Müdürü Bahaettin Kabahasanoğlu

tarafından kaleme alınan romana,

Özgecan’ın günlüğünden yola

çıkılarak “Çarşamba Perisi Özgecan”

ismi verildi.

Kabahasanoğlu, kitapla ilgili

baba Mehmet Aslan’ın taziye

sırasında anlattığı rüyanın kendisini

çok etkilendiğini belirterek, olayı

şöyle anlattı:

“Özgecan’ın babası, gece gördüğü

rüyada kızının kendisine inci

taneli bir tespih verdiğini anlattı. O

sırada cebimdeki inci tespih aklıma

geldi. Onu çıkarıp kendisine verince

Neil LaBute’nin “Bash: Latterday

Plays” adlı oyunundan çevrilen

“Üç Oyun (Vurgun)”; sezonun son iki

oyunuyla BitiyatroBisahne’de olacak.

Yönetmenliğini İskender Altın’ın

yaptığı oyunun başrollerini; Laçin

Ceylan, Murat Taşkent, Sefa Tantoğlu

ve Ezgi Yağ paylaşıyor. Bir arkadaşa,

bir dosta ya da bir yabancıya ayıkken,

bunalımdayken hatta sarhoşken bile

anlatılamayacak itiraflardan oluşan

“Üç Oyun (Vurgun)”, 11 Mayıs 2016,

Çarşamba saat 20:00’de ve 17 Mayıs

2016, Salı saat 20:00’de BitiyatroBisahne’de

gerçekleşecek .

şaşırdı, çünkü tespihin

uçlarında iki tane lale

vardı. Mehmet Bey,

‘kızım bana iki lale de

vermişti’ diyerek ağlamaya

başladı. Sonra bana

sarıldı, ben de üzüldüm,

çok ağladım. Taziye

evinden çıkarken kendisine,

bu romanı yazmış

olsam, romana buradan

başlamayı isteyeceğimi

ilettim. Acı azalmaz ama

aradan zaman geçti ve beni ziyaret

ettiğinde romanı yazmak istediğimi

söyledim.”

Aslan ailesinin onay vermesinin

ardından romanı kaleme almaya

başladığını belirten Kabahasanoğlu,

bir yıl boyunca Özgecan’ın ailesi,

arkadaşları ve öğretmenleriyle birebir

görüşmeler yaparak, genç kızın

anılarını ve yaşantısını derlediğini

anlattı.

Kabahasanoğlu, “Çarşamba Perisi

Özgecan” isminin de genç kızın

günlüğünden geldiğini ifade ederek,

“Çarşamba günü, Azericede ‘ateş

günü’ anlamına geliyor. Rahmetli

kızımız da kendi günlüğünü yazarken,

Çarşamba Perisi mi? olsun, Ateş

Günü Perisi mi? olsun diye tereddüt

ediyor ama ilk düşündüğü için

Çarşamba Perisi adını koyuyor. Ben

de oradan yola çıkaran romana bu

adı verdim. Hem onun yazdıklarının

bir nevi devamıymış gibi hem de

kızımız rahmetli olduğunda göklere

yükselen bir periymiş gibi.” dedi.

“Dünyanın en büyük psikologu

olmak istiyorum”

Kitabın, yaşanan acı sürecin

birebir aynısı olarak kurgulanmadığını

kaydeden Kabahasanoğlu, “Bu

bir acının, toplumda büyük bir infial

uyandıran olayın romanı ama biz romanı

baştan sonra bu kurguyla kurgulamadık.

Ailenin

Elazığ’dan

kente gelişinden

başladık çünkü

dede, Elazığ’daki

bir madende

elektrik işçisi.

Emekli olduktan

sonra Mersin’e

yerleşiyor. Hatta

önce İzmir mi

İstanbul mu

olsun diye

düşünüyor ama

Mersin’i seçiyor.

Böylelikle bütün

ÜÇ SILAHŞÖRLER BALESI

SON KEZ SAHNEDE

ailenin kaderi o şekilde değişmiş

oluyor.” diye konuştu.

Kabahasanoğlu, yaptığı araştırma

ve incelemelerden sonra

Özgecan Aslan’ın kişiliğiyle ilgili de

fikirler edindiğini belirterek, şunları

kaydetti:

“Özgecan, sessiz ve sakin bir insan.

Ev işlerini genelde ablası Beste,

annesi ve babaannesi yapıyor. Çok

fazla kitap okuyor, tam bir ‘kitap

kurdu’ kendisi. Her zaman psikolog

olmayı istiyor. Lisede turizm öğrencisi

ama servis elemanı olmak istemiyor.

Hatta duvarında ‘dünyanın en

büyük psikologu olmak istiyorum’

şeklinde notlar var.

Evinde öğretmenlerinden

ücretsiz

ders alıyor, böylece

psikoloji bölümünü

kazanıyor. Psikoloji

konusunda iyi tahliller

yapan, o tarz

romanlar okuyan ve

kendi notları olan

bir genç kızımız.

Kendini zamanla

geliştiren, hayalleri

olan, İstanbul’a giderek,

bir iş kurmak

isteyen biri.”

Efsane dansçıdan hayvansevere bağış

Dünyaca ünlü Danimarkalı Alanya ilçesinde bir yıl önce gazetecilere yaptığı açıklamada, Avcı ise Silas Holst’a, evini

ev alan Holst, yaralı bulduğu

köpeği sosyal medya üzerin-

gördükten sonra Tülay Avcı ile teşekkür etti. Holst’un kendi-

Alanya’da sokakta köpekleri ve köpeklerini ziyaret ettiği için

dansçı Silas Holst, Alanya’da

bir hayvanseverin baktığı sokak

köpekleri için yarım ton Holst, kendisine yardım sözü için Danimarka’da yardım kam-

Danimarka’nın çok ünlü bir ismi.

den tanıştığı Tülin Avcı ile tedavi tanıştığını söyledi. Avcı ile görüşmesinin

ardından köpekler bulduğunu kaydeden Avcı, “O

sini sosyal medya üzerinden

ettirdi. Avcı ile diyaloğu artan

mama yardımında bulundu. verdi. Danimarka’dan başlattığı

yardım Holst, “Danimarka’da onun için da destek sözü verdi. Özellikle

panyasına giriştiğini dile getiren Bana köpeklerim için her konu-

kampanyasından

elde

edilen gelir

ile Avcı’nın

köpeklerine

yarım ton

mama aldı.

Köpek

mamalarını

Avcı’nın evine

getiren Holst

köpekleri sahiplendirme

ve mama

desteği kampanyası

başlattım.

Sokak köpeklerine

yardım ettiği için

çok harika bir

insan. Biz de bu

konuda ona her

türlü desteği yapacağız.”

dedi.

mama konusunda.

Bu konuda da Danimarka’da

yardım

kampanyası başlattılar.

Bu günkü yardım

da bunun ilk ayağı.

Bundan sonrası

içinde yapacakları

destek için teşekkür

ediyorum.” diye

konuştu.

SON IKI KEZ

SAHNEDE

Kayıp Kelimeler Krallığı

Türk rock müziğinin usta müzisyenleri

Zafer Şanlı (Bas gitar), Gür Akad na rock’tan hard’n heavy slow’a; Gary Cahit Berkay’ın sahne ve stüdyo

hard-rock’tan modern blues-rock’a, are-

Zafer Şanlı, Cem Karaca, Yavuz Çetin,

(Elektro- akustik gitar-vokal), Mert

Topel (Klavye) ve Bilge Candan’ın (Davul)

Moore’lu Colloseum’dan Terry Kath’li

Chicago’ya kadar birçok tarzı, yorumu

kayıtlarıyla tanınıyor. Grubun klavyecisi

Mert Topel, Fenomen, Nemrud ve

bir araya gelmesiyle oluşturdukları ve tonu yansıtıyor. SEKANS4’ün elektro Control Voltage Project çalışmalarıyla

SEKANS4, “Kayıp Kelimeler Krallığı”

adlı albümünü yayınladı. Yavuz&Burç

Plakçılık etiketiyle çıkan albüm, daha

çok estrumanların ön plana çıktığı

parçalardan oluşuyor. Albüm, çağdaş

gitar ve vokali Gür Akad, özellikle rock

camiyasında yüksek hayran kitlesine

sahip, Türk rock müziğinin ikinci kuşak

akımının öncülerinden birisi olarak

tanınırken, grubun usta bas gitarcısı

müzik dünyasına başarılı imzalar attı.

Vurmalı çalgılarda ustalığıyla tanınan

Bilge Candan ise topluluğun sağlam altyapısını

oluşturan davuluyla albümde

yer alıyor.

Alexander Dumas’nın ölümsüz

eserinden Giuseppe Verdi’nin

müzikleri ile bale sahnesine aktarılan

“Üç Silahşörler”in müzik düzenlemesi

Bujor Hoinic tarafından yapıldı. Eserin

libretto ve koreografisi Armağan

Davran ve Volkan Ersoy’a ait. Hoinic’in

orkestra yönetimini de üstlendiği

yapıtın dekoru Nihat Kahraman,

kostümleri Nursun Ünlü ve ışık

tasarımı ise Fuat Gök imzasını taşıyor.

Tarihsel romanları ve oyunlarıyla ün

Hazırlayan Sema SEZEN

kazanan Dumas’nın yükselişinde en

önemli role sahip olduğu belirtilen

“Üç Silahşörler” adlı eserin konusu, 16.

yüzyıl Fransa’sında geçiyor. Kardinal

Richelieu XIII. Louis dönemindeki

Athos, Porthos, Aramis, D’artagnan

isimli 4 gözü pek şövalyenin maceralarının

anlatıldığı “Üç Silahşörler”,

yazıldığı dönemden bugüne kadar

değerinden hiçbir şey yitirmedi. Üç

Silahşörlerin bu sezonki son temsilinde

“D’artagnan” rolünde Cankat

Kültür-Sanat

ÖZGECAN ASLAN’IN

HAYATI ROMAN OLDU

Mersin’in Tarsus ilçesinde öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın babasının gördüğü bir rüya, 20

yaşında hayattan koparılan genç kızın günlüğüne verdiği “Çarşamba Perisi” adıyla romana dönüştürüldü.

TÜRK ROCK’ININ USTA MÜZISYENLERINDEN:

Antalya Devlet Opera ve Balesi

(ANTDOB), sanatseverler

tarafından uzun süre ayakta

alkışlanan “Üç Silahşörler”

balesini, bu sezon son kez 7

Mayıs’ta sahneleyecek.

Özer, “Athos” rolünde Yağızhan Danış,

“Porthos” rolünde Umut Çaltekin,

“Aramis” rolünde Burak Özbek, “Constanze”

rolünde Sülün Duyulur, “Lord

Buckingham” rolünde Tolga Burçak,

“Milady” rolünde Iaroslova Volkova,

“Kraliçe” rolünde Esra Taner ve

“Rochefort” rolünde ise Evren İskender

sahne alıyor. Bale, bu sezon son kez 7

Mayıs Cumartesi günü saat 15.00’de

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde

izlenebilecek.

haber@yenibirlikgazetesi.com

Şimdilerde ‘dosyalar’ savaşı var ya.

Okumaya takip etmeye çalıştım.

Ama bolca laf salatalı, olanla,

olduğu düşünülen ve olması beklenen ve

umulan harmanlanmış. Olanların doğru

olması sanki diğerlerinin

doğru olacağı izlenimini

vermek için anlatılmış.

Türkiye’de birşey

basına intikal etmişse ya

hiç bir özelliği kalmamıştır

ya da maniple

ediliyordur. Kimse

doğru veya değil bir

dosyayı basına öylesine

vermez.

Bu tartışma bana

çok genç bir muhabirken,

bulunduğum

ortamda yaşandığı için

tanık olduğum ünlü

“Mit raporu”nu hatırlattı.

Söz Gazetesi’ni

kimileri hatırlar. Sadece 108 gün çıkmıştı.

Çıkışı bir olaydı. Kapanışı sessizce oldu.

İki sahibi vardı. Biri

Ünlü Nokta Dergisi’nin

sahibi Ercan Arıklı,

diğeri İstanbul piyasasına

tusunami gibi

giren Sabah’ın sahibi

Dinç Bilgin.

İlk Genel Yayın

Yönetmeni Umur Talu.

Yazı işlerinde Rahmetli

Deniz abi, Deniz Som,

Mehmet Yaşin. Kültür

Servisinin başında

Murathan Mungan.

Ekonomi Servisi’nde

Mustafa Sönmez.

Hani tarihi gerçeklere dayanan bir

filmin sonunda filmde anlatılan kişiler

şimdi ne durumda diye bir bölüm vardır.

Ben de yazımla ilgili böyle bir bölüm

koymak istedim.

Ercan Arıklı: Bir trafik kazasına kurban

gitti. Kaybettik.

Dinç Bilgin: Basın imparatorluğunu

kaybetti.

Umur Talu: Habertürk Gazetesi’nde

yazarlığa devam ediyor.

Deniz Som: Kaybettik.

Mehmet Yaşin: Gazeteciliğe devam

ediyor. Gurme oldu.

Murathan Mungan: Hatırladığım

kadarıyla bir daha gazetede çalışmadı.

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

108 günlük tarih

Şimdi, kim, nerede?

5

Sayfaları Salih Memecan çiziyor. Ayşenur

abla, Ayşenur Aslan köşe yazıyor. Can

Dündar Ankara büroda muhabir. Yazarlar

arasında Atila İlhan bile var. Hatta

hep gittiği kafeden ben onu alıp Ercan

Bey’e getirmişim. Zamanının

ve şimdinin en ünlü gazetecilerinden

oluşan yıldızlar

karması yani. Ben ise ilk kez

kadro olmuş sümüklü gece

muhabiriyim.

İlk günkü manşet

Tahran’da basılan

ABD

Büyükelçiliği’nden çıkan

belgeler. Yanlış hatırlamıyorsam

Can Dündar imzalı.

İlk günkü sayının prova

baskısından geldiğinde bir

de baktık ki, Zafer Mutlu,

Selahattin Duman, Dinç

bey ve Ercan Bey hışımla gazete salonuna

girdi. Belli ki gazeteyi beğenmemişlerdi.

Ya da Umur Talu’yu ‘yemek’ için

bahane arıyorlardı. Belki

Umur abi işin içeriğini

daha net anlatır.

Neyse, o gece daha

gazetenin şehir baskıları

gelmeden yönetici

ekip istifa etmişti bile.

Zafer Mutlu ve ekibi

o günlerde yeni yeni

gördüğümüz ve sayısı

çok sınırlı olan bilgisayarların

başına oturdular ve

gazeteyi yıktılar.

Zaten gazete 108 gün

dayanabildi. Ve kapandı.

Haluk Abi ve ünlü MİT Raporu

Ercan Bey hepimizi bir anda kapının

önüne koymadı. Çekirdek

bir grubu “Ola ki dergi çıkartırım”

düşüncesiyle elinde tuttu. Biz 3 ay

daha maaş aldık. Ama yapacak

bir işimiz olmadığı için gazetede

buluşup, sonra okey oynuyor veya

balık tutuyorduk.

Çekirdek grubumuzda

bir de Haluk

abi vardı. Haluk

Akter. MİT’ten

emekliydi. Galiba

Ercan bey, Kadınca

veya Erkekçe’yi çıkartırken

bir takım

yardımları olmuştu.

Emekli olduktan

sonra Haluk Abi’yi

yanına almıştı.

Gazetenin son

günlerinde şaka ile karışık Haluk

abiye takılırdık. “Bir MİT dosyası

versene. Belki trajımız artar” diye.

O da aynı şekilde şakayla karşılık

verirdi. “Oğlum, beni sürdürecek

misiniz?” diye. Arabam ve dahi

ehliyetim olmadığı için evlerimizin

yakın olduğu Haluk abi beni bırakıyordu.

Bir gün Avrupa’dan Asya’ya

geçerken birinci köprünün

tam girişinde Haluk abi aşağıdaki

Ortaköy kömür depolarını işaret

Eski Dostlar adlı şarkının bestekarı

Gültekin Çeki 89 yaşında hayatını

kaybetti.

Türk sanat müziği bestekarı Gültekin

Çeki (89), Antalya’da yaşamını

yitirdi. Gültekin Çeki, Muratpaşa ilçesi

Meltem Mahallesi’ndeki evinde, dün

sabah saatlerinde hayatını kaybetti.

Bir dönem Antalyaspor’un Genel

Sekreterliği görevini de yürüten

Çeki’nin cenazesi, bugün kulübün

tesislerine getirilecek ve burada tören

düzenlenecek.

Çeki’nin cenazesi, Muratpaşa Camisi’nde

kılınacak namazın ardından Andızlı

Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Antalya’da 1927 yılında dünyaya

Alican DEĞER

+ ARTI

KULİS

‘Eski Dostlar’ bestecisi

yaşamını yitirdi

adeger@yenibirlikgazetesi.com

ederek “12 Eylül öncesi buraya ne

silah indirmiştik” deyiverdi.

Ben de sordum, “ Ya abi, sen

MİT’tin devlet niye gizlice silah

indirir ki?” Gülümsedi cevap

vermedi. Belli ki o dönem darbeye

zemin hazırlama günleriydi ve

birileri iç çatışmayı kızıştırmak

istiyordu.

Haluk Abi’nin aynı

dönemde çalıştığı bir

de arkadaşı vardı.O

da teşkilattan ayrılmıştı.

Onu bir gün

telefonla aradı. Laf

arasında ona bir MİT

raporunu soruyordu.

O da arkadaşıyla

konuştuğunu

düşünüp, “Evet vardı

galiba. Hatırlıyorum”

demişti.

Haluk Abi kandırılmıştı.

Arkadaşı, Doğu Perinçek’in sahibi

olduğu o dönemin ünlü 2000’e

Doğru Dergisi’ne çalışıyordu. Bir

gazeteci arkadaşımız MİT raporuna

“Ulaşmış” dergiye yazmıştı.

Ancak dergi emin olabilmek için

bir teyit daha istiyordu. Teyit eden

ise Haluk Abi olmuştu.

İşte ünlü MİT raporu böyle

yayınlanabildi.

Edebiyatımızın en önemli isimlerinden.

Mustafa Sönmez: Gazeteciliğe devam

ediyor.

Salih Memecan: Zaten ünlü bir çizerdi,

hala ünlü bir çizer.

Ayşenur Aslan: Yıllarca çok önemli

haber merkezlerini yönetti. Gazeteciliğe

devam ediyor.

Can Dündar: Cumhuriyet Gazetesi

Genel Yayın Yönetmeni, casusluk sanığı.

MİT Raporunu yazan gazeteci arkadaşımız:

Başka bir ülkeye taşındı.

Doğu Perinçek: Bildiğiniz gibi

Haluk Akter: Bodrum’da evinde

öldürüldü.

Ben: Anılarını yazacak yaşa geldi.

gelen Çeki, “Eski Dostlar”, “Ne geçen

günleri yad et ne de atilere kan”, “Kara

gözlüm efkarlanma gül gayri”, “Gece

sessiz ve karanlık yine her şey uyumuş”

gibi eserlerin bestelerin sahibiydi.

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü,

Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu ile

Kayak Federasyonunun 2. Başkanlığı,

Gençlik ve Spor Bakanlığı Müşavirliği

yapan Çeki, Türkiye Olimpiyat Komitesi,

Türkiye Futbol Adamları Derneği,

Türk Spor Vakfı ve Olimpiyat Derneğinin

de kurucu üyeliğini yapmıştı.


65 MAYIS 2016 PERŞEMBE Ekonomi haber@yenibirlikgazetesi.com

Türk turizminin yeni

“Dubrovnik seferleri

yeni hikayelerin

başlangıcı olacak”

Türk Hava Yolları (THY), 10 Mayıs’ta

başlaması planlanan İstanbul-Dubrovnik

seferleriyle Balkanlar’daki bir noktayı daha Türkiye

ile bağlayacak. Dubrovnik Belediye Başkanı

Andro Vlahusic, AA muhabirine İstanbul-Dubrovnik

seferlerinin başlamasına sayılı günler kala,

THY’nin bu yeni uçuş noktasının iki ülke ilişkilerine

yapacağı etkiyi değerlendi. Hırvatistan’ın

Dubrovnik

Belediye Başkanı

Vlahusic: “THY’nin

İstanbul-Dubrovnik

seferleri, asırlar

boyunca ilişkilerini

sürdüren İstanbul

ile Dubrovnik

ve Türkiye ile

Hırvatistan için

yazılacak yeni

hikayelerin

başlangıcı olacak”

coğrafi olarak Akdeniz ile

Güneydoğu Avrupa arasında

bulunan bir AB üyesi olduğunu

anımsatan Vlahusic,

THY’nin Dubrovnik seferleriyle

Türkiye’nin bu güzergah

üzerinden de AB ile bağ

kurmuş olacağını kaydetti.

Vlahusic, Türkiye ile

turizm, kültür ve siyaset

anlamında iyi ilişkilerin yanı

sıra dostluk bağlarının da

bulunduğuna işaret ederek,

“THY’nin İstanbul-Dubrovnik

seferleri, asırlar boyunca

ilişkilerini sürdüren İstanbul ile Dubrovnik ve Türkiye

ile Hırvatistan için yazılacak yeni hikayelerin

başlangıcı olacak.” şeklinde konuştu.

AHMET DAVUTOĞLU’NA DAVET

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dubrovnik

şehrini iyi tanıdığını ve Türkiye’nin Balkan

ülkeleriyle ilişkilerini iyi değerlendirdiğini aktaran

Vlahusic, “Başbakan Davutoğlu’na bir mektup

yazdım. İlk Dubrovnik seferiyle buraya gelir mi

bilemiyorum ancak kendisini mutlaka şehrimize

bekliyoruz.” dedi. Hırvatistan’ın, AB üyesi olmasıyla

birlikte Türk vatandaşlarına vize uygulamaya

başlamasını ve bunun ikili ilişkilere etkisini

değerlendiren Vlahusic, şunları kaydetti: “Vize ile

ilgili kararları genellikle Brüksel alır. AB ile Türkiye

arasında yapılan anlaşma, sığınmacı krizinin

çözümüne yöneliktir. Dolayısıyla bu aşamada iki

ülke arasında doğrudan bir vize kararı olmayacak.

AB’nin kararları doğrultusunda hareket edilecek.”

Türk yatırımcılarla da son derece iyi ilişkilere sahip

olduklarını belirten Vlahusic, Türk sermayeli bir

firmanın Adriyatik kıyısındaki Gruz’da gelecek yıl

büyük bir liman inşa edeceğini kaydetti.

“TURISTLER ADRIYATIK KIYILARINI

ZIYARET ETME ŞANSI BULACAK”

Dubrovnik Havalimanı Müdürü Roko Tolic de

53 havayolu şirketiyle işbirliği içinde olduklarını

belirterek, 10 Mayıs’ta başlayacak İstanbul-Dubrovnik

seferleriyle çok sayıda turistin Adriyatik

kıyılarını ziyaret etme şans ı bulacağını söyledi.

THY ile yapılacak işbirliğinden memnuniyet

duyduklarını kaydeden Tolic, “Rezervasyonların

büyük bir çoğunluğunun Japonya ve Güney Kore

gibi ülkelerden olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda,

bu seferlerin Asya ile Avrupa’yı

birbirine bağlayacağımızı söyleyebiliriz.” dedi.

Tolic, Dubrovnik’in sahip olduğu kültür ve

mutfak zenginliğiyle yılın 12 ayında da ziyaret

edilebilecek bir şehir olduğunu ifade ederek, THY

ile yapılan işbirliğiyle Dubrovnik’in dünyaya

açılan bir kapı haline geldiğini kaydetti. THY’nin

her zaman uygun fiyat politikası doğrultusunda

hareket ettiğini söyleyen Tolic, “Bu işbirliğinin

hem yolcular hem de firmalar üzerinde son derece

olumlu etkiler bırakacağını düşünüyorum.” şeklinde

konuştu. Dünyanın en gözde turistik destinasyonlarından

biri olan Dubrovnik,

başkent Zagreb’in ardından THY’nin Hırvatistan’daki

ikinci uçuş noktası olacak.

mekanı “BOZTEPE”

Karadeniz’in gözde

mekanlarından Ordu Boztepe’ye

çıkan yerli ve yabancı turistler,

şehri ve Karadeniz’i kuş bakışı

izlemenin keyfini yaşıyor

Ordu’nun önemli turizm mekanlarının

başında gelen Boztepe, ziyaretçilerine

şehri ve Karadeniz’i kuş bakışı izlemenin

keyfini yaşatıyor.

Denizden yaklaşık 500 metre yükseklikteki

Boztepe, her yıl binlerce yerli ve yabancı

turistin uğrak yerleri arasında. Birçok ilden

turların da düzenlendiği Boztepe’de, belediye

tarafından yaklaşık üç yıl önce inşa edilen

teleferik, turistlerin ilgisini adeta ikiye katladı.

Doğu Karadeniz’de baharın gelmesi ve hafta

sonunu fırsat bilen yüzlerce kişi, Boztepe’ye

çıkarak deniz ve yeşilin buluştuğu Ordu’yu

izlemenin tadını çıkardı.

Birçok turist teleferikle çıktıları Boztepe’de

alışveriş yaparken, bazıları ise hem yemek

yiyerek vakit geçirdi hem de fotoğraf çektirdi.

Boztepe’yi ziyaret edenlerden Çınar Kurt,

yaptığı açıklamada, Ordu’ya İstanbul’dan

geldiğini ve ilk defa Boztepe’ye çıkma şansı

bulduğunu belirterek, “Daha önce böyle bir

ULUDAĞ

Kayak ve kış turizmi sezonunun çoktan kapandığı Uludağ’da,

yılın her döneminde bölgeye ilgi gösteren ve günübirlik turlarla

gelen Arap turistlerden dolayı ilkbaharda da yoğunluk yaşanıyor

manzara görmemiştim. Boztepe’den Ordu’yu

izlemek çok keyifli. Burada doyumsuz bir manzara

var. Herkese yılda en az bir kere de olsa

Boztepe’ye çıkmalarını tavsiye ederim” dedi.

Boztepe’ye tur otobüsüyle gelen

Günce Yıldız ise İzmir’den geldiklerini ifade

ederek, “Ordu Boztepe Türkiye’de görülmesi

gereken mekanların başında geliyor. Daha

önce birçok sefer buranın adını duymuştuk

ancak Boztepe’ye çıkmak bugüne nasipmiş.

Hepimiz çok beğendik” diye konuştu.

Arap turistlerin

vazgeçimezi

Türkiye’de kış turizminin önemli

merkezlerinden Uludağ, az miktarda

kar olmasına ve kayak sezonunun

kapanmasına rağmen özellikle Arap

turistlerden büyük ilgi görüyor.

Günübirlik turlarla Bursa’ya gelen

Arap turistlerin çoğu, kayak ve kış turizmi

sezonu kapanmasına karşın Uludağ’ın

doğal güzelliklerini görmeyi ihmal etmiyor.

Özellikle hafta sonlarında bölgeyi tercih

eden gruplar, hafta içi de Uludağ’ı kiraladıkları

ATV adlı araçlarla veya yaya olarak

gezip, açık olan az sayıdaki kafeteryada

dinleniyor, bol bol öz çekim yapıyor.

“Oteller bölgesi”nin hemen hemen hiç

kar bulunmayan yollarında temiz hava

ve bol oksijenin keyfini yaşayan turistler,

Cehennem Pisti’nde yaklaşık

5 santimetre karın üzerinde

kızakla kayıyor, telesiyeje

biniyor. Güney Marmara

Turistik Otelciler ve İşletmeciler

Birliği Başkanı Haluk

Beceren, yaptığı açıklamada,

Arap turistlerin yılın her döneminde

bölgeye geldiğini

ve bu durumun turizmcileri

çok memnun ettiğini söyledi.

Arapların, oteller kapalı olduğu dönemde

bile günübirlik turlarla Uludağ’a geldiğini

belirten Beceren, şunları kaydetti:

“Şu anda otellerimiz kapalı. Sadece

teleferik ve telesiyej hizmetleri vermemize

rağmen Arap ülkelerinden ve Afrika’dan gelen

turistler özellikle İstanbul’dan

ve Bursa merkezden günübirlik

turlarla Uludağ’ı ziyaret ediyor.

Bol oksijen alıp manzaranın tadını

çıkarıyorlar. Bursa’yı gezmeye

gelen Arap turistlerin yüzde 90’ı

mutlaka Uludağ’a çıkıyor.”

“MANZARANIN TADINI

ÇIKARIYORUZ”

Turistlerden Lübnanlı Kerim

Abdullah ise İstanbul ve Bursa’yı

gezmek için Türkiye’ye geldiğini

anlattı. Bursa kent merkezindeki gezisinin

ardından Uludağ’a çıktığını dile getiren

Abdullah, “Fazla kar yok ama Uludağ’ın

manzarası ve havası bile

gelmek için yeterli.” dedi.

Katarlı Attab Seyyid de

ülkesinin havasının hem

çok sıcak olduğunu hem

de hiç kar yağmadığını

ifade etti. Eşiyle son 5

yıldır ocak-nisan ayları

arasında Uludağ’da

tatil yaptıklarını aktaran

Seyyid, “Uludağ çok serin,

Bursa da çok güzel. Şu anda kayak yapamamamıza

rağmen en azından telesiyeje

binerek manzaranın tadını çıkarıyoruz.

Türkiye, ülkemize göre çok gelişmiş bir

ülke. Bu nedenle önümüzdeki senelerde de

bu güzel ülkeye gelmeye devam edeceğiz.”

diye konuştu. n BATUHAN ATİK

Öte yandan Boztepe’deki tesis işletmecilerinden

Necat Avcı, sezonu açtıklarını, baharla

Boztepe’ye gelen turist sayısında artış yaşandığını

söyledi. Türkiye’nin her tarafından

Boztepe’ye gelen ziyaretçi sayısında her geçen

yıl artış yaşandığını belirten Avcı, “Boztepe

Karadeniz’in yeni gözde yerlerinden biri artık.

Manzarası, havası ve teleferiğiyle Boztepe’ye

ilgi oldukça fazla. Buraya çıkan insanlar

özellikle manzara karşısında büyüleniyor.

Turistler hem yeşili hem de denizi aynı anda

izlemenin keyfini yaşıyor” dedi.

“BOZTEPE ILE ILGILI YENI

DÜZENLEMELER OLACAK”

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver

Yılmaz da Boztepe ile ilgili yeni düzenlemeler

olacağını dile getirerek, “Boztepe’ye yapacağımız

yeni çalışmalarla buranın cazibesini daha

da artırmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.

Boztepe’ye çıkan turistlerin sadece birkaç

Uludağ’a 5 ayda

31 BIN ARAP

TURIST ÇIKTI

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine

göre, geçen yıl mayıs-eylül dönemini

kapsayan 5 aylık süreçte Bursa’ya 35 bin

civarında Arap turist geldi.

Çoğunluğu Kuveytli, Katarlı, Suudi

Arabistanlı ve Suriyelilerden oluşan Arap

turistlerden yaklaşık 31 bini gerek teleferikle

gerekse de turlar aracılığıyla karayolunu

kullanarak Uludağ’a çıktı. Turistlerin

büyük bölümü bu dönemde günübirlik

ziyaretçi olarak Uludağ’da vakit geçirdi.

Bursa’ya gelen yabancı turistlerin yüzde

35’ini oluşturan Arap turistlerin yarısının

Uludağ’ı ilkbahar ve yaz aylarında, yüzde

40’ı kış mevsiminde, yüzde 10’u da sonbaharda

ziyaret ettiği bildirildi. İl Kültür

ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri, bu yıl

Bursa’ya gelecek Arap turist sayısında

artış beklediklerini belirtti.

Kuşadası’ndan gelen “Celebrity Reflection” adlı gemide

çoğunluğu İngiliz, ABD ve Kanada uyruklu 3 bin 63

yolcu ve bin 233 gemi personeli bulunuyor.

Mısır’dan ilçeye gelen “Main Schiff 2” adlı gemide ise

çoğunluğu Alman uyruklu bin 880 yolcu ile 817 personel

yer alıyor. Gemiden inen yolcular, gümrük işlemlerinin

ardından barlar sokağında gezdi, hediyelik eşya satan

Gülay YÜCEL

ARTI +SEYAHAT

gyucel@yenibirlikgazetesi.com

saat vakit geçirebildiklerini kaydeden

Yılmaz, “Buraya çıkanların nasıl daha

fazla vakit geçirmelerini sağlarız, bunun

planlaması içerisindeyiz. Buraya çıkacak

turist birkaç saat değil, sabahtan akşama

kadar kalmalı. Bizim de amacımız Boztepe’yi

daha cazip hale getirmek. Bu yönde çalışmalarımız

sürüyor” diye konuştu.

Yılmaz, Boztepe’ye yapılan 5 yıldızlı

otelin yöreye katkı sağlayacağına inandığını

vurgulayarak, “Belediye olarak Boztepe’ye

çok önem veriyoruz. Çalışmalara önümüzdeki

dönemde hız vereceğiz” dedi.

DALAMAN

TERMAL

TURiZME HAZIR

Muğla’nın Dalaman ilçesinde yıl boyu 28

derece sıcaklıkta doğal olarak çıkan kükürtlü

suyun turizme kazandırılması için hazırlanan proje

kapsamında çalışmalara başlandı. Kapukargın

Mahallesi’nde suyun çıktığı 42 dönümlük alanda

Dalaman Belediyesi tarafından 2 milyon lira bedelle

hazırlanan “Termal Su Kaynağı Projesi” kapsamında

12 ay termal turizm yapılacak. Muğla Büyükşehir

Belediyesinden 10 yıllığına kiralanan alanda iş

makineleriyle yeni yollar açılırken, sezona yetiştirmek

amacıyla kükürt gölünün çevresinde altyapı

çalışmalarına hız verildi.

Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz,

yaptığı açıklamada, amaçlarının Dalaman’da

turizmi 12 aya yaymak olduğunu söyledi. Kükürtlü

suyun daha önce atıl durumda olduğunu anlatan

Şaşmaz, proje tamamlandıktan sonra bölge ekonomisine

önemli katkılar sağlanacağını belirtti.

“EŞI AZ BULUNUR MINERAL

DEĞERINE SAHIP”

Şaşmaz, maliyeti 2 milyon lira olan projenin 600

bin lirasının Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından

karşılandığını kaydetti. Proje kapsamında 2 giriş

kontrol ünitesi yapılacağını dile getiren Şaşmaz,

alanda piknik masaları, yağmur barınakları,

tuvaletler, soyunma kabinleri, duşlar, kır lokantası,

çocuk oyun parkı, mini spor tesisleri, otopark, doğal

havuzlar, 30 bungalov, çamur havuzu, bir yarı olimpik

kapalı yüzme havuzu, yürüyüş yolları ve doğal

gezinti köprüleri yer alacağını bildirdi.

Kükürt suyunun zengin mineral yapıya sahip

olduğuna dikkati çeken Şaşmaz, şöyle konuştu:

“Suyumuz yıl boyu 28 derece ve doğal olarak

çıkıyor. Mineral değerleri dünyada eşi benzeri az

bulunan düzeyde. İçinde 16 minerali barındırıyor ve

sedef hastalığının tedavisi yapılabiliyor. Tescillenmesine

rağmen bugüne kadar değerlendirmiş değildik.

Güzellik iksiri diye bilinen çamur da suyun çıkmasıyla

doğal olarak oluşuyor. Bu nedenle yaz, kış kaplıcaya

girmek isteyenler buraya gelecek ve bölgemize

büyük bir ivme kazandıracak.”

Bodrum’a iki kruvaziyerle 4 bin 943 yolcu geldi

319 metre uzunluğundaki

“Celebrity Reflection” ve

264 metre uzunluğundaki

“Main Schiff 2” adlı yolcu

gemileri, Bodrum Gemi

Yanaşma İskelesine

yanaştırıldı.

mağazalardan alışveriş yaptı.

Bazıları turistler de Paşatarlası plajında güneşlenerek

Bodrum Kalesini izledi. Bodrum Kalesi, Antik Tiyatro

ve Myndos Kapısı gibi tarihi bölgeleri de ziyaret eden

turistler, Bodrum’un mavi kapılı evlerin fotoğrafını çekti.

“Celebrity Reflection” adlı kruvaziyerin, bugüne kadar

ilçeye gelen en büyük yolcu gemisi olduğu bildirildi.


haber@yenibirlikgazetesi.com

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

DOLAR

2,8834

% 1,24

EURO

3,3123

% 1,11

ALTIN

118,91

% 0,89

BORSA

79,383

% -2,08

BIST 100

PETROL l 45.38 BENZİN l 4.41 MOTORİN l 3.64

TANAP’ta aslan payı

Türk müteahhitlerin

Azerbaycan’dan

Avrupa’ya doğalgaz

taşıyacak TANAP

Genel Müdürü Saltuk

Düzyol, kaybedeni

olmayan projede en

büyük payı yüzde 80’e

yakın iş hacmiyle Türk

müteahhitlik sektörünün

aldığını söyledi.

Azerbaycan’dan Avrupa’ya doğalgaz

taşıyacak Trans

Anadolu Doğalgaz Boru

Hattı Projesi (TANAP) Genel Müdürü Saltuk

Düzyol, kaybedeni olmayan projede en

büyük payı yüzde 80’e yakın iş hacmiyle Türk

müteahhitlik sektörünün aldığını söyledi.

Türkiye’nin arz güvenliği açısından

kritik öneme sahip olan TANAP’ta gelinen

son durumu değerlendiren Düzyol, hatın

inşaatında kullanılan boruların yüzde 80’inin

Türkiye’de üretildiğini belirterek, bugüne

kadar 900 kilometre boru sevkiyatının

tamamlandığını vurguladı.

“PETROL FIYATLARINDAKI DÜŞÜŞ

TANAP’A OLUMLU YANSIYOR”

Düzyol, proje kapsamında şu ana

kadar 4,5 milyar dolar değerinde ihalenin

tamamlanıp kontratların imzalandığına işaret

ederek, “Boru hattının Türkiye-Gürcistan

sınırından başlayarak BOTAŞ’a gaz

teslimatının yapılacağı Eskişehir

çıkış noktasına kadar uzanan

56 inç çapındaki ve bin 334

kilometre uzunluğundaki

ilk kısmında 480

kilometrelik

boru kaynağı

tamamlandı.

Proje en çok Türk müteahhitlere ve boru

üreticisi firmalara yaradı. Şu ana kadar

imzalanan 4,5 milyar dolarlık anlaşmalara

bakıldığında, TANAP’ta

aslan payını yüzde 80 iş

hacmiyle Türk üretici ve

müteahhitlerinin aldığını

görebilirsiniz.” ifadelerini

kullandı. Petrol fiyatlarındaki

düşüşün proje üzerindeki

etkilerine de değinen Düzyol,

“Dünya genelinde yaşanan

ekonomik durgunluk

ve petrol ve emtia

fiyatlarındaki

gerileme nedeniyle

pek çok ülkede

petrol-gaz

sektöründe

yatırımların durma noktasına gelmiş olması

projemiz açısından ciddi fırsatlar sunuyor. Biz

yatırım kararı aldığımızda 11,7 milyar dolarlık

tahmini yatırım bedeliyle yola çıkmıştık.

Küresel ekonomideki durgunluk ile petrol

ve emtia fiyatlarındaki düşüş projemize

ciddi maliyet avantajları sağlıyor. Projede

nihai yatırım kararının alındığı tarihteki

yatırım bedeli şu ana kadar 2,5 milyar doların

üzerinde tasarrufla 9,2 milyar dolara geriledi.”

değerlendirmesinde

bulundu.

‘KAYBEDENI

OLMAYAN BIR PROJE’

n TANAP’ın genel ekonomiye çarpan

etkisiyle sağlayacağı yararların altını

çizen Düzyol, “TANAP için imzalanan

gaz taşıma anlaşmasının 15 yıllık süresi

boyunca Türkiye’nin elde edeceği vergi

gelirleri, projenin gerek yatırım dönemi

gerekse işletme dönemi boyunca çok

sayıda küçük ve orta ölçekli sınai ve ticari

işletme için yaratacağı iş hacmi, doğrudan

ve istihdam imkanları bunlardan

sadece birkaçı. TANAP kaybedeni olmayan,

herkesin kazandığı bir proje. Türkiye

kazanıyor, Azerbaycan kazanıyor, Avrupa

Birliği kazanıyor.” diye konuştu.

Ralli’yi gelişen

ülke para

birimleri kazandı

Dolar/TL 2.91’in altına gerilerken gelişmekte

olan ülkeler güçlü duruşu ile değer kazandı.

Öncelikle, Çin ve Hong Kong’ta

borsalar yükselişe geçti ardından, dolar

karşısındaki avro, yen ve sterline karşı % 2’ye

varan artışlar yaşandı, Tayland bahtı %0.5,

Hindistan rupisi %0.3 düştü.

Malezya ringiti ve Güney Kore won’u

sırasıyla %1.4 ve %1.1 değerlendi.

Emtia ihracatçıları Rusya ve Brezilya en büyük

artışı kaydetti.

Brent petroldeki yükselişle, Çin para birimi

yuan değerlendi.

Güney Kore ve Tayvan’da hisse senedi

piyasalarına 7 milyar dolardan fazla giriş oldu.

Meksika esosu,

Endonezya rupisi

karşısında ise yaklaşık

%1 düşüş karşısında

görünümünü koruyan

gelişmekte olan ülkeler

18 yıl aradan sonra

rallide kazanımlar

elde etti ve 23 Mart

haftasında gelişmekte

olan ülke hisse senedi

fonlarına 2.9 milyar

dolar giriş oldu.

Temmuz’dan beri

görülen en büyük

rakamdı.

Evveliyatına dönersek

bu gelişmeler nasıl oldu;

Fed, Aralık 2015 tarihindeki

25 baz puan gösterge faizini

artırmasının ardından,

“kademeli” artış

yaklaşımının sermaye

girişlerinsüreceği

beklentisini artırmasıyla

başlayan süreç sonrası,

gelişmekte olan ülkelerin

para birimlerinin dolar

karşısında güçlenmesi

vepara piyasalarında

fiyatlanma isteği ile 18

yılın zirvesini gördü.

Serpin ALPARSLAN

+ ARTI

EKO

Emtia ihracatçıları

Rusya ve Brezilya

en büyük artışı

kaydetti.

Brent petroldeki

yükselişle, Çin

para birimi yuan

değerlendi.

(TCMB) TL’nin emsal gelişmekte olan ülke

para birimlerine kıyasla pozitif ayrışmasına

neden olduğunu ve beklentilerin Merkez Bankası

tarafından karşılanması ve kamuoyu ile iletişimin

doğru bir biçimde kurulması halinde dolar/TL’nin

2,90-2,85 aralığına gerileyebileceğini tahmin

ediyorum.

salparslan@yenibirlikgazetesi.com

Türkiye'nin ilk sermaye piyasası kuruluşu Yatırım Finansman, 40. yılı ve yeni teknoloji yatırımlarını

Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreni ile kutladı. Törene, Prof. Dr. İlber Ortaylı (sol 2), Borsa İstanbul

Genel Müdür Yardımcısı Çetin Ali Dönmez (solda), Yatırım Finansman Genel Müdürü Şeniz

Yarcan (sağ 2) ve Yatırım Finansman Yönetim Kurulu Başkanı Suat İnce (sağda) katıldı.

Borsa İstanbul’da gong

Yatırım Finansman için çaldı

Türkiye’nin ilk sermaye piyasası

kuruluşu Yatırım Finansman, 40.

yılı ve yeni teknoloji yatırımlarını

Borsa İstanbul’da düzenlenen gong

töreni ile kutladı. Yatırım Finansman’ın

40. yılı ve yeni teknoloji yatırımları

sebebiyle Borsa İstanbul’da

gong töreni düzenlendi.

Borsa İstanbul Genel

Müdür Yardımcısı Çetin Ali Dönmez,

törende yaptığı konuşmada,

Yatırım Finansman’ın, borsanın çok

köklü şirketlerinden birisi olduğunu

söyledi. Şirketin 1980’den önce

kurulduğunu ve bunun ülkede

sürdürülebilirliğin bir göstergesi

olduğunu aktaran Dönmez, “Yatırım

Finansman 40. yılında... Az bir süre

değil, daha nice 40 yıllara...” dedi.

Dönmez, kendisinin de

borsada epey eski olduğunu,

burada exper olarak işe başladığını

dile getirdi. Yatırım Finansman

temsilcilerinin o zaman da borsada

olduğuna dikkati çeken Dönmez,

“Şahsım adına, hemen hemen hiç

sorun yaşamadığımız şirketlerden

biridir. Onlara burada tekrar

teşekkür ediyorum. Şu anda da

Yatırım Finansman, borsamızın

tüm piyasalarına üye, pay piyasası

ve VİOP’ta en fazla işlem yapan ilk

10 üye arasında. Şirketin geçmişini

bilen biri olarak, Yatırım Finansman’dan

ilk 3’e girmesini, piyasalarımıza

daha fazla likidite getirmesini

bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yatırım Finansman Yönetim Kurulu

Başkanı Suat İnce ise 1976 yılında

kurulduklarında borsanın henüz

işleme başlamadığını anımsattı.

O dönemde de girişimci ruhlarıyla

yatırım dünyasına öncülük

ettiklerini dile getiren İnce, “1985’te

borsada ilk gongun çaldığı günden,

bizim için milat sayılan 30 Kasım

2015’e kadar geçen süreçteyse

sektörde her zaman büyüten bir

rol üstlendik. Yatırımcılarımızın,

müşterilerimizin ve borsamızın

büyümesine aracı olduk ve biz de

bu gururla büyüdük.” dedi.

MÜŞTERILERIMIZE

BORÇLUYUZ”

Yatırım Finansman Genel Müdürü

Şeniz Yarcan da “Bugünümüzü

ana ortaklarımıza, ekip arkadaşlarıma,

çözüm ortaklarımıza ve en

önemlisi güvenleriyle bize güç

veren müşterilerimize borçluyuz.”

diye konuştu.

MILLI PIYANGO ÖZELLEŞTIRMESINDE

TARiH BELLi OLDU

Milli

Piyango

ihalesi

için 5

Ağustos’ta

teklif

alınacağı

açıklandı.

Milli Piyango özelleştirmesinde

6 Mayıs’ta ihale ilanına

çıkılacak, 5 Ağustos’ta ise teklifler

alınacak. Açıklama Maliye Bakanı

Naci Ağbal’dan geldi.

Milli Piyango İdaresine ait

şans oyunlarının özelleştirilmesine

ilişkin, Özelleştirme İdaresi

Başkanlığında düzenlediği basın

toplantısında, konuşan Ağbal, lisans

hakkının tekrar ihaleye çıkılarak

özelleştirilmesi konusunda önemli

bir aşamaya geldiklerini söyledi.

Ağbal, sektörün niteliği gereği

özelleştirme sonrası dönemde güven

ve şeffaflık ilkesinin her aşamada

korunmasının kendi açılarından

son derece önemli olduğuna dikkati

çekti. Milli Piyango İdaresinin 6 şans

oyunu düzenlediğini anımsatan

Ağbal, 2015 yılı bilet satış ve diğer

gelirleri toplamının 2,5 milyar lira

olarak gerçekleştiğini söyledi.

Şans oyunlarının 10 yıllık lisans

hakkının verilerek özelleştirilmesi

için gerekli çalışmaları tamamladıklarını

bildiren Ağbal, “6 Mayıs

Cuma günü Milli Piyango İdaresine

ait şans oyunları lisans ihalesinin

ilanına çıkmayı planlıyoruz. Yine

çıkacağımız bu ilana bağlı olarak, 5

Ağustos 2016’da da teklifleri almayı

hedefliyoruz” diye konuştu.

Milli Piyango’nun özelleştirilmesi

Net Holding: Bir önceki

ihalede olduğu gibi

Türkiye’deki şans

oyunları pazarına olan

inancımız aynı şekilde

devam etmektedir.

Özelleştirilme sürecinde

en önemli yatırımcılardan

bir tanesi

olmayı planlıyoruz

Net Holding’ten Milli Piyango İdaresinin

düzenlediği şans oyunlarının

lisans hakkının özelleştirilmesine ilişkin

yapılan açıklamada “Özelleştirilme sürecinde

en önemli yatırımcılardan bir tanesi

olmayı planlıyoruz” denildi.

POZİTİF BİR GELİŞME

Açıklamada, Maliye Bakanı Naci

Ağbal’ın bugün konuyla ilgili açıklama

yaptığı hatırlatılarak, ihale sürecinin hızlı

bir şekilde tekrar gündeme alınmasının

yatırımcılar açısından oldukça pozitif bir

gelişme olarak değerlendirildiği belirtildi.

Şirket olarak bir önceki ihalede

olduğu gibi Türkiye’deki şans oyunları

pazarına olan inançlarının aynı şekilde

devam ettiği kaydedilen açıklamada,

“Özelleştirilme sürecinde en önemli

yatırımcılardan bir tanesi olmayı planlıyoruz.

Yakın bir tarihte, ihaleye ilişkin

bilgi setinin yatırımcılarla paylaşılmasına

istinaden detaylı açıklama şirketimizce siz

değerli kamuoyu ile paylaşılacaktır.”

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek (sol), Bosna Hersek

Başbakanı Denis Zvizdić’le (sağ) Parlamento binasında görüştü.

Büyük potansiyel

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı

Mehmet Şimşek, Türkiye ile Bosna Hersek

arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesi için

büyük bir potansiyel bulunduğunu söyledi.

Ekonomiden

Sorumlu

Başbakan

Yardımcısı

Şimşek, Türkiye

ile Bosna Hersek

arasındaki

ticaret hacminin

geliştirilmesi

için büyük

bir potansiyel

bulunduğunu

söyledi.

Şimşek, Bosna

Hersek’in başkenti

Saraybosna’da bu yıl

7’ncisi düzenlenen

Saraybosna İş

Forumu’nun açılışında

konuştu.

Türkiye’nin Bosna

Hersek ile derin ve

güçlü bağlantıları

olduğuna işaret eden

Şimşek, bu nedenle

Bosna Hersek ve

Balkanlar’da istikrarın

Türkiye açısından

çok önemli olduğunu

vurguladı. Türkiye’nin

AB ülkeleriyle ticaret

hacminin 16,5 milyar dolar civarında olduğuna

işaret eden Şimşek, Türkiye ile Bosna Hersek

arasındaki ticaretin geliştirilmesi için büyük bir

potansiyelin bulunduğunu aktardı.

Şimşek, Bosna Hersek’in tüm Avrupa

pazarları ve Çin yatırımları için üretim üssü

olabileceğini vurgulayarak, “Bu nedenle

Türkiye, Çin ve tüm Balkan ülkeleri

arasında iş birliği için imkan bulunduğunu

düşünüyoruz.” diye konuştu.


85 MAYIS 2016 PERŞEMBE Gündem haber@yenibirlikgazetesi.com

Hoca’nın misyonu

ve politik gerçeklik

Yetmişli yıllarda ortaokul

sıralarındayken hocamız

bu sınıflardan Başbakan,

Cumhurbaşkanı çıkacak derdi.

Lise yıllarında ergenlik çağımızın

sonlarında Vatan kurtarmaya

Sağ cenahta

soyunurduk. Arkadaş

grubumuzun içinde

bu misyonu gerçekleştirecek

geleceğin

büyük adamları olabilecek

mi? O kadar

talihli olabilecek

miyiz diye kendimce

sorgulardım.

Davutoğlu ile

karşılaşmam 1974-

75’lere kadar dayanır.

Cağaloğlu’nda Pınar

dergisinde toplantılara

o zamanki elit muhafazakar

çocukları arasında parıldayan

genci, bir Anadolu-Sultanhamam

esnafı’nın pırıl, pırıl evladı olarak

katılırdı. Devamlı dayak atmak

veya dayak yemekle meşgul olan

sağ grupların o dönemler pek

konuşmaya, düşünmeye vakitleri

olamıyordu. Kavgaya bulaşmayanlar

için öteki her zaman

yabancılaştırılmıştı. Ahmet bey bu

anlamda müstesna sıradışı idi. Bu

kalıpları özgüveni ve birikimiyle

de kırıyordu. Bakıldığında erken

gençliğimde zihnimde müstesna

bir yeri vardı. Yaklaşık 15 yıl sonra

karşılaştığımızda birbirimizi çok

iyi hatırlayacak kadar da belleklerimize

yerleşmiştik.

Subayken, Bilim Sanat’ta

tekrar karşılaştığımızda Milli

Güvenlik Akademisi’nde de

ders veriyordu. Bu onun Devlet

Telakkisi’nin 28 Şubat şartlarına

rağmen askerde karşılığının

olduğunu gösteriyordu. O zaman

anladım ki, misyonunu hiçbir

zaman bırakmamış kararlılığı ile

yürüyordu. Biz o yıllar da Boğaziçi’ni

özel okul olarak görürdük.

İdari bilimler bölümü

bizlerde herhangi bir

çağrışım yapmazdı.

Ahmet bey bu okul,

Mısır ve Malezya’da

kariyerine devam etmişti.

Belki de en önemlisi

Misyonu’nun tecessüm

ettiği yer Bilim Sanat

Vakfını (BSV) kurmuştu.

Bu süreçlerde, en az

onun kadar bilinçli olan

babası, akrabaları ve

saygın sıra arkadaşının

desteğini hep almıştı.

BSV aslında

Hoca’nın kafasında

ki İslam dünyası ve

medeniyetinin profan

dünyaya alternatif paradigma

üretileceği yerdi.

Burada seküler yapıda

üretilemeyen ilim ve irfan

yeniden canlandırılacaktı. 28

Şubat vb nedenlerden eğitimden

çeşitli nedenlerle mahrum edilen

yetenekli gençlere ilgili alanları

da açılıyordu. Zamanla gelişen

atölye çalışmaları, burslarla yurt

dışında okullara gönderilen

gençler burayı önemli bir merkez

haline getiriyordu. Gerçi tüm kapalı

yapıların kurucu unsurlarının

biz ve ötekiler ayrıcalığı buraya

da yerleşmişti. Ancak bu bile bu

yapıya gölge düşüremiyordu.

2002’de Anadolu muhafazakar

hareketi’nin ANAP ve

RP’den sonra vücut bulduğu

AK Parti kurulmuştu. Parti’nin

merkezi RP’sinin başarılı belediye

yöneticileri, ilgili bürokratlar ve

eski merkez sağ politikacılardan

oluşuyordu. 11 Eylül yeni olmuş

ABD Irak’a müdahaleye hazırlanıyordu.

Uluslararası ilişkileri iyi

bilen milli yorumlayan, güvenilir

aileden birine ihtiyaç vardı.

Burada ilk yanlış yapıldı ve

Ahmet hoca BSV’dan dolaylı

da olsa koparıldı. Bu kopuş, sırf

olgunlaşmakta olan BSV’nın

misyonuna zarar vermedi, burada

yetişen İslam dünyasının önemli

entelektüel adaylarını çok da iyi

tanımadıkları günlük politik sörflerinin

içine çekerek misyonlarını

bitirdi.

Ahmet bey’in işi bir miktar

daha kolayca gitti, zira politikanın

acımasız rekabetçileri kendilerine

henüz Hoca’yı rakip göremiyorlardı.

Hoca’nın danışmanlığının

A.Tarık ÇELENK

+ ARTI

PARANTEZ

BSV aslında

Hoca’nın kafasında

ki İslam

dünyası ve

medeniyetinin

profan dünyaya

alternatif paradigma

üretileceği

yerdi.

Burada seküler

yapıda üretilemeyen

ilim ve

irfan yeniden

canlandırılacaktı.

etkisi; ABD askerine izin verilmemesi

AB, Suriye ve Yunanistan,

İran ile ezber bozan ilişkiler,

uzlaşmayanların arabuluculuğu

vb konularda ilk olumlu etkilerini

hemen gösterdi.

Türk Sağı’nın

belki yıllardır hayalin/fantazilerini

tcelenk@yenibirlikgazetesi.com

kurduğu sloganlardan

bir adım öte

indiremediği konuları,

Hoca teorik

modellemeleri ile

soğuk savaş modeli

geleneksel politikalarımızın

bir adım

önüne geçmişti.

Stratejik derinlik,

sıfır sorun ve ritmik

diplomasi bu başarılar

ardından referans gösterdiği

veya ürettiği tanımlamalardı. Konulan

modelin dinamik değişkenlere

karşı bir bağışıklığının olmaması

, sivil topluma kapalı olması,

ekonomik iş birlikteliği bileşenin

olmaması, emperyal vizyonunun

eksik olması (Bahreyn de ki Şiilerin

dışlanması) gibi eksiklikleri

mevcuttu. Ama herşeye rağmen

bu model Hoca’nın tabiri ile

soğuk savaş koşullarının işlediği

alanlarda ve kendi danışmanlığı

süresince işlemişti.

Ahmet beyin bakanlığa gelmesi

ve ardından Arap Baharı’nın

başlamasını aynı zeminde

ancak iki farklı açıdan yönetimsel

(işletme) ve teoriksel (modeline

ilişkin) incelemek gerekir. Öncelikle

risk tanımadan geçen akademik

bir hayatı yaşayan birinin iyi bir

işletme yönetebileceği, zamanı

verimli kullanabileceği ve yetkilendirmeyi

yapabileceği konusunda

hep tereddüttüm olmuştur. Ayrı bir

sorun da devlet işlerinde danışman

olarak tanımlanan akademik

kariyer odaklı gençlerin, devlet kademelerinde

yeteri kadar çalışma

fırsatı bulamadıkları ve

sahayı tecrübelerinin

olmamasından dolayı,

danışılmaktan ziyade

Hocayı ancak tercihleri

doğrultusunda asiste

edebildikleri gerçeğidir.

Arap Baharı’nın

etkileri ve muhtemel

sonuçlarını görmek

Hoca gibi değerli

bir entelektüelin ve

oluşturmaya çalıştığı

düşünce kuruluşlarının

işiydi. Maalesef

bu gerçekleşmedi. İlgi

alanımıza yaklaşabilecek

etki alanımızda

ki kurumları oluşturmalıydık.

Bugün

idealizm adına olsa

siyaset üretemeden

Ortadoğu’da bulunduğumuz noktada

ısrar etmek ülkemize ve AK

Parti’ye büyük bedeller ödettirdi.

Tayyip beyin Cumhurbaşkanlığı

kararlılığının ardından

AK Parti’nin içeride ve dışarıda

ki temsil ağırlığını kaldıracak bir

aday gerekiyordu. Ahmet beyin

Genel başkanlığı ve Başbakanlığı

artık kaçınılmazdı.

Hoca’nın temiz geçmişi, erdemi

ve entelektüel kapasitesi tüm

Türkiye’de ve dışarıda temkinli

bir iyimserlik oluşturmuştu. Zira

Ahmet beyin söz konusu vasıfları

Ülkemizde ki kutuplaşma,

yolsuzluk, adaletin işleyişi ve Kürt

sorununun entelektüel karşılıklarına

yeterli gözüküyordu.

Ahmet bey burada önceliği

Başbakanlık yapmak üzerine

değil de Başbakan ve parti

genel başkanı kalmaya çalışmak

üzerine yaptı. Politik hayatta ki

tecrübesizliğinin kaygısı onu

özgün kişiliğine bağlı bir şahsiyet

üretmeye değil de, siyasi tarihimiz

de popülist anlamda başarılı

olmuş Merhum Demirel ve Sayın

Erdoğan gibi markaları taklit

etmeye yöneltti.

Ahmet bey BSV’da bıraktığı

misyonundan böyle davrandıkça

uzaklaşıyor. Hak etmediği polemiklere

çekiliyor. Unutmamak

gerekir ki bu misyon evrenseldir

taşımak için de Başbakan olmak

da gerek ve yeter şart değildir.

Bu misyona İslam dünyasının

ihtiyacı sürmektedir.

ANADOLU TOPRAKLARI

FİTNEYİ KABUL ETMEZ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “25. Muhtarlar

Toplantısı”nda, Amasya, Ankara, Antalya, Denizli, Edirne, Eskişehir, Gümüşhane, Kars, Kastamonu,

Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muş, Nevşehir ve Niğde’den gelen muhtarlara hitap etti.

“HAYATIMIZ BOYUNCA MİLLET İÇİN VE

MİLLETLE BİRLİKTE SİYASET YAPTIK”

Muhtarlarla gerçekleştirdiği buluşmaların,

hasret gidermeye ve memleket

meselelerini görüşmeye imkân verdiğini;

ancak bu toplantıların kimilerini

rahatsız ettiğini belirten Cumhurbaşkanı

Erdoğan, “Her ne kadar, kendilerini ülkenin

yegâne sahibi olarak görenler, bu

durumu kabullenemiyor olsa da, bizim

için bu buluşmalar çok değerlidir. Çünkü

biz, hayatımız boyunca millet için ve

milletle birlikte siyaset yaptık. Bugüne

kadar, Allah’ın rızasını ve insanımızın

gönlünü kazanmak dışında hiçbir

mükâfat beklemeden çalıştık. Bundan

sonra da aynı şekilde çalışmayı sürdüreceğiz.

Hesabilik değil, hasbilik bizim

en önemli vasfımız, sıfatımız olmalıdır

diyorum. Makamlar, insanlara hizmet

için bir araçtır. Muhtar da olsanız, belediye

başkanı da olsanız, milletvekili de,

bakan da, başbakan da, cumhurbaşkanı

da olsanız kalbiniz ve zihniniz millete

hizmet için çalışmalıdır ” diye konuştu.

“HEDEFLERİNİZİN NELER

OLDUĞUNU UNUTMAYIN”

Hizmet için değil, makam için çalışanların

baştan kaybettiğini, Türkiye’nin

hizmet niyetiyle çalışan kadrolara

sahip olduğu dönemlerde tarihî

atılımlar yaptığını dile getiren Cumhurbaşkanı

Erdoğan, devamında şunları

söyledi: “Buna karşılık, sadece kendi

ideolojik saplantıları, kendi çıkarları

için hizmet makamlarını işgal edenler,

Türkiye’nin birikimini artırmak şöyle

dursun, mevcudu da heba etmişlerdir.

Milletimiz her iki örneği de gördüğü,

yaşadığı için, karşısına çıkanların

notunu hemen ve isabetle vermektedir.

Mahallesinde ve köyünde yaşayanların

gönlünü kazanamamış muhtarın

durumuyla, milletinin desteğini elde

edememiş Cumhurbaşkanının bir farkı

yoktur. Her ikisinin de sonu hüsran

olmaya mahkûmdur. Buna karşılık

mahallelisinin, köyünün, köylüsün tam

desteğini elde eden bir muhtarı nasıl

kimse yıkamazsa, seçimle gelinen diğer

hizmet makamındakilerin tamamı da

aynı güce ve güvene sahiptir. Önemli

olan, bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi,

orada ne yapmanız gerektiğini ve

hedeflerinizin neler olduğunu unutmamanızdır.”

ifadelerini kullandı.

Konuşmasında parlamentoda, dokunulmazlıkların

kaldırılmasına ilişkin

görüşmelere de değinen Cumhurbaşkanı

Erdoğan, şunları söyledi:

“Komisyon başkanı isteseydi, oraya

ne medyayı ne de danışmanları sokardı.

Sadece komisyon üyeleriyle bu toplantıları

yapabilirdi. Ama onlara özgürlük

adına böyle bir alan açtı. Maalesef

kendilerine verilen bu fırsatı kalkıp da

usulüne uygun şekilde kullanmadılar.

Bu millete gerçekten çok çok üzüntü verecek

bir tabloyu orada sergilediler. Bu

millet buna layık değil. Bu millet bu tür

görüntülere layık değil. Bunlar da bu

milletin temsilcisi olmaya layık değil.”

“HIÇBIR SALDIRIYI KARŞILIKSIZ

BIRAKMAYACAĞIZ”

Son zamanlarda Kilis’e Suriye

tarafından sürekli taciz atışları

yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı

Erdoğan, bu saldırılarda çok

sayıda vatandaşın ve bunun yanında

Suriyeli misafirin hayatını kaybettiklerini,

şehit düştüklerini kaydetti.

Kilis’te hayatını kaybedenlere Allah’tan

rahmet, yakınlarına başsağlığı

dileyen Erdoğan, “Türkiye’nin topraklarına

ve vatandaşlarına yönelik hiçbir

saldırıyı şunu iyi biliniz ki karşılıksız

bırakmadık, karşılıksız bırakmayacağız.

DAİŞ, en büyük zayiatı Kilis’e yaptığı

bu tür operasyonlarda ödemiştir

ve buna devam ederse onlar daha çok

zayiat verecektir. Terör örgütlerinin ülkemize

yönelik tacizlerinin gerisindeki

niyetleri biz çok iyi biliyoruz. Şundan

emin olunuz başaramayacaklar.”

değerlendirmesinde bulundu.

ANADOLU TOPRAKLARI

FITNEYI KABUL ETMEZ”

Asırlardır bu topraklarda milletin ve

ülkenin omurgasını teşkil eden değerlere,

kesimlere saldırıp iflah olan kimsenin

bulunmadığına dikkati çeken Erdoğan,

“Ne dışardan gelenler ne içerde rahat durmayanlar

ülkesinin bekası için şehitliği

nimet, gaziliği şeref kabul eden milletimizin

karşısında varlık gösterememiştir.

Anadolu toprakları fitneyi, ayrımcılığı,

bozgunculuğu, ihaneti kabul etmez. Bu

topraklarda ancak birliğe, beraberliğe,

dayanışmaya, uhuvvete dayananlar kök

salabilir, boy verebilir.” diye konuştu.

Yunus’un ilahisini, Hacı Bektaş’ın

selamını, Süleyman Çelebi’nin Mevlidini,

Itri’nin tekbirini, Mehmet Akif’in

özlemini, Necip Fazıl’ın öfkesini kalbiyle

hissetmeyenlerin, bu toprakları da onu

üzerinde yaşayan insanları da anlayamayacağını

vurgulayan Erdoğan,

sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletimizi, kimi zaman meşrep

kimi zaman köken farklılığı üzerinden

birbiriyle çatıştırdılar. İstedikleri neticeyi

elde edemediler. Ülkemizi geri kalmışlıkla,

fakirlikle, bağımlılıkla terbiye

etmeye kalktılar yine sonuç alamadılar.

Şimdi bu yöntemlerin hepsinin karması

yeni bir oyunu devreye soktular. Nedir

o? Terörle canımızı yakıyorlar.”

“FOYALARI BIRER BIRER

ORTAYA DÖKÜLÜYOR”

Üstünlüğün ancak takvayla olduğunun

altını çizen Erdoğan, “İnancımıza,

tarihimize saldırarak, hayat

damarlarımızı kesmeye çalışıyorlar.

Şu anda bir il ve 11 ilçede bu çalışmalar

devam ediyor. Evet zaman zaman

canlı bombaların patladığı oluyor

ama aynı dönemde bu teşebbüslerin

50-100 tanesi de engelleniyor. Kendi

ülkelerine, kendi milletlerine zarar

vermek için iplerini başkalarının

ellerine teslim edenlerin foyaları birer

birer ortaya dökülüyor.” değerlendirmesinde

bulundu.

AK PARTI’DE

KONGRE KARARI

TÜM basının ve Türkiye’nin

izlediği Cumhurbaşkanı Recep

Tayyip Erdoğan’ın Başbakan

Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanlığı

Külliyesi’nde yaptığı

görüşmesinin sonucunda herhangi

bir açıklama yapılmazken,

AK Parti’nin kongreye

gitme kararı çıktı. Davutoğlu’nun

kongrede aday olmayacağı

belirtiliyor. Görüşmenin

ardından partinin Mayıs sonu

gibi kongreye gitme kararı

alındığı bilgisi gelirken, kesin

tarih bugün yapılacak MYK

toplantısında belirlenecek.

Başbakan Ahmet Davutoğlu,

EL CEZIRE

Türk’ün internet sitesinde

yer alan habere

göre Davutoğlu,

PKK ile gelecekte

görüşmelerin tekrar

başlaması ihtimaline

yönelik bir soru

üzerine, son 14 yıl

boyunca başarılı bir

demokratikleşme

süreci yürütüldüğünü,

Kürtlere ve diğer

toplumun bileşenlerine

sosyal haklar

verildiğini ifade etti.

Davutoğlu, özellikle

son dönemde

Kilis’e atılan roketlerin,

Türkiye’nin

Suriye sınırına ilişkin

politikasına etkisi

olup olmayacağı yönündeki

bir soru üzerine, Türkiye’nin

bu konudaki politikasının

her zaman net olduğunu

vurguladı. Ahmet Davutoğlu,

“Esed’in meşruiyetini asla

kabul etmeyeceğiz. Çünkü o

hâlâ halkını öldürmeye devam

ediyor. 3 milyon Suriyeliyi

Türkiye’ye göç etmeye zorladı.

Dolayısıyla böyle bir hükümetin

meşruiyetinden söz etmek

mümkün değil.” dedi.

bugün saat 11.00’de gerçekleşecek

MYK toplantısı sonrası bir

basın toplantısı düzenleyecek.

Görünen ya Ahmet Davutoğlu

güven tazeleyecek ya da yeni

bir süreç AK Parti için başlamış

olacak. 1 saat 40 dakika süren

toplantının Perşembe günü

yapılması bekleniyordu. Ancak

Çarşamba gününe alındı.

Davutoğlu görüşme sonunda

Başbakanlık resmi konutuna

geçti. Cumhurbaşkanı Recep

Tayyip Erdoğan ve Başbakan

Ahmet Davutoğlu, en son

Bakanlar Kurulu toplantısında

bir araya gelmişti.

Davutoğlu: Kara

gücünü kullanabiliriz

Başbakan

Ahmet

Davutoğlu,

El Cezire’nin

soruları

yanıtladı.

Davutoğlu,

Esed’in

kendi halkını

öldürdüğünü

belirterek

Türkiye için her

türlü tedbiri

almaya hazır

olduklarını

söyledi.

Davutoğlu,

“Kara güçlerinizi

Suriye’ye göndermeyi

düşünüyor

musunuz? Türkiye

her zaman Suriye’de

bir güvenli

bölge istedi.”

sorusuna ise şu

yanıtı verdi:

“Eğer gerekiyorsa

göndereceğiz.

Kara güçleri

elzem duruma

gelirse göndeririz.

Kendimizi müdafaa

etmek için

gerek Türkiye’nin

içinde, gerek dışında

her türlü tedbiri

almaya hazırız.”

Türkiye-İran

ilişkilerine de değinen Davutoğlu,

İran’ın da Rusya gibi

Türkiye’nin tarihi bir komşusu

olduğunu belirtti. “Suriye

konusunda farklı görüşlere

sahibiz. Bunu herkes biliyor.”

diyen Davutoğlu, Türkiye’nin

Esed’in halkına karşı cinayetlerini

kabul etmediğini,

İran’ın ise Esed’in rejimini

desteklediğini ve temel görüş

ayrılığını bu noktada yaşadıklarını

söyledi.


Gündem

haber@yenibirlikgazetesi.com

9

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

“Hadi şöyle bir kaset koy da neşelenelim, Semra”

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, geriye

kalan şartların yerine getirilmesi

durumunda Türk vatandaşları için

vizelerin en geç haziran ayı sonunda kaldırılmasını

isteyen bir tavsiye kararı aldı.

AB Komisyonu, Türkiye ile Birlik arasında

Vize Serbestisi Diyaloğu kapsamında yol

haritasının uygulanmasına ilişkin üçüncü

raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye’nin vize

serbestisi için 72 kriterden 67’sini yerine

getirdiği belirtilerek, Türk vatandaşları için

vizelerin haziran sonunda kaldırılmasını

öngören tavsiye kararına yer verildi.

Eksiklikler arasında, parmak izi bilgisinin

de yer aldığı biyometrik pasaportların çıkarılması,

Geri Kabul Anlaşması’nın 1 Haziran

itibariyle uygulanmasına başlanması,

terörle mücadele kanununun temel haklara

dikkat edilerek ve terör tanımı daraltılarak

AB’ye uygun bir şekilde düzenlenmesi

istendi. Bunlara ek olarak, kişisel bilgilerin

koruması kanununun AB standartlarına

getirilmesi, Avrupa polis teşkilatı Europol’le

operasyonel iş birliğine gidilmesi, AB üyesi

ülkelerle hukuk alanında etkin bir iş birliği

yapılması ve yolsuzlukla mücadelede adımlar

atılması yapılacaklar arasında sıralandı.

Bunların vizesiz seyahat için şart olduğu ve

aciliyet arz ettiği belirtildi.

Halil İbrahim İZGİ

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Prof. İbrahim

Kalın “Seni Mene Vermez İse’’ ve

‘’Elif Bacı’’ adlı iki eser besteledi.

Kültür sanatla siyasetin

kesişim noktası. Güzel.

İbrahim Kalın’ı Bülbülüm

Altın Kafeste’yi çalıp

söyleyen bir yorumcu

olarak bilirdim. Bestekar

kimliğini yeni öğrenmiş

olduk.

Biraz geriye gidelim.

Osmanlı dönemine.

“Sultan Abdülaziz

1867’de Kraliçe Viktorya’nın

davetlisi olarak

Londra’yı ziyaret ettiği ARTI

zaman Kraliçe’nin askeri

+GÜNDEM

bandoları Padişah’ı kendi

bestesi olan La Gondole

Barcarolle’u çalarak karşıladılar.”

İsmine bakınca İtalyan görünen bir

besteyi yapan kişi Osmanlı sultanı.

Nereden bakarsanız bakın ilginç bir fotoğraf.

İtalyanlar için onur vesilesi olmuştur.

1934’te İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, 8 ay

süre ile radyolarda alaturka müzik yasakladığında

sultanların yaptığı batı formundaki

bestelerden haberi var mıydı, bilmiyoruz.

Alaturka müziğin yasaklanma nedeni milleti

karamsarlığa sürüklemesiymiş.

Millet iç karartıcı müziklerle

hayata küstüğü için halkın

halilibrahimizgi@yenibirlikgazetesi.com

mutluluğunu esas alan yönetim

doğru müziği seçmeye karar

vermiş.

Müzik ruhun gıdasıdır

demişler. Doğru mudur?

Meşrebimize göre değişir. Lakin

bildiğimiz şey müziğe karşı

kayıtsız kalamayacağımızdır.

Alaturka müzik yasaklanınca

bizim neşeli “gaydırıguppak”

türküler de nasibini almış. Olur

bazen öyle şeyler deyip fazla

üstünde durmamak lazım.

Müzik zaman zaman ülke

gündemine farklı vesilelerle gelir. Tartışmalar

alev alır.

Mesela..

Şehit Cenazelerinde Chopin mi çalın

malıdır?

Cumhuriyetin müziği Batılılaştırmak

hedefinin bir mahsulü olan bu uygulama

yıllar geçse de halkın pek içine

sinmez.

Arızi bir durumdur.

Diyanet İşleri Başkanı Chopin

yerine Itri çalınsın teklifinde

bulunmuştu. Çünkü cenaze

törenleri böyle zulüm görmemişti.

Allah Allah diye şehadete

yürüyen şehidi hayatında

dinlemediği Chopin’le son

yolculuğuna uğurlamak akıl

karı değil. Kefensiz gömülen

şehitlere smokin giydirerek

toprağa vermeyi düşünmek

gibi bir şey.

Köy çocuklarına piyano

çaldırarak içlerindeki aşağılık

kompleksini gidermek istemek

de hazin bir durumdur.

Alaturka sazları devletin

uzunca bir dönem yok sayması da...

Müzik Türkiye’nin kendisi olmaktan

nefret etmesinin cisimleşmiş örneğidir.

Neyse ki bu deli gömleğini çıkarmak

için gerekli olan özgüven yavaş yavaş yerine

geliyor.

Geçen gün Özel Harekatı ziyaret eden

Alaturka müzik

yasaklanınca

bizim neşeli

“gaydırıguppak”

türküler de

nasibini almış.

Olur bazen öyle

şeyler deyip

fazla üstünde

durmamak lazım.

AB Komisyonu’ndan Avrupa kararı

Ara formül olarak, Türkiye’nin pasaport

sahibinin fotoğrafı ile parmak izi bilgisinin

yer alacağı kısa süreli pasaportlar düzenleyebileceği,

Ekim 2016 itibariyle de tüm

güvenlik özellikleriyle AB standartlarında

pasaport çıkarılacağı kaydedildi. Biyometrik

pasaportun yanı sıra haziran sonuna kadar

yerine getirilemeyecek diğer bir kriterinin

de Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanması

olacağı ifade edildi.

“TÜRKIYE AYNI HIZLA DEVAM EDERSE

KALAN ŞARTLARI YERINE GETIREBILIR”

Karara dair açıklama, AB Komisyonu’nun

Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans

ile AB Komisyonu’nun Göç, İçişleri

ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris

Avramopoulos tarafından yapıldı. Bu adımla,

AB Komisyonu’nun, tavsiye kararının arkasında

güçlü bir şekilde durduğu mesajını

verdiği belirtiliyor.

Timmermans, açıklamasında, Türkiye’nin

vize serbestisi şatlarını yerine getirmede

çok etkileyici ilerleme gösterdiğini

belirterek, “Ama hala acil olarak yapılacak

işler var. Ama Türkiye yaptığı ilerlemeye

aynı hızla devam ederse geriye kalan şartları

yerine getirebilir.” dedi.

Timmermans, Türkiye’nin yıl sonuna kadar

pasaportları güncelleyerek biyometrik

standartlara uygun hale getirmesi gerektiğini,

pasaportlarda bu standartlar uygulanana

kadar, Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat

edemeyeceğini kaydetti.

Avramopoulos ise 18 Mart’tan itibaren

Türk yetkililerin çok etkileyici bir ilerleme

kaydettiğini belirterek, “Türkiye’nin tüm

şartları karşılayacağına dair taahhüdünü

yerine getireceğine inanıyoruz. Komisyon

bu çerçevede Türkiye’nin vizeden muaf

ülkeler listesine girmesi teklifini sunmaya

karar verdi.” diye konuştu.

Türkiye’nin yanı sıra Kosova için de vize

serbestisine dönük tavsiye kararı alındı.

KABUL SÜRECI

AB Komisyonu’nun tavsiye niteliğindeki

kararı, Avrupa Parlamentosu (AP)

ve AB Konseyi’nin onayının ardından

uygulamaya girecek. Bunun için tavsiye

kararı, önce AP Sivil Özgürlükler, Adalet ve

İçişleri Komitesi’nde ele alınacak. Değişiklik

önergelerinin ardından karar, AP Genel

Kurulu’nun onayına sunulacak. Oylamada,

kabul için salt çoğunluk yeterli olacak.

Olası değişikliklerle kabulün ardından

karar, AB Konseyi’ne gönderilecek. AB

Adalet ve İçişleri Konseyi’ndeki oylamada

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan

gösteride mehterin hücum

marşı çalıyordu. Müzik mühim.

Müzik mesajdır. Nerden beslendiğinizi,

sadakatinizin nereye

olduğunu gösterir.

Müzik ruhun gıdasıdır

diyenlerdenseniz, ruhunuzu

organik şeylerle beslemek daha

faydalı olabilir. Yoksa kendinizi

Avusturya sarayında Japon halk

türküleri söylerken bulabilirsiniz.

Yüzyıllar sonra torunlarınız bile

bu yaptığınıza anlam vermekte

güçlük çekebilirler.

Yine biraz geçmişe dönelim:

İkinci Boğaz Köprüsü’nün açılışı.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal

arabayla köprüyü geçerken ne

diyordu Semra Hanım’a: “Hadi

şöyle bir kaset koy da neşelenelim, Semra”

Meraklısına bir not: İstanbul Büyükşehir

Belediyesi Kültür A.Ş, Osmanlı sultanlarından

2. Bayezıd, 4. Murad, 1. Mahmud, 3.

Selim, 2. Mahmud, Abdülaziz ve Vahdeddin

Hana ait 12 besteyi tek albümde bir araya

getirmişti. İsmi, Padişah Bestekârlar.

‘Koşullu yeşil ışık’

Avrupa Birliği Komisyonu, kalan 5 şartın yerine getirilmesi durumunda, Türk vatandaşları

için vizelerin en geç haziran ayı sonunda kaldırılmasını isteyen bir tavsiye kararı aldı.

‘AB, ya sözünde duracak ya da

Avrupa fikri yerle bir olacak’

MÜSİAD, İTO, TÜROFED, TESK, DEİK

başkanları AB Komisyonu’nun Türk

vatandaşlarının Schengen ülkelerine

yapacakları seyahatlerde vizelerin

kaldırılmasını öngören tavsiye kararıyla ilgili

açıklamalarda bulundu. Müstakil Sanayici

ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel

Başkanı Nail Olpak, vize muafiyetinin siyasi

ve ekonomik bir başarı olduğunu belirtti.

‘TÜRKIYE BIR ADIM DAHA YAKLAŞTI’

Avrupa Birliği Komisyonunun

Türkiye’ye vize serbestisi tavsiye

kararını Türkiye ve iş dünyası adına

olumlu karşıladığını belirten Olpak,

tavsiye niteliğindeki kararın Avrupa

Parlamentosu tarafından herhangi bir

engelle karşılaşmadan onaylanacağını

umduklarını söyledi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı

İbrahim Çağlar, “AB yol ayrımında; AB ya

sözünde duracak ya da Avrupa fikri yerle

bir olacak.” ifadesini kullandı. Çağlar, AB

Komisyonunun Türk vatandaşları için

vize muafiyeti yönünde tavsiye kararı

almasına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada,

bu tavsiye kararının Avrupa Parlamentosu

ve üye devletlerin önüne geleceğini belirtti.

TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Türkiye’nin

AB parçası olmaya yaklaştığını belirtirken,

“Böylece Türkiye, AB’nin parçası olmaya

bir adım daha yaklaştı. Bu da Türkiye’nin

imajına olumlu katkı yapacak. Orta ve

uzun vadede Avrupa’dan Türkiye’ye olan

seyahatlerin sayısı da artacak” diye konuştu.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları

Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı

Bendevi Palandöken, “AB’nin vizeyi

kaldırıyor olması piyasaya pozitif enerji

verecek, piyasa canlanacak, yatırımlar

artacak. Esnaf ve sanatkar artık ürettiği

ürünler için Avrupa piyasasında rahatça

pazar bulabilecektir. Tek taraflı yaşanan

vize kısıtlaması zaten haksız rekabet

yaratıyordu, kalkacak olması sevindiricidir.

Ülkemizin üretimi ve ihracatı artacak,

döviz rezervlerimiz yükselecektir.”

yorumunda bulundu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu

(DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan,

bugün yayımlanan rapor ile Avrupa

Komisyonu’nun Türkiye’nin yol haritasında

belirtilen 72 kriterin çok büyük bölümünü

karşıladığına ikna olduğunu beyan ettiğini

bildirdi. Vardan, yaptığı yazılı açıklamada,

“Bugün yayımlanan rapor ile Avrupa

Komisyonu, Türkiye’nin yol haritasında

belirtilen 72 kriterin çok büyük bölümünü

karşıladığına ikna olduğunu beyan etmiş

oldu. Ancak bu tavsiye kararı, henüz

vizelerin kalktığı anlamına gelmiyor.

Süreçte şimdi Avrupa Parlamentosu ve

AB Konseylerinin olumlu görüşleri de

gerekiyor” dedi. Prontotour Yönetim

Kurulu Başkanı Ali Onaran ise, “1

Temmuz’dan itibaren Avrupa’ya seyahatte

ciddi bir artış olacak.” diyerek turizme

katkısı olacağını kaydetti.

ise çifte nitelikli çoğunluk esas alınacak.

Çifte nitelikli çoğunlukta oylamaya katılan

üyelerin yüzde 55’inin kabul oyu vermesi

gerekiyor. Mevcut durumda en az 16’sının

onayı aranacak. Ancak kabul oyu veren

ülkelerin toplam nüfusunun oylamaya

katılan ülkelerin nüfusunun yüzde 65’ini

oluşturması şart. Eğer burada da beklendiği

gibi vize serbestisi onaylanırsa, karar

AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak

yürürlüğe girmiş olacak.

SCHENGEN ÜYESI ÜLKELER

Eğer vizeler kalkarsa Türk vatandaşları,

haziran ayı sonu gibi Almanya, Avusturya,

Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya,

Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya,

İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Letonya, Liechtenstein,

Litvanya, Lüksemburg, Macaristan,

Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya,

Slovenya ve Yunanistan’a giderken vize

almaya ihtiyaç duymayacak.

Bunlara ek olarak, şehir devletleri olan

Monako, San Marino ve Vatikan’a da gidilebilecek.

Türk vatandaşları turistlik ve ziyaret

amaçlı seyahatlerinde bu ülkelerde 180 gün

içinde en fazla 90 güne kadar kalabilecek.

Schengen üyesi olmadıkları için İngiltere

ve İrlanda’nın vize uygulaması sürecek.

Haziran sonuna kadar bu

yasal süreç tamamlanacak

AB Bakanı ve

Başmüzakereci

Bozkır, AB Komisyonu’nun

Türk

vatandaşlarına

vize serbestisiyle

ilgili tavsiye kararına

ilişkin, “Haziran

sonuna kadar da inşallah

bu yasal süreç

tamamlanacak. Bundan

sonraki süreçte

de üzerimize düşeni

yapmaya devam

edeceğiz.” dedi.

Volkan

Bozkır

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci

Volkan Bozkır ve Dışişleri Bakanı Mevlüt

Çavuşoğlu, AB Bakanlığı’nda AB Komisyonu’nun

Türk vatandaşlarına vize muafiyeti değerlendirme

raporuyla ilgili ortak basın toplantısı düzenledi.

Bozkır, AB Komisyonu’nun Türk vatandaşlarına

vize serbestisi getirilmesi konusunda Avrupa

Parlamentosu (AP) ve AB Konseyi’ne tavsiye kararı

aldığını açıkladığını belirterek, şunları söyledi:

“Böylece yasal sürecin başlaması mümkün hale geldi.

Önümüzdeki haziran sonuna kadar da inşallah bu yasal

süreç tamamlanacak. İlk etapta AP’de görüşülecek.

AP’de Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesi’nde

konuşulacak. Genel Kurul’da oylanacak. AP’deki oylama

salt çoğunlukla. Konsey’e geldiği takdirde bu nitelikli

oyla değerlendirilecek. Bu önemli. Oy birliği gerektirmeyen

bir karar alınacak. Ayrıca Schengen bölgesiyle

ilgili bir konu olduğu için, İngiltere ve İrlanda gibi

Schengen bölgesine dahil olmayan iki ülkeyi doğrudan

ilgilendirmemesi

açısından da akla

gelebilecek bazı

soru işaretlerinin

giderilmesi mümkün

olacak.”

Çavuşoğlu da

2016’nın sonunda

Mevlüt

Çavuşoğlu

mümkün olacak

vize serbestisinin

haziran ayında

uygulanması

için yoğun çaba

Gıda Güvenliği ve

Ortadoğu Çatışmaları II

Gıda güvenliğinin Afrika, Asya ve Ortadoğu’daki

çatışmaların arkasında yatan en önemli

faktörlerden biri olduğunu açıklamaya

çalışmıştık. Bu yazımızda ele alınan çözüm yollarını

açıklayacağız.

Uluslararası toplumun temiz enerji kaynağı olarak

barajlar yapılmasını önerdiğini belirtmiştik. Ancak

bu hususta da bazı sorunlar var. Su gücünü elektrik

üretiminde kulanmak bazı ülkeler için sulama ve gıda

üretimi için kullanmaktan daha avantajlı olabiliyor.

Nihayet, çağımızda medeniyet enerji kullanımı ile

yakından ilişkili. Bir konuşmamızda Amerikalı enerji

uzmanına , Çin’in yakında

Amerikan üretimini

aşacağını, söylediğimde

kendisi “bana iki ülke

arasındaki kişi başına

elektrik tüketimi

arasındaki farkı göstererek

bu fark kapanmadıkça bizi

geçemezler” demişti.

Sınır aşan suların

bulunduğu bölgelerde,

örneğin Fırat ve Dicle su

havzalarındaki ülkelerin

arasında kurumlaşmış

su yönetimi yapısı

bulunmadığı için, su

kullanımı, gıda üretimi

gibi konularda ortak

yönetim yapısı kurmak

mümkün olamamaktadır.

Oysa, önerilen çözüm

entegre yönetimlerin

oluşturulmasıdır. Biyoyakıt

uygulamaları da

tahıl üretimini azaltan ve

gıda güvenliğini tehlikeye

atan uygulamalardır.

Büyük su havzalarının

bulunduğu alanlarda

suyun kaynağında

bulunan ülkelerin aşağıda

bulunan ülkelere gidecek

suyu azaltmalarını,

kirletmelerini önlemek için

uluslararası antlaşmalar

Hasan KÖNİ

ARTI +GÜNDEM

Günümüzde

gıda güvenliği

ile ilgili sorunlar

hızla gelişmeye

başlamıştır.

Etopya, elli yıldır

süren kuraklık

nedeniyle ürün ve

hayvan kaybına

uğramaktadır.

yapılmıştır. Hatırlanacağı üzere İsrail ile komşu Arap

ülkeleri arasında su kullanma ile ilgili önemli sorunlar

bulunmaktadır. Aynı şekilde Laos ve Kamboçya

arasındaki Mekong Nehri havzası üzerinde inşa edilen

12 baraj nedeniyle tatlı su balıklarının göçü önlenmiş

olduğundan, Laos’lular ana gıdaları olan tatlı su

balıklarına erişememişlerdir.

Devletlerin gelecekteki sorunları önlemek için, gıda,

su, enerji, iklim değişikliği ve güvenlik konularında

entegre sistemler yaratmalarının önünde iki türlü engel

bulunmaktadır. Birincisi, ulusal düzeyde değişik üretim

sektörleri arasındaki bağları sağlamlaştırmaktadır. İkinci

husus ise yukarda belirttiğimiz konularda uluslararası

işbirliğini sağlamak. Maalesef günümüzde ülkelerin

daha insancıl konularda bile anlaşamadıkları dikkate

alınırsa dünyamızda daha ıstıraplı dönemlerin

yaşanacağını göz önünde tutmak gerekiyor.

Küresel gıda güvenliğinin sağlanması için

devletlerin güvendiği yeni uluslararası kurumların

yaratılması gerekiyor. Dünyanın aynı zamanda

gıda fiyatlarının artışı ve gıda kıtlığı dönemlerinde

hükümetlerin korumacı önlemlere yönelmelerini

inleyecek anlaşmalara gitmesi öngörülüyor.

Küresel gıda pazarlarının yöneticilerin yeni gıda

teknolojileri, iklim değişiklerinin gıda güvenliğine

etkileri konusunda bilgi paylaşımında bulunmaları

bekleniyor. Gıda üretiminde büyük pazarları temsil

eden Amerika, Avrupa ve Brezilya’nın bu husustaki

yasal düzenlemeleri yapmaları bekleniyor.Gıda

sorunlarını çözmede ileri sürülen diğer bir husus

göçmenlere yapılan insancıl yardımlarla, gelişmekte

olan ülkelere yapılan gıda alt yapı yatırımlarını birbirine

karıştırmamak ve bu ikisi arasında dengeli yardımlar

yapmak. Son olarak önerilen husus G-20 ülkelerinin

küresel gıda yönetiminin bütünü kapsayan bir yönetim

sistemi oluşturmalarıdır.

Günümüzde gıda güvenliği ile ilgili sorunlar hızla

gelişmeye başlamıştır. Etopya, elli yıldır süren kuraklık

nedeniyle ürün ve hayvan kaybına uğramaktadır.

Suriye şehirlerinde binlerce insan Birleşmiş Milletler’in

yardımı sayesinde yiyecek bulmuşlardır.Papua

Yeni Gine’de sekiz yüz bin kişi kuraklık nedeniyle

açlığa mahkum olmuştur. Dünya Gıda Programının

tahminlerine göre 2016 yılında 795 milyon kişi gıda

güvensizliğiyle karşı karşıya kalacaktır. Gıda ve su

sorunlarının Afrika ülkelerinde doğuracağı sorunlar

daha büyük acılara yol açacak gibi gözükmektedir.

Umudumuz, devletlerin sorunlar yaşanmadan

aralarında bu hususta diyaloglara başlamalarıdır.

sarf ettiklerini dile getirdi. AB Komisyonu’nun raporunda

Türkiye’nin yoğun çabalarının vurgulandığını ve

memnuniyetle karşılandığını belirten Çavuşoğlu, “Biz bu

gelinen noktadan memnunuz. Bundan sonraki süreçte

de Türkiye Cumhuriyeti, ilgili bakanlıklar ve hükümet

olarak samimi şekilde üzerimize düşeni yapmaya devam

edeceğiz.” dedi. Çavuşoğlu, “AB ile ilişkilerimize sadece

bir pencereden bakmıyoruz, geniş vizyondan bakıyoruz.

Hedefimiz tam üyelik. AB’den de aynı samimiyeti bekliyoruz.”

ifadesini kullandı.

YENI PASAPORTLAR 1 HAZIRAN’DA

Çavuşoğlu da pasaportlarla ilgili soruya, “1 Haziran’dan

itibaren pasaportlar üzerindeki çiplere parmak

izi eklenecek. Eski pasaportlar, parmak izlerinin yüklendiği

yeni pasaportlarla değiştirilecek. Vatandaşlarımıza

yeni pasaportlar vermeye başlayacağız.” yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, pasaport ücretlerine ilişkin soru üzerine

sadece cüzdan bedeli ödeneceğini hatırlattı.

hkoni@yenibirlikgazetesi.com


105 MAYIS 2016 PERŞEMBE Dünya haber@yenibirlikgazetesi.com

DAEŞ’in Esed rejimiyle ilişkisi belgelendi

İngiliz televizyon

kanalı

Sky News,

terör örgütü

DAEŞ ile Esed

rejimi arasındaki

ilişkileri

ortaya koyan

bir dizi belge

ele geçirdiğini

iddia etti.

LONDRA - İngiliz televizyon

kanalı Sky News, terör örgütü

DAEŞ ile Esed rejimi arasındaki

ilişkileri ortaya koyan bir dizi

belge ele geçirdiğini iddia etti.

Televizyonun 18 ay sürdüğünü

belirttiği özel haber çalışması

sırasında ele geçirdiği örgüte ait

belgelere göre, DAEŞ’in Suriye’deki

antik Palmira kentinden

çekilmesi rejim ile anlaşma ve iş

birliği içinde gerçekleşti.

“DAEŞ ile Esed rejimi arazide iş

birliği ve anlaşma içinde” ifadesinin

kullanıldığı haberde, söz konusu

ilişkiyi gösteren belgelerin kanala

LEICESTER CITY’YE ŞAMPIYONLUĞU

“TAKIM RUHU” GETIRDI

Daily Mail gazetesi

Guardian

yazarı Barlow:

gazetesi editör

Günümüzde

yardımcısı Brodkin:

paranın her şeyi

Chelsea’deki iç

çözebileceği ve en

sıkıntı, Manchester

zengin takımların

United’ın

şampiyonluk

sıradan oyunu,

yarışında en

Manchester City

üstte yer alacağı

ve Arsenal’deki

düşünülüyor.

tutarsızlıklar

Leicester

da Leicester’a

City bunun

yardımcı oldu”

doğru

olmadığını

kanıtladı

İngiltere Premier Lig’de yarıştan ne

zaman kopacağı merakla beklenirken

sezonun bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu

ilan ederek büyük bir başarıya

imza atan Leicester City, mütevazı

bütçesine rağmen sezon boyunca ortaya

koyduğu performansla güçlü rakiplerine

adeta ders verdi.

İngiltere Championship’te iki yıl önce

102 puan toplayarak Premier Lig bileti

alan, ilk sezonunda küme düşmemek için

mücadele etmesine karşın bir sezon sonra

kimsenin beklemediği bir performansla

şampiyonluk turu atan Leicester City’nin

başarısını İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden

The Guardian ve Daily Mail’in

spor yazarları değerlendirdi.

Leicester City’nin şampiyonluğunu

“Tam da Premier Lig’in ihtiyacı olan şey”

olarak yorumlayan The Guardian’ın deneyimli

futbol yazarı Paul Doyle, Chelsea,

Manchester United ve Manchester City

gibi bazı büyük ekiplerin, takım sporunun

gereklilikleri olan bağlılık, dayanışma gibi

konulardaki vizyonlarını kaybettiğini ve

Leicester City’nin bunu herkese yeniden

hatırlattığını savundu.

Mavi-beyazlı ekiple geçen yıl temmuz

ayında 3 yıllık sözleşme imzalayan İtalyan

teknik adam Claudio Ranieri’nin birbirini

tamamlayan iyi bir takım oluşturduğunu

belirten Doyle, “Jamie Vardy, Wes Morgan,

Riyad Mahrez gibi futbolcular kariyerlerinin

en iyi sezonunu geçirdiler. Ngolo

Kante ve Christian Fuchs’un katkıları

da önemli oldu. Leicester ayrıca, hiçbir

futbolcunun uzun süreli sakatlık yaşamaması

açısından şanslıydı. Bu, fiziksel

kondisyon ve disiplinle ilgiliydi. Başarının

bir diğer nedeni de takımın gösterdiği

psikolojik güç.” değerlendirmesinde

bulundu.

Leicester City’nin şampiyonluğunun

İngiliz futbol tarihindeki en büyük şampiyonluk

zaferi olduğunu belirten Doyle,

“Buna benzer başarıları 1962 yılında

Ipswich Town ve 1978 yılında Nottingham

Forest yaşamıştı. İki kulüp de ikinci ligden

gelerek şampiyon olmuştu. Forest, Avrupa

şampiyonluğunu iki kez kazanmıştı.”

yorumunu yaptı.

Vardy ve Mahrez örneklerinin kulüplerin

transfer politikalarını gözden geçirmelerine

neden olacağı görüşüne katılan

Doyle, Leicester City’de forma giyen

birçok futbolcunun daha önce büyük kulüpler

tarafından reddedildiğini, bu sezon

Leicester City ve Tottenham Hotspur’un

başarılarının kulüpleri genç futbolculara

örgütten firar eden eski bir militan

tarafından verildiği kaydedildi.

PETROL KARŞILIĞI

GÜBRE TICARETI

Kanal, militandan geçen ay

alınan 22 bin belgenin DAEŞ

ile rejim arasında, örgütün bazı

bölgeleri rejim kuvvetlerinin

saldırısından önce boşaltması

konusunda anlaşmaya varıldığını

gösterdiğini duyurdu. Belgeler,

rejim ile örgüt arasında petrol

karşılığı gübre ticareti yapıldığını

da ortaya koyuyor.

Sky News elde ettiği belgelerin

daha

fazla şans

tanımaya

yönelteceği görüşünü

paylaştı.

Leicester

City’nin savaşçı

ruhuna hayran olduğunu

belirten Doyle, sözlerini şöyle

sürdürdü:

“Futbolcular, topu vücutlarıyla

bloke etmekten memnunlar

ve yaralanmaktan çekinmiyorlar.

Christian Fuchs ve Danny Simpson,

Arsenal’a 5-2 yenildikleri

ekim ayından bu yana çok iyi bir

savunma ve dayanışma ortaya

koydular. Sezonun başında

yavaş oldukları için takımın en

zayıf futbolcuları olarak görülen

Robert Huth ve Wes Morgan

yılmadıklarını gösterdi. Bir diğer

zayıf halka, orta saha oyuncusu

Gokhan İnler’di ancak ona ihtiyaç

kalmadı. Danny Drinkwater ve

Ngolo Kante

onun yerini

doldurdu.”

“SEZON

BOYUNCA

HERKES

LEICESTER’IN

BIR NOKTADA

KAYBOLUP

GIDECEĞINI

BEKLEDI”

Daily Mail

gazetesi spor

yazarı Matt Barlow,

mavi-beyazlı

ekibin yakaladığı

takım ruhunun

şampiyonlukta

kilit rol oynadığını

söyledi.

Savunmada

Simpson-Huth-Morgan-Fuchs dörtlüsünün

yanı sıra kaleci Kasper Schmeichel’in

inanılmaz bir performans ortaya koyduğunu

ifade eden Barlow, “Jamie Vardy,

Riyad Mahrez ve N’Golo Kante harika

futbolcular. Taraftarlar da çok güzel bir

atmosfer oluşturdu. Ayrıca bu sezon

Chelsea kötü bir sezon geçirdi. Manchester

United’da Alex Ferguson sonrası

problemler sürüyor. Manchester City, Pep

sahiciliğini kanıtlamanın imkansız

olduğunu belirtse de, aynı kaynaktan

daha önce elde edilen bilgilerin

doğrulandığını kaydetti. Kanal,

belgelerin DAEŞ karargahından

militanlara gönderilen el yazısı

talimatlar olduğunu açıkladı.

Guardiola

belirsizliğiyle

karşı karşıya,

Arsenal ise hiç

olmadığı kadar

güvenilmeyecek

durumda.”

diye konuştu.

“Leicester City’nin

başarısı hiç kuşkusuz ki,

1992’de başlayan Premier

Lig döneminde elde edilen

en büyük başarı” yorumunu

yapan Barlow, tarihi başarı

için şunları kaydetti:

“Şimdiye kadar ulaşılan

en büyük başarı olabilir,

çünkü günümüzde paranın

her şeyi çözebileceği ve en

zengin takımların şampiyonluk

yarışında en üstte

yer alacağı düşünülüyor.

Leicester City bunun doğru

olmadığını kanıtladı. Doğru

takım oluşturma

ve iyi bir menajerlikle

başarılı

olunabileceğini

kanıtladı. Premier

Lig döneminden

öncesine gidersek,

en yakın

örnek 1977-1978

sezonunda Nottingham

Forest

olabilir. Nottingham

Forest şampiyon

olduktan

sonra Avrupa

kupasını da kazanmıştı.

1995

yılında Blackburn

Rovers

örneği var ama

o dönemde

milyoner

Jack Walker

tarafından finanse

edilen Blackburn Rovers

diğer bütün takımlardan daha fazla para

harcamıştı.”

Chelsea’nin Vardy ile, Arsenal’ın da

Mahrez ile ilgilendiğini dile getiren Barlow,

Kante’nin gelecek sezon Fransız ekibi

Paris Saint Germain’e gideceğini düşündüğünü

söyledi.

Şampiyon her takım için bir sonraki

sezonun zor geçtiğini aktaran Barlow,

şöyle konuştu:

Guardian

gazetesi

yazarı Doyle:

Leicester City

ve Tottenham

Hotspur’un

başarıları

kulüpleri genç

futbolculara

daha fazla

şans tanımaya

yöneltecek

“SILAHLARI PALMIRA’DAN

RAKKA’YA ÇEKIN”

Kanalın haberine göre, belgelerden

biri petrol karşılığında

gübre almak üzere Suriye rejimi

ile olan sınıra giden bir sürücü

için kontrol noktasından geçiş

izni talep ediyor. Örgütten kaçanlar,

DAEŞ ile rejim arasında petrol

karşılığı gübre ticaretinin yıllardır

devam ettiğini öne sürüyor.

Bir başka belgede de bir DAEŞ

yöneticisine “bütün donanım ve

silahlarını, üzerinde anlaşılan

tahliye noktasına naklet. El-Kasr

ve civarının 24 Kasım’da bombalanacağı

istihbaratını aldık.”

denilerek talimat veriliyor.

Suriye ordusu antik Palmira

kentini ele geçirmeden kısa bir

süre önce hazırlandığı anlaşılan bir

belgede de, “Bütün ağır silahları

ve uçaksavarları Palmira’dan Rakka’ya

çekin” talimatı yer alıyor.

LONDRA

Yunus Kaymaz

SPOR

ANALİZ

“Şampiyon olunca mutlaka yenilmesi

gereken bir takım haline geliyorsunuz. Bu

da Leicester için yeni bir konu olacak. Sezon

boyunca herkes Leicester’ın bir noktada

kaybolup gideceğini bekledi ama bu

olmadı. Dolayısıyla gelecek sezon kimse

Leicester’ı hafife almayacaktır. Chelsea’nin

bu sezon yaşadıklarına bakılırsa, şampiyonluğu

sürdürmenin kazanmaktan daha

zor olduğu görüldü. Avrupa futbolunda,

Ranieri için yeni sorunlar olacaktır. Ranieri,

bu sezon çok az futbolcu kullanabildi

ancak Şampiyonlar Ligi fiziksel ve mental

olarak futbolcular için yorucu olacaktır.

Büyük bir takım gerekecektir, böyle

olunca da herkesi memnun etmek zor

olacaktır. Dolayısıyla soyunma odasında

farklı bir dinamik oluşacaktır.”

Vardy ve Mahrez’in sezonun ilk

yarısında takım için önemli rol oynadığını

ifade eden Barlow, kaleci Schmeichel’ın

da savunma ağırlıklı maçlarda büyük rol

üstlendiğini aktardı.

“GELECEK SEZON PREMIER LIG’I ILK

DÖRT TAKIM ARASINDA

BITIRMELERINI BEKLEMIYORUM”

Guardian gazetesi spor editör yardımcısı

Jon Brodkin, Leicester City’e şampiyonluk

yolunda Ranieri’nin iyi menajerliği

ile Vardy, Mahrez, Kante ve Morgan gibi

futbolcuların etkili performanslarının yardımcı

olduğunu belirterek, “Chelsea’deki

iç sıkıntı, Manchester United’ın sıradan

oyunu, Manchester City ve Arsenal’deki

tutarsızlıklar da Leicester’a yardımcı oldu

ama Leicester’a da ulaştığı başarılar dolayı

hakkını vermek lazım.” dedi.

Leicester City’e benzer Nottingham

Forest’in 1978 yılındaki şampiyonluğunu

hatırlatan Brodkin, Vardy ve Mahrez örneklerinin

kulüplerin transfer stratejilerini

çok fazla etkileyeceğini düşünmediğini

ifade etti.

Gelecek yıl Şampiyonlar Ligi’nde de

başarılı olması halinde mavi-beyazlı kulübe

hayranlık duyacağını kaydeden Brodkin,

“Hem Avrupa’da hem de ülke futbolunda

başarılı olmak zor olacaktır. Pep Guardiola

yönetimdeki Manchester City gelecek

sezon daha güçlü olacaktır. Gelecek sezon

Leicester City’nin Premier Lig’i ilk dört

takım arasında bitirmesini beklemiyorum

ama bunu yapabilmelerini de görmek

isterim.” diye konuştu.

Brodkin, takımda bu sezon en çok kimi

beğendiği yönündeki soruya ise “Vardy,

Mahrez ve Kante” yanıtını verdi.

VIZE KARARI

ALMAN HÜKÜMETINI

MEMNUN ETTI

Komisyonu’nun Türk vatandaşlarına

AB Schengen Bölgesi’nde vize muafiyeti

tanınması yönündeki tavsiye kararı Alman

hükümetini memnun etti.

Federal Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert,

Türkiye’nin Türk vatandaşlarına vize muafiyeti

sağlanmasının şartlarını yerine getirme konusunda

büyük ilerleme kaydettiğini belirtti. Ancak

Seibert, 72 kriterin da yerine getirilmesi gerektiğini

ifade etti. Seibert, AB Komisyonu’nun vize

muafiyetinin askıya alınmasına yönelik kuralları

sertleştirme planlarının da önemli olduğuna

dikkat çekti.

Bir süre önce, Almanya ve Fransa’nın vize

muafiyetinin belli durumlarda askıya alınmasını

öngören ‘el freni’ mekanizmasının yürürlüğe

girmesini istediği ortaya çıkmıştı. AB ülkelerinin

bir kısmı, vize muafiyetinin Türkiye’den illegal

göçü teşvik edeceği endişesini taşıyor.

TAVSIYE NITELIĞINDE

AB Komisyonu’nun vize muafiyeti kararı

tavsiye niteliği taşıyor. Vize muafiyeti için AB

üyesi ülkelerin ve AB Parlamentosu’nun da onayı

gerekiyor. Türkiye şimdiye kadar 60’ın üzerindeki

kriteri yerine getirdi. Türkiye’nin toplamda ise 72

kriteri yerine getirmesi gerekiyor.

Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat, Türk hükümetinin

AB ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşması

uyarınca öne sürdüğü en önemli taleplerden

biriydi. Türkiye, Türkiye toprakları üzerinden AB’ye

giriş yapan sığınmacıların geri kabulünü öngören

Geri Kabul Anlaşması’nı yürürlüğe koyma karşılığında

Türkiye vatandaşlarına Schengen Bölgesi’nde

vizesiz giriş hakkı tanınmasını talep etmişti.

Avrupa Parlamentosu ve AB üyesi ülkelerin onay

vermesi halinde, Türkiye vatandaşları Schengen

Bölgesi’nde pasaportla vizesiz giriş yapıp, 90 gün

boyunca turist olarak ikamet edebilecek.

CRUZ YARIŞTAN ÇEKILDI

Meydan

TRUMP’A KALDI

AMERIKA’nın Indiana

eyaletinde dün yapılan Cumhuriyetçi

Parti önseçimlerini

milyarder emlakçı Donald

Trump büyük farkla kazanırken,

en önemli rakibi Texas

Senatörü Ted Cruz, yarıştan

çekildiğini açıkladı.

Cumhuriyetçi Parti’nin

en muhafazakar adayı Cruz

Indianapolis’te yandaşlarına

yaptığı konuşmada,

seçmenlerin tercihini farklı

yöne kullandığını söyledi ve tüm destekçilerine

teşekkür etti.

Indiana önseçimlerini Cumhuriyetçi

Parti’den Donald Trump birinci, Ted Cruz ikinci,

Ohio Valisi John Kasich ise çok büyük farkla

geride kalarak üçüncü bitirdi.

Trump Indiana’daki seçim galibiyetini

“muazzam bir zafer” olarak tanımlarken,

önceki konuşmalarında sıklıkla hakaret ettiği

rakibi Ted Cruz’u bu kez kutladı. Cumhuriyetçi

Parti’de yarışa kendisiyle başlayan diğer 15

adayı da tebrik eden, hepsini zeki ve güçlü

rakipler olduğunu tanımlayan Trump, partide

birlik çağrısı yaptı.

Cumhuriyetçi Parti Başkanı Reince Priebus,

delege salt çoğunluğu rakamına henüz ulaşmasa

da Donald Trump’ın artık partinin olası

başkan adayı olduğunu açıkladı.

Yarışta aynı partiden üçüncü gelen Kasich,

kazandığı çok az delege sayısına rağmen

temmuz ayındaki Cumhuriyetçi Parti Ulusal

Kurultayı’nda yapılacak oylamalarda adaylığı

yakalama konusunda ısrarlı olduğunu bildirdi.

Indiana eyaletindeki önseçimler Donald

Trump’a 57 delege kazandıracak. Ancak bu

rakam kendisinin delege salt çoğunluğu olan

1237’yi yakalaması için yeterli olmadı.

BERNIE SANDERS INDIANA’YI ALDI, AMA

ADAYLIK IÇIN YETERLI DEĞIL

Demokrat Parti cephesindeyse Vermont Senatörü

Bernie Sanders’ın Indiana önseçimlerini

kazanacağı bildirildi. Parti’nin adaylığını neredeyse

garantilemesi beklenen eski Dışişleri Bakanı

Hillary Clinton bu eyalette fazla kampanya

yürütmemişti. Son sayımlar Bernie Sanders’ı

Clinton’un yüzde 7 önünde gösteriyordu.

Bununla birlikte Sanders’ın Indiana’da

elde ettiği sonuç, matematiksel olarak Hillary

Clinton’a yetişmesi için yeterli değil.

Clinton’un Demokrat Parti adaylığını neredeyse

garantilediği hesabı yapan Donald Trump

da artık hedef çizgisine eski dışişleri bakanını

almaya başladı. Donald Trump son dönemde

kampanya konuşmalarında, özellikle 2012’de

dört Amerikalı diplomatın ölümüyle sonuçlanan

Bingazi saldırısında dönemin dışişleri bakanı

Hillary Clinton’un olay sırasında “uyuduğunu”

iddia ederek prim yapmaya çalışıyor.

Trump, Cumhuriyetçiler’in kazanması

mümkün olmayan dört eyalette Hillary Clinton’u

mağlup edebileceğini iddia ediyor. Ancak mevcut

kamuoyu yoklamaları Trump’ı yalanlıyor.


Buluşma Noktası

haber@yenibirlikgazetesi.com

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

11

MANEVİ HAYATIMIZ

Cemâlnur

Sargut

Miraç’taki

Müjde

Namazdır

GÖKDELEN ŞEHRİN

MEZARTAŞLARIDIR!

Büyük şehirlerde ve metropollerde

yaşamanın ne konuda düşünce ve duygularını

paylaşmak istiyorum. Onların bu

denli zor olduğunu ancak anlatan katkılarını da bizlerle ve

yaşayan bilir. Orantısız çarpık okuyucularımızla paylaşmalarını

şehirleşme, insan ruhu ve karakteri

üzerinde

ciddi

bekliyorum. Umarım bu konuda

bir

Temiz Toplum

Temiz Çevre

de olumsuz

etkiler yaptığını

biliyoruz.

Mevcut şehir

içersindeki

boş alanlara

bile yüksek binalar

yapılıyor ve biçimsiz,

insicamsız gökdelenler

bir bir mantar gibi

bitiyor. Doğadan

ve doğal yaşamdan

mahrum bir şekilde,

sanki bizi yutacak bir

ejderhanın üzerinde

yaşıyor gibiyiz. Atalarımız

kamuya ait binaları

taştan ve mermerden

yaparken estetik

ön plandaydı. Aynı

estetik kendi meskenlerini

yaparken de mütevazilik

içinde ihtişamını hissettiriyordu.

Bizim asıl meselemiz, geleceğimize

bırakacağımız sağlıklı temiz bir

toplum ve temiz bir çevre. Temiz

toplum ve temiz çevre içinde

mutlu mesut ve huzur içinde

olması gereken çocuklarımızdır.

Buluşma Noktası sayfamıza

başladığımızda mutlaka sosyal

sorumluluk içersinde inanç,

umut ve kültür hayatımıza dokunacaktık.

Şimdi de “Çevre Bilinci”

ni en başta okuyucularımızla

mesafe

alırız. Bu

vesileyle

“Çevre

Bilinci”ni

temizlikle

başlatabiliriz. En

başta bizi olumsuz

etkileyen

olumsuz duygu

ve düşünceyi

dışarıya atabiliriz..

Bilgisayarımızdaki

gereksiz dosyaları

çöpe atmakla başlayabiliriz.

Herkes

kapısının önünü

temizlerse bütün

şehir temiz olur.

Temizlik imandandır

boşuna

söylenmemiş.

Bu arada makalemizin

üzerindeki mezar taşlı, gökdelenli

İstanbul fotoğrafı bir fotoğraf yarışmasında

birincilik ödülü almış

ve internette sosyal medyada

paylaşılmaktadır. Biz de onunla

“Gökdelenler şehrin mezar taşlarıdır”,

başlığıyla ironi yapmak

istedik. Bazen bir fotoğraf bir

kitap dolusu yazılmış cümlelere

bedeldir. Bilvesile bütün okuyucularımızı

“Çevre Bilinci”ne

davet ediyoruz.

Halep’te Anne Olmak!

Halep yanıyor. Annelerin gözü

önünde bebekleri, canları

paramparça oluyor. Annelerin en

hayırlısı Hz. Hatice, en güzeli Hz.

Fatma, en fedakarı Hz. Ayşe’yi

anıyorum. Eşlik etsinler acılı tüm

annelere diye dua ediyorum

içimden. Çaresizce elimden gelen

bu, Halepli anneler için dua

etmek.

Ortalık alev alev; yürekler

yangın yeri. Ellerimiz uzanamıyor

Halepli annelere. Ne söz

yetiyor, ne cümleler anlatabiliyor

Halep’teki acıyı. Sadece seyrediyoruz

medyadan olan biteni,

bize alıştırdıkları gibi. Halep’te

anne olmak; her an acılara gark

olmak, çaresizce çırpınmak. Bizse

anneler gününe hazırlanıyoruz.

AVM’ler hazır. Reklamlar tamam.

Halep’te anneler ölürken, bebeklerin,

çocukların kanlı, cansız

fotoğrafları sadece bir reklam afişi

gibi belleğimizde kalıyor. Halepli

annelerin yüreğinde ise kazılı

duruyor evlatlarının acısı. Çocukların

yüreğindeki anne hasreti ve

acısına karışıyor toz, duman arasında

feryatlar, ambulans sesleri..

Ancak anneler hisseder bu

acıyı yüreğinde. Yine sadece

bir güne matuf olmamak üzere

her gün annelerimizin gönlünü

alalım. Sadece anneler gününde

değil.

…….

Salı gecesini Miraç kandili olarak

geçirdik. Bu vesile ile geçmiş

kandilinizi kutlarım. Ardından

Berat kandili idrak edeceğiz,

sonrasında da gönüllerin sultanı

Ramazan ayını karşılayacağız

inşallah.

TRAFIK HAYAT KURTARIR

Çocuklarımıza trafik bilinci aşılayalım

Y Kuşağı Bir Anne

İnsan kaynakları literatürü için sınıflandırılmış

kuşaklar iş dünyasında işe yarıyor

olabilir. Ancak günlük hayatımızda hele

ki annelikte ne işe yaradığını “Sabiha

Gürkaynak’ın annelik deneyimlerini

anlattığı kitabını okuyunca anlıyorsunuz.

“Y kuşağı Anneyim” kitabının yazarı aynı

zamanda bloggerlık da yapıyor ve kendi

kuşağını ziplenmiş ebeveynler olarak

tanımlamış.

Kitaptan ilginç başlıklar; ‘30 Yaşımdan

20 yaşıma mektup’, ‘Beyaz ‘Atlı’

Baba’, ‘Annenin olmadığı yerde baba

Abdurrahman Çelebi’, ‘İçime annem

kaçmış’..

Yazar oğlunun doğumu ile birlikte

yaşadığı zorluklardan kendini sıyırabilmenin

çaresi olarak tuttuğu notların

zamanla kendisini rahatlattığını

fark edince yazmaya devam ediyor.

Nihayetinde Tuti kitaptan çıkan ikinci

çocuğu dünyaya geliyor. Kitap ilk annelik

deneyiminde yaşanan zorluklara

yoldaşlık ediyor. Kitabı okurken yalnız

olmadığınızı anlayacaksınız..

Y KUŞAĞI HAKKINDA:

1980-1999 arası doğan ve insan

kaynakları literatürüne ‘Y Kuşağı’

olarak geçen kuşak Türkiye nüfusunun

yaklaşık yüzde 25’ini kapsıyor. 1925-

1946 yılları arasında doğanlar “Gelenekseller”,

1946-1963 yılları arasında

doğanlar “Baby Boomers”, 1963-1981

arasında doğanlar X Jenerasyonu olarak

adlandırılmaktadır. Kitapla alakası

yok ancak değinmeden geçemeyeceğim.

ABD’de İkinci Dünya Savaşı sonrası

düşen nüfusu tekrar ayağa kaldırabilmek

amacı ile hükümetin aileleri çocuk sahibi

olmaya teşvik etmek için bu dönemde

başarılı pazarlama çalışmaları yapılmış. Bu

döneme de Baby Boomers denilmiştir.

Kandil geceleri, aydınlanmaya

vesile olan geceleridir.

Zira “Kandil” aydınlanma

demek olup, insanın kendi

hakikatiyle baş başa kalarak;

kendindeki manaya dönmek,

tefekkür etmek, ibadet etmenin

zevkini yaşamak ve etrafla, yani

halkla Hakk’a karşı olan sevgisini

paylaşmakla geçen gecelerdir.

Bu yönden, içi; Hakk’a, dışı; halka

dönük şekilde Kandil gecesini

ihya eder insanlar. İbadetlerin ve

duaların kabul olduğu gecelerdir.

Miraç gecesi; kulun, Allah’ın hakikatiyle

buluşabilme müjdesini aldığı

gecedir. Yani kul, Peygamber

Efendimizin Miraç’ına eremese

de, kendi namazıyla kendindeki

Allah’ın ismini idrak edeceği

müjdesini alır. İşte bu bakımdan;

Miraç çok önemli bir gecedir. Miraç;

insanın aklıyla verdiği bütün

kararların neticesine varıp, ondan

sonra mana âleminde yükselmesi

ve kendi gönlünün aydınlığında

ilerlemesi demektir. Allah’ın da

ona tenezzül etmesi demektir.

Miraç’ta iki bölüm vardır;

Halkın Hakk’a doğru, gayreti

ile yürüdüğü, Hakk’ın da halka

doğru tenezzülü ile eğildiği an demektir;

Miraç’ın hakikati budur.

İşte bu hakikat zuhura geldiği

zaman, Necm Suresinde olduğu

gibi; yayın iki ucu birbirine son

derece yaklaşır ve bu yaklaşma

sonucunda herkes kendindeki

Allah’a ait hakikati idrak eder. Bu

yüzden teslimiyet şarttır, alnının

Bir Çevre felaketi filmi

“KURT TOTEMİ”

Kurt Totemi Çin ve Fransa

2015 yapımı bir macera filmi

olmasına rağmen, bu filmi çevre

bilincini işleyen olağanüstü bir

film olarak yorumlayabilirim.

Doğanın dengelerini gözetmeden

insanoğlunun hırsı ve

acımasızlığının sonucu doğanın

intikamını sinema tekniğiyle

gerçekleştirilmiş ibretlik bir

filmdir. Kurt Totemi filmi, tüm

kişi ve kadrosuyla övgüye layık

bir yapım olmuş. Bu harika

filmin yönetmeni Jean-Jacques

Annaud’tur. Filmin kısaca

konusu şöyledir; 1967 yılının

secde görmesi şarttır ki Allah bizi

alınlarımızdan yakalasın. Bunun

müjdesi ile insan bugünü çok

neşeli ve zevkli geçirmelidir. Özellikle

Kandil gecelerinin çocukların

gecesi olduğunu, Kandil gecelerinde

çocuklara hediyeler, onlara

milli ve manevi hikâyeler anlatılarak

geçirilmesi gerektiğini bilip

birliktelik, Peygamber ahlâkı,

Peygamber sevgisi, Peygamberin

manası üzerine konuşulması gereken

gecelerdir. Mümkün olduğu

kadar yakın çevrenin çocukları

toplanıp, onlara hediyeler dağıtılır,

evler süslenir, televizyonda

Peygambere ait filmler oynatılabilir.

Mesela işyerlerine Kandil

simidi götürerek, Kandil hatırlatılabilir.

Biz, kendimiz açısından da

eğer mümkünse; Kandil namazı,

tespih namazı kılınır, camilerde

birlik ve beraberlik içinde, o aşk

içinde kutlanabilir. Bu, bir kutlama

gecesidir, yas gecesi değildir.

Neşe ile idrak edilmelidir, zevkle

idrak edilmelidir, Allah aşkıyla

idrak edilmelidir.

Kandil alayları yapardık biz

çocukluğumuzda, yani çocuklar

ellerinde fenerlerle evleri gezer

ve bahşiş toplarlardı. Keşke aynı

âdetler geri gelse. Böylece batının

cadılar bayramı gibi insanı maneviyattan

uzaklaştıran o korkunç

adetlerin Türkiye’deki tesirinden

de kurtulmuş olunur. Bu vesile ile

geçmiş kandilinizi tebrik eder ve

nice kandilleri milletçe idrakini

niyaz ederim.

bahar ayıdır. Beijing’ten gelen

bir öğrenci olan Chen’in Mogolistan’ın

bu bölgesinde sürü

çobanlarının yanında yaşayıp

onlara bir şeyler öğretmesi gerekmektedir.

Burada doğayla iç

içe yaşayıp doğanın kanunlarına

göre yaşantısını devam ettirecektir.

Burada insanlar ve kurtlarda

bir arada yaşamaktadır. Chen

burada küçük bir yavru köpek

yetiştirir. Bir gün hükümet bütün

kurtlarını öldürmesi için alarma

verir. Sonrası doğanın insanlardan

intikamıdır. İnternet linki de

buradadır.

http://www.gazetebirlik.com/video/kurt-totemi

ÇEVRE

BİLİNCİ

Gelin hep birlikte “Çevre Bilinci” oluşturalım! Bir paragraflık

kısa yazılarınızı, şiir ve öykülerinizi, çizim, karikatür, fotoğraf,

kısa filmlerinizi web sitemizde ve gazetemizdepaylaşmak üzere

uceylan@yenibirlikgazetesi.com’a bekliyoruz!


125 MAYIS 2016 PERŞEMBE Yaşam haber@yenibirlikgazetesi.com

KOÇ: Sevgili

Koçlar,

gayet istekli

ve duygusal anlamda

güçlü hissettiğiniz bir

+

gündesiniz. İnsanlara

önderlik etmek ve

en önden gitmek için

fırsatlarınız var. Sizin ARTI

fikirlerinize katılmayan

BURÇ

kişilere ise cevap bile KUTUSU

vermiyorsunuz.

BOĞA: Sevgili Boğalar, kendinizi bugün

biraz halsiz ve isteksiz bulabilirsiniz.

Yalnız kalmaya ihtiyacınız olabilir.

Gördüğünüz rüyalar mesaj içerikli olabilir. Bunu

dikkate almalısınız. Yarından itibaren daha enerjik

olacaksınız.

İKİZLER: Sevgili İkizler, yaptığınız

organizasyonlar çok beğeniliyor. Yeni

fikirlerinizi artık insanlarla paylaşabilirsiniz.

Umut ve ışık dolu bir güne merhaba

diyeceksiniz. Kararsız kalmamaya özen gösterin.

YENGEÇ: Sevgili Yengeçler, aile büyüklerinizle

bir arada olmak size iyi

gelecektir. Onların desteği ve sevgisi sizi

her konuda iyileştiriyor. Gelecekle ilgili kararlar

almak için Retro dönemlerinin bitmesini beklemek

daha doğru olur.

ASLAN: Sevgili Aslanlar, eğitim ve

öğretim hayatınız, yeni bir eğitime başlamak

bugün ilgi alanınız olabilir. Siz

sanıldığının aksine rahat ve tembel değil; bilakis

fazla çalışkan ve gururlusunuz. Sürekli ilerlemek

için gayret göstereceksiniz.

BAŞAK: Sevgili Başaklar, ortak para

haneniniz, ödemeleriniz ve kredi borç

gibi konularla meşgul olduğunuz bir

gün sizler için, partnerinizin tutumu sizi üzüyor

olabilir. Yanlış anlaşılmalara dikkat.

TERAZİ: Sevgili Teraziler, güzel bir

karşılaşma veya yeni biriyle tanışma

durumunuz olabilir. Bugün alacağınız

haberler huzur ve sakinlik içeriyor. Dünkü telaşınızdan

arınmak için ideal bir gün. Ortaklık için

biraz acele etmelisiniz.

AKREP: Sevgili Akrepler, içinize attığınız

ne varsa taşıp çıkabilir bugün. Yeni

kararlar ve düzenlemelerle uğraşabilirsiniz.

Çalıştığınız ortamda hoşunuza gidecek

gelişmeler olduğu kadar, canınızı sıkacak durumlara

karşı da tedbirli olmalısınız.

YAY: Sevgili Yaylar, hasta olan bir yakınınızı

düşünüyor olabilirsiniz. Onun için

birşeyler yapmak istiyor fakat elinizden

bir şey gelmemesi sizi sıkıyor olabilir. Zamana

bırakın ve her şeyin düzeleceğine tanıklık edin.

Hobilerinizle vakit geçirmek faydalı olur sizlere.

OĞLAK: Sevgili Oğlaklar, bugün kardeşleriniz

ve yakın akrabalarınız gündeminizde

olabilir. Önceden değer vermediğiniz

birisinin, şu an da sizin için ne kadar değerli

olduğunu farkedebilirsiniz. Medya ve halkla

ilişkiler konularında öncülük edebilirsiniz.

KOVA: Sevgili Kovalar, maddi çıkarlarınızı

düşünürken, duygularınızı hiçe

saymamalı ve herkesi hakettiği yere

koymalısınız. Bugün girişeceğiniz işlerde karlı

olacaksınız fakat duygusal olarak düşüşler olası

sizler için.

BALIK: Sevgili Balıklar, merkürün geri

harekette oluşu, partnerinizi etkiledi…

Aranızda iletişim olarak kopukluk veya

zorlanmalar olabilir. Bekar olan balıklar için söz,

nişan gibi durumlara alacakları tarih 22 Mayıs’tan

sonrası olmalı.

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

İMTİYAZ SAHİBİ

AVNİ ÖZGÜREL

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

OKAN SARIKAYA

YIL: 1 SAYI: 53

FORUM BASIN YAYIN TİCARET A.Ş. ADINA

YAYIN DANIŞMANI

PERTEV ATASAY

MEDYA GENEL MÜDÜRÜ

ELİF EREN ÖVDÜR

REKLAM MÜDÜRÜ

DİDEM KUM

REKLAM MÜDÜRÜ

TUĞÇE SARIGÜL

Tel: 0212 212 10 00

Faks: 0212 212 18 92

Zeon Medya Prodüksiyon ve

Reklam Hizmetleri Tic.Ltd.Şti.

Prof. Nurettin Mazhar Öktem

Sok. Mega Medya Center

No: 6/B 34381 Şişli/İstanbul

İDARİ GENEL MÜDÜR

ÖZGÜR YİTER

YAYIN TÜRÜ: YAYGIN SÜRELİ

YÖNETİM YERİ

Abbasağa Mah. Yıldız Cad.

No:49/3 Tevfikpaşa Konağı

34353 Beşiktaş/İstanbul

TEL: 0212 258 47 02

bilgi@yenibirlikgazetesi.com

Dolunay TOZKOPARAN

S.YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

HÜSEYİN YILMAZCAN

HABER MÜDÜRÜ

MUSTAFA YAŞAR

EKONOMİ

YILDIRAY GÖKKAYA

MAGAZİN

SİNAN TOSUN

SPOR

HAMZA GEZMİŞ

KÜLTÜR-SANAT

SEMA SEZEN

dtozkoparan@yenibirlikgazetesi.com

OTOMOTİV

AHMET ÇELİK

SAĞLIK

ESRA KAZANCIBAŞI ÖZTEKİN

TEKNOLOJİ

ERSİN AKMAN

BASKI:

İhlas Gazetecilik A.Ş.

Merkez Mah. 29 Ekim Cad.

İhlas Plaza No: 11 A41

Yenibosna/İstanbul

Tel: (0212) 454 30 00

DAĞITIM: Turkuvaz

twitter.com/gazetebirlik

YENİBİRLİK, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Yenibirlik Gazetesi ve eklerinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların

her türlü telif hakkı Forum Basın Yayın Ticaret A.Ş’ne aittir. İzin

almadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

KIŞI NEDEN

holigan oluyor?

Sağlıklı sosyal ilişkiler kuramayan, sosyal normlara uyum sağlayamayan, şiddete meyilli

ve empati duygusu gelişmemiş kişilerin fanatik ya da holigan kimliği içerisinde var olmaya

çalıştıklarını belirten uzmanlar, “Dürtü ve öfke kontrolü sağlayamayan, yaptıkları davranışların

sonuçlarını düşünemeyen bu kişilerin tedavi görmeleri gerekmektedir” dedi.

Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmasında

bir taraftarın sahaya inerek hakemi

dövmesi, spor ve şiddet konusunu bir

kez daha gündeme getirdi.

Üsküdar Üniversitesi Nöropsikiyatri

Hastanesi’nden uzman psikolog Ahmet Yılmaz,

sporda şiddet konusunu değerlendirdi.

Yılmaz, şunları söyledi:

“Sporda şiddet, tribünlerde görmek

Her köy yoğurduna

ALDANMAYIN

Sağlıklı yaşam, sağlıklı yemek akımıyla sofralarımızda tükettiğimiz

temel gıda maddelerinde doğal olana dönüş eğilimi tırmanıyor.

Doğal ve organik gıda arayışında doğru sanılarak yapılan

hatalar bazen sağlığı tehdit eden sonuçlar doğurabiliyor.

Tüketicinin sağlıklı gıdaya ulaşması’

misyonuyla faaliyet gösteren Ambalaj

Sanayicileri Derneği, sofralarımızda

en çok tüketilen gıda maddelerinden

yoğurttaki tehlikeye dikkat çekti.

‘Köy yoğurdu’, ‘ev yoğurdu’ etiketiyle

piyasada gittikçe daha sık görülen yoğurtların

açıkta satılan, hiçbir denetim

ve kontrolden geçmeyen sütlerden

yapılma ihtimalinin yüksek olduğunu

hatırlatan dernek, merdivenaltı üretim

için de uyardı.

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD)

Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin

Korkut, Türkiye’nin birçok bölgesinde

tüketicinin ‘daha sağlıklı’ diyerek

tercih ettiği açık süt satışına değinerek

“Halkımız alışkanlıkları konusunda muhafazakar.

Zor vazgeçiyor. Anadolu’da

çok yaygın olan, büyük şehirlerimizde

sitelerin kapısına kadar gelen açık

sütlerin kaynağını çok iyi sorgulamalıyız.

Ev kadınlarının, ev yoğurdu yapmak

için satın aldıkları açık sütün, sağlık

sorunlarına yol açabileceğini dikkate

almalıyız” dedi.

NEREDE VE NE ŞARTLARDA

ÜRETILDI?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın

açıkta satılan gıdalarla ilgili

uyarılarını hatırlatan ASD Yönetim

Kurulu Başkanı Korkut, piyasada son

dönemde giderek artan ‘ev yoğurdu’,

‘köy yoğurdu’ diye pazarlanan ürünlerin

tüketilmesi konusunda tüketicinin

dikkatli olmasını istedi. Korkut, şöyle

konuştu: “Türkiye’de sofralarda en çok

tüketilen ürünlerden süt ve yoğurt

konusunda büyük bir tartışma var.

Toplumda artan ‘doğal ürün’ talebine

paralel olarak neredeyse her köşede

görmeye başladığımız ‘köy yoğurdu’,

‘ev yoğurdu’ iddiasındaki

ürünlerin menşeinin

titizlikle sorgulanması

gerek. Sütün sağımı,

çiğ halde muhafaza

edilmesi, işlenmesi,

hijyenik koşullarda

taşınması, üretiminden

tezgaha çıktığı

ana kadar uygun ısı

koşullarının sağlanması

gibi takip edilecek

birçok madde var.

Kontrol altında olmayan

sütlerden yine denetimsiz, tabiri caizse

merdiven altı üretildiği tahmin edilen

yoğurtlar sağlık için büyük tehlike oluşturuyor.

Şunu unutmayalım, pastörize

edilmeyen, ambalajsız süt her zaman

risklidir. Fazla kaynatıldığında ise besin

değerini kaybettiğini hepimiz biliyoruz.

Çocuk, yaşlı, kadın, erkek herkesin temel

besin maddesi olan süt ve yoğurdu

bilinçli tüketelim.”

AMBALAJLI YOĞURT TERCIH EDIN

Sadettin Korkut, ambalaja giren

yoğurtları satın alırken de mutlaka

etiketli ürünler tercih edilmesi gerektiğini

kaydetti. Tüm gıda maddelerinin,

gıda ile temasa uygun malzemelerden

yapılmış ambalajlarda satışa sunulmasının

hayati önem taşıdığını vurgulayan

Korkut, şunları söyledi:

“Denetimsiz satılan süt ve yoğurtta

karşılaşılan büyük sorunlardan birisi de

budur. Sokakta, çarşıda, açıkta gıda ambalajına

uygun olmayan renkli kutularda

‘köy yoğurdu’ iddiasıyla ürün satışı

olduğunu görüyoruz. Tekrar tekrar

kullanılıyorsa hijyenden söz edilemez.

Kayıt dışı ürünlerden uzak durmak her

şeyden önce sağlıklı gıda tüketiminin

ilk şartıdır. Unutmayalım ki, Gıda Tarım

ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izniyle

üretim yapan, yasal standartlara uygun

ambalajlarda satışa sunulan ürünleri

tüketme konusunda daha bilinçli

davranmalıyız. Her zaman söylediğimiz

gibi, satın aldığınız ürünün ambalajı

onun güvencesidir. Ambalaj üzerindeki

etiket ürünün içeriğini anlatır. Sağlık

için özellikle sütte ve yoğurtta, etiketinde

doğru bilgiler olan ambalajlı ürünler

tercih edilmelidir. Halkımızı bu konuda

duyarlı ve bilinçli

olmaya çağırıyoruz.”

istemediğimiz ancak neredeyse son yıllarda

ülkemizdeki bütün liglerde sık sık karşılaştığımız

bir durum haline geldi. Eğlence, birlik

ve beraberlik duygularını ve düşüncelerini geliştirmek

amacıyla çocuklarımızı yönlendirdiğimiz

spor dalları şiddet olaylarıyla anılmaya

başlandı.

Sağlıklı sosyal ilişkiler kuramayan, sosyal

normlara uyum sağlayamayan, şiddete meyilli

ve empati duygusu gelişmemiş insanlar

fanatik ya da holigan kimliği içerisinde

tribünde yer edinerek kendilerini o ortamda

var ediyorlar. Bu kişiler, dürtü ve öfke kontrolü

sağlayamayan, yaptıkları davranışların

sonuçlarını düşünemeyen kişiliklerdir.

Dün yaşanan Trabzonspor- Fenerbahçe

maçında da sahaya girip hakeme saldıran

kişi büyük ölçüde öfke ve hırsla hareket

edip eyleme geçen bir kişilik yapısına sahip

olabilir. Bazı insanlar çok çabuk etki altında

kalabiliyorlar.

ŞIDDET IÇEREN SÖYLEMLER

TARAFTARI ETKILIYOR!

Medyada yer alan bazı spor yorumcularının,

futbolun başındaki yöneticilerin,

futbolcuların şiddet ve öfke içeren söylemleri

maalesef taraftar üzerinde, özellikle de söz

ettiğimiz kişilik özelliği olanlar üzerinde çok

etkili ve yönlendirici oluyor. Bu kişiler, şiddet

içeren eylemleri normalleştiriyor ve kendilerini

haklı görebiliyorlar.

Yakın zamanda hakeme kırmızı kart

gösterdiği için kahraman ilan edilen ve adı

bir sokağa verilen oyuncumuz oldu. Hatta

tören düzenlendi, protokol de eşlik etti. Bu tür

davranışlar maalesef şiddet içeren eylemleri

ödüllendirip pekiştiriyor ve daha çok teşvik

ediyor. Bu nedenle toplumun bir bütün

olarak futbolcusu, yöneticisi ve yorumcusu

ile birlikte şiddet içeren söylemleri ve bunları

destekleyen tavırları biran önce bırakmaları

gerekmektedir.

Maç izlerken pozisyonlar esnasında öfkelenebiliriz.

Verilen karar hoşumuza gitmeyebilir

ya da hakem yanlış karar vermiş olabilir.

Önemli olan öfkelendikten sonra nasıl tepki

gösterdiğimizdir. Sağlıklı bir kişi, öfkesini

kontrol edebilir. Öfke kontrol sorunu yaşayan

ve hastanemize başvuran hastalarımızda da

öfke kontrolü ve öfkenin sağlıklı dışavurumu

tedavideki hedeflerimizden biridir” dedi.

Çoklu holiganın olduğu fotoda polisler

kesilip holiganlar büyütülecek.

Botoks ve dolguyla

botoks ve medikal dolguların

burun estetiği için nasıl

kullanıldığını açıkladı: “Botoks

estetik alanında, 21. Yüzyılın

en çok yapılan uygulaması.

Dolgu uygulamaları da hemen

arkasından onu takip ediyor.

Düzenli bir şekilde bu iki

uygulama yapıldığı takdirde,

yaşlanma belirtilerini geciktirmek

ve olası mimik çizgilerinin

derinleşmesini önlemek

mümkün olabiliyor. Botoks

ve dolgular sanılanın aksine

sadece bu bahsettiğimiz işlevlere

sahip değil, farklı deformitelerin

düzeltilmesinde de kullanılıyor.

Burun estetiğinde ise, özellikle profilinden

memnun olmayan, burun ucuna estetik

bir form kazandırmak isteyenlerin imdadına

bu iki medikal teknik koşuyor”.

KALKIK VE ESTETIK BIR BURUN

Burun ucunun biraz daha kalkık

olması her zaman istenilen bir duruştur

bunun yanı sıra yaş almaya başladıkça

burun ucunun düştüğünü gözlemleriz.

Botoks ve dolgu

uygulamalarının

kırışıklık ve hacim

kaybı yaşayan cilt

bölgelerindeki etkinliğinin

yanı sıra,

bu enjeksiyonlar

düşük burun ucu

ve estetik bir profil

oluşturmada da

kullanılıyor.

Kirpiklerimiz uzun olsun

n ZEYTINYAĞI, E vitaminli yağlar ve hatta

vazelinin kirpiklerin büyümesinde başarılı

olduğunu biliyoruz. Uyumadan önce kirpiklerinizi

yağladığınızda, onlara bunu emmesi

ve gürleşmesi için gerekli zamanı tanımış

olursunuz. Maskarasız bir fırçayı yağa sokun

ve hafif hareketlerle kirpiklerinizi tarayın.

Bu tarama işlemini birkaç kere tekrar

edin ve sabah kalktığınızda maskara kullanmadan

önce gözlerinizi iyice temizlediğinize

emin olun.

FOTOĞRAF: BURAK YELMAN

10 dakikada yeni profil

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Eğer burnunuzda radikal bir sorun yoksa

Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, ve sadece bu düşüklüğü yok etmek istiyorsanız,

burun ucuna ameliyatsız

bir işlemle, hafif bir dikleştirme

yapılabilir. Botoks enjeksiyonunu

burnun ucunu aşağı çeken

kaslara enjekte ediyoruz ve bu

dikleşmeyi sağlıyoruz. Ayrıca

aynı bölgeye dolgu uygulamalarıyla

kontür düzeltmeleri

yapabiliyoruz. Bu sayede ufak

dokunuşlarla radikal olmayan

ama profili gerçek anlamda

değiştirip estetik hale getiren

bir sonuç çıkıyor” diyen Cihantimur,

işlemin ortalama 10

dakika sürdüğünü belirtti.

ŞIŞLIK VE MORLUK OLUŞMUYOR

“Eğer burun ucunuzu aşağı çeken mimik

kasları çok çalışmaya elverişliyse botoks

ve dolgu uygulamasından son derece

fayda görebilirsiniz. Ayrıca kliniklerimde,

yine burun ucunu kaldırmaya yönelik

Basit Burun Estetiği operasyonları da etkili

sonuçlar veriyor” diyen Cihantimur, burna

yapılan dolgu ve botoks uygulamalarının

şişlik ve morluk gibi belirtiler göstermediğinin

de altını çizdi.


Bulmaca

haber@yenibirlikgazetesi.com

13

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

Makine

yağı

Ferda

Ağıt

Kilogram

Santimetre

Afiş

Esenleme

Optik

kaydırma

Bütün

Bezekleme,

örge

Beyaz etli

bir balık,

topbaş

balık

Uygun

adım

yürürken

çıkarılan

ses

Sürekli

Gerçekten,

gerçek

olarak

Kadın

Bağıntılı

Yanaktaki

küçük çukur

Arapçada

bir işaret

Alabalık

Öğütücü

diş

Gözde

bir renk

Üye

Bir tür ipek

kumaş

Su samuru

Resimdeki

siyasetçi

Milattan

Önce

Evet

anlamında

Makule,

kategori

Ayağı sert

olarak

basmak

Kumaş

vb.de

kıvrım

Duygu

Razı

olma

Müslüman

ülkelerde

oturan Yunan

asıllı kimse

Bir

peygamber

Ölçüsünde

Bir tür

marangoz

aleti

Doğum

işini

yaptıran

kadın

Atın

ayağındaki

demir

Arjantin

plakası

Dövize

çevrilebilir

mevduat

Üvey

olmayan

Giyecekte

ek parça

Büyük

çivi

Kalay

simgesi

Değerli

bir yün

kumaş

Çevik

Ok yapan

veya satan

İş

merkezi

Avrupa'da

bir nehir

Bir tür

kunduracı

aleti

Cezire

Türk Dil

Kurumu

Operatör

(kısaca)

Balık

adam

Hamız

Uzak

yerde

Zorla

alınan para

Yolundan

çevirmek

Veli

Mikroplu bir

hastalık

Bazı

şeylerde

dip bölüm

Hararet

Utçu

Türler,

çeşitler

İrade dışı

hareketler

olan bir

hastalık

Ulu

ırmak

Zaviye

Millet

Esasen,

zati

Bir

Orta Çağ

çalgısı

Dolaylı

olarak

anlatma

Patavatsızlık,

pot

Samanyolu

gibi bağımsız

uzay adası

Siyasi

çekişmelerin

geçtiği yer

Yaradan,

Mevla

Yankı

Söz

dinleme

Askısı

olan

Aile

ile ilgili

Bir

ünlem

Soy

Tuvalet

Yaşa Tekçi Şaka

Mavi

Petrolden

damıtılan

ürün

Zir, üst

karşıtı

Hint

mihracesi

Atomlarla

ilgili olan,

atomik

Birincil

... gıdı

Çocukları

gıdıklarken

söylenir

Lahuti

Şaşılacak

kadar çirkin

olan şey

Klavsen

Kaba

baston

Sayı

Yaşamasını

sağlayan

Dingil

Su

yosunu

Modaya

uygun

Gelişmemiş,

cılız (bitki)

Akıllı, zeki

Masonların

toplantı yeri

Ensiz

Teğmen

(kısaca)

Küme

Karakter

Enstitü

(kısaca)

Bir bağlaç

Davranış

Usta olma

durumu

Birden

bir artık

Bol karşıtı

Asklı

mantarlara

özgü üreme

organı

Lisan

Yazık

anlamında

söylenen

bir söz

Bağlam

Olağandan

daha

hacimli

Bir çeşit

sertçe,

ince yünlü

kumaş

Söyleniş

biçimi,

vurgusu

İriye

yakın,

biraz iri

Çok

büyük

Arapçada

bir işaret

KELİME YERLEŞTİRME

 D E M E L M A S ı

Bulmacada verilen ipucu kelimeden yararlanarak

çözülmüş bulmacayı tamamlayınız.

3 HARFLİ

ALA

DEM

NUH

TER

4 HARFLİ

ARPA

EZEL

FARS

İKAZ

İMAN

KASK

KELT

LİME

LİRA

MAAŞ

NAİF

NAME

PEYK

RAST

ŞEMS

UFKİ

5 HARFLİ

ÂDETA

AMADE

ANLAM

EMARE

ETSİZ

IHMAK

LEHİM

N A İ F U F K İ

A M A R A Z A K

M A A Ş A R P A

E M N İ Y E T S İ Z

A Z ı S

 D E M E L M A S ı

D E M

N U H

E A M İ R A L M

T E R A L A

A T E Ş L E T M E K

S İ Ü H

P İ Ş İ R İ M L İ K

E Z E L L İ M E

Y M İ S T E R L

K A S K R A S T

PİSSU

6 HARFLİ

AMİRAL

FAŞİZM

MARAZA

MİSTER

ŞİİLİK

TÜMLER

UZATIM

10 HARFLİ

ÂDEMELMASI

ATEŞLETMEK

EMNİYETSİZ

PİŞİRİMLİK

2 5 8 7 6 3 9 4 1

4 6 1 9 8 2 5 7 3

7 9 3 1 5 4 6 2 8

6 3 4 8 9 1 2 5 7

8 2 9 5 4 7 1 3 6

1 7 5 3 2 6 4 8 9

9 8 6 4 7 5 3 1 2

3 4 2 6 1 8 7 9 5

5 1 7 2 3 9 8 6 4

A S O N H F O D R A U Ç

L D A L A U B A L İ R I

D E A H Ğ A S İ L B A O

Ş L T M M K M U A N G D

I İ Ç L A A L F L A R S

I D I D Y B K Ç O K L U

E Ç R E T U Ğ S Ç R T Z

A A T Â A S R E İ O A B

Ç İ K İ P E M B E M S İ

B E Ş T T Ü Ö R G Ü T N

Z İ R E K L E M L E M E

M E K G E D R E K İ R K

Aşağıdaki sözcükleri yandaki bulmaca içerisinde

bulup, üzerini karaladığınızda

geriye şifremiz çıkacaktır.

AÇILMA

ADAMA

AMFORA

BİNEK

BİTEY

ÇARDAK

ÇOKLU

DEREOTU

EKLEMLEME

FODRA

HUSUL

SÖZCÜK AVI KLASİK KARE ÇIRAK SUDOKU

İTHAF

KABUS

KÜMEÇ

LAUBALİ

MAKSİ

MAYTAP

ODSUZ

ÖRGÜT

PEMBEMSİ

TERSO

ZEKÂT

ŞİFRE: ...................................................................................

................................................................................................

................................................................................................

4 1 5 9 3 7 6 2 8

6 2 3 1 4 8 9 7 5

9 7 8 2 5 6 1 4 3

8 6 4 3 2 5 7 1 9

5 9 2 6 7 1 3 8 4

7 3 1 4 8 9 5 6 2

1 8 6 5 9 4 2 3 7

2 4 9 7 6 3 8 5 1

3 5 7 8 1 2 4 9 6

3 5 2 1 8 7 6 4 9

7 6 8 4 9 2 5 3 1

9 4 1 3 6 5 7 2 8

8 2 9 7 3 1 4 5 6

6 7 5 9 2 4 8 1 3

4 1 3 8 5 6 2 9 7

5 9 7 2 1 8 3 6 4

1 8 6 5 4 3 9 7 2

2 3 4 6 7 9 1 8 5

Soldan Sağa:

1. Harman karıştırmakta kullanılan tahta araç. - 4. Karo.

- 7. Başıboş, aylak. - 8. Elektrik veya telefon tellerinin

toplanıp bağlandığı kap. - 10. Bir akarsuyun herhangi

bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım. - 12.

Em, deva. - 13. Millet. - 14. Yazım. - 16. Oysaki, hâlbuki.

- 19. Yemek, yiyecek. - 20. Düşkünlük. - 21. Yufka inceliğinde

açılmış uzun sade pide. - 22. Bazı dillerde, bir ek

göreviyle köklerin yapısı içine giren seslik. - 23. Erişmiş.

Yukarıdan Aşağıya:

1. Sürekli. - 2. Veri. - 3. Avuçla kavramak, avuçla almak.

- 4. Oyunbozan. - 5. Gerçek. - 6. Bir şeyin başka bir şey

üzerinde yarattığı etki. - 9. Ulanan parça, ek, katkı, ilave.

- 11. Türkiye’nin Marmara Bölgesi’nde yer alan illerinden

biri. - 14. Tepi. - 15. Meyve koparmak için ucuna

üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık. - 17. Yaşasın,

ole. - 18. Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

1 2 3 4 5 6

7

8 9 10 11

12 13

14 15 16 17 18

19 20

21

22 23

Uygun

Makine

Esenleme

Beyaz etli

yağı

Santimetre

adım

Gerçekten,

Bezekleme,

bir balık,

Kadın

Ağıt Kilogram

Afiş

Optik

Bütün yürürken

örge

topbaş

Sürekli gerçek

Ferda G D K C kaydırma S T N balık

çıkarılan

olarak

Bağıntılı

K

ses

R D S N

Yanaktaki

küçük çukur

Alabalık

Gözde

Bir tür ipek

bir renk

kumaş

Öğütücü

Arapçada

E R T E bir işaret G A M Z E diş A L A Üye E L A Su samuru A B A N İ

Ayağı sert

Kumaş

Resimdeki

Milattan

Evet

Makule,

olarak

vb.de

Duygu

siyasetçi

Önce

anlamında

kategori

basmak

kıvrım

E M Ö S U L A M K A F P L İ H İ S

Müslüman

Bir

Razı

ülkelerde

peygamber

olma oturan Yunan

İ S M E T Y ı L M A Z R ı Z A asıllı kimse R U M Ölçüsünde İ S A

Arjantin

Doğum

Bir tür

işini

Atın

plakası

Büyük

Üvey Giyecekte

çivi

Değerli

Çevik

İş

Avrupa'da

marangoz

yaptıran

ayağındaki Dövize

bir yün

aleti

demir

olmayan ek parça

Ok yapan

kadın

çevrilebilir

Kalay

kumaş

merkezi

bir nehir

R A

simgesi M ı H Ş A L veya satan A T İ K P

mevduat

Operatör

Bir tür

kunduracı

Cezire

Türk Dil

(kısaca)

Hamız

aleti

Kurumu Balık

Uzak

R E N D E Ö R S adam O P R yerde A S İ T

Zorla

Mikroplu bir

alınan para

hastalık

Türler,

Veli Bazı

Hararet Utçu

Yolundan

çeşitler

çevirmek B A Ç şeylerde Z O N A T D K U D İ U

dip bölüm

İrade dışı

hareketler

Ulu

Zaviye

Esasen,

olan bir

ırmak

Millet zati

Ç E L M E K hastalık B D

A Ç ı Z A T E N

Siyasi

Bir Dolaylı

Samanyolu

çekişmelerin

Orta Çağ olarak

Patavatsızlık,

gibi bağımsız

geçtiği yer

pot

çalgısı anlatma

uzay adası

G Ö K A D A U L U S Yaradan, A R E N A

Mevla

Yankı

Askısı

Aile

Bir

Soy

Söz

olan

ile ilgili

ünlem

Yaşa Tekçi Şaka

J İ G dinleme

Tuvalet

E K O İ

G ı R K V

Mavi

Petrolden

Zir, üst Hint

Atomlarla

ilgili olan,

damıtılan

karşıtı mihracesi

atomik

ürün M A İ R A C A H ı H A T O M A L

Birincil

... gıdı

Şaşılacak

Klavsen

Çocukları

Lahuti kadar çirkin

Kaba

Sayı

N A F T A gıdıklarken

olan şey

A S L İ İ U baston Ç E M B A L O A

söylenir

Su

Yaşamasını

yosunu

Gelişmemiş,

Masonların

Enstitü

sağlayan

Dingil

cılız (bitki)

toplantı yeri

Teğmen

Modaya

(kısaca)

Küme Karakter

(kısaca)

uygun A L G Akıllı, zeki K E L Ensiz L O C A L Bir bağlaç E N S T

Usta olma

Birden

Davranış

durumu bir artık

Y A Ş A T ı C ı E D A U S T A L ı K İ K İ

Bol karşıtı

Yazık

Bir çeşit

Asklı

anlamında

Olağandan

sertçe,

mantarlara

Lisan

söylenen

Bağlam daha

ince yünlü

özgü üreme K ı T D İ L bir söz

hacimli

V A H B A Ğ İ R İ kumaş S O F

organı

Söyleniş

İriye

biçimi,

yakın,

Çok

Arapçada

vurgusu biraz iri

büyük

bir işaret

A S K T ı N ı İ R İ C E M E G A Ö T R E

Ş İ F R E : S O N U Ç L A R I D E Ğ İ L B A Ş L A N G I Ç L A R I D E Ğ İ Ş T İ R M E K G E R E K İ R

8 9

4 5

7 1 5 2

4 9 2

4 7 3 6

7 5 6

8

1 8

1 2 9 6

KALFA SUDOKU

1 3 7

6 7

8 2

4 5 1

7 1

7 9 5 2

9 3 7

5 1

8 2 9

USTA SUDOKU

1 6

2 3 1

5 2

8 5

7 5 9 3

4 3 8 2

8

1 8 4 7

6 9 1 5

ÇÖZÜMLER

SS: 1. BUDA, 4. ORYA, 7. AVARE, 8. KUTU, 10. DEBİ, 12.

İLAÇ, 13. ULUS, 14. İMLA, 16. OYSA, 19. TAAM, 20. ZAAF,

21. LAVAŞ, 22. İÇEK, 23. NAİL. YA: 1. BAKİ, 2. DATA, 3.

AVUÇLAMAK, 4. ORDUBOZAN, 5. REEL, 6. AKİS, 9. ULA-

MA, 11. BURSA, 14. İTKİ, 15. LALE, 17. YAŞA, 18. AFAL.


14

5

MAYIS 2016 PERŞEMBE Spor spor@yenibirlikgazetesi.com

TİMSAH’TA MERTER YÜCE TAMAM

Bursaspor, Akhisar Belediyespor’un önliberosu

ile görüşmelere başladığını açıklarken;

oyuncunun yeşil-beyazlı kulüple 2+1 yıllık

sözleşme yaptığı iddia edildi.

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay

Kılıç, milli sporcuların 2016 Rio

yolunda, son dönemde gösterdiği

başarılı performanstan duyduğu memnuniyeti

ifade etti.Gençlik ve Spor Bakanlığından

yapılan açıklamaya göre, 2016 Rio

Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları için

kritik sürece girilirken, 1 Nisan-1 Mayıs

tarihlerinde 8 olimpik ve 2 paralimpik

branşta toplam 23 kota alındı.

Bursaspor’da yönetim, gelecek

sezonun transfer planlamaları

kapsamında Akhisar

Belediyespor’dan Merter Yüce ve menajeriyle

ön görüşme yaptı.Bursaspor

Kulübü Basın Sözcüsü Suat Paçacı, ön

liberoda oynayan Merter Yüce’yi uzun

süredir takip ettiklerini söyledi.Oyuncunun

kulübüyle sözleşmesinin üç

hafta sonra biteceğini ve serbest kalacağını

belirten Paçacı, “Merter Yüce ve

menajeriyle ön görüşme yaptık. Anlaşma

ve imza şimdilik söz konusu değil”

derken, 31 yaşındaki oyuncuyla

2+1 yıllık ön protokol yapıldığı gelen

bilgiler arasında.

Rio yolunda 30

günde 23 kota

2016 Rio Olimpiyatları

ve Paralimpik Oyunları

için kritik sürece girilirken,

1 Nisan-1 Mayıs

tarihlerinde 8 olimpik

ve 2 paralimpik branşta

toplam 23 kota alındı

EN FAZLA KOTA GÜREŞ’TE ALINDI

Açıklamaya göre, bu dönemde en

fazla kota güreşte elde edilirken, milli güreşçiler,

nisan ayı boyunca 6 kota almayı

başardı. İbrahim Bölükbaşı serbest stil 97

kilo, Soner Demirtaş serbest stil 75 kilo,

Yakup Gör serbest stil 64 kilo, Yasemin

Adar kadınlar 75 kilo, Buse Tosun kadınlar

69 kilo ve Hafize Şahin kadınlar 63

kiloda 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’na

katılmaya hak kazandı.

PARALİMPİK BRANŞLARDA VAR

Atletizmde 4 sporcu Rio vizesi aldı.

Maratonda Yavuz Ağralı ve Esma Aydemir,

20 kilometre yürüyüşte Ersin Tacir,

10 bin metrede ise Polat Kemboi Arıkan,

olimpiyat barajını geçmeyi başardı. Ayrıca

daha önce kota alan sporculardan Meryem

Akda, kadınlar 3 bin metre engellide,

Yasemin Can ise kadınlar 10 bin metrede

olimpiyat barajını geçti. Yüzmede ise

Viktoria Zeynep Güneş, 400 metre karışık

dalında da olimpiyat barajını geçmeyi

başardı.Paralimpik branşlarda da, halterde

İzzettin Kanat 72 kiloda, okçulukta Zehra

Özbey Torun ile Merve Nur Eroğlu olimpik

yayda, Rio’ya gitme hakkı elde etti.

TOPLAMDA 132 KOTA

Nisan ayında alınan kotalarla birlikte,

olimpik branşlarda 68, paralimpik branşlarda

ise 64 olmak üzere toplamda 132 sporcu,

adını 2016 Rio Olimpiyatları’na yazdırdı.

Olimpik branşlarda 1 Nisan-1 Mayıs tarihlerinde

kota alan diğer sporcular şunlar:Boks:

PTT 1.Lig’de son 2 hafta maçları büyük heyecana sahne olacak

NEFESLER TUTULDU

Adanaspor’un doğrudan Süper Lig’e Kalan 2 haftada Süper Lig’e direkt çıkacak

yükselmeyi garantilediği ligde Kayseri ikinci ekibin yanı sıra play-off oynayacak 4

Erciyesspor ve Karşıyaka küme düştü takım ve ligden düşecek son takım belli olacak

PTT 1. Lig’de son 2 haftada

Süper Lig’e direkt çıkacak

ikinci ekibin yanı sıra play-off

oynayacak 4 takım ve ligden

düşecek son ekip belli olacak.İlk

2 takımın doğrudan Süper Lig’e

yükseleceği, 3 ila 6. sıradaki

takımların play-off oynayacağı

PTT 1. Lig’de son 3 ekip ise Spor

Toto 2. Lig’e düşecek.Adanaspor’un

doğrudan Süper Lig’e

çıkmayı garantilediği, Kayseri

Erciyesspor ve Karşıyaka’nın

ise küme düştüğü 1. Lig’de

son 2 haftada büyük heyecan

yaşanacak.

ALANYASPOR VE K.KARABÜK

Ligi ikinci bitirmek için 57

puanlı Multigroup Alanyaspor

ve 56 puana sahip Kardemir

Karabükspor daha avantajlı durumda

bulunuyor. Bu iki ekip de

play-off oynamayı garantilemiş

durumda.

51 puanlı Adana Demirspor’un

matematiksel olarak

2. sıra için şansı bulunsa da kalan

2 haftada rakiplerini geride

bırakması çok zor gözüküyor.

HER İHTİMAL VAR

Ligi 3, 4, 5 ve 6. sıralarda bitirecek

ekiplerin play-off mücadelesi

vereceği ligde ilk 2 şansını

sürdüren 51 puanlı Adana Demirspor

ve takipçisi Giresunspor

play-off için avantajlı durumda

bulunuyor. Adana Demirspor ve

Giresunspor avantajlı konumda

bulunsa da kalan 2 haftada playoff

dışında kalma ihtimalleri

bile var.

PLAY-OFF İÇİN ADAY ÇOK

Altıncı sıra için bir çok

adayın bulunduğu ligde halen

averajla Vartaş Elazığspor’un

önünde 6. durumda bulunan Balıkesirspor,

sezon sonunda olası

puan eşitliğinde aralarındaki

maçlarda geride olduğu için

Vartaş Elazığspor’un arkasında

kalacak.

Bu ekiplerin dışında Gaziantep

Büyükşehir Belediyespor

(44), Samsunspor (43), Alima

Yeni Malatyaspor (42) ve Altınordu’nun

(41) play-off iddiaları

devam ediyor.

KÜME DÜŞECEK ÜÇÜNCÜ

TAKIM KİM OLACAK?

Karşıyaka ve Kayseri

Erciyesspor’un veda

ettiği ligde, Denizlispor,

1461 Trabzon veya Şanlıurfaspor’dan

biri daha

küme düşecek. Bu hafta

Mehmet Nadir Ünal (81 kilo), Batuhan Gözgeç

(64 kilo), Ali Eren Demirezen (+91 kilo)

Cimnastik: Ferhat Arıcan, Tutya Yılmaz Eskrim:

İrem Karamete (flöre) Halter: Bir sporcu

(ülke kotası) Masa tenisi: Ahmet Li, Melek

Hu Badminton: Özge Bayrak

1461 Trabzon ile Denizlispor

arasında oynanacak

kritik karşılaşmadan

galip gelecek takım kümede

kalma yolunda

avantaj elde edecek.

İlk iki adaylarının

kalan maçları

MULTIGROUP ALANYASPOR (57)

Göztepe, Giresunspor (D)

KARDEMIR KARABÜKSPOR (56)

Adanaspor, Göztepe (D)

ADANA DEMIRSPOR (51)

Altınordu, Şanlıurfaspor (D)

Bu hafta alınacak sonuçlara

göre Denizlispor’un

lige veda etme ihtimali

bulunuyor. Lige tutunma

mücadelesi veren ekiplerin

kalan maçları şöyle:

İŞTE KALAN MAÇLAR

Şanlıurfaspor (35)

Vartaş Elazığspor (D)

Adana Demirspor

Son 18 sezonun

en kötü G.Antep’i

Süper Lig’de 31 haftalık bölümü 32

puanla geride bırakan Kırmızı-siyahlılar

31 maçta 31 puan topladığı

1997-1998’den sonraki en kötü sezonunu

yaşıyor. 1990-1991 sezonundan bu yana

kesintisiz Süper Lig’de yer alan Gaziantepspor,

2015-2016 sezonunun son

3 haftası öncesi düşme hattının bir üst

basamağında 15. sırada yer alıyor.Ligde

31 haftada 31 puan topladığı 1997-1998

sezonundan sonraki 18 sezonda, aynı

maç periyodundaki en kötü performansını

sergileyen kırmızı-siyahlıları son 3

haftada da zorlu maçlar bekliyor.

Ligin 32. hafta mücadelesinde düşme

hattında bulunan 16. sıradaki 29 puanlı

Eskişehirspor’u konuk edecek Gaziantepspor,

sezonu 33. haftada Çaykur

Rizespor ve 34. haftada Antalyaspor’la

yapacağı maçlarla tamamlayacak.

UEFA Avrupa Ligi’nde

finalistler belli oluyor

Avrupa futbolunun iki numaralı

organizasyonunda 18 Mayıs’ta

İsviçre’nin Basel kentindeki

St. Jakob-Park’ın ev

sahipliği yapacağı finale

kalan takımlar, bugün

TSİ 22.05’te oynanacak

yarı final rövanş karşılaşmalarının

ardından belirlenecek. Son

iki yılın şampiyonu İspanya’nın Sevilla

takımı, 2-2 sona eren ilk maçın rövanşında

Ramon Sanchez Pizjuan Stadı’nda

Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk ekibini

ağırlayacak.Diğer İspanya temsilcisi

Villarreal ise 1-0 galip geldiği ilk maçın

rövanşında Anfield Road’da İngiltere’nin

Liverpool takımına konuk olacak.

2.Lig’de play-off zamanı

P

TT 1. Lig’e yükselecek son takımın

belli olacağı Spor Toto 2.Lig playoff

maçları bugün başlayacak. Çift

maçlı eleme sistemine göre oynanacak

play-off’larda çeyrek final ilk maçları

yapılacak. Rövanşlar ise

9 Mayıs Pazartesi günü

oynanacak.

Play-off çeyrek final

ilk maçlarının programı

şöyle: 16.00 Gümüşhanespor-Kocaeli

Birlikspor (Gümüşhane

Yenişehir)

16.00 Keçiörengücü-Tuzlaspor

(Ankara Aktepe) 16.00 Sarıyer-İstanbulspor

(Yusuf Ziya Öniş) 16.00 Hacettepe-Bandırmaspor

(Ankara 19 Mayıs)

3.Lig’de yarı

finaller bugün

Spor Toto 3. Lig’de play-off yarı final

müsabakaları bugün oynanacak

karşılaşmalarla başlayacak.

Toplam 3 grupta

oynanacak play-off’lar

sonunda birer takım

Spor Toto 2. Lig’e yükselecek.

Yarı finallerde ilk

maçlar bugün, rövanşlar ise 9 Mayıs

Pazartesi günü yapılacak.

Spor Toto 3. Lig’de bugün oynanacak

play-off yarı final ilk maçlarının

programı şöyle:

1. Grup: 16.00 Birlik Nakliyat Düzyurtspor-Kızılcabölükspor

(Ahmet

Suat Özyazıcı)16.00 Zonguldak Kömürspor-Tire

1922: Serdar Akkoçoğlu

(Karaelmas Kemal Köksal)

2. Grup: 15.30 Ofspor-Bodrum Belediyesi

Bodrumspor (Of İlçe)16.00

Adliyespor-Diyarbekirspor (Ankara

OSTİM)

3. Grup: 16.00 Beylerbeyi-Bayburt

Grup Özel İdare (Beylerbeyi 75.

Yıl)16.00 Çorum Belediyespor-Niğde

Belediyespor (Dr. Turhan Kılıççıoğlu)

1461 Trabzon (34)

Denizlispor

Balıkesirspor (D)

Denizlispor (33)

1461 Trabzon (D)

Gaziantep B.Ş.B.


FENERBAHÇE-TORKU KONYASPOR

STAT: Ülker

SAAT: 19:15

HAKEM: Hali Umut Meler

YAYIN: ATVFENERBAHÇE

FİNAL İÇİN

Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde 3-0 kazandığı maçın

rövanşında bugün Torku Konyaspor’u ağırlayacak sarı-lacivertliler,

avantajını koruyarak finale yükselmek istiyor

5 MAYIS 2016 PERŞEMBE

Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası

yarı finalinde 3-0 kazandığı

ilk maçın rövanşında bugün

ağırlayacağı Torku Konyaspor’a karşı

avantajını koruyarak final biletini

almayı hedefliyor.

Sarı-lacivertliler Konya’daki ilk

maçı Volkan Şen, Luis Nani ve Robin

van Persie’nin attığı gollerle 3-0

kazanmış ve final için büyük avantaj

elde etmişti. Kupada bu sezon

oynadığı 10 maçın 8’ini kazanıp, 2

beraberlik alan sarı-lacivertliler, hiç

kaybetmedi. Fenerbahçe’ye turu geçmek

için alacağı her türlü galibiyet

ve beraberliğin yanı sıra iki farklı

yenilgiler de yetiyor. Karşılaşmanın

90 dakikası 3-0 konuk ekibin galibiyetiyle

tamamlanırsa müsabaka

uzatmalara gidecek. Uzatmalarda

gol sesi çıkmaması durumunda

finale yükselecek takımı, seri penaltı

atışları belirleyecek.

Torku Konyaspor’un turu penaltılara

gitmeden kazanması için en az 4

gol atıp, 3 farklı galip gelmesi gerekiyor.

Yarı final rövanş maçında, Fenerbahçe’de

sakatlığı bulunan Lazar

Markovic forma giyemeyecek. Teknik

direktör Vitor Pereira’nın bu karşılaşmada

ligde az forma şansı bulan

oyuncularını oynatması bekleniyor.

İLK LISTELER VERILDİ

Beşiktaş’ta önümüzdeki hafta

yapılacak başkanlık

Osmanlı maçı biletleri satışta

seçimleri için ilk listeler verildi.

Ancak listelerin verilmesi

sırasında e-imza ve ıslak

imza gerginliği yaşandı.

DIVAN Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz,

başkan adaylarından Rüzgar Sağnak’ın

304 kongre üyesinin e-imzası ile verdiği

noter onaylı dilekçesini ıslak imza olmadığı

gerekçesiyle önce kabul etmedi. İmzaların

yasal ve noter onaylı olduğu konusunda

ısrarcı olan Rüzgar Sağnak’a 2 saati aşan

görüşmelerin sonunda Cuma akşamı saat

17:00’ye kadar ek süre verildi.

Divan Kurulu, cuma saat 17:00’ye kadar

304 e-imzanın doğru olup olmadığını

kontrol edecek. Rüzgar Sağnak

ise bu sürede Noterler Birliği’nden

e-imzaların geçerli olduğuna dair

belge alacak. Sağnak’ın başkan

adaylığı tüm bunların uyuşmasının

ardından ancak geçerli olacak. Aksi

halde Fikret Orman tek başkan

adayı olarak seçimlere girecek. Öte

yandan Fikret Orman’ın geçici listesini

Genel Sekreter Ahmet Ürkmezgil

Divan Başkanlığı’na teslim etti.

Bayern Münih’ten

Çakır’a eleştiri

BAYERN Münih Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı

Rummenigge, UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finali rövanşında

Bayern Münih ve Atletico Madrid arasında

oynanan karşılaşmayı yöneten Çakır’a eleştirilerde

bulundu.Alman basınına konuşan Rummenigge,

Atletico Madrid’in golünün ofsayt olduğunu ve

Fernando Torres için çalınan penaltı düdüğünü de

yanlış bulduğunu savunarak, ‘’Hakem tarafından

aldatıldığımızı düşünüyoruz’’ diye görüş belirtti.

Başkan Rummenigge, maçın ardından bir UEFA

delegesinin yanına gelerek hakem Cüneyt Çakır

hakkında ‘’Yaptığı utanç verici’’ ifadesini kullandığını

iddia etti.Rummenigge’nin eleştirilerine rağmen

Bayern Münihli futbolcular ve teknik ekip ise Çakır

hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Ali Kaya ‘ayın atleti’ adayı

İSTANBUL’da geçen ay

yapılan Vodafone İstanbul Yarı

Maratonu’nda 1. olan Avrupa kros

şampiyonu milli atlet, EA tarafından,

nisan ayının en iyi atletleri

oylamasına dahil edildi. Erkekler

ve kadınlarda beşer adayın yer

aldığı oylamada, erkeklerde Ali

Kaya’nın yanı sıra İsveçli yürüyüşçü

Perseus Karlström, İngiliz uzun

atlama sporcusu Greg Rutherford,

Çek ciritçi Jakub Vadlejch ile Estonyalı dekatloncu

Karl Robert Saluri yarışıyor. Kadınlarda ise İtalyan

yürüyüşçü Eleonora Giorgi, İngiliz sprinter Desire

Henry, Belaruslu maratoncu Volha Mazuronak, 100

metre engelli koşan İngiliz Cindy Ofili ve Hollandalı

kısa mesafe koşucusu Dafne Schippers, adaylar arasında

yer alıyor.EA’nın internet sitesinden düzenlenen

oylama, 6 Mayıs Cuma günü son bulacak.

SIYAH-beyazlılar Pazar günü Türk Telekom Arena’da karşılaşacağı

Galatasaray derbisinin hazırlıklarına dün yaptığı

antrenmanla devam etti.BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde,

teknik direktör Şenol Güneş yönetiminde basına kapalı

gerçekleştirilen antrenmanda denge, kondisyon ve taktik

çalışması yapıldı.Siyah-beyazlıların, ısınma hareketlerinin

Galatasaray

hazırlıkları

sürüyor

ardından pas, duran top ve taktik çalışmalarıyla sürdürdürdüğü idmanı, tam

sahada yapılan taktik maç ve şut çekerek sonlandırdıkları aktarıldı.Beşiktaş,

Galatasaray maçı hazırlıklarını bugün yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Trabzon itiraz edecek

Trabzonspor Başkan Yardımcısı Zeki Öztürk, Fenerbahçe maçında

yaşanan olaylar için verilen 4 maçlık cezaya itiraz edeceklerini söyledi.

Akakpo

seferberliği

TRABZONSPOR’da sakatlığı

nedeniyle Eskişehirspor deplasmanında

forma giyemeyen

Serge Akakpo ile hasta olan Yusuf

Erdoğan, Çaykur Rizespor

maçına yetiştirilmeye çalışılıyor. Yusuf’un iyileştiği

ve hafta sonu oynanacak olan karşılaşmada yer

alabileceği belirtilirken Akakpo için ise yoğun

tedavi programı uygulandığı ifade edildi.

Zeki

Öztürk

OLAYLI Fenerbahçe

maçından dolayı PF-

DK’dan 4 maç seyircisiz

oynama cezası

alan Trabzonspor’da

Zeki Öztürk, cezaya

itiraz edeceklerini

söyledi. Öztürk, “Bu

sezon 2 maçlık cezayı

Avni Aker’de çekeriz.

Görünen o ki 2 maçlık

ceza da Akyazı’ya

kalacak. Biz sezonu

Akyazı’da açmayı

planlıyorduk ancak

yaşanan bu hadiseler

bu kararı etkileyecek.

Ceza konusunda

federasyona itirazımız

olacak. Yönetim

olarak henüz bir karar

almadık ancak eğer

4 maçlık ceza itiraza

rağmen onaylanırsa

muhtemelen cezayı

Avni Aker’de tamamlarız.

Yeni stadımızda

seyircisiz oynamak

istemeyiz. Görkemli

bir açılış ile Akyazı’da

maçlarımızı oynamaya

başlamak istiyoruz.

Ceza tamamlanmadan

Akyazı Stadı’na geçmek

istemiyoruz. Tabi ki

bunları yönetim kurulu

toplantısında değerlendireceğiz.”

dedi.

Beşiktaş, Osmanlıspor maçı biletlerinin fiyatlarını

açıkladı. Vodafone Arena’da oynanacak

karşılaşmanın biletleri bugün saat 15.00

itibariyle satışa sunulacak. Kombine kart

sahipleri 8 Mayıs Pazar saat 15.00’e kadar öncelikli

olarak satın alabileceği biletlerin genel

satışına ise 10 Mayıs Salı günü saat 15.00’ten

itibaren başlanacak. Bilet fiyatları 160 TL ile

1150 TL arasında değişiyor.

Ali Şen’in

Kosova sevinci

KOSAVA

doğumlu olan

ve lise yıllarına

kadar burada

yaşayan Ali Şen,

Kosova’nın UEFA

ve FIFA üyesi

olabilmesi için

5 yıldır sıkı bir

çalışma içinde olduklarını

söyledi.

Şen, “Üyelikler

için 5 yıldır çalışıyoruz.

Kosova

Cumhurbaşkanı

Hashim Thaçi,

Kosova Futbol Federasyonu Başkanı Fadil

Vokrri, Şenes Erzik ve ben çok çalıştık.

Erzik’in yardımlarını çok gördük. Blatter

ve Platini de yardım etti. Çok zor olan bir

ESKI Fenerbahçe

Kulübü Başkanı Ali

Şen, Macaristan’ın

başkenti Budapeşte’de

yapılan UEFA

Olağan Kongresi’nde

Kosova Futbol

Federasyonunun

tam üyeliğe kabul

edilmesini büyük

bir başarı olarak

değerlendirdi.

şeyi yaptık ve Kosova’yı UEFA üyesi olarak

kabul ettirdik.” ifadelerini kullandı.

‘FİFA’DA KABUL EDECEK’

FIFA’nın 13 Mayıs’ta Meksika’da yapacağı

toplantıdan sonra Kosova’nın FIFA

üyeliğine de kabul edileceğini savunan

Şen, “Bu noktaya gelebilmek için ilk

önce Haiti’yle maç oynandı. Daha sonra

Türk Milli Takımı Kosova’ya geldi ve maç

yapıldı. Fatih Terim’e teşekkür ediyorum.

Benim ricamı kırmadı. Sonuçta bu başarıyı

elde ettik. Kosova, 2018 Dünya Kupası’nın

elemelerinde de Türkiye’yle aynı grupta

olacak.” şeklinde konuştu.

Karadağ maçının

biletleri tükendi

A MILLI Takımımızın, UEFA

EURO 2016 hazırlıkları kapsamında

29 Mayıs Pazar günü saat 20.45

Karadağ ile Antalya Stadyumu’nda

oynayacağı hazırlık maçının biletleri

tükendi. İlk üç gün Milli Takım

Taraftar Kulübü üyelerine satışı

yapılan biletler; 10, 15, 30 ve 50

liradan satışa sunulmuştu.


‘SAKLI KENT ‘

n Doğal güzellikleri,

kültürel yapısı, mesire

yerleri ve yaylalarıyla yerli

ve yabancı turistlerin ilgisini

çeken Trabzon’un Tonya

ilçesi, dağ ve yayla turizminde

de ilgi odağı haline geldi.

Doğaseverlerin Trabzon tercihinde

ilk sıralarda yerini

n Tekirdağ’ın

Hayrabolu

ilçesinde

hurdacıdan

aldığı

buzdolaplarını

kuluçka

makinesine

TONYA5 Mayıs 2016 Perşembe www.gazetebirlik.com Fiyatı: 50 Kuruş

MİRAÇ BEBEK

alan Tonya, Sazalanı Ulusal

Parkı ile Kadıralak, Beypınarı,

Derinoba, Kaleobası,

Menteşe, Akkese, Çağman,

Şarlı ve Güzelyayla gibi

yaylarıyla tarihi geçmişinin

kültürünü, doğal güzellikleriyle

turizmin hizmetine

sunuyor.

YUMURTAYI GETİR

CİVCİVİ GÖTÜR

çeviren

Yonuz Küçükyavuz,

vatandaşların

getirdiği

yumurtalardan

ücretsiz

civciv

üretiyor.

2 DİŞİYLE GELDİ

Nevşehir’de dünyaya gelen bebeğin ağzındaki iki dişi, ailesi ve doktorları

şaşırttı. Miraç gecesi dünyaya gelen bebeğe, ailesi Miraç adını verdi.

Kamp kurup

atları izliyorlar

Antalya’da yıllar önce doğaya bırakılan

ve bugün sayıları 400’ü bulan

yılkı atları, yurt edindikleri Eynif Ovası’na

güzellik katıyor. Bölgeye gelen yerli

ve yabancı turistler kamp kurup atları

izliyorlar, fotoğraflarını çekiyorlar.

Nevşehir Devlet Hastanesinde

gece saatlerinde doğum yapan

Nazife Kıyga (23),“Miraç” adını

verdiği bebeğinin ağzında iki dişi

bulunduğunu fark etti. Endişe ve

şaşkınlığı bir arada yaşayan aile,

doktorların kontrolünün ardından

bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu

öğrenince rahatladı. Doktor

“Dişli olarak bebeğin doğması yüzbinlerde

bir gerçekleşen bir doğum,

çok nadir görülen bir vaka. Bebeğin

şu an iki dişi var ve çok sallandığı

zaman emmede problem yaşatabileceği

için çocuk hekiminin yanı

sıra diş doktoruyla da görüşerek

çekilmeleri gerekiyor. Çekilmemesi

durumunda diş, soluk borusuna

kaçarak çocuğun ölümüne neden

olabilir.” diye konuştu.

Kedi Kasabası’nın

nüfusu 4 kat yükseldi

Samsun Büyükşehir

Belediyesinin sokak kedileri

için her türlü konforu

düşünerek oluşturduğu

“Kedi Kasabası”nın nüfusu

her geçen gün artıyor. Tekli

ve çoklu yaşam alanları ile

Osmanlı’dan bugüne

ustaların yılan ağacı,

mamut, fil, balina dişi, koç

boynuzu ve doğal taş gibi

malzemeleri kullanarak

yaptığı nadide tespihler, İstanbul’da

düzenlenecek müzayedede

satışa sunulacak.

İngiltere’de iki gemi tasarım

şirketi açık denizlerde

kargo taşımak için kullanılan

gemileri süper lüks yatlara

dönüştürmeye başladı. Yemek

geniş salonlar ve oturma

bungalovların bulunduğu

kasabada, ilk açıldığında 50

kedi bulunurken, bir yılda

sayı yaklaşık 200’e yükseldi.

Nüfusun artması nedeniyle

alanın 20 dönüme çıkarılması

için çalışma başlatıldı.

Böcek fosilli

kehribar tespih

Müzayedede fil dişi üzerine

Esma-ül Hüsna’nın işlendiği

tespih 3 bin 500, böcek

fosilli kehribar tespih ise 750

lira başlangıç fiyatı ile satışa

çıkarıldı. Müzayede Pera

Mezat tarafından 8 Mayıs’ta

İstanbul’da düzenlenecek.

Kargo gemisinden

süper lüks yata...

alanlara sahip çelik gövdeli

yatların beyaz rengi ise göz

kamaştırıyor. Helikopter pisti

ve taşıyıcı botları bulunan

yatlar 62 milyon dolara (173

milyon 324 bin TL) satılıyor.

Similar magazines