07.10.2016 Views

Mağusa Plus Ekim sayısı

  • No tags were found...

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.

Arter:Hendek vePazar<br />

Projeleritemmuz’da<br />

tamamlanacak”<br />

mağusa belediye başkanı ismail<br />

Arter, 29 proje ile yola çıktığını ve<br />

adım adım mağusa’nın çehresini<br />

değiştirmeyebaşladıklarınısöyledi.<br />

Arter, yeni dönemle ilgili de ilk kez<br />

mağusa <strong>Plus</strong>’a konuştu ve merak<br />

edilen her soruyu sorduk 10-11’de<br />

üCretsiz<br />

sayı: 5 tarih: ekim 2016 Aylık ücretsiz gazete<br />

www.cyprusways.com +90(392)4444440<br />

Çevre düzenlemesi ve ÇArPık yAPılAşmAdAn yAkınAn mAğusA büyük<br />

sAnAyi bölgesi esnAfı, devletin sorunA Çözüm bulmAsını istiyor<br />

sAnAyinin<br />

soyer:tersane<br />

mağusa’dan<br />

kaldırılmalıdır<br />

tersane yer ile yeksan<br />

edilmeli ve eski yapılar<br />

korunmalıdır. tersanenin<br />

arka kısmında<br />

bulunan ada sivile devredilmeli,<br />

asker oradan<br />

ayrılmalı, Palm<br />

beach’in büyük ölçüdeki<br />

limanı geliştirilip<br />

bir yat limanına<br />

döndürülmesi gerekmektedir<br />

14-15’te<br />

Cilesibitmiyor<br />

Atay:dövme<br />

kişinin<br />

özgüvenini<br />

arttırıyor<br />

mağusa’nınveülkeninbilineneniyidövmesanatçılarından<br />

serhat Atay,<br />

vergidairesinekayıtlıolduğunu<br />

ve profesyonel<br />

anlamda işine dört elle<br />

sarıldığınıbelirtti. 6-7’de<br />

düzensiz:<br />

mağusa büyük sanayi bölgesi’nde esnafın gelişigüzel konumlandırılması<br />

ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. ülkede sanayibölgeleriileilgilistandartolmamasıgıdasektörüile,kaportaboya<br />

işi ile ilgilenen iki esnafı yan yana getirebiliyor<br />

Çevre düzenlemesi yok:<br />

Çağdaş ülkelerde sanayi bölgelerinde giriş- çıkış kontrol altına<br />

alınıp, kaldırım ve park yeri düzenlemelerine dikkat edilirken,<br />

mağusa’da tam bir kargaşa hakim. düzensizlik nedeniyle<br />

esnaf sık sık karşı karşıya geliyor<br />

sayfa 4-5’te<br />

C M Y K


C M Y K


C M Y K


04<br />

Çevre düzenlemesi ve çarpık yapılaşmadan yakınan <strong>Mağusa</strong> Büyük<br />

Sanayi Bölgesi esnafı, devletin soruna çözüm bulmasını istiyor<br />

Sanayinin<br />

çilesi bitmiyor<br />

DÜZENSİZ:<br />

<strong>Mağusa</strong> Büyük sanayi<br />

Bölgesi’nde esnafın<br />

gelişigüzel konumlandırılması<br />

ciddi sorunları<br />

da beraberinde getiriyor.<br />

Ülkede sanayi<br />

bölgeleri ile ilgili standart<br />

olmaması gıda<br />

sektörü ile, kaportaboya<br />

işi ile ilgilenen<br />

iki esnafı yan yana getirebiliyor<br />

ÇEVRE<br />

DÜZENLEMESİ YOK:<br />

Çağdaş ülkelerde sanayi<br />

bölgelerinde giriş-<br />

çıkış kontrol altına<br />

alınıp, kaldırım ve<br />

park yeri düzenlemelerine<br />

dikkat edilirken,<br />

<strong>Mağusa</strong>’da tam<br />

bir kargaşa hakim. Düzensizlik<br />

nedeniyle esnaf<br />

sık sık karşı karşıya<br />

geliyor<br />

Gazimağusa Büyük Sanayi<br />

Bölgesi esnafı, sanayinin<br />

en büyük sorununun çarpık<br />

yapılaşma olduğunu ifade<br />

etti.<br />

Dış ülkelerde bulunan sanayi<br />

bölgelerinin tek tip olduğunu<br />

belirten esnaf,<br />

Gazimağusa Büyük Sanayi<br />

Bölgesi’nde bir sokak içerisinde<br />

çok farklı meslek gruplarının<br />

bulunduğunu ve bunun<br />

büyük sıkıntılar doğurduğunu<br />

söyledi.<br />

Kaportacı’nın makinistin<br />

ve kuruyemiş dükkanının<br />

yan yana olduğunu ve bunun<br />

dünyada bir benzerinin daha<br />

olmadığından yakınan esnaf,<br />

çevre düzenlemesi ve çöplerden<br />

de yakındı<br />

Esnaf ne dedi…<br />

Yücel Güneş : Sanayi bölgemizdeki<br />

en büyük sorun<br />

çevre düzenlemesi ve çarpık<br />

yapılaşma sorunudur. Bir<br />

makinistinin hemen yan tarafında<br />

kaportacı, onun yan<br />

tarafında kuruyemiş dükkanı.<br />

Şehir içerisindeki çarpık yapılaşmadan<br />

dolayı sanayi<br />

bölgemizin de düzenli bir<br />

çalışma şekli maalesef yok.<br />

Sanayi bölgemizde yedek<br />

parça satan yeterli işyeri de<br />

bulunmamaktadır. Müşteri<br />

geldiği zaman yedek parça<br />

bulmak için sanayi dışına<br />

çıkmak ve yedek parça ara-<br />

C M Y K


mak zorunda kalıyoruz.<br />

Benim etrafımda işimle<br />

alakalı, ihtiyacımı giderebilecek<br />

bir dükkan ne yazık ki<br />

yok. Sanayi bölgesi sokaklarının<br />

tek tip olması lazım.<br />

Bir sokakta kaportacılar, diğer<br />

sokakta makinistler. Sanayi<br />

bölgeleri bu şekilde yapılanmalıdır.<br />

Atalay Talaykurt: İlk<br />

planlamaya göre sanayi bölgemizde<br />

elektrikçiler bir sokakta,<br />

hırdavatçılar ayrı bir<br />

sokakta, kaportacılar farklı<br />

bir sokakta, yani her sokakta<br />

ayrı meslek grupları olacaktı.<br />

Ancak dükkan satımları<br />

olduğu için ne yazıkki bu<br />

gerçekleşemedi. Boşta olan<br />

işleryeri vardır. bu işyerlerinin<br />

devlet tarafından sahiplerinden<br />

alınarak iş yapacak<br />

olan kişilere verilmesi lazım.<br />

Sanayi bölgesine telefon<br />

santrali henüz yeni yapıldı.<br />

Son 3-4 yıldır santralimiz<br />

çalışıyor. Hastane yoluna çıkış<br />

yolu büyük tehlike arzediyor.<br />

O bölgeye ya bariyer<br />

koysunlar, ya da eğer yasal<br />

ise yolu asfaltlasınlar. Dükkanların<br />

çevre temizliğinde<br />

de ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır.<br />

Otlar rutin olarak<br />

temizlenmemektedir, ancak<br />

bazı işyerlerinin kendileri de<br />

çevre temizliğine dikkat etmiyor.<br />

Adnan Ateş: Sanayi bölgemizde<br />

kaldırım düzeni yok.<br />

Çevre düzenlemesi zayıf. Sanayi<br />

bölgesinin belli bir giriş<br />

çıkışı olmadığı için her taraftan<br />

rahatlıkla bölgeye girilebiliyor.<br />

Bunun olmaması<br />

lazım.<br />

Meslek gruplarına göre<br />

ayırım yapılmadı. Bir sokakta<br />

her meslek grubundan<br />

bir işletme var, dip dibe dükkanlar<br />

bir birinden tamamen<br />

farklı ve alakası olmayan işleri<br />

yapıyor.<br />

Cem Dana: Her esnafın olduğu<br />

gibi bizimde şikayetlerimiz<br />

düzensizlik ve yapılanma<br />

sorunlarındandır. Bu<br />

sorunların düzenlenmesi bu<br />

saatten sonrada mümkün değildir.<br />

Mevcut yapının en iyi<br />

şekilde kullanılmaya yönelik<br />

çalışma yapılması gerekmektedir.<br />

GMB AS Başkanlığından<br />

dolayı bu konularda çalışmalar<br />

olduğunu biliyorum.<br />

Belediye olarak Sanayi Dairesine<br />

yazılı dilekçe verilmiştir.<br />

Sanayi Dairesinin ve<br />

GMB koordinasyonu ile alt<br />

yapı, temizlik ve güvenlik<br />

konularında çalışma başlatılmıştır.<br />

Bu konuda çalışma<br />

başlatıldığını biliyorum.<br />

GMB'nin bu konuda yeni bir<br />

tüzük hazırlaması gerekmektedir.<br />

Sanayi Bölgesi esnafından<br />

alınan ücretin iş yerinin büyüklüğüne<br />

ve iş hacmine göre<br />

ücretlendirilmesi gerekmektedir.<br />

Küçük ve büyük esnaftan<br />

alınan ücret ayni olmamalıdır.<br />

Cem DANA<br />

yüCel güNeş AtAlAy tAlAykurt ADNAN Ateş<br />

Arter:<br />

“Sıkıntıların<br />

kaynağı<br />

mali bütçe”<br />

Sanayi bölgeleri gerek<br />

büyük gerek küçük sanayi<br />

bölgesi olsun, bizim kendi<br />

bölgemizde olan bölgelerdir<br />

gerek büyük, temiz<br />

olması önemlidir, Sanayi<br />

dairesine bağlı olması nedeni<br />

ile zaman zaman<br />

alt yapılarına onlarda müdahil<br />

olduğu için, göreve<br />

geldiğimde bu konuda onlar<br />

ile bir toplantı yapmak<br />

istedim, zaten ben<br />

belediye başkanı olmadan<br />

ekonomi bakanlığındaki<br />

görevim nedeni ile konu<br />

ile yakından ilgileniyordum.<br />

Talebim doğrultusunda<br />

yapılan toplantıda sıkıntının<br />

bütçeden kaynaklandığı anlaşıldı,<br />

yalnız biz sanayi<br />

bölgelerinin temizliğine<br />

daha fazla önem göstereceğiz,<br />

alt yapılarla ilgili<br />

yapılması gerekenleri<br />

parça parça da olsa yağacağız,<br />

o bölgelerde aşırı<br />

hareketlilik, yoğunluk, üretim<br />

ve buna bağlı atık olduğu<br />

için sürdürülebilirliliği<br />

zordur, belediyenin normal<br />

işyerlerine götürdüğü<br />

hizmeti oralara götüremeyiz,<br />

Türkiye’de örnekleri<br />

vardır, sanayi bölgesi ortaklarına<br />

devredilir, herşey<br />

onlara devredilir, bizim sanayi<br />

bölgemiz problemlidir<br />

ancka şunu söyleyim ki<br />

Lefkoşa’ya göre daha daha<br />

iyi durumdadır.


06<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın ve ülkenin bilinen en iyi dövme sanatçılarından Serhat Atay, vergi dairesine kayıtlı<br />

olduğunu ve profesyonel anlamda işine dört elle sarıldığını belirtti.<br />

“Dövme kişinin özgüvenini arttırıyor”<br />

<strong>Mağusa</strong>’da dövme sanatı<br />

ile binlerce kişinin yaşamına<br />

dokunan Serhat Atay, dövme<br />

işleminin kişinin yaşamını etkilediğini<br />

vurgulayarak, karar<br />

verme aşamasında iyi düşünülmesini<br />

istedi.<br />

Tavsiyeleri ile, bu sektörde<br />

ekmek kazanmasına rağmen,<br />

vatandaşları doğru yönlendiren<br />

Atay, özellikle ailelere<br />

çocuklarının istemesine rağmen,<br />

dövme konusunda aceleci<br />

olmamalarını tavsiye etti.<br />

Dövme için “22 ve 23 yaş”<br />

sonrasını öneren Atay, kendisinin<br />

16 yaşından düşük<br />

kimseye dövme yapmadığını,<br />

ailelerin onayı olması halinde<br />

ise 18 yaşındaki gençlere dövme<br />

yaptığını belirtti.<br />

Artık dünyada dövme sanatının<br />

bir meslek haline geldiğini<br />

vurgulayan Atay, Esnaf<br />

ve Zanaatkarlar Odası çatısı<br />

altında bazı çalışmalar yaptıklarını<br />

söyledi. Dövme sanatı<br />

ile uğraşan kişilerin “esnaf”<br />

olduğunu ve belli bir<br />

bilinç düzeyine ulaşması gerektiğini<br />

anımsatan Atay, devletin<br />

de bu alandan vergi kazanması<br />

gerektiği üzerinde<br />

durdu.<br />

Kendisinin “vergi dairesinde<br />

kayıtlı ilk dövmeci” olduğunu<br />

söyleyen Atay, kimlik<br />

kartında da meslek olarak<br />

dövme sanatçısı yazdığını hatırlattı.<br />

Soru: Bize biraz<br />

kendinizden<br />

bahsedermisiniz<br />

Serhat Atay: Adım Serhat<br />

Atay, 1979 <strong>Mağusa</strong> doğumluyum.<br />

Bütün eğitim sürecime<br />

İlkoklul, Ortaokul, Lise ve<br />

Üniversite olmak üzere <strong>Mağusa</strong>’da<br />

devam ettim. Şu anda<br />

da dövme sanatı ile uğraşmaktayım.<br />

2007 yılından beri<br />

yani 9 yıldır kendi stüdyomu<br />

işletmekteyim. Daha öncesinde<br />

ise sezonluk olarak Agia<br />

Napa ve Limasol olmak üzere<br />

Güney Kıbrıs’ta 1 yıla yakın<br />

çalıştım.<br />

Soru: Dövme sanatının bir<br />

eğitimi var mı? Ya da<br />

kendiliğinden mi<br />

öğreniliyor?<br />

Serhat Atay: Dövme sanatında<br />

temel eğitim vardır.<br />

Sonuçta bir çıraklık süreci<br />

olması lazımdır. Bu meslekte<br />

bir sanat olduğu için temel<br />

eğitimin daha çok usta çırak<br />

ilişkisi içerisinde olması gerekir.<br />

En az iki yıl profesyonel<br />

bir stüdyoda ve iyi bir sanatçının<br />

yanında çıraklık yapılması<br />

gerekir.<br />

Soru: Yapılan iş tamamen<br />

sanat ve yeteneğe<br />

bağlıdır, peki bu<br />

çocukluktan gelen bir<br />

yetenek mi?<br />

Serhat Atay: Bazı insanlar<br />

sadece dövmeci olabilir. Kendisine<br />

getirilen bir motifi sadece<br />

vücuda doğru bir şekilde<br />

kopyalayabiliyorsa ille de<br />

sanatçı olmasın gerek yok.<br />

Ancak işin bir de marketing<br />

kısmı var. Yani sonuçta bir talep<br />

vardır ve o talebin karşılanması<br />

lazım. Dolayısı ile bu<br />

meslekte herkesin müthiş yetenekli<br />

bir sanatçı olmasına da<br />

bence gerek yoktur. Bazı insanların<br />

toplumdaki talebi giderecek<br />

şekilde olmaları yeterlidir.<br />

Ancak işin en güzel en derinlikli<br />

yanı tabii ki sanatçı olmaktır.<br />

Ancak kendinizi geliştirebilirseniz<br />

iyi bir dövme<br />

sanatçısı olursunuz.<br />

Soru: Biliyorsunuz ki<br />

günümüzde gelişen ve<br />

değişen çağa da ayak<br />

uydurmak gerekiyor, bu<br />

bağlamda dövmenin de<br />

tarihçesinden biraz<br />

bahsedebilir misiniz?<br />

Serhat Atay: Dövmenin<br />

Kıbrıs’taki tarihine baktığımızda,<br />

İngiliz ve Amerikan<br />

askerlerinden görüldüğünü<br />

biliyorum. Kıbrıs’ta bir dönem<br />

İngiliz idaresi olması ve<br />

Alayköy girişinde Amerikan<br />

üssü olmasından ötürü ilk<br />

Amerikan ve İngiliz askerlerinde<br />

insanlarımız tarafından<br />

dövme görüldü.<br />

1950 yıllardan 70’li yıllara<br />

kadar dövmeler toplumsal<br />

mücadeleden etkilenirdi. Bayrak,<br />

Kıbrıs bayrağı, ay yıldız,<br />

silah, Kıbrıs haritası gibi motifler<br />

çok tercih edilirdi.<br />

Çünkü o dönemde insanlar<br />

4 yıl askerlik yapıyordu. Ancak<br />

daha sonra kadın figürleri<br />

de yapılmaya başlandı.<br />

Dövmeler tükenmez kalem<br />

kırılarak içindeki mürekkap<br />

alınmak sureti ileyapılıyordu.<br />

90’ların sonlarına doğru<br />

ben de dahil birkaç arkadaş<br />

Kıbrıs’ta dövmeye profesyonel<br />

olan elektrikli dövme ale-<br />

C M Y K


ti ile uygulamaya başladık.<br />

Tabi internetin yaygın olmadığı<br />

o yıllarda da zorlandık,<br />

örneğin internete bakıp şekil<br />

bulmak gibi konularda zorluklar<br />

yaşıyorduk.<br />

90’lı yıllardan sonra dövme<br />

sanatı ülkemizde gelişmeye<br />

başladı. Malzemelere ulaşılmaya<br />

başlandı. İnternetten<br />

daha çok bilgiler ve videolar<br />

alınmaya başlandı.<br />

KKTC’de vergi dairesine<br />

kayıtlı ilk dövmeci benim<br />

adıma açıldı. Gazimağusa ve<br />

Girne’de daha önceden dövmeciler<br />

vardı ancak vergi dairesine<br />

kayıtlı değillerdi. Başka<br />

meslekler altında yan iş<br />

olarak yapılmaktaydı.<br />

Daha sonraları kimlik kartım,<br />

passportum ve ehliyetimin<br />

üzerinde mesleğim dövme<br />

sanatçısı olarak yazmaya<br />

başladı.<br />

Esnaf ve Zanaatkarlar odasından<br />

yeterliliği olmayan kişilerin<br />

yasal izin ve sertifikaları<br />

olmadan dövme stüdyosu<br />

açamaması için kontrol talebinde<br />

bulunduk.<br />

Geçen yıl yeni başlayan<br />

arkadaşlara ilk defa uygulamalı<br />

sınav yaptık. Kısaca<br />

meslek bir yerlere geliyor.<br />

Soru: Sektörel bir<br />

birliktelik var mı?<br />

Serhat Atay: Var gibi ancak<br />

çok da başarılı değil. Derneğimiz<br />

bulunmamaktadır ancak<br />

Esnaf ve Zanaatkarlar<br />

Odası artık yeni bir prosedür<br />

uygulamaya başladı ve belediyelere<br />

dövme sanatçısı diploması<br />

olmayan kişilere vergi<br />

levhası verilmeyecek şeklinde<br />

bir yazı gönderdi.<br />

Tabii ki bir birlik kurulması<br />

gerekmektedir. Özellikle<br />

biraz öncede bahsettiğimiz<br />

gibi her önüne gelenin dövme<br />

salonu açmaması, dövme sanatı<br />

diploması şartı ve özellikle<br />

şağlık ve hijyen konusunda<br />

sık denetlemelerin yapılmasını<br />

savunmak amacı<br />

ile bir birlik kurulması gerekmektedir.<br />

Soru: şu an bu işle<br />

uğraşan kaç kişi var?<br />

Serhat Atay: Eskileren<br />

kalma 7 kişi vardır, ancak<br />

son yapılan sınavla beraber<br />

dövme sanatçısı diploması<br />

olan 13 kişi bulunmaktadır.<br />

Soru: Peki dövme nedir<br />

kısaca anlatır mısınız?<br />

Serhat Atay: Dövmenin<br />

bir çok tanımı vardır, bence<br />

dövme bir bireyin kendi iç<br />

dünyasının dışa yansımasıdır.<br />

Soru: Vücuda yapılan<br />

dövmenin daha önce<br />

dönüşü yoktu, ancak<br />

günümüzde dövmenin<br />

dönüşü mümkün mü?<br />

Serhat Atay: Tamamen<br />

olmasada yüzde 80-90 etkili<br />

olan lazer yöntemleri ile dövme<br />

silinebiliyor. Daha önce<br />

lazer ile deride de yanma olabiliyordu<br />

ancak şimdi epilasyon<br />

sayesinde lazer sadece<br />

boyayı etkiliyor, solduruyor,<br />

deriye herhangi bir etkisi<br />

olmuyor.<br />

Eğer yapılan dövme profesyonel<br />

biri tarafından yapılmışsa<br />

ve dermal tabaka<br />

yani kıl kökünün biraz altından<br />

yapılmışsa çok derine<br />

inilmemişse, deri çok fazla yaralanmadıysa,<br />

silme olayı da<br />

o kadar kolay olabiliyor.<br />

Soru: Dövme sanatçısı<br />

olarak dövme yaptırmak<br />

isteyenlere ne<br />

önerirsiniz?<br />

Serhat Atay: Ben öncelikle<br />

dövme yaptıracak kişilerin<br />

fiziksel olgunlukta olmasını<br />

gerekiyor. 15-16 yaşındaki<br />

kişilerin dövme yaptırmasını<br />

pek önermiyorum. Küçük<br />

gördüğümden değil, tabi ki<br />

onlarda bir bireydir, ancak<br />

bu işte bir fiziksel gelişimin<br />

tamamlanmış olması gerek.<br />

Halen daha büyüyen, kemiği<br />

gelişen, derisi genleşen<br />

bir bedene dövme yapılması<br />

çok doğru bir şey değil.<br />

Dövme yaptıran birinin en<br />

azından 18-19 yaşında olması<br />

gerekmektedir diye düşünüyorum.<br />

Soru: Peki 18 yaşından<br />

önce dövme yaptırılabilir<br />

mi ya da aile refakatinde<br />

yapılabilir mi?<br />

Serhat Atay: Benim stüdyomda<br />

18 yaş sınırı vardır, ancak<br />

18 yaş altı için anne veya<br />

baba gelip bana kendi izninin<br />

olduğunu söylerse, ben yine<br />

de caydırmaya çalışırım. Olabilecek<br />

zararları anlatırım.<br />

Yok ısrarla izin verirse, o<br />

zaman dövmeyi yaparım. Ancak<br />

bu uygulamayı da 16-17<br />

yaşındaki çocuklara yaparım,<br />

artık 16 yaşından küçüklere<br />

aileleri izin verse bile dövme<br />

yapmıyorum.<br />

Soru: Peki bu şekilde<br />

ısrar edenler oluyor mu?<br />

Serhat Atay: Ne yazıkki<br />

çok oluyor.<br />

Soru: Dövme yaptırma<br />

süreci nasıl başlar?<br />

Serhat Atay: Dövmenin<br />

zaman içerisinde tarzları oluşmuştur,<br />

eskiden geleneksel<br />

dövmeler vardı, işte kabile<br />

dövmeleri vardı, Japon tarzı,<br />

Yenizelanda tarzı dövmeler<br />

vardı, ancak yıllar geçtik sonra<br />

neredeyse her yıl yeni bir<br />

tarz çıkıyor.<br />

Günümüzde insanlar daha<br />

çok sosyal medyada gördükleri<br />

şekillerle bize geliyorlar.<br />

Bize getirilen şekillere göre<br />

kişileri yönlendiriyoruz. Çok<br />

popüler, çok yapılan şekillere<br />

yönelmemeleri konusunda<br />

biz uyarıyoruz.<br />

Soru : Dövmenin de bir<br />

modası varmı<br />

Serhat Atay: Var tabii ki.<br />

Bu yılki moda Geometrik şekiller.<br />

İşte herkes bir üçgen bir<br />

yuvarlak gibi minimalizm etkisindeki<br />

trendi takip ederek<br />

dövmelerini seçiyorlar.<br />

Bir dönem yıldız iken şimdi<br />

üçgen, yuvarlak, düz çizgi<br />

gibi geometrik şekiller revaçta.<br />

Soru: Sizin en çok<br />

sevdiğiniz veya tavsiye<br />

ettiğiniz tarz nedir<br />

Serhat Atay: Ben abstrakt<br />

yani soyut temalı tarzları daha<br />

çok severim. Bu dövme sanatında<br />

biyoorganik diye geçer,<br />

ama ille de onu yapmak<br />

istiyorum diye bir şey yok,<br />

ben o tarzı çok seviyorum.<br />

Ancak fantazirealizm de<br />

hoşuma giden bir tarz.<br />

Kıbrıs’ta nüfus yeterli olmadığı<br />

için kendi tarzımıza<br />

yönelme şansımız da pek fazla<br />

değil. Kendi özel müşterilerime<br />

kendi tarzlarımı öneriyorum<br />

ancak genel anlamda<br />

her tarz üzerinde çalışıyorum.<br />

Soru: Geçiminizi sadece<br />

Dövme sanatıyla mı<br />

sağlıyorsunuz?<br />

Serhat Atay: Evet, sadece<br />

bu iş ile geçimimi sağlıyorum.<br />

Soru: Dövme yaptıran<br />

duramaz, sürekli dövme<br />

yapar diye klişe bir söz<br />

var, bu doğru mu?<br />

Serhat Atay: Evet böyle<br />

bir durum var. Tabi bu biraz<br />

da kişiye bağlı. Bu konu hakkında<br />

ben de çok düşündüm,<br />

araştırdım.<br />

07<br />

Bir antropoloğun bakış açısına<br />

göre dövme, insanın kişisel<br />

özgüvenini arttırıyor.<br />

O yüzden insan bir defa<br />

dövme yaptırdıktan sorna aynaya<br />

baktığında duruşu bile<br />

değişiyor. Yaptırdığı dövmeyi<br />

çevresine göstermek istediği<br />

için sürekli duruşu değişir,<br />

hareketi değişir ve o<br />

dövmeye gösterilen ilgi o insanda<br />

özgüven uyandırır.<br />

Soru: Daha çok kimler dövme<br />

yapar, bayanlar mı erkekler<br />

mi?<br />

Serhat Atay: Bayanlar daha<br />

çok sahip oldukları çocuklarının<br />

isimlerini dövme olarak<br />

yaptırıyor. Şu an hem erkekler<br />

hem kadınlar dövme yapıyor.<br />

Daha önceki yıllarda erkekler<br />

daha çok dövme yaptırıyor<br />

diyebilirdim, ancak şu<br />

anda kadın erkek herkes dövme<br />

yaptırıyor.<br />

Soru: Dövme yaptırmak<br />

isteyenlere tavsiyeleriniz<br />

nelerdir?<br />

Serhat Atay: Öncelikle<br />

doğru sanatçıyı seçsinler. Yapılan<br />

işleri iyi incelesinler.<br />

Hijyen konusunda önemli<br />

olan bilgileri araştırıp seçtikleri<br />

stüdyonun standartları<br />

uygulayıp uygulamadığını iyice<br />

araştırsınlar.<br />

Seçecekleri şeklin anlık hevesle<br />

trendlere göre seçmesinler.<br />

Dövmeyi yaptıracakları<br />

bölgeyi de iyi seçmeleri gerekiyor.<br />

Boyun ve el kısmına<br />

bir meslek sahibi olduktan,<br />

belli bir seviyeye geldikten<br />

sonra yaptırmaları bence daha<br />

doğru olur. Çünkü 20’li yaşlardan<br />

30’lu yaşlara kadar<br />

kariyer gelişimi devam ettiğinden<br />

dolayı vücudun görünen<br />

bölgelerine yapılan dövmeler<br />

kişinin önünü tıkayabilir.<br />

Örneğin avukat olacaksanız<br />

veya önemli bir şirketre çalılşacaksanız,<br />

kısacası önemli<br />

bir mevkide çalışacaksanız<br />

çok görünen yerinizde dövme<br />

yaptırmayı tercih etmemelerini<br />

öneririm.<br />

Soru: Dövme yapma yaşı<br />

kaçtır?<br />

Serhat Atay: Fiziksel gelişimi<br />

göz önünde buldurursak<br />

, kızlarda 17-18, erkeklerde<br />

20-21, çünkü erkeklerin fiziksel<br />

gelişimi 22-23 yaşına<br />

kadar sürüyor. Ancak zihinsel<br />

gelişim olarak bu durum çok<br />

farklı. Bence en doğru yaş 22-<br />

23 yaş ve sonrası.<br />

Soru: Dövmede yanlış<br />

bilinen konu varmı<br />

Serhat Atay: Dövme acil<br />

zaruri bir ihtiyaç değildir.<br />

Dövme bir ayakkabı, bir pantolon<br />

veya gözlük gibi birşey<br />

değildir.<br />

Dövme kişinin bireysel yaşamını<br />

etkileyecek ve uzun<br />

yıllar boyunca vücudunda taşıyacağı<br />

önemli bir simgedir.<br />

O yüzden dövmeyi bakkaldan<br />

sakız alır gibi değilde<br />

ince eleyerek sık dokuyarak<br />

yaptırmak gerekiyor, o yaptırdı<br />

ben yaptırayım yaklaşımı<br />

ile dövme yaptırılmamalıdır.<br />

C<br />

Y K


C M Y K


C M Y K


10<br />

<strong>Mağusa</strong>BelediyeBaşkanıİsmailArter,29projeileyolaçıktığınıveadımadım<strong>Mağusa</strong>’nınçehresini<br />

değiştirmeyebaşladıklarınısöyledi.Arter,yenidönemleilgilideilkkez<strong>Mağusa</strong><strong>Plus</strong>’akonuştu<br />

Arter:Hendek vePazarProjeleri<br />

Temmuz’datamamlanacak<br />

<strong>Mağusa</strong> Belediye başkanı<br />

İsmail Arter, görev süresinin<br />

tamamlanması ile birlikte,<br />

<strong>Mağusa</strong> Belediye Başkanlığı’na<br />

yeniden aday olacağını<br />

söyledi. Arter, <strong>Mağusa</strong>’ya<br />

ve <strong>Mağusa</strong>lıya hizmet<br />

etmeyi sevdiğini belirterek,<br />

hendek ve Perşembe<br />

Pazarı projelerinin kısa sürede<br />

tamamlanmasını beklediği<br />

projeler olduğunu belirtti.<br />

<strong>Mağusa</strong> Kaleiçi’nin gelişmesi<br />

için tüm kesimlerle<br />

işbirliği halinde olduğunu<br />

vurgulayan Arter, bu alandaki<br />

gelişmeleri ciddi anlamda<br />

önemsediğini söyledi.<br />

Derinya Kapısı’nın açılması<br />

için çalışmaları yakından<br />

takip ettiklerini anlatan<br />

Arter, gerektiği anda belediye<br />

olarak devreye gireceklerini<br />

vurguladı.<br />

Arter, <strong>Mağusa</strong>’nın en büyük<br />

sorununun kanalizasyon<br />

olduğunu belirterek, sorunun<br />

hukuki boyutu nedeniyle<br />

adım atmakta zorlandıklarını<br />

ifade etti.<br />

Arter, uluslararası bir karikatür<br />

yarışması ile şehrin<br />

simgesi, “garga”nın ölümsüzleştirilmesini<br />

planladıklarını<br />

belirtti.<br />

Soru: Önce biraz kendinizden<br />

bahsedermisiniz<br />

Arter: 1974 yılından itibaren<br />

<strong>Mağusa</strong>’da yaşıyorum,<br />

liseyi de burda bitirdim,<br />

Namık Kemal Lisesi’nden<br />

mezun oldum, üniversite<br />

tahsil yıllarından<br />

sonra da yeniden buraya dönerek<br />

çalışmaya başladım,<br />

ziraat mühendisi olduğum<br />

için uzun süre Tarım Bakanlığı’nda<br />

çalıştım, daha<br />

sonra 1990 yılı itibarı ile<br />

Çevre Koruma Dairesi kurulduğunda<br />

oraya girdim,<br />

orada mühensis olarak çalışırken<br />

1997 ile 1999 yılları<br />

arasında, aynı bakanlık çatısı<br />

altında olduğu için Gazimağusa<br />

Devlet Hastanesi’nde<br />

idare amiri olarka<br />

görev aldım.<br />

Soru: <strong>Mağusa</strong>lılarla içiçesiniz,<br />

sosyal yaşamınızda<br />

neler yapıyorsunuz<br />

Arter: Spor olarak yaz<br />

aylarında deniz, diğer zamanlarda<br />

yürüyüş yaparım,<br />

Ziraat mühendisi olmanın<br />

verdiği bir avantaj ile doğa<br />

ile içiçeyim, ağaçlar ile sıkı<br />

fıkıyım.<br />

Soru: 2 Yıldır görevdesiniz,<br />

yeniden aday olacakmısınız<br />

Arter: Tabii ki. <strong>Mağusa</strong>’ya<br />

hizmete devam etmek<br />

arzum sürüyor.<br />

Soru: 2 büyük projeniz<br />

olan Hendek ve Pazar projelerinizden<br />

biraz bahsedermisiniz<br />

Arter: Seçim öncesi teknik<br />

arkadaşlarla konuştuğumuz<br />

bazı projeler vardı.<br />

Tek başına karar vermeyi<br />

sevmem, önce araştırma yaparım,<br />

dolayısı ile arkadaşlarla<br />

istişare ederek 29 proje<br />

ile seçime girdim. Bilirsiniz<br />

ki projelerde finansman<br />

gerektirir. Bizim projelerimizin<br />

finans kaynağı<br />

T.C Yardım Heyetidir.<br />

Bu 29 proje arasında hendek<br />

ve Perşembe Pazarı projesi<br />

de yer almaktaydı.<br />

T.C Yardım Heyeti’nin<br />

sağladığı finans ile bu iki<br />

projeyi hayata geçirdik.<br />

Hendek projesi şehrin kültürel<br />

ve tarihi potansiyeline<br />

katkı yapacağına inandığımız<br />

proje.<br />

Bildiğiniz gibi <strong>Mağusa</strong><br />

Suriçi canlanma planları<br />

2004 yılından bu güne kadar<br />

konuşuluyor. Zamanında gerekli<br />

çalışmalar başlatılmasına<br />

rağmen pek ilerleme<br />

sağlanamadı.<br />

Hep konuşuldu, üzerinde<br />

çok fikir söylendi ancak<br />

ilerleme sağlanamadı, bu<br />

yüzden hendek projesi büyük<br />

bir heyecan ile bekleniyor.<br />

Hendek projesi de<br />

Perşembe Pazarı ğrojesi’de<br />

önümüzdeki Temmuz ayı<br />

itibarı ile bitecek.<br />

Hendek projesi şehrin turizme<br />

kazandırılmasını sağlayacak.<br />

Perşembe pazarı<br />

çok büyük bir ihtiyaçtı, insanımızın<br />

her Perşembe akın<br />

ettiği, esnafımızın ekonomik<br />

olarak kazanç sağladığı<br />

bir yerdi.<br />

Alt yapısının tamamlanması<br />

ve üstünün kapatılması<br />

ile hem güneşten hemde<br />

yağmurdan insanlarımızın<br />

etkilenmeyeceği ve şehre<br />

yakışan bir Perşembe Pazarı<br />

olacak.<br />

Soru: Suriçi ile ilgili herhangi<br />

bir projeniz var mı?<br />

Arter: Suriçinin canlandırılması<br />

turizme daha fazla<br />

sunulması anlamında,<br />

hem Turizm bakanlığı ile,<br />

hem bu işi yürüten Turizm<br />

örgütleri ile, tur operatörleri<br />

ile ve esnaf ile istişare halideyiz.<br />

İstiklal Caddesi’nin<br />

trafiğe kapanması tartışılır<br />

hale gelmişti. Şimdi bu kararın<br />

doğruluğu tartışılmaya<br />

başlandı.<br />

Biz az önce söylediğim<br />

gibi istişare içerisindeyiz,<br />

suıriçinin canlandırılması<br />

çalışmaları kapsamında Othello<br />

Parkı’nı düzenledik,<br />

Shakespeare büstünü açtık.<br />

Bir grup arkadaşı inceleme<br />

maksatlı Malta’ya gönderdik.<br />

Bazı eğitim çalışmaları<br />

yaptık ancak bunlar yeterli<br />

değildir, süreklilik gerekiyor.<br />

Soru: Othello-Shakespeare<br />

tiyatrolarında sanatsal<br />

etkinlikler için proje<br />

talebi geldi mi?<br />

Arter: Biz zaten onu<br />

programlıyoruz. Othello Kalesi<br />

Eski Eserler Dairesi’ne<br />

aittir. Ancak şunu söyleyim<br />

önümüzdeki günlerde orada<br />

etkinlikler düzenlenecek.<br />

Soru: Gündemde Derinya<br />

kapısının açılması<br />

var. Sizin gündeminizde<br />

bir hazırlık veya çevre düzenlemesi<br />

gibi desteğiniz<br />

olacak mı?<br />

Arter: Yolun açılması ile<br />

ilgili ilgili idari ve siyasi kararın<br />

verilmesi ile beraber<br />

biz de bölgeye davet edildik.<br />

Daha sonra yolun yapımı ve<br />

genişletilmesi ile ilgili çalışma<br />

başlatıldı.<br />

Şu ana kadar bizim dışımızda<br />

gelişti ancak bizi ilgilendiren<br />

noktaya gelindiği<br />

zaman bizde desteklerimizle<br />

sürece dahil olacağız.<br />

Soru: Sahil projesine<br />

bazı çevreler, özellikle çevre<br />

örgütleri karşı çıktı, bu<br />

durumda yeni yol planınız<br />

nedir?<br />

Arter: Bildiğiniz gibi <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

sırtı denize dönüktür.<br />

Biz bu yönde çalışma<br />

yaptık. Öncelikli olarak<br />

Derinya plajını açmayı hedefliyorduk,<br />

ancak istenilen<br />

ilerlemeyi sağlayamadığımız<br />

için Silver Beach plajında<br />

düzenlemiş olduk.<br />

Halkımızdan da büyük bir<br />

memnuniyet aldık. Bizim<br />

prensiplerimiz arasında şu<br />

vardır, kullanarak koruma,<br />

başı boş bırakılarak bir bölgeyi<br />

koruyamazsınız.<br />

Çevre Koruma Dairesi’nde<br />

çalıştığım yıllarda<br />

1995-96 yıllarında uluslararası<br />

sulak alanlar sempozyumuna<br />

o zamanki müdürmüz<br />

Mehmet Ali Çelik ile<br />

katılmıştım. Kıbrıs’ta sulak<br />

alan tanımı henüz yoktu.<br />

Konferanstan geldikten sonra<br />

bana sulak alanlar tüzüğünün<br />

yapılması görevi verildi.<br />

Aylarla günlerce bu<br />

konuda çalıştım ve sulak<br />

alanları tespit ettim. Bu bölge<br />

de onlardan biriydi. <strong>Mağusa</strong><br />

Belediyesi’nin mimarlarının<br />

mühendislerinin üzerinde<br />

çalıştığı bir projeydi.<br />

Tabi Çevre Dairesi ile istişare<br />

halinde çalışılan projeydi.<br />

Plajın gerisinde yapılan<br />

bu yola konulan tepkiyi ben<br />

anlamlandıramadım. Daha<br />

da eski yıllarda özellikle<br />

büfenin bulunduğu yerde<br />

de beton var. Bizden önceki<br />

dönem olmuştu, park yeri<br />

de topraktı sonradan asfaltlandı,<br />

o zaman neden tepki<br />

konmadı?<br />

Bana sorarsanız onlar da<br />

yanlış mıydı, hayır doğruydu.<br />

Ama bu yapılan iş de<br />

doğrudur. Çevre Dairesi<br />

ile yeniden yapılan toplantıda<br />

geri kalan kısmının ahşap<br />

olması gündeme geldi.<br />

Oradaki mevcut su birikintisinin<br />

deniz ile bağlantısı<br />

yıllar önce kesildi. Biz<br />

ortak çalışmaya açığız. Çanakkale<br />

Göleti ile ilgili de<br />

çalışmalar var. Biz herkesin<br />

görüşlerine açığız, fikirlerle<br />

gerekirse dosyalar ile gelsinler<br />

biz her zaman ortak<br />

çalışmaya açığız.<br />

Alın teri ile çalıştığımız sırada<br />

ortada kimse yoktu,<br />

ancak çalışma başladığı<br />

anda tepki gösterildi. Bu<br />

hoş bir şey değildir<br />

Turizm geçiş kapısı olarak<br />

C M Y K


düşündüğümüz Akyar Sınır<br />

Kapısını da düzenleyerek,<br />

hem peyzajı hem de<br />

çevre düzenlemesini, düzenli<br />

temizliğini yaptık. Bu<br />

yıl onaylanan projelerimiz<br />

birincisi İsmet İnönü Bulvarı<br />

düzenleme projesi, diğeri<br />

de Maraş bölgesindeki tüm<br />

yolların tamamının yapılması.<br />

Soru: Sizce <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

en büyük sorunu nedir?<br />

Arter: <strong>Mağusa</strong>’nın en büyük<br />

sorunu geçmişten gelen<br />

ve halen daha köklü çözümüne<br />

ulaşamadığımız kanalizasyon<br />

sorunudur. Bu<br />

sorunun parasal boyutudur,<br />

vatandaşın su faturalarına<br />

yansıyarak çözülebilir, ancak<br />

uzun yıllar istenilen şekilde<br />

sonuçlandırılamaması,<br />

Avrupa Birliği’nin finanse<br />

ettiği bir proje olduğu için,<br />

bazı anlaşmazlıklar nedeni<br />

ile müteahhit firma ile mahkemeye<br />

sürüklenmesi ve<br />

bazı teknik konular nedeni<br />

ile soruna köklü bir çözüm<br />

bulunmaması ne yazıkki<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın en büyük sorunu.<br />

Soru: En özel, öncelikli<br />

projeniz nedir?<br />

Arter: Laguna Çevre Düzenlemesi<br />

en öncelikli projelerimiz<br />

arasındadır. Tramvay<br />

Projesi bildiğiniz gibi<br />

çok konuşulan, aynı zamanda<br />

eleştirilen ancak yapımını<br />

sabırsızlıkla bekleyenlerin<br />

olduğu bir proje.<br />

Şehrimizde ülkemizin en<br />

büyük üniversitesi DAÜ var.<br />

20 binin üzerinde öğrenci<br />

<strong>Mağusa</strong>’da.<br />

İstanbul Teknik Üniversitesi<br />

yine şehrimizin merkezindedir,<br />

diğer iki üniversite<br />

de yolda. <strong>Mağusa</strong><br />

üniversiteler şehri de olarak<br />

anılmaktadır.<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın turistik tarihi<br />

bir şekil özelliği vardır ancak<br />

buna bir özellik daha<br />

eklendi. Maraş bölgesi seracılıkta<br />

sebze üretiminde<br />

ülkenin %70’ini tutmaktadır.<br />

Şehrin dengeli büyümesini<br />

sağlamaktadır.<br />

Soru: <strong>Mağusa</strong>lıların,<br />

<strong>Mağusa</strong>’ya bir garga heykeli<br />

talebi vardır. Bu konu<br />

ile ilgili çalışmanız var mı?<br />

Arter: Bu konu ile ilgili<br />

sanatçı arkadaşlarla konuştuk,<br />

gündemimizdedir. Ancak<br />

bunun öncesinde sanat<br />

çevreleri ile yaptığımız görüşmede,<br />

bir uluslararası karikatür<br />

yarışmasında, bir altın<br />

Garga gibi isimlendirileceği,<br />

resimleneceği bir<br />

konsept düşünülmektedir.<br />

Soru: Anıt Gazinosu<br />

hakkında bir çalışmanız<br />

var mı?<br />

Arter: Anıt gazinosu<br />

uzun yıllar kullanılamadı.<br />

Bana gelen raporlara göre<br />

tavanında statik bir problem<br />

var. Süratle surlara da uygun<br />

mimari olarak inşa edip kullanacağız.<br />

Soru: Çocukların bayramlarda<br />

gidebileceği bir<br />

lunapark yoktur, bu konuda<br />

çalışmanız var mı?<br />

Arter: Bizim festivallerimiz<br />

belirli günlerde olur,<br />

bir de bayramlarda organize<br />

olunursa lunapark kurulur.<br />

Bizim düşüncemiz kalıcı bir<br />

eğlence merkezi, üzerinde<br />

düşündüğümüz bir iki yer<br />

vardır.<br />

Soru: Kıbrıs sorununda<br />

gelinen nokta hakkındaki<br />

düşünceleriniz nelerdir<br />

Arter: Gördüğümüz kadarı<br />

ile çok iddialı bir süreçteyiz.<br />

Kendi kişisel görüşüm<br />

toplumlar henüz o<br />

noktada değildir.<br />

İki liderin görüşmesinden<br />

umut verici açıklamalar vardır<br />

ancak bunlar çok uzun<br />

sürmüyor.<br />

New York’a gidilmeden<br />

var olan umutlar dönüşte o<br />

nokta da değildi.<br />

2017 yılında referandum<br />

olacağından bahsediliyor,<br />

ancak insanlarda o heyecan<br />

yok. Aslında bilgi de yok.<br />

Halkın bilgili olmadığı bir<br />

referandumdan sağlıklı sonuç<br />

çıkmaz.<br />

11<br />

C<br />

Y K


12<br />

10soruda<br />

<strong>Mağusa</strong><br />

Fotoğraf: Zorlu Cezaroğlu<br />

banu kuMan tuzlalı<br />

Erkut Şahali<br />

1. <strong>Mağusa</strong>’nın simgesi nedir?<br />

Tabi ki kargalar.<br />

koral bozkurt<br />

1. <strong>Mağusa</strong>’nın simgesi nedir?<br />

Karga<br />

2. <strong>Mağusa</strong> denince aklınıza hangi tarihi<br />

mekan gelir?<br />

Surlar<br />

3.<strong>Mağusa</strong>’da nerede dinlenirsiniz?<br />

Evde<br />

4.Size göre <strong>Mağusa</strong>’daki en büyük<br />

eksiklik nedir?<br />

Denizle buluşan mekanların azlığı<br />

5. <strong>Mağusa</strong>’nın en meşhur insanı<br />

kimdir?<br />

Dr. Derviş Eroğlu<br />

6. Tek kelime ile <strong>Mağusa</strong>’yı özetleyin<br />

desek, hangi kelime?<br />

Tarih<br />

7. <strong>Mağusa</strong>’da “futbol” denince, hangi<br />

takım, hangi yıldız futbolcu?<br />

MTG, Uğur Gök<br />

8. “<strong>Mağusa</strong>’da sanat” dendi mi, hangi<br />

sanatçı?<br />

Alper Susuzlu<br />

9. <strong>Mağusa</strong> için talep edeceğiniz ilk icraat<br />

nedir?<br />

Turizime destek verilerek otellerin<br />

çoğaltılması.<br />

10. Tarihi eserlere yeteri kadar sahip<br />

çıkılıyor mu, ne yapılmalı?<br />

Hayır. Resterasyon için daha büyük<br />

fonlar yaratılıp daha iyi bakılması gerekmektedir.<br />

1. <strong>Mağusa</strong>’nın simgesi nedir?<br />

"Garga" henüz simge olmayı başaramadı<br />

maalesef ama iyi yolda ilerliyor.<br />

Bence Aslan ya da Kanatlı St. Mark Aslanı<br />

2. <strong>Mağusa</strong> denince aklınıza hangi tarihi<br />

mekan gelir?<br />

Namık Kemal Meydanı<br />

3.<strong>Mağusa</strong>’da nerede dinlenirsiniz?<br />

Suriçi'ndeki mekanlar veya deniz kenarı.<br />

4.Size göre <strong>Mağusa</strong>’daki en büyük<br />

eksiklik nedir?<br />

İmar planı olmaması.<br />

5. <strong>Mağusa</strong>’nın en meşhur insanı<br />

kimdir?<br />

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu<br />

6. Tek kelime ile <strong>Mağusa</strong>’yı özetleyin<br />

desek, hangi kelime?<br />

Tutku.<br />

7. <strong>Mağusa</strong>’da “futbol” denince, hangi<br />

takım, hangi yıldız futbolcu?<br />

<strong>Mağusa</strong> Türk Gücü - Hüseyin Kayalılar<br />

8. “<strong>Mağusa</strong>’da sanat” dendi mi, hangi<br />

sanatçı?<br />

Aklıma ilk gelen Jazz Mania'dır.<br />

9. <strong>Mağusa</strong> için talep edeceğiniz ilk icraat<br />

nedir?<br />

İmar Planı<br />

10. Tarihi eserlere yeteri kadar sahip<br />

çıkılıyor mu, ne yapılmalı?<br />

<strong>Mağusa</strong> sadece Kıbrıs'ın değil, dünyanın<br />

en önemli kale kentlerinden biri ve<br />

bizlerin sahip olduğu en önemli rekabet<br />

üstü değerdir.<br />

2. <strong>Mağusa</strong> denince aklınıza hangi tarihi<br />

mekan gelir?<br />

Kale içi.<br />

3.<strong>Mağusa</strong>’da nerede dinlenirsiniz?<br />

Liman yada Palm Beach<br />

4.Size göre <strong>Mağusa</strong>’daki en büyük<br />

eksiklik nedir?<br />

Çocuklu gidilecek mekanların azlığı<br />

5. <strong>Mağusa</strong>’nın en meşhur insanı<br />

kimdir?<br />

<strong>Mağusa</strong>da meşur olmayan mı var?<br />

6. Tek kelime ile <strong>Mağusa</strong>’yı özetleyin<br />

desek, hangi kelime?<br />

Surlar<br />

7. <strong>Mağusa</strong>’da “futbol” denince, hangi<br />

takım, hangi yıldız futbolcu?<br />

Tek bir takım değilde mağusa forever.<br />

8. “<strong>Mağusa</strong>’da sanat” dendi mi, hangi<br />

sanatçı?<br />

Son dönemson dönemde tiyatro bence<br />

Magusada oldukça iyi bir gelişme yaşadı,<br />

özellikle belediyenin çatısı altındaki<br />

Magusa Belediye Tiyatrosu izlenmeye<br />

değer, tavsiye ederim.<br />

9. <strong>Mağusa</strong> için talep edeceğiniz ilk icraat<br />

nedir?<br />

Bir ay kadar önce sonuçlanan belediyeye<br />

ait perşembe pazarı projesinin musa<br />

sürede teslimi bence Magusa halkını<br />

gerçekten rahatlatacaktır.<br />

10. Tarihi eserlere yeteri kadar sahip<br />

çıkılıyor mu, ne yapılmalı?<br />

Halk olarak Magusa'ya daha da saygı<br />

duymalıyız, bize düşen görev bu kadar tarihi<br />

içinde barındıran bir şehiri dünyaya<br />

gösterebilmektir.<br />

sEMra ErEl<br />

1. <strong>Mağusa</strong>’nın simgesi nedir?<br />

Karga<br />

2. <strong>Mağusa</strong> denince aklınıza hangi tarihi<br />

mekan gelir?<br />

<strong>Mağusa</strong> Limanı<br />

3.<strong>Mağusa</strong>’da nerede dinlenirsiniz?<br />

Salamis kıyısında.<br />

4.Size göre <strong>Mağusa</strong>’daki en büyük<br />

eksiklik nedir?<br />

Sahiller halka kapalı<br />

5. <strong>Mağusa</strong>’nın en meşhur insanı<br />

kimdir?<br />

Suna Atun<br />

6. Tek kelime ile <strong>Mağusa</strong>’yı özetleyin<br />

desek, hangi kelime?<br />

Liman<br />

7. <strong>Mağusa</strong>’da “futbol” denince, hangi<br />

takım, hangi yıldız futbolcu?<br />

MTG<br />

8. “<strong>Mağusa</strong>’da sanat” dendi mi, hangi<br />

sanatçı?<br />

Zaliha Susuzlu<br />

9. <strong>Mağusa</strong> için talep edeceğiniz ilk icraat<br />

nedir?<br />

Denizle barışık olmak<br />

10. Tarihi eserlere yeteri kadar sahip<br />

çıkılıyor mu, ne yapılmalı?<br />

Tarihi eserler sahip çıkılmalı.<br />

C M Y K


B İ Z E U L A Ş I N<br />

Belediyemizin Web Sayfası ve belediye çalışmaları hakkındaki her<br />

türlü görüş ve önerileriniz için lütfen bize yazmaktan çekinmeyin...<br />

Belediye hizmetleri ve her türlü şikayet, öneri<br />

ve istemleriniz için belediyenizin Halkla İlişkiler Birimi'ni<br />

630 0 500 numaralı telefondan direkt arayabilirsiniz...<br />

gazimağusabelediyesi<br />

e-Posta: gmb@magusa.org<br />

Telefon: +90 (392) 630 05 00<br />

Faks: +90 (392) 366 16 08<br />

4444 GMB (4444 462)<br />

magusa.org<br />

C M Y K


14<br />

GECİkMEdEN<br />

YaT lİMaNı:<br />

Soyer: Tersane yer ile<br />

yeksan edilmeli ve eski<br />

yapılar korunmalıdır.<br />

Tersanenin arka kısmında<br />

bulunan ada sivile<br />

devredilmeli, asker<br />

oradan ayrılmalı,<br />

Palm Beach’in büyük<br />

ölçüdeki limanı geliştirilip<br />

bir yat limanına<br />

döndürülmesi gerekmektedir<br />

Cumhuriyetçi Türk Partisi<br />

<strong>Mağusa</strong> Milletvekili, eski<br />

başbakanlardan Ferdi sabit<br />

Soyer, <strong>Mağusa</strong>’nın zaman<br />

kaybetmeden, turizm ve öğrenci<br />

kentine dönüştürülmesi<br />

gerektiğini söyledi.<br />

Soyer, tersanenin <strong>Mağusa</strong><br />

Limanı’ndan kaldırılması gerektiğini<br />

söyledi ve, “Tersane<br />

yer ile yeksan edilmeli ve<br />

eski yapılar korunmalıdır.<br />

Tersanenin arka kısmında<br />

bulunan ada sivile devredilmeli,<br />

asker oradan ayrılmalı,<br />

Palm Beach’in büyük ölçüdeki<br />

limanı geliştirilip bir<br />

yat limanına döndürülmesi<br />

gerekmektedir” önerisinde<br />

bulundu. Soyer ayrıca, “<strong>Mağusa</strong><br />

Limanı’nın şu anda ki<br />

balıkçılar barınağı olan yer<br />

mükemmel bir düzenleme<br />

ile fevkalade önemli bir yat<br />

limanı ve balıkçıların kullanacaği<br />

bir bölgeye dönüştürülmelidir”<br />

ifadesini kullandı.<br />

Özellikle, liman içerisinde<br />

yer alan tersanenin kaldırılması<br />

gerektiğini söyleyen<br />

Soyer, bölgedeki adaya kadar<br />

olan alanın da kısa sürede, dinamik<br />

bir eğlence mekanı<br />

haline gelmesi gerektiğini<br />

vurguladı.<br />

1975’ten itibaren <strong>Mağusa</strong>lı<br />

olduğunu söyleyen Soyer,<br />

çocuklarının, torunlarının<br />

bu kentte büyüdüğünü belirtti.<br />

<strong>Mağusa</strong> aşığı olduğu bilinen<br />

Soyer, kentte nasıl zaman<br />

geçirdiğini, kentin geleceğine<br />

yönelik önerilerini <strong>Mağusa</strong><br />

<strong>Plus</strong> okuyucuları için anlattı.<br />

Sorulara içtenlikle cevap<br />

veren Soyer, daha yaşanabilir<br />

bir kent için, çözümü de<br />

düşünerek adımlar atılmasını<br />

istedi, geç kalındığı endişesini<br />

paylaştı.<br />

Soru: Öncelikle bir <strong>Mağusa</strong>lı<br />

olarak bize biraz<br />

kendinizden bahseder misiniz?<br />

Ferdi Sabit Soyer: Ben de<br />

pek çok <strong>Mağusa</strong>lı gibi <strong>Mağusa</strong>’da<br />

doğmamış bir <strong>Mağusa</strong>lı’yım.<br />

Bu <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

bir nevi zenginliğidir. <strong>Mağusa</strong><br />

büyük ölçüde bir liman<br />

kenti olarak varolduğu için,<br />

Maraş gibi çok büyük ekonomik<br />

ve ticari potansiyeline<br />

dayandığı için sürekli iş gücü<br />

ve insan çekmiş bir kentimizdir.<br />

Zamanında Karpaz’dan,<br />

Mesarya’dan, hatta Baf’tan<br />

insanlar, iş ve çalışmak için<br />

<strong>Mağusa</strong>’ya geldiler ve kentin<br />

<strong>Mağusa</strong>’nınyüzünüdenizedönen,çağdaşbirturizmkentiolması<br />

gerektiğinisöyleyenFerdiSabitSoyer,önerilerinisıraladı<br />

Soyer: Tersane <strong>Mağusa</strong>’dan<br />

Ben <strong>Mağusa</strong>lı’yım diyenlerin<br />

çoğunluğuna bakarsanız<br />

ya annesi, ya babası, ya dedesi<br />

Karpaz, Mesarya veya<br />

Baf kökenlidir, dolayısı ile bu<br />

bir zenginliktir ve bu zenginliği<br />

sarsmamak gerekir.<br />

Son zamanlarda bu zenginli-<br />

kaldırılMalıdır<br />

ğin zedelenmeye çalışıldığını<br />

görüyorum, gerek siyasi,<br />

gerekse sosyal yaşamımda<br />

özellikle 1974 yılndan sonra<br />

<strong>Mağusa</strong>’da buluşan insanların<br />

kendi alt kimlikleri ile<br />

kendilerini ifade etmemeleri<br />

için çok çaba harcadım.<br />

Burada çok önemli mesafeler<br />

alınmıştır, fakat günümüzde<br />

bunun biraz sarsıldığını<br />

görüyorum, bu mini ve<br />

mikro milliyetçilikler gibi<br />

mikro bölgecilikler de çok<br />

kötüdür.<br />

Dolayısı ile bunu hiç sarsmamak<br />

gerekir. Bu zenginliği<br />

devam ettirmek gerekir<br />

kanaatindeyim. Ben de <strong>Mağusa</strong>’da<br />

doğmamış bir <strong>Mağusa</strong>lı’yım,<br />

1976 yılı ile <strong>Mağusa</strong>’ya<br />

yerleştim ve o zamandan<br />

beri çocuklarımla,<br />

torunlarımla, <strong>Mağusa</strong>’da doğan<br />

çocuklarım ve torunlarım<br />

ile burada bir <strong>Mağusa</strong>lı olarak<br />

yaşamımı sürdürüyorum.<br />

Geçmişte Türkiye’li Kıbrıslı,<br />

Baflı <strong>Mağusa</strong>lı gibi tartışmalar<br />

çok yaşandı, bunları<br />

aştık ama yeniden bunların<br />

tekrar oluşmasına fırsat vermemek<br />

lazımdır<br />

eski sakinleri ile bütünleştiler.<br />

Dolayısı, ile <strong>Mağusa</strong>’da<br />

bu bir zenginliktir. Günümüzde<br />

de <strong>Mağusa</strong>, Doğu Akdeniz<br />

Üniversitesi ile limanın<br />

varlığı olup ta eski durumunda<br />

olmamasına rağmen,<br />

hala daha <strong>Mağusa</strong>’da doğmayan<br />

ancak <strong>Mağusa</strong> ile bütünleşmiş<br />

entelektüel insanları<br />

kendi içinde bütünleştiren<br />

bir kültüre sahiptir.<br />

1974’ten sonra da <strong>Mağusa</strong>’ya<br />

Baf’tan, Larnaka’dan,<br />

Limasol’dan aynı şekilde<br />

Türkiye’den pek çok insan<br />

gelip yerleşti ve tüm bunlar<br />

sonuçta kendi özellikleri ile<br />

beraber, <strong>Mağusa</strong>lılar ile bütünleşen,<br />

bütünleşmeye çalışan,<br />

değişik ve güzel ilişkiler<br />

kurmaya çalışan çok kültürlü<br />

ve kendi içinde hoşgörü taşıyan<br />

bir özelliğe geldi.<br />

Soru: Biz sadece televizyonlardan<br />

ve gazetelerden<br />

siyasi yaşamınızı biliyoruz,<br />

Ferdi Sabit Soyer kimdir?<br />

<strong>Mağusa</strong>’da neler yapar, nerede<br />

dinlenir, boş vakitlerinde<br />

neler yapar, <strong>Mağusa</strong><br />

ona neler kattı neler aldı?<br />

Ferdi Sabit Soyer: <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

hemen hemen her<br />

bölgesinde bulunan güzel<br />

mekanlarda, güzel insanlarla<br />

bir arada bulunmaktan büyük<br />

mutluluk duyarım.<br />

Maraş bölgesinde yaşarım.<br />

Orada değişik kahvelerde sık<br />

sık insanlar ile buluşmayı<br />

seviyorum. Aynı zamanda<br />

değişik mekanlara bulunmak<br />

hoşuma gidiyor.<br />

Son çağdaş gelişmeler içinde<br />

<strong>Mağusa</strong>’da büyük ölçüde<br />

Salamis yolu üzerinde yeni<br />

cafeler açıldı. Ama onlara<br />

pek gidemiyoruz<br />

Soru: <strong>Mağusa</strong>’ya da olan<br />

Çağdaş gelişmeler sizce yeterli<br />

midir?<br />

Ferdi Sabit Soyer: Hayır,<br />

aslında benim en büyük<br />

eleştirim surlar içerisinde yaşayan<br />

eski <strong>Mağusa</strong>lılar ve<br />

Lefkoşalılaradır.<br />

Bu gelişmeler ile beraber<br />

surlar içinde yaşayan eski<br />

<strong>Mağusa</strong>lılar ve Lefkoşalılar,<br />

1974 yılından sonra gelişme<br />

nedeni ile surlariçinden çıkıp,<br />

C M Y K


15<br />

Lefkoşa’dakiler Girne’ye<br />

Gönyeli’ye ve Ortaköy’e gitmeyi,<br />

<strong>Mağusa</strong>’dakiler ise gelişme<br />

için Tuzla ovalarına<br />

ve yeni bölgelere çıkmayı<br />

öncelikli olarak gündeme getirdiler.<br />

<strong>Mağusa</strong>’da bu tarihi yerlerde<br />

bulunan ata evlerini,<br />

mekanlarını terk edip dışa<br />

gittiklerinde, bu kalan yerlerin<br />

restorasyonu yerine bunların<br />

ucuza kiralanması ve diğer<br />

başka noktaları gündeme<br />

getirdiler.<br />

Kendi köklerine dönük olarak<br />

Lefkoşa ve <strong>Mağusa</strong> surlariçinde<br />

o yaşanan eski güzellikleri<br />

terk eden bir kültür<br />

oluşturdular.<br />

Bu çok yanlış. Bu en büyük<br />

eleştirilerimden biridir, bu<br />

mekanlarda doğup büyüyen<br />

kişiler, buralara sırtlarını dönmemelidirler.<br />

Surlariçi’nin canlanması<br />

için bir yapı oluşması gerekiyor,<br />

örneğin Lefkoşa’da<br />

surlariçi tamamen terkedilmiş<br />

bir durumdadır. Yerel yönetimlerin,<br />

sivil toplum örgütlerinin<br />

ve Ben <strong>Mağusa</strong>lı’yım,<br />

ben Lefkoşalı’yım diyen insanların<br />

büyük eforlar sarfetmesi<br />

gerekmektedir.<br />

Soru: Bunun için ne yapmak<br />

gerekiyor?<br />

Ferdi Sabit Soyer: Zamanında<br />

bir kısım sloganlar,<br />

işte “yasemin kokan Lefkoşa’ya<br />

dönelim”, “surlariçini<br />

canlandıralım” gibi sloganlar<br />

tek başına yeterli değildir.<br />

Benim için en ciddi tehdit şudur<br />

ki bence çok ciddi tehdittir.<br />

Ben <strong>Mağusa</strong>lıyım diyen<br />

herkesin de bunu düşünmesi<br />

gerekir. Zamanında büyük<br />

bir hata yapılarak <strong>Mağusa</strong><br />

ile Karpaz ilçesi bir birinden<br />

ayrılmıştır. Halbuki bu iki<br />

ilçe bir birileri ile bütünleşmiş<br />

bir yapıydı. <strong>Mağusa</strong> orta<br />

Mesarya ile orta Mesarya<br />

<strong>Mağusa</strong> ile bütünleşmiş bir<br />

yapıydı.<br />

Şimdi Karpaz bölgesi kendini<br />

besleyen noktadan uzaklaşmış<br />

durumdadır. Bu çok<br />

kötüdür ve gelişmelere baktığımda,<br />

<strong>Mağusa</strong> artık ikinci<br />

büyük kentken de facto nüfus<br />

bakımından üçüncü büyük<br />

kente doğru gidiyor. Bu çok<br />

kötü bir gelişmedir ve bu artarak<br />

devam edecektir.<br />

Bu yüzden bunu tersine<br />

çevirmek gerekir.<br />

Bu bakımdan yerel yönetim,<br />

siyasiler, sivil toplum örgütlerinin<br />

bununla ilgili çok<br />

yönlü bir yaklaşım biçimi<br />

getirmeleri lazım.<br />

Soru: <strong>Mağusa</strong>’da bir de<br />

Maraş gerçeği var.<br />

Ferdi Sabit Soyer: <strong>Mağusa</strong>’da<br />

kapalı Maraş bizim<br />

gelişme trendimizi büyük ölçüde<br />

tıkayan bir unsurdur.<br />

Bir tarafımız kapalı Maraş<br />

öteki tarafımız ise Mesarya’nın<br />

altı ve öyle bir kötü<br />

gelişme oluyor ki güzelim karakol<br />

sahilleri yüksek apartmanlar<br />

ile kapatıldı. Bundan<br />

daha büyük bir felaket olamaz<br />

ve aynı şekilde Serbest<br />

Liman bölgesi denen garabet<br />

kenti duvarlarnan denizden<br />

kopmasına sebebiyet verdi.<br />

Bu bakımdan <strong>Mağusa</strong>’da<br />

iki tane de askeri bölge var<br />

kentin içinde ve en önemli<br />

yerinde ki bir tanesi Gülseren<br />

kampı yanındaki tankçı birliği,<br />

bu da <strong>Mağusa</strong>’yı denizden<br />

tamamen koparıyor.<br />

Bunu tersine çevirmek gerekiyor,<br />

bu bakımdan bu aşamada<br />

yapılması gereken bizim<br />

şu anda <strong>Mağusa</strong>’da ekonomik<br />

olarak faaliyet tek bir<br />

noktaya dayandı.<br />

Yüklerin Girne’den de taşınmasının<br />

önü açılarak <strong>Mağusa</strong><br />

Limanı’nın kapasitesi de<br />

düşmüştür. Tüm bunlar diğer<br />

ekonomik sorunlarla birleşince<br />

<strong>Mağusa</strong>’da yeni iş sahaları<br />

ve diğer başka unsurların<br />

gelişmesine dönük olarak<br />

ve <strong>Mağusa</strong>’da doğup büyüyen<br />

gençlerin istihdamına<br />

dönük olarak tıkanıklıklar<br />

oluşmaktadır. Bu büyük bir<br />

problemdir ve bir kısım başka<br />

sosyal problemlere de sebebiyet<br />

vermektedir.<br />

Soru: Nedir bu sosyal<br />

problemler?<br />

Ferdi Sabit Soyer: Uyuşturucunun<br />

belli bölgelerde<br />

yoğunlaşması ve aynı zamanda<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın sürekli<br />

olarak basında da çıkan haberlerde<br />

kavga ve dövüşün<br />

büyük olaylarla yaşanan bir<br />

kent haline gelmesi bizim<br />

için büyük bir ayıptır ve değiştirilmeis<br />

gereken bir noktadır.<br />

Bu yüzden politik görüşü<br />

ne isterse olsun bütün insanların<br />

ortak paydada bululacağı<br />

zeminlerin hazırlanması<br />

gerekmektedir.<br />

Bana göre yapılması gereken<br />

en öncelikli şeylerden birisi<br />

bu tersanenin <strong>Mağusa</strong><br />

Limanı’ndan kaldırılmasıdır.<br />

Bu tersane yer ile yeksan<br />

edilmeli ve eski yapılar korunmalıdır.<br />

Tersanenin arka kısmında<br />

bulunan ada sivile devredilmeli,<br />

asker oradan ayrılmalı,<br />

Palm Beach’in büyük ölçüdeki<br />

limanı geliştirilip bir<br />

yat limanına döndürülmesi<br />

gerekmektedir.<br />

Aynı şekilde <strong>Mağusa</strong> Limanı’nın<br />

şu anda ki balıkçılar<br />

barınağı olan yer mükemmel<br />

bir düzenleme ile<br />

fevkalade önemli bir yat limanı<br />

ve balıkçıların kullanacaği<br />

bir bölgeye dönüştürülmelidir.<br />

Soru: Tersane için ne yapılabilir?<br />

Ferdi Sabit Soyer:Tersanenin<br />

olduğu yerden adaya<br />

kadar olan mesafenin insanların<br />

kullanımına açılması<br />

gerekmektedir. Oranın ışıl<br />

ışıl, canlı, dinamik bir yere<br />

döndürülmelidir. Serbest Liman<br />

Bölgesi 3-5 yıllık program<br />

çerçevesinde yer ile yeksan<br />

edilmeli ordaki tüm yapılar<br />

Mesarya’nın ortasında<br />

serbest bölge kapsamında bir<br />

yere taşınmalıdır. Burası hem<br />

limanın gelişmesine hem de<br />

insanların rahat edebilecekleri<br />

bir yere dönüştürülmelidir.<br />

Gülseren bölgesindeki askeri<br />

kamp kesinlikle kaldırılmalıdır,<br />

oraya güzel bir düzenleme<br />

ile sahille insanları<br />

buluşturacak olan <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

çıkışından o bölgeye<br />

kadar denizi bozmayacak<br />

şekilde uzanan bir yol yapılarak,<br />

orada düzenli ve nizamlı<br />

bir şekilde 5 yıldızlı<br />

muazzam bir tesisin kurulması<br />

lazımdır.<br />

Soru: <strong>Mağusa</strong> her iki<br />

cümlenin birinde turizm<br />

kenti diye de anılıyor. Turizm<br />

için yapılanlar yeterli<br />

mi?<br />

Ferdi Sabit Soyer: Turizmin<br />

kendisi ile <strong>Mağusa</strong><br />

bütünleştirilmelidir. Bazı kültürel<br />

aktiviteleri de geliştirmemiz<br />

gerekmektedir.<br />

Bunları şimdiden yapmazsak<br />

ileride Kıbrıs sorununun<br />

çözülmesi halinde Maraş muhakkak<br />

sahiplerine verilecektir.<br />

Bu bir gerçektir, ama<br />

bunun arkası, mesela 1974<br />

yılından sonra Maraşlıların<br />

ayrılması ile beraber Larnaka’ya<br />

kadar olan mıntıkada<br />

Agia Napa ve diğer bölgeler<br />

de dahil hepsinde çok önemli<br />

bir ekonomik potansiyel<br />

oluşmuştur.<br />

Eğer bu açılırsa ve Maraş<br />

da devreye girerse bu ekonomik<br />

potansiyel ile birlikte<br />

gelecek açısından başka bir<br />

tehdit <strong>Mağusa</strong>’da yaşayan<br />

Kıbrıslı Türkleri baskılayabilecek<br />

bir ortam, başka gerginliklere<br />

yol açacak gelişmeler<br />

meydana gelebilir.<br />

O Bakımdan bu yatırımları<br />

bu planlamaları şimdiden<br />

yapmalıyız ki çözüm olduğu<br />

zaman <strong>Mağusa</strong> bir vakum<br />

şeklinde hiçbir zaman yutulmaycak<br />

bir noktada olacak,<br />

çözüm halinde yanyana iç<br />

içe yaşayacağımız 2 kentimiz<br />

vardır, biri Lefkoşa biri de<br />

<strong>Mağusa</strong>’dır, bu iki kent sınırların<br />

kalkması ile beraber<br />

rumlarla bir bütün olacak<br />

kentlerdir.<br />

Soru: “Bunu düşünerek<br />

bazı tedbirlerin alınması<br />

gerekmektedir” dediniz.<br />

Öneriniz var mı?<br />

Ferdi Sabit Soyer: Biz<br />

zamanında Gülseren bölgesindeki<br />

kışlaların kalkması<br />

için askerle ve bazı iş adamları<br />

ile anlaşmalar yaptık,<br />

bazı birlikler oradan ayrılmıştı<br />

hatta, ancak sonradan<br />

tekrar geldiler. Belediye’nin,<br />

siyasilerin, Sivil Toplum Örgütleri’nin<br />

bir platform oluşturması<br />

ve oluşturulan bu<br />

platformda biraz önce belirttiğim<br />

projelerin tartışılmaya<br />

başlanması gerekiyor.<br />

<strong>Mağusa</strong> Mesarya’ya doğru<br />

büyüyor. Yayılgan bir kent<br />

haline geliyor ve bu gittik<br />

sonra büyüyor, bu büyüme<br />

özünde bir kayıptır aslında.<br />

Herkesin kendi çıkarına<br />

yaptığı yapılanma hiçbir işe<br />

yaramaz.<br />

Salamis yolunda iş yapan<br />

para kazanan insanlarda bir<br />

anlamda bindikleri dalı kesiyorlar,<br />

çarpık yapılaşma,<br />

araçların cift taraflı park etmeleri,<br />

iş yerlerinin kendi<br />

özel park alanını oluşturmaması<br />

salamis yolunu bir anlamda<br />

eziyet yoluna döndürüyor.<br />

C M Y K


16<br />

17<br />

SosyalMedyada<strong>Mağusa</strong>lı<br />

Siz gönderin biz yayınlayalım<br />

facebook.com/magusaplus<br />

Muazzez Yahya Zorba: "Daha Nice Senelere Burçin Döveç"<br />

İlknur Işıl Türkmen: "Sabah Neşesi"<br />

Derviş Canaltay: "Düğünümüze gelip bizleri onure<br />

eden değerli büyüklerim ve kardeşlerime çok<br />

teşekkür ederim."<br />

Cemal Koreli Erkanat: "Tanıdığım için kendimi<br />

şanslı hissettiğim ve örnek aldığım nadir insan<br />

# the king of North # big boss "<br />

Cem Dana: "Aşiretlerle uzlaşı sağlandı"<br />

Umut Haklıgil: "Bir bayram klasiği"<br />

Melek Hüdaverdioğlu: "#dubrovnikoldtown"<br />

Ayşegül Sevdalı: "Mutluluklar Canlar"<br />

İsmet Mümtazoğlu: "Canımız, gözbebeğimiz iyi ki doğdun baby, cheers"<br />

Dilek Kasapoğlu: "@selencbaybars #Gökçen&Mehmetwedding#bestie<br />

Şerife Kara Dinsev: "En-joy ?? with Korhan"<br />

Fethi Günalp: "Arkadaşım<br />

Sultan Kıraner ile..."<br />

Sinem Ertürk Genç: "Happy birthday to me"<br />

Oya Erdoğdu Denizer: "Mine Cengiz Bereket hocanım yolu açık olsun. Emekliliğin<br />

Hayırlı olsun canım"<br />

CemalGüncel:"Doğumgününkutluolsunbabaiyiki<br />

varsın , hep beraber sağlık dolu nice yaşlara"<br />

Raziye Nevzat: "e family. Happy birthday Cemal&Sehay"<br />

Banu Kuman Tuzlalı: "#mehmetgokcenwedding #kızlarfıstıklar"<br />

SeldaMıstıkKahveci:"Başkanındoğumgünündenkareler.iyikiDoğduniyikivarsın<br />

iyiki famagusta hiking & trekking club kurdun hep birlikte nice senelere..."<br />

Eylem Aköz Altınkaya:<br />

"Biz üşüdük<br />

C M Y K<br />

C M Y K


18<br />

MAĞUSATRAFİKİMARve<br />

KENTSELGELİŞİMSTRATEJİSİ<br />

Günümüzde Kentler, sahip<br />

oldukları eğitim, sağlık,<br />

sosyal ve ekonomik imkanlar<br />

sebebi ile çevrelerindeki<br />

imkanları daha kısıtlı bölgelerden<br />

, köylerden sürekli<br />

nüfus akışına maaruz<br />

kalmaktadır. Yıllar geçtikçe<br />

de bu sürekli nüfus akışı<br />

karşısında kentlerin sahip<br />

oldukları mevcut altyapıları<br />

yetersiz kalmaya başlamaktadır.<br />

Şehri kullanan ve de<br />

sürekli ikamet edenlerin<br />

ihtiyaçları da bu ölçüde<br />

sürekli artış göstermektedir.<br />

Özellikle de ülkemizde ve de<br />

<strong>Mağusa</strong> Kentinde toplu taşımacılığın<br />

toplumsal ve kitlesel<br />

çözümlerle değil, bireysel<br />

çözümlerle, özel araçlarla<br />

karşılanmaya çalışılmasından<br />

dolayı ilk temel altyapı<br />

eksikliği de trafik altyapı<br />

eksikliğidir. Buna ilaveten<br />

kent sakinlerinin ikamet edecek<br />

konut yerleşke alanlarının<br />

da gün geçtikçe kentin<br />

bu ihtiyaca cevap veremez<br />

hale gelmesine sebep olmuştur.<br />

Bilindiği üzere yaklaşık<br />

41000 nüfusa sahip<br />

<strong>Mağusa</strong> Kenti öğrenci kenti<br />

potansiyeli ve zenginliği ile<br />

yaklaşık 20000 öğrenciyi de<br />

bünyesinde barındırmaktadır.<br />

Dinamik bir nüfus yapısına<br />

sahip <strong>Mağusa</strong> kentinde gerek<br />

yerleşik kent sakinlerine,<br />

gerekse sürekli artan öğrenciye<br />

ikamet, ulaşım ve sosyoekonomik<br />

açıdan cevap<br />

verecek nitelikte yenilenmesi<br />

ve ihtiyaçlara insan<br />

odaklı çözümlerin üretilmesi<br />

gerekmektedir. Elbette ki<br />

tüm bu gereksinimere uzun<br />

vadeli cevap vermenin en<br />

kapsamlı çözümü yolu,<br />

<strong>Mağusa</strong> Kent İmar Planının<br />

hazırlanması gerekliliğidir.<br />

Malesef bugüne kadar ne<br />

merkezi idareler ne de yerel<br />

yönetimler tarafından ciddiyetle<br />

ele alınmamış, kentin<br />

gelişim stratejisi Özel<br />

Müteahit Firmaların insiyatifine<br />

bırakılmıştır. Bir kentin<br />

gelişim stratejisi ve planlaması,<br />

toplumun farklı kesimleri,kentsel<br />

tasarım uzmanları,<br />

yerel yönetimler ve<br />

merkezi yönetim işbirliği ile<br />

çok kapsamlı çalışmalar neticesinde<br />

devlet kontrolünde<br />

ciddi bir çalışma ile yani<br />

kapsamlı bir imar planı ile<br />

belirlenmelidir.<br />

Bugüne kadar <strong>Mağusa</strong> için<br />

böyle herhangi bir çalışma<br />

girişimi olmamasından<br />

dolayı, özellikle konut yerleşke<br />

alanları başta olmak<br />

üzere, ticari merkezleri, turizm<br />

bölgelerini, kentin temel<br />

yaşam alanları kontrolsüz ve<br />

yeterli altyapılar düşünülmeden<br />

özel Müteahit Firmaların<br />

insiyatifine terkedilmiştir.<br />

Aslında bu konu için hiç<br />

sevmediğim, ancak kullandığım<br />

bir terminoloji ile<br />

tanımlayabiliriz : “İhtiyaçlar<br />

karşısında doğa boşluk tanımaz”.<br />

Malesef bu boşluğu da<br />

ticari kazanç odaklı özel kurumların<br />

insiyatifine bırakılması,<br />

bu kurumların suçu<br />

değil, düzensiz ve yatersiz<br />

altyapılarla bu boşluğa fırsat<br />

veren merkezi yönetimlerin<br />

ve/eya yerel yönetimlerin<br />

sorumluluğundadır. Özellikle<br />

kent merkezinde gün<br />

geçtikçe somut olarak her<br />

bir kent sakininin güncel<br />

yaşamlarında maruz kaldığı<br />

trafik altyapı ve konut yerleşke<br />

eksikliğine az da olsa<br />

cevap verecek bir çalışma ile<br />

harita üzerinde bazı çözüm<br />

önerileri taviye edilmiştir.<br />

Elbette ki kapsamlı bir İmar<br />

Planı kadar yeterli olmasa da,<br />

en azından İmar Planı<br />

içerisinde mevcut koşullara<br />

uygun, kentin ihtiyaçlarına<br />

cevap verebilecek bir<br />

başlangıç çözümü olarak da<br />

değerlendirilebilir. Haritada<br />

her sembol, tarama ve çizgi<br />

tipleri farklı renkte ve desende<br />

numaralanırılmış,<br />

farklı özelliklere sahip öneriler<br />

getirmiştir. Çözüm önerilerinden<br />

önce, kentte imar,<br />

trafik ve kent gelişiminde<br />

tespit edilen güncel sorunları<br />

tanımlayarak başlayabiliriz:<br />

Sorunlar:<br />

1. Kentin büyüme stratejisi<br />

özel müteahit firmaların insiyatifine<br />

bırakılmıştır.<br />

2. Kentte yaşayan yaklaşık<br />

20000 öğrenci, Üniversitenin<br />

konaklama, sosyal,<br />

ekonomik, rekreasyon ve<br />

ticari faaliyetlerini kampüs<br />

içinde kapalı tutup, yeni projeleri<br />

de yine kampüs içinde<br />

üreterek, öğrencinin kentle ve<br />

<strong>Mağusa</strong> ile entegrasyonunu,<br />

katkısını gün geçtikçe asgariye<br />

düşürülmüştür.<br />

3. Kent sakinlerinin nefes<br />

alacağı alanların noksanlığı<br />

: Yeşil alalar, parklar, kolay<br />

ulaşılabilir kıyı ve sahil alanlarının<br />

eksikliği,<br />

4. Anıt çemberi ile DAÜ<br />

çemberi arasındaki ticari ve<br />

konut yerleşke hattının (haritadaki<br />

4 numaralı sarı aks)<br />

kentin tek ana arter ulaşım<br />

hattı olması nedeni ile aşırı<br />

trafik yüklenmesi,<br />

5. Daimi kent sakinlerinin<br />

özellikle karakol mahallesi,<br />

sakarya mahallesi, yenişehir<br />

mahallesi, dumlupınar<br />

mahallesi bölgelerinde konut<br />

yerleşke bölgelerini öğrencilerle<br />

paylaşılması nedeni<br />

ile, sosyo-ekonomik açıdan<br />

geleneksel <strong>Mağusa</strong> kent<br />

yaşamından uzaklaşmış olması,<br />

ve bu sebepten daimi<br />

kent sakinlerinin kente yakın,<br />

güvenli, altyapısı olan bölgelere<br />

göç etme ihtiyaçlarının<br />

doğması,<br />

6. Bugün itibarı ile kent<br />

Arıtma tesisinin, kentin<br />

sadece yaklaşık %70ine<br />

hizmet verebilecek kapasitede<br />

olması, ve zaman zaman<br />

yetersiz kalması,<br />

7. Kentin özellikle kıyı<br />

şeridinde ticari liman ve<br />

askeri yerleşkeler sebebi ile<br />

hem daimi kent sakinlerinin<br />

hem öğrencilerin hem de<br />

turistlerin deniz ve kıyısından<br />

uzak yaşam sürdürmeleri,<br />

özellikle de turistik gelişim<br />

alanlarının neredeyse yok<br />

denecek kadar az olması,<br />

8. Kentin; sokak, kaldırım,<br />

aydınlatma, sinyalizasyon<br />

sistemleri, yaya yolları ve<br />

bisiklet yolları açısından çağdaş<br />

kentlerin çok gerisinde<br />

kalan bir düzeyde olması,<br />

9. Şehir içi toplu taşımacılığın<br />

yeterli düzeyde ve<br />

kalitede olmaması.<br />

Çözüm Önerileri :<br />

1. Kentin büyüme stratejisini<br />

özel müteahit firmaların<br />

insiyatifinden almanın tek<br />

yolu, şehir plancıları, uzmanlar,<br />

sivil toplum örgütleri,<br />

halk ve yerel yönetimlerden<br />

oluşacak bir komitenin<br />

ivedilikle kapsamlı bir İmar<br />

Planı çalışması başlatmaktır.<br />

Böylece kimin nereye, neyi,<br />

ne kadar yapılabileceği, dengeli<br />

ve adil bir şekilde belirlenip,<br />

kentin büyümesi kontrollü<br />

bir şekilde yeniden<br />

tanımlanabilir.<br />

2. Üniversitelerin , öğrencilerini<br />

kent yaşamına entegre<br />

edecek şekilde gerek<br />

eğitim yapılarının, gerek konaklama<br />

ihtiyaçlarının,<br />

gerekse sosyo-ekonomik ve<br />

rekreasyon faaliyetlerini<br />

kente dengeli bir şekilde<br />

yayıp, zaten sınırlarını<br />

doldurmuş kampüs yapılarından,<br />

kent-kampüsü konseptinde<br />

geçilmesini ve buna<br />

paralel yeni stratejilerin alınmasını<br />

, devlet kontrolünde<br />

teşvik ve/veya zorunlu kılmak,<br />

hem daimi kent sakinleri<br />

hem de öğrenciler için<br />

daha sürdürülebilir bir kent<br />

yaşamına katkısı tartışılmaz<br />

bir zorunluluktur.<br />

3. Tüm kent sakinlerinin,<br />

okul, iş ve hızlı yaşam temposundan<br />

az da olsa uzaklaştırabilmenin<br />

yollarından<br />

bir tanesi, kentin beirli noktalarında<br />

kolay ulaşılabilir<br />

bölgelerde yeşil alanlar, parklar<br />

ve dinlenme alanları oluşturmaktır.<br />

Aynı zamanda<br />

<strong>Mağusa</strong>nın zenginliklerinden<br />

en önemlisi olan kıyı kenti<br />

olma özelliğini de kullanıp<br />

insanları kentin ağır dokusu-<br />

C M Y K


nun aralarından kolay ulaşabilecekleri<br />

kaçış yolları ile bu<br />

tür parklara ve/veya kıyı şeritlerine<br />

kolay ulaştırabilmenin<br />

yöntemleri üzerinde<br />

çalışılması gerekmektedir.<br />

Haritada yeşil taralı alanlar<br />

ve (6 numaralı taralı alanlar)<br />

ve kentin farklı bölgelerinden<br />

denize direk ulaşım sağlayabilecek<br />

kaçış ve bağlantı yolları<br />

(2 numaralı yeşil kesik<br />

çizgi)ile önerilmiştir.<br />

4. Anıt çemberi ile DAÜ<br />

çemberi arasındaki ticari ve<br />

konut yerleşke hattının (haritadaki<br />

4 numaralı sarı aks)<br />

kentin tek ana arter ulaşım<br />

hattı olması nedeni ile aşırı<br />

trafik yüklenmesi haritada<br />

görüldüğü üzere 1 numaralı<br />

mor kesik çizgi ile tanımlanan<br />

“öneri kıyı hatı ulaşımı<br />

ve ana arteri” çevre yolu ile<br />

kent içindeki ağır ve acil<br />

trafik ulaşım ihtiyacını hem<br />

kentin dıştan hafifletmek,<br />

hem de kıyı boyunca oluşturulabilecek<br />

yaya ve bisiklet<br />

yolları ile desteklenecek kıyı<br />

düzenleme, dinlenme ve<br />

rekreasyon hattına direk<br />

ulaşım imkanı tanıyacaktır.<br />

Böylece haritadaki 4 numaralı<br />

sarı aksın, sulu çember<br />

ile DAÜ çemberi arasında<br />

kalan caddenin, tek yönlü<br />

olarak çalıştırılması (hastane<br />

yönünde) sağlanıp, bu<br />

caddenin daha çok yaya ve<br />

bisiklet ulaşımına, hatta<br />

gerekirse nostaljik, temsili<br />

tramvay hattına da imkan<br />

sağlanabilecek, bu cadde üzerindeki<br />

ağır trafik hafifletilebilecektir.<br />

5. Daimi kent sakinlerinin<br />

yeni ihtiyaçlara yönelik,<br />

kentten uzak çevrede, ancak<br />

kente çok yakın mesafede,<br />

kolay ulaşılabilen, temel<br />

altyapısının (yol, elektrik,<br />

su, telefon, kanalizasyon vs.)<br />

tamamlanması koşulu ile ,<br />

güvenli bölgelerin yine kapsamlı<br />

İmar planı kapsamında<br />

belirlenip oluşturulması<br />

gerekmektedir. Güncel durumunda<br />

birçok altyapı eksiklikleri<br />

olmasına rağmen,<br />

bu niteliklere en uygun bölge<br />

kentin kuzey batısında bulunan,<br />

haritada 9 numaralı<br />

mavi taralı bölgelerdir.<br />

Kaldı ki bu bölge özel<br />

müteahit firmalar tarafından<br />

da dağınık ve düzensiz ve<br />

altyapıları yetersiz olsa dahi,<br />

yeni projeleri için tercih<br />

edilip, kent sakinlerine yeni<br />

konaklama alanları ve çeşitli<br />

imkanlar sağlamaktadır.<br />

6. Kent Arıtma tesisinin,<br />

kentin sadece yaklaşık<br />

%70ine hizmet verebilecek<br />

kapasitede olması, ve zaman<br />

zaman yetersiz kalması,<br />

tesisin mevcut tüm teknik<br />

sorunlarının giderilerek kapasitesinin<br />

artırılması gerekmektedir.<br />

Kapasite, bugünkü durumun<br />

sadece %70 ine yetecek<br />

kadar değil, asgari 30 yıl<br />

sonrasına da yetecek şekilde<br />

artırılmalıdır.<br />

7. Suriçinin güney doğu<br />

deniz kıyısı noktasından<br />

başlayıp, kentin kuzey doğu,<br />

glapsides sahiline ulaşacak<br />

şekilde haritada 1 numaralı<br />

mor kesik çizgi ile tanımlanan<br />

ana arter boyunca hem<br />

kent sakinlerine hem de turistik<br />

rekreasyon alanları için<br />

detaylı kıyı düzenleme projelerinin<br />

hazırlanması, kentin<br />

en öncelikli ihtiyaçlarına<br />

temel çözüm önerisi getirebilir.<br />

Turisitk yerleşke alanlarının<br />

ise opsiyonel olarak<br />

çzümlenip, geleneksel ve tarihi<br />

çevrede ikamet etmek<br />

isteyenlere suriçi, daha modern<br />

ve sahil+deniz konseptli<br />

daha büyük ölçekte konaklama<br />

noktası olarak da<br />

kentin kuzeyinde bulunan<br />

halihazırda mavi bölge olarak<br />

tanımlanmış haritada 10 numaralı<br />

taralı alan önerilmektedir.<br />

8. Kentin; sokak, kaldırım,<br />

aydınlatma, sinyalizasyon<br />

sistemleri, yaya yolları ve<br />

bisiklet yolları, engelli ulaşım<br />

imkanları açısından çağdaş<br />

kentlerin çok gerisinde kalan<br />

bir düzeyde olması, ne kadar<br />

da gelişim potansiyeli yüksek<br />

bir kent olsa dahi, kentin<br />

günlük yaşamını direk yönlendiren<br />

bu sistemlerin ve<br />

projelerin hem insan ölçekli<br />

kent dokusunun yenilenmesi<br />

için hem de günlük<br />

yaşamı kolaylaştırıcı ve<br />

düzenleyici unsurlar haline<br />

getirmektedir.<br />

9. Şehiriçi uşaım, insan<br />

vucudundaki damarlar<br />

gibidir.<br />

Organlar arasında sağlıklı<br />

kan dolaşımı sağlanmadığı<br />

taktirde, vücutta bulunan ve<br />

farklı-önemli görevleri olan<br />

organlrın sağlıklı çalışamamasına<br />

sebep olur. Kentin<br />

damarları da yollar, yaya<br />

yolları, bisiklet yolları ve<br />

toplu taşıma için ayrılan güzergahlardır.<br />

Kent içi ulaşımı kaliteli<br />

ve düzenli hizmet verecek<br />

çağdaş kent içi ulaşım<br />

araçları ile sağlayıp, bireysel<br />

ulaşım çözümlerinden, toplu<br />

taşıma araçlarına geçişi<br />

teşvik edecek fiziki imkanların<br />

sağlanması gerekmektedir.<br />

KENTSEL<br />

MustafaDinsev<br />

YüksekMimar/<br />

ÖğretimÜyesi<br />

C M Y K


20<br />

Standart,sadece<br />

Standart’ınkahvesimi?<br />

<strong>Mağusa</strong>lılar standart deyince<br />

yıllar önce <strong>Mağusa</strong>’nın sevilen<br />

ve sayılan kahvecisi<br />

“Standart”ı hatırlar. <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

Standart’ı taa o zamanlara<br />

kadar gitmektedir<br />

yani!<br />

Şehirlerin turist çekebilmesi<br />

için bazı özelliklere ve standartlara<br />

sahip olması gerekir.<br />

Tarihi özellik, sanat eserleri,<br />

eğlence faaliyetleri, fuarları,<br />

festivalleri , bienaller … Aslında<br />

bunları çoğaltmak mümkün.<br />

Kent olabilmenin, çekim<br />

merkezi olmanın olmazsa olmazı<br />

bunlar; fakat aynı zamanda<br />

göz ardı edemeyeceğimiz<br />

bir şey daha var ki o da<br />

“kent standardı”.<br />

Yıllık hazırlanan faaliyet<br />

raporlarının reklamlarıyla turizm<br />

cazibesi olabilirsiniz.<br />

Bazı ülkeler oluşturdukları<br />

yapay çekicilikle turizm faaliyetlerini<br />

sürdürürken, bazı ülkeler<br />

de kendi doğal güzellikleriyle<br />

cazibe merkezi oluyor.<br />

Dubai ,Tayland, İtalya<br />

bunlara en güzel örnekler değil<br />

mi sizce de?<br />

Burada dikkat çekmesi gereken<br />

tek şey var aslında; tüm<br />

kentlerde standartların inanılmaz<br />

şekilde düzenli çalışmasının<br />

yanında, kent yöneticilerinin,<br />

halkın turizme katkı<br />

sağlaması ve turist memnuniyetinin<br />

artması amacıyla birçok<br />

eğitim ve seminer düzenleyip,<br />

planlamalarda bulunmasıdır.<br />

İpek böceği kadar hassas<br />

olan turizmde hata yapmamak<br />

için; “kent birlikte hareket<br />

etmeli” gerçeği artık bizlerin<br />

de belleğinde yer etmeli<br />

ve sloganımız haline gelmelidir.<br />

Kentlerde standart<br />

deyince aklımıza neler gelmeli?<br />

Sadece 1, 2 dakika düşünün.<br />

Aklınıza Bodrum mu<br />

geldi? Yunan adaları mı yoksa<br />

Şirince mi???<br />

Peki sizce <strong>Mağusa</strong>’da herhangi<br />

bir standart var mı ? Ya<br />

da adamızda?<br />

Standart ne demektir isterseniz<br />

önce onu anımsayalım.<br />

Sözlükte geçen anlatım;<br />

“Belli bir tipe göre yapılmış<br />

veya ayrılmış.” “Belirli ölçülere,<br />

yasaya, kullanıma uygun<br />

olan.”<br />

“Örnek veya temel olarak<br />

alınabilen, tek biçim.”<br />

“Bir işletmede, bir ürünü, bir<br />

çalışma yöntemini, üretilecek<br />

miktarı, bir bütçenin para miktarını<br />

belirlemek için konulmuş<br />

kural.”<br />

“Bir nitelik veya niceliğin<br />

kabul edilmiş şekli.”<br />

“Örnek veya temel olarak<br />

alınabilen.”<br />

“Belli bir tip üzerine yapılmış<br />

veya ayrılmış.”<br />

“Normlara, kanuna, kullanıma<br />

v.b. uygun olan.” Kısaca<br />

standart bir kuraldır. Ve siz,<br />

eğer kentinizde markalaşmaya<br />

gidecekseniz standartlarınızı<br />

muhakkak belirlemelisiniz.<br />

Bunu sadece turizm, tanıtım<br />

ve pazarlama olarak düşünmeyin.<br />

Standartlarını belirlememiş<br />

en küçük işletme<br />

olan aileden; en büyük işletme<br />

hatta devlet mekanizması için<br />

bile önemli!<br />

Resmiye Eroğlu<br />

Canaltay<br />

resmiyecanaltay@gmail.com<br />

Esnafve“<strong>Mağusa</strong>-<strong>Plus</strong>”<br />

<strong>Mağusa</strong>’dan güzel bir haber<br />

var… Uzun zamandır<br />

boşluğu hissedilen kent gazetesi<br />

çıkıyor… Üçüncü <strong>sayısı</strong>na<br />

Eylül itibariyle erişmiş:<br />

<strong>Mağusa</strong>-<strong>Plus</strong>… <strong>Mağusa</strong>,<br />

gazetelerin biraz uzaktan<br />

baktığı bir kentimiz… Uzaktan<br />

seviyoruz yani…<br />

Haberlerde yer almasından<br />

tutun da kentin birçok<br />

gelişmesi hep uzaktan seyrediliyor…<br />

Elime bir biçimde Eylül<br />

<strong>sayısı</strong> geçen bu gazeteyi çıkaran<br />

Enver Karakaya ve<br />

Feriha Nurluöz’ü tebrik ederim…<br />

Öncülüklerine teşekkür<br />

eder ve giriştikleri bu zorlu<br />

işte kendilerine ve diğer katkı<br />

veren tüm <strong>Mağusa</strong>lılara<br />

başarılar dilerim…<br />

Üç sayı yayınlanmasına<br />

rağmen insanları farklılıklarıyla<br />

kucaklıyorlar… Son<br />

zamanlarda gündemin en sıcak<br />

konusu Derinya Kapısı’nın<br />

açılmasını ön sayfalarına<br />

taşımışlar… <strong>Mağusa</strong><br />

Belediyesi’nin Hendek Projesi’ni<br />

ve Perşembe Pazarı’nın<br />

reforme edilmesine de<br />

değiniyorlar…<br />

Kentin etkin simalarıyla<br />

kentin değerlerini tartışmaya<br />

açıyorlar… İletişim kentlerin<br />

C M Y K<br />

içindeki potansiyeli harekete<br />

geçirmek bakımından son<br />

derece önemli… Bu gazete,<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın kendi dinamiklerini<br />

harekete geçirme bakımından<br />

önemli bir mahreç…<br />

Umarım bu gazete<br />

önce haftalık olur sonra da<br />

günlük yayınlanmaya başlar…<br />

Akdeniz medeniyeti ve<br />

<strong>Mağusa</strong>: kentinin önemi<br />

Büyük kentlerde bu tür<br />

gazetelerin yayınlanmasında<br />

çeşitli yararları var… İnanın<br />

kentlerin siyaseti belirlemede<br />

etkisi büyüktür… Kentlerimizin<br />

çehresi bu tür yayınların<br />

etkisiyle doğru yönetilme<br />

konusunda daha çok<br />

yol alabilir… Kentlerin yönetimine<br />

bu tür yayınlarla<br />

halkın katılımı sağlanabilir…<br />

Yerel yönetimlerin yol almasında<br />

böylesi yayınlar kaldıraç<br />

rolü oynayabilir…<br />

<strong>Mağusa</strong> üniversiteyle kent<br />

arasında bu tür yayınlarla<br />

etkili bir diyalog kurma şansı<br />

da kazanabilir…<br />

Bu kentimiz insanıyla ve<br />

tarihi varlıklarıyla sadece ülkenin<br />

değil Akdeniz medeniyetinin<br />

önemli değerlerine<br />

beşiklik ediyor… Akdeniz<br />

medeniyet tarihi <strong>Mağusa</strong>’sız<br />

eksik kalır… Kadim bilginin,<br />

örneğin eskiden halk arasında<br />

çarşı meydanı olarak bilinen<br />

ama sonradan Namık<br />

Kemal Meydanı olan alanının<br />

gençlere aktarılmasında<br />

bu tür yayınların etkisi büyük<br />

olur…<br />

Bu kentimizdeki kiliselerin<br />

<strong>sayısı</strong>ndan tutun da hamamlarına<br />

kadar ülkenin tarihi<br />

mirasına yapacağı katkının<br />

önemini yazmaya bile<br />

gerek yok…<br />

Hisarlarla çevrili olan bu<br />

kentimizin Akdeniz havzasındaki<br />

önemi yüksek olan limanıyla<br />

bile geçmişi son derece<br />

önemlidir… Bugün <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

Kıbrıslı Türk kimliği<br />

bakımından önemi tartışmasızdır…<br />

Bir dönem surlar içindeki<br />

ticari potansiyelin ada ekonomisine<br />

yaptığı katkı bile<br />

doğru dürüst bilinmiyor…<br />

Limanın içinde bulunduğu<br />

konum yeni şartlardaki değişime<br />

ayak uyduracak bir<br />

reforma gidilmesi bu kentimizin<br />

değerini sıçratacaktır…<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın çehresinde<br />

başlayacak bir değişimin ülkeye<br />

katacağı artı değer de<br />

çok önemlidir…<br />

Esnafın sıkıntısına<br />

derman bulmak çok mu<br />

zor?<br />

Bugün <strong>Mağusa</strong> ülke içinde<br />

yalıtılmış bir konumda…<br />

Halbuki bir dönem <strong>Mağusa</strong><br />

gelen göçlerle adanın yalıtılmışlığını<br />

yırtmış bir yerdir…<br />

Maraş’ın potansiyeline<br />

<strong>Mağusa</strong> esnafı eşlik etmiş ve<br />

bu kentin değeri Maraş’la<br />

yükselmiştir…<br />

Ülke içinde terk edilmiş<br />

görüntüsü veren <strong>Mağusa</strong>’nın<br />

kurtulmasına bu tür yerel<br />

yayınlar ciddi katkı koyabilir…<br />

Surlar içi esnafı bir süreden<br />

beridir siftahsız kepenk<br />

kapatıyor…<br />

Esnafın isyanına kulak asmamak<br />

olmaz…<br />

Kuzey Kıbrıs ticaretine ev<br />

sahipliği yapan ama esnafı<br />

sürekli sıkıntı çeken <strong>Mağusa</strong><br />

için kurtuluş reçetesi bulunmalı…<br />

Bu hiç zor değildir… Derinya<br />

Kapısı psikolojik bir<br />

travmaya dönüyor… İşi gücü<br />

bırakıp bu kapı projesi hızlandırılmalı…<br />

Günümüz teknolojik<br />

imkanlarıyla zor olmasa<br />

gerek…<br />

Kervan yolda düzülür anlayışı<br />

Derinya Kapısı için<br />

de uygulansın…<br />

Yeni yıl Derinya’yı<br />

açar mı?<br />

<strong>Mağusa</strong>, Derinya Kapısı’nı<br />

yeni yılla birlikte açmanın<br />

müjdesini bekliyor…<br />

Cumhurbaşkanlığı ve hükümet<br />

bu kentin sorunlarına<br />

dört elle sarılmalıdır… Mevzu<br />

sadece Derinya değil…<br />

Onu açmak kentimizi psikolojik<br />

olarak rahatlatır ama<br />

<strong>Mağusa</strong> adam akıllı ilgiyi<br />

hak ediyor… Kentimizin tarihi<br />

kişiliğine uygun bir çehreye<br />

kavuşturulması konusunda<br />

gereken her şey yapılmalıdır…<br />

İsmail Arter,<br />

<strong>Mağusa</strong> için kolları sıvadı ve<br />

önemli projeler yapıyor…<br />

Merkezi hükümet bu konuda<br />

belediyeye her türlü desteği<br />

sorgusuz sualsiz vermeli…<br />

Bu konuda geç kalmadan<br />

yapılması gerekenler hayat<br />

bulmalıdır… Bu kent potansiyellerinin<br />

çok altında<br />

yaşıyor… Yıllardır birikmiş<br />

kent sorunlarını hemen bir<br />

anda çözümünü beklemiyoruz…<br />

Ama adım atılması da<br />

çok önemlidir… <strong>Mağusa</strong>lılar,<br />

geçmişiyle tarihi değerleriyle<br />

ve ticari müktesebatıyla<br />

bu ilgiyi fazlasıyla hak<br />

ediyor… <strong>Mağusa</strong> bir cevherdir<br />

onu fark etmemek<br />

milli bir kayıptır…<br />

Mehmet<br />

Hasgüler<br />

KonukYazar


KKTC’NİN YENİ NESİL<br />

DUVAR BLOĞU<br />

%100 GERİ DÖNÜŞÜMLÜ VE DÜNYADAKİ<br />

EN HAFİF BLOK OLAN PONZ BLOCK<br />

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM<br />

SUNMAYI HEDEFLİYOR<br />

C M Y K


22<br />

Şükrü şansı ayağınıza getiriyor<br />

Kısacık boyu ve güler yüzüyle<br />

kentin en sevilen genci<br />

olan Şükrü Demirbaş, ev<br />

ve işyerlerine broşür dağıtıp<br />

piyango bileti satıyor. Gazimağusa’nın<br />

sevilen gençlerinden<br />

olan ve kısacık boyu<br />

ve güler yüzüyle kendisini<br />

herkese sevdiren Şükrü Demirbaş,<br />

küçük yaşlarda atıldığı<br />

iş hayatında kazandığı<br />

parayla ailesini geçindirdi<br />

ve üniversite hayatını tamamladı.<br />

Gece gündüz çalışan,<br />

sokak sokak, ev ev gezip<br />

broşür dağıtan Şükrü Demirbaş,<br />

geleceği parlak iş<br />

adamları gibi her gün yeni<br />

bir sektöre atılmaktan da<br />

korkmuyor<br />

AhmetİLKTAÇ<br />

Gazimağusa’nın sevilen<br />

gençlerinden olan ve kısacık<br />

boyu ve güler yüzüyle kendisini<br />

herkese sevdiren Şükrü<br />

Demirbaş, küçük yaşlarda atıldığı<br />

iş hayatında kazandığı<br />

parayla ailesini geçindirdi ve<br />

üniversite hayatını tamamladı.<br />

Gece gündüz çalışan sokak<br />

sokak, ev ev gezip broşür dağıtan<br />

Şükrü Demirbaş, geleceği<br />

parlak iş adamları gibi her<br />

gün yeni bir sektöre atılmaktan<br />

da korkmuyor.<br />

Küçükken manavlık da yapan<br />

Demirbaş, bir süre önce de<br />

piyango biletleri satmaya başladı.<br />

Ailesini ve kendi hayatını<br />

tamamen kendi alın teriyle<br />

kazanan Şükrü Demirbaş, yardımseverliği<br />

ve iyi kalpliliği<br />

ile tanınıyor.<br />

Gazetemiz KIBRIS’a hayatını<br />

anlatan Şükrü Demirbaş,<br />

1989 yılının Mart ayının<br />

5’inde Türkiye’nin Aydın ilinde<br />

doğduğunu söyledi.<br />

1999 yılının Aralık ayına<br />

kadar kendisine babaannesi<br />

Ayşe Demirbaş’ın baktığını<br />

anlatan Demirbaş, Türkiye’de<br />

yaşanan ekonomik kriz nedeniyle<br />

babası Avni Demirbaş’ın<br />

Zeytin Fabrikası’nın iflas etmesi<br />

sonucu önce babasının,<br />

3 ay sonra da ailesiyle birlikte<br />

kendisinin Kıbrıs’a geldiklerini<br />

bildirdi.<br />

Kıbrıs’ta Gazimağusa’nın<br />

Veyselliler Mahallesi’nde yaşamaya<br />

başladıklarını ifade<br />

eden Şükrü Demirbaş, 1999<br />

yılının Aralık ayında Şehit<br />

Mustafa Kurtuluş İlkokulu’na<br />

başladığı kaydetti.<br />

Şükrü Demirbaş, ilkokuldan<br />

mezun olduktan sonra Canbulat<br />

Ortaokulu’na başladığını<br />

belirtirken, bu 1 yılın ardından<br />

evlerini Ayluga Bölgesi’ne<br />

taşıdıkları için Çanakkale<br />

Ortaokulu’na geçiş<br />

yaptığını ve 2 yıl öğrenim<br />

gördükten sonra Çanakkale<br />

Ortaokulu’ndan mezun olduğunu<br />

anlattı.<br />

Demirbaş, Çanakkale Ortaokulu’nda<br />

öğrenim gördüğü<br />

yıllarda elinde poşetlerle kapı<br />

kapı gezip marul ve maydanoz<br />

satmaya başladığını söyledi.<br />

Namık Kemal Lisesi’ne<br />

başlamasının ardından iş hayatına<br />

ara vermeden devam ettiğine<br />

değinen Demirbaş, çok<br />

iyi olan derslerinin yanında,<br />

okul sonrası maydanoz ve<br />

marulun yanında kabak çiçeği<br />

ve haşlanmış mısır satmaya<br />

başladığını ifade etti.<br />

Şükrü Demirbaş, derslerinin<br />

yanında okul sonrası yaptığı<br />

işlerin de yolunda gittiğini ve<br />

lise yıllarında reklamcılık sektörüne<br />

atıldığından söz etti.<br />

Liseyi başarıyla tamamladıktan<br />

sonra üniversiteye hazırlanmaya<br />

başladığını anlatan<br />

Demirbaş, gerek üniversiteye<br />

hazırlanırken, gerekse de üniversite<br />

yıllarında kendisine<br />

destek olan yakınlarına gazetemiz<br />

aracılığıyla teşekkür<br />

etti.<br />

Şükrü Demirbaş, iş hayatıyla<br />

birlikte, yakınlarının verdiği<br />

parayla, Doğu Akdeniz<br />

Üniversitesi’nde (DAÜ) Sosyal<br />

Bilgiler Öğretmenliği Bölümü’nü<br />

başarıyla bitirdiğini<br />

dile getirdi.<br />

Demirbaş, 4 yıllık üniversite<br />

hayatı boyunca sabah saat<br />

08.00’den, akşamüstü saat<br />

17.00’ye kadar asistanlık yaptığını,<br />

akşamları da broşür<br />

dağıtarak harçlığını çıkarttığını<br />

ifade etti.<br />

Şükrü Demirbaş, üniversite<br />

hayatını tamamladıktan sonra<br />

“Zazel Reklam Ajansı’nı”<br />

kurarak reklam sektörüne atılım<br />

yaptığını ve günümüzde<br />

reklamcılık sektöründe afiş<br />

dağıtma, katalog, broşür ve çeşitli<br />

promosyon ürünleri gibi<br />

tüm hizmetleri verdiğini anlattı.<br />

Demirbaş son olarak da<br />

426 numaralı bayiinin bilet satıcılığını<br />

yaptığına değinirken,<br />

tüm Gazimağusa’dan<br />

Yenierenköy’e kadar ev ev<br />

gezip müşterisinin ayağına<br />

kadar bilet götürdüğünü söyledi.<br />

Hayatını reklam ajansından<br />

ve bilet satıcılığı yaparak<br />

kazandığını belirten Şükrü<br />

Demirbaş, kendisini tanıyan<br />

herkesin kendisini çok sevdiğini,<br />

kendisinin de insanları<br />

çok sevdiğini ifade etti.<br />

Şükrü Demirbaş İletişim:<br />

0533 852 30 02<br />

Kaynak Kıbrıs Gazetesi<br />

C M Y K


C M Y K


24<br />

SağlıklıBirBireyin<br />

BuzdolabınasılOlmalı?<br />

Değerli okuyucularımız…<br />

Bu ay sizler için Diyetisyen<br />

Eda Gilanlıoğlu’na ‘Sağlıklı<br />

bir bireyin buz dolabı nasıl olmalı?’<br />

diye sorduk... Cevabını<br />

gelin hep birlikte öğrenelim!<br />

Bir diyetisyen olarak yiyecek<br />

içecek alışverişi yaparken<br />

en çok nelere dikkat<br />

edersiniz?<br />

En çok; son kullanma tarihlerine,<br />

her bir besinin etiketteki<br />

içeriğine, tuz oranlarına,<br />

katkı maddesi olup olmamasına,<br />

yarım yağlı veya<br />

tam yağlı olan gıdalara, ezilmemiş<br />

küflenmemiş olmasında,<br />

taze ve mevsiminde<br />

olan sebze ve meyevelere<br />

dikkat ederim. Alacağım gıdaların<br />

insan sağlığı üzerinde<br />

maksimum etkiyi göstermesi<br />

için mutlaka taze ve gününde<br />

üretilmesine özen gösterir,<br />

böylelikle oluşabilecek gıda<br />

zehirlenmelerine ve hastalıklara<br />

(ishal, karın ağrsı vs) engel<br />

koymuş olurum.<br />

Buz dolabınızda olmazsa<br />

olmazlarınız nelerdir?<br />

Mevsimine göre değişir...<br />

<strong>Ekim</strong> ayında daha çok yeşil<br />

elma, armut, ananas, kivi, şeftali,<br />

nektarin yemeye özen<br />

gösteriyorum. Bu meyvelerin<br />

hepsi de süper enerji, vitamin<br />

ve mineral deposu ve metabolizmamızı<br />

hızlandırmamıza<br />

yardımcı oluyor. Bazen<br />

de meyve suyu olarak meyveleri<br />

sıkıp daha rahat bir şekilde<br />

tüketmeyi çok seviyorum.<br />

Sebzelerden en çok marul,<br />

maydanozu tercih ediyorum.<br />

Hem yaz aylarından kalan<br />

vücuttaki ödemleri daha<br />

rahat söker atar, hem de limon<br />

suyuna bandırıp ara öğünlerimde<br />

veya yemek yanında istediğim<br />

şekilde tüketebiliyorum.<br />

Et, tavuk, balık, yumurta<br />

vs... Kas kitlelerimizin proteine<br />

ihtiyacı var ve bu ihtiyacı<br />

protein içeriği olan ürünlerden<br />

sağlayabiliyorum. Bu nedenle<br />

günlük gereksinimim kadar<br />

tüketmeye gayret ediyorum.<br />

Genellikle günde 2 bardak<br />

süt tüketmeye, öğlen ve akşam<br />

yemeklerimden yoğurt tüketmeye<br />

özen gösteriyorum. Bu<br />

nedenle ürerim tarihleri kontrol<br />

edilerek taze süt ve yoğurt<br />

alımına dikkat ediyorum.<br />

Buz dolabınızdan seçtiğiniz<br />

her besinde kalori hesabı<br />

yapıyor musunuz?<br />

İşimden dolayı nasıl besleneceğimi<br />

ve hangi besinlerin<br />

nasıl bir faydası olduğunu<br />

bildiğim için herhangi bir hesap<br />

yapmıyorum. Genellikle<br />

bir sonraki öğünümü düşünerek<br />

hareket ederim. Örneğin;<br />

kendimi ara öğün yapmış olmama<br />

rağmen halen daha aç<br />

hissediyorsam kesinlikle marul,<br />

maydanoz gibi yeşillikleri<br />

limon suyuna bandırıp yiyiyorum.<br />

Ya da bazen brokoli,<br />

lahana, karnabahar ve brüksel<br />

lahanasını sıcak suda haşlayıp,<br />

üzerine yine limon sıkıp<br />

tüketiyorum. Fark ettiğiniz<br />

üzere bunlar hep hafif gıdalar<br />

ve içeriğinde yüksek ne bir kalori<br />

ne de bir gram yağ bulunmaktadır.<br />

Yine acıkma<br />

gibi bir durum söz konusu ise<br />

sıvı alımımı artırmaya çalışırım.<br />

Buz dolabınızda ‘Arasak<br />

bulamayız!’ dediğimiz neler<br />

var?<br />

Alkol ve şeker… Alkole<br />

karşı bir alışkanlığım veya<br />

sık tüketimim bulunmamaktadır.<br />

En fazla iki haftada bir<br />

1 kadeh kırmızı şarap içiyorum.<br />

Şekerli gıdaları veya<br />

halk diliyle ‘Abur cubur’larla<br />

pek rastlaşmıyorum. Tabii<br />

ki hiç tüketmiyorum diyemem<br />

ama çok nadir bir şekilde<br />

ufak bir atıştırma söz konusu<br />

olabilir. Şerebetli tatlılar<br />

değil de, en fazla sütlü tatlılar<br />

ve sütlü dondurmaları tercih<br />

etmişimdir. Sağlık riski oluşturmaması<br />

açısından mümkün<br />

olduğunca konserve ve hazır<br />

gıdalardan da aynı zamanda<br />

uzak durmaya çalışıyorum.<br />

Peki buz dolabınızdan<br />

bizlere verebileceğiniz bir tarif<br />

var mıdır ?<br />

Var tabii! Enfes bir tadı<br />

olan, metabolizma hızını artıran<br />

ve inanılmaz bir enerji<br />

deposu olan bir içecek önereceğim<br />

sizlere!<br />

Malzemeler;<br />

*1 adet yeşil elma,<br />

* 2 dilim ananas<br />

*1 adet kivi,<br />

*1-2 dal kereviz sapı<br />

Yukarıdaki tüm malzemelerin,<br />

1 su bardağı içerisine suyunu<br />

sıkın. Daha sonra 100 ml<br />

kadar (1 çay bardağı) suyu karıştırın.<br />

Üzerine 2-3 adet cevizi<br />

küçük parçalar halinde ezip 1<br />

çay kaşığı tarçın serpiştirin.<br />

Deneyin tadına bayılacaksınız!<br />

Sağlık dolu günler dilerim…<br />

Eda Gilanlıoğlu<br />

edagilanlioglu@hotmail.com<br />

Diyetisyen<br />

GilanlıOğlUSağlıKlıYaşammErKEzi<br />

%10 inDirimKUPOnU<br />

C M Y K


C M Y K


26<br />

<strong>Mağusa</strong>Kale<br />

Lionsekibinden<br />

anlamlıetkinlik<br />

İSMET EZEL<br />

<strong>Mağusa</strong> Haber Ajansı<br />

Gazi <strong>Mağusa</strong> Kale Lions 4<br />

<strong>Ekim</strong> Hayvanları Koruma<br />

Günü dolayısıyla Gazimağusa<br />

Belediyesi köpek barınağı<br />

ve rehabilitasyon merkezinde<br />

sevimli dostlarımızı ziyaret<br />

etti.<br />

Gazimağusa Belediyesi Köpek<br />

Barınağı ve Rehabilitasyon<br />

Merkezi evsiz köpekler<br />

için tertemiz bir ortamda ev<br />

sahipliği yapmakta.<br />

Burada kalan her köpeğe<br />

zamanı ve enerjilerini adayan<br />

harika bir ekip<br />

tarafından bakılmaktadır.<br />

Tek tek temizlenmiş, yedirilmiş,<br />

bakımlı ve aşılanmıştılar.<br />

Burada çalışan genç arkadaşlarımıza<br />

gereken övgüyü<br />

ne kadar versek azdır .<br />

Özel bey (yönetici), Sonay<br />

ve ekibi yapmiş olduğu işlere<br />

fedakarlıklarına çok minnettar<br />

kaldık dediler ve bol<br />

mama hibe ettiler.<br />

C M Y K


C M Y K


28<br />

Yaklaşık40yıldırterzilikyapanGazimağusa’nıntanınmışsimalarındanMustafaKahveci,<br />

(Mannix)günümüzdeçocuklarınsanatayönlendirilmediğinisöyledi<br />

Konfeksiyonarttıkçamesleğimizbitti<br />

Çocukluğundan beri terzicilik<br />

yapan, Gazimağusa’lıların<br />

kendisine mannix lakabını<br />

taktığı Mustafa Kahveci,<br />

kendisinin Orta okul birinci sınıftan<br />

sonra 13 yaşında mesleğe<br />

yöneldiğini ve terzi olduğunu<br />

ancak günümüzde<br />

hiçbir ailenin çocuğunu mesleğe<br />

yönlendirmediğini ve<br />

artık ülkemizde sanaatkar kalmadığını<br />

söyledi.<br />

Dayısıaracılığıilemesleğe<br />

başladı<br />

Ortaokul birinci sınıfı bitirdikten<br />

sonra 1976 yılında henüz<br />

13 yaşında bir çocukken<br />

sanata atılmaya karar verdiğini<br />

söyleyen Mustafa Kahveci,<br />

dayısı aracılığı ile bir terzinin<br />

yanına çırak olarak girdiğini<br />

aktardı. 1980 yılına kadar çırak<br />

olarak çalıştığını söyleyen<br />

Kahveci, vatani görevini yaptığını,<br />

1982 yılında terhis olduktan<br />

sonra 2 yıl çalışarak<br />

usta olduğunu ve 1986 yılında,<br />

bugün halen daha çalıştırmakta<br />

olduğu Gazimağusa<br />

Yenişehir bölgesindeki terzi<br />

dükkanını açtığını anlattı.<br />

Terzilikzorbirmeslektir<br />

Terziliğin zor bir meslek olduğunu<br />

belirten Kahveci, mesleğe<br />

ilk başladığı 15-20 gün<br />

boyunca parmak alışkanlıklarnı<br />

öğrenmeye çalıştığını<br />

ve kullanılmayan bez parçaları<br />

üzerinde boşa iğne çektiğini<br />

anlattı. Eskiden makinelerin<br />

olmadığını söyleyen Kahveci,<br />

bütün dikimleri elde yaptıklarını<br />

anlattı.<br />

Konfeksiyonlararttıkça<br />

terzicilikbitti<br />

Eski yıllarda mesleğini daha<br />

zevkli bir şekilde yaptığını<br />

anlatan Kahveci, konfeksiyon<br />

<strong>sayısı</strong>nın yok denecek<br />

kadar az olmasından dolayı<br />

herkesin kıyafetini kendisinin<br />

diktirdiğini, özellikle bayram<br />

dönemlerinde gece yarılarına<br />

kadar aldıkları işleri<br />

bitirmek için çalıştıklarını dile<br />

getirdi. Ancak şu anda neredeyse<br />

her tarafın konfeksiyon<br />

dükkanları ile dolduğunu<br />

söyleyen Kahveci, yaptıkları<br />

işin sadece paça kısaltma,<br />

yırtık veya sökük dikme ile sınırlı<br />

olduğunu aktardı.<br />

Çocuklarsanata<br />

yönlendirilsin<br />

Eskiden bir çok çocuğun<br />

İlkokuldan sonra sanata yönlendirildiğini<br />

söyleyen Kahveci,<br />

“şimdi ise herkes aman<br />

çocuğum okusun derdindedir”<br />

şeklinde konuştu. Ülkede<br />

neredeyse sanatkar kalmadığını<br />

ifade eden Kahveci, devletinde<br />

sanata teşvik edici bazı<br />

önlemleri alması gerektiğini<br />

savundu. Yaklaşık olarak 40<br />

yıldır yürüttüğü mesleğini çok<br />

sevdiğini söyleyen Mustafa<br />

Kahveci, daha uzun yıllar<br />

mesleğini sürdürme niyetinde<br />

olduğunu sözlerine ekledi.<br />

Kaynak:DiyalogGazetesi<br />

C M Y K


C M Y K


30<br />

<strong>Mağusa</strong>’nın sinemaları ve renkli simaları…<br />

Sinemacı Nafi Dayı<br />

Sinemalarımız vardı. Hem<br />

yazlık, hem kışlık sinemalardı.<br />

Futbol maçları dışında<br />

en büyük ortak sosyal etkinliğimiz<br />

belki de sinemalarımızda<br />

gerçekleşirdi. Lozan<br />

Palas ve Canbulat sinemaları<br />

o döneminin özelliğinden<br />

olsa gerek, hep ’iki film birden’<br />

gösterirdiler. Daha çok<br />

sinemaya gittiğimiz günler<br />

olan Cuma ve Cumartesi<br />

günleri, arkadaşlarla<br />

14.30’da sinemada buluşurduk.<br />

Türk Gücü’nün Cumartesi<br />

<strong>Mağusa</strong>’da maçı varsa<br />

sinemaya Cuma günü okul<br />

çıkışı, yemekten sonra giderdik.<br />

Filimler bittiğinde<br />

karanlık olurdu. Gündüz seansları<br />

öğrencilerle gençlerin,<br />

gece seansları de genellikle<br />

ailelerindi. Yazlıklarda gündüz<br />

seansları yoktu. Film<br />

gösterebilmesi için karanlık<br />

olması şarttı. Yaz geceleri de<br />

zaten uzun olurdu. İki film<br />

arasına dombula bile konurdu.<br />

Pasedembo ile Buble-<br />

Up (ya da Bel-Kola) en gözde<br />

ikili idi.<br />

Filimlerin duyurularını<br />

veya ilanlarını gazeteler<br />

falan yazmazdı. Yaseminci<br />

Ali ve Şamişici Özdemir bu<br />

iş için yeter ve artardı bile…<br />

Günün sonunda filimlerin<br />

ne olduğunu, başrol oyuncuların<br />

kimler olduklarını<br />

duymayan kalmazdı. Şu anda<br />

Suriçindeki iki sinemamız<br />

da harabe durumdadır. Ali ile<br />

Özdemir de yaşlanmış olmasına<br />

rağmen, hala daha<br />

Ali yasemincilikten, Özdemir<br />

de şamişicilikten vazgeçmiş<br />

değildirler. Cumartesi günleri<br />

Özdemir yaptığı şamişileri<br />

sabah yedi civarında Liman<br />

İşçileri Kahvesi’nin önünde<br />

van tipi aracı ile satmaya<br />

devam ederken, Ali de yarım<br />

asırdan fazladır araba dahil<br />

hiç bir şeye değişmediği bisikleti<br />

ile yaseminlerini (arasına<br />

da fitne mutlaka koyar)<br />

“mis kokulu yaseminlerim<br />

var, jusmin, jusmin” diyerek,<br />

<strong>Mağusa</strong>’yı saran lağım kokularına<br />

inat satmaya devam<br />

ediyor. O günleri Ertan<br />

İnce’den okumaya devam<br />

edelim…<br />

“O zaman Türkiye gazeteleri<br />

Nejdet Dökmecioğlu’na<br />

bazen çok geç geldiği<br />

için, kış kıyamette Ali'nin<br />

gece vakitlerinde bisikletiyle<br />

gezerek ''Hürriyet, Milliyet,<br />

akşam gazeteleri'' diye<br />

bağırarak dolaştığını hatırlıyorum.<br />

Hakikaten “of, puf”<br />

demeden ekmeğini taştan çıkaran<br />

bir adamdı. Akşamüstleri<br />

Canbulat sinemasının<br />

çığırtkanlığını da yapardı.<br />

Sokağın girişinde durur,<br />

bir ayağını bisikletten yere<br />

uzatıp, bazen de bisikletten<br />

inerek yürüye yürüye sinema<br />

filimlerini başrol oyuncularıyla<br />

duyururdu. Biz çocuklar<br />

Ali’nin etrafını sarar:<br />

''Ben hangi artiste benzerim?''<br />

diye sorar, Ali de herkese<br />

bir artisti yakıştırırdı.<br />

Yaz aylarında arada bir yanında<br />

dizilmiş yaseminler<br />

de getirip satardı.<br />

Şamişici Özdemir<br />

de Lozan Palas sinemasının<br />

çığırtkanlığını yapardı. Özdemir,<br />

bisikletinin önünde<br />

saçtan yapılmış dört köşe<br />

büyük bir muhafaza kabı<br />

içinde tatlılarıyla ''Şaammaliii,<br />

baklava, göbeciiiik'' diyerek<br />

gelir, bazen de yarım<br />

ay şeklinde kendine özgü<br />

nefis ballı börek satardı. Sokağın<br />

köşesindeki elektrik<br />

direğine yaslanır ve ''dikkat<br />

dikkat'' diyerek başlardı: ''Bu<br />

akşaaam Lozan Palas sinemasında<br />

iki filim bir arada...<br />

Birinci filim Sevimli<br />

Haydut, başrollerde Türk sinemasının<br />

taçsız kraliçesi<br />

Türkan Şoray ve kralı Ayhan<br />

Işık, ikinci filim renkli sinemaskop,<br />

macera dolu hindiyalı<br />

(o zaman kızılderililer<br />

için bu terim kullanılırdı) -<br />

kavboylu filmi...”<br />

O an mahalledeki birayak,<br />

kızdırmaca, kapıcıbaşı, saklambaç<br />

v.s. oyunlarına hemen<br />

ara verilip Özdemir’in<br />

etrafı sarılır, herkes alacağını<br />

alır; hele de satışlar biraz<br />

iyi giderse, bizlere bir hayli<br />

de maskaralıklar yaparak çocukları<br />

güldürüp şenlendirir,<br />

sonra da ''şaammmalii, baklava,<br />

göbeciiiik'' diyerek diğer<br />

sokağa yol alırdı. Biz çocuklar<br />

da oyunumuzun başına<br />

dönerdik... O zamanlarda<br />

sinemalar insanların en büyük<br />

eğlence ve sosyal etkinlik<br />

yönünden vazgeçilmez<br />

mekanları idi. O yıllarda yaşamımıza<br />

damgasını vuran<br />

sinemalara müşteri cezbetmek<br />

için çığırtkanlar belli dönemlerde<br />

''kadınlara meccani(bedava)''<br />

diyerek ilgiyi<br />

artırmaya çalışırlardı.”<br />

Canbulat sinemasının biletçisi<br />

Nafi dayı idi. Selam<br />

versen bile tatlı bir küfrünü<br />

yeme ihtimaliniz vardı. <strong>Mağusa</strong>’da<br />

küfrünü yemeyen<br />

kişi de yok gibiydi. Çarşının<br />

da vazgeçilmez insanlarındandı.<br />

Kendi özgü kıyafeti ve<br />

sohbeti vardı. Küfürle yatan,<br />

küfürle kalkan, herkesin öyle<br />

bildiği ve kabullendiği biriydi<br />

Nafi dayı. Yaşlansa<br />

dahi bu güzel huyundan vazgeçtiğini<br />

sanmıyorum.<br />

Bu iki sinemamızda o dönemin<br />

efsane sanatçılarının<br />

konserleri de yapılırdı. Develerin<br />

üzerinde gelişini ve<br />

aylarca listelerin başından<br />

düşmeyen ‘İşte Hendek, İşte<br />

Deve’ şarkısını kim unutabilir<br />

ki Barış Manço’nun?<br />

İşte bu konseri Canbulat sinemasında<br />

dinlemiştik. Yine<br />

Beyaz Kelebekler isimli gurup<br />

çok meşhurdu, 1970’lerin<br />

başında. Bu gurubun konseri<br />

de Lozan Palas’ta olmuştu…<br />

OkanDAĞLI<br />

dagliokan@gmail.com<br />

Doktor<br />

Şamişici Özdemir<br />

Yaseminci Ali<br />

C M Y K


Egzotik adaları, cruise gemi turları,<br />

yurtiçi ve yurtdışı seçenekler,<br />

dünyanın en iyi balayı otelleri...<br />

Sizin hayal etmeniz bizim için<br />

yeterli. En mutlu tatilinizin<br />

planlanmasında her aşamada sizin<br />

hayallerinizi gerçekleştirmek<br />

hedefiyle hareket ediyor ve<br />

balayınızın başından sonuna<br />

kadarVIP hizmet anlayışımızla<br />

yanınızda yer alıyoruz ve balayı<br />

tatilinizin sorunsuz geçmesini<br />

garanti ediyoruz .<br />

Gülseren Yolu Cahit Sıtkı Tarancı Sok. No:23<br />

Karakol Bölgesi - Gazimağusa / K.K.T.C.<br />

Tel: 444 2000 info@puzzletravel.com<br />

Rezervasyon: 444 2000<br />

C M Y K


C M Y K

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!