ubat2017

moonlife

AYLIK YAŞAM, CEMİYET VE MAGAZİN DERGİSİ

ŞUBAT 2017 / SAYI: 28 / FİYATI: 15 TL

2017

KIŞ

ERKEKLERİ

HAVADA

SELFIE

ERDAL ACAR’IN

KARDA

AŞK

KEYFi

MILANO’DAN

ULUDAĞ’A

KANKALAR

DAĞDA BULUŞTU

32 DERECEDEN

EKSI 15’E

My Bade Hotel Şişli

yenilenen konsepti

ile açıldı

KARNE

HEDIYESI KAR

GENEL MÜDÜRÜN SNOW BIKE KEYFI

SOSYETEDEN ŞEHIT AILELERI

İÇİN ÇOK ÖZEL GECE

SARIŞEKER SEMA’DAN

ÜNLÜLER ILE ÇOK ÖZEL

SOHBETLER

AĞLAYAN KIZA ‘HARIKA’ TASARIM

ALTIN KIZLAR PODYUMDA

FLORYA’NIN POPÜLER YENİ

MEKANI CODE AÇILDI

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

ÇOCUKLUKTAN BAŞLAR


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SOFİA

2


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN PLOVDIV

3


HOTEL

CASINO

MACEDONIA GEVGELIJA


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SVILENGRAD


HOTEL

CASINO

BELARUS MINSK


TUZLA’DA

Lansmana

Özel

Fırsatları

Kaçırmayın!

www.tuzlaport.com.tr


YEPYENİ BİR HAYATA

DEMİR ATIN!

Hayalleriniz denizin mavisiyle TuzlaPort’ta buluşuyor.

Marinaya yakın konumu, denize komşu rezidansları,

alışveriş merkezi, sosyal olanakları ve ayrıcalıklarıyla

Tuzla’da mavi ile iç içe bir yaşam başlıyor.

Siz de TuzlaPort’a gelin,

bu ayrıcalıklı limanda yerinizi alın.

0 216 446 55 65


Bonjour 240x330+5

28 Nisan 2016 Perşembe 10:21:52


100

95

75

25

5

0


ATAKLARIMIZ SÜRECEK

Alper Alp

Genel Yayın Yönetmeni

Öncelikle Moon Life

dergimizin Ocak

sayısına göstermiş

olduğunuz ilgiye teşekkür ederiz.

Moon Life ailesi olarak 2017

yılında da sizlerin gücü ile daha

çok büyümeye devam edeceğiz.

Bilindiği gibi her yıl geneleksel

hale getirdiğimiz “Moon Life

Yılın En İyileri” ödül törenimizi

2016 yılında yaşanan hain

terör saldırılarından dolayı

ertelemiştik.

7 mart 2017 salı günü zirveye

çıkan isimleri taçlandiracagız.

Sanat, iş, politika, spor ve

medya dünyasının en iyileri

bizlerle birlikte olacak.

Hedeflerimiz doğrultusunda

Moon Life ailemize yeni

arkadaşlarımız da katıldı ve

ailemiz büyümeye devam ediyor.

Yeni arkadaşlarımız ile

birlikte güçlü bir ekip olarak

okurlarımıza farkımızı dahada

çok hissettirecegiz.

Sadece Moon Life dergimizin

değil, www.paparazzilife.com

portalımız yayın hayatına başarılı

bir şekilde devam etmektedir.

Müjdemizi siz değerli

okuyucularımızla paylaşmaktan

mutluluk duyuyorum.

Artık haftalık magazin

gazeteniz olacak. PAPARAZZİ

LİFE çok yakında bayilerdeki

yerini almaya hazırlanıyor.

Cemiyet ve magazin

dünyasının nabzını tutmaya

devam edeceğiz.

2016 yılında sürpriz bir

şekilde başladığımız magazin

programımız PAPARAZZİ

LİFE çok yakında yeni

kanalında sizlerle buluşma

hazırlanıyor.

Projelerimizi bir bir hayata

geçirmeyi hedefledigimiz 2017

yılının, bize ve tüm okurlarımıza

sağlık, mutluluk ve bol kazanç

getirmesini dilerim.

Kalın sağlıcakla....


içindekiler

CEMİYET

20 REÇETESİZ

RESİM SERGİSİ AÇILDI

33

23 Güral şirketler Grubu,

2002 Dünya kupasında

ağlayan kızın ismi koleksiyona

verildi.

24 MİRKELAM

YATAY YARATICILIĞA İNANIYORUM

55

39

29 MAXX ROYAL GOLF

TURNUVASI SONA ERDİ

34 DEMET SABANCI

ÇETINDOĞAN VE CENGIZ

ÇETINDOĞAN’IN HAT

KOLEKSIYON SERGISI

49

2017

ERKEĞI

103

42 SAFİYE AYLA TARGAN’IN

ÖLÜM YILDÖNÜMÜ

46 ALTIN KIZLAR PODYUMDA

RÖPORTAJ

52 ÜNLÜ RESSAMLARLA ÇOK

ÖZEL RÖPORTAJLAR

Sanat eseri kişisel birşeydir

54 SEREN FOSFOROĞLU

Güneş Tan ile özel seans

MAGAZİN

58 2017’NİN İLK KAR

MANZARALARI

67

84 EZGİ MOLA VE ENİS ARIKAN’IN

OYUNUNA POLİS BASKINI

98 SARI ŞEKER SEMA İLE

SANATÇILARLA

ÇOK ÖZEL ANLAR

112 OLANLAR OLDU FİLMİ’NİN

GALASINA REKOR KATILIM

124

İMTİYAZ SAHİBİ

ALPER ALP MED. REK. TNT. VE YAY. TİC.

SAN. A.Ş. TEMSİLCİSİ

İZEL TOPALOĞLU

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

ALPER ALP

info@moonlifedergi.com

YAYIN SORUMLUSU

İZEL TOPALOĞLU

izel@moonlifedergi.com

GENEL KOORDİNATÖR

RECEP ÇİLİNGİR

HABER MÜDÜRÜ

ECE TÜRKOĞLU

ece@moonlifedergi.com

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

MUKADDES BİLLUR

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

BUKET TURAN

MERAL KAYA

MUAMMER TAN

İLKNUR ADIGÜZEL

AKDENİZ BÖLGE SORUMLUSU

TUĞRUL CANPOLAT

MARMARA BÖLGE SORUMLUSU

DOĞUKAN ERDEM KUTLU

EGE BÖLGE SORUMLUSU

AFET ERGÜ-SİNEM YALÇIN

HUKUK DANIŞMANI

AVUKAT SEBAHAT UZUNOĞLU

info@moonlifedergi.com

www.moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

ADRES: Tahtakale Mah. Abdi İpekçi Cad.

Ispartakule İnovia Sitesi Dış Kapı

No:5/2 C Blok Daire 409 Avcılar /

İstanbul

0544 510 24 44

ISSN 2148-7405

9 7 7 2 1 4 8 7 4 0 0 0 1

0 1


Cemiyet

iSTANBUL MODERN’DEN DENiZE AÇILAN BiR SERGi

LiMAN

İstanbul Modern’in yeni sergisi,

İstanbul Limanı’na odaklanıyor.

İstanbul kentinin deniz ve

limanlarla ilişkisini vurgulayan

“LİMAN”, 19. yüzyıldan günümüze

Türkiye sanatında deniz kenarında

ve liman çevrelerinde gelişen kültürel

ve toplumsal hayatı mercek altına

alıyor. Sergi, 28 Ocak-4 Haziran

2017 tarihleri arasında görülebilir.

İstanbul Limanı olarak bilinen Salıpazarı

liman sahasında, 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren

İstanbul Modern’in Antrepo 4 binasını uluslararası

standartlarda modern bir sanat müzesine

kavuşturmadan önceki son sergisi “LİMAN” adını

taşıyor.Evsahipliğini İstanbul Modern Yönetim

Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı üstlenirken eşi

Bülent Eczacıbaşı ona eşlik etti.Farklı dönem

ve disiplinlerden 34 sanatçı ve kolektifin resim,

heykel, model, gravür, çizim, fotoğraf, video ve

yerleştirmelerinden bir seçki sunan serginin

küratörlüğünü Çelenk Bafra ve Levent Çalıkoğlu

üstlendi.Cemiyet hayatının tanınmış simalarından

Esra Ekmekçi, Osman-Feriha Göksu, Mehmet

Garan, Mustafa Taviloğlu, Merih Turan, Emin

Hitay gibi tanınmış simalar katıldı.

“Liman” kavramının sembolik ve metaforik

açılımlarına yer veren sergi, coğrafi bir konum

olmanın ötesinde, toplumsal ve ekonomik bir

etkileşim alanı olarak liman bölgelerini görsel

sanatlardaki yansımalarıyla araştırıyor. İstanbul

kentinin deniz ve limanlarla ilişkisini vurgulayan

“LİMAN”, 19. yüzyıldan günümüze Türkiye

sanatında deniz kenarında ve liman çevrelerinde

gelişen kültürel ve toplumsal hayatı sanatçıların

gözünden anlatıyor.

İstanbul Modern’in 12 yıl önce Türkiye’nin ilk

özel modern sanat müzesi olarak kapılarını açtığını

hatırlatan İstanbul Modern Yönetim Kurulu

Başkanı Oya Eczacıbaşı şöyle devam etti:

“İlk süreli sergimiz olan ‘İstanbul Modern’e

Doğru’da ziyaretçilerimize hem bir liman kenti

olarak İstanbul’un ayrıcalıklı konumunu hem de

müzenin kuruluş sürecini belgeleyen görsel bir öykü

sunduk. On iki yılda 120 sergi ve yüzlerce etkinliğe

ev sahipliği yapan Antrepo 4 binasını uluslararası

standartlarda modern bir sanat müzesine

kavuşturmadan önceki son sergimizde ise liman

konusunu ve Türkiye sanatının limanla ilişkisini

mercek altına alıyoruz.” ◊ Nuri YÜKSEL

16


Cemiyet

17


Cemiyet

Tarık Akan’ın

eski eşi

Yasemin

Erkut,

mekanın arka

kapısından

ayrıldı.

ASYA BÖYLE İSTEDİ

16 Eylül 2016 yılında vefat eden

usta oyuncu Tarık Akan’ın oğlu

Barış Üregül, şarkıcı sevgilisi Asya

Engin’le evlendi. Beyoğlu Tarihi

Pano Şarap Evi’nde gerçekleşen

nikah törenine çiftin ailesi ve

yakınları katıldı.

Yaşar

Özgür

Üregül

Barış

Üregül

Yaşar Özgür

Üregül,

sevgilisiyle

birlikte

uzaklaştı.

Barış Üregül

ve eşi,

mekandan

01.30’da

ayrıldı.

18


Cemiyet

Tarık Akan’ın oğlu Barış

Üregül ile şarkıcı Asya Engin

geçtiğimiz gece düzenlenen

nikah töreniyle evlendi. Çiftin

nikah şahitliğini Ayfer Karataş,

Ali Alper ve Hamiyet Akpınar

üstlendi. İkiliyi bu özel günde

Tarık Akan’ın yakın dostu

Rutkay Aziz, Doğa Rutkay,

Kerimcan Kamal gibi ünlü

isimler yalnız bırakmadı.

Barış Üregül ve Asya Engin,

nikah kıyıldıktan sonra Tarık

Akan’ın sevdiği şarkıları birlikte

Özlem

Üregül,

mekandan

sevgilisiyle

ayrıldı.

söyleyip dans etti.

Barış Üregül, düğünün ardından

şu açıklamayı yaptı: “Düğünün

burada yapılmasını eşim Asya

istedi. Asya’nın annesi ve babası

burada evlenmiş. Babamın da

görmesini isterdim tabii, onun

da üzüntüsü var içimde. Çünkü

burayı babamla birlikte tuttuk

ama düğünü görmesi nasip

olmadı.

Kaybedeli 4 ay oldu. Bugüne

ertelemiştik.” Çift, balayı için

İtalya’ya gideceklerini söyledi.

MOR SAÇLI

KADIN

325 BİN TL’YE

SATILDI

Beyaz Müzayede’nin

gerçekleştirdiği 38.

Çağdaş ve Modern Sanat

Müzayedesi, sanatseverler

tarafından yoğun

ilgi gördü. 125 sanatçının

birbirinden değerli 245

eserinin yer aldığı ve Aziz

Karadeniz tarafından

yönetilen müzayede

Orjin Sanat Merkezi’nde

gerçekleştirildi. Ömer

Uluç’un 1980’li yılların

başlarında Beyoğlu

afişlerinden esinlendiği

“Nü ve Şuh Kadınlar”

serisinde yer alan 1981

tarihli “Mor Saçlı Kadın”

isimli tablosu, 325

bin TL’ye alıcı bularak,

müzayedenin en yüksek

çekiç fiyatlı eseri oldu.

Müzayedede Fahrelnissa

Zeid’in merakla

beklenen 1960’lı yıllara

ait “Abstrait Rouge” isimli

soyut yapıtı 250 bin TL’lik

çekiç fiyatıyla en yüksek

fiyata alıcı bulan ikinci

eser oldu.

Acun Günay,

Özlem

Üregül’ün görüntülenmesini

engellemeye

çalışırken yere

düştü.

19


Cemiyet

Reçetesiz

SERGİSİ AÇILDI

EKAV / Eğitim, Kültür

ve Araştırma Vakfı 25.

yıl etkinlikleri kapsamında,

bu yılın ilk sergisine

sanatın büyüleyici

ve tedavi edici gücüne

dikkat çekerek 8 çağdaş

sanatçının yer aldığı,

Nezih Çavuşoğlu’nun

küratörlüğünü üstlendiği

“Reçetesiz” isimli karma

sergiye 24 Ocak – 24

Şubat tarihleri arasında

Ekavart Gallery’de ev

sahipliği yapıyor.

Serginin açılış kokteylinde İnci Aksoy

ve Leyla Alaton serginin evsahipliğini

üstlenirken Nezih Çavuşoğlu ise

küratör olarak misafirlerle ilgilendi.

Cemiyet, iş, sanat dünyasından Arzu

Kaprol, Vural Gökçaylı, Ebru Sanver,

İsmet Alpagut, Begüm Gazioğlu gibi

tanınmış simalar da sergiye katılım

gösterdiler. Sergide Ali Elmacı, Aslı

Özok, Buket Savcı, Cemal Gürsel

Soyel, Eyüp Ataş, Nezih Çavuşoğlu,

Seçil Erel, Yiğit Yazıcı gibi sanatçıların

eserleri yer alıyor.

Bu sergide; yaşanan Sosyal Travmalara

karşı bir parantez açıp, umut dolu,

pozitif bir duruş sergilemek, düşündüren,

kavrayan, sanatın büyüleyici

ve tedavi edici gücünü vurgulamak

istedik.“Reçetesiz” sergisinde yer alan

sanatçılar herhangi bir kavrama, kurguya

bağımlı kalmadan, yapıtlarını hür

olarak üretmişlerdir. Sanat üretmek,

sanat izlemek, sanatla bütünleşmek,

ruhsal bir zenginlik, bir arınma ve zihinsel

bir meditasyondur. Sanat sosyal

travmalar karşısında toplumu tedavi

edici bir ilaç görevi üstlenir ve üstelik

REÇETESİZDİR.

20


Cemiyet

21


Cemiyet

ÖMER

İngiliz gazetesi

Financial Times’ın

sanat eki Collecting’e

verdiği röportajda

50 milyon euro’luk

yatırımla yeni bir

modern sanat müzesi

açmayı planladığını

açıklayan Ömer Koç,

kişisel koleksiyonunu

sanatseverlerle

buluşturacak.

KOÇ’UN OSMANLI

KOLEKSiYONU

22

Koç Ailesi’nin çağdaş sanat

konusundaki en tutkulu ismi

olan Koç Holding Yönetim

Kurulu Başkanı Ömer Koç,

kişisel koleksiyonundan eserler

sergileyecek. Sanat tutkusu ile Arter

Galeri’yi hizmete sokan ve Koç

Ailesi’nin her yıl sanata 10 milyon

euro yatırım yaptığını söyleyen

Ömer Koç’un, “Yusuf Franko’nun

İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının

Karikatürleri” adlı sergisi 26

Ocak’ta Beyoğlu’nda ziyaretçileriyle

buluşacak.

Koç Üniversitesi Anadolu

Medeniyetleri Araştırma Merkezi

(ANAMED), Ömer M. Koç

Koleksiyonu’nda yer alan, 19. yüzyıl

sonu Osmanlı bürokratı, hariciyeci,

mutasarrıf, cemiyet adamı Yusuf

Franko Kusa Bey’e ait karikatür

albümü ve içindeki çizimler

sanatseverlerle ilk kez buluşacak.

Yusuf Franko’nun karikatürleri,

özellikle 19. yüzyıl sonunun

Beyoğlu’nun Pera semtini,

kendisinin de parçası olduğu

renkli sosyal ağları ve İstanbul’un

küresel mekânlarını gözlemek için

izleyiciye imkan sunuyor. 19. yüzyıl

sonunun zengin kapitalistleri,

Osmanlı paşaları, Levantenleri,

sanatçıları ve diplomatlarının hiciv

yüklü portrelerinin yer aldığı “Yusuf

Franko’nun İnsanları; Bir Osmanlı

Bürokratının Karikatürleri” sergisi, 1

Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek.


Cemiyet

İsmet

Güral

AĞLAYAN KIZA

‘HARiKA’ TASARIM

Güral Şirketler Grubu’nun

patronu İsmet Güral, sahibi

olduğu Güral Porselen’in yeni

koleksiyonuna kızı Harika’nın

adını verdi.

Harika

Güral

İşadamı İsmet Güral, Güral Şirketler

Grubu’nun markalarından olan

Güral Porselen’e kızı Harika Güral’ın

adını verdiği bir koleksiyon hazırlattı.

Porselen deyince akla ilk gelen

markalardan olan Güral Porselen’in

“Harika” adlı koleksiyonunda, sade

görünüşü ve ışığı geçiren şeffaf tasarımıyla

dikkat çeken ürünlere yer verildi.

İsmet Güral, 2002 Dünya Kupası’nda

Türkiye’nin Brezilya maçından sonra

turnuvadan elenmesine üzülüp ağlayan

ve o yıl 22 yaşında olan Harika Güral’ı

teselli etmiş, baba-kızın fotoğrafı çok

konuşulmuştu. Güral Şirketler Grubu

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

olan Harika Güral, o fotoğrafıyla

üzüntünün de sembolü olmuştu.

23


Röportaj

İRKELAM

MYATAY

YARATICILIĞA

İNANIYORUM

Pop müziğin kült

ismi Mirkelam

Redbull.com’un

video serisi ‘İçimdeki

Ses’e konuk oldu. İç

dünyasını, kendisini

eleştirenleri,

sevdiklerini ve

müzikle ilişkisini

anlatan Mirkelam,

yıllardır süren

‘plastik kahraman’

polemiğine de cevap

verdi: Evet ben bir

plastik kahramanım.

24

H

er bölümünde bir sanatçının

ya da sporcunun içindeki sesi

duyduğumuz, ‘İçimdeki Ses’in yeni

konuğu Mirkelam oldu. Redbull.

com’da yayınlanan serinin bu bölümünde

Mirkelam, kendisiyle ilgili yapılan

eleştirilere yanıt verdi, sanatını ve dostlarını

anlattı. En önemlisi de içindekileri paylaştı.

Serinin bu eğlenceli videosunda ünlü

popçu Mirkelam, ‘Bir gecede şöhret

olma’ eleştirilerine yanıt verdi ve “Siz bir

gecede mi âşık olduğunuzu sanıyorsunuz?

Ailenizden aldıklarınız, seyrettiğiniz

filmler, okuduğunuz kitaplar, hayalleriniz,

fotoğraflar, hayran olduğunuz insanlar,

artistler…

Hepsini toplayın. Âşık olduğunuz

anı öyle denkleştiriyorsunuz. Bir gecede

meşhur olmak diye bir şey yok. Oraya

gelene kadar canınız çıkıyor ama bunu

anlatmanız mümkün değil” ifadelerini

kullanarak yıllardır süregelen eleştiriyle ilgili

duygularını paylaştı.

‘Mirkelam plastik bir kahraman

mı’ polemiği de sanatçıyla ilgili çok

konuşulan bir diğer konu… Mirkelam;

“Paris’te eğitim görmüş, gerçekten ‘orijinal’

biri bana plastik kahraman deseydi

başka türlü değerlendirirdim. Ama öyle

değerlendirmiyorum. Haklı olduğu taraflar

da vardır kesinlikle. Ama yakından bakınca

işin rengi öyle değil, ben farklı bir şeyler

yapmaya çalışan biriyim. ‘Seni seviyorum’

demek yerine Kokoreç diyen bir insanım…”

diye konuştu.


Röportaj

MİRKELAM

DEĞİL

FERGAN

İlk adı Fergan

olan ünlü popçu

özel hayatıyla

ilgili de konuştu,

“Bazen kız

arkadaşım

‘Ben Fergan’ı

istemiyorum

Mirkelam’ı

görmek istiyorum’

diyor.”

Kendisini ‘ev

insanı’ olarak

betimleyen

Mirkelam, birçok

romancı gibi

‘yatay yaratıcılığa’

inandığını söyledi.

Mirkelam’ın yatay

yaratıcılığı; yatay

uyumak, yatay

dinlenmek, yatay

yemek yemek

ve hatta yatay

öpüşmek olarak

anlatıyor.

6 KAT İNİP ÇIKTIM

Sevilen sanatçı ilk sahne heyecanını da

dobra dobra anlattı; “Sahnede sadece bir

kez çok heyecanlandım o da 90 yılıydı.

İskender ile Altın Güvercin’e katıldık.

Üniversiteye gidiyorum. Karşılıksız

çek diye bir şarkı yaptık. O gece Çeşme’de

bir yarışma düzenleniyor ve ben şarkı

söyleyeceğim. Buraya kadar çok doğal;

İskender yanımda olacak, o klavye çalacak…

Bir baktım arkada 30 kişilik bir orkestra!

Timur Selçuk orkestra yönetmeni ve

TRT canlı yayınlıyor. Kayahan ağabeye

telefon açtım konser öncesi, ağabey ben ne

yapacağım şimdi diye?

Böyle bir şey bir kere yaşanıyor ve

müthiş yaşanıyor… Kayahan ağabey de

çok ‘gerçekçidir’ böyle ‘direkt’ söyler: ‘6 kat

merdiven tırmanmış gibi olacaksınız’ dedi.

Otelim beş katlı idi.

Çıktım beş katı şarkı söyledim, aşağı

indim, tekrar yukarı çıkıp şarkı söyledim 3

dakika…

Ama yine de heyecanlandım tabii.

Sahne arkadaşı İskender Paydaş’ı da

anlatan Mirkelam, ünlü rock grubu U2’nun

solisti Bono’dan alıntıyla, “Bono diyor

ki, ‘Mozart ile tanışmadım, Einstein ile

tanışmadım ama ‘Prince’ ile tanıştım.

O benim için çok değerli.’ Aynı şeyleri

ben de İskender için söyleyebilirim.

Eksiğimiz o, keşke iki tane daha İskender

olabilse Türkiye’de…” diyerek Paydaş’ın ne

kadar değerli bir sanatçı olduğuna vurgu

yapıyor.


Cemiyet

Enis

Onat

Aycan

Şencan

Nurcan

Şencan

Ünal

Günç

Moda ve tekstil

sektörünün başkenti

İstanbul, bu yıl 4’üncüsü

düzenlenen Fashionist

Abiye, Gelinlik ve Damatlık

Fuarı’na ev sahipliği yapıyor.

Patika Fuarcılık’ın

OTİAD (Osmanbey

Tekstilci İşadamları

Derneği) işbirliğiyle İstanbul

Kongre Merkezi’nde

düzenlediği fuar 35 ülkeden

gelen alıcıları buluşturdu.

Bugün sona erecek

olan, Ekonomi Bakanlığı

ve İTKİB’in de destek

verdiği Fashionist’te moda

ve eğlence kanalı Fashion

TV’nin düzenlediği Fashion

Show’da Fashion4You’nun

yeni koleksiyonu tanıtıldı.

SENIN IÇIN

Fuarda

Fashion4You

markasının

ilkbahar-yaz

koleksiyonu da

tanıtıldı.

Fashionist’e

Patika

Fuarcılık’ın

sahibi

Didem Cılga

ev sahipliği

yaptı.

Günsel

Ülkü

Murat

Cevahir

26

Mahbube

Gürkan

Nursel

Arslan

Lara

Bayer

Sinem

Yıldırım


Cemiyet

ORHAN ÖLMEZ VE ECE PİRİM

“EVLENİYORUZ” DEDİ...

Romantik şarkıların

prensi, müzmin bekar Orhan

Ölmez ilk kez damatlık

giyerek objektif karşısına

geçti.!!!!

Orhan Ölmez’in üzerinde

damatlık, Ece Pirim’in

üzerinde gelinlik olunca

haliyle sohbet tamamen

evlilik üzerine oldu.

Fotoğraf çekimlerine ve

kameralara oldukca aşina

olan Orhan Ölmez,bu

kez bambaşka bir heyecan

içindeydi. Şubat sonunda

dünya evine girecek olan

ünlü sunucu Ece Pirimden

evlilik öncesi konularında

ufak tüyolar alarak

heyecanını dindirmeye

çalıştı. Evlilik müessesine

son derece saygı duyan ve

henüz evlenmemiş olan

romantik sanatçı Orhan

Ölmez, bir damadın

evleneceği gün yaşayacağı

heyecanın provasını yaptı.

Evleniyoruz dergisinin

Şubat ayı kapağında yer

alacak olan Orhan Ölmez ve

Ece Pirim’in bu muhteşem

fotoğraf çekimlerine

Wyndham Grand istanbul

Europe ev sahipliği yaptı.

27


Cemiyet

Türkiye golf tarihinde European

Tour organizasyonuna ev sahipliği

yapan ilk saha olan ve Tiger Woods,

Rory Mcllroy, Sergio Garcia, Lee

Westwood ve Henrik Stenson gibi

isimleri ağırlayan Montgomerie

Maxx Royal, Avrupa’nın prestijli

golf kulüplerinde düzenlediği

turnuva serisi ile yeniden ilgileri

üzerinde topluyor.

Efsane golfçülerin ayak izlerini

taşıyan Belek bölgesinin en iddialı

golf sahası Montgomerie Maxx

Royal, geçtiğimiz hafta Avrupa’nın

en prestijli golf kulüpleri ile

birlikte heyecan dolu bir golf

turnuvasına daha ev sahipliği yaptı.

Londra’da Wentworth Golf Club,

Amsterdam’da The Dutch Golf

Club, Münih’te Eichenried Golf

Club, Fransa’da Le National Golf

Club gibi tanınmış golf sahalarında

gerçekleşen serinin final ayağının

gerçekleşti. Toplamda 20 turnuvada

yaklaşık 2000 golfçünün katıldığı

Maxx Royal Cup Turnuvası’nın

final tarihi belirlendi. 16-20 Ocak

2017 tarihlerinde gerçekleşen final

ayağında 50 golfçü, nefes kesen

mücadele için sahaya çıktı.

MAXX

ROYAL

CUP İÇIN

HEYECAN

DORUKTA!

Colin Montgomerie imzası ile

muhteşem bir tasarıma sahip olan

Montgomerie Maxx Royal, gece

aydınlatılmasına sahip 9 deliği ve

uluslararası standartlardaki sahaları

ile günün her saatinde eşsiz bir

golf deneyimi yaşatıyor. Efsanevi

golfçülerin ayak izlerini taşıyan

saha, ağırladığı prestijli turnuvalar

ile dünya golf sahnesinde iddialı

bir rol oynuyor. 104 hektarlık bir

alanı olan ve 8 ayrı gölü içerisinde

barındıran saha, golf tutkunları için

zorlu ve kırılmalı pek çok stratejik

alternatif sunuyor.

28


Cemiyet

29


Cemiyet

16 YAŞINDAKI

GOLFÇÜDEN

BÜYÜK BAŞARI

Türkiye golf tarihinde European Tour

organizasyonuna ev sahipliği yapan ilk saha olan

Montgomerie Maxx Royal’in düzenlediği Maxx

Royal Cup sona erdi. Geçtiğimiz mayıs ayında

İsviçre’de başlayan, İngiltere, Almanya, Fransa,

Rusya, Hollanda, İsviçre ve İtalya başta olmak

üzere 16 ülkeden toplam 2 bin oyuncunun katıldığı

turnuvada 16 yaşındaki Hollandalı golfçü Bob van

der Voort birinci oldu. Tecrübeli rakiplerini geride

bırakan genç sporcuya Maxx Royal Kemer’de tatil

hediye edildi. Organizasyonda İtalyan Gianmario

Fogarizzu ikinci, eski Alman futbolcu Manfred

Kaltz da üçüncü oldu. Yarışmacılar ödüllerini

Montgomerie Maxx Royal Golf Kulübü Genel

Müdürü Cahit Şahin’in elinden aldı.

30


Cemiyet

ALZHEIMER HASTALARI

IÇIN RESIM YAPTILAR

Hayırsever isimler,

Alzheimer hastaları için

hayallerini resmetti. “Bi.

Re.Y-Bir Resim Yap”

projesi kapsamında Başbakan

Yardımcısı Mehmet

Şimşek’in yanı sıra Demet

Sabancı Çetindoğan, Sema

Güral Sürmeli, Beyazıt

Öztürk ve Wilma Elles

de ellerine fırça alıp tuval

başına geçti.

Tülin

Kanun

Ressam Tülin Kanun,

Alzheimer hastalığıyla

ilgili bilinç oluşturmak

amacıyla daha önce

tuval üzerinde hiç resim

yapmamış olan iş, sanat

ve siyaset dünyasının

tanınmış isimlerine

hayallerini çizdirdi.

“Bi.Re.Y-Bir Resim

Yap” projesi kapsamında

bir araya gelen isimler,

ellerine fırça alıp sanatçı

ruhunu ortaya çıkardı.

Barış, savaş ve

Alzheimer konulu

resimlerden oluşan eserler,

8 Şubat Çarşamba günü

Çırağan Sarayı’nda

satışa çıkacak. Elde

edilecek gelir, Alzheimer

Derneği’ne bağışlanacak.

Demet

Sabancı

Çetindoğan

Beyazıt

Öztürk

Mehmet

Şimşek

Sema Güral

Sürmeli

Wilma

Elles

Projeye Başbakan

Yardımcısı Mehmet

Şimşek ve eşi Esra

Şimşek, AB Uzmanı

Can Baydarol, Demet

Sabancı Çetindoğan,

Hülya Gedik, Sema

Güral Sürmeli, Lili

Garih, Suzan Şen,

Tülay Özmen, Ayşegül

Aldinç, Beyazıt

Öztürk, Wilma Elles,

Tanju Babacan ve

Nihat Odabaşı destek

verdi.

Lili

Garih

31


Cemiyet

Emre - Maide

Kurttepeli

Melih

Doğan

DÖNÜŞÜM ZAMANI

Emre-Maide Kurttepeli çifti,

ortakları Aslı Soyak ve Melih

Doğan’la birlikte 2011 yılında

New York’ta ‘C24’ adlı bir sanat

galerisi açmıştı. Chelsea’de,

Gagosian Gallery ve Mary

Boone Gallery gibi dünya sanat

pazarına yön veren galerilerin

olduğu adreste dünyaca ünlü

sanatçıların sergilerine ev

sahipliği yapan C24, Modern

Painters’ın “Dünyanın En İyi

500 Galerisi” ve “Amerika’nın

En İyi 100 Galerisi” listelerine

de girmişti.

Heykelleri Hillary Clinton,

Ariella Wertheimer ve Malcolm

Forbes’un koleksiyonlarında yer

alan Carole Feuerman’ın yanı

sıra İrfan Önürmen gibi Türk

sanatçılara da kapılarını açan

C24 Gallery’de bugün Mike

Dargas’ın “Transformation”

(Dönüşüm) adını verdiği sergisi

açılacak.

Maide Kurttepeli, serginin 25

Şubat’a kadar görülebileceğini

söyledi.

Mice

Dargas

32


Cemiyet

DOĞUDAN BATIYA

SANAT YOLCULUĞU

İş dünyasının

sanatsever isimleri,

Ahmet Güneştekin’in

“Doğudan Batıya

Yolculuk” sergisi

ile Emre-Maide

Kurttepeli, Aslı

Soyak ve Melih

Doğan’ın kurduğu

C24 sanat

galerisinde açılacak

Mike Dargas sergisi

için New York’a uçtu.

Ahmet

Güneştekin

KOSTANTINIYYE NEW YORK’TA

Türk modern sanatını dünyaya

tanıtan Ahmet Güneştekin,

Monako, Venedik ve Barselona’dan

sonra önceki gün de

New York’taki Marlborough

Gallery’de sergi açtı. “Doğudan

Batıya Yolculuk” adlı sergide

Güneştekin’in geçen yıl Venedik

Bienali’nde sergilediği Kostantiniyye

serisinden işler de yer alıyor.

Matthew Drutt’ın küratörlüğünü

üstlendiği sergi, 4 Şubat’a kadar

görülebilecek.

Bu çalışma da

Güneştekin’in

Kostantiniyye

serisinden...

33


Cemiyet

"HARFLERiN SANATA YANSIMASI"

SERGiSi AÇILDI

Demet Sabancı Çetindoğan ve Cengiz

Çetindoğan’ın 1997 yılından bu yana

bir araya getirdiği hat koleksiyonundaki

seçme eserlerden oluşan "Harflerin

Sanata Yansıması" sergisi açıldı.

Turgay-Nurcan Artam

Didem Çapa

34

Cana Tokgözlü


Cemiyet

İsmail Acar

Sergi kokteyline cemiyet, iş,

sanat dünyasının yanısıra İstanbul

Valisi Vasip Şahin ve Beyoğlu

Belediye Başkanı Ahmet Misbah

Demircan da katıldı.Çiğdem

Simavi, Feryal Gülman, Füsun

Topbaş, Nesligül Aksoy, Berna

Yılmaz, Berna Tokar, Turgay-

Nurcan Artam, Heves Ekinci, Cana

Tokgözlü gibi tanınmış simalar

da göze çarptı. Türkiye'nin en

büyük hat koleksiyonerlerinden

biri olan Cengiz Çetindoğan ve

eşi Demet Sabancı Çetindoğan'ın

evsahipliğinde gerçekleşen sergi

kokteylinde evsahibi konuklarla tek

tek ilgilendi herbirine eserler ile ilgili

detaylar vermeyi ihmal etmedi.

İstanbul Valisi Vasip Şahin,

Beyoğlu Belediyesi Sergi

Salonu’ndaki serginin açılışında

yaptığı konuşmada, "Demet

Hanım’ı ve Cengiz Bey’i bu güzel

sergiyi İstanbullulara açtıkları

için tebrik ediyorum. Hat sanatı

bizim yüz yıllardır bu coğrafyada

icra ettiğimiz, resimden zor ve

öğrenilmesi emek isteyen ama

bir defa başlanıldığında tarihe iz

bırakılabilen bir sanat." dedi.

Şahin, tarihte hat sanatının en iyi

icra edildiği yerin İstanbul olduğunu

ve bugün de bu sanatın İstanbul’da

yeniden gün yüzüne çıkartıldığını

belirterek, bu serginin büyük

koleksiyonerler için bir örneklik

teşkil etmesini umduğunu belirtti.

Beyoğlu Belediye Başkanı

Ahmet Misbah Demircan da

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk

belediyesi olan 1879’da yapılan

Beyoğlu Belediyesi binasının ilk

kez restore edildiğini ve serginin

açıldığı salonu ise bir sanat galerisi

olarak düşündüklerini belirterek,

"Harflerin Sanata Yansıması"

sergisini açmaktan mutluluk

duyduklarını ifade etti.

Demircan, "Hattatların mürekkep

ve divitle inşa ettikleri ihtişamlı bir

medeniyetin sanata dönüştüğü

güzel bir sergideyiz. ’Kur’an

Mekke’de nazil oldu, Mısır’da

Nesligül Aksoy

okundu ve İstanbul’da yazıldı’ sözünü

hatırlarsınız. Şeyh Hamdullah, Hafız Osman,

Hamit Aytaç gibi nicelerinin eserleri bugün

burada. Şeyh Hamdullah aynı zamanda

Beyoğlu’ndaki Okçular Tekkesi’nin de

kemankeşidir. O da Beyoğluludur. Bugün

bile hepimizin evinin duvarında bir hat

asılıdır. Medeniyetimiz yazıya sadece bir

iletişim aracı olarak bakmaz." diye konuştu.

Sinem Yıldırım Gülbin Simitçioğlu Kezban Hatemi

35


Cemiyet

Zeynep Sezer

Vasip Şahin, Demet Sabancı Çetindoğan, Ahmet Misbah Demircian

36

Ahmet Misbah Demircan

Demet Sabancı Çetindoğan ise Demsa

Grup olarak yaklaşık 20 yıl önce koleksiyonu

oluşturmaya başladıklarını ve

koleksiyondan 16’ncı ve 20’nci yüzyıl

arasında oluşan değerli bir bölümü sanatseverlere

paylaştıklarını ifade ederek,

buna imkan sunan Beyoğlu Belediyesine

teşekkürlerini iletti.

Serginin küratörü Mimar Sinan Güzel

Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları

Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç.

Dr. Hüseyin Gündüz de sergide, meşhur

hattatlara ait Kur’an-ı Kerim, hilye ve levhalardan

oluşan 40 parçaya yakın eseri

seçerek sergilediklerini aktardı.

Sergi, 24 Şubat tarihine kadar Beyoğlu

Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu’nda

görülebilecek.

Ahmet Misbah Demircan, İlber Ortaylı


Cemiyet

Feryal Gülman

Gül Ergi

Cengiz-Demet Sabancı Çetindoğan

Berna Tokar, Berna Yılmaz

37


Cemiyet

‘I SAY

Belgin

Aksoy

YES’

Nişan

kıyafetlerini

çıkarıp gelinlik

ve damatlığını

giyen çift, nikah

memuruna

“evet” diyerek

dünya evine

girdi.

Murat

Berkin

ISay Yes sloganı ile 90 ülkede her

haziran ayının 2’nci cumartesi günü

kutlanan “Global Wellness Day”in

yaratıcısı, Richmond International

Kreatif Direktörü Belgin Aksoy, bale

sanatçısı sevgilisi Murat Berkin’e “evet”

dedi. İkili, Four Seasons Bosphorus

Hotel’de verdikleri nişan yemeğinden

sonra, ailelerine sürpriz yaparak nikah

masasına oturdu.

38


Cemiyet

DÜNYA DEVLERİ

İLE AYNI

PODYUMDA

Türkiye’nin uluslararası

üne sahip moda tasarımcılarından

olan Hakan Akkaya

“Dünyanın en önemli

moda organizasyonu olan

New York Fashion Week’de;

Victoria Beckham, Anna Sui,

Alexander Wang, Tommy

Hilfiger, Ralph Laurent, Vera

Wang” gibi dünya devlerinin

yanında Türk modacısı

olarak yerini aldı.

Hakan Akkaya

Çağla Şıkel

39


Cemiyet

50. YILA ÖZEL BURS

İstanbul Üniversitesi’ne bağlı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, 50. kuruluş

yılını kutladı. Futbolcu Mehmet Topal’ın

eşi Selda Topal öncülüğünde, “50. yılda

50 tıp fakültesi öğrencisine eğitim bursu”

kampanyası başlatıldı.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Vakfı

ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Başhekimliği himayelerinde

gerçekleşen kampanyaya spor, iş ve

sanat dünyasından destek yağdı. 50

tıp öğrencisine bir yıllık burs verilmesi

hedeflenirken davet günü bu sayı 100’e

çıktı. Selda Topal da önceki gün Nişantaşı

Develi Restaurant’da fakültenin

öğretim kadrosuyla, düzenlenen kampanyaya

destek veren bağışçıları buluşturdu.

Davetin sunuculuğunu oyuncu

Saruhan Hünel yaptı. Davete aralarında

Sitare Akdilek, Zeynep Ilıcalı,

Zeynep Toker, Berksan, Yağmur Tanrısevsin

gibi birçok ünlü isim katıldı.

Futbolcu Nuri Şahin ve eşi Tuğba

Şahin de 10 öğrencinin burs bedelini

karşıladı. Bu bağış karşısında Rektör

Prof. Dr. Mahmut Ak, çifte özel teşekkür

ederek, onur belgelerini kendilerine

ulaştıracaklarını iletti.

Bouchra Van

Persie

Elina

Kjaer

Selda

Topal

Prof. Dr.

Alaattin

Duran

Prof. Dr.

Mahmut Ak

Nazan

Aldemir

Prof. Dr. Mahmut

Ak, kampanyaya

katkıda bulunan

Gözde Taşkıran’a

onur belgesi verdi.

40


Cemiyet

Zafer

Kozanoğlu

Feryal

Gülman

Burcu

Şendir

Berrin

Zorlu

HAYIRSEVERLER

SANATLA BULUŞTU

Nil Eğitim ve Yardımlaşma

Derneği, geleceğin öncü kadınları

olmaya aday genç kızların

eğitimi için Hidiv Kasrı’nda

düzenlenen tezhip, hat, minyatür

ve ebru sanatından oluşan

eserleri müzayede ile satışa çıkardı.

NEYAD Yönetim Kurulu

Başkanı Nilgün Diptaş’ın ev

sahipliği yaptığı etkinlik hayırseverleri

buluşturdu. Elde edilen

tüm gelir, lisans ve yüksek lisans

desteği olarak genç kızlara ulaştırılmak

üzere satıldı.

Aslı

Üstünkaya

Nilgün

Diptaş

41


Cemiyet

SAFIYE AYLA TARGAN

ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANILDI

Yaşamını müziğe,

tüm malvarlığını

ise eğitime vakfeden

Safiye Ayla

Targan, 19. ölüm

yıldönümünde

Zincirlikuyu

Mezarlığı’nda

bulunan kabri başında

yakınları, sevenleri ve

bağışçısı olduğu Türk

Eğitim Vakfı (TEV)

tarafından anıldı.

Kendine has üslubu ve ses ahengiyle

Türk müziğinde bir devri temsil eden

Safiye Ayla Targan, yüzlerce gencin

eğitimine verdiği desteğe duyulan minnetle

19. ölüm yıldönümünde mezarı

başında anıldı. Türk Sanat Müziği’nin

eşsiz sesi ve Türk Eğitim Vakfı (TEV)

bağışçısı Safiye Ayla Targan için 14

Ocak’ta düzenlenen anma törenine

Türk Eğitim Vakfı yetkilileri, sanatçının

fonundan aldıkları burs ile konservatuar

eğitimlerine devam eden öğrenciler,

yakınları ve dostları katıldı.

42


Cemiyet

ÜNLÜ OYUNCULAR

YENI YILA ZIRVEDE GIRDI

Hayat Şarkısı

dizisinin güzel

oyuncularından Beste

Kökdemir ile Kiralık

Aşk dizisinin başrol

oyuncularından Salih

Bademci ve kendisi

gibi oyuncu eşi İmer

Özgü yeni yılı kış

turizminin gözde

merkezlerinden

Palandöken Sway

Hotels’de karşıladı.

Gündüz karın ve temiz

havanın tadını çıkaran

ünlü isimler kayak dersi

alarak eksi 10 dereceye

aldırış etmeden pistlerinde

keyini çıkardı. Akşam ise

2017’ye zirvede giriş yaptılar.

Otelin balo salonunda

başlayan yemekte kırmızı

kostümüyle dikkat çeken

Beste Kökdemir’e ünlü

yazar Metin Hara eşlik

ederken, Yakışıklı oyuncu

Salih Bademci ve eşinin

mutlulukları gözlerinen

okunuyordu. Başarılı DJ

Cüneyt Kurt’ un müzikleri

ile Sway Apréski’ de devam

eden partide oyuncular

gönüllerince dans ederek,

havai fişek ışıkları altında

yeni yılı karşıladı.

İmer Özgü - Salih Bademli

Beste kökdemir - Metin Hara

Salih Bademli

43


44

Cemiyet


Cemiyet

ŞEHIT AILELERI İÇİN

ÇOK ÖZEL GECE

Ankara ve İstanbul Altın Kalpler Gönüllü Yardım Oluşumu, 15

Temmuz’da Ankara-Gölbaşı’nda şehit düşen polislerin ailelerine

eğitim bursu sağlamak amacıyla özel bir gece düzenledi. Ankara

ve İstanbul Altın Kalpler Gönüllü Yardım Oluşumu Başkanı

Şenay Dağlı’nın ev sahipliğinde Sait Halim Paşa Yalısı’nda

gerçekleşen gecede Deniz Akkaya sunuculuk yaptı. Gecede

şehit aileleri yararına antika eserlerin satışa sunulduğu mini bir

müzayede düzenlendi. İşadamı Emin Ökten, aldığı eserlerle 15

bin TL’lik yardım sağladı. Bretz Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı

Özcan Ata ve partnerinin tango gösterisiyle renklenen etkinlikte

Mehmet Köymen de tasarımlarını beğeniye sundu. Defilenin

finalinde Şeyda Coşkun podyuma çıktı.

45


Cemiyet

ALTIN

Murat

Cinpir

kızlar

podyumda

Bir zamanlar podyumlarda

fırtına gibi esen mankenler, yıllar

sonra Murat Cinpir’in defilesinde

buluştu. Etkinliğin en genç ismi

Çağla Şıkel’di.

Modacı Murat Cinpir, “XCLSV”

adlı koleksiyonunu Fashionist Fuarı’nda

tanıttı. Akaretler W Hotel’de

düzenlenen defilede eski mankenler

podyuma çıktı. En genç modelin

Çağla Şıkel olduğu defilede tasarımları

Canan Mutluer, Begüm Özbek, Deniz

Pulaş, Ebru Güzel, Ebru Ürün, Ceylan

Saner, Sibel Tan, Müge Cinman,

Zeliha Çal, Beril Önder, Fatma Yaman,

İpek Tenolcay, Alona, Melinda, Janset,

Bilge Kara, Hülya Yiğitalp, Sema Şimşek,

İpek Gümüşoğlu, Tuğba Karaca ve

Selda Aksoy tanıttı.

Murat Cinpir, defilenin sonunda

Atatürk baskılı tişörtüyle izleyicileri

selamladı. Cinpir, şöyle

konuştu:

“Bu koleksiyon, piyasalardaki

gerilemeye

ve ülke şartlarındaki

gerginliğe karşı ayakta

durmanın ve el ele

vermenin çıkar yol

olduğuna inanan bir

kadronun eseri.

Ticari kaygılara

kapılmadan tasarıma

ağırlık verilen koleksiyonu

sunan ve ‘hayata sahip

çıkmak’ için podyumda

yürüyen herkese teşekkür

ederim.”

Ebru

Güzel

Deniz

Pulaş

Hülya

Yiğitalp

46


Cemiyet

Sibel

Tan

Canan

Mutluer

Bilge

Kara

Melinda

Fatma

Yaman

47


Cemiyet

Janset

Sema

Şimşek

Çağla

Şıkel

Müge

Cinman

Tuğba

Karaca

Selda

Aksoy

İpek

Gümüşoğlu

48


Cemiyet

Begüm

Özbek

49


DEMET SABANCI’YA

FAHRI KONSOLOS

UNVANI VERILDI

İş kadını Demet Sabancı

Çetindoğan’a “Macaristan

Fahri Konsolosu” unvanı

verildi. Ankara’daki

Macaristan Büyükelçiliği’nde

gerçekleşen törenle unvanı

alan Çetindoğan’ı, eşi

Cengiz Çetindoğan ve

Sabancı ailesi üyeleri

yalnız bırakmadı.

50


MACARİSTAN’ın

Ankara Büyükelçilisi

Gabor Kiss’in ev sahipliğinde

gerçekleşen

resepsiyona Özcan

Sabancı, Arzu ve Ömer

Sabancı, İsmet Güral

ve eşi Nesrin Güral ile

Macaristan fahri konsolosları

katıldı. Gecede iş

kadını Demet Sabancı

Çetindoğan’a Macaristan

Fahri Konsolosu unvanı

verildi. Gece İtalya’daki

otobüs kazasında

hayatını kaybeden Macar

öğrenciler için saygı duruşu

ve iki ülkenin milli

marşlarının okunmasıyla

başladı. Büyükelçi

Gabor’un konuşmasının

ardından yemin töreni

gerçekleştirildi.

Bu görev vesilesiyle

ikili ilişkileri daha iyi bir

seviyeye getirmek için

elinden gelen gayreti

göstereceğini vurgulayan

Demet Sabancı

Çetindoğan, “İki ülke

arasındaki ilişkilerin

gelişmesi, Türkiye’deki

Macar vatandaşların ihtiyaçlarının

karşılanması

için elimden geldiğince

çaba göstereceğime emin

olabilirsiniz” dedi.

51


Sanat

EROL DERAN

SİBEL TETİK

◊ Türkiye’de güncel sanatı nasıl

yorumlarsınız?

-Sosyal yapı ile sanat içiçedir yani

bir yansıma söz konusudur davranış

biçimlerinin yansımasıdır sanat ve

maneviyat ufacık bir hileyi kabul

etmez dolayısıyla sanat benim için

bir ibadettir.

◊ Sanatın hayatınıza neler

kattığından bahseder misiniz?

-Esas olan yaşama sanatını

becerebilmektir ,yaptığımız sanat

büyük olursa doğal, ciddi ve samimi

olur bunlarda yaşama sanatını

zenginleştirir yaşam enerjisi verir

sanat bir ahlaktır.

◊ Sanatçı yalnız mıdır?

-Yalnız olamayabilir ama tektir bu

teklikle birlikte özüyle beraberdir.

◊ Devletin sanata desteğini

yeterli buluyor musunuz? Kültür

bakanı olsaydınız neler yapardınız?

-Öncelikle bilmediğimi bilmen

lazımdır,gülden hanım ve sanatın

her kolunda karşılık ve samimi

hizmet verebilecek ihtirar sahibi

danışmanların yanımda olmasını

sağlardım.

◊ Hocam çok sevilen ve saygı

ile anılan bir sanatçısınız ne

yaptınız da bu ünvanı aldınız?

-Dürüst, samimi, sanatı olan

manevi hediye olan sanata taviz

vermedik dedikodu yapmadım

manevi hediye olan bu sanatları en

iyi şekilde değerlendirip çalışmanın

bilincini yansıtıyorum.

◊ Yaptığınız iki sanatta da çok

başarılısınız. Ama önceliğiniz yada

sözü birinden diğerini taşıyan oldu

hangisidir?

-Sanat merkezinden çıkan bütün

güzel sanatlar gizlidir,bu noktadan

çıkan oklardan bir tanesi resim bir

tanesi müziktir bunların esası özü ve

tezahürleri değişiktir

◊ Sanat hayat felsefenize ne

kattı?

-Sanat bir anlatım biçimidir

benim en önemli felsefem bildiğimi

paylaşmak bilmediğimi öğrenmektir.

52

Yılmaz Demirağ, Orhan İlyas ve Gündüz

Karul atölyelerinde sekiz yıl kadar, desen,

heykel, suluboya, yağlıboya çalıştı. Abdülkadir

Günyaz ile sanat tarihi, Sönmez Soran ile felsefe

çalışmalarında bulunan Sibel Tetik, aynı zamanda

Anadolu Üniversitesi-Halkla İlişkiler Bölümü

mezunudur.

Yurt içi ve yurt dışında çeşitli koleksiyonlarda

eserleri bulunan sanatçı, ulusal ve uluslararası 25

solo, 100 den fazla karma sergilere katılmış,

Yurt dışında sanatsal araştırmalar yapıp sanat

atölyelerinde çalışmalarda bulunmuştur. Kültür

Bakanlığı Sanatçı Belgesi’ne sahip olan Sibel Tetik,

UPSD - Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği

(UNESCO -AIAP) ve Güzel Sanatlar Birliği

Resim Derneği’ne üyedir. Aynı zamanda sanatçı

danışmanlığı ve sergi organizasyonları da yapan

Sibel Tetik pek çok sosyal sorumluluk projesinde de

görev almaya devam etmektedir.

Sibel Tetik, resimlerinde görülen kendine özgü

renk arayışları, onun yaşamın farklılıklarını

bütünsel bir yaklaşımla birleştirme, kaynaştırma

çabasını anlatır gibidir. Kompozisyonlarında ışığa

doğru yöneliş yaşamı her yönüyle kabullenmek,

her şey açık seçikken cesaretle karşılamak,

belirsizlikleri, ihtimalleri, riskleri göze almakla

ilgilidir. Sibel Tetik, son dönem çalışmalarında

yerleşik, köklü yaşam biçimlerinin insanın soyut

alanında muallâkta, tetikte ve belirsizlikte olduğunu

gösterir.

Sanatçı, resim çalışmalarını İstanbul’daki

atölyesinde sürdürmektedir.

REZAN ÖZGER

Rezan Özger,

doğduğundan beri

ona eşlik eden

resim tutkusu ile son

derece derin bir ilişki

içindedir. Rezan, tutkularını

ve yaşamını

tümüyle resim sanatına

adamış ve Türk

ve yabancı Ustalara

ve bunların derslerine

sıklıkla yaptığı

ziyaretler sayesinde

teknik üslubunu

geliştirmiş ve mükemmelleştirmiştir.

Sahip olduğu yüksek

sanatsal değer, gerek

medya ve gerekse

ilgili sektör tarafından

fark edilerek her

ortamda takdir ve

beğeni toplamıştır.

Eserleri, en sevimli

ve lirik duygulardan

en güçlü tutkulara

kadar tüm günlük

duyguları bir araya

getirmeyi başarmaktadır.

Eserlerinin

bu niteliği, insanları

sosyal konulara ilişkin

olarak renkler ve

hareketlerdeki kararlılık

ve aynı zamanda

kadınsal bir tatlılık

ile davranmaya da

teşvik etmektedir.

Yazılarında da aynı

tutumu takınan

Rezan, böylelikle

kendisini eksiksiz bir

öykü anlatıcısı olarak

da ifade etmektedir.


Sanat

SEMA TECEN ALPER

a

u

n

e

i

ir.

◊ Bize biraz kendinizi tanitir

misiniz?

- Kutahya’da dogdum. İlk,

orta ve lise egitimimi Kutahya’da

tamamladiktan sonra Uludag

Universitesi Egitim Fakultesi Fizik

bolumunu bitirdim. 2002 yilinda

Yeditepe Universitesi’nde yuksek

lisansimi tamamladim. Öğretmen

olarak çalişmalara basladim.

Yayinlanmis iki kitabim var. Felsefe

ile ilgilendim ve Yaratici Proje

egitimi aldim. Bu arada sanatsal

calismalarimi da paralelinde

surdurdum.

Nazan Sungur yonetiminde

Fotograf ve Senaryo egitimi aldim.

Kisa film calismalarim var.

Ayni zamanda Cini ve Seramik

atolyelerine devam ederek plastik

sanatlar uzerine calismalar yaptim.

Halen Ressam Saziye Erel

yonetiminde atolye calismalari

yapmaktayim. Ekim 2015 yilindan

beri birkac ressam arkadasimla

birlikte actigimiz atolyemizde

calismalarimi surdurmekteyim.

◊ Sergilerinizden bahseder

misiniz?

Karma Sergiler

Haziran 2008: Özgun eserler

karma resim sergisi, Yeminli Mali

Musavirler Odasi Sanat Galerisi-

Beyoglu

Nisan 2014: Özgün Resimler-

RüzgArt Galeri

Ocak 2015: Özgün Resimler-

Moda Deniz Klübu

Mayis 2016: Uluslararasi Fethiye

Festivali karma resim sergisi

Agustos 2016: Greek Art Union-

Art room “Theodoros Stamos”,

Lefkada- Yunanistan

Ekim 2016 : Donovan’s Art

Style-Le Capitale Gallery- Louvre,

Paris-Fransa

Kasim 2016 : Şafak Oğuz

“Başlangıç” Resim Sergisi- Dar

Cephe Sanat Galerisi, Kadikoy-

İstanbul

Aralik 2016 : “O”tizm Degil

“O” Bizim Karma Resim Sergisi-

Çagdaş Sanatlar Galerisi, Çankaya-

Ankara

Kişisel Sergiler

Ekim 2013: “RED” konulu sergi-

Dega Sanat Galerisi

Mayis 2016: “HİS” konulu sergi-

Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi

Sergi Salonu

Temmuz 2016: “Suyun Dansi”

konulu sergi- Çesme Belediyesi

Alaçati Değirmenalti Sergi Salonu

◊ Tarziniz ve eserlerinizdeki

felsefeniz ile ilgili konusalim.

- Realist serilerden sonra

ekspresyonist ve soyutlama

calismalari ile devam ettim. Modern

resim fotografin ortaya cikmasiyla

realizm akiminin tikanmasi sonucu

ortaya cikmistir. Buna gore bir yapit

tum gerceklerin yadsinmasidir.

Yapit usdışıdır. Ve pozitivistlerin ve

fizikcilerin savlarina ters dusecek

bicimde yaraticinin dogasindan

cikar.

Resimlerimde huzur ve tutku

temasini birlikte işlerim. İcice

gecmis pekcok anlatimi cok yonlu

olarak kullanirim. Henuz kendimi

rahat hissettigim bir tarzin icinde

degilim. Bu nedenle felsefesi ayni

kalmak sartiyla birkac tarzi içiçe

deniyorum. Pek cok karisik teknik

deniyorum ama yagli boyadan

vazgecemiyorum. Her sergimde

hedefimi ileriye tasiyorum.

◊ Su anda gündeminizde çok

önemli bir proje var. Projenin

mimari sizsiniz. Biraz da ondan

bahsedelim.

- Avrupa Birliğinden başlayıp

Türkiye de gelişecek bir çalışma

bu. Engelliler için rehabilitasyon ve

isdihdam sağlamak amaçlı.

Hedefi engellilere kendileri için

tasarlanmış inovatif atölyelerde

resim ve plastik sanatlar eğitimi

vererek geliştirmek. Sonrasinda

onlari topluma usta eğitici olarak

kazandırmak ve eserleri marka ürün

olan çok amaçlı geri dönüşümlü

kalite marka oluşturmak. Butun

çalışmaları içinde barındıran cok

kapsamli bir proje.

◊ Su anda hangi asamadasiniz?

- Henuz basindayiz. Pek cok

belediyeye basvurdum. Avrupa

Birligi icin basvuruda bulundum.

Amacim destek veren belediyeler

ile koordineli iki yüz engelli

ile başlanacak ve dalga dalga

geliştirilecek çok yönlü bir proje

yurutmek. Ayni zamanda farklı bir

çalışma anlayışı olarak çıplak elle

sinirleri geliştirecek bir metod ile

engellilerin yaşamına kalite girecek.

6) Projeye baslamak icin neyi

bekliyorsunuz?

Bu bir tasarim, uretim, istihdam

ve urun satisi projesi. Atolyeler

teknolojik tasarimlarla donatilacak

ve projenin her alaninda kalite

hakim olacak. Cikan urunler unlu

magazalarin vitrinlerinde cok farkli

tasarimlar olarak yerlerini bulacaktir.

Boyle bir projeye baslamak icin

sponsora ihtiyac var. Sponsor

ariyorum.

◊ Fizik ogretmeni olmaniz ve

sanatci kimliginizle bugune kadar

oldukca disiplinli calismalariniz

oldu ve sonuca ulastiniz. Bu

engellilerle ilgili dev bir proje.

Sonucunda ne bekliyorsunuz?

- Bu proje, ressam olarak cok

farkli bir deneyim kazanmami

saglayacak. Gorme engelli birisi

renkleri hissediyor. Bu cok ilginc.

Engellilerin tasarim gucu cok

yuksek. Cunku olmayan organlarinin

yerini diger duyular aliyor. Bu onlari

topluma kazandirmakla kalmayacak,

toplumda engellilerle ilgili bilinc

atlatmasi yasatacaktir. Cikan urunler

hakkinda su anda bilgi veremiyorum

ama emsalsiz...

◊ Onumuzdeki programlariniz

nelerdir?

İzmir’ de birkac belediye ile sergi

anlasmalari yaptim. Geliri engellilere

bagislanacak. İlki Karsiyaka

belediyesi tarafindan 10-16 Aralik

2016 tarihleri arasinda olacak. Daha

sonra duyarli birkac meslektasimla

yapacagimiz aktiviteler var. Onlari

daha sonra duyurmak isterim.

Bunlarin hepsi engelliler yararina

duzenlenecektir. Tum sanatci

dostlarimi ve sanatseverleri

bekliyorum. Yeni yilda bir Modern

Resim karma sergisine katilacagim.

Onumuzdeki aylarda Ankara’ da

katilacagim onemli, buyuk bir cagdas

resim sergisine hazirlaniyorum.

53


Sanat

SANAT ESERI KIŞISEL BIR ŞEYDIR.

◊ Bu röportaja geleneksel giriş sorumla başlamak

istiyorum: sana göre bir Sanat eseri nedir? Bu arada,

sanat eserlerini Çağdaş (Modern) Sanat eseri kılan

özelliklerin neler olduğunu düşünüyorsun?

- O zaman bende geleneksel bir cevapla başlayayım.

Sanat eseri kişisel bir şeydir. O eseri yapan kişiden

yaratıcı izler taşır. Orijinaldir, kalıcıdır, evrenseldir,

estetiktir.

Sanat eserini meydana getiren üç unsur vardır.

Sanatçı, sanat eseri ve sanat eserini anlayıp takdir eden

kişiler. Bu doğrultuda sanat, sanatçı ve sanat eseri

kişilere ve bakış açısına göre değişebilen çok yönlü bir

kavramdır.

◊ Bugünkü eserlerini resmetme şeklini etkileyen

özel bir tecrübe yaşadın mı?

- Sanatla ilgili bir eğitim almadım, muhasebecilik

yaparak uzun mutsuz bir dönem

yaşadım. Sanatın

çeşitli dallarına ilgi

duymaktaydım. Ancak,

Türkiye’deki eğitim

sistemi beni istemediğim

bir mesleğe sürüklemişti.

Küçük yaşlardan

itibaren King Crimson,

Yes, Genesis, Pink Floyd,

Jethro Tull, Marillion

gibi müzik gruplarını

takip ettim. Onların

yaptıkları yenilikler beni

heyecanlandırıyordu. Müziği

çok sevmeme rağmen müzik

yapamamak benim için bir

handikaptı. Bu konuda belki

de şansım yaver gitmemişti.

Müzik yapmak için yeterli

bir ortam bulamamıştım.

Ancak bundan böyle neler

olabileceğini de bilememekteyim, bir ressam ve şair

olarak neden bir de müzisyen olmayayım. Şaka bir yana

hayatımı mutlu olarak sürdürebilmem için dilediğim

konserlere gidebilmek benim için yeterli.

◊ Eserlerin hakkındaki detaylara geçmeden

önce, okuyucularımıza eserlerini yaparken geçirdiğin

süreç hakkında bir şeyler anlatmak ister misin?

Özellikle, eserinde genel olarak ne tür teknik açılara

odaklandığından bahseder misin? Eserine başlamadan

önce ve eserini yaparken ne kadar hazırlık yapıyorsun

ve ne kadar zaman ayırıyorsun?

- Ben, doğal yaşama saygı ve sevgi ile bağlı bir

insan olarak huzuru doğada bulmaktayım. Yaşadığım

coğrafyanın kültürel çeşitliliği beni ister istemez

derinlemesine etkilemektedir. Bir çok uygarlığın gelip

geçtiği ülkem topraklarındaki izler tüm tahribatlara

rağmen her an her yerde önümüze çıkmaktadır. Bu

denli farklı kültürlerin harmanlandığı bu ortamdan

bir sanatçının etkilenmemesi mümkün değildir diye

düşünüyorum.

Eserime başlamadan önce ve eserimi yaparken

zaten gerekli bir altyapım olduğu için özel bir hazırlık

yapmaya gerek duymam. Konu bir anda aklıma gelir

ve hemen kağıda aktarırım. Bazen de kağıdın karşısına

oturur, farkında olmadan resme dalar ve tamamlarım.

Aslında önceden tasarladığım resimlerimin sayısı

fazla değildir. Yaptığım, derinlerimdeki birikimi bulup

açığa çıkarabilmektir. Resimlerimi çoğu zaman uzun

aralar vermeden tamamlarım. Pek çoğunu da hiç

ara vermeden tamamlamışımdır. Bu sanırım zaman

içinde ustalaşmayla da ilgili bir durumdur. Çok zor

olduğu düşünülen kimi çalışmaların

aslında kolayca yapılabildiğini de

bilmekteyim.

◊ Şimdi de sanat eserlerine

odaklanalım. Sanatsal çalışmalarınla

ilgili daha geniş kapsamlı bir

fikir edinebilmeleri için de

okuyucularımıza http://www.

tamerertuna.com adresini ziyaret

etmelerini tavsiye ediyorum. Bu

arada, bu ilginç eserlerin çıkış

noktası hakkında da bilgi verebilir

misin? İlk ilhamın neydi?

- Sadece insanlar için

yaratılmış bir dünyanın var

olmadığını kabul etmekteyim.

Ve geçmiş uygarlıkların

izlerinden etkilenmekteyim.

◊ Kişisel tecrübenin

yaratıcı sürecin kesinlikle

olmazsa olmaz bir parçası

olduğu düşüncesinde olup olmadığını

sormak istiyorum... Sence yaratıcı sürecin doğrudan

tecrübeden kopması mümkün olabilir mi?

- Yaşantımda fark ettiğim değişimlerin beni

derinden etkilemesinin ana nedeni hızlı kirlenmenin ve

tahribatın bulunması sebebiyledir.

Var olan güzelliklerin yitirilmesi beni derinden

sarsmaktadır. Örneğin 56 yaşında olmama rağmen

tertemiz bir denizin çok kirli bir deniz haline

dönüştüğünü görmüş olmam (Marmara Denizi’nden

bahsediyorum) beni derinden etkilemektedir.

Buna karşı iyi yönde olan değişimlerde şüphesiz ki

beni olumlu yönde etkilemektedir. Mesela, ormanda

dolaşırken hiç tanımadığım cinste bir kuş görmek beni

çok heyecanlandırır. Alışılmadık bir melodi beni uçurup

götürebilir.

◊ Bu arada, “palet” seçimine ve bu seçiminin zaman

içinde nasıl değiştiğine dair herhangi bir yorumda

bulunabilir misin?

- Zaman içinde renkleri daha korkusuzca

kullanmaya başladım. Birbiri ile uyumsuz olduğu

düşünülen renklerin aslında yardımcı renklerle uyumlu

olabileceklerini fark ettim.

◊ Ayrıca tüm sanat dallarına ilgin olduğundan

bahsetmeden geçemeyeceğim; etkileyici resimler

yapmanın yanı sıra şiir de yazıyorsun: farklı sanatsal

alanların sınırlarında dolaşırken, hiç farklı disiplinler

arasındaki sinerjinin bazı konseptleri ifade etmenin ya

da bazı sonuçları elde etmenin tek yolu olduğunu fark

ettin mi?

- Farklı sanat alanlarına ilgi duyulması tabili de

sanatçıyı zenginleştirir. Yazdığım şiirlerin, dinlediğim

müziklerin benim resimlerini zenginleştirdiğini

biliyorum. Aslında onların birbirlerini tamamladıklarını

hissediyorum. Yaşamı güzel kılan da bu zenginleşmeler

değil midir?

◊ Belki de bu konuda yanlış düşünüyorum, ancak

senin resimlerinde, fark etmesi güç olsa da modern ve

geleneksel olan arasında etkili bir karışım yakaladığını

düşünüyorum; Bu yüzden sana gelenekçilik (klasiklik)

ile çağdaşlık arasında bir ikilem olduğunu düşünüp

düşünmediğini sormak istiyorum.

- Resimlerimde yakaladığım dil konuşabildiğim

bir dildir. Farklı bir dili kullanıyor olmak beni

korkutmamaktadır. Benim gelişimim bu çeşit bir dili

yaratmıştır. Bu gelişme tamamen benim kontrolümde

olmamıştır.

Tabi ki de yapı olarak geleneksel sanatlardan

etkilenmemem mümkün değildir. Ancak çağdaş

sanatlara da son derece açığım. Aslında bunların

arasının da çok kopuk olmadığını düşünüyorum.

Bence çıkan işin niteliği önemlidir, getirdiği yenilikler

önemlidir.

Eğer ben farklı bir ifade ile yeni bir şeyler

hissettirebiliyorsam bu başarılı olduğumu gösterir diye

düşünüyorum.

◊ Hiç eserini tasavvur ederken sanatının kimlerin

hoşuna gideceğini düşündüğün oluyor mu? Bazen

işle sanat arasında özgün bir ilişki olup olamayacağını

merak ediyorum da...

- Kuşkusuz ki elde ettiği başarı sanatçı için hoş

bir şeydir. Ben yaptığım işleri tasarlarken sanatımın

kimlerin hoşuna gideceğini planlamam, ihtiyaç

duyduğum için yaparım. Ama ürettiklerimin kimlerin

hoşuna gidebileceğini de tahmin edebilirim.

Bu zaman içinde elde edile tecrübelerle oluşan bir

durumdur.

Bugüne kadar sipariş üzerine yaptığım bir işim

olmadı. Bunu becerebileceğimi de hiç sanmıyorum ve

samimi olmayacağını düşünüyorum. Kendime has bir

yorum yakalayabilmekten hoşlanmaktayım. Zaten yeni

konular bulmakta hiçbir zaman güçlük çekmemekteyim.

54


ESTETİĞİN

SİHİRLİ

DOKUNUŞU

Uzman kadromuzla 2012 yılından

beri Kadıköy’de Medikal ve Sağlık

sektöründe çalışmaktayız. Dünyaca

kabul görmüş en son teknolojik

uygulama ve cihazlar ile hizmet

vermekteyiz. Özel eğitim almış,

alanında uzman ekibimiz ile en hızlı

ve en kaliteli hizmetimizle İstanbul /

Kadıköy’deyiz..

DÖVME SİLME

AŞILAMALI SAÇ EKİMİ

www.auraestheticks.com


SAKMAN KONAK

Sakman Konak Kadıköyü’nde tramvay mütevâzı bir insandır Vedat Sakman.

yolunun Bahariye caddesine girince Bu bağlamda da “soylu”dur. “Kan”dan

solundaki ilk sokaktadır.

gelmez o soyluluk, gönül yüceliğidir ve

Çok keyifli bir sokak bu, insanın de tabiî ki müziğimizin romantik ustasıdır.

içinin genişlediği, ferahladığı bir sokak.

Birbirinden güzel mekânlar var, yalın ve Daha çok bir kafe ama “yiyecek

samimi; hani elini uzatan cinsten. İyi ki listesi” de bulabilirsiniz acıkmışsanız.

geldim buraya dedirten cinsten. Semt Sokaktan girdiğinizde merdivenle

sâkinleri şanslı; kuşkusuz herkese açık, çıkıyorsunuz, o giriş ise son derece

yolu düşen bir yere oturup bir şeyler şirin, yalnızca iki masa, sokağa bakan

içebilir, yiyebilir, alabilir, okuyabilir, izleyebilirkannelerimizden

bizlere kalan. Orada

bir balkon gibi dedelerimizden, büyü-

Sokağın asıl adı Ali Suavi. 1839-1878 oturmanın keyfi de başka doğrusu. Girdikten

sonra ahşap bir merdivenle, hafif

yılları arasında yaşamış önemli bir gazeteci

ve yazarın adı verilmiş. Dönemin kıvrılan ve çocukluğumuzu anımsatan,

sıkı muhâliflerinden, “ihtilâlci” bir aydın. üst yâni ikinci kata çıkıyorsunuz. Burayı

Yaşamında sürgünler var; ölümüyse çok “müzikevi” diye tanımlayayım. Cumartesi

akşamları Vedat Sakman grubuyla

trajik. Neyse, işte “Sakman Konak” da

bu sokakta.

birlikte çalıyor; işte o güzelim romantik

O tramvay yolundan sokağa girdiğinizde,

biraz yürüdükten sonra solda. Bu katta küçük bir sahne var ama iyi

şarkılar. (Öteki gecelerde de başkaları.)

Hemen anlayacaksınız geldiğinizi, tabelâsını

görmeniz gerekmez çünkü şarkı manın “zaman”ı, evet bunu da böyle

müzik için birebir; tam da doğaçla-

sözleri sokağa dökülüyor

açıklayabilirim. Masalar da sanki “doğal

Sakman Konak, sanırım anlaşılmıştır,

Vedat Sakman’ın birkaç ay önce bu Sakman Konak’ta her gün canlı, ka-

koro”nun birer parçası.

sokakta açtığı yeni mekânı. İki katlı o liteli müzisyenleri dinleyebilirsiniz .

eski güzel Kadıköyü, İstanbul evlerinden.

Ahşap, onarılmış, güzelleştirilmiş. 0216 4490049 / 0216 3493573

Ulaşım için:

Adında “Konak” var ama son derece www.sakmanistanbul.com


Magazin

HAYALDİ

GERÇEK

OLDU…

Gençlik yıllarında

okuyarak olmak istediği

ama aileden gelen

baskılar yüzünden bir

türlü oyunculuk mesleği

gerçekleştiremeyen Nazlı

Topaloğlu en sonunda

hayellerim gereçek oldu

dedi… Yıllar sonra Müjdat

Gezen sanat merkezinde

eğitime başlayan

Topaloğlu Hayallerimin

gerçekleşmesi Tümay

Özokur ile Tanışmamla

gerçekleşti…

Bir çok sinema filmi ve

dizilerde yer alan Nazlı

Topaloğlu şimdilerde

ekranların aranan yüzü

olmaya devam ediyor…

20 ADIMDA

KALP VE AKIL

Siyah Kuğu

Kitap’tan

yayınlanan 20

Adımda Kalp ve

Akıl Nasıl Doğru

Kullanılır?, tam

bir kişisel gelişim

serüveni…

Kitabın okurları

kalbin duygusal

tecrübelerini

mantıkla

buluşturacak, aklın

da matematik

kadar net olan o

bükülmez enerjisine

biraz hislerini

ekleyecekler…

Yolculuklar hem eğlenceli

hem yorucudur. Bazen

bilgelik gerektirir. Kimi

zaman kadere teslimiyet.

Yolculuğa çıkarken yanına

aldıkların ise, en önemli

kısımdır.

Hiçbir yolculukta sadece

akıl ile yol alınmaz. Ya

da sadece kalbin sesi

dinlenerek bir hayat

yolculuğu düşünülemez.

Hem kalbi hem aklı

doğru bir şekilde

kullanırsak hayatın ritmini

yakalayabiliriz. Bu kitapta

yer alan 20 bölümde kalp

ve aklın doğru bir şekilde

nasıl kullanılacağını

görmüş oluyoruz. Kitabın

bölümlerinden bazıları

şunlar:

◊ En Önemli Kişiyle,

Kendinizle Tanışın

◊ Hayatınızı Aydınlatacak

Güneşiniz Özgüveninizdir

◊ Kibir Ateşinden Uzakta

Yaşamanın Huzurunu

Keşfedin

◊ Yalanın Bir Rengi Varsa

O Da Siyahtır

◊ Hayat Bir Hediye Paketi

ve Bu Paket Sana Verildi

◊ Hayat yolculuğuna çıktık,

yanımıza da aklımızı ve

kalbimizi aldık.


Röportaj

DÜŞÜNCELERINIZE DIKKAT EDIN,

DAVRANIŞLARINIZA DÖNÜŞÜR.

RÖPÖRTAJ VE

FOTOĞRAFLAR

Seren Fosforoğlu

Duygular davranışa,

davranışlar

karakterinize,

karakteriniz de

kaderinize...

Düşüncelerimizi

temizlemek kolay mı

peki?

Hele bilinçaltı

denilen o gizli

bahçede neler var

kimbilir?

Sizin için ‘Kaderini

Değiştir’ adlı kitabın

da yazarı olan

‘Bilinçaltı dönüşüm

uzmanı’ GÜNEŞ

TAN ile bir seans

yaptım.

ÖZEL

RÖPORTAJ

Sizinle çok farklı bir deneyimimi

paylaşacağım ve sizi buna

sebep olan kişi ile tanıştıracağım.

Güneş Tan.

Bilinçaltı dönüşüm ve duygu

yönetim uzmanı. Güneş hanımı ilk

olarak çok sevdiğim arkadaşım (ben

ona sister derim )Azer sayesinde

duydum. Azer New York’ta yaşıyor

ve Türkiye’ye geldiğinde koşa koşa

Güneş Tan’a seanslara gidiyordu.

Amerikadayken de seanslara internetten

devam ediyormuş. Aslında

Azerdeki değişimi fark ediyordum.

Hayatın zorluklarına karşı sanki

daha güçlü duruyordu artık.

Bu yaşadığı deneyimi benimle

paylaşıyor ve mutlaka benim de

gitmemi istiyordu.

Açıkcası ben ilk başta Hipnoz

ve psikolojik bir terapi seansı diye

düşünüyordum.

Arkadaşımdaki bu olumlu değişimi

görünce Güneş Hanım’ı daha

yakından tanımak için röportaj

yapmaya karar verdim. Tabiiki klasik

soruların sorulduğu bir söyleşi

olmasın diye kendimi sizin için feda

ettim ve bir seans yaptırdım önce :))

Yaşadığım bir konuda soru sormak

ve yorumlamak daha güzel olur diye

düşündüm. Röportaja geçmeden

önce size şu kadarını söyleyeyim

Güneş Hanımı size tanıtmaya

çalışacağım ama seansı yaşamanız

gerekir.

Kısacası anlatılmaz yaşanır.

Güneş Tan Yaptığı seanslarda

bilinçaltınızı temizliyor. Kendi

geliştirdiği özel bir teknikle yapıyor

bunu adı ARTT (Akaşik Kayıtları

Dönüştürme Tekniği) ARTT

ile Sağlığınızı, Düşüncelerinizi,

İnançlarınızı, Kişiliğinizi, Hayatınızı,

Kaderinizi değiştirebileceğinizi

söylüyor. Bir çok ciddi hastalıkla

gelip iyileşip giden danışanları var.

SF- Güneş hanım gelmeden

önce hakkınızda çok şey okudum ve

arkadaşım Azerden dinledim. Bildiğim

kadarıyla birçok hastalıkla aynı

anda savaşırken zor günler yaşarken

Şifacı olan dedeniz ve anneanneniz

size görünmüş ve el vermiş.

Bütün hastalıklarınızdan

kurtulmuşsunuz.Hikayeniz böyle

başlayınca bir şifacı diyebilirdik size

ancak siz bu yeteneğinizi bilimle

birleştirmeyi dünyadaki birçok

eğitime katılıp kendinizi geliştirmeyi

seçmişsiniz. Bize bu yaşadığınız

olayı anlatır mısınız? Nasıl başladınız

ve kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

GT- Bir sürü fiziksel hastalık

ve majör depresyon geçiriyordum.

Yataktan kalkamıyordum.O kadar

çaresizlik içindeydimki. Yaşayan

bir zombi gibiydim. Herşey boş

geliyordu. İntihar etmeyi bile

düşündüm. Ama üç çocuğum vardı

yapamazdım.

58


Röportaj

Psikiyatre gittim,ilaçlar kullandım,hipnoza

gittim, fizik tedaviye gittim. Geçici çözümler

elde ettim. Bir çare gönder bana Allahım

diye dua ediyordum sürekli. Birgün banyoda

yıkanırken anneannem ve dedemi gördüm.

Önce delirdiğimi sandım. Telepatik olarak

anneannem elini kaldırdı dedem de bana al at

hastalıkları dedi. Göğsüme götürdüm elimi ve

oradaki acıyı alıp attım.

Bütün hastalıklarım geçti. Romatoit artrit,

karpal tünel sendromu, boyun fıtığı, depresyon

hepsini yok ettim. Sonra bu olanları

anlamaya çalıştım. Araştırmalar

yaptım. Bir çok tekniğin eğitimini

aldım. Gördümki herşey zihinde

başlıyor zihinde bitiyor.

Başkalarına da yardım etmek

istedim. ARTT denen kendi

sistemimi geliştirdim. Bu sistemle

bilinçaltı kayıtlarını temizliyorum.

◊ SF- ARTT nedir?

GT- Kişi kendinde var olan

neyi değiştirmek istiyorsa onu

değiştiren bir sistem. ARTT sistemi

ile kişinin bilinçaltı kayıtlarına

ulaşılır, bilinçaltı temizliği yapılır.

Bilinçaltındaki bilgiler değiştirilir

olumsuz olanların yerini değişmemek üzere

olumlular alır. Seanslar kişiye özel uygulanıyor.

Kalıcı neticelere ulaşıyoruz. Yaşanan kısır

döngünün değişmesini sağlıyor.

◊ SF- Hipnoz mu yapıyorsunuz seans

sırasında?

GT- Hayır kesinlikle

hipnoz yok. Bir psikolog

gibi de sorularla

yönlendirmiyorum

danışanımı.

Birazdan

seans yapınca

göreceksiniz

zaten.

Yaşadığın kötü

bir olayın filmi

görüntüsü

zihninde

oynuyor. Biz

bu konuda

hissettiğin

duyguları

boşalttıkca ya o film

siliniyor ya da seni artık

etkilemiyor. Daha güçlü

ve mutlu oluyorsun.Yazılımı

değiştirmiş oluyoruz. Program

değişiyor.

◊ SF-Hangi hastalıklara iyi geldi ARTT ?

GT-ARTT Sistemini MS’de çalıştım.

Danışanımın beyninde üç lezyon vardı. Onunla

yaptığımız seanslardan sonra doktora gitti.

MR çekildi, yaralarının tamamen geçmiş

sadece izlerinin kalmıştı.MS,kanser ve behçet

hastalarında çalıştık iyi geldi. Obsesyon gibi

psikolojik rahatsızlıklarda iyi neticeler alıyorum.

Bir şizofren gençle çalıştım. İyileşti ÖSS’ye

girdi.Yeditepe siyasal bilgileri kazandı geçen

sene bitirdi. Sosyal hayata geri döndü. Bazen

diyorum keşke Robin Williams’ı

ölmeden önce tanıyor olsaydım.

İntihar etmezdi. Kurtarırdım onu

iyileştirirdim.

(Arada sohbete Güneş hanımın

evdeki yardımcısı Saniye hanım

da dayanamayıp katılıyor ve felç’li gelen bir

danışanından bahsediyor.)

◊ SF-Hastalıkların sebepleri psikolojik mi?

GT- Yaşanılan olayların yarattığı negatif

duyguların titreşimi hastalığa sebep oluyor. Bu

konuda bir örnek vermek istiyorum.

Fizikçi Prof. William Tiller

bu konuda bir çalışma

yapıyor. Dört tane

tibetli meditasyon

uzmanını bir odaya

alıyor ve önlerine

çok ufak elektrik

yayan birer kutu

veriyor. Onlardan

bu kutulara

meditasyon

yoluyla

niyetlerini

yüklemelerini

istiyor. Niyet

suyun Ph değerini

yükseltmek. Niyetler

yüklendikten sonra bu

kutular 2000 km uzaktaki

bir labratuara gönderiliyor.

Labratuardaki suyun yanında

kutular çalıştırılıyor ve sonuçta suyun Ph

değeri yükseliyor. İşin daha da ilginci kutular

odadan çıktıktan sonra da odaya konan suyun

Ph değeri yükselmeye devam ediyor. Yani enerji

o odaya yuvalanmış ve yaşamaya devam ediyor.

Bedenimiz de bir elektrik alanıdır. Sinir ağları

boyunca bulunan alıcılar zihinden emri alır ve

hücreler arası mesajlaşma elektrikle yapılır.

◊ SF- Bilinçaltı sanırım bizim tüm

hayatımızı etkiliyor.Peki bu bilinçaltı kayıtları

insanda ne zaman başlıyor? Ve her yaşanan

travma insan hayatında bir iz bırakıyor mu?

GT- Bilinçaltı içimizdeki düşman. Çünkü

sadece negatifi kaydediyor. Sadece kendi

hayatımızın negatifleri değil atalarımızın

sülalemizin yaşadıkları ve bize aktardığı bir

yaşam kodu var onu yaşıyoruz.

Yani anne karnından öncesi de var. Bu kodu

değiştiriyoruz. Bir bilgisayar yazılımı gibi.

Duyguların esiriyiz. Duygularımıza göre yaşarız,

ona göre davranırız.

Bu zihin tekniğinde bilinçaltımızı

temizleyerek negatifi pozitif yapıyoruz.

Korkularımızdan üzüntülerimizden

kurtuluyoruz. Bu çalışma ile aslında özü ortaya

çıkartıyoruz.

◊ SF- Siz başkalarına da yardımım olsun

diyerek araştırdınız eğitimler aldınız ve

sonunda kendi sisteminizi geliştirdiniz. Peki

ARTT’nin eğitimini de veriyor musunuz?

GT- Evet eğitimini veriyorum. Ancak bunu

kişinin gerçekten istemesi lazım. Bir seminere

katılınca bitmiyor. Keşke okullarda da yayılsa

bu eğitim. Çünkü çocuklar bu konuda çok

sıkıntı yaşıyorlar. Dikkat bozukluğuve derslerde

problemler yaşıyorlar.

◊ SF- Güneş hanım bana yaşattığınız

bu deneyim ve sohbetiniz için çok teşekkür

ederim. Umarım bir çok kişiye şifa olmaya

devam edersiniz.

ARTT seans sırasında ve sonrası

yaşadıklarım:

Masaj masasına uzanıp gözlerinizi

kapatıyorsunuz ve seans başlıyor. Üstünde

çalıştığınız sorunun sebebi bilinçaltınızda gizli ve

biranda ortaya çıkıyor. İlginç bir şekilde Güneş

hanımın tekniği ile sizi üzen ya da herhangi

bir şekilde etkileyen anlar film gibi gözünüzün

önüne geliyor.

Ve ardından ARTT ile bu anları silmeye

başlıyoruz.

Seanstan çok yorgun çıktım. Akşam

konuşacak halim yoktu ve erkenden uyudum.

Ertesi sabah uyandığımda seansta üstünde

çalıştığımız hayatımdaki beni üzen şeyleri tek

tek aklıma getirdim. Normalde düşündüğümde

gözlerim dolardı şimdi hiç etkilenmiyorum

sanki. Hatta yokmuş gibiler.

59


Cemiyet

Taner Kılıç, Adile Yılmaz, Gülsun Dildar, Nihat Güzeldere

OLDTOWN KARAKÖY KAPILARINI AÇTI

Karaköy’ ün en yenisi OLDTOWN Karaköy ‘’

Brasserie Konsepti ‘’ ile kapılarını misafirlerine

açtı. Konsepti ve dünya mutfağından özel

tatları ile yeme içme sektörüne farklı bir soluk

kazandıran ‘OLDTWON Karaköy’ başarılı

Şef Ramazan Yarar’ ın geceye özel hazırladığı

sunum ve lezzetler eşliğinde misafirlerine

unutamayacakları bir geceye imza attılar.

Yeni yılın ilk günlerinde gerçekleşen açılışta

Vernon DJ’ lerinin geceye özel çaldığı müzikler

eşliğinde renkli gece daha da eğlenceli bir hale

geldi. Gecenin ev sahipliğini OLDTOWN

KARAKÖY’ ün sahibi Taner Kılıç ve işletmeci

Nihat Güzeldere üstlendi.

60


61


KARNE

HEDİYESİ

SAFARİ

Okulların yarı yıl

tatiline girmesi ile

birlikte bir çok ünlü

çocuklarını alarak

dünyanın gözde tatil

merkezlerine gittiler.

Ünlülerin ilk tercihi

kayak merkezleri

olurken, bazı aileler ise

sıcak yerleri tercih etti.

İpekyol Yönetim

Kurulu Üyesi Nejdet

Ayaydın eşi Emel

Ayaydın çocuklarına

söz verdiği Dubai

tatiline geçtiğimiz

günlerde çıktı. Four

Seasons Jumeria

Otel’de kalan Nejdet-

Emel Ayaydın çifti

vaktinin çocuğunu kızı

Yağmur oğlu Doruk ile

geçirdi.

Çölde safari

yapıp, deve ile çölün

kızgın kumlarında

gezdiler. Tatilde de

boş durmayan Nejdet

Ayaydın Dubai Mall’da

mağaza baktı.

62


Cemiyet

Gülden Büyükuçak

SADECE ALIŞVERIŞ

Cemiyet hayatından da tanıdığımız,

davetlerin aranan ismi aynı zamanda da

Beymen'in başarılı Koordinatörlerinden

biri olan Gülden Büyükuçak geçtiğimiz

gün Nişantaşı'nda objektifimize yansıdı.

Beymen mağazasını teftiş eden Gülden

Hanım işleri bitince mağazadan ayrıldı.

Bettina Machler

VİTRİNLERİ İNCELEREDİ

Cemiyet hayatının sevilen isimleri arasında

bulunan Bettina Machler geçtiğimiz

gün Nişantaşı'nda objektifimize yansıdı.

Nişantaşı Abdi İpekçi'de mağazaların

vitrinlerini inceleyen Bettina Hanım

ardından Nişantaşı'ndan ayrıldı.

Ender Mermerci

BEYMEN’DE YEMEK

Cemiyet hayatının tanınmış simalarından

Ender Mermerci'ye geçtiğimiz gün Nişantaşı'nda

rastladık.Objektifimize yansıyan

Ender Hanım önce arkadaşlarıyla Beymen

Brasserie'de yemek yedi daha sonra Nişantaşı

sokaklarında dolaştı, işlerini bitirdikten

sonra da buradan ayrıldı.

64


Cemiyet

SETE

ULUDAĞ

MOLASI

Diriliş Ertuğrul dizisinin

başrol oyuncusu Engin Altan

Düzyatan çekimlerden fırsat

buldukça eşi Neslişah Alkoçlar

ile birlikte soluğu Uludağ’da

alıyor. Kayınpederi Ender Alkoçların

sahibi olduğu Alkoçlar

Otel’de konaklayan oyuncu

Engin Altan Düzyatan, kayak

yapmak yerine bol bol kar

matoruna biniyor. Kayınpederi

Ender Bey ve birkaç arkadaşı

ile birlikte sabah erken saatlerde

kar motoruyla gezmeye

çıkan başarılı oyuncu öğleden

sonra otele dönüş yaptı.

65


Cemiyet

MANZARALARI

Türkiye’yi etkisi altına alan yoğun kar yağışı, ünlüler dünyasına renk kattı.

Kimi karlarda yuvarlandı, kimi kardan adam yaptı. İşte ünlülerin kar keyfi...

Serhat

Mert

Murat

Cevahir

Melda Tuna,

kayak

yaparken

fotoğraf da

çektirdi.

Kartalkaya’da

doğum günü

Kayak

bizim

işimiz

Yiyecek içecek danışmanlığı

yapan cemiyet hayatının

tanınmış isimlerinden Melda

Tuna, 30’uncu yaşını Kaya

Palazzo’da kutladı. Sevgilisi

Mete Kuseyri’yle kayak tatili

Mete

Kuseyri

Melda

Tuna

yapan Tuna, aşçı başlığı

şeklinde hazırlanmış doğum

günü pastasının mumlarını

da sevgilisi Kuseyri ve

arkadaşlarıyla Drop Lounge

Cafe’de söndürdü.

İşadamları Murat Cevahir ve Serhat Mert, hafta sonunu Dorukkaya

Otel’de geçirdi. Yılbaşında gittikleri Uludağ’da yoğunluk nedeniyle

istedikleri gibi kayak keyfi yapamadıklarını söyleyen arkadaşlar, bu kez

kayak takımlarını birbirine değdirerek “Kayak bizim işimiz” dedi.

Lisa karla

tanıştı

Burcu Gönder ve

Bülent Emrah

Parlak, 7 aylık kızları

Lisa’yı karla tanıştırdı.

Parlak, karların üzerine

yatırdığı kızıyla

çektirdiği fotoğrafı

“Beyaz aşk” notuyla

Instagram hesabında

yayınladı.

Bülent Emrah

Parlak


Cemiyet

Fethi

Kamışlı

Hakan

Sabancı

Kayra

Öztarhan

Nazlı

Çelik

Nilay

Erköseoğlu

Sabancı’nın

kış tatili

Demsa Holding’in veliahtlarından

Hakan Sabancı, arkadaş grubuyla

çıktığı Kartalkaya tatilinde görüntülendi.

Aslışah Alkoçlar’dan ayrıldıktan sonra

adı Hadise’yle anılan Sabancı’nın yanında

ressam Nilay Erköseoğlu vardı.

Kardan

adam

Nazlı Çelik, kızı Kayra ile kardan

adam yaptı. Anne kız, havuçla

burun yaptıkları kardan adama bere ve

atkı takmayı da ihmal etmedi.

Deniz yatağıyla kaydık

Emre Altuğ,

karda

kayarken

çekilen

görüntülerini

sosyal

medyada

paylaştı.

Çocuklar

gibi

İstanbul’u kaplayan

beyaz örtü, Sinem

Kobal’ı çocukluk

yıllarına götürdü.

Ünlü oyuncu, karlar

üzerinde köpeğiyle

yuvarlanarak eğlenceli

dakikalar yaşadı.

Sinem

Kobal

Emre Altuğ, hafta sonunu

oğulları Uzay ve Kuzey’le

geçirdi. Önceki gün çocuklarıyla

Akmerkez’de görüntülenen

şarkıcı, “Aralıksız yağan karın

tadını oğullarımla çıkarıyoruz.

Karda deniz yatağıyla kaydık, çok

keyifliydi” dedi.

67


Cemiyet

Mustafa

Sandal

Yaman

Sandal

Akasya

Asıltürkmen

Mutlaka yaşamalı

Akasya Asıltürkmen, önceki gün

2 aylık kızı Pera’yla Galata’daydı.

Oyuncu, çektiği selfie’yi sosyal

medyada şu notla paylaştı: “Kar

yağdığında kardan melek yapmalı, iz

bırakmalı, en beyazından karın üstüne

basmalı, sesini duymalı, kokusunu

almalı, tadını bilmeli, camdan

bakmalı. Sonra mutlaka kartopu

yapmalı, onu en yakındakine atmalı,

eller donmalı, ayaklar hafiften sızlamalı,

hayatı es geçmemeli, mutlaka

yaşamalı.”

Beyza

Şekerci

Engin

Hepileri

Çatı dondu

Mustafa Sandal ve büyük oğlu Yaman, evlerinin çatısından

sarkan buz parçalarıyla böyle poz verdi. Emina

Sandal, eşi ve oğlunun fotoğrafını Instagram’da “Star Wars”

notuyla paylaştı.

Yasemin

Özilhan

İzzet

Özilhan

Kızıyla eğlendi

Nilüfer de kızı Ayşe Nazlı

ile karın tadını çıkardı.

Ünlü şarkıcı, fotoğraflarını

“Kızımla kar keyfi yaptık”

notuyla sosyal medya hesaplarında

paylaştı.

Engin kazandı

Beyza Şekerci ve Engin Hepileri,

karlar üstünde birbirlerine

sarılarak poz verdi. Şekerci,

Instagram’da paylaştığı o karenin

altına şöyle yazdı: “Bu fotoğraf

çekildikten 3 saniye sonra karlara

gömülmüştük. İlk hamleyi yapan

Engin kazandı.”

Bomonti

için oyun

zamanı

Yasemin ve İzzet Özilhan, önceki

gün köpekleri Bomonti’yi dışarı

çıkardı. Üşümemesi için Bomonti’yi

de giydiren çift, bembeyaz örtünün

üzerinde onunla oyunlar oynadı.


Cemiyet

SÜREYYA YALÇIN

Sosyetik güzel Süreyya Yalçın, karın tadını Amerika’da çıkarıyor.

Yerde uzanmış bir halde verdiği bu pozu Instagram

hesabında paylaşan Yalçın, takipçileri tarafından çok sayıda

beğeni aldı.

YAPRAK DURMAZ

Adını Sen Koy” adlı günlük

dizide rol alan Yaprak

Durmaz ile Neslihan Günaydın

Aka, çekim aralarında kartopu

ALMEDA ABAZI

Model Almeda Abazi,

oyuncu sevgilisi

Tolgahan Sayışman ile

karda yürüyüş yapan

isimler arasındaydı. Abazi,

sevgilisiyle verdiği bu pozu

Instagram’a yükledi.

savaşı yaptı. Ekip arkadaşlarının

da katılmasıyla eğlenceli vakit

geçiren ikili, objektife böyle

yansıdı.

FULYA ZENGINER

Oyuncu Fulya Zenginer, köpekleriyle birlikte karlar altında

çektirdiği bu pozu, Instagram’da “En güzel anılarımın

arasında dosyalıyorum bu anı” notuyla paylaştı.

ZUHAL TOPAL

Zuhal Topal, karda

mahsur kaldı. Önceki

gün aracının kara saplanması

üzerine yolda kalan

sunucu ve oyuncu, 2 kilometre

yürüdükten sonra

ana yola çıktı.

CEYDA DÜVENCI

Ceyda Düvenci, eşi

Bülent Şakrak’la karın

tadını çıkardı. “Aşkım,

huzurum” notuyla bu

pozu Instagram’a yükleyip

eşine olan sevgisini dile

getiren oyuncu, övgü dolu

yorumlar aldı.

69


Cemiyet

SÖMESTRDE

KAYAK KEYFI

İlk ve orta

dereceli okulların yarı

yıl tatiline girmesiyle

cemiyet hayatının ünlü

isimleri Kaya Palazzo

Kartalkaya'da çocuklarıyla

kar tatili

yaptı.

Burak-Yasemin Kaya

Öznur Yakın, Bilge Eren

Derya Ayaydın

Murat Atalay

70


Cemiyet

Kaya Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Burak Kaya, Kaya Palazzo'da tatil yapan

dostlarını eşi Yasemin Hanım'la birlikte

ağırladı. Didem - İzzet Antebi çifti kızları

Mila ile birlikte kayak yaptı. Kayak tutkunu

olan çift kızlarının da bu spora ilgi göstermesinden

çok memnun olduklarını söyledi.

Pınar - Murat Talay çifti

de oğullarına tatilde kayak

öğretti. Murat Talay tek

başına kayak yaparken, Pınar

Talay da kardeşi Derya

Ayaydın'la birlikte oğullarının

dersini izledi.

Didem, Mila, İzzet Antebi

Derya Ayaydın

daha sonra snowboard

eğitimi aldı. Yakın

arkadaşı Öznur

Yakın ve çocuklarıyla

tatil yapan Bilge

Eren'de aldığı ders

sonrası snowboard

yapmayı hızlı şekilde

öğrendi.

Ali, Öznur Yakı, Bilge Eren

Bilge Eren

71


Cemiyet

Erdal-Kardelen Acar

Bir dönemin hızlı işadamlarından

Acarkent’in ortağı

Erdal Acar yaklaşık 12 yıl

aradan sonra Uludağ’a gelerek

zirvenin keyfini çıkardı.

Sürpriz bir şekilde eşi Emel

Yıldırım’dan boşandıktan kısa

bir süre sonra başka bir süpriz

yaparak hayatını Kardelen

ile birleştiren Erdal Acar genç

eşi ile birlikte Uludağ Grand

Yazıcı Otel’de konakladı,

hava şartlarından dolayı fazla

kayak yapamayan Acar çifti

bol bol kar motoruna binerek

Uludağ’ın keyfini çıkarmayı

ihmal etmediler.

ZİRVEDE SÖMESTR

TATİLİ TÜM HIZI İLE

DEVAM EDİYOR

Okulların yarıyıl tatiline girmesi ile birlikte 18 milyon öğrenci sömestr

tatiline başlamıştı. Kış sezonunun en gözde kayak merkezlerinden Uludağ

tatilcilerin yine en gözde adreslerinin başında gelmeye devam ederken,

sömestrin ikinci haftasında Uludağ’da ünlülerin akını devam etti.

Uludağ’ın gözde otelleri Ağaoğlu My Mountain, Grand Yazıcı ve Alkoçlar

Otel yaşanan yüzde yüz doluluk oranları otelcilerin yüzlerini güldürdü.

Ünlüler kayaklarının yanı sıra akşamları da eğlenmek için Uludağ’ın iki

popüler mekanı Red Room ile Sess Bar tercih ettikleri adresleri oldu.

Sinan-Demir Serter, Ali-Zeynep Güzel

Ülkem Güçsav, Gülay Kamaz, Fatih Ürek, Bahar Şer

72

Gözde

kayak

merkezlerinin başında

gelen Uludağ sömestrde

tatilcilerin vazgeçilmez adresi

devam ediyor. İkinci bölgede bulunan

Ağaoğlu My Mountain otelin

başarılı Genel müdürü Murat Türker

sömestr tatilinde yoğunluk dolasıyla

7/24 işlerini başında ayrılmayarak

her daim oteli ve pistleri

kontrol ederek müşterilerine

en iyi hizmeti vermeye

devam ediyor.

Şenay-Mert-Cemal Yarar


Cemiyet

Feryal Gülman, Ozan-Bahar Şer

İpek-Beren-Ceren-Berk Köse

Cemiyet dünyasının sevilen çiftlerinden,

İnmak Makine’nin sahibi Berk Köse ve

Pam&Naz markasının sahibi İpek Köse,

yoğun iş temposuna bir süre ara vererek

geçtiğimiz hafta başbaşa İtalya Milano’ya

gitmişlerdi. Bu hafta sonuda kızları Beren

ve Ceren alarak sömestr tatilini geçirmek

için adresleri Uludağ oldu. Gözde kayak

merkezlerinin başında gelen Uludağ My

Mountain Ağaoğlu Resort Otel’de kalan

Köse çifti kızlarını kaydırmak için acemi

pisti olarak bilenen Cennet pistinde

kızlarının kayak hocaları eşliğinde kayak

derslerini izliyorlardı.

Grand Yazıcı’nın genç

patroniçesi Bahar Şer hafta

sonu otellerinde bir çok

ünlü sosyetik ismi otellinde

misafir ederken güzel

bir evsahipliği yaparak

sabah ve akşam bizzat yakından

ilgilendi. Bahar Şer

aynı zamanda yakın dostu

Feryal Gülman’ı bizzat

kendi ilgilenerek misafiri

ile kayak yapmasalar bile

Tutyelindeki Chalelerinde

Red Room’un şömine başında

ağırlayarak Uludağ’ın

keyfini çıkardı.

Sedef-Alpsel Mercan

Mercan Denizcilik’in sahibi Alpsel Mercan eşi Sedef Mercan

sömestrin ilk haftası çoçukları Emirhan ve Aleyna ile Maldiv

adalarına giderek ilk haftayı orda geçirdiler. Mercan çifti

Maldivlerden döner dönmez ayaklarının tozu ile arkadaşlarını

kırmayarak Uludağ’a gelerek bir gün içinde artı 32 dereceden

eksi 15 dereceye görerek kayak yapmanın keyfini çıkardılar.

Mercan çifti arkadaşları ile birlikte gündüzleri bol bol kayak

yaparken akşam üstü sohbet sıcak şarapların eşliğinde başbaşa

güzel zaman geçirdiler.

Burak-Özlem Duraner

Gülşah Alkoçlar, Binnur Uyar

Alp-Melis-Emre Akkaya

Uludağ’ın en köklü ve

gözde otellerinin başında

gelen Alkoçlar Otel’in

sahibi Gülşah Alkoçlar

yoğun sezonda yine işlerinin

başında bizzat durarak

müşterileriyle yakından

ilgileniyordu. Eşi Ender

Alkoçlar bir grup arkadaşlarıyla

birlikte yurtdışında

bulunurken Gülşah

Alkoçlar Uludağ’a geçerek

zamanını dağda otellerinin

başında geçiriyordu.

Esin Demirören

73


Cemiyet

Adı kayakla özdeşleşen Moncler ise meşhur

şişme montlarından çok kaşeye ağırlık vermişti.

Dağcıların tırmanma halatları, pek çok kıyafeti

tamamlayan unsur olarak dikkat çekti.

2017

erkeği

Victoria’s Secret meleklerini Super Bowl

ile karıştırmayı çok seven Phillip Plein,

geleneği bozmadı. Paris Hilton’un da

izlediği defile, Martin Luther King Jr’ın “Her

şey bir rüyayla başladı” sözleriyle start aldı.

Milano Erkek Moda Haftası, pazar günü

görkemli şovlarla başladı. Bu akşam sona

erecek organizasyon, 2017-18 Sonbahar-Kış

modası hakkında önemli ipuçları verdi.

Dolce&Gabbana’nın

kraliyet ailesinden

esinlenerek hazırladığı

koleksiyonda, takım

elbiseler militer

jean’lerle kombinlendi.

Altın rengi sicimler de

ön plandaydı.

7474


Cemiyet

AKTIF VE

IDDIALI

Etro da

koleksiyonunda

aktif, spor

seven ve iddialı

erkekleri

hedefledi.

Kimono

kabanlar

ve paraşüt

pantolonlar ile

kiltler ön plana

çıktı.

Milano Erkek Moda Haftası, dün sona erdi.

Organizasyon kapsamında düzenlenen defilelerde, renkli

ve lüks detaylarla süslenmiş spor kıyafetler ön plana çıktı.

RENGARENK

KOLEKSIYON

Fendi markasının

sonbahar kış 2017-18

koleksiyonunda parlak

renkler baş tacı edilmişti.

Bu tasarımlar, gelecek

kış erkek gardıroplarının

epey canlanacağının

sinyallerini verdi.

70’LERE

DÖNÜŞ

KOVBOYLAR

PODYUMDA

Billionaire, Milano

Moda Haftası

kapsamında defile

düzenleyen markalar

arasındaydı. 2017-18

Sonbahar-Kış erkek

koleksiyonunun

tanıtıldığı defilede,

neredeyse tüm

kıyafetler kovboy

şapkalarıyla

tamamlandı.

Prada,

defilesinde

70’lere dönüş

çağrısı yaptı.

Toprak

tonlarının hakim

olduğu nostaljik

koleksiyonda,

tüylü

ayakkabılar

ve ekoseler ön

plandaydı.

75


Magazin

ECE SEÇKİN

İLE AŞKA

GELDİLER

İş, sanat, spor ve magazin dünyasından

ünlü isimler terör olaylarına tepki olarak

sosyal mesajlar ve videolar yayınlayarak

gündelik hayatlarına sımsıkı sarılarak

bu kampanyaya büyük destek vererek

normal yaşantılarına devam ediyorlar.

Bu güzel kampanyaya destek vermek

isteyen My Club Bahçelievler şubesi

Satıştan Sorumlu Genel Müdür

Yardımcısı Duygu Su Gülpınar, Ece

Seçkin’in sahne aldığı Yeni yılın ilk partisini

organize etti. Şehir kulübü, spor

ve yaşam merkezi Ağaoğlu MyClub,

yapmış olduğu yeniliklere her gün bir

yenisini daha ekleyerek, Pop müziğinin

başarılı ismi Ece Seçkin ile Yeni yılın ilk

partisini düzenleyen Ağaoğlu MyClub’Bahçelievler

üyelerine eğlenceli bir o

kadar da unutamayacakları gece yaşattı.

Ali Ağaoğlu, Duygu Su Gülpınar

Ece Seçkin

76


Magazin

ODA MÜZiĞi TUTKUNLARI

BU FESTiVALDE BULUŞUYOR

6. Opus Amadeus Oda Müziği Festivali, geçmiş zamanların ve günümüzün

müziğinin en özel yorumlarına, dünyanın ve ülkemizin ünlü

ve başarılı sanatçılarının performanslarına ev sahipliği yapacak…

Rönesans’tan çağlar kat ederek günümüz

müziğine uzanan repertuvarıyla başarılı

sanatçıların ve toplulukların performanslarına

yer veren Opus Amadeus Oda Müziği

Festivali, 6. kez müzik tutkunlarının

buluşma noktası olacak. “Oda Müziği’nin

gerek dünyaca ünlü gerek ülkemizce sevilen

isimlerinin konserlerine sahne olacak

festival kapsamında İstanbullular, 6 - 28

Şubat tarihleri arasında geçmiş zamanlardan

günümüze müziğin doyumsuz yolculuğuna

çıkacaklar.

Artisan Organizasyon tarafından düzenlenen

ve sanat yönetmenliğini Mehmet

Mestçi’nin yaptığı Opus Amadeus Oda

Müziği Festivali’ni takip edecek müzik

tutkunları; farklı dönemlerde yazılmış

eserlerle buluşacak.

78


Tatil

1974 yılında

Aksaray’da kurulan

Kaşıbeyaz Et Restoranı

1987 yılından beri

Florya’da

hizmet

vermektedir.

Şenlikköy, Çatal Sokak No:19 Florya/ İstanbul-TÜRKİYE

Telefon: 444 10 40 Faks: 0 212 468 17 27

www.kasibeyaz.com.tr


www.mybadehotels.com

Abidei Hürriyet Caddesi No:179 Şişli İstanbul

Tel: +90 212 233 17 57 info@mybadehotels.com


iSTANBUL’DAKi EViNiZ


Magazin

ÇİSİL EGELİ

MÜZIK

IÇIN

SAVAŞIRIM

Geçtiğimiz aylarda çıkardığı

“Bırak Acıları

Ardında” adlı şarkısıyla

adını duyuran Çisil Egeli,

hem gitar çalıyor hem de 3

dilde şarkı söylüyor. Egeli,

“Daha yolun başındayım.

Müzik için sonuna kadar

savaşacağım” diyerek

müziğe olan sevgisini dile

getirdi.

82


Tiyatro

DIKKAT ET,

EVDEN DE

KOVULMA

Tuğba

Özerk

Deniz

Akkaya

Tuğba

Özerk ile

Deniz Akkaya

arasındaki

gerilim devam

ediyor. “Duymayan

Kalmasın” programından

ayrılmadan önce Tuğba Özerk

ile Altan Nuh arasındaki ayrılık ve

dayak iddialarına açıklık getirmek

üzere Özerk’in annesi Günay

Kapani’yi canlı yayına telefonla

bağlayarak, “Günay

Hanım, kızınızın bir

sevgilisiyle birlikte

oldunuz

mu?”

sorusu

üzerine şarkıcı

sinirlenmişti.

Özerk, Akkaya’nın

programdan ayrılmasının

ardından “Sayemde yeni bir

iş keşfi yapabilirsin. Mesela evden

canlı yayın! Laflara dikkat et ama

evden de kovulma” diyerek

Murat Varol’la beşinci kez

barışan Akkaya’ya üstü

kapalı gönderme yaptı.

Seda

Bakan

Ali

Erel

SINGLE

ÇIKARDI

Müzisyen Ali

Erel, yeni

single’ı “Ben

Bir Hayaletim Artık”ı

müzikseverlerin

beğenisine sundu.

Oyuncu Seda Bakan

da şarkısını Instagram

sayfasında paylaşarak

eşine destek verdi.

83


Magazin

ISMAIL VE ROZA

Evgenia Dimitripoulou ve

Tasos Nousias’ın başrol

oynadığı “İsmail ve Roza”

bahar aylarında Türkiye’de

gösterime girecek.

Yunanistan’da

satış rekorları

kıran, Türkiye’de

de büyük ilgi

gören Yannis

Yanellis’in

“İsmail ve

Roza” isimli

romanından

aynı adla

uyarlanan

Türkiye-

Yunanistan

ortak

yapımı film,

Yunanistan’da

büyük ilgi

görüyor.

Yapımcılığını Baran Seyhan ve Panos

Papahadzis’in, yönetmenliğini George

Kordellas’ın üstlendiği “İsmail ve Roza”,

Yunanistan’da vizyona girdiği ilk dört

günde geçen senenin gişe rekortmeni

“Star Wars: Güç Uyanıyor”u geride

bıraktı.

Filmin başrollerinde Yunanistan’ın

tanınmış oyuncularından Evgenia

Dimitropoulou, Tasos Nousias ve Lida

Protopsalti’nin yanı sıra Türkiye’den

Yılmaz Gruda ve Cem Aksakal yer alıyor.

Çekimleri Atina, İstanbul, İzmir ve

Midilli Adası’nda gerçekleşen filmin

izleyicilerin beğenisini kazanan bir diğer

yanı ise Türkiye’de de geniş bir hayran

kitlesine sahip olan Haris Alexiou’nun

film için özel olarak bestelediği şarkısı.

84


Magazin

Açelya

Özcan

DAĞ 2’NIN

NABAT’I AÇELYA

ÖZCAN’IN

ÖNLENEMEZ

YÜKSELIŞI

Geçtiğimiz sezonlarda, “Kiraz

Mevsimi”,“Acil Aşk Aranıyor” gibi reyting

rekortmeni dizilerin kadrosunda yer alan

başarılı oyuncu ve müzisyen Açelya Özcan,

vizyon tarihinden bu yana yedi hafta

içinde 2.672.609 izlenme sayısıyla 2016

yılının en çok izlenen filmi olma ünvanını

göğüslemeye hazırlanan Dağ 2 filmindeki

performansıyla yapım şirketlerinin yoğun

ilgisiyle karşılaştı.

Kuzey Irak’ta kaçırılarak işkence

gören, görev başındaki MAK (Muharebe

Arama Kurtarma) ekibi tarafından

kurtarılan Türkmen kızı Nabat’ı, örneğine

az rastlanır türde bir gerçeklikle

beyazperdeye taşıyan Açelya Özcan,

yeni sezonda ekrana gelecek, büyük

bütçeli dizilerin yapımcılarını harekete

geçirdi bile. Türkmen dilini kullanmaktaki

ustalığıyla, izleyenlerine Türkmen

olduğunu düşündüren başarılı oyuncu

kendisine gelen projeleri değerlendirme

aşamasını henüz tamamladı. Ocak ayı

sonunda adı sır gibi saklanan bir diziyle

TV ekranında sevenleriyle buluşacak olan,

son zamanların yükselen değerlerinden

olmaya aday güzel aktrist, Türkiye’nin

ödüllü iki usta yönetmeniyle yeni sinema

filmleri için el sıkıştı bile.

86


Magazin

Buse Terim, Volkan Bahçeakapılı

ANNE

OLMAK

ÇOK

GÜZEL

Buse Terim, önceki

gün eşi Volkan

Bahçekapılı ile birlikte

Kuruçeşme’deki

Fahham adlı mekanda

görüntülendi. Yaklaşık

3 ay önce bebeğini

kucağına alan Terim,

“Anne olmak çok güzel

bir duygu” dedi. İş

dünyasında da emin

adımlarla ilerlediğini

belirten Buse Terim

kendi markası için

emin adımlarla

ilerlediğini söyledi.

88


Tatil


Magazin

YENİ YIL SÜRPRİZİ

DOSTLARA YENi

YIL HEDiYESi

Zehra-Hakan, Berrak Cengiz

Universal Gayrimenkul Yatırım

Ortaklığı Yönetim Kurulu

Başkanı Hakan Cengiz ve eşi Zehra

Cengiz önceki gün İstinye Park’taydı.

Hakan Cengiz ve eşi Zehra Cengiz

kızları Berrak ile birlikte İstinye

Park’ta alışveriş keyfi yaptılar. Yoğun

iş temposundan dolayı alışverişe

vakit bulamayan Hakan Cengiz,

ailesiyle öğle yemeğinin ardından

eşine yeni yıl hediyesi olarak

mücevher alarak sürpriz yaptı. Yağan

kar eşliğinde birlikte keyifli anlar

yaşayan Cengiz ailesi, yeni yılda

herkesin mutlu ve sağlıklı bir sene

geçirmesi dileğinde bulundu.

BİKAP'ın ( Başarılı İş Kadınları

Platformu) kurucusu ve düzenlediği başarılı

sosyal sorumluluk projeleri ile herkesin

takdirini kazandıran Bilge Eren önceki gün

Nişantaşı City's Alış veriş merkezinden

çıkarken görüntülendi. Dişçisine gittiğini

söyleyen Bilge Eren, Nişantaşı'na gelmişken

yakın dostlarına da yeni yıl hediyesi alacağını

söyledi. 2017 yılında da BİKAP olarak yeni

projeleri ve sürprizlerinin olduğunu belirten

Bilge Hanım, sosyal sorumluluk projelerinin

de devamının geleceğini söyledikten sonra,

yeni yıl hediyesi almak için mağazaları

dolaşmaya başladı.

SİMGE

Son çıkardığı teklisi

“Prens ve Prenses”

Radyo Mega’da

Pinarating’in konuğu

olan Simge İlginç

açıklamalarda bulundu.

YOLLARIMIZ KEŞIŞTI

-Ünirversite yıllarında bir konser

sonrası Sezen Aksu'nunun kulisine girdiğini

söyleyen Simge, "Sezen Aksu bana

konservatuvar okuduğumu öğrenince

'günün birinde beraber bir yerde karşılaşırız

yollarımız kesişir' demişti, bu cümlesiyle

büyüdüm ve yıllar sonra beraber çalışma

imkanı bulduğum için çok şanslıyım" dedi.

-Simge; pilates, yoga ve resim yaptığını

söyledi. Yaptığı resimleri beğenmediğini

de belirten Sanatçı, "o kadar kötü resim

yapıyorum ki sonra yakmak için hemen

çakmak arıyorum" dedi.

-"Prens ve Prenses" şarkısının çok

sevildiğini belirten Simge, yaz mevsimi

için yeniden besteci Ersay Üner ile bir

araya geldiğini hareketli bir şarkı üzerinde

çalıştığını söyledi. Sanatçı özellikle

"Kamera" çalışmasından sonra yurt dışından

satın alınmış şarkılara karşı çalıntı - hırsızlık

vb. tarzında çok fazla eleştiri aldığını

ve bu yüzden uzun bir süre cover şarkı

yapmayağını yerli malı yeni çalışmalara

ağırlık vereceğini söyledi.

90


Magazin

KLiBi BANA DEĞiL NiHAT’A SORUN

Sanat ve şov

dünyasının ünlü

isimleri, önceki akşam

Cihangir-Hazine’de

düzenlenen partide

bir araya geldi. Yeşim

Salkım, mekana

girmeden önce Demet

Akalın’la kliplerinin

benzerlikleri

konusunda açıklama

yaptı.

Nursel Köse, geceye

sevgilisi Ulrich Mertin

ile katıldı.

Geceye katılan isimlerden

Yeşim Salkım mekana girmeden,

yıllar önce çektiği “Rakı Balık”

klibi ile Demet Akalın’ın geçen

hafta yayınlanmaya başlanan “Ah

Ulan Sevda”sının çok benzer

olmasıyla ilgili soru üzerine

şu açıklamayı yaptı: “Her klip

birbirine benzer. Bugüne kadar

birçok şarkıcı hamamda klip

çekti. Ben Demet’i severim. Bu

benzerlik sorusunu da asıl klip

yönetmeni Nihat Odabaşı’na

sormak gerek.”

Konuklar arasında Erkan

Petekkaya da vardı. Kapıda

Yeşim Salkım’la karşılaşan

oyuncu, bir itirafta bulundu:

“Yeşim’le biz çocukluk

arkadaşıyız aslında. Aynı

mahallede büyüdük. O beni

tanımaz ama ben onu çok iyi

tanırım. Mahallede herkes ona

aşıktı. Bu arada ben Yeşim’in

kardeşini dövmüştüm! Ufaktı

kerata...”

Yeşim

Salkım

Alina Boz, mekana

erkek arkadaşıyla geldi.

91


Magazin

PARTIYI

POLIS

BASTI

Ezgi Mola ve Enis Arıkan’ın rol aldığı “10

11 12” adlı tiyatro oyunu, önceki akşam

Kadıköy Craft’ta sahnelendi. İki oyuncunun

yakın dostları için düzenlenen gecede oyunu

Selma Ergeç, Özge Özpirinçci, Serkan Çayoğlu,

Berrak Tüzünataç ve Ahu Yağtu da izledi.

Gecede basın mensuplarının sorularını

yanıtlayan Mola ve Arıkan, uzun zamandır

yakın arkadaş olduklarını belirterek şöyle

konuştu: “Oyunda hikaye bir rezidansta

geçiyor. Biz de 10 ve 11 numaralı dairelerde

oturan iki komşuyu canlandırıyoruz. Yeni

taşınan 12 numarayı merak ediyor ve onu

tanımaya çalışıyoruz.” Oyun sonrası Craft

Tiyatro’nun bahçesinde after party düzenlendi.

Gecenin ilerleyen saatlerinde yüksek

müzik sesi yüzünden gelen şikayet nedeniyle

partiye polis geldi. Mola, özür dileyerek

müziğin sesini kıstırdı ve partiye kaldığı

yerden devam edildi.

92

Oyun sonrası Ezgi Mola’yı kucaklayarak tebrik eden Selma

Ergeç, oyuncuya “Başkası için Avrupa yakasından Anadolu

yakasına geçmezdim. Sen çok yetenekli ve keyif veren bir

oyuncusun” dedi.


Magazin

50’NCI YAŞINI

SAHNEDE KUTLADI

Ali Poyrazoğlu

Nedim Saban, önceki akşam Kenter

Tiyatrosu’nda 50’nci yaş gününü

kutladı. Sanat hayatında 35 yılı geride

bırakan Saban, meslektaşları ve aile

dostlarından oluşan bir grupla pastasını

kesti. Eski günlere dair hikayelerinin

anlatıldığı gecede Saban, “Benim bugün

aynı zamanda tiyatroda profesyonel

olarak 35’inci yılım oldu. 50’nci yaşımı

bir parti organizasyonu yaparak değil

de, bu tiyatro ortamında, bütün eski

dostlarımla kutlamak istedim. Bu arkamda

gördüğünüz masanın üzerindeki

eşyaları da arşivleri ve kolileri taradıktan

sonra buldum. Bunların hepsi

kolilerden çıktı” dedi.

Cem Davran

Demet Akbağ, “Nedim

çok güzel bir organizasyon

hazırlamış. Sahnede çocukluğundan

başlayarak bütün

anılarını anlattı. Hayatındaki

insanları, eşi, dostu,

meslek arkadaşları tek tek

sahneye çıkarak onunla ilgili

anılarını anlattı. Her şey çok

güzeldi” dedi.

93


Magazin

ŞOK SORUYA

100 BINLIK DAVA

Tuğba Özerk,

“Duymayan Kalmasın”

programında, annesi

Günay Kapani’ye

“Kızınızla aranız

bozukmuş. Gerçekten onun

sevgilisiyle birlikte oldunuz

mu?” diye soran Deniz

Akkaya’ya dava açtı.

Ünlü şarkıcı, konuyla

ilgili şöyle dedi: “Canlı

yayında anneme akıl almaz

bir soru yöneltti. Neye

uğradığını şaşırdı kadın.

Telefonu kapattıktan sonra

rahatsızlandı. Deniz Akkaya

hakkında suç duyurusunda

bulundum, 100 bin liralık

manevi tazminat davası açtım.

Tazminatın tamamını şehit

ailelerine bağışlayacağım.”

Tuğba

Özerk

Deniz

Akkaya

Her kesimden dinleyicinin içindeki ‘arabesk

aşkı’nı ortaya çıkarmakla nam salmış olan, Türkiye’nin

ilk ve tek arabesk grubu ISTANBUL ARA-

BESQUE PROJECT (IAP), geçtiğimiz hafta

IF Ataşehir Sahnesi’nde müzikseverlerle buluştu.

Yaklaşık 5 yıl önce yaptığı arabesk düzenlemelerle

dikkatleri çeken, bununla yetinmeyip kendi

arabesk tarzını yaratıp bu yolda besteler yapan,

Kamuran Akkor’dan Ibrahim Tatlıses’e birçok arabesk

duayeninin eserlerini gururla seslendiren IAP,

muhteşem performansıyla hayranlarını büyüledi.

ISTANBUL

ARABESQUE

PROJECT’TEN

MUHTEŞEM

KONSER

94


EVLİLİK

HAZIRLIKLARI

2017

1-2 NİSAN

demeden önce

görmeniz

gereken herşey

KOLİN HOTEL MEGARON SALONLARI

2017

WEDDING

SHOW

Organizasyon by HERA iletişim: 0286 2120313

Gelinlik defilesi

Saç makyaj show

Güzellik Bakımı

Dans showlar


Müzik Tatil Konser

TiM’DE

RÜZGARI

Solfej Organizasyon ve Kerki

Production’un düzenlediği Sıla’nın

“Heybeden Şarkılar” konser serisinin

ilki dün akşam TİM Maslak Show

Center’da gerçekleşti. Konserde

kendi şarkılarının yanı sıra geçmişten

bugüne heybesinde biriktirdiği

efsane şarkıları da seslendiren

Sıla, sevenlerine yine unutulmaz

bir gece yaşattı. Konserde, dokuz

yıllık kariyeri boyunca heybesinde

biriktirmiş olduğu şarkılara ve

repertuarı dışındaki seçkilerin

akustik versiyonlarına da yer veren

Sıla, sahneye prensesleri andıran

pembe bir kıyafetle çıktı. Pop

müziğin başarılı ismi Sıla, konserin

ikinci bölümünde ise siyah bir elbise

giymeyi tercih etti.

96

Yasemin Özilhan, Ecem Pehlivan


Konser

Ecem Pehlivan, Mert Gocay

Yasemin-İzzet Özilhan

Levent Ülgen

Volkan-Zeynep Demirel

‘İNŞALLAH’

ŞARKISINI AŞK

ACISI ÇEKERKEN

YAZMIŞ

Emre Berke Zincidi

Konserde, dokuz yıllık kariyeri boyunca heybesinde

biriktirmiş olduğu şarkılara ve repertuarı dışındaki

seçkilerin akustik versiyonlarına da yer veren Sıla,

sahneye siyahlar içinde bir kıyafet ile çıktı. Pop

müziğin başarılı ismi Sıla’yı dinlemeye gelenler arasında

Başakşehirspor’un başarılı futbolcusu Emre

Belözoğlu ve eşi Tuba Belözoğlu ile başarılı oyuncu

Emir Berke Zincidi’de vardı. Sahnede ‘İnşallah’ adlı

şarkısını seslendirdikten sonra seyircisine dönen

Sıla, ‘İnşallah şarkısını sevgilimden ayrıldığımda

aşk acısı çekerken yazmıştım. Sözleri de o zaman

dudaklarımdan döküldü’ diye konuştu.

Emre-Tuba Belözoğlu

97


Müzik Tatil

Behzat

Gerçeker

Ziynet

Sali

Ziynet Sali ve ENBE Orkestrası

şefi Behzat Gerçeker, sözleri

Günay Çoban’a, bestesi Bülent

Özdemir’e ait “Bir Melekten

Hediye” şarkısında buluştu.

Bu şarkının kendisini çok

etkilediğini söyleyen Sali,

“Ağlayarak dinledim, benim için

gerçekten hediyeydi” dedi.

DİNLERKEN

AĞLADIM

“Bir Melekten

Hediye”ye geçtiğimiz

günlerde

Nihat Odabaşı

yönetmenliğinde

klip çekildi. 48 saatliğine

kiralanan

bir yolcu uçağında

çekilen klipte,

Sali’ye genç model

Doğan Bayraktar

eşlik etti.

98


Müzik

“Blu” oyununda

kalabalık bir ekip

rol alıyor.

Yönetmen koltuğunda Meltem Cumbul’un

oturduğu “Blu” adlı tiyatro oyunu önceki

akşam Harbiye Toy İstanbul’da sahnelendi.

İngiliz yazar David Hare’nin yazdığı, kalabalık

bir oyuncu kadrosunun rol aldığı oyunu

izlemeye gelenler arasında Teoman, Ali

Poyrazoğlu, Öykü Gürman ve Ahu Yağtu

da vardı. “Blu”, cumartesi pazar günleri Toy

İstanbul’da tiyatroseverlerle buluşmaya

devam edecek.

Ali

Poyrazoğlu

AHU YAĞTU

Eski eşi Cem Yılmaz’la

tekrar evleneceği iddiası

için “Cem benim

iyi arkadaşım, evlilik

yok” dedi.

Öykü

Gürman

Teoman

100


Yazar

Deray Yurdakul

Kış mevsimi üşütür,

kiminin elini

kiminin ise yüreğini;

eğer ki güvenle,

huzurla kavrayıp,

ısıtacak başka bir eli

tutamıyorsa.

Yaşam zorlu koşullarını en

sert hali ile sunuverir bu

mevsimde; sıcaklığa hasretin

en tutkulu en özlem dolu şekli

ile. Bir ateşin içine düşmekten

yakınırken yine bir ateş olup

etrafımda dönüverse deriz hayat

çemberi.

Sabah uykusu tatlı, saatler hızlı

tükeniverir hiç kimseye ve hiçbir

şeye yetişememe telaşı içerisinde.

Bir veda etse der dururuz; içinde

barındırdığı güzellikleri yokmuş gibi.

Şükredebildiğimiz onca şeyi unutup,

enerjisi düşük, motivasyonsuz

cümlelerle.

Belki de en çok bu mevsime

yakışır aşk. Bedeni de yüreği de

sıcak tutmaya dair, sonu mutlu

biten eski film kahramanları yaratıp

yaşamak için.

Günün tarihçesini, güne adını

veren olay ve kişileri, amacın ne

iken neye yöneldiğine dair konulara

değinmeyeceğim.

Madem her güne kutlanası ve

kutsanılası bir anlam yükleyip

yaşamaya çalışıyor isem bugünün de

hakkını vermeliyim.

Koca koca kırmızı kalpler değil

de dört odalı atarı topları hep sevgi

olan gönlümün içindeki oğullarım,

ailem, dostlarım, okurlarım;

Sevip sevildiğinizi bilip

hissettiğiniz günlerimiz olsun. Bir

gün ebediyete intikal ederken “nasıl

bilirdiniz?” diye sorduklarında “ iyi

ve sevgi dolu” denilsin.

Kapıyı kapattığımızda bitmiyor

dünya. Banane diyerek, sadece

kendini düşünerek, sevginin

SEVGİYE DAİR

evrenselliğinden uzak yaşayarak

mutlu olabilmek mümkün değil.

Kapının ardında, telefonun ucunda

ya da binlerce km uzaklıkta olsan

bile varlığınla mutlu edebileceğini

bildiğin, sesinle yüreğine

dokunabileceğin teknolojiye

sahip bir yüz yılda yaşıyorken,

basmakalıp ve fabrikasyon mesajlarla

değil, samimiyetinle iç huzuru

yaşatabileceğin koca bir sevgiden

bahsediyorum.

Elele tutuşup, gözlerinin

derinliğinde kaybolup, aşk

methiyeleri dizip, çiçek böcek

hediyelerle günü pekiştirmek değil

sevgi.

Günü milat sayıp ertelememeli

hep sonradan kahreden, keşke

dedirten geç kalınmışlık hissine.

Sevmek ve sevilmek için,

duygularımızı paylaşabilmenin

hazzını tatmak için çok güzel, çok

yakışıklı, zengin, bilgili ya da ünlü

olmaya gerek yok.

Gözlerini tebessüm ettiren

herkese yakışıyor aşk.

Hatta o gözlerden mahçupça

akan yaşları taşıyana bile. Yaşlı,

kilolu, çirkin, fakir, hasta, engelli.....

Bütün bunlar bizim

sınıflandırmalarımız. Belki

de en çok onlara yakışıyor;

yüreğine dokununca hissettiğinde

öğreniyorsun insan olabilmenin

erdemini ve en güzel aşkın da,

sevginin de paylaşmak olduğunu.

Samimiyetle paylaşabileceğiniz sevgi

dolu günler diliyorum; hak edene

hakkını verebilene duygusu bitimsiz

olsun....

101


Magazin

Elif isimli günlük dizi

film ve oynadığı sinema

filmlerinden sonra, Balkanların

ünlü tekstil firması Rebel’in

yüzü olmasıyla model ve

manken sıfatıyla da karşımıza

çıkan Derya Şen, sıra

dışı yürüyüşüne şöhretler

dünyasında devam ediyor.

Sosyoloji mezunu olan ünlü

oyuncu Derya Şen, okulunun

oyunculuk kariyerinde önemli

rol oynadığını söylerken

“Role hazırlanırken bir

sosyolog gözüyle, karakterin

psikolojik ve sosyolojik tüm

çıkarımlarını alt kültürlerini

sistematik ve objektif olarak

değerlendiriyorum. Bize

öğretilen, toplum da bir

Sosyoloğun en büyük vazifesi

sistematik ve objektif olmasıdır.

Sosyolog gözüyle toplumda

rolleri ve statüleri inceleyip

değerlendiriyorum. Bir oyuncu

ÜÇÜNCÜ

GÖZÜMDE AÇIK

olarak da, role hazırlanıp

ruhunuzdaki o karakteri

çıkartırken “O” karakteri

üçüncü bir göz olarak

değerlendiriyorum” dedi.

Derya Şen, sıra dışı

olmaya çalışmadığını ifade

ederken “Sıra dışılık,

planlanamaz. Her şey

doğalında ve akışında

meydana gelir.

Farkında olmadan,

farkındalık ve

farklılık yaratmaktır.

Sıra dışı olmaya

çalışmak, bazen insanı

gülünç ve komik

duruma düşürebilir”

dedi. Aldığı eğitimler ve

çalışma hayatı neticesinde

üçüncü gözünün de açıldığını

ifade eden Derya Şen,

yaşadıklarının ona kazandırdığı

sıra dışılıkla renkli dünyada

yoluna devam ediyor.

102


Adındanda

anlaşıldığı gibi

burada çok

süslü, çok

şık, çok farklı,

Ladykokosh’un

yaratıcı

ortaklarının

kendi tasarımı

takı, aksesuar

ve şapkalar var.

Ladykokosh,

sloganları

‘Her daim şık

olmak’. Amacı

size özel şıklık

ve farklılık

yaratmak.

Çünkü siz

farklısınız…

ladykokosh@gmail.com

ladykokosh

ladykokosh

BAHÇEŞEHİR ŞUBE: 0212 605 08 08


Röportaj

ÖZEL

RÖPORTAJ

SARI

ŞEKER

SEMA

2016 yılının değerlendirmesini

yapmak için biraz geç

kalmış olabilirim ama inanın

ben henüz kendimi tam

olarak toparlayamadım. Zor

bir yıl geçirdik, hem ülkemizde

hem dünyada bir çok olay

yaşadık. Radyoda yaptığımız

yayınları da çok etkiledi bu

olaylar, gelen şehit haberleri,

teröre kurban verdiğimiz

vatandaşlarımız... Bu süre

içinde Moon Life dergisi için

severek yaptığım röportajları,

yazdığım yazıları devam

ettiremedim. İçimden gelmedi

bir türlü yazmak. Hatta

büyük umutlarla girdiğimiz

yeni yılın bile ilk dakikalarını

kana buladılar.

Şimdi biraz toparlanma

zamanı diyerek önce 2016 yılının

sonlarını ve 2017 yılını kendi

açımdan değerlendirmesini

paylaşmak istiyorum sizlerle.

2016 genel hatlarıyla sıkıntılı

geçmiş olsa da güzel şeyler

de olmadı diyemeyiz. Mesela

sevdiğimiz arkadaşlarımızın

mutlu günlerine şahit olduk.

Yaz aylarında Emre Aydın

ile Eda Köksal'ın evlenmeleri

şerefine dostlarına verdikleri

partide bulundum. Fatma Turgut,

Betül Demir, Ferhat Göçer,

Gökhan Türkmen gibi sanat

dünyasından bir çok arkadaşı

düğünde sahneye çıkıp şarkılar

söylediler. Katıldığım en keyifli

düğünlerden birisiydi.

2016'NIN SON GELINI

IŞIN KARACA OLDU.

Aralık ayının son günlerinde

özenle hazırlanmış bir kına ve

düğün organizasyonuyla bir

süredir uyumlu birlikteliği olduğu

Tuğrul Odabaş ile evlendi. Işın

benim nikah şahidim olduğu

için bende yeri ayrıdır. Hem kız

hem düğün organizasyonunda

bulundum.

Bu arada düğününde sahne

alan Sefa Cheshmberah'a bir

single yaptı, şarkıyı da beraber

okudular. Sevmekten Anladığım

isimli şarkı çok beğeni alıyor. Ben

Sefa'yı ilk kez Işın Karaca'nın

düğününde dinledim ama gece

hayatında sahnesi çok sevilen bir

isimmiş. Umarım bundan sonra

daha çok kişiye ulaşır şarkıları,

çünkü sahnede enerjisi çok güzel.

2016 DÜĞÜN YILI

Tabii 2016'da ben sadece kendi

katıldığım düğünleri yazdım,

daha çok evlenen oldu, bildiğiniz

gibi Tarkan, Kıvanç Tatlıtuğ,

Kenan İmirzalıoğlu, Gökhan

Tepe gibi gözde bekarlar da

geçtiğimiz yıl dünyaevine giren

isimler arasındaydı.

Maalesef 2016'da sona eren

evlilikler de oldu. Benim en

şaşırdığım boşanma Moon

Life Dergisi için çok keyifli

bir röportaj yaptığım Sibel

Tüzün'ün boşanması oldu.

Haklarında hayırlısı olsun tabii

ama röportajda ev hallerini nasıl

keyifle anlattığını hatırlıyorum da

keşke böyle olmasaydı diyorum.

2016 yılında radyoda bir

çok ünlüyü ağırladım. Uzun

zaman sonra bir kaç şarkıdan

oluşan maxi single ile bizlere

merhaba diyen Aşkın Nur

Yengi konuklarımdan birisiydi.

Neden bu kadar ara verdiğini

konuşmanın yanı sıra programda

bol bol 90'lı yıllardan bahsettik.

104


Röportaj

AH ULAN

SEVDA

Yıl sonuna doğru "Rakipsiz"

albümünü sevenlerine

sunan Demet Akalın,

Pırlanta albümünde olduğu

gibi ilk radyo programı

olarak yine benim programımı

tercih etti. Demet

konuğum olduğunda henüz

sadece Hayalet şarkısı kliplenmişti

ancak yeni yılın

ilk günlerinde "Ah Ulan

Sevda" şarkısına Nihat

Odabaşı yönetmenliğinde

bir klip çekildi. Şarkı zaten

albümün öne çıkan şarkılarından

birisiydi ama kliple

beraber daha da beğeni

aldı, herkes şarkı için yeni

"Türkan" diyor, zaten aynı

ekibin elinden çıkma; sözler

Ayla Çelik, müzik Gökhan

Tepe imzalı. Nihat odabaşı

klibi de şarkıyı taçlandırdı.

Hamama giren terler

demişler, terlediğine değdi

Demet'in. Görünen o ki

bundan sonra Demet Akalın

kliplerinde yönetmen

koltuğunda Nihat Odabaşı'nı

sıkça göreceğiz.

Biliyorsunuz Harun Kolçak geçtiğimiz yıl

prostat kanseri teşhisiyle yattığı hastanede zor

günler geçirdi. Çok uzun süre yoğun bakımda

kaldı. Kendisini hastanede yoğun bakımdan

çıktıktan sonra ziyaret etmiştim. Kayıtlarını

hastaneye yatmadan önce bitirdiği "Çeyrek Asır"

albümünde Harun Kolçak en sevilen şarkılarını

sevdiğimiz bir çok şarkıcıyla düet yaparak

seslendirdi. Albüm Harun Kolçak hastaneden

çıktıktan sonra yayınlandı, bir süre evde dinlenen

Harun Kolçak ilk canlı radyo programını

benimle yaptı. Bir çok genç popüler ismin yer

aldığı albümün ilk klibi Gökhan Türkmen ile

düet yaptığı "Yanımda Kal" şarkısına çekildi.

105


Röportaj

Üstüne iki klip daha çekilmesine

rağmen şarkı hala çok seviliyor ve

listelerden düşmüyor. Şarkıyı fazla

bilmeyen yeni nesil de bu düet sayesinde

keşfetmiş oldu. Şarkı adeta

yeniden doğdu. Albümde Harun

Kolçak'ın çok eski arkadaşı Aşkın

Nur Yengi de yer alıyor. Ancak

benim dikkatimi çeken, 90'lı yıllarda

Harun'un çok samimi olduğu

Bendeniz ve Emel Müftüoğlu'nun

albümde yer almamaları. Nedenini

sorduğumda Harun Kolçak bütün

beyfendiliği ile yoğun oldukları için

katılamadıklarını söylese de gözlerinde

o kırgınlığı gördüm ben. Burada

belirtmeden geçemeyeceğim,

Harun'un hastalığının her aşamasında

yanında olan solist arkadaşı

Sibel Benekli'nin hakkı ödenmez,

yoğun bakımda, hastane günlerinde

yanından ayrılmadığı gibi hastaneden

çıktıktan sonra Harun'a kendi

evinde bebekler gibi baktı. Allah

hepimize böyle bir dost nasip etsin.

106


Röportaj

TÜRK

FİLMLERİ

ÖN SIRADA

Kış sezonu Türk filmleri birbiri

ardına vizyona giriyor. Ata Demirer,

son filmi olanlar Oldu vizyona girdiği

gün radyo programıma konuk

oldu. Yaz mevsiminde Sığacık'ta

çok keyifle çektikleri filmde 2 farklı

karakteri canlandıran Ata Demirer,

radyodaki sohbetimizin bir kısmında

filmdeki gibi Döndü Teyze olarak

konuştu benimle. Bu arada bir

sonraki projede 80'lerde geçen bir

hikayeyi işlemek istediğini söyledi

ama daha fazla tüyo vermedi. "Filmi

yapar yine radyoya gelirim, burada

anlatırım" dedi.

EN ÇOK SES GETİREN İSİM:

ALEYNA TİLKİ

2016 yılının en çok ses getiren ve

sanırım en iyi çıkış yapan ismi Aleyna

Tilki de konuklarım arasındaydı.

Aleyna radyoya gayet makyajsız,

yaşına uygun spor kıyafetlerle geldi.

Biliyorsunuz alkollü mekanlarda

sahneye çıktığı için olay oldu. Bunun

üzerine gerekli tedbirler alındı ve

Aleyna artık kültür merkezleri ve

halk konserlerinde dinleyicisiyle

buluşuyor. Yalnız muazzam sesi var,

umarım bundan sonra yine dinleyicinin

gönlünü fethedecek güzel

şarkılar bulur da uzun yıllar sesini

dinlemeye devam ederiz.

BİR ŞARKIMIZ VAR DI

Tanju Okan Şarkıları'ndan sonra

bambaşka bir projeyle karşımıza

çıkan Cenk Eren de konuklarım

arasındaydı. Ferdi Özbeğen Şarkıları

albümüyle bizi geçmişe götürdü, o

yılları, o şarkıları, temiz duyguları

tekrar hatırlattı. Benim albümdeki

favorim "Bir Şarkımız Vardı" da

kliplendi. Bizim radyo sohbetimiz de

o kadar güzel geçti ki bir saat su gibi

aktı. Konuk hoş sohbet olunca ben

de zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.

Son olarak, müzik dünyamıza

soluk getiren albüm Sezen Aksu'dan

geldi, "Biraz Pop Biraz Sezen" albümünde

kraliçeliğin hakkını veriyor.

Albüm bana Deli Kızın Türküsü

ve Işık Doğudan Yükselir albümlerindeki

tadı verdi. Hepimizin nasıl

ihtiyacı varmış Sezen şarkılarına.

Başkasına şarkı verse de kesmiyor,

ille de o Minik Serçe kulaklarımıza

şakıyacak... Çok yaşa Sezen Aksu,

sen hep söyle biz asla bıkmayız...

107


Röportaj

Merhaba

çok değerli

MOONLİFE

okurları,

Şubat ayında

hepinize

huzurlu,

bereketli,

sağlıklı günler

diliyorum.

Hepinizin

sevgililer

gününüde

buradan

kutluyorum. Bu

ay ki konuğum

dansın ve

Cihangir’in

kraliçesi

DİDEM

KINALI...

DİDEM KINALI

108


Röportaj

DACA: Didem hoşgeldin nasılsın?

DİDEM: Çok teşekkürler

hoşbuldum.

DACA: Didem’i MOONLİFE

okurlarına anlatır mısın? Sevinçlerin,

mutlulukların ve hayata bakış açın

neler?

DİDEM: İnsanları çok seven, doğal

yaşamayı tercih eden sakin yapıda

biriyim. Empatim yüksektir. Hayvanları

çok seviyorum ve bir köpeğim var.

Cihangir vazgeçilmezim. Mahalle

kültürünü ve insanlarla sohbet etmeyi

çok seviyorum. Sağlıklı beslenmek,

spor ve plates yapmak hayat biçimim.

Mesleğim olan dansı çok severek

yapıyorum.

DACA: 2017 yılı için planladığın

projeler nelerdir?

DİDEM: 2016 benim için oldukça

iyi geçti. Bu yılda hayata geçirmek

istediğim projelerin başında; çok

istenilen dans okulunu açabilmek.

En iyisi olabilmesi için üzerinde çok

çalışıyorum. Yine yurtdışından dans ve

workshoplar için çok teklif alıyorum.

DACA: Ben biliyorum ki sesin

çok iyi. Bu konu üzerine profesyonel

anlamda bir düşüncen var mı?

DİDEM: Evet DACA’ cım. Bu

konuda ciddi teklifler alıyorum.

Zaman içinde değerlendirmeyi

düşünüyorum.

DACA: Evlilik ve çocuk için

düşüncelerin neler?

DİDEM: Evliliğe çok sıcak

bakıyorum. Çocukları çok

seviyorum ve en kısa zamanda

kendi çocuğum olmasını istiyorum.

DACA: 14 Şubat sevgililer günü

için okurlarımıza bir mesajın var

mı?

DİDEM: Tüm MOONLİFE

okurlarının sevgililer gününü

kutluyorum. Hepsine dansla dolu

mutlu bir yaşam diliyorum. DACA’

cım bu röportaj için sana ve sevgili

ALPER ALP’ e çok teşekkür

ediyorum.

DACA: DİDEM’ cim bizde sana

çok teşekkür ediyoruz. Okurlarımız

da bilsin, bu röportajı ikimizin de

tutkunu olduğu Cihangir’de yaptık.

Ayrıca, bizi çok güzel ağırlayan

AY CAFE’ nin sahibesi sevgili

NAZAN hanıma ve fotoğraf

sanatçımız sevgili EVREN

ŞUMLU’ ya çok teşekkür ediyoruz.

Tüm yaşamda sevgi, dostluk,

AŞK’la... By DACA

109


FLORYA’NIN

POPÜLER YENİ

MEKANI

CODE

Florya’da Aqua Florya’nın hemen

yanında denize sıfır konumu, açık

ve kapalı alanları, tek kişilikten

50 kişiliğe kadar olabilen 8 farklı

spor stüdyosu, çocuklar için özel

hazırlanan KİDS bölümü, kuaförü,

masaj salonu ve Executive Chef

önderliğindeki dünya lezzetlerinin

hazırlandığı mutfağı ile gün boyu

vakit geçirebileceğiniz bir mekan

CODE. Florya’daki Code’un en

güzel yanlarından biri iç açıcı, ferah

dekorasyonu sayesinde misafirlerine

şehrin kargaşasından uzak, iyi

hissettiren bir ambiyans sunması.

Bunun dışında Code ile ilgili

dikkat çekici bir diğer nokta ise

sunduğu konsept mekan tarzı. Body,

Food, Kids ve Hair olmak üzere

dört farklı konsepti bünyesinde

bulunduran Code; vücut, mide ve

ruhunuza aynı anda hitap ediyor.

110


Sinema

BEYAZPERDENIN

‘KÖTÜ ÇOCUK’U

23 yaşındaki genç yazar Büşra Küçük’ün “Kötü Çocuk”

kitabından aynı adla uyarlanan film, bugün vizyona

giriyor. Başrolleri Afra Saraçoğlu ve Tolga Sarıtaş’ın

paylaştığı filmin galası önceki akşam yapıldı.

Yapımcılığını TAFF’ın, yönetmenliğini

ve senaristliğini ise Yağız

Alp Akaydın’ın üstlendiği “Kötü

Çocuk”un galası önceki akşam

Kanyon’da yapıldı. Galadan saatler

önce AVM’ye gelen coşkulu bir

kalabalık, film ekibini çığlıklarla

karşıladı. Ekip, gösterim öncesi

kırmızı halıda basın mensuplarının

karşısına çıktı. Açılış konuşmasını

yapan Yağız Alp Akaydın, “Yılın

en romantik, en aşk dolu, en

tutku dolu filminin galasındayız.

Kalbinde aşk olan herkesin

tutkuyla aşkına koşacağı bir film

çektik” dedi. Filmde başrolü Afra

Saraçoğlu ile paylaşan Tolga

Sarıtaş ise “Çok dinamik bir gençlik

filmi çektiğimizi düşünüyorum.

Bu gece hem kitabın hem de

oyuncuların sevenleri burada. Bu

kadar fanın buraya gelmiş olması

bizi çok motive ediyor” diye

konuştu.

112

5 aylık hamile olan Hatice Şendil,

iyice belirginleşen karnıyla dikkat

çekti. İlk bebeği için çok heyecanlı

olduğunu söyleyen ünlü oyuncu,

“Adını ne koyacağımıza henüz karar

vermedik. Bizim için önemli olan tek

şey sağlıklı olması” dedi.


Tatil Eleştiri

TELE-VİZYON

“Dünyanın En Renkli Ekranı Türkiye”

Bu soğuk kış günlerinde

evden çıkılmaz, ben

oturur dizimi izlerim

diyenler sayesinde Türkiye,

dünyada en çok televizyon

izleyen ülkelerden biri. Son verilere

göre günde ortalama 5-6

saatimizi televizyon karşısında

geçiriyoruz.

Öte yandan Türkiye’de ilk

yedi televizyon arasında reyting

rekabeti kızışmaya devam

ediyor. Daha fazla reytinge

erişme yolundaki rekabet,

dizilerin sürelerinin uzamasına

neden oluyor. Türk dizi sektörü

bu yönüyle maalesef kendini

umutsuzca tekrar etmekten

çekinmiyor. Kanımca diziler

90 dakikalardan, 45 dakikalara

çekilmedikçe kalite söz konusu olmayacaktır.

Prison Break, Spartacus nasıl

da tadını damağında bırakıyor. Buna

karşılık akşam 20:00’de özetle başlayan

ve reklamların desteğiyle 3 saat süren bir

Türk dizisi nasıl da adamı yormaktadır.

Yabancı dizi müptelaları bilir; yeri gelir

2-3 bölüm art arda indirip izlersiniz.

Oysa Türk dizilerinden birini 3 bölüm

peşi sıra izleyen adamı aşırı dozda duygu

sömürüsünden hastaneye kaldırmak

gerekecektir.

Dizilerimiz iki ana fikirle üretilmektedir.

Cast belirlenmesi konusu da

Yeşilçam’ın film için kahveden adam

toplama mitine benzemektedir. Birinci

yöntem; denemesi yapılan onlarca

senaryodan birisi tuttuğunda anında ona

benzeyen onlarca dizi çekmek, romandan

derleme diziler çekmek, liseli dizileri

çekmek. Yeni patlamayı da muhteşem

Yüzyıl’dan sonra tarih dizilerinde beklemekteyiz.

İkinci yöntem ise; Amerikan

veya ingiliz film/dizi sektöründe tutulanlar

taklit edilir. Ki en sinir olduğum

şey budur. Zaten

çoğunlukla ilgi görmediği

için yayından

kaldırılır bu diziler.

Bunun yanında

özgün ve güzel senaryolar

yok mu? Tabi ki

var. Ama bu curcuna

içinde çoğu ön plana

çıkamadan yok oluyor.

Yaptıkları işlerin niteliği

ne

olursa

olsun

uluslararası başarısını son derece

desteklediğim sektördür ama. Balkanlar’da,

orta Doğu’da yüksek izleyici kesimi

edinmiştir. Kalite özgünlük çeşitlilik

yönlerinde değerlendiremeyeceğim. Eğer

birçok farklı dizinin yurt

dışında bu kadar alıcısı

varsa ve o ülkelerde

prime time olarak 1. çıkabiliyorsa

gayet başarılı

sayılabilecek bir sektör

aslına bakılırsa.

Bizlerin oturup yabancı

dizileri hiç sıkılmadan

izlediğimizden

bahsettim ama bir

diğer yandan da yabancı

ülkelerdeki yüz

milyonlarca insanın

evinde Türkler ’in

çektiği diziler izleniyor.

Yani her ne kadar eleştirsek de Türk

dizileri dünyanın dört tarafından sevilerek

izleniyor. Sanırım kendinde

olmadığına özenme

gerçekten her konuda

geçerli sayılıyor.

Yada bu özellik sadece

Türkler de yok. Mesela

yabancı ülkelerde

ilgiyle izlenen dizilerden

beşini inceleyecek

olursak;

Gümüş; Kıvanç

Tatlıtuğ ve Songül

İZEL TOPALOĞLU

Öden’i birer yıldıza

dönüştüren dizi olarak

Ortadoğu’da ki seviyede

olmasa da diğer ülkelerde

de ilgiyle izlendi. Finalini

Ortadoğu’da 85 milyon

izleyicinin izlediği Gümüş

dizisinin tekrarları hala

ilgiyle izleniyor.

Binbir Gece; Avrupa ülkelerinde

ilgiyle izlenen ilk Türk dizisi olan Binbir

Gece finalinin üzerinden 6 yıl geçmesine

rağmen hala başarısı ile adından söz

ettiriyor. Güney Amerika’da da en çok

izlenen dizi olan Binbir Gece son 1 yılda

satıldığı Endonezya, Rusya ve Pakistan

gibi ülkelerde ilgiyle izleniyor.

Aşk-ı Memnu; Türk Dallas’ı olarak

ünlenen Aşk-ı Memnu Beren Saat,

Kıvanç Tatlıtuğ, Nebahat Çehre, Nur

Fettahoğlu, Selçuk Yöntem ve Hazal

114


Kaya gibi birçok ismi uluslararası arenada

tanınır hale getirdi.

Dizinin reyting sonuçlarından

bahsetmeye zaten gerek yok, o kadar

popüler oldu ki bir çok defa tekrarları

yayınlanmasına rağmen geçtiğimiz Ramazan

ayında sahur vakti 4 saat Aşk-ı

Memnu yayınlayan ülkeler oldu.

Muhteşem Yüzyıl;

Muhteşem Yüzyıl dünyada

en çok izlenen Türk dizisi

unvanının sahibi. Meryem

Uzerli, Selma Ergeç, Okan

Yalabık, Filiz Ahmet, Burak

Özçivit ve Pelin Karahan

gibi bir çok ismi uluslararası

alanda üne kavuşturan dizi

70’den fazla ülkeye satıldı ve

her ülkede başarılı olmayı

bildi.

Bu durumdan da anlaşıldığı

üzere dünyayı da

dizilere bağımlı yaptık. En

fazla 1 saatlik dizilere alışmış olan

dünyalıları Türk dizileri ile tanıştırdık,

tatları damaklarında kalmasın diye 120

dakikalarını televizyona bağladık.

Türklerin her konuda farklı ve bonkör

olduğunu gösterdik. Türkiye’de çekilen

hemen hemen her dizi yurt dışında

özellikle Arap ülkeleri ve Güney Amerika’da

kendisine yayınlanacak bir kanal

buldu. Bulmaya da devam edecektir.

Özellikle yeni başlayan yada başlamaya

hazırlanan dizilerimiz bu

başarıyı yakalayabilecek mi göreceğiz.

Bu dizilerin arasında da Kanal D’nin

büyük bir merakla beklenen dizisi ‘Adı

Efsane’. D Productions’ın

yapımcılığını

üstlendiği, senaryosunu

Tunus

Taşçı, Nazlı Sunlu

ve Hilal Yıldız’ın

kaleme aldığı, Devrim

Yalçın’ın yönetmen

koltuğunda oturduğu

yapımın başrollerini

Erdal Beşikçioğlu, Rojda

Demirer ve Gökçe Bahadır

paylaşıyor.

Dizi, her şeyini kaybetmiş

bir babanın

kızlarını kazanmak için

verdiği mücadeleye odaklanacak. Aslında

dizi de çok sevdiğim oyuncular var.

Rojda Demirer’i Melekler Korusun

dizisinden beri takip ediyorum. Çok

başarılı bir oyuncu. Erdal Beşikçioğlu

zaten efsane ama kendisinin dizileri

uzun süredir tutulmuyor. Fragmandan

Güneşi Beklerken ve Arka Sıradakilerin

karışımı gibi geldi ama hayırlısı izleyip

göreceğiz.

Diğer bir dizi de Şükrü Özyıldız ve

Selin Şekerci‘nin

başrollerde oynadığı

Çoban Yıldızı dizisi

yakında Fox TV

ekranlarında başlamaya

hazırlanıyor.

Most Production’ın

yapımcılığını üstlendiği,

FOX’un

yeni dizisi “Çoban

Yıldızı” nın

hazırlıkları titizlikle

sürüyor.

Yönetmen

koltuğunda ilk üç

bölüm Gül Oğuz’un oturacağı dizinin

senaryosu Gülizar Irmak imzası taşıyor.

Kapadokya’nın masalsı dünyasında

başlayıp, İstanbul’a uzanan soluk soluğa

izlenecek, gerilim dozu yüksek, güçlü

bir aşk hikayesi olan Çoban

Yıldızı’nın oyuncu kadrosunda

Şükrü Özyıldız, Selin Şekerci,

Selim Bayraktar, Menderes

Samancılar, Serhat Özcan ve

Feyza Işık yer alacak. Şükrü

Özyıldız ve Selin Şekerci’den

bahsediyoruz.

Bu ikilinin dizilerinin

tuttuğu nadir görülmüştür.

Enteresan ikili olmuş. Dizileri

doğru düzgün tutmayan ikiliyi

başrolde tercih etmişler. Ama

eksi ile eksinin toplamı artı

derler. İkisinin de son dizileri

tutmadı bu sefer şeytanın

bacağı kırılır umarım.

Hepsi bir yana özellikle

benim en çok merak ettiğim

bir projeden de bahsetmek

istiyorum. ABD’de çok

sevilen Shameless dizisi

bugünlerde “Türk versiyonları

çekilen diziler” kervanına

katılmaya hazırlanıyor.

Söylenenlere göre, Med Yapım

imzası taşıyacak dizi “Utanmazlar”

ismiyle Kanal D’ye satılmış bile. Hayatını

çalışmak yerine dolandırıcılıkla

“kazanan” alkolik bir baba... Bu “örnek”

babanın birbirinden sorunlu olmaya

meyilli 6 çocuğu...

Yıllar önce ortadan kaybolan anne...

Evin bütün yükünü taşıyan bir abla...

Kara, kara hem de kapkara bir komedi...

Bu Shameless’in ana konusu. Bunu

ilk duyduğumda aklıma tek soru geldi.

Riskli ve aşırı “yetişkin” olan bu dizi

Türkiye’ye nasıl uyarlanacak?

Dizinin hemen hemen her

bölümünde var olan uyuşturucu sahnelerinin

yerini ne alacak?

Gallagherlar’ın yan komşularının

sürekli değişen erotik maceraları, “Utanmazlar”da

da olacak mı?

Gay olduğunu ailesinden gizleyen

ve çalıştığı marketin evli sahibiyle

ilişki yaşayan erkek kardeşin hikayesi

değiştirilecek mi?

Ailenin en küçüğü, iki yaşındaki

Liam’ın yanlışlıkla uyuşturucu yutup

beyninde hasar meydana gelmesi yerine

bizdeki ufaklığın üzerine kaynar su

falan mı dökülecek?

Dizide sürekli içilen içki ve sigaradan

dolayı ekranı hep “flu” mu göreceğiz

yoksa bu kötü alışkanlıkların yerini

çiçekler mi alacak?

Yani kısacası senaristlerin işi baya

bir zor. Şubatta ekranlarla buluşmayı

bekleyen diziyi bende merakla bekliyor

olacağım. Ben bekleyene kadar sizlere

yazı yazmayı da ihmal etmeyeceğim

tabii ki.

O zaman bir daha ki yazımda buluşmak

üzere diyorum ve gitmeden başta

kendimin sonra tüm bu ayda doğanların

doğum gününü kutluyorum. Bir sürü

dilek sıralayabilirim aslında buraya ama

kısaca huzurla uyanabileceğim, sevdiğim

herkesin hep yanımda, hep benimle

kaldığı günler diliyorum kendim ve

herkes için. Şubat ayınız sevgi, barış ve

mutlulukla geçsin...

İyi seyirler.

115


Tatil Sağlık

SARI NOKTA HASTALIĞI

(YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERASYONU)

Sarı nokta hastalığı 50 yaş üzeri kişilerde

ciddi görme kaybına en sık yol açan

hastalıktır.

◊ Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

Görme merkezini yani makulayı tutan

bir hastalıktır. Retinanın (ışığa duyarlı ağ

tabaka) merkezindeki bölgeye makula denir.

Sarı nokta ya da Latince ismi ile fovea

makülanın tam ortasında yer alır. Sarı nokta

renkli ve keskin görmemizi sağlar. Retina ve

retina altındaki tabakalarda tahribat yaparak

merkezi görmenin azalmasına yol açar.

◊ Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

Görmede azalma ya da bulanık

görme, görme alanının ortasında siyah

noktalar görme, renklerin soluk ve donuk

görünmesi, çizgilerin eğik, dalgalı ya da silik

görünmesine yol açabilir.

Kimler Sarı Nokta Hastalığı Açısından

Daha Fazla Risk Altındadır?

Yaş arttıkça risk artar; 65 yaşın üzerindeki

kişilerin yaklaşık %25’inde sarı nokta

hastalığı bulunur.

Sigara içme hastalığa yakalanma riskini 3

kez artırır. Sigara içilen ortamda bulunmak

riski 2 kez artırır.

Sigarayı bırakmak riski azaltır ve 20 yıl

sonra sigara hiç içmemişlerle risk aynıdır.

Güneş ışığına aşırı maruz kalma, özellikle

mavi ve ultraviyole dalga boyları, hastalık

riskini artırmaktadır. Bu dalga boylarını filtre

eden güneş gözlükleri ve ayrıca şapka ya da

kep takılması faydalıdır.

Ayrıca, ailede sarı nokta hastalığı

bulunması, yüksek kan basıncı, kan yağlarının

yüksek olması, kalp ve damar hastalığının

olması, yüksek vücut kitle indeksi ve belirli

vitaminlerin ve minerallerin yediklerimizle

az alınması sarı nokta hastalığı için risk

faktörleridir.

◊ Beslenmemizle Sarı Nokta Hastalığı

Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Ispanak, karalahana ve brokoliden bol

bir diyetle beslenen kişilerde sarı nokta

hastalığı daha az görülmektedir. Bu besinler

bol miktarda lutein ve zeaxanthin denilen

makülayı koruyucu iki önemli pigment

içerirler. Koyu yeşil yapraklı sebzeler dışında

sarı biber, mısır, avokado, şeftali, portakal,

hurma ve yumurta sarısında da bol miktarda

lutein ve zeaxanthin vardır.

Çinkodan zayıf bir diyetle beslenen

kişilerde sarı nokta hastalığı daha sık

görülmektedir. Et, balık, kabuklu deniz

ürünleri, fasulye, nohut ve yulaf gibi

besinlerde çinko bulunmaktadır.

Omega-3 yağ asitlerinden zengin bir

diyetle beslenen kişilerde hem hastalık daha

az oluşmakta hem de hastalığın ilerlemesi

yavaşlamaktadır. Balık (somon, ton ve

sardalye), balık yağı, ceviz ve bitki yağlarında

(kanola, keten tohumu) bol miktarda

Omega-3 yağ asitleri bulunmaktadır.

Göz sağlığınız açısından bol meyve

içeren dengeli bir diyet önemlidir. Doymuş

yağ asitlerinden ve kolesterolden zengin bir

diyetten uzak durmak gerekmektedir.

◊ Hastalık Nasıl Başlar?

Erken dönemde hastaların makulalarında

druzen denilen oluşumlar gözlenir. Bu evrede

hastaların görmeleri tamdır ya da hafif

azalabilir.

Bunları ancak detaylı bir retina muayenesi

sırasında göz doktoru saptayabilir ve

ilerlemesini engellemek için size gerekli

vitaminleri verir ve önerilerde bulunur.

Bu da göz doktoruna yapılacak periyodik

muayenenin önemini göstermektedir.

Bu erken evre sarı nokta hastalığı çoğu

zaman ciddi görme kayıplarıyla olan ileri evre

sarı nokta hastalığına ilerlemez.

Sarı Nokta Hastalığının Tipleri Var

Mıdır?

Bazen druzen dediğimiz erken evre sarı

nokta hastalığı ilerlemeye devam eder ve 2

tip sarı nokta hastalığı oluşabilir.

116


Tatil Sağlık

Kuru (Atrofik) Tip

Yaş (Eksudatif ) Tip

Kuru tip sarı nokta hastalığı daha sık

görülür, daha yavaş ilerlediğinden görme

kaybı daha azdır ve uzun sürede ortaya çıkar.

Druzenlerin sayısı ve büyüklükleri artar. Retina

pigment epiteli ve fotoreseptör hücrelerde

tahribat (atrofi) meydana geldiğinden görme

azalır. Kuru tip bazen yaş tipe dönebilir.

AMSLER KARELI KAĞIT

TESTINDE SARI NOKTA

HASTALIĞININ GÖRÜNÜŞÜ

Yaş tip sarı nokta

hastalığında retina altında

yeni damarlar oluşur. Bu yeni

damarlardan sıvı kaçağı ve

kanama olur. Sıvı toplanırsa

düz çizgiler eğri görülür;

kanama olursa ciddi görme

kayıpları oluşur. En son evrede

skar dokusu halini alır. Ciddi

merkezi görme kayıpları

meydana gelir ama kenardan

görme ve merkezin etrafını

görme korunur. Çok nadiren

tam körlük yapar.

◊ Hangi Tetkikleri Yaparız?

Retina anjiografisi ve

OKT’ yi (Optik Koherenz

Tomografi) her hastaya standart

uygularız. Bazen indosiyanin

yeşil anjiografisini uygulamak

gerekebilir.

◊ Sarı Nokta Hastalığının

Tedavisi Nedir?

Eğer kuru tip sarı nokta

hastasıysanız, düzenli aralıklarla

doktora gitmeniz ve çeşitli

vitamin ve mineral takviyeleri ile

lutein gibi antioksidan özelliği

sahip ilaçlar kullanmanız

önerilmektedir. Yaşa Bağlı Göz

Hastalığı Çalışma Grubunun

sarı nokta hastalığının

ilerlemesini yavaşlattığı için

önerdiği formülasyon;

C Vitamini 500 mg

E Vitamini 400 IU

Lutein 10 mg

Zeaxantin 2 mg

Çinko 80 mg

Bakır 2 mg

Yaş tip sarı nokta

hastalığında son yıllarda en

çok uygulanan tedavi göz

içine anti-VEGF (Vascular

Endotelyal Growth Factor)

ilaç enjeksiyonlarıdır. Bu ilaçlar,

kanamalara ve sıvı birikimlerine

yol açarak görmeyi azaltan yeni

anormal damar oluşumlarına

engel olurlar. Böylece hastalığın

ilerlemesine engel olurlar.

En çok göz içine uygulanan

anti-VEGF’ler Bevacizumab,

Ranibizumab ve Aflibercept

‘tir. Her üçü de dünyada yaygın

olarak kullanılmaktadır. Bu

ilaçlarla çoğu hastamızda

görmenin daha kötüye

gitmesine engel olabiliyoruz ve

bir kısım hastada da görmeyi

artırabiliyoruz. Tedaviden

iyi sonuç alabilmemiz için

hastaların düzenli kontrole

gelmesi çok önemlidir.

Amsler kareli kağıt testi ile kendi kendimizi

kontrol edebiliriz. Bu testte düz çizgilerin

eğri görülmesi, bazı karelerin görülmemesi

ya da koyu görülmesi sarı nokta hastalığının

belirtisidir. Bu gibi durumlarda, en kısa

zamanda retinanızın detaylı muayenesinin

yapılması gerekmektedir.

Göz içi anti-VEGF enjeksiyonu

Anti-VEGF ilaçların en büyük

dezavantajı, göz içine birçok kez

enjeksiyon yapılması gereksinimidir.

Göz içine olmasına rağmen

ağrısızdır ve zor olmayan bir

işlemdir. Yan etkileri çok azdır. Göz

enfeksiyonu, retina dekolmanı ve

katarakt oluşumu çok nadirdir. Ayrıca

göz dışı yan etki olarak, nadiren

arteryel tromboembolik tıkanmalar,

burun-boğaz enfeksiyonu, baş ağrısı,

solunum ve idrar yolu enfeksiyonları

gelişebilir.

Fotodinamik (soğuk lazer)

tedavi anti-VEGF ilaçlar yokken, sarı

nokta hastalığının tedavisinde en sık

kullanılan bir yöntemdi. Günümüzde

ise, yaş sarı nokta hastalığının bazı

tiplerinde anti-VEGF tedaviyle

beraber kullanılabilen bir yöntemdir.

117


Sanat

TARIH ÖNCESINDE

“BIRLIKTE SANAT”

Sanat günümüzden ne kadar eskilere

gider? Zamanın içinden çıkıp gelen resimler

bize neler fısıldar? Sanatın birleştiren

etkisi üzerimizde nasıl bir iz bırakır? Bu

ve buna benzer sorularla insanın tarih

içinde doğa, kutsallık ve sanatla ilişkisi

üzerine araştırmalarını sürdüren ressam

Serap Başol, son sergisini Nişantaşı ART

212 Sanat Galerisinde 02 Şubat’ta açıyor.

Avrupa Konseyi’nin Strasburg’daki sanat

galerisi dâhil bu güne kadar 18 sergi

açan sanatçı, 15 Şubat tarihine kadar sürecek

son sergisinde 37 eserine yer veriyor.

Serap Başol sergisi için söyle konuşuyor;

“Sergide yeryüzünde en eski çağlardan

beri yaşayanların prehistorik kaya çizimlerini

kendi yorumlarımla renklendirdim.

Sergiyi izleyenleri Orta Asya içlerinden

başlayan gizemli bir yolculuğa çıkaracağım.

Tibet, Mısır, Anadolu üzerinden

Avrupa’ya uzanan bu yolculukta bize çizimler,

boyalı resimler, simge ve semboller

eşlik ediyor. Sanatın ilk-el yaratımlarına

doğru gidiş, içimizde insan ruhunun sırlarına

merak uyandırıyor.

İzleyenleri “Güneş Kafalar”, “Işıldayan

Kişi”, “Şaman Kozmolojisi”, “Arkaik Efsane”,

“Neşeli Törenler” isimli eserler ve

hikâyeleri eşliğinde hafızaların dehlizlerinde

gezdireceğim. Çünkü bugün törensel

nitelik taşıyan Arkaik dönem çizim ve

resimlerin topluluk üyeleri tarafından hep

“birlikte” yapıldıkları keşfedilmiş durumda.

Ayrıca da geçmişteki yaratım sürecini

örnek alan sergi boyunca izleyiciler de

sanatın birleştirici duygularını tatmak ve

kendi izlerini bırakmak üzere interaktif

bir ortamda galeriye kurulan dev tuval de

birlikte resim çalışabilecekler” diyor.

ART 212 Kadırgalar Cad. 8-B Nişantaşı

İstanbul Telefon: 212-240 2282

119


Sinema

OLANLAR OLDU

VIZYONDA

Ata Demirer’in

hem senaryosunu

yazıp hem de

başrolü üstlendiği

“Olanlar Oldu”,

geçtiğimiz hafta

vizyona girdi. Ünlü

komedyen, merakla

beklenen filminin

galasını önceki gün

Kanyon’da yaptı.

Galaya yaklaşık 2

bin kişi katıldı.

Zahide

Yetiş

Sevgiliyle

el ele

Filmin oyuncularından

Bige Önal,

galaya sevgilisi Aras

Bulut İynemli ile el

ele geldi. Önal, çok

heyecanlı olduğunu

söyledi.

Ata

Demirer

Semih

Kaya

Demet Akbağ,

galaya oğlu

Ali Çika ile

geldi.

Yasemen

Saylar

120


Sinema

Ata Demirer,

gösterim

öncesi basın

mensuplarına

film ekibiyle

birlikte

poz verdi.

Seda

Güven

Olanlar Oldu’nun galasına

yönetmeni Hakan Algül

ile oyuncuları Ata Demirer,

Tuvana Türkay, Ülkü

Duru, Salih Kalyon, Seda Güven,

Toprak Sergen, Tuna Kırlı, Bedir

Bedir, Gümeç Alpay, Ali Yoğurtçuoğlu,

Bige Önal, Murat Okay, Efe

Akercan, Dayk Miricanyan, Derya

Alabora ve küçük oyuncu Esat

Polat Güler, tam kadro katıldı. Ekip,

gösterim öncesi kırmızı halıda

basına poz verdi, soruları

yanıtladı.

Sözü ilk alan Ata Demirer

oldu. Ünlü komedyen,

“Yazın sıcağında,

Ege’nin sıcak insanlarının

arasında

çektik filmi ve bu

sıcaklığın filme de

yansıdığını düşünüyoruz.

Güzel

enerjiyle başlayan filmimiz

umarım vizyon

Esat Polat

Güler

sonrasında da güzel bir hatıra bırakır

bize” dedi.

Filmde hem Zafer Kaptan’ı hem

de annesi Döndü’yü oynayan Demirer,

“İki karakteri birden canlandırmak

zor olmadı mı?” sorusuna ise

şu yanıtı verdi: “Zordu çünkü filme

kadın olarak başlamak başka şey, erkekken

kadın kılığına girmek başka.

Gerek Ülkü Duru gerekse değerli

yönetmenimiz Hakan Algül’ün tenkit

ve yönlendirmeleri neticesinde

bir rota tutturduğumuzu düşünüyorum.

Döndü benim 2008’de

bulduğum bir karakterdi, yıllar

içinde pişti. Sonra filme düştü.

Bakalım Türk insanının kalbinde

bir taht edinebilecek mi?

Bu arada karakterde Demet

Akbağ’ın da katkısı var. Kendi

aramızda yapmaya başlamıştık.

Kadın rolünü de ben oynayınca

Demet’e yer kalmadı

filmde ama bir sonrakinde o

da rol alacak.”

Demirer, röportaj sırasında

filmin çocuk oyuncusu Esat

Polat Güler’e de övgüler yağdırdı

ve “Çok olgun bir çocuk, ileride

çok güzel rollerde göreceğiz.

Geleceğin yeteneği o” dedi.

Mikrofonlara yetişebilsin diye

Toprak Sergen’in kucağına aldığı

Esat da sözleriyle herkesi güldürdü:

“Ata Demirer benim hem anneannem

hem dayım. Anneannemi

sevmiyorum ama nedense dayımı

çok sevdim.”

Basınla görüşmenin ardından film

ekibi salona yöneldi. Filmi izleyen

yaklaşık 2 bin kişi arasında Demet

Akbağ ve oğlu Ali Çika, Ali Sunal,

Çağlar Ertuğrul, Aras Bulut İynemli,

Seda Bakan, Zafer Algöz, Eda Ece,

Şinasi Yurtsever, Onur Buldu, İştar

Gökseven, Zahide Yetiş, Taşkın

Sabah, Cenk Torun, Semih Kaya,

Levent Ülgen, Koray Avcı ve Ata

Demirer’in annesi Ayten Kaçar da

vardı.

121


Şinasi

Yurtsever

Ferihan

Kaya

Tuvana

Türkay

Ata Demirer, filmi

Ülkü Duru ve

Tuvana Türkay ile

yan yana izledi.

Seda

Bakan, filmi

anne ve babasıyla

izledi. Ailesinin

de sıkı birer Ata

Demirer hayranı

olduğunu söyleyen

Bakan, “Süslendim

püslendim, geldim.

Türkiye’nin

gülmeye ihtiyacı

var. Boyun

eğmeyecek,

hayata devam

edeceğiz” diye

konuştu.

Gülenay

Kalkan

Demet

Akbağ

Ali

Çika

Tarık

Ünlüoğlu

122


Yazar

DÖVİZ KURUNUN HIZLA ARTMASI KARŞISINDA

YABANCI PARA CİNSİNDEN BORÇLARIN DURUMU

Av. Edip ÖNDER

edip@onderhukuk.com.tr

Günümüzde

özellikle sanayide

hammaddenin

dış kaynaklardan

alınması, tüketim

ürünlerinde de

ithalatın artması

karşısında, yabancı

para birimi özellikle

Dolar ve Euro

ekonominin mihenk

taşı haline gelmiştir.

İthalat yapan kişiler,

döviz kurundaki

değişikliklerden

minimum oranda

etkilenmek amacıyla

ticaretlerini de

aynı şekilde döviz

kuru üzerinden

yapmaktadır.

Peki döviz kurundaki

hızlı artış neticesinde

borçlar ne oluyor?

Hayatın olağan akışı

içerisinde, döviz

kurunda iniş-çıkışların

olacağı malumdur.

Ticaretle uğraşan

kişiler bu durumu göz

önüne alarak işlerine

devam ederler. Ancak

olağanın üzerindeki

artış-inişler ekonomide

ciddi dalgalanmalar

yaşamasına ve kişilerin

borçlarını sırf bu artış

nedeni ile ödeyemez

duruma gelmesine neden

olmaktadır.

Böyle bir durumda

yapılabilecek şey, hukuki

olarak borçlarınızın

uyarlanmasını talep

etmektir. Ancak burada

da dikkat edilmesi

gereken bir husus

vardır. Artış miktarı

göreceli bir kavramdır.

Yargıtay içtihatları

da incelendiğinde

sınırları belli bir kıstasın

olmadığı görülmektedir.

Artışın olağanüstü

olup olmaması

bakımından getirilen

kriterler, ülkenin

içerisinde bulunduğu

ekonomik durum,

artışın öngörülebilir

olup olmadığı ve döviz

kurunun son yıllardaki

durumudur. Bu

bağlamda, bu hususta

açacağınız uyarlama

davaları kısa sürede

sonuçlanabilecek davalar

olmadığı gibi ülkenin

hatta dünyanın içerisinde

bulunduğu durum

karşısında öngörülebilir

olup olmama kıstası da

oldukça tartışmalıdır.

Bu anlamda “en kötü

anlaşma, en iyi davadan

daha iyidir” kuramı

gereğince; yabancı

para borçlusu iseniz,

kurun sabitlenmesini

doğrudan alacaklıdan

talep edebilir, yabancı

para alacaklısı iseniz

borçlunuz uyarlama

davası açmadan ve

borcunu ödeyemez

duruma gelmeden önce

kur sabitlemesi yoluna

gitmenizdir.

Günümüzde kurun

sabitlenmesini en çok

kira ilişkilerinde ve

banka kredilerinde

görmekteyiz. Genel

olarak kabul edilen

durum, belirli bir

süre için tarafların

ortak mutabık kaldığı

“olağanüstü” olarak

nitelendirilen durumdan

önceki ortalama kur

miktarıdır. Böylece

yapılacak bir protokol

veya sözleşme ile

geçici bir dönem için

ödemelerinizde baz

alınacak kur miktarını

sabitleyerek, kurun

olağanüstü hareketinden

etkilenmemiş

ve yapacağınız

ödemeler bakımından

ödeyeceğiniz miktarı

önceden bilip

ekonominizi ona

göre şekillendirmiş

olacaksınız.

Halihazırda basına

da yansıdığı gibi

pek çok AVM, kira

bedellerini yabancı

para birimi üzerinden

tahsil ettiğinden, kira

bedellerini ödeyemeyen

kiracıların teker teker

mağazaları boşaltması

ve ödemelerini yapamaz

duruma gelmeleri nedeni

ile, belirli periyotlar

ile, kira bedellerinin

ödenmesinde kur

sabitlemesi yoluna

gitmektedir.

Ekonominin daha iyi

bir noktaya gelebilmesi

için hepimizin elini

taşın altına koyması

gerekmektedir. Bu

anlamda, özellikle

yabancı para birimi

borçlarında borçların

sağlıklı bir şekilde

ödenebilmesi amacı ile

somut durumu mahkeme

dosyalarına düşürmeden

somut durumu revize

edip ortak bir noktada

buluşabilmek adına

kur sabitlemesi yoluna

gitmek, ticaretle uğraşan

kişileri son derece

rahatlatacaktır. Bu

rahatlama ise, tüketim

ürünlerinin olması

gerekenden daha fazla

zam görmemesine,

kişilerin borçlarını

ödeyebildiği bir ortamda

iş yapmasına ve hem

üretici hem tüketici

bakımından ekonomik

rahatlamaya sebep

olacaktır.

123


Ece’ce

Ece

Türkoglu

MODA

KADİFE’NİN

BÜYÜLÜ

RENGİ...

Merhaba ,

2017 kış modası oldukça renkli ve hareketli

geçmeye devam ediyor.Ama bu sezonun

trendleri arasında belki de herkesi en fazla

etkisi altında bırakanı, vitrinlerden ve

sokakta ki insanlardan anlaşıldığı gibi hiç

kuşkusuz kadife trendi. Kadifenin gösterişli,

romantik, zarif ama aynı zamanda ağırbaşlı

havası bizi, sokakları kocaman birer podyum

olarak görmemizi sağlamaya devam ettiriyor.

Elbiselerden ayakkabılara, çantalardan

pantolonlara kadar her bir parçayı etkisi

altına alan kadife, farklı renkleriyle de adeta

her bir parça da başka bir dokuymuş gibi

kendi kendini satmaya devam ediyor. Çünkü

gece ya da gündüz ne zaman giyerseniz

giyin, kadife giyerseniz dokunulmaz şekilde

çekici olacaksınız..

Şimdi gelin hem bu kadife parçalara birlikte

göz atalım, hem de neyi ne ile kombinlersek

muhteşem olunur ona bir bakalım.

Tasarımcılar 2010 sezonundan bu yana

sık sık kadifenin büyüsüne kapılıp,

koleksiyonlarına birkaç parça kadife

koymuş olsa da ,kadife yi trend yapan her

zaman ki gibi,yine sokak modacıları oldu.

Her ne kadar nostaljik bir duruşa sahip

olduğunu düşünülse de, modern kesimlerle

birleştiğinde son derece zarif ve bir o kadar

da karizmatik kombinler ortaya çıktı.

Son birkaç yıldır trend olan ikili takımlar,

özellikle de alt ve üst takım giyinme, kadife

parçalarla bu sezon etkili biçimde devam

ediyor. Eğer ofis hayatınızda şık giyinmeyi

tercih ediyorsanız kadife ceket ve pantolon

takımları sizin için muazzam bir seçenek

olabilir.

Ayrıca kadife etekleri ofis için oldukça

kolay kombine edebilirsiniz; kadife çok

feminen bir doku olduğu için onu balıkçı

basic bir kazakla yada jean bir gömlekle bile

kullanabilirsiniz.

Bu kadife takımları oxford bir ayakkabı ile

maskülen bir kombin, rugan bir stiletto ile

baştan ayağa feminen bir kombin haline

getirebilirsiniz.

124


MODA

125


MODA

Kadife kumaş’ın bir söz hakkı olsa,

kesinlikle elbise de en iyi duracağını

söylerdi sanırım. Kadife elbisenin büyüsü

bambaşkadır. Tüm davet tiplerine giden,

fark yaratan havası her stilde kendisini

göstermeyi başarır. Her boy da harika duran

bu kumaş, truvakar kol, askı kol, reglan kol

ile de aynı etkiyi yaratmayı başarır. Gece

yada gündüz sadece ayakkabı ve aksesur

farkıyla kullanabileceğiniz kadife elbiseler

gardıropların kraliçesidir.

Bu senenin kadife trendi, düşündüğünüz

gibi sadece şık kombinlerin baş kahramanı

değil. Çünkü kadife artık her kombine

uyum sağlayabilecek kadar güncel bir trend

haline geldi. Kadife ceketinizi, kot pantolon,

basic tişört ve spor ayakkabılarınızla

kombinliyebileceğiniz gibi ayrıca kadife

spor takımlar, spor pantolonlar ve converse

ayakkabılarınızla kullanabileceğiniz jile

elbiselerde oldukça moda..

Kadifenin zahmetsiz kolay şıklığından

faydalanmak istiyorsanız yer ve mekan

fark etmeyecektir. Ceketlerinizin ya da

hırkalarınızın içine giyebileceğiniz crop

top denilen kısa bluzlar, askılı yada boğazlı

kadife bluzlar tek balına kombinlerinizi star

kombin olmaya terfi ettiriyor.

Bu sene kadife pantolonların ,en dar yada

en bol yada en yüksek bel modellerinden

birinde kendinizi bulacağınızdan eminim...

Uzun kısa, şişman yada aşırı zayıf tüm beden

tiplerinde başarılı biçimde şekillenebilen

bu pantolonların her stile uygun olanlarını

bulmanız mümkün. Bohem tarzının her

zaman kullandığı kadife, bu sene her stilde

her vitrinde var. Zaten bu pantolonları

istediğiniz dokuda bir üstle kombinlemeniz

oldukça kolay ve rahat olacaktır.

126


MODA

Elbette kadife dış giyimleri de belirtmeden

olmaz; ceketler de olduğu kadar ,mont ve

kabanlar da da kendisini hissettiren kadife

kabarık mont modellerinde oldukça sıradışı

ve sıcacık görüntüsüyle dikkat çekiyor.

Uzun kabanlarda bohem havasını hissettiren

kadife ,jean üzerine kullanıldığında kış

mevsiminin soğukluğunu gözlerimizden

silmeyi başarıyor.Ama benim spor

modellerde kadife favorim ,kesinlikle

kısa montlardan yana ..Gömleklerin

üzerine yada küçük bluzların üzerinde çok

beğendiğim bu ince görünümlü sıcacık kısa

montlar bana çok sevimli ama bir o kadar da

havalı geliyorlar..

Üstelik alışkın olduğumuz kadifenin en

yakıştığı bordo ve yeşil renkler,bu trend

ile ezber bozarak farklı renklerde nasıl

muhteşem olabileceğini bize göstermeye

çabalıyor.Çünkü spor stiller dahil olmak

üzere her stilde pek çok renginin her

modelde ne kadar şık durabileceğini

görüyoruz.

Bu trendin bir parçası olmak istiyorsanız

bu sene özellikle bot ve ayakkabılarınızda

kadifenin renklerinden tercih etmenizi

önderiyorum.Oldukça renkli seçenekleri

olan kadifenin her modele yakışabildiğini

söylemek isterim.Çantalarının da çok göz

alıcı olduğu kadife kendisini aksesuarlar

da da gösterdi.Tasma kolyeler,bileklikler

ve küpelerde çok hoş duran kadife,oldukça

seksi bir aksesuar seçeneği..

Modası hiç geçmeyen ve tüm zamanların

tüm şık kombinlerinin her zaman hakkını

verebilen kadifeyi yeniden,tüm stillerle

keşfetmeniz için bu sene size bu trende

yapışmanızı bu trende yakışmanızı tavsiye

ediyorum.Sevgiyle şık kalınız..

Görüşmek üzere

Ece Türkoğlu

127


Moda

CEM ÖZKÖK ILE

Moda Trend

YENI HABERLERLE DOLU MOONLIFE ŞUBAT

SAYISINDAN HERKESE MERHABA,

BBeni daha detaylı

tanımak ve takip etmek

için cemozkok309

instagram adresinden

takip edebilir, merak ettiklerinizi

sorabilir, hafta içi her gün 13.30

‘ da Uçankuş’ta Moda Kuşu

programımdan trendleri daha

yakından benimle birlikte takip

edebilir ve danışmanlığımdan

faydalanabilirsiniz.

Bu sezonun trend olan

parçalarından bahsetmek

gerekirse, programımda hep

bahsettiğim gibi; salaş olan

her şey çok trend. Biz buna

kısaca, sokak modası diyoruz.

Fırfırlı, tek omzu açık, dantelli,

siyah,parlak siyah,pastel

tonlar,mor renkler, deri,

kürk,özellikle kürk yakalı yelek

ya da montlar, leopar, kamuflaj,

kadife! , bol dökümlü parçalar,

düğmeli trench coat lar,bol paçalı

pantolonlar,basma kalıp elbise ve

kazaklar, bilekte botlar,diz üstü

çizmeler, saçaklı etekler oldukça

trend.

Sorularınıza istinaden, 2017

saç modası ise, ünlülerin de

tercih ettiği Saç tasarımcım

Nedim Doğulu’nun aktardığı

bilgilere göre, kısa saçlar,

beyaz,gri,marjinal kısa kesimli

saçlar, saçlar uzun ise, balyajlı

saçlar oldukça trend.

Hep dediğim gibi, tarz olmak

sadece giyimle değil, kişisel

bakım ve yaşam tarzımızla da

doğru orantıda olduğu için,

her ay olduğu gibi sizlerle

tecrübelerimi ve gittiğim yerleri

paylaşmak istiyorum.

Bu ay ‘’En’’ler köşemde

kimlerin olduğuna ve gündemde

olanlara bir göz atalım!

128

Medikal El Ayak bakımı! Çok

duymuşsunuzdur, batan tırnaklar,

nasırlar, mantar vs vs. bu gibi el ve

ayak sorunlarını artık sıradan yerler

isteseler de başaramıyorlar. O kadar

çok soru aldım ki bu konu hakkında,

sizlerle de paylaşmak istedim.

Geçenlerde yakın bir arkadaşımın

tırnak batması şikayeti üzerine,

sevgili arkadaşım Medikal el&ayak&yara

uzmanı Deniz Yahçı’yı

Kadıköy’deki Diyabet Hastanesinde

ziyarete gittik. Arkadaşım ‘’bugüne

kadar nasıl dayanmışım’’ diye sevgili

Deniz’i öpe öpe bitiremedi : ) Tabi

ilgimi çekince uzunca sohbet ettik

ve hayatımızda el ve ayak konusunda

ne kadar da sorun yaratan,

yaşamımızı engelleyen pek çok

hastalık olduğunu öğrendim. Özellikle

Diyabetik ayak yaraları, ayak

kesilmelerine kadar ciddi sorunlara

yol açabiliyor ve işte Deniz tam

burada, hayat kurtarma görevini

üstlenip görevini en mükemmel

şekilde yerine getiriyor. Varis tedavisi

şikayetiyle gelen hastaları da

oldukça fazla. Bu oranda gösteriyor

ki el ayak bakımı sadece tırnak

bakımı gerektirmeyecek kadar ciddi!

İşini iyi yapan birini arıyorsanız,

gözüm Kapalı Deniz Yahçı’yı tavsiye

ediyorum. Denizyahcı instagram

adresinden tedavilerini inceleyebilir.

05385193393 telefon numarasından

ulaşabilirsiniz. Sağlıkla kalın!

Şimdi deeeee biraz Ardacan Algan

ile eğlenelim! Gece şıklığına ne kadar

dikkat ettiğimi biliyorsunuz. Tabi

bu işin bir de sahnedeki şıklığı var.

Biliyorsunuz kolay kolay beğenip

herkesi yazmam.

Evet, gece hayatının en

eğlendiren, en tanınmış, en tarz,

en stil sahibi, en yakışıklı isminden

bahsediyorum. ‘’Kalbe Zarar’’

şarkısıyla youtube da tıklanma

rekorları kıran, Ardacan Algan!

Programıma konuk olarak

geldiğinde de, sevgili Ardacan ile

gece şıklığı ve sahne tarzı hakkında

çok konuştuk. O da benim gibi, sade

ama kesimiyle tarz parçalardan

hoşlanıyor. Erkek olup sahne alan

varsa kesinlikle Ardacan’a bir

göz atın derim : ) Sesine gelince,

EFSANE! Sahnesinin gücü Avrupa’ya

kadar uzanıyor ve bu meslekte de

canlı sahnenin ne kadar önemli

olduğunu vurguluyor. Türkiye

dışında, Atina, Viyana’da da

inanılmaz bir hayran kitlesine sahip.

Siz de hem göze hem kulağa hitap

edecek usta bir sanatçıyla eğlenceli

bir gece geçirmek isterseniz,

ardacanalgan intagram adresinden

nerede sahne aldığına bakabilirsiniz.

Müzikle kalın!


Moda

Şimdi sizlere

son zamanlarda

çok konuşulan

ve tercih edilen

güzelliğin sırrını

çözmüş bir yerden

bahsetmek istiyorum.

Hollanda’da,

Almanya’da ve

Türkiye’de Cihangirde

şubesi olan güzellik

merkezi; LASER

VİSİON BEAUTY

CENTRUM !

Kurucusu olan Metin

Toprak Yeltekin’in

markası gerçekten

bir başarı ve güzellik

hikayesi!

Aynı zamanda

benimde gittiğim ve

düzenli olarak bakım

yaptırdığım Dünya

çapında kendini

kanıtlamış bir yer.

En gelişmiş estetik,

güzellik ve kozmetik

cihazları ile kesinlikle

işinin en iyisi!

Beni takip edenler

bilir, kendi programım

için de çok keyifli bir

vtr çekmiştik. Cilt

bakımı maskelerini,

hem diğer güzellik

merkezlerine

sattıkları hem de

müşterilerine de

uyguladıkları vakumlu

acısız epilasyon

cihazlarını ve yine acısız

vakumlayarak bölgesel yağ

yakma cihazlarını sizlere

uygulamalı olarak gösterip

anlatmıştım. Gösterdiğiniz

ilgi için sayfamda da

paylaşmak istedim. Acısız

kısmının doğru olup

olmadığını anlamak için

arkadaşımı epilasyon ve yağ

yakma cihazına bile soktum.

Sonuç gerçekten, sıfır acı! : )

Pek çok epilasyon

cihazını artık her yerde

görebilirsiniz ama vakumlu

olanını eminim henüz

görmemişsinizdir. Siz de

acısız güzelliği yaşamak,

acısız epilasyon yaptırmak,

40 dakikada yağlarınızdan

kurtulmak vee Ferhat

Başkan’ın gizemli

mucizevi yeşil maskesini

denemek istiyorsanız. Siz

de Sıraselviler No:9 1

Cihangir adresine gidip

bakımınızı yaptırabilir

laservisionbeautycentrum_

ist instagram adresinden

takip edebilirsiniz.

2017 ile birlikte yaza

evlilik hazırlığı yapan

gelin adaylarımıza, gelin

saç model ve makyaj

tüyolarını müjdelemek

istiyorum. Evlenecek tüm

arkadaşlarımın , alanında

başarılı saç tasarımcısı

Numan Kuvvetli’ye sordum

ve trend olan saç modellerini

sizler için öğrendim : ) Açık

gelin saç modelleri oldukça

trend. Doğallık ve sade bir

şıklık ile harika bir gelin

olmak kaçınılmaz. Buna

biraz kır düğünü tadını

veren doğallık diyebiliriz.

Doğallık bu sene çok trend

olduğu için salaş gelin saç

modelleri de kaçınılmaz

bence. Tabi saçın önemli

olduğu kadar makyajda çok

önemli. Sade bir makyaj

ve şeftali tonlarında hafif

bir allık ile tamamlanan

makyaj ile kusursuzluğunuzla

göz kamaştırabilirsiniz.

Straplez gelinlik modelleri

ile birlikte kullanılan saç

modellerine genellikle

inci sıralı saç aksesuarları

ile model verilmektedir.

Dağınık örgü modelleri içine

sarılan sıra inciler, alınlardan

sarkık oldukça zarif ve şık

duruyor. Boyundan bağlamalı

modeller ile genellikle

dağınık gelin topuzu

modelleri ya da doğal deniz

dalgaları üzerine papatya

taçlar kullanılıyor. Siz de

düğününüzde nasıl bir saç

ve makyaj yaptıracağınıza

kararsız iseniz, kesinlikle

Numan Kuvvetli’yi tercih

etmenizi öneririm. Siz

de hairstylist_nouman

instagram adresinden güncel

saç ve makyaj trendlerini

takip edebilirsiniz!

129


Dünya

Ellen

DeGeneres

20 ödülle

zirvede

43. People’s Choice Ödülleri töreni, önceki gün Los Angeles’ta

gerçekleşti. Joel McHale’in sunuculuğunu yaptığı törende

Ellen DeGeneres, geçmişten bugüne toplam aldığı 20 People’s

Choice ödülüyle zirveye yerleşti.

ABD’nin Los Angeles kentindeki

Microsoft Tiyatrosu’nda

gerçekleştirilen törenle 43. People’s

Choice Ödülleri sahiplerini buldu. Jennifer

Lopez altı kez aday olduktan sonra ilk kez

bu yıl “Shades of Blue” dizisindeki rolüyle

ödül kazandı. Kazananların tamamının

seyircilerin verdiği oylarla belirlenen

ödüllerin geçmişten bugüne kazananı ise

20 ödülle oyuncu Ellen DeGeneres oldu.

Tom

Hanks

Fifth

Harmony

Jennifer Lopez

Reem Acra

130


Dünya

Ashley Greene

Jeffrey Dodd

Yara

Shahidi

Lilly Singh

“en beğenilen

Youtube yıldızı”

oldu.

Blake Shelton “en iyi country müzik erkek

şarkıcısı” ve “en iyi albüm” ödüllerini alırken

“Oy verenlere ve seksi sevgilim Gwen Stefani’ye

teşekkürler” dedi.

Justin

Timberlake

Sarah Jessica

Parker, “en

iyi premium

dizi kadın

oyuncusu”

ödülünü aldı.

Chelsea Kane

Tony Ward

Sofia Vergara,

“en iyi komedi

televizyon

oyuncusu”

ödülüne layık

görüldü.

Full House ekibi

Tyler

Perry

131


Cemiyet

Robert

Downey

Jr.

İşte kazananlar

EN İYİ FİLM: “Finding Dory” (Kayıp Balık Dori)

EN İYİ ERKEK OYUNCU: Ryan Reynolds

EN İYİ KADIN OYUNCU: Jennifer Lawrence

EN İYİ AKSİYON FİLMİ: Deadpool

EN İYİ AKSİYON ERKEK OYUNCUSU: Robert Downey Jr.

EN İYİ AKSİYON KADIN OYUNCUSU: Margot Robbie

EN İYİ ANİMASYON FİLMİ SESLENDİRMESİ: Ellen DeGeneres (Kayıp Balık Dori)

EN İYİ KOMEDİ FİLMİ: Bad Moms

EN İYİ KOMEDİ FİLMİ ERKEK OYUNCUSU: Kevin Hart

EN İYİ KOMEDİ FİLMİ KADIN OYUNCUSU: Melissa McCarthy

EN İYİ DRAM FİLMİ: Me Before You

EN İYİ DRAM ERKEK OYUNCUSU: Tom Hanks

EN İYİ DRAM KADIN OYUNCUSU: Blake Lively (“Cafe Society” ve “The Shallows” filmleriyle)

FAVORİ FİLM İKONU: Johnny Depp

FAVORİ YARDIMSEVER KİŞİ: Tyler Perry

EN İYİ TV DİZİSİ: Outlander

EN İYİ NETWORK TV KOMEDİSİ: The Big Bang Theory

EN İYİ KOMEDİ DİZİSİ ERKEK OYUNCUSU: Jim Parsons (The Big Bang Theory)

EN İYİ KOMEDİ DİZİSİ KADIN OYUNCUSU: Sofia Vergara (Modern Family)

EN İYİ NETWORK TV DRAMI: Grey’s Anatomy

EN İYİ TV DRAMI ERKEK OYUNCUSU: Justin Chambers

EN İYİ TV DRAMI KADIN OYUNCUSU: Priyanka Chopra (Quantico)

EN İYİ KABLO TV KOMEDİ DİZİSİ: Baby Daddy

EN İYİ KABLO TV DRAMI: Bates Motel

EN İYİ KABLO TV ERKEK OYUNCUSU: Freddie Highmore (Bates Motel)

EN İYİ KABLO TV KADIN OYUNCUSU: Vera Farmiga (Bates Motel)

EN İYİ SUÇ DİZİSİ: Criminal Minds

EN İYİ SUÇ DİZİSİ AKTÖRÜ: Mark Harmon (NCIS)

EN İYİ SUÇ DİZİSİ AKTRİSİ: Jennifer Lopez (Shades of Blue)

EN İYİ PREMIUM DRAM DİZİSİ: Orange is the New Black

EN İYİ PREMIUM KOMEDİ DİZİSİ: Fuller House

EN İYİ PREMIUM DİZİ ERKEK OYUNCUSU: Dwayne Johnson (Ballers)

EN İYİ PREMIUM DİZİ KADIN OYUNCUSU: Sarah Jessica Parker (Divorce)

EN İYİ NETWORK BİLİMKURGU/FANTASTİK TV DİZİSİ: Supernatural

EN İYİ KABLO TV BİLİMKURGU/FANTASTİK TV DİZİSİ: The Walking Dead

EN İYİ PREMIUM BİLİMKURGU/FANTASTİK TV DİZİSİ: Outlander

EN İYİ BİLİMKURGU/FANTASTİK DİZİ ERKEK OYUNCUSU: Sam Heughan (Outlander)

EN İYİ BİLİMKURGU/FANTASTİK DİZİ KADIN OYUNCUSU: Caitriona Balfe (Outlander)

EN İYİ YARIŞMA: The Voice

EN İYİ GÜNDÜZ KUŞAĞI SUNUCUSU: Ellen DeGeneres

EN İYİ SUNUCU EKİBİ: Good Morning America

EN İYİ TALK ŞOV SUNUCUSU: Jimmy Fallon

EN İYİ ANİMASYON DİZİSİ: The Simpsons

EN İYİ YENİ DİZİ AKTÖRÜ: Matt LeBlanc (Man With a Plan)

EN İYİ YENİ DİZİ AKTRİSİ: Kristen Bell (The Good Place)

EN İYİ YENİ TV KOMEDİSİ: Man with a Plan

EN İYİ YENİ TV DRAMI: This Is Us

Chris

Sullivan

Dwayne

Johnson

Johnny

Depp

Jodie Sweeten

Sherri Hill

MÜZİK ÖDÜLLERİ

EN İYİ ERKEK SANATÇI: Justin Timberlake

EN İYİ KADIN SANATÇI: Britney Spears

EN İYİ GRUP: Fifth Harmony

EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN SANATÇI: Niall Horan

EN İYİ COUNTRY ERKEK SANATÇISI: Blake Shelton

EN İYİ COUNTRY KADIN SANATÇISI: Carrie Underwood

EN İYİ COUNTRY GRUBU: Little Big Town

EN İYİ POP SANATÇISI: Britney Spears

EN İYİ HIP-HOP SANATÇISI: G-Eazy

EN İYİ R&B SANATÇISI: Rihanna

EN İYİ ALBÜM: “If I’m Honest” - Blake Shelton

EN İYİ ŞARKI: “Can’t Stop the Feeling” / Justin Timberlake

Kevin

Hart

Melissa

McCarthy

132

DİJİTAL ÖDÜLLER

EN BEĞENİLEN SOSYAL MEDYA ÜNLÜSÜ: Britney Spears

EN BEĞENİLEN SOSYAL MEDYA YILDIZI: Cameron Dallas

EN BEĞENİLEN YOUTUBE YILDIZI: Lilly Singh

EN İYİ KOMEDİ İŞBİRLİĞİ: Ellen DeGeneres ve Britney Spears - “Mall Mischief”


Cemiyet

Ruby Rose

Veronica Beard

Blake Lively

Elie Saab

Kristen Bell

Rasario

133


MOT BEYMEN

ZORLU CENTER

MAĞAZASI’NDA!

Genç girişimci ve tasarımcı Can Öker,

tarafından hayata geçirilen MOT markası

özel koleksiyonuyla beğeni topluyor. MOT

yoğun ilgi gören tasarımlarıyla artık Zorlu

Center’da da yer alıyor. Aksesuar seçimiyle

tarzını yansıtanlar, MOT koleksiyonuna

Beymen’in Zorlu Center Mağazası’nda da

ulaşabilecek.

Tifanny & Co markasının Türkiye

distribütörü Dilek Ertek’in, Zorlu Center

Beymen Mağazası’nda açacağı Collection

isimli corner’da benzersiz MOT tasarımları

da sergilenecek. Özgün, sıra dışı modellere

imza atan MOT, koleksiyonlarını

seçkin zevk sahipleri ile bu noktada da

buluşturmaya devam edecek.

Detaylara vurgu yapan tasarımlarıyla

kişiye özel nüansları ortaya çıkaran MOT,

Yunan mitolojisinden ilham alan Titan

koleksiyonuyla da dikkat çekiyor.

134


protez tirnak

Protez Tırnak

Microblading

Kalıcı Makyaj

Eğitim

(Kalıcı Makyaj ve Protez Tırnak)

İpek Kirpik

Cilt Bakımı

Zayıflama

Merkez : Nişantaşı Şubesi

Teşvikiye Caddesi. Kardeşler Apartmanı

No:26 Kat:4 D:9 Nişantaşı / İstanbul

0212 234 0130 0532 504 6779

www.proteztirnak.com

www.emsaldogan.com

instagram.com/emsaldoganofficial

Yoğun iş ve günlük yaşam karmaşasında kendine zaman ayıramayan kadınların imdadına

Emsal Doğan Güzellik Merkezi yetişiyor.

Avrupa'daki başarısıyla dikkatleri üzerine çeken güzellik uzmanı Emsal Doğan, birikimlerini ve

başarılarını Türkiye'ye taşıdı. Protez tırnak ve kalıcı makyaj gibi uygulamalarıyla Almanya'da

birincilik ödülleri bulunan Emsal Doğan, uzman kadro, yetkin çalışanlar ve güçlü çözüm ortakları

ile kaliteli hizmeti Türkiye'deki bayanlara sunmaya başlamıştır.

Protez tırnak, kalıcı makyaj, ipek kirpik ve microblading uygulamalarında uzman kadrosu ile

hizmet veren Emsal Doğan Avrupa’nın en gözde güzellik uzmanlarından Almanya’nın Stuttgart

kentindeki Beverlyhills Nagel Studio isimli güzellik merkezlerini İstanbul Bağdat Caddesi ve

Nişantaşı’nda açtığı Güzellik Merkezi’yle Türkiye’ye taşıdı.

Bağdat Caddesi. Saffet Apt No: 369/9

Suadiye / İstanbul

0216 350 4571 0532 167 0931

Florya Şubesi

Şenlikköy Mahallesi Çatal sokak

No:5 Florya-İstanbul

0212 573 39 39 0212 573 39 39

ŞUBELERBağdat Caddesi

Ataşehir Şubesi

Ihlamur sokak Uphill towers B blok kat:3

Daire :16 Batıataşehir / İstanbul

0530 0159 497

Ankara Şubesi

GOP Mah. Attar Sokak No:9 Kat:2 D:7

ÇankayaArjantin Caddesi Vakıfbank Üstü

0312 427 7630 0535 874 71 79

Bakırköy Şubesi

Zeytinlik Mah.Fişekhane Cad.No/34

Daire/12 Bakırköy / İstanbul

0212 571 4239 0536 715 7519

Beylikdüzü Şubesi

Cumhuriyet Mah. Şehitler Cad. Bulvar

Evleri A.Blok No:1 Daire:2 Esenyurt

0531 239 04 00 0537 964 39 37

Etiler Şubesi

Nispetiye Caddesi. No: 104 B.Blok Kat:3

Etiler / İstanbul

0212 265 3232 532 440 9800

Antalya Şubesi

Şirinyalı Mah. Lara Yolu Manolya Apt.

No:145 K:2 D:6 Lara / Antalya

0242 316 3700 0532 160 7263

İzmir Şubesi

Mustafa bey caddesi.Feyza Apt.

No:13 K:6 D16 Alsancak / İZMİR

0232 465 33 03 - 0507 585 89 01

Bahcesehir Şubesi

Bahçeşehir 2.kısım mah. Avni Akyol bulvarı

Loca sitesi B:46 Gölet mevki Başakşehir

0212 608 00 68 0545 608 08 68


74. ALTIN KÜRE

ÖDÜLLERiNE

“LA LA LAND”

KERY

WASHINGTON:

DOLCE&GABBANA

DAMGA VURDU

“Oscar habercisi” kabul edilen Altın Küre ödülleri, önceki

gece Kaliforniya’nın Beverly Hills kentinde düzenlenen

törenle sahiplerini buldu. Ünlü komedyen Jimmy

Fallon’un sunduğu törene 7 dalda ödül kazanan “La La

Land” filmi damgasını vurdu.

Claire Foy

Başrollerini Emma Stone ve Ryan

Gosling’in paylaştığı “La La Land”

filmi gecede kazandığı 7 ödülle

rekor kırdı. Film, “en iyi erkek

oyuncu”, “en iyi kadın oyuncu”,

“en iyi müzikal/komedi”, “en iyi

yönetmen”, “en iyi senaryo”, “en

iyi şarkı” ve en iyi film müziği

dallarında olmak üzere toplam

7 dalda ödül kazandı. İlk kez

ünlü komedyen Jimmy Fallon’un

sunduğu yemekli törende, Oscar

ödüllü kadın sinema oyuncusu

Meryl Streep’e Altın Küre Cecil

B. DeMille adlı yaşam boyu onur

ödülü verildi. Streep gecedeki

konuşmasında, isim vermeden

Amerika başkanı seçilen Donald

Trump’ı seçim kampanyasındaki

tutumundan dolayı eleştirdi.

Ödül töreni öncesinde ise

davetliler, kırmızı halıda ünlü

modacıların tasarımlarıyla şıklık

yarışına girdiler.

SARAH JESSICA

PARKER:

VERA WANG

136


Dünya

Ryan Gosling ödülünü alırken eşi Eva Mendes’e ve

Mendes’in vefat eden kardeşine teşekkür etti: “Ben

filmde oynarken eşim, kızımı büyütüp ikinci çocuğumuza

hamile halde kardeşinin kanserle savaşmasına yardımcı

oldu. Eğer tüm bunlarla o ilgilenmeseydi şu an benim

yerime bu ödülü burada alan bir başkası olurdu. Bu

yüzden aşkım sana teşekkür ediyorum. Ve bu ödülü Juan

Carlos Mendes’e adıyorum.”

Ryan Reynolds ve

Andrew Garfield, film

kategorisinde “en iyi

erkek oyuncu” ödülünü

Ryan Gosling’in

aldığını açıklanmasının

ardından sahneye

çıkarken ilginç bir

hamle yaptı. İki oyuncu,

öpüştü.

HAILEE

STEINFELD:

VERA WANG

LILY COLLINS:

ZUHAIR

MURAD

EMILY

RATAJKOWSKI:

REEM ACRA

DREW

BARRYMORE:

MONIQUE

LHUILLIER

137


Dünya

KENDALL

JENNER:

PAULE KA

REESE

WITHERSPOON:

ATELIER VERSACE

138

Tom Hiddleston mini dizi kategorisinde en iyi

oyuncu ödülünü “The Night Manager” ile aldı.


Dünya

HEIDI KLUM:

J MENDEL

Ödüle layık görülen filmler

En İyi Film (Drama): Moonlight

En İyi Film (Müzikal/Komedi): La La Land

En İyi Film (Animasyon): Zootopia

En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Casey Affleck, “Manchester by the Sea”

En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Isabelle Huppert “Elle”

En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal/Komedi): Ryan Gosling, “La La Land”

En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi): Emma Stone, “La La Land”

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Aaron Taylor Johnson, “Nocturnal Animals”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Viola Davis, “Fences”

En İyi Yönetmen: Damien Chazelle, “La La Land”

En İyi Senaryo: Damien Chazelle, “La La Land”

En İyi Film Müziği: La La Land

En İyi Yabancı Film: “Elle”

Televizyon dalında ödüle layık görülenler ise şöyle:

SOFIA VERGARA:

ZUHAIR MURAD

En İyi TV Dizisi (Drama): The Crown

En İyi TV dizisi (Müzikal/Komedi): Atlanta

En İyi Mini TV Dizisi ya da TV Filmi: The People vs. OJ Simpson

En İyi Erkek Oyuncu (TV Müzikal/Komedi): Donald Glover, “Atlanta”

En İyi Kadın Oyuncu (TV Müzikal/Komedi): Tracee Ellis Ross, “Black-ish”

En İyi Erkek Oyuncu (TV Drama): Billy Bob Thornton, “Goliath”

En İyi Kadın Oyuncu (TV Drama): Claire Foy, “The Crown”

En İyi Erkek Oyuncu (TV Mini Dizi): Tom Hiddleston, “Night Manager”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (TV Mini Dizi): Sarah Paulson, “People v. O.J. Simpson”

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Kısa TV Dizisi ya da TV Filmi): Hugh Laurie, “The Night Manager”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Kısa TV Dizisi ya da TV Filmi): Olivia Colman, “The Night Manager”

139


140


Sağlık

KEŞFEDILMEYI BEKLEYEN SÜRPRIZ...

OLDTOWN

KARAKÖY

Karaköy’ ün en özel yerinde

başarılı Yatırımcı Taner Kılıç

ve İşletmeci Nihat Güzeldere'

nin, mekanın tarihi ve dokusundan

ilham alarak ortaya çıkardığı

OLDTOWN Karaköy; iddialı

mönüsü, kaliteli müzik anlayışı ve

davetkar ortamı ile sizleri unutamayacağınız

bir deneyime davet

ediyor. Saat 09.00’ den 04:00’ e

kadar hizmet veren, OLDTOWN

Karaköy bir şeyler içmek ve atıştırmak

için uğrayabileceğiniz veya

dostlarınızla iş çıkışlarında günün

yorgunluğunu atabileceğiniz bir

mekan olarak karşınıza çıkıyor.

Şeflerin sihirli dokunuşlarıyla

hazırlanan türk ve dünya mutfağının

harmanından oluşan füzyon

mönüden seçeceğiniz lezzetlerle

doruk noktasına ulaşıyor. OLD-

TOWN Karaköy, Nihat Güzeldere

öncülüğünde hazırlanan mönüsü,

enfes tatların alternatiflerini

ustaca ahenkle bir arada sunarak,

geceye kadar uzanan muhteşem

bir deneyim yaşatmak için konuklarını

bekliyor.

141


KOÇ

21 MART - 19 NİSAN

İlişkiler açsından bu ay cesur adımlar atabilir, özgüveninizin yükseldiğini,

Bu Ay bankalarla olan ilişkiler, kredi ve benzeri finansal kararlarınız adına

daha dikkatli ve planı hareket etme gerekliliğiniz olacak. Aylık planlarınızı

yaparken, iş, seyahat, duygusal hayatınız ve çocuklarla ilgili konularda

plansız ve spontane hareket etmeyin. Şubat ayı tutulmaları sosyal çevre

hedefleriniz ve aşk konularında yeni bir bakış açısı elde etmenize, uzun

süredir devam eden bir ilişki veya beraberlikte karar almanıza neden

olabileceği gibi, özgürleşme isteğinizde artacak. Genel olarak da özellikle iş,

parasal konular ve önemli bir proje ve benzeri bir alanda çözmeniz gereken

bir iş, proje veya adım varsa, ayın ilk yarısı etkiler daha destekli olabilecek.

İKİZLER

21 MAYIS - 21 HAZİRAN

BOĞA

20 NİSAN - 20 MAYIS

Eşiniz, partneriniz,

iş ortağınız, proje

çalışmalarınız, ortaklı olarak

yürüttüğünüz her türlü iş

ve konularda ay boyunca

dikkatli olmak, kişisel

davranmamak, öfkenizi

kontrol etmek önemli olacak.

Bu ay boyunca ev ve yuva

alanlarınız, gayrimenkul

konularında yürüttüğünüz

iş ve dengeler açısından da

ilginç enerjiler söz konusu. Ay

ortasından itibaren aileniz,

yuvanız veya ebeveynlerinizle

ilgili konulara daha fazla

odaklanabilir. Kendi iç

dengelerinizi korumak, iş ve

aile, ev ile kariyer arasında

denge bulmak adına planlı

olmanız önemli olacak. Ani

bir kararla taşınma yaşamak,

evinizle ilgili bir değişiklik

yapmak söz konusu olabilir.

YENGEÇ

22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ

2017

Yılında

Burcunuzu

Neler

Bekliyor?

◊ Bu ay

kardeşler, yakın

arkadaşlar,

kuzenler,

komşular gibi

yakın çevrenizi

oluşturan kişilerle

ilgili yoğun bir

temponuz olabilir.

Çevrenize dönük

olacağınız, destek

bulabileceğiniz

veya destek

vermek

durumunda

olabileceğiniz

bir süreç söz

konusu. Öte

yandan bir süredir

planladığınız

bir gezi, kısa

bir yolculuk,

kısa vadeli

bir plan veya

organizasyon

varsa, bu

alanlarda ani

gelişmeler,

durumlar

yaşanabilir.

Mesleki

konular veya

gündelik işlerin

yürütülmesinde

hareketli bir tempo

var. Mesleki

alanlarda iş

arkadaşlarınızla

ilişkilerinize

dikkat etmek

yerinde olacaktır.

Meseleleri

büyütmeyin.

Aşk ve ilişkiler

açısından yakın

çevrenizde

popüler

olacağınız, dikkat

çekeceğiniz bir

süreç söz konusu.

◊ Ay ortasına kadar dikkat

çekeceğiniz bir dönem yaşayacaksınız.

Kendinizi daha iddialı ve lider

hissedebilir, çevrenize bir çok konuda

destek verebilir veya yol gösterebilirsiniz.

11 ve 26 Şubat civarında ani duygusal

iniş çıkışlar, içsel dengeleriniz açısından

kendinizi hassas hissetmek söz konusu

olabilir. Duygusal konularda önemli bir

karar veya adımı Şubat boyunca dikkatli

planlayın. Bu ayı daha çok rutin işler ve

güncel konularla uğraşarak geçirmeye

çalışmanız daha doğru olacaktır.

Maddi konularda ayın ikinci yarısı ani

gelişmeler yaşanabilir.

Bu ay riskli yatırımlar, banka kredileri

veya borç alacak dengeleri açısından

dikkatli ve planlı olmak gerekliliği

vermekte.

Ancak parasal işleriniz adına çözüm

bulamadığınız bir iş veya konuyu

sonuçlandırmanızda olasılık dahilinde.

ASLAN

23 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS

◊ Hareketli bir ay geçireceksiniz. Sizin

önderliğinizde çözülmesi gereken bir iş

veya proje adına da cesur adımlar atabilir,

çevrenize yol gösterebilirsiniz. Dikkat

çekeceğiniz bir süreç yaşayacaksınız. Bu

ay ilişkiler ve duygusal konular açısından

size hareketli zamanlar vaat ediyor. Sizden

hoşlandığını bildiğiniz birinin veya sizin

beğendiğiniz bir kişinin ilgisini daha yoğun

şekilde üzerinizde hissedebilirsiniz. Flörte,

ilişkilere, aşk alanında sürpriz gelişmelere

açık bir ay olacak. Duygusal ihtiyaçlarınızı

göz önünde tutarak sorumluluklarınızı

iyi organize etmelisiniz. Bu ay kişisel

alanlarınıza da dönük bir ruh halinde

olacaksınız. Ele aldıklarınızı objektif

şekilde ve kendi ihtiyaçlarınızı da göz ardı

etmeden çözmeye çalışmalısınız. Kariyer

ve iş alanlarınızda yurtdışı kontakları ve

seyahatlerinde yeni gelişmeler yaşanabilir.

142


BAŞAK

23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL

◊ Şubat ayı boyunca finansal konularda gelir gider dengelerinizi

iyi planlamanız gerekmekte. Önceden ön görmediğiniz bazı

gider kalemleri sizi bütçenizi yeniden düzenlemeye itebilir. Finansal

yatırımlar, parasal konularda riskli yatırımlar açısından bu ay

biraz daha tedbirli olmakta fayda var. 20 Şubattan itibaren eğitim,

öğretim, ticari konular, kariyer ve iş alanlarınızda gelişmeler

söz konusu olurken, hızlı, organize ve pratik düşünmeye yönelik

olacaksınız. Ancak giderleri ve harcamaları gösteren alanınızdaki

etkiler, özellikle iş konularında planlarınız dışında ki harcamalar

nedeniyle dikkatli olmanızı gerektiriyor. Duygusal ilişkiler ve aşk

alanında hareketli bir dönem 25 Şubata kadar duygusal olarak

sizi meşgul edebilir. Bu ay aşkta daha çok hislerinizi ölçümlemek,

anlamak ve daha önce fark etmediklerinizi daha net anlama üzerine

yoğunlaşmanız söz konusu.

TERAZİ

23 EYLÜL - 22 EKİM

◊ Şubat ayı tutulmaları ilişkiler aşk ve çocuklarla ilgili

konulara yoğunlaşmanıza neden olabilir. Ay ortasından itibaren

giderlerinize, gelir gider dengelerinize, bütçenizi daha planlı

organize etmeye özen gösterin. 11 Şubatta gerçekleşecek Ay

tutulması, aşk, ilişkiler, çocuklarla ilgili konularda beklettiğiniz

mevzuları, uzun süredir adım atmak isteyip, yürüyemediğinizi

düşündüğünüz konularda sizi hızlandıracak. İlişkiler ve aşk

konularında duygusal olarak karışık etkilerden geçebilirsiniz.

Bu ay özellikle duygusal hayatınız adına biraz daha sabırlı ve

mantıklı davranmaya çalışmanız önemli. Evli veya beraberliği

olan Terazi burçları için ise süregelen ilişkinizde daha çok

kendi alanlarınızda kalmak, ilişkinizi zorlamadan ve önceden

süregelen sorunları fazla büyütmeden ilerlemeniz doğru

olacaktır. Bu ay radikal ve keskin kararlar almak adına şartlar

sizin adınıza değişim etkileri verebilir.

AKREP

23 EKİM - 21 KASIM

◊ İş ve kariyer alanlarında

yoğun uğraşıları olan Akrep

burçları bu ay iş alanlarında

iletişime, ikili ilişkilerde, yönetici

pozisyonunda bulunan kişilere

diyaloglarına dikkat etsinler.

Kariyer ve mesleki alanlarda

önemli bir tamamlanma, sonuç

alma yaşayabilirsiniz. Özellikle

ayın ikinci yarısı etkin olacak

bu enerji, bir yandan da

eskiden gelen sorunları aktive

etme eğiliminde olacak. Bu

süreçte düşünmeden hareket

etmemelisiniz. Sorumluluklarınızın

arttığı bir ay geçirebilirsiniz ki

gerek iş alanlarınızda, gerekse

güncel hayatınızda gereksiz

yükler almaktan kaçınmaya

bakın. Size verilen sözleri iyi

ölçümlemeli, bunun yanında

sizde başkalarına söz verirken

hesaplarınızı iyi yapmalısınız.

Şartlar özellikle ayın ikinci

haftasından itibaren değişime

açık olabilir. Ön göremediğiniz

durumlarla karşılaşmanız olası.

KOVA

20 OCAK - 18 ŞUBAT

◊ Bu ayın sizin için

en önemli vurgusu

kuşkusuz burcunuzda

gerçekleşecek

tutulmalar olacak.

Özellikle iş ve

mesleki alanlarda

yaşayabileceğiniz

başlangıç ve yeni

oluşumlar, Şubat

ayı boyunca taşların

yerine oturmasıyla

önemli değişimlere açık

olduğunuzu vurguluyor.

Uzun süredir devam

eden ama bir türlü

sonuçlandıramadığınız

iş ve konular bu

ay aniden hız

kazanarak, sizi şaşırtan

yeni durumlarla

karşılaşmanıza neden

olabilir. İş alanlarınızda

teklifler almak, ilginç

gelişmeler yaşamak

söz konusu olurken,

özellikle ay ortasından

itibaren kariyer, statü

ve benzeri konularda

gelişmelere açık

olacaksınız.

Duygusal

alanlarınızda

hassasiyetlerinizin

arttığı bir ay söz

konusu. Yakın çevreniz,

eşiniz, sevgiliniz veya

partnerinizle alakalı

konulara odaklanmak,

ilişki içinde olduğunuz

kişilere destek vermek

söz konusu olabilir.

YAY

22 KASIM - 21 ARALIK

◊ Uzun yolculuklar, seyahatler,

yurtdışı planları adına dikkatli olmak

gerekiyor. Bu ay herkese güvenmeden,

size vaat edilenleri sorgulayarak daha

tedbirli bir ay geçirmekte fayda var. Eğitim,

yurtdışı planları, yabancılarla ilgili

konular, yazım, basım veya yayıncılıkla

ilgili iş veya uğraşılarınız varsa, insan

kaynakları ve benzeri konularda çalışmalarınız

bulunuyorsa, yoğun bir tempo

söz konusu. Bir süredir beklettiğiniz bir

konuda ani bir gelişme ile sürprizlere

OĞLAK

22 ARALIK - 19 OCAK

◊ Bu ay maddi konular, parasal

işleriniz adına hareketli bir dönem

geçirmeniz söz konusu. Öncelikle

gelirleriniz ve finansal hedefleriniz

adına sorumluluklarınızın arttığı,

bu alanda hedeflerinizi gözden

geçireceğiniz ve başlangıcı daha

önceye dayanan bir çok işinizi

yeniden revize etmek durumunda

kalacağınız bir döngü söz konusu.

11 Şubatta gerçekleşecek ay

tutulması eski konuları ele almak

durumunda olabileceğinize işaret

BALIK

19 ŞUBAT - 20 MART

◊ Duygusal olarak hassas

bir ay geçirebilirsiniz. Rakiplere

düşmanlara ay boyunca

dikkat etmelisiniz. Öncelikle

ay sonunda gerçekleşecek

güneş tutulması arkanızdan

çevrilen bir işin birden ortaya

çıkmasına veya sizin gizlediğiniz

bilinmesini istemediğiniz

bir iş veya durumun ortaya

dökülmesine neden olabilir.

Her durumda eksik veya

yarım giden iş ve konulardan

kurtulmanız, rahatlamanız

söz konusu. Bunun yanında

Şebnem Ekşib Sosyal Medya Hesapları:

Facebook: Şebnem Ekşib ile Hint Astrolojisi

Instagram: Sebnem Eksib (@sebnemeksib)

açık olacaksınız. Planlarınızı yaparken,

özellikle 20 Şubat civarında

şartların değişime açık olduğunu

unutmadan hareket edin. Yakın çevreniz,

kardeşler, yakın arkadaşlarla

ilgili konular ay ortasından itibaren

daha fazla gündeminizde olabilir.

İç korkularınızla, ruhsal iniş çıkışlarla

uğraşabileceğiniz için bu ay

psikolojik olarak sizi yoran, sıkan

insan, olay veya durumlardan uzak

olmaya gayret edin.

ederken, önemli dönüşümlerden,

değişim etkilerinden

geçebileceğinize de işaret etmekte.

Duygusal alanlarda

değişimlere açık bir süreciniz

var. Sizi sıkan, yoran bir

ilişkiyle ilgili ani kararlar

almaya yönelebileceksiniz.

Hedeflerinizi tekrar revize

ederek, üzerinizde yük olarak

gördüğünüz kişi veya duygulardan

biran önce kurtulmak, özgürleşmek

isteyebilirsiniz.

çocuklar, çocuklarınızla ilgili

konular ve beklettiğiniz durumlar

adına gelişmelere açık

olacaksınız. Bu ay birliktelikler,

aşk ve ilişkiler adına ani

kararlar almanıza neden olurken,

uzun süredir sabrettiğiniz

veya üzerinde durmadığınız

konu veya durumlar hareket

kazanabilir. Yurtdışı, yabancı

ülkelerle ilgili işler veya kontaklarınız

varsa, tutulmalar

sonrası 26 Şubat civarı daha

net ve ani kararlar alabilir,

harekete geçebilirsiniz.


Dünya

Oscar’ın

habercisi

olarak bilinen

Screen Actors

Guild Awards

Ödülleri

(SAG) 23. kez

sahiplerini buldu.

Amerika’da

düzenlenen

tören, Power

TV’den canlı yayınlandı.

Hollywood’un ünlü

William H.

Macy ve

eşi Felicity

Huffman

isimlerinin kıyasıya yarıştığı ödül

töreninde film dalında en iyi erkek

oyuncu ödülünü “Fences”deki

performansıyla Denzel Washington,

en iyi kadın oyuncu ödülünü ise “La

La Land” filmindeki performansıyla

Emma Stone aldı. Nicole Kidman,

Emma Stone, Emily Blunt gibi

birçok ünlü isim de kıyafetleriyle

geceye damga vurdu.

OSCAR’IN

GERÇEK

HABERCiSi

SAHiPLERiNi

BULDU

Viola

Davis

Emma

Stone

Orange is the New Black

Natalie

Portman


Dünya

Hidden

Figures ekibi

ödülle poz

verdi.

Nicole

Kidman

İşte ödüller

FİLM

En iyi toplu performans: Hidden Figures

En iyi erkek oyuncu: Denzel Washington “Fences”

En iyi kadın oyuncu: Emma Stone “La La Land”

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Mahershala Ali “Moonlight”

En iyi yardımcı kadın oyuncu: Viola Davis “Fences”

TELEVİZYON / DRAMA

En iyi toplu performans: Stranger Things

En iyi erkek oyuncu: John Lithgow “The Crown”

En iyi kadın oyuncu: Claire Foy “The Crown”

TELEVİZYON / KOMEDİ DALINDA

En iyi toplu performans: Orange is The New Black

En iyi erkek oyuncu: William H. Macy “Shameless”

En iyi kadın oyuncu: Julia Louis-Dreyfus “Veep”

MİNİ DİZİLER

En iyi erkek oyuncu: Bryan Cranston “All The Way”

En iyi kadın oyuncu: Sarah Paulson “The People V. O.J.

Simpsons: American Crime Story”

DUBLÖR PERFORMANSI / KOMEDİ-DRAMA SERİSİ

Game Of Thrones

DUBLÖR PERFORMANSI / FİLM

Hacksaw Ridge


147

Similar magazines