Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

Dr. Fatma Zeynep Temel,

Dr. Fatma Zeynep Temel, Harvard Üniversitesi’ndeki Robotik Çalışmalarını Anlattı Seminer konuşmacılarından Beşir Ayvazoğlu Tamburi Cemil Bey’in biyografisini konu alan kitabından söz etti. Tamburi Cemil Bey ile Yahya Kemal Beyatlı’nın kitabı sayesinde tanıştığını belirten yazar, edebiyat ve musiki arasında bir ilişki olduğuna inandığını da sözlerine ekledi. Ayvazoğlu “Tamburi Cemil Bey sadece bir icracı değildi, aynı zamanda iyi bir besteci ve söz ustasıydı. 1873-1916 yılları arasında yaşaması nedeniyle, savaşların yaşandığı bu dönemde bile gerçek sanat anlayışından asla taviz vermedi.”diyerek konuşmasını sürdürdü. “Tamburi Cemil Bey’in bütünü bir sanat eseridir” Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Tambur Sanatçısı Birol Yayla ise konuşmasında sanatçının müzik tarzının; icracılık ve besteciliği olmak üzere iki ana sütun üzerinde temellendiğini söyleyerek: “Tamburi Cemil Bey’in sanatı sadece yeteneğinden oluşmaz. Besteleri de manifesto niteliğindedir. Müstakil bir enstrümanla önemli bir yol açtı ve günümüzdeki saz eserleri repertuvarının temelini de Tamburi Cemil Bey’in çalışmaları oluşturuyor. Tamburi Cemil Bey dinleyicilerini sadece çalgılarıyla değil, sazı olmadığında da etkileyen bir karakterdir." dedi. Etkinlik kapsamında, Yrd. Doç. Dr. Aslıhan Eruzun Özel “Tamburi Cemil Bey kayıtlarından kemençede üslup çalışma yöntemleri”, kemençe sanatçısı Fikret Karakaya “Cemil Bey’in Tambur, Kemençe ve Lavta Tekniklerine ve Üsluplarına Getirdiği Yenilikler”, Öğr.Gör. Özer Özel “Cemil Bey Dönemi Üslubu”, Kemençe Sanatçısı Furkan Bilgi “Kemençenin İzinden” kemençe sanatçısı Derya Türkan “Orfeon Record Tamburi Cemil Bey Tarafından”, Doç. Dr. Neva Özgen “Tamburi Cemil Bey’i Anlamak”, Doç. Dr. Yelda Özgen Öztürk “Tamburi Cemil Bey’in Viyolonsel Taksimleri” ve tambur sanatçısı Murat Aydemir “Tamburun Mîladı Cemil Bey’e Dair” başlıklı sunumlar yaptılar. Anma etkinliği, Tamburi Cemil Bey’in eserlerinden oluşan konserle sona erdi. Robotik alanındaki çalışmalarını ABD’de Harvard Üniversitesi Mikrorobotik Laboratuvarı’nda sürdürmekte olan İTÜ Makine Fakültesi mezunu Dr. Fatma Zeynep Temel, bu alana yönelik çalışmalarını aktardığı bir seminerle İTÜ’ye konuk oldu. İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi İdris Yamantürk Konferans Merkezi’nde 25 Kasım 2016 tarihinde gerçekleşen seminerde Temel, “Farklı Çevresel Koşullardaki Olağandışı Hareketlerin Robotik Bilimi Açısından İncelenmesi” (Nontraditional Motion and Locomotion in Extreme Environments) başlıklı bir sunum yaptı. Seminere İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi ile İTÜ Makine Fakültesi’nden çok sayıda öğretim üyesi ve her iki fakültenin doktora, yüksek lisans ve lisans öğrencileri katıldı. Çevresel koşullardaki farklılıklara göre alışılmışın dışında hareket eden organizmaların hareketlerini taklit eden robotların ve akıllı mekanizmaların, arama, kurtarma, tarım, mikroüretim ve mikromontaj, cerrahi operasyonlar ve tıbbi görevler gibi farklı uygulama alanlarında kullanılması öngörülüyor. Karakteristik uzunluğu mikrometre ve santimetre arasında olan ve doğadan esinlenen bu robotik yapıların üretimi, yenilikçi tasarımlara uygun, farklı yapısal malzemelerin ve eyleyicilerin kullanımına elverişli ve akıllı mekanik yapılarla mekanizma kontrolüne olanak sağlayan tekniklerle gerçekleştiriliyor. Origamiden esinlenen ve “pop-up” üretim adı verilen bu teknikle karmaşık mekanik yapılar, iki boyutlu malzemeler kullanılarak ucuz, hızlı ve farklı ölçeklerde üretiliyor ve üç boyutlu yapılara dönüştürülüyor. Dr. Zeynep Temel, verdiği seminerde, “pop-up” üretim yöntemi ile akıllı kompozit malzemeler kullanılarak üretilen orta ölçekteki RoboBee (arıdan esinlenmiş uçan robot), HAMR (hamam böceğinden esinlenen dört ayaklı robot), Delta paralel mekanizma (endüstriyel paralel robotların mikro boyutta uygulaması) gibi örnekler sundu ve uygulama alanlarını anlattı. Büyük ilgi gören seminer sonunda katılımcılar, Zeynep Temel’e, yürütmekte olduğu robotik çalışmaları ve genel olarak Harvard Üniversitesi’nde robotik çalışmalarının seyri hakkında çeşitli sorular yöneltip bilgi aldılar. Dr. Fatma Zeynep Temel, İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü'nden 2005 yılında mezun olduktan sonra, Mekatronik Mühendisliği alanında Almanya Siegen Üniversitesi’nden yüksek lisans (2008) ve Sabancı Üniversitesi’nden doktora (2013) derecelerini aldı. Doktora çalışmasını tıbbi uygulamalar için kullanılması planlanan yüzen mikrorobotlar üzerine yapan Dr. Temel, daha sonra TÜBİTAK Yurtdışı Araştırmacı bursu ile ABD Brown Üniversitesi Termal ve Akışkan Bilimleri Araştırma Grubu’nda mikroorganizmaların farklı ortamlardaki yüzme davranışları ile ilgili araştırmalarda bulundu. Dr. Temel, 2015 yılının Ekim ayından bu yana Harvard Üniversitesi Mikrorobotik Laboratuvarı’nda doğadan esinlenmiş mikrorobotik, mikroüretim yöntemleri, tıbbi aletlerin geliştirilmesi ve akıllı mekanizma tasarımı konularında çalışmalarını sürdürüyor. itü vakfı dergisi 99

İTÜ'DEN HABERLER İTÜ BMT-KAUM, Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Güncel Gelişmeleri Ele Aldı Erkek egemen sosyal yapı nedeniyle kadına yönelik şiddet, dünyada hâlâ önemli bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. İTÜ Bilim, Mühendislik ve Teknolojide Kadın Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İTÜ BMT-KAUM) de kadın kimliğini ve varlığını hedef alan şiddet kültürüne karşı, üniversitemizde önemli çalışmalar yapıyor. Merkez son olarak, konuya dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak adına, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Türkiye’de ve Dünyada Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Güncel Gelişmeler” panelini düzenledi. İTÜ BMT-KAUM Müdürü, Maden Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Arslan’ın Türkiye’de ve dünyada kadına yönelik şiddet verilerine odaklanan sunumuyla başlayan etkinlikte ayrıca, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı Kurucusu Avukat Canan Arın ile Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şehnaz Kıymaz, İşletme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İpek İlkkaracan’ın moderatörlüğünde konuyla ilgili olarak ülkemizdeki ve dünyadaki uygulamaları tartıştı. Türkiye’de her 5 kadından birinin boşanmak veya ayrılmak istediği için öldürüldüğünü, bu sebeple yasaların ve yargıçların kadınlardan yana tavır alması gerektiğini söyleyen Arın, yasalarda yapılacak değişikliklerle, çıkan kararların olumlu yönde etkileneceğini belirtti. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar maddesi ile cinsel dokunulmazlık hakkının kabul edildiğini söyleyen Arın, TCK 103 Platformu’nun bu yönde verdiği mücadeleden de bahsetti. Arın konuy- la ilgili görüşlerini: “ ‘Çocukların cinsel istismarı’ başlıklı maddede cinsel ilişki yaşı 15 olarak kabul edilmiştir, platform ise anayasada belirtilen 'çocuk' tanımının 18 yaş altını kapsaması nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde belirtilen cinsel ilişki rıza yaşının 18 olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Ne yazık ki yapılan son değişiklikle rıza yaşı, kademeli cezalandırma yöntemiyle 12 olarak değiştirilmiştir” sözleriyle paylaştı. Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şehnaz Kıymaz ise konuşmasında, kadına yönelik şiddet hakkında uluslararası yaptırımlardan ve sözleşmelerden söz etti. Uluslararası geçerliliği olan Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve “İstanbul Sözleşmeleri” olarak da bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”ne Türkiye’nin de taraf olduğunu hatırlatan Kıymaz, iç hukukla çözülemeyen noktalarda bu sözleşmelere başvurulduğunu aktardı. Ayrıca Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Programı’nın (UNDP) belirlediği 2030 hedeflerinde, toplumsal cinsiyet eşitliğinin de yer almasının önemine değindi. Eğitimsizlik ve gelenekselleşmiş yanlış uygulamalar nedeniyle ülkemizde de görülen bir sorun olan kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta yapılan evliliklerle ilgili sorunların tartışıldığı etkinlikte, panelistler izleyicilerin sorularını da yanıtladı. 100 itü vakfı dergisi

MEDYATABLET 2017 OCAK
Kobilife Mart 2018
MEDYATABLET 2017 MART
OCAK 2017