Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

sevgiyle

sevgiyle karşılanırdı ki, İstanbulspor’un dış sahalarda karşılaştığı ya da yaşadığı bir olumsuz durum yok gibiydi. İstanbul’da üç büyüklerin maçı yoksa herkes İstanbulspor’un maçlarına koşardı. İşte, o İstanbulspor hem yetiştiriciydi hem de kadrosundaki oyuncular çok kaliteliydi. 1960’lı yılların ortalarında kadrosundaki birçok oyuncuyu büyük takımlar transfer etmek istemişler ama onlar futbolu sarı-siyah forma altında bırakmışlardır. O futbolculardan biri Bilge Tarhan’dır. Bilge Tarhan’ı 10 Ekim Pazartesi günü sonsuzluğa uğurladık. İstanbulspor ve Ulusal takımımızda oynarken aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'ni bitirmiştir. Bilge Ağabey, mühendis-futbolcu olduğu için gollerini ince hesaplar yaparak atıyordu. Bir sezon İstanbulspor’un üç büyükleri de yenip dördüncü olduğunu anımsıyorum. Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı 1-0, Galatasaray’ı ise 3-0 yendiler. Bilge Tarhan o maçların tutulmaz santrforuydu. O dönemin oyuncularının büyük çoğunluğu yoksulluk ve türlü yoksunluklar içinde büyümüşlerdir. Yoksulluk denilince akla Doğu gelir ama İzmir’in Damlacık semtinden Metin Oktay aynı yoksullukların içinden çıkıp geldi. Yine Damlacık'tan çıkıp İzmirspor, Fenerbahçe ve İstanbulspor’da Bilge Tarhan ile aynı takımda oynayan sevgili Ağabeyim Bülent Buda da aynı yollardan geçti. Bülent Ağabey, üç kardeşi ve anne-babası ile Damlacık'taki bir göz odada büyümüştür. İlkokula başladıktan sonra ise her yaz çıraklık yapmış. Düşünebiliyor musunuz, ilkokuldan üniversiteye değin her yaz çıraklık, kahvehaneden dönme bir göz odada yaşam, futbol ve Fenerbahçe’de oynarken İktisat Fakültesi mezunu olmak… Böyle bir yaşamı bugünkü kuşaklar anlayabilir mi acaba? Bilge Tarhan, babasının PTT memuru olması nedeniyle 1941’de Adana’da dünyaya gelir. Ancak nüfus cüzdanı 1942 doğumlu olarak çıkartılır. Babasının görev yerinin değişmesi nedeniyle ilk çocukluk yılları Karaman’da geçer. 1948 yılında ise Konya’ya taşınırlar. Ortaokulu Konya’da okur. Bu okulda eğitimini sürdürürken bir grup arkadaşıyla ders aralarında ya da ders bitiminde, okulun etrafını koşma yarışı yaparlar. Bilge Tarhan bu koşuların tamamını birinci bitirir. İşte size doğal atletizm antrenmanı… Bilge Tarhan lisede okurken aynı zamanda lise atletizm takımının da kaptanıdır. 800, 1500 ve 4x100 metrelik mesafeleri koşarken üç adım da atlamaktadır. Bilge Tarhan (sağ başta), takım arkadaşları efsane kaleci Yılmaz Urul (Arap Yılmaz) ve Yalçın Sonar ile birlikte. O yıllarda Türkiye’nin genelinde olduğu gibi Konya’da da atletizm çok önemlidir. Beden eğitimi öğretmenleri öncelikli olarak atletizm ve jimnastiği temel spor olarak görmektedir. Bilge Tarhan bu temel görüş ve anlayışın sonucu olarak Konya İli Liselerarası Atletizm Şampiyonası’na katılır. 400 metre koşacaktır. Ancak altı kulvarda koşacak atletler hazırdır (O yıllarda atletizm pisti bugünkü gibi sekiz kulvar değildir). Bu nedenle Bilge Tarhan en dıştan serbest olarak koşturulur, Konya ili 400 metre rekorunu geliştirir. İl rekoru 60 saniye iken Bilge Tarhan 57,5 saniyede 400 metreyi koşar. Bilge Tarhan okul ile futbolu birlikte yürüttüğü günlerde, Konya İdmanyurdu’ndan bir yönetici onun Bursa’daki Türkiye Atletizm Şampiyonası’nda koşmasını ister. Ama o koşmaktan yana değildir. Çünkü atletizm kaslarını germekte ve bu da futbolunu olumsuz etkilemektedir. Koşması için kulüp tarafından 1000 Lira teklif edilir. Bu, o yıllar için büyük paradır. Ancak Beşiktaş tutkunu ve gönlünde Bilge Tarhan gönlündeki üniversiteyi, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni 1959 yılında kazanır. İTÜ’de eğitimini sürdürürken o zamanki adıyla Türkiye 1. Milli Ligi’nde de tam 11 yıl profesyonel futbol oynar. Bu 11 yıl boyunca 63 gol atarak İstanbulspor tarihinin en golcü oyuncusu unvanını alır. siyah-beyazlı Konya Gençlerbirliği Kulübü olduğundan, “İdmanyurdu ile yakınlaşıyor” söylentilerine yol açmamak için parayı kabul etmeden Bursa’da koşma kararı verir. Bilge Tarhan Bursa’da 400 metre yarışı için 5. kulvarda yerini alır. 1. kulvarda ise Türkiye rekortmeni bir atlet koşacaktır. Rekortmen atlet 400 metre koşusunu 53 saniyede tamamlarken Bilge Tarhan 52,8’de koşup birinci olur. Böylece futbolcu Bilge milli atleti geçer. “O günlerin futbolcuları neden bu denli büyüktü?” derseniz, onların her sporu özgürce yapmaları, yanıtın bir bölümünü oluşturabilir. Fenerbahçe’nin efsane forvetlerinden Ogün Altıparmak, Karşıyaka’da futbol oynarken aynı zamanda atletizmde ve yüzmede rekortmendi. Can Bartu aynı dönemde hem futbol hem de basketbol ulusal takımlarında oynamıştır. Fenerbehçe’nin Manchester City zaferinin mimarlarından Abdullah Çevrim de bir atlettir. Rıdvan Dilmen’in de Muğla’da atletizm takımında koştuğunu biliyoruz. Bilge Tarhan 1959’da İstanbul’a gelir. Gönlünde Beşiktaş’ta oynamak ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okumak vardır. Beşiktaşlı yöneticiler büyük takımla üniversiteyi birlikte yürütmenin zorluğunu anlatırlar, o da ikna olur. Beşiktaşlı yöneticiler İstanbulspor Başkanı Ali Sohtorik ile görüştürürler. Kendisine 250 lira transfer parası verilir. 250 Lira da Beyoğlu’ndaki Güven Dershanesi’ne kayıt yaptırıp, üniversiteye hazırlanması için verilir. Ancak bu para sonraki yıllarda alacaklarından kesilir. Ve Bilge Tarhan gönlündeki üniversiteyi, İs- itü vakfı dergisi 129

SPOR tanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni 1959 yılında kazanır. İTÜ’de eğitimini sürdürürken o zamanki adıyla Türkiye 1. Milli Ligi’nde de tam 11 yıl profesyonel futbol oynar. Bu 11 yıl boyunca 63 gol atarak İstanbulspor tarihinin en golcü oyuncusu unvanını alır. 1963-64 sezonunda Beşiktaşlı Güven Önüt 19 gol ile gol kralı olurken, Metin Oktay 18 gol atar. Bilge Tarhan ise 17 golde kalır. Gol krallığına koştuğu 1963 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi’ni de bitirir. Bir gün bana” Metin Kardeş, o sezon Kasımpaşa ile oynuyorduk. Ben gol krallığına gidiyordum. Maç 3-0 lehimize giderken peş peşe üç penaltı kazandık. İlk ikisini hoca başka arkadaşlarıma attırdı, ikisini de kaçırdılar. 3. penaltıyı hoca benim atmamı istedi. Moralim o kadar bozuktu ki ben de topu kalecinin kucağına vurdum. İlk penaltıları bana attırsalardı belki de İTÜ tarihine bir de gol kralı armağan edecektim” demişti.1965 yılının Nisan ayında Tuzla Piyade Okulu’nda askerliğe başlayan Bilge Tarhan, İstanbul’da kalıp futboluna devam etmek için okul birincisi olmak zorundadır. Nitekim Piyade Okulu’nun 73. dönemini birinci bitirip yaş kütüğüne plaket çakar. 1971 yılında Bursa’da oynanan Göztepe-İstanbulspor maçında beyin sarsıntısı geçirerek 17 gün komada kalır. Çok güçlü bir bünyesi olması nedeniyle 17 günün sonunda komadan çıkar ve böylece futbolu bırakmak zorunda kalır. Bilge Tarhan eski bir futbolcu, inşaat mühendisi aynı zamanda toplumcu bir görev adamıydı. Biz İstanbulsporluları bir araya getirir, birkaç kuşağın birbiriyle kaynaşmasına neden olurdu. Bu toplantılarda da araya mutlaka bir anısını sıkıştırırdı. Bulgaristan'la oynanan bir dış saha karşılaşmasını ulusal takımımız 3-0 kazanır. Golleri de Bilge Ağabey atar. Dönüşte, dönem arkadaşı, sonraki yıllarda İstanbul Belediye Başkanı ve Milletvekili olacak Bedrettin Dalan onu omuzlarına alarak İTÜ Gümüşsuyu Yerleşkesinin çevresinde koşar. 130 itü vakfı dergisi Bulgaristan'la oynanan bir dış saha karşılaşmasını ulusal takımımız 3-0 kazanır. Golleri de Bilge Ağabey atar. Dönüşte, dönem arkadaşı, sonraki yıllarda İstanbul Belediye Başkanı ve Milletvekili olacak Bedrettin Dalan onu omuzlarına alarak İTÜ Gümüşsuyu Yerleşkesinin çevresinde koşar. Mezun olduktan sonra da ömrü İstanbul Teknik Üniversitelileri ve İstanbulsporluları birleştirmek uğruna koşuşturmakla geçti. Ben, o futbolu bıraktıktan iki yıl sonra İstanbulspor genç takımına transfer oldum. İstanbulsporlu Eski Futbolcular Derneği’ni kurdu, başkanlığını yaptı, bizleri yılda birkaç kez toplayıp en azından üç kuşağın birbirleriyle kaynaşmasına öncülük etti. Şans nedir, diye soracak olursanız, derim ki, Bilge Tarhan’ı tanımak, onunla aynı takımın formasını giymek ve onun bitirdiği üniversitede hocalık yapmaktır. Bilge Tarhan, parlak yüzünü sonsuza değin bize gösterecek bir yıldız gibi ufuktaki yerini aldı. Işığı bol olsun… Maviliklere Dalan Su Altı Sporcularımız Madalyaya Uzandı Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) tarafından, 22-24 Ekim tarihleri arasında, Kemer’de düzenlenen “2016 Altın Palet Su Altı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası”nda İTÜ Spor Kulübü sporcuları ikinci sırayı aldı. Resifleri, su altı mağaraları ve zengin canlı habitatıyla bilinen Kemer Üç Adalar’da gerçekleştirilen şampiyonada, 14 takımdan 46 sporcu, madalyaya ulaşmak adına en güzel kareleri yakalamak ve videoları çekmek için yarıştı. Bu başarıyı, sporcular Taner Atılgan ve

MEDYATABLET 2017 OCAK
Kobilife Mart 2018
YILMAZGLOBAL