Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

Şekil 8: FoxConn

Şekil 8: FoxConn çalışanlarının intiharlarını engellemek amacıyla gerilmiş ağlar. Kaynak: Wired yüzden fabrikaların işçi bulamama gibi bir sıkıntısı yok. Ayrıca Amerika büyük şirketlerin kârının, işçilerin sosyal güvencesinden daha öncelikli olduğu bir ülke olduğu için, ucuz işçi çalıştıramayan Avrupa ülkelerine oranla Amerika’daki patronlara daha fazla tolerans gösteriliyor. Ancak hızla artan robot rakamlarından da bu trendin değişmeye başladığını gözlemleyebiliyoruz. 2019 yılına kadar %20'lik bir artış hedefliyorlar. Asya’ya geldiğimiz zaman uçuk rakamlarla karşılaşıyoruz. Sadece Çin, Kore ve Japonya’nın 2016 yılında faaliyete soktuğu endüstri robotları sayısı tüm dünyadakilerin yarısından fazla olduğu görülüyor. Robot kullanımında liderliği Çin devralmış gibi gözükse de, 2014 IFR verilerine göre Japonya toplam 262.000 robot ile dünyada en çok endüstriyel robotun bulunduğu ülke. Japonya’daki robot sayısını yorumlamak için çok farklı parametrelere bakmak gerekiyor. Öncelikle insan sayısı, hammadde ve toplam yüzey alanı olarak belki de dünyanın en fakir memleketi. Buna rağmen dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olmasını etkin üretim tekniklerine borçlu. Robotların bu etkinlikte yadsınamaz bir payı var. Özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinin başı çektiği daha birçok teknoloji üretimi yapan alanda robotlar sayesinde bu kıt kaynaklar ikame edilebiliyor. Bu yüksek sayıdaki robotun bir diğer açıklaması da Japonların kültürleri gereği teknolojiyi ve neredeyse teknolojiyle eş anlamlı tuttukları robotları, hayatlarının, eğitimlerinin ve kültürlerinin bir parçası haline getirmiş olmaları (Şekil 6). Ancak Japonya'da endüstriyel robotik penetrasyonu ivmesini kaybetmeye başlamış durumda. Bunun sebebi fabrikalarını ve üretimini her geçen gün daha fazla denizaşırı ülkelere kaydırıyor olması. Yurtdışındaki ucuz işgücünden faydalanmadan global (özellikle Çin, Tayvan ve Kore çıkışlı) firmalarla başetmesi artık mümkün değil. Ayrıca Fukuşima faciası gösterdi ki bir çok doğa felaketine (deprem, tsunami, tayfun, sel, vb.) açık bir ülke olan Japonya, büyük facialardan sonra kesilen üretim ve dağıtım akışından dolayı bir anda ekonomisini tepetaklak bulabilir. Ancak burada atlanmaması gereken bir nokta var. Japonya için sanayi robotu sayısının gün geçtikçe azalması ile toplam robot sayısı arasında bir bağ yok. Servis ve kişisel robot sayısında rakipsiz büyümeye devam ediyorlar [3] . Aynı kıta içerisinde, bu sefer Çin’e geçelim. Ekonomisinin devasalığına oranla 2014 rakamlarına göre 150.000 adet ile mütevazı görülebilecek bir toplam robot sayısına sahip olan Çin’in düzenli olarak %30'u aşan bir artışla çok hızlı bir büyüme gösterdiği söylenebilir. Tek tip robot üretip, onu her işte kullanma döneminin sonuna gelindi. Artık çeviklik gerektiren işlerde esnek ve bol serbestlik derecesine sahip robotlar, ufak alanlarda hızlı üretim sağlayan küçük robotlar, göze güzel görünen ve şirkete prestij kazandıracak estetik robotlar vs. şeklinde bir çok robot kategorisinden üretim için optimal olanları seçilebiliyor. Şekil 9: Endüstri robotlarının insanın ruhunu ferahlatan estetik özelliklere sahip olduğunu söylemek zor. Yazının başında da bahsettiğimiz, yılda 30.000 adet robot entegrasyonu Fox Conn’u dünyanın robot mabedine çevirmeye yetecektir. Tabii ki Fox Conn’un tüm fabrikalarını robot otomasyonu ile güncelleme isteğinin arkasında yatan motivasyonlardan biri üretimini arttırma çabası. Diğer sebep ise günlüğü birkaç dolardan çalışan Çin emekçi sınıfının artık gözünü açma eğilimi içerisinde olmaları. Eskiden duymadığımız tarzda ufak çaplı ayaklanmalar, boykotlar ve başkaldırı haberleri gelmeye başladı Çin’den. Yaptıkları zorlu, yorucu, yalnızlığa sürükleyici ve sıkıcı işlerden dolayı ruhsal bunalıma giren çalışanlara, yaşadıkları zorlu şartlara (Şekil 7) kulaklarını tıkayan patronlara ve devletlerine karşı seslerini duyurma çabasında olan işçiler de eklenince intihar vakaları hızla yükselişe geçti. Fox Conn intihar sorununu yüksek binaların çevresine ağlar gererek çözmeye çalışsa da [4] (Şekil 8), olası bir isyan dalgasını bastırmada ne Fox Conn, ne de özel sektörden yana olan komünist polis devleti bile yeterli olmayabilir. Sadece Fox Conn’un bahsi geçen işçi sayısı 1,2 milyon. Fazla gözlerini açmalarına fırsat vermeden korku salmanın yollarından biri, varlıklarına tehdit unsuru olan robotların konuşlandırılacağı söylentilerini yaymak da olabilir. itü vakfı dergisi 29

İNSANLAŞAN MAKİNALAR - YAPAY ZEKÂ Şekil 10: Taşınabilir tip sanayi robotu Frida. Kaynak: ABB Endüstriyel robotiğin geleceği Tüm bu gelişmelerin ışığında açık olan bir durum var. O da yeni nesil robotların, eski, hantal, tek bir işi yapabilen, pahalı ve kocaman üretim robotlarının aksine, esnek, yetenekli, güvenli ve ucuz olmaları gerektiği. İnsanlarla aynı çevre içerisinde yanyana hatta dirsek dirseğe çalışan robotlara ihtiyaç var, insana çarptığı zaman 5 metre ötedeki duvara yapıştıracak robotlara değil. Yani, hepimizin endüstri devlerinin üretim tesisleriyle ilgili videolarında görmeye alışık olduğumuz devasa ve gudubet robotların (Şekil 9) yerini, daha mütevazı robotlar almalı. Tek tip robot üretip, onu her işte kullanma döneminin sonuna gelindi. Artık çeviklik gerektiren işlerde esnek ve bol serbestlik derecesine sahip robotlar, ufak alanlarda hızlı üretim sağlayan küçük robotlar, göze güzel görünen ve şirkete prestij Robotların insanların söylediklerini anlayıp doğru cevapları verdikleri bir zamandan, doğru hamleleri ve hareketleri yapmaya başladıkları bir döneme gelirsek? Acaba sonunda robotların haklarını sokaklarda “Robotlar kardeş, patron kalleş!” nidalarıyla aradıkları dönemleri görecek miyiz? kazandıracak estetik robotlar vs. şeklinde bir çok robot kategorisinden üretim için optimal olanları seçilebiliyor. Yakın zamanda ortaya konulmuş şık ve estetik olduğu kadar hızlı, yüksek performanslı ve hassas robotlardan bir seçki sunmak istiyorum. İlk robotumuz Japon Kawada Industries çıkışlı Nextage robotu. Bu robot güvenlik bariyerlerine ihtiyaç duymuyor. Kafasındaki kameralar sayesinde bulunduğu yeri anlama ve çevresindeki objelerin 3 boyutlu görüntüsünü oluşturma özelliğine sahip olduğundan çalışma alanına biri girdiğinde otomatik olarak duruyor. Hafif ve tekerlekli olduğu için aynı fabrika içerisinde bile birçok farklı çalışma alanında ve görevde kullanılabiliyor. İşgal ettiği alan bir insanınki kadar. 2011 yılında tanıtılan İsviçreli otomasyon devi ABB’nin yeni tasarımı olan FRIDA (Friendly Robot for Industrial Dual-arm Assembly) adlı robot (Şekil 10), bir insan tarafından tepesindeki bir tutamaçtan kaldırılarak istenilen çalışma bandına rahatça yerleştirilebiliyor. Güvenli olması açısından motorları kısıtlı bir güçle sürülüyor ve vücudunun dışında yumuşak tamponlar bulunuyor. Söylentilere göre bu robotlar FoxConn’un ısmarlayacağı seri. Sıradaki robotumuz Japon çıkışlı Yaskawa endüstrilerinin robotu Motoman, tek koluyla 10 kiloya yakın kaldırma kuvvetine ve toplamda 15 serbestlik Şekil 11: Robot Gücü İllüstrasyonu. Kaynak: Willow Garage derecesine sahip bir robot. Kutulama işi gibi can sıkıcı bir işin üstesinden geliyor. Robot devrimi yakın mı? Geçen 20 yıl boyunca bilim adamları ve mühendisler, zorlu ve tehlikeli işlerde kullanılabilecek birçok robot tasarladılar. Depremde çöken binaların altında hayatta kalanları arayan robotlardan, ev ve bina temizliğinde kullanılan robotlara, resepsiyonist robotlardan, yemek yapan robotlara kadar. Fabrika ve depo robotları da istisna değil. Bu robotlar muhtemelen önce insanlarla yanyana aynı üretim bandında çalışacaklar. Kişisel görüşüm hem ucuz, hem kolayca eğitilebilir, hem de her işe koşulacak esneklikte olacakları için bir süre sonra tamamen insanların yerlerini alacaklar. How Stuff Works teknoloji sitesinin kurucusu Marshall Brain 2040 yılında robotların dünyadaki işlerin yarısını alacağını öngörüyor. Zaten 2016 yılında 1.779.000 sanayi robotu öngörülüyor ki bu da dünya üzerinde yaşayan yaklaşık her 4000 insana bir robot karşılık geliyor demek. Peki ya robot çalışanlar insan çalışanlardan fazla olduğunda ne olacak? Günümüz işçi sınıfı zaten zar zor savundukları haklarını, işlerini hepten ellerinden alacak robotlar yüzünden istemeye istemeye feda etmek zorunda mı kalacaklar? Peki ya robotlar o zamana kadar daha güçlü bir zekâya sahip olurlarsa? Robotların insanların söylediklerini anlayıp doğru cevapları verdikleri bir zamandan (bkz. IBM Watson), doğru hamleleri ve hareketleri yapmaya başladıkları bir döneme gelirsek? Acaba sonunda robotların haklarını sokaklarda “Robotlar kardeş, patron kalleş!” nidalarıyla (Şekil 11) aradıkları dönemleri görecek miyiz? KAYNAKLAR: [1] http://spectrum.ieee.org/automaton/ robotics/industrial-robots/foxconn-to-replace-human-workers-with-one-million-robots [2] http://www.nextbigfuture.com/2016/10/ foxconn-reaches-40000-robots-of.html [3] http://www.pcworld.com/article/2890032/foxconn-expects-robots-to-take-over-more-factory-work.html [4] http://www.wired.com/magazine/2011/02/ff_joelinchina/all/1 30 itü vakfı dergisi

MEDYATABLET 2017 MART
MEDYATABLET 2017 OCAK
Kobilife Mart 2018
OCAK 2017