Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

Miletos’la Derin Yapay

Miletos’la Derin Yapay Sinir Ağları ya da Derin Öğrenme Miletos, hem iş piyasasına, hem de akademik dünyaya yönelik yapay zekâ ürünleri geliştiriyor. Şirketin iş piyasasına yönelik geliştirdiği araçlar, değerli belgeleri tanıyor… İnsanların insandışı bir varlıkta zekâ üretme hayali programlanabilir sayısal bilgisayarların 1940’larda ortaya çıkmasıyla gerçeklik kazandı. Aynı yıllarda yapay sinir ağları araştırmaları da başladı. Yapay sinir ağları, memeli hayvanların sinir sistemi/beyin fonksiyonlarını örnek alır. Beyinde, yapısal olarak birbirinden farksız hücreler birbirinden çok farklı işlemleri yerine getirirler. Dahası, beyin, zaman içerisinde doğumda sahip olmadığı bir takım fonksiyonları yerine getirmeyi öğrenir. Yapay sinir ağları bu temel gözlemlerden doğmuştur. İlk yapay sinir ağı yaklaşımlarının sınırları 1970’li yıllarda backpropagation algoritması ile aşıldı; 1980’li yıllarda paralelleştirme ile daha büyük yapay sinir ağları kurulabildi; 2010’lara gelindiğinde üç gelişme daha derin yapay sinir ağlarının inşasını mümkün kıldı: 1) Derin yapay sinir ağlarının kurulmasının önündeki engellerin anlaşılması ve bu sorunları aşan mimarilerle tekniklerin geliştirilmesi, 2) Web aracılığıyla derin ağları besleyebilecek miktarda veri toplanabilmesi, 3) Artan işlem becerisi (grafik işlemcileri) ile derin sinir ağlarının eğitilebilmesi. Son dönemdeki bu gelişmeleri “derin öğrenme” adıyla özetliyoruz. Dünyada yapay zekâ araştırmaları; makine öğrenmesinin bir alt dalı olan, derin yapay sinir ağları ya da diğer adıyla derin öğrenmeye odaklanmış durumda. Yapay sinir ağları, insanların yapmakta iyi olduğu, kendisi için bir algoritma bulunması zor problemleri çözmek konusunda başarılıdırlar. Gördüğümüz nesneleri ya da yüzleri tanımak, yahut okumak beynimizin başarılı olduğu ama kendisi için algoritmik çözümler geliştirmesi zor problemlerdir. Okuma işlemiyle gözle elde ettiğimiz bir takım şekillere ait görsel bilgi beyin tarafından kavramlara dönüştürülür. Yapay sinir ağları okuma işleminin kavram kısmını gerçekleştiremese de, örneğin postaya verilmiş zarf üzerindeki posta kodunu teşhis edebilir, posta kodunun görüntüsünü işleyerek, görüntü bilgisini posta kodu bilgisine dönüştürebilirler. Uygulamada bu beceri, zarfların üzerlerindeki posta kodlarına göre sınıflanmasını sağlar. Miletos nesne tanıma sistemi şirketin resmi Web sitesi üzerinden denenebiliyor. Miletos takımı, ImageNet 2015 yarışmasında "kızıl panda" sınıfında Microsoft ile birinciliği paylaştı. MİLETOS Miletos, 2014 yılında İTÜ Teknokent bünyesinde kurulmuş, Türkiye’nin yapay zekâ uygulamaları geliştiren az sayıdaki araştırma geliştirme şirketlerinden biridir. Başlangıcı 2011’e dayanan şirketi bugünkü düzeyine getiren, temel bilim altyapısı ve bilgisayar bilimleri, elektronik mühendisliği, istatistik gibi farklı alanlara nüfuz eden kökleridir. Şirket adını ise, bilimin kurucusu sayılan Thales’in memleketi Miletos, öğrenme algoritmaları uygulamak, geliştirmek, bu algoritmaların öğrenmek için gereksineceği veriyi oluşturmak ve bu algoritmalarla bilgisayarları eğitmek konularında uzman bir Ar-Ge şirketi. Özellikle de sayısal görüntülerdeki nesneleri ve belge görüntülerindeki yazıları tanıma (optik karakter tanıması) konularında uzmanlaşmış bir şirket. Miletos’un ilk uluslararası başarısı, 2015 yılında Stanford Üniversitesi’nce düzenlenen ImageNet Challenge yarışmasındaki derecesiydi. Fotoğraflardaki nesneyi tanıma kısmında Microsoft %96,44 başarı ile birinci, Google %95,36 başarı ile ikinci, Miletos ise %88,57 başarı ile ondokuzuncu oldu. 1000 ayrı nesneyi tanıyan yapay sinir ağlarının yarıştığı yarışmada, 26 nesneyi tanımada birinciler arasına girdi, “kızıl panda”yı tanımada birinciliği Microsoft’la paylaştı. Miletos, hem iş piyasasına, hem de akademik dünyaya yönelik yapay zekâ ürünleri geliştiriyor. Şirketin iş piyasasına yönelik geliştirdiği araçlar, değerli belgeleri tanıyor. Türkiye bankalarına ait ticari çeklerin tarayıcı ile elde edilen görüntülerinden çekler üzerindeki bilgileri okuyabilen sistem (CheckOCR) Miletos’ta geliştirilmeye devam ediyor. Miletos, ticari çeklerin okunmasındaki ana zorluk olan Türkçe el yazısı okuma problemini de çözmüş bulunuyor. Şirketin akademiye dönük bir çalışması ise geliştirmekte olduğu Osmanlıca Optik Karakter Tanıma sistemi (OttOCR). Bu sistemin amacı, Osmanlıca harflerle basılmış kitap ve süreli yayınları, tarayıcı görüntüsünden dijital metinlere çevirmek, böylece arşivlerde dijital arama yapabilmeyi sağlamak. Orta vadede Osmanlıca el yazısı okuyan ve Osmanlıca’dan Latin harflerine transkripsiyon yapan sistemler geliştirilmesi de planlanıyor. Miletos’un çek okuma sistemi de, Osmanlıca optik karakter tanıma sistemi de kendi konularında dünyada birer ilk niteliğinde. Şirketin hedefi, Türkiye’nin benzeri çözümü zor problemlerini derin öğrenme ile çözmek. Araş. Gör. Berkin Malkoç Milet antik şehrinden (Thales dönemindeki adıyla Miletos) alıyor. İTÜ KOSGEB B binasında faaliyet gösteren Miletos, üniversitenin maddi ortamı kadar, geliştirdiği beyin gücünden de yararlanıyor. Kurucusu İTÜ Fizik Mühendisliği Bölümü'nden Araş. Gör. Berkin Malkoç ve tüm çalışanları İTÜ kökenli olan Miletos’un tarih danışmanı Prof. Dr. Tuncay Zorlu ve matematik danışmanı Doç. Dr. Atabey Kaygun İTÜ’de araştırmalarını sürdürüyorlar. itü vakfı dergisi 47

İNSANLAŞAN MAKİNALAR - YAPAY ZEKÂ Next Horizons Savunma sektörüne yönelik olarak geliştirilen Bal Porsuğu M isimli robot; öğrenebilme yeteneği, tam otonom hareket kabiliyeti, modülerliği, taşınabilirliği, kolay kullanımı ve dayanıklılığı ile rakiplerinden sıyrılmaktadır… 48 itü vakfı dergisi Askeri alanda robotik teknolojiler başta olmak üzere insansız sistemlere yapılan yatırım dünya çapında giderek artmaktadır. Rusya ile kriz yaşayan ve toprakları işgal altında bulunan Ukrayna, bu alanda hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden bir tanesidir. Ukrayna devlet savunma sanayi işletmesi Ukroboronprom, askeri personel için riskli alanlarda görev yapacak insansız kara araçları geliştirmektedir. Bu örnek, insansız sistemlerin yakın bir zamanda gelişmekte olan ülkelerde de kullanımının yaygınlaşacağını göstermektedir. İnsansız kara araçları (İKA) insansız sistemlerin bir alt dalıdır. Bu sistemler gelecekte başta savunma sanayi olmak üzere pek çok sektörde strateji ve taktikleri kökünden değiştirecek, usul ve yöntemlerde belirleyici rol oynayacaktır. Modern insansız kara araçlarının asimetrik muharebe koşullarının gerektirdiği değişik fonksiyonları da yerine getirebilecek çok yönlülüğe sahip olmaları beklenmektedir. Askeri sistemlerin tasarımından, birliklerde kullanıma sunulmasına kadar geçen toplam süre, teknolojinin hızlı şekilde dönüşüm gösterdiği günümüzde kritik bir faktördür. Bomba ve mayın imha operasyonlarının robotlar tarafından gerçekleştirilmesi, can kayıplarını azaltmaktadır. Buna karşın günümüzdeki bomba imha robotları modüler olmamakta ve hantal kalmaktadırlar. Ayrıca ciddi bir maddi külfet meydana getirmektedirler. Bunların dışında günümüzde sunulan birçok bomba imha robotu esas olarak bir “robot” sınıfına girmemekte, bu yüzden otonom algılama yapamayan “insansız kara aracı” olarak nitelendirilmektedirler. Next Horizons; İTÜ Çekirdek bünyesinde doğan ve gelişimini devam ettiren bir girişimdir. Mevcut durumda farklı boyutlarda robotik platformlar geliştirmektedir. Girişimin ana ürünü “Bal Porsuğu” isimli robot platformudur. Bal Porsuğu; karada uygulama özelliğine sahip modüler-geliştirilebilir bir robottur. Savunma, güvenlik, tarım gibi birçok sektörde kullanılabilmektedir. Patent başvurusu yapılan bu platformun mayın tespit/imha üzerine özelleştirilmiş sürümü üzerine geliştirmeler devam etmektedir. Tasarlanan sistem, tespit edilen mayın veya bombaya müdahale edebilecek bir kol bulundurmaktadır. Robot üzerinde ısınem, basınç, gaz, hareket, yangın sensörü ile GPS, Glonas gibi algılayıcılar bulunmaktadır. Buradan alınan veriler, gömülü sistem içerisindeki algoritmalar ile yorumlanmaktadır. Savunma sektörüne yönelik olarak geliştirilen Bal Porsuğu M isimli robot; öğrenebilme yeteneği, tam otonom hareket kabiliyeti, modülerliği, taşınabilirliği, kolay kullanımı ve dayanıklılığı ile rakiplerinden sıyrılmaktadır. Modüler yönü ile robot, istenilen görevde kullanılabilir duruma gelmektedir. Robotik kollar, su püskürtücüler, algılayıcı setleri gibi faydalı yükler platformda kullanılabilmektedir. Taşınabilir yönü ile robot, bekleme süresi olmaksızın istenilen ortama getirilerek operasyonlarda kullanılabilmektedir. Dayanıklılığı yönüyle robot; su, toz gibi engellere ve darbelere direnç gösterebilmekte ve kararlı bir şekilde çalışmasını sürdürebilmektedir. Next Horizons, robotik çalışmalarına entegre olarak yapay zekâ üzerine araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde de bulunmaktadır. Yapay sinir ağları gibi algoritmaların kullanıldığı bu sistemler ile yapılacak olan fonksiyonlar robota öğretilmekte ve bu yolla bir zekâ elde edilmektedir. Tasarlanan algoritmalar ile yer altındaki mayınların tespiti, otonom bir şekilde bomba imhası, otonom yangın söndürme gibi çok çeşitli görevler yerine getirilebilmektedir. Next Horizons geliştirdiği robotların dışında bu robotların kontrol ünitelerini de kendi bünyesi içerisinde tasarlamaktadır. Yakın zamanda satışa çıkacak ürünlerde el konsolu tabanlı sistemler kullanılsa da “akıllı giysi” çalışması araştırma ve geliştirme faaliyetleri kapsamında devam etmektedir. Geliştirilecek olan inovatif sistem ile kullanıcının elleri serbest bir şekilde robotu kontrol edebilmesi sağlanacaktır. Ayrıca savunma ve emniyette kullanılacak robotlar ile verilecek bu giysiler; kullanıcı kişiyi darbelere karşı korumak ve vücut sıcaklığını ayarlamak gibi görevleri de yerine getirecektir. Günümüzde insansız kara araçları; mevcut personelin yerini almak veya yardımcı sistem olarak hizmet etmek üzere dallanmıştır. Next Horizons; geliştirdiği insansız kara araçları ile ikisinin de aynı platform üzerine gerçekleştirilmesini hedeflemektedir. Örnek olarak; askeri kullanıma özelleştirilmiş bir platform otonom mayın tarama ile mevcut personelin yerine alabilecek veya yarı-otonom kontrol edilerek personele yardımcı olarak kullanılabilecektir. Ülkemizde mayın tarama ve bomba imha robotları hakkında yapılan çalışmalar oldukça yetersiz kalmaktadır. Girişim bünyesinde geliştirilen robotik platformlar ile hiçbir can kaybı olmadan mayın ve bombayı tespit ve uygun şartlarda imha etmek mümkün olacaktır. Sinyal bozucular gibi eklenebilir diğer modüllerin de güvenlik güçlerini zorlu şartlarda rahatlatacağı ve can kaybını azaltacağı aşikardır. Next Horizons; özgün, yerli ve milli teknolojilerin yaygınlaşması, geliştirdiği robotik platformların güvenlik güçleri tarafından devletin bekası için kullanılması amacıyla çalışmaktan onur duymaktadır. Davut Eren Şadoğlu

YILMAZGLOBAL
Kobilife Mart 2018
MEDYATABLET 2017 OCAK