Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

Mart 2014'te Musk,

Mart 2014'te Musk, Facebook'un kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg ve oyuncu Ashton Kutcher güçlerini birleştirerek Vicarious FPC isimli bir firmaya 40 milyon dolar yatırımda bulundular. Bu firma, yapay bir beyin yaratma peşinde. O zamanlarda Musk, CNBC'ye şöyle demişti: Bir gözüm sürekli olarak yapay zekâ konusunda neler döndüğünde... O sahadan potansiyel bir tehlike doğabilir. Ancak yüksek profilli teknoloji liderlerinin bu korkularına rağmen, birçok araştırmacı "güçlü yapay zekâ" veya "genel yapay zekâ" adı verilen bu şekilde bilinçli makinaların yükselişi muhtemelen henüz oldukça uzakta olduğunu belirtiyor. Massachusetts temelli yazılım şirketi Nuance Communications'ın yapay zekâ başkanı olan Charlie Ortiz şöyle söylüyor: Makinaların insanlardan daha zeki olacağını düşünmek için bir neden göremiyorum. Bu yarın olacak bir şey değil. Bizi yok etmeyecekler ya da bize zarar vermeyecekler. Bilgisayarların bu seviyenin yanına bile yaklaşabilmesi için daha yapmamız gereken çok fazla şey var. Çıkarcı Makinalar Yapay zekâ sahası oldukça geniş ve aktif bir araştırma sahasıdır. Ancak günümüzde artık sadece akademik çalışmaların sınırları içerisinde değildir. Giderek artan bir hızla, şirketler de yapay zekâyı ürünlerine katmaya başladılar. Bu saha söz konusu olduğunda, dönüp dolaşıp karşınıza çıkacak tek bir isim vardır: Google. Akıllı telefon asistanlarından sürücüsüz arabalara kadar sayısız ürünüyle bu teknoloji devi, yapay zekânın geleceğini şekillendirecek olan temel oyunculardan birisidir. Google, makina öğrenmesi (machine learning) alanındaki öncülerdendir. Makina öğrenmesi, bir bilgisayar sisteminin elindeki verilerden bir şeyler yapmayı öğrenmesi demektir. Yani bu makinalar, kör bir şekilde ona verilen komutları yerine getirmez. İş yaparken, bir yandan da yeni yöntemler öğrenirler. Google, daha genel ismiyle "derin öğrenme" adı verilen makina öğrenmesi algoritmalarını kullanmaktadır. Bu algoritmalar, devasa miktarda veri içerisindeki kendini tekrar eden desenleri tespit etmeye yaramaktadır. Örneğin, Haziran 2012'de Google, 16.000 bilgisayardan oluşan bir yapay sinir ağı (neural network) inşa etmiştir. Bu bilgisayarlar, YouTube üzerinden milyonlarca kedi videosunu tarayarak, bir diğer zaman kedi gördüğünde onu diğer cisimlerden ayırt edebilecek şekilde kendilerini eğitmişlerdir. Düşünebiliyor musunuz? İnsanlık 16.000 bilgisayarı bir araya getirerek tıpkı beynimiz gibi dev bir sinir ağı inşa ediyor ve buna öğrettiği ilk şey, kedi videoları izlemek ve kedileri tanımak oluyor! Şaka bir yana, tekrar soruyoruz: düşünebiliyor musunuz? Kendisine kedinin ne olduğu tanımlanmayan dev bir bilgisayar ağı, tıpkı bir bebeğin doğumundan itibaren deneyimlediği sayısız şeyden çıkarımlar yaparak bir şeyleri ayırt etmeyi öğrenmesi gibi, kedi videolarının baş kahramanını ayırt edebilmeyi öğrenmiştir. Google Brain (Google Beyni) adı verilen bu proje, Stanford Üniversitesi'nde yapay zekâ araştırmaları yürüten Andrew Ng tarafından yürütülmektedir. Şu anda Ng, kimi zaman "Çin'in Google'ı" olarak da bilinen Baidu isimli Çince arama motoru firmasının başındadır. Günümüzde "derin öğrenme" algoritmaları Google ve Baidu'nun birçok ürünün bir parçası olarak görev yapmaktadır. Ng'in söylediğine göre bu ürünler arasında ses tanımlama, internet aramaları ve reklam gibi birçok ürün bulunmaktadır. Andrew Ng şöyle söylüyor: Şu andaki bilgisayarlar daha şimdiden insanlar tarafından yapılan birçok işi yapabilmektedir. Ancak insan benzeri bir zekâya sahip olmalarına henüz zaman var. Bana kalırsa henüz tekillik noktasından çok uzaktayız. Günümüzdeki pek çok yapay zekâ uzmanı buna ulaşmaya çalışmaz bile. Yapay Zekâyı Ciddiye Almak... 2014 yapımı Transcendence (Evrim) isimli filmde aktör Johnny Depp zihnini bir bilgisayara aktarıyor; ancak güç sevdası kısa sürede benliğini ele geçirerek insan dostlarının hayatını tehlikeye atıyor. Hollywood filmleri genellikle bilimsel isabetliliği ile bilinmez. Ancak filmlerin genel teması, genellikle tamamen uydurma olmuyor. Nisan 2014'te Transcendence vizyona girdiğinde Stephen Hawking, fizikçi Frank Wilczek, kozmolog Max Tegmark ve bilgisayar bilimci Stuart Russell ortak bir bildiri yayınlayarak yapay zekânın tehlikeleri konusunda insanları uyardılar. Hawking ve diğerleri makalede şöyle yazdılar: Fazlasıyla zeki makinaların sadece birer bilimkurgu ürünü olduğunu düşünerek onları görmezden gelmek çok yaygındır. Ancak bu büyük bir hatadır. Belki de, tür olarak yaptığımız en büyük hata budur. Kuşkusuz yapay zekâ birçok faydaya sahiptir: savaşların tamamen durdurulmasından tutun da, yoksulluğun önüne geçilmesine kadar. Zeki makinalar yaratmak, insanlık tarihinin en büyük başarısı olabilir. Ancak bu başarı, aynı zamanda sonuncu da olabilir. Tekilliğin insanların başına gelebilecek en iyi veya en kötü şey olduğu düşünüldüğünde, bu sahaya ve etkilerini anlamak için yeterli kaynakların ayırılmadığını görebiliriz. Her ne kadar yapay zekânın kısa vadeli etkileri, onu kimin kontrol ettiğine göre değişebilecek olsa da, uzun vadeli etkisi, tamamen kontrol edilip edilemeyeceğine bağlıdır. Çağrı Mert Bakırcı Yapay Zekâ: Dost mu, Düşman mı? (Evrim Ağacı) http://evrimagaci.org itü vakfı dergisi 55

İNSANLAŞAN MAKİNALAR - YAPAY ZEKÂ Tesla ve duvar pili Güneş enerjisi ile kendi elektriğinizi üretin. Akşama duvar piliyle depolayın ve gündüz Tesla’yı şarj edin. Elon Musk 2017’de Dünyayı Değiştirecek Kozan Demircan Popular Science Türkiye Teknoloji Editörü Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Elon Musk gerçek bir altyapı girişimcisi. Online ödeme sistemleri sağlayıcısı PayPal’dan çıkış yaptıktan sonra önce roket şirketi SpaceX ve ardından Tesla’yı kurdu. Gerçek altyapı girişimcisi; çünkü kendi şirketleri için ağır sanayi altyapısı kuruyor ve klasik girişimcilerin tersine, şirketlerini elden çıkarmadan uzun vadeli kullanmak için organize ediyor. Oysa klasik girişimciler şirket kurup biraz para kazandıktan sonra elden çıkararak yeni şirketlere yatırım yapmak istiyor. Bu bağlamda Elon Musk’ın hem kendi pazarını ve hem de şimdilik gücünün yetmeyeceği yeni pazarları güçlendiren bir ekosistem kurduğunu görüyoruz. Örneğin, yıllık geliri 10 milyar dolar olan SpaceX gelirlerini elektrikli otomobil üreten Tesla’ya aktarıyor. Sahip olduğu SolarCity şirketinin güneş enerjisi teknolojisini konutlara, elektrik santralleri ve Tesla’ya entegre ediyor. Ayrıca Mars’a insan göndermeyi ve uzaydan sansürsüz, ucuz özgür internet iletişi sağlamayı planlıyor, sesten hızlı giden süpersonik tramvaylar (Hyperloop) tasarlıyor. Enerji, iletişim ve ulaşımda tekelciliği kırarak geleceğin dağıtık ekonomisini inşa eden Elon Musk’ı desteklememiz ve ülkemizde yeni Elon Musk’lar yetiştirmemiz gerekiyor. 10 yıllık yol haritası Elon Musk, 10 yıla yönelik yeni Tesla planını açıkladı. İçinde neler var neler: Öncelikle altyapı girişimcisi olarak evlerin çatısındaki güneş panelleriyle Powerwall “ev pillerini” birleştirecek. Elektrikli kamyonet ve yolda kendini sürmeyi öğrenen akıllı arabalar üreterek Uber gibi kiralık araç ekonomisine geçecek. 4 adımda görelim. • Spor araba gibi pahalı bir elektrikli otomobil üret. • Bunu meraklılara satıp daha hesaplı bir elektrikli otomobil üret. • Bunu satıp daha da ucuz bir elektrikli otomobil üret. • Bütün bunları yaparken güneş panelleri, elektrikli otomobil pilleri ve ev pilleri (Powerwall) gibi elektrik üretirken sera gazı açığa çıkarmayan, yani küresel ısınmaya yol açmayan temiz enerji tesislerine yatırım yap. Güzel değil mi? Popular Science Türkiye Haziran 2016 sayısında yazdığım gibi altyapı olmadan girişimcilik olmaz ve Elon Musk güneş enerjisi ile altyapı girişimciliğine yatırım yaptı. Bir kere Tesla Model S ile rekabetçi fiyatlarla satılan kullanışlı bir elektrikli oto üretti. 56 itü vakfı dergisi

MEDYATABLET 2017 MART
MEDYATABLET 2017 OCAK
Kobilife Mart 2018
OCAK 2017