Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

İTÜ MOBGAM’dan Kolon

İTÜ MOBGAM’dan Kolon ve Meme Kanserinde Erken Tanı İçin Önemli Hamle Genetik Dizilenme Testi ile önleyici tedavi mümkün olacak İTÜ’de başlayan çalışmaların ilk hedefi, teknolojideki gelişmeler ışığında İstanbul halkının bilgi odaklı ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi olarak belirlendi. Klinik de bu doğrultuda, genetik temelli biyoteknolojik altyapıyı kamuya kazandırmayı ve klinik bilimler ile temel bilimleri Ar-Ge noktasında buluşturmayı amaçlıyor. GLAB’den yapılan açıklamada “Yaptığımız test sayesinde, halka kolon ve meme kanserinde önleyici tedavi sunabileceğiz. Çalışmalarımız kapsamında bugüne dek 400 kanser hastasından kan alındı ve 300 hastanın Genetik Dizileme Testi tamamlandı. Test sürecinde, risk grubuna giren kişilerin bu hastalıklar yönünden kritik genlere bakılıyor ve bu genlerin mutasyon durumu inceleniyor.“ denildi. Günümüzde; kontrolsüz ve çevresel önlemler alınmadan artan sanayi kuruluşları, doğal olmayan yöntemlerle yetiştirilen meyve ve sebzeler, ayaküstü ve hazır yemek alışkanlıkları, genetik faktör ve daha birçok farklı sorundan dolayı kanser hastası sayısı ne yazık ki artıyor. Artan hasta sayısına karşı önlemler artırılırken, tanı ve tedavide de yeni yöntemler keşfediliyor ve her geçen gün yeni bir umut ışığı ortaya çıkıyor. İTÜ bünyesindeki Dr. Orhan Öcalgiray Moleküler Biyoloji - Biyoteknoloji ve Genetik Araştırma Merkezi de (İTÜ MOBGAM) bu alandaki çalışmalarına devam ediyor. Bu çalışmaların bir parçası olarak, İTÜ MOBGAM ile İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği’nin ortaklığında ve Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle, hazırlanan proje sayesinde, bu yolda önemli bir adım daha atıldı. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı kapsamında desteklenen, “Bireye Özgü Ailesel Kanser Sendromlarını Taramaya Yönelik İleri Düzey Genetik Analiz Laboratuvarı Projesi” ile kolon ve meme kanseri vakalarında erken tanı için yeni bir girişim başlatıldı. İTÜ MOBGAM’a bağlı GLAB’de (Genomik Laboratuvar) yürütülecek projede, toplumda sıkça görülen ve genetik faktörlerin en büyük nedenlerden biri olduğu kolon ve meme kanserine yakalanan kişiler ve yakınları için Genetik Dizilenme Testi yapılıyor. Test, söz konusu kanser türleri için yüksek risk taşıyan bireyleri önceden belirleyecek. Böylece, erken tanı sağlayacak önlemlerin alınabilmesi adına hastaların yönlendirilmesi mümkün olacak. Genetik ve moleküler biyoloji alanlarında son derece önemli çalışmalar yapan ve ileri derecede biyoteknolojik uygulamalar kullanan bilim insanlarının çalıştığı İTÜ MOBGAM, bu proje sayesinde, İTÜ’nün temel bilimler alanındaki bilgi birikiminin toplum faydasına sunuyor. İTÜ ile iş birliği projeyi hareketlendirdi Bireye Özgü Ailesel Kanser Sendromlarını Taramaya Yönelik İleri Düzey Genetik Analiz Laboratuvarı Projesi ile yeni biyoteknolojik uygulamaların içselleştirilmesi ve tıbbi nitelikli büyük verinin doğru bir şekilde çözümlenmesi de mümkün olacak. Bu gelişmelerin en büyük sonucunun ise elde edilen bilimsel verinin kamu yararına kullanılarak uygulanabilir çözüm önerilerinin ortaya çıkması ve disiplinlerarası bir anlayışla ele alınan bilgiler üzerinden bu kanser türlerinde erken tanı yapılarak ölüm oranının düşürülmesi öngörülüyor. Aynı zamanda bu çalışmalarla, verilere bütünsel bir bakış açısıyla bakılacak ve ülkemizin mutasyon haritası da çıkarılacak. Söz konusu yeni teknolojilerin edinilmesi ve biyomedikal Ar-Ge kapasitesinin artırılması olduğunda, devlet hastanelerinin temel bilimlerde başarısı tartışmasız olan İTÜ MOBGAM gibi kuruluşlarla birlikte çalışması bu tip projelerin güvenilirliğini artırıyor. Proje kapsamında, Ümraniye Eğitim Araştırma ve Göztepe Eğitim Araştırma hastanelerine meme ve kolon kanseri sebebiyle başvuran bütün hastalar, GLAB tarama ağına dâhil ediliyor. Klinisyenler bu ağ üzerinden hastalarla iletişime geçiyor ve mevcut bilgilere göre hastaların profilleri inceleniyor. itü vakfı dergisi 75

İTÜ'DEN HABERLER Gıda Katkı Maddeleri Güvenliğinde Mükemmeliyet Adresi: DOKAM “Gıda, Metabolizma ve Sağlık: Biyoaktif Bileşenler ve Gıda Katkıları” kongresi 28 Kasım’da İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlendi. Prof. Dr. Beraat Özçelik’in başkanlığını üstlendiği kongrenin açılışında, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Uzmanı, Y. Müh. Yasemen Özlem Malioğlu, İstanbul Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hamit Aygül ve İTÜNOVA TTO Genel Müdürü Dr. Ercan Çitil katılımcılara seslendi. Ardından, İSTKA tarafından yaklaşık 1,5 milyon TL bütçe ile desteklenen “Yerel Kaynaklar ve Atıklardan Gıda Katkı - Yardımcı Maddeleri Araştırma Uygulama Merkezi” projesi tanıtıldı. Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Esat Karakaya’nın “Gıda katkıları ve besin desteklerinin güvenlikleri ve toksikolojisi” başlıklı sunumu sonrasında; gıda katkı maddeleri, biyoteknoloji, biyoaktif bileşenler ve bitkisel biyoçeşitlilik vb. konular uzmanlar tarafından tartışıldı. Dr. Ercan Çitil: “Araştırmalar, DOKAM’da patente ve ticarî ürüne dönüşecek.” Kongrede ayrıca, Kimya-Metalurji Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü bünyesinde kurulan Doğal Katkılar, Fonksiyonel Bileşenler ve Sağlık Mükemmeliyet Merkezi’nin (DO- KAM) de açılışı yapıldı. Gıdaların işlenmesinde kullanılan katkı maddelerinin yerini alabilecek doğal alternatifler, besin destekleri ve insan sağlığına faydalı, işlevsel gıda bileşenleri üretecek olan bu merkez, Türkiye’de bu kapsamda kurulmuş ilk mükemmeliyet merkezi olma özelliğini de taşıyor. Tıpta da kullanılabilen aromatik ve endemik bitkilerin bolca bulunduğu ülkemizde, gıda üretimi ve işlenmesi sırasında ham maddelerin yaklaşık %40’ı atık olarak ayrılıyor. Bu süreçte ortaya çıkan atıklar aslında; yeni, katma değeri yüksek ve doğal gıda bileşeni elde edilmesi adına önemli bir potansiyel taşıyor. DOKAM, işte bu potansiyeli değerlendirerek ithalata bağımlılığını azaltmayı ve ulusal serveti korumayı hedefliyor. Son yıllarda doğal ve işlevsel gıdalara olan yoğun tüketici ilgisi nedeniyle yükselen talebin karşılanması için atılan adımlardan biri olarak kabul edilen merkezde, doğal alternatif katkılar ile antioksidanlar, diyet lifler, Omega-3 yağ asitleri, bitkisel proteinler ve peptidler gibi biyoaktif bileşenleri, kimyasal çözgenler kullanılmaksızın; süperkritik ve subkritikekstraksiyonlar gibi ileri teknolojilerle üretilecek. Kongreye ve açılışa katılan İTÜNOVA TTO Genel Müdürü Dr. Ercan Çitil, Türkiye’ye yurt dışından gelen katkı maddelerinin denetlenmesinin oldukça önemli olduğunu belirterek, DOKAM’ın hizmete girmesinin bu konuda olumlu bir etki oluşturacağını söyledi. Gıda katkı maddelerinde sadece ikâme değil, ihracatın da hedeflendiğinin altını çizen çitil, İTÜNOVA TTO’nun bu alandaki patent çalışmalarına destek verdiğini de sözlerine ekledi. Çitil konuşmasını: “Bu merkezde yapılacak araştırmaların zamanla patentlere, hatta ticari ürünlere ve belki de şirketlere dönüşmesi mümkün olabilecek. Böylece üniversite-sanayi iş birliğiyle artan bir ticarileşmenin de söz konusu olacağını düşünüyorum.” sözleriyle tamamladı. Kuruluş aşamasında çok sayıda araştırma ve fizibilite çalışması yapılan DOKAM; İstanbul Kalkınma Ajansı ve İTÜ başta olmak üzere; İstanbul İhracatçı Birlikleri, Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası, İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi (İTÜNOVA TTO) ve Gıda Katkı ve Yardımcı Madde Sanayicileri Derneği’nin desteğini almasıyla da dikkat çekiyor. 76 itü vakfı dergisi