Views
1 year ago

OCAK - MART 2017 SAYI 75

YpB6sb

Üretimin Yeni Sürümü

Üretimin Yeni Sürümü “Endüstri 4.0” İTÜ’de Masaya Yatırıldı Bilgi üretiminin başrolde olduğu günümüz dünyasında üretim ilişkileri de buna göre dönüşüyor ve üretim süreci her geçen gün hızlanarak gelişiyor. Üretilecek ürün, kullanılan iş gücü, üretim yeri gibi noktaların iç içe geçmesiyle, daha az zaman ve maliyetle, daha kaliteli üretim yapılması isteniyor. Artan dünya nüfusu ve ihtiyaçların çeşitlenmesi, sanayiyi, doğal olarak yeni bir evreye geçmeye zorluyor. Bu bilgiler ışığında “Endüstri 4.0” olarak da adlandırılan gelecekteki 4. Sanayi Devrimi, İTÜ evsahipliğinde, 12-14 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 16. Üretim Araçları Sempozyumu’nda ele alındı. Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde Üretim Araştırmaları Derneği tarafından organize edilen etkinliğin açılış konuşmalarını Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca, Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Ayhan Toraman ve Sempozşeyi değiştireceğine dikkat çekti. Ayrıca bu bağlamda 4. Sanayi Devrimi’nin, ülkemizde mühendislik alanındaki gelişmelere öncülük eden üniversitemizde ele alınmasının da son derece önemli olduğunu vurguladı. ÜAD Eş Başkanı Prof. Dr. Güneş Gençyılmaz konuşmasında, Üretim Araştırmaları Sempozyumu’nun ilk kez 1997’de, yine İTÜ’de yapıldığını anımsatarak, aradan geçen 19 yılın ardından, eğitim verdiği her alanda Türkiye’ye öncülük eden İTÜ’nün etkinliğe üçüncü kez ev sahipliği yapmasının kendileri için sevindirici olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ayhan Toraman, Prof. Dr. Mehmet Karaca yum Eş Başkanları olan İşletme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhan Çebi ile Üretim Araştırmaları Derneği’nden Prof. Dr. Güneş Gençyılmaz yaptı. Çebi: “Üretimle ilgili bugüne dek bildiğimiz her şey değişecek.” ÜAD Eş Başkanı Doç. Dr. Ferhan Çebi, ilk olarak sempozyumun teması hakkında bilgi verdi. Sanayileşme sürecinin bugüne dek üç aşamadan geçtiğini hatırlatan Çebi, ilk sanayi devrimine buhar enerjisi, ikinci sanayi devrimine elektrik enerjisi, üçüncü sanayi devrimine ise bilgisayar teknolojisinin öncülük ettiğini belirtti. Sıradaki sanayi devrimi olarak öngörülen Endüstri 4.0’ın ise “üretimde dijitalleşme” kavramı üzerinden gerçekleşeceğini söyleyen Çebi, sıradaki değişimin üretimle ilgili bugüne dek bildiğimiz her Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca: “3.nesil üniversite olmaya en yakın üniversite İTÜ’dür.” Sempozyumda, konuşmasına 4. Sanayi Devrimi’nin lokomotifinin üniversiteler olacağının çok açık bir şekilde göründüğünü söyleyerek başlayan Karaca; dünya sistemine artık üretimi değil, bilgiyi yönetenlerin yön verdiğini söyledi. Dünyanın gelişmiş ülkelerindeki bilgi üretim verimliliğinin çok yüksek olduğunu belirten Rektör, özellikle de Stanford, Massachusetts Institute of Technology (MIT) vb. dünyaca ünlü üniversitelerin “3. nesil üniversite” misyonuyla hareket ederek toplum yararına bilgi üretimini üstlendiğini örnek verdi. İTÜ’nün 243 yıllık bir deneyim ve çeşitli alanlarda kendini kanıtlamış geniş mezun kitlesiyle ve çok sayıda uluslararası bağlantıya sahip bir dünya şehri olan İstanbul’da bulunmasının da avantajı sayesinde, Türkiye’de “3.nesil üniversite” olmaya en yakın üniversite olduğunu vurguladı. Karaca, “Ülkemizin en kısa zamanda bilgi ekonomisine geçmesi gerekiyor. Bugün artık büyük çaplı tesislerden, yüksek maliyetli ve belli bir fiziksel alana yerleşmiş bir üretim şekli ve yatırım eğiliminden ziyade, Uber ve WhatsApp gibi belli bir alana hapsolmamış, pratik ve geniş kitleleri doğrudan etkileyen girişimler bu süreci yönlendiriyor. Bizim 4. Sanayi Devrimi’ne, yani Endüstri 4.0’a doğru yapılan koşuda öne geçmek için bu gelişmeleri iyi analiz etmemiz gerekiyor.” dedi. Etkinliğe katılan İsveç Linköping Üniversitesi Teknoloji Enstitüsü konuk öğretim üyesi Prof. Dr. Robert W. Grubbström’ün bu sempozyuma özel olarak hazırladığı, üretim-envanter problemlerinde dönüştürme metodolojilerini irdeleyen çalışması ise ufuk açıcı nitelikteydi. Sempozyum, Endüstri 4.0 bağlamında üretim yönetimi alanına ilişkin yenilikçi ve çağdaş yaklaşımların, stratejilerin ve deneyimlerin tartışılması noktasında kayda değer bir zemin hazırladı. itü vakfı dergisi 87

İTÜ'DEN HABERLER Geleceğin Trafik ve Ulaştırma Sistemleri İTÜ’de Konuşuldu Metrolar, genişletilmiş kara yolları, önemli bir ulaşım alternatifi olan demiryolu ulaşımı, deniz taşımacılığı alternatifleri, hava taşımacılığındaki yenilikler, şehir içi ulaşımı rahatlatacak çözümler ve daha fazlası… Bu yıl “Trafik ve Ulaştırma Sistemlerinin Benzetimi ve Eniyilemesi" ana temasıyla, İTÜ ev sahipliğinde ve ülkemizde ilk defa düzenlenen 19. EURO (Association of European Operational Research Societies) Working Group on Transportation Konfe- ransı’nda geleceğin trafik ve ulaşım sistemleri üzerine önemli görüşler dile getirildi. Yöneylem araştırmasının uluslararası ölçekte ulaştırma konularına odaklanmış çalışma gruplarından EURO (Association of European Operational Research Societies) Working Group on Transportation ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliği ile organize edilen uluslararası çaptaki etkinliğin konuşmacıları arasında; ulaşım sorunları ve alternatifleri üzerine çalışan Peter Wagner (German Aerospace Center - DLR), Jaume Barcelo (Universitat Politecnica de Catalunya, UPC-Barcelona Tech) ve Mohamed Abdel-Aty (University of Central Florida) da yer aldı. Üç gün süren konferans boyunca; trafik akım modellemesi ile denetimi ve yönetimi, ulaştırma modellemesi ve planlaması, taşıt rotalama, ulaştırmanın çevresel etkileri, elektrikli araçlar, acil durum yönetimi, karar analizi, demir yolu ağlarının tasarımı ve trafiği, trafik güvenliği, havacılık ve hava trafiği ile lojistik konularında gerçekleştirilen bilimsel oturumlarla, alanla ilgilenen uzmanlar ve akademisyenler görüş alışverişlerinde bulundu. Disiplinlerarası bir temelde süren konferansa; endüstri, işletme, kontrol, elektrik-elektronik, inşaat, çevre, uçak mühendisliği ile matematik, ekonomi, kent planlama, coğrafya gibi farklı bilim dallarından ve dünyanın dört bir yanından gelen yaklaşık 100 profesyonel ve bilim insanı katıldı. Ulaştırma konusunda dünyanın en önde gelen etkinliklerinden olan konferansta, son dönemde ulaştırma ve yöneylem araştırması alanında yapılan bilimsel araştırma sonuçları da yorumlandı. 2016 IAESTE Temsilciler Toplantısı İTÜ’de Yapıldı IAESTE Türkiye (International Associationforthe Exchange of Studentsfor Technical Experience - Milletlerarası Teknik Stajyer Öğrenci Mübadelesi Birliği Türkiye Milli Komitesi) üyesi üniversitelerin temsilcileri, Genel Kurul toplantısı, her yıl olduğu gibi bu yıl da İTÜ’de düzenlendi. 18 Kasım’da, Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Prof. Dr. Remzi Ülker Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlik, Kimya Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gülhayat Saygılı’nın yaptığı konuşmayla başladı. IAESTE Türkiye üyesi üniversitelerden gelen temsilcilerin sunumlarıyla devam eden program, üniversitemizin IAESTE Öğrenci Komitesi Denetleme Kurulu Başkanı ve Geomatik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Gizem Sacıhan’ın, IAESTE öğrenci komitelerinin çalışmaları ve ulusal düzeyde yaptığı işbirliklerine dair sunumuyla sürdü. Önümüzdeki yılda yapılabi- 88 itü vakfı dergisi lecek çalışmaların da planlandığı toplantıda, 20-26 Ocak 2017 tarihlerinde Güney Kore’de düzenlenecek 70. IAESTE Genel Konferansı için yapılacak çalışmalar ve burada yer alacak Türkiye temsilcileri de belirlendi. IASTE ve IASTE Türkiye nedir? IAESTE (International Association for the Exchange of Studentsfor Technical Experience), 1948 yılında, Londra’da, 10 ülkenin girişimiyle kurulan, akademi ve endüstri çevreleri ile üniversite öğrencilerinin ortak çıkarlarını temsil eden ulusal komitelerin birleşiminden oluşan bir konfederasyondur. Firmalar, üniversiteler ve üniversite öğrencileri arasında coğrafî sınırları aşan ve güçlü bir iş birliği kurmayı hedefleyen IAESTE, nitelikli mühendislerin ve bilim insanlarının dünyanın farklı yerlerinde yeni deneyimler elde etmesini sağlıyor. Yaklaşık 80 ülkede çalışmalarına devam eden ve her yıl 4000’in üzerinde stajyer öğrencinin değişimini sağlayan kuruluşun Türkiye merkezi olan IAESTE Türkiye ise İTÜ tarafından 1955’te oluşturulmuştur. Rektörlüğe bağlı ve tüzel kişiliğe sahip olarak çalışmalarını sürdüren IAESTE Türkiye, enstitü niteliğinde bir kurumdur. 50’den fazla üyesi bulunan IAESTE Türkiye, yerel komiteleri aracılığıyla aday öğrencileri belirliyor ve yurt dışından gelecek öğrencilere ülkemizde staj yeri de sağlıyor.

YILMAZGLOBAL
Kobilife Mart 2018
MEDYATABLET 2017 OCAK