Moonlife Mayıs 2017

alperalp19

AYLIK YAŞAM, CEMİYET VE MAGAZİN DERGİSİ MAYIS 2017 / SAYI: 31 / FİYATI: 15 TL

SAKIP

SABANCI

ÖDÜLLERLE

ANILDI

TECRÜBE iNSANI

KÖRLEŞTiRiYOR

ÇIRAĞAN

SARAYI’NDA

MUHTEŞEM

DÜĞÜN

KÜRK

KARŞITI

DEFİLE

HAUTE

COUTURE

SAHAYA

İNDİ

İŞBIRLIĞINE

ÖZEL DAVET

BEŞiKTAŞ’A

KOÇ ŞIKLIĞI

TBV’den,

Somalı çocuklar

için bağış

kampanyası

Dilek Hanif,

2017-2018

Sonbahar-Kış

koleksiyonunu

tanıttı

Arzu Sabancı,

Koton için alış

veriş şenliği

düzenledi

Çocuklar

yararına

“Ateş&Diva”

konseri

Global Run

yarışı için geri

sayım başladı

“Kolonya

Cumhuriyeti”

filminin

galasına

ünlülerden

yoğun ilgi

Tarihten

bir sayfa:

Sinemanın

ünlü simaları


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SOFIA

2


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN PLOVDIV

3


HOTEL

CASINO

MACEDONIA GEVGELIJA


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SVILENGRAD


HOTEL

CASINO

BATUM


TUZLA’DA

Lansmana

Özel

Fırsatları

Kaçırmayın!

www.tuzlaport.com.tr


YEPYENİ BİR HAYATA

DEMİR ATIN!

Hayalleriniz denizin mavisiyle TuzlaPort’ta buluşuyor.

Marinaya yakın konumu, denize komşu rezidansları,

alışveriş merkezi, sosyal olanakları ve ayrıcalıklarıyla

Tuzla’da mavi ile iç içe bir yaşam başlıyor.

Siz de TuzlaPort’a gelin,

bu ayrıcalıklı limanda yerinizi alın.

0 216 446 55 65


Bonjour 240x330+5

28 Nisan 2016 Perşembe 10:21:52


100

95

75

25

5

0


GÜZEL GÜNLER TÜRKİYEM

Alper Alp

Genel Yayın Yönetmeni

Ülkemiz önemli

bir referandum

seçiminden geçti,

medya kuruluşu olarak

yakından takip ettiğimiz seçim

sürecinin sonucu inşallah

ülkemize hayırlı uğurlu olur.

Ne olursa olsun her zaman

Devletimizin bayrağımızın

yanında olmaya devam

edeceğiz. Bu yeni oluşum

piyasalara hareket getireceği

iş alanlarının hareketli olacağı

kanısındayım.

“Lira”nın bu oluşum

sürecinden bir hayli

etkilendiği bir gerçek.

Osmanlı Devleti’nin son

günlerinde “1 lira’nın

değeri 4 dolar olduğunu

öğrendim”. Şimdi ise malesef

sonuç üzücü. Tekrar hak

ettiği değerine kavuşması

için Cumhurbaşkanımız

yaptığı istihdam çağrısına

elimizden gelen atılım gayreti

içerisindeyiz.

Bizler de medya kuruluşu

olarak her zaman tepkimizi

koyup bu karanlık hain

oyunların karşısında dik

durmaya devam edeceğiz.

Cumhurbaşkanımız’ın

dediği gibi bu ülke; tek bayrak,

tek millet ve tek vücut olarak

kenetlenmek zorunda. Birlik

ve beraberlik her zaman bir

ulusu dimdik ayakta tutar...

Geçtiğimiz ay yapmış

olduğumuz “Princess

International Moonlife Ödül

Töreni”nde bizlere destek

veren tüm dostlarımıza candan

teşekkürlerimizi sunuyorum.

Mayıs sayımızda yine

birçok renkli haberlerimiz,

röportaj ve özel haberler ile

karşınızdayız. Sizlere daha iyi

hizmet sunmak için tüm ekip

arkadaşlarımızla yoğun bir

tempoda çalışıyoruz.

Daha çok kitleye ulaşmak

için sabahlara kadar

çalıştığımız oluyor, her şey

güzel olsun diye…

Siz değerli Moon Life Ailesi

ile birlikte üç yılı aşkın süredir,

nice başarılara imza attık. Tüm

okurlarımıza desteklerinden

dolayı sonsuz teşekkür ederim.

Moon Life Ailesi olarak siz

değerli okuyucularımız için

her zaman daha iyiyi, daha

güzeli hayal ediyoruz. Bu

yüzden de büyük bir koordine

ile çalışmaktayız. Tek bir

düşüncemiz var sadece ve

sadece herkes için “HER ŞEY

GÜZEL OLSUN”

‘’GÜZEL GÜNLER

TÜRKİYEM’’

Sağlıcakla ve mutlu kalın…


içindekiler

31

CEMİYET

22 BEŞİKTAŞ’A KOÇ ŞIKLIĞI

30 KÜRK KARŞITI DEFİLE

38 67 PARÇALIK DEV KOLEKSİYON

48 ÇIRAĞAN SARAYI’NDA DÜĞÜN

Arif-Sevil Develi

72 CENGİZ ABAZOĞLU

Çağla Şıkel ile Haute Couture 2017

Vodafone Arena çekimleri

22

5746

39

RÖPORTAJ

74 MEZİN DEDEYİ RÖPORTAJ:

Eylem Tok ile Mezin Dedeyi,

Moon Life için keyifli bir

sohbet gerçekleştirdi.

33

78 SARI ŞEKER SEMA

Radyo D’nin şeker kızından

çok özel paylaşımlar.

84 DACA’DAN YANSIMALAR

CEM GÜLAÇ

86 DANS ONUN YAŞAM BİÇİMİ

Hera Esen ile bir çılgınlık

GÜNCEL

65

88 TARİHTEN BİR SAYFA

Sinema ve sosyete dünyasının

ünlü simalarından nostaljik kareler

74

78

90 KOLONYA GALASI

Amerika ile savaşı Tİ ye alan film

ünlülerden büyük ilgi gördü.

47

98 IZEL TOPALOĞLU

Dizi ve film üzerine yorumlar

MAGAZİN

102 AĞAOĞLU’NDAN

KIZILAYA DESTEK

130 GLOBAL RUN KOŞUSU

İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

İMTİYAZ SAHİBİ

ALPER ALP MED. REK. TNT. VE YAY. TİC.

SAN. A.Ş. TEMSİLCİSİ

İZEL TOPALOĞLU

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

ALPER ALP

info@moonlifedergi.com

YAYIN SORUMLUSU

İZEL TOPALOĞLU

izel@moonlifedergi.com

GENEL KOORDİNATÖR

OĞUZHAN TÜRKOĞLU

ozzy@moonlifedergi.com

HABER MÜDÜRÜ

ECE TÜRKOĞLU

ece@moonlifedergi.com

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

FULYA GÖKOĞLU

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

BUKET TURAN

SENA ECE KEÇECİ

AKDENİZ BÖLGE SORUMLUSU

TUĞRUL CANPOLAT

MARMARA BÖLGE SORUMLUSU

DOĞUKAN ERDEM KUTLU

HUKUK DANIŞMANI

AVUKAT MELAHAT UZUNOĞLU

info@moonlifedergi.com

www.moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

ADRES: Tahtakale Mah. Abdi İpekçi Cad.

Ispartakule İnovia Sitesi Dış Kapı

No:5/2 C Blok Daire 409 Avcılar /

İstanbul

0212 403 13 07

ISSN 2148-7405

9 7 7 2 1 4 8 7 4 0 0 0 1

0 1


Müzik

SAKIP

SABANCI

ÖDÜLLERLE

ANILDI

S

abancı

Üniversitesi Onursal

Başkanı merhum

Tuğçe

Eyilik

Nesrin

Eyilik

ÖDÜLLER

Eşit ağırlıklı verilen üç “Makale

Ödülü”nü:

Hiç olmazsa bir evimiz var: Soylulaştırılan

Bir Berlin Mahallesinde

Yaşayan Türkiyeli Göçmenlerin Gündelik

Deneyimleri” başlıklı makalesiyle

bağımsız araştırmacı Defne

Kadıoğlu Polat,

“Yurtdışında İbadet: Almanya ve

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Türkiyeli

Göçmenlerin Dinsel Sınırları ve

Deneyimleri” başlıklı makalesiyle City

University of New York’tan Zeynep

Selen Artan-Bayhan,

“Köprü Kurmak mı, Yakmak mı?

Gurbetçilerin Geriye Dönüş Niyetleri”

başlıklı makalesiyle Florida Üniversitesi’nden

Tolga Tezcan kazandı.

Güler

Sabancı

Bülent

Eczacıbaşı

Sakıp Sabancı’nın vasiyeti

üzerine verilen Sakıp Sabancı

Uluslararası Araştırma

Ödülü, Sakıp Sabancı Ailesi

ve Sabancı Üniversitesi ev sahipliğinde

Sabancı Center’da

gerçekleşen törenle sahiplerini

buldu.

Bu yılki konusu “Gündelik

Yaşamda Türkiye Kökenli

Avrupalılar” olarak belirlenen

ödül töreni Sabancı Üniversitesi

Kurucu Mütevelli Heyeti

Başkanı Güler Sabancı’nın

açılış konuşmasıyla başladı.

Güler Sabancı, Sakıp

Bey’in “teşvik etmeye” ve

“takdir etmeye” çok önem

verdiğini dile getirdi.

Türk dış göçüyle ilgili

sorunlar ile yurtta ve yurtdışında

gerçekleştirdiği çeşitli

çalışmalarıyla Jüri Özel

Ödülü’ne layık görülen Nermin

Abadan-Unat ödülünü,

Güler Sabancı ve Sabancı

Üniversitesi Rektör Vekili

Prof. Dr. Ayşe Kadıoğlu’ndan

aldı.

Sevil Sabancı’nın Makale

Ödülleri’ni verdiği törende

Türkan Sabancı, torunu

Melisa Tapan ile eski damadı

Eran Tapan ve annesi Elçin

Tapan ile birlikte objektiflere

poz verdi.

Ödülün 2018 yılı araştırma

konusu ise “Türkiye’de

ve Dünyada Demokratik

Yönetişim ve Birlikte Yaşamaya

Yönelik Tehditler”

olarak açıklandı.

Bilgün

Dereli

Zeynel Abidin

Erdem

18


Müzik

Melisa Tapan,

anneannesi

Türkan Sabancı,

babaannesi Elçin

Tapan ve babası

Eran Tapan ile poz

verdi.

Güler

Sabancı

Nermin

Abadan Unat

Sevil

Sabancı

Melisa

Tapan

Aydın-Sema

Doğan

Suzan

Sabancı Dinçer

Sakıp Sabancı,

ölümünün 13’üncü

yılında, Sakıp Sabancı

Uluslararası Araştırma

Ödülleri töreni ile anıldı.

Bu yıl, Jüri Özel Ödülü’ne

Nermin Abadan Unat

layık görüldü.

Orhan

Gencebay

Sevim

Emre

Nurcan-Turgay

Artam

İnci

Gazioğlu

Yüksel

Mermer

Nimet-Hüseyin

Bayraktar

19


Cemiyet

KEYIFLI

SÜRÜŞLER

Otomobil markası

BMW ile lüks

yelkenli ve motoryat

markası Beneteau’nun

yeni modelleri Kalamış

Marina’da tanıtıldı.

Kosifler Oto, Tezmarin

ve Power FM işbirliği

ile gerçekleşen “Baharın

Keyfini Sürün” adlı

etkinlik otomobil ve

deniz tutkunlarını

buluşturdu. BMW 5

Serisi ve Beneteau’nun

yelkenli ve motoryatları

ile test sürüşleri

yapılırken, Power FM

DJ’leri de müzikleri ile

renk kattı.

Melda

Kosif

20


Cemiyet

Hilal Kosif ile Javier

Piles’in oğlu Carlos, akülü

BMW otomobilin içinde

görüntülendi.

Sinan

Kosif

Süleyman

Kosif

Ralf

Tezman

Eda-Selim

Kosif

21


Cemiyet

BEŞiKTAŞ’A

KOÇ ŞIKLIĞI

RMK Classic

CEO’su

Füsun Kuran

UEFA Avrupa Ligi

Çeyrek Final ilk maçında

Olympique Lyon’a 2-1

yenilen Beşiktaş, moda ülkesi

Fransa’da adeta defile yaptı.

13 Nisan Perşembe günü UEFA

Avrupa Ligi çeyrek final maçında

Lyon’la karşı karşıya gelen Beşiktaş

JK takımı Fransa’ya gitti.

Beşiktaş’ın kulüp logolu özel

uçağı ile gerçekleşen yolculuk

sonrası Lyon’da futbolcular moda

ülkesi olan Fransa’da şıklıkları ile

dikkat çekti. Siyah beyazlı yıldız

oyuncular, Rahmi M. Koç’un

Türkiye’ye getirdiği Amerikan

giyim markası Brooks Brothers’ın

takıma özel hazırladığı koleksiyonla

UEFA’nın UEFA EuroLeauge adlı

resmi sosyal medya hesaplarında

da yer aldı. Beko markasıyla da

Beşiktaş’ı destekleyen Rahmi

M. Koç, taraftarı olduğu takıma

Brooks Brothers ile de sponsorluk

anlaşması yaptıkları için mutluluk

duyduğunu belirtti.

Kendine özgü tarzı ile

adından söz ettiren işadamı

Rahmi Koç, Türkiye’ye

getirdiği Amerikan

giyim markası Brooks

Brothers ile taraftarı

olduğu Beşiktaş’ın giyim

sponsorluğunu üstlendi.

Lyon maçına, özel üretim

koleksiyon ile gelen

Beşiktaşlı futbolcuların

şıklığı UEFA’nın sosyal

medya hesaplarında

haber oldu.

Cenk

Tosun

Rahmi

Koç

Gökhan

İnler

Fikret

Orman

Oğuzhan

Özyakup

22


Cemiyet

Caner

Erkin

Dusko

Tosic

Andreas

Beck

UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Final

ilk maçında Fransa temsilcisi

Olympique Lyon karşısında 1-0

öne geçen ve son dakikalarda

yediği gollerle rakibine 2-1 yenilen

Beşiktaş, yarın Vodafone Arena’da

rövanş maçına çıkacak.

23


Müzik Cemiyet

Soma maden faciası sonrasında Türk Böbrek

Vakfı tarafından toplanan bağışlarla temelleri

atılan TBV Soma Anaokulu’nun yapımı

tamamlandı. Açılışı yarın yapılacak okul,

miniklere 23 Nisan hediyesi oldu.

SOMALI ÇOCUKLAR IÇIN

Türk Böbrek Vakfı (TBV),

Soma’da yaptırılan anaokulunun

eksiklerini gidermek amacıyla

önceki gün de bir yemek daveti organize

etti. TBV Başkanı Timur Erk ve TBV

Yönetim Kurulu Üyesi Seval Ermiş’in

ev sahipliğinde, İstinye Park’taki Zuma

Restoran’da düzenlenen davet iş, sanat ve

moda dünyasının yardımsever isimlerini

buluşturdu. Sanat danışmanı Gül

Ergi’nin desteğiyle gerçekleşen yemekten

elde edilen gelir, okula kütüphane

kurulması, bilgisayar ve oyun salonu

malzemeleri alınması için bağışlandı.

Anaokulunun açılışı yarın yapılacak.

Banu

Zorlu

Nurhan

Tarman

Gülsüm

Güral

24


Müzik Cemiyet

Seval

Ermiş

Timur

Erk

Selda

Topal

Mukaddes

Yamaç

Gül

Ergi

Petek

Ertüre

Zeynep

Toker

Feryal

Gülman

Meral

Yazıcı

25


Cemiyet

Esin

Fedan

Saniye

Tosmur

Selahattin-

Senem Gen

Belge

Eren

MÜCEVHER

TUTKUNLARI

BİR ARADA

Öznur

Yalkın

Ünlü mücevher markası

Lion Diamond’ın kurucusu

Öznur Yakın, Adanalı

mücevher tutkunlarının

daveti üzerine Adana’ya

gitti. Adana’da Doma’s

Cafe ve Organizasyon’un

sahibi Songül Güzelsoy

ile birlikte güzel bir ev

sahipliği yapan Öznur

Yakın birbirinden değerli

mücevherleri görüceye çıkardılar.

Özenle hazırladığı

şık ve göz kamaştıran koleksiyonlarını

Adanalıların

beğenisine sunan Lion

Diamond, yoğun bir ilgiyle

karşılandı.

Adana’da yapılan bu bu

özel etkinliğe Öznur Yakın

dostları Bilge Eren, Sidre

Diptaş ve Yonca Yakın

özellikle Adana’ya kadar

gelerek destek verirken,

Adana’nın önde gelen

cemiyet hayatının güzel

hanımları da mücevherleri

beğenerek sipariş vermeyi

ihmal etmediler. Gösterilen

yoğun ilgiden dolayı

Öznur Yakın kısa zaman

içinde ikinci kez Adana

planı hazırlıyor.

Belge

Eren

26


Cemiyet

Oya

Girtine

Sezgi

Öztürk

Soner

Şen

Dilek

Cengiz

Öznur

Yakın

Songül

Güzelsoy

Özge Güleç

Öktem

Bilgün

Afşar

Çağla

Güleç

Gamze

Göksel

Yeliz

Doğramacılar

Binnar

Kalo

Songül

Güzelsoy

Dilek

Cengiz

Yonca

Sakın

Sidre

Tiptaş

27


Cemiyet

BAHAR

ZAMANI

İsviçreli lüks saat

üreticisi IWC Schaffhausen’in

yenilenen Da Vinci koleksiyonu,

Ulus’taki Sunset’te tanıtıldı. IWC

Türkiye Genel Müdürü Sven Johannsen,

IWC Pazarlama Müdürü

Pınar Yılmaz ve Sunset Grill & Bar’ın

sahibi Barış Tansever’in ev sahipliği

yaptığı tanıtım saat tutkunlarını

buluşturdu. “Decoding The Beauty

of Time” konsepti ile gerçekleşen

tanıtımda Da Vinci saatleri

büyük beğeni görürken,

baharın gelişi de

kutlandı.

28


Cemiyet

Pınar

Altuğ

MARKA

Zeynep

Ilıcalı

Ayşe

Kucuroğlu

YÜZÜ

Çamaşır deterjanı

markası Persil’in, yeni

Persil Premium ürününün

tanıtımı için özel bir

etkinlik düzenlendi.

Maçka’daki La Petite

Maison’da gerçekleşen

etkinliğe marka yüzü

Pınar Altuğ’un yanında

Zeynep Ilıcalı, Melda

Aksu ve Aslı Tandoğan

gibi birçok ünlü isim

katıldı. Lansmanda

Altuğ’un da rol aldığı

reklam filmi izlendi.

Sorularını yanıtlayan

oyuncu, yeni projelerinin

olduğunu söyledi: “Tamer

Karadağlı ile yine bir

araya geleceğiz. Bazı

projeler var. ama tabii ki

iş Birol Güven’de bitiyor.”

Aslı

Tandoğan

29


Cemiyet

KÜRK KARSITI DEFILE

Cemal

Hünal

Kürkünü Çıkar Vicdanını Giy

söylemi ile başlattıkları gerçek kürk

karşıtı kampanya ile ses getiren “Bana

Göz Kulak Ol” Duyarlı Yaşam Derneği,

moda tasarımcısı Aslıhan Karahan

ile yeni bir farkındalık projesine imza

attı. Uniq Hall’de Karahan ve derneğin

işbirliği ile bir defile düzenlendi.

Karahan’ın hazırladığı ve tamamen suni

kürklerden oluşan 60 parçalık “Uyanış”

adlı koleksiyonun çoğunu profesyonel

mankenler taşırken, 24 parçası ise

derneğe destek veren sanatçılar

tarafından tanıtıldı. Alican Yücesoy,

Begüm Birgören, Burak Yamantürk,

Cemal Hünal ve Çağla Şıkel gibi birçok

ünlü isim podyumda yürüdü.

Melis

Birkan

Alican

Yücesoy

Dolunay

Soysert

Gözde

Kansu

Özge

Özpirinçci

30


Cemiyet

Defileden elde edilen tüm

gelir, “Bana Göz Kulak Ol”

Duyarlı Yaşam Derneği

tarafından hayvan tedavileri

için kullanılacak.

Can

Yaman

Begüm

Birgören

Burak

Yamantürk

Hazar

Ergüçlü

31


Cemiyet

Dilek

Hanif

Sema Güral

Sürmeli

Dilek

Hanif

Aslı

Küseyiroğlu

Zeynep

Çarmıklı

Demet Sabancı

Çetindoğan

İlkem

Öztürk

SONBAHAR-KIŞ

KOLEKSIYONU

TANITILDI

Dilek Hanif hazır giyim 2017-18 Sonbahar-Kış

Koleksiyonu “Beauty Waste and

Clean Opulence”ın ön gösterimi, İstanbul’un

etkileyici adreslerinden Four Seasons

Hotel Sultanahmet’in büyülü ambiyansında,

Ece Sükan’ın kış trendlerine dair sohbeti

eşliğinde gerçekleştirildi. Dilek Hanif ’in 19.

Yüzyıl sonu Viktorya Dönemi ve 60’ların stil

ikonu Jackie Kennedy’den ilham alan koleksiyonunun

bir diğer güçlü referans noktası

ise efsanevi fotoğraf sanatçısı ve moda

filmi yönetmeni Nick Knight’ın eserlerinde

karşımıza çıkan ikonik İngiliz gülleri…

Four Seasons Sultanahmet’in tarihi dokusu

ve Dilek Hanif ’in yakın geçmişe getirdiği

yorumlar bir araya gelerek misafirlerin

beğenisini topladı.

Burçin

Özer

Tarek

Mourad

Sibel

Benli

32


Cemiyet

Yasemin

Aloğlu

Ebru

Gökçek

Sedef

İyibar

Merih

Turan

Şebnem

Balkan

Sedef

Zaim

Demet

Hanif

Sibel

Kerimoğlu

33


Cemiyet

ÜNLÜLERI

BULUŞTURAN

AÇILIŞ

Burçin

Özer

Levent

Özen

Meltem

Gündüz

Astra Group bünyesindeki

Esteticium Bahçeşehir,

ünlülerin katılımı ile görkemli

bir törenle açıldı.

Ocak ayında hizmete

başlayan Esteticium,

Bahçeşehir’deki merkezinin

açılışını önceki

gün yaptı. Esteticium’un

Bahçeşehir’deki mimari

tasarımıyla öne çıkan

merkezinde yapılan

açılışa Ece Erken, Metin

Şentürk, Hakan Akkaya,

Sema Öztürk, Hidayet

Türkoğlu, Fatmagül Fakı

ve Ömer Onan gibi ünlü

isimler katıldı.

Katerina

Mikhaylova

Hidayet

Türkoğlu

Oğuz

Tütüncü

Ömer

Onan

34

Zeynep, Esra Kaya, Yetkin Sarsılmaz, Pehlivan Zalim


Cemiyet

Eylül

Tozoğlu

Fatmagül

Fakı

Murat Dişli

Sema

Öztürk

Ömer Özgür

Atay

Ece

Erken

Metin

Şentürk

Mbaraka-Didem

Ljohiy

Oğuz

Tütüncü

Hidayet

Türkoğlu

Hakan

Akkaya

35


Cemiyet

Mete

Buyurgan

Ilgın

Seymen

Mehmet

Tütüncü

İnci

Aksoy

Zuhal

Şeker

GODİVA’DAN

SIRADIŞI

TANITIM

Godiva’nın yeni market serisinin lansmanı,

genç sanatçı Ilgın Seymen’in

ilginç market enstalasyonu ile yapıldı.İstanbul

74'te gerçekleşen etkinliğe

cemiyet hayatının tanınmış isimleri katılırken

Zuhal Şeker evsahipliği gerçekleştirdi.

Gelen misafirler arasında Emin Hitay, İnci

Aksoy, Ayşe Ege gibi simalar tarafından

enstalasyon beğeni topladı. Genç sanatçı,

Godiva’dan ilham alarak tasarladığı sanat

eserinde Godiva dışındaki tüm ürünleri

beyaza boyadı.

Berna

Sağlam

Naiboğlu

Ayşe

Ege

Özlem

Avcıoğlu

Demet

Müftüoğlu

Eşeli

36


İÇ VE DIŞ SIVA ILE

ISI, NEM VE SES

YALITIMINDA KAYBA SON

“DURAKS GOLD PLASTER”

DURAKS Gold Trend, yüksek başarı

oranında ısı, nem ve ses yalıtımı

sağlayan mantar görünümlü dokusu

ile mekânlara ayrıcalıklı bir dekoratif

görüntü vermek geliştirilmiş yeni

bir üründür. Zengin renk seçenekleri

ile tek renk ya da farklı renk kombinasyonları

ile oluşturulan sanatsal

uygulamalar için idealdir. Mekândaki

muhtemel ısı kayıplarını ve nemlenmeleri

maksimum değerlerde engeller

ve dekoratif bir görünüm kazandırır.

Her zevke hitap eden zengin renk

& desen kombinasyonuna sahiptir ve

duvar kâğıdından çok daha dayanıklı

ve ekonomiktir.

ISI YALITIMININ FAYDASI

Duvar yüzeylerinde dekoratif

ve estetik dokular elde edilmesini

sağlar, mekânlarınıza

ferahlık kazandırır. Farklı ve

zengin renk / desen seçenekleri

ile duvar ve tavanlarda

sanatsal uygulamalarınızı

sınırsızca, rahatça ve kolay

bir şekilde hayata geçirebilmenizi

sağlar.

DUVARLARINIZ NEFES ALSIN

Duvarlardaki çatlak, delik çizik ve yama gibi kusurları örter, duvarın nefes

almasını sağlayarak olası çürüme ve nemlenmeleri önler, maksimum ses

yalıtımı sağlar. Uzun ömürlü ve tamir edilebilir olması sebebi ile ekonomiktir.

CANLI SIVA İLE SES YALITIMI

Üstün ses yalıtım özelliği sayesinde DURAKS canlı sıva, sadece konutlarda değil

işyerleri ve toplumsal mekânlarda da oldukça talep edilmektedir. Özellikle

şehir merkezlerinde ve araç-insan yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde dışarıdaki

gürültünün içeriye girmesini büyük oranda engeller. Yine içerideki sesin

de dışarıya çıkışını büyük oranda kesmesi nedeni ile otel, konferans salonları,

tiyatro, sinema gibi alanlarda sıkça tercih edilmektedir. %35’lik ses yalıtım

farkı ile canlı sıva iç akustiği korurken; dış sesleri de kesmektedir.

KULLANIM ALANLARI

Tv ünitesi, salon, banyo, mutfak tezgah alınlarında, binaların ortak kullanım

alanlarına, merdiven duvarlarına, balkon alınlarında, bütün iç ve dış mekanlarda,

otel, motel, cafe, restaurant, dekoratif amaçlı kullanılmaktadır.

DURAKS tamamen doğal

ve çevre dostu karışımlardan

hazırladığı iç ve dış sıva

ürünleri ile mekânın ısı, nem

değerlerini korunmasını;

üstün ses yalıtımı sayesinde

daha huzurlu bir yaşam

alanına kavuşmanızı

sağlıyor. Ar-Ge testlerinden

başarı ile geçmiş ürünler,

dayanıklı yapıları ile yıllarca

ilk günü halini korur.

https://durakssiva.tumblr.com/

Twitter.com/durakssiva

İnstagram.com/durakssiva

Facebook.com/durakssivaa www.duraks.com


Cemiyet

Hande

Sezer

Pekcan

67 PARÇALIK

KOLEKSiYON

Işıl

Reçber

Gülden

Yılmaz

Arzu

Sabancı

Merih

Turan

38


Cemiyet

Neslihan

Taşdemir

Lal

Denizli

Şule

Argüder

Özge

Sander

Nihan

Dilek

Berrin

Okçu

Sema

Gürel

Sürmeli

Beste

Yurttaş

39


Cemiyet

Akasya

Asıltürkmen

Gül

Yetkin

Hanife

Akdağ

Dilek

Türker

Dünyaca ünlü kadın giyim markası

Pinko’dan sonra Türk markası

Koton için tasarımlar yapan

Arzu Sabancı, 67 parçadan oluşan

koleksiyonu için Beyoğlu’nda

alışveriş şenliği düzenledi.

Pinko by Arzu Sabancı

etiketli koleksiyon hazırlayan

Arzu Sabancı, şimdi

de TÜSİAD eski başkanlarından

işadamı Ömer Sabancı’nın eşi

Arzu Sabancı, Türkiye distribütörü

olduğu dünyaca ünlü İtalyan

kadın giyim markası Pinko için

koleksiyon hazırlamıştı.

Pinko’dan sonra şimdi de Türk

markası Koton için tasarımlar

yapan Arzu Sabancı, stilini yansıttığı

2017 ilkbahar-yaz sezonu

için hazırladığı tasarımlarını önceki

gün Koton’un Beyoğlu’ndaki

mağazasında gerçekleşen alışveriş

şenliğinde satışa çıkardı.

Koton Yönetim Kurulu Eş

Başkanı Gülden Yılmaz’ın ev

sahipliği yaptığı alışveriş şenliği

moda tutkunlarını buluşturdu.

İş ve sanat dünyasının ünlü

isimleri Arzu Sabancı’nın

‘zamansız şıklık’ diye tanımladığı

koleksiyona büyük ilgi gösterdi ve

alışveriş yaptı.

Dilek

Hanif

Demet Sabancı

Çetindoğan

Neslihan

Sabancı

40


Cemiyet

Oya İdil

Gençoğlu

İlkem

Öztürk

Feryal

Gülman

Yelda-Revna

Demirören

Nuray

Fenercioğlu

Sevim

Uyar

41


Cemiyet

Burcu

Ziyal

Şebnem

Arslan

Ayşegül

Toplusoy

İŞBIRLIĞINE

ÖZEL DAVET

Sitare

Akdilek

Aslı

Pehlivanlar

Aylin

Yılmaz

Burcu

Cesur

Şebnem

Arslan

42


Cemiyet

Meltem

Demir

Zeynep

Üstünel

Nihan

Dilek

Seda

Taşıbeyaz

Aylin

Yılmaz

Candan

Ramazanoğlu

Yelda

Tiftik

Zorlu

Center’ın en

popüler mekanlarından

Morini, Hopi ile işbirliğini

özel bir yemekle kutladı. Morini

Terrace’da gerçekleşen özel davete

Revna Demirören, Berrin Zorlu,

Zeynep Ilıcalı, Sitare Akdilek,

Ayşegül Toplusoy, Işıl Reçber, Aylin

Yılmaz, Özlem Öztiryaki Yılmaz

gibi ünlü isimler katıldı.

Yelda

Güral

Seba

Güceylioğlu

43


Cemiyet

44

Nida, Nilüfer

Bulut

ÇOCUKLAR

YARARINA

“ATEŞ&DIVA”

KONSERI

Yaratıcı Çocuklar Derneği yararına

Pera Palas Otel Jumeriah’da

uluslararası sanatçılar

tarafından “Ateş&Diva” konseri

gerçekleştirildi.Evsahipliğini

Demet Sabancı Çetindoğan'ın

gerçekleştirdiği müzikalde Demet

Hanım konuklarının her biriyle

yakından ilgilendi. Davetliler

kokteyl alanında sanatçılarla

sohbet etme fırsatı buldu.Gelirinin

Yaratıcı Çocuklar Derneği yararına

toplandığı gecede Grammy

ödül adayı, KKTC vatandaşı ve

ABD Dışişleri Bakanlığı Kültürel

Diplomasi temsilcisi soprano

Demetra George Mustafaoğlu,

Türkiye’nin dünyaca tanınmış

kontratenöru Nuri Harun Ateş

olmak üzere, flüt sanatçısı Beste

Keleş, Türkiye'nin dünyaca tanınmış

piyanisti Barış Büyükyıldız,

Azeri keman sanatçısı Ammar

Dadizadeh ve KKTC’nin genç

ses yeteneği Peri Sualp sahne

alırken, Broadway müzikalleri,

önemli filmlerin şarkıları, opera

ve Türkçe pop müziğinden oluşan

repertuarları ile izleyicilere unutulmaz

bir gece yaşattılar.

Meltem

Demir


Cemiyet

Merih

Turan

Zafer

Kozanoğlu

Merih

Turan

Şule

Argüder

Nebahat

Çehre

Demet

Sabancı

Nilgün

Gülen

Buket

Taşdelen

Buket

Taşdelen

Öznur

Yakın

Deniz Girgin

Yaşlıçam

Ekin Naz

Kaptan

Didem

Çapa

45


Hayat Paylaşım Derneği, Yelda Demirören,

Cemra Çarmıklı, Yasmin Gülman'ın organize

ettiği "Düşe kalka büyümek" seminerinde

cemiyetin ünlü isimlerini

buluşturdu.

HAYAT PAYLAŞIM DERNEĞİ'NİN

SEMİNERİNDE ÜNLÜLER BULUŞTU

Monik

İpekel

Şeyma

Şahin

Revna

Demirören

Cemra

Çarmıklı

Yelda

Demirören

Genç Paylaşım Grubu

öncülüğünde gençler

arasındaki toplumsal

duyarlılığı artırmak

amacıyla Four Seasons

Bosphorus Hotel’de

seminer düzenlendi.

Pedagog ve Eğitimci Yankı

Yazgan’ın anlatımıyla

gerçekleşen ‘Düşe Kalka

Büyümek’ adlı seminere

İstanbul Valisi eşi Şeyma

Şahin, İstanbul Emniyet

Müdürü eşi Müberra

Çalışkan ve Beyoğlu

Belediye Başkanı eşi

Ferda Demircan katıldı.

Yankı Yazgan, anne

babaların çocukları

hakkında yaşadığı telaşlara,

ikilemlere değindi.

Yazgan: “Anne babalık

hayal kırıklığına hazır

olmaktır. Çocuk söz

konusu olduğunda hiçbir

şey beklediğimiz gibi

olmayabiliyor. Çocuğun

istediğimiz gibi olmaması

onun kötü olduğu

anlamına gelmez. Özgür

bir ortamda fikirlerine

saygı duyulan çocuk ileri

yaşlarda başarılı bir birey

olur” dedi.

Deniz

Berdan

Esra

Kaktüs

Sibel

Karakaşlı

46


Cemiyet

Yelda

Demirören

İbrahim

Çarmıklı

Cemra

Çarmıklı

Özle Özer

Sezer

Sitare

Akdilek

Beste

Yurttaş

Emek

Saran

Ayşegül

Toplusoy

47


Cemiyet

ÇIRAĞAN

SARAYI’NDA

MUHTEŞEM

DÜĞÜN

Türk mutfağının en

önemli temsilcilerinden

Develi’nin sahibi

Arif Develi ve Sevil

Develi’nin oğlu Ali

Develi, düzenlenen

muhteşem bir düğün

töreniyle hayatını

Özmen Un’un sahibi

Erhan Özmen

ve Mine Özmen’in

kızları İpek Özmen

ile birleştirdi.

İpek

Özmen

Ali

Develi

Şeyma-Vasip

Şahin

Nuri

Develi

48


Cemiyet

Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen

düğün törenine sosyal yaşam

dünyasının yanı sıra iş dünyasından

da birçok önemli isim katıldı. Kokteyl ile

başlayan düğünde Ali Develi ve İpek Özmen’in

aileleri konuklarla yakından ilgilendiler. Nikah

saatinin yaklaşmasıyla birlikte konuklar salona

alınırken, yaklaşık 1 yıl önce Ali Develi’nin kardeşi

Nuri Develi’nin düzenlediği bir davette tanışan çift

alkışlar eşliğinde konukların huzuruna çıkarak el ele nikah

kürsüsüne yürüdüler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kadir Topbaş’ın kıydığı nikahla bir ömür mutluluğa “evet”

diyen çiftin şahitliklerini ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Gaziantep Büyükşehir

Belediye Başkanı Fatma Şahin, Emniyet Genel Müdürü

Selami Altınok, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul

İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Fatih Belediye

Başkanı Mustafa Demir, Antep Milletvekili Nejat Koçer,

Adil Konukoğlu, Mustafa Topçuoğlu, Mehmet Özkara,

Nuri Develi ve Tuğba Develi üstlendi. Nikahın ardından

evli olarak ilk danslarını eden çift dansın sonrasında

ise tebrikleri kabul ettiler. Düğünde Ali Develi Vakko

markalı damatlığıyla oldukça şık gözükürken, İpek

Özmen Monique Lhuillier imzalı gelinliğiyle

güzelliğini pekiştirmişti. Düğünün ilerleyen

saatlerinde ise konuklar Behzat Gerçeker ve

Enbe Orkestrası’nın eşsiz performansıyla gece

boyunca eğlenirken, çift balayı için Singapur,

Bali ve Phuket’i tercih ettiler.

Ayşe

Özyılmazel

Sevil-Arif

Develi

Ali

Develi

Mine-Erhan

Özmen

İpek

Özmen

49


Cemiyet

Pelin

Akat

Murat

Özalp

Nadir-Fatma

Güllü

Yaşar-Alev

Aktürk

Mehmet-Faize

Müezzinoğlu

Kadir-Özleyiş

Topbaş

Nuri

Develi

Oğuz

Özmen

Aslı-Bora

Pehlivanlar

50


Cemiyet

Mustafa-Şule

Demir

Erkan-

Yelda Güral

Murat

Özalp

Cenk

Eren

Şebnem

Ercan

Türk

Pelin

Akat

51


Cemiyet

BODRUMLU

HATICE

TEYZE

PARIS’TE

Kate Moss ve Naomi

Campbell gibi dünyaca

ünlü yıldızların detoks

için geldikleri Bodrum’da

keşfettikleri “Hatice

Teyze” markasının ünü

sınırları aştı! Markanın

kurucusu Işıl Tan’ın

yaz öncesi hazırlayıp

Türkbükü’ndeki

dükkanında sattığı

sıkılaştırıcı yağlar, gül

suyu, gül sabunu ve

eşek sütünden ürettiği

sabunlar, dünyanın en

ünlü mağazalarından

Paris’teki Galeries

Lafayette’te satılmaya

başlandı. Galeries

Lafayette’te Bodrum’da

üretilen Hatice Teyze

marka organik bakım

ve güzellik ürünlerinin

yanı sıra gül suyu ve gül

sabunu en çok beğenilen

ürünler arasına girdi.

52


Cemiyet

STIL VE YAŞAM SOHBETI

Nişantaşı’ndaki Armani mağazası, markanın 2017

ilkbahar/yaz koleksiyonunun tanıtıldığı bir

davete ev sahipliği yaptı. Şah Yaycı ve Ahu Yağtu’nun

stil üzerine sohbet etkinliği düzenlediği tanıtım, iş,

sanat ve moda dünyasının ünlü isimlerini buluşturdu.

Giorgio Armani’nin haute couture markası Prive’ın

parfümlerinin de beğeniye sunulduğu etkinliğe

katılanlar arasında Demet Şener de vardı. İbrahim

Kutluay’la boşanma davası devam eden Şener,

objektiflere avukatı Aslı Çelik’le poz verdi.

53


Cemiyet

ARTIK IŞLETMECI

Eski manken Ebru Ürün,

Nişantaşı Abdi Lounge’a

dahil olan Anason Meyhane’nin

işletmeciliğini üstlendi. Ürün,

mekanda önceki gün dostlarını

ağırladı. Eski mankeni yalnız

bırakmayan dostları arasında

Sema Şimşek, Bilge Kara, Cemil

İpekçi, Uğurkan Erez, Zeynep

Tunuslu ve Öner Evez de vardı.

Deniz

Pulaş

Sema

Şimşek

Ebru

Ürün

Bilge

Kara

Uğurkan

Erez

Bilge

Kara

Cemil

İpekçi

Sema

Şimşek

Uğurkan

Erez

54


Cemiyet

TROPiKAL

DEFiLE

Moda editörü ve stil danışmanı

Mert Aslan, adL için hazırladığı

80 parçalık “Night

Zoom” koleksiyonunu önceki akşam

Çırağan Sarayı’nda düzenlediği defileyle

beğeniye sundu.

Aslan’ın tropikal çiçek ve bitkilerden

ilham alarak ve “Vahşi bir ormanı

hayal ederek” hazırladığı koleksiyonu

incelemeye gelen isimler arasında

Feryal Gülman, Ezgi Mola, Gül Gölge

Saygı, Burcu Esmersoy, Begüm Kütük

gibi ünlüler de vardı.

Burcu Esmersoy ve Gül Gölge Saygı,

defileyi markanın beyaz tişörtleriyle

izledi. Koleksiyondaki beyaz tişörtlerin

satışından elde edilecek gelirin

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na

bağışlanacağı açıklandı.

İlkem

Öztürk

Feryal

Gülman

Arzu

Sabancı

Mert

Aslan

Zehra

Işık

Ezgi

Mola

55


Cemiyet

Burcu

Hanif

Nevzat-Bige

Çalışkan

Arnaud de

Saint Simon

Begüm

Karamahmutoğlu

Deniz

Çakmakkaya

SARAYDA

Deniz

Akkaya

KUTLAMA

Fransa’nın en

çok satan

yayınlarından

Psychologies

dergisinin bu aydan

itibaren Türkiye’de de

okuyucuyla buluşması,

önceki gün Fransız

Sarayı’nda düzenlenen

bir davetle kutlandı.

Davet iş, sanat ve

cemiyet hayatından

ünlü simaları bir araya

getirdi. Group Medya

yöneticileri Bige ve

Nevzat Çalışkan’ın

ev sahipliği yaptığı

geceye Psychologies’in

yaratıcısı Arnaud

de Saint Simon da

katıldı.

Burak-Cansen

Kut

Bige

Çalışkan

Alkım

Çetin

56


Cemiyet

Trend

sergisi

Sinem

Sak

Mina

Başaran

Aykut

Gürel

Akdeniz

Cenneti

Yasemin

Özilhan

Özge

Özder

Senem

Çapa

Capitol Alışveriş

Merkezi,

“Trendler Sergisi”ne

ev sahipliği yapıyor.

Belgin Berkin,

Elif Edes Tapan,

Dilara Koçak ve

Kemal Baykar’ın

katkılarıyla

hazırlanan serginin

açılış daveti ünlü

isimleri buluşturdu.

Davete Yasemin

Özilhan, Sinem

Güven, Sinem

Yıldırım, Gamze

Cizreli ve Özge

Özder de katıldı.

Sergi, mayıs ayı

sonuna kadar

görülebilecek.

Buğra-Suzan

Toplusoy

Bvlgari, “Mediterranean

Eden” (Akdeniz

Cenneti)

adlı 2017

ilkbahar-yaz

aksesuvar

koleksiyonunu

önceki gün

Zorlu Center

mağazasında

tanıttı. Mina

Başaran’ın ev

sahipliğinde gerçekleşen

davete çok

sayıda ünlü isim katıldı.

Aslıhan Doğan, Zeynep-Kerim

Çarmıklı,

Gözde-Kamil Agel ve

Yıldız Karagüllü’nün de

davetliler arasında yer aldığı

etkinlikte DJ Doğuş

Çabakçor performans

sergiledi.

57


Cemiyet

NIŞANTAŞI

BERINZA

SEZONU

Günsel

Ülkü

TANITTI

Cemiyet hayatının

tanınmış hanımları

Berinza ‘nın yeni sezon

ürünlerine büyük ilgi

gösterdiler.

Nişantaşı Berinza Deri

‘de yeni sezon ürünleri

düzenlenen bir davet

ile tanıtıldı.Tuba Erin ve

Sinem Nefesoğlu’nun ev

sahipliğinde gerçekleşen

ve sadece o güne özel

uygulanan yüzde yirmi

indirim yapılan ürünler

ise konuklar tarafından

büyük ilgi görürken

her davetli üçer beşer

beğendiği ürünü almayı

da ihmal etmedi.

Emine

Kılıçarslan

Melahat

Kayacı

Hatice

Günay

Zeynep

İnran

58


Cemiyet

Sinem

Nefesoglu

Seren

Serengil

Tuba

Berin

Günel

Behbudoğan

Fatima

Behbudoğan

Züleyha

Özgül

Tunay

Ekşi

Çigdem

Gül

Tuba

Berin

Sevgi

Tunga

Burcu

Yıldız

Sinem

Nefesoğlu

59


Cemiyet

ALAÇATI

YAZ

OZZY’NİN

PENCERESİNDEN

SEZONUNA

HIZLI GİRİŞ

YAPTI

Uğur

Tan

Demet-Halit

Madakbaş

Nejdet-Emel

Ayaydın

Zeynep

Önsoy

Doğa

Rutkay

Kerimcan

Kamal

İlhami

Aslan

Geçtiğimiz hafta sonu

Alaçatı’da yapılan festival ile

İstanbul’da yoğun iş ve trafik

stresinden birkaç günde olsa

kurtulmak isteyen ünlü simalar

soluğu Alaçatı’da aldılar

Türkiye’nin öncü kadın

giyim markalarından İpekyol

yatırımlarına tüm hızı ile devam

ederken, Çeşme Marina’da yeni

mağazalarını hizmete soktular.

İpekyol Yönetim Kurulu üyesi

Nejdet Ayaydın eşi Emel Ayaydın

ile birlikte gelerek mağazanın

son kontrollerini yaptıktan

sonra mağazayı hizmete açtılar.

Turizm sektörünün lokomotif

markalarından Alkoçlar,

Exclusive Alaçatı erkenden

kapılarını açarak müşterilerine

hizmet vermeye başladı.

Havaların ısınması ile birlikte

soluğu Çeşme Alaçatı’da alan

ünlü simalar arasında genç

oyuncu Doğa Rutkay kendisi

gibi oyuncu eşi Kerimcan Kamal,

YKM’in eski ortaklarından

Saruhan Tan, Emre Kütük,

Tugay Kerimoğlu’nun eşi Etkin

Kerimoğlu, Umut Elçioğlu

sevgilisi Merve Başak, Mim

Otel sahibi Mustafa Kınacı eşi

ve çocukları, diş doktoru Uğur

Tan gibi bir çok isim Alaçatı

sokaklarını renklendirdi.

60


Cemiyet

İbrahim

Göğen

Kayhan

Mutlu

Mustafa-Nilgün

Kınacı

Nejdet-Doruk-Emel Ayaydın

Merve

Başak

Umut

Elçioğlu

Christane

Padulano

Eda

Yetiş

Nejdet-Emel

Ayaydın

Ela

Atiz

Cenk-Nilgün-Mustafa-Berk Kınacı

61


Cemiyet

Aslıhan-Dilan

Doğan

Beliz-Sedef-Semra-Aleyna-Alpel-Tansel Mercan

OZZY’NİN

PENCERESİNDEN

44. DOĞUM

GÜNÜNÜ

DOSTLARIYLA

KUTLADI

Alpsel

Mercan

Emre-Tuğba

Belözoğlu

Altan-Eda

Gencebay

Mercan Denizcilik Yönetim

Kurulu Başkanı Alpsel Mercan

verdiği özel bir davet ile

doğum gününü önceki akşam kutladı.

44 yaşına basan iş adamı Alpsel Mercan

bu özel gününde oturdukları Çubuklu

Vadi Evleri’nin sosyal tesislerini doğum

günü için kapatarak yaklaşık 150 yakın

misafirini ağırladı. Dostları ile birlikte

44 yaşınıkutlayan Alpsel Mercan, eşi

Sedef Mercan ile birlikte muhteşem bir

ev sahipliği yaptılar. Doğum günü partisi

konukların gelmesi ile birlikte önce sohbet

ve kokteyl ile başladıktan sonra gecenin

sürprizi olarak genç sanatçı Deha’yı

sahneye çıktı. Doğum günü çocuğu Alpsel

Mercan sahneye çıkaran Deha birkaç söz

söylemesini rica etti. Gecenin ilerleyen

saatlerine kadar Deha birbirinden renkli

şarkıları ve müzikleri ardından, konuklar

sucuk ekmek, hamburger ve mantı

partisinide katılarak gönüllerince güzel

bir gece yaşayarak Alpsel Mercan’ın 44.

Doğum gününden mutlu anılarla ayrıldılar.

Emre-Tuğba

Belözoğlu

Alpsel

Mercan

Başar-Fulya

Hacısüleymanoğlu

Oktay

Kaynarca

Emirhan-Aleyna

Mercan

62


Cemiyet

Siren

Ertan

Mert

İncekara

Mehmet-Yasemin

Koşal Şumnu

Ersin

Kayalar

Mine

Kalpakçıoğlu

Esra

Öztürk

Yasemin Koşal

Şamnu

Fatih

Öztürk

Alpsel-Sedef

Mercan

Sedef-Alpsel-Aleyna

Mercan

Füsun-Sinan

Kuran

Ersin

Kayalar

Erdoğan

Çoban

Alpsel

Mercan

Gülay

Kamaz

Melis-Hakan

Akman

Sinan-Füsun

Kuran

Siren

Ertan

Metin-Zerrin

Malaz

63


Cemiyet

Ant-Seda

Anter

Metin-Zerrin

Malaz

Hakan-Funda

Kumbaracıoğlu

Esen-Alper

Ziyal

Mehmet

Mutlu

Abdullah

Burnaz

Ralf

Tezman

64


Cemiyet

Alpsel

Mercan davul

çalarken renkli

görüntüler

oluşturdu.

Beliz-Tansel

Mercan

Damla-Orhan

Deval

Ahmet-Özlem

Alevli

Gülay

Kamaz

Tuğba-Taner

Bilgili

65


Cemiyet

Hediye

Güral Gür

Neşe

Sert

Esra

Ceyhan

Ender

Saraç

TEMA’YA DESTEK

İş ve sanat dünyasının ünlü

isimleri, Türkiye’de doğal hayatın

korunması ve TEMA Vakfı’nın

eğitim programlarına katkı sağlamak

için CVK Park Bosphorus

Hotel’de bir etkinlik düzenledi.

Eda

Kosif

Seda

Kaşıbeyaz

Sitare

Akdilek

Aylin

Yılmaz

TEMA Vakfı’nın

çalışmalarına destek

sağlamak üzere

oluşturduğu Kaynak Çalışma

Grubu TEMA-K Gönüllüleri’nin

ev sahipliğinde düzenlenen

etkinlikte Dr. Ender Saraç,

sağlıklı yaşamın önemi ve doğru

beslenmenin püf noktaları

hakkında bilgiler verdi.

Esra Ceyhan’ın

moderatörlüğünde gerçekleşen

etkinlikte TEMA-K’nın

katkılarıyla bugüne dek onbinlerce

çocuğun doğa eğitimlerinden

faydalandığı açıklandı.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu

Başkanı Deniz Ataç ve TEMA-K

Gönüllüleri adına etkinliğe katılan

Esra Öztürk, destekçilere teşekkür

plaketi verdi.

Gönüllüler, bu davetle de

TEMA Vakfı’nın okul öncesinden

lise çağına kadar her yaş

seviyesinde çocuğun ve gencin

doğayla tanışmasına fırsat tanıyan

eğitim programlarına kaynak

yarattı.

Burcu

Şendir

Esra Öztürk,

katkılarından

dolayı Jolly Tur

adına Neylan

Vardar’a plaket

verdi.

Pınar

Talay Ayaydın

66


67


Cemiyet

MUTFAKTA

ŞEF VAR

Mobil uygulama

ZUBİZU, d.ream

Akademi’de yemek

atölyesi düzenledi.

Etkinliğe Defne

Samyeli, Meltem

Cumbul, Füsun Çevikel

Kuran, Tamer Yılmaz,

Ayşe Tolga ve Timur

Kunt gibi ünlü isimler

katıldı. Ünlüler, yemek

atölyesinde İtalyan şef

Fabio Brambilla ve pasta

şefi Donato Guglielmucci

ile birlikte pizza ve

pasta yaptı. Aralarında

ZUBİZU’nun sosyal medya

kanallarında takipçilere

sorduğu soruya doğru cevap

veren 2 çiftin de bulunduğu

etkinlik sonunda hazırlanan

pizza ve tatlılara şefler tam

not verdi.

Defne Samyeli,

kızı Derin Talu

ile birlikte

mutfağa girdi.

Fabio

Brambilla

Donato

Guglielmucci

Ayşe

Tolga

Aslı

Öymen

Meltem

Cumbul

68


Cemiyet

Yelda

Güral

Mukaddes

Yamaç

Selvi

Serttaş

Timur

Erk

Serap

Sarı

SAĞLIKLI

NESILLER IÇIN

SAĞLIKLI

BESLENME

Böbrek hastalıklarının

önlenmesi ve halk sağlığının

korunması için birçok çalışmayı

hayata geçiren Türk Böbrek Vakfı,

şimdi de ülkemizde artan obeziteye

dikkat çekiyor. Vakıf önceki gün

Kuruçeşme Fahham’da “Sağlıklı

nesiller için, sağlıklı beslenin”

başlıklı bir etkinlik düzenledi. Türk

Böbrek Vakfı

Başkanı Timur

Erk, sağlıklı

beslenmenin

özellikle çocuklara

anlatılmasının

ve yaşamlarının

bir parçası haline

getirilmesinin

ileride ortaya

çıkabilecek

birçok hastalığı

önleyeceğini

vurguladı.

Ahmet

Parlak

Zeynep

Toker

69


Cemiyet

CENGİZ

ABAZOĞLU

HAUTE

COUTURE 2017

KOLEKSİYONU

ÇEKİMLERİ

VODAFONE

ARENA’DA

GERÇEKLEŞTİ

HAUTE

COUTURE

SAHAYA

İNDİ !

70


Cemiyet

Cengiz Abazoğlu,

Haute Couture 2017

Koleksiyonunu 3

Mayıs’ta Shangri-La

Otel’de düzenlenecek

defile ile sergilemeye

hazırlanıyor.

Kristallerin, ipeklerin

ve romantik dantellerin

başrolde olduğu 45

parçanın yer alacağı defile

öncesinde, ünlü model

Çağla Şikel Vodafone

Arena’da gerçekleştirilen

özel bir prodüksiyon ile

objektif karşısına geçti.

Çağla Şikel için o

benim vazgeçilmezim

yorumu yapan Cengiz

Abazoğlu, “İkonik

tasarımlarım için ikonik

bir isim ile çalışmak

istedim’ diyor ve ekliyor.

‘Hacimli etekler, kristal

püsküller ve vücuda

form veren kalıplara yer

verdiğim defilemin Hayat

Paylaşım ve Dayanışma

Derneği yararına

gerçekleştirecek olmanın

mutluluğunu yaşıyorum”

diye konuştu.

71


Röportaj

TECRÜBE iNSANI

KÖRLEŞTiRiYOR

◊ M. D: İlk romandan sonra

kendi edebiyat yolculuğunu nasıl

değerlendiriyorsun?

- E. T: Tecrübe insanı körleştiriyor.

Tecrübe insanı kalıplaştırıyor

bu yüzden amatör ruhu ve heyecanı

kaybetmemek gerekli. Ben bütün

tecrübelerimi amatörken yazdığım

Mihr’de kullandım. İlkin elbette

her şey çok güzeldi. İlk romanım

Mihr bestseller olmuştu ve haftalarca

dördüncü sırada kalmıştı. Bu yeni bir

yazar için büyük bir başarıydı. Fakat

ikinci romanımla yayıncı değiştirmek

pek mantıklı olmadı ve zaten yaşadığım

sorunla haftasında kitaplarımı

geri çektim, piyasadan kaldırdım.

Böyle olunca ikinci romanım okura

hiç ulaşamadan ölmüş oldu. Ancak

bunu sorun yapmadım ve yurtdışında

çıkacak kitabıma yoğunlaştım. İngiliz

yayıncım ‘The Giant and the Three-

Dwarves’ adlı çocuk kitabımı İngiltere

ve Kanada’da kitap evlerine dağıtım

yaptığında, Türkiye’de okuyucuya

ulaşmadan ölen kitabımın üzüntüsünü

atlattım açıkçası. Yani aslında

üretmeye hep devam ettim ve yurtiçi

yurtdışı koşturup durdum. Şimdi daha

çok tanınan bir yazarım. Fakat önemli

olan gerçek okur kitlemi yakalamış

olmam. Mihr’i okuyanlar, mesajlarında

artık takipçiniz, yeni kitabınızı

heyecanla bekliyoruz gibi sözlerle

gururumu okşayıp beni güçlendirdi.

Eleştirenler de oldu ama bunlar bir

elin parmaklarını geçmedi. Artık bir

kitlem var ve zamanla daha artacak

olması güzel.

◊ M. D: Birçok ülkede

edindiğiniz tecrübelerle Türk

edebiyatının dünyadaki yerinden ve

geleceğinden bahseder misi?

- E. T: Bir toplumu hizaya

getirmenin en ideal yolu karınlarını

değil, beyinlerini yalanlarla

doyurmaktır, bu yüzden ahlaklı bir

bireysel savaş felaketi olur kişinin;

çünkü yalanlarla görünürlüğe

kavuşanlar, doğruyla kaybolmayı göze

alamazlar. Türk edebiyatı asla eskisi

gibi olmayacak bunu görebiliyorum.

Çünkü ülkemizde kutuplaşma var

ve bir kesim yüzeysel bir dile sahip

içeriği olmayan anlamsız kitaplarla

uyuşturulmaya çalışılıyor, diğerleri

Mezin Dedeyi, başarılı bir yöneticiyken ilk

romanı Mihr’le edebiyat dünyasına adım atan

ve son dönemin en beğenilen yazarlarından

Eylem Tok’la konuştu.

derin edebiyatı bulmanın peşine düşüyor ve piyasayı

kontrolü altında tutan, neyi dayatıyorsa toplumun

kabulü oluyor. Bir zamanlar Televole kültürüyle

kendini geliştirenlerin gözlerini açtığında büyük bir

krizin içinde olduğunu görüp bir kurtarıcı arayışına

düştüğünü unutmamak gerek. Şimdi bunu yayıncılık

piyasası sağlıyor. Dikkat etmeli. Türkiye’nin her bir

bireyi gerçeğin peşinden giderek ancak kendini ve

sonraki neslin refahını sağlayabilir. Burada en büyük

görev eleştirmenlere düşüyor. Türkiye’nin kitap

eleştirmeni olmaması sorundur. Olanların tecrübeli

ÖZEL

RÖPORTAJ

kötüyü lüzumsuz amatörü eleştirmekten korkuyor

olması sorundur. Türkiye’de Türk edebiyat dergileri

çıkarıyorlar. Üzerinden öleli elli yıl geçmiş adamın

kitabını kitaplarını eleştiri konusu yapıp yazıyorlar.

Türkiye’de kimi keşfettin bugüne dek. Niye yıllar önce

keşfedilmeden ölenleri şimdi yere göğe sığdıramıyorsun.

Senin bugün keşfedemediklerini seneler sonraki

eleştirmenler yere göğe sığdıramayacak bunu hiç mi

düşünmüyorsun? Bu dönemin zayıflığı sayılmayacak

mı? Sen kendi ülkendeki edebiyatçıları oku, onları

iyisiyle kötüsüyle eleştir, insanlara, okuyuculara yol

72


Röportaj

Eyem Tok,

"Yönetmen ve

senarist yönlerimi

de geliştiriyorum"

diyor.

RÖPÖRTAJ

Mezin Dedeyi

mezintan@yahoo.com.tr

Pixee Fox

göster. Böyle bir yere varılamaz.

Benim üzüldüğüm konu gerçek

yazarların kitap çıkarmadan kaybolup

gitmesi.

YAYINCILAR ÜNLÜLERİN PEŞİNDE

◊ M. D: Bu yayıncı eleştirmen

sorunsalı mı?

- E. T: Bakın kibir ve bencillik

değil bu. Başarı, güneş ve ay gibidir,

güneş birinin başarısı, ay başka

birinin. Neden bir Nazım Hikmet

çıkmıyor, neden bir Ömer Seyfettin,

Namık Kemal ya da Halide Edip

Adıvar gibileri ki uzat uzatabildiğin

kadar. Güneş tutulması mı bu? Ay

tutulması mı?

◊ M. D: Sorun ne?

- E. T: Köklü yayıncılar artık

tanınmış simalara kitap yazma

siparişi veriyor, tanınmış ünlü insanlar

kitap yazıp bu yayıncılara veriyor.

Yazamayanlara yardım ediliyor, editör

desteğiyle yazdırılıyor. Kimse suya

sabuna dokunmak istemiyor. Yeni

yayıncılar sosyal medyada

takipçisi olan gençlerin yazılarını

kitaplaştırıyor. Yirmili yaşlarda

yazarlar türedi. Kitapçıların raflarına

bakın. Politik ve tarihi kitaplar dışında

edebiyat kitaplarına bir göz atın

göreceksiniz durumun ne olduğunu.

Biraz dili sivri olan dışlanıyor

ret yiyor. Artık daha önce kitabı

olmayanlara kitap basılmıyor, çünkü

kimse riski göze almıyor. Kısacası

yayıncılık ve yapımcılık, yani

sanat bitmiş durumda. Mücadele

edenler var ve iyiler az değil elbette.

Ama gerçekten iyi yazarlar, şairler

öldürülüyor. Küstürülüyor.

◊ M. D: Yapımcılıktan bahsettin,

ne demek istedin? Bu arada bir film

çektin ve festivallere katıldın, nasıl

başladı serüven?

- E. T: Yani baksanıza gişe yapanlar

hep komedi filmleri. Komedi filmi

yazarsan filmini yapıyorlar, dram, macera,

tarihi bir şeyin altına giren yok.

Romantik ya da komedi olacak. Sanki

bu ülkede bir gülmeye bir de aşka

ihtiyacımız var. Bunlarla sosyalleşip

birikim sahibi oluyoruz.

Sanat ya bu! Neyse. Evet, bir kısa

film yazdım. Soyut sanat filmi yazıp

yönettim ve festivallere katıldım.

Adana Altın koza, İstanbul, İzmir

ve iki festivalde daha finale kaldı.

Yönetmen ve senarist yönlerimi geliştiriyorum.

Uzun metraj iki senaryo

yazdım ve yönetmenlik tecrübem iyi

olunca kendim çekeceğim filmlerimi.

Tabi başlangıç sokak fotoğrafçılığımı

geliştirmemle oldu. Sinema alanında

kendimi eğitiyorum.

MIHR ÇOK CESURDU

◊ M. D: Peki kitaplara

dönelim. Mihr’i yazmak hayatını

nasıl etkiledi?

- E. T: Bilmiyorum. Aslında beni

üzen Mihr gibi bir kitabı bir daha

yazamayacak olmam.

◊ M. D: Nasıl yani?

- E. T: Kötü gerçek, iyi bir

yalandan daha şerefli kılar

insanı. Yalan söylemeyeceğim. Mihr

benim gerçek dilimi içine süzüp aldı.

Gözlerim kapalı okusam dinleyenler

bunu destansı bir şiir zannederler.

Öyle bir kitaptı. Ve cesurdu.

Bu yüzden cesaretimden övgüyle

bahsettiler. Mihr, benim acılarımın

olduğu, çaresizliklerimin olduğu,

kazandığım kaybettiğim zamanların

kitabı. Heveslerim vardı, hayallerim,

umutlarımın kitabıydı. Bu kitapla

yazar olacaktım. Gece gündüz çalıştım

ve çoğu kez çoğu yerde ağlayarak

yazdım, gözyaşlarım vardı o satırların

içinde. Kendim için değildi gözyaşları.

◊ M. D: O zaman sen vardın,

şimdi daha mı politiksin?

- E.T: Değil. Edebiyatçıyım

ben. Tüketilmiş bir hayatın sonuyla

arası kalanında her insanın sarılmak

zorunda olduğu ve içinde bulunduğu

sürece politika, o insanın, ikinci ve

son oluşturduğu kişiliğinin erozyona

uğrayış sürecidir; zira insan, yaşamı

boyunca iki kez karakter değişimine

uğrar ve bu ikilemden bir doğup kalıcı

olan benliğini yansıtan öz, sonsuza

dek itikâlı yaşar.

73


Röportaj

◊ M. D: Bir romanı bitirmek nasıl bir duygu?

- E. T: Büyük bir boşluğa düşmek gibi. Kaygı ve

korkuların başlangıcı. Bir daha yazabilecek miyim?

Bundan daha iyisini yazabilir miyim? Kurgu

yapabilir miyim? Konu bulabilecek miyim? Yani

bende bu... Beni büyük bir boşluğa atıyor ve hep

stres veriyor. Sonra bir bakmışsın yenisi eskisinden

daha güzel bir hikâye. Üstelik yazabiliyorum.

Yeteneğimi kaybetmemişim!

◊ M. D: Yazma hikâyen nasıl başladı?

- E. T: Daha önce söylemiştim, çocukken

yazmaya başladım. Şiirle başladım, sonra ortaokul

dönemi denemeler yazdım. Uzun

seneler deneme ve şiir yazdım.

Üniversite dönemi öykülere

başladım. Romanı yirmi sekiz

yaşıma kadar tamamlayamadım,

hep başladıklarımı yarım

bıraktım. Mihr’den önce

Sandık adında bir roman

yazdım ve bitirdim, tam 29

yaşındaydım. Mihr’i yazdığımda

otuz yaşımdaydım ve ikisi arasında

tercih olarak Mihr’le çıkış yaptım.

Sonra Allah’ın piyonları geldi.

Ve İngilizce hazırladığım çocuk

masalları, çocuk romanı ve öykü kitabı.

74

HERKES SENİ ANLAMAYABİLİR

◊ M. D: Kadın kokan kitapları sevmiyorum

demiştin…

- E:T: Evet, dedim. Hep bir erkek gibi

davrandım, kadınlığımı katmadım, hissettirmedim

kitaplarımda. Kitaplarımı okuyan bunu bir

kadın mı yazmış diyebilir. Cesur ve gereken dili

kullandım. Kadınların kitaplarını okurken kadın

kokusu alıyorum ve bu beni rahatsız ediyor. O

yüzden söyledim.

◊ M:D: Son yıllarda kadın yazarlar bir hayli

fazlalaştı, bunu neye bağlıyorsun?

- E:T: Bu iyi bir şey. Biraz da kadınlar öncü

olsunlar. Bu özgürlük bunun için verilmedi mi?

Hakkını vermeli kadınlar.

◊ M:D: Yazarken nelere dikkat ettin daha

çok?

- E:T: Herkesin yaşına ve eğitimine göre

davranıp diyalog kurmasına. Bu çok önemli bir

noktadır. On yaşında çocuğun ağzından yirmi

yaşındaki birinin sözü çıkmaz.

Bütün karakterlerini yirmi beş

yaşında bir dille yönetemezsin.

İsim verememek çok acı ama

verirsem polemik olur, o yüzden

isim vermeden okuyup şahit

olduklarımdan konuşuyorum.

Yetmiş yaşında biri yetmiş yaşı

yaşatmalı bana, on yaşında

biri on yaşını. Eğitim ve

hayatta yaşadıkları göz önünde

tutulmalı. Bunlara dikkat

edince elbette biraz gerçekliği

hissettirebilirsiniz. Bunun

dışında kurgu çok önemli, baş ve

son, ama ana tema ne? Evet bir

hikâyen var ama o hikâyenin

hikâyesi ne? Kitap bittiğinde

ne alacağız, bize yararı ne

olacak? Aykırı olacağım diye

ezberlediğin cümlelerle kafamı

karıştırma benim. Kitabını anlat,

sade bir dille anlayacağım dilden. Herkes seni

anlamayabilir. Herkesin eğitimi aynı değil. İlkokul

mezununun da kitap okuma hakkı var. Onu da

kendine çek ve alıştır.

◊ M:D: Kendinle tanışma ve

yazma hikâyen nasıl başladı?

- E:T: Zor bir çocukluk geçirdim. Belki Allah’ın

bana hediyesi bu zorluktu ki yazma yeteneğini çocuk

yaşta verdi ve beni bugün bir yazar yaptı. Eskiden

yazar olmak kolay değildi o yüzden böyle söylüyorum.

Yirmi yaşında düşünemezdim yazar olabileceğimi.

Babam ben küçükken gitti. Bir yanım eksikti. Sonra

şiirler yazdım, saçmaydı ama başlamıştım. Zamanla

güzelleşti ve zaman ilerledikçe politikleşti, asileşti,

argolaştı. Ama kendimi bulduğumda hepsi edebileşti

ve bu tattan vazgeçmedim. Yeryüzünde her insanın

bir amacı vardır ve haberleri dahi olmadan görevlerini

yerine getirir ama bunu asla bilmezler. Böyle başladı

ve gidiyor işte.

ÖLÜMSÜZ OLMAK İSTEMİYORUM

◊ M. D: Kalemle

kurduğun ilk ilişkiden ne

doğmuştu?

- E.T: Öfke dolu bir

şiirdi sanırım. İnanın tam

hatırlamıyorum. Sonra onu

şarkı gibi okumuştum ve

sinirden ağlamıştım.

◊ M. D: Yazar kendi için

mi okuyucu için mi yazar?

- E: T: Ben kendim için

yazıyorum açıkçası. Zaten

artık kendi yazdıklarımı

okuyorum. Ben beğenirsem

okuyucuyla paylaşıyorum bunu.

En azından utanmıyorum

ve yayınlatmışsam o kitaba

güveniyorum. Zaten herkes

kendini ölümsüzleştirmek

istemez mi? Ben örneğin

ölümsüz olmak istiyorum.

Benden sonra adım anılsın, kitaplarım okunsun,

unutulmayayım. Yazmak benim için yemek içmek

gibi. Yaşıyorsam bunu yapmam gerek.

◊ M. D: Yeni romanın ne zaman geliyor?

- E. T: Dediğim gibi geçtiğimiz ay İngiliz

yayıncım İngiltere ve Kanada’da kitapçı raflarına

‘The Giant and the ThreeDwarves’ adlı

çocuk kitabımı soktu. Tabii bununla ilgili de

çalışıyorum yeni bir kitap sonuçta. Ama romanım

yakında Türkiye’de yayınlanacak. Henüz bir

yayıncıyla anlaşmadım. Bu roman benim için

çok önemli. Çünkü romancılık var olduğundan

beri dünyada daha önce hiç denenmemiş bir

kurguyla geliyorum. Bu gelecek nesillerin kim

bilir benimseyip devam ettireceği bir tür olabilir.

Okur çok zorlanacak ilkin ama alıştığında bu

türü benimseyip kabullenecektir. Bu benim

için ince bir çizgi ve bakalım bu sınavdan nasıl

geçeceğim. Bu roman kısa senaryosunu yazıp

yönettiğim filmle aynı adı taşıyor. Zaten romanın

içinde geçen senaryoydu, roman için yazmıştım

bunu. Tahminimce üç ay içinde bir kitap gelecek

ama öncesinde bir çocuk romanı düşündüm.

Bakalım sonuç ne olacak.

◊ M. D: Dünyaca ünlü model Pixee Fox ile

çok sık bir araya geldiğin duyuldu. Bir projeniz

mi var?

- E. T: Evet, bir proje için bir araya gelip

görüşüyorduk. Kendisini bir hikâyemin kahramanı

yaptım. Bir anlamda onun hayallerini

gerçekleştirdim. Biliyorsunuz herkes yaptırdığı

estetiklerden ötürü kendisini çok fazla eleştiriyordu.

Fakat o olmak istediğini olma yolunda giden bir

hayalperestti bana göre ve ben onun çok farklı

yönlerini gördüm, bana bunu gösterdi. Kalkanları

yoktu bana karşı, olduğu gibi gerçekti. Her şeyini

paylaştı ve ben, çocuk ve gençler için güzel bir

serinin ilk kitabını yazdım, şimdi düzenleme

aşamasındayım. Kitabın ismi tabii ki kahramana

dayalı olduğundan Pixee Fox olacak. Bu proje onun

ayaklarını yerden kesti, heyecanla bekliyor ve bu,

beni çok mutlu ediyor.

◊ M. D: Son olarak söylemek istediğin bir şey

var mı?

- E: T: İnsan, kusurlarıyla yaşamasını bilmeli

ama onları sevmemeli; sevdiği takdirde mümkün

değildir kendini görebilmesi. Bu özel sayınızda

edebiyatçı olarak beni düşünüp, derginize beni

konuk ettiğiniz için size ve tüm ekibinize teşekkür

ediyorum.


Röportaj

S ARI

ŞEKER

SEMA

"Geldi bahar ayları gevşer

gönül yayları" diye bir söz var,

çetin geçen bir kıştan sonra

açıkçası hiç birimizin güneşin

ışıldamasına itirazı yoktur

sanırım. Üstelik havalar

giderek ısınıyor ve derginizi

plajda okuyacağınız günlere

doğru hızla ilerliyoruz.

Bu sayıda bakın sizler için

neler hazırladım...

ÖZEL

HABER

Öncelikle benim yazılarım

sanırım bebek konusunda

uğurlu geliyor, Geçen yıl Seda

Üren ile röportaj yaptığımızda

eşinin ikinci çocuk için acele

ettiğiniz anlatmıştı, biz de

dergimizde "Bir Çocuk Daha"

şeklince başlık atmıştık. Kısa

süre geçmeden ikinci çocuğuna

hamile olduğunu öğrendik.

Geçen ayki yazımda Fettah

Can'a "bebek ne zaman?" diye

sorduğumu ve Onun da "istiyoruz

ama kısmet bu işler" dediğini

yazmıştım. Yakın zamanda

Fettah Can ve eşi Cansu'nun

ikiz bebek beklediğini öğrendik.

Acaba diyorum Tarkan'la mı

röportaj yapsam? Bakarsınız benim

röportaj yayınlanınca bebek

haberi alırız Megastar ve Mega

yengeden.

76

DERYA ULUĞ'UN

OKYANUS'U VE CANAVAR'I

Radyodaki konuklarım arasında kocaman güzel

gözleriyle hayata gülerek bakan Derya Uluğ vardı.

Geçen yaz çıkardığı Okyanus ile listeleri alt üst

ettikten sonra Canavar isimli şarkısı da çok beğenilen

Derya Uluğ müzik dünyasında emin adımlarla ilerliyor.

Ebru Gündeş'in 3,5 yıl vokalistliğin,i yapan Derya ilk

şarkısı Okyanus'un tutacağını bildiğini ama tahmininden daha

kısa sürede şarkının patladığını anlattı. Aslında ikinci şarkısı

başka şarkı olacakmış ama uçakta bir anda Asil Gök ile Canavar

şarkısını yapmışlar, şarkı çok içlerine sinince diğer şarkıyı

çıkarmamaya karar vermişler. Bu singlelar ve konserler devam

ederken albüm hazırlığı da devam ediyor ve önümüzdeki kışa

Derya Uluğ albümü bizimle buluşmuş olacak.


Röportaj

RAFET EL ROMAN VE "MÜZİK

BENİM HAYATIM" PROJESİ

Rafet El Roman bir ilke imza

attı ve gerçekten müziğe

gönül vermiş kendi şarkısını

yapabilen solistlerden bir

kaçını seçip bir albüm yaptı.

2010 yılında "Müzik Benim

hayatım" projesini başlatan

Rafet El Roman, yetenekli

müzisyenlere destek vermek

amacıyla önemli bir adım attı.

Aktif olarak müzik hayatına

devam eden ünlü bir müzisyenin

genç isimlere destek

vermesi çok alışılagelen bir

durum değil. Sezen Aksu

yıllar önce vokalistlerine

albüm yaptığında herkes

şaşırmıştı. Hepsi daha sonra

kendi kanatlarıyla uçtular ve

müzik dünyasının önemli

isimleri oldular. Bu durum

Sezen Aksu'nun ne isminden

ne kraliçeliğinden hiç bir

şey kaybettirmedi. Rafet El

Roman da müzik dünyasına

adım atmak için bir yol

arayan genç müzisyenlere el

verdi ve onların şarkılarını bir

albümde topladı, 2 şarkıda

düet yaptı, kendi müzik şirketinden

yayınladı ve promosyon

aşamasında bu albümdeki

müzisyenlerle beraber

radyoları gezdi. Albümde yer

alan isimler; Soner Gerçeker,

Selçuk Şarbalkan, Özge

Biroğlu, Hasan Ün, Recep

Musa Çapkur, Ersan Ersin,

Gökay Tombaz, Çiğdem

Şatıroğlu, Ersan şeker, Erkan

Kızılaslan. Hepsi kendilerine

ait bir şarkıyla bu projede

yer alıyorlar. Bu albüm "Vol

1" ibaresiyle yayınlandı, bu

da demek oluyor ki devamı

gelecek. Bu cesareti ve yüce

gönüllülüğünden dolayı Rafet

El Roman'ı kutluyor ve genç

müzisyenlere çıktıkları yolda

başarılar diliyorum.

OĞUZHAN KOÇ

Küsme Aşka isimli bir single çıkaran

Oğuzhan Koç radyoya ne zaman gelse

mesaj yağmurunu tutuluyorum. Gerek

instagram hesabımdan gerek Radyo

D whatsapp hattından gelen mesajları

okumaya bile yetişemiyorum. Hatta

bizim radyo pek öyle ulaşımı kolay

bir yerde olmasa da kapıya gelenler

bile oluyor. Oğuzhan'ın gerçekten

inanılmaz hayran bir kitlesi var. Televizyondaki

programlarının da bunda

katkısı büyük tabi ki, 3 adam başarıyla

süren bir program, bir yandan da

müzik hayatı gayet iyi gidiyor. Küsme

Aşka şarkısının video klibini izlediniz

mi bilmem ama 4 ayrı çiftin hikayesi

anlatılıyor. Klipte ünlü oyuncular

rol almışlar, hepsi Oğuzhan Koç'u

sevdikleri için katılmışlar projeye. Oğuzhan

Koç'u klipte göremiyoruz ama

klibin 4 farklı hikayeden oluşması bana

biraz Tatlım Tatlım filmini anımsattı.

Dinleyicilerimizin sorularına bolca

yer vermeye çalıştım program boyunca.

Tabii hemen sordular "Sevgilisi

Yağmur Tanrısevsin ile klipte oynayacak

mı diye, Oğuzhan Koç'tan cevap;

"Kısmet". Ekim ayına albüm projesi

var, tabi ki albümle beraber yine konuk

gelme sözü aldım kendisinden.

77


Röportaj

BÜYÜK

USTA

KAYAHAN'I

ANDIK

Sanatçılar ölümsüzdür, özellikle hepimizin

hayatlarına dokunan şarkılar yapmışsa

asla unutulmaz. Büyük Usta Kayahan

da unutulmayanlar arasında. 29 Mart

Kayahan'ın doğum günü ve Büyük Usta'nın

eşi, çok sevgili arkadaşım İpek Açar, anma

konserlerinin doğum günlerinde yapılmasını,

bunun gelenek haline gelmesini istiyor. Ölüm

yıl dönümünde daha çok dualarla anılmasından

yana İpek, doğum günlerinin ise yaşanmışlıklarla

dolu olduğunun düşünüyor. Bu yıl 29 Mart'ta

Beşiktaş Belediyesi'nin katkılarıyla "İyi ki doğdun

Kayahan Senfonik Konseri" gerçekleşti. Ben de

konseri izleyenler arasındaydım. İskender Paydaş

orkestrası ve Alper Mumcu şefliğinde senfoni

orkestrası Kayahan şarkılarını çok özel solistler

için çaldılar.

78


Röportaj

Başta İpek Açar ve Nilüfer olmak

üzere Fatih Erkoç, Zara, Hakan

Aysev, Burcu Güneş, Gökhan

Türkmen, İntizar, Suat Suna, Serkan Çağrı,

Mustafa Ceceli, Yonca Lodi birbirinden

güzel Kayahan şarkıları söylediler. Hepsi

ayrı ayrı muhteşem yorumcular ve şarkılara

ayrı anlamlar kattılar ama Hakan Aysev'in

"Yemin Ettim" yorumu var ki, tekrar tekrar

dinlenir, zaten salondaki seyirciler de "bi

daha bi daha" nidalarıyla bu şarkıyı ikinci

kez söylettiler Hakan Aysev'e. gerçekten

sesine sağlık muhteşem bir yorumdu.

Büyük Usta Kayahan'ı kaybettiğimi gün

olan 3 Nisan'da İpek açar ile Radyo D'de

özel bir anma programı yaptık.

Sevgili İpek kendisine eşlik eden,

uluslararası ödülleri olan gitarist Ali

Kardelen ile canlı Kayahan şarkıları okudu

ve bize Kayahan ile anılarını anlattı. Ben de

Moon Life okurları için bu özel röportajı

derledim.

◊ Kayahan Abi ile nasıl tanıştınız?

Vokalist mi arıyordu?

- Hayır aslında tam olarak öyle olmadı.

Ben bir ses yarışmasına katılmıştım.

Günümüzdeki gibi çok fazla ses yarışması

yoktu ve olanlar da çok özeldi. Hürriyet

Gazetesi ile Raks firmasının ortaklaşa

düzenledikleri bir müzik yarışmasıydı,

birinciye Raks bir albüm yapacak ve Hürriyet

Gazetesi de destekleyecekti. Ben birinci

geldim bu yarışmada. Sözleşme imzalamak

için Raks’a gittiğimde Atilla Şereftuğ ile

tanıştım.

Atilla Bey eşi Daniella ile birlikte o

dönem Eurovision birinciliği kazanmıştı ve

Türkiye’ye de özel bir çalışma yapmak için

gelmişti. Sohbet ettik biraz neler yaptığımı

sordu, çok gençsiniz dedi

(o zaman liseyi yeni bitirmiştim).

Rica etsem birinci geldiğiniz şarkıyı söyler

misiniz dedi, ben de enstrümansız şarkıyı

söyledim. Atilla Bey dinledikten sonra “böyle

özel bir sese Türkiye’de tek bir insanın şarkı

yazabileceğini düşünüyorum ve ben sizi

tanıştıracağım” dedi. “2 gün sonra İsviçre’ye

gidiyorum ama bana telefonunuzu verin ben

bu buluşmayı ayarlayacağım, sizi Kayahan’la

tanıştıracağım” dedi.

Oradan ayrıldıktan iki üç saat sonra

telefonum çaldı, Atilla Bey karşımda ve dedi

ki “Ben Kayahan’la konuştum, yarın akşam

hep birlikte buluşacağız”. Ertesi gün annem

ve çok yakın bir aile dostumuzla buluşmaya

gittik, Atilla Bey, eşi, ben Kayahan şarkılar

söyledik, müzik sohbetleri ettik derken akşam

22:00’de başlayan sohbet sabah 05:00’e kadar

devam etti.

◊ Buluşmaya giderken heyecan var mıydı?

Kayahan her zaman Kayahan çünkü...

-Çok enteresan ama hiç heyecanım

yoktu. O akşam ayrılırken Kayahan dedi ki

“Ben sesinizi çok beğendim, sizinle çalışmayı

çok arzu ederim. Bir sözleşmeniz varsa

onu feshedin, gelin birlikte çalışalım.” Ben

Raks ile sözleşmeyi imzalamıştım, gittim

Raks firmasına dedim ki “Ben sözleşmeyi

imzaladım ama Kayahan Bey ile çalışma

kararı aldık. Bu sözleşmeyi feshetmek

istiyorum.” Bana dediler ki, öyle şey olur

mu, biz imzaladık artık albüm yapacağız.

Ben de peki dedim, eve döndüm. Bir kaç

gün sonra Kayahan beni aradı “Ne yaptınız,

sözleşmeyi iptal ettiniz mi?” dedi. Peki dedi,

siz telefonu kapatın, bir saat sonra stüdyoda

buluşalım, şarkı kaydedeceğiz. Bir saat sonra

stüdyoya gittiğimde baktım sözleşmem

masanın üstünde duruyor. Artık Raks ile

çalışma yükümlülüğünüz yok dedi. Kayahan

rica edince kıramamışlar. Biz öyle çalışmaya

başladık.

◊ Hiç o günlerde birbirinizden etkilenme,

kıvılcım oldu mu?

-Daha sonraları oldu aslında,i biz

müzik aşkıyla başladı, birbirimize olan

aşkımızla devam etti ve 22 yıl çok güzel

bir sevgi yaşadık. Hiç aklımda olmayan

şeylerdi, Atilla Bey ile tanışacağım

da, O beni Kayahan ile tanıştıracak...

vs. Demek ki Allah bizi birbirimize

yazmış. Hep insanlardan duyuyorum

"İpek Hanım bize hakkınızı helal edin"

diyorlar. İnsanlar bizim için "arada yaş

farkı var, bu iş olmaz" diye çok şeyler

sözledi. Evlenmezler denildi, evlendik

çocuk olmaz, çocuk oldu, albüm çıkmaz,

şarkılar olmaz, hepsi oldu, çok mutlu bir

birlikteliğimiz oldu. Şimdi "sizin sevginiz

aşka olan inancımızı kuvvetlendiriyor"

diyorlar. İyi ki buluşmuşuz, iyi ki bu

kadar güzel bir sevgi yaşamışız, iyi ki Aslı

Gönül doğmuş.

◊ Neden bir daha çocuk yapmadınız?

-Ben Aslı Gönül'ü çok zor dünyaya

getirdim. Kansızlık vardı bende ve

hamileliğimi de çok zor geçirdim.Doktorlarımız

da korktular, Aslı Gönül'ü

sağlıkla dünyaya getirdik ama bir daha

İpek Hanımı böyle bir riske atmak doğru

değil dediler. Zaten Kayahan bana her

zaman çok düşkündü. Gözümden düşen

bir damla yaşa kıyamayan bir eşti. O

süreçte de çok endişelendi benim için.

Bu yüzden tekrar öyle bir riske girmedik.

Allah, Aslı Gönül'e sağlıklı, mutlu

ömürler versin inşallah. Ama çocuk çok

seviyorum. Arzu eder miydin dersen, çok

isterdim hatta bir tane daha değil iki tane

daha olsun isterdim ama kısmet böyleymiş.

◊ Kayahan abi ve Nilüfer’in bir

dönem araları bozuktu, sonlara doğru

barıştılar.

- Çok sonlara doğru değil aslında, o

basına öyle yansıdı. Arkadaşça ufak bir

küslük diyelim, herkesin arasında olabiliyor

böyle şeyler, çok önemsememek

lazım çünkü onlar çok uzun seneler beraber

çalışmış çok değerli iki dost. Aslında

biz Nilüfer’le hep görüşüyorduk, hastalık

sürecinde de hiç yalnız bırakmadı.

Şimdi de hep beraberiz, evlerimiz de

çok yakın. Kızlarımız aynı yaşta, aynı

okuldalar, aynı sınıfta okudular senelerce,

aile olduk artık.

79


Röportaj

80

◊ Araları kötü olduğu dönemlerde sen

barıştırma girişiminde bulundun mu?

- Aslında basına öyle yansıdı ama

anlaşmazlıklar olduğu dönemde bile öyle

çok büyük bir düşmanlık yoktu, gördüğümüz

yerde konuşuyorduk, sohbet ediyorduk.

Nilüfer de bir rahatsızlık geçirdi,

biz Kayahan ile geçmiş olsuna gittik.

Hep böyle görüşme vardı ama arada bir

kırgınlık vardı. Önemli olan bu kırgınlığı

sevgi ile giderebilmek. Onlar da bunu

yaptılar.

◊ Senin albümün ne zaman çıkacak?

- Albümü biz İskender Paydaş ile bitirmek

üzereyiz. Kayahan'ın bazı istekleri

vardı, şarkılarda bazı değişiklikler yapılacaktı

onları yaptık. 2 yeni şarkı eklendi,

birisinin söz ve müziğini ben yaptım. Bir

de İskender'in sevdiğim bir melodisi

vardı ona söz yazdım. Mayıs

ayında çıkarmayı planlıyoruz.

Albümün en büyük özelliği

benim yaptığım şarkılar değil söz

ve müziği Kayahan'a ait yepyeni,

hiç duyulmamış Kayahan şarkıları

olması, bu albümde O'nun çok

emeği var.

Ben çok şanslıyım O'nun 22

yıl hem öğrencisi hem de hayat

arkadaşı oldum. Ondan çok şey

öğrendim. Şimdi bana bir çok kişi

"Kayahan şarkılarını aynı tatta

söylüyorsunuz" diyor. Kayahan çok

titizdi. Zaman zaman O'nun için

"zor" kelimesini kullanıyorlar. Aslında

zor bir insan değildi ama çok

titizdi. Size şunu anlatayım; Aslında

Kayahan'ın En iyileri 1 albümünden

önce benim albümüm çıkacaktı

ancak o dönemde evimize adeta bir

bomba gibi düşen bir hastalıkla karşılaştık.

Ben albüm çıkartmak istemedim

çünkü albümüm promosyonu

için Kayahan'dan ayrı vakit geçirmem

gerekecekti, o dönem O'nu bırakmak

istemedim ve dedik ki Kayahan'ın En

İyileri 1 albümünü yapalım sonra diğerini

yaparız. Kayahan bana dedi ki "sen de bu

albümün içinde ol ama bakalım, bu kadar

değerli sesler, yorumcular var, bizim sınıfımızdan

geçerse albüme koyalım" Asla

eş torpili yapmazdı, müzik konusunda ne

eş, ne evlat, ne yakınlık hiç bir şey düşünmezdi,

sadece işin iyi olmasını isterdi.

Mor Menekşe'yi okuyacaktım ben, bir

gece ona bir ritm buldu, hemen kaydetti,

"Tamam" dedi "bu şarkı böyle çok güzel

olacak, sen de iyi söylersen biz bunu koyarız

albüme" Ertesi gün şarkıyı stüdyoda

okudum, beğendi ve albüme almaya karar

verdi. Benim kendi albümümdeki şarkıların

her birini 200 defa stüdyoda söylemişimdir.

Şarkıları tam bitirirdik, bir yerini

değiştirirdi, bir daha stüdyoya girerdik.

Çok titizdi ama titiz olmadan da böyle

şarkılar üretmek mümkün değildi.

◊ Aslı Gönül'ün bir kaç videosunu

paylaşmıştın, gitar çalıp şarkı söylediği,

sesi de çok güzel, ingilizce şarkılar

söylüyordu. Geçen konserde de sahneye

çıkmadı, çok göz önünde olmayı sevmiyor

galiba?

-O videolar izin alıp paylaşabildiklerim.

Aslı Gönül'ün huylarını Kayahan'a

çok benzetiyorum. Müzikte çok yetenekli,

Kayahan onun müzik yapmasını

çok istiyordu.

Küçükken daha çok severdi,

bizimle birlikte konserlere gelirdi,

sahne üstüne bir sandalyeye oturturduk,

eline de bir tef veriyorduk, konser bitene

kadar otururdu, çok seviyordu. Sonra

birden bire "ben bu işi profesyonel olarak

yapmak istemiyorum" dedi. Kayahan,

internet üzerinden verdiğimiz konserlerde

Aslı Gönül'e de şarkı söyletmişti,

olay olmuştu zaman. Piyano çalıyor,

gitar çalıyor, şarkı söylemeyi seviyor ama

kendine özel.

◊ Önümüzdeki sene üniversite sınavına

girecek, ne okumak istiyor?

-Fizik okumak istiyor, çok da başarılı

bir talebe maşallah. Okul birincisi, burslu

okuyor. Aklı fikri fizikte, şimdiden bir

kaç tezi var, hocasıyla konuşmuş, olabilir

demiş, çok ilgili. Kayahan ile de pek

çok kez konuşmuştuk bunu, bizim için

öncelikli olan şey onun hem ruh sağlığının

hem beden sağlığının çok iyi olması,

sonraki önemli şey de hayatta mutlu

olması. İnsanlara matematik, fizik, her

şey öğretiliyor ama nasıl mutlu olunacağı

öğretilmiyor.

◊ Yurt dışında okumak istiyor mu?

- Öyle bir niyeti var.

◊ İpek'cim, çok gençsin, Aslı Gönül

de yurt dışına giderse yalnız kalacaksın,

Kayahan çok önemli bir figür ama sen

hiç tekrar evlenmeyi düşünmez misin?

- Şu anda hiç böyle duygularım yok.

Eskiden böyle sorulara sinirlenirdim.

Artık anlayışla karşılıyorum. İnsanın

kalbi doluyken bir başkasını sığdıramaz

ya ben de şu anda öyle bir

durumdayım. Biz çok özel bir sevgi

yaşadık. Kayahan dışarıdan sert

görünürdü ama içinde kalbi o kadar

yumuşak bir insandı ki çok farklı bir

şey yaşadığımız için belki de başka

bir şey düşünemiyorum. Büyük konuşmaktan

da hiç hoşlanmam ama

şu anda böyle bir düşüncem yok.

Yalnız kalmaya gelince, bir sokak

kedimiz vardı, bir de barınaktan

köpeğimiz var artık. Teknoloji

de çok gelişti artık, Aslı Gönül

uzağa gidecek ben çok yalnız kalacağım

diye endişelenmiyorum

açıkçası, görüntülü konuşma var,

ben gider gelirim, ailem var, sevdiklerim,

dostlarım var. Yalnız

hissetmiyorum kendimi.

◊ İyi ki Doğdun Kayahan

konserinde Beste de vardı,

öpüştünüz herkesin gözü

önünde, beraber şarkılar söylediniz.

Aranızdaki sorunlar düzeldi mi? Barıştınız

mı?

- Ben başından beri olayla ilgili konuşmamayı

tercih ettim. Çok şükür aramız

iyi. Bundan sonra da böyle olmasını

diliyorum

İpek Açar'ın bütün samimiyetiyle

anlattığı anılar eşliğinde 1.5 saat kadar

program yaptık. Programın son şarkısı

bir kavga sonrası Kayahan'ın İpek için

yazdığı "Herşeyden Çok" oldu ve İpek,

Kayahan'a bir kez daha "seni seviyorum"

diye seslendi. Bu güzel program ve

sohbet için güzeller güzeli İpek Açar'a

teşekkür ediyorum.


Tatil

1974 yılında

Aksaray’da kurulan

Kaşıbeyaz Et Restoranı

1987 yılından beri

Florya’da

hizmet

vermektedir.

Şenlikköy, Çatal Sokak No:19 Florya/ İstanbul-TÜRKİYE

Telefon: 444 10 40 Faks: 0 212 468 17 27

www.kasibeyaz.com.tr

81


Röportaj

CEM GÜLAÇ

40

SINEMA

FILMINDE

100

REKLAM

FILMINDE

EMEĞIMIZ

VAR

82


Röportaj

Merhaba sevgili MOONLİFE

okurları,

Mayıs ayı konuğum çok

başarılı projelere imza atan CEM

AJANS&GOLD MEDYA sahibi Cem

Gülaç.

Çekimlerimizi Cem Bey'in ofisinde

gerçekleştirdik.

DACA: Merhaba bizi ofisinizde

ağırladığınız için teşekkür ederiz.

Nasılsınız?

CEM: Teşekkürler. Hoş geldiniz.

DACA: Sizi okurlarımıza tanıtalım.

CEM: Beyoğlu İlkyardım

Hastane'sinde doğmuşum. Doğma

büyüme Beyoğlu'luyum. 1995 yılında

CEM FİLM & GOLD MEDYA'yı

açtım. İlk günki heyecanla projeler

üretmeye devam ediyorum. Bugüne

kadar 150 ye yakın tv dizisi 40 a yakın

sinema filmi 100 lerce reklam filmine

oyuncu & cast hizmeti verdik.

DACA: Şu anda izlediğimiz dizilerde

populerliği yakalamış kimler var?

CEM: Çağatay Ulusoy, Eser Yenenler

gibi bir çok başarılı arkadaşımız bizimle

başladı.

DACA: Bize şu andaki

projelerinizden bahseder misiniz?

CEM: Şu anda No.309 dizisine,

Acun Medya/3 ADAM programı,

Avşar film/Fazilet Hanımın Kızları

dizisi ile çalışıyoruz.

DACA: Cem bey ekip ruhuna ve

ön hazırlık devresine önem veriyor

musunuz?

CEM: Tabiki sizinde bildiğiniz üzere

ekip ruhu bizim işimizde ve ön hazırlık

çalışmaları çok önemlidir.

DACA: Bildiğimiz bir şiir projeniz

var bizimle paylaşır mısınız?

CEM: Bu sosyal sorumluluk projesi

idi. Tüm gelirini kimsesiz yetim

çocuklar derneğine bağışladım. Ahmet

Selçuk İlhan müzik yönetmenliğini

yaptı. Ferdi Tayfur hayranı olduğum

için ondan da bir şarkı aldım. Solistler

Aydan Kaya ve Toprak Işık eşlik etti.

Kral Tv de halen yayınlanmakta olan

bir klip çektik. Bu projenin 2.sine

başlıyoruz. Gönlüm Linet ile bu projeyi

yürütmek.

DACA: Yaz sezonu için projeleriniz

nelerdir?

CEM: Marmaris bölgesinde sinema

filmi çekimlerimiz var. Daha önce de bu

bölgede GOLD FİLM'in yapımcılığını

üstlendiği Güzel Köylü ve Hanım

köylü'nün cast hizmetlerini yapmıştık.

Ayrıca Muğla'da İftarlık Gazoz filminin

cast çalışmasını yaptık.

DACA: Cem Bey çok keyifli

röportajınız için size teşekkür ediyorum.

Başarılarınıza başarılar katmanızı

diliyorum. Nice güzel projelerde

görüşmek dileğiyle..

CEM: Bende size ve MOONLİFE

okurlarına, ALPER ALP'e çok teşekkür

ediyorum.

Sevgili MOONLİFE okurları gelecek

ay yeni bir konukla buluşmak üzere.

Tüm yaşamda sevgi ve dostlukla..

By DACA

83


Röportaj

Hera Esen

Dans ederken başka bir

dünyaya geçiyorum

◊ 20 yaşındasın hem dans edip

hem öğretmek nasıl bir duygu?

- Cocukluğumdan beri ritimlerin

arasında kayboluyorum aslında bu

durum ilk kez kız kardeşimin kalp

atışlarında gerçekleşti o minik kalp

atışlarını ritim sanıp kendimden

geçtim annem bunu fark edince

elimden tutup beni bir dans okuluna

yazdırdı o gün bu gündür dans

benim için yürümek nefes almak

oldu sahnede ve öğrencilerimle öyle

mutluyum ki bu duygunun tarifi

imkansız

◊ Nerede başladın peki hep

istanbuldamıydın?

- İstanbul'da başladım evet en

büyük hayallerimden biri kendimi

olduğumdan daha çok geliştirmek

ve elimdeki özelliği dansa aşık

insanlarla paylaşmak

◊ Her tur dansı yapıyormusun?

- M.E.B onaylı dünya toplum

dansları eğitmenlik diplomamı

aldığımda henüz 13 yaşındaydım

tek hayalim birgun insanların benim

için hey o kız cidden çok iyi dans

ediyor demeleriydi o diploma benim

hayallerime ilk adımımdı bence

beni özel kılan şey her tur dansı

ediyor olmam yani evet her tür dansı

ediyorum

◊ insanların dansa olan önyargısı

senide etkiliyormu?

- ilk başta çok etkilenmiştim

bir ara kendimi çekmeyi bile

düşünmüştüm bir an durup

düşündüğüm zaman kendi kendime

dedim ki korkmamalısın bu hayat

senin çevrenin ne düşündüğünün

bir önemi Yok kalbinden geçen

o heyecanı yaşamalısın hayat

bir başkası olmak için yeterince

kısa dedim sonrada dıştan gelen

fısıltıların benim için bir önemi

olmadı ve sadece kendim oldum

◊ Sana neler hissettiriyor dans ?

- O dans ayakkabılarıyla o

muazzam piste adım attığım zaman

gerçekten dans için yaratıldığımı

anladım dans ettiğim zaman sanki

başka bir dünyaya geçiyorum

kendimi çiçekler arasında

uçuşan Peri kızı gibi

hissediyorum

◊ Senin

bu yolunda

yolundan

gittiklerin

oldumu peki?

- Tabikide

oldu

öncelikle

bir Türk

kadını olarak

üstümdeki

dokunuşları için

burcu gidenoğluna

çok teşekkür ederim o

benim için güzel bir idol

hayatımda basıma gelen en güzel

şeylerden biri onun öğrencisi olmaktı

◊ Dansın kişisel olarak

hayatındaki etkisi ne mesela iyi dans

ediyorum çünkü?

- Yasamak için ihtiyacım

olabilecek herşeyi danstan alıyorum

herşey dansın içinde aşkım tutkum

sevgim öfkem nefes alışlarım kısaca

benliğim dans iyiki hayatımda o

olmasa ne yapardım bilmiyorum

◊ Bu kadar şeyi bu kadarcık yıla

nasıl sığdırdın diye merak etmeden

duramıyor insan?

- Günümün

tamamını

dansa adıyorum

ben

öğrencilerim

bazen hocam

nasıl zaman

buluyorsunuz

dediklerinde onlara

oturdukları yerden de

dans etmenin mümkün olduğunu

dans etmesem bile beynimde

dansı düşünerek hareketleri birbirine

uydurduğumda dünyanın en mutlu

insanı olduğumu söylüyorum yani

hem özel hayatımı götürüp hemde

sahnede tozu dumana katabilirim bu

benim için hiç zor değil :)

◊ Peki hayatında dans olmasa

hangi mesleği seçerdin?

- Dans olmasa mı korkunc bir

durum :) oyuncu olmayı düşünürdüm

bir ara eğitimini bile aldım :)

oyunculukta danstan bir parça

aslında mimikler hissetme duygusu

birebirler bence birbirleriyle :) ve

birde psikiyatri olmak isterdim

dans ederken dünya dışı birşey

yapıyormuşum gibi bakan insanları

anlamak için :)

◊ Peki burdan senin gibi düşünen

ve danscı olmak isteyen insanlara

mesaj vermek istermisin

- Tabikide :) insanlar kendilerinin

yapamayacakları şeyleri sizinde

yapamayacağınızı düşünürler

ve hayallerinize engel olmayı

deneyebilirler kilolu olabilirsin

hatta tekerlekli sandalyede bile

oturuyor olabilirsin hey gülümse

bunların hiçbiri hayallerine engel

değil bana göre yürümekte bir

ritimdir ve yürümeyi bilen her canlı

dans edebilir :) dans edebilmek için

ellere ayaklara ihtiyacınız yoktur

güvenin bana ruhunuz yeterlidir o

minik kalbinize İnan'ın hey hala

oturuyormusunuz dışarı çıkıp

hayallerinizi gerçekleştirin :)

84


Yazar

CAN BOGAZDAN GELİR Mİ ÇIKAR MI ?

Nuray Kabut

Sağlıklı

yaşam koçu

Vucudumuzda genetik

olanlarin disinda

olusan hastaliklarin

beslenme seklimiz

've yediklerimizle

olusturdugumuzu biliyor

musunuz ?

Allah bize oyle guzel bir

mekanizma düsünsenize

herbirimizin vücudunda 70

mio hücre var yani 70 mio canli 've

bu hücreler bizim yediğimiz içtiğimiz

herseyi 24 saat durmaksızın calısarak

ete,kemiğe,kana,iliğe,hatta akla bilince

dönüştürüyor.Düşünün bilim bile bu

kadar ilerlemiş olmasına rağmen hala

böyle bir mekanizma üretemedi.

Örneğin kullandığımız araç

benzinliyken ona motorin yada başka

bir yakıt koyarsanız ne olur aracınız

arıza yapar. İşte insan vücudu da

böyle sindiremediği parçalayamadığı

kendisine uygun olmayan şeylerle

beslendiğinde bir süre sonra hastalıklar

oluşur 've yaşam kalitesi düşer.

Fazla gıda birde vücudunuzun yakamadığı

gidaları tükettiğinizde birçok

insanda kilo olarak kalır yada öfkeli bir

insan haline dönüşürsünüz. Çünkü as

öncede söylediğim gibi yediklerimiz

sadece organlarımızı eslemiyor, duygularımızı,

öfkemizi,sevgimizide besliyor.

Vücudumuz bide Allah tarafından

hediye edilmiş mucizevi bir saraydir.

Düşünsenize kalbimiz, beynimiz,

akciğerimiz, bir dakika bile durmadan

24 saat calışıyor.

Bu mucizevi mekanizma aslında

hastalanmamak üzere tasarlanmıştır.

Ancak biz yeme içme alışkanlıklarımızla

onu bile bile hasta ediyoruz.

Hapşırmak bize verilen bir alarmdır.

Hapşırma ihtiyacı duyduğunuzda

emin olun solunum sistemi yoluyla

vücudunuza girmeye çalişan mikroplar

vardır, vücutda bunu durdurmak için

hapsırarak mücadele verir.

Kan grupları bizim vücudumuzdaki

yapıları genetiğimizi oluşturur. İşte

tamda bu nedenle kan gruplarınıza göre

beslenirseniz kendinizdeki değişimlere

inanamazsınız. Hastalıklarımız yanlış

beslenmemizin sonuçlarıdır. Ağrılarımız

bize vücudumuzda oluşabilecek,olacak

hastalıkları haber verir.

Günlük yiyecek ölçümüz

yumruğumuz kadardır. Bu da yaklaşık

250-500 gr arasında değişir. Sağlıklı ve

kendimize uygun beslendiğimizde bu

miktar fazlasıyla yeterlidir. Ancak biz

damak tadı ağırlıklı beslendiğimiz için

genelde bu miktarın üzerinde tüketim

yaparak kendimize vücudumuza eziyet

ederiz.

Güzel bir sofra hazırlandığında

gözünüz sofrayı gördüğü an beynimiz

masada kaç çeşit ve ne yiyecek olduğunu

hazırlık yapması için mideye bildirir.

Midemiz beynimizden gelen bilgi

doğrultusunda yiyeceklerin enzimlerini

hazırlamaya başlar ve ilk lokma

alındıktan sonra faaliyet başlar. Vücut

organlarımızın faaliyetlerine devam

edebilmesi için en kıymetli maddelerini

enzim üretmesi için harcar.

Gençlik yıllarımızda çok yemek

yemenin bizde nasıl bir tahribat

yarattığını anlamayiz. Ama 35-38 yaşına

geldiğimizde yanliş beslenmenin yan

etkileri hazımsızlık, tansiyon, kolesterol,

şeker, migren gibi hastalıklar görülmeye

başlar.

Son olarak lütfen su içtikten hemen

sonra yemek yemeyin. Çünkü siz o bir

bardak suyu içtiginizde o su midenizde

vücut sıcaklığına ulaştığında midenin

yemek için hazırladığı tüm enzim, asit

ve salgıları alıp bağırsağa geçer. Yemek

için hazırlanmış enzim ve asitler boş

olarak bağırsagınıza girince gıdaların

emilimini sağlayan tüycükleri yakar ve

ateşe verilen bir orman gibi cayır cayır

bağırsak florası ateş alır.

Diğer taraftan midede hiç enzim

ve asit kalmadığı için mide gelen

besinleri nasıl hazmedeceğini bilemez

ve kas gücüyle gelen besini eritmeye

çalışır.ve mevcut stoğu eritmek için en

yüksek asidini kullanır. Hele birde o

yemeğin üzerine meyve yediyseniz bu

da midenizde mayalanmaya yol açar ve

yediğiniz yemeği mayalamak suretiyle

alkole dönüştürür.

İşte yanlış yapılan bir beslenme

sıralamasının vücudumuzda yarattığı

tahribat bu mucizevi saray sizin kararda

sizin...

Sevgiyle kalın

Her türlü sorunuz için neria

sağlıklı yaşam stüdyosu sayfamdan

yazabilirsiniz.

Moonlife okuyucularina online

seanslar hediyemizdir.

85


Tarihten

bir sayfa

NILÜFER

Hafta Sonu’nun düzenlediği 4. Altın Ses Yarışmesı’nda

birinci olan Nilüfer, henüz lise öğrencisi olduğu için gazino

ya da bar çalışması yapamadı. 18 yaşına girince de soluğu

sahnede aldı, ünlü isimler onu dinlemeye koştu. (1978)

FAHRETTIN ASLAN

‘Kamalı Zeybek’ filminde Nebahat Çehre’ye evlilik

teklifinde bulunan Yılmaz Güney, kısa süre içinde

muradına erdi ve onunla nikah masasına oturdu

(1966). Ancak bu mutluluk birbuçuk yıl sürdü.

Babaların babası Hüseyin Heybetli, Gazinocular kralı

Fahrettin Aslan’ın ağabeyi Mustafa Aslan, Nuri Sesigüzel

dönemin ilk ünlü kabadayısından Bahriyeli İsmail ve Arap

ADNAN ŞENSES

Nasri bir arada. 60’lı yılların henüz başı ve dönemin İbrahim

Tatlıses’i ‘ilk Urfalı’ Nuri Sesigüzel kendini güvende

hissediyor olmalı!

Bir gazino programına hazırlanan Adnan Şenses, Zeki Çetin’le

birlikte söyleyeceği şarkıların provasını, ünlü tamburi-bestekar

Ercüment Batanay'la birlikte yapıyor (1976).

86

Günümüzde yuvasını kurmuş, anne olmuş ve

de kayınvalideliğe hazırlanan Gülşah (Soydan)

Alkoçlar, annesi Hülya Koçyiğit ve Fikret

Hakan’la aynı filmde buluşmuştu. ‘Gülşah Küçük

Anne’ sinemalarda büyük ilgi görmüştü.

Muazzez Ersoy,

kariyerinin ilk

döneminde.

BÜLENT ERSOY - AJDA PEKKAN


NÜTHET DURU

Nükhet Duru ile Doğan Canku, gazinodaki

kulis odasında yemek yiyorlar. Duru ile

Canku kısa süren bir de aşk yaşamışlardı.

ÜMIT TOKCAN

‘Hekimoğlu’ türküsü ile tanınan Ümit Tokcan, gazino

programlarında birçok ünlü isme sevilen türkülerini

söylemiştir. Tokcan, 3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın

masasında yine o meşhur türküsünü söylüyor (1975).

AYHAN

IŞIK

PERİHAN

SAVAŞ

ÖZTÜRK SERENGİL VE KIZI SEREN SERENGİL

ORHAN GENCEBAY

Magazin tarihi ,

nostalji , türk magazin

tarihi o yılların en ünlü

sanatçılarından olan

Orhan Gencebay’ı bir film

çekimi sırasında yakalayan

çocuklar, hemen etrafını

sarıp onu daha yakından

görme fırsatı buldular

(1975).

Filmin adı ‘Şoför’...

Dönemin arabesk

kralı Orhan Gencebay’ın

bol şarkılı

filmlerinden en çok

ilgi görenlerinden.

Başrolün kadın

kahramanı Hülya

Avşar, Orhan Baba’nın

omuzlarında (1986).

Mehmet Ali Erbil,iki kez evlenip boşandığı

Muhsine Kamiloğlu ve Sadettin Erbil...

Arabesk müziğinin iki ünlü ismi Ferdi Tayfur

ve Vahdet Vural, gazino kulisinde bilek güreşi

yapıyorlar (1978).

87


Müzik Sinema

KOLONYA GALASI

Emrah

Karaduman

Aleyna

Tilki

Aleyna Tilki, galaya Eskişehir’de uğradığı bıçaklı

saldırı sonrası iyileşen aranjör Emrah Karaduman’la

birlikte geldi. Prenses yazılı bir taç takan ve “Ben de

popun prensesiyim” diyerek iddialı konuşan genç

şarkıcı, Karaduman’la aşk yaşadıkları iddiasına da

şöyle yanıt verdi: “Aramızda kesinlikle aşk yok, iş

var. İşimiz gereği çok sık bir araya geliyoruz.”

88


Müzik Sinema

Kıvanç

Baran

Arslan

Büşra Pekin, galaya annesi

ve ablasıyla birlikte katıldı.

Nazlıhan

Özcan

5 bin nüfuslu bir beldenin

ülkeye dönüşüp

Amerika’yla savaşa

girmesini konu alan

absürt komedi “Kolonya

Cumhuriyeti”nin

galası önceki akşam

Kanyon’da yapıldı.

Ali

Sunal

Murat Kepez’in

yönettiği, yarın

vizyona girecek

filmde rol alan oyuncular,

gösterim öncesi basın

mensuplarının sorularını

yanıtladı. Büşra Pekin,

“Filmimiz uluslararası

siyaseti ti’ye alıyor.

Muhteşem bir film ortaya

çıkardık. Herkesi bekliyoruz”

dedi. Çağlar Çorumlu da “Biz

eğlenerek oynadık, umarım

izleyiciler de beğenir” diye

konuştu. Filmde Kolonya

Cumhuriyeti’nin milli marşını

besteleyen Arif Susam

ise “Sette gülmekten

çalıp söyleyemedim. Çok

keyifliydi benim için”

açıklamasını yaptı.

Galaya katılanlar

arasında Aleyna Tilki, Emel

Müftüoğlu, Ruhi Sarı, Bülent

Emrah Parlak, Begüm

Öner-Ceyhun Fersoy, Ali

Sunal, Doğa Rutkay, İrem

Sak, Mehmet Erdem, Murat

Cemcir, Begüm Kütük-Erdil

Yaşaroğlu gibi çok sayıda

ünlü isim vardı.

Alper

Kul

Doğa

Rutkay

Onur-Sinem

Atilla

Erdem

Yener

Kıvanç Baran

Arslan

Burak

Topaloğlu

89


Sinema

Murat Yıldırım ve Özge

Gürel’in başrolünü paylaştığı

romantik komedi “İlk

Öpücük”ten ilk kareler ortaya

çıktı. Rol arkadaşıyla uyumlu

bir ikili olduklarını belirten

Gürel, “Oyuncuların kimyası

günlük hayatta iyi olsa bile

bazen ekrana geçmiyor.

Biz bu konuda şanslıyız,

Murat’la kimyamızın çok

uyuştuğunu düşünüyorum.

Bence şahane oldu” dedi.

Bursa’da çekimleri

yapılan filmde Özge

Gürel, sarı renkte

Mercedes marka bir

araç kullandı.

MURAT’LA SAHANE

İKİLİ OLDUK

Murat Onbul’un

yönetmenliğini

üstlendiği, başrollerini

Özge Gürel ve Murat

Yıldırım’ın paylaştığı “İlk

Öpücük”ün çekimleri Bursa’da

başladı. İlk sinema filminde

Bahar karakteriyle izleyici

karşısına çıkmaya hazırlanan

Özge Gürel, Murat Yıldırım’la

seyircileri baştan çıkaracak çok

uyumlu bir ikili olduklarını

söyledi: “Oyuncuların kimyası

günlük hayatta iyi olsa bile bazen

ekrana geçmiyor.

Bir şekilde aslında tipolojik

olarak da bir kimyaya ihtiyaç var.

Ama biz bu konuda şanslıyız

Murat’la hem tipololjik olarak,

hem de kamera arkası kimyamızın

çok uyuştuğunu düşünüyorum.

Gelen duyumlar da öyle, biz de

çok iyi hissediyoruz. Bence şahane

oldu.”

Geçirdiği kaza sonucunda

hiçbir şeyi hafızasında tutamayan

Bahar ve kasabanın hızlı

çapkınlarından Hakan’ın aşkını

anlatan filmin, sonbaharda

vizyona girmesi planlanıyor.

90


Sinema

17

Mart’ta vizyona giren “Tatlım

Tatlım” filminin ekibi, önceki

gün filmi arkadaşlarıyla birlikte

izledi. Filmin başrol oyuncularından

Büşra Pekin, Gupse Özay, Şebnem

Bozoklu, Bülent Emrah Parlak ve Fatih

Artman’ın arkadaşlarının davetli olduğu

konuklar Etiler Alkent Sitesi içindeki

Daily News’de buluştu. Aralarında Ajda

Pekkan, Gülse Birsel, Tolgahan Sayışman

ve eşi Almadi Abazi, Murat Eken gibi

birçok ünlü isim, Hillside Etiler Deniz

Private Cinecity Sineması’ndaki özel

gösterimde filmi hep birlikte izledi.

Gupse Özay’ın yanında sevgilisi Barış

Arduç’un olmaması dikkat çekti. Özay,

“Filmi izlemeyenlerle birlikte izleyeceğiz.

Buraya gelen herkes beleşçi” diyerek espri

yaptı. Filmdeki pek çok sahneyi kahkahalarla

izleyen konuklar, film sonunda

oyuncuları tebrik etti.

Gupse

Özat

Büşra

Pekin

Şebnem

Bozoklu

Fatih

Artman

Bülent

Parlak

SiNEMA

Sarp

Apak

Bengisu

Uzunöz

Gülse

Birsel

Cansu

Tosun

Almeda

Abazi

Tolga

Sayışman

Ayşe-Hakan

Meriçliler

92

Begüm

Karamahmutoğlu


Sienema

Sinem

Güven

Fettan-Cansu

Can

Ayşegül

Dinçkök

Büşra

Pekin

Cansen-Burak

Kut

“Tatlım

Tatlım”

filminin oyuncuları,

filmi geçtiğimiz akşam

dostlarıyla birlikte izledi.

Hillside Etiler Deniz Private

Cinecity Sineması’nda salon

kapatan ekibin filmini

izlemeye ünlü isimler

akın etti.

KAPATTILAR

Şebnem

Bozoklu

Ajda

Pekkan

Esra

Erol

Bülent

Parlak

93


Sinema

TRABZON’DA

“LAZMOBiL”Li GALA

OZZY’NİN

PENCERESİNDEN

Yapımcılığını TAFF ve Üçgen Yapımevi’nin

üstlendiği film, bugün vizyonda.

Davut Güloğlu, fuaye alanını saatler öncesinden dolduran

kalabalığı şarkılarıyla coşturdu. Filmde de bir

müteahhiti canlandıran Güloğlu: “Çok güzel ve eğlenceli

bir sinema filmi çektik, özellikle tüm Karadeniz’i

kahkaha atmak için bu filme bekliyorum” dedi.

Başrollerini Çetin Altay, Salih Kalyon ve Eren Hacısalihoğlu’nun paylaştığı

“Sümela’nın Şifresi 3: Cünyor Temel”in galası Trabzon’da gerçekleşti.

Galayı da çekimlerin gerçekleştiği Karadeniz’de yapmayı tercih eden ekip,

filmde kullandıkları “Lazmobil” ile geceye damga vurdu.

Buket

Çelik

94

Yeşim

Alıç

“Sümela’nın Şifresi 3: Cünyor

Temel”in galası önceki gün

Trabzon’da yapıldı. Trabzon

Forum AVM’de düzenlenen

geceye filmin yönetmeni

Adem Kılıç, senaristi Yılmaz

Okumuş ve oyuncular Çetin

Altay, Salih Kalyon, Eren

Hacısalihoğlu, Buket Çelik,

Ruhi Sarı, Timur Ölkebaş,

Seymen Aydın, Hidayet Erdinç

ile Yeşim Alıç katıldı. Gösterim

öncesi basın mensuplarının

sorularını yanıtlayan ekip,

filmde kullandıkları Karadeniz

usulü otomobil “Lazmobil”i de

tanıttı.

Çetin

Altay

Eren

Hacısalihoğlu


estesabahçeşehir

Adres: Fırat 1 Cad. iş Mekan Residance Kat 6

Daire 51 /Ispartakule-Bahçeşehir

Gsm 0532 327 34 10


Yorum

İZEL TOPALOĞLU

BUDA MI

GOL DEĞİL?

96

Vedalar üzsede reytingler

tutmadığı için gitmek gerekirmiş.

Ya da öyle bir şey. Veda etmek

zor bir eylem. Bir de, neresinden

baktığınıza göre çok değişkenlik

gösterebilecek bir eylem. Bir

yandan da hem üzücü, hem de

güzel olan finali olduğu için

takdir görmeyi hak eden anlar

bütünü. Bazıları bu anlardan

sonra; “Bu gece son biraz sonra

bu kapıdan son kez çıkıp yine,

vuracağım kendimi yollara.”

Deyip ara verecek, bazıları ise;

“Şimdi gel de gör beni bambaşka

biri topladım dağılan kalbimin

her köşesini.” Deyip açılacak yeni

rüzgarlara. Ama her ne olursa

olsun bir gerçek var ki aylarca

uğraştıkları, emek verdikleri

projeleri ekranlara veda ediyor.

Fox TV’nin günlük

dizisi Esaretim Sensin

diğer günlük diziler

kadar soluksuz olamadı.

Yayımlandığı ilk günden

beri reytinglerde istenilen

başarıya ulaşamayınca

kanal diziyi bu hafta

bitirme kararı aldı.

Başrollerini Yağmur

Özbasmacı Mermer,

Metehan Şahiner, Selin

Işık , Özgür Özberk

ve Elif Melda Yılmaz

gibi isimlerin yer aldığı

Esaretim Sensin

reytinglere 55 bölüm

dayanabildi.

İlk bölümlerinde

merak uyandıran dizi son

zamanlarda seyircinin

istediği doğrultuda

olmayınca ve olay

örgüsünün dışına çıkınca

dizide düşüş yaşandı.

Dizinin devam edebilmesi

için yeni hikayeler yeni

insanlar getirselerde

seyircilerin aradığı dizi

keyfini bulamadılar.

Fox TV’nin diğer

projeleri olan Unutma

Beni yada Deniz Yıldız’ı

kadar olmasa ben diziye

olumlu bakıyordum. Diğer

dizilerden eksiği ne?

Her taraf dram dizileri

ile dolmuş zaten. Bazı

yorumlara da gerçekten

gülüyorum. Ünlü

oyuncu yokmuş mesela...

Ne demek bu? Ünlü

dediğimiz oyuncular

gökten zembille inmediler

zaten.

Oyuncuların da CV’

lerine bakmanızı tavsiye

ederim. Tamamı fakülte

mezunu, oyunculuk

okumuş…

Sadece şansları bu

dizide dönmemiş o ayrı.


Yorum

Ölene Kadar…

Atv de yayınlanan ve 2017

da sezona büyük umutlarla

giren dizilerden birisi

de Ölene Kadar idi. İlk

bölümleri dikkatleri çekmeyi

başarsa da Perşembe günü

oldukça zor bir gündü dizi

için.

Çünkü Vatanım Sensin

ve Cesur ve Güzel gibi

zorlu dizilerle aynı günde

yarışmak kolay değildi

elbette. Bu yüzden Ölene

Kadar dizisinin ekran

macerası kısa sürdü. Belki

de ATV’nin seçtiği gün

perşembe yanlıştı dizi için...

Ölene Kadar reytingleri

de oldukça düşük çıktı.

Perşembe günü gibi bir çok

dizinin başa oynadığı bir

günde başarıyı aramak biraz

mantıksız gelmişti en baştan.

Aslında güzel bir diziydi.

Ama nedense bütün güzel

diziler aynı güne koyulmuş.

Bir yarış var orta da ve bu

yarışın bir kaybedeni olacaktı

mutlaka. Seyircilerimiz

Perşembe günü Vatanım

Sensin’i izlemek isteyecekler.

Aynı anda Cesur

ve Güzel’i kaçırmak

istemeyecekler. Ölene

Kadar’ın şansı giderek azaldı.

Artık Engin Akyürek’in

hayranları bile diziyi

kurtaramadı. Ve nihayetinde

Ölene Kadar dizisi için

reytinglerden dolayı final

kararı alındı.

Altı sezonluk emek…

Bir efsane…

Elimizde kalan son

komedi dizisi…

Koca 228 bölüm…

Ve gelinen 1986 yılı….

Ben 2020’ye kadar gider

sanıyordum. Ama gitmedi

“Seksenler.”

2012 yılının Ocak

ayında hayatımıza giren

ve yapımcılığını MinT’in

üstlendiği Seksenler,

2017’nin Mayıs ayında

final kararı aldı. Ailecek

izlenen, dramlardan, ihanetlerden,

yalanlardan, kavuşamayan

aşıklardan az da olsa

ayıran, yüzümüzü güldüren,

eskilere eskileri hatırlatan,

maziyi yaşatan efsane dizinin

de sonuna geldik.

İzleyiciyi hatıralarıyla

gülümsetmeye çalıştık ve

onlar da bizi altı sezon

boyunca yalnız bırakmadı

diyen dizinin yapımcısı Birol

Güven, en büyük teşekkürü

Seksenler seyircisinin

hakkettiğini belirtiyor.

Bizde başta Seksenler

olmak üzere diğer bütün

dizilerimizin emekçilerine

teşekkür ediyor, bir başka

kanalın bir başka projesinde

buluşmak üzere diyoruz.

Mayıs ayınız sevgi, barış

ve mutlulukla geçsin. İyi

seyirler…

97


Sadece hasta taşımak ve

gerektiğinde acil ambulans

yönetmeliğinde belirlenmiş olan

her türlü tıbbi müdahaleye uygun

ekip ve ekipman ile donatılmış ve

sadece bu amaç için kullanılan hava

araçlarımız bulunmaktadır.

Hava ambulansı, kara ambulansının

yetersiz kaldığı,ulaşamadığı,yada

uzak bölgelerin kısa sürede

aşılması gereken durumlar da en iyi

hizmeti vermekteyiz.

Bir özel ambulans içerisinde

temin edilmesi

gerekli olan tüm tıbbi

malzemeler ve kaliteli

sağlık ekipmanları

eksiksiz bir şekilde

yer almaktadır. İlk

yardım uygulamalarını

sağlıklı bir şekilde

gerçekleştirmeye

yarayacak, çalışmaların

çok hızlı bir

sonuç vermesine etki

edecek ve hastanın

hastaneye varmadan

da kurtarılabilmesini

ya da daha iyi hale

getirilebilmesini sağlayacak

ekipmanlar

bulundurulur. Aracın

içerisinde yer alan her

sağlık malzemesinde

en kaliteli seçenekler

tercih edilir.

info@cityambulans.com 444 4 531

GÜRSEL MAH. NAMZET SOK. 15/5 KAĞITHANE İSTANBUL / TÜRKIYE


Magazin

Ali Ağaoğlu ve çalışanları topluca kan bağışında bulundular.

AĞAOĞLU’NDAN KAN BAĞIŞI

KAMPANYASINA DESTEK

Yurdagül

Korkmaz

Hüseyin

Can

Burak

Kutluğ

Fatih

Kandemir

Ali Ağaoğlu

100

Ali Ağaoğlu; “Ağaoğlu olarak

sosyal sorumluluk görevlerimizi

yerine getiriyoruz. Önemli

gördüğümüz tüm alanlarda

elimizden gelen desteği

vermeyi sürdüreceğiz. Ülkemizdeki

düzenli kan bağışçısı

sayısını arttırmak amacıyla

düzenlediğimiz Sen Gelirsen

kampanyası ile farkındalık

yaratmak istiyoruz. Önemli

olan bir defaya mahsus bir

kampanyayla kan toplamak

değil, düzenli bağışçı sayısını

kalıcı biçimde artırmak” dedi.

Ağaoğlu Şirketler Grubu,

Türk Kızılay’ı iş birliği ile

başlattığı kan bağışı kampanyasının

ilkini şirket merkezinde

gerçekleştirdi. Ağaoğlu

Şirketler Grubu Yönetim

Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu

’da kan verme çadırını

ziyaret edip kan veren ilk

bağışçılardan oldu.

Barlas

Yurtsever

Alican, Hakkı

Ağaoğlu

Hasan

Rahvalı


Magazin

BU AY DA BIRBIRINDEN KEYIFLI ETKINLIKLER

SIZLERI BEKLIYOR. YAZIMIZI OKUMADAN

AJANDANIZA NOT ALMAYIN.

NURCAN KARAÇAM

ETKİNLİK

AJANDA

BALE

Dünyaca ünlü Monte Carlo

Balesi İstanbul'da. Yönetmen

ve koreograf Jean Chiristophe

Maillot ve Goncourt Akademisi

Ödülü sahibi yazar Jean Rouand

işbirliğiyle hayata geçen proje.

Çaykowski'nin başyapıtına

yepyeni bir yaklaşım getiren

Göl-Kuğu Gölüne ithafen 16-17

Mayısta İstanbul'da seyircisiyle

buluşuyor.

ESKİ SEVGİLİ

5 Mayıs 2017 'de vizyona

girecek olan 'Eski Sevgili'

filminin yönetmenliğini Emir

Khalizadeh'in gerçekleştirdiği

ünlü oyuncular Tolgahan

Sayışman ve Bade işçil başrol

paylaşmaktadır. Filmde; 63 kez

ayrılıp barışan Barış(Tolgahan

Sayışman) ve Feride (Bade İşçil)

çiftinin öyküsü anlatılıyor.Hikaye

bir 14 Şubat günü ikilinin tekrar

karşılaşmasıyla başlıyor.

KİTAP

Tuna Kiremitçi'nin kitabı

'Bir Uyumsuz Bulut' satışa

çıktı.Kitapta Kiremitçi'nin

şiir ve şarkı sözlerinden

oluşan seçkisi yer

almaktadır.

TİYATRO

Aşk-ı Memduh adlı tiyatroda

Erhan Yazıcıoğlu, Volkan Severcan,

Nurseli idiz, Melda Gür rol alıyor.

Sahnelenen oyunda birbirinden

siyah ve beyaz kadar farklı olan

Canan ve Memduh'un birbirlerine

fayda sağlamak amacıyla girecekleri

sözde ilişkiyi anlatan komik ama

gerçekci bir oyun. Prömiyerini

şubatta yapan ve mayıs ayındada

devam edileceği söyleniyor. Başarılı

oyuncu Erhan Yazıcıoğlu'nun ABD

Başkanı Donald Trump timlemesiyle

seyirci karşısına çıkıyor.


102


Magazin

KIMI DÖVMEK ISTEDIĞIM BELLI

Meral Kaplan

Seçkin Piriler

Seçkin Piriler

ve Meral Kaplan

önceki gün

Akatlar Club

Sporium’daydı.

İki arkadaş,

ringe çıkıp kick

box antrenmanı

yaptı. Piriler,

“Kimi dövmek

isterdiniz?” sorusu

yöneltilince

eski eşi Kaan

Tangöze’nin

sevgilisi Kıvılcım

Ural’a üstü kapalı

gönderme yaptı:

“İlk zamanlar

aklımda biri vardı

da yavaş yavaş

bıraktım”

103


Magazin

OZZY’NİN

PENCERESİNDEN

Büşra

Develi’nin rol

aldığı “Fi” dizisi,

Puhu TV’de

izleyiciyle

buluşuyor.

SÖZ KONUSU IŞSE

KISKANÇLIK OLMAZ

Burak Deniz,

sevgilisi Büşra

Develi’nin “Fi”

dizisindeki

sevişme sahnesi

hakkında konuştu:

“Biz oyuncuyuz

ve işimiz bu.

Normalde her

erkeğin olduğu

kadar kıskancım

ama söz konusu

iş ise kıskançlık

olmaz.”

Burak

Deniz

Burak Deniz, önceki

gece Cihangir’de

görüntülendi.

Muhabirlerle ayaküstü

sohbet eden genç oyuncu,

sevgilisi Büşra Develi’nin

rol aldığı “Fi” dizisine

övgüler yağdırdı. Deniz,

“Alışık olmadığımız

bir proje, oyunculuklar

ortada. Seti henüz ziyaret

etmedim ama diziyi ben

de izliyorum. RTÜK

olmayınca oyuncular

da rahat oluyor, izleyici

de rahat izliyor” dedi.

Büşra Develi’nin dizide

çok konuşulan sevişme

sahnesi sorulunca Deniz,

“Biz oyuncuyuz ve

işimiz bu. Normalde her

erkeğin olduğu kadar

kıskancım ama söz

konusu iş ise kıskançlık

olmaz” açıklamasını yaptı.

Oyuncu “Sevgilinizle

birlikte aynı projede

yer almak ister

misiniz” sorusuna

ise şu yanıtı verdi:

“Pek tercihim

değil. Dışarıda

sevgili, dizide

sevgili... İzleyici

sıkılır.”

104


Adındanda

anlaşıldığı gibi

burada çok

süslü, çok

şık, çok farklı,

Ladykokosh’un

yaratıcı

ortaklarının

kendi tasarımı

takı, aksesuar

ve şapkalar var.

Ladykokosh,

sloganları

‘Her daim şık

olmak’. Amacı

size özel şıklık

ve farklılık

yaratmak.

Çünkü siz

farklısınız…

ladykokosh@gmail.com

ladykokosh

ladykokosh

BAHÇEŞEHİR ŞUBE: 0212 605 08 08


Şebnem

Aşkın

Murat

Onbul

Sadi Celil

Cengiz

Murat

Yıldırım

Özge

Gürel

Hayrettin-Duygu

Boztepe

Gamze

Karaduman

İŞİMİZİ CİDDİYE

ALIYORUZ

Sonbaharda vizyona

girecek romantik

komedi “İlk Öpücük”ün

çekimlerinin

tamamlanmasının

ardından ekip kutlama

yemeğinde bir araya

geldi. Mila by Roka

Pera’daki davete başrol

oyuncularından Murat

Yıldırım eşi İmane

Elbani’yle, Özge Gürel

de sevgilisi Serkan

Çayoğlu’yla katıldı.

Murat Yıldırım, “Çok

eğlendik, çok güldük

sette. Daha önce de

komedi ağırlıklı bir işte

oynamıştım. Komedi

ciddi yapılan bir işmiş,

onu iyice anladım” dedi.

Özge Gürel de ilk kez

bir sinema filminde

rol aldığını belirterek

“Murat’la partnerliğimiz

de çok iyiydi. Umarım

seyirci de izlerken keyif

alır” diye konuştu.

Eşi İmane

Elbani’nin hamile

olduğu iddiasını

yalanlayan

Murat Yıldırım,

Elbani’nin Türkçe

öğrenmek için

ders aldığını

söyledi: “Ben

de yardımcı

oluyorum tabii.

Onunla Türkçe

konuşuyorum,

o bana Arapça

cevap veriyor.”

Murat

Yıldırım

İmane

Elbani

Serkan

Çayoğlu

Özge

Gürel

106


Magazin

SAM’LI

Leman

Sam

AÇILIŞ

Emily

Mahringer

Gürgen

Öz

Yakup

Almelek ve Yağmur

Yağmur öncülüğünde

kurulan Kültüral

Performing Arts,

Sanayi Mahallesi’nde

açıldı.

Erhan

Yazıcıoğlu

Müge

Sümeli

Başta sahne

sanatları

olmak üzere,

bütün sanatların

icra edilebilmesi

adına kurulan

sanat mekanının

açılışına Akasya

Asıltürkmen,

Gürgen Öz,

Erhan Yazıcıoğlu

ve Zeynep

Özyağcılar gibi

ünlü isimler

katıldı. Davet,

Leman Sam

konseriyle

renklendi. Konser

sonrası konuklar

DJ Murat Beşer’in

performansıyla

eğlenceli dakikalar

yaşadı.

Zeynep

Özyağcılar

Akasya

Asıltürkmen


Magazin

Ümit

Besen

TURNEYE

DEVAM

Bollywood

RÜZGARI

Gazino kültürünü tekrar canlandıran

Yeni Bi’ Fest; İstanbul, İzmir

ve Adana’yı kapsayan “Gazino

Geceleri” turnesine devam ediyor.

İstanbul The Ritz-Carlton’da başlayan

“Gazino Geceleri”nin ikinci durağı yarın

İzmir Swissotel Büyük Efes olacak.

Ümit Besen ve Yeliz’in sahneye çıktığı

Gazino Geceleri, 28 Nisan’da Sheraton

Grand Adana’da sona erecek.

Hint dans topluluğu Navdhara India Dance

Theatre, “Bollywood Geçidi” adlı renkli

gösterisiyle Türkiye’ye geliyor. Gösteri ilk olarak

23 Mayıs’ta İş Sanat’ta, ardından 25 Mayıs’ta 16.

Mersin Uluslararası Müzik Festivali kapsamında

Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi

Cumhuriyet Salonu’nda sahnelenecek.

TUĞÇE KURŞUNOĞLU

O KADAR CESUR DEĞİLİM

Tuğçe Kurşunoğlu, “Dayan Yüreğim” adlı

dizinin oyuncu kadrosuna katıldı. Genç

oyuncu, Atıf ’ın (Berk Atan) eski sevgilisi Melis’i

canlandıracak. Melis, aşk yaşayan Atıf ile Seray’ın

(Nilay Deniz) ilişkisini bozmaya çalışacak.

Kurşunoğlu rolü için “Melis’in yerinde ben olsaydım

bu kadar cesur davranamazdım” diye konuştu.

108


Müzik

Murat

Özyeğin

Suna

Kan

Cihat

Aşkın

Ahmet

Altınel

Berrin

Yoleri

Oya

Başak

NESILDEN NESILE

Berfin

Aksu

Suna

Kan

Berfin

Aksu

Fazıl

Say

Fazıl

Say

Berrin

Yoleri

Çağdaş Eğitim Vakfı,

“Enstrüman Fonu Projesi”

kapsamında bir gece organize

etti. Vakfın Yönetim Kurulu

Üyesi Berrin Yoleri’nin ev

sahipliğinde, Les Ottoman

Hotel’de düzenlenen gecede

keman sanatçısı Suna

Kan’ın 65 yıldır yanından

ayırmadığı kemanı, ÇEV’in

yeteneklerinden Berfin

Aksu’ya emanet edildi. Aksu’ya

Nicolaus Gagliano yapımı,

266 yıllık kemanla konser

verdiği bu özel gecede Fazıl

Say da eşlik etti. Suna Kan’ın

onur konuğu olduğu davete

ünlü isimler de katıldı. Çağdaş

Eğitim Vakfı, Türkiye’de ilk kez

hayata geçirilen “Enstrüman

Fonu Projesi” ile değerli

enstrümanların nesilden

nesile aktarılmasını sağlayarak

ülkenin kültür mirasının

zenginleşmesine katkıda

bulunmayı hedefliyor.

110


Müzik

YENI KLIP ‘GIDEMEZSIN’

Hakan Altun, iki yıl gibi uzun

bir aranın ardından, iki hafta

sonra müzik severlerin beğenisine

sunacağı yeni albüm çalışmasını Poll

Müzik’ten etiketiyle çıkaracak.

Albüme hem ismini vermiş hem

de ilk çıkış şarkısı olan ‘‘Gidemezsin’’

e klip çekildi. Sözü ve müziği Hakan

Altun’a ait olan ‘Gidemezsin’ isimli

şarkıya Tülay İbak yönetmenliğinde,

on altı saatte çekimleri gerçekleşen

klipte, dış mekan ve loft stili bir daire

kullanıldı. Klipte Altun’ a, model

Andela Dihitrijevic eşlik etti.

İKİ KADIN MÜZİSYEN!

İki kadın sanatçı Senem

Demircioğlu ve İklim Tamkan, Tuz

Gölü’nün etkileyici ortamında ilk

albümleri için Mehmet Turgut’un

objektifine poz verdi! Tuz

Gölü’ndeki iki kadın müzisyenle

gerçekleşen sıra dışı çekimlerde,

Mehmet Turgut’un objektifine

yansıyan kareler en az “İlk Atlas”

albümdeki parçalar kadar dikkat

çekiyor.

Fazıl Say’ın prodüktörlüğünde

kaydedilen “İlk Atlas”; dinleyicilerine

sıra dışı bir müzik ziyafeti sunarken,

Mehmet Turgut imzası taşıyan albüm

fotoğraflarıyla da görsel şölen yaşatıyor.

Mezzosoprano Senem Demircioğlu

ile piyanist İklim Tamkan’ın, Cemal

Süreya, Edip Cansever, Metin

Altıok ve Behçet Aysan gibi şairlerin

şiirlerinin yorumladıkları albüm;

Mehmet Turgut imzalı fotoğraflarıyla

da şiirsel yanını bir kez daha gözler

önüne seriyor.


Magazin

ECE GÜRSEL

ALTERNATIF

ROCK’TAN

POP MÜZIĞE

GEÇIŞ YAPTI

Ece Gürsel, yaza yeni

bir şarkı ile giriyor. Sözü

ve müziği Koray Berberoğlu’na,

düzenlemesi

İskender Paydaş’a ait

olan “Boş Duvarlar” adlı

şarkıda DJ Sözden ile düet

yapan Gürsel’in bu şarkısı

yakında dijital platformlarda

yer alacak.

Bir dönem yaptığı alternatif rock

tarzı ile modellikteki başarısını

sahneye de taşıyan Ece Gürsel, ara

verdiği müziğe yepyeni ve sürpriz bir

proje ile dönüş yapıyor

Sözü ve müziği Koray

Berberoğlu’na, düzenlemesi ünlü

müzisyen İskender Paydaş›a ait olan

«Boş Duvarlar” parçası ile bu yazın

hitleri arasına girmeyi hedefleyen

güzel model, bu teklisi ile ayrıca bir

ilke de imza atacak.

Sahnelerin genç ve başarılı DJ’i

Sözden ile bu şarkı İçin feat yapan

Ece Gürsel, müzikte yeni bir ikilinin

doğduğunun sinyallerini verdi.

DMC etiketi taşıyan tekli Ece Gürsel

feat Sözden olarak önümüzdeki

günlerde tüm dijital platformlarda

yerini alacak

112


AILENIZIN

HAYALLERI SAKLI

KALMASIN

SAKLIVADI

KONAKLARI’NDA

HAYAT BULSUN

AİLE BOYU KONFOR

AİLE BOYU HUZUR

AİLE BOYU KEYİF

SAKLIHAN

İNŞAAT KALITESI

ILE İSTANBUL’UN

GÖZDE YAŞAM

MERKEZLERINDEN

BEYLIKDÜZÜ’NDE

YEPYENI BIR PROJE

YÜKSELIYOR.

Adnan Kahveci Mh. Davutpaşa Cd. Kalkan Sk.

No:13/1 Beylikdüzü / istanbul 0212 871 42 60 (3hat)

Faks: 0212 871 42 63 info@saklihaninsaat.com.tr

saklihaninsaat


114

SAÇ-RENKLERI

VE TRENDLERI

Orhan öznohut ile

2017 ilkbahar/yaz Saç

Trendlerini konuştuk. By

oz 30 yılı aşkın süredir

sinema,müzik ve moda

dünyasının saçlarını

tarayan orhan oz 2017

saç trendlerini bizlerle

paylaştı. Halen bir dünya

markası olan davines

türkiye teamle beraber yurt

içinde atölye eğitimleri

veren by oz yeni akım ve

trendleri meslektaşlarına

paylaşıyor.


Turkiye’de bircok sosyal

projede gorev alan by

oz avrupa ve amerıka’da

calışmalarına devam edıyor.

Geçtiğimiz aylarda avrupa

ve amerikada bulunan oz yenı

saç tredleri ile yurda döndü

New york city ve

washington dc de bulunan

ve dünyaca ünlü olan toka

solan sahipleri sayın nuri yurt

ve hüseyin kaygısızla ortak

projelerde yer olmaktadır

2017 Yaz aylarının habercisi

İlkbahar geldi O zaman bu

yükselişteki trendleri mutlaka

keşfetmeniz gerekiyor Hangi

trendlerden mi bahsediyorum

Tabii ki bakır,soğuk sarılar ve

bej trendleri

Hem de bu trendler bu

sezonun en orijinal trendi.

blorange, Punk platin, sahil

dalgaları ve androjen kesimleriyle

sezona damgasın vuran trend,

İlkbahar/Yaz 2017 sezonunda

sörf ruhuna yeniden can verecek.

gökkuşağı akımı bu sezon

patlama yapacak. Küçük

bir detay olarak başlayan

bu heyecan, bu yaz en

eğlenceli obsesyonunuza

dönüşecek. Yarı-kalıcı

ve bitkisel içerikli renkli

boyalarla tanışmadıysanız, bu

yaz tanışmanın tam zamanı

Yazın olmazsa olmazı

örgüler ve romantizmden

neo-gotik akımına, eklektik

bir güzellik tavrıyla

karşımızda topuz ve örgünün

gizli birlikteliği ise elegan ve

çabasız coğunluğuyla yıldızı

yüksek modellerden olacaktır.

Sokağın açık ara kazanan

saç modeli ise ense topuzları

Minimal modernizmin

anahtarı, alçakgönüllü ama

asil topuzlar, sezonun birincisi

olmaya aday görünüyor

115


Röportaj

Ankara

Sanatyapım'da

devlet sanatçısı

Kayıhan Kesinok'tan

desen ve temel sanat

eğitimi ile Resim

Serüveni başlayan

Füsun Gönder beş

yıllık süreçte, klasik

resimden soyut özgün

formlarını ve üslubunun

temel taşlarını

oluşturdu. Büyük bir

tutku ve azimle günün

erken saatlerinden

itibaren enerjisinin

yoğun olduğu en

verimli saatlerini resim

çalışmalarına ayıran

sanatçı yapıtlarındaki

dinamizmin de

ipuçlarını veriyor.

Yaşam felsefesi ve

öznel perspektifinde

idealize ettiği sanatsal

üretimleri kişisel

prensibinin de öncelikli

unsurudur. Sanata

adanan zaman ve

emeğin kutsallığını o

anda yaşadığı hazzı

eserlerindeki lirizm ile

gözlemleyebiliriz.

Füsun Gönder ulusal

- uluslararası karma

ve kişisel birçok sergi,

sanat fuarları, bienallere

katılıp ve ödül kazanmış

disiplinli ve çok

başarılı bir sanatçıdır .

116

116


FÜSUN GÖNDER

Sanatsal belleğinin kronolojik

öyküsünden satır başları :

- Yolculuk: kişisel sergi 2012,

Ankara

- Doğa: kişisel sergi Art212

Gallery 2014, İstanbul

- Newyork Contemporary Art

Show 2014, A.B.D

- Bienalle Palermo, İtalya 2015

- İçimdeki Dünya : kişisel sergi,

Resim Heykel Müzesi, Ankara

- Mor Sanat Galerisi kişisel sergi,

2015, Bodrum Muğla

- Marco Polo Sanat Ödülü, 2015

Venedik ,İtalya

- ArtAnkara 2 Çağdaş Sanat

Fuarı, NişArt Gallery, 2016 Ankara

- Sound of Colours, Royal Opera

Arcade Gallery, Trafalgar Londra

2016

- Winter House, Strazburg 2016

Fransa

- ArtAnkara 3 Çağdaş Sanat Fuarı

Nişart Gallery, 2017 Congressium

Ankara

- Espace Linda Farrel Gallery,

2017 Paris, Fransa

- Nişart Gallery 1 Haziran, Füsun

Gönder Kişisel Sergi, Nişantaşı

İstanbul

Ayrıca; Lebriz.com üye sanatçıları

arasında yer alıp, AKSD (Ankaralı

Kadın Sanatçılar Derneği ), NişArt

Gallery ve BodrumArt grup

sergilerine katılmıştır.

Füsun Gönder 1 Haziran 2017

İstanbul NişArt Sanat Galerisinde,

Kişisel Sergi Açılış Kokteyli ile

sunumunu gerçekleştireceği, yeni

dönem işleri izleyici ile buluşacak.

Basın ve sanatseverlerin yoğun ilgisi

ile açılacak bu özel sergilemede

koleksiyonerleri de yeni bir döneme

tanıklık edecekler.

Ressam Füsun Gönder eserlerinde

ustalıkla çözümlediği dinamik

form geçişleri, yığınlaşmış

pigment katmanları özgürlüğün ve

özgünlüğün temsilcisi konumunda

yapıtlarının ana eksenini lirik

bir dille yüzeye konumlandırır.

Duyarlı renk ve lekeler eşliğinde,

çizgisel gücün de eklendiği ayrıntılı

dokular, sıcak soğuk yada kontrast

renk diyalektiğinin özgürleşmiş

temsilcisidir. Soyutlamalarından

ürettiği dışavurumcu eserleri

sanatçının projeksiyonundan

izleyiciye şiirsel bir dille

aktarılmaktadır.

117


Röportaj

KÜBRA ŞİRİNYURT

İstanbul doğumlu sanatçı İstanbul

Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirip,

M.S.G.S.F Resim Bölümünden mezun

olmuştur. Aynı bölümün Devrim Erbil

atölyesinde yüksek lisans (Meksika Duvar

Resimleri) tezini tamamlayan Kübra

Şirinyurt; 2002 yılından günümüze ''Kamusal

Alanda Sanat''kapsamında, uluslararası duvar

resimleri projelerini sürdürmekle beraber,

1997 yılında başladığı kişisel ''kesintisiz resim

projesi''ne devam etmektedir.

KESİNTİSİZ RESİM PROJESİ: Öncesiz

ve sonrasız diyalektiğinden yola çıkıp, varlığı

ve hiçliğin insan'ı sorgulandığı, zihnin,

bilincin gitgellerinde imgelenen rastlantısal

kurgunun, adeta film şeridi gibi nesnel

üçüncü boyuta taşınmış projeksiyonudur.

Proje bugün 72 metreye ulaşmış düşey ve

yatay eklentiler ile sürekli büyümektedir.

5 Nisan 2017 NişArt Sanat Galerisinde 12

metrelik kısmı kesintisiz sergilenen''Oyun''

detayları, ayrıntıları ve sanatçının

desenlerinden oluşan sergileme; ebatların

formların büyüklüğünden ziyade kadim

anıların bellekteki düş evreninin metaforları

dikkatle izlenmeyi ve alkışı hakeden

saygıdeğer bir çaba olarak sanatseverler

tarafından değerlendirilmiştir. Süregelen

çözümlemeler, Şirinyurt'un fikir ve kavram

yörüngesinde varlık - hiçlik diyaklektiğini

sorgulamaya, katılım ve deneyim önerirken,

benliğin temsili ''insan''üzerinden öncesiz

ve sonrasızlığın sinematik vinyetlere

dönüştüğünü gözlemleyebiliriz.

Kübra Şirinyurt 1993 yılında Siemens sanat

ödülü (mansiyon) yanısıra ulusal birçok

yarışmalara katılıp başarı kazanmıştır. SA-

GÜSAD (Sakarya Güzel Sanatlar Derneği)

kurucu üyeliği, Güneşeresim Grubu kurucu

üye Başakanlığı,KSANTİST (Kamusal

Alanda Sanat Topluluğu İstanbul Derneği)

Kurucu üye ve Başkanlığında ülkemiz ve

yurtdışında bir çok projeyi hayata geçirmiştir.

Sanatsal Projelerden ; 1)Kentsel iyileştirmede

sanatın rolü başlıklı KSANTİST

kamusal alan proje uygulaması (2010-2011)

Talimhane -Dolapdere 2) Uluslarası duvar

resmi projesi Almanya etabı, Farbfieber

Kolektifi (Almanya -Türkiye) Düsseldorf 3)

Beyoğlu Belediyesi (2005 ve 2007) Tünel

sanat etkinlikleri sokak sergileri 4) Sinansos

(2006) 1.Uluslararası Sanat Festivali Kapadokya

5) Güneşeresim grubu Barışarock

Müzik Festivali sokak resimleri 5) Güneşeresim

Grubu 2006 Talimhane sokak resimleri

1 ve 2 etkinliği 6) Uluslararası Duvar resmi

Mural mobil projesi Almanya etabı ,Farbfieber

kolektifi Düsseldorf 7) 1. Antalya Resim

Festivali 2003 Sokak resimleri

Kübra Şirinyurt Kişisel Sergileri: 2.

Antalya Resim Festivali Resim Fuarında

ilk solo sergisini gerçekleştiren sanatçı daha

sonra , 2016 yılı İstanbul Çukurcuma Dining

No19 'da, 2010 Kesintisiz resim projesi

tanıtımı ''Atölye Halleri 2'' ve 5 Nisan 2017

'de NişArt Sanat Galerisinde ''Oyun'' ile

izleyicisiyle buluştu .

KSANTİST Derneği; 2009 Yılında Kübra

Şirinyurt kuruculuğundaki derneğin faaliyet

amacı ;kentsel iyileştirmede metropolün

varsıl ve mahrumiyet bölgelerinde

kesiştikleri yollarda caddelerde binalarda

dekoratiflikten uzak görsel estetik zevkin

yükselmesini hedefleyen akademik kurgu

ve komposizyonlarla sanatçıların tek elden

çıkar gibi yarattığı eserleri kamusal alanlarda

izleyiciyle paylaşmaktır. Bu saygıdeğer

projelerin Kamu kuruluşları, sivil toplum

kuruluşları, sektörel kurumlar ve bizler

tarafından desteklenip daha büyük kitlelere

ulaşması yönünde hepimize görevler

düşmektedir.

118


Bursa doğumlu Ressam Semra

Yedikardeş ilköğretim yıllarına

sanatsal eğilimlerine bale yaparak ilk

adımlarını atmış, Bursa Anadolu Lisesi

mezuniyeti sonrası gitar dersleri alarak

sürdürmüştür.

Marmara Üniversitesi Atatürk

Eğitim Fakültesinden İngilizce öğretmenliği

bölümünü bitirmiştir.

Antalya'da 10 yıl boyunca görev aldığı

Anadolu Öğretmen Lisesinde, üniversiteye

hazırladığı öğrencilerinden,

İngilizce yerleştirme puanı en yüksek

Türkiye birincilikleri ve dereceleri olan

başarılarla dolu idealist bir öğretmenlik

kariyerine imza atmıştır.

Bursa'da halen İngilizce öğretmenliği

yapmakla beraber öğrencilerini

sanatsal aktivitelere teşvik edip, resim

derslerine de katkı sunar.Sanata

olan tutkusu, Sanat Tarihi dersleri,

konferanslar ve seminerlere katılarak

başlamıştır.

Halka Sanat Art Project 'te İpek

Çankaya ile sanat tarihi, Hepsi Hikaye

Kültür Sanat Platformunda Rıfat Şahiner

ile Çağdaş Sanat Estetiği, Yalçın

Sadak'tan sanat tarihi dersleri almış ve

workshoplara katılmıştır.

Neriman Şairoğlu Atölyesinde temel

sanat eğitimi sonrası, resim çalışmalarını

sürdüren Ressam; desen, guaj, kraft

kağıt üzerine füzen, yağlı boya akrilik

gibi farklı malzemeler ile dışavurumcu

soyut figüratif özgün eserlere imza

atmıştır. Birçok karma sergiye katılan

Semra Yedikardeş kendi atölyesinde, kişisel

sergisine hazırlanmaktadır.

SEMRA

YEDIKARDEŞ

İstanbul'da doğan sanatçı Nişantaşı

Işık Lisesi ve ardından

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi

bölümünden mezun olmuş,

University Of Iowa'da yüksek

lisansını tamamlamıştır. Doktorasının

(Oyun Teorisi) tez aşamasında

Türkiye'ye geri dönüp, 28 yaşında

Net Holding'te Bilgi İşlem Müdürlüğü

görevini üstlenmiştir. Sektörel

çalışmalarından bazıları; yazılım tasarımları,dijital

betimleme, web sitesi

tasrımları, uluslararası dijital dergi e-

ditörlüğü ve tabletop games (masa üzeri

minyatür elementler ile oynanan strateji oyunlar)

geliştirilmesi ve tasarımlarını sayabiliriz.

Annnesi Muyan Akmeriç entellektüel ve kültürel

birikimi yanısıra ilk temel sanat eğitimini

küçük yaşlarda oğluna aktarmış, Devlet Tatbiki

Güzel Sanatlar Yüksek Okulunda eğitim gören

erkek kardeşi Varol Akmeriç ile süregelen sanat e-

ğitimi vasıtasıyla adeta birlikte mezun olmuştur.

Akmeriç yirmili yaşlarında arkadaşları ile gittiği

tatillerde suluboya eserler üretip ilk satışlarınının

heyecanı ile hayatının her döneminde üretmenin

coşkusunu tutkuyla içinde hisseder.

Sanatçı Amerika'da Yüksek Lisans eğitimini

BIROL AKMERIÇ

sürdürürken Türk Öğrenci

Derneği Başkanlığı yapar,

sanatsal etkinlikler organize

eder, karma resim sergilerine

katılır.

Ürettiği kağıt işler ilgiyle

karşılanır ve birçok yapıtı satın alınır.

Eğitiminde Felsefe, Mantık Matematiği, Metafizik,

Metodoloji gibi bir çok bilimin ışığında

sanattan ve yaşamdan beslenen Ressam, ilk kişisel

sergisini 1991 yılında İstanbul'da Tetsan Toscana'da

(Teşvikiye, Nişantaşı) gerçekleştirmiştir.

Akrilik, yağlı boya, sulu boya gibi farklı malzemeleri,

günün farklı ışık şiddetinde, rengin

değişimini farklı perspektiflerde gözlemleyen

sanatçı, duyguları ile içselleştirdiği mekanı fotoğraflayıp

özgün eserler üretir.

Birol Akmeriç 15-24 Nisan 2017 Teşvikiye

NişArt Sanat Galerisinde, kıymetli dostları

,sanatseverler ve koleksiyonerlerin katılımı ile gerçekleştirdiği

kişisel sergisinde altmışa yakın eser

sergiledi. Yapıtlarında çıkış noktası ''Mavi Tur ''izlenimlerinin

düşünsel, duygusal izdüşümleri olarak

gözlemlenebilir. Yapıtlarını farklı coğraflarda yaşanan

anılara sanat, sanata iz bırakma refleksi olarak

da yorumlayabiliriz.

Birol Akmeriç şeffaf renkler aracılığı ile ürettiği

sulu boya eserlerinde birlikte yol aldığı kadim

dostları ve daha çok kendisinin çektiği fotoğraflardan

kurguladığı komposizyonları resmeder.

Işığın başrol oynadığı, ona ait anlar ve duygusal

tasvir; renklerin dili, titizlikle işlenmiş detaylar

bir seyyahın özenle yazılmış seyir defteri kadar

incelikli, içten, abartısız betimlemeler Akmeriç

aracılığıyla izleyiciye aktarılmıştır. Sanatsal hedefleri

sorulduğunda yalın bir ifade ile ''daha çok resim

ifadesi ile yanıtlayan Ressam Birol Akmeriç, sanatın

içinde var olmak ve bu atmosferde yaşadıklarını,

hayallerini, gözlemlerini tutkuyla, aşkla kendi atölyesinde

resmetmeye devam etmektedir .

119


Röportaj

MIMAR RESSAMDAN

MUHTEŞEM SERGI

Mimarlık alandaki

çalışmalar ile bilinen

Ebru Kalgay, 17 – 26

Mayıs 2017 arasında

Nişantaşı Niş Art Sanat

Galerisi’nde resim sergisi

açıyor. Sanatçı sergisinde

aralarında suluboya,

yağlıboya, akrilik, kara

kalem, pastel boya, çini

mürekkebi ve kolaj

olmak üzere 70 resim

ile 20 Ebru çalışmasını

sergiliyor.

120

Ebru Kalgay İstanbul

doğumlu. Resim sanatına

küçük yaşlarda kara kalem ile

başladı. Ardından sulu boya ve

pastelle devam ettirdi. Nişantaşı

Kız Lisesi’nde okurken yağlı

boyaya yöneldi. İTÜ Mimarlık

Fakültesi’nden mezun olduktan

sonra yüksek lisansını da aynı

fakültenin Yapı Kürsüsünde

yaptı. Mimarlık yaparken sanatın

pek çok dalıyla ilgilendi, İTÜ’de

Şadan Bezeyiş, Bakraç Sanat

Galerisi’nde Alp Bartu ve Ali

Candaş, Atölye Biz’de Burhan

Özer gibi değerli ressamlardan

eğitim aldı. Sait Günel, Hikmet

Çetinkaya ve Orhan Gürel’in

Workshop’larına katıldı. Füsun

Arıkan’ın Ebru atölyesinde

çalıştı. İTÜ Mimarlık Fakültesi

Taşkışla, Bakraç Sanat Galerisi,

Beşiktaş Deniz Müzesi, Füsun

Arıkan Atölyesi, Akatlar

Kültür Merkezi’nde sergiler

açtı. Çeşitli yarışmalardan

mesleki ödüller alırken, ilk

olarak İstanbul Mimarlar

Odası’nın Sinan Ödülü’nü

kazandı. Halen kendisine ait

mimarlık bürosunda mimari ve

dekorasyon projelerinin yanı sıra

resim çalışmalarını da yürütüyor.

Adres: Hüsrev Gerede Caddesi

Barış Apt. No: 84 Teşvikiye -

İSTANBUL


Röportaj

AYLA YAKICI

Ressam şair ve eğitim uzmanı

olan sanatçı; Samsun 19 Mayıs Ü-

niversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi

Resim bölümünü bitirdikten sonra

Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar

Eğitimi Anabilim dalında yüksek

lisansını tamamlamıştır. İstanbul

Bilyay (spiritüel) Akademiye devam

etmektedir.

Ayla Yakıcı M.E.B Talim ve Terbiye

Kurulu Başkanlığında Eğitim

uzmanlığı görevinden emekli olmuştur.

Milli Eğitim şuralarında kitap

inceleme komisyonları, güzel sanatlar

özel ihtisas komisyon koordinatörlüğünde

uzman olarak görev almış

çeşitli konferanslara seminerlere katılıp

raporlar hazırlamıştır. Kişisel

sergileri yanısıra ulusal-uluslararası

bir çok sanat fuarları, bienaller ve

karma sergi tecrübeleri olan profesyonel

sanatçı yetişkin ve çocuklara

soyut resim sanat eğitimi ile ilgili

özel dersler verdiği atölyesinde kişisel

araştırmaları ve çalışmalarını aralıksız

sürdürmektedir.

Çocuklara yönelik hazırladığı

''Evren ve Çocuk'' kitabında (biçimleme

boyama), ''Evrensel Gerçekler''

kitabında ise çocuk şiirlerine yer

vermiştir.Ayla Yakıcı 2009 yılında

''Karanlığın içindeki ışık, ışığın

içindeki karanlık'' isimli kitabı ile

şiirlerini okurlarıyla buluşturdu.

Estetik ve Felsefe ile ilgili denemeler

yazan sanatçı, Soyut Sanat ve

Estetik adlı eseri yayınlanmak üzere

hazırlanmıştır .

Ayla Yakıcı sanat idealizmi

ve dinamiklerini şu şekilde ifade

etmiştir ''sanat evrenin sonsuz

hedefleri ile yaratıcılığı sorgular.

Sonsuz bilgi ve gelişim sanatın

çeşitlilik alanının vazgeçilmezidir.

Soyut resimler, somut görünüşlerinin

ve gerçekliğin ötesindeki

öz-biçim ilişkisini ve ruhsal düşünceyi

yansıtır. Sanat insanın içindeki

ışığı ortaya çıkarmaktır. Gerçek sanat

özümüzün izdüşümüdür. Sanatta

ideale ve estetik güzelliğe denge vasıtası

ile ulaşılır. Dengeleri oluşturmak

için saflaşmış, arınmak ve içimize

dönmek gerekir. Sanat ahengin ve

birliğin uyumudur.''

Sanatçının 26 Nisan-7 Mayıs

2017 tarihleri arasında NişArt

Sanat Galerisi ''Öze Dönüş'' kişisel

sergilemesinde son dönem yapıtları

görülebilir. NişArt Galeri : Hüsrev

Gerede Cad. Barış Apt No.84/1 Teşvikiye

/İstanbul Tel: 0531 354 43 59

Ayla Yakıcı : www.aylayakici.com

/aylayakici@hotmail.com

PINAR ERVARDAR

S

anatçı İstanbul Alman Lisesi

ardından Boğaziçi Üniversitesi

Endüstri Mühendisliği mezunudur.

Sanat serüveni resim

ile başlayıp fotoğraf ile eş zamanlı

yükselen bir ivme ile

devam etmektedir. Resim

eğitiminde; Yusuf Taktak,

Altan Çelem, Server

Demirtaş gibi kıymetli

hocalar atölye çalışmaları

yapmıştır. Sibel Kasapoğlu,

Banu Tarhan ve Pınar

Ervardar Teşvikiye Atölye83'te

birlikte profesyonel

anlamda aynı işliği kullanıp

oluşturdukları sinerji

ile sanatsal üretimlerini

pekiştirirler.

Sanatçı Nişantaşı

(2005-2015) farklı iki atölye'den

sonra bugün Karaköy'ün muhteşem

manzarası, tarihi dokusu ve terasında

ünlü turuncu şemsiyesinin tanıklığında

yol almaktadır. Ervardar her

ay bir gün ziyaretçilere evsahipliği

yapan ''Turuncu Şemsiye şahidimdir

ki''temalı Nisan ayı atölye sunumunda,

retrospektif denilebilecek

eserleri ve art shopping (sanat pazarı)

ürünleri ziyaretçiler için sıcacık sanat

sohbetleri ile bu özel günün anısına

bellek oluşturmayı hedefler.

Ulusal ve uluslararası birçok

kişisel yada karma sergi deneyimi

olan sanatçının Elgiz Müzesi ve

kıymetli koleksiyonlarda yapıtları

sergilenmektedir .

Fotoğrafçılık eğitiminde

Khaled Abul

Dahap, Niko Guido,

Çerkes Karadağ, Cenk

Gençdiş, Lalepar Aytek,

Senem Sinem, İzzet Keribar,

Sinan Durdu gibi

çok kıymetli sanatçılarla

teknik çalışmalar yapmış çalıştay,

grup ve kişisel özgün çalışmalarına

devam etmektedir. Pınar Ervardar,

London School of Photography ve

Sotheby,workhop çalışmalarını başarıyla

tamamlamıştır.

Fotoğrafları müdahelesiz, efektsiz

direkt çekimler ve beşer adet

sınırlı sayıda basılmıştır. New York

grup sergisi ve Paris Nancy kişisel

sergisi sanat yaşantısı için önemli

deneyimlerdir. Sanatçı pratiğinde

iki disiplini birden ustalıkla

tasarladığı yeni projesi Phoppart

olarak isimlendirdiği; fotoğraf

ve resimlerini katmanlar halinde

soyut yorumlamalarla üretmektedir.

Projelerinde yeni söylemler

metamorfozunu sanatsal bir diyolog

halinde ele alan sanatçı Phoppart

serisi eserlerinin oluşturduğu

Art212 grup ve Paris Nancy kişisel

sergisinde izleyiciyi büyüledi.

Pınar Ervardar İtalya'da

gerçekleşek 6-15 Eylül 2017 Floransa

Bienali'ne katılımı öncesi resim

çalışmalarına odaklandığı bir

süreçtedir.

Soyut komposizyonlarında

akışkan pigmentlerin yüzeyde

oluşturduğu momentum, zarif

emprovize tuşelerden oluşan

formların enerjisi, dingin

renkler ile dengelenip kuralsız,

dışavurumcu ifade özgürlüğü, bilinç

katmanlarımızdaki dinamikleri

sorgularken izleyiciyi de resmin

meddahı işbirliğine davet ediyor

Karaköy'deki Pınar Ervardar

stüdyosunda yine Turuncu Şemsiye

şahitliğinde ve işlik sergi sunumunda

Mayıs ayı ziyareti için Atölye

Tel: 0212 259 06 36

web :www.pinarselimoglu.net/

www.pinarervardar.com

121


Yazar

Pınar Erdem

‘NE ZAMAN

KARŞIMIZA

BEKLENMEDİK BİR

ŞEY ÇIKSA BU BİZİM

DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ

YERE YAPILAN

YOLCULUGUN

BASAMAĞIDIR’

Tüm dünyaya gelmiş insanların

şu anda eşi benzeri olmayan

bir maceranın içinde olduğuna

inanıyorum. Bir macera olarak

baktığımda kabul etmek gerekirki

hayat yeteri kadar tehlikelidir.

Hiçbirimiz yeni bir gün

doğumunu bir daha görecek kadar

yaşayıp yaşamayacağımızı bile

maalesef bilemiyoruz.

Hergün yeni yepyeni heyecan

verici deneyimleri beraberinde

getirerek yaşatıyor bizlere hayat.

Belkide Her yepyeni güne yeni bir

maceralar eklemek bilinmeyen bir

bolluğun ta kendisi.

Neler olup bittiği ve eksik

olanın ne olduğu sorularına cevap

verecek olan.

Hayatımızı değiştiren asla

unutamayacağımız sözler

şunlardır.’Düşünceler gerçekliğe

dönüşür’ işte bukadar...

Düşünceleri ve dilekleri

gerçekliğe dönüştüren şey

aslında çekim yasasıdır.

Düşünceler gerçekliğe dönüşür

ifadesi hayallerin ve kabusların

gerçekleşmesine neden olan şeydir.

Düşüncelerimiz herşeyin

başladığı yerdir. Ben çok zaman

test ettim neyi düşünüyorsam

onu yaşamışımdır. İşte bu

ilkelerle ilgili bilmek gereken bazı

özellikler...

Ne düşündüğünün sana

yarayıp yaramayacağının, iyi

olup olmadığının, adil olup

olmadığının, hiç bir önemi yok.

Düşüncelerle ilgili ilkeler,

yerçekimi gibidir, ne düşündüğünü

yargılamaz, hatta hiç bir şekilde

umursamaz yanlızca oluverir. Ne

zaman yolumuza beklenmedik

yada aklımıza hayalimize

DERİNLİKLER

gelmeyecek şey çıksa bu bizim

düşündüğümüz bir yolculuğun

basamaklarıdır. Çünki çok iyi

bildiğim gibi tesadüf diye bir şey

yoktur.

‘Düşünceler gerçeğe dönüşür’

ilkesi, hayallerinizdeki hayatı

nasıl yaşayacağımızın tam bir

açıklamasıdır. Bu gerçekte önemli

kuraldır.

Onun varlığını anlamak,

hayatının akışına hakim olmak,

hayallerinin yaşamını sürdürmek

için gereken ilk adımdır, anlaman

gereken şey esasında işlerin

yürdüğüdür. Kusursuzca.

Düşüncelerimizi etkileyen

şeyler hayatımızıda etkiler. Hiçbir

düşünce inaçlarımızdan daha fazla

etkilemez. Düşünmek yetmez

inanmakta gerekir.

Tüm kalbinle ruhunla bir şey

istiyor olabilirsin ama inanmadan

bunları hayata geçirmene izin

verecek düşüncelere ulaşman

mümkün değildir.

İnanmak duygulara öncülük

eder. Çok zaman düşüncelerimizin

ve inançlarımızın gizem yüklü

ve ruhun derinliklerinde yüklü

olduklarını ve bunlarla başa

çıkmanın çok zor olduklarını

duyuyorum.

Unutmayalımki hepimiz aynı

şeyden yaratıldık.

Yani bir insanın yapabileceğini

herkes yapabilir. Bu sadece

düşünmeyi seçtiğimiz

düşüncelerle ilgilidir.

Gerçekten ne istediğini bil.

Düşüncelerini inaçlarının aracılığı

ile hayata geçir ve unutmaki hayat

herzaman seni bekliyor olacak....

Düşünce ve İnançla...

122


Moda

MODA

MODA

TRENDLERİ

Ece

Türkoglu

Merhaba,

Her yıl olduğu gibi bu sene de Modacıların

ve Trendsetter’ların bu yıl da öngördüğü

popüler olmasını bekledikleri

trendlerden sizleri haberdar etmek istedik.

Kimilerin hiç sevmeyip kullanmayacağı,-

kimilerinin ise oldukça hoş bulup popüler

hale getirecekleri bu trendler bakalım

ülkemizde ne kadar cazibe sahibi olmayı

başaracak? Hadi gelin hep beraber bu

trendlere bir göz atalım...

KADİFE: Kadife kumaşının romantik,

zarif bir o kadar da iddialı ve feminen

dokunuşu popülerliğini sürdürmeye

devam ediyor. Spor, klasik şık, rahat

ve her türlü tarzda göreceğimiz

kadife sıradışı rengiyle sıradanlaşıp

gardılobumuzun efsanesi olmak yılın her

sezonu için hazırlık yapıyor.

İÇ ÇAMAŞIR TRENDİ: Geçen

seneden bu seneye transfer olan

trendlerden bir diğeri olan giysilerin

üzerine iç çamaşır giyme modası bu sene

de devam edecek. Kombinezon elbiselerin

pek popüler olamadığı bu trend de, üst

gruplarda jean üzerine tercih edilmeye

devam edecek gibi..

KESİK PAÇALAR : Kısa pantolonların

modasının devam ettiğini tasarımcılardan

değil, kullanım sıklığından anlıyoruz.

Tüm dünyayı saran kısa paça modası kadın

yada erkek, şıklık yarışında zirvesini

zorlamaya devam ediyor. Ama bu sene

yırtık kotların yerini, düz kotların kesik

paçaları alıyor. Şık parçalarla tamamlayabileceğiniz

bu jean pantolonları, her stil a-

yakkabı ile kullanabilirsiniz de..

DÜŞÜK OMUZLU ÜSTLER :

Oldukça seksi bulduğum bu detayın

trend olmasına çok sevindim. Gece yada

gündüz,spor yada klasik her tarzda fark

yaratmayı başaran bu detay, sıradan bir

kombini bile bir star yapmayı başarıyor.

124


CANLI PEMBELER: Son birkaç sezondur

nude pembenin soluk ve pastel

tonlarını aksesuardan ev teksitili modasına,

ayakkabıdan iç çamaşıra varana dek

moda nın sihirli parmağını dokundurduğu

her yerde kullandık. Belki de tasarımcılara,

yeni nefes gerektiği bu ihtiyaç ile

canlı pembelere ciddi bir geri dönüş var.

Fuşya tonlarının, canlı kırmızıyla kullanıldığı

pek çok kombin görmeniz mümkün..

SPOR GİYSİLERİ: Spor salonunda kullanmak

için aldığınız giysileri artık bir

partiye de giderken giyebilirsiniz bu sene.

İki yıldır görmeye alıştığımız bu görüntü,

şıklık yarışında olan moda severlerin

pek ilgisini çekmiyor. Ama özellikle sokak

modası spor giysilerden yana olacak

bu sene.

FIRFIR: Kollarda, paçalarda, etek uçlarında...

Yine bu sene her yerde fırfır olmaya

devam edecek. Özellikle elbiselerde

oldukça sevilen bu detayı, küpelere varana

değin küçük aksesuarlarda bile bu sene

görmeniz mümkün. Her türlü irilikte

kullanılan fırfır detayını bu sene gelinlik

modellerinde de cömertçe göreceğiz..

PLATFORM AYAKKABILAR: Yüksek

topuklu platform ayakkabıların modasının

bittiği dönemde ,artık dünyanın

bir daha bu yüksekliğe dönmeyeceğini

düşünmüştüm. Ancak görüyoruz ki ,feminen

yada maskülen tüm ayakkabılarda

platform taban ve topuk geri dönmüş durumda.

Üstelik oldukça rahat ve zahmetsiz

şıklıkta ki bu ayakkabılar her ortamda

da kendisine yer bulmayı başaracak gibi..

İNCE PALTOLAR:

İlkbaharın ve sonbaharın

tümünde göreceğimiz,

incecik kumaşlardan

paltoların ülkemizde

çok sevileceğinden

eminim... Gömlek ile

kaban arasında akraba

olan bu parçanın özellikle

açık renklerinin en

tercih edilen olanları o-

lacağını düşünüyorum.

ORİGAMİ: Geçen sene

optik desenlerin modaya

girişiyle renklenen

moda dünyası bu sene yerini origamik

kesimlere ve desenlere bırakıyor. İkiside

kardeş sayılan bu tarzların modaya çok

yakıştığını söylemek isterim. Marjinal

stillerle kendisinden bahsettirmeyi seven

popüler kesimin bu tarzı sıkça kullanacağını

söylemek isterim. Elbette asimetrik

kesimlere çok yakın olan origami,doğru

kullanıldığında çok şık olacaktır.

125


Moda

GÖSTERİŞLİ OMUZLAR: Gösterişli

omuzlar denilince aklınıza ilk gelen

büyük vatkaların haricinde, omuz detayı

özellikle vurgulanmış kol kesimleri

olarak düşünebilirsiniz.Köşeli, yuvarlak

sivri, kol detayı abartılmış iddialı

kesimler yeniden hayatımıza giriyor.

FİTİLLİ ÖRGÜ: Moda çizgisi hayatımızın

her adımında sadeliğe ,minimalizme

doğru yelken açıp gitmeye devam

ederken, trikolar da bu düz ama saf şıklıktan

üzerine düşeni alıyor. Fitilli örgülerin,

diğer örgü modelleri kadar gösterişli olmayan

çizgisi şık bir sadelik taşıyor.Özellikle

örme elbiselere çok yakışan fitilliler

90 lara ithafen geri geliyor. Üstelik örmeleri

bahar ayında sık göreceğimiz hırka türü

üst gruplar, kurtarıcı parçalardan..

PUNK RÜZGARI : Geçen seneden

bu yana moda olan punk esintileri bazı

değişikliklerle devam ediyor. Ekoseler,

parlak viniller, ruganlar; yine her yerde

olacak. Ancak gece kıyafetlerinde ki punk

çizgileri, eğlenceli olmayı sevenlerin gönlünü

fethedecek gibi..

İSPANYOL KOLLAR : Geçen seneden

bu seneye transfer olan trendlerden birisi

olan ispanyol kollar, moda kalmaya

devam ediyor. Gece yada gündüz, iç

çamaşırı dokulu yada pek çok kumaş

çeşidiyle göreceğimiz düşük kolları

bu senede popüler yapan tasarımcılar,

önümüzde ki sezon kış koleksiyonların

dada bu kol kesimine bolca yer vermiş

durumda. Daha çok havaların ısınmasını

bekleyen bu kesimi,bahar aylarında

sıkça görmeye başlayacağız. Tabi sokak

modasında geçen sene olduğu gibi, jean

üzerine giyilen salaş bluzlar olacak gibi..

126


Moda

LUREX DOKUSU: Lurex, simli iplerin

karışımıyla üretilen bir örme kumaş türü.

Klasik trikoların yerini bu kumaşın alacağı

ön görülüyor.Benim çok sevdiğim bu dokumaların

elbise ve eteklerinin oldukça popüler

olacağını düşünüyorum. Yaz sezonu boyunca

da kullanılacak bu kumaş oldukça feminen

bir cazibeye sahip.

KIRMIZI: Bu sene taze pembelerin en

önde olacağını düşünmeyin.. Ülkemizde

her renkten daha fazla sevilen kırmızının

bu sene en canlı tonları moda olacak. Ayrıca

spor tarzlar dahil,her stilde şık yada rahat

sıklıkla kullanılacak.

SLOGANLI GİYSİLER: Özgür dünya

,önce kendisini her zaman olduğu gibi moda

da ifade etmek ister. Birkaç sezondur bayıldığımız

bu trend, yani sloganlı giysiler artık

sadece giysilerde değiller. Ayakkabılar, çantalar,

kabanlar, ceketler, pantolon ve elbette

tshırtler... Bu tshirtleri ofiste giydiğinizde

iddialı, partide giydiğinizde fark yaratan, bir

davette giydiğinizde eğlenceli adledileceksiniz...

Sloganı olan herşeyi bu sene giyin, elbette

sizi en iyi ifade edeni..

Bu sene hangi trendin en popüler olacağını

tasarımcılar ön görse de, sokaklar modayı

belirleyecektir. Sizi, içinde kendinizi en iyi

hissedeceğiniz şıklıkta, aynada kendinize

gülümserken görmenizi diliyorum. Şık ve

moda ile kalın..

Görüşmek Üzere

Ece TÜRKOĞLU

127


Yaşam

CEM ÖZKÖK ILE Moda Yaşam

128

Yeni haberlerle dolu Moonlife MAYIS sayısından herkese merhaba

Beni daha detaylı tanımak ve takip etmek

için cemozkok309 instagram adresinden

takip edebilir, merak ettiklerinizi sorabilir,

hafta içi her gün 13.30’da Uçankuş’ta Moda

Kuşu programımdan trendleri daha yakından

benimle birlikte takip edebilir ve danışmanlığımdan

faydalanabilirsiniz.

2017 İlkbahar / Yaz Trendleri! Transparan

fantezi, Prenses stili, Romantik çiçekler, Canlı

ve parlak renkler, pullar ve parıltılar, belirgin

aksesuarlar, fırfırlar, platform ayakkabılar,

slip-on ayakkabılar, göğüs gösteren şeyler, tek

kol şeyler, asimetrik şeyler, kesikler, logolar,

denim, kadife, anorak, parlak metal… Sarı,

mavi, yeşil ve kırmızı gibi canlı ve belirgin

renkler tasarımlara egemen olacak.

CEMİYET HAYATININ

MAKYAJ SEYYAR’I

DİLEK SEZGİN AZRAK!

Çeşitli yerlerde özel bir çok eğitim

alıp, ustalığını tamamlayan ve renkli

uzun bir yola adım atan DİLEK

AZRAK. Hala daha durmaksızın

her gün kendini yenileyerek ve dünya

modasını takip ederek çalışmalarına

devam ediyor. Belki de başarısı burada

gizli. Sevgili Dilek Makyözlük ve

güzellik uzmanlığı sektörünün icinde

çesitli yerlerde kendi salonlarını

işlettikten sonra, son birkaç yıldır

makyaj alanında freelans çalısmaya

başlayıp, sosyete ve cemiyet hayatındaki

bayanlara vip hizmet vermektedir.

Böylelikle, istedikleri her yerde

zaman kaybı yaşamadan kaliteli ve

özel bir hizmet aldıklarını belirten

Dilek, bu şekilde daha tercih edildiğini

ve “Makyajda Avrupa tarzı ve

özgür çalışma ruhumla, her hangi bir

kalıba giremiyorum, bu da makyaj

da benim farkımı yansıtıyor.’’ diyerek

farkını ortaya koyuyor. Programıma

konuk olarak geldiğinde de bunu

orataya, partnerime yaptığı makyajla

ortaya koydu. Dileğe sordum, makyaj

trendleri nelerdir diye?

Bu yıl makyaj da yükselen trend,

Holografik güzellik, yani aydınlık ışıl

ışıl parlayan yüzler ten makyajının

vazgeçilmezidir. Öncelikle makyaj

bazına cilt yapısına uygun, aydınlık

ve ıslak görünüm veren nemlendiriciler

ile başlamak lazım, sonrasında

cildinizde koyu lekeler, kızarıklık ya

da göz çevrenizde morluk varsa, önce

turuncu, sarı, bej ve yeşil tonlarında

kapatıcıya ihtiyacınız var demektir.

Sonrasında, aydınlık ve ışıltılı ten

makyajını cildinize uygun ürünlerle

yapabilirsiniz. Işıltılı inci pembesi

renkleri de aydınlatıcı olarak; burun,

dudak üstü, kaş altı ve göz pınarınıza

uygulayabilirsiniz. Likit olan

aydınlatıcılar da cilde ıslak ve metalik

bir görünüm veriyor. Göz farlarında

ise, bu yıl bakırın tüm tonları vazgeçilmezler

arasında. Özetle Opak

dudaklar, dikkat çekici kaşlar ve kalın

eyeliner’lar en trend imajdır.

Profesyonel makyajın

dışında Kalıcı makyajda

da kişiye özel cilt tipine

ve yüz şekline uygun,

kişinin kaş yapısına göre

en doğal duracak teknik

ve yömtemle uygulanır.

Dudakta ise, gençleştirme

ve renklendirmeyle

kalıcı bir görünüm elde

edilir. Gözlerde ise Dip

liner, kuyruklu eyeliner

olmak üzere kişinin göz

yapısına uygun çalısmalar

uygulanır. Dilek’in

cevabı, kendi yorumumu

bile katmayacak kadar

fazlasıyla aydınlatıcıydı

:) Dilek’in hizmetinden

yararlanmak için, dileazraksezgin

ve dilekazrakmakeup

instagram

adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Bu ay ‘’En’’ler köşemde kimlerin olduğuna

ve gündemde olanlara bir göz atalım!

CAZİBE DANIŞMANI,

ÇİĞDEM TANKAYA !

‘’Ne ararsan var, on parmağında

on marifet’’ dediğimiz kadınlardan,

Çiğdem Tankaya. Yaptığı tüm

işlerin en iyisini, en başarılısını ve

en dikkat çekenini yapıyor. ‘’Ben

sıradan değilim’’ diyor kendisine : )

Diğerlerinden çok farklı. Kendine

has eğitim tarzıyla, hayata ve

danışanlarına tatlı sert dokunuşlarıyla,

değiştirdiği hayatlarıyla

bambaşka…

Kadın psikolojisi, kişisel gelişim,

refleksoloji üzerine uzmanlık

eğitimler, fiziksel ve kişisel gelişim

üzerine eğitimler…

Dedim ya, yok yok diye!

Bir arkadaşım sayesinde tanıdım

Çiğdem Tankaya’yı,iyi ki de

tanımışım ki sizlerle paylaşıyorum.

Bakarsınız okuyucularım

arasında kendini ona teslim etmek

isteyen çok değerli okuyucularım

çıkar. Belki bu sayede istemeden

bir hayata dokunmuş oluruz. Yaptığı

iş doğrultusunda ortak konularımız

ve alanlarımız da olduğu için,

yaptığı çalışmalar çok dikkatimi

çekti. En çok dikkatimi çeken

çalışmalarını ve verdiği eğitimlerin

bazılarını sizlerle paylaşmak

istiyorum.

Kadınların göz yapısına göre

kaş şekli, vücut tipine göre giyim

önerileri, yüz tipine göre saç şekli

ve rengi konusunda öneriler…

AMA diyor ki, Çiğdem Tankaya;

saç, makyaj ve giyimin iyi

olması “kadın’’ olduğu anlamına

gelmez. Oturuş kalkış, konuşma,

gülümseme, yeme içme, yürüyüş,

duruş ve dişilik de bunların bir

parçasıdır.

Bunlardan yola çıkarak, başvuran

danışanlarına, bunların hepsi

üzerine eğitimler veriyor. Çok

tercih edilmesinin sebebi de, çok

net ve çok açık konuşuyor olmasından

kaynaklandığını belirtiyor.

“’Ne gerekiyor, neler yapılabilir,

değişim için ne kadar süre gerekir...

Yeri geliyor tatlı yeri geliyor sert

şekilde her şeyi danışanlarına baştan

açık açık söylüyorum. Çünkü,

değişim zaman alır ve önce zihinde

başlar, fiziksel görünümle devam

eder’’ diye de sohbetimizde

ekliyor. Kısaca, tepeden

tırnağa değişim

yaratıp, yeni bir birey

ortaya çıkarmak için

çalışıyor ve bunu en

iyi şekilde yapıyor.

Tam anlamıyla bir

cazibe danışmanı

: ) Siz de Çiğdem

Tankaya’nın

eğitimlerinden

faydalanmak

istiyorsanız, 0(546)

408 28 41 numaradan

ulaşabilirsiniz.


Yaşam

ERKEĞIN EN ÖNEMLI

AKSESUARI SAÇLARI

Tarz olmak, dikkat çekmek sadece kıyafetlerle olmuyor

maalesef. Erkeğin en önemli aksesuari saçlari! Saç ekimi

hakkında uzun süredir sizlerden çok soru alıyordum.

Programım da da yer vermemi istiyordunuz, meğer ne

kadar da çok erkek okuyucularım da varmış :) Mutlu oldum!

Programimda da yer verdikten sonra , sizler için gittim

cemiyet hayatının en başarılı saç ekim uzmanı , Begüm

SAVRAN ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdim.

Röportaj

Cem ÖZKÖK

◊ Kaç yıldır saç ekimi yapıyorsun?

- 10 yıldır saç ekimi yapıyorum.

◊ Diğerlerinden farkın ne?

Neden cemiyet hayatında bu kadar

tercih ediliyorsun?

- Bize başvuru yapan kişiler operasyon

öncesinde de, operasyonda

da , operasyon sonrasında da birebir

benimle muhatap oluyor, vip ve butik

çalışmayı seviyorum.Süreç boyunca

hastalarımızın mutluluğuna şahit olmak

beni çok mutlu ediyor. En büyük

fark bu olsa gerek. Tabi sonuçlarında

doğal ve güzel olması ayrıca bir tercih

sebebi.

◊ Saç ekimine kaç yaşlarında

ihtiyaç duyuluyor?

- Saç ekiminde 18 yaşında dökülmeyle

karşılaşmış hastalarımız da

oluyor, daha iler ki yaşlarda da.. En

alt sınırımız dediğim gibi 18 ama 20

li 30 lu yaşlarda olan hastalarımız

çoğunlukta tabi… 70 yaşında olup

başvuru yapan hastalarımız da mevcut,

sonuç olarak her yaşta hastalarımız

mevcut.

◊ Saç ekiminde ideal sayı ne

kadar olmalı?

- İdeal sayı diye bir şey yok aslında.

Kişinin açıklığına, ihtiyacına göre

değişen bir durum mevcut. Tabi burada

kökleri aldığımız donör alanının

önemi büyük. Donör alanının verimli

ve güzel olması sonuçları fazlasıyla

etkilemektedir.

◊ Hasta sana nasıl müracaat

ediyor?

- Hastalarımızın çoğunluğu referans

hastası, sonuçlarımızı görüp

başvuran hastalarımız ve Yurtdışı hastalarımız

çoğunlukta. Aynı zamanda

internetten,sosyal medyadan ve diğer

reklamlarımızdan da bizleri görüp

araştırıp gelen hastalarımız var.

◊ İşlem bir günde bitiyor mu?

Yeni saçlar ne zaman sonra kendisini

göstermeye başlıyor?

- Evet, operasyonumuz bir günde

bitmekte, kişinin açıklığına göre ortalama

5 ila 8 saat sürmekte. Ertesi

gün, pansuman ve dolaşım kontrolü

yapılmakta ve bir gün sonrasında

özel yıkaması yapılmakta, 10. Gün

kişi tamamen doğal bir görünüme

sahip oluyor. Fakat 1. ayın sonuna

doğru, tekrar bir dökülme yaşıyoruz

ama korkmaya gerek yok. Bir taraftan

dökülürken, bir taraftan tekrar sağlıklı

saçlarımız yavaş yavaş çıkmaya

başlıyor ve ortalama 6-8 ay içerisinde

doğal, güzel görünen saçlarımıza kavuşmuş

oluyoruz.

◊ Hasta adaylarına ne gibi uyarıların

olacak?

Hastaların kesinlikle bilir uzman

kişilere bu işi yaptırması çok önemli

ve hastane ortamı olmasına çok ama

çok dikkat etmeleri gerekmekte.

◊ Saç ekimi dışında bir de PRP

diye bir yöntem var, bize ondan da

bahseder misin?

- PRP dediğimiz işlem, kişinin

tamamen kanından ayrıştırdığımız,

dışarıdan içerisine hiçbir etken madde

dahil etmediğimiz bir uygulama. Saç

ve yüz için yaptığımız bir uygulama.

Saçların daha güçlü daha sağlıklı

olmasını sağlar, dökülmeyi durdurur.

Fakat, yeni saç çıkışı sağlamaz. Yüz

için ise, tamamen cilde canlılık sağlayan

ve düzenli olduğu taktirde kırışıklar

için çok büyük etkisi olan bir uygulamadır.

Kliniğimizde yurtdışından

getirdiğimiz özel tüplerle uygulanan

bir uygulamadır.

◊ Baska ne gibi hizmetler var?

- Kaş ve kirpik ekimi, sakal ve

bıyık ekimi, saç kıran tedavileri ve

skar dokular için uygulamalarımız da

mevcut.

◊ Sana nasıl ulaşabilirler?

TURKISH HAIR CLINIC

Hakkı Yeten Cad. TERRACE

FULYA No:11 Center 1 D:29

Şişli İstanbul* 0534 777 61 36

129


Cemiyet

Real Madrid’e

yaptığı 150 milyon

euro’luk sponsorluk

teklifiyle gündeme

gelen spor giyim

markası Under

Armour’un Türkiye

distribütörü

Ferit Şahenk de

Darüşşafaka’dan

sonra Fenerbahçe’ye

sponsor oluyor.

Gisele

Bündchen

REAL

MADRID’TEN

SONRA

FENERBAHÇE

Kevin

Plank

Misty

Copeland

Aziz

Yıldırım

Ferit

Şahenk

130


Cemiyet

İstanbul’un en popüler yeme,

içme ve eğlence adreslerinin

yanı sıra Avrupa’da da birçok

mekan ve otelin sahibi olan Ferit

Şahenk, Loro Piana, Gucci,

Armani ve Orlebar Brown’ın da

aralarında olduğu ünlü moda

markalarından sonra ABD’nin

spor giyim markalarından Under

Armour’un Türkiye distribütörü

olmuştu.

Under Armour ile Darüşşafaka

Doğuş Basketbol Takımı’nın

giyim sponsoru olan Ferit

Şahenk’in, taraftarı olduğu

Fenerbahçe’ye sponsor olmak

için kesenin ağzını açtığını

öğrendim. Geçtiğimiz aylarda

Real Madrid’e sponsorluk

anlaşması yapması karşılığında

150 milyon euro teklif etmesiyle

gündeme gelen Under

Armour’un kurucusu Kevin

Plank’tan sonra Türkiye’deki

ortağı Ferit Şahenk de

taraftarı olduğu Fenerbahçe

ile görüşmeler yapmış.

Fenerbahçe’nin hem futbol hem

de basketbol takımının forma

sponsorluğu için Aziz Yıldırım’a

teklifte bulunan Ferit Şahenk,

2019’dan itibaren Fenerbahçe’nin

giyim sponsoru olacak. Yıllık 30-

35 milyon dolarlık sponsorluk

anlaşması yapılacak, basketbol

takımının adı da “Fenerbahçe

Doğuş” olacak.

Michael

Phelps

CSKA Moskova

maçı öncesi

Megasport

Arena’da

görüştüğüm

Darüşşafaka

Doğuş Basketbol

Takımı’nın

dünyaca ünlü

Amerikalı koçu

David Blatt,

“Türkiye’de

evimde gibiyim”

dedi.

Stephen

Curry

Under Armour,

dünyanın en ünlü

NBA yıldızlarından

Stephen Curry,

olimpiyatlarda

en çok madalya

kazanan yüzücü

Michael Phelps ve

üç kez Grand Slam

şampiyonluğu

kazanan başarılı

tenisçi Andy Murray

ile model Gisele

Bündchen’in de

sponsoru.

131


Spor

GLOBAL RUN

YARIŞI İÇİN GERİ

SAYIM BAŞLADI

132

Herkes Bodrum’a koşuyor,

herkes Bodrum’da koşuyor...

Türkiye’nin öncü

kuruluşlarından ‘Global Yatırım

Holding’ tarafından düzenlenen

ve geleneksel hale gelen ‘Global

Run Bodrum’ için kayıtlar tüm

hızıyla devam ediyor. 30 Nisan’da

koşulacak ve ünlü simalarında

iştirak edeceği yarış, her yıl olduğu

gibi bu yıl da oldukça hareketli ve

renkli görüntülere sahne olacak.

30 Nisan Pazar günü Bodrum

Cruise Port’ta gerçekleştirilecek

‘Global Run Bodrum 2017’de

yarışma parkuru 5K ve 10K

olarak düzenlendi. Katılmak

isteyenler globalrunbodrum.

com adresinden kayıt

yaptırabilecek.

‘Global Run Bodrum 2017’, bu

yıl da şenlik havasında planlandı.

Tüm yarışmacılar bir gün önce, 29

Nisan Cumartesi günü tekne turu

ve makarna partisinde bir araya

gelme imkanı bulacak.


Spor

Ece Seçkin, gerek dansçılarının

performansları gerekse sevilen

şarkılarıyla izleyenlere unutulmayacak

bir müzik ziyafeti sunarak

keyifli anlar yaşatacak.‘Global

Run Bodrum 2017’ yarışı ise

Pazar günü saat 9.00’da start

verecek. Engelliler koşusu 8.45’te,

çocuk koşusu 10.30’da gerçekleştirilecek

olup etkinlikler yarışların

sonunda düzenlenecek ödül törenleriyle

sona erecek.

‘Global Run Bodrum 2017’,

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bodrum

Belediyesi ve Bodrum Kaymakamlığı

tarafından desteklenecek olan

yarışmadan elde edilecek gelir, çocuklar

yararına faaliyet gösteren

‘Parıltı Derneği ve Tohum Otizm

Vakfı’na bağışlanacak.

133


Spor

BİLFEN’DE

ANTALYASPOR

RÜZGÂRI

Bilfen, Antalya Kampüsü, akrepler lakabıyla bilinen, kırmızı – beyaz formaları ile Antalya’yı, Spor Toto

Süper Liginde başarı ile temsil eden Antalyasporlu oyuncuları ağırladı. Spor Toto Süper Lig’de mücadelesine

devam eden Antalyaspor’un başarılı futbolcuları, Bilfen Antalya Kampüsü öğrencilerinin konuğu oldu.

Antalyaspor’un Takım Kaptanı ve forveti,

Avrupa’nın en büyük klüplerinde

forma giymiş, Kamerunlu oyuncu

SamuelEto’o, sol ve sağ kanat oyuncusu Serdar

Özkan ve orta saha oyuncusu Yekta Kurtuluş’un

katıldığı söyleşide ilköğretim ve lise öğrencileri

tecrübeli futbolcuları soru yağmuruna tuttu.

Antalyaspor marşları ve bayrakları eşliğinde

kendilerini bekleyen öğrenciler ile bir araya

gelen futbolculara ilgi büyüktü.

Antalyaspor takım kaptanı Samuel Eto’o,

kendisine yöneltilen “Türkiye’deki futbol

kalitesi” ile ilgili soruya: “Türkiye’de futbolun

gelişmemesi için hiçbir neden yok. Çünkü

tesisler ve sahalar çok iyi. Türk futboluna var

olan tutku çok iyi. Hırslı bir şekilde devam

edilirse Türk futbolu yakın zamanda Avrupa’da

büyük bir başarı elde edebilir.” açıklamasını

yaptı.

Spor müsabakalarında karşılaşılan olumsuz

davranışlar ile ilgili yöneltilen soruya yanıt veren

Antalyaspor’un sol ve sağ kanat oyuncusu Serdar

Özkan; “Müsabakalarda adrenalini o kadar

yüksek maçlar oynuyoruz ki bazen kendimizi

kaybedebiliyoruz. Hoş olmayan görüntüler

çıkabiliyor ortaya. Ama şunu bilmenizi

istiyorum ki maçtan sonra günlük hayatımıza

döndüğümüz zaman hepimiz tabii ki arkadaşız.

Bizim için sonrasında sıkıntı kalmıyor. Bizim

de herkes gibi istediğimiz, futbolun sadece

güzelliklerinin yaşanması ve görülmesi. Bunun

için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruzve

devam edeceğiz” dedi.

Antalyaspor’un orta saha

oyuncusu Yekta Kurtuluş

isehayatında unutamadığı

en önemli golün, bu sezon

Fenerbahçe’ye karşı attığı

gol olduğunu söyleyerek;

“Antalyaspor formasıyla attığım

ilk golümd, hem de takımıma 3

puanı getirdiği için de beni çok

mutlu etmişti.” dedi.

134


Yazar

Deray Yurdakul

Yaşama göz açtığımızda

bedenen çıplak eşitlikte

olsak da koşullar aynı olmuyor

asla. Aileler, maddi ve manevi

birikimler, konum ve koşullar,

diller, inançlar tamamen

birbirinden farklı özelliklere sahip

kültürler. Aynı ebeveynlerden

doğmuş çocuklarda bile

benzerliklerle beraber zıtlıklar

da görülebiliyor. Bunca farklılığa

rağmen bizimle aynı duygularla

bakılıp, anlaşılmak istiyoruz

bitimsizce.

“Doğru anlatamadım” demiyor

da “doğru anlamadın” demeyi

yeğliyoruz karşımızdakine.

Beklentileri büyük, anlayışı ve

kanaatkarlığı sınırlı tutuyoruz.

Biz ve ötekiler diye bakılıyor

hayata ve bizden olmayanlara da

sakıncalıymış gibi yaklaşıyoruz.

Bunun tersi davranana ise; fazla

iyi, gereksiz bir emek, saf, hatta

salak muamelesi yapıyoruz alaycı,

küçümser bir eda ile.

Paylaşmanın, öğretmenin,

yardım etmenin hazzını almaya

çabalamak yerine; yermek ve

şevkini kırmak için harcıyoruz

enerjimizi.

Tüm bunların sonucunda

ise mutsuz, yalnız, maskeli ve

güvensiz insanlar oluveriyoruz.

Karşımızdakine bakışımızın

aslında kendimize de aynı şekilde

olacağı bilincinin gerçekliği ile.

Moonlife Dergisinin ve İnternet

Medyası Magazinci.com’ un

SAF BAKIŞ

düzenledikleri yıla damgasını

vuran her iki gecede de “cezaevi

söyleşileri” mden dolayı “yılın

sosyal sorumluluk ödülü” ne layık

görüldüm.

“İyi insan olmak” fikri ile

çıktığım yaşam yolculuğuma

öncelikle oğullarıma örnek bir

birey olmayı ilke edindim. Elbette

ki takdir edilmenin verdiği

mutluluk ve onurun yeri bambaşka

olsa da en güzel ve değerli olan

ödülün iyi anılmak, iyi işlere imza

atıp huzurla yaşamak olduğu

kanısındayım.

Hepimiz hatalar yapabiliyor,

yanlış tercihlerimizle büyük ya da

küçük bedeller ödemek zorunda

kalabiliyoruz.

Önemli olan hatanın tekrarını

yapmadan, kişinin kendine ve

topluma faydalı olarak hayata

devamını uyumunu sağlamak

olmalı.

Payımıza düşeni yapabildiğimiz

sürece insan olma erdemine

sahibiz. Bugün sahip

olduklarımız; aslında yaşam

yolculuğumuz bitene kadar değil,

süresi dolana dek değeri bilip,

paylaşabileceğimiz maddesel

hazlar.

Manevi hazzı yaşamak ve

yaşatmaktan kaçınıp “bencil”

olmaktansa, razıyım çıkarsız

sevgiyi, saygıyı yaşamaya ve

bu sebepten ötürü “ saf ” olarak

anılmaya.

Saflığını koruyan yüreklere

sevgilerimle...

135


Sağlık

Doç. Dr. Ateş Yanyalı

136

NEDEN

GÖZÜMÜZÜN

ÖNÜNDE

NEDEN

UÇUŞAN

CISIMLER,

SIYAH

NOKTALAR,

SINEKLER

GÖRÜRÜZ?

Gözümüz yuvarlıktır

ve göz içersindeki boşluğu

vitreus dediğimiz yumurta

akı kıvamında bir yapı

doldurmaktadır. Bu yapı çok

ince liflerden oluşmuştur.

Bu liflerin çok ince ve çok

düzenli yerleşmiş olması

bu yapıya su gibi şeffaflık

sağlamaktadır. Böylece,

gözlerimiz etrafı berrak

görmektedir. Bazı durumlarda

bu lifler arası düzen bozulur

ve lifler kalınlaşıp görünür

hale geçerler. Dolayısıyla,

gözümüzün önünde siyah

noktalar, uçuşan cisimler,

sinekler ve saç telleri varmış

gibi algılarız. Bunları daha

çok beyaz ya da parlak bir

zemine bakarken daha çok

görürüz.


Sağlık

Uçuşan Cisimcikler Görmek

Hastalık Belirtisi Midir?

Göz önünde uçuşan sinekler retina

yırtılması gibi önemli bir göz hastalığının

belirtisi olabilir. Retina yırtılması

erken dönemde teşhis edilirse

lazer ile tedavi edilebilir. Tedavide

geç kalındığında ise retina dekolmanı

(ayrılması) dediğimiz tedavisi daha

zor ve körlükle sonuçlanabilecek

hastalığa yol açabilir. Dolayısıyla,

gözümüzün önünde uçuşan cisimler

görmeye başlarsak ve bunlarla beraber

ışık çakmaları görüyorsak mutlaka

hemen göz doktoruna muayene

olmamız gerekmektedir.

Sadece Retina

Yırtılmasında Mı

Görürüz, Başka

Sebepleri Var Mıdır?

Bazı kişiler gözlerinde bir

hastalık olmaksızın bu cisimcikleri

gözlerinin önünde

gördüğünden şikayet ederler.

Bu kişilerde vitreus dediğimiz

tabakada ciddi olmayan

yapısal değişiklikler vardır.

Gözün yaşlanma süreci içersinde

de bu tabakada değişiklikler

olduğundan yaşımız

ilerledikçe bu cisimcikleri

sıklıkla görmeye başlarız. Bunun

dışında, özellikle myoplar

bu cisimcikleri görmekten

sıklıkla şikayet ederler.

Tedavisi Var Mı?

Retina yırtıkları erken safhada

yakalandığında lazerle tedavi

edilmektedir. Ancak, lazer tedavisi

uçuşan cisimcikler ya da ışık

çakmaları görmemizi tedavi etmez.

Lazer tedavisi ile retina ayrılması

oluşumunu engellemeye çalışırız.

Uçuşan cisimler genellikle kişileri

çok rahatsız etmediğinden herhangi

bir tedavi uygulamamaktayız.

Ancak, kişinin günlük aktivitelerini

yapmasını engelleyecek kadar çok

olursa, vitrektomi ameliyatı ile bunları

temizleyerek hastaya berrak bir

görüş vermeye çalışırız. Bu ameliyatın

retina yırtılması ve katarakt

oluşumu gibi riskleri vardır.

Belirli Hastalıklarda da Görülebilir Mi?

Evet. Üveit gibi gözü tutan ve göz içersinde reaksiyon

yapan hastalıklarda görülebilir. Ayrıca, şeker hastalığı

gibi tüm vücudumuzu tutabilen hastalıklarda da

görülebilir. Bu hastalıklarda gözümüzde başka hasarlarda

oluşabileceğinden mutlaka düzenli göz muayenesi

gerekmektedir.

137


Sağlık

ESTETİKTE

HEDEFE TAM

İSABET

Dr. Hasan Fındık

138

Hep göbeğimizdeki fazlalıktan ya da

yüzümüzdeki kırışıklıklardan ayrı bazen

kimsenin görmediği halde her aynaya

baktığımızda gözümüze batan o ufak kusurla

yaşamak da zor olabiliyor. Bu durumda ise

devreye küçük ve farklı müdahaleler giriyor.

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

Uzmanı Operatör Doktor Hasan Fındık

küçük hamlelerle yüz ifadelerimizden

görünümümüzü değiştirmeye kadar daha

mutlu ve özgüvenli hissetmemizi sağlayacak

büyük değişikler elde etmenin yollarını

anlattı.

Estetik Cerrahinin amaçlarından

biri de en küçük müdahaleler sayesinde

mümkün olduğunca sosyal yaşamdan

uzaklaştırmayacak ve komplikasyonu

olmayacak işlemlerle görünür sonuçlara

ulaştırmaktır.

Özellikle yüz bölgesinde değişik ifadeler,

mimikler, şekiller söz konusudur.

MUTSUZ VE YORGUN YÜZ

Yorgun ve Mutsuz yüz ifadesine en önemli

katkıyı üst gözkapağının aşağı doğru inmesi

yapmaktadır. Bazı durumlarda, kaşlar da aşağıya

doğru inmesi üzgün, yorgun, mutsuz ifadesini

vurgular. Bu kişinin uykusuz, yorgun, mutsuz

ve sağlıksız görünmesine sebep olur. 15 ila 30

dakika arasında yapılacak bir işlemle en küçük

hamleyle en büyük faydayı sağlayacak üst göz

kapağı estetiğidir. Yine 10 dk civarında bir cihaz

uygulamasıyla hem kaz ayağı denilen çizgilerin

giderilmesi hem de kaş şeklinin biraz daha yukarı

çıkması daha neşeli bir görünüme ulaştırabilir.

KIZGIN YÜZ

Kızgın yüz görünümünde tabii ki hem dudak

şekli hem göz şekli hem de kaş şekli, hepsi

etkilidir ama en önemli etken yaşla da büyüme

gösterdiği için burundur. Burnun dudak ile açısı

daralır. Dar açı ise yüz ifadesinin kızgın olarak

algılanmasına sebep olabilir. Burun açılarının dar

olması diğer bir deyişle burun ucunun aşağıya

doğru inmesi ve iki kaşın arasındaki burun üst

bölgesinin çökük olmasıdır. 15 ila 30 dakikalık bir

işlemle burnun yüzle yapmış olduğu dar açıların

normal açı ve orana getirilmesi sağlanabilir bu

şekilde kızgın yüz anında daha sempatik bir yüze

dönüştürülür. Yüzdeki sempatik ifadeyi arttıracak

en önemli işlemlerden biri de 15 dakikalık yüze

gamze oluşturma işlemidir.


Sağlık

SARKIK VE YAŞLI YÜZ

Yaşlı görünümün en

önemli nedenleri

deri altı yağ dokusunun

azalması, deri sarkıklığının

artması ve ince kırışıklıklar

oluşmasıdır. Sarkık ve yaşlı

yüz ifadesinin en önemli

belirtisi kaş kenarlarının

aşağıya inmesi, yanakların

dudağa doğru inip oluk

oluşturması ve burun

nazolabial oluk dediğimiz

oluğu derinleştirmesidir.

Bu oluk burnun kenarından

ağız kenarına ulaşır.

Bir başka belirti ise çeneyle

boyun arasında bir deri

kaplantısının aşağıya doğru

inmesidir. Bu durumda yapılacak

işlem de yine 30 ila

40 dakika arasında değişen

ultrasonik kaş kaldırma, ultrasonik

yüz ve boyun germe

işlemleridir. Bu uygulama ile

yaşlı ve sarkık görüntüden

kurtulunabilir. Erkeklerde

yaşlı görünümün nedenlerinden

biri de ön saç çizgisinin

geriye gitmesidir.

Ön saç çizgisinin saç

ekimi ile aşağıya, alına

doğru getirilmesi dinamik

bir görüntü gençleşmiş bir

görüntüye sahip olunmasını

sağlar. Ancak saç ekimine

ayrılacak vakit yok ise yine

15-20 dakikalık bir işlem ile

saç simülasyonu yapılarak

saç çizgisi öne doğru

getirilebilir.

ÇÖKÜK YÜZ

Çökük Yüz ifadesinde

kemik hatları çok belirgin

olduğu için sağlıksız

görünüme sebep olur.

Gözaltı daha çukur, yanak

kemikleri ise daha çok

görünürdür. Çene ve burun

daha belirgindir. Buna yönelik

15-20 dakikalık ışık dolgu,

üç boyutlu dolgular, vitamin

enjeksiyonları ile yüz oranları

yeniden yapılandırılabilir ve

yüzün sağlıksız görüntüsü

giderilerek daha sağlıklı bir

görünüme kavuşturulabilir.

Bu işlemlere ek olarak yarım

saat içerisinde uygulanabilen

PRP uygulamaları, yüz

BAKIMSIZ YÜZ

Bakımsız yüz ifadesine

sebep daha çok ince

çizgiler ve güneş

lekelerinden kaynaklı renk

değişiklikleridir. Bunlar

kişinin yüzünü bakımsız

gösterir. 25 dakikalık

lazer peeling, jet peeling

işlemiyle ince çizgiler

ve renk değişiklikleri

giderilerek sağlıklı

banyodan çıkmış bir cilt

görünümü elde edilebilir.

mezoterapileri ya da

fraksiyonel lazer uygulamaları

sayesinde banyodan yeni

çıkmış gibi hafif pembe

ışıldayan yanaklar ile

daha taze bir görünüme

kavuşulabilir. Sağlıksız ve

yaşlı görünüme bir sebep

güneş lekeleri ve birazda

yaş ile ortaya çıkan benimsi

kahverengi lekelerden

kurtulmak için yine 15-

20 dakika süren cihaz

uygulamasıyla daha pürüzsüz

ve ince kırışıklıkların

giderildiği renk bütünlüğünün

elde edildiği bir görünüme

ulaşmak mümkündür.

KISA BACAK GÖRÜNTÜSÜ

Kısa bacak görüntüsünün en önemli nedeni

basen dediğimiz poponun altında ve bacağın dış

yanlarında bulunan fazlalıklardır. Bu fazlalıklar,

görüntü olarak bacağın uzunluğunu alıp

popoya eklediği için poponun geniş, bacağın

kısa görünmesine ve giysilerde orantıyı ciddi

anlamda bozan bir görüntünün ortaya çıkmasına

sebep olurlar. Basendeki yağ dokusuna yönelik

yaklaşık 30 dakika sürecek işlemler ile oradaki

çıkıntılar giderilir ise bacak olduğundan daha

uzun aynı zamanda popoda olduğundan daha

dar, daha küçük ve daha çıkıntılı görünecektir.

Bu sayede tüm giysileri giyme konforu sağlanır.

Basen bölgesindeki fazlalıkların giderilmesi

topuklu giymeyen bir bacağı topuklu giymiş gibi

gösterecek kadar etkilidir.

ÇEKICI GÖRÜNÜM TÜYOSU:

Çekiciliği arttırmak

için yapılacak yine 20

ila 30 dakika arasında

değişen bir sürede

yapılacak en önemli

işlemlerden biri de

yaklaşık 30 dakika

süren poponun üst

kısmında bel bölgesinde

Venüs gamzesi denilen

ve çekiciliği arttıran

oluşumları yapmaktır.

139


Sağlık

Neurobiofeedback Derneği

Başkanı ve Amerikan

Psikiyatri Elektrofizyoloji

Birliği ile Amerika’daki

Uluslarası Neurofeedback ve

Araştırma Birliği Yönetim

Kurulları üyesi Psikiyatrist

Dr. Tanju Sürmeli

BAĞIMLILIK

TEDAVİSİNDE

İLAÇSIZ

NEUROFEEDBACK

YÖNTEMİNİN

ETKİLİ

140

BAĞIMLILIK

BEYNi NASIL

ESiR ALIR?

“Bağımlılık” kelimesi, “köleleştirilmiş” ya da

“bağımlı” Latince bir terimden türemiştir. Bir

bağımlılığın üstesinden gelmek için uğraşan veya

başkasına yardım etmeye çalışan herkes neden

bağımlının bundan kurtulmadığını anlamaz.

Bağımlılık beynin üzerinde üç farklı

biçimde ortaya çıkan uzun ve güçlü bir etkiye

sahiptir: Bağımlılık oluşturan nesne için özlem,

kontrolünü kaybetip kullanma ve yan etkilere

rağmen buna devam etme.

Bağımlılığın üstesinden gelmek mümkün

gözüksede, süreç genellikle yavaş, uzun ve

karmaşıktır.

1930 larda araştırmacılar ilk önce bağımlılık

davranışına neden olan şeyleri

araştırmaya başladıklarında,

bağımlılık geliştiren insanların

bir şekilde ahlaki açıdan

kusurlu veya irade eksikliği

olduğuna inanmışlardı.

Bağımlılığın üstesinden gelmek

için, kişileri cezalandırmaya veya

alternatif olarak bir alışkanlığı

kırma iradesini toplatmaya

teşvik etmeyi düşündüler. Bu yaklaşım yanlış

içeriyordu.

O günden bu yana bilimsel görüş birliği

değişti. Bugün bağımlılığı, beyin yapısını ve

işlevini değiştiren kronik bir hastalık olarak

tanıyoruz. Tıpkı kardiyovasküler hastalık kalbe

zarar verir ve diyabet pankreasın bozulmasına

neden olur, bağımlılık beyni esir alır.

Bağımlılıktan kurtulmak, kesinlikle irade

gerektirir, ancak 1980’lerin sloganı’nın önerdiği

gibi “sadece hayır demek” yeterli değildir. Bunun

yerine, genellikle bir bağımlılığın pençesini

kırmaya çalıştıkları için tedavi merkezleri

Neurofeedback, psikoterapi, ilaçlar,Amatem

ve kendi kendine bakım gibi çoklu stratejiler

kullanıyorlar.

Uzmanlar uzun yıllar boyunca sadece

Alkol ve uyuşturucu ilaçların bağımlılığa

neden olabileceğine inanmaktaydı. Ancak

beyin görüntüleme teknolojileri ve daha yeni

araştırmalar, internet, kumar, alışveriş ve cinsellik

gibi bazı keyifli etkinliklerin beyni etkileyeceğini

göstermiştir.

BEĞENIDEN ISTEMEYE

Hiç kimse bağımlı olma niyetinde değil, ama

birçoğu tuzağına düşüyor. En son hükümet

istatistiklerine göre, yaklaşık 23 milyon

Amerikalı - yaklaşık 10’da biri

Alkol veya diğer uyuşturuculara

bağımlı. Bağımlılığı olanların

üçte ikisinden fazlasında alkol

kötü kullanımı var. Bağımlılığa

neden olan ilk üç ilaç Esrar,

morfin (narkotik) ağrı kesici ve

kokaindir.

Genetik açıdan yatkınlık bir

bağımlılık geliştirme riskine katkıda bulunur.

İkizleştirme ve evlat edinme çalışmaları,

bağımlılığa duyarlılığın yaklaşık yüzde 40 ila

yüzde 60’ının kalıtsal olduğunu göstermektedir.

Ancak davranış, özellikle bir alışkanlık

kazandırmaya gelince önemli bir rol

oynamaktadır.

KEYIF ILKESI

Beyniniz psikoaktif bir ilaç, parasal bir ödül,

cinsel bir karşılaşma ya da tatmin edici bir yemek

isterse, aynı şekilde bunların oluşturduğu tüm

zevkleri kaydeder. Beyin korteksinin altında

derinde bulunan sinir hücrelerinin bir kümesi

olan Akumbens çekirdeğindeki nörotransmitter

dopamin salınımı beyindeki zevkle ilgilidir.

Çekirdek akumbenslerdeki dopamin salınımı

ile zevk tutarlı bir şekilde beynin zevk merkezi

ile bağlantılıdır.

Aynı uyuşturucuyu farklı uygulama

yöntemleri ile kullanmak bile bağımlılığa neden

olma olasılığını etkiler. Örneğin bir hap olarak

yutmak yerine bir ilacı sigara gibi içmek veya

intravenöz olarak enjekte etmek genellikle daha

hızlı, daha güçlü bir dopamin sinyali üretir ve

uyuşturucu yanlış kullanımına yol açma olasılığı

daha yüksektir.

ÖĞRENME SÜRECI

Bilim adamları bir zamanlar zevk tecrübesinin

insanları bağımlılık yapıcı bir madde veya

etkinlik aramaya devam etmelerini sağlamak

için yeterli olduğuna inanmıştılar. Fakat yeni

araştırmalar, durumun daha karmaşık olduğunu

öne sürüyor.

Dopamin sadece zevk tecrübesine katkıda

bulunmakla kalmaz aynı zamanda öğrenme ve

hafıza’da da rol alır. Bunlar bir şeyden hoşlanma

ve ona bağımlı olmakta iki önemli unsurdur.

Bağımlılık ile ilgili mevcut teoriye göre, dopamin

beyindeki ödülle ilgili öğrenme sistemini

ele geçirmek için başka bir glutamat nörotransmitteriyle

etkileşime giriyor. Bu sistem hayatı

sürdürmede önemli bir role sahiptir, çünkü insan

sağ kalımı için gerekli olan aktiviteleri (yeme

ve seks gibi) zevk ve ödülle birleştirmektedir.

Beyindeki ödül devresi, motivasyon ve hafıza ile

zevk alanlarıyla ilgilidir. Bağımlılık yapan maddeler

ve davranışlar aynı devreden uyarır ve daha

sonra aşırı uyarır.


Sağlık

BEYNİM BAĞIMLI,

O ZAMAN BEN BİR

BAĞIMLIYIM

Nucleus accumbens Dopamin salımı olan “HAZ

merkezi” dir.

Bağımlılık yapıcı bir maddeye veya davranışa

tekrar tekrar maruz kalma, akumbens çekirdeği

ve prefrontal korteksteki (beyin alanının görevleri

planlamaya ve yürütmeye dahil olan) sinir

hücrelerine, bir şeyleri isteyen, bundan zevk alan bir

çift olayın iletişim kurmasını sağlatır; buda peşini

bırakmadan gitmesini sağlatır.

Bu süreç, zevk kaynağını bulmak için kişiyi

harekete geçmeye motive eder.

Bağımlılık yapan herşey frontal lob ve Amygdala

bağlantısı sayesinde kayıtlara geçer hipotalamus

hafızadan sorumlu olarak bunu kayıtlar.

Koşullanma yöntemi ile, Alkol ve uyuşturucu

bağımlılık olarak beynin derin mekanizmalarının

olduğu bölgelere kayıtlanır.

Pskiyatris Dr. Tanju Sürmeli

BEYNİMİ KONTROL

EDEMİYORUM

Kişi gördüğü ve düşündüğü zaman veya strese

girdiğinde alkol, uyuşturucu, internet, besin veya

seks istek oluşturur. Beyindeki ödül siteminin

merkezi olan Nucleus accumbens dopamin ile

aşırı dolar. amygdala koşullanma yöntemi ile bunu

kayıtlanmasını sağlar ve Hipokampus bu zevk veren

olayı kısa süreli hatırlar,.

Stresle Maddeyi hatırlayınca dopaminerjik

yolların aktif hale gelmesi:

Bağımlı kendi beynini bağımlılık yapan

madde ile ilaç gibi tedavi etmektedir.

Madde aldıktan sonra oluşan dinlendirici ruh

hali, altta yatan beyin elektrik aktivite paterninden

dolayı yüksek derecede pekiştiricidir.

Bağımlının içgörüsü yoktur veya azdır

(Neden ben bunu yapıyorum, bana nasıl zarar

verecek gibi…).

Yanlış olduğunu bilse bile kendine dur

diyemez.

Bunu yapamadığı yer kişinin kendi beynidir.

Bağımlı kişi kendi beynini genelde kontrol

edemez.

Tehlikeli derecede içki içmek, birçok üniversite

kampüsünde öğrencilerimizin sağlığını ve refahını

etkileyen ciddi bir sorundur.

İçki içilmesi, Alkol zehirlenmesi, ölüm veya

kronik istismara neden olabiliyor yada trafik

kazalarından ölüme neden olabilmektedir.

İnternet bağımlılığı

Çocuklar ve ergenler internet üzerinden sosyal

ağlar kullanabildiği gibi, çok olumsuz (porno,

şiddet, bomba yapımı gibi) sitelere ve bilgisayar

oyunlarına da ulaşım sağlayabiliyor. İnternet

kullanımı bağımlılık haline dönüşebilir. Yapılan

çalışmalarda gençlerin 2 yıl ve üstünde bir zaman

internet kullanımı özellikle erkek çocuklarının,

agresif olanlarında bağımlılığı arttırdığı bulunmuş.

İnternet bağımlılığı beyindeki zevk’ ten

sorumlu ödül merkezide olarak bilinen bölümü

etkileyip dopamin’in salınımını arttırıyor.

Dopamin’in artması ile morfin ve diğer

meddelerin salınımıda artar. Zamanla bu artma

yetersiz hale gelir ve tolerans gelişir ve daha

fazla dopamin ve morfin artımını sağlatmak için

daha uzun beynin uyarılması gerekir ve buda

otomatik pilota kayıtlanıp

artık kişinin interneti

bırakamamasına doğru

gider.

İnternet dışında bir

aktivite zamanla onlara

zevk vermez

Bağımlılık bulgularına

baktığımızda, internet

dışında bir aktivite

zamanla onlara zevk

vermez oluyor ve hatta

internetde olmazsa

kendilerini çok boş

hissetmeye başlıyorlar,

internete ulaşamadıklarında çok huzursuz ve

agresif bir davranış sergiliyorlar, kendi başlarına

internet aşırı kullanımını kesmek düşünceleri

olsada eyleme koyamıyorlar, çünkü beynin

bilinçaltı kısmındaki kayıtlar etkilendiği için

irade ile bu davranışlarını durduramazlar.

İlerleyen bir şekilde ders başarısında, okul,

arkadaş ve aile ile sosyal iletişimde düşüş olur.

İnternet bağımlılığı uyuşturucu bağımlılığı

olarak da kabul ediliyor ancak çok daha erken

yaşta başlıyor. Bu durum fiziksel, sosyal ve

psikolojik olumsuz bir durum ortaya çıkarıyor.

İnternet bağımlısı olanlarda Depresyon, Dikkat

Eksikliği bozukluğu, dürtü ve davranış bozukluğu,

anksiyete bozukluğu, uyku bozukluğu, yeme

bozukluğu, uyuşturucu kullanımı ve Sar’a hastalığı

gözükebilir.

Ailelerinden yeterince duygusal ve psikolojik

destek görmeyen ergenlerin daha çok internet

bağımlısı olma riskleri arttığı görülmüş.

Aileler genelde çocuklarının internet

kullanımını sınırlandıramadıkların dan

veya onların kendilerini durduramadıkların

dan şikayet ederler. Çocuklarda kendilerini

durduramadıklarından bahsedebilirler.

Beynin otomatik olarak bunu durdurması

artık kişinin iradesine bağlı değildir. Kişi istese

bile yapamayabilir.

Onlara internet kullanımında sınırlama

getirmeniz ve süresini takip etmeniz çok önemli.

Neurofeedback yöntemi oldukça etkilidir.

Çocukların akıllı telefon, tablet, bilgisayar

kullanma yaşı ne olmalıdır?

Amerikan Pediatri Akademisi ve Kanada

Çocuk Birliği 0-2 yaş arasındaki bebekler,

teknolojiye maruz kalmamalı, 3-5 yaş grubu

günde bir saatle sınırlandırılmalı ve 6-18

yaş grubu günde 2 saatle sınırlandırılmalıdır

diyor. Ben 3-5 yaşın 15-30 dakika ile

sınırlandırılmasından yanayım. 6-13 yaş grubu

günde 1 saat ile sınırlandırılmalıdır. 14-18

yaş grubuna 1-2 saat duruma ve kişiye göre

ayarlanarak sınırlandırma getirilmelidir.

141


Sağlık

ESTETIK

DIŞHEKIMLIĞINDE

DEVRIM

Gülüşünden memnun olmayan,özellikle gülüşle birlikte dişetlerinin

görünümünden, dudak ve çene kemiklerinin harmonisinden

hoşlanmayan kişiler ESTETİK uygulamalar için kliniğimize daha sık

başvurmaktadır. Estetik dişhekimliği diş,dişeti,yüz ve çenelerin yapısı

ve birbirleriyle olan uyumları ile mevcut bozuklukların bir ahenk içinde

giderilmesi işlemleriyle ilgilenmektedir.

142

MSc.Dt.Tunç Berge

Ataköy 9.Kısım B9 Blok

Da:25 Bakırköy/İstanbul

0533 2347800

Bergedent Dental clinic

tunc_berge_bergedent

www.bergedent.com

Dişhekimliğinde yüksek teknoloji ürünleri

estetik anlayışımızı ve estetiğe ulaşma

şeklimizi adeta dijital bir devrimle değiştirdi.

Artık kişiye özel, hastamızın boyuna kilosuna,

yüz şekline, dudak ve yanak yapısına, sosyal

yaşantısına gore tespit edilen en uygun diş

ve gülüş tasarımı bilgisayar teknolojisi ile

belirlenerek yapılıyor.

Gülüş tasarımı adından da anlaşılacağı gibi

kişiye özel olarak hazırlanan bir tasarımdır.

Renk seçimi, model çalışması, estetik plan,dişeti

estetiği gibi çalışmalar kişilere özgü olarak

yapılır. Bu çalışmalar sayesinde gerçek sanatsal

bir tasarım ortaya çıkar ve kişinin gülüşü

kendisine özel olur. Bu çalışmalardaki en önemli

yardımcımız dijital planlamadır. Dijital planlama

çalışması fotoğraf çekimiyle başlar ve kişinin tüm

kayıtları bilgisayar ortamına alınır.

Alınan kayıtlar üzerinde özel bir program

yardımı ile tasarım gerçekleştirilir. Birkaç alternatifli

çalışma yapılarak sanki dişler yapılmış gibi

kişinin fotoğrafı üzerinde modelleme yapılır.

Hasta ve hekim bu çalışmalara bakarak beraberce

hangi model ve hangi renk olacağına karar

verirler. Karar verilen dizayn çerçevesinde başka

bir yöntemle üç boyutlu modeler hazırlanarak

hastamıza herhangi bir işleme başlamadan once

uygulanır. Bu sayede kişi, dişlerinde hiçbir işlem

yapılmadan üç boyutlu olarak nasıl bir estetik

sonuç elde edileceğini görebilmektedir. Ayrıca

bu yöntemle dişlerin yüz ile uyumu kontrol

edilir,gerekli aşındırma ve ilaveler ile yüze uygun

ideal gülüş ve görünüm tespit edilir.

Ayrıca bu ön çalışma sayesinde bazı dişler

yada hepsi kesilmeden sadece ufak dokunuşlarla

ölçü safhasına hazır hale gelir.

Ölçüde artık alışık olduğumuz kaşık ve ölçü

maddeleriyle yapılan klasik ölçü işlemi tarihe

karıştı. Günümüzde tamamen dijital ağız içi

scanner diye tanımladığımız akıllı okuyucular

sayesinde çok kısa bir sürede hastamızın ağız

ölçüsünü bilgisayar ortamına tarayıp aktararak

hem çok daha hassas hem de hatasız ölçüler

alabiliyoruz.

Bu aktarılan üç boyutlu dijital ölçüler

laboratuar ortamına online olarak aktarılarak

daha once hazırlanmış gülüş tasarımı

doğrultusunda yeni dişler yine dijital ölçü

üzerinde tasarlanıyor. Bizlerin kontrolü ve

onaylamasıyla laboratuarda Cad-Cam diye

adlandırdığımız makinalara aktarılan datalar

birkaç saat içinde hazırlanarak hasta ağzına

uygulanır hale getiriliyor.

Bütün bu işlemler hazırlanacak diş sayısına

bağlı olarak, hastamızdan almış olduğumuz

dijital ölçüden yaklaşık 4 saat ile 24 saat arasında

bir sürede tamamlanabiliyor.

Böylelikle geçmişte 2 hafta kadar

beklettiğimiz hastalarımız artık 1 gün gibi kısa

bir sürede yeni dişlerine kavuşabiliyor.

DIJITAL

DIŞHEKIMLIĞI

UYGULAMALARININ

AVANTAJLARI

Klasik yöntemler olarak

bilinen ve bazı hastalarda

öğürme refleksine neden

olan ölçü tekniklerine son.

Artık akıllı digital ağız içi

tarayıcılarla dakikalar içinde

ağızın üç boyutlu ölçüsü

alınabiliyor.

Bilgisayar ortamına

aktarılan datalar yine

bilgisayarda hazırlanmış

olan gülüş tasarımına uygun

biçimde yeni diş yapısına

dönüştürülüyor.Hekim bizzat

görüp onay veriyor.

Digital ölçüler çok

net ve hatasız dolayısıyla

hazırlanacak porselen dişlerde

mükemmel uyumda ve hatasız

oluyor.

Son derece hızlı, en fazla

1 gün sonra hastamız yeni

dişlerine kavuşabiliyor.

Bu yöntemle metal destekli,

zircon destekli porselenler,

tamamen cam seramik

kuronlar yada tamamen

zircon kuron-köprüler ve

porselen laminalar ile porselen

dolgular, her türlü implant

üstü protezler ve şeffaf

plak yöntemiyle ortodontik

tedavi yani çapraşık dişlerin

düzeltilmesi işlemlerini

yapabilmekteyiz.


Dünya

Dönüşü muhteşem oldu!

ABD’li model Kate Upton,

bir dergi için Tayland

edisyonu için birbirinden

seksi pozlar verdi.

Kate

Upton

EN SEKSİ

KADIN

SEÇİLDİ

144


Dünya

‘Dünyanın en seksi

modeli’ olarak

tanımlanan Kate

Upton, Tayland’da

yapılan fotoğraf

çekimlerinde Yu

Tsai’nin objektifine

poz verdi.

Rol aldığı bilgisayar oyunu

reklamları sayesinde

Uzakdoğu’da hatırı sayılır

bir hayran kitlesine sahip

olan 24 yaşındaki model,

çekimler için bir hafta

boyunca Tayland’da kaldı.

145

More magazines by this user
Similar magazines