Views
1 year ago

DERGİ SON SON SON

Dünya Dışı Akıllı

Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması SETI SETI, Dünya dışı sinyalleri aktif bir şekilde aramak için, yıllar boyu dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirilmiş projelerin ortak adıdır. Uzayda elektromanyetik dalgalar ile gönderilmiş potansiyel mesajları duyabilmek için uzayı dinlemek, bilim insanları bu tür sinyalleri alıp vermeyi öğrendiğinden beri yaptığımız bir şey. Bunun ilk örnekleri 19. yüzyılın sonlarına kadar geçmişe gidiyor. Sırp kökenli elektrik mühendisi ve mucit Nikola Tesla, 1899'da Colarado Springs deki laboratuvarında yeni geliştirdiği, oldukça hassas Radyo Frekans alıcısını kullanarak fırtınalarda oluşan atmosferik elektriği araştırıyordu. Kümeler halinde gelen ve art arda bir, iki, üç ve dört kere "bip sesi"nden oluşmuşa benzeyen zayıf sinyaller saptadı. Bu sinyallerin Mars'tan geldiği kanısına vardı. 1901'de verdiği bir dergi röportajında heyecanlı şöyle anımsıyor: İnsanlık için hayal edilemez sonuçları olabilecek bir şeyi gözlemlemiş olduğum kafana dank ettiğinde hissettiğim o ilk duyguları asla unutamam… İlk gözlemlerim beni kesinlikle korkutmuştu çünkü sinyallerde doğaüstü demeyelim ama gizemli bir şeyler vardı. Üstelik gece laboratuvarımda yalnızdım… Elektrik sinyallerinin varışı periyodikti ,sayısal düzenlerini bildiğim hiçbir nedene bağlayamıyordum… Aradan bir gün süre geçtikten sonra, gözlem dediğim garip olayın zeki bir kontroldan dolayı olabileceği düşüncesi birden aklında belirliverdi.* Her ne kadar Tesla iddialarından dolayı sert bir şekilde eleştirildiyse de saptadığı sinyaller gizemini koruyor. Zeki uzaylılardan gelebilecek olası radyo sinyalleri için ilk ciddi araştırma 1924'te Amerika'da yapılan kısa soluklu bir projeydi. O zamanlar hala dünya-dışı uygarlıklar için en olası gezegenin komşumuz Mars olduğu düşünülüyordu. Ayrıca Marslılar bizimle iletişime geçecekse iki gezegen birbirlerine en yakın olduğu zamanda bunu yapacak olmalıydılar. "Karşı konum" denilen bu durum Dünya Mars ile Güneş arasından geçerken yaşanır. Böyle bir karşı konum 21 ila 23 Ağustos 1924 tarihleri arasında Mars Dünya' ya son 1000 yılda en çok yaklaştığı sırada yaşandı. (Bu rekor Ağustos 2003'te kırıldı 2287'de tekrar kırılacak) Eğer Marslılar varsa bu fırsatı Dünya'ya sinyaller göndermek için kullanacakları kanaat getirilmişti. Amerika Birleşik Devletleri Donanması, "Ulusal Radyo Sessizlik Günü" düzenleyecek kadar işi ciddiye bindirdi. 25

Mars'ın yanımızdan geçeceği 36 saat boyunca ülkedeki tüm radyolar her saat başı beş dakikalığına kapatılacaktı. Başkent Washington’daki Amerikan Donanma Gözlemevi’nde bir radyo alıcısı, uçakla 3000 metre yüksekliğe çıkarılmış; ülke çapındaki tüm donanma istasyonlarına, sıra dışı bir şey saptayabilmek için havada algılarını gözlemlemeleri konusunda talimat verilmişti. Fakat statik gürültü aşamasında tek duydukları saat başı sessizliğe uymayan özel istasyonlar oldu. SETI hareketinin asıl yükselişe geçişi Frank Drake 'in ilk projesiyle araştırmaları güneş sisteminin çok daha ötesine taşıması ile oldu. Radyo teleskoplarının dinlenme menzilimizi ne kadar arttırdığı hakkında bir fikir vermesi açısından, 1960'ta Drake' in odaklandığı iki yıldız yaklaşık on ışık yılı uzaktaydı, yani Mars'ın 2 milyon katı daha uzak. Bir bakıma komşunun konuşmalarını dinlemek için duvara bardak dayamıştık, bir şey duyamayınca Londra'da otururken New York ‘taki bir konuşmayı dinlemeye çalışmaya karar verdik. Asıl meselenin radyo teleskoplarının çanaklarını nereye doğrultacağımız olduğu açıktı. Kaliforniya'daki SETI Enstitüsü 1984'te kuruldu. Yıllar sonra gök bilimci Jill Tarter yönetiminde "Phoenix Projesi" başlatıldı. Jill Tarter aynı zamanda Carl Sagan’ın Contact romanının başkarakterine ilham veren kişidir. 1995 ile 2004 yılları arasında Phoenix projesi, Avustralya, ABD ve Porto Riko'daki teleskopları kullanarak dünyaya 200 ışık yılına kadar uzaklıktaki 800 güneş-benzeri yıldızı dinledi. Hiçbir şey bulamadılar fakat proje olası uzaylı yaşamı ile ilgili değerli bir bilgi kaynağı oluşturdu. Jill Tarter meslektaşı Margaret Turnbull 'la, yaşam barındırma kapasitesindeki gezegen sistemlerini barındırabilecek yakındaki yıldızların kataloğunu derledi. Katalog şu an itibariyle, dünya benzeri gezegenleri barındırmak için gerekli özelliklere sahip olan çoğu birkaç 100 ışık yılı uzaklıktaki 17.000'den fazla yıldız içeriyor. 2001 yılında Microsoft'un kurucu ortaklarından Paul Allen SETI' ya adanmış yeni bir radyo teleskobunun yapımının başlangıç aşamasını finanse etmeyi kabul etti. "Allen Telescope Array" (veya ATA) adı verilen bu proje, San Francisco'nun birkaç 100 km kuzeydoğusunda halen yapım aşamasında. Tamamlandığında her biri 6 metre çapında 350 radyo çanağı birlikte çalışacak. 2007'de antenlerin 43 tanesi işlevsel hale gelince birinci aşama tamamlandı; fakat 2011'in başında hükümetin araştırma bütçesini kesmesi ile proje geçici olarak durdu. Çok geçmeden, projeyi kurtarmak için yardım etmek isteyen herkesten bağış toplayan bir grup kuruldu. Bağış yapmak için binlerce kişi başvurdu. Bunlardan biri de Carl Sagan' ın Contact romanının Hollywood sineması uyarlamasında Jill Tarter rolünü oynayan film yıldızı Jodie Foster' dı. O zaman pes etmek şöyle dursun, uzaylar için araştırma ciddi anlamda daha yeni başlıyor. Bugüne kadar tüm elektromanyetik spektrumun sınırlı bir frekans aralığında, yalnızca birkaç 1000 yıldıza dikkatlice baktık. ATA'nın amacı 1000 ışık yılı uzaklığa kadar olan 1 milyon yıldızı taramak. Ayrıca aramanın frekans aralığını da genişletiyor. Drake' in ilk seçtiği yıldızlararası hidrojenin frekans olan 1,42 GHz mantıklı bir seçimdi. Gökyüzü çok gürültülü bir yerdir-galaktik gülünç ve dünyanın manyetik alanında hareket eden yüklü parçacıkların gürültüsü de dahil olmak üzere her türlü kaynaktan gelen radyo dalgaları vardır. Fakat ATA tarafından taranacak olan, "mikrodalga aralığı" diye bilinen 1 ile 10 GHz arasındaki frekanslar, elektromanyetik spektrumun özellikle sakin bir bölgesidir, bu açıdan Dünya dışı sinyaller aramak için idealdir. Daha ciddi akademik araştırmalar ise zeki yaşamın izlerini değil, zeki yaşama barındırabilecek Dünya benzeri gezegenleri arıyor. Kısaca "öte gezegen" dediğimiz güneş sistemimiz dışındaki gezegenlerin avı, bilimsel araştırmanın günümüzdeki en gözde alanlarından birini oluşturuyor. 26 JIM AL KHALILI THE NINE GREATEST ENIGMAS IN PHYSICS ÇEVİRİ: Cem Duran

Kompost Rehberi