Views
11 months ago

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA JUNI 2017

www.europa-journal.net

HAZİRAN

HAZİRAN 2017 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 4 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Yakında Her İki Kişiden Biri Miyopla Tanışacak A VRUP HABER A Ö S EUROPA Gazete Kurucusu (Gründerin) Katrin VORHAUSER T E R JOURNAL İmtiyaz Sahibi (Herausgeber und Inhaber) Mehmet İNAK Genel Yayın Yönetmeni (Chefredaktion) Hasan KESKİN Türkiye Temsilcisi Mag. Ahmet ZUBİ 22.06.2017 - 31.07.2017 SAYI: 67 HAZiRAN 2017 - JUNI 2017 AUSGABE: 67 ANSCHRIFT - ADRES HABER AVRUPA - EUROPA JOURNAL Roßbachstr. 10 - 6020 Innsbruck Baskı-Druck: Medien-Druck Salzburg GmbH Yayımlanan köşe yazıları ve reklamların içeriğinden gazetemiz sorumlu değildir. Web: www.europa-journal.net E-Mail: info@europa-journal.net Gelecek sayımız 14 Eylül 2017 tarihinde Unsere nächste Ausgabe erscheint am 14.09.2017 R I E C H Yaz tatiline yaklaştığımız şu son günlerde, çocukları saran karne heyecanıyla birlikte yetişkinlerin de zihinlerini izin ve memleket hasreti sarar. Yine bir eğitim ve öğretim yılının sonuna gelmiş, sene boyu okul maratonundan ve iş yoğunluğundan yorulmuş beden ve ruhlarla yaza giriyoruz. Tıpkı toprağa düşen tohumun, topraktan gerekli mineralleri alarak, yağmurun ve güneşin de etkisiyle, zamanı gelince boy verip meyveye durduğu, hasat zamanı gibi, bir eğitim yılı boyunca çalışıp çabalamış çocukların ve ailelerin gayretleri sonucunu alma zamanı gelmiştir. „Çok yaramaz„ diye tabir ettiğimiz çocukların bile, emek sarfedildiğinde „yarar„ hale geldiğini görürüz. Çocukların aileden aldığı sevgi ve güven zemini üzerine inşa edilen okul hayatında, verileni yeterince alabilen çocuk da verimli olacaktır. Bize bahşedilen herşey gibi, çocuk da Allah`ın bir emanetidir ve ihmale gelmez. Onların okul hayatında yanında yürüyen, eğitiminde etkin olan aileler, hasat mevsiminin de yüzü gülen çiftçi misali, karne de güzel notları görünce elbette mutlu olacak, yarına umutla bakacaktır. Bu konuda “Elde edilen başarının değeri, başarıya ulaşıncaya kadar verilen emek ve zahmet kadardır„ dersem, hiç de abartmış olmam diye düşünüyorum. Çocukların hayatında gerek evde, gerekse okulda etkin ve aktif rol alan aileleri şimdiden kutlarken, başarıyı birçok sebepten elde edememiş çocuklara ve ailelerine de acizane birkaç hatırlatmada bulunmak isterim… Birazdan okuyacaklarınız maalesef hala geçerliliğini koruyan güncel ve ortak sorunlardan ibaret olup, okul gündeminde tabiri caizse kanayan yara misali, gördükçe içimizi acıtan ve düşündüren yaşanmış olaylardan sadece birkaç tanesidir. Anadolu'da bir söz vardır: “Eğri oturup, doğru konuşmak„ diye. Biz de öyle yapalım ve biraz özeleştiri, biraz gerçeğin ta kendisi diyerek, okul gündeminden hiç düşmeyen konulara bir göz atalım (genelde bilindik tablolar ama olsun, faydası olacağına inandığım için yazıyorum). - Almanca öğrenemeden ilkokula başlayan çocukların, öğretmenleri anlayamadıkları için, dersi tam takip etmekte, istenileni anlamadığı için, buna bağlı olarak yine ödev yapmakta zorlanmaları. - Bazı ebeveynlerin Almanca öğrenmeye gayret gösterip hiç değilse ilkokulun ilk senelerinde çocuğa yardımcı olmak yerine, hemen 1. Sınıftan itibaren çocuklara ödev konularında yardımcı olunacağı düşüncesiyle, farklı alternatiflere (Tagesheim, Schulhort) yönelmesi. Çocuk eğitimi sadece Geçtiğimiz günlerde Avusturya Oftalmoloji Topluluğu (ÖOG), 58. yıllık görüşmesini Villach’ta gerçekleştirdi. Gündemin ana konusu çocuk ve gençlerde miyobun (uzağı görememe) hızla artmasıydı. Göz doktorlarına göre bunun nedenlerinden biri de cep telefonu ve tabletlerin sık kullanılması, ancak buna dair Avusturya’da güncel veriler mevcut değil. Amerikan Oftalmoloji Kuruluşunun bir meta analiz çalışmasına dayanılarak yapılan bir yayında Batı Avrupalılardaki miyop oranının %28.5 ile %37 arasında olduğu ifade edildi. Hesaplamalara göre 2050’ye kadar dünya nüfusunun yarısı miyopla tanışacak. 25-29 yaş grubu, miyop görülen en geniş kesim olacak. Akıllı telefonlar çocukların sağlıklı gelişimini engelliyor Geçtiğimiz günlerde Berlin’de akıllı telefonların çocuğun sağlıklı gelişimini olumsuz yönde etkilediğini gösteren, internet kullanımında da çocuk ve gençlerin başıboş bırakılmaması sonucuna varan, Köln sağlık ekonomisi ve sağlık hizmeti araştırma enstitüsü müdürü Rainer Riedel’in kaleme aldığı araştırma ve sonuçları Alman federal uyuşturucu ile mücadele komiseri Marlene Mortler (CSU) tarafından açıklandı. Almanya’da yapılan bu araştırma 5500 çocuk ve ebeveyne uygulandı. Araştırmanın detayları şöyle: Günlük yarım saatten fazla akıllı telefon kullanımı; 8-13 yaş arası çocuklarda kullanmayanlara göre konsantrasyon bozukluğu riskini 6 kat, 2-5 yaş arası çocuklarda hiperaktif olma riskini 3.5 kat arttırıyor. 13-14 yaş grubundakilerin %16’sı annelerin göreviymiş gibi, bazı babaların çalışma ve uzun iş saatleri bahanesiyle, annelere gereğinden fazla yüklenilen sorumluluklar. - „Vaktim yok“ bahanesine saklanarak, olabildiğince Türkçe kanal ve dizi ağırlıklı televizyon kültürünün yaygınlaştırılması, kaderleri televizyon, bilgisayar ve cep telefonuna terkedilmiş çocukların gün geçtikçe çoğalması. Ünlü İslam alimi İbni Haldun der ki : „Çocuğun aklı gözündedir„ Bu sözden yola çıkarsak, çocuk gelişimininde, gördükleri ve gördüklerinin onda bırakacağı etkileri varın siz hesap edin. Buraya onlara sergilediğimiz tutum ve davranışları da eklersek, durumun ciddiyeti birkez daha anlaşılır. Çocuk gördüklerini taklit ederek başlar hayata, ta ki akıl melekeleri gelişip, anlamaya ve sorgulamaya başlayana kadar. - Dönemin sonlarına doğru, karnesinde zayıf ve kötü notların geleceğini duyan ebeveynin, golü son dakika atmayan çalışan futbolcu hesabı, alternatif çözüm amaçlı, ek ders aldırmak için öğretmen araması veya nerde yanlış yaptık? sorusunu sorması. - Yıl boyu okul gündemini takip edemeyen ebeveynin, sırf sezon girmeden ucuz uçak bileti temin edebilmek amaçlı, okul yönetiminden izin almaya çalışması veya her ne sebepten olursa olsun, okula ÖOG Başkanı Andreas Wedrich’e göre, daha birçok göz hastalıkları oluşması gibi etkileri önlemek ve yeni tedavi imkânları ve çözüm yolları bulmak için miyobun önlenmesi ve erken tanı konulmasına dair acil bir stratejiye ihtiyaç var. Miyop, 2050 yılından itibaren körlüğün en sık nedeni olduğu bilinen kataraktın yerini alacak. gelmeyen çocuğunun zamanında okula bildirilmemesi. Ev ödevlerinin veya defterlerin (Mitteilungsheft - Elternbrief) kontrol edilmemesi veya okunmadan imzalanması. Önceden bildirilen görüşmelere (Termin) zamanında gelinmemesi. (Bu müdür ve öğretmenleri en çok sinirlendiren konular arasındadır). - Avusturya eğitim sistemini tam olarak bilemeyen ve hatta okulların kendilerini tanıtmak amaçlı öngördüğü -açık kapı günlerinikaçıran ebeveynin, çocuğum bundan sonra hangi okula gidilebilir? kaygıları. - Evde iletişim sorunları yaşayan, gereken sevgi ve güven ortamı bulamayan çocukların, içinde barındırdığı negatif duyguların etkisiyle, okulda karşılaştığı sorunlarla baş edemeyince patlamalar yaşaması. Buna iki kültür arasında kalmışlığı da eklersek, okul hayatını olumsuz yönde etkileyen davranışlar sergilemesi, akabinde ise okuldan soğuması. - Ailelerin çocuklarına yeterli vakit ayırmadıkları için onların farklı yeteneklerinin zamanında keşfedilmemesi yüzünden, sanıldığından daha fazla kapasitesi olan çocukların, gerekli destek ve yardım bulamayınca, bu yeteneklerinin körelmesi. - Çocuklar; okul, aile ve arkadaş Yaklaşık bir milyar insan 2050’de yüksek dereceli miyopla tanışacak. Miyop, glokom ve yaşlılığa bağlı makula dejenerasyonu risklerini de getiriyor. ÖOG’nin açıklamalarına göre miyobun ana sebepleri çocukluk ve gençlik döneminde yakından ve yetersiz ışık altında çalışma. Kuruluş bu nedenle çocukların her gün en az bir saati dışarıda geçirmelerini ise kendi istedikleri gibi internet kullanımını kontrol edememekten yakınıyor. Bebekler de dijital medyanın zararlarından paylarını alıyor. Emzirilmeleri ya da bakımları yapılırken anne aynı anda dijital medyayı kullanırsa doğru süt içme gerçekleşmiyor ve düzensiz uyuyorlar. Mortler, ebeveynleri çocuklarının sosyal medya kullanımlarına daha çok dikkat etmeleri konusunda uyarıyor. Uzmanlar Almanya’da yaklaşık 600 bin internet bağımlısının 2.5 milyon da sorunlu internet kullanıcısı olduğunu hesaplıyor. Mortler, Almanya’da 12-17 yaş gurubunun %6’sının mutlaka tedaviye ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. Çocuk doktorları derneği başkanı Uwe Büsching çocuklara 12 yaşından önce akıllı telefon alınmamasını, trafikte olduğu gibi medya kullanımında da kurallara gerek olduğunu söylüyor. Reşit olmayan çocuklara telefon alınmadan önce ebeveynlerinin onlarla kullanım sınırını belirleyen bir anlaşma yapmaları, çocukların internette gezerken gözetimsiz bırakılmamaları ve belli bir süre sonra YASEMİN KARAGÖZ yasemin-ka@hotmail.com HASAT ZAMANI (Tatil Öncesi Bir Öz Eleştiri) üçgeninde büyürler. Elbetteki onların da birey olma yolunda karşılaşacağı sorunlar olacaktır. Olası sorunların kaynağını aramak ve çözüm üretmek yerine, sürekli kınanıp, başkalarıyla kıyaslanan çocukların iç dünyasında oluşan harabeler ve sonrasında yaşanılacak olan kişilik bozukluklarına, kötü alışkanlıklara zemin hazırlanması. - Bu eğitim yılı sona ermiş olabilir ama, iki ay gibi kısa bir süre çarçabuk geçecektir. Bir sonraki seneye bu tür sorunlarla karşılaşmamak adına, çocuğunuza yaz tatilinde arasıra da olsa dozunda ve düzenli bir şekilde, okuması, araştırması ve öğrendiklerini unutmaması için eğlenceli dergi ve kitapları, (Ferienübungsheft - Schwungübungsbücher) eğitici-öğretici oyunları, temin etmenizi tavsiye ederim. Unutmayalım ki, geleceğe yatırımın tek yolu eğitimden geçer! ve aynı zamanda yakından yaptıkları işlerin de sürelerini azaltmalarını tavsiye ediyor. ÖOG’nin son tavsiyeleri ise şöyle: Miyobun zamanında tanısını koymak ve getireceği rahatsızlıkları önlemek için düzenli doktor kontrolü şart, elektronik alet üreticileri de gelecekte daha çok göz dostu gereçler üretmeye yönlendirilmeli. otomatik kapatma yapan bir sistemin kullanılması tavsiye ediliyor. Araştırmayı kaleme alan Rainer Riedel ise ebeveynin çocuklarının sınıf arkadaşlarıyla olan mesajlarını okumasını, bunun çocuğu akran zorbalığından (mobbing) koruyacağını, yemek masasının da telefonsuz alan olması gerektiğini söylüyor. Smartphones können Kinder krank machen

5 - AVUSTURYA HABER AVRUPA HAZİRAN 2017 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H YETİŞKİNLERE BÜYÜK EĞİTİM FIRSATI Viyana (OTS)- Geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulunda binlerce yetişkini ilgilendirecek eğitimle ilgili önemli bir karara imza atıldı. Karar hakkında Eğitim Bakanı Sonja Hammerschmied bazı açıklamalarda bulundu: "Yakın gelecekte Avusturya’da binlerce insanın daha iyi bir temel eğitim ve zorunlu eğitimi bitirme şansı olacak. Devlet, eyaletler ve Avrupa sosyal fonu birlikte 2018 ile 2021 yılları arasında 111.5 milyon Euro bu amaç için hazır bulunduracak. Kararın çıkmasıyla da daha çok Terör saldırılarının önüne geçmek için erken uyarı sistemi devreye giriyor ancak uzmanlar karamsar Avrupa’da Terör Şüphelilerine Karşı Takip Sistemi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşanan terör saldırıları Avrupa Birliği güvenlik birimlerini harekete geçirdi. Bu nedenle terör şüphelileri eyleme geçmeden önce alarm verecek erken uyarı sistemlerinin oluşturulması hedefleniyor. Bu doğrultuda geliştirilen bir bilgisayar programı geçmiş tarihlerdeki saldırganların ya da terör şüphelilerinin eylemlerini hazırlarken neler yaptıklarını, nelerden yararlandıklarını analiz ediyor ve bunları hafızasına kaydediyor. Buradan yola çıkılarak üç kademeli bir risk değerlendirme süreci öngörülüyor: Yüksek, dikkat çekici ya da hafif seviyeli riskler. Değerlendirme sonucuna göre de polisin farklı biçimlerde müdahalesi, örneğin şüpheli kişinin ayağına elektronik kelepçe takılması, gözaltı uygulaması ya da oturum yasağı gündeme gelebilecek. IT-Radar adlı sisteme ilişkin çalışmalar Almanya'da 2015 yılında başlatılmış ve 2016 yılının eylül ayında tamamlanmıştı. Sistem bu yaz aylarında tüm Almanya’da devreye girmiş olacak. SİSTEME ELEŞTİRİLER Bu sistemin belli insanları peşinen terör şüphelisi olarak algılayacağının altını çizen uzmanlar bu durumun ciddi mağduriyetleri de beraberinde getirebileceği uyarısında bulundular. Viyana’da Nazi Operasyonu Başkent Viyana’da bir evden gelen silah sesi üzerine harekete geçen polis ekipleri ve özel kuvvetler operasyon yaptı. Silah sesinin geldiği evde yapılan aramada çok sayıda silah, bomba, kılıç, farklı patlayıcı ve kesici aletler ele geçirildi. ‘Yetişkin eğitimi inisiyatifi’ olarak bilinen teşvik programı 3. periyoduna girmiş olacak." "Yetişkin eğitimi inisiyatifi" az derecede yetileri olanların işgücü piyasasında daha iyi fırsatlara sahip olması için 2012’de hayata geçirildi. Bu sayede Avusturya’da yaşayan genç ve erişkinlerin okul eğitim dönemlerinden çok sonra bile ücretsiz temel yeti ve eğitim yapma imkânları sağlanmış olacak. 2021 yılına kadar program kapsamında temel eğitim kısmında 18 bin, zorunlu eğitimi Binlerce Yetişkin İçin Ücretsiz Temel Eğitim Ve Zorunlu Eğitimi Bitirme Ş ansı Ayrıca Nazi bayrak ve sembollerinin yanında Nazi lideri Adolf Hitler’e ait resimler de bulundu. Polis kanunsuz şekilde silah ve patlayıcı madde bulunduran kişi ve aynı evde bulunan arkadaşı hakkında birçok kanun maddesine istinaden suç duyurusunda bulunuldu. bitirmeyi tekrarlama programında 9 bin olmak üzere yaklaşık 27 bin kişiye ulaşılması bekleniyor. Avrupa Sosyal Fonu ilk kez zorunlu eğitimi bitirme sınavının tekrarını finanse ediyor. Teşvik süresi 3’ten 4 yıla çıkartılıyor. Bu sayede ilgili insanlar için daha yüksek kalitede hizmetler ve katılımcı kuruluşlar için daha iyi plan yapma fırsatı doğmuş olacak. Bu sayede ilgililer uzman eğitimcilerden ücretsiz yüksek kaliteli ve erişkinlere göre eğitim hizmetleri alacaklar. Foto: BMI / Gerd Pachauer AVUSTURYA’DAN GELECEĞE YATIRIM BMWFW- Milli vakıflar kanunu değişikliği münasebetiyle Bilim Bakanı Harald Mahrer bazı açıklamalarda bulundu: Rekabetçi araştırmalara ayrılan toplam tutar 2020 yılına kadar yılda 140 milyon olmak üzere 420 milyon Euro ve bu miktar şimdiye kadarki en yüksek meblağ ve bu Merkez Bankası, Avusturya Fon İdaresi araçlarından ve erp- fonlarından sağlandı. Bu para Avusturya’nın innovatif lider ülkeler gurubunda başlarda olmasına ayrıca katkı sağlayacak. Avusturya Maliye Bakanı Hans Jörg Schelling milli vakıf bütçesinin arttırılmasıyla Avusturya’da araştırma harcamalarının artacağını böylece hükümetin aldığı kararlardan birinin daha hayata geçirileceğini ifade etti. Milli vakıf yoluyla her şeyden önce araştırma ve innovasyon desteklerinin yeni finans şekli ortaya çıktı. Bakan Mahrer: "İnovasyon ve oluşturma rekabet kabiliyetimizin anahtarlarıdır, bundan dolayı en iyileri desteklemeyi ve araştırma teşviklerinde yeni yolları hedefliyoruz. Rekabetçi araştırmayı ön plana çıkarmak için bu yeniliği gerçekleştirdik. Araştırma başvuruları, Bilimsel Araştırma Destek Fonu (FWF), Avusturya Araştırma Teşvik Ajansı (FFG), Avusturya Ekonomi Servisi (aws), Avusturya Bilimler Akademisi (ÖAW), Ludwig Boltzmann Topluluğu (LBG) ya da Christian Doppler Araştırma Vakfına (CDG) yapılabilir." Avusturya Polis Teşkilatı’nı Zor Günler Bekliyor... Giderek yaşlanan Polis Teşkilatı yerli ve göçmen kökenli gençlere ihtiyaç duyuyor Ülke genelinde 29 Bin polis memurundan 13.500’ü 45 yaşını geride bırakmış bulunuyor. Avusturya’da polis oldukça yaşlı, çoğu mesleğinin dışında yarı zamanlı başka bir işte çalıştığı için sahada istihdam edilecek personelde büyük bir sıkıntı yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı bu kötü durumdan haberdar ve bunun için mülteci akını, suç turizmi ve akut terör tehlikesi zamanlarında ciddi güvenlik sorunu yaşanmaması için geçen yıldan beri polis alımını sürdürüyor. 2016’da ve şu ana kadar toplam 3200’den fazla memur alınmış durumda. Bakanlık sözcüsü Karl-Heinz Grundböck’ün açıklamasına göre polis ve güvenlik görevlisi alımı sınavında başarılı olanların sayısı oldukça düşük. Uygun olanlar puanlarına göre sıralanıyor. Durum itibarıyla Steiermark’ta 411, Yukarı Avusturya’da 335, Tirol’de 247, Viyana’da 227, Aşağı Avusturya’da 219 olmak üzere Avusturya genelinde yaklaşık 1900 polis memuru eksiği mevcut. Poliste personel açığı yıllardır küçük değişikliklerle sabit seyrediyor, bununla birlikte durum 2020’ye kadar 420 milyon Euro rekabetçi araştırmalar için ayrıldı... çeşitli faktörlerle ciddileşmiş düzeyde. Polis sendikası başkanı Reinhard Zimmermann bu konuda hakkında: ‘‘Sorun aslında sayı sorunu değil. Sorun memurun polislik dışındaki yaptığı yarı zamanlı işler, buna ilaveten bir çok meslekdaşımızın başka birimlerde istihdam edilmesi.’’ Memurların yüksek yaş düzeyleri gelecek yıllarda sorun olarak giderek yoğunlaşacak. Zimmermann 10 bin polis memurunun 50 yaşını geride bıraktığını, yalnız geçen yıl 579 memurun emekliye ayrıldığını ifade ediyor. Gönüllü ayrılanlarla birlikte boşalan bu yerlerin doldurulması gerekiyor. Şu anda 1870 polis öğrencisi -bugüne kadarki en yüksek sayıiki yıllık eğitimlerini alıyorlar. Aşağı Avusturya polis sendikası üst temsilcisi Martin Noschiel: ‘‘Polislik mesleği çekiciliğini giderek kaybediyor. Özellikle polis memurlarının Avrupa genelinde DEAŞ’in hedefinde olması durumu daha da zorlaştırıyor. Çok az kişi geleneksel polis görevi olan sokakta asayişi sağlamayı seçiyor, birçokları için idari birimde eğitmen olmak ya da adli hizmet daha çekici geliyor.’’