all

alperalp19

AYLIK YAŞAM, CEMİYET VE MAGAZİN DERGİSİ TEMMUZ 2017 SAYI: 33 FİYATI: 15 TL

ISSN 2148-7405

ISSN 2148-7405

9 772148 740001

BOĞAZDA

ROLLS ROYCE

GECESİ

BU DÜĞÜN

UNUTULMAZ!

Büyük askta

multu son...

TATİLCİLERE BAYRAM

ŞEKERLERİ


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SOFIA

2


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN PLOVDIV

3


HOTEL

CASINO

MACEDONIA GEVGELIJA


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SVILENGRAD


HOTEL

CASINO

BATUM


Paylaştıkça Artan

bir

kuruluşudur.


www.intouristpalace.com

Ninoshvili Street 11 Batumi / Gürcistan

+995 77 94 77 20

www.euphoriahotel.ge

1 Lech and Maria Kacznski ST.

Batumi / Gürcistan

+995 422 23 23 23


Hüznün adı

15 Temmuz

İçinde bulunduğumuz Temmuz ayı, geçen yıldan itibaren Türk halkı için ayrı bir

anlam ifade ediyor. Öncelikle 15 Temmuz Darbe Kalkışması’nda hayatını kaybeden tüm

şehitlerimize Allah’tan rahmet kederli ailelerine de sabır dileyerek başlamak istiyorum

satırlarıma... Bu sene birinci yılı 15 Temmuz’un derin ve hüzünlü olduğumuz bu süreçte

gerçekten kelimeler boğazımızda düğümlense de hayatın devam ettiği gerçeğiyle de

yüzleşiyoruz.

Bu ülke için canını veren şehitlerimizi asla unutmayacağız. Gazilerimize de selam

olsun...

Alper Alp

Genel Yayın Yönetmeni

Bu ay dergimiz yine dopdolu... Müzik sektöründe yaşanan son dakika gelişmeleri,

cemiyet hayatının katıldığı davetlerden renkli görüntüler, sanat, spor ve politikada boy

gösteren birbirinden değerli isimlerin haberleri, röportajları derken yine bereketli bir

Temmuz sayısıyla karşınızdayız.

Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, Gürcistan’da turizme can verdi.

Öztürk ile alışveriş merkezi ve otel yatırımları üzerine konuştuk. Üç sayfalık kapak

röportajımızda Galip Öztürk’e dair merak ettiğiniz her şeyi bulabilirsiniz.

Megastar Tarkan’ın yedi yıl aradan sonra çıkardığı ‘10’ albüm müzik sektörünü

yeniden hareketlendirdi. Albümler, single’lar ardı ardına gelmeye başladı. Yaz sezonu

boyunca daha birçok isimden gelecek sürpriz çalışmalarla ilgili detayları da dergimizde

okuyabilirsiniz.

Bayram tatilinde tatilciler yine Sıla, Sibel Can, Ajda Pekkan ve İzzet Yıldızhan gibi

sanatçıların programlarıyla eğlenmeyi tercih etti.

Ayrıca bayramın hemen ertesinde ekranların müzmin bekarı Alişan’ı da televizyoncu

Esra Erol’un kızkardeşi Eda Erol ile nişanladık. Çifte ‘Allah tamamına erdirsin’ diyor ve

ömür boyu mutluluklar diliyoruz.

Velhasıl bir Moonlife’ı daha titizlikle hazırlayıp sizlerin beğenisine sunuyoruz, sürç-i

lisan ettiysek affola...


içindekiler

18

18 PRİNCESS GROUP ZİNCİRİ

SAHİBİ ENİS ÖZKAN İLE

ÖZEL RÖPORTAJ

26 AVUSTURALYA’NIN ÜNLÜ

OTELİNDE ATIL KUTOĞLU

İMZASI

18

30

30 NEŞE ARSLAN VE SÜLEYMAN

GÜNERHAN’IN DİLLERE

DESTAN NİŞANI

38 DARÜLACEZE ANNELERİNE

ÖZEL DEFİLE

50 HAYIRSEVER ÜNLÜLER

Çaba Derneği sosyal

sorumluluk projesi

22

34

38

42

18 GALİP ÖZTÜRK

‘Durmak bize yakışmaz’

96

84 KOZA GENÇ MODA

TASARIMCILARI YARIŞMASI

88 HEKAYAT İLK KOLEKSİYONUNU

PERA PALAS’TA

GERÇEKLEŞTİRDİĞİ DEFİLE İLE

SUNDU

22 BOĞAZ’DA SİMSİYAH BİR GECE

Patronlar Rolls Royce’u ziyaret etti

96 SARI ŞEKER SEMA

28 HAYIRDA YARIŞANLAR

NEYAD iftarında buluştu

34 ALİ AĞAOĞLU’NDAN

Unutulmaz bir davet

17. ULUSLARARASI ALANYA

TURİZM VE SANAT FESTİVALİ

100 SEREN FOSFOROĞLU

Mucizem kitabını tanıttı

104 DACA’DAN YANSIMALAR

Alex ve kardeşi Aslı Mavitan ile

muhteşem düet

38 GAZİ ANISINA

Gazi koşusunda buluştular

110 İZEL TOPALOĞLU

Dizi dünyasında neler oluyor?

42 GROWİNG MINDS DAVETİ

Ünlü isimleri buluşturdu

132 SİNEMADA EN İYİ TÜRK FİLMİ

“Kaç Kaçabilirsen”

48

88

56

138

138 ECE TÜRKOĞLU

Moda dünyasının ışıltılı renkleri

48 SPIAGGIA GRANDE’NİN

Unutulmaz açılışı

150 NURAY KAPUT

Ramazan’da oruç tutarken

nasıl beslenmeliyiz?

56 BURAK ÖZÇİVİT&FAHRİYE EVCEN

Büyük aşkta mutlu son

60 SARI ŞEKER SEMA İLE

Şeker tadında sohbetler

İMTİYAZ SAHİBİ

ALPER ALP MED. REK. TNT. VE YAY. TİC.

SAN. A.Ş. TEMSİLCİSİ

İZEL TOPALOĞLU

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

ALPER ALP

info@moonlifedergi.com

YAYIN SORUMLUSU

İZEL TOPALOĞLU

izel@moonlifedergi.com

GENEL KOORDİNATÖR

OĞUZHAN TÜRKOĞLU

ozzy@moonlifedergi.com

HABER MÜDÜRÜ

ECE TÜRKOĞLU

ece@moonlifedergi.com

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

MARMARA BÖLGE SORUMLUSU

FULYA GÖKOĞLU

DOĞUKAN ERDEM KUTLU

HUKUK DANIŞMANI

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

AVUKAT MELAHAT UZUNOĞLU

BUKET TURAN

info@moonlifedergi.com

SENA ECE KEÇECİ

AKDENİZ BÖLGE SORUMLUSU

TUĞRUL CANPOLAT

www.moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

ADRES: Tahtakale Mah. Abdi İpekçi Cad.

Ispartakule İnovia Sitesi Dış Kapı

No:5/2 C Blok Daire 409 Avcılar /

İstanbul

0212 403 13 07

ISSN 2148-7405

0 1

9 7 7 2 1 4 8 7 4 0 0 0 1


Galip

Öztürk:

‘DURMAK

BİZE

YAKIŞMAZ’

18


Metro Holding Ailesi ve iştiraklerinin kurumsal gelişim

sürecini bizimle paylaşır mısınız?

Şirketimizin temellerini attığımız 1992 yılından bu yana her geçen

gün adım adım büyüdük ve büyümeye de devam ediyoruz. 3 otobüs

ile çıktığımız bu yolda bugün yaklaşık 1400 otobüs ve binlerce çalışan

ile ülkemize hizmet veriyor, Türkiye’nin 79 ilinde vatandaşlarımızı

sevdikleri ile kavuşturuyoruz. Geride bıraktığımız 25 yıllık sürede

Metro Holding her geçen gün büyüyerek kocaman bir aile oldu.

Yaptığımız yeni yatırımlarla hem istihdam hem de ülke ekonomimize

katma değer sağladık. Ailemizin her bir üyesinin gösterdiği büyük

özveri ile şirketimizi bir adım ileriye taşırken, kocaman bir aile

olmanın da her zaman haklı gururunu yaşadık.

Aradan geçen 25 yılda sadece karayolu yolcu taşımacılığı

alanında hizmet veren bir firma olarak kalmadık. Gelişen ve değişen

yeni Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda bizler de her geçen gün

hedeflerimizi büyüttük ve ufkumuzu genişlettik. Metro Turizm,

MEPET, Metro Travel, Metro Maden, Metro Grup Elektrik Enerjisi,

VAN-ET, Vanbes Besicilik, Samsun Gıda, Metro ve Metro Rent A Bus

gibi birçok iştirakimiz ile 2023 hedefleri doğrultusunda, ülkemizin

hak ettiği seviyeye ulaşabilmesi için var gücümüzle çalışmaya devam

ediyoruz.

Uluslararası boyutta da yatırımlarınız oldu. Özellikle

Batum’daki AVM yatırımınızla bir ilkin altına imza atmış

oldunuz. Bu yatırımların kapsamı ve nihai hedeflerini paylaşabilir

misiniz?

Yatırımlarımızı yerel düzeyden küresel düzeye taşımak amacıyla

kendimize yeni hedefler koyduk. Bu hedeflerimiz arasında başı

çeken ülke Gürcistan oldu. Metro Holding iştiraklerimizden Avrasya

Terminal İşletmeleri A.Ş’nin, 2014 yılı Eylül ayında Batum’da

temelini attığı, 5 yıldızlı otel, rezidans ve alışveriş merkezinin

inşaatında sona gelindi. Proje içerisinde yer alan Gürcistan’ın en

büyük ve en lüks oteli unvanını alan Batum Euphoria Hotel Resort,

METROCITY adıyla yükselen rezidanslar ve Batum’un ilk alışveriş

merkezi 23 Eylül tarihinde açıldı. Otelimizin bütün odalarının

açılışının ilk haftasında tam kapasite dolması ne kadar doğru bir

yatırım yaptığımızı gösterdi. Otelimiz yakın gelecekte iki ülke

arasında ilişkileri güçlendireceği gibi, otelimizde konaklayan Türk

misafirlerimiz de kendilerini evlerinde hissedecekler.

Bu yoğun tempo içerisinde herhangi bir zamanda mola vermeyi

düşünüyor musunuz yoksa yatırımlar aynı hızla devam mı edecek?

Durmak elbette ki bize yakışmaz. Bulunduğumuz her yerde

ülkemizin bayrağını en yükseğe çıkarma hedefiyle yatırımlarımız

da sürecek. Bu projemizin tamamlanmasının ardından yeni bir

proje ile yolumuza devam edeceğiz. METROCITY adıyla yükselen

rezidansların 2. etabı olarak başlayacak proje 1. etabın hemen yanında

yer alacak.

Değerli okurlarımızın ve bizi takip eden Türk iş camiası

açısından okurlara herhangi bir tavsiyeniz var mı?

Buradan yurt dışında yaşayan ya da yatırım yapan tüm Türk

işadamlarına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Güzel ülkemizin ileri

gitmesini hazmedemeyen, her türlü çelmeyi takmak isteyenlere inat,

Türk Bayrağı’nın dünyanın dört bir köşesinde dalgalanması için sizler

de elinizi taşın altına koyun ve sizler de yatırım yapın. Bu yatırım

okul, hastane, yurt ya da fabrika fark etmez, yeter ki Türk’ün imzası

her yerde kendini göstersin ve ülkemizin büyüklüğünü hem dost hem

düşman görsün.

Ramazan ve

öze yolculuk

Mayıs sonu itibariyle

mübarek Ramazan ayına

kavuşmanın heyecanını

yaşadık. Ramazan, hepimiz

de farklı duygular uyandırır.

Tabi ilk önce çocukluğumuzu

hatırlar, o dönemdeki

Ramazan ayları ile bu

dönemdekini karşılaştırırız.

Eskiyi özlemle yad ederiz,

bugün aramızda olmayan

büyüklerimizi daha bir

başka hatırlarız. Ancak

değişmeyen bir şey var;

Ramazan ayı, her yıl aynı

güzel duyguları, paylaşmayı,

yardımlaşmayı, bereketi

getirir. Oruç tutarak ibadet

görevimizi yerine getirir,

nefsimizi terbiye ederiz, iftar

davetlerinde eş-dost-akraba

ve komşularımızla bir araya

geliriz. İnsanların hoşgörüsü,

sabrı, yardımlaşma isteği

mübarek ayın bereketi ile

artar. İyilik, güzellik adına

ne varsa adeta bir şelale olur.

19


Ramazan ve

paylaşma ruhu

20

Ramazan ayının bir tarafı var ki, onun yeri çok başka; paylaşmak.

Ekmeği paylaşmak, sofrayı paylaşmak, manevi huzuru paylaşmak,

rızkı paylaşmak... Uzayıp giden bir coşku sarmalı. O yüzden “Onbir

ayın sultanı” diyoruz. Bize insan olmanın bütün vasıflarını tattırdığı

için. Zenginlikte, fakirlikte bizlere bir imtihan. Hepimiz türlü badireler,

sıkıntılar yaşayıp, hayata tutunmak için çaba gösteriyoruz. Önemli olan

zorluklara, sıkıntılara karşı sabretmesini bilmek. Sabır gücümüzü artıran

en önemli hakikat de paylaşmak. Geçmişe bakıp şöyle bir düşünelim, bu

zamana kadar atlattığımız sıkıntılarımızda Allah’ın bize bahşettiği sabır

olmasaydı ne yapardık! Ramazan ayını ben bir anlamda da insanın özüne

dönmesi, kendi hakikat yolculuğunda nefes alması olarak görüyorum.

Mübarek ayda daha yoğun hissettiğimiz o ulvi duygularla, özümüze

dönüp bir muhasebe ve murakabe yapmalıyız.

Bu ayki makalemde, Ramazan ayı vesilesiyle hissettiğim duyguları

sizlerle paylaşmak istedim. 25 Haziran Pazar günü itibariyle de, mübarek

Ramazan Bayramına kavuşmuş olduk. Vatandaşlarımız memleketlerine

gitti, yakınlarıyla, akrabalarıyla hasret giderdi. Kavuşmalarının en

büyük vesilelerinden biri yine otobüsler oldu. Yolcularımıza her

bayramda yaptığımız bir çağrı var; özellikle bayram dönemlerinde

ortaya çıkan, sizlerin can güvenliğini riske atan korsan taşımacılara fırsat

vermeyin, bilet rezervasyonlarınızı önceden yaptırın. Bu konuda kamu

görevlilerimize de büyük sorumluluk düşüyor. Gerekli denetimlerle

korsan taşımacıları önleyeceklerine inancımız tamdır. Sözlerime burada

son verirken, yolcularımızın ve sektörümüzün Ramazan Bayramı’nı

da kutluyorum. Allah, daha nice Ramazan aylarında ve bayramlarında

beraber olmayı nasip etsin.


PATRONLAR

ROLLS ROYCE’U

TEST ETTİ

22

Kuruçeşmedeki Showroom’da gündüz basın toplantısı

tanıtılan Wraith Black Badge’in akşam ise düzenlenen özel

bir davet ile is,sanat ve cemiyet dünyasına tanıtıldı.Bu özel

davete Rolls Royce Motor Cars Doğu Avrupa Kurumsal

İlişkiler Direktörü Frank Tiemann ve Rolls Royce Motor

Cars İstanbul Marka Müdürü Hilal Aysal evsahipliği yapken,

konuklarda gecenin teması olan siyaha bürünmüşlerdi.Kokteyl

ile başlayan davette konuklarını kapıda karşılayan Marka

Müdürü Hilal Aysal dahasonda mekanın arka bahçesinde özel

olarak hazırlanan ortama davet ederek görsel bir bale showu

ile koyu bir renge sahip olan Wraith Black Badge’in tanıtımı

gerçekleşti. Davete katılan konuklarda direksiyona geçip bu

muhteşem aracı test ettiler.Gece canlımüzik eşliğinde geç

saatlerekadar devam etti.


Yonca-Cüneyt Ortan

Ezra Çetin, Faik Soyay

Ayşe Tolga

Mustafa-Beste Yurttaş

Roza-Muhsin Demir

Gökçe Kaynak, Gülsen Altın

Diğdem Karabayır, Onur Kıral

Banu Zorlu, Gül Ergi

Ali Ağaoğlu

23


Serli-Tarla Kalpakçıoğlu

Vural Gökcaklı

Murat Cevahir

Elif Kart, Sabi Totah

Kerem Göğüş, Wilma Elles

Serin-Levent-Verda Penso

Ferruh Karakaslı, İlker Mengi

Cenk Ulukartal, Melis Anlı

Gül Ergi

24


Sinem Yıldırım

Emine Ersan

Hande Oğuz

Sibel İlkiz

25


Şebnem Ayakçı

John Beckley, Hilal Aysal, Frank Tieman

Gökhan Kalkavan

Lütfü Sapmaz

Oğuz Kıral

Sedef Calarkan

Özlem Pınar Sunay

26


Begüm Eyilik

Murat Can, Murat Akdoğan

Begüm-Ömer Ballı

Uğur Tan

Nihat-Seycan Tanfer

Aslı Kuseyiroğlu, Pelin Akad

27


HAYIRDA YARIŞANLAR

NEYAD İFTAR

DAVETİNDE BULUŞTU

28

Hayata geçirdiği projeler ve gerçekleştirdiği çalışmalarla adından

sıkça söz ettiren ve her yıl genç kızların yurt dışında okuyabilmeleri için

çalışmalar düzenleyen Nil Eğitim ve Yardımlaşma Derneği NEYAD,

bu yıl 3. Kez düzenlediği iftar yemeğinde iş, sanat, cemiyet ve siyaset

dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi.

İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” düsturundan

hareketle, İlim talep etmek, İlim tahsil etmek her Müslüman erkeğe ve

kadına farzdır” diyerek, yola çıkan NEYAD, geleceğin öncü kadınları

olmaya aday genç kızlarımızın eğitim seferberliğine destek vermek

isteyen yardımseverleri Haliç Kongre Merkezi’nde ağırladı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın öncülüğünde, milletvekilleri,

belediye başkanları, Türkiye’nin önde gelen iş adamları-iş kadınları,

akademisyenler ve sanatçılardan oluşan vefakar destekçilerini Lion

Diamond ve Yön Koleji sponsorluğunda Haliç Kongre merkezinde vermiş

olduğu iftar daveti ile bir araya getiren NEYAD, eğitime verdiği desteği

bir kez daha gözler önüne serdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma

Betül Sayan, Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Gülnur Aybet, Ak Parti

Milletvekilleri Belma Satır, Ravza Kavakçı Kan, Metin Külünk’ ün yanı

sıra Aslı Üstünkaya, Feryal Gülman, Beyhan Bağış, Meltem Demir, Öznur

Yakın, Bilge Eren, Melda Aksu, İvana Sert, Hakan Akkaya, Sema Basa

gibi isimlerinde katılımı ile gerçekleşen iftar organizasyonda Fenerbahçe

Camii İmamı tarafından okunan Ezan-ı Şerif ile birlikte iftar yapıldı.


Feryal Gülman

Reyhan Karaca

Işık Açıkkar

Beyhan Bağış

İftar yemeğinin ardından

gerçekleştirilen plaket töreninde

NEYAD için katkı sağlayanlara Altın,

Gümüş ve Bronz plaketleri takdim

edildi.

Gecenin Ana Sponsoru Lion

Diamond’ ın sahibi Öznur Yakın’ a altın

plaketini, Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanı Fatma Betül Sayan verdi.

Özge Peker altın plaketini NEYAD

Başkanı Nilgün Diptaş’ ın elinden aldı.

29


Züheyla Özgül

Aslı Üstünkaya

Zerrin Menteşeoğlu

Dilek Şahsuvaroğlu

Serra-Abdulcabbar-Nilgün Diptaş, Sidre Diptaş Bali

30


Gülnur Aybet

Melda Aksu

Hanife Akdağ

Eda Erdoğan

Berna-Engin Teber

Sema-Selçuk Baydeniz

Yonca-Burak-Öznur Yakın

Mehmet-Serap Helvacı

31


Esra-Mustafa Pepe

Sema Basa

Numan Akbaşı Sema Basa

Ravza Kavakçı Kan Sema Basa

Mehmet Güllüoğlu Belma Satır

Züleyha Özgül

Meltem Demir

Merve Özgülgün, Bilge Eren, Öznur Yakın

32


AĞAOĞLU’NDAN

UNUTULMAZ İFTAR

34

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, geride

bıraktığımız akşam yakın arkadaşları ve iş ortaklarına Maslak 1453’te

iftar yemeği verdi.

İş adamı Ali Ağaoğlu, Ramazan Ayı dolayısıyla verdiği iftar yemeğine

Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Yetim, Emlak Konut

GYO Genel Müdürü Murat Kurum, Emlak Konut GYO Genel Müdür

Yardımcısı Metin Tekin ve Sinan Ayoğlu, Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli

Heyeti Başkanı Levent Uysal ile birlikte Ağaoğlu Şirketler Grubu yönetim

kurulu üyelerinden HASAN Rahvalı ve Hüseyin Ağaoğlu da, Maslak

1453’te verilen yemeğe katıldı.

Ali Ağaoğlu, iş ortakları Emlak Konuk GYO ile Nişantaşı Üniversitesi

yetkililerine rehberlik ederek projeyi gezdirdi ve projenin son durumu

hakkında açıklamalarda bulundu. Yaklaşık İki saat süren proje

bilgilendirme turundan sonra, oruçlar açıldı.


Ertan Yetim, Ali Ağaoğlu

Yurdagül Korkmaz, Rose Kar

Levent Uysal, Murat Kurum

Fatih Kandemir,

Yurdagül Korkmaz

Hüseyin Ağaoğlu, Hasan Rahvalı

Sinan Ayoğlu, Hüseyin Ağaoğlu

Muzaffer Kayhan, Murat Acar,

Atılay Şahinoğlu

Burak Kıranta, Ebru Pamuk, Gül Seyitoğlu, Sercan Bellioğlu

35


MASLAK 1453’Ü

GURURLA

ANLATTI

36

Son yılların popüler

semtlerin Maslak’ın son

gözde projesi Ağaoğlu

Maslak 1453’de yaşam

başlayınca bir çok ünlü

marka sahibi porjeyi

gezmeye başladı. Projeyi

yakından görmek isteyen

ünlü marka sahiplerinden

Mudo’nun patronu Mustafa

Taviloğlu, Nusret’in

kurucu ortaklarından

Mithat Erdem ve ünlü

armatör Kahraman

Sadıkoğlu önceki gün

Maslak 1453 projesini

gezerken projenin sahibi

Ali Ağaoğlu bizzat eşlik

ederek işadamlarına proje

hakkında bilgi verdi.


Tatil

1974 yılında

Aksaray’da kurulan

Kaşıbeyaz Et Restoranı

1987 yılından beri

Florya’da

hizmet

vermektedir.

Şenlikköy, Çatal Sokak No:19 Florya/ İstanbul-TÜRKİYE

Telefon: 444 10 40 Faks: 0 212 468 17 27

www.kasibeyaz.com.tr

94


GAZİ ANISINA

GAZİ KOŞUSUNDA

BULUŞTULAR

38

Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına 1927 yılından beri kesintisiz

olarak, her yıl haziran ayının son pazarı düzenlenen ve Türk

yarışçılığının derbisi olan 91’inci Gazi Koşusu, Veliefendi

Hipodromu’nda koşuldu. İş, sanat ve cemiyet hayatının izlediği

koşuyu izlemek üzere eski Başkaban Mesut Yılmaz ve eşi

Berna Yılmaz’ın yanısıra İstanbul milletvekili Belma Satır,

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alparslan,

Sencer Can, Feriha-Osman Göksu, Aykut Cengiz Engin gibi pek

çok isim Veliefendi Hipodromu’na geldi.

2400 metrelik çim pistte gerçekleştirilen Gazi Koşusu’nda

18’i erkek, 1’i dişi olmak üzere toplam 19 üç yaşlı İngiliz tayı

birincilik mücadelesi verdi. Herkesin heyecanla beklediği 91.Gazi

Koşusu’nda Oğuz Yalçın’ın sahibi olduğu Piano Sonata isimli

safkan, jokeyi Ahmet Çelik’le 2.27.74’lük derece yaparak birinci

oldu.

91. Gazi Koşusu galibi safkanın sahibi Oğuz Yalçın koşu

sonrası yaptığı açıklamada, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal

Atatürk’ün adına düzenlenen bu önemli kupayı kazanmak bu

yıl bize nasip olduğu için tarifi imkansız mutluluk içindeyim.

Safkanımız Piano Sonata, çiftlik zamanlarında bize farklı bir

tay olduğunu hissettirmişti. Jokeyimiz Ahmet Çelik galobunu

yaptıktan sonra safkanımızı çok beğendiğini ve bize rahat

olmamız gerektiğini söyledi. Bu galibiyet sevincini yaşamamızda

emeği geçen başta tayımızın yetiştiricilerine ve tüm ekibime

teşekkür ediyorum” dedi.

Şampiyon jokey Ahmet Çelik, 2015 yılında RENK, 2016 yılında

GRAYSTORM’dan sonra PIANO SONATA ile bu koşuyu üst üste

kazanarak, 1971 yılında MİNİMO, 1972 yılında AKKOR ve 1973

yılında ise KARAYEL ile üç yıl üst üste bu koşuyu kazanan Ekrem

Kurt’un rekorunu egale etmiş oldu.

Her yıl yoğun ilgiyle karşılanan Gazi Koşusu’nu bu yıl

daha da anlamlı kılan ise, ilk kez düzenlediği 1927 yılında

olduğu gibi Ramazan Bayramı’nın ilk gününe denk gelmesiydi.

Bayram coşkusu içinde gerçekleşen Gazi Koşusu, Veliefendi

Hipodromu’nda da renkli görüntülerin yaşanmasına da neden

oldu. Türkiye Jokey Kulübü tarafından organize edilen bu özel

güne katılan aileler, çocuklarıyla beraber hem unutulmaz anlara

tanıklık etti hem de keyifli vakit geçirdi. Veliefendi Hipodromu’nun

yeşillikler içindeki bahçesinde düzenlenen çocuk atölyeleri, müzik

dinletileri, yine çocuklar için düzenlenen özel tiyatro gösterimi

ile eğlenceli bando performansı 91. Gazi Koşusu’nun heyecanını

bayram coşkusuyla buluşturdu.


Mesut-Berna Yılmaz

Feriha-Osman Göksun

39


Aslı Öymen, Yasin Kadri Ekinci

Nadir Alpaslan, Yasin Kadri Ekinci

Mina-Şimal Ersever

40


Gülşen Bekiroğulları

Yağmur Yüksel

Aykut Cengiz Engin

Sencer Can

Belma Şatır

41


ÜNLÜ

İSİMLERİ

BULUŞTURAN

DAVET

Okulların kapandığı şu günlerde

veliler yaz tatiline çıkmadan önce yeni

eğitim öğretim yılının son hazırlıklarını

tamamlamaya çalışıyor. Gymboree Play

Music’in Türkiye Kurucusu Esra Taşar

ve Little Genius kurucusu Carol Crous,

uluslararası okul öncesi eğitim merkezi

Growing Minds International Pre-School’u

İstanbul’a getirdi.

Growing Minds İstanbul Etiler’deki ilk

şubesini açma hazırlıklarını tamamlarken,

ortaklarından Esra Taşar yeni okulun

tanıtımını Ortaköy’de sahip olduğu

Gymboree Play Music’te verdiği bir

lansmanla tanıttı. Taşar, Ortaköy’deki

Gymboree Play Music’te veliler ve cemiyet

hayatının sevilen simalarına okul hakkında

bilgi verirken birçok veli de çocuğunu yeni

açılacak okula kayıt ettirdi.

Davete Reyhan Demirören, Aslı

Pehlivanlar, Banu Aksoy Tarakçıoğlu, Nazlı

Yazıcı, Melis Hatipoğlu, Merve Kırbeyi,

Özlem Öztiryaki Yılmaz gibi pek çok ünlü

isim katıldı.

42


Özge Gürkan

Şeli De Eskinazis

Reyhan Demirören

Aslı Pehlivanlar

Özlem Şeker, Esra Taşar

Banu Aksoy Tarakçıoğlu

Nazlı-Esra Taşar

Ebru Bilgili

43


Elgiz Yavuz

Merve Kırbeyi

Nazlı Yazıcı

Ceylin Ekinci

Özlem Öztiryaki Yılmaz

Derin-Melis Hatipoğlu

44


GELİN-KAYNANA

ARASINDAN

SU SIZMIYOR

46

Turizm sektörünün köklü markalarından Alkoçlar’ın

son zincir halkası Thor by Alkoçlar Exclusive Otel’de

düzenlenen “Alkoçlar Bodrum Geceleri” dün akşam

Cenk Eren ile start verdi. 26 Haziran-5 Eylül tarihleri

arasında özel olarak sahne performansları ile Cenk

Eren, Dj Suat Ateşdağlı ve Dj Ali Sayar, Türk Sanat

Müziği sanatçısı Fatma Yetiş, Yunan Müzikleri sanatçısı

Buzuki Niko sahne alacak. İlk etkinliğini yapan Thor

Alkoçlar’da sahne alan Cenk Eren’i izlemeye gelen

Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay

Özilhan eşi Emine Özilhan ile gelinleri Yasemin

Özilhan, bir başka masada ise Jolly Tur Onursal Başkanı

Sinan Vardar eşi Tülin hanım ve misafirleri vardı.

Cenk Eren’i büyük bir keyifle dinleyen Emine Özilhan

gelini Yasemin Özilhan ile çok iyi anlaştığı gözlerden

kaçmıyordu, kızı gibi sevdiği geliniyle birlikte gece

boyunca Cenk Eren’in tüm şarkılarına eşlik ettiler. Cenk

Eren bir ara sahneden inerek gelin kaynananın yanına

gelerek “Boş vere boş vere ne hale geldik” parçasını

okudu, Yasemin ve Emine Özilhan sanatçıya bu parçada

olduğu gibi birlikte tüm parçalarda eşlik etmeyi ihmal

etmediler. Gönüllerince felekten bir gece yaşayan gelinkaynana

güzel bir aile tablosu çizdiler.


CEMİYET

SPIAGGIA

GRANDE’DE

BULUŞTU

Cemiyet hayatının ünlü simaları Alaçatı’nın yeni gözdesi Spiaggia

Grande’nin açılışında bir araya geldi. Ege’nin incisi, gözde tatil

beldelerinden Alaçatı’da bulunan Spiaggia Grande, iş adamları

İbrahim Görücüoğlu, Ozan Balaban, Ömer Şenay ve Habip Arıkan’ın

ortak projesi olarak hayata geçti. Açılış kokteyliyle tanıtılan Alaçatı’nın

en yeni plaj ve restoranına konuklar hayran kaldı. Davetliler arasında

Siren Ertan, Doğan Gündoğdu, futbolcu Emre Belözoğlu gibi sosyetik

isimler yer aldı. Muhteşem konumu, berrak denizi, etkileyici mimarisi

ile şık ve doğal ortamıyla dikkat çeken Spiaggia Grande, denizi,

restoranı, müziği, konforu davet ve etkinlikleriyle bu yaz Alaçatı’nın

en popüler mekanlarından biri olmaya aday...

Bengü-Hüseyin Kuloğlu

Banu Birkan

48

Ezgi-İbrahim Görücüoğlu

Fulya-Doğan Gündoğdu

Ersan-Elif Özbelge


Ozan Balaban, İbrahim Görücüoğlu, Habip Arıkan, Ömer Şenay

İbrahim Görücüoğlu, Habip Arıkan, Numan Ceyhan, Ozan Balaban

Seçilay Yıldız

Ömer Şenay, Emre Belözoğlu,İbrahim Görücüoğlu,Habip Arıkan

49


Gşan Marco, Orfea Arıkan, Habip Arıkan

İnes Eskinazi, Güniz Taşdemir

Figen Erenli, Altuğ Önder

Maya-Pınar Aylin

50


Aslı Saçar, Arte Tahir

Erhan Görücüoğlu, Selin Özdenak

Enver Bakioğlu, Bülent Akgerman

Banu Birkan, Pınar Aylin

Ersin Kayalar, Siren Ertan

51


52


LION DIAMOND VE

MELS DESIGN’DAN

YAZA ÖZEL TASARIMLAR

Lion Diamond’ın sahibi Öznur Yakın ile Mels_ Design’ın yaratıcı

iç dekoratörü Melda Aksu’dan yaza özel yeni koleksiyon... Melda

Aksu ve Öznur Yakın’ın yaza özel tasarlamış olduğu ‘New Summer

Collection’ temalı yeni mücevher koleksiyonu Aslı Pehlivanlar’ın

katkılarıyla Alaçatı Kapha Restaurant’ta gerçekleştirilecek olan davet

ile tanıtılacak. Yaklaşık 200 parça ürünün sergileneceği davette, ağır

mücevherler yerini yaza özel hafif, günlük kullanıma uygun ve ışıl

ışıl takılara bırakacak.

54


BÜYÜK

AŞKTA

MUTLU

SON

‘Çalıkuşu’ dizisindeki arkadaşlıkları aşka

dönüşen ve 3.5 yıldır birlikte olan Burak Özçivit

ve Fahriye Evcen çifti, dün akşam Sait Halim

Paşa Yalısında gerçekleşen düğün töreni ile

dünya evine girdi.Törene saatler kala yalıya deniz

yoluyla gelen çift, düğün saatine kadar hazırlıkları

bizzat kontrol etti.Fahriye Evcen gecede Raşit

Bağzıbağlı imzalı iki gelinlik giyerken, Özçivit ise

Derviş Bağzıbağlı imzası taşıyan damatlığı giydi.

Nikahı Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Haznedar

kıyarken, damadın şahitliğini yapımcı Timur

Savcı, gelinin şahitliğini ise Banu Savcı yaptı. Sait

Halim Paşa Yalısında diller destan gerçekleşen

düğüne sanat, spor ve iş dünyasından çok sayıda

isim katıldı. Özçivit ve Evcen çifti düğün sonrası

balayı için Maldivler’e uçtu. Düğüne çiftin yakın

arkadaşları Kenan İmizalıoğlu-Sinem Kobal,

Murat Boz-Aslı Enver, Kerem Bursin-Serenay

Sarıkaya, Levent Veziroğlu-Nur Fettahoğlu, Burak

Sağyaşar- Hatice Şendil gibi isimlerde yalnız

bırakmadı.Gecede ünlü isimler adeta birbirleri

ile şıklık yarışına girdi. Gecenin en dikkat çekici

isimi derin yırtmacı ile Serenay Sarıkaya oldu.

Öte yandan çiftin nikahını arap ülkelerinden bir

çok hayranları da takip etti. Gece boyunca kapıda

bekleyen hayranlar, girişte ünlü isimlere zor anlat

yaşattı.

56


57


EVLİLİK SORUSU KAÇIRDI

Düğüne sevgisili Kerem Bursin ike katılan Serenay

Sarıkaya geceye giydiği derin yırtmaçlı elbisesi ile katıldı.

Frikik vermemek için yoğun çaba harcayan Sarıkaya, başarılı

olamadı. Daha öncede katıldığı bir etkinlikte verdiği frikik

ile gündemden düşmeyen Serenay Sarıkaya’nın gecenin en

çok konuşulan olayına imza attı. İç çamaşırının göründüğü

elbisenin azizliğine uğrayan Sarıkaya, görüntülendiğini fark

edince gazetecilerden fotoğrafların yayınlanmamasını rica

etti. Soruları kısa cevaplarla geçiren ikili “Evliliği düşünüyor

musunuz?” sorusunu gülerek geçiştirdi.

58


‘TATİL YAPAMADIK’

Gecenin en dikkat çekici çiftlerinden Kenan İmirzalıoğlu-

Sinem Kobal ikilisi girişte hayranlarının yoğun ilgisi ile

karşılaştı. İçeriye girmekte zorluk çeken çift kameralar

karşısına geçerek kendilerine yöneltilen soruları cevapladı.

Tatil yapamamaktan şikayetci olan çift “Henüz tatile

başlayamadık. Cingöz Recai çekimlerine ara verdikten sonra

bir tatil planımız var. Umarım size çok fazla görmeyiz. “ dedi.

59


Sarı Şeker Sema

ile çok özel

SİNAN AKÇIL “GÜZEL TÜRK KAHVESİ

YAPAMAYAN KIZLA EVLENMEM”

Sinan Akçıl “Yüzyılın Aşkı” isimli albümüyle

konuğum oldu. Albümle aynı ismi taşıyan şarkıda

Serdar Ortaç ile düet yaptı biliyorsunuz. Hatta şarkıda

bir bölümde kadın vokal gerektiği sırada Serdar Ortaç,

“Chloe yapar” demiş ve Ortaç yengemiz de şarkıya dahil

olmuş. Sinan’ın albümde “Aşkla” isimli şu günlerde

birlikte olduğu Otilia Bruma ile düeti var. Sinan’ı yıllardır

tanıyorum, yeri gelmişken biraz görümcelik yapabilirim.

Sinan Akçıl’a şakayla karışık dedim ki “Serdar yabancı

birisiyle evlendi, sen de şimdi Otilia ile birliktesin, bu

kadar bekar Türk kızı varken niye gidip yabancılarla

evleniyorsunuz? Yani sen henüz evlenmedin ama

bence gelinimiz bir Türk kızı olsun” Bunun üzerine

Sina da (nasılsa Otilia şu anda dinlemiyordur, diyerek)

“Güzel Türk kahvesi yapamayan bir kızla evlenmem”

diye cevap verdi. Gerçi günümüzde kahveyi makineler

yapıyor, pek beceri gerektiren bir durum yok ortada

ama olsun Sinan Akçıl “benim sonum bir Türk kızıyla

olacak, bunu hissediyorum” dedi. Otilia yenge, okursan

kızma, sonuçta benim de programa malzeme olsun diye

konuğumu biraz konuşturmam lazım.

Albüm de bir de slow şarkı var ki hele şu yaz geçsin,

yaz aşıkları evlerine dönsün, eminim “iyi değilim ki

sensiz” şarkısını daha çoook dinleyecekler.

TUĞBA

ÖZERK

Tuğba Özerk çok güzel, çok neşeli, çok

yetenekli ama erkekler konusunda bir türlü

yüzü gülmedi. Geçen yıl menajeriyle ani bir

şekilde evlendi, hepimizi şaşırttı ama daha bu

şaşkınlığı üzerimizden atmadan olaylı bir şekilde

boşandı. Şu günlerde “Süslü Günah” isimli

şarkısıyla dinlediğimiz Tuğba gelin görün ki bu

şarkıda da evlilikten bahsediyor, evlenmek için

can atan bir kadını seslendiriyor. Bu konuyla

da eğlenebiliyor Tuğba Özerk. Son şarkısıyla

radyo programıma konuk olduğunda son derece

neşeliydi. Onu böyle görmek beni de mutlu etti,

zor günleri çabuk atlatan, bedbaht olmayan,

kendini toparlayıp hayata devam eden kadınlara

bayılıyorum. Tuğba Özerk ile son derece neşeli

bir program gerçekleştirdik. “Süslü Günah” isimli

tekli şarkısı aslında bir albümün habercisi, yeni

albüm kışa doğru çıkacak ve çok güzel slow

şarkılar yaptığını söyledi, önümüzdeki kış Tuğba

Özerk ile romantizm yaşayacağız gibi görünüyor.

60


96 yılında çıkan ilk albümünden bu yana kah fırtınalar estirdi,

kah sessizce ilerledi Yaşar, son albümlerinde beklediğimiz kadar

satış rakamına ulaşmamış olsa da gönlümüzde taht kurmuş

şarkıları var. “Kör Bıçak, Kumralım, Aldanırım, Acıtmıyor Sevdan”

kalbimize dokunan şarkılarından sadece bir kaçı. Aslında Yaşar

sahnelerden hiç kopmadı, yıllardır konserlerde sevenleriyle

buluşmalara devam ediyor, özellikle çeşitli illerde Jolly Jokerlerde

sürekli sahne alıyor. Allahın özel ses bahşettiği isimlerden birisi

Yaşar, o sebeple her zaman dinlenir canlı performansı. Son

albümü Nara’da bazı farklılıklar, mesela daha önceki albümlerde

ağırlıklı olarak kendi şarkılarını kullanan Yaşar bu kez daha çok

başka bestecilere yer vermiş, bu bestecilerin başında yeni neslin

en başarılılarından birisi olan Murat Güneş var. Murat Güneş

uzun zavmandır Yaşar ile çalışmak istiyor ve onun için besteler

FUNDA ARAR

Aşk Hikayesi isimli albümü çıktıktan sonra Funda Arar

radyo programcılarına bir iftar yemeği verdi, önce iftarda

buluştuk, sonra programıma konuk geldi. Funda Arar’ı

fazla tanımayanlar için biraz soğuk görünür, aslında

çok eğlenceli, birisidir ama herkesle hemen samimi

olamaz. Sahnesini anlatmama gerek yok herhalde,

farklı tarzlarda şarkılardan oluşan repertuarını

sahnede canlı canlı dinlemelisiniz bence ama esas

önemli olan güzel kalbi. Benim de uzun bir süre ara

verdiğim konuk programlarına tekrar başladığımda

aldığım ilk konuğumdu, o yüzden kendisine

“uğurum” diyorum. Funda Arar fark ettiyseniz

saçlarını biraz kısalttı, albüm kapağındaki uzun

saçları şimdilerdi daha kısa, son yıllarda çok

daha tarz bir kadın olduğu tartışılmaz. Kendisi de

zaman içerisinde kendini daha iyi tanıdığını ve

daha iyi ifade edebildiğini söylüyor. Bugünlerde

radyolarda Gülşen imzalı “Bırakma Beni” isimli

şarkısı çalıyor, albümün ikinci video klip şarkısı bu.

Yaz aylarında Rum Havası isimli şarkıya klip çekmeyi

planlıyor, “Şimdi bir Ege kasabası bir de rum havası.

Dilimize dökülüyor içimizin acısı. Nasıl olsa bu keder iki

kadeh arası. Ne dert kalır ne gam gece yarısı” bu sözler

Şebnem Sungur’a müziği ise Gökhan Tepe’ye ait. Şarkının

yazlığı kışlığı olur mu derseniz, bence olur, bu şarkıyı

dinlediğinizde hafif bir Ege rüzgarı hissederseniz ne

demek istediğimi anlayacaksınız.

YAŞAR

“AĞIR BİR

AMELİYAT

GEÇİRDİM”

hazırlıyormuş ve bu albüme kısmet olmuş bu ikilinin buluşması,

Murat’ın şarkıları Yaşar’a o kadar yakışmış ki eski Yaşar şarkılarının

tadı var bu albümde. Albüme ismini veren “Şehir Yalnızlığı” müthiş

bir hasret şarkısı, aşk acısı, özlem çekenler mutlaka dinlemeli. Bu

arada Murat Güneş’in kendi seslendirdiği şarkısı “Kalp Farkıyla”nın

da single olarak çıktığı bilgisini verip Yaşar’a dönmek istiyorum.

Yaşar, gözden uzaklarda olduğu dönemde bağırsaklarıyla ilgili ciddi

sorunlar yaşadığını, önemli bir ameliyat geçirdiğini, bağırsaklarının

bir kısmının alındığını anlattı. Karın bölgesinden ameliyat olduğu

için uzun süredir spor yapmasının yasak olduğunu, doktorundan

yeni yeni izin alabildiği için artık spora başlayacağını anlattı.

Magazin basını ile iç içe yaşamayınca haberimiz olmuyor

görmediğimiz günlerde neler yaşadığını. Sadece müziğiyle

gündemde olan gerçek bir müzisyendir Yaşar.

61


ESRA KAKTÜS

Cemiyet hayatının

sevilen ismi Esra Kaktüs

Nişantaşı’ndaydı.

Objektifimize yansıyan

Esra Hanım mağazaların

vitrinlerine baktı.

Daha sonra Nişantaşı

sokaklarında dolaştı ve

ardından semtten ayrıldı.

ASLI ERSU

TUĞÇE EYİLİK

62

İstanbul sosyetesinin sevilen isimlerinden

Bronz No:5’in de sahibi olan Aslı Ersu

geçtiğimiz gün Nişantaşı’nda objektifimize

yansıdı.Bir mağazaya giren Aslı Hanım

mağazanın yaz koleksiyonunu inceledi.

Bir süre sonra mağazadan çıkan Aslı Ersu

“Nişantaşı’ndaki mağazalarında işlerin

iyi gittiğini” sözlerine ekledi ve kendi

mağazasının yolunu tuttu.

Sosyetenin gözde

isimlerinden Tuğçe

Eyilik geçtiğimiz gün

Nişantaşı’ndaydı.

Objektifimize yansıyan

Tuğçe Hanım Nişantaşı

sokaklarında yavaşça

yürürken telefonunu

elinden düşürmedi.


İBRAHİM MAYA

DEFNE OLIVIA BITARGİL

Antakyalı ünlü işadamı İbrahim Bitargil, eşi

Portakal müzayedenin 4. kuşak temsilcisi

Maya Portakal ve kızları Defne Olivia ile birlikte

Nişantaşı’nda objektifimize yansıdı.Kızları Defne

Olivia ile birlikte kısa bir gezinti yapan aile

ardından ünlü semtten ayrıldı.

İPEK TOPLUSOY

TUÇE PEKSAYAR

Cemiyetin tanınmış

simalarından Tuçe

Peksayar geçtiğimiz

gün Nişantaşı’nda

objektifimize

yansıdı.Abdi İpekçi

Caddesi’nde

arabasından

inen Tuçe hanım

annesi Gülbin

Simitçioğlu’nun

sahibi olduğu İtalyan

giyim markası

Marella’ya gitti.

DİDEM ERGANİ

Ünlü işletmeci Emre Ergani’nin zarif

eşi Didem Ergani önceki gün oğlu

Ömer ile birlikte objektifimize yansıdı.

Ömer’i okulundan alan Didem Haım

Nişantaşı’ndaki evlerine gittiler.

Cemiyet

hayatının

tanınmış

simalarından

Süleyman

Toplusoy’un

zarif eşi İpek

Toplusoy

geçtiğimiz gün

Nişantaşı’ndaydı.

Objektifimize

yansıyan

İpek Hanım

Nişantaşı’ndaki

mağazaları

tek tek gezdi.

Alışverişin

ardından

semtten ayrıldı.

63


Teak bahce mobilyalari


www.teak-concept.com / info@teak-concept.com

Telefon: +90 212 675 2727 / GSM: +90 505 068 1010 / GSM: +90 505 069 1010

Masko Mobilyacılar Sitesi 6B Blok No:22 İkitelli Başakşehir İstanbul / Türkiye


TATİLCİLERE

Ünlü popçu Ajda Pekkan, Ramazan

Bayramı’nın ilk gecesi inde Kıbrıs Merit Park

Royal’de sevenleriyle buluştu. Sahneye Nur

Yerlitaş imzalı pembe bir kabarık tuvaletle

çıkan sanatçı, kostümünün gelinliğe

benzetilmesi üzerine;”Gelinlik de giyebilirim.

Garip gelir mi size? İnşallah diyelim.

Dövmelerimi de kostümümü tamamlaması

için yaptık.”dedi. Bayram nedeniyle pamuk

AJDA

PEKKAN

VAKFI’NI

KURUYOR

şekerini andıran

bir kıyafet seçtiğini

belirten Pekkan,

bayram ile ilgili;”

Gelenekler

olmadan

yaşanmaz. Bütün

Türk halkının

bayramını

kutluyorum. Barış

ve huzur dolu

bir ülkemiz ve

dünyamız olsun.” temenilerinde bulundu. Öte

yandan kendi adına vakıf kurmak için kolları

sıvadığını söyleyen 71 yaşındaki sanatçı;”

Her zaman ben sanatımla prensiplerimle

var oldum, var olmaya da çalışıyorum.

Bilmiyorum daha ne kadar olacağım

ama oldugum sürece de böyle devam

edeceğim.17 yasımdan beri çalışıyorum.

İnşallah yıllarca en guzel yerlerde, en guzel

seylerde yer alacağım. Belki şarkılarımın

dışında da projeler yapabilirim. Bir eğitmen

olabilirim. Vakıf kurmayı düşünüyorum. Ajda

Pekkan ismini yasatmak istiyorum. Cnku

Ajda Pekkan önemli bir isim. Kendini tek

basına yaratmış bir ınsan. O nedenle hak

edilen sekilde devam ettirmek istiyorum.”

şeklinde açıklamalarda bulundu.

‘Arkadaşları Ajda oldum’

Cem Yılmaz’ın çekimlerine devam ettiği

sinema filmi projesinde şarkılarıyla katkıda

bulunduğu için oldukça mutlu olduğunu

söyleyen sanatçı;” Cem Bey’in zaten

hayranıyım. Oyuncu olarak da insan olarak

da çok iyi ve buna Ozan da dahil. Kendilerini

yakından tanıdığım için çok mutlu oldum.

Ajda Pekkan değil de arkadaşları Ajda

oldum. Ozan da yıllardır bana hayran bir

robotu canlandıracak. Filmde şarkılarım

seslendirilecek. Filmi izlemek için

sabırsızlanıyorum.” şeklinde konuştu.

66


BAYRAM ŞEKERLERİ

SİBEL CAN’I

DUYGULANDIRAN

PASTA

Sevilen şarkıcı Sibel Can, bayramın ikinci

gününde Kıbrıs Savoy Ottoman Otel’de

müzikseverlerin kulaklarının pasını sildi. Üç

saate yakın sahnede kalan Can, yaklaşık

bin kişiye konser verdi. Kendisinden

bir gün önce aynı otelde sahne alan

İzzet Yıldızhan’da sanatçıyı dinleyenler

arasındaydı. Yıldızhan’ı sahneye davet

eden Can, ünlü şarkıcıyla birlikte iki şarkı

seslendirdi. Sibel Can, konser sırasında

sahneye otel tarafından hazırlanan bayram

pastası sürpriziyle karşılaştı. Pasta

üzerindeki annesi ve babası ile Can’ın

ilk Maksim sahnesinde çekildiği

fotoğrafını ve çocuklarıyla olan

karesini görünce bir hayli duygusal

anlar yaşayan Can,pastayı kesmeye

kıyamayacağını dile getirip;” Çok

duygu yüklü bir pasta olmuş. Beni

çok duygulandırdı ama sahneye

getirmeyin çünkü gözyaşlarıma

hakim olamam” dedi.

67


TATİLCİLERE

Her zaman giydiği cesur sahne kostümleriyle

dikkatleri üzerine çeken Hadise, Ramazan

Bayramı’nın ikinci gününde Kıbrıs’ta sahne

aldı. Her zamaki gibi dantelden vazgeçmeyen

şarkıcı, konser öncesinde basının sorularını

cevapladı. Kardeşleri ile çıktığı Maldiv

tatilinden dönen şarkıcı, Bodrum’daki

plajının uçuk menü fiyatlarının bir hayli

gündeme gelmesinden rahatsız olan şarkıcı;

“Böyle haberler nasıl yapılıyor anlamıyorum.

Çoğu mekandaki fiyatlar öyle değil mi

zaten? Hadise olduğum için bu kadar

dikkat çekti. Benim mekanım değil, ablamın

mekanı bunun altını tekrar çiziyorum. Ben

de menü fiyatlarını haberlerden öğrendim.”

şeklinde konuştu. Öte yandan piyasaya

çıkarmaya hazırlandığı Şampiyon adlı

albümünün heyecanında olan Hadise,

klibinin yönetmenliğini ablası

Hülya Açıkgöz’ün üstlenmesi

ve kardeşi Derya Açıkgöz’ün

de stylingini yapmasıyla

hakkında çıkan “işi ucuza

getirdi” haberleriyle ilgili de; “

Benim ablamla ya da kardeşimle

çalışmam işi bedavaya getirdiğim

anlamına gelmiyor. Hülya işinde

iyi olmasaydı onunla çalışmazdım

zaten. Benim için aile ile çalışmam

güven demektir. Durumun açıkgözlülükle

alakası yok.” ifadelerini kullandı.

HADİSE:

FİYATLARI

HABERLERDEN

ÖĞRENDİM

68


BAYRAM ŞEKERLERİ

SILA

KIBRIS’DA

RÜZGAR

GİBİ ESTİ

Oyuncu Ahmet Kural ile sürpriz bir şaşka yelken açan Sıla, Ramazan

Bayramı kapsamında en sevilen şarkılarını Girne, Lord’s Palace Hotel

– Bella Marin sahnesinde seslendirdi. Bayramda birçok ünlü isme ev

sahipliği yapan Lord’s Palace Hotel – Bella Marin, Bayramın 2. Günü’nü

Sıla’nın birbirinden güzel parçaları ile kutladı. Yoğun bir ilgi ile

buluşan Sıla, Bayramı bu kadar kalabalık geçirmekten dolayı

duyduğu mutluluğu dile getirirken tüm sevenleri ile birlikte

şarkılarını seslendirdi. Dinleyicilerine keyifli anlar yaşatan

sanatçı geceye sevilen şarkısı “Ziyan” ile başladı. Konserde

kendi şarkılarının yanı sıra geçmişten bugüne klasikleşen

şarkıları da söyleyen Sıla’ya tüm Lord’s Palace misafirleri

tek bir ağızdan eşlik etti. Bir çok dileği olduğunu belirten

ünlü sanatçı’nın bayram coskusu objektiflere yansıdı.

69


TATİLCİLERE

ŞEVVAL SAM

SİNEMA İÇİN

ANKARA’YA

GİDİYOR

Sevilen şarkıcı Sevval Sam, Ramazan

Bayramı’nın ilk günü Kıbrıs Merit Park

Hotel’de sahneye çıktı. Oxford’u kazanan

oğlunu İngiltere’de yurda yerleştirdiğini

belirten şarkıcı;” İngiltere’den döndüm

hazırlıklara artık başladık. Ben de anne olarak

görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.

Tiyatroyu sevmesi benim için en önemlisi.”

dedi. Öte yandan yer aldığı Bodrum Masalı

adlı televizyon dizisinin yeni sezonunda artık

yer almayacağını dile getiren

Sam; “Sezon finalini yaptık,

dizide ben üzerime düşeni

yaptım. Teklifler geldi fakat

netleşen şeyler yok. Yazı

Ankara’da geçireceğim bir

sinema filmi için. Reklam

teklifleri de geliyor fakat

benimle özdeşleşecek

bir marka olmasına

dikkat ediyorum. Bana

boş durmak yok. Hayallerim ve enerjim var

yeterki zaman olsun.” şeklinde konuştu.

Repertuvarında Türkiye’nin dört bir yanından

türküler seslendiren şarkıcı;” Memleketiniz

çok zengin. Aslında daha söyleyecek

yüzlerce şarkı var. Repertuvarımız zaman

içerisinde kendisini yenilese de birçok

şarkı değişmiyor. Her zaman ülkemizin

şarkıları var. Aşık Veysel ve Musa Eroğlu gibi

usta isimleri hatırlatmak lazım” İfadelerini

kullandı.

70


BAYRAM ŞEKERLERİ

İZZET YILDIZHAN

İKİNCİ OTELİ

KIBRIS’TA

AÇIYOR

Yeni imajıyla 11. albümüne imza atan şarkıcı

İzzet Yıldızhan, Ramazan Bayramı’nın birinci

gününde Kıbrıs’ta sahne aldı. Savoy Otel’de

müzikseverlerle buluşan Yıldızhan, sevilen

şarkılarının yanı sıra son albümünden

parçaları da seslendirdi. Konser öncesinde

basının karşısına çıkan Yıldızhan, basın

mensuplarına şeker dağıttı ve aynı zamanda

tüm Türk halkının da Ramazan Bayramı’nı

kutlayarak kendisine

yöneltilen soruları cevapladı.

Şarkıcı, yıllar öncesinde

yavru vatandan aldığı

arsayı değerlendirmek için

ilk adımı attığını açıkladı.

İzmir’den sonra Kıbrıs’ta

da otel açmak için kolları

sıvayan Yıldızhan ;

“Kıbrıs’ta büyük bir şirket

işlettiğim için zaten Kıbrıs

vatandaşlığım da var. Proje hazır son birkaç

adım üzerinde çalışıyoruz. Aynı zamanda

çocuklara yönelik bir tatil köyü de olacak.”

Şeklinde konuştu. Öte yandan son tarzıyla

albüm kapağındaki fotoğraflarının büyük

bir kesimden geçer not aldığını fakat bir

kısmın da beğenmediğini dile getiren şarkıcı;

“Biz sanatçılar yeniliklere açık olmalıyız.

Bütün sanatçı arkadaşlarımın da benim gibi

düşündüğüne eminim. “ ifadelerini kullandı.

71


Orhan Veli Aşkı

ÇatÇat’ta yaşanır

1940’ların sonunda Karaköy

Perşembe Pazarı’nda bulunan

salaş meyhane. Asıl adı

Hoşgör’dü. Çat Çat adını

mekânın baş müdavimi Orhan

Veli takmıştı. Salâh Birsel

ve Mehmed Kemal mutfakta

çalışan Mualla Abla’nın,

Orhan Veli’ye hafiften âşık

olduğu konusunda hemfikirdi.

Sabahattin Ali, Bedri

Rahmigibi dostları Orhan

Veli’yi bulmak için çat kapı

Çat Çat’a giderdi. Ölümsüz

“İstanbul’u Dinliyorum”

şiiri ÇATÇAT’ı beyaz örtülü

masaları üzeri ürünüdür.

Valikonağı Caddesi Şakayık Sokak No: 60 Nişantaşı/İstanbul Tel: 0212 231 19 54 GSM: 0552 246 71 81


Sadece hasta taşımak ve

gerektiğinde acil ambulans

yönetmeliğinde belirlenmiş olan

her türlü tıbbi müdahaleye uygun

ekip ve ekipman ile donatılmış ve

sadece bu amaç için kullanılan hava

araçlarımız bulunmaktadır.

Hava ambulansı, kara ambulansının

yetersiz kaldığı,ulaşamadığı,yada

uzak bölgelerin kısa sürede

aşılması gereken durumlar da en iyi

hizmeti vermekteyiz.

Bir özel ambulans içerisinde

temin edilmesi

gerekli olan tüm tıbbi

malzemeler ve kaliteli

sağlık ekipmanları

eksiksiz bir şekilde

yer almaktadır. İlk

yardım uygulamalarını

sağlıklı bir şekilde

gerçekleştirmeye

yarayacak, çalışmaların

çok hızlı bir

sonuç vermesine etki

edecek ve hastanın

hastaneye varmadan

da kurtarılabilmesini

ya da daha iyi hale

getirilebilmesini sağlayacak

ekipmanlar

bulundurulur. Aracın

içerisinde yer alan her

sağlık malzemesinde

en kaliteli seçenekler

tercih edilir.

info@cityambulans.com 444 4 531

GÜRSEL MAH. NAMZET SOK. 15/5 KAĞITHANE İSTANBUL / TÜRKIYE


AYŞEGÜL HOTİÇ VE UYGUN’UN

KOLEKSİYONU EDWARDS

KALAMIŞ MARİNA’DA

Edwards Kalamış Marina mağazası yepyeni bir

koleksiyona ev sahipliği yapmaya başladı. SADECE

Tasarım’ın kurucusu Ayşegül Hotiç ve TÜVANA Eğitim

Vakfı kurucusu Ebru Uygun yeteneklerini, Edwards

Kalamış Marina’da satışa sunulan eşsiz bir koleksiyon için

birleştirdiler.

Ebru sanatının eşsiz özellikleri ile mayo kumaşı ve deri

bileşimi tasarımları buluşturan, 2017 Yaz Sezonu için özel

olarak hazırlanan sınırlı sayıdaki koleksiyonun tanıtımı için

Edwards Kalamış Marina mağazasında bir etkinlik düzenlendi.

RMK Classic CEO’su Füsun Kuran’ın yanı sıra, Ayşegül

Hotiç ve Ebru Uygun ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik,

Ebru Uygun’un “ebru” sanatından birkaç örneği de davetliler

için özel olarak icra etmesi ile son derece renkli karelere sahne

oldu.

76


PODYUMDAN

SAHNEYE

‘KİRALIK AŞK’

TRANSFERİ

78

Bir dönem podyumlarda gördüğümüz ardından

modelliği bırakıp müzik dersleri almaya başlayan Nevin,

‘Kiralık Aşk’ adlı teklisiyle sektöre güçlü bir giriş yaptı.

Müzikte kendisi gibi mankenlikten gelen ve yıllarca

fan’ı olduğu başarılı sanatçı Demet Akalın’ı rol model

aldığını belirten Nevin “Şarkı söylemek çocukluğumdan

beri yapmaktan keyif aldığım ve benimle çok özdeş

bir kavram. Bir Demet Akalın olamam belki ama onun

bizler için çizdiği yolda emin adımlarla ilerlemeye

kararlıyım” dedi.

Torunlar Ajans etiketiyle digital platformlarda

yerini alan ‘Kiralık Aşk’ adlı şarkının sözü, müziği ve

aranjesi de Çağrı Telkıvıran imzasını taşıyor. Nevin,

şarkısını “Ayrılık sonrası her genç kızın sevgilisine

söyleyebileceği derin ve anlamlı sözler, harika

melodilerle dinleyiciye sunuldu” diye tanımladı.

Single’ın video klibinin yönetmen koltuğunda ise Erkan

Nas oturdu. Ağva’da yaklaşık 20 saat süren çekimlerle

ortaya çıkan klipte, Nevin’in giydiği birbirinden şık

kostümler de styling’ini yapan Esra Arıcı’nın imzasını

taşıyor.


CEVHER’DEN

MERHAMETSiZ

ŞARKILAR!

Coverladığı arabesk ve

pop şarkılarına kattığı farklı ve

özgün yorumlarla, büyük ve

geniş bir hayran topluluğunun

takip ettiği Cevher, üç şarkı

ve bir remix’ten oluşan

“Merhametsiz” albümünü,

31 Mayıs Çarşamba günü

dijital müzik marketlerde

müzikseverlerin beğenisine

sundu.

Suat Aydoğan

aranjörlüğünde hazırlanan

albüme adını veren

“Merhametsiz”in sözü ve

müziği Cevher’e, çıkış

parçası “Özelim” ve “Bizim

Şarkımız” ise Burak

Öksüzoğlu’a ait.

Sade ama güçlü

düzenlemeleri ve benzersiz

yorumu ile yorumladığı

her şarkıya bambaşka

bir lezzet katan Cevher,

son yılların en dikkat

çekici yorumcularından

biri olarak 2017’de de

adından sıkça söz ettiren

isimlerden biri olacak.

Sosyal medyada

yayınladığı videolar

ile milyonlarca kere

izlenen ve tıklanan

Cevher, “Merhametsiz”

çalışmasının ilk video

klibini “Özelim”

şarkısına çekti.

Özel tasarım olan

“Harun” yatında,

Göcek, Fethiye ve

Dalyan koylarının

doğal güzellikleri

arasında 30 kişilik

bir ekiple iki günde

çekilen “Özelim”in

video klibinin

yönetmenliğini

Murad Küçük

üstlendi. Klipte

Cevher’e, dövme

tasarımcısı model

Can Büyükaltay

eşlik etti.

80


81


Merhametsiz Şarkılar albümü Cevher’in dinleyisine sürpriz oldu. Ne

gibi sürprizler bizi bekliyor bu çalışmada.

Aslında çokta sürpriz değil,insanların benden beklediği birşeydi, çok fazla

istek alıyordum albüm konusunda, içime sinen bir iş yapmak istediğim için

bekledim.

Zaten birçok insanın bildiği ve sevdiği ÖZELİM var bu albümde, ilk

defa kendi şarkımı okuyorum insanlara MERHAMETSİZ, sonra BİZİM

ŞARKIMIZ var, bir aşk şarkısı ve alaturka ezgilerle aranje edilmiş, ÖZELİM

in Remix versiyonu var birde, insanların bende çok alışkın olmadığı bir tarz.

Sanırım tek sürpriz kendi şarkımı okumam oldu

82


Neden bu kadar geç farkedildiniz? Büyük bir boşluğu doldurmak

üzere Cevher.

Ben farkedilmek için birşey yapmadım ondan diyelim.Müzik yolculuğu

zamanla,hazmede hazmede katedilmesi gereken bir yol, doldurman gereken

bir kilometre var, zamanı şimdilermiş diyelim

Herkesin single modasına uyduğu bu günlerde albüm cesaretinizi

alkışlıyoruz. Neden tek şarkı değil de 3-4 şarkılık albümü tercih ettiniz.

Aslında isterdim ki 10-15 şarkılık bir albüm olsun, dediğim gibi içime

sinsin diye bekledim bunca zaman, sinen 4 şarkı oldu bende 4 şarkılık yaptım.

İlerleyen zamanlar için arşivlik proje albümleri var aklımda, güç buldukça

hepsini yapacağım

Bundan sonra bize sürpriz yapıp pop şarkıları farklı stilde cover

yaparak bizi gene şaşırtmayı düşünür müsünüz?

Neden olmasın, ben her tarz müzik dinliyorum, sevdiklerimide kendimce

yorumluyorum, benden bir başka çıkıyor evet ve insanların bu beğenisi çok

hoşuma gidiyor, Cevher ağzıyla popta okurum rockda

Single dan sonra bir de düet modası var. Bu kadar güçlü bir sesin

yanına nasıl biri düet için gelebilir?

Çok teşekkür ederim, sevdiğim ve birlikte söylemek istediğim solistler var

tabi, klişe işleri sevmiyorum, ters köşe işler yapabilsek keşke. Kadın kadına

düete pek sıcak bakmıyorlar ama hem güzel hem iyi sesli bir kadınla yanyana

olabilirim bir projede

Klibi çok beğendik. Tam yaz klibi. Göcek dolaylarında deniz, tekne,

güneş. Doğayla hayvanlara aranız nasıl?

Ben doğa aşığıyım, hayvanları hele çok seviyorum,ikisinide alerjim var

ama yinede haşır neşir olmaktan kendimi alamıyorum. Doğa insanı rahatlatan

birşey, terapi gibi, hayvanda aynı şekilde, ihaneti yok ikisininde sanırım

ondan bu sevgim

Youtube’a yüklediğiniz arabesk şarkılarla bir anda milyonların

dikkatini çektiniz. Bu başarıyı bekliyor muydunuz?

Bunu hiç düşünmedim desem, çok dolmuştum çok birikmiştim, deşarj

olmak istedim sadece, paylaşmak istedim insanlarla. Yaptığın şeylere

inandığın zaman kaygılarında olmuyor ve başarıya götürüyor, ben en salaş

halimle kendimi dağıta dağıta başkaları tarafından defalarca okunmuş şarkılar

okudum, büyük risk aslında ama insanlar ordaki samimiyeti gördü bence,

o kadar tutkulularki beni severken, ruhum bile geçmiş yani onlara, birtek

şarkılar değil.

83


FARUK K’DAN DOSTUK

#HEPBERABER

HAREKET ŞARKISI

Merhabalar sevgili MOONLIFE

okurları… Bu ay DACA’DAN

YANSIMALAR köşemde sizlerin de

çok sevdiği FARUK K ve yeni single’ı

HEP BERABER ile buluşturuyorum...

DACA: Faruk, 2017 yazına Hep Beraber şarkısıyla iddialı bir giriş

yaptın. Bu projede kimlerle çalıştın?

FARUK K: Şarkının sözleri Murat Güneş’e, bestesi Sinan Yıldız ve Murat

Güneş’e, düzenlemesi de İskender Paydaş’a ait. Şarkının remix versiyonunu

da DJ İlkan Günüç hazırladı.

DACA: Klibi New York’ta çektiniz. Peki bu serüven nasıl gerçekleşti?

FARUK K: Hep Beraber’in klibi New York’ta 30 kişilik bir ekiple birlikte

çekildi.

Manhattan, Brooklyn Bridge, Harlem ve Time Square’de çekilen klibin

yönetmenliğini Serdar Ener gerçekleştirdi. Klibin çekimleri toplam 7 günde

tamamlandı ve klip süresince New York’ta evsiz yaşayan insanlar bize eşlik

etti.

DACA: Klipte sana eşlik eden dansçılarla ilginç bir oyun

oynuyorsunuz. Bunun özel bir anlamı var mı?

FARUK K: Evet, tabii ki özel bir anlamı var. Bu oyunla #HepBeraber

dostluk hareketini başlatıyoruz. Söylemek isteyip de söyleyemediğimiz

her şeyi vücut dilimizle anlatıp, eğlenceli hale getiriyoruz. Bu oyuna sosyal

medyada katılan yüzlerce kişi çektiği videolarla bu dostluk hareketine destek

verdi. Biz de bu jest karşılığında sponsorumuz DZZD firmasıyla birlikte

#HepBeraber tişörtlerini hediye etmeye başladık.

DACA: Peki bu dostluk hareketi ilerleyen süreçte başka bir noktaya

ulaşacak mı?

84


FARUK K: Elbette. Hayvan besleyen radyocu, magazinci, sanatçı ve

mesleğinde başarılı olmuş herkes tarafından tanınan insanları, sokaktaki

hayvan dostlarımızın yaz ayında susuz ve yemeksiz kalmalarını önlemek için

#HepBeraber dostluk hareketiyle bir tas su ve bir avuç mama bırakmalarını

davet ediyoruz.

DACA: Single’ın klibi ve albüm kapağı çok eğlenceli. Bu fikir

nereden çıktı?

FARUK K: Hep Beraber parçası çok hareketli ve eğlenceli olduğundan

dolayı bütünlük sağlaması için böyle bir kaset kapağı olsun istedik. Albüm

kapak tasarımı Cartoon İllüstrasyon olarak Melih Ahmet Özkok tarafından

hazırlandı.

DACA: Bu parçada çok güzel bir kadın vokal duyuyoruz. Bu vokali

seslendiren kim?

FARUK K: Yakın arkadaşım Zeynep Dizdar’ın vokalı. Şarkıyı ilk

dinlediğinde çok heyecanlandı ve ‘mutlaka bir yerde benim de bir sesim

olmalı’ dediği anda kendimizi stüdyoda bulduk. Şarkı için çok güzel bir

İspanyol vokal yaptık.

DACA: Bu ropörtaj için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten yaza

damgasını vuracak muhteşem bir şarkı olmuş. Başarılarına başarılar

katman dileğimle…

Tüm yaşamda sevgi ve dostlukla…

By DACA

85


Yazar

Yazar

86

Deray Yurdakul

Deray Yurdakul

Farkındalığı ANNELER GÜNÜ kadar

yaşar insan

Bu pazar anneler günü, gitmesen

olmaz mı? dedi küçük oğlum

buruk bir yüz ifadesi ile. Hem

annemin yanında olamayacaktım

hem de anne oluşuma sebep canım

yavrularımın.” Gitmeliyim” dedim.

“Peki ama neden?” diye sordu.

Elinden tutup odama götürdüm.

Komidinin üzerinde duran abisiyle

çekilmiş fotoğraflarını gösterdim, bir

diğer çerçevede de annem ile babamın

fotoğraflarını. Ellerini tutup o

zümrüt yeşili gözlerinin içine bakarak

başladım anlatmaya.

“Her sabah uyandığımda ve her

akşam yatmadan önce bu fotoğraflara

yüreğimin bir köşesine.

bakıp şükrederim, bana yaşama

amacı, enerjisini ve mutluluğunu

verir. Kapının ardında ya da telefonun

ucunda olsanız da iyi olduğunuzu

bilerek gözümü açarım yeni güne ve

güvenle kapatırım her gün bitimine.

Bir sonraki güne sarılabilmenin,

konuşabilmenin huzuru ve güveni ile

devam sağladığını ederim uzmanlar hayatıma. da onaylıyorlar.

Bu pazar; evladını kutsal vatan

borcunu yerine getirmek üzere askere

gönderip de, bizleri korumak adına

vatana vermeyi ihanet deneyebilirsin. edenlerle mücadele

ederken şehit düşen asker, polis

ailelerinin yanında olmaya gidiyorum.

Siz nasıl benim en kıymetlim

iseniz, o anneler babalar içinde o

evlatları öyle değerli. Hepsi genç

yaşta bizler güvende olalım diye,

vatan toprağı bize atalarımızdan

miras, kutsal emaneti korumak için

şehit düşmüş evlatlarımız. Bu pazar

o annelerin elinden, yüreğinden

tutup acısını paylaşmak, yanlarında

olup, bizler de sizin evlatlarınızız

demek için gitmeliyim. Acısını,

özlemini dindiremem elbette ama

benim gönül borcum var o ailelere, o

canlara, o fedakar şehitlerimize. Sahip

çıkmalı, destek olmalıyım kendi

payıma düşen kadarıyla. O şehitler

bizim şehitlerimiz, o evlatlar bizim

evlatlarımız, o analar babalar bizim,

bu vatan bizim...Biz birlik olmalıyız,

biz birbirimize destek olmalı, sevgiyle

yaralarımızı sarmalıyız.

Sadece şehit anne babaları da

olmayacak, engelli kardeşlerimiz ve

aileleri ile huzurevinde kalan kimsesiz

anne ve babaları da orada olacak.

Sevgi en güzel ilaçtır, hastalığa

da acıya da iyi gelendir. paylaşınca

azalır dertler, hafifler bir parça da olsa

sorunlar, yalnızlığından uzaklaşıp, iyi

hissettirir, iyi gelir her yaştaki bireye

ve yüreğe.

Benim anne olarak ilk görevim

evlatlarıma örnek bir birey olmak,

korumak, sevgiyi, saygıyı, merhameti

ve vefayı aşılamak. İhtiyacı olana

bugün koşmazsam, elimden gelebilen

desteği vermezsem, sevgimi paylaşıp

iyi hissettirmeye çalışmazsam sen

de ileride iyi birey olmak adına

çabalamazsın. Bize ihtiyacı olana

koşmak; hem aile yapımıza, hem

yetiştirilme tarzımıza, hem de

dinimize ve en önemlisi bu vatana

yakışır birey olmamız adına şart.

Şimdi söyle bakalım, Türk Kızılayı

ile birlikte Engelsiz Yaşam Vakfı

olarak düzenlediğimiz bu etkinlikte

bu kıymetli annelerin yanında olmam

gerekmez mi?

O yüzlerce anneye yalnız

olmadıklarını hissettirip, o günü

mutlu geçirmelerini sağlamaya

yardımcı olmaya çalışmamı ister

misin istemez misin?”

“Git benim için de sarılıp öp anne,

seni bir gün iki gün görmemeye

duymamaya dayanabilirim ama

ya onlar... git annem git.. Ben de

büyüdükçe senin gibi ihtiyacı olan

herkese elimden geleni yapacağıma

söz veriyorum iyi ki benim annemsin,

git oradakileri benim yerime de öp

annem, git...”

Yeni bir kitabı okumaya başlar gibi uyanıyorum yeni güne de. Tanıdık yüzleri,

caddeleri, mekanları, hatta değişken karakterleri ile çözümlemeye çalışarak.

Hikayenin sonu okuyucuya bırakılmış bir yorumlamayla da tamamlıyorum. Her

sabah yüz mimiklerime tebessümümü alıp , şükrederek çıkıyorum evimden, her defasında

yolu uzatacağını bilsem de farklı bir sokağa saparak. Yeni bir şehri tanımaya çalışır gibi

dikkatlice ilerliyorum sanki yaşamı kaçırmaktan imtina edercesine.

Aynı masada, aynı koltukta, aynı çalışma arkadaşlarımla rutinleştiğini düşündüğümüz

işleri yapıyor olsak da ufak değişikliklerle günümü renklendiriyorum. Bir müzik açıyorum

odamı havalandırırken, içime çekiyorum güneşi ve ciğerlerime kadar soluyorum günün

sıcağını yada soğuğunu. Sözleri bırakıp melodisinde dinlediğim de oluyor, tınısında

kaybolmaktan çıkıp cümlelerine eşlik ettiğim parçalar da. Her güne ayrı kokuyu

sıkıyorum, her güne ayrı kıyafeti giyiyorum, her güne ayrı küpeyi takıyorum ve aslında

en çok gün bitimi bana iyi gelebilecek anları küpe ediyorum kulağımın değil aklımın ve

Tüm bu yeniyi arayıp bulma çabası hayatı daha dolu dolu yaşayıp farkındalığımı

arttırmanın yanı sıra, yaşama tutunma çabası belkide. Hayat bize her gün benzerliğini

sunsa da, içinden neyi nasıl algılayıp, nasıl tepki verdiğimiz ile alakalı bence.

Güne nasıl uyanırsak öyle de devam ediyoruz. Bir müddet ayna karşına geçip “ hayat;

seni ve içinde olan her şeyi, herkesi sevgiyle kucaklıyorum, günü mutlu tamamlayacağım”

denildiğinde zaten pozitif başlıyorsunuz. İlk zamanlar bu saçma ya da polyannacı

bir yaklaşım gibi görünse de zaman içerisinde bu tür olumlamaların kişinin algısında

olumlu reaksiyonlara açık, daha sevecen, daha ılımlı ve daha huzurlu bir birey olmasını

Eline aldığın kitabın iyi mi, kötü mü, seni mutlu edip etmeyeceğini okumadan

bilemezsin. Tıpkı izlemeyi planladığın film, tanıştırıldığın yeni biri ya da gideceğin mekan

gibi insanların yorumlarına bakıp da yargılamadan ya da vazgeçmeden önce bir şans

Geçmişe dönüp baktığında insan en çok kendine gülümsüyor. “Ne çok değişmiş”

diyoruz fotoğraflara da, o yıllardaki istekler hayaller amaçlara da. Biz de, yaşam da

değişiyorken körü körüne tutuklu kalmamak gerektiğine inanıyorum. Belkide en kötüsü bu

olsa gerek, değişmeden aynı yerde takılı kalmak. Bir kenara bırakılıp paslanmış eşyalar ya

da sandıkta sararmış bir dönem kullanmaya bile kıyamadığımız mendiller gibi.

Her yeni güne bir öncekinden edindiğin yada ileride tecrübesi ile daha iyi bir birey

olmanı sağlayacakken şu andan itibaren başla günü kaçırmamaya, yinelerken yenile

ve daima gülümse. Yazılmış en iyi roman olmayabilirsin belki ama geçmişine dönüp

baktığında yaşayabileceğin en iyi hayat senin tercihlerinle şekil alacak emin ol buna.

129


Medine

Azerbaycanlı genç sanatçı duygu ve izlenimlerini çok küçük yaşlardan

itibaren resim yaparak ifade etmeyi seçti.Yüksek öğrenimine önce, Bakü

Devlet Üniversitesi Ekonomi bölümünde bir süre eğitim gördükten

sonra, sanat aşkının engellenemez arzusu ile Bakü Devlet Güzel Sanatlar

Fakültesi Ressamlık Akademisine yetenek sınavlarını geçerek girmiş , genç

yaşına rağmen ulusal ve uluslararası sanatsal başarılarla dolu öğrencilik

hayatını, diploma alarak tamamlamıştır.Medine Safarli Akademi eğitimi

sırasında , Almanya’da yaşayan ünlü sanatçı İsmail Çoban’dan da özel

dersler almıştır.Ressam Safarli tuval üzeri yağlıboya eserleri yanısıra,

heykel üretimleri de dikkat çekmektedir.Kendi kültür coğrafyasında

ve yaşamda söylenememiş sözlerin ,görsel yazım dilini resimleriyle

tuvale yansıtır,seslendirir.’’Zaman’’sanatçı için en mühim meselelerden

biridir .Sürrealist işleri ile zamana göndermeler yaparak ‘’en büyük

kayıp zamandır’’vurgusunun altını çizerken ,üretimlerinde anne-çocuk

düalitesinde, ressam-tuval ikili önermesini özümsemiştir.

Bakü Devlet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Ressamlık

Akademisi, üçüncü sınıfta Almanya’da Bakü sanat galerisinde yapılan

‘’Alman –Azerbaycan Ressamların Gözünden ‘’karma sergisine iştirak

88


Safarli

eden Safarli, katılımcılar arasında birincilik ödülü ve setifikasını almıştır.

Akademi dördüncü sınıf öğrencisi olarak, Dubai Art Hub Gallery’de

Azarbeycan Ressamlar Birliğinin düzenlediği ‘’Senin Düşüncelerin’’ karma

sergisinde, ülkesini başarı ile temsil edip, diplomasını almıştır.Azerbaycan

Ressamlar Birliği üyesi Medine Safarli ,ulusal ve uluslararası büyük sanatsal

organizasyonlarda eserleri ile ülkesini ve ailesini gurulandırmıştır.İlk kişisel

sergisini ‘’Hayatın Gözüyle’’ kardeş ülke Türkiye ,ve doğu-batı arasındaki

köprü İstanbul, NişArt Gallery’de 22 Haziran -2 Temmuz 2017’de gerçekleşti.

Yaklaşık 20 adet tuval üzeri yağlıboya, gerçeküstü tarzda ürettiği eserler ile

oluşturulan sergiyi, Dünya Sanat Birlikleri ve Uluslararası Plastik Sanatlar

Birliği Derneği Başkanı Sn Bedri Baykam ,UPSD dernek sekreteri Ceylan

Mutlu ,Türkiyeden önemli koleksiyonerler ,çok sayıda sanatsever ,görsel ve

yazılı basın mensubu tarafından ilgi ile izlenip, izleyicilerden tam not aldı.

İkinci kişisel sergisini Dubai Art Hub Gallery’de gerçekleştirmeyi

planlayan genç sanatçı Medine Safarli sürreal yorumlamaları ile öznel bilinç

katmanlarında hüküm süren pozitif ve duyarlı yaşam sevincini , insan ve

zaman odaklı felsesiyle, izleyiciyi de gelişen global sanat serüvenine dahil

ediyor.

89


KAZIM

KIZIL’A

DESTEK İÇİN

BULUŞTULAR

Tutuklu Belgeselci Aktivist Kazım Kızıl’a destek için düzenlenen “Neredesin

Arkadaşım” adlı etkinlik Nişart Galeri’de düzenlendi.

Şuan cezaevinde tutuklu bulunan ve zeytin ağaçlarını kurtarmak için yaptığı

belgeseller ile tanınan Kazım Kızıl‘a ithaf edilen “Neredesin Arkadaşım” adını

taşıyan etkinlik Nişart Galeri Fırın Sokak‘ta gerçekleştirildi. Organizatörlüğünü

Ressam Meltem Aktaş‘ın üstlendiği etkinliğin açılışına Uluslararası Plastik

Sanatlar Derneği (UPSD) Başkanı Bedri Baykam ile birlikte Kazım Kızıl‘ın

ağabeyi Merdan Kızıl da katılarak birer konuşma yaptılar. Etkinlikte Kazım Kızıl‘ı

anlatan kısa bir belgesel sunulurken, Hakan Musluoğlu Ritim Atölyesi de interaktif

performans sergiledi. Şiir dinletisinin ardından çocuk resim atölye çalışması

yapıldı. Etkinlik kapsamında açılan karma sergide ise şu sanatçıların eserleri yer

alıyor : “Bedri Baykam, Fatih Urunç, Aygül Kaycı, Ayla İmre, Aysun Bitir Taşdan,

Aysun Subaşı, Alev Günal, Ada Su Tayan, Buse Ferruhpur, Ceyda Hüseyinoğlu,

Ceylan Mutlu, Demet Turan, Doğan Alpaslan Demir, Edip Kuzey Akten, Füsun

Gönder, İrfan Seçkin, Selma Kır, Mahmut Kemal Arslan, Mehmet Arıkan, Meltem

Aktaş, Mustafa Şener, Müslüm Teke, Nihal Güres, Nilgün Eser, Orkide Erdem,

Pınar Ervardar, Pınar Teymen, Sema Bayraslı, Salih Ökmengil, Selime Tuğba,

Serdar Samancıoğlu, Sibel Sicimoğlu, Zekiye Tecim Tellioğlu, Zehra Başaran”.

90


Füsun

Gönder

Ankaralı sanatçı Füsun Gönder, son dönem non figüratif 71 farklı soyut

kompozisyonlarından oluşan Kişisel sergisi ‘’Özümün Renkleri ‘’ 1-10 Haziran

2017 ‘de NişArt Sanat Galerisinde gerçekleşti. İstanbul ,Teşvikiye’de 1Haziran

2017 de yapılan açılış kokteylinde sanatseverler, koleksiyonerler ,sanatçı

dostları ve basın, sergiyi yoğun ilgi ile izledi. Füsun Gönder, kendi disiplininde

uluslararası başarılara imza atmış, önde gelen sanatçılarımızdan biridir.

Ankara Sanatyapım’da devlet sanatçısı Kayıhan Kesinok’tan desen ve

temel sanat eğitimi ile resim serüveni başlayan Füsun Gönder, beş yıllık süreçte,

klasik resimden soyut özgün formlarını ve üslubunun temel taşlarını oluşturdu.

Füsun Gönder Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezun olup ,Merkez

Bankasında Hukuk müşaviri olarak uzun yıllar başarıyla görev aldı.2012 Yılında

ilk kişisel sergisi ‘’yolculuk ‘’ ile başlayan serüveninde Natürmort temasını

yorumladı.2014 yılında ikinci solo sergisi İstanbul’da gerçekleşti ve ‘’Doğa’’ile

izleyiciyi büyüledi. 2014 Nisan ayında ‘New York’ta Contemporary Art

Show,2015 yılında Bienalle Palermo ,Milano ve Roma sergilerinde ülkemizi

temsil etti. Sanatçı 3. Kişisel Sergisini Ankara Resim Heykel Müzesinde

‘’İçimdeki Dünya ‘’isimli seri ile gerçekleştirdi.Kendi üslubu ve özgün tavrı ile

çalışmalarını aralıksız sürdüren Ressam Füsun Gönder uluslararası ve ulusal

birçok sergiye katılan deneyimli sanatçı, eserlerini kişisel atölyesinde üretmeye

devam etmektedir.Yapıtlarında mekan duygusundan uzak, dışavurumcu ,yoğun

boya katmanlarında yarattığı, yeni boyutların arayışındadır.Katıldığı tüm sanat

organizasyonlarında eserleri ilk göze çarpan güçlü komposizyonları ile daima

taze renklerinin kararlılığı gibi, sanat serüveni de aynı ivme ile yükselmiştir.

Füsun Gönder ulusal - uluslararası karma ve kişisel birçok sergi ,sanat

fuarları ,bienallere katılıp ve ödül kazanmış disiplinli ve çok başarılı bir

sanatçıdır.

Sanatsal belleğinin kronolojik öyküsünden satır başları :

- Yolculuk : kişisel sergi 2012, Ankara

- Doğa :kişisel sergi Art212 Gallery 2014, İstanbul

- Newyork Contemporary Art Show 2014, A.B.D

- Bienalle Palermo ,İtalya 2015

- İçimdeki Dünya : kişisel sergi ,Resim Heykel Müzesi, Ankara

- Mor Sanat Galerisi kişisel sergi ,2015 ,Bodrum Muğla

- Marco Polo Sanat Ödülü ,2015 Venedik ,İtalya

- ArtAnkara 2 Çağdaş Sanat Fuarı ,NişArt Gallery ,2016 Ankara

- Sound of Colours ,Royal Opera Arcade Gallery ,Trafalgar Londra 2016

- Winter House ,Strazburg 2016 Fransa

- ArtAnkara3 Çağdaş Sanat Fuarı Nişart Gallery, 2017 Congressium Ankara

- Espace Linda Farrel Gallery ,2017 Paris, Fransa

- Nişart Gallery 1 Haziran, Füsun Gönder Kişisel Sergi ‘’ Özümün Renkleri

‘’,Nişantaşı İstanbul

Ayrıca ; Lebriz .com üye sanatçıları arasında yer alıp ,AKSD (Ankaralı Kadın

Sanatçılar Derneği ), NişArt Gallery ,ve BodrumArt grup sergilerine katılmıştır .

Ressam Füsun Gönder non figüratıf eserlerinde ustalıkla çözümlediği

dinamik form geçişleri, yığınlaşmış pigment katmanları özgürlüğün ve

özgünlüğün temsilcisi konumunda yapıtlarının ana eksenini lirik bir dille yüzeye

konumlandırır. Duyarlı renk ve lekeler eşliğinde, çizgisel gücün de eklendiği

ayrıntılı dokular, sıcak soğuk yada kontrast renk diyalektiğinin özgürleşmiş

temsilcisidir .Soyutlamalarından ürettiği dışavurumcu eserleri sanatçının

projeksiyonundan izleyiciye şiirsel bir dille aktarılmaktadır.

91


Dünyanın en önemli çağdaş sanat platformu

ART BASEL ÇAĞDAŞ

SANAT FUARI 2017

1970 yılında İsviçre’nin küçük kantonu Basel’de yani Avrupa’nın

merkezinde yapılmaya başlanan ve bu yıl 47. si gerçekleştirilen Art Basel

Çağdaş Sanat Fuarı; galeri, sanatçı ve çağdaş sanatın en üst seviyesini

deneyimlemek isteyen on binlerce sanatseveri bir araya getiren Dünyanın

en önemli sanat platformu olma özelliğini koruyor. Ziyaretçilerinin %15

‘i Dünyanın her yerinden çoğunlukla özel uçaklarıyla gelen özel davetli

sanatseverler ve kolleksiyonerlerden oluşuyor.

Geçtiğimiz yıl kardeş şehirler olarak Miami Art Basel ve Hong

Kong Art Basel fuarları yapılmaya başlandı. Maalesef İstanbul

Art Basel yapılma şansı pek yakın görünmüyor. Miami art Basel

2016 Amerika’da Oscar Töreninden sonra ikinci en önemli sanat

organizasyonu oldu.

Büyük fuarın gerçekleştiği Art Basel binası üç kattan oluşuyor.

Fuar alanı olan iki katın üstünde sadece özel davetlilerin girebildiği

Ruinart VIP Salonu bulunuyor. Ayrıca binanın merkezindeki

yuvarlak avlusunda ve her katta bulunan geniş balkonlarda yüzlerce

konuk aynı anda açık havada sohbet edebiliyor.

Bütün Dünyadan 291 galeri ve 4000’nin üzerinde sanatçı

katıldığı 13-14 Haziran günlerinde sadece VIP davetlilerin ziyaret

edebildiği fuar; 15-18 haziran tarihlerinde yani son üç gün bütün

ziyaretçilere açıldı. Giriş bedeli 60 frank olan Sanat dünyasında,

giriş bedeli 60 frank olan bu organizasyondan daha lüksünü

bulmak mümkün değil. Büyük fuarda yer alan Türk galeri ve

sanatçı maalesef yok.

Ana sponsoru UBS Bank olan fuara katılacak galeriler oldukça

seçici bir kurulun onayından geçiyor. Yer alabilen galeriler on

binlerce frank katılım ve kira bedelleri ödüyorlar. Satışların

tamamına yakınının VIP günlerde yapıldığı organizasyonda

gerçekleşen satış rakamlarını ve kimin aldığını çoğunlukla

92


Özel davetli ziyaretçiler son model

otomobillerle ücretsiz taşınıyorlar.

Üçüncü katta bulunan ve şampanya

markası olan Ruinart’ın VIP Salonu

Fuar meydanında her gün öğleden sonra

farklı standlarda partiler düzenleniyor.

Kokteyl bahçesi ve balkonları

Jaume Plensa’nın Ruinart

VIP Salon için yaptığı heykeli

bilinmiyor.

Pisacco, Miro, Botero gibi sanatçıların yanında, günümüzün

en önemli çağdaş sanatçılarının eserlerini bir arada görebilmek

eşsiz bir deneyim sunuyor. Her sanat anlayışına uygun işlerin

olduğu fuar gerçekten sonsuz bir ilham kaynağı olarak, yaratıcılığın

sınırlarını zorlayan eserlerle görüş alanınızı çok uzaklara taşıyor ve

özellikle Art Basel Unlimited bölümündeki devasa boyutlardaki

işler büyük hayranlık uyandırıyor.

Bu yıl en az 100 000 ziyaretçinin geldiği fuar haftasında, fotoğraf

ve endüstriyel tasarım dahil olmak üzere toplam 9 tane fuar

gerçekleştirildi.

1- Art Basel 2- Desing Mimai/Basel 3- I Never Read 4- Photo

Basel 5- Scobe Basel 6- Selection Art Fair 7- The-Solo-Project, 8-

Lıste Basel ve 9- Volta 13

Basel’de gezebileceğiniz müzelerin listesi çok daha uzun. Bütün

bunların sonucunda çağdaş sanatın merkezinin İsviçre olduğunu

anlıyorsunuz.

Bu yıl Scobe Basel, Volta 13 ve Lıste Basel’de İstanbul’dan üç

Türk galerimiz yerini aldı.

Bunlardan ilki Galeri Binyıl ve kurucu sahibesi İlknur ŞANAL.

Barış Cihanoğlu, Kürşat Fehmi Gökçe, Serap Gümüşoğlu,

Şükrü Karakuş, Kleoniki Marangou ve Constantinos Valaes adlı

sanatçılarıyla Scobe Basel Fuarındaydı.

Bir diğer galerimiz Volta-13 Fuarında Zeynep Kayan, Ahmet

Elhan ve Alpin Arda Bağcık adlı sanatçılarıyla Zilberman Galeri

(İstanbul-Berlin).

Üçüncüsü ise Elif Boyner ve Lara Ögel ile İstanbul’dan LISTE

Fuarına katılan Öktem & Aykut Galeri oldu.

93


‘PERİŞANIM

ŞiMDi’Yi

KENDiNE

ÖZGÜ

YORUMLADI

Özgü, sevilen bir Sezen Aksu

şarkısı ile müzik dünyasına

‘merhaba’ dedi. Albümünü Özgü

Müzik & Seyhan Müzik etiketiyle

yayına alan Özgü’nün ‘Perişanım

Şimdi’ adlı teklisi, Genco Arı

prodüktörlüğünde tüm dijital

platformlardaki yerini aldı. Avrupa

ve Türkiye’de çeşitli sahnelerde

konserler veren Özgü, profesyonel

müzik kariyerine idolü olan Sezen

Aksu’nun bir şarkısı ile devam

ediyor.

Şarkının video klip yönetmenliğini

ise Efe Burak Baydar yaptı.

Özgü’nün imaj fotoğraflarında

ise Hakan Güngörmez imzasını

görüyoruz. Almanya doğumlu Özgü,

Avrupa’nın birçok kentinde düzenli

olarak sahne alırken, Türkiye ve

İstanbul’a olan hayranlığından dolayı

ülkemize kesin dönüş yaptı. Özgü,

önümüzdeki günlerde de sahne

kariyerine burada devam edecek.

94


Aslı

SÜRPRİZ

Ünlü sanatçı Aslı Hünel, yakın dostlarıyla birlikte Etiler Gürkan

Şef’te iftar yemeği düzenledi. Düzenlenen yemeğin finalinde sürpriz

doğum günü pastasının gelmesini beklemeyen Hünel, alev şelaleri

eşliğinde gelen pasta ve doğum günü merasiminin ardından; “Çok

mutlu oldum, çok duygulandım. Sevdiğim dostlarım tarafından

anılmak ve böyle bir sürpriz ile karşılaşmak beni çok çok mutlu etti.

İyiki varsınız” dedi.

Özel günleri, hatırlanmayı, mutlu etmeyi ve sürpriz yapmayı çok

Hülya Beyaz,

Esra Şeker,

Aslı Hünel,

Hanife Akdağ

Sevil Bostancı,

Aslı Hünel

Aslı Hünel,

Nazan Aldemir

96


Hünel’e

DOĞUMGÜNÜ

sevdiğini, bu yüzdende bugün çok mutlu olduğunu söyleyen Hünel

pastayı üflerken Annesi ve sevdikleri için sağlık dilediğini bizlerle

paylaştı.

Yakın dostları Aslı Hünel’e doğum günü için hazırldıkları özel

çiçeğin üzerine “Bugün bir yaşını daha doldurmanın mutluluğunu

yaşarken, geleceğin sana kalbindeki tüm dilekleri vermesini diliyoruz.

Yazılı bir not bırakılması” Hünel’e duygusal anlar yaşattı.

Etiler Gürkan Şef’te yakın dostları ile birlikte organize ettiği iftar

yemeğinin ardından sürpriz doğumgünü ile karşılaşan ünlü sanatçı

Aslı Hünel pastasını üflerken “Önce Annesi ve sevdikleri için sağlık

dilediğini, sonra da yakın dostlarının baskısının da etkisi ile şu an

aday olmasa dahi bu sene artık evlilik zamanım geldi” diyerek ekledi

“Yalnız şöyle bir durum var. Hani ben hep tek gözüküyorum diye

tek olarak algılanmasın arkamda gördüğünüz gibi kocaman bir onay

kadrosu var. Benden önce onların onay vermesi gerekiyor. Onlar onay

vermezse zor damadın işi!

Arzu Niziplioğlu,

Aslı Hünel

Gürkan Şef,

Aslı Hünel

Esra Şeker,

Aslı Hünel

97


ŞEHRİN

EN İYİLERİ

ÖDÜLLERİ

SAHİPLERİNİ

BULDU

98

2K Media, C.Kaan Şimşek tarafından bu yıl ilki düzenlenen Şehrin En İyileri

Ödülleri, 24 Mayıs Çarşamba İstanbul Raffles Otel’de gerçekleşti.

Gecenin sunuculuğunu yıllar sonra yeniden bir araya gelen Hande Ataizi ve Cem

Davran üstlendi. Bir döneme damga vuran ikili, eğlenceli sunumlarıyla konuklara

keyifli saatler yaşattı. Hande Ataizi, siyah dantelli elbisesiyle göz kamaştırdı.

Ödül töreninin sürprizi ise sesi ve güzelliğiyle her daim adından söz ettiren Zuhal

Olcay oldu. Geceye özel performans hazırlayan Zuhal Olcay, geçmişten günümüze en

sevilen şarkılarını seslendirerek konukları büyüledi.

İş, sanat ve cemiyet dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleşen

Şehrin En İyileri ödül töreninde yeme-içme sektörüne artı değer katanlar ve fark yaratan

mekânlar ödüllendirildi.

Şehrin En İyileri Ödülleri için, Milliyet Gazetesi’nin ‘Şehrin En İyileri ve Best

Mekân’ ekinde başlatılan ankete katılan yaklaşık 4 milyon kişi, mekan, sanatçı, DJ,

yatırımcı, işletmeci gibi toplam 55 kategoride oy kullandı. Böylece Şehrin En İyileri

belirlendi.

Ana sponsorluğunu Watergarden Ataşehir’in üstlendiği bu görkemli gecede Şehrin

En İyileri iş, sanat ve cemiyet hayatından 400 seçkin davetli önünde ödüllendirildi.

Gecede ödülleri Nur Yerlitaş, Seren Serengil, Linet, Yeşim Salkım, Uğurkan Erez,

Selda Alkor, Cem Özer, İpek Açar, Yeşim Ceren Bozoğlu, Banu Noyan, Ali Eyüboğlu,

Esin Övet, Hakan Ural, Çiğdem Tunç, Ahmet Selçuk İlkan’ın da aralarında bulunduğu

ünlü isimler takdim etti. Kansersiz Yaşam Derneği Başkanı Dida Kaymaz, Neslihan

Yargıcı, Bülent Serttaş, Gizem Özdilli, Şenay Akay, Ebru Destan da geceye katılanlar

arasında yer aldı.

Kansersiz Yaşam Derneği’ne 300 bin TL bağışta bulunan Sedat Peker, gecede “En

Hayırsever İşadamı” ödülü aldı.

Ünlü sanatçı Fatih Ürek gecede “En İyi Sahne Sanatçısı” ödülüne layık görüldü.


İŞTE

ŞEHRİN

EN İYİLERİ

EN İYİ İTALYAN MUTFAĞI: PAPER MOON

EN İYİ DÜNYA MUTFAĞI: VOGUE

EN İYİ OTEL RESTORANI: SPAGO – THE ST. REGİS

EN İYİ CANLI MÜZİK MEKANI: BVS GROUP GÜNAY – SAHNE

EN İYİ OSMANLI MUTFAĞI: MATBAH

EN İYİ POPÜLER MEKAN: GREY FOOD & DRİNK

EN İYİ FRANSIZ MUTFAĞI: THE GALLİARD

EN İYİ UZAK DOĞU MEKANI: YA DA SUSHİ

EN İYİ KEBAP: DEVELİ

EN İYİ SAHNE SANATÇISI: FATİH ÜREK

EN İYİ AVM: PALLADİUM AVM

EN İYİ AVM MEKANI: MASA İSTİNYEPARK

EN İYİ BALIK RESTORANI: ARNAVUTKÖY BALIKÇISI

EN İYİ OCAKBAŞI: ALİ OCAKBAŞI

EN İYİ ZİNCİR MEKAN: KÖŞEBAŞI

EN HAYIRSEVER İŞ ADAMI: SEDAT PEKER

EN İYİ YATIRIMCI: MAHMUT ZİYLAN – WATERGARDEN

YAŞAM BOYU ONUR ÖDÜLÜ: BEYTİ GÜLER

EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN MEKAN: BACA6 KURUÇEŞME

EN İYİ GECE KULÜBÜ ÖDÜLÜ – ALBÜM

EN İYİ ETİLER MEKANI ÖDÜLÜ – THE GALLIARD

EN İYİ MEYHANE ÖDÜLÜ – MÜKELLEF

EN İYİ DAVET MEKANI – PORTAXE

EN İYİ GURME ÖDÜLÜ – VEDAT MİLOR

EN İYİ CAFE ÖDÜLÜ – MID POINT

EN İYİ İSTANBUL RESTAURANTI ÖDÜLÜ – SUNSET

EN İYİ BAĞDAT CADDESİ MEKANI ÖDÜLÜ – BIG CHEFS

EN İYİ KONSEPT AVM ÖDÜLÜ – VENEZZIA

EN GÖZDE MEKAN ÖDÜLÜ – HAZİNE

EN İYİ WATERGARDEN MEKANI ÖDÜLÜ – HUQQABAZ

EN İYİ KAHVALTI ÖDÜLÜ – NAMLI KARAKÖY

EN İYİ KONGRE VE BALO OTELİ ÖDÜLÜ – WOW CONVETION CENTER

EN RENKLİ MEKAN ÖDÜLÜ – ARABESQUE

EN İYİ MARKA MİMARI ÖDÜLÜ – İZZET ÇAPA

.. 99


Aşkın kimyası ve

psikoloji

AŞK nedir? Aşk psikiyatrik bir rahatsızlık mı? Aşkın kimyası nedir? Herkes aşkı aynı

mı yaşar? Aşkın bir ömrü var mı? Bu sorular yüzyıllar boyu merak edilen, birçok esere

konu olmuş ama hala cevabı aranan sorulardır. Bir şaire göre özlemdir, varoluştur, biz

olmaktır. Bir ressama göre mavidir aşk. Bir filozofa göre “Aşk diye bir şey var mıdır?”

sorusunun cevabıdır. Bir psikoloğa göre aşk, hem normal hem de nörotik olmaktır.

Cevabını bulamadığımız ama içine birçok anlamı yüklediğimiz kelimedir AŞK.

Uzm. Psk.

Birgül Özgüvenç

www.ronesansterapi.com

Aşk psikiyatrik bir rahatsızlık mı? Beyin ve Sinir Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Kemal

Yücesoy, aşkı geçici bir delilik hali ve akıl tutulması olarak tanımlar. Kişinin saniyenin

beşte biri kadar sürede görsel beğenisinin oluştuğunu, görsel algıyla birlikte kalp

çarpıntısının başladığını ve sürecin 1,5 saniye sürdüğünü, aşk başlayınca beyinde hummalı

bir çalışmanın gerçekleştiğini aynı anda 12 merkezin aktive olduğunu ve bu durumun aşk

denilen geçici delilik halini ortaya çıkardığını ifade etmiştir.

Aşkın kimyası nedir? Feniletilamini, aşkın molekülü olarak tanımlayabiliriz.

İlk görüşte bize aşk dedirttiren kimyasaldır. Özellikleri bize uygun bir kişiyle

karşılaştığımızda uyarılan beyin feniletilamin, dopamin ve norepinefrin salgılamaya

başlar ve görsel uyaranlar bu salınımı artırır. Feniletilamin, karında kelebekler uçuyor

diye nitelendirdiğimiz karında kan çekilmesine bağlı krampların, gözbebeklerinizin

büyümesinin, uçuyormuş gibi hissetmenizin ve sebepsiz gülücüklerinizin sahibidir.

Dopamin ise beynin “ödül kimyasalı” olarak da bilinir. Gözümüzün aşık olduğumuz

kişiden başkasını görmemesi bu kimyasalın hediyesidir. Aşkın başlangıcında yaşadığınız

uykusuzluk, iştahsızlık, konuşkan ve çoşkulu hallerimiz dopaminin etkisidir. Aşık

olduğunuz kişiyi düşünmeniz bile dopamin seviyenizi artırır. Norepinefrin ise; engel

olamadığınız kalp atışlarınızın sorumlusudur. Endorfinler ise ilişkinin devamında bağlılık,

güven, içtenlik duygularının sebebidir.

Herkes aşkı aynı mı yaşar? Psikolojik olarak aşkı ifade etme şeklimiz içinde

yaşadığımız toplumun öğretileridir. İnsanlar, ebeveynlerinden arkadaşlarından ve kendi

yaşantıları sonucu, kimin çekici olduğunu, aşkın nasıl bir duygu olduğunu, aşık olan

kişinin nasıl davranacağını öğrenirler. Yani aşk olarak ifade ettikleri duyguları nasıl

algılayıp yorumlayacaklarını öğretiler sonucu bilirler. O yüzdendir ki; aşkı herkes farklı

yaşar. Bazı âşıklar aşkı coşkulu, neşeli ve hayatın vazgeçilmez bir rengi olarak yaşarken,

bazı aşıkların ise aşkı yaşama şekli tedavi gerektirecek kadar yoğun ve takıntılıdır.

Peki, aşkın bir ömrü var mı? Âşık olmamızla başlayan beyin aktivitesi zamanla

azalır. Prof. Dr. Kemal Yücesoy, “aşkın ömrünün hem hormon ölçümleriyle hem beyin

görüntülemeleriyle 2,5 yıl olarak belirlendiğini “ifade etmiştir. 2,5 yıl içinde hormonların

yavaş yavaş azaldığını belirtmiştir. Diğer taraftan dünyada çeşitli ülkelerde yapılan

araştırmalarda bu süre sonunda boşanmaların arttığı bulunmuştur. Özdemir Asaf’ın da

dediği gibi “ Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? dedi. İşte

bu bana bir ömür yetti.” Aşkın ömrü hissettiğimiz kadardır.

Aşkla yaşanacak bir ömür diliyorum. Sevgililer gününüz kutlu olsun.

100


BODRUM GECE

HAYATI 16 YILDIR

FİNK’ E EMANET

Mert Özmen’in sahibi olduğu, işletmesini

Kartal Altıkulaçoğlu’nun üstlendiği ve

Bodrum’da 2001 yılından bu yana hizmet

veren Fink Club, 16 yıldır Bodrum merkezde

gece hayatının nabzını tutmaya devam ederken

kalitesinden de ödün vermiyor. Bodrum

merkezde, 160 yıllık tarihi taş ev konsepti ile

Bodrum’ un doğal doku ve mimarisine sadık

kalınarak hizmet sunun Fink, bu yıl adeta

mekânla bütünleşmiş olan dev antika avizesini

yenileyerek, tarihi kapısı ve özgün mimarisi

ile de göz kamaştırmaya devam ediyor.

Aynı zamanda, Türkiye’nin en iyi 10 gece

kulübü arasında yer alan Fink, 1000 kişilik

kapasitesi ile de Bodrumlu eğlence severlerin

vazgeçilmezleri arasında bulunuyor. Müzik

direktörlüğünü Nil Burak’ın oğlu Cemre

Burak’ın üstelendiği gece kulübü, bu sezon da

eğlence severleri coşturmaya devam ederken,

dünyaca ünlü DJ’leri set başında ağırlayacak.

Geçtiğimiz ay kapılarını açan Fink,

Bodrum’un Yahşi Koyu’nda, gündüzleri

Beach, geceleri ise kulüp olarak keyfi ve

eğlenceyi bir arada sunuyor. Fink hem Club

hem de Beach konsepti ile Bodrum’a gelen

tatilcileri aynı işletmenin çatısı altında kaliteli

ve güveni bir arada sunuyor. Küba esintilerin

hâkim olduğu beach aynı zamanda Mavi

Bayraklı denizi ile de konuklarına egenin

serin sularının ayrıcalıklı halini yaşamalarını

sağlıyor. Bu yıl yedinci senesine giren Fink

Beach’ın işletmesi ise Füsun Kuzgunkaya’ya

emanet. Sadece denizi ile değil aynı zamanda

yemekleri ve birbirinden özel kokteylleri

ile tatilcilere unutamayacakları anlar vaat

eden Fink Beach, içerisinde bulundurduğu

butikleri, kuaför beach volley, water sport

gibi hizmetleri ile de konuklarına ayrıcalıklı

bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kişiye özel

loca hizmeti sunan Fink Beach, dostları ile

ayrıcalıklı keyfin tadını çıkartmak isteyen

konuklarını da unutmuyor. Aynı zamanda

Akşamüstü partilerinin vazgeçilmez adresleri

arasında yer alan Fink Beach, müzik severleri

de unutmayarak, cuma ve cumartesi günleri

saat 18.00’den sonra House Music çalan

Happy Hour partileriyle eğlence severlere

unutamayacakları anlar yaşatıyor.

101


TREN’DE

Ozan Dogulu

)

Bu yaz Bodrum’a hızlı giriş yapan Yalıkavak Palmarina Tren

Beach’te tatilciler gündüzleri güneşin ve kumun keyfini çıkartırken

akşam üstü ise happy hour partileri ile tatilcileri coşturuyor. Önceki

gün Palmarina Tren Beache’te sahne alan ünlü müzisyen ve DJ Ozan

Doğulu geçtiğimiz gün de sahne aldı.Dansçı kızlar Ozan Doğulu’nun

çaldığı şarkıların ritminde dans ederken tatilciler de dansa katıldılar.

102


COŞTURDULAR

Derya

)

Ulug

Geçtiğimiz yıl “Okyanus” adlı şarkısı ile

iyi bir çıkış yakalayan güzel şarkıcı Derya

Uluğ, Bodrum’un gözde beachleri arasında

yer alan Yalıkavak Palmarina Tren Beach’te

sahne aldı. Tatilcileri hit şarkısı “Okyanus”

ile selamlayan Uluğ, performansı ile göz

doldurdu.Güzel sesi ile unutulmaz dakikalar

yaşatan Derya Uluğ’un şarkılarının ritmine

kapılan tatilciler dans ettiler.

103


Röportaj:

Seren Fosforoğlu

Ercan

Cihandide

‘İTİRAF

EDİYORUM

41 YAŞINDAYIM

VE BOTOX

YAPTIRIYORUM’

İşin en önemli tarafı

kendinizi emin

ellere teslim etmek.

Ben de şehrin en

iyileri ödüllerinde

en iyi estetik kliniği

ödülünün sahibi

dostum Ercan

Cihandide’ye sizin için

estetikle ilgili herşeyi

sordum. Biraz da

dedikodu yaptık tabii

104


Ercan kaç yıldır kadınları

güzelleştirmek için uğraşıyorsun?

Yaptırdıkça yaptırası mı geliyor

insanın? Nasıl iş bu? Estetik bir hastalık

mı?

Aslına bakarsan hikayenin başına

döneyim, hatta en başına. Sene 1984, 7

yaşındayım, hani herkesin bir anı defteri

vardı ve yakın arkadaşlarına bir sayfa

ayırır ve yazı yazdırırdı. İlk sayfası da

defterin sahibine ait olurdu, oraya huyunu

suyunu gelecekte yapmak istediklerini

yazardın. Tam oraya büyüyünce doktor

olmak istiyorum yazmışım. Sonrasında

sene 1989’a gidersek, yani 12 yaşımdaki

halime; ortaokuldaki öğretmenim

geçenlerde beni tahmin ettiğin nedenlerden

ziyarete geldi, kendisine ben büyüyünce

kadınları güzelleştireceğim demişim.

Çok ufakken nedendir bilmem kafaya

koymuşuz.2001’de ingilizce tıp fakültesini

bitirdikten sonra 2002’de plastik

cerrahi ihtisasına başladım. 2009’da ise

uzmanlığımı aldım. Yani plastik cerrahi ile

haşır neşir olup bu yolda yoğrulmam 15

senelik bir hikaye.

İnsanın yaptırdıkça yaptırası mı

geliyor sorusuna ise cevabım şöyle;

kendini doğru adreste iyi ve ehli ellere

bıraktıysan evet. Yüz olsun, vücut olsun,

iyi, güzel ve orantılı sonuçlar elde ettikçe

hastalarım burayı da daha iyi hale getirsek

fena olmaz diye düşünüyor; başka bir

alanı veya ilk güzelleştirdiğimiz bölgeye

komşu bir yeri daha güzel bir bütünlük

oluşturabilmek adına nasıl olur sorusunu

sormak için tekrar bana başvuruyor. Bu

tabi etrafta estetik alışkanlık yapıyor

olarak algılanıyor ama esasında iş cerrahın

estetik görüşü, deneyimi ve hastası ile

iletişiminde şekilleniyor. Bu üçgen başarılı

bir şekilde oluşturulursa evet, müdahale ve

cerrahilerin sonu gelmiyor.

Güzelleşmek isterken korkunç bir

yaratığa dönüşenler de var. Bu nasıl

olur? Neredeyse kuaför salonlarında

botox yapılıyor. Herkes botox ve dolgu

yapamaz değil mi?

Doğru. Güzel bir noktaya parmak

bastın zira ülkemizde denetimin de artık bir

hayli zorlaşmasını fırsat bilen, insanların

sağlığını umursamayan tüccar zihniyetli

kişiler bu merdiven altı diye tabir ettiğimiz

yerlerde hizmet veriyor. Hastalarımız ve

halkımız azıcık biliçlense bu tip yerler

ayakta kalamazlar. Yıllar geçtikçe bu bilinç

oturacak diye düşünüyorum. Cerrahi dışı

estetik müdahaleleri şu anki mevzuata

ve sonuçlanan bazı davalara göre sadece

plastik cerrahi uzmanları, cildiye uzmanları

ve medikal estetik hekimleri yapabilmekte.

Estetik cerrahi ameliyatlarında da

insanı şaşkına çeviren bir hayli sınır

ihlalleri mevcut; bu konuda da hastaları

bilinçlendirmek bizlere düşüyor sanırım.

Kbb uzmanları yüz germe, genel cerrahlar

meme estetiği, jinekologlar genital

bölge estetiğine soyunmuş durumdalar.

Tepeden tırnağa vücudun estetik cerrahi

operasyonlarından tek sorumlu branş

plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahidir.

Hastalarımız doktor seçerken buna

mutlaka dikkat etsinler.

105



Günümüzde artık sadece

kadınlar değil erkeklerde

estetik yaptırıyor. Ben

masum minik bir kaş arası

botoxu yaptırmışım çok mu?

Bir estetik cerrah olmana rağmen ameliyatsız yöntemlere de

önem veriyorsun. Mesela ameliyat olmadan yapılabilecek estetik

düzeltmeler neler?

Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin güncel verilerine göre son

yıllarda cerrahi dışı işlemlere talep ve işlemlerin sayısı bir hayli arttı.

Hastalarımızın talepleri doğrultusunda işimiz şekillendiği için bu

konularda da kendimi aktif ve güncel tutuyorum. Son 5 senedir her

sene Monako, Fransa’da düzenlenen Dünya Anti-aging kongresine

katılıyorum ve güncel gelişmeleri takip edip yeni ve bilime dayalı

uygulamaları kendi kliniğimde uygulamaya koyuyorum. Diğer

taraftan son yıllarda enerji bazlı sistemlerin başarılı sonuçlarını

da büyük bir dikkat ve keyifle izliyorum. Piyasada birçok cihaz

var, birçoğu denildiği gibi yapması gerekeni yapmıyor ve hasta

memnuniyetsizliği yaratıyor. Bu noktada hasta memnuniyetine

çok önem veren bir plastik cerrah olarak kliniğime Amerikan

Sağlık Örgütü FDA tarafından onaylanmış yani uzun dönem klinik

çalışmalarla etkinliği kanıtlanmış cihazları alıyor ve hastalarıma

sunuyorum. Ameliyatsız tekniklerle yüz germek, sarkan dokuları

iplerle askılamak, selülit derdinde yüzde yüz olmasa da anlamlı

azaltma yaratmak, bölgesel yağlardan kurtulmak, çevresel

incelme sağlamak, kırışıklıklardan kurtulmak ve kök hücrelerimizle

gençleşme sağlamak mümkün. Kliniğimde yapılan cerrahi dışı tüm

uygulamaları özetlemem gerekirse; Botox, Dolgu, Kök Hücre, PRP,

Mezoterapi (Gençlik aşısı, Somon DNA, Mezolift), Selülit Tedavisi

(Cihaz uygulamaları ve mezoterapi eşliğinde), Leke Tedavisi

(Cihaz uygulamaları ve Cosmelan/ Dermamelan enzimatik peeling

ile), Skar tedavisi (Cihaz uygulamaları ve mezoterapi eşliğinde),

Saten Yüz Germe (BTL Exilis Elite), Selektif RF ile Bel, Basen ve

Kolda Çevresel İncelme (BTL Vanquish Me ile Temassız Estetik),

Secret Altın İğneli Radyofrekans (Leke tedavisi, Skar tedavisi,

Yüz Gençleştirme), HIFU ile Ameliyatsız Yüz Germe (DualHI 3.

Jenerasyon Yüksek Yoğunlukta Odaklı Ultrason), Aquapeel ile

Profesyonel Cilt Bakımı, Dövme Silme (Q-Switched Nd:YAG Lazer

ile), Medikal Lenf Drenaj (BTL Lymphatism).

106


Aslında hep güzellikten bahsettik ama artık senin soyadınla anılan

Cihandide tekniği olarak bilinen bir Kepçe Kulak ameliyatı var. Estetiğin

psikolojiye etkisi çok büyük değil mi? Kepçe kulak estetiği için aileler

çocukları konusunda duyarlı davranıyor mu sence?

Evet, teşekkürler. Kepçe kulak estetiğinde

literatürde iki yüze yakın teknik var.

Benimki de onlardan bir tanesi oldu. Klasik

tekniklerde yaşadığım problemleri ortadan

kaldırmak için bu tekniğin peşine düştüm

ve sanırım başarılı da oldum. Yeni bir teknik

ortaya koyarken uzun dönem sonuçları

görmek ve onları paylaşmak çok önemlidir.

Cihandide tekniği bu anlamda da ciddi farklar

yarattı. 9 yıllık mazisi olan teknikte 5 yıllık

hasta takiplerimde bile henüz bir sorunla

karşılaşmadım. Bu noktadan hareketle

tekniğime güvendiğimi söyleyebilirim.

Belirttiğin üzere bu konuda ailelerimizin

bence biraz daha bilinçlenmesi lazım, burda

da en büyük görev bizlerin. Ebeveynler

erken yaşta böyle birşey için ameliyatı

gereksiz buluyor veya ameliyatı Allah’ın verdiğini bozmak olarak

niteleyip hiç araştırmıyor. Adı üstünde aslında bu bir deformite,

kepçe kulak deformitesi. Anne karnında büyüme gelişme evresinde

olması gereken bazı süreçlerin meydana gelmemesinden kaynaklı

kıvrımların oluşmaması nedeniyle ortaya çıkıyor. Yapılan bir çok

yurtdışı yayın ve makalede bu ameliyatın çocuk ilkokul çağına

gelmeden yapılması öneriliyor. Zira bildiğin üzere çocuklar alay

etme ve dalga geçme konusunda çok acımasız olabiliyorlar. Bu

ameliyat aslına çocuğun daha normale yakın bir psikososyal

gelişim yaşamasını sağlıyor ve dalga geçilme travmasına maruz

kalmamalarını sağlıyor. Bu perspektiften baktığında ne kadar anlamlı olduğunu

anlayabilirsin.

Şehrin en iyileri ödülünü aldın. Bir de mütevazilik yapıp pek

bahsetmediğin italyada aldığınız yara bakımı ile ilgili bir ödül var. Bundan

bahseder misin?

Birşeyleri doğru ve iyi yapınca arkası geliyor sanırım. Yuniq Clinic hep

hayalimdeki projeydi. Kliniğimi kurmadan önce bir üniversite hastanesinde

doçentlik yolunda ilerliyordum fakat beni rahatsız eden politikalar nedeniyle

ayrılmak durumunda kaldım. Bu ayrılığın hemen sonrasında kafamdaki

gerçekleştirmek üzere yola koyuldum. Hayalimde hep estetik cerrahi, cerrahi dışı

estetik uygulamaları, saç ekimini ve saç tedavilerini kaliteli, güler yüzlü hizmet

ve kişiye özel butik bir konsept eşliğinde aynı çatı altında sunan bir estetik cerrahi

kliniği vardı. Büyük uğraşların sonunda Yuniq Clinic’i Şubat 2016’da hayata

geçirdik ve çok iyi işler başardık. Başvuran hastalarımız kaliteli hizmet alıp mutlu

ve memnun ayrılacaklarını biliyorlar. Beni ve ekibimi tercih eden hastalarımızın

olumlu geri bildirimleri ve kendi çevrelerine referans olmaları sayesinde iyi bir

yere geldik. Tüm bu başarılı geçen sürecin sonunda 2017 Şehrin En İyileri ödül

töreninde İstanbul’un En iyi Estetik Kliniği ödülüne layık görüldük. Uğraşların

sonunda meyvesini toplamak benim ve ekibim adına büyük bir mutluluk.

Yara bakımı ve tedavisi konusu günümüz Türkiye’sinde resmen kanayan bir

yara. Bu kulvarda da özel sektörde son 4 senedir çok anlamlı işler yapıyoruz.

Yara konusunda da ayrı bir ekip ve mesai harcadığım süreç var. Hem ulusal hem

uluslararası arenada gerek yara bakım kursları gerek bilimsel toplantılar olsun

misafir konuşmacı olarak davetler alıyorum. Tüm bu zahmetli süreçlerin meyvesini

de geçen sene Eylül ayında Floransa, İtalya’da toplamak nasip oldu. 4 yılda bir

yapılan yara bakımı ve tedavisi konusunun en büyük bilimsel toplantısı olan Dünya

Yara Tedavisi Dernekleri Birliği Kongresi’nde, yaptığım çalışma 877 çalışma

arasından En iyi Bilimsel Çalışma ödülüne layık görüldü. Güzel ülkemin o büyük

salonda isminin anons edilmesi gurur vericiydi.

Ünlü isimler sana geliyor. Tabii estetik yaptırdığı bilinsin istemiyor.

Sen de bu konuda hassassın biliyorum ama Seçkin Piriler estetik yaptırdı

diye haberler çıktı Seçkin sosyal medyadan senin ismini vererek doğrusunu

öğrenmek isterseniz doktoruma sorabilirsiniz dedi. Seçkin estetiğe ihtiyacı

olmayan çok güzel bir kadın. Soruyorum işin aslı ne?

Sorunu işin aslını kendisine sormak lazım diyip geçiştireyim. Seçkin Hanım

çok güzel bir bayan evet ama en güzel kadınların bile ufak tefek doğal dokunuşlara

ihtiyacı olabiliyor. Bunu güzel ve her daim bakımlı bir bayan olarak kendinden de

bilirsin.

Estetik deyince hep kadınlar akla geliyor ama estetik yaptıran erkekler de

çok değil mi? En çok ne yaptırıyorlar?

Son 5 sene içerisinde ibre bir hayli yön değiştirdi. Erkekler estetik cerrahide

neredeyse pastadan yüzde kırklık bir payı kaptı. Cerrahi dışı işlemlerde yüze botoks

ve saça kök hücre/ mezoterapi bir hayli revaçta. Estetik cerrahi ameliyatlarını ise

lazerlipo ile vücut şekillendirme, burun estetiği ve saç ekimi olarak sıralayabilirim.

Sen yaptırmayı düşündün mü hiç?

Güzel soru. Aslında bu sene 40 yaşıma giriyorum. 4’lü rakamlardan

korkmamam gerektiğini birçok arkadaşım

söylese de ben biraz tedirginim. Çok

çalışıyorum, yan odamda çok iyi bir

profesyonel cilt bakım cihazım var ama

gel gör ki ayda bir yaptırabiliyorum. Bir de

sanırım artık botoks zamanım geldi.

Son olarak bakımlı ve güzel görünmek

isteyenlere tavsiyen nedir?

Herkesin ihtiyacı farklı. Ufak bir botoks

işleminde bile her seferinde işaretleme

yapıyorum. En basitinden kaş arasında

kiminin tek çizgisi kiminin iki kiminin üç

çizgisi var. Çünkü her bireyin sık ve kuvvetle

kullandığı mimik kasları farklı, su tüketim

alışkanlığı, sigara kullanım

alışkanlığı, güneşe maruziyet

oranı, uykusuzluk ve stres miktarı

ve en önemlisi genetiği farklı.

Yirmili yaşlar botoks için çok

erken değil mi en sık aldığım

sorulardan biri. Hasta uygunsa ve

ihtiyacı varsa hayır değil. Sonuç

olarak amacımız yaşlanmayı

ertelemek veya güzel yaşlanmak

değil mi? Bu anlamda doğru

zamanda başlanılan bir botoks

tedavisi alnınızdaki çizgilerin ve

derin kırışıklıkların erken yaşlarda ortaya çıkmasını engelleyecektir.

Bir de mesela sosyal medya üzerinden foto eşliğinde sorulan sorularla ilgili bir

iki cümle söylemek istiyorum. Bize gelenler çoğu zaman sağlıklı bireyler olduğu

için hasta demek bazen kulağıma garip geliyor. Kişilerin seçtiği doktorlarını ziyaret

etmesi, yani kendilerine ayırdıkları zaman onlara doğru işlem, memnuniyet verici

sonuç ve mutluluk olarak geri dönecek. Bu anlamda foto eşliğinde değerlendirme

talep etmek yerine, iyi bir araştırma sonucu plastik cerrahlarını seçmelerini ve

randevu alıp muayene eşliğinde yüz yüze görüşmelerini şiddetle tavsiye ediyorum.

107


108

Ece

Türkoglu

PLAJ

MODA

Merhaba ,

MODASI

Bahar aylarına hızlı geçişimiz

Bu sene uzayan kış

günlerinin yaz mevsim

süren mücadelesini elb

her zaman olduğu gibi

kazanacak, yani sımsıca

MODA

ile birlikte o çok özlediğimiz deniz

havasını şimdiden vitrinlerde

hissetmeye başladık. 2017 yaz

sezonunun plaj trendlerini eğer hala

TRENDLERI

keşfetmediyseniz biz sizin için bu

sezonun mayo ve bikini trendlerini,

plaj aksesuarlarını ve yaza damgasını

vuracak koleksiyonları sizlerle

paylaşmak istedik.

Bu sezon şaşıracağınız kadar

çeşitlilik ve renkler ile en iyi plaj

sezonunuzu yaşamaya hazırlıklı olun.

Çünkü her vücut tipine hitap eden

tarzlar her ölçüde vitrinleri doldurarak

tüm kadınları özgürleştirme mesajını

taşıyor.Bu sezonun plaj teması, cesur

ve eğlenceli !!

Yeni sezonda soft renkler,el örmesi

dokusunda kroşeler ve dantellerden

oluşan romantik detaylar oldukça

moda.. Tasarımcılar bu mayoları

daha çok balayına hazırlanan gelin

adaylarını düşünerek tasarladılar.

Ancak tasarımlar oldukça trend oldu.

Tabi volan ve püskül de ,yılın plaj

modasından elbette üzerine düşeni

aldı.koleksiyonların baş tacı edilen bu

iki önemli detay plajda hem bikini,

hem mayo hem de sahilde mayo üzeri

giysilerde farklı ölçülerde ama sıklıkla

göreceğimiz bir detay olacak.Ancak

mayo ve bikiniler için püskül ve

volan adına bu sene tam bir etnik ve

bohem yılı olacak.Yaz partilerinizin

unutulmaz kareleri olsun istiyorsanız

,püsküllü ve volanlı parçalar edinmeyi

kesinlikle yapılacaklar listenize

ekleyin!!

günler görüldüğü üzere

bir gece uzaklıkta... Ha

harıl çalışan modacılar

kış sezonundan çoktan

olan yaz koleksiyonları

cirit attığı vitrinlerde

kazanılamamış bir renk

savaşının izlerini görm

mümkün. Çünkü vitrin

bu sene canlı renklerin

keskini ile dopdolu. Ke

yeşiller, sarının en canl

vede elbette alev kırmı

kafa tutmuş bir pembe

görüyoruz... Birkaç yıld

soft renklerin hakimiye

olan yaz koleksiyonları

bu alışılmış birşey deği

sokak modasına bakaca

olursak, bu özlenmiş id

renklere oldukça rağbe

Renkler canlı ama bu s

hangi kesimleri sıklıkla

sokakta göreceğiz? Elb

bu senenin trend renkl

en canlı renkler; alev

kırmızısına kafa tutan

turuncu, ormana baş

kaldıran asi yeşil, gökyü

hükmetmek isteyen nig

mavisi. Ama soft renkl

tamamen vazgeçilmiş d

soft pembe, mavi, yeşil


Renklerden asla vazgeçemem

diyenler için ise bu sezonda da

neon renklerin ön planda olduğunu

söylemeden geçmeyelim.Sarı

,yeşil,mavi ama özellikle rengi

kırmızıya bakan turuncuların baş

göstereceği sahil kraliçelerinin iki

sıkı rakibi var; ten rengi tonlar plajda

yeniden karizmatik kadınların baş tacı

olacak.

Mayo ve bikinilerin maskülen

tarzları elbette ki yok ; plaj demek

stil ,güzellik demek.Bu sene plaj

modasında o kadar fazla çeşitle detay

kullanılmış ki ,seçim yapmakta zorluk

yaşayacaksınız.Tadını çıkarın.Sadece

dantel yada örme detaylar değil,ip ve

kesim detaylarının da bol olduğu bu

sezonda ip kemerle sarılı bikiniler göz

dolduracak.

Transparan parçaları bu sezon

gördüğünüz kadar hiç sık görmemiş

olacaksınız.File yada şeffaf parçalarla

donatılmış mayo ve bikiniler

kesinlikle dikkat çekmeyi seven seksi

ve cesur kadınlar için.Tamamen birer

iç çamaşırı sanrısı olarak tasarlanmış

bu parçalar oldukça baştan çıkarı

etkisiyle ,sahilleri ateşe verecek gibi

görünüyor.Nakışlı herşeyin moda

olduğu bu sezon,hem transparan

hemde nakışlı modellerle kışkırtıcı

tarafımızı keşfetmemize yardım

etmeye devam ediyor.

109


Kesimlere gelince işte burada

çeşitlilik öne çıkıyor ;derin düşük

v yakaların zirvesini yaşadığımız

sezonda elbette plaj tasarımları da

bu yakayı en şık şekilde kullanmayı

başardı.Stil sahibi kadınların ,plajda

ve özellikle plaj partilerinde sonsuz

şıklıkla taşıyacağı bu yaka minik

bir şort,püsküllü bir mini örme etek

yada sadece öylesine bağlanmış bir

pareo ile mükemmel bir kombin

yaratabilecek şıklığa sahip.

Asimetrik kesimler bu sene , saç

ve elbiseler derken plaj şıklığında

da elbette ki yerini hızlı bir şekilde

buldu.Çok tarz bulduğum tek kol

asimetrik bikini ve mayoları sıkça

göreceğimize inanıyoruz.Tabiki her

sene olduğu gibi,tasarımcılar için

önemli bir kriter olan ergonomiyi

de sağlayan asimetrik göğsü saran

kesimler rahatça yüzmeyi sevenler

için kaçınılmaz modellerden

olacağa benziyor.Güvenli yüzüş için

şıklıktan ödün vermeyen bu modeller

popülaritesi yüksek modellerden

olacak. Pantolonlarda bu sene

geri dönüş yaşayan yüksek bel

modası,bu sene bikini modasındada

görülecek,ama sıcak havaların trendi

olurmu bilemeyiz.Sadece yanları açık

mayo kesimleri de ,oldukça gizem ve

seksapalite dolu..

Elbette tasarımcılar su sporları

seven hanımefendileri de kesinlikle

hesaba katmış olacak ki ,sadece sörf

yapmak için tasarlanan modeller

oldukça göz dolduruyor.Çok

karizmatik modellerin olduğu bu

koleksiyon parçalarında ,çok eğlenceli

ve neşeli parçalarda eklenmiş. Daha

çok rahatlığı hedef alarak hareket

kabiliyeti sağlanan bu modern kraliçe

parçaları,gece partilerinde de göz

dolduracak.

Elbette yaka stil yansımasını

doğru yakalayan tasarımcılar ,derin

düşük v yaka gibi halter yakayı da

tasarımlarına eklemeyi unutmamışlar

hatta oldukça öne çıkarmışlar.

Göğüs bedenini en az bir beden

,doğru renk seçiminde iki beden

büyük gösterebilen halter yaka mayo

ve bikinilerde elbise ve bluzlarda

durduğundan iki misli daha şık olmuş.

Güzelliği vurgulamayı çok iyi bilen bu

detay sahillerde güvenli yüzme içinde

oldukça ideal..

Bu sene şıklıktan asla ödün

vermeyen plaj modası,sahilleri tam

anlamıyla birer podyuma çevirmeyi

başaracak.Yorgun bir yılın güzel sonu

olan tatilinizde kendinizi harika mayo

ve bikinilerle ödüllendirirken,nefis

tatilinizi güzel kokular,güzel tatlar ve

güzel şarkılarla renklendirmeyi ihmal

etmeyin ki; rengarenk ve enerjik bir

dönüş yapabilesiniz..

Şimdiden iyi tatiller..

Ece TÜRKOĞLU

110


Yeni haberlerle

dolu Moonlife TEMMUZ

sayısından herkese merhaba

Cem Özkök

Beni daha detaylı tanımak ve takip etmek için cemozkok309

instagram adresinden takip edebilir, merak ettiklerinizi sorabilir,

hafta içi her gün 13.30 ‘ da Uçankuş’ta Moda Kuşu programımdan

trendleri daha yakından benimle birlikte takip edebilir ve

danışmanlığımdan faydalanabilirsiniz.

Bu sayı için fotoğraflarımı pek çok ünlünün başarılı fotoğrafçısı,

Hüseyin Kurt çekti. Buradan da kendisine teşekkür ediyorum.

112

PATİK KRALİÇESİ ÇİĞDEM ŞEN!

Bir tek büyükler

ayakkabılarıyla,

terlikleriyle tarz

olacak değil ya..

çocuklarda da JJKIDS

ile bu mümkün.

Deri sektörünün

öncü firmalarından

Özyüksel deri aş.

Yönetim Kurulu

Başkanı Yüksel Şen

in kızı Çiğdem Şen…

İşte tam da diğerlerinden farkı ve başarılı

olmasının sırrı , derinin içinden gelmesi

ve yetişmesi… Kısaca, Çiğdem ŞEN

kendi farkını başarısıyla ve markasındaki

ayrıcalığıyla ortaya koydu ve kısa sürede

pek çok ünlü annenin de çocukları için

tercih ettiği bir marka haline geldi.

Patiklerin tercih edilmesindeki

özelliklere gelecek olursak, ,Türkiye’de

bir ilk olup tabanı dahil olmak üzere

ekolojik deriden yapılması, ortopedik

uyumlu anatomik yapıya sahip olması ,

yumuşak, terletmez koku yapmaz olması

, özel tasarım alt tabanı ile çocukların

patikleri dışarıda da giyebiliyor olması..

Hatta sevgili Çiğdem, patiklerini ; Sokağa

çıkabilen patik ! olarak adlandırıyor : ) bu

özellikler zaten diğer firmalardan farkını

kat ve kat ortaya koyuyor. Çiğdem ŞEN

deriyi o kadar çok seviyor ki tabanda bile

deri kullanmış : ) Yazarken resmen çocuk

olasım geldi. Sahiden bu patiklerin bize

göre olanları yok mu? : ) Yazarken bile

içim açıldı, açıldı demişken 12 adet renge

sahip.. e daha ne olsun?? 2 yaş üzeri patik

bulunmazken, jjkids 5 yaşa kadar üretim

yapıp pek çok anneyi mutlu etmektedir.

Artık ana okulundaki tüm çocukların

ayaklarında jjkids görürseniz şaşırmayın

derim. Tatile hazırlanan ailelere müjde,

jjkids sandaletleri 1- 8 yaş arası,

rengarenk modelleriyle jjkids’in online

sitesinden ya da Bağdat caddesi Bebekish,

Nişandaşı City’s gibi mağazalarda satışı

var. Ayrıca şehir dışından beni takip

edenler için de , Bursa Ankara Adana

İzmir Tekirdağ da satışları mevcut. Daha

fazla bilgi almak için , www.jjkids.com.

tr adresinden ulaşabilir, jjkids instagram

hesabından takip edebilirsiniz.

2017 Yaz sezonu

terlik trendleri!

Terlik şıklığı hem gece

hem gündüz hem davette

hem plajda kısaca her

yerde artık terlik devri…

yerle bir yere yapışık

dümdüz modeller,

çift bantlılar,metalik

tonlar,mantar

tabanlar,hasır

detaylar,sabolar,tüylü

modeller, taşlı parlak

modeller artık

sokaklarda…

Bu ay ‘’En’’ler

köşemde

kimlerin olduğuna

ve gündemde olanlara bir göz

atalım!


ile Moda Yaşam

KENDİNE HAS TARZIYLA

MEDYATİK BAŞARILI DOKTOR

Siz onu hep Halk Sağlığı Uzmanı olarak bildiniz, oysaki o kadar farklı yönleri ve

uzmanlık alanları var ki, daha detaylı tanımanız gerektiğinizi düşünüp çok sevdiğim dünya

tatlısı arkadaşım Oğuz Özyaral ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdim. Beni programımdan

takip edenler de çok iyi bilirler ki sevgili Oğuz Özyaral’ın tasarım harikası evini

gezdiğimizde tam 3 saatimizi almıştı..dolapları, antikaları, kıyafetleri…yaniiii öyle dolu bir

adam işte kendisi : )

Kısaca kendinden bahseder misin? Ama herkesin bildiği şeylerden değil. Farklı

bir Oğuz Özyaral tanıyalım istiyorum. Bahsettikten sonra ; Oğuz Özyaral’ sadece tek

kelimeyle anlatacak olsan, bu ne olurdu?

Çevre ve Sosyal Sorumluluğa önem veren doğal yaşamı ve doğallığı seven, mesleği

Eczacı, işletmeci ,mikrobiyolog, mikolog, sağlık yöneticisi, iş sağlığı güvenliği danışmanı

olarak bir halkın sağlığı için bir halk sağlığı çalışanıyım hayat felsefesi ise akademisyenlik.

Olan biriyim. Kendimi tek kelime ile ifade edecek olsam bu imkansız olurdu çünkü ben tek

kelimeye sığamayacak bir karaktere ve yaşantıya sahibim.

Oğuz Özyaral dendiğinde herkesin aklına ilk gelen, halk sağlığı

oluyor. Neden bunun üzerine bu kadar yoğunlaştın? Halbuki o

kadar çok şeyle uğraşıyorsun ki, ben bildiğim için, herkes bilsin

istiyorum. : )

Çünkü çok somut, direk olarak yaptığın her şey halkın sağlığı

için bir şey oluyor. Ve bu sonucu herkes görebiliyor. Dünya çapındaki

bütün sağlık sorunları ortaya çıkmadan çözüm aramış ve yol gösterici

oluyorsun buda çok heyecan verici oluyor. Üniversitede akademisyenlik

yapmanın dışında sosyal olarak bugüne kadar hayalimdeki her şeyi

gerçekleştirdim. Örneğin tiyatroda oynadım fotoğraf ve resim sergileri

açtım resim yaptım şarkı söyledim ayrıca şiir ve hikayelerde yazarım.

Yani geniş bir yelpazeden bir sanatçı ruhuna sahibim. Diyebilirim Öte

yandan dağcılık dalgıçlık yüzme tracking gibi sporlarla da uğraştım. mutfağa girmek ve

aşçılık sanatı ile uğraşmaktan zevk alırım, çiçeklerle uğraşmayı severim

hayvanlarla beraber yaşamaktan çok hoşlanırım kedilerim köpeklerim ve

kuşlarım hayatımın her döneminde olmuştur evimde birlikte yaşayacağım

bir hayvanım her zaman vardır ve olacaktır.. Televizyonda ekranda olmak,

program yapmak ve hazırlamak radyoda konuşmak, gazetelere makale

yazmak haber hazırlamak sağlık haberlerini yazıp gündem belirlemek güncel

işlerim arasında yer alır. Buna rağmen Ancak eğitici ruhum her daim ağır

basmıştır.

Bildiğim kadarıyla bir kitap yazıyorsun. Neler bekliyor bizi bu

kitapta? Ne zaman çıkacak?

kaç bir kitap??? bir roman bir biyografi bir otobiyografi bir doğal yaşam

ve üç adet bilimsel kitap bu sene yeni sezonla beraber hızlı bir şekilde

baskıya girmek üzere romanda kendi çocukluğumdan konular anlattım ama

her hikayenin bir rengi var örneğin: 1. Dünya savaşında anneannemin bir

hatıratını anlatırken o hikayenin rengi acı kırmızı idi galata köprüsünün son

halini anlatan hikayemin rengi ise kasvetli gri romanımın son hikayesinin

rengine vicdan karası adını verdim.

Üniversitede hocalık yaptığını da bilmeyen yoktur sanıyorum ama

ben yine bu konuya da değinmek istiyorum. Öğrencilerin seni çok

seviyor. Bunun sırrı ne? Çok sempatiksin orası

kesin ama bilmediklerimizi de sen bize anlat

istiyorum. : )

sempatiklik bir kriter değildir önemli olan

günü ve günceli takip edebilmek öğrencinin

hissetiklerini yakından incelemek onun gibi

görmek. Zaman zaman empati ve sempati

kavramlarını iç içe getirebilmek ve öğrencinin

gözlüğünü takıp olaylara öyle bakmak gerekiyor.

Tatlı sert olmayı becerebilmekte önemli ve apayrı

bir konu bence.. dersin derste işleneceğini düşünen birisiyim.. derste yoğunlukla konuyla

ilgili hikayeler anlatmayı tercih ediyorum. Okuma işlerini ise evde yapmalarını önerip o

şekilde yönlendiriyorum. Katılımcı katkılı eğitimden yanayım. öğrencinin bizzat proje

üretmesini uygulama yapmasını seviyorum ve istiyorum çünkü somut sonuçlar ortaya

çıkınca öğrencide çok mutlu oluyor. Klasik dersten çok daha akılda kalıcı oluyor. Dersi

eğlenildiği zaman daha çok öğrenildiğini düşünüyorum..

Evinde çektiğimiz vtr hala gözümün önünden gitmiyor. Çok zevklisin, evine gelen

herkes hayran oluyordur eminim. Nereden geliyor bu zevk ve bu kadar detay? Ben

şanslıyım gezdim gördüm biliyorum ama herkes öğrensin istiyorum.

çocukluğumdan beri mimariye ve iç mimarlığa .çok büyük hevesim vardı. Ciddi

bir dekorasyon ve dergi koleksiyonum var 1972 den beri bu tarz dergileri alır ve halen

biriktiririm. Binlerce dergi var. Ayrıca binlerce kitabım olması ve toplayıcı özelliğim olması

tüm bunların evde belli yerlerde toplanması biriktirilmesi fikrini doğurmakta dolayısı ile

bunları en iyi dizayn edece k ve yerleştirecek olan kişi benim. Eskiyi ve yeniyi karıştırmayı

çok severim. Aslında yeni denebilecek çok az materyaller var. Son donemde gelen

hediyeleri saymazsak 150-200 yıllık olan fazlasıyla elimde materyal var. Bunları sergilemeyi

seviyorum. Bunun için evimin iç dekorasyonu nu kendim yaptım tüm mobilyaları evin

içinde bizzat kendim dizayn ettim yaptırdım. Hepsi yaşanmışlık simgesi dolayısı ile bunları

sergilerken veya kullanırken kendimi tarihin içinde geziyor gibi hissediyorum bu koltuklarda

benden önceki büyüklerim kim bilir ne konuştu nasıl kahve içti bunları düşünüyorum.

Bu evde olan her şey dünyada kalacak bu yüzden bu yaşanmışlıkları bende yaşamayı

seviyorum. Ahşabı çok severim elde materyal çok olunca eldeki materyalleri başka

amaçlarda kullanmayı tercih ediyorum. Böylelikle hem sergilenmiş hem de kullanılmış

oluyorlar

Kameraları çok seviyorsun. Kameralar da seni çok seviyor. Neden? Bu kadar

sevilmenin sebebi ne? Öğrecilerin seviyor, kameralar seviyor, halk

seviyor. Ne kadar harika !

kameraları seviyorum ekran önünde olmayı seviyorum çünkü çok

daha büyük kitlelere mesajlarımın ulaşacağını düşünüyorum. Halkın

dilinden konuşmak onlara ulaşabilmek onların beğenisini kazanabilmek

benim için gerçekten büyük onur ve gurur. kamera dünyaya acılan

bir kapı benim için. orada söylediğiniz her şey dünyanın her köşesine

ulaşıyor. Ertesi gün yada sonrasında söylediklerinizin Rusya’dan Belçika’

dan Amerika’dan etkilerini ve tepkilerini duymak ve izlemek beni çok

heyecanlandırıyor. Kamera karsısında start aldığımda hasta bile olsam

bir anda enerji doluyorum çünkü onu karsımdaki milyonlara aktarmak

benı cok heyecanlandırıyor.

Bana göre yaşı olmayan adamsın , çok enerjiksin, her ortama ve yaşa ayak

uydurabiliyorsun. Bunu neye borçlusun?

fiziksel yaş dünyavidir ama beyinsel yaş

manevidir. Onun bir ölçüsü yoktur onemlı olan onu

kullanabilmektir. O fiziksel yaşın baskısı altına asla

girmemek gerekir. Bugünün yükselen değerleri ne ise

onları yaşayabilmek takıp etmek gerekir. Gençlerin

konuştuğu sokak dilini takıp edebilmek onların

dinlediği müziği dinleyip anlayabilmek onlar gibi

düşünebilmek onlar gibi hareket etmek son derece

önemlidir. Sınırların sınırlarını aşabilmekte cok

kıymetlidir ve algıların acık olması gerekir. Gençlerin

giyim kuşamına bakıp sana uyabilecekleri sana

uyabilecekleri kendini adapte etmek gerekir. Bu

nedenle hiçbir renk ve stil sınırlamam asla yoktur.

Pek çok marka ve firma reklam yüzleri olman

için sırada bekliyor. Dedim ya ekranlar seni

seviyor. Seni içlerinde cazip kılanlar oluyor mu?

Neye göre karar veriyorsun?

bugüne kadar karar vermemenin tek bir nedeni

var doğadan ve doğaldan yana olmayan sentetik türetilmiş hiçbir

gıda yada sentetik bir kıyafet veya ürün marka yüzü olarak beni

kullanamayacaktır. Ancak halkın sağlığı için sağlık için toplum sağlığı

için hijyen için yeşilci yaklaşan maviyi ve yeşili koruyan tüm ürünlere

gönlümüz ve kapımız acıktır.

Daha önce Tv programı yaptın ve çok tutuldu. Yeniden görecek

miyiz ekranlarda? Bizleri bekleyen, ilk bana söylemek istediğin

başka projelerin var mı?

Vaaaarrrrrr!!! Yakın bir gelecekte hem güleceğiz hem güldüreceğiz

eğlenirken öğreteceğiz hayatımın bir parçası eğitmek öbür tarafı

güldürmek ikisini karıştırınca hoş bir şey olacağını ümit ediyorum.

Çok sayıda sosyal sorumluluk projesi geliştiriyorsun ve hepsinde varsın. Biliyorum

bunları söylemeyi pek seviyorsun ama bu bahaneyle ben de hepsini öğrenmiş

olacağım. Bir de şu meşhur Kent konseylerin var. Kısaca bahseder misin?

Bir ulusun ulus olmasını yaratan en büyük öğenin sivil toplum kuruluşları olduğuna

inanıyorum dolayısı ile kent konseyi başkanlığım beni bu konuda aşırı heyecanlandırıyor.

bu geçtiğimiz yıl üniversitem kent konseyim kadı meclisim ve öğrencilerimle beraber 100

civarında sosyal sorumluluk projesi üretmiş ve yürütmüş bulunmaktayız. Bu calışmaların

ülkemizin geleceği olan gençlere büyük bir ışık yol göstericisi olmasını ümit ediyorum.

Üniversite sadece kapalı kapılar ardında bilim üreten bir yer olamaz üniversite sokakta halkla

beraber olduğu sürece bilim ve ilim Türkiye’nin gelişimi hususunda büyük yollar açacaktır.

113


100

95

75

25

5

0


25 YILDIR SİZLERLE!

TEŞEKKÜRLER

More magazines by this user
Similar magazines