Views
8 months ago

ULI403U-TÜRK DIŞ POLİTİKASI I-12V4-8-pdf_kitap

82 Türk D›fl

82 Türk D›fl Politikas›-I 10 Kas›m 1936 tarihli cevabi notas›nda Türkiye’nin bu talebinin Suriye’nin parçalanmas› demek olaca¤›n› belirtti ve reddetti. Konuyu Türkiye’nin onay›yla da Milletler Cemiyeti’ne götürdü. Suriye’yle yapt›¤› antlaflman›n onaylanmas›n› da erteledi (Sar›nay, 2000a:362-364). Türk diplomasisi, Sancak Sorunu’nda aflamal› bir strateji izledi. ‹lk basamakta Türkiye’nin garantisi alt›nda ba¤›ms›z bir Sancak Devleti’nin kurulmas› yer ald›. Cumhurbaflkan› Atatürk bu sorunun çözülmesi sürecini tüm detaylar›yla izledi. Nitekim 1 Kas›m 1936’da TBMM’nin aç›l›fl›nda yapt›¤› konuflmada kararl›l›¤›n› gösterdi: “Milletimizi gece gündüz meflgul eden bafll›ca büyük mesele, hakiki sahibi öz Türk olan ‹skenderun; Antakya ve havalisinin mukadderat›d›r. Bunun üzerinde ciddiyet ve katiyetle durmaya mecburuz. (...) bu iflin hakikatini bilenler ve hakk› sevenler, alakam›z›n fliddetini ve samimiyetini iyi anlarlar ve tabi görürler” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C.1, 1981: 392). Ertesi günde Sancak’taki mücadelenin liderlerinden Tayfur Sökmen’e Antakya-‹skenderun çevresine “Hatay” ad›n› verdi¤ini aç›klad›. 10 Aral›k 1936’da Ankara Palas’ta Frans›z Büyükelçisi M. Ponsot’la mesaj yüklü bir konuflma yapt›. Bunlar, Sancak’›n, Türkiye’nin bir numaral› sorunu hâline geldi¤ini ve Türk-Frans›z iliflkilerinin merkezine oturdu¤unu göstermektedir. Milletler Cemiyeti, Fransa’n›n baflvurusu üzerine 14-16 Aral›k 1936’da sorunu görüfltü ve ‹sveç’li Rickard Sandler’i raportör olarak görevlendirdi. Sandler’in önerisi üzerine bölgede incelemeler yapmak üzere üç kiflilik bir gözlemci heyeti oluflturuldu. Bölgede etnik ve dinî unsurlar aras›nda sert mücadeleler yafland›. Zaman zaman sonu ölümle sonuçlanan protestolara baflvuruldu. Türkiye ve Fransa aras›nda 21-26 Ocak 1937’de Cenevre’de yap›lan görüflmelerde Sancak’›n içifllerinde ba¤›ms›z ayr› bir varl›k olmas› ilkesel olarak kabul edildi. Tam bu s›rada Sandler, 27 Ocak’ta raporunu Milletler Cemiyeti’ne sundu. Bu raporda flu maddeler vard›r: • Sancak’›n içifllerinde ba¤›ms›z olmas› • Resmî dilin Türkçe olmas› • Ordunun bulunmamas› • Yerel bir polis örgütünün kurulmas› • Toprak bütünlü¤ünün Fransa ve Türkiye aras›nda yap›lacak bir antlaflmayla belirlenmesi • Milletler Cemiyeti’nin denetiminin sa¤lanmas› • Sancak’›n ayr› bir statü ve Anayasa ile yönetilmesi Böylece Sancak, ayr› bir siyasi varl›k olarak yeniden yap›land›r›lacakt›. Gelinen nokta Türk diplomasisi için büyük bir baflar›yd›. Öte yandan Suriyeli Arap milliyetçiler ise büyük tepki gösterdi, Fransa’y› ihanetle suçlad›. (Ada, 2005: 104-130) Gerilimin düflürülerek sorunun çözülmesi noktas›nda, Milletler Cemiyeti ve bu kurumun görevlendirdi¤i uzmanlardan oluflturulan heyet, çal›flmalar›n› sürdürdü. Öte yandan Türkiye ile Fransa aras›nda görüflmelere ara verilmedi. 20 fiubat 1937’de Milletler Cemiyeti’nin görevlendirdi¤i uzman ve gözlemciler, s›n›rlar› ve statüsü belirlenmifl Sancak bölgesi için bir anayasa tasla¤› haz›rlayarak etnik ve dinî gruplar›n seçimlere nas›l kat›laca¤›n› düzenledi. Türkiye ve Fransa, bu metinlerin Milletler Cemiyeti taraf›ndan onaylanmas›ndan sonra 29 May›s 1937’de Cenevre’de Sancak’›n statüsünü garantiye alan ve Suriye-Türkiye s›n›r›n› belirleyen iki antlaflma imzalad›. Böylece Hatay Sanca¤› ayr› bir siyasi varl›k fleklini ald›. Öngörülen seçime gidilirken Türkiye, 15 ve 24 Aral›k 1937’de Milletler Cemiyeti Konseyi’ne gönderdi¤i iki telgrafla ‹ngiliz yetkili Thomas Reid baflkanl›¤›ndaki seçim komitesinin,

3. Ünite - Atatürk Dönemi Türk D›fl Politikas› (1923-1938) 83 seçim düzenlemelerini kendisine dan›fl›lmadan haz›rland›¤› gerekçesiyle tan›mad›- ¤›n› ilan etti. Bu konudaki en temel sorun, seçmenlerin ne flekilde kaydedilece¤iydi. Çünkü bölgedeki hangi etnik-dinî grubun kaç milletvekili ile temsil edilece¤i bu listelere göre düzenlenecekti. Yap›lan görüflmelerin ard›ndan Türk tezi olan, grup aidiyeti konusunun beyana tabi olarak serbestçe belirlenmesi görüflü kabul gördü (Sönmezo¤lu, 2011: 388). Atatürk, seçim konusundaki tart›flmalar sürerken ilerleyen hastal›¤›na ve doktorlar›n istirahat etmesi önerilerini hiçe sayarak 20-24 May›s 1938’de Adana-Mersin’deki askerî birlikleri denetlemeye gitti. Atatürk’ün bu davran›fl› Hatay Sorunu’nun Türkiye taraf›ndan ilk günkü kadar önemsedi¤ini göstermiflti. Türkiye’nin Hatay Sorunu’nu oldukça önemsedi¤inin bir baflka göstergesi de bu dönemde Suriye s›n›r›na 30 bin kiflilik bir askerî güç y›¤m›fl olmas›yd›. Bu koflullar etraf›nda Türkiye’nin kararl› tutumu Fransa’n›n bu soruna yaklafl›- m›n› da yumuflatt›. Nitekim, 4 Temmuz 1938’de Türkiye ve Fransa aras›nda askerî yönü a¤›r basan bir antlaflma imzaland›. Antlaflmaya göre bölgedeki güvenli¤i 6000 kiflilik kuvvet sa¤layacakt›. Bu kuvvetlerin 1000’i Sancak’tan geri kalan k›sm› da eflit bir flekilde Türkiye ve Fransa taraf›ndan sa¤lanacakt› (Sar›nay, 2000b:423). Sonuç olarak 1 A¤ustos 1938’de tamamlanan haz›rl›klar ve yap›lan seçimlerin ard›ndan 358 Türk, 113 Alevi, 55 Ermeni, 18 Sünni Arap, 20 Rum Ortodoks ikinci derece seçmen seçildi. Bunlar›n kat›l›m›yla 24 A¤ustos’ta yap›lan ikinci seçimlerde 40 sandalyeli mecliste Türkler 22, Aleviler 9, Ermeniler 5, Rum Ortodoks 2, Sünni Araplar da 2 milletvekili ç›kard›. 2 Eylül 1938 tarihinde toplanan Meclis; Tayfur Sökmen’i Cumhurbaflkan› seçti ve devletin ad›n› da “Hatay” olarak de¤ifltirdi. Fransa en bafl›ndan beri Hatay’›n Türkiye’ye kat›lmas›na karfl›yd›. Ancak uluslararas› koflullar, Almanya ve ‹talya faktörü bu ülkenin Türkiye’ye olan ihtiyac›n› artt›rm›flt›. Dolay›s›yla yumuflamak zorunda kald›. Ayn› do¤rultuda Hatay’›n da Türkiye’ye yak›nl›¤› gittikçe artm›flt›. 7 Nisan 1939 tarihinde ‹talya’n›n Arnavutluk’u iflgal etmesi, ‹ngiltere gibi Fransa’n›n da Türkiye ile ittifak yapmas›n› bir bak›ma zorunlu k›lm›flt›. Türkiye ve ‹ngiltere aras›nda bafllayan ‹ttifak görüflmelerine Fransa’n›n da kat›lmas›, bu ülkenin Hatay’›n Türkiye’ye ba¤lanmas›na r›za göstermesine olanak sa¤lad›. Fransa 23 Haziran 1939’da Hatay’›n Türkiye’ye kat›lmas›n› kabul etti. Hatay Meclisi de ayn› tarihte Türkiye’ye kat›lma karar› ald›. TBMM ise 7 Temmuz 1939’da Hatay’›n Türkiye’ye kat›lmas›n› onaylad›. Frans›z askerleri de 23 Temmuz’da Hatay’dan çekilerek sorunun tümüyle Türkiye lehine çözülmesini pekifltirdi.(Sönmezo¤lu, 2011: 387-391) Türkiye, Hatay Sorunu’nu diplomasiyi etkin bir flekilde kullanarak çözdü. Bunun yan›nda Atatürk’ün ve diplomatlar›n kararl› tutum tak›nmas›, bas›n ve propaganda yoluyla kamuoyu oluflturulmas› ve uluslararas› koflullar›n iyi kullan›lmas› faktörleri de sorunun çözümünde etkili oldu. Resim 3.7 Hatay Devleti’nin Bast›¤› Bir Pul Hatay’›n Türkiye’ye kat›lma süreci nas›l oldu? Araflt›r›n›z SIRA S‹ZDE 5 SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M DÜfiÜNEL‹M SORU SORU

TUZAK
info@insamer.com
ANADOLU
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE TÜRK DÜNYASI
info@insamer.com
I CİLT
BİRLİKTE TÜRK MİLLETİYİZ
İLİŞKİLERİ