Views
7 months ago

KOAH Bülteni 2017 Sayı 3

Huimin Wu, MD; Robert A.

Huimin Wu, MD; Robert A. Wise, MD; and Ann E. Medinger, MD. Do patients hospitalized with COPD have airflow obstruction? Chest 2017; 151(6):1263-71. KOAH nedeni ile hastane yatışı olan hastalarda havayolu obstrüksiyonu var mı? Çeviren: Uzm. Dr. Pınar Akın Kabalak Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi KOAH hastalığı, GOLD (The Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) raporunda spirometrik olarak post-bronkodilatör FEV1/FVC’nin %70’in altında olarak tanımlamaktadır. Her ne kadar KOAH hastalarıyla yapılan klinik araştırmalarda, çalışmaya uygunluğun değerlendirilmesinde spirometrik ölçümler kullanılsa da, epidemiyologlar ve sağlık bakım sistem yöneticileri prevalans değerlendirmesini uluslararası hastalık sınıflamasının (International Classification of Diseases-ICD) kodlarına dayandırmaktadır. ICD kodlaması ile kaydedilen tanılar sıklıkla, klinisyenin anamnezden elde ettiği bulgulara, fizik muayene bulgularına, akciğer görüntülemesine, kan gazı analizine veya hastanın daha önce KOAH tanısı aldığını beyan etmesine dayanmaktadır. Kodlama sistemi spirometrik doğrulamayı gerektirmemektedir. Bu çalışmada, Washington DC de yer alan bir tıp merkezinde KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye yatan hastaların kayıtları retrospektif incelendi. ICD-9-CM’e (The International Classification of Diseases, Ninth Revision, Clinical Modification) göre KOAH olarak kodlanan hastaların ne kadarında spirometrik olarak hava yolu obstrüksiyonun var olduğu incelendi. Ekim 2005 ile Eylül 2015 arasında kesin tanısı ICD-9-CM’ye göre KOAH olarak kodlanan 1278 hastanın kayıtlarına bakıldı. 155 hasta tekrarlayan hastane başvurusu nedeni ile çalışma dışı bırakıldı. Toplamda 826 hasta ile çalışıldı. 175 (%21.2) hastanın spirometrik ölçümü yokken, 651 (%78.8) hastaya ölçüm yapılmıştı. 96 hastanın ölçümleri ATS standartlarını sağlamadı. 465 (%56.3) hastada hava yolu obstrüksiyonu mevcuttu. Başarılı spirometri yapan 555 hastadan 449 (%80.9) tanesinde hastane yatışı öncesi ya da yatış sırasında, 106 (%19.1) hastada ise taburculuktan sonra test uygulanmıştı. Doksan hastanın pre/post bronkodilatör FEV1/FVC değeri normal, 22 hastada değerler astım ile uyumluydu. Kesin tanısı ICD sistemine KOAH olarak kodlanan ancak spirometrik doğrulaması olmayan 271 (%32.8) hasta vardı. Yaşlı

grupta ya spirometri başarısız ya da diğer hastalar ile kıyaslandığında belgelenmiş spirometri oranı daha düşüktü. Daha genç grupta ilk spirometrinin daha çok hastane yatışı sırasında uygulandığı görüldü. Cinsiyet, ırk ve sigara öyküsüne göre analiz edildiğinde spirometrik ölçümü belgelenmiş grup ile belgelenmemiş grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. TARTIŞMA Tanı ve hastalıkların yönetimi konusundaki güncel standartlar, KOAH tanısında postbronkodilatör spirometride FEV1/FVC değerinin %70’in altında gösterilmesini önermektedir. Hava yolu hastalığına bağlı nefes darlığı nedeni ile hastane yatışı olan hastalarda, KOAH tanısı spirometri olmaksızın anamnez, fizik muayene, radyolojik ve laboratuvar bulgulara dayandırılmaktadır. Ancak bu hasta popülasyonunda nefes darlığı, öksürük, hışıltı ve hipoksemi bulgularına neden olacak başka kronik hastalıkların sıklığı fazladır. Klinisyenlerin nefes darlığı sebebini doğru tanımlamaları ve spirometri olmaksızın obstruktif akciğer hastalığı tanısı koymadaki yeterliliklerini inceleyen mevcut yayınlarda çelişkili sonuçlar mevcuttur. ICD kodlaması ile klinisyenin KOAH tanısı koyarken kafasını karıştıran ve eşlik eden ek kronik hastalıkların %50’sini hipertansiyon, %16’sını kalp yetmezliği, %14’ünü aritmi, %13’ünü koroner arter hastalığı ve %7’sini anemi oluşturmaktadır. Bir çalışmaya göre KOAH ve kalp yetmezliğinin birlikte olduğu olgularda düşük ejeksiyon fraksiyonunu gösteren ekokardiyogram yapılma oranı, hava yolu obstrüksiyonu göstermek için yapılan spriometri yapılma oranından %20 daha fazladır. Sağlık merkezlerinde spirometriyi de sonografi kadar yaygın kullanılır hale getirmek ve klinisyenleri KOAH tanısı için spirometrik doğrulamanın gerektiği konusunda eğitmek için çaba gereklidir. Bu çalışmada, spirometrik doğrulama oranı mevcut yayınlardan daha yüksek saptandı. Fakat hala kodlamadaki belirsizlik sınırı belirgin yüksekti. Sadece % 67.2 hastada spirometri başarılıydı ve bunların %56.3’ünde KOAH saptandı. Yaşlı hastalarda spirometrik ölçüm oranı daha düşük bulundu. Bu sonuç test koşullarına ulaşmada zorluğa bağlı olabilir. Bu çalışma popülasyonu erkek ağırlıklı ve ortalama yaş 71 idi. Bu nedenle bu sonuçlar kadın ve daha genç yaş grubu için geçerli olamaz. Hala sigara içen ya da bırakmış ve FEV1/FVC oranı %70’den büyük olan hastaların %50’sinde kronik solunum semptomları mevcuttur. Bu hastalarda alevlenme sıklığı ve daha önceden KOAH tanı alma oranı daha yüksektir. KOAH’ın genetik epidemiyolojisi ile ilgili 2014 tarihli

GENÇLİK EĞİTİM KURUMLARI ARALIK BÜLTENİ 2017
Леди Мен №3 (27) март 2017
第 34 期 (2017 年 3 月 期 )