Views
6 months ago

KOAH Bülteni 2017 Sayı 3

KOAH’ta Eğitim, Öz Hastalık Yönetimi ve Telemonitorizasyon Prof.Dr.Hakan Günen Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul KOAH halen dünya genelinde en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan kronik hastalıklar arasındadır. KOAH’ın ilaç tedavisinin temelini solunum yolu ile alınan bronkodilatör(ler)±İKS’ler oluşturmaktadır. Bu temel ilaçlara ek olarak influenza ve pnömokok aşıları ile hareket kısıtlılığı olanlara pulmoner rehabilitasyon önerilir. Tüm bu tedavi yaklaşımları ile semptom kontrolü ve başta alevlenmeler olmak üzere risklerin azaltılmasında belli oranlarda başarıya ulaşılmıştır. Son 10 yılda klinik kullanıma sunulan çok daha güçlü inhaler ilaçlar ve kullanımı daha kolay ve etkili inhaler cihazlara rağmen KOAH yönetiminde henüz hedeflenen noktaya ulaşılamadığı açıktır. Mevcut durum klinisyenleri tedavi etkinliğini arttırabilecek yeni arayışlara itmektedir. Son yıllarda diğer kronik hastalıkların yönetiminde de oldukça popüler olan hasta eğitimi, öz hastalık yönetimi ve telemonitorizasyon gibi yaklaşımlar gündeme gelmiştir. Bu yeni yaklaşımların başarısını etkileyen hastaya ve tedaviyi verenlere bağlı kişisel bir çok faktör olabileceği gibi, genel sonucu olumlu veya olumsuz büyük oranda değiştirebilen hastalığa bağlı faktörler de söz konusudur. Bu tip yeni yaklaşımların başarısını olumsuz olarak etkileyen en önemli faktörler olarak; yaşlı hasta oranının yüksek olması, düşük eğitim seviyesi, progresif hastalık durumu, çoklu ilaç kullanımına rağmen verilen tedavilerin etkilerinin açık şekilde belirgin olmaması, sık alevlenmeler ve yüksek mortalite oranları sayılabilir. KOAH’lı hastada verilebilecek hastalığa özel eğitim aslında pulmoner rehabilitasyonun bir parçası olarak da planlanabilir. Eğitimin temel komponentleri, sigaranın bıraktırılması, hastalık, semptomlar ve ilaçlar hakkında bilgilendirme, semptom ve alevlenme yönetimleri, solunum fonksiyonlarını değerlendirme, cinsel konular, toplumsal aktivitelere katılım, sağlıklı beslenme ve havayollarının temizlenmesi tekniklerini içerebilir. Yapılandırmadan da anlaşılacağı üzere eğitim

konuları direk olarak öz hastalık yönetimini de içine almaktadır. Eğitimler bir veya iki ay boyunca haftada bir veya iki kez, her seans 40-45 dakika olacak şekilde görsellerle ve pratik uygulamalarla zenginleştirilerek planlanabilir. Eğitimleri sadece doktorların vermesi değil ama yapılandırılmış şekilde hemşirelerin, solunum fizyoterapistlerinin, sosyal uzmanların ve diyetisyenlerin de dahil edileceği bir takım çalışması olarak planlanması önerilir. Öz hastalık yönetimi uygulamalarında hasta ve sağlık çalışanları tarafından üzerinde anlaşmaya varılmış bir yazılı aksiyon planı kullanılmalıdır. Bu planda hastaların hangi durumlarda nasıl davranmaları ve önlem almaları gerektiği ile sağlık çalışanları ile iletişime geçme durumları net ve anlaşılır şekilde tanımlanmalıdır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, KOAH’lı hasta eğitimi modeli uygulaması ve öz hastalık yönetiminin KOAH’ta önemli parametreler olan yaşam kalitesi, başta nefes darlığı olmak üzere semptomlar ve hastaneye yatış gerektiren alevlenme oranları üzerine olumlu etkileri gösterilmiştir. Hasta eğitimi ve öz hastalık yönetiminin etkilerini değerlendirmek konusunda yapılan çalışmaların metotlarının, hasta tiplerinin, takip parametrelerinin, takip sürelerinin ve eğitim modüllerinin birbirlerinden çok farklı olması nedeniyle net bir sonuca varmak mümkün değildir. Elimizdeki veriler genel KOAH hastalarına yönelik etkili bir eğitim ve öz hastalık yönetimi modelinin henüz yeterince geliştirilemediğini göstermektedir. Bununla birlikte, eğitimden fayda görecek hasta gruplarının olacağı da aşikardır. Genel eğitim modellerinden ziyade mevcut eğitim modellerinin kişiye özel hale getirilmesi, bazı eğitim modüllerinin eklenmesi veya çıkartılması düşünülebilir. Telemonitorizasyon uygulaması son zamanlarda birçok kronik hastalığın yönetiminde önem kazanmaya başlamıştır. Özellikle yaşlı ve immobil hastaların sağlık ekiplerini daha sık görme taleplerinin olması, gerekli durumlarda sağlık kuruluşuna ulaşmadaki güçlükleri ve ambulanslarla ulaşımın yüksek maliyetleri de göz önüne alındığında mantıklı bir yaklaşım gibi gözükmektedir. Telemonitorizasyon uygulamaları basitçe sadece önceden belirlenmiş aralıklarla yapılan karşılıklı telefon görüşmeleri şeklinde olabildiği gibi, bilgisayar tabanlı canlı görüşmelerin yapılabildiği, eğitimlerin verilebildiği, çeşitli hasta verilerini ölçmeye ve göndermeye yarayan ek donanımların kullanıldığı organize yapılandırmalar şeklinde de olabilir. KOAH hastaları için en çok kullanılan ek donanım aletleri arasında spirometreler, tansiyon ölçme aletleri, pulse