Views
5 days ago

EGELIFE SAYI_111_kucuk

8 MART 1977 tarihini 8

8 MART 1977 tarihini 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. Bununla birlikte Birleşmiş Milletler’in resmi internet sayfasında, günün tarihine ilişkin bölümde anmanın New York’ta ölen kadın işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır. Kadın hakları mücadelesinde 1975 yılı büyük önem taşır... Birleşmiş Milletler 8 Mart Gününü “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlamaya başladı. İki yıl sonra 1977’de, Birleşmiş Milletler genel toplantısında kadın hakları, uluslararası barış günü olarak kabul edildi. TÜRKİYE’DE 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandıysa da yaklaşık 50 yıl sonra, 1975 yılı ve sonrası daha yaygın, kitlesel olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı... TAM 33 YILDIR KESİNTİSİZ SÜRÜYOR “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. Eylül 1980 darbesinin ardından cunta yönetimi dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmasına izin vermedi. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlanmaya devam edilmektedir. 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olmasını sağlayan tarihteki bazı önemli olaylar: 1857 New York: Kadınlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar. Polis tarafından dağıtıldılar. 1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü. Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan “Ekmek ve Gül” idi. Ekmek yaşama güvencesini, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu. 1909: İlk Kadınlar Günü 28 Şubat’ta kutlandı. Avrupa’daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı. 1910: Clara Zetkin isimli bir Alman sosyalist kadın, kadın Sosyalist Enternasyonali’nde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi. 1911: Kophenhag kararından sonra ilk kez 19 Mart’ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar. Oy verme, seçme seçilme hakları yanı sıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler. 1917: Rus kadınlar “Ekmek ve Barış” için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler. Bu olay 8 Mart’ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür. 1977: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü” olarak 8 Mart’ı kabul etti. 14 Ege Life MART 2017

HABER HABER VE FOTOĞRAF: MEHMET EMIN AL TEKNEDE BÜYÜDÜ, DENİZDE YAŞLANDI BİR ÖMÜR DENİZ MAVİ Karaburun’da altmış yıldır bütün hayatını denizde geçiren kadın, balıkçı Nermin Güngör ile denizi ve balığı konuştuk, hikayesini dinledik. “Beş yaşından beri denizdeyim. Balığa babamla çıkardım, sonra eşimle çıktım. Eşim vefat edince şimdi de oğlum var yanımda, bana yardım ediyor. Üç gün balığa çıkmasam hastalanıyorum” diyor. DENİZİN İYİ İNSANLARI Rengini o tertemiz fırtınalı denizlerden almış olmalı ki birer deniz feneri gibi ışıl ışıldı masmavi gözleri... Yüzünde patlayan denizlerin gürültülerle dövdüğü kıyıların öğrettiği sahici bir sessizliği vardı. Ağların bırakıldığı mavi suların öfkesiyle bir ömür dans etmiş yaşlı bir balıkçı Nermin Göngür... Hikayesini dinlemek üzere limana gidiyoruz, Kaptan Abdurrahman “Gelir birazdan” diyor. Biraz sonra Karaburun S.S. Karaburun Merkez Su Ürünleri Kooperatifi’ne geliyor. Merhabalaşırken yüzünde kelimelerle arasına koyduğu temkinli, durağan bir mesafe, “Hoş geldiniz” diyor. Tanıştıktan sonra dikkatlice baktım, denizin büyüttüğü insanlarda sözcükler ses olmadan anlamını bulup söze dönüşebiliyormuş meğer... Bir an gazetecilik ilkeleri olmasa hiç konuşmadan bütün hayatını yazabileceğimi hissediyorum bakışlarından, ses tonundan ve yüzündeki tebessümden... “BEŞ YAŞINDAN BERİ DENİZDEYİM” Şubat ayının 9’uncu günü, hava hafif dalgalı. Kooperatifte biraz sohbet edip haber için geldiğimizi, kendisiyle konuşmak istediğimi söylediğimde tebessüm ederek “Tamam” dedi. Sohbet havasında geçmesine dikkat ederek “Eskiler, yanlış bilmiyorsam, kadınları ‘şansızlık’ olur düşüncesiyle denize çıkarmazlarmış.” sözlerine gülerek başlıyoruz. Balıkçı kadın Nermin Güngör tebessümle “Ben beş yaşından beri denizdeyim... Babamla çıkardım çocukken, babam vefat edince eşimle çıktım. Eşim 2001 yılında beyin kanamasından vefat etti. Şimdi ise 16 yıldır oğlum benimle MART 2017 Ege Life 15