Views
7 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

GöRÜl\'ÜMLER Uyuyan

GöRÜl\'ÜMLER Uyuyan Genç, 25 Mayıs 1912, Budapeşte, A.Kertesz 123

O ANA ADANMIŞ uyuyan figürün arkasındaki gazeteleri kaldırın; fotoğraf artık anlamlı olmaktan çıkar -bunların yerini alan şey bir başka fikri akla getirinceye dek, ya da akla getirmediği sürece. Olay bir fikri akla getirir. Olayla yüzyüze gelen fikir de kendini aşmaya ve fikrin taşıdığı (Hegel'in soyutlama diye adlandırdığı) genellemeyi temsil etmeye iter onu. Belli bir genç adamı uyurken görürüz. Onu görünce de genelde uyku fikrini kafamızda tartmaya başlarız. Ancak bu tartma süreci, bizi o özel durumdan uzaklaştırmaz; tam tersine aklımızdaki süreç onun Larafından başlatılmıştır ve bundan sonra okuduğumuz her şey, bu özele yöneliktir. Fotoğrafta kaydedilen görünümler yoluyla ve bunlar tarafından akla getirilen okunabilirlik/ okunamazlık fikri ile düşünür, hisseder ya da hatırlanz. Genç adamın uykuya dalmadan önce okumakta olduğu gazetenin harfleri, duvarda asılı olan gazetelerin bizim bu uzaklıktan bile neredeyse okuyabileceğimiz harfleri -bütün o yazılı haberler, yazılı yönetmelikler, zaman çizelgeleri - onun için, geçici olarak okunamaz durumdadır. Aynı zamanda da uyuyan zihninden geçenler, yorgunluğundan arınış biçimi, bizim için ya da bekleme se.lonunda bulunan herhangi biri için okunamaz niteliktedir. İki okunabilirlik. İki okunamazlık. Fotoğraftaki fikir (tıpkı genç adamın nefes alıp verişleri gibi) bu iki kutup arasında salınmaktadır. Bunlardan hiçbiri Kertesz Larafından inşa edilmiş ya da tasarlanmış değildir. Kertesz'in işi o andaki, o açıdan, o yerdeki görünümlerin tutarlılığına o ölçüde duyarlı olmaktı. Bu tutarlılıktan doğan denklikler, sözcüklerle doyurucu biçimde sayılıp dökülemeyecek kadar yaygın ve içiçe geçmiş durumdadır. (İnsan sözlük kullanarak fotoğraf çekemez.) Kağıt, kumaşla, kıvrımlarla, yüz çizgileriyle, harflerle, karanlıkla, uykuyla, ışıkla, okunabilirlikle denklik içindedir. Burada Kertesz'in alıcı duyarlılıgı'nın niteliğinde, bir fotoğrafın kasıt-sızlığının, nasıl o fotoğrafın gücüne, açıklığına dönüştüğü görülür. 1917'de çayırda kuzuyla oynayan bir oğlan çocuğu. Fotoğrafının çekildiğinin apaçık farkında. Hem oyunbaz, hem de masum. Bu fotoğrafı akılda kalıcı kılan nedir? Neden içimizdeki anıları uyandırıyor? Birinci Dünya Savaşı'ndan önce doğmuş birer Macar 124

Gazi Üniversitesi