Views
6 days ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

O ANA ADANMIŞ Bir resim

O ANA ADANMIŞ Bir resim ya da çizim, zamanı nasıl kuşatır? Kendi durallığı içinde neyi kapsar? Çizim bir yadigardan -geçmiş zamanın anılarını geri getirmekte kullanılan bir araçtan- öte bir şeydir. Yaptığım çizimin babamın geri dönüp içine yerleşmesi için sunduğu "uzam", babamın yazdığı bir mektubun, ona ait bir eşyanın ya da açıklamaya çalıştığım gibi, onun bir fotoğrafının sunduğu uzamdan oldukça farklıdır. Burada benim kendi yaptığım bir çizime bakıyor olmam, yalnızca bir rastlanudır. Herhangi birinin yaptığı eşdeğer bir çizim de aynı "uzam"ı sunardı. Çizmek, görünümlerin yapısını inceleyerek bakmaktır. Bir ağaç çiziminin gösterdiği ağaç değil, bakılmakta-olan-ağaç'tır. Ağaç görüntüsünün bir anda kaydedilmesine karşın, bu görüntünün incelenmesi (bakılmakta-olan-ağaç) saniyenin binde biri yerine dakikalar ya da saatler sürmenin yanı sıra, daha önceki bakma deneyimlerini de içerir, onlardan çıkar ve onlara aufta bulunur. Ağaç görüntüsünün kaydolduğu an içinde bir yaşam-deneyimi kurulur. lşte çizme ediminin gözden kaybolma sürecini reddedişi ve bunun yerine birçok anın aynı anda varoluşunu sunuşu böyle olur. Her bakışla biraz kanıt toplar çizim, ama aynı anda görülebilen birçok bakışın kanıtlarından oluşur. Bir yandan, doğada resim ya da çizimdeki görüntü kadar değişmez bir görüntü yoktur. Öte yandan, bir çizimde değişmez olan şey, bir araya getirilmiş o kadar çok andan oluşur ki, bunlar parçadan çok bütünlük oluştururlar. Çizim ya da resimdeki dural imge, iki dinamik sürecin karşıtlaşmasından doğar. Bir araya getirişlerin karşısında gözden kayboluşlar. Şekille açıklama kolaylığı adına zamanı bir akış, bir nehir olarak ele alırsak, çizme ediminin de, akıntıya karşı gitmekle durallık kazandığını söyleyebiliriz. Vermeer'in kanalın öte yakasındaki Delft manzarası, bunu hiçbir kuramın beceremeyeceği kadar iyi açıklamaktadır. Resmedilmiş an (neredeyse) üç yüzyıldır değişmeden kalmıştır. Suyun içindeki yansımalar kımıldamamıştır. Gene de bu resmedilmiş an, biz bakarken, hayatta ancak ender olarak yaşadığımız bir doluluk ve gerçeklik içerir. Resimde gördüğümüz her şeyi mutlak bir ansallık içinde duyumsarız. Aynı zamanda bu deneyim ertesi gün ya da on yıl sonra yinelenebilir. Bunun bire bir benzeyişle ilgili olduğunu varsaymak na- 13

O ANA ADANMIŞ iflik olur: Delft, verili hiçbir anda bu resimdeki gibi gözükmemişti. Bu deneyim, Vermeer'in bakışının milimetre kareye düşen yoğunluğuyla, bir araya getirilmiş anların milimetre kareye düşen yoğunluğuyla ilgilidir. Masamın üzerinde asılı resmin bir çizim olarak dikkate değer yanı yok. Ama beni binlerce yıldır çizmeye iten o aynı umutlar ve ilkelerle uyum içinde bu çizim. Dikkate değer, çünkü bir ayrılık sahnesi olmaktan bir varış sahnesi olmaya geçti. Her gün, babamın yaşamının daha fazla bir kısmı dönüp geliyor önümde duran çizime. 1976 14

FİTNEYE KARŞI GÜVEN TOPLUMU
Toraks Bülteni Mayıs 2015
ANNAH
MUSTAFA CECELİ
DENGE_48_WEB
DENGE_48_WEB
Tanrıların Arabaları
AĞUSTOS 2013
dergi
TÜRKİYE ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ OKUL ve EĞİTİM
Abraham Moles - Belirsizin Bilimleri
Istanbul Tip Fakultesi 93
TARAF OLMANIN MİLLİYETÇİLİĞE ETKİSİ yazar-şair= Tayfur bozkurt
Tefekkür
Yakışmıyor!
bastırkusva
Hikayeler_Designed
bastırkusva
53644dfc73a7302c24465b02a00542154fb95d403a003
Melul-Pasa-Sayi1-Orginal
sayfa 5- sosyoloji
Varlık Felsefesi
taslakDEVE
JETLER NEDEN AYNI RENKTE?
Moonlife
Jeff Sutherland - Scrum - İki katı İşi Yarı Zamanda Yapma Sanatı
mavi koridor
Boran Kuzum Kolaj
Norman Davies - Avrupa Tarihi
Damla Dergisi