Views
8 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

TARLA Ondan hemen hemen

TARLA Ondan hemen hemen hiç söz edilmemesinin nedeni adlandırılamayışıdır. Şimdi ideal havasıyla bu deneyimi şematik olarak betimlemeye çalışayım. Söylenebilecek en yalın şeyler nelerdir onun hakkında? Bu deneyim bir tarlayla ilgilidir. Bunun ille de aynı tarla olması gerekmez. Belli bir biçimde algılanan her tarla bu deneyimi yaşatabilir bize. Ama ideal tarla, bu deneyimi yaşatması en olası tarla, şudur: 1. Otlu bir tarla. Neden? Görülebilir sınırları olan bir alan olmalıdır bu - sınırlar ille de düzenli olmasa bile; alanı, yalnızca gözün doğal odaklanmasıyla belirlenebilecek sınırsız bir doğa parçası olamaz. Gene de bu alan içinde minimum bir düzen, minimum planlanmış olay bulunmalıdır. Bu açıdan ekinler de, düzenli dikilmiş meyve ağacı dizileri de ideal değildir. 163

O ANA ADANMIŞ 2. Yamaçta bir tarla; ya masanın üstü gibi tepeden görülen ya da, yamacın eğiminin tarlayı size doğru kaldırmış gibi göründüğü durumda, aşağıdan bakılan bir tarla - müzik sehpasındaki notalar gibi. Gene soralım, neden? Çünkü o zaman perspektifin etkileri en aza inmiş oluyor ve uzak olanla yakın ol:ın arasındaki ilişki daha bir eşitleniyor. 3. Kışın seyredilen bir tarla değil. Kış, yer alabilecek olay çeşitliliğinin çok aza indiği bir eylemsizlik mevsimidir. 4. Dört tarafı çitle kapatılmamış bir tarla: bu nedenle de, ideal olarak, İngiltere'de bir tarladan çok kıı.a Avrupası'nda bir tarla. Dört bu yanı çitlerle çevrilmiş, içine yalnızca iki kapıdan girilebilen tarla, olası giriş çıkışların sayısını sınırlar (kuşlar bunun dışındadır). Yukarıdaki tanımlarda iki şey öneriliyor olabilir. İdeal tarlanın, öyle anlaşılıyor ki (a) bir tabloyla -belirlenmiş dış çizgiler, ulaşılabilir bir uzaklık vb gibi- ve (b) orı.ası arena şeklinde tribünlü bir tiyatroyla -olayları bekleyen açıklık, en çok sayıda giriş çıkış olanağı gibi- belli ortak nitelikleri olacaktır. Bununla birlikte bence bu gibi öneriler yanılLıcıdır, çünkü bunlar söz konusu deneyimle bir ilişkileri olsa bile onun öncülü olmak yerine ona geriye doğru giderek gönderme yapabilen bir kültür bağlamını harekele geçirirler. Şimdi, önerilen ideal tarlayı bulduğumuzu varsayarsak, bu deneyimin daha öteye giden asal öğeleri nelerdir? Güçlük işte burada ortaya çıkıyor. Tarlanın önündesiniz; ama tarlanın içinde bir olay yer almadan dikkatiniz oraya hemen hemen hiç çekilmiyor. Çoğunlukla dikkatinizi ı.arlaya çeken şey o olay oluyor ve neredeyse anında, o zaman tarlanın farkına varışınız da o olaya özel bir anlam katıyor. tık olay -her olay bir sürecin parçası olduğundan- ister istemez bir başkasına yol açıyor; daha kesin söylersek, değişmez bir biçimde sizi tarlada bulunan başka olayları gözlemeye götürüyor. Kendi içinde çok sarsıcı olmaması koşuluyla bu ilk olay herhangi bir şey olabilir. Bir adamın bağırıp yere yıkıldığını görseniz, bu olayın anıştırdıkları, tarlanın kendine yeterliğini hemen bozuverir. Siz dışarıdan tarlaya koşarak girersiniz. Adamı oradan dışarıya çıkarmaya çalışırsınız. Hiçbir bedensel hareket gerektirmese bile aşırı sarsıcı bir 164

Studija o restrukturiranju i finansiranju – Srbija 2012. - Roland Berger