Views
11 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

YABANCI BlR ŞEHRİN

YABANCI BlR ŞEHRİN KIYISINDA 5 Bugün bir kadını apar topar bir taksiye sokmaya çalışıyorlardı: Ama kadın eğilmemekte direndi, o yüzden kapıdan içeri soka­ ,, madılar. İki adam onunla cebelleşiyordu. Toplanan kalabalığın kuşkulu bakışları altında, haklı olmalarının inancıyla dimdik duran, oldukça saygın orta yaşlı adamlar. Derken kadın bağırmaya başladı. Tek kelime anlamıyordum. Ama öyle bağırıyordu ki caddenin öte yanında, benim olduğuma yakın bir yerde, neler çektiğini, arabaya tıkılıp başka bir yere götürülmek istemeyişinin ne kadar haklı olduğunu anlayacak birinin olduğuna inandığı muhakkaktı. Birkaç dakikalık bir mücadeleden sonra adamlar pes etti: Kadını kapıdan sokamıyorlardı. Hala bağırmakta olan, dizlerini bükmüş kadını -ancak 45 yaşlarında kadardı- sürükleyerek biraz önce çıkmış oldukları eczaneye geri götürdüler. Dükkanın içinde kadın mücadele etmeye devam etti; adamlardan biri kadın kaçıp gitmesin diye sırtını cam kapıya dayamak zorunda kaldı. Eczacı, kadını yatıştırmakta onlara yardım ediyor gibiydi. Şoför, taksisinin kapısı haıa açık, bekliyordu. Adamlardan biri sırtını kapıya yaslamış olduğundan dükkana müşteri giremiyordu. Ben vitrinden içeri baktım. Raflarda ilaç kutuları, şişeler vardı. İradesiyle bir kadın vardı; isted iğini yaptıracak, istemediğinin yapılmasını engelleyecek bir kadın. Ve raflarla kadının arasında, tereddüt içinde adamlar vardı. 1972 183

Boğaz'da On gün boyunca, lstanbul'daki ilk izlenimlerimi daha sonra toplayabilmek umuduyla noı ıuııum (on gün sonra, insan hiçbir şey farkeımeyen bir müdavime dönüşüyor). /fer şeyi yeniden toparlamak sanıldığı kadar kolay olmadı. Siyasal şiddet olayları, bu· arada Maraş'ta bir katliam, Başbakan Bülent Ecevit'i on üç ilde sıkıyönetim ilan etmeye götürmüştü. Yeni sıkıyönetim ilan edilmiş bir şehirde -koyu kırmızıları ve koyu yeşilleri, daha da koyu bir mavi içinde kaybolan- Rüstem Paşa Camii çinilerini anlatmanın ne anlamı var? T ürkiye'de Boğaz yutak geçidi, insanı boğarak öldürürken basılacak yer anlamına geliyor. Dünya stratejisini ilgilendiren her durumda, binlerce yıldır söz konusu olmuş burası. 1947'de Truman, Türkiye'de temel bir stratej ik çıkar edinmek istemiş; tıpkı Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra tngiltere'yle Fransa'nın yaptıkları gibi. Ne var ki Türkler Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki talebe karşı savaşıp bağımsızlıklarını kazanmışlar (1918-23) ama sonrakine yenik düşmüşler. O günden beri de Amerika'nın, Türkiye'nin siyasetine karışması kesintisiz sürmüş. Sağın istikrarı bozan programlarının ardında CIA'nın bulunduğundan kimsenin kuşkusu yok. Birleşik Amerika belki de iki şeyden korkuyor: tran'da Şah'ın düşmesinin, Ankara'da "güçlü" bir hükümet olmadıkça Türkiye'de yaratacağı sarsıntılardan; sonra Ecevit'in, ılımlı olsa da Batı'nın çıkarlarıyla çakışmayan ve Atatürk'ün bağımsızlık hareketinin bazı vaatlerini canlandıran reform programından. Başka pek çok sonucunun yanı sıra, Ecevit'in 184

JETLER NEDEN AYNI RENKTE?