Views
3 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

tl..KELVEPROFESYOL

tl..KELVEPROFESYOL Düş, H. Rousseau, 1910, New York Modern Sanatlar Müzesi. taya çıkış nedenleri bu sergi olmadı. 11kel sanatçıların ortaya çıkmalarını mümkün kılan, evrensel temel eğitim (kağıt, kalem, mürekkep), popüler gazeteciliğin yaygınlaşması, tren yollarının getirdiği yeni hareket imkanları ve daha açık hale gelen sınıf bilincinin etkisiydi. Belki bohem profesyonel sanatçı örneğinin de bunda etkisi olmuştu. Bohemler, normal sınıf farklılıklarını hiçe sayan bir tarzda yaşamayı seçiyorlardı; yapıtlarıyla değilse bile yaşam tarzlarıyla, sanaun herhangi bir sınıftan kaynaklanabileceğini düşündürüyorlardı. tık ilkel sanatçılar arasında Douanier [Gümrükçü] Rousseau (1844-19 1 O) ve Facteur [Postacı] Cheval'i (1836-1924) sayabiliriz. Sanatları ün kazandıktan sonra bile bu adamlar, diğer işleriyle tanınıyorlardı - Gümrükçü Roussaeu, Postacı Cheval. Bu nokta -tıpkı Pazar günü ressamı terimi gibi- onların "sanat"ının bir egzantriklik olduğunu açıkça ortaya koyar. Bu adamlara kültürün "maskara"sı muamelesi yapılmasının nedeni sınıfsal kökenleri değildi; bütün sanatsal ifadenin geleneksel olarak bir sınıf dönüşümü geçirmesi gerektiğini reddetmeleri, ya da bundan habersiz olmalarıydı. Bu açıdan 19

O ANA ADANMIŞ -hepsi değilse bile çoğu kültürlü sınıflardan gelen- amatörlerden ayrılıyorlardı; amatörler, tanımları gereği, profesyonellerin temsil ettiği örneği daha az katılıkla izliyorlardı. İlkel, işe yalnız başlar; hiçbir deneyim devralmaz. Belki de ilkel terimi bu nedenle ilk ağızda haklı görülebilir. İlkel, geleneğin resimsel gramerini kullanmaz - bu nedenle gramer dışıdır. Toplumsal uzlaşımlarla evrimleşmiş teknik hünerleri kullanmaz - bu nedenle kaba sabadır. Resimsel bir soruna kendi başına bir çözüm bulduğunda, genellikle bunu defalarca kullanır - bu nedenle naifdir. Ancak burada şu soruyu sormak gerekir: Geleneği neden reddeder? Gelenekten uzak doğmuş olması gerçeği, bu soruyu yalnızca kısmen yanıtlar. tikel sanatçının, içinde bulunduğu toplumsal bağlamda resim çizmeye ya da heykel yapmaya başlaması için gereken çaba o kadar büyüktür ki bu çabaya rahatlıkla müzeleri gezmeyi de dahil edebilirdi. Ama o hiçbir zaman müze gezmez, en azından işin başındayken. Neden? Çünkü kendisini sanat yapmaya iten yaşanmış deneyimin o gelenekte bir yeri olmadığını daha işin başında bilir. Müzeleri gezmeden nasıl bilebilir bunu? Bilebilir, çünkü tüm yaşadıkları toplumdaki iktidar uygulamasından dışlanma deneyimidir ve şimdi kendi içinde hissettiği itici güçten, sanatın da bir tür iktidarı olduğunu anlar. İlkellerin iradesi, kendi deneyimlerine olan inançlarından ve buldukları haliyle topluma karşı duydukları derin kuşkudan doğar. Bu Grandma Moses gibi sevgi dolu bir ressam için bile geçerlidir. Umarım şimdi ilkel sanatın "kaba saba"lığının neden onun anlatım gücünün yüksekliğinin önkoşulu olduğunu açıklayabilmişimdir. Onun söylemekte oldukları hiçbir hazır-sunulmuş hünerle söylenemezdi. Çünkü kültürel sınıf sistemine göre onun söyledikleri, söylenmesi hiçbir zaman düşünülmeyen şeylerdi. 1976 20

Studija o restrukturiranju i finansiranju – Srbija 2012. - Roland Berger