Views
4 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

Ralph Fasanella Ve Bir

Ralph Fasanella Ve Bir Kentin Duyumu • Ancak bir kentin sokaklarında, bir tür acı çekerek yaşamış olan biri, kaldırım taşlarının, kapı eşiklerinin, tuğlaların, pencerelerin ne anlama geldiğini fark edebilir. Sokak düzeyinde -araçların dışında- bütün modern kentler şiddet dolu ve trajiktir. Kitle iletişim araçlannda ve polis raporlarında sık sık sözü edilen şiddet, kısmen bu daha kesintisiz ama göz ardı edilen, daha eski şiddetin yansımasıdır. Sokakların, içlerinde yaşamış ve yaşamakta olanların yakın tarihlerini bile silen (ezen) -trafiğin simgelediği- gündelik zorunluluğunun doğurduğu şidde Ralph Fasanella 1914'te Manhauan'da, Güney İtalya'dan gelen bir göçmen ailesinin oğlu olarak doğdu. Yaşadıkları hayatı seyyar arabada buz satarak sağlayan babası, Bari'liydi: benim -yalnızca bir kez gitmeme karşın- hiç unutamadığım bir kasaba; kendini sürekli boşaltan bir kasaba. İlk bakışta Fasanella'nın Manhattan resimleri hiç de trajik görünmez. Bu, onların ilk doğru yanıdır. Çünkü trajediyi trajedi o­ larak algılayabilmek, geçici bir süre günlük hayata karşı bağışıklık -sevecen bir kopma- kazanmayı gerektirir, ama modern kent bize sağlamaz bunu. 29

O ANA ADANMIŞ Fasanella'nın resimleri birçok açıdan aslına uygundur. New York'un tipik gökyüzü vardır bunlarda; son derece yüksek ve uzak, yine de ışığı Körfez'in, Hudson'ın ve Doğu Nehri'nin sularından yansıyan ışıklardan ayırt edilemez durumda; bütün bu ışıklar, olanca parlaklıklarına karşın, tülbentten süzülmüştür sanki. Küçük dükkanların ve diğer dökük binaların cephe rengi, solmuş ucuz basma renkleri gibidir. Ya da çalışan kesimlerin yoğunluğunun kendini orada hissettiriş biçimi ... Manhattan adası, demir atmış ve bir daha hiç kalkmamış bir göçmen gemisinin sıkış tepişliğinin eğretilemeli devasa bir maketi gibidir. Apartmanlar ranzalar gibidir. Sokağın her metrekaresi güvertedir. Gökdelen büro binaları kaptan köprüsüdür. Harlem ve diğer kesimler de ambar. Fasanella'nın böylesine şaşırtıcı bir benzerlik elde etmeyi başarmasının resim sanatıyla ilgili belli bazı nedenleri vardır. (Bu nedenler, onun başarısının biricikliğini açıklamaya yetmez gerçi.) Profesyonel ölçütlere göre, Fasanella'nın perspektifi tutarsızdır. Bu perspektif kendini sürekli, manzarada bir sonra yer alan görüntüye uyarlar; duran, dural bir perspektif olmaktan çok, yürüyen bir perspektiftir. (Aklıma Tony Godwin'in Manhattan'da yürümeye bayılan hayaleti geliyor.) Aynı yaratıcı tutarsızlık göz hizasını da belirler. Nesneler ya kaldırımda yürürken olduğu gibi yüz yüze, ya da yukarıdan, yaklaşık bir çatı yüksekliğinden görüleceği gibi görülür. Çocukken büyük olasılıkla Fasanella en çok bu iki düzeyden seyretmiştir kenti: binanın çatısında, çamaşırların arasında oynarken ya da sokakta, yangın merdivenlerinin dibinde. Hangi düzeyi seçeceği, anlattığı şeye bağlıdır: insanlar -uzakta bile olsalar- yüz yüze görülürler; trafik yukarıdan görülür; apartman pencereleri, aynı düzeydeymişsiniz gibi görülür; Brooklyn Köprüsü aşağıdan, ama nehrin kendisi ta yukarıdan görülür. Böylelikle her resim anlık bir manzara, bir kartpostal görüntüsü değil, görsel deneyimlerin bir karışımını, bir anılar dizisini sunar. Benzerlik buradan gelir. Bu sokaklarda yaşamış olan herkesin, her köşe başında Fasanella tarafından "yaratılmış" olmalarına rağmen ıanıyabilecegi yüzler olması da buradan gelir. Ancak, modern bir kent yalnızca bir yer değildir; aynı zamanda, resmedilmeden çok önce, kendi içinde bir imgeler dizisi, bir iletiler 30