Views
5 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

FASANELLA VE BİR

FASANELLA VE BİR KENTİN DUYUMU içinde olup bitenleri hatırlatıcı niteliktedir. Ama mutfağın resmediliş biçimi -"ilkel" resim yönteminin deneyime ne kadar bağlı olduğu burada kendini gösterir- mutfagın resmediliş biçimi içindeki her şeyi sürekli ve dış duvarlarla, onu çevreleyen dış cephelerle tümüyle homojen kılar. Döşemenin muşambası, tıpkı sokak duvarı gibi resmedilmiştir. Dolap rafındaki yiyecekler, vitrindeki yiyecekler gibi. Çıplak elektrik ampulü sokak lambası gibi. Elektrik saati, yangın musluğu gibi. Sandalyelerin arkalıkları parmaklık gibi. Nesnel olarak, Manhattan'da uzam bulunur. Burada uzam kıt ve son derece değerl i bir maldır. Fasanella, resimlerine bazen inceden inceye alay dolu şöyle bir pano diker: KiRALIK UZAM. Gene de bu mal, bu uzam, oturulabilir nitelikte değildir; tümüyle fiziksel olarak ele alınmadığı sürece. Onu boşaltmış olan nedir? Aile mutfağını topu topu sokaktan al ınmış bir dolaba indirgeyen nedir? Hemen akla geliveren yanıtlar, bu soruları yanıtlamaz: aşırı kalabalık, yoksulluk, güvencesizlik. Bu olgular kırsal bölgede de vardı, ama köylünün evi gene de kapalı bir yer, bir sığınak olarak kalabildi. Yoksul apartmandaki evin iç uzanımı yok eden, istila eden şey, çok daha temel ekonom ik süreçler olmuştur. Ev bir dükkan değildi: tam tersine dükkan her gün yaşam gereçlerini satın almak zorunda olduğunuz yerdi. Bu gereçlerin bedel i, şu kadar saatlik emek ücretiyle ödeniyordu. Kentin zamanı -ücretli saatlerin zamanı- her eve egemendi. Bu zamandan kurtuluş yoktu. Ev, üretilmiş mal olsun, zaman olsun, emeğin meyvalarını, bir artık değeri içermiyordu hiçbir zaman. Ev yatılıp kalkılan yerden öte bir şey değildir. Bu da üçüncü derstir. 1920'lerde Brecht Kentlerin Ezici Etkisi Üzerine adlı bir şiir yazdı. Şiir şöyle biter: "Öyle kısaydı ki zaman Sabahla akşam arasında Ögle yoktu Ve daha şimdiden o eski bildik toprakta Yükselmişti beton daglar." Tıpkı sermayenin kendini sürekli olarak yeniden üretmek zorunda olması gibi sermaye kültürü de sonu gelmeyen bir beklentiler 33

O ANA ADANMIŞ kültürüdür. Gelecek-olan, kazanılacak-olan, varolan'ın içini boşaltır. Yurduna dönemeyen, durumlarından ötürü acı çeken göçmen proletarya kendisinin ya da çocuklarının Amerikalı olması özlemiyle doluydu. Kendilerini gelecekle değiş tokuş etmekten başka umutları yoktu. Bu ücretlinin umutsuzluğu, özellikle göçmen olmasından gelse de, bu mekanizma giderek gel işmiş kapitalizmin tipik niteliği haline dönüştü. Vakit, derler sıklıkla New York'ta, nakittir. Bu, paranın zamana benzediği anlamına da gelebilir. Salt niceliksel olan paranın hiçbir içeriği yoktur, ama içeriği olan bir şeyle değiş tokuş edilebilir: para satın alır. Aynı şey zaman için de geçerli duruma gelmiştir: zaman da artık, kendisinde bulunmayan içeriğe karşılık alınıp satılabilmektedir. Ücrete karşılık emek-zaman, satın alınan şeye "tıkılmış" , yaşanmamış zamana karşılık ücret: otomobilin "hız"ı, televizyon ekranının sonsuz şimdi'si, yüzlerce ev aletiyle "kazanılan" zaman, gelecek emekli aylığının sağlayacağı huzur vb. vb. Kentin öğrettiği dördüncü ders, uzanım da, zamanın da inkarından oluşan boş bir düştür. Manhattan'ın fotoğrafları adayı bir anıt gibi gösterir. Fasanella'nın resimleriyse bu adayı durakların en geçicisi ve en değişkeni olarak gösterir. Gerçekte orada hiçbir şey tutulamaz. İşte bunun için Fasanella, protesto olarak ucuz apartman binasının tuğla duvarına, kentin bütün derslerine tıpkı resimleri gibi meydan okuyan bir çağrı yazar: Unutmayalım Diye . Bu çağrı, nostaljiyle karıştırılabilir. Değildir. Modern kentin, boş uzamı ve zamanıyla dayattığı şeye karşı cepheden girişilen bir protestodur bu: kişilikten yoksun bir tarihsizlik. Kentin insanı insanlıktan çıkarışını yenme yetisine sahip biricik güçlerin buluşup güçbirliği yapabilecekleri mevzi ancak böyle bir protestonun mevziidir. 1978 34

FİTNEYE KARŞI GÜVEN TOPLUMU
Toraks Bülteni Mayıs 2015
BELİRSİZİN BİLİMLERİ - ABRAHAM MOLES(1)
MUSTAFA CECELİ
ANNAH
politzer
DENGE_48_WEB
DENGE_48_WEB
AĞUSTOS 2013
hernefes_2016_04
yedi-güzel-adam-cahit-zarifoglu
ocak2017sayi1
hernefes_2016_10
inovax_31
aile_ekim_2016
Toraks Bülteni Eylül 2016
TARAF OLMANIN MİLLİYETÇİLİĞE ETKİSİ yazar-şair= Tayfur bozkurt
Sağlık Bakanlığı epidemiyoloji
53644dfc73a7302c24465b02a00542154fb95d403a003
Melul-Pasa-Sayi1-Orginal
Hikayeler_Designed
bastırkusva
bastırkusva
Yakışmıyor!
Tefekkür
TÜRKİYE ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ OKUL ve EĞİTİM
Abraham Moles - Belirsizin Bilimleri
Istanbul Tip Fakultesi 93
Tanrıların Arabaları
sayfa 5- sosyoloji