Views
9 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

Francis Bacon ve Walt

Francis Bacon ve Walt Disney Y atakta, üstünde kan lekeleri olan bir insan figürü. Üzerine kıymıklar saplanmış bir ceset. Sandalyeye oturmuş, sigara içen bir a­ dam. İnsan onun resimlerinin önünden geçerken sanki devasa bir kurumun içinden geçiyormuş gibi oluyor. Sandalyeye oturmuş bir adam dönüyor. Bir adam, elinde ustura tutuyor. Bir adam dışkılıyor. Gördüğümüz bu olayların anlamı nedir? Resmedilen figürler, birbirlerinin varlığına ya da yazgısına hemen hemen hiç aldırmazlar. Önlerinden geçip giderken , bizler de aynı durumda mıyızdır acaba? Bacon'ın kolları sıvanmış bir fotoğrafı, onun kollarının da tıpkı resmettiği aclamlarınkine benzediğini gösteriyor. Bir kadın, demiryolu boyunca bebek gibi emekliyor. Connaissance des Arts dergisine göre 197l'de Bacon, yaşayan en önemli on sanatçı arasında birinci oldu. Bir adam, ayaklarının etrafında gazete parçaları, çıplak oturuyor. Bir adam gözlerini kopuk bir kabloya dikmiş bakıyor. Lekeli, kırmızı bir divana cübbesiyle uzanmış bir adam. Hareket halinde pek çok yüz var ve bu yüzler hareket ederken acı izlenimi uyandırıyor. Hiç böyle resim görülmemiştir. Yaşadığımız dünyayla doğrudan bağlantılıdır bu resim. Ama nasıl? Önce birkaç veri: 1. Yüzyılımızda uluslararası etki yaratmış tek İngiliz ressamı Francis Bacon'dır. 2. Çalışması, ilk tablolarından sonunculara dek şaşırtıcı ölçüde tutarlıdır. Karşımıza çok iyi eklemlenmiş bir dünya görüşü çıkar. 35

O ANA ADANMIŞ 3. Bacon, olağanüstü yetenekli bir ressam, bir ustadır. Figüratif yağlıboya resmin sorunlarına aşina olan hiç kimse, onun bulduğu çözümlerden etkilenmezlik edemez. Ender rastlanan bu ustalık, büyük bir kendini adamanın ve anlatım aracını son derece berrak kullanmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. 4. Bacon'ın yapıtları üzerine alışılmışın ötesinde iyi yazılar yazılmıştır. David Sylvester, Michel Leiris ve Lawrence Gowing gibi yazarlar, onun yapıtlarındaki iç imaları, büyük bir anlatım zenginliğiyle tartışmışlard ır. Burada "iç" derken, kendi dili içinde, kendi önermeleriyle yapuğı imaları kastediyorum. Bacon'ın yapıtlarında, insan bedeni merkez alınır. Bedenin çoğunlukla çarpıtılmış olmasına karşın, onu giydiren ya da çevreleyen şeyler görece az çarpıtılmıştır. Yağmurluğu gövdeyle, şemsiyeyi kolla, sigara izmaritini ağızla karşılaştırın. Bacon'ın kendisine göre, yüzdeki ya da bedendeki çarpılmalar, onun boyayı "doğrudan doğruya sinir sistem ine rastlatma" yolları arayışından kaynaklanır. Bacon, ressamın ve seyircinin sinir sisteminden tekrar tekrar söz eder. Ona göre, sinir sistemi beyinden bağımsızdır. Beyne seslenen figüratif resim türü, ona süslemeci ve sıkıcı gelir. "Her zaman nesneleri elimden geldiğince doğrudan ve ham aktarabilmeyi ümit ettim; belki bir şey karşılarına doğrudan doğruya çıkarsa, onun dehşetini algılarlardı." Sinir sistem ine doğrudan seslenen bu hamlığa ulaşabilmek için Bacon, büyük ölçüde "kaza" dediği şeye yaslanır. "Bana gelince, öyle sanıyorum ki, birazcık olsun hoşlandığım ne varsa, çalışmalarımda çıkış noktası olarak alabildiğim bir kaza sonucunda ortaya çıkmıştır." Onun resminde "kaza", tuvalin üzerine "istem dışı lekeler" yapuğı zaman olur. Sonra da "içgüdü"süyle Bacon, bu lekelerde bir imge geliştirme yolu bulur. Gelişmiş bir imge, hem gerçeği veren hem de sinir sistemini kışkırtan imgedir. "İnsan bir şeyin olabildiğince gerçeğe uygun olmasını, aynı zamanda da resmetmeye kalkıştığı nesneyi yalnızca örneklemenin ötesinde, derinden kışkırucı ya da duyum alanlarının kilitlerini derinden çözücü olmasını istemez mi? Zaten sanat bundan ibaret değil midir?" 36

Studija o restrukturiranju i finansiranju – Srbija 2012. - Roland Berger