Views
1 week ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

fRANCIS BACON VE WALT

fRANCIS BACON VE WALT DISNEY Sığır Parçalarıyla Çevrili Baş, F.Bacon, 1954, Şikago Sanat Enstitüsü. Bacon'a göre "kilit çözücü" nesne, her zaman insan bedenidir. Resimlerindeki diğer şeyler (iskemleler, pabuçlar, panjurlar, elektrik düğmeleri, gazeteler) sadece resmedilmiştir. "Yapmak istediğim, o şeyi görünümün çok ötelerine dek çarpıtmak, ama çarpıtırken onu göıiinümün bir kaydına dönüştürmektir." Süreç olarak yorumlandığında, bu söylenenlerin şu anlama geldiğini görüyoruz: Bir bedenin görünümü, üzerine yapılmakta olan istemsiz lekelerin kazasına uğrar. Bedenin çarpıtılan imgesi, seyircinin 37

O ANA ADANMI (ya da ressamın) sinir sistemine doğrudan çarpar; o da bedenin görünümünü, taşıdığı lekeler yoluyla ya da bu lekelerin altından yeniden keşfeder. Resmetme kazasıyla gelen lekelerin yanı sıra, beden ya da şilte üzerine boyanmış lekeler de söz konusu olabilir. Bunlar, az çok belirgin bir biçimde, bedenden salgılanan sıvıların izleridir -kan, meni, belki de dışkı. Söz konusu olduklarında tuvaldeki bu lekeler, gerçekten bedene değmiş bir yüzeyde bulunan lekelere benzerler. Bacon'ın, kendi resminden söz ederken her zaman kullandığı sözcüklerin (kaza, hamlık, lekeler) çift anlamlılığı, hatta belki kendi isminin taşıdığı çift anlam, sanki bir saplantının, büyük olasılıkla kendinin bilincine varmaya ilk başladığı zamana denk düşen bir deneyime ait sözcük dağarcığının bir parçasıdır. Bacon'ın dünyasında hiçbir seçenek önerilmez, hiç çıkış yolu yoktur. Zaman ya da değişim bilinci bulunmaz. Bacon bir resim üzerinde çalışmaya çoğu zaman fotoğraftan alınmış bir imgeyle başlar. Fotoğraf bir anın kaydını yapar. Resmetme süreci içinde Bacon, o anı tüm anlara çevirecek kazayı arar. Yaşarken, kendinden önce ve sonra gelen tüm anları dışta bırakan an, hemen herkes için bedensel acı anıdır. Ve belki de acı, Bacon'ın saplantılarının ulaşmayı umduğu idealdir. Bununla birlikte, onun resimlerindeki içeriğin, bunların çekiciliğini oluşturan içeriğin, acıyla bir ilişkisi yoktur. Çoğu zaman olduğu gibi burada da saplantı dikkat çelicidir; gerçek içerik başka yerde yatar. Bacon'ın yapıtlarının, batılı adamın acılı yalnızlığının ifadesi olduğu söylenir. Resimlerindeki figürler;cam sandıklarda, saf renkten oluşan geniş alanlarda, kimliksiz odalarda, hatta kendi içlerinde yalıtlanmıştır. Yalıtlanmış olmaları, seyrediliyor olmalarını engellemez. (Her figürün kendi tuvali içinde yalıtıldığı, yine de diğer ikisi tarafından görülebilir olduğu triptik düzenler bunun tipik örneğidir.) Bacon'ın figürleri yalnızdır, gene de mahremiyetten bütünüyle yoksundur. Taşıdıkları lekeleri sanki kendileri yapmışlar, yaralarını kendileri açmışlardır. Ama bu, son derece özel bir anlamda böyledir. Bunları yapan tek tek bireyler değil, türdür, İnsan'dır -çünkü, bu boyutlardaki bir evrensel yalnızlık durumunda, bireyle tür arasındaki aynrrı anlamını yitirir. 38