Views
10 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

GÖRÜJ\1ÜMLER

GÖRÜJ\1ÜMLER oluşturan sayısız yargılar ve kararlar sistematiktir.Yani varolan bir dilin içinde temellenmişlerdir. Bu dilin ve onun verili bir zamandaki özgül kullanımlarının öğretilmesi tarih içinde değişkenlik gösterir. Rönesans'ta bir usta-ressamın çuağı, Sung dönemindeki Çinli çıraktan farklı bir uygulama ve çizim grameri öğrenmiştir. Ancak her çizim, görünümleri yeniden yaratabilmek için, bir dile başvurur. Çizimin tersine fotoğraf, bir dile sahip değildir. Fotoğraf imgesi, ışığın yansımasıyla anlık olarak üretilir; onun figürasyonu deneyimle ya da bilinçlilikle doğurulmaz. Fotoğraf üzerine yazarken Barthes "insanlığın tarihinde ilk kz kodsuz bir ileti ile karşılaştığını" söylüyordu. "Bu nedenle fotoğraf büyük imgeler ailesinin en son (gelişmiş) safuası değildir; bilişsel ekonominin belirleyici bir mutasyonuna tekabül eder."* Bu mutasyon, fotoğrafların, kendilerine özgü bir dilleri olmadan bilişi sunabilmeleridir. Fotoğraflar, görünümlerden çeviri yapmazlar. Onlardan alıntı yaparlar. * * * Fotoğrafın kendi dili olmadığı için, fotoğraf çevirmekten ziyade alıntı yaptığı için, fotoğraf makinesi yalan söyleyemez denir. Yalan söyleyemez, çünkü doğrudan baskıya geçirir. (Sahte fotoğrafların yapılmış ve hfıJa yapılmakta olması, çelişkili bir şekilde, buna bir kanıttır. Fotoğrafın açık bir yalan söylemesini sağlamak için üzerinde ince ince oynamanız, değiştirmeye yönelik kolaj yapmanız, yeniden fotoğraf çekmeniz gerekir. Bu şekilde, artık yaptığınıza fotoğraf çekmek denemez. Kendi içinde fotoğrafın çarpıtılabilecek bir dili yoktur.) Bununla birlikte fotoğraflar, aldatmak ya da yanlış bilgi vermek amacıyla yaygın olarak kullanılmıştır ve * Roland Barthes, lmage-Music-Texı (İmge-Müzik-Metin), Fontana, Londra, 1977, s.45. 97

O ANA ADANMIŞ halen kulanılmaktadır. Global bir yanlış bilgilendirme sistemi oluşturan fotoğraf imgeleriyle kuşatılmış durumdayız: tanıtım adıyla bilinen sistem, tüketiciye yönelik yalanlar yaymakta. Bu sistemde fotoğrafın rolü ifşa eunek; yalan, fotoğraf makinesinin önünde inşa ediliyor. Bir nesneler ve figürler "tablo"su bir araya getiriliyor. Bu "tablo", bir simgeler dili (ki bu daha önce başka yerde* de söylediğim gibi genellikle yağlıboya tabloların ikonografisinden alınmıştır) imalı bir anlatım ve sıklıkla cinsel içerikli modellerle bir tür gösteri kullanmaktadır. Sonra bu "tablo"nun fotoğrafı çekilir. Fotoğrafı çekilir, çünkü fotoğraf makinesi, ne kadar sahte olursa olsun herhangi bir görünümler dizisine otantiklik atfeder. Fotoğraf makinesi, bir yalanı alıntılamakta kullanıldığı zaman bile yalan söylemez. Böylece de, yalanın daha doğru görünmesi sağlanmış olur. Fotoğrafla yapılan alıntı, kendi sınırlan içinde, yalanlanamaz niteliktedir. Gene de, açık ya da örtük bir önermeyle olgu olarak sunulan alıntı, yanlış bilgi verebilir. Reklamcılıkta olduğu gibi bazen bu yanlış bilgi iletimi kasıtlıdır; çoğunlukla da sorgulanmayan bir ideolojik varsayım11an kaynaklanır. Örneğin on dokuzuncu yüzyıl boyunca Avrupalı gezginler, askerler, sömürge yöneticileri, maceracılar dünyanın dört bir yanında "yerliler"in, onların adetlerinin, mimarilerinin, zenginliklerinin, yoksulluklarının, kadınlarının göğüslerinin, saç tuvaletlerinin fotoğraflarını çekip durdular; bu imgeler de, hayret yaraunalannın yanı sıra, dünyanın imparatorluklarca bölünmüşlüğünde yatan haklılığının kanıtlan olarak sunuldu ve böyle okundu. örgütleyen, rasyonalize eden ve gözlemleyenle, gözlemlenmiş olanlar arasındaki bölünmüşlük. Fotoğraf kendi içinde yalan söyleyemez, ama aynı nedenle doğru da söyleyemez; daha ziyade söylediği doğru, kendi başına savunabildiği doğru, sınırlı bir doğrudur. • John Berger, Ways of Seeing (Görme Biçimleri; Metis Yayınları, Çev.Yurdanur Salman, 3. Basun: 1987), British Broadcasting Coxporation and Penguin Books Ltd., Londra, 1972, ss.1 34, 141. 98

JETLER NEDEN AYNI RENKTE?