Views
4 months ago

kimya proje

çalışmada

çalışmada ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Kazadan sonraki yıllarda, TMI çevresinde kanser sıklığının arttığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Kural temelli davranışların uygun olmadığı ve onun yerine bilgi temelli davranışın geliştirilmesi için eğitimler yapılması gereği anlaşılmıştır.’

Japonya tarihinin en büyük depremlerinden biri 11 Mart 2011 tarihinde 8,9 büyüklüğünde gerçekleşti. Yaşanan deprem sonrasında oluşan tsunami, yaklaşık 60 yıllık nükleer santral işletmeciliğinde yaşanan en ciddi kazalardan birine sebep oldu. Tsunaminin vurduğu kıyıda kurulmuş olan Fukuşima Daiçi nükleer santralinde yaşanan kazanın yine aynı kıyıda bulunan Fukuşima Daini nükleer santralinde yaşanmaması, nükleer santrallerdeki insan faktörü, güvenlik standartları, düzenleyici ve denetleyici usûl ve yöntemlerin tüm dünyada gözden geçirilmesine yol açmıştır. Depremin meydana geldiği bölgede, 4 nükleer santralde toplam 11 nükleer reaktör mevcuttu. 11 nükleer reaktörden 8 tanesi dizel jeneratörler yardımı ile kapanma sonucu oluşan atık ısıyı atabilmiş ve 4 gün sonra güvenli kapanma moduna (cold shutdown) geçmiştir. Fukuşima Daichi nükleer santralinde 6 ünite olup 11 Mart tarihinde sadece 3 ünite güç üretimi yapmakta diğer ünitelerin ise kapalı olduğu bilinmektedir. Yaşanan deprem ile birlikte Fukuşima Daiçi nükleer santralinin tüm üniteleri otomatik kapanma sisteminin devreye girmesi ile birlikte başarılı bir şekilde kapanmıştır. Kapanan santralden atık ısıyı çekmek üzere yedek güç üniteleri (dizel jeneratörler) devreye girmiş, deprem sonrası oluşan 14-15 metre yüksekliğindeki dev dalgaların kıyıyı vurmasına kadar tasarım temellerine uygun olarak çalışmıştır. Yaklaşık bir saat sonra dev dalgalar kıyıya ulaşmış, santral önünde bulunan koruma duvarını aşarak dizel jeneratörlerin bulunduğu alanı kaplamıştır. Su altında kalan dizel jeneratörler işlevini yitirmiş ve bugün bildiğimiz manzara ile karşı karşıya kalınmıştır. Fukuşima Daichi nükleer santrali tasarımı ikinci nesil kaynar su reaktörüdür (BWR) ve kazanın olduğu ilk üç ünite 1971 ile 1975 yılları arasında devreye alınmıştır. Reaktörlerin kapalı konumlarında güvenli bir şekilde tutulmasını sağlayan Reaktör Kalbi İzolasyon Soğutması sistemi, Atık Isı Uzaklaştırma sistemi ve Acil Durum kalp Soğutma Sistemi, Yüksek Basınç Soğutucu İlave Sistemi, Düşük Basınç Soğutucu İlave Sistemi bu tasarımda mevcuttur. Ancak bu sistemlerin devreye alınması için bir elektrik gücüne ihtiyaç duyarlar. Bu güçte dizel jeneratörler ve destek bataryalarından sağlanır. Ayrıca 11 Mart tarihinde 4. Ünite rutin denetlemede olduğundan reaktör içindeki yakıt kullanılmış yakıt havuzunda bulunmaktaydı. Kazanın oluşumunda kullanılmış yakıt havuzlarındaki suyun kaybedilmesi neticesinde, su buharı ve metalin oksitlenme reaksiyonu sonucu açığa çıkan hidrojen gazının patlamasına neden olmuştur.

t%C3%BCbitak2016-ortaokul
T%C3%BCbitak2016-%20Lise
AĞUSTOS
RİSK ALGISI
ORGE 2016 - 12
ve
www.tureb.com.tr