Views
5 months ago

ARTEMİS MART 2018 (2)

Yangın Yeri Aslıhan

Yangın Yeri Aslıhan ACAR Aklımı yitirip Kalbimi bulduğum evden çıktım Unutanların bahçelerinden geçip Duvarlarından aĢtım Dün müydü yoksa bin yıl evvel mi? Omzundan düĢerdi güneĢ Göğsüne batardı Kan kızıl günlerden Sığınırdık geceye Tenimiz kül kokardı Unutanların Ģehrinden geliyorum Karanlık caddelerinden Önce aklımı sonra kalbimi kaçırdım ben Bu yangın yerinden... 36

Uyumun Bizlere Armağanı; Apollo Ve Dionysos Pedagog Dramaturg Nurdan ÖZGÜR Dionysos ve Apollo, sanatın doğumunu muĢtulayan ve Grekler aracılığıyla Batı dünyasını sanatla buluĢturan iki tanrı. Sanatın varoluĢu ve sürekliliği, tiyatronun simgesinde örneğini gördüğümüz gülen ve ağlayan yüzlerdeki zıtlık olgusuna borçludur. DıĢ biçime dayanmayan müziğin Tanrısı Dionysos kendinden geçiĢi, hazzı, coĢkunluğu temsil ederken, yontu sanatının Tanrısı Apollo ölçülülüğü ve bilinçli olmayı simgeler. Kendinden geçiĢin ve bilinçli olmanın yaratacağı çatıĢma varoluĢ serüvenimize aracılık eder. Helenler bu karĢıtlığın doğuracağı çatıĢmanın gücüne teslim olmazlar çünkü Apollo ve Dionysos arasında zıtlık olarak adlandırılan bu durumun birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu görürler. Yaratıcı eylem aracılığıyla zıtlığı birliğe dönüĢtüren Helenler eski tragedyanın Dionysos‟ca ve Apollo‟ca olan sanat yapıtlarını ortaya çıkarır. Bugün doğadan uzaklaĢarak Ģehirler inĢa eden insan, sanatın doğduğu zamanda doğanın içinde bugüne kadar keĢfedilen birçok araçtan yoksun hayatta kalabilme savaĢı vermektedir. Bugün vahĢi diyerek yaklaĢtığımız ilk Ġnsan, bu savaĢta estetik anlayıĢımıza yön verecek bir yaklaĢımla, doğayla özdeĢlik kurarak ve ona öykünerek hayatta kalmayı baĢarır. Ġnsan, doğanın rutini içinde gerçekleĢen, anlamlandıramadığı olaylar karĢısında eylemsiz kalmayarak, onunla bütünleĢmeyi, onunla uyumla hareket etmeyi ve onunla bir olmayı seçer. Bunun sonucunda yarattığı efsaneler aracılığıyla doğaya öykünen veya onu taklit ederek doğaya devinen insana doğayla özdeĢleĢtirdiği tanrılar rehberlik eder. Ġnsan ya Apollo‟ca bir düĢ sanatçısına, ya da Dionysos‟ca bir coĢkunluk sanatçısına dönüĢür. Grek tragedyasında ise hem coĢkunluk hem de düĢ sanatçısıdır. “ bütün biçimlendirici (görsel) sanatların tanrısı olan Apollo bilgelikler öğreten bilici bir tanrıdır. Kökü, bütün “görünen olaylara” değin inen Apollo bir ışık tanrısıdır, tasarımlar evreninin özünü aydınlatan güzel ışık da onun buyruğu altındadır. Günün kolay anlaşılan boş gerçekliğine karşın, bu niteliklerin olgunluğunu dile getiren, daha yüksek bir gerçeklikte yaşam değerli kılınmış çekilir olmuştur.” 1 Apollo, yaĢamda var olabilmenin gizinin peĢine düĢen insana, Platon‟un göksel model olarak sunduğu idealar dünyasını, yeryüzüne yani madde dünyasına indirebilmesi için biçim ve Ģekil vermeyi bir araç olarak sunar. Mükemmel olana ulaĢmanın sancısı içindeki yontucu, düĢünde tanrısal varlıkların kendisi gibi bir bedene bürünmüĢ biçimlerini görerek tanrıları insan formunda yaratır. DüĢünde ideal olanı görür, onu anlamaya ve yorumlamaya çalıĢır. Apollo‟nun sanatçıya nasıl rehberlik ettiğini anlamak 1 Tragedyanın DoğuĢu, Nietzsche FRĠEDRICH, Çeviri: Ġ.Zeki EYÜBOĞLU, Say Yayınları, 2.Basım, Mart 1994, Sf.15 37

MEDYATABLET 2018 AĞUSTOS
MEDYATABLET 2018 MART
MEDYATABLET 2017 MART
Kobilife Mart 2018
Broj 2 - mart 2007.pdf - Siepa