Views
8 months ago

ARTEMİS MART 2018 (2)

için Olympos

için Olympos tanrılarının yontularına bakmak yeterli olur. Bu yontular insanı büyüler, etkiler çünkü sanatçı, düĢün yarattığı evren aracılığıyla Tanrılar dünyasının en mükemmel örneklerini bizlere sunmuĢtur. “Sevincin doğurduğu bu Olymposlu tanrılar, ağır ağır göçüĢler içinde, Apollo‟ca bir güzellik eğilimiyle kaynağa dayanan korkunun titanca düzeninden geliĢtirilmiĢtir. 2 Var olma sancısı içindeki insan, bugün sanat diye adlandırdığımız estetik bakıĢı yaratarak, özünde Helen düĢüncesini yansıtan Olympos evreninin doğuĢuna aracılık etmiĢtir. Apollo‟nun sunduğu düĢler, insanın kendini gerçekleĢtirmesinde ve doğada olup bitenlere anlam kazandırmasında form ya da biçime öncelik verirken, insan doğasının özündeki coĢkuyu duymazdan gelir. Çünkü hiç doğmamanın veya bir kez doğduktan sonra olabildiğince çabuk ölmenin en iyi yazgı olduğu düĢüncesi yaĢama coĢkusunu insanın yüreğinden söküp atmak ister. Form veya biçim aracılığıyla varoluĢ gerçekliğine ulaĢmaya çalıĢtığı her an da karĢılaĢtığı Maya‟nın oyunundan kurtulma ve özüne dönme çabası insanı Dionysos‟la buluĢturur. Ġnsanda ki yaratma eylemi uyum, düzen ve ölçünün ifadesi olarak Apollo‟ca dıĢa yansırken, insanda var olan yaĢama isteği ve gücünün tutkulu dıĢavurumu Dionysos‟ca yaklaĢımla ifade bulur. Dionysos‟ça olan esrime ya da sarhoĢluk hali içinde kendinden geçiĢin sanatı doğar. Ġnsan tek baĢına gördüğü Apollo‟ca düĢten, hep birlikte görülen düĢlerin içine düĢer. Dionysos getirdiği coĢku ile baharın geliĢini bir 2 Tragedyanın DoğuĢu, Nietzsche FRIEDRICH, Çeviri: Ġ.Zeki EYÜBOĞLU, Say Yayınları, 2.Basım, Mart 1994, Sf.24 bayrama çevirir. BaĢ döndürücü içkinin etkisiyle Ģarkılar söylenir. Bu Ģarkılara Dionysos‟un acısını yansıtan sesler eĢlik eder. Baharın doğuĢunun canlandırıldığı Dionysos oyunlarında, Ģarkıların ezgisi insanları taĢkınlığa sürükleyerek kendinden geçirir. KiĢi kendisini saran kurallardan uzaklaĢarak tüm sıkıntılarından kurtulur. Dionysos‟a dönüĢmenin büyüsü altında kiĢi sadece kendisiyle değil çevresiyle de iletiĢime geçer. Ritüel esnasında, Dionysos‟ca taĢkınlık özellikle kadınları ve köleleri rahat bir Ģekilde hareket ve ifade etmeye sürükler. Ailelerin bağlı bulunduğu gelenek kuralları aĢılır, ağırbaĢlılıktan uzak, vahĢi hayvanlara özgü bir ortam oluĢur. Doğanın baharla coĢmasının getirdiği sevinç içinde geçmiĢte yaĢanmıĢ tüm düĢmanlıklar unutulur. Herkes birbiriyle dost olur. “Dionysos dithyrambos’unda insan, kendini yansıtıcı, bütün yetilerin en yüksek basamağına çıkar, dışa duygusuz olmaya, Maya’nın örtüsünü yok etmeye, soyun, doğanın üstün usuyla bir olmaya doğru itilir." 3 Apollo‟ca baĢlayan yaratma serüveni Dionysos‟ca kaynağından coĢup taĢan bir nehre dönüĢür. Bu nehir coĢkunluğun getirdiği yıkımın ardından dinginleĢir tekrar kaynağına Apollo‟nun ölçülülüğüne geri döner. Ġlk önce ölçülülüğü, uyumu ve bilgeliği yansıtan Grek Ģiirinin öncüsü olan Homeros‟un destanları zamanla yerini coĢkunluğun dıĢavurumunun gerçekleĢtiği Dithyrambos korosuna bırakır. Gördüğü düĢlerle Apollo‟ca dile getirdiği destan aracılığıyla Olympos dünyasının görkemini görünür kılan Homeros doğa karĢısında sadece bir öykünücüdür. Doğayla 3 Tragedyanın DoğuĢu, Nietzsche FRIEDRICH, Çeviri: Ġ.Zeki EYÜBOĞLU, Say Yayınları, 2.Basım, Mart 1994, Sf.21 38

ütünleĢmeyi ve onunla bir olmayı seçen insan doğanın döngüsel hareketlerine uygun taklit ve eylem yeteneğini geliĢtirir. Homeros ise taklit ve eylemden uzak, düĢ evrenine yansıyan doğayı anlatır. Dionysos‟ca coĢku olmadan yaratım eksik kalır. Homeros Dionysos‟ca coĢkuyu yüreğinde duyarken, Apollo aracılığıyla sağduyu onda öne çıkar ve doğayla bütünleĢmenin yansılandığı dıĢavurumundan uzak, eserlerini kurgulayarak yaratır. Dionysos‟ca esrimeden uzak uyanıkken gördüğü düĢlerin etkisinde efsanelerini kurar. Homeros, bugüne değin söylene gelen eserlerini dökerken ortaya yalnızdır. Dionysos alaylarının taĢkınlığından uzak sessiz bir dünyada yaratımın gizlerine ulaĢır. Yaratımın sezgisini yüreğinde duyan Homeros kendi içinden doğan kahramanlara hayat verir. Onlarla birleĢir, bütünleĢir. “Ben; yani sanatçı, ideale ulaşma çabasıyla, yapıtını değerli kılacak unsurların sadece belirli kurallara dayanan bir kurgu olmadığını, aynı zamanda coşkunun ve hazzın da gerekliliğini bilinçaltında hisseder. Çünkü bu, ona doğa tarafından verilmiş bir lütuftur. Bu onun, belki de yine O’na döneceğini, bilinçsizce bilmesinden kaynaklanır. Hakikate, evrene, doğaya, yüce bilgeye ya da tanrıya…” 4 Olympos evreninin ulaĢılmaz tanrılarının dile geldiği Homeros söylenceleri sadece anlatı olmaktan çıkıp yaĢayan kahramanlara dönüĢmesini Dithyrambos korosuna borçludur. Dithyrambos korosunun doğmasına neden olanda efsanenin sadece 4 Apollonik Ve Dionysostik Öğeler Bağlamında Sanatta Değer Kavramı, Nazan DÜZ, Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Hakemli Dergisi ART-E Kasım 2011-08,Sf.2-3 kurgu olmadığının fark edilmesidir. DüĢte görülen, içimizde dile gelen efsanenin kahramanının anlatılan bir varlık olmaktan çıkarak hayat bulmasıdır. Destan anlatı yoluyla zamanda yolculuk yapar. Hakikatin dile geldiği destanın anlatımında ozan, zamanla oyuncu ve oyunu dıĢarıdan gözleyene dönüĢür. Destanı anlatırken ozan, yer yer anlattığı kahramanın yerine geçer. Ozan, kendi kendinin baĢka birine dönüĢebildiğini görmesi ve ona göre davranabilmek için de baĢka bir bedene, baĢka bir kiĢiliğe geçmiĢ gibi hareket etmesi, kendini öyle sanmasıyla yarattığı kahramana hayat verir. Dionysos‟ca Arkhilokhos böyle bir anda ortaya çıkarak, esriklik içinde destanın kapısını çalar ve tutkularının peĢinden giderek eserlerine ulaĢır. “ İlkel şiir, bir kendinden geçme ya da sevinç anında kendiliğinden çıkan büyülü 5 bir sözdür.” Ozanın Dionysos‟ca kendinden geçiĢ içinde buluĢtuğu söylenceler, zaman içinde Apollo‟ca bir ölçülülükle biçim kazanır, görünür hale gelir. Arkhilokhos topluluğuyla birlikte yaĢadığı coĢku sonrası daldıkları uykudan onları Apollo defneyaprağıyla dokunarak uyandırır. Arkhilokhos tanrısal olanla bir olmanın çabası içinde duyduğu acıyı Dionysos‟ca ezgi aracılığıyla yansıtır. Arkhilokhos, kiĢiliğinde acının dıĢavurumunu bedenleĢtirir ve tragedyanın evreninde yaĢanmasına neden olur. Homeros‟un yanında yer alan tek kiĢi olan Arkhilokhos halk Ģarkılarını yazıya dökmüĢtür. Halk Ģarkılarını yazıya dökerken, dilin bütün gücünü, müziğin tınısıyla buluĢturduğu 5 Aiskhylos ve Atina, George THOMSON, Çeviri: Mehmet H.Doğan, Payel Yayınevi, 1.Basım, Mart 1990 sf.200 39

SARIYER’DE
MEDYATABLET 2018 MART
MEDYATABLET 2018 AĞUSTOS
Kobilife Mart 2018