Views
2 months ago

ARTEMİS MART 2018 (2)

Osmanlı’da

Osmanlı’da Külhanbeyleri Osmanlı Ġmparatorluğu‟nda her dönemde toplum düzenini bozan marjinal gruplar veya kiĢiler yaĢamıĢtır. Bunlar tarzları, davranıĢları ve alıĢkanlıklarıyla aykırı bir hayat sürerek, devlet ve halk için her zaman birer tehdit unsuru olmuĢlardır. Barınacak yerleri olmadığından hamamların külhanlarında (ateĢ ocaklarında) yatıp kalkmak zorunda olan kiĢilere verilen bu isim zamanla bir sosyal grubun adı olmuĢtur. Külhanbeylerinin piri Külhânî-i Layhar olup, kendisi de hamam külhanında yatan ve Ģarap tortuları içerek yaĢayan bir kiĢi olarak anlatılır. Ġstanbul külhanbeylerinin ilk olarak bir araya geldikleri yer GedikpaĢa Hamamı, külhanlar hiyerarĢisi içinde ilk sıradaki yerini daima korudu. Öyle ki, külhanbeyleri arasındaki anlaĢmazlıkların çözüm mercii GedikpaĢa Hamamı‟nın KülhanbaĢısı idi. 11-15 yaĢlarındaki kimsesiz çocuklar, ApaĢ Tekkesi denilen hamam külhanında, destebaĢı unvanlı amirleri tarafından bir imtihana tabi tutularak kabul edilirlerdi. Bunun için bir tören düzenlenirdi. Külhanbeyi adayının o gün çarĢıdan topladığı erzakla piĢen yemek, törenle yendikten sonra kardeĢlik merasimi adı verilen törene geçilir, kardeĢ olarak iki kiĢiye bir gömlek giydirilir, Fatiha okunarak tören sona erdirilirdi. Külhanbeyi olabilmenin bazı Ģartları vardı. Bunun ilki, adayın annesiz babasız olmasıydı. KardeĢinin olması bir engel teĢkil etmemekle birlikte, hiçbir aile bağının olmaması tercih sebebiydi. DıĢarıda herhangi bir dereceden akrabası olanlar tercih edilmezlerdi. Külhanbeyleri, Ġstanbul‟un Türk hakimiyetine geçtiği ilk dönemlerde lonca benzeri bir teĢkilata sahip olduklarından, 54

daha itibarlı bir zümre olarak kısmen değer görürlerdi. Bazı külhanbeyleri belli dönemlerde birtakım ayak iĢleri diyebileceğimiz iĢleri yaparak, nispeten daha onurlu bir hayat yaĢamaya çalıĢmıĢlardı. Bu dönemlerde 16- 23 yaĢları arasındaki yetiĢkin külhanbeyleri Ġstanbul‟da kıĢ mevsiminde meydan süpürgesi denilen büyük süpürgelerle çamurlu yolları temizlerlerdi. Ġstanbul‟da modern belediye hizmetlerinin verilmesinden önce, kıĢın sokaklarda biriken çamurları mahkumlar süpürmekteydi. Daha öncesinde ise bu iĢi gönüllü olarak külhanbeyleri yapmıĢlardı. On kiĢiden meydana gelen gruplar bir destebaĢı tarafından yönetilirlerdi ve hepsinin baĢında bir koca destebaĢı bulunurdu. Bu kiĢi külhanın düzenini korumakla görevli olup üyelere, kurallara uymaları konusunda nasihatlerde bulunur, onların dıĢarıda nasıl davranmaları gerektiğini anlatırdı. Külhanda yaĢamanın belli kuralları vardı. AkĢama doğru, külhanbeyleri gündüz topladıkları yiyeceklerle ocağa dönerler ve yemek hazırlamaya baĢlarlardı. Külhan sakinlerinin sayısı tam olarak bilindiğinden, ocağın son sakini dönünceye kadar yemek yenmezdi. Külhanın kapısı aralık bırakılır ve herkes geldikten sonra kapı kapatılırdı. Yemekten sonra bir süre Ģarkı-türkü söylenir, gazeller okunurdu. ÇeĢitli çalgı aletleri eĢliğinde eğlenceler yapılır ve oyunlar oynanırdı. Külhanbeylerinin dıĢarıda da uymak zorunda oldukları bazı kurallar vardı. YaĢları 10-14 arası olan külhanbeyleri dıĢarıya ikiĢer ikiĢer çıkmalıydılar. Bunların, Yahudilere saldırmaları Ģiddetle yasaklanmıĢtı, zor durumdaki küçük çocukları ve güçsüz kadınları savunmaları gerekirdi. Seyyar satıcılardan hiçbir Ģey isteyemezlerdi. Fakat istedikleri parayı vermezlerse, özellikle lalalarıyla dolaĢan ekabir takımına sataĢmalarına izin verilmiĢti. 55

SARIYER’DE
MEDYATABLET 2018 MART
Kobilife Mart 2018